Welcome to Scribd. Sign in or start your free trial to enjoy unlimited e-books, audiobooks & documents.Find out more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
2Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Zeynep Hoca Notları

Zeynep Hoca Notları

Ratings:
(0)
|Views: 106|Likes:
Published by aygunaslan

More info:

Published by: aygunaslan on Jun 23, 2011
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

01/13/2015

pdf

text

original

 
Zeynep Hoca Notları
Peri Poetika Poetika üstüne→Şiir üstüne, Poeien→yazmak, etmekanlamındadır. Aristotales hakikatin sözünün yazılabilir, edilebilirolarak görüldüğü M.Ö. 4. yüzyılda Peri Poetika'yı kaleme alıyor.
Un-verborgenheit→A-letheia: Gizsiz olan içinde gizide barındırır vetüm bu açığa çıkan, görünüre gelenin içinde görünmeyenin gizliliğidebulunuyor.
Platon ve Idea→Phainomenon→Mimesis→Eikon... Platon Devletkitabında şiiri yasaklar, çünkü doğayı mimetik olarak taklit etmeniniki defa yalan sitlemek olduğunu söylüyor. Dolayısıyla Platon idealdevletinde sanatı yasaklıyor, sanat onun için bilgi taşıyıcı bir işlevesahip değil aksine bir yalandır ve yalan üstü kapalı olandır, gizliolandır, küfürdür.
Aristotales Poetika'sında öncelikle yazma sanatını (şiir yada Poiein)inceliyor ve sınıflandırıyor, kategorize ediyor.
Parça-tün→Kompozisyon→Com(birlikte)-position(bütün): Farklıfarklı parçalar biraraya gelir ve bütünü oluşturur, bu bütün olarakbitmiş, başı, ortası ve sonu belli olan, sözdizimine ve kurallara sahipERGON(Yapıt yada Werk) yani doğanın taklidi(Physis mimesis) denir.
Batı logosentrik (sözsel, yazımsal) bir gelenekten gelir, dolayısıylabatılılar türlere ayırır, farklı farklı biraraya gelen ve bütünü oluşturan,belli bir zdizime ve kurallara sahip, başı sonu belli, Ergon ileyazarız. Ona göre sınıflandırır veya kategorize eder.
Re-präsentation↔Re-produktion: Mimesis, zaten mevcud olanı arayayarık açılmış bir şekilde taklid ediliyor. Dolayısıyla Mimesis Platon'are ahlaksızlıktır. Sanat yapılan, edilen(Poiein) olduğu noktadakendini taklid eder ve bu gerçeği açığa çıkarmaz sadece taklid ederve de bu ahlaksızlıktır. Aristotales'e göre ise estetiktir.
Aristotales sanat yapıtının yalan olduğunu düşünüyor, sanatın estetikanlamda hoşa giden birşey olduğunu, olması gerektiğini söylüyor.
Mimesis sayesinde öğrenmek(Mathein) insan buna daha yatkıncanlıdır ve bunu yaparken bir hoşlanma duygusu olur. Buöğrenmenin verdiği hoşlantıdır. Taklidinden haz alınan olaylar veyaşeyler, yaşadığında hoşa gitmez.
1
 
