Find your next favorite book

Become a member today and read free for 30 days
İşletmelerde Bilişim Sistemleri Yönetimi

İşletmelerde Bilişim Sistemleri Yönetimi

Read preview

İşletmelerde Bilişim Sistemleri Yönetimi

Length:
854 pages
6 hours
Publisher:
Released:
Mar 29, 2018
ISBN:
9786052259665
Format:
Book

Description

Bu kitap “Bilişim Teknolojileri (BT) Ekonomisi ve Toplumu” adlı ilk kitabımda BT’lerin hayatımızı değiştirdiği dört yerdeki (Evde, okulda, kentlerde ve işyerlerinde) incelememin üçüncüsü olan işyerlerindeki etkileri üzerinedir. Daha önce “Bilişim Teknolojileri Destekli Öğrenim” ve “Bilişim Kentleri Çağı” adlı kitaplarımda BT’lerin okul ve kent yaşamındaki etkilerini detaylarıyla inceledim. 30 yılı aşan iş hayatımda BT’lerin iş dünyasını ve yönetimini kurulan Bilişim Sistemleri (BS) vasıtasıyla nasıl değiştirdiğini yaşayarak bildiğimden bu konu için uzun bir araştırma yapmak zorunda olduğumu biliyordum. Diğer yandan 592 sayfayı bulan bu araştırmada sayfa sınırlaması amacıyla BS’lerle ilgili bazı konuları (örneğin Toplam Kalite Yönetimi, 6 Sigma, Simülasyon, Gereksinim Yönetimi, Programlama vs.) kitap haricinde bırakmak zorunda kaldığımı da belirtmeliyim.
Bu kitapta ağırlıklı olarak BT’lerin işletmelerdeki uygulaması olan Bilişim Sistemlerinden bahsettim çünkü BT’ler BS’ler vasıtasıyla işletmeleri ve yönetimlerini etkilemektedirler. Dünyanın en hızlı bilgisayarını veya en yeni akıllı telefonunu satın almanız veya en hızlı internet erişimine sahip olmanız işletmeye ekstra bir katkı sağlamamaktadır. Ne zaman ki bu araçlar işletme süreçlerinin otomasyonunu sağlayan BS’ler içinde kullanılmaya başlanınca işletme rekabetçiliğine, karına veya maliyetlerinin kontrolüne bir faydası olabilmektedir. Bu yüzden işletme yöneticilerinin bilmesi gereken en önemli konu BT araçlarını ve diğer yeni teknolojik araçları işletme iş süreçlerinde nasıl verimli ve etkin bir şekilde kullanabileceklerini bilmeleridir. Bilmiyorlarsa da bilenleri işe almalarıdır. En son yenilikleri kullanmak belki de firmaya zarar vermekte veya rekabet dezavantajı oluşturmaktadır. Bu açıdan öncelikle bugün BS’lerin hangi işletme fonksiyonlarını nasıl etkilediğini ve gelecekte nasıl etkileyebileceğini anlatmaya çalıştım. Örneğin, Yapay Zekâ (YZ) ve onun en önemli uygulamalarından birisi olan Robotiklerin iş süreçleri ve işletme yönetimlerini yakın bir zamanda nasıl etkileyebileceğinden bahsettim. Endüstri 4.0 teknolojileriyle insan ve makinelerin birlikte nasıl verimli ve etkin bir şekilde çalışmaları gerektiği insanlığın ve işletmelerin önünde duran en önemli konulardan birisi olduğunu söylemek fazla fütüristik bir kehanet değil.
Kitapta İşletmelerde kullanılan Bilişim Sistemleriyle ilgili temel konulara bir bütünlük içinde bakarken kitabın arka kapağındaki soruları cevaplamaya çalıştım. Bilişim Sistemleri arasındaki ilişkileri, farklılıklarını ve birbirlerini nasıl tamamladıklarını satır aralarında vermeye çalıştım. BS’lerle işletme süreçlerinin nasıl bütünleştirileceği işletmelerdeki en yeni yönetim sorunları olduğu unutulmamalıdır. İşletme yöneticilerinin hatırlaması gereken bir önemli konuda BS’lerin bir yazılım ve değişim projesi olmasıdır.
Bilişim Teknolojileri ve Sistemleri okuryazarlığı için bilinmesi gereken bazı teknik, bilimsel ve teknolojik terimlerin kısaltmalarını kitapta ilk kullanıldığında uzun ve kısaltılmış yazılımlarıyla birlikte kullandım. Örneğin Veritabanları (VT), Veri İşleme Sistemi (VİS), Kurumsal İş Zekâsı (KİZ), Yönetim Bilişim Sistemi (YBS), Karar Destek Sistemi (KDS), Veri Ambarı (VA), Veri Madenciliği (VM), Kurumsal Kaynak Planlama (KKP), Müşteri İlişkileri Yönetimi (MİY), Tedarik Zinciri Yönetimi (TZY), Ofis Otomasyon Sistemi (OOS) ve Bilgi Yönetimi (BY) en fazla kullandığım kısaltmalardır. Kitap sonundaki “Kısaltmalar” tablosunda tüm kısaltmaları listelemeye çalıştım. Ayrıca birçok terimin İngilizcesini de parantez içinde vermeye çalıştım. Örneğin Veritabanları (Database) gibi. Dilimize girmiş birçok yabancı teknik terim ve kelimelerin Türkçesini kullanmaya özen gösterdim ve bu yabancı kelimeleri de parantez içinde yazdım.
Ayrıca BT’lerin BS’ler vasıtasıyla işletmeler üzerindeki etkilerini incelerken, birazda üniversitelerimizde YBS bölümlerinde okutulan BS’lerle ilgili uzmanlık konularının çoğunu özetlemeye çalıştım. Özellikle iş Dünyasında
Publisher:
Released:
Mar 29, 2018
ISBN:
9786052259665
Format:
Book

About the author


Related to İşletmelerde Bilişim Sistemleri Yönetimi

Related Books

Book Preview

İşletmelerde Bilişim Sistemleri Yönetimi - Ph. D Mustafa Çoruh

İşletmelerde Bilişim Sistemleri Yönetimi

Ph.D Mustafa ÇORUH

Yazarı: © Mustafa ÇORUH, 2018

(www.mustafacoruh.com)

Editör: Murat UKRAY

Yayıncı (Publisher): e-KİTAP PROJESİ,

www.ekitaprojesi.com, Murat UKRAY

Yayıncı Sertifika No: 32712

İstanbul, Nisan 2018

Yazar İletişim Adresi:

E-Posta (e-mail): mcoruh@mustafacoruh.com

Web: www.mustafacoruh.com

Cevap ve yorumlarınız için: {For reply and your Comments}:

www.ekitaprojesi.com/books/isletmelerde-bilisim-sistemleri-yonetimi

www.facebook.com/EKitapProjesi

Yazarı: © Mustafa ÇORUH, 2018

Kapak Dizayn: Mustafa ÇORUH

Yayına Hazırlık: Mustafa ÇORUH

ISBN: 978-605-2259-66-5

1. BASKI: Nisan 2018

Yayın Hakları Mustafa Çoruh’a aittir. Kitap yazarının izni olmaksızın tanıtım ve bilimsel amaç dışında alıntı yapılamaz. Herhangi bir kısmı herhangi bir sebeple kopyalanamaz.

