Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
6Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Anlamanın Kaynağı Olarak Kalp-Ruh-Nefis Üçlüsü Moses Maimonides Örneği

Anlamanın Kaynağı Olarak Kalp-Ruh-Nefis Üçlüsü Moses Maimonides Örneği

Ratings: (0)|Views: 265 |Likes:
Published by mehmet

More info:

Published by: mehmet on Jan 04, 2012
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

12/03/2012

pdf

text

original

 
 
ANLAM[A]’NIN KAYNAĞI OLARAK KALP
-RUH-NEFS [
בל-חור-שפנ
=L
Ȇ
B
-RUAH-NA
FEŞ]ÜÇLÜSÜ: MOSES MAIMONIDES ÖRNEĞİ
i
 
Yrd. Doç. Dr. Mehmet Sait TOPRAK
Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
ÖZET
Bu çalışma, Ortaçağ Yahudi filozoflarından Rambam Moses Maimonides’in (d. 30 Mart1135/ö. 13 Aralık 1204) Felsefe ile Din’i buluşturma ve barıştırma çabasının bir ürünü olanYahudi skolâstiğinin teoloji külliyatı niteliğindeki
 
Delâletü’l 
-Hâirîn
=Moreh Nevukhim [
הרומםיכובנ
Şaşkınlara Kılavuz / Kararsızların Rehberi] adlı eseri özelinde yapılmıştır. Maimonides,‘Kutsal Metn’in literal olarak anlaşılması güçlüğünü,
anlam
’ın ve
anlama
’nın kaynak[lar]ı olan‘kalp
-ruh-
nefs üçlüsü’nün Kutsal Söz’ün alegorik okumasında; sırasıyla
Kalb
’i; aklın
-
dimâğın
merkezi, Ruh
’u; İlahî Esin kaynağı ve
Nefs
’i;
‘Düşünen Ben’ 
 
şeklinde tas
a
rımlaya
rak kendi
anlam[a] ve yorumlama metodolojisini inşâ etmek suretiyle aşmaya çalışmıştır. Araştırma;
ilk 
 olarak,
anlam
’a ve
anlama
’ya öznellik katıp benlik kazandıran, duygusal zekanın ve hissiyâtınmasdarı ve menbaı olan
Kalp,
ikinci 
olarak, Yahudî felsefes
i ve düşününde önemli bir anlamtaşıyan ve Stoalı filozofların “
apospasma tou theu” 
‘Tanrı’nın bir parçası’ diye tanımladı
k
ları
Ruh,
üçüncü
ve
son olarak 
 
da, Maimonides’i büyük çapta etkileyen Aristoteles, İbn Sina veFarabî’nin duygulanım, tasarım ve maksat/kasıtların kaynağı kabul ettikl
eri Nefs,-
İbrancaözgün kullanımları dikkate alınarak
-
, hem Tevrat’ın bu kavramları kullanımı, hem deMaimonides’in onlara dâir yorum ve açıklamaları çerçevesinde yeniden
incelenecektir.
Maimonides’in gerek Sözlü ve Yazılı Tora’ya gerekse de Yahudî geleneğinin oluşturduğu felsefî arkaplana sâdık kalarak, ‘
anlam
’ın ve ‘
anlama
’nın kaynağını açıklamak için kullandığıhermönitik yöntemi, onun, Yahudî kutsal metinlerinin yorumu/yorumlanması veanlaşılması/anlamı üzerinde sarfettiği çabayı gösterir niteliktedir. Te
v
rat’tan hareketle,prototip Adam Kadmon, yaratılan tüm güçleri temsil eden küçük dünya İnsan’ın Tanrı’nınsûreti, görüntüsü ve benzeyişindedir (Nefeş Ahayim 1:1). İnsan’ı [Imitatio/Imago Dei] ol
araktasavvur eden Maimoni
des’e göre, bütün
 
canlılar arasında sadece İnsan, Tanrı gibi düşünme,karar verme ve çözümleme yeteneği ile (özgür) irâde’ye hak kazanmıştır. ‘İrâde etmek’, onagöre, aynı zamanda
‘y 
a
ratmak’ 
tır, yarat
[abil]
m
a
/
[e]
k ise kendinde-
kendisini ifşâ ve ifâde
etmek
tir. İrâde [
izâ erâde şey’en
] ve Söz [
en-yeqûle lehû
] ile (her) şey’i yaratan [
kün fe-yekûn
]
Tanrı, adeta İnsan’ı kendi elleriyle yoğu
r
muştur. Tanrı elleriyle o üçlünün hamurunuyoğuruşunun acısını ve lezzetini, beşerin bed
eninde sûrete bürünerek
anlam
ve
anlama
ile
kendisini bâtın iken zâhir kılmıştır, İnsan’la ya da onun sâyesinde.
 
