Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more ➡
Download
Standard view
Full view
of .
Add note
Save to My Library
Sync to mobile
Look up keyword
Like this
1Activity
×
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
İşçi Meclisi, Sayı : 6

İşçi Meclisi, Sayı : 6

Ratings: (0)|Views: 367|Likes:
Published by Behram Bazo

More info:

Published by: Behram Bazo on Aug 20, 2011
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See More
See less

08/20/2011

pdf

text

original

 


Tüm bu baskılara rağmen Çorlu’da bulunan Grup Suni Derifabrikası önünde direniş ateşi yanmaya devam ediyor. Grup SuniDeri işçileri eylemlerini sadece direniş çadırı ile sınırlandırmıyorlar.Yine patronlarına ait olan ve İkitelli‘de bulunan Alfa Tekstil önündeeylem yaptılar. Kendileri gibi sendikal mücadele karşısında kapıgösterilen DESA ve Yeşil Kundura işçileri ile birlikte Yeşil Kunduraönüne giderek eyleme katıldılar.



KPSS ölüm kusmaya ve gencecik yaşamları karart-maya, söndürmeye, yaşamdan koparmaya devamediyor. Kapitalizm insan kanına doymuyor. Birgünyerin yedi kat altında yakalıyor işçi sınıfını ölüm,birgün tersane cehemneminde. Bazen dershaneparasını kanımızla ödemek zorunda ...





 
   
    
 
       
Tunus ve Mısır’da militan protestolar ve Türkiye’de torba yasaya karşı eylemler gazetemiz yayınagirdiği sırada halen devam ediyordu. Torba yasaya karşı yapılan eylemler, ne Tunus ve Mısırdaki,ne de Avrupa’daki eylemlerin militanlığını taşıyor. Torba yasa meclisten geçebilir, ardındankıdem tazminatları kuşa çevrilecek, ardından Anayasa tartışmaları, seçimler, Kılıçdaroğlu mu,Erdoğan mı tartışmaları. Burjuvazi ülkemizde hafifsenmeyecek bir yönetim deneyimine sahip.Karşımızdaki düşman zeki, sadece zor ve baskıyla değil, düşüncelerini bize kendi düşüncelerimizgibi kabul ettirme yöntemiyle deneyimli. Bunun araçlarına sahip. Ya biz?


İşçi sınıfı Tunus’ta bugün sonuçta tarihsel, tarihyapan bir deneyim yaşıyor. Tunus’ta iktidardersinde öldürülen meçhul öğrencileriyle işçisınıfı ve yoksul emekçiler 21. yüzyılın ilk büyükayaklanmalarından biriyle öğreniyor/öğretiyor.
Staj demek herşey de-mek. Patron doğrudanhocanın yerini almış.Stajda kendini beğen-diremezsen derstengeçemezsin. Stajda dabir şey öğrendiğimizyok ha. Ne kadar çokçalışırsan ne kadar sesçıkarmazsan o kadariyi. Eğitim dedikleribana kalırsa sadece budur.