İnternet Satış

www.books.google.com.tr * www.idefix.com www.dr.com.tr * www.ekitapyayincilik.com * www.schweitzer-online.de * www.kobo.com

İçindekiler

Önsöz

Bölüm I

1.1. Bilişim Teknolojisi Nedir?

1.2. Bilişim Teknolojilerinin Temel Teorileri ve Standartları

1.3. Sayısallaşma ve Verileşme Nedir?

1.4. Veri, Enformasyon ve Bilgi Nedir?

1.5. Veri, Enformasyon ve Bilginin İşletmelerde Kullanımı

1.6. Enformasyon ve Bilgi Yönetimi (BY) Nedir?

1.7. Enformasyon ve Bilgi Yönetimi Modelleri

1.8. Bilişim Teknolojileri ve İletişim

1.9. Bilişim Teknolojilerinin İşletmelerde Ürettiği Değerler

1.10. Bilişim Teknolojilerinin Örgütsel Yapıya Etkileri

1.11. Bilişim Teknolojilerinin İşletme Yönetimine Etkileri

1.12. Bilişim Teknolojilerinin Karar Vermeye Etkileri

1.13. Bilişim Teknolojilerinin İşletme Verimliliğine Etkileri

Bölüm II

2.1. Donanım

2.2. Yazılım

2.3. Veritabanları (VT)

2.4. Bilgisayar Ağ Teknolojileri

2.5. Internet Teknolojileri

2.6. Kablosuz ve Mobil Teknolojiler

2.7. Bulut Bilişim (BB) Teknolojisi

2.8. Bilişim Teknolojileri Seçimleri Nasıl Yapılmalı?

2.9. Bilişim Sistemlerinin Toplam Sahip Olma Maliyeti

Bölüm III

3.1. Sistem Nedir?

3.2. Sistem Yaklaşımı Nedir?

3.3. Bilişim Sistemi Nedir?

3.4. Veri İşleme Sistemleri (VİS)

3.5. Ofis Otomasyon Sistemleri (OOS)

3.6. Elektronik Toplantı Sistemleri (ETS)

3.7. Doküman Yönetim Sistemleri (DYS)

3.8. Süreç Kontrol Sistemleri (SKS)

3.9. İş Süreci Yönetim Sistemleri (SYS)

3.10. Yönetim Bilişim Sistemleri (YBS)

3.11. Yönetim Bilişim Sistemleri Uzmanı

3.12. Karar Destek Sistemleri (KDS)

3.13. Grup Karar Destek Sistemleri (GKDS)

3.14. Üst Yönetim Destek Sistemleri (ÜYDS)

3.15. İntranet ve Ekstranet Sistemleri

3.16. Bilişim Sistemi Çalışanları ve Yöneticileri

Bölüm IV

4.1. Satış ve Pazarlama Bilişim Sistemi (PBS)

4.2. Üretim Bilişim Sistemi (ÜBS)

4.3. İnsan Kaynakları Bilişim Sistemi (İKBS)

4.4. Finans Bilişim Sistemi (FBS)

4.5. Muhasebe Bilişim Sistemi (MBS)

4.6. Tedarik ve Lojistik Bilişim Sistemi (LBS)

4.7. Mühendislik ve Ar-Ge Bilişim Sistemi

4.8. Satış Sonrası Hizmetler (SSH) Bilişim Sistemi

Bölüm V

5.1. Kurumsal Kaynak Planlama (KKP) Sistemi

5.2. Tedarik Zinciri Yönetim (TZY) Sistemi

5.3. Müşteri İlişkileri Yönetim (MİY) Sistemi

5.4. Kurumsal Web Sitesi

5.5. Elektronik Ticaret (e-Ticaret)

5.6. Mobil Ticaret (m-Ticaret)

5.7. İşbirliği Teknolojileri ve Sosyal Ağlar

Bölüm VI

6.1. Kurumsal İş Zekâsı Sistemleri Nedir?

6.2. OLAP Sistemleri

6.3. Veri Ambarı (VA) ve Veri Deposu (VD)

6.4. Veri Madenciliği (VM)

6.5. Metin ve Web Madenciliği (WM)

6.6. ETL Yazılımları

6.7. Bilişim Raporlama Sistemleri

Bölüm VII

7.1. Yapay Zekâ Nedir?

7.2. Uzman Sistemler (US)

7.3. Robotik Sistemler

7.4. Genetik Algoritmalar (GA)

7.5. Yapay Sinir Ağları (YSA)

7.6. Bulanık Mantık (BM)

Bölüm VIII

8.1. Bilişim Sistemi Tasarım Yöntemleri

8.2. Bilişim Sistemi Tasarımı

8.3. Bilişim Sistemi Yazılım Kalitesi ve Değerlendirme

8.4. Bilişim Sistemi Modelleme Dili (UML)

Bölüm IX

9.1. Bilişim Sistemi Yönetimi Nedir?

9.2. Küresel Bilişim Sistemi Yönetimi

9.3. Bilişim Sistemi Proje Yönetimi

9.4. Bilişim Sistemi Risk Yönetimi

9.5. Bilişim Sistemi Strateji Yönetimi

9.6. Bilişim Sistemi Güvenlik Yönetimi

Bölüm X

10.1. Sayısal İşletme Yönetimi Nedir?

10.2. Sayısal İşletmede Yönetim Seviyeleri

10.3. İşletmeleri Etkileyen İç ve Dış Faktörler

10.4. İşletmelerde SWOT Analizi

10.5. İşletme Vizyonu, Misyonu ve Değerleri

10.6. İşletme Stratejik Planı (İSP)

10.7. Sayısal İşletmede Yönetim Faktörleri

10.8. Sayısal İşletmede Yönetici İşlevleri

10.9. Sayısal İşletmede Rekabet Yönetimi

10.10. Sayısal İşletmede Değişim Yönetimi

Bölüm XI

11.1. Bilişim Sınıfı ve Özellikleri

11.2. Bilişim Teknolojileri ve İstihdam

11.3. Bilişim Teknolojileri ve İşsizlik

11.4. Bilişim Teknolojileri ve Öğrenen Örgütler

11.5. Bilişim Teknolojileri ve Yenilik (İnovasyon)

11.6. Bilişim Hukuku (BH), Etik ve Fikri Mülkiyet

11.7. Bilgisayar Ergonomisi ve Sağlık

11.8. Bilgisayar Virüsleri ve Zararları

Bölüm XII

Sonsöz

Kısaltmalar

İnternet Kaynakları

Kaynakça

Özgeçmiş

Yazarın Diğer Kitapları

Önsöz

Bu kitap "Bilişim Teknolojileri (BT) Ekonomisi ve Toplumu adlı ilk kitabımda BT’lerin hayatımızı değiştirdiği dört yerdeki (Evde, okulda, kentlerde ve işyerlerinde) incelememin üçüncüsü olan işyerlerindeki etkileri üzerinedir. Daha önce Bilişim Teknolojileri Destekli Öğrenim ve Bilişim Kentleri Çağı" adlı kitaplarımda BT’lerin okul ve kent yaşamındaki etkilerini detaylarıyla inceledim. 30 yılı aşan iş hayatımda BT’lerin iş dünyasını ve yönetimini kurulan Bilişim Sistemleri (BS) vasıtasıyla nasıl değiştirdiğini yaşayarak bildiğimden bu konu için uzun bir araştırma yapmak zorunda olduğumu biliyordum. Diğer yandan 592 sayfayı bulan bu araştırmada sayfa sınırlaması amacıyla BS’lerle ilgili bazı konuları (örneğin Toplam Kalite Yönetimi, 6 Sigma, Simülasyon, Gereksinim Yönetimi, Programlama vs.) kitap haricinde bırakmak zorunda kaldığımı da belirtmeliyim.

