Yapıtın adı: Bir Nev-York Rüyası "BYK-BYE" TÜRKÇE yazan: Prof. Dr.

Oktay Sinanoğta *
y«yuı hâkim: otopsi yayınevi ırtiHMi ytyınevi: 9 / bilimsel incelemeler. 6 ISBN: 975-8410-13-X dizel: otopsi yayınevi / 0212 2757078 h«k. v. cilt: kitapmatbaacılık / 0212 5013646 kapak taıanm: c. Ûzakınct / 0212 2757078

OKTAY SİNANOĞLU (1935- İtalya, Bari):
Değişik ülkelerde iki kez Nobel ödülüne aday gösterilen Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, 1953 yılında, Ankara'da TED'in Yenişehir Lisesi'ni birincilikle bitirdi. Sonradan "kolej" olan lisenin eğitim dili o tarihte tamamen Türkçeydi; takviyeli yabancı dil dersleri vardı.. TED tarafından Amerika'ya burslu olarak kimya mühendisliği için yollandı. 1956'da ABD Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley Kimya Mühendisliğini birincilikle bitirdi. 1957'de ABD'de M.I.T.'den birincilikle Yüksek Kimya Mühendisi oldu; "Alfred Sloan Ödülü"nü aldı. 1959'da Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley'de Kuramsal Kimya doktorasını yaptı; iki ödül kazandı. 1959-1960'da ABD Atom Enerjisi Merkezi'nde araştırmalar yaptı. 1961'de hem Harvard hem de Amerika'nın en tanınmış üniversitesi olan Yale'de kendisinin yeni kuantum (nicem) kimyası ve fiziği üzerine teorileri hakkında üst düzey dersler verdi. 1962'de, Yale'de, 26 yaşında, Batının 300 yılda en genç profesörü oldu. ODTÜ Mütevelli Heyeti, kuramsal kimya bölümünü Türkiye'de de kuran Oktay Sinanoğlu'na mahsus olmak üzere "Danışman Profesör" unvanını verdi. ODTÜ'de eğitimin Türkçe olması için uğraş verdi. 1964'de Yale'de "Moleküler Biyoloji" konusunda ikinci kürsüsüne atandı. 1973'de Almanya'nın en yüksek "Alezander von Humboldt Bilim ödulü"nü -bursunu değil-kazanan ilk bilimci oldu. 1975'de Japonya'nın "Uluslara-rası Seçkin Bilimci ödfilü"nü kazandı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, çıkardığı özel bir kanunla, Oktay Sinanoğlu'na ilk ve tek "Türkiye Cumhuriyeti Profesörü Unvanı"nı verdi. 1976'da Türkiye Cumhuriyeti Özel Elçisi olarak Japonya'ya gönderildi; Türk-Japon Kültür, Eğitim ve Bilim tlişkileri'nin temelini attı. Amerika Bilim ve Sanat Akademisi'nin ilk ve tek Türk Üyesi oldu. Hindistan Devleti'nce davet edilerek Hindistan Cumhurbaşkanı ve Bakanlarla görüştürüldü. Meksika'da Üçüncü Dünya Ülkeleri'nin Bağımsızlığı için çalışmalar yürüttü. 1962'den günümüze dek ilk TÜBİTAK Bilim ödülünü, ilk Sedat Simavi ödülü nü alan Oktay Sinanoğlu, 1992de "Bilgi Çağı ödülü"nü, 1995te "İLESAM Üstün Hizmet ödülü"nü, "Yılın Fikir Adamı Ödülü"nü ve "Yılın Bilim Adamı" ödüllerini aldı. Yıldız Teknik Üniversitesi, Kazakistan H. A. Yesevi Üniversitesi vb. gibi bir çok kuruluşta profesörlük, mütevelli heyeti üyeliği görevinde bulunan Oktay Sinanoğlu, Atatürk Kültür Kurumu Asli Üyesi'dir; 250 kadar uluslararası bilimsel yayını, bilimsel kuramları ve çeşitli dillere çevrilmiş kitapları vardır.

içindekiler BİRİNCİ BÖLÜM: Makaleler Bir Nev-York Rüyası / 9 "Bye-Bye" Türkçe/19 Dünya ve Türkiye'nin İtibarı / 44 Atatürk ve Türk Bilim Dili / 48 Türk Eğitim ve İnsan Gücü Sorunları / 60 50. Yılda Dil Devrimi: Dün, Bugün / 75 Yabancı Dil ve Türk Eğitim Dili / 77 Resmi Eğitim Dili Türkçedir / 79 Yüksek öğretim ve Yabancı Dil / 83 Düşünce özgürlüğü ve ODTÜ Sorunu / 89 Uluslararası Bilim ve Ulusal Eğitim Dili / 93 Bilgisayar Çağı, Uluslararası Eğitim ve Türk Dili / 101 Türkiye'nin Bilim ve öğretimde Hamle Yapması / 110 21. yy'da Türkiye'nin Hedefleri Açısından Eğitim / 114 Ancak Başkasının Bilmediği Bilgi Güçtür / 127 Eğitim mi, Eritim mi? /135 Türkiye Götürülüyor! Ey Ciğerliler Neredesiniz? /144 Anadolu İmam Hatip Liselerinin Şu Gerekçesine Bakın /151 Avrasya Ülkelerinin Ortak Savunması İçin Öneriler / 154 Bilim, Bilim Politikası ve Üniversiteler /165 İngilizce öğrenmenin Yolu / 171 Türkiye'den Türk Dünyasına Türkçe'nin Geleceği /179 Dil ve Sömürge Eğitimi / 186 Türkçesi Dururken tngilizcesi Ayıp / 190 Atatürk Balosuyla Muğla'ya Kolej /195 Cumhuriyet Döneminde Türkçe /199 Ülkemizde Masrafı Bizden Çıkan Misyoner Okulları Var / 212 Japonya, Hindistan, Meksika, ABD, Rusya ve Türkiye'de Araştırma Siyaseti / 217 İpek Yolu'nun Üd Ucu: Türkiye ve Japonya / 219 Türkçe ile Japonca Arasında Pek Çok Benzerlikler Var / 228 Türkçe ve Japonca / 233 İKİNCİ BÖLÜM: Söyleşiler/249 Ekler/403

Türk milletinin dili, Türkçe'dir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır. Bizde Türk dili, Türk milleti için mukaddes bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği nihayetsiz hadiseler içinde ahlakının, ananelerinin, hatıralarının, menfaatlerinin, velhasıl bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde muhafaza olunduğunu görüyor. Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir. ♦♦* Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması milli hissin inkişafında başlıca müessirdir. Türk dili dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil şuurla işlensin. ♦*♦ Ülkesinin yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıdır. Gazi M. Kemal /1930

BİRİNCİ BÖLÜM
Bir Nev-York Rüyası

"BYE-BYE" TÜRKÇE

BİR NEV-YORK RÜYASI'

Bir yaz günü uyuya kalmışım. Kendimi, rüyamda önceleri epey vakit geçirmiş olduğum Nev-York şehrinde buldum. Aradan uzun yıllar geçmiş, 2050'li yıllara gelmişiz. Broadway 'den aşağıya yürüyüp meşhur Times meydanına vardım. Gözlerim âşinâ olduğum koskoca Amerikan sigarası, Amerikan arabası reklâmlarını arıyordu. Evet gene o kocaman, dev bina büyüklüğünde reklamlar vardı. Fakat hayret, gözlerime inanamayıp bir daha baktım. Bir ulu binanın tüm yüzünü kaplamış dev levhada, Türkçe olarak (!) Nefis Rize Çayı. İşte Hakiki Çay yazıyor. Yazının yanında lâle biçimli, ince belli, cam bardakta tavşan kanı bir çay resmediliyordu. Sadece en dipte küçücük harflerle İngilizce olarak Drink Real Tea eklenmişti. Caddede sağıma soluma bakınafak biraz daha ilerledim. Dükkânların isimleri dikkatimi çekti. Rahat Shoes, Dilber Giyim Fashions, Sultan Ahmet Leather, World Gezim gibi yansı Türkçe yansı İngilizce isimler çoğunluktaydı. Bir de Türkçe Merkez lâfı, iyiden iyiye ingilizce Center sözcüğünün yerini almış görünüyordu. Büyük, görkemli bir binanın üzerinde yanıp sönen ışıklarla Türkçe o1995

bir iki kelime Türkçe bildiğini gösterme çabasına girişti. dergi adlan falan hep Türkçe olmuş. Pek yer kalmamıştı. Ayranımı içip dinlenirken yandaki masalar dolmağa başladı. Üstünde Jimmy's Kahvehanesi yazılı. keskin bir sözcük olmamakla beraber. merkezi de merkezi. İngilizce'den çok daha eski. ithal malı soğuk bir Susurluk marka ayran getirdi. Hatırladığım Amerikan dergileri yerine yepyenileri çıkmıştı. çünkü adlan Güncel. Amerikan basın hayatında acaba nasıl değişmeler olmuş diye bir göz attım. belli ki onurunu yitirmemiş biri masama yanaştı. İngilizce güzelim Media lâfı dururken pek sık Basın-Yayın sözü geçiyordu. Furniture Merkezi. O ara lâfa kanştım. onun da kökeninde olan eski İmparatorluk İngiltere'sine nasıl aşağılık duygusu gelirdi. Mesela. Flower Merkezi. okuyup doktor olmuş. Hair Merkezi. İngilizlerin İrlanda'yı işgal ettiği zaman yaptıklarını temsil ediyormuş. Acaba niye? Yoksa kullananlara Anglo-Sakson oldukları için bir aşağılık duygusu mu gelmişti? Nasıl olur? Daha yüzyıl önce büyük bir devlet olan Amerika'ya. renkleri daha canlı idiler. Birkaç tanesini karıştırdım. şemsiyeli masalan sokağa taşmış sakin bir yer gördüm. Yoo. Hareket.. gelince dikkatimi çekti. Car Merkezi. Kağıtları daha parlak.. 10 Böyle düşüncelerle dolaşıp dururken yorulmuşum. Vurgu. İrlanda asıllıymış. Hanım kız. İngiliz dergileri idi. Amerika'da her yanı bir merkez lafıdır kaplamış gidiyordu. ama garip. Belli ki bu Türkçe sözcüklerle bazı yazarlar kendilerine bir üstünlük havası vermeye çalışıyor. "Hay hay. zengin dilleri Gaelik'i yok edip yerine İngilizce'yi koymakla İngilizlerin nasıl İrlanda'yı sonsuza dek boyundurukları altında tutmak istediklerini anlatıyormuş. Pek açık seçik. Kahvesi gelirken havadan sudan konuşmaya başladık. Bir de Türkçe Seçenek lâfına anlamlı anlamsız ne çok rastlanıyordu öyle. tıptan.. Özellikle İrlandalıların kendi köklü. Amerikan dilinde birçok Türkçe sözcük kullanılı11 . Onun Tercümeler adlı bir oyunundan bahsetti. "Özür dilerim ama bir şey soracağım. Oturdu. "Afedersiniz yer kalmamış buraya oturabilir miyim?" dedi. Görüntü gibi Türkçe adlardı. bunlar Amerikan. Kola yokmuş. gidip bir masaya oturdum. En sevdiği yazar 1970'lerde güzel sahne oyunları yazmış olan İrlandalı Brian FrieVmış. sonrada edebiyattan epey sohbet ettik. Dükkân levhaları. buyurun" dedim. efendi görünüşlü.BİR NEW-YORK RÜYASI. bazıları da pek iyi kavramadıkları konularda halklarının anlamadığı yabancı Türkçe sözcüklerin arkasına saklanıyorlardı. Ancak içlerinde kullanılan dil çok tuhaftı.. galiba hepsi Türk dergileri idiler. Anlaşılan Amerika'da Türkçe sözcükler kullanmak moda olmuş diye düşündüm.. Az ötede bir gazete dergi bayiine rastladım. İngilizce Alternative't ne olmuş sanki. Tart? o sırada genççe. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER larak Alışveriş Merkezi yazılıydı. Gelen görevli Türk olduğumu öğrenince arsız arsız sırıttı. Bilimden. Buraların yabancısıyım. iyi giyinmiş. Anası babası kendisi okul çağındayken Amerika'ya göç etmişler.

. "Buraya kadar iyi" dedi. Görevliden bir su istedikten sonra anlatmaya devam etti: "Türkler önce Amerika'da azınlık için bütün derslerin Türkçe olarak öğretildiği Türkçe okulları açtılar fakat az sonra Amerikalı veliler de çocuklarını bu okullara göndermeye özendiler.. "işte onun için daha da tehlikelisi oldu. tarih ve derin Asya kültürüne sarılıp ondan aldıkları manevi güçle bilim ve teknikte de çok ileri gittiler. Merakla yüzüne baktım. Kendi zengin hammadde ve neft yağı kaynaklarına sahip çıktılar.. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER yor. Gene de yabancı Türk okullarına rağbet artıyor. O ara dünyada Japonca. Bir süre sustuk. Türkler batıdan öğrencilere burs vermeye. özel yaz kurslannda pek âlâ yeterince öğretilebiliyordu. insan ilişkileri kalmamıştı. yüzyılın başlarında Bağımsız Türk Devletleri Topluluğu dünyada büyük bir iktisadi güç oluşturdular. Bu pahalı Türk okullarına gidenler. Toplum hayatı. haysiyetlerine sahip çıktıkça dünyadaki itibarları arttı. tam kırk yıl önce en iyi bir özel Amerikan okuluna. zaten 20'inci yüzyılın sonlarına doğru bu batı ülkeleri iyice bunalıma girmişti. "Nasıl olur?" dedim. evrenkent olsun) eğitim dili İngilizce olmaya devam ediyordu ama. kendilerini imtiyazlı gören bir sınıf oluşturdular. Yeni İrlandalı dostum (adı Collin'miş) önündeki Türk kahvesinden bir yudum içti. O günlerde eğitim düzeni başarılı olmaya başlamıştı. Zaten hep başkalarının hammadde kaynaklan ve tüketim pazarlanyla ayakta duruyordu. Çince. Yetiştirdikleri çalışkan ve atılgan gençlik kendi dil. adeta ayrı bir kültüre sahip. Çeşitli Asya. Türkçe gibi dillerin önemi gittikçe artmaktaydı." Devam etti: "Türk elleri zenginleştikçe. Orta-Doğu ve Güney Amerika ülkeleri ile sıkı sınaî. aniden 10-15 Türk. kendi evrenkentlerinde okutmaya başladılar. Bunu yaparken öğrencilerin Türkçe öğrenmesi- ni şart koşuyorlardı". Kazak. Kırgız öğretmen geldi. mâli durumu tam bozulmuşken. her yanda avaz avaz Türk müziği duyulmaya başlandı. "bundan sonrası acıklı. yüzünü hüzünlü bir ifade kapladı. "Türkler Amerika'yı işgal etmedi ki". "Evet" dedim. İrlanda'nın başına gelen bu sefer Amerika'nın başına gelmeye başladı". "İrlanda'nın 150 yıl önce başına gelen şimdi de Amerika'nın başına gelmeye başladı. Türk filimleri seyredilmeye. Biliyorsunuz 21. O zaman hiç böyle bir şey yoktu bu nasıl oldu? Amerika'ya ne olmuş böyle?" dedim. Alışılagelmiş Amerikan okullannda (lise olsun. "Daha önce Japonlar da böyle yapmıştı". "Ah sorma" dedi. Her ülkede bol bol Türk TV dizileri. "Evet" dedim. yeni gümrük birlikleri kurdular. Biliyorsunuz. ticarî ilişkiler. Okulun o mâli sıkıntısı arasında nasıl döviz bulduğunu bir iki kişiden başka kimse me13 12 . Kırk yıl önce gene gelmiştim. Derken. bu sefer Türkler (Türk olduğumu fark etmemişti anlaşılan) aynı işi yaptırıyor. "Aa!" dedi. bu yeni önemli yabancı diller de ayrıca yabancı dil derslerinde.BİR NEW-YORK RÜYASI. Şu farkla ki. Biraz durdu. Onlar zenginleştikçe Avrupa ve Amerika gerilemeye devam etti.. özenti körükleniyordu. "eğitim düzenleri ve gençlikleri de bozulmuştu.. aile ve iş ahlâkları...".

kısa vadeli maddi çıkarlardan başka bir şey düşünemiyordu. "sonuç olarak Amerika'nın yaratıcılığı." Collin öfkelendi: "Öyle şey olur mu? Yabancı dil öğretmenin böyle bir yöntemi yoktur. Ufak tefek iş yerleri açanlar da başlıca marifetleri yüzeysel bir Türkçe bilmekten ibaret olduğu için. Değil mi?" Collin. Yabancı. "bu yabancı eğitim hastalığı hızla arttıkça Amerika'daki bilim. öyle birkaç acayip okuldan ne çıkar? Daha pek çok olağan Amerikan okulları var ya?" Collin.. bu sefer onlar da. çözüm getirmesini bilmeyen nesillerin yetiştirilmesi olmuştur." "Tabii" dedim. Ertesi yıl okulun eğitim dili (tüm dersler) Türkçe'ye değiştirildi. temel sorulan sormasını. "ne kadar anlayışsız bu adam ". "Amerika bilime. sadece ezberci olur. benlik.. yanılmamışım onurlu bir insandı) "evet" dedi. iş yerlerine yan Türkçe levhalar astılar. o marifetlerini gösterme iştiyakıyla. eğitim dili Türk- çe olan yüzlerce okul açtı. der gibi bir havaya büründü. Türkçe'yi mi? İkisini de öğrenemez. Bu hallere mi düşe- 14 15 . İlk kez bir milli Amerikan okulu bir yabancı Türk Misyoner okuluna benzetiliyordu. kendine ve kendi toplumuna güveni olmayan. Türkçe eğitim dili okullardan yetişenler genellikle ya gezimcilik rehberi. "zaten birkaç sömürge hariç böyle bir eğitim düzeni ya da yabancı dil öğretme yöntemi hiçbir aklı başında ülkede yoktur. tabii sonra da dünyadaki itibarı kalmadı. O zaman için bu çok çarpıcı bir olaydı. Ama. haysiyet duyguları nasıl gelişebilir?". teknik. üreticiliği. arkasından bir kaç da böyle evrenkent. her şeyi Türklere yalvarmaktan bekleyen. Bir nefes alıp açıklamaya çalıştı. "Doğru diyorsunuz" dedim. bizim eğitim dilimiz de Türkçe olsun demeğe başladılar. ya Türk şirketlerine acenta oldular. Sonunda gerçek Amerikan okulları ikinci sınıf durumuna düştüler. Anlaşılan bu konu İrlandalı geçmişiyle de bağlantılı olarak onu derinden tedirgin ediyordu: "İş o kadarla kalmadı" dedi. her an dolaylı da olsa kendi dil ve kültürünün değersiz olduğu kendisine telkin edilen çocukta kimlik. edebiyat seviyesi çok düşmüştür." Burada Collin'in sözünü kestim: "Ne olacak? Amerikan çocukları böylece Türkçe'yi daha iyi öğrenmiş olur. tıbba büyük katkıları bulunmuş bir ülkeydi. Çocuk aynı anda zaten zor olan fiziği mi öğrensin. hüznü artarak (belli ki ülkesine bağlı. tekniğe. En kötüsü de.BİR NEW-YORK RÜYASI." "Yazık" dedim. İşin kötüsü bu haince "kültürel soykırım" oyunu Amerika'ya oynanırken kimseden ses çıkmıyor. herkes Amerika'da baş gösteren iç karışıklıklardan. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER rak etmedi.. Kendi dilinde düşünemeyen. "Amerikan Eğitim Bakanlığı birkaç yıl içinde sessiz sedasız. Türkler bu ayrıcalıklı evrenkentlere özellikle yardımlar yaptılar.

Vakit epey gecikmişti. "onlar tam kırk yıl önce sökülmüş. Kızgın bir hâli vardı. Bir evrenkent öğrencisine benziyordu. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER çekti?" Verdiği izahat için kendisine teşekkür ettim. hep birbirinin gırtlağında olan değişik kavimler arasında bile barışı sağlamıştı. BÎR NEW-YORK RÜYASI. Aklıma yeraltı treni geldi. Sonra da biraz olsun maneviyatını tazelemek için "üzülmeyin" dedim. olmayan da. Bu durumda ancak onunla bir yere gidebilirdim. Yedinci cadde ile otuz dördüncü sokaktaki girişi aradım." Ve yanımdan bir hı şımla uzaklaştı. deyip söktürmüşler. Niye sökmüşler ki?" "Ne olacak" dedi. dinine. haberiniz yok mu?" "Buralarda yoktum" diye mırıldandım "yeraltından rahatlıkla gelinir gidilirdi. ter içinde uyandım: . Yoktu. el sıkışıp ayrıldık. Araba demokrasidir. Yılmayın. "şu Türklerin danışmanları: Trenin modası geçti. simsiyah dumanlar çıkaran kırık dökük otobüslerle tıkanmıştı. kavşaklar beş dakikada ancak bir iki metre ilerleyebilen arabalar. Kendi kendime "Allah Allah" dedim. Tozdan. Gördüklerim. Köşede arabaların arkasında karşıya geçme fırsatı bekleyen bir genci gördüm. kültürüne dokunmamış. ama bu derece düzensizlik olmazdı. Aca ba ne oldu? Törelerinde hangi etkilerle böyle köklü deği şiklikler meydana geldi?" diye düşünürken. Caddeler. "bizim millet böyle fena değildi. haysiyetini düşünen fertleri oldukça. insanlarının geleceğini. Eskiden olduğu köşeye yeni bir araba parkı daha yapılmıştı. kimsenin diline. bir toplum yeniden yeşerir. iyi ki rüyaymış!" 17 . Hatırladığım eski Nev-York'ta kalabalık olur. doğru bildiğiniz yolda devam edin. çırpınarak. işittiklerim beni iyiden iyiye şaşırtmış. Yanaşıp yeraltı trenini sordum.." Bana insancıl gözlerle baktı. Boğulacak gibi oluyor. bir hayli de üzmüştü. "Ne treni be!" dedi. pis havadan nefes alamıyordum. "sizin gibi bilinçli. dumandan göz gözü görmüyordu. Tabii kendi arabaları burada daha çok satılsın diye! Şimdi işte gördüğünüz gibi 16 arabası olan da perişan. ülkesinin. Kalktım. Dışan çıktığımda sokaklar işlerinden çıkanlarla iyice dolmuştu. -"Aa. Tarihi bo yunca gittiği yerlerde insanlık öğretmiş.

uygulamaya geçirilmiş bir planın sonucu bu. oradan "Anglomanca" diye tabir edeceğim yeni garip dile geçtik. Devamı var. İstakozun kabuk değiştirmesi gibi dil değiştiren bir millet olmamıştır. Okumuş. Arapça. Aslında pek de şaşılacak bir hızla değil..BYE" TÜRKÇE Osmanlıca. yazmış üst tabakanın diline bol miktarda. Ama iş daha tam bitmedi. köklü bir Asya kültürü katkısını beraberlerinde getirerek girdiler. Açıklayayım.BÎRÎNCÎ BÖLÜM: MAKALELER "BYE . İngiliz Atını Alan Üsküdar'ı Geçti!2 H erhalde bizim kadar çabuk ve sık. Farsça girmesi birkaç yüz yıl sürdü. Birazdan aşağıda belirteceğim gibi yakın tarihte başka bir iki misali de var. Bu sonuncusu inanılmaz bir hızla gerçekleşti. Öztürkçe Derken. Kendiliğinden sâfıyâne olmuş bir şey değil. Gayet iyi tasarlanmış.. Muamma gibi konuşur oldum. Neredeyse bir nesil içinde Osmanlıca' dan Öztürkçe'ye. "Osmanlıca" Hakkında Türkler sekizinci yüzyıldan sonda islâm medeniyetine büyük. îbn1995 19 .

yeni konuyu ilk kez ülkesine getiren tanıtan. ülkesinin dilini sevmez ve hatta. bizden sadece hatırlatması. kendi dilini.BÎR NEW-YORK RÜYASI. bir bilim + gönül adamında olması gereken sorumluluğu Bkz. Neden mi? Elbet buluşunu ilk kez yazar veya anlatırken. Keykâvus gibi. Dünya bilim meydanında güreş tutması gereken bilim adamının. Yüzyıla kadar Lâtince'yi bilim dili olarak kullanmaya devam etmişlerdir. İstanbul. Farabi gibi bilginler bilim dili olarak Arapça'yı kullandılar. Okur. "BYE-BYE" TÜRKÇE BÎRÎNCÎ BÖLÜM: MAKALELER i Sina. Şimdi dilbilimci ve tarihçi uzmanlarımıza soruyorum. Anadolu Selçuklu Sultanları İslâmiyet'ten değil Fars efsanelerinden isimlerini alıyorlardı. Farsça kökenli sözcük yoğunluğunun artışı 20. o bilimsel ya da teknik konuyu icat eden bilim adamı yapar. yüzyılın başlarına kadar sürmüştür. Anadolu beylikleri zamanında 'Karamanoğlu Mehmet Bey 'in Türkçe için yaptıkları iyi bilinir. "Dante ve Divine Comedia" Devlet Matbaası. ama bunda da bir tuhaflık var. daha da geliştiren bilim adamına. O konu başka bir dilde icat edilmişse de. aşağılık duygusuna kapılmış kafayla. Burada ilginç bir nokta aklımıza geliyor. gereken yabancı dil veya diller kadar kendi dilinin yapısını. bir kısmını ise. Bu konunun incelik3 lerini uzmanlarımıza bırakalım. Onun için bilimin ön saflarında vuruşan. Farsça dil kurallarına göre dillerdeki köklerden kendileri türetmişlerdir. Unutmayalım ki. bu getirdiği yeni kavramlann adını kendi dilinde koymak sorumluluğu düşer. 1934. Bu Fars merakı o kadar ileri gitmiş ki. yeni kavramlann adını kendisi koyması gerekir de ondan. işte o zaman. Bunda şaşılacak bir şey yok. uygulayan. Bu "Osmanlıca" lâfı ne zaman ve nerede çıkmıştır? Yoksa 19'uncu yüzyılda mı? Neden derseniz. bazı eski veya yeni usûl sömürgelerde görülen sömürgeleşmiş. Sonuna doğru Türk aydınlan yeni kavramlar için gereken yeni terimleri Arapça. Avrupa milletleri 18. sözcük. Ha. genellikle dilciler değil. Bu türetmeyi. yazar takımının dilinde Arapça. Araplar öğrenmiş kullanmaktadırlar. Nüzhet Hâşim Sinanoğlu. Rönesansla birlikte İtalyanların 13'ncü yüzyılda edebiyat dili olarak Lâtince yerine İtalyanca'yı kullanmaya başlamalarına rağmen3 gerçi Arapçalı. Farsça'da yoktur. özellikle bilimsel ve teknik terimlerin bir kısmı bugün Arapça'da. Keykubat.ve Osmanlıların ilk dönemlerinde Türkçe yeniden devletin dili olmuştur. . kültürünü küçümser ise. O kadar ki o. Anadolu Selçuklu Devleti adeta devletin resmi dilini bile Farsça etmişti. terim türetme kurallarını çok iyi bilmesi icap eder. Farsçalı Türkçe'ye sonradan "Osmanlıca" denmiş. Şimdi bizimkilerin türettiği bu Arapça Farsça kökenli bilimsel terimlere acaba "uydurmaca" diyecekler çıkar mı? Yeni Bilimsel ve Teknik Kavramlara Karşılık Terimleri Kimler ve Nasıl Türetir? Her dilde bilimin ve tekniğin gelişen ihtiyaçlarını karşılamak için yeni terimler türetmek icap eder. ya o bilimci kendi dilini bilmez. Bu kendini bilen epeyce ilerlemiş her ülkede böyledir.

BÎR NEW-YORK RÜYASI; "B YE-BYE" TÜRKÇE

BÎRİNCÎ BÖLÜM: MAKALELER

hissetmez, hatta âdeta düşmanca bir tavırla yabancı kelimeleri kullanmakla övünür, büyüklük taslar, halkının dilini parçam-parça ederken hiç yüreği sızlamaz. Şimdi, izin verirseniz, başka bazı dillerde bilimsel ve teknik terimleri bilimci ve araştırmacılar nasıl türetiyor, ona bakalım. Latin Dillerine Karşı Almanca ve Roma'nın Keltlerle Mücadelesi Fransızca, İtalyanca, Portekizce, İspanyolca, Lâtince kökenlidir, bunlara "Lâtin Dilleri" de denir. Dolayısıyla, bu dillerde terimler genellikle Lâtince kurallarına göre, bazen de eski Yunan (Grek) köklerinden türetilir. Latince'de kelime türetme yeteneği mevcuttur. Almanca konuşan ülkelerin dili, o da Lâtin gibi bir "Hint - Avrupa" ana öbeğinden olmakla beraber çok farklılaşmış bir alt-öbek, "Cermen" türündendir. Almanca'da da yeni terim sözcük türetme yetenekleri kalmıştır. Almanlar tarafından icat edilmiş olsun olmasın, terimleri genellikle Lâtin dillerininkilere hiç benzemez. Lâtin kökenli dilleri olan ülkeler Roma İmparatorluğunun en geniş döneminde o sınırlar içine fütuhatla dahil edilmiş Gaul, İberia, vb. gibi ülkelerdir. Oralann dili Roma egemenliğinden önce Lâtince gibi değildi. Çoğu, Kelt kavimlerinin Seltik, Keltik, Gaul, Gaelik, Galata şeklinde telâffuz edilmiş olan çok yakın akraba kavimlerin dilini konuşuyordu. Gerçi sonradan Avrupa kendini Roma ve Yunan medeniyetinin devamı gibi görmek istemiş ve kendini 19'uncu yüzyılda sömürgelerine öyle

tanışmışsa da, Avrupa'nın kökenini ve hatta bugünkü davranışlarının temelini oluşturan bu Kelt kavimleridir. Bugün hâlâ, birçok tanınmış Avrupa kentinin ismi Keltceden gelmektedir. Örneğin: Leibzig, Lieg, Lyon, Kelt tanrısı jLı/g'tan geliyormuş. Milano bile İtalyanca'dan değil, Keltçe milanumas'tan geliyor. Julius Sezar'a kadar Keltler Romalılara çok çektirmişler. Bu yabani kavimler, yüzlerine mor boyalar sürülü, sarı saçları kireç sürülerek havaya dikleştirilmiş halde, vahşi çığlıklarla saldırır, başlangıçta Romalıları çok ürkütürlermiş. Roma daha küçükken Romalılar bunlarla uğraşa uğraşa bilenmişler, askeri yöntemler geliştirmişler. Gene de birkaç yüzyıl sonra Sezar'a gelindiğinde Keltlerle devamlı uğraşmaları gerekiyormuş. Bunun üzerine ne yapsak da bu dertten uzun vadeli bir şekilde kurtulup rahat etsek, diye düşünmüşler. Üç şıkkı tartışmışlar: 1) Bunların hepsini katliamdan geçirsek; buna ko lumuzun kuvveti yetmez (o zaman atom bombası yok ya!) 2) Tüm ülkelerini istilâ etsek, devamlı askerî baskı altında tutsak, buna da ne askerimiz ne paramız yetişir. O halde? 3) Bunları Latinleştirelim, yani kültürlerini, törele rini, bunun içinde dillerini unutturalım. Ve öyle yapmışlar. İş bitmiş. Roma İmparatorluğunun büyümesi tabîi sınırına ulaşması Cermen kavimlerini içine alamadı. Onun için Almanca Latinleşmeden Cermen

BÎR NEW-YORK RÜYASI; "BYE-BYE" TÜRKÇE

BÎRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER

dili olarak kaldı. Sonunda o Cermen kavimleri Batı Roma İmparatorluğu'nun 416 yılında defterini dürdüler. (İşlerini, biliyorsunuz, uzak atalarımızdan Hunlar kolaylaştırdı, ama o da ayrı bir hikâye.) İngilizce Neyin Nesidir? İngilizce ve Amerikanca'da Terim Türetme Gelelim İngilizce sonra Amerikanca da nasıl bilimsel terim türetildiğine. Şimdi, bu aslan İngilizce bir kere çok yeni dildir. Mazisi 500 seneyi pek geçmez. Halbuki mesela Türkçe'nin, Çince'nin en az birer 10.000 senesi var. Bu on bini nereden çıkardım çok merak eden olursa söylerim. 1066'da İngiltere, Fransa'dan gelen Normanlann istilâsına uğradığında, Anglo-Sakson yerliler ormanlarda sırık ve otlardan yapılmış kulübelerde oturuyorlardı. Kendi nehirlerinin bir kıyısından öbür kıyısına dosdoğru geçecek kadar bile denizcilikleri yoktu. Kasaba ve köyleri arasındaki başlıca yolları hâlâ 100 sene önce Romalıların yaptığı yollardı. Yerli ahalinin kökeni Keltlerle Viking (Nors, Nordik) ve Cermen soyundan Engel ve Sakson karışımı idi. Tabii bu İngiltere dediğimiz bölge Britanya adasının güney doğusunda onun küçük bir kısmı oluşturuyordu. Bölgenin kuzeyinde, batısında ve de yandaki Erin adasında, Romalılardan kaçtıkları için Latinleşmemiş, Keltçe dillerini korumuş son Keltler, yani İskoçlar, Velşler, İrlandalılar bulunuyordu. Britanya'nın bu durumu bu güne ka-

dar sürmüştür. O son Keltlere sorarsanız, İngilizlerle hesaplan daha bitmemiştir. Her biri bugün, İngilizlerin süregelen çeşitli baskı ve oyunlarına rağmen dillerini, kimliklerini korumaya çalışmaktadırlar. Roma'nın eyaleti oldukları birkaç yüzyıl içinde İngilizler tam Latinleşmemiş ama dillerine büyük ölçüde latince karışmıştı. Norman istilâsından az önce üst tabaka Fransızca konuşmaya merak sarmış, bazı krallarını Normanlar tâyin eder olmuştu. Norman istilâsından sonra yapı iyice değişti. Dil bu sefer de iyice Fransızca ile karıştı. Bu günün İngiliz üst tabaka ve asilzadeleri bence daha çok Norman, hâlâ yabaniliğini sürdüren alt tabaka Koknen takımı da eski yerlilerin devamıdır. Sınıf farkı sürmektedir. Amerika'ya da başka kılıflar altında yansımıştır. Sonuç olarak, bugünkü haline 4-5 yüzyıl önce gelmeye başlayan İngilizce beş kadar dilin rasgele ve kuralsız karışımından oluşmuş, bu dillerin hiçbiri dilin ana kurallar iskeleti diyebileceğimiz temel yapısını sağlar konumda kalamamıştır. Dolayısıyla, İngilizce'de belli kurallara göre yeni terim türetme yeteneği hemen hemen yoktur. Buna karşılık, Türkçe binlerce yıldır matematiksel yapısını, sözcük türetme yetenek ve kurallarını aynen korumuştur. Türkçe'nin bu olağanüstü yapısı Osmanlıca'daki Arapça, Farsça alıntılara rağmen hâkim yapı olarak kalmış, onun içindir ki yirmi yıl içinde tekrar öz ve halk Türkçe'sine dönmek mümkün ve kolay olmuştur. Türkçe'ye Arapça, Farsça karışması İslâm'ı bir bütün olarak görme gereğin-

BÎR NEW-YORK RÜYASI; "BYE-B YE" TÜRKÇE

BÎRÎNCÎ BÖLOM: MAKALELER

den ve Türklerin kendi hevesleriyle olmuştur. Bu seferki İngilizce etkisi ise kendiliğinden olmamış 40 yıl önce daha da belirgini 1953 'de- Türk Milli Eğitimine İngiliz ve Amerikan gizli teşkilâtlarının el atması ve Türk okullarında eğitim dilinin İngilizce yapılması, yani birçok derslerin Türk hoca tarafından Türk öğrencisine İngilizce olarak anlatılmasının zorunlu kılınması hainliği ve garabeti ile meydana gelmiştir. Bu en büyük, en sinsi ve en tehlikeli sömürgeleştirme oyunu hâlen son sürat ve hızlanarak devam etmektedir. İngilizce ve onun sulandırılmışı olan Amerikanca'da niye yeni terim türetmek yeteneğinin kalmamış olduğunu az önce belirttik. Peki o halde, son yüzyılda birçok yeni bilim ve teknik kavram yaratmış olan bu milletler, bulduklarına nasıl "İngilizce" karşılıklar buldular? İngiltere'nin Roma eyaleti oldukları devirde, İngilizce'ye bol miktarda Lâtince karıştığını söylemiştik. Buna İngilizleri sömürgecilik döneminde, bir de kendilerini Roma-Yunan medeniyetinin vârisi gibi görme hüsn-ü kuruntusunu ekleyin. İşte o zaman, 18-19 yüzyıl bilimcilerinin hele daha pek netleşmemiş kavramlara Lâtince (ve Eski Yunanca'dan) türetilmiş adlar takarak bir âllâme-yi cihanlık taslamak eğilimi de olunca büyük Lâtince, eski Yunan laflan etmenin nedeni daha da iyi anlaşılır sanırım. Ama gene de önemli bir etken İngilizce'de yeni terim türetme yeteneğinin bulunmayışıdır. İngiliz bilim adamları Lâtince-Eski Yunanca'dan yeni terim türetebiliyorlardı. Çünkü

daha liselerinde Latince ve eski yunanca zorunlu dersler olarak herkese öğretiliyordu. Amerikan okullarında da önceleri bu böyle idi. Gelgetelim 1960'lardan sonra, Amerika, önce yavaştan, şimdi ise hızlı hızlı çökme yoluna girdikçe okullarından mecburen Latince ve yunanca dersleri kaldırıldı. Mecburen diyoruz; çünkü, bugün ABD'de, orta ve lise düzeyi eğitiminde büyük bir bunalım yaşanmaktadır. Değil Lâtince, yüzde doksan halk okullarında dosdoğru İngilizce yazmak ve okumak bile öğretilememiştir. Bir iki yıl önceki "Nev-York Times" gazetesi araştırma makalesine göre Amerikan liselerini bitiren Amerikalı gençlerin %60'ı dosdoğru okuma yazma bilmemektedirler!.. Öğretmenler, "Ne eğitimi? Biz bir saatlik derste öğrencilerin birbirlerini tabanca ile vurmasını önleyebilirsek, başarılı addediliyoruz" diyorlar. Şimdi bu durumda Lâtincesiz olarak eğitim bitirip, bilim-teknik adamı olan Amerikalı'da İngiliz'deki yeni terim ve ad koyma yöntemi de yok; o zaman ne oldu? Bir kaç kelimelik uzun bir lâf edip her kelimenin baş harflerini birleştirerek yeni sözcük icat etmeğe başladılar. Meselâ, bilgisayarlarda biliyorsunuz, "ana-bellek"Q RAM diyorlar. Bunu türetmek için "Random Access Memory" lâfından baş harfleri almışlar. Şimdi şu işe bakın: Hiç bilmeyen gariban bir Türk'e "bellek" deseniz, bellemekle hafızayla ilgili bir lâf ettiğinizi en azından tahmin eder. Halbuki kara cahil bir Amerikalı ve İngiliz'e "RAM" deseniz koyunun erkeğinden bahsediyorsunuz sanır.

BÎR NEW-YORK RÜYASI; "BYE-BYE" TÜRKÇE

BÎRÎNCÎ BÖLÜM: MAKALELER

Dilbilimciler böyle baş harflerden yapılmış (İşte hakiki uydurukça) sözcüklere "Akronim" (Acronym) diyorlar. Gene bu batılı bilginlere göre, bir dilde bunların başlamasını o dilin tam yozlaşıp gücünün kalmadığına yoruyorlar. Üst sınıfla halk arasında bir uçurumun gitgide büyümesine katkısı da caba. Çok şükür ki (bu ifade bilimsel değil ama, bilimcinin bizce gerekli bilim+gönül adamı tanımına uygun, değil mi?) Türkçe bu yozlaşmaya gereği olmayan, türetme yeteneği matematikçilere parmak ısırtacak düzeyde, bilimcisini de halkını da kafaca ve gönülce birleştirebilecek nitelikte nâdir bir dildir. Yeter ki, kırk sene önce başlamış olan haçlı kafalı, batılı misyoner sömürgecilerin büyük oyununa kurban gitmesin. Türkçe'de yeni kavramlara karşılıklar, dilinin özelliklerini iyi öğrenmişlerse kolayca bulunur. Tabii dilini bilimiyle, fenniyle, edebiyatıyla iyi öğrenmek, onu iyice bilmek, onun eşsiz yetenek ve inceliklerine aşık olmak bahtiyarlığına ermek içinse her konuda eğitimini Türkçe olarak görmüş olmak gerekir. En az bir başka dili öğrenmenin de hem bilim için, hem karşılaştırma sonucu kendi dilini de daha iyi idrak etmek açısından faydası vardır. Her düzgün ülkede olduğu gibi yabancı dil, mesleğine yardımcı olacak kadar, ayrıca yabancı dil dersinde öğrenilir. Yok eğer, bizdeki gibi batılı sessiz oyunlar sonucu, eğitim dili resmi dil veya anadilden olmazsa, o kişi değil Türkçe terimler türetmek, konuşurken, yazarken aklına mevcut Türkçe sözcükler bile gelmez, hâlâ tam iyice anlamadığı yarım ya-

malak İngilizce lâflar söyleyiverir. Hele bir de öyle bir garip eğitim düzeni ile içine sokulan aşağılık duygusunu önleyememişse telâfi kabilinden bu çirkin İngilizce bozması lâfları kullanmakla da böbürlenir. İşte bu yabancı tuzağının sonunda bir nesil içinde Anglomanlıca dediğim, yâni İngilizlerin güvercin ingilizcesi dediği ingilizce, yâni iki yüzelli kelimelik Tarzanca dil ortaya çıkar. Ama iş bununla da bitmemiştir. Romalıların Keltleri nasıl yok ettiklerini hatırlayalım; Millî kimlik, Amerika'nın son yıllarda bize yutturmaya çalıştığı gibi bir ırk meselesi katiyyen değildir, bir gelenek - görenek, kültür - töre ve özellikle bir gönül ve onu, gemiyi yüzdüren su gibi batmadan üstünde tutan dil meselesidir. Dilini unutan kavimlerin tarihten adlan bile silinir gider. Anadolu, böyle yok olmuş kavimlerin binlerce yıl sonra kazılarda bulunan çanak çömlek kırıntıları ile doludur. İngilizlerin İrlandalılara Yaptığı İngiltere'nin batısındaki Erin adasına sığınıp yaşamını kimlikleri içinde sürdürebilen son Keltler İrlandalılar olmuştu. (Bir de kuzeyde İskoçlar, yanda Velşler.) Roma bittikten sonra Erin Keltleri 500 yıllarından itibaren 1000 yıl kadar büyük bir medeniyet kurdular. İrlanda'nın batısındaki Atlas ummanı ile devamlı çarpışan sarp kayalıklar üzerinde kurdukları manastırlarda Erin keşişleri yazdılar, çizdiler, eski el yazması kitapları yenileyerek Roma öncesi bilgileri de yaşattılar. Bu ara Roma sonrası Avrupa tam bir karanlığa, Orta Çağ'ın vebalı, kara cadılı hurafelerine bü29

28

sonra Amerikan etkisi. "Tercümeler" Translations adlı sahne oyunu. herkes kendi diline verdiği önemi arttırmaktadır. doktorlar. Bu 30'da dağdaki çobanlar. Daniel Corkery. Bunların Gaelik dillerini unutturalım o zaman iş biter dediler.) Bütün bu uğraşlarına rağmen İngilizler. İrlanda Dilinin Başına Gelenler (1.) 15. bağımsızlık özlemlerinden vazgeçirememişlerdi. yazar çizerler bir araya geldiler.. Gaelik bilenlerin sayısı %30'a düştü. öyle de oldu. bir de onların İrlandalı yardakçıları vardı. o zamana dek İrlanda halkının %90'dan fazlası Gaelik konuşurken. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER rünmüştü. dilden dile çevirilerin bilgisayarlarca yapılmağa başlanması. Derhal bir "Milli(!) Eğitim Kurulu " oluşturdular. İki Dünya Harbi sonrası baş gösteren İngiliz. Onun üzerine İngilizler Romalılar gibi düşündüler. 30 31 . insanlığın rengârenk zenginliği olan çeşitli dillerin yaşayıp serpilmelerini kolaylaştırmaktadır. haysiyetli kişiler tükenmemişti. evrenkent (Üniversite). Kurul bir karar aldı: Yarından tezi yok ilk. Toplumdaki eğitimden. irili ufaklı bir çok dilin önemi artmakta. Sonunda İrlanda'yı kendi eyaletleri yaptılar. İşte öyle bir takım eğitimciler. Şehrin çeşitli semtlerinde yetişkinlere ana dilleri Gaelik'i yeniden öğretmek için dershaneler açtılar.BİR NEW-YORK RÜYASI.. Millet yorgun argın işinden çıkıp bu kurslara gidip dilini öğrenmeye başladı. 1990) Tüm okullanndaki eğitim dili Gaelik idi. Bu etkinliklerin oluşturduğu bilinçlenme ile bugün bile bitmemiş çatışmalardan sonra bağımsız İrlanda Cumhuriyeti kuruldu. tüm okullarda (ki hepsinde dersler Gaelik dilinde olmakta idi) eğitim dili bun- dan böyle İngilizce olacaktır dediler. özellikle İngilizce. Yabancı dil öğrenme yöntemlerinin gelişmiş olması.Birgit Bramsba (Ed. dillerine. Daha sonra bütün coğrafî isimleri Gealik dilinden İngilizce'ye çevirdiler. Fransızca. "The Fortunes of the Irish Language" Mercier Pres. kültürlerinden. Fakat iş bitmeyecekti. oradaki manastırlara biraz medeniyet aktarmağa çalışıyorlardı (500-800 yılları. bu ülkeler zayıfladıkça azalmakta. 2. Cork 19541968. Keşişler zaman zaman kıta Avrupa'sına geçiyor. Bu. İlk işlerinden biri şair sınıfını toplayıp katletmek oldu. pek göze batmamaya çalışarak. şiirlerine. Gealik Birliği (Konrath na Gaelge) diye bir dernek kurdular. Çünkü ciğeri yananlar. 1890'a gelindiğinde İrlandalıları bir türlü kendi kimliklerinden.) "Homage to Ireland-Aspects of Culture and Language". Kurulda İngiliz sömürge . Bir nesil sonra. kentteki hamallar. lise. çeşitli okullardan Şair sınıfı sorumluydu (Bkz. Avrupa Birliğinde dil egemenliği kavgası. Erin keşişleri Lâtince bildikleri gibi. Yeni devletin resmi dili Gaelik oldu. Avrupa Birliği'ndeki Sessiz Dil Kavgası Bugün Avrupa'da.eyalet yöneticileri. toplumda büyük itibarla önemli bir yer tutan Erin şairleriyle birlikte anadilleri Gaelik'i (Keltçe) geliştiriyorlardı. Uppsala. yüzyıldan itibaren İngilizler defalarca Erin't tecavüz ettiler. (Bkz: Brian Friel. Almanca arasında sürmektedir. orta. isyanlar gırla gidiyordu. töresine âşık olmuşlar.

121-130 . Türk Dil Kurumu. işte meydanda. ya da resmen sömürge de olmadığımıza göre. Bugün Japonca'da "atom". eski Türkçe ("Osmanlıca" yerine böyle dedim) bilen de pek az kalmıştı. Farsça sözcükler fazlalığı temizlendi. Batıdan yeni gelen kavramlara gerekli karşılıkların Türkçe'den türetilmeleri doğaldı. ya biz dünyanın en akıllı milletiyiz de böyle dehşet bir yabancı dil öğrenme yöntemi keşfettik. bazen İspanyolca veya İtalyanca ile birlikte Japonca'ya sık sık Taşlanmaktadır. ama Japonca'nın Türkçe'ye benzer yapısı hâkim kalmıştır. onlar nereye. Şimdi bilim. Anglomanlıca karmaşasına döneceğiz. "molekül".5 800 yılından sonra Çin'den Uygur tarzı Burhanîliğin (Budizm) Japonya'ya gelmesiyle birlikte Japonca'ya bol miktarda Çin'ce sözcük girmiş. "Fiziksel Kimya Terimleri Sözlüğü". Bugün batı ülkelerinde birçok uluslararası ortamda. Almanca. teknik. "B YE-BYE" TÜRKÇE BÎRÎNCÎ BÖLÜM: MAKALELER kendi dilini bırakıp da yabancı dilde dersleri vermek şeklindeki "yabancı dil öğrenmek yöntemi(!)" birkaç sömürgeden başka hiçbir ülkede yoktur. Öyleyse diyoruz. Fransızca. bu önemli misalden sonra ana konumuz Osmanlıca. özellikle Türk Dünyası Araştırmaları Dergisi. dolayısıyla Türkçe ile akrabalığı ayrıntılı bir şekilde 1975'te ispatlanmış. Haziran 1983. 1868'de başladı. ama kendilerinden önce ve sonra böyle bir uygulama hemen hemen olmadı. Arapça ve Farsça'nın öğretilmemesi.) 1868'den itibaren bütün eğitim Japonca olarak büyük bir hassasiyetle tutuldu. sf. sonra Atatürk 'Türk harsı içinde çağdaşlaşmak" dediler. "elektrik" gibi terimler bile tam Japonca'dır. Biz nereye vardık. o kadar ki 5 Bkz. Sinanoğlu'nun Japonya ve Türkiye'deki yazılan. ondan sonra bu akrabalık Japonya'da ve Türkiye'de de bilinmiştir. Japonlar daha başında "Batı tekniği. Japonca'nın dünya üzerindeki önemi artmaktadır. Bilim ve teknik terimleri hep Japonca'dan türetildi. Hüküm sizden. Ya Biz? Peki biz ne yaptık? Osmanlı dönemi aydınlarının nasıl bilimsel ve teknik terimler türettiğinden yukarıda bahsetmiştik. Atatürk bilim dilinin Türkçe. Ankara 1978 Bkz: 1975 ve sonrası O. O. İngilizce. dil konusunda Japonlar ne yapmış ona bakıp. dünyanın en aldatılmış milletiyiz. Zaten yazının değişmesi. Sinanoğlu. tüm derslerinin her düzey okulda Türkçe olmasına büyük özen göstermiş.BİR NEW-YORK RÜYASI. Japonlar O Çetrefil Yazılarıyla Ne Yaptı? Japon Meici Tanzimatı bizimkinden 30 yıl sonra. 4 Japonca'nın bir Ural-Altay Dili olduğu. Türkçülük akımlarından sonra doğan Cumhuriyet'te dildeki Arapça. İslâm aleminden sıyrılıp Atatürk'ten sonra çağdaşlaşma emelinin Avrupalı olma özentisine dönüşmesi ile. Japon ruhu" sözünü kendilerine düstur edindiler (gerçi bizde de Ziya Gökalp. Öztürkçe.

"Kolej" (Robert Kolej gibi) misyoner okulu demekti. İngiliz Atını Alan Üsküdar'ı Geçti. BrowningJe de 20 yıl sonra İngiltere Kraliçesi madalya verdi. Millete de yabancı dil öğretmenin yolu buymuş gibi yutturuldu. onun özel okulu TED Yenişehir Lisesfni kurmuştu. Özbek. "Kelime". hatta prenseslerin torunları bugün Havai'de hamallık yapıyor. derken Bilkent (adı güzel ama!). Başkır. Türk Dünyasına. Yabancı dil öğretilmesine önem veriliyor. "söz". Çünkü kamuoyu artık yeterince uyuşturulmuştur. Böyle ortak sözcükleri Kazak. için bahaneye artık lüzum görülmüyor. Toptan Amerikanca. o ülkenin kültürünü seven taraftarlar yetiştirilir. Arkasından geldi "Orta Doğu Teknik Üniversitesi". Türk'ün dünya üzerindeki haysiyetine "bye-bye" demektir. Batılıda -hele Amerikalı ve İngiliz'deemlâk merakı çoktur. Azeri. Ayrıca böyle birtakım sözcükler geniş bir Avrasya alanına yayılmış diğer Türk boylarının da dillerine malolmuştur. felsefe. ama bu. Ben bu okulda yetiştim. Müslüman ülkeler önderliği emellerine. edebiyat. kimseye bırakmaz.. dersler tam Türkçe idi. Türk egemenliğine. O zamana dek yurtta böyle bir misyoner tipi Türk okulu yoktu. Uygur Türkleri de kullanıyor. Bunun sonu. Geleceğimizin teminatı Türkçe kalemizde bu gediği açmayı başaran Oxford'lu Mr. Bu. "sohbet". Törene katılanlar. Yani biz birkaç öğrenci için kendi dilimizi feda edeceğiz. Bütün fen. vb. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER 1934'te oturup bir "Geometri" kitabı yazmış. Havai milletini Amerikan misyonerlerine satan yerli asilzade. şimdi de. Bir fırsat buldu mu.BÎR NEW-YORK RÜYASI. aldı yürüdü. "rahmet" de Türkçe'dir.. "ufak bir okulda İngilizce dersi veren bir garip öğretmene koskoca Kraliçe niye madalya verir?" diye sormadılar. çok değil bir iki nesil sonra Türkçe'ye "bye bye" demek olacaktır. Farsça kökenli sözcüler veya bunların Türkçe'ye uyarlanmış şekillerinin Türkçe halk diline kadar geçmiş ve Türkçe'ye mal olmuş olması olağandır. Koç. Gidip görünüz. Beyler! Havai'den ibret alalım.. Tatar. İşte bu gaye ile kurulan böyle ve başarılı bir okula Îngiliz-Amerikan çengeli 1953'te atılıp dersler İngilizce'ye çevrildi. Dediler ki: Efendim buraya Orta Doğu'dan yabancı öğrenciler gelecek. bugün kullandığımız "üçgen" gibi terimleri kendi türetmişti. "Anadolu Liseleri" vb.. Türk tarihine. 1055 yıllık İslâmi dönemde bazı Arapça. Yabancı dilli misyoner okullanna özenilmesin diye de Türk Eğitim Derneği'ni. Türkçe'yi. "lâf'. . dolayısıyla Türk'ün geleceğini satanlar torunlarının mirasyedi olarak refah içinde yaşayacaklarını zannedip sevinmesinler. O zamanlar hâlâ bahane gerekiyordu. Karaçay. Halbuki her ülkede yabancı öğrencilere eğitim verme fedakârlığı sağlanıyorsa onların o ülkenin dilini öğrenmeleri şart koşulur. bir alıştırmaydı. "sözcük". Nitekim sonra peşpeşe gelen Boğaziçi (yani Bosphorus)".. vb. "doğa". Okula "Ankara Koleji" dendi. Türkçe'ye. Tabii denilen sadece kade34 meli fetihte kullanılan geçici bir bahane. "tabiat". sanırım. Çeçen. Sonra açılan bu İngiliz deliğinden kova gibi su girdi. her akıllı ülkede olduğu gibi takviyeli yabancı dil derslerinde yapılıyordu.

Halbuki Türkçe'nin karşısındaki asıl tehlike İngilizce ile eğitimin gitgide hızlandırdığı İngilizce istilâsı idi. Bu konuda rahmetli Prof. diye "hikmet". Haydi ayıplamayalım da. 1978'de 5 yıllık bir çalışma ile hazırladığım "FizikselKimya Terimleri Sözlüğü" Türk Dil Kurumu'nca basıldı. yabancı dille gördükleri eğitimin yarattığı bilinçsizlik ve sevgisizlikle "komputer" diye yazanlan ayıplamak gerekir. hele hele bu terimlere "uydurmaca" demek büyük bir hatadır. 30. fenci ise. hekim ise. TDK ile "Gökbilim Terimleri Sözlüğü" nü yayınladı. Abdullah Kızılırmak ve Dr. madden zenginleşmiş olmalarına rağmen batının insanları ve toplumları huzursuzluk.BÎR NEW-YORK RÜYASI. Sanayide ilerlemiş. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER "söyleşi" de Türkçe. Öte yandan. Fakat kısa süre sonra kitap piyasadan garip 37 36 . dilci Samim Sinanoğlu ile birlikte bilim ve teknik terimlere Türkçe karşılıklar türetme işine ağırlık verilmesini önerdik. Batı bu eksikliğin acısını bugün bol bol çekiyor. Üstelik unutmayalım ki. Rahmetli ağabeyim. yalnız bu dış dünya bilimlerinde değil. arkadaşlan ile "yazılım" "bilişim" gibi güzel terimleri dilimize kazandırdı. Halbuki biz kendi insanlık hasletlerimizi korumakla kalmayıp bu zavallı batıya da onları öğretmeliyiz. Türkçe terimlere karşı çıkanlar herhalde çoğu kez yanılmışlardır. Türkçe'nin kurallarına uygun olarak dikkatle türetilen güzel. gençlerimiz yabana dilde. Hele Türk dilinin unutturulup. Batılı bu konuda geri kalmıştır. Türkiye'de ilk Bilgi İşlem Merkezleri kurulurken. eski kültürleri olan Asya milletlerinde vardır. 40 yıldır dil ve edebiyat üstatlarımız. mutsuzluk içindedirler. Özbek gibi Türk lehçelerinde rastladım. "Osmanlıca'dır. aynı oranda iç aleminin. Kaldı ki. Sözün kısası. diğer Türk budunları ile dil birliğimizi bozuyor diye. 1960'larda Abdullah Bey Ege'de Avrupa çapındaki rasathanesi ve öğrencileri ile gökbilim yaparken bir yandan da Türkçe fen dergisini çıkarıyordu. ulusumuzun Anglolaştırılması oyununa kurban gidersek. Aydın Koksal gibi bilim ve Türk dili kahramanlarını şükranla analım. Çünkü batıda böyle kavramlar hâlâ yoktur. İbn-i Sina. O "yeni" terimlerin bir çoğuna ya da benzerine Kazak. Derin. Tabii önce TDK'nm dilbilimcileri tarafından da incelenmişti. Gönül gibi kelimelerin batı dillerinde karşılığı yoktur. "rahmet" gibi sözcükleri atmak çok şey kaybetmemize yol açar. Hâlen "Bilgisayar" terimi yerleşmişken. Gazali gibi büyük ve batıya bilimi öğretmiş olan gerçek âlimlere göre gerçek bilim adamı. 1970'lerde Türk Dil Kurumu'nu bu konuda uyardım. Aydın Bey ise. gönlün de bilimlerinde yetişmiş olmalıdır. yeni terimlere Türkçe yerine Öztürkçe diyerek bir ayrım yapmak. dil ve edebiyat dergilerinde "kelime" mi "sözcük" mü gibi çatışmaları sürdürdüler. misyoner tipi okullarda yetişmeğe devam ederse gönül gibi sözcüklerle birlikte gönlümüz de gider. sözlük hakkında methiyeler yazıldığını sevinmemeye çalışarak öğrendim. kendilerini ikaz edelim. O yıl sözlük hakkında çeşitli bilim ve teknik meslek kuruluşlarının toplantılar düzenlediğini.

. Çünkü Türkçe son birkaç bin yılda birkaç kez böyle saldırılara maruz kalmış..BÎR NEW-YORK RÜYASI. iyice yerleşmeğe başlamış Türkçe terimlerin yerine. garip "Anglomanlıca" sözlerin kullanılması adet oluveriyor. Şimdi bir de düpedüz İngilizce lâflar moda oldu. Ama son 5-10 yılda halk diline kadar geçmiş. devletin. Öztürkçe'nin de Türkçe olduğu ve uğraşılacak ana davanın Anglomanlıca'yı bertaraf etmek olduğu hakkında birleştirici bir tutum alır. Şimdi aynen İngilizce yazılış ve telâffuzu kullanmakla kendilerine böbürlenme fırsatı çıkaranların sayısı artıyor. Az evvel hiç olmazsa imlâlarını. "BYE-BYE" TÜRKÇE BÎRÎNCÎ BÖLÜM: MAKALELER bir şekilde kayboldu. İşte bizim yabancı dille eğitim bu işe yarar. 39 . meclis-i mebusan>millet meclisi meclis>parlemento mesele>sorun>problem usul>yöntem>metod asgari>en az>minimum âzami>en çok>maksimum seçenek>alternatif 38 faaliyet>etkinlik>aktivite karmaşa>kaos müstemleke>sömürge>koloni mutabakat>konsensus. söylenişlerini Türkçe'ye uyarlıyorduk. başka bir şeye değil. Kırgız. Dileriz şimdiki Türk Dil Kurumu da bilim ve teknikte terimlerin Türkçe'nin ana kuralları ile türetilmesi gereği üzerinde durur. Şu örneklerde olduğu gibi: vekiller heyeti>bakanlar kurulu>kabine mebus>millet vekili>parlamenter matbuat>basın-yayın>media muhaberat>iletişim>komünikasyon içtimai>toplumsal>sosyal kanuni>hukuki>yasal>legal. aydın kesimin dilinin halk diliyle daha da bütünleşmesi hareketi yaygınlaşmıştı. Düpedüz ingilizce İstilası 1930'lardan 1980'e kadar dilin sadeleştirilmesi. Osmanlıca'nın da. Tabii uyanır engel olmazsak. Şimdi de Türkiye Türkçe'si İngiliz. consensus eşgüdüm>koordinasyon encümen>kurul>yarkurul>komite>komisyon kurultay>kongre müdür>yönetmen>direktör teşkilat>örgüt>organizasyon Bazı "Anglomanlıca" dediğim lâflara da şaşıp kalıyorum: Ne İngilizce'ye anlamı tam benzer. ama kendini kurtarabilmiştir. Kazak. Güney Azerbaycan Türkçe'si İran dil kültür soykırımı taarruzundan kendini kurtaracaktır. Bu gidişle bir iki nesile kalmaz resmî dil (zaten fiilen İngilizce ve Türkçe olmuşa benziyor) İngiliz sömürgelerindeki gibi İngilizce oluverir. Kuvvetle inanıyorum ki bu İngiliz oyunu mutlaka bozulacaktır. ne Fransızca'ya. Tatar Türkçe'leri Rus.

kendi mesleğini takip edecek kadar yabancı bilim dilini bilmesi yeterlidir. mühendislik. velilere. matematik terimle ri bilmeleri gerekmediği gibi. Peki öyle oldukları nereden belli olacak? Anlamanın kolayı var. Eğer devletin fazladan bir iki yıl eğitim yapmak gibi imkânı bolsa(!) ve illâ da her ülkeden bir iki yıl daha çok okunacak deniyorsa. Sen Joseph vb. lâfları ve giysileri ne olursa olsun. Bu konuya eğilmeğe.) Eğitim dili tümüyle Türkçe olmalı. Hazırlık sınıfı diye bir uygulamanın başka ülkelerde olmadığını. 1) Kamuoyu yabancı dil yalnız böyle öğrenilir diye aldatılmıştır. Türk lehçeleri. hazırlık yılında. Türkiye ve Türk Dünyası'nın baş sorunu eğitim ve eğitim dili sorunu dur. "BYE-BYE" TÜRKÇE BÎRİNCÎ BÖLÜM: MAKALELER Yeniden Kurtuluş Savaşı: Nereden Başlayalım? Dilimize olan son saldırının altında yabancı dille eğitim temel silah olarak yatar. her öğrenci. kesin önlemler almağa yanaş mayan bir iktidar milli olamaz. yeni ve hızlı ya bancı dil öğrenme yöntemleri ile faydalı olmalıdırlar. gezim ("Turizm") rehberliği. 2) Hangi yabancı dillerin hangi mesleklerde faydalı olduğu. Eğer bu değişikliğe yanaşmazlarsa gerçek gayeleri daha da açığa çıkacaktır. matematik. 6) Partisinin sağ veya sol edebiyatı ne olursa olsun iktidardakiler ve hükümetleri gerçekten Türkiye. seçeceği meslek ne olursa olsun. bilgisayar yazılım dilleri. Konunun vahametini kavrayanlar çevrelerin deki herkese. Bu anlamda milli olmalıdır. İşte o zaman her ülkenin gerisinde değil önünde oluruz. konukevi ("Otel") yöne ticiliği yapacak kişilerin İngilizce fizik. "rock and roll" culuk dilidir. yabancılar bu okulla rında ayrı yabancı dil dersinde takviyeli. ne tarz öğrenilmesi gerektiği tespit edilsin. bunun büyük bir israf olduğunu duyursunlar. Asıl bilmesi gereken matematiktir. Hatta yabancı misyoner okullarında bile (Robert Kolej. yalnız yaban cı dil bilmeleriyle methedilmemeli. iktisat. Çünkü öğretilen İngilizce sadece züppelik. 3) İnsanlar. felsefe. 4) Hukukçularımız yabancı dille eğitimin Anayasa ya aykırı olduğu açısından (eğitim resmi dilden olur) gere ken mercileri uyarmalı.BÎR NEW-YORK RÜYASI. Gerçek bilim dili matematiktir. bilgisayar kullanım ve yazılımını öğrenmelidir. Yapılacak şey çok var. ma tematik. hatta toplu davalar açmalıdırlar. Mese la. Özel veya devletin tüm okullarında yabancı diller ayrıca yeni verimli yöntemlerle öğretilmeli. kamuoyu düzeltilmeli. bilimcinin de sokak İngiliz ce'sini bülbül gibi bilmesi değil. Türk Dünyası ve Türk halkının beka ve çıkarını en ön plana al malıdır. 5) Orta ve Yüksek öğretimin tümünde yabancı dille eğitim devlet tarafından yasaklanmalıdır. yaz kursları açılmalı. bilgi ve yetenekleri için övülmeli. Hemen yapılabilecekler: . hazırlık sınıfı uy gulaması kesinlikle kaldırılmalıdır. vb. halka gerçeği anlat sınlar. eğitimcilere. 40 . yeni seçilen bakanlar. vb.

diğer siyasi. eğitimimizin kurtarılmasını en önemli. olmazsa ilân yoluyla olan parasal kaynağı keseceklerini belirtmeli dirler. yabancı dilden adlarla manen her gün yara bere içinde bırakılmamız önlenmelidir. Şimdi bu silahı tersine çevirmeliyiz. TV. 8) Belediyeler. Buna rağmen aşağılık duygusu hastalığından veya Türk diline gizli düşmanlıktan kurtulamayanların ruhsatları verilme meli veya yenilenmemeli. Osmanlıca -Öz Türkçe diye anlamsız kavgalar. Keza. Gençlerin üzerindeki üstleri İngilizce yazılı çoğu da açık-saçık anlamlı (hatta Amerikan bayraklı!) bu gömlek ler önemli birer beyin yıkama aracıdırlar. 11) Anglolaştırma yolunda dış kaynakların 1970'lerde başlattığı masum görünüşlü. küçük imalatçı kuruluşlar bu 42 konuda toplantılar yapmalı. Rus ve İran'm "böl ve fethet" siyasetine kurban gidebilir. milli kültüre. 10) Dergilere abone olanlar yayımcılara toplu. 9) Keza milli iktidarın yetkili mercileri basınyayında dergi. isim Türkçeleşmediği takdirde abone olmayacaklarını bildirmelidirler. Anglo-Sakson. Şimdi yetenekli çizimcilerimize esnaf güzel Türkçe yazılı resimler çizdirsinler. Esnaf.BÎR NEW-YORK RÜYASI. 12) Türk Dünyası'mn bekâsını isteyen. Yoksa Türk dili. hep birlikte gerçek Türkçe bilim dilinin geliştirilmesi ve de Türk Dünyası'nm ortak yazı dilinin. Bu arada. sessiz fakat son derece etkili bir yöntem de "T-shirt" dedikleri mintan seferberli ğidir. aslında gene anlamsız "sağ-sol" dış kaynaklı kavgaları ile dilseverlerimiz 43 . ilân verenler de TV olsun. işyeri ya da dükkânları güzel Türkçe isimler koymaya teşvik etmeli. Türk dilini seven herkes. gazete olsun ötıce ricada bulunmalı. birinci milli dava olarak görmeli. önce bu yazı ve resimlerin kimlerce sokuşturulduğu saptanmalıdır. şimdiki Türk Dil Kurumunun "Osmanlıca"yı unutulmaktan kurtarmış olan değerli dil ve edebiyat şahsiyetleri. ayıplanacak bir şey olmalıdır. çok imzalı mektuplar yazmalı. Böylelerine bu kibarca hissettirilmelidir. ortak Türkçe bilim dilinin bir an önce sağlanmadı için çalışmalıdırlar. törenlerle ödüller dağıtmalıdırlar. bu sefer de "sağcı" veya "solcu" ya kızıp "Angloraanlıca"yı körüklememiş eski Türk Dil Kurumu uzmanlarıyla barışmalı. Türk bilim ve teknik diline gerçek Türkçe'den güzel terimler türetmiş. faydası dokunsun. dile zararı değil. Para kazanılırken milli bilince. önce bu davayı hep birlikte halletmek için birleşmelidirler. yarışmalar açmalı. gazete. dilimizin. "BYE-BYE" TÜRKÇE BÎRÎNCÎ BÖLÜM: MAKALELER 7) Konuşurken İngilizce lâflar katmak övünülecek bir şey değil. İngilizce bile bilmeyen bazı imalatçı ve esnafa bu yazılan kim veriyor? Dış ülkelerde aynılarına rastlamıyorum. bunlarda başarıyla. ülküsel görüşleri ne olursa olsun. sorumlu kuruluşlar. lehçeleriyle beraber. radyo isimlerinin Türkçe olma sını Madde 8'deki gibi önlemlerle sağlamalıdır. Türk okul ve evrenkentlerine (üniversite) özendirecek sunuşlar olsun. yıllarca uzak Türk lehçelerinin sözcüklerini hazırlamış.

Amerika. bu batılı. düpedüz Türk'ün eserlerini "Moğol". tirirler. yönetime. ay- DÜNYA ve TÜRKİYE'NİN İTİBARI' Konuşmalarımdan sonra genellikle soranlar olur: "Amerika'dan Türkiye nasıl görünüyor? diye. Bu tavırlar karşılıklı olarak Türkiye'nin dış ilişkilerine de yansımaktadır. 2000'li yıllarda. Bu perişanlık Türkiye'nin gerçek şartlarından değil. "Çin". İngiltere. bir yandan ikide bir "insan haklan" vaveylaları ile iç işlerimize kadar karışan Fransa. 25 Aralık 1995 44 . kayıtsız şartsız egemenliğine gitmeye can atan hükümetler. Bir de yıllardır dikkat ederim.yayında. Bir yandan hiç söz sahibi olmadan. her konuda Avrupa'nın emirlerine. gece yarısı ilerleyen düşman atlısını ay ışığında gördü. bu Haçlı havasına kapılır. daha sonrakileri de "Arap" veya "Fars" diye geçiş6 Zaman. o da olmadı yalnızca coğrafi ad. yeniden dünyanın merkezi durumuna gelmiştir. on bin yıldır nice badireler atlatmış olan Türk Dili ailesi gene muhakkak kurtarılacaktır. felsefeye. ticari. bağnaz yazarlar. o nadir matematiksel yapısıyla dünyanın da bilim dili olacaktır. bilimsellik taslayanlar dahil dış kaynaklarda ne zaman Türklerin sanata. edebiyata. tek kelime: Görünmüyor!" Gerçekten de öyle. siyasi. dış basın . Almanya. islâmiyet'e girişten sonra olsun inkâr edilemeyecek kadar büyük katkılarından bahsetmek zorunluluğu doğsa. Bir yandan Orta Asya (ki buna ilerde Pakistan ve Afganistan da katılacaktır) ile bir yandan Rusya ve Karadeniz ülkeleri ile gümrük. Onlara göre "Türkiye'yi tanıtmak" Roma-Yunan akrabalığı taslamaktır. Ben de derim ki "Bunun cevabı çok kısadır. Sanki Türkiye diye bir ülke yok. kendine güven ve onur duygularının yitirilmesine yol açan bazı kafa ve gönül bozukluklarından doğmaktadır. tarihlerini Türk'ün baş düşmanı İngilizin kitaplarından okur. Türk dili yalnız kurtulmayacak. Halbuki Türkiye hiç de bu hâllere düşmesi gereken bir ülke değildir. fark etti. "Orta Asya". İslâm öncesi olsun. Önünde birçok imkânlar olan Türkiye. "BYE-BYE" TÜRKÇE BÎRÎNCİ BÖLÜM: MAKALELER bölünürken. tarih boyu olduğu gibi şimdi de dünya üzerinde hak ettiği gerçek yerini alacaktır. Bu en büyük ve en şerefli kurtuluş savaşı Türk Dünyası'nm her köşesinden başlamıştır. insanlığa.BÎR NEW-YORK RÜYASI. Ama şimdi. halkımız dahi bu. kültür ve gezim anlaşmaları. artık birçok şeyi görmeye başlamış olan halkımız tabandan zorlayacak ve eninde sonunda Türkiye'nin. Eğitimlerini bazı sömürgelerdeki gibi İngilizce yaptıklarından sıkılmayıp kendilerini ayrıcalıklı gören bazı "aydm"lanmız ise. kendi kimliklerinden kaçarlar. Onun için. ingiliz atını alan sessizce Üsküdar'ı geçiyordu. bir türlü şuna adını koyup "Türk" diyemez.

