Malazgirt zaferinden bu yana Anadolu’day
ı
z.Bu topraklar
ı
, üzerinde kurdu
ğ
umuz medeniyeti-mizle her anlamda imar ederek toprak olmaktanç
ı
kar
ı
p vatan haline getirdik. Anadolu, tarihi bo-yunca genel olarak hep bir
“bar
ı
ş
ve esenlik yur-du”
oldu. Tabi ki kimi k
ı
r
ı
lma dönemleri de olmad
ı
de
ğ
il…Bunlardan büyük çapta tesirleri olanlardanbaz
ı
lar
ı
n
ı
hat
ı
rlayacak olursak Selçuklu Devleti’ninortadan kalkmas
ı
na yol açan Mo
ğ
ol ve Haçl
ı
sald
ı
-r
ı
lar
ı
ndan söz edebiliriz. Bu iki olay, bu topraklar
ı
ngörüp ya
ş
ad
ı
ğ
ı
en trajik olaylard
ı
r. Tabi trajedininkahraman
ı
da hep
ş
ehitler olmu
ş
lard
ı
r. Mithat Ce-mal’in ifadesiyle ba
ğ
ı
ms
ı
zl
ı
ğ
ı
n sembolü olan bay-ra
ğ
ı
bayrak yapan nas
ı
l
“kan”
ise, topra
ğ
ı
da vatanyapan, vatan olmaya devam etmesini sa
ğ
layanlaronun
“u
ğ
runda ölenler”
yani
ş
ehitlerimizdir.Son yüzy
ı
lda ise böyle bir durumu tekrar ya
ş
a-d
ı
k. Osmanl
ı
Devleti’nin y
ı
k
ı
lmas
ı
n
ı
n ard
ı
ndan i
ş
-gale u
ğ
rayan topraklar
ı
m
ı
zda yine
ş
ehitlerimiz ko-nu
ş
tu. Kurtulu
ş
umuzun destan
ı
n
ı
onlar kanlar
ı
ylayazd
ı
lar. Böylece bu topraklarda yeni bir devlet ve düzen kurduk. Yeni devlet kurulal
ı
üççeyrekasr
ı
a
ş
an bir süre geçirdik. Ama bu süre içerisindevarolan d
ı
ş
tehditler hiçbir zaman bitmedi. Fakat hem d
ı
ş
ta hem de içte
“bar
ı
ş
”
ı
varl
ı
k felsefesi ola-rak benimseyen devlet, bu tür tehlikelerden hepuzak durmaya çal
ı
ş
t
ı
. Zaten de
ğ
i
ş
en
ş
artlar daasl
ı
nda silahl
ı
sald
ı
r
ı
biçimindeki sava
ş
ş
artlar
ı
n
ı
ortadan kald
ı
rm
ı
ş
t
ı
. Devlet, bunun avantaj
ı
n
ı
dakulland
ı
ve hiç sava
ş
a girmedi.Klasik sava
ş
ş
artlar
ı
ortadan kalkt
ı
ama hedefle-ri itibariyle ayn
ı
yahut benzer sonuçlar
ı
do
ğ
uracakba
ş
ka argümanlar devreye sokuldu. Ba
ş
ka bir ifa-deyle sava
ş
ı
n
ş
ekli,
ş
artlar
ı
de
ğ
i
ş
tirildi. Bu da ülke-lerin inanç, soy, mezhep gibi farkl
ı
l
ı
klar
ı
n
ı
tahrikederek asl
ı
nda bir zenginlik olmas
ı
gereken buçe
ş
itlili
ğ
i bir kavgaya, sava
ş
a çevirme tekni
ğ
iydi.Ba
ş
ar
ı
ld
ı
da.. Nitekim Türkiye belli bir bölgesindebu tür bir çat
ı
ş
mayla u
ğ
ra
ş
mak durumunda kal-d
ı
. Tabi, ülkemizdeki bu birlik ve dirlik düzeninibozan ve ad
ı
art
ı
k siyasî literatürde
“terör”
olarakisimlendirilen bu olaylar
ı
n kahramanlar
ı
da yine
ş
ehitlerimiz oldular. Onlar, bu terör sava
ş
ı
nda ta-rih boyunca oldu
ğ
u gibi yine kutsal bildikleri de-
ğ
erler için canlar
ı
n
ı
fedâ ettiler. Etmeye de devamediyorlar. Her birini tarihteki bütün
ş
ehitlerimizgibi minnetle anmak en temel görevimizdir.Bu görevi en iyi
ş
ekilde yapabilmek için üzeri-mize dü
ş
en pek çok vazife vard
ı
r. Çünkü sava
ş
za-manlar
ı
n
ı
n görevleriyle bar
ı
ş
zamanlar
ı
n
ı
n görev-leri
ş
ekil bak
ı
m
ı
ndan farkl
ı
l
ı
k ta
ş
ı
sa bile mahiyet bak
ı
m
ı
ndan ta
ş
ı
maz. Mesele ülkenin korunmas
ı
,bar
ı
ş
ve huzur ortam
ı
n
ı
n sürdürülmesidir.
Ş
ehit,bu anlamda vazifesini yapm
ı
ş
insand
ı
r. Di
ğ
erleriise milletleri ve memleketleri için e
ğ
itim, sa
ğ
l
ı
k,hukuk, çal
ı
ş
ma vb. alanlarda çok ba
ş
ar
ı
l
ı
bir per-formans sergilemeleri gerekmektedir.
“Kahraman”
s
ı
fat
ı
hep sava
ş
ı
askerî anlamda yapanlar için kul-lan
ı
l
ı
r. Fakat bu s
ı
fat bence her meslek grubu içinde uygun dü
ş
ebilecek bir s
ı
fatt
ı
r. Öyleyse
ş
ehit-
40
Somuncu Baba
Hasan Gazi
Ş
ehitli
ğ
i
Leave a Comment