Bu sömürünün son bulması için bütün işçiler el ele vermeli
 
15-16 Haziranlar
,
Tarişler
,
DGM direnişleri
işçi sınııadına unutulmaz derslerle doluolarak tarihimizde yerini almışdirenişlerdir. Sını olarak neleryapabileceğimizi anlatır her biri.Onları unuttuğumuz anda
ParisKomünü
’nü,
Ekim Devrimi
’niunuttuğumuz anda aslında kendidevrimci özümüzden de uzaklaş-mış, artık burjuvazinin her türlüsömürüsüne karşı inançsız biryığın haline dönüşmüş oluruz.Burjuvazi kendini ortadan kaldı-racak sınıın işçi sınıı olduğunugayet iyi bilir. Bunun için debizim bir sını olarak kendimi-zi var etmememiz için elindengeleni yapar. Sendikal, toplumsal,siyasal her türlü örgütlenmemi-zin önüne geçmeye çalışır. Amadaha da önemlisi moral üstünlü-ğünü ele geçirmeye çalışır. Bu-nun için sürekli "göbeklerimizinayrı kesildiğini", "kendi işimizebakmamız gerektiğini" vaaz eder.Zihinlerimize güvensizliği, yalnızolduğumuzu, ne yaparsak yapa-lım bir şey elde edemeyeceğimizi,yaptığımız herşeyden haberleriolduğunu boca eder dururlar.Bu açıdan geçmiş direniş de-neyimlerimiz oldukça öğretici-dir. Aşağıdaki benim hikayem,eminim sizin de anlatacak çok hikayeniz vardır.Küçük bir döküm atölyesindeçırak olarak işe başlamıştım. Uak çaplı bir atölyeydi ve ilk yıllar-da patronla ilişkimiz abi-kardeşilişkisi gibiydi. İşyeri büyüdükçehem daha çok çalışır olduk, hemde patronumuz abilik vasındansıyrılır oldu. Bir de Osman abimiz vardı. Atölyede işe başladığı ilgünlerde "Oğlum o patron, bukadar haşır neşir olmayın" diyeöğütler verirdi ama biz çok tak-mazdık . Düşünürdük ki patronbüyüdükçe bizim de gelirimizartacak. Ama hiç de öyle olmadı.Döküm atölyesinde çalıştığımıziçin günde 3 dea ayran içmehakkımız vardı. Birgün öğle ye-meği yerken patron hışımla içeridaldı. Elindeki aturayı yüzümü-ze vururcasına sallayarak 
"Benbıktım size ayran yetiştirmek-ten, bundan sonra ayran içmek  yasak, içen cebinden versin"
diyehöykürüp yazıhanesine geçti. Bizsuç işlemiş çocuklar gibi sessiz se-dasız yemeğimizi yerken Osmanabi sırtımızı sıvazlayıp "Bakınçocuklar size bir anımı anlatayım"dedi."Sene '78,
Renault
abrikasın-da işyeri baş temsilcisiydim. Ozamanlar patronla yaptığımız söz-leşmemize "Kışın abrika sıcaklığı
26 derece
nin altında olmayacak."diye bir ibare de koydurmuştuk.Bir kış günü temsilcilik odasındaotururken işçi kardeşlerimdenbiri koşarak içeriye girdi.
"Osmanabi, Osman abi fabrika sıcaklığı2-3 derece düştü, düşmeye devamedecek gibi" 
dedi. Hemen soluğumüdürün yanında aldım.
"Bir saat içinde sıcaklık 26 dereceye çık-mazsa şalteri indireceğiz" 
dedim.Müdür yuvarlak lafarla geçiştirdi.Biz üretim yerlerini dolaşarak işçiarkadaşlarımıza durumu anlattık.Bir saat süre verdiğimizi söyledik.Saatin sonunda derece yüksel-meyince
şalterleri indirerek 
üretimi durdurduk. Koca abrikasessizliğe büründü. Müdür gelerek 
"Arkadaşlar 2-3 derece için ır-tınalar koparıyorsunuz bu kadar da olmaz" 
diyerek veryansın etti.Biz de talebimiz yerine getirilenekadar işbaşı yapmayacağımızısöyledik. Kararlı olduğumuzuanlayan müdür hemen talimat-larını verip sıcaklığı eski halinedöndürdü. Sıcaklık yükselmeyebaşlayınca da işbaşı yapmadık.Tam 26 dereceyi bulunca şalteritekrar kaldırdık."Osman abi tüm bunları anlat-tıktan sonra biz yemeğimizi debitirmiştik.
"Bakın çocuklar" 
 dedi Osman abi.
"O gün biz çalışmaya devam etseydik bir daha o sıcaklığı yükseltemezdik.Belki de gün geçtikçe sıcaklığıdaha çok düşürürlerdi.
 
Patronlar hiçbir şeyi hayrına vermezler.Biz mücadele eder öyle kazanı-rız.
 
Bugün hakkımız olan ayranıkaldıran patrona sesimizi çıkar-mazsak yarın yemeği de kaldırır mesaimizi de vermez.” 
Osmanabi bizi yerimizden kaldırdı hepberaber patronun yanına çıktık.
Zehir soluduğumuzu ayranıbu yüzden içtiğimizi, ayranıkaldırdığı taktirde çalışma- yacağımızı
söyledik. Bununüzerine patron geri adım attı. İlk dea o zaman anladım ki hak-larımız gasp edilirken sesimiziçıkardığımızda kaybeden bizolmayacağız.
 