Türk düşmanlığını geriye çevirmektir. Geçmişte ne zaman bir tek kuvvete yamandıysak zararlı çıktık. milli kültürümüzü yansıtan Türk filim ve TV dizilerinin hazırlanıp oralarda sık sık gösterilmesini sağlamak. Almanya ile Rusya. Türkçe olmalıdır. hem bilimleri hem gönülleri iyi yetişmiş araştırmacılara. Bize "İnsan Hakları" dersini kim veriyor? Almanların daha 50 yıl önce Musevilere. Ortak kültür dilimiz İngilizce değil. Arjantin olmak üzere) benzeri anlaşmalar. Meksika. gücünü o İslâm ülkelerinin kaynaklarından ve kısmen de pazarlarından almaktadır. Ya kendini büyük vehmeden Fransa? Kendi içindeki ve Cezayir'deki Müslüman ahaliye yapmadığı kalmıyor. İngilizlerin İrlanda'da yaptığını Türk hiçbir yerde yapmamıştır. Onları gözümüzde büyütmemeli. Kerkük'ten. O da yetmezse kendilerine gülümseyerek İrlanda. yine değişmesi muhtemel olan şartlara göre ABD ile Rusya veya Çin. tarihî. uzmanlara ihtiyacımız olacaktır. ama en önemlisi bu adımlan atabilecek bilim ve gönül ehli. Çünkü insanoğlunun tabiatı böyledir. Daha uzun vadeli düşünmeliyiz. Zaten batı.BÎR NEW-YORK RÜYASI. Şimdilik Ortadoğu ve Afrika'da yapılacak olan daha ziyade tabanda eğitim. Seminol. Brezilya. en az 70 yıldır (bazı yerlerde 200 yıldır) yürütülmüş İngiliz faali- yetleri ile meydana getirilmiş. Unutmayalım ki. artık bu milletin tahammülü kalmamıştır. Ya ABD? Amerika yerlilerinin uğradığı soykırım ve kültürel soykırım bugün dahi süregelmektedir. kültür. Oysa ki denge siyasetlerini iyi uygulayabilecek bir konumdayız* Özellikle Çin ile Rusya. ABD. Böyle ülkelerden gelip de hükümet mensuplarımıza ders vermeye kalkanlar önünde özür diler tavırlar takınan hatta onların gözüne girmeye çalışan onuru eksik* kişilere. Bunu yapmak için devamlı bu ülkeleri takip eden. haysiyet ve kendi47 46 . Bunları şimdi yetiştireceğiz. Ufak gibi görünen adımlarla. Çeşitli ülkelerde Türk dilini öğretmek ve yaymak için tedbirler almalı veya onları arttırmalıyız. ticaret ilişkileri kurmak. Uzakdoğu ülkeleriyle ayrı anlaşmalar yapacağız. Yakın gelecekteki onurlu yetkililerimiz batıdan gelenlere cevaben kibarca Batı Trakya'dan. bugün Türklere yaptığına bakınız. Cezayir. Navaha gibi kavimler hakkında sorular yöneltilecektir. Küba. İslâm dünyasını da artık daha fazla ihmal edemeyiz. Gerçi bugün birçok İslâm ülkesinin İngiltere. ayıplan ve gerçek niyetleri ile iyi tanımamız gerekir. Çoğu yerde Osmanlı devletinin mirasını yemektedir. Kuzey ve Güney Amerika ülkelerinin (başta Kanada. FransaAngiltere ile Almanya arasında denge siyasetleri uygulayacağız. Bosna ve Çeçenistan'dan bahsedeceklerdir. önce bu batılıları tarihleriyle. zayıf taraflarını da iyi bilmeliyiz. Fransa ve ABD'den bağımsız olduğu söylenemez. sanat. İçin için bize olan saygıları da artar. "BYE-B YE" TÜRKÇE BÎRÎNCÎ BÖLÜM: MAKALELER rica Avrupa ile Norveç ve İsviçre'nin yaptığı gibi eşit koşullarda gümrük ve sanayi anlaşmaları. dini bağlarımızın yanısıra bu ülkelerle doğal kaynaklar ve sanayi ve tarım pazarlan açısından da ilgilenmemiz gerekmektedir. İkide bir işimize karışan batılılara gelince.

koruyabilmesi tedbirleri işine eğildi. Neden? Çünkü. Türklüğün en temel taşı Türkçe'dir. New York Konuşması. son nefesinde. tarihiyle bütünleşmiş hükümetlerle kısa sürede Türkiye." 2 Eylül 1930 da kendi el yazısı ile: "Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Türk her şeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır. Atatürk özellikle 1928 -1938 arası on yılda en büyük enerjisini bu işe verdi. her şeyden önce Türkçe konuşandır. Türkiye'nin üzerine eğildiği bütün meseleleri arasında. dil çalışmalarını sakın gevşetmeyin" dedi ve kendinden geçti. Ülkelerini. milli benlik ve şuurun milli dile bağlı olduğu üzerinde önemle duruyor. Türk. Bilim ve Teknik Dergisi. Türk demek. dünyanın büyük savaş eşiğinde olduğu bir sırada. Sayı: 59. Türk'üm diyen ve her yönüyle. Kendine geldi. "BYE-BYE" TÜRKÇE BÎRİNCÎ BÖLÜM: MAKALELER ne ve milletine güven sahibi insanlarımızın artmasıyla ve milletiyle. o zaman dünyada en imrenilen ve en itibarlı ülkelerden biri olacaktır. Ekim 1972 48 . Atatürk. Atatürk'ün son nefesinde bile üzerinde duracağı bu mesele ne olabilirdi? 2. Dilin milli ve zengin olması. gündüzleri ise kendi başına iki üç saatini bu işe ayınyordu. üç gün komada kalmıştı. milli hissin gelişmesinde başlıca müessirdir. "Arkadaşlara selâm. dillerin en zenginlerindendir. düşünce ve yönelişin. Türk dili. milli duygu. yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk Milleti dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır" diye yazıyordu. Türk dili parçalanırsa Türklük kalır mı? Atatürk kendi sözleriyle bunu defalarca ifade ediyordu: "Türk demek dil demektir. Hiç şüpheniz olmasın. uzun vadeli düşünülürse milli bağımsızlığın ancak Türk dili va- ATATÜRK ve TÜRK BİLİM DİLİ Atatürk'ün Son Sözü 7 Atatürk ölüm döşeğindeydi. dünyadaki yerini bulacak. dili milli kurumların en başta geleni sayıyor. Türk dili kalmazsa. dil demektir. Milliyetin en bariz vasıflarından biri dildir. Atatürk'ün İkinci Kurtuluş Savaşı Atatürk Kurtuluş Savaşı'ndan hemen sonra bu sefer de Türk dilinin yabancı boyunduruktan kurtarılması ve nereden gelirse gelsin. yabancı boyunduruklarından kendini 7 10 Kasım 1971. Kendi bir mektubunda yazdığı gibi geceleri dil meseleleri ile uğraşıyor.BÎR NEW-YORK RÜYASI. yeter ki bu dil şuurla işlensin.

tarihi. 1000 yıl önce. Atatürk. Ve milliyet şuuru bugün ileri her millette her zamankinden daha kuvvetlidir. Bilim. bilim. Farsça sözcüklerin ise kullanılmasını kolaylaştırıyordu. Arapça ve Farsça ile Türk'ün kendi eliyle ezilmiş. Öte yandan 1000 yıl önce uygarlığa büyük katkıda bulunan birçok Büyük Türk Bilgini'ni. kendinde var olan kesinlik ve açıklığına kavuşacaktı. iktisadi olsun. sanat. kendilerini aşağı görmeyen kendilerine güvenen milletler koruyabiliyor. Bu da ancak Türklüğün kendi şuuruna. Türk dili temiz güzellik ve kudretine. dili sanatı. insanlığa aittir. nefes alamaz hâle gelmiştir. dünyadaki şerefli yerlerini. dil bağımsız oldukça mümkün olacağı temelinden yürüyordu. İslam'a duyulan saygı dolayısıyla alınmıştı. kültür ve edebiyattır. gene iyi niyetle. bilim dili Arapça olsun diye başlanmış. her şeyi inkâr edilmişti. varlığı. Türk dili. En yakın tarih ve bugünkü dünya sahnesi de gösteriyor ki. Bu her milletin kendisi için doğrudur. onu köstekliyor. eğitim. Gene 1933'te Atatürk diyordu ki: "Kati olarak bilinmelidir ki Türk miletinin milli dili ve milli benliği bütün hayatında hâkim ve esas olacaktır. din. ancak kendi benliklerine sahip. teknik. yapıcı ilerleyici ruha sahip olabiliyorlar. Büyük Türk Dilini. "B YE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER roldukça." Bütün hayattan kasıt siyaset. dünya milletleri arasında şerefli yerini almasını. kendi diline sarılması ile olabilirdi. Osmanlı Devleti'nin son devrinde milletin elinden sade vatanı alınmamış. 3. fakat Arapça Farsça oradan başlayıp dilin her tarafına yayılmış. Arapça ve Farsça yazdıkları için. koca ve köklü geçmişini. Arap harfleri. bağımsızlıklarını.BÎR NEW-YORK RÜYASI. hakları. Atatürk'ün İkinci Kurtuluş Savaşı Başlıyor Türklüğün 1920'lerde verdiği ikinci Kurtuluş ve Bağımsızlık Savaşı ilk alfabe ile başladı. Ama bir mühendiste Türklük sevgisi. ateşi olsun ki edindiği tekniği Türklüğü kalkındırmaya kullansın. Türklüğün her dalda dünya uygarlığının en ileri düzeyine çıkmasını. uygarlık peşinde iyi fakat sakat niyetle Türk'ün diline 1000 yıl önce yaptığı hata düzeltilecek. Yeni Türkiye'nin kalkınması "milli kalkınma". Batı Dünyası kolayca Araplığa. 50 . onu içinden sarmış. eğitimi "milli eğitim". siyasi olsun. şuuru. hayatın her yüzüdür. Arapça. Arap yazısı Arapça da öyle olduğu için sessiz harflere dayanıyor. dili "milli dil"olacaktı. kültürel olsun. 1920'lere varıncaya dek yazı dilinde birkaç takıdan başka Türkçe bırakılmamıştı. O halde Türk dili önce Osmanlıca'dan ayıklanacak. hukuk. Türklük varlığının bir daha haksızca çiğnenemeyecek şekilde ağırlığını ortaya koymasını istiyordu. Farslığa atfetmek cüretini gösterebiliyor. Ama Türkçe'ye uymuyor. kendi benliğine. teknik bütün dünyaya.

Türk dilinin Kurtuluş Savaşında. ruhuna dönüşünü kuvvetlendirebilmesi içindir. mânâyı. Frenkçe'ye sarılmak için değil. her konuda ve özellikle bilim ve teknik konulannda geliştirilmesi. her konuyu. ruh bilim. Türk dilini yeni boyunduruklar altına sokmamak gerekiyordu. askerlik ve teknik konuların da dil çalışmaları hızlandı. uzak. onlardaki kavramları anlatacak keskinliği. niyeti. Felsefe. bu günün gereklerine. 4. yeni Türk yazısına kavuştu. 52 . yer bilimleri. iç yapısı zayıf. Atatürk. yerine Fransızca.şekli değil. açıklığı haiz Türk bilim dili terimleri tespit edilecektir"diyordu. önemsiz bir dil midir? Hayır!. 1000 yıl önceki hatayı tekrarlayıp. hızla işlenmesi ile olurdu. askerlikte olsun. Bu Türkçe. cılız. tekniği kapsaması ile oldu. sanatlar. yakın akrabaları vardır. fizik. dil savaşının başından beri. yazı dilinin Türkçeleşip. tekniğine. bu konu üzerinde titizlikle durdu. matematikte olsun. İkinci zaferin kazanılması yazı dili ile konuşma dilinin birleşmesi. Sâmi-Hâmi ve Çin anadil grupları gibi. İfadeyi. Bu kolların bazılarında Atatürk kendisi çalışıyor. matematik. Türkçe terimlerin tespitine geçildi. kimya. bilimine yetmeyecek. onu bu sefer de batı dillerinden korumak. Sibirya'nın tundralarından Hint'e kadar 250 milyon insan tarafından konuşulur. Kısa zamanda ilk zafer kazanıldı. her dalı. Türkçe bir ana dildir. kullandığımız birçok terimleri Türkçe'nin derinliklerinden çıkarıp bize armağan ediyordu. Bu da gene Türklük ve Türkçe şuuru. İngilizce doldurmak. Bütünüyle Türk Dili. pek az insanın konuştuğu. dil tam yeniden gelişip serpilmeye başlarken. Arap harfleri yerine Türkçe'ye tıpatıp uyan yeni Türk harflerinin getirilişi İslâm'ın hassasiyetine bir darbe vurup. Yunus Emre 'nin Türkçesi. ifadeyi temel alır.. spor ve oyunlar. her bilimi. kendisini matematik kadar kesinlikle tespit edebilen ve başka dillerde az görülür derecede kudretli ve verimli bir yazıya. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER Türkçe ise sesli harflere dayandığından bu yazı ile yazılması onu boğuyordu: Oysa ki İslâm.BÎR NEW-YORK RÜYASI. Bilim Dili Türkçe kenarda köşede kalmış. Baitık Denizi'nden Çin'e. yeni bir Osmanlıca daha ortaya çıkarmak değildi. serpilip güzelleşmesi. nerede olursa olsun Türk'üm diyen her Türk'ün kolayca anlayabileceği. bugün. Türk- çe'nin her dalda. mânâyı kolaylaştıracak her değişiklik İslâm'ın ruhuna uygundur. Birçok lehçeleri. 1932de bir bildiride: "Batı dillerinin hiçbirinden aşağı olmamak üzere. her meslekte kullanabileceği bir Türkçe idi. gök bilimleri. Karacaoğlan 'in Türkçesi. Türkçe. Türk'ün ifadesini. için içinden türeyip büyümesi. Hint-Avrupa. Atatürk'ün amacı Arapça'yı Farsça'yı atıp. Türk dilleri (Ural-Altay Dilleri) anadil grubunun temel dilidir. kalıbı. hayat bilimleri.

onu yıkma. harsı içinde öğretilmeli. Fakat dil ve milli kültür bir bütündür.BÎR NEW-YORK RÜYASI. Türklüğün teknikte ilerlemesine yardımcı olmalıydı. Bu yolda yabancı dil öğretmenin başlı başına yöntemleri vardı. 1000 yıl önceki hata tekrarlanmayacak. Bu kitap 1937'de yazar adı gösterilmeden milli eğitim bakanlığınca bastırıldı. Ancak her ülkede olduğu gibi yabancı dil. kendi harsının -bilim ve tekniği dâhilbütünüyle yetiştiriyor. en başta bir yaratıcılık işidir. zayıflatma vesilesi olmamalı. O devirden beri. Atatürk'ün batılılaşmadaki temel ilkesi budur. Özellikle temel. O halde Atatürk dilin her dalda. o ülkenin kendi kültürü. adeta bir matematikçi tarafından düzenlenmiş gibi. Türk dili bir bütündür. eritme. dilin her yanına sızarak onu içinden kemirmesi önlenecekti. müsbet bilimleri. Atatürk yalnız edebiyat. Batılı dilcilerin hayranlıkla söyledikleri gibi kuralları. gençliğin Türklük şuuru ve benliği içinde teknikte ilerlemesine yardımcı olmalıydı. matematiği. fiziği ingilizce. Türkçe bu sefer de bir "Anglomanlıca" haline gelmeyecekti. Türklük şuuru ile yoğrularak alınacaktır. yabancı dil öğrenmek ancak. Türk dilinin yerine geçerek. Atatürk. Dikkate şayandır ki. bu suretle yabancı söz ve kuralların bilimcisinden. Bugünün kültürünün önemli bir unsuru edebiyat ve sanatın yanında bilimdir. bir geometri kitabı hazırlamıştır. Batı uygarlık ve tekniği Türklüğün yükselmesi için. mühendisine. "BYE-BYE" TÜRKÇE BÎRÎNCÎ BÖLÜM: MAKALELER Sonra Türk dili. veya yalnız resmi dil Türkçe'si ile uğraşmamıştır. mühendisinden işçisine. 5. Batı uygarlığından faydalanma azmimiz yabancılar tarafından istismar edilmemeli. 1936-1937 kış fvl aylarında Dolmabahçe Sarayı'na çekilerek geometri öğretmenlerine. dilin hiçbir ucu yabancı boyunduruğuna kaptırılmayacak. Bilim ve Teknikle Uğraşanların'Yabancı Diller Bilmeleri Şarttır Atatürk. yabancı öğretim haline gelmemeli. kesin ve seçik. tekniği ele almıştır. Bilim de edebiyat gibi. ilk bu kitapta bulmak mümkündür. her ülkede kullanılan en ileri yöntemler kul-* lanılmalıydı. bu konuda kitap yazacaklara kılavuz olmak üzere. her konuda işlenmesine eğildi. Matematiğin Türkçe'sini okuyarak milli eğitim yolundan geçenlerin bildikleri Türkçe birçok geometri terimlerini. kendi kendini içinden türetebilen her yeni konuya yetişebilen her Türk'ün kolayca anlayabileceği yeni türeyen sözleri ile işlendikçe zenginleşen bir dildir. Türkiye'de fen derslerinin. mühendisliği Almanca? sokakta konuşulanı Türkçe diye bir dil kabul etmiyordu. Bugün her ileri millet önce gençliğini kendi dili. öbür dillerde pek az rastlanan bir yapıya sahiptir. Yabancı dil öğretimi. yetişmiş her konuyu sağlam kavrayabilen dimağlara bir de yabancı dil anahtarlarını ek55 . yeni Türkiye'nin her dalda batı uygarlığı düzeyine çıkacak gençlerinin önemli birer araç olarak yabancı dilleri de iyi öğrenmeleri gerektiği üzerinde duruyordu.

okullarda öğrenim aracı olarak yerleşmesi. "B YE-BYE" TÜRKÇE BÎRÎNCÎ BÖLÜM: MAKALELER liyordu. Atatürk 1929'da Türk Eğitim Derneğini kurdu. Derneğin amacı örnek özel Türk okulları açmak. Türk dili ve milli eğitim bu suretle ayrılmaz bir şekilde birbirine bağlıydı. Türk dili ne kadar zenginleşirse zenginleşsin her konuya. Bir de milli eğitim esas olduktan sonra onun lisanını. kimya. Türk gençliği ne meslekte olursa olsun. bize çok emeği geçen hem bilim ve tekniği ile bütün Türkçe'mizi. Atatürk daha 1924'te diyordu ki: "Milli Eğitimin ne demek olduğunu bilmekte hiçbir tereddüt kalmamalıdır. milli kültürün. hem Türklük aşkını. Lise okulu açıldı. Ankara'nın en kuvvetli öğretmenleri tarafından güzel bir Türkçe ile öğretiliyordu. iktisat. Türk Eğitim Derneği'nin okulları 1953'e kadar Atatürk'ün bu ilkeleri içinde eğitime devam ettiler. okullarda ilk ve en başta gelen tüm öğretim aracı olmadıkça. Bu okulda. 57 56 . korunması savaşı iki kollu bir işti: a. ayrı ilke ve ülkülere dayanan eğitim düzenleri bulunmayacaktır. yazabilecektir. dil ise Türklük temelidir. Atatürk yolunu veren değerli öğretmenlerimizi bu vesile ile burada anmayı manevi bir borç biliriz." Eğitim. bize hem bilim. Öbür taraftan bu ilkelere dayanmayan bir eğitim de tam bir milli eğitim olmazdı. 6. usulünü. bilimi. sanat. b. milli yapı ve düşüncenin besleyicisi.Türkçe'nin her dalda işlenmesi. vasıtalarını da milli yapmak zarureti münakaşa edilemez. "Türk Harsı içinde yabancı dil öğretmek" olacaktı. her bilime yetecek kudrette olsun. Türk Eğitim Derneğinin Ankara da İlk. önce kendi dilini. Orta. üçlü.BÎR NEW-YORK RÜYASI. ayrıca da yabancı dili öğreten. edebiyat.Türkçe'nin bütünü ile. dilin. Ayrıca yabancı dil olarak İngilizce haftada on saat ayrı bir ders şeklinde öğretiliyor. O devirde. matematik gibi bütün dersler. O zamanın meclis üyeleri derneğe yazıldılar. tekniği dâhil tam bir kültür dili haline gelemezdi. kuvvetli yabancı dil öğretme yöntemleri kullanılıyordu. Ancak kendi milletlerine benliklerine sahip olabilenler. dünya uygarlığına. bütün meslek sahiplerince benimsenip kullanılması. her konu için Türkçe terimlerin tespiti. temiz kuvvetli bir Türkçe'yi mesleğinde ve günlük hayatında kullanıp. her dalda. Eğitim. bütünüyle milli olacaktır. Türk Dili ve Eğitim Atatürk'ün giriştiği Türk dilinin yabancı boyunduruklardan kurtarılıp. Türk eğitiminde ikili. Türklük amaçlarına uygun bir şekilde yabancı dili de ayrıca öğrenmek yöntemine örnek vermek üzere. bilim. teknik. fizik. çeşitli ve değişik milliyetlerin arası denge içinde katkıda bulunabiliyorlardı. milli olacak. kural ve söz zenginliğinden faydalanıp her meslek. insanlığa.

içindeki türetim yeteneğine göre işlenir durur. Türk eğitimcisi. açık bir Türkçe ile yoğrulmaktadır. Türklük için bilim yoluna atılmış Türk bilimci. . en ileri bilim ve teknik dallarında. İkinci Kurtuluş Savaşı'nın eğitim kısmını da tamamlayıp. Atatürk'ün Vasiyeti Dil. "Bilim ve Teknik". Bugün bilimin hiçbir sınırı yoktur ki Türkçe ile ifade edilememiş olsun. ticarette. Türk dili bu türetim. Bu Türkçe'nin güzelliği için "Fen Dergisi". bu suretle dilimiz yabancı dillerin tesirinden kurtulma yolunda esaslı adımını atmıştır. Atatürk'ün Türkiye'si bilimde. kimyada olsun. düşüncesi kesin. O yıl okullar açılırken. Atatürk'ün Türkçe'sini.. her bilimde yeni eserler kazandırılmaktadır. bilimcisi. Türklüğün dil zaferi kazanılmıştır. ilham alıp. Türk'ün sesini duyurmuş. Türk öğretmen ve araştırıcısının öğrencisi ile. ve diliyle tümüyle milli bir eğitimi armağan etti. Türk mühendisinin işçisi ile. tüm bir Türk dili. yapıcı kafası. bilimiyle. çeşitli bilim yayınları ile defalarca göstermişlerdir. her milletin 58 yarışmada bulunduğu alanda. bize son armağanını şöyle müjdeliyordu: "Türlü bilimlere ait Türkçe terimler tespit edilmiş. Atatürk'ün kurtardığı Türk dilini ne yönden gelirse gelsin yabancı boyunduruktan korumasını bilecek. bu ara Türkçe'nin ne kudretli bir dil olduğunu da yurtlarında yaptıkları bilim konuşmaları. bilimci Türk'ün araştırıcı. bilimi ile. Bu uzak yakın her Türk'ün kolayca anlayabileceği. Türk devletinin Türk mühendisi ile konuşacağı. yasalarımızı iktisadımızı. 8. Atatürk'ün. bilim ve tekniğimizi en güzel." 7. yazışacağı bir Türkçe'dir. sadece takıları Türkçe ikinci bir Osmanlıca konuşan. sanayileşmede. değişir. "Hacettepe Fen Bilimleri Dergisi" gibi dergilerimize bir göz atmak yeter. Ne mutlu ki. sanatlarımızı. Türk'üm diyen her Türk'ün kolaylıkla ve zevkle.BÎR NEW-YORK RÜYASI. dilimize kazandırılmakta. Atatürk Yolunda Bugünkü Türkçe Son otuz yılda. uygarlığın her dalında önemli ilerlemeler kaydetti. teknikte. Çünkü kavramlar sürekli gelişir durur. Büyük Türk Milletine.. keskin ve açık bir Türkçe ile konuşabiliyoruz. süre giden bir iştir. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER 1938'de ölümünden az önce Atatürk. Bu. Her gün yeni kavramlar. Atatürk'ün bize kazandırdığı savaş sonucu bugün. gelişim. yapı ve kurallarına en çok sahip bir dildir. zengin. Dil de kavramlarla birlikte gelişir. tekniği ile. eğitimci ve meslek sahipleri. dünyanın her bucağında. bütün ve her konuya yeterli bir Türkçe'dir. kıvançla kullanabileceği bir Türk dili. Türk diline her dalda. yenileri doğar. Bu yıl okullarımızda tedrisatın Türkçe terimlerle yazılmış kitaplarla başlamış olmasını kültür hayatımız için mühim bir hadise olarak kaydetmek isterim. Atatürk'ün "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir"değişinden. Türklük ve Atatürk'ün yolunda ilerlemektedir. Türkçe terimler gökbilimde olsun.

29 Mart-2 Nisan 1973 60 61 . En iyi öğrenme. öğretilecek en önemli şey de. ben belki çok yaşamam. birkaç öğrenciyle birlikte araştırma yapmak suretiyle kişisel öğretim sağlamış olmak. düzenli şekilde çalıştıklarını sık sık görmüyor muyuz? Her ülkede.BÎR NEW-YORK RÜYASI. üniversite bilim adamları arasında devlet veya özel kuruluş yöneticiliğine geçenler çoktur. bazen böyle toplantılar düzenlemek. Aslında modern bir iş adamının. onlar da bilim heyecanı ile TÜRK EĞİTİM ve İNSAN GÜCÜ SORUNLARI * Üniversitede Araştırma ve Öğretim Birbirinden Ayrılmaz Parçalardır Çağdaş Üniversite anlayışında öğretim üyesinin görevleri nedir? Tanınmış bir üniversitede Profesör. uygarlığa ancak bu yolla kavuşabilir. meseleyi çözümleyerek. Bilimsel araştırma yapanın duyduğu heyacan öğrencilerine geçerse. Atatürk'ün kendilerine şu vasiyetini hatırlayacaklardır: "Bakınız arkadaşlar. bilimsel araştırma yaz okullarında konuşmalar yapmak. Bilim Heyecanı Sağlanmalıdır Görülüyor ki. Bunun için. "BYE-B YE" TÜRKÇE BİRÎNCÎ BÖLÜM: MAKALELER tekniğiyle Türkçe'sini bilmeyen nesiller yetişmesine yol açacak eğitim düzenlerine yer vermeyecektir. yaparak öğrenmedir. Peki bu iki işlev bağdaşır mı? Yeni bilgiyi yaymak çeşitli yollarla olur. yeni bilgi türeten ve yayan kişi diye tanımlanır. lar yayınlamak. bir meseleye "çözebilirim"diye başlama güveni vermelidir. sonra cevaplan bir bütün olarak birleştirip sonuca varmak gerekir. yönetim işlerinde de aynı açık. Öğretme. dergilerde yazı8 Milliyet. uluslararası bilim toplantılarında. öğrenme yöntemidir. araştırma uzaya adam göndermek gibi yalnız zengin ülkelere özgü onların yapıp bize verdikleri bir şey değildir. bir yöneticinin kullandığı yöntem de araştırma yöntemi değil midir? Araştırmayaalışmış zihinlerin. Türk gençliğini yetiştirecek ve Türkçe9nin bir kültür dili olarak gelişmeye devamı yolunda çalışacaksınız» Çünkü Türkiye ve Türklük. Fakat siz ölene dek. Türk bilimci ve eğitimcisi. Böylelikle araştırma yapmak alışkanlıkları geliştirilir. Bilgi daima gelişen ve değişen canlı bir bünyeye sahip olduğuna göre. Bugün dünya üniversitelerinde "lisans altı"öğrenciler daha üniversiteyi bitirmeden araştırmaya başlatılıyorlar. seçik. Üniversitede araştırma ve öğretim birbirinden ayrılmaz parçalardır. ders vermek. çeşitli üniversitelerde. tek tek ortaya çıkan soruların cevaplarını aramak. Profesör hem öğretmen hem araştırıcı bilim adamıdır.

"Fresno State College"den tutun da "Brookline Polytechnic"e kadar. araştırmalı öğretim ise kendine güvenle kendi sorunlarını çözebilme gücünün geliştirilmesidir. Giden gider. zamanla bir alışkanlık hâline geldi. öğrenci başına yılda 5000 dolar (1973 fiyatı) fedakârlığı gerektiren bu okumalardan Türkiye'nin ne beklediği belli midir? -> Öğrenci bir raslantı eseri olarak gider. Türkiye'de başta. Her aile. dışarı öğrenci gönderiliyor. şimdi ben Türkiye'de ne yaparım diye. öğretim üyelerinin danışmanlık yapmaları onlara ülke sorunlarını tanıtır. Çeşitli özel ve devlet kuruluşlarında.araştırmalar da anlam kazanıp ülkeye yararlı hale gelirken bağımsız ve yeni görüşlerin de sorunlara katkısı sağlanmış olur. Türk Araştırıcılarını Bekleyen Sorun Araştırma. Çeşitli dönemlerde. Peki. sonra da dışarıda. Artık niye öğrencilerimizi dışarı gönderiyoruz bundan beklediğimiz nedir? diye kimse sormuyor. ancak araştırma ile yetiştirilebilir. sınıf geçmek için. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER çalışırlar. her çeşit okulda okuyanlar var. Her dalda okuyanlar var dışarıda. teknik olmakla beraber başka yönlerden sınırlı olduğu anlaşılmaya başlanmış bulunan çağdaş uygarlıkla. Amerika.BÎR NEW-YORK RÜYASI. Türk bilim ve teknik dilinin işlenmesi için neler yapılması gerektiği. Doktora mı yapacak? Gene bir rastlantı eseri. çalışmakla gerçek bilgi edinilebilir mi? Yapıcı Ruhta Öğrenciler Yetiştirmeli Her şeyi yabancılardan beklemeyen. Ya- 62 63 . Araştırma ile yeni bilgi ortaya çıkarken. bu atılım yeniden başlar. Önüne hangi okul çıkarsa oraya girer. yabancı bir kolejde okutmak istiyor çocuğunu. gerçek yapıcı kişi. belli bir tekniği almak. Okunacak dallar nasıl seçilmiştir? Hepsi üstün nitelikte okullar mıdır? Çoğunlukla Türk ulusundan çıkan. Bu arada Üniversite ülkenin önemli bir kabiliyet. yüzlerce öğrencinin dışarıda okuyup dönmesiyle Türk ulusunun kalkınacağı düşünülmüştür. Sonunda içine bir kuşku düşer. bilgi ve insan gücü kaynağı haline gelmiş olur. Gidilen ülke devre göre değişmiştir: Fransa. bir araştırmaya başlar. güdülecek bilim siyaseti. yapıcılığın yöntemi. kendine güvenli. Yoksa yalnız not için. Bunun böyle olması gerektiği bir alt inanç. tarihi kültürümüz arasında nasıl bir köprü kurulacağı gibi temel sorunlar dahil pek çok sorun Türk araştırıcılarını beklemektedir. "Kalamâzu College"den. belli bir dalı geliştirmek için başlayan dışarı öğrenci gönderme. dönen döner. bu gidişlerin sonu ne olmuştur? Gidenin yüzde kaçı dönmüştür? Her dönemde akıtılan para ve insan gücünden ne verim alınmıştır? Bu soruların karşılıklarını dışarıda okumuş veya okumakta olanlar iyi bilirler. Almanya. yabancı terimle bir "Doğma" olmuş. nasıl bir eğitim düzeninin gerektiği. İngiltere. Önceleri. Tanzimat'tan beri. bir yandan da yapıcı ruhta gençler yetişmiş olur. Bu suretle.

öğrencilikleri sırasında onlarla ilgilenmek. Ya liseyi bitirir bitirmez. her ülkeden olduğu gibi. belli bir amaç. Türk öğrenciyle. Türk ulusunun kalkınması. kendi tecrübelerine dayanarak.. akrabasız. önce kendi toplumuna yararlı kılmaktır. Eğitimin ilk amacı kişiyi önce kendi toplumuna uydurmak. yabancı ortam içinde belirsiz bir sıla özlemi içinde. Amerika'nın ücra bir kasabasında. Türkiye Cumhuriyeti'nin. eğitim düzenleri. intihara kadar sürüklenenler? Dönemeyip kalanlar? Dönüp uyum sağlayamayanlar? Kendi Toplumuna Yararı Dokunmayan. tüm bir plân üzerine öğrenci gönderilecektir. bu konuya en kısa zamanda eğilmeleri gerekirken. Türk öğretmen. Atatürk TürkiyesV nin eğitimi milli eğitimdir. yükselmesi amacı peşinde yetişecektir. New-York Türk Mimar. eşsiz. Ancak. bu vatandan kopmayı. bizden de dışarı. amacı belirsiz dışa atışı gözden geçirmenin zamanı gelmiştir. yedi yıl. bir yandan da dış ülkelerde bulunan Türk mühendis. her biri dışandaki bir laboratuarın araştır- masını Türkiye'de sürdürme güçlüğünden yakınan kişilerin sayısını arttırmakla Türk Ulusu kalkınmış olur mu? Yurtdışındaki Türk Bilim Adamlarına Düşen Görev Dışarıdan daima edinilecek bilgiler olacaktır. Umut Veren Bir Örnek Güzel bir örnek olarak. Mühendis ve Bilim Adamlan Derneği'nin değerli üyeleri bu konularda önemli etkinlikler hazırlamaya başlıyorlar. bizim çağdaş uygarlığımız ancak Türkiye'de gelişebilir. bu dışan hastalığını. belli bir bilgi için...BÎR NEW-YORK RÜYASI. bilim ve iş adamlarına bir görev düşüyor: O dış ülkelerden gelen öğrencilerle toplantılar düzenlemek. Türk araştırıcı birlikte. "BYE-BYE" TÜRKÇE BÎRÎNCÎ BÖLÜM: MAKALELER bancılaşmaya başlamış olduğunu. bu planı. Araştırma ise Türkiye'de yapılacaktır. koşullar hakkında. on sekiz yaşında kopup gidenler. oradaki okullar. Hayır arkadaşlar! Artık bu mânâsız ziyanı bu mânâsız eritmeyi. koşullan hakkında hazırlayıcı bilgiler sağlamak. Bir yandan devlet kuruluşlarının böyle planlar hazırlamaları. 64 65 . ancak belli sayıda ve ancak çok gerektikçe.. yol göstermek. Türkiye deki iş ve meslek alanları. döneceklerine yakında. çoğu zaman içi yanarak sezmeğe başlar. Her biri başka bir yabancı ülke okulunda okumuş. Gidenlerin dönüş koşullan. her biri başka bir yabancı dili kendi dilinden daha kolay kullanan. Türkiye'de araştırma yapılmış olmaz. Bizim tekniğimiz. ufak bir okulda beş. dostsuz kalanlar. öğreniminin kopmuş kalacağını. Türk toplumuna uymaları önceden düşünülecektir. altı. Türkiye'de uluslararası çapta bilim ve fikir okulları ortaya çıkmadıkça. yaptığı işin Türkiye ile hiçbir ilgisi olmadığını. kalıp da yıllar sonra bunalımlar geçirenler.

Bir Üniversitede. Yabancıdır. o ülkenin vatandaşı. Başarılarınızla İftihar Ediyoruz! Aradan beş on yıl geçmişti. bu yabancı uzman 191Ö'da Fransa'da. biz size yazanz"der. Yabancı uzman ülkesinin öğütlerini verir. Türkiye 100 yıldır girdiği gerileme yarışında hızlanmaya devam eder.. Edindiğiniz bilgi ile Türkiye'ye yapacağımız hizmetlerin gününü bekler durursunuz. mağdur edilsin. her daire açıktır. Türkiye'de sık sık suçlandırıldıktan gibi vatanlarına 66 67 . Özelllikle yabancı ülkelerde okumuş olanlar yanıp yakınırlar. 1930'da Almanya'da. kendi yurdunda. uzun kilimli. yabancı uzman gelir. Bir Türk Üniversitesine. orada mesleğinin en yüksek mertebesine erişmiştir. bir Hindistanlı. yüksek tavanlı. Sonunda yabancı ülkelerde oturma yoluna giden Türkler çok iyi bilirler ki. Müdür Bey "Başarılarınızla iftihar ediyoruz"der. yabancı uzman Türk'ten ders soran arkadaşıydı. tanımı yapılmaz duvarlarla karşılaşır. Türk Olmak Suç mu? Bu kanun ne zaman ve ne için çıkmıştır? Nasıl olur da. der. özel kalem müdürünün kapısı önünde. binlerce dolar harcanır. 1950'de Amerika'da okuyan Türk'ün sınıfındaydı. kendisinden çok daha üstün niteliklere haiz Türk'ten beş misli ücret alır. yapılan iş esasına göre değil de. yabancı uzman kanununa göre.I BÎR NEW-YORK RÜYASI. Türk olmak adetâ bir suçtur. "Siz gidin. Bir üniversite mi var. Yabancı uzman için ise her kapı. bir katkım bulunsun. Gelir. bir Amerika'da iş bulamayan üçüncü sınıf bir Amerikalı genç gelir. yabancı uzman gelir. Türk sınıfının birincisi. bir devlet dairesi mi vardır. Türkiye'ye dönmeyişlerinin nedeni. Öbür yanda bir Türk okumuştur. sadece o ülkenin vatandaşı olmadığı için bir kişiye iyi muamele edilsin. odacı Hasan Efendi'nin çay getirip götürdüğü koridor içindeyiz. Yabancı uzman gider.. yabancı ülkeyi içinden tanımış. görgü. Öz Vatandaşına Saygısı Olmayan Ülke Nerede görülmüştür ki. uzmanın yabancı olup olmamasına göre işlem yapılır? Bu gün Türkiye'de eli iş tutar. şimdi Türkiye'deyiz. yabancı uzman getirilir. aklı erer adam olup da. Bir araştırma kurumu. Türkiye'ye faydalı olayım. Kimdir bu yabancı uzman? Yabancı uzman tanıdık çıkar. Bu ara. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER Yıllardır sözü edilir: Ülkemizde bir kanun vardır. Yabancı uzman için her zaman bol ücretli kadrolar vardır. Yabancı okulda Türk hocası. Kendisine bin dereden su getirilir. az da ücret alsam fark etmez. hatta ikametgâhına göre değil. yabancı uzman bildirisini yazar. yabancı uzman ise onun orta hâili bir öğrencisiydi. Nerede görülmüştür ki niteliklerine. adı bilinmez. bir Arabistanlı. bir devlet dairesinde. en düşük muameleyi görsün.

"B YE-BYE" TÜRKÇE BÎRÎNCÎ BÖLÜM: MAKALELER bağlı olmamaları veya dışarının maddi imkânları v. üniversite de dolmuş olsa. Türkler Her Dalda Kendilerini Dünya Çapında Göstermişlerdir Dış ülkede bir Türk radyo mühendisi vardır. göre ve sorunlarımıza oranla bu insan gücümüz gene de sınırlıdır. değerli insanlarımız çoktur. Güney Amerika olsun. Türk kalkınmış olmaz. Bir Türk doktor vardır. Bir bilimcimiz vardır. İnsan Gücümüz Sınırlıdır Türkiye'de yetişmiş. Bu Kanun Değişmeli Bugün Türklerden. gene yabancı bir ülkede dünyanın en ünlü bir hastanesinde beyin cerrahıdır. insan eli değmeden. Büyük gökdelenlerin sırf bilgisayarlarla. dünyanın her ülkesinde. insan gücü alanlarının da Türkler için yükselmesi demektir. Türkiye'de fabrika da. Türkiye'de de bir iş mi yapılacak. ne milliyet haysiyetine sığmayacak davranışlardır. yukarıdaki gibi ne insanlık. Bu örnekler saymakla bitmez. hatta Rusya olsun. bir üniversite kurulması değil. O da dışardadır. Bırakalım Türk Kalkınsın Şerefine sahip her ülkede olduğu gibi. doktoralı bilimciler. o dalın kürsülerine geçmişlerdir. Türkiye'nin kalkınması sadece bir fabrika. o ülkeler için yapmadığı çalışma kalmamıştır. Her dalda Türkler dünya çapında kendilerini göstermiş bulunuyorlar. Bir inşaat mühendisi profesörümüz vardır. karşılaştıkları. her alanda insan ve hatta en üstün niteliklerde insan yetişmiştir. İnsanı ile. dünyanın dört bucağında. Ancak bu suretle Türk yurdunda. değil.yurduna çalışır. özişler (otomatik) hesaplanması yollarını ilk o türetmiştir. Bu yabancı uzman kanunu bir an önce değiştirilmeli. pek çok ülkeye bazı yeni bilim dallarını tanıtmıştır. yurt içinden ve dışından önce bütün Türk kaynakları taranmalı. kendine güveniyle Türk kalkınır. ve bu ispat edildiği takdirde yabancıya başvurulmalıdır. o kuruluşları Türklerin işletip.BÎR NEW-YORK RÜYASI. yetiştirdikleri her milletten. Profesörlerimizin dış ülkelerde. Yalnız nüfusumuza. İnsan gücü kay- 68 69 . uluslar arası bilim kongrelerinde konuşmalar yapmıştır. bir fikir mi alınacak. uluslar arası danışman olarak gitmediği ülke. Yoksa. Türk'e lâyık olduğu haysiyetli yeri geri verilmelidir.b. Türkiye'de yabancılar kalkınmış olur. ancak ve ancak Türk bulunmadığı. kafasıyla.

oraya hizmet edeyim" diye. Türk Doktorlan el ele vermelidirler. İçerde olsun. "BYE-B YE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER nağımızın her parçacığından faydalanmamız gerekmektedir. Türk bilimcilerine rastlıyorum. bucak bucak dolaşıp yıllardır Türk mühendislerine. şimdi. . bu. buna inanmayınız! Yıllardır ülke ülke. fikir ve bilgi alışverişi ne kadar çok olursa o kadar yeşerir. Bunca didindim?" derler. çeşitli ülkelerin çağdaş uygarlığına büyük katkıda bulunan dışarıdaki bu Türkler. Peki. bilimcilerde katılacaktr.BÎR NEW-YORK RÜYASI. Türk bilim yaşamı ve ortamı da o kadar gelişmiş olur. Türkiye kalkınmadıkça. Ortada bir gerçek var ise. Danışma kuruluna Türkiye'deki değerli Türk Bilimcileri ile dış ülkelerdeki değerli uzmanlar. 70 hiçbir Türk mesut olamaz. Bilemezsiniz ne vatan özlemi içindedirler. Türk Mühendisleri. Elele Verme Zamanı Geçiyor Bu güçten artık faydalanmalıyız. Kimi. Bilim. Gerçekleşen Hayal 1962'de sayın meslektaşım Erdal İnönü'ye şimdiki bilimsel ve teknik araştırma kurumunun (TÜBİTAK) kurulmasını önermiştim. Ne kadar Türk bilimcisi karşılıklı konuşursa. Türk insan gücünün dışarıda özlemler içinde çırpındığı. TÜBiTAK'ın yurda büyük katkıları olmuştur. bu kurumun bir de Danışma Kurulu olacaktı. bu gücün dış parçalan da böylece yurda doğru çekilmeye başlanmış olacaktı. Bu suretle yılda bir de olsa bütün bilim ve teknik insan gücünden faydalanma yoluna gidilecek.altı yedi yıl kalmış. TÜBiTAK'ın Eksikliği Ancak. Türk bilim dilinin de gelişmesi için. nerede olursa olsun rahat edemez. teknik. bu kurum fikrinin gerçekleştiğini haber alarak sevindik. Üniversitelerimizde yapılacak araştırmaları destekleyecek. mesleğinde ilerlediği halde Türkiye'de adam yerine konulmamıştır. Ama dönemeyişlerinin. Ancak o zaman önerilen Danışma Kurulu'nun bu niteliği hiçbir zaman gerçekleşmemiştir. Türkiye'ye faydalı olmak için can attığıdır. bu yazıda işlenemeyecek kadar çeşitli nedenleri vardır. kısa bir süre sonra. dışarıda olsun. Türk bilimcileri. Böyle bir kurum. Kimi genç yaşında gönderilmiş. O zamanlar bir hayal gibi gelen bir Türk bilim toplantısı düzenlenecek ve bir iki yılda bir de bu tekrarlanacaktı. mesleğimde biraz tecrübe edineyim demiştir. çeşitli bilim dallarında öğrenciler yetiştirecek. Onların uzmanlıkları. "Türkiye'me gideyim. Türkçe bilimsel yayınlara önayak olacaktı. Bilemezsiniz! Ne kadar içleri yananlar vardır. Nitekim. Bilemezsiniz nasıl çırpınırlar. "Ben ne için bu kadar okudum. bilgi ve görgüleri bize lâzımdır. Türk doktorlarına. Türkiye için çalışmak istemezler mi? Vatanlarını unutmuşlardır da onun için mi dışarılardadırlar? Maddi gelir peşinde koştukları için mi oradadırlar? Hayır arkadaşlar.

anlamsız bir beyin akımını geriye çevirmek için önemli bir ilk adım olarak. görevleri vardır. bilimsel araştırma yapar. Oxford'daki ilk Kolejler İslâm Türk Yüksek Okullarını aynen örnek alıyordu. yeni meseleleri çözme. Konya gibi ilim merkezleri arasında gidip gelirler. Harvard Üniversitesi. Nitekim bu tarz bilim ve üniversite geleneği. Bilim Tarihi Kürsüsü + Aydın Sayılı. aralannda sık sık konuşmacı. Fergana. Araştırma ile olan kişisel öğretim yoluyla kendine güvenen. Avrupa ya orta çağların sonuna doğru. yeni bilgi edinme. yazma ve öğretme faaliyetlerine geçerlerdi. Bütünü ile yukarıdaki çağdaş üniversite bilim ve öğretim anlayışı da 72 bizde. Selçuklular zamanı gibi bilim ve kültürün etkin olduğu dönemlerde vardı. Paris ve Padua'da onikinci yüzyıl sonlarında kuruldu. konuşmalara.BİR NEW-YORK RÜYASI. Çağdaş Üniversite Geleneği Avrupa'ya Müslüman ve Türk Aleminden Geçmiştir Çağdaş Üniversite profesörünün çeşitli. (Bkz: Derek Price. Bugünkü şekli ile Avrupa'da ilk üniversiteler. o üniversite de öğretim üyesi olarak tutulmaz. Oxford. İslâm Dünyasında Yüksek Öğretim Kurumları. öğretim üyesi ve öğrenci alışverişi yapmaları gereklidir. Müslüman ve Türk aleminden geçti. "B YE-B YE" TÜRKÇE BÎRÎNCt BÖLÜM: MAKALELER İlk Adım Umarız ki TÜBİTAK. Buhara. başka üniver- . yapıcı kişilikte gençler yetiştirilmiş olur. Çağdaş üniversitede bir üniversitenin öğrencisi. Öğrencilerin de araştırma yoluyla. Bağdat. onlarla çalışır. Türk bilimcilerinin mânevi refahları da buna bağlıdır. Bizdeki çırak-kalfa-usta geleneğine pek benzer. toplantılara katılır fikir alış verişinde bulunurlardı. onların bilgi ve çözümleme yeteneklerinden faydafanılırdı. Yale Üniversitesi. Çırak . sorunlara kendileri çözüm arayan. sayın ve değerli yöneticilerinin elinde. Devlet ve Özel kuruluşlar için Üniversite bir fikir ve insan gücü kaynağı olur. Ders verir. türettiği yeni bilgileri yayınlar. Türkistan'dan Mısır' a kadar uzanan Türk illerinde bilginler. 1941) Üniversiteler Sık Sık İlişki Kurmalı Bizdeki eski şeklinde olduğu gibi. Öğrenciler ünlü bilginlerin yanına gider. yeteneklerini geliştirir. bugünkü çağdaş üniversitede de. bilim ve öğretim merkezleri arasında etkin bir alışveriş büyük rol oynar. fakat birbirine bağlı. ama gönüllerinde Türklük sevgisi dolu olanları birleştirecektir.Usta Geleneği Kişisel öğretim yöntemi bize yabancı değildir. bu danışma kurulu ile.Kalfa . nerede olurlarsa olsunlar kafaları bilim. Tebriz. Bunun için üniversitelerin birbirleri ile sıkı temasta olmaları. Her büyük Türk Hakan'ının mahiyetinde ünlü bilim adamları bulunur. Öğretimle araştırma da birbirinden ve toplumdan ayrılmaz. onların çözümü için bağımsız görüşler katar. artık bu konuya eğilecek. sonra başka merkezlerde kendileri araştırma. Çeşitli Kuruluşlarda danışmanlık yaparak toplum sorunlarına eğilir.

Grekçe esas almıştı ama onlar aynı dil grubun-daydılar: Hint-Avrapa. Dil Devrimi: Dün Türkçe'nin bu yeteneğine rağmen.. Günün teknik uygarlığı boyuna yeni kavramlar getirirken.. Batı dilleri de Latince.Ü. YILDA DİL DEVRİMİ DÜN. Bu ahş veriş için ise üniversiteler arasında temel eğitim düzeni ve öğretim dili birliği gereklidir.. 5 Kasım 1973 . "B YE-BYE" TÜRKÇE BÎRİNCÎ BÖLÜM: MAKALELER sitelerde görevlenir. ses uyumları yapısı ile cebirsel bir yapı gösterir. Atatürk'ün Eğitimde Birlik (Tevhid-i Tedrisat) ilkesi medrese ile darülfünun birleştirerek milli ve öğretim dili Türkçe çağdaş tek bir üniversite düzeni getirdi. Türkçe matematiksel yapısı ile bu kavramların karşılıklarını kendi derinliklerinden türetebilme gücünü göstermektedir.? Türk Dilinin Cebirsel Yapısı Türk dili kendi kendini türetme yeteneğinde bir dildir.Milliyet. Bugün Osmanlıca diye bir sorun kalmamıştır. Kök. üniversiteler arası bu alış veriş ile sağlanır. takı. Türkçe çatallaşmasına yol açtı. Bu düzenin üniversiteleri arasında öğrenci. bütünüyle ana dilini Türkçe olarak alan milli bir üniversite düzeni geliştirilmelidir. Dünkü Dil Devrimi bu çatallaşmayı tüm başarı ile yok etmiştir. özellikle Tanzimat'tan sonra. Bizdeki ise Türk Dilleri ana grubu ile Hint-Avrupa ve Hami dil grupları arasındaki dikeylik. öğretim üyesi ve fikir alışverişi daha kolay olacaktır. BUGÜN. ? B. yeni teknik terimlerin türetilmesinde Arapça ve Farsça esas alındı. Edebiyat Dergisi 21 Ekim 1973 . Bu ilkeye göre son onbeş yılda yurdumuzda ortaya çıkmış yeni iki ayrı üniversite düzeni arasında da bir birlik sağlanmalı.BÎR NEW-YORK RÜYASI. Öğrenci bir üniversiteden mezun olduysa başka bir üniversitede doktora yapar. dilimizde bir Osmanlıca. Bu suretle bilgisel iç üreme önlenmiş olur. Yeni yetişen din adamlarımızın dili bile bunu gösteriyor. Eğitimde Birlik: Tevhid-i Tedrisat Üniversitede bilim ve öğretim yaşamının sürekli canlılığı. 50. İki yüzyıl önce olduğu gibi bugün de çeşitli tanınmış batılı dilci ve matematikçiler bu yapıya hayranlıklarını belirtmektedirler.

Farsça türetim ilkesi ni kaldırmak. bir ikincisine mi atacaktık! Türk Dili Bir Bütündür. edebiyat dili. Parçalanamaz Türk Dili bir bütündür. Türkçe siyaset konusu. sanayi ve bilim kurumlanmızca sağlanmalıdır. ülkülem ("İdeoloji") konusu değildir. tarihi sanat şehri İstanbul'u da zevksiz renkleriyle zedeleyen reklam levhaları "Fuel Oil" gibi "Flex" gibi. Fransızca'dan aktarma yoluyla pek çok kulak tırmalayıcı sözcük kullanılmaktadır. 2. Teknik diye başlayan sözler. Türkçe. Türkçeleri olduğu halde. güçlü bir tüm uygarlık dili Türkçe'si vardır. Halbuki. Tek tük sözcükler üstüne. bizzat kendisi bu konu ile on yıl uğraştı. 19 Haziran 1974 76 . Atatürk ikinci yöne son derece önem verip. Yeni kavram karşılıklarını da geliştirme sürekli görevi. parçalanamaz. bilim ve teknik bahanesiyle batı sözcüklerinin kullanılması alışkanlık haline getirilmektedir. kelime mi?" gibi yıllardır süregelen aşınmış kavgalardan geçilip ayrıntılar bir yana. YABANCI DİL ve TÜRK EĞİTİM DİLİ Bilim ve teknikle uğraşacakların. her birine ayrı ilkeler uygulanamaz. Bilim ve teknik terimlerin Türkçeleri. "B YE-BYE" TÜRKÇE BÎRİNCÎ BÖLÜM: MAKALELER Dünkü Dil Devrimi'nin. "Non-Women" gibi imlası bile Türkçe olmayan özentilerle dolu. "sözcük mü. Yeni kavram ve teknik terimler için Türkçeden Türkçe türetmek ilkesini koymak. Türkçe her Türk'ün sevgiyle üstüne eğileceği bir sorundur. Osmanlıca'nın kalkmasıyla birlikte. Bugün ikinci dil devrimi gerekiyor Türkçe'yi. yeni bir çatallaşma ortaya çıkmıştır. Osmanlıca'yı yani Arapça. teknik yazılan okuyabilecek kadar bir veya birkaç yabancı dili bilmeleri 10 Cumhuriyet. bilimcisinden mühendisinden işçisine.BÎR NEW-YORK RÜYASI. "Fuel Oil" yerine "Yakıt Yağ" kullanmak saygısı beklenmeliydi. önce Türkçe'nin temel alınması üzerinde bütün Türk aydınlarının birleşmesi gerekmektedir. teknik dili. Atatürk'ün elinde iki yönü vardı: 1. gündelik dil diye ayrılıp. işçiden günlük dile geçeceği için. Teknik terim sözlüklerinin hazırlanmasıyla birlikte teknik ve bilim Türkçe'sinin kullanılması. eğitim. Gazete ilanları. on yıl önce Kızılay'daki kocaman levhası ile "Fuel Oil" sözünü Türkçe'ye sokan British-Petroleum (BP) şirketinden bile. Türk dili bilgisi ve bilinci olması gereken Türk bilimcilerine düşmektedir. "Türkçe'den Türkçe" yerine ingilizce'den. Atatürk'ün ünlü sözü ile bir yabancı dil boyunduruğundan kurtarmışken. Ellinci Yılda Gereği Beliren İkinci Dil Devrimi Bugün Türkçe için yeni bir sorun.

böyle bir eğitim düzeninde ne yabancı dil. Öğrenci çapraşık bir matematik sorununun inceliklerini mi uslamaya çalışsın.BÎR NEW-YORK RÜYASI. yoksa dil bilgisi kuralını mı hatırlamaya uğraşsın? Sonuç olarak. Böylece iyi bir araç sağlanmış olur. kendi ana dilinde öğrenebilir. Türk dilinin güzellik. Tüîkiye Cumhuriyeti'nin bütün okullarında eğitim dili tümü ile Türkçe olmalıdır. üstün türetme yeteneği ile. eğitim dili İngilizce olan okullar açıldı. Dilimiz. Oy11 Milliyet. çözüm bulucu şekilde düşünebilmektir. yapıcı. Sonuç olarak. ne fen iyi öğretilmekte. terimlerini anlaya78 bilecek kadar öğrenmekte bir zorluk yoktur. işitsel dil öğretimi yöntemlerinde aranmalıydı. Çince gibi güç bir dili bile birkaç aylık yoğun kurslarda öğretebiliyorlar. yaratıcı. yabancı sözcüğün ne demek olduğunu mu. fakat kesinlikle Türkçe'nin yerini almamalıdır. Amaç bir yabancı dili kendi anadilinden daha iyi bilmek değildir. fen konularını en açık. ayrıca yardımcı dil olarak öğrenilebilir. gibi dış ülkelerde. Amaç bilim ve tekniği. zaten çoğu öğrenciye güç gelen konuyu aynı anda. her dala kolayca yetişebilen. Türk parasıyla. Ülkemizde bu yöntemler yerine 1953'ten sonra.B. ezberciliğe kaçılmaktadır. Tayland'ın eğitim dili Tay. Bir öğrenci. Okullarımızda yabancı dillerin kolay öğretilemediği de bir gerçektir. Eğitim dilinin yabancı dil oluşuna ancak diplomat çocuklarının gittiği özel okullarda rastlanır. Kamuoyunda yabancı dil bir araç olmaktan çıkarak ön amaç haline gelmeğe başladı. Bugün A. en seçik. Ancak bunun çözümü yoğun yaz kurslarında. onur ve bağımsızlığından hiçbir Türk gencini mahrum etmeye hakkımız yoktur. Yabancı dil ek olarak ve iyi öğretilmeli. zenginlik ve açıklığından kendi dilinde düşünebilme zevk. Ondan sonra yabancı dili okuyabilecek. fizik gibi. Bazı okullarda eğitim dili fen derslerinin de dışında bütün dersleri kapsamaya yönelmiştir. görsel. hem matematik gibi. Çünkü hem yabancı dili. matematik kadar açık seçik. Dil ana kültürün. bir meslek dalını. "BYE-BYE" TÜRKÇE BÎRÎNCİ BÖLÜM: MAKALELER çok yararlıdır. çağdaş. çeşitli bilgileri edinmek. yabancı dilcileri bile kendine hayran bırakan bir dildir. 13 Temmuz 1974 70 . Bir veya birkaç yabancı dil. RESMİ EĞİTİM DİLİ TÜRKÇEDİR11 Eğitim dili ingilizce olan Türk okullarının sayısı giderek artmaktadır.D. Bu arada Türkçe'de feda edilmektedir. Oysa Anayasaya göre resmi dili Türkçe olan Türkiye Cumhuriyetinin eğitim dili de Türkçe'dir. Uluslararası haysiyetimiz. Atatürk'ün anladığı tam bağımsızlık duygusunun ve ulusal benliğin temelidir. onurumuz da kendi dilimize verdiğimiz öneme bağlıdır. aynı ders içinde öğretmek diye bilimsel bir yöntem olamaz. Porto Riko'nun eğitim dili İspanyolca'dır.

her konuya yetebilen. eğitim dili. hatta iş idaresini aynı derste öğretmek diye bir yöntem yoktur. İlkenin kendi dilinde ortaokul. yönetim bilimciliği ingilizce diye bir dil olamaz. Hem yabancı dili. Eğitim dili ingilizce olan Türk okullarının sayısı o zamandan beri hızla artmaktadır. Haftada on saat iyi ingilizce dersi verilir. doğuda olsun. köklü ve geleceği de olan bir dildir. Porto Riko'da olsun. ülkenin ulusal dilidir. zengin türeme gücüne sahip. ek derslerde başlı başına bir konu olan yabancı dil öğrenilir. Atatürk onun için son on yılını Türk diline vermiştir. Bir çok okullara giriş zorken. iyi de öğretilir. . O okulda 1953'e dek bize bilim sevgisini veren. dört yıllık üniversiteyi beş yıl yapıyoruz. Yabancı dil ek olarak öğretilmeli. Bahtlıyız ki. batıda olsun. Atatürk'ün 1929'da Türk Harsı içinde yabancı dil öğretmek sözüyle kurmuş olduğu Türk Eğitim Derneği'nin okullarında da 1953'e kadar düzen böyleydi. Büyük İsraf Ayrıca. Çekoslovakya'da. fiziği. Yabancı dilden araç olarak yararlanmalı. hem de okula giremeyenler için büyük bir israftır. lise. üniversite öğrenimi yapılır. Türk dili Türk ulusunun temelidir. Bugün her ülkede bir veya birkaç yabancı dil öğretilir. önce kendi dilini tümüyle ve mesleğinde bilen insan yetiştirmektir. mühendisliği Almanca.BÎR NEW-YORK RÜYASI. Bu hem öğrencilerin mesleki ömrü. Ama. üç yıllık liseyi hazırlık sınıfları ekleyerek dört veya beş yıl. Eğitim dilini yabancı dil yapmak. iktisadı. Türkçe'nin yerini almamalıdır. eğitim dili İngilizce Kolej oldu. Atatürk Türkiye'sinin resmi eğitim dili Türkçe'dir. Eğitim dilinin yabancı olması pratik ve iktisadi yönden çok sınırlı olan eğitim dayanaklarımızın israfına yol açıyor. hem matematiği. "B YE-BYE" TÜRKÇE BÎRÎNCÎ BÖLÜM: MAKALELER sa eğitimin amacı önce kendi toplumuna uyabilen. Tayland'da. Oysa. Milli Eğitim ve Türk dili üzerinde özellikle durmuştur. politik ve iktisadi yönden eğitim dilinin yabancı olması. hemen sonra Amerika'ya gider gitmez orada iki yıl üniversite atlatacak kadar bize iyi ve Türkçe olarak fen öğretmiş olan değerli hocalarımızı burada saygı ile anmayı bir borç biliriz. Atatürk. Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dili Türkçe'dir. 80 Türkçe Zengin Bir Dildir 1953'te Türk Eğitim Derneği'nin Yenişehir Lisesi. Çünkü Türk dili bizim benliğimiz ve birliğimizdir. hem eğitim kaynaklan için. Türk dilini Türkiye'de ikinci plana atmak demek olur. Bazı okullarda eğitim dili fen derslerinin de dışında bütün dersleri kapsamaya yönelmiştir. Nitekim. Güney Amerika da. fakat bütün derslere son derece yetenekli Türk öğrenciler gelir ve her ders Türkçe olarak görülürdü. Dil bir bütündür. çok sınırlı olan eğitim kaynaklarımızın israfına yol açıyor. eğitimin amacı kendi toplumuna uyabilen. genel eğitimde Türk dili feda edilmemelidir. Türkçe açık seçik. önce kendi dilini tümüyle ve mesleğinde bilen insan yetiştirmektedir. Sokaktaki Türkçe.

yabancı dil öğrenme yaz kampları. iktisadi ilişkimiz olabilecek her ülkenin dilinde. "BYE-B YE" TÜRKÇE BİRÎNCÎ BÖLÜM: MAKALELER Oysa amaç. Yabancı dil ek olarak öğretilmeli. ama öğretmen. yabancı dili kendi dilinden daha iyi öğretmek değildir. Yabancı dil okulları. bir iki ülkeyle değil. bize dost veya düşman da oldukları zaman. yerine okullarda dersleri yabancı dilde vermek diye bir yöntem yoktur. gereken uzmanlık dallarında iyi öğretebilmek için dış ülkelerde etkin. YÜKSEK ÖĞRETİM ve YABANCI DİL 12 Türkiye. yabancı ülkeler üzerine uzman yetiştirme fakülteleri açalım. 12 Milliyet. ayrı yabancı dil derslerinde yeni dil laboratuarı yöntemleri ile öğretilebilir. o iki yıllık kaynakla daha fazla öğrenci okuyabilirdi. çeviri okulları. Üç yılken beşe çıkan okulda. tanıtacak uzmanlar yetiştirmeliyiz. çeşitli ülkelerle bağlantılar değil. yeni yöntemler geliştirilmiş bulunmaktadır. Amaç. önceden tanıyabilmek için olacaktır. bir meslek dalını öğrenmektir. ancak. meslek eğitimini hatta genel bilgi derslerini ikinci plana atıp. o ülkeleri iyi tanıyanlara ihtiyaç olacaktır. Türkiye'nin Türk'ün yarar ve onurunu iyi koruyabilmek yabancıyı. Her dilde özellikle siyasal. Türk dili bizim benliğimiz ve birliğimizdir. yani bir araç olarak yaz kurslarında. Türkçe'nin Yerini Almamalı. 13 Mayıs 1976 . önce kendi dilini ve mesleğini iyi bilmeli. Böyle bir Türkiye'de çeşitli yabancı dilleri bilenlere. şu veya bu ülkede sokak alışverişi için değil. yabancı dilden araç olarak yararlanmalıdır. bizim de Anglomanlıca diye adlandırdığımız bir şekilde kullanabilir hale düşmek değildir. teknikte olsun. Bu bağıntılarda esas. şu veya bu batılıya şirin görünmek için değil. Bu yöntemler arasında anadilini kaldırıp atmak. Öğreniminde yabancı dile özel bir ağırlık verilenler de olabilir. karşılıklı. Yabancı dil öğrenmek. kültürde olsun. onları. bir gazetecimizin Tarzanca diye. yetecek kadar. ama iş yöneticisi. Ama bunlar çevirmenler (tercümanlar) veya yabancı dil uzmanlarıdır. Yabancı dil bilme. o ülkeyi yerinden tanıyacak. çok yönlü. anadilini kullanamaz. Ama mühendis.BÎR NEW-YORK RÜYASI. Misyoner Okulu mu? Yabancı dilleri. onu. Atatürk Türkiye'sinin resmi eğitim dili Türkçe'dir. Ama genel eğitimde Türk dilini feda etmeyelim. geç kalınmadan. tek yönlü yardımlar değil. Yabancı dil öğrenmek bugün her yerde birkaç aylık yoğun bir kurs meselesi haline gelmiştir. Yabancı dil.. Türkçe'nin yerini almamalıdır. eşitler arası dayanışma olacaktır.. bağıntılar kurmak zorundadır.

Milli Eğitim Bakanlığının tasansı da aynı maddeyi içermektedir. bilmelidirler ki. eğitim ve bilim dilinin tümüyle Japonca olduğunu yerinde yaptığımız aynntılı incelemelerde bulmuş ve 28 Mart 1976 günkü bir TV konuşmamızla da söylemiş bulunuyoruz. Böylece evrenkent olanakları ve öğrenci zamanı da halen boşa . günde en az beş saatlik. Yabancı dil başka türlü öğrenilmez ki!. hem de şimdikinden daha iyi öğretilecektir. dünyanın hiçbir onurlu ülkesinde yabancı dil öğretmek için böyle bir yöntem olmadığını. Bütün dersleri İngilizce yapmakla Türk kültürü vermemiş olmayız ki!" gibi yuvarlak lâflara kanmasın. Japonya 'da derslerin Japonca değil. Bu madde partiler. Bunun bütün ülkelerde saptanmış gerçek yöntemleri bellidir. ne gerçek bir sağ dikimdi rastlanmaktadır. Japonlann ne 1868'de başlayan Afeici Tanzimat hareketlerinde. okullannda anadili yerine yabancı dili koymayı savunan ne bir sol. toplumbilim. iktisat öğrenmekten çıkmış.. Türk halkı. bazı dallarda da her yaz birkaç aylık. fen öğrenmek tarih.BİR NEW-YORK RÜYASI. Bu konularda. yeni Evrenkentler Kanun Tasarısı için aldığı kararlar arasında Tüm evrenkentlerin eğitim dili Türkçe 'dir kararı da yer almaktadır. "Çocuklarımız yabancı dil öğrenmesin mi?. Araç olarak yabancı diller öğretilecektir. MB YE-B YE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER 1953'ten bu yana Türk kamuoyuna. Türk eğitimine. bunun misyonerlerce ve onlann üstü kapalı yeni şekilleriyle. eğilimleri üstü. İsteyen öğrenciler. nede bugüne dek hiçbir zaman eğitimlerini yabancı dilde yapmadıklarını. dünyanın hiçbir ülkesinde. gelecek nesillerini düşünen her Türk'ün üzerinde ısrarla durması gereken bir davadır. anadilini bırakıp yerine yalnız yabancı dilde ders verdirme yöntemi maledilmiştir. Yakında tasan Meclise gelecektir. Japonların bu sayede ilerlemiş olduklarını bile öne sürmüşlerdir. ülkeleri sömürge haline getirip uzun süre öyle tutabilmek için çıkardıktan en köklü bir tuzak olduğunu iyi bilmelidir. matematik öğrenmek. Öğrenildiğine göre. Ne Sol. Bu ne bir sol. onuru. bağımsızlığı ve geleceği ile ilgili bir niteliktedir. Mart 1976'da Üniversitelerarası Kurul'un. Amaç. solcu veya sağcı görünenler çokluk sadece bir örtenek arayanlardır. görsel işitsel yaz kurslarına alınmalıdır. İngilizce yapıldığını. Hatta bazı ileri gelenler. Bu konuda sol veya sağ sözü edenler. Türk kamuoyunu birkaç yıl önceki yazılarımızla da uyarmış bulunuyoruz. Bu. Türk ulusunun. Bunun böyle olmadığını. yalnız ve yalnız yabancı dil öğrenmek haline getirilmiştir. Türk halkı. önceden ancak misyoner okullarında rastlanan. hükümetler. Bu yöntemleri bizim eğitim düzenimiz için de öneriyoruz: Evrenkentlerde yoğun yabancı dil yaz kurslan açılmalı: Evrenkent eğitimi her yerde dört yıldır. ne bir sağ eğilim meselesidir.. Ne Sağ. halâ varsa. Buna karşı çıkacaklar. Türk ülkesinin çıkarlannı. bağımsızlığını.

çeviremeyen kişiler." Koyuyorlar önüne SEFT diye Amerikalıların hazırladığı bir kitabı. eğitimsizlik olunca öğrencileri dışarı atmak. öne sürüldüğü gibi bir kişilik daha kazanmış olmaz. nasıl Noel zamanı alışverişe çıkmaya bayıldığını okumakla meşgul olacaktır. evrenkente girer girmez bu kunulara sanlmak isteyen atılım içinde bir genç düşününüz. Hazırlık sınıfı mı?: Matematik. tüketim toplumu için yabancılara piyasa araştırması yapmak. diyorlar. zengin ülkelerin bile kaldıramadığı bir israftır. matematik ve benzeri bilimler daha sana yok. İki Yıllık İsraf Yabancı dil bilmek. gereken yabancı dilde terimleri de öğrenecek. öğrenilen dil unultulmasın dersler de İngilizce olsun ki devam etsin 87 86 . ne ise merakınız. konulara çok merak sarmış. fazladan bir yıl matematik. "Yok" diyorlar. Bu derslerde öğrenci ana dalına göre. Her yaz tekrarlanma ile. okumaya razı mısınız? diye. evrenkente bilgiye susamış giriyor. Hazırlık sınıfı diyenler. Yüzbinden fazla öğrenci gidecek evrenkent bulamazken zaten dar olan olanaklar. perçinleşir. Zaten yabancı dilde teknik yazılan okuyabilmek o konuyu anadilinde uygulayabilenler için. iktisat. kendi kişiliğini de kaybetmiş olur. Hayır! Ama sokak İngilizce'si? Elbette! Peki ne yapılacak bu İngilizce ile? Dışarıda öğrenime devam için. fizik. Soruyoruz öğrenci ve velilere. fakat haftada üç saat "Teknik Çeviri" dersleri konmalıdır. Türkçe'sini bilmediği için. Yıl boyunca "Teknik Çeviri" dersleri konmalı. yazın kursta edindiği dili. bütün dersler Türkçe olmalı.BİR NEW-YORK RÜYASI. yabancı dil bilmekle. anadiline çevirebilmek demektir.b. "sen önce bir iki yıl yalnız yabancı dil öğreneceksin. tarih. sadece yabancılaşmayı telkin eden amaçlar için % 20-25 daha azaltılır mı? Nitekim hazırlık sınıfı da. kısacası bağıntıları bağlantı yapmak için mi? Her yerde dört yıl olan evrenkente böyle şeyler uğruna bir yıl daha eklemek. Peki o niye? Dışarıda çalışmak için mi? İşsizlik olunca işçileri dışarı. arkasından. İktisat. bunu öğrenmekle. hayati konularda dışarıdan yardım istemek. öğrenilen dilin unutulması önlenir. v. misyoner okulu düzeninin bir sonucu veya ona hazırlığıdır. kurgu sanayi il ithalâtı arattırmak. yabancı dilin en kolay bölümüdür. Türkçe'den yabancı dille yabancı dilden Türkçe'ye çeviri yapmaya alışacak. yıl boyunca da teknik dalda uygulayabilir hale gelecektir. Liseyi bitiriyor. Boğaziçi Evrenkenti'ne genel danışman sıfatıyla.. genç öğrenci bir yıl boyunca sokak İngilizce'si öğrenmekle. buradan Amerika'ya giden bir Türk çocuğunun nasıl adını Ahmet iken John diye söyleyip Amerikalı sınıfdaşlarına şirin göründüğünü. Amerikalılar Ankara'yı nasıl Enkıra diye telâffuz eder. yabancı dildi ders yapmanın doğurduğu. yazılı olarak da önerdiğimiz gibi. "BYE-BYE'1 TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER giden yaz aylarında değerlenmiş olur..

