TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ • 211

Abbasi Halifesi Mu’tasım’ın Ordusunda Bulunan Türklerin “Köle” Olup Olmadığı Meselesi
Does The Turks In Mu’tasım’s Army Slave Or Not?
Mehmet Nadir ÖZDEMİR* Özet Türkler Abbasi ordusuna alınırken “köle, olarak alınmakla birlikte ilk Abbasi dönemi halifeleri ve özellikle de Halife Mu’tasım tarafından özel bir eğitimden geçirilerek orduya kazandırılmıştır. Halife Mu’tasım Türklere özel bir önem vermiştir. O, Türklerden oluşan büyük bir ordu kurmuştur.Bu Türkleri Mu’tasım Orta Asya steplerinden topluyor,aynı zamanda köle pazarlarından satın alıyordu.Bu Türkler arasından büyük komutanlar çıkmıştı.Afşin, Boğa elKebir, Boğa es-Sağır, bunlardan bir kaçıdır.Bu dönemde devlette etkin bir konuma yükselen Türkler sonraki dönemlerde halifeleri istedikleri gibi değiştirilebilecek bir duruma gelmişlerdi.Dolayısıyla artık bu Türklerin “köle” olduklarından söz etmek mümkün değildir. • Anahtar Kelimeler Köle, Türkler, Mu’tasım, Abbasi Halifeleri • Abstract Besides the fact that the Turks were taken to the Abbasids army as “slaves”, they undergone a special training and in this way were taken to the army in the early Abbasid Caliphs’ period and especially during the reign of Caliph Mu’tasım. The Caliph Mu’tasım gave a special importance to the Turks. He built a great army made up of Turks. He bought Turks at slave bazaar.Great military leaders came out from the Turks. Afşin, Boğa el-Kebir, Boğa es-Sağır are some of them. In this period the Turks came to important positions within the state so in the later periods by means of these high positions they could change the Caliphs in which way they want. Due to this fact from now on it isn’t possible to mention that the Turks are slaves. • Key Words Slave, Turks, Mu’tasım, The Abbasid Caliphs

*

Dr., Selçuklu Kız Meslek Lisesi Tarih Öğretmeni.

212 • TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ

Türklerin yoğun olarak Müslüman olduğu bu dönemde Abbasi halifeleri Türklere özel ilgi duymuşlardır. Çünkü onlar askerî bakımdan önem arz ediyorlardı. Biz bu çalışmamızda Halife Mu’tasım’ın Türkleri orduya nasıl aldığını ve Türklerin askerî alandaki etkinliklerini inceleyeceğiz. Mu’tasım’ın ordusundaki Türklerin ücretli asker mi yoksa köle mi oldukları konusu tarihçiler arasında tartışmalı bir konudur.Biz bu çalışmamızda bu tartışmaları değerlendirip kaynakların ışığında bir sonuca varacağız. Mu’tasım’dan önceki halifeler de Türkleri ordularına almışlar ama Mu’tasım döneminde Türkler askerî alanda hem sayı hem de etkinlik bakımından büyük bir güce erişmişlerdir. Türklerin Halife Mu’tasım’ın ordusundaki durumlarını incelerken onların “köle” olup olmadıklarını ele aldığımız bu çalışmamızda kaynakları okurken “köle” anlamında hangi kelime geçiyorsa onu metinde parantez içinde belirttik. Ayrıca askerî amaçlarla kullanılan köleler için “Asker köle” ifadesini kullandık. Bu ifadeyi kullanmamızın nedeni söz konusu kölelerin sırf askerlik için kullanılmalarıdır. 1-Mu’tasım’ın Yönetim Anlayışı ve Türklere Bakışı: Halife Me’mun’un ölümünden sonra kardeşi Mu’tasım Türklerin desteği sayesinde halife olmuş ve böylece Türk nüfuzu kendini göstermiştir.1 Mu’tasım halife olduktan sonra Türklerden oluşan bir ordu kurmaya başlamıştır. Zaten halife olmadan önce ilk şehzadelik yıllarında şahsî emniyeti için Türklerden 4000-5000 kişilik özel bir muhafız birliği kurmuştu.2 Mu’tasım’ın annesi, Türkistan’daki Soğd beldesinden Türk asıllı bir kadındı. Bu yönüyle o, Türklere sevgi besleyerek büyümüştür.3Tarihçi Abdülaziz ed-Durî’nin ifadesiyle Mu’tasım, Türklere sığınmıştır.4 Yani iktidarını bir anlamda onlar üzerine kurmuştur. Mu’tasım dönemine kadar olan dönemde Araplar ordudaki etkinliklerini zaten kaybetmişlerdi. Bu dönemde ise “artık tamamen silinmişlerdir” denilebilir.5 Mu’tasım ihmal edilmiş Azerbaycan eyaletlerindeki Abbasi yönetimini birleştirerek çoğunluğu Türk asker
1

2 3 4 5

Mehmet Aykaç, Abbasi Devletinin İlk Dönemi İdarî Teşkilatında Divanlar(132-232/750847),Ankara,1997 s.16 Zekeriya Kitapçı, Saadet Asrında Türkler, s.244 Mustafa Kılıçlı, a.g.e., s.133 Abdülaziz ed-Dûrî, İslâm İktisat Tarihine Giriş, çev.Sabri Orman, İstanbul, 1991, s.85 Claude Cahen, a.g.e., s.164; V.J. Parry, a.g.m., Sayı: 29, s.196

Me’mun’un halefini tayin edip etmediği konusunda açık bilgi yoktur. sanata v.6 Mu’tasım’ın hilafet ordusunu kısa denilebilecek bir süre içinde geniş boyutlarda Türkleştirmesinin pek çok sebebi vardır.. 40-46 Abdülaziz ed-Durî. yönelmişti.Daniel. VI. b.. D. Me’mun7. “Abbasid Dynasty”. 2. medeni Bağdat halkı ile anlaşamamaktaydı. ticarete. I. a. Ancak Abbas’ın çekingenliği sebebiyle birkaç suikast teşebbüsü başarıya ulaşamadı. Artık askerlik bu toplum için çekici olmaktan çıkmıştır. 1988. s. İbnu’l-Esir. Saadet Asrında Türkler. Yine muhtemelen bir baskı sonucu. a.Dursun Yıldız. kardeşi Mu’tasım’ı veliaht tayin ettiği kaydedilmektedir. Diğer yandan Arapların yanı sıra Farsların da desteğini sağlama çabası içindeydi. Abbas... İhtiyatla karşılanacak bazı kaynaklarda onun.b.174 Zekeriya Kitapçı. Abbas ordunun huzuruna çıkarak amcasına biat etti. 1988.e. 3-Arap komutan Uceyf b. Zira bu dönemde Abbasi toplumu.’te hapiste iken öldü. Anbese ile işbirliğine giren Abbas b.Encylopedia of Asian History.. Türklerin gerek ordu içinde. Me’mun: Abbasi halifesi Me’mun’un oğludur. Abbas lehine tezahürata kalkıştı.e.8Yukarıda adı geçen Uceyf b.g. 85 Taberî. s.g. V. (H.e. Bu yüzden de doğan boşluğu doldurabilecek.İ. Bunlardan en önemlileri şunlar olabilir: 1-Ekonomik hayatın gelişmesinden doğan rahatlık ve refah.g. I. 235-246. “Abbas b. Mu’tasım ise bunların karşısına Türkleri çıkarma planları yapmıştır.Mu’tasım’ın yaptığı bu dönüşüm Abdülaziz ed-Durî gibi kimi tarihçilerce dönüm noktası kabul edilerek ikinci Abbasi asrının başlangıcı olarak değerlendirilmiştir.11 Türklerin Abbasi ordusuna alınmaları ile uzman askerlik dönemi başlamıştı. New York. Anbese ünlü bir Arap komutanıydı. 26.t. amcasına karşı bir suikast düzenledi. a. Böylece Mu’tasım’ın halifeliği kesinleşmiş oldu.e. Ancak halife ordusundaki Türklerin baskısı sonucu Mu’tasım hilafete getirilince karargâhta bulunan Araplar.g. Ordu içindeki Türklere ve halifeye karşı açıkça cephe alan muhalefetin faaliyetleri Ammuriyye (Amorion) seferinden dönüşte ortaya çıkarıldı ve Abbas ile birlikte bütün elebaşılar yakalandı. Zira kaynaklardaki ifadeler ve araştırmacıların ortaya koydukları değerlendirmeler bizi bu konunun açık bir şekilde ortaya konulmasına sevk 6 7 8 9 10 11 12 E.9 O. Menbic.59 İbnu’l -Cevzî. el-Asru’l-Abbasiyyu’l-Evvel. İslâm devletini koruyabilecek güçlü bir unsura ihtiyaç vardı. 4 Abbas b. XI.y. ordu içinde Mu’tasım’a karşı isyan başlatmıştı.10 İşte bu nedenler ile Halife Mu’tasım ordusunu Türklerden oluşturmuştu. İstanbul.27) Ekrem Pamukçu. gerekse idarî kadrolarda nüfuz sahibi olmalarını bir türlü hazmedemeyen Araplar.TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ • 213 kölelerinden oluşan askerî bir güç kurdu. s. onlarında biat etmeleri gerektiğini söyledi.203 . Savaşçı bir mizaca sahip olan Mu’tasım.A.Mu’tasım ile Bağdat halkı arasında uyumsuzluk baş göstermişti.L. a. Beyrut. halifeyi tahtından indirip yerine Abbas’ı geçirmek üzere harekete geçtiler. Me’mun”..12 2-Türklerin Abbasi Ordusuna Nasıl Alındıkları Meselesi: Türklerin Abbasi ordusuna nasıl alındıkları meselesi incelenmeye değer bir husustur.