İnsan doğanın taklidi yapan ve buna Poetik (Poiein) anlamda yapan,eden canlıdır.
 Tragedya olmuş ve bitmiş bir eylemin taklididir.
 Yüce ve güzel arasındaki ayrım önemlidir. Yüce doğa olaylarınauygun olan, güzel ise bütün olarak algılanabilendir.
Felaketten mutsuzluğa yada tam tersi arasındaki baht dönüşleri(Peripethia) anlatılabilir ve anlaşılabilir bir bütünlüğü olmalıdır. Birliklibir eylem olmalıdır.
Hoşlanmak, haz almak ve bu şekilde kendi merhamet duygusuylaarınmaktır önemli olan.
Aristotales dilsel bir nlüğe tek tek harflerden yola çıkarakulaşmaya çalışır.
Mecaz Aristotales' e göre Mimetik bir taklittir. Bu taklit başka türanlamlar verilerek oluşturulur.
O halde Tragedya, ahlaksal bakımdan ağır başlı, başı ve sonu belli biruyunluğu bulunan bir eylemin taklididir; sanatça güzelleştirilmiş birdili vardır. Tragedyan ödevi, uyanrdığı acıma ve korkuduygularıyla ruhu tutkularından temizlemektir. Tragedya, bir eylemintaklididir. O halde, bir eylemin taklidi mitos'tur. Mitos, karakterler,dil, şünceler, dekoration ve zik'tir. Çünkü, her tragedya,dekorationa, karakterlere, bir öyye, dilei ziğe ve şüncebirliğine dayanır. Bu öğeler arasında en önemlisi, olayların uygun birşekilde birbirleriyle bağlanmasıdır. Çünkü, tragedya, kişilerin değil,tersine onların eylemlerinin, mutluluk ve felaket içinde geçen birhayatın taklididir. Mutluluk ve felaket, eyleme dayanır; hayatımızınson ereği ise, eylemdir, yoksa eylemin dışında olan birşey değil.Karakter bakımından biz ya şu ya da bu özellikteyiz; eylembakımından ise ya mutluyuzdur, ya da mutlu değilizdir. O haldetragedya ozanlaeylemde bulunan kişileri ortaya koyarkenkarakterleri taklit amacını gütmez. Tersine onlar, eylemlerden ötürükarakterleri de birlikte ortaya koyarlar. ylece, eylemlerin veöykünün, tragedyanın son ereğini oluşturduğunu söyleyebiliriz. Sonerek ise bütün erekler arasında en önemlisidir. O halde Tragedyanıntemeli ve aynı zamanda ruhu mitostur.
 Tragedya tamamlanmış, bütünlüğü olan bir eylemin taklididir; bueylemin belli bir büyüklüğü(uzunluğu) vardır. Çünkü, aslında hiçbirbüyüklüğü olmayan bütün,ler de vardır. Bir bütün ise, başı, ortası vesonu olan şeydir. Baş, herhangi bir şeyin zorunlu sonucu olmayan
2
 
şeydir. Ondan sonra ise zorunlu olarak birşey gelir. Son ise tersine,bir başka şeyden sonra zorunlu olarak gelmesi gereken ve gerçektende gelen şeydir. Ne var ki, sonun ardından hiçbir şey gelmez.
Çünkü güzel, düzene ve büyüklüğe dayanır.
Mitos, birlikli ve tamamlanmış bir eylemin taklidi olmalıdır. Çünkü,varlığı yahut yokluğu fark edilmeyen bir şey, bir bütün'ün temelparçası olamaz.
Oyanın ödevi, gerçekten olan şeyi değil, tersine, olabilir olan şeyi,yani olasılık veya zorunluluk yasalana re olanakolan şeyianlatmaktır. Tarihçi daha çok gerçekten olan'ı, oyansa olabilir olan'ıanlatır.
 Tragedyada oyanlar, gelenekle gelen adlara bağlanırlar. Bununnedeni, olabilir olan'ın aynı zamanda inanılır olmasında bulunur.
Burada ele alınan konu, bir eylemin taklide dayanan betimlemesidir;bu eylem, yalnızca tamamlanmıi bir eylem olmayıp aynı zamandakorku ve acıma duyguları uyandıran olaylarıda kapsar.
Mitosun kimisi yalın, kimisiyse karmaşıktır. Çünkü mitoslar, doğalarıgereği yalın ya da karmaşık olan eylemlerin taklididirler. Yalın mitosdeyince, daha önceki belirlememize göre, baht dönüşü(Peripetie) vetanınma(anagnorisis) olmadan sürekli ve birlikli bir akış içinde ortayaçıkan öyküyü anlıyorum. Karmaşık öykü deyince de, baht dönüşününve tanmanın ayzamanda birlikte olturduklaöylerianlıyorum.
Peripetie, eylemlerin düşünülenin tam tersine dönmesidir.
Anagnorisis(tanınma), adınında anlattığı gibi, bilgisizlikten bilgiyegeçiştir.
Peripetie ve tanınma, böylece mitosun iki öğesidir. Üçüncü öğe ise,acı veren eylem'dir(Pathos). Acı veren eylem yıkıcı, acı verici bireylemdir.
 Tragedya, korku ve acıma duyguları uyanran eylemleri taklitetmelidir. Bu, tragedya denen sanatın özelliğini oluşturur. Çünküacıma, lak olmağı halde acıya raş bir kimse kaısındaduyulur. Korku da, acıyı çekenle kendi aramızda bir benzerlikbulmamızdan doğar.
O halde tragedya, ortalama insandan daha iyi insanların taklidiolduğuna göre, ozanların, taklid ederken iyi portre ressamlarını
3

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->