You are on page 1of 596

T.C.

KLTR BAKANLlGI
ANITLAR VE MZELER GENEL MDRLG
Y a y n No: 1880
XVIII.
KAZI SONULARI
TOPLANTISI
II
27-31 MAYIS 1996
ANKARA
KLTR BAKANLlGI Y
ve Mreler Genel
No:51
YAYlMA
EROGLU
Handan EREN
Fahriye BAYRAM
Filiz KAYMAZ
Nuray TARLAN
ERGRER

Birsen KIZILDAG
MORKAYA
ISBN: 975171720-5
97517-17221 (Cilt)
ISSN: 1017-7655
Not: Bildiriler, sahiplerinden ve gre ..
KLTR BAKANLlGI KTPHANE
ANKARA-1997
Sayfa

mer
1995 Phokaia i
Wolfgang RADT
Pergamon 1995 Y Raporu 27
Haluk ABBASOGLU
Perge 1995 n Raporu ..41
Haluk ABBASOGLU, Wolfram MARTINI
Perge Akropolisi'nde 1995 .51
Jale
Perge Tiyatrosu n Raporu 65
Daria De Bernardi FERRERO
Excavations and Restorations in Hierapolis During 1995 85
Klaus RHEIDT
Die Ausgrabungen in Aizanoi 1995 101
Marc WAELKENS, P.M.VERMEERSCH
Sagalassos 1995 119
Recep ERSOY
Metropolis 1995 Raporu .153
Jrgen BORCHHARDT
Bericht Der Grabungskampagne in Limyra 1995 163

Patara 95 191
Cengiz Adnan Fatih BABAOGLU
Kaunos On Raporu 1995 .219
ErsinDOGER
Hisarn/ubuk Rodos Amphora Atlyeleri : 235
NumanTUNA
Burgaz Arkeolojik 1995 .255
Ramazan ZGAN
1995 Knidos Raporu .273
Ender
Harpasa'da Amalar Ye Zeus Pigindenos 297
Ahmet TIRPAN
Lagina Hekate Temenosu 1995 .309
Yvon GARLAN,
1994 Ye 1995 Zeytinlik (Sinop) Amphora Atlyeleri ....337
Dominigue KASSAB TEZGR,
Sinop-Demirci Anfora 1995 .353
Eugenia EQUINI SCHNEIDER
Excavations and Researeh at Elaiussa Sebaste: 1995 First Campaign " 367
Levent ZOROGLU
Kelenderis 1995 ye .383
Levent ZOROGLU
Tarsus 1995 401
Abdullah YAYLALI, Vecihi ZKAYA
Kyzikos 1995 Arkeolojik Etkinlikleri 409
Chris S.LlGHTFOOT
1995 Amorium 431
KazuoASANO
The Exeavation of Church III on Gemiler Ada Near Fethiye 451
TKEN
1995 Demre Aziz Nikolaos Kilisesi 47 1
Sait
Enez (Ainos) 1995 ve 489
Ara ALTUN, Oktay ASLANARA
ini 1995 515

Alanya Kalesi 1995 531
RhanARIK
1995 Kubad-Abad .533
Nurettin
1995 Harran ve Restorasyon 541

Aksaray-Melik Mahmut Gazi Hangah (Darphane) 559
Beyhan KARAMAGARALI
1995 Ani .577
1995 YILI KAZI
mer *
1995 antik Phokaia kentindeki son dnem ka-
yedinci mevsimidir. Bu 30.06.1995
ve 04.12.1995 gn sona 1995 antik kent
alanlarda 1993
kent ana-
karada ortaya 1995 ise, bu durumu
daha da 1995 Phokaia'da
iki grupta toplayabiliriz' :
1) Antik Kent Merkezindeki
2) 3. Derece Arkeolojik
1) Antik Kent Merkezindeki (izim: 1)
Foa modern ierisinde Mahallesi, 189. sokak
1992 ve 1993 ve Phokaia antik kentinin Arkaik
(*) Prof.Dr. mer Ege niversitesi, Edebiyat Fakltesi. Klasik Arkeoloji Anabilim
Bornova -
(1) ve Mzeler Genel temsilcisi olarak M-
zesi'nden Arkeolog Hikmet Ortakaya 1995 giderleri
Kltr ve zel Genel M-
Ercment Kuyumcu, Yavuz Volkan Sucuku ve Aykut Gsar'a
nedeniyle bor bilirim.
(2) 1993 Phokaia XVI.Kazl Sonulan i, Ankara

(3) 1995 arkeolog olarak Gamze zbutev, Mustafa Acar, Sabri Tay-
fun Seluk, Aynur Civelek, Sabriye Nevzat Gngr, Esin Aksoy ve H.Ertan Aksoy
Y.Mimar Restorasyon Ercment Kuyumcu idi. Dokuz
Eyll Universitesi Blm Ebru Trkdamar ve Erkin Oskay mi-
mari izimler zerinde Ege, Dokuz Eyll. Mimar Sinan.
Seluk ve Anadolu niversitelerinin konuyla ilgili blmlerinden 35
renciyle nedeniyle herkese ederim.
1
Dnem'den Roma Dnemi'ne kadar ortaya
1995 1993 olan bu
bulunan alanda Bu alan, gnmze ait ya-
en bu nedenle antik kentin
ortaya iin bu alanda a-

1993 burada bulunan iki mozaikten biri
restore ve Izmir Mzesi'ne ise
yerinde Bu Ge Roma D-
nemi 'ne ait bu bir evre dzenlemesi ger-

Szkonusu alan, 5x5 m'lik karelere ve bu kareler
ierisinde 4x4 m'lik amalar ierisinde (izim: 1; Resim: 1).
Amalar 1 m kprler Bu kprler,
birbirinden daha kesitleri daha iyi
grebilmek, saptayabilmek ve el
olanak iin bytlmesi ge-
rekli yerlerde kprler ve alanlarda btnlk
lanmaya Btn amalar harfler ve rakamlarla isim-
(Resim: 2).
Antik kent merkezinin bu Phokaia'
Arkaik Dnem'den Erken Bizans Dnemi'ne kadar ortaya ko-

Arkaik Dnem Arkaik Dnem en derin ka-
iki yerde Ne ki Arkaik Dnem yer-
ait su ierisinde bu nedenle LO.7. ve
kolay Foa' da sit
nce, 1984-1992 dere ve aylar iptal edi-
lerek zerine gelen denize ula-
nedeniyle, taban suyu amalarda
belli bir dzeyden sonra, su
18 ve H8 Hellenistik
Dnem' 2.10 m uzunlukta Arkaik Dnem'e ait bir duvar
ele Bu en st dzeyi denizden 1.71 m dir. Olduka
iyi olan bu duvar, ynnde uzan-
(4) Bkz. Dipnot 2.
2
18 Arkaik Dnem dzeyinde, kk bir
alanda olduka kaliteli seramik ve terracotta
te yandan H6 da Arkaik Dnem'e ait duvarlara rast-
Bu yn de 18!H8 duvarla ynde
uzanmakta olup, dzeydedir. Yine H6 bu d-
nemin bir evresine ait duvarlar da ele
Klasik Dnem Arkaik Dnem zerinde Klasik
Dnem Bu katmana ait duvarlar, n/I8 amala-
(Resim: 3). Ele geen gre, r..5.yzylldan
gereken bu ve kuzey-gney y-
nnde Bu dnemde de toprak har ile
birbirine 52-53 cm Klasik Dnem du-
temelleri ise 60 cm Klasik Dnem ko-
runan en st dzeyi, denizden 2.42 m dir. Temel stnde de, 65 cm kadar
rgs, Arkaik
Dnem'dekinden daha Arkaik Dnem'de duvarlar 20-30 cm
10-30 cm biim- ve boyutlardaki
rlyordu, r..5.yzyll 30-35 cm 5-
10 cm Bu tr duvar
rgsne, Ionia blgesinde Klazomenai, Erythrai, Ephesos,
gibi birok merkezde Klasik Dnem G6/H6
da ancak bu amalardaki duvarlar daha az
Klasik Dnem mimarisinin olduka uzun zaman ya-
ve Erken Hellenistik Dnem ierisinde de devam gr-
mekteyiz. Bu zamana ait siyah firnisli kaseler
(Resim: 4,5).
Hellenistik Dnem dnemlere ait du-
dzey az iin, antik birbirinin
iine olarak grlmektedir. Hellenistik Dnem ait du-
varlar G7, H7, H8 ve 17, 18 (Resim:
6). Klasik Dnem stne oturan bu dneme ait duvarlar, Ar-
kaik Dnem Bu a-
malarda mekana ait duvarlar ortaya Bu mekanlar
belki de peristyle tipteki bir eve aittir. En gneydeki Hellenistik Dnem
(H8-18 70-72 cm ve yksek bir
temel zerine Bu temelden Arkaik Dnem zerine
szn Az korunan Hellenistik
Dnem iki bellidir. Bn odalara ta-
giriliyor nk, 17 ll5 cm
65 cm ve 22 cm olduka byk bir
3
Hellenistik Dnem 46 cm l-
Bu duvarlar, Roma ve Erken Bizans Dnem'i ta-
olduka byk bir tahribata E6 ve H6
da da Hellenistik Dnem'e ait olabilecek temellere rast-

Roma Dnemi Bu dneme ait iki evre
Erken evreye ait duvarlar G7-H7 ele 53 cm ge-
toprak harla bu temelleri daha Ay-
Roma Dnemi'nin ikinci evresine ait duvarlara H7, H5, GS a-
da Bu rgsnde kire
Bu duvar genellikle 55 cm Bu dneme ait
duvarlar ok iyi tarla olarak
ok in situ yerlerinden G6 /
1-16 meydana Roma Dnemi 'ne ait bir toprak ta-
zerindeki ya ait kir- mitlerinin son de-
rece ilgintir.
Bizans Dnemi Bu zamana ait olduka byk bir F5-
7, G5-8 ortaya (Resim: 7). Bu derin
temelleri daha altta bulunan dnemlere ait dzeyine in-
iin olduka byk tahribata Bu ait H7-
G8 orijinal 4.43
m olarak her bir Bu
boyutlardaki, yzeyi dzgn mermer par-
horasan har ierisine ile
Deniz seviyesinden 2.56 m ykseklikteki bu taban, kuzeyindeki
daha yksektir. Kuzeyindeki
deniz seviyesinden 1.80 m'dir. Bu
27x13x3 cm ve 27x27x3 cm olarak Bu
beyaz renkli kire ile 1,5 cm F6 ve F7 a-
bu dneme ait ok byk bir salonun deniz se-
viyesinden 2.63-2.68 m dzeyinde Bu byk salonun ta-
dikdrtgen biimde byk boyutlu mermer plakalarla
Bu ilerinde ve evrelerinde yer yer daha dar mermer plaka ve
mozaik bordrler yer Salonun yani mermer pla-
ise, beyaz ve lacivert renkli tesseralardan mo-
zaikle Bu byk Bizans Dnemi'nde hangi
iin ise, ileriki anla-

4
2) 3. Derece Arkeolojik Sit
Foa'da 3. Derece Arkeolojik Sit 1995 mev-
siminde iki yerde
A) Megaron (izim: 2-5)
Mahallesi, 19 pafta, 102
ada, 23 nolu parsel, Phokaia antik kentinin bir yerde bu-
1989-1990 Roma seramik
olup" kuzeyinde 260 m
2
yzl-
mnde olan parselin 20 m, ise 13 m ci-
gnmze ait evrili parselin
cadde .
23 Eyll 1995 tarihinde olumsuz
hava nedeniyle bitirilemeyen 1996 mev-
siminde devam edilmek zere 23 1995 tarihinde ara
deniz dzeyinden 2,5 m yksekliktedir. a-
sonucunda sz konusu bir arkeolojik alan
ve dnemler boyu (Resim: 8). Bu kul-
sreleri" dneme En alttan gelen malzeme Ge
Geometrik ve Subgeometrik Dnem'e aittir. Bunun zerinde ise Or-
yantalizan ve Arkaik dnemlerde olan bir megaron, tam plan
verecek biimde ele (Resim: 9).1.0.7
olan bu megaronun, 100
kadar devam Bu parseldeki
1.0.7. ve Phokaia buralara kadar
ortaya Bu megaron, Phokaia'da
kadar Arkaik Dnem'e ait tam plan veren en eski tek bu nedenle
nemi olduka uzanan megaronun ba-
bakan blmnde iki stunlu bir pronaosu
(izim:3,4). stilindeki stun az bir blm ele
Pronaosun Bu
(5) 1989 Phokaia , I, Ankara
1991, 127-153 ; yazar,"1990 Phokaia XIII. Sonu/an
Ankara 992, 99- 22.
(6) Sz konusu parselin 3.Arkeolojik Sit nedeni ile parsel sahibi Halise Erensoylu
Mzesi Mzesi uzman
arkeologlarmdan Gencer burada 1994 ve ortaya bu-
luntular sonunda rapor Izmir 1 Nolu Koruma Kurulu'nda ve
yeniden burada bilimsel nitelikli karar ve-

5
pronaostan girilen blm ince bir duvarla dar bir
ara blm Bu blm gelen
daha iyi Megaronun kuzeyinde ise bir
bahenin var Bu tr yan baheyi, yine i
olan ele bir megaronda grmekteyiz".
Megaronun 80 cm duvarlarda te-
melin hemen stnde 92 cm 48 cm 23 cm ka-
orthostat biiminde byk blok
(Resim: 10). Bu i rgleri ise daha kk
(Resim: 11). toprak harla
olan megaronun templum in antis biimindedir.
Megaronun 12,45 m, ise 6,45 m olarak
80 m" lik bir alana sahiptir. Megaronun
1/2 dir. Biz bu da Or-
ifte Megaton'un 10.75 m, ge-
ise 5.25 m'dir. yine bu ifte Megaron'un hemen gneyinde
ele geen bir megaron ise, tek ile Smyrna
Athena byk benzerlik gs-
termektedir". Yani bu megaron Athena ile tarihten
Bu megaronun 12 m, ise 6 m
Phokaia olarak kuzey-gney
olup', gneye 112 sahip bu me-
garon ikinci ve Phokaia r-
nekleri megaron formunda 112 grmekteyiz; ancak
bu oran daha ok sivil
nk megaron formundaki bu zamanda ince
uzundur.
yer alan pronaos, 4.88 m ve 2.60
m Bu lleriyle 12 m
2
lik alana sahip pro-
naosta megarona yerde tf
byk bir plakaya (izim: 2,3; Resim: 12). Bu
ise gneye bakan bir lekythos
(Resim: 13). plaka topraktan ya-
bir ocuk lahdi ortaya (Resim: 14). Tf
(7) E.Akurgal, Eski I. ve Ankara 993, a-c,

(8) E.Akurgal,"Batl Anadolu'da Konut, ve Kent (M..3000-30)", Ta-
rihten Gnmze Anadolu'da Konut ve (Housing and in Anotolia a
Histaricle Perspective) , Istanbul 1996, 130, Res.16.
6
bu ocuk lahdini kapatmak iin Lahit ie-
risindeki ocuk iskeleti nemli ortam nedeniyle olduka tahribata
Lahdin ierisinde ise bronzdan bir ele
Yan tarzda bulunan lekythosun lahdin ile ynde
Lahit kuzey-gney olup, leky-
thosa uygun olarak gney ynndedir. Uzerinde palmet sslemesi bu-
lunan bu lekythos ilk Lahdin l hediyesi
olarak bu lekythos, ilk megaronun
pronaosu ierisine gm ve bu tarihten nce megaronun tm-
den terk bize gstermektedir. bir leky-
thos hediyeli toprak ocuk lahdi, iin terminus ante
quem'dir. Buna gre megaron en ge
terk
Megaronun kuzeyinde tf byk plakalarla
ve ok az bir Bu d-
byk megaronun bir baheyi
plaka bu taban, hafife
(izim: 4,5). duruma, ifte Me-
garon'un . avlusunda da. Phokaia me-
garonunun bu avlu bir duvarla Avlunun
sonundan neeye giden mal-
zeme ele bu buluntular ierisinde top-
raktan, ii dolu olarak elle bir erkek
(Resim: 15)". Megaronun ve evresinden daha alt dzeylerde
ele geen seramik malzeme, ikinci daha gee
gitmemektedir; bu nedenle bu megaron, ya-

Megaronun gneyinde ve gney duvarlar
ve bir platform ele (izim: 2,3). Bu duvarlar me-
garonla Bu ne tam olarak an-
Belki de megarona ait bir ya da du-
Bu ynndeki orijinal lde
(3.22 m) Belki de kareye bir plana sahipti. y-
nndeki duvar ise, buraya bir basamak
(9) D.C.Kurtz, Athenian White lekythoi. Patterns and Painters, Oxford 1975, PI.69.2.
(10) Bkz.Dipnot ?
(i I) Chr. BJinkenberg, Lindos I. Fouilles er Recherches 1902-1914. Berlin 1931, PI.80 No.! 862,
PL.86 No.1946-1948 ; - Besques, Catalague raisonne des et reliefs en
terre-cuite grecs, etrusques et romains, 1, Musee National du Louvre, Paris 1954, PI.XL B
374; Erythrai II. Toprak Eserler, Ankara 1977, Lev.I i 2.
7
Megaron byk kiremitli bir ile rtlmekteydi;
bu nedenle iki dar yani, ve birer ol-
Megaronun kiremitleri son derece az ele
Kalypterleri yuvarlak profile sahiptir. Mahya kiremitleri de
yuvarlak profile sahiptir. Bu formdaki kalypter ve mahyalar,
neeye aittir. kiremitlerinin bu biime
sahip megaronun tarihini de I.O.6.yzylldan daha
geriye gtrmektedir. Bu kiremit Phokaia'da elimize en
eski kiremit Bu paralardan ve plandan yola me-
garonun ve eski durumu bilgi edinebilmekteyiz
(izim: 5).
Megaron terk edildikten sonra bu alan, nc Dnem'inde nek-
ropolis olarak ait ve sz edilen
toprak ocuk lahdi ile mezar olarak amphora, bu
nekropolis olarak bize gstermektedir. Arnp-
horalar Khios, Samos ve yerel tiptedjr., Amphoralarda yakarak l
grlmektedir. Bu alan yak-
1.0.425 kadar nekropolis olarak
Megaronun blm (Ci, 01-2 plan kareleri), drdnc
Dnem'de nce kiremit, daha sonra seramik reten bir atlyenin
olarak (izim: 2). Atlye ise daha
yani caddenin bulunuyor Bu alan son
kiremit olarak atlye kiremit
retimini ilk da Erken
Hellenistik Dnem'de ise kiremit yerine seramik gr-
mekteyiz. Bu plkler 1996 mevsiminde olarak ka-
Megaronun ierisinde A2 ve B2 plan karelerinde gney du-
olarak yuvarlak bir grnmnde ise de
Klasik Dnem kiremit ve seramik atlyesinin su kuyu
(izim: 2,3; Resim: 9,10).
Megaron dnemde yine nekropolis olarak kul-
Bu zamanda yani, Hellenistik ve Erken Roma dnemlerinde
tf lahitlerle gmye Ni-
tekim Bi plan karesinde tf iki lahit
(izim:2). Bu lahitlerden biri olduka tahrip durumda, ise
olarak ele biiminde sahip iyi
lahit, gneyindeki gnmze ait evin
Buna lahdin ii ve bir l hediyesine
arazideki taban suyunun yksek nedeni
ile iskelet de
8
Sz konusu alan, Roma Dnem'i boyunca Bu
durum kentin daha da ortaya Roma D-
nemi'nde plkler, iin kent merkezine daha da
Bu alanda en st dzeydeki malzeme, terra sigillata se-
ramik aittir. Ne ki bu byk blm erozyonla
yok Ele geen seramikler genellikle ikinci ya-
aittir. Bu tarihten sonra bu alanda herhangi bir gr-
memekteyiz. sonraki bu alan, tarla olarak kul-

bu parselin, Arkaik Dnem ve ncesinde iskana sahip ol-
Demek ki antik dnem bu zamanda bu-
raya kadar Arkaik Dnem ise, bu
LO.5.yzylldan itibaren nekropolis, kiremit ve seramik atlyesi p-
lkleri olarak antik yerlec'min gitgide
bize gstermektedir.
B) Su (izim:6)
Phokaia antik kentinin 3. Derece Arkeolojik Sit bulunan
Atatrk Mahallesi 30L.1Vd pafta, 1253 ada, 3 nolu parselde Kltr ve Ta-
biat Koruma Kurulu'nun 30.11.1993 gn ve 338 ilke
Bu 27.7.1995 -
8.9.1995 tarihleri
2339,06 m- lik bu parsel, Foa Arkeolojik Sit en gney
yer an Dede Tepesi'nin asfalt
yolun hemen kalan bu parselin bir dere ge-
mektedir. ncesinde antik ait herhangi bir ve
izi grlmemekteydi. L biimindeki parselin blmnde drt, de-
nize blmnde ise ama
tm parselde herhangi bir arkeolojik buluntuya

3 ve 4 nolu amalarda Erken Roma Dnem'ine ait bir su or-
taya Parselin st dzeyinde bulunan bu iki ama ku-
ynnde 3 nolu
denizden 8.23 m ile 9.02 m
yzeyde 30-35 cm Bu hemen al-
bir su 8.39 m-8.59 m dzeylerinde rast-
(Resim: 16). Kanal 32 cm ge-
ise 60-70 cm Duvarlar kk boyutlu
kire harla birbirlerine
ii tamamen toprakla Bu toprak humuslu,
9
killi, koyu kahverengi renkli ve Bu
toprak zamanla ierisinde 3 nolu
ierisinde 12 m blm ortaya A-
blmnde kanal tahribat
(Resim: 17). stten 50 cm ye kadar olan blmnn
tutturmada kire ok iyi Alt taraftaki
kire har, ok daha iyi
gney ucunda 5.88 m seviyesinde ula-
Bu noktada korunan 8.49 - 5.88 = 2.61 m
dir. Anakaya bu 6.73 m seviyesinde
Yani 6.73 - 5.88 = 0.85 m lik blm anakayaya bu-
Kire duvarlar anakaya zerinde ykselmektedirler.
anakayaya oyulan blmndeki 63 cm dir. Yine ka-
bu 7.54 m ykseklikte seramik rast-
Roma Dnemi'ne ait bu seramik
7.54 - 5.88 =1.66 m ykseklikte Yani bu seramikler, ka-
.66 m lik blmnn bir zamanda
buraya Buna gre se-
ramiklerin tarihinden daha nce
4 nolu ama, parselin st blmnn en gneyinde yer
(Resim: 18). Bu ama, 3 no lu amada ortaya
bulmak iin 1.5 m 10 m bu
denizden 7.54-10.70 m de-
Buradan da zere, arazinin bu noktadaki
olduka st seviyesi 8.08-8.17 m dir.
Ancak bu amadaki ise iyi olup,
7.15 m dzeyinde ele 4 no lu amada kanal korunan
en byk 8.08 - 5.81 = 2.91 m dir (Resim: 19).3 nolu amada
ele geen zelliklerinin burada da devam g-
rlmektedir. Kanal 32 cm dir. Bu duvarlar anakaya
zerinde ykselir ve ise, anakaya ierisine
anakaya ierisine olan 62 cm dir.
Amada zerinde 8.34 m dzeyinde az antik ait
seramik ele an Dede Tepesi'nden s-
rklenerek ierisindeki dolgu ise, 3 nolu
amada gibi toprak olup, humuslu ve yu-
Kanal dolgusu ierisinde deniz seviyesinden 6.78 m yk-
seklikte seramik bir adet stroter Bunlar
90-100 cm Stroterin ze-
rindeki parmak ile izler, bu keramik
gstermektedir; bu nedenle l.s ierisinde
10
m kadar 3 nolu amadan da zere
ikinci veya dolma dzeyinin 1.66 m ye
kadar grlmektedir.
Su Tarihlenmesi
Foa ilesi, Atatrk Mahallesi, 30L.IVd pafta, 1253 ada, 3 nolu par-
selde bulunan kanal, temiz su olup, antik Pho-
kaia kentine Roma Dnemi 'nde su getirmek iin
duvar kire ile Hellenistik
Dnem'den sonra gstermektedir.
duvar kiremit, ve seramik bu-
duvar stilini erkene gtrr. Bu Ge Roma
Dnemi'nden ok daha neeye ait gsterir. Ote yandan
saf kire ve ka-
ok fazla (32 cm) da stil Roma
Dnem'inin erken bir vurgular. Ote yandan yu-
szn 3 nolu amada 1.66 m yk-
seklikteki dolgu ierisinde bulunan anak mlekler,
ikinci veya Bu se-
ramikler bu tarihte 1.66 m lik blmnn dol-
gstermektedir. Buna gre seramiklerin
tarihinden daha nce gerekmektedir. Ote yandan yine
zere 4 nolu amada 90-100 cm yu-
bulunan ait stroter da yine,
t.s ierisinde 1 m kadar gstermektedir. Btn bun-
lara gre sresini gz nnde bulundurarak,
dolmaya nce, LS.1.yzyllda
sonucuna Ote yandan de-
gibi duvar stili de bize yine bu tarihi gstermektedir.
Demek ki Phokaia antik kentine temiz su, kentin gney ta-
kaynaklardan bu kanalla
1996 mevsiminde daha olanaklarla kalan
devam edilecektir. Antik kent merkezindeki Pho-
sivil tutacak, Arkaik Dnem megaronunun
nndeki kiremit ve seramik ortaya da Klasik
Dnem kiremiti ile Erken Hellenistik Dnem seramik kronolojilerine
nemli bul .
(12) H.S.Robinson, Pottery o/The Roman Period. The Athenian Agora V, Princeton, New Jersey
1959. PL61, NoJ 28, 54.
11
r
='

_._.
um
a
~ : ..
~ a
~
.S

"

'N
~
'"
""
~
f
'"
w
Ei w
;;
i _ L ~ . __. __1.. _ ..
'"
,
, ___ i
. ----
""
T
---i
~
~ s -
i
""
i
'I
:g
w.
~ i'""h
<,
.;
n i
~
LSJ
.=
i
l>o
~
,...
~ L
Ei . .
~
'N
"
~ i ~
w
U.
~
.L .__.....-..... _---. . -
12
0, ,Sm.
'i'

1
,
i
-
3

i
J
"
'"
Lll . " (l.,
i:" I'
'''1 ,>-..
i"
i
N
2
i
-L
3
,.....
w
2: Foa ilesi, Mahallesi, 19 pafta, 102 ada, 23 nolu parselde ortaya ka-
(izen M. Acar).
14
tb .',)'"
~
o
. . i
.
,H
cl
F-
,.,'r-

.-
\-=
i-lc-

ii ii
f-
e
r-r-
C
ii t
ii II
r -i
JI
I/lU i L.J\


ii LI
11
4: Arkaik Dnemmegaronunun tamamlamane-
risi, t., 7.
izim 5: Arkaik dnem megarounnun res-
tttsycnu, i..7.
15
,"
1
i

o
300-

. . <
i
'" -:'"
'\k
8
'.
-
"
",
"O'
!
.'
fOCA. JOL.IVd palta
usa ada, J no.lu parsel
LEK 1/00
izim 6: Foa ilesi, Atatrk Mahallesi, 30 L. IV d pafta, 1253 ada, 3 nolu parselde ka-
zrlan ve Roma Dnemt su gsteren plan (izen: M. Acar)
16
Resim 1: Antik kent merkezindeki genel
Resim 2: Antik kent merkezindeki genel
17
18
- - - - - - , - - ~
Resim 4: kase, i S * 1.75 .t..3. ikinci
Resim 5: Resim 4'deki kaseden bir t..3. ikinci
19
Resim 6: Antik kent merkezinde H 7-8, i 7-8 plankarelerinde Klasik ve Hellenistik
Dnemle ait duvarlar
Resim 7: Antik kent merkezinde G 7-8 plankarelerindeki Bizans Dnemi y a p s n d a n bir
grnm
20
Resim 8: Megaron genel bir grnm
Resim 9: Arkaik Dnem megaronunun genel i. . 7.
21

"-
."J-'
... .. .....
Resim 10: Arkaik Dnem megaronunun t..7.

Resim 11: Arkaik Dnem megaronunun kuzey iten t..7.

22
Resim 12: Arkaik Dnem megarenunun n
ierisinde bulunan
toprak lahdin stndeki ka-
ve lekythosun
situ durumu, 1.0. 5. ilk

Resim 13: Palmet sslemeli
lekythos. t..5.
ilk
23
24
Resim 14: Arkaik Dnem megarenunun n ierisinde bu-
lunan toprak Iahit, t., 5. ilk
Resim 15: topraktan ya-
erkek heykel-
Arkaik Dnem
megaronunun kuzey
avlu al-
t..
7. ilk
Resim 16: Foa ilesi, Atatrk Mahallesi, 30L. IVd. pafta, 1253 ada, 3 nolu parselde
bulunan su I. S. 1.
Resim 17: Roma Dnemt su i. s.
25
26
Resim Roma Dnemi su i. S. 1.
Resim 19: Roma Dnemi su i. s. yz-

PERGAMON
1995 YILI RAPORU
Wolfgang RADP'
31 Temmuz'da ve 20 Ekim'de son verildi.
Traianeum'daki kk ve antik kent
sokak srdrlmesi ile
SOKAK SONDAJLAR!
Hellenistik Dnem Pergamon'u kent y-
nelik olan ve beri sregelen sokak devam
ettirildi. 1995 sezonunda, kentin, henz olan bl-
gesinin surla evrili kent sarp ve
ucunun nnde bulunan son bir 100 metrelik b-
lm bulundu. birbirine olan 70 metreye,
bu sokakta da grld. En yeni bulunan sokak, zeri
hi dzgn levhalarla bugne kadar bulunan en
uzun sahipti. Merdiven so-
uzunca bir blmne, daha basabilmesi iin
enine yivler sokakta birka kaplama
zerine kaba olarak sigma harfleri Bu gibi harflerin atelye
amblemi veya
PERGAMONSUNAGf
Pergamon lleri ve izilen planda
Sunak temelinin ana lleri 36,82 lll,
kuzey 34,17 m, 36,87 m gney 33,82 m, dir. Kuzey
ve gney sebebi, gney tarafta tam
(*) Dr. Wolfgang RADT, Alman Arkeoloji Enstits Camii Sak. 48 80090
ANEUL
27
ve burada bulunan daha eski bir dneme ait bir
girintisinden
ait mermer zerinde srdrld. a-
merdiven evresindeki
galerilerin ve ele-
birbirine uyan ok tamamlanabildi. Eski
sz edilen bir stunlu galerinin i zel-
likle nemliydi. 1,63 m merdivenin yan ta-
bulunan i ait eski


Arkeolojik srdrl-
mesiyle ve ncl ynelik avlusunda iki
kk ama Burada Hellenistik Dnem'e ait
nemli rastlamak umudu
Bunun yerine, her iki amada, neredeyse hemen Roma avlusunun se-
viyesinin opus caementicium'dan iki tonoz kuzey u-
biri K tonozunun kuzeyinde ve i tonozunun ku-
zeyinde-ortaya avlusunda bu denli kuzeyde iki tonozun var
avlusunda gibi burada da avlu ta-
bir dizi kk tonozun yer sonucu
Teras
Traianeum n byk kesme bir
sahipti. Tahminen Ge Antik Dnem'de bu orta ke-
siminin alandan, 15 metre bir
bir kez Tahribat, eski kesme zenle
Teras bu kesimi Bizans Dnemi'nde en az bir kez daha
Bu dnemde traianeum'un teras Pergamon kale du-
bir haline Tahribat gren yer, kale
da karma teknikle
Tarihi bu byk bir blm, 198811989 teras du-
kesiminde yine Teras neden tam bu b-
lmde birka kez sorusuna kesin bir verilemez. Byk
bir bu (tf ve su
dengesi (byk miktarda nem) nemli etken Teras ye-
niden bu Alman Arkeoloji Enstits'nn projesine gre
yerine getirecek deneyimli bir Trk grevlendiriidi.
28
Y yerin henz ayakta duran, ama ka-
yapan ve de yerinden oynayan kesme nu-
maralanarak yerlerinden Iskele ykseltilerek
yer nce harla ve sonra bir tabaka ile Iskele
bundan sonra yerin en alt kadar indirildi ve buraya,
Roma Dnemi dkme ierisine kadar uzanan bir
Bu ve cephesinde eski kesme
Roma Dnemi'nde gibi, "Gizli Kaplama" olarak Duvar
ykseltildi. Duvar rlrken cephede eski kesme
yerlerinde ise
kk ve harla bir tr modern caementicium On cephe
iine st Bizans Dnemi tamirini iin,
kondu. yerin tm boyunca bir stteki kat-
iin kotta betonarme yer-
Bu yine beton arkaya, antik ca-
ementicium'un iine Su birikmesini nlemek iin, yeni
iinden tarafa ykseklik ve drenaj
Yeni rlen tm, kiremit elde
edilen harla derzleme eski duvardan
Teras duvar boyunca, iinden geen
koridorun gizli bir su geirildi.
ZYAPIS/
Stuko
Halen depoda bulunan ve Z Maske Mozaikli Salonu'na ait
stuko bezemeler, bir grup uzman yrtlen, a-
ilerlemeler kaydedildi. Geri kalan tm paralar temizlenerek
ve pilasterler ile stun
biraraya getirildi. panel1er ile bunlara ait
renkli kenar profillerinin ince ve tmlenmesine Pi-
lasterlerin, Roma Dnemi'nde tamamlama kar-
kaide profillerinin yeniden ok zaman Roma
Dnemi'ne ait yedek bir stun ve
da ok zaman Z zerine
edilecek koruyucu detay ile grevli mimarlarla
bir sonucunda, stukolu Hellenistik ve
zerine ve Maske Mozaikli Salon'un Roma Dnemi'nde ye-
bu duvarda konusunda yeni bil-
giler elde edildi.
29
Z zerine Edilecek Koruyucu n
Koruyucu yerinde Plan,
bir kez daha arazi zerinde olarak lld ve i-
zildi. ok perspektif ve kesit izilip, elik
konstrksiyonu iin ok izim Yerel bir tes-
viyeciye, izen denetiminde ve izimlerine gre bir dizi
deneme
E.Steiner, Alman Arkeoloji Enstits Per-
gamon vi.
30
PERGAMONBERICHT BERDIE
KAMPAGNE 1995
Wolfgang RADT*
Die Kampagne begann am 31. Juli und endete am 20. Oktober. Die
Grabungstatigkeit beschrankte sich auf kleine Nachuntersuchungen am
Trajaneum und die Fortsetzung der Gassensondagen im antiken
Wohnstadtgebiet.
GASSENSONDAGEN
Das seit lahren laufende Programm der Gassensondagen zur
Erforschung des Stadtplans des hellenistischen Pergamon wurde
fortgesetzt. 1995 wurde im Nordosten des noch unausgegrabenen
Wohnstadtbereichs die letzte Gasse vor dem steil ansteigenden und von
Felsen bersaten Ende des ummauerten Stadtgebietes auf fast 100 m
Lange gefunden. Der allgemeine Abstand von plus/minus 70 m zu der
Nachbargasse ist auch bei dieser Gasse eingehalten.
Die neu gefundene stlichste Gasse hat die bisher langste noch
intakte Strecke von Abdeckung mit steinernen Deckplatten.
Eine langere Strecke der als Treppe aufwarts fhrenden Gasse ist mit
Querrillen versehen, die den FBen besseren Halt geben sollten.
AuBerdem sind mehrere Abdeckplatten dieser Gasse mit dem roh
eingemeiBelten Buchstaben Sigma (###) versehen. Bei solchen
Buchstaben wird es sich um die Kennzeichnung von Werkabschnitten
oder um Steinbruch-Abrechnungsmarken handeln.
PERGAMONALTAR
Die Vermessungs-und Aufnahmearbeiten am Pergamon-Altar
wurden fortgefhrt.
Die 1994 schon aufgenommenen Steinlagen des Fundaments wurden
im Plan noch erganzt, Die HauptmaBe des Altarfundaments sind: Ostseite
C*) Dr. Walfgang RADT. Alman Arkealaji Enstits Camii Sak. 48 80090

31
36,82 m; Nordseite 34,17 m; Westseite 36,87 m; Sdseite 33,82 m Die
Abweichung zwischen Nord-und Sdseite ergibt sich durch die nicht
exakte Fluchtung der Sdseite und die dort befindliche Einbuchtung fr
eine altere Zisterne.
Die Aufnahme der Marmorwerkstcke vom Altar wurde fortgesetzt.
Einen Schwerpunkt bildeten Gebalkteile der Hallen aus dem Bereich der
ehemaligen Altarfreitreppe. Mehrere Werkstcke konnten durch
Anpassung von Fragmenten vervollstandigt werden. Besonders wichtig
war die Wiederauffindung einer schon der alten Publikation
enthaltenen Die alte Annahme wird bestatigt, daB
1,63 m lange Architrave zu den Innenseiten der Risalite im Bereich der
Freitreppe gehrten.
TRAJANEUM
Die archaologischen Arbeiten sich auf die Fortsetzung
der Fundbearbeitung sowie auf zwei abschlieBende kleine
Grabungsschnitte im Osthof, mit dem Ziel, die Vorgangerbebauung zu
klaren. Die Hoffnung, hier noch auf relevante hellenistische Baureste zu
stoBen, erfllte sich nicht.
Statt dessen tauchten in den beiden Schnitten fast unmittelbar unter
dem rmischen Hofniveau die Nordenden von zwei Gewlbekappen aus
opus caementicium auf, und zwar eines nrdlich von Gewlbe K und
eines nrdlich von Gewlbe Aus dem Vorhandensein von zwei
Gewlben so weit nrdlich im Osthof ergibt sich die Erkenntnis, daB
auch dort, genau wie im Westhof, eine Reihe von kleinen Gewlben lag,
die das Hofpflaster trugen.
Schildmauer
Die Frontmauer der Trajaneumsterrasse hatte eine AuBenschale aus
groBen Quadern.
In vermutlich spatantiker Zeit ist diese Schale im Bereich stlich der
Mitte auf eine Lange von etwa 15 m einmal ausgebrochen. Der Schaden
wurde sehr ordentlich mit den alten Quadern repariert.
Mindestens eine, wenn nicht zwei weitere Reparaturen erlebte
dieselbe Strecke der Schildmauer in spatbyzantinischer Zeit. Damals
wurde die Schildmauer des Trajaneums zn einem Teil der Burgmauer von
Pergamon umfunktioniert. Man hat die Ausbruchstelle in derselben
Mischtechnik geflickt, in der auch die brige Burgmauer errichtet wurde.
32
Im Winter 1988/89 brach ein graBer Teil dieser historischen
Flickungen wieder aus des gleichen Strecke der Schildmauer heraus.
Warum die Schildmauer gerade in diesem Abschnitt mehrmals
eingebrachen ist, laBt sich nicht mit Sicherheit sagen. Mit graBer
Wahrscheinlichkeit spielten die Zusammensetzung des Felsens hinter
diesem Bereich (eine Strecke von Tuffstein?) und der Wasserhaushalt
(grBere Ansammlungen von Feuchtigkeit) eine entscheidende Rolle.
Mit dem Wiederaufbau der Schildmauer wurde eine besonders
trkische Baufirma beauftragt, die die Arbeit nach den
Vorgaben der Deutschen Instituts durchfhrte.
Die auf der Westseite des Ausbruchs zwar noch stehenden, aber teils
ausgebauchten und abgelsten Quaderschichten wurden numeriert und
abgetragen. Mit schrittweiser Erhhung des Gersts wurde die
Ausbruchflache zunachst mit Mrtel und mit einer
Isolierschicht verputzto Das Gerst wurde dann wieder abgebaut und am
unteren Rand des Ausbruchs eine Stufe fr die Grndungsschicht der
neuen Mauer tief nach hinten in das rmische GuBmauerwerk
eingearbeitet. Die Grndungsschicht wurde betoniert und nur an der
wurden die alten Quader-wie in rmischer Zeit-als "verlorene
Schalung" verwendet. Auf die gleiche Weise wurde die Mauer nun
Schicht fr Schicht hochgezogen, wobei in der Front jeveils die alten
Quader, nach Mglichkeit genau an ihrer alten Stelle, verwendet wurden,
dahinter aus kleinen Steinen und Mrtel eine Art modernes
.Caementiciurn hergestellt wurde. In den oberen Bereichen wurde auch
Dachziegelbruch in der sichtbar verbaut, um die Textur der
byzantinischen Flickung wiedererstehen zu lassen. In drei verschiedenen
Hhenschichten wurde auf ganze Lange je eine Betonschwelle
als Auflager fr die nachsten Schichten eingebracht. Diese Schwellen
sind mit Betonankern nach rckwarts in die antike Caementiciummasse
eingebunden. In verschiedenen Hhen und Abstanden wurden
Drainagerohre aus dem Inneren der neuen Mauer an die AuBenseite
gefhrt, um Feuchtigkeitsstau zu verhindern. Die gesamte neu
aufgefhrte Mauerflache wurde durch eine rote Fuge aus
Ziegelsplittmrtel vom alten Bestand abgesetzt.
Hinter der Schildmauer wurde auf deren gesamte Lange eine
Drainage unsichtbar unter dem Korridor in den Gewlben angelegt.
33
BAUZ
Stuckrestaurierung
Die Restaurierung der z. Zto im Depot befindlichen
von der Nordwand des Maskenmosaikraums in Bau Z durch eine Gruppe
von Spezialisten machte gute Fortschritte.
Es wurden noch brigen Teile gereinigt und gefestigt. Viele der
roten und weitere Teile der Pilaster und Kapitelle wurden
zusammengesetzt. Mit der Feinbearbeitung und Zusammensetzung der
gelben Paneele und ihrer farbigen Randprofile wurde begonnen. Viel Zeit
beanspruchte der Aufbau der komplizierten FuBprofile der Pilaster, die
sich als rmische Erganzungen herausstellten. Aufwendig war auch die
Zusammensetzung und Festigung eines rmischen Ersatzkapitells.
In enger Zusammenarbeit mit den fr die Detailplanung des
Schutzbaus ber Bau Z anwesenden Architekten konnten neue
Erkenntnisse zu Hhe und der hellenistischen Stuckwand
und deren bei einer rmischen Renovierung des
Maskenmosaikraumes gewonnen werden.
Vorarbeitenfiir einen Schutzbau uber Bau Z
Die Detailplanung fr den Schutzbau wurde am Ort aufgenommen.
Der GrundriB wurde fr die Zwecke des Baus im nochmals
detailliert eingemessen und gezeichnet. Ferner wurden mehrere
Ansichten, Perspektiven und Schnitte gezeichnet und zahlreiche
Detailzeichnungen fr die stahlerne Dachkonstruktion erstellt. Nach
diesen Zeichnungen wurden eine Reihe von Probeteilen unter Aufsicht
der entwerfenden Architekten von einem rtlichen Schlosserbetrieb
hergestellt.
Abbildungsnachweis: E. Steiner, Fotoarehiv Pergamon im DAl
IstanbuL.
34
Abb. 1: HeIlenistische Gasse im nord-
stlichen philetairischen Stadtgebiet
(Gassensondage 24/95), von Sden
Resim1: Philetairos ku-
bulunan HelIenistik
Dnem'e ait sokak (sokak son-
24/95), gneyden
Abb .2: Wie Abb. 1, Delail mil Buchslaben Sigma
und Aufrauhung der Slufen
Resim 2: Hellenistik Dnem'e ait sokak, sigma harfle-
ri ve basamaklardaki izikler
35
36
Abb.3: Trajaneum, Osthof. Oberseite eines rmischen Gewlbes
aus opus nrdlich von Gewlbe I, von
Sden
Resim 3: avlu. Opus caementicium
bir Roma tonozunun st i tonozunun kuzeyinde,
gneyden
Abb.4: Restaurierung einer Stuck- Pilasterbasis aus Bau z
Resim 4: Z bir stuko pilaster kaldesinin
Abb.5: Schildmauer des Trajaneums mit der antik! byzantinischen Fllck-
stalle, vor dem Einsturz (Foto 1976)
Resim 5: Traianeum teras AntikIBizans yama yerleri,
madan nce 1976)
Abb. 6: Die Ausbrncbstelle von
1988 zn Beginn des Wie
deraufbaus (Foto 1995)
Resim 6: 1988 yerin
yeniden
1995).
37
38
Abb.7: Beginn des Gerstbaus (1995)
Resim 7: (1995)
Abb .8: Region der Maurerarbeiten
Resim 8:
39
PERGE KAZISI 1995 YILI N RAPORU
HalUkABBASOCLU*
1995 Perge ve T.CKltr.
ve Mzeler.Genel izniyle, Istanbul Universitesi
Edebiyat Fakltesi "Antalya Blgesi Arkeoloji Merkezi"

ekibi, bu Epigrafya Uz-
Prof.Dr.Sencer (Akdeniz Universitesi), Arkeolog Yrd. Do.
Dr. Inci Delemen (LU.E.E), Arkeolog-Nmizmat Do. Dr. Tekin
(i..E.E), arkeologlar Turgut Zeyrek MA. (i..E.E), Nalan M.A.
(i..E.E), Selma Bulgurlu MA (i..E.E), Sedef okay (i..E.E),
Demir, Restoratr YMimar Sevim .Silay (LT.U.), Topograf
Adnan Teknisyen Akif Istanbul Universitesi Edebiyat Fa-
kltesi Klasik Arkeoloji Anabilim zdizbay,
Mjde Trkmen, Aysel Uzunkaya, Zeynep Murat Dural Bora
1994 "Roma Oneesi
Perge" proje 1995 yine Almanya Giessen Universitesi Klasik
Arkeoloji Blm Prof. Dr. Wolfram Martini ile beraberce y-
Bu projeye Arkeolog Dr. Norbert Eschbach, arkeoloji
Ingrid Laube, Matthias Recke ve Desinatr Renate Martini
(*) Prof. Dr. Halk ABBASOGLU, niversitesi Edebiyat Fakltesi Klasik Arkeoloji
Anabilim Fen P.T.T.-34459 ISTANBUL
(l) izin ve denekler 1995 yrtlen Perge ve
olanak T.C. Kltr ve Mzeler
Genel tm yetkililerine bir bor bilirim. niversitesi
Edebiyat Fakltesi, izin ve ara gere ile destek Trk
Tarih Kurumu parasal devam Keza Trkiye
Turing ve Otomobil Kurumu da parasal destek Hans-Hermann
Pauw (Grillo Ticaret destekle korumaya ynelik malzeme gi-
derlerini Tm bu kurum ve yetkililerine Perge Ka-
ekibi arz ederim.
41
T.C.Kltr Antalya Mzesi
Arkeolog Azize Yener ve Mze Unal temsil et-

1995 ana grupta incelenebilir: (izim: I)
I.KAZILAR
A. KONUTALANI
Kentin Hellenistik surlara alanda, 1988
konut kazrsma- 1995 1994'te ortaya
32 no lu avlunun kuzeyindeki 33,34,35 ve 36 no lu mekanlarda
devam (Resim: I). Eve, 34 no lu kuzeyindeki
girilmektedir. 34 no lu mekan, dikdrtgen bir koridoru olup,
33 ve 35 no lu odalar ile 36 no lu oda buraya
Bu koridor, gneyde 32 no lu byk avluya 34
no lu toprak zemininin du-
paralel, kuzey gney uzanan, su yer al-

33 no lu mekan, dikdrtgene bir plana sahiptir. Mekan,
bir 34 no lu mekana Gney du-
bir mevcuttur. toprak zeminli bu mekanda,
kandil, ok unguentarium, sikke, maden ve cam eserlere ait par-
alar ele
35 no lu mekan, 2.36 x 1.50 m llerinde,
dikdrtgen kk bir mekan olup, zemini toprak levhalar
ile n ve k-
zemin
36 no lu mekan, kare 34 no
lu mekana Giiney 32 no lu mekana sveli
ve daha byk bir ge bir dnemde rlerek
Uzerinde iki arslan figr ile yuvarlak oyuk bulunan bezemeli
mermer masa dnemin lks en
nemli buluntusudur ( Resim: 2,3)
(2) 1995 iin n grlen kurulunun tm ye-
lerine zvcrili iin kalpten ederim.
(3) Haluk "Perge 1988 On Raporu", Xi. 2,
1989.211-227; "Perge 1991 On Raporu", XV. Sonulan 2.
1993.597-611; "Perge 993 ve 1994 On Raporu", XV!l. Top-
2.1996.107-120
42
B.NEKRD?DL
Kentin ve yer alan iki nekropolden bugn
Toparlar Ky'nn Keza nekropol de halen
birinci derece arkeolojik sit
zel mlkiyettedir, ancak nekropolne oranla daha seyrek ya-
sahne Buna bu blgede nekropoln tah-
nne gemek zaman zaman mmkn Antalya
Mzesi bir kontrol zerinde
Uyuyan Ariadne figr bulunan byk bir lahit ortaya
(Resim: 4) 1994 nekropol -
1995'de daha bir devam etmemize neden
Uyuyan Ariadne figrl evrede a-
burada byk bir mezar ortaya
(Resim: 5). Kuzey ve gney kire mun-
tazam bloklarla bulunan, dikdrtgen mezar oda-
sonradan rg ile apsis ilave Mezar
olup,
ve iki mekan grnmndedir. arka
zemin mozaik olup, gnmze dek sadece kenarda, yer yer
bordr koruna
da mozaik Mozaik, kenarda ve
ortada tahrip Beyaz, lacivert ve renk tesserae kul-
Bordr iinde kalan alanda geometrik motifler yer al-
-
apsiste bir lahitin kaide tesbit edil
Bu kaide, muhtemelen sonucunda teknesi bu-
lunamayan, Uyuyan Ariadne tasviri olan bir lahite ait olabilir.
Bu blmn gney ni iinde, semerdam biimI i
tm bir lahit (Resim: 6). Tekne ,
Nike, ortada ise Eros figrlerinin girland olup, gir-
landlar masklar yer Sz konusu bu lahit, gene
Perge'den Antalya Mzesi'nde sergilenen biri ka-
M.S 2. tarihlenen iki lahit ile benzerlik gstermektedir.
Bylece bu tip lahitlerin Perge'de Gerek
eksiksiz gnmze gelmesi gerekse byk
bir nemi bulunan bu lahit, Antalya Mzesi'ne gtrlerek kon-
servasyonuna hemen hale
43
C. KULELER
Hellenistik kulelerin ve oval avlunun hemzaman
olup hususunda A.M. Mansel- ve H.Lanter'in' ileri kar-
1995 a-
avlu ve Hellenistik kulelerde
sondajlar oval avlunun Hellenistik Dnem'deki rlve
Bunun sonucunda her iki bilim ada-
aksine Hellenistik, Erken Imparatorluk ve Im-
paratorluk Dnemi olmak zere evresi oval avlunun
bugnk haliyle Hellenistik Dnem'e ait ka-

kulenin iinde incelemelerde, bakan kemeri n
daha sonra buraya kesinlik Bu ikinci kemer,
kuzeyde avlunun galeriye Hellenistik kemer ile
byk gstermektedir. Hellenistik kemerin ke-
merden daha alak olup, gerek kemeri n duvara oturma ge-
rekse n yznde profilli silmeler yoktur. Buna bakan ke-
merin yznde arkhivolt biiminde kemer
bulunmakta, kemeri n oturma yeri profilli bir silmeden
Roma Dnemi'ne ait bu kemerin iinde bulunan kulenin ikinci ka-
kule zemininin Roma Dnemi'nde
olma ihtimali kuvvetlidir. kule ierisinde zemin yer alan
ikinci bir mazgal de kuleler kulelerle be-
raber orijinal Hellenistik
Mazgal bakmakta ve bu tam
rastlamakta olup, bu hali ile Do-
savunma fonksiyonunu Erken
paratorluk Dnemi'nde ilave
II. VE KORUMA
Daha nceki ve zamanla nedenlerle
veya mimari elemanlar 28 no lu mekandaki
menin dklen kaplama duvar dokusu

(4) A.M. "1953 Antalya Blgesi (Pamphylia) Dair Raporu, Trk AD 6,
956.3- O; "1946-i 955 Pamphylia'da ve Bel/elen
22.1958.211-240." PamphyIia ve Atatrk Konferans/an,
1964.215-234.
(5) H. Lauter, "DasheIlcnistiseheStldtor von Perge", BJb 70, 1971. 1-11.
44
Nekropol ortaya zemin st kum ve
ile korumaya
III. YZEY
Hellenistik ve Roma Dnemi Perge kentinin kuzeyinde, yksek bir
plato zerinde yer alan akrapolisin Roma ncesi arkeotojik
1994 1995
da
tv.
Tm kenti kapsayan karelaj iin gerekli 100 metrelik rper
tesbitine Topograf Adnan devam ve gerekli
noktalar akrapolise
Roma-Ge Roma Dnemi
nemli sonulara konut keramik a-
devam 1995'de tasnif, izim, yeni de-
ve Sagalassos ekibi
Perge'deki Sagalassos kkenli ortaya koy-

1988-1994 ve Ge Roma Dnemi'ne
ait olan, cam eser tasnif, temizlik ve a-
ve 1988-1994 sik-
keler ile 1995 bulunan 85 adet sikkenin tasnif, te-
mizlik ve da Tekin
devam
yesi Prof. Dr. Sencer ise Perge'de dek bulunan
tmn tekrar etd ederek
(6) H. Martini, "Perge Akropolisi'nde 1994 XVIL.
2,1996. s. 121-127
(7) 1995 akropol ilgili bilgiler. bu raporun sonunda ve-

45

B
c \(}H
I1 IDNEH Km9
t 1 v.nn
CL
o TAK
ol wl
. IN(
\{
YAl1
fl NUS/Il ([SI-[
f7
n I.S/'l[
r eESM:
JJQQ li .
GL Mli.iKA
G1NList
Gl KISlA
[jt BIlMS
H
[)ut{V
11 KlJZEY IWffi
Lo sss: IK-Gl
1\ ,"IIJJ i
K
te AUlK KlMltJ( lBAtll
l {mn
M 5URl.A'1
H
'Mvw.
01
, AHT
ri 11<1

, """"
r .!W

LEVHA i
,
PERGE :.1995
+
0='lL.
1D
i
M
;
j
;
i

izim 1: Perge 1995 kent plam
46

"'" - i i i't'l I, ... i JJI Tf T i i i i i l -t
, i i i i L 1 -1-----+----1.-----1-----1----- ... - t- "1

--- j i i i i i i
: : i i i : i i : i I. i i i
i i i i i i i i 1 i 1 i ( i i 1
: i i i 1 L




"1 i i i i i i \
: : i .. 1 oI II.. .. i i i i i i
i : [ i : 1 i i i i i .. 1.. 1 .. .. 1.. ,.... .. 1 ...... 1: 1'JtLL
: . . t.:- __ ;
..1---- 1 ... i i I. ,
i i . : i
i i "l<XVI' i r i:
J
L : :
- ._- -r---+' ... -- i:
i ne m : :
i i i i: i
i
11-41 __ ---1'---- ... ----. .----r--- i i ,: i
i . J i i i J' . i
i i i i i i. J L i OL. );fl:1: i
i i i ,. i
i -I i i i i i
i ---1,'--- i -i i :
i i i i i i : i
i i i i i i i, i i i - i J
. i i i i 1 -+ '(I __ r---
q
__.0_1.: 1
11

.. i i :Q : i :
i i i i i 1 : 1
J __ - ---- i- -- -+----4 --- + _-;,,_ __
T fUll : i : I":::':': r" ..., .. ="dl !: :
i I I i i i i i i i i : i i
)IJtL ----r- - -
i i i i I i 'i D i - rr- :.... i i
i \..L( i i i i Li : i j
.. LL '--l=,-
i i i i i i, . i - i
i ... i i i r 1'. i
., i 1- i i i i i :'1' 1 ..I \ '. r.. i i
i i i i i i i r i i i i i
n: __ ---1-- --i- --- - - - -t r- - - -- 4-- -- +- - - -..j. ----+ - - - - - -t- ---t- --- T- -
i i i i i i i i i i i illi _IWL
izim 2: Perge 1995 konut rlvesi
48
Resim 1: Konutlardan 3336 no lu mekanlar, genel
Resim 2: Konuttan 36 no lu mekandaki mermer masa l e v h a s
Resim 3: Konutlardan mermer masa l e v h a s detay
Resim 4: Uyuyan Ariadne'li lahit k a p a
49

50
Resim 5: Mezar y a p s
Resim 6: Mezar y a p s n d a n girlandh lahit
PERGE 1995 YILINDA
YAPILAN
Haluk ABBASOGLU *
Wolfram MARTINI
Perge Akropolisi'nde, 14.08.1995 ve 16.09.1995 tarihleri
tanbul ve Giessen niversitelerinin ortak projesi olarak, Almau
(DFG) parasal ile sondajlarla kontroll yzey
devam Temsilcisi Azize Yener ve
Unal ar ile
Drt sene srmesi planlanan projenin Hellenistik ve Roma D-
nemi Perge kentinin kuzeyinde, yksek bir plato zerinde yer alan ak-
ropolisin Roma ncesi arkeolojik
(izim:l).
1994 akropolisin tepe>, gney ve
ve sondajlar ile biimde 1995
tepenin en yksek
gney, ve kuzey iki tepenin ukur ve
akropolisin gney tahkimatta (2 no lu
ve toplam 34 sondajda (K 13-K46 bkz. plan)
yedi bilimsel bir heyet ve II ile
Arazi lmleri bu sene de Adnan ger-

(*) Prof. Dr. Haluk ABBASOGLlJ., niversitesi Edebiyat Fakltesi Klasik Arkeoloji
Anabilim Fen PTT 3M59/1STANBUL
Prof. Dr. Wolfarn MARTINI, Professur [r Klassische Archaologie- Univesitat Giessen
Otto Behaghel SIr. D- 35394 GessenlALMANYA
(1) niversitesi Perge ekibine, Kltr Temsilcisi Azize Yener ve nal
(Antalya), Akrepolis ekibini Dr. Norbert Eschbach, Ingrid Laube, Renate
Martini .Matthlas Recke (M A) (hepsi Giessen Universitesi), Murat Dural ve Bora
tanbul niversitesi) bor biliriz. kadar lm a-
iin Adnan da ederiz.
(2) H. Martini,"Perge Akropolisi'nde 1994 XVII.
2,1996. 121-127.
51
1. ROMA
DNEM
K20, K21, K22, K23 ve K 23A hamurlu,
mleki yer yer yzeye sahip
kahverengi ve koyu gri tonlarda, profil vermeyen kk fragmanlar bu-
tarihlendirilmeleri henz mmkn Bu
keramik buluntusu, malzeme ve her iki tepenin ya-
1994 zenginlik
1.2 DNEM
Hemen hemen btn alanlarda en alt tabakada ana-
hemen zerinde Arkaik Dnem keramik bu-
Az miktardaki Attik siyah figrl keramik ve Ion
zellikle kaba Ion
Bu benzerlerine M.O. 7. ikinci ya-
M.. 6. birinci kadar Anadolu'nun
Xanthos'a kadar Bunlar 1994
gibi, Perge Akropolisi'nin en ge, Erken 6.
bir sahaya sahip gs-
termetedir.
K20'de Arkaik tabaka ierisinde olan,
sahip, kire bir blok (Resim: I), muhtemelen
Arkaik Dnem'e ait mimari Bu tabaka, Perge'nin kuzeyinde
Kestros Vadisi'nde, kilden
hatlar ve konsentrik dairelerle bezeli ince eperli
kadar bilinmeyen (Resim: 2) iermektedir. Ge Ge-
ometrik Euboeia-Kyklat paraleller ile bu keramik
M.. 7. tarihlendirilmekte ve gene bu kltr evresi ile
Bu tabaka anakaya, yer
yer olup, siyah renkte koyu izler ihtiva etmektedir. Bunun
hemen bir dikmeye ait yuva (?) (Resim: I). Bu
alanda daha tutulacak olan bir muhtemelen Perge'nin erken
dnemlerine ait ilgin gzlemlere olanak Zaten bu
hemen kuzeyinde ve olan sondajlarda (K21 ve K22;
20 m hem Prehistorik hem de Arkaik malzeme bu-