Bu kitapta ağırlıklı olarak BT’lerin işletmelerdeki uygulaması olan Bilişim Sistemlerinden bahsettim çünkü BT’ler BS’ler vasıtasıyla işletmeleri ve yönetimlerini etkilemektedirler. Dünyanın en hızlı bilgisayarını veya en yeni akıllı telefonunu satın almanız veya en hızlı internet erişimine sahip olmanız işletmeye ekstra bir katkı sağlamamaktadır. Ne zaman ki bu araçlar işletme süreçlerinin otomasyonunu sağlayan BS’ler içinde kullanılmaya başlanınca işletme rekabetçiliğine, karına veya maliyetlerinin kontrolüne bir faydası olabilmektedir. Bu yüzden işletme yöneticilerinin bilmesi gereken en önemli konu BT araçlarını ve diğer yeni teknolojik araçları işletme iş süreçlerinde nasıl verimli ve etkin bir şekilde kullanabileceklerini bilmeleridir. Bilmiyorlarsa da bilenleri işe almalarıdır. En son yenilikleri kullanmak belki de firmaya zarar vermekte veya rekabet dezavantajı oluşturmaktadır. Bu açıdan öncelikle bugün BS’lerin hangi işletme fonksiyonlarını nasıl etkilediğini ve gelecekte nasıl etkileyebileceğini anlatmaya çalıştım. Örneğin, Yapay Zekâ (YZ) ve onun en önemli uygulamalarından birisi olan Robotiklerin iş süreçleri ve işletme yönetimlerini yakın bir zamanda nasıl etkileyebileceğinden bahsettim. Endüstri 4.0 teknolojileriyle insan ve makinelerin birlikte nasıl verimli ve etkin bir şekilde çalışmaları gerektiği insanlığın ve işletmelerin önünde duran en önemli konulardan birisi olduğunu söylemek fazla fütüristik bir kehanet değil.

Kitapta İşletmelerde kullanılan Bilişim Sistemleriyle ilgili temel konulara bir bütünlük içinde bakarken kitabın arka kapağındaki soruları cevaplamaya çalıştım. Bilişim Sistemleri arasındaki ilişkileri, farklılıklarını ve birbirlerini nasıl tamamladıklarını satır aralarında vermeye çalıştım. BS’lerle işletme süreçlerinin nasıl bütünleştirileceği işletmelerdeki en yeni yönetim sorunları olduğu unutulmamalıdır. İşletme yöneticilerinin hatırlaması gereken bir önemli konuda BS’lerin bir yazılım ve değişim projesi olmasıdır.

Bilişim Teknolojileri ve Sistemleri okuryazarlığı için bilinmesi gereken bazı teknik, bilimsel ve teknolojik terimlerin kısaltmalarını kitapta ilk kullanıldığında uzun ve kısaltılmış yazılımlarıyla birlikte kullandım. Örneğin Veritabanları (VT), Veri İşleme Sistemi (VİS), Kurumsal İş Zekâsı (KİZ), Yönetim Bilişim Sistemi (YBS), Karar Destek Sistemi (KDS), Veri Ambarı (VA), Veri Madenciliği (VM), Kurumsal Kaynak Planlama (KKP), Müşteri İlişkileri Yönetimi (MİY), Tedarik Zinciri Yönetimi (TZY), Ofis Otomasyon Sistemi (OOS) ve Bilgi Yönetimi (BY) en fazla kullandığım kısaltmalardır. Kitap sonundaki Kısaltmalar tablosunda tüm kısaltmaları listelemeye çalıştım. Ayrıca birçok terimin İngilizcesini de parantez içinde vermeye çalıştım. Örneğin Veritabanları (Database) gibi. Dilimize girmiş birçok yabancı teknik terim ve kelimelerin Türkçesini kullanmaya özen gösterdim ve bu yabancı kelimeleri de parantez içinde yazdım.

Ayrıca BT’lerin BS’ler vasıtasıyla işletmeler üzerindeki etkilerini incelerken, birazda üniversitelerimizde YBS bölümlerinde okutulan BS’lerle ilgili uzmanlık konularının çoğunu özetlemeye çalıştım. Özellikle iş Dünyasında çokça kullanılan bazı konulara (VİS, YBS, KDS, VT, VA, BY, US, KKP, MİY, Sistem yaklaşımı, SGYD vs.) biraz detaylı bakmaya çalıştım. Kısacası kitapta işletmelerde Bilişim Teknolojileri ve Sistemleri denince akla gelebilecek birçok konuya değinmeye çalıştım. Bu yüzden bu kitabın BS alanında bir elkitabı veya kaynak kitap olarak düşünülmesinde fayda vardır.

Bu kitapta ilkokul öğretmenim Sayın Şerare Özyağcı hanımdan, en son Doktora tez danışmanım sayın Prof. Dr. Len Rogers’a kadar yüzlerce kişinin emeğinin olduğu unutulmamalıdır. 1984’ten beri Türkiye, ABD, Kanada ve İngiltere de çalıştığım veya danışmanlığını yaptığım onlarca firma ve müşterilerimin katkılarını unutabilir miyim? Burada isim isim teşekkür edemediğim ancak bu kitabın yazılmasında katkıları olan daha yüzlerce kişi var, hepsine en içten dileklerimle teşekkür ederim. Hayatta neyi tek başımıza yapabiliyoruz ki?

Bu kitap 30+ yıldır üretim planlama ve stok kontrol müdürü, metot etüdcü, sistem analisti, programcı, VT tasarımcısı ve yöneticisi, BS proje yöneticisi, üniversite öğretim görevlisi ve BS danışmanı olarak işletmelerde Bilişim Sistemleri alanında yaptığım çalışma ve tecrübelerin kayıt altına alınmaya çalışılmış bir özetidir. Tabii ki kitabın hataları ve eksikleri vardır ve bunlar tamamen bana aittir. Kitabın geliştirilmesi ve zenginleştirilebilmesi için hertür düzeltme ve fikirlere açık olduğumu bir kere daha belirtmek isterim.

Mustafa Çoruh

Kdz. Ereğli, Mart 2018

Bölüm I

Bilişim Teknolojilerine (BT) Giriş

Hayata geçirilmemiş her bilgi, doğru ile yanlış arasında bir yerdedir.

El-Cezeri

Daha mahiyeti açıkça anlaşılamayan, iyi veya kötü olarak değerlendirilemeyecek çok önemli bir teknoloji toplumsal yapıyı, işletmelerin işlemlerini ve kişisel yaşantıyı hızla değiştirmektedir. Bugün Dünya’da Information Technology ve Türkçe’de Bilişim Teknolojileri olarak adlandırılan bu teknolojik araç ve metotlar, buharın 19. yüzyılda ve elektriğin 20. yüzyılda toplumlarda ve işletmelerde yaptığı değişimi günümüzde yapmaktadır.

Son elli yılda bilim, teknoloji, ulaşım, haberleşme, iletişim, lojistik ve özellikle de Bilişim Teknolojilerindeki (BT) gelişmeler insan yaşamının her alanında olduğu gibi asıl işletmelerin üretmesini, rekabet etmesini, yönetilmesini ve kontrol edilmesini tamamen değiştirmiştir. BT sektöründe geliştirilen teknolojiler önce araştırma üniversitelerinde ve savunma sanayinde kullanıldıktan sonra rekabetin en yoğun yaşandığı iş dünyasında kullanılmışlardır. Çünkü teknolojik değişimlerin ilk başladığı yerler genellikle işletmeler olmaktadır.

Bugün bilgisayarlar, cep telefonları, internet ve mobil iletişim olmadan bir işletme yönetilebilir mi? İnternet olmadan elemanların nasıl çalışabileceği hayal edilebilir mi? Excel, PowerPoint ve Word gibi ofis programları olmadan işletmelerde işler nasıl yürüyebilir? Bilgisayar ağları olmadan Holdingler, şirketler, KOBİ’ler, Vakıflar, Devlet gibi organizasyonlar nasıl çalışabilir? Çizim programları olmadan mimarlar ve mühendisler nasıl proje çizebilir? Facebook, Twitter, Skype, e-posta ve en önemlisi de cep telefonu olmadan elemanlar nasıl iletişim kurabilir?

