Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
2Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
gelenbevi vahdeti vucut

gelenbevi vahdeti vucut

Ratings: (0)|Views: 34 |Likes:
Published by sehirsufisi

More info:

Categories:Topics, Art & Design
Published by: sehirsufisi on Jun 11, 2012
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

05/06/2013

pdf

text

original

 
Tasavvuf |
İlmî ve Akademik Araştırma Dergisi (İbnü’l
-
Arabî Özel Sayısı
-
2), [2009], sayı: 23, ss. 241
-255.
Tasavvuf |
İlmî ve Akademik Araştırma Dergisi (İbnü’l
-
Arabî Özel Sayısı
-
2), yıl: 10 [2009], sayı: 23
 
18
. YÜZYIL OSMANLI KELÂMCI VE MANTIKÇISI
 
İSMÂİLGELENBEVÎ’NİN VARLIK
 
NAZARİYESİ
 (VAHDET-
İ VÜCÛD SAVUNMASI)
 
Rifat OKUDAN
 
Ö
zet18.
Yüzyıl Osmanlı Kelâmcı ve Mantıkçısı İsmâil Gelenbevî’nin Varlık Nazariyesi
(Vahdet-i
Vücûd Savunması
)
XVIII. Yüzyılda yaşamış büyük bir Osmanlı alimi olarak Gelenbevî Kelam ve Mantıkta olan ku
v-
vet ve ihatasını eserlerinde çok açık bir şekilde gösterirken, açıklamalarında
da sebep-
sonuçilişkisine
dayanarak
görüşlerini ortaya koyar.
 
Varlık konusunda ise Gelenbevî’ye göre Vücûd,zâtıyla mevcûd olanın vücûdunun aynından başkası değildir. Ona göre O Vücûd, yani AllahTeâlâ, Zâtı’nın hakîkatinde adedlenme ve parçalanma imkanı olmayan, Zâtı’yla kâim, başkasın
a
ârız olmaktan veya başkasında
 
hulûl etmekten yahut başkasına mahal olmaktan münezzehhakîkî cüz’îdir.
 
Anahtar kelimeler:
 
Gelenbevî İsmâil, Vâcibu’l
-
Vücûd, vücûd, vahdet
-
i vücûd
.
Abstract
The Theory of existence of İsmail K
alanbawi who is the Ottoman scholar of theword(kalam) and the logic in 18
th
century (defense of unity of being/wahdat alwujud
Kalanbawi as a powerful Ottoman scholar lived in 18
th
century clearly shows his potency andhaving a thorough knowledge of the Word (Kalam) and the Logic in his works and proves hisopinions based on the relationship between reason and result in his explanations. In terms of existence, Kalanbawi believes that the Existence (: Wujud) is not other than the existence of self whose existence by his own Essence. In his view, this existence, namely, Allah, is
al- juz 
’iyyu’l 
-haqiqiyyu
(the True Partial) that the
quantitability 
is impossible to think for the truthof His Essence and it is also impossible to be broken up at the truth in His Essence, and He iskept aloof from being any movables or incarnating other or being a place for others to incar-nate.
Key words:
Kalanbawi Ismail, Existence necessarily, existence, unity of being.
 
Doç. Dr., Süleyman Demirel Ü. İlahiyat Fakültesi.
 
 
242
|
Doç. Dr. Rifat OKUDAN
 
Tasavvuf |
İlmî ve Akademik Araştırma Dergisi (İbnü’l
-
Arabî Özel Sayısı
-
2), yıl: 10 [2009], sayı: 23
 
Düşünce tarihinin en önemli tartışmaları varlık nazariyesi üzerinde geliş-miştir. Varlık hakkında ilk dönemlerden itibaren bütün filozoflar fikir yürü
t-
tükleri gibi, İslam Düşünce Tarihinde
 
Müslüman filozoflar ve kelamcılar
da
 bu konuda tartışmışlardır. Kelamcılar ve filozoflar tartışmalarda akıl ve aklî istidlal metodu olarak Aristoteles’in
Kategoriler
’indeki mantık kura
l
larınıkullanmışlardır. Sûfiler olarak bilinen ve kalbî keşf ve vicdânî müşahadeyikullananlar da varlık konusunda kendi müşahadelerini ve keşflerini dilegetirmişlerdir. Sûfilerin varlık (: vücûd) konusunda dile getirdiklerimüşahadelerinden biri de ilk defa Muhyiddîn İbn Arabî’nin
 
(ö.638/1240)
 
sistemleştirdiği vahdet
-
i vücûd (: varlığın birliği) nazariyesidir.
I. GELENBEVÎ’YE GÖRE
VARLIK
XVIII. Yüzyılda yaşayan İsmâil Gelenbevî, varlık konusunda görüşler ilerisüren Osmanlı kelamcı ve mantıkçısıdır. Kelamcı olarak varlık hakkındakigörüşlerini klasik mantık kuralları çerçevesinde nazar ve istidlâl yolunukullanarak açıklayan Gelenbevî, sûfilerin keşfî ve zevkî idrak vemüşahadelerinin ifadeleri olan vahdet
-
i vücûd hakkındaki görüşlerini isbataçalıştığı müstakil risâlesinde de bu metodu kullanmıştır.
 
‚Varlığın birliği‛ diye Türkçeleştirdiğimiz ‚vahdet
-
i vücûd‛ tabirinin
 
İsmâil Gelenbevî tarafından nasıl açıklandığına ve bu tabirin ifade ettiğimananın
 
hakîkatinin ona göre ne olduğuna geçmeden önce vücûd
 
(: varlık)
 ha
kkındaki düşüncelerini ortaya koymak
 
faydalı olacaktır.
 
