You are on page 1of 35

HIRSTYANLIIN GZL TARH

sa TATLICAN www.isatatlican.com Kitabn tantm ve temin adresi:


http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=95665&sa=24719100&session=10550148185103215207&LogID=

Bu makale Ortadou Gazetesinden Alntdr.

www.hanifdostlar.com

KONU DZEN:
BLM-1: Hristiyanlk Nasl Tahrif Edildi? Amacmz Hiristiyanlar taciz etmek deildir Hristiyan aratrmaclara gre tarih M.S 32... armhtaki adam kimdi? Ha tayan adam armh senaryosunda ncildeki ekikiler

BLM-2: Pavlus'un kurgulad din Tarsuslu Saul ve Nasraniler am yolundaki halsinasyon "Kristoloji" ya da Pavlus'un "Mesih doktrini" Pavlus'un rettii Hz. sa ve Hristiyanlk

BLM-3: nciller Nasl Yazld ? nciller Grg ahitleri Tarafndan Yazlmad Markos ya da Grg ahidi Olmayan ahid Matta ya da Asl Kaybolan Tercme Luka ya da Pavlus'un Sa Kolu Drdnc ncil ve Hz. sa'nn Yunanlatrlmas Yeni Ahit'te Olmayan nciller Thomas ncil'i, neden yeni Ahit'te yeralmyor ? Petrus ncili Egerton ncili Oxyrhynchus 840 ncili Hermas'n oban ve Didache

BLM-4: Gerek ncil'e Ne Oldu? Nasranilerin kulland kayp ncil Vahiy mi biyografi mi ? Q ncili ya da kaynak incil "Tanr'nn Olu" Yanlgsnn ncillere Girii Eski Ahit'te Tevhit inanc nciller "Baba" kelimesini hangi anlamda kullanyordu? Yanl tercmenin sonular

Blm 5: "Baba-Oul-Kutsal Ruh" yanlgs Tapnma Romal Yzba'nn ahitlii "Gklerden Gelen Ses" znik Konsl'nde Ne Oldu? Arius'un leme inancna itirazlar Ariusuluk ve znik Konsl znik yemininin ardndan Hristiyanlk

Blm 6: znik'ten Bugne Hristiyanlk - Tevhit inancndan kopma sreci - Anti-Triniteryenler - Ortodokslar ve Protestanlar

- ada "Birlemeci" Hristiyanlar Blm 7: Gerek imana davet - Hz.sa'nn geleceini mjdeledii Peygamber - Hristiyanlara ar

BLM-1: Hristiyanlk Nasl Tahrif Edildi? Btn insanlarn gnahlarna kefaret olarak Hz. sa(a.s)'n armhta ld iddias Pavlus tarafndan ortaya atlan bir inant. Bu ise Hristiyanlk asndan son derece byk bir sorun oluturmutu. nk Meryem Olu sa Mesih, gerekte armha gerilmemiti ve ldrlmemiti.

Balarken: Amacmz Hiristiyanlar taciz etmek deildir Hristiyanlk, ilk bata, Filistin'de yaayan Museviler arasnda domutu. Hz. sa'nn evresinde bulunan ve ona inanan insanlarn hepsi Yahudi soyundan geliyorlard ve Musa eriat'na gre yayorlard. Bu Musevi inancnn en byk art ise, tek bir Rabbe, gklerin ve yerin yaratcs olan Allah'a kulluk etmek ve O'ndan baka bir ilah tanmamakt. Ancak Hristiyanlk bu Musevi dnyadan kp Avrupa'ya doru yayldka, farkllamaya balad. Musa eriat'nn temeli olan "Tek Tanr" inanc garip bir deiiklie urad ve Hz. sa'nn kendisi bizzat bir tanr saylmaya balad. Bir sre sonra da bu garip inan formle edildi. Bu inanca gre -haa- Allah benlie ayrlyordu; bir "Baba Tanr", bir "Oul Tanr", bir de "Kutsal Ruh" vard. "Oul Tanr" ise, yine bu inanca gre, Meryem olu sa Mesih'ti. Gerek seviler, yani Hz. sa'ya bir tanr olarak deil de bir peygamber olarak iman edenler ise uzun sre bu dejenere dine kar direndiler. Ama bir sre sonra szkonusu dejenere din, siyasi olarak stn geldi ve kendisini "gerek Hristiyanlk" ilan etti. Zamanla da dier grubu, yani gerek seviler'i tarihten sildi. Bu yaz dizisi, Hristiyanln yaad bu byk dejenerasyonun hikayesidir. Yazlndaki ama ise, Hristiyanla saldrmak ya da Hristiyanlar taciz etmek deil, onlar Meryem olu sa Mesih'in gerek yoluna davet etmektir. Hz. sa'nn gerekte nasl bir insan olduunu, nasl yaadn ve ldn, ardnda nasl bir inan braktn gstermektir. Eer onlarn bu arya kar duyarl davranabilecek kadar samimi insanlar olduklarn dnmesek, zaten bu yaz dizisi yazlmazd.

Hristiyan aratrmaclara gre tarih M.S 32... Romal askerler, banaz Yahudi din adamlar ve havarilerden mnafk Yahuda skaryot Kuds yaknlarndaki Getsamani bahesine bir baskn dzenliyor. Hz. sa (a.s) dua ile geirdii gecenin sabahnda karsnda Romal askerleri ve yahudileri grnce armyor. Azndan kan ilk cmle "aradnz benim rencilerimi brakn" oluyor. ncillere gre Romal askerler Hz. sa'y bakahine gtrrken ikence dolu saatler de balam oluyordu. Yahudilerin basks ile Hz. sa idama mahkum edilmiti. Cezas armha gerilmek suretiyle infaz edilecekti. Peki armhtaki adam gerekten de sa (a.s)'myd?

armhtaki adam kimdi? Bu sorunun cevab, ikibin yldr milyarlarca Hristiyan tarafndan ayn ekilde verilir. Buna gre, Hz. sa'nn tebliinden rahatsz olan Yahudi nde gelenleri onu cezalandrmalar iin Romallar kkrtmlar, Roma valisi Pilatus da Yahudilerin telkinlerine uyarak Hz. sa'y lm cezasna arptrmtr. Hz. sa nce krbalanm, sonra Roma'nn en acmasz idam yntemi olan armha gerilmitir. Ellerinden ve ayaklarndan ivilenmi, bir sre canl halde asl kalm ve bir sre sonra da ruhunu teslim etmitir. Ancak, yine Hristiyan inancna gre, lmnden gn sonra dirilmi, rencilerine grnm, onlarla birlikte yemek yemi, sonra da canl olarak ge ykselmitir. Yeniden dnyaya gelecei gne kadar ise, gkte, Allah'n katnda canl olarak kalacaktr. Bu armhta lm ve yeniden dirili inanc, Hristiyan doktrininin dier baz kavramlarna da temel oluturur. Pavlus (St. Paul) tarafndan formle edilen bu doktrine gre, Hz. sa dier insanlarn gnahlarna kefaret olmak iin armha gerilmi, ac ekmi ve lmtr. Bu inanca gre insanlar, dorudan Allah'a ynelerek ve O'nun eriatna uyarak kurtulamazlar, sadece Hz. sa'ya snp onun kefaretinden yararlanarak kurtulabilirler. Pavlus bu nedenle Yeni Ahit'e giren mektuplarnda "eer Mesih dirilmemise, bildirimiz de imannz da botur" diye yazmtr. nk Pavlus'un-ki Hristiyanln kurucusu Hz. sa deil, odurtm "iman", armha gerilip ac eken Mesih kavramna dayanmaktadr. Bu ise Hristiyanlk asndan son derece byk bir sorun oluturur. nk Meryem Olu sa Mesih, gerekte armha gerilmemi, ldrlmemi ve dolaysyla dirilmemitir. lk duyduklar anda ou insan iin artc olan bu gerei bizlere Kuran haber verir. Allah'n son vahyi, armh olay hakknda yle yazmaktadr: "Ve: "Biz, Allah'n Resul Meryem olu Mesih sa'y gerekten ldrdk" demeleri nedeniyle de (Yahudilere ceza verdik.) Oysa onu ldrmediler ve onu asmadlar. Ama onlara (onun) benzeri gsterildi. Gerekten onun hakknda anlamazla denler, kesin bir phe iindedirler. Onlarn bir zanna uymaktan baka buna ilikin hibir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak ldrmediler. Hayr; Allah onu kendine ykseltti. Allah stn ve gldr, hkm ve hikmet sahibidir." (Nisa, 157-158) stteki ayette geen "onu ldrmediler ve onu asmadlar" ifadesi, Hz. sa'nn

armha gerilmediini ve ldrlmediini aka bildirir. Kuran'da yer alan bu bilgi, Hristiyanlarla Mslmanlar arasnda asrlardr tartma konusu olmutur. Hristiyanlar, Hz. sa'nn yzlerce ahidin gzleri nnde armha gerildiini, ncillerin ve dier Hristiyan yazlarnn bu konuda ittifak iinde olduklarn, bunun asrlardr milyonlarca inanan tarafndan tasdik edilen kesin bir gerek olduunu sylerler. Oysa durum pek yle deildir.

Ha tayan adam armhtaki adam konusuna bakarken, ncelikle bu konudaki Hristiyan literatrne bir gz atmakta yarar var. Bugnn Hristiyanlar Hz. sa'nn armha gerildiinden son derece emindirler ve bunun tm Hristiyan gelenei tarafndan tasdik edilen bir gerek olduunu dnrler. Oysa durum biraz daha farkldr. armhtaki adamn kim olduu sorusuna Hristiyanlar arasnda da alternatif cevap getirenler olmutur. Bunlar, Katolik doktrininde "sapk" (heretik) bir akm saylan bir inanca sahiptirler. Akmn ad "Dosetizm"dir. Dosetizm hakkndaki en nemli bilgiler, Katolik Kilisesi'nin nl kurucularndan Rahip Irenaeus'un ikinci yzyln sonlarnda yazd "Sapknlara Cevaplar" adl bildiride verilir. Irenaeus, bu akmn temsilcilerinden biri olan Basilides'ten sz eder. Buna gre, skenderiyeli Hristiyan bir tarihi olan Basilides, 130-150 yllar arasnda yazd yazlarda Hz. sa'nn armha gerildiini srarla reddetmitir. armha gerilen kiinin gerekte Hz. sa olmadn, onun yerine Kireneli Simon'un haa gerildiini, Tanr'nn Simon'un yzn mucizevi bir biimde deitirerek onu Hz. sa'ya benzettiini ve bylece Yahudilerin ve Romallarn onu Hz. sa sandn savunmutur. Hatta Basilides, Kireneli Simon armha gerilirken Hz. sa'nn da bu olay seyrettiini, sonra da oradan uzaklatn ve ge canl olarak ykselerek Tanr'nn katna ktn yazmtr. Acaba Basilides bu ilgin fikre nereden varmt? nc yzylda yaam bir Hristiyan teolog olan skenderiyeli Clement'in yazlarna gre, Basilides kendisine gizli bir bilginin ulat iddiasndayd. Anlattna gre Hz. sa'nn havarilerinden Simon Petrus'un tercmanln yapan Glaucias adl bir kii, bu srr Petrus'dan renmi ve Basilides de ondan duymutu. Basilides, Glaucias'tan rendii bilgilerle, ncillerin yanllarn kendisine gre dzelterek yeni bir "ncil" de yazmt. Peki Basilides'in Hz. sa'nn yerine armha gerilen kii olarak gsterdii Kireneli Simon kimdi Kireneli Simon, ncillere gre, Romal askerlerin Hz. sa'y armha gtrrken ha tattklar kiiydi. armha gerilen kiiye kendi armhnn tatlmas, bir Roma geleneiydi. Bu hem psikolojik hem de fiziksel bir tr ikenceydi. Ancak, ncillere gre Hz. sa kendi armhn tayamad, bu yzden askerler armh Kireneli Simon adl adama tattlar. Hristiyan gelenei ncillerdeki bu bilgiyi yorumlarken, Hz. sa'nn armha gtrlmeden krbalandna dikkat eker ve bunun Hz. sa'y gsz drdn, bu yzden armh tamadn anlatr.

Ancak ikinci yzylda yaam bir Hristiyan olan Basilides'e gre, armha gerilen kii aslnda Kireneli Simon'du. Allah bir mucize yaratarak Simon'u Hz. sa'ya benzetmi, iki kii yer deitirmi ve Simon kendisini Hz. sa'nn yerine feda etmiti. Dosetikler arasnda bu iddiay savunan tek kii Basilides de deildi. Ondan baka Kilise tarafndan "sapkn" saylan baz isimler ya da tarikatlar da Hz. sa'nn armha gerilmediini, onun yerine, ona benzetilen bir bakasnn halandn savundular. Zaten "Dosetizm" deyimi, Yunanca'da "gibi gelmek", "grnmek" anlamlarna gelen "dokein" kelimesinden tremiti. Ancak Katolik Kilisesi'nin mutlak egemenliinin kurulduu drdnc yzyldan itibaren, dier "sapkn" akmlar gibi Dosetikler de aamal biimde yok oldular. Hataki adamn Hz. sa olduu retisi, Kilise'nin zoruyla, Hristiyan dnyasnda temel bir dogma olarak yerini salamlatrd.

armh senaryosunda ncildeki ekikiler Peki Dosetiklerin iddias doru muydu, hataki adam gerekten de Kireneli Simon muydu? Bunu elbette kesin olarak bilemeyiz. Bildiimiz tek ey, hataki adamn Hz. sa olmad, ona benzetilen bir baka kii olduudur. Ancak Dosetizm, bu gerein ilk birka yzylda baz Hristiyanlar tarafndan bilindiini gstermesi asndan nemlidir. Dosetik olarak bilinen kiiler belki sadece Hz. sa'nn halanmadn renmilerdi ve Kireneli Simon aklamasn da bu gerei makul bir senaryoya oturtmak iin gelitirmilerdi. nk nciller incelendiinde, gerekten de Hz. sa'nn halanmadan nce bir baka insanla yer deitirmesi iin kullanlabilecek en uygun frsatn szkonusu han tanmas olay olduu grlr. Ancak, elbette, olay daha farkl bir biimde gereklemi, bir baka lahi plan erevesinde armha bir bakas da aslm olabilir. (Mslman tarihiler, Hz. sa (a.s) yerine armha gerilen kiinin, bir kese altn karlnda Hz. sa'nn yerini Yahudilere syleyen mnafk Yahuda skaryot olduunu aklamlardr.) nciller armh anlatmlarnda belirgin bir biimde elimektedirler, nk anlattklar hikayeler tamamen sonradan retilmi efsanelerdir. armha gerilen kii Hz. sa olmadna gre, Hz. sa merkezli armh anlatmlarnn hepsi senaryolara dayanmaktadr. Ortada gerek bir grg ahitlii yoktur, byle olduu iin de verdikleri her detay bir takm kurgulara dayandrmak zorunda kalmlar ve kanlmaz olarak elikili tablolar izmilerdir.

