Enjoy this title right now, plus millions more, with a free trial

Only £10.99/month after trial. Cancel anytime.

Felsefe Şiirleri

Felsefe Şiirleri


Felsefe Şiirleri

Length:
97 pages
23 minutes
Released:
Oct 24, 2014
ISBN:
9781310792267
Format:
Book

Description

Hiçbir fener, hiçbir koşulda; bir geminin tonajını ve bandırasını sormaz. Gerçek bir aydın da öyle: Aydınlığının bilgisini sunarken; insanların hiçbirine, ne ırkını ve cinsiyetini ne de inanç tercihini sormaz. Aydın dediğin; aynı zamanda gerçekçidir. Gördüğü: Hiçbir kötü rüyayı da hayra yormaz!...
Her ikisi de; ıssız ve sessiz geceler boyu çalışarak; aydınlatmaya çabalar karanlıkları. Aydınlar da fenerler gibidirler: Ortaktır yalnızlıkları!..
Özetle:
"Ben de;
Küçük bir "burunda"
Küçük bir deniz feneriyim,
Hümanizmin ise; sadık bir neferiyim.
Işığımı hep çakarım, Her durumda.
Yaşam benim kutsalım:
Yaşayan her canlı benim umurumda.
Fenerler, kimseleri aramazlar;
Arayanlar, mutlaka onları bulurlar:
Çoğu kez de zor durumda.
Ben her daim işime bakar,
Sürekli ışığımı çakarım.
Hiç yılmam; bunu hep yaparım!...

FELSEFE ŞİİRLERİ tüm bu duyguları ifade etmek için, yeni bir şiir türü olarak yazıldı..

Released:
Oct 24, 2014
ISBN:
9781310792267
Format:
Book

About the author

Geçmiş, herkesin kendi geçmişi; Bana ne? Başkasının geçmişinden demeyin! Ben, size bunun nedenlerini söyleyeyim: Geçmiş, geçip gitmiş de: Giderken neler neler götürmüş? Onlara bakmalı! Budur: Konunun özü, "Gemi dolusu" sözü; İse geride bırakmalı! Bilelim ki: Bazılarının geçmişi toza (pembe), Bazılarının ise köze (kor) benzer! Benimki hangisi? Onu da siz söyleyiniz! Manisa'nın Demirci kırsalında: Bir Çiftlik evinde: (Bin dokuz yüz altmış yılının: Yirmi altı Mayısında) Dünyaya geldim. Ve Dünyanın gailesine öyle daldım. Biz köy çocukları, elimiz ekmek Tuttuğunda; mutlak diğer elimiz de iş tutar. Ana kucağından, doğanın kucağına hızlı geçeriz. Etrafımızda olanları ise çabuk seçeriz Bahçede çalışırız: Oyun gibi görürüz. Kuzu, koyun güderiz: Oyundur deriz! Daha ben çok ufacıkken: Dokuz yaşında bir çocukken; Bir gece yarısı "yer altı canavarı" uyandı. Aniden kapılarımıza dayandı. Hiç istemeden, kendisiyle böyle tanıştım. Başlarda; yedi nokta küsur ile sallayan canavar: Bizleri, her an sallar oldu. Sanma ki: Alıştım: Çok korktum! Ve Çocukluğumu unuttum! Mevsimlerden: Kıştı. Herkes bir yerlere sığınmıştı! Üstte: Yarı yırtık bir çadır. Altta: Birkaç tahta, üstü hasır Orta yerde: saç soba Şanslı isen Çıkarsın sabaha? Tüm zorluklar gelip geçti. Üzerinden üç beş sene daha geçti. Tam rahatladık derken: Ben delikanlılığa girerken; Başka bir canavar çıktı. Bizim kuşağı, neredeyse biçti! Dün, saklambaç ya da sek sek Oynadığımız sokaklarda: Artık Kurşunlar sek sek oynuyor Ve İnsanları, arayıp buluyordu. Köşe başlarındaki yolları, Sevenlerden daha çok Ölüm; gözlüyordu! Arkadaş, arkadaşıyla kapıştı. Birçoğumuzun kolları: Henüz, saatle tanışmamışken; Demir kelepçe ile tanıştı Bir sabah türkülerle uyandık: Terör canavarından kurtulduk dedik! O da ne? Genç demokrasimizi, Bir başka canavarın ağzında gördük! Yer gök postal sesinden inledi. Millet, uzun süre; "Netekim paşayı" dinledi. Canavarlar sırasıyla geldi geçti. Sinelerimizi deldi geçti Sonunda, öyle bir canavar geldi ki: "Yedi başlı" olan bu canavardan Kurtulmak bir hayli zor görünüyor! Hangi başıyla mücadele edeceksin ki! "Enflasyon başı" cepçi, Eli hep dar gelirlinin cebinde; "İstihdam başı" ise ekmekçi, Sürekli ekmeklerimizi yutuyor! Hepimizin eli, canavarın midesinde Gece gündüz durmadan aranıyor! Ben bir garip Veysel'im: Bazen bir sel'im, Taşarım ve yıkarım bendimi. Bazense bir yel'im: Eser de kırarım diye: Bir goncayı; Tutarım! Hep kendimi. Dostlar! Birbirini kovalayan yıllar, Beraberinde, beni de kovaladı: Sarsıntılı yıllar, Çalkantılı yıllar Derken; Sıkıntılı yıllara gelip Oralarda kaldım. Artık, yoruldum! Masallarda, canavarlarla savaşanların; Mutlaka, ya sihri ya da bir iksiri vardır: Ben ise tipik bir Anadolu insanıyım: Kemliğe ve hamlığa izin vermez lisanım! Sadece, şu kısacık ömrümde: Bu kadar çok canavarla, Tanışmak zorunda kaldığım için; İçimde hep burukluk ve tiksinti vardır! Özetle, diyenler için; Gazi üniversitesi, iktisadi İdari Bilimler Fakültesi, Maliye Bölümünden mezun oldum. Askerliğimi, yedek subay olarak yaptım. Uzun yıllar; bir bankada: Mali Analist ve Şube yöneticisi (Müdür) olarak çalıştım. Evli, barklı, çocuklu; kendi halinde ve mutlu bir insanım.. VEYSEL TOPALOĞLU


