You are on page 1of 54

Yastkalt Hikayeleri CEM ZER

nsz Uzun zamandr okumanz istediim yklerdi bunlar. Aklmdan satrlara dklmesi iin ekrann bena her oturuumda urap yazdklarma baktmda biraz daha artard isteim, ama hepsini bir araya getirip kitaplatrmak iin bugn beklemem gerekiyormu. Yllarca Laf Laf Ayor'da anlattm ykler hala birok kiinin yastkaltmda sakl... Bu hikayeleri baka bir yerde okumadnz, yakn arkadalarnzn malilinize atp paylat yklerden de deil; bunlar benim hikayelerim. Ya bamdan getiler, ya da etrafmdakiler yaad. Benzer eyler sizin de banzdan geti mi bilmem, ama ben tpk yakn arkadalarnz, akrabalarnz, aileniz ya da uzaktaki sevgiliniz gibi paylamak istedim bunlar sizinle... Okumak isteyeceinizi tahmin ediyorum. Kimi zaman yolda evirip imza ya da resim isterken ne zaman kitaplatracam sordunuz, kimi zaman siz de bir hi^ kay enin altnda sakland yastkta uyuyordunuz. Bense yazdm durdum. Kitap haline gelebilmi olmasn Nursel'e borluyum. Yazdklarm okuyan az kii vard, beeniyorlard, yazmaya devam etmem iin srar ediyorlard, ama Nursel hepsini tek tek toplad. Ayr ayr dosyalara koydu. "Bu ykleri yastkaltna atalm," dedi. Yazdklarm ona teslim artk. Okumanz iin ayrd birok dosya daha var. Umarm "Yastkalt Hikayeleri" yazdm dier eyleri okumay istemenizi salar. Yastklarnzn altnda biriktirdiklerinizin huzur dolu ryalardan arta kalanlar olmasn dilerim. Ve yazdm her satrn yreinizde izler brakmasn... ok byk bir irketin sahibine, reklam iin harcad parann yalnzca yzde onunun ie yarad sylendi. "Biliyorum," dedi adam. Ama bana hangi yzde onu olduunu sylerseniz size on katn veririm." "\ Yastkalt Hikayeleri yazp bir kitapta toplamaya karar verdiimi sylediimde arkadalarm ne duysalar, bir zamanlar ne yaasalar ya da bir yerlerden ne okusalar "Tam yastkalt hikayesi/' diye anlatmaya baladlar. Bazlar gerekten tam yastkalt hikayesiydi. Bazlar da her gn okumaktan skldnz yetmiyormu gibi bir de televizyon programlaryla gzmze sokulan nc sayfa haberleri gibiydi. Ama ilerinde biri var ki... ok etkilendim. Anlatan arkadam olayn bizzat kahramanyd; kendi farknda olamayacak kadar kk olduu halde hem de. Hikayemiz arkadamn doum hikayesi, her eye ramen domu olmasnn hikayesi! Glten'in yan aklamak hikayeme bir ey katmayacandan; 'bundan yllar nce' diyerek balayacam. Ee, arkadan syle sana kim olduunu syleyeyim, demiler: Yalandm aklamamn da bir faydas yok bu hikayeye, yeniden baba olmak zereyken...

Glten bana bunu anlatrken kendisiyle gurur duyuyordu. Ama ailesinin onunla duyduu gurur, kendisininkiyle boy lemez, biliyorum. Bundan yllar nce, Aysen Hanm iddetli karn arlar ve sanclar yznden doktora gitmek zorunda kalr. Kadn iin doktora gitmek bile bir klfet; ocuklu ve kaynvalidesi, kaynpederi ile birlikte yayor, gzel ama tabii ki her halkrda kk gelen bir evde. bitmiyor; ocuklar ilgi bekliyor, ee bykler de kkler kadar ilgiye ihtiya duyuyor haliyle. Kadnn ban kayacak vakti yokken doktora gitmek iin zaman ayrmas klfet! "Hastalanmak lkst, Cem'ciim," dedi, kznn anlatt hikayesini yazmaya karar verdiimi sylediimde. (Dikkat ederseniz "Cem'ciim!" dedi diyorum; olum filan diye hitap ettiini yazp, yamla ilgili bir derdim olduunu dnmenizi istemem.) Neyse kadncazn sanclar artnca, bakyor ki aresi yok, kalkp gidiyorlar kocasyla doktora. Tetkikler, tahliller yaplyor, sonu alnana kadar kuvvetli ar kesicilerle de olsa bir iki gn dayanyor Aysen Hanm. Tehisi renmek iin yine gidiyorlar hastaneye. Doktor ciddi, zgn... "Kanser," diyor. "Metanetli olun," diyor. "Rahimde bir ktle var," diyor. Aysen Hanm'n halini az ok tahmin edersiniz. Yannda yllardr evli olmasna ramen hl doyamad kocas, evde ocuu... Glten anlatrken, her insann hayatnda ne kadar 'yaam' olursa olsun, ya ne olursa olsun, doyamaya-ca ne ok ey olduunu dndm. Kaybettiim, ama doyamadm ne ok eyin olduunu... Eve dnerler; kzarm gzler ve ellerinde ektirdikleri rntgen filmleri, tahlil sonular, reetelerle. Aysen Hanm alayarak kaynvalidesine doktorun tehisini anlatr. Bu arada kocas, tedavisi iin, daha dorusu ektii acy hafifletmek iin yazlan ilalar almak zere eczaneye gitmitir. Evde kaynana gelin alarken, Glten'in babas eczacnn, "Gemi olsun da, bu ilalar kimin iin, Erdoan Bey?" sorusuna cevap verir. Yllardr oturduklar semtin ilk eczaclarndan olan adam "Erdoan Bey, bu kadar harap olmayn, sakin olun. Siz galiba, 'Kanser tehisi koyan ilk doktordan sonra muhakkak baka doktora da gidilip tehis tasdiklenmelidir' kuraln bilmiyorsunuz," der. Erdoan Bey, eczacnn onu biraz avutmak iin espri yaptn dnr, "Mehmet Bey, nerden kt bu kural, bilmiyorum vallahi!" deyince eczac, "Hi mi Trk filmi izlemiyorsun, kardeim?" dedikten sonra ikisine de birer ay syler ve o zamann tannan doktorlarndan biri olan kuzenini arar, Aysen Hanm iin randevu alr. Ertesi gn Aysen Hanm'la Erdoan Bey, ellerinde rntgen filmleri, tahlil sonular filan her neyse, bu doktorun kapsn alar. Doktor Bey, belgelere bakar, Aysen Hanm' muayene eder ve "Evet, hanmefendi!" der; "evet, rahminizde bir ur var, bunun habis olup olmadn bilemiyoruz, ayrca hamilesiniz de. Ur habis deilse bebek doarken o da alnr, endie etmek iin ok erken. Hatta ben fazlasyla umutluyum." Doktorun muayenehanesinden karken Erdoan Bey mutluluktan utuu hlde Aysen Hanm'n sevincinde bir glge vardr. Zaten ocuu vardr, sonuncusu memeyi hl brakmamtr; koar oynar, gelir, emer. Hayat artlar gittike arlamaktadr. Hem kaynvalidesine sz vermitir; bu son diye... Bunlardan bahsettiinde Erdoan Bey kzar: "Cann kurtulmu, dediine bak!"

Yine de Aysen Hanm rahat deildir. Bir ocuk daha istememektedir, doktora tekrar gider, bu kez yalnz... Derdini anlatr, bebei aldrmak istediini syler. Doktor bebein dme ihtimalinin zaten olduunu, ama kendisinin krtaj yapamayacan syler. stelik bebek dounca urundan da kurtulacan ekleyerek Aysen Hanm' caydrmaya alr. "Ben 10 11 inanyorum ki, bu bebek senin yzn dier evladndan daha ok gldrecektir," der. Kadncaz kaderine raz, evine yollanr. Arlar ekerek ve zaten istemedii bu bebein dme ihtimalinden korkmayarak yine eski ar koullarda almaya devam eder: Evi boyar, ar, kmbet gibi mobilyalarn yerini deitirip yeniden dekore eder, hatta merdiven bandan aslp barfiks bile eker. Bebek dmez, zaman gelince birlikte byd urla birlikte dnyaya gelir. Aysen Hanm urundan kurtulmu, salna kavumu, nur topu gibi tombul bir kz olmutur. Yllar geerken, tpk kadncazn dnd gibi ar artlar aileyi zorlar. Bykler lr, baba gn getike daha fazla alr. Byk kz rahatszlanr ve aileyi iyice yasa boarak bu dnyadan ger. Ortanca kz okumak iin svire'ye gider, dner ve evlenir. Ailenin tek olu kendine balanan umutlar pek gerekletiremez. Ama dnyaya gelmesi istenmeyen o bebek! Glten imdi uluslararas bir firmann rn mdr. stelik, babasnn mesleini semesi beklenen ve buna tevik edilen oulun yerine tekstil mhendisi oldu. Babas onunla iki kat gurur duyuyor. Kendisini dourmaktan korkan annesinin bir ey istemesine bile frsat vermiyor, ailesinin eksiksiz yaamas iin yaar gibi. imdi Aysen Hanm, kk kzma danmadan hibir i yapmyor ve Glten'in minik kzn kucana aldnda "yi ki dourmuum seni," demekten kendini alamyor. Geenlerde bahelerinde kahvalt etmeye gittim. Glten, annesine kuzeninden randevu alan ve 'kanser tehisini ikinci bir doktora dorulatmadan endielenme' kuraln hatrlatan eczacdan ald vitamin urubunu aylk kzna iirmeye alyordu. Dikkatle baknca annesiyle Glten'in birbirlerine benzeyen ok taraflar grlyor. Yzleri, dudaklar, burunlar, konumalar, yryleri... Glten'in kz da anneannesinin kopyas. Ben de ayn eyi dndm sonra: Aysen Hanm, iyi ki dourmusun kk kzn! 12 13 Bir ngiliz, bir rlandal, bir sko ve bir Gal-li bir piskoposla konuuyorlard. Piskopos, "ok para kazansanz ne yapardnz? " diye sordu. Galli, "Yeni bir rugby stadyumu yaptrrdm, nk rugby Tanrsal bir spordur," dedi.

sko, "Bouna para harcamak gnah olduu iin saklardm," dedi. ngiliz, "zel ilerimi bakalaryla konumam, " dedi. Piskopos rlandal 'ya dnd, rlandal hi duraksamadan, "Doru kiliseye giderdim. Mihrabn nnde dururdum. Tm paray ge doru frlatrdm. Tanr istediini alrd. Yere den de bana kalrd," dedi. 15 Glten'in annesini kanser tehisinden kurtararak douunu dinledikten sonra, aklma geenlerde gazetede okuduum bir haber geldi. Hem zldm hem de kzdm. Hayatn diyalize bal olduu saatlere mahkm geiren bir gen kz; bbrek nakline ihtiyac var, yaamaya devam etmek iin. Annesi kzna bir kez daha hayat vermek iin bbreini vermeye raz. Dokular da uyuyor. Fakat anne ok zayf. "Bu kzn hastal bitirdi beni de," demi doktoruna. Neyse, perhize alyorlar kadncaz, kzma bbreim verdikten sonra gten dmemesi iin. Ameliyatn yaplaca gnden iki gn nce, bir hafta sonu eve yolluyorlar anne-kz. Onlara moral vermek, desteklemek iin akraba, konu komu toplanm evde. yi vakit geiriryorlar. Gece iyi uyuyorlar. Pazartesi sabah hastaneye gitmek iin yola kmaya hazrlanrlarken ertesi gn yaplacak ameliyattan sonra hastane odasna gerekebilecek bir iki eksii sylyor anne, byk kzma. Sonunda baba, anne, hasta kk kzlar ve arabay kullanan aabey birlikte hastaneye doru yola kyorlar. Anne ok heyecanl, "Yarn kzmn canna bir daha can katm olacam, aresiz dert vermediin iin krler olsun, ya Rab-bim," diyor srekli. Kzcaz da pek heyecanl, ama o annesi kadar iyimser deil, kretmek yerine "Neden ben?" diyor daha ok. 17 Baba n koltukta olunun yannda, sessiz, dnceli... Aniden nlerine kan kpee arpmamak iin direksiyonu yana kran aabey, kontrol kaybediyor ve geli eridine geiyor, kardan gelen arabann altnda kalyor arabalar. Kazada bbrek hastas gen kzn hastaneye yolland arabann iinde tek kurtulan, kzm kendisi oluyor. Annesi olay annda hayatn ilk kaybeden. nk arkada solda oturuyor; aabey direksiyonu sola krdnda savrulup boynunu kryor. Aabey emniyet kemerini takmam, n camdan frlyor, o da ambulans gelmeden lm. Babay gn yaatabiliyorlar hastanede, komadan kamyor adamcaz. Gen kzm ise burnu bile kanamyor. Bu haberi okuduumda hem, zldm hem de kzdm sylemitim. zldm, nk gen kzn kendini sulayacan biliyordum. Ailenin bir anda parampara olmasna da zldm. Evde bir iki kk eksii tamamlayp hastaneye gtrecek olan byk kzm dt durum da ok fenayd. Kocasndan boanm, iki ocuuyla baba evine dnm olan kzm baba evi de dalnca... ok fenayd, ook! Kar ynden gelen arata da bir kii lm, src yaralanm. Ama kzgnlm zntm bastrd akas. Bir; arabay kullanan aabey neden emniyet kemerini takmamt? ki; baba komaya girmeden nce, o kadar kan kaybetmeden nce neden ambulans yetiememiti? ; organ ba neden bu kadar 'ylesine', kendi haline braklm gibi?..

Gen kz olayn okuyla bayldndan, ambulans geldiinde salk grevlilerini uyaramam, kendisine bbrek nakli yaplacan, annesinin bbreini vereceini syleyememi. Zaten biraz geciken ambulanstaki salk grevlileri, 18 oktan lm olan ana-ouldan ok, baba ve kzla ilgilenmiler. Bylece annenin bbreinin nakledilebilmesi mmkn olmam. nk sre alm. nk annenin zerinde, antasnda, her neyse; diyelim ki bu gibi acil durumlarda hemen ve en ok bilgiyi alabilecekleri kimliinde organlarn baladn belirten hibir bilgi yokmu! Ben tm bunlara kzadururken annem arad, biraz rahatszd bir iki gndr. Pek iyi hissetmediini syledi, kendisini doktora gtrmemi rica etti. niversite hastanelerimizden birinde bir doktor arkadam var, liseyi beraber okumutuk. Nuri benden daha alkan olmasna ramen edebiyat dersinde yardmm olmadan snav geemezdi. imdi doent o hastanede; cerrah... Aradm, annemi ona gtreceimi syledim. O da sa olsun bizimle ilgileneceini syledi. Kalktk, gittik. Annem Nuri'nin ynlendirmeleriyle, hastalyla ilgili doktorlara grnd. stenen tahliller iin kan filan aldrrken onu Nuri'nin odasnda bekledim. Bu arada gazetede okuduum haberden bahsettim Nuri'ye. Kzgnlklarm anlattm. Nuri demesin mi, "Kz bizim hastanede, benim de hastam," diye! Israr ettim, beni tantrmas iin. Annem gelince onu odada braktm ve Nuri'yle birlikte hasta koularna getik. Kzm odasnda ondan baka hasta daha vard. Ama beni grp tanyacak halde deildiler pek. Kzsa bitkin, sapsar ve kck yzyle uyuyordu. Biz yatann yanma yaklanca srayarak uyand. Sonradan sylediine gre sk sk kazay ryasnda gryormu ve uykusunda duyduu en ufak ses bile tpk arpma anndaki ses kadar etkiliyormu onu; kor-kuyormu. 19 Sonra Nuri bizi tantrd. Kzcaz yle bitkindi ki, tokalamak iin elini uzatmadan nce eilip yanan okadm, elini tutup yatann yanndaki sandalyeye iliiverdim. Gemi olsun mu desem, ban sa olsun mu desem bilemedim. Ama hibir eyin gemeyeceini, gese bile kz iin hayata geri dnme isteinin kalmayacan anlamtm. Kz o kadar vazgemiti ki hayattan, glmsemeye bile yeltenme-di. Baklarnda, bir an nce bitmesini istediimiz, bitirmek iin bizim yapabileceimiz bir eyin olmad zamanlarda hepimizin hissettii sabrszlk vard. Bir an nce aclarndan kurtulmak istiyordu Nee. Evet, eliki bu ya, gen kzn ad Nee'ydi. Esmer, hatta hastalnn etkisiyle olduka kararm, zayf, taramaktan vazgetii salarn yle bir arkaya doru lastikledii iin kepe kulaklar tm 'yelken'ligiyle grnen, gzlerinin feri snm, acyla buruturduunda yznn ald ekilden dolay bu gen yanda aznn kenarlarnda iki derin izgi tayan Nee! nce onu niin ziyaret ettiimi sordu. Gazetede haberi okuduktan sonra nasl kzdm anlattm. "Aabeyim tom-bikti," dedi. "Bir spor salonuna daha yeni kayt yaptrmt. Gbeinin aslnda bir

zamanlar kas olduunu iddia eder dururdu. Spora balaynca eski grnmne ksa srede kavuacandan ad gibi emindi. Bir kzla tanm, kzn istei zerine syleyip durduu, ama bir trl balayamad spora yeniden balayacakt. Anneme perhiz listesi hazrlatm. Kararlyd. Ama tombikti ite. Kemer taktnda sklyordu. O yzden emniyet kemerim balamamtr," dedi. Aabeyinden yle sevgiyle bahsediyordu ki, hl yaadna inanmay yle ok istiyordu ki, kzgnlm unuttum. "'Emniyet kemeri balamad iin lmese de baka bir sebeple lrd, vakit saat/ diyorlar, Cem Bey. Beni avutmaya alp duruyorlar, ne vakti? Ne saati? Bu mantkla dnecek olursak vakit de saat de bana daha uygun deil miydi? Bunca yldr hastaym, benim lmem gerekmez miydi? Avunmak istemiyorum ben! "'Annenin sana bbreini vereceini bilseydik, seni doruca buraya getirirdik annenin naayla birlikte/ dediler. Ben o srada bunu mu dnrm o halde? Aslnda ben hi istememitim annemin bbreini ya, diyememitim. Bana bbreini verdikten sonra annemin sal ktye giderdi, gibi geliyordu. Hislerimde pek de yanlm saylmam deil mi? Kadn daha bbreini vermek ksmet olmadan gt gitti. Babamn, aabeyimin artk hayatta olmadn bilerek yaamay niye isteyim ki? "Biliyor musunuz Cem Bey, diyalize balanmadmda at diye lebilsem, yani lme srecinde ektiim aclara dayanma gcm olsa hi dnmem." te byle karamsard Nee, hakl olarak. Kendisini tekrar ziyaret edeceimi syleyerek yorgun bekleyen annemin yanma gittim. Dn yolunda azm bak amadn gren annem, yine ne derdimin olduunu sordu. Anlattm olanlar. O da zld, ama gariptir, "Sevgilisi ne diyor peki kz avutmak iin," diye sordu. "Sevgilisi var m, yok mu sormadm bile, anne. Senin de aklna ne geliyor?" dedim, biraz kzgn. 20 21 "Ee, kimsesi kalmayan biri o artk. Gemii lmse gelecek yaratmal, u anda yoksa da en ksa zamanda bir sevgilisi olmal kzm. nsan hayata balayan bir eydir ak. Aslnda ak da deil de bir sevdiinin olmas, birini sevmen, onunla arandaki ilikinin gnden gne deien seyri, kavgalarn, gnl almalarn... Bunlar yaamak zorunda kalsa, bak zorunda kalsa diyorum, nk istesen de istemesen de ilikinin seyri bu, biraz farkl eyler dnm olurdu kzcaz," diyerek ve buna benzer birka paragraflk daha cmleyi art arda sralayarak kafam kartrd annem. Annemin hakl olabileceini dndm. Ama Nee de haklyd kendince. Bu kadar ac bir anda, hayatn altst olmuken, stelik gszken ekilir ey deildi. Belki de kz bunlar ekmemenin bir yolunu bulsa daha iyiydi. Ertesi gn, bu kez elimde hikayesini birazdan anlatacam iekimizden aldm koca bir buketle gittim Nee'nin yanma. Evet, tahmin ettiiniz gibi hi etkilenmedi zenilip bezenilmi ieklerden. yle bir bakp, "Aa, iyi... Vazo gerektirmeyen alt sngerli ieklerdenmi, vazoyu nereye koydular, arayacak durumda deilim imdi," dedi. Kupkuru bir teekkrden sonra tabii. Biraz hava hakknda, biraz da hastane yemekleri hakknda konutuktan sonra pat diye sevgilisi olup olmadn sordum. yle ki, baka artlar altnda ardndan benim sevgilim olmasn istediimi

