1902·1977

Ş İ İ KlYMEnJ. HOCA PROF. M.
İ İ İ
Prof. Dr. İ CERRAHOOLU
1977 senesi 9 ı ı ş gecesi saat 22.20 geçe ilim
alemi ı bir ı ı kaybetmekle üzüntü ı bürün·
dü. «Her nefis ölümü ı hükmünce, sevgili ı da
ı tadarak, ş ğ binlerce talebesini gözleri ş ı ı ı
, -
ebediyete intikal etti. Kendini feda edercesine islama, Türk
nin ş ı ş olan bu muhterem insan, Türkiyeye
günden beri, İ Fakültesi, Konya Yüksek İ Enstitüsü,
Erzurum İ İ Fakültesinde ş ğ binlerce İ
nin gönlünde taht ş eserleriyle, ş ile ve ı ı
ı ı hizmetleri ile onbinlerin, yüzbinlerin sevgilisi ş Ne
mutlu ona ki, böyle bir mevki herkese kolay kolay nasib olamaz.
Merhum ı 1 ı 1902 senesinde Bosnanm, Tuzla san-
ı ğ ı Graçanitsa ı ş ı Bosna-
HerseK Reisu'l-Ulema Mua'Vini ı Mehmet Tevfik efendi, an-
nesi ise ı Hasibe ı ı 1913 ı ilk okulu, 1916
da ş Saraybosnada ş o devirde yeni ş olan
i
ı kollejinden 1920 de diploma ı ş 1925 senesinde de İ
1iUl hukuku ve İ Mektebinden mezun ş 1926 da
ı Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Latin dili ve ı .kur-
.3Ll11U bitirerek ı ı ı ş ı Bundan sonraki ı muh-
cercm ve merhum ı ı Pariste tahsilde görmekteytz. 1929 ı
ı Sorbon Edebiyat Fakültesi lisans ı 1928 de «Ecole
i<iationale des Langues Orientales Vivantes» den Arap ve Türk dili
ci ı 1930 da yine ı okuldan Fars dili ve ı dip-
ı sahip ş 1931 de «Hasan Kafi de Bosnie, Sa vie et
3es Oeuvres, avec la traduction de son ouvrage, Nizamu'l-Ulema»
isimli doktora tezinin imprlmatür'ü, 1930 ı ı Belgrad Hukuk
Fakültesinden «Hukuk Absolutorium'u», 1939 da yine Belgrad Üni-
ve;.-sitesinde agrege ğ ı ı ı ş ı
ı bir müddet, Saray-Bosna'da ki birinci erkek ı
ile, iki sene müddetle ş Gimnazyada ı ı ş 1934-1941
ı ı ı üsküb'deki Kral Birinci ı Büyük Medrese-
sinde yedi ı Tefsir-Hadis dersleri ş İ cihan harbi
sebebi ile SarayBosnaya ş (1941), 1943 ı ı
dan 1944 ğ kadar Türkiyenin Belgrad ş ğ
da mahalli katip-tercüman olarak istihdam ş Türkiye ile
;'\lmanya ı Jmünasebetlerin kesilmesi üzerine, ı
ğ personeliyle İ sekiz aya ı bir zaman Almanyada
enterne ş
Merhum ı bu devrelerde çok ı ı ı ş olacaklar
ki, ı ı olan bizlere bu konuda fazla bilgi vermek istemez, o
erilr.leri ı imtina ederlerdi. Bizlere komünizmin ve
ş ı ı ı Türkiyenin bu gibi felaketlere duçar
ı dua ederdi.
Merhum ı bu enterne devresi içerisinde ı
ş ş ş ı ı sonra, Kopenhagen ve oradan
da İ geçerek, İ ı ı ı ı vapurla, Li-
verpool - Lizbon - Portsaid· Fethiye . Rodos - Bodrum - ş -
Çanakkale yoliyle ı 1945 de İ geldi. İ ş
sene müddetlc ş ı ş ilmi ş ı bulundu.
