Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Save to My Library
Look up keyword
Like this
26Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
İlber Ortaylı _ Tarihin Sınırlarına Yolculuk

İlber Ortaylı _ Tarihin Sınırlarına Yolculuk

Ratings:

5.0

(2)
|Views: 1,601 |Likes:
Published by fikretmalkoc

More info:

Published by: fikretmalkoc on Oct 25, 2008
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

05/09/2014

pdf

text

original

 
Ġlber Ortaylı _ Tarihin Sınırlarına Yolculuk
 
ĠLBER ORTAYLI ĠLE
 
Tarihin Sınırlarına Yolculuk
 
Ufuk Kitapları: 14 Tarih dizisi: 6 Ġstanbul 2001
 
Editör: Mustafa Armağan
 
Ufuk Kitapları bir da Yayıncılık ürünüdür. ISBN: 975
-6571-03-9Cumhuriyet Cad. No: 209/4-B
80230 Harbiye, Ġstanbul Tel: 0 (212) 232 17 51ĠLBER ORTAYLI
 
1947 yılında doğdu. Siyasal Bilgiler Fakültesi (1968) ile Dil Tarih CoğrafyaFakültesi Tarih bölümünü bitirdi. Master çalıĢmasını Chicago Ûniversitesi'nde
Prof. Hali
l Ġnalcık ile yaptı. "Tanzimat Sonrası Mahalli Ġdareler" adlı tezi iledoktor (1978), "Osmanlı Ġmparatorluğu'nda Alman Nüfuzu" adlı çalıĢmasıyla dadoçent oldu. Viyana, Berlin, Paris, Princeton, Moskova, Roma, Münih, Strasbourg,
Yanya, Sofya, Kiel, Cambrid
ge, Oxford ve Tunus üniversitelerinde misafir öğretimüyeliği yaptı, seminerler ve konferanslar verdi. Yerli ve yabancı bilimseldergilerde Osmanlı tarihinin 16., 19. yüzyılı ve Rusya tarihi ile ilgilimakaleler yayınladı. 1989 yılından beri Siyasal Bilgiler Fakûltesi'nde tdareTarihi Bilim Dalı BaĢkanı olarak görev yapmaktadır, llber Ortaylı, UluslararasıOsmanlı Etütleri Komitesi yönetim kurulu üyesi ve Avrupa Ġronoloji Cemiyetiüyesidir. YayınlanmıĢ Kitapları: Türkiye îdare Tarihi (1979), Hukuk ve ĠdareAdamı Olarak Kadı (1994), Ġmparatorluğun En Uzun Yüzyılı (1983), istanbul'danSayfalar (1986), Studies On Ottoman Transjormation (1994), Türkiye'deBelediyeciliğin Evrimi (ilhan Tekeli ile birlikte, 1978), Tanzimat'tan SonraMahalli Ġdareler (1974), Türkiye tdare Tarihine GiriĢ (1996), Alman NüfuzundaOsmanlı Ġmparatorluğu (1980). Gelenekten Geleceğe (1982), Osmanlı Aile Yapısı(2000), Osmanlı Ġmparatorluğu Ġktisadi ve Sosyal DeğiĢim: makaleler 1 (2001).
 
llber Ortaylı'nm yayınlarımız arasında çıkan diğer kitapları:
 
Gelenekten Geleceğe (2001), Osmanlı Mirasından Cumhuriyet Tûrfeiyesi'ne (Taha
Akyol ilebirlikte, 2002).
ĠÇĠNDEKĠLER
 
SunuĢ / MustafaArmağan.........................................................................
....................................................6
Efsaneler ve sloganlar arasında bir
tarih...........................................................................7
bir kabuk değiĢtirme dönemi
................................................................................................................ 17
Aslında hepimizTanzimatçıyız...................................................................
...........................................33
Osmanlı mirasını reddetmenin temelinde tarih bilmezlikyatıyor..................39
 Roma
ve Osmanlı
.................................................................................................................................................47
kimlik sınırını tarihçi belirler
.......................................................................................................... 59
Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?
................................................................................................63
Avrupa Birliği veTürkiye...................................................
......................................................................75Tarihten
kaçamayız.......................................................................
....................................................................91
 
Nerede hata
yaptık?....
.................................................................................................................................117
bu bir röportaj olabilir mi?
............................................................................................................. 125
Cumhuriyeti numaralandırmak, eski tepeden
 
inmeci alıĢkanlıklara dayali yeni söylem tarzıdır
.................................................... 133
Osmanlı Ġmparatorluğu tarihte
 
üçüncü roma'dır, bir dördüncüsü de yoktur
................................................................. 147
Osmanlı bizdeyaĢıyor.........................................................................
...................................................... 157
Osmanlı tarihi, bir dünya tarihidir
........................................................................................... 167
Alfabeyi öğrenmeyen roman yazamaz
...................................................................................... 177
SunuĢ
 
