görmezden gelemiyordu. Titredi, öksürdü. Simsiyah duman, yank lastik kokusu ve de ölümün kokumuluu ile hava berbatt.Durdu, bir kere daha etrafna baknd, gözleri ekibini arad. Onlar da herhalde patlama sesini duymu ve koup gelmilerdi. Hiç kukusuz burada, kalabaln arasnda bir yerlerdeydiler.Sonunda gördü.Kameraman Mike Williams, ses teknisyeni Joe Alonzo kalabaln içine dalm dier TV ekipleri ve kameramanlaryla beraber harl harl film çekiyorlard. Herhalde bombay duyar duymaz hepsi gelmilerdi.Bili, CNS ekibini yakalamak için koarak yanlarna giderken etraftaki gürültüyü bastrmak istercesine, avaz çkt kadar "Neoldur Bir bomba daha m?" diye baryordu.Joe dönüp Bill'e bakt."Havan topu herhalde. Yirmi, otuz ölü var." Mike ban çevirmeden, kamerasn, korkuyla birbirlerine sarlm, kan10 lar içinde, akn akn etrafna bakman iki çocua dorultup ekledi: "Belki de daha fazla, pazar bugün baya kalabalkt." Mikekameray durdurdu. Bill'e dönüp yüzünü buruturdu "Bir hayli kadn ve çocuk vard. Fena yakalandlar. Feci bir olay." Bili sadece "Aman Tanrm!" diyebildi.Joe da, "Havan topu çok büyük bir çukur açt" diye ilave etti.Bili ban çevirdi arkadalarna bakt, ksk ama öfkeli bir sesle "Srplar hiç kukusuz bugün pazarn kalabalk olacanbiliyorlard. Bu vahet!" dedi.Mike, "Haklsn, vahet. Ama biz artk bunlarn ne kadar vahi olduklarn örendik, deil mi?" diye onaylad.Bili ban sallad, Mike ile birbirlerine hak verircesine baktlar.Bili, "Sivillerin topluca katledilmeleri" diye lafa balarken, birden susup, dudan srd. Mike'la Joe bu laflar çok iitmilerdi.Devaml olarak tekrar etmenin anlam yoktu. Ama yine de birazdan Amerika'ya seslenirken, kendini tutamayp ayn sözleri tekrar edeceini biliyordu.Pazar yerinin öbür tarafnda, birden yeni bir hareket oldu. Birlemi Milletler'in silahlandrlm personelini tayan araçlar, birkaç resmi Birlemi Milletler arabas ve onlar izleyen ambulanslar. Hepsi park edebilecekleri bir yer aryorlard.Joe ac ac söylenmeye balad: "Nihayet geldiler. Hiç gelmemektene geç gelmek iyidir. Tabii artk yapabilecekleri pek bir ey yok. Olsa olsa yarallar tar, ölüleri gömerler." 11Bili hiç cevap vermedi. O, kafasndan, birazdan yapaca konumay geçiriyor, seçecei sözcükleri, cümleleri hazrlyordu.Yapaca yorumun eksiksiz bir anlatm ve de etkili, canl, dokunakl olmasn istiyordu.Mike kalarn kaldrp "Anladm kadaryla biz izne çkamayacaz . En azndan bugün gitmiyoruz, deil mi Bili?" diye sordu.Bili kafasndaki düüncelerden bir an için syrlp yantlad. "Hayr Mike. Buradan imdi ayrlamayz. Bu olayn sonucunu beklememiz lâzm. Herhalde, herhangi bir ekilde bir tepki gelecek. Eer Clinton ile dier batl liderler hemen kesin ve yerindebir karar almazlarsa, bu defa halk sesini yükseltir." "Pekala" dedi Mike, "Kalyoruz." Joe söyleniyordu, "Hiçbir ey yapacaklar yok. Hiç birisi görevini ciddiye almyor. Ta bandan beri katil Srplara göz yumdular." Bili ona hak verdiini göstermek için ban sallad. Zaten Joe Bosna'daki bütün basn mesuplarnn ve televizyoncularn çok iyi bildii bir gerçei tekrarlyordu. Mike'a dönüp sordu: "Acaba imdiye kadar neleri kaydedebildik?" "Herhalde bir hayli görüntü alabildik. Joe ile ben pazar yerine hemen hemen ilk gelenlerdeniz. Havan topu atldktan birkaç saniye sonra buradaydk. Top atld an jipteydik ve buraya çok yakndk. Ben hemen görüntülemeye baladm. Öyle dehet verici bir manzarayd ki Bili." Joe üzerine basa basa ekledi. "Korkunçtu!" Bili, "Bunlar bütün dünyann görmesi lâzm" dedikten sonra, hemen ilave etti: "Benim, spotu filme geçirebilecek 12bir yer bulmam gerek. Mümkün olduu kadar dramatik bir yer olsun istiyorum." "Tamam Bili. Teybe ne zaman kaydedeceksin?" "Aa yukar on dakika sonra. Önce uraya gidip ambulanslarn etrafnda duranBirlemi Milletler personeli ile konuup, baka olay olup olmadn örenmeye çalacam. "Tamam, ben de gidip hemen iyi bir yer bulaym." William Patrick Fitzgerald ünlü bir yorumcu ve hiç kukusuz kablolu haber ajansnn staryd. Yeryüzündeki bütün savaalanlarndan ve gittii bütün belal yerlerden verdii ölçülü, doru, ama sarsc haberleriyle tannmt. Açk renk teni, temiz görünümlü yüzü ve çocuksu yakkll otuz üç yanda olduunu göstermiyor, ama ciddi tavr, TV kameralar karsnda onu baarl yapyordu.Tatl bir içtenlikle bakan mavi gözleri, scak gülümsemesi, Bill'in samimi ve dürüst karakterinin göstergesiydi. Bu nitelikleri deinandrcln vurguluyor ve televizyonculukta baarl olmasna neden oluyordu. Bu büyük saygnl da insanlarn onainanmasn, güven duymasn salyordu. zleyiciler, söyledii her eyi dikkatle dinliyor, her kelimesinin üzerinde duruyor ve onu her zaman ciddiye alyorlard.Elbette CNS (Gable News System Kablolu Haber Ajans) da ona deer veriyordu. Dier televizyon kanallar Bill'i kendi