Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
7Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
türkiyede 1980 sonrası kadın hareketinin

türkiyede 1980 sonrası kadın hareketinin

Ratings: (0)|Views: 712|Likes:
Published by Melike Geçgel

More info:

Published by: Melike Geçgel on Mar 21, 2011
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

01/14/2013

pdf

text

original

 
MEMLEKET SiyasetYönetim, Cilt: 3, Say
ı
: 7, 2008/7, s. 168-190
TÜRK 
İ
YEDE 1980 SONRASI KADIN HAREKET
İ
N
İ
NS
İ
YASAL TEMELLER 
İ
ve “
İ
İ
NC
İ
DALGA” U
Ğ
RA
Ğ
I
Betül KARAGÖZ
*
Türkiye’de 1980 sonras
ı
nda ya
ş
anan toplumsal-siyasal de
ğ 
ş
imde, dikkat çekici bir biçimde kad 
ı
n hareketleri yo
ğ 
unluk kazanm
ı
ş
ı
r. Osmanl 
ı
Devleti’ninson döneminde görülen Birinci Dalga Kad 
ı
n Hareketi’nden onlarca y 
ı
l sonra,
İ 
kinci Dalga Kad 
ı
n Hareketi ortaya ç 
ı
km
ı
ş
ve Türk kad 
ı
nlar 
ı
n
ı
n uzun sessizli 
ğ 
bozulmu 
ş
tur.
İ 
kinci Dalga u 
ğ 
ra
ğ 
ı
, ulusal ve konjonktürel ko
ş
ullar 
ı
n bir yans
ı
mas
ı
 olarak belirmi 
ş
tir. Ancak dönemin toplumsal mobilizasyonunu biçimlendirmeyedönük ulusal hareketler içinde oldukça önemli bir yer edinmi 
ş
tir.
Anahtar kelimeler: 
Kad 
ı
n Hareketi, Feminizm,
İ 
kinci Dalga, Kad 
ı
n Haklar 
ı
,Toplumsal Hareketler.
Toplumsal-siyasal tarih içinde, kad
ı
n hareketleri ve özellikleFeminizm, bir ütopya olarak canlanm
ı
ş
t
ı
r. Ne kadar hakl
ı
gerekçeleribulunursa bulunsun feminizm, ba
ş
lang
ı
çta gerçek ötesi bir toplumsalsüreç olarak belirmi
ş
tir. Kad
ı
nlar 
ı
n, 1776 tarihli Amerikan Ba
ğ
ı
ms
ı
z-l
ı
k Bildirgesi’nden beklentileri, feminizmin ilk büyük ütopyas
ı
say
ı
l-maktad
ı
r; çünkü kad
ı
nlar 
ı
n mülk edinme hakk 
ı
na eri
ş
ebilecekleri, vergiödeyebilecekleri ve erkeklerle e
ş
it bir 
ş
ekilde temsilciler seçebilecekle-ri gibi beklentiler henüz yaln
ı
zca büyük bir ütopya idi. O y
ı
llarda hiçbir etki b
ı
rakmayan bu hakl
ı
kad
ı
n talepleri, sonraki dönemlere izlenecek 
ı
ş
ı
k olmaktan öteye gidememi
ş
tir. Kad
ı
nlar, daha uzun y
ı
llar 
ikincil yurtta
ş
 