TÜBİTAK her daldan önemli eserlerin Türkçe'ye çevrilmesi ve yenilerinin yazdınlması projesine girmeli. Oktay Sinanoğlu 1962'den bu yana ODTÜ'de sonra da BÜ'de danışman profesör olarak bulundu. DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ ve ODTÜ SORUNU" Türkiye'de 300. ODTÜ gibi ileri bir evrenkente14 girebilmiş 13 29 Mart 1977. araştırma Dışişleri için yabancı ülkeyi tanıyan uzman yetiştirme bölümleri olmalıdır. hazırlık sınıfında değil. Ancak Sayın Şefik Erensu'-nun rektörlüğünden bugüne bu etkinlikleri sürdürmek yerine. Türk'ü bağlamak için değil. kültür ve toplam yapılarını öğreten uzmanlık okulları açmalıyız. Yabancı dil öğretmeni yetiştirme. telif eserler için yarışmalar açmalı. Yani takviyeli dil öğretimindedir. Yabancı dil öğretimi. hukuk v. ülkeleri. Bu okullarda: Koşmalı Çevirmen. içinde yalnız İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümü olup da Türk Dili ve Edebiyatı. Prof.000 genç gerçek Yüksekokul bulamazken. hem Türkçe'yi hem yabancı dili iyi bilip Koşmalı Çevirme (Simültane Tercüme) yapacak kişiler bazen kolay bulunamıyor. Çözüm. için özel çevirmen. yalnız onun karşıtı İngilizlerin kitaplarından. Türk ülkesinde katalogunu yalnız ingilizce basan. Teknik. İngilizce okutan Türk Evrenkentleri düşünülemez. ama İstanbul'da bir uluslararası kurultay toplanacak. evrenkentlerin yeni bir düzene kavuşmasını beklemeği yeğledi. Teknik kaynaklar oluşturulmalı. Böyle önerileri bile cevapsız bırakmışlardır. yıllardır bu konuda en az katkıda bulunmuş olanlardır. Dünyada yeni girişeceğimiz çok yönlü bağıntılar için çeşitli diller veren. ödüller vermelidir. yabancı dilde özel yeteneği olan. Osmanlı . çağdaş ders kitapları. önemli kaynaklar sürekli olarak Türkçe'ye kazandırılmalıdır. öğretim üyeleri toplantısını İngilizce yürüten. siyasi yanlan. Dr. İlginç ki. bağımsızlığını koruyabilecek ülkelerde bu yollardadır. tarih. başka diller ve edebiyatı olmayan. MB YE-B YE" TÜRKÇE BÎRİNCÎ BÖLÜM: MAKALELER deyivermişlerdir. Tıp. Yoksa. yoğun yaz kursları veya ayrı yabancı dil derslerindedir. teknik. Yabancı dil öğretme yöntemleri. bunu Türkçe'de kaynak oluşturmak için kullanması gereken evrenkentler.b. . Önce Bağımsızlık Yabancı Diller Uzmanlık Okulu açılmalı: Bu kadar okul dersleri yabancı dilde yapıyor.BÎR NEW-YORK RÜYASI. Türk eğitimi en önce Türk bağımsızlığı için kullanılacaktır.Türk tarihini bile. bunun için fon ve karşılıklı asistan bursları sağlanmalı.

sonra Boğaziçi Evrenkenti'nde olsun. Bu kavram karşılığıdır. Söylentilerle. ODTÜ bir çıkmaza girmiştir. dış güçlerin işlerine gelmiyorsa. vs. bu "B"ciliktir. değişmeye hazırdır. Şimdi gençler yıllardır bu küçük Amerika düzenine tepki göstermektedirler. Öfcür evrenkentlerden daha büyük olanaklar sağlanmış olduğju halde. Evrenkent kurulunun. "BVE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER gençler de öğrenim yapamıyor. 1962'den bu yana birbirine zıt siyasal görüşlerdedirler diye bilinen rektörlere. Bu yabancı diller. Türkiye gibi ülkelerin ortak sorunları karşılaştırılsın dedik. Evrensel bilhmlerin verildiği ve üretildiği kentçik. BU sorunlar. Meksika sından. bu "A"alıktır. Düşünce özgürlüğü olmadan yerde bilim olmaz. bu Türkiye içinde. söz etmektedirler. kullanıyoruz. düşünce özgürlüğü içinde çalışmak herkesin görevidir. aynı okuyucunun artık iyi bileceği (söylentileri anımsansın) tepkilerle karşılaştık. yaratıcı değildir. Japonya sına kadar birçok ulusla karşılıklı saygı ve dayanışma ilkesine dayanan. . mütevelli heyetinin. kalıp düşünceden. ODTÜ 1956'da Türkiye'nin ülkelerde olay konusu olan fakat bizim gibilerin içini yakan bu garip kuruluşu. o açığa »çıkarılan. öğretim üyeleri araştırma yapamıyor. sömürgelerden. tek yanlı iane ya da bağlılık ilkesine göre olmayan bağıntılar kuralım " diye önerdik. . Yoksa Türkiye'de düşünce özgürlüğü de kalmayacak. Bir sonuca vardığında bile. çeşitli dillerden Türkçe'ye yapıtlar çevrilsin. teknik çeviriler bölümü açılsın. "uluslararası olacak" gerekçesiyle bazen de.4'nın yanında görünenlere "Bu B ci'dir" diyerek konuyu örtbas etmek isteyenlerin oyununa gelmemek gerekmektedir. Amerikan kültür emperyalizmine karşı çıkanlardan pek çoğunun illa da yalnız ve yalnız ingilizce olarak her şeyi okumakta ve okutmakta ısrar etmeleri. çoğunun Amerika'ya belirli ABD vakıf bursları ile gitmeleri özel kesimin ingilizce olarak verilmeye başlayan ve ODTÜ yada Japonların üniversite yerine "Daigaku" gedikleri gibi biz de batı sözcüğü yerine "Evrenkenfi önerdik. Araştırmacı. kendilerini bilime veremiyor. ODTÜ'de olsun. Yaratıcının olmadığı yerde ise ilericilik yoktur. gene de yeni verülere bakıp olasılıklar dü14 şünür. yakıştırmalarına göre verilen kolay yargılarla bilimcilik yapılanmaz. Düşüncenin bir sonunun söylemenin üzerinde durmak hele o söylenen. Buna şaşmalı mı? Yalnız şaşılacak olan. Lâtince sözcük çevirisi değil Tanımı. incelemeksizin sonuca varmaktan kesinlikle kaçılan insandır. kişiler içinde büytfk bir israftır. Bağımsızlıktan.BİR NEW-YORK RÜYASI. "Gelin şu evrenkenti uluslararası yapalım. her an kendini yenilemeye çalışan. gençler bu suretle Türkçe'yi de işlemiş olsunlar ve de bunun için burs alsınlar. düşünülenler söyl enemeyecektir. Böyle olmayan bilimci. ancak uluslararasıcılığın genellikle bir tek ulusla sıkı bağıntılar içinde olmasında kaldı. Bilim olmayan yerde ilericilik olmaz. her an kendini önyargılardan korumaya çalışan. ODTÜ'de kuruluşundan beri temel sorunlar vardır. gençlerin şu ya da bu katı görülmek istenen.

ilerici Türkiye'de ise böyle geçmiş zamanın büyük Türk değerlerin anıtlarının bulunmadığını unutmasınlar. yıl boyunca da teknik çeviri dersleri konulmalıdır. aynı zamanda Ford Vakfı yada AID'in özel yardımlarını o hayırsever kuruluşların dilediği biçimde kullananlar olmuşlardır. Taşkent'te Ali Şir Nevâi'nin heykeli olduğunu. yurtiçi ve yurtdışı kamuoyunda söz konusu evrenkentlerin Amerikan evrenkentleri olduğu izlenimlerini şimdi bile sürdürmektedirler. yönetici. bilim. her yerde dört yıl olan evrenkent öğrenimi ODTÜ. Prof. Kültür ve Öğretim Dili olarak Türkçe" adlı kitapta basılmıştır. eğitim. Hacattepe ve BÜ'de beşten dörde inmeli. Aydın Sayılı'nın düzenlediği "Bilim. Aslında ayrı ayrı bakıldığında aynı yurtseverlik içinde olan öğrenci. dışarıda yalnızca Arap-İsrail Savaşı 'nı anımsatan "Middle East" (Orta Doğu) adı yerine.BÎR NEW-YORK RÜYASI. yabancı diller her yaz. kültür ve bilim sevgisine dayanan bir iletişim kurmalıdırlar. gençleri değerli zamanlarını devletin boşa giden masrafını kurtarmak olmalıdır. kültür ilişkileri ve de yeni ilkelere göre kurulmalıdır. Türk Devlet bütçesinden çıkan paralar yanında küçük olmakla birlikte. bazı yönetici ve öğreticilerde. m^evelli heyetleri aralannda ana ilkelerden başlayarak yurt. 15 Bu makale. öğretim üyesi. "BYE-B YE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER BÜ mezunlarını tercih eden basın ilanlarına tepki göstermemeleridir. yaz aylarında öğretilmeli. Biz de bu iletişimin kurulmasında elimizden geleni elbet yapacağız. 1950'erde bir iki çekirdek kuruluşla başlayan bu gelişme birden hızlanmaya bütün eğitim düzenini sarmaya başlamıştır: Kendi dili ile değil. Birçok ülkelerle çok yönlü karşılıklı bilim. eğitim. (Türk Tarih Kurumu Basımevi Ankara 1978) . ULUSLARARASI BİLİM ve ULUSAL EĞİTİM DİLİ Son yıllarda Türkiye'de dış ülkelerde çok yadırganan yeni bir eğitim düzeni ortaya çıkmıştır. Fakat ilk iş. Yeni ve 92 hızlı yabancı dil öğretme yöntemleri uygulanmalı. Ama çıkan olursa Sovyetler Birliği'nde. insan. Bu. 1950'den bu yana orta ve yüksek öğretimde yabancıların etkisiyle kurulan eğitim kuruluşları. yabancı dille eğitim yapmak. kültür siyasası tümüyle gözden ve elden geçirilmelidir. bütün dünya bilim tarihine geçmiş büyük Türk bilginimizin anısına niye bir "Ulıığ Bey Teknik Evrenkenti" olmasın? Buna gericilik yakıştırmaya hazır sözde ilericilerin çıkacağını artık sanmıyorum. Erzurum'da var derseniz. Atatürk'ün kurduğu şu başkentteki üç evrenkent ve sayısız yüksek okul içinde kendi adını taşıyan bir "Atatürk'ün Teknik Evrenkenti" niye olmasın? Hadi o. Nitekim zıt birbirine zıt görüşlerde diye bilenen. Gerçekte bu özel yardımlar.

. bir Amerikan fiziğini. İngilizce. bütün bilimcileri sadece dış ülkelerde yetişmesi. Ancak 1960'lardan sonra iktisadi güçle birlikte bilim üstünlüğü de gene Almanya. her ülkede bilimin o dönemdeki sınırları. başka ülkeleri geride bırakacak nitelikte. yalnız yabancı dille öğretmeye kısaca yabancı eğitim diyeceğiz. kişinin doğa ile etkileşiminden ortaya çıkar. yani birçok veya bütün dalları kendi dilinde hiç öğretmeden. Ayrıca fen bilimlerinde bile bugün değişik ulusal dillerin önemi. Bu üslup ve erek farklarını yaratan o ülkelerin kültürleridir. dünya çapında ileri bir atılım mı. Başkalarının amaç.üzerinde araştırma yapar. Bu ülkeler arasında yoğun bir bilim özgeliği yarışması da vardır. Ama hangi konuda araştırma yapılacağı. o ulusal kültürün izi bulunur. Dünya Savaşı'ndan hemen sonra on yıl kadar kısa bir süre. kişiseldir. etkinlik türü olarak ona çok benzeyen temel biliminde de uluslararası bir varlık gösterebilmesi için. öğrencilerin orada doktora yapması. Ulusal dil yerine yabancı dili geçirmeye. Amerika'nın harp sonu dünyasında edindiği özel durum dolayısıyla önem kazandı. Bir bilimci kendisi tanımlayıp çıkardığı bilimsel sonuçları -ki bilimsel yaratıcılık bu yorum bulma ve tanımlama ile belli olur. Bu izlenimler nelerdir? 1. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER Bu değişik düzenin. "Bilim uluslar ar asıdır. Doğa sınırsız kişiler ve toplumlar ise sınırlı olduğundan. seçtiği araştırma dalları. modacılık. ulusun ve toplumun en derinliklerinde gelen bir güçtür. kişiliğin ve kültürün derinliklerinden gelen serbest çağrışımı sağlayacak olan ana dildir. fiziği kimyası yanında ayırdetmek. başka ülkelerin diril bilimi. erekleri ulusaldır. O bilim dalında. O halde eğitimi İngilizce yapalım" yanılgısı: Bilimin uluslararası olan yanı yöntemleridir. yani bilimin amaçları. kopyacılıktan ibaret kalır. taklitçilik. Bu gücün gelişmesindeki en önemli bir etken ise. erek ve düşünceleri arkasından yürüyerek. Onun için bugün fen dallarında bile bir Fransız moleküler diril bilimini (Biyoloji). Uluslararası bilim dili de İngilizce'dir. veya kamu oyunda üzerinde fazla düşünülmemiş bazı izlenimler yaratılmış bulunuyor. Bu da. o ülkenin kendine en çok gereken konu ve uygulamalarına göre genişler. bir Alman kimyasını. istem ve kültür yapısını da. toplumsaldır. yalnız yabancılarla yabancı dilde etkileşimde bulunması ile olmaz. Bir ülkenin sanatında olduğu gibi.BİR NEW-YORK RÜYASI. ne üzerinde çalışılacağı. Yaratıcılık kişinin. o ülke bilimcilerinin düşün. geliştirdiği kuram ve düşün dizgeleri ile kendine özgü bilim okulları ("ekolleri") kurması gerekmektedir. başka bir ülkenin bilim ve araştırma çarkının bir dişi haline gelmek. Yabancı eğitim için bazı nedenler gösteriliyor. harp sonu yıllarına nazaran artmaktadır. Bilim. II. yoksa tarihte eşine az rastlanmış büyük bir aldanmaca eseri mi olduğunu incelemek zamanı gelmiş bulunuyor. bir üslup ve yön ayrıcalığını sezmek mümkündür.

Onun için yabancı okula gitsin " yanılgısı: Bu. bir uluslararası kuramsal kimya kurultayı toplandı. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRÎNCİ BÖLÜM: MAKALELER Fransa. Rusça kimya sözlüğüne bakılacak olursa. fakat ancak "Yeni Doğuş "ta (Rönesans). konuşmaların yalnız İspanyolca ve Fransızca olarak yapıldığı. özel yöntemli. bu yazarın da yeni kuramlannı orda bu dillerde sunduğu. birçok dersler Türkçe yerine İngilizce olarak verilmeğe başlanmıştır. Fransızca. görsel-işitsel dil kurslarında öğretilmesi gerekirken. Son yıllarda ABD ve diğer ülkelerde bir yabancı dilin. Bu. birçok bilim terimlerinin bütün dillerde (dördü aynı Hint-Avrupa temel dil kümesinden olduğu halde) ayrı ayrı olduğu görülür. birkaç ayda öğrenilmesini sağlayan. İspanyolca. en çok Türkiye'de duyduğumuz. Ama öncelikle. Avrupa. özellikle son yirmi yılda kamuoyunda yayılmakta olan bir yanılgı eseridir. Osmanlı devletinin son döneminde misyoner okullarında uygulanmakta olan yoldu. Türkiye'de yeni ve çok verimli yabancı dil öğretme yöntemleri uygulanmamış. îbranice çıkan bilimsel dergilerin sayısı gitgide artmaktadır. kendi ulusal ve resmi dilimizin bir yana atılması. dünya dili İngilizce olacak sözünün harp sonrası bir Anglo-Sakson Propaganda ve Efsanesi olduğu yönündedir. Uluslararası Kimya Birliği'nin yakınlarda yayınladığı bir İngilizce. Eylül 1974'te Meksika'da. Rusya gibi çeşitli ülkelere kaymaya başladı. onun yerine gittikçe sayısı artan okullarda. Japonya. Çince. Ortaçağlarda "uluslararası" bir Lâtince ile bilim yapmağa çabalamış. 'Çocuğumuz yabancı dil öğrensin. Çin. Fransızca.Almanca. Hindistan Hindu diline dönmek çabası içindedir. Japonca. başka ülkelerle karşılıklı fikir alışverişi yapabilmek için birkaç yabancı dili o bilime yetecek kadar elbette bilmelidir. başlı başına yabancı dil derslerinde. Bilimci. Sayın Profesör Sevim Tekeli'nin bir konuşmasında belirttiği gibi. Rusça. Almanca. Bilimsel ve eğitsel bir temeli olmadığı gibi. yaratıcılığının temel ara- cı olan kendi dilinde düşünebilme yeteneğine sahip olmalıdır. Dış ülkelerde edindiğimiz izlenim. İtalyanca. Böyle birkaç ayda yabancı dil öğretme olanağı varken. yoğun doyurma yöntemleri geliştirilmiştir. Q7 . bugün sömürgelerde bile benzeri hemen hemen kalmamıştır. Japonca. ulusal dilleriyle çalışmaya başladıktan sonra bilimde yaratıcılığa geçebilmiştin Ondan önce İslâm Dünyasının bilim eserlerinin Lâtince'ye çevirisi ve ezberlenmesi ile yetinmek zorunda kalıyordu. ancak dış güçlerin destekleyeceği bir kültür yıkma ve uzun vadeli dışa bağlama siyaseti sonucu olabilir.BÎR NEW-YORK RÜYASI. 2. Bugün. Yabancı dilin.

Türkçe yerine her şeyin İngilizce yapılması. Osmanlı Tarihi bile. ilericilik sayma" yanılgısı: Bugün özellikle dış ülkelerde bir çevre sorunu dikkatleri çekmektedir. hele bunun için ulusal dil ve kültürde eğitimin kaldırılması. o devletin baş düşmanı İngilizlerin ağzından. uluslararasıcılık olamaz. Türk yurdunda Türkçe'yi yasaklayacak. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER 3. Yönetim bilimleri. Gerçekte. kendisine hayranlık besleyen o ülkede ilerde önderlik durumuna gelecek kişiler yetiştirmeye çalışır. kurulmuş olan böyle bir Üniversite OrtaDoğu ülkelerinde Türkiye'ye. yalnız İngilizce olarak verilmektedir. Arap. Türkiye'de yabancı öğrencilere Anglo-Sakson dil ve kültürünü vermek için bir fedakârlık yapılması. Fars. Bu arada bazı canlı türler nesillerinin tükenmeğe başladığı görülmüş. Türkçe'den bahsetmeyi suç sayacak kadar bir dar görüşlülükle karşılaşıyoruz. bu türleri korumak. inanılacak şey değildir. İspanyol Dili ve Edebiyatı Şubeleri yoktur. Bunlann birazı belirli yeni uzmanlık dallarını öğrenmeye. Türk. toplumsal bilimler.BÎR NEW-YORK RÜYASI. yabanci eğitimin Türk kaynaklan ile Türkiye'de yapılmasına bir bahane teşkil etmiştir. Türkiye'de iyi yetişmiş bilimcilerin.000 kişi üniversitelere girecek yer bulamazken. Aksine. beşeri bilimler. geliştirmek istemeyi şovenlik. "Kendi dilini kullanmak. Rus. yirmi yıldır hiçbir önderlik kazandırmamış yalnızca ulusal dil ve kültürde eğitim yerine. Bir tek. Ancak. Çin. "İngilizce olarak okumamışlar" diye öğretim üyeliğine alınmaması ile. İleri ülkelerin okullarına dışarıdan yabancı öğrenciler gelir. Böyle bir eğitimde hiçbir uluslararası zihniyetin genişliğini sezemiyoruz. İngiliz kitaplarından ve İngilizce olarak okutulmaktadır. Ama uluslararası nitelik ancak çeşitli uluslar ve kültürlerle sağlanacak karşılıklı ve çok yönlü i- lişkilerle olur. fakat bir Fransız. "Uluslararası Üniversite olacak. İngilizceyle eğitimi insancılık. 4. Bugün. Bunun için kendi öğrencilerinden kıstığı imkânları. pek çoğu da (özellikle geri ülkelerden gelenler) bir özenti havası içinde belirli bir ereği olmadan gelmiş veya gönderilmişlerdir. Uluslararası bir Üniversite fikri ve ülküsü çok asıl ve ileri bir fikirdir. Teknik tek yönlü gelişirse doğanın zarar gördüğü. yabancı öğrencilere ayırma fedakarlığında bulunur. doğaya kaybettirmemek için tedbirler alı- Ûfi . Almanya'da. Fransa'da. çevre kirlenmesi ile hem insanın. Fakat her ülke yabancı öğrencilere kendi kültürünü tanıtmaya ve hatta aşılamaya. yalnız adı ve bütçesinin büyük kısmı Türkleşmiş olan Robert Kolej'in (Boğaziçi Üniversitesi) bir İngiliz Dili ve Edebiyatı Şubesi vardır. hem diğer canlı türlerinin zarara uğradığı anlaşılmıştır. kendi öğrencilerinden 300. Alman. OrtaDoğu'nun çeşitli ülkelerinden yabancı öğrenciler gelecek" Mv.

kişisel. acaba milli kültürlere çeşitli dillere ne olacak? Bu gelişmelere bir göz atalım. öbür kültürlerin iyi yanlarını takdir ettiği gibi. bunu düşünelim. Önümüzdeki bir iki yıl içinde bu konuda daha da büyük bir patlama olacak. kendi eğitimine. Bütün bunlar olurken. Batı kültüründe bir düşünce tarzı insanlığa ayrı bir katkıda bulunur. Doğadaki her canlı türün. Böyle yeni bir dünyada Türkiye'nin ve Türk Dünyası'nın yeri ne olabilir. Gerçek insancılık. bağımsız gelişmesini. Türk Dilini yok etmeye çalışanlar yaban şovenleridir. Batı kültüründe bir teknik dal gelişmiş olabilir. hele anlamadığı bir kültürü hor görmekdir. her birini korumak. Türk aydını. ezmeye çalışmıştır. Gerçek insancılık. Kişinin. Dünya kültürleri arasında Türk kültürünün de kendine yaraşır şekilde yaşamasını istemek. Türk bilimcileri.BİR NEW-YORK RÜYASI. kalkındırma maskesi altında yapması değildir. Amerika kıtasında birçok kültürleri yok etmeye. onu boğup yok etmeye çalışması ve bunu ilerleme. Kendi dil. Dünya adeta tek bir köy haline geliyor. Şovenlik. doğuda insancıllık üstün çıkabilir. kültür ve onuruna. Eğitimimiz yabancı kültür ve amaçlara hizmet eden. BİLGİSAYAR ÇAĞI ULUSLARARASI İLETİŞİM VE TÜRK DİLİ16 Bilgisayar çağı bütün dünyada. Nereye Gidiyor? 1950'lerdeki ilk bilgisayarlar binlerce elektronik ampulden oluşan koskoca odaları dolduracak hacimde bü1994 100 . İnsanlığın. doğaya. Biz Türk aydınları. toplumsal ve ulusal bağımsızlık ve onuru korumak değil. serpilmesini sağlamaktır. Bilgisayarla iletişim bütün dünyaya hızla yayıldı. Asya'da. insan kültürlerinin her birine yer vermek. gerçek insancılıktır. insanlık kültürünün zenginliği de. ulusların değişik kültürleriyle oluşur. yalnız taklitçiliğe ve uydu kafalılığa yol açan bir eğitim düzeni olmayacaktır. insanlığa eşit haklarla eş onurla katılacağız. ve Türkiye'de de hızla ilerliyor. onun içindeki çeşitli toplumların. kendi kültürü ile de ilgilenmesi en temel hakkıdır. şovenlik başka bir kültürü ezip yok etmeğe çalışmak. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER nır olmuştur. kendi bağımsızlığına sahip çıkmasını bilecektir. dolayısıyla insana bir zenginlik kattığı bilinci uyanmıştır. her değişik kültür ve düşünce tarzı insanlığa ayrı bir katkıda bulunur. Bilgisayar Nasıl Gelişti. çeşitli yerlerden her türlü bilgileri almak mümkün. En ücra yerlerdeki biriyle anında haberleşmek. Ânglo-Sakson Dünyası bu anlamda şovendir. Her dil. bir kültürün öbürünü ezmesi.

Bu koc^man bilgisayarlara yazılım (çizey-lem. Son beş yılda baş döndürücü bir gelişme var. hareketin Tayvan'da oluşundan yakınıyordu. bilgisayan çok kolay kullanılır. ama kuş beyinli makinelerinden binlerce defa daha fazla hızhBiliyorsunuz. Şimdi. Daha sonra binlerce. fiyatları bin dolar civarına düşüyor. Önce 1970'te teleks makinesi bilgisayara bağlandı. daha da düşecek. koskocaman fabrikalardan çok. hatta şimdi bir milyon "geçirgeç "in bir santimetre kare üzerine mikroskop altında işlendiği silis (Si) cipleri yapıldı. bilgisayara çok ı*21111' ve tekrarlı işlemleri bol. 0 ve l'lerden oluşan makine' diliydi. Yedi sekiz yıl sonra ilk ekranlı makineler görüldü. O delikli kartlar yerine. Şimdiki küçücük ve btfka<? bir dolara mâlolan. teleksin başına oturup daktilodaki gibi komutları yazıyordunuz. hafıza ve hız inanılmaz boyutlara çıkıyor. Bu teleksler çok yavaş ve çok gürültülü idiler. Bilgisayarlar daha da ufalıyor. ABD Connecticut eyaletinde anlaşılan ilk teleksli bilgisayan ben Yale'deki odamda kullanmış oldum. sevimli ve oldukça ucuz hale soktu ve şimdiki. İnsanın bilgisayarla iletişimi büyük bir evrime uğradı. Odasının kapısını bir açıp kapamakta*1 d°ğan <?ok ufak bir sıcaklık değişmesiyle. büyüklüğündeki tüplerin yerini birkaç m**. 30-40 yıl öncesinin milyonlarca dolar fıyatı^daki dev cüsseli. Tabii o zamanlar bunlar çok pahalıydı. Makinenin hafızası birbirine tellerle b^ğh binlerce ufak manyetik halkadan oluşmuştu. Bilimciler gelip bilgisayarla karşılıklı konuşuşumu hayretle seyrederlerdi. y| > el büyüklüğünde kartlar*1 basılan deliklere dönüştürülürdü. Gelişme sadece bilgisayarın ufalmasında kalmadı. 1980'lerin başlarında şimdiki gibi ekranlı. hatta bir kitap büyüklüğünde ola*1 bilgisayarlann yetenekleri. Bir çarpma. çocuklann bile kullandığı bilgisayar çağı açıldı. Bilgisayar gene telekste cevap veriyor. okuyordunuz. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER yük makinelerdi. Daha bugün tesadüfen okuduğum bir bilgisayar dergisinde Amerikalı yazar. Berkeley'deki ilk IBM 701 maki**esmi hatırlıyorum. sayısal hesaplar yaptırmaktı. şimdi. maliyetleri düşmeve başladı. program) ancak m^kinenm tek anladığı dil olan.boyunda ve de fazla ısı neşretmeyen "geçirgeç"ler (transistor) aldı. Amaç. Bilgisayarlar ufalmağa. Tabii dolayısıyla bilgisayarı ancak uzmanlar Ve de bazı fenciler kullanabiliyordu. bir de. hem hafıza hacmi.BİRNEW-YORK RÜYASI. bölme işlemi için bir sayfa yazılım gerekiyordu. makine ken^isini söndürürdü. ufak. bugünün bilgisayarları mümkün oldu. hem hız bakımından. Amerika'dan hızla Japonya ve Tayvan'a geçiyor. Bir de insanın makineye veri Ve yazılımlan okutması ve makinenin sonuçlan insana vert*1^ sorunu vardl. s0nra birkaç cm. Bazı fizik kimya hesaplan için bir makinenin hiç durmada aylarca Çalıştığı olurdu. Özellikle Apple (Elma) şirketi. insan uzmanlığına dayanan bu teknikbilim (teknoloji) üstünlüğü. çok ortamlı (multimedia) bilgisayar patlaması başlı103 . Amptfller Ç°k ısı neşrettiği için odalann soğuk hava tertibatı ile soğutulması gerekirdi.Makine ancak 0 ve l'lerden anladığı içi**> her bir komut vev a sa sal veri . kişisel bilgisayarlar çıktı.

bilgisayar çağına iyice girdi. O halde ne duruyoruz. Allah razı olsun ! 1980'lerde kişisel bilgisayarlar Türkiye'de de iyice yayıldı. Üstelik bu lazer disketlerini hazırlamak Türkiye'de ufak bir şirketin bile yapabileceği bir iş. bir yeni bilim ve teknik yurda daha ilk kez girerken o işin öncüleri Türkçe konusunda duyarlı. "BYE-BYE" TÜRKÇE BtRÎNCİ BÖLÜM: MAKALELER yor. Bazıları.kurgu filimlerinde olduğu gibi. O dönemde Hacettepe'de Sayın Dr. Bilgisayara komutlar artık. milli haysiyet duygularını kurtararak. hem de Türk eğitim ve kültürüne büyük bir hizmet edilmiş olur. mesela Gazali9nin Kimya'yi Saadet' ini de unutmayalım). kültür. çaplı lazer disketine. Çünkü koskoca ansiklopedinin bilgisayara yeniden yazılmasına gerek yok. Haydi bilgisayarcı gençler. Rahmetli Sayın Turgut Özal her öğrenciye bir bilgisayar hedefi üzerinde durdu. bilim. yani bilgisayarın yöneticisi diyebileceğimiz işletim dizgesinde (operating system). Bu güzel sözcükleri onlara borçluyuz. iftiharla söyleyelim. Türkçe olarak fizik. Bir 12 cm.Türk edebiyatı eserlerini (tarihi eserleri. ve bilinçli olurlarsa. yazılı metin yanısıra hareket eden resimler. Bu örnek de gösteriyor ki. Çünkü. Aydın Koksal ve arkadaşları Türk dili ve yeni çağ Türk kültür ve teknik bilimine çok büyük bir hizmette bulundular. Demek ki. ODTÜ ve Hacettepe'de birer bilgisayar merkezi kuruldu. biyobilim. şerefle üstlenmiş bulunuyorlar. sesler de olsun. bilgili. Ordu ve Karayolları gibi kuruluşlar dışında. müzik veriyor. resim. Daha önce sadece 6 dil için harfler vardı. Hem iyi bir meslekte geçimler sağlanmış. kimya. Basılı yazı. Tabii bizim açımızdan bu çok iyi bir gelişme. Bu disketlerde hareketli görüntüler. Türkiye yabancı bilgisayar şirketleri için önemli bir pazar haline geldi. hiç olmazsa kullanım açısından.BİR NEW-YORK RÜYASI. Türkiye. ve bilince verilen zararı telafi etme görevi düşüyor.. konuşarak verilebilecek. matematik. Türk ve İslâm Ansiklopedilerini lazer disketlerine geçirin. bilgi- işlem. bu görevi. Daha başlangıçta bilgisayar. ses. . coğrafya. o dal Türkçe olarak gelişir. Bilgisayar sonuçları sesle bildiriyor.0. Bu güzel örneğin her dal ve mesleğe de yayılmasını gönülden dileriz. ODTÜ. tarih öğreten disketler hazırlayalım. Boğaziçi gibi maalesef bir kültürel soykırım ihanetinin en belli başlı belirtisi olan yabancı dille eğitim (son derece gerekli olan yabancı dil öğretimi ile kesinlikle karıştırılmamalı) kamburunu gençlere yükleyen okulların mezunlarına bu konularda özel ve çetin bir sorumluluk ve milli dil. 20 ciltlik ansiklopedi sığıyor. o dalda çalışanlarda batıya karşı bir aşağılık duygusu içinde kıvranmadan yaratıcı olurlar. Türk alfabesi de var. bilişim gibi gayet güzel terimler kullandılar. hemen ufak şirketler kurun. Türkiye'de Bilgisayar 196O'lı yılların sonlarına doğru ve 1970'li yıllar başlarında Türkiye'de de o iri gövdeli bilgisayarlar göründü. Son çıkan DOS 6. Bir milyon bilgisayar en azından iki milyar dolar tutar. Bu da Türkiye pazarına yeni verilen önemi gösteriyor. birkaç yüz dolarlık bir tarayıcı (scanner) aleti ile kitap sayfasından doğruca bilgisayara geçirilebiliyor.

daha seksenlerde. bilgi. 7 üniversite ve TÜBİTAK bu örütün birkaç düğüm noktasını teşkil ediyor. Ama bu fazla bir yatırım gerektirmeyen. işleten komutlar demeti. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER Türkiye içinde bile aralannda İngilizce şirket yazışması yapacak kadar benlik zaafına ve özentiye düşen tatlı su Amerikalıları. Türkiye'de bir an önce bol sayıda Türkçe ile çalışan yazılımlar sağlamak gerek. ikincisi onu yöneten. ikinciyi onun öğrenmesi gerekenlere. katı ortam (hardware). Bir de milli kültür ve dille ilgili yönü var. çizeylem (software). Türk yazılım şirketleri kurulmuş. Daha da artması. Halbuki küçük yatırımlarla. Türkler diyelim. Yukarıda biraz bahsettiğimiz gibi. yoğun eğitim görmüş kişileri gerektiren bir iş. ve dışarıda. Bizdeki 6. Uluslararası Bilgisayarlı İletişimde Kullanılan Diller Hemen hemen her ülkede artıV büyücek bilgisayar merkezleri var ve bunlar birbirlerine bağlanmış durumdalar. Bilgisayar sanayii zaten. İçine hiçbir algı. Tayvan'da da piyasaya çıkanlamıyor. Diyeceğimiz. bilgisayar için dışarıya ne kadar büyük dövizler gittiğini ve gideceğini imâ ettik. Her yerle iletişim çoğu kez beda- 107 . deneyim konmamış bir beyin. sonra da eğitime benzetebiliriz. 2) yazılım. daha önce de biraz gayretle bilgisayarda Türk harfleri kullanabilmek o kadar zor değildi. hükümet ve özel teşebbüs. bugün Tayvan'da bile gelişti. bu çizeylem sanayii makinenin kendisini yapmak kadar önemli hale geldi. dışa giden büyük dövizlerin hiç olmazsa bir kısmını bilgisayar sanayii kurulmasına ayırmalı idi. ve bazı Türkçe yazılımlar piyasaya çıkarılmıştır. Bilgisayarlara konmuş bilgiler de arttıkça. Ama o teknik bile önce yalnız Amerika'da varken. meselâ Amerika'da bültenlerini ora Türklerine toptan ingilizce olarak göndermeğe başlayan Türk dernekçiler. Kısacası. bir destek olmasını dileriz. Örütbağı kullananların sayısı tüm dünyada her ay yüzbinlerce artıyor. Yakında Hindistan'ın dünya yazılım piyasalarında önemli bir güç olacağı söyleniyor. en son hazır106 lanmakta olan ve Power PC ticari ismiyle anılan yeni. birçok ülkede kolayca yapılan bir iş. bilgisayarın Türkçe'ye bir yeni köstek daha değil.BÎR NEW-YORK RÜYASI. Zor olan mikroskopik yöntemlerle silis ciplerinin imali. Bu işin iktisadi yönü. tabiat en üstününü de yaratmış olsa hiçbir işe yaramaz. Onun gibi. Birincisi makinenin kendisi. Böylece oluşturulmuş internete örütbağ diyebiliriz. Aslında. ancak bol sayıda. artık makinede Türkçe yazmanın zor olduğunu bahane edemeyecekler. hiç olmazsa bilgisayarların kurgulanması (montaj). Yani tam bizim gibi ülkelere göre. Aslında bu konuda bazı iyi gelişmeler olmuştur. dünyanın her yerinden bilgiler almak mümkün olacak. Az yukarda. böyle başlayıp gelişiyor. yönetici çizeylem tam başanlamadığı için Amerika'da da. Uzak Doğu ülkelerinde olduğu gibi. Birinciyi yeni doğmuş bir çocuğun beynine. Bilgisayar teknikbiliminin iki tamamlayıcı unsuru var: 1) Donanım. güçlü cipler.

yıllardır üzerimizde oynanan hainlik oyunlarından yılmayınız. Türkiye'de 1954'te başlayan Türk okullarının misyoner okulu haline dönüştürülüp derslerin İngilizce olarak yapılması ihaneti. Bilgisayarlarda Türk illerinin coğrafyaları. Karanlık bir mağarada yakılan bir kibrit nasıl birden etrafı gösterirse. Özbek. Karşınıza Macarca. Çünkü bize atalarımızdan. konuşulmayan bir dil olan İbranice. Unutmayalım ki. birçok dillerden türlü haberler. Çin. gene değişik yazısı olmasına rağmen. dünyanın her yerinde duyanı hayrete ve dehşete düşüren en bariz bir kültür ve dil soykırımı olayı. 2. bir insan anlayışı ve insanlık sevgisi miras kalmıştır. Bu ara Türk Dünyası'na da yeni bir araç çıkmış oluyor. Kırımlı. bilgiler çıkacak. lehçe özellikleri. Okullarındaki fen olsun. diriltildi. kuruluşların adresleri. İngilizlerin. Bilgisayar yazılımlarını Çince yapıyorlar. Bugün bütün İsrail'in konuştuğu dil oldu.. İtalyancajspanyolca.. Japonca. Fince. Lehçe. Şimdi bu ortamda herkes İngilizce mi kullanıyor sanırsınız? Hayır. "BYE-BYE" TÜRKÇE BÎRİNCÎ BÖLÜM: MAKALELER vaya kurulabiliyor. ilahiyat olsun dersler de tabii ki İbranice. İsrail kurulunca ortak bir benlik hissini kuvvetlendirmek için. Her yaştan Türk gençleri. Gördük ki. Zaten her haysiyetli ülkenin eğitim dili kendi resmi milli dilidir. her yeni tekniği insanları ezmek için değil. daha nice Türkler birbirleri hakkında bilgi alabilecekler. Korece. Çekçe. dünya dili İngilizce olacak propagandasını. Çince. Türk Dünyası'nın. 109 . yazılımı İbranice yapıyor. özellikleri toparlanacak. Türkiye'deki dahili bedhahlar hariç kimse yutmadı. bilgisayara girip Türkler.. ve insanlığın maddi ve manevi refahı için kullanacağız. gittikçe gelişecek ortak bir Türkçe ile ekranlarda birbirleriyle konuşabilecekler. milletimizin. yazısının çetrefilliğine rağmen büyük çapta yazılım işine girişti. bilgisayar dilleri birbirlerine tercüme edebiliyor. Bilgisayar haberleşmeleri Türkçe olabilecek.BÎR NEW-YORK RÜYASI. İsrail eskiden beri. Almanca. Fransızca. edebiyatları. Başkır. Türkmen. Her yeni buluşu. Rusça. Örütbağa bilgisayarınızdan girip bir bakınız. Başka diller de ekleyeceklermiş. öğrenilmesine yardım edecek. Avrupa A GORA düğümü 6 dil birden kullanıyor. Dünya Harbinden sonra çıkarılan. Şimdi de bilgisayar Anglo sömürge- ciliğine hizmet etmek yerine çeşitli dillerin yayılmasına. doğruluk ışığı öylece bize gerçek ve haysiyet yolunu gösterecektir. Biran önce Türk ülkeleri birbirine bağlayan bir Türk örütbağı kuracağız. Azeri. ve binlerce yıllık Asya ve sonra üç kıtayı barıştıracak zenginlik ve derinlikteki kültürümüzde!^ koca bir gönül. oralardaki çeşitli meslek mensuplarının. sonra onlardan bu görevi devralan Amerikalıların bilgisayar dili konusunda evdeki hesapları çarşıya uymadı. Dünyayı nüfuzları altında tutmak için. Kıbrıslı.

meselâ bir moleküler biyoloji ve onun uygulaması olan biyoteknoloji doğdu ve inanılmaz boyutlarda gelişti. adeta misyonerlerin yaptırdığı bir eğitime dönüşmüş olmasıdır. üretiliyor. Türk bilimi gelişmiş olmuyor. 1953'te Türk Eğitim Derneği'nin gerçek bir milli eğitim amacıyla 1930'larda kurulmuş olan Yenişehir Lisesi (ki ben bu okuldan Türkçe eğitim görerek 1953'te mezun oldum). insulin gibi hormonların kendi kendine üretilmesi sağlanıyor. araştırmacı yetişmiştir. Binlerce öğrenci dış ülkelerde. Zaten dış ülkeler de bu bilimcileri ve çalışmalarını kendilerine mal ediyorlar. başka kuruluşlar var. Acaba niye? Bence bunun başlıca nedeni bir milli bilim. yağ var. hangi dalda Türkiye dünya çapında kendini gösterebilmiştir? İthalden öte. imkânlarından oluşan kendi ülkelerinin başarısı sayıyorlar. Yeni tür bitkiler. 1953 yılından başlayarak Türk okullarının pek çoğunda yabancı dille. İngilizce ile eğitim yapan Ankara kolejine dönüştürüldü. Bu konularda birkaç Avrupa ülkesi ve ABD ve İsrail başı çekiyor. Bir kısmı yurda döndü. Gel gör ki. (1994) . Türk biliminin Türkiye'de gelişmesini önleyecek bir büyük engel de. Türkiye'de yeteri kadar öğretim üyesi yok. bunların üstüne kendine güvenle yürünmemiş olmasıdır. Robert Kolej gibi misyoner okullarında böyle bir eğitim uygulanıyordu.? Öyle bir durum ki. Ancak dışarıda yapılan iş dışarıya yarıyor. Yeni kurulan 26 Üniversiteye öğretim üyesi ve araştırmacılar bulunamıyor. Son 30 yılda dünyada. özellikle ABD'de doktora ve ihtisas yaptılar. teknik. Buna karşın yalnız ABD'de 600 ile 1000 arası Türk profesör olduğu söyleniyor. 1953'ten önce sadece St. Gene 1960'lardan bu yana. "BYE-B YE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER TÜRKİYE'NİN BİLİM ve ÖĞRETİMDE HAMLE YAPMASI17 1960'lardan bu yana. araştırma siyaseti çizilmemiş olması. Başarının Türk başarısı değil. 1962'de kurulmasını önerdiğimiz TÜBİTAK var. Bizde ise 30 yıl önce Hacettepe'de moleküler biyoloji başlar gibi olduysa da. Joseph gibi. Bu işi örgütleyen İn- 17 Boğaziçi Sohbetleri IV.BİR NEW-YORK RÜYASI. Türkiye'de hemen hemen her dalda bir çok bilimci. devlet bilimsel araştırma için epey kaynak harcamıştır. duyarsak övünüyoruz. hangi teknik bilgileri geliştirmiştir. eğitim düzenimizin gitgide ve hızla yabancılaşmış. özellikle İngilizce olarak eğitim yapılır olmuştur. bazı milli hedefler tayin edilerek. Dışandaki bilim adamlarımızın tek tük başarılarıyla. kendi şartlarından. Fakat bütün bu zahirî gelişmelere rağmen. hâlâ bu dal yurtta hemen hemen yok. Bakterilere insan genleri takılıp. bir türlü helva yok. hayvanlar moleküler düzeyde tasarlanıyor. un var.

ilerlemeye büyük iştiyakı olan halkımız çocuklarımız. . Gazanız mübarek olsun. büyük devletler kurmuş bir millete sömürge eğitimi aşılanmıştır. hukuku ve haysiyetin olmayan.üç bin yılda birkaç kere olduğu gibi. yabancı dil öğrensin. şerefi ve geleceği kurtarılacaktır. ithal malları almak için hamallık ve acentalık eden. ne de Türk milleti kalır. ne Türk dili. Okullarımızda Türk öğretmenin. bir de bakıyoruz. Şimdi. kendi kendimize kendi kaynaklarımızla yaptığımız yabancı misyonerliğini bir de öbür Türk ülkelerine taşıyoruz. Bu böyle giderse Türk bilimi şöyle dursun. Bunun için kendi dilini dosdoğru konuşamayan. sağ-sol diye. insanlık kişiliği ve haysiyet duyguları oldukça geliniz. özel yöntemlerle bir yabancı dil birkaç ayda yoğun kurslarda öğretilebiliyor. yeni Türk ülkelerinde İngilizce ile eğitim yapan okullar açıyorlar. Bugün dışarıda. derneklerinizle. kültür Türkçe'si ve ortak bir yazı geliştirmek için son sürat çalışılması gerekirken. Çok şükür milletimizde. dünyada hiçbir hakkı. eğitim. lâik / anti-lâik diye bölünmeye çalışılmasına rağmen. Çünkü başlanan yabancı oyunu tuttu ve hızla Türkiye'de yayıldı. Osmanlıca ayrıntılarını bir yana bırakınız. vicdanlı. Türk edebiyatının tarihini. Türk çocuklarıyla İngilizce veya başka bir yabancı dille konuşması (yabancı dil dersinin dışında) gibi haysiyet kırıcı bir ruhsal baskıdan öğretmeni. dersiniz? Şimdi bu tür Türk aydınlarına. Bu böyle olmayacaktır. Bu gafletimizle yabancıların iyice gözüne mi giriyoruz. bizim kandırılmış insanlarımız hayırlı bir iş yapayım derken. Son birkaç yılda diğer Türk devletleri ortaya çıkınca yukarıdaki kendine misyonerlik yaptırma oyunu yeni 112 boyutlar kazandı. içinizde vatanseverlik. Türk gençleri artık. Hamburger ve Koka Kola tüketen. edebiyatı. Öğrenmeye. Eğitiminiz. masum halkımızı uyandırınız. meslek sahiplerine ve herhangi bir vatandaşa sesleniyorum. kültürü. Türk milletlerinin bekası ve geleceği meselesi olan Türk diline sahip çıkınız. Ama üzülmeyiniz. Türkiye içerdeki ve dışarıdaki düşmanları tarafından tarihte eşi görülmemiş bir oyuna getirilmiştir. hatta dinini. şuuru. Halbuki kendi ana dilini bir kenara atıp orta okuldan itibaren dersleri yabancı dilde okumak şeklinde bir yabancı dil öğrenme yönetimi hiçbir aklı başında ülkede yoktur. diye aldatıldı. haysiyetli insanlarımız vardır. vatansever kardeşlerim! Son iki. yirmi yıl sonra İngiltere Kraliçesi'nden madalya aldı. hekimine. yarı İngilizce konuşup. İngilizlerin kitaplarından öğrenmemeli. bilimcisine. hatta Öztürkçe. öğrencisi kurtarılmalıdır. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER giliz M K Browning. üniversitelerinizle. Ey haysiyetli.BİR NEW-YORK RÜYASI. bununla böbürlenen nesiller yetiştirmeğe hiç lüzum yok. Sadece. itilip kakılan bir insan güruhu meydana gelir. Yani. siyasi görüşleriniz ne olursa olsun. yürekli. Türk elleri arasında ortak bir bilim. bu sefer de Türk' ün dili. ciğerli. Bunlar bir gün dur diyecek ve milletimize sahip çıkacaklardır. birlik olunuz. gitgide yarı Türkçe. Hiçbir zaman sömürge olmamış. vakıflarınızla toplu sesler çıkarınız.

görünen mavi semaya doğru nesillerin yükselişi ancak. kültürüyle. Sonra. Kimi resmen işgal etti. ne gibi güç dengeleri gelişecek. bekamızın ise gerektirdiği bir Türkiye'ye doğru yürümeyi mümkün kılacak bir eğitim düzeni ve onun temel ilkeleri üzerinde duracağız. onların kültürlerine etkileri ne olacak? Milli kültürlerin. dahili ve harici bedhahların hain elleriyle çarpıtılan eğitim düzenimizin yeniden kurulmasıyla mümkün olacaktır. tek bir dünya kültürü. çoktandır atrimakta olan hainlik temellerini kırar. sonra aralarında amansız bir silahlanma yarışına düştüler.. Sayfa 5 ayrıca. ben sizi korurum. Ocak 1995. yerine yenilerini atarız binanın gelişmesini. ahlâkları nasıl olacak? Bütün bunlara. Çünkü o ülkelerde her kesime sız- Yeni Türkiye. Ama kırk yıl içinde iki dev güç birbirlerini iktisaden yıprattılar. bu suretle o zavallı. nasıl bir dünya olmasını isterdik? Bunu tahayyül edelim. toplum yapısı ile oynadı. Allah gönüllerimizi bu yönde birleştire. bkz: Gönüllü Kuruluşlar Birliği'nin İstanbul Cemil Reşit Rey Salonunda düzenlendiği 21. Oralara varmak için bizler ancak temeller atabiliriz.BtR NEW-YORK RÜYASI. Yahut. Türkiye Nereye? İkinci cihan harbinin bitiminde Avrupa ve Asya tükenmiş. kimi de dost görünüp içine nüfus edip. yeni teknik bilimlerin toplumlara. Ancak iki devin kendi nüfusları altındaki ülkeler üzerindeki hakimiyetleri gene de sürdü. çatısının kurulmasını ancak önümüzdeki 5-10 yılda yetişmeğe başlayacak nesiller ve sonra onların halefleri görebilecekler. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER 21. öbürü. Dünya Nereye Gidiyor. Sayı 4. Kendi ülkeleri içinde gereken harcamaları yapamaz oldular. "Merak etmeyin. eğitimiyle. ortalıkta bir tek Amerika (Batı Bloku) ve Rusya (Doğu Bloku) kalmıştı. Her istediğimiz gerçekleşebilse nasıl bir Türkiye. ne sokaklarda can ve mal güvenlikleri kaldı. YÜZYILDA TÜRKİYE'NİN HEDEFLERİ AÇISINDAN EĞİTİM 18 Yirmibirinci yüzyılda dünya nereye doğru gidiyor? Yeni güçler kimler olacak. gönül ehline kuvvet vere. bir dünya dili mi alacak? İnsanların insan anlayışları." diyerek eline geçirdi. bu görünen ufuklara doğru körü körüne sürüklenip gidecek miyiz. Bu iki güç önce dünyayı aralarında paylaştılar. 114 . O parıldayan uzak yıldızlara doğru yürüyelim. nasıl bir Türk Dünyası. toplumları hızlı bir çöküşe girdiler.. 18 Atılacak temeller. içinde kendine yardakçı ortaklar yetiştirip yerlerine oturttu. görünen ufuklara önce bir göz atacağız. O ara birinin tehdit ettiği ülkeyi. yoksa gidişatımıza bir yön verebilir miyiz? Bunu düşüneceğiz. ne aile hayatı. birbirlerine davranışları. dillerin yerini. İkisinin de parası kalmadı. Onun için. gönlümüzün istediği. Yüzyıl Kurultayındaki tebliğ. saf ülkeyi içinden fethetti. Ne iş ahlâkı.

sınai ve teknik güç haline gelmeye başladı. eşsiz bir kendini yenileme gücü olan bir dile. Bu. Çünkü. Afrika ve Güney Amerika ülkeleri. eğitim. Bu ara Avrupa Birliği ve Uzak Doğu (Japonya. Singapur. yazısı. Türkiye'ye verilmişti. Resmi dili kağıt üzerinde Türkçe olan Türkiye'nin eğitim dili topyekün İngilizce olmaya başladı. Öyle bir izlenim yaratıldı ki. batınınki ise İngilizce olmuştur. Sonra sıra (tam kırk yıl önce). Rusça okullardan mezun olanlara iş sahaları tanınıyordu. Türk ve İslâm düşmanı hala haçlı seferi kafasında olan. herhalde. Her şeye rağmen iki dev de içinden çökme durumuna geldiler. Türkler birçok imparatorluklar kurmuşlar. dev-güç ülkeye bir yük olmuyordu artık. o ülkelerin kendi öz kaynaklarını kendilerine kullandırtarak. Bin yıl İslâm Dünyasının gücü. Malezya) yeni iktisadi güçler olarak ortaya çıktılar. kültüre ve töreye varis olmuşlardır. milli his ve beraberliğin. Ama asıl imkanlar Rusça dilli okullara veriliyor. Tayvan. hemen arkasından onların tarihi rolünü devralan Amerikalılar uyguladılar. iktisadi. koruyucusu olmuşlar. Gene de bu ara Avrupa ve Uzak-Doğu. basın-yayın (ve propaganda) üstünlüğü iki dev ülkede kalmış. bunun için orada burada komşu kavgaları. Dışarıdan pek belli olmamakla beraber Amerika ve İngiltere de içinden iyice çökmeye başladı. Kore. teknik. En zayıf durumda kalan ülkeler ise İslâm Ülkeleri. yöneticisi. En büyük ağırlıkta. Hatırlatmaya pek gerek yok aynı stratejiyi özellikle önce İngilizler. önce Memlûklarla getirdikleri derin Asya kültürü ile İslâm sanatı. "BYE-BYE" TÜRKÇE BÎRİNCÎ BÖLÜM: MAKALELER mış. törenin üzerinde yaşadığı ortam olan Türk Dili'nin yok edilmesine geldi. Veliler gençler daha imtiyazlı. Sovyetler Birliği dağılır gibi göründü. İki dev güç yalnızca silah üretir ve bu silahları sürekli pazar yaratır.BİR NEW-YORK RÜYASI. bağnaz batılılar önce. kültürün. Türklerin bu büyük katkılarını İslâm Dünyasında. başka dillere lüzum kalmayacak. doğu blokunun geçerli dili Rusça. adeta matematiksel bir yapıya sahip. sınai ve ticari yönden gittikçe kuvvetlendi ve zamanla iki dev güce biraz söz geçirebilir hale geldiler. dev gücün uzun vadeli amaçlan ve çıkarları yolunda yürüttürmeyi başarmışlardır. Eski iki dev birbirini yıprata dursun. onbin yıllık köklü. kraldan fazla kralcı kadrolar yetiştirmişler. öyle anlaşılıyor ki. iç kargaşalar çıkarır oldular. bilimleri. o ara Çin sessiz sedasız büyük bir iktisadi. Sonunda Türk dilli okullar ikinci sınıf okul durumuna düşürüldüler. İkinci Dünya Harbinden sonra bilim. sanki artık dünyanın dili İngilizce olacak. Gerçi Özbekçe. felsefesi. Bu strateji dünya üzerinde en çok (nedense?) Türkiye'de başarılı oldu. Türkmence gibi çoğu Türk dilinin lehçeleri olan dillerde eğitim yapan okullar da hâlâ vardır. Ruslar Orta-Asya da eğitim dili Rusça okullar açtılar. derin bir tarihe. kendilerine bağlı. itibarlı Rus okullarına özenir oldular. tarihin. 117 . tekniğine en büyük katkıda bulunmuşlardı. batıda ve sonunda Türkiye içinde unutturmak ve inkâr ettirmekle başladılar.

Meselâ İsrail İbranice'yi yeniden diriltti. Ocak 94'te Washington'da yapılan Amerika*daki Türk Bilim Adamları Derneği Toplantısı 'nda. milli eğitimine. kültür. kendi kültür ve dilinin korunup gelişmesine yeniden ağırlık vermişti. Bugün. Türkiye bunlara ayak uyduracağına. Müslüman mı. ikinci elden İngiliz-Amerikan misyonerliği yaparcasına -kimi maalesef yaptıklan kötülüğün farkında bile olmadan. Halbuki dinleyiciler hep Türk'tü. En ağırıma giden de. Avrupalılar hani hani öğreniyor. değimleri ile. yolsuzluklar.BİR NEW-YORK RÜYASI. arasıra katılan tek tük bir iki Amerikalı Türkiye Uzmanı da pek iyi Türkçe biliyorlardı. sıkıldım. Halbuki bu son yıllarda. son beş yılda dünya sahnesinde büyük değişmeler baş gösterildi. resmen veya gayri resmi olarak son yarım asrı adeta yabancı işgali altında geçirmişlerdir. onların ibret alınacak tutumlannda bahsetmiştik. Çince yeniden önem kazanmaya başlamıştı. kendi. Macarlar Macarcaya. daha önce Türkçe olan bültenlerini tümüyle İngilizce yazıp oradaki Türklere dağıtıyorlar. hatta bilgisayar dili yaptı. Türkiye ise Orta Asya Türk ülkelerinden acilen bir ortak Türkçe yaratma faaliyetlerine gireceği yerde oralarda. tarihte hiçbir zaman fazla yayılmamış olan Japonca'yı Amerikalılar. dillerinin yok edilmesi için her türlü baskı yapılmış olmasına rağmen yeni bir kendine dönme ve dillerini kurtarma çabası içindeler. dil üzerinde oynanan oyunlar sessiz sedasız devam etti. 118 . kamuoyu. Avrupalı mı. Son üç dört yıldır. Koreliler Kore diline son derece önem veriyorlardı. Aynı ailenin fertleri arasında bile derin kültürel uçummlar belirdi. Japonca. kendimi Hindistan'da (ki onlar bile eski amirlerine şimdi lanet ediyor. verirken de Japonca öğrenmelerini şart koşuyor. Polonya Polak diline. en büyük görevleri oralarda Türklük bilincini. Almanca. İktisadî bunalımlarda meşgul edildi. Türklerin adeta kitle halinde benlik intiharı yansına girmiş olmasına şaşıyor ve dehşet içinde kalıyor. Çok önceden İngilizlerin kültürel ve lisani soykırımına uğramış olan İrlandalılar kendi eski Gaelik dillerini diriltmeye uğraşıyorlar. ahalisi bölündü. her ülke. aynı milletin evlâtları. İtalyanca.eğitim dili İngilizce olan okullar açıyor. Dahası var konuşanı kalmamış. İspanyolca. Fransızca.yaşatmak olması gereken Türk Dernekleri. Türkiye içinden eriye dursun. Türkiye'den katılan Orta-Doğu Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi mensupları da başta olmak üzere bütün konuşmacılar Sayın Murat Karayalçın hariç. insan. Artık Rusça ve İngilizce hakimiyeti kırılmış. Bütün bunlan görünce. Polonya gibi ülkelerden. ölü veya nesli tükenmek üzere olan diller bile di* riltiliyordu. Halbuki o ülkeler. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER Bu gelişmeler sırasında Türkiye tam bir benlik bunalımına girdi.konuşmalannı İngilizce olarak yaptılar. Japonya yabancı öğrencilere burslar veriyor. Amerika yerlileri. iç çatışmalar. Arapça. Amerika uzatması mı? Ne idüklerini şaşırır oldular. Utandım. şu İngiliz belâsından kurtulmaya çalışıyorlar) veya Filipinler de zannettim. Ama eğitim. Az önce Kore. kültürünü -ki Türk dili olmadan bunlar olmaz. onu eğitim.

kimi bilgisayarlı iletişim teknikleri. Doğunun manevi zenginliği. manevi âlemlerine dayanır. tek Türkçe bir 'Türk basınından özetler" bülteni de var. Manevi ve insanlık yönü zayıf olanların yaptığı bilim ve teknik gelişmeler çoğu kez insanlığın zararına kullanılır. hem manevi. Neyi seçme. yani iç alemin ilimlerine va- kıf olması gerekirdi. sömürmek için değil.BÎR NEW-YORK RÜYASI. dünyevi. ODTÜ'den alt düzeydeki hayırseverler sayesinde olacak. Bizler hem Asya'yız. Atalarımız manevi bilimlerde bugünkü batıdan daha çok ileride idiler. Bir televizyonu alalım: Bu harika teknik araçla insanlığın eğitim düzeyi kültür ve ruh zenginlikleri son derece geliştirilebilecekken. Bu. ama ne yapılmasını gerektiğini söylemez. Macarca bültenler karşınıza çıkıyor. insanın yükselmesi. gönülleri kurumuş pek çok mutsuz insanlarla doludur. dış davranışlarına da tekrar yansımış. birçok dilin yayılmasına araç oluyor. Fransızca. ve huzura kavuşması için kullanan bir millet olmalıyız. İngilizce'nin uluslararası dil yapılması çabalarına rağmen. Nasıl Bir Türkiye Olabilir? İnsanın ve toplumun saadeti sadece maddi refaha dayanmaz. Perişan bir aşağılık duygusu içinde. saadet. Bilgisayarla dünyanın her bir yanı ile (Türkiye dahil) anında görüşebiliyor. o sathi mede- 120 .Doğu (ODTÜ) şahsiyetinin Türklere karşı İngilizce konuşurken besbelli ne kadar kıvanç duyduğu oldu. bilgisayar ve uluslararası. İşte görüyorsunuz. Moleküler Biyoloji (bizde hemen hemen hiç yok). Pek çok Almanca. insanları beyni olmayan (veya olup da yıkanmış) bir koyun sürüsüne döndürmektedir. en yeni becerilerle. kimya formülleri birşeyin nasıl oluştuğunu nasıl yapılacağını gösterir. Yüzyıllar boyunca olabildiğimiz gibi. İnsanların saadeti maddi ve manevî zenginliğin beraberliği ile mümkün olur. Son yıllarda en hızlı gelişen ve dünyanın çehresini değiştirecek nitelikte olan bilim ve teknikbilim (teknoloji) dallan. bugün çoğu. insanın ve milletlerin kültürlerine. Bunun Hazret-i Mevlâna Mesnevi'sindeki bir hikâyeyle pek güzel ifade etmiştir. Son zamanlarda batının içine düştüğü manevi bunalım. maddiyatı. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER bir Orta. Bir alimin gerçek bir alim olabilmesi için. insanı ezmek. Maddi bilimler fizik. Coğrafî konumumuzun bahşeylediği kültür ve maneviyat zenginliğimizden bahsediyorum. Lehçe. ama birbirinden kopmuş. Batı Dünyası maddî refahı yerinde. ahlâksızlık öğretmekte. tarihi manevi zenginliklerimizle. Bize de aşılanmak istenen örnek budur. hem maddi. hem Avrupa. Asyalı tarafımızdan kıvanç duyan. İspanyolca. İtalyanca. dolandırıcılık. insan anlayışı ile batının maddiyatı arasında köprü kurabilecek bizden daha münasip bir kavim yoktur. kardeşlik. Dönelim tekrar haysiyetini koruyan ülkelere. haber ve bilgileri alabiliyorsunuz. Haçlı Seferi kafalı Avrupa'ya yalvarıp duracağımıza. hem Ortadoğu. meselâ Amerika TV'leri insanlara vahşet.

Orta Asya Türk devletleri ile sıkı kültür. çeşitli ülkelerle kültür. arabuluculuk yapan. teknik. insanlığa davet eden en faal bir barışçı olarak bulmalıdır. aşılanan hor görme. batının sadece kendi çirkin emelleri için kullandığı örtü ve maskelerden ibaret kalmıştır. Birleşmiş Milletler. dayanışma ilişkilerini geliştirecektir. bilimde. düşman herkes bizim insanlık ve becerilerimize imrenecek. barış kurulmasını çalışan. ticaret ilişkileri kurulacak siyasi bir emel gütmeden 122 . bizden örnek alacaktır. Asya ülkeleri ve de İslâm dünyası ile arasına sokulan nifakları.ve barbar olduğunu göstermiştir. eğitim. edebiyatını. teknikte en ön saftaki yenilikleri ile hem kendine. Nerede bir mazlum millet haksızlığa uğruyorsa. Orta Doğu ve Asya ülkeleri. hem insanlığa hayırlı olacak şekilde çalışacaktır. doğuya olsun. "BYE-BYE" TÜRKÇE niyet kisvesi altında batının ne derece hunhar. Türkiye. ne içerde kendi benliğinden vazgeçecektir. Eski dost. insan hakları. hatta Afrika ve Güney Amerika ile yepyeni ilişkiler kuracağız. dilini.BİR NEW-YORK RÜYASI. ne dışarıda hor görülecek. İlerinin Türkiye'si bir yeni Japon harikası olacak. Türk. tekniği bilecektir. Türk. batıya olsun. Yeni Doğu Avrupa ülkeleri ile. orda Türk'ü. hatta düşmanlık duyguları yıkacak. . Demokrasi. Türk genci hem kendi tarihini. insanlık örneği bir ülke olabilir. hem dış dünyayı. bilim. bencil. eğitim. her uluslar arası ortam ve örgütte sesini duyuran.

o da olmazsa. Üniversite. Sömürge ruhuna itilmemiş her ülkenin eğitim dili. kendilerini kutlarız. bilim ve teknik ol sun. dilinden. Bu araştır malar dış siyaset olsun. iktisat olsun. Şimdi.BİR NEW-YORK RÜYASI. milli kültüründen koparmak. özenti değil. millete ışık tutacak. en özendiğimiz şey İTÜ'ye girebilmekti. kalıpçı yerine araştırıcı ruhta gençler yetiştirilecektir. mesela bizde hiç olmayan dallarda doktora öğrencisi ve doktora üstü. Eğitim. Mehmet Sağlam önemli adımlar atmaktadır. Bugünkü en başarılı iş adamlarımız. Üniversitelerde. bir yandan ona bilim ve teknik beceriler verir. kişiyi milletinden. işte o zaman öbür devletlerin de önüne geçer. 3) Ezberci. onu topluma. 4) Gençlerimizin ve velilerinin aklı. onun için şimdi de doğululaşma mı diyeceğiz? Türkiye bilim ve teknik bahanesiyle batı misyonerliği oyununa getirilmiştir. Bir yıl fazladan okunacaksa herkes bir yıl matematik okusun. hükümete. 2) Meslek dalının gereksinimine göre çeşitli yaban cı diller. bu milyarlarca doları bulan kaynağın. uzmanlaşacak kişiler gönderilmelidir. ger çek anlamda araştırmaya ağırlık verilecektir. ancak ülkenin hedeflerine yönelik. Bilgi topla- ma da. kendi resmi dilidir. Bu özel yaz kurslarıyla bile halledilebilir. insani. Yoksa eğitimin amacı. benliğinden feragat etmeden. atalarına yabancılaştırmak değildir. dikkatle seçilmiş konularda. mevcut üniversitelerin sağlıklı ve araştırma ruhuna dayalı bir hale getirilmesine ayrılmalıdır. Bizim nesil lisede iken. töresine. dışarı gitmeye. ayrıca özel ve hızlı yöntemlerle iyi öğretilecektir. eğitim dili o zaman tamamıyla Türkçe olan İstanbul Teknik Üniversitesinde yetişmiştir. her dalda devlete. bilim ve teknikte en ileriye gitmektir. manevi. Eğitimin amacı. kopyacı. bilimciler her türlü uluslararası bilim ilişkilerinden faydalanacaklardır. derhal. Artık bilim ve teknik Uzak-Doğu'da. sadece acentacı yetiştirmemiş oluruz. Gençlerin bir sene fazladan. tarihinden. hiç olmazsa bir kısmı. bu konularda şimdiki YÖK (Yüksek Öğretim Kurulu) ve saygıdeğer başkanı Prof. bilgi verecektir. 124 . fikri dışarı gitmek. Bu aşırı bir istek veya görüş de ğil. sa nayi arasında sıkı bir dayanışma kurulacaktır. okutmak olmamalı. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER bir köprü olma görevini üstlenir. her düzeyde Türkçe olacaktır. ise sadece bir kırk yıl sonra. Dışarıya. herkes. ODTÜ veya Boğaziçi'ne girmeye çalışıyor. yabancı dil hazırlık sınıfı okuması da başka ülkelerde görülmeyen bir zaman ve kaynak israfıdır. Dışarıda okuma devletin ve özel kişilerin sarfettiği dövizin hemen bir toplam hesabı çıkarılmalı. eğitim dili İngilizce'dir diye. Basından öğreniyoruz ki. orduya. 1) Türk eğitim düzeyinin eğitim dili her dalda. insanın kendine güven duygusunu arttırır. kültürel değerler verir. tarih olsun. devlet. dışarıda okumak. batılılaşma da değildir. bir yandan. bizde son kırk yılda olduğu gibi.

bir ya bancı dili seçeceği mesleğe göre yeterince bilen. elinde geçerli belli bir bece ri. bir enformasyon bir de enformatik var. bilgisayar. 8) Eğitim düzenimiz. Ur du dili veya Hintçe olsun. hemen anlaşılır. burada da "bilgi çağı"nı duyduk. kuralları kalmadığı için öyle kolayca terimler türetilmez* Dolayısıyla. 19 Kültürel Etkinlikler Kurultayı. milletini. vatanını. Türk illeri edebiyatları ve ta rihleri. Asya'yı da tanıyan.İslâm ve Asya kültür. Öyleyse bu "Bilgi Çağı"yla ne demek istiyorlar?! Üstelik bu kavramda bir tercüme hatası olmuştur. kendi benliğini ve haysiyetini yitirmeden her yerden her yeniliği öğrenebilecek. bu arada moleküler biyoloji. Yâni tercüme hatası olmuş. ANCAK BAŞKASININ BİLMEDİĞİ BİLGİ "GÜÇ'TÜR » Türkiye'de bilgi çağı lâfını 1990 ve 1991 yıllarında işittim ilk kez. hem Türk . öğrenci. Çünkü İngilizce beş dilden teşekkül etmiş. Türkçe'yi iyi bilen. kimya. Fizik. Farsça. öğretmen alışverişi yapılmalıdır. ta rih ve felsefesini öğrenmelidir. ve insanı nı seven.. Yaz aylarında okullar. hatta 80'lere kadar. 6) Bu üniversite ve araştırma kurumlarımızda milli hedeflere dönük araştırmalar yapılmalı. Haydi. işte o kadar. her devrin bir bilgisi vardı. bu seferberliğe hep birlikte girelim. İngilizce'de bazı terimler karmaşaya yol açar. Japonca. gençlerimiz hem batı. Geçmişte de bilgi vardı. GazalPyi hiç duymamış bir Türk genci düşünülemez. Onun için her devir bir bilgi çağıydı. ve yüksek okullara. bugünkü toplumsal yapıları. Türk dünyası. Lise. ama İngilizce'de böyle matematiksel yapı yok. karşılaştırmalı Türk lehçeleri. 27 Kasım 1995 . "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER 5) Orta öğretimde olsun. mühendislik gibi dallarda büyük hesaplar yapmak isteyen bilim ve teknik adamları bunu 1950'lerden itibaren kullanmaya başladı. O zaman "Tamam" dedik. Dolayısıyla İngilizce öyle ahım şahım bir dil değil. Çünkü Türkçe'de "bilgi" kökenli birçok kelime türetebilirsiniz. İslam Dergisi.BÎR NEW-YORK RÜYASI. kendisinin ve toplumunun maddi ve mane vi refahına katkıda bulunacak. yüksek öğretimde olsun. o ülkelere öğrenci gezileri düzenlemeli. ve coğrafyalarını da içeren dersler konmalıdır. yani kolunda bir altın bilezik olan insanlar yetiştirmeli dir. Avrupa dili olsun. bu dilde de iki tane çıkar. ve belirli uzmanların elinde bulunan bir şeydi bilgisayarlar. 7) Orta. Çince olsun. Arapça. tarihini kültürünü. bu "İnformation Age" lâfını oralarda senelerce duydum. "şimdi anlaşıldı". iletişim konularında hamle yapıl malıdır. Bilgisayar kelimesini ilk defa bilimciler arasında duymağa başladık. Descartes'i bilen ama. matematik. batıyı da. Tabii kullanılan bilgisayarlar büyüktü 70'lere. Bizde 20 tane çıkar.

diyor." Demiyorlar ki. Şimdi de diyorlar ki. Amerikan halkı gevşedi. Bu da tatminsizliğe sürükler insanlığı. biz de. "onlardan bu bilgileri almayalım. Bu adamlar oturup da. Anladık ki. iş ahlakı diye bir şey kalmadı. artık bol bol silâh yapıyorlar. Amerikan toplumu artık kendi çıkarlarını. Birtakım insanlar bunu savunuyor. gibi işleri yapalım. "Olsun. Onun Asyalılara bıraktık. gündelik uğraşlarını. Biz şimdi yazılım (Software) yapıyoruz. maksada ulaşmak için her yolun mübahlığı şeklindeki pragmatist düşünce. Onların bir Asya gelenekleri var. sanayi toplumun getirdiği bir sonuç değildir bu. insanlar da buna razı olmak durumundadır. hele Amerika. "Ay'a gidelim. Ölçü bu. aktarılması vb. Demiştir ki. meselâ bir Microsoft Şirketi'nin yaptığı gibi. hayır. Biz de duyuyoruz ki. Herkeste bir köşe dönme sevdası aldı başına gidiyor." Birçok tartışmadan sonra bütün memleket onun üzerinde çalışmaya başladı. Artık havayı kirleten işler yerine bu tür temiz işler yapıyorlar. o da hamallıktır." Adamlar geçtiğimiz aylarda yaptıkları açık oturumlardan birinde ne yapalım diye kara kara düşünüyorlar. Sigorta gibi emek gerektirmeyen işleri yapalım. madem bu ülke bir sanayi toplumudur. "Bilgisayar işini biz yürütüyorduk. ne alıp ne sattığını. Yine söylüyorum. "BYE-BYE" TÜRKÇE BÎRÎNCİ BÖLÜM: MAKALELER Bilgisayarlar zamanla teknikteki gelişmeler sebebiyle küçüldü. Asyalılar elimizden kaptılar" diye. tüketimlerini konu ediniyor. "Bunu daha küçük yapalım" diye düşünmediler. Dolayısıyla yürütülmesi zaruret oldu. "Biz bu üretimi kasten yapmıyoruz.K. Amerika'da iş ahlakı ölmüştür. Onlar diyorlar ki. Karşı taraf da hiç umursamadan. "Amerika'dan korkmayalım" demekten kastım. Bunlar bilgisayar teknolojisi çağına girdik demek istiyorlarmış. çünkü bir eksiklik var. Bilgi çağı. nasıl kazanıldığı değil. Amerikalılara bir hedef göstermiştir. bundan kasıt "Bilişim Ça128 ğı" imiş. Yani hedef gösterilmezse insanlar bu tür şeylerle uğraşıyorlar. Öte yandan farklı bir yolun olduğunu da düşünmüyor Amerikan toplumu. İçi kof büyük bir cüsseden ibaret: "Artık büyük hacimli mallan yapmıyoruz. Sizde böyle olmuş. hiçbir şey değil. ama mesela Japonya'da öyle değil. gençlerin uyuşturucu pençesine düşmesine gerek yok. Amerikan ahlâkında önemli olan para kazanmaktır. İşte bu sebeple toplumda farklı bir durum ortaya çıkıyor. onları 129 . ürettiğimiz için. Bunun için de yeni pazarların yaratılması gerekiyor. bir daha herhalde olmaz diyorum. Bu nereden geldi? İlk Kennedy. J. durduk artık. Bizim gözümüzde çok büyütülen Batı. Öte yandan füzenin kendi rotasını kendisinin ayarlaması gerekiyor. sanayileştiğin zaman şehirlerin batakhaneye dönmesine.F. Ay'a gitmek için birçok hesap yapmak gerekti. bir tercüme hatası. Sıradan Amerikalılar arasında bile yaygın olan ve söylenen bir konu var: ABD'de Kennedy'den sonra milli hedef gösteren bir başkan gelmemiştir. daha derin eski kültürleri var. aslında basit bir kavram. bilginin depolanması.BİR NEW-YORK RÜYASI. Amerika'da sınaî üretim durdu.. Bu kaba saba malları bu hamallar yapsın ucuza. Onlar da sanayileşmiş ama hiç öyle sorunlar olmamış. Bu dönem Amerika'nın altm çağıydı.

