Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more ➡
Download
Standard view
Full view
of .
Add note
Save to My Library
Sync to mobile
Look up keyword
Like this
3Activity
×
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Akılcılık

Akılcılık

Ratings: (0)|Views: 706|Likes:
Published by poker

More info:

Published by: poker on Oct 16, 2011
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See More
See less

03/21/2013

pdf

text

original

 
Akılcılık1
Akılcılık
Usculuk
,
Akılcılık
veya
rasyonalizm
olarak da adlandırılan, bilginin doğruluğunun duyum ve deneyimde değildüşüncede ve zihinde temellendirilebileceğini öne süren felsefi görüş.
Tanım ve genel tarihçe
 Akılcılık 
, bilginin kaynağının akıl olduğunu; doğru bilginin ancak akıl ve düşünce ile elde edilebileceği tezinisavunan felsefi yaklaşıma verilen isimdir. Buna göre, kesin ve evrensel bilgilere ancak akıl aracılığıyla vetümdengelimli bir yöntemsel yaklaşımla ulaşılabilir. Dünya hakkındaki mühim olan bilginin sadece deney ötesiyöntemlerle elde edilebileceğini savunur. Akılcılık her bireyin eşit ve değişmez akli ve mantıki ilkelere sahipolduğunun kabulü ile, çeşitli a priori ve apaçık hakikatlerin varolduğunu kabul eder. Son zamanlarda, çeşitlidilbilimcilerin bazı dilbilim kavramları hakkındaki yazıları haricinde,
a priori bilgi
nin varlığı sıklıkla reddedilmiş,kabul edilse dahi etki alanı ve konumu daraltılmıştır.Bu görüşe göre, kesin bilgi örneği matematiktir. Hakikate ve eşyanın bilgisine sadece akıl ile erişilebileceğinisavunur. Bu sebeple akılcılık, deneyciliğin karşıtıdır. Akla karşı yaklaşım pek çok bağlamda dindeki vahiyle yahutetikteki duygu ve hisle karşılaştırılan bir yaklaşımdır. Bununla birlikte felsefede akıl genellikle içgörüyle (içedoğmayla değil) karşılaştırılır.Batı'da akılcı gelenek Elealılar, Pitagorasçılar ve Platon ile (aklın kendine yeterliliği teorisi Yeni-platonculuğun veidealizmin başat temasıdır) başlar (Runes, 263). Aydınlanma'dan beri akılcılık felsefenin hizmetine matematiğinyöntemlerini sunmaya çalışır. Descartes, Leibniz ve Spinoza buna örnek gösterilebilir (Bourke, 263). AkılcılıkAvrupa'da genellikle
kıta felsefesi
olarak bilinir, çünkü İngiltere'de deneycilik daha baskındır. Nitekim Leibniz veSpinoza gibi filozofların düşünceleri, İngiliz deneyci filozoflarınkilerle sık sık karşılaştırılmıştır. Fakat buakılcılık ve deneycilik akımları ile filozofların akılcı ve deneyci fikirleri detaylıca incelendiğinde pek doğru bir eylem veyabakış açısı değildir. Geniş bir bakış açısından bir filozof hem akılcı hem de deneyci olabilir (Lacey, 286
 – 
287). Aşırınoktasında, deneycilik deneyim dışı her türlü bilgiyi reddeder ve her türlü bilginin deneyim ile edinildiğini savunur.Akılcılık ise, aşırı noktada bilginin deneyim ve algı olmaksızın saf akıl ile tamamen ve en iyi şekildeedilnilebileceğini savunur. Yani deneycilik ile akılcılık arasında en temel tartışma (insan) bilgi(si)nin kaynağıdır.Bununla birlikte, bu tüm rasyonalistlerin doğa bilimlerinin deneyimsel bilgi ve algıların yardımı olmadan tamanlamıyla bilinebileceğini öne sürdükleri anlamına gelmez. Aslında çoğu rasyonalist filozof deneyime de en azındanbelirli oranda önem vermiştir ve belirtilen derecede aşırı bir noktada bulunan herhangi bir rasyonalist okul ortayaçıkmamıştır (Hatfield).Felsefî bir okul olarak akılcılık ve içerdiği temel ilkeler 18. yüzyılda büyük bir eleştiriye maruz kalmıştır. Bununlabirlikte bu dönemde de, sayıları az da olsa, akılcılığı savunan filozoflar olmuştur. Örneğin Alman Christian AugustCrusius ve yine Alman Moses Mendelssohn. 18. yüzyıl'da akılcılığa en büyük eleştiri deneyci çevrelerden gelmiştir.Bununla birlikte, örneğin Alman filozof Kant da geleneksel akılcı düşünce okulunu tenkit etmiştir. Kant eleştirel birdeğerlendirmeyle yeni bir rasyonalizm fikrini temelendirmeye yönelir. Rasyonalizm geleneği başlangıcından itibarenele alındiığında karşımıza pek çok farklı türlerde rasyonalizm yorumları ya da yaklaşım biçimiyle karşılaşılır.
Antik Çağ felsefesinde rasyonalizm
 Ana madde: Antik Çağ felsefesi
Rasyonalizm geleneği Elea Okulu ile birlikte başlatılabilir. İlk akılcı filozof Parmanides'tir denilebilir. Ona göreduyumlar değişebilen şeyler olduklarından bilginin temeli olamazlar, aksine aklın değişmeyen ilkeleri bilginin temeliolabilir. Elealı Zenon, hocası Parmanides'in akılcılığını daha ileriye götürmüştür. Duyuların güvenilmezliğinikanıtlayan paradoxlarının ardında rasyonalizm düşüncesi temellendirilir. Platon ise idealar teorisiyle rasyonalizmibelli başlı bir kuram olarak şekillendiren kişi olarak anılır. Platon, rasyonalizmin yöntemsel ilkesi olarak bilinen
 