Dursun Yıldız şöyle devam etmektedir: “Görüldüğü gibi. bunların büyük bir ücret karşılığı profesyonel bir meslek olarak askerliği kabul etmiş muharip Türk gençleri olduğu kanısındadır.s. 1965. iktisadi ve sosyal statülerinin esir ve kölelerle kıyas kabul etmeyecek şekilde farklı olduğu değerlendirmesini yapmaktadır. I. Saadet Asrında Türkler. birincisi Selçuklular’da bir askerî sınıfın.. Ortadoğu. beyaz köle. 13 14 15 16 17 Daniel Pipes. Biz burada konu ile ilgili tartışmaları ele alıp değerlendirmelerde bulunacağız.g.Mecduddin Muhammed b. İstanbul. s. Zetterstéen. “Gulâm” ın karşılığı ise “Delikanlı. Bu noktadan hareketle “Asker köleler” üzerine yaptığı araştırmayla tanınan Daniel Pipes. onların köle satın alma yoluna gittiklerini ortaya koymaktadır. el-Kamusu’l-Muhit.1250-H. s. söz konusu Türklerin karşılıklı bir anlaşma gereği.1475 .e. birinci derecede bugünkü anlamda köle karşılığını vermemektedir. s. “Abbasiler” .46. ikincisi ise Mısır’da kurulmuş bir devletin (Memlüklü Sultanlığı:H. hizmetçi. K. Sözlüklerde “Memlük” ün karşılığı “tasarruf edilen. onlardan söz ederken genellikle “Etrak” ve “Memlük” kelimelerini kullanmaktadırlar.. a-Türklerin Abbasi Ordusuna “Ücretli Asker” Olarak Alındıkları İddiası: Emeviler dönemi fetihler çağı olduğundan bu dönemde çok büyük sayılarda esir elde edilmiş ve bunlar köleleştirilmiştir. hizmetçi. gerekse siyasi.144. s. a.13 Ünlü tarihçi Bernard Lewis de Türklerin Abbasi hizmetine “ücretli asker” olarak girmiş olabileceklerini ima etmektedir.69 Ekrem Pamukçu. hizmetli.247 Firûzâbâdî. Abbasi ordusuna alınan Türk birliklerinin gerek temin edilişlerinin.17H. a. Ona göre Me’mun ve Mu’tasım zamanlarında planlı bir şekilde Türklerden askerî birlikler teşkili hakkında bilgi veren kaynaklar. O.648/M.16 Bir başka tarihçi Hakkı Dursun Yıldız da Abbasi ordusuna alınan Türklerin “köle” olarak alındıkları ve istihdam edildikleri görüşüne karşı çıkmaktadır. s. Hakkı Dursun Yıldız. Abbasilerin. genç..14 Ekrem Pamukçu.e. her iki kelime de. köle” şeklinde verilmektedir. uşak.82 Zekeriya Kitapçı. Daniel Pipes ayrıca söz konusu “Asker kölelere” Abbasiler tarafından ücret ödendiğini kaydetmektedir.Beyrut.15 Aynı şekilde Zekeriya Kitapçı da. Türklerin köleleştirilerek Abbasi ordusuna alındıkları şeklindeki değerlendirmeye karşı çıkmaktadır.1994. ailelerine büyük paralar ödenerek satın alındığını.g. beyaz köle.A. Bu iki tabir daha sonraki devirlerde tarihi birer terim olarak kabul edilmiş. Emeviler’in izledikleri fetih siyasetini takip etmediklerini.923/M. 19 Bernard Lewis. sahip olunan.Yakub. İslâmiyet ve Türkler.214 • TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ etmektedir.V. İ.1517) adı olmuştur.

Abbasi dönemi askerî sistemini geniş bir şekilde araştırma konusu yapan D.e.”18 Arap tarihçi Faruk Ömer ise Türklerin halife ile irtibatlarının “velâ” irtibatı olduğunu. Hatta bunlar için “saray 18 19 20 Hakkı Dursun Yıldız.Zira söz konusu kelimenin sözlük anlamı “milk” yani “sahip olunan şey” demektir. Bu açıklama Türklerin durumuna da uymaktadır. ücretli çalıştırılan askerlerin ve elbetteki Türklerin saray muhafızı olan Türkler olduğunu ifade etmektedir. 81 Faruk Ömer. et-Tarihu’l-İslâmî ve Fikri’l-Karni’l-Işrîn.Bunun yanı sıra H. Türk birliklerinden söz edilirken “Abd” ve “Rakîk” kelimelerinin kullanılmaması dikkati çekmektedir. üzerinde durduğumuz devirde.. Dursun Yıldız’ın “Memlük” kelimesi ile ilgili yaptığı değerlendirmeye de katılmıyoruz. Şunu da ifade etmeliyiz ki kaynaklarda kölelikle ilgili terimlerin kullanılması konusunda tam bir birlik söz konusu değildir.g. s.20 Türklerin profesyonel asker olup olmadıkları konusunda şunları söyleyebiliriz: Yukarıda görüşlerini aktardığımız tarihçiler Türklerin “ücretli asker” olmaları nedeniyle profesyonel bir şekilde çalıştırıldıklarını belirtmişlerdi.TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ • 215 Halbuki Arapça’da.Muhtemeldir ki bu konuda fikir beyan eden tarihçiler “Memlük” ve “Gulâm” kelimelerinin tâli derecedeki anlamlarını göz önüne alarak böyle bir hükme varmışlardır. Aynı sayfada.80. a. “genç” anlamına gelen bu kelime hem belirli yetenekleri sebebiyle çalıştırılan köleler için hem de fetihler sonrasında ele geçirilen bütün köleler için kullanılabilmektedir.Kanaatimizce kaynaklarda da böyle kullanılmaktadır.Ayrıca “Rakîk” kelimesi hem esirin köleleştirilmiş haline.19 Hakkı Dursun Yıldız’ın kölelikle ilgili terimler hakkında yaptığı değerlendirmesini ele alacak olursak. 1980. Şöyle ki “Gulâm” kelimenin hem sözlük hem de kaynaklardaki kullanımından elde ettiğimiz anlama göre. onların mertebelerinin “Mü’minlerin emirinin mevlâsı” veya “Mü’minlerin emirinin hizmetçisi” olduğunu belirtir. aynı rivayet içinde üç ayrı terimin kullanıldığı yerler mevcuttur. İlave olarak.252 Ya’kubî. nitekim halifelerin onları komutan ve lider yaptıklarını ve halifenin Mevalisi olduklarının söylenebileceğini iddia eder. hem özgürlüğünü açıklayan köleye hem de hizmete ve satışa konu olan bütün köleler için kullanılabilmektedir. s. Örneğin Ya’kubî’nin Kitabu’l-Buldân’ını buna örnek olarak verebiliriz. Beyrut. İslâmiyet ve Türkler.27 . s. Arapça gibi kavramları en ince nüans farklarına varıncaya kadar ifade etme gücüne sahip bir dille yazılmış kaynaklarda. onun ifade ettiği gibi bir sonuca varamayız. söz konusu terimlerin sözlük ve literatür anlamları da dikkate alınırsa. gerçek anlamıyla köle (serf) karşılığını veren “Abd” ve “Rakîk” kelimeleri mevcuttur.Pipes.