. Kim karar verdi diye sorduğumuzda. ABD'de şöyle bir lâf var: "Bilgi kuvvettir. Tam tersine söylemek istiyorum. bizde yok. akılla beraber. ancak bir dedikodu duyuyorsunuz. kendi tarihini bile bilmeyen turist rehberi yetiştiriyoruz. gibi bilimlerle başladı. yarın falanca şirketin kâğıdın değeri iki misli olacak veya döviz iki misli olacak. herkeste olmayan bilgi kuvvettir. Tarihte bunun örneğini. bunlar yapar... Yani gönderenler bilmiyor buna kimin karar verdiğini. matematik. Biz de sonradan duyarız" gibi düşünceleri silmek için bunları söylüyorum. Öyleyse o bilgileri alalım. Bizde soru sorması öğretilmez. Descartes ile. Demirel'e söylemiş. kimsenin bilmediğini. Kafanın ve gönlün gerçek eğitimi gerçekleştirilmelidir. ben giderim tersine" yaparım. O mânâda onlardan korkmayalım. Burada soru sormanın önemi ortaya çıkıyor. Bakın şimdi buradan ne sonuç çıkıyor: Amerika'da. Batılıların sahip olduğu alt yapıya sahip olduktan sonra üstüne kendimiz bir şeyler ekleyebilelim ki.. Ama öte yandan bunu kimse bilmese de ben bilsem.. Bu sadece kendine güven meselesi. Kim karar vermiş? Meclis mi karar vermiş? Hayır. onları aşabilelim. yoksa herkesin bildiği bilgi kuvvet değildir. Kurcalıyorsunuz. Neden? Kimsenin bilmediği bilgi bende olduğu için. Yani bunlardan ne korkuyoruz? Bunlarda akıl varsa bizlerde de akıl var.. Yani "Ancak bu adamların aklı erer. Daha sonra onlar bu bilgiler üzerine yeni bilgiler geliştirdiler ve bu bilgiler bizde olmadığı için biz kuvvetsiz düştük. "onlar gider Mersin'e. ilmi simya. Newton ile başlamadı. onlardan iyisini de yaparız. matematik." Borsayla uğraşanlar bilirler: Herkes bilse ki. Onlar yapıyorsa biz de yapabiliriz. Doğramacı. Bakanlar Kurulu mu tartışıp karar vermiş? Bu işi yapanlar bilmiyor kimin karar verdiğini. Bunlar 1000 sene önce Türk İslam alimlerinin icat ettiği veya geliştirdiği gökbilim. bilmiyoruz diyorlar. "Tamam ama eksik söylüyorsun. kitaplara bakalım. olmuş. başka bir şey değil. 131 . Bildiğin her bilgi kuvvet değildir. biliyorsan o zaman kuvvetlisin. Kaç milyar dolar dışarı gidiyor? Bir sürü öğrenci Amerika'ya gönderiliyor doktora için. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER ciddiye almayalım" anlamına değildir. (Aslında bu Intemet'te de pek bir şey olmadığı görülür iyi incelenirse. Yâni akıldan çok. örütbağdan (Internet) bilgiler alalım diyoruz. Onun için.) Üçbin tane doktora öğrencisi gönderiyorlar dışanya. bizdeydi Çünkü onların bilmediği bilgi bizde vardı.BİR NEW-YORK RÜYASI. kimya. Türkiye'nin kendi problemlerinde çözümün ilk kaynağı yine Türkiye'nin kendisi olmalıdır. bir gönül meselesi." Biz de diyoruz ki. O da reklam ve pazarlamadır. İslam Dünyası'nın sahip olduğu bilgilere Ortaçağ Avrupası'nın sahip olmayışından görüyoruz. Avrupa'da birtakım bilgiler var. O zaman kuvvet kimdeydi. Dolayısıyla kendimize güvenelim. gidip de şuradan buradan çare aramaya gerek yok. burada kim zengin olur? Herkes bildiği için kimse zengin olmaz. Batıda bilim. biz diyoruz ki. bizim onlardan eksiğimiz yok.

Kendine güvenecek. o bir taban teşkil edecektir.. Böyle olmaz. bizim için gerekli olan sorulan sorarak bilgiyi biz üretiriz. Türk yetkili makamları. kendi kimliğinden utanmayacak. Bu iş tıpkı gümrük birliği anlaşması gibi. hedef meselesidir. Bizim profesörlere. inançla. Biz onun üstüne çıkacağız. Esas iş soru sormasını bilmektir. onlar da faks çekip Brüksel'den anlaşmanın metnini almışlar.. yönelme meselesidir. bize gerekli bilgi bizde olmalı. törelerimizle. Burada şunu demek istiyorum: Bütün bu teknik gelişmelerde. Bunu biz yapacağız. Türkiye'de ne lâzım diye Türkiye'den bir soru sorulduğu zaman Amerika'nın falanca araştırma şirketine sormak ayıptır. İşte böyle binlerce adam gitti. Dinimizin yüce prensiplerinden olan "ilim neredeyse onu alın" prensibini uygulayacağız. Bizim eğitim İngilizce öğretir. Ya ne lâzım? O bilgiler taban olarak elbette bulunacak. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER Nereden öğreniyoruz bunu? Amerika'ya doktora için gidenlerden öğreniyoruz. içerik önemlidir. böyle şey olur mu? Bilim ve teknikte bile. yoksa tercüme bilgi çağı değil. O bakımdan bu dışarıdan gelen lâflardan ürkmemek gerekir. Bilgisayar çağı. Türkiye ve benzeri ülkeleri önemli bir pazar olarak görmesi yatar. ama öyle yapıyorlar. Birkaç yıl önce denizciliğe merak sardık. Rahmetli Özal her okulda bir bilgisayar olacak diye kampanya açtığı zaman bunu becerdi. onlarda olmayan. bilgi çağı. Şimdi kime karşı bu gizlilik? Millete karşı tabii ki. bu sadece bir kafa yapısı meselesidir. Soru sormasını bilen insan yetiştirecek bir eğitim gerekiyor. yalnız bu teknik gelişme ve alet değil. herkeste bilgisayar var. Böyle durumlar var. Bu şekilde bir bilgi çağı bize lazım. acenta kafa yetiştirir. Çünkü herkeste olan bilgiler bizde de olsa hiçbir değişiklik olmaz. iletişim. küreselleşme gerçekleşti. vs. Biz o zaman dedik ki: "Şu kadar milyon insanda. Bence bu asrın ön önemli icadı telefondur. onun üstüne ilave yapacaksınız. Bunun arkasında yazılım şirketlerinin. Aslında küreselleşme en çok etkiyen telefon oldu. Şu an telefon mu önemli yoksa bilgisayar mı önemli hayatımızda? En çok bilgisayar kullanan için de telefon önemlidir. Böyle bir sürü âletler satıyorlar. Şu an Türkiye bilgi çağma girmiştir. onun için tepe de acentadır. ahlâkımızla. Bu şekilde kuvvetli olunur mu? Biz bu faraziyeye göre kuvvetli falan olamayız.. tanesi şu kadar dolardan şu kadar bilgisayarın 132 .BİR NEW-YORK RÜYASI. kendi tarihine ve geçmişteki tecrübelerine güvenerek. Diyorlar ki.. gönlümüzü pekiştirerek. bilişim çağı. bize aşağılık kompleksi aşılanmış. istiyoruz ki şu deniz haritalarını görelim. "Anlaşmanın metni gizlidir" diye vermemişler. O ağların içinde de bir şey bulamıyorsunuz. Demek istediğim. Karadenizli de değiliz ama. "sırdır". Gittik o haritaları New-York'tan aldık. Türkiye'de neyi öğrenmek istiyorsanız Amerikan şirketlerine sorun. Peki bu zor mu? Hayır değil. Bizde soru sorması öğretilmiyor. "Bununla her tür bilgiye erişebilirsiniz" diyorlar. kendi tarihini bile bilmeyen turist rehberi yetiştirir. Peki neden o zaman telefon çağı açıldı.

Maksatları satmaktır.. Onun için bizim gençlerimizin eğitiminde akıl ve gönül terbiyesi şarttır. Onun yerine ne oldu. EĞİTİM Mİ. TV ile telefon birleşecek. Amerikan şirketleri hava cıva satar. Bu ülkenin eğitim imkânları fazla mı geliyor ki böyle 20 1996 134 . İlla para kazanalım diye paketlenmiş hava cıva satmanın alemi yok. zaten alındığı anda eskiyor. insanlara. Teknik bakımdan geliştiği oranda içerik bakımından seviye düştü. çünkü bilgisayar teknolojisi sürekli yenilikler icat ediyor. eğer kafa ve gönül birlikteliğini sağlayıp kendimize hedefler belirlersek. Bunlardan başka bir şey yokmuş gibi sanki. bir içerik yok. "BYE-BYE" TÜRKÇE BÎRÎNCÎ BÖLÜM: MAKALELER toplam maliyeti şu kadar milyar dolar eder Şunun yüzde 20 sini bari yatırıma ayır " Bu bilgisayarların hepsi oradan alınacak. Kendileri söyler bunu.. Bu CD-ROM'lan yapıp piyasaya sürmek fazla bir sermaye istemez. "Allah Allah!" diyorum kendi kendime.Müslüman ilim adamlarının eserlerini aktarabiliriz. Eğitim ve kültür aşılama işini eğlendirerek de yapmak mümkündür televizyonda. ortaokul veya liseyi yeni bitirmiş çocuklara soruyoruz kaçıncı sınıftasınız diye.. sabahtan akşama kadar birer marifetmiş gibi de süslenerek. Dolayısıyla ortalıkta büyük bir vaveyla ve vesvese... Türkiye'de yazılım ve donanım konusunda yetişmiş birçok insan var.. TV güzel bir alet ve bu aletle dünyanın kültür seviyesi ve ruhi seviyesi çok ileri gidebilirdi 30-40 senedir. Böylece bu şirketler için tam yeni bir pazar durumuna düşeceksiniz. Hazırlık sınıfındayız diyorlar.. vahşet. ERİTİM Mİ?. Hiiç!. Bir hizmet vermeliyiz toplumumuza. Bu CDROM'larla Roma ve Yunan'dan başka kendi tarihimizi. Amerika'daki gibi içi boş şeyleri allayıp pullayıp satmak yerine fayda ilkesini gözeterek üretmeliyiz.. dehşet. Dünyada imrenilecek yerlere geleceğimize inanıyorum.. Amerika'da 100 kanalın hepsinde. kanallar arttı.BİR NEW-YORK RÜYASI. Türk . bu nice iştir?. 20 Karga Sekmez Yokuşunun tepesinden taa aşağılardaki şimdi bataklık olmuş eski çeltik ovalarına bir bakalım. Aksine ortada bir şey yok. "Neye hazırlanıyorsunuz?". Bu şekilde içerik kazandırır ve bununla eğitime ve milli kültüre hizmet edebiliriz. Bu teknik gelişmeler insanımıza faydalı olabilir. fuhuş gösteriliyor. TV'ler renklendi. "Başka ne?". Eğer bu imkanlar gönül terbiyesi almamış insanların eline düşerse insanlığa faydası değil zaran olur. Dur yenisi çıksın da onu alayım diyemezsiniz. her mertebede eğitim düzenimiz ne hallere düşmüştür hele bir göz atalım: 1) Hazırlık Sınıfı: İlkokulu. Bizde bunun olması lâzım.. "İngilizce öğreniyoruz"..

mahiyetleri yabancı. kendi ülkesinde bir an evvel kendi dilinden asıl eğitimine başlasa daha iyi. tarihini. edebiyatını. olağan. daha doğrusu milletine bir ihanet görülmemiştir. Zaten daha 1973'te dışarıda şöyle bir araştır- 136 . ingiliz misyoner türü okullardır.40 dolardan bunun İngiliz ve Amerikan kitap şirketleri için ne güzel bir pazar oluşturduğunu siz düşünün. Dünyanın hiç bir yerinde 'hazırlık sınıfı9 diye bir inanılmaz israf. Ruslar da Sovyet zamanında Türk illerinde böyle yapmışlar. bir taklitçilik. Tanesi 30 . yani -hâlâ bu kavram karışıklığını bilerek. Tabii bu da bir israf ve olağandışı bir durumdur. genci. çarpık düzenin beslediği büyük bir ticari kâr kesimi geliştirirken.çeşitli dersleri kendi dilinden değil de İngilizce öğreten okullardaki ders kitapları İngiltere'den gelmeğe başlamıştır. öğretmen. kimliğini bilmemeyi. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. çocuğu. Bırakın da bari misyonerliği İngilizler kendileri yapsınlar. orada okula başlamadan önce 6 ay oranın dil kursuna gider. "Kolejler". yabancı dilden (sonunda hepsi İngilizce olacak) eğitim yapan. Şimdi velisi. yabancı dilden evrenkentler. Görülüyor ki. Bir ülkenin eğitim dili her yerde olduğu gibi kendi dili olmalı ki5 böyle saçmalıklar olmasın. bir ülkeye yabancı bir öğrenci gelir. bir acenta kafalılık içinde kıvranmayı marifet sayar olmuştur. bilmeyerek yapan varsa. giriş sınavı geçmeyi öğreten dershane önlerinde geceleri. oranın tabii olarak eğitim dilini anlamaz. "BYE-B YE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER fazladan birkaç sene daha okul. Bu dershaneler. yalnız ve yalnız bir sokak İngilizcesi öğrenmeyi.BÎR NEW-YORK RÜYASI. zavallı. öğrenci vakti dolduruluyor? Yüzbinlerce öğrenci gidecek okul. Bu garip durum Türkiye'de İngiliz parmağı ile 1953'te başlattırılmıştır. bir saçmalık. onun için de. milli okullarda okumak veya öğretmek durumunda kalanlar en şerefli konumda oldukları halde aşağılık duygusuna itilmektedir. hafta sonları gençler perişan olmaktadırlar. Türkiye9de Türk öğrenci kendi ülkesinde yabancı öğrenci durumuna düşürülmüştür. öğrencisi bu ihanet sistemi okullarına girebilmek için çırpınmakta. başka bir şey öğrenmeme pahasına da olsa. eğitim imkânlarının % 40'ı bu 'hazırlık sınıfı9 garabetine ayrılıyor. ka- muoyu öyle bir aldatılmıştır ki. Türkiye9de gazetelere İngilizce olarak reklâm veren yerli işverenlerin gerçek amaçlarının ne olduğu düşünülmelidir. herkes. kendi dilini. evrenkent (üniversite) bulamazken. Ha olabilir. ana konuları ve düşünmeyi değil de. milletimiz kendi kendini tarihten sildirecek bir soykırım harekâtına niye kendi parasını harcıyor? Ancak 1953'ten beri milletimiz öyle bir oyuna getirilmiş. Onun için de bu yerli misyoner okullarına sun'i bir rağbet yaratılmıştır. Anadolu Liseleri. velisi böyle bir hainliğe kurban gitmesin. bir yılışık özenti. Bizim kuruşlarımız. 2) Dershaneler: Yabancı dille eğitimin yarattığı gençliğe bir ikinci zulüm de gene ülkemize mahsus dershaneler olayıdır. 3) İngiltere'den Gelen Ders Kitapları: Giderek. hiçbir haysiyetli ülkede rastlanmayan kaynakları yerli. Rus okullarına gidenleri imtiyazlı. millilerine gidenleri aşağılık göstermişlerdi.

yeni ilahiyat bölümceleri (fakülteleri) için gereken kişilere dahi. bakanlar kurulu mu. söyleyen yok.BÎR NEW-YORK RÜYASI. ülkenin bilim düzeyinde önemli bir kalkınma olur. Dışa akıtılan bu kaynak. yenileme. lise. 4) Dışa Gönderilen Öğrenciler ve Kaynak: Milli Eğitim Bakanlığı. Şu ara Amerikan ve İngiliz evrenkentleri büyük malî sıkıntı içindedirler. evrenkent. İşte biz. YÖK. Bu rakamlar korkunç boyutlarda. bir öğrenci 5 yıl kalıyor. ABD devlet ve özel fonlarından öğrenciye para verir. orta. mesela İngilizce'yi de yeteri kadar öğrendik. Ne kadar hayırsever bir ülkeyiz değil mi? Bu. Türkiye'deki tüm evrenkentlerin toplam bütçesinden büyük olabilir. ama tabii bu bizi ilgilendirmezdi. Amerika'da. kendi dilinden çok İngilizce'yi bilen (başka ne bildiği önemli değil!). Son iki yıldır Y^-K aracılığı ile birkaç bin doktora öğrencisi gönderildi. niçin karar vermiş. belli bir kalkınma planına.000 dolar masraf ediyor. kendi ülkemiz için kaynak bulamazken Amerikan. çeşitli kamu kuruluşları yıllardır özellikle Amerika ve İngiltere'ye binlerce öğrenci gönderiyor. Bu sayının birkaç yılda 20. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER ma yapılmıştı: "Yakın bir gelecekte Türkiye'de anaokulu. yurda dönenleri Türkiye evrenkentlerinde tüm konularda İngiliz kitaplanndan İngilizce olarak ders verecek öğretim üyeleri yetiştirmek. İngiliz-Amerikan kitap şirketleri için ne hacimde bir pazar oluşacaktır?" İşte bizi ilelebet tarihten silmek için uygulanan bu "kendi dilini unutturma" oyunu. dışa kaynak ve gençlerimizi hibe etmeler. ilk. biz mezun olduktan sonra 1954'te bizim okul "Kolej". Doktora için gönderme durumu ilginç. Bu işin söylenmeyen bir tek gayesi var anlaşılan: Kafaları oralara göre ayarlanmış. Çünkü tüm derslerimiz gayet güzel bir Türkçe ile verilirdi. Bu kaynağın onda biri Türkiye'de araştırma. İyi Fransızca da bilirmiş. her Hıristiyan mezhebinin kendisi için papaz yetiştiren. Devlet adam başına yılda 30. Böyle büyük bir yatırımın yapılmasına meclis mi. eksik tekniklerimizi tamamlama hedeflerine göre mi yapılıyor? Hayır. Onların iktisadının da temeli olan araştırmalarını mümkün kılıyoruz. Müslümanlıkla ilgili hiçbir dersi bile bulunmayan Teoloji okullarında "ilahiyat doktorası" yaptjrtılmaktadır. Türkçe bilim kitaplarının teşviki için harcansa evrenkentlerde. Önceki yazılarımda belirttiğim gibi. 5) Öğretmen Sorunu: Ankara Yenişehir Lisesi'nde çok değerli bir kimyacı olan kimya hocamız Fazıl Bey vardı. Özel gidenler de ayrı. Evrenkent. Milyarlarca dolan buluyor. Amerikan evrenkentlerinde. nasıl. Ayrıca yabancı dil dersinde. İngiliz evrenkentlerini ihya ediyoruz. tüm okullarında ingilizce eğitim dili olduğunda. Çünkü doktorada ABD'ye gerekli araştırmalar yapılmaktadır. özellikle bilim ve teknik dallarında doktora için öğrenciler para vermez. yani ilk İngiliz misyoner okulu tipi "Türk Oku- . bunu yaparak bir insanlık suçu işleyenlere bir de güzel para kazandırmaktadır. O kadar ki.000'i bulacağı söyleniyor. kim.

"Bize nazaran şimdiki kimya öğrencileriniz nasıl?" diye sordum. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER lu" oldu. Sonra. Özellikle seçilmiş bir kelimedir. Şükran hisleriyle elini öptüm. bazı dershanelere girdim. eğitim dilini değiştirerek Türkçe'yi yok etme planı uygulanmasında büyük bir hızlanma fark edilmektedir. Türk Cumhuriyeti halkına Türk dilini unutturmak. "Nerede?" diye sordum. babalar kendi çocukları ile kendi dillerinde konuşamaz oluyorlar. Dünya Harbinden sonra Antakya'yı aldıklarında ilk işleri Türk okullarının eğitim dilini. Fransızların. eğer uyanıp uyan- 140 . Bütün ilkokul çocuklarını toplayarak bahçede güzel bir merasim düzenledi. Unutmayalım ki Fransızlar I. "Şu memleketin hâline bak. Cezayir'de olduğu gibi. Yakın tarihten öoıeklerini vermiştik. Sonra okulu gezdim. asayişi pek kalmamış çocuklar belli ki anlamıyorlardı. ölüm döşeğindeki bir hastanın son kalan varlığını iyi etmek umudu vererek sömüren sahtekâr. İngilizlerin başka sömürgelerinde yaptıkları gibi. hem de kendi dillerinden mahrum ediliyor.. Kimya dersinde genç bir ODTÜ "mastır" talebesi tarzanca gibi bir İngilizce ile kimya anlatmaya çalışıyor. hiç öğretmemek." dedi. Tıpkı.. Aklıma o muhteşem Fâzıl Hocam geldi. teknikte. ve hatta fazlası. Türk gençleri en iyi hocalarından. bana kimya dersi vermiyorlar ki! ben Fransızca bilirim ama İngilizce bilmem. Hatırlayalım ki bir ülkenin eğitim dili tümüyle yabancı bir dile çevrildiğinde o ülkenin kendi dili bir buçuk nesil sonra yok oluyor. üstelik feleğini şaşırmış veliler de bu toplu intihar kervanına katılabilmek için varlarını yoklarını harcama yarışına girişiyorlar. bir tek açıkça söylenmeyen gaye için kullanılmaktadır: O gaye.BÎR NEW-YORK RÜYASI. Kazakistan'da." "İşte bu odada oturuyor. iç ve dış hainler bu işten bol para kazanmaktadır. Başöğretmenim Rahmetli Fikriye Hanım hâlâ ordaydı. Son aylarda. hatta. İlk önce. iç ve dış düşmanların kendi kaynaklan ile değil de Türk Milleti'nin öz kaynaklan ile yaptırılmakta. onun yerine her ferdin Amerikanca gibi 250 kelimelik bir İngilizce'yi yeni dili olarak. yâni Türkçe dilli Türk Okulu kalmıştır? Yoksa çoğu "Anadolu Lisesi". Bu iş. mantıksız gibi görünen dehşet verici bir israfla bilimde. "Ah evlâdım. Türk Milletine. Türkçe yerine konuşur olmasını sağlamaktadır. "Kolej" filân mı olmuştur? Ayrıca bu "Anadolu" lâfına dikkat edelim. öğrenci sayıtımlan (istatistikleri) ile uğraşıyorum. İrlanda'da. leş kargası doktorlar gibi. kültürde. Sadece ve haysiyetsizce bir tarzanca öğrenmek uğruna düşünme yetenekleri yok ettiriliyor. Yanma götürdüler. Tabii Atatürk Hatay'ı kurtardığında dersler gene Türkçe olmuş. İçim burkuldu. Dokuz yıl sonra ABD'den profesör olarak döndüğümde okulumu ziyaret ettim. Görünen Batak Manzara Yukarıdaki maddeler herhalde göstermiştir ki ülkemizin artık bütün eğitim kaynakları. bilgisayar çağında kalkınmak için değil. tüm derslerde Fransızca'ya dönüştürmek olmuş. Acaba şimdi Hatay'da kaç tane gerçek." diye düşünekaldım.

Avrupa ile bütünleşmeye kim karar verdi? Millet böyle bir yetkiyi kimseye verdi mi? "Bütünleşme" ne demektir? Ne için? Nasıl? Faydası. halka açıklayan. milliyetçiler? Neredesiniz aydınlar. Öbür ülkelerde de benzeri durumlar. "yeni yasa tasarıları" eğitim dilinin toptan İngilizce olmasıyla ilgilidir. dolayısıyla Türk lâfını tarihten silme oyununun son perdesi oynanacaktır. sanki Avrupa Birliği*nin dili İngilizce imiş gibi. gazeteciler? Neredesiniz eğitimciler? 142 143 . Batı hâlâ Türk kimliğini bitiremediğinden. Fransa'da De Gaulle Havaalanında bile herşey yalnız Fransızca ve Almanca. devletleri olmadığı zamanlarda bile korumasını bilmiş olan 5000 yıllık kavimler hâlâ duruyor. Onun için. üstü kapalı dolaşan "Avrupa ile bütünleşmenin gereği yeni eğitim düzeni". Avrupa'nın neresi İngilizce oldu ki biz oluyoruz? Almanya'da hiç İngilizce kalmadı. artık üç yıl içinde Türkçe'yi. Bunun için işgal altındaki ülkelerdeki gibi zorbalıklara lüzum kalmamıştır. tanımlayan yok. Anaokulu. sağcıları. tarihten bizi hızla silecek bir milli eritim almış. milletin adı bile tarihten silinip gidiyor. herşey Almanca. tarih boyu bekamızın temel şartı olan milli eğitimin yerini. Neredesiniz Atatürk'ün güvendiği öğretmenler? Neredesiniz kendilerine emanet bırakılmış gençlik? Neredesiniz kimliğimizi korumak isteyen inanç sahibi gönül ehli? Neredesiniz sömürgeciliğe karşıyız diyen solcu gençler? Neredesiniz Türkçüler. Artık kamuoyu. İngilizce hiç yok. cemaatleri ile. zararı? Avrupa'nın diliyle mi? (O hangisi?) Diniyle mi? Şu an ki iktisadî buhranı ile mi? Perişan gençliği ve esrarkeşleri ile mi? Yok olmakta. Şu son günlerdeki sessiz faaliyetler.BÎR NEW-YORK RÜYASI. Yoksa bizim tatlı su Anglosaksonları güdümünde bir Avrupa Birliği mi tahayyül ediyorlar? İngilizlerin böyle bir emellerine destek mi olmağa çalışıyorlar? İlginç ihtimâller. Avrupa ile bütünleşmek için dilimizi yok edip yerine İngilizce'yi yerleştirecekler. hâlâ alttan yeşermeler olduğundan tedirgindir. Sadece gökten zembille inmiş bir kanunmuş gibi "Avrupa ile bü- tünleşeceğiz!" deniyor^ İşin garabetine bakın ki. lise ve ayarı okullar ve de evrenkentlerin tümünde eğitim dili ingilizce yapılacaktır. bu işten birçok çevrelere kısa vadeli çıkarlar sağlanmıştır. Likyalılar. profesörler. Sonuçta öyle görünüyor ki. yeni Orta-Doğu plânına da uygun olarak. yozlaşmakta olan kültürü ile mi? Bunları tartışan. Keltler? Ama sadece dilini. Hani nerede Hititler. solcuları ve iş adamları ile nerdeyse tümüyle uyutulmuş. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER dınp tedbir alan aydınlar çıkmazsa o ülkenin. ilk ve ortaokulların (bu üçü en önemlisi) hepsinde. Atatürkçüleri ile. inanç ve kültür kimliklerini.

bilim ve tekniğin amaçlan. acenta kafalılık ve aşağılık duygusu aşılayan bir ülke bunu yapamaz. parasını çürütsün. ama dil emperyalizmine kurban gittiği için bir türlü gerçek sömürgelikten kurtulamayan zavallı ülkeler bulursunuz. tarımını.. arasına olmadık nifak soksun. Avrupa'ya kör bir pazar. Gereken yabancı diller. Türkiye'nin de kendi bilim ve tekniğini geliştirmesi. İngiliz Muhipleri ve Amerikan Mandacılarının ahfadı. onu çil yavrusu gibi dağıtsın. Bulgaristan. tarihini. 1) İnsanı kendine ve toplumuna değer katacak düzeye getirmek. İngiliz'e hamal etsin diye mi? Dil ve Bilim Bilim ve tekniğin yöntemleri evrenseldir. gençlerinin düşünme kabiliyetini her gün böylece körleten.. Her haysiyetli. Macaristan. her yerde olduğu gibi ayrıca öğrenilir ama kendi muhteşem dilini kaldırıp atmak gafletlerinin en büyüğü. İşte bakın tümüyle Avrupa'ya. bütün Güney Amerika'ya. her gün onlara sömürge evlâdı ruhu. ne dosdoğru dil kuralları.BİR NEW-YORK RÜYASI. dilini. geçmişine dayanan ve geleceğe hazırlanan gençler yetiştirmektir. Ha bulabilirsiniz: Yakın zamanda İngiliz veya Fransız sömürgesi olmuş. ulusaldır. Çin ve Kore'ye. ne yönde geliştirileceği. uluslararası denilebilir. kendi amaç ve gayelerini saptaması gerekmektedir. 2) Bir milletin geçmişiyle geleceği arasında sağlam köprüler oluşturarak. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCÎ BÖLÜM: MAKALELER TÜRKİYE GÖTÜRÜLÜYOR! EY CİĞERLİLER NEREDESİNİZ? 21 Dil. Sahi bir de Türkiye var. Çek ve Slovakya'ya. hayvancılığını yoketsin. bağımsız ülkede bu böyledir. Rusya. 144 . töresini. dört beş dilin kırması uyduruk bir yabancı dilden eğitimini yapan bir ülke daha göremeyeceksiniz. daha nice nicesine: Kendi dilini bırakıp da. ülkelerin kültür ve temel yaşayış felsefelerine göre değişir. attırmak. diyor insan. ancak. İsrail'e. Cezayir ve Tunus gibi. onunla ne için ve ne yapılacağı.çoğunluğunun ana dili olan resmi dilidir. Japonya. sonra resmen bağımsız sa1996 21 yılmış. Allah Allah. Lehistan. sanayiini. şerefli. Eğitim ve Yeni Üniversite Kanun Tasarısı Eğitimin Amacı Eğitimin amacı. Türkiye ne zaman sömürge olmuştu ki? Olmasın diye niçin Kurtuluş Savaşı verdi ki? Sonunda bir avuç şerefsizden oluşan bir hiyanet şebekesi. ne bir matematiksel açık seçikliği olan İngilizce gibi geçmişi birkaç yüz senelik. Çeşitli Ülkelerde Eğitim Dili Her ülkenin eğitim dili. inancını unuttursun. Eğitimini başka bir dilden yaptıran. buna âlet olmak ihanetlerin en alçakçası ve hesabı bir gün sorulacak bir insanlık suçudur. binlerce yıllık koca Türk Milletini toptan uyutsun.

şimdi onları alıştıracağız. tarihteki misaller gösteri- 146 . O Amerikan şirketlerinin. yabancı dille eğitim görüp kimliğinden öte. Fazladan bir de nikotin yüklüyor. Türk Liselerinin yerini. yabancı misyoner türü okullardan yetiştiklerinden hiç şüphemiz olmasın. lise. daha çok alışkanlık yapsın diye.. İşte o zaman.başlarına gelenlere tepkileri ne oldu biliyor musunuz? "Ne olacak. Bu şirket müdürlerinin inkâr yalanlan yüzlerine vuruluyor. halkı uyaracak. Biz Asya halklarını sigaralarımıza alıştırdık. Bir iş adamı veya onların topluluğu olan bir şirket için de bu böyledir. Gençler kendi ülkelerinin dili yerine derslerini İngilizce hatta İngiltere'den ithal kitaplardan görüyor." Eh insaf. Anadolu yani "Anatolia" liseleri alıyor. misyoner okulundan başka hiç bir anlamı olmayan "Kolej "ler artıyor.BİR NEW-YORK RÜYASI. ama sonunu şöyle getirmiş: "Ama bizde sattıklara sigaralara bu zehirleri katmıyorlar. Amerikan TV'lerinde günlerce Senato. dünyanın en büyük şirketlerinden bir Amerikan sigara şirketi tütünlerine zehirli olduğunu bile bile yüzlerce kimyasal madde katıyor. Meclis soruşturmaları izleniyor. Sık sık haberlerde görüyoruz. Son aylarda Türk dilini yok etme faaliyeti sessizce ama son derece hızlandırıldı. hiç bahsedilmiyor. Onun için milletimiz 1953'ten beri yabancı dil böyle öğrenilir diye kandırılmış. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER Dil ve Gönül Kişinin hem kendine hem toplumuna yararlı bir insan haline gelebilmesi için yalnız aklının değil gönlünün de eğitilmesi lâzım. en son da İmam . Rezil ediliyorlar. Bu açığa çıkıyor. Konudan bahsetmiş. gönlü yüzdüren gemidir. ne anaokulu. O koca pazar yanında Amerikan pazarı devede kulak kalır. insanlığını bile şaşırmış perişan takımının yapabileceklerinden bir örnek. ne evrenkent. Düşünün birkaç milyar kişilik bir pazar daha!" dediler ve borsada hisse senetlerinin fiyatları yükseldi! Şimdi de bizim TEKEL işte bu şirketlere satıldı. insanlık anlayışı olmayan bilim adamından fayda değil zarar gelir.. Dil gemisi batarsa gönül de batar. Askeri liseler 1970'lerde. Amerika'da sigara satmayıveririz. evlâtlarımızı kendi tarihlerine. Sonunda o şirketler Amerika'da sigara satamaz oluyorlar. Dil. Satanların da. yani "üniversite". Asya'da geleneksel olarak hanımlar sigara içmezdi. dillerine yabancılaştıran yerli. inançlanna. Batıdaki birçok bilim adamı gibi yalnız bilim-teknikte ilerleyip gönlü gelişmeden kalan. Birkaç yıl içinde Türkiye'de Türkçe ile eğitim yapan bir tek okul bırakmayacaklar. isme dikkat ediniz. okullarımızda resmi dilimiz Türkçe yerine dersler İngilizce olarak verilmeye başlanmıştır. bu kıyamet koparken Türk basını da bu olaylardan bol bol bahsedecek. ne orta. yürekleri kuruyup kalmış. işte gönülleri terbiye görmek şöyle dursun. Aylar sonra bir tek ufak haber gördüm bir Türk gazetesinde. ne ilk. Sandık ki. Ne gezer.Hatip Liseleri bile "Kolej" oldu. yabancı dille eğitim yapan.

Niye mi? Çünkü bu tasanda meşhur "sandöviç yöntemi" var. bir nesil sonra babalar çocukları ile kendi dilinden konuşamayacak. Osmanlıca için de öyle olmadı mı? Tarihi belgelerimizi okutmak için artık dışandan uzman getirmek icap ediyor. ama sömürgelerinde bile kendi ü- . Sömürgeci ülkeler sömürgelerinde. Ülkemizin geleceğine. Tahmin ederim ki bu kanun meclisten geçiverecek. Başına bu felâketler gelmiş milletlerden ibret alınız. Cümlecikler şöyle: 1) Yabancı üniversiteler Türkiye'de şube açabilir. Kolej. hükümet yok gibiyken kim çabucak ve nasıl hazırlamış belli değil. Daha ne bekliyoruz? Yerimizden. Batının. Anadolu Lisesi gibi sömürge Hıristiyan misyoner okulu tipi okullar açmışlardır.BİRNEW-YORK RÜYASI. hızla yürürlüğe koydurduğu işte budur. kendi dilinden de habersiz hâle gelince artık ingilizce bilmek beş para etmeyecektir. Türkiye'de bu ihanete âlet olanlar. Şimdi de ingiliz deli dana sucuğu: Kanun tasarısının içine belli belirsiz sıkıştırılmış iki yarımşar cümlecik var. "BYE-BYE" TÜRKÇE BÎRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER yor ki. Onlara bu kânn Türk milletinin geleceğini satmaktan oluşacağını ve de çok sürmeyeceğini hatırlatırım. 2) Yabancı uyruklular profesör kadrosuna atanabilir. sonra kısa sürede Türk adı bile tarihten silinip gidecek. her parti buna oy verecek. Kendisine sığınanları ülkesinde çöpçülüğe lâyık görür. Önce kendi kolçaklarını harcar. Tabii özel okulların açılmasından birçok faydalar doğabilir. maddi hırstan ağzı sulananlar var. Onların gerçek hayırsever olup olmadıkları açacakları okulların eğitim dilinin Türkçe olup olmamasından belli olacak.yurdumuzdan olmayı mı? Yeni Üniversitesi Kanunu Tasarısı Birkaç aydır hükümet buhranı varken yeni bir "üniversite yasa tasarısı" hazırlanmış. bundan menfaat umanlar da bilsinler ki. Daha uzun olsalardı Truva atı derdik. Yabana dille eğitim hıyanetine milletçe Hayır! diyelim. Çünkü sokaktaki herkes 250 kelimelik bir Tarzan İngilizcesi konuşur. Geminin altından açılacak iki delik desek daha uygun olur. Daha şimdiden bir İngilizce okutman aranıyor ilânına ayda 5 milyon lira için bin kişi müracaat ediyor. Aralarında gençliğe iyi bir eğitim vermek isteyen hayırseverler yok değil. Nihayet bir sureti ortaya çıktı da gördük. Batının tasarladığı. onun garantisi olan Türkçe'mize sahip çıkalım. Yakında Türkçe bilen memurlar aranıp da bulunamayacak. İstanbul'da başlamış olduğu gibi Hıristiyanlaşanlann sayısı hızla artacak. Bunların gerçekten milli ve bilimsel bir eğitim vermelerinin sağlanması şartıyla. Anglosakson'un hiç vefası yoktur. Biraz vakit kalmışken ders alalım. Önce pide: Birçok kesim özel yüksek okullara izin verilmesini istiyor. Bu delikler Türkiye gemisini batırabilecek niteliktedir. Asıl onlar para edecek. Ha bir de. başka hiçbir şey bilmez. Çoklarının istediği pidelerin arasına yutulması istenilen İngiliz deli danasından yapılma sucuk sıkıştırılmış. İngiliz misyoner türü okul açmanın kârlı olacağını zannederek.

BÎR NEW-YORK RÜYASI; "BYE-BYE" TÜRKÇE

BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER

niversitelerinin şubelerini açmamışlardır. Yabancı üniversite şubeleri, ancak eyaletlerde açılır. Açılacak şubelerin ABD ve İngiltere'nin en adı sanı duyulmamış, sadece adı "üniversite" olan kuruluşlarına ait olacağından şimdiden emin olabilirsiniz. Oralarda böyle binlerce beş para etmez aç "üniversitecik" var. Daha da önemli bir nokta; buna çok dikkat: ABD gibi ülkelerde çeşitli Hıristiyan mezhepleri cemaatlerinin açtığı ufak tefek pek çok yüksek okul veya üniversitecik var. Misyoner teşkilâtlan ile içice olan bu okullar Türkiye'de derhal şubeler açmak isteyeceklerdir. Bunun için kendi paralarını harcamaya da gerek kalmayacak, çünkü bizim iş adamlarından Türkçe, dolayısıyla Türkiye'nin yok edilmesinden kâr etmeye ağzı sulanan takım yatırımı yapacak. Bir de bakınız, Müslüman cemaatlerin okul açmasından son derece tedirgin olup "lâyıklık"larını kabartanlar, Hıristiyan okullarının şube açmalarını alkışlayacaklar. Bu sahte Atatürkçüler bilmiyorlar mı ki, Atatürk, Osmanlı Devletinin yıkımını hazırlamış olan yabancı okullan kapatmış, yenilerinin açılmaması için nice önlemler almıştı. Bu gibilerin ne Atatürkçülük maskesine ne lâyıklığına inanılabilir. Bunların derdi Batının derdiyle ortaktır: Yalnız bu illerden değil, dünyadan Türk ve Müslüman kimliğini,varlığını silmek.

Tarihinde binbir badireye, birbir ihanete göğüs germiş,sonunda yine de varlığını korumuş Türk milleti daha ne kadar aldatılabilecek? Eğitim Kapitülasyonları; Yani... Eğitimimizin yabancılara, İngilizlere terkedüişi "kapitülasyonların en korkuncudur. Osmanlı Devleti'ni daha azı ticari "kapitülasyonlar, bir de yabancı misyoner okulları yıkmadı mı? "Kapitülasyon" Latincede "kafayı teslim etmek", "kelleyi vermek" demek değil mi? Bu yazıyı yazarken, şimdi (28 Nisan' 96) öğrendim ki yeni üniversite kanununu meclisten apar topar 15 günde geçirmek için acele ediyormuş. Birçok (kamuoyunda ismi bilinen) kişiler yabancı okul şubesi açmak üzere faaliyete girişmişler bile. Haberiniz ola: Türkiye'nin ve Türk'ün defteri duruluyor! Ey ciğeri sağlam kalabilmiş vatanseverler, neredesiniz?

ANADOLU İMAM HATİP LİSELERİNİN ŞU GEREKÇESİNE BAKIN!.. 22
Çok merak ediyorum: Nasıl olur da İmam-Hatip Liseleri "Anadolu Lisesi" ne, yâni "Kolej"e dönüştürülmeye başlar? Neden mi merak ediyordum? Çünkü "Kolej" lâ22

Yeni Yüzyıl, 24 TEMMUZ 1996

150

BÎR NEW-YORK RÜYASI; "BYE-BYE" TÜRKÇE

BÎRÎNCÎ BÖLÜM: MAKALELER

fi Türkçe'ye bir çıban başı gibi Hıristiyan misyoner okulu "Robert Kolej"den girmiştir. "Anadolu Lisesi" ise onun tam benzeri ve "Türk Lisesi"nin zıddıdır. Türk Lisesi demek, bütün derslerin Türkçe olarak öğretildiği lise demektir. Her haysiyetli ve sömürgeleştirilmemiş ülkenin dersleri kendi resmi dilinden olur. Resmi dil ülke çoğunluğunun ana dilidir. Kolej veya Anadolu Lisesi'nde ise Türk hoca, Türk öğrenciye dersleri İngilizce verir, hem de İngiltere'den ithal İngiliz kitaplarından. Bu suretle İslam'ın en büyük düşmanı İngiliz kendi Hıristiyan kültür ve ahlâksızlığını da sokuşturur. Sonunda Robert Kolej gibi okullardan yetişenler arasında kendi halkına yabancılaşanlar çok olduğu gibi, resmen Hıristiyan kesilenlerin sayısı da artmaktadır. Nihayet bu son Anglosakson azizliğinin, yâni /mam-Hatip Liselerinin "kolej"leştirilmesi oyununun ne kılıf uydurularak becerildiğini öğrendim; daha doğrusu bu işe âlet olan zât-ı şerif kendi kendini ortaya çıkardı. Yaptığım bir konuşmada konuya değinmiştim. Söz konusu zâta söylemişler, meğer geçmiş eğitim bakanlarındanmış, uzatmayaİım, telefonda bir görüştük. Bakın ne diyor sabık bakan: "Avusturya'da okulda Türk çocuklarına din dersi verilmesini istedik. Olur dediler;' ancak dersleri Almanca vereceksiniz, çünkü Avusturya anayasasına göre eğitim dili, yâni dersler, ancak Almanca olabilir. Dedik bize Almanca bilen İmam-Hatip öğretmeni lâzım. Onun için Bey1S9

koz'da bir okulu Anadolu İmam-Hatip (Almanca) Okuluna çevirdik. Sonra da işte 15 kadar dersleri İngilizce olarak verilen Anadolu İmam-Hatip okulu açıverdik." Ben de şöyle diyorum: İyi niyetle, hayırlı bir iş yapmış gibi görünüyorsunuz, ancak dediklerinizde mantık açısından iki çelişki var: 1) Bakın Avusturya kendi ülkesinde yabancı öğren cilere bile Almancâ'dan başka bir dilden eğitim yapılması na müsaade etmiyor. Her haysiyetli ülkede de bu böyledir. Eğitim, çoğunluğun ana dili olan resmi dilden olur. Peki siz nasıl olur da Türkiye'de eğitim dili Türkçe olmayan bir sürü okul açarsınız, hele hele imam-hatip okulu? 2) Almanca bilen, kimi İngilizce, kimi Rusça, kimi Kore'ce bilen, her birinden 5-10 tane imam, hatip, din adamı gerekebilir. Bunlar gidip hatta o ülkelerde Müslü manlığı yaysınlar. Öyle ya, Yahova Şahitleri de Türkiye'de, Kazakistan gibi diğer Türk Ellerinde Hıristiyanlığı yaymı yor mu? Üstelik imam-hatibin Osmanlıca, Arapça, Farsça da bilmesi gerekmez mi? Yabancı dilleri öğretmenin yolu yabancı dil dersi, yabancı dil kursu vermektir; bütün ders leri, yâni eğitimi yabancı dilde yapıp Türk okullarını İngi liz Hıristiyan misyoner okullarına benzetmek değil. İşin burasında sabık bakan pek sinirlendi; hiçbir tutarlı lâf bulamadan neredeyse hakaret etmeğe başladı ve filim koptu. Sonradan öğrendik ki bu üstat meğer mühendis imiş, kendisine telefon gelip de eğitim bakanı yapıla153

BÎR NEW-YORK RÜYASI; "BYE-BYE" TÜRKÇE

BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER

cağı söylendiğinde çok şaşırmış, önce şaka ediyorlar sanmış, sonra acele bir ilk okul öğretmeni bulup eğitimin ne olduğu hakkında bilgi istemiş. Demek bu işler böyle hallediliyor. Daha derindeki niyeleri, nasılları düşünüp çıkarmayı okurlara bırakalım.

AVRASYA ÜLKELERİNİN ORTAK SAVUNMASI İÇİN ÖNERİLER 23
"Önce bezgin ve bezirgan ederler... " Bakkal Ali Önce, Avrasya'nın çeşitli ülkelerinden gelen değerli arkadaşlan içten selâmlar, hoş geldiniz derim. Burada ortak dertlerimizi ortaya serip ortak çareler bulacağımızdan eminim. Amerika Birleşik Devletlerinde Bşk. Reagan döneminin sonuydu. Başkanları Reagan kalkmış; Sovyetler Birliği'ni çökerttiklerini övünerek anlatıyordu. Yalnız, söylemediği bir şey daha vardı: O da, ABD'nin de içinden çöktüğü idi. Nedense, buradaki basına pek yansımıyor aAvrasya Seçeneği Toplantısı 19 Kasım 1996

ma, özellikle Vietnam'daki kanamadan sonra ABD'nin parası bitmiştir. Bugün ABD iç ve dış borçlan en yüksek olan ülkelerden biridir. Daha da önemlisi, toplumu içinden çürümüştür. İş ahlâkı, aile hayatı, gençliğinin devingenliği kalmamıştır. Kimse etrafına faydalı bir iş yapmak istemiyor, yoktan bol para kazanmak istiyor. Halbuki, biliyorsunuz, bu tabiatın, fiziğin temel yasalarına, ısıldevingenliğin (termodinamik), erkenin sakinimi ilkesine aykırıdır. Erke (enerji) sarfetmeden hiçbir şey yoktan var edilemez. Dolayısıyla bu ters anlayış eninde sonunda insanları ve toplumu yoksulluğa, en sonunda da çalışan, üreten ve yaratan ülkelerin köleliğine iter. Son yıllarda öyle görülüyor ki, bu "yoktan köşeyi dönme" zihniyet ve hastalığı Türkiye'ye de bulaştırılmıştır. Bu zihniyetle birlikte köleleşme süreci de son derece hızlandırılmıştır. Çocukken "Gençliğe Hitabe"yi okur, Atatürk'ün ilerde başımıza gelebileceğini söylediği felâketlere şaşar, "artık Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyetinde bunlar nasıl olabilir?" derdim. Fakat heyhat! Meğer ne kadar yanılmışım. Ne bilecektim ki 40-50 yıl sonra Atatürk'ün tasvir ettiğinden de korkunç durumlara gelecekmişiz. Dönelim şu Amerika hikâyesine: Amerika'nın içindeki çürümeyle birlikte birçok dalda üretimi de hemen hemen durmuştur. Ne mal alsan Çin'den, Kore'den, Malezya'dan, yâni çoğu Asya'dan. Amerika şimdi başlıca iki şey üretiyor: Biri silah, öbürü

154

BÎR NEW-YORK RÜYASI; "BYE-B YE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER

"filim". (Bunu kasten "filim" diye yazıyorum. Türkçe'de öyle söylenir, öyle yazılır. Türkçe'de aynı hecede yan yana iki sessiz harf olmaz. Yakınlarda buna "film" demeye başlayanlar züppelik ve aşağıda belirteceğimiz gibi, bilinç altı ya da üstünden Anglosaksonlaştıklannı belirtip itibar görmek için bunu yapıyorlar. Yoksa illâ da tek tük bir yabancı sözcük kullanılacaksa herkes onu kendi imlâsına göre yazar, söyler.) Şimdi "filim" derken sinema, TV, bilgisayar CD'si, çizgi-resim kitapçıktan gibi insanların beynini ve gönlünü hedef alan etkinliklerin tümünü kastediyorum. Denilebilir ki, ABD içinden bu kadar zayıfladığı hâlde nasıl oluyor da birçok Avrasya ülkesi üzerindeki egemenliğini hâlâ sürdürebiliyor? Bunun yanıtı işte şu "filim" meselesinde. Biri silâh, biri filim dedik ama asıl önemli silâh bu ikincisi; kafalara yönelik silâh. Önce kafaları köleleştirirsen iktisadî, siyasî kölelik hemen arkasından gelir. Daha da derin filimcilik bir ülkenin eğitimine el atmak, onu yabancılaştırmakla olur. Osmanlı Devleti'nin son döneminde "iktisadî kapitülasyonlarla birlikte "eğitim kapitülasyonu" da almış yürümüştü. Yabancı sözcük, özellikle İngilizce'den geleni kullanmamalıyız; bu "kapitülasyon" lâfını kasten ve tırnak içinde kullandım, çünkü bu lâf biz küçükken bize iyice ezberletilmiş, Atatürk'ün bunlardan bizi nasıl kurtardığı iyice anlatılmıştı. Şimdi ise iki

çeşidi de daha da artarak geri gelmiş bulunuyor. "Eğitim kapitülasyonlarının adını geçenlerde ben koydum, ilginç ki, "kapitülasyon" Latince'de "kafayı teslim etmek", yani "kelleyi vermek" demek oluyor. Gerçekten yabancı eğitimle bugün gittikçe artarak Türkiye'de kelle gidiyor, insanlar âdeta ameliyatla beyinleri alınmış hale getiriliyorlar. Kelle gidince tabii arkadan gövde de gider. Düşünemez, sorgulayamaz hale getirilmiş insanlardan bu yabancı eğitimle ancak acenta kafalar, toplumuna yabancılaşanlar, sanayiini, tarımını, dış ve iç siyasetini, hatta toprağını, ve de gençliğinin eğitim kurumlarını, dolayısıyla ülkesinin geleceğini üç paralık aracılık çıkarları için, hiç çekinmeden, hatta büyük bir iştah ve özenti gururuyla sömürgeci ülkelere teslim edenler yetişir. Bugün Türkiye'de İngiliz okullarının düpedüz şubeleri açılıyor, anaokulundan ilkokula, liseye kadar İngiltere'den öğretmenler getiriliyor, çocuklara İngiltere'den direk ithal İngiliz kitaplarından (sadece buradan İngiltere'ye giden parayı hesaplayın!!) çeşitli dersler İngilizce olarak veriliyor, beyinleri Hıristiyanlık hurafeleri ve İngiliz hayranlığı ile yıkanıyor. Şu hâle bakın ki, bunun için özel okullara tonla para veren özenti veliler, "Türk öğretmen istemeyiz, daha çok İngiliz hoca getirin" diye baskı yapıyorlar. Bu gelen İngiliz de kim? Burada uyuşturuculuk, cinsi sapıklık yapan bir takım zıpırlar! Beyler! İşte Türkiye 1954'te ilk atılan İngiliz tohumuyla ve bacayı saran yardakçı takımıyla bu hale getirilmiştir. Bunun için mi Avras-

156

bir nedeni de şu: Çevreciler haklı olarak diyorlar ki: Tabiatta her tür bitkinin. korunması. Kültürel soykırımla uğraşanlar çoğu kez genel anlamında soykırım suçu da işlemişlerdir. daha da yakınlarda İngiltere'nin. Her birinin yaşatılması. Bir ülke başka bir ülkenin eğitim dilini gizli veya açık yöntemlerle değiştirmeye çalışırsa bu en korkunç bir sömürgecilik oyu nu ve kesin bir kültürel soykırım etkinliği sayılacaktır.. sonuçta insanı da etkiler. Şu anda en yoğun biçimde İngiltereAmerika Türkiye'ye kültürel (dil. Kuzey Afrika'da ise Fransa'dır. haşaratla uğraşırken bile dengelerin nasıl bozulacağını. Bir tür yok olsa zincirleme ile birçok canlı türünü. sonra İspanyol İmparatorluğunun. Avrasya ülkeleri insanlığa öncülük etmeli. Çalışırsa. İşte bakınız Roma İmparatorluğunun. topluluk türlerinin en bariz ayracı olan çeşitli dil ve kültürlerin de tüm insanlığın zenginliği olduğunu düşünmüyorlar. "BYE-BYE" TÜRKÇE BÎRÎNCİ BÖLÜM: MAKALELER Kültürel Çevrecilik ("Ekoloji") Dil sorunu üzerinde durmanın. Bu insanlık suçunu işleyenler mazlum ülkeye gelip de "insan hakları"ndan bahsetmesinler. Şu anda bu suçu en çok işleyenler İngiltere-Amerika.) soykınm uygulamaktadır. Şimdi bunu tüm dünya ulusları için yeniden bir ilke olarak ortaya koyalım: İnsanların Kültürel Haklan Beyannamesi için öneri: 1) Çeşitli diller ve kültürler tüm insanlığın zengin liğidir.. dengenin yerine gelip gelemeyeceğini çok iyi hesaplamalıyız. Peki bu konuda hassaslaşmış Batı ülkeleri nasıl oluyor da çeşitli insan topluluklarının. her gittikleri yerde değişik dil ve kültürleri yok etmeğe. Düşünmek şöyle dursun. Şimdi bunlar tamam ve çok güzel. her bir canlının önemli bir işlevi vardır. Onlara "insan haklan" dersi verilmelidir. doğayı. içlerinde sömürgecilerin kurduğu çoğu görünmez kültürel soykınm teşkilâtlarını. Amerika'nın tarihine. sömürgeciliğin ve hatta işgalciliğin en büyük silâhıdır. dolayısıyla insan yaşamının zenginliğidir. yetiştirilmiş iç düşmanlan çok iyi tanımalı. bu silah susturulmalıdır. bu lâfları sömürgeci emelleri için örtenek olarak kullanmasınlar. insanlık camiası ta rafından "Kültürel Soykınm"la suçlanacaktır. 2) Hiçbir ülke başka bir ülkenin dilini. geliştirilmesi için tedbirler alınacaktır. kültürünü yok etmeye çalışmayacaktır. . Bunların arasında (matematiksel kurama da dökülmüş) nâzik bir denge bulunur. doğadaki hçr yaratığı korumalıyız. eğitim. yani kültürel soykırıma yükleniyorlar? "Kültürel çevrecilik" lâfı ve kavramı 1970'lerin başlarında aklıma geldi. Dünyada pek çok çeşit türün oluşu tüm tabiatın. Avrasya ülkeleri bu konularda hep birlikte halklannı bilinçlendirmeli.BÎR NEKV-YORK RÜYASI. Kültürel soykırım.. yukarıdaki nedenlerden gayrı. Onun için.

Avrasya ülkeleri eğitim kaynaklarının önemli bir kısmının ve gençliklerinin zaman ve erkelerinin ingilizce hazırlık sınıfı gibi sömürgeci uygulamalarla heba edilmesini önlemelidirler. Özelleştirme edebiyatı önce. yaygın bilinçlenme bir an önce başlamalıdır. Birbirlerini üçüncü elden. seçecekleri meslek ne olursa olsun. sorgulayabilen. konulmakta. arkasından o ülkelerin bütün maddi kaynaklarına. "B YE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER açığa çıkartmalı. O sırada bir de baktım ki Hint basınında Türklerin Hindistan'a karşı tutumu diye yalan bir haber çıkmış. Eğitimleri kendi dillerinde olmalıdır. Avrasya Ortak Haber Ajansları Avrasya ülkeleri birbirleri ile ilgili haberleri sömürgeci ülkelerin haber ajansı tekellerinden almaktadırlar. Bayan Gandi de başbakandı. Türkçe. sömürgeci ülke kanalıyla değil. Ülkeler çeşitli dallarda telif ve tercüme eserleri desteklemelidirler. Bu suretle her konuda açık seçik düşünebilen. yani Mazlum Ülkelere Önce Beyin Ameliyatı Küreselleşme. Zaten bu en verimli. iletişim. Bir dil ne kadar bir matematiksel yapıya sahipse. Özelleştirme" Edebiyatı ve Kültürel Soykırım. Avrupa'ya sonra da basm-yaym ve yabancı eğitim yoluyla Avrasya ülkelerinin içindeki sömürgeci taşeronlarına taşındı. Matematik ve Eğitim Gerçek bilim dili matematiktir. erke (enerji) üretim merkezlerine el konuldu. ne derece yeni terim türetme kurallarına. yaratıcı insanlar yetişecektir. Rusça. Düzgün ve kurallı bir yazılış sistemi olmayışı da bu uygunsuzluğu kat be kat arttırmaktadır. en iktisadî eğitim yoludur. buralarda çeşitli meslekler için tercümanlar yetiştirilmelidir. "Küreselleşme. Böylece önce mazlum ülkelere beyin (ve ciğer) ameliyatı yapıldı. Dil. bir iki yıl. Bilime ve bilgisayar-yazıhm teknikbilimine en uygun olmayan dil ise ingilizcedir. yeteneklerine sahipse o derece bilim dili olabilir. Aynı anda Türkiye'de de Hindistan'ın düşmanca tavrı diye gene yalan bir haber daha çıkmış. kendine güvenen. KiT'lerine. Ancak böylesi diller uluslararası bilim dili olmaya adaydırlar. Ben buna şahsen 1976'da Hindistan'da şahit oldum. Halbuki tam o sıralarda Hindistan ve Türkiye'nin birbirleriyle dayanışma içinde olmaları gerekiyordu. Gençliğe. doğrudan ve dolaysın tanımalıdırlar. u~ laştırma. Latince böyle dillerdir. Bu bilim dili aynı zamanda uluslararası niteliktedir. Amerika'da üretildi. Bu suretle çoğu kez birbirlerine düşman edilmektedirler. Avrasya ülkeleri birbirlerinin dillerini öğrenmelidirler. yüksek matematik öğretilmelidir. onlan sinsi etkinliklerini yürütemez hale getirmelidir. Geç kalmıyor.BÎR NEW-YORK RÜYASI. Ayrıca yabancı dil uzmanlık yüksek okulları açılmalı. Dedik ki: 163 162 .

TV dizileri. niye olmalı tartışmaları yapılır. Ülkelerimizde basın-yayın için en önemli unsur olan dağıtım şirketlerini tekelleştiriyor ve güdümlerine alıyorlar. asıl öğrenme ondan sonra. Avrasya dillerinden ve ya- zılanndan iletişim kurmaları. meseleleri çözerek o konuyu kendi beyninin içine maletmekle 1997' 164 . bu suretle onlan sömürgeci pop-top ve tüketici kültürsüzlüğü istilâsından da korumalıdırlar.yayın ürünleri dağıtım şirketleri kurmalıdır.Yayın ve Dağıtım Şirketleri Avrasya ülkeleri tek tek ve de ortaklaşa bağımsız ve etkin basın . konunun can alıcı noktalarını görerek. ortak bağımsızlık savaşımızda basandan başarıya koşmalannı diliyorum BİLİM. birçok ülkede zaman zaman üniversitede eğitim öğretim mi daha ağırlıklı olmalı. Halbuki. kitapları.* insan kendisi sorular sorarak. dilleri birbirine çeviren bilgisayar yazılımları geliştirmeleri gerekmektedir. TV. Bu suretle yerli ve bağımsız gazete. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCÎ BÖLÜM: MAKALELER Bunlar kasıtlı yalanlardır. eğitim ve öğretimle araştırma içice ve birbirine tamamlayıcı olmalıdır. Avrasya ülkelerinin kendi örütbağ düğümlerini kurmaları. Ayrıca "filim" ile beyin yıkamada kullanılan bir sömürgeci taktiği Avrasya ülkelerinin sinema. Halklarına kendilerinin ve birbirlerinin kültür. Avrasya ülkelerinin tüm bağımsızlık ve onurluluk âşığı şerefli insanlarına tekrar sesleniyor. basın kuruluşlarını ele geçirmek. Birisini dinleyerek ne kadar allame-i cihan birisi anlatsa. Sayın Rektörler. İşte şimdi de bu öneriyi tekrarlıyorum. kendi bilgilerini içeren dosyalar geliştirmeleri. yerine yalnızca sömürgeci ülke filim. kullanıyorum) gelişmektedir. araştırma olmalı mı. dergileri bırakmaktadır. halkın eline geçemiyor. değerli eğitimci ve araştırmacı arkadaşlar.bir hocayı dinleyerek fazla birşey öğrenilmez. Çünkü. Onun için ikinci önerimiz şu: Bağımsız Basın . en iyi öğrenme bir işi yaparak öğrenmektir. dergi ve kitaplar basılsa bile dağıtılamıyor. onların bağımsızlık ve yaratıcılıklarını baltalamak.BÎR NEW-YORK RÜYASI. BİLİM POLİTİKASI ve ÜNİVERSİTELER 24 Günaydın. O ancak bazı yollar gösterir. fikir ve sanatlarını tanıtmalı. kafasını o konuda çalıştırarak. Üniversitenin görevi eğitim ve araştırma yapmaktır. Avrasya ülkeleri aralarında ortak ve sömürgecilerden bağımsız haber ajansları kursunlar. Yalnız burada değil. Avrasya Bilgisayarlı İletişim Örütbağı Kurulmalıdır Bilgisayarlarla bilgilere erişmek ve iletişim için örütbağ ("internet"e Türkçe karşılık olarak "örütbağ"ı önermiştim. Bunlar da üçüncü önerimiz.

işte öyle idare eder. konmuş birisi araştırma yaparsa. Türkiye'de şimdi niye yapıla166 cak. Bu. işte bir iki yayın yapar. tabii oralannı pek bilemiyorum. herşeye rağmen. Rasgele nereden kabul kağıdı bulabilirse oraya gider. vallahi işte çok ders verirsek çok para alıyoruz ne yapalım. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER olur.. öyle bir mesele yok. Birileri doktora için yahut doktora üstü. her imkân verilip. Türkiye'de aslında 70'lerde başlamış olan bir araştırma geleneği. çünkü bir kere diyoruz kaç saat ders veriyorsunuz. birçok arkadaşlarda.. Niye gider? Ne konuyu öğrenecek? Gelip onunla Türkiye'ye ne faydası olacak? O hiç düşünülmez. Türkiye'de araştırma. da zayıflamış ve adeta üniversiteler birer lise haline getirilmiş yahut getirilmek istenmiş. Çünkü dışanda. çeşitli üniversitelerde. bunlann bir kısmı birkaç sene direndikten sonra ya dışan kaçar yahut da kaçamayan bir müddet sonra sisteme uyar. Şimdi bakıyoruz hakikaten Türk üniversitelerinde araştırma yapmak öyle her babayiğidin harcı değil. Buna rağmen. yapar ama bu şartlar içinde bu gibi araştırma yapan insanlan gerçekten takdir etmek gerekiyor. Yani öyle anlaşılıyor ki. kendini yenileyemez ve heyecanı kalmaz. Dolayısıyla. E. yani lisede bu kadar yok. Şimdi Türkiye' ye döndüğü zaman gördüğüm. ne olacak. onun heyecanını duymak lazımdır ki o heyecanı gençlere de aşılayabilsin. O üniversiteye gider ve orada. niye yok? Bir kere onun yapmak istediği. O daldaki önemli kişileri yahut faydalı. işte ne bileyim 40 saat falan. sadece bunun için araştırma yapılmaması gerekir. Heyecan olması için yeni bilgi üretmek. onu yanına kim kabul ederse. Peki.BİR NEAV-YORK RÜYASI. gittiği yeri de tanımaz. işte 1962 yılından beri TÜBiTAK'ın kuruluşundan beri. Araştırma. Tesadüfen bir konuda.. Gittiği yer hakkında kendisine hiç malumat verilmemiştir. bir laboratuara. Diyorlar ki. dünyada araştınlacak çok konu var. birkaç yayın yapıyoruz. Bu araştırma nedir? Biz şimdi tereciye tere satacağız. O ülkeyi de tanımaz. Yani bu. Ben de Yıldız Üniversitesi'nde çeşitli bölümlerde bu gibi arkadaşlan tanıdım. işte şu yok bu yok. bir doktora vesaire alır ve Türkiye'ye döner. Araştırma yapmayan yaptırmayan bir öğretim üyesi sonunda bir CD (eskiden olsa gramofon plağı diyecektik) haline gelir. Şimdi. yıllardır Türkiye'de gördüğüm. araştırmanın başlangıcıdır.. bazı üniversitelerde. zaman zaman gelip gittiğim için bazı arada kopukluklar oluyor. bu araştırma da. dışarıda tesadüfen yaptığı o araştırmanın ucunun ucunu Türkiye'de devam ettirme gayreti. Efendim biz burada nasıl araştırma yapalım. Yani başkasının araştırmasına yardımcılık eder. içinde o bilim heyecanını duymuş veya duymakta olan kişiler olduğu için. araştırma yapılıyor. şu da yok bu da yok falan. onlar insanüstü gayretlerle araştırma yapmaya devam ediyorlar. bütün 167 . yeni işler yapanları da bilmez. işte araştırma yapıyoruz. Herkes araştırmacı. işte dolayısıyla doçentlik tezi oluyor vesaire gibi. dışan bir ülkeye gider. Şimdi. araştırma yapan? Araştırma yapan fazla teşvik edilmiyor. eh. lütfen onun yanında bir araştırmaya başlar. ilk gelenler önce bir ahu vah ile işe başlarlar. geçim dünyası. Yahu hayret nasıl olur. çok memnun oldum ve asıl onlan kutlamak gerekir.