BLM-2: Pavlus'un kurgulad din Hz. sa'nn ve Nasranilerin en byk dmanlarndan biri olan Tarsuslu Saul, am yolunda grd halsinasyonun ardndan Mesih'e inandn aklad. sa (a.s)'n yolunu izleyen Nasraniler yllar sonra bir dini sapma ile kar karya olduklarn anlayacaklard. Hristiyanln dejenerasyonu balamt artk Gnmzde birok Kitab- Mukaddes aratrmacsna gre Hristiyanlk inanc sadece ve sadece Pavlus'la domutu. Yahudileri doru yola armak iin Hz. sa, gnmzde yaanan Hristiyanl insanlara tebli etmemiti. Bugn Hristiyanlk olarak bildiimiz dini reten kaynak, Hz. sa'nn ya da Nasraniler'in tebliinden ok, Pavlus'un zihnidir. Yeni Ahit'in ekillenmesindeki en byk rol de yine ona aittir. Tarihte bu denli byk bir rol oynam olan Pavlus'un hikayesi de son derece ilgintir doal olarak. Unutmayalm ki, bu hikaye ayn zamanda Hristiyanln da hikayesidir. Tarsuslu Saul ve Nasraniler Latin dillerinde Paul olarak da anlan Pavlus'un yaam iki temel dneme ayrlr. lk dnem Pavlus'un Yahudi dnemiydi ve asl ad da Saul'du. Hz. sa'ya iman ettiini akladnda ise zihni ile birlikte adn da deitirdi ve Pavlus ismini kullanmaya balad. Saul dnemin nemli kentlerinden biri olan Tarsus'ta domu bir Yahudiydi. Roma mparatorluu'nun nemli kltrel merkezlerinden biri olan Tarsus'ta byd iin Roma kltrn iyi tand ve Greke rendi. Genliinin balarnda ise Kuds'e giderek dini eitim grmeye balad. Roma ynetimi ile ibirlii yapan Saduki mezhebinin gnll bir rencisi olarak din adamlar hiyerarisine hizmet etti. Saul'un Sadukilerin elinde eitildii dnem, ayn zamanda Hz. sa'nn tebliinin Kuds'e ulat dnemdi. Yeni Ahit'te anlatldna gre Saul bu dnemde Hz. sa'y hi grmemiti, ama bal olduu Saduki tarikatnn ou yesi gibi o da Hz. sa'ya nefretle bakmt. Bu nedenle de Hz. sa'nn vefatnn ardndan Nasrani cemaatine kar balatlan bask politikasna en n safta katld. Saul'un ilk sahneye k, Nasraniler'e yaplan basknn en somut ve erken rneklerinden biri olan stefan'n ehit edilmesiyle oldu. Saul, Nasraniler'e kar sistemli bir bask politikas uygulayan Roma-Saduki rejiminin kulland militanlardan biriydi. yle ki Nasraniler'in lideri ve Yeni Ahit'e gre "sa'nn kardei" olan Yakup'u ldrmeye kalkmt. Bu olayn hemen ardndan da, stteki alntda ve Elilerin leri'nde anlatldna gre, Saul am'a g etmi olan Nasraniler'i yakalamak iin Saduki Barahipten zel bir izin ald ve yanndaki bir grup silahl adam ile birlikte am'a doru yola kt. Ancak, anlatldna gre, Saul am'a giderken yolda metafizik bir mesaj ald ve tm yaam bir anda deiti.

am yolundaki halsinasyon Elilerin leri'nde anlatldna gre, Saul Kuds'teki bask ve ikenceler nedeniyle kentten ayrlarak am'a g etmi olan Nasraniler'i yakalamak iin bu kente doru ilerlerken, bir anda ok garip bir olay yaad. ncilde bu esrarengiz olay u ekilde aktarlr: "Yol alp am'a yaklat srada, birdenbire gkten gelen bir k evresini aydnlatt. Yere yklan Saul, bir sesin kendisine, "Saul, Saul, neden bana zulmediyorsun?" dediini iitti. Saul, "Ey efendim, sen kimsin?" dedi. "Ben, senin zulmettiin sa'ym" diye cevap geldi. "Haydi kalk ve kente gir, ne yapman gerektii sana bildirilecek." Saul'la birlikte yolculuk eden adamlarn dilleri tutuldu, olduklar yerde kalakaldlar. Sesi duydularsa da, kimseyi gremediler. Saul yerden kalkt, ama gzlerini atnda hibir ey gremiyordu. Sonra kendisini elinden tutup am'a gtrdler. gn boyunca gzleri grmeyen Saul hibir ey yiyip imedi." (Elilerin leri, 9:3-9) Bu olay, elbette, grg ahitleri tarafndan dorulanan somut bir mucize deil, sadece Saul'un grdn iddia ettii bir rya, muhtemelen bir halsinasyondu. Elilerin leri'nin yazar olan Luka, sonradan Pavlus adn alan Saul'un hekimiydi ve ondan duyduklarn yazmt. Dolaysyla "Saul'un sa'dan ald vahiy" olarak yorumlanan bu olay, elbette, sadece Saul'un hayalgcnn bir rn olabilirdi. Saul'un "iman", yaad bir halsinasyonla balad. Bu halsinasyonun kayna da Hz. sa ya da herhangi bir lahi vahiy deil, kendi bilinaltyd. Ancak o, yaad-ya da belki sadece yaadn syledii-bu olay kendisi iin bir dnm noktas olarak kabul etti ve bu tarihten sonra Hz. sa'nn kararl bir taraftar olarak ortaya kt. Hristiyanln ve hatta dier dinlerin tarihinde bu tr "mistik"lerin says olduka kabarktr. Tarih iinde pek ok insan "sa benimle konutu" ya da "Tanr bana grnd" diyerek ortaya km, bazlar kendilerine inanan insanlar bulmay ve yeni dinler kurmay baarmtr. Bu tr mistiklerin ada rneklerinden biri, "Hz. sa bana genliimde grnd" diyerek yeni bir tarikat, daha dorusu bir din kuran Koreli Rahip Sun Yung Moon'dur. Hristiyanlar bugn Moon'u bir sahtekar, bir arlatan olarak gryorlar. Ama ne yazk ki ou Moon'un yapt iin Saul'unkine ne kadar ok benzediinin farknda deiller. Biz yine Saul'un hikayesine dnelim. Elilerin leri'nde anlatldna gre, Saul yanndaki grevlilerle birlikte am'a vardnda, etrafndakilerin akn baklar altnda kentteki Nasranilerle grt ve onlara artk kendileriyle ayn safta yer aldn bildirdi. Bu, kenttekiler iin ciddi bir srprizdi. yle ki "onu duyanlarn hepsi akna dnd. 'Kuds'te bu ad ananlar krp geiren adam bu deil mi? Buraya da, ylelerini tutuklayp bakahinlere gtrmek amacyla gelmedi mi?' diyorlard".

"Kristoloji" ya da Pavlus'un "Mesih doktrini" Saul am'daki Nasraniler'in yannda fazla durmad. Galatyallar'a yazd mektupta belirttiine gre, am'dan ayrlarak Arabistan'a gitti, orada bir sre kald ve sonra yeniden am'a dnd. am'da ve Arabistan'da geen bu dnem, yine Galatyallar'a yazd mektupta belirttiine gre, yl srd. Bu yln sonunda Kuds'e gitti ve oradaki Nasrani cemaatinin iki nemli ismiyle, Yeni Ahit'e gre Hz. sa'nn kardei olan Yakup'la ve havari Simon Petrus'la grt. Ancak onlarn yannda sadece onbe gn kald. Sonra da kuzeye, Suriye taraflarna giderek drt bir yana Hz. sa'y anlatmaya balad. Ancak onun anlatt Hz. sa, Nasraniler'in bildikleri ve tandklar Hz. sa'dan olduka farklyd. Bu arada ismini de deitirmiti. Artk branice olan Saul ismini deil, onun Greke karl olan "Pavlus" (Paul) ismini kullanyordu. am yolunda grd halsinasyondan sonraki yl boyunca Pavlus'un ne yapt, zellikle de Arabistan'da ne ile urat, cevab bilinmeyen nemli bir sorudur. Ancak anlalan bu yl boyunca, belki bilmediimiz bir takm retilerden etkilenerek, bir sre sonra yaymaya balayaca Mesih doktrinini gelitirdi. "Kristoloji" olarak da anlan bu Mesih doktrini, Nasraniler'in inancndan ok farklyd. Hristiyanln temelini oluturan bu doktrin tmyle Pavlus'un icadyd. nk Pavlus Hz. sa'y hi grmemiti. Hz. sa'nn rencileriyle de hi konumamt. Kuds'teki Nasrani cemaatini, Yakup'u ya da havarileri tanmyordu. Ancak kendisini, grd ryann kendisine gerek Hz. sa'y tantt konusunda ikna etti. Hatta, byle bir "vahye" mazhar olduu iin kendisini dier Nasraniler'den daha stn sayyordu. Nasraniler, Hz. sa'nn meru halefleriydiler. Yeni Ahit'e gre Hz. sa'nn kardei tarafndan ynetilen topluluk, Hz. sa'nn oniki havarisini ve o hayatta iken ona iman etmi daha pek ok dindar Yahudiyi ieriyordu. Ama imdi Hz. sa'y hi grmemi, hi dinlememi olan bir kii birden ortaya kyor, Hz. sa'nn ruhunun kendisine ln ortasnda grndn sylyordu. Nasraniler'in yanna geldiinde onlarla sadece onbe gn birlikte oluyordu. Bu sre zarfnda sadece iki kiiyle, Yakup ve Petrus'la grm olmas da Nasraniler'le ok yakn bir diyaloa girmediini gsteriyordu. En ilginci ise, Nasrani inancndan bu denli uzak olan Pavlus'un, kendisini dier tm Nasranilerden stn grmesiydi. Kendisini "daha anne rahmindeyken Tanr tarafndan seilmi" bir grevli sayyor, Hz. sa'dan dorudan vahiy aldna inanyordu. Kuds'teki Nasrani cemaatiyle grmek iin yl beklemesi ise, onlara ihtiyac olmadn dndn gsteriyordu. Anlalan Hz. sa'y ve onun getirdii mesaj anlamak iin kimseye ihtiyac olmadn, nk bu mesaj herkesten daha iyi kavradna inandrmt kendini.

Pavlus'un rettii Hz. sa ve Hristiyanlk Bu ise son derece tehlikeli bir durumdu. nk Pavlus'un kendi zihninde rettii Hz. sa imaj, Nasraniler'in bildikleri gerek Hz. sa'ya uymayabilirdi. Belki kendi zihninde gereklere tamamen aykr, tmyle hayali bir Hz. sa canlandrm olabilirdi. Hz. sa'nn kendisine zel "vahiy"ler ulatrdna inand ve kendisini "daha anne rahmindeyken Tanr tarafndan seilmi" saymasna yol aan narsizmini koruduu srece, bu dncesinden kolay kolay vazgemezdi de. Olaylarn geliimi, Saul'un tam da bu tr bir psikolojiye kaplm olduunu gsterdi. Kuds'teki Nasrani liderlii de bu durumu fark etmekte gecikmedi. Zaten Saul onlarn yanna geldiinde de, Saul'un Galatyallar'a yazd mektupta da belirttii gibi, eskiden byk bir dmanlar olan bu adamn byle garip biimde "dnmesinden" kukulanmlar ve Saul'a pek gvenmemilerdi. Yine de Nasrani topluluunun liderleri Saul'un srarl tutumu karsnda ona kar hogr ve iyiniyetle yaklatlar. Ancak Saul'un gittii yerlerde neler anlattn duyduklarnda, dini bir sapma ile kar karya olduklarn fark edeceklerdi.

BLM-3: nciller Nasl Yazld ? Hristiyanlk hakknda yeterli bilgisi olmayan birok insan, gnmzde kullanlan ncil'in Allah tarafndan Hz. sa'ya indirilen, ancak daha sonra tahrif edilmi kutsal bir metin olduunu zanneder. Oysa bu doru deildir. nciller sa (a.s)dan yaklak 70-100 yl sonra kendisini grmeyen insanlar tarafndan kaleme alnm tarihsel metinlerdir. Hristiyanlk dini hakknda yeterince bilgisi olmayan kiiler, ncil metinlerinin Hz. sa ile ayn dnemde yazldn ve tamamen Hz. sa'nn szlerine dayandn dnrler. Oysa bu doru deildir. ncil Hz. sa'dan ok daha sonralar yazl metin haline getirilmitir. Markos ncili'nin MS 70, Matta ncili'nin MS 80, Luka ncili'nin MS 90 ylnda, Yuhanna ncili'nin ise 90-100 yllar srasnda yazld tahmin edilmektedir. Dier ncil metinleri de ayn dnemler iinde yazlmtr. Elinize ncil nshas alr ve iinde yer alan drt ncil'in kimler tarafndan yazldn renmek iin girilerine bakarsanz u tabloyla karlarsnz: Yeni Ahit'te ilk srada yer alan ncil Hz. sa'nn havarisi Matta tarafndan yazlmtr. Barnaba'nn yeeni ve Petrus'un yardmcs olan Markos ikinci ncili, Pavlus'un hekimi olan Luka da nc ncili yazmtr. Drdnc ncili kaleme alan kiinin de "sa'nn sevdii renci", yani havarilerden biri olan Yuhanna olduu sylenir. Ancak ou Hristiyann dnmek istemedii bir gerek vardr. Szn ettiimiz drt metinde de "imza" anlamna gelecek bir belirti yoktur. Bir baka deyile, metinlerin hibirinde yazarn ismi verilmez. "Ben havari Matta, bunlar yazyorum" gibi bir ifade yoktur. Bu ncilleri yazanlarn neden byle bir not dmedikleri ise nemli bir sorudur. nk Yeni Ahit'in dier metinlerinde byle bir durum yoktur. Pavlus'un mektuplarnn hepsinin banda "Tanr'nn mjdesini yaymak iin seilip eli olmaya arlan ben Pavlus'tan selam" gibi selamlama ifadeleri vardr. Yakup'un

