Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Save to My Library
Look up keyword
Like this
2Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Kelâm İlminin Kozmolojik Boyutları ve Günümüz Kozmolojisi

Kelâm İlminin Kozmolojik Boyutları ve Günümüz Kozmolojisi

Ratings: (0)|Views: 772|Likes:
Published by Mehmet Bulgen

More info:

Published by: Mehmet Bulgen on Feb 02, 2012
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

04/24/2012

pdf

text

original

 
 M.Ü. İlâhiyat Fakültesi Dergisi
 
39 (2010/2), 49-80
Kelâm İlminin Kozmolojik Boyutları
 
ve Günümüz Kozmolojisi
 
Mehmet BULĞEN
*
 
Özet
 
 İnsanoğlu var oluşundan bu güne, içinde yaşadığı fiziksel gerçekliği bir bütün olarak ka
 v-
rama gayreti içinde olmuş, bu doğrultuda evrensel teoriler ve kozmolojik sistemler geliş-tirmeye çalışmıştır. Bununla birlikte fiziksel gerçekliğin “bir bütün olarak”
 
kavranıp ka
 v-
ranamayacağı tartışma konusu olmuştur. Gerçekliğin tek olduğunu iddia ederek Tanrı ileevreni aynîleştiren din ve düşünce sistemleri evrenin ihâta edilemeyeceğini sa
 vunurken;
gerçekliği Tanrı ve evren olmak üzere ikiye ayıran din ve düşünce sistemleri, evrenin ihâtaedilebileceğini, çünkü onun “sonradan”, “sonlu” ve “sınırlı” olduğunu iddia etmişlerdir.Geçtiğimiz yüzyılın başından itibaren fizik ve astronomi biliminin, evrenin oluşumu, gel
i-
şimi ve işleyişini açıklamada önemli mesafeler kat etmesi, şimdiye kadar teoloji ve metaf 
i-
zik eksenli olarak yürütülen tartışmalarda bilimin de dikkate alınmasını gerekli kılmıştır.Bu durum, bir taraftan teolog ve filozofların bilime olan ilgisini arttırırken; diğer taraftanbilimin mebde’ ve meâd itibariyle evreni ihâta
 
etmede karşılaştığı güçlükler, bilim ada
m-
larını teoloji ve metafiziğe yakınlaştırmıştır. Böylece daha önce bir araya gelmesi bile dü-şünülemeyen din, felsefe ve bilim gibi alanlar doğa zemininde buluşmuş; kozmoloji faal
i-
 yeti, içinde evrenle ilgili bilimsel problemlerin yanı sıra, insanlığın anlam arayışına müt
e-
allik meselelerin de tartışıldığı ortak bir zemin haline gelmiştir.Bu çalışma, günümüzde Tanrı’nın varlığı,
 
evrenle ilişkisi, insanın evrendeki yeri gibi m
e-selelerin kozmoloji zemini
üzerinden çözüme kavuşturulmaya çalışılması süreci ile klasikdönem kelâmcılarının sistematik yöntemleri arasındaki benzerliğe dikkat çekmeyi amaç-lamaktadır.
 
 Anahtar Kelimeler:
Tan
rı, Evren, Kelâm, Doğa Teolojisi
, Kozmoloji
Cosmological Aspects of The Science of Kalam and Contemporary Cosmology  Abstract
Human beings have attempted to comprehend the physical reality as a whole since it ex-istence on earth. In this regard, they tried to develop universal theories and cosmologicalsystems. However, the question asking whether the physical reality 
as a whole
can becomprehended has been an issue of debate. While religions and schools of thought thatidentified all reality with God taught that the universe as a whole could not be compre-hended; those that separated God from the universe argued that the universe could becomprehended as a whole due to its spatio-temporal finitude. Since the beginning of thelast century, physics and astronomy have achieved important steps in deciphering theformation, evolution and mechanism of the universe as a whole. That progress made nec-essary to take science into account when discussing the subjects which were previously discussed simply on theological and metaphysical grounds. This important change, onthe one hand, increased the attention of theologians and philosophers to hard science
*
 
M.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, İlâhiyat Anabilim Dalı, Kelâm Bilim Dalı Doktora Öğrencisi.
 
 
50
Mehmet
Bulğen
 
and on the other hand, it made scientists, who could not answer questions concerningthe beginning and the end of universe, become more interested in religion and philoso-phy. Consequently the areas of religion, philosophy and science, which previously werenot imaginable to come together, began to integrate with one another on the ground of explaining nature. Thus for humanity, cosmological research have become a joint enter-prise in searching for meaning as well as dealing with scientific problems.This article draws attention to the relationship between systematical approach of Muta-kallimun in the classical period and contemporary solutions seeking concerning issuessuch as the existence of God, God-universe relationship and place of human race in theuniverse and also in the cosmological context.
Key Words:
God, Universe, Kalam, Theology of Nature, Cosmology 
Giriş:
 