olarak kalm
ı
ş
, Avrupa’da bilimsel devrimler ya
ş
an
ı
rken bile,akademinin d
ı
ş
ı
nda tutulmu
ş
lar, hatta ke
ş
fettikleri do
ğ
a yasalar 
ı
vebilimsel kuramlar, onlar 
ı
n kendi adlar 
ı
ile yay
ı
mlanamam
ı
ş
t
ı
r.Abigail Adams, Birle
ş
ik Devletler Ba
ş
kan
ı
olan kocas
ı
na, “
han
ı
m-lar 
ı
ş
ünün
” ricas
ı
nda bulunur, ama Ba
ş
kan hiçbir 
ş
ey yapmaz ya dayapamaz. Kad
ı
nlar bu sözlerin ard
ı
ndan, tam bir buçuk yüzy
ı
l boyuncaoy verme hakk 
ı
için mücadele etmek zorunda kal
ı
rlar. Oy verme hakk 
ı
-n
ı
n sa
ğ
lanmas
ı
, yeni mücadelelerin ba
ş
lang
ı
c
ı
olur. Geçen yüzy
ı
llarcazamana kar 
ş
ı
n, bütün ütopyalar gibi kad
ı
nlar 
ı
n en insani özgürle
ş
mehareketi bile, tam olarak yerine getirilmemi
ş
, kültürden kültüre, ülke-den ülkeye durmadan yeniden konu
ş
land
ı
ı
lan ve kimi özgül hede
ere
*
Dr. (Kültür ve Sanat Bilimleri - Siyaset Bilimi) betulkaragoz@yahoo.com
*
Bu makale, Hocam Prof. Dr. Serpil Sancar’a ithaf edilmi
ş
tir BK.
 