52
1.3 DNEM
byk bir blmnde Attik firnisli ve tek tk
Attik figrl keramik Bunlar M.. 5. ve
4. akropoliste bir alana bir et-
mektedir. tepenin en yksek yerinin hemen kuzeyindeki ka-
yadan derinlemesine olan byk boyutlu temeller, Erken
Klasik Dnem'e ait Sondaj K 34'de temelin st 1.55
cm derinlikte dolguda sadece Arkaik Dnem'e ait keramik bu-
Bu nedenle temellerin en ge, Erken Klasik Dnem'de
olabilir. Bu durum, K32 bu-
Attik figrl keramik ve onun da skyphos
dibi (M.O.470-450) ile desteklenmektedir. Her iki temel
9.60 x 18.80 m llere sahip basit, dikdrtgen biimli bir ya-
Mekan bir geit verir. Bu mekana ait
ancak sonradan bir duvarda, olarak olan
2.50 m uzunluk ve 1.55 m sahip iki paradan
bu geite ait idi. Ge Arkaik tarzdaki kk bir terrakotta da
(Resim:3, h:7.2 cm; k.40.95.2) erken dneme ait biridir. Bu
K40'da Roma ait bir su sisteminin bu-
Bu nedenle tepenin da Klasik
Dnem'e ait gerekir.
Akropolisin hemen olan ne-
deni ile tepenin gneyinde kalan alan ierisinde Ares bu-
Bu alanda K 43
temel ortaya Bu K 44 ve K 46
daki temel ile dik ve bylece ortaya
"L" biimindeki masif temel, II x 20.40 m ula-
K 43'n neredeyse steril denebilecek dolgusunda anakayada,
temelin st, 1.50 m derininde bir Attik figrI krater
kulpu (M.0.330 Bu para ile dnemini ta-
rihlernek mmkn delikleri ieren iki stylobat lev-
(K95. 26-27) ve bir ante (K95.28) bu
ait olup sylemek henz mmkn
Tepenin en yksek K 26 ve K 28 son-
temel ok iyi gsteren mimari
bezerne ile muhtemelen M.O.4. tarihlenirler.
Bu temellerin Erken Dnemi kaidesinden
daha nceki ait olup sorusu, ancak
sonunda mmkndr. daha gneydeki
K 23-23A ve 1.84 m ye kadar
53
olan da (Resim: 4) iermesi gerekir. Bu en alttaki ilk
iki blok Klasik Dnem'e ait byk boyutlu temel
(K22) ve kaliteli gsteren duvarlar (K20'de ok dar
K30'da boylama zerinde orthostatlar)
stratigrafik buluntu nedeni ile tarihlendirilememektedir.
durum ve Kl3 ile Kl5 netice-
sinde saptanan akropolis (2 no lu
iin de geerlidir. Bu vadi bakan 14 x 14 m llerinde kare
bir kule ve yama bakan derinlikte, ancak 6.20 m ge-
kadar olan (?) bir kule yer alan, 13.10
ve 6.25 m n avlu ve onunla 13.10 x 5.15
m llerinde bir bastiyondur. Te-
melinde, el bir keramikler ele iin
mimarisine dayanarak Erken Dnem'e tarihlernek
mmkndr.
1.4 DNEM
Akropolisin gney evresinde
dz okgen stun ve bir
stunu tamburu Bunlar en "L" bir s-
tunlu galerinin alanda
bu biimde bir galeri iin yer akropolis platosunda, hemen
bu kesimin zerindeki alan, zenle ve bu toplam
drt sondaj (KI6, K18, Kl9 ve K27).
Akropolisin paralel gney tarafta en adet 3.40
x 3.70-4.40 m bir sira rekonstrksyonu mm-
kndr. tarafta bu son henz bi-
linmemektedir. Bu nedenle bu alanda plan-
tepenin bir
ykselen da Kl9 ve K27 mekan llerine
sahip dik bir oda daha duvar bu-
Bylece mevcudiyeti tahmin edilen (?) peristylin kenar uzun-
45,70 m yi Kl6 ve Kl8 bir
stylobat Fakat bu sondajlardan, boyunca kul-
olan mekan 30-60 cm mesafeye kadar muhtemelen
btn Ge Antik Dnem iin blok elde etmek
zere olarak
Kl9'da profilli kire sveleri olan bir ait ka-
Kl9'un hemen ile
54
dolu bir kire ortaya zerinde
ait bina normaI insan bo-
yunda byk bir heykeIe ait mermerden byk para ve adet
oturan kk fragman (KI9.95.2a-f) (Resim:5).
Dizi zerine zerinde Herakles ve Kentauros Nes-
sos'un mcadeIe sahnesi gibi mitolojik bezemelere
sahip ok kaliteIi heykelin tipi ve stili, heykelin Ge Hellenistik Dnem'e
tarihIendiriImesini ve byleIikIe bu heykeI
kadar bu tarzda olan Ge Hellenistik Dnem'e ait tek rnektir.
KI5'de oIan Dor dzeninde bir fasada ait birok mi-
mari eleman arkhitrav, Dor frizi) bir Ge HeIlenistik ya-
aittir. Ancak yeri kadar lokalize BuIuntu
durumuna gre, zengin dekorasyonuna ait d-
iyi ak-
ropoIisden oIabiIecekIeri ihtimaIini ortadan kal-

sondajlarda ortaya ve Perge'nin M.. 2. ve
oIan sikkeIer, akropolisin Ge Hellenistik parlak bir
dnem destekIeyen
akropoIisin kuzey yarnata bir ti-
yatro yer ukur oturma bul-
mak iki byk sondaj (K37 ve K38). K37'deki bu-
IuntuIar oturma ihtimalini tamamen ortadan
K33'deki bIok eIde etmek olarak kul-
Ge Antik Dnem'deki sa-
vunma iin oIarak nedeni iIe daha
nceki dnemIere ait yok
2. ROMA
ve K28'de IO.l4 m en ok 4 m masif
temelli dzeninde bir duvar
oIan tarafta yer yer in situ (Resim: 6).
Kaide profili, ifte T-kenetleri ve deIikIeri Erken
paratorIuk Dnemi'ne tarihIenme ihtimalini kuvvetlendirir. Yer yer tekrar
olan, beIki Ge KIasik Dnem'e ait temeller ve M.O. 4. yz-
ait mimari bezemenin taklit ediIdi ImparatorIuk Dnemi frag-
ImparatorIuk Dnemi Ge KIasik Dnem'e ait bir ya-
olup sorusunu ortaya
bir kaide veya sunak bir anlamak
mmkn
55
Arazinin pekok yerinde Dnemi'ne ait duvarlar
tespit en iyi olan duvar,
iki tepe ukur alanda, Byk Basilika I'e paralel ve 5 m ku-
zeyinde zerinde opus caementiciumdan tonoz
bulunan byk blok ve molozia neredeyse ta-
mamen rtl 46.50 m duvar, antik seviyesinin 5-6 m
zerindeki bir kadar Bu duvara, gneye
tarafta 23 m ve tarafta 35 m den daha uzun olmak kay-
dik ile gelen duvar gene gneyde 49 m me-
safede paralel gelen temelier, bir olarak kul-
olan devasa bir eder. Byk 4 m
31 x 47 m llerinde dikdrtgen Imparatorluk
ait Bu kuzey odalar
ve nnde stunlu bir galeri yer gney yak-
LO x 15 m llerindeki havuzu ukur, gene sonradan
olan (basilika iin?) bir olarak
Bunun 19 m kuzeyinde ve paralelinde 27.50 x 31 m l-
lerinde bir byk peristyl daha Bu peristyle ait
stun gvdeleri yer yer gnmze kadar Perge
ekibinin 1992 senesinde Antalya Mzesi'ne teslim mer-
mer heykel burada Daha kuzeyde en 20 x
27 m llere sahip daha kk bir peristyl yer sonradan kk bir
(Basilika II) atriumu olarak iin tam ola-
rak mmkn Mermer bir (K
95.20 a-b) peristylin Severuslar dneminde burada yer
(Resim: 7).
ve tepelerdeki daha kk
tepelerin ukur byk boyutlu, ya-
Bu akropoliste, parlak bir Roma merkezinin var-
etmektedirler (izim: I). Daha eski binalar, Roma D-
nemi'nin yok Bu nedenle
bu alanda Roma ncesi mimarisine ait aramak olumlu sonular
vermeyecektir.
Akropolisin Dnemi'ne ait byk bi-
nalar ihtimali kuvvetlidir. Gney
mimari neticesinde byk bir
Bu 4 no lu gneyindeki byk cad-
deden malzemesi temin etmek zere ol-
Yer yer zorlukla malzemenin bir ke-
merin ait Dor dzeninde iki arkhivolt
56
zerinde arkaizan slupta Dnemi Bu
muhtemelen Diana Pergensis iin ve akropoliste dev-
olarak bir ile mimari kontekse ait ola-
bilir.
alanda zerinde Artemis Pergaia olan mermer bir stun
(Resim: 8). Bu para Antalya M-
zesi'nde bulunan, zengin bezerneler ile ssl bir stun st
olabilir. Muhtemelen Erken Imparatorluk ait bir adak s-
tununa aittir. Buluntulardan M.S. 4. akropoliste ke-
sintiye zerinde bulunan tor-
sonun ele geen iki sikke, heykelin kire yanmak zere
paralara ve bir depremle tamamen ka-
tarihini verir. Akropolisin iin nn-
deki alanda byk bu tarihten nce ger-
Bu da terminus ante quemi verir. Bu terminus ante quem,
tarihi olan M.S. 4.
sonraki ile uyum ierisindedir.
3. ERKEN
Akropolisin Erken Bizans Dnemi'nde (M.S. 4. 6. bi-
imde grmesi zengin keramik, az miktarda sikke ve
kk mekanlardan ile zamanda iki
mevcudiyeti ile de
Narteksli ve nefli lleri 24 x 49.50 m dir.
Muhtemelen 31 x 36 m
bir atrium daha yer Gney Roma ncesi mi-
mari (Artemis bulmak midi ile K17 son-
gney en az 2.45 m, iteki ise en az 1.50 m
toprak apsisin 4 m ye kadar, yuvarlak kemerli
penceresi olan kuzey ise 7.20 m ye kadar an-
K 17A stylobat ait mer-
mer kaideler ve stun bugnk se-
viyenin 30 cm yani basilika zemininin 1.40 m zerinde, orta nefte
beyaz mermerden bir zemin, yan nefte ise polykrom yer sar-
mal dal motifli bordr (Resim: 9). gz-
lemler neticesinde, burada daha henz Erken Bizans Dnemi'nde ya-
olan bir sz konusu
zerine yeni bir zemin Muhte-
melen, zamanda kilise Lo m Her iki evresinin ta-
57
rihlendirilmesi henz mmkn Akanthus
yer alan ha motifli bir impost daha nceki evresine ait ol-

Bu bilgilerin Byk Basilika I'e bir ikinci
eklenebilir. Bu basilika da akropolisin kuzey tiyatro u-
kuru diye bulunan byk bir
Roma Dnemi iersinde yer Atriumlu ve nefli olan
Basilika (II) 15 x 49.60 m llerinde dikdrtgen bir plana sahip idi. 4 m
narteks, dikdrtgen atrium ve kilise olmak zere iki
paraya Apsisin iki diakonikon ve prothesis bu-
lunuyordu. .
Olduka byk ve ssl olan iki basilika akropolisin son parlak d-
neminin temsilcileridir. ne zaman ve neden kul-
veya yapmadan sylemek mmkn
M.S. 6. ve 7. Erken Bizans sikkelerinin de bizi,
bu konuda mutlak bir sonuca gtrmeyi
58
~ ...--....:..:....:
59
Resim 1: zemin zerinde dikme
__ a.. _/ j,
Resim 2: Arkaik keramik
60
o ..
Ll 7
Resim 3: Erken Klasik Dnemle ait
kk lerrakolta
Resim 4: Klasik Dnemle ait duvar (K 23
A)a
Resim 5: Ge Hellenistlk Dnemle ait z r h l
torsa (K19)
61
62
Resim 6: Erken Dnemi kaidesinin gney-

C'.

Resim 7: Basilika II nin atriumunda Severus dnemine ait mimari bezerne
Resim 8: yamatan Artemis Pergia stun

Resim 9: Basilika I'in mimari evresinden mozaik
63
PERGE
N RAPORU
Jale
Perge'de ele geen kaynaklar', M.S.L.yzylldan itibaren
Perge'ye bir Roma grnm
bildirmektedir. 1946 beri Perge'de
srdrlen pek ok Roma Dnemi ortaya
Ancak bu hibiri tarihi in-
celenip Roma Dnemi mimarisi
bilgilerimiz ok nemli biri olan tiyatroda ya-
bilimsel Anadolu Roma Dnemi mimarisi ve
Sanat Tarihi nemli sonular 1985
Sahne 1992 ta-
sonucunda ele geen malzemeler,
ekibi yelerine zere Bu amala
(*) Prof. Dr. Jale niversitesi Edebiyat Fakltesi Klasik Arkeoloji Anabilim
Emekli Uyesi.
(1) Perge'de ele geen tmnn kendisi bu a-
olarak ilk 988 kadar olan bir ka-
talog halinde bilim EpigrAnat II (1988) 97.
(2) mimarisi iin bk: A.M.Manse!.. ,4A 71 (1956) s.99: A.M.Mansel 90 (1975) s.57:
A.M.Mansel, 25 (1975) s.367; U. Izmirligil , IX. Trk Tarih Kongresi, Ankara (1981),
s.514; J.Inan, IstMitt 39 (1989)s.237.
(3) 1985 Perge Tiyatrosu'nda 1987 kadar sr-
1988 bu yana Perge'deki Prof.Dr.Haluk
devam etmektedir. Haluk 1988 tiyatro devam
bu sonra tiyatro devam etmemeyi uygun Bk: XL.
(1989), s.213).
(4) Tiyatro'yla ilgili ilk bilimsel nitelikli Kont Lanckoronski'ye aittir: K.
Lanckoronski, G. Nlemann. E. Petersen. Stddte Pamhyliens und Pisidiens i (1890), s.51-55:
1966 ve Mzeler Genel tiyatro oturma ba-
bu Sahne gney blm de ve bir
ok mimari elemanlarla birlikte ortaya bir paye S. Onurkan ya-
S. Onurkan, Is/Mill 19-20 (1969/1970) 289-298; D.de B.Ferrero'ya ait Ana-
dolu tmn ele alan eserde zellikle Perge Tiyatro'sunun cavea blm kap-
bir D.de Bernardi Ferrero, Theatri Classici in Asia Minare III
(1970). s.147-157: tm 1985 ve 1988 Perge Tiyatro
ve Mzeler Genel sempozyumuna ait
n rapor olarak yer
65
Prof.Dr.Jale heykeller ve Oionysos frizinin, Prof.Or.Sencer
Arkeolog Dr. Atik mimari sslemesinin,
Yk.Mim.Arzu Oztrk mimarisinin,. Arkeolog Hseyin Sabri
Kentauromachie ve Gigantomachie frizinin ve Arkeolog Gler
Kurban Sahnesi frizinin 1993 bu
yana ekip yelerince
srdrlmektedir-. 1996 Perge'de 50.
bu nedenle, konu sahipleri zetlenen Perge Tiyatrosu
ilk 50 geen ki-


Arzu ZrRK*
1992 sahne cephesi ve ta-
birlikte (Resim: i), tiyatro cephesinin mimarisi, ta-
doktora tezi olarak Bugne kadar res-
titsyonu ve sahnenin ilk sonular
ortaya Resim I'de gibi, in situ olarak ele geen pros-
kenion ve halen sahne kuzeyinde, ikinci kat seviyesine
kadar ayakta olan arka sahne restitsyon iin nemli veri
(*) Yk.Mim.Arzu ZTRK, Almanya-Cottbus niversitesi'nde. doktora

(5) Tiyatrodaki ve her seferinde ve Mzcler Genel
izniyle esas olarak ve Muzeler
Genel maddi olarak bunun
Devres ve Kent byk Antalya Aksu Iplik
sosyal tesislerindcn: Devlet Kara misafirhanesinden yararlanma
her ve ynlerden Antalya Mzesi'nin
byk grdk. vin Antalya Mzesi,
ve da borluyuz. Bu sz geen tm kamu
ve itenlikle
(6) Bylesine nemli bir konuyu gven duyarak bana veren Prof.Dr.Jale zamanda a-
her bana destek Doktora 1994 Ekim
Prof.Dr.A.Hoffmaon ynetiminde Coubus Teknik niversitesi'nde Cottbus'daki
niversitenin yenileme doktora iin uygun bir yer bu-
Bu nedenden Berlin'deki Alman Arkeoloji Enstits'ndeki
Blm'nde. bu blmn olan bana ola-
Almanya'daki doktora 1994 DAAD (Alman Akademik
1995 bu yana da Gerda Henkel fi-
nansalolarak Bu ve verdikleri destekten do-
ok ederim.
66
Bir nemli tm ele-
yerlerinin tespit En son olarak
teknik zelliklerini gsteren izimlerinin
restitsyonu elde Restitsyon iziminde gibi
(izim: I), sahnenin cephesi, proskenion ve bir stun mi-
marisinden meydana' gelmektedir. Proskenion dokuz ara-
ve nndeki edikulalardan (izim: 1,2).
Proskenion'un en mimari stne
olan Eros'lu Birinci kat, Dionysos firizi ile sokel
stnde ykselmektedir. Korint dzenindeki birinci fa-
Eros'lu friz ve konsol Birinci
orta blm Kurban Sahnesi frizi ve mitolojik deniz ile ssl
bir zellikle Ikinci kat Kentauromachie, nc
kat Gigantomachie frizleriyle ssl sokeller zerinde ykselmektedir.
Perge Tiyatrosu'nun cephesi Pamphylia Blgesi'nde bilinen ilk rnek ola-
rak bir cepheye sahiptir. Yani birinci
zerindeyken, ikinci birinci aksine, bi-
rinci kat sokel stnde ikinci arka du-
daha kk edikulalarla evrili heykel yer
kompozit dzendeki stun ro-
zetli friz ve konsol bir Ikinci kat
Eroslu tympanonla ssl segment ya da gen sona er-
mektedir", Mimari dzeni birinci olan nc kat, konsol
sona olan Attika zerinde Bu
girlant Eroslar'la bezeli stun
rozetli friz ve meydana gelen sa
Unc en dikkat ekici mimari Orta aks,
figrl tympanonla bezeli "Suriye tipi Ana-
dolu'da bu gne kadar, paraleline olan, simetrik
yan cephelerdeki Barok tipli kk ise blgenin mimarisi
ok nemlidir (Resim: 2). Restitsyonla birlikte
evreleriyle ilgili ilk sonular da ortaya Proskenionun
ile ve dnemlere aittirler. Sa-
daha ge bir dnemde ise duvarla ka-
(7) 993 bu yana ynelik olan izim ve de-
netimimde geen Bu
rencilere ederim: 1993 S.Hastrk,
E.Kurt: 1995 Y.elenk. R.KuUu. O.Ozean.
(8) Proskcnion ilk kez 1988 ortaya ancak bu
olarak yorumlanmakta, d-
XI. Sonu/an (1989), 5.213.
(9) zellikle ikinci kattaki zm ynlendirici nerilerinden
Dr.K.Rheid'te borluyum.
67
Birinci katla ikinci kat mimari ve
gzlenmekle birlikte, iki dnemde
mimari detaylar bu mmkn
nc kat ise gerek gerekse stilistik gs-
nedeniyle daha ge bir dnemde ol-

Restitsyonla birlikte ortaya ki Perge Tiyatrosu, pros-
kenion zerinde ykselen mimarisi ve sahip zgn mi-
mari sadece blgenin Roma Dnemi Anadolu mi-
da en nemli biridir.


Proskenion ve mimariye sahip olan Perge Tiyatrosu'nun sah-
nesi (izim: I) hem malzeme hem de evreleri
gsterir. Dokuz ve (izim: 2;Resim:
I) proskenion'un, mermerden ve mimari ele-
Mermerden olan ve (izim: 2, Resim: 3)
en benzeri Hierapolis Tiyatrosu'nda grlr ve mimari bezemesi
Severuslar devri zelliklerini stnde yer alan,
ierisinde aslan, domuz, panter gibi hayvanlarla mcadele eden,
ve gladyatr giysili betimleyen levhalar da (izim: 2) fi-
grlerin vcut yer yer olduka bir gzlenebilen
yelelerinde) derin kalem izleri nedeniyle Se-
veruslar devrine aittir. Ancak Severuslar devrinde ya da ye-
nilenen proskenion'un daha sonra ol-
grlr. Mimari ynden mmkn olan elemanlar;
stunlar, stun (Resim: 3) birbirinden boyutlarda ve
bir karakterdedirler. gre Imparator Tacitus devrinde
(275) ve genellikle orkestradaki kapsayan fa-
aliyetleri bu meydana
Her ne kadar Erken Devri'nde byk mimari fa-
aliyetlere Roma benzetilmek be-
(10) D.de Bernardi Ferrcro, Classici in Asia Minare i (1966).s.57 vdd.
(l
68
ise de, en erken mimari yer birinci kat mi-
mari bezemeleri itibariyle en erken, Antoninler devrine tarihlene-
bilmektedir. birinci kattaki mimari bir da Se-
veruslar dnemine aittir. Birinci Porta Regia (orta
sve ve ok dikkatli ve zarif Hadrian
devri mimari bezemelerini Ancak Imparator Had-
M.S.l3 da blgeye ziyaret nedeniyle edilen birok
ve bu Pamphylia Blgesi'nin Hadrian
devri mimari bilinmektedir". Ancak bu grlen mimari
bezerne rn. inci dizisi, yumurta dizisi, palmet
eksenlerde sadece yer yer izlenebilmekte, bezerne de-
rn; lots ve palmet tek tek al-
bibirine belli oranlarda (Resim: 6)
sz konusu Ama buna yumurta dizisindeki,
sivri ulu Hadrian devri katta yer alan Dionysos
frizinin tarihlemesini de gz nne alarak, burada eski An-
toninler devrinde Pergeli ola-
birinci ait frizi ise dol-
gun tombul ve ok az grlen
dz yzeyleri ile (Resim: 4) Severuslar dnemine aittir. do-
ait birok personifikation ile detay
Porta lento (Resim: 5) ve sveleri de Severuslar
dnemi mimari benzemektedir 13.
kattaki rosetli frizinin dolgun ve derin kalem izleri
gsteren iek ve friz yzeyinde ifade
yumurta dizilerindeki, yayvan ve yuvarlak inci
dizilerindeki ve uzun incilerin yer nedeniyle Severuslar dev-
etmektedir. En benzeri ise Hierapolis Tiyatrosu'dur!'.
nc katta da rozetli frizler grlr. Ancak ebat olarak daha dar-
nc kata ait Severuslar devri (Resim: 9) bezemeli mimari par-
daha erken ve daha ge mimari paralar bul
Antoninler devrine ait ve benzerleri Miletos Faustina Ha-
bulunan paye bu katta mal-
zeme gstermektedir'>. mermer olan mi-
(12) olan Attaleia'daki Hadrian Perge'deki Plankia
Magna K.Lanckoronski, G.Niemann, E.Petersan, Stadte und Pisidiens i
(1890). s.I Ivd, 20vd, 154vd.; G.Moretti, ASAtene en, 1932/24 (1926) 4vdd. M.Akok, TAD
19.1970, 37vdd.; A.M.Mansel,AA 1956, l04vdd.
(13) J.B.Perkins,JHS 38. 1948. s.72vdd.Lev.7,8.
C14) D.de Bernardi Ferrero, Theatri Classici in Asla Minore i (1966), s.57vdd. Bk.Resim i 10.
(15) F.Kirschen, Mi/et 19 (1928).
69
mari paralara Severuslar devri
ait paralar ise Perge Tiyatrosu cephesinde Antoninler, Severuslar devri
malzemelerinin bir nc evrenin et-
mektedirler. Bu nc mimari evre gre imar faaliyetlerinin ol-
Tacitus devrine ait olabilir. Ancak nc Severuslar dev-
rinde edilip sonra malzemenin bir
ya da Severus devri malzemesinin de malzeme
olarak bir ge Roma sz konusu ko-
nusunda henz kesin bir sz sylemek bir sonuca
iin, malzemenin hangi devre ait ve Ge
Roma malzemesinin nc katta nerelerde
gerekmektedir.
DIONYSOS
Jale
Dionysos'un Nymphe'ler bytlmesini ve
daha sonra bir olarak konu alan friz ol-
duka iyi durumda Sahnenin gney ve kuzey
sahneler, bir aynadaki akis misali tasvir Her sahne ya
aynen ya da benzer bir ifade Om: Resim LO ve II Tgya-
sos Dionysos'u gstermekle birlikte, sahneler bir-
birinden atel-
ye da gzlenmektedir. Ancak tm frizde ama
olmayan hareketin gzlenmesi nedeniyle Birinci mi-
mari gibi, Antoninler dnemine tarihlendirilmesi uygundur.
KENTAURUMACHIE VE GIGANTOMACHIE
Hseyin Sabri ALANYALl*
Birinci sokelinin Dionysos friziyle gibi, ikin-
ci ve nc kat sokelleri de Kentauromachie ve friz-
leriyle
Yzlerce paradan ikinci ssleyen Kentauromachie fri-
(*) Hseyin Sabri ALANYALI Viyana niversitesi'nde Kendisi Prof.Dr.LBorchardt'in
denetiminde Gigantomachie frizine ait 13 master tezi olarak Ken-
tauromachie ve Gigantomachie sahnelerine ait henz olan da dok-
toratezi olarak
70
restorasyonu byk lde ve ilk incelemelerine
Kentauromachie frizi, Peirithoos ile d-
konu Ancak trenin sahnesine ait tek bir levha
(Resim: 12) sahneler ierisinde, Kentauroslarla La-
pitler ikili ya da l gruplar halindeki mcadeleleri gs-
termektedir. grifonlar ile Kentauroslar ya da panter veya as-
lanla da
Yine yzlerce paradan ve nc kat sokelini ssleyen Gi-
gantomachie frizinin restorasyonu byk lde ve bu
frize ait 13 incelenmesi Gigantomachie fri-
zinde ya kendilerine ait araba iinde ya da
direk olarak Gigantlara eden
mitolojik de yer tesbit Om: Resim 13 de
Dionysos panterlerin araba ierisindedir ve kendisine
Satyr ile Pan etmektedir. Frize ait levhalarda ve sol-
dan ortaya hareket iersinde tasvir Bu yzden friz
ortada belli bir konuyla
Kentauromachie ve Gigantomachie'ye ait stilistik ben-
Sanatsal Gney Anadolu ve Suriye bl-
gesiyle sz konusudur. Frizler Roma, Attika ve Anadolu la-
hitleriyle Imparator Gallianus (250-265)

KURBAN
Gler
Porta Regia'nin (birinci orta zerinde yer alan Kurban
Sahnesi frizinde (Resim: 7). bereket Tyhe bir eliyle Ar-
temis Pergaia idoln tutmakta eliyle de bereket boynuzunu ta-
Sahnenin yer alan Tyhe'ye ve sol kur-
ban Kurban
ait ve portre karakteri gsteren Hierapolis Ti-
yatrosu'ndaki kurban trenine benzemektedir". Bu nedenle Perge
rinin, bulunan tarihi ihtimali ze-
rinde
(*) Gler Heide1berg niversitesi'nde Prof.Dr.T.Hlscher'io doktora
(I 6) B.Andrcac. zur romtsehen (9.Ergh.RM. 963).
(17) D.de Bernardi Ferrero. Theatri Classici in Asla Minare i (1966), 5.59 Resim 97.
71
HEYKELLER
Jale
st tabakalarda zengin mimari buluntular veren tiyatronun, zellikle
olan pulpitum'unun alt seviyesinde ve alt ba-
zengin heykel ele heykelleri (7
adet) kuzeyden gneye 1. Marsyas, 2. Herakles, 3. Her-
mes, 4. Dionysos (Porta zerinde) 5. Giyimli heykeli, 6.
Tyhe (Resim: 14).7. Hera.
. heykelleri (10 adet) kuzeyden gneye 1. Byk
Iskender, 2. Giyimli erkek heykeli, 3. Trayan (Resim: 15),4.
Heykeli, 5. Heykeli 6.
Trayan heykeli, 7. Torso 8. giyimli Hadrian
heykeli, 9. Kylamyisli erkek heykeli, imparatar heykeli. Byk
ihtimalle Imparatar Tacitus devrinde tiyatroda
olarak Trayan ve Hadrian
grlmektedir. heykellerinin harfler yazarak
belirtilmesi de Imparator Takitus devri ndeki
meydana Heykeller ya numaralanarak in-
ve daha sonra yerine ya da
yerlerinden toplanarak tiyatroyu daha da zere ti-
yatroya Ancak imparator heykellerinin gvdeleri devir
malzeme sz ko-
nusudur.
YAZ/TLAR
Sencer *
Tiyatrodaki ele geen epigrafik malzeme
toplanabilmektedir. 1. Erken Roma Imparatorluk Devri'ne ait olan
2. Ge Roma Devri'nde Imparator Tacitus dnemine ait
olan 3. malzeme.
(*) Prof.Dr.Sencer Akdeniz niversitesi Fen Edebiyat Fakltesi Eski Dilleri ve
Kltrleri Blm,
72
Tiyatronun B diye blmnde moloz
iinde ele geen bir Marcus Plancius Rutlius Varus
isminde Pergeli bir senatrn tiyatroda faaliyetinde
belki de finanse Bu
byk ihtimalle nl Plancia bu senatr Bi-
tinya Eyaleti Quaestoru olarak Plancia
Marcus Plancius Varus, Nero gerekten de
bu eyaletin halde tiyatronun tarihini,
bu esas alarak, en ge Nero devrine tarihlemerniz mmkn g-
zkmektedir. byk bir ti-
yatronun ana zerinde
2. gruptaki Tacitus devrine d.s.275) ait
olup, bu devirde tiyatronun zellikle orkestra ve sahne
byk mimari gstermektedir. Or-
evreleyen ballustradin, seyircileri, hayvan gsterileri
muhtemel bir korumak bu devirde
Tacitus Perge'yi geici olarak
iin, Pergeliler Roma'daki Colleseum'a g-
zkmektedirler. Yani tiyatro Tacitus devrinde hayvan gsterilerine
uygun biimde mimari bir tiyatronun
ok az yine Tacitus devrine ait ve boya
ile birok ele Keza bunlar da, Perge'nin
ailelerinin, tiyatronun orkestra ve sahne birimleri bu de-
virde gstermektedir.
SONU
Jale
Tiyatroya ait bir yazrta gre en
ge Imparator Nero Yine
tesbit gre Imparator Tacitus (M.S.275), zellikle or-
kestrada bir Ancak Erken
Dnemi 'ne ait olan sistemli ve tiyatronun iinde ele
nedeniyle, sahne cephesine ait ok
Imparator Tacitus dnemindeki faaliyetleri de olarak or-
Bu nedenle, boyayla ge devir
hibiri in situ olmayan sahne
kesin olarak tarihlernek mmkn Sahne tarihlenmesi,
sanat tarihi yntemleri olan mimari motif, mimari
ssleme, frizler ve tiyatroya ait heykellerin mmkndr.
ilk incelernelerin son derece
73
grkemli bir sahneye sahip olan tiyatronun birden fazla evresinin ol-
onanm ve
Anadolu Roma mimarisinin en etkileyici rneklerinden biri
olan bu bilim gerekmektedir.
Byle bir eserin ile elde edilecek bilimsel Ana-
dolu Roma Dnemi mimarisi ve sanat tarihi nemli
kesindir. buluntu kodu ve yeri tesbit edilen mi-
mari paralar izimleri zere, geici olarak stadium'a nakil
1993'de, sz konusu mimari elemanlarla tiyatronun
bir (Resim: 16). elik tellerle evrilerek ko-
runmaya ne ki bitmesiyle ta-
Stadium'dan nakli 400
mimari ilk olanak projesi ha-
olan (Resim:
17), konservasyonu ziyarete ve ait mi-
mari korunabilmesi iin bir gereklilik gstermektedir. Bu ko-
nuda gerekli gveniyoruz.
74
izim 1: Sahne restitsyonu (Yk. Mim. Arzu ztrk)
' i
'i'

izim 2: Proskenion'un restitsyonu-detay (Yk. Mim. Arzu ztrk)
75
Resim 1: Sahne sonraki durumu
Resim 2: nc Barok tipi ait
76
Resim 3:Proskenion'daki biri
Resim 4:Birinci bir detay
77
78


.R;': 11
,,' , .'
Resim 7: Porta Regia stnde yer alan Kurban Sahnesi Frizi
Resim 8: bir detay
79
Resim 9: nc .biri
Resim 10: Dionysos frizinden bir sahne: Menat, Dionysos, Pan ve Eros
80
Resim 11: Dionysos frizinden bir sahne: Dionysos
ve iki Eros
Resim12: Kentauromachie frizinden bir sahne
Resim 13: Gigantomachie frizinden bir sahne
S1
82
khava Resim 16:

". {., '., su dolu hali ''''.",11:., _
. 17' Tiyatronun or .
83
EXCAVATIONS AND RESTORATIONS IN
HIERAPOLlS DURING 1995
Daria De Bernardi FERRERO*
The 1995 exeavation and restoration campaign in Hierapolis, led by
the ltaIian ArchaeoIogicaI Mission, was carried out from JuIy 18th to
October 13th.
Those who have taken part in the works of the Mission are the full
professors: Daria Ferrero De Bernardi, head of the Mission, Polytechnic
of Turin; Francesco D'Andria, archaeoIogist, University of Lecce;
Mariapia Rossignani, archaeoIogist, CathoIic University of MiIan; the
associate professors: AttiIio De Bernardi, architect and PaoIo BertaIotti,
architect, both at the PoIytechnic of Turin; AnnapaoIa Zaccaria Ruggiu,
archaeoIogist, University of Venice; the researchers: Donatella Ronchetta
BussoIati, archaeoIogist, PoIytechnic of Turin, Grazia Serneraro,
archaeoIogist, University of Lecce; the experts: Franca Ceresa, architect,
Mauro Luca De Bernardi, architect, both at the PoIytechnic of Turin;
PauI Arthur, archaeoIogist, University of Lecce; CIara Pagano, architect,
Turin; the archaeoIogists: Bruna Bruno, Lorenzo Campagna, Daniela
Cottica, Noris Zand, Roberto Trov, Francesca SiIvestrelli; the
restorers: AxeI NieIsen, Genoa; NicoIa Serra, Matera; the archaeoIogy
students: Cario De Mitri, PasquaIe Favia and Roberta TripaIdi,
University of Lecce and Matera; the architecture students: NicoIetta
Bechis, Simona BoIogna, Erica Bonomi, Fiammetta Cala, SiIvia Fama,
Giorgio Gasco, Isidoro Mastronardi, Armona Olivero, Antonella Pinna,
Giovanni Ponzano, Chiara Rigotti, Loredana Titone, Raffaella Bonino.
The representatives of the GeneraI Direction of Monuments and
Museums of Turkey were: Mr. EmeI Orgen from the GeneraI Direction
(*) Prof. Dr. Daria De Bernardi Politecnico di Torino Dipartimento di Casa-Citta
Viale Mattio!i 39 10125 Torino-
85
until September 27th and Mr. Ali Ceylan, assistant at the Museum of
Denizli.
Miss from Meslek Yksekokulu, University
of Ankara, took an active part in the Mission's works as welL.
The Mission has carried out its activity in different areas:
1) in the peripheric area (between the Frontinus Gate and
the commercial agora), under the supervision of Francesco D'Andria, and
all along the plateia maior, in front of the nymphaeum of the
late-Severian period;
2) in the central area between the temple of Apollo and the theatre
(Annapaola Zaccaria Ruggiu);
3) in the southern and northern necropolis ( Donatella
4) in the theatre (Daria De Bernardi Ferrero); the measurements and
the drawings were by the students and the experts of the Polytechnic of
Turin together with the architects Clara Pagano and Paolo Bertalotti ,
co-ordinated by Attilio De
5) in the Medieval area of the agora and in the Seljuk castle (Paul
Raymond Arthur).
AREA NO. 1 - Under the Supervision of Francesco D'Andria
1a) Agora, western side
In order to create a thematic ilinerary through the vast area we have
proceeded to the restoration of the house-complex which has been
excavated in the last years and dating back to the Xlth-XIlth centuries
AD. It represents an important testimony of the microasiatic rural
architecture of the Byzantine period.
The building has been constructed on the ruins of the stoa dating
from the Roman period, with a different orientation.
The soundings, which have been already carried out in the area of
the building so as to explore the underlying structures of the Roman
portico and which has enabled us to recover same important architectural
marble fragments, have been filled up. We have therefore restored the
latest levels, and the building structures of the Byzantine house have
86
been integrated in the most fragmentary parts in order to facilitate the
planimetric view of the area and interrupt its progressive degradation
caused by the atmospheric agents.
Asimilar intervention has been carried out in the adjoining area
where, in the last years, a big kiln for tiles and bricks, dating back to the
Vth-VIth centuries AD. and included in the structures of the Roman stoa,
has been brought to light.
The structure represents an interesting example of a proto-byzantine
workshop. As for the kiln, the exeavation before the has
been ended as welL. Moreover, the brick structures have been
strengthened and the stiles and the barrel vault of the praefurnium have
been restored. Finally, the gaps in the building structure have been
integrated.
lb) Frontinus Street. Doric Building o/the Flavian Period (latrine)
The exeavation of the area has been ended as well as the planimetric
drawings of the different phases between the Vth and the VIIth centuries
A.D., when the building was destroyed by the violent earthquake.
it has been made clear that the Doric building has been subsequently
transformed into a shed, with the construction of division walls and
mangers, and then into a bam which has been later destroyed by a fire.
This building has been the object of preservation and restoration
activities. The nine monolithic travertine Doric columns that lengthwise
divide the room in two naves have been reconstructed thanks to many
fragments and placed in their originaI position together with the Doric
capital s and the architrave. The reconstruction of the blocks belonging to
the two gates on the side has been started as welL. Three other
pillars of the faade, with Doric semicolumns, have been also
reconstructed, but with more difficulty because they were broken into
many fragments. As for the faade, a square pilIar belonging to the
southern side entrance has been placed in its original position.
1c) Crossroad at the Byzantine Gate
The exeavation of the road that crosses the Frontinus Street
westward, along the Byzantine walls, has been started as welL. The
objective is to make the road in front of the "Tomba Bella" practicable,
by removing the collapsed blocks belonging to the Byzantine
87
fortification. Against the walls are many rooms of the Medieva! period,
belonging to very poor houses.
A headless marble statue representing a magistrate and dating from
the Vth century AD. has been found in this area.
Id) Tritons Nymphaeum
The exeavation of the plateia, towards the south, beyond the
Byzantine Gate, has been carried on for about 70 metres. In some points,
we have brought to light the ancient paving over which are superposed
Medieval structures.
As for the Tritons Nymphaeum, we have brought to light the long
marble balustrade coinciding with the big basin which was decorated, on
the side of the road, with niches and slabs bearing figured marble reliefs.
Many marble architectural fragments (columns, bases, architrave's
fragments, frieze, tympans...) have been recovered from the very rich
decoration of the nymphaeum.
Particularly interesting are the marble slabs and their reliefs,
decorated with the Amazonomachy and the personifications of rivers and
springs. it is important to point out the block with the figure of a young
river lying on the rocks with his head wreathed with reeds. These reliefs
have been mechanically cleaned from the strong calcareous deposits and
the detached fragments have been restored.
Among the epigraphic finds I would like to point out the marble
block with a metric inscription as well as other fragments from the
dedicatory inscription mentioning the Emperor Severus Alexander.
The sculptural block of the nymphaeum enables us to reconstruct an
important chapter of the Asia Minor sculpture at the beginning of the
IIIrd century A.D. Moreover it points out the presence, in Hierapolis, of a
workshop of sculptors who were charged with the decoration of the
theatre's podium.
le) in order to create an interesting itinerary for the growing number
of tourists, explanatory boards concerning every single monument have
been placed in the area of the Agora and the Frontinus Street.
88
Area no. 2 - Under the Supervision ofAnnapaola Zaccaria Ruggiu
In the "House of the Ionic capitals'' the stratigraphic exeavation of
the 1995 season has been focused on the northern-northwestern and
western sides in order to complete the planimetry and to make the
division of the rooms clear as well as their functions.
The research had also the objective to locate the Iate structures that
have been established on the ruins of the VIIth century as well as to
compare them to similar structures discovered over the last years.
The house that has been studied consists of three areas:
2a) on the western side of the peristyle, the exeavation has brought to
light a little courtyard (no. 55) with a decentralized basin and a
re-employment pavement in opus sectile which is very damaged and
fragmentary. The area, which is bordered on two sides with a little
roofing-portico with a corner column on a high base, was already in very
bad conditions because of huge removals of building materials after it
collapsed. it probably occured at about the beginning of the VIIth
century.
2b) to the north of the peristyle is a big room (no. 151) that has not
been completely brought to light and where, to its eastern side, is a little
room that does not communicate with the house (no. 165); however the
presence of a door on the eastern side enables us to attribute this room to
the most eastern zone of the area, whose function was probably that of a
dining-room.
This little room has plastered walls and a pavement with terra-cotta
tiles, which s partially preserved.
The room 151 communicates with the peristyle through a large door
and with the road 18; the pavement is made with aday level which has
been spread out on the natural rocks, like n other rooms.
A clay pipe, which is a branching of the aqueduc, goes through the
room and passes under the thresholds towards the road and the peristy!e,
where it stops. As soon as the exeavation is ended it will be possible to
study the function of the room that s anyway connected with the
peristyle, even if the structures are simp!e and rough.
Between the IXth and the XIth centuries the room was used to
discharge combustion wastes.
89
2c) the exeavation has been carried on in this northeastern area in
order to determine the structure of the Iate building that has been
constructed on the ruins of the house. it consists of three rooms (A 103
that has been already discovered last year; A 156, while the third room is
located thanks only to the junctures of the two eastern and western walls)
and is flanked, on its western side, by an open area. The elevation of this
building makes partly use of the ruins of the precedent structure and is
partly buiIt with stone re-employment material and probabIy with wood
and raw elay. .
After having drawn and photographed these structures, later
rernoved, it has been possible to elarify the planimetry of the underlying
rooms and the Iink between A 115 and the back area, probably consisting
of a courtyard built on the rock (A 176) andconnected also with the
kitchen (A 119). We have then ended the survey of the tiled pavement of
the room 115-116 that shows traces of fires.
We have estabIished the presence of a door that linked the room
115-116 with the road 19 that runs southward along the area. !ts function
was to allow a direct entrance to the room. !t represents an other
testimony of the public use of the area which is isolated and separated
from the house on the western side.
On the tiled pavement we have found many fragments of plaster
matrixes, probably for funerary masks.
In the room 26, that communicates with the opus sectile room, we .
have carried on the study of the mosaic floor, began in 1993. We
have therefore attested the continuity of the decorative motives and that
of the panels frarnes, one of which is characterized by hexagons in the
centre of which are figures of athletes and animals. The frames show a
great variety of motives: continuous black and white stripes, triangles,
rectangles, intersecting circles, guilloches with two ends of different
colours.
We have then proceeded to the of the finds. This work will
be carried on during the next season.
Area no. 3 - Under the Supervision of Donatella Ronchetta
During the 1995 season we have again concentrated our attention on
the monumental tomb of the northern necropolis, marked with no. 1 in
the general planimetry (it has been already briefly deseribed by
Humann).
90
In the 1980s when the ancient road, already asphalted, started to be
used by cars and buses, we carried out an exeavation essay in order to
protect the tomb. In 1986 we aquired important information: we found a
building with an exceptional plan, divided in several rooms, on different
levels, with symbolic, ritual and funerary functions. it consists of a
rectangular room with a wide arched entrance orientated to the East,
covered with a barrel vault and illuminated by four loopholes. We
suppose that it was used for funerary rituals. Behind it, the funerary room
with a barrel vault has an entrance from the north and consists of 4
funerary areas.
On the western side, towards the street, we have brought to light the
marble staircase that leads to the upper floor with a pavement with slabs
lying on the extrados of the underlying vault. Therefore, the building
consists of two funerary rooms that represent the base of a structure in
the form of an aedicula-temple.
In 1995 we have taken up again the scale-drawing of the structures
(1:20) and we have proceeded to catalogue all the collapsed architectural
elements around the building or found on the two sides of the present
road (columns shafts, bases, capitals, trabeation's elements). These
elements will allow the study for the restoration of the monument as well
as the identification of the different phases of transformatian and
re-employment.
In order to check the hypotheses that have been advanced on the
figurative and functional level during the drawing of the plan, and to
confirm previously acquired chronological information, we have
continued excavating one of the four funerary underground rooms.
The exeavation has brought to light bones belonging to successive
disturbed burials, many of which were burnt, as well as ceramic
f r a g n e n t s of a wash-basin for domestic use, dating to the Vth-Vlth
centuries A.D.
The most interesting information from the architectural point of view
relates to the existence, under the funerary rooms, of a foundation
structure which lay at about 4 metres below the road.
We have then proceeded to a re-examine of the little southern
necropolis which had already been studied in 1982.
91
Area no. 4 - Under the Supervision of Daria De Bernardi Ferrero
As for the theatre it has been possible to realize the project presented
last year and eonsisting in the restoration of the steps and the seats of the
ima eavea. it has been a very diffieult work, eontrary to our expeetations.
The seats, mostly damaged, sIoping towards the orehestra, or
missing, have been plaeed in their original position. Between the base
and the bearing surfaee of many of them were big roots with 14 cm
diameter, running along almost all the extent of the euneus. We had
therefore to overturn these steps-seats and pull up in the best possible
way the roots in order to try to avoid their reproduction in the future.
Same seats were seattered among the bloeks that had been removed from
the interior of the orehestra; they have been reeovered and plaeed in their
original position, Mareaver we had to do many integrations, in particular
in the two eunei adjaeent to the fronts of the paraseenia, whieh have been
more hit by the eollapse of the marble bloeks of the stage-front podium,
the paraseenia and their travertine walls.
The arehitrave, broken in three pieees and nine little and
the cornice, split in two pieces, belonging to the marble dour from the
paraseenia to the stage, have been restored. As for the travertine abs
that used to eover the baek eorridor, we had to use the iron beams in the
form of a dau ble T beeause of the extreme friability of the stone and the
impossibility of removing them beeause they were trapped in the walls of
the paraseenia.
The exeavation of the latter has shown that for the arrangement of
the parascenia's deeoration, backing walls have been built. They stretch
for all their extent and they therefore show structured transforrnations in
the passage from the most aneient stage to the Severian one.
Moreover, we have proceeded to clear up the backstage that was stili
covered with earth on the northern side. One of the arched entrance to the
parascenia from the west, has in its interior a travertine door with stiles
and architraves finely decorated and preceeded by imposing stairs with
ramps on three sides; next to this portal was an other one that was smaller
and rougher. it was on a upper level and its entrance normally used part
of the stairs of the near porta!.
On the northern side of the stile is a long wall of good workmanship.
We hope that we will find its destination next year.
92

Area no. 5 - Under the Supervision of Paul Raymond Arthur
The area no. S consists of S sectors:
Sa) the exeavation and the survey of an area dating from the middle
Byzantine period, which startedin 1994 near the Roman baths adjoining
the southern stoa of the agora, have came to an end.
Sb) we have started the analysis of the area overlooking the
Frontinus Street, going towards the west, which has been excavated in
the 1970s by other colleagues. A building sequence from the Flavian
period up to the middle Byzantine period has been brought to light.
Sc) we have also started the exeavation of a little building dating
from the first Byzantine period, which has been constructed against the
western tower of the northern Byzantine Gate. According to the first
information available after the removal of the tuins of the Byzantine
walls, this building has been abandoned, probably after an earthquake
occured at the beginning of the VIIth century.
Sd) we carried on with the classification and the drawing of the
Medieval findings discovered over the last years and kept in the
Mission's stores.
Se) the exeavation of the Medieva1fortress, dating from between the
XIIlth and the XIVth centuries, has been carried on. We have opened
inside the walls an exeavation site that has revealed the presence of two
trapezoidal rooms, leaning against the walls. The presence of travertine
did not allow us to reach the original levels. Moreover, the information
necessary to carry out a general planimetry of the area have been
gathered CA. De Bernardi).
i would like to thank, together with my collaborators, the inspector
Miss EmelOrgen, all the officials of the General Direction and in
particular the General Director, the Director, the assistants and the
researchers of the Museum of Pamukkale with whom we have started a
useful cooperation.
i would like to thank as well the FIAT s.p.a. and the Ko Foundation.
93
Fig.l: Latrina of the Flavion Period
Fig.2: Tritons Nymphaeum
94
Fig.3: Trilons Nymphaenm. Marble slabs wlth Ihe ama-
zonomachy
Fig.4: Trilons Nyrnphaenm. Marble slabs wlth
the figure of a young rfver
95
96
Fig.5: Northern Necropolis. Tomh N.I plan and
seetion
Fig. 6: Nerthern Necropolis. Tomb N.I The Room
Fig. 7: Northern Necropolis Tomb N . The Funerary Room
Fig. 8: Northern Necropolis. Tomb N . The Underground Room
97
Fig.9: Theatre, Viewof the southern part of the Cavea after restorattons.
Fig. 10: Theatre. Viewof the n o - t h e m part of the Cavea after restoraens
98
Fig. 11: Theatre. Restored architrave and cornice of marble door from the paraseenia
Fig.12: Theatre. Entranee to the paraseenia doors and stairs
99
DIE AUSGRABUNGEN IN AIZANOI 1995
Klaus RHEIDT*
Die Ausgrabungskampagne des Jahres 1995 begann am 24. Juli und
endete am ll. Das Kulturministerium der Trkei wurde in
diesem Jahr vertreten durch Frau Sabiha vom Museum Ktahya,
die die Arbeiten in jeder Weise untersttzte.
Grabung zwischen der spatantiken Saulenstrafse und dem Rundbau:
Zur Klarung der zeitlichen und zwi-
schen der Saulenstrae- und dem sdwestlich gelegenen Rundbau' und
zur Erforschung der Vorgangerbebauung wurden die Sondagen 24,25 und
26 angelegt (Abb.!). Die Bebauung hinter der Sdwesthalle (Sondage 24)
gliedert sich in drei Abschnitte: die Halle selbst, die Ladenzone dahinter
und den Bereich hinter der Ladenzone. Die Halle wird nach Sdwesten
von einer Spolienmauer abgeschlossen, die auf einem Fundament aus
steht. Als Schwelle fr die Tr zu der dahinterliegenden
Kammer wurde ein umgedrehter, groBer Trsturz aus einem kaiser-
zeitlichen Bau verwendet. Zur spatesten Nutzungsphase aus dem
5. oder frhen 6. Jh. gehrt ein PflasterfuBboden aus quadratischen Zie-
gelplatten und Steinen auf einem Niveau von ca. 1007, 10 m .NN4. Die
FuBbden und die damit Niveauerhhung mssen
den Rest eines Durchgangs von der Saulenstrafse zum Rundbau dar-
(*) Dr. Ing. Klaus RHElDT, Deutsches .Archaologisches Institut, Podbielskiallee 69-71, 0-
14195 Berlin,ALMANYA
(1) An den Arbeiten waren folgende Mitarbeiter beteiliht: K. Rheidt (Grabungsleiter), U. Wulf-
Rheidt, M.Wrle F. Naumann-Steckner, N. Atik, G. H. Kkten, S. B.
Chr. von Mosch -, ,F. Kuster, Fi.Winiger, S. Keedy, K. Jes, K. Chr. Bruhn, N. Akseki, E. Bay-
lan, E. Durmaz, O. Karadavut, D. Johannes, A. A. Atila.
(2) Zur Ausgrabung der Sxnlenstrae s. K. Rheidt, AA 1995. 699 ff..-Ders., XVI.
994,57 ff.
(3) R. Naumann-F. Naumann , Der in Aezani, 10. Beih. Mitt (1973)
(4) Die Datierung der spatesten ergibt sich aus einer Mnze unter dem Pflaster (M95/
14,491 -518 Il. Chr.)
101
stellen, in dessen Umgebung das Niveau wahrscheinlich schon bis ber
das Sockelprofil angewachsen war. In der lockeren Auffllung fanden
sich in Sondage 25 zwei byzantinische Graber aus groBen undekorierten
Dachziegeln, die zeigen, daB die Umgebung des Rundbaus in dieser Zeit
als Friedhof verwendet wurde.
Die Spolienmauer mit dem als Schwelle verwendeten Trsturz
gehrt zur Bauzeit der Saulenstrafse, da die Tr und der Hallenstylobat
durch einen Kanal miteinander verbunden sind. Dieser Kanal, der knapp
unter dem HallenfuBboden verlauft, mndet in den unter dem Plat-
tenpflaster der StraBe schrag verlaufenden groBen Kanal (s.Abb.l), der
durch die Untersuchungen der vergangenen Jahre in die frhe Kaiserzeit
datiert werden konnte. Der FuBboden, der zu dieser Phase gehrt, muB
bei 1006,50 m .NN gelegen haben, da sich hier im Profil deutlich eine
Benutzungsschicht abzeichnet. Das Niveau dieser Phase paBt gut zu dem
des Rundbaus, der, wie in Sondage 25 und 26 festgestellt wurde, auf
einer ber e i n e r halben Meter dicken Schicht aus Erde und kleinen Stei-
nen ber seinem eigentlichen Bruchsteinfundament "schwebt" (Abb.2).
Offenbar wurde der ursprngliche Rundbau einmal abgebrochen und auf
hherem Niveau teilweise wiedererrichtet, seine Orthostaten d i e n t e r jetzt
aber nicht mehr als Sockel fr das Macellum, sondem bildeten die Be-
grenzung des Innenraumes eines Gebaudes, das vier Innensttzen hatte
und vielleicht einen kleinen christlichen Kultbau darstellte (Abb.3).
Zu einer Zwischenphase gehren die beiden Schwellen in der tief
grndende Sdwest-und Nordostmauer in Sondage 24. Diese Phase, zu
der auch die Anlage des FuBbodens bei 1006,50 m .NN gehrt, ist ge-
kennzeichnet durch eine Niveauerhhung gegenber dem ursprnglichen
FuBboden um etwa einen halben Meter, die der Niveauerhhung im Be-
reich des Rundbaus auffallig entspricht. Fr die Datierung dieser Phase
gibt es zwei AnhaItspunkte: zum einen muB der Rundbau zu Beginn des
4.Jhs. noch in seiner ursprnglichen Funktion als Marktbau bestanden
haben, da das diokletianische Preisedikt auf den SockelauBenseiten an-
gebracht wurde>, zum anderen fand sich in Sondage 24 in den Auffll-
schichten unter dem Niveau der Zwischenphase eine Mnze (M95/58)
aus der Zeit zwischen 351-361, die einen terminus post quem fr die Zwi-
schenphase und fr den veranderten Neubau des Rundbaus im 3. Viertel
des 4. Jhs.ergibt.
(5) Naumann a. 0.,28 ff.
102
._-- ._-- ._---
Die frhe Hauptphase im Bereich der hangt mit der aIl-
gemeinen Niveauerhhung in der frhen Kaiserzeit zusamrnene. Zu den
Mauern dieser Phase gehren kraftige Mrtelmauern, die bis auf die
Reste der hinab gegrndet sind und ein orthogonales
System bilden (s.Abb.!). Die Mnzen aus den AuffIlungsschichten zwi-
schen den lassen auf eine Bauzeit im 3. Viertel des l.Jhs.n.Chr.
schIieBen. Auch das Fundament aus -Bruchsteinen, das unter dem ge-
samten Rundbau durchgeschichtet ist, reicht durch die AuffIlschichten
hinab bis in die Reste der Vorgangerbebauung hinein. Fr die Frage,
wann die Anlage des Rundbaus lassen sich ledigIich die schlecht
erhaItenen M95/35 und 36 heranziehen, die unter einer Schicht
von im Bereich der Oberkante des Rund-
baufundamentes gefunden wurden und vermutlich ins 3. Jh. datiert
werden knnen.
Unter den AuffIlschichten und Fundamentmauern wurden die Reste
einer dichten Siedlungsbebauung aus spathellenistischer und frh-
rmischer Zeit freigelegt (Abb.!). Die Mauern dieser Vorgangerbebauung
verlaufen schrag zu den orthogonalen Mauern aus dem 3. Viertel des
l.Jhs.n.Chr. Die Mauern und FuBbden dieser Bebauung, die nach den
Funden als Werkstatten genutzt wurde, lassen sich in mindestens zwei
Phasen untergliedem. Die frhe Phase, die noch in hellenistische Zeit da-
tiert werden kann, muB einmal zerstrt und danach erneuert und erweitert
worden sein (AbbA).
FundbearbeitungIBearbeitung iilierer Grabungen: N .Atik be-
arbeitete, untersttzt von N.Akseki und E.Baylan, die Keramik
aus den Sondagen der Grabungskampagne 1994. Dabei konnten die Ar-
beiten am Formenkatalog fr die am Ort produzierten Gattungen del'
feinen Ware beendet werden. Die Durchsicht der Keramik aus den frhen
Schichten der Sondagen erbrachte var allern einige vollstandige Gefa-
profile, die gute Beispiele fr die bisher kaum erforschte Ge-
brauchskeramik des Spathellenismus in ZentralanatoIien darsteIlen. Die
schon anhand des frher untersuchten Materials gemachte Beobachtung,
daB die Keramik der frhen Kaiserzeit zum grBten TeiI in Aizanoi pro-
duziert wurde, lieB sich durch zahlreiche neue Funde, Fehlbrande und
Glasurschlacken bestarigen
7