 Yunanc
a ‘kosmos’ (düzen/evren) ve ‘logia’ (bilim) kelimelerinden oluşankozmoloji (evrenbilim) kelimesi bir sözcük olarak ilk defa Christian Wolff’un
(1679-1754)
Cosmologia Generalis
 
(1731) isimli eserinde kullanılmıştır.
1
Wolff 
burada ontoloji, doğal teoloji ve
 
fizikten ayrı, “en temelinden en genelineevreni bir bütün olarak kavrama faaliyeti” teklif etmiştir.
2
Bununla birlikteDavid Hume (1711-
1776) topyekûn evrenin kendisine yönelik bir anlama çab
a-
sının tecrübî (ampirik) bilgiye konu olamayacağını iddia etmiş
,
3
 
sonrasında
Immanuel Kant (1724-1804)
Saf Aklın Eleştirisi
’nde (1781) rasyonel bir kozm
o-lo
 ji yapmanın imkânını reddetmiştir.
4
 
1
Jean-Pierre Luminet,
The Wraparound Universe
, Canada 2008, s. 170.
2
Christian Wolff,
Preliminary Discourse on Philosophy in General 
 
(İngilizce’ye çev. Richard J.
Blackwell), Bobbs-Merrill, Indianapolis 1963, s. 45-
51; ayrıca bk. Milton K. Munitz, “Cosmol
o-
gy” md.,
Encyclopedia of Philosophy
(ed. Donald M. Borchert), MacMillan, USA 2006, II, 556.
3
 
David Hume’a göre deney ve gözlem, olgu ve olayların doğruluğunu test etmede güvenilir tekkaynaktır. Evrenin dışına çıkıp onu gözlemlemek ya da yaratılışına yönelik bir tecrübe hali söz
konusu ol
amayacağına göre kendi dünyamızda algıladığımız olay ve olgulardan hareketle t
o-
pyekûn evrenin kendisi hakkında bir şey söyleyemeyiz. bk. David Hume,
Dialogues Concern-ing Natural Religion
, Edinburg and London 1907, s. 40 vd.
4
 
Kant başlangıçta kendisi de kozmolojiye ilgi duymasına ve bu alana çok önemli katkılardabulunmasına rağmen (örneğin onun
Evrensel Doğa Tarihi ve Gökyüzü Kuramı
 
isimli kitabımeşhurdur), “rasyonel kozmoloji” olarak isimlendirdiği faaliyet alanında ortaya konulan, “E
 v-ren, uzay ve zaman
bakımından sonludur.”, “Bütün, bölünmez atomlardan oluşur.” türündenönermelerin duyumdan gelen yanlarını eksik görür ve söz konusu önermelerin tezlerinin dekarşı tezlerinin de aynı kesinlikle savunulabileceğini iddia eder. Halbuki birbirine zıt ikiönermenin aynı kesinlikte savunulabilmesi tenâkuzdur (antinomi). Kant'a göre sorun, fen
o-
menler ve numenler dünyasının birbirleri ile karıştırılmasından ortaya çıkmaktadır. İnsan aklımümkün tecrübe alanı (fenomenal dünya) hakkında bilgi elde edebilir, ancak bir bütün ol
a-
rak evren tecrübe nesnesi olamayacağından akılsal kavrayışın ötesindedir ve bu nedenle “ra
s-
 yonel kozmoloji” mümkün değildir. Imanuel Kant,
Critique of Pure Reason
 
(İngilizce’ye çev. Werner S. Pluhar), Indianapolis 1996, s. 444 vd.; ayrıca bk. St
ephen Edelston Toulmin,
TheReturn to Cosmology: Postmodern Science and The Theology of Nature
, California 1982, s.3 vd.;
 Veli Urhan, “Kant’ın Bilgi Kuramı ve Sentetik Önermeler”,
Felsefe Dünyası
, sy.: 38, (Ankara2003), s. 3-
20; Akarsu, Ö. & Ural, Ş., “Kant’ın Newtoncu Kozmolojisi ve Modern Yıldız Kur
a-
mının Temellerinin Atılışı”,
 XV. Ulusal Astronomi Kongresi Bildiri Kitabı
 
(Ağustos 2006), İ
s-
tanbul Kültür Üniversitesi Yayınları, sy. 60/1 (2007), s. 55
-60.
 
Kelâm İlminin Kozmolojik Boyutları ve Günümüz Kozmolojisi
 
51
Eşyanın özünü ya da gerçekliğin sınırlarını araştırmanın bilimin işi olam
a-
 yacağının en şiddetli savunucuları ise pozitivistler olmuştur.
5
 
Pozitif Felsefe
 (1844) isimli eserinde Auguste Comte (1798-1857) sonsuza dek gizli kalacak
bilgiye örnek olarak gök cisimlerinin yapısını gösterir. Yıldız ve gezegenlerehiçbir zaman gidilemeyeceğine göre onların kimyasal ve mineralojik bileşi
m-le
ri hakkında da aslâ bilgi sahibi olunamaz.
6
 