Related categories

Book Preview

Felsefe Şiirleri - Veysel Topaloğlu

Felsefe Şiirleri

Veysel Topaloğlu

SMASHWORDS EDITION

* * *

Yazarı: Veysel TOPALOĞLU (Turkish Poet)

Editorial & İç Düzenleme: e-Kitap PROJESİ

Kapak Tasarımı: © Ön Kapak Resmi (Ressam, Mehmet NERGİZ)

Yayına Hazırlayanlar: Banu FİŞEK & Fulya SAATÇIOĞLU

Yayıncı: http://www.ekitaprojesi.com, Murat UKRAY

Baskı ve Dağıtım (Publisher): www.lulu.com

e-Publisher: www.smashwords.com

Istanbul, Ekim 2014

ISBN: 978-131-079-2-267

Yazar iletişim:

[For reply and your Comments]

http://www.ekitaprojesi.com/books/felsefe-siirleri

www.facebook.com/EKitapProjesi

www.ilhamavcisi.com, www.felsefisiirler.com

veyseltopaloglu@gmail.com

Copyright©

FELSEFE ŞİİRLERİ

{ŞİİR LİSTESİ}

ANLAMSIZLIK PARADOKSU

TAHAMMÜL İLE TEKAMÜL

GELECEK BİLİMCİ

AÇLIK VE GEÇİM SIKINTISI

ÖĞRETİLMİŞ ÇARESİZLİK

YÜREK YORGUNU

ÇOK ÖNEMLİ İNSAN, TAKINTISI

BİLGİ İNSANI

NAYLON ÇAĞI

ARKADAŞ

EKONOMİ-POLİTİK

YİN-YANG FELSEFESİ

İNSAN OLMAK!

YILDIZ KARDEŞLİĞİ

SANAL GERÇEKLİK

RUHUNU SATAN BİLGE

ANADOLU

OTORİTE

YOBAZLIK (BOŞ İNSANLARIN OYUNU)

TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ

KARANLIK SAVAŞÇISI

YOKLUK ÇÖLÜNÜN HAYALİ GÖLLERİ

İBRET SAHNESİ

KUŞATILMIŞLIK SENDROMU

SÖMÜRÜNÜN DEĞİŞMEZ FORMÜLÜ

KALECİK TARLASI

YILKILIK

MECZUBUN SEVDASI

VEYSELCE BİR SÖYLEM

YAZAR HAKKINDA

ÖZ GEÇMİŞ

Geçmiş, herkesin kendi geçmişi;

Bana ne?

Başkasının geçmişinden demeyin!

Ben, size bunun nedenlerini söyleyeyim:

Geçmiş, geçip gitmiş de:

Giderken neler neler götürmüş?

Onlara bakmalı!

Budur: Konunun özü,

Gemi dolusu sözü;

İse geride bırakmalı!

Bilelim ki: Bazılarının geçmişi toza (pembe),

Bazılarının ise köze (kor) benzer!

Benimki hangisi? Onu da siz söyleyiniz!

Manisa'nın Demirci kırsalında: Bir

Çiftlik evinde: (Bin dokuz yüz altmış yılının:

Yirmi altı Mayısında) Dünyaya geldim.

Ve Dünyanın gailesine öyle daldım.

Biz köy çocukları, elimiz ekmek

Tuttuğunda; mutlak diğer elimiz de iş tutar.

Ana kucağından, doğanın kucağına hızlı geçeriz.

Etrafımızda olanları ise çabuk seçeriz

Bahçede çalışırız: Oyun gibi görürüz.

Kuzu, koyun güderiz: Oyundur deriz!

Daha ben çok ufacıkken:

Dokuz yaşında bir çocukken;

Bir gece yarısı yer altı canavarı uyandı.

Aniden kapılarımıza dayandı.

Hiç istemeden, kendisiyle böyle tanıştım.

Başlarda; yedi nokta küsur ile sallayan canavar:

Bizleri, her an sallar oldu.

Sanma ki: Alıştım:

Çok korktum!

Ve 

Çocukluğumu unuttum!

Mevsimlerden: Kıştı.

Herkes bir yerlere

You've reached the end of this preview. Sign up to read more!
Page 1 of 1

Reviews

What people think about Felsefe Şiirleri

0
0 ratings / 0 Reviews
What did you think?
Rating: 0 out of 5 stars

Reader reviews