Daha önemlisi, BT işletmelerin yaşamını ve rekabetini kolaylaştırıyor mu yoksa zorlaştırıyor mu? Yeni küresel İş Dünyasında işletmeler arası ilişkiler BT tarafından nasıl etkileniyor? BT işçiden, yöneticiden ve hatta işyeri sahibinden davranışlarını değiştirmesini istemektedir. O halde, BT’ler iş dünyasında işçiyi, yöneticiyi, işvereni ve yatırımcıyı nasıl etkiliyor? BT, işletme yönetimi ve çalışma metotlarının küresel Dünya’yla rekabet edebilecek şekilde yenilenmesini zorunlu hale getirmektedir. Bu durum ulusal, ırkçı ve dogmatik ideolojilerle ne kadar uyumludur? Finansal yatırımların, mamul ve hizmet üretiminin, çevre kirliliğinin, terörizmin ve hatta tüketimin küreselleştiği bu sayısal Dünya’da işletmeler yaşamını sürdürebilmek için BT’leri ve bunlar yardımıyla geliştirilen Bilişim Sistemlerini (BS) nasıl tasarlamalı ve yönetmelidirler? Bu sorulara daha onlarcası eklenebilir.

İşletmelerde veri ve enformasyon yönetiminin en önemli araçları bilgisayarlar, yazılımlar, mobil araçlar ve internet erişimidir ki bunlar birer BT’dir. Bilgisayarlar enformasyonun üretilmesi, paylaşılması ve iletilmesi ile ilgili faaliyetlerin yürütülmesinde kullanılır. Veri ve enformasyonun işletme içinde ve dışında iletilmesi veya paylaşımı günümüzde internet, intranet veya ekstranet yoluyla sağlanmaktadır. Bilgisayar ve iletişim teknolojisi alanındaki gelişmeler sayesinde, kurum içi ve kurum dışı iletişim verimliliği artmakta ve örgütsel karar verme süreci hızlanmaktadır (Tutar, 2010:91).

Dış çevre genellikle örgütlerden (işletmelerden) çok daha hızlı değişmektedir. Yeni teknolojiler, yeni ürünler, insanların değişen zevk ve değerleri her türlü işletmenin kültür, politika ve elemanları üzerinde baskı oluşturmaktadır. Çoğu yerleşik eski işletmeler, çok hızlı değişen bu çevreye uyum sağlamakta yetersiz kalmaktadır. Hiçbir örgüt bu durumu istememesine rağmen, örgütün standart faaliyetleri ve iş yapma alışkanlıkları bu değişimlere karşı bir atalet oluşturmaktadır. Bu değişim eski işletmelerin varolan ve sıkı sıkıya bağlı olunan işletme kültür değerlerine karşı bir tehdit olarak algılanması nedeniyle işletme içi politik çatışmaları körüklemekte ve değişimlerine engel olmaktadır. Diğer yanda değişime hazır genç işletmeler ise genellikle kısa süreli zor zamanları bile geçirecek kaynaklardan yoksun bulunmaktadırlar. Bu yüzden 1919 yılında Fortune 500’deki işletmelerin bugün sadece % 10'unun varlığını sürdürüyor olması şaşırtıcı değildir (Laudon, 2014:86).

Değişime karşı direnen işletme ataletini yenebilmenin yolu elemanların ve yöneticilerin eğitiminden geçmektedir. Kısacası, küresel dünyada yaşanan değişimlere uyabilmenin yolu BT’lere ve insan kaynaklarına yatırımdan geçmektedir. Bu amaçla elemanların ve yöneticilerin farklı olma, analitik ve kritik düşünme, problem çözebilme ve yeni teknolojileri kullanabilme gibi melekelere sahip olması gerekmektedir. Bu melekelere sahip işçi, mühendis ve yöneticilerin yetiştirilmesi ancak Bilişim Teknolojileri haline gelmiş yeni Öğretim Teknolojileriyle mümkündür (Çoruh, 2016b). Burada en önemli görev lider yöneticilere düşmektedir.

Ayrıca, küresel ve teknolojik gelişmeler okul veya öğretim sisteminin ekonomi, demokrasi, ulaşım, hukuk ve ekonomi gibi toplumsal sistemlere duyarlı olmasını bir zorunluluk haline getirmiştir. Bilişim Toplumu ve özellikle işletmeler öğretim kurumlarından teknolojiyi icat eden, geliştiren ve kullanabilen bireyler yetiştirmesini beklemektedir (Çoruh, 2016b). Ülkelerin eğitim ve öğretim sistemlerinin bu ihtiyaçlara cevap vermesi zaman alacağından işletmelerin kendi eğitim/öğretim sistemleriyle araya girmesi yaşamsal bir zorunluluktur. İnternet ve intranet teknolojileri işletmelere öğretim alanında birçok ekonomik imkân sunmaktadır.

Ortaçağ'da, gerçekleştirilen bir icadın, halk tarafından kullanılabilir hale gelebilmesi için ortalama 200 sene geçmesi gerekmiştir. Günümüzde bu süre mekanik ürünler için 6-12 ay arasına kadar düşmüştür. Yazılım konusunda gerçekleştirilen bir buluş veya yenilik ise neredeyse aynı gün içinde kullanılabilmektedir (Kul, 2013:20).

Günümüzün en hızlı gelişen BT araçları olan mobil cihazlardaki gelişmeler gittikçe hızlanmaktadır. 2009 yılında ilk defa sabit hatlardan daha fazla kablosuz cep telefonu hattı kullanıma açılmıştır. Bu sayede cep telefonları, internet üzerinde gerçekleşen e-posta, mesajlaşma programları ve video konferansları işletme yönetiminde gerekli araçlar haline gelmişlerdir (Laudon, 2014:6). Statista.com web sitesine göre Dünya genelinde 4.77 milyar insan 2017 yılında mobil aygıtları kullanmışlardır. Bu sayının 2019 yılında 5.07 milyara ulaşacağı öngörülmektedir. Türkiye’de TUİK tarafından açıklanan Mart 2017 sonu rakamlarına göre 11 009 614 sabit telefon, 75 724 413 adet cep telefonu ve 64 335 111 internet kullanıcısı vardır.

Diğer yandan E-ticaret ve internet reklamcılığı ekonomik durgunluk zamanlarında bile hızla büyümeye devam etmektedir. Google'ın çevrimiçi reklam gelirleri 2009'da $25 milyarı aşmıştır ve internet reklamcılığı yılda % 10'dan fazla büyümeye devam etmektedir (Laudon, 2014:6).

ABD’de güvenlik ve muhasebe ile ilgili yeni kanunlar, birçok işletmenin e-postalarını 5 yıllık süreyle saklamalarını, bunun yanında sağlık ile ilgili kanunlarda yapılan değişiklikler de sağlık işletmelerinin kimyasallara maruz kalan kişilerin verilerini 60 yıl boyunca saklamalarını zorunlu kılmaktadır. Bu zorunluluklar tahminlere göre sayısal enformasyonun yılda 5 exabyte artmasına neden olmaktadır ki, bu miktar 37.000 yeni ABD Kongre Kütüphanesi'ne eşittir (Laudon, 2014:6).

Hızla küreselleşen Dünya’daki bu değişimler işletmelerde çalışanların ve yöneticilerin yeni şartlara göre yeniden eğitilmesi yanında, BT’lerin işletme içindeki süreçlerde verimli ve etkin bir şekilde kullanılması ve yönetilmesini gerektirmektedir. Satır aralarında verilen rakamlar işletme yöneticilerine çok şey anlatmalıdır.

BT’lerin teknik özellikleri her geçen gün gelişmesine ve ucuzlamasına rağmen BT’nin insan davranışları, işletme rekabeti, kent ve sosyal yaşam üzerine etkileri, yararları ve zararları sorgulanmalıdır. Bu yüzden tüm işletmelerde, kentlerde, ülkelerde ve uluslararası organizasyonlarda tüm boyutlarıyla tartışılmalıdır ve tartışılmaktadır.

1.1. Bilişim Teknolojisi Nedir?

Bugün üniversitede bu alanda ders veren profesörden, bu konuda kitap yazan kişilere ve halk arasındaki konuşmalara bakıldığında farklı isimlendirmelerin kullanıldığı görülmektedir. Bilgi Teknolojisi, Bilişim Teknolojisi, Enformasyon Teknolojisi, Internet Teknolojisi ve Sayısal Teknoloji bunlardan birkaçıdır.

