Osmanlý devleti için sözünü etti-ðimiz bu mânevîyat unsurunun enbaþta gelen dinamik gücü þüphesiz ki tasavvuftu. Muhtelif tarikatlar vasýta-sýyla yaþatýlan bu anlayýþ, devlet ada-mýndan âlimine, sanatkârýna, sade va- tandaþýna kadar, yansýmasýný sadeceinsan eðitiminde göstermekle kalma-mýþ, bilhassa baþta edebiyat olmak üzere sanatýn hemen bütün kollarýnýbesleyerek bütün bir Osmanlý coð-rafyasýnda ortaya muhteþem bir ha-yat ve bu deðerler baðlamýnda yük-sek bir sanat birikimi çýkarmýþtýr.Bu birikimin içinde neler yoktuki….Edebiyattan mimariye; musiki-den minyatüre; hattan ebruya; çini-den mermerciliðe kadar bütün güzelsanatlar, Osmanlý gibi bir devletin bü-yüklüðüne yakýþýr tarzda büyük sanat-karlar elinde bu medeniyetininmânevî yapýsýný oluþturmuþtur. Os-manlý ruhu, estetiði bu sanatlar vasýta-sýyla zirveye çýktý. Zira silahý her el tu- tabilir ama kalemi, fýrçayý tutmak, ta-þa, topraða þekil vermek her insanýnyahut her milletin harcý deðildir. Heleki gönülleri ihya etmek her devletenasip olabilecek bir þey asla olamaz-dý. Fakat, Osmanlý bunu baþardý. Tari-hi boyunca hayata da, taþa da topra-ða da gönüllere de nizam vererek omüthiþ yapýlanmasýný gerçekleþtirdi.Osmanlý devletinde inanç veonun deðerlerine göre þekillenen sa-nat, üstelik geniþ kitlelerin ilgi konusuolmuþ, padiþahýndan sade bir vatan-daþýna kadar hemen herkes bir sanatdalýyla uðraþmayý hayatýnýn hedefle-rinden biri haline getirmiþtir. Sanatlaincelen, zarifleþen gönüller, hayatýöteki adýna da düþünerek idrak ettik-leri için onlardaki bu sanat ilgisi ortayadiðer insanlarýn da ihtiyaçlarýný gideri-ci kurumlarý çýkarmýþtýr. Mesela vakýf kurumu bu durumun en açýk göster-gesidir. Böylece sanat, insanlýðýn hiz-metine sunulmuþ, yapýlan bir çeþme,bir cami, bir medrese, bir köprü aynýzamanda mânevî zenginliðin bir yan-sýmasý olarak hem sanatý hem de hiz-meti birlikte düþünebilmenin müm-kün olabileceðini göstermiþtir.Bu yüzden, Osmanlýdan sözederken þöyle denilmeli: Osmanlý,en baþta Þeyh Edebali'dir. Osmanlý Si-nan'dýr. Osmanlý Þeyh Galip'tir. Os-manlý Itri'dir. Eðer Osmanlý'yý bugüniçin bu gözle görebilirsek, bu doðrubir bakýþ olur ve böyle bir bakýþýnimkânlarýyla, düþtüðümüz yerdenayaða kalkmanýn, saptýðýmýz yoldangeri dönmenin fýrsatlarýný bulabiliriz.Çünkü bu muhteþem medeniyet,Mustafa ÖZÇELÝK
Edebiyat
Osmanlý'nýn MânevîTemelleri
“Osmanlýdan söz ederkenþöyle denilmeli: Osmanlý,en baþta Þeyh Edebali'dir.Osmanlý Sinan'dýr. OsmanlýÞeyh Galip'tir. OsmanlýItri'dir. Eðer Osmanlý'yýbugün için bu gözle görebilirsek, bu doðru birbakýþ olur ve böyle birbakýþýn imkânlarýyla,düþtüðümüz yerden ayaðakalkmanýn, saptýðýmýz yoldan geri dönmeninfýrsatlarýný bulabiliriz.”
Osmanlý devleti, tarihi boyuncasadece askeri ve siyasi zaferleriyle an-laþýlacak, deðerlendirilecek bir yapý-lanma deðildi. Osmanlý, ayný zaman-da bir medeniyet kurucusuydu. Do-layýsýyla bu devletin maddi yapýsýnýnyanýnda bir de mânevî yapýsý ve bunabaðlý olarak kurulup geliþen kültür vesanat temelleri vardý. Bu yüzden, budevletin bu yönü anlaþýlmadan, dik-kate alýnmadan bir Osmanlý gerçe-ðinden söz etmek asla doðru olma-yacaktýr. Böyle bir yanlýþa düþmemek için de Osmanlý'dan söz ederken bir inanýþa baðlý olarak kurulan ve geliþti-rilen bir medeniyetten söz ettiðimiziasla unutmamak gerekir.Osmanlý medeniyetinin temelharcýnda var olan güç, iman gücüydü.Osmanlý, hayata da, devlete de insa-na da bu imanýn penceresinden bak- tý ve onlarý öyle deðerlendirdi. Bu ba-kýmdan maksat, dünyanýn en geniþ topraklarýna sahip olmak deðil, dün-yaya Hak ve hakikat adýna bir nizam verebilmekti. Bu da elbette bir güçleolabileceði için her þeyden önce güç-lü bir siyasi ve askeri yapý kuruldu.Stratejik önemi ve bu idealler açýsýn-dan deðeri olan bütün topraklar alýn-maya çalýþýldý. Güneþ batmayan bir Osmanlý ülkesi böyle kuruldu. Büyük devlet, büyük adamlarýn eseriydiþüphesiz… Ýþte Osman Gazi böylebir kurucuydu. Fatih'inden Yavuz'una,Kanuni'sinden II. Abdülhamid'ine ka-dar pek çok devlet adamý bu muhte-þem organizasyonun maddi mimar-larý oldular.Osmanlý devlet adamlarý, elbettesadece siyasi büyüklükleriyle anýlmak-la anlaþýlabilecek isimler deðildir. On-lar da zaten sadece devlet kurmakla veya kurulan devletin siyasi anlamda-ki idaresiyle yetinmediler. Onlarýnher biri ayný zamanda imaný hayatla-rýnýn gayesi yapmýþ, bu imana görehareket eden insanlardý. Din, onlarýnilim, sanat ve siyasi kimliklerini dahada zarif ve zengin hale getiren asýlözellikleriydi. Dolayýsýyla asýl güçleribaðlandýklarý mânevî zenginlikten ilerigelmekteydi. Bu bakýmdan yeni top-raklar fethederken gönülleri de fet-hetmeyi ihmal etmediler. Ýlim ve sa-natýn hamisi, adalet ve hukukun kes-kin kýlýcý oldular.
“Osmanlý devletinde inanç ve onun deðerlerine göre þekillenen sanat,üstelik geniþ kitlelerin ilgi konusu olmuþ, padiþahýndan sade bir vatandaþýnakadar hemen herkes bir sanat dalýyla uðraþmayý hayatýnýn hedeflerinden birihaline getirmiþtir.”
Leave a Comment