Türkiye'nin bir dış politikası var mıdır elli yıldır? Türkiye'nin dış politikası Avrupa ve Amerika'ya yalvarmaktan ibarettir. bir temel politikanın parçaları olarak vazifeyle gönderilir. İktisadi politika. kafanızda şöyle kaba taslak bir hesap yaparsanız göreceksiniz ki. Bunların hiçbiri olmazsa araştırma politikası da olmaz. Ayrıca o konuyu da. Yapılan araştırmanın tabii 168 bu ülkeye bir faydası olması lazım. eğitim politikası. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER insanlık dünyanın bütün nüfusu. dışarıya giden dolarlann bir hesabı daha hâlâ yapılmamıştır. çeşitli kuruluşlarmış. dilini tamamıyla İngilizce yapmaya çalışan bugün dünyada başka ülke bulamazsınız. Sömürgelerde bile. bizde olmayan becerileri. Bu politika bilim ve teknoloji. bütün kaynaklar araştırmaya ayrılsa ve yüz sene uğraşsalar. ne için araştırılacak? Bunun için de her ülkenin bir bilim politikası. herkese belirli görevler vererek. ayrıca eğitim dilini toptan kaldırıp atıp. bütün gaye işte gelsinler burada İngilizce olarak ders anlatsınlar. her ferdi yüzde yüz seferber olsa. burada gelip Türk gençlerine Türkçe değil. söylenmeyen bir gaye vardır bunda. Bununla Türkiye'ye bir fayda gelmez. bunların hepsi birbirine bağlı. nasıl yapalım diyenler. Maalesef gittikçe öyle oluyor. bir de resmen sömürge olmuş 169 . iktisadi politika ve dış politika. bari biz düşünelim. Milli Eğitim Bakanlığıymış. Türkiye'deki bütün üniversitelerin tüm bütçesinden fazladır. Ama işler zor olmazsa o işin tadı da olmaz. bu gidenlerin sadece dışarıda dışarıların kafalarına uygun. doktora öğrencisi vesaire gönderilip. bir araştırma politikası vardır. Rasgele gidilir.BÎR NEW-YORK RÜYASI. YÖK'müş. ama bunlar Japonların yaptığı gibi belirli amaçlarla. daha tabiatın sırlarının ne kadarını çözebilirler? Araştırılacak çok konu var. kendi başına bir iş değildir. Hiçbir ülkenin gücü hepsini araştırmaya yetmez. özel kişilermiş. Neler araştınlacak.. Mc Donalds ve Fizza Hut'dan geçilmiyor ortalık. kolay işten ne olacak? Buraya. O halde seçim çok önemli. işte o yok bu yok. Eğer devletimiz bunu düşünmüyorsa. Böyle eğitim sistemi olur mu? Bundan beklenen gaye nedir? Ben size söyleyeyim. başka bir dış politika göremiyorum. Yani şimdi. yani resmen sömürge olanlarda. başka çaremiz yok. o vazifeyi yapmadan dönmezler. mesela dışarıda biraz araştırma yapıp gelip de bana yakman. Yani yabancı sermaye yatırımı bu muydu? Bununla mı kalkınacağız? Dolayısıyla. Ne yapalım.. Evet dışarıya belli sayıda insan gönderilir. onu seven. milyarları buluyor dolar olarak ve bu ara bu miktarlar. Bu da kopuk. söylenmeyen gaye. önemli olan bu şartlar içinde ne yapabilirsek yapmamız lâzım ve bunu yaparken de ne için yaptığımızı düşünmemiz lazım. araştırma politikası. görünüyor. işte burasını tamamıyla bir pazar yeri haline getirmekten ibaret kalmıştır. bütün bunlar içice birbirine bağlıdır. Şimdi bu şartlarda araştırma görevlerinin işi hakikaten zor. milyarlarca dolar harcanıyor. hep şöyle diyorum. seçmek. Böyle bir durum yok tabii. Türkçe'den daha çok ingilizce'yi bilen. Dışarıya beşbin tane öğrenci. Sorarım size. yani biraz dikkat etmek lazım. hep anlatıyoruz. Fakat şöyle tahminen bir düşünseniz. Bence bundan beklenen. bilgileri edinmek için. ingilizce olarak ders vermekten başka marifeti olmayan kopuk insanlar yetiştirmektir.

Bütün bunlarda. işte zaman zaman bizim gibi Don Kişot'lardan duyuyorsa da. tıkır tıkır sabah akşam işte normal vazifesini gören insanlar. önemli ne demek. Herşeyin oturduğu bir toplumda çalışan insanlar. görsel-işitsel dil laboratuarlannda. Sağolun. araştırma kafasına. sorulan kendi sorucu. o mesleğe yetecek tarzda öğrenmesi çok faydalıdır. bu kadar büyük güçlüklerde uğraşmak bizim gibi insanlara ve bu genç araştırma görevlilerine büyük bir lütuf ve nimettir. en iktisadî. Nereye gittiğimizin farkında değiliz. böyle uğraşırlar. Filipinler gibi sömürgeleşmemiş tüm dünya ülkelerinde yabancı diller gece veya yaz kurslannda. kendi dilleriyle eğitim yapmak. Asyası. duyulacak heyecanlan duyamazlar ve o kadar mutlu olamazlar. Bütün bunların yanında Türkiye'ye baktığınız zaman topyekün olarak bir benlik. yapıcı. Güney Amerikası olsun. Peki. kültürlerini kalkındırma gayreti ve politikası bugün son derece. bu genç araştırma görevlisi arkadaşların şimdi ve ileride oynayacakları çok büyük roller var. hayati bir gerçeği bir kez daha söyleyeceğim: Kişinin mesleğine göre değişen. Dolayısıyla her bağımsız. İNGİLİZCE ÖĞRENMENİN YOLU Kimse buna "görüş" falan demeğe yeltenmesin! Şimdi size uluslararası çok önemli. Evet çok çetin şartlar olacak. yabancılann oyunlanna gelmemiş hiçbir ülkede yabancı dil öğretiyoruz diye ülkenin dilini kaldırıp atıp da okullarda çeşitli dersleri yabancı bir dilde yapmak şeklinde bir yabancı dil öğretme yöntemi yoktur! Her yerde bu yabancı dil eğitimi yerine yabancı dille eğitim bir ülkeye. hep beraber bu toplumun lâyık olduğu eğitim düzeyine. hâlâ bunun vehametini hissedebilmiş değildir. ona göre gereken bir yabancı dili.BÎR NEW-YORK RÜYASI. Avrupası olsun. okullarda ayn yabancı dil derslerinde öğretilir ve gayet iyi sonuç alınır. Ve milletimiz maalesef bunu. Aslında böyle çetin şartlarda. daha da artmıştır. Ama onlar olmadan zaten bu işin zevki olmaz. danışma dilenmeyen kafada insanların yetişmesine çalışmak için inşallah seferber olalım. bir ulusa yapılabilecek en büyük hainlik. her şerefli ülkede yabancı dille eğitim o ül25 3 Aralık 1997 170 171 . kedi dillerini. en büyük alçaklık ve bir insanlık suçu olan "kültürel soykınm" sayılır. kişilik ve kimlik intiharına kalkışmış bir toplum daha göremezsiniz. ondan bundan cevap dilenmeyen. şimdi ve ileride de. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER olan veya hâlâ öyle olan ülkelerde bile bunun tersine. en doğru yolu nedir? Kendi aklının kendisi sahibi olan yâni Uganda. böyle bir yabancı dili öğrenmenin en kestirme. Onun için.

her gerçek dünya vatandaşı eğilimlinin. her gerçek Atatürkçü'nün. Atatürk eğitim dilinin tümüyle Türkçe olması üzerinde ısrarla durmuş. her gerçek bilimcinin. Atatürk milli bir eğitim içinde yabancı dil nasıl öğretilir örnek olsun diye 1930'larda Türk Eğitim Derneğini kurmuş onun özel okulu Ankara Yenişehir Lisesi'nden haftada 10 saat yabancı dil dersi konmuş (bugün takviyeli yabancı dil denen düzen) ama bütün dersler güzel bir Türkçe ile verilmiştir. Tarihteki acı misâller gösteriyor ki. kültürüne. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER kenin anayasasına aykırıdır. daha doğrusu kefen budur. Arkasından Orta-Doğu sonra alıştıra alıştıra Boğaziçi. 1954'te ne yazık ki benim bu şahane okuluma yabancı çengeli atılmış. o ulusun adı bile tarihten siliniyor. O halklar bir köle kalabalığından ibaret kalıyorlar. bu konuda hiçbir taviz verilmez. sonra sayısız özel okullar. bu ülkenin dünya yüzün deki haysiyeti. derken Bilkent. her gerçek milliyetçinin. Kimliğine. Çünkü 1. her gerçek hümanistin. bir ülkede eğitim dilini yabancı dile çevirmek oyunu anaokullarına kadar indikten bir buçuk nesil sonra o ülkenin kendi dili kayboluyor. 2. her Türk gencinin birinci davası olmalıdır. İngilizce ile eğitime geçen ilk Türk okulu oluvermiştir. din ve gönül ehlinin.. İşte Türkiye'ye biçilen kaftan. O ülkelerde artık asırlarca ne bir yaratıcılık. Kimse bu gidişin tesadüfen veya cahillikten veya talepten olduğunu sanmasın. Türkiye'de 1954'e kadar İngilizce ile eğitim yapan hiçbir Türk okulu yoktu. itibarı. Yabancı dille eğitimi Türkiye'den tümüyle silip atmak bu ülkedeki her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının. Bu ülkenin bütünlüğü. geçmişinden. halen de öyledir. dilinden. vb. Türk dili bitince (ki hızla bitiyor) ne Türkiye Cumhuriyeti kalır. Atatürk'ün örnek okulu. eğitimin "milli eğitim" olmasının baş şartını buna bağlamıştır. şerefi. 3. Lozan'a tamamıyla aykırıydı..BÎR NEW-YORK RÜYASI. Bu 2000 yıl önce Romalıların Keltlere. töresin den kuvvet alarak bilimi ile tekniği ile ileriye yürümek demektir. dünya ülkeleri arasındaki eşitliği Türkçe'nin varlığına bağlıdır. ne tarihteki on bin yıllık Türk varlığı ve adı. her gerçek eğitimcinin. ana babalar kendi çocukları ile kendi dillerinden konuşamaz oluyorlar. Zaten bu her devirdeki anayasalarımıza. her gerçek lâik ve çağdaşın. Atatürkçü olmanın temel şartı Türk diline. Ata türk'ün "Türk kültürü içinde çağdaşlaşmak" ana ilkesine sahip çıkmaktır. her şerefli basın-yayın mensubunun. Birkaç yıl sonra da "Anadolu Liseleri" aldı yürüdü. ne bir ilerleme görülebiliyor. 1890'da İngilizlerin zorla İrlandalılara yaptığı tarihten silme oyununun aynıdır. tarihine sahip çıkmak an lamına gelen milliyetçilik. Türkçe'yiyoketmek gayreti içinde olup da mil173 172 . her gerçek solcunun. Atatürk'ün "tevhid-i tedrisat" kanununa. az sonra da o ülkenin.

Türk milliyetçisi değil. 4. Yabancı dille eğitim Türkiye'ye Hıristiyan mis yoner okulları ile girmiştir. ezbercilikten kurtulsunlar. Çeşitli dillerin. kültürlerin varoluşu bütün insan lığın zenginliğidir. Oynanan oyun Türkiye'yi hızla ancak Uganda. yani Anglo-Sakson milliyetçisidir. Türkiye. Türkiye'yi 100 yıl önceki en bariz Batı sömürgeleri çağına. Ya bancı dille eğitimi desteklemek dolaylı ve dolaysız yollar175 . Okul ders kitapları bile İngiltere'den direkt ithal edilir oldu. sorgulayabilir duruma gelsinler. ama bütün diğer dersleri Türkçe olmalıdır ki öğrenciler gerçekten bir şey öğrenebilsinler. Demek ki başkalarında olmayan dehşet bir yabancı dil öğretme yöntemini Türkiye bulmuş. "Türkiye'yi dünyaya taşımak" diyerek ahlâksızca halkı uyutmaya ça lışmasın. Üstelik anadil de unutulur. sömürgeleştirme hemen arkadan gelir ve uzun vadeli yerleşme ortamını bulur. bazıları örtünüp Türk okulu diye yutturuluyor. Hiçbir ileri ülke yabancı dille eğitim yoluyla ilerlemedi. İşte onun için hiçbir aklı başında ülkede yabancı dille eğitim yapılmaz. serden hayra dönmeleri zamanı gelmiştir. Bu yolla ne ya bancı dil. Her biri korunmalı. Yabancı okullar Lozan'a aykırı olduğu halde yenileri açılıyor. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER liyetçiyim diyen. sömürgelere ümit veren. yüzyıla taşımak". En korkunç sömürgecilik eği tim kapitülasyonları yoluyla beyinlerin sömürgeleştirilmesidir. neydi? Onu mu düşünsün yoksa kendi ana dilinde bile anlatmakta zorlana cağı derin fizik kavramını mı düşünsün. çok gerilere taşımaktır. İktisadi. "Türkiye'yi 21. O halde ya Türkiyeliler dünyanın en akıllı halkı.BİR NEW-YORK RÜYASI. yaşatılmalı. Yabancı dille eğitim "kültürel soykırım "dan başka bir şey değildir. 6. Yahu insaf! Bari çocuklarınıza acıyın. ya da Aziz Nesin eksik söylemiş. kendine güvenle düşünebilir. Amacı olsa olsa Türkiye Cumhuriyeti halkını Anglosakson'a ilelebet köle etmektir. ne fizik öğrenilir. Çocuk o kelime İngilizce ne demekti? Sıfat mıydı. Solcular "emperyalizm"e. örnek olan Kurtuluş Savaşım bu günlere gelelim diye mi verdi? 5. Bunu bilmeden 174 yapmış olduklanm iddia edecekler varsa işte şimdi artık biliyorlar. Bütün bu ingiliz misyoner tipi okullar derhal gerçek Türk okullarına dönüştürülmeli. Kimse buna "ilericilik". Ben buna 1971'den beri "Kültüre! Çevrecilik" diyor. Filipin düzeyine taşımaktır. Yabancı dille eğitim ve eğitim kapitülasyonlarını savunmak ve bu en büyük insanlık su çuna hizmet etmek ilericilik değil. en büyük gericiliktir. Yabancı dille eğitim yapan devlet veya Müslüman cemaat okulları İngiliz Hıristiyan misyonerliğine taşeronluk etmiş oluyorlar. siyasi vb. İmtiyazlı taraflarını takviyeli yabancı dil dersleri vermekle koruyabilirler. Nerede görülmüş ki hoca öğrenciye öğretmekte olduğu bir yabancı dilde mesela derin bir fizik kavramını anlatıyor. yaptırılmaz. Bir dili yok etmenin kestirme yolu eğitim dilini yabancı dile dönüştürmektir. olsa olsa İngilizAmerikan. çeşitli ül kelerde anlatıyorum. yâni sömürgeciliğe karşı olduklarını söylerlerdi. 7.

Sovyetler'de ise Ruslar Türk halklarını Ruslaştınyorlar.ibaret kalacaktır. dil. Amerikan hükümeti. Türkiye halkını Anglosaksonlaştınyor.kültür. matematiği böylece iyi öğrenirsiniz. matematik derslerinizi ortaokul ve lisede Türkçe anlattırınız. Bilim. düşünmeğe alışınız. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER dan sağlamak yalnız o ulusa karşı değil. acenta ve kalıp kafalı ve sömürge ruhlu etmek içindir. böyle çeşitli evrenkentlerde. hangi ücret sizi bir Türk çocuğuna .V< ders verirken. insanlığa karşı işlenmiş bir suçtav. teşvik edebilir? Derslerinizi Türkçe veriniz ki çocuklar konuyu iyi öğrensin Onların kafasına her gün vurur gibi aşağılık duygusu. İngilizce konuşmaya zorlayabilir. eğitim dilini İngilizce yapacak Türkçe'yi unutturacak. Yabancı dili gerekene öğretmek yerine eğitim dilini İngilizce kılmak Türkçe'yi yok etmek. o sıralarda yeni basılmış bir kitap okumuştum. Türkçe'dir. halkın dilini İngilizce yapacak. Türk gençlerini cahil. Herkes ona göre davransın. Kitap. Kitapta. Öğretmenler! Atatürk size güvenmedi mi? Neredesiniz? Hangi kuvvet. Türkiye'nin bölünmezliğinin. ezbersiz. yabancı dil dersi dışında. Amerika' nın Türk Dünyası üzerine daha o zamanlar araştırma yapan belli başlı Evrenkentlerinden birinde verilmiş bir doktara teziydi. Türkiye'yi parçalamak. Sonra bildiğiniz konunun -İngilizce. Tarihin en korkunç ve haince oyunlarından bu oyuna alet olanlar iyi düşünsünler. bu dersleri Türkçe kitaplardan çalışınız. Türkiye ve diğer -o zaman çoğu Sovyetler Birliği'nde olan Türk Ellerinin. çoğu kez onun istihbarat ve gizli eylemler kolu olan CIA. ama önce kendi dilinizi. lığının harcı Türkçe'dir. gençler! Atatürk'ün gençliğe hitabesi işte bu günler için yazılmıştı. Meseleler çözmeğe. Almanca. Türk adını tarihten silmek. tarihinizi iyi öğreneceksiniz.terimlerini öğrenmek birkaç günlük işten . TÜRKİYE'DEN TÜRK DÜNYASINA TÜRKÇE'NİN GELECEĞİ" 1956'da Amerika'ya ilk gittiğim yıllarda..BİR NEW-YORK RÜYASI. Türk Dünyası'nda dil ve kültür birliğinin yeniden gelişmesini önlemek. adı: "Pantürkizm". Atatürk'ün ümidini boşa çıkartmayacaksınız. İngiltere.. ulusal kimliksizlik aşılamayı kabul etmeyiniz Öğrenciler. ezberci. Yabancı dilleri de. eğitim durumları uzun uzun inceleniyor ve kitabın sonunda şöyle bir sonuç çıkarılıyordu: Amerika.. . Siz sömürge evlatları olmayacaksınız. 26 1997 176 177 . edebiyatınızı. seçtiği profesörlere araştırma fonları tahsis ederek araştırmalar yaptırır. ilelebet var-*. Fen. Rusça her ne yabancı dilse. Türkiye'nin resmi dili çoğunluğun ana dili olan .

sonra bütünlüğü ve nihayet adlan ve varlıkları tarihten silinip gidiyor. yani yabancı dilleri ayrıca öğretmek yerine. Türk dilinin çeşitli lehçeleri var. Eğitim düzenini yabancı boyunduruklara kaptırıp sömürge eğitimine geçen. kimse de Osmanlı atalarımızın Arapça. dolayısıyla önce kimliği. Yeter ki sözcükler dilimizin kurallarına uygun biçimde türetilsin ve kullanılsın. bir de 178 birçok hastalıkları oralara bulaştıralım. Onun için de Türk dilini. Tatar. Önce Türkiye kendisini toparlamalıdır. Bir dilin yaşayıp gelişmesi eğitime bağlı. uzunca bir vadede işi bitirecek dolaylı etkinlikler var. bizdeki Robert Kolej gibi tohumlar atıldı. Geçen yıl Kazakistan'da iken Çimkent şehrinde 1 ay içinde 3.BİR NEW-YORK RÜYASI. Türk Dünyası önünde birden beklenmedik imkânlar belirdi. Türkçe okullar gittikçe söndürülüyor. Ancak. Kırgız. en eski Türkçe böylece geri geldi. Pantürkizm diye bir tehlike kalmadığı gibi yakında Türk dilleri de biteceği için Türk lâfı bile tarihe karışacaktır. Zaten Amerikan nüfuzunda olsun. İngiltere ve İsrail hemen oralara el attılar. çok iyi Kazak Türkçe'si öğretilmiş Amerikan ajanları Türkistan Ellerinde yoğun faaliyete giriştiler. Derhal Amerikan okulları açıldı. 90'larda Sovyetler dağıldı. Özellikle Amerikan misyonerleri. Farsça kök ve kurallarla türettikleri güzelim Osmanlı Türkçesine de düşmanlık etmesin.000 Kazağın Hıristiyan edildiğihi öğrendik. Kimse. yenisi de Osmanlısı. Zaten kendi iç siyaset durumumuz ne halde ki. Amerika ise hazırdı. önünde hazırlanmış korkunç uçurumlara düşüp yok olmaktan korumak gerek. Bunlardan Azeri Türkçesi 50 yıl önceki Türkiye Türkçesinin hemen hemen aynıdır. birkaç nesil sonra dünyada ne Türkiye Türkçesi.. ne diğer Türk lehçeleri kalacak.. Başkır lehçeleri. Nitekim doğru olarak Cumhuriyet Türkiyesinde Türkçe'ye ağırlık verilip Türkçe'nin eşsiz matematik gibi kurallarına uygun kelimeler türetilirken bu lehçelerden de birçok kökler yeniden alındı. İslâm öncesi saf Türkçe gibi. İçinde biraz Osmanlı Türkçesi var. Dolayısıyla. şimdiki fırsatlardan faydalanarak uzun vadeli meseleler üzerinde durmalıyız. Amerika. halkı böyle okullara özendiriyorlar. Rus nüfuzunda olsun bütün Türk Ellerinde Türk Dünyası kavramına biraz merak saranlar derhal cezalandırılıyorlar. hele Türk Dil Kurumu bu güzel Türkçe'ye "uydurukça" diye iftira etmesin. Eskisi de. Yalnız. Rusça okullara ve mezunlarına tüm imkânlar sağlanıyor. Ama. Ama aşağıda göreceğiniz gibi daha da önemli. Çağatay'ı da hepsi hepsi Türkçedir. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER orda da Rusça ile eğitim yapan okulların sayısını arttırıyorlar. 179 . Kazak. Böylece. tüm derslerini kendi dilleri yerine yabancı bir dilde veren. Ama Türk Dünyası hazırlıklı değildi. 1956'dan bu yana Anglo-Sakson gayesi yolunda ne kadar mesafe katedilmiş olduğunu okuyucularımız takdir edeceklerdir. hele hele bunu anaokullanna kadar indirmek ihanetine uğrayan ülkelerin dili. Türkmen Türkçesi ile de fark fazla değil. Hititler ve Keltler gibi. Türk Dünyası İçin Uzun Vadeli Gayelerimiz Siyasi birlik hayalleri üstünde durmaya hiç gerek yok. Bunların başında Türk dil birliği gelir.

Kazakistan. Bunun gibi nice örnek var. Ancak bu konuda bence büyük hatalar işleniyor.. lâf üreten" demektir. Son bir kaç yıldır eski Sovyet. arada epeyce bir kültür birliği de vardı.. en büyük tehlike. "Mebus". harika "ç" yerine "eh" kullanmanın anlamı yok. yeni Türk Cumhuriyetleri Latin Alfabelerine geçiyorlar. Sovyetlerin Türk halklarına yıllarca "ayrı ayrı milliyetlerdir" demeleri ve güttükleri bölücü siyaset izlerini devam ettiriyor. Lenin'den sonra Özbekistan. Halbuki Türkiye'deki yazım. Unutulmasın ki. Kazak Türklerinin "hacethane" tâbir ettiği "tuvalet" anlamına gelir. Türkçe 1980'lere kadar çok güzel bir gelişme içinde iken. yenisiyle pek güzel Türkçe kelimeler varken ve herkes tarafından kullanılırken. Artık Türk dilini sevenlerin Türk Dünyasını sevenlerin birinci görevi Türk varlığını. Türkçe'nin ve de Türk dil ve kültür birliğinin önündeki en büyük düşman. dolayısıyla Türkçe'yi pek bilmeyen yeni nesillerin yetişmesinin de büyük ' payı var. "milletvekili" . Kendilerine "Parlamenter" diyerek Avrupalı süsü veren miletvekillerini hicaba davet ediyorum. "Bakanlar Kurulu" olmuşken arada bir özenti "Kabine" lâfı duyulmaya başlandı. Bunu ancak yeni ülkelerdeki birikimsizliğin doğurduğu bir cehaletle açıklayabiliyoruz. 70 yılda kültür birliği top yekûn bozuldu. yeni nesillerin Türkçe bilmemesi ve bu âfetlerin Türkiye taşeronluğu ile diğer Türk Ellerine de taşınmasıdır.BİR NEW-YORK RÜYASI. bugün İngilizce ile eğitim yapan okulların hızla yayılıp Türk okullarının yakında hiç kalmaması. tam Türkçe'nin kurallanna uygun bir yazım ve alfabedir Sonradan şapkaların kaldırılması hariç! Bu şapkalar (inceltme işareti A ) mutlaka geri getirilmeli. "lâf yapan. Ne ayıp! "Kabine"yabancı dilde. son yıllarda Türkçe bütünü ile baltalanmış. yabancı dil kökeninde. Şimdi böyle uygun ve güzel bir Türk alfabesi varken. birden İngilizcelerini sokuşturmak moda edilmiştir. Bunda yabancı dille eğitim yapan okulların artmasının. "parlamenter". Ama Atatürk Türkiye' yi de Latin türü alfabemize geçirince.. eskisiyle. "Vekiller Heyeti". Biz milletimizin vekillerini istiyoruz. Ayrıca sanırım Özbek gibi ellerde yazı değişikliğinden sorumlu kişiler Türk dilinin ses uyumları gibi temel kurallarından habersiz gibi davranıp Türkçe'ye uymayan imlalar çıkarıyorlar. Bu suretle Türkiye ve diğer Türk Elleri arasında karşılıklı yayın okuma imkanı halklar için kalmadı. olmuşken birden "parlamenter" oluverdi. Bir kere. örneğin "ı" yerine "y". diye böldükleri Türkistan Sovyet Cumhuriyetlerine bile değişik Kiril alfabeleri verdiler. 180 Yazı Birliği: Bilindiği gibi 1917' ye kadar hemen hemen bütün dünya Türkleri İslâm'ın kabulüyle gelen Arap harflerini kullanıyorlardı. bu sefer Ruslar. Türkçe'yi tarihten silmek için sinsice ama hızla çalışan iç ve dış düşmanları engellemektir. mesleği boş laf üretmek olanları değil. Batılı bilimcilerin bile hayranlıkla seyrettikleri tam fonetik. Ruslar bazı Türk Ellerine Latin alfabeleri verdiler. 181 . "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER İşin ilginç yanı.

İngilizce gibi. şu başlıklardaki önerileri' tek tek açıklamaya gerek yok. Ortak Sanat ve Spor Etkinlikleri. Çince gibi diller mesleğine göre yardımcı dil olarak öğrenilmelidir. Türkçe. Şöyle ki: Bu evrenkentteki temel ilkemiz eğitim dilinin tümüyle Kazak ve Türkiye Türkçesi olması. ticarette ortak ve tam Türkçe terimler Türkçe'nin kurallarına göre türetilmelidir. sınavı geçinceye kadar Türk Dilleri kurslanna gitmesidir. Türkiye'nin de kendi içlerinde de vardır. Fransa'nın da. Böyle farklılıklar Almanya'nın da. Türkiye'deki aydınların sadece sağ-sol. sonra lâik-dindar. bilmiyorsa. ortak Bilim ve Teknik Araştırma Merkezleri. Ortak Türk Dünyası Dil Kurumu. Ayrıca çeşitli bilim dallarında. Bu konuda Hoca Ahmet Yesevi Türk . eğitimlerinde kullanılır. Amerikan Hıristiyan misyoner okulu Robert Kolej ve onun uzuntısı. 182 183 .BİR NEW-YORK RÜYASI. yok Susurluk. Böyle muazzam konular dururken. Yesevi Türk . Sayın Namık Kemâl Zeybek'in önderliğinde önemli adımlar atılmıştır. Ortak Türk Dünyası Tarih Kurumu. Amerikan taktiğiyle kurulmuş Boğaziçi (" Bosphorus " ) "University " gibi İngilizce olacak. ama her birinde bir standart yazı ve yazı dili basın ve yayınlarında. Türk Dünyası Haber Ajansı. yok İmam-Hatip gibi dışardan tezgâhlandığından hiç şüphem olmayan gündemlerle meşgul edilmesine ne demeli? Türk Dünyası İçin Ortak Türkçe Yazı meselesinin halli ortak Türkçe'nin gelişmesinde büyük rol oynayacak. İspanyolca ve İngilizce gibi büyük bir dünya dili olacaktır. Ancak bu koşuldan sonra Rusça gibi. Türk dili unutturulup Türk adının bile Hititler gibi tarihten silinmesi ile " Türkiye'yi 21. yüzyıla taşıyacağına " inanır gibi konuşuyor. Çünkü Atatürk TürkiyesVnin tüm okullarının dilini İngilizce yapmakla görevli Kemal Gürüz.Kazak Evrenkenti'nde. her öğretim üyesinin. Türk Elleri arasında yeni belirmekte olan yazı karmaşasını henüz yerleşmeden bertaraf edip tek tür bir ortak Türk alfabesine ve yazımına geçmek gerekmektedir. çeşitli ülkelerden hızla uzmanlar yetiştirmek ve Atatürk'ün yazı devriminden önce yaptığı gibi çok seri ve yoğun çalışmalarla ortak yazıyı derhal ortaya koymaktır. Hoca A. Türkiye'den devletin veya özel kuruluşların açtığı okullann çoğunluğunda durum Yesevi ilkesine terstir. kültür birliği kendiliğinden gelişecek. gazete piyasası oluşacak. Kırgızistan'da Yüksek Öğrenim Kurumu'nun açmakta olduğu Manas EvrenkentVnde eğitim dili. Türk Dünyası Örütbağı. Türk Dünyası TV'leri gibi konularda gene Sayın Namık Kemâl Zeybek'in Devlet Bakanlığında önemli adımlar atılmaktadır. dergi. her öğrencinin bir Türkçe'yi çok iyi bilmesi.Kazak Evrenkenti ise kurulması gereken ortak eğitim kurumlarının dpğru bir örneğidir. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER Çeşitli Türk Ellerinin şive ve lehçeleri arasında telâffuz farkları yok mu? Elbette var. Türk Dünyası evrenkentlerinin kurulması. Bunun çaresi bir ortak Türk Dünyası Yazı Kurulu oluşturmak. hukukta. Bu başanlınca 250 milyonluk büyük bir kitap.

Osmanlı dahil büyük başarılan işte Uygurlardan geliyor. Hızla İngilizce arşiv belgelerini araştıracak bir bilim ordusu yanında.âlet olunmuş olunur. Yoksa oralarda da "kültürel soykırım"a -ki bunda İngilizler çok mahir olduklarını defalarca göstermişlerdir. Ortak Türkçe'nin Birleşmiş Milletler gibi kuruluşlarda ve dünya örütbağında büyük diller arasında haklı yerini alması: Biz kendimize gelip. Sonuç Önümüzdeki Çağda iki yol ayrımı: Hangisini seçeceğimize göre Türkçe'nin geleceği: Ya ulusça uyanıp kendimizi iç ve dış düşmanların kültürel soykırımından koruyacağız. öbür Türk Ellerinde olsun açılacak her lisede.BİR NEW-YORK RÜYASI. "Kültürel soykırım" suçu. yazısı. Çin'le iyi ilişkiler kurarak Uygur haklarını savunmalıyız. Türk dilinden. bilinçsiz. Rusya gibi. dünyaya insanın refah ve saadetini önde tutan devlet anlayış ve yönetim düzenini. 1950'lerde Doğu Türkistan'da Don Huang mağaralarına gizlenmiş Uygur dilinde binlerce el yazmaları. sömürge olma hevesinden silkinip. kültürünü de yan derslerde öğretmektir. Sonraki Türk devletlerinin. tarihten habersiz. Arnavutluk gibi şâir ülkelerde açılan Türk okullarında da eğitim dili o ülkenin dili olmalıdır. tüketimden başka hiçbir şey düşünemeyeiı. Yirmi yıl önce Japonya'daki yoğun etkinliklerim sırasında Japonların ilgisi uyandı. seçim artık sizin. Bu ara dili. Peki yabancılar niye başka bir ülkede kendi okullarını açarlar ki? Sebebi basit: En iyi niyetlisi o ülkede okul açanın kültürünü dilini bilsinler onu tanıyan ona yakınlık hisseden insanlar yetişsin diye. Türk adı tarihten silinecek. ya da bir iki nesil sonra Türkçe bilen kalmayacak. Türk Dünyası'nın gelecek gençlerine çok iş düşüyor. ancak sahibi yabancı ülkenin dilini. birçok sanat ve tekniği. bir de çok sayıda Uygur dili. Japonlarla ortak bir Uygur Araştırmaları Merkezi kurmalıyız. tarihi uzmanları yetiştirmeliyiz. kitaplar bulundu. Türkiye'de olsun. Şimdi araştırmalar yapıyorlar. sulama ve bostancılığı icat etmişlerdir. 2 bin. onursuz bir güruh haline gelmelerini hedefleyen Anglosakson güdümlü sömürge eğitimi düzeninden kurtarabilelim. matematik gibi yapıya sahip bir dilin unutturulup yok edilmesi yalnız Türk Dünyası'na en büyük bir ihanet değil. aynı zamanda bir insanlık suçudur. Türk Dünyası hatta bütün insanlık Uy- gur'lara çok şey borçludur. Bu amaca o ülkeye zarar ver. 3 bin yıl önce Uygurlar gelmiş geçmiş en büyük medeniyeti kurmuşlar. dünyanın Türkçe'ye ve Türk Dünyasına verdiği önem de artacaktır. 184 185 . en ileri tarım. kültürü bize çok yakın olan Uygur kardeşlerimizi de unutmayalım.■ meden kültürel soykırım uygulamadan ulaşmanın yolu işte eğitim dilini o ülkeninki yapmak. Yeter ki onları sadece 250 kelimelik İngilizce bilen. Samanyolu okulları da bu insanî ve makûl yolu seçmelidirler. Türkçe'mize sahip çıktıkça. edebiyatından. her evrenkentte eğitim dili o ülkenin Türkçesi olmalıdır. Efendiler. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER Türkçe gibi on bin yıllık üstün.

Yabancı dilde eğitim bir milleti sömürgeleştirmenin en etkin yoludur. İtalyanca. başka ülkelerin dirilbilimi fiziği kimyası yanında ayırt etmek. 1. Batı hayranı kendi kültürüne yabancılaşan ve onu aşağılayan bir nesil yetişir. Milletimiz için zararlarını ve bundan sıyrılmanın yollarını şöyle sıralayabiliriz. Dile ve dilde yenileşmeye gerekli önemi vermeyen eğitimini yabancı bir dilde yapan milletler yaratıcı düşünce ortaya koyamaz.İngilizce ile bilim eğitimi sonucu. Anadilinde bilim eğitimi yapmayan toplumlar kendine özgü bilim okulları (ekolleri) kuramazlar. Fince Korece. o ülkenin kendine en çok gereken konu ve uygulamalarına göre genişler. Bilgisayardan örütbağa (internete) girildiği zaman karşımıza Macarca. Çekçe. Bir insan bilimi en iyi en rahat en hızlı bir şekilde kendi dilinde öğ renir." 3. Ancak onurunu koru yabilen milletler dünyada ciddiye alınır. Ayrıca Japonların kendi dil ve kültürlerine sımsıkı sarılarak bilim ve teknikte bugünkü düzeye geldiklerini unutmayalım. Doğa sınırsız kişiler ve toplumlar ise sınırlı olduğundan. 2. İspanyolca. Bu konuda İngilizlerin İrlandalılara yaptıklarının iyi incelenmesi gerekir. bir üslûp ve yön ayrıcalığını sezmek mümkündür. "BYE-BYE" TÜRKÇE BlRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER DİL ve SÖMÜRGE EĞİTİMİ r~ Dil bir milletin kültürünün temel unsurudur. ne üzerinde çalışılacağı yani bilimin amaçlan ulusaldır. kişiseldir. Ama hangi konuda araştırma yapılacağı. Lehçe ve birçok 187 186 . ünlü Alman tarih çisi ve dil bilgini Brockelmann'ın şu sözleri çok önemli dir: "Dil bir milletin özelliklerinin sadık aynasıdır. Bilim kişinin doğa ile etkileşiminde ortaya çıkar. Almanca.Bilgisayar teknikbilimi geliştikçe millî dil ve kültürleri yok etmek yerine onları da beraberinde geliştiriyor. 4. Bu sömürgeleştirme oyunu Türk okullarına atılan ilk Amerikan İngiliz çengeli vasıtasıyla 1950'lerin başlarında başlamıştır. 6-7 Aralık 1997. toplumsaldır. Bu üslûp ve yön ayrıcalığını yaratan o ülkelerin kültürleridir. ulusal özelliklerini bilinçle kavrayabilecek düzeye erişmedikçe hiçbir millet siyasi ya da manevi yönden kendisinden üstün olan yabancı milletlerin kültürel etkisine ve bu kültürün taşıyıcısı olan yabancı sözcüklerin anadiline girmesine engel olmak gerektiğini tam olarak kavrayamaz. Rusça. Böyle yetişenlerle bilim yapılamaz. o ülke bilimcilerinin düşün. her ülkede bilimin o dönemdeki sınırlı olduğundan. benliğini. Fransızca. bir Alman kimyasını. Milli 27 Ankara Eğitim Kurultayı. istem ve kültür yapısına.Dil. Onun için bugün fen dallarında bile bir Fransız molekül biyolojisini (özdecik dirilbilimi) bir Amerikan fiziğini. Ayrıca İngiliz ce'nin evrensel olduğu fikri de yutturmacadır. Japonca.Bilimin uluslararası olan yanı yöntemleridir. bir milletin onurudur.BİR NEW-YORK RÜYASI.

matematik gibi olan bu dille harikalar yaratırız. İngilizce ile bilim eğitim kapitülasyonların en korkutucu olanıdır. Çünkü Türk dilinin yapısı matematik seldir. Türkçe okunduğu gibi yazılan yazıldığı gibi okunan bir dil olduğundan bilgisayar için en yatkın dildir. 1960'lann sonu ve 1970'lerin başlarında ilk kez bilgisayarlar Türkiye'ye girdiğinde Hacettepe Bilkenti'nde Dr. bilgi-işlem gibi güzel terimler kullanarak Türk dili ve yeni çağ Türk kültür ve teknik bilimine büyük bir hizmette bulundular. Benzer şekilde dünyadaki çeşitli dillerde insanlığın zenginliğidir. Çeviri yazılımlarıyla bilgisayar dilleri birbirine tercüme edebiliyor. Aydın Koksal ve arkadaşları daha başlangıçta bilgisayar. Bu büyük bir iktisadî savurganlıktır. Buna kısaca yerel düşünüp küre sel davranmak diyebiliriz. Ayrıca yabancı dilde bilim eğitimi yolu ile özellikle Amerikan-İngiliz kitap şir ketlerine büyük miktarlarda para aktarımı olmaktadır. Bundan dolayı bilimin ön saflanndaki bilim adamlan yabancı diller kadar kendi dilinin 186 189 .Bir ulusun dilinin yok edilmesi en büyük kölelik ve bir kültürel soykırımdır. 5. Buna kültürel çevrecilik diyoruz.Türklerde matematiğe karşı büyük bir yatkınlık vardır. Bir dilin diğerini yok etmeye hakkı yoktur. 6.Eğitimin amacı a) İnsanı kendine ve toplumuna değer katacak düzeye getirmek b) Bir milletin geçmişiyle geleceği arasında sağlam köprüler oluşturarak geçmişine dayanan ve geleceğe hazırlanan gençler yetiştirmektir.Bilim ve teknik yeni buluşlar yapanlar bu bu luşlarla ilgili kavramların kendi dillerindeki karşılıklarını türetmekle yükümlüdürler. "BYE-B YE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER başka dillerden bilimsel makaleler. 8.Bilim ve tekniğin baş döndürücü bir hızla ilerle diği günümüzde eğitimin her düzeyindeki İngilizce hazır lık sınıflan büyük bir zaman israfıdır. 9. yanımızda da bilgisayar teknikbiliminin olağanüstü olanaklarını alırsak. Yabancı dilde eğitim Türkiye ve birkaç başka sömürge ülkelerinde görülmektedir. Birbirimizin dillerini öğrenmeliyiz. türlü haberler ve bilgiler çıkar. Doğadaki her bitki ve her hayvanın doğaya bir katkısı vardır. Avrasya evrenkentleri kurulmalı.BİR NEW-YORK RÜYASI. Her ülkenin eğitim dili çoğunluğunun anadili olan resmi dilidir. 7. Yazılım teknikbilimine yeterince önem verirsek. Ayrıca. Haberleri doğrudan birin ci elden almalılar ve birbirlerini tanıma imkanları olmalı. Bu soykırımı önlemek için es kiden 3. Dünya dediğimiz şimdiki Avrasya ülkelerinin or tak bir haber ajansları olmalıdır. Türkçe bilim yapar. Türk tarihi ve Cumhuriyet dönemini incelersek bu nu açıkça görürüz. yani Türkçe ile çalışan yazılımlar üretirsek dilimizi ve kültürümüzü İngilizce'nin etkisinden koruyabiliriz.

yapısıyla iyi bilen. Atatürk geometri terimlerini bizzat türetti. yabancı dilde eğitim yapmak değildir. teknik. Türk Dünyası ile sağlam kültürel ilişkiler kurarsak 21. Bunun tabii bir sonucu da dilini bilmeden yetişenlerin Türkçesini bilmedikleri için. Araplar'a hediye ettiğimiz böyle kelimeler onlar tarafından hala kullanılıyor. takılardan ses uyumlarını da kaâle alarak bir milyon sözcük türetilebiliyor. Üstelik en teknik bir konuda böyle türetilen bir terim halka bile birşeyler ifade edebiliyor. Pek çok okulda (yakında hepsi öyle olacak) çeşitli veya bütün dersler İngilizce olarak verilmeye başlandı. etrafa kendilerini beğendirirler zehabıyla. Orta öğretimde de kullanıldı. Rahmetli Prof. Sayın Aydın Koksal gibi Türk dilini kurallarıyla. sadece birkaç yüzyıllık geçmişi olan İngilizce'nin kendinden 21 te1998* rim türetme yetenekleri hemen hemen hiç yoktur. kendi dilini güzel ve temiz kullananlar takdir edilir. kişilik yoksunluğuna delâlet eder. Ziya Gökalp'le başlayan dönemde ve cumhuriyetle Türkçe'ye dönüldü. 10. Abdullah Kızılırmak gibi. Türkçe kelimeler yerine "Anglomanlıca" tâbir ettiğim ingilizce bozuntusu lâflar sarfetmeleri. Halbuki her ülkede. Osmanlı aydınlan bilim. tayyare ve zatürreemde olduğu gibi. onbeş yıl öncesine kadar olduğu gibi. 190 191 .BÎR NEW-YORK RÜYASI. Türkçe düşünemedikleri için ya da daha kötüsü. Köklerden. Amerikanca'da bu mümkün değil. Yabancı dil yabancı dil derslerinde özel yöntemli görsel-işitsel dil kurslarında "doyurma" teknikleri ile birkaç ayda öğretilebilir. Çünkü 4-5 dilin kırması. Bu konu sağ-sol çekişmelerinin ötesinde ulusal bir sorundur.28 İngilizler bilim ve teknik terimlerini Latince ve Eski Yunanca'dan türetirler. Farsça köklerden türettiler. bizden de on. tıp terimlerini Arapça. Atatürk'ün son nefesindeki şu sözleri unutmamalıyız: "Arkadaşlar selâm. Sonuç olarak yabancı dil ile bilim eğitimi Batının Türkiye'nin geleceğini karartmak için pazarladığı dehşetli bir oyundu. onu seven bazı bilim adamları 1980'e kadar kendi dallarında Türkçemize "gökbilim" "bilgisayar" gibi nice güzel terimler kazandırdılar. Araya yabancı kelimeler sokuşturmak ayıptır.. Türkçe'nin kurtuluşuna bağlıdır. dil çalışmalarını sakın gevşetmeyin TÜRKÇESİ DURURKEN İNGİLİZCESİ AYIP. Sonra birden bu sözcükler adeta yok edildi. On bin yıllık Türkçe'nin matematik gibi kuralları var. Her dalda terim sözlükleri yayınlanırdı. kimlik. Bu savaşı kazanır. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER yapısını sözcük ve terim türetme kuralarını çok iyi bilmelidir.Yabancı dil öğrenmenin yolu.. Halbuki buna hiç gerek yoktu. Bu amaçla "Kültürel Kurtuluş Savaşı" vermek durumundayız. Türkiye'nin kurtuluşu. yüzyıl bir Türk yüzyılı olur.

koca. Unutmayalım ki "gönlü temiz olanın dili de temiz olur" Sözlükçede yeni bir terim türetmedim. gördüğüm İngilizce özentisi laflan kaydettim. kulak tırmalayan. Bu çirkin ingilizce lâf.. yüce • "şanlı" > bahtlı. ısı • "brifing" > bilgilendirme • "elektrifikasyon" > elektriklendirme • "miting" > toptanım • "radikal" > aşırı. kayması • "parlamento" > meclis • "parlamenter" > millevekili • "kabine" > bakanlar kurulu. Halbuki millet laf üretenlerini değil. birden basın-yayın ve tv'cilerin de etkisiyle Anglomanlaşıveren sözcüklerden derlediğim ufak bir lügatçeyi aşağıda veriyorum. Atatürk'ün anlamlı bir şekilde adını koyduğu "Türkiye Büyük Millet Meclisi" lâzım. vekillerini bekliyor! Bize "lâf üretilen" (hem de bütçeye büyük bir yükle) yer değil. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER Şimdi bazı örnekler vereceğim: Yaygın olarak kullanılmış. bu lâfla kendilerine bir hava vermekte olanlara hatırlatalım: "Parlamenter". Eh uygun. "Cankurtaran" yaygındı. Halkımızın böyle sözcükleri kullananları ayıplayacağına. vasıflı • "kompozisyon" > tahrir • "center" > merkez • "shopping center" > alışveriş merkezi • "market" > bakkal. eski veya yeni Tükçe'leri herkesçe bilinip kullanmaktayken. Bunlar. italyanca kökeninde "lâf üreten" demektir. içtimai • "sprey" > püskürteç. Hayrola. gidişat • "erozyon" > toprak aşınması. neft. İzninizle. üstün. pazar • "star" > yıldız • "süper" > ülken. halk diline kadar geçmiş daha eski veya daha yeni güzelim Türkçeleri dururken. müfrit • "politika" > siyaset • "kaliteli" > nitelikli. çarşı. bahtı açık • "sosyal" > toplumsal. dolayısıyla millî onuruna ve kimliğine sahip çıkacağına inancım büyük. diken gibi batan İngilizcemsi uydurmasyonları kullanmak niye? Çoğu zaman bu özentifikasyonlardan gülünç mânâlar da çıkıyor. ortada yokken yeni yeni dilimize batınlmaya başlanmış dikenlerdir. püskürtmeli • "deterjan" > arıtmaç • "fuel-oil" > yakıt yağ • "petrol" > taşyağ. hükümete hakaret olur. bunlann yerine zaten bildiği Türkçe'lerini kullanacağına. Sadece TV'de. Sırası gelmişken ekleyelim: Sakın kimse "Bakanlar Kurulu"na "kabine" demeye kalkışmasın. Onun İngilizce çok ayıp. Dilimizi kirletip ayıplan- maktan sakınalım. "ambulans" > cankurtaran • "trend" > gidiş.BİR NEW-YORK RÜYASI. birden "ambulans" hatta "ambulance" oluverdi. bu araba keşmekeşinde gariban can kurtarmıyor. Öyle ya. 192 193 . "Milletvekilleri" de "parlamenter" kesiliverdiler. çarşıda duyduğum. "Meclis" birden "parlamento"oluverdi. kökeninde "dolaşan" demektir. dolaşıyor!. diline. vekiller heyeti • "medya" > basm-yayın • "diyazn" > tasarım • "kompanse" > telâfi • "fastfood" > tezyemek • "servis" > hizmet • "filtre" > süzgeç • "mobil" > gezgin • "termik" > ısıl.

bilgisayar. Çince. saldırgan • "operasyon" > ameliye. malumat • "tekstil" > dokuma. bilim olsun felsefe olsun (hâlâ böyle bir ders varsa) dersler İngilizce anlatılacak. Haberde. tarih. karşın seçenek • "legal" > yasal. Almanca veya İngilizce. müdafaa • "enternasyonel" > uluslararası. üstüne basılarak. konum • "reyting" > sıralama • "airlines" > havayolları • "catering" > ikram • "final" > son sınav. Yani: Türk hocalar Türk öğrencileriyle İngilizce konuşacak. etkin yabancı dil derslerinde iyi öğretilecek de denmiyor. faaliyet • "sponsor" > destekçi • "sektör" > kesim • "izolasyon" > yalıtım • "agressif' > atılgan. teşhir yeri • "spesiyal" > özel. muhabere • "provokasyon" > kışkırtma • "deklarasyon" > beyanname • "ekonomi" > iktisat • "prestij" > itibar • "rezervasyon" > yerayır(t)ma • "resepsiyon" > kabul • "enformasyon" > bilgi. gayri-kanunî • "organize etmek" > düzenlemek • "organizasyon" > örgüt. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER neftyağı • "sabotaj" > baltalama • "terör" > tedhiş • "terörist" > tedhişçi • "transfer" > aktarma • "defans" > savunma. son imtihan • "lider" > önder • "alternatif > seçenek. yüzyılda Türkiye'nin bütün dünya pazarlarına açılması için gerekecek yabancı diller de ayrıca takviyeli. Türkçe'niz mübarek olsun. araştırmacı. mutakabat • "komisyon" > yarkurul. encümen • "komisyoncu" > aracı • "ambargo" > yaptırım • "aktivite" > etkinlik." > cerrah • "dekore etmek" > süslemek • "dekorasyon" > süsleme • "antik çağ" > eski çağ • "proses" > süreç • "aktif > etkin. işlem • "bariyer" > engebe • "operatör Dr. kanunî • "illegal" > yasadışı. büyük ihtimalle ders kitapları pahalı pahalı direkt İngiltere'den ithal. İşte sayın okuyucular. diliniz de gönlünüz gibi temiz olsun. Müsaadenizle bunu biraz daha açalım. İngiltere'yi ihya ediyoruz!. Rusça. mensucat • "doküman" > belge • "konsensüs" > fikirbirliği. faal • "pasif > edilgen • "galeri" > sergi. kıvançla ifade ediliyor ki eğitim dili İngilizce olacakmış. fizik. edebiyat. Dikkat edelim: Muğla'nın Türk çocuklarına en iyi şekilde matematik.. teşkilât • "komünikasyon" > iletişim. yaratıcı. dünya ve Türk Dünyası öğretilecek. Büyük bir Atatürk resmi de açık artırmayla satılmış. sorgulamayı. Hatta hatta 21. kimya. danışma. 194 ATATÜRK BALOSUYLA MUĞLA'YA "KOLEJ" » Bir kaç gün önce TRT'de şöyle bir haber gördüm: Kenan Evren Vakfı bir Atatürk Balosu düzenlemiş. gençler kendine güvenmeyi. yoktan var edici ruhta yetişecek diye övünülmüyor. Balo ve resim gelirlerinin tümüyle Muğla'da bir "kolej" kurulacakmış. düzen. (Bu diller İspanyolca. Japonca da 1998 195 .BİR NEW-YORK RÜYASI. sorunlara çözüm bulmayı öğrenecek. beynelmilel • "detay" > ayrıntılı teferruat • "pozisyon" > durum.

Şöyle ki: Haberden üstünkörü çıkarılacak sonuç. açık üyelerine ve de Anglo -Sakson sömürgelerine münhasır kalmaktadır. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER olabilir. zaten artık bilemeyeceği kültürünü.) "Batı dillerinden hiçbirinden aşağı olmamak üzere. şerefli tarihini inkâr edecek) diye iftihar ediliyor. eğitim. Bunun Atatürk adına yapılmasını da ayrıca alkışlarız Amma. açıklığı hâiz Türk bilim dili terimleri tespit edilecektir. kültür ve edebiyattır. sokaklarda göğsünde Amerikan bayrağı gömleklerle dolaşacak. dükkânlarının üstüne İngilizce adlar yazacak. Dilin milli ve zengin olması. Türk dili. Bugün askerlikte olsun." (Atatürk bizzat kendisi bu dava uğruna çalıştı. yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkelerini yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. milliyetini. onları İngilizleştirmek. dillerin en zenginlerindendir. matematikte olsun kullandığımız birçok terimleri Türkçe'nin derinliklerinden çıkarıp bize armağan etmiştir.) Zira günümüzde. tıp. yeni iletişim ve bilişim çağında. Türkçe'nin körleşip sonunda yok olmasıyla mümkün olacağı ima ediliyor. hayatın her yüzü.) 196 197 . çeşitli dillerin önemi gitgide artarken. Türkçe olmayacak. dolayısıyla gençler artık Türkçe'yi unutacak. dosdoğru bilmeyecek. Yani Atatürkçü "çağdaş"lığın yeni nesilleri Türkçe'nin bütünlüğünden mahrum etmek. Altmış beş yıldır bu konuda çok ilerleme kaydedilmiş.BİR NEW-YORK RÜYASI. Atatürk'ün ise Türkçe yerine İngilizce ile eğitimi yeğlediğidir. teknik. açık seçik düşünemeyecek. Hâlbuki bu tutum Atatürk'ün ısrarla üzerinde durduğu eğitimin milli olması gereğine taban tabana zıttır. Bakınız Atatürk neler söylüyor: "Türk demek Türkçe demektir. ne mutlu Türküm diyene" (Meğer meşhur sözün birinci kısmı da varmış!) "Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir." (ve tabii korumalı) "Kâfi olarak bilinmelidir ki Türk milletinin millî dili ve millî benliği bütün hayatında hâkim ve esas olacaktır. çağın İngiliz Muhipleri Cemiyetlerinin gizli. bilim. milli hissin gelişmesinde başlıca müessirdir." (Elbette "bütün hayaf'tan kasıt siyaset. her yeni bilimsel kavram tam Türkçe'siyle ifade edilebilir konuma gelinmişken ne hikmetse şimdi kilit noktalara oturtulmuş bazı kirli eller bu gelişmeyi ve Türkçe'yi hızla yok etmekle uğraşıyor. Atatürk Balosu'nda sadece ve sadece "eğitim dili İngilizce olacak" (yani. tarzanca gibi bir dil konuşacak. olayda derin bir çelişki göze çarpıyor. İngilizce'nin önemi azalmakta ve yalnızca geçen asrın bakiyesi. hukuk. Vakfın ve Balo'yu düzenleyenlerin Atatürkçü olduğu. onlardaki kavramları anlatacak keskinliği. Bir vakfın Muğla'da iyi bir okul açması elbette takdir edilecek bir hayırseverlik faaliyetidir. sanat.

Dönem (1951-1980). ben belki çok yaşamam. yabancı dilden eğitim. Dönem: 1923-1938 Atatürk Dönemi. Batı ise. iktisat. çağdaş. Bizde milli eğitim esas olduktan sonra onun lisanını. 4. dışa tanıtım ve gezim (turizm) siyasetleri ve Türk Tarihi ve Türk Dili ile ilgili çalışmalar. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER Daha 1924'te: "Milli eğitimin ne demek olduğunu bilmekte hiçbir tereddüt kalmamalıdır. ileri bilim ve teknik idi. değiştirip doğrusu olan yabancı dil takviyeli Türkçe Fen liseleri veya Ülken (süper) liseler açılsın) ya da Atatürk ismi bir örtenek olarak kullanıp başka gayelere hizmet ediliyor. İlginçtir ki. Osmanlı Türk Devleti'nin bazı şaibeli ileri gelenleri yukarıdaki esasların tam tersine bir "batılılaşma" siyaseti ile Tanzimat hareketini yapmış (Sultan Abdülhamit Han siyaseti ve bazı "ciğerli" aydınların meselâ Tıbbiye'de ve Mekteb-i Mühendishane'de etkinlikleri 30 1998 198 199 . ister eğitim." Görülüyor ki. Bu yıl okullarımızda tedrisatın Türkçe terimlerle yazılmış kitaplarla başlamış olmasını kültür hayatımız için mühim bir hadise olarak kaydetmek isterim. Ziya Gökalp de "Türk harsı (kültürü). bu işler bilmemekten oluyor (ama en azından şimdi biliniyor. Hıristiyan misyoner okulu modeli demek olan kolej (veya benzeri Anadolu Lisesi) yanlısı olmak kesinlikle bağdaşmaz. Dönem (1923-1938). O halde şu sonuç kaçınılmaz. " Ve nihayet Türk bilimci ve eğitimcisine şu vasiyeti: "Bakınız arkadaşlar. Türk Kimliği ve Türkçe Atatürk Türkiye Cumhuriyeti'ni "Türk kalarak çağdaşlaşmak" ve Türkçülük esaslarına göre kurdu. Batı medeniyeti" demişti. ölene dek Türk gençliğini yetiştirecek ve Türkçe'nin bir kültür dili olarak gelişmeye devamı yolunda çalışacaksınız. 75 yıllık Cumhuriyet'imizde dört ayrı dönem gözlüyoruz. çünkü şimdiki gibi meselâ Japonya ve Doğu henüz Batı kadar ilerlemiş değildi. 2. O devirde "Batı "dan kasıt. Ya. 1. Atatürkçülükle. ulaştırma olsun. CUMHURİYET DÖNEMİNDE TÜRKÇE Cumhuriyet'in Dört Dönemi: İster dış siyaset. vasıtalarını da milli yapmak zarureti münakaşa edilemez" 1938'de vefatından az önce: "Türlü bilimlere ait Türkçe terimler tespit edilmiş. Fakat siz. Çünkü Türkiye ve Türklük. Dönem (1981'den bugüne) 1. Karar da okuyucunun. uygarlığa ancak bu yolla kavuşabilir.BİR NEW-YORK RÜYASI. Dönem (1939-1950). sanayileşme. kültür. usulünü. bugünlerde olduğu gibi gerilemeye başlamamıştı. bu suretle dilimiz yabancı dillerin tesirinden kurtulma yolunda esaslı adamını atmıştır. Hangisinin doğru olduğunu göstermek yetkililerin elinde. 3.

BİR NEW-YORK RÜYASI; "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER

hariç), herhalde onun için de faydadan çok zararla defterini kapatmıştır. Halbuki, bizdekinden 29 sene sonra başlayan Meici Tanzimatı'nda Japonya "Japon harsı, Batı tekniği" ilkesini benimsediği için başarıdan başarıya koştu, bütün dünya milletlerinin karşısında saygınlık kazandı. Evet, çünkü insanoğlunun tabiatı böyle. Bir insan kendi kimliğine sahip çıkarsa, haysiyet ve vakareti varsa ona saygı gösterirler. Başkasına yaltaklanan, kendini aşağı gören, haysiyeti yıpranmış zavallılara ise kimse itibar etmez. Milletler için de bu böyledir. On bin yıllık tarihinde Türk milletleri zaman zaman büyük dalgalanmalar geçirmişlerdir. Tabii öyle olacak: O kavimler ki üç kıtada cirit atmış, yeni yeni rekabetler, hasımlar, değişik hars ve medeniyetlerle karşı karşıya gelmişlerdir. Her defasında önce bir bocalama kendi kendini ayarlama dönemi geçirilmesi olağan, ama her defasında Türk kendini yenilemiş, yeni bir güç kaynağı haline gelmiştir. Son dönemlerde her yerdeki Türkler, Doğu Türkleri ("Avrasya Türkleri" de diyebiliriz) Rusya ve Çin karşısında, Batı Türkleri- ise önce Avrupa, sonra Amerika (ve şimdi de İsrail) karşısında tarihlerinin en büyük bocalama devrini yaşamaktadırlar. Ama bu da geçecek ve gene toparlanacağız. Kırk yıl önce, Türkiye'de halktan, köyden herhangi birine sorsanız "Türk" ve "Müslüman"ı birbirine eşitlerdi. Şimdi ise bazıları bu iki kavramı birbirine çelişkili zannetmeğe başlamış, daha doğrusu, herhalde ustalıklı dış
200

"kültür mühendislikleri "nin marifetiyle öyle zannettirilmiş. Ö halde, hayret ki, tekrar sormak gerekiyor: "Türk kimdir?" Benim cevabım şöyle: "Türk herşeyden önce dili Türkçe olandır." Bir insanın dili ne kadar Türkçe ise onu o kadar "Türk" saymalıyız. Dili evinde, işinde, sokakta, mesleğinde, eğitiminde Türkçe mi, değil mi? Ne kadar Türkçe? Herhalde, binlerce yıl üç kıtada cirit atmış, elbette gittiği yerlerdeki halkla da az veya çok karışmış, ama kimliğini kaybetmemiş, kendini Türk saymışların soyunu sopunu, ırkını karıştıracak değiliz. Tam Asya tipi Türk de var; Avrupalı'ya, Orta-Doğulu'ya benzeyeni de... Hangi millete baksanız bu böyle. Kendini saf Aryan sayan bir Almanı da kurcalasanız içinden en azından yüzde otuz Kelt ya da Hun, yani Türk çıkar! Yabancı bir ülkede dolaşırken rasladığımız birinin "Türk" olduğunu nereden anlıyorsunuz? Önce Türkçe konuşmasından (ama sonra bir de kendini Türk sayıp saymadığından ve hissiyatından.) O halde, matematiksel tabiriyle, "Türk" olmanın gerek şartı dilinin Türkçe olması. Kişilikte yeter şartlann oluşması da Türkçe'ye bağlı; kişiliği oluşturan aile, eğitim, meslek etkinliklerinin Türkçe olmasına bağlı. Peki, Atatürk "Ne mutlu Türküm diyene" derken Türk'ten kimi kastetmiş? Haa, meğer bu sözün bir diğer yansı daha varmış. Demiş ki: "Türk demek Türkçe demektir; ne mutlu Türk'üm diyene." İşte onun için Cumhuriyetin birinci döneminde Atatürk Türk Dil Kurumu'nu kurdu. Yukandaki esasları 201

BİR NEW-YORK RÜYASI; "BYE-B YE" TÜRKÇE

. BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER

sağlamak için eğitimin her dalda Türkçe olması üzerinde ısrarla durdu. Atatürk özellikle fen, matematik terimlerinin Türkçe olması için bizzat çalıştı. Türkçe'nin her konudaki yeni kavramlara karşılık türetecek yetenekte matematik gibi keskin kuralları var. Atatürk'ün 1. dönemde verdiği örneklerden 2. ve 3. dönemde de Türk Dil Kurumu her bilim ve meslek dalı için Türkçe köklerden, Türkçe takı veya kuralları ile yeni terimler türetip türettirmeğe ve terim sözlükleri (aynca halk dilinden ve Türkçe'nin lehçelerinden tarama, derleme sözlükleri) yayınlamağa devam etti. O ara ben de naçizane, fizik, kimya, matematik ana terimlerini hazırlayıp, "Fiziksel Kimya Terimleri Sözlüğü "nü yayınladım. (TDK, Ankara 1978) 2., 3. ve 4. Dönemlerde neler olduğuna göz atarken ve Türk ile Türkçe bağıntısından sonra, bir de Türkçe'den ne kastetmeli, ona bakalım: Hangi Türkçe? (2., 3. ve 4. Dönemler) Dili iki boyutlu gibi düşünebiliriz: Birincisi matematiksel boyut, Nesnelere ve fiillere verilen isimler bir dilden başka bir dildekine değiştirildiğinde fazla bir kayıp olmayabilir. (Bir denklemdeki "a"yı "b"ile değiştirdiğinizde denklemin içeriğinin değişmeyeceği gibi). İkinci boyut ise çağrışımlar boyutu. Adeta her kelimenin üstünde bir "çağrışım bulutu" var. Şu cam bardağa Türkçe "bardak"* İngilizce "glass" diyebilirsiniz. Aynı nesne tanımlanmış olur. Ancak, Türkçe "bardak" bana bir Karacaoğlan şiirini

(Elifin elinde bardak I Yeşil başlı gövel ördek,...) çağrıştırır. İngiliz'e ise "glass" viski içmeyi çağrıştırabilir. İşte bu "çağrışım bulutlan" dilden dile, kültürden kültüre değişir. Dil bir milletin anılarının, yani tarihinin, kültür birikiminin ve de ortak hissiyatının depolandığı unsurdur. Dil gönlü yüzdüren gemidir. Toplumun, milletin gönlüne ise "hars-kültür" diyoruz. Demek ki toplumun kültürünü yüzdüren gemi, gene dil. Dil olmazsa kültür olmaz. Kültür olmazsa kimlik, kimlik olmazsa haysiyet, onur olmaz. O halde Türk Devletinin birinci görevi Türk adını, varlığını, kimliğini korumak, tarihten silinmesini önlemek olacağına göre, Türk Devletinin başta gelen işi, milli savunma görevi, Türk dilini yaşatmak, gelişmesine destek olmak, onun için de eğitimini Türkçe yapmak, her dalda, edebiyatta, bilim ve teknikte Türkçe telif ve tercüme eserleri teşvik etmek, olmalıdır. Son yıllarda bu görevin yerine getirildiğini düşünmek mümkün mü? O boşlukta birileri, belli ki sistemli bir şekilde 1953'ten beri peyderpey adeta Türkçe'yi yok etmeğe, eğitim, bilim, teknik, araştırma, hatta neredeyse edebiyat dili olmaktan çıkarmaya çalışıyor. Küreselleşen dünyada herkes kendi diline daha fazla ağırlık vermeğe başlamışken, bir çok dilin önemi artar, İngilizce 'nin önemi azalırken, bilgisayarlarda, hatta PC için, 33 dili birbirine tercüme eden yazılımlar (bilgisayar programlan) 70 dolara satılırken, Türkiye'de ne oluyor? Hiçbir ülkede benzeri gö-

202

203

BİR NEVV-YORK RÜYASI; "BYE-BYE" TÜRKÇE

BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER

rülmedik bir şekilde, Türkiye'nin her ferdi, çoluk çocuk, doçenti, asistanı, milletvekili, kaymakamı işi gücü bıraktırılıp İngilizce kursuna tabi tutuluyor; terfi için, işe almak için kimsenin meslek bilgisine, Türkçe yeteneğine bakılmıyor, sadece İngilizce sınavına sokuluyor. Âdeta Türkiye Cumhuriyeti 'nin dilini İngilizce yapmak hazırlığı gibi yo-ğun, son birkaç yıldır gittikçe hızlanan bir faaliyet var. "Milli Eğitim"in adı hâlâ "milli" olmasına rağmen, eğitim dili Türkçe olan (yani derslerin Türkçe olarak verildiği) hiçbir okul bırakılmıyor. Halbuki 1954'e kadar, eğitim dili İngilizce olan hiçbir Türk okulu yoktu. Dünyada böyle bir yabancı dil Öğretme yönteminin bulunmadığını, gereken yabancı dili gerektiği kadar öğrenmenin doğru yollarını önceki yazılarımızda uzun uzun anlatmıştık. Bu korkunç "kültürel soykırım" etkinliği doludizgin gidedursun, Türkçe'yi sevenlerin bile bir kısmı, edebiyat ve dil konularında mevki sahibi olanlar ve söz sahibi olabileceklerin pek çoğu sessiz duruyor veya 50 yıl sonra hâlâ "kelime"mi? "sözcük"mü? kavgasıyla iştigal ediyorlar. Halbuki şimdi ülkesini, milletini, Türkçe'yi sevenlerin birleşme ve tek vücut olarak savunmaya ve kurtuluşa doğru koşma zamanıdır. Bunu sağlamada "Hangi Türkçe?" sorusuna verilecek bireşim cevap daha da bir önem kazanıyor. Cumhuriyet kurulduğunda Türkçe'nin durumuna bir göz atalım:

Osmanlı Türkiyesi'nde yeni bilim, tıp ve teknik terimleri meslek erbabınca Arapça, Farsça kök ve kuralları ile türetiliyordu. Bu terimler başka Müslüman ülkelere de geçiyordu. İngilizce'de de terimler Latince, biraz da eski Grekçe'den türetilir. Ancak İngilizce'nin başka seçeneği, kendi kuralları hemen hemen yoktur. Sadece 400 yıl kadarlık bir mazisi olan 5 dilin kırması uyduruk İngilizce'nin sokak dilinin bile %60'ı Latince. (Roma İmparatorluğu bilinçli bir şekilde bugünkü Fransa'nın, İspanya'nın, Romanya'nın dillerini toptan Latinleştirdi. Hadrian Duvarı'na. kadar işgal edilebilmiş İngiltere'ninki ise kısmen Lâtinleşti. Geri kalanın da çoğu 1066 Norman istilasıyla Fransızlaştı. Uzmanlara göre İngilizce'de bugün gerçek öz İngilizce sözcüklerin sayısı sadece %15!... Böyle bir dil için onbin yıllık 250 milyonun dili dilbilimcileri şaşırtacak keskinlik ve yetenekteki bir dil; Türkçe- feda edilir mi? Türkçe'nin terim türetme yetenekleri ise her dilden fazla. Hem de yeni türetilen Türkçe sözlerden halk bile bir şeyler anlayabiliyor. (Amerikanca'da mümkün değil) Onun için Atatürk bilimsel terimlerin türetilmesinde Arapça ve Farsça kurallarını değil, Türkçe'yi esas aldı. 1000 yıllık İslâmi tarihimizde Halk Türkçesi'ne bile doğal olarak bazı Arapça, Farsça kökenli kelimeler girmişti. (Ama unutmayalım; bu etkileşim karşılıklı. Arapça ve Farsçaya da Türkçe'den geçmiş binlerce kelime var.) Türkçe'deki bu kelimeler ortak bir İslâmi kültür oluşturan
205

204

BÎR NEW-YORK RÜYASI; "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER

Azerbaycan, İran, Türkistan, hatta Kuzey Hindistan'da kullanılıyordu. Cumhuriyetin 2. ve 3. dönemlerinde, artık iyice ve yaygınca Türkçeleşmiş böyle birçok kelime de tasfiye edilip yerine daha öz Türkçeleri konmaya çalışıldı. Halbuki bu Türkçe sözcükler mevcut eskilerine ilâveten alınmalıydı. Her dilde yakın anlama gelen sözcük kümeleri bulunur. Bu "eş-isimli"ler ("sinonim") arasında zamanla anlam kaymaları ve ufak farklılaşmalar meydana gelir; bunlar dile zenginlik katar. Öyle olacağına (ki sonradan, yani şimdilerde epey oluyor) ortaya, dili bilim ve teknikte genişletmek yerine, tasfiyecilik olayı ve bunun bağnazları çıktı. Bir çok edebiyatçımız haklı olarak bu olaya büyük tepki gösterdiler. Hissediyorlardı ki, tasfiyecilerin asıl derdi, öz Türkçe meraklan değil, İslâm ve Osmanlı düşmanlığıTasfiyeciliğe tepki gösteren muhafazakârlar diğer Türk-İslâm ülkeleriyle ortak kelimelerimizin yok edilmesinden de haklı olarak yakınıyorlardı. Ancak, maalesef bu sefer onlar da tek taraflı düşünür oldular. Tasfiyecilik karşısındaki üzüntüleri öz Türkçe düşmanlığına dönüştü. 1960'dan sonra da Amerika'nın kasten yarattığı sun'i sağsol bölünmesiyle tasfiyeciliğe karşın Osmanhcacıhk Öztürkçe çekişmesi, sağ-sol kavgası, hatta kişisel husumetler ile karıştı. Arada olan Türkçe'ye oluyor, nesiller birbirini anlamaz, geçmişini okuyamaz hâle gelirken Öztürkçe'ye karşıtlık bilimsel terimlerin ve Türkçe bilim dilinin gelişmesini engelliyor, bir yandan da sinsi bir gö-

rünmez el okullarından Türkçe ile eğitimi, hatta Türk edebiyatı derslerini kaldırıyor, yerine İngilizce'yi sokuyordu. Bu acıklı duruma dikkati çekmek için birkaç yıl önce, yukarıda bahsettiğim "Osmanlıca, Öz Türkçe Derken İngiliz Atını Alan Üsküdar'ı Geçti" makalesini yazdım. (Yeni Türkiye 1995). Son yıllarda ise, Müslümanlığı kendilerinin tekelinde imiş gibi göstermeğe çalışan bir kesim, eskiden solculara yaptırıldığı gibi "Türk" ve "Türkçe" lâfına karşı bir tavır takındılar. Mesela bir Tıp Bölümcesinde öğretim üyesi olup sık sık TV'lerde görünen genççe bir zat sözcük kelimesine "uydurukça" demeğe kalkmaz mı? Ben de kendisine ufak bir kedisi olup olmadığım, "kedicik" lâfına da uydurukça mı diyeceğini sordum. Bu zat-ı muhterem herhalde bu derece mantık yoksunu olamazdı; olsa olsa sözlerinin arkasında batının tuzağından gelme bir Türk ve Türkçe düşmanlığı yatıyordu. İşte Türkiye ve Türk böyle bölünür! Tasfiyecilik karşıtı iyi niyetli Türkçeseverlerin bir kısmı bir hataya daha düştüler: Evet, tasfiye edilen kelimeler mesela Azerbaycan'la olan ortak dilimizi de zayıflatıyordu ama, unutmayalım ki mesela Kıpçak Türk lehçelerinde (Kazak, Kırgız,...) hâlâ var olan, ama Batı Türkçe'sinde unutulmuş birçok gerçek Türkçe sözcüğü Türkiye'de yeniden canlandırmak veya o lehçelerde duran köklerden Türkçe'nin kurallarıyla yeni kelimeler türetmek elbette Türkçe'nin geliştirilmesinde kullanılacak en uygun yollardandı. Bu "yeni", ama çoğu aslında çok eski söz-

206 207

kitaplarda. bilgisayar. on yıl öncesine kadar yaptığımız gibi Türkçe imlâ ile ve Türkçe ses uyumlarına uymuş şekilleriyle yazılmalı. bilerek bilmeyerek Türkçe'nin. Sonuç olarak "Hangi Türkçe?". imlâdan şapkalann ( A ) kaldınlması bozgunculuğu düzeltilmeli. konuşurken. okullarda kullanılmalıdır. Bu Türkçeseverler erkelerini (erke.Eğitim dili her aklı başında ülkede olduğu gi bi tümüyle resmi dil. okullarda şapkalar tekrar geri getirilmelidir. dolayısıyla Türk varlığının kuyusunu kazmaktadırlar.Osmanlıca. daha doğrusu "Nasıl bir Türkçe?" istediğimize cevabımız şu olacak: 1. Türkçe'nin karşısına bugün sinsice dış ve iç düşmanlarca diktirilen İngiliz. işletme ve diğer mesleklerde üstün bir eğitim verme rekabetine girmelidirler. yazışmalarda. İngilizce istilâsına karşı etkin bir mücadele vermeğe harcamalıdırlar. eskisi^ yenisi hepsine "Türkçe" demeliyiz. zaten Anayasaya aykırı olduğu için kesinlikle yasaklanmalı. çekişmeler yaratmak veya devam ettirmeğe değil. Dönemde basılmış bilim. yâni Türkçe olacaktır. yazarken kelime dağarcığımızda bulunmalıdır. etkinlikleri bir araya getirilmeli. sözlüğümüzde. Yabancı dille eğitim. gerçek bilim dili olan matematik. dilimize kasten batırılan bu dikenlerden son derece rahatsız olacak bilinci yeniden ka zanmalıdır. ikisi de Türkçe'dir. yenisi. 3. Kırgız. Kazak. 209 208 . alışılmış Türkçe'leri varken özellikle son 5 yılda basın-yayının da büyük etkisiyle ortaya çıkan İngilizce bozuntusu kelimelerden her Türkçesever ve her vatandaş kesinlikle kaçınmalı. Aksini yapanlar. "BYE-B YE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER cükleri "öz Türkçe" diye bir ayrıma tabii tutmamalı.BtR NEW-YORK RÜYASI. Tatar ve daha nicesinin Türkçelerini de hesaba katmalıdırlar.Eski ve yeni Türk Dil Kurumu'nun uzmanları. 2. 3. ama bunu yaparken yabancı dilleri isteyene ayrıca doğru yöntemlerle öğretmek için tedbirler alınmalıdır. Bu ara Türkçe'ye 4. Dili Türkçe olması kesinlikle gereken özel okullar pahalı ayrıcalıklarını korumak için çeşitli yabancı diller. bütün basın-yayında. teknik sözcükle ri yeniden basılmalı. Dönemde yapılmış olan bir başka hainlik. Eskisi. "enerji") Türkçe konusunda bölünmeler. hatta yer adlan. Öz Türkçe diye bir ayrım yoktur. 4.Eski veya "yeni" ("öz") Türkçe kelimeler. Hele hele yabancı kelime. Bu suretle Türk Dün yası'nda ortak Türkçe gelişmesi de daha kolay sağlana caktır. ikisinin de birikiminden yararlanmalı. söz cükler ve de şimdi öbür Türk illerinde öğrendiğimiz lehçe kelimeleri. hepsi. Avrasya Türkleriyle ortak dilimizin zayıflayacağından endişe edenler ise yalnız Azeri Türkçe'sini değil. söylenmeli (her ülke öyle yapar) yabancı imlâ kullanılmasından böbürlenme değil utanç duyulmalıdır.

açılan boşluğa kasten İngilizce sokuşturulmak istendi. Dönemde. halkça tepki göste rilmeli. kim idüğü bilmezlik. ama sonra 2. onun için de Türk dilinin. yaşaması ve gelişmesini baş siyaseti yapmalı.BİR NEW-YORK RÜYASI. Dönemlerde iş tasfıyeciliğe döküldü. Türkçe'sine tümüyle can simidi gibi sarılacak. Cumhuriyetin 1. Böyle mallan kasten yapıp piyasaya çıkaran şirketlere karşı tedbir alınmalı. hatta Ame rikan bayraklı gömlekler giymesi tam bir kafaların sö mürgeleşmesi işareti. Sonuç olarak. Şu anda ise binlerce yıllık Türk ve Türkçe tarihinin en can alıcı dönüm noktasında bulunuyoruz: Ya Türkçe ve dolayısıyla Türk kimliği yok olacak. Bunu herkes böyle bilsin.Türk Devleti'nin birinci görevi Türk adının. Türkçe bilim. buralardaki insanlar onun bunun kölesi kavimlere dönüşecek. kimliğinin. şirket.Dükkân. bilmeyeni ikaz etsin. bunun için yabancı dille eğitimi toptan ve kökünden sö küp atmalı. Hatta gayemiz Türkçe'yi her ülkede yaymak. dolayısıyla Türk adının tarihten silinmesi için son perdeyi oynamaya başladılar: Eğitim dili toptan İngilizce'ye dönüştürülüyor. onursuzluk karşısında l hassaslaşmalıdırlar. Türkçe'yi hak ettiği yere Birleş miş Milletler ve diğer kuruluşlarda oturmak olmalıdır. hatta emreden diplomatlarımız hakkında soruşturma açılmalıdır. 4. Amerika gibi ülkelerdeki Türk azınlıkların yap tıkları toplantılarda Türkçe yerine İngilizce (Almanya'da bile İngilizce!!) konuşulmasını isteyen. bir kısmının eski Türkçe'ye. Türkçe telif ve tercüme eserlerin ya zılıp basılmasını. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER 5. öğ renilmesini teşvik etmek. teknik ve meslek dergilerinin tekrar çıkarılmasını. fiilen destek lemelidir.Gençlerin. ayrt-gayrıhkları bir kenara bırakacak. üstünde İngilizce yazılı. 6. Türkçe bilimsel. teknik yayınları kaldırıldı. 7. 210 Türkçe İçin Önümüzde yeni Dönem 2000 yılı ve sonrası: Gördük ki. O halde devlet açık seçik ve kararlı bir şekilde Türkçe'nin korunması. varlığının. ya da her bıçak kemiğe dayandığında olduğu gibi bu millet dış kaynaklı saçma sapan bölünmeleri. yâni bu dönem. aşağılık duygusu ve haysiyetsizlik belirtisidir. yayılmasını teşvik etmeli. ve 3. Dönemiyle Türkçe altın devirlerinden birine girdi. başörtüsü konusunda aslan kesilenler asıl bu ciddi şahsiyetsizlik. Şimdi 2000'de yeni bir döneme gireceğiz. Her alanda olduğu gibi Türkçe konusunda da aydınlar tekrar bölündüler. tarih ve kültürünün yaşamasını sağlamaktır. Fransızların Kuzey Afrika'dan Arapça'yı kaldırdıkları gibi. iç ve dış düşmanlar. ona sahip çıka211 . bir kısmının ise yeni türetilen terimlere karşı çıkmasıyla Türkçe büyük bir darbe yer gibi oldu. işyeri adlarını yabancı dilden koymak marifet değil. "dar-ül fünûn") Türkçe yazmak çizmek âdeta yasak hâle getiriliyor. evrenkentlerde ("üniversite". artık görünmeye başlayan görünmez eller. Türkiye'nin dilini Türkçe değil İngilizce yapmak gayretinin son derece hızlandığı belli. Ayrıca Türkiye Cum huriyeti vatanının toprak bütünlüğü bile buna bağlıdır. Al manya. Türkçe'nin.