s. Annesiz. Burada kaynaklarda geçen “istihdam” kelimesinin üzerinde de durmalıyız. Abbasilerin Türkleri ele geçirmeleriyle.A. Yakubî Türklerden bir kısmının köle pazarından Nuh b.. Bu kelimeden hareketle farklı yorumlar yapılabilmektedir. Buna göre Hrıstiyan çocuklarının asiller. Montgomery Watt.39 Seyyid Maqbul Ahmad.İ.g. s. Türklerin devşirilen paralı askerler olduklarını ifade etmektedir. 254-255) Ya’kubî. s. “Birisini hizmetçi olarak vermek. aç gözlü oldukları bilinenler ve yüzü gözü açılış olabileceği düşüncesiyle köy kethüdasının oğlu da devşirilmezdi.e. Abdullah.150 İbn Kesir.g.1421 W. a..Oysa Abbasilerin ilk dönemi için bunlar söz konusu değildir.g..23Bu anlamdan hareketle Türklerin işçi olarak çalıştırdıkları yorumu yapılabilmektedir.155 Devşirme: Osmanlı Devletinde çeşitli hizmetlerde kullanılmak üzere Osmanlı tebaası bazı Hrıstiyan çocuklarının bir kanun dahilinde toplanması işi. XX. X. s.79 . Kaynaklarda geçen 200. Ebû Kasım Ubeydullah b. el-Mesâlik ve’l-Memâlik. “İbn Hurdâzbih”.g. 21 22 23 24 25 26 27 28 Daniel Pipes.27 Çok iyi bir eğitim görmüş ve Bağdat’ta yaşamış olan İbn Hurdazbih ayrıca saray ile de irtibatı olan bir kişidir.e. Ayrıca devşirilen çocuklar evlerinden. a. fodul.D. 78. Kaynaklarda geçen rakamlar abartılı olabilir ancak konumuza ışık tutması bakımından üzerinde durulmalıdır.000’e22 varan rakamlardaki Türklerin hepsinin saray muhafızı olmaları düşünülemez. IX. “ Devşirme”. Bu bakımdan saraydan bilgi edinmiş.s. a.26 Ünlü İslâm coğrafyacısı İbn Hurdazbih Horasan bölgesinin haracı karşılığında Oğuzlardan 2000 esir yollandığını kaydetmektedir.İ. köse ve doğuştan sünnetlilerle şehir çocukları toplanmazdı.a. 1994. Devşirme kanununda toplanacak çocukların nitelikleri belirtilmişti.. Ancak uzun boylu çocuklardan endamı düzgün olanlar sadece saray için alınabilirdi. İstanbul. bu da eserlerinin güvenirliğini artırmıştır28Sonuç olarak Mu’tasım dönemindeki Türkleri. Aynı şekilde sığırtmaç ve çoban çocukları ile kel.g.e. papaz oğulları. 296 Firûzâbâdî.a. Esed’i Semerkand’da Türkleri satın almak için gönderdiğini kaydetmektedir. Öncelikle dipnotta açıklandığı üzere “devşirme sistemi” kanun ile sınırları çizilmişti. İslâm dünyası üzerine araştırmaları ile tanınan Montgomery Watt. babasız çocuklar. birçok çocuğu bulunan ailenin en sağlıklı çocuğu seçilir.24 Uygulama bakımından benzese de.. hizmet etmesini istemek” anlamlarına gelir. yaklaşık 600 yıl sonra uygulanan devşirme25 sistemi arasında farklılıklar olduğu kanaatindeyiz. 1999.A. İstanbul. 1889. D.27 İbn Hurdazbih. Oysa Türkler askerlik anlamında çalıştırıldıkları için bu anlam söz konusu olamaz..216 • TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ polis gücü” demektedir. iki çocuktan sadece biri. tek oğul olanın çocuğu alınmazdı. yurtlarından alınıyordu. Evlenmiş ve sana sahibi olmuş çocuklarla aşırı derecede uzun ve kısa boylular da devşirilmeyenler arasındaydı.e. Leiden. (Abdülkadir Özcan. Kelimenin sözlük anlamı.21 Kanaatimizce sadece saray muhafızı olan Türkler için “ücretli ve profesyonel asker” tanımlaması yapılabilir..e. devşirme sistemiyle ilişkilendirmek yanlıştır.

C.000 dinar gerekiyordu. Abbasiler Döneminde Askerî Teşkilat(Basılmamış Dr.376 R. O da toplam sayı.180. Zeki Terzi. 2-Hicret: Doğu halkları bu arada Türkler İslâm devletine doğru hicrete devam ettiler. s. XXII. 2000. Ankara. Ankara. Doğu bölgelerinde yerleşik olan çok sayıda Türk İslâm’a girdiler.3 dinar gelir elde edebilirdi.5.6-Türk kölelerin ve diğerlerinin Bağdat’a senelik vergilerin karşılığı olarak Horasan ve Mâverâunnehir bölgelerinden gönderilmesidir. ortalama maaş ve Türk muhafızlar için yapılan harcamaların toplamının bilinmemesi. Bunların idamesi için yılda 14. Yalnız burada bir sorun vardır. 210.421 Mustafa Demirci. Bu durumda her asker ayda 23. 1957. Kemal Çiçek. The Early Abbasid Caliphate.Tezi). The Social Structure of Islam. Hasan Celal Güzel.251-252.57 Faruk Ömer. çev.A. Türkleri orduya katmak için gönderiyorlardı. Abbasi ordusunun ortalama 50.Satın alma: Horasan ve Mâverâunnehir tacirleri köleler topluyorlardı ve onları satın alıyorlardı.Köle veya esir hediye etmedir. Bernard Lewis. meydana gelen isyanları bastırmak için de harcamalar yapılmış.32 Faruk Ömer de benzer bir sınıflandırma yapmaktadır. s.İ. Sayı:112. bkz. Levy. Ed.31 b-Türklerin Abbasî Ordusuna “Köle” Olarak Alındıkları İddiası: Türklerin Mu’tasım dönemindeki konumlarını belirlemek açısından bu konuyu açıklığa kavuşturmamız gerekmektedir. Bunlar:1-Satın alma. “İkta”.3-Din değiştirmek: Müslüman olmak. s.y. Türk Kültürü..4-Orduya katma: Halifeler memurlarını.33 29 30 31 32 33 Farda Asadov. Tarihte Araplar. sonuçta hazine boşalmıştır.187.IV. Mahmut Yavaşi. ikta edilebilecek durumdaki ikta arazileri azalmış.t.Bunların sayısı fazla değildi.000 savaşçıdan oluştuğunu tespit etmiştir. London.29Bu dönemde Abbasilerin büyük çaplı askerî harcamaları Türk muhafızların yüksek maaşları ile açıklanır. Abbasiler döneminde askerî teşkilat üzerine çalışma yapan M. 1-Savaşlar: Abbasiler zamanında az sayıda savaş olmuştur.211 . Salim Koca.2002. Türkler.30Yüksek harcamalar nedeniyle. Hesaplamaya araç-gereçlerin de dahil edilmesi durumunda bile kalifiye bir ustanın ortalama maaşının 8 katından fazla idi demektedir. Tarih araştırmacısı Farda Asadov. s. b. s. Zekeriya Kitapçı.TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ • 217 Türklerin “ücretli asker” olarak Abbasi ordusuna alındıklarını iddia edenlerin onlar için yapılan harcamalar hakkında değerlendirmeleri vardır. Buna göre. Cambridge. . 1972. bkz. “VIII-X Yüzyıllarda Abbasi Ordusundaki Türk Muhafızların Sayısı ve Onlar İçin Yapılan Harcamalar”.3.D.000. “İslâm’ın ilk Devirlerinde Arap Şehirlerine Yerleştirilen İlk Türkler”. Hugh Kennedy. İstanbul.2-Türk bölgelerindeki valilerin hilafet merkezine gönderdikleri senelik verginin bir parçası.IV. Zeki Terzi’ye göre Türkler muhafız ordularına üç yolla alınmışlardır. bkz. et-Tarihu’l-İslâmî ve Fikri’l-Karni’l-Işrin. 44 M.

40 Asker kölelik babadan oğula geçmiyordu. “Gulâm”.İ.38 Onlar ata binicilik ve okçuluk kabiliyetleri ile tanınıyordu. Kitabu’l-Buldan.39 Türkleri saray muhafızlığında görevlendiren Halife Mu’tasım onların fizikî güçlerine ve sadakatlerine güveniyordu. Bu güvenin bir eseri olarak Mu’tasım Türklere divanda bile yer vermiştir. Bernard Lewis.34 Bosworth Arap komutanlarının Hazar kölelerini hilafete alıştırdıklarını belirtir.42Ayrıca o. D.64 Von Irit Bligh-Abramski. Zeki Terzi. 1971. Mu’tasım’ın 3000 kadar köle getirttirdiğini nakleder.218 • TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ Corci Zeydan.227 Ya’kubî..g.27 . the Turks In the Islamic Lands Up to the Mid-11th Century.g. İslâm Medeniyeti Tarihi. 65/2. I. 178 D. a.e. divanda yer alanlar için kölelik elbetteki söz konusu olamaz. “Abbasi Hilafeti”..e. Türkler başlangıçta görüldüğü gibi orduya “esir” veya “köle” olarak girmişler. Esasen Mu’tasım’ın yaptığı Türkleri yoğun bir şekilde tercih etmesidir. Pipes.g. 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 Corci Zeydan. s. İstanbul. Leiden. s. doğuştan askerliğe eğilimliydiler. LX.35 Kanaatimizce “Hazar köleleri” içinde Türkler de vardı. Türklerin Bağdat’a gelişleri ve orduya intisaplarının bu denli tartışmalı olmasının nedeni kaynakların yeterli açıklıkta bilgi vermemeleridir.a.. Diğer Müslüman ülkelere buradan ihraç ediliyordu” 36 demektedir.e. XIV. s. Ancak daha sonra yükselen. ancak yükseldikleri mevkiler ve etkinliklerine bakıldığında daha sonra bu statüden “ücretli asker” statüsüne geçmişlerdir. Race And Slavery in the Middle East. s. Mu’tasım’ın 3000 kadar Türk topladığını da nakleder. Türkistan’ın Uşrusana. Mu’tasım’ın. 305 Bernard Lewis. Gerektiğinde yeni Türkler getiriliyordu. Semerkant. komutan olanlar. Zeki Meğamiz.Bosworth. “Evolution Versus Revolution: Umayyad Elements in the Abbasid Regime 133/750-320/932”.. Abbasi ordusuna “köle” statüsünde alınmıştır. 1977. s.153 D. Fergana ahalisinden olan Bağdat esir pazarlarından satın alınan kölelerden.37 Doğaldır ki Türkler.A. s. 135 İbn Asâkir. Der Islam.41 Türklerin konumlarının başlangıçtan farklı olarak değişmesinin bir nedeni de yukarıda bir vesile ile değindiğimiz üzere Horasan halkından olmaları nedeniyle “Mevali” kabul edilmeleridir.6 Bernard Lewis. Race And Slavery in the Middle East. 225 C. bir askerî birlik kurduğunu ifade etmektedir. çev.“ ‘Türk köleler’ Semerkand’da satılmak üzere Orta Asya steplerinden toplanıyordu. Türkler. I. Türklerle ilgili bilgiler veren Ya’kubî.E.Sourdel. a.11 M.43 Sonuç olarak.

