Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Save to My Library
Look up keyword
Like this
1Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Yasak Ilişki Barbara Taylor

Yasak Ilişki Barbara Taylor

Ratings: (0)|Views: 55 |Likes:
Published by Behram Bazo

More info:

Published by: Behram Bazo on May 18, 2011
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as RTF, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

05/18/2011

pdf

text

original

 
YASAK ILIKI "A Secret Affair" BARBARA TAYLOR BRADFORDSARAYBOSNA, AUSTOS 1995 Tam bütün malzemeyi içine koyduu srt çantasnn kilitini kaparken öyle müthi bir patlama oldu ki, ban hemen yukarkaldrd. Bu gibi olaylarda deneyimli olduu için durdu ve bir bombann daha patlamasn bekledi. Ama hiçbir ey olmad. Sadecederin bir sessizlik. Amerikan kablolu haber ajans GNS'in yabanc muhabirlerinin ba olan Bili Fitzgerald ceketini srtna atp odadan dar frlad.Koa koa merdivenlerden inip büyük salona girdi. Oradan geçip arka kaplarn birinden dar çkarak Holiday Inn'den ayrld.Otelin ana girii Sniper Alley ismindeki dar sokaa açlyordu. Çok tehlikeli olduu için de bu kap savan bandan beri kullanlmyordu.Bili ban kaldrp gözleriyle gökyüzünü tarad. Masmavi göe yaslanm birkaç beyaz bulutun dnda gökyüzü bombotu.Sava uçaklar görünürde yoktu.Zrhl bir LandRover onun olduu yere doru hzla gelip hemen yanbanda durdu. Arabann sürücüsü Daily Mail'de çalan eski bir arkada, ngiliz gazeteci Geoffrey Jackson'd. leriyi iaret ederek "Patlama sesi u taraftan geldi" dedi ve ilave etti: "Benimle gelmek ister misin?" Bili "Tabii isterim, teekkürler Geoff' diyerek LandRover'a atlad.Yol boyunca hzla ilerlerken Bili içinden bu patlamann ne olduunu merak ediyordu. Geoffrey'e dönüp "Herhalde üst taraftaki tepelere mevzilenmi Srplarn Saraybosna'ya attklar bir bomba daha, ne dersin?" diye sordu."Hiç kukun olmasn, adamlar tepelere yerlemiler. Artk kabullenmek lâzm. Bunlar ehri bombalamaktan vazgeçmiyorlar.Sivilleri hedef almalar çok canm skyor. Bu Tann'nn cezas sava bütün dünyaya duyuraym derken bir kaza kurununa hedef olup ölmek istemiyorum." "Ben de." Geoffrey, ön camdan dikkatle etraf kollayp, bir taraftan gelecek herhangi bir tehlikeyi önleyebilmek için dua ederken, bir taraftanda Bill'e "Senin ekip nerede?" diye sordu."Ben hazrlanrken onlar bir aratrma yapmak için çktlar. Bizim bugün Saraybosna'dan ayrlmamz gerekiyor. Bir hafta talya'dakalp biraz rahatlayp, dinleneceiz." Geoffrey bir kahkaha att. "Vay ansl herifler. Ben de sizinle gelip çantalarnz tayabilir miyim?" Bili de güldü. "Neden olmasn!" "Ah keke ahbap, keke gelebilsem!" Birkaç dakika sonra Geoffrey bir pazar yerinin önünde durdu. Biraz evvel gülen yüzü birden aslan ngiliz gazeteci "Tanr'nmcezas bomba buraya dümü" dedi."Hnzr Srplar Bosnal sivilleri öldürmekten bakalm ne zaman vazgeçecekler. Bunlar resmen gangster be." "Öyle olduklarn sen biliyorsun, ben biliyorum. Balkanlar'daki bütün dier muhabirler de biliyor. Ama batdaki müttefikler biliyor mu?" Geoffrey "Bana sorarsan hepsi bir alay sersem" deyip LandRover' parketti. kisi de atlayp indiler.Bili, "Beni arabana aldn için saol. Benimkileri arayp bulmam lâzm. Sonra görüürüz" dedi. Geoffrey de "Tamam Bili,görümek üzere" deyip yürüdü, kalabala kart.Bili de onu izledi.Kemeke sürüp gidiyordu.Kadnlarla çocuklar oradan oraya kouuyor, her taraf alev alev yanyordu. Bili karmakark elerle irkildi. Bu sesler, binalarnyklrken çkardklar uultu, korkudan çlk çla baran kadnlarla çocuklarn sesi, yarallarn ve ölmek üzere olanlarniniltileri, pazar yerinde ölen çocuklarnn üzerine kapanp hçkrklara boulan annelerin feryatlaryd.Bili, bir evin yans ykk duvarna trmanp pazar yerinin dier tarafna atlad. Etrafna bakndnda gördüü katliamdan kalbi skt. Görüntü, korkunçtu.Bili, devaml deilse bile, uzun zamandan beri, aya yukar üç senedir muhabir olarak Balkanlardaki sava izliyordu.Bu, acmasz, vahi bir savat. Ve de Bili neden Amerika'nn, sanki hiçbir ey olmuyormu gibi, hâlâ öbür yanan çevirdiini anlamakta zorlanyordu. Bu davran ona çok anlamsz geliyordu.çini souk bir ürperti kaplad. Ve cansz çocuunu hâlâ kollarnn arasnda tutup, hüngür hüngür alayan genç bir Lkadnn yanndan geçerken sendeledi. Çocuun kan kara topraa damlyordu.Bir an gözlerini kapad, yürümüye devam edebilmek için güç bulmaya çalt. O, yabanc bir gazeteci, üstelik de savamuhabiriydi. Ve de habercilik onun göreviydi. Duygusallnn haberciliine ya da yapt yorumlara set çekmesine izin veremez,izledii olaylarn etkisi altnda kalamazd. Tarafsz olmas artt. Ama bazen, Tanr'nn cezas, buna engel olamyordu. Zamanzaman bu ac, insanlarn çektikleri, onu sarsyordu. En fazla ac çekenler de masum insanlard.Pazar yerinde ortalkta dolap dururken, her eyi, yanan binalar, meydana gelen tahribat, bitkin, yenik, yaral insanlar
 
