Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Save to My Library
Look up keyword or section
Like this
6Activity

Table Of Contents

0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Soner Yalçın - Bay Pipo

Soner Yalçın - Bay Pipo

Ratings: (0)|Views: 21,700|Likes:
Published by Uğur Sürmeli

More info:

Published by: Uğur Sürmeli on Mar 14, 2012
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

04/08/2013

pdf

text

original

 
Bay PipoBir MiT Görevlisinin Sıradışı Yasamı: Hiram AbasSoner Yalçın/Doğan Yurdakul ÖnsözElinizde tuttuğunuz bu kitap, Türkiye'nin son elli yıllık tarihinin bir bölümünü deyimyerindeyse "büyüteç altına almaya" çalışmaktadır.
 Reis
1
kitabında, devletin kullandığı bir tetikçinin yaşam öyküsünü anlatırken, bir yandanda ona ve onun gibilere ihtiyaç gösteren tarihsel ortamı ortaya koymaya çalışmıştık.şimdi de, aynı olayların başrollerinde yer almış bir istihbaratçının yaşamöyküsüyle bir adım daha ilerliyoruz ve biraz daha merkeze, perde arkasındaki kişilere ve olaylaraulaşmaya çalışıyoruz. Bu anlamda
 Bay
Pipoya,
 Reis'in
bir devamı veya ikinci bölümü dedenebilir.Ulusal Kurtuluş Savaşı'ndaki istihbarat çalışmaları, ülkeyi zapt etmek isteyen emperyalistdüşmanlardan ve onlara teslim olmuş olan padişah çevresinden bilgi toplamak temelindekurulmuştu. Milliydi ve genellikle dış istihbarata yönelikti. Bu sayede halkın hemsaygısını hem de fiilî desteğini yanına almıştı.Ama 19501i yıllara yaklaşıldığında Türk istihbaratçığı bu niteliklerinden uzaklaşmaya başladı.Bir yandan "yabancı gizli servislerle işbirliği" adı altında ulusal kimliğinden uzaklaştı.Öte yandan tek partili dönemin 1 Soner Yalçın/Doğan Yurdakul.
 Reis. Gladio'nun TM Tetikçisi,
Su Yayınları, 11. bastaekimi999. son yularından itibaren her iktidarın kendi "özel istihbarat örgütü" haline getirilmeyeçalışıldı. Siyasî iktidarlar istihbarat Teşkilatı'nı hem parti dışındaki hem de parti içindekimuhaliflerinden bilgi almak için kullanmaya çalıştılar. 19601ı yıllardan sonraki iktidarlar ise bunlara bir de "Silahlı Kuvvetler içinden istihbarat" toplama görevini eklediler. Bütün bu nedenlerle Türk ıstihbarat Teşkilatı, hem yasaları hem de kendi yasasını çiğneyerek,dışarıda paylaşım savaşlarına ve uluslararası tertiplere, içerideyse askeri darbelere, kendivatandaşlarına karşı girişilen operasyonlara, işkencelere, fişlemelere karıştı. Saygıduyulan bir kurum olmak yerine "korku duyulan" bir teşkilat haline geldi.Yaşamöyküsünü anlattığımız istihbaratçının karakteri bu ortama çok uygun düşüyordu.Onu övenler de, yerenler de, "Maceracı, atak, çifte tabanca taşıyan, attığını vuran, sıcak çatışmaya girmekten kaçınmayan" bir kişiliği olduğunu anlatıyorlardı. Hatta ona "Türk James Bond'u" diyenler bile vardı.Başka bir özelliği ise hiç elinden düşmeyen piposuydu. Belindeki veya koltukaltındakitabanca dışında her zaman bir veya iki piposu olurdu cebinde. Hem evinde hem de işye-rinde pipo koleksiyonu vardı. Kendisinin belki haberi yoktu ama, arkadaşları bu yüzdenona "Bay Pipo" diyorlardı. Lise çağlarında başladığı pipo merakı ölünceye kadar sürdü.Öldürüldüğünde bile, .yanı başındaydı piposu,Bir istihbarat elemanının bilgileri değerlendirip, tahlil yaparak sonuca varan "sıkıcı"çalışması yerine, her zaman "hareketli" olmayı yeğleyen bir kişiliği vardı. Bu yüzden her zaman kendi maceracı kişiliğine uygun bir istihbarat örgütünün başında olmayıarzulamıştı; "CIA gibi, Mossad gibi operasyonlar yapan, vurucu bir istihbarat örgütü!"Bu amacına ulaşmak için örgüt içinde yükselmeye çalışırken, teşkilatı yasal çizgidetutmaya çalışan yönetimlere ters düştü, "iyi anlaştığı" yöneticilerle bir olup, amaçlarının
 