Bu kargaşanın ana nedeni Bilgi kelimesinin Türkçede çok farklı kavramları ifade etmek için kullanılmasıdır. Bilgi kelimesi Veri ve Enformasyon kelimeleriyle karıştırılmaktadır (Veri, Enformasyon ve Bilgi tanımları için Bölüm-1.4’e bakınız). Türkçede veri ve enformasyon kelimeleri kodlanmış daha açıkçası yazıya geçirilmiş veya kaydedilmiş kavramları, bilgi kelimesi ise kodlanmamış kavramları ifade etmesi gerekirken bilgi kelimesi hepsi için kullanılmaktadır. Yani Türkçede Bilgi kelimesi hem kodlanmış veri/enformasyon hem de kodlanmamış bilgi için kullanılmaktadır.

Bölüm-1.4’de detaylı olarak anlatılacağı üzere, bilgi insanların veri ve enformasyondan ürettikleri manalar veya anlamlardır. Bunlar kodlanamaz ve insanların beyinlerinde kayıtlıdır. İnsanların beynindeki bilgi kodlanıp yazıya geçirildiği anda enformasyon haline gelmektedir. Kodlanamayan bir bilginin, yani insan beyninde oluşan bir olgunun, mananın veya kavramın işlenmesi, transfer edilmesi veya depolanması için ne tür bir araç veya teknoloji olabilir? Günümüzde, İnsan beyni haricinde bilinen hiçbir Bilgi İşleme teknolojisi bulunmamaktadır (Veri İşleme ayrı bir faaliyettir).

Bugün Dünya’da daha önce farklı alanlar olan sayısal araçların üretimi, iletişim (communication), veri işleme (data processing), yazılım (software), basım (publishing) ve yayıncılık (broadcasting) ve hatta bilgisayar oyunları gibi alanlar zaman içinde birleşerek (entegrasyon) Information Technology terimiyle tanımlanmaktadır. Bu faaliyetlerin ortak özelliği sayısal olarak kodlanmış veriyi işlemeleridir. İşlenmiş veriden elde edilen ise Kodlanmış Enformasyon veya eski Türkçedeki karşılığı ile "Malumat tır. O halde, İngilizcedeki Information Technology’nin Türkçe karşılığı Enformasyon Teknolojisi" olmalıdır çünkü sadece, kodlanmış veri veya enformasyonu işlemenin, göstermenin veya kodlamanın teknolojisi vardır.

Ancak, veri ve enformasyonun işlenmesi yanında iletişimin ve bilişsel faaliyetlerinin de ifade edilmesi gerekmektedir. Türkçede Bilişim kavramı, veri ve enformasyonu işleme ve iletişim kavramları yanında öğrenmeyi de içeren bilişsel bir kavramdır. Bu açılardan Türkçe’de tüm bu kavramları içeren Bilişim kelimesinin kullanılması daha uygundur. Bilişim kelimesi özellikle Türkçe dil yapısına da uygun bir kelimedir. O halde, terimin Türkçe’de BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ ve kısaca BT olarak kullanılmasında fayda vardır.

Bilişim Teknolojisindeki (BT) Bilişim kavramı bilgisayar ile insan aklının koordinasyonu açıklayan bir terimdir. Örneğin, Öğrenci otomasyon sistemine notları girmek bir veri işlem faaliyeti iken, bilgisayarda bir makale veya kitap yazmak, bir bilişsel faaliyettir. Buna göre bilişim, bilgisayar donanım ve yazılımı ile bilgisayar kullanıcı aklının koordinasyonunu sağlama etkinliğidir. Bilişim kavramı veri işlemeye göre daha interaktif bir işlemdir. Bilişimde veri işleme ve insan aklı birlikte kullanılır ve sonuçlar yine bilgisayar ve insan aklının birlikte denetimini gerektirir (Tutar, 2010:204).

Bilişim, diğer bir terim olan veri işlemdeki veriden yeni enformasyon üretme, veriyi değiştirme ve çoğaltma yanında sürece katılma anlamını da içermektedir. Veri işlemin aksine bilişim kavramı içinde bilişim çalışanın aklını aktif olarak kullanması da vardır. Bu durum bir sekreterin bilgisayarda kendisine söylenen yazıyı dikte etmesi ile bir yazarın kendi yazılarını bilgisayarda yazma faaliyeti karşılaştırılarak örneklendirilebilir. Burada sekreter sürece dâhil olmadığı için yaptığı işe veri işlem denirken, yazarın bilgisayarda sürece dâhil olması nedeniyle yaptığı iş bilişseldir (Tutar, 2010:205).

Ayrıca Bilişim terimi verinin işlenmesi, üretilmesi, saklanması ve transferi gibi veri işlemleri yanında kodlanması, özetlenmesi, sınıflandırılması ilişkilendirilmesi, raporlanması ve yorumlanması gibi daha birçok farklı faaliyeti de kapsamaktadır. Dahası bilişim, kişi ve bilgisayar yardımıyla, verilerin işlenmesi yanında bunların iletişimi ve yönetimi gibi faaliyetleri de kapsamaktadır. Buraya kadar anlatılanlardan Bilişim kavramı şu formülle ifade edilebilir: Bilişim= Donanım+ Yazılım+ İnsan+ İletişim + Yönetim. (Tutar, 2010:205).

Bilişim Teknolojileri kavramındaki Teknoloji terimi ise üretim etkinliğinde kullanılan yol, yöntem ve araçlar olarak tarif edilebilir. Teknoloji kelimesi, yapmak üretmek gibi anlamları bulunan Antik Yunanca tekhne kelimesine logos kelimesinin eklenmesiyle oluşturulmuştur ve bir nesneyle üretim yapmanın sistemli bilgisi anlamına gelmektedir. Çoğu kez yanlışlıkla teknoloji kavramı araç kelimesiyle aynı anlamda kullanılmaktadır. Oysa araç teknolojinin sadece bir boyutudur ve teknik bilginin imalata uygulanmasının sonucu üretilen fiziksel nesnelerdir (Tutar, 2010:141). Diğer yandan Teknolojinin fiziksel olmayan boyutları (Metotlar, süreçler, yöntemler vs.) da vardır.

Eğer teknoloji insan hayatını kolaylaştıran araçlar ve metotlar bütünü olarak alınırsa, bu araç ve metotların nasıl geliştiğini veya hangi evrelerden geçerek bugünlere geldiğini bilmekte fayda var demektir. İnsanın yetenek ve kapasitesinin fiziksel sınırları insanları teknoloji kullanmaya zorlamaktadır. Örneğin bir sekreterin verimli olarak günde kaç saat yazı yazabileceği, bir kaynakçının kaç metre kaynak yapabileceği, bir marangozun kaç adet çivi çakıp tahta kesebileceği, bir programcının kaç satır bilgisayar program kodu yazabileceği fiziksel olarak sınırlıdır. İnsanoğlu fiziksel sınırlarını artırabilmek için teknolojiler geliştirmiş ve geliştirmeye devam etmektedir.

O halde bilişim ve teknoloji kavramlarını içeren Bilişim Teknolojileri (BT); kavramı verilerin kayıt edilmesi, saklanması (depolanması), belirli bir işlemle enformasyona dönüştürülmesi, üretilen bu enformasyona erişilmesi, nakledilmesi ve dağıtılması gibi işlemlerin etkili ve verimli şekilde yapılması için gerekli olan araçları, sistemleri, şebekeleri, işlevleri, süreçleri, etkinlikleri, karşılıklı iletişim ve etkileşimi de içeren bir kavramdır (Behan, 1990:1 & Uluç, 2003:255). Castells'e göre BT, sayısal (dijital) ortak dil sayesinde enformasyonun üretildiği, biriktirildiği, depolandığı, işlendiği ve aktarıldığı teknolojik alanlar sayesinde hızla genişlemektedir (Şimşek, 2010:12).

