Enjoy millions of ebooks, audiobooks, magazines, and more

Only $11.99/month after trial. Cancel anytime.

Read preview

Length:
216 pages
1 hour
Publisher:
Released:
May 24, 2017
ISBN:
9786059496407
Format:
Book

Description

Canlar, dervişlik hırkamızın ilmekleri ne kadar güzel örülmüş.
Erenler, bugün Gözcütepe’de Hacı Bektaş Veli görülmüş.
Gerçeğe hü! denilmiş, yola sonradan sokulanlar yoldan sürülmüş.
Sonra süzülmüş gerçek, Gerçekname içine dürülmüş.

Yüce Allah'a giden yollar yaratıkların nefesleri sayısıncadır. Gerçeğe ulaşmış kişi­ler bunların arasından, içinde şu dört mertebe bulunan bir yolu ter­cih edip seçmişlerdir: Şeriat, Tarikat, Marifet, Hakikat.                                                                                              Hacı Bektaş Veli
Kul, Çalap Tanrı’ya kırk makamda erişir, dost olur. O kırk maka­mın onu şeriat, onu tarikat, onu marifet, onu da hakikat içindedir.                                                                                              Hacı Bektaş Veli
Alevi Bektaşilerin ancak nurlu ışığında Allah’ın sevgisine ve dostluğuna giden yollarında  yürüyebilecekleri Kırkbudağı, öyle nesiller teslim aldı ki onu cehaletin rüzgarına bıraktılar. Cehalet rüzgarı da öyle bir esti, öyle bir esti ki; Kırkbudağın kandillerini söndürdü, onu ayaklar altına düşürdü! O zaman  canlar, bu cehalet  karanlığında yollarını çıkaramaz bir halde kaldılar. Hurufiler Canları bu halleriyle buldular. Sinsilikte çok mahirdirler. Bizlerden olduklarını söyleyerek aramıza sızdılar. Hurufiliği Alevi Bektaşiliktir diye öğretip, bizleri yolumuzun tersi olan, kendi yollarına doğru saptırıp götürdüler.

Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın adıyla; Bismi Şah! Allah! Allah!
Ömürler hayrola, hayırlar fethola, şerler defola.….…………….
Allah cümlemizi gerçek Hak, Muhammed, Ali, Ehlibeyt yoluna koyup o yoldan ayırmaya.
Hak bizi akıl, idrak, anlayış sahibi kılıp hak ve batılı birbirinden ayırma basireti vere.
Hak, Gerçekname’yi canların Hakk’ı batıldan ayırıp Hakk’a tabi olmalarına vesile kıla.
Hakk’a tabi olup bu yolda Allah’ın sevgisine ve dostluğuna erenlerden eyleye.
Uyduğumuz bu yolla ahir alemde, Ehlibeyt ile cennette komşu eyleye.
Dünya ve ahiret muratlarımız hasıl ola.
Ya Rabb’im senin yüzün suyu hürmetine duamızı dergah-ı izzetinde kabul eyle.
Himmet Pirimiz Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli’den, dil bizden, kabulü Allah’tan ola.
Gerçeğe Hü! Mümine Ya Ali!
 
GERÇEKNAME
YOL
Hakk’tan gelip Hakk’a götüren yol Muhammed Ali yoludur.
Adı Dört Kapı Kırk Makam yolu, gör ne hikmetlerle doludur.
 
İlmin Kapısı Ali’den, Yesevi’den ulaştı Hacı Bektaş Veli’ye,
O gönderdi erenleri, onlar ulaştırdı yolu, nice şanslı talipliye.
 
Onun içindir ki daha çok Alevi-Bektaşi yolu dediler ona,
Takip edip o yolda yürüyenler ulaştılar o en mutlu sona.
 
Ama Pir’den iki yüz yıl sonra yol artık Hakk’a götürmez oldu.
Boşaltılan içi, binlerce Hurufi fikri ve inancıyla dolduruldu.
 