Ilber Ortaylı, akademik çevrelerde engin kültürü, eskilerin deyiĢiyle"tebahhuru" ile tanınan bir üniversite hocası iken, özellikle 1999 yılında,Osmanlı Devleti'nin KuruluĢunun 700. Yılı kutlamaları vesilesiyle çeĢitlitoplantılarda yaptığı "konuĢmalar'la Türk toplumuna Ahmet Refik'ten sonra
"ta
rihi sevdiren adam" olma yolunda kararlı adımlarla ilerledi. Sadece geniĢbilgisi olan araĢtırıcı bir tarihçi olarak değil, ĢaĢırtıcı çıkıĢlar yapan birsosyal düĢünür, kültürün bütün lezzetini tatmıĢ bir aydın, çok gezen bir seyyah,hayatı dolu dolu yaĢayan bir yaĢama ustası, Türkiye'yi dünya ile bir bütünolarak düĢünen vizyonu açık bir düĢünce adamıdır kendisi...
 
Ortaylı'mn konuĢmalarını derlemek fikri, onun çeĢitli zaman ve yerlerde, çeĢitliihtiyaçlara binaen sorulmuĢ sorulara verdiği ilginç ve ĢaĢırtıcı cevaplan biraraya toplayarak okuyucuyu, bir yandan tarihin henüz açılmamıĢ katlarını açmaya,öbür yandan da tarihi özgürleĢtirmeye yarayacak sınırları zorlamaya davet etmekarzusundan doğdu.
 
ÇeĢitli yayın organlarında 1992
-
2001 arasında çıkmıĢ olan konuĢmaları kitaphaline getirirken bazı konuĢmaların
 
baĢlıklarını değiĢtirmek, imlalarını ortak bir noktada buluĢturmak ve bazıdeĢifre hatalarını tashih etmekten öte herhangi bir değiĢikliğe gidilmedi.Sadece birkaç konuĢmada, doğrudan doğruya önceki konuĢmalarda tekrarlanmıĢ olanbazı ifadelerin çıkartılmasıyla yetinildi.
 
Ilber Ortaylının kanatlarında tarihin sınırlarına çıkılan bu ilginç yolculuğahoĢgeldiniz!
 
Mustafa Armağan
 
Efsaneler ve sloganlar arasında bir tarih...
 
KONUġAN: MUSTAFA ARMAĞAN
 izlenim. Temmuz-
Ağustos 1996; s.49
-52.
Osmanlı tarihi konusunda Türkiye'de farklı bakıĢlar sözkonu
-
su. Bunları nasıldeğerlendiriyorsunuz?
 
Türkiye'de insanların bir kısmı 'biz Osmanlı değiliz' derken, diğerleri 'Osmanlıbiziz' diyor. Bu tip bir ayrım sakattır ve
 
mümkün değildir. Ben Avusturya'da'Haçlılar ve Habsburglar baĢka, ben baĢkayım' diyen görmedim. Cumhuriyetçiler,MonarĢiye karĢı olanlar, sosyalist olanlar orada da var ama böyle bir görüĢ yok.Bu saçma bir ayrımdır.
 
Osmanlıda kurumlar var. Bakıldığında bunların belirli bir Ģekilde devamlılığınınolduğu görülür. Bu devamlılık araĢtırıldığında, zaten Osmanlı tarihine teknikolarak bakıĢ meselesi halledilmiĢ olacaktır. Bir süreklilik çizgisi üzerine
oturuyoruz.
Diğer önemli bir nokta da Ģu: Ecnebi Osmanlı tarihçisi, tarihe yabancı gözüylebakar. Bu doğrudur. Peki bugünün Türk'ü hangi gözle bakıyor? Bugünün Türk'ünün
 
tarihten bir kopukluğu var. Bu, kültürle alâkalı bir Ģey. O di'i bilmiyor,
kelime hazinesi-
zayıflamıĢ; o dönemin Ģiirini bilmiyor. Biz dedemizlekonuĢmaktan aciziz. Bu, inkılap, kabuk değiĢtirme, uygarlık değiĢtirme değil; bu
bir medeniyetsizlik.
TARĠHĠN SINIRLARINA YOLCULUK
 
Peki bunun kökeni nerede yatıyor?
 
Deniliyor ki: 'Atatürk inkılapları yapıldı, Osmanlıyı reddettik. Harf inkılabınıyaptık, ondan böyle oldu.' Bunda hakikat payı olsa da yeterli bir izah tarzıdeğildir. Bir toplumun bu gibi zecrî tedbirlerle
-
ki bu gibi zecrî tedbirler 50yıldır ortadan kalkmıĢtır
-
50 yıldır ağlaması, sızlaması bir tezaddır. Bizimcevaplamamız gereken sual Ģu: 'Neden bu kadar meraksızız?'
 
Niye bu kadar çabuk pes ettik peki?
 
