Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more
Download
Standard view
Full view
of .
Look up keyword
Like this
7Activity
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Teşbih ve Tenzih 01

Teşbih ve Tenzih 01

Ratings: (0)|Views: 83|Likes:
Published by Fatih Usakli
tenzih teşbih
tenzih teşbih

More info:

Published by: Fatih Usakli on Jun 27, 2012
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

08/20/2012

pdf

text

original

 
Teşbihte Tenzih Tenzihte Teşbih/Aşkın Şeriatı
Yüce Allah hizmet eder; hizmetçi değil..Sende biliyor; sen bil diye..Bilmediğinden değil..* * *O'na Aşık Aşkının şiddetinden Teşbihe düştüO'na Aşık Aşkına Vefasından Tenzihe düştüHangi kitapta yazdı böyle Aşk ve Aşık olunan! Nerde görülmüş böyle Aşıklar söyle O Allah Aşkına!Ya Sevgilinin hangisi daha Aşık?Kimi Tenzihe kimi Teşbihe düştüHepsi de Aşkından helak oldu gittihttp://jonasclean.blogspot.com/2009/12/tesbihte-tenzih-tenzihte-tesbihaskn.html 
Teşbihte Tenzih..Tenzhite Teşbih...
Teşbihte hata olmasın..Annenin cenine müzik dinletmesi misali diyelim..Anne müzisyen değildir..Ve hep Annekalır..Çocuğuna bir fayda olsun diye dinletir..Çocuk da hep o Annenin çocuğu kalır..Teşbihte Tenzih..Tenzihte Teşbih...Biraz daha açarsak..Teşbihte hata olmasın..Annenin cenine müzik dinletmesi misali..Anne müzik değildir..Ve hep Anne kalır..Cenin onumüzik zannedebilir..Anne çocuğuna bir fayda olsun diye dinletir..Cenin oradan başka bir aleme doğup büyüyüpileride müzisyen olsa bile..Hep o Annenin çocuğudur...Müziğin değil..Tenzihte Teşbih...Teşbihte Tenzih..http://jonasclean.blogspot.com/2009/11/tesbihte-tenzihtenzhite-tesbih.html************************************************
Kamil İnsan'ın Alemi O'dur !
Sığın O'na. Zaman'dan gel de An'a; Sıyrıl Oluş'dan.Yaratışını durdurabilecek yoktur.Haram'lar için sürüneceğine, O'nun gösterdiği Yol'da Nefsinle Mücadele et.Yasaklar, Haramlar başlangıçta Tatlı gelir Nefsine !"Azabettimduymaz" olma !İnsan'ın bok içinde yüzmesini isteseydi Domuz gibi yaratırdı.Dünya Ahırına Razı olma !Kamil İnsan'ın Alemi O'dur !http://jonasclean.blogspot.com/2011/11/kamil-insann-alemi-odur.html
 