sylemem beklenirdi. Sanki su ier misin, diye sormuum gibi sakin, "Yok," dedi. Babas ok kzarm bu flrt olaylarna filan. Nee'nin de yasak delmeye uraacak hali yokmu pek. Ama diyalize gidip gelirken biriyle tanm geen yl. "Ahmet'ti ad," dedi. Annesini getiriyormu 22 diyalize Ahmet. Bilgisayar bilmemnecisiymi. Bu diyalize bal hastalara organ ban artrmak iin bir internet sitesi kurmu. Ahmet, Nee'yi ok sevmi, ilgilenmi, kendi annesiyle ayn seanslara girmelerini salamaya alm hep. iek, kitap, rg rmesi iin yn filan getirirmi hep. Nee'nin babas bile bir ey demiyormu, "Bunu Ahmet alm, hediye etti bugn," dediinde. "Ee, niye imdi grmyorsunuz?" diye sordum. "Ylbanda trafik kazasnda kaybettik," dedi. Gerekten tylerimin diken diken olduunu hissettim. Bir 'ahhh!' demiim galiba. "Yaa," dedi, "sen duymaya dayanamyorsun, ben yayorum." Birka dakika sessiz kaldk ikimiz de. Hi yadrgamad bu durumu, kendisini ziyarete gelmi birinin sessizce yannda durmas normaldi onun iin. Sonra kolu all bir adam girdi odaya. "Nee Hanm siz misiniz?" diye sordu. "Evet, benim," dedi Nee. Yz yine ifadesizdi. En azndan bir merak tns olmasn bekledim sesinde. Ama yoktu. Adam, "Ben Mete," dedi bir yandan da bana bakarak. Yznde, 'Cem zer'in burada ne ii var?' ifadesiyle, 'Hi de sevmem bu adam,' ifadesi yan yanayd. Nee'ye dnerek, "Ben kazada arptnz arabann srcsym," dedi. "Gemi olsun, bamz sa olsun." Kzcaz, "Sizin de," dedi. yice bitkinletiini anladm. Sandalyeden kalktm, "Buyrun Mete Bey, ben kyordum zaten," dedim ve Nee'ye bir ey isteyip istemediini sordum. Bana "Niin beni ziyaret ediyorsunuz?" diye sordu. Sebebinin olmadn, sadece iimden geldiini, ama onu rahatsz ediyorsam bir daha gelmeyebileceimi syledim. "Hayr," 23 dedi, "ben Laf Laf Ayor zamannda sizin hayranmzdm. Yastkalt hikayelerine baylrdm. stiyorsanz gelmeyin diyemem." "yleyse yarn grrz," diyerek ayrldm yanndan. Nuri'ye uradm. Msaitse bir le yemeine karz, diye dnyordum. "Yemee kacak kadar vaktim yok, ama bahede birer kahveyle bir tur atabiliriz, hava almaya ihtiyacm var," dedi. Dolarken Nee'den bahsettim. "Biliyor musun?" dedi. "arptklar arabann srcs Nee'ye bbreinin birini vermek istedi, bbrek de uyuyor. Nee'yi ikna edebilirsek tabii." nanamadm. "Peki arplan arabadaki len yolcu kimmi?" diye sordum. "Srcnn kz kardeiymi," diye cevap verdi Nuri. Kahvelerimizi bitirdikten sonra ayrldk. Annemin tahlil sonularn almak iin laboratuvara yollandm. imden, "Bir de birbirlerine k olsalar," dedim. Glmsyormuum dnrken. Laboratuvardaki kz, bu sakin le sonrasnda kk televizyonundan eski bir Trk filmi izliyordu. Belgin Doruk'un sesini duydum. Ayhan Ik da "Nnbu ses... nnbu ses... nnta-nyorumm bu sesi, Meral'sin sen!" diyordu. Ekran gremedim. Eminim Ayhan Ik da grmyordu.

Amerikan kkenli Nancy Astor, zamannn en tannm politik kiiliklerinden biriydi. Wins-ton Churchill ile hi geinemezdi. kisi de iradesi gl, szn geiren, bazen dili ok keskin olabilen kiilerdi. Churchill'in hazrcevaplktaki ykc beceri ve zeks iyi bilinir. Bir kez ev sahibesi ok fazla itii iin onu, "Sir, sarhosunuz, ok sarho!" diyerek azarladnda, Churchill ona, "Ve siz de irkinsiniz, bayan, ok irkin... Ama ben sabaha aylm olacam," diyerek karlk vermiti. Ama Churchill, Nancy Astor'da dengini buldu. Onunla "Karm olsaydnz kahvenize zehir koyardm," diye alay ettiinde, o duraksamadan, "Karnz olsaydm o kahveyi ierdim," yantn verdi. 24 Sk sk yrrm sahilde. Bazen bir tartmadan sonra sakinlemek iin, bazen zellikle tartmaya hazrlanmak iin, hatta kendimle tartrken bile... Yrmenin ie yarad birok durum var. Uzun zaman nce okuduum romanlardan birinde kocasmdan kurtulmak iin kap duran, oluyla yeni bir hayat kurmak iin saklanp kimsenin bilmedii bir ehre yerleen bir kadn vard. Yeni ve ok zor hayatnda kendine ayrd dar vakitlerde koup duruyordu. Denedim. Ama yrmek kadar dinginletirmiyor komak insan. Koarken dnemedim ben romandaki kadn gibi. nsan etrafm grmeden, bakmp neler olduunu anlamadan sakinleemiyor da. Bazen olmadk eyler taklr aklma. Mesela geenlerde Boaz Kprs'nn uzunluuna taktm. Unutmuum. Dnp ansiklopediye bakmadan rahat etmedi iim. Bu arada evden ayrlmadan nceki kzgnlm, iddetli tartmam unutmuum. Sanki hibir ey olmam gibi eve dndkten sonra, tarttm marangoza, "Usta, kahve ier misin?" diye sormuum. Ansiklopediyi ap Boaz Kprs'nn uzunluunu tekrar rendikten sonra B harfinde epeyce kalmm. Yrmenin ite byle yararlar var. Baz durumlardan kaman, baz durumlara da yaklaman salyor. Ne zaman yrye ksam rastladm ama konumak iin hi frsat bulamadm bir kadn var. Ya kar kaldrmda oluyor ben onu grdmde ya da yle megul oluyor ki bir 27 merhaba demeye bile ekiniyorum. Kadnlara yaklamann zorluu, bu kadn iin de geerliliini srdryor istisnasz. Bembeyaz tenli bir kadn, k giyiniyor ama biraz eski moda. Kolunda her zaman amacna uygun kocaman bir anta var. Uzun boylu, ama omuzlar biraz kk. Sanki masa banda alm da vcudu zamanla deforme olmu gibi. Aslnda vcudundaki bu hafif kamburluun sebebi srekli eilmesinden kaynaklanyor da olabilir. Dayanamayp yaklatm bir gn. Tm cesaretimi toplayp bir yerden balamalydm. "Merhaba," dedim. Ama yle ksk sesle sylemiim ki neredeyse kendi sesimi duymadm, diyebilirim. Laf aramzda, kendi sesimi duymaya da merak-lymdr. Kaset bile kardm, hatrlarsanz. Neyse, ilk merhabam duymaynca biraz daha eilerek, "Merhaba, hanmefendi," dedim. "Merhaba, Cem Bey," dedi. Beni tanmasna memnun olduumu sylemeliyim. Neden bilmem. "Ne zaman yrye ksam, sizi mutlaka gryorum. Tanmay epeydir istiyordum ama bir trl yaklaamadm; rahatsz etmiyorum ya?" dedim.

"Ne mnasebet, evladm! Tanalm tabii. Ben Nermin," dedi. Glmseyince o bembeyaz yzndeki lty daha iyi grdm. Gzleri yemyeildi. Sanrm yle yeil gz grmedim daha nce. Saf yeil! "Kolay gelsin, demeliyim aslnda. Hep byle kpeklerle birliktesiniz. Bu civardaki tm sokak kpeklerinin sahibisiniz. Merak uyandrmayacak gibi deilsiniz," deyince glmseyiine bir muziplik katarak, "Yani ekiciliimin sebebi bu kpeklerle ilgileniim, yle mi?" dedi. "Olur mu?" dedim. "O yeil gzlerinizi grp de ne canlar yakm olabileceinizi tahmin edince, sizi bilinen anlamda ekici bulduumu sylemekten ekindim." "Byle tatl dilli olduunuz anlalmyor, biliyor musunuz? Sivri diliniz daha baskn anlalan." Hakl olduunu biliyordum ama bozulmu numaras yaptm. "Hakszlk ediyorsunuz!" "zr dilerim, krldnz m?" diye sordu. Aslnda krlmamtm tabii, ama onu biraz tanmak istiyordum. Belki onu benimle biraz sohbet etmeye ikna edebilmek iin bu durumu kullanabilirim, diye dndm. "Benimle uradaki ay bahesinde birazck sohbet ederseniz sizi affedebilirim," dedim. Simitiden nce gelen simit kokusunu hafife burnuna ekerek, "Simiti de ben alaym bari," dedi. O simitiyle sohbet ederken ben yandaki arkteriye girip azck peynir aldm. ktmda simitiye, olunun antibiyotiini zamannda ve iyilese bile ie bitene kadar vermeye devam etmesi gerektiini anlatyordu hararetli hararetli. Elimdeki paketi grnce "Peynir de mi aldn?" diye sordu. Kanlmaz olan yaptm anlatmak istedim; bam salladm. Yaramaz bir ocuu azarlar gibi bakt bana, sonra da "E madem aldn, yeriz o zaman," dedi. ay bahesine girerken birka kiiyle selamlat, bu kadnn benden daha tannan biri olduunu syleyebilirim buralarda. Garson, "Naslsn, Nermin Abla," diye sorunca, "Dn olduumdan daha iyiyim," diye cevap verdi. 28 29 "Dn neyiniz vard? yi misiniz?" diye sordum merakla. Baklarn bana evirirken garsona cevap veriyordu hl. "Seni yle grnce sinirlerim bozuldu. Eve gidince ok dndm, Osman'cim. Ama bu sabah bir zm bulduum iin daha iyiyim imdi," dedi. Bu durumda kendisinin bir eyi olmadn, yardm etmek istedikleri ktyken kendisinin de kt hissettiini anlatmaya altn anladm. Garsonun evinin bodrum katnda olmasndan doan sorunlarn bu kadna anlatm olmasna inanamyordum. Yal kadn ne zannediyordu bu adam? Kzgnlm sadece adamn dertlemek iin Nermin Hanm' semesinden deildi. Benim bir an nce meraklarm gidermek iin sohbet etmek istediim kadnla konuarak beni kskandryordu adam. Sanki, ben senden daha iyi tanyorum bu kadn, der gibiydi.

Simitleri kdn zerine aarken ay syledik. Ben peynirin kdn amaya alrken gelmiti bile aylar. Ylardan beri geldiim bu ay bahesinde servis hi bu kadar hzl olmamt. Anladm ki buralarda Nermin Hanm' tanmayan bir ben kalmm. Herkes bir hrmet, bir hrmet... "Neden her gn bu sokak kpeklerini besliyorsunuz?" diye sordum. Birden yaptnn garip oluundan hi haberi yokmu gibi, her gn herkesin yapmas gereken bir eyi niye yaptn soruyormuum gibi bakt bana. Ben de kendimi garip hissettim. Bana da kendi kpeimin dndaki kpeklere neden yemek vermediimi soracak diye korktum. Bazen insan genelgeer hayat akna kendini yle kaptryor ki, izginin dna azck, kck de klsa yaplan garip eyleri imknsz olan gerekletirilmi gibi abartyor. "Neden beslemeyeyim, evladm? Onlar da a..." dedi. "Haklsnz da sizden baka kimsenin dnmedii sokak kpekleri neden sizin her eyiniz olmu gibi? Ak konualm, yaptnz herkes yapmaz, sizin bir ayrcalnz var." "Yanlyorsun, esnaf o kpekleri beslemem iin bana yiyecek veriyor. Sence ben o kadar kpei ve farknda deilsin ama daha ok kediyi nasl besleyeyim. Mesela kasap Can bana hemen her gn bir iki kilo artk, syrlm kemik, ya filan verir. Kedeki lokanta kalan pilavlarn ertesi gn yourtlu orba yapmak yerine bana veriyor, biraz cierle kartrnca ok seviyor kediler. u frndaki Ali, tepside kalan susamlar, krntlar, bayatlayan ekmeklerin bazlarn ayrr her gn, arka sokaktaki aklkta bir sr ku besleniyor onlarla. Ama en ok da kpekler... Haklsn kpekler benim en sevdiim hayvanlar. Tm bunlar yapyor olmamn bir sebebi var elbette, ama en ok ne iin seviniyorum biliyor musun? Bu sokaktaki hibir ocuk kpeklerden korkmuyor." "Neredeyse hepsi bir kpek besliyor da ondan," dedim, glmseyerek. "Beslemeyenler de var, emin ol," dedi. "ki sokak ilerdeki okula giden ocuklarn ou senin apartmanmdaki ocuklarn eskilerini giyiyor olabilir." Farkmdaydm tabii, ama nedense ne kadar ayrdmda olsan da... Neyse, skntyla ve zr diler gibi baktm. Anlad aslnda neler hissettiimi ve devam etti. "Ben kkken korkardm kpeklerden, aslnda korkmaktan vazgeip sevmeye baladmda pek de kk saylmazdm. Yeni evlenmitim. Kaynvalidemle birlikte oturuyorduk, eczanede kalfaydm. Kocam da fabrikada muhase30 31 beciydi. Severdik birbirimizi, nur iinde yatsn. Kaynvalidem de sessiz kadnd. Biraz rahatszd biz evlendiimizde; 'romatizmam, kalbim' der dururdu yamurlu gnlerde. "Kn iten kp eve gitmeye kalktmda hava oktan kararm olurdu. Eve gitmek iin kmak zorunda olduum yokuun banda da bir sr kpek bir arada dururdu. ok korkardm. Beklerdim Fikret iten gelsin, beni alsn diye. E o saate kadar bekleyip eve gidince de yorgun argn... Kaynvalidem yalnzlktan yaknrd bu kez de. Ama ne yapalm, almak zorundaydk.

"Fikret'in aklna kpekleri yok etmenin bir yolunu sokmu arkadalar. 'Birka para ete zehir sr, yesin gebersin itler/ demiler. O kadar korkuyorum ki kpeklerden, Fikret'le ktmzda bile onlarn olduu kaldrmdan teye geip koluna yapyorum adamn. Ee, ne yapsn kocam da, zavall karsnn bu haline zlp durmaktansa... "Bir gn, 'Nermin, sizin eczaneden zehir getir biraz, yarn biraz etle zehirleyeyim u kpekleri,' dedi." Bir yandan aym iip bir yandan simidimi yerken dinlediim bu hikaye birden itahm kapatmt. Bundan sonrasn dinleyebileceimden bile emin deilken ay iip simit yemeye devam edemezdim. Yine de belki biraz daha insaflca olur diye dnd yntemi uygulamaya kalkp kalkmadklarn sordum. "Nermin Hanm, niin belediyeye haber vermediniz, gelip alr gtrrler bir yere kapatrlard en fazla, yoksa?..." "Aramadmz m sanyorsun, Fikret bizzat gitti, anlatt derdimizi. O zamanlar byle deildi ki devlet. imdi bile sokak hayvanlarn topladklarnda ne yaptklarn renmek istemiyorum ya, o zaman zaten onlar da bizim yapacamz yapacaklard. En iyi ihtimal leleri toplarlar diye dnp aradk defalarca ama... "Neyse, 'Yapmayalm, Fikret, gnah!' dedim. 'A itler seni srsa daha m iyi, korkunun kokusunu alr bunlar, daha beter stne gelirler, Allah korusun! Hem hi mi yalnz k-myacaksm sokaa, sen hapis misin canm?' dedi. Ben de biraz zehir getirdim akama. O da et alm, dkt etlerin stne zehri, ertesi gn Pazar. Ekmek almaya giderken verecek kpeklere. "Sabah oldu, Fikret her Pazar yapt gibi kt ekmek gazete almaya. Giderken etleri de gtrd. Ben de kahvalty hazrlamaya baladm. Yapmaya kalktmz ey beni ok zyordu, daha dar kt an vazgeirmek iin arkasndan gitmeyi isterdim, ama olmad. Bu arada bunu sadece biz yapmyorduk, inan. O zamanlar eitli semtlerdeki e dost, ahbap da ayn dertten ikyetiydi ve kendileri yapmasa adam tutuyorlard hayvanlar zehirletmek iin. Fikret gecikti, ok zgn geldi eve. 'ay kaynaya kayna-ya aclat, nerede kaldm?' diye sordum. Verecei cevabn ayrntlarn duymak istediimden deil, bambaka bir sebep bulup bahsetsin de yaptmz yapmam gibi davranp her eyi unutalm diye. Mesela 'Vehbi Bey'e rastladm, brakmad bir ay itik ayakst bahede,' desin istiyordum. Kzaym istiyordum ona, 'Ben burada bekliyorum, sen komularla keyif yap; oh ne l!' deyim de kahvaltya geelim istiyordum. "Ama, 'Ah Nermin, ah!' dedi. 'Neler oldu bir bilsen, iim paraland...' Sandalyeye kt, fark ettim ki biraz alamt. 'Etleri attm bunlarn nne doru, hepsi kotu hrlaya hrla32 33 ya yemeye. Birisi vard ki, en zayf, en a ama... Yaklat ete, koklad koklad yemedi. Elimde kalan etlerden bir paray daha attm bunun olduu tarafa, yalnz yesin diye. Yine koklad, yemedi. Kaldrd kafasn bana bakyor. Ama nasl ac-nas bakyor bir bilsen... O an fark ettim ki memeleri sarkk; yeni anne olmu, belli. Arkasn dnd, itlerin yanndan uzaklat. Dayanamadm, ardndan gittim. Bir de

baktm, drt tane birbirine benzemez yavru! Bunlarn byklerinden ne kadar korkuyorsan, kklerini de o kadar seversin eminim, Nermin, hepsi ok irin, minicik... Yatt yanlarna analar, hepsi yumu.ldu memelerine. Ama ana a, ne yiyorlar bilmem,' dedi. "Cem Bey, tylerim tpk imdi sana olduu gibi tmden kalkt. im derinden yaraland ki, o sralar biz de ocuumuz olsa ne gzel olur diye konuuyorduk; birden elim karnma gitti. Olsa derdi eminim..." "imdi anlyorum sizi," dedim. "Bu olay sizi derinden etkilemi, lmesine sebep olduunuz kpekler yznden duyduunuz vicdan azab yaptryor size bunlar..." "Ah! Bununla kalsa iyi," dedi. Merakla, daha ne olabilir, diye dnrken imekten vazgetii iin souttuu ayn bardan itti biraz... Elleri bembeyazd, incecik... "Zaten hibir kpek lmedi zehirlediklerimizden." "Oh, iyi de neden?" "Ne bileyim, ya nceki suikast teebbslerinden baklk kazandlar ya da biz zehri ne kadar koyacamz konusunda zannettiimiz kadar bilgili deildik." "Ee, lmemi hayvancklar, daha neye zlyorsunuz ki!" 34 "Devam edeyim de... Sonra biraz daha suskun kaldk, indk, ben aladm. Fikret yanma gelip, Tamam, Ner-lin; geti artk, ne yapalm!' deyip gzyalarm sildi. Ben de toparlandm biraz, 'Anneni uyandr da kahvaltya oturalm artk Fikret,' dedim. Fikret annesinin odasna doru yolland, Den de mutfaa dnp aydanl masaya getirdim. Ekmei lilimledim, domateslere ya dktm, tuz serptim. Fikret h-jl gelmedii iin ben de annesinin odasna doru gittim. Ka- anca bir de ne greyim: Fikret, annesinin ellerini avularnn arasna alm, sessiz sessiz alyor. Bamdan aa oynar sular dkld. Kadncazn cansz ellerini Fikret'in avularndan ayrmak ok uzun srd." Nermin Hanm'm anlattklarna inanmak bir hayli gt. Byle bir acmm kpekleri ldrme teebbsleriyle ayn gne denk gelmesi ikisini de ok zmtr, diye dnrken kadncaz anlatmaya devam etti. "Kaynvalidemin banda dua okuyacak komular geldikten sonra Fikret de biraz toparland. Cenaze ileriyle ilgilenmek iin dar kt. Periandm. kindiye yetitirdik cenazeyi... Kadnlar evde helva kavurmaya baladlar. Bir yandan da komular akam zorla da olsa yememiz iin yemek getiriyorlard. kimiz de kahvalt bile etmemitik. Fikret biraz pilav yedi. Biraz da yourt... Tabana konan etli yemee ka-im bile dedirmedi. Ben de pek farkl bir durumda deildim. Komular yava yava gittiler. Evde kalan bir akrabamz da yatmaya ekildi. Fikret ve ben masann kenarnda, sandalyeye oturmu, birbirimize bakmadan i ekip duruyorduk. Bir uluma sesi duyuldu. Korkuyla sradm. Fikret sakince gidip kapy at. Kapnn nnde yavrularyla birlik35 te sabah Fikret'in koyduu zehirli eti yemeyen kpek duruyordu. Yiyemediimiz etli yemekleri eski bir yourt ksesine koyup kapnn kenarna braktm. Yavru kpeklerin her biri farkl renkte ve ok irindi.