169
eri
ş
ildi
ğ
i ölçüde de s
ı
n
ı
rlar 
ı
hep daha yeni gerekliliklere do
ğ
ru geni
ş
le-yen arzular 
ı
n bir ufkuna dönü
ş
ş
tür. Bu mücadelenin özgün retori
ğ
iher zaman “
ayr 
ı
y
ı
z, ama e
ş
itiz
” olmu
ş
tur.
1
Kessler, 1836-1919 y
ı
llar 
ı
 aras
ı
nda kad
ı
nlar taraf 
ı
ndan yaz
ı
l
ı
p, sonra unutulmu
ş
olan ütopyac
ı
lmetinlerden olu
ş
an bir derlemenin önsözünde
ş
u sat
ı
rlar 
ı
yaz
ı
yor: “
ğ 
er feminizm olay
ı
nda, mevcut düzendeki eksik olan de
ğ 
erlerin ifadesiniarayacak olursak, i
ş
te o zaman feminizm gerçek bir ütopya olur 
.” Evetfeminizm ütopyac
ı
l bir uzam olarak ba
ş
lam
ı
ş
t
ı
r, ama mücadele sürecin-de ütopistik bir çehreye, yani içinde gerçe
ğ
in ayd
ı
nl
ı
ğ
ı
n
ı
n hissedilebil-di
ğ
i bir gerçekli
ğ
e dönü
ş
ş
tür.Bugün birçok görü
ş
e göre, siyasetten d
ı
ş
lanm
ı
ş
, ev hayat
ı
n
ı
n küresiiçine itilmi
ş
olan kad
ı
nlar 
ı
n yönetim mercilerine s
ı
z
ı
p, evin örgütlen-mesinden ya
ş
am
ı
n örgütlenmesine ve dahas
ı
devletin örgütlenmesinedo
ğ
ru ilerleyi
ş
leri, sanki türün yeniden ke
ş
ve hatta modern dönem-lerin as
ı
l büyük olay
ı
say
ı
labilir. Bunu “cinsiyetleraras
ı
mücadeleler”(cinsiyetleraras
ı
sava
ş
) dönemi olarak gören kimi yakla
ş
ı
mlar aç
ı
s
ı
n-dan, modern ça
ğ
lar 
ı
n en belirgin özelliklerinden biri, “
Büyük Hukuk Muharebesi
2
diye adland
ı
ı
lan, kad
ı
nlar 
ı
minör ve a
ş
a
ğ
ı
varl
ı
klar haline getiren cinsiyetleraras
ı
fark 
ı
n, ayr 
ı
mc
ı
kurumsalla
ş
mas
ı
n
ı
nönüne geçilmesi hareketidir.
3/4
Zaman içinde de
ğ
i
ş
en iktisadi ve top-lumsal ko
ş
ullara ba
ğ
l
ı
olarak tüm dünyada oldu
ğ
u gibi, Türkiye’de de,“ahlâkç
ı
l” ve “anac
ı
l” kad
ı
n modeli, yap
ı
sal ve konjonktürel ko
ş
ullar 
ı
nbiçimlendirdi
ğ
i ve bilinçlendirdi
ğ
i “yeni kad
ı
n” tipine uymaz hale gel-mi
ş
tir. Bunun ilk dönü
ş
türücü etkisi “
Birinci Dalga Kad 
ı
n Hareketi
olarak Osmanl
ı
Devleti’nin son döneminde görülmektedir.Genç Cumhuriyet, Osmanl
ı
’dan devrald
ı
ğ
ı
miras
ı
, kad
ı
nlar içinbir “devrim” söylemiyle öne ç
ı
kar 
ı
rken, asl
ı
nda kad
ı
nlara ifade ve
1
Michélé Riot-Sarcey, Thomas Bouchet ve Antonie Picon,
Ütopyalar Sözlü
ğ 
ü,
(Çev.TurhanIlgaz), Sel,
İ
stanbul, 2003, s. 81.
2
Margaret Fuller’in 1842 y
ı
l
ı
nda yazd
ı
ğ
ı
, Kuzey Amerika’da yay
ı
mlanan denemesinin ad
ı
.
3
Sarcey vd., a.g.k., s.81.
4
Feminizm tarihini inceledi
ğ
imizde, Bat
ı
ülkeleri ba
ş
ta olmak üzere bir toplumsal olgu olarak kad
ı
n hareketinin, ülkeden ülkeye farkl
ı
mücadele araçlar 
ı
na ve ko
ş
ullar 
ı
na sahip oldu
ğ
unugörürüz. Ancak genel anlamda ele al
ı
nd
ı
ğ
ı
nda uzmanlar 
ı
n ortak görü
ş
ü
ş
udur: 1950’lerekadar kad
ı
n hareketi tam anlamda doyurucu sonuçlar ortaya koyamam
ı
ş
t
ı
r. 1950’li y
ı
llar 
ı
 da bu anlamda u
ğ
urlu y
ı
llar olarak saymak mümkün de
ğ
ildir. 1960’lar 
ı
n toplumsal hareketikad
ı
n haklar 
ı
ı
s
ı
ndan uygun zaman say
ı
lsa bile, bir tek “direni
ş
” yeniden güç kazanabilmi
ş
,gerçekte“oyuna getirilmi
ş
” bir kad
ı
n modeli yarat
ı
lm
ı
ş
t
ı
r (bkz: Ru
ş
en Çak 
ı
r,
Direni
ş
ve
İ 
taat 
,Metis,
İ
stanbul, 2000). 1970’li y
ı
llar, bilim-kurgu, edebiyat ve sinemada, “spekülatif hayalgücü feminizmi”nin, hegemonik ba
ş
ar 
ı
s
ı
ile belirginle
ş
ir. Giri
ş
ilen bunca büyük çabaya kar 
ş
ı
niktidar 
ı
n ortak sahiplenimi henüz tam gerçekle
ş
memi
ş
tir.
 
170
eylem özgürlü
ğ
ü bile tam anlam
ı
yla teslim edilmiyordu. Buna kar 
ş
ı
n,Cumhuriyet’in bütün zorluklar 
ı
a
ş
acak gücüne duyulan iman, 1980’lerekadar ciddi bir biçimde bozulmam
ı
ş
t
ı
r. Ancak 80’lere gelindi
ğ
inde,ulusal ideolojinin sorgulanmas
ı
, resmi söylemin sorgulanmas
ı
ve ayn
ı
 zamanda etki gücü k 
ı
s
ı
lan sosyalist hareketin sorgulanmas
ı
,
İ 
kinciDalga Kad 
ı
n Hareketi
” olarak yeni bir u
ğ
rak yaratm
ı
ş
t
ı
r. Ba
ş
ka bir aç
ı
-dan bak 
ı
ld
ı
ğ
ı
nda, “Kurtulu
ş
”ta bulu
ş
amayanlar 
ı
n “Kayg
ı
”da birle
ş
mesigerçekle
ş
mi
ş
tir. Toplumsal Kayg
ı
’n
ı
n kurucu-olu
ş
turucu özü, bireysel,toplumsal, etnik, ulusal, evrensel, öznesel ve cinsel çoklu temalardanolu
ş
an bir “kimlik” sorununu arkas
ı
nda ta
ş
ı
yarak, ideolojiler üstü yada ideolojilerden görece özerk, yeni bir uzam ve zaman olu
ş
turmay
ı
 