Akılcılık2tümdengelimli yönteminin de önde isimlerindendir. Ayrıca Aristoteles'ide akılcılığın kurucu isimlerinden biri olarakbelirtmek gerekir.
Kıta felsefesinde akılcı filozoflar
 Ana madde: Kıta felsefesi
Genel anlamda kişinin akılcı olarak adlandırılabilmesi için iki temel noktayı onaylaması ve kabul etmesigerekmektedir, bunlar:"Akılcı sezgi a priori bilgimizin tamamı veya bir kısmının kaynağıdır,
ve
Gerçeğin a priori bilgisi mümkündür" (Cassam, s.45).Elealılar ile başlayan akılcı geleneğin Batı'daki en önemli isimleri Descartes, Spinoza, Malebranche ve Leibniz'dir.Descartes'in metafizik hakkındaki savları ve metafiziksel ilkelerinin sonucu olarak gördüğü dualistik yapıya sahip(akıl-vücut ayrımını barındıran) Kartezyen ruh kavramı Avrupa'daki akılcılık geleneği için çok önemli bir noktayıoluşturmaktadır. Nitekim Descartes'in metafiziğe dair akılcı görüşleri yaygın kabul görmüş ve 17. yüzyılın ikinciyarısında, fiziksel görüşleriyle birlikte bunlar da kitap olarak birçok öğretim merkezinde okutulmuştur. Descartes'ingörüşleri kendisinden sonraki filozofları da büyük oranda etkilemiştir. Nitekim Descartes'in ortaya attığı insanınontolojik dualizmi fikri modern toplumlarda dahi sıklıkla kabul edilen bir savdır.Bir diğer ünlü akılcı filozof Spinoza ise başlarda Descartes'in metafizik savlarını benimsese de, zamanla kendidüşüncelerinin olgunlaşması ve gelişmesiyle birlikte Descartes'in savlarını bırakarak daha farklı bir metafizikselanlayış geliştirmiştir. Kartezyan akıl-vücut dualizmini reddeden Spinoza, Tanrı'nın yaratılmış dünyadan ayrı olarakmevcut olduğu fikrine de karşı çıkmıştır. Ona göre bir tek ebedî varlık vardı. Spinoza'nın bu fikri ve metafizikselaçıklamaları Batı'da panteizm açısından çok önemlidir. Metafiziğe dair savları detaylıca
 Etik 
isimli eserinde yer alır.Ayrıca dinin de akılcı eleştirisini yapmıştır (Hatfield).Kartezyan ruh kavramıyla birlikte Descartes'in metafiziğe dair görüşlerini genel olarak benimseyen Malebranche iseaklî fikirlerin bireysel zihinlerden ziyade, Tanrı'da var olduğu ve Tanrı'nın gerektiğinde insanlara bu bilgileri ilâhî biranlamda sunduğunu öne sürerek Descartes'ten ayrılmıştır.Anılan diğer filozoflar gibi Leibniz de başlarda Descartes'in fikirlerinin takipçisi olmuştur. Bununla birlikte dahasonra Descartes'in fikirlerini reddederek, kendi geliştirdiği metafiziksel fikirleri savunmuştur. Leibniz düşüncesindeTanrı'nın yarattığı dünya bilinçli ve ayrı küçük varlıklardan oluşur. Daha sonra bu varlıklara
monad 
ismini vermiştir(Monadoloji, 1714). Ayrıca Leibniz'in düşüncesinde Tanrı tüm olası dünyalardan en iyisi olarak dünyayı yaratmıştırki burada kastedilen
en iyi
,
mükemmel
,
eksiksiz
anlamındadır. Bu fikir daha sonraları birçok filozof tarafından tenkitedilmiştir.
Kantgil rasyonalizm
 Ana madde: Immanuel Kant 
Rasyonalizm konusunda en temel eleştirileri, kendisi de özgül bir rasyonalist olan Kant'tan gelir.Kant
Saf Aklın Eleştirisi
(1781) isimli eserinde bu noktadaki temel eleştirisini ortaya koymve felsefi ilkelerini açıklamıştır. Hem amprizmin hem de rasyonalizmin felsefi problemleri eleştirel bir şekilde değerlendirilerek Kant felsefesindeaşılmaya çalışıldığı görülür.Bu bakımdan eleştirel felsefe olarak adlandırılan felsefe geleneğinin kurucusu Kant'tır veo bu yolla ampirizmin ve rasyonalizmin yetersizliklerinden kurtulmaya çalışmıştır. Kant insan bilgisinin sınırlarınıve yapısını soruştururken, bir yanda aklın kuramsal statüsünün belirlenmesi ile ilgilenmiş öte yandan da her türdeneyimin kuramsal sınırlarını belirlemeye çalışmıştır. Saf Aklın Eleştirisi'de özellikle
deneyimin zorunlu doğası
nınincelenmesine yönelik kapsamlı bir girişim vardır. A priori ve a posteriori bilginin varlığını kabul eden Kant, bunlarıfarklı bilgi türleri olarak sınıflandırır ve önceki felsefe geleneklerinin yetersizliklerini bu kategoriler eksenindedeğerlendirir.
 
