anlat
ý
lanlar, mevz
û
lar
ý
n
ç
ap
ý
na k
ý
yasla
ö
z
ü
n
ö
z
ü
yd
ü
. H
ü
l
â
s
â
etmek muhtevan
ý
n aleyhine i
þ
lendi
þ
esi uzun s
ü
ren bir
ç
al
ýþ
ma gerektirdi. “
Ý
nanc
ý
n G
ö
lgesinde” b
ö
yle bir endi
þ
e ve b
öç
al
ýþ
mayla v
ü
cuda geldi.Elinizdeki eser bu serinin birinci cildi. Onu bir ikinci cild daha takip edecek. Birinci cildde “Delilleri”, “Ruh-Melek-Cin-
Þ
eytan”, “Kader” ve “Metafizik Gerilim” gibi konular
ü
zerinde durMes’elelerdeki hassasiyet ve anlat
ýþ
taki meharet bizce her t
ü
rl
ü
î
zahtan varestedir. Yaln
ý
z, g
ö
n
ü
lki, bu ve benzeri eserler M
ü
ellif’in usta kaleminin
ü
slubunu ta
þý
s
ý
n. Fakat ne yaz
ý
k ki, y
ü
klenilemisyonlar zaman bak
ý
m
ý
ndan buna m
â
ni olmaktad
ý
r.
Þ
u kadar var ki, muhtevadaki bereket ve zenbu kusur ve za’f
ý
unutturmaktad
ý
r.Yay
ý
nevimiz, “
Ý
nanc
ý
n G
ö
lgesinde” ge
ç
irece
ð
iniz huzur ve bereket dolu dakikalardanolman
ý
n mutlulu
ð
unu daha
þ
imdiden ya
þ
amaktad
ý
r. Hamd Sanca
ðý
’n
ý
n g
ö
lgesinde g
ö
lgelenmek b
ü
y
ü
k arzu ve iste
ð
imizdir. Elinizdeki eserin hepimize b
ö
yle bir neticeye vesile olmas
ý
ü
midiyle...Nil Yay
ý
neviBA
Þ
LARKEN
Î
m
â
n,
Ý
sl
â
m’
ý
dil ile ikrar kalb ile tasdikten ibarettir. O, sonsuz bir g
üç
ve kuvvet kaynAncak istenen semereyi ve arzu edilen neticeyi elde edebilmek i
ç
in,
î
m
â
n
ý
n amel ile takvdesteklenmesi
þ
artt
ý
r.Amelin, Allah’
ý
g
ö
r
ü
yor gibi yap
ý
lmas
ý
na ise “ihsan” denir.
Î
m
â
n ve ihsan, g
ö
zde ziya ve cesedde can gibidir. Bu iki temel esasa ba
ð
l
ý
olarak farz ve n
â
fiyerine getirilmesi ise, sonsuzlu
ð
un semalar
ý
na a
çý
lmada iki nur
â
n
î
kanat durumundad
ý
r.Evet, insan
ý
Allah’a yakla
þ
t
ý
rma yollar
ý
n
ý
n en emini,en kestirmesi ve en makbul
ü
farzlayoludur. Ve ger
ç
ek mahbubiyet ve dolay
ý
s
ý
yla da “Kurbet-Allah’a yak
ý
n olma” ise, s
ý
n
ý
rl
ý
veolmayan n
â
filelerin n
â
m
ü
ten
â
hi, engin ve vef
â
t
ü
ten ikliminde tahakkuk eder.Hakk yolcusu, her an ayr
ý
bir n
â
filenin kanatlar
ý
alt
ý
nda sonsuza uzanan yeni bir koridordabulur, yeni bir mazhariyete ula
þ
t
ýðý
n
ý
hisseder; farzlar
ý
edaya daha bir i
þ
tihal
ý
ve nafilelere kadaha bir i
þ
tiyakl
ý
h
â
le gelir. Bu nokta ve bu ma’n
â
ya uyanan her ruh, Allah taraf
ý
ndan sevildiduyar.. ve bir kuds
î
had
î
ste ifade buyuruldu
ð
u gibi, art
ý
k onun i
þ
itmesi, g
ö
rmesi, tutmas
ý
, y
ü
do
ð
rudan do
ð
ruya “Me
þî
et-i H
â
ssa” dairesinde cereyan etmeye ba
þ
lar. Bir bak
ý
ma “Marifetullbudur. O, bilmenin bilenle b
ü
t
ü
nle
þ
ip onun tabiat
ý
haline gelmesi ve (bilenin her halinin biterc
ü
man olmas
ý
mertebesidir. Ma’rifeti, vicd
â
n
î
bilginin zuhur ve inki
þ
af
ý
þ
eklinde ta’rif edeolmu
þ
tur ki, bu zuhur ve inki
þ
af ayn
ý
zamanda insan
ý
n kendine has de
ð
erlerle zuhur ve inki
þ
say
ý
l
ý
r. “Nefsini bilen Rabb’ini bilir” s
ö
z
ü
n
ü
n bir mahmili de bu olsa gerek.Ma’rifetin ilk mertebesi, d
ö
rtbir yan
ý
m
ý
zda
ç
ak
ý
p duran isimlerin tecell
î
lerini g
ö
r
ü
p sezme
Leave a Comment