Bilişim Teknolojileri günümüzde elektronik, robot ve bilgisayar üretimi, telekomünikasyon, internet, medya, basım, basın, iletişim, öğretim, siyaset, danışmanlık, kişisel hizmetler, veri işleme ve genetik mühendisliği gibi endüstri veya bilimsel alanları içermekte ve günümüzde etkilemediği hiçbir alan, endüstri, sosyal ve siyasal sistem, sektör veya ülke bırakmamıştır.

Tüm bu açıklamalar ışığında kısaca, Sayısal verilerin toplanmasını, depolanmasını ve bunlardan Enformasyon üretilip işlenmesini, transfer edilmesini, dağıtılmasını ve yönetilmesini sağlayan araçlara, metotlara ve işlemlere Bilişim Teknolojileri (BT) denir tanımı yapılabilir.

Ancak günümüzde BT demek sayısal olarak kodlanan yani ikili (0 ve 1) sayı sistemiyle çalışan veya işleyen teknoloji demek olduğu unutulmamalıdır. Örneğin 35 mm fotoğraf makinesi bir veri (resim) üretme aracı olmasına rağmen bir BT aracı olarak kabul edilmemektedir çünkü bu analog fotoğraf makinesinin çıktısı olan resim kolayca kullanıma sunulamamaktadır. Çıktısının sayısal ortamda kullanılması için en azından karanlık oda ve sayısal tarayıcı gerekmektedir. Diğer taraftan sayısal fotoğraf makinesi ile çekilen fotoğraflar ise herkes tarafından kolayca işlenebilir, transfer edilebilir, herhangi bir yazı içinde kullanılabilir veya resim halinde kâğıt üzerine basılabilmektedir. Artık resimler, filmler, çizgi romanlar gibi sanatsal eserler bile bilgisayar ekranında, yani sanal ortamda tasarlanmakta veya çizilmektedir. Bu yüzden BT demek sayısal teknoloji demektir.

Bu sayısallaşma makineden makineye olduğu kadar makine ile insan arası iletişimi, insanla insan arası iletişimden daha kolay hale getirmektedir. Bugün için harf, rakam, ses, resim ve video olarak veri ve enformasyon paylaşımını sağlayan bu teknolojilerle bir gün tat ve hatta koku verilerinin de depolanıp, işlendikten sonra dağıtılabileceği hayal edilmektedir.

İşletme açısından Bilişim Teknolojisi nedir diye sorulursa, kısaca, BT bir işletmenin amaçlarına ulaşmak için kullanma ihtiyacı duyduğu tüm sayısal yazılım ve donanım araçları yanında kullandığı iş süreci ve yönetim teknikleridir. Bunlar bilgisayarlar, depolama aygıtları ve elde taşınan mobil cihazlar ve aynı zamanda Windows veya Linux gibi işletim sistemleri, Microsoft Office gibi masaüstü verimlilik araçları ve binlerce diğer bilgisayar programları olabileceği gibi yarı mamullerin tedarik sürecini belirleyen Tedarik Zinciri Yönetim (TZY) sistemi de olabilir.

(*) Bilişim Teknolojileriyle ilgili konuların daha detaylı incelenmesine Bilişim Teknolojileri Ekonomisi ve Toplumu adlı kitabımdan bakılabilir.

Tablo-1.1’de listelenen teoriler bağlamında ve Bilişim Teknolojilerindeki temel değişimlere bağlı olarak ortaya çıkan kurallar Tablo-1.2’de açıklanmış ve Şekil-1.1’de BT’de gelişen eğilimler grafikleştirilmiştir.

Yukarıda sıralanan teori ve kurallar yanında BT’lerin günümüzdeki etkinliğine ulaşmasının ana sebebi üretici ve tüketicilerin ilgili kuruluşlar tarafından belirlenen BT standartlarını kabul etmesidir. Bu standartlar olmasa idi bugünün kurumsal altyapıları, mobil ağlar ve internet tabanlı veri işlem imkânsız olurdu.

BT standartları ve ürünlerinin bu standartlara uygunluğu internet ve bilgisayar ağlarındaki iletişimin hızını ve verimliliğini belirlemektedir (Stango, 2004). Bu standartlar güçlü ölçek ekonomileri oluşturarak üreticilerin standartlara bağlı ürünlere odaklanmasını ve dolayısıyla maliyet ve fiyatların düşmesini sağlamaktadır. Tablo-1.3’de BT altyapısına şekil veren önemli endüstri standartları ve bu standartları belirleyen kurumlar anlatılmaktadır.

Tablo-1.3’de listelenen standartlara ve bunları sağlayan kurumlar yardımıyla 1990'ların başında işletmelerin standart veri işleme ve iletişim platformlarıyla ürünlerini tasarlamaya ve üretmeye başladıkları görülmüştür. Özellikle Windows işletim sistemi ve Microsoft Ofis masaüstü verimlilik uygulamalarıyla Wintel PC standart masaüstü işlem platformu haline gelmiştir. İsteğe bağlı kurumsal sunucu işletim sistemi olan Unix'in 1980’lerden sonra yaygın olarak kabul edilmesi, özel ve pahalı olan ana bilgisayar (mainframe) altyapılarının sonunu getirmiştir. Telekomünikasyonda, Ethernet standardı PC'lerin yerel ağlarda birbirine bağlanmasına olanak sağlamıştır. 1995 sonrası yaygınlaşan TCP/IP standardı yerel ağların işletme içi ağa ve internete bağlanmalarına imkân sağlamıştır. 2000’li yıllarla birlikte IEEE’in mobil 802.11 standartlarının tüm dünyada kabulü de mobil BT’lerin yaygınlaşmasını sağlamıştır.

Günümüzde tüm yeni teknolojilerin ortak özelliği sayısallaşmadır. Hepsi de bu sayısallaşmanın ve BT’nin her yere nüfuz eden gücünü kaldıraç olarak kullanmaktadır. İşletmelerde geliştirilen bütün inovasyonlar (yenilikler) bu sayısal güç sayesinde mümkün olmakta ve ilerlemektedir. Örneğin, sağlık sektöründe en yeni Gen dizilim işlemi, bilgisayarların veri işlem gücünde ve veri analitiğinde ilerleme olmaksızın mümkün değildir. Aynı şekilde sanayi ve kişisel robotlar ve yapay zekâ gibi teknolojilerin hepsi BT’lerin veri işlem gücüne (Schwab, 2016:23) ve bu verilerin sayısallaşmasına dayanmaktadır.

1.3. Sayısallaşma ve Verileşme Nedir?

Bilişim Teknolojilerinin (BT) işletmelerde kullanımı sırasında, Verilerin sayısallaştırılması (Dijitasyon) ile ham gerçeklerin verileştirilmesinin birbirine karıştırılmaması gerekmektedir çünkü iki terimde farklı anlamlar ifade etmektedir. 'Veri' kelimesi Latincede ‘Datum’ 'olgu' anlamında 'bilinen' demektir. Bugün veri, kaydedilmesine, analiz edilmesine ve yeniden düzenlenmesine izin verilen bir şeyin tanımını ifade etmektedir. Bir nesnenin veya olay sonuçlarının kaydedilmesine (bilgisayar veya kâğıt üzerinde) verileştirme denebilir. Verileştirme, verinin çizelgelenebileceği, analiz edilebileceği ve yeni durumlarda yeniden kullanılabilecek şekilde nicel bir formata (text dosyası) sokulmasıdır (Schönberger-Cukier, 2013:85).