Akılcılık3
Hegelci rasyonalizm
Rasyonalizm geleneği Parmanides'ten Hegel'e uzanan bir gelişim cizgisi gösterir, bu çizgi üzerinde birbirinden çokfarklı akılcılık anlayışlarıyla karşılaşılır. Farklı rasyonalizm tanımlarına rağmen;
doğruluğun ölcüsünü akıl olarak elealmasını
bu felsefe geleneğinin ortak bir öğesi olarak ele alırsak, sözkonusu düşüncenin doruk noktasında Hegel ilekarşılaşılır. Hegelci diyalektik yöntem rasyonalizmin kendi içinde kendini temellendirmesinin bir yöntemi olarakortaya çıkmıştır. Hegel'in ünlü sav sözü, "
Gerçek olan her şey ussal, ussal olan her şey gerçektir 
" değişi, tüm birrasyonalizm geleneğinin en özlü ifadesi olarak görülür.
Aydınlanma ve rasyonalizm
 Ana madde: Aydınlanma Çağı
Aydınlamacılık ilebirlikte akıl ve akılcılık kavramları farklı bir anlam daha kazandı. Felsefî bir vurgudan öte, feodalve dinî müesseseve uygulamalar ilesosyal ve politik uygulamaları akıl ışığında ve aklı baz alarak eleştiren kişilere
rasyonalist 
adı verilmeye başlandı ve bu tip eleştirel yaklaşım da
rasyonalizm
olarak anılmaya başlandı. Burada
 felsefi ilkelerin
aynı zamanda toplumsal düzenlemelerde yeni bir yönelimin kurucu ilkeleri haline gelmesisözkonusudur.Bu anlamda rasyonalizm aklı kurucu ilke olarak benimseyen ve dinsel toplumsal örgütlenmelere karşıakılcı toplumsal düzenlemelerini temel alan yaklaşımları ifade eder.Kant'ın
 Aydınlanma Nedir 
? sorusuna verdiği,"insanın kendi aklını kullanmasıdır" şeklindeki cevabı, akıl'ın aydınlanmacılıkta felsefi bir ilke olduğunugösterir.Buna göre evrensel bir dayanak noktası olan akıl, toplumsal yaşamın herkes icin geçerli olabilecek akılcı birdüzenlemesini mümkün kılabilecektir.
Rasyonalizm içindeki filozof ve düşünürler listesi
FarabiParmanidesElealı ZenonAristotelesIsaac AsimovRené DescartesBenjamin FranklinSigmund FreudRobert A. HeinleinImmanuel KantGottfried LeibnizJohn LockeJim HerrickH. P. LovecraftNicolas MalebrancheThomas PaineThomas HobbesPlatonKarl PopperGene RoddenberryBertrand RussellAbraham KovoorJoseph EdamarukuBarbara SmokerBaruch Spinoza

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->