1953 yılında bu okulda büyük bir değişiklik yapıldı ve okula 15 İngiliz. hâlâ. Hazırlık sınıfı heba edilen bir yıl oluyor. da vardır. Üniversiteye giremeyen yüzbinler varken. O güne kadar bu güzel okulun. 1 Nisan 1977 212 . misyoner okulları vardı. Ford Vakfı'nın Türkiye'deki politikasını yürütmekle yükümlüydüler. Oradan Amerika'ya gittim.. Bulgar isyanının çıkması ve birçok ülkenin bizden ayrılması. ODTÜ'de her şeyden önce dil değiştirilmelidir.. ODTÜ'de sol forum düzenleyen üç-beş öğretim görevlisi. o zamanki ismiyle Yenişehir Lisesi'nde idim. Türk gençlerini buraya çekmek amacı ile kurulmuş olan bu okul Türkiye de Türk adı altında yaşayan bir misyoner okul haline getirildi.. sinsi iç ve dış düşmanlarla mücadele edecek. Ben bu düzende yetiştim. yabancı dil öğretmek ve Osmanlı İmparatorluğu'nun son zamanlarında her tarafı sarmış bulunan misyoner okullarıyla rekabet edip. Türk harsı içinde. fizik gibi dallarda bir yıl ara verilemez. ODTÜ ve Boğaziçi Üniversitesi'nin sistemlerinin Amerikan Üniversiteleri sistemleri olduğu söyleniyor. Çok 213 Tercüman. Amerika'yı ziyarete gelen bir yabancıya sırf yabancı vatandaş olduğu için çok daha fazla para verildiği görülmemiştir. Amerikan hoca geldi. fakat Türk adını taşıyan Türk hocalarının başkalarının işini yaptığı bu şekilde bir okul yoktur. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER cak.ve eminim galip çıkacak. Ankara Koleji. Yalnız haftada 10 saat kadar kuvvetli bir yabancı dil dersi veriliyordu. özel bir dernek tarafından. Şimdi durum bir sağ-sol meselesi mi.iki yıl geçtiği zaman. Bunun kaynağının ne olduğu hâlâ ilân edilmemiştir. A31 merika'da da böyle üniversiteler yoktur. nasıl bir Türkiye.BİR NEW-YORK RÜYASI.' Unutmayalım ki. . başka ülkelerde 4 yıl olan öğrenimi biz bir de hazırlık sınıfı koyarak 5 yıl yapıyoruz. O sırada dışanda bulunuyordum. Eğitim dili İngilizce'ye çevrildi. daima egzersiz yapmak lâzımdır. aynı şekilde okulların değil özel bir vakıf. parti meselesi mi? 1953'te daha ben lisede iken Türk Eğitim Derneği. ÜLKEMİZDE MASRAFI BİZDEN ÇIKAN MİSYONER OKULLARI VAR. kim olduğunu. Türk Eğitim Derneği okulunun eğitim dili tamamen Türkçe idi.. Aradan bir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın kendi eliyle Anadolu'nun her tarafında kurulduğunu öğrendim.. nasıl bir dünya istediğine karar verecek. O zamana kadar Türkiye'de yabancı okullar vardı. Başka bir ülkenin o ülkenin üniversitesine gelerek masa altından dolar çekleri dağıtması diye bir düzen yoktur. Robert Kolej'den yetişmiş insanlar tarafından gerçekleştirildi. Matematik.

. Ben bunları herhangi tarafı tutmak için açıklamıyorum. Bu oyunlann çoğu solun şemsiyesi ve maskesi altından yapılmaktadır. Yabancı okulların tehlikeleri Osmanlı İmparatorluğu zamanından bilindiği için. Ve böyle olduğu zaman herkes ikiye ayrılıyor ve asıl konular unutulup. önemini unutmayalım ki Osmanlı İmparatorluğu'nda Bulgar isyanının çıkması birçok ülkelerin bizden ayrılması Robert Kolej'de yetişmiş insanlar tarafından yapılmıştır. Üstelik bütün harcamaları. Bu okulların daha fazla büyümesi hiç olmazsa önlenmiştir. yani eğitim dili İngilizce.. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER üzüntü duydum ve bunun sonunun nereye varacağını o zaman tahmin ettim. bu okullardan mezun olanlar içinde Üniversiteler açıldı. yani bir takım özel imtiyazlara. zamanla yasaklanan bu kolejlerin yerine. Kolej'in manası başka dillerde bu değildir tabi. Bir gün ODTÜ'de arkadaşım olan bir Amerikalıya "Siz ne yapıyorsunuz? Size karşı olanları. Ford Vakfı'nın kaynaklarıyla derhal Amerika'ya bursa gidiyorlardı. Sonra işin içinde bir oyun olduğunu Amerika'ya gittiğimde ve Amerikalıları yakından tanıyıp incelediğimde anlamıştım. yani Amerika ile göze görünmez bağıntıları olacak ve devlet içinde devlet olma şeklinde yürüyecek şekilde kuruldu. Bu ne iştir? " diye sordu-? ğumda soğukkanlı bir şekilde: "Ne olacak onlar liberaldir. Türkiye'deki Kolejin anlamını müsaade ederseniz açıklayayım. Hem TÜBiTAK'ta hem ODTÜ'de Amerikan Büyük elçisinin arabasını yakanlar.." cevabını vermişti. Türk dilinde Kolej Türklerin Kendi içlerinde başkalarının amaçları için kendilerinin yaptırmış olduğu misyonerliğin yürütüldüğü okul demektir. masrafları Türk Hükümetinden çıkmak şartıyla. Ondan sonraki birkaç yıl içinde Anadolu'nun böyle misyoner okulunun bulunup da kapatılmış olan yerlerde Türk Milli Eğitim Bakanlığı tarafından eğitim dili İngilizce olan belki bazılarında da bir iki tane Amerikan danışmanı bulunan bir takım okullar açıldı. Ve bu kolejlerden. ODTÜ şeklinde. Kolejlerden de bahsetmemiz de onun için 215 . Ben bu konuyu sadece bir ODTÜ konusu olarak görmüyorum. ODTÜ'ye gelelim üniversiteye geldiğim ilk günlerde gençler arasında sol forumlar düzenleyen 3-5 öğretim üyesi aynı zamanda Ford Vakfı'nın Türkiye'deki politikasını yürütmekle yükümlüydüler. Şu konuştuğunuz durumun nereye geleceğini ve daha da nereye gideceğini öyle sanıyorum daha 1952'de anlamak mümkündü.BİR NEW-YORK RÜYASI. Ne var ki. Türk okulları adı altında müesseseler aldı. Ben önce bunları anlayamıyordum. konuşulmaz oluyor. Başka Amerikalı ise "Türkiye'de asıl solculardan değil milliyetçilerden korktuklarını" ifade etmişti. 214 Nitekim Boğaziçi Üniversitesi de kurulurken.. Kolej sadece bu demektir. yani komünistleri finanse edip Amerika da okutuyorsunuz. Bu arada mezun olacak çocuklar için bir üniversiteye ihtiyaç vardır. bir takım tedhiş hareketleri yapanlar.

BİR NEW-YORK RÜYASI; "BYE-BYE" TÜRKÇE

BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER

gereklidir. Bu gün artık ilk okuldan başlayarak meslek hayatına atılıncaya kadar birçok dallan Türkçe okumadan birçok insan yetişmektedir. Bu durum çok önemli ve vahim neticeler doğuruyor ve doğurabilir. Ayrıca Türk Milli Eğitiminde bir zaman kaybı da söz konusudur. En az 300.000 öğrenci Türkiye'de üniversiteye girememektedir. Her yıl bu sayı hızla yükselmektedir. Ayrıca bu üniversitelere harcanan paranın büyüklüğü de meydandadır. Hal böyle iken eğitime bu şartlar altında bile gücümüz yetmezken her yerde 4 yıl olan üniversite öğretimini biz sun-i bir şekilde 5 yıla çıkarıyoruz, bir hazırlık sınıfı koyarak yani , ODTÜ'ye girme fırsatını bulan bir genç bir senesini lisan eğitimi ile harcamaktadır. Oysa üniversiteye girerken matematik, fizik gibi sahalarda aklın, melekenin durmaması gerekir. Matematik bir keman ilmi gibidir. Daima £gzersiz yapmak gerekir. Ne var ki bu heba edilen bir yıl içinde öğrencilerin sadece İngilizce öğretilirken okutulan cilt cilt kitaplar bir Amerikalının hazırladığı bir Türk gencinin Amerika'ya gidişini konu eden kitaplardır. Bu kitaplarda bir Türk genci Amerika'da bir Amerikalı gibi görünmekte ve daha ilk yıllarda bu fikir körpe dimağlara adeta nakşedilmektedir. Bu usûl hiçbir ülkede yoktur. Sadece yabancı lisan öğreten durumu vardır. O da kurslarla ek derslerle yapılmaktadır. Eğer Türkiye ODTÜ'nde lisan öğrenme mecburiyeti yüzde yüz nasılsa gençlerin yaz aylarında güneşleneceklerine kurs görerek bu işi yapmaları gerekmektedir. Ve bu durumda ısrar etmek gerekir. Ben herşeyden önce üniversitenin dilinin değiştirilmesinin gerektiğine kaniyim.
216

JAPONYA, HİNDİSTAN, MEKSİKA, ABD, RUSYA ve TÜRKİYE' DE ARAŞTIRMA SİYASETİ"
Çeşitli ülkelerdeki bilim ve teknikte araştırma siyasaları incelendiğinde, araştırmaların, kendi ülkelerinin temel sorun, erek ve çıkarlarına yönelik ve güdümlü olduğu görülmektedir. Ancak ülkeden ülkeye bu güdümün sağlanış biçimi değişmektedir. Doğu Bloku'nda devlet bilim akademileri, devlet iktisat planı gibi hazırlanmış ana plana göre araştırma yaptırmakta, bu akademilerin enstitüleri bazen ayrı, bazen evrenkentlerle (Üniversitelerle) içice çalışmaktadırlar. Daha az bilinen ise, ABD'de bile araştırmada güdüm sağlandığıdır. "Yalnız burada kişisel özgürlük vardır" izlenimini vermek için güdümün üstü kapalıdır. Washington'da toplanan ufak kurullar ve de sürekli kuruluşlar, Savunma Çözümleri Kurumu "İnstitute for Defense Analysis" gibi çeşitli devlet kesimleri, ordu ve üst düzeyde birkaç bilimci arasında eşgüdüm (koordinasyon) sağlarlar. Buralarda temel sorunlar, erekler, ordunun ivedi gereksinimleri saptanır. Bunlar için hangi dallarda, ne yönde te1976

217

BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER
/

BÎR NEW-YORK RÜYASI; "BYE-BYE" TÜRKÇE

mel ve uygulamalı araştırmaların gerektiği belirlenir Ondan sonra bir bakarsınız, birkaç ay sonra, nereden geldiğini bilmeden, bütün bilimciler yeni moda oluvermiş o dallara koşuyorlar, hepsi o konularda araştırma yapmak için yanşıyor ve araştırma önergeleri de o dallarda oldu mu, çeşitli kuruluşlardan mali destek görüyor. Meksika, Hindistan gibi ülkelerde ülkelerinin çıkar ve amaçlarına doğru araştırma yapmanın yardım beklemek gafletinden sıyrılıp dış devletlerin oyunlarını önleyecek bağımsız düşünmenin kıvancı yaşanmaktadır. Hindistan, Batı Ülkelerinden "Lisans" satın alma, "anahtar teslimi" kurgu sanayii kurma yerine, daha önceleri Japonya'nın da araştırmasına dayalı sanayi ürünleri geliştirmektedir. Ayrıca, Hindistan batıdaki gibi anamal - yoğun değil, emek yoğun bir orta sanayii türü oluşturmaktadır. Bizde ise, şimdiye dek sadece bir özenme özendirme, pazar yeri geliştirme siyasası uygulanmıştır. Sanayi, araştırma yerine, lisans satın alma, dış şirketlerle ortaklık kurma yolunu tutmuştur. TÜBİTAK ise, Devlet Plânına bile bakmadan, ayda bir iki kere toplanan, birbirini seçerek yenilenen 6-10 kişilik bir "bilim kurulu "mm yönetiminde, yönsüz, plânsız, amaçsız milyonlarca lira harcama, dış ülkelere nereye, ne için gittiği, ne üzerinde araştırma yapacağı, dönüşte nerede iş yapacağı belli olmayan yüzlerce öğrenciyi gönderme, ondan sonra da dış basında moda olduğu zaman "beyin göçü"nden sözetme yolunu seçecek biçimde ve öyle bir kanunla kurulmuştur. 218

Bu ara, Türkiye'nin sorunları tanımlanma, çözümlenme, üzerlerine yürüme beklemektedir. Araştırma ise özentilerle, ulusal beyin gücünü dağıtmayı amaçlamış gibi ve 1960'larda Ford Vakfı'nın ODTÜ ekibi ile attığı temellerden yürümektedir. Artık, bilim, eğitim, kültür, araştırma siyasamızı çizmek, ulusal öncelik ve ereklerimizi saptamak, Türk bi limcileri, aydınları, eğitimcileri, araştırmacıları olarak bü tün gücümüzü ülkemiz için gerekli belirli doğrultulara yö neltmek zamanı gelmiştir. . Isıldevinge'de (Termodinamikte) olduğu gibi, artık dağıyı (Entropi'yi) azaltalım, işi çoğaltalım.

İPEK YOLUNUN İKİ UCU TÜRKİYE ve JAPONYA 33
Japon ve Türk kültürlerinin ne kadar derinden benzerlikler gösterdiği bu iki ülkede de pek az bilinmektedir. Tabii bu benzerlik bir rastlantı eseri değildir. Türkler tarihin ilk çağlarından beri Doğu Avrupa'dan Çin Duvarına, Asya'nın doğu kıyılanna kadar uzanan geniş bir bölgede yaşamışlardır. Yüzyıllar boyu, Avrupalının gözünde Asya ve Doğu (Orient) demek Türk demek olmuştur. Gene bu
33

Milliyet, 04 Ocak 1976

219

BÎR NEW-YORK RÜYASI; "B YE-BYE" TÜRKÇE

BÎRİNCÎ BÖLÜM: MAKALELER

yüzyıllar boyu, Batının Uzak Doğu ile başlıca bağı olan /pek Yolu'nu Türkler yönetmiştir. Fakat yaşam tarzındaki, geleneksel sanat ve harstaki bu benzerlikler İpek Yolu ilintisinden de öteye gider. Japonca'da, Türkçe'de aynı dil öbeğine, Altay dilleri öbeğine bağlı iki dildir. İki dilin yapılarındaki, takılanndaki, birçok ortak ve Altay kökenli sözcüklerindeki, deyiş tarzlanndaki benzerlik ve eşlik bunu göstermektedir. Japonca'daki "Nan des ka?" Türkçe'de "Nedir ki?"; "Kyoto de (da)" Türkçe'de "evrenkent-e gitmişti". Japonca'da "Kyoto de daigaku e iltimasta" olmuştur. Japonca'da "İyi des" >"İyi-dir". Japonca ve Türkçe'deki rasgele seçilmiş şu sözcüklerin benzerliğine bakınız: "sono > şunun, katay > katı; kuray > kara; uçi > içi; samuku > soğuk; aru > var; kangae > kangı (kanı)", ye daha pek çok örnek. Japonca'daki ses dalgalanmaları, bazı sözcüklerin sonundaki özel "N" sesi, şive, Türk'ün kulağına pek âşinâ geldiği gibi, ona ülkesinin doğu illerindeki, oradan da doğuya Asya'daki Türk şivelerini hatırlatır. Japonya'yı ilk defa gören Türk, kendi ülkesinden bildiği fakat başka yerlerde rastlamadığı bazı şeylerin çok benzerlerini Japonya'da görünce hemen şaşırır, hem bir memnunluk hisseder. Hele kendi "bohça" ve "çıkın"ına, "ruroşiki" adıyla, "nalın" veya "takunya"sına "geta" adıyla

bayağı geleneksel bir önem verildiğini, büyük şehirlerde, hatta üniversitelerde bile aydın kişilerin içeri girerken kapıda ayakkabılannı çıkarttıklannı görüp, kendi ülkesindeki tutumla karşılaştırdığı zaman şaşmaması elinde değildir. Geleneksel Jar>bn evinde, geleneksel Türk evinin aynısı, geniş ve Türk halısı gibi dokunmuş hasır halı ile kaplı bir oda, bu odada batının rahatsız edici tıkış tıkış eşya kalabalığı yerine, sükunet verici bir sadelik, birkaç, minder, bir sini, birkaç vazo veya ibrik vardır. Türk odasında akşam sini 'nin kalkıp, yerine yüklük'ten yatak-yorgan çıktığı gibi, Japonya'da tam aynı şekilde "oşi-ire "den (yüklük), "kakebuton" (yatak-yorgan) çıkar, yere serilir. Yemek yeniş tarzı, sini 'nin etrafında oturuş tarzıdır -ki bu "bağdaş kurma " dünyanın birçok yerinde "Türk oturuşu " diye adlandmlmaktadır- ziyaretçi Türk'e bir yakınlık hissi vermeğe yeter. Türkiye'de olduğu gibi, Japonya'da da hemen herşeyin bir "Batı" (alafranga), bir de Japon (alaturka) şekli vardır. Şu farkla ki, Japonya'da en makbul ve meselâ otellerde, v.b. gezmenler (turistler) için en pahalı ve aranan şekil "alaturka"(alaJapon) olanlardır. , Benzerlikler saymakla bitmiyor: En az binyıllık geleneği olan Türk yağlı güreşi gibi Japon "sumo " güreşi, Türklerdeki eski "bahadır" veya "yiğit" töresi gibi Japonya'da "samuray" ahlak ve mertlik anlayışı -ki bunlar batıdan tamamıyla farklıdır- Bursa'nın çifte su verilmiş kı-

220

221

BİR NEW-YORK RÜYASI; "BYE-BYE" TÜRKÇE

BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER

lıç yapma geleneği, Ergenekon Destanı'ndaki demirci geleneği gibi, Japon Kabuki oyununda çelik ve kılıç destan ve dansları, Türk saz ve dümbeleğine çok benzeyen Japon şamizen ve davulu "çuzumı", 18. yüzyıl Levnz nakış ve resimlerinde aynı Japonlarınkine benzeyen giyimler, rakkaseler, çalgıcılar, çiçek açmış kiraz ağaçları, 12. yüzyıl Türk Nasrettin Hoca 'sınınkine çok benzeyen Japon "Ikyu-san Hoca "nın tarihi nükteleri. Türk ve Japon'un şiir anlayış ve duygusu, insan bağıntıları, saygı, sevgi esasları, bu yönlerde eksik ve aksak kalmış Anglo-Sakson dünyasından ne kadar farkhysa, birbirine o kadar yakındır. Japonya ve Türkiye'de "batılılaşma" hareketleri de koşut gitti. Türk Tanzimat dönemi (1839); Japon Meici Tanzimah (1868). İki ülke de bir Doğu - Batı Bireşimi (sentez) yapmak zorunda kaldılar. Böyle dengeli bir bireşim ihtiyacı iki ülkede de günümüze dek sürüp gelmiştir. Atatürk'ün "Türk harsı içinde çağdaş uygarlığa erişme" ilkesi Japonya'da Meici Döneminden beri benzeri bir temel ilkeydi. Orada da "Japon ruhu, Batı tekniği" (Va kon yo say) diyorlardı. Ne yazık ki, bütün bu benzerliklere rağmen, Japonya'da Türkler hakkında hemen hemen hiçbir bilgi yoktur. Mevcut izlenimler de tamamen yanlış ve hatta her Türk'ü rencide edecek niteliktedir. Buna şaşmamak gerek. Zira bu izlenimler, iki ülke arasında bir temastan değil, dolaylı olarak batıdan Japonya'ya gelmiştir. Batı, yüzyıllarca, derinine tanıma gayreti bile göstermeden doğuyu ve Türk'ü ya
222

sadece değişik veya garip olarak görmüş, veya doğrudan doğruya, çoğu zaman dine dayalı bir önyargı ile Türk'-ün karşısına çıkmıştır. Süregelen bu durumda, Japonya ve Türkiye'nin bir an önce birbirlerini yakından tanımaları ve yakınlaşmaları gerekmektedir. İki ülke de hâlen, dünyada, meselâ Orta-Doğu'da yeni bağlar kurma çabasındadırlar. Türklerin hem Asya, hem Orta-Doğu ve hem batıda olan geçmiş ve aşinalıkları, Orta-Doğu'da ve üçüncü dünya ülkeleri ile kurulacak bağlarda, bilim, hars, teknik ve iş dallarında Japonya ve Türkiye arasında kurulması gereken işbirliğini daha da faydalı kılacaktır.34

34

Prof. Oktay Sinanoğlu'nun Japon Hükümetinin davetlisi olarak Japonya'da yaptığı çalışma ve kültür ilişkileri temasları arasında Kyoto - Şimbun gazetesinin yayınladığı iki makaleye dayalı Türkçe makalelerden ikincisini aşağıda veriyoruz. Japon gazetesinde makaleye ek not olarak, gazete kendisi hakkında şu bilgiyi vermiştir: "Prof. O. Sinanoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Profesörü, ayrıca Yale Üniversitesinde iki kürsü sahibidir. Kendisi dünyanın belli başlı fizik kimyacılarından olup, atom fiziği, maddenin molekülsel, elektronik yapısı üzerine teori ve buluşları ile tanınmıştır. Ayrıca çeşitli ülkelerde bilim ve eğitim siyaseti, bilim ve kültür uluslararası ilişkileri üzerine danışmanlıklar yapmış, sayısız konferanslar vermiştir. Japonya'dan önce Almanya, Fransa, Sovyetler Birliği, Kanada, Çekoslovakya, Meksika hükümetlerinin davetlisi olarak o ülkelerde bilimsel ve kültürel etkinliklerde bulunmuştur. Yale Üniversitesinde 26 yılda en genç profesör olmuş, sonra ilk Türk Bilim Ödülünü T.C. Cumhurbaşkanından almış, yakınlarda Bilim ve Sanat Akademisine seçilen ilk Türk olmuştur. Bu akademiye Japon fizikçisi Nobel ödüllü Dr. Hideki Yukavva' da üyedir. Japonya'da birkaç aydır yaptığı hem bilim konuşmaları, hem de Japonya'da pek az tanınan Türk ulusunu ve kültürünü tanıtıcı konuşmaları ilgi toplamıştır."

223

tarihi. Bu amaçlarla bir Türk .Doğu'ya yakın Asya kökeni ile 9. ve bilimini katiyen İngilizce olarak değil. Tarih ve Harsı bölümü yoktur.Doğu'da çeşitli ülkelerle kurulacak yeni ilişkilere ortaklaşa girişmekten yarar göreceklerdir. v. iki ülkede de.. biz de bu söze karşılık olarak Türkçe "evrenkenfi önerip kullanacağız. Bu gibi teşebbüslerde. 225 224 . tümüyle Japonca olarak yapmaktadır. Bugünkü koşullarda. 10. harslarının Uzak . yüzyıldan beri ve hep böyle 35 Japonca'da "üniversite"ye Batı sözcüğü kullanmak yerine "daegaku" dendiği gibi. bilim ve evrenkent kişileri arasında doğrudan temaslar kurulmalı.BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER BİR NEW. bölümleri olduğu halde bir Japon Dil. Hakkaido) halen mevcut Türkbilim şubeleri kuvvetlendirilmeli. bütün İslâm dünyasına her yönden önderlik ve yöneticilik etmişlerdir. Aynı zamanda Japonya'da (Tokyo. Örneğin. Japonya'da. Türk sanatı. 19. Unutulmamalıdır ki. Sanskritçe. yakın yıllara gelinceye dek. yüzyıldaki çağdaşlaşma hareketleri de koşut gitmiş olup. ve Japon Milli Eğitim Bakanlığı ("Mombuşo") bu konuda işbirliğine hazırdırlar. bunun Türkiye ve Japonya'da birer merkezi olmalıdır. Japonya'da halen şahsen yapmakta olduğumuz gibi. Rusça. yüzyıllar boyunca. Tokyo'daki Japonya Vakfı.Japon Harsları Araştırma Kurumu kurulmalı.Doğu'da çeşitli ülkelerle kurulacak yeni ilişkilere yakınlaşma ile. bütün eğitim. Türkiye'de aralarındaki bu hars yakınlığı temeline oturtulacak bir işbirliği ve yakınlaşma ile. müziği. dengeli bir Doğu .b. özellikle Orta . Japonya Amerikan İşgaline uğradığı. Avrupa ve Asya arasında olduğu gibi.Batı hars bireşimini başarabilmek günümüzde sürüp gelen birer sorun teşkil etmiştir. Japon ileri gelenleri ile yaptığımız temaslardan anlıyoruz ki. özellikle Orta . Kyoto. bağıntılar sadece resmi birer hars antlaşması kağıtları üstünde kalmamalıdır. "BYE-BYE" TÜRKÇE Ortadoğu'da Türk-Japon İşbirliği Niye Kurulmadı? Japonca ve Türkçe dilleri başta olmak üzere. Çince. İki ülkenin. Türkler. Türkiye ve Japonya arasında ne gibi bağlar ve işbirliği kurulabilir? Hâlen Türk evrenkentlerinde35 ("üniversite"). Türkiye'nin Japonya'dan örnek alacağı pek çok şey vardır. İtalyanca. Türkler. Türk ve Japon harsları derin benzerlikler göstermektedir. 19. dili ve bütün Türk Dünyasını kapsamak üzere genişletilmelidir. Bu.YORK RÜYASI. En az. Farsça. Eğitim dalında. anayasası Harp'ten sonra General MacArthur tarafından yapıldığı halde. yüzyıllardan sonra içine girdikleri İslâm dünyası arasında da bir köprü teşkil ederler. Yunanca. Ankara ve İstanbul'da böyle birer bölüm biran önce kurulmalıdır.

"BYE-BYE" TÜRKÇE olmuştur. özellikle Doğu . özellikle Üçüncü Dünya Ülkeleri'nin. iki ülkenin geleneksel sporları da karşılıklı gösterilmeli. Örnekle. iki ülkenin de kendine özgü harslarını gösteren konserler. Tanzimatı Osmanlı'dan 29 yıl sonra başlayan Japonya yabancı dille eğitime hiç başvurmadan çok daha fazla ilerlemiş. aşağılık duygusunun yaratılamayacağı birer ülke haline gelecektir. Bilim ve teknik dallarında. kâh Türkiye'de. taklitçilik modalarının. toplumsaldır. Sanat dallarında. (kızlar için "naginata "). yani amaçlar. Japon geleneksel güreşi "sumo". her ülkenin kendi harsı ve kendi harsına olan itibarı olmalıdır. Bugünün dünyası.b. Japonların geleneksel Kabuki tiyatrosu. İki ülkede de. amaç. Ancak her ülkenin kendine güven duyması. kâh beton yığınlarına boğulmağa başlamıştır. Türk sporu cirit. Bunlar ise ulusal harsa bağlıdır. kendi harsına verdiği itibar ölçüsünde de dünyanın hayranlığını kazanmağa başlamıştır. işlenmelidir: Türk yağlı güreşi. Üzerinde önemle durulmalı ki. Japon tahta kılıç oyunları "kendo ". Türk klasik sanat müziği (Japonların yaptığı gibi Türk'ün kendi giyimleri ile). koruması ile. Eğitim dalında. kendi harsını geliştirmesi. Türk Orta Oyunu. ulusaldır. fenciler de dahil olarak üzere. iki ülkenin birbiriyle bir Batı taklitçiliği yarışmasına girmesi değildir. gösteriler düzenlenmelidir. amaçlarımızı batıdan taklit yoluyla almamalıyız. Batı yöntemlerinden ya- rarlamrken. Japon ve Türk bilim adamları. bilim ve fenni ne yönde geliştireceğimizi saptayan. Unutulmamalıdır ki. kâh Japonya'da yapılacak ortak toplantılarda özellikle çevre sorunları da ele alınmalıdır. v. Kyoto ve İstanbul gibi tarihi ve tabii güzellikleri korunması gereken şehirler. bu konularla ilgilenmek sorumluluğundadır. dengesiz bir gelişme ile araba gürültüsü ve egzoz gazlarına. Aynı şekilde. kendilerine güvenle. Japon kukla oyunu Bunraku. O Batı ki. Ancak öyle bir dünyada her ülke insanlığa katkıda bulunabilecek. toplumsal ve hars konularında toplumlarını daha da uyarmak. kendi harslarını aşağı görmemesini. 226 227 . bu gibi değiş tokuşlarda esas. Yoksa. İngilizce ile eğitimi ilerlemek için şart gibi gösterenlerin Türkiye'de 1950'lerden beri bulunur olmasına karşılık. bilim ve fen ile ne yapacağımızı. bilim ve fennin yöntemleri uluslararası olmakla beraber. İki ülkenin de güzel kıyılan ve de iç huzuru sağlayan insancıl ve köklü yaşam tarzları mahvolmuştur.Batı hars bireşimini sağlayacak nitelikte eğitim düzenleri tasarlanmasını içeren ortak toplantılar. yayınlar önemli olacaktır. insancıl konularda eksik ve aksak kalmıştır. hatta kişiseldir. şamizen musikisi. kendi değerlerini bulmasını gerektirmektedir. yarının uluslararası dengeli ve uyumlu dünyası zuhur edebilecektir.BtRÎNCİ BÖLÜM: MAKALELER BİR NEW-YORK RÜYASI. Türk Karagöz'ü. başka ülkeler tarafından sömürülemez. Japon koto.

el sanatları.. 36 Milliyet Sanat. çalgı araçlarına. Aslında bu yanlış izlenimler bize Batıdan gelmiştir. Bu karşılaştırmalara başka yazılarımızda değinmeyi umarız. rüzgârın ağaçlarda çıkardığı sesi.Japon bağlan geleceğin dünyası için bir örnek teşkil etsin. köyümüzdeki üreteçleri yapan. sessiz oturup. kentimizdeki köprüleri. bunun yanında pilavını tahta çubuklarla yiyen. kurşun tren). halk ve saray seyirlik oyunlarına. doğadaki hüznü (mono-no avare). Onların tümce yapısının tam evriği. bu ruhta kurulacak Türk . hâlâ Doğu ile Batı arasında bocalayan Türkiye'nin kuşkusuz bu ülkeyi yakından incelemesi gerekmektedir. evimizdeki elektronik araçlari. Japonya bambaşka sonuçlara ulaşmış olduğuna göre. Türkiye'den toplumsal yapı olarak çok değişik bir ülke midir? Japon sanatına. bizim maniler gibi kısacık... birkaç fırçalık resimleri gibi "ha iku" şiirlerine yansıtabilen duyarlılığın sanatı. Batılılar için Japonca gerçekten zor bir dildir. "Çince gibi bir şey". İki ülkenin çağdaşlaşma atılım ve sonuçlarını karşılaştırma.Avrupa dillerinin her açıdan karşıtı. ikinci kez Türk . geleneksel resmine..BİR NEW-YORK RÜYASI. o zaman daha da bir önemli görünüyor. Bilim ve teknikte Amerika'yı geçen bir çağdaşlaşma ile Asya'nın ruhsal ve toplumsal inceliklerini bağdaştıran Japonya. Hint .Ja229 228 . kimono (giyşey)'lerini giyip yerde hasır kilimler üzerine bağdaş kurup oturan kişilerin ülkesi. halk edebiyatına baktığımızda Türk sanatları ve tarihsel yaşamı ile büyük benzerlikler görüyoruz. "yazısı imkânsız!". Şimdi en köklü ve önemli ve de ne Türk. ne Japon kamuoyunda pek bilinen bir benzerlik ve ortak noktaya dikkati çekelim: Dil. Ama bizim için? 1975 ve 1976'da ilk kez Uluslararası bir Japon Bilim Ödülü. TÜRKÇE İLE JAPONCA ARASINDA ÜSTÜNDE DURULMAYAN PEK ÇOK BENZERLİK VAR. Sayı 239. en çağdaş görünümlü apartman yapılarındaki evlerine girince. kırmızı balıklı gölceğizlerin kenarında asude. 8 Temmuz 1977 "Batılılaşma" hareketlerinin bizimkinden 29 yıl sonra başladığı bu ülkenin gizi nedir acaba? Bir türlü kalkınamadığından yakınan.' Japonya "Şinkansen "leri (dünyanın en hızlı treni. giyim kuşam. Japonca deyince aklımıza ne gelir? "Çok zor bir dil". Ya sanat ve yaşam zevkleri? Nilüfer çiçekli. efsanelerine. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER Umarız ki.

haşi (J) > koşu (T) ve daha pek çokları. Japonca takılardaki a harfinin. pabuç-u (T) > kutu-o (J). sono (J) > şunun (T). bol örnekli bağlantılar kurulmamıştı. vb. araba-da (T) > kuruma-de (J). tsuer (J) > sürer (T). gitti (T) > itta (J).Şimbun. katay (J) > katı (T). yabancı dillerden geçme olmayan sözcük. İşte birkaç takı: Kyoto-nun (T) > Kyoto-no (J). varmış (T) > arimas (J). İki dil arasında ekler. Ya şu eylemler: İmiş (T) > imas (J). Türkiye'ye ve Türk olan her şeye karşı batıdan gelme bir ilgisizliğin bulunmasına yormak gerek. ama ayrıntılı. evrenkent-e (T) > dagaku-e (J).'deki yazı ve görüşlerimizde dikkati çektik. Japon dilinin hangi dil kümesine bağlı olduğu hakkında dilbilginleri arasında kesin bir bilgiye. gitmiş (T) > ikimaz (J). o da ayrı konu. ima (J) > imdi (şimdi) (T). agaru (J) > yukarı (T). bugün hemen her ülkede olduğu gibi Japonya'da da. ne Japonya'da . çeşitli Japon ulusal TV'si NHK'de belli başlı gazetelerden Mainiçi . i' ye kaymasına dikkat ediniz (ka > ki. pek çok eski kökenli. konuşmuştu (T) > hanaşimasta (J). Asahi . sözcük. Türkçe takılarda ı. gibi).. Ya bunun kökeninde kendimize olan ilgisizliğimizin payı yok mu? Neyse.. Bu ara Japonca'nın dilbilgisi kurallarını. Şimdi gelelim Japonca ile Türkçe'ye. Japonca konuşulurken tümcelerin Türkçeyle matematik çakışımını ve Türk'ün kulağına gelen yakınlığı anlamak için şu iki tümceye bakınız: 230 231 . hatta dilbilginlerince fazla bir şey söylenmişti.Şimbun vb. Türkçe'ye ne kadar benzediğine şaşmamak elde değildi. Ya şu sözcüklere ne denir? ♦ Kuray (J) > kara (t).BİR NEW-YORK RÜYASI. terim ve deyişlerini gördükçe. "B YE-B YE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER pon kültür ve bilim ilişkileri kurulması üzerinde çalışma nedeniyle Japonya'nın çeşitli adalarında. bir görüş birliğine rastlanmıyordu. Japonya'daki çalışmalarımız sırasında bulduğumuz pek çok temel yakınlığa. Bu konuya daha önce Japonya'da pek eğilinmemiş olmasına. çekimleri. eylemler. Çünkü bu iki dilin yakınlığı üzerine ne Türkiye'de. tümce yapısı ve söz diziminde birebir koşutluk görüyoruz. Daha başka: Ne-dir ki? (T) > Nan-des ka? (J). gi (J) > giy (T). ne de Batı ülkelerinde. takılar. güneyinden kuzeyine. maşta > misti. Bu ve başka sesli ve sessiz kayma kurallarını daha ayrıntılı inceleme yazımızda bir dilbilim dergisinde belirteceğiz. 5 ay geçiriyorduk.. Zaman zaman bazı kuramlar ortaya atılmış. aci (J) > acı (T).. ta > ti. iyi (J) > iyi (T).

Japon dilinin dil kümelerinden hangisine bağlı olduğu hakkında dil bilginleri arasında kesin bir bilgiye. Türk . değil mi ama? Yoksa şimdi de TV'mizdeki Amerikan polisiye dizileri ile mi "Batılılaşma "yi umuyoruz? ittari kitari site imas gideri geliri ede(r) imiş. örneğin tümüyle apayrı bir 37 Türk Dünyası Araştırmaları Dergisi. Ame ga tuttara Yağmur (ca) yağarSa iki mas gid(er)miş.BÎR NEW-YORK RÜYASI. herhalde batıdaki Japonca uzmanlarının Uzak Doğu kürsülerinden yetişip. TÜRKÇE . evrenkentlerimizde Japon bilim kürsüleri kurulsun.C. Haziran 1983 233 . Zaman zaman bazı kavramlar ortaya atılmışsa da ayrıntılı ve bol örneklerle bağıntılar kurulamamıştır. yoğun kültür alışverişine girilsin. Umarım. ikinci kez Türk . Buna iki ülkenin aynı yıllarda Batılılaşma hareketlerine girişmesinin de (Tanzimat 1839. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER Kusuriya-e Eczane-ye Ya şunlar: itte kusuri-o gidip ecza-yı kaimaşta almıştı .Japon kültür ve yaşamlarının hemen her yanında aynı derinlikte benzerliklere rastlıyoruz. bir görüş birliğine hâlâ varılmış değildir. Bu benzerlikler yalnız dilde değil. Dileriz ki. fakat sanıldığından daha yakın bu iki ucu Japon ve Türkiye arasında mecazi manada yeni bir ipek yolu kurulsun. Meici 1868) eklenmesi acaba bir rastlantı mı? İki ülkenin ve kültürün karşılaştırılmasında bizim için büyük yararlar olacaktır. Yukarıda ve başka yazılarımızda da belirttiğimiz ve belirteceğimiz gibi. tarihsel ipek yolunun uzak. T. Dışişlerine birkaç ay önce ayrıntılı olarak önerdiğimiz bir Türk Kültür Merkezi de Tokyo'da oluşturulsun. TRT'ye Japonya'dan seçip sağladığımız kültür filimleri dileriz bunun ufak bir başlangıcı olsun ve tabii Amerikan polisiye dizileri yerine biraz da bunlar gösterilsin. Ortak araştırmalara. Bunda.JAPONCA 37 Bu birkaç örnek konuyu tattırmaya yeter sanırım.Japon kültür ilişkileri üzerinde çalışma (1976) nedeni ile konuk eden Japon dostlara ithaf etmeyi bir onur bilirim. 232 Bu yazıyı beni ilk kez uluslararası bir Japon bilim ödülü (1975).

Türkiye'de ise henüz Japon dil. Çin özgeleriyle yazılıp Çin okunuşuna göre söylendiği için telâffuzu Japonlaşmış Çince bir sözcüktür. yabancı kökenli olmamasına dikkat etmek gerekiyor. sözcük ler olarak vereceğiz. ekler ve takılar. Ses kaymalarında da birkaç kural fark edeceğiz. hele Türkiye'ye pek ilgi duyulmamış olduğunu gördük. Japonca. O ara. araştırmalar yapıyorduk. eğitim.Şimbun. sözcük. Japonca'da bir sözcüğün Çince kökenli olduğunu ayırtetmek için bir kolaylık var. terim ve deyişlerine bakarken Japonca ile Türkçe arasında büyük benzerlikler. 1975'de Japonya'da Japonca'nın dilbilgisi kurallarına. tümce yapısı. Senday ve Hokkaido evrenkentlerindeki çeşitli doğubilimciler ve dilcilerle de görüştük. bir anlam kaymasıyla Türkçe'de ki kazan sayılabilir. ' Yalnız böyle bir karşılaştırmada Türkçe'deki ve Japonca'daki bir sözcüğün iki dilde de o dilin gerçek bir sözcüğü olmasına. tarih ve kültürü ile ilgili bir kürsü kurulmamıştır. Kiyoto.BİR NEW-YORK RÜYASI. Halbuki kazan (J). Buralarda da bu konunun işlenmemiş olduğunu. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER yapı ve özellik gösteren Çince üzerine bilgili olmakla birlikte. Osaka. Örneğin kazan Japonca'da yanardağ anlamına geldiğinden. iki dil arasında rastladığımız benzerlikle ri. dil ve kültür siyasası üzerine araştırma ve temaslarımıza devam ederken bir yandan da Japon ulusal TV'si NHK'da. 38 Kyoto . eylem çekimleri. Bazı yanıltıcı örnekler de çıkabiliyor. Bizde de batıdan gelme böyle bir izlenim vardır.yazıdan gelme ol- Japonların Batı sözcüğü "Üniversite'ye "daigaku"dedikleri gibi biz de kavram karşılığı olarak "evrenkent"sözcüğünü kullanıyoruz. Tokyo. saygıdeğer Türk dilbilginlerinin dikkatlerini yeni ve daha derin araştırmalar bekleyen bu konuya çekmeyi bir görev sayıyorum. bugünün Japoncasında iki türlü okunabilir.Şimbun. belli başlı gazetelerinden Mainiçi . Bu konuda gördüklerimizi Türk dilseverlerine de duyurmayı. Asahi' Şi'deki görüş ve makalelerimizde Türkçe ve Japonca arasındaki benzerliklere dikkati çektik. epey bir ilgi uyandırmış olduğumuzu sanıyoruz. Nogoya. örneğin genellikle Ural . 1976'daki ikinci ziyaretimizde Japonya'nın bilim. Sözcük Çin özgeleriyle ("Kanci" yazı biçimi) yazılıyorsa.Altay dilcilerinin de çoğu kez Japonca ile yakından ilgilenmemiş olmalarının yeri olacak. Konu üzerinde. Çin özgeleri resim . 234 235 . aynı şekilde Ural . 1975'te Japonya'da uzunca bir süre Japonya'nın çeşitli adalarındaki belli başlı bilim merkezleri ve evrenkentlerinde38 konuşmalar. Aşağıda. Kiyuşu (Fukuoka. batılılarca çok zor bir dil diye bilinir. Halbuki. Kumamoto).Altay dillerine yakın olmamaları. koşutlar fark ettik.

Sesli. hafif bir anlam kaymasıyla da olsa. eylemin sonuna ekleyerek yeni biçimler türetilmektedir. Japonca'da .ması taber âre-ması tabe sase-rare-ması ikitay ittara itte kıdasay kakı dekiması Son iki örnekte Türkçe'de olduğu gibi vermek. Türkçe'de ise "ki"ye ilaveten çeşitli biçimler oluşEylemler ve Eylem Çekimleri Yukanda (dır. Japonca'da Ka takısı bütün tümceleri soruya dönüştürmekte kullanılmaktadır.mas. köklerdeki benzerliklerde bazı Türk dilleri veya lehçeleri arasında bile görülebilen türden ses kaymalarına rastlanıyor. -maşta oluyor. muştur.ng) dışında bütün heceler sesli ile.aşe .s . "Desı"nın 'des' diye söylenmesindeki gibi.yazısı dolayısıyle (n . k>kh>h y>kz>d 238 239 . pek çok kere ile bitmekteyse de konuşulan dilde çoğu zaman bu son -ı düşmektedir. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER Japon hece .are .ması mi .miş (yenmiş) ye-dir-il-miş gideyim gidesin gide giderse gidiver yazabilirmiş Japonca mir . sessiz kaymalar Türkçe'deki -miş.BİR NEW-YORK RÜYASI. Şimdi başka eylem ve çekimlere bakalım: Türkçe imiş gitmiş konuşmuştu yazmıştı gitti Yürüyerek koşup da gitti var varmış (varımış) yazarsa yemez görmüş Japonca iması ikiması hanaşimaşta kakemaşta itta arvi . bilmek. -misti.miş yenil . des) çiftini gördük.nagara haşitte itta ara ariması kakeraba Tabemay miması Türkçe görülmüş göstermiş ye .ması tabe . gibi eylemleri.

yoru (gece) tsüreru kazu akay iyi katay akacan aci nan sono I urkce onun (o) neyesiyse (çünkü) üst gir ana durur dışa. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER dh > yi > ng n>y Fakat daha da ilginç.BİR NEW-YORK RÜYASI.) a (J. Bu kayma bazan a(J. yahşi moruk söylemişti neye ne iyemaşta bunun (bu) naze nan kono . Bu sesli ve sessiz kaymalarına "kun"okunuşunda da başka çeşitli sözcüklerde de rastlanıyor. yorgan sürer sayı ala iyi katı afacan acı ne şunun 241 240 . ti Belki o (J. başka örneklerine rastlanılmış olduğunu sanmıyorum: k a > k l > k i maşta > mıştı. yeni bir sesli kayması var ki. kapı açar iÇi kırar ayırır çöz yut ev oda yorgun. dışla ayak kapu.) oluyor. i Japonca ano nazeraba ue iru onna tomar dasu azak kado akeru uçi kireru wakereru toku kuu ie heya(koya) yo. miş -ta > ti.) > u (T.) kayması ile de yakınlığı var. misti mas > mış.) > a (T. Rasgele bulduğumuz bazı sözcük benzerliklerine daha bakalım: Türkçe Kuray akasa Japonca utzukuşi Kara alaca moruku yakşi.u (T.) > I.

) örneğini özellikle ilginç bulduk. yorgan ve yorgun sözcüklerinde yaşıyor. "kuma" ise Türkiye'nin bazı yörelerinde bilindiği gibi "ikinci zevce" anlamına geliyor. "yur-". kanı umut * örmek atar keri-beri er kişi Daha pek çok örnekler herhalde bulunacaktır.ALtay dilleri arasında da olduğu gibi. (Fakat bugünün Japonca'sında "yorgan"ın adı çok değişik). Buradakileri fazla dizgesel bir tarama yapamadan. nakışlı. bazı ufak anlam kaymaları gösteren. yukarı kısa ço (cuk) dış aşık kemiği konuş (konuşmak) ara sor tarla yarar kuma toprak (yer) giy (giysi) yamaç akar hızlı yak uç öte yasn ummak soğuk kov koşu oynayarak Japonca yamu kongae omoy (omoi) oru ataeru kara eray hito Türkçe yat-mü (k) * kangı. dediğimiz gibi rastladıkça fark ederek bulduk. "yoru-' kökü Batı Türkçesinde unutulmuş olduğu halde. 243 . Yukarıda bazı örneklerin yanına bir * koyduk. atlas yorganların kullandığını görmüştük. Japonya'daki günlük yaşam gelenek ve araçları arasında aynı Türkiye'dekinin eşi. Böyle kaymalarda yoru (J.)yoru-gan (T. "Tsuma". "eş. Bunlar Japonca ile Türkçe arasında Türkçe'nin kendi lehçeleri ve Ural .BİR NEW-YORK RÜYASI. yoru". şimdi yukau. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER Japonca sorede ima aguru çisay ko de aşi hanaşi ada tou ta vareru tsuma taberu gi yama nagareru hayay yaki uku ato yamay omou samui. zevce" demek. aynı tür kılıflı. fakat hemen birbirini anımsatan örnekler. Japonca'da ise "yor. samuku Ou haşi odorinagara 242 Türkçe sonra da imdi. "gece" demek.

Japonca ve Türkçe tümceleri alt alta yazarken Türkçesini bugünün Türkçesinden en olağan şekil olması bile.. (konusuda) Hasatta node tsukareta. bir deyişi dinlerken. hem ses. Batılıların Japonca'yı zor bir dil bulmalarının önemli bir nedeni de budur. Yağmur (ca) yağarsa gidermiş. Tabii Türkçe'ye gene de aykırı düşmeden: Yamabe-şan va Furansigo ğa Furansıcjn guray dekimasi Ahmet-can Fransızçayı Fransız kadar bilir (mis) Kusurkiya e itte kusuri a kavmaştza.BİR NEW-YORK RÜYASI. dizim ve deyiş tarzları Türkçe'nin aynıdır. ğundan) Nihon to Toruko no ayda o ittari kitari tşite imas. Halbuki bu yapı.. Tümce Yapısı. Fakat kuşkusuz.. tam tersi bir tümce yapısı ve tümcede sözcük dizimi gösterir. Japonca bir tümceyi. Japoncasına en çok benzeyen şekliyle alacağız. Aşağıdaki örnekler bunu gösterecek. Bu örnekteki ilginç "node" takısına bakınız. Koştuğundan yoruldu. Hint-Avrupa dillerinden ayrı. Ucuzjşe al(ır) mış. her bir örnek üzerinde durdukça ilginç noktalar fark edecektir. Hiyo ano hito va şono tabemono o tabenakatta Bugün o kişi su yiyeceği yedi Arukinagara hanaşite imas Yürüyerek konuşmakta imiş. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER Çok yer tutacağı için öbür örneklerin üzerinde teker teker durmayacağız. (gideri geliri") (gider gelir") Ame ga futtura ikiması. Ano hito ga kino no gogo anata to O(nun) kişi-ce dün (ün) öğle sen (in) le (nin) 244 245 . Japonya ile Türkiye'nin araşın-ı ileri geri ede (r) imiş. Sözcük Dizimi Japonca. Yukkuri hanaşamede kıdasay Yavaş konuş (u) mayı-ver Yasuy nara kayması. (Türkçe "nun-dan" oluyor (. çoğu kez. hem yapı bakımından Türkçe'yi ne kadar anımsattığına şaşmamak elde değil. Eczane e gidip ecza yj almıştı. okuyucu.

8. Hiragana'da 50 kadar hece özge var. "Eski Japonca'da ses uyumu var mıydı? diye sorduğumuzda. nun.özge kullanmak zorunda kalacaklardı. yüzyıldan başlayarak Çin yazısını almalarına yoruyoruz. fakat Çin özge yazısı etkisiyle. Kullanılan yazı türünün. Türk246 çe'deki ses uyumuna göre nin. yazımda tutum ilkesine göre. Türkçe'deki. Bizim de varsayımımız. ya da aynı yazı türündeki yazımın (imlâ) zamanla konuşulan dilin telâffuzunu da etkilediği biliniyor.takısı. in şekillerine girdiyse aynı anlamdaki aynı takı için en az dört katı daha çok hece . Yazıyı sona erdirmeden önce. Aynı şekilde. zamanla hem ses uyumunun. sen. örneğin -«o. yukarıdaki kadar ayrıntılı bir karşılaştırmanın da yapılmış olduğunu sanmıyoruz. nün. özellikle böyle takılar için Hiragana'yı keşfetmek zorunda kalmışlardı. Aynı şekilde. buna hem Japonca'da hem Türkçe'de çok eski olan sözcüklerin benzerliğini. Elizabet İngilizcesi'nden bugünkü İngilizce'ye olan değişmelerdeki gibi. bunların her biri ayrı anlamda bir kök sözcüğü gösteriyor. Gerçi Çince'de onbinlerce özge bulunuyor ama. Bu sonuç şimdiye dek Batılı dilbilimcilerce çıkarılmış olmadığı gibi. yüzyıldan önceki Japonca'da bulunduğunu söyledi. in. ben. hele takılar da ekleyince iki dilin aynı dil kümesinde ve epey yakın olduklarından başka bir sonuç çıkarmak zor görünüyor. Japonlar Çince'de köklere eklenen fakat tek başlanna anlamlan olmayan takılar olmadığı için. "BYE-BYE" TÜRKÇE BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER İtte sakanaya de katta gidip de balıkçıdan aldı(ğı) (alınan) akina akay sakana büyük (ğü) ne ala balık Yukarıdaki örnekler arasında Batı dilleri ya da başka dil kümelerinde rastlanmayan karmaşık yapılar bulunuyor. adeta bir çakışma göstermektedir ki. onlar) ı belirten eylem takılar da {giderim. Hakkaido EvrenkentVndeki Japon dilbilimci bir tanışımıza Haziran 1975'te varsayımdan söz etmeden. seslilerin arasına Türkçe'deki gibi sessiz harfler ekleselerdi.BÎR NEW-YORK RÜYASI. nın. biz.. Japonca'da ses uyumuna rastlanmıyor Biz bunu Japonların Burhancıhkla birlikte 6. gidersin. gider) 247 . hem ilinti harflerin (bazıları halâ kalmış) çoklukla kaybolduğu. eski Japonca'da ses uyumunun bulunmuş olacağı. Japonca'dakinden çok daha gelişkin çekim (takılar) (örneğin. iki dil arasındaki ayrılıklar ve ses uyumu üzerine bir varsayımımızı verelim: Ayrılıklar ve Ses Uyumu Hakkında Türkçe'de Ural-Altay dillerinde ses uyumu önemli bir yere tuttuğu halde. daha eski çağlarda. siz. Japonlar yabancı sözcükleri ayrı bir "Katagana" heceözge yazısı ile yazıyorlar. Eğer.. gene çok daha fazla hece-özgelerle yazmak gerekecekti. o. Nitekim. Buna rağmen iki dil arasındaki birebir koşutluk.

iki dil birebir. bir yandan da herhalde Çin yazısının. Sonuç: Yukarıdaki çeşitli örnek ve benzetmeler Japonca ile Türkçe'nin aynı dil kümesinden olduğunu göstermektedir. Anahatlannda. iki dilin eski ve öz pek çok sözcüğü de birbirine benzemektedir. Bu konular dilbilimcilerin araştırmalarını bekliyor. kişi takılan kalmış olabilir. Sekizinci yüzyıldan sonraki Japonca'ya birçok Çince yabancı sözcük girerken. hece-özge yazımında tutumluluk için olacak. sadece 3. Türkçe'de halâ bulunan daha ayrıntılı çekim takılarının bazıları Japonca'dan düşmüş fakat dil yapısının ahahatlan ve ana takılar kalmıştır. İKİNCİ BÖLÜM SÖYLEŞİLER 248 .BtR NEW-YORK RÜYASI. adeta matematik bir çakışıkhk göstermekte. "BYE-BYE" TÜRKÇE belki aynı nedenle Japonca'dan düşmüş.

yakıt moleküllerinin özellikleri üzerine temel kimya fizik çalışmalarının buluşlarının olduğunu hatırlayarak sordum: . O kadar ki. sıvı ve gazların. 1970 Bu yoğun trafik içerisinde.. yapabilecek durumdayız. profesörün çalışma ve buluşlarının uluslararası nitelikte olması nedeniyle. Karşımda 26 yaşında Yale'de profesörlük unvanı kazanmış. *** Meksika'dan kısa bir süre önce dönmüş Prof. Prof. Fakat bugün teknik insan gücü açısından. acaba Türkiye isterse atom bombası yapabilir mi? Biraz düşündü. siyasi bir konu. Bir ay süreyle konferanslar ver- 251 .Sayın Profesör.ÖÜNCt BÖLÜM: SÖYLEŞİLER YÜKSEKÖĞRENİMDE YABANCI DİL SORUNU Hayat Mecmuası. Atom Fiziği. Oktay Sinanoğlu'ndan randevu alabilip karşısındaki koltuğa oturduğum zaman. Meksika Üniversitesi'nde yeni kurulan Teorik Fizik Şeref Kürsüsü'nü vermişler kendisine.Bu bilimsel ve teknik bir soru olmaktan çok.. iyi örgütlendi ğimiz taktirde. 1750 sayılı Üniversiteler Kanununun 23. Üniversitelerarası kurul.düller kazanmış bir Türk bilim adamı vardı. maddenin temel yapısı. Sinanoğlu. şöyle purosunu yakacak kadar. Dr. ö. bir süre söze başlayamadım. .yıllardır uluslararası bilim dünyasında çalışmaları ve çeşitli buluşlarıyla kendini kabul ettirmiş. Profesörün. Ona ilk kez olarak 27 Haziran 1975'te Türkiye Cumhuriyeti Profesörü unvanını vermişti. Maddesi uyarınca.

Teorik kimya bölümünü kurması. Bunu yabancı dilciler de söylüyor. bunun için bizde uygulanmayan özel yön temler vardır.26 yaşında nasıl profesör oldunuz sayın Sinanoğlu? . öğrenciler ve öğretim görevlilerince son derece olumlu karşılandığı halde. Bütün bu son öneriler. iki yıl sıralar boş yere işgal etti rilmemiş olur. Ek olarak birkaç yabancı dilli de dış yayınları izleyebilecek kadar bilmeli elbette. en son ve bence en önemli önerim. Dört yıllık öğrenimin altı yıla çıkarılması zararlı bence. Bunu söylemekten amacım. Türk Dili ve Edebiyatının. önemli teknik eserleri Türkçe'ye 252 çevirip. kulak dolgunluğu ile. dil konusunda oldu. Tüm dersler. Ancak. 253 . . yoğun üçer aylık kurslar.Nedir bu yöntemler Sayın Sinanoğlu? . kendi mesleğinde ana diline hakim olması gerekir. Japonya'da bütün bilim dili Japonca dır.Eskiden Türk Eğitim Derneği Ankara Koleji. Bakın size bir örnek vereyim. Bir süre kimya mühendisi olarak çalıştım. uluslararası ilişkilerde önemli değil mi? . yabancı ülkelerde başarı kazanabilmek için. Madem ki böyle bir üniver sitede yabancı dile gerek var. yanısıra diğer dillerin edebi yatlarının da konulmasmı önerdik. O sıralar yaptığım bir "Atom Fiziği Teorisi "nin bilim çevrelerinde geniş tilgi toplama sı nedeniyle 1962 yılında 26 yaşında profesör oldum. Nedenini soruyorum cevap şöyle: . . Konuşurken.Yabancı dili her meslekte yetecek kadar öğrenmek zo rundayız. Ana dil olarak kendi dilleri kullanılır. doktora yapan Türk Öğrencisi yetişmesini sağlamış. Böylelikle 100-150 bin öğrenci girecek üniversite bulamazken. Türk dilinde öğrenim gördüğüm halde. yabancı dilde örenim görmek gerekmediğini anlatabilmek. Tüm derslerin Türkçe öğretilmesini. üniversitelerde her yaz yabancı dil kursları açılabilir. *** Bir ayağı Türkiye'de profesörün. Günde sekiz saat. bir kaç ay içerisinde öğrenilebilir. Bilimcinin açık seçik düşünebilmesi ve öğretebilmek için. ayrıca yabancı dil öğrenirdik. eser kazandırsınlar dedim. Yurt dışındaki çalışmalarının yanısıra.O halde yeterli yabancı dil nasıl Öğretilir? . Hatta Porto Rico'dabile. Bu yöntem öğrencinin iki yıllık kaybını da önler. değişiklik yapılmadı.BÎR NEV-YORK RÜYASI: "BYE -BYE" TÜRKÇE ÖCİNCI BÖLÜM: SÖYLEŞİLER miş.Boğaziçi Üniversitesi'nde. Ayrıca uluslararası bilim ortamı ile de ilişkisi olma lıdır. Ayrıca Türkçe. hatta Osmanlı tarihi bile İngilizce dilinde öğretiliyor. Üniversitede yeni bölümler kurulmasında katkıları büyük. bilim dili için çok uygun.Bilimde yabancı dil öğrenmek. bir ara sordum.İki yıllık kaybı önlemek için. Türk Eğitim Derneği beni Ameri ka'ya gönderdi. Yenişehir Lisesiydi Türkçe öğrenim görür. Berkeley Üniversitesi'nde iki yıl atlayarak sınıf geçtim. ek olarak verilir. Örneğin bugün bir Amerikalıya 3-6 ay arasında Çince'yi bile öğretiyorlar. .Bilimcinin kendi ülkesi için yararlı çalışmalar yapması gereklidir. Bence bu sakıncalı. Profesör Sinanoğlu'nun tüm konuşmalarında özellikle üzerine bastığı bir konu var: Yabancı dilde öğrenim görmenin gereksizliği. yalnız İngiliz dili ve edebiyatı değil. 1953 yılında mezun oldum. . ODTÜ'ince verilmiş özel unvanla danışman profesör olarak çalışıyor. Hele İngilizce gibi kolay bir dil. Her ülkede yabancı dil. durmadan aklıma takılan bir konuyu.

fakat Türkiye' yi düşünen bir bilim adamı olarak ne diyorsu nuz? . kendi kültürüne. Bu şekilde yetişenler Türkçe terimler kullanmakta zorluk çekiyorlar. minus mü? " Yani. Şöyle cümleler çıkıyor karşımıza: "Bu line 'in slop 'u plus mü. "Bu doğrunun eğimi artı mı. -Sayın Prof. Orta öğretimden itibaren. siz Türkiye'de eğitimin günümüzdeki güncel sorunlarını ne şekilde görüyorsunuz? Özellikle Türkiye' de yakın yıllarda gittikçe ilginç bir sorun haline gelen dışa öğrenci akını. o ülkenin iç işleri ne müdahale demektir. eğitim ile toplumsal gelişim ve ekonomi arasındaki ilişkilere de değinilecektir. Ali Gevgilili. Sinanoğlu. yaratmalı. sosyoloji. dolayısıyla önerilen değişiklikler değerlendirilecektir.BtR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . yeni Türk toplumunun 74 yazında en çok tartışılan ana konularından birisidir. mühendis ise yine bir yaratıcı ruh içinde Türkiye'ye uygun çalışabilmelidir. bu kadar sağlam bir dile sahip olan Türk ulusu da. Türk eğitiminden geçen bir genç önce kendi toplumuna yararlı olma özlemini duymalıdır. Türkiye'de eğitimin yapısına ilişkin sorunları çok yanlı olarak tartışma fırsatını verecektir. bir dış kuvvetin. Türkiye'de eğitim reformu konusunda düzenlediğimiz bu forumda öncelikle Dokuzuncu Eğitim şurası. bir ülkenin doğrudan doğruya bir eğitimine el atması.Uluslararası bilim dünyasına kendini kabul ettirmiş. nüfus kont rolü araştırmaları gibi araştırmalar yapması. o öğrencinin seçtiği meslek dalı ile ilgili teknik terimler öğretilmiş ve tercüme yeteneği de verilmiş olur. Bu arada. kültürel antropoloji. Kesinlikle bu yasaklanmalıdır. önce Türk toplumuna uyabilecek. yabancı dilde eğitim yapacak yerde. Türkçe'den Arapça ve Farsça sözcükler çıkarıldıktan sonra. bilim ve tekniği Türkiye de topluma uyumlu bir şekilde uygulayabilecek insanlar yetiştirmektir. 16 Haziran 1974 Eğitim sorunu. 254 255 . kendi diline. Türkiye'de yetişen temel bilimciyse yapıcı. teknik yabancı dil diye. halk içinde anketler. ülkesinin. yaratıcı ruhta bir kişi olmalı. Türkçe bu sefer de İngilizce ile mi doldurulacaktı? . 24 Haziran günü Ankara'da başlayacak olan Dokuzuncu Eğitim şurası. bir araştırma ortamı. Bu derste. kendi istedikleri oranda. halkının çıkarlarına sahip çıkmalıdır. bu kadar köklü bir ta rihe. Yabancı dil amaç değil araçtır.BYE" TÜRKÇE ÜÜNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER Üniversiteler. eksi mi? " Ben bu kırma dile Angolamanlıca diyorum.Haysiyetli her ülkede olduğu gibi. Bugün bir çok ülkede kabul edilmiştir ki. EĞİTİM REFORMU ve DOKUZUNCU EĞİTİM ŞÛRASI Milliyet. yabancı dilde öğrenim görmüş bir çocuğun Türkçe'si sağlıklı olamaz. özel bir ders koyabilirler. yabancı dil sorunu ve ulusal eğitimin konusunda neler düşünüyorsunuz? -Türk Eğitiminin birinci amacı. Türk toplumu için çalışacak.