Dil ve Tarih ğ Fakültesi Profesörler Kurulu, kendisine ila-
hiyat Fakültesi 'Profesörlerinin de ı ı ile 4936 ı ı Üniver-
siteler Kanununun, 9. bölümünün geçici 4. cü maddesi ı ge-
çici kurul .haline gelerek ı ı ı 3, karar tarihi: 30.1.1950,
Karar ı ı 12) İ ı Fakültesi ı ğ Biliniler
2
-dersi ğ için teklif edilen Mehmet Tayyip Okiç'in, duru-
munu ş ş teklif edilen namzedin, ı Fakültesi
tik Bilimler dersi ğ tayinine karar ş Anka-
ra Üniversitesi Senatosunun ı ı ı 124, Karar ı ı
451, Karar Tarihi: 31.1.1950) tarihinde, yukandaki Profesörler. Ku-
rulu teklifini kabul ederek, ı ğ kabul ş Bunun
üzerine merhum Prof. M. Tayyip Okiç'in, İ Fakültesi kuru-
ş kanununa uygun, 6.3.1950 tarihinde mukaveleli ı profe-
sör olarak, ı fakülteye tayini ı ı 1950-1969 ı ı ı
İ Fakültesinde, 1964·1971 de Konya Yüksek ı Enstitü-
sünde, 1973 Nisamndan vefat tarihleri olan 9.3.1977 ye kadar Erzu-
rum İ ilimler Fakültesinde çeyrek ı ı hizmet süresince,
yLiksek ilmi, irfam ve fazileti ile Türk ğ ı ş ğ hiz-
met, ğ tarihimize ş ı ı ş ı Merhum, üzerine ı ğ ı
vazifderi yetki ile ı ş ğ ve ilmi ğ toz kondurma-
ı ş ı Bu konuda olumsuz ş ş ı olduk·
ı ı almakta ş
Türk ğ ı ve ı ş hususundaki gay-
reti, merhum için en büyük zevk ve vazife ş Bütün tahsili-
ni İ tamamlayan ı ı feyz ı ğ ı bu memlekete kar-
ş ı ödemek durumunda ğ ı ğ ı vefa ı ı ı bir
evlat olarak ı ile ödemek ı ğ ı ş ş
ı hiç ş olan merhUm ı kendini Hme
ı ş nadir ş biridir. Kominist rejime ş ı ş
dan ı Yugoslav ş ı ğ ı ı ı ı ş bu ı
Yugoslavyaya dönmesi kadar ş bir gitmesi de bahis
konusu ı ş ı Türk tabiiyetine geçmemesi, ı barem kanu-
numuzun olumlu ı zarufederine boyun ğ ileri ge-
ı bir keyfiyet ş
Maurice Gaudefroy - Demombynes, William Marçais, Loui:i
Massignon, Jean Deny, Vladimir ı Mirza Muhammed Han
Kazvinl; Henri Masse, Ravaisse, EmHe Haumant, Paul Boyer, Andre
Vaillant gibi dünyaca ı ı ş hocalardan okuyan merhum hoca-
ı Dr. Ahmed ı Monseigneur Feghali, Dr. Mirza Mu-
hammed ı Dr. Abdulhak Adnan ı gibi ş okut-
manlardan ders ı ş ı
Seyfullah Proho, Abdullah Ayni ş Muhammed Emin
Dizdar, Ali ş Kapiç, Abdullah ş Münib Tseriç, Salih Saf-
3
vet, Basiç;' ı Burek. Veliyyuddin Sadoviç, Dr. Osman Skiriç,
İ ı ı Zafraniya gibi ı otorite olan Saray-Bosnada-
ki ı ile, Tahir ihn ş Muaviye et-Temimi, Muhammed el·
Arabi el-Kebadi, Mustafa Zmedi gibi Tunuslu ş hocalann ta-
lebesi olan merhUm hocamiz; ilmini ve faziletini talebesine aktar-
" ı ş ve her.sevi.yedcld talebesinin sevgi ve samimi ğ ı ı maz-
har ş Sulbünden bir evlada sahib ı ş fakat her ta·
ı bir ı telakki ş Bu ı İ Fakül·
tesinde en çok sevilen profesör olarak kendini tescil ş
Merhfun, sadece talebesinin ilmi sahadaki ı ile
'bütün' ş ile alakadar olur, onlm halletmek için yorulmak
ı ,bir gayretle ş ı Ş ve ilmi· durumuna çamur
isteyenlerin gayreti ile, ğ üç senelik ı ı ı ı fet-
'ret, dtwresinde bile, talepelerinin isteklerini ve ş hal-
.'letmekten geri, ı ş ı ,Talebesinin tayin, nakil ve terfi ş
ı ı çoluk çocuk 'sahibi olmalan, merhum için se-
vinç ve ı sebebi olurdu. Talebesiriin ı ı torun-
ı sever, 'onlara sevinderecek hediyeler vermeden içi rahat
etmezdi. Merhum bugün ve gelecekte ı ı ı gönüllerinde ve
, ı «Hoca dede» olarak ı ve ş ı ı Pek çok
talebesinin ı ı ı ş zevkle ı ş ı Mer-
humun en ',güzel huylarmdan ,biri, ı ı asla ı
ı ı verdigi sözü mutlaka yerine getirmeye ı ş ı ı .