Yemein suyunu yalarken birden dnp bana baktlar. O gne kadar yle gzel hibir ey grmemitim. O gn bu gndr, yavru, byk, kk tm kpekleri ve tm hayvanlar seve seve beslerim." "Peki einiz, einiz de besler mi?" diye sordum. Kpeklerin neeyle yemek yediklerini duymak benim de zntm biraz hafifletmiti sanki. "Kocam annesinin 40 mevldn okuttuumuz gece fenalat. Beyin kanamas, dedi doktorlar. Tam 12 yl baktm yatt yerde. Konuamazd da anlard. Ben de anlatrdm: 'Bugn dourdu Karaba, drt yavrusu oldu, arka baheye kulbe yaptm, yastklarda uyuyor yavrular; bysnler azck, getirir gsteririm, e mi? ki sokak tedeki kasap kemik veriyor her gn, gtryorum arsadaki kpeklere. Oradakilerden biri de hamile galiba. Eve bir kedi getirsem mi, Fikret? Muallalarm bahesindeki Benekli dourmu; yavrularndan biri ele gelince alsam da eve altrsam, ha ne dersin?' Fikret yanmdan temelli ayrlp te dnyaya gmeden nceki gece ryamda grdm kaynvalidemi, sanki beni hi affetmeyecek gibi bakyordu yzme." "Banz sa olsun, demek az kalacak bu durumda. Ne diyeceimi bilemiyorum," dedim. Iltl gzleri biraz daha yeil parlad sanki. aylar tazelemesini istedi garsondan. Sonra gzlerimin ta iine bakp, byler gibi; "Ben lmden sonra yeniden yaama dnldne inanyorum. Fikret'im de bir kpek olarak gelmi olabilir yeniden, deil mi? Ama bir sorun var, bilemem ki hangisi Fikret'im. Onun iin hepsini beslemek isterim evremdeki kpeklerin... evremdeki derim, nk bilirim ki Fikret benden uzakta bir yere dnmez. Sonra belki olmamtr, kpek gelememitir de kedi gelmitir, ku gelmitir, bilemem ki! Beslerim hepsini elimden geldiince, Fikret'im a kalmasn isterim," dedi. Birer ay daha itik. Bu mkemmel kadna acdm hissettiimde utandm kendimden. Akln kendinde uzun sre tutamasa da, kendini kendinde tuttuu iin biraz daha sevdim onu; yemyeil gzlerini, bembeyaz ellerini, kamburca srtn, en az be bahar ncesinden kalm ekose astarl pardssn... 36 37 Mi % ....." ' V!...... Alt yl babakanlk yaptktan sonra Harold MacMillan, ailesinin nl yayn irketinin ynetimi iine dnd. Bir gn ekonomist Lord Keynes ansna verilen bir konferansta, MacMillan bir grup akademisyene doru yneldi. Zamann en sekin ekonomik beyinleriydiler. Onlara u soruyu yneltti: "Bildiiniz gibi bir aile irketini ynetiyorum. Bana yeni bir projeyi finanse etmek iin para toplamann en ucuz yolunun ne olacan syleyebilir misiniz?"

Ekonomistlerden biri Euro-dolar piyasasndan bor para almasn nerdi. Bir bakas, bir sigorta irketine zel olarak hisse satmay nerdi. ncs, ticari bir bankadan bor alma yanlsyd. Herkes deiik bir zm sundu. "Hepiniz yanlyorsunuz," dedi MacMillan. "Yapabileceim en iyi ey borlarm dememektir!" 39 Yani Hmcal Ulu'un bir ylba hikayesi vardr. Her ylba yazar, Henry'nin o hikayesini... Ondan okumadysanz, baka bir yerden duymusunuzdur mutlaka. Hani u elerin birbirlerine yokluk iindeyken ylba hediyesi olarak toka ve kstek alma hikayesi canm. Kadn salarn kestirip satarak kocasna antika cep saati iin kstek alyor da, adam da karma saatini satp sa tokas alm meer. te o! Buna benzer bir ey geldi arkadamn bana, anlatmadan edemedim. zmir'den, yllardr tandm bir arkadam. Balova'ya yakn, Teleferik'in oralarda bir yerde ok gzel dubleks bir evi var. Bana ok huzur verir onun evi. Gzel demitir, sakindir, rahattr. ok urat o evi o hale getirmek iin. Yakn zamana kadar annesinin evinde kalyordu. Annesi Nalan Teyze, tandm en ketum, en inat kadndr. Nuh der, Peygamber demez. ener annesinde otururken gittiim o son sabah asla unutmam. ener'in annesinin evi Nokta'da. Merkez yer, Al-sancak'a, Konak'a yakm... ener'le zmir'in altn stne getirdiimiz bir gecenin sabahnda annesine gittik. Daha dorusu ben farknda deilim, gitmiiz sabaha kar. Oturma odasnda koltukta uyuyakalmm. ener de stm rtp odasna gitmi, uyumu. Sabah olunca Nalan Teyze kalkm elinde arjl el sprgesi, oturma odasndaki ieklerin altn spryor, ieklerle konuuyor filan. Beni grmyor koltuun pozisyonu itibariyle. 41 Anladm kadar ile yaprakl, ama iek vermeyen bitkilerin erkek, renk renk iekli bitkilerin kz olduuna karar vermi. Kaktslere filan Mustafa, Salim vesaire diyor; ieklilere Aye, Fatma... Tam Memduh'un yapraklarn dkmeye balamasndan ikyet ediyordu ki, orada olduumu anlasn diye azck k-srr gibi yaptm. "Ah Memduh'um, hasta m oldun sen; yazk yazk!" demez mi? Glmemek iin kendimi zor tuttum. "Yaa, evet. Dn verdiin su soukmu biraz, yan cam atnda da cereyan yapt, galiba arada kaldm, tmm zerinize afiyet," dedim. Nalan Teyze hmla yattm koltua doru dnd. "Sen kimsin, terbiyesiz!" diye kt. Kzgnlndan korktum akas; ne de olsa yal kadn. Nasl dnemedim de byle bir aka yapmaya kalktm, diye kzdm kendime. Ya o da iek konumaya devam ediyor diye korksayd da tansiyonu filan... neyse! "Benim, Nalan Teyze," dedim, "Cem... Dn akam geldik ener'le, burada uyuyakalmm. Kusura bakma, ieklerle konutuunu grnce... birazck taklaym, dedim. ok mu kzdn? Affet ltfen... Bir peyim u tombik yanaklarndan, affedersin o zaman, deil mi?"

"Hadi ordan, meymenetsiz!" dedi. abuk yumuayacak gibi deildi anlalan. ok gzel ay kokusu geliyordu ierden, bunun yanma kzarm ekmek kokusu eklense ne ho olur, diye dnmeye baladm. Kahvalt ederken gnln alrm, dedim iimden. Banyoya doru giderken mahcup mahcup baktm Nalan Teyze'ye doru. "Daha bitmedi, yzn yka da gel. Soracam bunun hesabn ikinize de. eneeeer! Kalk abuk, hemen buraya 42 gel!" diye bard ardmdan. Sesinin tizlii ieklerini bile rahatsz etmitir, eminim. O sabah bizi iyice kalaylad. Birlikte bir i kursaymz, sabah gidip akam saatinde gelseymiiz, zaten benim de ne yaptm belli deilmi, doru drst bir baltaya sap olamamn, ener desen benden aa deilmi, yle akl banda, bizi ekip evirecek kzlar bulsak fena mym, hayatmz kurtarrmz, filan filan. Bu arada ipsiz sapsz dedii olunun turist rehberi olduunu, free-lance altn, ama izmir'e gelen zengin turistlerin rehberlii iin ilk aranan kii olduunu sylemeliyim. Gel gr ki yln sadece birka ay alan, alt zaman da gecesi gndz belli olmayan ener'in, annesi tarafndan takdir edilmek iin sabah dokuzda ie gidip akam alt, bilemedin yedide eve gelerek, rehberlikten bir gnde kazand paray iki ay alarak kazanmas gerekiyor. Kz meselesine gelince; her yl bir turist kzn kendisine gnln kaptrmasna engel olmaya pek niyetli olmasa da annesine her nutuk ekiinde sz veriyor: "Karma kan ilk doru drst kzla evleneceim," diye. Ee pek yalan sylyor da saylmaz, insann karsna doru drst kzlarn kaca yerlerde dolamyor pek. Neyse... O sabah elimi yzm ykayp banyodan kahvalt masasna dndm andan, ayakkablarmn backlarn balarken dinleyeceim szleri dnerek balamadan kama kadar tam iki buuk saat, sadece "Tuzu uzatr m-sm?"larla kesilen, uzun bir nutuk dinledim. ener'in bu srada gelen telefonlarla konumak iin masadan sk sk kalkmas onu kurtard, adam alm bu nutuklara, arayacak olanlara bu saatlerde aramasn m tembihliyor, nedir?.. 43 Bu esiz kahvaltdan bir iki hafta sonra ener imdi oturduu evi ald. Annesi tam bir hafta nutuk atmay kesmi. Olunun adam gibi para kazandna inanm ilk defa. Ama ikinci hafta ener yeni ald eve tanacan sylediinde ok kzm. "Oray kiraya ver, yanmda kal, hem bir gelirin olur hem de beni yalnz brakmazsn," diyormu. Ama ener dinlememi; Annesine ara sra temizlie gelen kzcaz, temelli eve yerletirmi. Kendisi de tanm. Evin dekorasyonu aylar srd. Her odasyla ayr ayr urat ocuk. imdi ok mutlu ve huzurlu olduunu sylyor. "Sabahlar uyanmak istemezdim annemin bir nutkunu daha dinleyeceim diye," diyor. "Meer ben sabahlar ne kadar se-vermiim. imdi erkenden uyanp eviri yapyorum. Spor yapyorum, yrye kyorum. Geceleri en az bir iki film seyrediyorum. Arkadalar geldiinde iek taklidi yapmak zorunda kalmyor. En nemlisi, kz arkadam var, olum! Yllarca bir kz eve getirip annemle tantrma basks altna sokmayaym diye turist kzlarla, sadece kaldklar otellerde... Olmaz ki abi, tanana kadar hibir kz bana kahvalt hazrlayp getirmedi, abi! imdi Didem bende kaldnda sabahlar uzun uzun kahvalt ediyoruz, hi konumadan, gazete okuyarak filan. Arada bir tuzu, ekmei

uzatr msn diyoruz tabii, ama ikimiz de dierinin szn kesmemek iin birazck ara vermesini beklemek zorunda kalmyoruz bunun iin. Sessiz, sakin..." "Oh ne l! Kadn evinde yalnz braktn, ne yapacak imdi?" diye sordum akayla kark... Birden ciddileti, cevap vermek iin biraz bekledi. "Aslnda durum biraz farkl artk, sen olup bitenleri bilmiyorsun." "Hayrdr, ne oldu? Annen hasta m yoksa?" "Yok, yle bir ey deil. Ben borsayla ilgilenirim, merak-lymdr kk bir iki harekete, bilirsin." "Evet, bilirim. Hatta geen k bilmem ne holdingten biraz para kazanmtn da tatile kmtn Avrupa'ya. Eee?" "E'si; geenlerde iyi bir hisse yakalayacam sandm. Tahminlerinde pek yanlmayan bir arkadam var, nerdii yatrm yapabilmek iin evi ipotek ettirmeye karar verdim; yoksa yetmeyecekti. irketi toptan kaldrmak gerekiyor tam anlamyla kazanabilmek iin. Annemden evini sata karmasn rica ettim. Durmadan yalnzlktan yakmyordu, evin kalorifer sistemi km, tamiri mmkn deil, yenisinin yaplmas bir ev alnabilecek kadar para gerektiriyor. 'Gel evi sat, paray ver deerlendireyim, sen bu arada yeni bir ev bak. Bulana kadar da gel benimle yaa/ dedim. 'Sana yepyeni bir daire alalm, yepyeni eyalarla sen de/ dedim." " 'Seni gidi meymenetsiz, babandan kald bu ev bana, sattrmam da satmam da!' dedi deil mi?" "Tam olarak byle saylmaz, aslnda bu kadar ksa bir cmleye indirgenemeyecek kadar uzun bir nutuk dinledim; ne hayrszlm, ne serseriliim ne de ilgisiz evlatlm kald. Hatta yle kzd ki kovulmaktan beter hissettim, ben de zerine gittim, 'Senin parana ihtiyacm yok, ama sana yle gzel bir ev alacam ki bu sylediklerinin her kelimesi iin zr dilemeye alacaksn/ dedim. Vurdum kapy ktm. Bor buldum, kendi evimi ipotek ettirdim, fazla zaman geirmeden yatrm yaptm." Anlatrken pek yzme bakmad iin ilerin ters gittiini anladm, ama anlatmaya devam etmesini salamak iin 44 45 biraz desteklemek gerekiyordu anlalan. "Eee?.." dedim ister istemez. Yine de konumaya devam etmek iin biraz ara vermesi gerektiini hissediyordum. "Dur biraz, kahve koyaym da ielim. Sonra devam edersin," dedim. Mutfa mthiti. ener'in bu evi ipotek ettirmeye karar vermesi iin ok gl bir tyo alm olmas ve yapacann iyi bir gelir getireceine inanmas gerekirdi. Yoksa, bu ok urat ve istedii ekle sokmak iin bizzat duvar krp fayans dedii evden vazgeme ihtimali varken byle bir lgnla kalkacana asla inanlmazd. Mutlaka ipotek karar alrken bile ok dnmt-. Odaya geri dndmde koltukta trnaklarnn kenarlarndaki etleri koparmaya alrken buldum ener'i. Kkken trnak yediini anlatmt bana bir keresinde. Belki yeniden trnaklarn kemirmemek iin kendini zor tutuyordu;

zldm. "Devam et, ener," dedim. "Merak ettim." "Abi, tahmin ettin ite, battk! Benden erken davranan bir adam varm. Tm hisseleri almak gerekiyor dedim ya, ben hepsini alamadm. Bu adam da meerse kalanlarn tamamn alm. Benden fazla hissesi oldu adamn."

"Dur ya, buralar ge, bilirsin anlamam bu hikayelerden, battn yani tamamen... Gitti ev mev! Th! Neyse, iyi ki anne-ninki kalm iyi kt..." "Cem, olay orda ite... Tam da batmadk aslnda da, ok kaybettim. Adam irketin tamamn almaya kalkm olmam, baka yere satp para kazanabilmesi iin tamamna ihtiyac var, ama te bir kadar da bende ya..." "Eee..." "E'si; ald bendeki hisseleri. Tabii gerek fiyatna deil, ne kadar kurtarabilirsem dedim, sattm ite abi ya! Ama ne evi kurtarabiliyorum ne de borlar kapatabiliyorum. Aldm kocaman bir buket iek, gittim anneme. Acayip zgnm, zr dileyeceim, elini peceim, yanma al beni, diye yalvaracam ki kurtulaym. Anahtarmla amadm, aldm kapy. Ar ar ayak seslerini duyuyorum ya, sanki snava gire-cekmiim gibi heyecanlym. Neyse at kapy, elimdeki iekleri grnce yle tatl glmsedi ki, zannettiim kadar kzgn olmadn anladm. Nasl sevindim anlatamam. Tpk 23 Nisan'da okuldaki trenden dnerken yeni kan aladan ilk almda olduu gibi, Cem. Acayip mutluyum. Hayat normal seyrinde devam ediyor gibi. Anlarsn o duyguyu." "Anlamaz mym? Ben de haftalm aldmda hissederdim ayn duyguyu..." "te yle! pmek iin eildim, pme falan demedi. Daha mutluyum. eri getik, iekleri vazoya koydu. 'Kahve yapyorum/ dedi. Kz alverie gndermi. 'Ben yapaym/ dedim, istemedi. Balkonun nndeki berjerlerden birine oturdum, nereden balayacam dnyorum. Kahvelerle geldi, karma geti. lk yudumla ikolatann tad birbirine karrken 'Anne, sana bir ey syleyeceim/ dedim. 'Syle evladm, sonra da ben sana bir ey syleyeceim/ dedi. Baladm anlatmaya... Anlayaca gibi, ayrntlaryla filan anlattm. zgn zgn ban sallad. 'Bu kadar abuk mu yapacaktn bu ii/ dedi. Paraya bu kadar acil ihtiyacm olduunu tahmin etmemi. Sonra beni Memduh'uyla brakt, ieri geti. Memduh'u biliyorsun; uzun kliei..." 46 47 "Bilmez miyim?" "ieriden dndnde elindeki zarf aramzdaki kk masaya brakt, 'Ben de bunu sana hazrlamtm, birazdan arayp gelmeni isteyecektim,' dedi. 'Ne bunlar/ derken bir yandan da zarf ayorum, bana paket mi gelmi filan diye. Bir de baktm tomarla dolar... 'Bunlar ne, anne?' demeye kalmadan. 'Fevzi Bey'e sattm evi/ dedi. st kat komumuz Fevzi Bey Narldere'ye ev yapmt geen yl. Temelli oraya tamacakm. Buradaki eviyle bizim evi de onartp dubleks olarak yeni evlenen oluna verecekmi. Parann yarsn vermi hemen, yarsn da haftaya verecekmi olu. Gzlerim dolu dolu oldu. Ne desem, ne yapsam az, diye dnrken annem 'Sana inanmadmdan deil, olum; iimde ktce bir his vard zaten. Yoksa benim senden baka kimim var, her eyim senin deil mi?

stediini bir iken iki etmek ister miyim? Ama ne yapalm, dedim. stiyor evladm, dedim. Bir bildii vardr elbet, dedim. Anasn sokakta brakacak deil ya, dedim; sattm evi. yi de yapmm. imdi der mi bu senin borlar?' demez mi?" "Ah Nalan Teyze ah! Ne tatl ihtiyar o! Halledebiliyor musun peki?" "Anneme yeni bir ev alma ii biraz bekleyecek. O da benim yanma tanacak. imdi vazgeemeyecei eyalar ayklyor. st kattaki byk odaya yerleecek. Belki bir iki sene iinde ona bir ev alacak kadar paray biriktirebilirim." "Memduh da geliyor mu?" "Gelmez mi? Arka balkon da Memduh ve arkadalarna sera oluyor, abi," dedi ener. Yzndeki ifadede hem mutluluk hem de sknty ayn anda grdme yemin edebilirim. Biraz da pimanlk vard, desem abartm olurum, biliyorum; ama inann vard! Bazen turfanda meyve yediinizde duyduunuz heyecan duyabileceiniz eylerin kalmadna zlr msnz siz de? Birinin sizi mutlu etmek iin yapt en byk ey ne peki? Beklediiniz, olacana kesinlikle inandnz eyler olmadnda duyduunuz znty, imen kokusunu hissettiiniz anlardaki neenizle giderebileceinize inanmanz salayacak birileri var m hayatnzda? ener'in bu sorulara verecei cevaplarn hepsinde annesinin etkisi vardr mutlaka, eminim! 48 49 Rudyard Kipling yirmi yann biraz stndeyken bugn yalnzca film yldzlarna ve pop arkclarna gsterilen trde ilgi grd. Otuzuna geldiinde en iyi yaptlarnn ounu tamamlamt: Baladlar, ksa ykler ve 'Jungle Books'. Baladlar ve yk anlatmadaki yeteneiyle nlyd. Ama btn bunlarn tesinde, bir politik inancn szcsyd. 19. yzyln sonunda insanlarn duymak istediklerini yazd; dealler, aile ve mparatorluk... Okuyucular yalnzca Britanyallar deildi. "Eer..." adl iiri yirmi yedi dile evrildi. "Eer... "in, Kipling'in anda hayranlk duyulan erdemleri her eyden iyi zetledii sylenebilir: "Eer evrendekiler akllarn yitirirken ve bundan seni sorumlu tutarken, sen aklna sahip kabiliyor san, Eer herkes senden kukulanrken, sen kendine gveniyorsan..." Bu anlam tayan yirmi yedi dizeden sonra gelen grkemli son ise yledir: "Dnya ve iindeki her ey senindir, Ve -her eyden te- sen adam olursun, olum!"

