P. 1
+£TOPYA

+£TOPYA

|Views: 7|Likes:
Published by Tuğrul Sarıkaya

More info:

Published by: Tuğrul Sarıkaya on Sep 06, 2012
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

05/13/2014

pdf

text

original

ÜTOPYANIN SİYASET FELSEFESİ TARİHİNDE EVRİMİ Metin Bal Ütopya fikri, ortaya çıktığı andan bugüne kadar, siyaset

felsefesi tarihini yönlendirici konulardan biri oldu. Ütopyanın ilk önemli özelliği, bir toplumun nasıl oluştuğunu ve bu oluşumun nasıl kontrol altına alınarak düzenlenebileceğini -başta politik, ekonomik, etik ve ontolojik olmak üzere- çeşitli şartlar altında kurgulayan bir tasarım olmasıdır. İkinci önemli özelliği ise, insanların toplumsal düzeninin ve çeşitlilik gösteren bu düzenler hakkındaki düşüncelerin rastgele bir şekilde değil, tarihsel bir bağlam içinde ortaya çıktıklarını göstermesidir. Üçüncü olarak da, ütopya tarihsel evrimiyle birlikte, toplumsal düzenin dönüşümünde rol alan aktörlerin, değişen şartlar altında belirlenerek nasıl evrildiklerini düşündürür. Ütopya, “ebedi barışçıl bir toplum tasarımı” yanında, bugün yaşayanlara sunulmuş yeni bir toplum tasarısı önerisidir. Bu öneri sadece belirli bir topluluğa değil, tüm insanlığa sunulur. Ütopyalarda mevcut toplum düzeni, açıkça ya da gizli olarak eleştirilir. Bu nedenle siyasi iktidarlar, ütopyaların gerçekleştirilmesi fikrine her zaman karşı olmuşlardır. Bunun ilk örneği, ideal bir toplum düşünen ilk filozof olan Platon’un (M.Ö. 427-347) Devlet tasarısını gerçekleştirmesine izin veren Syracusa kralı Dionysius’un, kendi krallığının tam tersi bir düzenin kurulacağının farkına varmasıyla, Platon’u ölümle tehdit ederek kovmasıdır. (Platon, 1988, s. 5-15) Bunun en acı, unutulmaz örneği ise, Thomas More’un (1478-1535) Ütopya’sının (1516), yayınlandığı ilk zamanlarda, bu eserde kurgulanan toplum düzeninin gerçek değil, alaycı ve hayalci bir eser olarak değerlendirilmesidir. (More, 2004, s. 9-84) İngiltere başbakanlığına kadar yükselmiş olan More, Ütopya eserinde geliştirdiği fikirlerin bir kısmını gerçek yaşamında uygulaması nedeniyle, sonunda bir zamanlar en yakın dostu olan İngiltere Kralı VIII’inci Henry tarafından idam edilerek öldürülmüştür. Elbette ütopyalar kendi yazarlarının kişisel sorunlarına ve öznel yaşamlarına indirgenemezler. Başka bir deyişle, More’un Ütopya’sı onun Hıristiyan Katolik inancına sahip biri olmasına, Thomas Campanella’nın (1568-1639) Güneş Ülkesi (1623), onun ömrünün yarısını geçirdiği hapishanelerde daldığı düşlere (Campanella, 2008, s. 7-26) ya da Francis Bacon’un (1561-1626) Yeni Atlantis’i (1627) Bacon’un rüşvet almasından duyduğu vicdan azabına (Bacon, 2008, s. 14) indirgenemez. Çünkü, ütopya yazarları kendi yaşamlarından ve içinde bulundukları zamanın sorunlarından çıkardıkları sonuçlarla, bütün toplum için faydalı olabilecek çözüm arayışı içindedirler. Ütopya fikrinin gelişimini, vicdanı, doğaüstü ya da dogmatikçe kabul edilen sabit güçleri yardıma çağıran “çağrıcı” gelenekten, modern çağın ürünü olan dünyevi bir aktörün sırtlandığı bilimsel sosyalist geleneğe kadar, tarihsel anlamda, dört döneme ayırabiliriz.