K. Jes setzte die im vergangenen Jahr begonnene Dokumentation der


am Bhnenhaus des Theater-Stadion-Komplexes fort.
(6) Vgl. K. Rheidt, AA 1993,490 f.: AA 1995.710 ff.
(7) Vgl. N. Atik,AA 1995,729ff.
103
Dabei konnten weitere Argumente fr die Rekonstruktion der scenae
frons und die Scheidung verschiedener Bauphasen gewonnen werden.
Die Tabernakelarchitektur des Bhnenfront-Untergeschosses, dem auf
der Stadionseite ein dorisches Sockel-und ein von Blendbgen ge-
gliedertes MittelgeschoB entsprechen, wurde nach Ausweis ihrer Or-
namentik schon in hadrianischer Zeit entworfen und in groBen Teilen
auch ausgefhrt. Am Ende des 2.Jhs. mssen dan n unrfangreiche Um-
baumaBnahmen erfolgt sein, die offenbar auch eine ursprnglich nicht
vorgesehene Austockung des Bhnengebaudes betrafen.
Chr.v.Mosch reinigte und bearbeitete die Fundmnzen der dies-
Kampagne. Die in den letzten Jahren anhand der Fundmnzen
erarbeitete Chronologie der verschiedenen Besiedlungsphasen im Be-
reich der Saulenstrafse konnte durch die Neufunde im wesentlichen be-
statigt werden. Unter den Fundmnzen aus den Sondagen 24 und 25 be-
fanden sich wieder einige, die in die Arbeit ber die von
Aizanoi aufgenommen werden sollen.
F.Naumann-Steckner und C.Steckner begannen mit der ber-
arbeitung der Aufzeichnungen und Plane der Grabungen R.Naumanns
beim Thermengymnasion und bei der Thermenanlage im Nordostteil der
Stadt Aizanoi fr eine geplante Publikation. Im Rahmen der Begehungen
in der Umgebung von avdarhisar unternahm M.Wrrle zusammen mit
Fahrten zn den Drfern der nordwestlichen Aizanitis, um fest-
zustellen, was dort an schon bekannten antiken Bauteilen und Inschriften
noch vorhanden oder bei UmbaumaBnahmen neu zum Vorschein ge-
kommen ist.
Restaurierungsarbeiten: Auch 1995 gehrte die Restaurierung der
wieder zn den zeitlich und finanziell aufwendigsten Ar-
beiten der Kampagne. Die Architekturteile der Nordosthalle wurden,
soweit sie nicht fr die Anastylose Verwendung fanden, auf die Rck-
wand der Halle aufgelegt, die zu diesem Zweck stabilisiert und auf ein
einheitliches Niveau gebracht wurde. Die 1994 begonnene Herstellung
des fehlenden unteren Saulenschaftes und der kurzen oberen Trommel
aus Originalmarmor fr die vierte Saule innerhalb der Anastylose eines
Teilbereiches der Nordosthalle wurde abgeschlossen.Von der Bruchflache
des erhaltenen Originalfragmentes der Saule wurde ein Negativ-und
davon wiederum ein PositivgipsabguB hergestellt, nach dem die Bruch-
flache an das neue Untertei! der Saule angearbeitet werden konnte. An-
schlieBend wurden das Originalfragment auf das so vorbereitete neue Un-
terteil aufgesetzt, die Bruchanpassung nochmals geringfgig berarbeitet,
die Teile mit Edelstahldbeln verbunden und mit Epoxidharz verklebt.
104
Zum Abschluf die Glattung der Oberflache des neuen Unterteils
der Saule (Abb.5) sowie die SchlieBung der Brche mit Primalmrtel.
Danach konnte des letzte vorhandene Kapitell der Nordosthalle aufgelegt
werden. Die Gebalkteile, die auf die Saulen verlegt werden sollten,
wurden innerhalb der StraBe nebeneinander aufgestellt und Klammer-
lcher fr neue Edelstahlklammern eingearbeitet. Nach dem Eintreffen
des Krans konnten zunachst die drei Architrave auf die Kapitelle auf-
gelegt werden. Der neue Mittelarchitrav wurde mit zwei Edelstahl-
durch die Kapitelle hindurch mit den ver-
bunden,ebenso erhielten die beiden Originaiarchitrave an den AuBen-
seiten je eine Verdbelung mit den darunter. Die Edel-
zur Verbindung der Architrave wurden in die vor-
bereiteten Klammerlcher eingelegt und in antiker Technik mit Blei ver-
gossen. AnschlieBend wurden die beiden Friesblcke in ein Mrtelbett
auf der Architravoberseite verlegt und verklammert und als letztes der
Konsolgeisonblock aufgelegt (Abb.6-8).
Die Architekturteile der Sdwesthalle wurden auf einem neu her-
gestellten Bruchstein/Mrtelfundament verlegt. Die Teile, die nicht fr
die Architekturproben bzw. fr die Anastylose verwendet werden konn-
ten, wurden teilweise auf der Sttzmauer, die das Gelande nach Sdosten
abschlieBt, gelagert, teilweise wurden sie fr die Herrichtung einer klei-
nen Sitzecke nordwestlich der Saulenstrafie, am FluB verwendet, die den
Besuchern der hergerichteten Grabung eine VerweilmgIichkeit bieten
soll. Das Strafsenpflaster ist durch den Sturz der schweren Gebalkstcke
teilweise erheblich beschadigt worden; einzelne der Marmorplatten
wurden vllig zerspIittert aufgefunden und mussten in mhsamer KIein-
arbeit restauriert werden.
Die Restaurierungsarbeiten an dem 1980 von R.Naumann frei-
gelegten Mosaik in der Thermenanlage im Nordosten des Ortes", die im
Jahre 1994 begonnen worden waren, konnten 1995 ab-
geschlossen werden". Das Mosaik wurde an einer Stelle, an der die Mo-
saikoberflache stark deformiert und eingesunken war, gehoben und neu
verlegt (Abb.9). Einige Hohlstellen im Mosaik wurden zusatzlich, wie im
vergangenen Jahr, durch injezieren einer % igen Primallsung gefest-
igt und einem primalgebundenen Kalkmrtel ausgefllt und angepresst.
Nach der Restaurierung wurde das gesamte Mosaik mit einem nicht-
ionischen Reinigungsmittel grndlich gereinigt.
(8) Mosaik s. F. M 1984,475 ff.
(9) Die Arbeiten wurden von der Meslek Yksekokulu der Ankara Universitat durch-
gefhrt undstanden der Leitung von Frau Dr. H. Kkten. die von S. und B.
untersttzt wurde.
105
Im Rahmen eines Berufspraktikums an der Restaurierungsabteilung
der Meslek Yksek Okulu der Ankara Universitat fhrten
E.Durmaz und O.Karadavut Restaurierungsarbeiten an der Keramik der
Grabungskampagnen 1993 und 1994 durch, Dabei wurden ein Krug, ein
Krglein, ein Zweihenkelbecker, zwei Schalen, ein Schalchen, ein Napf
und eine grobe hellenistische Amphore zusammengesetzt, die fehlenden
Teile mit Gips erganzt, mit einem jeweils helieren Farbton koloriert und
die Gefae mit einer Schutzschicht aus stark verdnntem Paraloid B 72
berzogen.
Sonstiges: Der im vergangenen Jahr gestohlene groBe Dop-
peltrgrabstein, der gegenber des am Weg nach De-
miroluk bei StraBenbauarbeiten freigelegt worden war und bei einem
Sammler in Istanbul wiedergefunden wurde, ist zurckgebracht worden
und lagert nun innerhalb der Freilichtausstellung hinter dem Tempel.
Ebenso ist ein weiterer, 1993 aus der Freilichtausstellung gestohlener Tr-
grabstein, der ebenfalls in Istanbul wiedergefunden wurde, zurckgeb-
racht worden und lagert nun im Hof des Grabungshauses. Gemeinsam
mit der Antikenbehrde und dem rtlichen Museum setzte die Aizanoi-
Grabung ihre Bemhungen um ein geeignetes Konzept fr die sichere
Lagerung der gefahrdeten Grabsteine, Altare. Architekturteile und In-
schriften weiter fort.
Publikationen: Berichte von K.Rheidt, M.Wrrle, und
N.Atik ber die Ergebnisse der Kampagnen 1992 und 1993 erschienen im
Archaologischen Anzeiger 1995. Die neugefundenen Inschriften von Aiz-
anoi wurden von M.Wrrle zusatzlich im Chiron, Bd.25, 1995, publiziert.
N.Atik Bericht ber die Kerarnik-
produktion von Aizanoi zur Publikation in der Zeitschrift Arkeoloji ve
Sanat.
106
1995 YILI
Klaus RHEIDT*
1995 Aizanoi ve onanm 24 Temmuz'da
II Eyll'de sona K.Rheidt
U.Wulf-Rheidt, M.Wrrle, F.Naumann-Steckner,
C.Steckner, N.Atik, H.Kkten, Chr. von
Mosch, EKuster, F.Wi!"\iger, S.Keedy, KJes, K. Chr. Bruhn, N.Akseki,
E.Baylan, E.Durmaz, O.Karadavut, DJohannes, A.Atila.
ve her destekleyen Sabiha
bu T.C.Kltr temsilen Ktahya Mzesi'nden

Ge Antik Dnem Stunlu Caddesi ve Borsa
24,25 ve 26 nolu sondajlar, bulunan "Borsa
ile Stunlu Caddenin evreleri mekan ve
tarihsel (Resim: I).
galeri blme Galerinin bu-
alan, yer alan ve
alan (Sondaj 24). Galeri malzemeden
bir duvarla Bu duvar moloz edil-
bir temel stnde Imparatorluk dnemine ait bir
dan byk lentosu, arka blmde yer alan
olarak 1007.10 m kotundaki, kare
klinde ve zemin en son d-
nemine aittir. Kaplama olan bir sikke (M 95/14,
M.S.491-518) bu en son evresinin tarihini vermektedir. 'Borsa
evresindeki kotun sokel profilinin stne kadar
Stunlu 'Borsa bir ortaya
25 No'lu sondaj iindeki dolgu iinde, bezemesiz
byk kiremitlerinden iki Bizans bulundu. Bu
da gstermektedir ki, 'Borsa evresi Bizans Dnemi'nde me-
olarak
(*) Dr. Ing. Klaus RHEIDT. Deutsehes Archaologisches Institut. Podbielsk.iallee 69-71, D-
i 4195 Berlin, ALMANYA
107
duvar ile birlikte lentodan
olan Stunlu Cadde ile zamanda
nk ve galerinin bir kanalla birbirine
Galeri zemininin az bir miktar bulunan bu kanal, geen
sonucunda Erken Imparatorluk Dnemi'ne tarihlenebilen ve
caddenin olarak uzanan byk kanalla
mektedir (Resim: I). Profilde ol-
bu evreye ait olan zemin 1006,50 m ge-
rekmektedir. Bu evrenin kotu, 25 ve 26 No'lu ortaya
orijinal temel zerindeki metre olan, bir kat
moloz ve toprak zerinde duran 'Borsa kotuna da
(Resim: 2). Ozgn 'Borsa bir kez
ve kotu ykseltilerek tekrar ancak bu kez ortho-
Imparatorluk Dnemi'ne ait Macellum'un sokeli olarak i
drt tane olan, kk bir klt ya-
i (Resim: 3).
Sondaj 24'deki ve iine de-
rinlemesine olan iki bir ara evreye
aittir. 1006,50 m kotundaki da ait bu evre,
zgn metrelik kat ykselmesi ile
ilgi ekici olan bu kat ykselmesinin 'Borsa ev-
resindeki kat ykselmesine de uygunluk gstermesidir. Bu evre iki nok-
taya tarihlenmektedir: Birincisi 'Borsa ba-
halen zgn fonksiyonuna uygun olarak bir pazar olarak
nk sokelin yzeylerinin stnde Imparator
M.S.3l cret tespitlerinin bir g-
rlmektedir; bir nokta ise 24 No'lu sondaj da, dolgu
iinde, ara evre kotunun 351-361 tarihli bir sikke (M95/5B)
Bu sikke, ara evre ve 3. iinde 'Borsa
iin bir terminus post quem gster-
mektedir.
Stunlu Cadde blgesindeki erken esas evre ile Erken
Dnemi'ndeki kat ykselmesi birbiri ile Ortegonal sistemde
derinlemesine kire duvarlar bu dneme
aittir. Duvarlar dolgu iinde olan sikkeler
M.S nc iindeki bir dnemini ortaya
(Resim: I). 'Borsa
temelde, dolgu erken ait ka-
kadar Sadece kt durumda ele olan
sikkeler M 95/35 ve 36 'Borsa
10B
tarihi belirlenebilmektedir. Bu sikkeler, 'Borsa temellerinin st
yzeyi bulunan bir mermer atlyesinin
olup, tahminen 3. ta-
rihlenebilmektedirler.
Dolgu ve temel Ge Helenistik ve
Erken Roma Dnemi'ne ait bir de ortaya
(Resim: I). Bu ait duvarlar
tarihlenen ortogonal iinden ge-
mektedir ve buluntulara gre bir atlye olarak olan bu
zemininin iki evreye tespit Helenistik
Dnern'e tarihlenebilen en erken evre bir kez tahrip
daha sonra yenilenerek (Resim: 4).
ve eski ele geen bu-
luntularla ilgili 1994 son-
dajlarda ele geen keramik malzeme stnde N.Atik kendisine
G N.Akseki ve E.Baylan Bunun
ince yerli retim cinslerini ortaya koymak iin form
eski elde edilen
- -](eramiRlet-stndeki sonucunda, bugne kadar ok az ara-
olan Orta Anadolu'daki Ge Helenistik Dnem'e ait
bir ka iyi tm profili ortaya Daha
nce ele geen malzemeler Erken
Dnemi'ne ait keramik malzemenin byk bir blmnn Aizanoi'de r-
Bu ele geen ok buluntu,
retim ve crufu bir
KJes, geen olan tiyatro-stadion kompleksinin
sahne mimari sslemeleri belgeleme devam et-
Bunun scaene frons restitsyonu ve evreleri
yeni ortaya Sahne alt ka-
mimarisi, stadion Dorik sokel ile ke-
merlerden orta kata gelmektedir ve mimari sslemesine
gre Hadrian dnemine tarihlenmektedir; byk bir blmnde
bu dnemde Ust katlarda, 2.yzyll nceden
olan d-

Chr.v.Mosch bu bulunan sikkeleri ve stn-
de Stunlu Cad de blgesindeki evrelerinin,
geen bulunan sikkelere kronolojisi, bu
elde edilen yeni buluntular byk lde
109
24 ve 25 No'lu sondajlarda bulunan sikkelerden Aizanoi
konu alan iine girebilecek niteliktedir.
F. ve C.Steckner bir
iin Aizanoi blmnde yer alan hamam ve
hamarn-gymnasion'unda R. Naumann ka-
ait planlar ve izimler stnde av-
darhisar evresindeki erevesinde, M.Wrrle ve
Aizanitis'deki kylere geziler Bu geziler, ge-
zilen yerlerdeki bilinen ve halen
mevcut olup ya da yenilerinin ortaya
belirlemek
Restorasyon Stunlu Cadde: 1995 da, koruma
verilen nemden Stunlu Cadde'nin restorasyonu
yine Aizanoi en ok zaman ve finansman ol-
galerisinin, anastylosis iin kullanma bu-
lunmayan mimari amaca uygun olarak stabilize ve
homojen bir olan galerinin arka stne
1994 galerinin ana-
stylosis'i iinde yer alan drdnc stunun eksik alt gvde ve
st tamburunun orijiinal mermerden tmleme ta-
Stunun ele geen orijinal yzeyinin
yeni alt paraya iin, iten bir
kilde sonra, bir negatif, bundan da tekrar bir pozitif
elde edilerek buna gre stunun yeni alt y-
zeylerin birbirine iin oturtma sonra, paralar
stnde kk dzeltmeler Paralar birbirine asil elik u-
buklarla araldit ile Tmleme so-
nunda orijinal ve stunun yeni alt st yzeyinin
(Resim: 5) ve bir harla tamamen Stun
tmlendikten sonra, mevcut stun yerine
ve friz caddenin i biraraya getirilerek
yeni asil elik kenetler iin gerekli olan delikler stnde
Vincin gelmesinden sonra, ncelikle stun
stne Yeni ara stun gvdelerinin
stndeki stun ile iki asil elik ubuk
iki orijinal her birinin yan ke-
stun gvdeleriyle Asil elik kenetler
iin nceden kenet deliklerine ve
dklerek Sonunda her iki friz
stndeki iine oturtularak, kenet ile ve konsolgeison
zerine (Resim: 6-8).
110
galerinin mimari
da, har ve moloz yeni bir temel edildi. Anastylosis iin kul-
olan bu paralar arazinin uzanan
istinat stne Bu istinat stnde
gelen ziyaretilere dinlenme Stunlu Caddenin ku-
nehir kk oturma bir edildi.
Cadde stne olan nedeniyle
hasar Mermer kaplama bir ka tanesi ta-
mamen olarak bulundu ve restore edildi.
1980 R.Naumann ortaya ku-
hamam iindeki restorasyonu 1994
1995 Restorasyon
H.Kkten ynetiminde kendisine ve
deforme ve bl-
mnde, mozaik yzeyi ve mozaik yeniden
yerine (Resim: 9). Geen gibi mozaik iin-
deki primal zelti enjekte edilerek primal ba-
kiretozu ile doldurularak prese Restorasyon
leminden sonra tm yzeyi non-ionic deterjanla
Ankara niversitesi Meslek Yksekokulu Restorasyon
Blm'nden EDurmaz ve O.Karadavut, mesleki staj erevesi iinde
1993 ve 1994 olan keramiklerin restorasyon
Bir testi, bir kp, bir iki kulplu kupa, iki kase,
bir kk kase, bir anak ve bir kaba Helenistik amphora
eksik paralar tmlendi ve bir renk tonu ile ren-
kiendiriidi. yz, koruyucu bir olan Pa-
raloid B 72 ile
Yol ky me-
Demiroluk yolunda ortaya ve geen
Istanbul'daki bir koleksiyoncuda saptanan iki
Ktahya Mzesi'nin koleksiyoncu ta-
geri getirilerek hava sergisine yer-
bir rnek ise 1993 tel rg ile ev-
hava sergisinin iinden Istanbul'da ele geen tek
Bu da geri ancak bu sefer
mze evinin avlusuna Aizanoi ba-
Ktahya Mzesi, ve Mzeler Genel M-
ile birlikte, tehlikeye maruz ok mimari eleman, mez-
ve gvenli bir yerde iin en uygun zmn
konusundaki srmektedir.
111
1992 ve 1993 Aizanoi ve ieren
konular zerindeki, K.Rheidt, M.Wrrle, Ch.v.Mosch, ve N.Atik
olan raporlar "Archaologischcr Anzeiger 1995"te
M. Wrrle'nin, Aizanoi'de yeni bulunan
lada ilgili makalesi, "Chiron" Dergisi'nin 25. (1995) yay-
N.Atik Aizanoi'de ele geen anak mlek bu-
ile ilgili bir makale "Arkeoloji ve Sanat" Dergisi'nde
zere
112
~
m
m
o
z
-c
N
<
EB
1+
,
113
114
Abb.2: Aizanoi 1995, Rundbau ber ur-
sprnglichemBruchsteinfundament
Resim 2: Aizanoi 1995, 'Borsa ile
moloz temel
Abb.3: Aizanoi 1995, Rnndbau und Soudagen 25-26 wiih-
rend der Ausgrabung
Resim 3: Aizanoi 1995,-kazl 'Borsa ve 25-26
no'lu sondajlar 25-26
'j' ,';

Abb.4: 1995, Spllthellenissch-frhrmlsehe Bebauung
in Sondage 24
Resim 4: Aizanoi 1995, sondaj 24'te ki Ge HelIenistik ve Erken
Roma
r ,.
Abb.S:
ResimS:
llS
116
Abb. 6: Aizanoi 1995, Restaurierungsarbeiten an
der Siiulenstra8e
Resim 6: Aizanoi 1995, Stunlu eaddenin res-
torasyon a l m a l a r
{ ~
tt
Abb.7: Aizanoi 1995, Siiulenstra8e nach abschlu8 der Restraurierung
Resim7: Aizanoi 1995, Stunlu Cadde restorasyon a l m a l a r d a n sonra
Abb.8: Aizanoi 1995,Gebalk der Saulenstra8e nach Abschlu8 der Re-
staurierung ,
Resim 4: Aizanoi 1995, Stunlu Caddelnin restorasyon
sonra
Abb.9: Aizanoi 1995, Nordost
therme,Restaurierung des
Mosaiks durch Fachleute
de Restaurierungsobersch-
ule der AnkaraUniversitat
Resim9: Aizaooi 1995, 'Mozaikli
Hamam', Ankara niver-
sitesi Meslek Yk-
sek Okulu
mozaik restorasyon

117
SAGALASSOS 1995
Marc WAELKENS*
P.M.VERMEERSCH
I. THE SURVEYAROUND SAGALASSOS 1995
From the 5th untiI the 17th of June, members of the Sagalassos team,
composed of Prof. M.Waelkens (director, archaeologist),
Prof.E.Paulissen (geomorphologist), H.Vanhaverbeke (archaeologist) and
BDe Cupere (archaeozoologist), continued for the third year an intensive
survey of the district around Sagalassos. This was done in dost
collaboration with from the Istanbul Archaeological
Museum, who was the temsilci of the Turkish Ministry of Culture. The
whole survey was also carried out in collaboration with the Burdur
Museum, represented by Mrs. Ilhami Oztrk, archaeologist who
accompanied us every day.
In 1995 the survey was carried out in the geographical area
represented by the Turkish topographica! maps M 24 c 2; M 24 c 3; M
24 c 4 and M 25 d 3. During our surveyatotal of 45 new sites have been
discovered and documented.They include:
I) LO Prehistoric sites: Hisarky (Karain; Aykita);
Kesmeli Dz Mevkii; : Tekke
Dereky; eltiki Hyk; Gvenli Ky
(Ulalan; Sivri Tepesi); Kuzky (Hyk); (KaramansekilZeve);
(Yksek Yurt). Most of these sites are located on lower hill
slopes in the immediate vicinity of good farming or grazing Iands. They
(*) Prof. Dr. Marc WAELKENS, L.Baert-Hofman Professor of Eastem Mediterranean Are-
haeology, Dept. of Arehacology. Catholic University of Leuven, Blijde Inkomststraat 21,
3000 Leuven, BELiKA
Pierre M. Laboratorium voor Prehistorie, Redingenstraat 16. 3000 Le-
uven, BELiKA
119
confirm the important role which the territory of classical Sagalassos,
containing among others the site of must have played in the
introduction of agriculture and the domestication of animals in
prehistoric Anatolia.
2) 2 Hellenistic sites: Gvenli Ky Gvenli Ky:
Tarla (Dikmen Tepesi). Reflecting the constant
conflicts between the death of Alexander the Great and the arrival of the
Romans, most sites of this period are fortified strongholds located on
steap mountain tops.
3) 30 Roman sites: (Dikmen Tepesi);
Ky: Ilanlalak); (Kesmeli Dz Mevkii);
Gvenli Ky Mevkii; Beli
Mevkii); Mevkii); Gnalan
Derenin Mevkii; Mevkii); Gneyyayla (Yksek
Yurt; Yatak Yeri); Burdur (Ort! Mevkii); eltiki Hyk;
Kk Ali Gvenli Ky (Ulalan; Sivri Tepesi)
eltiki ); Kuzky (Hyk; Elmadibi Mevkii);
(Demirli Mevkii; Kara Karamanseki;
Yayyeri; Gravgaz Ky 'Mevkii;
Hseyin Vurduklari Yeri). The pax Augusta which followed the
incorporation of Pisidia in the Roman province of Galatia in 25 B.C.,
introduced a period of peace and stability in the district which lasted for
nearly three centuries. As a result the territory of Sagalassos witnessed an
explosion of new settlements and sites, most of them farming villages,
but others of an industriaI (ceramic kilns, stone quarries) or religious
nature, which now were spreading again into the lower valleys.
4) 3 Byzantine sites: Gnalalan (Tekke Saray); eltiki
Gneyyayla (Kale). The unstability caused by the Isaurian raids of the
Iate Roman period and the Arab invasions starting around the middle of
the 7th century A.D. again forced the population, already shrunk by a
number of catastrophes (earthquakes of 518, 528 and ca. 650 A.D.;
plague of 541-542 A.D.) to abandon many of the old settlements and to
withdraw again on the higher mountain slopes, where they could find a
refuge in fortified hill sites.
II. THE EXCAVATIONS ATSAGALASSOS 1995
The sixth exeavation campaign at Sagalassos was carried out
between 1 Julyand 3 September 1995 . A total of 96 scientists and 56
120
Turkish workman were involved in it. The Turkish Ministry of Culture
was represented by Mr. (Istanbul Archaeological Museums).
During the 1995 campaign work focused on the following areas:
II.l.Prehistoric Research:The Caves On The Outskirts OfSagalassos
In recent years the presence of fiint and obsidian artefacts on the site
of Sagalassos has been frequently recorded by the excavators. Such
occurences suggested the presence of some prehistoric sites at or near
Sagalassos. It was therefore decided to try to locate some of those sites in
order to document the occupation history of the site for prehistoric times.
Research by the geomorphologists has documented important denudation
activity on the slopes of the site of Sagalassos, suggesting that
preservation of prehistoric sites in such conditions is minimaL. Moreover,
large surfaces of the Sagalassos site are covered with buildings and
dumps of later periods, masking the eventual presence of prehistoric
sites. Another consideration is that the geographical position of
Sagalassos, high in the hills, seems not to be the ideal situation for
Neolithic sites, which should be sought in the well watered plains of
lasun. Yet, the position of Sagalassos along a road leading from the
Mediterranean into Central Anatolia, can be considered as ideal for the
presence of some Palaeolithic sites, related to the seasonal transit of
Caves and rock shelters on the site might have served
as halting places for such Palaeolithic groups. it therefore was decided to
test three of those caves and rock shelters. Theyare situated in the
contact zone between the sandy-clayey fiysh and the Lycian limestone, in
the valiey along the western edge of Roman Sagalassos. The local
geomorphological condition did not allow the formation of deep caves or
rock shelters, where possibilities for an important sediment accumulation
existed. Most of these small rock shelters thus have overhangs of no
more than 1 m Yet, sometimes real caves or larger rock shelters have
been formed, which could have preserved deposits from several periods,
including also some from prehistoric times.
On the other hand, this contact zone between the limestone and fiysh
deposits also is the normal location for numerous fresh water springs,
resulting in washing away eventual deposits.
The three largest caves or rock shelters were selected for sondage
excavations. They were carried out between 9 and Z3 July by
Prof.P.Vermeersch.
iZi
Cave I.
Cave 1 is a large shelter located at the contact zone between
Iimestone and flysh on the northern slope of the valley at the end
of Sagalassos. The shelter floor dips (L8 %) in westerly direction,
concordant with the general inclination of the flysh top in that area. The
shelter ceiling is about 2.50 m high at the outside of the shelter, but
rapidly dips in directian, until it intersects the floor. In its
present situation the upright walking surface of the shelter is restricted to
about half of its surface, which measures 64 m
2
The shelter has a
pleasant micro-climatic condition, which we could appreciate during the
excavations: in cold windy days, one is protected from the wind, and in
warm days, one remains in the shadow. From the shelter one has a
restricted but beautiful view of the valIey west to west of Sagalassos, in
which the ancient route, coming from the pass which leads to Central
Anatolia, is located. From the shelter down, the valley slope is rather
steep, but stilI easy to climb. In the valIey talweg, at a distance of about
100 m, fresh water is present.
A grid was laid out and two sagittal trenches excavated. In the
northern part of the first trench, the in situ flysh deposits were reached
within less than 0.2 m Only in the part of the trench, deposits
reached a thickness of about 0.45 m They consist of light grey intensely
weathered, rounded limestone fragments in a matrix of light sandy clay,
falling apart in aggregates. The contact zone with the underlying flysh is
marked with a thin veneer of reddish weathered flysh. The in situ flysh is
intensely weathered. In the deposits above the flysh, Roman potsherds
and same flint artefacts were recovered. A smail hearth was at a
depth of 0.15 m lls diameter is 0.3 m II is characterized by an
accumulation of charcoal and a white ash layer. No specific
archaeological material was associated with this feature.
The second trench displays similar characteristics: in its northern
part flysh is outcropping, whereas in the part deposit thickness
does not exceed 0.45 m No specific archaeological features could be
observed and the materials collected seems to be mostly related to
"Roman" activity.
Even, when same prehistoric flint artefacts were collected, all of
them seemed to be out of context. Mareaver, the rock shelter deposits
were of little importance, and aRarnan sherd could be found at the base
of the depasits. For that reason it was concluded that the rock shelter had
no potentialities for prehistoric research and the exeavation was
interrupted. The trench was filled up again with the original
122
when in Cave 1 nearly no sediments were present, the
prehistoric artefacts recovered out of context seems to suggest that the
rock shelter has indeed been occupied by prehistoric men, but that the
related occupation remains have been washed away
Cave2
Cave 2 is a real cave, but it is alsa located in the contact zane
between the Lycian limestone and the flysh depasits. lt is found on the
same northern slope of the ey on which Cave 1 is situated, but at a
slightly higher elevation. The view from the cave entrance is not as
as that from Cave 1, but stili embraces the ey leading to the
pass. The cave floor dips slightly (6 'lo) in southernly direction,
concordant with the general slope of the flysh top in that area. The shelter
ceiling is about 3.5 m high in the centre of the cave, but dips rapidly in an
easternly and westernly directian until it intersects with the floor. In its
present situation the upright walking surface of the shelter is restricted to
about 15 rn? In front of the cave a terrace of about 6 m- is present, From
that terrace down, the downward slope of the ey is rather steep, but
not difficult to access. At the entrance to the cave, arecent stone waIl was
constructed, probably for the purpose of using the cave as a shelter for
animals.
A grid was laid out in the cave and a single sagittal trench deepened.
The excavations disclosed deposits with a thickness of about 1.2 m The
upper 0.30-0.40 m of the deposits consists of a matrix of grey clayey
aggregates, forming a matrix for large blocks of unweathered, sometimes
large (up to 0.3 m) limestone blocks. Below, there is 0.35 m of a very
compact grey clay with numerous srnall limestone fragments with no
obvious stratification. The base of the deposits is a 0.2 to 0.5 m thick
black to brown clay with less smaIl limestone fragments but with larger
weathered limestone blocks than the previous layer. it fiIls a shaIlow
gully, which was eroded in the underlying flysh rock, the surface of
which is very weathered.The fine deposits have their origin in the run off
activity, caused by diaclases in the limestone at the back and the eastern
waIl of the cave. it deliyered large quantities of dissolution clay from the
Lycian limestone. In addition to that deposit, large and smaIl limestone
fragments came down from the cave waIls and ceiling. Human artefacts
could be partiaIly introduced with the running water, but there is no
daubt that same human activity took place, at least on the cave terrace,
and probably alsa in the cave itself.
123
A single feature was discovered in the second layer, consisting of an
accumulation of sherds which seem to belong to at least two different
vessels. It seems that the vessels are coeval with the deposits and were
not introduced into those deposits. Roman pothserds and other
artefacts could be found dispersed over the whole thickness of the
deposits, excluding the possibility for the presence of a prehistoric
occupation horizon. In Cave 2, some deposits thus are stili in place, but
they date to the Roman Imperial period. No deposits of a prehistoric
occupation were found. Consequently, the exeavation in Cave 2 was
terminated.
Cave3
This site is situated at the northern foot of "Alexander's Hill" a
locality which was also used as a necropolis. it consists of a smail cave,
preceded by a restricted rock shelter. It is located in the contact zone
Lycian limestone and flysh. The view from the cave entrance to
the North is restricted to the western valley with a farm The cave floor,
nearly horizontal, dips very slightly in a southernly direction, concordant
with the general slope of the flysh top in that area. The shelter ceiling is
about 0.5 m high in the centre of the cave, but dips rapidly in an easternly
and westernly direction, until it intersects with the floor. In front of the
cave there is a smail terrace, from which the downward slope of the
valley is gentle and easily of access.
A grid was laid out in the cave. A 4 m long trench was opened in the
terrace , whereas a 2 m long trench was excavated in part of the cave.
The trench in the cave provided a stratigraphic sequence from top to
base.
- The six layers near the top mainly consisted of sheep and goat
dung, and of Iimestone or limestone dissolution They contained
some very rolled archaeological materials dated to the Roman period.
The up to 0.2 m thick layer 6 is of origin and clearly posterior
to the Roman period. it might be related to the climatic conditions of the
Uttle Ice Age (l7th century AD) which created, at this elevation, the
condition for the production of cryoclastic sediments. Another important
information is the fact that sheep and goat dung appear massively only in
layers 1-3 dating to the period posterior to the Little Ice Age. This
suggests that the impact of goat and sheep and their related influences on
the erosion potentialities in the area are of recent time. This was already
confirmed by palynological analysis.
124
- Layer 7 clearly functioned as an occupation layer. it consists of a
black very humic day with some weathered limestone grit with laminar
structure, Numerous charcoal fragments are present together with fresh
Roman archaeological materials. This layer was the surface of the cave
during the Holocene at least until the Roman lmperial period. At that
moment the cave provided an opportunity for upright walking inside. it
had been occupied, but not intensely. Some of its day is probably of
sedimentary origin.
- Layer 8 can be related to the end of the Pleistocene with cold
conditions responsible for the production of cryoclastic depostis. it
consists of a thick layer of yellow stratified angular limestone blocks and
grit, open work, weathered with some black dissolution day. In those
deposits one could hope to find some Palaeolithic occupation remains,
but this was not the case.
- Layer 9: sandy day, probably top of the flysh.
Conclusions
All caves and rock shellers within the city district of Sagalassos are
situated in the contact zone between the flysh and the Lycian limestone.
This geomorphological condition did not allow the formation of deep
caves or rock shellers, where possibilities for an important sediment
accumulation existed. Moreover, that geomorphological position is the
normallocation for springs, resulting in washing away eventnal deposits.
In Cave I, nearly no sediments were present, but some prehistoric
artefacts have been recovered, out of context. This seems to suggest that
the rock shelter has indeed been occupied by prehistoric men, but the
related occupation remains have been washed away. In Cave 2, some
deposits are stili in place, but theyare of Roman time. No remains of a
prehistoric occupation were found. Only in Cave 3, deposits of
prehistoric times were present, but they did not contain remains of a
prehistoric occupation.
Other caves and shelters are present in the area, but theyall are
either smailer or theyare clearly devoid of deposits. We therefore
presume that the search for in situ prehistoric occupation remains in the
area has only very few chances to be successful.
II.2. The Heroon Excavations
In the northwestern seetion of Sagalassos the area around the Heroon
was further excavated towards the south and east (LO x LO m). In 1994
125
the 4 m tall podium (7.55 x 7.55 m) originally crowned by the famous
frieze with the daneing girls' had been brought to light. In 1995 various
elements belonging to the upper part of the structure were discovered.
This structure took the shape of a distylos in antis naiskos with
pilasters at the four corners. From the Corinthian pilaster capitals sprang
a beautiful tendril frieze which crowned the upper part of the walls, a
feature which may now be characterized as characteristic for Pisidian
temple architecture-, The doorframe was very richly decorated with
egg-and-dart and a Lesbian cyma.
The decoration of these architectural elements clearly indicate that
the whole structure does not go back to the second century B.C. as was
suggested in the past on stylistic grounds (style of the frieze, capitals
which must have belonged to the nearby Bouleuterion and not to the
Heroon), but that it was built during the Augustan period. In 994
andl995 several fragments of the nearly 4 m tall marble statue which
once adorned the naiskos, including a beautiful marble head were found.
Unfortunately no inscription thus far enables us to identify the man who
was represented. At first sight there seemed to be two possibilities. The
first one was that one is dealing with a mythical "founding hero" of the
city. At Sagalassos this hero was the heros Lakedaimonios, represented
on various coin types of the city>. Yet, he always wears a very heavy
annour and a Since the statue of the Heroon was clearly naked
with the exception of a cloak draped over one shoulder and bare-headed,
this identification seems to be excluded. A second possibility is that we
are dealing with a statue of the young Alexander the Great. In fact, there
are some similarities with Alexander's image on the Alexander
sarcophagus from Sidon, created around 325-311 B.C". and with a group
of portraits representing a youthful Alexander and going back to an Attic
original of the 4th century B.Cs. Whatever the identity of the hero was,
the statue itself clearly is an early Imperial marble copy of a bronze
(i) On this friczc, see M.Waclkcns in Sagalassos I. First General Report on Survey (/986-
1989) and (1990-1991) (Acta Archaeologica Lovaniensia 5),
Leuvcn 1993.42-44.
(2) A fricze at this levcl is also prcsent in the Tcmple of Augustus at Pisidian Antioch, in the
Dionysos Tcmple transformed into a church (Basilica E 1) at Sagalassos proper, and in a
tcmplc at Adada.
(3) See for instanee & P.Weiss, eds, des medailles. Pamphylie, Pisidie,
Lycaonie., Galatic (Syl1ogc Nummorum France 3), Zrich 1994, pl. 97, 1764-
65.1779; 98.1801; 100. 181415. 1823-
(4) V. von Graeve, Der Alexandersarkophag und seine Werkstatt Forsc/umgen 28),
Berlin i 970. Tar. 48.
(5) V. von Gracve, 89, 1974,23 i -239, Taf. 86, i, 3-4.
126
original. If the latter represented Alexander it may have belonged to a
tropaion erected after the king's victory over the Sagalassians in 334 B.C.
and cast by an artists trained in the Polyeletian tradition.
During the second century A.D. the southeast corner of the structure
needed to be repaired since the original frieze was replaced here by a
copy of two of the original daneers from the east side of the Heroon. The
eyes of the new daneers had plastically rendered irisses and pupils,
whereas those of the original daneers were completely smooth. The
sculptors of the new frieze parts also used frequently a running drill
instead of the chisels of the original elements.
Same time during the Imperial period a simple, 6 m wide gateway
was built against the front of the Heroon. it spanned a street leading from
the Doric Temple to the theatre. Only the lower part of its walls have
been preserved.
Near the beginning of the 5th century AD., both the Doric Temple
and the Heroon were transformed into a tower and incorporated into the
new city fortifications. A gateway connected both structures. This
gateway, located a mere 4 m to the west of the above mentioned archway
was decorated with the relief representing an eagle holding a snake.
During this activity the whole neighbourhood seems to have been
rearranged. A c i s t e r r thus was built in the c o r e r between the Heroon and
the new city walls, while the area in front of it, between the Heroon, the
old archway and the new gateway hencefarth was occupied by a simple
rectangular structure, most probably a guards' house.Around the same
time a pedestal with a column was erected to the east of the old archway.
it supparted a first century A.D. sundial, originally paid for by a certain
Tiberius Ciaudi us Polupeithes.
After the earthquakes which struck the city in A.D. 518 and once
more in A.D.528, these structures collapsed and were abandoned. A
completely new water supply system needed to be laid out. The water
from the early 5th century A.D. cistern now was distributed by means of
a number of terracotta pipes on either side of the fartification walls. They
were covered with a thick layer of earthquake debris.
II.3. The "market building" (Site UA/N)
North of the Upper Agora the excavations continued inside a row of
workshops, dated to the 6th and early 7th century A.D. An area of 750
127
m2 was studied. This industrial area seems to have been built above the
remains of an older, probably Iate Hellenistic "market building",
containing public starage rooms and/or cisterns ..
A LO m long seetion of this building came to light to the east of the
Upper Agora nymphaeum !ts front is made of a nearly 6 m high wall in
rusticated semi-polygonal masonry, The building still seems to contain
half empty rooms. Originally, it must have continued towards the west
and may have occupied the complete northern edge of the Upper Agara.
Yet, sametimes during the early Imperial (?) period its front wall was
replaced by asmaother wall in pseudo-isodomic masonry, Only the
e a s t e r r extremity of the ariginal structure remained in place. !t contained
a more than 25 m !ong and only 1 m wide tunne!. !ts height (1.60 m) and
small width exclude that it was ever used for normal traffic. The first 4
m are horizontal, after which a stairway, slightly sloping in the first part
and then rising very steeply, continues throughout the tunne!. The end of
it could not yet be reached. The roofing system of the tunne! consists of
harizontally vaulted sections alternating with fIat, but sloping roof parts.
This could indicate that the whole structure dates from a period when the
technique of sloping vaults had not yet been mastered. In coastal Asia
Minor such tunnels were already built in the early third century B.C6. On
the steps inside the tunnel the scattered remains of a human being, of a
cow and of a sheep were found.
At the latest during the Julio-Claudian period, the front wall of this
building was replacled by a new wall of 31.60 m long and with a slightly
different orientation than the older faade. This wall was made of well
cut ash ar blocks in a pseudo-isodomic arrangement. Whether this
intervention alsa implied a change in the function of the building could
not yet be established. When in 160-180 A.D. a nymphaeum was built
against the "market building", the upper part of the wall was completely
rebuilt in order to accomodate the central niche of the fountain as well as
the water supply systems feeding it. Inside, the floor was raised
considerably with a fill containing material dating to the first half of the
2nd century A.D. The rebuilt wall sections now contained a lot of reused
material, hidden from view by the back wall of the nymphaeum The
interior arrangement of the new structure is not yet clear.
Towards the beginning of the 5th century A.D. a street running along
the northern edge of the market building was raised together with the
interior floor of the building proper. The latter now was divided
(6) One of the first examples are both corridors leading into the sekos of the Temple of Apollo
at Didyma.
128
according to its longitudinal axis in two different levels, the southern one
of which had a number of rather large storage rooms, with a number of
jars hidden in the floor.
After the earthquakes of 5!8 and 528 A.D. the whole structure was
rebuilt. Floor levels inside and north of the building rose once more and
the interior was divided into a row of long storage rooms with large jars
along the southern edge, and a number of double-chambered workshops
(or shops) with individual entrances along the street.
This kind of bazaar was used until the middle of the 7th century
AD., when its walls collapsed and destroyed the storage and other
vessels inside the building. The cause of this destruction must have been
ahitherto undocumented earthquake. Shortly after this catastrophe most
of the city seems to have been abandoned for ever.
II.4. The Roman Nymphaeum on the Upper Agora q(Site UA)
In 1994 the western half of a 28 m long Nymphaeum on the north
side of the Upper Agora has been excavated. The eastern half of this
building was brought to light in 1995. The building which was
constructed against the south faade of the "market building" was nearly
8 m high. !ts very rich archtitectural in which various hands
could be identified, suggests a construction date during the years
160-180 A.D. The fountain took the shape of a single-storeyed theatre
faade composed of 6 podia and 5 niches. The two corner podia
projected more than the others. They were linked by a 1.20 m high
balustrade which thus created a water bassin in front of the fountain
which contained 81 m>, Each of the podia supported a columnar
aedicula. The aediculae contained two rows of two Corinthian
columns standing in front of a couple of false pilasters in the back wall.
This wall was made of tali, but rather thin limestone abs placed without
any connection against the market building behind them The aediculae of
the four central podia were built in the same way, but only had a single
row of columns along their front.
The entablature had richly decorated architraves and tendril friezes
following exactly the irregular course of the fountain's front. The niches
between the aediculae did not have the normal ab facing against the
market building, at least not during the last phase of the fountain's use.
Instead of this the front wall of the market building had been smoothened
inside these niches, thus leaving a kind of "negative" impression of the
niches on the stones. These impressions show that the niches had a
129
curved entablature. The various aediculae were covered by means of
large horizonta! roof slabs, with decorated casettes below. These casettes
were filled with theatre masks, heads of mythological figures, or flora!
motives. The aediculae were crowned with three different types of
pediments: voluted spiral pediments on both corners, curved pediments
in the centre, and triangular pediments in between the others.
All podia were once filled with marble sculptures, whereas the
niches did not provide enough room for this. Most probably most of the
scuIptures recovered in 1994 and 1995 did not beIong to the original
display of statuary. This statuary may have been removed already during
the 4rth century A.D. Only the two large sized statue groups representing
a drunken Dionysos with a sater, from both aedicu!ae must have
been contemporary with the nymphaeum itself. In fact, the group
is represented on SagaIassos city coins, dating exactly from the reign of
Marcus Aurelius (161-180 A.D.)7. These two statues cou!d only have
been removed if the roof of the aediculae were dismantled. Therefore,
they may have been kept in their origina! spot. Yet, the whole structure
seems to have been repaired at one stage. This involved a change in the
position of some of the back slabs and a recutting of a number of clamp
and dowel holes. During this operation statuary was collected inside the
city where it still could be found, in order to fill the empty aediculae. A
number of statue bases or pedestals were taken from the nearby Upper
Agora and placed inside the niches. Since there was not enough space
available for this operation, the lower wall mouldings inside these niches
had to be cut away. In 1994 and 1995 the following statues or statue
fragments have been discovered:
- first aedicula from the left: a 2.50 m tall Dionysos and sater group
in Aphrodisias marble and clearly carved by a sculptor from this city
(found in 1994, restored in 1995 and now on display in the Burdur
Museum).
- second aedicu!a from the left: lower part of a marble youth (found
in 1994, repaired in 1995, now in Burdur).
- second niche from the left: a 2.10 m tall Nemesis from Dokimeion
(found in 1994, restoration completed in 1995, now in the Burdur
Museum).
(7) E. Levante & P.Wciss, eds, Cabinct des Mddailles. Pistdie. Lycaonie, Galatie
(SyHage Graecorum. France 3). Zurich 1994, p1.97, 1774.
130
- third aedicula from the left: an inscribed socle of a male marble
statue (only feet and box preserved) signed by the sculptor Glykon from
(found in 1994, now in the Burdur Museum). The socle once
supported smail bronze figurines of which only a few feet are left.
- fourth aedicula: a headless marble statue representing Asklepios
(1.80 m), carved by the same Glykon from Dokimeion (found and
restored in 1995, now in the Burdur Museum). It alsa supported bronze
figurines.
- fifth aedicula: a marble statue of a headless woman (1.60 m),
dedicated by Aur.Neon to the gad Asklepios. Made of Docimian marble,
it alsa supported bronze figurines on its socle.
- 6th aedicula (from 1.): a nearly 3.10 m high marble statue
representing a drunken Dionysos supported by asater and carved in
Docimian marble (found in 1995, to be restored in 1996).
The statues from the 3th to 5th aediculae are not all contemporary
(only the two works of are) and must have come from alocal
Asklepios sanctuary.
The insribed pedestals and statue bases reused in the niches almost
all belong to members of the family of T.Flavius Severianus Neon, who
ca. 125 AD. had built the Library at Sagalassos", Most of them refer to
his widow or her family. Therefor, it is tempting to suggest that the
restoration of the fountain in Iate antiquity was carried out by
descendants of this aristocratic local family as part of the same program
which alsa involved the of the Library proper. In that case
this must have happened during the reign of the emperor Julian (360-364
A.D.), who tried to revive pagan culture. This could alsa explain why the
statues were already smashed and partly removed during antiquity as has
become clear from the absence of larger parts belonging to same of thern
Mareaver the Nemesis, Asklepios and the headless female statue
seem to have been pushed inside the basin when it still contained water,
so that theyonly broke in large pieces. As a result we have the
impression that after Julian's death the christian population of Sagalassos
not only set the Library on fire, but that it alsa destroyed and partly
removed the pagan statues inside the restored fountain. Same fragments
(8) See on this building and its date: H.Devijver in: M.Waelkens & J.Poblome, eds , Sagalassos
II. Reporton theThird Exeavation Campaign of 1992 (Acta Archaeologica Lovaniensia Mo-
6), Leuven 1993, l7-124; M.Waelkens. ibidem. 13-16.
BI
fell into the water and stayed there, the others were taken away. Only the
two corner statues could not be removed without dismantling the
aediculae in which they stood. The right statue was partly smashed
(lower part of sater missing), and both aediculae seem to have closed off
with smail tuffo blocks decorated with christian symbols. A christian
inscription was painted over the central niche.
//.5. Domestic Area i (Site DA 1)
In the central part of the city an area of 125 m2 has been excavated.
The remains of two terrace houses, separated by a smail alley were
discovered. Both houses were destroyed by the earthquakes of the early
6th century AD. Part of the northern house went up in flames during this
catastrophe. After this event the ruins were leveled, whereby the rooms
of the southern house were completely filled in. A new dwellling was
constructed on top of this, encompassing the smail alley, now used as a
corridor inside the new house, and incorporating the space of both older
houses into a single structure. This house remained in use until the
middle of the 7th century AD., when it may have been destroyed by an
earthquake.
//.6. Roman (Site RB)
After the removal (by crane) of the fallen blocks from the west
faade in 1994, an area of nearly 375 m2 was excavated along the west
part of the building in 1995. Here again a large number of new blocks
had to be removed by means of a crane. For this operation it was
necessary to cover part of the Lower Agora with nets, tiles, river sand
and a thin layer of removable concrete.
Inside the bathhouse of a large room located along the
edge of the building could be excavated. lt was located on
the first floor of the structure and surprisingly a ltypocaustum
system made of round brick pillars at this level.
The excavated part of the western faade is still standing 15 m high
and contains below two large rectangular entrances along a street
running between the bath building and the shops on the east side of the
Lower Agora. They give access to the not yet excavated ground level of
the building, located below the hypocaustum floor. The door lintel of the
northern entrance was completely fissured. In order to repair it two rows
of blocks above it needed to be removed. After gluing the door lintel all
blocks have been put back in place. During this operation it became
132
clear that at least part of the western faade of the baths, including the
just mentioned doal' lintel, consisted of reused Doric architraves from
anather building. This ashlar only formed an exterior facing of very thick
brick walls. The combined width of ashlar and brick walls is ca. 4 m
They once supported enormous brick vaults, the remains of which have
been found inside the baths. The southwest corner of the bathhouse was
alsa partly excavated along the south side. Here again, anather entrance
to the ground floor below the hypocaustum system was found. This
entrance is arched and opens to a sloping brick vaulted corridor inside the
building, mostly filled with earth now. Immediately east of it, the wall
makes anather angle of 90 towards the south. In this new seetion
anather arched entrance to the ground floor came to light. it seems to
give access to a number of internal corridors.
The ground floor which is largely filled with earth will be excavated
in i 996 and has now been completely sealed off by means of removable
walls made of reused bricks. Most probably this ground floor was not
part of the bathing complex, located above it. it may have been used as a
covered market during the cold months.
The ceiling of the ground floor remains large!y intact. In places it
still supports the hypocaustum tiles of a heating system, in other sections
they have been crushed and destroyed by the enormous collapsed brick
vaults of the upper floor. All brick walls have been repaired (with
hydraulic mortar) and protected (with mortar cappings).
II.7. The Lower Agora and the Lower Agora Gate
During the 1995 season the crane alsa removed all blocks from the
northern and western slopes of the Lower Agora in view of future
excavations.
At the same time the exeavation of the southern Agora Gate could be
completed. The structure once stood on top of a nearly 12 m wide
stairway. The present-day stairway is a restcration of the
first half of the 6th century AD., which reused parts of the origina! Agora
Gate (for instance the corniches) as steps.
According to its architectural decoration the original Agora Gate was
built during the reign of Tiberius (14-37 A.D.). It consisted of two lateral
podia of 4 m length, set ca. 11,5 m apart. Their northern edges were
connected by means of four Corinthian columns supported by talI
hexagonal pedestals. Two more columns stood on top of each podium,
133
thus forming a U-shaped columnar screen opening towards the south.
The capitals once carried architraves with beautiful soffits. All
entablature pieces were decorated on either side. The friezes consisted of
fruit garlands in strong relief, supported by beautifully carved theatre
masks. The antae-like extremities of both frieze blocks
were decorated with animal protomae. The had casettes filled
with various floral motives.
This Agora Gate may have been damaged by an earthquake during
the Imperia! peiod. In fact the corner capital was replaced
by a capital with lion protomae at the four corners.
At one stage polygonal statue bases were placed in front of the
column pedestals.
The whole building seems to have collapsed during the earthquakes
of the early 6th century A.D.
Only the western podium and the part of the gateway which it
supported remained standing and was incorporated into a Iate Roman
structure. The fallen parts of the central and of the east wing
were incorporated as steps into a new stairway. This stairway of nearly
12 m wide consisted of 5 steps along the edge of the Lower Agora, a 8.75
deep platform between the socles of the Tiberian gateway. and a row of
21 steps leading towards the main north-south street of Sagalassos.
Around the rniddle of the 7th century A.D., another earthquake must
have struck the city. The buildings on either side of the monumenal
gateway collapsed on top of it and the debris was never removed
afterwards. On the contrary in this debris at least 16 simple graves were
dug. They contained at least 20 burials of the middle of the 7th century,
perhaps victims of the earthquake proper. In fact, some of the graves
were multiple burials, containing the corpses of an adult and of a child or
youth, suggesting that we are dealing with victims of a desaster.
II.8. Other archaeological research topics at Sagalassos
II.8.1. Fortification Systems:
The study of the fortification systems at and around Sagalassos has
nearly been completed as part of a master's thesis. All information has
been digitalized and will be incorporated into geographical information
systems (GIS).
134
!l.8.2. Necropolis
The inventory and study of the various tomb types at Sagalassos
continued as part of a doctoral dissertation.
!l.8.3. Water Supply systems
The study of the water supply both to and within Sagalassos
continued. A theodalite survey of the upper eastern aqueducts and the
middle aqueduct was undertaken over a distance of 1 km Not
only will this study allow the aqueducts to be with the city
plan, but it will alsa permit calculations on the amount of water which
the aqueducts delivered to the city. The survey further clarified the way
in which the aqueducts were constructed. A new seetion of the upper
aqueduct was found, whilst visiting springs in the vicinity of
Mount . As previously suggested, it is clear that the upper
aqueduct to the east was longer than the preserved remains indicated and
that it drew water from several sources before delivering it to the city.
Within the city the study of the water distribution system of the
excavated areas continued. The vicinity of the Heroon revealed several
distribution pipes and water channels.lt is becoming increasingly clear
that water distri butian arrangements changed over the period of
accupatian of the city and that the failure of supplies of water was one of
the crucial factors in the eventual decline and abandonment of the city.
!l.8.4. Ceramic research: two doctoral dissertations respectively on
the table wares and on the coarse pottery will be presented in the spring
of 1996.
!l.8.5. Metal research: a detailed study of all metal artefacts from the
excavations (bronze, copper, lead, silver), except the iron ones, has
started.
III. INTERDlSCIPLINARYRESEARCH
Ill.l . Geomorphological Studies
IIIJ. A. Springs
The eastern slopes of Mt, were visited to look for springs and
possible remains of the aqueduct system None of these were
found in this extremely eroded area., with the exception of a dry
spring-like feature. A possible reason for this dry spring was found in the
135
fact that a huge amount recently has been tapped directly from within the
mountains, not only for the fishery, but also for the city of
the agricultural area in the valley and a neighbouring viIIage.
This indicates that in Roman antiquity n)ore water than now must have
been available for the city of Sagalassos and its surroundings.
Geomorphological surveying of a number of sections of the
aqueduct was carried out in order to obtain some insight in hillslope
evolution rates over the last 1500 years in the area and in the reasons why
so many parts of the aqueducts are just gone.
Another geomorphological survey was set up around the Roman
spring on the side of the city. This feature enabled a detailed
study of the intensity of the geomorphological activity on a moderately
steep slope (50%).
Using the information of the aqueduct trajectory, the main springs
suppIying the water to the aqueducts were located. For each
spring the discharge, the water temperature, the Ph and the carbonate
content were measured. This will allow to have an idea of the amount of
water available to the inhabitants of Sagalassos. Furthermore, some
springs beneath the Sagalassos level were visited and measured in order
to have an idea of the amount of water available to the people who lived
downhill of the city.
All springs and the outermost remnants of the aqueduct were
positioned using a GPS.
III.! .B. Erosion Studies
Towards the west of the site, special attention has been given
towards the quantification of erosion on the ancient road between
Sagalassos and the pass towards Isparta. This road has been destroyed by
mass movements, stone avalanches and scree deposition. Towards the
east and in we studied different generations of scree deposits,
megaslumps and megasolifiuction tongues. Different top soils have beer.
sampled to have an idea about the soil variability around Sagalassos.
II1.2. Geological Studies
During the 1995 campaign three main topics have been studied:
1 the volcanics that have been used as building stones. They have
been put together in a stratigraphic framework and three sections have
136
been correlated. Different types of voicanics were sampled. They will be
further investigated in the Iaboratory by means of mineralogy,
petrography and geochemistry. These results will be cornpared with the
characteristics of the volcanics found in the mortars of Sagalassos in
order to determine which types of volcanics have been used. In addition
compression strength will be tested on some of the samples and the
puzzolanic properties will be determined.
2 travertines or lime tuffs as indicators of water quality and
evolution. Travertines of two sections were sampled in the area of
ky. In addition present-day travertines were sampled in order to
determine the relation between travertine-types and water properties (pH,
conductivity and hardness). With the study of the sections (petrography,
geochemistry of trace elements and isotopes) it is hoped that an evolution
in water quality can be assessed. The water properties will be cornpared
with these of and Sagalassos.
3 the different rock types and outcrop areas of the ophiolitic series
from Sagalassos to This ophiolite series were the mother rock
of/or were added to the clay raw materials of the coarse pottery produced
at Sagalassos. Their structural relationship with limestone and flysh
deposits have been outlined by fieldwork. Different rock types of the
ophiolite series could be recognized. They have been sampled and will be
further analysed in the laboratory by means of geochemistry and
mineralogy. Especially trace minerals will be investigated, in order to
compare them with the minerals found in the Sagalassos pottery a
coarse fabric.
IIU. Residue analysis ofpottery
The study of the organic residues, situated on the surface of the
ceramic or absorbed into the fabric of the vessel wall, has given
interesting information of vessel function. Different classes of chemical
compounds can be detected, such as lipids, proteins, charred sugars and
steroids. Different types of residues can be distinguished in different
types of vessels. The goal of this study is to correlate chemical
cornposition of residues to the types of vessel discovered at Sagalassos,
in order to better understand the organisation of ceramic production and
trade.
III. 4. Archaeozoology
The faunal remains studied in i 995 mainly comprise finds dated
between the 5th and the 7th century AD. The total amount of analysed
137
bone was approximately 15.000. The majority of the finds consist of
butchery refuse among which the domestic species preponderate. Cattle,
sheep, goat, pig and chicken were the main source of animal proteins,
whereas hunting was of minor importance. Among the hunted species,
hare was the most comman animal, fax, marten and wolf being
represented by a few specimens only. Fish occurs regularly, especially at
site VA/N, and consists mainly of wild carp which came from the nearby
lakes. A Mediterranean species (grouper) was found in the Domestic
Area 1 and exotic freshwater species (tilapia and catfish) occurred in all
sites but one. Contacts with the area are alsa illustrated by
4 different mollusc species. Other categories of finds comprise the
left-overs of animal carcasses that were not eaten (horse, donkey, dog)
and the remains of burrowing species (Helix shells and mole
rat). Traces visible on the animal remains were alsa studied. These are
mainly butchery and cutmarks, but comprise alsa traces left by smail
dog and plant roots and will help to reconstruct the history of the
burial of the remains. Smail quantities of waste from bone and antler
working have been found at site H. Site AG yielded a number of
horneores of goat that were cut off near their base and might be an
indication of hornworking. Among the finished objects of site VA, it is
worth mentioning the presence of two possible hinges made of red deer
antler as well as a bead made of pierced vertebra of a har.
III.5. Cartography
In 1995 the cartographers nearly completed the mapping of the
western extremities of Sagalasssos at scale 1: 500.
III.6. Restoration
The restcration team, from the RLemaire Centrefor Conservation of
the K.ULeuven dealt with the conservation and preservation of the
original architectural remains excavated by the archaeologisst team and
with the preparation of presenting the site of Sagalassos and it,
monuments.The work at the site N, the restoration of the Nymphaeum
remains, was our first priority together with the protection of the
Neon-Library. Actions at the other sites were depending on the progress
of the archaeological activities. Hundreds of fragments belonging to the
porticoes of the Nymphaeum were restored by gluing and by means of
fiber glass bars. The anastylosis of the western portico wall was started.
At the same time the northern wall of the Library was consolidated and
part of the metal structure which is going to protect this building in the
future, was already put into place. it is planned to complete the
restoration and protection of both buildings in the summer of 1997.
138
--- --- - .-._.
A team of conservators treated all smaller objects and completed the
restoration of the statuary found in the Nymphaeum of the Upper Agora,
with the exception of the larger Dionysos-sater group, which should be
finished in 1996.
139
140
Fig. 2: View of cave 2
Fig. 3: The Heroon seenfrom the nortwest. In front on the lett the plllars of the
Roman gateway; in the center the Iate Roman g u a r d s house; on the
right the columns for the sun-dial
Fig.4: Tendrfl frieze from the npper part of the Heroon
141
Fig.5: Head of Alexander (?) from the Heroon
142
Fig.6: The new friezebIocks of the Heroon socle, The black on
the left s a secondcenturyA.D. repair, the two other ones
are original
Fig. 7: One of the new daneers from the east side of the Heroon
Fig.8: Newblock from the east side of the Heroon
143
144
Fig. 9: Head of one of the origina! daneers
Fig. 10: Head belonging to tbe second cen-
tury A.D. repair of the southeast cor-
ner of the Heroon
Fig.ll: Viewof the Iate Roman shops above the Market Building
Fig. 12: Enlranee of the tunnel inside the
Market Building
145
146
Fig.13: Interior of the tunnel inside the Mar-
ket Building
Fig. 14: General view of the Nymphaeum (160-180 A.D.) on the Upper Agora
-
::J
Fig. 15: The restored Dionysos gronp from
the l e r aedicnla of the Nymphaenm
Fig. 16: Nemesis stalne from the second
niche of the Nymphaenm
148
;f.
Fig.19: View of the two entrances to tbe gro-
und level on the west side of the
Roman Batbs
Fig. 20: View of the system on the tirst Ooor of tbe Roman Batbs
149
150
Fig. 21: The sixth century A.D. slairway replaeing and partly covering the
entrancegate to the Lower Agora
F g , 22: Theatre mask from the origiual ent-
rance gate to the Lower Agora
151
1995 YILI RAPORU
Recep
AkznERSOY
I.
Tiyatro
1995 tiyatro cavea, parodosu, orchestra ve sahne bi-
(Resim: I).
alt blmne ait oturma
devam Genellikle iyi korunmayan oturma
merdivenlerin olduka ele gemeleri dikkat ek-
mektedir. oturma ait kaplama depremi n ve
erozyonun etkisiyle birbirinin stne kayarak
parodosuna yerlerdeki oturma nisbeten daha iyi
Bu tiyatronun cavea alt da-
olarak yeni bir soylu daha ele (Resim: 2).
Soylu kol koyulan blmleri ve kaidesi yksek kabartma ola-
rak grifonlardan (Resim: 3).
olarak kaplarnakta, arada ise lotus-palmet
bezemesi Hellenistik ait Roma D-
nemi'nde henz bilinmeyen zgn yerinden en alt oturma
Diazoma evirme du-
dikdrtgen kesimli dzgn yzl en az bir halinde
evre gelen nedeniyle ne
ve hale belirgin biimde grlmektedir. Di-
azomadan st kata giden merdiven
(*) Prof. Dr. Recep Dokuz Eyll niversitesi Fakltesi Restorasyon Ana-
bilim
ERSOY Dokuz Eyll niversitesi, Fakltesi, Restorasyon Anabilim

153
parodosunun blmlerinde analemma ait her-
hangi bir tesbit toprak eroz-
yonu ve nedeniyle parodosu ze-
rinde proskeniona ait vaziyette stun ve mimari paralar,
moloz dolgu zerine bir su ortaya
Muhtemelen proskeniona ait bir triglif friz ve dor
stun su ile birlikte ge dnem iin-
de
1995 blm Yeni
blmde taban iyi biimde ele
Taban iki sondaj a-
blokaj zerine
har
Proskenion ve sahne daha nceki byk lde ka-
ve proskenion Roma Dnemi'nde yenilendi an-
B i karesinde kk sondajlarda al-
dolgu iinde az seramik ele Bulunan
seramik en ge Erken Roma Dnemi'ne aittir. Dol-
gunun ise anakayaya Onmzdeki pros-
kenionda ve sahne sistematik sondaj bu mi-
mari blmlerin evrelerine getirilmeye
AKROPOL
1995 Akropol Hellenistik surun blmnde
02-03, E2-E3 plan karelerinde 20x20 metrekarelik bir alan iinde sr-
(Resim: 4,5).
Geen II no lu mekanda, -2.10 m'de Arkaik
Dnern'e ait bir duvar ve bu duvar kodu ile -2.40 m kadar Ge
Geometrik ve Arkaik seramik malzeme ele. En altta ana-
hemen zerinde ilk kez bu M.O.III. ve Il.bin'e ait seramik
malzemesine (Resim: 6).
III no lu mekanda 94/B Bizans alt seviyesinde -0.20 m'de
st bir tesbit Bu
-0.41 m'de karekterde ikinci bir Bu
zerinde ana ve dikey plaka
olan Bizans Dnemi su tespit Amada
Bizans ile birlikte Hellenistik seramik tespit
154
blm halinde IV. nolu IV a blmnde a-
-0.95 m koduna kadar renkli toprak iinden Bizans,
Roma ve Hellenistik malzeme elde IV b blmnde ise -1.34
m koduna ve renge tabaka iinden Ge Ge-
ometrik, Arkaik ve Hellenistik malzeme elde Herhangi bir mi-
mari
D2 ve D3 karelerinde sonucunda 95 D
95 E, F,G ve H da Bir mekan
95 E, F ve G iinde - 1.06 m'ye kadar ve Ge Ge-
ometrik, Arkaik ve Hellenistik malzeme ele
D3 karesinde muhtemelen Bizans Dnemi'ne ait
iinde demir ve ve seramiklerin -1.l0 m'de
bir ocak da
G i ve G 2 karelerinde Akropol surunun yznde temizlik a-
(Resim: 7).
ARAPLITEPE
1990 Bizans kilisesinde bu
Dr.Christine M.Thomas ynetiminde yeniden te-
sonra kilisenin plan belirleme
tarafta yer alan apsisin ve kilisenin dar sren
belirlendi (Resim: 8). bronzdan ok
iyi bir ile Iustinianos'a ait bir sikke ele ge-

II. EVRE
5 km kadar Fetrek bu-
lunan kum tesisinin tahrip t-
mlsn plan tespit ve uzun zamandan beri kaak
maruz tmlsn kenar yer yer ana kaya
elde Tmlsn st zamanla tahrip
Mezar
plana Mezar zemini hazine
aramak ve
tesisinde Fetrek iinden sylenen bir da
Daha sonra evine
bir hediyeden sz etmektedir.
155
lll. VE
Yeniky iinde bulunan Metropolis
evi ihtiyaca cevap izinle ek bina
ve bir hale Yeni evi,
beki kulbesi, bro, depolar, mutfak, ktphane ve yatak
bahe dzenlemesine
Metropolis renyerinin daha iyi
modern alet ve ve restorasyon
daha verimli sonular alabilmek ve
i No' lu Koruma Kurulu'nun ver-
izin ve Metropolis denmek zere
Metropolis'e elektrik
156
Resim 1: Tiyatronun 1995 sezonu sonunda

Resim 2: Tiyatro, oturma ve soylu
157
158
Resim 3: Tiyatro, griConlu soylu k o l t u u
Resim 4: Akropol, IIV No'lu mekanlar
.....
v\
\cl
1995
Resim 5:Akropol
i:>kuzey
E3
u 5m.
A.ERSOV -A.AlTINER- -A. z - Y. TEZEl
t
Hdlenistik sur
Hallenistic 'ortiffention well
.. 3m
-
_____
Bilans

Byzantinc
Ilettlnment
A.O.
Trollcetl af Roman
1\1.0.:l01I.C
Hellenistik tabaka
Hell'mistic O300 O.C.