 
İşç Mecls - Yerel Sürel Syas Derg - Sayı:6- Fyat: 1 TLPna Basım Yayım San. ve Tc. Ltd. Şt. adına sahb Hüseyn Kezk Sorumlu Yazı İşler Müdürü: Al FlzlerAdres: Bereketzade Mah. Büyükhendek Cad. Portakal Sok. No: 2/11 Beyoğlu/İstanbul Tel: 0 212 251 20 89Baskı: Özdemr Matbaası Adres: Davutpaşa Cad. Güven Sanay Stes C Blok No:242 Topkapı/İstanbul Tel: 0212 577 54 92

 
 
 
İ
şçi Meclisi’nin bir önceki sayısında,daha o dönem henüz meclis altkomisyonunda görüşülmekte olan
“Torba Yasa Tasarısı”
nı gündemleş-tirmiştik. Kapitalist sistemin, işçinindaha
çıplak 
, daha
güvencesiz
, daha
çalıştırılmasının genel eğilimolarak işlediği bir sistem olduğunu,kapitalistlerin, sermayedarların, pat-ronların işçinin çıplak, güvencesiz,yarı-aç çalıştırılmasını kurala bağla-yıp sömürüyü sistemleştirdiklerini,sömürü koşullarını yasal kıldıklarını;iş yasasının böylece oluştuğunu iadeetmiştik. Sonra da patronu/devletihep birlikte işçiye “yasalara saygılıol” dediklerini, işin ilginci kapitalist-lerin bir de üstüne üstlük bu yasalarısıkça çıkarları için değiştirdikleri-ni, meclisteki “Torba Yasa”nın dabu doğrultuda
işçi sınıı aleyhine,sermaye lehine
hükümler taşıdığını vurgulamıştık.
Burjuvazinin terazisi
Öte yandan bu konu sadece ülkemizeözgü bir mesele değil.Burjuvazi, yani sermaye sınıı ulus-lararası bir sınıır. Dünyamız
21. yüzyıl
da kapitalizmle yönetiliyorhalen. Tüm dünyada ve ülkemizdekapitalistler hüküm sürüyor. Hükü-metler her ülkede belli
tarihi, sosyal,sınısal, ulusal
koşulların sonucuolarak değişik tonlar taşıyor, değişik biçimler alıyor. Biri gidiyor, diğerigeliyor. İhtiyaç neyse o, yeter ki kapi-talist demokrasi/diktatörlük sürsün,aman maazallah işçi devrimi alanolmasın!Örneğin; ABD’de ardışık biçimde
Demokratlar
ile
Cumhuriyetçi-ler
yer değiştirerek hükümet olu-yorlar. Avrupa’da çok arklı değil,sağdan din-iman-Hıristiyanlık-muhaazakârlık-aile değerleri-göçmen işçilere neret pompalayarak gelen hükümetler bir dönem hükümsürüyor. Onlar Berlusconi gibi,Sarkozy gibi iktidarda yıpranmışsa,bu seer onların yerine özgürlük,uzlaşma vb. yumuşak söylemlerleişçi oylarını alıp işçi sınıına yumru-ğu gülümseyerek çakan sol, sosyaldemokrat eğilimli partiler geliyor.Terazinin sağa ya da sola yatmasınabakmayın, değişmeyen ve ortak ke-sen bu terazide tartılanın işçi sını-ının emek gücü olduğu gerçeğidir.Tartan burjuvazi, tartılan işçi sınıı.
Satan burjuvazi, satılan işçi sınıı.
 Oynayan burjuvazi, oyun alanı tümdünya. Oynatılan işçi sınıı, oyna-tıldığı alan tüm dünya. Bize düşenbakiyesi bu terazinin
hep sömürü,hep yoksulluk, hep güvencesiz bir yaşam.
Burjuvazinin hüküm sürmesindebizim ülkemizde son dokuz yıldırişlevli olan bir parti var, adı ma-lum
AKP
. AKP de, işçilerin oyunudiğer sağ partilerin yaptığı gibi aldı.
Dindarlık, mazlumluk, ezilmişlik,halkçı takılmalar, yeri geldi milli- yetçilik 
, yeri geldi
özgürlükçülük 
,giderek 
“hep onlar yedi, biraz dabiz yiyelim”
cilik,
başörtüsü, devletbürokrasisinin, ordunun, elitizmin,Kemalizm’in eleştirisi
, şuna
"oneminute"
, buna
"bi saniye"
… Derkensağlamlaştırdı yerini AKP. AKP siya-sal açıdan sağlamlaştırırken yerini,dünyada ve Türkiye’de değişim tek yanlı olmadı. AKP oyunu küreselölçekte oynadı. Türkiye burjuvazi-si bu dönemde
Türk ve Kürt işçisınıı