Geen gn olumun azndan annesine bir mektup yazdm. Sizin de okumanz isterim. nk bu kitab okuyacak olanlarn hepsi evlat! Bazlar hem anne hem de evlat... Canm anneciim; Seni ok zledim. Aylardr karnndan kmay bekliyorum. yle yalnz hissettiim anlar oldu ki, seni tekmeledim, benimle konuman istedim, en azndan scack elini karnnda gezdir de beni sevdiini hissedeyim istedim. yle hir geriye uzanp kitap okurken bir yandan da meyve yediinde ara sra okamyor musun karnn, baylyorum. rpmyorum iinde biraz daha sev diye. Dar kp ellerinin arasnda olmay ne de ok istiyorum o anlarda. Bazen sen babamla sarma dola uyurken onun elleri de saryor beni, houma gidiyor ama seninkiler kadar deil. Senin ellerin bambaka, anneciim. Seni en derin uykundan uyandrp hir bardak st imeni salamak iin tekmelememe sebep olacak kadar tatl, yumuack ellerini zledim. Ya sen? Benim yumuk yumuk minicik ellerimi zlemedin mi? Bir trl amadm yumruumu yavaa aarak parmaklarm tek tek pmeyi istemez misin? Stle dolu memeni bir yandan emerken, dier yandan kck elimle bastrsam... "Bu meme, hu stler benim, baka kedilere asla vermem," der gibi skca tutsam, istemez niin? Anneciim, seni ok zledim. Buradan duyuyorum, herkes senin gzlerinin ne kadar gzel olduunu sylyor. Kskanyorum. 53 Buras yle karanlk ki, n ne demek olduunu bir an nce renmek istiyorum. Ama dnyaya ilk baktmda ktan nce senin gzlerini grmek isterim. Sylediklerini ilk balarda anlamayacam dnyorsun. Ama ben gzlerinin beni hep, her zaman ve her eyden koruyacan sylemesini isterim. nan, anlarm. Beni en ok sevenin sen olacan, her an yanmda ve destek olacan hissettiren en gzel ey olan gzlerini zledim. Ya sen? Sana ilk baktmda iini eriteceini ikimizin de bildii gzlerimi bir an nce grmek iin sabrszlanmyor musun? Uyuyup uyandmda nce seni arayacak olan, seni grmediinde yaarp eme gibi akacak olan gzlerimi merak etmiyor musun? Her geen gn grleecek olan kirpiklerimin altndan sana doru "Beni dnyana getirdiin iin, beslediin ve hep yanmda olduun, kimselere bakmadn kadar gzel baktn iin teekkr ederim," diyen gzlerle sana baksam, istemez misin? Seni ok zledim, anneciim. Bazen bana arklar sylyorsun, sesin yle tatl geliyor ki buraya. Yalnz olduumu bile unutturuyorsun bazen. O gzel sesinin bana, sadece bana syleyecei ninnileri duymay iple ekiyorum. Baz arklar bana zel hale getirerek syleyecein, duymaktan holandm anladnda tekrar tekrar sylemekten zevk alacan gnler bir an nce gelse... Karnm ardnda, iim bulandnda, a olduumda canm yanarken bana tm bunlarn geeceini syleyen, inandran ve rahatlatan sesini zledim. Ya sen? lk kahkaham duymak iin oram buram gdkladnda karacam sesleri, agular, lklar zlemedin mi? Biliyorum, altm kirli olduunda, acktmda, gazm canm ok yaktnda karnm

amken kardm sesler seni ok zecek, hatta ilk gnler belki uyumana bile izin vermeyeceim. Ama sen tm bunlarn sana ilk kez anne diyeceim gne kadar oktan unutulacak eyler olduunu biliyorsun. Peki o gn geldiinde syleyeceim ilk "an-ne"yi zlemedin mi? Anneciim, benimle ilgili hayaller kuruyor musun? Beni en gzel yataklarda yatrmak, en cici giysileri giydirmek, en eker oyuncaklar almak gibi hayallerden bahsetmiyorum. Mesela, karnndaki resmimi eken doktor gibi bir doktor ya da avukat, subay filan olmam isteyip hayallere dalyor musun? niformal, cppeli ya da nlkl bir resmimi, ultrason resmimin olduu erevenin yannda bir baka ereveye koyup ikisine de bakarak "te bu benim olum!" deyip gururlanmay filan hayal ediyor musun? Evlendiimi, ocuklarmn olduunu... Hayallerini gerekletirmek iin uraacama sz veriyorum anne. Peki, ya seni hayal krklna uratacak bir ey yaparsam? Ayakkablarm balamay bir trl beceremezsem rnein ya da matematie aklm yatmazsa hi... Oyun oynarken akam olduunu anlayamaz, hep ge kalrsam eve... Kola imeden kftelerimi bitir-mezsem inat edip, ya senin hi holanmadn o kzla evcilik oynamay istersem hep... Evleniverirsem bir gn pat diye hi habersiz. Ya da yurt dnda okumak iin srar eder, senden uzaklamaya kalkarsam... ok zlrsn deil mi? Seni hayal krklna uratp zmemek iin ok uraacama sz veriyorum, anne. Beni ne olursa olsun sevecek misin, anne? Her trl kt eyden koruyabilecek misin? Yannda olmadm zamanlarda nasl davranmam gerektiini retebilecek misin? Beni koruyamayacan kadar byk tehlikelerin neler olduunu retip kendi kendimi koruyabilmem iin hazrlayacak msn? 54 55 Senden daha ok sevebilecek kimseyi bulamayacam halde, beni sevecek ve anlayacak birini nasl aramam gerektiini anlatacak msn? Bana yapacaklarm, yapamayacaklarm ve yapmak istediklerim konusunda sonsuz destek verecek misin? Kimsenin inanp arkamda olmayaca fikirlerim olsa bile, sen bana inanp istediim her eyi yapabileceime beni de inandrabilecek misin? Saklanmak istediimde, kimseyi grmek istemediimde, uzaklap kendimi dinlemek istediimde yanna snmak istediim tek liman olabilecek misin? Anne, beni ne olursa olsun sevebilecek misin?

Ben mi? Ben seni hep seveceime sz veriyorum, anne! 56 1873'te Vernon Vaughan, Guyana'da (o zamanlar ngiliz smrgesiydi), Georgetown 'da yaayan on iki yanda bir okul ocuuydu. Hevesli bir pul koleksiyoncusuydu ve Londra 'daki bir pulcudan kk bir paket pul almak istedi. Ama iki dolara ihtiyac vard ve bu para onda yoktu. Yapaca ey akt: br pullarndan birini satmak. Neil McKinnon adl bir sko, pullardan biriyle ok ilgilendi. Bu, bir sentlik bir ngiliz Gu-yanas puluydu. McKinnon bu pulun ender bulunduunu biliyordu. Vernon Vaughan o pul iin iki dolar istedi, ama sko sk bir pazarlk yapt. ocua 1,5 dolar verdi. Bir sentlik, krmz stne siyah ngiliz Gya-na pulu, o gnden bu yana alt ya da yedi kez el deitirdi. Ve baz nl koleksiyonlarda yer ald. 1980'de ad bilinmeyen bir koleksiyoncuya 850.000 dolara satld. Olumun azndan annesine mektup yazdktan sonra aklma Melek geldi. Bakrky'den arkadam. Yllar nce 2000 ylnda ellerine ulamak zere mektup yazmt herkes birbirine, hatrlarsnz. Melek de yazmt bunlardan herkese. Annesine, kocasna, domam bebeine, bana... Bana yazd mektubu, eski yardmclarmdan birinin dzenledii dosyalardan birinde bulabileceimi biliyordum. nk darmadank alma masam dzeltirken bulduu tm vr zvr yle dzenli yerletirip etiketlemiti ki, sanrm sryle kd nereye koyacan anlamak iin tek tek incelerken aralarnda bulup birazn okuduu bu mektubun tamamn okumak iin benden izin istemiti. Gidip "Mektuplar" dosyasnda buldum Melek'in mektubunu. Yllar sonra tekrar okumaya balamadan nce eski asistanm aradm. Teekkr ettim, biraz sohbet ettik ve telefonu kapattktan hemen sonra mektubu okumaya baladm. "Sevgili arkadam Cem," diye balyordu. Bir zamanlar sk fk iki arkada olduumuz dnlnce garip gelmeyebilir, ama imdi hi grmeyen iki eski arkada olduumuzdan, garipsedim bana sevgiyle hitap ediini. narck'ta yllardr komuluk ediyoruz. Yine de onu en son arabasna binerken grdm. Beni grmedii iin selam-laamadk bile. Son konumamz da bu mektubu aldmda arayp teekkr ettiim zaman olmutu. Bende sadece narck'taki telefonunun numaras kalmt. Arayp evdeki temiz59 liki kadndan zorla almtm cep telefonunun numarasn. Uzun uzun konumamtk, sanki yllar nce o mektuplardan birini de bana yazm olmasn artk anlamsz buluyormu gibiydi. Onun iin nemi kalmam, genlikte yaplan lgnlklardan biri gibi unutulup gitsin istermiesine konuup kapatmt telefonu. Ondan sonra aramak istemedim hi; neden bilmem sebeplerini bile bulmaya uramadm aramzdaki bu soukluun.

Okumaya devam ettim mektubu. "Biliyorum, biraz nce kahvalt edip ayrldk, yarn sabah erkenden de komaya kalm sahile, diye konutuk. Daha dn yepyeni bir plaj antas hediye ettin bana, ama kim bilir bu mektubu aldnda ne halde oluruz! Hl gryor olur muyuz bilemem, ama sana da yazmadan edemedim. Belki bu mektubu aldnda her ey farkl bir dzeyde seyrediyor olur. Belki ben evlenmi olurum, senin bir ocuun daha olur. Belki ikimiz hep dndmz u salata barn aarz baka bir tatil beldesinde. Ya da sen iyice emekliye ayrlp yazlk sinema hayallerine kavuursun kim bilir? Ne olursa olsun seninle dost kalmak isterim, bunu biliyorsun deil mi? Aklmn almad ama gerekten olagelen eyler hakknda senin mutlaka verecein bir cevabnn olmasna inanamyorum. Kulaklarma inanmayacam kadar ilgin bir ey olduunda da hemen gelip sana anlatmak istiyorum. Verecein tepki benim kulaklarma inanmama ya da olay hakikaten inanlmaz bulmama yol ayor nk. Bazen benim heyecanla sana anlattm eylere sen gayet sakin ve daha nce bana gelmi gibi tepki veriyorsun. te o zaman bo60 a heyecanlandm dnyor, kendime kzyorum. Hayatta var olandan fazla renk mi gryorum, ne dersin? Neyse, ben yine de ikimizin hayatnn da senin deil benim grdm kadar ok renkli gemesini istiyorum. nk sana kalsa yava yava siyahla beyazdan baka renk brakmayacaksn. Biliyorsun onlar da renk deil... Tm iyi dileklerim seninle... Sevgilerimle Melek" Mektup bittikten sonra ne kadar deimi olduumu dndm. En azndan Melek'in grd adan baklnca... imdi hayatmda hep renkli gnler olsun istiyorum. Beikta malarnn olduu gnler dnda tabii. Melek'i aramay dndm sonra... Byle uzak kalmamz iin bir sebep bulamadm nk. Birbirimizi kracak bir ey yaptmz hatrlamyorum, ama belki ben bir ey yap-mmdr farknda olmadan, diye dnp aradm Melek'i. Uzun uzun ald telefon, tam kapatmay dnrken nefes nefese at telefonunu Melek... "Merhaba, Melek! Ben Cem. Rahatsz etmiyorum ya?" dedim. "Ben seni bu numaradan be dakika sonra arayabilir miyim?" diye sordu. "Tabii," deyip kapatrken beni aramayacan dnyordum, ne yalan syleyim. Ama arad ve uzun uzun konutuk bu kez. Aramzdaki bu souklua neyin sebep olmu olabileceini bilemediimi syledim; o da yllardan baka bir sebebi olamayacan. Sevindim akas. Bilmeden de olsa onu kracak bir ey yapm olmak zerdi beni.

61 "Yllar getike yapmay ertelediimiz eyleri vazgeebi-. leceimiz eyler sanyoruz, Cem'iim," dedi. "Ha bugn ararm, ha yarn ararm diye erteleyip durdum seni aramay. 'Sonra da bunca vakit geti ararsam ne diyeceim'e dnd durum. Byle byle yllar gemi ite!" dedi. Mektubundan bahsettim ve eer sakncas yoksa annesine ve imdi ei olan o zamanki platonik akna yazd mektubu da okuyup okuyamayacam sordum. Kitaba almama bile izin verdi. Ertesi akam bulutuk ve uzun uzun sohbet ettik. "Annem mektubunu hi okuyamad, biliyorsun deil mi?" dedi. "Ben kendi mektubumu aldmda teekkr etmek iin aradm zaman anneni kaybettiini sylemitin. Yoksa annen..." "Evet, mektubunu almadan nce ld. Ben annemin evinde yayordum. O ldkten sonra eyalarn aykladm, sevdiim eyalar braktm, annemin evine yerletim. Atlyesini annemin bahesine kurdum. "Bir gn kap ald: Postac... Anneme yazdm mektubu kendim aldm. Yazdm bile unutmutum, anlyorsun deil mi?" "Anlyorum, tatlm," dedim. "Kim bilir neler yazmtn mektupta?" "Al oku," dedi. O gnlere dnp biraz sakinlemesi gerekiyordu anlalan. Ben mektubu okurken o kahvesini yudumlayarak denizi seyretmeye devam etti. "Sevgili anneciim, Seni ok seviyorum. yle ki bu sevgi her geen gn arttna gre bu mektubu aldnda kocaman dev bir balon kadar olabilir. Hani u zeplinler var ya, onlardan da byk! Senin de beni ok sevdiini ve gznden bile sakndn biliyorum. stiyorsun ki, evleneyim, mutlu bir yuvam olsun... nan bana sen bu mektubu aldnda bir yandan da torunlarn kucaklaya-sn diye az baknmyorum etrafa. Ama Kemal'den yakkls yok! Ona da beni al, diyemem anne. Anneciim, sana bu mektubu yazarken bana rdn kaza giyiyorum. Sa ol, en sevdiim renkten yapmsn. Sevdiim her eyi bana sevdiren sen olduun iin bir kez daha teekkr ederim. Beni iyi yetitirdiin, babamn yokluunu aratmamak iin bunca uratn ve hemire olmam isteyerek okuttuun halde ressam olmama kzmadn iin de teekkr ederim sana, anne. Umarm sen bu mektubu okurken ben tablolar sevilen ve en az iki sergi am, hem de zengin bir ressam olurum. Zengin bir ressam olmak iin lmem gerekebilir, anne. Eer sen bu mektubu aldnda ben yaamyorsam; bil ki, ok zengin olacak olan sensin! Tablolarmn hepsini duvarlarna asmay brak da satmaya bak bir an nce. Anne, sakn benden nce leyim deme. Beni bu dnyada yapayalnz brakp gidersen seni affetmem! Henz hayata hazr deilim. Sensiz yaamak isteyeceimi sanmyorum, anne.

Ben hl geceleri uyanp kendimi skkn hissettiimde yatana gelmek, yanna kvrlp uzanmak istiyorum, anne. Scackln, lavantah kokunu, salarnn arasndan geip gelen tatl rzgr isterim hep. Teyzeme gittiinde bile zlyorum seni, anne. Beni yalnz b-akp daha uzaklara gitme, n'olur? Seni hep en ok sevecek olan kzn Melek" 62 63 Mektubu okuduktan sonra Melek'in acsn daha iyi ala-yabildim. Annesine onu kaybetmekten korkarak yazd bu mektubu kendisi alnca hissettiklerini tahmin etmek zor deildi. "Peki Kemal'e yazdn mektup?" diye sordum. "Biz o mektup sayesinde evlendik, biliyor musun?" dedi. "Nasl?" "Ben onu uzaktan severdim ya, biliyorsun. Onun haberi bile yoktu benim ona yandmdan. 'N'aber fstk?' derdi bana hep; anlatmtm, hatrlarsn. O zaman kendimi gerekten fstk gibi hissederdim. Ama onun bundan da hi haberi yoktu. Adamn gznde sadece mahallenin kzydm ite. "Annemin mektubunu aldm gn o da ona yazdm mektubu alm. ki gn sonra kapy ald, bahede kahve iiyordum; davet ettim, girdi. Kahveyi iip bitirdikten sonra fal kapatt. Biraz dolap atlyeye girdi, resimlere bakt filan... Sonra dnd, faln at. 'Falmda ktn, Melek,' dedi. 'Beni senin gibi seven bulamam, gel evlenelim.' "Baylmm. Cebinden kard kolonyal mendili burnumun ucunda sallyordu uyandmda. Kendimi ryada sandm. Hl da sanyorum. Be yldr evliyiz, birbirimizden bkmaya hi frsatmz olmad." "Ee, ne yazyordu mektupta?" "Onu nasl sevdiim tabii ki..." "Kemal, Balarken, sana nasl hitap etmem gerektii konusunda o kadar dndm ki! Oysa akm, canm, bir tanem, her eyim, gneim diyebilmeyi ne ok isterdim. [\ Evet, kim bilir bu mektubu aldnda evli mi olacaksn, uzaklarda m? Ama bil ki ben seni u an ve aslnda yllardr sessizce sevip duruyorum. Trk filmlerindeki kadar umutsuzca hem de. Eer evlenmisen bu mektubu karndan saklaman istemem. Bilsin ki kocas ok sevilebilecek, hatta ardndan bakarken bile i szlatabilecek bir adam. Bilsin ve byle bir adamn kars olduu iin mutluluk duysun.

Ama yalnzsan, tpk bu mektubu yazdm gnlerdeki kadar yakkl ve tatl olduun halde bu kzlarn seni nasl yalnz brakabildiklerini konualm. Bana bunun nedenini anlat, nk ben anlamyorum. Anlatrken salarm oka, elimi tut, parmaklanma teker teker dokun. 'Ben de seni sevdiim iin kimselerin yanma yanamasna izin vermiyorum,' de. Geen gn alveriten dnerken elimde torbalar olduu iin kapy aamadm da torbalarn bir ksmn alp anahtar da parmaklarmn arasndan ekerken ellerime dokundun biraz, kendimi paratle uaktan atlyormu gibi hissettim. 'Daha nce atladn m, fstk; nereden biliyorsun o hissi?' dersin imdi sen. Haklsn, bilmiyorum; ama senin anahtar alp kapy aman, sanki bizim evimize giriyormuuz gibi hissettirmen de daha nce hi bilmediim bir his olduu halde ayn eyi hissettirdiine gre, buna benzer baka bir his olamaz! Keke benimle evlensen... Alveriimizi, tatillerimizi, kahvaltlarmz, yolculuklarmz hep birlikte yapsak. Hatta uaktan paratle atlayp umann ne olduunu bile birlikte rensek. Keke... Sadece senin melein olmak isteyen Melek" 64 65 Bir saat kadar daha sohbet ettik Melek'le. Sonra Kemal gelip ald Melek'i. Ben de birinin beni Melek'in Kemal'i sevdii kadar sevmesini istedim ta iimden. Ev hizmetkrlar hiyerarisinde en tepedeki kii ba uaktr. Kitaplarda genellikle efendisinden bile daha nemli ve daha aklldr. Roman kahramanlar arasnda en nl ba uak kukusuz Jeeves'tir. P.G. Wodehouse, bu akll hizmetkr 1920'lerde yaratmtr. Ama gerekte o zamanlar bile Britanya 'da ok az sayda insann yardmcs vard. Bugnlerde ise bulak ykayan bir bakana bile rastlayabilirsiniz. Orta snf bir ailenin ounlukla bir temizliki kadn vardr. Evi temizlemek ve t yapmak iin gnde birka saat gelir. Yatl hizmetiler, khyalar, valeler ve ba uaklar ngiltere'nin uzak gemiinde kalmtr. Bununla birlikte i bulma merkezindeki kuyruklarda ba uaklar yoktur. Artk hepsi Holly-wood'da almaktadr. 66

