Eylül / 2005
31
mek sünnettir. Dini hükümlere uygun olarak, ihtiyaca göre tatlý ifadelerle yapýlan konuþmalardan, verilen öðütlerden her-kes faydalanýr. Öðüt, gerçekten bir hayýr iþidir, çok sevimli bir hizmettir.Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi'nin Divan'ýndaki bir gaze-linin redifi, “tut”tur. Öðütler de zaten tutulmasý, hayata uygu-lanmasý için söylenir. Þimdi bu gazelin beyitlerini inceleyerek hikmetli öðütlerden bizler de nasibimizi alalým, gazeli anlama-ya çalýþalým…Hulusi Efendi Hazretleri, dünyayý býrakmayý daha doðru-su dünyevileþen hayat tarzýný, aldatýcý dünyalýklarý býrakmayý tavsiye ederek baþlar gazeline. Ýlk beyit þöyledir:
Ko dâr-ý fenayý bunda râh-ý mülk-i bekâyý tutO mülke varmaða dâmen-i ehl-i Hudâ'yý tut
(Bu dünyanýn geçici zevklerini/zenginliklerini yine dünya-da býrak, ölümsüzlük ilkesini, Allah'la bâki olma ebediliðini kav-ra ve O'na yönel. Bekâ âlemine varabilmek için de bir Allahdostunun eteðine yapýþ, bir insaný- kâmilin eteðini tut.)Ýnsân-ý kâmil, büyük günahlardan kendini koruyabilen, kü-çük günahlarý da bilerek yapmayan kimsedir. Tasavvufta insân-ý kâmil olmak, yani ilahi sýr ve kemâlâta sahip bulunmak için bir terbiye yolu kabul edilmiþtir. Buna seyr-ü sülûk adý verilir. Buyola girmek isteyen kimsenin, bir mürþidi kâmile intisap et-mesi gerekir. Hz. Peygamber (s.a.v) bir hadislerinde:"Mü'min mü'minin aynasýdýr", buyurmuþlardýr. Nasýl ki insan,yüzünde bulunan bir lekeyi, aynaya bakmadan görüp temiz-leyemiyorsa, kusurlarýný da kâmil bir mürþide bakmadan, ya-ni ona baðlanmadan görüp düzeltemez. Bu yolda hakikimürþid olarak, evvel emirde Kur'an-ý Kerim'i ve peygambe-rimizi zikretmek icap eder.Bu vesile ile tarikata intisap etmek isteyen kimse, evvela talip, girdikten sonra mûrþidinin telkin ve irþadýyla, kabiliyeti-ne göre sâlik ve vâsil merhalelerini kat' eder. Vâsýl en son ma-kamdýr. Buna fenafillah mertebesi de denir.Ýnsanýn bu merhaleleri kat edip, gayeye vasýl olabilmesiiçin zühd yolunu seçmesi, nefsini tezhip ederek, tedrici bir ýs-lah ile makamdan makama atlayýp, bir halden baþka bir haleinkýlap etmesi lazýmdýr.
2
Elinde var iken fýrsatý ganimet bilHebâ olmadan ömür tarîk-i Mustafâ'yý tut
(Ýçinde bulunduðun nimetleri iyi deðerlendir, her zamandilimini, irþad halkasýný, nefis terbiyesini öðreten tasavvufu,eline geçen ganimet olarak bil. Ömür gelip geçicidir, hayat tükenmeden, onu boþa harcama, Sevgili Peygamberimizinizini, Ýslâm'ýn emirlerini samimice yaþa, bu seçilmiþ yolu tut.)Gelip geçici ömür içerisinde insanoðlu hele de Allah'ýniman bahþettiði müminler için en güzel gidilecek yol, tek kur- tuluþ seçeneði Ýslâm dinidir. Dinimizin güzellikleri, incelikleriPeygamberimiz tarafýndan bizlere teblið edilmiþ ve onun ha-yatýyla örnek bir yaþam biçimi olarak sunulmuþtur. Tarik-iMustafa'dan kasýt, Peygamberimizin yolu ve onu takip eden tarikat ehlinin yoludur. Zaten Hak ve tek yol Ýslâm'dýr. Ýslâm'ýen ince biçimde yaþama ve nefsi terbiye etmenin yollarýnýgösteren tasavvuf büyüklerinin yolu da silsileleri ile Peygam-berimize baðlanmaktadýr. O zaman bu beyitten anlýyoruz ki,seçilmiþ peygamberin, seçilmiþ yolunu izlemek bir mühim fýr-satý deðerlendirmek, kurtuluþa ermektir. Zaten bir sonrakibeyitte tasavvufî vurgu daha açýk dile getirilmiþtir. Hazret bu-yuruyor ki:
Makbûl-i dergâh-ý Hakk olmaða istersen rýzâBir mürþid-i kâmilin elindeki asâyý tut
(Allah katýnda kendisinden razý olunan biri olmak istiyorsan,kâmil bir mürþidin elini tut, ondan el al, elin onun eliyle olsun.Bu baðlýlýðýn sayesinde yetiþirsin. Ýbadetinle zikrinle, fikrinleamelinle Allah'ýn razý olduðu kullardan olursun.)Halk dilinde "el almak" olarak tabir edilen tasavvufî intisa-
Leave a Comment