• Embed Doc
  • Readcast
  • Collections
  • CommentGo Back
 
Eylül / 2006
4746
Somuncu Baba
Hz. Ýbrahim, türlü türlü imtihanla-ra maruz kalmýþ, hepsinden baþarýylaçýkmýþtýr. Ateþe atýlma pahasýna hak davasýndan vazgeçmemiþ
(21/68-70)
; Al-lah’ýn iþareti üzerine biricik yavrusunuannesi ile birlikte çorak bir vadide bý-rakmýþ
(13/37)
; yine Allah’ýn iradesine tabi olarak oðlunu kurban etmeyi se- ve seve kabul etmiþ
(37/102-111)
; bu üç tutumuyla da eþsiz bir tevekkül ve teslimiyet sahibi olduðunu kanýtlamýþ- týr. Birinci imtihan, ateþin adeta bir gülbahçesine dönüþmesiyle; ikincisi, te-melleri atýlan kutsal belde Mekke’nin tüm gerçek mü’minlerin kalp ve ka-lýplarýnýn kýblegâhý haline gelmesiyle;üçüncüsü de, biricik evladý Hz. Ýsma-il’in kendisine baðýþlanmakla kalma-yýp, bir koç gönderilerek, kurbanýnonun güzel bir sünneti olarak tüminananlara hediye edilmesi, böylecekesilen her kurbandan tam bir sevaphissesinin onun ruhuna da ulaþmasý ve Ýbrahim aðacýnýn Ýsmail dalýna Hz.Muhammed (s.a.v) gibi insanlýðýn enolgun ve en mükemmel meyvesinin takýlmasýyla ödüllendirildi.O her yönden örnek ve önder insandý. Bunun için gerekli her türlüdonanýma sahipti. Onu Allah seçmiþ
(Kur’ân, 2/130)
, (tâ küçüklüðünde) rüþdü-nü vermiþ
(21/51)
; basîret sahibi kýlmýþ- tý
(38/45)
. Yani, ona doðru yolu göster-miþ; saðlýklý düþünme, delil bulup ge- tirme yeteneðini vermiþ; yolunu ay-dýnlatmýþ ve sapmalardan koruyarak kararlý bir þekilde yürümesini saðla-mýþtý. Bu sayede o, olaylara hikmetlebakar, derin kavrayýþ sergilerdi. Ýleriyigörür, isabetli kararlar alýrdý.Bu önderlik yönü, zorlu imtihan-lardan da geçirdikten sonra bizzat Yüce Allah tarafýndan dile getirilmiþtir.Hatta, bu niteliðin kendisine verildiðimüjdesini aldýðýnda, soyuna da tanýn-masýný dilemiþ, fakat, “Vaadim zalimolanlarý kapsamaz”
(2/124)
ikazýyla kar-þýlaþmýþtý.Onu örnek alan mü’minler de týpký onun gibi, fýtrî zeka ve yetenek-lerini dejenere olmaktan korumaklakalmayýp geliþtirmeli, çevrelerine hik-met ve ibret gözü ile bakmalý, düþün-ce ve kanaatlerinde delile dayanmalý,yollarýnda da kararlý ve tavizsiz olma-lýdýrlar. Ýbrahimî mü’min, “Uydum ka-labalýða!” diyemez. Kendinin ve top-lumunun inanç ve gidiþatýný sorgular.Delil ve kesin bilgiyle donandýktansonra tavrýný net bir biçimde ortaya
 
