muhakkak, sülüs, reyhanı, nesih, tevkî yazılarına toplu olarak verilen ad.
Alikurna:
Eskiden ve özellikle sülüs yazı için kullanılan kâğıtlardan birinin adı.İtalya'da Livorno'da yapılan bu kâğıtta
(A. Ligorna)
kelimesi, soğuk damga ilevurulduğunda
«Alikurna»
şeklinde yazılmıştır. Battal ve evsat olarak iki boyuvardır. Battal büyük, evsat ise eser
-
i cedid, kadardı. Katlı olanlarına
Çifte
ali,
renkli olanlarına ise
Alikurna
boyalısı
denirdi. Ahar, bu kâğıtlara dauygulanırdı.
Alikurna boyalısı:
Bk. Alikurna.
Alt bölüm:
Fasıl. Yazmalarda bölüm içinde yer alan küçük ayırımlardan her biri.
Altı kalem:
Bk. Aklâm
-
ı sitte.
Altın cetvel:
Yazma sayfalarında metin çevresine çizilen altına cetveldir. Bunlarasiyah tahrir çekilir.
Altın tabağı:
Altın ezmeğe mahsus
tabaklara denir.
Büyük ölçüdedirler.
Mertebanî
tabaklar
bu işe uygundur.
Ayrıca, bunlardan ufak veateşe dayanıklı kapların içine konan küçük tabaklara da altın tabağı denir
Altın tozu:
Çoğunlukla fermanlarda kullanılan, altın tozundan yapılmış rıha
ver
ilen ad. Ayrıca bk. Rıh.
Altın varak:
İnce tirşeler arasında çekiçle do ve döve inceltilen altın levha laraverilen ad. iyi bir altın varak elde etmek için yaklaşık on bin çekiç darbesigereklidir. Yapıştırma levha hâlinde tezhip de kullanılırdı; Ciltlerde ise, meşininüstüne yumurta akı sürüldükten sonra altın varak yapıştırılır, bunun üzerineistenilen yazı ile hazırlanan ısıtılmış kalıp basılmak suretiyle şekil verilirdi.
Altın yaldız:
Türk kitap kaplarında genellikle bütün yüzeyi kaplamaz. Ya tezyin
ed
ilen kısımlar üzerindeki kabartma süslere, sarı ve yeşil olmak üzere iki renk yaldız sürülür; veya kabartmalar deri renginde bırakılıp zemin yaldızlanır. Yaldızsuyu yapmak için parmak ucu ile bir varak alınarak çukurca bir tabakta zamk
-
ıArabî ve mumsuz balla birlikte ezilir, önce donuk çamur rengi olan altın mahlûlü,ezme sonucunda açılır ve altın rengini alır. Bundan sonra tabağa yarıya kadar filtre olmuş su doldurulur, altının zamkı erir ve toz hâlinde altın tabağın dibineçöker. Su boşaltılır. Müzehhip, dipteki altın tozlarını jelatinli su ile ezerek fırça ilealıp işler. Süzülen suda kalan yaldızdan
zerefşan
kâğıt yapmakta yararlanılır.
Altlık:
Hattatların, yazı yazarken kâğıtlarını üzerine koydukları destek. Birçok kâğıt üst üste konur, alt ve üstüne tıraş edilmiş meşin, renkli kâğıt veya ebruyapıştırılarak altlık elde edilirdi. Yumuşak ve sünger kâğıdına benzeyen arakâğıtlar yapıştırılmaz, dört ucundan tıraş edilerek hepsi birden meşinletutturulurdu. Ara kâğıtlar 4
-
5 mm kalınlıkta olana kadar üst üste konmalıdır. Üstortası çiçekli veya manzaralı olan altlıklar da vardır. Bunlar zamanın meşhur mücellit, müzehhip ve ressamlarına yaptırılırdı. Meşhur mücellitler altlıklarınaimza da koyarlardı. Edirne işi bir altlıkta 1138 H./1769 M. tarihiyle
«Mehme
d
Vehbi”
imzası görülmüştür. Ayrıca,
Ord. Prof. Dr. A. Süheyl Ünver'in
notlarında,yazarken kâğıt kaymasın ve el kâğıdı kirletmesin diye üste katlanan bir kısmı da bulunan aldıklar olduğu belirtilmiştir.
Alttan ayırma şemse:
Klâsik ciltlerdeki, şemse türlerinden birinin adı. Motifinzemini altınla doldurulmuş, motifler kabartma şeklinde üstte ve deri renginde bırakılmıştır. Ayrıca bk. Şemse.
Ara süsler:
Sayfaların metin aralarındaki boşluklarına yapılan süsler.
Arabesk:
Bk. Girift.
Aşki:
Altının varak hâline getirilmesi işleminde kullanılan kuzu derilerininkireçten çıkarıldıktan sonra etten ayrılan tarafının üzerinden yağlan ve fazlalıklarıalmak için yararlanılan iki kulplu bıçağın adı. Bu şekilde haÂzırlanan derilerdentirşe ile zar yapılırdı.
Atlama şi
raze:
Formaya dikilmeyerek yalnız yapıştırılmış olan şiraze. Bunlar süsniteliğinde olup, formaya dikilen şiraze kadar sağlam olmadığından makbuldeğildi.
Atlas çiçeği:
Bk. Sadberk.
Avadanlık:
Hattatlarla kâtiplerin yazı için kullandıkları araçlar. Kalem,
hokka,
kalemtıraş, altlık, makta v.b.
«.Abadanlık»
kelimesinden alınmıştır;
Ayak:
Yazmalarda sayfa sırasını belirtmek amacıyla, bir sonraki sayfanın ilk harf veya kelimesi, bir önceki sayfanın alt köşesine yazılmıştır. Bu yazıya ayak adı