Pes etmiĢ değiliz, ilgisiz. Sormuyoruz. O kadar okumuĢ
-yaz-
mıĢ adam nedenOsmanlıcayı öğrenmiyor? Çince değil ki bu. Osmanlı Türkiyesinde okuma
-yazma
bilen, 20 milyon nüfus içinde 1 milyon kiĢi
 
idi. Bugün 60 milyonun yarım milyonubile Osmanlıca bilmiyor. Bunun sebebi ne? Imam
-
Hatipliler de Osmanlıca bilmiyor.Bir meraksızlık var. insanlar maziye ilgisiz. Maziye ilgisiz insan olur mu?Hayvandan en büyük farkımız maziye ilgi diyeceksiniz. Doğru,
maziye bu anlamda
merakımız var. Bu çok kolay tatmin edilen bir merak. Mesela "Osmanlı Devletivardı, padiĢahlar çok iyiydi, çok kötüydü, çok âdil bir memleketti veya çokrezil bir memleketti..." MeĢrebine göre, anasının babasının mezhebine göre,siyasî görüĢüne göre çocuğun ağzına birkaç slogan yapıĢtırılıyor ve o meczuba bubütün hayatı boyunca yetiyor. Çocuk yüksek mühendis olabilir, profesör olabilir,tabip, hukukçu olabilir ama, bu ahmakça lafları tekrarlamaktan hiç sıkılmıyor.
Onu garipseyen de yok. Bu toplumdaki tarihe merak, bir Afrika kabilesindeki
insanmkinden daha fazla değil. Bir Ģeyin künhüne inmek, soru sormak, somut delilaramak gibi bir merakımız yok. Bu, çok az insana mahsus bir özellik Türkiye'de.
 
Bu hep böyle miydi acaba?
 
Korkarım biraz metafizik izah olma yolunda ama, çok Türklere özgü bir yapı bu.Ben bunu Sovyetler Birliği'nde gördüm. Bütün yasaklamalara rağmen, Rus her zamanbir delik açmasını bil
-8
EFSANELER VE SLOGANLAR ARASINDA BĠR TARĠH
 
miĢ. ġimdi de sür'atle açmak yolunda. Doğu Avrupa ülkeleri çok daha çabukaraĢtırıyor tabuları, yasakları. Hatta bir takım entel
-
lektüel gruplar partilerizorluyor. Orta Asya Cumhuriyetlerinde böyle bir Ģey yok. Efsaneyle idare edip
gidiyorlar. Kazan'da, Tata-
ristan'da yazılan yeni tarih kitapları va
r.
Alternatif tarih olarak yazılmıĢ. Bir facia; iptidailik kokuyor baĢtan aĢağıya.Demek ki burada bir yapısal durum var. Metafiziğe kaçmaktan korkuyoruz. Bazıekoller bunun doğrudan doğruya dinin yapısından kaynaklandığım ileri sürüyorlar.
Ucuz bir izah.
Bir gerçek var, ama niçin olduğu tam olarak bilinmiyor.AraĢtırılması gerekir. Kısacası, somut kavramlara, bilgilere ihtiyaç duyan birmerak olmadığı için, bizde de Osmanlı tarihine nasıl bakmamız gerektiğine bircevap verilemiyor. Verilen cevapların hepsi
de birbirinden iptidai.
Yani övgüyle sövgü arasında sıkıĢıp kalıyoruz...
 
Resmi tarih dediğimiz de, alternatif tarih dediğimiz de, övgümüz de, sövgûmüzde, ilkelliklerimiz de birbirinden farksız. Hiçbiri somut bilgiye, malzemeyedayanmıyor. Ve böyle bir ihtiyaç hissedilmiyor. Bu son derece enteresan. BenHyde Park'm köĢesinde bir çok insanı bir kova veya bira kasası üzerine çıkıpkonuĢurken gördüm. KonuĢanların hiçbiri Ġngiliz toplumunda seçkin bir yere sahipdeğillerdir. Ama çoğunda temellendirilmiĢ, somut
bilgiye dayanan tarih
konuĢmaları görmüĢümdür. Hatta bizdeki bir sürü aydın bile o düzeyde değildir.Bu çok hassas bir nokta.
 
Türkiye'de okumuĢ zümre efsanelerle ya da hazır sloganlarla, fazla karıĢtırmadanbir takım Ģeyleri yayınlıyor. Bazısı çok iptidai
 
bir biçimde ifade ediyor. Bunasıl değiĢir? Nasıl olur da bu millet dana somuta iner? Somut deliller arayan,ona göre kavramlaĢtınlan bir geçmiĢ merakına nasıl kavuĢabilir7 Bana göre bununçözümü öncelikle iyi bir mantıktan geçer, sonra felsefeye gider. F
iloloji de
halledilmelidir. Bunu yapamadık. Bu memlekette Hümanist lise diye önerilen Ģey,Atatürk Lisesi'nde, Ankara Kız Li
-
sesi'nde bir Latince sınıfı açmak olmuĢtur;
Fen-Edebiyat kolu ya-

Activity (26)

You've already reviewed this. Edit your review.
1 hundred reads
1 thousand reads
Aalfaa Beta liked this
ihramcizade liked this
ok1222 liked this
Köle Murat liked this
Umit Ozturk liked this
afozkalay liked this
kelkor liked this

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->