Haydi! Gelin canlar şimdi öğrenelim yolumuzun aslını.
Sökülüp atılsın yoldan, kalmasın hiç ne varsa Hurufilik fasıllı.
   Süleyman ÜSTÜNER Dede
   Hacı Bektaş-ı Veli’nin, kendisine “Cemalimdir, Cemalimdir.” dediği, baş halifesi ve amcazadesi olan Seyit Cemal (Künyesi: Şeyh Seyyid-i Cemal-i Nureddin) evlatlarındandır. 1962 yılında doğmuştur.
Erciyes Üniversitesi Elektronik Mühendisliği mezunudur. Tüm hayatını iki soru şekillendirmiştir. Birincisi, radyoyu ilk gördüğündehayrette kalarak, radyonun nasıl ses çıkardığı sorusudur. Bu soruyu ilk sorduğunda, “İçinde küçük adamlar var, onlar konuşuyor.” diye cevap almıştır. O halde radyonun içinde küçük insanlar ve bizim dışımızda bambaşka bir dünya olmalıdır diye, düşünmüştür. Bir gün radyo bozulmuş ve radyonun tamiri için eve tamirci çağrılmıştır.
Bu onun için en önemli gündür. Nihayet radyo açılacak ve çok merak ettiği dünya ile küçük adamlar görülecektir. Radyocu gelir ve radyo açılır. Hayal kırıklığı! İçinde bobin, hoparlör, elektronik parçalardan başka bir şey yoktur. Peki, içinde küçük adamlar yoktur ama gerçekten nasıl ses çıkartmaktadır, sorusuna radyo tamircisi dahil olmak üzere kimseden tatmin edici bir cevap alamaz. Bu sorunun en doğru ve en detaylı cevabını bulma arzusu mesleğini seçmesine neden olur.
İkinci soru ise Alevi-Sünni kavramlarını ilk
Publisher:
Released:
May 24, 2017
ISBN:
9786059496407
Format:
Book

About the author


Related to Gerçekname

Related Books

Book Preview

Gerçekname - Süleyman Üstüner Dede

GERÇEKNAME

*  *  *

Süleyman ÜSTÜNER Dede

Yazarı (Author): Süleyman Üstüner DEDE

Sayfa Düzeni ve Grafik Tasarım & Kapak Tasarım : © e-Kitap Projesi

Kapaktaki Temsilî Resimler: İmam Ali, İmam Hasan, İmam Hüseyin, Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre

Yayıncı (Publisher): e-KİTAP PROJESİ,

www.ekitaprojesi.com, Murat UKRAY

Yayıncı Sertifika No: 32712

İstanbul, Mayıs 2017

ISBN: 978-605-9496-40-7

İletişim ve İsteme Adresi:

E-Posta (e-mail): suleymanustuner34@hotmail.com

Cevap ve yorumlarınız için:

