Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Save to My Library
Look up keyword
Like this
1Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Aristoteles_Metafizik

Aristoteles_Metafizik

Ratings: (0)|Views: 76 |Likes:
Published by A Pippi Haşmet

More info:

Published by: A Pippi Haşmet on Aug 06, 2011
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

08/06/2011

pdf

text

original

 
METAFİZİK
1
I. KİTAP
(A;ARİSTOTELESÇeviren: Ahmet Arslan
1.
Bölüm [Duyum, Deney, Sanat, Bilim, Bilgelik]
1
Bütün insanlar doğal olarak bilmek isterler. Duyumların verdiği zevk, bunun bir kanıtıdır. Çünkü onlar, özellikle de diğerlerinden fazla olarak görsel duyumlar, faydaları dışında bizzat kendileri bakımından bizezevk verirler. Gerçekten, sadece eylemle ilgili olarak de
ğil,
herhangi bir eylemde bulunmayı düşünmediğimizde de görmeyi, genel olarak, bütün geri kalanlarına ter-25 cih ederiz. Bunun nedeni, görmenin, tün duyumlarımız içinde bize en fazla bilgi kazandırması ve birçokfarkı göstermesidir. Hayvanlar, doğaları gereği duyumasahiptirler. Ancak o, bazılarında hafızayı meydana getirdiği halde diğerlerinde meydana getirmez. Bundan980 b
21
ötürü bu birinciler, hatırlama yeteneğine sahip olmayan sonunculardan daha zeki ve öğrenmeye daha yeteneklidirler. Öğrenme yeteneğine sahip olmaksızın zeki olan varlıklar, arılar ve aynı durumda olan bütün diğer hayvanlar gibi sesleri işitme yetisine sahip olmayan varlıklardır. Buna karşılık öğrenme yeteneği, hafızaya ek olarak, işitme duygusuna da sahip olan varlık-25 larda bulunur.Ne olursa olsun, insan dışındaki hayvanlar, sadeceimgeler ve hatıralara sahip olarak yaşarlar. Onlar deneysel bilgiden ancak çok küçük bir pay alırlar. Bunakarşılık insan türü, sanat ve akıl yürütmelere kadaryükselir. İnsanlar deneye hafıza sayesinde ulaşırlar.149
YAZKO-FELSEFE dergilerinden toplanmistir. sayfa numaralari bu yuzden devamlilik gostermez.
 
981 a Gerçekte aynı şeye ilişkin birçok hatıra, sonunda, tekbir deney oluşturur ve deney, sanat ve bilimle hemenhemen aynı yapıda bir şey gibi görünmektedir. Ancakşu farkla ki bilim ve sanata insanlar deney aracılığıylaerişirler. Çünkü Polos'un haklı olarak dediği gibi «deney sanatı, deney yokluğu ise raslantıyı yaratmıştır».Bir dizi deneysel kavramdan bütün benzeri durumlariçin geçerli tümel bir yargı oluşturulduğunda sanat or-5 taya çıkar. Çünkü belli bir ilacın belli bir hastalığa yakalanmış Callias'a, sonra Sokrates'e, daha sonra tekerteker ele alman birçok bireye iyi geldiğine ilişkin biryargının oluşturulması işi, deney alanına aittir. Bunakarşılık belli bir ilacın belli bir yapıya sahip olan, bellibir sınıfın içine giren, belli bir hastalığa yakalanmış10 m bireylere, örneğin soğukkanlılara, [flegmatik] öfkelilere [bilyö] veya telaşlılara [fiyevrö] iyi geldiğine ilişkin bir yargının oluşturulması işi, sanat alanına aittir.Bunları söyledikten sonra devam edelim: Pratikleilgili olarak deney, sanattan tamamen farksız görünmektedir. Hatta deney sahibi insanların, deney olmaksızın kavrama sahip olan insanlardan daha fazla başa-15 riya eriştiklerini görürüz. Bunun nedeni, deneyin bireyselin, sanatın tümelin bilgisi olmasıdır. Şimdi her türlüeylem ve her türiü meydana getirme, bireysel olanı konu alır. Çünkü tedavi eden hekimin iyileştirdiği, ilineksel [arzî] olaraö alınması dışında «insan» değil, Callias20 veya Sokrates'tir veya ilineksel olarak bir insan olmadurumunda bulunan diğer herhangi bir böyle adlandırılan kişidir. O halde deney olmaksızın kavrama sahip olan ve tümeli bilen, ancak onda içerilmiş olan bireyseli bilmeyen bir insan sık sık tedavi yanlışları yapacaktır. Çünkü iyileştirilmesi gereken, bireydir.Ancak şurası da bir gerçektir ki biz genellikle bilginin ve25 anlama yetisinin deneyden çok sanata ait olduğunudüşünür ve bilgeliğin bütün insanlarda daha çok bilgiile birlikte bulunduğunu düşünerek sanat erbabınındeney sahibi kişilerden üstün olduğunu kabul ederiz.Bunun nedeni, bu birincilerin nedeni bilmeleri, diğerlerinin bilmemeleridir. Gerçekten, deney sahibi kişiler birşeyin olduğunu bilirler, ama neden olduğunu bilmezler. Buna karşılık sanat erbabı, nedeni ve niçini bilir.30 Yine bu aynı nedenden ötürü her türişte yönetici sanatkârlara salt işçilerden daha fazla değer verir ve on-
 