görmezden gelemiyordu. Titredi, öksürdü. Simsiyah duman, yank lastik kokusu ve de ölümün kokumuluu ile hava berbatt.Durdu, bir kere daha etrafna baknd, gözleri ekibini arad. Onlar da herhalde patlama sesini duymu ve koup gelmilerdi. Hiç kukusuz burada, kalabaln arasnda bir yerlerdeydiler.Sonunda gördü.Kameraman Mike Williams, ses teknisyeni Joe Alonzo kalabaln içine dalm dier TV ekipleri ve kameramanlaryla beraber harl harl film çekiyorlard. Herhalde bombay duyar duymaz hepsi gelmilerdi.Bili, CNS ekibini yakalamak için koarak yanlarna giderken etraftaki gürültüyü bastrmak istercesine, avaz çkt kadar "Neoldur Bir bomba daha m?" diye baryordu.Joe dönüp Bill'e bakt."Havan topu herhalde. Yirmi, otuz ölü var." Mike ban çevirmeden, kamerasn, korkuyla birbirlerine sarlm, kan10 lar içinde, akn akn etrafna bakman iki çocua dorultup ekledi: "Belki de daha fazla, pazar bugün baya kalabalkt." Mikekameray durdurdu. Bill'e dönüp yüzünü buruturdu "Bir hayli kadn ve çocuk vard. Fena yakalandlar. Feci bir olay." Bili sadece "Aman Tanrm!" diyebildi.Joe da, "Havan topu çok büyük bir çukur açt" diye ilave etti.Bili ban çevirdi arkadalarna bakt, ksk ama öfkeli bir sesle "Srplar hiç kukusuz bugün pazarn kalabalk olacanbiliyorlard. Bu vahet!" dedi.Mike, "Haklsn, vahet. Ama biz artk bunlarn ne kadar vahi olduklarn örendik, deil mi?" diye onaylad.Bili ban sallad, Mike ile birbirlerine hak verircesine baktlar.Bili, "Sivillerin topluca katledilmeleri" diye lafa balarken, birden susup, dudan srd. Mike'la Joe bu laflar çok iitmilerdi.Devaml olarak tekrar etmenin anlam yoktu. Ama yine de birazdan Amerika'ya seslenirken, kendini tutamayp ayn sözleri tekrar edeceini biliyordu.Pazar yerinin öbür tarafnda, birden yeni bir hareket oldu. Birlemi Milletler'in silahlandrlm personelini tayan araçlar, birkaç resmi Birlemi Milletler arabas ve onlar izleyen ambulanslar. Hepsi park edebilecekleri bir yer aryorlard.Joe ac ac söylenmeye balad: "Nihayet geldiler. Hiç gelmemektene geç gelmek iyidir. Tabii artk yapabilecekleri pek bir ey yok. Olsa olsa yarallar tar, ölüleri gömerler." 11Bili hiç cevap vermedi. O, kafasndan, birazdan yapaca konumay geçiriyor, seçecei sözcükleri, cümleleri hazrlyordu.Yapaca yorumun eksiksiz bir anlatm ve de etkili, canl, dokunakl olmasn istiyordu.Mike kalarn kaldrp "Anladm kadaryla biz izne çkamayacaz . En azndan bugün gitmiyoruz, deil mi Bili?" diye sordu.Bili kafasndaki düüncelerden bir an için syrlp yantlad. "Hayr Mike. Buradan imdi ayrlamayz. Bu olayn sonucunu beklememiz lâzm. Herhalde, herhangi bir ekilde bir tepki gelecek. Eer Clinton ile dier batl liderler hemen kesin ve yerindebir karar almazlarsa, bu defa halk sesini yükseltir." "Pekala" dedi Mike, "Kalyoruz." ‡Joe söyleniyordu, "Hiçbir ey yapacaklar yok. Hiç birisi görevini ciddiye almyor. Ta bandan beri katil Srplara göz yumdular." Bili ona hak verdiini göstermek için ban sallad. Zaten Joe Bosna'daki bütün basn mesuplarnn ve televizyoncularn çok iyi bildii bir gerçei tekrarlyordu. Mike'a dönüp sordu: "Acaba imdiye kadar neleri kaydedebildik?" "Herhalde bir hayli görüntü alabildik. Joe ile ben pazar yerine hemen hemen ilk gelenlerdeniz. Havan topu atldktan birkaç saniye sonra buradaydk. Top atld an jipteydik ve buraya çok yakndk. Ben hemen görüntülemeye baladm. Öyle dehet verici bir manzarayd ki Bili." Joe üzerine basa basa ekledi. "Korkunçtu!" Bili, "Bunlar bütün dünyann görmesi lâzm" dedikten sonra, hemen ilave etti: "Benim, spotu filme geçirebilecek 12bir yer bulmam gerek. Mümkün olduu kadar dramatik bir yer olsun istiyorum." "Tamam Bili. Teybe ne zaman kaydedeceksin?" "Aa yukar on dakika sonra. Önce uraya gidip ambulanslarn etrafnda duranBirlemi Milletler personeli ile konuup, baka olay olup olmadn örenmeye çalacam. "Tamam, ben de gidip hemen iyi bir yer bulaym." William Patrick Fitzgerald ünlü bir yorumcu ve hiç kukusuz kablolu haber ajansnn staryd. Yeryüzündeki bütün savaalanlarndan ve gittii bütün belal yerlerden verdii ölçülü, doru, ama sarsc haberleriyle tannmt. Açk renk teni, temiz görünümlü yüzü ve çocuksu yakkll otuz üç yanda olduunu göstermiyor, ama ciddi tavr, TV kameralar karsnda onu baarl yapyordu.Tatl bir içtenlikle bakan mavi gözleri, scak gülümsemesi, Bill'in samimi ve dürüst karakterinin göstergesiydi. Bu nitelikleri deinandrcln vurguluyor ve televizyonculukta baarl olmasna neden oluyordu. Bu büyük saygnl da insanlarn onainanmasn, güven duymasn salyordu. zleyiciler, söyledii her eyi dikkatle dinliyor, her kelimesinin üzerinde duruyor ve onu her zaman ciddiye alyorlard.Elbette CNS (Gable News System Kablolu Haber Ajans) da ona deer veriyordu. Dier televizyon kanallar Bill'i kendi 
 
taraflarna çekebilmek için can atyorlard. Bütün öneriler menajeri yoluyla ona ulayor, Bili de her defasnda hepsini geri çeviriyordu. O baka kanallarla ilgilenmiyordu.Bu içten ball da bir baka güçlü yönüydü. Sekiz seneden beri çalt CNS'den ayrlmay hiç istemiyordu. Biraz sonra pazar yerinde, yanan evlerin iç karartan dekoru önünde durduunda içtenlii her zamankinden fazla belli oluyordu.Bili, be yl önce kaybettii saygn bir gazeteci olan babasndan örendii gibi ve her zaman uygulad, muhabirliin eski bir kural olan KM, NE ZAMAN, NEREDE, NE, NEDEN ve NASIL sorularn yantlarken kulland üzücü kelimeleri, iyi ayarlanmbir ses tonuyla dile getiriyordu.Bili sözlerine, "Bugün Saraybosna'da, kalabalk bir pazar yerinde, atlan bir havan topu mermisinin patlamas sonucu otuz yedi sivil hayatn kaybetti, pek çok kii de yaraland" diye balad. "Havan topu, zaten harap olmu bu ehre, civardaki tepelerdemevzilenmi Srp ordusu tarafndan atld. Bu, çounlukla kadn ve çocuklardan oluan masum ve silahsz insanlara karyaplm irenç bir saldryd. Bombalama olayndan hemen sonra gelen Birlemi Milletler gücü, bunu, Bakan Glinton ile dier batl müttefiklerin gözard edemeyecekleri bir vahet olarak deerlendirdiler. Birlemi Milletler'in üst düzey görevlileri Srplarnbu ar vahetini, yersiz, ölçüsüz ve de kabul edilemeyecek bir saldrganlk olduunu artk anlamaya zorlanmalar gerektiini söylüyorlar. Bir Birlemi Milletler görevlisi, Srplarn böyle davranmakla bar müzakerelerini tehlikeye soktuklarna iaret ediyor." Bili, bombalama olay hakknda biraz daha kapsaml bilgi verdikten sonra, katliamn görüntüleriyle beraber yaynlanmak üzereyapt ksa bir açklamayla günlük haber bültenini noktalad.14Kendisine ayrlan on dakikann sonunda Bili, kamerann karsndan ayrld ve yaynn kesilmesini bekledi. Sonra Mike ile Joe'yadönüp, sakin bir sesle: "Daha önce konutuum bir Birlemi Milletler yetkilisinin, artk batnn kesinlikle araya girip bir misillemeyapmas gerektiine inandn yaptm yoruma ekleyemedim. Ayn yetkili bunun kaçnlmaz olduuna iaret ediyor. Bana'Halkn öfkesi her gün biraz daha artyor' diye anlatt." Joe ile Mike, BilFi kukuyla süzdüler.lk konuan Joe oldu. Hiç inanmamt.Joe ban iki tarafa sallad. Üzgündü. "Bu laflan çok duyduk. Bu tiksinti veren sava, benim insanlara olan güvenimi galiba iyicesarst. Billy dostum, göreceksin bak, kimse oral olmayacak. Bunlar statükodan ibaret" dedi. Ama Joe Alonzo yanlyordu. Washington, Londra ve Paris'teki batl müttefiklerin liderlerinin, Srplarn Bosnal sivil halk sistemli bir ekilde katletmelerini durdurmak içiri önemli admlar atmaktan baka çareleri kalmadn, aksi halde kendi halklarnn öfkesi ve isyanyla kar karya kalacaklarn bilmeleri lâzmd.Havan topunun pazar yerine atlmasndan iki gün sonra müttefikler, Saraybosna tepelerinde mevzilenmi Srp ordusunun üzerineNATO'nun sava uçaklarn gönderdiler.30 Austos 1995 günü bombalama harekât ciddi bir ekilde balad ve bu da savan en önemli saldrs oldu. ki hafta gibi ksabir sürede 3,500 defa hücuma geçtiler. Bu saldrlarda Tomahavvk Gruise füzeleri bile kullanld.Üçüncü hafta sonunda Srplar geri adm atmaya balad15 ve Saraybosna tepelerinden ar silahlarn çektiler; bar müzakerelerinden söz etmeye baladlar.NATO'nun hücumu ve daha sonraki gelimeler yüzünden Bili Fitzgerald ile CNS ekibi Bosna'da kald. talya'da yapacaklar bir haftalk tatilleri belirsiz bir tarihe ertelendi.Bir akam Holiday Inn'in halka açk yemek salonunda, büyük bir masada üçü beraber otururken, Bili arkadalarna dönüp "Hey,çocuklar, tatil imkann kaçrdk diye üzülmüyoruz, deil mi?" dedi.Mike, "Yok canm, hiç aldrmyoruz. Amalfi'de birkaç güzel kzla beraber keyif çatmay kaçrdna kim aldr eder ki! Hiç kimseböyle bir frsat kaçrdm diye üzülmez, hele Joe ile ben!" deyip omzunu silkerek ekledi: "Aslnda güne, deniz ve seks, art nefisbir talyan yemei herkese vz gelir" dedi.Bili de kkrdad.Joe da gülerek, "Bakn, bana vz gelmez!" dedikten sonra en yakn arkada olan kameramana srtt. Sonra Bill'e döndü. "Bu seyahati öyle bir bekliyordum ki! Sen de Venedik'e gitmeyi çok istiyordun deil mi? Haydi kabul et Bili" dedi."Evet, haklsn, Venedik'e gitmeyi çok arzu ediyordum. Ama göreceksin bak, pek yaknda orada olacam. Belki de önümüzdeki bir iki ay içinde giderim." Eylül'ün sonlarna gelmilerdi. Saraybosna sokaklar oldukça sakindi. Sava iddetini kaybetmi, kana susam Srplarn ehreyaptklar basknlar azalm, ate açmalar seyreklemiti. Yabanc medyann tümü NATO'nun srarl misillemelerinin Srplar,batnn imdiye kadar sözünü etti 16 i uzlama sözcüklerinden çok daha fazla yola getirdiinin farkndayd.Bili sözlerine devam etti: "Bence burada iler artk yoluna girecek. Hem de pek yaknda." 

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->