Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
5Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Şiirde Nesnenin Hallerine Giriş

Şiirde Nesnenin Hallerine Giriş

Ratings: (0)|Views: 296|Likes:
Published by mustafa durak
Intoduction to the cases of object in the poetry.
Intoduction to the cases of object in the poetry.

More info:

Published by: mustafa durak on Jul 16, 2011
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

01/13/2013

pdf

text

original

 
ŞİİRDE
NesneninHalllerineGiriş
 Mustafa DURAK 
 
ŞİİRDE NESNENİN HALLERİNE GİRİŞMustafa Durak 
Nesnenin halleri dediğimizde türkçe dilbilgisinden bildiğimiz “ismin halleri”, birde Orhan Koçak'ın Mithat Şen resimleri ile ilgili “İmgenin Halleri”geliyor aklıma.İkincisinde resme ait görselin Mithat Şen çalışmalarında aldığı biçim ve neyianlatmaya çalıştığı aktarılırken, birincisinde (ismin hallerinde) bir ulamlama(kategorileştirme) söz konusudur. Ve her ulamlama gibi bunun da bir dayanağı,bakış açıvardır. Türkçede bu haller, yapım ekleri dışındaki işletim ekleridikkate alınarak adlandırılır ve öbeklendirilir. Ancak bu haller nesnenin zaman,mekan, sözdizimsel bir görev olarak nesne ve özne oluş ve araçlık ilişkisi içindebelirir. Kısaca değinmek gerekirse 'yalın hal', hem özne hem belirtisiz nesneoluşla ilgilidir. Özne oluş iki biçimde değerlendirilebilir. Sözdizimsel özne veedimsel/eylemsel özne. Eylemsel özne, özellikle güç kavramını devreye sokar.Ve güç kavramı ifade edene bağlı olarak eksi ve artı kutup arasında bir yerdekonuşlandırılabilir. Burada dilbilgisel olanaklar da işler. Örneğin bask dili isimlerbakımından on iki halli bir dildir. Tükçede 'i hali', mutlak anlamda olmasa bilenesneyi belirlileştirir. Bu hal, bir yandan 'yalın hal'le belirlilik belirsizlikekseninde işlerken bir yandan da 'e hali'yle yönlenen, yönlendirilen ilişkisiiçinde olabilir. Ama ayni zamanda öznenin nesneyle ilişkisi bakımından birhiyerarşiyi de işaret eder. Bu hiyerarşide 'yalın hal' öncelikli, 'i hali' ikincil, 'ehali' ise üçüncüldür. Bu konu her nekadar sözdizimi de iliglendirse, türkçeyikonuşan öznelerin zihninde genellikle bilinç dışı, anlamsal bir değer ilişkisininkurulmasını da getirir. 'E hali' yönelme eki/hali olarak da adlandırılır. Ama kiminelmeler saymacadır. Daha doğrusu nelmenin eksi ve arkutuplararasında her hangi bir noktasının da yönelme sayılmasıyla olanaklıdır. Örneğin“Duvara yaslandımtümcesindeki “duvar”ın yönelinen olduğunu söylemekkolay değildir. Bu noktada fiillerin nesneye gbiçimlerinin hallerçerçevesinde kalıplaştığından söz edilebilir. Ve genel mantık değil de dilinbiçimlenmesi aşamasında ortaya çıkan dil mantığının işlediği söylenebilir. 'Dehali' zamanda ya da mekanda olmayı bildiren bir haldir. 'Den hali' ise yinezaman ve mekan ile ilgilidir ancak asıl 'e hali'yle kurduğu karşıtlıkla öne çıkar.Bu özellik dikkate alınınca 'e hali'nin de mekan ve zaman bildiren bir hal olduğusöylenebilir. Ancak biri bitişme bildirirken diğeri ayrılma, kopma bildirmektedir.Hal olup olmağı tartışmaolsa da ben, 'ile hali'nin dilbilgisi kadar dilinedimsel (pragmatik) alanında, giderek poetik ve estetik alanda da önemliolduğunu düşünüyorum. Sanatçı, şair her sanatsal üretiminde gerek ürün içiögeler aracılığıyla, gerek bir bütünlük olarak ürünü aracılığıyla bir şeyler yapar.le hali' insan ilkileri bandan olmazsa olmaz bir varlık halidir. çkavramıyla da doğrudan ilintilidir.Nesne kavramı, sanatsal nesne olarak hem felsefenin, hem ruhbilimin ilgialanına girer. Ama kim ne derse desin asıl estetik ve poetikanın alanındadır.Sonuçta insan ürünü olan sanat, insanla ilgili her türlü bilgiyi içkindir. Yani buürüne her bilgi alanından bakılabilir. Ama bu bakış açılarından her biri “birliktebakma” çabasıdır. Felsefenin ontolojik, fenomenolojik, hermenötik yaklaşımları
 