Anahtar kelimeler
: Moses Maimonides, Anlam, Anlama, Kalp, Ruh, Nefs, L
ȇ
b, Ruah, Nafeş,
Yahudî Felsefesi.[
Lisan
 
olmasaydı insan,
İnsan
 
olmazdı] “Mâ’l
-
insân
 
levlâ’l
-
lisân
” .
 
[Kişi, dili’nin altında saklıdır, giysisinin değil] =
 
“el
-
mer’u mahbû’un tahte
tayyi lisânihi 
taylasânihi 
”. (Hz. Ali).
 
[
תַע ּָ תי ִשאֵר הָוה ְי ת ַאְרִי
]
Yir
ə
’a
 ṯ 
Y
ə
hwâ rē’šî 
 ṯ 
 
dā‘a
 ṯ 
(Tanah 2005, Mişlei 1:7)
 
[
 خ ا سأر
]=Re’sü’l
-hi
kmeti mehâfetu’llah.
(Beyhakî 1985, I, s. 470-471, nu: 742)
‘Asıl Hikmet, Tanrı’ya saygıyladır’
yahut ‘Bilgeliğin ta kendisidir Tanrı korkusu’.
 
 
372 Toprak
GİRİŞ
 
Ruh
’un melek[e]lerini
ii
 
beslenme, duyulanma / duyumsama, irade ve akıl yürütme
iii
,imgelem, arz
u, iştah, düşünme kuvveti
iv
 
olarak düşünen Aristoteles, Sensus Communis’un yanisağd
uyu-melek[es]inin
kalp
te yahut onun yakınında bir yerde olduğunu ifade eder
v
.
Aristoteles’in ruhu sağduyu ya da akl
-
i selim olarak kalbin içinde (in) ya da ya[kı]nında (near
)mütalaa etmesi
vi
, onun bu duyu kuvvetlerinin ortak-
aynı
-birlikte hareket ettiklerini
düşündüğüne bizi sevk eder
vii
. Bu anlamda Maimonides’in Aristoteles’den önemli ölçüdeetkilendiği söyleneb
ilir
viii
. K
alp
,
Ruh
ve
Nefs
’i,
-
tesadüfî olmaksızın
- Moses Maimonides
’in
ix
 
Moreh Nebuchim
(
Delaletü’l
-Hâirin)
’de ard arda bu sırayla incelemesi, onun bu üçlü arasındakiilişk
i
selliği Yazılı ve Sözlü Tevrat metinleri ışığında yorumladığı ve bunlardan da kendi KutsalKitap Hermenönitiğini inşa etme çabasına yöneldiği
 
anlaşılab
ilir
x
. Maimonides’in
Moreh
’teki
şünce derinliği ve etkisi kendisinden sonraki Hristiyan külliyatlarıyla karşılaştırılamaz. Ancak,
bu eserin Orta
çağ Hristiyan düşüncesi üzerindeki etkisi inkâr edilemez. Yahudi Teolog ve
Filozof, Tevrat ile Aristoteles fel
sefesini uzlaştır
a
rak bir senteze ulaşmıştır
xi
.
Maimonides’in
 
Moreh Nebuchim
 
(Delaletü’l
-Hâirin)
adlı eseri özelinde anlam’ın veanlama’nın kaynağı kalp
-ruh-nefs üçlüsünü ele almadan önce, onun
anlam
ve
anlama
’yı nasılanladığını kendi cüml
elerinden takip e
delim. Bilindiği üzere Maimonides’in yaşadığı dönemdeOrtaçağda
bütün mütercimler potansiyel olarak skolâstiklerin
ad verbum
ve
ad sensum
tercüme olarak adlandı
r
dıkları tercüme tarzları arası
n
daki seçimde büyük ihtilaflar yaşadı.Guillaume de Moerbeke’e kadar bu ikili ihtilaf sürmüş ve te
rcümeler bu ikili ekole göre
yapılageldi
xii
. Yahudi dünyasına gelince, Maimonides eserlerini Arapçadan İbra
n
ca’ya çevirenmütercimi Samuel İbn Tibbon’a kelimelerin anlamı’ndan (ve sırasından) ziyade, cüml
enin
anlamı’nı dikkate almasını Eylül 1199 tarihli risâlesinde şu sözleriyle dile get
irir:
“Bir dilden diğerine çeviri yaparken metindeki kelimelerin dizilişini muhafaza ederek literalçeviri yaptıklarını iddia edenler şüphesiz hem çok zorlanır hem de yaptıkları tercümeleri
bozukve güvenilmez olur. Bu
kelimesi kelimesine tercüme çabası ve kelimenin aslını aktarma doğrubir yöntem değildir. Çevirmen, ilkin,
 