Bunun için Anayasaya göre resmi dili Türkçe olan Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün okullarında eğitim dili Türkçe olmalıdır. Bunun Türkiye'ye olan malî yükü bütün üniversitelere ayrılan yıllık yürürlük bütçesinin yüzde 80'i kadardır (1974 yılında. Bu dışa gidişte de büyük bir israf var. mesleğini kendi dilinde konuşmayan mühendis nasıl olur da. Yeni çağdaş yöntemler uygulanması gerekirken. Ancak yabancı dil Türkiye'de verimsiz bir şekilde iyi öğretilememektedir. yazın dil kursları açılmalı. Üç bini aşkın öğrenci hükümetin döviz kaynaklarıyla dışarıda okutulmaktadır. Türkçe Anadil.İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER BÎR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . yabancı dil okulları. Türk toplumunda. dönenler de mutlu olmamakta ve Türk. daha çok dışa gidici. hatta orta öğretim düzeyindeki okullara bile girmesi çok zorken bu öğretim süresini uzatmakla büyük bir israfta bulunmuş oluyoruz. Yabancı ülkeleri yakından tanıyacak ve ülkeler üzerine bilgi verecek şekilde çeşitli yabancı dillerde uzmanlar yetişti rilmelidir. Yüz bini aşkın öğrenci gidecek yer bulamazken. bugün yöneticilik bilimleri. Bunun için çağdaş laboratuar yöntemleri kullanılmalı. Bunlar bir plan üzerine dışarıya gönderilmiş değildir. ana dilini çok iyi ve tümüyle bilen bir insanın yabancı dili. kimya dersleri yabancı dilde olmalıdır şeklinde başlayan bir tutum kısa sürede bütün dallara yayılmış. Hem bir yabancı dili. çevirmen okulları açıl malı. Gidenlerin pek çoğu dönmemekte. Bu sadece ezberciliğe ve zihin karışıklığına yol açar. gidenlerin çoğu lisans altı yani ast öğretim düzeyinde okumaktadırlar. Türk toplumuna büyük yük olan ve dış ülkelerde benzeri olmayan bir takım yöntemler uygulanmaktadır. 1999'da bu altı katı oldu!). sadece fizik. Türk dilini tümüyle bilmeyen. Türk toplumu içinde çalışacak bir Türk yöneticisinin kendi mesleğinde ve genel bilgilerde Türkçe ders görmeden yetişmesi kadar garip bir düzen dünyanın hiçbir yerinde düşünülemez. Yabancı dil yalnız ve yalnız bir araçtır. toplum bilimler ve hatta Türk tarihi bile bazen İngilizce öğretilir bir duruma gelmiştir. Bunun başlıcası.BYE" TÜRKÇE Yabancı dil. Yabancı Dil İse Yardımcı Olmalı İlkokuldan başlayarak Üniversite sonuna kadar yabancı dilde eğitim gören öğrenci. Atatürk'ün de önemle özerinde durduğu Türkiye Cumhuriyeti'nin eğitim dilinin Türkçe olduğu konusunda hiçbir taviz verilmemelidir. dışa yönelik insanlar yetiştirmesidir.. ek olarak öğ renmesi gerekir. bu amaçlarla bilim ve tekniğinin kullanılması ve alınması için bir araçtır. Türk dilini tümüyle bilememektedir. özellikle son yirmi yılda yaygınlaşmış olan yabancı dilde eğitimdir. Türk kaynaklı yabancı tip okullardan yetişenler genellikle? dış ülkelere gitmektedirler. Bilim teknik ve öteki dallarda yabancı dil önemli bir araçtır. matematik. çoktur. toplumuna uyamamaktadırlar. Ayrıca bu yöntemle üç yıllık lise beş yıla dört yıllık üniversite beş yıla çıkar. Oysa yüz bini aşkınöğrenci üniversitelere giremezken. Rasgele konuları rasgele yerlerde. Türk işçisiyle veya yöneticisiyle çalışabilir? Ayrıca. Dıştaki Öğrenciler Kaça Maloluyor? Yabancı dilde eğitimin büyük bir sakıncası da Türk top lumuna uyacak ve toplumda mutlu olarak çalışabilecek insanlar yerine. hem de çoğu öğrenciye zaten zor gelen fen konularını aynı dille öğretmek diye bir yöntem olamaz. ayrıca. üç bin kişi plansız bir şekilde dış 256 257 . Yabancı dil ise ek olarak iyi öğretilmelidir. rasgele bir şekilde Öğrenmektedirler.

dörtlük ortaya çıkmıştır. Onun için okullarımızda iyi öretilmelidir. müspet bilimin yöntemleri evrenseldir. Çünkü. . Kaynaklar ve imkânlar çokluk bu yabancı tip okullarda ağır bastığı için Türk okulları ikinci planda kalmakta ve çocuğunu buraya gönderen veli adeta bir utanç duymaktadır. Fakat erekleri ulusaldır.Türk kültürü ulusal bir kavram. iyi öğretmek için ne yapmalıyız? Başka ülkelerde ne yapılıyor? .. Ancak eğitimimizin amacı yalnız yabancı dil öğretmek değildir.Son on yılda özellikle ABD de çok verimli yeni yöntemler geliştirildi. dışarıda kazandıkları parayla okuyan on binden fazla öğrenci daha vardır. tam bu başarılmışken. Bizde yabancı dili iyi öğretmek için birçok derslerin yabancı dilde yapılması gerekli diye bir inanış belirdi.Birçok mesleklerde uluslararası bilgi alışverişi için ya bancı dil önemli bir araçtır. Türkiye'de bulunmayan yeni teknoloji dallarını Türkiye'ye getirmek bilinci ve amacıyla yapılmamaktadır. . Uluslararasıdır. arkasından eğitimde yeni bir ikilik. Eğitimimizde bu ikisi bağdaştırılabilir mi? . bunda müspet bilimi kullanmak. kişiseldir. Ancak. Bununla iki ayrı eğitim düzenini ve kültürünü birleştirip Atatürk bir tek eğitim düzenini çıkardı. Ayrıca. eğitimin tam anlamıyla Türk olması ve tam anlamıyla bağımsız düşüncede ruhta Türk gençleri yetiştirmesiydi. hem de insan gücü yönünden büyük bir kayba uğramaktayız.Eğitimimizin amaçları Türk kültürü içinde çağdaşlaş mak. Bizde bu yöntemler uy gulanmıyor.. Milli Eğitimimizin amaçları hakkında ne düşünüyorsunuz? .BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE .BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER ülkelerde eğitim görmekte ve Türk kaynaklarıyla okumaktadır.Eğitim Şur'asının kapanışında gözlemci üyeler adına son konuşmayı siz yaptınız. On haftalık yoğun yaz kurslarıyla. üçlük. Müspet bilim ise ulus lararası. Atatürk'ün "tevhid-i tedrisat" yani eğitimde birlik ilkesi vardı.Son yıllarda Türkiye 'de yabancı dil öğrenme arzusunun arttığını sanıyoruz. Bizim de kültürümüz müspet bilim ve teknik ile ne yapacağımı zı saptamamızı sağlayacaktır. toplumsaldır. Türk toplumuna uyabilen 258 259 . . Dışa gidişte hem malî kaynaklar. .Eğitimimizde bu iki ana öğe arasında hiçbir çelişki yoktur. Bu doğrudan doğruya Tanzimat'tan gelen kötü bir alışkanlık şeklinde devam etmektedir. bazı dallarda terimleri veren ayrı yabancı dil dersleriyle dilleri çok iyi öğretiyorlar. ve önce kendi toplumuna her yönden katkıda bulunma özlemini duyan gençleri ve üretici insan gücünü yetiştirmektir. sonra haftada üç saat. 16 Temmuz 1974 .Bizde 1953 'den beri eğitim dili yabancı dil olan birçok kolej ve üniversite açıldı. Her ülkenin kendi kültüründen doğan bilim ve teknik erekleri vardır. Bu konunun eğitimimizdeki yeri hakkında ne düşünüyorsunuz? . Bugün yabancı tip okullar ve bir de Türk okulları vardır. Oysa. En iyi yöntem bu değil mi? NE YAPMALI? Yankı.Yabancı dil Türkiye de iyi öğretilemiyor. Atatürk'ün ortaya koyduğu en önemli ilke.

Türk kültürünün 1000 yıldır karşılaştığı en büyük tehlikedir. yeni yöntemlerle en verimli bir şekilde öğretilmesi için tedbirlerin alınmasını. Bu Milli Eğitim Temel Kanununun 10. Ondan sonra geçenlerde Kanada'da Uluslararası Kimya Kurultayında İngilizce karşılıklarını kendim bulmam gerekti. Yabancı dil ayrıca öğretilir. Ne dersiniz? . Türkçe son derece tü- retme gücü olan.Türkiye Cumhuriyeti 'nin bütün okullarında Anayasaya göre resmi dilimiz olan Türkçe'nin tümüyle eğitim dili yapıl masını. . Biz ise 1953'den sonra Türk parasıyla.Orta ve yüksek öğretimde yabancı dilde eğitim yapan bütün programların takviyeli yabancı dil öğretimine dönüştü rülmesini. Her ülkede eğitim dili bilim ve teknik dili kendi ana dilidir. Kamuoyuna son 20 yılda yanlış bir izlenim bırakılmış tır.Türkçe ile bilim ve teknik olmaz diyenler çıkıyor. Bu gidiş Türk dilinin. Türk kültürü ve benliğinin temel öğesi olduğuna göre.İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE .1953 e kadar yalnız Osmanlı döneminden kalma ve ya bancıların açtığı genellikle misyoner kuruluşların böyle birkaç okulu vardı. Çünkü Atatürk daha 1924 de "Eğitimimiz milli olduğuna göre. Bu gün Anadolu'nun birçok yerinde eğitim dili yabancı olan okul ve fakülteler açılmaktadır.Yabancı dillerin ayrıca ve ek olarak.BYE"TÜRKÇE . Atatürk'ün 1935 te örnek olsun diye kendi yazdığı Türkçe geometri kitabından buyana Türk bilim ve teknik dili her dala yetecek kadar gelişmiştir. önce Boğaziçi Üniversitesinde. Demiştir. Türkçe'de bilimsel karşılıklar çok daha açık seçik ve daha kolaylıkla türetilebiliyor. onun lisanının da bütün dallarda milli olması gereği üze rinde hiçbir şüphe kalmamalıdır". önce Türkçe olarak verdim. 261 260 .Bunu diyenler ilk okuldan başlayarak mesleğe atılıncaya kadar birçok dalları yalnız yabancı dilde öğrenip yabancı tip okullarda Türkçelerini hiç görmedikleri için böyle yanlış bir izlenime kapılmış olanlardır. 4. Bu dilekçede şöyle deniliyordu: 1. Yabancı dili öğretmek için böyle bir yöntem yoktur. buna çok elverişli. yaptığım yeni araştırmaları. . ■ ■ y 2. Ana dil ikinci plâna atılmaz. Maddesine ve ay rıca gene Atatürk ün Tevhidi Tedrisat ilkesine de aykırıdır. Di lekçe alınıp tescil edildi.Bahsettiğiniz bu yabancı dille okullarda yeni bir artış bekleniyor mu? . . Kendi çalışmalarımda kimyanın bazı en yeni konularını. hatta devlet eliyle birçok yabancı tip okul açtık.Hayır. Atatürk bunların artmasını büyümesini engelle mişti. Bugün Hindistan bile ulusal bir Hindu diline dönme çabası içindedir. Çünkü.Yukarıdaki konularda en kısa sürede bir uy gulama planı hazırlanarak yürürlüğe konulmasını saygıları mızla öneririz. Gördüğüm bu dilekçeye ben de katılı yorum. Çünkü Türkçe'nin matematik gibi olan özel yapısı. yabancı dil uzmanlarının bile hayran kaldığı bir dildir.Son 15 yıldır uluslararası bilim ortamında yabancı dil de bilimsel yayınlar yapan birçok ülkede bilim konferanslar ve ren bir bilimci olarak bu konudaki öneriniz ne olur? . İstanbul Kimya Fakültesinde.Dokuzuncu Milli Eğitim Sur 'asmın son günü başka ko nularda çeşitli düşünüşlerde olan 15 kadar saygıdeğer şura üye si sayın Milli Eğitim Bakanı'na yazılı bir dilekçe verdiler. 3.

.Benim hiçbir zaman böyle bir iddiam olmadı.Bunu hiç bilmiyorum. Hoşuma giden şeyler. İlgili kaynaklar psikologlar. her türlü keyfi de ederim.Beni 1. İnsan aklı gönlünün emrinde olmalı.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE ..Evet çözerdim.. 17 262 263 .. Tahtaya kaldırırlar.....Çocukluğunuzdan başlasak öyleyse. yaşayan bir tek ad üzerinde birleşiyorlardı.. Nasıl başladı bu birtakım şeyler.... hemen çözerdim.Çözebilir miydiniz? . ne bileyim. . 09 Ocak 1987. çocukluğumdan beri böyle birtakım şeyler dolaşır? . Nasıl çözerdiniz? . Soruları yaptık. zekâ. Başka derslere giriyorum.. Soruyu anlatır lardı. sınıfı matematiğiyle...Valla.. ABD' nin Yale ve Hanvard Üniversitelerinde kimya profesörlüğü yapan Oktay Sinanoğlu. Daha ben yolculuk sersemiyim. sınıfın matematik problemlerini çözdürürlerdi. ama çözerdim. İngilizce öğrenmiş tim.. .. İlk gün ilk derste cebirden imtihan vardı.. Başka bir isim ortaya çıkmadı...Şöyle anlatayım. üstün zekâ ve en sonunda deha. Cumhuriyet. Beni daha yüksek sınıflara soysanız olmaz mı? Araştırma yapmak istiyorum falan dedim..... İşte bir Türk oğlan gelmiş.Nasıl notlarınız? .. pedagoglar.. nasıl oldu falan......" Akıl...Tabii sizin iddianız değil zaten bu. . Orada da ilk gün.. . Millet afalladı.. Bütün insanların imrendiği. şimdi ben daima hoşuma giden şeylerle uğraşmışımdır. 5. .. Yani 1. sınıftan alırlar. Afşar'ın yardımlarıyla kendisini buldum ve konuştum.. Ayna herkes öyle söylüyor. .O zaman mı "dahi" dendi size. Türkiye 'de bir dahi var mı? di ye araştırdım... Yalçın Pekşen.. J3en böyle şeylere hiç aldırmam ve aldırmadım.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER SALT AKIL YETMİYOR.Valla. Sanatçı Esin Afşar'ın kardeşi olan Sinanoğlu geçen günlerde kısa bir Türkiye ziyareti yaptı...... Konuya yakın kaynaklar sizin adınız üzerinde birleştiler. Ben ders çalışmaz dım.. Bana çok kolay geliyor. Yahu sen yeni girdin... Akılla beraber gönlünü de geliştirmesi lâzım. Bana güldüler bunlar..... Gerçekten dahi misi niz efendim siz? . "İnsanın potansiyelini ortaya çıkarabilmesi için iç alemini de geliştirmesi lâzım. .. Kimya. . fakat çok azına kısmet olan bu farklılığın bir örneğini uzun süreden beri arıyordum... matematik falan..... .. arada çıkar oyun oynarım. ama hoşuma giden her mevzuda okurum. Not kendiliğin den gelirdi... Ben ne oldu ğunu bile anlamazdım... sınıfa götürürlerdi...Sayın Oktay Sinanoğlu.. Sö mestrinin ortalarında girdim üniversiteye. O zaman yolculuk 36 saat sürüyor. ama ben burada her şeyi Türkçe okumuştum..... çalışırım.fizik. Bir süre sonra dayanamadım. 5. 100 mü 99 mu ne almışız. Neyse bu geçti.Hiç matematik okumadan. Biraz da geç kalmıştık. Liseden sonra Türk Eğitim Derneği'nin bursuyla Amerika ya gittim. ilkokuldan itibaren hep öyleydi.

. Kısacası ben 4 yıllık okulu 2 yılda bitirdim. Biz bunu bitirdik. Bilim doktoru olmuşuz. . Daha ben ken dimi talebe sanıyorum.Olur mu öyle şey falan.Ölçme bir kere oldu..... Kaliforniya Üniversitesi Berkeley'den gene şatafatlı bir burs geldi... . 265 264 .. Bu testin matematikle olan kısmından çok üstün bir şey almı şım.. Hemen imtihana aldılar bizi ve biz sene sonu verilecek olan imtihandan gene 100 alınca ortalık birbirine girdi.... Gel bizde konuşma yap falan. Yap dedi.......Hiç olmamış mı böyle bir şey? . Böylece Yale Üniversitesi'ne girdik hoca olarak .. Ne olu yor yani... Yahu ben bu konu ları konuşmaktan hoşlanmıyorum.... Büyük şaşkınlık yarattı bu. . daha ben bir şey öğrenemedim" falan.Normali 2 senedir........ Master yapmak şartıyla.. peda goji dersi.. O zaman sene sonu imtihanlarını verseniz dediler bana..... Zorla doktorayı verdiler.... Doktora. ama siz soruyorsunuz..Ne kadar meselâ? .BYE" TÜRKÇE yaşında.. Ne yaptın dedi. götürdüm gösterdim... Amerika'nın her yanından davetler geliyor. çünkü bütün Amerika'da duyulmuş neredeyse bizim yaptığımız işler. .Artık biraz şüphelenin kendinizden Oktay Bey. 24 yaşında Yale 'ye profesör olu yor. "Sen doktoranı verdin" dediler.. şekillerle olan kısmı... Bir Türk öğrenci. Bir yerde bir ders alıyorduk. Temel bilim teorik kimyadan doktora ya pıyoruz. .... ..Hâlâ sizin aklınıza gelmiyor mu. Ben durumu sormak için profesöre git tim.. Biz bunu bitirince M.. O mevzuu bitirdim dedim.... "Yahu yapmayın. İki ayda doktora.. Zekâ testinin iki kısmı vardır.. beni pat diye üçüncü sınıfa aldılar.. . İlle buraya gel..Masteri ne kadar sürede tamamladınız? .. gibi Amerika'nın en zor teknik üni versitesinden burs geldi... Gidiyorum konuşma yapıyorum... Zekâ testi falan. ama bir şeyler hissediyorum. Uçak biletleri gön deriyorlar. 1 seneden kısa olmaz.7 ayda..Olmamış. Gayet normal geliyor bu iş.. Her şeyi onlar karşılıyorlar. . Einstein düzeyinde... Daha okula girdiğimin ilk haftası.... Biri de resimler. sana şu kadar maaş .Kaç yaşındaydınız o zaman? -24... İnanmadı...Valla şüphelenmedim kesin.... Kızdı bana. onlar profesörlük teklif ediyorlar.Valla hatırlamıyorum ve utanıyorum da bunu söyleme ye. bende bir farklılık var diye? . ama Einstein'lar falan düzeyinde çıktı. Ne bileyim 4 seneden 6 seneye kadar süren bir hikayedir. Yahu hiç görünmüyorsun.Normalde ne kadar sürer? .. Aradan 15-20 gün geçti..Peki hiç ölçme olmadı mı? IQ testi mesela.Valla gelmiyor.. Duyduğuma göre kayağa gidiyormuş-sun hakikaten de gidiyordum.I.. Biri lâflarla olan şeyler... Bir iki imtihan daha...tKİNCt BÖLÜM: SÖYLEŞİLER BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE ..... Bir iki ay sonra bana rastladı.T. .. şu konuda çalışmak istiyorum dedim... Ben orada bir profesör buldum.

Oradan Avrupa dergileri aldı. .....Kimya'ya yeni bir sistem getirmeye çalışıyordum. biz de akılcıyız tabii. ...... Ama ben rock'n roll yıldızı gibi ora dan oraya koşuyorum. Batı akılcı.. maddi durumun iyileşmesi. Bu zekâyla... Ne yapıyorsun diyorlar.Halbuki kendi sorunlarınızı da rahatça çözmeniz lâ zım......Bulabildiğiniz mi? ... . ama diğer işlerden elimi ayağımı çek tim. profesörlükten sonra.. insa- 266 267 . hatta istemediysem önüme getirdi. Bu iş 80'e kadar sürdü.. ben mesut ol dum. Çünkü ben sessiz sedasız bir kimya te orisi geliştiriyordum... .Ben bir şey demiyorum... anlayabilsin. 1976 yılında kendimi bir inzivaya sok tum. Gayet basit bir sonuç çıktı. Newsweek'ts. ABD gazetelerinin kısa bir süre önce birinci sayfalarından verdiklerini açıklamakla yetinmek istiyorum.. Binlerce davet. Çalışmaya vakit kalmıyor.Çözüyordum.Ne yapıyordunuz gerçekten.... . Time mecmuası "mucizeprofe sör" diye yazdı. New York Tımes\& da sayfalar dayız. Dersimi veriyorum. . Ve bu iş senelerce sürdü. . Formüller vardır. Basit formül.Siz hâlâ yahu ne oluyor mu diyorsunuz?. Der Spiegel'de falan çıktı.Tabii çok basit..... Kıyamet koptu sizin anlayacağınız..BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE .. Kimya ilminde sistem azdır. Peki efendim sonra ne oldu. Günlerce sürdü bu... Halbuki ben o sıralarda mesut değildim.... Şimdi başkaları zanneder ki... söylemiyorum. işin.. Sinanoğlu'nun 12 yaşında çocuğa bile öğretmek mümkün dediği formülünü hem köşemiz için çok uzun olduğu hem de anlaşılması kendisinin ileri sürdüğü kadar kolay olmadığı için buraya alamıyorum.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER .İlk yıllardaki bu çok çabuk başarılar ve gördüğümüz il gi. En nihayet ben yoruldum. Dört başı mamur çalışmak için bir kena ra çekilip çalışmam şart.. teori azdır....Oktay Bey iş hayatınızdaki bu başarılar özel yaşamınızı ne şekilde etkiledi? t .. ama akıldan öte insanın bir iç alemi var ki. Ne istediysem.Bir vaveyla koptu. Sadece söz konusu formülün bu yıl kimya dalında Nobel 'e adaya olduğunu. (Oktay Sinanoğlu sözün burasında formülünü anlatmaya girişti.Önce oturdum 4 sene yeni bir matematiğini geliştirdim..İnsanın iç alemi. Bun lar ezberlenir. çok basit dediği bu formülün içinden benim aklımda sadece suyun formülünün H2O olduğu kaldı. ama bana çok büyük saadet vermiyordu.. Ben yeni bir anahtar bulmaya çalışıyordum ki. bu anahtarla her kimyacı basit bir formülle tabiata olan kimya olaylarını önceden çıkartabilsin. Çünkü bende bir içgüdü vardı ve bana bu işin basit bir formülü olacağım söylüyordu.Neye bağlıyorsunuz bunu siz? Akıl ve gönül . . Gergin ve huy suzdum falan.. ama şikâyetçiyim...) . Bunu da zaten daha önceden biliyordum... Bu çalışmanın sonucunda tahmin ettiğim gibi. Koca bir resim...Bu basit formülü biz de anlayabilir miyiz? . 100 senelik bilim tarihinde en genç profesör olarak rekor kırmışız.. . Gönül meselesi..Siz de biraz fazla mütevazı davranıyorsunuz.. .

Bütün bu başarılarına rağmen mütevaziliğinden hiçbir şey kaybetmemiş bir bilim adamı olan Sinanoğlu. Bugün Nobel Ödülü kulislerinde adı dolaşan bu insan. Ankara'da memur bir ailenin çocuğu. Türkiye'nin meselelerini çeşitli yönleriyle ele aldık. Ve endişeler.. Türkiye'ye dönmesi için kendisine yazı gelmiştir. Şubat 1993 Amerika'da görev yapan bir Türk bilim adamı: Prof. Sırf bunun için kendisine burs veriliyor. başkaları için çalışmak gerçek saadeti bu veriyor. İnsan huzura kavuşunca bu. Bu arada. Dr. Dahiyane mi. Amerikan bilim çevrelerinin kapalı kapılar ardındaki çalışmalarını bir gözlemci titizliği ile anlatan Prof. sınıf atlayarak kısa zamanda mezun olur.. 1950'li yılların Türkiye'si.. Oktay Sinanoğlu. Türkiye dünya bilimine yaptığı katkılar bakımından 42..Şöyle sağladım. Sinanoğlu.Bilmiyorum nedir? . Yalnız olmadığını hissetmek. Prof. . Her nasılsa öğretmenleri. vesveseler yerine yaratıcılığa verilecek daha çok enerjisi kalıyor. gelen mektuplardaki bazı hususları anlamadığını yazarak zaman kazanmış. Türkiye'nin bilimsel kalkınmasında anahtar rolü oynayabilecek mekanizmaları değerlendiriyor.İnsanın potansiyelini ortaya çıkarabilmesi için iç alemi ni de geliştirmesi lâzım.Peki Oktay Bey. bilim müptelası olan Sinanoğlu. Dr. . . Orada kimya tahsilini yapıp öğretmen olarak aynı okula dönmesini istiyorlar. Türkiye'ye geri dönmekten vazgeçe- rek 26 yaşında dünyanın en genç profesörü olmuş. Akılla beraber gönlünü de geliştirmesi lâzım. sırada. Burslu olarak gittiği Amerika'da adeta.Yenişehir Lisesi'nden mezun oluyor.. Girdiği üniversitede. bir avantaja döndürmesini bilmiş. mastır ve doktorasını tamamlar. Diğer lise mezunlarından pek de farkı yok bu gencin. Bugün ise adı Nobel ödülü kulislerinde duyuluyor. dünyanın en genç profesörü unvanını almış.. Oktay Sinanoğlu ile yaptığımız sohbette. Türkiye'yi sık sık ziyaret ediyor ve memleketin kalkınması için gayret sarf ediyor. Oktay Sinanoğlu'dur.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER nın aklıyla yaptığı işlere de büyük etkisi var bunun. Meselâ akılla matematik problemlerini çözüyoruz.Sayın Sinanoğlu. bütün insanlık için. Ama o.. NOBEL'E ADAY TÜRK Bilimin Penceresinden. salt akıl yetmiyor insan aklı gönlü nün emrinde olmalı. Buradan aldığı maaşla mecburi hizmetinin karşılığını ödemiş. her ne kadar Yale Üniversitesi'nde görev yapıyorsa da. bize kimya alın dışında dahiyane bir şey söyleyebilir misiniz? .Sağladınız mı o huzuru siz?. Dr. Prof. Ve henüz 26 yaşındayken profesörlüğe adım atmış. Gerçek potansiyelini keşfetmiş ve bilimin esiri olmuş bu gence.Yapmayın.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . başkaları için yaptığım zaman o hem bir itici güç oluyor hem de huzur veri-yor. Kemal Çiftçi. Bu işleri salt kendim için değil. Ama bir dakika. . ama bizi bunu yapmaya heveslendiren ne? . Halbuki yurt dışında görev yapan 269 268 .. . bürokraside ki yavaş işleyen çarkı. Amerika'dan bir daha dönmeyecektir. beyin faaliyetini de arttırı yor. onu Amerika'ya göndermeye karar verirler. bilmen fakat ben şunu söyleyeceğim...

Yani kimyanın. Genel sınırlandırmalar olmalı. başka kapalı kapılara mı götürüyor? . Çoğu araştırması. Sonra. Bu kadar geniş mevzular söz konusu olunca neyi araştıracaksın. Bizdeki ise. bunu para musluklarını açıp-kapamak suretiyle yapıyor. belli ekollerin olmayışına mı bağlıyorsunuz? . sadece matematik yapıyorlar. Bunun için hangi temel bilimlerin gelişmesi gerekiyor? Orada bir takım kararlar alınıyor.Yeni her yeni kapı. Ama bilimde ekoller var. düşünme tarzımızdan kaynakla- nıyor. gelen proje tekliflerini kabul ederken bu kıstasları esas alıyorlar. belli sahalara daha. budaklara ayrılması gibi. matematiktir. Zaman zaman bilim adamlarını Washington'a çağırıyorlar. Bir takım hocaların etrafında toplanan talebeler so nunda bir ekol meydana getiriyorlar. Sovyetler Birliği'nde de öyle. Bulduğunuz her yeni şey başka başka ka pılar açıyor. Herkes istediği konuda çalışırsa. neyin üzerinde çalışacaksın? sorusu önem kazanıyor. bunların hepsini Amerika gibi bir ülke bile tek başına yapmaya kalkışmıyor. O zaman herkes ister istemez o yöne kayıyor. Çünkü bu iş tam başıboş olmaz. . Kapalı kapılar ardındaki bu toplantılarda diyorlar ki: Bize şöyle bir şey lâzım.Aslında tamamen karşısında değilim.Birkaç çeşit araştırma var.Hayır.Bizdeki eksikliğin esas sebebi bu mu? Yani bilimdeki yetersizliğimizi. . Size göre bunun sebebi nedir? . Araştırmacılara burs veren kurum ve kuruluşlar. .Bilimin güdümlü olmasına karşı mısınız? . bu yönlendirme zorla yapılır. Bilim ancak bu şekilde gelişir. Pakistanlılarda ve iranlılarda da matema tiğe yatkınlık var. Çünkü belli yerlerde ekipler oluşmuştur.çok para ödeniyor. Bir de bakıyorsunuz ki.Evet. ekoller meydana gelmez karşılıklı bilgi alışverişi ol maz. Hintliler daha çok İngiliz ekolü nü takip ediyorlar. Ama bu saha çok dar tu tulmamalı. Amerika. Burada insanın kendi kişiliği ve kültürü de önemli rol oynuyor. Amerika'da herkes bildiğini okuyor. zannedersiniz. Halbuki Washington. Ama buna rağmen.. Her milletin kendi kültürüne ve geçmişine bağlı bir ekolü var. fiziğin matemati ğini. farkına varmadan. Bence bu bizim kültürümüzden geliyor. Tıpkı bir ağacm dallara. Bizim kimyacı. İşin heyecanı da burada.Hintlilerde.. Biz bile bunu çok geç fark ettik. Vatandaş bunun pek farkında değil. İlerledikçe daha derin ummanlara dalıyorsunuz.. Bunda şarklı olmanın tesiri var mı? . fizikçi olarak tanıdığımız başarılı Türk bilim adamları.. Bu.ÎKÎNCI BÖLÜM: SÖYLEŞİLER BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Fakat ABD'deki sistem çok ustaca..BYE" TÜRKÇE Türk bilim adamlarının büyük başarılar elde ettiklerini görüyoruz. Yani matematik her yerde. . onlarınki farklı. yıllar öncesinden buna karar vermiş. Amerika'da serbesti var ama belli ana hatlar çizil271 270 .. belli konular moda olup çıkıyor. Aslında güdümlü bir bilim var orada. Türklerin yaptığı matematikte bile belli bir stil var. Çok çeşitli mevzu var. Çünkü Türkçe başka dillerde olmayan bir matematik yapıya sahip. Çün kü bilimin sonu yok'. Uzaktan bakınca da. Basın da bunda önemli bir rol oynuyor. Tabii yanlarında birkaç da general bulunuyor. Araştırılacak konu o kadar çok ki.Tabii bilimi yönlendiren bir etken daha var. Rusya da ise. Meselâ bizde matematiğe karşı büyük bir kabiliyet yakut eğilim var. Çünkü diğer çalışmalara ya hiç para verihniyor veya çok az veriliyor. gündemde olan konular üzerinde çalışıyor. Bilimin milletlerarası olduğu söylenir. Bakın sanatımızda bile geometri var. genel manada doğrudur. bir Alman matematiğinden Fransız matematiğinden ya da Ameri kan fiziğinden bahsedebiliyoruz.

Öyle olmalı ki.Bu konuda hayal gücümüzü çok fazla çalıştırsak paranoid oldu diyecekler belki. Neticede hükümet. Bunun için bir sürü tedbir aldı. Üstelik böyle bir potansiyel olduğunu da çok iyi biliyorlar. Biz de herkesle dost geçineceğiz. . şurası muhakkak ki. sanki başkalarım taklit etmek zorundaymışız gibi bir düşünce var. kaynağımız. herkesin aklına Türkiye gelmeli. Japonya'da serbest ekonomi var. Yardım dediği de birkaç kişiye verilen burs. Kendimize güven duymuyoruz. Bir de baktık bu vakıf yardım vaadiyle devreye girmiş. sanayi ile akademik çevreler arasında işbirliği yaparak bilgisayara büyük ağırlık veriyor. amaçların kısa zamanda tamamen değiştiğini gördük. bunu başarabiliriz. kuvvetli ve kendini bilen bir Türkiye istenmiyor. Amerika'dan Hin distan'a kadar. Türkiye'nin azametli bir devlet olmasından korkuyorlar. Elbiseyi Çinliler yapsın. seçtiğimiz bu geniş bilim alanlarında tatbikata da ağırlık vermek suretiyle Türkiye'nin gelişmesini hızlandırmak mümkündür. . Ama hükümetleri. Bugün gerçekten bilgisayarda bir numara olmuşlardır. Bu korkular gayet normal. görüyorum. Bunun için de planlama ile sanayi arasında bir irtibat olmalıdır. Rahmetli dedem şöyle derdi: İstersen mahallede ayakkabı tamircisi ol.Bizzat şahit olduğum bir konuyu nakledeyim. mevcut kaynaklarımızla dünyada hatırı sayılır bir ülke olabilirdik. Bunu en iyi tutturan da Japonya oldu. Dün ya böyle.Yabancı bir kuruluş neden bizimle ilgilenme ihtiyacı duymuş olabilir? . Her konuda bir numara olamayız. on sene evvel karar veriyor: Biz şimdi birçok sahada bir numara haline geldik. millet olarak kendimize güven duymamızı gerektirir. Aynı şema üzerine kurulan bu araştır- ma kuruluşunda. Bu kadar bilim adamıyla. Kendi değerlerini. Her konuda. 196O'lı yıllarda şöyle bir şey vardı: Meselâ Amerika'dan beni çağırsa- 272 273 . Yerine göre başkalarına çelme takacaklar. Kendi kültü rümüzü de bileceğiz. kültürünü yok et medi. Dünyada iddialı. ne de Av rupa dört başı mamur bir Türkiye istemez.BYE" TÜRKÇE İKİNCÎ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER miş. ne Amerika. bütün ülkeleri dolaşıyor. TÜBi TAK'ın kuruluşu sırasında biz de vardık. Bugün Amerika bile her şeyi birden yapmaya kalkmıyor. Birkaç fizikçi ile bir likte bir şema çizmiştik. başkalarının kültürünü de. Fakat bazı gerçekleri düşün memek elde değil. Bunun içindir ki. Ama belli kollar tespit edilir ve o konularda dünyada bir numara olmaya azmedilirse. bu sahalar söz konusu olduğunda. İşte o zaman Türkiye'nin adı duyulur. Önümüzdeki on yıllık dönemde bilgisayarda da bir numara olmalıyız. Bakın Amerikalılar şöyle düşünüyor. Önemli olan da bu. Tabii bu.insanımız yetmez. Ama haysiyetli olmak zorundayız. İlkenin işine yarayacak araştırmalar ancak bu şekilde ortaya çıkıyor. Eskiden daha da kötüydü. gerektiğinde işbirli ği yapacağız. Hepsinin ödü patlıyor.Türkiye 'de böyle uzun vadeli hedefler var mı? . Biz de harp sanayi yapalım. Bütün topluluklar arasında bir rekabet var. . Diyor. Japonlar televizyon yapsın.Bu amaçlar nasıl değişti? Bunda Ford Vakfı'mn rolü oldu. İkincisi. harp sanayi için lüzumlu olan bütün bilim dallarına öncelik veriyorlar. Ama en iyisi ol. Buna gücümüz.BÎR NEV-YORK RÜYASI: "BYE .

Ama yine de herkesin ayrı bir şahsiyeti var. Kültürümüz ile bir bir numara olmayı azmettik planımızı yap tık. Çeşitli ülke başbakanlarının. yüzde 90'ın mesut değil ve üstelik bunun sebebini de bilmiyor. Kültürlerin her biri. Türk vatandaşı olmamdan dolayı gördüğüm muamele. Zamanla bu Türkiye'de sağ-sol ayrımı şeklinde ortaya çıkmış. Şimdiki Cumhurbaşkanı Özal'ın da bulunduğu bir milletlerarası toplantıda. Beraber buraya geleceğiz. Meseleleri milletlerarası seviyede düşün- mek lâzım. Gerçekten de büyük bir ilerleme var. hayretler içinde kaldım. Şimdi o gerici olmuyor da biz Gazalimden bahsedince mi gerici oluyoruz? Bize zamanında öğretmemişler. onlar da tekmeyi vurur. Japonya'nın gelişmesi de öyle olmadı mı? Oraya sık sık giderim. Dünyayı da böyle bir cemiyete benzetirsek.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . bugünkü Batı dünyasından beş yüz yıl ilerideymiş.Bizde öyle bir intiba oluşmuş ki. Şahsiyetsiz insandan ne kendisine ne de topluma fayda gelmez. Bununla ifti har ediyoruz. Bizim harika bir dilimiz. Bizim olan her şeyi hakir görmüş oluruz. Gazali'den. daha akıllıca hareket edebilseydik mesele leri kolayca çözerdik. dünyaca 274 275' . Peki bunlar bilmiyorlar mı ki.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER lardı. Kimya-ı Saadet 'i okurken gördüm ki. Amerika'da benim odama girmeye cesaret edemez. Biraz da iddia sahibi olabilseydik. Bunun tersi de var.Her şeye rağmen ülkemizde önemli gelişmeler var. bir taraftan da siyonizm üzerine makaleler ya zardı.. binlerce yılda bu seviyeye gelmiştir. değil mi? . Bunda dış etkilerin rol oynadığından eminim. sanki bilimle uğraşan insan maneviyatla ilgilenmemeli. Zengini. Einstein bir taraftan fizik te orileri kurarken..Evet.. Benim en kötü talebem buraya çağrılsaydı 1000 dolar alırdı. Henüz nerede olduğumuza bile karar vermiş değiliz. Bana 100 dolar ödenecek. Anadolu'nun en ücra köşelerinde bile bütün ilanlar. Ama kendimizi koruyarak. Sırf yabancı olduğu için. Nasıl ki bütün bitki ve hayvan türlerinin korunması çare için gerekli ise. aynı zamanda kendi şahsiyetini de muhafaza edecek. Buna karşı değilim. Mesnevj'den biraz bahsettim. Yabancı dilleri elbette öğrenmeli. Ama nasıl ki her ferdin bir şahsiyeti varsa toplumların da böyle şahsiyetleri olmalı. onun üzerine yürüdük. Onlara biraz maneviyattan bahsedince hayretler içinde kalıyorlar. Biz böyle yapıp Avrupa'ya ve Amerika'ya yamanmak istedikçe. reklamlar İngilizce. binlerce yıllık bir kültürümüz var bizim olan her şeyi hakir gördüğümüz var.Bunun için mi Batıda mistisizme bir kayma var? . Dünya küçülmüştür. Ben bunu Davos'ta anlattım. Amerika'da görüyoruz. Burada önemli olan para değil. Her gelişimde bu farkı görüyorum. Japon dostlarım bana şöyle demiş lerdi: Baktık ki harp sanayiinde Amerika ile baş edemiyoruz. Kültür konusunda bizde tehlikeli bir gidiş var. insanlığın zenginliğini sağlayan kültürlerin muhafaza edilmesi de aynı derecede önemli. Sadece maddi ilerleme insanları mesut etmeye yetmiyor. Gazali. 100 dolar gibi bir harcırah verirlerdi. fakiri. Artık kapalı yaşamanın imkanı yok. Her fert toplum içinde belli roller oynuyor o toplum içinde yaşıyor. bizi kenara iterler. Halbuki bu adam. Ama Ameri ka'da iken Gazali'nin eserlerini bulup okuyunca dünyam de ğişti. . . Bir bilim adamı biraz mane vi değerlerden bahsedince Türkiye'de hemen gerici damgasını yer. Sadece maddi gelişme ile insanların mutlu olamayacağını Japonlar çok iyi biliyorlar.

Batıya çok şeyler öğretmişiz. Batı. insanlar uyanmaya başladı. Koşarken sanki kafamda bir şimşek çaktı. 6 ay sonra geçersiz olmuş. Adamlar öyle bir meraklıdırlar ki. Bunları bilmek ve gençlerimize öğretmek zorundayız. Çin'e Japonya'ya hatta Batıya tesiri olmuş.İlkokul birinci sınıftan itibaren. Ama onları ayakta tutan.Türkiye 'nin geleceğini nasıl görüyorsunuz? . Burası Japonya gibi olabilir. Bilimin verdiği enerjiyle sanki kafamda bir perde aralanmıştır. Okuduğumuz tarih kitapları. . bazı şeyler. bu faaliyetleri gösterenlere çeşitli ödüller veriyorlar. İşadamları. Başlangıçta bende bir çekingenlik. Amerika'da hızla yayılıyor. hatta korku vardı. enerji dolu. beynim adeta bazı şeylere kapalı kaldı. Tarihi inceleyenler görüyorlar. Hâl böyleyken bizim 60-70 sene önceki sloganların peşinde takılıp kalmamış çok hatalı. Onların düşünce ve tekliflerini dinleyince dayanamadım Mesnevimden. Amerika'da bu değişme karşısında. kılıç sallamayla. Diyeceğim şu: Dünya çok büyük bir hızla değişiyor. asırlarca at üstünde kılıç sallayarak yaşadığımızı yazar. Nitekim bazı belgeler hala gizli tutuluyor. Bunları kullanabilirsek ve haysiyetimi- 276 277 . Şimdi bakıyorum da her kes hızlı. ondan sonra bana dört tane konferans verdirdiler. O zamanlar pek gazete filan da takip etmezdim. Bunun için bir şok geçirmem gerekiyordu. Bazı konularda çok hassas davranılmış. Bu yanlış. bu konudaki eksiğini anlamış. Bildiklerim dışında da gerçekler olabileceğini hiç düşünmedim. Birden şunu düşünmeye başladım: Bize böyle (böyle) öğretmişlerdi. Japon tarikatları. Amerika'nın ileri gelen devlet adamları ve yöneticileri. kendi kendime bazı sorular sormaya başladım. GazalVden bir iki şey anlattım. Bunlar o kadar kafamıza yer etmiş ki. Amerikalılar devamlı surette kendi kendilerini soruşturuyorlar. belki de. Kafamda matematik. büyük bir dinamizm ve arayış içinde. kimya formülleri vardı. . Bunun içindir ki. Öyle bir medeniyet ki. zorbalıkla ayakta kalamaz. Osmanlı gibi devletler. Gecenin yarısına kadar çalışmış. Onların en önemli özelliği bu. Eskiden insanlarımız daha gevşek yürürlerdi. çoğu zaman bilim adamlarının bile çok katı ve önyargılı ol duklarını görüyoruz. Bunu nasıl izah ediyorsunuz? . Çin'de aynı şeyi yaptı. ABD'nin birçok zaafı var. Ama şimdi bakıyorum da. barbarlık çıkar.Bizim dünyada haysiyetli bir yerimiz olmalı. Kimse farklı düşünmesin. Ama ya öyle değilse. 40-45 yaşına gelinceye kadar. . diye de çok tedbirler alınmış.Öyleyse mesele eğitim sistemimizden kaynaklanıyor. karlar içinde yürüyerek evime gidiyordum. yabancı ülkelerde bulunduğum halde. 1917 yılında Rusya'da komünizm ihtilali oldu. Altını biraz kazırsanız. . Bugün için doğru olan şey bir bakıyorsunuz.İnsanlarımızın belli kalıplar içinde sıkışıp kaldıklarını.Tabii. birinci mevki uçak biletleri gönderip beni ülkelerine davet ediyorlardı.BÎR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Batı medeniyetinin ancak 200 yıllık bir geçmişi var. Ruslar sonunda bu işin yürümeyeceğini anladılar ve pes ettiler. sabaha doğru. Bunu kimse bilmiyor. bize sene lerce ezberletildi..BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER ünlü işadamlarının katıldığı toplantıda dünyanın meseleleri tartışılıyordu. Önümüzde muazzam imkânlar var. Maddi ve manevi dünyanın iç içe olması gerektiğini aktardım. Uygurların oluşturduğu medeniyet sanatıyla insanlık anlayışı ve teknolojisiyle bence gelmiş geçmiş en büyük medeniyetlerden biridir. . Amerika'da bir kış gecesiydi. bu arayış ve dinamizm.

3 Haziran 1995 Sinanoğlu tam bir bilim aşığı. para için çalışmadım. Her insanın içinde yatan bir iyilik cevheri 279 278 . Fakat şu vardı ki şan. Ben bilime kendimi verdi ğim zamanlarda Türkiye'de bilim falan yoktu. Sen işi daha da büyütüp başa güreşmeye başladın mı ba sma binbir belâ geliyor. kötü insan da. . Biz otuz yılda çok çektik orda. Hafta sonları ve gece yarılarına kadar çalışan Sinanoğlu ile bir tatil günü görev yaptığı Yıldız Teknik Üniversitesindeki odasında görüştük. kaptırıyordum kendimi ve uzun süre çalışıyordum. İlme dalıyordum. . insan insandır.Hocam başarınızda acaba Amerika da size sağlanan imkânla rın etkisi var mı? . Aksi takdirde bir Güney Amerika memleketi gibi kalabiliriz. Her yerde iyi insan da var. Matematik yoluyla kimyanın sırlarını çözdü ğümüz dışarıda söyleniyor. Artık Türkiye'de uc gençler Amerika'daki gibi nerede daha çok para kazanacaksa ona gir-meye çalışıyor.Amerika'da sağlanan imkânlar belli noktalara kadar oluyor. Adeta beulm için ibadet gibi bir şey.ÎKİNCt BÖLÜM: SÖYLEŞİLER BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Onlar kendilerinden başka birinin sivrilmesini istemezler.Normal çalışıyordum. Nasıl tanıdınız Ame rikalıları? .Özellikle Fizik. Eğer sen onlara çıraklık yapacaksan seni çalış tırmak için biraz imkân tanıyorlar. doktor ol diyordu.Bunu Amerikan düşmanlığı olarak almamak lâzım. Bizim bütün sü lâle edebiyatçıdır.Amerika'ya onları içerden tanımak ve ona göre müca dele etmek niyeti ile gittiğinizi söylediniz.Son 300 yılda Batı dünyasında en genç Profesör olma başarısını nasıl sağladınız? Ne kadar çalışarak bunu başardı nız? . bende aç kalırsam ka'"vım benim merakım buna diyerek girdim. Herkes sanır ki Amerika insanlara imkân sağlıyor. AMERİKALILAR TÜRKİYE'Yİ BİLMİYOR!. neye merakın varsa ona gireceksin. Sinanoğlu'nun bilime aşıklığı hâlâ sürüyor.Kimya için yeni bir sistem matematikten çıkıyor. Bilime dalıp gidiyorum . O arzum ve yeteneğim hâlâ saklı. 16 yaşında iken kısa hikâyeler yazıp edebî dergilerde yayınlıyordum. Çok zorluklar çektim . Eğer sen yalnız başına bir şeyler başarmaya başlarsan o zaman sana etmediklerini bırak mıyorlar. Neydi bu sistem? . Kimya konularım siz mi seçtiniz? . şöhret. Halbuki bu iş böyle olmaz. hariciyeci. Herkes bana bi lime girme. Orada bilimde çeşitli mafyalar var.Geliştirdiğiniz yeni sistem sayesinde dünyada isminiz den söz ettirmişsiniz. her fırsatta her konuda yazıp çizmeye devam ediyorum. Saadettin Kaşıkçı. Bu hâlâ daha geçerli. sanatçıdır. Amerika'da şunu öğrendim ki...BYE" TÜRKÇE J ze sahip çıkarsak kendimize dünyada önemli bir yer edinebiliriz. Biz birtakım matematikler geliştirdik ve ondan sonra kimyayı raatematikleştirdik. Kendisi de başarılarının sebebini bilim aşıklığı ve ilk aldığı eğitime bağlıyor. Aslında bende öyle şeylere me raklıyım. Hafta sonları ve geceleri çalışırım. Çünkü bilimle uğraşmak bana huzur veriyor. . aç kalırsın.Tabii ben özellikle bu konuları seçtim.

Ben. Dil bizim açımızdan çok önemli. ama bizimkilerde bir Avrupa hayranlığı sürüp gidiyor. İngilizler gitmiş kızıl derilileri yok etmişler. çok bencil. Genelde de Türkiye'deki bütün üniversitelerde çok değerli arkadaşlarımız var. Bu hassasiyet neden kaynaklanıyor? . Bende diyorum ki. mühim olan bu cevheri bulup ortaya çıkarmaktır. darmadağın edilmiş. matematikçiler. Güney Amerika'daki bütün medeniyetleri yok etmişler. İngilizler dünyanın en ırkçı. İnsanlıktan bahsederler ama aslında insanlıkla alâkaları yoktur. insanlık anlayışı olmayan bir kültür. İnsan diliyle beraber düşünür ve hisseder. Türkçe konuştuğu zaman ya. Her281 280 ." dedim. ya da yarısı İngilizce bir dil çıkıyor ortaya. bunun cevabı çok basittir.BÎR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . ne zaman gittim ki? Otuz yıllık ömrümün yarısı yollarda senede 4-5 kere kendi fedakârlığımla gide gele geçti.Çok uzun bir süre Amerika 'da kaldıktan sonra Türki ye 'ye döndünüz. Ona rağmen millet dinine sahip çıkmış.Türkiye 'deki Üniversiteleri nasıl buldunuz? .Amerika 'da Türkiye nasıl görünüyor? . ister istemez onların dilinden düşünürsünüz. neden Boğaziçi Üniversitesine gitmiyorsun diye bana sorduklarında onlara ben Amerikan taslağı bîr Üniversitede çalışmak isteseydim Türki ye'ye gelmezdim.Bir milleti millet yapan dini ve dilidir. aşağılık duygusu ve bağımlılık. Önceleri Türkiye'de daha az kalabiliyorum. demiyorlar ki.Benim sosyetik geçinen akrabalarım. bu bir haysiyet meselesidir. Amerikalılar kötü de Avrupalılar iyi mi? Avrupalıların kafası aynı haçlı kafası. Fakat çok şükür halk Avrupa'yı istemiyor. fakat bunu çok usturuplu yapan bir milletidir. bakın bunun sebepleri. demiyorum. Çok iyi kimyacılar. Ne zaman gittim ki? . Neden döndünüz? . üniversite çok iyi. Yıldız'a geldikten sonra baktım ki. . Yabancı dil öğrenmesi gereken kişi gereken yabancı dili öğrenmelidir.Bu soru bana çok soruluyor. kitaplarını yakmışlar. orada çalışırdım. Bir tanesi Filipinlerdir. Batılıların hepsi aynı karakterdedir. diğeri Türkiye. Bir millet diliyle hisseder . mühen disler var. . Dil olmayınca insanların benlikleri olmaz. bu hadiseler hâlâ devam ediyor. " Türk Üniversitesine gitmek istiyorum.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER var. Görünmüyor. Türkiye diye bir yer görün müyor. Meselâ batı dillerinde gönül sözcüğünün karşılığı yok. İspanyollar gitmiş. İnsanlar kendi kültürlerinden kopar ve ondan sonra devletle millet arasında bir bölünme meydana gelir. Yıldız Üniversite sinde de çalışıyorum.Bana diyorlar ki ne zaman döneceksin? Benim cevabım şu oluyordu.Dil konusunda çok hassassınız. Elbette ki yabancı dil öğrenmeyelim. Amerikan kültürü bu cevherin ortaya çıkmasına mâni olan bir kültürdür. abuk sabuk bir Türkçe konuşuyor. siz gidin kendi işinize. adı sanı yok. Bizi AB'ne alın diye yalvarıyorlar da. Meselâ birçok ülkenin devlet baş^ kanları gittikleri ülkelerde ve toplantılarda İngilizce bildikleri halde kendi dilleri ile konuşurlar. Eğer siz bütün eğitiminizi misyoner okullarında yaparsanız. Bu da İngilizlerden kaynaklanıyor. İngilizce konuştuğu ile övünen iki tane devlet başkanına rastladım şimdiye kadar. Türkiye diye bir yerin varlığından kimse nin haberi yok. Yani çok maddiyatçı. Zaten inançlar üzerinde çok oynanmış. Artık Türkiye'ye geldiğim zaman daha uzun kalabiliyordum. haçlı kafalı.

Fakat Hocam sizin kuruluşunda bulunduğunuz üniver sitelerde eğitim dili İngilizce. Cumhurbaşkanı'nın konuşmasından sonra benden bir konuşma yapmamı istediler. Bu çok büyük ihanettir. . ikincisi evet "Bilim evrensel dir. 282 283 . Fakat şimdi yavaş yavaş bu durum anlaşılıyor. Otuz yıldır devam etti ğim gibi arada bir gidiyorum. bir iki sömürge hâricinde. cahilliklerinden değil bu işi kasten yapıyorlarmış. Bizimkiler şimdi Türk Cumhuriyetlerinde İngilizce öğrenim yapan okullar açıyorlar.Amerika'ya gidecek misiniz? Yoksa sürekli Türkiye'de mi kalacaksınız? . Bu bir tezat değil mi? ." diyorlar. Gönül ter biyesi. Neden başka ülkeler böyle öğretmiyor. eğitimi almamış bir bilim adamından fayda değil zarar gelir. Onun için arada bir oraya da gidiyorum. Yok öyle bir şey. o kadar büyük bir dildir. Ben her hükümete bu durumu anlattım o zaman beni dinlemeyenler meğerse. Nitekim İngilizler İrlanda'da bu işi uyguladılar ve iki nesil sonra İrlan dalıların dili yok oldu. Eğer evrensel bir şey öğrenmek istiyorsanız herkes bir yıl fazladan matematik öğrensin o zaman bütün dünyanın en ileri milleti oluruz. Matematik + Bilim + Gö nül. bilgi alışverişini devam ettirmek lâzım. Birkaç nesil sonra bu iş biter.Her ne kadar Türkiye'de çalışıyor olsam da bilimde uluslararası ilişkileri.Geçtiğimiz günlerde İLESAM bana bir ödül verdi. Boğaziçi'nde de aynı durum söz konusu oldu. Sa yın Demirel ödülleri takdim ettikten sonra bir konuşma yaptı. Eğitim dili resmi dilden olur. Yabancı dille eğitim yapan üniver sitelerin kurulmasına gelince biz belki içerden düzeltiriz diye birkaç yıl uğraştık ama olmadı. Onun için de her ülkenin içinde birtakım adamlar ayarlayarak bu propagandayı yaptırdılar. Ne kadar matematiğe yakınsa bir dil. Bilimin yöntemi evrenseldir.BYB" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER kesin İngilizce konuşması gerektiği ikinci dünya savaşından sonra İngilizlerin yaydığı bir emperyalist oyundur. Ama bilimde ne ya pılacağına karar verdiren ulusal kültürdür.Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı? . gönüldür. dedik ve oturduk. Ben de dedim ki. Sonunda açıkça gelin bunu Türkçe eğitim yapan bir üniversite yapalım dedik ve bizi aforoz ettiler. Ayrıca dedim: Bir dilin büyüklüğü matematiğe olan yakınlığı ile ölçülür. benim diyeceklerim üç ke limelik bir formülle izah edilebilir. Yabancı dille eğitim Türkiye'nin ve Türk dünyasının kıyımı olur. bunu geliştirmek ve dünyaya yaymak bizim boynu muzun borcudur dedim. Onun için böyle özelliği olan bir dili Allah bize bahşetmiş. Bu bir.BtRNEV-YORK RÜYASI: "BYE . Bırak da bu misyonerliği İngilizler yapsın! . . Zaten bir yabancı dil öğreneceğim diye kendi dilini atarak başka dillerde eğitim yapan bir başka ülke dünya nın hiçbir yerinde yok. Yok efendim bilim evrenseldir onun için herkesin dili İngilizce olmalıdır. ama zamanımın çoğunu Türki ye'de geçiriyorum. Bu açıdan Türkçe matematik yapıya sahip bir dildir. Bilimin yöntemi evrenseldir. Bize yuttur muşlar yabancı dil böyle öğrenilir diye.Çok şükür bizim resmi dilimiz Türkçe'dir.

matematik.. ne eğitimi? Tam bir kepazeliktir gidiyor. Beni gece 22:00'ye kadar arayabilirsiniz. aptal veya zeki olmak. Oktay Sinanoğlu ile Amerikan ve Türk Eğitim Sistemi hakkında konuştuk. Amerikan halkı. Ama içlerinden bazıları.. Prof. batılıların bu ülkenin geleceğini karartmak için pazarladığı dehşetli bir oyundur. dönemi 25 bin dolar civarında. Bunlarda paralı ama. ABD'deki eğitim düzeni.Yüzde onun gittiği okullar ise genellikle niteliği yüksek yerler. ne kimyası. diğer üniversitelere gidiyor. en büyük sorun eğitimdir. Çocukların büyük çoğunluğu.Zengin çocuklarının gittiği okullar nasıl? . Oktay Sinanoğlu Türkiye'nin kimya ve fizik alanında yetiştirdiği dünya çapında bilimcilerden 26 yaşında Profesör olmuş. " Türk halkının aptal olduğu fikri doğru değil. Harvard gibi. Bu saatte bir ben bir de bekçi kalır üniversitede. diyorsunuz ki. az bir para. Hangi göz lemlere dayandırıyorsunuz bu fikrinizi? . diyen Prof. yüzde doksanı halkın vergileri ile işletilen okullara gidiyor. tam bir rezalet. para aristokrasisi diyebileceğimiz çok zengin kesimin çocukları. öğretiyor musun diye. çalıştınız. Böyle yetişenlerle bilim yapılamaz. Sınıfta şu bir saat geçsin. Bilim yapmak için önce ateş sonrada haysiyet. Tabii bunlar çok pahalı. dünyadaki en berbatlarından biri. Elitin gittiği okullarda üniversite düzeyine kadar ve ciddî bir eğitim yapılıyor. kendine güven gerek. Yale.Oktay Bey. Uzun yıllar ABD'de çalışmalarını sürdürmüş. Liseyi bitirenlerin yüzde altmışı doğru dürüst okuma yazma bilmiyor. Diğer okullardan çıkanlar da. Amerikan eğitim sisteminde zincirleme sınıf ayırımı . Aydınlık Bir insan ancak kendi dilinde bilim yapabilir. Kü çük bir azınlığın çocukları buraya gidiyor. Prof. Türk halkından daha aptal. Binlerce üniversite var. Bu yöntemle aşağılık duygusunu baştan aşılıyorlar çocuklara.İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE. Gülüyorlar. Şimdi Ameri ka'da kendi basınlarına göre de. Yüzde ondan bile daha az olan elit kesimin çocukları da özel okullara. Bil- hassa ilk ve orta öğretim. konuyu kültür ve eğitim açısından konuşuyoruz yoksa genetik değildir. Bu okullardan çıkanlara ilişkin ABD'nin kendi gazetelerinde çıkan istatistikler var. cebir. eğer aptallık kıyaslaması yapılacaksa.. ABD ekonomisi biraz daha iyiyken durum böyle idi." Uzun zaman ABD 'de kaldınız. Yani büyük bir sınıf ayrımı var. bunlar çok özel üniversiteler. Dünya bilim çevrelerinde Nobel'e en yakın temel bilimci olarak biliniyor.Tabii. Amerikan halkı daha eğitimsiz. biri tabancasını çıkarıp başka birisini vurmasın veya bizi vurmasın. Dr. Sinanoğlu Türkiye'ye kesin dönüş yaptı ve İstanbul Teknik Üniversitesinde çalışmalarına başladı. bu üniversitelere giriyor. . Son derece lüks binaları ve bir de çok iyi öğretmenleri var. 13 Haziran 1995. öğretmenlere soruyoruz. yani yüzde 90. kimya vs. bunu başarabilirsek tamam diyorlar. Özel liselerden çıkanlar. Fakat aynı kasabadaki halk çocuklarının gittiği okullara bakın. ne matematiği.BYE" TÜRKÇE BU SÖMÜRGECİ EĞİTİMLE ANCAK ACENTALAR YETİŞİR!. Ayırım üniversite de devam ediyor. Yabancı dille eğitim. Çok pahalı üniversiteler bunlar. bu özelliği ile dünya rekorunu elinde tutuyor. 285 284 . Son yıllarda daha da beterdir.

ortadaki bir şeydir bu. ama iş doktoraya geldi mi o zaman çok iyi. şimdi onu da bize ödetiyorlar. Aslında en iyi eğitim biçimi. yenilikler bulmaya çabalarsın. en azından yılda 100 bin dolarlık bir iş garanti ediyorlar. 30 sene önünden geçiyoruz. bir de bize mi akıl verecek! Yaptığı. Öbür tarafları dünyada en berbatı.'da bizden geçen bu doktora düzeni de bir usta çırak yöntemidir. Bu üniversitelerden mezun olanlar ve bir de bu gizli cemiyetlere üye iseler. doktoraya geldin mi iş değişir. Bunların en meşhurlarına. Usta yanına çırağını alır. Orada ciddiyet başlar. Fakat bu zümre içinde bile daha ayrıcalıklı bir kesim var. İşleri güçleri sabahtan akşama bira içsinler. En meşhurunun adı: "Skull and Bones". Nitekim doktora da bu usul geçerli. konuyla sen uğraşacaksın ki. usta-çırak usulüdür. yaparak ve araştırılarak öğrenilir. işte biri "Skull and Bones". Şimdi. Genellikle Çinliler. TV seyreder gibi eğitim olmaz. hep Amerikalı danışmanlardan akıl aldılar.. Doktorada iş ciddileşiyor çünkü yaparak öğrenme burada başlıyor. ustanın yanında yapa yapa öğrenir. Bunlar gizli cemiyetmiş. 286 287 . Bu yıllar içinde ister sağ. Ama içini görene daha rastlamadık. Yani bu üniversitelere zaten elit zümre giriyor. ABD'nin yaptığı kendi hastalığını buraya bulaştırmak Şimdi benim bozulduğum şu. yani "Kurukafa ve Kemikler". sabaha kadar partiler. ister sol hükümet olsun. Sadece.. Adamların ki dünyanın en berbat eğitim düzeni. Yani üniversitelerin de çoğunda ilk birkaç sene bir ciddiyet yoktur. ABD'de elitin gittiği seçkin üniversitelerin dışındaki diğer üniversitelerde. bir sürü yozluk yapsınlar.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . eski Mısır anıtları gibi. Kırk senedir bizim eğitim düzeni gittikçe çöküyor. Örneğin Yale'de birtakım binalar vardı. Hatta en iyilerinde ders bile alınmaz. yine de bu parayı garanti ediyorlar. o bilgi beynine mal olacak.Hele son yıllarda ABD'deki doktora öğrencilerinin ço ğu yabancı.BYE" TÜRKÇE ÖCİNCJ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER Sınıf ayrımı ve kastlaşma.Peki neden bir sürü insan ABD'de lisans-üstü eğitim görmek istiyor? . sanayinin tepelerinde yer alıyorlar. Şimdi. Toplum bile bunu kabullenmiş. seçkinin seçkini olanların çocukları bu tür cemiyetlerde örgütleniyor. Amerikalılarda illâ biz öğreteceğiz diyorlar. dört sene daha ders okumak değildir. kendi hastalığını buraya bulaştırmak. Doktoraya gelince iş ciddileşir . Sistem bu. Çırak. Zaten çok varlıklı ailelerin çocukları ama. devletin en önemli mevkilerinde. âyinler vs. Gizli toplantılar. 40 senedir böyle. biz çağırmıyoruz. gerçi yaygın olarak mümkün olmuyor ama. îşte Batıya 12. bu çok özel üniversiteler içinde bile sürer. üye olanlara. Hintliler. Bir konuyu araştırmaya başlarsın. Hani Amerikan eğitim iyi olsa. Ben bir ifşaatta bulunuyorum. orası ciddi ve dünyada en iyisi. Bu öğrenciler çok da çalışkan oluyor. Onun için Türkiye'de de eğitim çöktü. bunu yaparken eksiklerini öğrenirsin. Ülkeyi ve ekonomiyi yönetecek elit zümre bu şekilde yetiştiriliyor. Asya kökenliler.yy. Çünkü bir iş. Gerçek öğrenme budur. ilk birkaç sene de doğru dürüst eğitim olmaz. yetiştirir. gerisi palavra. Sistemin böyle işlediğini ABD'de herkes bilir ve yazar. Doktora. Neyse adını bilen çıktı. ne yapalım bize öğretiyorlar diyebilirsin. Eskiden ABD ödüyordu bu danışmanların paralarını. Ben buna bozuluyorum. aklınıza gelebilecek her rezilliği yaparlar.

Aslında büyük sorun üniversiteden önce başlıyor.Türkiye'nin son 40 yıllık eğitim düzenine baktığımda bir tek amaç görüyorum. Bugün ise tam karşı bir gidiş var ülkede. Türkiye'de hala insanlar arası iletişim bitmemiş. Orta öğretim bozuk olursa. Eğitim. o zaman bir yaratım olur. ABD'de fakir de zengin de mutsuz. ama sen bırakamayacaksın. eğitimin en önemli amaçlarından biri de. Aslında. onun yerine öğrencinin beynine yabancı bir kültürü doldurup adeta başka bir toplumun insanı haline sokmak anlayışıyla yapılır oldu. hariciyeci olmak var. insanın ve toplumun geçmişi ve geleceği arasında bir köprü kurmaktır. ahbabınla. Günde 18 saat çalışıyorsan. hem kendisi için hem toplumu için değer yaratacak düzeye gelmesini sağlamaktır. ilkokul. Para peşinde koşarak. diyor. fiziğe girer. toplantılar olacak. Bu açıdan. Gözler ya donuk ya da katil gibi bakıyor. . Bir de insanın kendi kültüründen aldıkları var. kimse sana 18 saat çalış demeyecek. zekâ bir işe yara maz. Japonya'da en üstün öğrenciler.İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . yabancı dille eğitim yapılan okullar çoğalıyor. îlginç. geçmiş ile ilişkiyi tamamıyla kesip atmak. Zekâ da böyle gelişir. İkinci bir tarihi akışın içindeyiz bilgi birikerek ilerliyor. nereden aklına geldi diyoruz. çalış madan zekâ olmaz. Hem de kökünden bozdular. sonra giderek bozuldu. Zenginlik sadece cebindeki dolarla ölçülmez.Sorun üniversiteye giriş sisteminde mi. bir ateş kapılıp gideceksin. Kendini kaptıracaksın. Avrupa'da. istediğin kadar üniversiteyi düzelt. Yüzün gülüyor. Türkiye'deki insanın geliri daha azdır ama. yemeyi. Hatta 12 saat de yetmez. Arada bir de araştırma yapıla cak. ama matematiğe puan tutturmuş. hiçbir yere puan tutturamayanlar matematiğe. mesai bitene kadar. fiziğe giriyor. 17:00'de mesai biter. kokuşmuş Batı insanının yaşan düzeyinden daha yüksek bence. asgari günde 12 saat sırf araş tırmayla uğraşmadan. insanın. Sömürgeleştirmek istiyorsan dilini ve kültürünü unuttur .Türkiye 'ye kesin dönüş yaptınız. Yoksa sıradan ve göstermelik işler olur.. Böyle bir sistemden hayır gelmez. Nasıl bir eğitim siste miyle. yaratım olmaz. buradaki birçok insanın yaşam düzeyi. Türkiyeli Amerikalıdan daha zengin . Bir merak. herkes ingilizce konuşsun. ciddi bir yaratım olmaz. hiç ilgilenmediği. uykuyu unutacaksın. 50'lere kadar oldukça düzgün bir eğitim sistemi varken. hiçbir şey olmaz.. komşunla konuşabiliyorsun. Diyor ki istediğim bölümü kazanamadım. İnsanlığın geçmiş yaratımları. vs. Şimdi bu öğrenciden matematikçi çıkar mı? Çoğu öğrenci. bilim hayatıyla karşılaştınız? . temel eğitimde.Uzun yıllar ABD'de kaldınız. Şimdi bizde bu zayıfladı. sözünü ettiğim türden etkenleri de zenginlik kavramına katarsan. ama yabancı dille eğitime çok karşı olduğunuz biliniyor. sıradan bir adam olursun. Coğrafya.Bizim üniversitelerimizde genellikle sabah 09:00 10:00'da gelinir. aklına bile gelmeyen dallarda üniversite okuyor.BYE" TÜRKÇE Para peşinde koşarak yaratım olmaz .matematiğe. ortao kuldan itibaren taşınan aksaklıklar yok mu? . Türkçe'yi 288 289 . memur gibi. Bizde ise genellikle. Aklında doktor. Cumartesi-Pazar dahil. Bakın. Merak ve ateş olmazsa. onun için coğrafyaya girdim. Derslere gi rilecek. Bizde üniversitedeki çeşitli dallara nasıl öğrenci giriyor? Çocuğa hangi dalda okuduğunu soruyoruz. öte yandan. Orta öğretimin amacı nedir? Bir kere eğitim.

İstilacı İngilizlerin ilk yaptığı iş bütün ozanları toplayıp kafalarını kesmek. Bu okullar kalacak yok sa İstiklal Savaşma yeniden başlarsınız diyorlar. Filozofları. İngilizler bu yöntemi İrlanda'da hayata geçirdiler İngiltere gidiyor. Bunlar nasıl çoğaldı? Misyoner okullarının büyük rolü vardır. kültürlerinden kopmazlar. İçinde İngiliz yöneticiler ve kendi yardakçıları var. Misyoner teşkilatlarının başkanları konuşuyor. İngiliz valisi 1890'da bir emir çıkarıyor. Bu uygulamanın sonucunda. Çoğunu kapatıyor. orta. Kendi vatanlarının aleyhine Atatürk bunun farkında. Ama Robert Kolej. öğrencileri belki Hıristiyan yapa madık ama kafalarını kendimize göre değiştirdik. Halide Edip de oralardandır. bütün bu okulları kapatmak istiyor. Harput'ta. dün ya çapında yaptıklarından söz ediyorlar. Atatürk'ün üzerinde en çok durduğu ko nu. Saint Joseph düpedüz misyoner okuludur. hukuk sistemleri var. Bunlar. İngilizler: "Başında valimiz var.BÎR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Bir karar verilmiş. Daha altı ay önce TV sey rediyorum. Fakat yinede insanları İrlandalılıklarından vazgeçiremiyorlaf. kurul bir karar alıyor: Bugünden itibaren ilk. ama hâlâ bu adamlar İrlandalı olmaktan vazgeçmiyor ne yapacağız?" sonunda şu sonuca varıyorlar: Bunların dili olduğu müddetçe İrlandalı olmaktan Vazgeçmezler. Misyoner Okulları Kurtuluş Savaşı'nda Beşinci Kol . Sonra bizim zengin çocukları da özenip gitmişler. 290 291 .BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER unutsun. nüfusun yüzde 90'ı İrlanda dili konuşurken iki nesil sonra bu oran yüzde 30'a düşüyor. Bu ibret verici bir örnektir. Her taraftan misyoner okulları peydah olmuş. Öyle övü nüyorlar daha altı ay evvel. Hükümet bu okulları kapatamıyor. şairleri. Önce sadece azınlıkları eğitmek bahanesiyle başla mışlar. Nedense Türkiye'de bunların misyoner okulu olduğu lâfı hiç edilmez. Robert Kolej. Bunun üzerine 20'nci yy. bu konuda taviz vermiyorlar. gık diyenin kafasını kesiyoruz. üniversite bütün okullarda eğitim dili İngilizce olacaktır. Saint Joseph gibi birkaç tanesi gibi batı devletleri Lozan'da di retiyorlar. Beyrut'taki Amerikan Üniversitesi vs. gelinirken bunu nasıl yapacaklarını düşünüyor. semtlerde İrlanda dilini öğrettikleri kurslar açıyorlar. Osmanlının son zamanlarında İn giliz işbirlikçiliği. diyorlar ki: Türkiye'de Lübnan'da açtığımız okullarla işte Robert Kolej. Amerikan mandacılığı peşinde koşanlar var.Cumhuriyetin ilk yıllarında yabancı dil eğitimine nasıl bakılmış? . Yapmadıkları barbarlık ve hunharlık kalmıyor. Merzi fon'da akla gelmeyecek yerlerde Amerikan Kolejleri. Niye böyle olmuş? Toplumları sömürgeleşmek istiyorsan. bağımsız İrlanda Cumhuriyeti kuruldu ve ilk yaptıkları iş ise resmi dillerini tekrar İrlandaca yapmak oldu. Ve misyoner eğitim yayılmış.Biliyorsunuz. Başka hiçbir davaları yok. lise. en iyi yol diline ve kültürünü unutturmaktır. Yüksek eğitim kurulu diye bir kurul oluşturuyorlar. dil ve eğitim meselesiydi. biliyorsunuz. Şimdi hâlâ bu İngilizce belasından ve toplum içinden yarattığı ikiliklerden kurtulmaya uğraşıyorlar. 30 sene kadar önce İrlanda'yı işgal ediyor. Kurtuluş Savaşında bu okullar beşinci kol faaliyetlerini yürütmüşler. O dönem İrlanda'da ozanlar çok önemliymiş bütün eğitim işlerini ozanlar idare edermiş. Bunun üzerine ülkesini seven İrlandalı aydınlar birtakım gizli dernekler kuruyorlar. gidiş o gidiş. Bunun yarattığı bilinçlenme sonunda 1920'lerin başında sanıyorum. Millet işinden çıktıktan sonra kendi ana dilini yeniden öğreniyor. İrlanda'nın Anglosaksonlardan çok daha eski bir kültürü ve dili var.

