Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword or section
Like this
4Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Güllere Sor

Güllere Sor

Ratings: (0)|Views: 451|Likes:
Published by Hazal Güler

More info:

Published by: Hazal Güler on Feb 01, 2012
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

10/22/2012

pdf

text

original

 
 
 
Güllere Sor 
Hiç kimse bir ada değildir, Ne de bütünüyle kendisi.Her insan kıtanın bir parçasıdır,Bütünün bir bölümü.Bir toprak parçası deniz tarafından alıp götürülse,Avrupa azalır.Tıpkı dağlık bir burun gibi,Tıpkı senin veya bir arkadaşının sahip olduğumülk gibi,Bir insanın ölümü de beni azaltır.Çünkü ben insanlığın içindeyim;Öyleyse asla haber gönderip sordurmaÇanlar kimin için çalıyor diye;Onlar senin için çalıyor.- J o h n Done
 Devotions upon Emergent OccasionsMeditation XVII 
ÖNSÖZ
 New York, 1860Onu çöpün içinde buldular. Şans çocuklardan yanaydı;sıçanlar henüz ona ulaşmamıştı. Örtülü piknik sepetininüzerine çoktan tırmanmış olan sıçanların ikisi hasırı çılgınadönmüş bir halde tırmalarken, diğer üçü de jilet keskinliğindekidişleriyle kenarları parçalıyordu. Coşkunluk içindeydiler çünkü tatlı, süt kokan, narin etin kokusunu alıyorlardı.Ara sokak çetenin barınağıydı. Dört çocuktan üçü eski samanladoldurulmuş, tahta kasadan bozma yataklarında derin bir uykudaydı. Bütün geceyi hırsızlık, dolandırıcılık ve kavgaylageçirmişlerdi. Bebeğin çığlıklarını duyamayacak kadar  bitkinlerdi.Douglas onun kurtarıcısı olacaktı. Çetenin dördüncü üyesi,ara sokağın dar ağzında bekçilik görevini yapmak için sırasınıalıyordu. Uzun bir süredir koyu renk kıyafetli bir kadınıizliyordu. Kadın kollarının arasındaki sepetle aceleyle açıklığadoğru gelirken, bekçi diğer çete üyelerini olası bir belayakarşı yumuşak ve alçak bir ıslıkla uyardı, sonra da yamulmuş bir viski fıçısı yığınının arkasındaki saklanma bölgesine çekildi.Kadın kemerli yolda duraksadı, omzunun üstünden sokağadoğru sinsi bir bakış attı, ardından ara sokağın merkezinedoğru koştu. O kadar ani durdu ki etekleri ayak bileklerineçarptı. Sepeti sapından tutup kolunu olabildiğince açarak savurdu ve karşı duvardaki yüksek çöp yığınına doğru attı.Sepet tepeye yakın bir kenara düştü. Kadın kendi kendinemırıldanıyordu. Douglas kelimelerin hiçbirini seçemiyordu,çünkü sepetin içinden gelen ses kadının çıkardığı sesi bastırıyordu.Duyduğu ses bir kedinin miyavlaması gibiydi. Sepeteşöyle bir baktı, dikkati tamamen yabancının üzerindeydi.Kadın apaçık korkuyordu. Douglas, onun pelerininin başlığını
 
alnına doğru çekerken ellerinin titrediğini fark etti. Belkide kadın evcil hayvanından kurtulduğu için kendini suçluhissediyordu. Hayvan muhtemelen yaşlı ve hastaydı, buyüzden artık onu kimse istemiyordu, insanlar böyleler işte,diye düşündü Douglas. Yaşlı ya da genç, kimse tarafından aslarahatsız edilmek istemiyorlardı. Bunun çok fazla derde yolaçtığını tahmin ediyordu Douglas. Kendini kafasını sallarkenve genel olarak ilişkilerin zavallı durumunu, özellikle de kadınınkorkaklığını neredeyse sesli bir şekilde küçümserken buldu. Madem evcil hayvanı istemiyordu, o halde neden hemen başkasına vermemişti ki? Olası bir cevap için kafa yoracak kadar zamanı yoktu, çünkü kadın birden dönüp sokağadoğru koştu. Hiç arkasına bakmadı. Neredeyse köşeye geldiğizaman, Douglas bir ıslık daha çaldı. Bu seferki yüksek vetizdi. Çete üyelerinin en büyüğü olan Adam adındaki kaçak köle, yırtıcı bir hayvanın hızı ve çevikliğiyle ayağa fırladı. Douglasona sepeti işaret etti, sonra da kadının peşinden hareketegeçti. Pelerininin cebinden sarkan zarfı fark etti ve küçük  bir işe başlamanın tam sırası olduğunu düşündü. Neticede o,Market Sokağı'nın on bir yaşındaki en iyi yankesicisiydi.Adam, Douglas'ın gidişini seyrettikten sonra sepeti almak için döndü. Bu kolay bir iş değildi. Sıçanlar armağanlarını bırakmak istemiyorlardı. Adam bir tanesinin kafasına sivri uçlu bir taşla vurdu, iğrenç yaratık sokağa hızla kaçmadan önce tiz bir ses çıkardı. Adam diğer sıçanı da ürkütüp kaçırmak içinmeşaleyi yaktı ve sepetin üzerinde ileri geri salladı. Hepsiningittiğinden emin olduğunda ise sepeti çöpten çıkardı ve hâlâuyumakta olan diğer çete üyelerinin yanına taşıdı.içinden gelen zayıf sesleri duyduğunda neredeyse sepetidüşürüyordu."Travis, Cole, uyanın. Douglas bir şey buldu."Adam yatakların önünden geçip ara sokağın çıkmazınadoğru gitti. Oturup uzun ve sıska bacaklarını kavuşturdu, ardındansepeti yere koydu. Sırtını taş duvara yasladı ve diğer çocukların kendisine katılmasını bekledi.Cole, Adam'ın sağ tarafına oturdu, Travis ise yüksek sesleesneyerek onun sol tarafına çömeldi."Ne buldun patron?" diye sordu Travis uykudan ötürü boğuk çıkan bir sesle.Uç çete üyesi de bir ay önce kaçak köleyi lider pozisyonunaçıkarmıştı. Karara varma aşamasında mantığı da duyguyuda ön planda tutmuşlardı. Adam içlerinde en büyük olandı,neredeyse on dört yaşındaydı, mantıklı fikirler önerir, dolayısıyladiğerlerini yönetirdi. Ayrıca dördünün arasında en akıllıolan da oydu. Bu iki somut sebep dışında ilgi çekici başkasebepler de vardı. Adam her birini ölümden kurtarmak içinkendi hayatını riske atmıştı. Herkesin dikkate aldığı tek komutun"güçlü olanın egemenliği" olduğu New York'un arkasokaklarında önyargıya yer yoktu. Açlık ve şiddet geceninefendileriydi, dahası her ikisi de renk körüydü."Patron?" diye fısıldadı Travis cevap vermesi için onudürterek."Ne olduğunu bilmiyorum," diye cevap verdi Adam.Sepetin içine henüz bakmadığını söyleyecekti ki Colearaya girdi. "O sadece bir sepet," diye mırıldandı. "Tepesinikapalı tutan mandal, içinde gerçek altın olabileceğini düşündürüyor.Sizce?"

Activity (4)

You've already reviewed this. Edit your review.
1 thousand reads
1 hundred reads
Alicem Cice liked this

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->