Bir kadn var; yllarca evimin temizliini yapt durdu. Artk almyor; ama geen gn arad, bebeimin olacan duymu, kutlad. Tandm en gl kadn diyebilirim: Aye... Yoo, sandnz gibi deil; zor hayat artlan ve kocasnn eziyetleriyle filan urat halde 'gl' demek istemedim. Gerekten gl bir kadn. stese beni dver yani... Kocaman gzleri var, etrafa renme merakyla bakp duran. Bana doalgazm nasl bir ey olduunu sormutu da anlatamamtm bir trl. Sonra anlayamayna kendince bir aklama getirmiti. "Cem Bey, galiba benim bunu anlayabilmek iin daha nce bilmem gereken bir eyler daha var herhalde; o yzden bir trl kafam almyor. Yormayn siz kendinizi, ben bizim Hsn'ye sorarm, o benim anlayacam lisanda anlatr," demiti. Kendi kendine gelitirdii pratik yntemler sayesinde evin iini abucak bitirir, "Gzel manzarana kar bir kahve ieceim, sana da yapaym m?" diye sormadan gitmezdi. Kahvesini ierken denizi seyreder, hava kapalysa dalgalara hi yz vermeyip dergilerin resimlerine bakard. Bir gn derginin birinde bir ressamn biraz zgnce bakan bir resmini grd. "Cem Bey, bu adam niye byle zgn ki?" diye sordu. Yanndaki sehpada duran bilgisayarmda bir eyler yazyordum. "Kim?" dedim... "Bizim Bey'in halasnn oluna ok benziyor; deildir tabii de ne derdi var, merak ettim," dedi. Yzndeki ifadeden 69 ressama da akrabasym gibi acdn anlamak hi zor deildi. "Bilmem, okusana... Ben de merak ettim imdi," dedim. Dergi yeni gelmiti, henz bakmadm iin ressamn derdi hakknda da hibir fikrim yoktu, belki de adamn bir derdi bile yoktu! Aye hmla dnp, "Okuyabilsem sana sorar mym, Cem Bey? Yok ki okuma yazmam... Hey tahta kafam, denedim ama bu yatan sonra almyor ite," diyerek yumruk yapt elini kafasna vurdu birka kez... "Ne! inanmam, sen okuma yazma bilmiyor musun? Yahu senin byk olan eczacl bitirmiyor mu bu sene?" diye sordum hayretle. nanmak gerekten gt. nk bazen ii erken bittiinde bir ey isteyip istemediimi sorard kmadan nce. Ben de bir liste verip alverie yollardm onu bazen. Yazdklarm eksiksiz alrd. "Ee, liste yazdmda nasl alveri ediyorsun, tastamam!" "Marketteki amcaoluna veriyorum, ben kahve ierken kasann yannda hazrlyor..." "E, pes yani, Aye! Kahve imediin yer de yok..." "N'apaym, bir ey ier misin diye soruyorlar; imeyim mi?" ", gzelim ; afiyet olsun! Ver bakalm dergiyi, neymi adamn derdi! Yokmu bir derdi ite, yeni bir sergi ayormu, evlenmek zreymi hatta... Mutlu yani adam, zgn deil. Sen de zlme! Onun yznn ekli bu, tarz bu... Onu bunu brak da, bir olun neredeyse eczac olacak, br olun lise sondayd galiba. Sen nasl renemedin yahu ?" "Ka kere denedim, almyor ite kafam... Tam rendim diyorum, araya zaman giriyor; satr okumadmdan, bir bakyorum yine unutmuum! Amaan! Bu yatan sonra lazm da

70 deil. Asl ocuklar okurken lazmd. Olsun, onlar da yzm kara karmyorlar ite. Okuyorlar maallah!" "Niye lazmd ki onlar okurken? devlerini mi yapacaktn?" "Yoo, ondan deil. Yavrularm, ne acrdm onlara! retmenleri dev verirdi, canla bala alrlard. Byk olan, 'Bu konunun zetini karp anlatacam/ derdi. nce batan sona konuyu okuturdum, pr dikkat dinlerdim. Sonra zet karrken yardm ederdim. Hani yleydi byleydi ya, diyerek hatrlatrdm. Kk olan retmenin sayfann bana yazd fii tekrar tekrar yazard sayfann tamamna, 'Olmu mu?' diye sorard. 'Olmaz m?' derdim. 'Ama bu yuvarlaklar daha gzel yap,' derdim. 'Yuvarlak deil o, O harfi/ derdi. 'Biliyorum da, bakalm sen biliyor musun, diye sordum/ derdim. Sonra sorardm, 'Burada ne yazyor?' diye; yavrularm 'onlar snyorum sanrlard da hevesle yara yara cevap verirlerdi. Benim byk olan drdnc snfa gidiyordu, okuma yazma bilmediimi anladnda... Sylemedi kardeine 'Annem okuma yazma bilmiyor/ diye. Kk olan da eve gelen bir zarf bize yollanmad halde aldm zaman anlad; anlad da 'Neden sakladn?' diye sormad bile..." "Ee, neden sakladn be, Aye?" "Analarnn cahil olduunu bilsinler istemedim. Cahiller de yayor pekala, diye dnsnler istemedim. Okusunlar istedim. Beni rnek almasmlar, okumayana ekmek yok; bunu bellesinler diye uratm. Akllar ermeye balaynca da anladlar zaten abam... Elleri ekmek tutar, tutar ama, kirlenmeden tutsun istedim. Kalem, eli kirletmez; bilirsin... Babalar gibi, benim gibi ypransm istemedim elleri. Benim kk olann elleri bir hotur, Cem Bey; bir grsen!" 71 Bir sre dinledim, Aye'nin kk olunun kalem tutan ellerinin gzelliini. Sigara bile iirmezmi olanlarn elleri sararmasn diye. Sz dinlerlermi onlar da... Nasl gururluydu bunlar anlatrken! Ben de gurur duydum Aye'yle. Azimli olduu, okumad halde ayakta durabildii, nice okumu isize bakp ekmeini tatan karmak iin uramaktan vazgemedii iin. Kocasnn eline bakp evde rg rerek harcayabilirdi genliini. Ama imdi ayakta, gl hissediyor, durumunu kabullenip artlarn durumuna gre deitiriyor. "Uzanamadm ekmez benim canm," der hep. Ama bizim mutfakta, yatak odasnda en st raflara kadar uzanabilir. Tertemiz yapar tm raflar, zerre toz bulamazsn en kuytuda bile... 72 "vg size hibir ey salamaz!" laf sradan bir iltifata verilen allm bir yanttr. Daha az kat bir gr olan "vg, size ok ey salar!" da ayn derecede yaygndr. Bernard Shaw'a gre, "nsann gururunu gerekten okayan ey onun vgye deer olduunu dnmeniz, "dir. Shaw'un ada olan Oscar Wilde ineleyici iltifatlarda uzmanlamt. Shaw iin, "Dnyada hi dman yoktur ve dostlarnn hibiri de onu sevmez," demitir.

Ama Wilde'm ciddi olup olmadn hibir zaman anlayamazdnz. Bir baka frsatta, "Biraz itenlik tehlikeli bir eydir, ok itenlik ise kesinlikle ldrcdr," demitir. Annemin oturduu sokan kesinde bir ieki var: Ben diyeyim on yl, siz deyin yirmi yldr orada... Oralarn eskilerinden. Geen yzyldan beri, diyebileceim kadar uzun sredir oradaym gibi. Dkkn o kadar eski ki, camekn bile neredeyse yosun tutmu; yemyeil. ieki Mirsat Abi, iyi arkadamdr. Yllardr onun ellerinde ekillenen buketler sayesinde neler kazanmmdr, bir bilseniz... Mirsat Abi, her yl Anneler Gn'nde de annemin gzdesi olmama sebep olur. Ka sevgilimden ayrlma radde-sindeyken engel oldu onun buketleri, ben bile hatrlamyorum! Ge kaldm, unuttuum randevularma benden nce onun iekleri ularsa hemen affedilir, yeni randevu saatleri koparrdm. Mirsat Abi, biraz tombulcana, esmer ve gzlkl bir adam. ieklerle uramad vakitlerde polisiye romanlar okur. Hatta gerilim, korku filmleri ve kitaplar polisiyelerden bile daha ok ilgisini eker. Birok kitabm ona dn vermiimdir. Geri verdiinde kitap ayrac olarak kulland bir sap iei arasnda brakr. Ben de o haliyle saklarm kitaplarm hl. Bazen arada bir eski kitaplardan bir iki sayfa okumak gelince iimden ya da sevdiim bir roman tekrar okumak yle hzlca; sayfalarn anca kurumu bir sap iek bulacam bildiim bir kitab elime almay tercih ederim. Mirsat Abi, imkn varsa kendisi gtrr ieklerini gnderilen yere. Bir film izlemitim benzer biriyle ilgili, orada da 75 ieki iek alanlarn yzndeki mutluluu grmek iin kendi datyordu ieklerini. Ama Mirsat Abi bu film ekilmeden yllar nce de kendi gtrrm iekleri. zellikle gl gnderildiinde kendi gtrmek ister hep. "Sar gller gtrdmde alar kadnlar, ayrlk demektir sar gl/' demiti bir keresinde, "Onlara sarlp avutmak gelir iimden. Uygun olmaz, yapamam tabii... Ben de sar gl gtrdmde bir kadna, yannda ili mendil de veririm. Benden! arrlar bir an. Ama tutamazlar gzyalarn gzlerinde, alarlar, dayanamazlar. Ellerine tututurduum mendille silerler gzyalarn. ou minnetle bakar. Bir tanesi aramt birka gn sonra. Beni istemiti benden. 'ranz birka gn nce bana iekle mendil getirmiti, grebilir miyim?' diye. Mterimdir hl..." Mirsat Abi hastanelere gitmeye de baylr. "Hele doum iin gnderilmise iek, daha bir zenirim," der. "Bcr bcr olur bebeklerin hepsi, hastanelerin doum kat bile bir baka kokar, canm. O yeni annelerin kartal gibi halleri yok mudur! ocuklar korumak iin her yan ayn anda gzlemeleri..." Hi elenk yapmam imdiye kadar. Kabul etmemi. Cenazelere de iek gtrmezmi. Dn arabas sslemeye de raz deilmi hi! Arabann stndeki ieklerin dn dnyor yol alrken. "iekler kiiye zeldir. Gelinin elindeki iek onun hayatnn en nemli ieidir. Kiiliine uygun olmaldr. Hrn bir geline krmz gl, masum tazelere kr iekleri... Aslnda gelin dediinin eline saf beyaz, gonca gl!" diye anlatr. Hi evlenmemi Mirsat Abi. Bir iki ay nce feci k oldu ama. Genlik akna... Yeniden!

76 Mirsat Abi rakken sk sk kavga eden bir iftin evine gl gtrrm hep. Adam karsnn kendisini affetmesi iin iek yollarm her kavgal sabahtan sonra. Kadn da Mirsat Abi'me bahiini verir, yznde kocaman glmsemeyle ka-patrm kapy arkasndan. Bir gn yine ayn eve gtrd buketi vermek iin kapy aldnda, Mirsat Abi'nin deyiiyle bir huri am kapy. Kzn huri olduunu dnd srada adnn ne olduunu bilmiyormu tabii. Kzcazn yz yle hznlym ki, "Bir saniyede k oldum," der hep... Yllarca alamam kza, sonra babasnn annesine gnderdii iekler azalm. Artk kavga etmiyor olmalarna se-vinirmi Mirsat Abi, ama iek vermek iin gitmese sevdii kz gremeyeceinden, bazen kendi kendine gtryormu gnderilmese de demet demet glleri. Bir akam kzn babas gelmi Mirsat Abi'nin alt dkkna. "Sa ol, evladm!" demi. "Ben unutuyorum bazen, sen yine de iek gtryormusun eve. Bizim hanm baylr byle eylere. Hele imdi morale bu kadar ihtiyac varken, iyi geliyor sanki demetleriniz. iekleri grnce kendini biraz daha iyi hissediyor." "Nesi var einizin?" diye sormu Mirsat Abi utanga utanga. "Kanser," diyerek cevap vermi adam. Sonra kendisi haber vermeden gnderilen gllerin parasn demek istemi. Mirsat Abi almam; "Siz bizim eski mterimizsiniz, onlar bizim armaanmz olsun," diyerek. Bu olaydan birka ay sonra kzn annesi lm. Bu arada Mirsat Abi de kendi ieki dkknn am burada. Yeni bir 77 dkkn atn kzn babasna haber vermek istemi; gitmi evlerine... Hem ba sal dileyecek hem de dkkn haberini verecek, ama en nemlisi sevdii kz grecek. "Kzcazn hznl gzlerine bir sis kmt sanki," demiti. "ini grmek imknsz. Sanki her eyi kabullenmi bir hal vard zerinde. Kim ne derse yapacak, her eyden vazgemi... Keke o akam evlenme teklif etseydim. Ama ksmet ite..." dedi kapsnn nnde sohbet ettiimiz bir gn. Sk sk bahsederdi bana ondan. "Kim bilir imdi nerededir?" diyerek hep anard. "Dnebiliyor musun, ad Demet'ti! Babas, annesine gnderdii ieklerin bir ksmna 'Senin bana verdiin De-; met'in yannda bunlarn laf bile olmaz ama...' yazdrrd. Kadn ldkten sonra hi iek istemediler. Keke kzma da gnder-seydi adam birka demet." "Abi, kza hi almadn m?" "Yok, alamadm. Zaten ksa bir sre sonra gittiler." "Nereye?" "Adam u arkadaki iplik fabrikasnda bilmem ne mdryd. orlu'daki fabrikada almak istediini sylemi. Toparlanp gittiler cenazeden bir ay kadar sonra. Krkn bile beklemediler yani..."

"Ee, nereye gittiklerini bildirmediler mi? Bir daha arayp sormadlar m?" "Niye bildirsinler canm, en nihayetinde ben alt st bir iekiyim. Kza da alp sevdiimi filan sylememiim. Niye bana bildirsin ki gidecei yerin adresini?" "O da doru ya!" 78 "Ee, sonra nasl yeniden k oldun kza?" diye sordum. Mirsat Abi, tam o akam ona urayp borcumu demeye karar verdiim gn aramt beni. "k oldum, Cem'iim. Bu akam dkknda kk bir ilingir sofras kuracam, gel de katl bana," demiti. Sohbet ediyorduk imdi, konu Mirsat Abi'nin ak... "Bir akam, huri gibi bir kadn girdi ieri. Bilirsin, ben Demet, der baka ey demem. Fotorafn bile almadm kza hl deli gibi k olduumdan, dier kadnlar bana hep karde, insan gelir de kadn gibi gelmezler. Ama bu kadn huri... 'Deitirmemisiniz dkknn yerini, atm vallahi,' demez mi bir de... Aradan gemi yirmi iki yl, ben o mu deil mi diye dnrken, 'Demet ben, hatrladnz m? Anneme iek getirirdiniz, siz Mirsat Bey deil misiniz?' demez mi? Baylr gibi oldum inan, tansiyonum mu kt nedir? Gzlerim karard vallahi! 'Evet, o benim/ demiim zar zor! u begonyalarn arasna ektim sandalyeyi, gne vursun arkasndan, seyredeyim istedim. 'Buyrun,' dedim, 'oturun! Ne iersiniz? Size bir gazoz, ay, hatta vaktiniz varsa bir kahve ikram edeyim?' "Karlkl birer Trk kahvesi itik, ekerli... ok deitiimi syledi; gzlklerin numaras deiti tabii, neredeyse ie dibi, gbek desen ald ban gidiyor, eski Mirsat mym ben? Ama o hi deimemi desem yeri, yine ayn hznl gzler, ayn bak, o da biraz kilo alm ama pek deimemi vcut yaps... Bence eski Demet yani. "Babasn kaybetmi ay nce. orlu'daki evi kapatm, buradaki kiracy karm. Meer ev kendilerininmi, 79 satmamlar tanrken, kiraclar varm bunca yl. Bilsem gidip sormaz mym Demet'imin yerini? Yeniden tamacakm buraya... Biliyor musun, o da hi evlenmemi!" "Bu sefer aldn deil mi ama?" "Ah, almaz mym? O da bilirmi, hissedermi aslnda. Beklemi ben ona gitme deyim diye. Ama ksmet ite... Bug-neymi. 'Evlenin benimle!' dedim. Gelin evinizi istediiniz gibi deyelim, benim bekr evi size layk deil. Verelim benim evi kiraya... Bunca yldr aklmdasmz; her eyim olun, Demet Hanm,' dedim. 'Ben de memnun olurum hayatm sizin gibi ince ruhlu biriyle birletirmekten/ dedi. "imdi evinde tadilat yapyor, eya filan alyor. Orada burada duran kitaplarm bir bir toplad, derledi. Raf yaptrd, evine gtrp diziyor. Balkonuna iki hasr sandalye aldk, balkon byk; ieklerle donattm. Orada kahve iip kitap okuyacaz bol bol. Tek art var, 'Bundan sonra siz gitmeyeceksiniz iek gtrmeye,' dedi. Karma kendisi gibi bir hu~, ri kar da onu sevmem artk diye korkmu bunca yl, 'Bu ih- timale dayanamam,' diyor. Sz verdim. Bundan sonra kimse-' ye iek gtrmeye gitmeyeceim... > :

"Karar verdim, bir iki sene sonra da brakacam ii zaten... Benim rak var ya, Derya, dkkn ona devredeceim.; smini deitirmemek kaydyla. Dkknn ad DEMET -i EKEV kalacak yine. Bedelini de bana her ay maa gibi desin Derya. E, hakk ocuun; on dokuz yldr yanmda, bili-, yorsun." Mirsat Abi'den ayrldktan sonra, insann bir yere kkleriyle balanmasnn nemini dnmekten alkoyamadm kendimi. k olduu kzm ismini koyduu dkkndan yir80 mi iki yl boyunca hi ayrlmayan, tm gcyle dkknn mlkn bir an evvel alabilmek ve bylece bir kirac olarak aksi gidebilecek herhangi bir durumda kap nne konma riskinden kurtulabilmek iin alan Mirsat Abi, emeklerinin, ince dncesinin karln bulmutu ite. nsanlarn doduklar evde, bydkleri mahallede yalanana kadar kalmalar skc olabilir bazen; ama, bunun gibi bir durumda dl ne byk deil mi? Birka yl nce Steve Smith adnda biri, spanya 'da tatildeyken bir Alman kzyla tant. Buna benzer milyonlarca karlamadan biri... Almanya'ya dndnde Angela, Steve'in adresini kaybetti. Ama yine de ona yazd. Zarfm stne yalnzca onun adn ve telefon numarasn yazd. Londra telefon rehberinde, yirmi yedi sayfa Smith vardr. Posta idaresinde ise gnde yaklak elli milyon mektup ilem grr. Ama bu mektup yalnzca drt gn sonra Steve'in posta kutusuna vard. Steve ve Angela doal olarak posta idaresine ok minnettar oldular. Bir yl sonra evlendiler. Yine de posta idaresi zarfn stn allagelen biimde yazmanz yeler. A /~llarca ayn yerde oturmann gzel yanyla karlaan bi-X ri daha var tandm... Avukatm Ayla Hanm. Annesi hl Ayla'nm ocukluunun getii evde oturur. Tam otuz yldr. Ayla tm ocukluunu, genliini, okul yllarn hep bu evde geirmi. Bu evden ayrlarak evlenmi kocasyla, ocuunu annesine gstermek iin bu eve getirmi ilk.

Asistanm Ayla'nm annesiyle ayn apartmanda oturuyor, tesadfen. Ara sra gidip sohbet eder kadncazla. Bir akamzeri Ayla arad, "Bana senin u asistann numarasn verebilir misin?" diye sordu. Numaray verirken, "Hayrdr, kt bir ey yok ya, annen..." derken, Ayla nemli bir ey olmadn, sonra anlatacan syleyerek kapatt telefonu. Ertesi gn akamzeri aradm Ayla'y. Mersin'de konfe-ranstaym. Annesi aram nceki gn, "Ben evde yokken alttaki terzinin dkknna bir kart brakmlar Ayla," demi. "Yabanc, esmer bir adam brakm, nemli acil filan diye srar etmi. Geldim, terzi kart verdi, ama hibirimiz zerinde ne yazdn okuyamyoruz. Ne yapacaz?" diye sormu o yallara zg telala. Onlar iin hibir ey normal seyrinde gelimez, her ey bir an evvel akla kavuturulmal, dzenle halledilmelidir ya! Ayla kadncaz sakinletirememi. "Tamam," demi, "halledeceim ben..."

85 Beni de bu yzden aram. Asistanmdan annesine gitmesini, ona braklan kart okuyup kendisine annesinin yannda haber vermesini istemi. "Hayrdr, kim brakm kart?" diye sordum, merakla... "Anlatsam inanmazsn," diye balad. Lise yllarndayken, okullarnn bir tantm uygulamas sonucunda yabanc lkelerden gelen misafir rencileri arlamlar. Ayla da annesinin oturduu evde Pakistanl bir renciyi misafir etmi. Tam bir hafta kalm Pakistanl onlarda... Birlikte stanbul'u gezmiler; camilere, mzelere, saraylara gitmiler, ama akam hep ayn eve, annesiyle kaldklar eve gelmiler. Hatta Pakistanl, akam yemei iin arka sokaktaki frndan ekmek alp gelmi bir iki kere; ana kz sofray kurarken. "te o Pakistanl brakm kart," dedi. "stanbul'a gelmi bir haftalna. Yllar nce kopmutuk biz birbirimizden, nereden baksan yirmi yldr yazmyorduk bile. Mektuplarma cevap vermiyor diye evlendikten sonra ben de yazmamtm. Meer o tanm, adresimi de kaybetmi, aklnda kald kadaryla yazd adres de yanl km, gnderdii mektubu yollamlar ona geri. O da yazmaktan vazgemi. Dolaysyla benim mektuplarm da ona ulamam. Dedim ya, nerden baksan yirmi yl! "lk frsatta gelmi stanbul'a. Adresi bilmiyor, ama annemin evinin yerini biliyor, deiik gzerghlardan gelmi ka kez; hatrlyor. ansn denemek istemi. 'Belki hl orada oturuyorlardr ya da onlar tanyan birileri bana nereye tandklarn syleyebilir,' diye dnm. 86 "Annemi evde bulamam ama hl orada oturduunu renince kartn brakm. Senin asistan, annemin yanma gidip kart okudu bana. Bu sabah dndm Mersin'den. Bulutuk, sohbet ediyoruz imdi." "nanamyorum," dedim. "Bunca yl sonra ha!" "Ya, evet," dedi Ayla. "Biliyor musun, bundan sonra birinin yeni bebei olduunda iyi dileklerde bulunmak iin 'Bebein doduu eve mr boyunca sahip olsun,' diyeceim. nsann kklerine bal olmas ok nemli. Bolukta yaadn hissi, nereye gidersem orada var olurum hissi bu kadar gl deil." "Haklsn," dedim Ayla'ya. Sonra, bugne kadar ka ev deitirdiimizi dndm. Ve aslnda nereye bal olduumu... 87 Birka yl nce And Dalar 'nda alan bir grup ngiliz arkeologu, yerlilere elli dizi turuncu renkli plastik boncuk sundular. Yerliler iten ve yardmseverdiler, arkeologlar memnuniyetlerini gstermek istemilerdi. Yerliler ok sevindiler. Hemen ekibin her yesi iin bir e bularak dn trenleri dzenlediler.