>>Allah'ın tarikatı<<
"Biz, tek cümleden fikre karşı çıkıyoruz. Çünkü fikir, karışıklık ve doğruluktan uzaklaşma şeklinde sonuç verir.Geride tek şey kalıyor, o da ilme ancak keşif ve varlık yoluyla ulaşılmasıdır. Fikirle meşgul olmak perdedir. Bizden başkaları buna karşı çıkar. Ama >>Allah'ın tarikatının ehli<< olanlardan hiç kimse buna karşı çıkmaz. Tersine karşıçıkanlar, hallerle ilgili zevkleri olmayan şekil ulemasından oluşan nazar ve istidlal ehli olanlardır. Eğer Eflatun-iilahi gibi filozoflarınkine benzer hal zevkleri olsaydı, böyle davranmazlardı. Eflatun gibiler ise pek nadirdirler. Onunda tıpkı keşif ve vücut ehlinin çıkış yerine benzer bir çıkış yerinden hareket ettiğini görürsün. Müslümanlar içindeondan hoşlanmayanların bu tutumlarının nedeni, felsefeye nispet edilmiş olmasıdır. Çünkü bu Müslümanlar felsefekelimesinin anlamını bilmiyorlar. Hukema, gerçek anlamda Allah'ı bilen, şeyleri ve bu bilinen şeylerin menzillerinikavrayan kimselerdir (…) Filozofun anlamı "hikmeti seven" demektir. Çünkü "sofiya" Yunancada hikmet demektir."Filo" ise sevgi demektir. Dolayısıyla felsefenin anlamı, hikmet sevgisidir. Aklı olan herkes hikmeti sever. Ancak fikir ehlinin ilahi hakikatlerle ilgili yanlışları doğrularından daha fazladır. İster filozof olsun, ister muteziliolsun, ister eşari olsun, ister nazar ehli gruplarından birine mensup olsun. Dolayısıyla filozofları sadece isimlerindendolayı yerilmiş değildirler. Bilakis, kişisel görüşlerine hüküm verdikleri için, ilahi ilimler alanında yaptıklarıhatalardan, Resullerin (a.s) getirdikleri bilgilere muhalif şeyler söylemelerinden dolayı yerilmişlerdir. Çünkü bozuk fikirleri nübüvvet ve risaletin aslına dair yanlış kanaatlere sahipolmalarına sebep olmuştur. Neticede dayandıkları temel yüzünden mesele zihinlerinde karmaşık bir hal almıştır.Eğer hikmeti sevdikleri sırada, onu Allah'tan isteselerdi, fikir yoluyla hikmet elde etmeye kalkmasalardı, her husustadoğruyu bulabilirlerdi. Felsefecilerin dışında kalan mutezililer ve eşariler gibi Müslüman fikir ehline gelince, bunlar İslamigeçmişe sahiptirler, onlar hakkında verilecek hüküm de Müslümanlıkları yönündedir. Sonra kendi anlayışlarına göreislamdan uzaklaşmaya başladılar. Bu yüzden temelde isabetli, ama tevillerine göre açıkladıkları teferruatlarda isehatalıdırlar…"Muhyiddin İbn Arabi (k.s.)http://jonasclean.blogspot.com/2009/12/allahn-tarikat.html
Tenzih Ve Teşbih
Mumsema
TENZİH VE TEŞBİH
Hakk’ın Zatı’nın herhangi bir sıfatla bir araya gelmesi (içtima) imkansızdır, çünkü mümkünşeyi nitelendiren her sıfatın varoluşu, sıfatlandığı şeyin ortadan kalkmasıyla ortadan kalkar,veya mümkün şey kalırken, sıfatı ortadan kalkar Ama Vacibü’l Vücud, Kendine yönelikolarak olma imkanı olan veya olmayan bir şeyi kabul edemez Çünkü O, vasıflandırmanınhakikati yönünden, bu şeyle nitelendirilemez, olsa olsa lafzi bir ortaklaşalıktan söz edilebilirTanım ve hakikatin ortaklaşalığı diye bir şey sözkonusu olmadığından hiçbir tanım Hakk’ınsıfatıyla kulun sıfatını hiçbir surette birleştiremezBöylelikle, “Allah Bilen’dir,” dediğimizde bunu, geçici olarak yaratılmış mümkün şeyeatfettiğimiz bilgi’nin tanımı ve hakikatine göre anlamlandıramıyoruz Çünkü Allah’a bilgiatfedilmesi, mahlukata bilgi atfedilmesinden farklıdır Eğer kadîm bilgi, hâdis bilgiyle özdeşolsaydı, bir tek ve temel tanım iki tanımı bir araya getirirdi Bu durumda, biri için mümkünolan diğeri için imkansız olurdu Ama durumun böyle olmadığını gördükTENZİHTenzih, Hakk’ı hâdis şeylerin sıfatlarıyla hiçbir bağıntısı olmadığı şeklinde vasıflandırmaktırAllah’ı kendi mütalâasıyla bilen kişi, O’nunla kendi arasına belli bir mesafe koyarak O’nanazar eder ki, bu da münezzeh kılmayı gerektirir Böylece kendini bir yana ve Hakk’ı öteyana koyar ve O’na “uzak bir yer”den seslenirBazı aklî yetiler, kendi gereçleri olan yetiler [yani düşünme ve tefekkür] nedeniyle işgüzardırBu işgüzar tabiat onları, Şeriat Allah’ın Zatı üzerine düşünmeyi yasakladığı halde, Allah’ınZatı’na ilişkin aklî tefekküre sevkeder Böylesi bir aklî yeti Zat’ı düşünmeden edemez veböylelikle haddini aşar ve yanlışa düşer Varsaydığı şeyleri kanıt olarak ortaya koyar, yani
 