_____M.o.SOO D.e.
Arkaik. Geometrik,
Prehistorik

Arche;", GaDmetrie.
M.O.725 B.C.
",mDins
rA.o.3000 B.C.
Resim 6: Akropol, sur kenan sondajr statigrafik
Resim 7: Akropol, sur
160
j
B
A
F
c
E
D
G
-
---_...
------ --
i
-
!
i
,

-.
l1ll

i...
\... ..
.
10 9 8 7 6 5 4 3 2 1
012345 10 20m

IARAPLITEPE '95 Vaziyel ali
zl
,
..-", ,
. s,
Resim 8: Araph Tepe Bizans kilisesi
161
BEIDCHTDERGRABUNGSKAMPAGNE
IN LIMYRA1995
Jrgen BORCHHARDT*
Die Kampagne dauerte vom 14. August bis zum 24. September 1995.
Der Dank des Grabungsleiters gilt den Herrn
Herrn Mag. F. Blakolmer, Frau B.Bhmer, Frau Mag. U. Ei-
senmenger, Frau B.Eray, Frau M. GrBbacher, Frau M. Kntig, Herrn
Dr.A.Konecny, Frau B. Kopf, Frau Mag. Z.Kuban, Frau S. Kucher, Frau
B.Marksteiner, Herrn Dr.Th.Marksteiner, Frau Dr.A.Pekridou, Herrn B.
Rasch, Frau A.Raslagg, Frau Dr.E.ReuB, Herrn Mag.P.Ruggendorfer,
Herrn Mag.M.Seyer, Frau A.Sorger; den Byzantinisten: Frau Dr. S. Ml-
lers, Herrn Prof. Dr.U.Peschlow, Herrn Dr.A.Plz; dem Epigraphiker
Herrn ProfDr.M.Wrrle; dem Numismatiker Herrn DrJ.Gorecki; den Ar-
chitekten und Bauforschern: Herrn Dipl. Ing. A. Berthold, Frau H. Can-
bilen, Herrn A.Krickl, Herrn Dipl.Ing.C.Menz, Frau Dipl.Ing.L. Mhl-
bauer, Herrn Dipl.Ing.G.Schartner, Herrn Dipl.Ing.K.Schulz, Herrn Dr.
G.Stanzl, Frau S.Stepanek, Frau Dipl. Ing.M.Wygasch; dem Metallurgen
Herrn dem Geodaten Herrn S.Atasu; den Restauratoren:
Frau Mag.C.Bohlmann, Herrn Mag.S.Daxner, Herrn E.Prank,Prau J.
Kolar; der Graphikerin Frau Dr.B.Borchhardt; den Modellgestaltern
Herrn F.Hnizdo, Herrn M.Weese sowie dem Photographen Herrn N. Gail.
Fr die gute Zusammenarbeit gilt mein herzlicher Dank dem Re-
gierungsvertreter Herrn Ahmet
Die Durchfhrung der Kampagne wurde ermglicht dank der Ge-
nehmigung durch die Generaldirektian fr Bauten und Museen im Kul-
tusministerium in Ankara.
(*) Prof. Dr.Jrgen BRCHHARDT, fr Klassische Archaologie Universtat Wien
Franz Klein-Gasse A-l 190 WienAVUSTURYA
163
Im Namen aller Mitarbeiter danke ich dem Fonds wl' Frderung der
wissenschaftlichen Forschung, Wien, fr die groBzgige Untersttzung.
Herzlicher Dank gilt Ing, Peter Glass yon der Geodimeter
Handelsgesellschaft fr das Uberlassen geodatischer
Die Grabung in der NW-Stadt in Limyra
Die archaologischen Tatigkeiten wurden in .der Kampagne 1995 in
den Bereich westlich des Theaters verlegt', Die Uberlegungen, die Gra-
bung in das ebene ummittelbar nrdlich der modernen StraBe zu
verlegen, gingen aus, daB der archaologische Befund Yon der am
Hang des Burgberges herrschenden, starken Erosion an dieser Stelle
nicht so sehr zerstrt sei. Da sich dieser Bereich innerhalb der Iykischen
Stadtmauer befand-, ist es nicht unwahrscheinlich, unter den W er-
wartenden byzantinischen bzw. rmischen Schichten noch auf Reste der
hellenistischen und mglicherweise der klassischen Siedlung zu
stoen>.
Da im Laufe der nachsten Kampagnen eine grBere Flache innerhalb
yon Parzelle 18 systematisch untersucht werden wurde ein Areal yon
LO x LO m ausgemessen und es wurden zunachst drei Quadranten yon je 4
x 4 m, getrennt durch 1 m breite Stege, in der Verlangerung der west-
lichen Analemawand des Theaters angelegt.
Die Mauern, die bereits knapp unter dem rezenten Erdmaterial
zutage kamen, scheinen w einem grBeren Gebaudekomplex zu gehren
(Abb.l). Durch die beiden sdlich gelegenen Quadranten, Q18-1 und Q18-
3, verlauft in O-W Richtung eine ca, 0,8 m starke, sorgfaltig
ausgefhrte Mauer, die mit feinem Verputz an beiden Seiten yersehen
war, yon dem sich Reste noch in situ befinden. Zwei weitere Mauern
fhren yon dieser in nrdliche Richtung und bilden so ein Raumgefge
yon ca, 7,5 m Breite. Wahrend die westliche der beiden, die direkt an der
westlichen Grabungsgrenze yon Q 18-3 verlauft, mit der erstgenannten in
Verbund steht und sicherlich in derselben Bauphase entstanden ist,
scheint die stliche sekundar eingebaut worden zu sein. Sie wurde nicht
nur in einer anderen Technik-aus mrtelgebundenen Bruchsteinen-
Nach erfolgterEnteignung Parzelle 18 seit dieser derAusgrabungfr wis-
senschaftlichcZwccke zurVerfgung
(2) Zur Diskussion berdie sdliche Grenze der Stadt s. Th. Marksteiner, jh 59. 989 Belbl.,
i JO,
(3) Der Grundwasserspiegel liegt hicr ca. 4m unter dem modernen Gehhorlzont. Da sich an
dieser Stele auBerdem cine befindet. ist die Hoffnungauf einen vorrmischen
Befund durchaus berechtigt.
164
errichtet, sondern ist auch durch einen monolithen Eckblock, bei dem es
sich um eine Spolie handelt, lediglich an die massive O-W Mauer an-
gesetzt (Abb.2). Diese Bruchsteinmauer ist auf eine Lange von ca. 6,1 m
erhalten; danach ist sie durch eine Strung ausgerissen, so daB ber die
Raumtiefe noch keine Aussagen getroffen werden knnen. Im SW, Be-
reich dieses Raumes befindet sich ein ca. 1,0 m breiter Eingang, dessen
Trlaibungen aus Steinquadern bestehen (Abb.3). Es
scheint sich bei diesem aber nicht um den Haupteingang in das Gebaude
zu handeln; da namlich direkt im SO-Eck von Q18-3 der Ansatz einer
weiteren, nach Sden verlaufenden Mauer zu erkennen ist, liegt die An-
nahme nahe, daB sich dieses noch weiter in sdliche Richtung erstreckte.
Die groBen sowie die hohe Qualitat des Mauerwerks lassen
vermuten, daB es sich bei dem Bauwerk nicht um ein einfaches Wohn-
haus, sondern um ein grBeres Gebaude handelte.
Erste Hinweise auf eine vorsichtige Datierung des Baues in die Zeit
zwischen dem 4. und dem 6.Jh.n.Chr.bietet mglicherweise die Bauweise
der beiden in der primaren Phase enstandenen Mauerrr', Auch die aus der
ungestrten Siedlungsschicht stammende Keramik weist in dieselbe Zeit-
spanne>,
In der Kampagne sollen der Gehhorizont des spatantiken
Gebaudes erreicht und die Grabung nach Sden ausgedehnt werden.
Die Grabung in Nekropole V
F. BLAKOLMER
Die zeitaufwendigen SicherungsmaBnahmen im Bereich um die bis
zu II m tiefe Vorterrasse um Grab 88 in Nekropole V durch die Be-
seitigung unbearbeiteter Versturzfelsen konnten in dieser Kampagne fort-
gesetzt und abgeschlossen werden. Um einer zuknftigen Beschadigung
dieses Iykischen Grabhauses durch Steinschlag vom Nord-
hang her vorzubeugen, wurde seine grob gespitzt bearbeitete Rckseite
mit kantigem Bruchsteinmaterial zugesetzt.
(4) Diese weisen Jeweils fnflagige Ziegeldurchschsse mil einer ZiegelgrBe von O.4x0,4
auf. Exakt dieselbe Technik findet sich an der Bischofskirehe und am Episkopion von
die beide grob in das 5. Jh. n. Chf. datiert werden:U. Reschlow, Die Bisehofskirche
in Limyra (Lykien), in: Actes du KO Cemgres International d'Archeologie Thes-
saloniki 1980 (1984) 409-21.-R. Jacobek, in: J. Borchhardt, Die Steine von (1993)
LI 1-115.
(5) Fr diesen Hinweis nach einer ersten Sichtung gilt unser Dank K. Wlfl , die die Be-
arbeitung der Keramik bernommen hat.
165
Das monumentale Grabhaus 88 (Abb.4), dessen nachste Parallele in
Myra zu ist-, konnte im oberen Bereich seiner Westseite freigelegt
werden. Seine westliche AuBenwand mit einer errechneten Gesarntlange
von 4,82 m zeigt die in der Iykischen Grabarchitektur blichen vor-
kragenden Balkenkopfimitationen, Andeutungen der Tra-
gerbalken in flachem Relief sowie teils eine Bauweise mit angesetzten,
schrag geschnittenen Quadern (Abb.5). In einer Distanz von 1,53 bis 1,62
m zum Grabbau verlauft die westliche Terrassenbegrenzung in Form der
grob gespitzten Felswand. Von der einst angedbelten westlichen Dach-
parti e konnten beide fein gearbeiteten Monolithe im westlichen Fels-
zwickel geortet werden. Neben Knochenklein und hier zn Bruch ge-
kommener Keramik fand sich in diesem Bereich auch das Fragment einer
dekorierten Marmorschale. Steinschlag und mutwillige Zerstrung der
feingliedrigen Architekturnachahmung und der Vorhalle machten Re-
staurierungsmaBnahmen erforderlich.
Das stlich neben Grabhaus 88 gelegene und in den frhen 80er
lahren gesprengte Fassadengrab 89 konnte im oberen Bereich freigelegt
und seine nach Sden orientierte, in Iykischem Stil gestaltete
Fassade lokalisiert werden.
Die Grabung an Reliefgrab im Tal des Delicedere
S.KUCHER
Im westlichen Teil der Chora von Limyra befindet sich auf halber
Hhe des teilweise noch erkennbaren antiken Weges am Westhang des
Tales des Delicedere eine doppelgeschossige Grabanlage aus dem
4.Jh.v.Chr
7
, die aus einem Felskammergrab mit einem darber be-
findlichen Sarkophag bestand (Abb.6). Die Anlage wurde wahrscheinlich
in der Mitte der 80er Jahre dieses lhs. von Raubgrabern durch eine
Sprengung schwer beschadigt.
Nachdem in der Kampagne 1994 die Architekten S. Stepanek und A.
Berthold mit der Bauaufnahme begonnen hatten, wurde 1995 das Areal
zwischen dem Grab und dem heutigen Weg im Rahmen einer Rettungs-
grabung archaologisch untersucht. Es sollte die Frage geklart werden, ob
diese Flache von ca.8x9m als Grabvorplatz bzw. als ummauertes Te-
menos gedient haben knnte.
(6) S. Verf. in:XVIII. (im Oruck).
(7) E. Pctcrsen-F. v . Luschan, Rolsen im sdwcstlichen II: Reisen inLykien, Mi/yas
und Kibyratis (1889) 73. Taf. 15;.l. Zahle .ldl 94, 1979,341, Kat. 53.
166

Als Vermessungsgrundlage diente ein Rasternetz aus Schnren, die
im Abstand von 2x2m in 2m Hhe ber den Platz gespannt wurden, um
einerseits dem schwierigen Gelande, andererseits der GrBe des Platzes
von mehr als 70m
2
gerecht zu werden.
Zunachst wurden die durch die Sprengung weit im Umkreis ver-
teilten Bruchstcke in einem Lageplan im MaBstab 1:20 aufgenommen
sowie von jedem zum Grabbau gehrigen Architekturfragment eine
MaBskizze angefertigt. Im AnschluB daran wurden jene ins Grabungs-
dep ot nach Limyra gebracht.
fehlenden Teile der Grabfassade sowie ein groBes Fragment des
Sarkophagdeckels konnten sichergestellt werden.
Im Zuge der systematischen Frei1egung des sog. Grabvorplatzes
zeigte sich, daf das Area! als Steinbruch genutzt wurde (Abb.7,S), was
auch schon in Nekropole V in Limyra beobachtet wurde". Die
Knochen-und Keramikfunde geben keinen Aufschluf darber, zu wel-
cher Zeit die Anlage des Steinbruchs stattgefunden haben knnte.
In der Kampagne 1996, in der die Freilegung des Gelandes bis auf
das Niveau des antiken Weges und die Erweiterung der Grabung an der
Nord-und Sdseite des Grabes vorgesehen sind, soll die Frage geklart
werden, ob hinter der Planung des Steinbruchs mglicherweise der Ge-
danke stand, diesen in der Folge als Temenos auszugestalten",
Nach AbschluB der archaologischen Arbeiten ist eine Restaurierung
der Grabfassade geplant.
Die reliefierte Reiterbasis aus der Oststadt
J. BORCHHARDT
Von der klassischen Reiterbasis waren bislang nur wenige Fragmente
identifiziert worden, die es erlaubten, ihre Ikonographie zu bestimmen.
Spiegelbi1dlich verkehrt schmckte die Langseiten jeweils ein Wa-
genbesteigender mit Wagenlenker und Quadriga; auf der Rckseite
befand sich eine Architekturdarstellung. 1995 wurden weitere Blcke ge-
funden, die wichtige Details berliefern. Der wagenbesteigende Herr-
(8) F. Blakolmer, Nekropole V: Das steineme Zeugnis fr eine versunkene Siedlung, in: Die
voii Zernuri (1993) 66-69; ders.. J. Borchhardt-G. Dobeseh (Hrsg.), Akten des II.
Internationalen Lykien-Symposio1l5 II (1993) ETAM IS 159.
(9) J. Borchhardt, Das Begrdbnis des von Asartepe bei Limyra (im Druck).
167
scher tragt beide Male den Baschlyk, d.h.die iranische Tiara. Mit Black
13 ist jener Black gefunden, der die Theorie, die Reliefs seien der bild-
liche Schmuck der Basis einer Reiterstatue, glanzend denn im
Oberlager befindet sich eine noch 32 cm lange und 8cm tiefe Einlassung,
von deren horizantaler Grandflache nur wenige cm- erhalten geblieben
sind. Zweifellos haben wir es hier mit jener Einlassung zu tun, die einen
der drei Hufe des Pferdes aus Bronze aufnehmen sollte. Vermutlich kann
nur ein Ort den erhaltenen MaBen gerecht werden; jener Black, der auf
dem Oberlager der letzten Schar den Huf der rechten Hinterhand auf-
nehmen sollte. Auch ein Black des unteren Profils ist gefunden worden
(Fragment IS). FUr die Rekonstruktionsbemhungen sehr hilfreich sind
ein ikonographisches, zeichnerisches Modell vom Verfasser sowie ein
Modell mit den mutmaBlichen Fugen von M.Weese. Um dieser ersten
Reliefbasis der Klassik gerecht zu werden, erfolgen neben der photo-
graphischen Dekumentation eine bautechnische Steinaufnahme und eine
zeichnerische Aufnahme der Reliefs.
Ein klassisches Anathem
J. BORCHHARDT
Von einem weiteren Anathem der Klassik sind mittlerweile vier
Fragmente im gleichen MaBstab identifiziert worden. Auch sie stammen
aus der Sdrnauer der Oststadt. Vermutlich steht ein zivil Gekleideter
var einem Tropaion. Neben Kampfszenen mit einem Schildraubmotiv ge-
hrte zu diesem Monument auch der sog. Intellektuelle, der im Jahr 1989
gefunden wurde. Allem Anschein nach handelt es sich hier um ein wei-
teres, viersetig reliefiertes Anathem (vielleicht eine Statuenbasis), das
mglicherweise wie die Reiterstatue in den heiligen Hain des Apollo in
der Oststadt gestiftet wurde.
Die Arbeiten an der Bischofskirche
U.PESHCLOW
Die Arbeiten in der Kampagne konzentrierten sich auf
die Westwand der Kirche. Es wurden die beiden Trgewande der Nordtiir
freigegraben (Abb.9)-der beidseitig gebrochene Sturz lag schon immer
frei-ebenso die zweitverwendete Schwelle und die seitlichen Mauer-
168
anschlsse. Von der Mitteltr konnten beide monumentalen Ge-
wandebalken, die eine Hhe von 3,4 m aufweisen, sowie eine Halfte des
gebrochenen Sturzes ergraben werden. AuBerdem wurde der Sturz der
Sdtr freigelt (Abb.lO), dessen linke Ecke bereits vor der Grabung be-
kannt war. Er weist einen perfekt erhaltenen Palmettenfries mit Mittel-
kreuz auf.
Die sdliche Parti e der Westwand ist so schlecht erhalten daB eine
frhere Sondage hier keine Trffnung erkennen lieB. Die Nachgrabung
ergab nun, daB eine solche vorhanden, jedoch nach Sden verschoben
war, so daB sie nicht symmetrisch zur Nordtr lag. Wie die Mitteltr war
auch sie spater-nach dem Umstrzen der worden.
Bei der Freilegung der Mitteltrgewande kamen Blcke der Steinsetzung
zutage, die in der vorausgegangenen Kampagne im Sdwesten der
Kirche ergraben worden waren. Damit steUt sich die Frage erneut, ob
diese Anlage nicht doch einen Bezug zur Kirche besaB. Die Hoffnung,
durch eine weitere Sondage die entsprechende Ecke im Nordwesten zu
finden, wurde nicht voU erfllt. Lediglich ein Versturz von Blcken
erwies die Erstreckung der Anlage bis zu diesem Punkt; der genaue
Befund kann jedoch erst in der korumenden Kampagne geklart werden.
Neben der Grabung wurden folgende restauratorische MaBnahmen
gesetzt; der stliche Bereich des Innenraums der Kirche wurde von Schilf
und sonstigem Bewuchs gereinigt, und die Stufen des Synthronons
wurden wieder sichtbar gemacht. Ebenso wurde der Buschbewuchs auf
den Mauerkronen der Apsiswangen entfemt. Die bereits in der Kam-
pagne 1994 begonnenen Arbeiten der Sicherung und des Hochmauerns
der Ecken der Westwand der Kirche, um die Strukturen des Baues op-
tisch besser faBbar zu machen, Wurden nun an den Tren der Westwand
fortgefhrt.
Die Grabung in der Oststadt
H.S.
A.PLZ
P.RUGGENDORFER
Um die Untersuchungen zur ehemaligen Gestaltung des Areals zwi-
schen der Bischofskirche, dem Episkopeion und der in der
byzantinischen Oststadt fortzufhren, wurden westlich sowie stlich der
1994 geffneten SO 18 weitere (SO 19/1 und 2 sowie SO
20/1 und 2) angelegt.
169
Im Westen standen die Fragen nach der Einbindung der West-
OstraBe in die Saulenstrabe'? und nach der architektonischen Lsung
dieser vermuteten Kreuzung im Vordergrund. SO 1911 und 2 folgten daher
dem weiteren Verlauf des Sdstylobats der in SO LS angeschnittenen
Wes-OststraBe Richtung Westen. Neben dem Stylobat und Teilen der
StraBenpflasterung wurde ein Kanal freigelegt, der von langrechteckig
geschnittenen Steinen abgedeckt ist. Die StraBenpflasterung besteht aus
verschieden groBen, unregelmiiBig verlegten Platten, deren Zwischen-
raurne durch kleine Bruchsteine ausgefllt wurden. Uberlagerte in SO IS
massiver Mauer-und Dachziegelversturz von der etwa 4,50 m tiefen Sau-
lenhalle'' den Stylobat, den einstufigen Unterbau sowie einen Teil der
StraBe, konnte ein solcher in SO 1911 und 2 nicht festgestellt werden.
Reste der Saulenhallenarchitektur haben sich in SO 1912 jedoch in Form
eines Pfeilerpostamentes erhalten. Dieses ist vom Grundwasser erh-
heblich angegriffen und ebenso wie sein beinahe quadratisches Auflager
und der Stufenunterbau aus seiner Originallage nach Norden verschoben.
Die unterste Lage der Krepis jedoch, die von dieser Beschiidigung nicht
betroffen ist, setzt sich geradlinig ins Westprofil fort und legt damit nahe,
daB sich die erwartete Kreuzung weiter westlich befindet (Abb.!l).
In SO 20/1 und 2-die Grabungsflache liegt in der stlichen Ver-
des Sdstylobats der West-Oststrafse-konnte die Abzweigung
einer 5,6 m breiten StraBe nach Sden nachgewiesen werden. Allem An-
schein nach sie auf das 1993 in der Sdmauer der Oststadt ent-
deckte, zwei Meter breite Stadttor" zulaufen. Diese StraBe verfgte an-
statt einer Pflasterung lediglich ber einen Belag aus gestampftem Erd-
material, das mit Mrtel, Ziegelsplitt und FluBschottersteinen durchsetzt
war. Entlang der stlichen StraBenseite verlauft ein mit sehr groBen, lang-
rechteckigen Steinplatten gedeckter Kanal Zwischen diesem und dem
Oststylobat, der auf einem zweistufigen Unterban ruht, fand sich eine
Vielzahl von Keramikfragmenten-hauptsiichlich von Gebrauchsware.
Diese datieren durchwegs in die Zeit zwichen dem 5. und 7.Jh.n.Chr.
13

An den Westsstylobat mit einstufiger Krepis schlieBt eine Portikus, deren


FuBboden aus FluBschottersteinen in einer Mrtelbettung besteht. Die
zahlreichen Ziegelfragmente, die in und auf dem Mauerversturz in der
Halle freigelegt wurden, starnmen vom Dach der Porikus (Abb.!2). Im
Ostprofil von SO 20/2 wurden auf dem Niveau der Stylobatorberkante
(I O) ZurSulcnstralic siehe W. Reiter in: Reiter J. Borehhardt,. Die Steine voil 993)
105ff. mitwcitcrfhrendcr ibid. 152.
(i I) Vgl. A. P!z-P. Ruggcndorfcr, MiChA I. 1995,66 rr.
(12) Kurz erwahnt bei J. Borchhardt in: XVI. II (1993) 241.
(13) FrcundlichcrHinweis von U. Eisenmenger.
170

zahlreiche graue, weiBe und rote Tesserae sichergestellt. Mglicherweise
gehren sie zu einem in situ liegenden Mosaikboden einer dem Bischofs-
plast vorgesetzten Halle bzw. eines Eingangsraumes!'. WoW in die letzte
Nutzungsphase der Oststadt gehren die deutlich erkennbaren Um-und
Einbauten, die sich am Krezungspunkt zwischen Oststylobat der neuen
StraBe und dem west-ost orientierten StraBenzug nachweisen lassen.
Die Arbeiten im Bereich des Osttores
A.KRICKL
G. SCHARTNER
Die Arbeiten im Bereich des Stadttores in der Ostmauer der Oststadt
hatten die Intention, in der Kampagne 1995 die architektonische Situation
zu untersuchen sowie die nach der Reinigung des vorgefundene
Bausubstanz zu sichem.
Das Stadttor, dessen Breite von 2,32 m durch zwei reliefierte Ge-
wandesteine, von denen sich Fragmente noch in situ befinden, genau de-
finiert ist, wird von zwei Trmen flankiert (Abb.!3). Der nrdliche ist in
die in Nord-Sd Richtung verlaufende Mauer mauerwerkstechnisch ein-
gebunden und erhebt sich direkt neben dem Tor. Diese Turmanlage im
ErdgeschoB von Westen her durch eine 1,4 m breite und ca. 2m hohe T-
rffnung erschlossen, deren Trsturz von einem 1,57 m Iangen und 0,43
m hohen Spolienblock mit der Darstellung eines Bukranienfriesesn ge-
bildet wird. Darber zeichnet sich eine weitere, in gleicher Breite aus-
gefhrte Trffnung ab, die auf eine Zweigeschossigkeit der Anlage
schlieBen laBt. Deckenauflager sind derzeit nich feststelbar, da das Tur-
minnere bis zu einer Hhe von ca. 1,5 m ber dem jetzigen Gehniveau
mit Versturzblcken des aufgehenden Maurwerks verfllt ist. In der Ost-
und Sdwand des Turmes befindet sich, ca. 0,4 m ber dem Boden je
eine SchieBscharte. Eine solche wird auch fr die Nordwand an-
genommen, ist jedoch wegen des anstehenden Versturzmaterials noch
nicht feststellbar.
Der Sdturm wurde in einer zweiten Bauphase ca. 6m sdlich des
Tores an die Stadtmauer angesetzt. Mauertechnik und-starke sowie das
verwendete Spolienmaterial unterscheiden sich wesentlich von der ori-
(14) Im Zuge von Reinigungsarbeiten konnte in der Westwand des Episkopeions das nrdliche
Trgewande werden.
(l5) A. Dinstl, Ein Bukranienfries aus Limyra, in: Akten des II. Lykien-
(1993) 161-67.
171
ginalen Phase der Anlage. Obwohl der Turm durch seine sich an der Ost-
Nord-und Sdseite befindlichen SchieBscharten eindeutig als Befestigung
ausgewiesen ist, zeichnet sich beim Stand der Forschung
kein Zugang von Westen her ab. Eine Klarung des Er-
schlieBung dieses Turmes ist erst nach Entfernen der Verfllung seines
Inneren aus kleinformatigem Bruchsteinmaterial sowie des Versturzes
westlich der Stadtmauer an dieser Stelle mglich.
Bei den Reinigungsarbeiten im Bereich zwischen den Trmen kamen
sdstlich des Tores u.a. zwei Fragmente eines Reliefblocks zutage
(Abb.l4), die sich an den in situ befindlichen Black des sdlichen Tr-
anfgen lassen und gemainsam mit diesem das fast vollstandig
erhaltene Relief eines knapp unterlebensgroBen Togatus bilden. Aufgrund
des in situ befindlichen Fragments des nrdlichen Gewandeblocks kann
fr diese Seite des Tores ein Pendant rekonstruiert werden.
Die Masaiken von Limyra
A.RASLAGG
1995 wurde mit einer Neukatalogisierung und Bearbeitung aller bis-
lang in Limyra gefundenen Mosaike begonnen. Diese Kampagne sollte
vor allem dazu dienen, das Mosaik im FluBarm, das zum Zeitpunkt seiner
Entdeckung zwar photopraphisch, nicht aber zeichnerisch aufgenommen
worden war, freizulegen, im MaBstab 1: i zu zeichnen und unter Um-
standeri den und architektonischen Kontext zu klaren 17.
Erhalten sind drei Fragmente, von denen zwei fr GBe und Ge-
staltung aufschluBreich sind. Fragment 2 (Abb.l5) liegt ahne architek-
tonisehen Bezug in der Mitte des Flusses und bildet den grBten er-
haltenen Teil des Mosaiks. Es Elemente der Bordre, Teile eines
rechteckigen Feldes und die Umrahmung eines Kreissegments. Durch die
Teile der Bordre lassen sich die sdliche und stliche Ausdehnung des
Bodens bestimmen. Die Ornamentierung des rechteckigen Feldes besteht
aus drei miteinander verflochtenen Kreisen, die zum GroBteil von Flecht-
gebildet werden. Den Zwickel, der zwischen diesen und dem
(16) Bei diesen handelt es sich um Tcile von Fubbden der Umbauung an der
Ost- bzw. Nordostseite des Kcnotaphs [r Gaius Caesar, um cin Mosaik mit Stiftcrinschrift
im Raum nrdlich der Apsis der Biscbofskirchc sowie um mehrerc eines FuB-
bodens, die im Jahr 1984 im Limyrosarm, dcr die 50g. Grabungsinsel im Sden bcgrenzt,
entdeck wurde. J. Das Kenotaph [r Gaius Caeser in Limyra. Architektur undBau-
ornamentik, IstForsch 35 (1984): Peschlow a. O. s. 4.
(17) Dazu wurde der Wasserspiegei durch kleine FluBarmabspcrrungcn und Pumpen bis cm
ber dem Mosaikbeden gesenkt. Die zeichnerische Aufnahme erfolgte mittels einer Ple-
xiglasplatte, die auf den Boden aufgelegt wurde.
172
darunterliegenden Kreissegment entsteht, zieren ein Zweg mit zwei Blat-
tern sowie ein nicht naher definierbarer Gegenstand. Fragment i bein-
haltet die westliche Kante des Mosaiks und zeigt weiteren Ab-
schnitt der Bordre.
Der nrdliche Teil des FuBbodens konnte nich untersucht werden, da
er sich bereits unter der Uferbschung der Grabungsinsel befindet. Unter
der Voraussetzung, daBder zentrale Teil des Mosaiks aus drei Feldern be-
steht, ergibt sich fr dieses eine Flache von 460 x 360 cm (Abb.l6).
Die Tesserae haben die MaBe von 1,5 x 1,5 cm mit Ausnahme jener
im Bereich des Kreissements und des Zwickels von Fragment 2; diese
mess en Ix i cm.
Das Mosaik weist insgesamt sechs Farben auf: WeiB, Geib, Hellrot,
Rot, Blau und Grau-Schwarz,
Westlich schlieBen an den Boden auf demselben Niveau zwei Kalk-
steinplatten an, deren Bedeutung zwar nicht vollstiindig geklart ist, die
aber Teile einer Umrandung des Mosaiks darstellen knnten.
Im Abstand von i m verlauft parallel zur Westkante des Mo-
saikbodens eine Mauer, an deren Ostseite sich einige weitere Tesserae be-
finden, ber die auf Grund ihre geringen Anzahl jedoch keine
Angaben gemacht werden knnen. Die Frage nach dem architek-
tonisehen Zusammenhang zwischen Mauerzug und Mosaik bedarf eben-
falls noch einer
Der Survey auf dem Banda Tepesi
A.KONECNY
TH. MARKSTEINER
Wahrend der Kampagne 1995 wurden die Arbeiten im Gebiet des
Bonda Tepesi fortgefhrt". Nachdem im Vorjahr die Dokumentation der
von antiker bis in byzantinische Zeit florierenden Ansiedlung von Ka-
rakuyu beendet worden war, konnten die Aktivitaten 1995 auf die Sied-
lung von Ortasari konzentriert werden.
(L8) Zu den Surveykampagnen 1993 und 1994 s. die Vorberichte der Autoren in: XVI.
II (1994) 237 f.: Xvll (1995) (im Druck): A.
P1z, MiCha 1, 1995,60 ff.
173
Ortasari ist der moderne Name einer etwa 0,7 Hektar groBen Sied-
lung auf einem Hgel ungefahr i km sdlich der Banda (Abb.l7).
Ihr Kern wird von einem die ganze Hgelkuppe bedeckenden Bau ein-
der in mehrere Binneneinheiten unterteilt war, aber nur einen
Eingang besaB. Die stliche AuBenmauer bestand groBteils aus pseu-
doisodomen Bossenquadern, war jedoch im Nordbereich zu einem spa-
teren Zeitpunkt in Bruchsteintechnik unter Verwendung zahlreicher Spo-
lien erneuert worden. Mauerstilund-technik weisen auf eine Datierung in
hellenistische Zeit hin. Rund um diesen Kernbau befinden sich in Hang-
lage die teilweise noch gut erhaltenen Ruinen einer grBeren Anzahi von
meist in Quaderwerk errichteten Hausern. Nrdlich und stlich der Sied-
lung stehen mehrere lykische Sarkophage, von denen einige mit In-
schriften versehen sind. Wie in Karakuyu fand sich auch in Ortasari eine
groBe AnzahI von Olpressen und anderer der Olproduktion dienender
(Abb.lS). Auffallig ist, daB Ortasari im Gegensatz zu Ka-
rakuyu kaum in byzantinische Zeit datierbare Bauten aufweist. Dies
scheint darauf hinzudeuten, daB sich am sdlichen Banda Tepesi wah-
rend der Spatantike ein ProzeB der Konzentration der Siedlungstatigkeit
auf eine verminderte AnzahI von Ansiedlungen vollzog.
Auf einer vorgeschobenen Hgelkuppe ber der Bucht der Lagune
von Beymelek liegt die kleine Befestigung von Kaklik. Diese etwa 600
m
2
groBe Anlage wird von einer in Verlauf noch groBteils ver-
folgraben Ringmauer eingefaBt, die anhand stilistiseher und mauer-
technischer Kriterien in die Zeit der Iykischen Klassik datiert werden
kann, Von ihren Innenbauten ist wenig erhalten. An ihre Nordmauer
wurde in hellenistischer Zeit ein kleiner Viereckturm angeschoben. Auf
dem dieses Fort mit dem Bergmassiv verbindenden Sattel befindet sich
ein Fassadengrab mit einer kurzen Stifterinschrift in griechischer Spra-
che, die nach der Form ihrer Buchstaben hellenistisch datiert'".
Zusatzlich zu den beschriebenen Befunden konnten bei unseren Be-
gehungen unter anderem die Reste eines allein stehenden Rundturms ge-
funden werden, von dem allerdings nur die unterste Schar seines qualitat-
vollen, trapezoidalen Maurwerks erhalten ist. Sein Mauerstil deutet auf
eine Datierung in die Zeit der lykischen Klassik hin>, Dies ist der erste
(19) Fr dies Mittellung gilt unser Dank M. Wrrle, der die Bearbcitung dcr im Surveygebiet ge-
fundenen epigraphischen Zeugnissc bcrnommen hat
(ZO) Zur Datierung klassischen, trapezoidalcn Mauerwcrks s. u. a.: W. Wredc. Anisohc Maucrn
(1933) 56; R.L. Scranton. Greek wat!s (1941) S5; F.E. Winter, Greek
SI.
174
im Iykischen Raum bekannt gewordene, freistehende Rundturm. In
seiner Nahe befindet sich ein Sarkophag mit verwaschener Inschrift.
Etwa 250 m sdlich der Befestigung von Kaklik liegen die ver-
strzten Reste eines groBen Monuments. Es stand neben einem noch
heute begangenen Saumpfad nach einer weiter im Sdosten gelegenen
groBen Ansiedlung und trug eine Inschrift mit etwa O,ll m messenden
Lettern, die von der Errichtung oder der Erhaltung von Wege-
verbindungen durch einen Statthalter aus antoninischer Zeit berichtet.
Experimentelle Archdologie
J. BORHHARDT
Auf dem schmalen Ufergelande sdlich der Grabungsinsel und west-
lich der byzantinischen Westmauer der Oststadt errichteten die Ar-
chitekten L. Mhlbauer und K. Schulz im Zuge des Ausbaues des Gra-
bungscampus zwei Nutzbauten, die nach den Regln der petrifizierten ly-
kischen Grabmonumente konzipiert wurden. Nach jahrzehntelangen Di-
skussionen ber die Konstruktionsprinzipen wurde zum ersten Mal in der
Forschungsgeschichte mit einer dreidimensionalen Realisierung ex-
perimentiert. Zur Umsetzung wurde der einfache Standertypus mit von
Rundhlzern getragenem Flachdach und zweigliedriger Fassade gewahlt.
Interessanterweise konnte beim Bauen festgestellt werden, daB die Kas-
settierung zwar zur ornamentalen Wirkung beitragt, var allem aber die
Statik verstarkt.Um beiden bislang gewonnenen Theorien zur Material-
beschaffenheit der Wande zwischen den Holztragern gerecht zu werden,
wurde die Ausfachung bei einem Bau in Holz und bei einem in Ziegeln
als Andeutung von Bruchsteinmauerwerk ausgefhrt.
Die Bauten dienen als Kche und als S a r i t a r t r a k t (Abb.l9). Beim
letzteren wurde aus umwelthygienischen Grnden eine Schilfklaranlage
angeschlossen.
Als Trsturz des Durchgangs in der Westmauer der Oststadt, der
diese Bauten erschlieBt, wurde ein originaler Gebalbklock eines frei-
stehenden lykischen Grabhauses verlegt, welcher es ermglicht, im Ver-
gleich mit dem Gebalk der beiden Nutzbauten die Intentionen dieser ex-
perimentellen Archaologie verstandlich zn machen.
175
176
Abb.2: Sekundar eingesetzter Eckblock in einem spatanliken Gebaude in der NW-
Stadt von Limyra (Neg.-Nr.: Li 95/418).
Abb.3: Sdmaner mit Eingang in Q 18-3(Neg.- Nr.: Li 95/928)
177
Abb.4: Nekropole V von Limyra, Grab 88, Ansiehl von S. (Neg.-Nr.: Li 95/2044).
Abb5: Nekropole V von Limyra, Grab 88, Ansiehl der W- S e t e . (Neg.-Nr.: Li 95/
2066)
178
;.
179
DElIeEOERE 1995
GRAB-GRUNDRISS'
STEINBRueH- BEFUND
o 1 2 3 4m
-
-gg
STEIN8RUCH AR"EAL
SARKOPHAli
AUFSCHNURUNG -
OBERE GRABESENE

GRABKAMMER-
UNTERE !iRABESENE

/.' - \
P
q
U
~
......... _.
r
i
i
- i
i '
,
n + - - ~
---"TU-+-
M 1,50
$,5T.
\
i
i
i
i
i
j
+
+
+
+
+
5.K.
Abb.7: Delicedere, Plan des Grabes und des Steinbrucbs (Zeichnung: S. Stepanek).
Abb.8: Steinbruch vor dem Grab (Neg.-Nr.: Li 9Sn83)
Abb. 9: Nordlr der Westwaod der Bischofskirche von Limyra (pboto: U. Pe-
schIow).
181
Abb.10: Slurz der Sdlr dcr Westwand dcr Biscbofskirebc von Limyra (photo: U.
Pesehlow).
Abb.11: Ansiehl SO 19/2 ( N c g ~ N r . : Li 95/2311)
182
183

1l
a
..
ol

'"
"
en
d
:li
"

..:

"
]
S

"

" ."
il
s::
.;;
...
.o

+
i 'I
1/ i. ....
i
i i' . /"i'--...
! <,
/ i
'L . i :
1-'" i i i
...',
i
+
l, i
:4-_ i
..t + i 1 1-+"1-.---+i
i ....... t i
L i '-. ". i
.1 <, i J
1+ .,l---+__ ""-le i
i ---+--_ J;!j <, r
:/ 1/ -,- ..
1 r- -----------:.- J
1+ z: + + o + /1
, .
+

+
,
184
Abb.14: mit einem Togatus (Neg. -Nr.: Li 95/2147).
Abb.l5: 2 des Mosaikbodens (Neg.- Nr.: Li 95/2222).
185
Rekonstrukt'
Limyra
Mosaik -
i
i
i
r---- i
r i
i --L i
i i i
i i i
i i i
:__ i i
i - - i i
,// "' ......... ....._..... - --1
i / /. " -, i
. / / .... -, i i
i "r -, i
I',' ',' i
i , \ \ i ,
\\! i
i \ i
=1\ i
1\\ ;
, \ \ "i II
" i J
i \ \ 'i i i'
i ',':.', ----d/CJli ,..:.
i <: i 'i i
__ -;
: /:-:.=-_ 'I

i ''O \: : J
i
=
_____ J'
g
J
-c
...

r
i
i
i
i
i

i
r
i

i
i

L_
r-L---
i
r
r

i
i
i
i
i
i

i
i
i
i
i
186
187
......
00
00
Schnill B-B
Schnitt A-A
' i " ' r r ~ '
________ 1
,
o
",..4
2m

Abb.18:lpresse in Ortasari. Liingsschnitt und Lageplan (Zeichnung: A. Konecny).


t
.. _.. --
. -
/ j
189
PATARA95
Fahri *
Bu ana cadde dipsuyunun yksek
Surii Kilisesi ise nedeniyle gerek-
ilkinin yerine
alana ile Yol
tmlemeye ve 1996'da gemeye y-
nelik sondajlarla, bazilika ve lcler surlar
OYGU MEZAR
Havva YILMAZ
Nevzat
Patara ve evresinde daha nce yzey
ve zellikle Tavas Tepesi'nin Akdere'ye inen
bu tr mezarlara tm daha nceden
ve yol nedeniyle mimari belirlenerneyecek kadar da tah-
rip 1993'de Gnlk mevkiinde bir mezarda yap-
temizlik ve dzenleme ilk kez byle bir oygu-
mezarla ve el bu dnem
sempozyumunda Bu deneyimle, Ky bitiminde
kaak otel iin yolun st-
(*) Prof. Dr. Fahri Akdeniz niversitesi Fen-Edebiyat Fakltesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi
Blm 07200 Topular -ANTALYA ..
Do. Dr. Havva KAN Akdeniz Universitesi Fen-Edebiyat Fakltesi Arkeoloji ve
Sanat Tarihi Blm 07200 Topu!ar -ANIALYA
Yrd. Do. Dr. Nevzat EVIK, Akdeniz Universitesi Fen-Edebiyat Fakltesi Arkeoloji ve
Sanat Tarihi Blm 07200 Topular -ANTALYA
(i) Bu zel bir evinin or-
ekibimiz kaznun Kltr ile
Akdeniz Universitesi olmak zere bize destek veren OOSIM'c, Vak-
ft'na , Antalya Turizmi ve Eski Eserleri Sevenler Trk Tarih : her
ilgilerini esirgemeyen ve bunu da Antalya
Kltr ve Mze ve ile
Temsilcisi bor bilir.
191
lerinden ve kyllerce "porsuk ini" diye
birer oygu-mezar da kesinlik Yine Patara
renyerini ortadan ikiye blen ve nekropol ze-
rinden geip denize asfalt yolun Akdam ya-
grlen toprak rengi ve dokusundaki le-
kelerin de bu tr mezarlara ait 1995
sezonunda bu mezarlardan tanesi "Oygu-mezar" te-
rimi, hafif bir koyu tek ye-
Kuyu daha sonra ve
yrme zeminine duruma iin, bu tip be-
lirlenebilmesi belirli bir gz gerekli
OYGU MEZAR J (izim: I)
Mimari: Bu st yol kal-
ancak duvarlar ve tavan daha nceden iin
taban insitu ele ucunda byk bir blok ka-
1.10 m tek ula-
3.10 x 3.20 m boyutuyla kare
1.30 m olan loculus benzeri bir oyuk gzlemlenir.
Oyuk gmtn bir de-
sonradan buraya defin Iki basamakla inilen
mezar 1.30 m 0.60 m ve 0.50 m
bir ukur yer Pek ok kaya mezarmda da
bu ukur, llerin
gmlmesine olan hareket ve gerekli durumlarda mezara
en son konan lnn olmak zere s-
recini henz tamamlamayan toprak nedeniyle uzun
larla bylece hem iki yandaki l yerleri
hem de gkle kemiklerin ukura Mezar oda-
ise kabaca dzeltilerek ve zeri ince bir toprakla

yksek asit derecesi ve nem nedenleriyle
kemiklerin byk oranda olmalarma mezarda 5 birey bu-
llerin
topraktan bir ve bylece hafife yk-
Gneydeki iki birey ynnde tabana
en iyi durumdaki iskeleti ise zerine iki
toprak levha ile kuzey ele
(Resim: 1). Ancak bunun ve kemikleri kuzeydeki loculusun
ve buradan srecinde tahrip 01-
192
Bu sttekinin aksine olan
bir iskelet yer
Buluntular: ok ve birbirinden buluntular, ku-
bir kmenin esas olarak
ele Buluntu envanteri toplam 21 cam, 8 terrakotta heykelcik, 10
unguentarium, 7 boncuk, 4 5 i metal ve bir de Aphrodite hey-
en byk buluntu bir
Aphrodite (Resim: 2). Bunun bacak ile
iki toprak gvercin ve ok k-
mede birka kpe ve kt durumda sikke ele Levhalar
zerinde yatan iskeletin ikinci bir buluntu
Bunlardan bir terrakotta at zerinde gen bir svariyi be-
timler. hemen nnde ise bir Herme'ye ikinci bir fi-
grn (Resim: 3) ile ok eriyerek
terrakotta ele Cam bir kase iinde duran cam boncuklar, bronz
bir kap ve bir unguentarium da buluntular
ele gemeyen loculusun da kpeler, boncuklar ve
cam Iinde Aphrodit ve da
malzeme, hareketten en uzak ve bylece
Bunlar lye verilen
Buna metaller ve hemen iskeletlerin
zerlerinde ele ki, lnn ge-
rekmektedir.
Tarihleme: Buluntular iinde ncelikle
unguentariumlar, LO. LS. kadar
gstermektedir (izim: 2). Bir nemli buluntu SI'in
bulunan ve n yznde Tiberius Germanicus Sebastos; arka y-
znde ise Patridos Germanicus Soter okunan bir sikkedir ki, ze-
rinde Claudius'a ait bstle, Erken Dnemi'ni tarih
olarak vermektedir. Ancak kesin tarihmlemeleri elbette ki tm
genel ile mmkn Bu
terrakotta eserler, G doktora tezi olarak
OYGU-MEZAR 2 (izim: 3)
Mimari: Bir ncekinin bu st de yol
fakat tavan ve duvarlar daha nce k-
iin buluntular yine el ele Birincisiyle
loculusun bir ve da
tr Hafif mezar i m
bir blokla ve n tarafta Taban ka-
193
iine dikkatle ukur 70-80 cm ve 1.90 cm
3.50 x 3.60 m olan mezar du-
hafife ie ortada 1.75 m, arkada
ise 1.30 m dir. Tavan ve duvar kaliteli biimde
taban dzlemi de arkaya 20 cm ve ince bir toprak kat-
ile
iskeletler: Bu mezardaki kemikler biimde
zarar grdkleri iin, gvde kemiklerinin hangi ait ol-
belirlemek mmkn ele geen 4
ve ynelik kemiklerden, iskelerlerin
arka nndeki
dzlemde de iki ve buradaki bireyler gney-kuzey
gneyinde ise hibir kemik ele
Bu mezarda, en son definler bir ncekinin ne ya-
ilgin bir biimde gzlemlenebilmektedir:
drtl kme, kendi iinde bir gsterir. S4 ve S6 S3 ve
S4 ile dar alana
S6 zerinde kol ve bacak kemiklerinin de bu-
nedeniyle, S4 ve daha sonra oraya defnedilen S3 ve S5'e
yer amak yana itildikleri Bu mezarda
ukurun iinde de kemikler Ancak yeni bir defin sz ko-
nusu kemikler oraya yatan iskeletlerden
Buluntular: evresinde buluntularda
metallerdedir. itili zerinde iki
strigilis, yandaki S5 in sol omuzu zerinde 25 cm bir metal
obje, bir ayna, iki ivi ve birka unguentarium Bu buluntu
kmesinden bir unguentarium, kk bir cam ve topuzu izikli bir
ukura ukurun bu-
luntular, iskeletler gibi ve daha fazla zarar
bir ayna ve kk bir bronz kap bul untular
ve
Buna buluntu kmesi nemlidir.
Burada bronz bir ayna, bronz bir tabak, iki metal protom, zincir
iki ivi ve strigilis ile metal paralar ele Bunlardan
en ilginci, ivilerle metal levhalarla bir
kilittir. Kilidin iinde da ki, bu durum iki-
ivide de Bylece sz konusu malzemenin bir l san-
ait syleyebilecek Buluntu kmesinin tm
rgeleri iin, iine lnn zel

194
Bu alandaki en nemlisi 4 cm si-
lindirik bir bronz (Resim: 4). I
ii buluntu bir doluydu. Bu nedenle hemen
ve hava geirmeyecek bir biimde korumaya ve ni-
versitemizin kimya uzmanlarca et-
toprak, en stte yer alan renkli dibine top-
koyu renkli tortu ve metal rnekleri ile doldurulan 4 kk tp
Saarbrcken niversitesi analiz Bu ana-
liz sonucunda iindeki tortunun biimde karbon ve
ve bir mrekkep
kesinlik iinde gereken hokka,
belki de lnn bir katip gstermektedir. bu b-
lmnde buluntu kmesini belli bir iskelete
Gneydeki bu alan belli ki l
ve iin
Tarihlerne: Unguentarium bu mezarda da 1.yz-
LS. Erken uzanan bir tarih vermektedir (izim: 4).
OYGU MEZAR 3 (izim: 5)
Mimari: Asfalt yolun konumlanan bu st
ve yol kesilen kuyu l-
leri konusunda kesin bir sylemek mmkn O.SO m ge-
bir blokla ve aradaki
kk sonra ta-
n nce byk, sonra kk moloz ve top-
rakla in situ ele geen
nedeniyle mezar en az 1.40-1.50 m, hatta biraz daha yk-
sek Iinde ukur dzenlenen
0.50 m daha derinde durmakta ve iki basamakla inilmektedir.
3.00 x 2.90 lleriyle oda, hemen hemen tam bir karedir.
Mezar biri
ve biri de gney-kuzey olmak zere yatan toplam
S iskelet ele Bunlardan kuzey nndeki eli
zerinde duran Si ile onun omuzunda duran S2 bir kme
S6, S7 ve SS'den l kme ise gney nndedir.
1.60 m yi gemeyen iskeletlerin Duvar
nndeki kolu da zerine bireylerden
S3'n yz kuzeye gelecek biimde yana Tek
duran ikinci iskelet duvar nndedir. SS ise or-
iskeletlere paralel bir
195
kafesi ile kala ve bacak kemiklerinin
S5'in gmlmesinden sonra
Buluntular: Bu mezar
50 unguentarium, zellikle ve omuzlar ele
ve metallerden buluntular ise S6 ze-
rinde Bu iskeletin bacak zerinde duran 0.10 x
0.14 m boyutunda bir metal saz tr bitki
grlmesi, byk bir lnn tm gvdesinin sazdan bir tr
rt ile iskeletin sol
zerinde kozmetik bir de spatula ele elde
bulunan, zerinde bir erkek yzk ile 35 adet di-
limli yapraktan ol diadem, iskeletin zengin bir ait
gsteren arka nnde duran iki cam ile m-
hrl bir Knidos (Resim: 5), iinde hi sikke bulunmayan bu
nemli
Tarihleme: Amphora i..l.yzyll .. tarihlenmektedir. Fuzi
forrnlu unguentariumlar ise genelde 2. aittirler.
Ancak bunlardan biraz daha erkene vermek mmkndr
(izim: 6). Bu nedenle de 3 i ve 2'den daha
neeye gitmektedir.
OYGU-MEZAR 4 (izim: 7)
Mimari: Kuzeyindeki 3 numara ile dzeyde bulunan bu me-
yine yol tahrip bugn 2.10
m 1.70 m ve I.l m sahip kuyu st
(Resim: 6). geriye ve
insitu durumdaki bir de stel bu-
lunan iri ve toprakla desteklenen iine otur-
iin ok derin olmayan bir yatak ve hemen 0.40 m
bir ukur da 1.60 m de-
ve 0.60 m bir loculus Birka kemik
ve az buluntu bu derin oyuntunun da belki bir defin
iin
ve zlrnelere 9 iskeletten 7'sinin
konumu net olarak Gney nne iki byk
toprak levha zerine Si iskeletinin kemikleri
da iki Bu-
196
radaki duvara uzanan iin kul-
birey, birincinin dibinden ve yine
ynne Bunun hemen tam be-
lirlenemeyen ve da olmayan bir birey daha yer Mezar
kuzey ynnde 4 iskelet yanyana ve stste
olarak ele Hepsi de 0.80 m ya-
ve duvar
ve dar ise, l iin Is-
keletlerin stste gvde kemiklerinin hemen tamamen
erimesine neden S4'n st omurga ile birlikte
S7'nin ve gvdesinden kalanlar ise ku-
ok zengin buluntu kmesinin iine olarak ele
Ortadaki ukurda duran iskelet hem konumu hem de son defin
nedeniyle ok iyi durumda ele gereken
yerde zemin bir toprak ile bylece zamanda
iin de bir basamak Elleri zerinde duran is-
keletin gvdesi ukuru tamamen da bu basamak
zerine ve zaman iinde ayaklara
Buluntular: Bu mezarda da genellikle ve omuzlar yo-
ok buluntu ele 66'sl 37'si
olmak zere unguentariumlar en byk kmeyi Bun-
metaller, camlar, seramik, ve objeler de
ve metal zerinde
mezarda bugn malzemenin
gstermektedir. Fayanstan oionochoe formunda minyatr ssler
ve bir kk bu mezarda ortaya Ka-
liteli ve ok daha zengin ka-
rakterdeki mezarda ele geen terrakottalar, ile
(Resim: 7-8).
Tarihleme: Bu mezar byk blm,
ikinci 2. kadar
bilmektedir (izim: 8).
OYGU-MEZAR 5
Akdam mevkiinde st blm gk bu mezarda
kuyu ve in situ ele 2.60 x 3.70 m ls ve 1.40
m daha byk olan mezar ta-
20 cm stnden itibaren halinde iskeletle kar-
20 bireyden bu belirlenerneyecek
ge bir dnemdendir. iskeletlerin sonra ana
197
zeminde de bir iskelete Ele geen birka kk
buluntu iinde en nemlisi-tarihlemede bir Tra-
jan sikkesidir.
Patara bilgileri zlce to-
parlayacak olursak;
Tek bir mekandan bu mezarlara bir kuyu inilir. Odaya
bloklarla bir Kuyu byk
bir tamamen sonra
Mezar rneklerin tmnde m
2

Plan zde, bazen bir loculus ile karedir. defin
bir ve
zenli Taban, tmnde ince bir toprak
ile 5 mezardan nde hemen ok
bir ukur Bu ukurun iki mezar ise di-
gre daha yksek Genelde ya tm, ya da
ukur U biimli alan lleri iin kul-
Byk "aile bu me-
zarlarda kremasyona Oller, kk ve
topraktan bir zerine konarak yere
Bu ynlemesi tercih
kelet 5-9 Yeni gmler nedeniyle bireyler kenara
itilmelerine mezarlarda bir sz konusu is-
kelet byk toprak levhalar zerinde Bunlardan
birinde altta da ikinci bir iskelet Bu nedenle,
hangi nedenle henz kesinlik ar-
ukura da gerekli durumlarda defin Ancak bu
ukur hibir mezarda kemiklik sahip nk eski is-
keletler hep sadece biraz yana itilerek Buluntular ok
Bir mezarda metal objelerin, bir
ise fazla ilgintir. Ancak bu bu-
luntu aile ve bireylerin meslek ya da sosyal sta-
tlerine ynelik sonular iin zaman henz erkendir. Sikkeler
"Charan olarak hemen daima bireylerin ele ge-
Metal ve llerin stnde, unguentarium ve ter-
rakattalar ve omuz Birka durumda be-
lirli buluntu kmelerinden szetmek mmkn ne
kadar sre ile da henz kesinlik En
son defin sonra, mezar bir daha zere ka-
bu sonra l kl t bir
sunak ya da bir stelle belirlendiklerini Bizim bugn Likya
198
ynelik bilgilerimiz zde kaya ve lahitlerin plastik
ve mimari ile yneticilerin
Ancak bu mezar tiplerinin tarihleri Klassk Dnem ile Roma
ve Hellenistik rnekleri hem ok
hem de tarihlernelerinde problemlidir. Likya gelenek ve kro-
nolojisindeki bu Patara oygu ile
HURMALIK HAMAMI KAZISI

Mehmet ZHANLI

Fatih
ekiple gney cephesi nnde, me-
ve iinde
A. gney cephesindeki tonoz tabana dek
ve 4 m mermer cadde 69 m dek
(Resim: 10). ucundaki Justinian d-
nemine tarihlenebilecek mozaiklerle Caddenin grnmn
bozan Ge Bizans Dnemi eklentilerin 3.s0 m a-
ve 2.25 m byk bir kire kuyusu gelir.
gney ana kanala ilkel yntemlerle kanallar da bu
dnemdendir (izim: 9). Buluntular utaki bir Bizans du-
iinde olarak bir Amazan torzosu, ni iinde
giysili bir erkek duran ve bir mezar (Resim: Il), Do-
kimeion mermerinden bir lahit ve bir Aphrodite hey-

B. bu ilk evrede bi-
tirilen ana blmn belirlemeye yneliktir. te-
17.50 x 10.50 m boyutundaki
alan,I.50 m'ye bir derinlikte dolgudan (Resim: 12).
Dolgu ve zel portreli bir
(*) Gr. KIZGT Akdeniz niversitesi Fen-Edebiyat Fakltesi Arkeoloji ve Sanat Ta-
rihi Blm 07100 Topular -ANTALYA
Gr. Mehmet ZHANLI,Akdeniz niversitesi Fen-Edebiyat Fakltesi Arkeoloji ve
Sanat Tarihi Blm 07100 Topular -ANTALYA
Gr. Akdeniz niversitesi Fen-Edebiyat Fakltesi Arkeoloji ve Sanat
Tarihi Blm 07100 Topular -ANTALYA
Gr. Fatih Akdeniz niversitesi Fen-Edebiyat Fakltesi Arkeoloji ve Sanat
Tarihi Blm 07100 Topular -ANTALYA
199
C. 1989 ve 1990 dnemi hurmalara zarar verir d-
cadde bu yeniden
limana ve kuzey-gney y-
nnde kent merkezine uzanan blmleri ve d-
(Resim: 13). Buluntu yoktur.
YOL KlLAVUZANlTI KAZISI
Sleyman BULUT*
Necdet
Toplam 49 bloktan eksik olan 8 amalayan ve
ok zor geen 6.50 x 5.50
m boyutundaki alanda -1.10 m'ye ancak bir blok rast-
Bu nedenle hemen 13.50 x 4.00 m boyutunda
ilk amada grlen blok hibir il-
gisinin ve batak iinde derine inmenin
ortaya (Resim: 14). 2.50 m sur i y-
znde de ait bir grlmemesi zerine son ve-
I.O.l.yzyll'dan bir blok ve bir Asklepios bu-
i untular

Arne EFFENBERGER
Im nrdlichen Umgang des Transepts wurde der aus fnf wi-
ederverwendeten Spiegelblcken und zwei roh behauenen Quadern ge-
bildete Stylobat freigelegt, der den iiuBeren Hauptpfeiler mit dem in die
innere Ostwand einbindenden Pilaster A verbindet. In der unteren
AbriB,bzw.Auffllzone fand sich das zugehrige Pilasterkapitell aus
Kalkstein sowie ein korinthisierendes Kapitell von einer der hier einst
vorhandenen Saulenstellung, beide aus dem 6. Jh.Durch Auffindung der
Tr, die vom Northex in das sdliche Seitenschiff fhrte, konnte er-
wiesen werden, daB die Basilika an der westlichen Eingang sseite drei
Portale besaB. Von besonderer Wichtigkeit ist noch die Auffindung der
Abschrankung des Sanktuariums, deren Verlauf an der Sdseite bis zur
Sdwestecke freigelegt und deren Nordwestecke durch eine Sondage
festgestellt werden konnte. Die an verschiedenen Stellen der Kirche ge-
(*) Gr. Sleyman BULUT, Akdeniz niversitesi Fen-Edebiyat Fakltesi Arkeoloji ve
Sanat Tarihi Blm onoo Topular -ANTALYA
Necdet Arkeolog, Kltr Mah. 3 Sak., No: 12 , ANTALYA.
200
fundenen bzw. aufgelesenen Fragmente von zweiseitig verzierten Tran-
sennen, die a jour gearbeitet sind und daher frhestens in justinianischer
Zeit entstanden sein drften, werden aufgrund ihrer mit den Aus-
lassungen bereinstimmenden Staarke zur Abschrankung des Sank-
tuariums gehrt haben.
LMVE KENT
Max KUNZE
Stephanie BRUER
Durch die Vermessungsarbeiten des vorigen Jahres konnte ein erster
vorlaufiger Plan erstellt werden. Bei den Arbeiten in diesem Jahr muBte
zunachst das Polygonalsystem erganzt und erweitert werden, zudem war
ein Teil der Vermessungspunkte herausgerissen. Schwerpunkt der to-
pographischen Untersuchungen war die Aufnahme der Stadtmauern von
Patara. Der Verlauf des inneren, spatbyzantinischen Mauerringes ist klar
erkennbar. die Mauer wurde komplett mit allen Trmen und Toren, einsc-
hlieBlich der an der Nordmauer angrenzenden Kapelle vermessen. Nur
zum Teil aufgenommen wurde die Mauer auf der Landzunge. Hier ist ein
Teil der Westmauer und Teile der Mauer an der Spitze der Landzunge
erfaBt. Der spatantike Mauering konnte dagegen nur zu einem Teil ver-
messen werden. Im Jahr sind noch die bisher nicht oder nur zu
einem geringen Teil aufgenommene Bauwerke zu vermessen (Resim: 15).
201
J

i
..
:'<,----_1
PATARA 'S5
OYGUMEZAR i


u 1

"00"1 1m
O,
--...
.".
,..