baştanbaşa
konunun
 
‘a
n
lam’ını
kavrama
’lı
, sonra o
anlam’ı
çeviri yap
ı
lan dile
mükemmel bir açıklıkla uyarlamalıdır
. Böyle bir çeviri, yakelimelerin di
ziliş sır
a
sını değiştirerek birkaç kelimeyi tek kelimede ya da tek kelimeyi birkaçkelimeyle ifade ederek yahut bazı kavramları kaldırarak (zira çevirisi yapılan dilde o kavram
olmayabilir)
ancak yapılabilir.
[...] Bu yö
ntem, Huneyn bin İshâk’ın Galen’in ve oğlu İshâk’ın daAristoteles’in eserler
ini çevirirken uy
guladıkları yönteme benzer”
xiii
.
Metinden anlaşılan şu ki, Maimonides, hayatta iken İbn Tibbon’a Delaletü’l
-
Hâirin’i
Arap
ça’dan İbranca’ya çevirirken literal bir tercüme yerine, o dilde mecâzî kullanı
m
larınanlam’ı ve onları anlama’yı kolay kılacak bir yöntemi benimsemesini önerir ki, buradaMaimonides, tercümenin sadece bir dilden diğerine kelimelerin aktarımı olmadığı görüşündeolduğunu bi
l
dirir. Maimonides’in söz konusu ettiği metinler çoğunlukla teolojik iç
eriklidir ve
dili alegorik ve semboliktir. Delâletü’l
-
Hâirin’nin neredeyse bütün konularında, özellikleTanrı’nın sıfatl
a
rının bahis konusu edildiği yerlerde, Maimonides’in Ku
tsal Metnin Tefsiri vetercümesine
xiv
 
dair teorisini Hermenötik bir temelle inşa ettiği görülür. O, bu Hermenötiği
dilsel bir metodoloji ve linguistik anlama bilimi olarak uygular
xv
. Hermenötik boyutta,
“yorumlamak” “çevi
r
mek” anlamındadır, Maimonides’de, ya da tersi. Tercüme, yorumlama
süreci
içerisinde “a
n
lamayı sağlama”
xvi
 
amaçlı özel bir türdür. Tercüme sayesinde, yaba
n
cı vekapalı olan şey, bir başkası için aşina ve açık hale gelir. Tercüme, basit mekanik bir eylemolarak yabancı kel
i
melerin eş anlamlısını bulup sıralamaktan ibaret değildir.
Ter
cüme, aynızamanda mütercimin iki farklı dünya arasında kurduğu köprüdür. Zira dilin kendisi zatenoluşturduğu dünyanın uzamlı bir yorum
udur
xvii
.
 
Anlam[a]
n
ı
n Kayna
ğı
Olarak Kalp-Ruh-Nefis Üçlüsü: Moses Maimonides Örne
ğ
i 373
Maimonides’e göre kutsal metinlerde kullanılan dilin nasıl anlaşılması gerektiği
sorunu, gra
matikal olduğu ka
dar teolojik bir mahiyete de sahiptir
xviii
. Maimonides,
Tevrat’ta Tanrı’nın insanî terimlerle yapılan tasvirlerinin açıklanması ve yorumlanmasıgerektiğini savunurken, din dilinin nasıl anlaşılması gerektiği ile ilgili metodunu ortaya
koyar
xix
. Kutsal metinlerin
mecâzî oldukları durumlarda nasıl yorumlanacağı sorusu,Maimonides’te şöyle çözüme kav
u
şur: Kat’î ‘
burhan’ 
 
niteliğindeki bilimsel bir gerçeklik,Sözlü ve Yazılı Tevrat metinlerinin ‘
zâhir 
’iyle (literal anlamına) çelişirse, der Maimonides,
o zaman metindek
i bu çelişki, zârurî ol
arak
‘te’vîl’ 
 