{For reply and your Comments}

http://www.ekitaprojesi.com/books/gercekname

www.facebook.com/EKitapProjesi

İÇİNDEKİLER

GERÇEKNAME

İÇİNDEKİLER

Süleyman ÜSTÜNER Dede

GERÇEKNAME

YOL

DÖRT KAPI KIRK MAKAM

ŞERİAT KAPISI

BİRİNCİ MAKAM

İKİNCİ MAKAM

ÜÇÜNCÜ MAKAM

DÖRDÜNCÜ MAKAM

BEŞİNCİ MAKAM

ALTINCI MAKAM

YEDİNCİ MAKAM

SEKİZİNCİ MAKAM

DOKUZUNCU MAKAM

ONUNCU MAKAM

TARİKAT KAPISI

ON BİRİNCİ MAKAM

ON İKİNCİ MAKAM

ON ÜÇÜNCÜ MAKAM

ON DÖRDÜNCÜ MAKAM

ON BEŞİNCİ MAKAM

ON ALTINCI MAKAM

ON YEDİNCİ MAKAM

ON SEKİZİNCİ MAKAM

ON DOKUZUNCU MAKAM

YİRMİNCİ MAKAM

MARİFET KAPISI

YİRMİ BİRİNCİ MAKAM

YİRMİ İKİNCİ MAKAM

YİRMİ ÜÇÜNCÜ MAKAM

YİRMİ DÖRDÜNCÜ MAKAM

YİRMİ BEŞİNCİ MAKAM

YİRMİ ALTINCI MAKAM

YİRMİ YEDİNCİ MAKAM

YİRMİ SEKİZİNCİ MAKAM

YİRMİ DOKUZUNCU MAKAM

OTUZUNCU MAKAM

HAKİKAT KAPISI

OTUZ BİRİNCİ MAKAM

OTUZ İKİNCİ MAKAM

OTUZ ÜÇÜNCÜ MAKAM

OTUZ DÖRDÜNCÜ MAKAM

OTUZ BEŞİNCİ MAKAM

OTUZ ALTINCI MAKAM

OTUZ YEDİNCİ MAKAM

OTUZ SEKİZİNCİ MAKAM

OTUZ DOKUZUNCU MAKAM

KIRKINCI MAKAM

NE MUTLU SANA

CEHALET RÜZGÂRI

HURUFİLER İÇİMİZE YERLEŞTİLER

YEGÂNE AFFEDİLMEYEN GÜNAH

HULUL VE REENKARNASYON

BİR DİN Kİ NEFSİN PEK HOŞUNA GİDEN

HURUFİLİĞE GÖRE YOL YENİDEN EDİLDİ TARİF

OLUR MU ALLAH BUNA RAZI?

BAŞKA BİR SÖZE MAHAL KALMAZ

FAZLULLAH CEMİN BAŞINDAKİ İLK ANIŞTA

HURUFİLERİN TRUVA ATLARI

AKTAN, AK İLE KARAYA

BAŞKALARININ MI HARCIDIR?

ÖRTMEK İÇİN DOĞRUYU

EV VE BAHÇESİ

HEM YOLUMUZLA HEM DE AKLIMIZLA ALAY

HİPNOZ MU ETTİLER BİZİ?

BEN DOLDURUR BEN İÇERİM

DAHA HURUFİ Mİ KALACAĞIZ?

MÜCERRETLİK YOLUMUZUN TAM TERSİ

YOLUN ÇEŞİT ÇEŞİT TARİFİ

PAMUK İPLİĞİ

NASIL BİR AKIL TUTULMASIDIR BU

O GÜN ONLARDAN ÖĞRENDİM

BU DA MI BİZE DERS OLMAZ?

HAYDİ, PINARIN BAŞINA

SORDUK MU HİÇ?

HER ŞEY ASLINA DÖNER

Canlar, dervişlik hırkamızın ilmekleri ne kadar güzel örülmüş.

Erenler, bugün Gözcütepe’de Hacı Bektaş Veli görülmüş.

Gerçeğe hü! denilmiş, yola sonradan sokulanlar yoldan sürülmüş.

Sonra süzülmüş gerçek, Gerçekname içine dürülmüş.

Süleyman ÜSTÜNER Dede

Hacı Bektaş-ı Veli’nin, kendisine Cemalimdir, Cemalimdir. dediği, baş halifesi ve amcazadesi olan Seyit Cemal (Künyesi: Şeyh Seyyid-i Cemal-i Nureddin) evlatlarındandır. 1962 yılında doğmuştur.

Erciyes Üniversitesi Elektronik Mühendisliği mezunudur. Tüm hayatını iki soru şekillendirmiştir. Birincisi, radyoyu ilk gördüğündehayrette kalarak, radyonun nasıl ses çıkardığı sorusudur. Bu soruyu ilk sorduğunda, İçinde küçük adamlar var, onlar konuşuyor. diye cevap almıştır. O halde radyonun içinde küçük insanlar ve bizim dışımızda bambaşka bir dünya olmalıdır diye, düşünmüştür. Bir gün radyo bozulmuş ve radyonun tamiri için eve tamirci çağrılmıştır.