,
1
202
U 2
U B
2
U i
PTR "95 OM i

'0,0
U 7
U 6
U 4
203

e
3
204
../
PATARA gS
OYGU-MEZAR ii
.:
p
t: terr ..
u :
ml m.tal

O evlk lm
:...
U 16
U 17
i , l n : 4
U 5
PTR "95 OM II
o tarkan
U 10
U 1
U 13
205
izlm: 5
206
j./
PATAi<A "95
OYGU-MEZAR iii
a l k e l t
p t para
t : ter.... c o t t :
u : ungu.ntarlum
m:m.t.1
e t eem
k: kemik
a:albn
Onevzat e\liJ,; 3m
U
U 25
6
U
."
U11
"I'
'i-.
\
U 27
PTR "95 OH III
o tarkdll
U
207
208
PATAAA "95
OYGU.MEZAR LV
.,l.ko'"
'IPI"
......oott
......

Q,com
O """'-iooW im
i'im: 7
,.

,::



,.
iL.
.(
s- ,',"
., ,
'\
;i'

,

;,f
\'
f'

r
,
-j,:'
" cl;:
U 28 U 81 U 57 U 62
PTR "95 OK IV
Otarkan
U 74
U 17 U 49 li 68
8
209
210
E
i
~
N
~ i i
t
i ~ i
e,
O
~ a
: ~
r - - - - U-
Resim 1: Patara, oygu..mezar 1, l ceset
Resim 2: Patara, oygu- mezar I, Aphrodile

211
212
Resim 3: Patara, oygu-mezar 1, terrakotta
Resim 4: Patara, oygu- mezar 2, hokka
Resim s: Patara, oygu..mezar 3, amphora
Resim 6: Patara, oygu- mezar 4, kuyu g i r i
213
Resim 8: Patara, uygu-mezar 4, terrakotta
214
Resim 10: Patara, H u r m a l k H a m a m , g-
neycaddesi
Resim 11: Patara, mezar steli
215
216
Resim 12: Patara,
Resim 13: Patara, Caddesi
Resim 14: Patara, Yol
Resim Patara, Bizans suru
217
KAUNOS NRAPORU 1995
Cengiz

Fatih BABAOGLU
ROMAHAMAMI
Kaunos reninin en iyi ve en byk olan Roma
ileriye ynelik "Oren Mzesi"ne fik-
rimiz, hem ve hem de Yerel Ynetim kabul grnce,
bu byk ve-
Geen 2 m dolgu top-
her trden ve i
salonlardan biri olan, 22 x 11 m lsndeki kuzey ambulacrumun
gney bir ile dar apsisli byk oda,
frigidarium, yine ykseklikte ve karakterdeki dolgu te-
bir biimde antik dolgu,
20-25 cm stteki humuslu toprak dolgu kal-
Belli ki, mekan, ambulacrumda gibi, birbirlerine kirele
kiremit tozundan bir harla tutturulan plaka bir
tonozlu tavanla rtlyd. Yan kaplama en st
ait da, zaten bir tonoz formunda Fri-
gidarium 9.95 x 18.50 m llerindedir ve hamam kompleksinin mer-
kezinde yer geen aks, her iki yanda
mekanlara blmektedir. Uzun kubbe baklava
ile byk kalan
tonoz rtl da kuzey ve gneyindeki mekanlara, am-
bulacrumlara, Apsisli ile de la-
conicum'a ve da caldariuma dar
nne 8.25 x 4.85 m llerinde bir havuz, piscina, de-
frigidariumun yrme zemininden 0.85 m
(*) Prof. Dr. Cengiz Akdeniz niversitesi, Fen-Edebiyat Fakltesi, Klasik Arkeoloji
Anabilim Topular. ANTALYP..
Do. Dr. Adnan DILER, Atatrk Universitesi, Fen-Edebiyat Fakltesi, Klasik Arkeoloji
Anabilim ERZURUM.
Fatih BABAOGLU, Arkeolog.
219
Buraya ynden iki basamakla inilmektedir. ynde ve
yanlarda havuz, 0.75 m bir yrme platformuyla
ve bu cephelerde ykseklik 1.35 m yi Fri-
gidariumun gney ve kuzey yan yzeyinde grlen izlerden
de bellidir ki, ynde de havuz varan bir yrme
platformuyla Frigidarium ve havuzun mermerden
tm kaplama daha ge antik sklp Daha
ok alt blmlerinde ve cm
ile taban antik dolguyla zelliklidir: Kirele
kiremit tozu. Izlerden ve kk paralar halinde de olsa ko-
olanlardan belli ki, duvar ve tabanda kaplama pla-
bu zerine duvar ve
dikey ise mermer sprgelikler
ok ele geen plaka cam mavisi
rengindedir ve hemen hepsi de havuz dolgusu iinde, tabana
seviyede ele Bu nedenle de renkli olanlar buraya, havuz
ait ve olarak birer ke-
nne ayaklar, frigidarium ve havuzun
zerine Bu da, dikdrtgen. sonraki bir dnemde
Org ve
har, hamam ve Ve belki
de bu byk mekan, apsidal formundan Bizans
bir kiliseye ve bu nedenle de tavan, ilave bu
ayaklarla Sadece apsisin olan
cm taban da, nedeniyle
muhtemelen yine bu ge evreden, kilise bize.
Laconicum
frigidariuma, ise caldariuma 4.5 m
yuvarlak fonksiyonu, hem formu, hem ve
hem de komplex iindeki yeri nedeniyle bellidir. "Terleme Te-
nce mekan, 40
cm kadar dolguyla rtlyd ve yan bitki rtsyle
Buna ama, yksekliklerinden itibaren 120 cm ye
kadar zerinde tutturma ivisi harla
, ise belliydi kub-
beli ise, kubbeye itibaren
seviyesine kadar olan temizlikten sonra ki,
salt iki ve kadar bir alan, frigidarium ve
caldarium olanak verecek kirele bir y-
rme zeminine son dneminde; yanlar ise
220
antik dolgu karakterinde epeevre dnen bi-
timinden gibi, karakterini orijinal taban
bu yrme zemininden 12 cm daha Bu seviyeden
dolgu, ve zerinde hala ko-
har belli ki, kubbeli rg ve
asma zeminin zerine Bu nedenle de asma ze-
mini hibiri orijinal Ta-
bandan itibaren korunan ykseklik 8.60 m ve mekan yu-
20 cm Ocaktan asma zemin
daha abuk iin caldariumun hypocaust sistemine ka-
ok az meyille inen taban zerine ayak-
lar, 30 cm ve 8 cm yuvarlak
birbirlerine harla merkezleri
uzunluk 45 ila 47 cm (Resim: 1). Laconicumun
mekan olarak kullananlara ve kuru bir atmosferde ter-
leme sunmaktan ki, belli bir yk-
kadar mermerle nemi emmesi iin
mekdna ve
knkten hava da yan duvarlar iine olarak yine
bu amala hemen ve
dikdrtgen buna ynelik mi, yoksa yan ay-
iin mi Belli
levini daha henz dikdrtgen
ve bugn "kr pencere" olarak gi-
zemini caldariuma ve fri-
gidariuma alt, st yzlerine
mil kapama" sisteminde
rol, byk hemen lento zerinde 50 x 40
cm llerindeki bu nk bunlar, hamam
kompleksi iinde salt mekanlara ait zerindedirler, ve
nk, bir kanal gibi her iki tarafa da
Tepidarium
Hamam kompleksinin olmazsa olmaz biri olan te-
pidarium da, ambulacrum gibi orta biri gneyinde, ise
kuzeyinde kalan iki odalar olarak plan iinde yerini am-
ve laconicumu gneyden ve kuzeyden
evrelerler ve bu ile caldariuma Bu
mevsiminde 14 x 9 m lsndeki kuzey tepidariumun da
fakat tamamen odalar gibi
dolgu iki Altta antik, stte dolgu. Daha ok humuslu
221

DALYANCI
EbruOMAY
toprak karakterindeki dolgu iinde, yan duvarlardan koparak inen
iri bloklar daha kk da gelmektedir. Kireli
ve antik dolgunun seviyesi ise, orijinal kmesi ne-
deniyle hypocaust kadar inmektedir.
Rlve
restorasyonuna ynelik ilk rlvesinin izimiyle
Once plan iin lmler ve tm me-
iine alan bir genel rlve plan Temizlenen me-
zerindeki mermerden izleri de bu genel
plana cephe izimlerinde, nivelman ile
yatay bir izgi ve ykseklikler hep buradan kap-
lama teker teker llerek kendi karakterleriyle 01-
lemeyen blmlerdeki ise karakterini ifade edi-
lebilecek basit izimlerle Tonozun birka gi bi,
strktrn belirleyen izlerden yola rlve zerinde
nokta izgilerle tamamlamalar Rlve
tam bir iin ndeki dzlkte kk sondaj a-
da Dalyan Ky'ne
yolun sonucu tahrip olan bu dzlk, kk
mekanlara, 82 x 5 m lsndeki bir galeri ile
zamanda bugalerinin arka stteki hamam
iin bir teras grevini de nk hamam 60
x 32 m lsndeki ve
de bu dzlk zerine Sondajlarla elde
ilk bilgilere gre palaestra yandan birer stoa ile ev-
Bu da, ortada 32 x 26 boyutunda bir palaestra
avlusu Yan galerilerin
mekanlar, ok byk gen erkeklerin sosyal ve salonu
olan ephebeum ve solunda kalan fonk-
ise bugn iin ancak Vitruvius'un gre tahmin
edebiliriz; torba, pudra ve
Palaestra
Bernhard SCHMALTZ
Drt iin planlanan ilk nceden cevap
gereken soru iin veri toplamak
222
1) Bugn grlebilen palaestra tarihlenmesi
Teras, cephe 2.2S m tek kesintisiz
devam eden bir stylobat zerinde iki gemili bir stoa ile ev-
i stunlar postamentlerle Bu postamentler,
ok az toplama kire toprak
bir alt zerinde Dzenli bir krepisin bloklar
spolyen malzemenin ve ok temelli bu sto-
Roma belgesidirler. Anakayaya kadar in-
derin bir gney erken bir i
ortaya Ge dnem bir bunun ze-
rine Amada ele geen seramikler de bu zaman
Bunlar bir taraftan burada Imparatorluk Dnemi'ndeki
bir tamirata ederken, taraftan da nc Hellenistik
gstermektedir. En eski seramikler
200 Buna dayanarak syleyebiliriz ki, bu tarihin
hemen
2) Bizans kilisesinin nc
Bugn byk lde ayakta olan kilisenin kuzey ve gney k-
mermer ve mozaik kk birer
(Resim: 2,3; izim: I) Kilisenin kendisi, iki temel ta-
byk spolyen bloklardan 14.32 x 16.76
m llerindeki bir platform zerinde Platformun
derzlerinde kire izleri tarihleyici bir belgenin ek-
Roma Imparatorluk etmektedirler. Do-
anakaya ok iken, bugnk yrme zemininden 2.10 m
inilmesine bu zemine Ka-
reye platformun henz bilemiyoruz. Dinsel bir
eden bir belgenin bugn iin ele bunun daha
ok sivil bir
derin amada Hellenistik Dnem ncesi erken bir duvar gn
yerine ve ynnde
uzanan istikametinin, kilisenin bir para ha-
linde tekrar ortaya bu dnemde temelden yn de-
gstermektedir-. Arkaik zellikle Klasik
ait zengin seramik (LO.ge S.-erken 4. o
dnemde srekli olarak etmektedir. Biri, ta-
adak grafitosu iki perriranterien ile an krater
gibi kap trlerinin bu d-
Bu dinsel kilisenin kadar
sorusu ise bugn iin
223
3) Teras terasa oturan kent surunun de-

Bizans kilisesi Hellenistik ncesi erken
kent erken dnemde kuzeye alalan tepeyi kuzeyden ku-
etmektedir. Palaestra
limandan ykselerek gelen erken ynndeki uzan-
ortaya ikinci bir ama ile erken devamnun
gndeme Bu ama da ki, anakaya
son derece engebelidir; yle ki, ok kk bir alan iinde bile al-
ykselmektedir. Duvar, konusunda hi bir ipucu vermeden
birden bitmektedir burada. eski kent kuzeye yn-
lenmektedir; bunun da nmzdeki mevsimine

Heroonu
Burhan VARKIVAN*
Kaunos reninin 4 km zeytin
Ekincik Koyu zerinden Akdeniz'e blge "Me-
mevkii olarak bilinmektedir. Bu
blgeye de veren bir "gmt" olmak zere Antik ola-
rak hertrl 2 km
2
lik bir alan in-
Gerek gerek yol ve gerekse zeytin ile modern
sonucu tahrip gren ve bir alana g-
mte ait mimari byk bir yzdesinin dkmantasyonu ta-
Temizlik ve sonucu, 5.40 x 6.35 m
ynnde dikdrtgen bir tasara sahip Gmt
oda maksimal 1.80 m in situ blok-
tamamen ortaya Elegeen kyma reversa profili
bloklar, profili ante kaide ve architrav ve sahip
geison lentosu ve gmt mimarisinin an-
(izim: 2). Anakaya zerine oturan gmt
kuzeydeki yamaca yaslanan arka kaba Ona
in situ duran bir bloktan bellidir ki, yan du-
alt blok en profilli Oda ze-
mininin 93 cm kadar gneydeki in situ
hem ve hem de zenli nedeniyle, cephe yze ait ol-
yoktur. Buna gre sylenebilecek, cephe k-
(*) Burhan VARKIVAN, Akdeniz niversitesi. Fen-Edebiyat Fakltesi, Klasik Arkeoloji
Anabilim Topular-ANTALYA
224
anteli ve tam merkezde yer
dzeninde monolit bir "sahte ile zerine
Karca iki bir architrav ve
ile bezeli bir geisonu, anteler zerine
Cephe, byk nk, geison st yz-
leri kaba ve nk dbel yoktur. Gmt iri
plaka bloklarla ve en arka ve yan du-
nne 36 cm bir seki blok-
i yznde kesilen girintiler gstermektedir ki, gmtn zeri
kuzey-gney mermer
Gney ynde oda zemininden 1.5 m anakaya ve
gney anakaya zerindeki kaba in situ bloklar,
gmt nnde bir "n mekan da ortaya Hi
yoktur ki, gmt, zellikle cephe dzenlemesi ile Kaunos'un kaya
ortak karakterlidir ve bu da Anadolu seferinden
nce belgesidir. Bu "alt tarih", lentosu zerindeki yu-
murta dizisi ve Lesbos kymationu ile architravdaki Karca bul-

Apollan Kutsal
Cengiz *
Mustafa BULBA
Teras dolgusu gelerek Liman dz-
bir dil gibi uzanan, hemen anakaya yk-
seltisinin kent iindeki nemi, daha
ilk gnden belliydi. nk, Maussollos ve He-
katomnos'un da heykel kaidelerinin adak heykellerin
kaideleri yzeydeydi ve nk Kaunos'a vurulan ilk ikinci kul-
gnyzne adak heykeli da orijinal yer-
leri bu alan ve nk, polygonal edilen ge-
zenli bir duvar, ynden Son
kadar zorunlulukla noktalara ala-
ihmal olarak grnyorsa da, bu net-
sonular, bir anlamda bu nemini her geen gn artan bir
heyecanla daha da Klasik itibaren sap-
tanan "Aphrodite Euploia Kutsal hemen Teras Ta-
6 m yi bulan dolgusu "Kutsal
rudan zerine adak bu
alana Aphrodite tiplemesinde mermerden
(*) Mustafa BULBA, Akdeniz niversitesi. Fen-Edebiyat Fakltesi, Klasik Arkeoloji Blm,
Grevlisi, Topular-ANTALYA
225
devasa bir ile minyatr Hekabe lemesi'nin buluntu yeri,
yine gre Klasik ok mermer blok,
alandaki ge devir iinde spolyendir. Ozellikle son iki
beri zerinde ve bu iinde Kaunoslu nl
duvar Protogenes'in kendisi, ebeveyni ve iki iin
"tm exedra nedeniyle bu alandaki 25
yeniden gereken,
hangi iin ve yeriydi. Exedra iin ya-
euthynterie'nin hemen ynnde kesintisiz
uzanan ve Klasik da ge duvara
kaidelik eden, tek euthynterie zerindeki stylobate
karakterli tek mermer gneyden ykselti,
bugnk dolu durumu iinde, bir iin en uygun aday-
Bize de, bu mevsiminin sonuna
gnlerde yksek kuzeyinde sondaj,
ynnde uzanan bir teras gn Ge d-
nemlere ait zeminleri nedeniyle daha henz euthynterie ta-
Bugn rgsn ta-
tm dikdrtgen karakterlidir
(izim:3; Resim:4). Kenarlarda, sivri murla dikine 3 ila 4 cm lik
bir erevenin kaba ayna yz; n
kenarda bir ka cm lik bir sivri murla
yan ve st yzler; form olarak dikdrtgen arka yz; ne
kenet, ne dbel ve ne de Bloklar izodom
teknikte fakat her bir
alt 34, 31, 29, 23 ve 25 cm. Orgnn bir ku-
rala gre ancak sonra an-
nk, milimetrik olmasa da ls
daha bir bilgimizin olabilmesi iin ve
kk amalarda, zellikle
karakterde olan
kuzey yndeki hi bir rg Ko-
ikinci 36 cm dir. 27 cm llen
ilk anakaya zerine otur-
tulan, yzleri kaba blok bir euthynterie
zerine ortalama 35 cm ve
ise 35 ila 55 cm Teras ku-
ve de, ok tahrip
bile, bugn belirlenebilmektedir. Buna gre duvarlar, ynnde,
II x 30 m lik bir Ve yn de dikkate
bunun bir iin edi-
lemez; byk ihtimalle, altar da bu teras zerindedir. nk,
226
ile polygonal duvar
kalan mekan, bir altar iin yeterli grnmemektedir. Bugn d-
zeni ve lleri hi bir hangi
iin syleyebilecek bir belgemiz
Protogenes'in adak hemen gneyinde, yzeyde duran 201 x
0.74 x 0.29 m llerindeki monolit "Hakim Steli". Daha L.Robert ta-
ve olan stel,
Smyrna'da srmcemedeki bir iin
Kaunoslu bir hakim onuruna Ka-
unos'a, son blmlerinden ki, "Apollon Kutsal di-
Stel i..2. Hellenistik Teras dolgusu al-
kalan dikili daha 5. sonundan itibaren
bilinmektedir. Bu alanda ele geen adak heykel kaideleri en es-
kileri, bugn iin Maussollos ve Hekatornnos'a.zaman olarak sy-
1.0.4. hemen aittirler. Un! adak
ise i..3. hemen tarihlendirilmektedir. Btn
bunlar dikkate da, .Apollon edilen bir ta
buradaki en erken 1.0.4. itibaren
teras Hellenistik ka-
rakteri zerindeki ge dnem iinde spol-
yen ok nedeniyle daha erken bir
dnemden, Klasik dan nedeni de budur.
Epigrafik
Christian MAREK
Bu mevsim drt daha ele
Biri mezar steli olan iki palaestra
biri bir ge devir svesi olarak spol-
yen, yine bir mezar steline ait drdncs ise kaya nndeki
dzlkten. Palaestra'da bulunan ikinci Hellenistik
ve f!t bahseder. Stoada ele geen ise,
bir bronzdan onur heykelini byk bir kaide ze-
rindedir. bizim iin nemi, Kaunos'ta bir devlet misafirhanesinin.
Protaneion'un, ilk kez bilinmesidir.
227

Aphrodite Euploia
Baki 6N*
Bugne kadar salt Karia liman kentleri iin
son derece nemli Aphrodite Kaunos'ta
arkeoloji tektir. Ve bu oda iinde ele geen,
zerinde kendisi ve duran Poseidon'un da bu-
yuvarlak bir altar, stilolarak erken imparatorluk dnemi zel-
likleri gstermektedir. Ona ama, nnde ve
sondajlarda daha erkene, klasik tarihlenen
toprakdan adak heykelcikleri, Aphrodite Euploia kltnn burada eski bir
belgelemektedir. Bunlar iki elini
gtren bir Aphrodite tipi, Anadolulu bir devam et-
tirmesi son derece nemlidir.
Teras

Doktora tezi olarak Teras ncesi son
kontrolleri
Yuvarlak Yap
Bernhard SCHMALTZ
Palaestra Kilisesi ile tiyatro kalan anakaya ykseltisi ze-
"Yuvarlak fonksiyonu da bellidir.
Rzgar ynlerine gre kentin cadde ve belirlenmesine yar-
eden 12'lik sektrler daire zerinde 22.50 den geen,
kahinler iin okumakta yol gsterici 16 sektr. ba-
zere
Dzenleme (Tm Ekip yeleri)
renin her giderek artan ziyaretilerine bir hizmet sun-
mak iin, genel mdrlkler ve yerel idarelerle birlikte
ortak bir Bu konuda ekip olarak
(*) Prof.Dr. Baki (;N. Evleri. 78. Sak. Na:9. Emek-ANKARA
228
bize de, kentin ynelik olarak acilen ekilecek "te-
lrg"nn belirlemek, "ynlendirme" ve "bilgilendirme" lev-
metinlerini Korunmaya ynelik teklifimiz ilgili
makamlara Kent iindeki ynlendirme
ve bilgilendirme gsteren da
Bilgi metinleri de
ve Mzeler Genel ile Kltr ve Tabiat Koruma
Genel ve yeni ncesinde birer dosya
olarak
Rehber Kitap (Tm Ekip yeleri)
ya da bilgi fakiri rehberlerin gerekten
uzak kent "bilgilendiklerini" dnen
yerli ve ziyaretilerin, Kaunos'u ve rende
bilgi doyumuna ekip olarak bizim de hep "d-
ve olmakta da devam etmektedir. Bir rehber kitap ha-
bu kadar gecikildiyse nedeni, elde edilecek tm
gelirlerin Kaunos iin bir forml n
iinde Rotary Kulb" bu du-
bugn sahip grnmektedir. Rya ger-
yeni duruma en
az dilde bir rehber kitap, sezon nce su-
nulabilecektir
229
i
:
,
.:
i
i
"'tji .
"!:.
. ,..
....i't
...
izim 1: Palaestra kilise
230
/!LS
KAUNOS 96 PT
(
2:
im
f:n
i
231
232
Resim1: Roma H a m a r n , loconicum
--_... _--..
Resim 2: Paleastra Bizans kilisesi, apsis ve mozaik, gney
Resim 3: Paleastra Bizans kilisesi, mozaik gney
233
kuzey teras izim 3: Apolion ,
. teras
Resim 4: Apolion Kutsal kuzey
234
/ UBUCAK RODOS AMPHORA
KAZISI
Ersin DOGER*
1993 -1995 SONULAR1
1990 Kltr il NoLu Koruma Kurulu'nun is-
zerine, ili, Marmaris ilesi, Hisarn Ky, ubucak mev-
kiinde Hellenistik ve Roma dnemlerinde Rodos ticari ret-
seramik atlyelerinde sreli bir sondaj, 1993 - 1995
kurtarma statsile evrilerek, Marmaris Mzesi
ve.. Ege Universitesi Edebiyat Fakltesi
Sanat Tarihi - Arkeoloji Blm Uyesi Do. Dr. Ersin
bilimsel bir ekip
nce manyetik yzey
ile toprak atlye plklerinin yerleri ve
1990 ok bir sre iinde Hellenistik Dnem'e ait nemli
atlye ve bir seramik Ancak daha n-
celeri blgede Hellenistik Dnem'de
Rodos kent devletine ait olan. Rodos (Rodos
olarak bu blgede 1. O. 3. byk bir blmnde fa-
aliyette bulunan Hieroteles Rodoslu bir amphora reticisinin
(*) Do. Dr. Ersln DOGER, Ege niversitesi, EdebiyatFakltesi, Arkeoloji ve SanatTarihi
Blm, KlasikArkeoloji Anabilim
(1) Hesse. A. - E. "Atelier d'amphores Rhodiennes et constructions en pierrea Hisarn
(Turquie): un cas origina! de prospection electra - magnetique", Revue 17,
1993,5- 10 ; Hesse, A., "Data ve Hisarn Seramik Atlyelerinde
Jeofizik Yntemiyle ve Arkeolojik
Arkeometri VII, anakkale, 27 - 31 1?91. 131 - 144
(2) E., "Rodoslu mleki Hieroteles". Arkeoloji Dergisi II, 1994. 195 - 218, pl.
Lll -L1V
235
atlye ve seramik plkleri raporlar halinde bilim
olarak 250 boyunca (1. O. 3. yz-
ile 1. O. 1. Rodos kent devletine ait resmi ku-
rallar ve stat iinde bir uygulamaya gre ticari
amphoralar kentin da (Etnikon) m-
Bu mhrleme ; ticari amp-
zerine, muhtemelen veya topraktan ha-
ve mlekilerin ve birer iin seilen ve seildikleri
veren Rodoslu (Eponim : Magistrat)
mhr ncesi
uygun ve standartlarda bulunan
ticari amphoralar doluma atlak, veya standart
amphoralar ise plklere Zaman iinde plklerde ta-
bakalar halinde biriken mhrl amphora yntemli
gn sadece Rodos'un Hellenistik Dnem kro-
nolojisi zamanda tketim merkezlerindeki ka-
ele getiklerinde genel kronoloji da ok
sonular vermektedir.
1990 bu yana Hisarn/ubucak 2100'dan fazla
mhrl amphora kulbu ele Bu mhrl incelenmesi
sonucunda 70 boyunca en uzun sre mlekilik
olan Hieroteles olmak zere, sreli retim yapan 6 m-
lekinin ve grevli denetleyen 60 eponim

i 993 ve 1994 gibi i 995 da Data -
Marmaris karayolunun kuzeyinde bulunan alan iinde drt sek-
trde (Harita: 1). Zl, Z3, Z4 ve Z5 olarak ad-
amalardan Z3 ve Zl daha nceki
ancak 1995 bu ka-
ve yeni amalar nceki -
sorunlara tutmak
SEKTRLER
ZI 1993 yzey 0.50 m'lik
kadar Zl 1995 Z3 sektrnde or-
taya seramik plklerinin ortaya
(3) J. Y" - Tuna, N., "Hieroteles potler Rhodien de la Peree", Beli CXII, 1989.277-
299 Empercur, J. Y. - Picon M., "A la recherche des fours d'amphores", Beli Suppl.
XIII, Rcchcrches Sur les Amphores Grecques. Paris, 1986, 105 - 126
236
yeniden ele Hellenistik
Dnem'den itibaren kuzeydeki tepelerden gelen selin etkisiyle orta b-
o yklkteki Sel
ve kuzey - gney ynnde uzanan iki duvar or-
taya halindeki bu duvarlardan D3 olarak ad-
nedeniyle ( 60 - 80 cm) daha
iyi Sel dolgusunun iinden dnemlere ait
seramik ele Ancak, sel iri-
nedeniyle 1996

Z3 1993 gneyde karayolu ve oteilere su gtren
boru kuzeyde ise dar bir alanda
4 x i x i m'lik L formundaki sondaj 1994 olarak
ve arazideki 6 kesilmesiyle 7.5 x 5 m'Iik bir
alanda
Yzey 5 cm 55 - 60 cm Ge Rodos
ait retim bir 1993
ortaya O. 1. ile
S. 2. tahmin Ge Rodos amp-
ve Roma Dnemi gnlk ieren gneye
tm nedeniyle be-
lirlenmesi ancak 1995 p-
lkten ele geen seramik incelenerek profillerine gre 6 tip saptanan
837 adet Ge Rodos En .iyimser bir tahmini e
sz konusu firenin toplam retimin %lO'unu kabul edi-
lebilirse, bu Ge Rodos atlyesinde 10.000 amphora
sylenebilir.
Ge Rodos hemen ku-
zeyde 4. 18 m, gneyde ise 3. 90 m kodunda in-
celen bir amphora 10 cm bu
tabakada, az miktarda Ge Rodos amphora retici Hi-
eroteles'in retim ait mhrl kulplar de ele
Ge Rodos bu seramik bir ta-
baka grlmemesi, Ge Rodos reticilerinin 2 no'lu
tabaka seramik hemen zerine dk-
tklerini gstermektedir. Ancak, Hieroteles'in erken mhrlerini de ie-
ren bu retici Dionysios'a ait mhrl da bu-
(4) A.K., "Ge Rhodos Anadolu'daki retim ve Prob-
lemleri", Sualu Bilim ve Teknolojisi 7-20 Ekim 996, Istanbul
237
daha ge dneme ait bir plk Bu durumda 2
no'lu retim Ge Rodos amphora reticileri ilk
yerden buraya ba-
olarak bulunan ve fazla seramik iermeyen - kah-
verengi sert toprak, bu uzun bir sre gs-
termektedir. 40 cm bu
ilerleyen bir plk daha
9 no'lu bu tabaka Hieroteles, Dionysios, Anaksilas v.b
mlekilerin amphora ve gnlk seramik
1993 gn - ynnde
uzanan amur dzensiz yerel
turulan 80 cm 1995
sonucunda (Resim: 1).3.92 m kodunda, 195 cm
sahip olan DI ynnde 2. 10 m devam ettikten sonra
ynne uzanan 56 cm D2 bir
DI 1.50 m ge-
sonra, benzer nitelikte ve seviyede
D7 Iyi bir ortaya D7
paralelindeki D2 zellikler
uzanan D3 90
0lik
bir
D2 ve D3 koridorda 6 basamaktan bir
merdiven (Resim: 2). Her basamak 20 cm
sahip olup, kk bir dolgunun zerine yer-
hemen nnde 2.35 m kodunda ba-
samaklar, D2 ve D3 3.30 m kodundaki D4 ile
son Merdivenin en stndeki ve D4 du-
olarak kk
dolgu izlenebilmektedir. Bu dolgunun ancak 80 cm'lik
olarak elimize
bilgi edinememekteyiz.
ynne bakan i. 50 m'lik sahip
evreleyen duvarlar, yzde kabaca 1
m'lik da bulunan dzgn bir rgyle edilmesine i
yzeyde daha kk D2 ve D3 ise,
DI ve D7 daha kk ve daha ince
olarak D3 merdivene bakan yzeyde orta b-
yklkte dzensiz gney yznde
yumruk
238
DI ve D7 gereken yerde,
2.81 m kodunda bir duvar, kapatacak edil-
D5 verilen bu duvar, 1.50 m olan kap-
Kuru duvar dzensiz ve cu-
sadece 70 cm'lik bir
Bu bir tehlike yoksa yitirdikten sonra
ileride ortaya a-

henz gibi, tarihlendirilmesi de prob-
lemler iermektedir. Tabakalar iinde olarak bulunan Klasik ve
Arkaik dnemlere ait az seramik, tarihiyle ol-
Ancak uzun sre nedeniyle, Hellenistik
Dnem'de plkler iin kesin
Merdi ven bir O. 3.
ikinci tarihlendirilen 9 no'lu plk tahrip
Bu durumda 9 no'lu plk merdiven iin terminus
post quem
bir seramik da D2 gneyinde ortaya
mleki Hieroteles'in bu
tabaka, 5 no'lu plk gibi kll, gri renkli sa-
hiptir. 2. 70 m kodunda, gneyine 15 cm bu
tabaka bir homojen malzeme iermektedir. Bu
1993 saptanan gri - mavi renkli temiz kil ve
ama iindeki ortaya Kil toplama olarak yo-
rumlanabilecek olan alanda dzensiz olarak kil beklerine
3. 00 m ile 2.80 m saptanan iki ince
seramik merdivenleri ve D5 tahrip eden 9
no'lu plk 2. 40 m koduna kadar devam eden
plk, duvardan zerine
DI yznde, gneyinde, kk bir plk ta-
Siyah - koyukahve renkli bu yeni plk
kl ve Hellenistik Dnem'e ait ince seramik iermektedir. Ka-
rayoluna devam eden bu tabaka nndeki 2.10 m
kodunda bulunan sert koyu renkli alana kadar 1i no'lu
zerinde ait bu
tam olarak ancak bir evre de buraya
gstermektedir.
239
tahribiyle ilgili elimizde fazla veri Ancak,
D1 ve D7 dklen stste bu-
ve D7 bir yer ihtimalini d-
neden Bununla beraber, merdivenlerdeki geriye
D1 byk ve
bombe bu ihtimali glendirmektedir.
Hisarn - ubucak ele geen mimari en iyi
orman iinde ortaya ve an-
merdivenli bir teras grnmndeki (Resim: 1). 80
cm yerel olan bu 8 metrelik bir
blm 5.60 m'lik blm 6 terk
edildikten sonra nne edilen bir duvarla sap-
tahrip edildikten sonra, o. 3. ikinci ya-
itibaren mleki Hieroteles ve amphora
olarak 1995 sz konusu p-
Iklerin ortaya ve tarihinin tam
olarak ynelik olarak Z3 a-
DI gri - mavi renkli kil bi-
rikintisinin Kil bu alan, m-
leki Hieroteles'in amphora plklerinin hemen
bu reticinin bir kil havuzu olarak dii-
Bu kil ta-
altmda ortaya iri
(Resim: 3). 40 - 50 cm yerel taban d-
kil sadece blmnde mevcut olup, kil
havuzu olarak Bundan
kil havuzunun gemesinden nce bu bl-
gede bulunan bir bir tabana ait d-
zerinde grlen izleri bu
niteliktedir.
Z3 amasmm D4 + 2. 31 m kodunda bu d-
bir D4 duvarnun
yrme. dzleminin O. 96 m altmda ortaya
bu iinden O. 4. tarihlendirilebilecek
bir kandil ele 1994 merdivenli teras ni-
bu zerine . 4.
mekan, dzlemde bu-
olarak bulunan temel bir blm teras
ve platformun ol-
D9 olarak duvarla yu-
240
varlak formda bir ortaya (Resim: 3). Ancak bu
ve . 4. ait olan D9 zerine edilen mer-
divenli teras tam olarak sap-
Z3 1995 elde edilen
mleki Hieroteles amphora retimine nce (1. O. 273 /
271), bu blgede bir ortaya
z4 : Z3 1 m kuzeyinde yer alan Z4 arazi
nedeniyle L Merdivenli teras
ve 1. O. 3. ikinci ait atlye plklerinin
ynelik olan Z3 + 4. 45 m kodunda iki
bir duvar ele 4. 50 m'lik blm olan
D6 teras hemen zerinde yer (Resim: 4).
Teras duvarda madde olarak
amur 1994 Z3 D6 tek
halinde olan blm ya-
iin nedenden
- kesen D6 da izimi sonra
Bu duvar, hemen zerinde. bulunan Ge. Rodos amphora
ieren 1. O. 1. - 1. S. 2.
tarihlendirilmektedir. Teras ynde D6 du-
de gstermektedir (Resim: 5).
z4 nemli bir sorun, yzey O. 40
m otellere su gtren ikinci bir plastik su borusunun
- ynnde kesen su borusu D6
tahrip ederek ama boyunca Su kul-
boruyu ya da kazmak 1995
sezonu boyunca mmkn Ozellikle merdivenli teras
ve . 3. ikinci ait atlye plklerinin ka-
iin bu sur borusunun acilolarak gerekmektedir.
z4 merdivenli teras ne-
denlerden Bu 1. 50 m'lik b-
lmnn kuzeyi ele D7
bir selle sonucu, duvara ait y-
nne grlmektedir. Olduka dik bir tepenin olan
atlye plklerinin zaman zaman kuzeydeki tepelerden gelen sellerle
1994 da Gerek duvar
zerindeki gerekse bu kum ve mil ar-
bu da kuzeyden gelen bir selle ola-
gstermektedir. Zira ZL, Z3 ve zere Z5
sel kesin olarak Z4 da 8
241
no olarak sel kap-

D7 tahrip hemen zerine Z3 mer-
divenli duvarm dolduran 9 no'lu amphora
ortaya z4 5 no'lu tabaka olarak ve
1. O. 3. ikinci tarihlendirilen plkte Hieroteles, Di-
onysios, Anaksilas gibi mlekilerin ve tarihleyen
(eponim) isimlerinin mhrl amphora ele
Bu kuzey su borusunun ortaya
ise ZS
ortaya
5 no'lu plk ve bulunan ve D7 ie-
ren 15 no'lu tabaka tek korunan D7 ku-
zeye devam (Resim: 5). Bu
kaplayan ve 17 no olarak bir tabaka
ele euthyntheri seviyesi olan bu tabaka Z3
merdivenli teras nnde de ortaya Bu tabakada
+ 90 m kodunda . 4. tarihlendirilen skyphos
tarihlenen dik bir Rodos amphora kulbunun yanyana
ele gemesi daha nce nerilen tarihini 1. O. 2. yz-
dek toprakla gstermektedir.
1995 sonunda z4 5 no'lu, Z3 da 9
no'lu plklerin buraya bir yerden a!)-
plk iinde ok retici ve genelolarak O.
3. ikinci iinde grev olan. ynetici
mhrleri bu niteliktedir. Bu 1. O. 3. yz-
ilk tarihlendirilen ve retici Hieroteles'in erken m-
hrlerinin 2 no'lu sz konusu. zerinde
da desteklemektedir. Bununla birlikte, 1. O. 3. ikinci
ait malzeme ieren 5 no'lu ele geen .
2. tarihlenen trl mmkn g-
rlmemektedir. seramik plklerinin yerlerini ne denli
zor ve bir olsa da, Dnem'de Rodos
faaliyette bulunan amphora reticilerinin bunu , p-
lerini dkecek mekansal ortaya
ZS : ZS Z3 3. 50 m ve arazi
nedeniyle 3x3. 50 m z4 ve Z3 a-
grlen Ge Rodos amphora ieren
malzeme ZS
242
ortaya i no'lu olarak bu hemen al-
retici Hieroteles'in erken amphora mhrlerinin yer 2 no'lu
tabaka Sz konusu tabaka Z3 ve z4
olup, bir plk olarak nitelendirilmektedir. + 3.60
m kodunda, tm amalarda bir
sel Bu ise, sel de-
olan bol kahverengi - renkli olduka sert bir tabaka
yer Herhangi bir mimari ize rastlanmayan Z5
bu tabaka iinde ve + 3. 04 m derinlikte i 997 se-
zonunda z4 5 no'l li ve bu pl teras
incelenecektir.
Hisarnlubucak'da retici Amphora Atlyeleri
Astos Atlyesi : En son bilgilerimize gre Hisarn - ubucak'da ti-
cari amphora reten ilk mleki, dikdrtgen formlu mhr
olan Astos'dur. Hieroteles'in ilk amphora
A sektrnde tek bir rnek olarak ele geen bu retici
mhr ile kombine 'tek eponim mhr yine Hi-
sarn'nde, fakat bir sektrde (Z3) ele geen eponim Antileon'a ait
bir mhrdr. Sz konusu retici eponim iftinin
mhrlerine Attika Koroni askeri bu-
rastlarunaktadtr", V. Grace sz konusu askeri
dnem ile ilgili makalesinde Antileon, Khrusostratos ve re-
tici Hieroteles'in ilk eponimi Agrios'u O. 273 / 271 ta-
rihlemektedir".
Hieroteles atlyesi : Hisarn - ubucak amphora atlyelerinde en
uzun sre ticari amphora reten mleki Hieroteles'dir, Rodos kent dev-
letinin etki iinde ticari retimine O. 3. ikinci
ve nc 1. O. 275 - 225 tarihleri boyunca
en nemli retici olan Hieroteles? tm faaliyet d-
nemi boyunca hem kendi mhrlerinde hem de kendisini denetleyen epo-
(5) E. VanderpoaI et alli .. "Koroni, A Ptolemaie Camp on the EastCoast of Anka", Hesperia
31 (l962),Nr.64(Antileon),Nr. l9 (Astos), PI. 18-18
(6) Grace, V., "Notes on the Amphoras from the Koroni Peninsula", Hesperia 32 (1963),319;
Sz konusu askeri tarihinin yeniden gzden geirilmesi zerine Grace, V., "Re-
visian in Early Hellenistic Chronology",AM89 (1974), 197 ve 200
(7) Hlsarn i ubucak atlyeleri nce mleki Hieroteles zerine ilgili
ilk incelemeler iin bkz. Grace, V., "Notes on the Amphoras from the Koroni Peninsula",
Hesperia 32 (1963) dip not. 20 ; "Revision In Early Hellenistic Chronology", AM89 (1974),
200 ; Grace, V. - Savvatlanou - Petropolakou, M., Les timbres amphoriques grecs, Delos 27,
302 (E2) ; Badalyants, Yu. S.,"On the Chronological Position of Same Personal Name at
the Rhodes Amphoras", SA 8 (1980), 161 -166 (Rusa) ; Nicolau, 1., - Ernpereur, J-Y.
"Amphores rhodiennes de musee de Nicosia", BCH Suppl. (1986),516. (i)
243
nim mhrlerinde yuvarlak formda 4 mhr tipi kullanan tek retici
gibi grnmektedir. Bu tipler; rozetli, ember merkezi oyuk
merkezi ve dz
1990 bu yana gn 2100
mhrl kulbun %75'i Hieroteles atlyesine (mleki ve
eponimlere ) ait 1995 so-
nuna dek elde sonulara gre retici Hieroteles'in tm retimi
boyunca 3 adet nominativus halde.Tl adet genetiv halde olmak zere 14
adet Yine elde so-
nulara gre Hieroteles zerinde 38 adet eponim
( Liste: 1). Bu listeye, henz Hisarn / ubucak
atlyelerinde ancak tketim merkezlerinde
6 eponim mhrleri de
(Liste: 2) Hieroteles'in en 44 boyunca retim faaliyetinde bu-
mleki Hieroteles ile ilgili elde ve-
riler ve sonular bize en az iki eponim (Hagesippos
ve Aglokritos) daha Hieroteles yer
gstermektedi r.
Anaksilas atlyesi : Hem kendi hem de eponim mhrlerinde sembol
olarak gl olan 3 m-
hrler zerinde Bugne dek Rodos amphora reticileri
mleki - ubucak atl-
yeleri Hagesippos, Onasandros ve Eukles eponimlerin g-
revli 3 boyunca retim Hi-
sarn'nde da eponim
Eukles? ile ancak henz eponim
Onasandros'un'? da gibi iki mleki bir sre iin birlikte
veya yan yana eponim Ha-
gessippos'un!' da Hieroteles'in grlmesi srpriz

retim faaliyetinde kesin olarak sap-
tanamamasma bir tarih vermek ve bu retim fa-
aliyetinin i. O. 250 ile 240 ileri srmek ol-

(8) Z., "Timbrcs amphoriques grecs des fouilles polonaiees a Alexandrie (1962 -
1972)". Etudes et Travaux VLIL (1975).167 (nr.12).
(9) Bkz. Liste 1
(lO) Breccia, E.. Rapport sur la marche du Service du Ml/see pendant l'exercice, 1919 - 1920
(1921).41 no. 152-1
(i 1) Eponim Hagesippos'un grevli dnem ile ilgil} olarak bkz. Grace. V., "Revision in
Early Hellenistic Chronology" .AM89 (1974). 199 (I. O. 241 - 225)
244
Nikolaos atlyesi : Hellenistik Dnem'deki Rodos amphora retimi
ile ilgili inceleme ve zerinde sessiz isim-
lerden biri de retici Nikolaos'dur. sem-
bolsz dikdrtgen ve gl semboll yuvarlak formlarda iki
kullanan retici Nikolaos ile kombine edilebilen tek eponim, bugne dek
Rodos eponim listelerinde grlmeyen Phyles'dir. Nikolaos'un Phyles'in
grevli neden hem kendisi, hem de eponimi iin iki
henz bu 'durumun sa-
dece kendi atlyesine zg grlmektedir. mleki Hieroteles
de Aristion, Nikon ve Polykles gibi eponimlerin grevli
bu eponimler iin en az iki epo-
nimlerin grev gibi
ileri srmek mmkn nedenler
de sz konusu
ilk kez Hisarn/ubucak atlyelerinde ve 1995
mevsimi ncesi bir retici olarak Phyles'in
i 995 Hieroteles da g-
rlmesi, onun bugne dek bilinmeyen bir Rodoslu memur ko-
nusundaki desteklemektedir. zerinde Kallikrates
grlen bir mhr ile Phyles bir zerindeki
gl sembollerinin stilistik ok benzemeleri ve sanki elden
gibi grnmeleri, Eponim Phyles'in grevli Hi-
sarn/ubucak amphora atlyelerinde reticinin (Hieroteles, Ni-
kolaos ve KaIlikrates ?) faaliyette gstermektedir.
Nikolaos'un retim faaliyetinde veya kesin ola-
rak bir tarih vermek ve bu retim fa-
aliyetinin 1. 0.260 ile 250 mmkndr.
Dionysios atlyesi : Hisarn/ubucak atlyeleri Hi-
eroteles'in son faaliyete mleki Di-
onysios'un'> 11 retimde
11 eponim (Liste: 3) grlen mleki Dionysios'un kendi m-
hrlerinde isminin genetivus halini
Eponim nnde her zaman, Hieroteles atlyesinin aksine Epi
Eponim Philonidas'a ait mhr zerinde ise Iereus
(12) Dumant, M., inseriptians Ceramiques de Grece, Paris (1871), 89, nr. 94 - 98; Pridik, E.,"Zu
den rhodischen Amphorenstempeln", Klio 20 (1926), 323; Grace, V.. "Timbres amp-
horiques trouvecs tl. Delos", BCH 76 (1952), 586 ; Lazarov, M, "Les timbres amphoriques
d'Odessos", Bulletin du Musee National de Varna X (XXVI), (1974), 32, m. 17; Macalister,
R. A. S., "Amphora Handles with Greek stamps from Tel Sandabannah", Palestin Exp-
lotation Fund Quarterly Statement for 1901, London,m. 299,301,304
245
(kutsal) Ancak bu durum gerek bu dnemde ge-
rekse daha nceki grevli eponimlerin Helios rahibi ol-
gstermemektedir.
Dionysios retim faaliyetinde 11 boyunca hem kendi
hem de eponim mhrlerinde olarak gl, zm ve
bereket boynuzu motiflerini sembololarak Kendisi II
boyunca tm genetivus halinde olmak zere 10
retim faaliyetinin ilk iki (Eponimler Philondas ve Polykrates'in
tek bir sonra, 9 boyunca her epo-
nimin grevli
Dionysios'un Hisarn Iubucak atlyelerindeki 11 retim fa-
aliyetini hangi saptamak epo-
nim Philonidas'dan hareketle mmkn grnmektedir. Bugne dek Hi-
sarn'ndeki Hieroteles atlyesinde retilen amphoralara ait kulplar
zerinde bu eponimin mhrlere henz olsak
da, tketim merkezlerinden rnekler, bu reticinin bu epo-
nimin grevli da faaliyette gstermektedirler. Bu
durumda bu eponimin grevli Hieroteles'in kariyerinin son
Dionysios'un kariyerinin ise ilk bir kro-
nolojik ereve ve 5 bir rnarj iinde .1.0.275.1,270 ile
.1.0.230i 225 Dionysios'un ise .1.0.230 i 225 - .1.0.220 i
215 faaliyetlerini ortaya

Herakleitos atlyesi : Hem kendi, hem de eponimlerinin m-
hrlerinde sembolsz ve ince uzun dikdrtgen form kullanan retici He-
rakleitos ile bugn iin kombine eponimler 3 adettir
(Euphranor, Kallikratidas ve Aiskyleinos). Eponim mhrlerinde Epi
kullanan bu reticinin 3 faaliyet ile ilgili elimizdeki en nemli
retici Dionysios'un mhrlerinde de (Liste: 3)
eponim Euphranor'dur. Bu durumda ynetici Euphranor'un grevli ol-
iki reticinin Hisarn i ubucak atlyelerinde birlikte a-
ortaya
(13) Bir Hieroteles retimi amphora zerinde grlen Philondas mhr iin bkz. Grace,

"The Eponyms Named on Rhodian Amphora Stamps'', Hesperia 22 (1953), 119, no.l O, pl.
42. I, la ve Ib ; Nicolau, 1., - Empereur, J-Y" "Amphores rhodiennes de musec de Nicosia",
HeR Suppl. XIII (1986).516. (I). Hieroteles'e zg oyuk merkezi
birmhr formu zerinde grlen Polykrates iin bkz.
Pridik, E., "Zu den rhodischen Amphorenstempeln", Klio 20 (1926), 325; Grace.

"
amphoriques aDelos", BCH76 952),526
246
.. .._-----
1993 - 1995 kk lekli son-
dajlar ile elde bu bilgilerin, henz bu-
plkler gznne mit et-
mekteyiz.
Liste :1
AMPHORALAR1
BULUNAN RODOS (1990-1994)
ArEL.;TPATOL.; i
2. ArHMON
3. ArHL.;lL.;
4. xrnoc
5.
6. APETAKAHC
7. APIL.;TANA:;;: i
8. APIL.;TAP:;;:OL.;
9. APIL.;TEYL.:
10. APIL.;TlON

12. i
13. E:;;:AKEL.;(TOL.;)
14. EIIl:;;:APMOC
15. EYKAHL.;
16.
17. mnOXTPATOC
18. mnOKAC
247
248
19.
20. KAEONYMOC
21. KOYAAKPINHC
22.
23. NIKON
24. nA i
25.
26. nOAYKAHl:
27. nOAYEAPMOC
28. l:\jIENEAAl:
29. TIMAPEOl:
30. TIMOKAHl:
31. TIMOl:TPATOl:
32. "'IAINOl:
33.
34. "'PAXIAAC
35. \jIEY
36. TIMAl:I\jIEOC
37.
Liste: 2
Hi)3ROTELES AMPHORALARINDA
GORULEN EPONIM MUHURLERI
1.
2. '"lA'N
3. KAAAIKPATHL; i
4. <l>IAOKPATHL;
5. rrOAYKPATHL;
6. ONAL;ANLlPOL;
ALCJTE 3'Ll 'ON\jIL;'OL; AMrrHOPAAAPINLlA r.p'AEN POLlOL;
sno N'MAEP'
1. AL;TYMI-MHL; [
2. APIL;T'NILlAL;
3. EY<I>PANOP
4 . \jiPAL;ILlAMOL;
5. 'ENO<l>ANTOL;
6. MYTI'N
7. EAPMOKAHL;
8. rrOAYKPATHL;
9. L;IMYAINOL;
10.<I>IA'NILlAL;
249
250
E
s
g
z_o
:ii
o
251
Resim:1
Resim: 2
252
~ - - - - - - - - ~ --------
Resim :3
Resim: 4
253
Resim: 5
254
BURGAZ 1995
NumanTUNA *
Marmaris Mzesi Orta Teknik ni-
versitesi, Tarihsel evre ve Merkezi (ODT
TADAM) Do. Dr. Numan 17.7.1995-
12.9.1995 tarihleri Data ilesi, Burgaz mevkiinde arkeolojik
ve Burgaz 1994
gibi, ODTU T.C.
iL zel idaresi projenin 1995
ve parasal destek
Projeyi destekleyen szkonusu yneticilerine,
zellikle ODTU Rektr Prof. Dr.Sha Sevk ile Valisi Sn.Lale
Aytaman'a burada bir bor biliyoruz.
1995 Burgaz Do.Dr.Nurnan bi-
limsel Zeynep Serazer B-
ykulusoy. Seil Koca ve Derya Ozkan ile Hacettepe ve Ege Universitesi
Arkeoloji blmlerinden 8 Serkant Oztrk, Ata-
gn ilham Sakarya, Glriz Bor, Nadire ve Filiz Temiz ka-
projede jeofizik iin Dr. Mahmut Dra-
hor ynetiminde, Meliha Erkan Altay ve Umut Tuncer
.
Burgaz arkeolojik merkezinde bulunan L4
ODT Grubu'ndan Serdar Hamarat, Ulu
Gner, Emre Umut Tuncer ve Bahar
bu temsilcisi olarak Efes Mzesi asis-
Bekir Tuluk kk kon-
(*) Do. Dr. Numan TUNA. TADAM 06531 ODT lANKARA
255
servasyonu iin Ankara niversitesi, Restorasyon ve Konservasyon Mes-
lek Yksek Okulu'ndan stajyer Battal
1995 y-
1994 da SE.8.6 sektr evresi, LA
kuzeyinde deniz yer alan Hellenistik (ZA sektr) ve sit
jeofizik sonucu saptanan iki alanda 5 x 5 m bo-
yutlu amalar I).
SE Sektr
Bu sektrdeki nceki SE.8.6,
SE.9.6, SE.9.7 ve SE.9.5 plankarelerinin ve blm
Data kanalizasyon nedeniyle tahrip ynndeki
plankarelerin 1994 ortaya
kuzey ynnde yol ve an-
ynelik olarak Klasik evresi, yer yer Arkaik
kadar inilerek Plankareler blmlerin de kal-
ile bu daha iyi -300 m- lik ka-
2).
SE.8.5.B bulunan 7 no'lu dolguda ele geen ok Ge
Klasik Knidos pithos, kiremitleri ve gnlk kul-
bize depolamaya bir
SE.8.6.C plankaresinde i no'lu tahrip dolgusunun, SE.8.5.B de 7 no 'u
dolgu 2; Resim: I). Bu-
rada ele geen kt Kybele tipinde oturan heykeli ve
gemi Knidos sikkesi depotuvar konteksini Ge Klasik ta-

Bu bulunan sokak, Klasik Boyunca,
uzunca bir sre (Resim: 2). Buradaki dolgunun st
seviyelerinden ele geen firnisli Attika benzerlerine gre
t..4.yzyll ilk ait DI8 du-
evreleri sokak seviyesinin srekli yk-
anorganik ve organik evsel dolgu se-
viyelerinden Prof. Dr. Erksin Gle
incelenen kemik rneklerinin evcil domuz, kei gibi evcil
hayvanlara ait Burada ele geen zey-
tin taneleri r.OA.yzyllda zeytin trleri bil-
diklerimizi
256
SE.8.5.A plankaresinde ele geen (DI9, D20, D21) hibir
yere
Resim: 3). D20 olarak, dere mal-
zeme-sinden, rgldr. Burada DI9 ve 2 no'lu tahrip
dolgusu en ge evreyi temsil etmektedir; D20 3 dolgu ile
bu' seviyede 5 no'lu da an-
Bu depotuvar SE.8.5.B nin 7 no'lu, SE.8.6.C nin II
no'lu Daha alt seviyeye ait D21 4
no'lu tahrip dolgusu ile 4 dolgu siyah figrl seramik
veren kontekse aittir. Bu seviyede 6 no ile kerpi duvar ve II
no'lu 2.24 kodundan itibaren daha eski ev-
resine ait kum tesviye ve dolgusu ele
SE.8.5.C plankaresinde 2.70-2.50 seviyesinde en ge evreye ait
dolgu D7 ge-
risinde kuyusu bulunan bir avlu ve avlu ile D27 ve D26
ile belirlenen bir mekan ortaya 2; Resim: 4).
8 no'lu avlu dolgusunda ele geen mutfak kiremitleri ile dolu
Bunlar grlen attika firnisli a-
naklar, gemi Knidos sikkesiile beraber firnisli yerli
kylix gibi mallar, konteksi LOA.yzyll ile LO.5.yzyll son
D28 ile 9, 12 ve 13
no'lu daha eski bir ait
SE.8.6.o plankaresinde D17 2; Resim: 5),ele geen
duvar rneklerindeki gibi, Erken Klasik evrelerine ait 15,16
no'lu dolgular; daha ise, Arkaik malzemesinin tahrip
17 no'lu dolgu zerine temel
iin 5,8,7 no'lu dolgular gibi, deniz kumu ile yer yer tesviye dol-
gusu ile
Hellenistik tarihlenen dzlernin yer
4 no'lu dolgu son amphora gre
LO.4.yzyll son konteksine ait DI7 5
no.lu dolgusunda ele geen Attika firnisli kase 1.0.4. yz-
ilk tarihlenmektedir. DI7 ge bir
evrede gereken drenaj DI-D2
.