O toplumda ziyaretiler, kabileden biriyle evlenmek istediklerinde armaan verirler. ngiltere'de grenekler daha az heyecan vericidir. Geleneksel olarak ngilizler Noel'de, ya-gnlerinde ve evlendikleri zaman dostlarna ve akrabalarna armaan verirler. Gnmzde de birinin evine davet edilince arap, iek ya da ikolata gtrlmesi dettendir. Ama bu zorunlu ya da beklenen bir ey deildir. Karlk olarak da bir e almak zorunda kalmazsnz.

M irat Abi'nin ieklerinden sk sk alp gnderdiim bir sevgilim vard. Eskiden... Neeli bir kzd; pozitifti imdiki deyimle. Kendine arklardan fal tutar, bazen de "Sradaki arky bana sen sylyorsun, tamam m?" diyerek beni kendi oyununa dahil etmeye alrd. Tavlaya da feci meraklyd. Bir ara bizim yazla gitmitik birlikte... Neredeyse tm gn oynayacak bizim kz. Bu meret de tpk ekirdek gibi; insan bir sard m brakmak istemiyor. Ben de ona uymutum o yaz. Akam yemei mi hazrlanacak; tavla oynuyorduk, kaybeden hazrlyordu veya birlikte mutfaa girip kazanann istedii yemei yapyorduk. nk Suna pek iyi yemek yapamyordu ve yemeine tavla oynadmzda yenilmek iin aba sarf etmekten yorulmutum. Yemeine oynadmzda Suna yenilmise, ben istediim yemei yapyordum, o salata; o yenmise hi mutfaa girmiyordu. Bir akam ok istedii bir filme gitmeyi kabul etmem iin oynadk tavlay. Yaz gnleri sinemaya gitmeyi pek sevmiyorum. Ama yeneceimden emin oturdum, isteini kabul ederek... Yenildim, rvan istedim. Kabul etti ama, "Bu kez sen yenersen, sinemaya gitmekten vazgeeceim, ama yine yenersem sahildeki gmnn vitrininde grdm yz alrsn bana, tamam m?" diye art kotu... st ste iki kez yenilmeyeceimden de emindim. nk o kadar sk oynamaya balamtk ki, sklmadan st ste oy91 nadma asam da ciddi ciddi oynarsam pek yenilmiyordum. Kararl kararl oturdum tavlann bana... 5-0 yenildim! aresiz, gittik sinemaya. Suna'nm srar ettii kadar vard film. Zevkle seyrettim. Iklar yandnda birok kiinin aladn hatrlyorum, ama filmin adn, oyuncularn filan hatrlamyorum imdi. Ben mi? Yok canm daha neler, alayarak seyredeceim bir film deildi... Iklar yanar yanmaz toparlanmaya balayan Suna'ya u gmden yzk alma iini unutturma ihtimalimin olmadn anlamam uzun srmedi. Takp taktrmay ve her eyi kendine yaktrmay pek seven Suna, birazdan alacamz yze yer ayrmak iin midir bilmem, hi yzk takmam-t o gn.

knca dondurma yemeyi teklif ettim. Kabul etmedi; bir an nce gmye gitmek istiyordu. Dkkna varana kadar da yzn gzelliini anlata anlata bitiremedi: nce ince ilenmi de, oya gibiymi de... Vardmzda vitrinin tam ortasnda duran yze bakmak iin durdu bir sre. Dkkndan ieri girmeye yeltendiimde beni ekip, "Ne kadar gzel deil mi?" diye sordu. O ana kadar dikkat etmediim, sadece alp Suna'ya hediye edeceimi sandm yz grdm anda herhangi bir yzk olmadn fark ettim. ncelikle vitrinin tam ortasnda, dier yzklerinkine benzemeyen bir ayaklkta duruuyla farklyd yzk. Sonra dier hibir takda olmayan bir iilik, bu ilerden hi anlamayan birinin bile dikkatini ekecek kadar inceydi. Suna bu yz istemekte haklyd ama ben o anda bu yz alacak kadar paray yanma almadm dndm. Yok, yanma az 92 para aldmdan deil, bir gm yze verilecek en fazla paradan bile daha fazla deeri olacan tahmin ettiimden... Bu paha biilmez gibi grnen yz yakndan grmek iin vitrine bakmaya devam ede ede ieri girdik. erideki mterilerin kmasn beklememiz gerekti. Gm, bizi grnce nce bir ey iip imeyeceimizi sordu. Birer aya hayr demeyeceimizi syleyince, o anda ilgilendii mterilere de iecek bir ey isteyip istemediklerini sordu. Onlar istemedi. Gm, ran bize ay almas iin kahveye yollad. Mteriler istediklerini alp ho bir pakede sardrdktan sonra ktlar. Gm, "Tekrar ho geldiniz, buyrun..." dedi. Suna vitrinde kendi istedii yzkten baka yzk yokmu gibi, "Vitrindeki yz istiyorum," diye bard. Evet evet, gerekten sesini kontrol edemedi, heyecanna yenik dt ve bararak konutu. Ksa bir aknlk anndan sonra adamcaz, "Hangisini?" diye sordu, vitrin camlarn iten amaya teebbs ederek. Suna, adamn anlamsz bir soru sorduunu ima edercesine, "Tabii ki ortadakini/' diye cevap verdi. Adamn vitrin camn yana kaydran eli bir an duraksar gibi oldu... "zgnm, hanmefendi; o satlk deil," dedi. kimiz de ok armtk. Adam dkkanndaki bu en gzel paray, stelik de en k ekilde sergilerken satmayp da ne yapacakt? Bir azdan "Neden?" diye sorduk... Yz ayaklyla birlikte vitrinden kard gm. nmze koydu... Bakmaya doyulur gibi deildi. "nk," dedi adam bizim yze bakmza gururla bakarak, "bu 93 yzk bir bakasna ait... Yaplmas iin brakt, yaptk, gelip almasn bekliyoruz." Yzkten vazgemek istemeyen Suna, "Bir tane de benim iin yapabilir misiniz, hatta daha iyisi bunu bana verseniz de aynn yapsanz smarlayana, olmaz m?" diye sordu.

Gm, bakmay bile hak etmediimizi dnrcesi-ne ekti kendine doru yz. Bu kez biraz kzgn cevap verdi: "Aynsndan bir tane daha yapamam!" "Neden?" diye srarla sordu Suna, sesinde aresizlik ve delicesine istek nasl birbirine karmt, anlatamam. O neeli, her eye iyi yanndan bakmaya alan Suna'nm tm dnyas kararm gibiydi... ardm. Tamam, sslyd filan ama bu yzn eksikliini hissettirmeyecek kadar ok yz vard bana gre... Belki bu konuda Bar Mano'yla bile yar-abilirdi. Suna'nm srarl sesi adam yumuatm olacak, "Kk Hanm," dedi; "bunun aynsn yapamam, nk smarlayan kii bu yz kendi tasarlad, kendi izdi... Takdir edersiniz ki, yalnz kendisinde olmasn ister. stelik sanrm zenle tasarlad bu yz niannda takacak. Siz olsanz, ei benzeri olmasn diye gnlerce eklini tasarladnz byle bir eyi bakalarnn da takmasn ister miydiniz? Ben ona sormadan bir eini daha yapamam bu yzn. zerinde zenle almam zellikle rica etmiti. 'Siz ne zaman bitirirseniz ben o zaman nianlanacam,' demiti. O kadar kolay da olmad bunu yapmak, ka kere batan baladm bilseniz. Tam iki ay srd bitmesi. Hl izdii gibi olduundan emin deilim, ama elimden daha fazlas gelmez. Grp beenmesi iin ben de sabrszlanyorum." 1> "Ne zaman bitirdiniz?" diye sordum. Sanki adamn uzun zamandr yzn sahibini beklediini hissetmitim. "Tam bir sene oldu," dedi. Suna yine bararak "Ne!" diye sordu. "Bir yldr sahibi arayp sormuyor ve siz bu yz onun iin saklyordunuz, hem de vitrinin tam ortasnda! nsanlara satlk olmadn sylemekten bkmsmzdr herhalde... Hele herkese yzn hikyesini anlatyorsanz, daha da yorucu oluyordur sizin iin. Ltfen bu eziyetinize son verin. Ben bunu grdkten sonra parmama takmadan bir gece dahi uyuyamam... Bunu bana vermek zorundasnz. Gerekirse CemTe nianlanrm bu yzk iin! Anlyor musunuz?" diye devam etti, heyecanl ve yksek sesle. Bu durumda adamla birbirimize bakp glmsemekten baka bir ey yapamazdk. Durduk yerde evlenme teklifi almtm. Adam da olmaz dedii bir ey iin srar edilince dayanamayacak bir tipteydi zaten... Yine de Suna'ya sitem etmeden duramadm. "Benimle evlenme sebebin bir yzk m olacakt, Suna?" dedim. "Bu artlar altnda evlenme teklifini kabul edebileceimi sanmyorum." "Ne evlenmesi, sadece nianlanabileceimi syledim," dedi. "Mamafih gerekirse ve i inada binerse bir iki aylna evlenebilirim de..." "Aman, aman!" dedim gmye. "Ltfen, hatrm iin verin u yz. Evlenmek zorunda kalmak istemiyorum, tavlada beni bile kaybedebilecek bu kzla. Hem bakn sahibi almaya bile gelmemi. Belli ki geen yaz burada kald sre iinde k olduu kz iin bir yzk istemi, yap94 95

trmaya kalkm. Yaz ak ite; bitince de yzk de unutulmu, kz da..." x "Erkek deil kzd yz izen," dedi adamcaz. Son-*; ra da ekledi, "yle mi dersiniz, Cem Bey? Gerekten ak bit~ ti, yzk unutuldu mu sizce?" "Valla, bence yle..." *

"Peki, sizin hatrnza vereyim yz. Takm parman-; za da lsn alaym hanm kzm." "Sa olun! Beni nasl sevindirdiinizi bilemezsiniz!" dedi Suna lkla kark. Adam yanana yapp pmeden brakmad bu arada. Yz parmana geirdiinde yznde grdm lty hl unutamam. Sanki prlanta ya da elmas bir yzk alm gibi seviniyordu. Bu arada yzn fiyatn sordum gmye. "Ben bunu yaparken ok zorlandm," diye balaynca cebimdeki parann yze yetmeyeceine olan inancm artt. Bize vermesi iin bu kadar srar ettiim yz almaktan vazgetiimi de syleyemezdim: Ne gmye, ne Su-na'ya... Ama adamcaz, "Zorlandm ama ok da zevk aldm! Ustalm gsterme frsatm dodu. Bu yzden paha bimedim yze. Gelseydi kzcaza da hediye edecektim. imdi size hediyem olsun, hanm kzm. Bir daha gelirsen stanbul'dan Hac Bekir Lokumu getirirsin bir klah, deiriz," diyerek bitirdi lafn. "Olmaz yle ey! Ben bu yz tavlada kaybettim. Mutlaka bir ey demem lazm! Hem en nemlisi, onca emeinin bedelini demeliyiz..." diye ktm. Suna bana katldn belli edercesine kafasn sallyordu aa yukar. Ama adamcaz Nuh diyor Peygamber demiyordu. 96 "Yahu, ya bu artla alacaksnz ya da dursun yzk vitrinde sahibi gelene dek," diye srar edince, o istese de istemese de emeinin bedelini demenin bir yolunu bulacamdan emin, "Peki," dedim. Gm, Suna'nm parmandan lye gre yz ayarlamak iin arkadaki atlyesine ekilmeden nce bizim iin birer ay daha getirmesini istedi randan. akn gzlerle bu olay seyreden rak, ustasnn emriyle frlayp kahvehaneye doru yollandktan tam bir dakika sonra dkkndan ieri tekerlekli sandalyesinde oturan bir kzla, sandalyeyi ittiren bir adam girdi. Birbirimize bakp glmsedik. Kzcaz, "Selim Usta, atlyesinde mi?" diye sordu. Suna kza, "Evet, bir yzk aldk da. Parmama gre biraz bytecek," diye cevap verdi. Sessizce beklerken gelen rak sehpaya aylarmz koyduu anda gm yze bakarak ieri girip Suna'ya "Bak bakalm olmu mu?" diye sordu. Bu srada dkkna yeni mteriler girdiini fark edip "Ho geldiniz!" derken, sz yarda kald. Suna'nm yz parmana takp ldatt gzleri gmye evrildiinde adamn yzndeki ifade, mecburen onu da adamn bakt yne dndrd. Gm, gzn ayrmadan ve dili tutulmu bir halde tekerlekli sandalyedeki kza bakyordu. Kzsa Suna'nm takt yze dikmiti gzlerini. "Ustam," dedi kzn yanndaki adam, "hatrladn m bizi?" Gm, "Vah kzm, ne oldu sana byle?" diye sorduunda ancak ayrabildi kz Suna'nrn yznden gzlerini... Usta'ya bakan yznde hzn vard. Hl bitmemi bir hzn.

97 "Trafik kazas geirdik, Ustam, annemi kaybettim, ben de bu haldeyim ite. Biraz dzeldim, ilk frsatta getirdi beni Ercan. Yzmz almaya geldik. Nianlanacaz da. Bitirdin deil mi, Ustam?" diye sorarken gzleri yine Suna'nn parmaklarna taklmt. Hepimiz sustuk. ran seyrettii filmdeydik ve hepimiz birden unutmutuk repliklerimizi. Syleyecek sz yoktu. Yazmamt senarist. rak hepimizin yzne teker teker bakt. O ana dek "Peki Usta"dan baka laf ettiini duymadmz rak, "Eee, imdi ne olacak?" dedi tm saflyla. Film seyrederken kt adamlarn yaklatn aresizlere haber vermek iin rpman bir ocuk olduundan phem kalmamt o an. Gm, "te yzn gerek sahibi," dedi bize. Tantmza memnun olduumuzu syledik hepimiz. Ben Su-na'ya baktm, gerekten memnun olup olmadn anlamak iin. Gzleri alad alayacak bakyordu. Ama yz kaybedeceinden mi, yoksa bu tesadfn mkemmelliinden mi, anlamadm. Kz, "Cem Bey, baylyorum yastkalt hikyelerinize. Neden toplayp bir kitap yapmyorsunuz?" dedi. Ben "nann, istiyorum, ama frsat olmuyor," diye cevap verdim. Herkes bu bir iki cmleyle dnmek iin biraz zaman kazanmt sanki... Suna, "Bakn bakalm sizin parmanza da uyuyor mu?" dedi. Sonra Usta'ya dnerek, "Uymazsa yeniden deitirebilirsiniz deil mi lsn?" diye sordu. Usta' ran cevap vermesine frsat kalmadan parmana geirdii yze bakan kz, "Hem de tpatp uyuyor. Sa olun, Ustam; muhteem olmu," dedi, "izdiimden de gzel. Ellerinize, gzlerinize salk!" 98 Gm bana mahcup mahcup bakyordu. zlme, der gibi baktm ben de. Suna mutluydu. Yz takp kahve ierken parmanda hissedeceinden de fazla mutluydu. Hatta o yzkle tavla pullarnn yerini deitirip dururken seyredebileceimden bile mutlu. "Eee, nian takalm imdi o zaman," dedim. "Gerekten mi?" diye sordu kz. "Siz takar msnz yzklerimizi?" "Damat Bey'inkini de mi Usta yapacak?" diye sordum. "Yok yok," dedi Usta... "Beklemeyin o kadar. Hazr var unlardan, dzlerden se parmana olan, takalm hemen niannz," dedi. Seyirci rak, "Dur ben bi kou Oyala/m tuhafiyeden krmz kurdalye getireyim, bekleyin!" dedi. Ve uarcasna kt dkkndan. Ho bir nian merasiminden sonra dkkndan ayrlp eve dnerken zgn olup olmadn sordum Suna'ya. Belime sarlp "Yok, zgn deilim de... Bir dahaki sefere neyine tavla oynayalm diye dnyorum," diye cevap verdi. 99

ubat'm 14'nde dnyann her yerinde postaclar, ou kalp biiminde olan kartlarla dolu torbalarla yola karlar. Zarflarn stnde onlar motive eden mesajlar vardr: Postac postac grevini yap, Gtr bunu sevgi dolu gzelime Postac postac ge kalma Rumba yap yollarda Genler ve romantik kiiler birbirlerine imzasz kartlar gnderirler. Aklarn iirle bildirirler. Ve duygularn kukusuz derin olmasna karlk dizeler genellikle bilinen eylerdir. Gller krmzdr menekeler mavi, Tatl sevgilim seviyorum seni... Gller krmzdr menekeler mavi, Bal tatldr, sen de yle Sana bunu gnderen de Ve bulutuumuzda prz seninle Kalemim kara mrekkebim solgun Sana olan akmn asla gelmez sonu Akm ikiye ayrlm lahana gibidir Yapraklar bakalarna versem de Gbeini, kalbini sana veririm. Pek yle, Sevgililer Gn'ne, yagnlerine, yldnmleri-ne nem veren biri deilimdir. Ama yzk deyince hl tylerimi rperten bir hikyem vardr. Yakn arkadalarmdan birinin, Mrit'in bandan gemitir bu olay... Bu yzden onun azndan anlatacam. Ben ilk dinlediimde kendimi tutamammdr ve hl bir sebeple yanmda tekrarlandnda tylerim rperir. ok genken deli gibi k olduum ve onunla evlenerek mrmn son gnne kadar mutlu yaayp huzurla leceimi sandm bir sevgilim vard. nsanlarn sadece bir kez k olabileceine inandm yllard ite... O zamanlar Sevgililer Gn imdiki kadar 'lgnca' kutlanmazd. Bense ilk Sevgililer Gn'n kutlayacaktm sevgilimin. ok gzel bir tek ta yzk aldm. Aylardr birlikteydik ve bu yz verirken evlenme teklif etmeyi de dnyordum. Geceler boyunca hazrlandm. Syleyeceklerimi tasarladm. "Hayr," diyemeyecei bir evlilik teklifi iin gereken tm artlar hazrladm. Sevgililer Gn'nde bulutuk Didem'le. Benimle bulumaya gelirken zaten periler gibi gzel olduu halde sslenir, biraz daha zenirdi kendine. Ama bugn hi de zenli grnmyordu. zel bir gn olmasna ramen hem de... Bir terslik olduunu anlamtm. Gzleri de alad alayacak gibi bakyordu. Onu yle grmek iimi paralyordu. Ne olduunu soracak olursam anlatmaya kalktnda alamaya balayacandan korkuyordum. Tek bir damla gzya103

ma dayanamaz, ben de alayabilirdim onunla birlikte. Yine de sormak zorunda kaldm. Hazrladm tm replikler, tm syleyeceklerim bir anda uup gitmiti kafamdan. "Bir ey mi oldu, Didem?" diye sormamla gzyalarnn yanaklarndan aa szlmesi bir oldu. Bulutuumuz kafede bizi tandklarndan alayna bir sebep bulmak zorunda kalacamz anladm. Kimse grmeden ya da Didem'in neden aladn sormadan oradan kmamz gerekiyordu. Kim bilir neler dnrlerdi... Onu beklerken itiim kahvenin parasn masann zerine fazlasyla braktm ve mantosunu omuzlarna sararak Didem'i darya doru ynelttim. Kn ortasnda olmamza ramen stan bir gne vard, sahile doru yrmeyi teklif ettim. Yryecek halinin olmadn syledi. Sahile gitmek iin karsna gememiz gereken bir anayol vard ve kendini iyi hissetmiyorsa bu tehlikeli olabilirdi. Be - on adm ilerideki banka doru yrttm Didem'i. "Neyin var? Anlat imdi!" diyerek srar ettim. Gzyalar akmaya devam ediyordu, gittike artarak stelik. Konumaya balamadan nce burnunu silmek iin mendil arand ceplerinde. O bulamadan karp verdim bir paket kt mendilin iinden ekip kardm mendili. Kendini toparlayana kadar tam mendil daha vermek zorunda kaldm; merak iinde, ne olup bittiine dair en inanlmaz komplo teorilerini hzla reterek... "Ablam," dedi, "anlatmtm, biliyorsun hasta. Bu sabah doktora gittik. Tedavilere pek cevap vermiyor ablam. Hastal ilerleyip duruyor, doktor da artk hastaln ileri safhada olduunu, Allah'tan mit kesilmeyeceini filan syledi. Belki be alt ay daha yaayacan umduunu syledi. Perianz. Gzmn nnde..." 104 Konumasn tamamlayamadan yeni bir gzya seliyle daha savatk. Mendil paketi bitti. Nasl avutacam bilemiyordum, bu yzden sadece sarlp sakinleene kadar alamas iin omuz verdim sevgilime. Hkra hkra alad. Sonra msr patla gibi itiinden emin olduunu syledii gzlerini son kez silerek, "zr dilerim ya, seni de ok zdm, biliyorum ama evde byle alayamazdm ablamn yannda. yi ki varsn!" dedi. "Doktordan dnerken 'Bugn Sevgililer Gn, sen Mrit'le bulumayacak msn?' diye sordu. 'Bulumasam da olur; seninle vakit geireyim istersen/ dedim. Kabul etmedi. 'Keke benim de bir sevgilim olsayd da, bugn beraber geirseydik,' dedi. O kadar zldm ki, ablamn hi sevgilisi olmad biliyor musun?" "Didem, ben nasl syleyeceimi bilmiyorum. O kadar da hazrlanmtm halbuki..." "Ne syleyeceksin, Mrit? N'olur zc bir ey olmasn, bugn bir tanesine daha dayanamam." "Bilmem ki, zlr msn? Ben bugn sana evlenme teklif edecektim, Didem. Bu yz de Sevgililer Gn hediyesi olarak verecektim," diyerek cebimden kardm yzn kutusunu atm. Didem bir yze bir bana baktnda efkat ve aknl bir arada grdme yemin edebilirim. Devam ettim: "Ama bence bu yz ablana verelim, bugn gtr. Dediine gre imdiye kadar hi Sevgililer Gn hediyesi almam, bundan sonraki Sevgililer Gn'nde de aramzda olmayabilir. Sevinir belki, ne dersin?"