Bu sosyalist ütopya fikrinin kurucu düşünürleri. Böylece ütopya fikri. İkinci dönem ütopya fikrinin en tanınmış örnekleri şunlardır: More’un Ütopya’sı. BÜ. edinebildikleri kadar mülk edinmede serbest bırakıldıklarında zenginlik küçük bir azınlık elinde toplanmakta ve geri kalanlar yoksul . Ona göre toplumun yozlaşmasının nedeni “zenginlik birikimi”dir. gerçekliğe alternatif olarak.İlk dönem içine. ulusal ve uluslararası ilişkiler vb. More ile başlayan dönemi. “insanların çelişki dolu toplumsal gerçekliklerini aşabilmeleri için toplumsal bir sözleşme” önerir. Platon’un Devlet’iyle değil. 1-2) Bu nedenle uygulanmaları mümkün olmamıştır. Çağrıcı ve muhafazakar gelenekten ayrı olarak. (1771-1858). Hıristiyanlık ve İslam’ın kiliastik (binyılcı ya da tanrı devletçi) geleneği gibi. Bu aşamada ütopya fikri sosyalizme evrilir. Oysa “toplumsal sözleşmeye temel oluşturan eşitlik ilkesi. konular da dahil olmak üzere. “vicdan”a ve “tanrı”ya çağrıda bulunan siyasi-dini bir öğreti değil. Göçmen. çok ileride Kant’ın (1724-1804) “Ebedi Barışa Dair” yazısında tekrar görülür. ütopyaları çağrıcı ya da muhafazakar bir toplum tasarımından ayırmak gerekir. zamanı ve nasıl kurulacağı belirsiz olan ve gerçek dünyayla karşılaştırılmaları mümkün olsa da. Bunun ilk belirgin örneği. şimdilik. bugün de geçerli olduğu gibi. Yahudilik. Çağrıcı geleneğin bir temsilcisi olan Kant. yaşanan toplumsal düzendeki insanlık dışı olgulardan uzak bir toplum tasarlar. Çünkü kendisinden önceki çağrıcı ve muhafazakar gelenekten farklı olarak More ile birlikte başlayan ütopya anlayışı. kaynağı yine burada olan. Ancak biz. Bacon’ın Yeni Atlantis’i ve James Harrington’un (16111677) Okyanus Ülkesi (1656) [The Commonwealth of Oceana]. ayrıntılı bir toplum düzeni ortaya koyarlar.” (Göçmen. ahlaksal-dini bir öğretidir. soyun devamı. Campanella’nın Güneş Ülkesi. s. 1) Bu görüşün doruk noktası Padovalı Marsilius’un (1275-1342) Barışın Savunusu (1324) kitabıdır. bu kurgunun gerçek dünya koşulları ile ilişki içine sokulduğu toplum tasarısıdır. yeri. eğitim. Bu nedenle. Ütopyanın üçüncü dönemi ise. Bu gelenek. Bu “çağrıcı gelenek”. Ütopya fikrinin tarihsel gelişiminin son dönemini. Ütopyacılar. s. İnsanlar. soyut bir eşitlik ilkesidir ve sözleşmenin öznesi olarak seçilen kişi veya kurumlar gerçek varlıksal koşullarından yalıtılmıştır. More’un Ütopya yapıtı ile başlatılmalıdır. doğa-üstü ya da değiştirilemez bir doğal kökene dayanan toplum düzeninin aksine. Saint Simon (1760-1825). eski Hıristiyanlık öğretisinde görülen “çağrıcı gelenek”tir. Charles Fourier (1772-1837) ve Robert Owen’dır. değiştirilebilir dünya düzeniyle ilgilenirler. gerçekte. üretim. Çağrıcı geleneğe yönelik bu eleştiriyi. More ile başlayan gerçek ütopyacı toplum tasarıları. “insanları barışçıl bir geleceğe götürmek isteyen”. More. David Hume (1711-1776) daha 18’nci yüzyılda ayrıntılı olarak dile getirir. onunla ilişki içine sokulamayan toplumsal düzen tasarıları girer. tüketim. bu fikri bilimsel bir tutumla ele alan filozoflar olarak Karl Marx (1818-1883) ve Friedrich Engels’in (1820-1895) geliştirdikleri ve bir ütopya olarak örneğini William Morris’in (1834-1896) Hiçbir Yerden Haberler (1890) [News From Nowhere] adlı eserinde bulduğumuz. ütopya fikrinin ikinci evresi olarak kabul edelim. bilimsel sosyalizm anlayışı oluşturur. toplumu ayrıntılı bir şekilde sınıfsal özellikleriyle ve biçimlendirilmiş bir üretim-tüketim mekanizması içinde tasarlar. BÜ.