SE.8.7.C plankaresinde, blmnde


iki duvar (D24 ve D23) kuzey
grld 2). Bu duvarlar ok mo-
ait veya tahrip dolgusu kal-
257
Bu dolguda toprak giyimli figrini ele
(Resim: 6). Burada ele geen gemi Knidos sikkeleri ile
dolgunun Ge Klasik konteksi iinde
Bu sektrde en son plankare SE.8.6.A ele geen sikkelere
gre 4.yzyll-3.yzylla tarihlenen son D22
ile 4 no'lu LO.4.yzyll konteksine ait ol-

S.9.6.A plankaresinde 1994 G ukuru ola-
rak (Resim: 7); ancak, antik dnemde de an-
bu ukurda. Ge Geometrik Dnem'e kadar eskiye giden mal-
zeme ile beraber malzemesi
Duvarlar ve birbirlerine gre seviyeleri
dolgularda ele sikke ve buluntular 93-95
SE.8.6.C ve SE.9.6.D plankarelerindeki genel
2): DI ve D2 pe-
ristasis ynl ge bir evresinde
ykseltilmesiyle beraber (Resim: 8). Burada, Dl-
D5-D3l ile 25 no'lu dolgu LO.5.yzyll sonu- r.O.4.yz-
sonu tarihlenen kontekse ait DI erken ev-
resi, Dl ve D9 mekan ile 24
no'lu dolgunun, Erken Klasik konteksinde
Zs
1994 tahrip edilen antik evre du-
ve antik zerine oturan kanalizasyon pompaj is-
tasyonu nedeniyle burada ivedi olarak kurtarma
zorunlu
1984 grnen r-
lvesini antik en nemli'
blm olan pres kesimde 200 m
2
lik bir
alanda yzey yer yer
Resim: 9).
Pres hemen mekanda killi/horasan
bir taban, ZI 4). Uzm ezme ile
kili bu taban pres nndeki kanala
bu tecrit zemin bir kanal ile de ku-
dolium serisine Pres ve
258
ezme havuzu olabilecek kuzeyde OL
ortaya KI bitimine blmde, avludan
ana olabilecek bir ortaya Bu
duvar pithoslar, amphoralar ve gibi
buluntular, depolama
Ab killi/horasan amphora kulp
opus incertum. ile tecritli bir taban Z2 ele
(Resim: 10). Bu da zm ezme iin
Bu havuzdan kuzeye OL delerek geen bir kanal
avluya 03
da Bu kesimde LO. 2.yzyll son ile LO.
ikinci kadar bir zaman dilimine ait tipte mhrl
kulplar ele
Ac yanyana dizili 3 dolium (Resim: ll) ve bir-
dolgulu platform Z3 Dolium di-
zisinin 07 be-

Arkeo-Jeofizik
Dr. Mahmut Drahor ynetilen arkeo-jeofizik
daha ok Burgaz sit Ll antik
ynelik i). Bunun iin seilen 170 x 40 m
lik rnek bir alanda, elektrikli zdiren yntemi ile toprak i ve 3
m derinlikte duvar ve benzeri anomali
layan lmler arazide Seilen iki ucunda elde edilen
yksek anomali kltrel d-
bu noktalarda arkeolojik sondajlar
NE.13.l.C
Yzeyden 90 cm kltr
inildikten sonra, 2.75 m kent i savunma be-
lirleyen (Resim: 12). Bu seviyeden
seramik demir cruflar da ele
2.05 m seviyede devam edilmeyerek,
NE.3.7.C
Zeminden 50 cm kltrel grlen
bu amada 4. seviyeye kadar form veren
Drdnc seviyeden itibaren bir moloz ve seramik
259
dolguya Burada DI st
dizisi 6. seviye de sonra, zellikle
kesitinde, gzkmeye
Drdnc seviye ile dzlemde 5. seviyede D3l ve
D32 ortaya (Resim: 13). Burada her
kaplayan 5 no'lu dolgudaki seramiklerin 4. seviyedeki guruplarla
formlara sahip grld. kuzey blmnde st
dz ve iinde suyu bulunan bir kuyu ortaya
seviyeden killi dzlem ve hemen
olan 7 no'lu, daha altta blokajdan 8 no'lu dolgu yer
2.51 m seviyesinde D33 ile D33 du-
ile 9 no'lu tahrip dolgusunun alt seviyesinden 2.37 m den,
satyr figrini ele (Resim: 14).
L4 ve L3 Limanlan
ODT Grubu Burgaz L3 ve L4 li-
zellikle L4 ait deniz du-
ok i de gs-
terilen i no'lu deniz 2 no'luya gre ok daha iyi
ve dkntlerin ok nedeniyle da olsa, li-
ve belirlenebiIdi.
Buna gre, i no'lu deniz 128.5 m ve
20 m 2 no'lu deniz
GB 2 no'lu ve 3 no'lu birbirine
duvara kadar, 14 m boyunca blok henz yerlerinde
nedeniyle olarak belirlendi. da 16
m boyunca ancak yer yer blok sayesinde ko-
lld. Yine i liman ile
lodosun neden nedeniyle 50 cm iken, bir-
denbire 15-20 m? lik alanda 1.5 m ye i
yerinin de olarak
Seramik i no'lu deniz bitimindeki blgede ve 2
no'lu deniz bitimine ynnde ge-
blgede olarak irili
nedeniyle bir gibi gzken, ancak
platform iinde de birbirine ve
platformu ve tabakalar ok sa-
seramik 3 ve 4 no'lu
blgede ise, seramik olarak grlmemektedir.
260
konumda hakim gney ve y-
nnden estikleri antik liman 2 no'lu deniz
zellikle lodos cephesinin neden ile zarar ve
dkntlerin daha iyi
261
izim: 1
262
DnUUlfI!IIau2!l
....
c::: YAPILAN ALAN
SEZONUNDA ALANLARI
li\\!LIL!I9 liMAN kAltNlIlARINA AlT
izim: 2
:z:
U,U']o5 A

...................1,.:.'2,;:,'
"Ui.......... i
263
I>ATU" _1'5UI'IG""Z
ZA S<.,..... ' . : i : : i . - U
."
.,
264
izim: 3
-------
f
__"[___
o',"
1
1 .1
I'

i . . .."i'"".

i .
1____ -
\
\
!
i
;
.
g'
...
265
Resim: 2
266
Resim: 3
Resim: 4
267
268
Resim: 5
Resim: 6
Resim: 7
Resim: 8
269
Resim: 9
Resim: 10
270
Resim: 11
Resim: 12
271
272
Resim: 13
Resim: 14
1995 RAPORU
Ramazan ZGAN*
Knidos 1995 sezonunda da devam edildi. a-
ilk 1994 sezonunda Yuvarlak
mekanda ortaya mozaik taban ve du-
zerinin restorasyon-konservasyon ya-
ve zerine hava
iin uygun bir zerinin iin yeterli denek bu-
lununcaya kadar, geici olarak tekrar ham toprakla mo-
zaik taban ve devam ve yine denek
korkusu ile bu sahadaki a-
bu sezonluk geici olarak durdurduk.
A. DOGU-BATI
gibi, Knidos kenti Hippodamos planda (Izgara plan) ku-
rulan kentlerden birisidir. Bu olarak bir yama zerinde n-
(*) Prof. Dr. Ramazan ZGAN. Konya Seluk niversitesi, Arkeoloji ve Sanat Tarihi Blm,
Klasik Arkeoloji Anabilim KONYA.
1995 sezonu Kltr ve ,MzeJer Genel M-
ile il zel Idaresi maddi olarak
maddi her iki itenlikle te-
ederim. '
Arkeolojik ve bilimsel bulunan Prof. Dr. W. Blme! (Kln),
Do. Dr. Ch. Ozgan (Konya), Dr. U. Mandel (Frankfurt), Dr. M. (Konya, Gr. E.
(Konya) ve Koya Seluk Universilesi ile Frankfurt Goethe Universitesi'nin ar-
keoloji anabilim burada bir kez daha te-
ederim. Bu sezon ilk olarak Kap Krio
Bu konudaki zverili ve
Sn. S. Aydal'a ederim.
temsilcisi olarak Sn. zenir ve Data Sn. S. Ab-
ban'a da ederim. Bodrum Mzesi'ndeki a-
iyi niyet ve Mze Mdr Sn. O. AI-
pzen'e de sonsuz Yine ekibimizin en byk ren yeri
grevlileri Sn. M. Erol, S. Bora ve K. heyet
(1) Bkz. 994 Knidos raporu: 1994
273
ceden hesaplanan parseller zerine kentte, y-
nnde bir ana cadde uzanmakta, bu caddeyi de kuzey-gney
rultusunda cadde ve sokaklar kesmektedir. Propylon'dan bu ana
caddeye ait izler yeryer toprak zerinde grlebilmekte ve bu izlere gre
yolun utaki kadar
(Resim:l).
Caddenin olan propylon Love ta-
ve sonuta; caddeye gney yandan
bir ait birka basamak ile istikametinde uzanan kentin
kanalizasyonunun bir blm ortaya Gneyden gelen ba-
sokak takip limana kadar ve kuzey ucunun Yu-
varlak Buna gre bu alan kentin
nemli birisi Love bu
Korinth kuzeyinde ve yine bu caddenin zerinde bulunan
da sondaj
Propylonun geen kanalizasyonda n
inceleme sonucunda, st rtnn normalde dz plaka kapak
fakat yerlerde kemer sis-
teminin grld. Ancak kanalizasyonun devam
ve st rtsnn Love'nin ka-
bir fikir vermekten Ust rtnn amalardan
birisi gdlen gaye caddenin 01-
Propylon'un nnde, bulunan
caddenin st rts byk kesme plakalarla
devam etmelidir.
l. DB LAMASl
amalar ilk sondaj DBI
alanda propylonun nok-
(Resim: 2). Caddenin kenar
gneyde belirleyen yap-
yerden, kuzeyde yine korunan bir yerler
olup, bu metredir. ise 8 m
olarak Bu deprem sonucu irili
moloz zerini ise ok ve kkleri ok
derinlere inen maki ktlesi Bu zorluklara
gney yapan takip eder pa-
ralel ilerlerken, kuzey gme tehlikesi olan Bizans
(2) Lovc.AJA 76.1972, 69 vd. Fig.5.
274
duvar ve duvar zerine yuva yapan nedeniyle ba-
ve kuzey orijinal duvara
Sondaj sona cadde zerinde
beklenen kesme kaplama Bunun nedeni
planda da bir gibi, daha sonraki dnemlerde
eklenen ok tali kanallar bu es-
caddenin kaplama ve tekrar yerlerine yer-
zemin toprakla
Caddenin ynnde, 2 m 2-2.5 m
ana kanalizasyon ilerlemektedir. Kanal nce anakayaya
daha sonra kemer st
kesme konglamera isodom bir duvar
Anakaya ile duvar kalan ise toprakla tamamen dol-
duvar ile ise teh-
likesi gstermesi nedeniyle Tonoz
zerinde bir Bunun daha sonraki d-
nemlerde iin (Plan:I).
Ana kanala paralel giden daha kk tali kanalar (K2,
K5, K6, K7). Bunlardan K2 kanal, ana ka-
nalizasyonla Bu moloz rl-
st rts ise kemer
K5 ve K6 sadece anakaya oyularak Fazla
bir sahip ve anda ile zeri
Bundan her iki ak-

K3 ve K4 ana kanalla dik yapar ke-
Yine anakayaya ve zerleri pla-
kalar ile rtldr. Bu kanallar gneyde
ilerlemektedir.
Bu kanallardan en erkeni KI olan ana (Resim: 3,
4). en ge tarih, propylonun geiyor ne-
deniyle, propylonun Ge 4. Erken 3. daha
nceki bir tarih Daha sonraki nedeniyle bu
erken dneme ait malzeme Bi-
Ana kanala paralel ilerleyen ve zerleri olan
K5 ve K6 ana kanal ile veya uzak olmamak zere daha
sonraki bir tarihten nk bunlar Dnemi'ne
K3 ve K4 kanallarla daha sonra iptal edil-
275
iinde hemen zerinde Hel-
lenistik Dnem'e ait seramik (Resim: 5).
Hellenistik malzeme veren bir kanal ise K7 Henz ka-
nedeniyle bu kanal iin fazla sylemek
istemiyoruz. 2 m K2 olan kanal buradaki ya-
en son rndr. iinde, sonradan oraya
olabilecek, zerinde Hellenistik Dnem'e ait bulunan bir blok
(Resim: 6). Duvar gre, bunun Bizans
tahmin etmekteyiz.
Btn bu kanal zamanda kentin
evrelerine de etmektedir. Bu ana kanal hi-
bir zaman iptal daha sonra bir ok tali kanalla des-

DB i yanda bir ka tane byk
bloktan mimari para bulundu. Bunlar stillerine gre propylona
ait olamazlar. Bu nedenle bu
muhtemel bir ait Bu problem ileriki se-
zonlarda ve daha olarak ortaya
konabilecektir.
2- DB 2 (Plan: 2)
DB i ana caddenin orijinal durumu hak-
kesin bilgiler Bu ana caddeyi blm blm de olsa
gn yzne ve bulabilmek
DB i 83 m Love'nin
DB 2 sondaj
ukuru Bu seilme nedeni, caddenin gney be-
lirleyen isodom toprak zerinde ve ze-
minin buradan caddenin etmesidir (Resim: 1).
sonucunda DB I'deki kanal burada da devam et-
Yine caddenin ynde ilerleyen ana
kanalizasyon (K 1). Ust rt yine tonozludur ve yer yer
kemer bozularak (Resim: 7).
K2, K3 ve K4 kanallar KI paralel iler-
lemektedirler. Her de anakayaya ve
ile zerleri rtl K2 belli bir dnemden sonra K5 ve K6
kanallarla iptal Yine anakayaya olan K5
ve K6 zeri olarak plakalarla
276
KI kanal DB i caddesindeki ana Bunu
duvar de ortaya Bu nedenle tarihi sy-
leyeceklerimiz DB l'deki anakanalla Ierisini top-
iin, fazla bir sylemek istemiyoruz.
K2 ve K3 bol miktarda Hellenistik Dnem
iin byk kanalla dnemde tali kanallar K4
benzer teknikte nedeniyle DB i K5
olabilir. durum byle ise, DBI cad-
desindeki K5 kanal iin tarihte ka-
.
K5 kanaldan ok Erken Roma Dnemi'ne ait se-
ramik ortaya Bu ise, bu dnemde kul-
gstermektedir. bu kanal K i ana kanalla bir-
iin, ana bu dnemde de etmektedir.
Benzer teknik nedeni ile K 6 K5 ile
Sonu olarak, KI grkemI i Knidos'ta bir ka-
nalizasyon sisteminin gstermektedir. Bylesi tonozIu alt
ancak Atina ve Roma gibi byk kentlerde grmek
Bunun da zellikle izmek istiyoruz.
B. NEKROPOL (NI
Bu nekropol kaak so-
nucunda ortaya bir oda
sonucunda, buna paralel uzanan bir oda daha sap-
. ve burada bir kurtarma (Resim: 8). Mezar hc-
releri Knidos ile Ky birbirine modern yolun zerinde,
Knidos'tan 2 km Mezar hcreleri yanyana iler-
lemektedir. sylemek istemiyoruz. Mezar
hcrelerini duvarlar dz kesme isodomik teknikte
Herbir hcrenin 2.25 m , 0.65 m ve de-
1.05 metredir. Mezar hcrelerinin zeri drtgen byk blok
larla Mezarda birka kemik iskelete ait par-
antik devirde gstermektedir.
seramik paralara gre mezar Dnem'e ait
(Resim: 9, I),
(3) Bu konuda daha bilgi iin bkz. : R. Tlle- Kestenbein, Antike Wasserkultur (1990).
166 vd.
277
C. KAP Plan: 3)
Geen ..gibi bu sezon da Kap Krio'daki ve
Oneelikle birinci olarak belirlenen
sahadaki ikinci ve devam
daha sonra iki sondaj Kap
Krio'nun iin Antalya Mzesi'nden Sabri Aydal ta-

/-2 TERAS
ilk kez 1993'te ikinci terasdaki bu
Son iki sezonda, bu terasda birbirine paralel adet
oda ortaya 1995 olan son 7.20 x 5.30
m'lik Buradaki sonucunda
geen bir blm F (2.68 x 4.77 m) ile G
5.10 x 4.80 m mekan ortaya
ll). Bylece ikinci terasta, nlerindeki ara caddeye
birbiri uzanan 7 adet bir komp-
leksi ortaya
F ve G birbirinden kuzey-gney
rultusundaki duvar, kesme kk drtgen ve
orijinal evresinden olup 1.50 m dek ko-
Ancak bu
yerlerinden kuzey ucunda 0.85 m
iki mekan bir mevcuttur.
.gneyindeki teras ile tektonik
ve poligonal tarzda Kuzey du-
ise, tersine dzgn olmayan daha
kaba bir tarzda Ancak bu blmnn temeli ve alt
orijinal kesme ilk evreye aittir ve
bl mnn bir Kuzey G ile
nndeki cadde (ya da koridor) 0.80 m ge-
bir mevcuttur. Ancak bu daha sonraki bir dnemde
ile Terasdaki kompleksinin da
G 0.80 m dek
poligonal tarzda orijinal duvar ve bunun zerine de
dzgn olmayan kabaca olarak g-
F zemininde bir temelinin izlerine

Her iki zerlerinde beyaz bulunan e-
byklklerde kire bloklara
278
her iki paralar halinde stun kaideleri ve
stun ile G kk bir Korinth ele ge-
i Bu elemanlar kampleksin st ile ilgili
gibi st teraslardan da buraya olabilir. Bu konu ile il-
gili henz kesin bir syleyemiyoruz.
L.60 m derinlikte 0.20 m bir kiremit
ile (Resim: 12). Kiremitlerin zerindeki ile bu
malzemenin ve zellikle iki birbirinden
zerlerindeki gl izleri bir ile
Her iki gney k-
in-situ olarak bulunan iki pitos mevcuttur. iki oda ara-
zerinde bulunan bir Roma Dnemi kandili ve Se-
veruslar dneminden bir sikke" tarihini verebilecek
niteliktedir (Resim: \3-15). Bugne dek ikinci terasta
burada yer alan biri Hellenistik ve Roma Dnemi'nden
olmak zere en iki evresi
2. 5. TERAS
Kap Krio 1. terasta bu ilk kez
Alt teraslar gibi 30 x LO m terasta top-
rak hacmi az olup bu te ikisi (Resim: 16).Te-
gneyinde, ve birbirinden L.SO m
zemini topraktan bir ara cadde yer
merdivenli cadde gney
ve dzeltilmesi ve aralarda kalan
yer yer dzgn yer yer de kaba rlmesiyle
gneyde kayaya ii bir yer al-
sonucunda mekanlara her-
hangi bir burada yer Ancak her
iki gney boyunca devam eden topraktan
zemine sahip, yer yer ile ve dzgn olmayan drt-
genlere 0.30 m bir podyum yer al-
Bu podyumda ve evresinde ok miktarda amphora ve
byk kaplara ait seramik
ynelen ve buradan merdivenli caddedeki ana ka-
nala ortalama 0.20 m 0.30 m bir
kanal tespit (Resim: 17). Kanal terastan noktada de-
Bu noktada iinden Klasik Dnem'den Roma D-
nemi'ne dek olduka seramik (Resim: 18).
(4) K.Kraff, Das System der Milnzprdgung in Kleinasien (1972), Taf. 60, 15.
279
alt teraslarda gibi bu
dzeltilmesi ve ve ile ile meydana ge-
Zemini doldurma iinden Ge
Klasik ve Erken Hellenistik Dnem'e ait seramik malzeme en
Hellenistik Dnem'de gsterebilir.
alt teraslardan olarak mekanlara ve daha bir kul-
sylenebilir. Ancak bu ne amala
henz tesbit
D. KAP SONDAJLARI
Knidos'un Arkaik ve Klasik dnemlerdeki durumunun an-
iin Kap Krio'da iki yerde sondaj ger-
Bu Kap Krio'da karar ve-
rilmesinin nedeni bugne dek burada zellikle
st teraslara Klasik Dnem'e ait seramik malzeme ile daha
Amerikan
zellikle sur evresinde 5. ve 4. ait At-
tika seramik ile rapor edilmesi,
bu blmnde bir sondaj ka-

Birinci sondaj 3 x 3 m llerinde olup ba-
askeri limana yer alan yuvarlak kulenin ve ya-
en st seviyesindedir. Burada sonucunda, yine
. anakaya zerine ve olduka iyi ko-
zemine sahip bir mekan ortaya ya-
zemini toprak knklerden bir yer
da tesbit Ancak burada Dnem'den neeye
verilebilecek herhangi bir malzeme ile (Resim: 19).
sondaj 7.50 x 5.00 m llerindedir. Kap Krio'nun
yine seilen bu alan, yamata, askeri limana
bir mevkidedir. Sondaj olarak bu mevkinin seilmesinin bir
nedeni de KK i ortaya teraslardaki d-
zeninin, mimarinin ve buluntu Kap Krio'nun da
aynen devam edip tesbit edilebilinmesi iindir. Kk
Liman'dan itibaren nc terasta yer alan sondaj gneyinde
2.50 m dek dikdrtgen kesme
lardan isodomik tarzda teras yer Teras
dik kuzey-gney 2 m kk kesme
drtgen bloklardan bir duvar, ikiye blmektedir. Teras du-
evresinde zellikle ok miktarda Roma Dnemi'ne
280
verilen seramik malzeme ele sezonu sona er-
ikinci bitirilemeden
(Resim: 20).
E. DiGER
1. Love dneminde ortaya
hafriyat kent uygun mekanlar yerine,
hemen veya kent iinde Bu
ise kentin grnmn gibi, nemli sonulara
da zerini Bu nedenle bu se-
zondan kentte bu yapma tepeciklerin temizlenmesine
(Resim: 21,22).
Bu ilk Liman Tiyatrosu ile Dionysos Ta-
birinci teras nnde biriken ve hem teras
grnmn engelleyen, hem de kente irkin bir g-
rnm sunan toprak temizlenmesi
ilerleyen teras Ge Antik
Dnem kire ise hi knt
nedenleri ile tamamlanamadan bu sahada
ve nmzdeki sezon karar
2. BodrumMzesi'ndeki Tasnif (Resim: 23)
Knidos'taki sona ermesinden sonra, daha nceki
bulunup Bodrum Arkeoloji Mzesi'ne gtrlen
ve depolarda saklanan eserlerin biraraya iin,
de sreli bir Kni-
dos tarihi ve iin ok nemli .olan bu eserler ya-
iin bu
Miken ve Geometrik dnemlere ait seramik Kni-
dos'ta Arkaik Dnem ncesinde de gs-
termektedir. Bu ise eski-yeni Knidos yeni bir
olduka nemlidir (Resim: 24,25).
2S1
,
~ r
~
~
<>
o ~
-e
~
\
~
"
"
~ . KANAL
S V A
----""--"'---------,0', "
-,
- : ..,'
.: .
,..... ,.:.;
~
282
':<
~
~
~
~
~
'i< ~
~
;,
\<

~
~
~
!'- ~
283
284

'
l
~ L
i
,
~ . ?
i
.1
. ~
1 ~
~
t l " t
,
.(.,,)"-
i
,
i
Resim Caddesi, ncesi genel grnm
Resim 2: DBl genel
285
286
Resim 3: DB1 ana iten grnm
Resim 4: DB1 ana genel grnm
Resim S: DB 1 terra sigila1a1abak
Resim 6: DB 1
287
288
Resim 7: DB 2 genel
Resim 8: Nekropol Nt
Resim9: seramik
Resim 10: Nl seramik buluntuIan
289
Resim 11: Kap Krio, 2. teras, F ve
Resim 12: Kap Krio, 2. teras, F yangm
290
Resim 13: Kap Krio, 2. teras, Roma a kandili
Resim14: Kap Krio, 2.teras, Roma a
sikkesi
ResimlS: Kap Krio, 2.teras, Roma a
sikkesi
291
Resim 16: Kap Krio, 5. teras, genel
Resim 17: Kap Krio, 5. teras, A ve C a m a l a r
292
Resim18: KapKrio, S. teras, terra sigilatakase
Resim 19: Kap Krio, sondaj 1
293
Resim 20: Kap Krio, sondaj II
Resim 21: Tiyatro t e r a s , genel
294
Resim 22: Tiyatro temlzlenen hafriyat detay
Resim 23: mze deposu
295
Resim 24: Bodrum, mze deposunda bulunan erken dneme ait buluntu r-
nekleri
Resim 25:Bodrurn, mze deposunda bulunan erken dneme ait buluntu
rnekleri
296
HARPASA' DAAMALAR VE ZEUS
TAPINAGI KAZISI
Ender
Antik Harpasa kentinde ve Haydere 1995
Eyll 14'nde 2'sine sren ama
Harpasa kenti Nazilli'nin gneyinde, Harpasos
(Akay) Vadisi'nin eskiden Arpaz, Esenky denen
yerdedir. Bu yeri ilk kez nce
surlarla evrili topografik lmlerini nce
srede byk lde
kimi zmleyebilmek iin, nce antik
kentte yerde ama en tepede Bizans akropolnn iinde
kalan arkaik kenti kuzeyden
ve tarihini tiyatronun rlvesini
zellikle, teras byk bir
Bu topografik lmlerimizi gzden
geirip dzeltmeler yaparken kentin gneyindeki vadinin
nekropol blgesini de bu sistemin iine Ama
tiyatroda ve teras ancak
agora diye yerde Burada zellikle tiyatro
ile agora'daki zmlerneye

Haydere ya da yerine gre sylersek,
ynetimsel blm olarak Dmen Ky
iinde iin, Dmen Akay Vadisi'nin ierilerinde,
ilesine bir antik Bu yerin kent
(*) Do.Dr. Ender V Dil ve Fakltesi Klasik Arkeoloji Anabilim
06100
297
yoktur. Ancak, ya da
sikkeyle iin, eskiden byk bir olan
Haydere'nin iinde bu yeri gibi,
Haydere olarak Geri, nceki kaak
tahrip edilen bir kk ortaya iki zerinde
ilk kez Zeus Pigindenos yola Byzantionlu
Stephanos'un da szn Karya'daki Piginda demos'unun burada
biliyoruz. Ancak kente. demos'tan tr Piginda
vermekte ivedi Onmzdeki sz edilen
kutsal alanda kentin
sz eden bir ya da sikke ile umuyoruz. Haydere
ok srede topografik lmlerde
byk ilerleme
HARPASA KAZ/LAR!
Tiyatro
1994 tiyatroda temizlik ortaya
burada zmlenmesi gereken kimi sorunlar
Bu tiyatronun en st ile daha
teras grmek amalar
Grdk ki, Hellenistik teras, tiyatronun yeniden dzene
Teras zerinde byk bir portikin (stun
izlenimini edindik. gymnasion Burada
duracak bir
Bu ol byk bloklar, olduka zenli
bir zerine
nde ikinci bir byk kaplama
Tiyatronun st (gezinti) yeri de
oturma gibi, yok ya da yerinde
gibi kent ok dik bir yama zerinde Seviyeyi
bulabilmek, temeli gnays erozyona ya da
iin, zordu. Buna sistemin kuzeyinde, en oturma
ankraj bu kesim Ustteki
gezi yeri, 0,20 m plakalardan (kayraklardan)
Bu kesimde ember biimde
temel zerine dz izgi biimde
Btn tiyatroyu kuzey ve gneyde
analemma
298
blmnn saptayabilmek iin, arada
lmeye ynelik birka ama
Bunlardan elde sonu: Diazoma, orta kesiminde
bir br uzanan zerine Ancak
kuzey ve gney dolgu dzenlemesi
bulunan kyn su deposu, oturma
yeri grmemizi engelliyordu.
Tiyatro ile ilgili bir soru, (kavissiz)
oturma ile birbirleriyle olan
Acaba her iki sistem de zamanda Yoksa,
gymnasion'dan nce bir seyir yeri, theatron, da sonradan tiyatroya
Buna benzer iin, bir
Ancak, ayakta tutan zellikle
bile zarar
grmesine neden olabilir.
Agora
1994 A, B ve C zerinde sonuca
i) ok dik inen yamata
nlyorlar; 2) Ust kattaki buradan merdivenle
nk, o zaman inceleme sonunda, ya
temelde ya da kimi yerlerde temelin
1995 amalarda bu iinde merdivenle
Onun yerine, bu btn ren
yerinde gibi olan dik
gibi, kuzey-gney de grdk. Bu
Bunu bosajlardan ve izgilerinden
Roma Dnemi'nde bu doldurulup zerine
kriptoportik bir sistem Bu arka
olarak grnen ve gney ynnde uzanan duvarlar, nceki
teras bize grnen kesimi
i Bylece ortaya Hellenistik
Dnem'dekinden daha grkemli bir Bu
tek belirgin kesimi kuzey-gney ynndeki 40 m
Bu duvar 20 kadar payanda ile Bu dikdrtgen
kuzey kesimi kentin merkezinde, tiyatroya ok Byle
bir kentin
299
Harpasa-Esenky renyeri incelenmeye bir kenttir.
Yunan modeline uygun olarak yerli yerini
Zaten eskiden de Yunan ile burada ele
Attika Bu yerin bir
kesintisiz Tepede Bizans
(kalesi) Dnemi'nde de ele geen
seramikten de Ote yandan etekteki ok gzel bey
ve yerin zamana Arpaz bunun

HAYDERE KAZISI
Akropoln hemen kentin Nazilli 'ye bakan -kuzey-
teras, kutsal Bu alan epeevre (temenos). Burada
nceki olan kaak geen da
ucunda bir temelinden iki heykel
gneyinde ortalarda bir podyum zerinde bir
da iki heykel ve bizim da iki
Hellenistik Bu kk Zeus Pigindenos'la
Hera'ya birinde sz edilen Nike heykeli
stne getirdikleri ne
ki, ele geen belirlenen sslemeler yok
Geride podyum zerinde kareye bir oda ve heykellerin
bir zamanlar basis'ler ve silmeli mermerler 1996
kutsal alandaki ve topografik lmlerimizi

Bu ve topografik Bilimsel
Milli Merkezi (CNRS) ile Bordeaux Universitesi 'nin maddi
Bu destek maddi bir teknik eleman
(arkeolog), bir topograf ve desinatrle
Bilkent Universitesi Arkeoloji Blm'nden ve Universitesi
Fakliltesi'nden olmak zere yksek lisans iki mimar
ve Dil ve Fakltesi Klasik Arkeoloji Anabilim
iki emekleriyle Burada bize ve
izni veren ve Mzeler Genel ile birlikte
Mzesi'ne ederiz.
300
RELEVESETSONDAGESA
ESENKY-HARPASA ET HAYDERE
CAMPAGNE 1995
La Mission turco-franaise de 1995
1
s'inscrit dans un programme
d'exploration sur le long terme de la Carie centrale et orientale. Des
prospections archeologiques et epigraphiques nous ont permis de
proceder ii une etude approfondie de nombreux sites et en particulier de
lire une centaine d'inscriptions inedites. Nous avons ainsi pu placer plus
correctement certains toponymes et en decouvrir de nouveaux. Une
nouvelle etape a ete franchie depuis deux ans: nous avions selectionne
parmi les sites visites ceux qui nous paraissaient tre les plus interessants
ii la fois d 'un point de vue arcbeologique et historique. il s 'agissait certes
de sites "secondaires", ni Milet ni Ephese, mais leur intert satisferait
amplement la coriosite de nombre d'archeologues. Nous avons propose
au directeur du Musee de de realiser un diagnostic de quelques uns
d'entre eux avec trois exes d'approche principaux:
i) La collation de toutes les informations exterieures: sources
anciennes, monnaies, voyageurs, ete,
2) L'intervention de plusieurs architectes et topographes pour etablir
un releve de tous les vestiges apparents, de faon ii donner pour la
premiere fois un plan de ces sites.
3) Des sondages ont ete realises ii la fois pour etalonner une
stratigraphie generale du site et aussi pour dater ou identifier certains
vestiges apparus comme particulierernent interessants.
Nous avons enfin decide de consacrer deux courtes campagnes ii
chaque site de faona pouvoir completer et reviser sur le terrain au cours
de la deuxieme intervention les informations fournie par la premiere
operation.
En 1995 nous nous sommes particulierernent consacres ii deux sites
de la vallee de i 'Akay-Harpasos (affluent de rive gauche du
le premier ii Esenky dont le nom Arpas, a permis de situer la
cite antique de Harpasa, le second ii Haydere.
(1) P.Debord, R.Manturet, P.Lebauteiller, J.F.Pichonoeau,
N.Kaya. G.Oksz. LUler
301
A.HARPASA
Situe sur la prerniere colline de quelque importance au confluent du
et de I'Harpasos, il s'agit d'un tres vaste site: vingt hectares
dans les murs, mais d'une etendue bien superieure si l'on tient compte de
I'ensemble des habitats et des necropoles. On ne connait aucune
inscription mais il existe un petit monnayage hellenistique. La
carasteristique premiere du site est un tres fort denivele: 280 m.
Nous lui avons consacre deux interventions en 1994 et 1995. La partie
la plus originale des vestiges est sans aucun doute consitue par le tres
beau rempart archaique qui court sur les pentes septentrionales du site. II
n'y avait en Anatolie occidentale aucun element de comparaison et cela
nous a decide il realiser des sondages en 1994. Ces demiers nous ont
permis de preciser la texture du mur: gros blocs (jusqu' il 3 m de
longueur) tendant vers I'isodomie avec un seu! parement externe, mais
appuye sur un fort massif de petites pierres appareillees en chevron pour
lutter contre l'erosion. Celle-ci a entraine un veritable lessivage des
pentes et seulement deux sondages aux resultats concordants se sont
reveles utiles: ils ont livre un rnateriel datable de la fin du VI. s. par la
presence de ceramique attique. La nature de ces couches (niveaux
d'utilisation plutt que de fondation) ne permet pas de avec
certitude li la question essentielle: quelle autorite de tutelle (Lydiens,
Perses?) a pu decider la construction d'une aussi puissante enciente dans
la mesure OU il peu vraisemblable qu'elle soit due il i 'initiative
d'une communaute locale. On notera que du matenel du VII s.a ete
repere hors contexte en plusieurs points du site.
Des terrasses les pentes des cette epoque mais un plan
d'urbanisme n'est vraiment perceptible qu'a I'epoque hellenistique. C'est
a ce moment aussi que sont construits un grand bastion pentagona!
d'environ 20 sur m, qui renforce la au point le plus vulnerable
du site avec i' etablissement probab!e d'une catapulte, et un theatre qui a
vraisemblablement connu deux etats successifs.
L' epoque des Antonins genere un programme important de
constructions pour lesquelles on generalise l'usage de cryptoportiques
permettant de compenser les tres fortes pentes du site en particulier dans
le secteur suppose de i 'agora. Le materiel des sondages effectues sous les
sols (fin Ier-debut II' s) conforte cette hypothese.
A I'epoque byzantine, l'occupation du site semble se restreindre il la
partie meridionale et surtout au sommet de i' acropole o est construite
302
une tres puissante forteresse qui fait disparaitre La majeure part des
vestiges plus anciens. La presence ottomane est bien attestee par du
materiel ceramique mais surtout par une belle maison forte des
Xv ls-XVll'' s. construite en contrebas du site. II n'y a done pas eu de
solution de continuite entre le VII savant notre ere et nos jours.
B.HAYDERE
Le site cuImine ii 600 m. II se caracterise par une couverture de pins
sylvestres et la presence de beaucoup d'eau qui explique I'arnenagement
ii cet endroit de jardins et de vergers. L Robert- lui consacre une etude
deralllee et conclut qu'il s'agit de Bargasa (que W.Paton' place vingt
plus au nord ii Les inscriptions trouves sur place,
principalement par notre equipe, n'eclairent qu'incompleternent le debat.
Les vestiges s'organisent autour d'une acropole fortifiee dont le mur
d'enceinte ne saurait tre anterieur au s. Le systerne de derense a
connu des reamenagements ii l'epoque hellenistique.
Au nord est de l'acropole, 011 avait etabii espace clos consacre
aux dieux dans lequel etaient construits plusieurs naoi, dont 1'existence
avait ete rendue evidente des 1994 par des fouilles clandestines (nous
avions pu noter alors la presence de statues et d'inscriptions).
Nous avons fonille en 1995 l'un de ces ensembles (appele
conventionnellement naos A). II s'agit d'un edifice au plan sirnple, du
type thesauros, de II ,60 x 7,30 m construit en petit appareil irregulier et
originelIement enduit ii la fresque. C'est, comme le prouvent les
inscriptions, le naos de Zeus Pigindenos, dont la partie de la
statue a ete conservee.
Les inscriptions, l'ensembIe du matenel (par exemple un tesson de
campanienne B) nous placent dans un horizon homogene de la fin du II s.
debut du I's. La fouille amontre que cet edifice n'avait pas
sur place.
II est aise d'observer nombre de batirnents assez bien conserves sur
tout le pourtour de la colline ainsi que les voies de circulation. Nous
avons affaire ii une cite de modele grec et cela tt dans I' epoque
hellenistique (cf.la mention d'une tribu dans un decret
prochainement publie). Au cours de la campagne nous n'avans pu
(2) A travers l'Asie Mineure, Paris 1980,365-370.
(3) JHS 1900,60-62
303
observer aueun vestige surement il faut done supposer que le
a ete rapide (cf. la d'un gymnasiaque dont le
nom est grave sur une arehitrave).
Quel est le nom de eette cite? A notre avis la question n'est pas
reglee. Rappelons que pour L.Robert il s'agissait de Bargasa; ses
arguments donnaient une bonne vraisemblanee mais pas de preuve
veritable, II un peu hiitif eomme eela a ete fait recernrnent- de
qu'il s'agit de Piginda. Celle-ci est eonnue par le Etienne
de Byzanee eomme lin demos Karias, alors que avons la
indubitablement line cite des le III s. au moins. Le naos est de petite
taille, de eonstruetion tardive, il n'est pas le seul nous proposons
d'explorer en 1996 un autre naos qui a livre deux statues dans les mmes
conditions que le naos A). Par consequent ce Zeus de Piginda n'est que
I'un des de la cite, il pourrait tre, parmi d'autres hypotheses
possibles, celui de I'une de ses composantes (cf. les rapports de Zeus de
Panamara et Hekate de Lagina avec Stratonicee...)
sites meritent l'attention dans eette region, notre
est de fournir aux autorites turques (locales et regionales) un descriptif
aussi complet que possible de quelques uns d'entre eux, a un moment o
pour des raisons diverses, ces vestiges apparaissent comme serieusernent
menaces.
(4) Arkeoloji Dergisi 3,1995.165-166
304
---- ------
izim: 1
305
-, HARPASA
Plan
:',;,;", ,$,1" "S.,..'l
.. ,Au,' ,...
1.1LI.
t-'"\ c.-.
r.b_
= ..........
=== LOMO"" ....
_ A ,,; ...
=:= ',m............,
= ....

ii r-'-.;., .....:. ......b.....
!8J
O
[Ik __
c...... A, ...
...... Il, ..

\!:!:!J ,-.1.. D, ''''.';0
'1'....
izim: 2
306

"'"
Resim 1: Le site d'Harpasa YU de L'ouest
Resim 2: La muraille archaique dans sa partie medtane
307
Resim 3: Statues provenant des naoi de Haydere (au musee de A y d n )
Resim 4: Le naos de Zeus Pigindenos, fond de la cella, fondation du support de la statue
du dieu
308
HEKATE TEMENOSU 1995
Ahmet TIRPAN*
Lagina Hekate Temenosu 1995 restorasyon ve katalog a-
10 Temmuz - 8 Eyll 1995 tarihleri Bu a-
propylon ve restorasyon, temizlik ve restoras-
yon, dromoslu kurtarma olarak yerde yrttk-.
PROPYLON KAZISI VE RESTORASYONU
Propylonda geen sezon
nndeki stunlu, yuvarlak ve orthostatlarla
altara devam eden yolda erezyonla dolan topraklar ve
bitkiler temizlendi. Bu alanda ortaya ok
mimari plana geirme ta-
idik". 1995 yerinde mimari
engel eden
(*) Do. Dr. Ahmet TIRPAN, Seluk niversitesi, Fen-Edebiyat Fakltesi, Arkeoloji ve Sanat
Tarihi Blm, KONYA
(1) Bu Dr. Yusuf Soysal (Emekli), Prof. Dr. etin (Ankara ni-
versitesi), Arkeolog Haluk (Milas Mzesi), Kara Mzesi M-
dr) , Arkeolog Behet Szen Mzesi). Uzman Arkeolog Bilal (Seluk
Universitesi), Arkeolog Arkeolog Mine Arkeolog Tlay
Arkeolog ve Nergis Ycekaya, Meral
Memduh Birsen Ige, Hasan Ozgr Yel, M.Ufuk Kara, Mesut
Mehmet Okunak, Berna Seyman, Alaaddin elik, Seniye Arzu
Tm ekip yelerine bir kez daha etmek istiyorum.
(2) ve Restorasyon Turgut Be-
lediyesi, Termik Santral i Gney Ege Linyit1eri
ile Kltr ve Mze tekrar ederim.
1995 itibaren ve yresi Mze ve-
iin bu sezondan itibaren Mzesi yrtlmeye

(3) Ahmet 1993-1994", KSr.xVII-II, izim 4-9
309
mimari gruplar halinde tasnif etmek ve bu mimari
izimlerini yaparak, propylonun rlvesini
kartmak idi .
Bu tripylonun nndeki apsisli n-
celik verdik. Apsisi eviren ama-
LO x 10 m lik bu alandaki mimari d-
seviyesine kadar inmek iin Toprak st
seviyesinden i .02 m lik bir dolgu iinde herhangi bir mimari elemana ve
kk buluntuya Ancak bu derinlikten sonra stun tam-
, geison - sima st grlmeye
(Resim: 1).
Mimari blok iinde ilk in situ durumda olan
stun ile kavis yapan ko-
gre drdnc bir stunun kuzey yer ge-
rekiyordu. Bu stunun tamburu toprak st seviyesinden 1.40 m derinde,
olarak toprak iine grld. Tam-
burun propylonun 2.25 m toprak kal-
sonra stunun gstermektedir. Uzerindeki 1.40 m
dolgu ise stun sonra geen zaman iindeki
toprak erezyonunu eder.
Ortaya yatay mimari da kavisli ol-
bu apsisli bir st sahip gsterir.
lar sofitli, st profili lon kymationu ve inci - payet sslemeli
olup, iki stun merkezi mesafesine denk
mektedir.
Tripylonun n apsisinde ortaya btn mimari elemanlara en-
vanter verilerek plana ve mimari grup-
gre tasnif edildi. Bylece apsis ula-
Bu bugnk toprak seviyesinden 3.65 m altta olup apsisin
yuvarlak formuna uygun olarak iki kenan kavisli mermer bloklar
ile (Resim: 2).
Mermer belirli bir geometriye gre yontulup d-
Bu 5 yuvarlak
merkezli olup, daralan halkalar
Bu merkez, simetri zerinde tripylonun orta
1.70 m yer derzleri de bu mer-
kezde Bylece nnden
bir yelpaze formu, derzler aksettiril-
(izim: 1).
310
Apsisin en kavisini her biri, mevcut
drt stunun byklkte ve tek
stun kalan dolduran ve ante
gelen da tek para olarak
Ante sveleri 2.40 m ap-
sisin formuna uygun bir kavis yaparak apsisle propylon ya-
apsisle bir btnlk gs-
termektedir. Her iki ante da olarak
ve toprakla rtlerek emniyet
Apsisin gneyinden itibaren plinthos, kaide ve ilk tam-
in situ olarak bulundu. Hemen olan tam-
bu stunlara ait tesbit edilerek envanter ve-
rildi (Resim:3). hepsi 24 fluthesli olup, tipi
kaidelidir. Apsisin ucunda stun nnde kk
bir sondaj ile (1.00 x 1.00 m) apsisin formuna uygun olarak, onun n
saran 0.535 m bir merdiven
(Resim:4) Bu de takip Bu
da nmzdeki bir ile kesinlik
Propylon orthostatlarla i mi-
mari tamamen Dikdrtgen
plakalar halinde mermer enine ve boyuna
dzgn derzler Bu orta
yanlara az bir dikkat an-
Bu dzenlernede merkeze gelen sveleri yer-
plakalar, uzan-
makta, merdivenlerin ante son Bu
noktada her iki uca da birer stun Bylece
aksa grlen merkezdeki sveleri ile anteler ara-
bu pozisyonu, taban ile de vur-
gulanmaya
Anteler stunlardan kuzeyde kaidesi in-situ olarak
bulundu. ise yeri kesin bir bellidir. Ele geen
bu bir bir st r-
ty ifade eder. Iki stun ve ante ile stunlar
tripylonun ile aksta l
cephede de bir mimari ile gstermektedir.
Propylon orthostatlarla drtgen alan
7.25 x 8.20 m Profilli bir zerine oturan du-
31I
ilk 1.42 m ortalama 0.90 m
orthostatlardan in situ olarak
kuzey bu zerine 0.42 m, yak-
0.80 x 0.80 m mermer bloklar
merdiven ba-
bulundu, ancak 8 adedini aarak temizledik. Yap-
kk bir sondajda toplam 10 adet basamak
Mermer basamaklar siyah renkli, poligonal plakalarla (bu
mahalli olarak Mol Mehmet olarak isimlendirilmektedir) bir yola
Bu yol gneyinde yer alan altar istikametinde
devam ediyor. Merdivenler zerinde st ste propylona ait
mimari bloklar (Resim: 5). arazide
tasnif ettik. Mimari iinde az miktarda
merdivenlerde bir st ste Bu da,
iinin temizlenmesi ile bu mimari en yer
olan merdi venler zerine eder. Bir nce Osman
Hamdi Bey'in bu ya-
mimari bloklar nedeni ile merdivenlerin
kalan byk bir
halen mimari ve (Resim: 6).
Kuzey orthostatlar, ante arka ucundan kuzeye
dik bir yaparak, gney dik olarak Bu
mekanda iki mermer plakadan
, gney bir yer gs-
termektedir. Bu propylondan stoaya Stoa du-
ile orthostatlar kalan tf ve moloz malzeme
ile
Bulunan tm mimari bloklara envanter verildi, plana ge-
irildikten sonra yerinden tarlada tasnif edildi
(izim: 2). Propylonun apsis tanesinin ikinci
ait stunlar zerine konuldu. Yerinde olan
tm orthostatlar zemin te-
rnizlenerek tekrar yerlerine (Resim: 7,8). Ante ve
basamaklar zerine olarak da
ait yerlere koyduk. ante stun ve kaidesi de
stun kaidesi henz Yerinden oy-
nayan merdiven ve stoa svesini orijinal yerlerine
getirmek iin gereken (Resim: 9,10). Bylece
propylon temizleyerek belirli bir seviyeye kadar
olduk. Bu sonra propylonun mevcut du-
rumunun (izim: 1,2).
312
Lagina' da bulunan kitabelerde "Propylon ve
geen bugnk buluntularla
bu Mimari byk bir
iinde bloklarda ve tahribat izine
blgede bir deprem neticesinde
eder. On cephede krepisi, apsisli prostylosu, arka cephede on krepisi
ile templum in antis plandaki tripylonun nnde kubbe,
ise
Apsis nndeki yol, muhtemelen kitabelerde ok geen Stra-
tonikeia - Lagina kutsal yol (Sakra Via) Bu yol
tripylion arka istikametteki altara devam
etmektedir. Tripylon, itibariyle bu iki yol bir g-
revi grmektedir. Tripylonun, stoaya bir ile
gsteren mimarinin bu senenin nemli tesbitlerinden
biridir.
HEKATE TAPINAGI
her sene gibi tm kap-
layan ve ile Geen
sofitsiz, lotus-palmet katalog
ilaveten, bu tesbit ve kitabelerin
katalog devam ettik.
Kuzey Pteroma'da temizlik devam ettik. Stylobat ze-
rinde in situ duran plinthos ve stun kaidelerindeki kaymalar du-
zeltilerek, hemen topuklu stun ,
kaidelerini zerine Bylece ilk
oldu (Resim: 11,12).
DROMOSLU MEZAR
Zaman zaman kaak konusunda ihbarlar ve bu ih-
barlar ekibimizce Bu ihbarlardan biri de, kutsal
400 m kuzeyinde, Yayalar mevkiinde, defineciler ta-
st rtsnde 0.35 x 0.40 m llerinde oval bir delik
iine olan bir tesbit ettik. Bu delikten ieriye
toprakla rektogona! kesme
istikametine devam eden dromoslu bir mezar
iinde
313
Mezar kullanarak,
definecilerin ileride yapabilecekleri nlemek, yrenin nekropol
mimarisi ve bilgi sahibi olabilmek ile bir
ekip
Yntemi ve situ Tesbitler: Mezar iinden ller
tahmini konusunda bilgi veriyordu. Bu ller yar-
yzeyden 0.40 m mezar
st rt kuzey-gney ve
tam olarak belirlenineeye kadar dzeyde temizlik a-
devam ettik. Bylece mezar stten be-
olduk. dromos mezar iine gir-
mek ile ukurumuzu bu istikamette 2.50 m
Toprak seviyesinden 1.75 m dromos tamamen
kapak 0.10 m mermer plaka olup alt ya-
in situ durumda ve adet iri moloz ile , st ya-
da hemen nnde bulduk.
Dromos iinde 0.80 m lik bir toprak dolgu Mezar
da bir ile durumda idi.
Mezar yerleri zeminden yak-
1.20 m bir toprak dolgu ile
Mezar ii dolgu temizleme dzgn bir
statigrafi tesbit edemedik. Bir ok defa mezar
hemen her seviyesinde kemikler, un-
kandiller ve mermer kline
Mezar Mimarisi: Toprakst seviyesinden ortalama 0.40 m sonra
ve arazinin olan beyaz renkli kist ka-
ile ukur iine mezar Zorunlu
olarak, kist iine ukur ile mezar kalan
0.50 mlik epeevre moloz ile doldurularak,
grmekteyiz. Bu, n-
leyici bir tedbirdir.
st rt: Lento ince uzun, mahalli olarak kayrak
tabir edilen malzeme ile bloklardan
3.20 - 3.90 m 0.50 - 0.80 m ykseklikleri 0.30 - 0.50 m ara-
st rt birbirleri ile yan yzeyleri ve
mezar iinde kalan alt yzeyi ince yon u ile st yzeyi ise
kaba yonu olarak Bunlar mezar
lentosu zerine gelen iki para halinde uzanan mermer blok ta yer al-
(Resim: 13-14).
314
rektogonal mermer ve az da olsa konglomera
ile tek olarak Pseudo izodomik rgl st
ste drt derz yzeyleri ince yonudur. D-
zerine gelen ilk daha yksek ve byk blok-
lardan (Resim: 15).
istikametindeki mezar dromos ve mezar
plana sahiptir. (1.80 X 1.35 m) dromos zemini 0.10 m
yekpare mermer plaka ile Bu taban
0.38 m moloz blokaj

Mezar daralan bir (2.45-
2.25x2.75 m) zemin mahalli olarak Mol Mehmet denilen
siyah renkli plakalardan ve 0.10 m al-
(Resim: 16). 0.12 m
kaideye oturan 0.17m ve 0.68 m plaka mer-
merden bir kline yer Klineye taban mermer
plaka 0.20 m yaparak kline nnde bir basamak

DROMOSLU MEZAR BULUNTULAR!