Somuncu Baba
Doç. Dr. Abdulaziz HATÝP
Portre
Kur'ân'da Örnek Bir Mü'min Olarak
Hz. Ýbrahim'in Portresi
Hz. Ýbrahim’i tanýmak, ayný za-manda Hz. Muhammed (s.a.v)’i de tanýmak anlamýna geliyor. Çünkü,onun evlatlarýndan ona en çok ben-zeyen Hz. Muhammed (s.a.v)’dir (Ahmed, Müsned, II, 282). Onu ma-nen görmek isteyen, Hz. Muhmmed(s.a.v)’e
(Buharî, Enbiya 8)
, Hz. Muham-med’i seyretmek isteyen de ona bak-malýdýr. Aslýnda, bütün peygamberler,baba bir kardeþler veya ayný köktenboy atan filizler gibidirler. Ayný derya-nýn ayrý damlalarýdýr. Birisi diðerlerininnümunesidir. Ayný bahçývan tarafýn-dan, özel yetiþtirilip bakýlan farklý, amahepsi de olgun, güzel ve kaliteli mey- velerdir. Ayný gülistanýn deðiþik renk  ve koku taþýyan has gülleridir.Bu ne-denle, Peygamberlik müessesesininbüyük bir temsilcisi ve peygamberle-rin atasý sayýlan Hz. Ýbrahim’i tanýmak çok önemlidir.Hz. Ýbrahim, Allah’ýn birliðineinanmýþ ve tüm varlýðýyla bu uðurdamücadele etmiþtir. Bu uçsuz bucaksýzkainatýn, büyüleyici düzeni ve saatmisali dakik iþleyiþiyle bir tek Zat tara- fýndan yaratýlýp idare edildiði gerçeði-ne dayanan Tevhid inancý, onun dava ve mücadelesinin eksenini oluþturur.Ýnsanlarýn sadece Allah’a kulluk etme-lerini, O’na karþý gelmekten sakýnma-larýný ister. Eðer bilirlerse bunun ken-dileri için daha hayýrlý olacaðýný belirtir.Nasýl olur da Allah’ý býrakýp birtakýmputlara taptýklarýný, asýlsýz sözler uy-durduklarýný hatýrlatýr. Gerçek uluhi-yetin ölçüsü olarak, rýzký elinde tuta-bilmeyi esas alýr. Söz konusu putlarýnonlara rýzýk vermekten aciz olduklarý-na dikkat çeker. Besleyip yaþatanýnyalnýz Allah olduðunu, her türlü ni-met ve rýzký O’nun yanýnda aramala-rý, O’na kulluk ve þükretmeleri gerek- tiðini, hesap vermek üzere dönüþünde O’nun huzuruna olacaðýný belirtir 
(29/16-17)
. Böylece Hak Uluhiyetin ka-pýsýný gösterir.Hz. Ýbrahim, davetini, babasýndanbaþlayarak krala kadar ulaþtýrýr. Ancak,halkýnýn az bir kesimi dýþýnda onu din-lemedikleri gibi susturmak için her yönteme baþvururlar. Tepkilerini onuateþe atacak noktaya vardýrýrlar. Böy-lesine gerçeðe kapalý ve azgýn bir top-luluðu terk etmekten baþka çaresikalmaz. Oysa, Tevhidi yaymalý ve buinanca ayna olacak örnek bir topluluk oluþturmalýydý. Bu amaçla Allah yo-lunda hicret ve yolculuk eder. ÖnceHarran’a, oradan Þam’a oradan daMýsýr ve Mekke’ye gider. Gittiði her yerde Tevhid’i yayar. O’nun hicret veseyahatleri sýrf Allah içindi ve O’nadoðruydu
(29/26; 37/99)
.
“O Allah’ýn dostuydu. Allah sevgisiyle dolu olmasý, O’ndan baþkasýnaihtiyacýný arz etmemesi ve uzun bir ömrün her anýný O’nun yolunda fedâkarlýklarla geçirmesiyle bu mertebeye ermiþ olmalý.”
“Hz. Ýbrahim, türlü türlüimtihanlara maruz kalmýþ,hepsinden baþarýylaçýkmýþtýr. Ateþe atýlmapahasýna hak davasýndanvazgeçmemiþ; Allah’ýniþareti üzerine biricikyavrusunu annesi ilebirlikte çorak bir vadidebýrakmýþtýr.”
of 00

Leave a Comment

You must be to leave a comment.
Submit
Characters: ...
You must be to leave a comment.
Submit
Characters: ...