M.g. Bu dönem ile ilgili zabıt niteliğinde belgelerin olmayışı da rakamların inandırıcılığını olumsuz etkilemektedir.A.e. 135. Söz konusu kölelerin.59 . Ömer b. s. II.. İslâm Tarihinin Kaynakları.e. s.e. I.D. 57 M. IV.47 İslâm tarihinin önemli yazarlarından ve aynı zamanda bir seyyah olan.53.t.39.. istenen haracın bir kısmını karşıladığını da ilave eder. İslâm coğrafyacılarından İbn Hurdazbih.g.000 Türk’ün olduğunu iddia etmektedir.52 Sonuç olarak. Mu’tasım’ın aldığı Türklerden söz edilir.45 el-Bidaye ve’n Nihaye adlı eserde Mu’tasım’ın kölelerinin(el-Memalik) sayısının 200. İ. Seyahatname. Mu’tasım’ın sayıları 3000 ile 4000 arasında değişen miktarda Türk köleler satın aldığı ve bunlardan bir alay kurduğunu söyler.46 Tarihu’l Hulefa’da ise Mu’tasım’ın Türk kölelerinin (el-gılmân) sayısının 10.000’i aştığını iddia etmektedir.Abdulcabbar Bey. s. Süleyman. 112 İbn Kesir.51Ekrem Pamukçu ise Mu’tasım döneminde Türklerin sayısının kısa zamanda 30. s. el-Kesir.44 Genel tarih kitaplarından Kitabu’l-Bed’u ve’t-Tarih’de. İstanbul.g.m. 335 M. a.. X. Hugh Kennedy The Prophet and the Age of the Caliphates. “Bağdad”. verilen sayıdaki Türk’ün iskân.529.e.158 Maurice Lombard. s.g.e..g. 1995. M. yeme ve giyim masraflarının karşılanmasının devasa bir sorun olduğu da açıktır. New York. 1970.Sourdel. 296 Suyutî. Horasan valisinin. 1986.000’e yakın olduğu kaydedilir. İstanbul. İstanbul 1991. I. b. Abdulcabbar Bey.209 Makdisî. satın alma gibi durumlardan elde edilen kölelerin sayısının değişik olması da normaldir.000 küsura ulaştığı rivayet edilir. V.“Abbasi Hilafeti” a. bkz. a. kaynaklardaki birbirinden çok farklı rakamları te’lif etmek güçtür. İbn Fadlan. s.50 Ortaçağdaki ekonomik hayat ile ilgili araştırmasıyla tanınan M..49 Türklerin sayısı üzerine görüş beyan eden tarihçiler kesin bir kanaate ulaşamamışlardır. a.68.. Mu’tasım zamanında Bağdat’ta 70. a. Muhammed b. eleştirel bir bakışa da sahip olan Mes’udî 48 Mu’tasım’ın 4000 Türk satın aldığını haber vermektedir.e. vergi karşılığı. Kaynaklarımızın verdikleri rakamlarda abartılar olabileceği gibi.TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ • 219 3-Abbasi Ordusuna Alınan Türklerin Sayısı Meselesi: Saray muhafızları ve orduya alınan bütün Türklerin sayısının ne kadar olduğu konusu tartışmalı bir konudur. 198 Ekrem Pamukçu. Streck.g. Horasan haracı olarak 2000 Oğuz kölesi (er-rakîk) ni halifeye gönderdiğini kaydeder. Beyrut.g. s. a. Bağdat’ta halka rahatsızlık verdikleri anlatıldığına göre o günkü Bağdat nüfusu karşısında Türk varlığının ciddî bir 44 45 46 47 48 49 50 51 52 İbn Hurdazbih. el-Bidaye ve’n-Nihaye.69 Mes’udî. a. Murucu’z-Zeheb. Ramazan Şeşen... çev.y.Fiyatları verilir ancak sayıları verilmez. Bununla beraber farklı yıllarda. Lombard.. Şemseddin Günaltay. Sayı:7.

54Askerî eğitimin yanı sıra dinî eğitim de veriliyordu. Bu yönüyle baktığımızda basit bir köle ile kıyaslanamayacak kadar itinalı özenli bir eğitim alıyorlardı.158 Ahmed Emin. a. Bu ise onların çok sıkı bir askerî eğitime tabi tutulmaları. Sayı: 29. s.m. Kahire. kabiliyet ve liyakatlarını en yüksek derecelere çıkarmaları idi. yaşam tarzını benimseyebilmeleri için Türklerin alabildiğince küçük yaşta alındıklarını ve bunların köle olarak alındıklarını savunur. s . Istanbul and the Civilization of the Ottoman Empire. Oklahoma.J. s.257. özellikle İslâm ahlâkı ve edebiyat öğretilirdi.e. Müslüman olan bu Türk gençleri Arapça da öğreniyorlardı. dini bilgiler. 1963. Bu şekilde seçilen Türkler övgüye değer özelliklere sahiptirler.g. dil ve dinî sorumluluklarını yerine getirecek kadar namaz oruç v. özel surette görevlendirilmiş olan hocalar tarafından onlara güzel yazı yazma.75 .g. Zuhru’l-İslâm. ikinci kademede yüksek din eğitimine başlarlardı.53Onlar korkunç bir savaşma gücüne sahiptiler. s. s.220 • TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ rakama ulaştığı düşünülebilir. Türkler önce İslâm’a kazandırılıyor sonra orduya kazandırılıyordu. Tarih Dergisi.e. Türkler 53 54 55 56 57 Bernard Lewis. disiplinliydiler.Ayrıca bkz. Kur’an’ı düzgün bir şekilde okumaktı. Burada. Bu uygulamanın yukarıda sözünü ettiğimiz devşirme sisteminden en önemli farkı bu dönemde Türklerin köle pazarlarından para ile satın alınmalarıydı. Türkler erginlik çağına ulaştıklarında. a. s. Kölelikle ilgili araştırma yapan Patricia Crone. Tarihte Araplar.56 Anlaşılan.g..57 Claude Cahen yeni memleketlerindeki yeni değerleri. Atlı okçu olarak olağanüstü beceri gösteriyorlardı.102. Zira idarenin dayanağıydılar... Saadet Asrında Türkler. Mu’tasım’ın ordusunun kendisine bağlı standart bir Müslüman köle ordusu olduğu değerlendirmesini yapar.b. s. sabırlı ve sebatlıydılar.. Türk gençlerinin eğitimleri ile ilgili şu değerlendirmeyi yapmaktadır:“Onlar askerî kışlalarda önceden bölüklere ayrılır ve her bölüğe bir eğitimci tayin edilirdi. 4-Bağdat’a Getirilen Türklerin Eğitimi Meselesi: Türkler özel bir eğitime tabi tutuluyorlardı. Hugh Kennedy. Bernard Lewis. I. hukuk ve muamelât konularını öğretirlerdi. Söz konusu köleler içinden askerî ve ahlakî yetenekleri esas alınarak asker seçimi yapılıyordu. fıkıh. harp sanatını öğrenmeleri. 5. Bu aşamada onlara “Fakih” seviyesinde büyük din bilginleri gelir.e.55Zekeriya Kitapçı. a.158 Hugh Kennedy. Bu Türk gençleri biraz daha büyüyüp geliştikten sonra. yeni bir eğitim dönemi başlardı. İslâm kültürünü benimsemeleri bir zorunluluktu.57 Patricia Crone. a. askerî sevk ve idarede.197 Zekeriya Kitapçı. V. Sonuç olarak kaynaklarımızın verdiği rakamlara ihtiyatla yaklaşmak gerekir.g. tokgözlüydüler. 1966. Bu aşamada öğrenecekleri ilk şey. Parry.