. ı ve ı bir ı ı Günlük ş bir ğ ı yazar,
ş siler, bitmeyenlerlertesi güne ı ı ı llmi ı ş
ı ı tasnif eqerek ş zarflara ş
- .
, MeFho.m ı ı ı tetkik ı ı Ansiklopedi mad·
ı kitap ı ı tercemeler, önsözler olmak üzere yüzlerce
makalesi ş eserlerde ve mecmualarda, türkçe, ş arap-
ve ı olarak ş ş Son ı 'kadar, pek çok
ı 'ilim ı ve ı ş ile muhabere halin-
de idi. Paha Yugoslavyada iken, ((Üsküp ilim cemiyeti ve üsküp
Üniversitesi Edebiyat Fakültesine ğ ı ı ı dili ve Edebi-
ı İ ı ı ş Viyanadaki İ Ku1tur-
;,;buna,»' cimiiyeti fahri ı ğ ı ş ş ilim ce-
miyeti olan «SoCiete' Asfatique»in (1952' ı Londradaki «Ro-
yal Asiatic Sodety» (1953 denberi) ı ı Bii- ara
'eMilli ğ ı Terceme Kurulu Arap-Pars ı ko-
'misyon ş ı ğ ı ı ş ı
Otuz seneye ı bir zaman süresi içerisinde, memleketimizin
maarif ve ı ı ş binlerce talebe ş ş olan
ı eline geçen çok cüz'i bir para ile geçimini ğ ı ş bun-
dan ı da fazla bir ş ı ş ı ğ ş ve ya-
ı ı ı ş ı hizmet ş ı ı ş Esefle
söyleyelim ki ı kimseler onun kadro ı ş
Merhumu gönüllerinde ş olan onbinlerce talebesi onun
ı takdir ş parmaklar üzerinde ş ı tabutu bu sev-
ginin ı ş
ğ ve ş ı ı ilmi ile amU, kamil bir in·
san olarak ı ı Asn Saadetteki Sahabe-i Kiram ı
He' ı ş bir kimse idi. ı ve tavazuu ile herkesin takdi-
rini ı ş ı Merhum, ş ve ı nefis sahibi idi. Bu ko-
nuda asla taviz vermezdi. Çok zeki idi. ş hadiselerin en ince
ı kadar. seneler ş olsa da, ı ı Kitab ve ya·
ı çok ş Yemez içmez, ele geçen ı ı kitaplara
ı ı ı ı ı ı ı günlerinde, niçin bu ş hareket ğ sor-
ğ ı bu da benim ı ğ ı ş Latifeyi se-
ver, ş muhakkak nükteler bulunurdu.
ı ı bir ğ ı ı ı ğ ı Ahmet ş
ş beytini, haline uygun ş olacak ki, onu muhafaza ş
Durgun suya ı ve dedim: ah ölebiisem,
Mademki yok ğ ı mevtime kimsem.
Ruhun ş ve müsterih olsun aziz hocam, binlerle, onbinlerle
göz arkandan ğ ta ve ğ ş ğ ı Fati-
halar'la seni ve gelecek nesillere ı ı Ne mut-
lu sana ki, sen herkesin ı ğ bir mertebeye ş RuhUn
ş ı rahmeti ve ğ üzerine olsun, nur içinde yat aziz
ı
5

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful