Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
2Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
platonun bilgi görüşü

platonun bilgi görüşü

Ratings: (0)|Views: 58|Likes:
Published by aliacan

More info:

Published by: aliacan on Jun 15, 2011
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

12/18/2012

pdf

text

original

 
Cemal GÜZEL Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi2003 / Cilt: 20 / Say
ı
: 2 / ss.105-115
 Platon’un Bilgi Görü
 ş
ü
Cemal GÜZEL
*
 
Özet 
Bu yaz
ı
da, Platon’un bilgi görü
ş
ü, onun “nas
ı
l biliyoruz?” ile “bilgi türleri nelerdir?”sorular 
ı
na verdi
ğ
i yan
ı
tlar gözönünde tutularak ortaya konmaktad
ı
r.
İ
nsan nas
ı
l bilir?”sorusunu Platon “ö
ğ
renme ile ara
ş
t
ı
rma, belirsiz an
ı
msamadan (
anamnesis
) ba
ş
ka bir 
ş
eyde
ğ
ildir” diyerek yan
ı
tlamaktad
ı
r.
İ
nsanlar 
ı
n kendilerinde birtak 
ı
m bilgiler vard
ı
r.
İ
nsanlardaki bu bilgi, do
ğ
urtma yöntemiyle (
maieutike
)
ı
ğ
a ç
ı
kar 
ı
l
ı
r. “Bilgi türlerinelerdir?” sorusunu da bilgi türlerinin hakk 
ı
nda olduklar 
ı
nesnelere bakarak yan
ı
tlamaktad
ı
r. Bunu yapmakla bir yanda duyulanlar di
ğ
er yanda dü
ş
ünülenler olmak üzere iki varl
ı
k alan
ı
n
ı
birbirinden ay
ı
ı
r. Duyulur varl
ı
klar de
ğ
i
ş
irler, devinirler, olu
ş
ile bozulu
ş
a tabidirler. Bunlar hakk 
ı
nda insanlar 
ı
n san
ı
lar 
ı
vard
ı
r. Dü
ş
ünülür varl
ı
klarsa
ş
ünme konusudurlar; insanlar 
ı
n böyle
ş
eyler hakk 
ı
nda bilgisi (
episteme
) vard
ı
r. Bilgininiki temel özelli
ğ
i vard
ı
r: do
ğ
ru olmak ile varolan hakk 
ı
nda olmak. Yaz
ı
n
ı
n sonunda, bu ikivarl
ı
k alan
ı
ile iki bilgi türü aras
ı
ndaki ba
ğ
ı
n nas
ı
l kuruldu
ğ
u gösterilmektedir. Platon bu ba
ğ
ı
matematik nesneler ile matematik bilgisi (gidimli dü
ş
ünme bilgisi) üzerinden kurar.Gidimli dü
ş
ünme bilgisi san
ı
ile bilgi aras
ı
nda bir yere yerle
ş
tirilir.
Anahtar Sözcükler
: an
ı
msama, bilgi (episteme), bilgi felsefesi, bilgi türleri, dü
ş
ünülür varl
ı
klar, görülür varl
ı
klar, idealar, kan
ı
.
 Abstract 
In this paper, Plato’s view on knowledge is examined by considering his answers to thequestions “how do we know?”, and “what are the kinds of knowledge?”. Plato answers thequestion “how does man know?” by saying, “learning and research are nothing butrecollection (
anamnesis
)”. Human beings have some innate knowledge. This knowledge inman is dug out by using the method of 
maieutike
. The question of “what are the kinds of knowledge?” is answered by considering the objects to which the kinds of knowledgecorrespond. By doing this, Plato distinguishes between two spheres of being, that is, between the sensible beings and the intelligible beings. The characteristics of the sensible beings are change, movment and becoming. Human beings can only have opinions aboutthem. On the contrary, the intelligible beings are the main objects of thought; man has
*
Yrd. Doç. Dr. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü
105
 
Platon’un Bilgi Görü
 ş
ü
knowledge (
episteme
) about such beings. Knowledge has two main properties: being trueand being about what is. The paper ends by showing how the connection between these twospheres of being and the two kinds of knowledge is established by Plato. Plato establishesthis connection through the mathematical objects and mathematical knowledge (knowledgeof discursive thinking). The knowledge of discursive thinking is placed in between opinionsand knowledge.
Key Words
: epistemology, kinds of knowledge, knowledge (
episteme
), ideas,intelligible beings, opinion, recollection, sensible beings.
I
Whitehead’in, “Avrupa felsefe gelene
ğ
inin en sa
ğ
lam genel
ı
ras
ı
, Platon’a
ş
ülmü
ş
bir dizi dipnottan olu
ş
mas
ı
d
ı
r” dedi
ğ
i (Whitehead 1979: 39) Platon’un bilgi görü
ş
ü, kesin bilginin – 
episteme
nin– olanakl
ı
oldu
ğ
unu bir dizge içerisindeele almas
ı
bak 
ı
m
ı
ndan felsefe tarihinde önemli yer tutar.Ancak gelip geçici olmayan
ş
eyler hakk 
ı
nda sa
ğ
lam bilgi ortaya konaca
ğ
ı
 
ş
üncesi felsefe tarihinde eski bir gelenektir. Örnekse Herakleitosçular duyularaverilen
ş
eylerin sürekli bir ak 
ı
ş
içerisinde olduklar 
ı
n
ı
, bundan dolay
ı
da kesin bilginin konusu olamayacaklar 
ı
n
ı
söylemi
ş
lerdir. Yine Pythagorasç
ı
lar, say
ı
lar 
ı
 ezeli-ebedi diye görüp bunlar hakk 
ı
nda, duyulur dünyaya ba
ş
vurmadan, akl
ı
n kendii
ş
lemleriyle bilgi ortaya konaca
ğ
ı
n
ı
söylerler. Maddesel olmak gelip geçici olmakla bir tutulmu
ş
, bunlar hakk 
ı
nda da duyular 
ı
n i
ş
e ko
ş
uldu
ğ
u, duyular 
ı
n insanasa
ğ
lad
ı
ğ
ı
n
ı
n ise –yan
ı
lt
ı
c
ı
olaca
ğ
ı
ndan– bilgi olamayaca
ğ
ı
varsay
ı
lm
ı
ş
t
ı
r.Aristoteles
Metafizik 
’in ba
ş
lar 
ı
nda Platon’u etkileyen üç görü
ş
ten söz eder.Bunlardan ikisi yukar 
ı
da an
ı
lan Pythagorasç
ı
lar ile Herakleitosçular 
ı
n görü
ş
üdür.Aristoteles’e göre Platon’u etkileyen üçüncü görü
ş
de Sokrates’inkidir.Aristoteles’e göre Platon, Pythagorasç
ı
lar 
ı
izleyen, ancak bunlar 
ı
n görü
ş
lerindenayr 
ı
lan özellikleri de bulunan bir filozoftur. Ayr 
ı
ca, Herakleitosçu görü
ş
leri de bilmektedir. Aristoteles’in demesince Platon, Herakleitosçular 
ı
n, duyulara verilen
ş
eylerin sürekli bir ak 
ı
ş
içerisinde olduklar 
ı
, bundan dolay
ı
da
episteme
nin konusuolamayacaklar 
ı
görü
ş
ünden etkilenmi
ş
tir (
., 987 a30).
1
Tan
ı
mlar üzerineyo
ğ
unla
ş
an ilk filozof olan Sokrates de etikle ilgilenmekte, tümeli de bu etik konularda aramaktad
ı
r (
., 987 b4).Platon Sokrates’in bu ö
ğ
retisini kabul eder. Ne ki, sorunu duyulur herhangi bir 
ş
eye de
ğ
il de ba
ş
ka türlü varl
ı
klara uygulamay
ı
savunur. Çünkü Platon ‘varl
ı
k’tanyaln
ı
zca elle tutulabilen
ş
eyleri de
ğ
il, eylemler, olu
ş
lar, ba
ş
ka bütün gözlegörülmez
ş
eyleri de anlar (
The
.155 e). Bundan dolay
ı
da, ortak tan
ı
m
ı
n, sürekli
106
1
Platon,
 Kratylos
’ta, her 
ş
ey de
ğ
i
ş
ir, hiçbir 
ş
ey oldu
ğ
u gibi durmazsa bilgiden söz edilemez der. Onakal
ı
rsa, bilginin kendisi de durmadan de
ğ
i
ş
irse bilgi olmaz. Böyleyse ne nesne ne de bilecek öznekal
ı
r. Tersine, bilecek hep bir özne, bilinen ‘güzel’ gibi, ‘iyi’ gibi
ş
eyler varsa, bunlar 
ı
n sürekli bir ak 
ı
ş
la, devinmeyle ilgileri yoktur (440a-e). Çünkü, belli bir durumu olmayan
ş
eyi bilecek hiçbir bilgiyoktur.
 