mektubunda, Yahuda ve Petrus'a atfedilen mektuplarda, hatta Yeni Ahit'in son kitab olan "Vahiy"de bile, bu metinlerin kimin tarafndan yazld belirtilir. Byle bir durumda, bu ncillerin gerekten Hristiyanlarn ne srdkleri kiiler tarafndan yazldklarn kabul etmek zorlamaktadr. Oysa eer bu metinlerin baka insanlar tarafndan yazldklarn dnrsek, isim koymakta tereddt etmelerinin mant kolayca anlalr. nk bir havari ya da bir havarinin yannda yetimi bir insan deillerse, isimlerinin kendilerine kazandraca bir gvenilirlik olmayacaktr ve bu yzden metinleri isimsiz yazmay tercih etmeleri de son derece normaldir. Eer mutlaka bir isim koyma ihtiyac duyarlarsa da, Hz. sa'nn yannda bulunmu nl bir ismi tercih etmeleri daha mantkldr. nciller Grg ahitleri Tarafndan Yazlmad Nitekim Yeni Ahit'i inceleyen aratrmaclarn hemen hibiri, Yeni Ahit ncilleri'nin havariler tarafndan kaleme alnd dncesinde deillerdir. ncelikle Aramice konuan birer Yahudi olan havarilerin, iyi birer Yunanca ile kaleme alnm bu metinleri retmeleri teknik ynden mmkn grnmemektedir. Dahas, metinlerin ieriine bakldnda, bunlarn Hz. sa'yla birlikte ayn ortamda bulunmu "grg ahitleri" tarafndan yazlmadklar, ancak farkl kaynaklardan ve birbirlerinden alntlar yaplarak derlendikleri anlalmaktadr. Bu karklk Pavlus'un mektuplar iin bile geerlidir. Pavlus'un mektuplar olarak bilinen metinlerin iki tanesinin aslnda sonradan yazldklar ve Pavlus'a atfedildikleri dnlmektedir. Bunlar Koloseliler'e ve Efesliler'e yazlm mektuplardr ve Pavlus'un imzasn tamalarna karn, kullandklar slup, yaz stili ve kelime seimleri Pavlus'un dier mektuplarndan ok farkldrlar. Bu nedenle, akademisyenlerin ou bu mektuplarn, Pavlus'un lmnn ardndan "onun retisine devam ettiren hareketin liderleri" tarafndan yazldn kabul etmektedirler. Byle bir sonradan yazmada ise, stte akland gibi, dnemin anlayna gre "gayr-ahlaki" bir yn yoktur.Tm bunlar bizlere Yeni Ahit'in kaln bir sis perdesi ardnda durduunu gstermektedir. Eldeki metinlerin kim tarafndan yazldklar belirsizdir. Bu metinleri u anda kabul edilen yazarlarna atfeden Kiliseler arasnda ise iddetli fikir ayrlklar vardr.imdi bunlara tek tek bakalm. Markos ya da Grg ahidi Olmayan ahid Yeni Ahit'in drt ncil'i arasnda ikinci srada yer alan, ama gerekte dier nden daha nce yazlm olan ncil, ilk kez 70 yl civarnda kaleme alnmt. Ancak Hristiyanlar arasnda uzunca bir sre yazar belli olmadan dolat. Bu ncil'in yazar olarak Markos'u gsteren ilk kii ise, The Catholic Encyclopedia'nn da kabul ettii gibi, Hierapolis piskoposu Papias oldu. Papias, MS 130 ya da 140 ylnda yazd "Rab'bin Szlerinin Aklanmas" adl almasnda bu ncil'in Aziz Markos tarafndan yazldn belirtti. Papias'a gre Markos Hz. sa'nn szlerini hibir zaman kendi kulayla duymam, ama havari Petrus'tan rendiklerini dikkatli bir biimde kaydetmiti. Ancak ortada nemli bir sorun vard: Szkonusu Markos'un kim olduu pek ak deildi. Hala da deildir. Bugn elimizdeki Yeni Ahit'te iki ayr Markos'tan sz

edilir ve bunlarn ayn kii olduunu gsterebilecek hibir delil yoktur. Yani hem Markos'un kimlii ve kaynaklar bulanktr, hem de Markos'a tanklk eden Papias'n. Ayn durum, stteki alntda belirtildii gibi, Matta ncili iin de geerlidir. Matta ya da Asl Kaybolan Tercme Yeni Ahit'te ilk sraya konan Matta ncili, aslnda yazl srasna gre ikincidir. Gerek Hristiyan tarihilerin, gerekse sekler aratrmaclarn byk blm, bu ncil'in MS 80'li yllarn banda, yani Markos'tan 10-15 yl sonra kaleme alnd konusunda hemfikirdir. Yaygn kabul gren bir dier gr ise, Matta ncili'nin yazarnn Markos ncili'ne dayand, ancak Markos'un bilmedii bir takm kaynaklardan gelen bilgileri ekleyerek daha geni kapsaml bir metin oluturduu ynndedir. Matta ncili'nin elimizdeki versiyonunun gerekte "baz ynlerden" tahrif edilmi bir versiyon olduunu syleyebiliriz. Bu tahrifat, Hz. sa'ya ilahlk atfetmek amacyla ncil'e baz pasaj ya da cmlelerin eklenmesi veya baz kelimelerin yanl yorumlanmas ile gereklemi olmaldr. Luka ya da Pavlus'un Sa Kolu nc ncil'in ve Yeni Ahit'in beinci kitab olan Elilerin leri'nin yazar ayn kiidir ve Hristiyan geleneinde Luka olarak anlr. Luka'nn en nemli zellii ise, Pavlus'un hem hekimi hem de sadk bir rencisi oluudur. Pavlus Koloseliler'e yazd mektubun sonunda ondan yle sz eder: "Sevgili hekim Luka ve Dimas da size selam ederler". Filimun'a yazd mektubunda ise onu "emektalar" arasnda sayar.Dolaysyla, Luka ncili'nin de, Matta'nn Yunanca versiyonu gibi, Pavlusu retinin elinden km bir metin olduunu syleyebiliriz. Luka ncili'nin Matta'yla ayn dnemde, muhtemelen Matta'dan 5-10 yl sonra yazld kabul edilir. Yani 85-90 yllar civarnda bir tarihte kaleme alnmtr. Yine de "Luka ncili", uzunca bir sre kim tarafndan yazld belli olmadan ortada dolamtr. Luka'nn incilinde yer alan baz detaylardan da, szkonusu metnin "grg tankl" rn olmad anlalmaktadr. Luka'nn metni incelendiinde, Hz. sa'nn hayat hikayesini nereden rendii aka grlr: Luka, kendisinden 1520 yl nce yazlm olan Markos'un ncili'ni temel kaynak olarak kullanmtr. ou yerde Markos'ta yazl olanlar hi deitirmeden dorudan alntlar. Drdnc ncil ve Hz. sa'nn Yunanlatrlmas Akademisyenlerin ou, Yeni Ahit'te drdnc srada yer alan ve Hristiyanlarca "Yuhanna ncili" olarak anlan kitab sadece "Drdnc ncil" olarak tanmlamay tercih ederler. nk bu ncil'in havari Yuhanna tarafndan yazld iddias, Kilise dogmalarna sk skya inanan Hristiyanlar hari, hi kimse tarafndan kabul edilmemektedir. Drdnc ncil, dier nden ok farkldr. Matta, Markos ve Luka, Hz. sa'y birbirlerine paralel bir bak asyla anlattklar iin "Snoptik nciller" (ayn gzden yazlm) olarak anlrlar. Oysa Drdnc ncil, tamamen farkl bir

"gzden" yazlmtr. Hz. sa'nn kimlii hakkndaki yorumlar ok farkldr, slubu ok farkldr, aktard szler ya da olaylar farkldr. Snoptiklere gre ok daha felsefi, ok daha sembolik, ok daha mistiktir. Yeni Ahit'teki elikilerin ou da, aslnda Snoptiklerle Drdnc ncil arasndaki elikilerdir. Peki bu metin kim tarafndan ve ne zaman kaleme alnmtr? Zaman konusunda varlan ortak gr, MS 100 yl civarlardr. Hristiyan gelenei, havariler arasnda en uzun yaam olan Yuhanna'nn bu tarihte Efes'te bulunduunu ve szkonusu incili burada kaleme aldn ne srer. Oysa bunu hibir tarafsz aratrmac kabul etmemektedir. Elimizdeki metnin havari Yuhanna'ya ait olduuna dair Hristiyan gelenei iinde bile somut bir delil bulunmamaktadr. Nitekim Hristiyanlk tarihinde farkl baz mezhepler, Snoptik ncilleri kabul etmelerine ramen, Drdnc ncil'in havari Yuhanna'dan gelen gvenilir bir metin olduunu reddetmilerdir.Drt incilin tmyle gvenilmez olduklarn, bizlere Hz. sa hakknda hibir doru bilgi aktarmadklarn ne srmyoruz elbette. Aksine, bu incilleri tarihsel verilerle, mantksal karmlarla ve en nemlisi Kuran'la karlatrdmzda, bizlere pek ok doru bilgi aktardklarn grebiliriz. Ancak incillerin ieriinde bu tr dorular yer almas, bata da belirttiimiz gibi, onlar tam anlamyla gvenilir klmamaktadr. nk Hz. sa'nn hayatn ve mesajn aktarrken, bunlar Pavlusu retinin szgecinden geirmilerdir. Pavlusu retiye uygun olarak kimi zaman bir takm hayali sz ya da olaylar retmiler, kimi zaman baz gerek olay ya da szleri aktarmaktan kanmlar, bazen de doru olay ya da szleri yanl yorumlamlardr. Yeni Ahit'te Olmayan nciller 1945'te Msr'da yaplan bir aratrmada bulunan "Thomas ncili" Hristiyan dnyasnda aknlk yaratmt. Bu ncil'in Yeni Ahit'te neden yeralmad sorusuna cevap verilemedi. Bu dnemde Pavlus'u reti dorultusunda kaleme alnm birok ncil bulunmaktayd. 1945 ylnda, Msr'daki tarihsel Nag Hammadi ktphanesinde, Kpti kkenli Hristiyan mezheplerine ait dokmanlar arasnda, Hz. sa'nn szlerini aktaran bir metin bulundu. Metnin banda "bunlar yaayan sa'nn syledii ve kiz Thomas'n kaydettii gizli derslerdir" diye yazyordu. Metnin sonundaki imza ise "Thomas'n ncili" diye atlmt. Kefi yapan aratrmaclarn duyduklar aknlk ve heyecan ksa srede tm Hristiyan dnyasnda yayld. Yeni Ahit'in drt ncili dnda yeni bir ncil bulunmutu. lerleyen yllarda metni inceleyen Hristiyanlarn ou, bunun deerli bir metin olduu, ancak Yeni Ahit'in ncilleri kadar da gvenilir saylamayaca yorumunu yaptlar. Bu metnin Hristiyan dogmasnn olutuu dnemde neden Yeni Ahit'e dahil edilmemi olduu sorusu ise cevapsz kald.

Thomas ncil'i, neden yeni Ahit'te yeralmyor ? Aslnda Thomas ncili, Yeni Ahit'e dahil edilmemi pek ok "incil"den yalnzca birisiydi. Bunun dnda daha pek ok incil metninin varl biliniyordu. Bunlarn bazlarnn metni ortada yoktu, ama ikinci ya da nc yzylda yaam Kilise babalarnn yazdklar yazlarda bu inciller konu ediliyor, ou zaman da iddetle eletiriliyordu. te yandan baz incil metinlerinin de baz kk paralar ele gemiti. Yanm, yrtlm ya da dalm olan katlardan, bunlarn hepsinin ayr ayr kiiler tarafndan yazlm ve ieriklerinde farklar bulunan inciller olduunu anlamak mmknd. Bu karmaann nedeni uydu: Hristiyanln ilk iki yzyl iinde hepsi de Hz. sa'nn yolunu izleme iddiasnda bulunan ama aralarnda nemli gr ayrlklar bulunan mezhepler kmt ve bunlarn ou da kendilerine gre bir "incil" yazmaya kalkmlard. Bu durum, Yeni Ahit'ten bile anlalr. Luka ncili'nin hemen banda yle yazldr: Sayn Teofilos, Birok kii aramzda olup bitenlerin tarihesini yazmaya girimitir. Nitekim balangtan beri bu olaylarn grg tan ve Tanr sznn hizmetkar olanlar bunlar bize iletmilerdir. Ben de tm bu olaylar ta bandan zenle aratrm biri olarak bunlar sana srasyla yazmay uygun grdm. yle ki, sana verilen bilgilerin doruluunu bilesin. (Luka, 1:1-4) Grld gibi, Luka'nn yazar, "birok kiinin olup bitenlerin tarihesini yazmaya giritiini" belirtmekle ortada bir karmaa olduuna iaret etmi, sonra da bu karmaa iinde bir tek kendisinin doru tariheyi yazdn, nk konuyu iyi aratrdn ne srmt. Ancak, hi kukusuz, dier ncilleri yazan kiiler de benzeri bir iddia tayorlard. Szkonusu farkl ncillerden gnmze ulaan kalntlar yle sralayabiliriz: Petrus ncili: "Petrus'a Gre Kayp ncil" olarak da adlandrlan bu ncil'in baz paralar, Msr Akmim'deki bir maarada 1884 ylnda bulundu. Kullanlan slup ve teknikten, MS 70-150 yllar arasnda bir zamanda yazlm olduu tahmin edildi. ncil'de anlatlanlar Yeni Ahit'in ncilleri'ne pek ok konuda paralellik gsteriyordu. Ancak yine de baz detaylarda nemli farkllklar vard. En nemli farkllklardan biri ise, bu ncil'in "heretik" (sapkn) saylmasna yol aan armh anlatmyd. "Petrus'un ncili"nde yle yazyordu: "ki suluyu getirdiler ve Rab'bi onlarn arasnda armha gerdiler. Ancak o hi ses karmad, sanki hi ac ekmiyor gibiydi". Hz. sa'nn armhta ac ekmediini ne sren bu ifade, Hz. sa'nn tm insanlarn gnahlarna kefaret olmak iin ac ektii ynndeki Hristiyan dogmasna uygun bulunmad iin "heretik" ilan edilmi olmalyd. ncil'in Rosus'taki Kilise tarafndan kullanld ve ikinci yzylnda banda yaam Hristiyan yazarlar tarafndan da sk sk kaynak gsterildii biliniyordu. Ancak anlalan, armh

