Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Save to My Library
Look up keyword
Like this
2Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Kafkasya Ve Orta Asyada Turkiyenin Bolgesel Politikasi

Kafkasya Ve Orta Asyada Turkiyenin Bolgesel Politikasi

Ratings: (0)|Views: 387|Likes:

More info:

Published by: Demokratik Türkiye on Jan 16, 2012
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

03/24/2013

pdf

text

original

 
15
Dr. Cengiz AKTAR
Bahçeehir Üniversitesi AB Merkezi Bakanı
 
Efe ÇAMAN
Dr., Universität Augsburg (Almanya)Siyaset Bilimi Bölümü
Özet 
Soğuk Savaş’ın sona ermesi ürk dış politikasını hem olumlu hem de olumsuz anlamda etkilemiştir. Avrupa entegrasyonu bağlamında önem kaybına uğra- yan ürkiye bir taratan da SSCB sonrası istikrarsızlaşan bir Avrasya coğraya-sında ciddi güvenlik sorunlarının olduğu bir bölge ile komşu olmuştur. Diğer  yandan özellikle yeni post-Sovyet “ürk” cumhuriyetleriyle ilgili olarak doğan ırsatlar dış politikada ürkiye’ye yeni yönelim olanakları sunmuştur. Soğuk Savaş sonrası dönemde gerek güvenlik sorunları gerekse yeni çıkar ve ırsatlar temelinde ürk karar alıcıları siyasal, stratejik-ekonomik ve kültürel boyut-ları olan yeni bir bölgesel politika geliştirmiştir. Bu makalede yeni Kakasyave Orta Asya bölgesel politikası bağlamında ürkiye’nin yönelim sorunsalı ele alınacaktır.
 Anahtar Kelimeler:
Bölgesel Politika, ürk Cumhuriyetleri, Kakasya, Orta Asya, Dış Politika.
Giriş
T
ürkiye için, Soğuk Savaş’ın sona ermesini Batı ve Orta Avrupa’dakimüttefklerinin aksine salt olumlu bir gelişme olarak nitelendir-mek mümkün değildir. Avrupa kıtasındaki ideolojik bölünme-nin ortadan kalkması, Avrupa entegrasyonu projesine tarihsel bir misyonyükleyerek tarihte ilk kez politik ve ekonomik anlamda birleşik bir Av-rupa yaratma şansını sunarken, güvenlik politikaları anlamında SovyetlerBirliği’nin (SSCB) tarih sahnesinden silinmesi ile ortadan kalkan tehdidinsağladığı önemli bir rahatlamayı da beraberinde getirdi. Her ne kadar Tür-kiye açısından da yayılmacı yönelimli Sovyet gücünün
1
dağılması – hatta
1 Bu konuda bkz. Ernst ennenstedt,
Die türkischen Meerengen im Zweiten Weltkrieg 
, Hamburg, 1981, s. 28.
Kafkasya ve Orta Asya’da Türkiye’nin Yeni Bölgesel Politikası: Dış Politikanın Yönelim Sorunsalı 
 
16
 a  s  y  a  o  s  y  a  s ı  
 0  0  6  , C i   l    t   , S  a  y ı   
Efe Çaman
bu noktada yalnızca ortak Türk-Rus sınırının ortadan kalkmasının bile dışpolitik anlamda büyük bir öneme haiz olduğuna işaret etmeli – olumluolsa da, ardından ortaya çıkan güç boşluğu Türkiye’nin içinde bulunduğubölgede azımsanmayacak derinlikte bir güvenlik boşluğuna neden olmuş-tur. Türk karar alıcıları Soğuk Savaş’ın sona ermesi ile Avrupa Birliği (AB)ve Avrupa güvenliği bağlamında azalan işleve paralel olarak Türkiye’nin Avrupa entegrasyonu bağlamında önem yitirmesini bertara etmeye çalışır-ken, diğer taratan da yeni bölgesel koşullara uygun bir
bölgesel dış politika
 geliştirme hedefni izlemişlerdir.Bu dış politik düalizm uluslararası ve Türk uzmanlarca çeşitli açılardan ark-lı şekillerde değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmelerin başlıca ortak payda-sını Türkiye’nin Soğuk Savaş sonrası dönemde yeni bir potansiyel bölgeselbüyük güç olarak ortaya çıktığı yorumu oluşturmaktadır. 1990’ların ba-şında Avrupa Birliği (AB) bağlamında önem kaybına uğrayan Türkiye’ninyeni Sovyet sonrası coğrayada büyük bir bölgesel aktör ve buna paralelolarak kendi
entegrasyoncu dış politik yönelimini 
kabul ettirme potansiye-line sahip bir güç olma olasılığının bulunduğu fkri ciddi bir biçimde sa-vunulmuştur.
2
Elbette bu Sovyet sonrası bölgelerdeki devletlerin başında,“Türk”
3
dillerinin konuşulduğu Kakasya ve Orta Asya’da bulunan ülkelergelmektedir. Bunlar eski Sovyetler Birliği’ndeki nitelendirmeyle “Birlik Cumhuriyetleri”, 1991’den bu yana ise bağımsız “Türk” cumhuriyetleriolarak nitelendirilen Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan veTürkmenistan olarak sıralanabilir.Entegrasyoncu dış politik konsept yaklaşımını benimseyen Türk karar alıcı-
2 Bkz. Wilred Bredow ve Tomas Jaeger:
Regionale Grossmaechte. Internationale Beziehungen zwischen Globalisi-erung und Zersplitterung 
, Opladen, 1994, s. 109.3 İngilizce ve Almanca kaynaklarda ürkiye’de yaşayan ürkler ile Azerbaycan ve Orta Asya’daki akraba halk-lar için ayrı kayramlar kullanılmaktadır. İngilizcede ürkiye’deki ürkler için
“urkish” 
kavramı kullanılırkenürkiye dışındaki ürk soylular için
“urkic” 
kavramı kullanılmaktadır. Almancada da buna tekabül eden
“ürkisch” 
ve
“urk” 
kavramları kullanılmaktadır. Bu kullanım politik anlamda da ürkiye ürkleri ile ürkiyedışındaki ürk soylu halkları birbirinden ayırmaktadır. ürkiye’de ürk kavramı hem ürkiye’deki ürkler,hem de ürkiye dışındaki ürk soylu halklar için kullanılmaktadır. Bu makalede ürkiye’deki yerleşik kavramdikkate alınarak hem ürkiye ürkleri, hem de Kakasya ve Orta Asyadaki ürk soylu halkları betimlemek içinürk sözcüğü kullanılmakta, ancak ürkiye dışındaki ürk soylular için kullanılan ürk kavramı tırnak içindeyazılmaktadır. Böylelikle ürkler ile ürk soylular arasındaki ark ortaya konmak istenmektedir. Bu konuylaalakalı “algımalalar” boyutu ve dış kültür politikası, aşağıda ayrı bir başlık altında ele alınmaktadır.
 