Türkler Medinetü’s-Selam (Bağdat) dan buraya nakledildi. İslâm’da Ölçü sistemleri.Burada Nebatlılar’ın yaşadığı bir köy vardı Kâtul. İstanbul. iz bırakmış eski bir milletin şehri olduğu için “Âdî” ifadesini kullanmışlardır. böylece onları diğer askerlerden ayırmıştı.Mu’tasım. 5. London. 58) . çev.Sonunda “Katûl” olarak bilinen yerde karar kılındı.. Manazir Ahsan.İnsanlar için evler yaptırdı. (Walther Hınz. her bakımdan Türklere önem veren bir halife olmuştu. Bağdat halkı ayaklandı.. Önceki adı “Deyrü’n -Âdî” idi. Bağdat’tan dört fersah62 uzaklıktaki Berazana’ya nakletti. s.76) Sâmerrâ: Burası eski bir yerleşim yeriydi. 1990. 1979. kadın. a. halk rahatsız olmaya başladı. Hrıstiyanlıktan önce putperestlerin ibadet yeri idi. O: eski milletlerin tarihi anlatılan kitaplarda buranın Sâm b.Sâmerrâ Şehrinin Kurulmasında Türkler: Bağdat’ta Türklerin sayısı çoğalınca.e. a. I.TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ • 221 genellikle azat ediliyorlardı. çocuk.74. Murucu’z-Zeheb.g.Burada da eziyet gören Mu’tasım. s. Başka soydan gelenler ile evlendirmedi. çocuk ve kadınlar dışındaki halk buna karşı çıktı. Mu’tasım ayrıca Türklere.166 Ahmed Emin. s. Buranın havası güzel değildi. Türk ırkının saflığını koruması gerektiğine inanan bir uygulamanın Ortaçağ İslâm dünyasındaki temsilcisi oluyordu. sırtlarına ipek işlemeli elbiseler giydirmiş ve bellerine sırmalı kemerler kuşatmış. Onlar Horasan’lı diğer unsurlardan çok daha fazla efendileri olan halifeye bağlıydılar.g.bin (1000) kulaç eder. Nuh’un şehri olduğunu öğrendik” dedi.59 Mes’udî.60 O. 875 cm’dir.ihtiyar ve körleri öldürmeye başladılar. Hrıstiyanlara aitti. Karar verilinceye kadar çeşitli yerlere gidildi.58 Halife Mu’tasım ayrıca onların soylarını da korumaya çalıştı. Araplar..209 Fersah: 3 mile eşittir. Acar Sevim. binaları tamamlamadan buradan ayrıldı. ve tlk. 58 59 60 61 62 63 Claude Cahen. Onları Türk kızları ile evlendirdi. Onlar Bağdat sokaklarında atlarını koşturmak suretiyle halkı rahatsız ediyorlardı.e. İhtiyarlar ve çocuklar bundan zarar görüyorlardı.“Sâmerrâ” olarak bilinir” dedi.Orada bir saray yaptırdı.Mu’tasım Sâmerrâ’nın anlamı nedir? Dedi.e. Türkleri başka bir yere nakletmeye karar verdi. Ama yine de efendilerine bağlı kalıyorlardı. Deyr.Buranın ismini halktan birisine sordu.Yaşlı.61 O. İbn Fadlan. Her mil ise her biri 4 şer’i arşın olan -arşın ise 49.Sonunda Sâmerrâ’da63 karar kıldı. Social Life Under the Abbasids.g.59 Böylece o. Bunu yapmak Mu’tasım’a göre devletin devamlılığı için şarttı. s. 57. o zamana kadar işitilmemiş özellikte kıyafetler giydiriyordu. Yani yaklaşık 6 km’dir. Dicle’ye yakındı. a. Said Muhammed el-Lehham. IV.Bazı kimseler Mu’tasım’dan Türklerin buradan taşınmasını istediler. 5 M. (Mes’udî. Murucu’z-Zeheb thk. IV.

e.66 İbnu’lFakih.110. s. insanlara sağdan ve soldan çarpıyorlar. Eşnas et-Türkî ve Türk arkadaşlarına ikta verdi.e. Mu’tasım şöyle dedi:“Ben bunların (Bağdat halkı) kölelerimi(el-gılmân) öldürmelerinden korkuyorum..g. ilave ederek. a. İhtiyar bir adam onu durdurdu ve “Ey Ebâ İshak! (Mu’tasım’ın ön adı) Bu ordu vurup kırıyor.g. İbnu’l-İmranî.Burası hoşuna gittiğinden Deyr halkını çağırdı ve onlardan topraklarını 4000 dinar karşılığında satın aldı. s.Daha sonra binitli olarak “Kâtul” tarafına yöneldi.231 İbnu’l-Esir. 57-59.67 Kanaatimizce bu doğru değildir. Onun aldığı eğitim.g. Murucu’z-Zeheb. s. IV..222 • TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ Mu’tasım: Bu hangi memleketin şehri dedi. et-Tenbih ve’l-İşraf. Her gün avlandı. Suyutî. İbn Tiktaka. Mu’tasım gökyüzüne baktı.27.Mes’udî. Fergana. a.g. Binalar yaptı. insanlarla bayram namazı kıldı.Ayrıca bkz. insanları eziyorlar ve öldürüyorlar” demektedir.e. görüştüğü kişilerin çokluğu verdiği bilgileri güvenilir kılmaktadır. O: “Taberhan memleketinden”dedi.. cariye(el-cariye) de istedi.g.210.Üstelik. Kitabu’l-Buldan.. Orada üç gün kaldı. s. Genel tarih kitapları arasında yer alan İbnu’l-Esir’in el-Kâmil fi’t-Tarih’inde Mes’udî’nin rivayetinden farklı bir rivayetle şöyle bir olay anlatılır:“Mu’tasım bir bayram günü binitli olarak gidiyordu.231 .Tarih. Türkler bize. VI..65 Ortaçağın en önemli ilim ve kültür merkezi olan Bağdat’ta yetişmiş olan Mes’udî’nin Mu’tasım’ın Bağdat’ı bırakıp Türkler için başka bir şehir arama serüvenini yukarıda aktardığımız gibi anlatması gerçekten ilgi çekicidir. Kitabu’l -Bed’u ve’t.Esir. a.336. toprağından ve suyundan bildi.e. İbn Tiktaka. kısaca bilgi vererek. Mu’tasım.g. Sonra evinden çıktı. 451-452. s. 452.29.Bunu buranın havasından. Çünkü Me’sudî’nin verdiği bilgiden anlıyoruz ki burası eski bir yerleşim yeriydi.g. Murucu’z-Zeheb. a. s. toprağının verimli olduğunu anladı. a.”68 Zehebî ise.Orada kendine saray yaptı. 64 65 66 67 68 Veziriyye: Bağdat’ta da bilindiği şekliyle halife ve vezirlerin saraylarının bulunduğu yerdir. ve tlk. VI. 335. (Mes’udî.329 İbnu’l. Halife “Ey ihtiyar ne oluyor” dedi.e. “Türkler atları dört nala koşturarak. kadınlarımıza ve çocuklarımıza eziyet ediyorlar. s. 451. 58) Ya’kubî. Sâmerrâ’nın (surre men raa) adını Mu’tasım’ın verdiğini söyler.Uşrûsana ve diğer Horasan şehirlerinden gelenleri buraya yerleştirdi. a. bkz... burada Türkler için büyük iktalar verdi. İbnu’l-Fakih. I. a. Orası “Veziriyye”64 olarak bilinir.e.e. thk. onları engelle. Onun için onların başında olmak istiyorum. Makdisî. Mu’tasım bunları duyduktan sonra evine gitti. a. Allah seni komşularının şerrinden korusun.e. Havasının temiz. Kitabu’l-Buldan. IV.. Kendisinde yeyip-içme isteği uyandı. Ayrıca Mu’tasım ne yapacağını düşünürken “Şemmasiyye” denilen yerde bir süre kaldı.İbn Fadlan. 114 Ya’kubî. V.307-308. Mes’udî.g. Kendisinden daha önce yaşamış olan Ya’kubî. Said Muhammed el-Lehham. s.