konusundaki farkl yorumu nedeniyle, drdnc yzyln banda son halini alan Yeni Ahit'e dahil olamamt. Egerton ncili: Bu ncil'den, kendilerini bulan ngiliz aratrmacnn (Egerton) adyla anlan birka sayfa vardr yalnz elimizde. "Egerton Papirs 2, Bilinmeyen ncil" (Papyrus Egerton 2, The Unknown Gospel) olarak da anlan dokman, uzmanlara gre MS. ikinci yzyln balarnda yazlmt. Eldeki paralardan ncil'in yalnzca drt blm (bab) okunabiliyordu. Birincisinde Hz. sa kendisini dinleyen tutucu Yahudilere Eski Ahit'i daha iyi okumalarn ve bylece yaptklar eyin gerekte Hz. Musa'nn yoluna aykr olduunu anlamalarn tavsiye ediyordu. Blmn sonunda baz Yahudiler'in Hz. sa'y talamaya kalktklar anlatlyordu. kinci ve nc blmlerde, Snoptik ncillerde anlatlan iki olay, bir czzamlnn iyiletirilmesi ve vergi denmesi tartmas vard. Son blmde ise, Hz. sa'nn dier hibir ncil'de yer almayan bir mucizesinden sz ediliyordu: rdn nehri kylarnda mucizevi bir biimde meyvalar yetitirmesi. Oxyrhynchus 840 ncili: "Oxyrhynchus 840" olarak adlandrlan papirs, drdnc yzyla ait iki sayfalk bir ncil metnidir. Sayfann boyutlar ok kk olduundan, bunun boyna aslan bir tr muskadan kald dnlr. Tek yapraktan oluan iki sayfann zerinde toplam 45 satr vardr ve bu satrlarda dier ncillerin hibirinde yer almayan iki ayr hikaye anlatlr. Birinci hikaye, Hz. sa'nn gelecek hakknda planlar yapmann gelecei deitiremeyecei konusunda anlatt bir rnektir. kinci hikaye ise, Hz. sa ve rencilerinin Tapnak'a girerken Yahudi ritellerine uygun biimde ykanmadklar iin Tapnak'n barahibinin onlarla tartmasn ierir. Hermas'n oban ve Didache: Hermas'n oban (Shepherd of Hermas) ve Didache, "ncil" olarak tanmlanmasalar da yine de erken Hristiyan metinlerindendirler ve Yeni Ahit'e girme anslar varken bilinmeyen bir nedenle dta braklmlardr. Hermas'n oban denen uzun metin, birinci yzyln sonunda ya da ikinci yzyln banda Roma'da yaayan Hermas adl bir kleye indii kabul edilen kiisel bir vahiydir. Anlatldna gre bir melek Hermas' dzenli biimde ziyaret ederek onu eitmi, o da "oban" sayd bu melein yazdklarn kada geirmitir. Metinde Hz. sa'dan hi sz edilmez, tek Allah inanc srarla ilenir. Bazlar, bu nedenle, Hermas'n oban'n Yeni Ahit'teki Yakup'un mektubuna benzetirler. Tm bu saydmz alternatif nciller, Hermas'n oban hari, Pavlusu retinin izgisinde yazlm kitaplardr. Aralarnda belirli baz gr ayrllar olsa da. Hz. sa'nn kimlii ve mesaj konusunda ou ynden ortaktrlar. Thomas ncili, Petrus ncili, Oxyrhynchus 840 Papirs ya da Didache... Bunlarn hepsi Yeni Ahit'teki dier drt ncil gibi, Hz. sa'y bir peygamberden ok daha farkl bir kimlie sokarak "Tanr'nn Olu" olarak yorumlayan ve ona bylece ilahlk atfeden bir dnceyi paylamaktadrlar. Bu dncenin Pavlus'un at yolun bir rn olduunu inceledik. Dolaysyla, szkonusu ncillerin tmnn Pavlusu

kanadn rn olduunu syleyebiliriz. Yeni Ahit'in ncilleri, szkonusu Pavlusu nciller arasndan seilerek biraraya getirilmi kitaplardr. Ancak biz biliyoruz ki, Hristiyanln bir de teki kanad vardr. Pavlus'un karsnda yer alan, onun Hz. sa'nn mesajn bozmasna kar kan, nk zaten Hz. sa'dan gelen saf gelenei izleyen kanat; yani Nasraniler. onlarn "ncili" de Pavlusu ncillerden daha farkl olmaldr. Hatta, dahas, onlarn ncili, "Gerek ncil"in de ta kendisi olmaldr. Nitekim yledir de.

BLM-4: Gerek ncil'e Ne Oldu? Nasraniler, hem karlatklar insanlara Pavlus'tan farkl bir Hz. sa anlatyorlar, hem de onlara Pavlus'unkinden farkl bir "mjde" yani ncil retiyorlard. Yani, Nasraniler'in de bir ncili vard. Ve Nasraniler Hz. sa'nn gerek takipileri olduklarna gre, onlarn ncil'i de "Gerek ncil" olmalyd. Peki bu ncil'e ne oldu? nceki blmlerde, Pavlus ile Nasraniler arasndaki atmadan sz ederken deinmitik: Pavlus, Korint'te yaayan yeni Hristiyanlarn Kuds'ten gelen Nasrani elileri tarafndan kendi retisinden uzaklatrlmalar zerine kplere binmiti. Bu nedenle Korintliler'e yle kmt: "... Size gelen ve bizim tanttmzdan deiik bir Hz. sa'y tantanlar pekala ho gryorsunuz. Ayrca, aldnz ruhtan farkl bir ruhu ve kabul ettiinizden farkl bir mjdeyi kabul ederek bunlar ho gryorsunuz." (II. Korintliler, 11:4-5) Buradaki "farkl mjde", farkl ncil demekti. nk zaten ncil kelimesi de, "mjde" veya "iyi haber" anlamna gelir. Buradaki bilgi ise bizim amzdan ok nemliydi: Nasraniler, hem karlatklar insanlara Pavlus'tan farkl bir Hz. sa anlatyorlar, hem de onlara Pavlus'unkinden farkl bir "mjde" yani ncil retiyorlard. Nasranilerin kulland kayp ncil Yani, demek ki, Nasraniler'in de bir ncili vard. Ve Nasraniler Hz. sa'nn gerek takipileri olduklarna gre, onlarn ncil'i de "Gerek ncil" olmalyd. Peki bu ncil'e ne oldu? Tahmin edilebilecei gibi, Pavlusu Hristiyanln Nasrani inancna stn gelmesiyle birlikte, szkonusu Gerek ncil de ortadan kalkt. Drdnc yzylda Yeni Ahit'e dahil edilmek zere sadece Matta, Markos, Luka ve Yuhanna adyla bilinen drt ncil seildi, bunlarn dnda kalanlar ise "sapkn" (heretik) sayld ve imha edilmeleri emredildi. Katolik Kilisesi'nin mutlaklaan egemenlii ile birlikte gerekten bu drt ncil dndaki ncil metinleri tarihten silindiler. Silinenlerin bir ksm Msr'da kk salan Gnostik mezheplere aittiler, bir ksm Pavlusu retinin marjinal kollarnn rnydler. Bir tanesi ise, Gerek ncil'di. nl tarihi ve edebiyat Robert Graves, gerek ncil'in bana gelen bu dejenerasyonu yle zetler:

" lk bata sa'nn szlerini aktaran ve onun rencileri tarafndan duyurulan gerek bir ncil ya da "yi Haber" vard. Ancak sa'dan otuz yl kadar sonra ortaya kmaya balayan yeni baz kiiler bu metni Yunanca'ya evirerek kendi bamszlklarn ilan ettiler. Yunanca konuan Pavlusular, Gnostikler ve daha bakalar, kalemlerini ellerine aldlar ve eski metni revize etmeye baladlar. Havarilerden gelen gelenei deitirmeye haklarn olduunu, nk bylece sa'nn retisinin yaylmasna katkda bulunduklarn dnyorlard. Kardinal Newman'n da belirttii gibi, "bir causa justa (hakl sebep) olduunda, gerek olmayan bir ey sylemenin yalan saylmayacan dnyorlard." Asl sahiplerinden alnm olan ncil bylece "nciller"e dnt ve bu metinler sa'nn yaamnn en temel konularnda bile birbirleriyle anlaamaz hale geldiler. "(Robert Graves, Joshua Podro. The Nazarene Gospel Restored. Cassell and Company Limited, London, 1953. s. 36) Ancak Graves'in de szn ettii Gerek ncil'in varl ve ierii hakknda baz bilgiler sonraki nesillere ulaabildi. Bu nedenle bugn Gerek ncil'in metnine sahip deiliz, ancak farkl kaynaklardan bize ulaan bilgiler ve Yeni Ahit zerinde yaplan almalar sayesinde bu metnin nasl bir ierie sahip olduunu tahmin edebiliyoruz. te Gerek ncil'in hikayesi... Vahiy mi biyografi mi ? Gerek ncil konusunu aratrrken, ncelikle bizim amzdan bu konudaki en nemli kstas olan Kuran'a bakabiliriz. Kuran Hz. sa'dan sz ederken "Tevrat' dorulayc olarak Meryem olu sa'y gnderdik ve ona iinde hidayet ve nur bulunan, nndeki Tevrat' dorulayan ve muttakiler iin yol gsterici ve t olan ncil'i verdik" (Maide, 46) der. Bu ayetten ve ncil'den sz eden dier ayetlerden, Hz. sa'ya Tevrat' dorulayc bir kitabn verildii anlalmaktadr. Burada bir noktaya dikkat etmek gerekir: Kuran, Hz. sa'ya ncil'in verildiini belirtmekle, ncil'in Hz. sa'nn szlerinden ve yaamndan ayr bir metin olduunu haber vermektedir. Buna gre ncil, Hz. sa'nn hayatn aktaran bir "biyografi" deil, onun tarafndan insanlara duyurulacak lahi bir mesajdr. Oysa, Yeni Ahit'teki ncillerin hepsi, Hz. sa'nn biyografisi niteliindedirler. ncillerde Hz. sa'nn doumu, bymesi, yapt iler, lm hatta lmnden sonra gerekleen olaylar anlatlr. Buradaki fark daha iyi grmek iin Yeni Ahit'in ncilleriyle Kuran' karlatrabiliriz. Kuran, Hz. Muhammed'in biyografisi deildir. Aksine, onun doumu, yaam ve lm hakknda hibir ey anlatmaz. ok snrl birka olaydan sz eder, bunlar da peygamberin hayat hakknda bilgi vermekten ok, szkonusu olaylarla gndeme gelen genel prensipleri vurgulama amacndadrlar. Kuran'n slubu budur, nk Hz. Muhammed'in lmnden sonra birileri tarafndan onu tantmak iin yazlm bir kitap deildir. Aksine, Hz. Muhammed'e verilmi, yani vahyedilmi bir kitaptr ve onun tarafndan insanlara duyurulmutur. Buradan u sonuca varabiliriz: Hz. sa'ya verilmi olan ncil'in de sadece onun doumu, yaam ve lmn konu edinen bir biyografi deil, daha ok onun

tarafndan insanlara duyurulan lahi bir mesaj olmas gerekirdi. Nitekim Kuran, ncil'in iinde "hidayet ve nur" bulunduunu ve bu kitabn "yol gsterici ve t" olduunu belirtmektedir. Bundan anlalan, ncil'in insanlar imana davet edecek, onlar doru yola yneltecek tlerle dolu bir kitap olduudur. Peki eer Gerek ncil bu tr bir "t" kitab ise, birer "biyografi" niteliindeki mevcut nciller nasl ortaya kt? Szkonusu ncillerin hepsinin Grek dilinde kaleme alndklar ve "Hz. sa'y Greke konuan Roma dnyasna tantmak" amacyla yazldklarn hatrlarsak, bu sorunun cevab da ortaya kar. Bu kitaplar, Hz. sa'nn kim olduunu anlatmak iin yazlm kitaplard. Bunu, Hz. Muhammed'in lmnden 30-40 yl sonra birisinin ortaya kp Arapa konumayan bir topluma onu tantmak iin "Hz. Muhammed'in Hayat" diye bir kitap yazmasna benzetebiliriz. Ancak Hristiyanla baktmzda bu iki kavramn birbiriyle kartn ve Hz. sa'nn biyografisinin zamanla ncil'in ta kendisi olarak alglanmaya balandn grebiliriz. Matta ve Luka, Hz. sa'nn biyografisini yazarken, ellerine geen Gerek ncil nshasn da kullandlar ve zaman zaman bu nshadan geni alntlar yaptlar. Bugn bu nshaya "Q" deniliyor. Q ncili ya da kaynak incil 19. yzylda ncil aratrmacl yeni bir kavram ortaya att: Q ncili. ou Alman olan Yeni Ahit uzmanlarnn gelitirdikleri bu teori, Matta ve Luka ncilleri'nin yazllar srasnda nc bir kaynaktan yararlandklarn ne sryordu. Almanca "Quelle" (kaynak) kelimesinden esinlenerek bu teorik ncil'e "Q" adn verdiler.Q diye bir ncil'in varl 19. yzyln sonlarndan bu yana biliniyor. Bu ncil'in metni elde yok, fakat aratrmaclar Matta ve Luka'y karlatrmal olarak okuyarak, kullandklar Yunanca kelimelerin paralelliklerini ya da farkllklarn analiz ederek Q'nun metnini yeniden kuruyorlar. zellikle son yllarda hem Q'nun metnini yeniden kurgulayan hem de bu metne dayanarak Hz. sa ve rencileri hakknda yorumlar yapan pek ok alma yapld. Son bir yzyl iinde Q ncili zerinde alan akademisyenlerin ou ortak bir noktada birletiler: Q ncili, bugnk anlamyla "Hristiyan" bir inan iermiyordu. Bir baka deyile Hristiyan inancnn temeli olan, "Tanr'nn Olu sa", Hz. sa'nn gnahlar balamas, gnahlara kefaret olmak iin armha gerilmesi gibi kavramlar Q'da yoktu. Tm bu Pavlusu kavramlar sonradan ortaya kmlar ve Q'dan sonra yazlm olan ncillerde boy gstermilerdi. Q ncili hakkndaki aratrmalarn ortaya kardklar sonular, bir kez daha ispatlamaktadr: Hristiyanlk Hz. sa ya da rencileri tarafndan kurulmu bir din deildi. Ne Hz. sa ne de rencileri "Tanr'nn Olu" gibi bir kavrama, Hz. sa'nn gnahlar balayacana ya da benzeri Hristiyan inanlarna sahiptiler. Onlar sadece dindar birer Musevi, Allah'a teslimiyetle ynelen bir grup "muvahhid"diler. Hz. sa srailoullar'na gnderilmi bir peygamber olarak onlar uyarm, imana davet etmi ve kendisine inanan az saydaki Yahudiyle birlikte de bir cemaat

