On ikinci baskıEkim1973On üçüncü baskıEkim1973On dördüncü baskıKasım1973/GİRİŞBu kitabı yazmak cesaret isteyen bir işti; okumak da aynı şekilde cesaretisteyecektir. Kapsadığı kuramlar ve kanıtlar, geleneksel arkeolojinin çizenlekurulmuş mozaik yapısına uymadığı için, belki bilgin-lerimizce 'sözü edilmemesigereken' kitaplar sınıfına sokulacaktır. Geçmişimizi araştırmanın,geleceğimizi araştırmaktan çok daha çekiei ve serüvenli olabileceğigerçeği karşısında halk, belki kabuğuna çekilip o-rada kurduğu dünyadayaşamayı seçecektir.Ne olursa olsun, binlerce, milyonlarca yıl geriye uzanangeçmişimizin tutarsızlıklarla dolu olduğu gerçeği, kesinliğini koruyacaktır.Geçmiş, ilkel dünyamızı, içi adam dolu uzay arabalarıyla ziyaret eden bilinmeyentanrılarla doludur; akıl almaz teknik yeteneklerin var olduğu, günümüzde iseancak bir bölümü yeniden bulunan bilgilerin gizlendiği bir geçmiş.. . -Arkeoloji derseniz, o da tutarsızlıklar içindedir. Çünkü binlerce yıllıkelektrik pilleri, platin köpçalı kusursuz uzay giyimleri içinde garipyaratıklar, küçük elektronik beyinlerin bile çözemediği on beş basamaklı sayılaryeni kazılarda ortaya çıkmaktadır. Bunları yapmış olması gereken ilkelinsanların, böylesine inanılmaz bilgileri nereden elde ettikleri sorusu isteristemez kişinin aklına takılmıyor mu?Tutarsızlıklar din alanında da sürüp gitmektedir. Şöyle ki. bütün dinlersözleşmiş gibi, insanoğluna yardım ve kurtuluş vaat ederler, tikel tanrılar daaynı şeyler için söz verirler. A-ma niçin verdikleri sözü tutmazlar; niçin sonâerecc modern silâhlarını ilke! insanlara karşı kullanırlar; niçin onları yoketmeyi tasarlarlar?Binlerce yıldır kurulmasına çalışılan inançlar dünyasının artık yıkılacağıdüşüncesine a-lışalım. Birkaç yıllık dikkatli araştırma, hepimizi rahatlatanzihin kurumlarım yede bir etmeye yetiyor; gizli toplumların kitaplıklarındasaklı duran bilgiler birer birer gün ışığına çıkıyor; uzay çağı gizlilikler çağıolma niteliğini yitiriyor ve yıldızları hedef alan uzay yolculukları, geçmişlearamızda kalan uçurumları kapatmayabaşlıyor. Tanrılar, rahipler, krallar, kahramanlar bu uçurumun karanlıklarındançıkıyorlar. Geçmişimizi gerçekten eksiksiz öğrenmek istiyorsak, onlarıgizledikleri sırları açıklamaya zorlamalıyız. Bu nasıl yapılabilir?Arkeolojik araştırmaları modern laboratuvarlar üstlerine almalıdır!Arkeologlar tarihsel yerleşme kalıntılarını, üstün duyarlıklı ölçü araçlarıylayeniden incelemelidirler!Ve gerçeği arayanlar, bütün kurumlara kuşkuyla bakmaya koyulmalıdırlar!On bin yıl öncesinin insanj için uzay yolculuğu bir sorun değil, bir gerçekti!Bunun ispatı, karanlık geçmişte tanrıların bıraktıkları ve bugün anlamınıçözmeye çalıştığımız sayısız izlerdir. Evet, pek uzak çağlardauzaylıların dünyamızı ziyaret ettiklerini ileri sürüyorum! Bu dünya-dışıakıllı yaratıkların kimler olduklarım ya da hangi gezegenden geldiklerinihenüz bilmiyorum. Ancak; o çağda yaşayan insansı yaratıkları kitle halindeyok ettiklerine ve yeni, belki de ilk, 'homo sapiens'i ürettiklerinekesinlikle i-nanıyorum.Bu iddia tümüyle devrimcidir; kusursuz gibi görünen zihin kurumlarını temelindensarsmaktadır. Amacım, bu iddianın delillerini gözler önüne sermektir.Kitabım birçok kişinin cesaret vermesi ve işbirliğiyle hazırlanabildi. Sonbirkaç yıldır yüzümü göremeyen karıma anlayışlılığı için, binlerce mil bana yolarkadaşlığı eden Hans Neuner'e aksamasız ve değerliyardımları için, Dr. Stehlin ve Louis Emrich'e sürekli destek oluşları içinteşekkür etmek isterim. Ayrıca bana, Bilimsel ve Teknik Araştırma Merkezlerinigezdiren Houston ve Huntsville NASA tüm personeline, Prof. Dr. Werner von Braun,Prof. Dr. Willy Ley ve Bert Slattery'e ve dünyanın çeşitli bölgelerinde bendenyardım ve desteklerini esirgemeyen insanlara teşekkürü bir borç bilirim.ERICH VON DÂNIKENBİRİNCİ BÖLÜM