Çünkü ona göre. boş zamanı artırmak. üretimin toplumsallaştırıldığı zamanlardan bu yana sürekli olarak “kriz”le.sayıları giderek artan işsizler ordusunu ve aylaklar ordusunu . modern burjuvazinin vaadlerinin boş olduğu ortaya çıkmıştır. toplum örgütlenmesindeki büyük devrim”e (hazırdır. Harrington’un düşüncesi. Simon. s. More. Okyanus Ülkesi’nde. insanlıktan çıkan bu iki tarafı da . üretim araçlarının ortak kullanılması düşüncesine gelip dayanır. zenginlik birikimi. ilerleyen zamanlarda. More’un düşüncesi ise sosyalist düşünürlerin çıkış noktasını oluşturacaktır. mülk eşitsizliğinin tekrar ortaya çıkmayacağını güvence altına almaz. Örneğin. ancak üretimin sonucunda ortaya çıkarılan zenginlik henüz toplumsallaştırılamamıştır. yalnızca bir defalığına eşit seviyeye getirilerek çözüleceğini düşünür. bireysel mülkiyet eşitsizliği sorununun. bile bile tüketimi normalden üç kat fazlasına çıkarırlar. Bir terzi ve ayakkabıcı toplumun kötü işlenmiş kumaşlar ve kötü bir deriyle yapılmış ayakkabılar kullanmasını ister. özgürlük ve dayanışma ilkelerinin. Teknolojik gelişme için bu söylenebilir belki.ortadan kaldıracak olan tam istihdamı ilk öneren düşünürdür. eşitlikçi liberallerin. Mülkiyetin bireysel değil toplumsal olmasını savunan More’dan farklı olarak Harrington. 19. More bunu gerçekleştirmek için pazar ilişkilerinin bütünüyle ortadan kaldırılmasını önerir. zorunluluk sınırlarını daraltıp özgürlük sınırlarını genişletmektir. Şöyle der: “insanlığın yeni döneminin şafağı. güvenilmez. Diğer bir ütopik sosyalist düşünür Fourier. yüzyıl filozoflarının ütopya tasarıları. çünkü üretimin artmasıyla yoksulluk. US. Dahası. kapitalizm kavramını kullanan ve anti-kapitalist bir toplum modeli öneren ilk tasarıdır. kısacası barış ilkesine dayalı bir toplum kurmayı amaçlayan” bir ütopya fikri. kapitalizm koşullarında gerçekleştirilemez. doğrudan doğruya kapitalizme karşı bir toplum tasarısıyla başlar. böylece. Böylece ticari çıkar uğruna. Simon “reform” kavramına “gönülsüz önlem” adını verir ve “gönülsüz önlemler devri çoktan geçmiştir”. Ancak bu eşitliği koruyacak bir öneri yapmaz. (Aktarılan yer: Göçmen. daha ileri giderek. “üretim araçlarının gelişiminin insanın yaşam kalitesine nasıl faydası vardır?” sorusunu sorarlar. günümüzün anlaşılamayacağını çoğu zaman duyuyoruz. 9 ) Fourier’e göre. sonunda. sanıldığı gibi düşmemiş. üretim düzenindeki “anarşi”yi ifşa eder. ütopyalarda düşünülen toplum düzeninin şimdi ve burada. Şöyle der: Bir mimar şehrin bir kısmını kül edecek bir yangın arzular. “devrim”le gerçekleştirilebileceğini düşünürler. çünkü ütopik yapıtlar. Böylece. mülkiyetin bütün bireyler arasında bir defalığına eşit olarak dağıtılması. More’un Ütopya’sı. Bunu yapmaktaki temel amaç. Ütopya fikri. Yani. zenginliğin. başka bir deyişle “kapitalist sahiplenme” olgusu. “eşitlik. More maddi zenginlik birikimi ve erdem arasında ters orantılı bir ilişki kurar. bunalımla . Buna verilen cevaplar. aksine artmıştır. Eski çağlara gönderme yaparak. bir camcı bütün camları aşağı indiren bir dolu yağışı bekler. “üretimin toplumsallaşması” anlamına gelen sanayi devrimiyle birlikte sosyalizme doğru evrilirler. ancak toplumsal ilişkiler için aynısını söylemek doğru olmaz. üstelik “reform”larla değil. More’un başlattığı anti-kapitalist geleneği devam ettirerek. Simon için çözüm bir an önce devrimin yapılmasıdır. insanı açgözlü. menfaatçi ve bütünüyle yararsız bir karaktere dönüştürerek. Üretim toplumsallaşmış. kişiyi ahlak ve erdemden yoksun bırakmaktadır.düşmektedir. Fourier ve Owen. “Toplumsallaşmış üretim” karşısında duran toplumsallaştırılamamış sahiplenme.