"Tabii, olabilir de... ok ardm. ok dncelisin, Mrit. Ne diyeceimi bilemiyorum." "Evet, de tatlm. Sadece yzk hakkndaki fikrime deil, evlilik teklifime de evet de... Bir an evvel evlenelim ve ablan da grsn mutluluumuzu! Ltfen, kabul et." 105 Ksa sre iinde evlendik Didem'le. Ablas da grd mutluluumuzu. Dnmz srasnda olduka hastayd. Evden dn salonuna gelebilmesi iin bir ie serum bitirmesi gerekti. Dnde de fazla kalamad zaten. Gelin arabasnda yanmza aldk onu da. lk kez bir gelin arabasna bindiini syledi. Yorgun bir mutluluk vard zerinde, sapsar bir mutluluk. Yaprak gibiydi, sonbaharda dalda kalan son yaprak gibi... Didem'e benim aldm yz takt dnde. "Dolap sana layk bir ey bulacak gcm yoktu. Bu yzk benim sana dn hediyem olsun; biliyorum, arasam da bundan gzelini bulamazdm, bunun tanda sevgi var," dedi takarken. Dnmzden bir ka hafta sonra kaybettik Didem'in ablasn. Tandm ksa sre iinde ok sevdiim ve lmnden ok etkilendiim iin sk sk da hatrlarm. Evlendikten iki buuk sene sonra bir kzmz oldu. Daha kucama ilk aldm anda Didem'in ablasna olan benzerliini fark ettim. Tpk onunkiler gibi dolgun, sarkk dudaklar var kzmn. Yllar geti, kzm byd. Az nce, ilk sevgilisinin ona ald hediyeyi gsterdi bana. Bugn Sevgililer Gn... Dediim gibi; eskiden insanlarn tek bir kiiye k olabileceklerine inanrdm. Ama doru olmadn biliyorum artk. Didem'i sevmekten vazgemi deilim, asla. Ama bir kz daha kalbimi artyor, beni heyecanlandryor, kskandryor... Ben kzma da m. Annesine syledim, bu akam o yz kzmza hediye edeceiz. nk bugn onun ilk Sevgililer Gn... 106 Green Show, bir dnm noktasyd. lk kez yirmi be yl kadar nce radyoda yaynland ve ardndan gelen her eyi etkiledi. Yldzlar Peter Sellers, Harry Secombe ve Spike Milligan 'di. Milligan ayrca yklerin ounu da yazyordu. Espriler tam anlamyla lgm-caydi: "O kadar yksek sesle deil, aptal! Unutma ki insanlarn bile kulaklar vardr." "Yer ylesine kurnazca denmiti ki, nerede durursan dur, hep ayann altndayd. " "Enerji tasarrufu iin yatarak yrdk ve yalnzca uyumak iin ayaa kalktk." TP skiden bir asistanm vard. ok tezcanl, ne isteyebilecei-l_<mi tahmin etme oyununda baarl, ama bunu abartt iin bazen yorucu bir kzd. Kendine gveniyle ilgili bir sorunu olduundan, beni rahatsz etmekten de ok korkard. ou zaman nefes almas ve bana nefes alacak alan brakmas iin onu vr zvr ilerle megul etmek zorunda kalrdm.

Bir gn Dou Beyazt'ta bir ekim srasnda ondan gazoz kapa istedim. Dan eteinde ak arazideyiz, bulamad tabii. Gazoz kapana niin ihtiya duyduumu tahmin etmesine de olanak yoktu ki, yerine bir baka ey verebilsin. Ksa bir sre sonra telala, "Bulamadm, Cem Bey," dedi. O srada aksi giden her eyin hncn alrcasma, "Nasl bulamazsn? Ben sana benim asistanm olmann kolay bir ey olmadn sylemedim mi? En imknsz bile olur klman gerekebileceini syleyerek uyarmadm m? Ben zaten senden imknsz olan istemiyorum ki! yle olsa isteyecek kadar aptal mym?" filan diye bardm. ok sulugz bir kz olduundan 'imdi yz decek, dudaklar sarkacak, alamaya balarken srpriiiz! diye barrm,' diye dnyordum. Amacm Nisan 1 akas yapmakt. Ama o, "Haklsnz, Cem Bey; yeterince aratrmamm-dr. Bir on dakika daha rica edeceim. Bir bisiklet grmtm urada, yolda gelirken de kk bir dkkn gibi bir ey vard. Coca Cola emsiyesi vard nnde. Orada mutlaka gazoz vardr. Oraya gidip alr gelirim hemen," gibi bir eyler syle109 yip bisikletin olduu yere daha dikkatli bakmaya balad. Sahibini arar gibiydi. Ik efi yanmdayd, o da bisiklete doru akn akn bakmaya balad. nden direkli ve byk tekerlekli bir bisikletti; inmi lastikleri sorun olmasa bile asistanm sorundu, nk ksayd. Neredeyse bisikletle ayn boydayd. aka ettiini dnmeye baladm. Ama o bisiklete doru yryordu. Arkasndan gidip omuzundan evirdim. Kendime doru yaklatrp sarldm. "Nisan 1 akas yapmak istedim. Deli misin sen? O bisiklete binip bir pedal bile eviremezsin. Lastikler de inik, grmyor musun? Gazoz kapa da lazm deil zaten. Hi mi sorgulamayacaksn sama isteklerimi? Bir sorsana ne yapacaksn gazoz kapam, diye... Deli kz!" dedim. te o zaman alamaya balad. Ekipteki arkadalar bize doru baktka, "Balam alamaya yine, kovalar getirin," filan diye espri yaptlar yine. Dedim ya ok sulugzd. Herkesin iinde birden sessiz sessiz alamaya balar, kendi kendine susard. "Ya aladn greceklerinden hi mi ekinmiyorsun?" diye sorardm. "Neden ekmeyim ki? nsanm ben. Glerken saklanyor muyum? Bu da bir duygulanma belirtisi ite," derdi. "Ben samimi bir insanm, gzyalarm ya da dier insani duygularm saklamak bana ikiyzllk gibi geliyor. Biri dnce glmeden duramam ben, yardm etmek isterim, kaldrmaya alrm, ama glerek... Bunu da gizlemem mesela. Hem glnce den de acsn unutup glmene katlyor, biliyor musun?" te byle fikirleri vard. Heyecanlyd. Niye di'li gemi zaman kullanyorum, bilmem. Hl yayor, ayn hem de... Sadece artk benim asistanm deil. 110 Yllar nce "Laf Laf Ayor" programn bir kez daha yapmaya baladmda da yanmdayd. Program balamadan saatler evvel stdyoda olduumuz gnlerden birinde odamda dinlenirken ieri girdi. "Bu akamki yastkalt hikyesini hazrladnz m?" diye sordu. Gzleri kpkrmzyd. Yazn en scak gnleri olmasna karn zerine ald hrkasna sarnp avunmak ister gibi kollarn birletirmiti. "Ne oldu ki?" diye sordum. "Ben size bir yastkalt hikyesi anlatacam," dedi.

Uzandm koltuktan kalkp onu oturttum. Karsndaki sandalyeye getim. "Dinliyorum," dedim., "Mendil ister misin?" diye sormay da ihmal etmedim. nk birazdan gzlerinden rl rl boalacak yalara hazrlkl olmak istiyordum. "Gerek yok," diyerek hrkasnn cebinden bir paket mendil kard. Grne gre durum ciddiydi ve avutmaya almak iin espri yapmann bir faydas olmayacakt. Sessizce konumaya balamasn bekledim. "Biliyorsunuz, Eray'la ayrldk," diyerek balad. Bilmiyordum, daha dorusu sk sk ayrlp bartklar iin ipin ucunu karmtm. Alt yldr birlikteydiler ve kim bilir ka kez ayrlp barmlard. Ama bildiimi syledim tabii. nk ben hatrlamasam da, eminim son ayrlklarn da, nedenini de bana anlatp alamt. Devam etti: "Tam iki ay oldu ayrlal, altm gibi... derken..." "Ne oldu, kzm? Baka bir kzla m grdn?" "Daha kt..." "Bir erkek miydi yoksa?" 111 "Esprinin hi sras deil, Cem Bey... Anlaymazsam krlrsnz. Anlayacak halde de deilim." "Peki zr dilerim. Seni sakinletirebilirim, diye dnmtm. Devam et..." "Amacm sadece derdimi anlatmak deil, bu akam programda anlatmanz istiyorum: nsanlar bazen birlikte yllar da geirseler birbirlerini tanyamyorlarm. Konu bu!" "Fena deilmi, anlat bakalm." "Ben alt yldan fazla bir sredir birlikte olduum adam tanmyormuum, Cem Bey. Bugn Sibel'le Yap Kredi Kltr Merkezi'ndeki kahve ile ilgili sergiye gittik. Biliyorsunuz, siz de gelin diye aramtm ya. Bu arada mutlaka gidin." "Tamam, pazartesi giderim." "Harika bir sergi, kahvenin ne olduu, nereden geldii, nasl yetitii, yllar boyu nasl iildii anlatlm. Enva-i kahve fincan, zarf... Bilgi panolar aklna bile gelmeyecek eyler anlatyor. Girerken bir fincan kahve ikram ediyorlar. Kuru-kahveci Mehmet Efendi'den... e ie geziyorsun sergiyi. ok deiik bir anlayla hazrlamlar sergiyi, bayldm. "Sibel'le sergiyi gezdik ite. kmadan nce Sibel deftere bir eyler yazmak istedi. Ben zaten gezdiim sre boyunca bir yandan da deftere neler yazacam dnyorum; bir yere bir ey yazma frsat domasn, peindeyimdir zaten. "Sibel nce yazd, sonra fincan zarflarnn olduu blme bir daha bakacan syleyerek ayrld yanmdan. Ben nce onun yazdklarn okudum, sonra daha nce yazlanlara baktm. Benim yazacam sayfadan iki sayfa nce yazlm olan tam sayfa bir yaz dikkatimi ekti.

"Ben serginin mkemmel olduunu dnrken yazan kii sergiye deer katabilecek en az yedi neride bulunuyordu. Vay canna, diyerek okuya okuya sonuna geldim ve bir de baktm ki, yazan kii Eray!" "Eray diye biri mi yazm yani?" "Hayr, benim Eray yazm, Cem Bey." "Hadi canm!" "nann ki... Size yemin ederim, o koca sayfann sonuna gelene kadar yazsn tanyamadm." "O deil de; adamla grmyorsun, ama o senden iki sayfa nce senin de ilgilendiin bir sergiyi gezmi oluyor, tesadfe bak!" "Tabii ya! Mesela biz birlikteyken, sergi ya da ne bileyim bir organizasyon olduunda, bir trl kendimizi ayarlayp da birlikte gidemezdik. En fazla iki defa baarabilmiizdir bir sergiye gidebilmeyi... Ama ayrldk, aradan o kadar zaman geti, adam benden belki on be dakika nce oradaym! "Yine de ben yazsn tanyamam olmama daha ok ayorum. Sonra oturup dndm de..." "Dnrken bol bol da aladn tabii..." "Biraz tabii, kolay deil! Ayn eylere ilgi duyduun, bir sr ey rendiin, kt dnemlerinde yannda olmu birini zlememek imknsz. zlediimi de hissettim bugn. 'ki sayfa nce orada olsaydm keke/ dedim iimden. "Ama dedim ya, dndm de... Eray bana bunca yldr yazsn tanyabileceim kadar uzun hibir ey yazmam! Ne kt deil mi? Alt yl paylamz, ama birka satr pay-laamamz aramzda. 112 113 "Diyeceim o ki, bu akam yastkalt hikyenizden sonra izleyicilerinize deyin ki, birbirlerine yazsnlar! ster sk sk bir iki satr, ister arada bir uzun bir mektup... Ama yazsnlar. nk sz uar, yaz kalr..." "Tamam, ama artk alamay kes ltfen!" Bir sre daha szd yalar yanaklarndan, sonra grevlilerden biri kapdan ieri kafasn uzatp, "Kahve ier misiniz, abi?" diye sorunca yine balad rl rl alamaya. "Sinirlerim bozuldu, ben toplanana kadar dardaym," diyerek kt odadan. Akam programn sonunda anlattm hikyesini. Epey de alk aldm hatrlyorum. Program bitiminde makyajm silmeden eve kamaya kararlydm. kmadan evvel nasl olduuna bakmak iin asistanmn odasna girdim, aladndan emindim ve yanlmamtm. Bir ey sylemeden kolundan tuttum ve arabaya doru ektim.

Ekipten iki arkada daha bizimle geldiler, eve gittik. Her programdan sonra olduu gibi masaj yaptrp uyumak iin sabrszlanrken birden fikir deitirip ekiple evde tabu oynamaya nasl getim bilemiyorum. Biz sakin sakin tabu oynarken asistanmn telefonu ald. Ekrana bakp bakp duruyordu kzcaz; amamasn syledi program koordinatr. "Hatta tamamen kapat, kzm!" dedi. "Yeni bir alama nbeti iin biraz gzya biriktirmelisin, deil mi?" Telefonu kapattktan sonra hibir tabu kelimeyi karamadn fark edip yatmak iin izin istedi. st katta, bende kalmas gereken durumlar iin ona hazrlattmz odaya gitti. Sabah ben uyandmda evde bir kahve kokusu vard, ama o oktan gitmiti. Programn ertesi gn o da ben de izinli olurduk nk. Sonraki gn geldiinde yznde ayr bir tazelik, nee ve dinginlik vard. Sebebini sormadm, kendisi u i g konumalarn bitirdikten sonra anlatacakt muhakkak! Dediim gibi de oldu. "Biliyor musunuz, Cem Bey; Eray bana mektup yazm," dedi. "Demek program izlemi," diyerek yorum yaptm. "Evet, izlemi. Bana onun iin ne kadar nemli olduumu ve ayr kaldmz sre iinde neler hissettiini anlatan uzun bir mektup yazm. Sizde kaldm gece eve gelmi, ben gelmeyince aram. Ben telefonu kapatnca oturup yazm. Filmlerdeki gibi, yemek masasnn kenarna, vazoya yaslayarak brakm. Vazoda da ide dal vard. Ben kokusunu ok severim. Sabaha kadar gelmediim iin erkenden kp gitmi, anahtarlarn masada brakm, mektuba not eklemi sonra; 'Anahtarlar, anahtarlarm olacaksa ara,' diye..." "Aradn tabii..." "Evet, siz olsanz yle bir sayfa grdkten sonra aramaz mydnz?" Yazm tanman iin bundan daha gzel bir ey yazamazdm. Umarm bu arknn szlerini doru hatrhyorumdur, nk beni ezgisinden ok szleri etkilemitir. Senin de etkilenmeni dilerim. yldzlan gkyznde sever klar ben hepsi dsnler isterim tek tek muradm seni dilemek 114 115 rzgrlar gzpnarlarmda buz buz k ak mevsimidir derdin hrn geceler kollarmda titrerdin simidimde susamdn sabahlan aymda eker gn doarken dn ne olur henz erken Hl birlikteler, bir bebekleri oldu. Eray karsna sk sk notlar yazp buzdolabna, oraya buraya yaptryormu. Hatta Eray'm annesi, yllarca saklad eski hatralarn arasnda Eray'm Trke defterini bulup vermi gelinine... Yazs pek deimemi Eray'm; kkken de sola doru italik yazyormu. 116

Gneli bir yaz gn, bir adam patronunun kz ile Oxford'daki rmakta gezintiye kt. Sonu dnyann tand en byleyici yklerden biri oldu. Daha ok takma ad Lewis Carroll'la tannan adam, Oxiord'da matematik retmeni olan Charles Lutwidge Dodgson 'di. alt kolejin mdrnn kz on yandayd ve ad Alice'ti. Dodgson 'm kza anlatt yk ise Alice Harikalar lkesinde'ydi. Utanga ve kekeleyen bir adam olmasna karn Dodgson 'm olaand bir mizah anlay vard ve ocuklarn yannda kendini rahat hissederdi. Ayn zamanda fotorafyd ve 19. yzyln nde gelen kiilerinin resimlerini ekerdi. Kk kz portreleriyle nlyd. 1871'de bir baka Alice' yks olan Aynann inden yaynland. Kitap Kralie Viktor-ya'nn yle houna gitti ki, Lewis Carroll'm yazd her eyden bir kopya istedi. Ertesi gn saraya matematik zerine bir yn inceleme getirildiinde ise hayret etti. : Az nce bahsettiim asistanm imdi yazar olma yolunda yava yava ilerliyor. Birka gn nce bana yayma hazrlad son dosyay getirdi. Fikrimi almak iin getirdii dosyann yaynlanmasn iple ekiyorum. nk kitabn hediye etmek istediim ok kii var. stelik kitabnn adn da ben buldum: "Bak Postac Gelmiyor!" Ben de elinizdeki bu kitab deerlendirmesi iin nce ona gsterip fikrini almak istemitim. Zaten yllardr yazdm birok eyi ve zellikle Yastkalt Hikyeleri'ni kitaplatrmam iin srar eder, hatta sktrr dururdu, ancak bugn mmkn olabildi. Hl yazdm ve orada burada braktm kt paralarn bir araya getirme dnden kurtulabilmi deil. Baaracana olan kukum azald, nk bu kitabn yayma hazrlanmasyla ilgili olarak her eyi stlendi. Ve elinden gelenin en iyisini yapmaya alt. Onun benimle almay brakp zaten iinde yaad yaz dnyasna gemeye karar verdii gn hatrlyorum... Gece benim evimde kald iin kahvalty birlikte etmitik. Sabahlar gazeteleri didik didik okuma alkanlm yznden, tost srma, aramzda yabanc olmamasna gvenerek hprdeterek ay ime ve gazete hrtlarndan baka ses kmyordu. Aye yukarda elektrik sprgesini altrmaya baladnda birbirimize bakp rahatszlmz bile belirttik. "Bu sessizlik ayinimizi Aye bozduuna gre, size bir ey sorabilir miyim?" dedi. 119 "Ayini ay kartrrken sen bozmutun/' dedim. "Yok canm, peki siz fincan sehpaya arptnzda kan ses neydi?" "Tamam sor!" "Burada bir yaynevinin sekreter aradna dair bir ilan var. Bavurabilir miyim?"