kurmutu. Bu cemaat Nasraniler olarak bilindi. Q ncili'nin sahipleri ise, aratrmaclarn "Yahudi-Hristiyanlar" dedikleri cemaatti, yani Nasraniler. Nasraniler, Hz. sa'nn kendilerine ulatrd lahi mesaj kada dkmler ve bylece Gerek ncil bir kitap olarak ortaya kmt. Ancak Pavlus'un sahneye girmesiyle birlikte Nasrani inanc bir "Mesih klt"ne dnmeye balad. Bu yeni din, Hz. sa'y ilahlatrdka, ncil kavramn da Hz. sa'nn yaamyla eanlaml grmeye balad. Bu yeni dinin kutsal metinlerinden ikisini oluturan Matta ve Luka, Gerek ncil'den baz alntlar yapmay ihmal etmediler. Gerek ncil bundan sonra bal bana bir metin olmaktan kt ve Yeni Ahit'in ncillerinin iine serpitirilmi bir "malzeme" ya da "kaynak" haline geldi. teki kaynak ise Pavlusu reti ve bu retiye temel hazrlayan putperest Yunan kltryd. Gerek ncil'in bir malzeme ya da kaynak olarak Yeni Ahit'in iinde bulunduu ise, Q teorisiyle birlikte somutlam oldu. Elbette aratrmaclarn ortaya bir Q metni koymu olmalar bizim metne Gerek ncil gibi muamele etmemizi gerektirmez. Yaplan i sonuta akademik bir aratrmadr ve hibir aratrma bozulmu bir vahyi yeniden bozulmam hale getiremez. Ama nemli olan Q ncili'nin varln ortaya karan aratrmaclarn, Gerek ncil'in nasl bir metin olduu konusunda somut bir tablo izmi olmalardr. "Tanr'nn Olu" Yanlgsnn ncillere Girii Gnmzde Hristiyanlar ile mslmanlar arasnda en nemli tartma konusu leme inancdr. Baba, oul ve kutsal ruh eklinde zetlenebilecek bu inan, Pavlus'un sa (a.s)'dan sonra kurgulad Hristiyanlk inancnn bir parasdr. imdiye dek incelediimiz tm bilgilerin ardndan, artk u kritik soruyu sormann zaman geldi: Madem Q ncili Hz. sa'y "Tanr'nn Olu" olarak tanmlamyordu ve madem bu ncil'in sahibi olan Nasraniler onu sadece bir peygamber olarak gryorlard, o halde "Tanr'nn Olu" kavram nasl oldu da Hristiyan inancnn temeli haline geldi? Bu kavram, Yeni Ahit'in ncillerine nasl girdi? Eski Ahit'te Tevhit inanc ncilleri Hz. sa'nn kimlii konusunda birbirleri ile karlatrarak okuduumuzda ilgin bir trendle karlarz. ncelikle Hz. sa'nn ilahlatrlmasna zemin hazrlayan "Baba ve "Oul" kavramlarna bir bakalm. Yahudi geleneinde Allah'n "Baba" olarak tanmlanabilmekte, O'na yakn olan ve O'nun yolunda giden insanlarn da "Allah'n olu" olarak adlandrlabilmektedir. Bunlar tmyle mecazi terimlerdi ve Allah'a "Baba" diye seslenen ya da O'nun "olu" saylan kiiye hibir ekilde insan-st bir kimlik vermiyordu. Bu mecazi terimler, Yahudi dininin temeli olan "dinle ey srail, Rab bizim Allahmzdr ve Rab tektir" hkmnn getirdii Tevhid (Tek lah) inanc iinde anlalyordu.

Burada bir nokta daha nemliydi: Bu terimler tmyle mecazi bir anlam tadklar iin, vurgulu bir biimde kullanlmyordu. Allah Eski Ahit'te ve Yahudi toplumunda en ok "Rab" olarak ifade ediliyordu. ("Yehova" ismi ise, Allah'n Hz. Musa'ya syledii ne srlen "Ben, var Olan'm" cmlesindeki kelimelerin ilk harflerinin birlemesinden oluan bir szckt.) Allah'n "Baba" olarak tanmlanmas ise ok nadir rastlanan bir kullanmd. Ayn ekilde peygamberler iin kullanlan "Oul" kavramna da ok nadiren rastlamak mmknd. Bu nedenle, eer Hz. sa dneminde de onun iin "Allah'n Olu" gibi bir sfat kullanlm olsa bile, bu kavram zerinde fazla bir vurgu yaplmam olmasn beklemek gerekir. Ayn ekilde eer Hz. sa Allah'a "Baba" diye seslenmise de, yine bu kavramda zel bir vurgu yapm olamaz. Peki bu iki kavram ncillerde nasl gemektedir? Drt ncil'in en erkeni olan Markos ncili'ne baktmzda, bu kavramlarn gerekten de Yahudi inancna uygun bir biimde, yani ok zayf bir vurgu ile kullanldklarn grrz. Markos'un metninde, Allah' ifade etmek iin sadece drt kez "Baba" kelimesi kullanlr. Bunlarn da Hz. sa tarafndan deil, dier Yahudiler tarafndan telaffuz edilir. Hz. sa bu kelimeyi sadece tutuklanmasndan hemen nce syledii u cmlede kullanlr: "Abba, Baba, senin iin her ey mmkn, bu kaseyi benden uzaklatr. Ama benim deil, senin istediin olsun." te yandan Markos'taki bir baka pasaja gre Hz. sa halka yle seslenmitir: "Kalkp dua ettiiniz zaman, birine kar bir ikayetiniz varsa onu balayn ki, gklerde olan Babanz da sizin sularnz balasn." (Markos, 11: 25-26) Burada "Baba" kelimesiyle "tm insanlarn (mecazi anlamda) Babas olan Allah"n kast edildii aktr. Bu nedenle, Markos ncili'nden yola karak, Hz. sa'nn kendisini dier insanlardan farkl, insan-st bir anlamda "Tanr'nn Olu" saydn ne srmek mmkn deildir. Dahas, yine Markos'ta Hz. sa kendisinin ilahlatrlmasna yol aabilecek en kk bir ifadeye bile kar kar: "sa yola karken, biri koarak yanna geldi. nnde diz kp O'na, "yi retmenim, sonsuz yaama kavumak iin ne yapmalym?" diye sordu. sa ona, "Bana neden iyi diyorsun?" dedi, "iyi olan tek biri var, O da Tanr'dr." (Markos, 10:17-18) Bu nedenle, Hz. sa'y insanst bir varlk olarak kabul ederek "Tanr'nn Olu" sayan Hristiyan doktrininin, ilk yazlan ncil olan Markos ncili'ne dayanarak kendisini delillendiremeyeceini syleyebiliriz. Fakat dier ncilleri incelediimizde ilgin bir durumla karlarz...

nciller "Baba" kelimesini hangi anlamda kullanyordu? Markos ncili'nde Allah' tanmlayan "Baba" ifadesi sadece drt kez geerken, Markos'tan 10-15 yl sonra yazlan Matta'da bu say belirgin bir biimde ykselir: Bu ncil'de Allah iin kullanlan "Baba" ifadesi tam 50 kez gemektedir. Bunlarn 28'i Yahudilere ynelik olarak kullanlr; yani "Babanz'a dua edin", "Baba'nz sevin" gibi genel ifadelerdir. Kalan 22 tane ise Hz. sa'nn azndan "Babam" eklinde kullanlr. Bunlarn da dier 28 tanesi gibi mecazi bir anlama sahip olduklar dnlebilir. Ama ilgin olan "Baba" kelimesinin kullanlndaki arttr. Nedendir bilinmez, bu kavrama yaplan vurgu ok dikkat ekici biimde ykselmitir. ncillerin yazl tarihleri Hz. sa'nn lmnden uzaklatka, onu Allah'a "Baba" diye hitap eden birisi olarak gsterme eilimi de artmaktadr!.. Bir baka deyile, Hz. sa'nn "Tanr Olu" olduu eklindeki inan, her yeni yazlan ncil'de biraz daha fazla zemin bulmaktadr. Yuhanna'da ise bu eilim dorua kar. yle ki bu metnin yazar, "Tanr'nn Olu" kavramn Yahudilik'teki mecazi anlamndan daha farkl bir biimde, Hz. sa'y ilahlatran bir anlamda kullandn zellikle vurgular. Kukusuz Drdnc ncil'e gre "kendisini Tanr'ya eit klan" bu Hz. sa, Markos'ta "bana neden iyi diyorsun? yi olan tek biri var, O da Tanr'dr" diyen Hz. sa'yla ayn kii olamaz. Bu durum Hz. sa'nn kimlii hakkndaki dncelerin yarm yzyl iinde ok kkl bir deiime uradn gstermektedir. Q ncili'ne gre sadece bir peygamber olan Hz. sa, Markos'ta baz ufak-tefek eklemelere ramen bu kimliini korumu, Matta ve Luka'da "Tanr'nn Olu" olduu ynndeki inan vurgulanmaya balam, Yuhanna'da ise "Allah'la eit" bir ilah saylmaya balamtr. Tm dier gstergeler bizi bu sonuca ulatrmaktadr. Hz. sa'nn kimlii hakknda baklmas gereken bir dier gsterge, ncillerde onun iin sk sk kullanlan "Rab" sfatdr. ngilizce "Lord" anlamna gelen bu sfat ncillerden ok daha nce Pavlus tarafndan Hz. sa'ya atfedilmitir. Pavlus'un mektuplarna bakldnda onun sk sk "Rab sa Mesih"ten sz ettiini, ya da Hz. sa'y "Rabbimiz" diye and grlebilir. Pavlus'un etkisi altnda yazlan nciller de bu kelimeyi ondan miras alm olmaldrlar. Peki Hristiyanlarn Trke'ye "Rab" diye tercme ettikleri bu kelime ne demektir? Eski Ahit'e baktmzda szkonusu "Lord" kelimesinin hemen her zaman Allah' ifade etmek iin kullanldn grebiliriz. nl "dinle ey srail, Rab bizim Allahmzdr ve Rab tektir" ayetinde olduu gibi, bu kelimeyle ou kez bir ve tek olan Allah kast edilir. Ancak yine bu sfatn bir insan iin kullanlmas mmkndr; bu durumda "efendi" ya da "ynetici" gibi bir anlama gelir. (Nitekim Kuran'da da asl olarak Allah iin kullanlan "Rab" kelimesinin insanlar iin kullanld vakidir.) Szkonusu bu kavram, ayn "Tanr'nn Olu" kavram gibi, yoruma aktr. Yoruma ak olan bu kelime, Yuhanna ncili'nde aka "Hristiyan" bir anlama sokulmu, yani Hz. sa'ya ilahlk atfedecek bir ekilde kullanlmtr.

Yanl tercmenin sonular Bu arada ok nemli bir nokta daha vardr. ncillerin en erkeni olan Markos'ta, havarileri Hz. sa'ya tek bir kez bile "Rab" (Lord) diye hitap etmezler. ou kez "Rabbi" derler ki bu da "retmenim" ya da "hocam" demektir. Dahas Markos'ta Hz. sa'nn Kuds'e giriini kutlayan Yahudilerin "Rab'bin adyla gelene vgler olsun" diye seslendikleri sylenir. Yani Hz. sa Rab deil, "Rab'bin adyla gelen"dir. Matta ve Luka'ya baktmzda ise Rab kelimesinin havariler tarafndan Hz. sa'ya hitap etmek iin kullanlr hale geldiini grrz. Yuhanna'da ise, az nce belirttiimiz gibi, bu "Rab" kelimesinin yanna bir de "Tanrm" kelimesi sokulmutur ki, bu ncil'i okuyanlar herhangi bir "yanl anlamaya" (!) kaplmasnlar. Ksacas "Rab" kelimesinin kullanmndaki trend de "Baba" ve "Oul" kelimelerindeki durumla ayndr. Anlam yoruma gre deiebilecek olan bu kavramlar Markos'ta ya hi gememekte ya da ok zayf bir biimde kullanlmakta, daha sonra yazlan Matta ve Luka'da vurgulu hale gelmekte, en son yazlan Yuhanna'da ise hem abartl bir biimde vurgulanmakta hem de anlamlar Hz. sa'ya ilahlk atfedecek ekilde belirlenmektedir. Ortada bir sre olduu ve bu srecin Hz. sa'nn kimliini hzl bir biimde deitirerek onu "Oul Tanr" haline soktuu aktr. Bu amala yazlan her yeni ncil, Hz. sa'nn szlerine ya da onunla ilgili anlatmlara kk rtlar yapm ve "Tanr'nn Olu", "Baba Tanr", "Rab sa" gibi kavramlar bu anlatmlara eklemilerdir. Bu nedenle Markos'ta sadece "sa Mesih" diye geen bir ifade, sonraki ncillerde birden bire "Tanr'nn Olu sa Mesih" haline dnr.

Blm 5: "Baba-Oul-Kutsal Ruh" yanlgs Hristiyanlarn ou "Baba-oul-Kutsal Ruh" yanlgsn Hz. sa tarafndan insanlara retildiini ve kendilerine de bu kaynaktan ulatn sanrlar. Oysa bu yanl inan Hz. sa tarafndan ortaya atlmad gibi, aslnda onu izleyen ilk asrda dahi "kefedilmemi"tir. leme, Hristiyan aratrmaclarn da kabul ettii gibi, drdnc yzylda ortaya km bir doktrindir . Bugn Hristiyan retisinin temelinde, Allah', "Baba Tanr", "Oul Tanr" ve "Kutsal Ruh" olarak paraya ayran ve sonra da bu parann bir olduklarn iddia eden "leme" ya da "lbirlik" (Trinity) doktrini yer alr. Hristiyanlarn ou bu doktrinin Hz. sa tarafndan insanlara retildiini ve kendilerine de bu kaynaktan ulatn sanrlar. Oysa bu doktrin Hz. sa tarafndan ortaya atlmad gibi, aslnda onu izleyen ilk asrda dahi "kefedilmemi"tir. leme, Hristiyan aratrmaclarn da kabul ettii gibi, drdnc yzylda ortaya km bir doktrindir ve bu tarihten nce yaam Kilise babalarnn hibirinin yazlarnda grlmez. Ancak bu doktrini formle edenler nemli bir sorunla kar karya olduklarn grmlerdir: Bu doktrinin Yeni Ahit'te herhangi bir temeli yoktur. Bu nedenle de bir temel oluturma ihtiyac hissetmilerdir ve Drt ncil iinde en itibarl saylanna, yani Matta'ya kk bir pasaj ilave etmilerdir. Bu pasajda, Hz. sa