290 bkz.336. Ancak toplumsal hayat bakımından Bağdat yine başkent olarak kaldı.29. Halk: “Seher oklarıyla”70 (Seher vaktinde yapılan dualarla) dedi. IV.e. 293 Suyutî. s.Forand. İ. s.. Türk komutanlardan Eşnas. 65 H.İsimleri divanda yazılıydı.79 Bağdat’ta toprak ağalarından ve tacirlerden kurulu bir yapı vardı..Mu’tasım “Nasıl savaşacaksınız?” dedi.89 Paul G. 144 Hugh Kennedy. 1998. Eşnas’ın (ünlü Türk komutanı) kızı “Etrace” ile Sâmerrâ’da Mu’tasım’ın sarayında evlenmelerini verebiliriz.e. 335. a.TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ • 223 “Mu’tasım Türk köleleri (el-memalik) için Sâmerrâ şehrini 10.e.(Basılmamış Yüksek Lisans Tezi). Kitabu’l-Buldan.e. şehrin nüfusu ağırlıklı olarak Türklerden oluşmaktaydı.69 Bu rakam Mes’udî’nin verdiği rakamdan çok daha fazladır. “Sâmerrâ”. s.e. İstanbul. İbn Tiktaka. İslâm Şehirlerinin Fizikî Yapısı. Halife Mu’tasım’ın Türk yanlısı politikası78sonucu başkent. s.77 Bunun yanı sıra yerli halk vardı. a.000 dinara satın aldı demektedir. a. İbn Fadlan.e. Sâmerrâ’da “Berberî asıllı askerlerin bulunduğundan” bahseder.210 Ya’kubî. s.Ayrıca bkz.1999 Yılmaz Can. International Middle East Studies II. Ancak kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre Mu’tasım Türklerle Sâmerrâ’ya gelince onlar burada nüfus bakımından azınlığa düşmüşlerdi. M.. İslâm’ın ilk Döneminde Bey’at ve Seçim Sistemi. I. Tarihçi Suyûtî ise yukarıdaki rivayetlerde yer almayan bir rivayeti vermektedir: “Bağdat halkı toplandı ve dediler ki:“Ordunu çıkarmazsan seninle savaşırız”.g.m. X. Türkleri Sâmerrâ’ya nakleden Mu’tasım. a.167 Hugh Kennedy. Forand burada askerî bir nüfustan söz etmektedir.g. kuruluş ve gelişiminde Türkler’in önemli ölçüde rol oynadığı bir şehirdir.211 Mes’udî.73 Sâmerrâ74.76 H. s.g.164 . a. Afşin’in. Ankara..80 Bu durumda siyasî ve askerî başkent Sâmerrâ.000.g. s.g. 292. Viellet.63. Paul G.Sabahat Bozkurt Zeybek.. X. s. Ali Kapar. İbn Kesir.71Ayrıca halife onlar için Türk cariyeler (el-cevari) satın aldı ve Türk askerlerini onlarla evlendirdi.115 Claude Cahen.75 Sâmerrâ’nın o döneminde.. s. Başka birisi ile (müvelledun) evlenmelerine engel oldu.Sâmerrâ Devrinde Türkler. Bu Türk cariyelerin nafakaları daimî idi. a. Murucu’z-Zeheb.e.A..Ankara.g. 1995.g. a.72 Türklerden hiçbiri karısını boşayamıyordu. 1966. X. kültür ve ticaret merkezi ise Bağdat idi. 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 Zehebî... İstanbul. Doğuşundan Osmanlı Devletinin Kuruluşuna Kadar İslâmiyet. Bağdat’tan Sâmerrâ’ya taşınmış oluyordu.170. Bu evliliklere örnek olarak Hasan b. şehrin kuruluşunda görev almış ve Türklerin ikametine ayrılan bölgelerin düzenlemesini yapmıştır.231 İbn Fadlan. onları geldikleri bölgelere ve kabilelerine göre ayrı ayrı mahallelere ayırdı. Viollet.g. a.

2001.İ. İ. Halife Mu’tasım. Atatürk Ün. aynı şekilde tacirler için de çarşıların bulunduğunu nakletmektedir. İnsanlar evler yapmışlar. I.84 Yukarıda genişçe açıklamaya çalıştığımız Sâmerrâ’daki Türk varlığının bu çok müreffeh ve elverişli yaşamı. Dicle’den su getirilmiştir. s. komutan olan Türklerin87 yönetime karşı dayatmada bulunması bir bakıma normal bir olaydır.85 Bunun nedeni Türklerin asker olmalarına rağmen siyasete karışmalarıdır. 179 H.çev. s.Hilâfe” adı verilmiştir.F. 265 Le Strange Guy.D..212 .495 İbn Kuteybe. s. Beyrut.A.. s. Zeki Terzi. a.167 Bernard Lewis.R. “Bağdad”. s. Öncelikle o. “Baghdad”.g.90 Bu dönemde Türklerin etkin görev aldıkları bazı isyan ve savaşlardan da söz edeceğiz... s.529 M. Sâmerrâ’ya yerleştikten sonra buranın imar ve iskânına büyük önem vermiştir. Gibb. “Gulâm”. The Oxford Encylopedia of Archaeology in the Near East. Streck.59 Claude Cahen. XIV. Abdulcabbar Bey. Sayı: 7. 199. Saim Yılmaz.77 Mes’udî. a. askerî kabiliyetini ispat etmiş olan Afşin’i Azerbaycan.171 İbn Fadlan. su kaynakları bulunmuş.A. İ.835 tarihinde.g.F.) Beşir Fransis. Ermeniye ve Cibal bölgelerinin valiliğine tayin ederek 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 Jacop Lassner.e. s.Şarkıyye.. II.224 • TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ Mu’tasım. a. Sakarya Ün. İ. onları çok etkin kılmış.82 Mes’udî. IV. bir hilafet sarayı inşa ettirmiştir. Ayrıca çarşılar yapılmış.m.63 M. 1997.88 6-Savaşlarda ve İsyanların Bastırılmasında Türklerin Rolü: Mu’tasım’ın Sâmerrâ’yı askerî bir merkez edinmesinden89 sonra iç ve dış mücadelelerde etkin unsur Türkler oldular. Mu’tasım bile zaman zaman otoriteyi sağlamakta zorlanmıştır. Sakarya. Murucu’z-Zeheb. 1405/1985. “Abbasilerin ilk Döneminde Yönetim ve İslâm”.220/M. a. (Ar. Sayı:3. M.A.e.86 Kendilerine iktalar verilen ve artık “ücretli asker” konumuna yükselen.81 Burada “Daffe” denilen yerde ilk mescit yapılmıştır. Gercis Avvad. çev. her sanat erbabı için çarşılar yapıldığını.D.g. onları İslâm dünyasında daha güçlü bir konuma getirmiştir. D.. Buldanü’l -Hilafeti’ş. Ancak şunu da belirtmeliyiz ki Türklerin Abbasi ordusunun egemen unsuru haline gelmeleri. özel saraylar yaptırılmıştır. Ayrıca komutanlara iktalar verilmiş. refah seviyeleri yükselmiştir. el-Maarif. New York. Ortadoğu. Bu saraya “Daru’l.Bâbek el-Hürremî İsyanı ve Afşin: H.83Claude Cahen zaman içerisinde Sâmerrâ’daki Abbasi yapılarının Bağdat’takilere göre daha iyi korunduğunu söylemektedir.