Burada tanımlanan verileştirme, özellikle analog olarak kaydedilmiş verinin (kâğıt üzerindeki resim ve yazı gibi) bilgisayarın kullanabileceği şekilde sıfır ve birden oluşan ikili koda dönüştürme süreci olan sayısallaştırmadan çok farklıdır. Verileştirme sadece bilgisayarlarla yapılan bir şey değildir. Bilgisayar devriminin başlangıç dönemi, kelimenin etimolojisinin ileri sürdüğü şekliyle bilgisayımsaldı (computational). Bilgisayarlar, öncelikle elle yapılan hesaplamalarda uzun zaman alan hesapların yapılmasında kullanılmıştır. Füze menzil tablolarının hesaplanması, nüfus sayımlarının yapılması ve hava durumu verilerinin hesaplanması ilk örneklerdir. Ancak işletmelerdeki Analog içeriği alıp onu sayısallaştırmak çok yakın bir zamanda oluşmaya başlamıştır. MİT Medis Lab'dan Nicholas Megroponte 1995'te, çığır açan kitabı Being Digital'ı yayınladığında, büyük temalarından birisi atomlardan bitlere geçişti. 1990'larda bilgisayarlar ve Kelime işlemci programları sayesinde yazınsal metinler büyük ölçüde sayısallaştırıldı yani bilgisayarda sayısal olarak kaydedilmeye başlandı. Daha yakın bir geçmişte (2010’lardan sonra), bilgisayarların depolama kapasitesi, işlem gücü ve bant genişliği artınca, resimler, video ve müzik gibi içeriklerde sayısallaştırılmaya başlanmıştır (Schönberger-Cukier, 2013:85).

Bugün, teknoloji uzmanları arasında büyük verinin kökeninin silikon devrimine veya sayısallaşmaya dayandığına dair bir inanç vardır. Daha önce ifade edildiği gibi BT dendiğinde sayısal teknoloji anlaşılmaktadır. Mantıksal olarak doğru olmamakla birlikte örneğin analog fotoğraf makineleri BT olarak kabul edilmez. (Schönberger-Cukier, 2013:85) itiraz etmesine rağmen Sayısal BT sistemleri sayesinde veritabanları, veri ambarları ve büyük veri kullanımları mümkün hale gelmiştir. Kısaca verileştirme bu sayısallaştırma sayesinde oluşabilmektedir. Sayısallaştırma, verinin 0 ve 1’ler yardımıyla kaydedilmesi iken verileştirme kaydedilmiş verilerin enformasyon ve bilgi üretiminde kullanılacak veya işlenecek şekilde sayısal olarak kaydedilmesi olarak düşünülebilir.

Bilgisayarların gelişmesiyle birlikte verileştirmeyi çok daha etkin hale getiren sayısal ölçüm ve depolama aygıtları ortaya çıkmıştır. Bu sayede verinin gizli değerini ortaya çıkarmak ve verinin yeni matematiksel analizlerini yapmak mümkün hale gelmiştir. Verinin depolama maliyetlerinin çok hızlı bir şekilde düşmesi bu durumu kolaylaştırmaktadır. Kısaca, sayısallaştırma verileştirmeye güç kazandırır ama onun yerini alamaz çünkü sayısallaştırma (analog veriyi bilgisayar tarafından okunabilir formata çevirme) kendi başına verileştirme değildir (Schönberger-Cukier, 2013:90).

Örneğin, bir kitabın sayısallaştırılması onu pdf dosyası haline getirmektir. Verileştirilmesi ise onu text dosyası haline getirerek insanların kullanmasını ve analiz etmesini sağlamaktır. Bunun için pdf dosyalarını text dosyası haline getiren tarayıcılar ve Optik Karakter Tanımlama (OCR-Optical Character Recognition) programları kullanılır.

Kelimelerin veriye dönüştürülmesi, çok sayıda yeni kullanımı ortaya çıkarmaktadır. Sayısal veriler, insanlar tarafından okunmak ve makineler tarafından da analiz için kullanılabilir. Ancak büyük veri şirketlerinin en iyi örneği olan Google, verinin toplanmasını ve verileştirilmesini haklı çıkarabilecek çok sayıda potansiyel amaca (projeye) sahiptir. Örneğin Google, kitap tarama projesinde pdf dosyası olarak sayısallaştırılan kitapları Optik Karakter Tanımlama (OKT) araçları ile verileştirmekte (analiz için text dosyası haline getirmekte) ve elde edilen bu verileştirilmiş metni, makine çeviri hizmetini iyileştirmek için kullanmaktadır (Schönberger-Cukier, 2013:92).

Kitapların sayısallaştırılmasıyla ilgili ilk çalışmayı 1971 yılında Project Gutenberg grubu başlatmıştır. Ancak amaçları insanların kitapları bilgisayarlarda okuyabilmelerini sağlamaktı. Benzer şekilde, kitap yayıncıları da yıllarca kitapların elektronik sürümü olan e-Kitabı yaygınlaştırmak için uğraştılar. Onlar da kitapların esas değerini veri değil içerik olarak gördüler ve tüm iş modellerini bunun üzerine kurdular. Dolayısıyla e-Kitabın metninde var olan veriyi ne kullandılar ne de başkalarının kullanmasına izin verdiler. İhtiyacı hiçbir zaman görmediler ya da potansiyelin değerini bilemediler. Bu yüzden e-Kitap tam olarak istenen seviyede tutulmadı çünkü amaç okumakla ilgiliydi, yeniden kullanmakla değil (Schönberger-Cukier, 2013:92). Son zamanlarda Amazon Kindle e-kitap okuyucusuyla bu alanda en başarılı öncü gibi görünmektedir. Ancak bu, Amazon'un ve Google'ın stratejilerinin büyük ölçüde farklılık gösterdiği diğer bir alan çünkü Amazon kitapları verileştirmesine rağmen bundan Google gibi faydalanmayı düşünmemektedir. Amazon, Kitap işinin, verileştirilmiş metninin analizinden ziyade, insanların okuduğu içeriğe dayandığını düşünmektedir. Aslında Amazon, Google'ın zahmetli bir şekilde birçok eski kitap için ulaşmaya çalıştığı şeyi milyonlarca yeni kitap için yapmaktadır Sonuç olarak Bilişim Dünyasının iki önemli oyuncusu aynı işi farklı amaçlar için yapmaktadır. Bu açıdan Amazon içeriği sayısallaştırma amacındayken Google ise içeriği verileştirmekle uğraşmaktadır (Schönberger-Cukier, 2013:93).

Sadece Google ve Amazon değil sosyal medya alanındaki Facebook, Twitter ve Linkedin gibi birçok firma kişisel hayatları verileştirmekle uğraşmaktadırlar. Sosyal ağ platformları sadece arkadaş ve meslektaş bulma ve onlarla temas halinde kalmanın bir yolunu sunmakla kalmaz, aynı zamanda kullanıcıların gündelik hayatlarındaki faaliyetlerini kaydettikten sonra bunları yeni işlerde kullanmak için veriye dönüştürmektedirler. Örneğin Facebook ilişkileri verileştirmekte, Twitter, insanların düşüncelerini kaydederek verileştirmekte ve Linkedln mesleki deneyimlerini verileştirmektedir (Schönberger-Cukier, 2013:93).

2011'de Science dergisinde rapor edilen bir çalışmada, iki yılı aşkın bir sürede, 84 ülkeden 2,4 milyon insandan gelen 509 milyon tweet'in analizi, insanların ruh durumlarının dünyada bir uçtan diğer uca bütün kültürlerde günlük ve haftalık benzer modeller izlediğini göstermiştir. Twitter sayesinde önceden fark edilmesi imkânsız olan insanların Ruhsal durumları, verileştirme sayesinde tüm Dünyada aynı şekilde seyrettiği anlaşılabilmiştir. Görünen o ki, Google, Facebook, Twitter, Linkedln, Foursquare ve benzeri sosyal medya kalabalığı, devasa bir hazine sandığının üstünde oturmakta ve bu sandık bir kere analiz edilmeye başlanınca bireylerden tüm toplum kesimlerine kadar, her seviyedeki sosyal dinamiklere ışık tutacak verileştirilmiş verilerin toplandığı görülmektedir. Bu verileştirmenin büyük veri teknikleriyle birleştiğinde tüm toplumlar için kökten değişiklikleri de beraberinde getireceği söylenebilir (Schönberger-Cukier, 2013:100).