2004. bu önerilen yeni toplum düzenini hayata geçirecek aktörün belirlenmesi olmuştur. 6. ütopyanın bilimsel ele alınışı anlamına gelen bilimsel sosyalizme hazırlık yapar. sanayinin gelişimi “mutluluğun kendisini değil” sadece “mutluluk öğeleri”ni yaratmıştır. Kısacası. s. artık daha fazla ütopik olmayan. 3) Kapitalizm insanı mutlu etmez. beden ve zihnin biçimlenmesinden çok daha fazla önem verildi. henüz usdışı bir toplumsal düzende yaşamaktadır. Ona göre. insan kendi koşullarının mahkumiyeti altındadır ve bu durum bir an önce tersine çevrilerek. Çünkü kapitalist toplumda. Hiçbir düşünür ideal bir toplum düşüncesi ve pratiğine kendi hayatını Owen kadar adamamıştır.” Fourier için olduğu gibi Owen için de “bütün insan uğraşlarının amacı mutlu olmaktır. Charles Fourier tarafından ortaya konulmuştur. tarihte ilk defa. insanın usdışılığının tarihini sergilerler. yalnızca.) Owen. tersine çevrik toplumu ayakları üstüne kaldıracak aktör “işçi sınıfı”dır. Diğeri ise J. Marx ve Engels. ikincil ve aşağı düzeyde bir makine muamelesi gördü: Kereste ve metal hammaddelerinin biçimlendirilmesine. insan ilişkilerindeki “yabancılaşma” yı ve “meta fetişizmi” ni ortaya koyar:İngiliz sanayisine ruhsuz mekanizm girdiğinden beri. fakat bizler şimdi insan aklının yükselişine ve tekrar doğacağı döneme yaklaşıyoruz. başka bir deyişle anti-ütopya kavramıdır. kapitalizmin neden olduğunu. Böylece kapitalist toplumun insanı “mutsuzluk” içindedir.” İnsanın bedensel özelliklerini ihmal eden insan doğası açıklamaları reddedilmelidir. (Aktarılan yer: Göçmen. sosyalizme evrilmesiyle. Robert Owen’ın ütopik sosyalist anlayışının katkısının ardından. US. s. devrim yapılmazsa “tersine çevrilmiş bir dünya” olarak kalır. ütopya tasarısı iki farklı düşünce kesimi tarafından reddedilir. US. mevcut kapitalist toplum düzeninin detaylı çözümlemesini yaparak. Hem bedensel hem zihinsel tutkulardan [bodily and intellectual passions] oluşan “insan varlığı”. kapitalizmin kısır döngüsünden kurtulmak için çareyi “devrim”de bulur. Eksik tanımlamalara karşı kapsamlı bir insan doğası anlayışı geliştiren Owen. ütopya tarihi açısından gerçekleştirilen en büyük katkı. az sayıda istisnalarla birlikte. US.S. “koşulların etkisinin bilimi” ni [science of the influence of circumstances] geliştirerek. Owen’a göre kapitalizm aşamasındaki insanlık bu şekliyle. Buna göre. İlki Marx ve Engels’in “bilimsel sosyalizm” fikridir. (Aktarılan yer: Göçmen. bu şekilde ortaya koyan Fourier.sonuçlanmıştır. ilk yapılması gereken şey “kötülük” ün nedenini bulmak. toplum. yeni toplum düzenini gerçekleştirerek. koşullar tarafından yönetilmekten koşulların yönetilmesine geçilmelidir. ancak onu “mutlu şeyler” le aldatır. kapitalizm koşulları altında kendisini gerçekleştiremez. insan kendi koşullarının yönetimini kendi eline almalıdır. s. aynı zamanda zihinsel [intellectual] ve duygusal [emotional] bir yoksulluktur. Aydınlanma burjuvazisinin “özgürlükçü” niyetinin hiç de “eşit” bir ortam oluşturmadığını. Buna göre. Kapitalizmin ürettiği “yoksulluk” sadece maddi yönden bir yoksulluk değil. Ona göre. 15) Ütopyanın. s. insan. bilimsel bir sosyalizm ortaya . Bunu şöyle ifade eder: “Dünyanın geçmiş çağları. bundan sonra gelecek olan adım “bu kötülüğe karşı çözüm geliştirmektir.”(Aktarılan yer: Göçmen. bunu yapmakla.Mill’in dystopia. 78) İşte “kapitalizmin kısır döngüsü” olarak da tanımlanacak bu “toplumsallaşmış üretim” ile “kapitalist sahiplenme” arasındaki çelişki. (Engels.