ı
smen mümkün k 
ı
lm
ı
ş
t
ı
r.
KADIN HAREKET
İ
NDE “
İ
İ
NC
İ
DALGA”U
Ğ
RA
Ğ
IN ARKAPLANI
1980’lerin ba
ş
ı
nda Türkiye’de ortaya ç
ı
kan kad
ı
n hareketinin “
İ
kin-ci Dalga” u
ğ
ra
ğ
ı
n
ı
, dönemin siyasal, ekonomik ve toplumsal ko
ş
ulla-
ı
içinde de
ğ
erlendirmek gerekir. 80’lerin nicel ve nitel ko
ş
ullar 
ı
n
ı
n,genel olarak kad
ı
n hareketlerinin nedenleri ve sonuçlar 
ı
üzerinde etkilioldu
ğ
u aç
ı
kt
ı
r. Bu ba
ğ
lamda
İ
kinci Dalga Kad
ı
n Hareketi’ne geçmedenönce, 80’lerin genel pro
line bir göz atmak uygun olacakt
ı
r:Ku
ş
kusuz 1980 sonras
ı
, kad
ı
n hareketlerinin içinde
lizlendi
ğ
isiyasal ortam
ı
n, bir yandan liberal özgürlükler vaadi ile bireyi sözdeözgürle
ş
tiren, di
ğ
er bir yandan ise söylemsel olarak ba
ş
taç
ı
etti
ğ
i bire-yi, pratikte her türlü bask 
ı
ya boyun e
ğ
meye zorlayan çeli
ş
kiler örüntüsüoldu
ğ
u reddedilemez. Bu da asl
ı
nda, toplumun maddi temelini olu
ş
-turan iktisadi ko
ş
ullar ile üstyap
ı
y
ı
biçimlendiren toplumsal ko
ş
ullar aras
ı
ndaki diyalektik ili
ş
kiyi aç
ı
klamaktad
ı
r; yani ekonomik altyap
ı
-n
ı
n ideoloji, toplum, kültür ve siyaset ile etkile
ş
imini göstermektedir.70’lerden 80’lere evrilen olgusal tarih, elbette 1970’lerde kapitalizminiçine dü
ş
ğ
ü krizi ve ayn
ı
zamanda bu krizden kurtulman
ı
n stratejile-rini bar 
ı
nd
ı
rmaktad
ı
r. Kapitalist devletin kar 
ş
ı
la
ş
t
ı
ğ
ı
büyük krizi a
ş
maprojesi olarak geli
ş
en yeni düzenlemeler (
Yeni Dünya Düzeni
), parapolitikalar 
ı
ndaki önlemlerin s
ı
n
ı
rlar 
ı
n
ı
a
ş
m
ı
ş
t
ı
r. Ya
ş
am
ı
n hemen her alan
ı
na yay
ı
lan bu yeni düzenlemeler, küresel sisteme geçi
ş
i sa
ğ
laya-bilecek ko
ş
ullar 
ı
n yarat
ı
lmas
ı
nda belirleyici olmaya ba
ş
lam
ı
ş
t
ı
r. YeniDünya Düzeni’nin ve bu ba
ğ
lamda birikim rejimindeki küresel yöneli-

Activity (7)

You've already reviewed this. Edit your review.
1 hundred reads
1 thousand reads
Gulsen Ulker liked this
quickwalker liked this
haindomdom liked this
yk_orhan liked this
tolstoysbicycle liked this

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->