armtm. Benimle almaktan memnun olduunu sanyordum. Baka bir i aradndan haberim bile yoktu. Byle bir istei olabileceini hissetmemitim bile. Yine de "Hangi yaynevi?" diye sordum. Yaynevinin adn sylediinde gerilim romanlarn ve kiisel geliim kitaplarn okuduumu hatrladm. "Bavur tabii... Byynce yazar olacana inanyorum. Ama sadece sekreter aryorlar. Kaleyi iten fethetmeyi mi dnyorsun ? 'Bugn sekreteriniz, yarn yazarnz olurum' mu diyeceksin adamlara? Sadece sekreter olarak almaktan sklmayasm ?" "Denemek istiyorum." "Bktn m benden?" "lgisi yok, biliyorsunuz." "Haklsn, biliyorum ne yazk ki. Hadi ara numaray! Sonra sana bir CV hazrlayalm," dedim ve uzanp telefonu ona verdim. Arad, editrlerden biriyle konutu ve grme iin randevu ald. O gn leden sonrasna... Birlikte bir zgemi hazrladk. Yaynevine gitmek iin evden karken "Hl vazgeebilirim," dedi. Ben de i grmesine giden birine yaplabilecek en byk ktlklerden birini yaparak, "Dur bakalm, belki seni ie almazlar, krk dkkn burada," dedim. 120 \ Gitmesine zlecektim, ama onu desteklemek istiyordum. nk bu alanda baarl olacana inanyordum. En az yirmi yazsn okumutum. nerdii, hatta hediye ettii kitaplar okumak houma gitmiti ve en nemlisi bu ii istiyordu. ki saat sonra grmeden dndnde, yznde gller ayordu deyimini anlatmak iin gsterebileceim bir kadm olmutu. "Galiba beni ie alacaklar," dedi. "Editrlerden biri erke'ti, biliyor musun? Tesadfe bak... Dieri ise hayatmda grdm en tatl kadn, diyebilirim. Ilml konutuk. 'Biz sizi ararz' bu kadar umut verici sylenemezdi." "Hadi bakalm, hayrls olsun!" "Sa olun! Kabul edilirsem ne zaman balayabileceimi sordular. Hemen, dedim. Sizi tamamen brakmam gerekmeyecek. Orada alrken size yardm etmeye devam edebilirim bir sre." "Eminim! Ama ksa bir sre... nk orada sekreterlikten daha baka eyler yapabileceini kefetmeleri uzun srmeyecek," dedim. "Bana gvendiiniz iin teekkr ederim," dedi. Sesi cvl cvld, yle ki bir daha hi alamayacana bile inanabilirdim. Evet, ie kabul edildi. Ertesi gn arayp onu sorduklarnda yukarda Aye'yle tartyordu. "Ben du alrken niye suyu ayorsun, yanaym diye mi?" diye barrken ben telefonda onun ie kabul edildiini syleyen editr dinliyordum. Dutan ktnda Aye'yle bir posta daha bart. Yukar seslendim:

121 "abuk in yahu! Ben senin sekreterin miyim? Seni aradlar yaynevinden." Tandm tm mankenlerden daha hzl giyindiine yemin edebilirim. Koarak aa indi ve parkenin zerine salarndan bir iki damla su damlamasna aldrmadan, "Kabul edilmi miyim?" diye sordu. "Baka bir sonu mu bekliyordun?" diye sordum. Att lk yznden kulaklarmda hasar kalm olabilir. "Baka bir asistan alrsanz ok kskanacam," diyerek evden ayrlrken bana bir kitap hediye edip iine kk bir not brakmt. "Cem Bey, Bana destek olduunuz iin ok teekkr ederim. Yannzdan ayrlmak zc, hatalarm olmutur, affedin. Sizden ok ey rendim. retme sabrnza hayranm. Umarm kt bir renci olmammdr. ok yal bir adamken bile yannzda olmay, hayalini kurduunuz kk kasaba sinemasn iletirken de cebimde gazoz kapandan engelli ineye kadar her eyi, her an isteyebilirsiniz diye yanmda tamay, sa kolunuz olmay ok isterdim. Ama bu mmkn deil. Ayrca iim ok rahat, bu sadece benim iin deil kimse iin mmkn deil. nk siz hem sa hem de sol kolunuzu kullanrsnz. ' Sevgi ve sayglarmla..." alt o yaynevinde sekreter olarak kalmad, ksa srede ykseldi; yaynevinin bymesi ve yeni yazarlarla ta" nmas iin ok alt. imdi... Dedim ya, kendi kitabn hazrlyor. Bana eklini tarif edebilir misiniz? dedi polis. Dudaklar, dedim ona, yumuakt. Kalemi havada, bir benzetme yapabilir misiniz? dedi bana. Ak bir az kadar yumuak, dedim. Belirgin zellikleri var myd? Diye sordu. Salar grd, dedim. Herhangi bir zel renk? dedi. Ona belirgin kokusu dnda pek bir ey hatrlamadm syledim. Belirginle ne demek istiyorsunuz? dedi. Kadn sann kokusu vard, dedim. Siz neredeydiniz? diye sordu. u anda kimseye olmadm kadar yakn, dedim. Azyla ayn dzeyde, gzleriyle ayn dzeyde. Gzleri, dedi ya gzleri? ki tane vard, dedim. kisi de siyah. Saptanmtr ki, dedi, gnlk konumada yle denmesine karn gz siyah olmaz. iddet kullanldn m ima ediyorsunuz? Yalnzca pcklerinin yumuak eki vurular, nefesinin kokusu ve... Pekl, dedi polis ayaa kalkarak. Ama ne yazk ki bu betimlemeye uyan birsini bilmiyoruz. Barry Cole / Reported Missing 122 Fotorafla ciddi merakm vardr. Eskiden mahallemiz-deki fotorafya epey bir film verirdim basmas iin. O zamanlar imdiki gibi bir satte almak da pek mmkn olmazd. Sabrszlanrdm, ektiim fotoraflar bir an nce grmek iin.

Bir seferinde baslan fotoraflarmn olduu zarf alp aceleyle ktm dkkndan. Arkadalarmdan biriyle buluacam cafeye ge kalmtm ve koa koa yetimeye alyordum. Kardan karya geerken az daha eziliyordum. Bana arpmaktan son anda syrlan src, direksiyonu kaldrma doru krnca tamponunu biraz vurmutu. Arabadan inip kzgnlk iinde aklmn nerede olduunu sordu. "Allah'tan arkamdan ara gelmiyordu, halimiz ne olurdu tahmin edebiliyor musun?" dedi. Cevap verecek durumda deildim. Az nce ezilebilecei-min farknda olmann oku deil, kadnn gzelliinden! Dilim tutulmutu, dudaklarm kurudu, damama yapan dilimi hareket ettiremedim. Yutkunmay baarabiliimde, kadn belki de onuncu cmlesini kuruyordu bile... En sonunda, "zr dilerim," diyebildim. "Benim suum. Zararnz karlayabilirim." "Ne nemi var yahu," dedi. "Siz kendinize ekidzen verin. Byle bir kez daha atlrsanz yola, kurtulamayabilirsi-niz. Dikkatli olun, ne cannz yansn ne de birinin cann yakn..." diye ekleyerek arabasna binip uzaklat. Yolun orta125 smdaki bankette ylece kalakaldm. Kendimi toplayp karya getiimde aradan ne kadar zaman geti bilemiyordum ama ge kaldm iin arkadamn azarlamalarn dinlediimde bile pek kendimde olmadm syleyebilirim. 'Nerede kaldn' da, 'Hi gelmeseydin' de klarna hi cevap vermediimi fark ettiinde Ahmet, 'Ab, neyin var se-nin?'e dnd. "k oldum," dedim. "Ne? Ne zaman?" diye sordu, sesini biraz ykselterek. Kt bir dnemden geiyordum, yalnzdm ve Ahmet biraz iyi hissetmeye balayabilmem iin k olmam gerektiini savunup duruyordu. Bu habere bu kadar armasnn nedeni de, o 'hadi' dedike benim 'yok, canm istemiyor' diyerek onu susturup durduum gece gezmelerinden sonra, gndz vakti hem de ylesine bir kafeye gelirken k olmamd. "Daha dn akam beraberdik, olum. Ben sabah senden kp eve gittim, stm deitirdim de ie yle gittim. Ne ara k oldun? Kime oldun?" diye srar ettike ben gzmn nnden kzn hayali silinmesin diye gzm kapatmaktan baka bir ey yapmak istemediimden'cevap veremiyordum. Sonunda beni dveceini syleyerek kendime gelmeye zorlad. u anda bunu yapmaya kalksa elimi kolumu kaldracak halim yoktu, bu yzden bir kahve syledim ve olan biteni anlattm. "Yuh yani!" dedi. "Ben de sevinmitim. Sen ha Sharon Stone'a k olmusun, ha buna... Nerden bulacaz kz, olum? Plakas filan?" diye sordu. "Seni hayal krklna uratmak istemezdim, kalbimi ald iin sulamak zere kz bulmam gerektiini dne- , 126 mediimden ve ezilmekten son anda kurtulduum iin olacak, plakasn alamamm otomobilin," dedim. "Biliyor musun? Ara kelimesini kullanan canl bir kadna hi rastlamamtm."

"Ne?" "Ara, diyorum. Daha dorusu kadn, arkadan gelen ara yoktu iyi ki, dedi. Ben spikerler ve polis dnda arabaya ara diyen birini hi tanmadm. Sen?" "Sapttn m, olum; dndn eye bak!" dedi Ahmet. "Sen onu bunu brak da kz nasl buluruz, onu dn. Aslnda unut, diyeceim, o kz bulunur mu, olum? Ama bir tuhaf olmusun sen... Olmusun yani..." "Yaa, oldum, abi! yice k oldum. Ama kz bulmak gibi bir derdim yok. Aradm ey buymu benim. k olmak konusunda haklymsn, k olmam gerektii doru da mla olmam gerekmiyor." "Amaaan sen de! retebilmek iin ac ekmeliyim safsatasn anlatma bana!" "Tam olarak o sebepten deil de... te ne bileyim?" "Bilme, bo ver. Yok mu baka konu? Neden geciktin, onu anlat." "Fotoraflar aldm fotorafdan. Bakalm geen akam gn batarken ektiklerim nasl km?" diyerek konuyu kapatmaya altm. Zarflarn iinden kardm fotoraflara hzl hzl bakyor, Ahmet'e uzatyordum. kinci zarf da ap aynn yapmaya hazrlanrken kalakaldm. Az nce bana arpan kadnn zarfyla karm olacak ki, baktm fotoraftaki ldayan gzler ta kendisinindi. Zarftaki dier fotoraflarn ounda da kendisi vard. Neredeyse profesyonel ekil127 mi bu fotoraflarn bir ksmnda yalnz, bazlarnda sar tyl bir kpekle, bazlarnda da kk bir erkek ocuuyla birlikteydi. Umduum gibi, hi erkek fotoraf yoktu. Zarf olduu gibi Ahmet'e uzattm. "Kz buldum bile..." Hzla uzanp ald ve resimlere bakarken ara sra slk almaktan kendini alamad. "Bu kz sana varmaz, olum," dedi bir ara, "ok gzel bu kz, senin gibi irkini n'apsm?" "k olduum kadar varm, diyorsun yani," dedim. Kafasn aa yukar sallayarak cevap verdi. "Hadi yeter, fazla baktn!" diyerek ektim elinden zarf. Fotoraflara tekrar tekrar uzun uzun baktm. Bir sre sonra Ahmet'le akam iin bir program yapmaktan vazgeerek, birbirimizden ayrldk. Fotorafya gidip zarflarn karm olduunu anlattm. "Fark ettik, Cem Bey," dedi fotoraf ocuk. Zarfn sahibi geldi sizden on dakika filan sonra, bulamadk. Size verdiimizi de anlayamadk tabii. Bir yerlere kartn anladk da nereden kacan bilemedik." "Fotoraflarn sahibi ok kzd m," dedim. "Kzmaz olur mu, bizi sorumsuzluk ve i ahlakndan yoksunlukla sulad, hakl olarak. Bulacamza inandmz ve bulur bulmaz arayacamz syleyerek numarasn aldk."

"Bana numarasn verir misiniz?" "Doru olur mu, bilmem ki? Siz fotoraflar bize verseniz, bulduumuzu sylemek iin biz arasak..." "Ama ben buldum, sorun kacan sanmyorum. Hadi..." diyerek srar ettim. Sonunda ikna ettim ve aldm numaray aramak iin dar ktm. Fotoraf zarfn elimde smsk tutuyordum. Telefon uzun uzun ald, aan olmad. 128 On dakikada bir aradm, ev telefonu numarasyd. Anlalan kadn eve henz gelmemiti. ki saat sonraki denememde baarl oldum. Telefonu bir adam ap "Alo!" deyince armadm syleyemem. "Merhaba," dedim. "Ben Cem zer. Fotorafdan aldm telefonu, sanrm fotorafda..." "Ah evet! Bugn zarflar kartrp bakasna vermi olabileceklerini sylemilerdi. Size mi gelmi? Ne byk sorumsuzluk, deil mi? Ya ben abuk subuk resimler ekmi olsaydm!" "Ya, haklsnz," dedim. Telefon elimden dmesin diye aba sarf ederken, "Fotoraflar size mi aitti?" diye sorabildim zorlukla. "Evet, karmn resimlerini ekmitim, bu aralar fotorafla merak sardm da, Cem Bey," diye cevap verdi. "Fotoraflar sizde mi? Mutlaka bulualm yleyse, birlikte bir yemek filan yiyelim, ben sizi severek izlerim," dedi. "Tabii, neden olmasn!" diye geveleyerek ertesi gn len yemei iin szletik. Telefonu kapattmda kamyon arpmtan beter hissediyordum. Bir sre daha fotoraflara baktm. Uyuyakalmm. Ertesi gn le yemei iin szletiimiz yere gitiimde ben onu tanyamayacamdan, o beni grsn diye biraz ayakta bekledim, girite. Masalara doru bakmrken fotoraftaki kadn grdm. Yannda kumral, uzun boylu ve yakkl bir adam oturuyordu. Beni nce kadn fark etti, sonra adam yerinden kalkarak yanlarna gitmem iin iaret etti. Masalarna doru yaklatka kadnn da gelmi olmasna teekkr edip durdum. k olduum kadnn bir baka129 sim sevmesine katlanabilirdim pekl... nemli olan benim k olmamd. Ahmet'e de dediim gibi, akmla olmam gerekmezdi. "Cem Bey, ben Eser, eim Funda," dedi adam. ikisinin de elini sktm. "Eim dn size neredeyse arpmak zere olduunu anlatt akam, ben de sizinle telefonda koutugumu sylediimde tesadfn bylesi, demekten kendimizi alamadk. Sonra eim de gelmek istedi yemee, size bir zr borcu olduunu dnyor," diye ekledi adam.

"Ben zr dilerim," dedim; "Neredeyse kendimi ldr-tyordum. yi ki arkadan ara filan gelmiyormu, yoksa..." Funda glmsedi. Gzel bir sohbet ve lezzetli bir yemek yedik. Sonra ben fotoraflarnn olduu zarf verdim onlara. ok teekkr ettiler. Yemek boyunca Funda'ya mmkn olduunca sk baktm. Bir daha grmeyecek olduumuz iin buna hakkm olduunu dnyordum. Evet, fotoraflarndan birini kendime ayrmtm... tesadf -a. 1. Yalnzca olaslklara bal olduu dnlen olaylarn grece nedeni: Tesadf karma onu bulmama yardmc olacak birini kard. - 2. Denk gelme, rastlant: Bu ne gzel tesadf. Bir tesadf sonucu karlatk. - 3. Bir kimseye (bir yerde) tesadf etmek, onunla karlamak, rastlamak: Yolda kzma tesadf ettim, baka eve tanmlar. 11 Bir eye tesadf etmek, bir eylem srasnda o eyle karlamak; bir ey sz konusuysa, o eyle ayn hizaya, ayn zamana denk gelmek; rastlamak: Bir yazarda ska tesadf ettiimiz szckler. Ayn sonuna tesadf eden pazar gn bulumak. -Fels. RASTLANTI'nm eanlamls 130 Gzlkl, hokka gibi burnu olan, heyecanlannca yanaklar kzaran irin bir kzla farkl bir sylei yapyorduk. Gazetesi iin ok ey yapmaya hevesli, amatr ruhlu olmasna karn ksa zamanda ok profesyonel ilere imza atacandan emin olduum cici bir gazeteciydi. Bebek'te bir kahvede, denize baka baka yaptmz syleide sorduu sorulardan anlalyordu bu... Mesela bana oyuncu olmann neden yetmediini, sordu. Neden hi hastalanmadm... (Bu konudaki ty oyu asistanmdan almt. Syleinin yapld sralarda sette souk meknlarda ekim yaptmz halde asistanmn zerime bir eyler vermesine engel olmaya alarak "Ben hastalanmam!" deyip duruyordum. Syleiden bir gn sonra hayatmda hi geirmediim kadar ar bir grip geirdim.) Sylei bitmek zereydi. Ama son sorulan sorarken balangta olduundan daha rahatsz gibiydi. Srekli omzumdan arkalara doru bakyor, sinirli bir ekilde bakmaktan vazgeerek bana dnyordu. Benzer ekilde davranr davranmaz ben de arkam dndm. Arkamda nereye baktn grmek istemitim. Tombik, ksa ve kei sakall bir adam dikkatle gazeteci kza bakyordu. "Tanyor musun?" diye sordum. "Hayr," dedi. Rahatszl artyordu. Ama syleiye devam ettik. Bir ara vermek ve kahve imek iin garsonu ardmda arka masadaki adam yanmza geldi. 133 "Kusura bakmayn, rahatsz ediyorum," dedi. Kza dnerek, "Sizi bir yerden tanyorum, ama karamyorum. Yardmc olur musunuz?" "Tipik kzlara yaklama tavr, artk rahatsz edici biliyor musunuz? Yaratc olmaya enen erkeklerdensiniz galiba!" dedim.

Adam bana dnp, "Bu konunun sizinle pek ilgisi yok, Cem Bey," dedi. "Ama haklsnz, syleideydiniz ve bitmesini beklememe ramen sanrm zamanlama hatas yaptm ve bldm. Kusura bakmayn. Kk hanm, mmknse iiniz bitince birka dakika grebilir miyiz? Ltfen!" Adama kzmak istedim. Ama gayet kibard ve zampara birine hi benzemiyordu. Gazetecinin kendi cevabn kendisinin vereceini dnerek araya girmekten vazgetim. Kz, "Sizi tandm ya da sizin beni tandnz hi sanmyorum," dedi. "Ama ben sizin kim olduunuzu hatrlamazsam uyuya-mayabilirim," diye cevap verdi adam. Bylece kz nereden tanyabileceini bulmaya almak iin birbirlerine sorular sormaya baladlar. Adamn kz tavlamak gibi bir amacnn olmadn anlaynca ben de yardmc olmak iin aralarna girmeye baladm. "Hangi okulu bitirdiniz?" "Yoksa liseden mi?" "Eski mezunlar gecesini dzenlemitim, bizim okuldan m mezun oldunuz acaba?" "Beyefendi eski oturduunuz semtten filan olmasn?" "Yok ben hi tanmadm doduum yerden, komular da hep ayn..." i I "Acaba hep alveri ettiimiz maazadan m?" "Siz ne i yapyordunuz ki?" "Aa, rehber misiniz?" Bu son cmleyi syledikten sonra kzn durgunlatm fark ettim. Devam etti: "Aabeyimi tanyor muydunuz? Mehmet Ali?" "Sen Mehmet Ali'nin kardeisin... Reyhan! Ayn ofiste altk biz uzun sre, masasnda resminiz vard." "yle mi?" "Ka yl oldu deil mi? ok iyi ve bulunmaz bir adamd. Onunla stanbul turuna katlan eski turistler bazen hl onu soruyorlar, biliyor musun?" Kz cevap veremiyordu. Aabeyine ne olduunu sordum. "On yl nce trafik kazasnda kaybettik," dedi kzcaz. Adam sandalyesini yanmza ekerek bana gazeteci kzn aabeyini vmeye balad. Uzun uzun ve iten cmleler kuruyordu. Kzn gzlerindeki yalar fark ettim.

"Seninle ok gurur duyuyordu," dedi adam kza dnerek. "Acar bir gazeteci olmay istediini anlatyordu sk sk. Baarl her snavnn ardndan uzun uzun konuurdunuz telefonda, hatrlyorum. Rahat uyuyordur, eminim. Ben de seninle gurur duydum imdi." Sylei oktan bitmiti. O gn yerel bir gazete iin benimle sylei yapmaya gelen kz imdi byk gazetelerden birinde haftada drt syleinin altna imza atyor. Onunla ben de gurur duyuyorum. 134 135 Arka kapak yazs: Cem zer Yastkalt Hikayeleri "Bazen turfanda meyve yediinizde duyduunuz heyecan duyabileceiniz eylerin kalmadna zlr msnz siz de? Birinin sizi mutlu etmek iin yapt en byk ey ne peki? Beklediiniz, olacana kesinlikle inandnz eyler olmadnda duyduunuz znty, imen kokusunu hissettiiniz anlardaki neenizle giderebileceinize inanmanz salayacak birileri var m hayatnzda?" Cem zer yllar nce Laf Laf Ayor'da anlatt yastkalt hikyelerine benzer, ama daha nce duymadnz hikyelerini bu kez ulatryor. "Yastklarnzn altnda biriktirdiklerinizin huzur dolu ryalardan arta kalanlar olmasn" diliyor Cem zer. Ve "yazd her satrn yreinizde izler brakmasn"...