szde havarilerine yle der: "Gkte ve yeryznde btn yetki bana verildi. Bu nedenle gidin, btn uluslar rencilerim olarak yetitirin. Onlar Baba, Oul ve Kutsal Ruh'un adyla vaftiz edin. Size buyurduum her eye uymay onlara retin. te ben, dnyann sonuna dek her an sizinle birlikteyim." (Matta 28:19-20) Matta ncili'nin sonunda yer alan szkonusu "Baba, Oul ve Kutsal Ruh'un adyla vaftiz etme" emrinin sonradan eklendiini bugn sekler aratrmaclarn hemen hepsi kabul etmektedir. Bunun iki temel delil vardr. Birincisi, Hristiyanln ilk dnemlerinde vaftiz ileminin sadece Hz. sa'nn adyla gerekletirildiinin biliniyor oluudur. (Bu durum, Yeni Ahit'in dier kitaplarndan, zellikle Pavlus'un mektuplarndan rahatlkla anlalabilir.) kinci nemli gsterge, Matta'dan daha nce yazlm olan Markos ncili'nde Hz. sa'nn ayn vaftiz emri aktarld halde szkonusu "Baba-Oul-Kutsal Ruh" lsnden sz edilmemesidir. Bu durum nciller zerinde yaplan rtularn drdnc yzyla kadar devam ettiini gstermektedir. Buna rnek olarak gsterebileceimiz ok ilgin bir baka ekleme daha vardr. Bugn elinize bir Yeni Ahit alp Markos ncili'nin en ban okursanz oradaki ilk ayette "Tanr'nn Olu sa Mesih'le ilgili mjdenin balangc" diye yazdn grrsnz. Ancak bu konuda biraz drst davranan baz nciller bazen bu ayetin sonuna bir dipnot ekleme ihtiyac hissederler. rnein American Bible Society'nin yaynlad Good News New Testament adl ngilizce ncil'de u dipnot yer almaktadr: "En eski baz nshalarda bu 'Tanr'nn Olu' ibaresi yer almaz." (Good News New Testament: Today's English Version, New Testament in Color. (4. bask)American Bible Society, New York, 1974. s. 61 Yani Markos ncili'nin en eski baz nshalarnda "Tanr'nn Olu sa Mesih'le ilgili mjdenin balangc" deil, sadece " sa Mesih'le ilgili mjdenin balangc" diye yazmaktadr! Fazla sze gerek var m?... Tapnma ncillerde Hz. sa'y ilahlatrmak iin yaplan rtularn bir baka tr, etrafndaki insanlarn ona tapndklarn ne sren anlatmlardr. Hz. sa'y kabul eden Yahudilerin, hatta havarilerin Hz. sa'ya "tapndklar"ndan sz edilir. rnein Luka ncili'nde yle yazldr: "sa onlar kentin dna, Beytanya'nn yaknlarna kadar gtrd. Ellerini kaldrarak onlar kutsad. Ve onlar kutsarken yanlarndan ayrld, ge alnd. rencileri O'na tapndlar ve byk sevin iinde Kuds'e dndler. Srekli tapnakta bulunuyor, Tanr'y vyorlard." (Luka, 24:50) Matta ise Hz. sa'y henz doumu srasnda ziyaret eden yldzbilimcilerin annesi Hz. Meryem 'in nnde ona tapndklarn ne srer. Szkonusu tapnma kavram, Matta, Luka ve Yuhanna'da yer almasna ramen, yine, Markos'ta yer almaz. Markos'un incilinde anlatlan kiiler, sadece Allah'a tapnrlar. Ne rencilerinin ne de bir baka Yahudinin Hz. sa'ya tapndklarna dair hibir anlatm yoktur.

Dolaysyla szkonusu tapnma kavramnn da genel trende uygun bir biimde gelitiini syleyebiliriz. Markos'ta hi yer almazken ondan sonra yazlan ncillerde ortaya km ve giderek daha vurgulu hale gelmitir. Bunun kkeninde de Hz. sa ile ilgili anlatmlarn giderek daha fazla paganlatrlmas olduunu syleyebiliriz. O dnemde bir insana tapnmak bir Yahudi iin dnlemeyecek bir eydi, ama paganlar arasnda en doal dini uygulamayd. Bu yzden pagan bir zihin hem Hz. sa'ya tapnmay doal karlayabilir, hem de rencilerinin ona gsterdikleri saygy da kolaylkla tapnma olarak yorumlayabilirdi. Hz. sa'ya iman eden Yahudiler ona "Rab'bin adyla gelen" kii olduu iin sayg gsteriyorlar, hatta belki de bu saygnn bir ifadesi olarak onun nnde eiliyorlard. Bu olayn bir pagan tarafndan yorumlanmasnn sonucunda ortaya "tapnma" gibi bir anlamn kmas ise doald. Her yazlan ncil pagan kltrnn etkilerini daha fazla ierdii iin de, ortaya szkonusu "Hz. sa'ya tapnma" kavram kt. Romal Yzba'nn ahitlii imdiye kadar ele aldmz rneklerin tm, ncillerde gerekletirilen rtularn amacn aka gsteriyor: Ama bir peygamber olan Hz. sa'y bir pagan tanrsna dntrmektir ve bu nedenle orjinal anlatmlara da bu anlam verecek ilaveler yaplmtr. ou zaman Markos'ta yer alan orjinal anlatmlar Matta ve Luka'da rtulanmtr. Yuhanna ise "rtu"tan ok daha byk ilaveler yapar ve olaylar ou zaman yeniden kurgular. Ancak "en salam" olan kaynak her zaman Markos da deildir. Baz durumlarda Luka en saf ve en doru bilgiyi vermekte, buna karn Matta ve Markos rtulanm gzkmektedirler. Bunun en somut rneine, Hz. sa'nn armha gerilmesi konusundaki anlatmlarda rastlyoruz. Ayn kaynaktan km ncillerin her de armh olay srasnda hazr bulunan Romal yzbann yaplan adaletsizlikten dolay piman olduunu ve Hz. sa'nn kutsal bir kii olduunu itiraf ettiini anlatrlar. Ancak yzbann szleri arasnda nemli bir fark vardr. Matta'da yle yazldr: "sa'y bekleyen yzba ve beraberindeki askerler, depremi ve br olaylar grnce dehete kapldlar ve, 'Bu gerekten Tanr'nn Oluydu!' dediler." Markos ise bu kez Matta'yla paraleldir: "sa'nn karsnda duran yzba, O'nun bu ekilde son nefesini verdiini grnce, 'Bu adam gerekten Tanr'nn Oluydu' dedi.' Ancak Luka'ya baktmzda ok daha mantkl bir anlatmla karlarz: "Olanlar gren yzba, 'Bu adam gerekten doru biriydi' diyerek Tanr'y yceltmeye balad." Bu anlatm dier ikisinden ok daha mantkldr, nk Romal bir askerin yapabilecei yorum gerekten de en fazla budur. Eer Hz. sa "Tanr'nn Olu" olsayd bile, onu armha geren Romal yzbann bu tr teolojik bir kavramdan haberi olamazd. Romallar Hz. sa'nn armhnn zerine "Yahudilerin Kral" yazmlard ve suunun da bu olduunu dnyorlard. Ancak yzba armha gerdikleri kiinin tavrlarna ve dier insanlarn tepkilerine bakarak bu "kral"n

aslnda sandklar gibi karmaalk karan bir bozguncu deil, iyi ve erdemli bir insan olduunu anlayabilirdi. Dolaysyla, en fazla, Luka'da olduu gibi "bu adam gerekten doru biriydi" diyebilirdi. Markos'ta ve Matta'da yzbaya syletilen "Bu adam gerekten Tanr'nn Oluydu" eklindeki ifadeler ise, belli ki, Hz. sa'nn "Tanr'nn Olu" olduuna inanan ve bunu vurgulamak isteyen yazarlar ya da "editrler" tarafndan retilmilerdi. "Gklerden Gelen Ses" ncilleri karlatrmal olarak okuduumuzda, Hz. sa'y "Tanr'nn Olu" olarak tantmak iin yaplm ilavelerin nasl "dikkat ektiklerini" baka rneklerle de grebiliriz. ncillerde bu ynde delil olarak gsterilen ifadelerden bir bakas, Allah'n, szde, gklerden gelen bir sesle Hz. sa'ya iaret edip "bu Benim sevgili olumdur" ya da "sen Benim sevgili olumsun" demesidir. Bu olayn iki ayr zamanda, bir Hz. sa'nn Yahya tarafndan vaftizi srasnda, bir de iki eski peygamberin ruhlar ile konutuu srada gerekletii iddia edilir. Szkonusu "Sevgili Olum budur" pasajlar Hristiyan geleneinde nemli bir yer tutar. Nedeni ise aktr; Hz. sa'nn ilahlatrlmasna zemin hazrlamaktadrlar. Hristiyanlar tm Yeni Ahit iinde Allah'n konumasnn sadece iki kez getiini ve onlarn da bu "Sevgili Olum budur" pasajlar olduunu zellikle vurgular. Ancak ou Hristiyann farknda olmadklar bir sorun vardr ortada: Markos ncili'nde yer alan bir ifade, szkonusu "Sevgili Olum budur" pasajlarn yalanlamaktadr!... nk Hz. sa, kendisinden "gkten bir belirti" isteyen Yahudiler'e bunun mmkn olmadn, o dnemde yaayan kimsenin byle bir ey gremeyeceini sylemektedir: Ferisiler gelip sa'yla tartmaya baladlar. O'nu snamak amacyla gkten bir belirti gstermesini istediler. sa iten bir ah ekerek, "Bu kuak neden bir belirti istiyor?" dedi. "Size dorusunu syleyeyim, bu kuaa hibir belirti gsterilmeyecek." (Markos, 8: 11-2) stteki pasajn doru olma ihtimali ok yksektir, nk Eski Ahit'e de Kuran'a da uygundur. Bu iki kitaba gre de Allah'n dnyada insanlarla szle konumas olur ey deildir. Kuran Allah'n yalnz Hz. Musa'ya szle hitap ettiini bildirir, buna karlk insanlarn Allah'la, hatta meleklerle muhatap olma ynndeki isteklerinin hep geersiz olduunu vurgular. Hz. sa dneminde de "gkten bir belirti" isteyen kuan bu istei karlksz braklmtr. "Sevgili Olum budur" pasajlar ise, Hz. sa'ya ilahlk atfeden dier ifadeler gibi, sonradan retilmi efsanelerdir.

znik Konsl'nde Ne Oldu? znik Yemini yaynlad tarihten sonra Hristiyan inancnn temeli, hatta inan esas haline geldi ve bu yemine bal olmayan herkes sapkn sayld. Roma Katolik Kilisesi "Tanr'nn iradesinin bu konslde tecelli ettiini" ilan etti, dolaysyla znik Yemini de bir vahiy gibi kutsal ve hatasz bir metin sayld. Libya kkenli Msrl bir ailenin olu olan Arius, dnemin nemli kenti skenderiye'de bym ve 312 ylnda da Kilise'ye katlarak rahip olmutu. Arius'un fikirlerinin geliiminde en nemli ilham kayna ise, Antakyal Lucian olarak bilinen ve "Hristiyanln monoteist Yahudi kaynaklarna nem veren", yani Nasrani retisine yakn olan bir baka nl rahipti. Arius Yeni Ahit kitaplarn Antakyal Lucian kanalyla kendisine ulaan Nasrani retisine uygun olarak yorumlad. Vard sonu, o sralarda Roma Kilisesi tarafndan kabul edilmi olan ve Hz. sa'y Tanr sayan retinin yanllyd. Arius'a gre Hz. sa iin kullanlan "Tanr'nn Olu" sfat tamamen mecazi bir anlama sahipti ve onu asla ilahlatrmyordu. Bunu ispatlamak iin Matta ncili'ndeki "ne mutlu bar salayanlara! Onlara Tanr oullar denecek" ayetini gsteriyor ve Tanr'nn isteklerine uygun davranan herkes iin bu sfatn geerli olduunu, bunun Hz. sa'ya zel bir kavram olmadn vurguluyordu. "Aslnda biz de Tanr'nn oullar haline gelebiliriz" diye yazmt. Arius'a gre Hz. sa'y dier insanlardan stn klan zellii, "Tanr'nn seilmi Mesihi" olmasyd. Arius'un leme inancna itirazlar Arius'a gre Tanr bir ve tekti. Kimse tarafndan yaratlmamt ve sonsuzdan beri vard. "Oysa sa yaratlmtr" diyordu, dolaysyla o Tanr olamazd. Arius bu dncesini desteklemek iin Hz. sa'nn ncillerde geen ve "Tanrm" diye balayan dualarn da gsteriyordu. Arius'a gre, Tanr kendisine dua etmi olamayacana gre, Hz. sa da Tanr olamazd. Tek bir Tanr vard ve o Hz. sa'nn da dier insanlarn da ilahyd. Arius Hz. sa'nn Yeni Ahit'te kendisinden sk sk "nsanolu" diye sz etmesine de dikkat ekiyor ve bunun Hz. sa'nn insani doasn gsterdiini vurguluyordu. Arius, skenderiye'nin bir ilesi olan Banealis'in resmi rahibi olarak bu dncelerini geni bir kitleye aktard. Onu dinleyen halk, hem anlattklarnn mantkl oluu, hem de Arius'un mtevazi ve gsteriten uzak yaam nedeniyle fikirlerini kolayca kabul etti. Ancak skenderiye piskoposu Alexander giderek gelien bu "Ariusuluk" akmndan ok rahatsz oldu. Alexander, Hz. sa'y lafzi anlamda "Tanr'nn Olu" sayan, yani Tanr kabul eden Roma Kilisesi'nin doktrinine balyd ve Arius'u fikirlerini deitirmesi iin ikna etmeye alt. Bunu baaramaynca da Ariusulua kar iddetli bir saldr balatt. Bunu kendi satrlarnda yle anlatyordu: Bu akm giderek her yere, tm Msr'a, Libya'ya ve Yukar Tebes'e yayld. Bunun zerine, biz de, Msr ve Libya'nn piskoposlar ile bir araya geldik ve yaklak yz kiilik bir kurulda bu akm ve tm takipilerini lanetledik. (Athanas., Hist. Tr.; P Johnson. History of Christianity. Pelican Books 1976, s.89) Bu lanetleme yalnzca szde kalmayacakt elbette. 318 ylnda Arius ve takipileri