95. M. 3: Alt ele geen kandil
bol hamur devety renginde ve iyi Uzerinde koyu
kiremit rengi astar Ancak astar bir
Gvde yuvarlak, alta az bir daralma
uzun bir boyna sahip Halka
kaidelidir, kaide itibaren ie 0.5 cm lik bir
alalmadan sonra dz olarak devam etmektedir. Kaide iten ie 3.5
cm, 4.5 cm dir. Kaide 0.5 cm dir (izim: 4.
M.3 ).
Kandilin st ait discus, ve burun mevcut ol-
tarihi bir fikir ileri srmek olduka zordur
(Resim: 17).
95. M. 6: bu kandil st ait bir
Boyun, burun ve bu para zerinde discus
de seilebilmektedir. Kirli krem rengi hamurludur, ancak kt
kil, i ve yzeyde koyu gri rengi Hamur
315
bol zerinde kiremit rengi bir astar ancak bu as-
tarda bir dklme grlr. Fitil deli izleri
Daire dz discus kaburga, fitil
kanal Uzun' boyunlu, burun
ok ucu Omuz zerinde kabartma rozet ve
nokta ssleri (Resim: 17). 8.8 cm, ge-
5.2 cm, 1.5 cm dir (izim: 4. M.6).
95. M. 7: bu kandilin gvdesi burun
Hamuru devety renginde, az olan kandil iyi
yzeyinde ince siyah astar ancak astarda
dklmeler grlr. Yuvarlak bir gvdeye sahip olup kulpsuzdur. Eli-
mizdeki paraya gre burun daralmakta ve uzun bir bo-
yunu Discus fitil daralan kanallar bu-
Discus yksek ve profillidir. Iki
bir profil yapar ( izim: 4. M.7). Kaide ve kaide hal-
iki set bir yiv profillidir. Kaidenin kabartma
linde bir rozet grlr (izim: 4, M.7; Resim: 17). Kenar er-
evesi (Rim) zerinde kabartma olarak birbirini takip eden yaprak motifi
Kandilin 8.6 cm, 6.4 cm, 3.1
cm dir. Halka kaidenin 4.2 cm, iten ie 3.2 cm dir.
Kandil formu, discus ve discustan fitil da-
ralarak gelen izgiler, British Museum' da bulunan Efes'ten gel-
bir kandille zellikleri gstermektedir. British Museum ka-
Q204 bu kandil, M.O. Ge 2. -
Erken 1. aittir'. Kandilimiz de bu dneme ait
95. M. 8: bu kandilin 4/3 lk bir ve kaidesi
olarak Hamuru devety renkli ve y-
zeyinde koyu kiremit rengi astar grlmekte, fakat bu astar
bir Kil, boyunda gri renk bu da kt
Discus erevesi yksek bir profil ile
olup, bu profil, fitil da-
ralarak boyun zerinde Discus ve discus
dzdr ve kulpu yoktur. Alt ve st keskin
bir (Resim: 1; izim: 4 M.8). Kenar erevesin-
de kabartma olarak l yaprak ve nokta motifleri Kaide
alak ve iki yiv, setli olarak (Resim: 17). Kandilin
8.4 cm, 6.7 cm, 2.6 cm dir. Kaide hal-
3.6 cm, iten ie 1.9 cm dir.
(4) D.M. Bailey, Cata/ogue ofthe in the British Museum, London. 1975. Plate 38
316
95. M. 9: bir rnektir. Hamuru
kiremit renginde ve yzeyi ve fitil deli ii, kiremit ren-
ginde ince bir astarla Astarda bir dklme.
ok belirgindir. Discus dar, alak bir profil yapan
ereve ile dz bir kulpu yoktur.
Gvde yuvarlak, uzun bir boyun yapmakta ve fitil ge-
fitil deli ucu ise iyice gen
(Resim:18; izim: 4 M.9). Kenar erevesi kabartma olarak asma yap-
motifleriyle Halka kaidelidir , kaidenin tek setli
ve kaidenin iini kaplayacak kabartma rozet motifi
(Resim: 17; izim: 4 M.9).
Uzunluk 11.3 cm, 6 cm, ykseklik 3.1 cm dir. Kaide
4.1 cm, iten ie 3.1 cm dir.
Kandil form, discus fitil deli ve burun ile Atina Ago-
bulunan tip 54 C ile Bu tip M.O. 2.
ile bu sonuna kadar
95. M. ll: arkta bu kandilin discus, kenar erevesi ve ka-
idesi Hamuru kirli krem renginde ve bol I ve y-
zeylerinde ince siyah mat bir astar fakat astar bir
Gvde yuvarlak, boyun ve boyun burna
burun hafif kavislidir. Fitil ve elips
lindedir (Resim:18). yuvarlak bir discus 4/3
lam olan kaide yksektir (izim: 4 MJ 1 ). Uzunluk LO cm, 6.4
cm, ykseklik 3.4 cm dir. Kaide 4.6 cm,
iten ie 3.6 cm dir.
Kandi i form, discus fitil ve burun ile Atina Ago-
bulunan tip 34 A ile tip kandili Judith Perl-
zweig'in "Lamps From The.. Athenian Agora" gr-
mekteyiz? Bu kapdil tipi M.O. 3. son grlmeye
ve M.O. 2. 3. kadar devam ediyor. Biz de
95. M. 11 envanter kandili bu dneme tarihleyebiliriz.
95. M. 12: olduka olarak ele
bir kandildir. Hamuru devety renkli ve bol
\
i
(5) R.H. Howland, Grek lamps end their Survivals, Athenian Agora ,New Jersey, 1958, vol. 4.
plate 52
(6) R.H. Howland, plate 42
(7) J. Perlzweig, Lamps From the Agora, New Jersey. 1963, no. 90
317
Burun hamur gri renktedir. ve
kahverengi ince bir astarla astar yer yer d-
Kulbu ve kaidenin bir blm kaide bir-
Yuvarlak formlu bir gvdesi ve
"U" biimindeki burun direkt gvdeye Discus
ve Ortada kk bir discus deli Discus,
iki yiv bir set ile olan kulbun, halka kulplu
(Resim: 18; izim: 4 M.12 ). Dz olan kaide bir
yiv ile erevelenir (Resim: 17). Kaide 3.3 cm, uzunluk 8.1 cm, ge-
5.8 cm, ykseklik 2.7 cm dir.
Kandil formu, burun discus ve discus erevesinin ift
halka Atina 126 ve 176 nol u kandiller ile ben-
zerdir", tip kandilleri Oscar Broneer, tip XXVolarak
Bu kandiller M.S. ikinci aittir". 95. M. 12 envanter
bu kandil de M.S. ikinci ait
UNGUANTERIUMLAR
95. M. 4: bol devety renginde hamura
sahip bu unguentarium iyi yzde ark izleri g-
rlmektedir. Byk bir ve bir profil
ol Boyun ve gvdenin te birlik ele
Bu bize fikir verecek bir form elde edil-
Literatre formu olarak geen tiptir. Uzun, silindirik bo-
yunludur, konik bir bir profil ya-
parak dz bir kaide (Resim: 1; izim: 5 M.4). Ykseklik
18.3 cm, kaide 3.00 cm, boyun 1.9 cm dir.
Unguentariumun gvde kaide ve kaideye Tarsus Band i' de
Hellenistik Dnem'e ait 234 tip ile
gsterir!".
95. M. l O: Boyun ve gvde kaidesi ola-
rak ele ark izleri belirgin, hamuru kiremit renginde ve iyi
Uzerinde astar izi grlmyor. Kilde
I kire formludur. kaide profilli
ve kaide dzdr (Resim: 19; izim: 5 M.I0). Ykseklik 8.6 cm,
3.9 cm, kaide 2.00 cm dir.
(8) J. Perlzweig, Lamps of the Roman Priod, Agora, vol. 7. Princeton, 1961, plate
5-7
(9) O. Broneer, Terracotta Athens, 1930, Vol. 4, Part II, Plate X, no. 507
(10) H. Goldman, Exeavation af Gozlukule. Tarsus, New Jersey, 1950, Vol I, syf. '135. no. 234
318
95. M. 14: olarak ele bir rnektir. ark izleri be-
lirgindir. Kilde yer yer renk Ka-
idede koyu devety rengindeki kil, gvdede ve soluk kiremit
rengine alan bir renk Bol Dudak ve boy-
nun i siyah astar izleri grlmektedir.
bir ince ve bir boynu, gvdesi
ve profilli bir kaidesi Kaide ie konik ya-
(izim: 5 M.14). Unguentariumun yzeyinde ve
yer yer kire izleri grlr. Ykseklik 9.00 cm, 2.2 cm,
4.5 cm, kaide 2.4 cm dir.
TEK KULPLU
95. M. 5: arkta ve boyun gv-
denin 311 lik bir .ve Ince devety
renkli, bol hamurludur. Uzerinde koyu kiremit
rengi astar izleri yzeyinde yer yer kire tortu tespit
Boyundan itibaren omuz yapmakta ve hafif bir
kavisle kaideye daralma yaparak inmekte, bir profil yaparak ka-
ideyi Omuz zerinde bir kulp izi (izim: 5 M.5).
Ykseklik 11 cm, 14 cm dir. 1 cm 0.7 cm de-
6.2 cm bir kaide
Omuzdan boyuna ve boyun ile
olan bu formu Stratonikeia nekropol ile kar-
Omuzdan boyuna bir ve kaide
Stratonikeia' da bulunan ve M.O. - M.S.
verilen tek kulplu ve boyunlu testiler ile benzerlik gstermektedir.
URNE PARAS1
95. M. 13: Urnenin ait bu parada ark izleri be-
lirgindir. Hamuru devety renginde ve kay-
naklanan renk grlr. I ve yzeyi koyu kiremit rengi
ince bir astarla astar bir Kilde az
oranda gzenekler ve dudak zerinde
bir kanal gvdeye direk (Resim: 19;
izim: 5 M.13). Urne i 20 cm, 25.6
cm'dir, ykseklik 4.00 cm, uzunluk 24.2 cm
(11) A. Stratonikeia Nekropol Doktara Tezi), Konya 1990.
syf. 28 -29
319

17 mm 2.50 gr drahmidir. n yzde
profil veren Helios arka yzde Quadratum
cusum iinde gl rlyefi, gln stnde muhtemelen Magistrat
OCIY!1 Gln sol "P", "O" harfleri
(PO, Rodos ve alt gln sap ve filiz Bir
Rodos sikkesidir (Resim:20). M.O. 166 - 88 tarihlenir.
SONU
1994 tespit edilen ve 1995 arkeolojik a-
dromoslu mezar daha nce defineciler ta-
bulunan kandil, unguentarium, sikke
gibi materyaller ile tarihi bir fikir ne srmemize olanak
.
..Mezarda ele geen kandillerden tarih verebilen en erken -tipi
M.O. 3. son grlmeye ve M.O. 2. yz-
nc kadar olarak 95. M. 1 en-
vanter ark kandildir. Bu kandilin benzerleri Atina Ago-
tip 34 A olarak ve dnemi tespit
En ge kandil tip ise 95.M.l2 envanter ve Atina 7.
bantta 126 ve 176 nolu kandiller ile Bu kandil M.S.
1. 2.
Mezardan formlu unguentariumlar gsterdikleri form zel-
likleri ile Ge Hellenistik Dnem'e ait bir buluntu
olan tek kulplu testi ise Stratonikeia nekropolnden bulunan tek kulplu
boyundan testiler ile M.O. - M.S. yz-
ait grlmektedir, Tarihlerne ok nemli bir bu-
luntu olan sikkenin M.O. 166-88 ait bir Rodos sikkesi tes-
pit
Tm buluntular bize gsteriyor ki, Lagina'daki bu dromoslu mezar
M.. 2. ve M.S. ikinci ya-
kadar
(12) O. Tekin. Greek and Roman Coins, 1994, syf. 117. Lcv. XXXI, 337, Env. 19392;
BMC., Caria, Syf. 250 - 253; Von Avlok, 7 Heft, Karten Helienistik no. 2829 vd;
S. Gr, Antik Sikkeler, 1976, Lev. XXIX - XXXi
320
321
:.. . , ,.
izim 2: Propylon 1995 mimari
322
o (i 20:ntrJs
ocm.
~
izim 3: Yayalar mevkii dromoslu m e z a r n plan ve kesiti
323
i.
<:
-

ENVANTER NO: 9SM 7


z,
,
ENVANTER NO: 95M9
ENVANTER NO:95M 8
ENVANTER NO: 95MG
ENVANTER NO: 95.M.3
ENVANTER NO:95.M.11
ENVANTER NQ'9S.M.12
izim 4: Dromoslu kandil kesit ve izimleri
324
ENVANTER NO:9SM.l0
ENVANTERNO:95.M.14
ENVANTER NO,!l5M4
ENVANTER ND:!l5.M.13
ENVANTER NO:95MS
izim 5: DromosIu unguantharium profil iztmlert
325
- tJ

" P'w,i:"
'-or .<;
.' :.--- .::...--
Resim 1: Tripylon n apsis blm iindeki temizlik ncesi
Resim 2: TripyIon n apsis blm temizlik
326
Resim 3: Apsisteki stun ve stun kaidesi
Resim 4: Apsis nndeki ilk krepis
327
328
Resim 5: Propylon krepislerinin mimari bloklar a l t n d a k a l m grnm
Resim 6: Propylon krepislerinin mimari bloklar k a l d r l d k t a n sonraki grnm
Resim 7: Propylon
Resim 8: Propylon grnm
329
330
.,lr,::
, , .
; , , ~ . ) ~ ; ;
.,"
ResimlO: Propylon restorasyon a l m a s ilk a a m a s
331
332
Resim 11: Hekateion kuzey piteroma temizlik
Resim 12: Hekateion kuzey piteroma
Resim 13: Dromoslu mezar, st rts
Resim 14: Dromosun
333
334
Resim 15: Mezar duvar rg
Resim 16: Mezar ve dromos iinden grnm
Resim 17: Kandillerin st grnm
Resim 18: Kandillerin alt grnm
335
,. ~ . ~ .
)
-
\i<.;,;j" '.. '
~ , .. '.
Resim 19: Unguentariumlar ve urne p a r a s
Resim 20 a: 8ikke n yz Resim 20 b: Arka yz
336
1994 VE 1995 YILLARI
KAZILARI
Yvan GARLAN *
TATL/CAN
byk Arkeolog D.M. Robinson,
Sinop 'un Boztepe
bugn Zeytinlik Mahallesi olarak yerden, 11 adet "ast-
ynomos" lu - hem o astynomosluk grevini yrten
hem de reticinin, muhtemelen atlye sahibinin, d-
nemlere olarak astynomosla veya reticiyle ilgili bir ya da birka
amblem de yer alan, amphora
D.M. Robinson bu 1905 American Journal of Are-
haeology 'de (s. 301-302) eski amphoralar iin bir ye-
rinden, plkten, sz eder (s. 294). O dnemde, keramik
atlyeleri henz Aksi taktirde, yzeyde g-
rlebilen fazla malzemeden, eski amphora atlyeleri
iin bir plk belirtilirdi: Bylece, bu sz edilen tip amphora
retim yeri daha o dnemde kesinlik ancak
verilere 1929 Sovyet B.N. Grakov ta-
(Eski Yunan astynomos isimli keramik dam-
[Drevne greceskie keramiceskie klejma s imenami astinomov]).
Zeytinlik amphora atlyeleri, 1982 sahil yolunu ge-
ve daha sonraki modern kentin
ile tahribata Bu nedenle, Sinop Mzesi
Arkeoloji Ekibi 'nden, bu tarafa ynlendirmesini ve
burada yer alan amphora atlyelerine ncelik
(*) Dr. Yvon GARLAN, Universite de Haute -Bretagne, 6 au Gastau Berger. 35043 Rennes
Cedex, FRANSA
Sinop Mzesi Mdr,
337
1994 ve 1995 kentin sur 1,5 km uzak-
Boz Tepe'nin alak gneye ve en st
sahil yolu ile blmlenen, volkanik bir burun zerinde (Fig. 1,2),
kk iki olarak ( iki hafta boyunca, Hale Ozen ve M.
Fuat Dereli'nin 8 mzenin ve Bilkent ve An-
kara niversitesi Rana Aksoy ve Burak Tzn ile) y-

1994 zerinde, C. 'ya ait,
sren bir evin (Fig. 3) boyunca, 9,5 m ve 3,5 m
bir dikdrtgen alanda 1995 M. Bi-
ait, nceki evin arazide, - ve
burada yer alan bitkilerin ve zeytin) izin alanlarda,
byklklerde yedi adet sondaj (A - G)
lII. ait, zellikle amphoralar reten keramik
atlyelerinin
/)
sonucunda, volkanik kayaya 2.80 cm' de ula-
Bu volkanik burnun arazisinde A4 ve
B yer Denize keskin
bir sahiptir ve malzemenin pek olmayan
dz bir yzeyi Buluntular
(bazen zerinde, bazen ise ince bir toprak
zerinde ok miktarda).
A2'den itibaren, ve artan
bir yzey zerinde, bol miktarda malzeme 205 tane
damga elimize D - F ve H neredeyse
yzeyden grlen (Fig. 4), pek fazla toprak bulunmayan ke-
ramik 70 cm durumda elimize ge-
bu G birka metre stnde,
grlmeye yerde
keramik malzeme, nce etrafa bir ve
B ve C girinti az 30
kadar damga ele geti, ait arazide ise ola-
rak yerde, olarak bulundu.
Burada bir tabaka grld (90 cm'ye kadar). Ke-
ramik bazen neredeyse homojen cepler iinde bu-
lunmakta, fakat genellikle ok sert, bir toprakla (Fig. 5) birlikte
338
80 adet damga buradan elimize (yeni .evin
iin topraktan da bir o kadar damga
Bu retim bir ortaya yatay
tipli bir ait (Fig. 6). Gnmze ge-
len, buldozerin tahrip ynndedir (hakim rz-
garlara
-Yuvarlak 60 cm armudi ve duvar-

-Orta stunu 80 cm taban destek kemerlerinin
ve i kiremit ile doldurularak

-Destek kemerlerinden tanesi tam drt tanesi par-
durumda Bu kemerler kare kesitleri 17 ila 20
cm olan kil putrellerden i ve dikmelerin st
tek para olarak ve yak-
m stnde semerdam kemer yapacak birbirine da-

- tamamen yok iki kemer
yer alan izlerini grmek mmkndr.
- kiremit dikkatlice
ve bir kil ile olan, 25
ila 30 cm yuvarlak bir duvar ile ar-
bu iin
- Toprak ve ile evrili olan kuzeyde ve gneyde,
hafife kuru duvarlar ile bu iki du-
4,38 m dir.
- gneyi, m kilden iyice
bir taban ile
st daha nce sz edilen,
turulan nce tahrip pek ok
anak mlek ve destek kemerlerinden gelen
byk kil ile birlikte halde,
kadar, yer
339
arazisinde gney boyunca (50 cm
kadar ynnde, 55 cm kuru
duvar bir zerine yas-
ve kabaca bir duvar (Fig. 5) daha gn
olarak daha nce sz edilen ve ya-
duvara benzemektedir.
Keramik st ile andaki toprak yzeyi
ekime bir tek tabakaya rastlanmakta, arazisinde ka-
1,20 ila 1,50 m (Fig. 5) ve
arazisinde gittike homojendir -
arazisinde beyaz, kk olan bir
yzey ve iinde beyaz ve ait bulunan
bir cep 80 cm hi
hesiz arazisinin kuzeyinde ve gneyinde ve ikincisi Bi-
arazisinde C da izlenebilen iki duvar
malzeme de ile
gre XIX. Gittike artan alv-
yonun bu tabakada ele geen malzeme az ve heterojendir:
Birka tane kulp, Roma ve Bizans Dnemi'nden hemen hemen
hi bir dzine kadar kk anak mlek
bir dzine kadar IS cm ivi, birka tane piposu,
bir adet Abdlmecit dnemine (1839) ait para, bir kemere ait bezeli
toka (Fig. 7) ve birka tane aplarda 30 1853'teki Rus do-
kenti demir glle ele
II) Keramik Ele Geen Malzemenin
plkte bulunan keramikler hi yerel Fazla
da bunu
388 tanesi Sinop bir
gruptur. 349 tanesi 180 tanesi burnun
(zellikle D - F ve H ve 169 tanesi ya-
matan ait arazi ve ait arazideki B-C son-
gelmektedir. .
323 damga tamamen 305 adet astynomos'lu damga
(134 adet 80 ismi ortaya Fig. 8-10), 8 adet re-
tici (7 adet Timaleos, Thuaias, Sagaris? Menon, Mnesis,
Eunikos ve Khares isimlerini Hekataios Lamakhou, Apol-
lodoros Dionusiou ve Phemis Theopeithou astynomos isimleri ile ift
: Fig. II), 8 adet damga tarihlidir (3 adet
340
Damon, Herakleides ve Herakleon isimli ve 109 aittir: Q kai R :
Fig. 12), bir damga (Qeu) ve rozet motifli kk yuvarlak
bir damga yer
Gnmzde 1929'da B.N. Grakov 6 gruba
Sinop astynomos ve N.F. Fedoseev ve N. ta-
yeni neriler kronolojisi ni
fakat henz Greceli
(zellikle V ve VI ve bilhassa mutlak
(160 kadar sren Sinop ve tarihlerini
belirlemekte glk ekilmektedir- : En erken 375 ila 212 veya daha ge
345 ila 183 Pharnakes i kentin ele tarih?)
durum kesinlik Bununla beraber dnemi ile il-
gili bir fikir edinmek mmkndr.
... Grup Illn sona ermesinden 15 kadar nce
(1.0. Iv. sonu veya Sinop
60 kadar sonra). 20 astynomos'un hemen hepsi ge-
leneksel olarak LV. gruba verilmektedir, 70 astynomos 'tan 47'si V. ve Vi.
gruplara aittir. Sinop sona ermesinden 20
kadar nce, keramik ta-
rihleme bunun Damga ve amphora diplerini
yaslayarak elde edilen ve olduka yksek olan damgalama faktr bunu
'nun arazisinde % 80 ve 'nun ara-
zisinde % 88 - bu yzdeler hi I.B. Brashinskij'in- % 17 ila 20
yzdesinden ok daha yksektir. Diplerin profilleri - yu-
halka formlu ok daha fazla - amphora ti-
polojisindeki onlu izlernemize 377
tanesi Sinop'un karakteristik retimi olan silindirik tipe benzemektedir,
33 tanesi ise grubun ait olan damgalarla birlikte grlen
tipte, yani topa dipleri keskin bir bitmekte ve bazen
ukur bir yer (IV.
sonra
(1) Bkz. in. L.-Y. Empereur Y. Garlan, "Bulletin archeologique: Amphores et timbres am-
phorique", REG 100 (1987), p. 58-109, 105 (1992), p. 176-220 ve 110 (1997).
(2) Onerilen tarihlerle ilgili iin bkz. F. Alabe. II Lcs timbres amphorique de Sinope
trouves en dehors du domaine pontique", J. Y. Empereur, Y. Gar1an (ed.), Recherches
sur les grecques, eCH, Supp1. X111(1986), p. 377-380.
(3) Y. GarIan, " De l'usage par res historiens du matenel amphorique grec", 11( 1985), p. 241.
(4) geen aksine S.J. Monachov, "Lcs timbres de Sinope",
An. Ant.2 (1993), p. 109, 113, 118, 121 ve 125
341
retici gelince, ok (bir iinde
SO adet olabilmekteydi) ve magistrat dneminde yanyana
atlyelerde, belki kullanarak S'e
kadar ve sz konusu plk de hepsi bes-
atlyelerden gelen olarak en
dan 3 Rodos gsterilebilir) birka da buraya
grlmektedir hemen mahallesinde, do-
ve amphora ile evrili bir alanda bulunan bu
deposunun
Kronolojik kesinlikler, mnferit bir atlyede, retici silsilesinin ve
onlarla birlikte giden incelenmesini ko-
birlikte, burada bunun alt st ve sonu olarak
zmekte glkleri grmekteyiz. sre iinde ya-
inceleme isim-
lerinden sz edebiliriz: Grup III'n sonu ve LV. grup iin Geron ve So-
sias, Geron ve Thus, Thus ve Das; V - Vi. gruplar iinde yer
alan ve az ya da Meniskos, Eukles, Ar-
temidoros, Dionusios, Stephanos veya Puthes.
ince iin dikey stratigrafi iin fazla bilgi
edinemedik: E Tus ve Das retici hepsinin
stnde gzlemledik ve ya-
ise sadece Geron ve Sosias (III. grup sonu ve LV. grup
isimli retici elimize geti. Yatay stratigrafi ise, bize,
zellikle onlu malzemelerin iindeki yer de-
ok fazla bilgi verdi: byk bir blm grup sonuna
kadar burnun blmne, V - VI. gruplar dneminde ise yamaca

plkde ele geen ve burada retilen malzemeler iinde:
- az yuvarlak amphora destekleri;
- ok kiremit 9 tanesi amphora
iin mhr ile damgalar (Sinop
iin Dhmosia dahil Fig. 13).
- LS adet piramidal, biimi (4,S -
8,S cm
- dndrlmesi iin sa-
10 cm birka kil ubuk;
342
- bol miktarda sofra (anaklar, tabaklar) ve mutfak (testiler, kk
amphoralar, mortaria, kulplu, ya da dz
bazen dilcik motifi ile bezeli anaklar) iin
keramik iin fazla elimize gemedi, bu nedenle
bulunan yzlerce atlyelerde (muhtemelen yine Sinop'ta)
zellikle ve siyah ya da zen-
siz kk sofra anak ve belirgin kulplu kant-
haroslar; palmet ve rg bezemeli tabaklar ve kadehler: bir tanesinin di-
binde AD grafitosu yer
Buluntular yer alan tek bir ile ve asmak iin i
olan protom (Fig. 14) ilgi ekicidir. Demeter be-
timi sa rgl ve rtl, kolye, kpe ve
her iki kolunda bilezikler ile bezeli, bir eli ile phiale ile r-
tsnn ucunu ok ince olmamakla birlikte iyi bir
sahip: tozsu ve yzeyli; iyi hamur pyroxen ve beyaz
maddeleri iermekte. Sinop bu
eser birlikte (H malzemeye gre 1.0. III. ilk
tarihlenmektedir: Buradaki atlyede retilip
deposundan sz geen esere ait hi bir
kesinlik
Sonu
ve arazilerinde
tarihini
i) 300 LO bir ya da iki keramik
atlyesi ve olarak volkanik zerinde
yer Ilk G stnde Yak-
40 boyunca burnun ara-
zisindeki D - H
2)III. ikinci
arazisi) bir bu sz edilen sonuna ve
sonraki kadar (daha yer alan birlikte)
burnun
3) Buradaki keramik retimi Sinop sona
ermesi ne dek, kentin i 183
kadar devam
343
4) Sit daha sonra dzenli bir sahne ve Boz
Tepe'nin gelen alvyonlarla
Antik ve Bizans sresince retim yapan ve olarak
Karadeniz ithal eden Sinop en fazla tahrip
olanlar, hi modern kentin yer a-
ncelikle bize, Sinop'un ekonomik ile ilgili
bilgiler verebilecek olan bu blgede
344
Fig. 1: arazisinin grnm burnun ucundan)
Fig.2: arazisinin grnm burnun ucundan)
345
.,
__ ._,.:u
- .' ., 0'0
10m
,
Temin Birincioglu
5
,
?
N
r
Fig.3:
Fig.4: arazisinin yer alan keramik deposu
346
Fig.5: arazisinde stratigrafisi
Fig.6: arazisinde yer alan kuzeyden
347
Fig. 7: bezekli kemer
Fig.8: Astynomos Mnesikles ve retici Sosias (m. grup sonu) ve zm motifli
damga (0.1636)
348
Fig. 9: Astynomos Antimachos ve retici Das a d l ve y l d z ve bereket boynuzu
motifli damga (0.1542)
~
Fig. 10: Astynomos Hikesios Eteenikon ve retici Eukles (Grup V VI) a d l ve a t l
damga (0.1352)
349
Fig. 11: retici Eukles a d l ve zm motifli damga
Fig. 12: retici Herakleides tarihli damga (0.843)
350
Fig. 13: Kiremit zerindeki damga (n.1338)
Fig. 14: T a n r a protomu
351
ANFORA
1995
Dominigue KASSAB TEZGR*
lsmail TATLlCAN
Albert Hesse, Mahmut Drahor ve Ali Kaya 1994'te Demirci K-
y'nn kuzeyinde, yzeydeki birok amphora ve seramik
atlyelerin eden B manyetik yap-
Bu blgenin gneyinde bir byk anomali, ise
kk anomali tespit (Resim: I).
Bu seneki boyunca gney ve bulunan man-
yetik anomali Fakat daha nce, birer met-
relik yol 4 x 4 m'lik kareleme sistemi getirdik.
Bu Sinop Mzesi'nden Arkeolog Fuat Dereli ve
renci (Bilkent Universitesi'nden Rana Aksoy ve Birand, Ankara ni-
versitesi'nden Burak Tzn) IFEA'dan Pascal Lebouteiller
topograf ve Izmir British Council'dan Andrew Fletcher desinatr olarak
ekibirnize Anadolu Medeniyetleri Mzesi'nden Melih Arslan
bulunan sikkeleri incelerneyi kabul etti.
Fransa Sosyal Bi-
limler ve Ankara.
IFEA Istanbul'dan da bir
ara bize tahsis edildi.
(*) Dr. Dominigue KASSAB TEZGR, Turkish Embassy, 7th Per-l2 Moscow-
RUSYA
SinopMzesi Mdr
(1) M.G. Drahor, A. Hesse et M.A. Kaya, "Magnetic Studies on Amphorae Workshop sites at
Sinop",leoflzik 9 (1995), s. 7-12; id, "Magnetic Research on the Pottery Workshop Sites at
the SinopRegion", Nezihi Sempozyumu, 12-14 Nisan 1995.
(2) Bu arada byk Prof. Dr. Yvan Garlan'a itenlikle ederiz.
(3) ilgisinden Mehmet itenlikle ederiz.
353
A. BYK YAPI ALANI
1. YAPI
Gneydeki anomali bir ait bugne yreyi et-
olan birok toprak sonucu,
tamamen byk bir aitti (Resim: 2). Kuzey duvar
6,70 m uzunlukta ve (3 m ve 4,70
m) ve gney duvar ise tamamen
en fazla 1,22 m dir. Har olmadan rlen bu du-
varlarda, kuru seramik ve kiremit
72 ile 80 cm Bu i yz-
leri daha zenle ynndeki
zerinde harla kiremitten drt tabaka bu-
i
byk boyuttaki (en b-
1,41 x 1,32 m lsnde), ve hemen
hemen btnyle (Resim: 3). 7,75 m'dir: O
halde, yerini belirtecek ve gney eksik boyutunu
edecek herhangi bir eleman olmasa da, dikdrtgen
gneyinde, 2 m uzunluktaki bir amada, bir ze-
rinde ve kuzeye Bronz ait birok anak mlek
bulunduran bir siyah toprak katman ortaya Bu katrnan,
kil Iki kat-
yerde henz bir amphora bu-
(Resim: 4).
Bu hamurl u amphora
olduka zengin siyah toprak sayesinde yzey ol-
Bu amphora yerel retim olup 1994 Demirci A
bolca Tip olarak dar ve uzun bo-
yunlu, ift halka ve sivri bitimli gvdelidirler (havu
amphoralar burdan gelir).
hamurlu iki tip daha Birincisi yksek ka-
pasiteli, yksek
kulplu, son te birlik daralan gvdeli ikincisi
ift dar daha kulplu ve formda
fakat daha kk boyutta gvdelidir.
(4) Dominiguc Kassab Tezgr, "Sinop'ta Seramik ve Anfora Atlyelerinin
XVI, 1995. p. 180-185; Id., "Demirel-Sinop Anfora Atlyelerinin Ka-
XVII, 1996, s. 281.
354
bu katman gnlk ya da mutfak bir-
likte, olarak amphora (genellikte boyun) ve hatta birka
btne rnek bulundurur (Resim: 5). Yine bu bulunan
BOH8I TON Al .....] byk gnlk seramik da
dikkat ekmek gerekir. Bu seramik meydana gelen tabaka,
byk bir ihtimalle bina evresindeki drenaj fonksiyonunu da yerine ge-
tiriyordu.
Seramik korunan style hizadaysa, bu du-
ve zeminlerin zaman toprak an-
Bu ya bir toprak sonucunda ya da bir ne-
deniyle nk zerinde bir kl
tespit
2. Kanalizasyon ve pithoslar
8,30 m ortaya bir kanalizasyon, du-
(Resim: 2). Toprak sonra
nk kanalizasyonun normal bir kuzeyinde ele
geen pithos da muhtemelen dneme ait
B. i VE 2
Manyetik en kuzeydeki anomalinin yerinde, az nce
bahsedilen 20 m kadar toprak kay-
sonucu st ste iki
ortaya (Resim: 7).
I. 1
Kk boyutlu, armut biimli ve orta direkten yoksundur (Resim: 8).
Sadece oda, 1,48 m ve en fazla
1,41 m En iyi gney 52 cm yk-
seklikte ve ortalama 20 cm dokuz kiremit
killi hafif ibkeydir. rebilmek
iin, bunun iki borular ve i ie havu dipleri ile dol-
zerlerinde bulunan topraktan bu amphora dip-
lerinin Bir kubbesini
turmada seramiklerin ya da boru bir araya
rneklerden de biliyoruz 5.
(5) N. Cuomo di Caprio, La Ceramica in 1985. s. 145; F. Laubenheimer,Salleles
d'Aude. 990, s. 68-69.
355
3,10 m uzunlukta ortaya
garip bir havu amphora st ste iki uzan-
bu gerekir. Ust boyunlardan, alt ise
birka boyun haricinde i ie ka-
idelerden (Resim: 9, 10). Bu hat mlek zel-
likle tipte amphora bir Bu kat-
man kilin zerinde bulunur:
Bylelikle kilin bu ynde artarak 15 cm iken,
dek 1.40 m'ye byk et-
gibi belki arazi yzeyini dzeltmek iin buraya d-
kl zamanda bir drenaj fonksiyonu da olabilir.
2.FJRIN2
Byk boyutlu bir bir nceki oturur
(Resim: Il). Sadece olan daire bi-
imindedir (2,47 x 2,39 m). 48 cm ykseklikte ve 21
cm ila 23 cm olup ve Bu duvar ve
zemin 3 cm ila 3,5 cm beyaz kil
iki direk merkezini
olduka byk birvolkanik (1,30 m uzunluk, 60
cm ve 26 cm ykseklik) Bu
kontrol bir
ynn
beden iki dzensiz ve birka
kiremit
tipte amphora (genelde bo-
yunlar) siyah renkte toprak dolgu renk ha-
murdan, dar boyunlu ve yuvarlak dipli). Buna benzeyen bir tip ise
daha boyunlu ve daha yuvarlak gvdelidir. zamanda birka
tane havu amphora bulduk. Bu dolguyu, gi-
ters-dz hamurlu ve yuvarlak dipli
mmkndr.
Bu zaman kiremitler amfora ve borularla dol u idi
(Resim: 12). bir sivri ve teki Bun-
iinde birbirine iin toprak hala
mevcuttur. Beyaz kil amforalar uzun ve dar boyunlu, omuzlu, da-
ralan gvde, borumsu uzun kaidelidir, kadar Demirci'de nadiren
amphora doluydu (Resim: 13). II Justen (565-
578) dnemine ait iki sikke
356
yksek hamurlu, yan BA,
KOl:, fEQ yazan kaideler (Resim: 14).
3. KK 3
Bu son 99 cm
ve 56 cm dzensiz bir
oval, kk bir (Resim: 7). Zemini 10
cm kil Muhtemelen, (ev-
rede hibir izi olmasa da) kk bir ilgilidir.
4. 4 M?
Byk beden 76 cm gney pithos kaidesi
ve kiremitlerle bir duvar ortaya Bu
blmde tespit edilen bir manyetik anomalinin bir
mmkndr (Resim: 7).
C. AMPHORALARA GRE
hamurlu amphora bulunduran ho-
tespit edilen tipin dnemde, hamurlu tipin ortaya
ortaya Bu katmanda bulunan
sikkeler, Milattan Sonra 4. sonu, II Theodosius (402-450) za-
ait gstermektedir. Ilk ve dneme ait ol-
nk amphora tipleri ve sikkeler
renk hamurlu ve borumsu kaideli amphoralar Demirci'de ele
son tipi olup, II Jstenyen dnemine aittir. Bunlar
muhtemel en byk retiliyordu.
Geen sene A atlye, bu sene ortaya
B en eski
havu ortaya neeye iin
daha eskidir. Sonuta, B atlye, A grlmeyen boru
kaideli amphora reterek daha ge dneme kadar devam

D.
1995'te, Demirci'deki amphora retiminin Sinop'un mhrleme d-
neminin beri, astynomluk ambleminin yunus zerinde kartal
olarak r.0.360'a ortaya itibaren
Batiskos usta bu dnemde deniz A sektrnn yak-
357
300 m gneyine gerekte bu blgede, kendi
Astynom Histiaios (4 rnek) ve Endemos ile kulp zerine
mhr Orada zamana ait, kiremit zerine Daos
ve Golas iki mhr daha bulduk.
B havu katmanda ait bir
kiremit zerinde mhr (Usta Neumenios ve Astynom An-
timachos'un ile Hermes'in ve caduceus
358
25.
20.
15.
10.
5.
fJ. ,
o.oo
.,
5.00
.10.00.
, 15.00 "20.00 25.00
Resim 1: Manyetik Hesse)
359
Resim 2: zeminli
Resim 3: zemini
360
Resim 4: Btn amphora, y a p n n gneyindeki a-
madan
Resim 5: Amphora ve seramik katman, y a p n n d o u s u n d a
361
Resim 6: seramik
Resim 7: alan grnm
362
Resim 8: 1
Resim 9: Havu amphora diplerinin
Resim 10: Havu amphora diplerinin grnm
363
Resim 11: F r n 2
Resim 12: F r n dolgu
364
i
i
i
i
\
\
\
,
,
,
\
\
\
,
\
i
\
\
i
\
\
\ ::-;.;
\
\ :j
, ..
i .:.
\


Resim 13: kaideli amphora
Resim 14: kaide
365
----
EXCAVATIONS AND RESEARCH AT
ELAIUSSA SEBASTE: 1995 FlRST CAMPAIGN
Eugenia EQUlNI SCHNEIDER*
During the months of August-September 1995, the first campaign of
excavations and research at Elaiussa Sebaste has been carried out.
The archaeological reasearch at Elaiussa has been sponsered by the
Department of Archeaology of the University of Rome-La Sapienza, by
the CNR, and by the Halian Ministry of Foreign Affairs.
The exeavation team included, besides myself, Dr. Chiara Morselli
from the University of Trieste as topographer, the archaeologists Mar-
cello Spanu, Paola Baldassari, Giulia Baratta of the University of Rome
" La Sapienza ", the architect Ezio Mitehel, the student Carolina Meucci
from the University ofTrieste.
The University of Istanbul was represented by Dr. Tekin whom
we thank for his collaboration and his scientifical and human support for
our common project.
We wish to express our gratitude towards the ve Mzeler
which gave permission for the excavations, towards Miss
who collaborated with us and towards the Govemment
representative Mr.Vehbi Uysal, whose assistance was much appreciated.
Elaiussa Sebaste (now Merdivenlikuyu), which lies on the south-
eastem coast of Turkey, approx. 60 km.far from Mersin, was in the Ro-
man lmperial Age a particularly important port of the coastal area of the
(*) Prof. Dr. Eugenia EQUINI SCHNEIDER - Dipartimento di Scienze Storiche, Arc-
heologiche e Antropologiche dell' Antichita - Universira di Roma" 4 Sapienza". tTALYA
367
Rough Cilicia, a rugged region, land and refuge of pirates who, for
more than a century, before their defeat by Pompey, infested the whole
Mediterranean sea.
. Strabo (XIV,2,4; 5,6) recalls Elaiussa ( whose name means "planted
with olive trees") as an island KUKAOV ExouCJa oCJov
OKTluCJTU8lOV), which is about eight stadia in
lying close to the mainland, which Archelaos, king of Cap-
padocia, settled, making it basileion, that is a royal residence.
Archelaos then modified the name of the city into Sebaste, in hanaur of
the Roman emperor. Therefore it quite likely that the polis initially de-
velopped on the island together with the port and the structures annexed
to it 1.
This seems to appear from a first look at the map, even if still in-
complete. Furthemore the presence of rock tombs distributed along the
mainland's edge, at a lower level than the area where a civil quarter was
subsequently developed, the limits of Elaiussa during its first
phase (Fig.l).
This first polis was supposed to have covered an area of 128.016
sq.m ,protected to the west by narrow straight of sea in front of the
mainland.
For Archelaos the founding of this city was certainly not dictated
only by the need of building a summer residence, it was indeed most
convenient to have the control of asite like Elaiussa which could dis-
pose of land and sea routes in contact with the Helienistic poleis of Cil-
icia and of Siria.
Litterary sources and the importance of the monumental ruins still
visible taday attest the prosperity of Elaiussa all through the Imperial
age, which was achieved thanks to its role as a commercial port of cal!.
The Cilician Oppian ( Halieutica, III, 208-209 ) , at the beginning of the
II1rd century deseribes the city as " seagirt " an appropriate
epithet, since on a coin of Geta the title of = "mistress of
ships " was included in the legend.
On the mainland and directly opposite the island in time a vast civil
quarter was developped, including a theatre, baths , acqueducts (Fig.2 ).
(1) Last Iitteratur on Elaiussa Sebaste in H. Hellenkemper - F.Hild, Ki-
likien (DenkWien IS6), Wien 1986 .pp.70 ss.
368
A peripteral temple was built at the top of anatural terrace that looks
onto the south-western corner of the present bay 2, next to a bath built in
opus reticulatum technique, which is not frequently found in Asia Minor,
and the most probable dating of which is between the end of the and
half of the Ilnd centuries AD.
West of the theater there is an enormous water-reservoir , entirely
dug into the rock. The hall is divided into three naves by pilasters built
with large limestone blocks on which rest the arehes that support the ceil-

Thanks to the study of Machatschek>, the cemeteries, that extend
themselves approximately along the ancient north east - south west road
axis which runs more in the hinterland of the present day coastal road
and which occupy alsa part of the western hinter1and, are well known
(Fig.3).
The first purpose of the 1995 programme was focused on es-
tablishing a first general topographical plotting of the area, with the aid
of aerial photographs. The presence, throughout practically the whole
area, of smail terraced land plots covered with leman trees, made the task
particular1y complex.
At the same time of the drafting off the maps, a surveyand filing of
each one of the structures rising above ground level was carried out and
which revealed itself necessary and preliminary to any form of inter-
vention on the terrain, in particular in-the area of the island. Indeed the
smail promontory, where in certain points the overlay of sand reaches a
height of ZOm, appears to be dessiminated, up to its extreme borderes,
with a maze of wall foundations, cisterns, architectural fragments, be-
sides the remains of a bath, and of more than one basilica .
On the western and southern sides are still visible and in some cas-
es well preserved stretches of the walls-circuit; the walls seem to cover
a quite ample chronological span, which goes from the Late-Hellenistic
age to which can probably be ascribed fragments of polygonal masonry
and regular layers of limestone blocks , to the entire Roman era and
the Byzantine period (Fig.d).
(2) M. Gough. " A Temp1e and Church at Ayas (Cilicia)", Anatolian Studies 4. 1954, pp.49-64.
(3) A. Machatschek, Die Nekropolen und im Gebiet von Elaiussa Sebaste und Kory-
kos im Rauhen Kilikien ( DenkWien, 96 ), Wien 1967.
369
During this first campaign, the direct intervention on the island was
limited to a smail area at the extreme northern point; here were brought
to light the ruins of smail three-naved church, with preserved parts of
the opus sectile floor, the existence of which has been identified during
the preliminary survey (Fig. 5,6).
For the 1996 campaign we have planned an intervention on the
western side of the island and a geological prospection in the area which
was to have been the site of the ancient port, the sanding - up of which
probably contributed to the slow decadence of the city in favour of the
near by Corycus.
In the hinterland the agricultural use of the whole archaeological
area and the lively building activity constitute the major problem for the
knowledge and the conservation of the ancient artifacts. For this reason
the 1995 excavations focused on the central area, and particularly the
theatre and other two complexes, strictly elose to the theatre, for a pre-
liminary understanding of the city's topography (Fig.7).
Area of the theatre
The first intervention concerned the structure of the scene, of which
the side facing the valiey was eleared, bringing to light the substructions
constituted of massiye pilasters made of limestone blocks filled in with
mortar (Fig. 8). At the upper leve! there are smail rooms or corridors,
probably service rooms and therefore maybe parte of the hyposcaenium.
The walls of these two halIs stilI present a good part of their plaster in
which can be identified at least two layers.
The strata removed during the excavations were mostly recent with
the exception of asounding carried out in the eastern corridor of the
building which produced Iate ceramic sherds and same architectura! frag-
ments ( limestone and architraves ).
Up-hill from the corridors the external facing of the scena structure
was completely uncovered, articulated in a symmetrical sequence of ar-
chitrave and arched passage ways, and constructed with limestone
blocks (Fig.9). An extension of the investigations to the immediately
side of the structure led to the discovery of a pavement per-
taining to a road that bordered the front part of the theatre; the pavement
is constituted of irregular slabs of limestone which in part is sametimes
replaced by rock outcrops (with cart ruts) (Fig. 10). The road-way
have been in antiquity limited, , by a terrace wall which it
370
seems possible to identify with a opus caementicium wall with an out-
side lining of irregular blocks, brought to light near the northern pilon
of the acqueduct which runs alongside the theater.
Area south-west ofthe theatre
This area appears to be limited on the western side by a well pre-
served wall built of large limestone blocks, in which are opened seven
doors of decreasing height and. width (Fig.1I). The wall measures in
height 5, 56 m. from the present ground level to the upper cornice; the
buried part, in respect to the ancient pavement level which can be iden-
tified with the one visible at the bottom of a modern well, was presu-
manly 1,50 deep.
Later on, the wall was further raised with a different tecnique of
smail, irregular limestone bloks with recesses for beams.
Sections of the boundary wall are visible at the south-eastern corner
(Fig.12), while other segments pertinent to the continuation of the west-
ern wall and to its intersection with the northern perimetral wall have
been brought to light during the excavations.
Inside the area was almost completely invaded by smail modern ter-
racing walls. Their partial removal allawed for the discovery, near the
south-castern corner, of a portian of paving and, on the western side, of
the foundations of an ample absis with a base of column in situ (Fig.14).
Both of these structures and the raising of the western wall are obvi-
ously related to a basilica of big dimensions, of which it is already pos-
sible to understand the plan of the central nave and of the lateral wings.
it looks like - but this is still an hypothesis that will be verified dur-
ing the next exeavation - that the large area limited by the boundary
walls, was probably a public area the original destination of which must
stili be clarified, and which was subsequently occupied by a church.
Areas south of the theatre
Same preliminary soundings were alsa carried out on the two sides
of the Ajash Caddesi, the modern road that runs through the present vil-
lage. On the northern side, there extends an ample area, limited on the
south and on the western sides by two walls of regularly cutted lime-
stone blocks (Fig. 13 ) . Inside this area, a hall closed off on the eastern
and northern sides by foundation walls has been found, with well pre-
371
served sections of pavement in various calanred ( white, yellow, bIue )
limestone and marble fragments , set out in geometric and floral patterns
( Fig. 14). On the eastern side , the area appears to be elosed off by an
absis whose external outline has been identified, near the outside margin
of which anather smaIl stretch of pavement has been found quite similar
to the previous one. This fact suggests that the space was part of a build-
ing dedicated to the christian cult , while again the original destination of
the area limited by the boundary walls of large regular blocks can be
elarified only after an intensive excavation.
While removing the earth and vegetation along the opposite side of
the road, we alsa found a stretch of wall, parallel to the one on the other
side, and built with the same technique, on the top of which are lined
up seven column bases (attic base set on a square plinth), while column
shafts and other architectural fragments have been englobed in the mod-
ern road's sub-base . Three rows of the southern wall's face have been
brought to light, for a height of 98 m. (Fig.lS); a smaIl sounding at the
base revealed the presence of a manufactured layer probably pertinent
to a pavement. The general lay-out, of which we eleared onlyan initial
stretch, continues even though with large gaps to the intersection af Ay-
ash Caddesi with the coastal road from which it was probably cut off.
According to a first reconstruction, the wall with the column bases
seems to be pertinent with a columned portico, whose
south-western corner is still well conserved; this is indicated by a great
moulded pilaster, at the top of which we can recognized the base of an
arch, and which seems to have a elose planimetrical with the
western and northwestern areas certainly before their transformatian into
churches.
372
RM'P. I'4.0UU
ELAIUSSA SEBASTE
1996 CAMPAIGN
.GENERAL MAP i 400 5DD'
. I . _-'-__---'.Jb-..._--,..=_
,00
,00
...
, ,
N i
Nrn
. - L
Fig :1
373
374
Fig. 2 : Aerial view of the central area
Fig. 3: Aerial view of the northern necropells
Fig. 4: Fortification walls of the island: western side
Fig. 5: Basilica on the northern corner of the island
375

PLAN or TKE BASILleA
,. '1 3
i ' i
Fig: 6
316
-----------------------
Isu"NO . Nortn
ern

\
cl Z -:..
tn
)

i
i
i
i
i
i
i
i
i
i
i
i
i
i
i
i
i
i
i
i
i
- i
ELAIUSSA SEBASTE
.>
GENERAL MAP
CENTRAL AREA

Boths
2)
'"
Pubfic Areo (?
\ _ 80silicQ '.

.\ .-----=:-'k. . \ \
\ o \\
ii rj""" \\ . ...
\',\ "'P--\ Q.)
.
\\ ..

o o o
o o o
:.- Colannode
\\
19\
tj
' r
. i O 50
:
tl i
;Aquei:luct /_--
---dl!>


__
BASILlCA

/_-_- -.
/' ",. ....",
/ "'/ -,-, ",
\ ! // -, ',
\ UJt/. u ,-----------,
Water reeervch' \ " ii ,/ ',. \ \
"'. -' \
r- ---------------: .'

----
. . _
..
w
::::J Fig:7
F'Ig.8 : Front of the theatre
378
Fig. 10: Paved road at the southern side of
the theatre
Fig.ll: Western wall of the public area (so-ealled agora)
379
380
Fig.12: South-castern corner of the so-caIled agora
Fig.13: Perimetral waIl of the public area south of the theatre
Fig.14: Opus Sedile floor inside the area south of the theatre
Fig.15: Wall with column bases
381
--- - - ~
1995 YILI VE

Levent ZOROGLU*
ili ilesinde, Kltr yrtlmekte olan
Kelenderis bu 15 Eyll tarihleri

1995 iki alanda
a- Sondaj ve dzenleme tamamlan-

b- antik yol ve evresindeki te-

A- SONDAl VE DZENLEME
(Plan: 1; Resim: 1,2, 3):
gibi, 1994 ve ait ra-
porumuzda sondaj koruma ve evre dzenleme
ifade ancak bu ta-
mamlamaya . Bu yzden, 1995 bir
yandan sondaj mozaik zeminin ve ka-
alanda tesfiye bir yandan da evre
(*) Prof. Dr. Levent ZOROGLU. Seluk niversitesi Fen -Edebiyat Fakltesi, Arkeoloji ve
Sanat Tarihi Blm, 42079 KONYA
(1) Kltr Konya Mzesi'nden Nurettin zkan temsil Ken-
disine bor bilirim. heyetimizdeki Prof. Dr.
Kayan, Do. Dr. E. Oner, Do Dr.. M. Sayar, Gr. Nurettin Arslan, Y. Lisans
leri S. Tekdemir ve M. Tekccak, B. Bhlendorf ile ilgili bu-
bu bilim heyeti yelerine en iten
her bulunan lisans
N. Snmez, . C. Mete'ye bir bor bilirim.
(2) Bak. L. "1994 Kelenderis ve ii , XVII.
1995 (1996),263-268.
383
dzenleme ve koruma nlemlerinin ileIlgili sr-
drld. Prof. Dr. Y. Kayan ve Do. Dr. E. Oner ana
sondaj birinden' burgu ile zemin stratigrafisinin
rneklerini yrttler.
Mozaikli kalan kotu,
nndeki koridordan metre
(Plan: i; Resim: I). Burada mozaik zeminin ile kesit ara-
ortalama 5 metre bir toprak zemin
Geen iyice toprak yznden bir an-
bu blgedeki ilk seviyesinin temel buradaki se-
viye dzeltimi zamanda ortaya Bu hemen
hemen kuzey gney ynldr ve ko-
ridorunun kesitin iinde Bir ya-
sadece 1.10 m bir uzun-
hemen hemen 9 m Kuzey kesitten 1.20 m olup,
buradan 3 metrelik bir sonra, 0.70 m
bir yeri Gney utan kuzeye 4.70 m' de, 0.60 m
bir blme g-
rnts bu haliyle bir megaronu kk
moloz ve amur ile olup, yerlerde en fazla 0.43
m kadar
bu evresindeki temizlik
levini ve tarihini sylemeye edecek herhangi bir nemli buluntu
ele gemedi. Kendi bu mozaikli ile ya ya
da ondan biraz daha erken bir devirden
Mozaikli bir zemin
ile olan, bu kez bir ka bir ya-
temellerini ortaya (Plan: i; Resim:2). Avlunun g-
neyindeki bahe 2.40 m kadar kuzeyinde bulunan ilk duvar (A
kesme 3 bloktan ibarettir. 2.19 m, 0.56
m, zeminden 0.14 m olup, ynde bulunan ve ko-
rumak iin incir
iine girmektedir. ucu ise, mozaik zemini ynde
duvardan 0.60 m Bu da kot ve
bu alandaki 1. mimari seviyeyi temsil etmektedir. Ancak, sadece
blok bu duvar fazla bir yorum ya-
A ortalama 2.1O m mesafede bulunan B du-
mozaikli geri kalan ile olan bir kompleksin
(3) Bu konudaki rapor Prof. Dr. Kayan
384
gneyini Mozaik zemini
olan B 5.25 m kadar, ynde
bahe kesite kadar Arada bir de
Ancak olma ola-
da 0.56 m ve en fazla 0.41 m ykseklikteki bu
duvar, kimi dzgn, ancak moloz ve kire ile

B yerine konumda, uza-
nan bir duvar ise, buradaki iki odaya (C du-
Moloz ancak B olarak, amur harla
olan bu 6.85 m olup, ucu "Dernirci Atel-
yesi" nin
B yerden itibaren
2.15 m mesafede, B paralel bir blme ortaya
0.46 m ortalama 0.30 m ykseklikteki bu blme du-
yine moloz ve amur harla Blme uzun-
3.40 m olup, mozaik zemini duvarla 1.10 m me-
safe Burada bir yerinin saptamaya yetecek
ele iin bu konuda bir sylemek zordur. Ancak
kuzeydeki byk odadan, zemininde bir bulunan mo-
zaikli salona syleyebiliriz. 1989 bu
iinde zeminin ortaya
isteriz. Bu ise burada sadece bir direk ortaya

C 2. mekana ait blmnde temel
biraz daha derindedir ve stteki iki gre alttaki daha
Bu durum iki konusunda uyan-
B kire ile rlmesine du-
amur da buradaki mimarinin iki saf-
Bu yzden A temsil edilen
1. tabakadan sonra, B, C ve D temsil edilen 2 11. ta-
baka ortaya Bunlardan kire harla rlen du-
temsil ilk mozaik zeminli mekan ile ilgili ge-
rekmektedir. ok daha byk bir mekan
ancak bunun sonra amur olan ikinci saf-
Bylece ilk safha Ge 5. veya Erken 6.
ikinci safha ise, bundan biraz daha sonraki bir dneme ait ol-

385
Buradaki ge antik ait par-
alar ve ge devir sikkeleri ortaya
Sondaj bir ise, sondaj ukurunun iki ke-
sitinin kuru duvarla 1995 be-
lirsiz 1989 Roma sondaj kesitine gir-
yerde, kaak ve mozaik zeminin
kme yapacak duruma Bundan 1 hafta
sonra, bu kez de gney kesitindeki bir kanal
ve tahrip Biz evre dzenleme projemiz erevesinde daha
sonraya bir bu denli olaylar yinelenmesin diye, neeye
alarak, kesitlerini kuru duvarla (Resim: 3,4,5). Bunun
iin nce yzeyindeki temizlenerek, dz bir
yzeyelde edildi. Daha sonra, yrede olarak rastlanan kay-
rak ya da sal ve bunlar, bir duvar
dzgn bir biimde rlerek
B- YOL VE DOGU
Antik Yol
Kelenderis 1986 beri antik kentin
bugnk yerde, daha nce ta-
olarak bir zerinde
esitli ve bu arada bir antik yolun biliyorduk".
Halk "Silifke Yolu" olarak ve sadece ok az bir b-
lm gnmze bu yol ile buradaki mezarlarda,
ve antik kentte sondaj
temposu yznden epeydir 1995 se-
zonunda 10 gn kadar bir sreyle bu bir
yapma bulduk.
yol, kuzey
ve ykselerek Yolun kalker zeminin
gney belirli yerlerlerde ortalama 0.15-0.20 m yontularak d-
ve bir anlamda da (Resim:6). Yolun kuzey
yeni Antalya-Mersin yoluna kadar uzanan bir
ve kotu yola gre daha
byle bir yontma sz konusu ve bu yzden yolun tam
saptamak zordur. Ancak, yolun ortalama 2.00 ile 3.50 m ara-
(4) Bu konudaki bak. L. Kelenderis I, Kaynaklar, BU/Ulu/ar, Ankara 1994,
s. Res. 7.
386
sylenebilir. yolun izlerinin za-
mana bir ya da tahribattan
grlmektedir. Ozellikle buradaki erozyon veya
toprak yznden yolun bir blm de ynde
ise, yolun gneyine sa-
nk burada da yolun izlerinin yznden fazla bir
sylemek de, bir yandan ve yolun
mezarlar, bir yandan da, tersi takdirde yolun buraya
bir mesafede olan Deresi kesilebilecek
bu ana Byle bir
bu yolun kentler ok, bir kutsal yololma ze-
rinde durmak
Yolun ne zaman konusuna. gelince;
mezarlardan kadar temizlediklerimizin.M.O. 5.-3. ara-
bir tarih vermesi, buradaki yolun da bu tarihlerde durumda
bir
Mezarlar
nceki Kelenderis'in ba-
kadar bir sahip ve bu
ve olmak zere iki dilime
s. 1995 sezonunda szn yolun gney
kaya 3 tanesini tam olarak temizledik; bir
tane de dromosa kadar ancak bir mezar sap-

i Mezar (Resim: 7-8)
Mezar ynndedir ve lleri bi-
imdedir:
Uzunluk Ykseklik
Dromos(8 bas.) 3.85 m \.30 m 2.20 m
Dromos seki si 0.95 m 1.18? m
Starnion 0.55 m 0.55 m 1.00m
Kapak i O.nm 1.00 m 0.20 m
Mezar 3.36 m 2.40 m 1.62 m
(5) yolunun Vespasian yolunda bir sav var
ise de (bak. F. Hild. H. Hellenkemper, Kilikien und Wien 1990, s. 128-130), bu-
rada yolunun dahaerken bir ta-
rihte gstermektedir.
(6) L. Kelenderis i. s. 32-34.
387
Dromosdaki derinlikleri 0.30 m basamak
ise, 0.40 m lsndeki alttaki sekizinci basamak or-
talama 0.22-0.23 m Stamionu kapatan kapak bir
bir lde bir pro-
fillendirme iine daha iyi
Mezar da bir basamakla iin, seviyesi dromos
sekisinin seviyesinden 0.40 m daha derindedir. Mezar geriye
biraz daralarak yamuk biimini Mezar ierisinde
gibi sedirler yoktur, yani cesetler mezar
zeminine
i ierisinden bol miktarda seramik bir
bilezik, ok demir ivi, ivi biimli bir toka ile alabaster
Ele geen seramiklerin ierisinde en karakteristik
bir ka tabak unguemtariumlar, zeri
yivli krater ve. bir ka ticari amphora kaidesidir. Ele geen bu
malzeme, M.O. Ge 4. M.O. 3. ilerine
kadar ortaya
II Mezar (Resim: 9-11)
II ana lleri biimdedir:
Uzunluk Ykseklik
Dromos(6 bas.) 3.70 m 0.90-1.20 m 2.30 m
Dromos sekisi 1.75 m 1.05 m
Stamion 0.27 m 0.57 m 1.20m
Kapak i 0.55 m 0.84m 0.18 m
Mezar 4.20 m 2.70 m 1.75 m
Dromosun yan ile st blmlerindeki kalker kayada bo-
zulmalar Bu nedenle dromos oyulurken bu bozulmalar dikkate
yerler, gelecek erozyondan korumak
iin, bir duvarla takviye Buna benzer i ve III
mezarlarda da grmek Dromosdaki de-
rinlikleri 0.32-0.39 m basamak ise, en fazla 0.30
m lsndeki nc basamak ortalama 0.26-0.28 m do-
de gibi, dromos sekisinin
dromosun blmnn liiierine Stamionu kapatan
kapak Mezar da 0.20 m ykseklikte bir ba-
samakla iin, seviyesi dromos sekisinin seviyesinden
0.62 m daha derindedir. Mezar hemen hemen dikdrtgen biimlidir.
388
Bu ierisinde de sedirler yoktur. Dikkati eken en nemli zellik
ise, tonoz biimini alacak tarzda
II Mezar'da ele geen paralar
halinde ele geen amphoriskoslar ve unguentariumlar (Re-
sim: 12). Bu mezar da M.O. Ge 4. M.O. 3. ilerine
kadar
ILI Mezar (Resim: \3-15)
Mezar - ynndedir. ana lleri:
Uzunluk Ykseklik
Dromos(8 bas.) 3.10 m 1.00-1.25 m 2.15 m
Dromos sekisi 0.75 m 1.20 m
Stamion 0.60 m 0.53 m 1.05 m
Kapak i 0.90 m 0.85-0.90 m 0.18 m
Mezar 4.20 m 3.25 m 1.65 m
Dromos yer yer var ve derinlikleri 0.20-
0.22 m, ise ortalama 0.30-0.35 m Stamionu ka-
patan kapak gre daha ve st blm
Mezar 0.32 m daha derindedir. Mezar dikdrtgen biimlidir.
Burada da herhangi bir sedir yoktur. Tavan hemen hemen dzdr. ILI Nu-
iinde bulunan bir ka unguentarium ile,
toprak bir askos (Resim: 16) v.e su mermerinden bir alabastron
(Resim: 17), bu M.O. 4. ve 3. ka-

IV Mezar mezar) (Resim: 18)
Kelenderis 1995 en ilgin buluntusu olan
ve mezar" olarak mezar yine antik
yolun olup, kuzey-gney ynldr. Yolun hemen
bu dromosu, dromos sekisi, stamion blmleri
mezar geildikten hemen sonra, dar bir alan yontulup, bylece
blmleri n elimizdeki lleri
Dromos(4 bas.)
Dromos sekisi
Stamion
Uzunluk
1.68 m
1.12 m
0.24 m

0.80 m
0.80 m
0.44 m
Ykseklik
1.40m
0.64 m
389
llere dikkat edilecek olursa, bu mezar ilk
mezardan ve yine daha nce me-
zarlardan epeyce kktr. Bu bu mimarisini daha
ok mezarlarla Me-
neden ya da da bu llerle ve bu
yrenin jeomorfolojik ile ilgilidir: Kalker zemin, yzeye
yerlerde ok iin, bu blgede
dromos sekileri ve mezar zeminden en az 2 m kadar
IV Mezar'da ise, ilk drt basamaktan sonra gelen mezar se-
kisinin zeminden metreden biraz Mezar ie-
risinde yontulan da gibi, zemin yzeye
ve koruyacak kadar sert Bu
bu belki de bu yrede ilk mezar biiminde yo-
rumlamak nk, gidildike, yani ta-
evresinde zemin deneyim
ve bir kez daha benzer bir hataya g-
rlmektedir.
Bu mezara herhangi bir gm iin buluntumuz da yok-
tur.
1995 SONULARI
raporun bilgiler ve geen
elde veriler sonular elde
- Mozaikli en st seviyesini mimari de
ortaya ve bylece zemini mozaikli en az iki
ve zel mlkiyete ait nemli, ok bir ortaya
Mozaik zemin bu evrelerden sonuncuyu temsil ve
M.S. Ge 5. ile Erken 6. ait gre, ilk evre bun-
dan bir sre daha erken bir tarihe tekabl etmektedir.
2- Nekrapol'nde nceden antik yolun
ilk burada bulunan mezarlarla hemen hemen d-
neme, yani, M.O. 5. veya ait bu-
lunuyoruz. Bylece kentin l kltyle ilgili olarak edi-
len bu yol, nedenlerle bir kutsal yololma zel-
de sahip Yolun mezarlar ya-
da yznden, burada gelecek a-

390
Plan 1: Mozaikli Alan k a z s genel
391
Resim 1: Mozaikli Alan genel
Resim 2: Mozaikli Alan'm mimari
392
Resim 3: kaak kesitleri
Resim 4: ukur kesitinin kuru duvarla
393

Resim 5: Kaplama sonraki
Resim 6: ve antik yol
394
Resim 7: i dromosu ve
Resim 8: i
395
Resim 9: i dromosu ve
Resim 10: II
396
Resim 11: II Mezar, ierden dromosa
Resim 12: II
397
Resim 13: III dromosu ve
Resim 14: III
398
Resim 15: III Mezar, ierden dromosa