ların daha bilgin, daha bilge olduklarını düşünürüz.Çünkü onlar, meydana gelen şeyin nedenlerini bilirler.Oysa salt işçiler, ateşin yakmasında olduğu gibi bir şeyi yapan, fakat yaptığı şeyi bilmeyen cansız varlıklarabenzerler. Yalnız cansız varlıkların işlevlerinden her birini doğal bir eğilimle yerlerine getirmelerine karşılık,çiler işlerini alışkanlıkla yapaıiar. O halde yöneticisanatkârları gözümüzde daha bilge kılan pratik ustalıkları değildir, kurama sahip olmaları ve nedenleri bilmeleridir.—Genel olarak bilgin kişinin ayırt edici özeK
ligi,
öğretme yeteneğidir ve sanatın, deneyden dahagerçek anlamda bilim olduğuna inanmamızın nedenide budur. Çünkü öğretme yeteneğine sahip olanlar, sanatkârlardır, diğerleri değildir. Sonra bize bireysel şeylere ilişkin en güvenilir bilgileri sağladıkları halde duyumlarımızdan hiçbirine genel olarak, bir bilgelik gözüyle bakmayız. Çünkü onlar bize hiçbir şeyin nedeni
ni,
örneğin ateşin neden sıcak olduğunu, söylemezler.Onlar sadece onun sıcak olduğunu saptamakla yetinirler.O halde ortak duyumları aşan bir sanatı ilk olarakbulmuş olan bir kişinin, insanların hayranlığını kazanmış olması doğrudur. Bu hayranlığın temelinde sadece,onun buluşlarının yararlılığı değil, bilgeliği ve diğer insanlara olan üstünlüğü yatmaktadır. Sonra, bazıları hayatın ihtiyaçlarını karşılamaya, diğerleri onu dahazevkli kılmaya yönelik yeni sanatlar ortaya çıkmış veçoğalmıştır. Şimdi bu sonuncu türden sanatları yarataninsanlar, her zaman diğerlerinden daha bilge kişiler olarak görülmüşlerdir. Bunun nedeni onların bilimlerininyarara yönelmiş olmamasıdır. Ne zevke, ne ihtiyaçlarıkarşılamaya yönelik olan bilimlerin tüm bu sanatlarınortaya çıkmalarından sonra bulunmuş olmasının da nedeni budur. Bu bilimler, boş zamana sahip olan ülkelerde doğmuşlardır. Böylece Mısır, matematik bilimlerin beşiği olmuştur. Çünkü orada rahipler sınıfının çokboş zamanı vardı.
Ahlak'ta,
sanat, bilim ve aynı türden diğer disiplinler arasında hangi farkların olduğuna işaret ettik.Fakat şu andaki tartışmamızın amacı, bilgelik kavramından herkesin ortak olarak ilk nedenleri ve ilk ilkeleri ele alan şeyi anladığını göstermektir. Bundan dolayıdır ki yukarda söylediğimiz gibi genel olarak deney151

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->