A. Gelenbevî’nin Vücûda Verdiği Mana
 
Gelenbevî’nin bu konudaki görüşle
rini
açıklarken
 
onun Esîruddin Mufaddal bin Ömer el
-
Ebherî’nin (ö.
663/1264)
Hidâyetu’l
-Hikme
 
adlı eserine Kâdî Mîrdiye tanınan Hüseyin b. Muîniddîn el
-
Meybezî (ö.870/1466) tarafından yapı-
lan
Şerhun alâ Hidâyeti’l
-Hikme
 
diye bilinen şerhinden bir bölümü üz
erine
yazdığı
Risaletun fî’l
-
Vahdeti’l
-
Vücûd
 
adlı eserini esas aldık.Kelam ve mantık ilimlerinde olan kuvvet ve ihatası eserlerinde görülenGelenbevî, yukarıda adı geçen eserinde üslup olarak kelamcıların mantıkkadiyyelerine dayanan istidlal yöntemini kullanmaktadır. Açıklamalarında
sebeb -
sonuç ilişkisine ve münazara esaslarına dayanarak deliller getirenGelenbevî’ye göre Vücûd, Zâtıyla mevcûd olanın
V
ücûdu’nun aynından
 
18.
Yüzyıl Osmanlı Kelâmcı ve Mantıkçısı İsmâil Gelenbevî’nin Varlık Nazariyesi
 
|
243
Tasavvuf |
İlmî ve Akademik Araştırma Dergisi (İbnü’l
-Ar
abî Özel Sayısı
-
2), yıl: 10 [2009], sayı: 23
 
 başkası değildir
.
1
 
Ona göre, Zâtıyla
 
kâim olanın başka şeylerle ârız olmasının muhâl ol
u-
şu bedîhîdir. Aynı şekilde kendisine ârız olacak şeyleri gerektirmesindendolayı başka vücûd da olamaz. Bu nedenle mümkin olan
 
mâhiyet
lerin,
Zâtıyla kâim olan Vücûdun hazretine (mertebesine) mahsus olannisbetlerinden başka, mevcûd olm
a
larının hiçbir manası yoktur. Bu
 
intisâb
 
ve bağlılık da çeşitli yönlere binaendir. Bundan dolayı bu müntesib işleri, zâtve sıfatları derece derece olarak görürüz
.
2
Bu nisbet, yani b
ağlılıktan bir ç
e-
şidi nedeniyle mâhiyetlerine muttali olamıyoruz. Çünkü ma’dumu,vücûdiyyetinin kıyâmı olmayan mevcûd kılan bu bağlılık
tan (: tealluk) bir
çeşidi olan nisbet, gerçekte
 
hakîkati olmayandır, aklın ötesindedir. Ve yine bu nisbet; yine aklın ötesinde olduğu için
 
hakîkatine muttali olamadığımıztecellilerle mümkin
 
mâhiyetler için
meydana geliyor.
3
 
Burada iki görüşü zikretmek gerekir. Kelamcılara ve filozoflara görevücûd
 
mâhiyet
 
ve hakîkatlere ârız olur,
 
mâhiyetler ve hakîkatler edilgenolarak ârız olunanlardır. Muhakkik sûfilere göre ise vücûd ârız olunan,mukayyed mevcûdlar da tealluk ve nisbetleri hasebiyle ârız olanlardır. Buiki görüş arasında oldukça büyük bir fark vardır. İşte bu yüzden kelamcılarve filozoflar mutlak vücûdun hariçte vücûdu
 
olmadığı, varlığının –ferdlerinde bulunan genel küllî bir durum olduğu için
-
zihnî olduğu görü-şündedirler. İrfân ehli sûfîler ise mutlak vücûdun mevcûd olduğu ve her nekadar itibârî olarak mümkin olsa da, hakîkatte ondan başkasının aslavücûdunun olmadığı görüşündedirler. Aslında kelamcılara ve filozoflaravücûd hakkındaki bu görüşlerind
e itiraz edilen nokta
mutlak vücûd ha
k-
kındaki çelişkileridir. Çünkü
onlar
mutlak vücûdu hem mutlak ademin (
:
mutlak yokluk) zıddı olarak, hem bütün vücûdlar için inkisam edilmiş ol
a-rak, hem hayr-
ı mahz olarak, bir olarak, zıddı ve benzeri olmayan olarak
ni
telerler, hem de ‘o (mutlak vücûd) hariçte ma’dûmdur (
:
yoktur)’ derler.
 
Gelenbevî Allah Teâlâ’nın Vâcibu’l
-
Vücûd olduğunu söyler. Bu Allah
Te
âlâ’nın gayriyle, yani başkasıyla değil Zâtı’yla
 
kâim olmasındandır. Aynızamanda O, kendisine başka sebeblerin
 
ârız olmasından da münezzehtir, berîdir
.
4
 
O Vücû
d, yani Hakk
Teâlâ
 ,
Zâtı’nın
 
hakîkat
inde adedlenme ve par-
çalanma imkanı olmayan, Zâtı’yla kâim, başkasına ârız olmaktan veya baş-
 
1
İsmâîl Gelenbevî,
Risaletun fi Vahdeti’l
-
Vücûd,
 
Süleymaniye Ktb., Esad Efendi, no: 3502, vr.
2a.2
Gelenbevî,
Ri
saletun fi Vahdeti’l
-
Vücûd,
vr. 2a-2b.3
Gelenbevî,
Risaletun fi Vahdeti’l
-
Vücûd,
vr. 3a.4
 Aynı yer.
 

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->