1 
    A   v   r   a   s   y   a    D   o   s   y   a   s   ı
   2   0   0   6 ,   C   i   l   t   1   2 ,   S  a  y  ı    1
Kafkasya ve Orta Asya’da Türkiye’nin Yeni Bölgesel Politikası: Dış Politikanın Yönelim Sorunsalı
larının algılamaları, gerekse uluslararası akademik ya da devlet adamlarıncayapılan yorumlar özellikle, “Türk dünyası” ve bunun Avrasya coğrayasın-da Türkiye’ye yüklediği yeni rol konusunda hemfkirdir. Örneğin Ame-rikalı devlet adamı Henry Kissinger “Adriyatik’ten Çin’e” kadar uzananbir “Türk dünyası”ndan
4
söz ederken, dönemin Cumhurbaşkanı TurgutÖzal “21. asrın bir Türk asrı” olacağı düşüncesindeydi. Aslında Türk kararalıcıları Türkiye’nin önünde büyük ırsatların olduğu konusunda büyük ölçüde uzlaşmıştı.Soğuk Savaş sonrasında Türk dış politikasındaki en önemli sorunsal,Türkiye’nin
birden azla coğraf bölgeye ait olan ana yönelimiydi.
1990’la-rın başında Avrupa entegrasyonuna dahil olabilme zorlukları yaşayanTürkiye’nin yeni yönelimlerinin ve bunlar arasında en azla tartışılan“Türk” cumhuriyetleri açılımın, II. Dünya Savaşı’nın bitiminden bu yanasüreklilik gösteren Avrupa yöneliminin yerini alabileceği fkri, Türk dışpolitikası çözümlemelerinde sıkça değinilen başat bir yaklaşım olarak kar-şımıza çıkıyor.Bu makalede, yukarıda bahsedilen yaklaşımlar dikkate alınarak, Türkiye’ninKakasya ve Orta Asya politikası yeniden yapılandırma mantığıyla değil,tüme varımcı analitik olarak inceleniyor. Öncelikle Türk karar alıcılarınınbu yeni ilişkilerle neleri hedeeyip hangilerine ulaşabildiği, Soğuk Savaşsonrası ortamda Türkiye’nin dış politik davranışları ve bunların yorumlan-ması, tarihsel mirasın bölge politikalarındaki yeri ve etkisi, bölgeye yönelik politikaların yerleşme sürecinde belirleyici etaplar, ilişkilerdeki kültürel bo-yut, stratejik projeler ile güvenlik konuları yer alıyor.
Ortak Miras ve Tarihsel Süreç
Türk karar alıcıların algılamalarında, Kakasya ve Orta Asya’da bulunan“Türk” kökenli halklara yaklaşımlarının genel ilişkiler içinde özel bir yeresahip olduğunu ileri sürmek yanlış olmaz. Gerçekten de Soğuk Savaş’ın bi-timinden hemen sonra en yoğun uluslararası bağıtsal ve siyasal ilişkiler ağı-nın bu devletler ile kurulması tesadüerle açıklanamaz. Türkler, Kakasya
4 Gün Kut, “Yeni ürk Cumhuriyetleri ve Uluslararası Ortam”,
Bağımsızlığın İlk Yılları. Azerbaycan, Kazakistan,Kırgızistan, Özbekistan, ürkmenistan
, Ankara, .C. Kültür Bakanlığı, 1994, ss. 9-24 ve 13.

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->