vasıtasıyla giderilmeli
xx
.
O, Tanrı ve sıfatları hakkında zihinlerin açıkça farkına var[a]madığı anlamların
ol
duğunu ve bunların sıradan lafızlarla idrâk ve ifade edilemeyeceğini, bunların te’vîl ve
yorumunun
akıl 
[el-akl] ve
ilahî inâyet 
[el-me
ûnetu’l
-
ilâhiyye]’le yapılabileceğini söyler.Ona göre Tanrı hakkında söylenen ya da ona sıfat yapılan bütün terimler, mantıksal
önermelerdeki yüklemle
re karşılık gelmektedir
xxi
.
Maimonides’in kutsal metinleri
anlama
, yorumlama, t
e’vîl ve çev
i
riye dâir görüş, yaklaşım ve met
odunu özetleyen bu
girişten sonra bildiriye konu ettiğimiz üçlüyü ele alabiliriz.
 
Çalışma üç ana başlık altındasunulacaktır: 1. Anlam[a]’da Kalp, 2. Anlam[a]’da Ruh, 3. A
n
lam[a]’da Nefs.
 
1. ANLAM[A]’DA KALP
Ka
lp, sâdece Yahudî kutsal metinlerinde değil, aynı zamanda diğer dinsel metinlerde
de
 fıkh
[derûnî ve ince anlama],
 fehm
 
[anlayış, kavrama, iç
-anlama], vahyin üzerine
ruhu’l
-
kudüsle nâzil olduğu ‘şey’ [nezele bihî rûhu’l
-emîn
ʻ
alâ
kalb
ike…]
xxii
ve daha pekçok
kavramla eş ve birlikte kullanılır ki, bu da onun
anlama
’nın üst bir fonksiyonuna vâsıtave vesîle olduğu mânâsına gelir. Kelimenin Arapça anlamlarında devrilme, devirme,
döndürme, dönme, çevrilme, evrilme, yönelme, meyletme, ters çevirme gibi mânâlarvar
sa da, kelime, İbranca ‘léb’

 
şeklindedir ki, bu daha çok ‘öz
-
akl’ın kaynağıyla;
şünme, tedebbür, ilhâm, tezekkür, tefekkür ve teemmül’ün merkezi olma hususiyetinevurgu yapmayı ihsâs ettirir
xxiii
. Kalb’in özellikle Maimonides’in lügatinde ilâhî feyzi almamerkezi olduğu açıktır.Şimdi kalbin, anlam ve anlama ile ilişkisine dilsel bazı karînelerle işâret etmeyeçalışalım:
 
1.1. Kalb’in Anlamı ve Anlama:
Arapça
qalb
kelimesi
,
İbranca
léb
ile
 
eşanlamlı ve
bünyesi itibariy
le [qâf] harfi Arapça kelimenin başında
 
olmasının dışında anlam itibariyleaynı olan bir kelimedir
xxiv
. Arapça’daki lüb kelimesi şâibelerden arınmış
saf-
akıl 
 
anlamına
gelir
xxv
. Yunanca
xxvi
 
καρδια
 
kelimesi de aynı anlamda olup, başta
 
Arapça
qalb
ile ilk harfiitibariyle sadece benzerlik gösterir. Yunanc
a kardia’dan türetilen “kardiogn
ȏ
st
ȇ
s”kullanımı, ârîfu’l
-
qulûb yani kalblerin [içinde olanın] ârifi anl
a
mına gelir
xxvii
 
ki, insanınyüreğinde, gönlünde taşıdığı şeyi, ‘iç[teki]
-
anlam’ı bilme demektir. Qalb kelimesinin,literal anlamı yanında mecazî mânâlarla kullanımı daha yaygındır: Yürek, ezberleme
xxviii
,
duygusal akıl ve daha sayısız a
n
lamda. Literal anlamıyla insan vücûdunun en değerli vehayatî organı olması, aynı zamanda onun mecazî anlamda da; duygular, hisler, zihnî 
-rûhî 
hayatın da kaynaklık e
t
mesine bağlı olabilir. Kalp, İnsan’ın İradesi’nin merkezi ve kişinin
karar alma ve vermeye dâir kudretinin de esâs
ıdır
xxix
.
Kalbin anlam’a ve anlama’ya kaynaklık ettiğine dair pek çok dilden örnekler vermek
mümkündür. An
cak araştırmamızın özel konusu buna müsâade etmez.

Activity (6)

You've already reviewed this. Edit your review.
1 thousand reads
1 hundred reads
mmeehhmmeett liked this
Dinbilim liked this
Metin Yıldız liked this
Metin Yıldız liked this

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->