nın üzerinden semirmesini ileribir düzeye taşıdı. Türkiye orta-ilerigelişmişlikte bir kapitalist ülke oldu.Erdoğan’ın dediği doğru, Türkiye ilk 20’ye girdi, işçi sınıını başarıyla sö-müren, adı/sözü bu yüzden dünyadageçen ülkelerden biri oldu, bununlaövünebilirsiniz.
Torba yasa “yerel” değil!
Torba yasa “yerel” değil. Ardındankıdem tazminatlarının yarı yarıyakesilmesi var. Bu da durduk yere gel-miyor karşımıza.
Tunus
’ta üniversitediploması olmasına karşın iş bula-mayıp işportacılık yapan, arabasınael konulunca kendini yakan ve birayaklanmanın vesilesi olan genç detesadü değil. Tek de değil.
KPSS
’yikazanamayan öğretmenlerden 21.si geçenlerde intihar etti.
21!
Bu birrakam değil. Tunus’taki gencin adı
Said Bouzizi
idi. Türkiye’deki gencinadı
Ali Kürklü
. Hepsinin bir hayatı vardı, hayalleri, umutları… Kapita-lizmde bunlara yer yokmuş, bunugördük.
Tunus’un da Türkiye’ninde ortak yanı ölen işçileridir, işsizgençleridir.
Tunus, Mısır, Arnavut-luk, Fransa, İngiltere, Yunanistan,Hollanda ve Türkiye. Siyasal rejim-leri, tarihsel ülke geçmişleri arklıarklıdır bu ülkelerin. Ama hepsindeöğrenci eylemleri, emeklilik eylem-leri, işçi eylemleri oldu son aylarda.Latin Amerika, Uzakdoğu Asya, A-rika, Avrupa, Amerika. Hepsi arklıkıtalardır, ama ortaklıkları vardır.
Tüm kıtaları birleştiren işçi sınıı-nın ortak acısı, sevinci, kahreden ve yaratan, satılan ve kullanılan emek gücüdür.
Burjuvazi, kapitalizmin
neoliberalbirikim politikaları
sonucunda,teknolojinin ve üretimin gelişimiyle,mali sermayenin ulusları aşan bü-tünleşmesi ve tahakkümü ile, bununsiyasal geçişi ile, bunun toplumsal/kapitalist yayılmacılığıyla tüm dün-yayı giderek tek bir kıta, tek bir ülke,tek bir sını halinde birleştiriyor. Far-kında mısınız? Tunus taa Arika’dabir ülkeydi eskiden. Şimdi bir işçi-emekçi ayaklanması yaşanıyor orada.Arika dediğin bir garip kıta/ El bilirâlem bilir/ Ki şekli bozulmasın diyeAkdeniz’in/ Hâlâ eskisi gibi çizilir/Haritalarda. Oysa Akdeniz’in de, tümdünyanın da şekli bozulur her işçiayaklanmasıyla.
Yeniden şekil veriremek gücü haritalara.
Atlaslar dadeğişir. Dünya ilk oluşum zamanın-daki gibi giderek tek bir kıta olacak şekilde yaklaşıyor birbirine. Bubütünleşmenin soğumuş kabuğuduremperyalist kapitalizm dediğimiz.Söküp atacak olan kim?Torba yasaya karşı eylemler gaze-temiz yayına girdiği sırada halendevam ediyordu. Sendikaların sem-bolik düzeyde, zorla bir araya geleneylemleri, ne Tunus ve Mısır’daki,ne de Avrupa’daki eylemlerin mi-litanlığını taşımıyordu. Torba yasameclisten geçebilir, ardından kıdemtazminatları kuşa çevrilecek, ardın-dan Anayasa tartışmaları, seçim-ler, Kılıçdaroğlu mu, Erdoğan mıtartışmaları. Burjuvazi ülkemizdehaisenmeyecek bir yönetim dene-yimine sahip. Karşımızdaki düşmanzeki, sadece zor ve baskıyla değil,düşüncelerini bize kendi düşüncele-rimiz gibi kabul ettirme yöntemiylezeki. Bunun araçlarına sahip. Ya biz?
Bizim araçlarımız neler? Bizimörgütlülüklerimiz neler?
Onlarınbizimle mücadele için bir programı var, peki bizim amacımız, bizim güçbiriktirme yöntemlerimiz neler?Türkiye’nin, Kürdistan’ın, Ortadoğu ve Balkanların, Avrupa, Amerika veArika’nın işçi haritasını oluşturmak bu sorulara yanıt oluşturmaktan ge-çer.
İşçi Meclisi’nin amacı budur.

Dünya ilk oluşumzamanındaki gibi giderektek bir kıta olacak şekildeyaklaşıyor birbirine. Bubütünleşmenin soğumuşkabuğudur emperyalistkapitalizm dediğimiz. Söküpatacak olan kim?

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->