hep bu çerçevede görülmelidir. Ancak itiraf etmeli ki herhangi bir sanat yapıtınısanat yapıtı olarak anlamaya çalışan çabalar iki temel sorunla karşı karşıyadır.Birincisi gereksinim ve dolayısıyla ilgi sorunu, ikincisi bilgi sorunu. Sanatsalgereksinim insanın temel gereksinimlerinin ardında yer almaktadır. Bunusöylerken, Maslow'un çizelgeleştirdiği biçimde insan gereksinimlerinin hiyerarşiinde yalanmadıkla, birbirinin tamamlanmabeklemediklerinidüşündüğübelirtmeliyim. Aksi bir sav insanın, tek çizgisel (tek yönlü)düşündüğüileri sürmek demektir. Oysa insan zihni ayni anda farklı işlemlergeekleştirebilen bir mekanizmadır. İnsan en temel zihinsel lemikarşılaştırma ise seçme işlemi de bunun sonucu ise, en basit haliyle
hergörsel seçme estetiktir
.
Eğer bu seçme, sözü ilgilendiriyorsa poetiktir
.Ve her seçme ayni zamanda bir nesneleştirme (somutlaştırma), öne çıkarmaişlemleriyle birliktedir ya da bunlara gebedir. İkinci sorun bilgi sorunu demiştim.Şunu vurgulamalıyım, her birimiz dünyaya edindiğimiz, içselleştirdiğimizbilgilerimizin gözlüğünden bakarız. Bu bilgilerin edinilmesinin yolları çeşitlidir.Ama yollardan biri de yoğun bir alımın ardından karşılaştırma, yorum sürecidir.Bu süreç, üretici, üstelik yaratıcı, yeni bilmelere, bilgilere de açık bir yoldur.Böyle bir yol izlendiğinde edebiyat ve şiirin, ne olduğu konusunda yirminci yüzyılda çeşitli girişimlerin denendiği, farklı kuram ve/ya bakış açıları üretildiğisöylenebilir. Görsel sanatlar konusunda en temel kayma Marcel Duchamps ilebaşlayan sanat nesnesinin neliğinde ortaya çıkmıştır. Sanatçı ürettiği birtablonun değil “sanatçı olarakbizzat kendisinin sanat yapıtı olduğu savı,özellikle performans sanatlarında da işletilmektedir. Böyle bakıldığında zorunluolarak tanımda değişikliğe gidilecektir. Ancak şunu da belirtmek gerek sanatadına ortaya çıkan değişik bakışlar, uygulamalar, sanat tarihinde yerini alabilirama tümden sanatsal temel ögeleri değiştirebilir mi? Bu soruyu sorarkentutucu bir tavır sergilemek istemiyorum. Aksine acele etmeden
sanatbiçimlerinin tüm dinamizmi içinde izlenmesi
nden yanayım. Yani
m yeniliklere ık, dudak kmeyen, ama kolay kolay dabenimsemeyen bir baş gerek incelemeciye, eltirmene.
Şiirde,resimleşme anlamında somuta, görselleşmeye kaymalar olsa da, henüz şairinşiirleştine, şiir nesnesi olarak kendini sunduna tak olmak. Bilgisorunuyla ilgili bilmek, yapmayı bilmek arasında bir ayma hem de şairbakımından ve şiir okuru bakımından da ayrıma gerek var. Şiir okuru kavramıiçine şiir kuramcıda dahil. Her şair ve her okur; şiir deneyimi, şiir bilgisiçerçevesinde bir kavrayış gösterecektir. Bilgisel beklenti düzeyi yükseldikçekolay beğenişlerden de, uzaklaşılacaktır. Bilgisel eksiklikler, çelişkiler, yanlışyorumlar, yapaylıklar rahatsız edecektir.
20. yyda temel yönelişler:
Edebiyatın, sanatın, şiirin neliği konusunda yoğun araştırmalara, her tanımınçökertilmeye, geçersizleştirilmeye çalışıldığına tanık olundu. Öne çıkan, sanatyapıtının merkezleşmesi, biricik inceleme alaolarak görülmesi ve bunaitirazlar olmuştur. Sanatçının anlaşılması değil de sanat yapıtındaki yapı, biçem,sapma vb kavramları odağa yerleşmiş ve geleneksel tema (konu) arayışlarıgeçersizleşmiştir. Daha doğrusu yapısalcılıkla temaya bakış sistemleştirilmiştir.Açarsak, edebiyat, sanat, şiir incelemeleri dilbilim zeminine oturtulmuş ve birnlük olarak ele alınan sanat ya(roman, öy, şiir, resim vd) obütünlüğün içerdiği yapı, sistem olarak, anlam sistemi olarak (duyusal anlamlarda dahil) görülmüştür. Dilbilim tabanlı bu bakışa itirazlar felsefe alanındangelmiştir. tünlük, özne/nesne kavramı sorgulanmış, postmodernistdüşünürlerce belirsizleştirilmiştir.

Activity (5)

You've already reviewed this. Edit your review.
1 thousand reads
1 hundred reads
periyil liked this
dehamuhtar liked this
mustafa durak liked this

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->