Cemal GÜZEL
de
ğ
i
ş
en duyulur bir 
ş
eyin tan
ı
m
ı
olamayaca
ğ
ı
n
ı
söyler. Bundan ayr 
ı
olan
ş
eylereidealar ad
ı
n
ı
veren Platon, duyulur 
ş
eylerin de idealardan pay alarak varolabilece
ğ
ini söyler. Aristoteles burada Platon’un söylediklerinde yeni olan
ş
eyin “pay almak” oldu
ğ
unu belirtir. Çünkü Pythagorasç
ı
lar,
ş
eylerin say
ı
lar 
ı
n“taklit edilmesiyle” varolduklar 
ı
n
ı
zaten söylemi
ş
lerdi. Ama Aristoteles bunlar 
ı
,idealardan “pay alman
ı
n” ya da idealar 
ı
“taklit etmenin” ne demek oldu
ğ
unu
ı
klamad
ı
lar diyerek ele
ş
tirir.Yine Aristoteles’e bak 
ı
l
ı
rsa Platon duyu nesneleri ile idealar d
ı
ş
ı
nda matematik nesnelerin varl
ı
ğ
ı
n
ı
da kabul etmekteydi. Matematik nesnelerin duyulur 
ş
eyler ileidealar aras
ı
nda oldu
ğ
unu söyleyen Platon, matemati
ğ
in nesnelerinin gerek sonsuzgerek de
ğ
i
ş
mez olduklar 
ı
için duyulur 
ş
eylerden, benzerleri çok oldu
ğ
u için deidealardan –çünkü idea her durumda biriciktir– 
 
ayr 
ı
oldu
ğ
unu da belirtir (
. 987 b15). Platon’da matematik bilginin nesneleri, duyu dünyas
ı
n
ı
n nesneleri ile idealar aras
ı
nda bir yerdedir. Bunun için matematik, idealar 
ı
n bilgisini veren diyalektik 
ş
ünme için önemli bir haz
ı
rl
ı
k sa
ğ
lar.Böyle bir dü
ş
ünce gelene
ğ
iyle beslenerek gelen, eskiça
ğ
ı
n Aristoteles’le birlikteiki zirvesinden birini olu
ş
turan Platon için de “de
ğ
i
ş
me” “bozulma”yla e
ş
 anlaml
ı
d
ı
r; bu da maddesel
ş
eyler için sözkonusudur. Maddesel
ş
eyler de duyularakonu olurlar. “De
ğ
i
ş
meyen”, dolay
ı
s
ı
yla da kusursuz olan önemlidir. Çünkü bumaddesel de
ğ
il zihinsel oland
ı
r; “de
ğ
i
ş
meyen” duyulara de
ğ
il, zihne konu olur.Yine, dü
ş
ünme alg
ı
dan hep daha üstün, hep daha do
ğ
rudur. Alg
ı
n
ı
n –duyular 
ı
n– insana sa
ğ
lad
ı
ğ
ı
san
ı
yken, dü
ş
ünmenin insana sa
ğ
lad
ı
ğ
ı
bilgidir (
episteme
).
İ
mdi, Aristoteles’in böylesi bir bilgi gelene
ğ
ine yerle
ş
tirdi
ğ
i Platon’a göre kesin bilgi olanakl
ı
d
ı
r; hakk 
ı
nda oldu
ğ
u
ş
ey de idealard
ı
r. Yani, bilginin s
ı
n
ı
ı
varolan-lard
ı
r. Çünkü, Platon’a göre bilinebilir olanlar varolanlard
ı
r; varolmayanlar biline-mez (
 D
. 477 a3). Varolmayan hakk 
ı
nda hiçbir biçimde bilgi ortaya konamaz; va-rolmayan bilinemez.Bir de hem var hem yok denebilecek 
ş
eyler vard
ı
r. Bunlar varl
ı
kla yokluk aras
ı
nda
ş
eylerdir.
İ
mgeler, do
ğ
a nesneleri, canl
ı
lar, insanlar 
ı
n yapt
ı
klar 
ı
 
ş
eyler  böyledir. Bu
ş
eyler hakk 
ı
nda ortaya konanlara bilgiyle bilgisizli
ğ
in ortas
ı
nda bir 
ş
ey denecektir. Bu, yine bir yeti olan bilimden ayr 
ı
bir yetidir (
dynamis
), san
ı
 ortaya koymad
ı
r (
 D
. 477c-e).Platon’a göre bunlar, yani do
ğ
ru san
ı
ile bilgi, insan
ı
do
ğ
ruya yönelten
ş
eylerdir (
Menon
. 99a).San
ı
, görünü
ş
e göre dü
ş
ünebilmemizi sa
ğ
layan yetidir (
 D
. 477 e). Bilgininkonusu varolanken, olan
ı
n kendisiyken, san
ı
n
ı
n hakk 
ı
nda oldu
ğ
u
ş
ey görünü
ş
lerdir.San
ı
n
ı
n kavrad
ı
ğ
ı
yla kesin bilginin kavrad
ı
ğ
ı
ayn
ı
 
ş
ey olamaz. San
ı
ne bilgidir ne bilgisizlik (
 D
. 478 c). Bir dolu güzel
ş
eye bak 
ı
 p yal
ı
n güzelli
ğ
i göremeyenin, bunugörenin ard
ı
ndan gidemeyenin; bir sürü do
ğ
ru
ş
eye bak 
ı
 p do
ğ
rulu
ğ
un kendisini
107

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->