aforoz edildiler. Dahas Arius ve onun en yakn yardmclar olan Piskopos Theonas ve Secundus ile oniki rahip srgn edildiler. Arius srgne gitmeden nce dncelerini Thalia adl lirik bir kitapta toplad. Srgn yeri ise Filistin'di. Ancak Arius, Nasrani inancndan hala izler tayan bu blgede de kendisine yeni sempatizanlar buldu. Ksacas Roma Kilisesi'nin doktrinlerine iddetle muhalefet eden bir hareket her trl engele ramen hzla yaylyordu. Bunun haberleri, Roma Kilisesi'ni himayesi altna alm olan mparator Konstantin'e ulatnda ise, mparator nemli bir sorunla kar karya olduunu hemen fark etti. Roma iinde dini bir birlik salamak iin uram, bu amala Kilise'yi koruyucu kanatlarnn altna almt. Ama imdi Kilise kendi iinde blnme tehlikesi ile kar karyayd. Bunun zerine vakit kaybetmeden bu sorunu halletmeye ve birlii yeniden salamaya karar verdi. Hristiyan tarihinin en nemli dnm noktalarndan biri olan znik Konsl bu amala topland. Ariusuluk ve znik Konsl mparator Konstantin Ariusuluk ile onun muhalifleri arasndaki atmay nce her iki tarafa mektuplar yollatarak ve "birliin hereyden daha nemli" olduunu anlatarak zmeye almt. Ancak bu tr beylik laflarn fayda etmediini grnce, Piskopos Hosius'un tavsiyesi zerine, byk bir Dnya Kilise Konsl ya da dier adyla bir "Sinod" toplamaya karar verdi. znik'te toplanan ve Hz. sa'nn doas konusunu ele alan bu konslde, bugne dek ulaacak olan Hristiyan dogmas tanmland. Bu dogmay kabul etmeyenler "sapkn" (heretik) olarak ilan edildiler. znik Konsl otorite sahibi tm Hristiyan din adamlarnn katld "demokratik" bir forum gibi gsterilir. Oysa gerek daha farklyd. Konsl'de mparator Konstantin'in byk bir arl vard ve kan karar da onun destekledii tarafn lehinde oldu. Konstantin'in tuttuu taraf ise elbette kendi himayesine girmi olan Roma Kilisesi'ydi. mparator konsln tm oturumlarna katld ve onun otoritesi de doal olarak konslde alnan kararlara yansd. Hz. sa'nn ilahlatrlmasnn o zamana kadar yaplm en ak ve en somut ifadesi olan znik Yemini'nde yle deniyordu: nanyoruz ki... Rab sa Mesih, Tanr'nn Olu'dur, Baba Tanr'dan sdur etmitir, Baba Tanr ile ayn zdendir. Tanr'dan Tanr'dr, Ik'tan Ik'tr. Tanr'yla ayn zden olup (homoousios) Tanr'dan sdur etmitir, yaratlmamtr. Onun (sa'nn) araclyla gklerde ve yerde var olan her ey yaratlmtr. O ki biz insanlar iin ve kurtuluumuz iin aa inmi ve beden bulmu ve insana dnmtr. Ac ekmi, nc gnde dirilmi ve ge ykselmitir. Ve lleri ve dirileri yarglamak iin yeniden gelecektir. Ve inanyoruz ki Kutsal Ruh (da Tanr'dandr.) Ve eer kim "Tanr'nn Olu'nun var olmad bir zaman vard" diyecek olursa, ya

da "sdur etmeden nce yoktu" diyecek olursa, ya da "nceden var olmayan eylerden yapld" diyecek olursa, ya da "Baba'dan farkl bir zdendir" diyecek olursa, ya da onun bir yaratlm olduunu ya da dnme ak olduunu diyecek olursa, Katolik Kilisesi tm bu szleri syleyenleri lanetler. Grld gibi, ilk paragrafta, Ariusularn kar kt reti, yani "Tanr'nn Olu" sfatnn ayn zamanda "Oul Tanr" anlamna geldii teyid ediliyordu. Bunun yanna Kutsal Ruh kavram da ekleniyor ve bylece Baba-Oul-Kutsal Ruh lemesi (Trinity) ilk kez ak bir biimde ifade ediliyordu. kinci paragrafta hedef alnan ve kendisine Katolik (Evrensel) Kilise sfatn veren Roma Kilisesi tarafndan lanetlenen kiiler ise, Hz. sa'nn bir "yaratk" olduunu, "onun var olmad bir zaman olduunu", yani varlnn bir balangc olduunu syleyen kiilerdi; yani Ariusular ve Nasrani retisine paralel olabilecek baka herkes. znik yemininin ardndan Hristiyanlk znik Yemini yaynlad tarihten sonra Hristiyan inancnn temeli, hatta inan esas haline geldi ve bu yemine bal olmayan herkes sapkn sayld. Roma Katolik Kilisesi "Tanr'nn iradesinin bu konslde tecelli ettiini" ilan etti, dolaysyla znik Yemini de bir vahiy gibi kutsal ve hatasz bir metin sayld. Oysa tecelli eden irade aslnda Roma mparatorluu'nun iradesiydi, zellikle de Konstantin'in. Piskopos Eusebius'un belirttiine gre, Hz. sa'nn doasn tanmlamak iin kullanlan homoousion tot patri (Baba ile ayn zden) terimi bile mparator tarafndan teklif edilmi ve ona yaranmann zevkini yaayan rahipler tarafndan cokuyla kabul edilmiti. Konstantin, kendisine boyun een ve Sol Invictus'la da gayet iyi uzlaan Roma Kilisesi'ni, "Katolik" (evrensel) hale getirmekten son derece memnundu. Ariusular ise konslden sonra daha byk bask altna alndlar. znik Konsl'ne imza koymay reddeden Arius taraftarlar aforoz edildiler. Yine de neredeyse yarm yzyl boyunca direnmeye devam ettiler. Ancak Kilise'nin srarl basklar karsnda drdnc yzyl sonlarna doru yava yava tarih sahnesinden ekildiler... Tm bunlarn bize gsterdii nemli sonu ise, bugn Hristiyanlk dediimiz dinin bizlere Hz. sa'dan ulaan saf inan olmad, aksine bu dinin farkl sosyal ve siyasi artlarn sonucunda ekillenmi insan yapm bir doktrin olduuydu. Hristiyanlk Pavlus'un mdahalesi ile asl kkeninden koparlm, bundan sonra uzun bir sre iinde Greko-Romen dnyasnn pagan inanlaryla karm ve en son olarak da Konstantin dneminde tam anlamyla paganlaarak Hz. sa'y bir "insan-tanr" statsne karmt. Nasraniler ya da Nasraniler'in retisine paralel olan hareketler-rnein Ariusuluk-ise siyasi otorite tarafndan tasviye edilmiti. Konstantin dneminde hem znik Yemini gibi doktrinler gelitirildi hem de bugn elimizde bulunan Yeni Ahit'e son ekli verildi. Bugn elimizdeki hibir Yeni Ahit nshas Konstantin devrinden daha eski deildir. Yeni Ahit son eklini alrken, ona, znik Konsl'nde formle edilen ve daha sonra da Athanasian Yemini'nde daha somut biimde tarif edilen leme doktrinine dayanak salayacak eklemeler yapld.

Blm 6: znik'ten Bugne Hristiyanlk Hristiyanlk bylece Hz. sa'nn getirdii saf ve katksz Tevhid dininden, gerek Yahudilik'ten kesin olarak kopuyor ve ok-tanrl bir pagan inanc haline geliyordu. Bir Yahudi peygamberi olan ve kukusuz Tevrat'n "dinle Ey srail, Rab bizim Allahmzdr ve Rab tektir" hkmne bal kalan Hz. sa, imdi Allah'n yannda ikinci bir ilah olarak tarif ediliyordu. znik Konsl'nden sonra daha pek ok konsl topland. Hemen hepsinde de eitli "sapkn" akmlar lanetlendi ve aforoz edildi. Szkonusu "sapkn"larn nemli bir blmnn ortak zellii ise leme doktrinini reddetmeleri ve Hz. sa'nn Tanr saylmasna kar kmalaryd. Tevhit inancndan kopma sreci 381'de stanbul (Konstantinopolis) Konsl topland. Konsl yarm asr nce znik'te alnan kararlar onaylad ve Ariusuluun son kalntlarn da bir kez daha lanetledi. Bu arada Athanasias Yemini denen yeni bir belge daha Kilise tarafndan kabul edilmiti ve bu belgede znik Konsl'nde deinilmi olan leme Doktrini ok daha somut bir biimde ifade ediliyordu: Kurtulua ermek isteyen, Katolik inanc hereyin stnde tutmaldr. Buna bir btn olarak inanmayan kukusuz sonsuza kadar yok olacaktr. Ve Katolik inanc udur: Biz bir leme iindeki bir Tanr'ya inanyoruz, ve birlik iindeki lemeye. Kimliklerini kartrmyoruz, ya da zlerini ayrmyoruz. nk Baba bamsz bir kimliktedir, Olu bamsz bir kimliktedir, ve Kutsal Ruh bamsz bir kimliktedir. Ama Baba'nn Oul'un ve Kutsal Ruh'un tanrl birdir. Baba yaratlmamtr, Oul yaratlmamtr, Kutsal Ruh yaratlmamtr... Baba ebedidir, Oul ebedidir, Kutsal Ruh ebedidir... Baba Tanr'dr, Oul Tanr'dr, Kutsal Ruh Tanr'dr... Baba Rabbimizdir, Oul Rabbimizdir, Kutsal Ruh Rabbimizdir. Hristiyanlk bylece Hz. sa'nn getirdii saf ve katksz Tevhid dininden, gerek Yahudilik'ten kesin olarak kopuyor ve ok-tanrl bir pagan inanc haline geliyordu. Bir Yahudi peygamberi olan ve kukusuz Tevrat'n "dinle Ey srail, Rab bizim Allahmzdr ve Rab tektir" hkmne bal kalan Hz. sa, imdi Allah'n yannda ikinci bir ilah olarak tarif ediliyordu. Oysa Kuran'a gre de Hz. sa etrafndakilere "Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. yleyse O'na ibadet edin" demiti. (A'li mran, 51) Hz. sa'y annesi Hz. Meryem 'e mjdelemi ve onu tebliinde desteklemi olan Kutsal Ruh (Ruh-l Kuds), yani Cebrail ise, Allah'n yaratt bir melek olmasna ramen imdi Hz. sa'nn yannda nc bir ilah saylyordu. Grd her kutsal varl ilah sayan pagan dncesinin sonucuydu bu. Ancak szkonusu leme Doktrini, hem hibir dayana olmayan bir pagan dncesi olduu hem de ok ak bir mantksal eliki barndrd iin, drdnc yzyldan bu yana Hristiyan dnyas iindeki pek ok akm ya da kii tarafndan

reddedildi. Ariusular szkonusu "anti-Triniteryen" (leme kart) Hristiyanlarn ncleriydiler. Daha sonra da onlara benzer akmlar kt. Anti-Triniteryenler Szkonusu akmlarn nclerinden biri, Arius'tan daha zayf bir biimde de olsa yine leme'yi reddeden Nestorius'tu. Suriye doumlu bir manastr rahibi olan Nestorius, 428 ylnda stanbul Piskoposluu gibi nemli bir makama getirilmiti. Ancak kendisini bu yere getiren Kilise hiyerarisine kar teolojik bir mcadele balatmakta gecikmedi. Nestorius'un hedef ald kavramlarn banda, Kilise tarafndan Hz. Meryem'e verilmi olan "Theotokos" (Tanr'nn Annesi) sfat geliyordu. Kilise drdnc yzylda bu sfat Hz. Meryem 'e atfetmi ve onun, Hz. sa'y ve ondan sonraki dier ocuklarn dourmasna ramen, "ebediyen bakire" kaldn ilan etmiti. Nestorius ise kt ve yle dedi: "Kimse Meryem'e Tanr'nn Annesi demesin, nk Meryem sadece bir insand." Aslnda Nestorius Kilise'nin sapkn retisinin ok kk bir blmne kar kmt-Hz. sa'nn Tanr saylmasna kar ak bir ey sylemiyordu. Ancak bu bile Kilise tarafndan byk bir tepkiyle karland ve Nestorius'un ayn Arius gibi anti-Triniteryen bir "sapkn" saylmasna yol at. Uzun tartmalarn ardndan 431 ylnda Efes'te toplanan bir konslde Nestorius aforoz edildi. Tarihe Efes Konsl olarak geen bu toplant, "sapknlara kar" znik'ten ve stanbul'dan sonra dzenlenmi nc "Kutsal Sinod"du (Konsl). Nestorius 435 ylnda Msr lne srld, ama etkisi sona ermedi. Pers (ran) Kilisesi zaman iinde giderek Nestorius'un grlerini benimsedi. Msr Kilisesi ise Nestorius'u sapkn sayan Katolik Kilisesi kararn tanmad ve bylece Roma'dan ayrlarak bamsz bir Kilise haline geldi. Zaman iinde de bugnk Koptik (Kpti) Kilisesi'ne dnt. Nestorius'un dier baz ballar ise "Nasturilik" olarak bildiimiz mezhebi oluturdular. Gnmze kadar varln srdren Nasturi Kilisesi'nin merkezi bugn halen San Francisco'dadr. Ortodokslar ve Protestanlar Katolik Kilisesi'nin szkonusu egemenlii, dokuzuncu yzylda kendi iinde gerekleen bir ayrlma ile sarsld. Uzunca bir sredir Roma Kilisesi ile ihtilaf halinde olan Dou Kiliseleri-ki bunlar stanbul, Kuds, Antakya ve skenderiye Patriklerine balydlar-Roma Katolik Kilisesi'nden kesin olarak ayrldlar. Roma Kilisesi ile Dou Kiliseleri arasndaki bu atma aslnda siyasi kkenliydi; Roma mparatorluu'nun Bat ve Dou olarak ikiye ayrlmasndan sonra ortaya kmt. Asrlar boyunca da iki tarafn arasnda eitli anlamazlklar gelimiti. Sonunda Bat Roma'nn arlman'n Kutsal Roma Cermen mparatorluu'nu kutsamas sonucunda iki taraf arasndaki balar tamamen koptu. ki taraf arasndaki pek ok farktan en belirgini, Roma Kilisesi'nin kutsal dil olarak Latince'yi Dou Kiliseleri'nin ise Yunanca'y kullanmalaryd. Dou Kiliseleri, ya da dier isimleriyle "Ortodoks Kiliseler", Roma'dan koptuktan sonra kendi aralarnda bir hiyerari oluturamadlar. stanbul'daki Patrikhane her zaman daha stn gibi grnd, ama dierleri kendi ilerinde bamszdlar.