çeliştiği kişilere karşı -çoğu zaman gizli- çatışmalara girdi. O çatışmalar açığa çıkınca dayakın tarihimizde iyi bilinen "skandallar" patlak verdi. Onun otuz yılı aşkın meslek yaşa-mını incelerken, istihbarat örgütünün yasadışı uygulamalarının tarihiyle tıpatıpörtüştüğünü gördük. Bu tür uygulamalardan hangisinin derinlerine dalmaya kalksak,orada onun da ayak izlerine rastladık. Neden bu istihbaratçının yaşamöyküsünüanlatmaya karar verdiğimiz sorusunun yanıtı da, ulaştığımız bu sonuçlarda yatmaktadır.
 Reis'te
yaptığımız çalışmaya bağlı kalarak, tümden gelim değil, tüme vanm yönteminikullandık. Yani "önceden doğru" kabul edilen bir düşünceden yola çıkarak olayları ince-lemek yerine, olayları ve aralarındaki bağlantıları inceleyerek bunlardan sonuçlar çıkarmaya çalıştık. Su götürmez bir gerçekliğe ulaştığımızı düşündüğümüz yerlerde bunları kesin bir dille açıklamaktan kaçınmadık. Sonuca varamadığımız, kanıtlardanemin olamadığımız durumlarda ise olguları ve iddiaları sıralayarak, yargıyı okuyucuyaveya başka araştırmacılara bıraktık.Bir gözlemimizi burada bir kez daha vurgulamak istiyoruz: "herkesin bir parçasını bildiği" olgular, bir sistem dahilinde bir araya getirildiği zaman gerçeğin tamamı daha iyiaydınlanmış oluyor.şimdi aynı şeyi bir kez daha yapıyoruz: çoğu mahkeme dosyalarında, resmî belge veraporlarda, arşivlerde, gazete sayfalarında, TV programlarında görülmüş ve duyulmuş bir yığın olguyu, bir sistem içinde analiz yaparak, bir araya getirip okuyucuya yenidensunuyoruz. Ortaya çıkan sonuca Türk istihbaratının "resmî olmayan tarihi" ya da"alternatif tarihi" de diyebilirsiniz. Adına ne derseniz deyin, yaptığımız çalışma, tarihintozlu sayfalarında unutulmaya terk edilmiş gerçekleri araştırıp, bulup, kronolojik bir sistem içinde okuyucuya sunma çalışmasıdır.Bu çalışma uzun bir dönemi kapsamaktadır.
 Bay
Pipoya Soner Yalçın 1990 yılında başladı, 1997 yılından itibaren Doğan Yurdakul dahil oldu. Bu süreç içinde bizlereyardımcı olanlara teşekkür ederiz...Soner Yalçın / Doğan Yurdakul ıstanbul, eylül 1999 Eski bir ıngiliz geleneğiydi; soylu ailelerin erkek çocuklarına, delikanlılık çağınageldiklerinde bir kılıç
ve
bir pipo takımı hediye edilirdi.Hediye edilen pipo takımı, soylu çocuk doğduğu gün bir uşağa verilir ve onunkullanması istenirdi. Amaç, yıllarca uşak tarafından kullanılan pipoların, ısırgan otutadından kurtulup, zehiri özümseme yeteneğini geliştirmesiydi. Çocuk büyüyene kadar  pipolar, sağlıklı bir içime hazırlanmış olurdu. Pipo kullanma yaşına gelen asilzadenindelikanlı oğlu da böylece hiç emek harcamadan iyi bir pipo takımının sahibi olurdu...26 eylül 1990.Saat 06.00 sulan...Yatak odası güneş görmüyordu. Buna rağmen pervazları dökülmüş pencere, kalın kadife perdelerle sıkı sıkıya kapatılmıştı...Yine erken uyanmıştı. Yıllardır hasretti uykuya. Ama çok istediği halde öyle doyasıyauyuyamıyordu. Boğazındaki eski kurşun yarası uyku sırasında nefes alıp vermesinizorlaştırıyor uzun süre uyumasına izin vermiyordu...Karanlığa rağmen, alışkanlıkla karyolanın başucundaki komodinin üzerinden, piposunauzandı.Birkaç yıldır âdet edinmişti; sabah uyanınca yataktan hemen kalkmıyor, boş piposu
 
ağzında sırtüstü yatıp, iki elinin parmaklarını birbirine kenetliyor, gözlerini tavandaki bir noktaya kilitleyip, dakikalarca düşünüyordu...Düşünceleri son günlerde sadece bir tek konuya odaklanmıştı: Körfez'de savaş çıkacak mı?..Aklına yine Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a gönderdiği son rapor takıldı...Millî istihbarat Teşkilatından ayrıldıktan sonra Turgut Ozal'la ilişkisini kesmemişti. Onunistediği konular ve olaylar hakkında analizler yapıp, değerlendirme raporları yazarak Çankaya Köşkü'ne gönderiyordu...Ama son gönderdiği raporun üzerinden 34 gün geçmişti. Köşk'ten henüz kimse arayıpteşekkür bile etmemişti. "Hadi Cumhurbaşkanı Özal'ın işleri bugünlerde oldukçayoğundu, ama en azından danışmanlarından biri arayabilirdi" diye söylendi kendikendine. Zaten son bir haftadır Özal, Amerika'daydı. O nedenle fazla üzerinde durmadı.Ayaklarını indirip yatağın kenarına oturdu. El yordamıyla özel nemlendirici porselenkutudan bir miktar tütün alıp, pipoya yerleştirdi. Pipo karıştırıcısını aramaya üşendi.Tütünü başparmağıyla bastırdı.Yaktığı kibritin zayıf alevi, başucunda asılı duran tablonun eskimiş çerçevesiniaydınlattı...iki nefes çektiği pipoyu komodinin üzerine bıraktı.Yataktan kalktı, pencereye gidip, kalın kadife perdeleri aralayarak dışarıya baktı.Kimseler görünmüyordu, sokağa sessizlik sinmişti.ıstanbul sıcak havalan geride bırakan bir güne hazırlanıyordu. ıki gündür yağan yağmur,o gün yerini az da olsa güneşli bir havaya bırakmıştı. "Çıkarken pardösümü yanımaalsam mı?" diye düşündü.Banyoya geçti.Aynada kendini seyretti; saçlarını gençliğinde bile uzatmamış, sürekli kısa kestirmişti.Kırlaşmış bıyıklan ise hep seyrekti.Orta boyluydu, ama 58 yaşına rağmen güçlü bir fizik yapısı vardı.Evleri iki oda bir salondan ibaretti. Annesi Roksan Hairan'ın hediyesiydi.Evlendiklerinde, annesi aynı apartmanda kiralık bir daireye çıkıp, evini "rahat etsinler"diye oğlu ile gelinine bırakmıştı.şofbeni yaktı: Alelacele soyunup kendini sıcak suyun altına attı. Vücudunu sabunlarken,kanlı bölgesinin yağlandığını düşündü. "Yürüyüşleri ihmal ediyorum" diye mırıldandıkendi kendine. "Olsun" diye düşündü, "insanlar beni hâlâ iki yıl önceki fotoğraflarımlatanıyorlar." 1988'in haziranında üç gün süren röportajı çıkmıştı
Sabah
gazetesinde. Poz davermemişti ama sportmen görünüşlü ve yakışıklı bulmuştu kendini o fotoğraflarda. Negünlerdi'..Eşi Gülsen ondan önce kalkmış, mutfakta kahvaltıyı hazırlamaya başlamıştı.Çocukları Cengiz ve Cenan evlenip, çoluk çocuğa karışmışlardı.Karıkoca baş başa kalmışlardı.Ama oğlu Cengiz'i hemen her gün görüyordu, çünkü ay-, m şirkette çalışıyorlardı...Üstünde bornozuyla geçti mutfağa. Kahvaltı yapmayı seven biri değildi. Çay içerken bir dilim ekmekle peynir yedi.Yatak odasına döndü, piposunu alıp geri geldi. Yeniden yaktı. Çayını bitirdikten sonramasadan kalkıp salona geçti...Koltukların hemen hepsi eskiydi. Gelen misafirler de evdeki eşyaların eski olmasını ilk görüşte yadırgıyorlardı. Sonra alışıyorlardı. Kimi bu mobilyaların eskiliğini, "Eski eşyaseviyorlar" diye yorumluyor; kimi "ekonomik durumlarının elverişsizliğine" yoruyor;kimi de "kasten, haklarında dedikodu çıkmasın" diye değiştirmediklerini iddia

Activity (6)

You've already reviewed this. Edit your review.
1 hundred reads
Davut Sari liked this
maskican liked this
Orhun Akbal liked this
tankut_beygu liked this
Saim Engin liked this

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->