Bilimi dar bir alana hasreden ve bilim adamlarını hakikat tutkusundan yoksun bırakan bütün bu eleştirilere rağmen kozmoloji, ilmî çevrelerde kabulgörmüş, örneğin A.E. Taylor (1869
-1945)
 Metafiziğin Unsurları
(1
903) adlıeserinde kozmolojiyi “deneyimlenen fiziksel evrendeki madde, kuvvet, nede
n- 
5
 
Pozitivistler/Mantıkçı Pozitivistler bu konuda yalnız değildirler. Tam karşılarında yer alangelenekçiler de eşyânın özünü ve gerçekliğin boyutlarını araştırmanın bilimin işi olam
a-
 yacağını iddia ederler. Örneğin Seyyid Hüseyin Nasr, bilimsel kozmolojinin gerçekliği kuşat
a-
bilmek için evreni profanlaştırma yoluna gittiğini, halbuki evrenin temel maddesinin kutsalbir tarafının da olduğu, bu itibarla kozmoloji faaliyetinin bilimin değil, metafiziğin yetkialanına girdiğini belirtir. Maddenin özünü anlamaya yönelik parçacık fiziği araştırmalarının,
madde ile
formel maddeyi ayıran sınırdaki ‘belirsizlik’ nedeniyle gerçekleşmesi asla mümkünolmayacak bir hayal olduğunu iddia eden Nasr, bu nedenle günümüz bilimsel kozmolojisininancak bir “sözde kozmoloji” olabileceğini söyler. bk. Seyyed Hossein Nasr,
 Man and Nature:The Spiritual Crisis in Modern Man
, Kazi Publications, Chicago 2007, s. 22 vd.
Kozmoloji sahasında yazdığı kitaplarda “varlığın birliği” ve “tabiatın kutsallığı” gibi görüşlerisistematik bir şekilde dile getiren Nasr,
“İslâm Kozmolojik Öğretilerine
 
Giriş
” isimli kitabınınönsözünde de kelâmcıları, gerçekliği Tanrı
-
âlem olmak üzere ikiye ayırdıkları ve âleme“tenzîh” açısından yaklaşarak tümüyle profanlaştırdıkları gerekçesiyle tepki gösterir; bunedenle Eş’arîliğin kozmolojik öğretilerini çalışmasının kapsamına almayacağını söyler. bk.
Seyyed Hossein Nasr,
 An Introduction to Islamic Cosmological Doctrines,
New York 1993, s. 11;
Burada asıl üzerinde durulması gereken soru, tarihsel açıdan İslâm medeniyetinin hâkimevren tasavvurunu oluşturmuş bir ekolün kozmoloji anlayışını, sebebi ne olursa olsunkapsamına almayan bir çalışmanın “İslâm Kozmolojik Öğretilerine Giriş” adını almayı neölçüde hak ettiğidir.
 
6
Auguste Comte,
The Positive Philosophy
 
(İngilizce’ye çev. Harriet Martineau), New York 2009,
I
, 132; Auguste Comte burada, gök cisimlerinin konum ve hareketlerini inceleme hususundabir sorunun olmadığını söyler. Problem gök cisimlerinin yapıları ve zaman içindeki evrimlerikonusundadır. Bu hususta pozitivistler, evrenbilimciler tarafından kullanılan “bilinmeyenibilinene ircâ” yöntemini yetersiz bulurlar. Onlara göre doğrudan tecrübe ve müşâhede etmekgerekir. Örneğin yeryüzündeki ve güneş sistemindeki bilinen olay ve kanunlardan hareketleuzak galaksilere ya da evrenin ilk anlarına dâir üretilen teori ve senaryoları pozitivistlerspekülatif varsayımlar olarak görürler. Öte yandan, hem pozitivistler hem de onlarınkarşılarında bulunan gelenekçiler, evrenin oluşumu ve gelişimini açıklamada kullanılan “BigBang Teorisi”ni, bir modern zaman efsânesi olarak görmede hemfikirdirler. Biz çalışmamızınilerleyen bölümlerinde, günümüz kozmolojisinin, pozitivizmin dar anlamdaki bilim a
n-
layışına son verdiğini; bilim, din ve felsefeyi doğa zemininde buluşturan bir yapı ortayaçıkardığını ortaya koymaya çalışacağız. Ancak hem teoloji ve metafiziği dışlayanpozitivistlerin, hem de bilimden tamamen bağımsız bir kozmoloji ortaya koymaya çalışangelenekçilerin, bu şekildeki bir yaklaşım tarzına karşı çıkacaklarını belirtmek durumundayız.
bk. Seyyed Hossein Nasr,
 Mand and Nature,
 
s. 22 vd.; Ahmed Yüksel Özemre, “Fizikteki SonKeşifler Pozitivizmi Etkiledi mi?”,
Fiziksel Realite Meselesine Giriş
’in içinde, İstanbul 2005, s.73; a.mlf., “Big Bang Efsanesi”,
Kur’ân
-
ı Kerim ve Tabiat İlimleri: Tenkidi bir Yaklaşım
’ın içinde
 ,
 
 İstanbul 2002, s. 91
-99.

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->