Resim 16: III bulunan askos
399
400
Resim 17: III bulunan alabastron
Resim 18: LV Numarah mezar)
TARSUS ALANI
995 YILI KAZISI
Levent ZOROGLU*
Tarsus Mzesi ve kurulan bir ekip ile, Tar-
sus Belediyesi'nin ve y-
rtlen Cumhuriyet 1995 Haziran-Eyll ara-
srdrld' (Plan: I).
1995 ncelikle, FGHIJ17-I2 plankarelerine isa-
bet eden ve I. Blge- olarak caddenin
kuzeyindeki teras ve caddenin bir blmn
de rten Cumhuriyet
en nemli olan cadde ile bunun kuzey bir or-
taya tarihlenmesine edecek verileri
zere 7 I plankaresinde bir sondaj caddenin al-
bir blmn temizleyerek, bu nemli alt
zelliklerini Geen raporumuzda II. Blge>
olarak alandaki tamamlayarak, buradaki k!-
(*) Prof. Dr. L. ZOROGLU. Seluk niversitesi Fen-Edebiyat Fakltesi .42079 KONYA
(1) Tarsus Mzesi'ni temsilen Arkeolog Kadir Y. Mimar Per-
vin Bilgen M.A., Mimar Argun Do. Dr. Mustafa Sayar, Hseyin
MA. Saleh Tekdemir, Mustafa Bilgin'den heyetinde Seluk, Ankara,
Hacettepe ve Eruzurum niversitelerinden atelyc ve kat-
Tarsus Belediyesi'nin konaklama ve igd
yrtebildik. Bu Tarsus Belediyesi Bur-
haneddin Kocamaz'a, yaz sezonunda 20 yi bulan yar-
yapan Berdan Takstil sahibi Ekenler'e, ukurova Sanayi
Genel Mdr Nezi Elbeyli 'ye 1995 Ocak Mer-
sin'de "Tarsus Evleri" bir sergisi tm gelirlerini fi-
iin Gcm'e ve bunun organizasyonunu Rezan
Elbeyli ve Gney Baykal'a minnettanz. Sanat Klub iin erzak
aynca, .malzemesi hibe Bu
Ttner'in tm yelerine bir bor bilirim.
(2) Bak. L. "Tarsus Cumhuriyet 1994 XVII.
II (1995). Ankara 996.247-252.
(3)
401
tr ve ortaya koyduk. Son olarak caddenin
ve grntsnn bir fikir vermek zere,
zerine iki granit stun
TERAS
genelolarak kesme ve stun gv-
deleriyle ve caddenin zemininde 0.50 m ykseklikte bir toprak
dolgu zerine olup, F/lO, G/9 plankarelerine isabet
etmektedir (Resim: I). Bu caddenin bu
kalan aarak grnty IS gnlk
bir sre sonunda, elimizdeki ok az gcyle
(Resim: 2).
i 994 bir aarak ve bir
Ge Antik ve Erken Orta bu-
alanda, kuzeyinde yrttk
(Resim: 3). Bu kiremitleriyle bir
zemin, bir ve duvar temelleri Ne ki, bu a-
ok kk bir alanda burada tam bir
mimari elde gibi, ele geen seramik da
bu blk prk tarihi kesin bir
sylememizi engellemektedir. Bu yzden, biraz daha kuzey
ynde Burada nceki III. Mekan olarak
alandaki ve a-
blmlerine hemen hemen parelel bir biimde uzanan F du-
0.50 m kadar nnde, caddeye paralel bir duvar
ortaya Ancak bu alandaki sezonun
yznden
STYLOBAT STUN (Resim: 4)
Cumhuriyet ortaya en
nemli sonu, caddenin ynnde bir ve bunun zerinde
yer alan bir stunlu revaka ait kaidelerin Kire ile
edilen st 2 m olup, yola bakan
yz ise, rgy l-
lerine gre iin, tam dzgn Bu durum, s-
gerisindeki zemininin, 0.60 m olan stylo-
st blokunun fazla gstermektedir.
ynde izledik ve
dar bir halinde bu blmleri Stylobat zerinde in-situ du-
rumda tane stun kaidesi ortaya iin, stunlu revak
402
-------------- ---
da bir bilgi edinmek mmkn oldu. Buna gre, revaka ait al-
Attik-Iyon tipi stun kaideleri
m olup, kire In-situ durumda bulunan iki
stun kaidesinin merkezleri mesafe 2.36 metredir ve bylece
iine rastlayan blmnde 11 stun kaidesi ol-
Ele geen paralardan, kaidelerin zerinde bulunan
stun gvdelerini n de kire
biimi ve kesin veriler yoksa da, n-
cesinde, stun gvdesi
da bu zerinde ya da evresinde yer d-
alt blmlerinin yivsiz zerlerinde yine
kire Korinth tipi
Ele geen stun iki tanesinin yzleri iyice
0.90 m, alt 0.88-89 m, st ise 1.32 met-
redir.
Bu kire stun kaidelerinin, ve zaman
iinde eski malzeme yerine,
mermerden kaideler zerine de granit s-
hatta zerine Korinth, ya da kompozit
burada ele geen pek ok ve stun gvdesi, ka-
ideden
Biz granit stun gvdelerine ait paralardan iki tanesini, bir
geici olarak dikerek, zellikle caddenin bir
grntye sahip konusunda bir fikir vermek istedik.
7 i SONDAl
da gibi, sezonunda ortaya
7 i plankaresine isabet eden blmnde 3,70 m bir
ortaya ve burada ikinci ol-
kadar da, herhangi bir mimari rastlamadan -
4.1O m seviyesine kadar ilk gnlerinde
ikinci krepisinin bir duvart") par-
ortaya Bylece, 3.70 x 4.1Om llerindeki bu alan iinde -
5.75 mden itibaren bir kl 6.10 m ye inil-
di. Fazla olmayan bu sonra ukur yak-
10 cm kadar daha ve - 6.20 m de bir ze-
mine renkte, topraktan bu zemi-
ne zaman buradaki son vererek bu kez de stylobat
ile cadde kalan dar alanda
kodu - 5.70 m olup, bu alan dnemi
403
cadde boyunca tesfiye Burada yap-
da gibi, cadde ile stylobat
bilgi edinmek ve caddenin alt ait gz-
lemler -S.77 m de in-situ
durumda toprak knkler ortaya
zere bu knkleri ve 6.10 m de yine bir
killi toprak zemin daha Bu bulgular sz konusu zeminin bir mi-
mari tabana ait gstermektedir. Belki de, caddenin
zeminin belli tabakalar halinde bi-
imli olan caddenin yanlara
nk, bu LO cm yeni bir zemin
temizlendi. Hatta bu ikinci tesfiye iin an-
bir tabaka da ortaya
6.37 metresinde toprak iyice ve bu 6.57 m de-
kadar srd. Bu katman ierisinde A (ESA)
grubuna ait bir ka para ele geti. Bunu izleyen ve 6.67 m
kadar olan 10 cm lik toprak ise, art-
3 adet unguentarium gvdesi ile bir adet ok bozuk
bronz sikke bu katmanda bulunan nemli rneklerdir. 6.87 m de-
bir yandan Ge Hellenistik ait kase ve tabak
ele geerken, yandan da erken ESA ele geti>.
Bu 6.87 m de ve 7.00 m ye kadar inen renkteki
toprak izledi. 7.80 m ye kadar sren de-
ESA grubuna ait rnekler hemen
hemen yok oldu, bunun yerine bir Ge Klasik olmak zere, o-
Erken ve Orta Hellenistik ait seramik ele geti.
Bunlar -7.80 m de bulunup, daha sonra bir testinin
benzerinin daha nce Gzl Kule da
bizim iin nemlidir".
7 1 plankaresi iindeki bu dar ve kk alandaki
7.80 m de durdurduk. nk bir yandan kk duvar gel-
meye zamanda, 2 metrelik bir ula-
ve zorluklar art-
Biz elde verileri yeterli grerek bu seviyede
(4) Cumhuriyet bulunan su knkleri S .Tekdemir yksek lisans tezi olarak
Buna gre sz konusuknkler Hellenistik olup. bize gre eaddenin
planlanarak
(5) Cumhuriyet bulunan ESA rnekleri M. Bilgin lisans olarak
biraraya
(6) F.F. Jones, "The Pottery". Tarsus /,1950 (ed. H. Goldman), 226, fig. 132,184, No: 195
(middle Hellenistic).
404
durdurduk ve caddenin kesitin bir izimini yap-
sonra, mevsiminde doldurup, cad-
denin nlemek zere yeniden toprakla doldurduk.
ALTINDA BULUNAN
Cumhuriyet en grkemli 70 m
ortaya bulunan caddedir. Anadolu'da pek ok antik
kent bu tr sahip olmakla birlikte, Tarsus caddesi ba-
onlardan Ancak en nemli konu, blgenin
kenti olan Tarsus'un ait en nemli ile

1995 Caddesi" bu
caddenin yer alan ana kanalizasyonun iindeki erozyon
elverdike Buradaki a-
da halen srmektedir.
Caddenin 0.40xO.40 m llerinde ve alttaki kanala ro-
ikincisinden girdik. Bu noktada dikkatimizi eken ana ka-
nala ve yzeydeki tahliye eden yan
Ana 0.70 m, 2,05 m dir. Belirli ara-
zeminine dikdrtgen blok ve bylece
kesilmek Yzey tah-
liyesi iin olan yan izlenmesinden sonra, bunun pla-
bulduk".
SONU
ikinci sezonunun sonunda, bir yandan yerel ynetim
ve halk bir yandan da bilim ilgisi ile, Tarsus Cumhuriyet
arkeolojik potansiyel Or-
taya Kilikya Blgesi'nin yap-
olan Tarsus'un kadar ok nemli yn-
lerini gzler nne sermektedir. Ozellikle caddenin ve stunlu
tarihleri nemli elde bulunuyoruz.
gnmz iin bile modern bir uygulama olarak dikkatleri eken caddenin
alt sistemi da nemli elde
Umudumuz, gelecek dnemlerde yrtlecek kentin ge-
grkemini ortaya koyan daha doyurucu bilgiler elde ede-
Bunun iin de srdrlmesi gerekmektedir.
(7) gzel bir iin bak. L. A Guide to Tarsus, Ankara 1996, s. 4.
405
406
~ ;

e
.1
!

i
1

. !
~
ti
~
;;,
: :
:e
5
~
. ,
/
Resim: 1
Resim: 2
407
408
Resim: 3
Resim: 4
1995:

Abdullah YAYLALI *
Vecihi ZKAYA
(Arktonnesos) antik kenti Kyzikos'ta ger-
yedinci dnem Hadrian Ta-
srdrlen sistemli arkeolojik olmak zere, kentin
belirlemek
durum belirlemeye ynelik kk boyutlu sondajlar
vb. etkinliklerle srdrld. yzeyde, tahrip
olsa da, son derece nitelikli bulgular veren ve ilerde bilimsel prog-
Metroon da
inceleme ve ynelik devam edildi.
Hadrian
Son zellikle konusunda
nemli sonular elde Hadrian gney yan
taraftaki podyum basamak dokusunu izleyerek, kadar
devam ettirildi ve bir sre cephesinde de
iinde belirlenen ve 1994 mevsiminde de G.I-II, H.I-II,
(*) Prof. Dr. Abdullah YAYLALI. Adnan Menderes niversitesi Fen-Edebiyat Fakltesi Ar-
keoloji ve Sanat .
Yrd. Do. Dr. Vecihi OZKAYA, Adnan Menderes niversitesi Fen-Edebiyat Fakltesi Ar-
keoloji ve Sanat Tarihi Blm,AYDIN.
(1) Kltr ve Mzeler Genel parasal Bursa M-
zesi ve srdrlen 1995 mevsimi Kyzikos antik kenti arkeolojik
Yrd. DC!. Dr. V. Ozkaya, Mimar F. Onrat, Gr.JL ztrk, Yrd. Do.
Dr. N. Kohan, Gr. O. San, Gr. A. ve Atatrk Universitesi Arkeoloji
ve Sanat Tarihi Blm'nden 24.. 24 Temmuz-I? 1995 ta-
rihleri Ozverili ve kendilerine
ederim...
(2) A. - V. Ozkaya, ii 994 Kyzikos Arkeolojik XVll. Top-
II (1996). 31 vd.
409
J.I-III ve K.I-IV kodlu 5.00 x 5.00 m lik plankarelerde ger-
podyum ev-
resi moloz dolgudan nceden alanlarla organik b-
tnlk alt dokuyu belirleme ynnde sonulara

. ncelikle yer alan ve H.I-II,
LI-II, J .I-II ve K.I-IV plankarelerini kapsayan 3.50 -4.00 m yk-
dolgu temizlendi ve podyum bu alandaki
belirlendi (Resim: I). Daha nceki mevsimlerinde sap-
zere, zgn mermer hi bir iz kal-
gibi, daha nce de boy
ve trdeki rl ekirdek doku da byk oranda tahrip
Dokuda belirli bir sreklilik izlenmesine alan-
larda basamaklar ve boyut gstermektedir ki,
bu dzensizlik dzgn mermer bloklarla
(Resim: 2). Genelde har moloz
ekirdek dokuda, dikdrtgen biimli tf bloklar da
Mermer olmayan bu malzemenin daha nceki
evresine- ait ancak henz dip sondajlar ya-
bylesi bir sonucu dile getirmek erken Ba-
kesin belirlenemedi; bu ynde sonuca ya-
durum belirleme nmzdeki
Bugne kadar gney ta-
sonucunda, podyum dokusuna elde
edilen son veriler, basamak derinliklerinin tabanda ve
giderek daralan bir ynndedir. Bunun yer yer
ile yedi halinde dik kesen ve
orta kesiminden itibaren 6.30-6.60 m mesafelerde, ana ga-
leriye inen ve bugne kadar yedi tanesi ortaya 'ha-
dehlizleriyle' olan stteki son
basamak ile, devam eden, ana yan galerinin
gney mesafe 5.00 m dir. iki
dehlizi', son basamak ve galeri
(3) Skolasr Lucien'e gre (karam, XXVI, 779) daha nce burada Zeus
szkonusudur. ve parasal kaynaklann nedeniyle bir trl ta-
bu yerine, LS. 123.'te meydana gelen ve Kyzikos'ta
byk nedenolan birdeprem LS. 124'de Imparator kenti ziyareti
ve olanaklarla yenisi ; bkz. T, Reinach, BCH 14 (1890)
518; F.W. Hasluck, Cyzicus (1910), 187-188; A "Kyzikos 1989
II(1990), 172.
(4) Tasar iin bkz. A. Yaylah- V. Ozkaya, "Kyzikos 1991 So-
11,227vd., iz.2.
410
5.00 x 6.50 m' lik bir alan elde edilmektedir ki, bu da stun
dizisini szkonusu bu alanlara d-
Bu zdokunun ynndeki a-
ve ortaya
elde edilecek yeni sonularla kaydedecektir.
cephesindeki K.III-V plankarelerinde
srdrld. Gney tarafta gibi, 3.00-4.00 m' lik dolgu
temizlendikten sonra ve n tarafta yer alan mermer
taban (Resim: 3). Buradaki basamak dokusu da,
yan tarafta gibi, harla moloz
Derinlik ve ykseklikleri olan bu dokunun da mermer
hi bir iz az ve gney ta-
raftakilerden dzlemde podyum
bir tasarda ancak bu gz-
lemimizi nitelikte herhangi bir sonuca da henz
alanda ilgin olan bulgular, 1994 mevsiminde de ilk be-
lirtileri ortaya 0.50 m mermer taban
(Resim: 4). genel ve pa-
olan sz konusu bu zgn henz be-
ancak yzeylerinde kaynaklanan
ve zerlerine ikin-
ci bir bir ise, bu
bir altara ait ancak, bu somut ola-
rak
alandaki dolgu, taban
rultusunda devam ettirilmesinden kaynaklanan nedenlerle, daha n-
cekilerle iermektedir. alanda, kesin
izgilerle birbirlerinden birlikte, dnemin ve ka-
bir arada ve birbirine ait
mimari ve plastik bulgular, gmt ve pitoslardan Bizans ka-
ve gnmz Sz konusu bu dnemin izlerini
zaman zaman birbirine ve ol-
ve srecini saptamada zorluklara
neden oluyorsa da, genel izlenim bunun her dnemde
zellikle kire elde etme ynelik olan buradaki en
(5) Yaylah- zkaya, "Kyzikos 1994",313-314, Res.
(6) Persephone daha sonra ise restore edilerek Gen Fa-
ustina'ya sz konusu neresinde yer konusunda
bir olmamakla birlikte, Hasluck (Cyzicus, 188, n. 9) sikkeler ze-
rindeki betimlerinden hareketle, uta savunur; ancak, bu ynde henz be-
lirgin biriz
411
etkin tahribat grnmektedir, st
ait son da, neredeyse tmden
paralar ise, bu kire henz tam
Ge dnemlerde herhangi bir iz-
lerini gsterir ancak metal ve
lleri (Resim: 8) bu dnemi ilgilendiren bulgular
dirler. mermer ve izler, daha ok kire ku-
yusu olarak ortaya Bu da
byk etken
Bizans ilgilendiren asal buluntular daha
ok kiremit rg ve ocuklara zg kp mezarlar ile depolama pi-
ve st kiremitleri e san-
duka biiminde dikdrtgen biimli bu mezarlar,
daha nceki rneklerde" gibi, dnemlerini belirleyecek bul-
gulardan yoksundurlar. alan
kopma byk mermer bloklar ve du-
ok fazla olmasa da, kpler iine
ocuk da (Resim: 5). Kiremit rgl
olanlarla seviyede bulunan bu ocuk
Mezarlarla yerde olmasa bile, onlarla se-
viyede genellikle bir arada, bazen de tekil durumda bulunan pitos!ar
(Resim: 6), ok nemsiz 1.00 m
sahip.ssivri dipli olup, biim ve teknikleri birbirlerinin yak-
benzeri zellikleri sergilemektedirler. zerlerine
byk mermer vb. nedenlerle du-
rnekler ise, nem yklenmeleri ne-
deniyle kolayca paralanabilmektedirler.
buluntu ve benzerlikleri, sz-
konusu alanda ve dnemi henz saptanamayan bir Bizans yer-
gstermektedirler. Bu olgu, daha nceki mev-
simlerinde ortaya ender bulgulann? alanda
bulunan zeri ha bir kandil da (Resim: 7) bul-
(7) Bu konuda Anconah mermerlerinin 15. itibaren
kire elde etmede gstermektedir; bkz.. E. Bodnar-C. Mitchell,
Cyrlacus of Journey in the Propontis and Northern Agean 1444-1445 (1976), 27
vdd.; A Yaylah. "Kyzikos 1989 XIL. (1990),171-
.
(8) V. zkaya. "1993 Kyzikos Etkinlikleri", XVI.
Res.3
(9) A. zkaya, "Kyzikos 1992 Xv. I,
Res. 7.
412
Bunu tarihsel kestirebilmek ise, veri do-

Ge dnem ve Bizans durumdaki bulgu-
byk ait mimari ve plastik eserlerin
zgn Roma Dnemi nemli bir b-
lm ise, st dokuya ait byk mermer bloklar, Korinth tipi stun
ve kire bir
kk paralardan ve kt
nedeniyle nicelik ve nitelikleri tam olarak belirlenemezse de, ge-
nelde st ve bo-
veriler elde etme vermektedirler. Bunlar
bulgu stun ilk
byk bir blm Korinth tipi stun ve yivli
stun ait. btn bilgi verecek zel-
liklerden yoksun olmakla birlikte, biim ve stilolarak zelliklere
sahip bir ok izimleri belirli leklerle
zerinde tamamlanma ve zelliklerinin belirlenmesi yoluna gidildi
(Resim: 9-ll). Fazla nedeniyle her ne kadar btn ve
stilleri bilgiler elde edilmese de,
grkemini niteliktedirler. Genelde benzer stilistik zelliklere
sahip stun akanthus keskin ve
derin olarak Yaprak demetleri zerinde ince hatlar
biiminde zenin gstergesidir. Genel ola-
rak yaprak demetleri torba yer verilmesiyle Efes
Hadrian rneklerini ,10 uzun, keskin ve derin
Bergama mimari bezeklerinin" stilini
Bu zellikleri, Hadrian
Dnemi ait gstermektedir. Bu arada, stun
zerinde lmlerde, boyutlarda s-
Bunlar bil-
giler henz bir ancak, en iki
apa sahip stunun ynnde gl veriler elde edildi.
Byk boyutlu ve nitelikleri tam kavranamayan mermer blok-
st dokusuna ait Byk bir
ya da kire elde etmek iin zellikleri kay-
ve bu nedenle belirlemek bazen g
Bunlar rten, geison, tavan kasetleri, friz par-
(i O) v. idi), Anadolu XX, Lev. ) 1.3
(ii) .. 16,Lev.8.3.
413
anmak n yznde sarmal, yanda birbiri zerine bin-
dolgun yaprak kmeleri ile bezeli bir abacus (Resim:
12), ve etkin grnm, benzeri zerinde
matkap izlerden yoksun Had-
rian dnemi mimari stilinin zelliklerini
az da olsa, plastik eserler de
Serbest yontudan te, daha ok frizlere ait kabartma
btn bilgi vermekten yoksun, ve
rnekler genelde kire kuyusu
olarak haldedirIer. Bu nedenle dnem, stil ve ko-
belirlemek gtr. Bu mevsim ok
kol, bacak vb. gvde ait paralar bulundu. Bunlar
yksek kabartma bir (Resim: 13), di-
gre daha iyi Yz tamamen par-
sol sol kulak, yanlarda sarrnalla sonulanan ift
bir diademle bezeli Kendi iinde b-
tnlk gsteren ve henz sa Hadrian d-
nemi portrelerinin zelliklerini ki, bu zellikleri, onun
Hadrian dnemi ait bir friz d-

Kayda rnek ise, bir
ayak (Resim: 14). Diz bacaktaki
anatomiye uygun belirtilmesi zenli Ola-
serbest bir yontuya ait gereken bu ayak da
gerekir.
Sonu olarak, insan ve
olarak Kyzikos Hadrian gnmze sarkan
sonular elde etmede yetersiz byk bir
blmnn yerlere ise yerinde tahrip edil-
mesi bir boyutudur. Btn bu
g devam ettirilen elde edilen bulgular,
grkemli bezemeleri ve konusunda veriler
sunmakta; bunlar antik kaynaklarda ise,
btn bilgi elde etme
414
YZEY
Nurettin KOHAN*
Antik kentin belirlemek srdrlen in-
celemelerde yzeyde saptanan 1/IOOO'lik kadastral paftalara
devam edildi.

yolu zerinde, yol
ile Erdek-Edincik yol yolun gneyinde ve zerinde
0.40 x 0.40 m llerinde yer su kemerinin lm ve i-
zimi ekildi (Resim: IS). Kuzey-gney ynnde
uzanan su kemerinin kuzeyi byk modern yol
tahrip korunan bir kemer sonra gneye
ancak 50 m izlenebilmektedir. Kemerin kuzeye,
kente devam alandaki bitki rtsnn renk de-
Bu durumda kemer, byk ihtimalle kent
iine gney
Bu su kemeri, Kyzikos'un gneyinde yer alan Adrasteia Tepesi'ndeki
kaynaklardan kente suyu getirmek Ke-
merin gneye uzanan blmnn bilinmemesi nedeniyle, Ad-
rasteia Tepesi'nden hangi kaynaklardan suyu belirleyebilmek de
mmkn
AKROPOL KAP/SI: Kentin kuzeyinde, Amphitheater'in
yer alan ve genel anlamda inceledikleri akropol- ka-
(Resim: 16) fazlaca tahrip veya kap-
ve temel
iin, akropol iinde kalan
2.00 x 2.00 m llerinde bir sondaj Ana topraktan 0.50 m
derinde zemin biri belirlendi. Bu kap-
(*) Nurettin KOHAN, Atatrk niversitesi, Fen Edebiyat Fakltesi Arkeoloji ve SanatTarihi
Blm. ERZURUM.
(i) Rde Rustafjaell, SHS 22. 1902. 184. Fig. 2; F.W. Hasluck- A.E. Henderson. JHS. 24.1.
1904, R. M. Ertzn. ve evresindeki Adalar. Tarih ve Ar-
keolojisi Uzerine (1964) 15 Res.31
(2) Rustafjaell , a.g.e. 178; Hasluck- Henderson, a.g.e., 140; R. M. Ertzn, a.g.e., 122.
415
seviyede, hemen i moloz ka-
bir dolgu, bunun ise Ge Roma ve Bizans
Dnemi'ne ait seramik ve cam ok kk paralar ele geti.
zemininde, orta ve kuzey kaplamalar
tahrip ve bu kk Bu zemin kap-
hemen ortalama 0.60 m iri
bloklardan bir bunun ortalama 0.25. m ka-
ikinci temel Ikinci
kil zerine Ikinci ile
seviyede yan yana iki su knk tespit edildi. gi-
1.35 m gneyde, iri temel ile seviyede, belirlenen
0.35 m nc bir knk dizisinin an-
Ancak bu blmn tahrip nedeniyle
uzunl
Bu su knkleri bugnk Ky'nn kuzeyindeki kay-
naklardan gelen ve akrapoln kuzey su deposunda din-
lendirilen suyu kente
GNEY AGORA: Hytos yer alan Gney
Agora'da iki sondaj
Bunlardan ilki i kuzey
2.00 x 2.00 m llerindeki (Resim: 17). Agora
malzeme temel
incelenmesi bu amada, yzeyden 0.50 m de kk se-
ramik ve hayvan kemikleri tesbit edildi. Duvarda iri bazalt
bloklar arada ise daha kk kiremit ve har Du-
varda yer yer izlenmektedir. Yzeyden 1.00 m derinde te-
melin Temel 0.70-0.80
m ve ykseklikleri ortalama 0.40 m dir. Bu temel zerinde
daha kk ve basit st dev-
malzemeler
ama, yine i gney
2.00 x 2.00 m llerinde (Resim: 18). Ustten itibaren ynde
ama iine uzanan iri nedeniyle daralan amada 2.30
m de agora dikeyolarak uzanan iri blok
nedeniyle, daha derine inilemedi. 1.75 m de, duvarda olan
ve Ge Roma ile Bizans Dnemi'ne ait seramik rast-
iri bazalt bloklar Bu
ykseklikleri 0.40-0.50 m ise 0.50-0.0 m de-
416
Arada daha kk ve iinde olan har
bir zen kar-
basitce
METROON
Nurettin ZTRK *
Bugne dek salt antik kaynaklarda geen bilgilerle bil-
ancak geen kent iindeki yerini sap-
bu devam edildi.
bitki rts ve dolgu iermesi nedeniyle glkle sr-
alanda gzlemlenen ukurlar ve evreye rastgele
yontu ve mimari paralar kaak ya-
gstergesidir.
ve temizlik
sonucunda Metroon'a bir de zemin be-
Kaak ukurlardan birinde bu-
gnk dolgu st dzeyinden 1.50 m daha gzlemlenen
mermer plakalar zgn zeminine Ve
bylece ilk kez Metroon'a ait mimari verileri saptayabilmekteyiz. Bu
bulgu nmzdeki Metroon yn-
lendirmede
zerinde yzey ok
mimari ve yontu Mimari bulun-
tulardan biri 0.76x0.42 m llerinde kompozit bir (Resim: 19).
Mimari yan fazla derin 0.10 m ge-
dikey bir yiv ve bulunur. On yzde kenger
yaprak zerine bir palrnet, palmeti stten sil-
mede ise lesbos bir onun zerinde silme ve
ancak az bir blmyle abakus yer Palmet stil ola-
rak Kyzikos Hadrian rtemli sima ile benzer, bu
palmetleri , birbirine yuva ve stil zel-
likleri ile Antoninler dnemine verebiliriz.
(*) Nurettin ZTRK, Atatrk niversitesi. Fen Edebiyat Fakltesi, Arkeoloji ve Sanat Tarihi
Blm. ERZURUM.
(1) Th Macridy Ch Picard. BCH,45 1921,436-470,569-570 Lev. 14-17.
(2) TAD say. XXiX Kyzikos 1989 122,
417
etroon 0.55 x 1.00 m
llerinde stola giyimli bir (Resim: 20) heykelinin alt gvdesine
. ait bir para Beyaz mermerden nemli bir
gsteren eserde stili Antoninler d-
neminden gstermektedir. dolgu ierisinde ikinci bir
yontusu (Resim: 21) daha U5 m olan bu
eserde belde bir kemer yer Bu dolgusu iinde g-
rlebilen ait ok yontu hey-
eserleri ok zengin gstermektedir.
Bu zgn ancak gelecekteki
belirlenebilecektir. Alanda kabartma da bu-
Bunlardan en nemlisi 0.40 x 0.65 m zerinde bir
Nike betisi (Resim: olan Figr olduka ve nemli
bir sahiptir. zgn evreye olan mimari ve
yontu bize "Metroon"
konusunda nemli ip vermektedir. dolgusunun
bugnk durumu byk orta
sylenebilir. Trnn Anadolu'da bilinen tek olan
bu nemli nmzdeki devam
edilecektir.
(3) bilgi iin bkz. N. ztrk. Kutsal alan, Metroon Plastik. Mi-
mari ve Bezemeleri (1993). Atatrk Uruversitesi SosyaJ Bilimler Enstits
YksekLisans Tezi
418
Resim: 1
419
,
Resim:3
Resim:4
420
Resim: 5
Resim: 6
421
Resim: 7
i
~
.-
..
:i
' . ,j
..
i,.!
,.
,.
422
Resim: 8
Resim:9
R e s i n : l 0
423
Resim:U
Resim:12
424
Resim: 13
Resim: 14
425
426
Resim: 15
Resim: 16
Resim: 17
Resim: 18
427
428
Resim: 21
Resim: 22
429
1995 YILI AMORIUM KAZISI
. "Musa
Chris S. LIGHTFOOT""
Amorium projesinin 8. sezonu 13 Temmuz - 19 tarihleri
Ekip Dr. Chris Lightfoot Dr.Eric
Ivison Dr. Margaret Gill (cam eserler sorumlusu),
Karen Barker (konservatr), Mergen ve Simon Mortimer (ar-
keologlar) ve Osman (muhasebe sorumlusu)
Mcahide Koak, Ferzat Ulker, Hasan Y11-
Anadolu ..Universitesi), Betl (Ankara
DTCF), Paola Pugsley (Exeter Universitesi) ve Thomas Bihl (Indiana
niversitesi) olmak zere Trk, ve Amerikan niversitelerinden
yedi de temsilcimiz ise, An-
kara ve Mzeler Genel Arkeolog Sema Dayan
idi. tm Hisarky'den olmak zere 22 istihdam
Bunlardan 14' drt hafta sreyle 8'i ise kon-
servasyon ile hem sit hem de evindeki tamir

Maddi destek, Arkeoloji Enstits, "The
Trustees of Harvard University", "The British Academy" ve Amorium
("Friends of Amorium") Projemize
ve destekleri iin Prof. Dr.Engin Ozgen olmak zere
Kltr ve Mzeler Genel tm a-
(zellikle Kudret Ata'ya) en iten sunar.
Ibrahim Be-
lediyesi Ismet Gler, Afyon Mzesi Mdr Vekili
(*) Dr. ehris S. LIGHTFOOT. Durham niversitesi Arkeloji Blm,
( Hisarhyk'n eski olan Musa hayatteyken Amorium
ekibinden her trl destek ve ilgisini eksik
431
Ahmet ve tm mze bizi iten bir dostlukla
ve esirgemediler. Burada pek ok
ancak Melih
Dr.Erol Kemal nc'ye ve Seyfettin Bekmezci'ye
zellikle etmek isteriz. Prof. Cyril Manga, Hseyin Tan-
Piribeyli Belediyesi Richard Ashton, David
Barchard, John Casey ve Fiona Ligonnet projeye beri
bizden ilgilerini esirgemediler. Kendilerine de etmek is-
teriz. 1995 Haziran Osman Ozbek'in za-
ile projemiz en byk destekilerinden birini kay-
Uzntmz bir kez daha belirtmek isteriz.
1995 sezonunda Prof.Peter Brown (Princeton University),
Prof. Thomas Drew-Bear (Universite de Lyon II), Prof.Dr.Kenneth Harl
(Tulane University, New Orleans), Prof.Dr.Eugenio Russo (Universita di
Cassino), Dr.Jennifer Tobin (Bilkent University), Rev. Hugh Cock-
sedge (St.Nicolas, Ankara) ve Keith Jardan (AlAE) Arnoriurn'u ziyaret
ettiler. Kendilerine ok ederiz.
bulunan eserler ile ilgili ve kon-
servasyon olmak zere blm halinde Her b-
lmn kendine zg ve maddi
I.
1994 sezonunda ekibi (AB a-
0,5 km bir kaya bu-
ve 1995 burada
Yre uzun bilinen ilk
olarak ne zaman kesin olarak tespit Mezar dro-
mosunun daha nce bir-
birlerinden nedeniyle, iine nispeten ko-
Dromos moloz ile dolu olup, bu moloz
drtte bol miktarda kemik ile bir toprak ile dolu odaya
da Mezar birok kereler define ilgisini ek-
ve Bu nedenle kurtarma ka-
geride tespiti, kemik
ve birimin restore edilmesi ve korunmaya ama-
ynelik olarak
Mezar dromosu ve dikili ile tipik bir Roma D-
nemi arcosolium'u olup, bir ile
432
I). Toplam 6.2 metre olup, ana
en yeri 2.9 metredir. Ikisi yan paralel, ncs
nnde olmak zere anakayadan adet gm
sekisi Her bir gm sekisinin boyu 1.85 metre, 0.9 met-
redir ki, bu boyutlar orta boylu bir gmlmesi iin yeterlidir.
Sekiler kayadan alak bariyerlerle ve dar ve
alak bir yolun iki se-
kilerin n yzleri tahrip olup, gerideki sekiden ba-
riyer orta yerinden geen bir drenaj ile Ne ana oda, ne
de dromos'da herhangi bir dekorasyona veya duvar ait iz

sonucu ortaya insan iskeletlerine ait olduka nemli mik-
tarda Ancak tam bir iskelet veya bir
iskelet kemik grubuna Tm bu kemik mal-
zeme zerinde hem insanlar hem de hayvanlar an-
tahribat izleri Kemiklere olarak
birlikte, dromosdaki moloz da nemli
miktarda kemik Henz bu kemikler ola-
rak ancak bu kemikler zerinde ve
n incelemeler ocuklara, erginlik
genlere ve ait Bu mezara
olan 15 den fazla ok mmkndr. Bu
nedenle mezar her ne kadar ilk bir aile iin ta-
da, birok kereler ilk gmlenlerle veya
gmlmesi iin de
Burada kemiklerin aksine, olduka az anak rast-
Bu durum tmyle gstermektedir.
Yine de mezar iinde olarak bulunan paralar iki
kab profili her ikisi de 5. ile 7.
tarihlenebilecek Ge Roma Dnemi rnekleridir.
tam arka olan ve Orta Bizans Dnemi 'ne tarihlenen
kaba bir ise, mezar iin nerilen zaman dilimini ileriye
belki de 8. kadar
anak mlek ta-
nemsiz bulunarak geride birka
buluntu daha ele Bunlar iinde en ilgi ekici
ve edici sahip olan para, "Sirakuza" tipi olarak bilinen ve
dahil tam olarak bir bronz kemer anda
bu toka Bizans olarak ve 6. sonu veya 7.
433
ilk tarihlendirilmektedir'. metal buluntular ise,
ince telden bir kpenin (2.5 cm
ve ne amala iki uzunca demir
(herbiri 4.5 cm olan) Mezarda tahta
bir ait iki para (Resim: I). Bu eser Roma Dnemi'ne
tarihlenen "Frig zerindeki tarak tasvirlerini
Herhangi bir sikkeye
kesin olarak tarihlendirilmesi, bu-
ve gmlerin derecede tahrip nedeniyle
zordur. ilk olarak ne zaman ve sy-
lemek de mmkn ancak M.S. 2. veya 3. kadar erken ol-
ilk hediyeler ve su-
naklara sahiptiler; ancak bunlar ya daha sonraki gmler
ya da mezar Bu-
nunla birlikte elimizde olan birka buluntu Roma Dnemi'ne
hatta belki de Bizans Dnemi'ne kadar uzanabilecek kadar nemli bir
sre gstermektedir. Kurtarma
sonra, i bu-
luntular ve kemik buluntular ise 1996
incelenmek zere En son olarak da mezar
tamir edilerek, emniyet
Kilisesi 'nde naosun kuzey ve
orta blmenin kuzey koridorunda yer alan Ge Orta Trk kat-
incelenmesi yneliktir. Bylece hem kronolojisi
ile ilgili daha fazla bilgi elde olunacak, hem de Seluklu ve Os-
dnemlerinde ne amala Ay-
bu naosda yer alan ve Orta Bizans Dnemi ikinci evresine
tarihlenen opus sectile stilinde mermer 70 m'
(1) Uz. 4.5 cm; gen. 3.3 cm; uz. 2.5 cm. Bkz. J. Russell, Byzantlne domesticafrom
the significance of context: RL. Hohlfelder (cd), City, Town and
/11 the Early Em. New York 1982, s. s. 133-63; zellikle s. 41-2 ve 7.14-15.
Buna benzeyeniki rnekantikSardis (Sart) de bkz. J.e. Waldbaum, Metal-
work from Sardis, the finds through 1974, Exploration of Sardis Mono-
8) Cambridge. Mass. 1983. s. i 18 no. 689-690, lev. 44. i 979 Silifke Mze
Aya Thekla Kilisesi'nde tane daha ortaya
G. Dagron ve D. Feissel, lnscriptions de Ctltcte. Paris 1987. sb. 252-3 Ve lev, LXIV,
1-3.
(2) bir mezar steli (T 547 no'lu Amorium'da 1993
"L" (Resim:2). Amorium'da bulunan rnekler iin,
bkz. M. Waelkens, Die kleinasiatischen Trsteine, Mainz 1980, no. 515
ve 535 Roma Dnemi'nde ller iin zel bir sembolizmi
bkz. T. Wujewski, Allato/ian sepulchral stelae in Roman times, Poznan 1991, s. 18-20.
(3) zamanda hi bir cam dikkatimizi
434
lik son blmnn ve
incelenmesinin ile 1993-4
olan A2, A3-l ve AI-7
(Resim: 3; 2). Bunlara ek olarak Bizans
ve ve tahrip neden olan Seluklu/
Erken dnemlerine ait 50,53,54,56 30 no lu moloz ve
kesitlerin karar Bu ger-
izni en veren ve Mzeler
Genel ve bize bu konuda ok olan
Temsilcimiz Arkeolog Sema Dayan'a bir kez daha ederiz. Sel-
uklu Dnemi'nde yeniden kilisenin orta
ile yan blme grevi stlenen sz ko-
nusu bu moloz kilisenin orijinal ve
kendine zg yeniden
Bu en buluntu, olduka bu-
birka adet pencere yntemiyle al-
olan bu pervaz Proje Konservatr Karen Bar-
ker iin incelenmesi gereken yeni bir alan Tm paralar
Seluklu Dnemi olup, kuzey du-
pencere bellidir. Malzemenin
nedeniyle buluntular olduka ancak
zerindeki orijinal sslemelerin izlerini saptamak mmkn ol-

5. sonundan 13. uzanan uzun tarihi
ok ortaya Birinci evre ba-
tahrip gsteren bu da du-
i yzlerinde gzlenmektedir. Kuzeydeki yan byk
bir ile apsisin bir blm nedeniyle tahrip ve is
nedeniyle olarak Bu tahribat Orta Bi-
zans Dnemi yeniden tarihini kesinlikle daha erken bir dneme al-
nk zeri ikinci evre kubbeli olan ait
payandalarla gibi, en erken fresko ile de du-
Yeniden fazla hasar olan yerlerin
ile iin byk aba gzlenmektedir. du-
varlara ait tahmin edilen birinci evre ikinci
evre payanda ile durumda Birinci
evre alt olduka kt
tahrip ve gzlenmektedir. Bu durum ki-
duvarlara halde yanmaya devam
durum 1993
435
zerindeki gen kulede yekpare tahribat ka-
de meydana tahribat her
iki da gzlenen kt durumu iin geerli bir
lama ancak bu durum bu birimlerin zor-
luk
1995 zerindeki
devam hemen nnde bir sondaj,
anakaya zerine ortaya Ge Antik
Dnem yolu ise noktada ve
toprak ve bir
bir yola ait herhangi bir iz Bu yolun kuzeyinde
ve hemen birka oda Bu odalarda
tarihlenen drt adet Bizans sikkesi ile birka keramik ve
metal obje evler terkedilirken geride
Bu bilgiler, gen kulenin sr-
olan elde edilen bilgilerle tam uyum iindedir ve
ait bu blgenin Malazgirt ncesinde,
sren yeniden canlanma dneminde yeniden iskan ortaya

Bu nc ama ("TT" ze-
rinde yer Burada 1994 olan a-
Ge Orta ait nemli
izler ortaya Ama 1995 da nemli bilgiler ve bulun-
tular vermeye devam ancak bu buluntular Orta Bizans D-
nemi'ne tarihlenmektedir. Bunlardan en
nemlisi Orta Anadolu'ya ait ilk eden Bizans bir mleki
(Resim: 4). Bu ile keramik buluntular o
dnemin Orta Anadolu'sunda keramik retimi ile ilgili
bilgilerimizi Bu iki adet depolama
byk kap Bunlardan biri zerinde kadar
olanlardan bir damga Byk bu
damga reticinin veya kap sahibinin Bu iki kap korunmak zere
evine Yine bu amadan iin ok nemli
olan rnekleri Bunlar anda
Cornell Universitesi Dendrokonoloji Dr. Peter Ku-
niholm incelenmektedir. Bu ama Orta Bizans Dnemi'nde Yu-
bu blmnde retime bir ol-
ortaya mleki atlyeleriyle ilgili daha fazla bilgi
elde etmek 1996 burada devam etmeyi

436
2. BULUNTULAR
1995 ISO Bu
lardan bu kyde yeniden
(Resim: 5)4. Ancak ol-
gibi Kilisesi'nde (Resim: 6). Bu
iinde en dikkat ekicisi Orta Bizans Dnemi ambonuna ait eksiksiz bir
merdiven Korkuluk zerindeki gibi
ve ambonun benzer ile kesin bir
btnlk
Bu sezonun epigrafik elimize geen en ilgin para
(T2l9b no.lu) Kilisesi'nde ortaya Bu mermer ar-
1990 kilisenin blmnde bulunan bir
(T219a no lu) iki da yer
birisinde Theodoros bir bahsedilmektedir. Bu
grevi yeni parada archianagnostes
kelimesinden Bir anagnostes kilisede 'den
blmler okuyan bir grevli, bir archianagnostes ise bu
Ancak bu kelimeye M.S.
445 Antakya Konsili'nde Isaakios bir are-
hianagnostes'den biliniyor>.
1994 sonunda ya da 1995 Ocak
istikametinde bir tarlada, kk
bir adak steli (T755 no lu, Resim: 7) bu-
bu envantere geirildis.
ACKAHI1I
MHCMH
TPIOPINH
EyXHN
-
Mn-

EUX"v
Asclepiades
Meter Orine'ye
ana
dua etti
(4) kanat bezemeli ilgin bir para (T845 no lu) kydeki bir bahe bu-
Bu kyller olarak evine
Amorium projesine eden fedakar kyller Adil Ansoy, Hseyin Ali
Diner, Hseyin ve Nazif Orso
(5) E. Schwartz, Acta Conciliorum Oecumenicorum (AeO) Cilt 21113. Berlin& Leipzig 1935. s.
70 ll) ve s. 73 12). Bu referanslar Prof. Greg Horsley iin
kendisine borluyuz. zamanda Aphrodisias'dan bilinen 1tpro"tavayvmO'tT}
kelime ile bkz. C. Rouche, Aphrodisias in Late Antiguity, Londra (Jour-
nal of Roman Studies Monograph No. 5) s. 173 no.
(6) Yk. 0.55 m. pano) 0.285 m; gen. (Ustte) 0.25 m, (altta) 0.29 m; kaL. 0.085 m; har-
flerin 0.035-0.030 m. Bu sonraAfyon Arkeoloji Mzesi'ne olup,
bahesinde sergilenmektedir.
437
Buna ok benzeyen bir 1993
Ky'nde tespit edilip daha nce Birbirine benzeyen bu
iki adak stelinden zere, Roma Dnemi'ndeki Arnorium'da,
hem ana ait bir klt hem de Emir-
gryoruz.
Bu sezonda seramik buluntular zerinde fazla ola-
para halinde elimize geen kaplar konservatrmz
zamanda yukarda bahsedilen ve "TT"
yanyana bulunan iki tane byk kap tamir Kap-
birisi atlak fakat tam olarak ise ke-
eksik
seramiklerin "TT"
Bu anak mlek bol miktarda Roma Dnemi'ne ait
(Resim: 8); Sagalassos'da
olan birka tane daha seramik
stratigrafisi Roma ya da Ge Roma Dnemi'ne tarihlenen r-
nekler pek O kaba, ve
Bizans anak-mlek daha ilgin ve nemlidir, nk bu bu-
mleki ve kt retim seramik ve ile
ierisinde ka-
kuzey bulunan ve "LC3" yeni ama, ilgin
bir grup daha eklenen birka odadan bir tane
tam, drt tane ve eksik kap birbirine ok
benzeyen dz tek kulplu kulp
tam ve duman izleri ilk
nce Trk ve belki 13. ait
Ancak seviyeye gre, bu Sonra Orta Bi-
zans Dnemi'ne ait ve bir ihtimalle Trk
rnek anladrkv. Btn olarak 13.2 cm
ve gvde 13.7 cm olan 3) zerinde
topraktan bir "in situ" olarak bu-

Dr.Margaret Gill cam
devam ve son sezonda (1993-95) tm mal-
(7) Bkz. XLIV (1994), s. 124-5 ve res. XXIV (a).
(8) Bkz. XLV (1995), s. 122.
(9) "Tsoukalia" diye dz ve tek kulplu olan, ta-
rihlencn kaplarla bkz. X. Buavuva. Toou-
Atina 1989. res. 3, 1-5.
438
zemeler zerindeki sezonlarda bu-
olan cam gzlenen mavi halka
kaseler bir olarak kabul Bu rnekler o-
veya mavimsi renkli olup, mavi camdan ya-
taban ve olan kaselerden
gvdeleri zerinde bazen ikinci bir mavi cam iplik bezerne de
gzlenir. Yine sezonlarda zerleri kabaca elips ka-
bartma damgalarla bezeli iki adet ge-
Bu mavi taban rneklere ek olarak, Amorium'da
gzlenen bu iki tip sahip bir cam Mavi
renkli sahip olan bu para elips bir kabartma ile
ssldr.
Kilisesi iki tipte pencere
bul Bunlardan ilk grup silindir iine f-
lenerek bir cam koyu renkli ve par-
Ikinci grupta ise hem daha hafif, hem de daha
renkli olan ve daire cam ait r-
nekler Ikinci grup kilisenin yeniden ikinci ev-
resi ile Birok cam ise kuzey koridorda
Bunlar iinde yer alan adet "bull's eye"
gz") tipi cama ait kenar ise orijinal ereveleri
iinde
bezeli olmak zere, nemli miktarlarda bilezik bu-
luntu vermeye devam etmektedir. Bu bulunan 350 yeni rnekle ka-
talogtaki rnek 1000 i 1994
bileziklerden biri zerinde, Korinth'de bir bilezik zerinde de
yer alan bir blm yer
.10
Bu ki 28 adet sikke
Ancak sezonun en ilgi ekici yzey buluntusu hi ki,
ait ok nadir bir sikkedir'', Tm bu sikkeler Afyon Mzesi 'ne teslim edil-
meden nce Konservatr Karen Baker ve gerekli
Bu 28 sikkenin 5 tanesi ta-
1988 beri ilk defa bu
Roma Imparatorluk Dnemi'ne ait sikkeler tespit Her
(l O) G.L Davidson, Carinth XII, The Minar Objects ,Princeton 1952, s. 264 no. 2149.
(ll) C.S. Lightfoot, A new FolIis from Amorium, Numismatic Clrcular CIIIILO
(1995), s. 376. Bu sonra bir rnek ortaya bkz. N. Bilgin, A Con-
tribution to the new Anonymous Follis from Amorium, Numismatic Circular CIV/4 (1996),
s.83.
439
rnekte (SF3145, SF3077 ve SF3071 no lu) 3. nc
aittir. Ge Roma Dnemi'ne ait sikkeler az olup, ancak rnek
kesin olarak (SF3076, SF3065 ve SF3l78 no lu). Bu-
nunla beraber birka kk sikke de byk 4.
veya 5. aittir. bu-
tek bir yzey buluntusu haricindeki tm Ge Antik Dnem bu-
ya TT ve kilise ya da
Roma Imparatorluk Dnemi'ne ait sikkelerde gibi Bizans veya Bi-
zans olarak
Orta Bizans Dnemi'ne ait olan ve Amorium
II.Mikhail ve Theofilos tarihlenen sikkeler de
(SF3067 ve SF3068 no lu) Bunlardan ikincisi I.Basileios
yeniden bekimiz Bilal
Kilise'sine ok bir yerde olan bir
nemli sikke LIoannes imiskes'e ait bir "miliaresion" dur
(SF3072 no lu). Drd i "Le3" a-
yer alan hemen kuzeyinden olmak zere toplam 8
tane daha anonim "folles'' bulunarak, Amorium'un sikke ko-
leksiyonuna Bu buluntular, sezonlarda elde edil-
olan ortaya bu blgenin son-
ve ll. bir sre iin de olsa ok olarak
yeniden iskan 1995
tek bir adet Seluklu Dnemi'ne ait sikke (SF3060 no lu) tespit
kesin olarak gelecek sezona
3. KONSERVASYON
Konservasyon hem eski, hem de bu olanlar
dahilolmak zere tm amalarda ve evi ile depo eski
kerpi yenilenmesi Bylece
bahedeki ile 1995 emniyetli ve bir alan-
da olanak Yer sorununun nemli lde azal-
yenilenen binalar iin zel raf sistemleri
Hatta zel destekli raflarla da bu sak-
mmkn
Kilisesi olma
ve buradaki tm sezon boyunca "Amorium Condition As-
sessment Survey, Lower Church Building" de (L.S.Mulvin, 1994)
rapor ve ana Karen Barker
ve Dr. Eric Ivison nezaretinde kire ile
orijinal yerine 1994
440
52 no lu bir blmnn st
llmesi 1995 yap-
inceleme sonucu, noktalarda har biraz ince tu-
nedeniyle donun iine tespit edil-
olan har dklmekle birlikte Bizans
tahrip olmadan Bu nedenle dona
bir koruyucu tabaka iin daha bir har
ile ve suyun mmkn
gitmesini Kub-
beyi destekleyen drt ana paye (55, 52, 34 ve 37 no lu)
har ile ve zerleri tamamen 57 ve 58
no lu duvarlar ve tamamen, 39 no lu duvar ise ka-
Duvar konan ve zerini rtrnek
iin yeni har orijinal hartan kolayca edilebilmektedir.
uyum idi. Beyaz kireten ya-
bir har ise birinci evre ile uyum
iin Bu har zamanda 7, 27,26, 25 ve 9 no lu du-
glendirilmesi iin de 1996
devam edilmesi
(12) Bu seneki sezonuna ait ingilizce olarak Anarolian Studies (Cilt XLVI,
1996) dergisinde zere
441
KESIT
3

-,
- ,
-,
?I 4
4

2-Kapl
3- uromos
'"
4 Yatak
j/,v
5- Pasaj
K
5
4
4
PLAN
izim 1: Kaya
. -, 1-----.---'---.- AMORIUM 1995
';..
:t.', cd O=J i
".
_..1-

in 'L
p
J

-
..- -L 11.:;' OIiLBJ ...
_1' i ,,,.,
! \ i

izim 2:
442
o
_ l
"
K.Env. AM95.1
LC3/9
@
@
@
5cm
i i
... izim 3: "LC3" bir (K. Env, AM 95.1= AM 95ILC31 Konteks 9)
...


.
__ ,,__ ..;
444
Resim 1: Mezarda bulunan tahta bir par-
(AM 95/09/26)
Resim 2: L gelen bir
Frig (T 547 no In) AM95/04/24A)
Resim 3: Kilise'nin genel bir ( gneyde) (AM
95/12/29)
Resim 4: "TT" bu-
-olan bir Bizans mleki
(AM 95/10/14A)
445
Resim 5: Kyde bulunan kartal kabartma (T 845 no lu) (Neg. AM 95/09/16)
Resim 6: gelen Orta Bizans Dnemiine ait olan bir par-

446
Resim 7: Adak steli (T755 no In) (Neg. AM 95/02/16
Resim 8: Erken Roma Dnemi'ne ait olan ka-
seramik (AM 9srrT/-
Konteks 146) (Neg. AM 95/12/34)
447
THE EXCAVATION OF CHURCH III ON
ADA NEAR
Kazuo ASANO*
The research project of an archaeological site in ldeniz Area near
Fethiye has been continuing since 1991 by a Japanese team. The site is
extended on two islands, Gemiler Ada and Karacaren Ada, and the
coastline around them (Fig. 1). Several campaigns of survey work have
revealed that this area greatly flourished in the early Byzantine period'.
In 1995 we started the exeavation work of an early Byzantine church on
Gemiler Ada-.
CHURCH ILI ON GEMILER ADA
Gemiler Ada is a sman island, measuring about 1,000 metres in
length and 350 metres in width, and is separated from the mainland by a
narrow channel (Fig. 2). Ruins of numerous secular buildings and tombs
remain on the northern slope of the island, and harbour facilities line the
(*) Associate Professr Kazuo ASANO, Aichi University of Education, Hama 1-16-10,
Toyonaka, 561 JAPAN
(1) Asano, "Survey of the Byzantine Sites on Lycian Coast Near Fethiye by Osaka University. II
X. (Ankara, Ministry of Culture, Republic of Turkey, 1993),
7-17; Shigebumi Tsuji ed., The Survey of Early Byzantine Sltes in Oldeniz Area (Lycia,
Turkey). The First Prelinunary Report (Osaka University. 1995); Asano, "Survey of the
Early Byzantine Sites in ldeniz -- Gemiler Ada Area, West Lycia." XII.
(Ankara, Ministry of Culture, Republie of Turkey, 1995),407-419;
"Two Churehes Oludeniz Area XIII.
(Ankara, Ministry of Culture, Repub1ie of Turkey, 1996),231-241.
(2) The Japanese team consisted of nine members: Shigebumi Tsuji , Tomoyuki Masuda,
Shin'ya Fukunaga, Koji Nakatani, Takeshi Sugii, Tetsuro Ohashi, Hozumi Fujisawa,
Mikiko Tsuzuki and the author, and was financially supported by the Ministry of Education
of Japan. The exeavation work was condueted under the supervision of Mr.
Malko, Director of Fethiye MUzesi We alsa would like to express our gratitude
to Mr. Cengiz of Fethiye Mzesi and to Mr. Levent Vardar from
ve MUzeler Genel for their helpful and friendly eollaboration with us.
449
north shore. In addition to them, there are four churches on the island.
The church that we began to excavate, which we temporarily call Church
III, is situated in the centre of the island. Located near the top of the hill
about 99 metres above sea level, it is secluded from the populated area
below.
Church III is an extensive complex around a three-aisled basilica
(Fig. 3). The basilica measures c. 25 metres long (from the apse to the
west wall) and IS metres wide. The slope of the site is so steep that the
western half of the church is built in the space painstakingly cut out from
the inclination (Fig. 4). The basilica is preceded by an oblong space that
must have functioned as an atrium. The north, west and south walls of
the atrium are carved faces of the solid bedrock, and naturally there is no
entrance in these walls. From a smail open square on the north of the
basilica, visitors could come into the atrium walking westward along the
north wall of the church through a short, arched passageway. There is a
cistern near the south end of the atrium.
The walls of the basilica are built of ashlar, rubble and mortar on the
foundation of the carved bedrock. The north wall is destroyed except for
the foundation. By contrast, the west wall remains to the height of more
than 7 metres above the f100r of the nave (Fig. 5). There are three
doorways in the west wall, one to the nave and the others to the aisles.
The central doorway has a thick lintel of marble. The nave is almost
entirely covered with debris, but stylobates, c. i metre wide, are partly
visible. In the centre of the nave f100r mosaies of geometric patterns are
exposed. Several fragments of marble s abs with relief, probably parts of
ambon, templon and other architectural sculptures, are scattered here and
there (Fig. 6).
In the south wall there are two doorways (Fig. 7), through which one
can go out onto a terrace on a cliff overlooking the sea. Smail holes for
fixing beams in the outer face of the wall suggest that a wooden annex
was attached here. From the west end of the terrace, flights of narrow
steps lead up to the hill west of the church and further to the top of the
island.
The east wall and the semi-dome of the apse of the basilica are
completely destroyed, and debris had thickly accumulated in the apse
before the excavation. A short passageway, which used to be vaulted, is
added to the outside wall of the apse. The east wall of this passageway
has several niches (Fig. 8). Traces of fresco paintings remain in the niche
in the centre. Presumably it used to accommodate an altar. This
450
passageway may have been accessible from the south aisle of the
basilica. There is a smalI chapel of abasilical plan to the east of the
passageway.
AIthough Church III is located apart from the populated area as i
remarked, a long vaulted corridor links Church III with anather church,
which we calI Church IV, that is found amidst the residential quarter on
the lower slope of the island (Figs. 2, 9). The corridor, c. 2.5 metres
wide, begins at the atrium of Church IV, and runs westward up the hill
extending over 160 metres as far as a smalI domed structure to the
northeast of the apse of Church III. After turning to the north the vaulted
corridor is terminated, and then a fIight of steps leads to the smalI square
outside of the basilica. This corridor must have been the main access
from the harbour and the populated area below to Church III when the
island was active in the medieval times.
Without doubt the prosperity of this area was brought by maritime
transportation, and Gemiler Ada is supposed to have flourished alsa as a
station of the Christian pilgrimage. A medieval portulan (a guide book
for sailors) refers to Church III as the church of St. Nicholas>. In
relation to the veneration of this saint, Gemiler Ada must have attraeted
many pilgrims. They reaehed here through the eorridor from the lower
area of the island, and were eonducted in and around the basiliea by the
passageways and steps venerating the altars arranged in this eomplex.
The loeation and the design of the Chureh III thus seem to refleet the
visit of pilgrims'.
EXCAVATION
We planned the exeavation of Chureh III on Gemiler Ada not only to
reveal the architeetural details of the original building but alsa to know
the history after the church was built. After the prosperity in the antique
and the early Byzantine periods, as it is generally explained, the eoastal
region of Lyeia was frequently attaeked by Arabs. The defeat of the
Byzantine navy by the Arab fleet in 655 was dramaticalIy deseribed in
the chronicle by Theophanes>. Then after same four centuries, the
(3) A. Delatte, Les portolans grecs (Liege, 1947), p. 252f1.
(4) Prof. Clive Foss' hypothesis that this church was the cathedral does not seem to be
grounded. See Foss, " The Lycian Coast in the Byzantine Age," Dumbarton Oaks Papers,
no. 48 (1994), p. 7.
(5) C. de Boor ed., Chronographia (Leipzig, 1883), vol. pp. 345ff. Alsa see K.
Nakatani , "Lycia in the Byzantine Period(Fourth-Tenth Century). Historical Background",
Tsuji ed., The Survey of Early Sites in ldeniz Area, pp. 42ff.
451
Byzantine rule was recovered only for a short period in the i Ith and l2th
centuries. However, more detailed information of Gemiler Ada is not
found in written documents, and its history can be investigated only by
m e a r s of the archaeological evidence.
In the 1995 season we began the exeavation work by uncovering the
apse of the church. In the apse a synthronon was uncovered (Figs. l O,
I I, 12). The synthronon is built of large blocks of local stone (dolomite)
and mortar, and has five steps. it must have been entirely covered with
marble revetments. On the lower steps the revetments remain almost
intact, but on the upper steps theyare badly damaged (Fig. 13). It may
suggest that the building collapsed twice; after the first destruction the
synthronon had b e e r exposed to the weather for a certain period with the
lower part covered and protected by debris, and then second destruction
occurred to cover the synthronon entirely.
There are three cross motifs of terracotta bricks in the apse wall (Fig.
14). The lower parts of the crosses are covered with the structure of the
synthronon. Two interpretations of this puzzling decoration may be
possible: the synthronon is alater addition to the apsewall; or the
crosses were not made as a decoration to be seen but originally planned
to be concealed in the wall, as the entire surface of the apse wall may
have been overlaid with marble revetments.
There is a hole in the centre of the top of the synthronon. Probablya
throne or across had been fixed in this place, but we could not find an
object that is Iikely to fit here. Instead, we found a capital that is thought
to have been used on the pillar in the apse window (Fig. 15). It was so
neatly placed on the hole that it seems to have been put down
deliberately by someone who removed the object from the destroyed
church.
In the berna we excavated only down to a level about 40 centimetres
above the floor level in the nave, and stopped digging there. Four marble
columns and their capital s were found from here (Fig. 16). These
columns must have supported a ciborium over the altar.
The seetion of the excavated area were observed on the central axis
of the church building (Figs. 17, 18).
Stratum no. I. Dark gray earth with stones and fragments of bricks.
No. 2. Gray earth with ashlar and bricks.
452
No.3. White gray sand with lumps of concrete, plastered ashlar and
fragments of marble revetments .
. No. 4. Brown sand with small stones, tesserae of mosaics and
marble columns.
No.5. White sand with few stones.
No.6. White gray sand with roof tiles and bricks.
FINDlNGS
From the apse and the berna we found about 200 fragments of
marble and limestone sculptures, many fragments of mosaic and fresco
decorations, some fragments of ceramics and three coins. Important
findings are listed below:
. Corinthian capital s (Figs. 19, 20). The style of the acanthus
o r r a r n e n t tells that they were executed in the early Byzantine period,
possibly in the Iate 5th or early 6th century.
2. A relief representing a deer with omamental motifs (Fig. 21).
Probably it is a capital of a pilaster. It alsa seems to date from the same
period.
3. A fragment of mosaic decoration (Fig. 22). it represents an eye.
Unfortunately, the mosaics are broken literally in pieces, and we could
not find a piece larger than this. But it shows that the mosaic decoration
of the church included figurative representation. Probably it decorated
the semi-dome of the apse, because together with this piece numerous
tesserae were collected from the stratum no. 4 in the apse (Fig. 23).
4. Ashlar with fresco decoration (Fig. 24). This stone, a voussoir of
an arch, shows that the areade was decorated with frescoes. Many other
blocks alsa bear traces of fresco, but theyare too fragmentary to
reconstruct the painted motif.
5. Three bronze coins. One of them was issued by Constantine X
and dates from the llth century (Fig. 25). The others date from the 12th
century. The coins were all found in the stratum no. 4, one on the step of
the synthronon and others in the berna.
453
CONSIDERATION
From the result of the exeavation and the of the findings, we
surmise that the church was originally built in the Iate 5th-early 6th
century. The basilica was richly decorated with rnosaics and