Start Reading

Dürr-ül me’ârif

Ratings:
244 pages3 hours

Summary

Silsile-i aliyyenin büyüklerinden Abdüllah-i Dehlevî “rahmetullahi aleyh”, 1158 [m. 1744] senesinde Hindistanın Pencâb şehrinde tevellüd etdi. 1180 [m. 1765] senesinde Mazher-i Cân-ı Cânân hazretlerinin sohbetine kavuşdu. Çok kerâmetleri görüldü. En büyük kerâmeti, gelen sâdık kimselerin kalblerine bir teveccüh ederek feyz ve bereketle doldururdu. Binlerce âşıkı, bir bakışda cezbelere ve vâridât-ı ilâhiyyeye kavuşdururdu. 1240 [m. 1824] senesinde Delhîde vefât eyledi. Sâhcihân câmi’i yakınındaki, kendi Dergâhında, çok san’atla yapılmış mermer dıvâr içinde, üstâdının yanında ve onun garb tarafında medfûndur. Çeşidli memleketlere göndermiş olduğu mektûblarından yüzyirmibeş adedi, talebelerinden Raûf Ahmed Müceddidî tarafından toplanarak (Mekâtib-i şerîfe) ismi verilmişdir. 1334 de Madrasda, 1371 de Lâhorda, 1396 [m. 1976]da İstanbulda basılmışdır. Sâh Raûf Ahmed 1231 senesinde, bir sene içinde mürşidinden [Abdüllah-i Dehlevîden] işitdiklerini de bir kitâb hâlinde toplamış, buna (Dürr-ül me’ârif) adını vermişdir. 1394 [m. 1974] de ve sonraki senelerde İstanbulda müte’addid baskıları yapılmışdır. Raûf Ahmed Müceddidî, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin küçük oğlu Muhammed Yahyâ soyundan olup, 1253 [m. 1837] de hacca giderken, Yemende şehîd oldu. Behûpal şehrinde irşâdı ile meşhûr idi.

Read on the Scribd mobile app

Download the free Scribd mobile app to read anytime, anywhere.