Dahas, zamanla yeni kopmalar oldu ve ulusal kiliseler olutu. Ermeni, Rum, Bulgar, Srp, Rus gibi uluslar, farkl dnemlerde kendi milli kiliselerini kurdular. Katolik Kilisesi ise Dou Kiliseleri'nin ayrm ile verdii "fire"nin dnda, baka hibir kalc paralanmayla karlamadan 16. yzyla kadar Avrupa'daki egemenliini korudu. 1520'lerde Almanya'da ortaya kan Martin Luther adl bir rahip bu egemenlii sarsan kii oldu. nce Luther'in sonra da Calvin ve Zwingli gibi rahiplerin nderliinde gelien "Protestan" akm, Roma Kilisesi'nin ve Papa'nn otoritesine kar byk bir isyand. syan byk olduu kadar kanlyd da; Avrupa bir yzyl akn bir sre Katoliklerle Protestanlarn bitmek tkenmek bilmeyen savalarna sahne oldu. "Dini" gibi gzken bu savalarn ardnda ise yine siyasi hesaplar, Papa'nn boyunduruu altnda yaamaktan ve ona vergi vermekten bkm olan prenslerle bu egemenlii yitirmek istemeyen Katoliklerin kar atmalar yatyordu. Protestanlar Papa'nn otoritesini reddederken onun yerine bir baka otorite koymamlard. Bu nedenle Protestanlk, Katolisizmdeki hiyerarinin aksine son derece dank ve "liberal" bir din olarak geliti. Hemen her lke kendisine ulusal bir kilise kurdu. Bunlarn yannda daha pek ok farkl mezhep ve akm geliti. Bu nedenle bugn Protestanln yzlerce irili ufakl versiyonu, yzlerce farkl Protestan kilisesi vardr. Bunlarn byk ksm da ABD'de faaliyet gsterir. Protestanln hikayesinin bizim amzdan nemli olan bir yn vard. Protestanlar, belirttiimiz gibi, kendilerini Katolik Kilisesi'nin egemenliinden kurtardlar. Bu hem hiyerarik hem de doktrinsel bir zgrlkt. Artk kendilerini Katolik Kilisesi'nin kutsal metinlerine uymak zorunda hissetmiyorlard. Yeni Ahit'i kendileri okuyorlar ve kendileri yeni batan yorumluyorlard. Bunun sonucunda baz Protestanlar, ok az bir blm de olsa, ilgin bir gerei fark ettiler: Katolik inancnn temelini oluturan leme'nin Yeni Ahit'te pek bir dayana yoktu. Hatta baz pasajlarn bu doktrini yalanlad bile dnlebilirdi. Bu pasajlardan Tanr'nn bir "lbirlik" iinde olmad, aksine bir ve tek olduu sonucu karlabilirdi. te baz Protestanlar, aslnda ok az, bu sonucu kardlar ve leme'yi reddettiler. Bylece "Birlemeci" (Unitarian) Kiliseler dodu. ada "Birlemeci" Hristiyanlar Protestan Reformu'nun ardndan Yeni Ahit'i Katolik dogmalarndan bamsz okuyarak leme'nin yanll sonucuna inanan ilk Hristiyan akm, talya'da geliti. Lelio Sozzini (1525-62) ve kuzeni Fausto Sozinni (1539-1604) tarafndan balatlan akm, kurucularnn isminden dolay Sosyanizm (Socianism) olarak bilindi. Sosyanistler gizli toplantlar yoluyla yayldlar. nanlarnn en nemli yan ise leme doktrinini reddetmeleriydi. Sosyanistler eitli basklarla karlamakta gecikmediler. Kilise onlar ok gemeden aforoz etti. Ayn dnemde Sosyanistler'e benzer fikirler yayan, zellikle leme doktrinine radikal bir biimde saldran Cenevreli Michael Servetus, fikirleri nedeniyle Calvin tarafndan kaza balanp yaklarak idam edildi. Yaklrken yazd anti-Triniteryen kitap da gsne aslmt.

Sosyanistlerin mirasn devralan niteryen (Unitarian) yani "Birlemeci" akm ise 16. yzyln sonlarnda Transilvanya'da dodu ve sonra da bata Polonya olmak zere Avrupa'nn drt bir yanna yayld. Polonyal niteryen rahiplerin yaynlad ve Tek Tanr fikrini srarla ileyen Racovian Catechism adl belge, akmn en nemli kaynaklarndan biri haline geldi. Bu dnemde Polonya'daki baz niteryenler Katoliklie geri dnmek, Yahudilii kabul etmek ya da sapknlk suuyla idam etmek gibi l bir seenekle kar karya kaldlar. Yahudilii kabul etmek bir idam nedeni saylmyordu, nk Yahudiler "kafir"diler, "sapkn" deil. Bu durum karsnda niteryenlerin ou, lemeci Katolik inancna dnmektense, monoteist Yahudi inancn benimsemeyi tercih ettiler. niteryenizm Hristiyan geleneinin aklc ve gereki bir yorumuna dayanmaktadr. Hz. sa, gerekte olduu gibi, yani bir Yahudi peygamberi olarak kabul edilmekte, Yeni Ahit'te onun iin kullanlan "oul" kavram mecazi anlamda anlalmaktadr. Allah'n bir ve tek olduu gerei dorulanmaktadr. Bu arada Yeni Ahit'in de lahi bir vahiy deil, insan yazm bir kitap olduu gerei kabul edilmektedir. Bir Hristiyann, Hristiyan inanc iinde varabilecei en doru nokta da bu olabilir.

Blm 7: Gerek imana davet Nasrani inancnn tarihin derinliklerine gmlmesinden sonra ne oldu? Yahudiler, kendi kurtulularn, yani Hz. sa'y reddettiklerine, Pavlusu Hristiyanlar hayali bir Hz. sa'ya inandklarna, Nasrani inanc da tarihin dna itildiine gre, Hz. brahim'den gelen ve Hz. sa'yla devam eden lahi din ne oldu? Yahudiler Hz. sa'y reddettiler. O, onlarn peygamberi ve Mesihiydi, ama kalplerindeki katlk ve kibir nedeniyle onu tanmadlar. Dahas onu Roma valisine gammazlayarak ldrmeye kalktlar. Hristiyanlar ise Hz. sa'y benimsediler. Ama onu yanl anladlar. Hz. sa kendi hayatn Tevrat'n "Tanrn olan Rab'be tap, yalnz O'na kulluk et" emrine uymaya adamt. nsanlara yayd mesaj da buydu. Ama Hristiyanlar, Pavlus'un pagan dininin peinden gittiler ve Hz. sa'ya taptlar, ona kulluk ettiler. Dolaysyla her iki din de, gklerin ve yerin Yaratcs ve Rabbi olan tek Allah'n yolundan sapt. Hz. sa'y gerekten izleyenler, bir tek Nasraniler'di. Aslnda onlar, srf Hz. sa'nn deil, Hz. brahim'in, shak'n, Yakup'un, Hz. Yusuf'un, Hz. Musa'nn, lyas'n ve dier tm peygamberlerin de yolunu izliyorlard. nk tm bu peygamberler, Hz. sa da dahil, tek bir gerei anlatyor ve insanlar tek bir dine aryorlard: Allah birdi ve insan baka herhangi bir yol gstericiye-kendi isteklerine, atalarnn geleneklerine, "din adam" gzken sahtekarlara-gre deil, O'nun dinine gre yaamalyd... Ancak bu temiz Nasrani inanc da yaayamad ve Pavlusu Hristiyanlar tarafndan yok edildi...

Bir ka satrda zetlediimiz bu tabloyu bu yaz dizisinin bandan bu yana en ufak ayrntsna inene dek inceledik. Ancak sormadmz bir soru kald: Acaba Nasrani inancnn tarihin derinliklerine gmlmesinden sonra ne oldu? Hz.sa'nn geleceini mjdeledii Peygamber Yahudiler, kendi kurtulularn, yani Hz. sa'y reddettiklerine, Pavlusu Hristiyanlar hayali bir Hz. sa'ya inandklarna, Nasrani inanc da tarihin dna itildiine gre, Hz. brahim'den gelen ve Hz. sa'yla devam eden lahi din ne oldu? Bu dini peygamberleri ile insanlara ulatran Allah, bu dinin tarihin iinde kaybolup gitmesine izin mi verdi? Hayr. Aksine, ayn lahi din, Nasraniler'in saf d edilmelerinden ksa bir sre sonra, ayn corafyann biraz daha gneyinde, Arabistan'da yeniden ortaya kt. Allah, yeni bir peygamberle tarihin bandan beri var olan dinini yeniden duyurdu. Bu kez bu peygamber Yahudi deildi. nk Yahudiler Hz. sa'y reddetmekle ve onu ldrmeye kalkmakla byk bir su ilemiler ve "Allah'n seilmi halk" olma vasfn yitirmiler, aksine lanetlenmilerdi. nk peygamberleri Hz. Musa, Eski Ahit'e gre, onlara Hz. sa'y kast ederek "Allah'nz olan Rab size, kendi kardelerinizin arasndan benim gibi bir peygamber karacak. O'nun size syleyecei her sz dinleyin. O peygamberi dinlemeyen herkes Allah'n halkndan koparlp yok edilecektir" demiti. Onlar ise Hz. sa'ya isyan etmekle "Allah'n halkndan koparlp yok edilmiler"di. Nitekim Hz. sa'ya kar dzenledikleri tuzan ardndan, 70 ylnda tarihin en byk bozgunlarndan birine uradlar. Kuds', oradaki Tapnaklar'n ve Tapnak'taki Tevrat nshalarn, Hz. Musa'nn sandn kaybettiler. "Allah'n halkndan koparlp yok edilmiler" olarak, asrlar srecek bir srgne yollandlar. Bu nedenle Hz. sa ile birlikte Yahudi peygamberleri gelenei son buldu. Hz. sa onlarn son yol gstericisiydi. te bu yzden, Nasraniler'in de tarihin dna itilmelerinin ardndan, Allah vahyini Yahudiler'den olmayan, yeni bir peygambere indirdi. Aslnda bu peygamber Yahudi deildi, ama yine de Hz. brahim'in soyundand. Hz. brahim'in iki olundan biri olan smail'in soyundan geliyordu ve smail'den tremi olan Arap halknn arasnda ortaya kmt. Bu peygamberin grevi ise, tarihin bandan beri var olan ve Hz. brahim'den beridir kesintisiz sren lahi dini yeniden hayata dndrmekti. Bir baka deyile, kp da bir "Arap dini" kurmad. Ona vahyedilen kitap, kendinden nceki tm kitaplar ve peygamberleri doruluyor, ancak bunlar izlediklerini syleyen insanlarn yanllarn haber veriyordu. Dolaysyla bu peygamberi izleyenler, nceki peygamberlerin de tmn izlemi olacaklard. Bu peygamberin ismi Muhammed, getirdii kitabn ismi de Kuran'd. Hz. sa geldiinde yapt en nemli i insanlar imana davet etmek olmutu. Hz. Muhammed de ayn eyi yapt. Nitekim Hz. brahim, Hz. Yusuf , Hz. Musa, lyas ya da Yahya da ayn eyi yapmt. Dolaysyla Allah'n ltfuyla "insanlarn

brahim'e en yakn olanlar" olan biz mslmanlarn ii de yine insanlar imana davet etmektir. Bu yaz dizisi daveti duyurabilmek iin yazld, zellikle de Hristiyanlar iin. Buna ramen biliyoruz ki, bu yaz dizisini okuyan Hristiyanlarn nemli bir blm bunu "saptrc" bir alma olarak grmeye, hatta "eytan ii" saymaya alacaklardr. Ancak bilmelidirler ki bu satrlarn yazarnn aklnda, Allah' yceltmek, O'nun peygamberlerini vmek ve O'nun gerek dinini tebli etmekten baka bir ey yoktur. Bu yzden Hristiyanlar, Hz. sa'y reddeden tutucu Yahudiler gibi kat davranmamaya, her trl bamllktan kurtulmu olarak kendilerini Allah'a teslim edip dnmeye davet ediyoruz. Hz. sa'ya gerekten onun kendisini anlatt gibi mi iman etmektedirler? Sahip olduklar iman, Yeni Ahit'e gre Hz. sa'nn kardei olan Yakup'un sahip olduu imanla ayn mdr? Eer yleyse neden Yakup ve onun cemaati kendisine inandklar Kilise tarafndan lanetlenmitir?... Hristiyanlara ar Yaz dizisi iinde ayrntlaryla incelediimiz konular bir kez daha tekrar etmeyeceiz. Ancak Hristiyanlara armz, Yahudiler gibi tutucu davranmamalar ve Allah'n kendilerine indirdii yol gstericiye kar ak olmalardr. Bu yol gsterici Kuran'dr ve Hz. sa'nn gerek kimliini de onlara o haber verir. Kuran'a gre ise, iman ettikleri Hz. sa, sadece ve sadece bir tek Allah'a iman etmeyi emretmi ve kendisinin de O'nun kulu olduunu vurgulamtr: Andolsun, 'phesiz Allah, Meryem olu Mesih'tir' diyenler kfre dmtr. Oysa Mesih'in dedii (udur:) 'Ey srailoullar, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a ibadet edin. nk O, kendisine ortak koana phesiz cenneti haram klmtr, onun barnma yeri atetir. Zulmedenlere yardmc yoktur.' Andolsun, 'Allah n ncsdr' diyenler kfre dmtr. Oysa tek bir ilahtan baka ilah yoktur. Eer sylemekte olduklarndan vazgemezlerse, onlardan inkar edenlere mutlaka (ac) bir azap dokunacaktr. Yine de Allah'a tevbe edip balanma istemeyecekler mi? Oysa Allah balayandr, esirgeyendir. Meryem olu Mesih, yalnzca bir elidir. Ondan nce de eliler gelip geti. Onun annesi dosdorudur, ikisi de yemek yerlerdi. Bir bak, onlara ayetleri nasl aklyoruz? (Yine) bir bak, onlar ise nasl da evriliyorlar? (Maide Suresi, 72-74) Kuran Hristiyanlar Hz. sa'y bir tanr sayp Allah'a ortak komamalar iin uyarr. Tek bir Allah vardr ve sa Mesih dahil herkes O'nun kuludur. Bir Hristiyan'n yapmas gereken ey, hereyden nce bunu kabul etmektir. Allah'n bir ve tek olduunu, Hz. sa'nn ya da bir baka kiinin ise sadece ve sadece O'nun kulu olduunu tasdiklemektir. Onlar da, sa Mesih'i de, tm insanlar da yaratm olan Allah, onlara yle seslenmektedir:

"Ey Kitap Ehli, dininiz konusunda taknlk etmeyin, Allah'a kar gerek olandan bakasn sylemeyin. Meryem olu Mesih sa, ancak Allah'n elisi ve kelimesidir. Onu Meryem'e yneltmitir ve O'ndan bir ruhtur. yleyse Allah'a ve elisine inannz; "tr" demeyiniz. Kann, sizin iin hayrldr. Allah, ancak bir tek ilahtr. O, ocuk sahibi olmaktan ycedir. Gklerde ve yerde her ne varsa O'nundur. Vekil olarak Allah yeter. Mesih ve yaknlatrlm melekler, Allah'a kul olmaktan kesinlikle ekimser kalmazlar. Kim O'na ibadet etmeye 'kar ekimser' davranrsa ve byklenme gsterirse, onlarn tmn huzurunda toplayacaktr." (Nisa Suresi, 171-172)