97 91 92 93 94 95 96 97 Bâbek: Me’mun ve Mu’tasım zamanında Azerbaycan’da ciddî bir tehlike teşkil eden dini-siyasî mahiyetteki Hürremiyye hareketinin lideri (H. Buradan Horasan’a götürüldü.96 200.g. VI.e.. sözünden dönmedi.. 1991. Bâbek. Nişvaru’l-Muhadara.g. O: “Evet. 217-222. D. 376) Taberî..e. Sözlerini geri alması istendi. a. a. Mu’tasım’ın çok mala rağbet ettiğini söyledi. Mu’tasım’ın karşısına çıkarıldı. Onlar da böyle yaptı.95 İki önemli kaynak olan ve halk arasında dilden dile dolaşan haberleri de yansıtması bakımından da dikkate alınması gereken Mes’udî ve Tenûhî’nin hemen hemen aynı cümleler ile verdikleri bu olay dikkat çekicidir. Afşin de aldığı tedbirlerle hem parayı hem de kuvvetlerini kurtarmıştır.İ.e. Boğa’nın geldiğini öğrenen Bâbek. Önce sağ elini sonra sol elini kestiler. a.. a. Mu’tasım: “Onu soyun” dedi.Sonra cesedi asıldı. Mu’tasım kılıçdarlarına acısının artması için göğsünün ortasına kalbine yakın bir yere vurmalarını emretti. a.. 59. İsmi Bâbek el-Hasan idi. 284. senin kulun (abdüke) ve kölenim (gulâmüke)” dedi.148. H. IV.g. Her şehir ve çevresinde de dolaştırıldı.e. IV. İnsanlar onun durumundan ibret alıp korktular.837 yılında Bâbek yenildi ve kaçtı. İstanbul. X. Daha sonra yüzüne vurdular.94 Sâmerrâ’ya getirtilen Bâbek.V. Afşin’in aldığı tedbirler sayesinde hem gelen para ve kuvvetler kurtarılmış hem de Bâbek’in kuvvetlerine ağır bir darbe indirilmiştir. Murucu’z-Zeheb. X. O.Köprüye asıldı. vücudunun değişik yerlerine kan sürdü. a. 147. Tenûhî.93 İbn Kesir bu savaşta ele geçirilen esirlerin sayısını 7600 olarak vermektedir. 61-62...285 Mes’udî¸Murucu’z-Zeheb. Mes’udî.Zehebî. Afşin bundan sonra Bâbek’e karşı harekete geçmiştir.. 475.e.A. bu savaş sonunda Afşin’in kadınlar. para ve yiyecek gönderdi. 63 İbn Kesir.g.g. 294 İbn Kesir. X.TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ • 225 Bâbek 91 isyanını bastırması için büyük bir ordu ile yola çıkardı. Uzun çalışmalardan sonra H. hazırlanmış. X.g. O: “Sen Bâbek misin?” dedi. İbn Kesir. 282 İbnu’l Esir. Kardeşi de öldürüldü ve başı Bağdat’a götürüldü. Yüzüne tekrar kan sürdü. X. IV. 275 Mes’udî. “Bâbek”.838’de yakalanarak Sâmerrâ’ya getirildi.e. Görevliler elbiselerini soydular.92 İbnu’l Esir. taç ve mücevherler ile ödüllendirilmiştir. İbn Kesir. Peşinden Boğa el-Kebîr idaresinde yardımcı kuvvetler. Murucu’z-Zeheb.e.223/M.000 dirhem verildiği de rivayet edilir. IV.222/M. Ardından bacaklarının üçte birini kestiler. 285 . Ama “Şah” elbisesi giydirilmemiştir.g. Sonra dilinin ve diğer organlarının kesilmesini emretti.Sonra başı Bağdat’a götürüldü. bkz. Ünlü Türk komutanı Afşin’in bu başarısı elbette karşılıksız kalmamış ve Mu’tasım tarafından altın. Dursun Yıldız. çocuklar ve cariyeler (el-cevari) ele geçirdiğini nakletmektedir. I. a.

asıl adı Haydar b. Zira ceset yakma Mecusîlikte de var olan bir inançtır. Bu dönemde ve öncesinde Türklerin Mecusîliği benimsediğine dair bir bilgiye ulaşamadık. Eşyalarının içinde altın kaplamalı putlar. 65.101 Kanaatimizce Afşin’in öldürülmesi siyasi bir sebebe dayanmaktadır. kendisinin halife nezdindeki seçkin yerini çekemeyenler tarafından Horasan valiliği sırasında gammazlamalarıyla önce tutuklanıp. mahkeme edilip.g. Afşin’in “Babalarının dini olan Mecusîliği benimsedi” şeklindeki ifadesi kanaatimizce gerçeğe uygun değildir. Ekrem Pamukçu’nun bu kanaatini102 biz de paylaşıyoruz.226 • TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ Mu’tasım’ın ödül ve iltifatlarına mazhar olan Afşin’in sonu kötü olmuştur.e. IV.e. Mallarına ve eşyalarına el konulmuştur. s.G.99 Rivayetleri eleştiriye tabi tutmadan nakleden İbn Kesir’in. Abdullah b. 987-989 İbnu’l-Cevzî.H. Kâvus olan Afşin’in.e..722. Tahir’e Afşin ile savaşmasını emretti.A. Ayrıca birçok eşya bulundu ki. babalarının dini olan Mecusîliğe inandığını göstermektedir. Ancak kaynakların onun Mecusî olduğu haberine oldukça geniş yer vermeleri de düşündürücüdür. U. a. Ayaklandığı ve isyan ettiği söylendi.O karşı çıktı. Sâmerrâ’ya götürüldü.294 P. 721.g.“Onun Putperest ve Mecusî mezhebinden olduğu konusunda görüş birliği vardır” ifadesi konuya kısmen açıklık getirmektedir. VI. U. Encylopaedia Britannica.g. Ayrıca onun putperest ve Mecusî olduğu kanaatine varıldı. onun kâfirliğine ve zındıklığına delalet ediyordu.66 İbn Kesir. X. ordusunu güçlendirdi. 1965. J. Encylopaedia Britannica. Afşin’in.A. Bunlar.117 .98 Cesedinin yakılmasını İbn Kesir’de nakletmektedir.S. Hapisteyken öldü. Dinî bir sebepten öldürülmüş olması muhal görünmektedir. “Cremation”.. a. Murucu’z-Zeheb.S.100 İbnu’l-Cevzî.Mu’tasım ona haber yollayarak Sâmerrâ’ya gelmesini istedi. Sonra yakıldı. Hatta o. 1965.D. XXIII. Yapılan savaşta Afşin esir düştü. Bâbek el-Hürremi isyanını bastırdıktan sonra da Horasan valiliğine devam eden Afşin. Mu’tasım. Zira “Mecusîlik” Farslar arasında yaygın bir dindi. Afşin tutuklandı ve hapsedildi. onun. Afşin’in daha Halife Me’mun zamanından itibaren Arap ve Fars kökenli vali 98 99 100 101 102 Mes’udî. “Zoroastrianism”. Mes’udî’nin yukarıda da verdiğimiz rivayetinde. Ancak. Külleri Dicle nehrine dökülmüştür. 11 Ekrem Pamukçu. Bu rivayet onun Mecusî olabileceğini göstermektedir. 293.J. bunun ardından Mecusî geleneği üzerine cesedinin yakılıp Dicle nehrine küllerinin atılmasıyla sonuçlanmıştır. XI... hapsedilmesi ve daha sonra hapiste ölmesi. cevherler ve Mecusî dinini öven kitaplar bulunmuştur.. a. Mu’tasım’ın öldürülmesini istemekle itham edildiğini ve bunun için öldürüldüğünü nakletmektedir. Şehrin kapısına cesedi asıldı.

Meâsiru’l-İnafe. İstanbul. Ammûriye şehrine girdi. X. VI. III. Abbas ve taraftarlarını hapsetti..112 Ayrıca bu savaşta 8. Halice vardı. I. Mu’tasım Şam sınırından geçti. İnsanlar Abbas b.000. 8. a. bkz... 236 D. “Ammûriye”. 64.106Bu savaşta ordunun önünde Eşnas et-Türkî. IV. Cengiz Kallek..g. 8.000 rakamı Hatib el-Bağdadî 110 ve Suyutî111 de desteklemektedir. ihtiyatla ve hatta kuşkuyla karşılandığını. III.e. I.A. Me’mun’un can sıkıcı hareketlerde bulunduğu haberi geldi. İstanbul.İA.000... O yıl içinde Abbas öldü. 79 bkz. yüzyılda seyyah Hâmilton’un araştırmaları sonunda Emirdağ’ın (Aziziye) 12 km.000 dirhem. Ayrıca bu son rivayeti İbn Kesir de nakletmektedir. 344 Suyûtî.. Murucu’z-Zeheb. D. D. “Ammûriye”.İ.(D.TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ • 227 ve komutanlar tarafından boy hedefi seçildiğini. Mes’udî’nin verdiği 30.103 Bu konuda Ekrem Pamukçu ile Hakkı Dursun Yıldız aynı kanaattedir.000 dinar altın.A. Ona Abbas b. 296 Zehebî.İ.g. Bir o kadar da esir (es-seby) alındığını naklederler. Yeri uzun zaman bilinmeden kalan şehrin harabeleri..000 memlük. Mu’tasım geri döndü..e.000 cariye (el-cariye) ele geçirilmiştir.g.. a.İ.125 Hakkı Dursun Yıldız. Bizans’a karşı mücadeleye girişti.İ. a. 80. D. 441 Ammûriye: İçbatı Anadolu’da İstanbul’dan Çukurova’ya giden eski Bizans askerî yolu üzerinde bugün harabeleri bulunan eski bir şehir ve kale. Yıkılan şehri yeniden inşa etti.A. 120 Mes’udî.286 Hatib el-Bağdadî. Orada birçok kale fethetti. İbn Kesir.. muhaliflerinin onu karalamak ve itibarını kaybettirmek için fırsat kolladıkları kanaatini vermektedir.İ.109 Bizans (Diyarı Rum) içlerine yapılan bu hücumun büyük bir savaş olduğu savaşta öldürülenlerden anlaşılıyor. Mu’tasım burada dört gün kaldı. kadar doğusunda Hamzahacılı ve Hisar köylerinin yakınında ortaya çıkarılmıştır.e.A. 18.e. 79) Kalkaşendî.Ammûriye’105nin (Amorion) Fethinde Türkler: Türklerden oluşan güçlü bir ordu kuran Halife Mu’tasım. 303 . Afşin de orduya katıldı. “Biat”. ordunun sağ kolunda Îtah et-Türkî.g.e.107 Kostantiniyye üzerine yürümek istedi. a. sol kolunda Ca’fer b. 1991. Karadan ve denizden kuşattı.A.H.e. XIX. Kölelerin (el-memluk) sayısının 18.104 b.000 kişi bu savaşta öldü. Dinar el-Hayyat ve ordunun arkasında ise Boğa el-Kebîr vardı.113 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 Ekrem Pamukçu. 336 İbn Kesir. Mu’tasım Rum ülkesine girdi. 1992. I. s. hizmetlerinin İslâm dini ve devlet adına dahi olsa. a. Burasını da fethetti.III. Me’mun’a bey’at108 ediyorlardı.D.g. Halktan 30.. a. X. X.837 (veya 838) de Ammûriye’yi fethetti. Büyük patrik esir alındı.000 ulaştığı rivayeti de vardı.g.000 at.222/M. “Afşin”.