Allah’ın şöyle şöyle olamayacağını, şöyle bir halde bulunamayacağını ileri sürer Akıl hâdisşeylere atfedilen ne varsa onlardan Zat’ı berî tutarak, O’nunla şeyler arasında bir mesafekoyar Böyle yaparak Zat’ı kısıtlar ve O’nun kayıtlı olduğunu düşünürUlulama, “onların vasıflandırmalarının ötesinde izzet sahibi olan Rabb’i (Kur’an, 37/180)tenzih etmektir “İzzet” (Erişilemezlik) O’na ilişkin gerçek bilgiye ulaşılamamasını gerektirirUlulama, tenzih etmedir Bu, varlıksal (subutî) bir nitelik yoluyla edilen bir sena değildirO’na, Kendine layık olandan başka bir şekilde sena edilemez Ama O’na ait olanların hiçbirşeyle ortak bir yanı yoktur Ancak Adları yoluyla O’na sena edilebilir, ama bizce bilinenAdları’ndan herbiri kul tarafından kendi kişisel vasfı olarak addedilir, ve bununla kul, kendineuygun düştüğü ölçüde nitelenmiş olur [Böylelikle Allah’ın tek Zatı’na layık hiçbir ad yoktur]Allah’a alem içerisinde layıkıyla sena edilmesi mümkün olmadığından, ululamayı bütün şeyleryoluyla Kendi senası haline getirmiştir İşte bu nedenle “hamdederek O’nu ulular” (Kur’an,13/13; 17/44) diyerek “hamd”ı ululama olarak niteler ve “hamd” O’na layık bir senadır,biricik ululamadır Çünkü Allah şöyle der: “Onların vasıflandırmalarının ötesinde izzet sahibiolan Rabb, münezzehtir” (Kur’an, 37/180)Allah’ın alemi koruması, hâdis şeylerin, O’nun kendilerine ait iftikardan münezzeh olduğunubeyan ederek kendi dilleriyle O’na ettikleri sena sürebilsin diyedir Alemi, ona yönelikihtimamından, ne de inayetinden dolayı korumaz, yalnızca Kendi meclasının mahalli olduğuiçin, yani Kendi Adları’nın hükümleri tezahür edebilsin diye korurBir kimse Allah’ın münezzeh olduğunu beyan ettiğinde, bu beyanı kendi mertebesine göreölçülür, çünkü ancak kendini bildiği için, Yaratıcısı’nı (Halîk) kendi yönünden tenzih ederAllah’ın tenzih edilmesi, alemlerin çeşitliliğine göre ve her bilen’in, Hakk’ı kendine ilişkinbilgisi ölçüsünde tenzih etmesine göre çeşitlilik gösterir Allah’ın kendine ait her şeydenmünezzeh olduğunu beyan eder, çünkü kendine olan her şey hâdistir* Hal böyle olunca,kendine ait hâdis niteliklerden Hakk’ı tenzih eder İşte bu yüzden, Hakk’ın tenzihi, tenzihedenlerin çeşitliliği ölçüsünde çeşitlilik gösterir Örneğin bir araz şöyle der: “Zuhur edeceğimahal karşısında Varlığı’nda yoksul olmayan münezzehtir!” Bir cevher şöyle der: “Bir varlıkihsan edici karşısında Varlığı’nda yoksul olmayan münezzehtir!” Maddî bir cisim şöyle der: “Uzuvlar karşısında Varlığı’nda yoksul olmayan münezzehtir!” Böylece, tenzih etmek kenditemel kategorilerine göre sınıflandırılmıştır, çünkü cevher, cisim veya araz olmayan hiçbirşey yoktur O halde herbir türden yaratık, özgül olarak, diğer türlerin sahip olmadığı bellişeylere sahiptir, böylece kendi makamındaki sıfatlara göre Allah’ı ulular Ama İnsan-ı KamilAllah’ı alemdeki bütün ululamalarla ulularTEŞBİHGerçek aşık, sevdiğinin sıfatlarıyla sıfatlanan kimsedir, yoksa sevdiğini kendi sıfatlarınaindiren kimse değildir Görmez misin ki, Hak bizi sevdiğinde gizli cömertliğinde bize tenezzületmiştir ve bunu bizimle münasebeti olan bir yolla yapar ve yine de O’nun yüceliği vebüyüklüğü münezzeh tutulur Allah; 1) O’nun evine O’nun tarafından kuşatılmak içingeldiğimizde bizi sevinçle karşılamaya tenezzül etmiştir; 2) pişmanlığımıza ve O’ndan yüzçevirdikten sonra O’na dönüşümüze sevinç göstererek tenezzül etmiştir; 3) genç birininduyumsal isteklerinin denetimi altına girmesi beklenirken, duyumsal isteklerinden arınmasıkarşısında, bu başarıyı ona yine Kendisi vermiş olmasına rağmen, hayranlık duyaraktenezzül etmiştir; 4) açlığımızda, susuzluğumuzda ve hastalığımızda bize yardımcı olarak veKendini bizim menzillerimize yerleştirerek tenezzül etmiştir Kullarından biri aç olduğunda, Odiğerlerine şöyle der: “Açtım, ama siz Beni doyurmadınız” Diğer kullarına da şöyle der: “Hastaydım, ama Beni ziyaret etmediniz” Kulları Kendisine bunun hakkında sorduklarında

Activity (7)

You've already reviewed this. Edit your review.
1 hundred reads
Özcan Ulutaş liked this
Koray Varol liked this
Koray Varol liked this
Şule_naz liked this
jonasclean liked this

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->