Bu onun için en önemli gündür. Nihayet radyo açılacak ve çok merak ettiği dünya ile küçük adamlar görülecektir. Radyocu gelir ve radyo açılır. Hayal kırıklığı! İçinde bobin, hoparlör, elektronik parçalardan başka bir şey yoktur. Peki, içinde küçük adamlar yoktur ama gerçekten nasıl ses çıkartmaktadır, sorusuna radyo tamircisi dahil olmak üzere kimseden tatmin edici bir cevap alamaz. Bu sorunun en doğru ve en detaylı cevabını bulma arzusu mesleğini seçmesine neden olur.

İkinci soru ise Alevi-Sünni kavramlarını ilk duyduğu günden beri bu farklılığın gerçeğinin ne olduğu sorusudur. Bu soruya aldığı cevaplar da tatmin yönünden radyonun nasıl çalıştığına verilen cevaplardan pek farklı değildir ve ömrünü bu işin gerçeğinin ne olduğunu anlamaya adar. Bu konuda bulabildiği maddi ve manevi ne kadar kaynak ne kadar yazılmış eser varsa bulup objektif olarak okumaya, araştırmaya başlar. Bulanlar ancak arayanlardır. Bu maddi ve manevi derin araştırma, Allah’ın izni ve Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli’nin nefesiyle nasip sahipleri için bu eserlerle vücut bulmuştur.

Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın adıyla; Bismi Şah! Allah! Allah!

Ömürler hayrola, hayırlar fethola, şerler defola.….…………….

Allah cümlemizi gerçek Hak, Muhammed, Ali, Ehlibeyt yoluna koyup o yoldan ayırmaya.

Hak bizi akıl, idrak, anlayış sahibi kılıp hak ve batılı birbirinden ayırma basireti vere.

Hak, Gerçekname’yi canların Hakk’ı batıldan ayırıp Hakk’a tabi olmalarına vesile kıla.

Hakk’a tabi olup bu yolda Allah’ın sevgisine ve dostluğuna erenlerden eyleye.

Uyduğumuz bu yolla ahir alemde, Ehlibeyt ile cennette komşu eyleye.

Dünya ve ahiret muratlarımız hasıl ola.

Ya Rabb’im senin yüzün suyu hürmetine duamızı dergah-ı izzetinde kabul eyle.

Himmet Pirimiz Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli’den, dil bizden, kabulü Allah’tan ola.

Gerçeğe Hü! Mümine Ya Ali!

GERÇEKNAME

YOL

Hakk’tan gelip Hakk’a götüren yol Muhammed Ali yoludur.

Adı Dört Kapı Kırk Makam yolu, gör ne hikmetlerle doludur.

İlmin Kapısı Ali’den, Yesevi’den ulaştı Hacı Bektaş Veli’ye,

O gönderdi erenleri, onlar ulaştırdı yolu, nice şanslı talipliye.

Onun içindir ki daha çok Alevi-Bektaşi yolu dediler ona,

Takip edip o yolda yürüyenler ulaştılar o en mutlu sona.

Ama Pir’den iki yüz yıl sonra yol artık Hakk’a götürmez oldu.

Boşaltılan içi, binlerce Hurufi fikri ve inancıyla dolduruldu.

Haydi! Gelin canlar şimdi öğrenelim yolumuzun aslını.

Sökülüp atılsın yoldan, kalmasın hiç ne varsa Hurufilik fasıllı.

DÖRT KAPI KIRK MAKAM

Allah’a sevgili ve dost olma yoluydu her bir talibin isteği,

O yolu bizzat Allah Kuran-ı Kerim’de kendisi gösterdi.

Buyurdu ki O: Seviyorsanız beni, istiyorsanız sizi sevmemi,

Cennetin yücesine girmeyi, bana yakın olup didarım görmeyi.

O zaman tam olarak

You've reached the end of this preview. Sign up to read more!
Page 1 of 1

Reviews

What people think about Gerçekname

0
0 ratings / 0 Reviews
What did you think?
Rating: 0 out of 5 stars

Reader reviews