Artık sayısal verileştirme, insanın hayatı kavrayışında ve yaşantısında temel bir zenginleşmeyi temsil etmektedir. Büyük verinin yardımıyla, Dünya doğal ya da sosyal fenomenler (görüngü) olarak açıklanmak yerine, bilgiden oluşan bir evren olarak açıklanmaya başlanmıştır. Bu, hayatın bütün alanlarına nüfuz edebilen zihinsel bir bakış açısıdır. Veri toplama ve analizi tüm toplumların öğrenmesi için zaruri bir ihtiyaç haline gelmektedir. Büyük veriyle, verinin değeri değişirken sayısal çağda veri, işlemleri destekleme rolünden ticareti yapılan malın kendisi haline gelmektedir. Verinin değeri, birincil kullanımından gelecekteki potansiyel kullanımlarına kaymaktadır (Schönberger-Cukier, 2013:103-106).

Veri maddi şeylerden (yenen yemek, yanan bir mum) farklı olarak değeri kullanıldığında azalmamakta ve tekrar tekrar kullanılabilmektedir. Veri, iktisatçıların 'rakip olmayan' mal dedikleri şeydir. Veri, maddi mallar gibi kullanıldıkça yıpranmaz. Bir kişinin veriyi kullanması bir başkasının kullanmasını engellemez. Örneğin, Amazon müşterilerine tavsiyelerde bulunurken geçmiş işlemlerden gelen veriyi kullanır ve bunu sadece veriyi üreten müşteri için değil aynı zamanda başka müşteriler için de tekrar tekrar kullanmaktadır (Schönberger-Cukier, 2013:108).

Verinin gerçek değeri, okyanusta yüzen bir buzdağı gibidir. İlk bakışta sadece çok ufak bir kısmı görünürken, büyük bölümü yüzeyin altında gizlidir. Bunu anlayan yenilikçi şirketler, verinin gizli değerini çıkartarak daha çok potansiyel faydalar sağlayabilirler. Kısacası, verinin değerinin, sadece şimdi nasıl kullanıldığı değil gelecekte kullanılabileceği bütün olası biçimler bakımından da ele alınmalıdır (Schönberger-Cukier, 2013:110).

Özetle Verinin değerinin düğüm noktası, görünüşte sınırsız olan yeniden kullanım potansiyeli, yani seçenek (opsiyon) değeridir. Veriyi toplamak önemlidir ama yeterli değildir, çünkü verinin değerinin büyük bölümü, sadece sahip olunmasında değil kullanımında yatmaktadır (Schönberger-Cukier, 2013:129). Bunun içinde gerçeklerin, faaliyetlerin ve olayların önce sayısallaştırılması ve sonrada verileştirilmesi gerekmektedir.

(*) Veritabanı Felsefesi, Tasarımı ve Yönetimi adlı kitabımdan alınarak ekleme ve düzenlemeler yapılmıştır.

Tablo-1.4’deki bilişim hiyerarşisi Şekil-1.2’de görülen bilişim döngüsüne çevrilebilir. Şekil-1.2’de verilen Bilişim döngüsünde (Tutar, 2010)’a göre işletmelerde verinin enformasyona, enformasyonun bilgiye, bilginin yoruma, yorumun karara ve kararın eyleme dönüştürülmesi sürecinde farklı anlayışlar devreye girmektedir.

Şekil-1.2’deki döngüde Bilgeliğe ulaşma süreci, imgeyle (işaret-sign) başlamaktadır. Bir işaret (sign), bir dilin en küçük anlamlı birimidir. İşaret, çoğu zaman kelime ile aynı anlamı ifade eder ancak işaret kavramı kelimenin dışındaki anlamları da içine alır. Mesela Günler kısaldı cümlesinde iki kelime vardır ve bu kelimelerin her biri birer veri sayılır; ancak aynı ifadede dört işaret (anlam ifade eden hece) bulunur: Gün-ler kısal-dı. Bu yönüyle veriye göre imge daha esnek ve daha soyut bir yapıya sahiptir. Bu açıdan İmge veya işaret herhangi bir olgunun veya kavramın beyinde temsil edilen sembolüdür. Örnekteki Gün ve ler heceleri geçmişteki öğrenim ve tecrübelere bağlı olarak beyinde farklı çağrışımlar veya anlamlar oluşturur. İmge daha önceki bir algılamadan sonra zihinde kalan izlenimlerin yarattığı çağrışımlardır. İmge kavramı, özellikle sanatsal yaratıcılıkta önemli bir yere sahiptir. Yapıtların insan beyninde bir kanaat oluşturması imgeler yoluyla olur. İnsan, daha önceden gördüğü bir varlığı, yaşadığı bir olayı, zihninde başka biçimde yeniden tasarlayabilir. İnsan beyninde tasarlanan bu görüntüler imgeyi/işareti oluşturur. İmge, bir nesneyi doğrudan doğruya yeniden tanımlamaya yarar. Kısaca duyu organları ile algılanmış olan bir şeyin somut ya da düşünsel kopyası imgedir. İmge, gerçekliklerin zihinde beliren görüntüsüdür. Duyulan bir kelime veya hece (ses) beyinde bir sembol veya imgeyi çağrıştırabileceği gibi görülen bir cisimde beyinde bir ses oluşturabilir (Tutar, 2010:71). Bu durum insan beyninin nesneleri ve fiziksel olayları dilin fiziksel yapısından bağımsız olarak sanallaştırıp kaydettiğini ve dilin yapısına bağlı olarak da irtibatlandırdığını açıklamaktadır. Örneğin Kitap veya Book kelimeleri insan beyninde aynı imgeyi çağrıştırmaktadır.

Diğer yandan Veri, Enformasyon ve Bilgi birbiriyle ilişkili ancak farklı manaları olan kavramlardır. Veri ham gerçekler (raw facts) olarak tanımlanırsa, enformasyon sınıflandırılmış, özetlenmiş, formatlanmış ve kullanım için değiştirilmiş veridir. Veri belirli bir çerçevede enformasyona dönüşür (Celep, 2003:7).

Enformasyon örgütlenmiş bir veri dizisi, bilgi (knowledge) ise anlamlı bir enformasyondur. Bir anlamda bilgi akıl tarafından üretilen bir anlam dır (Makaras, 1999:264). Bilgiye bir anlam yüklenmediğinde, o zaman o bir enformasyon ya da veri niteliği taşır. Enformasyonun yaşam bulup bilgi haline gelmesi sadece anlam aracılığı ile olur (Bhatt, 2000). Bunun nedeni, enformasyon ve bilgi arasındaki ayrımın kullanıcının bakış açısına dayanmasıdır. Burada anlamlar kişi tarafından belirli bir değere (paradigma) dayanarak yorumlanır (Makaras, 1999:264). O halde, bilgi, insanın etrafındaki dünyayı şekillendirme, onu sınıflandırma, yaşamlarındaki belirsizliği azaltma ve belirli biçimlerde bu dünyayı yorumlama için veri ve enformasyon yardımıyla beyinlerinde oluşturdukları anlamlardır (Beijerse, 1999). Bu açıdan bilgi kavramı TDK sözlüğündeki, "insan usunun kapsayabileceği olgu, gerçek ve ilkelerin tümüne verilen ad" şeklinde tanımlanabilir.

Enformasyon sözcüğünün kökenine inildiği zaman, enformasyonun ingilizcesi lnformation’nın, to inform yani bilgi vermek fiilinden türetildiği görülmektedir. İngilizcedeki inform kelimesinin kaynağı Latince olan informare, şekillendirmek, biçim vermek, eğitmek ve göstermek anlamlarına gelmektedir. Bilgi vermek ise iletişimle ilgili bir faaliyettir. Bu açıdan ele alındığında enformasyon, mesajın iletilmesi ile ilgili belirsizliği (uncertainty) azaltan

You've reached the end of this preview. Sign up to read more!
Page 1 of 1

Reviews

What people think about İşletmelerde Bilişim Sistemleri Yönetimi

0
0 ratings / 0 Reviews
What did you think?
Rating: 0 out of 5 stars

Reader reviews