Abbasi Ordusundaki Türklerin İsimleri Meselesi: İslâm geleneğine göre çocuklara güzel adların verilmesi arzu edilen bir davranıştır.83 bkz.123 Din de kültürün en önemli etmenlerinden birisi olduğuna göre konulan adlarda dinin ağırlığı söz konusu olmuştur. onu kürsüye oturtmuş ve hil’at120 giydirmiştir.332.115 Bir başka Türk komutan Boğa el-Kebîr’e Halife Mu’tasım tarafından haciplik görevi verilmiştir. Dımaşk. İstanbul 1950. Ancak şunu da kabul etmeliyiz ki “ad koyma” bir kültür işidir. Ancak ihtida etmiş bir kişi önceki adını değiştirip.y. Dursun Yıldız. Dinar’ı Yemen valiliğinden azleden halife. Fuat Köprülü.e.119 Mu’tasım. a. Kısas-ı Enbiya. Mu’tasım yukarıda isimleri geçen Türk komutanlarına zaman zaman valilik görevi de vermiştir. Ankara. Danfaş’tır. 478. 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 İbn Kesir.XI. Tarih.. İslâmiyet ve Türkler. İvaz et-Türkî ve el-Luayn et-Türkî’den söz eder.1988. daha devletin hizmetine girer girmez bu derece itibar ve itina gösterildiği pek görülmemiştir.“Hil’at”.356 Ya’kubî.A.t..g. Tarihu’l-Asri’l-Abbasi. II..347 Ahmed Cevdet Paşa.117 Bu isimlere ilave olarak Kalkaşendî.228 • TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ Böylece Mu’tasım döneminde Abbasi Devleti zenginleşmişti. et-Tenbih ve’l-İşraf. “Ad Koyma” D.114 Böylece o. IV. III.483 İbnu’l-Cevzî.. s.e. İslâm geleneğinde yaygın isimlerden birini almak zorunda mıdır? Kanaatimize göre böyle bir zorunluluk yoktur. İ.İstanbul.122 7.Mahir İz. 1999 bkz.g. Subhu’l-A’şa. Bu fetihte Halife Mu’tasım’ın Türk köleleri kullandığı anlaşılmaktadır.M. a. yerine Îtah’ı tayin etmiştir.121 Bu rivayetler karşısında Hakkı Dursun Yıldız şu değerlendirmeyi yapmaktadır: “Dünya tarihinde köle pazarlarından satın alınarak meydana getirilen askerî birliklere. 98 H.Özgü Aras. Hammad b. Örneğin Cafer b.İ.227 Mes’udî. komutanlar için artık bunu söyleyemeyiz..I. V.. ünlü komutan Eşnas’ı yaptığı hizmetlerden dolayı taltif ederek. X.g. Bunlar: Sima ed-Dımaşkî. s. Kaldı ki askerleri köle olarak kabul etsek bile. 292 Emine Baytar.e. 1985. Sıma esSırabî ve Muhammed b. s. 12 Kalkaşendî.118 Yukarıda verdiği bilgilerden Türklerin Mu’tasım zamanında devlet erkânı arasına geçtiklerini görüyoruz.333 . halifenin nezdinde yükselmiş oluyordu. hzr. s.A. b.116 İsimleri az bilinen bazı Türk komutanlar da halifenin hacibi olmuşlardır. İslâm’da “ad koyma” herhalde o milletin dilinde ve kültüründe iyi anlam taşıyan isimlerin çocuklara ve din değiştirip Müslüman olanlara konulmasıdır. İbn Abdirrabbih. a.

TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ • 229 Bu noktadan hareketle bu dönemde ihtida eden Türklerin ve “asker köle” statüsünde orduda istihdam edilen Türklerin isimleri meselesi bizi bir hayli düşündürdü. . a. a. Hammad et-Türkî. Afşin de 126 örnek olarak verilebilir. II. İsimlerinden söz ettiren önemli Türk aileleri de olmuştur. Soğd.75 Ekrem Pamukçu. s. I. Ancak tesbit edebildiğimiz miktar çok az olmuştur. a. Eşnas. yani ikinci nesil Türkler artık tamamen İslâm geleneğinde yaygın olan isimleri almışlardır. a. İbn Abdirabbih “Sûlî” ailesinden söz etmektedir.. Danfaş’ı125 verebiliriz.g. H. 1981. a. bunun yanı sıra Urtuc (veya Gurtuç) ve Tarhan’ı da ilave edebiliriz. Luayn et-Türkî.e. Hammad b.228) Ya’kubî. Sûlîlerin Türk olduğu kanaatindedir. Suyutî.50 İbn Tagriberdî. İvaz et-Türkî. Elbette yukarıda da açıkladığımız gibi Abbasi ordusunda istihdam edilen Türklerin sayısı yüzbinleri bulmuştur. 478 İbn Kesir.(W.. SONUÇ Türkler Abbasi ordusuna alınırken “köle” olarak alınmakla birlikte İlk Abbasi dönemi halifeleri ve özellikle de Halife Mu’tasım tarafından özel bir 124 125 126 127 128 129 130 131 Afşin: İslâm’dan önce Orta Asya’da Uşrûsene. Ekrem Pamukçu’nun tesbitine göre “Türk” adı.. Moğol İstilasına Kadar Türkistan. Muhammed b. 212. 405 .130 Kaynaklarımız bize bunu haber vermektedir. a. Dursun Yıldız. Umumî Türk Tarihine Giriş.. Mübarek etTürkî. diye anılıyorlardı.g.g.V. s. Ankara. Kaynaklara yansıyan isimlerden ve işaretlerden kimlerin Türk asıllı olduklarını tesbit etmeye çalıştık.131 Türklerin isimlendirilmesinde kaynaklarımızda bütün Türkler için “filanın mevlâsı” şeklinde bir ifadeye rastlayamadık. II. Boğa elKebîr. 121 Ekrem Pamukçu. Fergana gibi bölgelerde şehir hayatı yaşayan Türkler ise oturdukları şehirlere nisbetle Horasan’lı Soğd’lu vb. s.e. Örneğin yukarıda da isimleri geçen Afşin124 Vasîf. X. Ayrıca Afşin’in oğlu Hasan b. Bunu bir potada erimek olarak da değerlendirebiliriz.e. Horasan.e. İkinci nesilde artık adlarından Türk oldukları hemen tanınmayacak olanlara örnek verirsek.127 Ekrem Pamukçu.64 Zeki Velidi Togan ..e.İstanbul. Seyhun ötesindeki bozkırlarda yaşayan göçebelere veriliyor. Barthold.g. 290 İbn Abdirabbih. Toharistan. Tarih.e. 1990.g. Kaynaklarda isimleri geçen Türklerin önemli görevlerde bulunan kişiler olduğu anlaşılıyor.129 Ayrıca. bölgesinin yerli prenslerine verilen bir ünvandır.g. Peki neden kaynaklardan bu konuda bir sonuca varamıyoruz? Bunun sebebi özellikle hilafet merkezinde istihdam edilen Türklerin çocukları. hzr. s. 128 Türk tarihi uzmanı Zeki Velidi Togan da aynı kanaattedir.

Boğa el-Kebir. Türklerin asker olarak tercih edilmelerinin nedeni kahramanlıkları ve üstün askerî kabiliyetleridir. © . Bu şehrin yönetimini de Türklere veren Mu’tasım zamanla ordu içinde sivrilenleri komutan yapmıştır.230 • TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ eğitimden geçirilerek orduya kazandırılmıştır. Türkler arasından önemli komutanlar çıkmıştır. Türklerin sayısı kaynakların ifadesine göre yüz binleri bulmaktadır. bunlardan bir kaçıdır.Dolayısıyla artık Türklerin köle olduklarından söz etmek mümkün değildir. Türklerden oluşan büyük bir ordu kurmuştur. Türklerin Bağdat’ta halka sıkıntı vermeleri üzerine Sâmerrâ şehrini kurarak Türkleri buraya nakletmiştir. Halife Mu’tasım Türklere özel bir önem vermiştir. Afşin.Boğa es-Sağir.Bu dönemde devlette etkin bir konuma yükselen Türkler sonraki dönemlerde halifeleri istedikleri gibi değiştirebilecek bir duruma gelmişlerdir.