yukarda sözü edilen süreçler. Marx ve Engels’in yine de bir idealleri vardır. varolmaları karşısında. karşılıklı olarak birbirlerine karıştıklarını. diyalektik olmalıdır ve bu yöntem “üretim ilişkileri” ile “üretim araçları ya da güçleri” ne. sosyalizm mücadelesinin ve bunun aktörü olan işçi sınıfının nihai hedefidir. Platon’un Devlet’ine benzer ideal toplum tasarılarının “metafizik” kurgular olduğunu düşünür. Ancak bu idealin farkı pratik olmasıdır. değişmelerini ve yokolmalarını. başka bir deyişle. s. “Toplumsallaşmış üretim” ve “kapitalist sahiplenme” arasındaki çelişki. ancak üretimin olduğu gibi tüketimin de toplumsallaşmasıyla çözülecektir. dinginlikleri karşısında devinimlerini unutmasıdır. Böylece. s. elbette. […] karşılıklı etki görünümü içinde birleştiklerini.) Ütopyanın bilimsel olarak evrilmesinin. Nesneleri ve onların kavramsal yansılarını. her bir kişinin özgür gelişiminin herkesin özgür gelişiminin koşulu olduğu bir birlik” kurmaktır. Marx ve Engels. doğanın durmadan yinelenen bu çevrimin sonsuz tekdüzeliği içinde hareket etmeyip. 1970. er ya da geç. Doğa. her zaman. çelişkiye içkin erektir. soyut bir duruma geldiği ve çözülemez çelişkiler içinde kendini yitirdiği bir engele çarpar. (Göçmen. devinimleri. s. More’un Ütopya eserine kadar geri götürülebilir. ormanı görmesini engeller. diyalektiğin deneme tezgahıdır ve modern doğa bilimi onuruna. onun kendine özgü davranış tarzının birer doğrulanmasıdır. 59-60) Engels’in metafizik düşünüşten uzaklaştırdığı yeni toplum düzenini düşünmenin yöntemi. başka bir deyişle sahiplenmenin toplumsallaştırılması pratiği bir “geçiş toplumu”  übergangsgesellschaft. bütün bu düşünce yöntemlerinin hiçbiri. (Marx&Engels. BÜ. zincirlemeleri. metafizik düşünce çerçevesine girmez. gerçekliğe alternatif bir yapının da devinim özelliğine sahip olması gerekir. ötesinde dar. Ütopyanın doruğu olan bilimsel sosyalist anlayış. Kapitalizmin eleştirisi. Bu idealin gerçekleştirilmesi.60). gerçek bir tarih geçirdiğini tanıtladığını söylemeliyiz. tersine. 3. doğuşları ve sonları içinde kavrayan diyalektik içinse. her zaman toplumun bir kısmını ya da büyük kısmını baskı altında tutmaya devam edecektir. karşıt oldukları kadar ayrılmaz da olduklarını ve bütün antitez değerlerine karşın. özsel olarak bağlantıları. Engels yeni bir toplum tasarısı düşünürken. Ancak “kapitalizm” terimi. Platon’unki gibi ideal toplum kurgularını reddederken. . bir çelişkinin olumlu ve olumsuz gibi iki kutbunun. Bu yapılmadıkça çeşitli iktidarların el değiştirmesiyle bugüne kadar varlığını sürdüren “devlet” aygıtı. pratiğin bir hedef doğrultusunda örgütlenebilmesi ve önünün aydınlatılabilmesi için” gereklidir. bilimsel bir sosyalizmin götüreceği yer ya da ideal. Bu ideal. metafizik düşünce ile diyalektik düşünceyi karşı karşıya getirir: …metafizik görüş tarzı. metafizik olarak değil diyalektik olarak olup bittiğini. tekil nesneler karşısında onların bağlantılarını. onun bu deneme tezgahı için her gün artan zengin bir olgular hasadı sağlayarak. mevcut “sermaye ve emek çelişkisi”nin çözümünde yatar. Bütün bu süreçlerin. “sınıfları ve sınıf çatışmalarıyla birlikte eski burjuva toplumu yerine. çağdaş toplumun yapısını betimleyecek şekilde ilk kez Marx tarafından kullanılır. (Engels. 2004. Oysa. bunun nedeni. sınırlı. […] Şeylere biraz yakından bakınca.koyarlar. Bu içkin idealin belirlenimi. “eleştirinin politik harekete dönüşebilmesi. ağaçlar. birbirlerine dönüştüklerini de görürüz. son çözümlemede. boyutları konunun niteliğine göre değişen geniş alanlarda ne denli doğrulanmış ve ne denli zorunlu olursa olsun. böylece doğada her şeyin. insanlığa egemen bir iktidarın ve bu iktidarın mekanizması olarak “devlet”in kendi kendini iptal etmesiyle sonuçlanır. diğer bir deyişle “sermaye ve emek arasındaki çelişki”nin eleştirel analizine uygulanmalıdır. Söz konusu pratik. Bu süreç.

Ütopyanın geldiği aşamadaki büyük soru şudur: Acaba. gördüğümüz gibi. işte ancak bu andan başlayarak kendi tarihlerini tam bir bilinçle kendileri yapacak. Bu aktör. bilinçli planlı örgüt geçer. Bireysel yaşam savaşımı son bulur. 87-88) Daha önceki ütopya anlayışlarında belirlenmeyen toplumsal düzeni dönüştürücü aktörler. bu kapitalist sahiplenmeye dur diyecek siyasal bir örgütlenmeye geçseler. onlar daha çok dystopyalar ya da kakotopyalar [karşı-yerler. Marx ve Engels için kapitalist devlet yapısının kendi kendini iptal etmesi “toplumsal devrim”dir.21) Bu sözü edilen “toplumsal devrim”. Sosyalist ütopyacılara ve bilimsel sosyalist fikre karşı J. başka bir düzenin kurulmasına birinci dereceden ihtiyaç duyan çalışan kesimlerdir. tersine. İnsanlara özgü bir şey olan ve şimdiye değin karşılarında doğa ve tarih tarafından verilmiş bir şey olarak dikilen toplum durumunda yaşam. onunla birlikte tüm insanlık özgür olacaktır. Marx Politik Ekonomi Eleştirisine Bir Katkı kitabının “Önsöz”’ünde “toplumsal devrim” sözcüğüyle neyi kastettiğini şöyle anlatır: Maddi yaşamdaki üretim tarzı genel olarak toplumsal. İnsanların varlığını belirleyen şey onların bilinci değil. işte ancak bu andan başlayarak onlar tarafından istenen sonuçları vereceklerdir. s.transitory society. Marx ve Engels. işsizler ordusunu da kapsayan proleter yığınlar. onlara [bu biçimleri] vurulan zincire dönüşürler. s.S. tarihsel şartlar altında açıkça belirlenir. (Aktarılan yer: Göçmen.onların daha önceden geçerli oldukları üretim ilişkileri ile çatışma içine düşerler. bilimsel sosyalizm kuramında. üretim araçlarının toplum tarafından ele geçirilmesidir. üretim artık bir meta üretimi olmayacağı için. bu süreç değişebilir mi? Bu sorunun cevabından bilimsel sosyalist anlayış çok emindir. politik ve zihinsel yaşam sürecini belirler. Çoğunlukla ütopik diye adlandırılan bir şey mümkün olamayacak kadar iyidir. İrlanda’da toprak mülkiyeti üzerine bir tartışma sırasında yaptığı konuşmada ütopya yazarlarını kastederek şöyle der: Belkide. işçi sınıfı iktidar olduktan sonra. başka bir deyişle. ağır basan bir biçimde ve durmadan artan bir ölçüde. Bununla birlikte ürünün üretici üstündeki hakimiyeti durdurulmuş olur. “dystopia” kavramını türetir. Toplumdaki maddi üretim güçleri. insanların denetimi altına girer. ütopyayı eleştirirken ondan bütünüyle vazgeçmezler. İnsanlığın zorunluluk dünyasından özgürlük dünyasına atlayışıdır bu. Aynı zamanda. “işçi sınıfı” dır. onları ütopyacılar diye adlandırmak övgü niteliğindedir. Böylece toplumsal devrim dönemi başlar. 2004. belli bir anlamda hayvanlar dünyasından kesinlikle ayrılır. Şimdiye değin tarihi egemenlik altında tutan yabancı. Böylece. Buna göre. transition period  dönemidir. onların bilincini belirleyen şey onların toplumsal varlığıdır. ilk kez olarak insan. 12 Mart 1868’de İngiltere Parlamentosu’nda. İnsanlar. onlar tarafından harekete getirilen toplumsal nedenler. Bu ilişkiler üretim güçlerinin gelişim biçimleri olmaktan çıkarak. hayvansal yaşam koşullarından gerçekten insanca yaşam koşullarına geçer. Bu yeni düzende: Toplumsal üretim içindeki anarşi yerine. nesnel güçler. dahası onu bilimselleştirmeye doğru geliştirirler. fakat onların destekliyor göründükleri şey mümkün . US. (Engels. kendi gelişimlerinin belirli bir aşamasında mevcut üretim ilişkileri ile ya da – aynı durumun meşru bir ifadesiyle. kendi kendisini sınıf olarak ortadan kaldırarak insanlığı kurtardığında. şimdi onların gerçek ve özgür eylemleri durumuna gelir. Üretimin toplumsallaştırıldığı zamandan bu yana “geçiş süreci” yaşanmaktadır. kötü-yerler] diye adlandırılmalıdır.Mill (1806-1873). dünya bir meta olmaktan kurtarılır.

çalışan kesimlerin köleleştirilmesi devam etmektedir. s. bir “dünya devleti” kurma önerisidir. ve 21. Sonuç olarak. yüzyıl öncesinden. s. Üretim iki katından fazlası kadar arttı. fikri. Bu durum çalışma saatlerini en az yarı kat düşürmeliydi. Olmadığını. başka bir deyişle. 1999. Günümüzde yaşadığımız ve şahit olduğumuz gibi. “küreselleşme” “globalisation” adıyla rasyonalize edilip. Ben bu görevin bizi boş yere çağırmadığını düşünüyorum.xiii) John Stuart Mill’in ürettiği bu dystopia kavramı. Ütopya fikrinin kaynağı olan. daha 1890 yılında. Grekçe “dys-topos” ya da “kako-topos” “kötü-yer” anlamına dayanır. giyim başta olmak üzere. (Göçmen. yüzyılın başında. 2000’li yılların başında dünya çapında milyonlarca insan işsiz kaldı ve başka ülkelerde milyonlarca işçi. barınma. çalışma saatlerini daha da artırdı. insanlığın içinde bulunduğu durumu aydınlatmak için gönderme yapılan geçmiş çağların ütopik yapıtlarını hâlâ canlı tutmaktadır. Ütopyanın reddi. Morris’e göre. meşrulaştırılır. kötü-yer olarak “iyi yer” anlamına gelen “eu-topos”un karşıtıdır. s. Yazarlar. endüstri devriminin üçüncü dönemi yaşanır. ve 21. aslında. s. “dünya pazarı”nın en belirgin özelliği. Meta üretimi. bilim-kurgu romanının babası. 20.” (Morris. George Orwell’in (1903-1950) 1949 yılında kaleme aldığı 1984 adlı romanı bir dystopyadır. Bu durum diğer gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için de benzer oldu. teknolojik gelişme ve üretimin hızlanması ve kolaylaşması beklendiği gibi toplumsal refah getirmedi. yüzyıl insanını hâlâ heyecanlandırıyor. hâlâ. gelecekte başka bir toplumsal düzenin kurulabileceği umudu. Küreselleşmenin. Hiçbir Yerden Haberler adlı ütopik yapıtında ayrıntılı olarak göstermiştir. ütopya fikri 20. bütün kapitalist toplum ve devlet sistemlerini dystopia olarak tanımlayabiliriz. bu azgın canavarın ağzına atılmış.G. meta üretimi bakımından insanoğlunun “bir kısır döngü”ye tutulduğunu söyler. Dünyapazarı tarafından bütün topluma ucuz üretim zorlanmıştır. 104) En ilkelinden en gelişmişine kadar. Buna göre. (Aktarılan yer: Trahair. kölelik standartlarında çalıştırılmaya başlandı. çalışanların bütün yaşamı kurban edilir: “Bütün toplum. Bir çözüm gibi sunulan. emeğin yalnızca giderler bakımından değerlendiriliyor olmasıdır. BÜ. iş yükünün artırılması ve kapital sahiplerinin oluşturduğu gizli işsizlik. kâr marjının en üst seviyeye çıkması için giderlerin en aza indirgenmesi hedeflenir. eğitim. umudu ve beklentisi yaratma görevidir. beslenme. Grekçe “eu” iyi demektir. Buna en çarpıcı örnek. 159-178) . 1905. Hammond adındaki karakter. dinlenme. İşsizlik.yüzyıl düşünür ve bilim adamları ütopya tasarılarından vazgeçmiş değillerdir. H. “Dystopia” kavramının kökeni. “yeni ve sürdürülebilir iş alanları” adı altında gerçekleştirilen sözde istihdam yoluyla. değerli bir fikir olarak beklediği ilgiyi göremedi. eğlence. Örneğin. pasifist sosyalist Herbert George Wells’in (1866-1946). Wells. ağır iş yükü. mümkün olduğunca çok kişide bir “dünya devleti” düşüncesi. 2) 21. gelecek kuşakların bu ideal gerçekleşene kadar ısrarlı olması gerektiğini düşünür: Sizden kendinizi vermenizi istediğim şey. uygarlığın son dönemi olan kapitalizmde. öğretmenler ve benzeri kimseler olarak bize bu müthiş yaratıcı çalışmayı gerçekleştirme olanağı düşmektedir. düşük ücretler ve sosyal güvenlikten yoksun çalışma şartları altında. dünya-pazarının taleplerini karşılamak için gerçekleştirilmektedir. ütopyacı düşünürlerin eleştirileri hâlâ geçerliliklerini korumaktadır. artık gerçek ihtiyaçları doyurmak için değil. Ancak durum tam tersi oldu.olmayacak kadar kötüdür. (Wells. Dystopia. Kapitalist toplum yapılanmasının vardığı bu aşama. elbette kaçınılmaz olarak dystopyanın onaylanmasına götürür. bu amaç için sağlık.

Wells. F.S. Trahair. Engels. Yayın Kurulu. Mina Urgan. (2008) Güneş Ülkesi. (2004) Utopia. Eyüboğlu . Westport: Greenwood Press.S. (1999) Utopias and Utopians. çev. Marvin. Göçmen. Marvin . çev. “The Utopian Socialists and the Critique of Capitalism: Sense and Senselessness in the Organisation of Labour”.Ali Cimcoz. Sol Yayınları. K. (2008) Yeni Atlantis. F. Ankara: Sol Yayınları. & Engels. Campanella. çev. Peking: Foreign Languages Press. Göçmen. Morris. İstanbul: Kabalcı Yayınevi. Vedat Günyol. (ed. 03 Mart 2010.files. London: Longmans. İstanbul: Kabalcı Yayınevi. Platon (1988) Devlet. F.ed. (2002) İdeoloji ve Ütopya. An Historical Dictionary. F. (2004) Ütopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm. çev. C.REFERANSLAR Bacon. Çiğdem Dürüşken. Mehmet Okyayuz. and Co. H. D. Çevrimiçi: http://dogangocmen. Marx. Mannheim. Çevrimiçi: http://dogangocmen. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. Sabahattin Eyuboğlu. W.com. (1970) Manifesto of the Communist Party. D. T.R.com. 03 Mart 2010.wordpress.wordpress. K. G. or An Epoch of Rest. Çiğdem Dürüşken. “Barış Ütopyaları”.) (1968) The Evolution of World-Peace. çev. More.files. Ankara: Epos Yayınları. çev. T. İstanbul: Remzi Kitabevi. Being Some Chapters From A Utopian Romance. Gren. (1905) News From Nowhere. M. (1968) “An Apology For a World Utopia”. London: Oxford University Press.

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->