Anadolu Liseleri. Daha sonra ABD'ye gittim. ciğer dediğimiz şeyde gider. böyle bir şey düşünülemiyor bile. Şimdi ne olur eğitim bu durumda? ingilizce'nin evrensel olduğu yutturmaca Sonra birde gördük ki. gönül dediğimiz. Bu derneğe bir özel okul açtırıyor. Bu tarihte eşi az görülmüş (İşte İrlanda'da görülmüş ama adamlar hemen uyanmış) korkunç bir sömürgecilik oyunudur. vs. okudum. Atatürk'ün tam ters amaçla kurduğu okulu kolej yapıyorlar birde gelen hocalar derslerde. Bir iki tanesini kovaladık. gelecek sene başınızın çaresine bakın". çok iyi bir eğitim aldık. Sonra bir laf çıktı. Bir kimya hocamız vardı. Baktım Fazıl Bey hala orada "Hocam bize kıyasla şimdiki öğrencileri nasıl buluyorsunuz?" diye sordum. Okul var. Çünkü bu okulda batının bilimi. zaten bütün okullar böyle olmuş. Ben de bu okula gittim. herkesin aklı fikri İngilizce öğrenmek. Herkes kendi dilini geliştirmeye çabalarken. O zaman İngilizce eğitim yapan bir tek Türk okulu yok. Herkesin İngilizce bilmesi gerek demişler. Kafamıza takılmıştı gık yok. ama Türk kültürü içinde. Ünlü kimyacıyı İngilizce bilmediği için kızağa çektiler 1950'lere kadar böyle gelindi. Fazıl Bey büyük bir kimya hocası. bize dediler ki "Okul iflâs edecek. ekler yapılamaz. Ankara Yenişehir Lisesi amacı şu: Yabancı dile heveslenen olursa. İngilizce bilmem". yabancı okula gitmek. Fazıl Bey. Millete birkaç şey yutturmuşlar.BYE" TÜRKÇE ÖÜNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER Atatürk kapatamamış ama iyice sınırlamış Atatürk bu okulları kapatamayınca. çağdaşlığı öğretilecek. devletten özel izin alması gerekmektedir: Kapatamamış ama iyice sınırlıyor. bana artık kimya dersi verdirmiyorlar ki!" dedi. Türk çocuklarına tarzanca kimya anlatmaya çalışıyor. "Evladım. Bu Amerikalıların ve İngilizlerin bilinçli bir şekilde yaymaya çalıştıkları bir uydurma. 26 yaşında Profesör oldum. Tam liseyi bitireceğiz. çok güçlü bir kimyacıydı. Atatürk ayrıca birde kanun çıkartmış: Bir misyoner okulları genişletilemez. böyle okulların sayısı neredeyse yüzleri bulmuş. geldim. ama ondan fazla İngiliz ve Amerikan öğretmen gelmiş. " Ben Fransızca bilirim. hatta çatısını tamir etmek istese. Böylece tam sömürge kafalı insanlar yetişir. almış yürümüş. Eski okulumu ziyaret ediyorum. İngilizce evrensel dildir. buna rağmen ona kimya dersi verdirmiyorlar. Matematiği. kimyayı aldığım eğitimle ABD'ye gittiğimde. misyoner okuluna gitmesin buraya gelsin. Bugün herkes normal bulur. Şimdi her şeyi İngilizce okuyan Amerikan özentiliği ile yetiştirilen kişiler gitsinler de ABD'ye üç sene birden atlasınlar. Dil giderse. Korkunç bir sömürgecilik yöntemidir. Hıristiyanlık propagandası yapmaz mı. Haysiyette gider. Yani eğitim tamamıyla Türkçe olacak. peki bu öğretmenler nereden bulundu. üniversite düzeyinde ders verirdi. yabancı dile ise ayrıca özel derslerle öğretilecek zaten dünyanın her tarafındaki yöntemde budur. olamaz. Yaz bitti. Kamuo-r yuna öyle yayılmış ki. ingilizce bilmiyor diye. fiziği.BÎR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . bizim " Ayarlı Çevre" hâlâ İngilizce evren- 292 293 . okul hâlâ var mı diye geldik. bizde isyan çıkardık okulda. Bu yüzden çok yadırgadık bu söylentiyi. Sorduk. Çok tehlikelidir. okul iflâs ediyordu. Gelecek sene burası kolej olacak Robert Kolej gibi. Bir mastır öğrencisi doğru dürüst ne kimyadan ve ingilizceden anlıyor. Yok öyle bir şey. Amerika'nın en iyi üniversitesinde 3 sene atladım. bu sefer 1930'larda Türk Eğitim Derneğini kuruyor. Var mı bir tane. sonra gittim bir kimya sınıfına girdim.

Dünyanın hiçbir yerinde hem yabancı dili hem de belli bir konuyu aynı anda yabancı dille öğretim yaparak öğreteceksin diye hiçbir usul yoktur bu iki sömürge ülke hariç. Acenta yetişir. Yıldız Üniversitesi'nde eğitim Türkçe yapılıyor. Böyle dış politikaya böyle eğitim sistemi. Dolayısıyla Yıldız Üniversitesinde bu konulara ağırlık vermek istiyoruz. Olamaz böyle bir şey. başka hiçbir dil kalmayacak teraneleri anlatıyor. yoksa bu dilde bu sözcük neydi onu mu anlayacaksın. nihayet buldum. Türkiye'dedir diyecekler. Bu kuramları en iyi bildiğin dilde oku. İstiklâl savaşını niye verdik? Bu sömürge kafalılığına yüzde yüz karşıyım. Bilim yapmak için önce ateş sonra da haysiyet. Bu da büyük yalan. Bir insan ancak kendi dilinde bilim yapabilir. İngilizce eğitim yapan okullara gitmek için. sistem bozuk. Avrupa'ya ve Amerika'ya yalvarmaktan ibarettir. Batılıların bu ülkenin geleceğini karartmak için pazarladığı dehşetli bir oyundur.Benim bir tek partim var: Türkiye partisi. Bunlar. Böyle yetişenlerle bilim yapılamaz. Gerçek böyle değil tam tersi. Önce sömürge kafalılar temizlenmeli . Buradaki arkadaşlarla hep beraber bilimsel çalışmalar yürütüyoruz. anlayıncaya kadar canın çıkar. Sen bu ülkeyi seviyor musun? bu halkı se viyor musun? O zaman gel. Temel ilkelerimiz ne olabilir? Dü şünüyorum. Bu yöntemle aşağılık duygusunu baştan aşılıyorlar çocuklara. fiziğin çok karışık bir kuramı. Bu şekilde onurlu. Belki bu üniversitenin binaları eksik ama. Bazı ana davalar var. Asıl ana dava larımızı halledelim. Diyeceğim şu: Başka konularda görüşmelerimiz ne olursa olsun gelin hep beraber bir savaş açalım. Üniversite insanla olur. vb.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . örneğin görelilik yada kuantum kuramı. Ben kesinlikle bu ülkenin sömürge olmasına karşı yım. Düşünün ki. Bu sistemden işte dış politikayı şimdiki gibi yürüten kişiler yetişir. Türkiye bilimine ne gibi katkılar yapmak istiyorsunuz? . Bu konularda varlık haline gelmeli Türkiye. nedir yaşamımda önemli olan. uygulamalı matematik. bir kere sömürge ka- \ 294 295 .Yıldız Teknik Üniversitesine geldiniz. Ne yazık ki son sürat ilerliyor. buna yaltaklanarak yaşanmaz. Dışarıda bu işin babaları nerede denildiğinde. moleküler biyoloji ve elektronik chip teknolojisi gibi konulardır. Bu ülkenin ve insan ların lâyık oldukları yeri bulabilmesi için. kendine güven gerek. kendi insanına sorumlu kişi yetişemez. bir kere onur çok önemli olan. Bu konularda taviz verilemez. bu arada alevi-sünni.BYE" TÜRKÇE BdNCt BÖLÜM: SÖYLESELER seldir. Millet bir yarışa sokulmuş. Ülkeyi alıp götürüyorlar. güzel binayla üniversite olunmaz. Şimdi bu kuramlarımı öğreneceksin. diye milleti birbirine dü şürüyorlar. İnsan ancak kendi dilinde bilim yapabilir İkinci yutturmaca bilimin teknolojisinin ancak İngilizce bilerek geliştirileceği. Bu çok büyük bir oyundur. Güçlü bir kadrosu var. Her alanda olmaz. Öğrenci dediğimizi anlıyor. Çocukların bir günahı yok. ama birkaç tanesinde olabilir.Türkiye'nin geleceği için önemli olan birkaç dal var. onları halletmek gerek.Politikaya atılmak gibi bir düşünceniz var mı Oktay Bey? . Türkiye'nin 40 senedir dış politikası nedir? Araştırıyorum. Bu alanlarla Türkiye'nin hamle yapması lâzım.. Başka partim yok. Üniversite güzel binayla değil insanla olur . Bu sistemden bir tek şey yetişir kardeşim. Nitekim millet acenta kafalı olmuştur.

Olsa olsa ezberleyebilir. Güney Amerika'ya yapamıyorlar.. İspanya'da önemli çünkü. Japonlarda da aynı ilke vardır. Ben çok iyimser. ihtiyatlıdır. İki ay geç gittim. Kısaca. Mayalan düzgün olanlar çoğunlukta.. bunlar bir takım çetrefil işler. Yenişehir Lisesi'ni kurdurdu. Bence millet artık uyanmıştır. bunları kapatamadı ve rekabet olsun diye Türk Eğitim Derneği'ni. Şimdi İngilizce okuyanlar gitsinler yapsınlar bakalım. . Ama bir kere Türkiye'nin kafasını.. başka bir şey yok. uğraşır. Batı iniştedir. ben TED'in Yenişehir Lisesinde Türkçe okudum.Bu konuda ben bütün dünyayı inceledim.. ayrıca takviyeli yabancı dil dersi görüyorduk. Kim samimi olarak bu ülkenin onurunu düşünüyorsa. eğitim işleri çığırından çıktı. bütün kaynaklar ellerinde..BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Bunun normali budur. o zaman bütün o bölgeyi hakimiyeti altında tutmaya devam eder. dünyanın her yerinde bu böyle yapılır. bunlar ancak Türk kültürü içinde. . hiç bir kamusal özel Türk okulu yok. Bilim ve teknik. en iyi üniversitelerine (Berkeley) ve eğitimle üç sene birden atladım. Çok dehşet gençler de yetişiyor. onlar öyle adam oldular. 297 296 . Şimdi koskoca bir Türk dünyası var. ne o konuyu. kavramı mı düşünecek? Olmaz. bütün Güney Amerika ona bakıyor. İkisi birden olmaz. biz de bu ilkeye bağlı kaldığımız sürece adam oluyorduk.. beyinleri yok ederse. Bu Türkler uyanır da. Anglo-Saksonlar özellikle Türkiye ve bir miktarda İspanya üzerinde dur muşlar. Böyle saçma şey hiç bir yerde yoktur.Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı? . bunlara önderlik etmeye kalkarlar diye ödleri patlıyor. hadi bakalım. ben geleceği yine de iyi gö rüyorum. Atatürk.. 25 Temmuz 1995 Bu iş 1954'te başladı. onlarla varım. çünkü anlamıyorlar ki hiç bir şeyi. Sonra ÖSYS. için dershanelerde bir de Türkçe'sini ezberler. Ne İngilizce'yi. biz çıkıştayız. bunları Atatürk Lozan'da bile kapatamadı" biçiminde idi.Bizde niye var? . bu anlayışın değiştirilmesi lâzım. matematik. Bu halkı ne Avrupa ne Amerika ne de onların yardakçıları tutamayacaktır. çağdaşlaşma. TED Lisesi'nde bütün dersler Türkçe'ydi. imtihanlarını verip. Şimdi çocuk bunları okurken bunun İngilizce'si nedir diye mi düşünecek. Batı inişte biz çıkıştayız. YABANCI DİLLE EĞİTİME NEDEN BU KADAR KARŞISINIZ?. Anadolu'da açıkça beşinci kol faaliyeti yapmış bazı okulları kapattı. Çünkü fizik. sonra bunlar bizi Amerika'ya gönderdiler. ayrıca muazzam bir pazar.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER falıların temizlenmesi.çünkü onların Ameri ka'dan ağzı yanmış olduğu için. imkanı yok yapamazlar. Türk kalarak öğrenilir dedi. Halbuki.Burada dertleşiyoruz ama. düşünme kabiliyeti yok. "bunlar misyoner okuludur. Düşünüyorum niye?. Çünkü bizim insanımızın ne kadar girişimci. akıllı ve dinamik olduğu nun onlar farkında... O zamana kadar Türkiye' de yabancı dil ile eğitimi yapan. düşünemez. Sinan Hıncal. insan bunları kendi dilinde okusa bile anlamakta zorluk çeker. yabancı dil eğitim yapan bir kaç okul için de genel kamuoyunun kanısı.. bir de koskoca bir Müslüman dünyası var. son derece bilinçli.. Bütün bu sömürge kafa eğitimine rağmen. Dünya Spot Dergisi.

Amerika'daki en iyi üniversitede dururdum. özel girişimler okul kuruyor. konuları çözümleyebilen adam mı lâzım? Niye illâ Boğaziçi diyorsunuz. Onların maaşı Boğaziçi'nden alacağınız adamın maaşının beşte biri. insanlarla üniversite olur.Şimdi işadamlarına söylüyorum: Gazeteye eleman için ilân veriyorlar. Okutmalık yapan kızcağızlar var. dosdoğru İngilizce biliyorlar. ama her okulda ok iyi ya bancı dil öğretilecektir demek lâzım.. . .. ingilizce veriyorlar. 17 yaşında apar topar.OÜNCl BÖLÜM: SÖYLEŞİLER BÎR NEV-YORK RÜYASI: "BYE : BYE" TÜRKÇE Diyorlar ki. hiç bir okulda yabancı dille eğitim olmayacaktır. Bizi. haysiyetimizle konuşmak için geldim. kendini Amerika zanneden bir üniversiteye girecek olsaydım. en azından eğitime uygun altyapılarıyla. Bilmiyorsa. . si zi okulunuzla dayanışmak için böyle söylüyor diye suçlamasınlar. Haklısın di yoruz. Berkeley'de var.'nün. . gerek lise gerek üniversite düzeyinde mezun olanlar. . kendi dilimizde.Ben ODTÜ. Boğaziçi'nin kuruluşlarında da bu lundum.Peki bu okulların çoğu. ben şimdi Amerika'nın taklidi. Bakın size bir şey anlatayım. mühendislik bilen. Binalarda üniversite olmaz. hep özenti. size lâzım olan teknik konuları bilen adam istiyorsanız.daha kolay yükseliyor.. bunların kültür anası İspanya'dır. illâ Boğaziçi'nden olsun diyorlar. İngilizce yazışmalarınız. kendi ülkemizde. Ben buraya geldim. matematik kafası olan. Sorduk gösterdiler. Niye anlatıyorum?. fi zik dersine gireceğiz. oradan oraya yayılır. hiçbiri dosdoğru bir sebep gösterememiş.Siz Yıldız Teknik Üniversitesi'nde öğretim üyesisiniz.Hiç kulak vermiyorlar mı size? Örneğin.onları alın. pişiriyoruz. orayı düzeltirsek. iş idaresi bilen mi. Doktora öğrencileri bir anket yapmış iş adamları arasında. vakıflar lise . Türkiye 'de sana yiciler üniversite kuruyor. çok şükür olmadık. zorla Amerika'ya gönderdiler. Peki size ne lâzım? İktisat bilen mi.. İngilizce filolojisinden mezun. orada bunlar kuvvetli mi? Değil. arıyoruz tarıyoruz binayı.. yok. .Okul açan diyor ki. yabancı dille eğitim yapan okullardan. hem işiniz bu yolla her düzeyde daha iyi görülür. Neyse gittim oraya. kendi insanımızla. onları alın. iş hayatından bir örnek vereyim. görüşmeleriniz olacak. bir kere Türkçe olarak öğrenmişse daha iyi öğrenmiştir.. devşirme olalım diye gönderdiler.. Tamam. Hem daha ucuz. adamınız biliyorsa biliyordur yabancı dil. bu iş yeri yayılmış. işlerin daha iyi yapılmasını istiyorsunuz? Siz. bina ar kadan gelir.. dünyanın en büyüğü. Ne olacak.. Çirkin bir gayeyle. okul batar. işte şurası diye.. 299 298 . Girdik teneke barakaya sıcak. Ameri ka'ya gidince baktım en çok fizik-kimya Nobel ödüllü öğretim üyesi nerede var diye. ben size söyleyeyim. niye Boğaziçi'ni tercih ediyorsunuz diye. sağladıkları koşullarla.Hayır. biz de bunun tersini yaparsak aç kalırız.. İş adamları para lâfından anlar. hakiki.Ama.üniversite kuruyor. gösterdikleri yer askeri teneke ba raka. çünkü kamuoyu aldatılmış. güldür güldür. Siz masrafınızı azaltmak mı istiyorsunuz. bu anayasaya aykırıdır. bir çok Türkçe eğitim ya pan üniversite ya da liseye üstün değil mi? . ama sonra derse gelen adam Nobel'li. . daha kolay iş buluyor. bir tercüman tutun. Onun için işi kökünden halletmek.. haklı olarak. kamuoyu öyle istiyor. daha başarılı oluyor.

O zaman Finliler gibi. diye bir sürü yok sayıyor. Bunlar 30 senedir çok ba şımıza geldi. bu Amerika'dan İngiltere'den ayarlı adamlar işkilleniyor. bakıyorsun bakıyorsun. Amerika Avrupa hastalığı olmasa. Onların gerçeklerinden bize ne.. o olmazsa şunu yapalım. Bu sefer ona bakıyorsun.Başka bir konuya gelelim.30 senedir ben nelerle uğraşıyorum. Açar dünya haritasını.Bilim ve teknoloji politikası ne olmalı diye sorunca. gidip oralara bir yerlere bir şeyler üflüyorlar. Geçen günlerde Tuzla'da 11 bin tonluk bir gemi denize indi. kitapları önüne. Şimdi bi zim millet de dosdoğru bir dosdoğru bir eğitim olsa. özel bir tersanede yapılmış. bir sürü kilit ürün geliştirilir. 300 301 . hemen bir yenisi kızağa alındı. Avrupa'ya girmekten ibaret. Biz ne yapıyor? Devlet politikası PTT'nin telefonunu satmakla. Şimdi ben buna niye küseyim.. Kutunun üstünde ingilizce tek bir kelime yok. Halbuki her işin bir mantığı vardır. dünyada kim ne yapıyor. diyorsun ki. Niye?. ses de çıkarmazlar. Türkiye'de de gelişmeler var. .. sen yoklan an latma varları anlat. burada karşılaş tıkları çeşitli engellemeler karşısında umutsuzluğa kapıldıkları sık sık görülür. mantıksızlığın bile bir mantığı var dır. bir kere soru sormasını bilir.. o yeni geminin devasa dizel makineleri kutusunda duruyor.arada kaynamış neler var... Öyle olun ca. ben Asyalıyım. devlet de bunlara destek verir.. da ona bağlı olur. sanayii bir araya gelir. mantıksız görünüyor. Ona bakıyorsun o da dış politikayla ilgi li. Yani.. bir kaç üründe dünya çapında önderlik yapabilirsin.. Türkiye'nin 40 yıldır zaten bir dış politikası yok. Moleküler biyoloji. işte orada şu vardı da. . Adamlar bir moleküler bi yoloji kenti kurmuşlar. Biz bir işlerle başlıyoruz. bir gökdelen. Her yerin acenta olduğu bir ülkede eğitim ne olur? Herkes İngilizce öğrensin olur. ihraç mal larda bir tek ingilizce kelime yok. Nasıl mümkün oluyor? . Bunu belirlemek için Türkiye'nin sanayi iktisat politikaları ne dir ona bakmak lâzım. Sanayi geliştirmek ye rine.. burada yok da. Dışarıda başarılar gösterip. dış politikamız ABD ve Avrupa'ya yalvarmaktan ibaret. örneğin Finlandiya gibi dünyada bir kaç üründe sivrilelim demek yerine.Buraya gelen adam. 21.biz ne yapabiliriz. yüzyılda varolabilmek için ne gibi bir bilim ve teknoloji politikası gütmeliyiz sizce? . Asyalıyım diye iftihar ediyorum. hiç bir şey yapamadın matematikle uğ raşırsın. Fince bir takım yazılar.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER . İllâ Avrupa'ya gireceğiz. sanayi politikamız. bakarsın duruveriyor. niye kaçayım?. Türkçe yalvarınca anlamıyorlarmış. Türki ye 'de de bir şeyler yapmak isteyen insanların. koskoca gemilerin dizel makineleri oradan geliyor. Biz de diyoruz ki. Seçersin beş tane. O zaman da eğitim politikası karmakarışık. matematikte öyledir. yabancı dil yüzünden kendi kendini anlamayacak bir duruma gelmiş olmasa. Öyle bakınca görünüyorsunuz ki. Ben Amerika'da bana Avrupalısın filân dedikleri zaman kızıyorum. işler yürüyecekken.Tabii. burada ne yapıla biliyorsa onu yaparsın. her katında belli bir araş tırma yapılıyor. üniversite . Gireceğiniz de niye gireceğiniz? Çünkü Avrupalı olmak istiyoruz. nerede ne pazarı var. Ben Asya milletiyim.Kişisel bir soru.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE .. asıl medeniyet ve insanlık ve bugün teknik de Asya'dadır diyorum. Finlandiya'yı toplasan kaç dizel makinesi eder ama. İndi..Birazcık haksızlık etmiyor musunuz? . Olur mu böyle şey? Olmaz! Ben istemiyorum kardeşim. Siz hiç öyle değilsiniz. buraya ne lazımsa onu yapalım.özel sektör işbirliğiyle.. her yer acenta olur. dışarıdan gelip de sızlananlara hiç aldırmayın.

Neler gördük biz. Bizim bütün aile edebiyatçı.Hiç siyaseti düşünüyor musunuz? . Avrupa . Bir takım ana davalar var. milli davaları. Diyorlar ki.var. Hepinizin geleceğini. Bu nasıl solcu? Baktık ki. biz fizik kanunlarına inanmayıp da yenisini bulmaya çalışıyoruz. ne Türk kalır. yabancı dil öğreniyoruz diye şu kafaların sömürgeleştirilmiş olması meselesi gelir. nereye kaçıyorum?. Olur mu?. Benim dedelerim Selçuklulardan beri bu topraklarda.. bir millet on bin sene. gönül. bu milleti. geleceğimizi belirleyecek davala rı önüne koyduğunda ne yapıyor ora bakın.Biz sucu. Esrarkeş olanlar. yok muyuz. Niye? Adamlar tutturmuşlar.Kim bu Amerika 'ya ayarlı adamlar? . bunu belirleyecek davalar var. durama bakar oradan sonuç çıkarı rız. Ankara kalesinin dibinde türbeleri var. ne devlet. Amerika'ya çattık diye adam bozuluyor.. ne bağımsızlık. ne de din kalır.Birincisi. . efendim yüz sene evvel adamın biri iktisat kitabı yazmış. Her kesimde. Onun için. Ama bu millet uyanıyor... Bize olmaz. içinden çıkamazsınız. Bu memleket benim. intihar edenler. adam anlamadı ğı gibi. Böyle bir mille tin.. Atalarımızdan gelen bir şeydi. bütün zorluklarla karşılaşıp. onun dediğinden başka lâf olmazmış. kaç kere neredeyse kökü kazınacak hale gelmişken.. En başta da.BYE" TÜRKÇE ÖÜNCt BÖLÜM: SÖYLEŞİLER Hem ben kime küsüyorum. biz araştırıcıyız. Ve bun lar hep aynı lâfları söyler. Dışarıya ayarlı a. kimi sağcı. ne Türk dünyası ve eğer dine meraklıysanız. bu adam solcudur. Biz var mıyız? 20 sene sonra. bizimkiler farkında değil.Amerika bunun farkında. bir tarafı yeşerir. darmadağın olanlar. damların elindeyiz 50 yıldır. ya adam yanlış söylediyse.Böyle söylüyorsunuz. çok şükür bizde vardı da pa çayı kurtardık. ziyan oldu gitti. Ya da anlıyor da kızıyor. yine uyanıyor.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Kasım 1995 . nasıl ayakta kalabildim.bu kadar büyük medeniyetler kurmuşsa. solcu diye bakmayın. . en önemlisi.. ama yine de çok iyimser gözüküyorsunuz. Onun için böyle dogmatik şeyler olmaz.. Biz bu işi yırtacağız. Bakıyoruz milliyetçi falan değilmiş. Ben 17 yaşında apar topar oraya gidip. Yahu.Bende bu çok erken. ama her kesimde. Ame rikan emperyalizmine karşıdır. Şu Ame rikancıdır. insanlara sağcı. Çok şükür aklımızda bir şeyler var ama. kızıyor. Benim gibi gidenlerin ço ğu tamamıyla perişan oldu.... bu milletin geleceğini ilgilendiren ama bir konuyu ortaya atıyorsun. Fahrettin Tacar. ..İlme karşı sizde bu kadar sevgi ve merak nasıl uyandı? . Nasûoluyor? .. BOL ÖDÜLLÜ İLİM ADAMI Türkiye. bu adam milliyetçidir anlar. bu sucudur. bir takım sahte adamlar var. Aslında değişik bir yol seçti- 302 303 . demekle olmuyor. ona da anlatıyorum. bucu olamayız. 6 yaşında başladı.. oralarda bir yerlere ayarlı. Gidiyoruz anlatıyoruz. Çünkü Türkçe bitti mi ki? Bu gidişle biter. hissiyatı orada. memleketi seven insanlar olarak birleşmeliyiz. Ama Amerika'ya bir lâf dokundursan canavar kesiliyor. her ke simde bir takım sahtekârlar var.Patlıcan yemeğinin tadı yemeden belli olmaz. kimi lâik po zunda. tarihçi veya sanatçıdır.özümüzden gelen bir şeydi. Bir de. Benim bu millete sonsuz güvenim . esas olan gönüldür.. bir tarafını budarsın. hiç şaşmaz. hala aynı şeyi söyler. Bu ana davalarda görüş- lerimiz ne olursa olsun. diyorlar ki.

bütün aile edebiyatçı olduğu için. Rusya'da böyle adamlardan çok endişe ederler. Ama. Bazı kavimler vardır ki. dolayısıyla tabii böyle büyük devletler. Fizik kanunlarını incelemekle. Burada da başka bir şey olurduk belki.İlmi araştırmayla uğraşmak gerçekten cihattır. Keklerle doluydu. kimya madde.Nobel Ödülü? . Allah'ın bize müsaade ettiği nisbette sırlarını bulup çıkarmaya çalışıyoruz. Allah'a çok şükürler olsun. Bu cihatta ne gibi güçlüklerle karşılaştınız? . "ilmi araştırmak cihattır" bu yuruyor. Sonunda ABD "bu bilgisayar hatası" demiş. ¥ 304 305 .Evet. Bunlar böyle matematikle. dedim.9'u bize yaramayacak. 6 yaşında başlayarak 14 yaşına kadar deneyler yapardım. Tarihten silinmişlerdir. tarihe bakarsanız. Bu ortaokulda başladı. benliklerini. bugün isimleri bile kalmamıştır. Meselâ bütün Avrupa. Çünkü şimdi biz diyoruz ki matematik. Anadolu'ya gelmiş. Şimdi bizden binlerce öğrenci gider. daha öncesine bakalım gerçek büyük savaşlar ilim. Rusya'da bu KGB. Dillerini. Sovyetler'de bu işlere merak sarmış olan Tatar Türkü olan birçokları Sovyetler zamanında sürdürülmüştür. 2 bin yıl önce Romalılar zamanında yani Jül Sezar döneminde. Merkezi Ankara olan beylik falan kurmuş lar. biz de öbürüne kayalım. Nitekim. Yüzde 99. Romalılar en nihayet bunlarla başa çıkamayınca bir çare bulmuşlardır. Yani belli bir düzeye geldiğiniz zaman buradaki eser meydana getirme olayı sanat ve edebiyatçıdakine benzer. Niye? Askeri bakımdan Roma'yı çok taciz etmişlerdir asırlarca. Gittiğimiz yerlerde hakkımızda çıkan yazılan öğrendik. Yani.BÎR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Ama. tabii yazı merakı sonradan tekrar alevlendi. yeni şeyler bulurdum. Yani edebiyat olsun. Yöntem aynıdır. Japon gazetelerinden öğ rendik. Dolayısıyla Hazreti Peygamberimiz bunu ne güzel söylemiş. Kasten edebiyatı bir kenara koydum. Niye gidiyor? Bunlar bize yarayacak değil. Tımarhanelere tıkılmıştır. kültür savaşları dil savaşları ve bilimsel savaşlardır. Ondan sonra şartlar. Fakat. unutturup bunları Lâtinleştirmişlerdir. Allah yapısı işleri kurcalıyoruz. bunlar binlerce sene önce meselâ asker olarak büyük başarılar kazanmışlardır. dolayısıyla gerçek savaş uzun vadede başarılı olan savaşlar. Şimdi bu Kelt kavimlerin den bir eser kalmamıştır. . teknik ve kültür işleriyle kazanılmıştır. Bizim gibi insan onların yaptığı düzenleri mi anlayamayacağız? Kafamızı biraz yoralım. felsefe olsun bütün bunlara merakım çoktu. O bakımdan. Şimdi. insan topluluklarını incelemek arasında fazla yöntem farkı yoktur. Onların adı da Galata. hem de bu gençleri veriyoruz. Romalılar devrine bakalım. Şimdi. Bir kısım da bir ara. şöyle oldun. dedi ki. şu ilimde bir şeyler yapalım. Yalnlz bugün değil. Fakat bunları bir kenara bırakalım.Sevgili Peygamberimiz. İşte sen Amerika'ya gittin de. böyle oldun. Amerika'da da CIA denilen olay. şimdi biz onu Fransız. Biz Amerika'ya hem para. Fizikle uğraşan bilim adamlarını ruhsal. Karacabey ve Sinanoğlu atalarımızdan bana kalan manevi miras beni hiçbir zaman milletimin yolundan ayırmadı. Toplumda olan bu olaylar insan yapısı. 300 sene. Ortaokulda deneyle yapardım. yedi düvel bizi devşirme etmeyi beceremedi. burada olsaydın olmazdın. Üstelik. bizim de Osmanlıların yaptığı gibi çeşitli milletlerden gelenleri devşirme yapmaya çalışmışlardır. Şimdi biz Allah'ın tabiatının sırlarını çözmeye alışmış insan. kültürel konulara merak sarmalarından çok rahatsız duyarlarmış.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER ğim görülse de yaptığım iş farklı değildir. . Biz tabiatın sırlarını çözmeye çalışıyoruz. Amerika'da.

Japonlar diyordu. "ulusal gururumuz ve kültür elçimiz" olmuş Oktay Sinanoğlu.. ABD Yale Üniversitesi'nde iki kürsüde birden hoca. . Dünyanın nereye doğru gittiğini hiç görmüyor. Biz ne yapıyoruz? Dilimizi ve eğitimimizi Amerikalıya benzetmeye çalışıyoruz.Esas maksat insana hizmet olmalıdır. bilmediğimiz türden canlılar yaratmanın teorisini kurdu. Pöh! İngilizce'yi bir araç değil amaca dönüştürüp hedeften sapıyorlar. İki kez Nobel kimya ödülüne de aday gösterildi. Fakat.Hocam gittiniz Amerika 'da okudunuz. insanlık aşkı için.Kim bayatladı diyorsa.. Japonca bilim mi yapacağız? . Sonra o bilimin İngilizce terimlerini taş çatlasın üç ayda öğrenir..yazmayı bile bilmiyor. "İngilizce de İngilizce" diye dayatıyoruz. diyoruz. Yanıt espriyle geliyor: "Onlar da bilenlere sorup öğrensinler.Tabii. Bilimi İngilizce yaptınız. ko nuyla ilgili yayınları takip edebilirsin. Bak Amerikalılar bile küreselleşen dünyada ulusal ve yerel kültürlerin giderek daha çok önem kazandığını görüp bu konuda kitap yazıyorlar. "İyi ama hocam ya sizi bilmeyenler" diyoruz. Şimdi buraya gelip " Aman bilimi Türkçe yapın " di yorsunuz. Bilim öncülüğü şimdi Japonya'ya geçti. Herkes İngilizce aracılığıyla bilim öğrenip sizi geçe cek diye mi korkuyorsunuz? . Yahu Amerika'dan gazetelerinin yazdığma göre liseyi bitirenlerin yüzde 60'ı okuma . Bu halde. Allah hakkı için çalışıyorum. Öğren bilimini. derin uykuda. "Senin Nobel geç kaldı. 26 yaşında profesör olarak ciddi bir rekora '..BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . bizi başka konuşma alanlarına çekmeye çalışıyor: "Ya nedir bu Türkiye'nin bilim hali? Uluslararası dergilerde şu kadar yazımız çıktı deyip bunu bilim yapmanın göstergesi sayıyorlar. kendi dilinizi de unutacak.Efendim. . . size Nobel vermediler diye.. Amerikalılar artık Japonca öğreniyor. "Batı'da yetişen son üç yüzyıl içindeki en genç profesör" unvanını aldı.'Türk bilim adamı" kaydını düşüren. "Beni bilen biliyor" diyor ve kestirip atıyor^ ." Ana babalarımızın "Bak oku da onun gibi ol" diyerek örnek gösterdikleri. 1995 26 yaşında profesörlüğe hak kazanıp " Time" gibi dergilerde dünya basınında yer aldı. gelmiş eğitimi bize öğretiyorlar!" O halde şeytanın avukatlığım yapmanın tam zamanı. bunlar kendiliğinden gelir. Ne yapacağız? On yıl sonra hepimiz Japonca öğrenip. Sinanoğlu şimdi de küreselleşen dünyada "Türkçe misyonerliğine" soyunuyor.BYE" TÜRKÇE ÎKİNCt BÖLÜM: SÖYLEŞİLER Biz bir kaç kere Nobel'e aday olmuşuz... Bilgisayar sisteminde benim 306 307 . TÜRKÇE MATEMATİĞİN İCADI GİBİ Aktüel. . Bilim İngilizce yapılır diye bir kural yok ki. nerede?" ..Ben de öyle diyordum.Türkiye 'de dil konusu bayatlamadı mı? . düşünemeyecek hâle gelmeyin. Canlılara biyolojik kimliğini veren DNA'ların şifresini çözerek.. Kuramları kimya ders kitaplarında onun adıyla anılıyor.. şimdi bakın ben hiç bir zaman öyle ödül için.Yahu biz yabancı dil öğrenmeyin demiyoruz ki! Yaban cı dili öğrenirken bir de bilimi de. Nevzat Basım. Ve bütün bir dünya bekliyordu.

matematik gibi olan bu dille harikalar yaratırız. Sanki bir takım matematikçiler oturmuşlar. Kimyaya matematiği sokmuş birisi olarak ben de Türkçe'nin matematikselliği üzerine saatlerce süren bilimsel konferans verebilirim. yanımıza da bilgisayar teknolojisinin inanılmaz olanaklarını alırsak. Bunlar oturup üç ay uğraşsalar. Ekoloji bilimini biliyorsun. sonra da bilim çevrelerinde çok meşhur oldu. Adı Hüseyin Koçak. Macarca yazılmış bir bilimsel metni ister İtalyanca'ya. onları da beraberinde geliştiriyor. Türkçe'den İngilizce'ye. Bizim üniversitelerin dosyalarına gidiyorsun. Hâlbuki bu dil en az 10 bin senelik. Japonca.. Ben de bir zamanlar "Kültürel Ekoloji" kavramını çıkardım. Dünya üzerinde böyle bir dil daha yok. Yapılmış az sayıda şey de İngilizce. Fince. Şimdi oraya giriyorsun. Çince. Zamanında benim Amerika'da öğrencim olmuş bir başkası vardı. Şimdi bizimkiler bu bilimin sonuçları gereği türü tükenen baykuşları bile korumaya alıyorlar. bunları ihraç bile eden dehşet beyinler var. Sanskritçe yazılmış bilimsel makaleler var. Kimya öğrenirken matematiğe merak sardı. Şimdi iddia ediyorum ki eğer Türkçe bilim yapar. İspanyolca. her şey İngilizce.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Türkçe matematik gibi bir dil. Türkler iyi matematikçidir. Ya dünyanın en aldatılmış.. İngilizce'den Türkçe'ye çeviri yapacak bir yazılım programını bir çırpıda geliştiriverirler. Türklerde matematiğe karşı acayip bir yatkınlık vardır. şöyle matematiksel yapısı olan kurallı düzgün bir dil icat edelim diyerek Türkçe'yi bulmuşlar. Bizimkiler yabancı dili bir hedef gibi ortaya koyduğuna ve dünyada sömürgeler dışında kimse bir başka dille eğitim yapmadığına göre buradan iki sonuç çıkıyor. Yani bilim öğreneceğim diye yıllarını sonuçsuz dil öğrenmeye ayırmana gerek yok. "Türü tükenmeye başlayan kültürleri. Adam matematikçiydi. Türk. Burada ırkçılıktan söz etmiyorum. Eski Sovyetler Birliği'nde Yüksek Konsey'e seçilen Kardaşof adında biri vardı. Türkiye'de yazılım üreten. İki tane kitap yazdı. Şimdi Amerika'da profesör. ister Fransızca'ya.. Niye böyle? Çünkü Türk dilinin yapısı matematik.Sen öyle zannet. Öyle ders kitabı falan değil ha.. Türkler'de Tanrı inayetiyle bilim dili olarak İngilizce'yi seçmiş. Bu yazılımlar daha da geliştirilecek.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER "örütbağ" dediğim şu " Internet" var ya. Macarca. Bilgisayar tekniği geliştikçe milli dil ve kültürleri yok etmek yerine.. Ya da yabancı dil öğrenmenin en dehşet yolunu biz bulduk. bilgisayar teknolojisinin getirdiği olanaklarla korumaya alalım" dedim. Hedef dil öğrenmek değil. bilim yapmak. Sanki İngilizce vahiy yoluyla gelmiş. -Hocam Türkçe de dil mi yani? . Matematik bilimi yapan ve ancak matematik dahilerinin anlayacağı kitaplar. 308 309 . dünyanın en akıllı milletiyiz. Türk kültüründen söz ediyorum.. Gitti matematik öğrendi. atlama. istersen İngilizce'ye çevirebilirsin. Bunu ben değil Alman dilbilimciler söylüyor ha. Bakıyorsun. Diyeceğim. Halbuki aynı sistemde çeviri yazılımları var. Herhalde ikincisi değiliz. en ahmak milleti biziz.

Orada ölmeyecek kadar bir şeyler yapar ve Avrupa'dan bol miktarda mal alır. veto hakkın yok. O dediğim iki bin kişilik takım. Yani 6 Mart Antlaşması. Önü müzdeki hafta Avrupa Parlamentosu 'nda oylama yapılacak. Norveç. Norveç ve İsviç re'nin yaptığı gibi Avrupa'yla bir gümrük antlaşması yapmıyor? Türkiye ve islam Dünyasına kim önderlik yapacak? Türkiye 50 senedir tepedeki 2 bin kişilik bir yönetici takımın peşinde gidiyor. Millet uyanmış. Sizce Gümrük Birliği sadece ekonomik bir olay mı? . İkincisi bu anlayış Türk dünyası olayını da bitirir. biz illa sömürge olacağız. her şey müsait. Buna göre senin Avrupa'da hiçbir söz hakkm yok. Şimdi bunların derdi. İbrahim Balta. Türkiye'de kalitesiz mal üretip de üç misli fiyata satan şirketler hizaya gelecek. Sonuçta 250 İngilizce kelime ile konuşan. Böyle olunca Batı ile daha onurlu ve ilkelerini bizim belirleyebileceği- 311 310 . bu işin artık noktasını koymak. Batı bunu istiyor . sizce hükümetlerin politikaları bu konularda yeterli mi? . İslam dünyasının yeniden uyanıp toparlanması ancak Türklerin önderliğine bağlıdır ki o da biter. Özellikle gençler hızla yetişiyor. Bunlar sinsi sinsi Türki ye'yi içeriden tüketiyorlar.Bu durumda bizim tavrımız nasıl olmalı? Biz tarihte hiçbir millete nasip olmamış derecede büyük imkânların ortasında oturuyoruz.Şartlar müsait ama. Haritaya bakın bir tarafta koca Türk Dünyası. Seçenek Geliştirirsek Gümrük Birliği'ni lehimize çeviririz . oy kullanma hakkın yok. Neden Türkiye.Gümrük Birliği ne demek? Karşılıklı gümrükleri kaldı racaksın. Avrupa. siyasi. 10 Aralık 1995 .Türkiye Gümrük Birliği 'nin eşiğine kadar geldi. millet de müsait. şartlar müsait. Dünyanın yeniden merkezi haline geldik. İsviçre misali. Ama bizimkiler: Biz onurlu şey istemiyoruz. ticari her konuda ne söylerse onu yapmak mecburiyetindesin. artık bu belli. Önümüze Allah yine bu imkânları koydu. Bir tarafta İslâm Dünyası ve Karadeniz ülkeleri. Rekabet nedeniyle kaliteli ve daha ucuz üretim yapmaya mecbur olacak.İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE .Evet. Halbuki yapılması ge reken Batı ile Gümrük Birliği'ni gerçekleştirirken Karadeniz ülkeleriyle Balkanlarla Türk Dünyası ve İslâm ülkeleri ile ben zer oluşumlara gitmeliyiz.BYE" TÜRKÇE VATANINA DÖNEN ADAMLARI BEKLİYORUZ Zaman. şahsiyetsiz bir toplum olu- şur. Buna da kimse hayır demez. Millet iradesinin tersine bu ülkeyi değiştirmek isteyen insanlar var. Dünyanın her yerinde böyle oluşumlar gözüküyor. Seçeneksiz kalmamalıyız. o da ken di malını burada rahat satabilecek. bir tarafta Balkanlar ve bizim onlara önderlik etmemiz işten bile değil. Bu ilk başta ticari bir meseledir. askeri. Bizim muhakkak Avrupa'yla iş yapmamız gerekli. ama haysiyetli bir şey olmalı. Ama bizim girmek istediği miz Gümrük Birliği bu değil. Türkiye bütün bunların merkezinde ve büyük imkânlarla karşı karşıya. Ama Türki ye'nin başına sorun olan iki bin kişi. böyle olabilir. Sen orada malını gümrüksüz satabileceksin. Bu çok iyi. diye tuttur muşlar. dükkanlarına İngilizce isimler koyan şuursuz. ama sorumluluk da verdi. Tarihî olaylar bizi o noktaya yeniden sürükledi. Mutlaka bir ticaret ve gümrük anlaşması ol malı.

BİRNEV-YORKRÜYASI: "BYE-BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER miz bir temas söz konusu olabilir. Biz bilim adamıyız. Binlerce talebeyi dışarıya gönderi-yor. Şimdi böyle bir kaynak İngiltere'nin. Şimdi Türkiye maddi olarak da 313 . Yani belli bir çevre Türkiye'yi yok etmek konusunda dışarıyla beraber canla başla çalışıyor. ama hepsi aynı odağın ürünü . milli kültür lâfı ol masın. Türkiye'de meselâ Selçuklu Tarihi üzerine araştırma yapanlara para vermemek. sevinirler. Bu seçim de milleti maç göstermekten ibaret. Hangisi kazanırsa işin görülsün diye düşünür. Bunla rın hepsi birbirine bağlı şeyler.O artık eski bir kavram haline geldi. Türkiye turizm bahanesiyle Türkleşmiş yer isimlerini tekrar Yunanca'sına çevirmek. gözlem yapar ve "şu olaylardan şu şu sonuçlar çıkabilir" deriz. Onlar için ciddi bir gelir oluşturdu. Batıya Marshall Planı uyguluyoruz . Sol 312 parti geldiği zaman onu emperyalizme karşı bir güç zannederler.Türkiye'de 40 senedir gelmiş geçmiş kültür bakanlarına ve bağlı müdürlüklerine bakın. Halbuki hakim güç daima kimi sağ pozunda. Öbür taraftan Türkiye dışarıya milyonlarca dolar akıtmaktadır. Olaylara bakar. ABD' mi akıl edemeye cek" Bizim de gördüğümüz kaç senedir budur. (Sayın N. Pazarlık gücümüzü korumuş oluruz. onları onları mahvediyor. Halbuki Karatay Medresesi 1200 yıllarında Avrupa'ya gök bilimi ve matematiği öğreten yerdir. 5 milyonluk bir aletin alınması için içine girdikleri bürokra si. Bu üniversite lerde araştırma yapmak için imkânsızlıklar içerisinde çırpınan lar. kimi sol. Bu gün Türkiye'de üniversite var. kimi sol pozunda. Bunların politikası milli kültür gelişmesin. diğer oğluna da Adalet Partisi 'ne sokar. tarih olmasın. üniversitelere tarihi şahsiyetlerimizin ismi verilmesin. biz komplo teorilerinden anlamayız. Bu bir plana göre mi oluyor. . Şimdi bunu bizim ağa akıl ediyor da. kimi Atatürkçü pozunda gözüken bahsettiği iki bin kişi hep aynı takımdır. Bir şaşırtmacılık oyunundan ibarettir. Son gelişen olaylarla farazi yeleri deneriz.Bütün bu gelişmeleri aynı odağın çeşitli görüntüleri olarak mı görüyorsunuz? . 20 sene evvel Anado lu'da bir zat şunu söyledi: "Bizde Anadolu'da bir âdet vardır. Uluğ Bey ismini veremiyoruz.Onu bilmem.Türkiye'den dışarıya beyin göçü hadisesi hala devam ediyor mu? * .Türkiye'de siyasal partilerde kayda değer kültür politika ları var mı? . Bunların kültür politikası şun dan ibarettir. Olaylar şunlardır diye önce onu tespit eder. Şimdi daha önemli bir sorun var.Sağ ve milliyetçi çizgideki partilerin kültür politikaları nı nasıl görüyorsunuz? . Bizans tarihi üzerine araş tırma yaparlarsa bol para vermek. kimi dindar. Sağ geldiği zaman birileri de bunu milliyetçilikle karıştırır. Bir ağa bir oğluna Halk Partisi'ne. Zeybek gibi istisnaları da unutma mak kaydıyla). kimi lâik. Onun için hangisi gelirse gelsin hiçbir şey fark etmez. Kimi Sağ. yanılma payı her zaman vardır. sonra da bir farazi ye koyarak bu olayları izah ederiz. Belli bir konuda uzmanlaşıp geri mi dönüyorlar? Hayır öylesine olup gidiyor. ABD'nin üniversitelerini besli yor. Milli kültür olmasın da ne olursa olsun . Örneğin bir Karatay. Halk ve gençler. K.Ben böyle şeyler söylüyordum. Yâni biz oraya Marshall Planı uyguluyoruz. genellikle bilmezler.

Biz 70'lerdeki ortamı gördük. Lâiklikten konuşulur ken felsefi temel yerine ideolojik yaklaşım öngörüyorlar. sunileşen tepelere doğru azalmaya başladı. Atatürk. Eğer bu gün bir çelişki varsa oda bu iki ucun ortak bir noktada buluşamamalarından kaynaklanıyor. Madem bu demokrasidir. Meselâ. Oralara hayran insanlar yetişip düzgünleri orada kalıyor.Bilim adamlarının siyasete girmelerini nasıl buluyor^ sunuz? . demokraside toplumun katkısı olması bakımından bence çok büyük gelişme var Türkiye'de. olumlu ya da olumsuz tavrını nasıl belirleyecek. Fakat son dönemlerde gelenekler. Şu noktayı vurgulamak gerekiyor: Eğer öğretim ü- 314 315 . bunlar aslında Atatürk'ün söylediği can alıcı bazı konularda tam tersini yapıyorlar. gücün kullanımında sapma olmamalı. Halk kendinden olana. Bilimsel bir tez ya da antitez ortaya koymak yerine siyasi mülahazalarla günde lik siyasi hayatı konuşmaya başlıyorlar. komünist gibi slogan larla tanımladılar. Tabii milletin önündeki köstekleri kaldırıp kendi devletini çıkarır hâle sokmak lâzım. O zaman öğretim üyeleri olsun. Belki de o zaman gerekiyordu.Türkiye 'de bilim adamlarının saygınlığı nasıl görüyor sunuz? .Türkiye'de geleneksel olarak binlerce yıldır milletimiz âlime hürmet eder. Bilim adamlarında inanç alanında bir çelişki önüne geçiyor.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER sömürülüyor. kendine benzeyene sürekli saygı duyar. Bir bilinmezlik içerisinde. Bilim adamları halkı yansıttıkları ve varolan prob lemlere çözümler önerdikleri ölçüde saygınlığa sahip olabilirler. öğrenciler olsun herkes milleti yine dışarıdan ayarlı bir takım tatbiklerle bölmüşler. "Oraları içinde tanıyacağım ve sonra gelip burada onların oyunlarıyla uğraşacağım" dedim. değişmeyeyim diye. Toplumda o güç var. Yemin ettim. Peki kim girecek? Yuka rıda bahsettiğim ikibin kişi. Millet artık olup biteni anlıyor. olmaz böyle bir şey. Şimdi daha fazla katkıda bulunmak istiyor. Ama bu gücü daha etkin bir katılımla kul lanmalı. Ata türkçüyüz diye nutuk atanlar sık sık Anıtkabir'e çelenk koyan lar. Bunlar siyaset yapsın başka hiç kimse yapmasın.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE .Türk demokrasisini sivil toplum kurumlarının katılımı açısından değerlendirir misiniz? .Parti başkanlarının dediği particilik şeklinde değil de. Ve katıldığı zaman da ben inanıyorum ki bu millet kendi milli devletini çı karacaktır. milletin demokrasiye gerçekten katılması gerekiyor. tabanda kalırken. . Böylesine kavram kargaşalarının yaşandığı insanları tanımlayamadığımız bir ortamda halk kime saygı duyacak. yahut acentelik yapıyor. bunun tam tersini yaparlar. Ancak bu gelişmenin hızla de vam etmesi gerekiyor. Halkı faşist. Ben 17 yaşında gittim. Bunun bilim adamının dinle bir ilişki si olamaz gibi bir zihniyet ortaya çıkıyor. kültür emperyalizmine son derece karşı olmasına rağmen bu zevatlar. öğrenciler. Şimdi çok şü kür durum çok daha iyi. Bu arada bakıyorum öğretim üyeleri. Toplumdaki mekanizmaların hiçbirisi çalış maz hale gelmişti. Bunun için de "yabancılaşma süreci"nin "eve dönen adam" serüveniyle bitmesi gerekir. Siyasete şahsi menfaat için girilmez . Tabii bunu tepki olarak onların hepsini siya setten çıkardılar. . dernekler siyasete giremez. Ciddi olarak bu saç malığı şimdi aklı başında kimse iddia edemiyor. Vatanına dönen adamlar saygın kişiler .

Hangi yönlere o ülkeye sevk edilir. Binalar bizim tarihi eserlerimize benziyor. Herkes şunu bilsin ki Avrupa'sı olsun. . yardımcı doçent iken. Bizi bu hâle sokan işte bunlardır. Evet bu da önem lidir ama daha önemli bir şey vardır. GÜCÜMÜZ TASAVVUFTAN GELİYOR Coşkun Yılmaz. Biz bu doktorayı daha bitirmeden yeni bulduğumuz şeyler. Biz buna "Toplum Mühen disliği" "Kültür Mühendisliği" gibi isimler koyduk. laboratuarda onun hamallığını yapıyorsun. Şubat 1996 . Bunlar somut bir şekilde gözükmüyor. İslâm Dergisi. 1600'lerde kurulmuş olan. Kaliforniya) öyle. -Oradan Kaliforniya 'ya mı gittiniz? -Sekiz ay sonra neredeyse otostop gibi Kaliforniya'ya geçtim. istenilen hükümet getirilir.İlk gittiğim üniversite Missouri Üniversitesi idi.T. erken bitirme hadisesi oldu. yardımcı oluyorsan. Bu arada ben bütün bunların arasında Yale Üniversitesi'ni seçtim. Orada da Ankara'daki Türkçe gördüğüm eğitim sayesinde aynı. Amerika'sı olsun daha sivrilip başa güreştiğin anda işler çok karışır. İstenilen anda ahali birbirine nasıl düşünülür. Tech. Toplum mühendisliği Bilgisayar Mühendisliğinden daha önemli .İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER BÎR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . o zaman iltifat ederlerdi. Onun için biz aslında Selçuk Üniversitesi'ne girmiş ^ gibi olduk. Bu da toplum bilimleri ile uğraşanların geliştirdiği bir şeydir.. Orada en çok Nobel alan varmış diye. Ben Yale'i seçtim.Rekorunuza talip olanlar için 26 yaşında profesörlüğün nasıl olduğunu özetlemenizi istesek? Amerika'da ben doktora talebesi iken.Zannediliyor ki Batıda son 20-30 yıl içerisinde keşfe dilen en mühim şey bilgisayar teknolojisidir. Biri Yale. Bu işle din bütün ilmi yapılmıştır. Kaliforniya (Berkeley) üni316 versitesi çıktı. yeni teorilerimizi anlatmaya. Bunun üzerine ben daha bitirmeden. Toplumun denge si nasıl oluşur.. önce yardımcı profesör olarak. çok zorlaşır. yaptığımız çalışmalar bilim dünyasında duyuldu. Amerika'dan. Bu formüller birçok ülkeye uygulan maktadır.ABD 'de hangi üniversitelerde okudunuz? .) ve doktora da (Berkeley.. Onun 317 . Biz tabii başladık dolaşmaya.BYE" TÜRKÇE yeleri siyaseti hayat sigortası ve şahsi gelir kaynağı olarak kullanacaklarsa hiç girmesinler. Bu konuyu yaklaşımınız nedir? . Matema tiksel benzetme yöntemiyle bilgisayarlarda bu işlerin ilmi ya pılmıştır.I. Zaten Amerika'nın iki tane en eski üniversitesi var. ama etkileri sü rekli hissedilir. diğeri de Harvard. bizde bir konuşma yap. Inst. tıpkı 1200-1300'lerde İngiltere'de kurulan ve bizim Karatay Medresesi'ni örnek alan Oxford ve Cambridge Üniversiteleri gibi. Mess. Avrupa'nın her tarafından "gel. Uzaktan hiç görünmeden nasıl hükümetler değiştirilir. her taraftan bana teklif gelmeye başladı. birilerinin bir işine yarıyorsan.Fen bilimlerine sosyal bilimlerden daha fazla imkan sağlandığı düşünülüyor. Gelmişken en büyük pirler neredeyse orada okuyalım dedik. he men arkasından "Hangi üniversiteden en çok Nobel'e aday çıkmış" diye kitaplara baktığımda. Böyle birçok teklifler geldi. herhangi bir yerde okumayalım diye. seni alalım" falan diye. Bir toplumda hangi kesimler vardır. Sonra yüksek lisans "master" (M. Bunlar bilgisayarın icadından daha önemli gelişme lerdir.

Hemen o üniversitedeki kurulca. bu birincisidir. Hatta sizin ödüle aday gösterdiğiniz Japon bilim adamı Fukayi de ödülü kazandı. buluşlar. Adam da kazandı. insan tabiatı. ama bunun dışından. Bunun sebepleri nelerdir? Ben hiç bir zaman Nobel ödülü alayım falan diye çalışmış değilim. tanımadığınız şahısların ve bilimsel kuruluşların aday göstermesine rağmen. vs. zamanı geldi. kendiliğinden. en nihayet dünyada duyulur. Normal olarak bu 40-45 yaşında falan oluyor. tabii biraz törpülemeler. bir çok yerden. yedi düvelle uğraşa uğraşa.Bu Amerikalılar 'ı kıskandırmadı mı? Onlara biraz ağır gelmedi mi bir Türk'e. Epeyce de. 1 319 . Ancak dünyaca bilinen buluşlarınız. diğeri de üçüncüdür. Orada bir derse ki. Aslında Nobel yan da politik bir ödüldür. Evet. 26 yaşında profesörlük vermek." Burada birinci veya ikinci çıkarsa profesör yaparlar. İdare etmeye çalıştık. Kısmet. falancayı duymadık. yok New York Times gazetesi bunları yazdı. orada profesör şöyle seçilir belli başlı üniversitelerde: Bir kere yaptığı araştırmalar. o bilim dalındaki belli başlı şahsiyetlere mektuplar yazılır. bir kere Allah'ın inayeti ile yaptık ve de onların vermesi ile değil. öbürü ikincisidir.hem de kendi 300 yıllık tarihlerinde bir rekora sahip olarak? Böyle olunca tabii hâdise haline geldi. derinliklere dalmak için bu işleri yaptık. ne diyorsunuz? Oralardan cevaplar gelir. Bütün dünyada kulis yaptılar. hatta sizin adayınızın Nobel ödülü almasına rağmen. öyle değil. eh duyduk. o zaman da işi bitti. belirli bir seviyede bir şey yapmak gerekir. Bu suretle bugüne kadar geldik. Onlar ne olduğunu an318 layıncaya kadar biz durumu idare ettik. bu ödül size verilmedi. O zaman derler ki bunu doçentlikten profesörlüğe terfi ettireceğiz. Şimdi bu tabii bize 26 yaşında oldu. O zaman biz onlarla uğraşacağımıza bu sefer yeni bir yerden yeni bir çıkış yaptık. yok Steril dergisi Almanya'da. Biz bir hizmeti ifa etmek. biraz çekememezlik oluyor.BÎR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . bir müslümana. sizi. Ama derlerse ki "Bu yaş grubunda ve bu alanda dünyada şu şu vardır. sanayicisiyle. Bir Japon Fukayi'yi aday gösterdiğimizde bütün Japonya bu adamı destekledi. denir ki şu şu vasıflarda bir adam. Basınıyla. . neler çekerek bu işler oldu. çeşitli bilimsel ödüllerinize. bu çalışmaların ödüllendirilmesi oldu. Böyle yazılınca. Kazandıktan sonra da bize yazılı olarak teşekkür etti. fena işler yapmıyor.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER için biz ne yaptıysak. hükümetiyle hepsi bu adamı desteklediler. kaydırmalar başlıyor. neler görerek. Bu çeviklikle çeşitli alanlarda yeni çığırlar açarak oradaki menfilikler çoğalmadan başka bir taraftan bir çıkış daha yaptık. 26 yaşında profesör olmak için birileri seni sevdi de oraya tayin etti. bazen belli konularda çizmeyi aşarsak o bilimde. Yine derlerse ki. -Efendim siz iki defa Nobel ödülüne aday gösterildiniz. Bütün dünya basını. yok Time dergisi. onun orada işi bitti. destek de gerekir.

Maksat bir şeyler öğretmek değil. bir araya geliyorlar. 320 Bir günde birden bire İngilizce eğitim nasıl girilecek? İngilizce öğretecek öğretmen nereden bulunacak? O mühim değil zaten. geleneğini. bu yeni uygulama geldikten sonra bir buçuk nesil sonra.. İlk yaptıkları iş İrlanda'nın resmi dili Gaelik'tir esasına getirmek oluyor. her yerde gizli gece kursları açıyorlar. her şeyini taşıyan dilidir.. başkanı İngiliz Valisi.. Adı bu.İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE ..Türkiye'nin pek çok sorunu var ama. ahaliye kendi dillerini....Türkiye 'nin sizce en önemli sorunu nedir? . Bunun üzerine 1900'lerin başında. böyle bizim gibi düşünebilen. ama bunların hepsinden çok daha önemli bir tek sorun var. Eğer bir milletin kim liği. millet de gider.. böyle bir kurul oluşturuyorlar.. kişiliğini. benliği.. herkes kendi mesai ve işi bittikten sonra geliyor. üniversite olmak üzere bütün eğitim kurumlarında eğitim dili hepsi Gealik dili. İngilizler İrlanda'da Roma Planı'nı Nasıl Uyguladı? Bu bölge malum işgal altında ve buraya hakim olan bir İngiliz vali var. Zaten amaç bu. bunların hepsi önemli. aydın olsun. kaybolursa tarihten silinir Özellikle dili giderse. İrlanda'da yaptıklarını daha sonra Hindistan'da ve Pakistan'da yapmışlar. Kelt toplumu tamamen Gaelik diliyle yaparken... Milletlerin kimliğini.İrlanda'nın içinde bulunduğu durumun farkında olabilenler. Bir şey öğrenmiş öğrenmemiş mühim değil. dili giderse. Anadili Unutturuluyor Bakın... Fransızlar da Cezayir'de uygulamışlar yanı oyunu.işadamı olsun. lise. Zaten amaç bir şey öğrenmesin gençler. Mart 1996 Türkiye'yi Topluca İntihara Sürükleyen Afet: Yabancı Dille Eğitim . Yalnız kendi dillerini unutsunlar. kurtulabilir. Hatta kaç tane devlet gelmiş geçmiş değil mi? Bir ülke işgal edilebilir. yabancı dille eğitim yapılan okullarımızda? İşte 250 kelimelik tarzanca konuşsunlar. iktisadi durum...BYE" TÜRKÇE HAYDİ YENİDEN İSTİKLAL SAVAŞI'NA! Bayrak dergisi. Valinin emriyle hemen bir kurul oluşturuluyor: "İrlanda Yüksek Milli Öğretim Kurulu". Gizli bir cemiyet kuruyorlar...... eğitim diliydi. Bu gidişle ne bağımsızlık ne de varlığımız kalmayacak diyorlar. Halk. Gealik dilini yeniden öğretmek için. Bundan sonra İngilizlerin bu kurul altında Kelt toplumuna yutturmağa çalıştıkları laflar. kendi işi bittikten sonra. Artık ilelebed bizim hamalımız olsunlar. bilinçlenmeyle 1920'lerle İrlanda Cumhuriyeti kuruluyor.. Arapça'yı 321 . kurslarda kendi dilini öğreniyorlar. İşte dünya dili İngilizce olacak gibi aynı edebiyat. İrlanda'da Gaelik dilini bilenler yüzde 30'a düşüyor. Evet. Cezayir'de okumuş kesim. para değerinin düşmesi. bizim kırk senedir ülkemizde Batının çözmezlerinin yutturmağa çalıştıkları lafların aynısı. orta. Ve bu kursların uyandırdığı şuurlanmayla. Dil giderse. Bugün <ie öyle olmuyor mu. Çünkü öbürleri gelir geçer. Bir kaç da İrlandalı kulüp üyesi buluyorlar. İlk yaptıkları iş. Dili Değiştirmek Soykırımdır İngilizler.. Ondan sonra bir emirle yarından itibaren ilk. siyaset..

diyorum. dedik bitiyor bu iş.. Ben yurtdışında olduğum bir sırada bir Amerikalı profesörle karşılaştım. Nereye gidiyorsun. Ortadoğu Üniversitesini kuruyorlar. "God" falan diyerek değil.". Ortalık karıştı. Yabancı dille eğitim yapan okulların sayısı 1953'ten itibaren böyle gittikçe yükselen bir grafik çiziyor. biz Amerika'dan geldiğimiz için bize özel payeler veriyorlar. "Yahu Oktay.. Türkiye'de yabancı dille eğitimin uygulanmaya başlandığını anlattık. Ben Amerika'ya giderken bu yabancı dille eğitim bir okulla başlamıştı. ahbap olduk. Şimdi neredeyiz." diye fethetti. yabancı dille eğitim konusunda. "Yok. biz de konuşma yapacağız. Halbuki bu konuyu kendi adamlarımıza anlattığımızda bu kadar telaşlanan olmuyor..BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . kendisi Ermeni asıllıymış. Bir başkasını tayin ettiler. hala daha bunları vazgeçiremedik kendi benliklerin- 322 323 . aman. baklayı ağzımızdan çıkarınca. Allah rahmet eylesin. Ben gelirken. helâl olsun" dedi. Anadolu Lisesi." dedi. Biz de diyoruz ki içimizden. yüzlerce okul var öyle.. çok feci bir olay!" Adamın yüreği yandı. bizim atalarımız "Allah Allah. diye sorunca. bir ay evvel. Kamunun her kesimini uyuttular. Tesadüf. Adam bunu duyunca bir telaşlandı.. bir taraftan bizim dersler azaltılıyor. Ama millet bir Türk okulunda misyoner okulu gibi bir uygulamaya. Pembe gözlüklü. Sonradan bakan oldu. kaldırılıyor. Okulu ziyarete gelmiş. Kimse bir şey demiyor. şimdi 5 okul 10 okul olmuş mudur acaba? Allah korusun.. "benim böyle bir şeyden haberim yok. katiyyen razı değil. Cezayir'e iyi bakmak lâzım. girelim de bir şeyler yapalım üniversitede.BYE" TÜRKÇE ÜCİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER köylülerin dili diyor ve Fransızca konuşuyor. Geldik bir sorduk ki. düşünüyorum. İyi bir adamdı. O zaman Ecevit başbakandı. bu nasıl iş dedik. Odasında "Aferin çocuklar. Türk edebiyatı. Bir süre uğraşıyoruz. Sen okulda isyan çıkarıyormuşsun. dedik. bize yaptıklarını şimdi size yapıyorlar" dedi. Tabii olay çorap söküğü gibi gitti.. beni gördü. dedi.. Ben bu olanlardan sonra okulda isyan çıkardım. "Nasıl olur? Askeri Şura kararlarında başbakanın imzası vardır. "Amerikan emperyalizmine karşıydınız. azaltmağa başlamışlar bile. Divan edebiyatı gibi dersleri kaldırıyorlarmış. olur mu böyle şey?" İngilizce Eğitim Kök Salmış 1962'de Türkiye'ye dönüyoruz. sonra içinden düzeltiriz. Bu hocalardan biri Hıristanlık ve Ermeni propagandası yapıyor.. İrlanda asıllıymış tanıştık. Batı diyor ki. yakaladı. bize gel diyorlar.. "Vah. Avrupa'dan Amerika'dan edindiğim izlenim şu ki. Görüşmemizde. Çıt yok. Dedik.. 70'lerde zaten askeri liseler kolej oldu. Dışarıdan. Bir taraftan yabancı dille eğitim yapan okullar artıyor.. Kampanya açtık. bu kadar uğraştık. Daha sonra. afaroz ediyorlar.. Kimsenin haberi yok. iyi yapmışsınız.. biz seni Amerika'ya göndermeği düşünüyoruz. bütün bunlara rağmen. Allah Allah. Bu arada yeni öğreniyoruz ki... Başöğretmen herkesin gözünün önünde bizi haşladı. Amerikalı onbeş hoca da görevde. bunu nasıl yaptınız?". "Siz.. avrupai tipte birisini getirdiler. Sonra odasına çağırdı. Ama çok geçmeden onu görevden aldılar. Meğer sonradan öğrendik ki... "Sen ne diyorsun.. telaşlanıyorum. Bunu bize İngilizler yaptı İrlanda'da. kolej.. bakın." dedim. Okul kolej haline geldi. Okulun kolej halinde hizmete girmesinde büyük rolü olan Türk Eğitim Demeği'nin müdürü var." Ben dedim.

Kazakça konuşun diyorsun. Doğunun manevi zenginliğimizden bahsediyorum.Batı. Bahçede oynayan balalar. orda Türkü. Bugün Kazakistan'da gidiyorsun. Azalmış olmalarına rağmen. diyor. kendi resmi dilidir. barış kurulmasına çalışan. arabuluculuk yapan..BYE" TÜRKÇE ÜCİNCÎ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER den. Türkiye'de yabancı dille eğitimde neden bu kadar ısrar ediyor? . Doğunun manevi zenginliği. Nerede bir mazlum millet haksızlığa uğruyorsa. sömürmek için değil. dış davranışlarına da tekrar yansımış. Batıya olsun. Yüzyıllar boyunca olabildiğimiz gibi. tarihi manevi zenginliklerimizle. Beceremedik bu işi. en iyi becerilerle insanı ezmek. Meslek dalının gereksinimine göre çeşitli yabancı diller. Batının Maskesi Düşecektir Bizler hem Asya'yız. Tabii kamuoyunun bunlardan hiç haberi yok. yumuşak bir tutum izliyor. Benim niye haberim var? Çünkü benim başıma geldi.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . hem Ortadoğu. ilk okullarda Rusça eğitim başlıyor. bilimde. Hayatın Her Alanında Örnek Ülke Olabiliriz Türkiye. Nasıl bitirelim? İşte Kelt Planı. insanın yükselmesi. Dışarı dan. Kruşçev. İngilizlerin politikasını uyguluyor Kazakistan'da. Eğitim dili Kazakça olmalı dedik. alttan bir şeyler yeşeriyor. Sonra oradaki Milli Eğitim Bakanı'na bu durumu sorduk. karar veriyor bundan sonra eğitim dili Rusça olacak. Haçlı Seferi kafalı. kardeşlik ve huzura kavuşması için kullanılan bir millet olmalıyız. İlerinin Türkiye'si yeni bir Japon harikası olacak. maddiyatı.Şimdi bunlar ne yapacak ben size söyleyeyim. içerden bu hainlerin yapacakları şudur: Bir an evvel bu işi artık bitirelim. Bu İngiliz harekatı. Bundan sonra kanun çıkartıldı ve ana okullarında eğitim dili Kazakça olsun dendi. Türkiye'dekiler hâlâ Türküz. mürge ruhuna itilmemiş her ülkenin eğitim dili. hem Avrupa. Sonra Kruşçev. ayrıca özel hızlı yöntemleriyle iyi öğretilecektir. Avrupa'ya yalvarıp duracağımıza. her uluslararası ortam ve örgüte sesini duyuran. Asyalı tarafımızdan kıvanç duyan. Perişan bir aşağılık duygusu içinde. insanlığa davet eden en faal bir barışçı olarak bulmalıdır. Son zamanlarda Batının içine düştüğü manevi bunalım. 2. Rusça kaldırıldı. 1940Marda. "İnsan Hakları" Batının sadece kendi çirkin emelleri için kullandığı örtü ve maskelerden ibaret kalmıştır. saadet. Bu bölgede 1964'lere kadar Kazakça eğitim yapılırken. Hepsi Kazak çocukları besbelli. teknikte en ön saftaki yeni327 324 . Artık Türkçe lâfı kalmasın. Coğrafi konumumuzun bahşeylediği kültür ve maneviyat zenginliğimizden bahsediyorum.. Müslümanız diyorlar. 50'lerde Ruslar. Bu özel yaz kurslarıyla bile halledilecektir. Ana okullarında. o sahte medeniyet kisvesi altında "Birleşmiş Milletler". insan anlayışı ile Batının maddiyatı arasında köprü kurabilecek bizden daha münasip bir kavim yoktur. Türkçe lâfı kalmayınca zaten tarihte Türk toplumunun adı silinir. yani çocuklar oyun oynarken aralarında Rusça konuşuyorlar. anlamıyorlar söylediğinizi. Doğuya olsun insanlık örneği bir ülke olabilir. ikide bir bahane ile bir kaç milyon Kazak Türk'ü kesmiş.. İrlanda Planı gibi bir planla bitirelim.. Anglo-Sakson Planı 1953'te anlattığım şekilde uygulanmağa başlandı. .

Kısa sürede böyle bir Türkiye'yi oluşturabiliriz. Şaka gibi anlatıyorum ama doğru bildiklerimi anlatıyorum. Orta Asya Türk devletleri ile sıkı kültür. her meslekte. eğitim. Ama hepsinden önemlisi Türkiye'nin bir temel sorunu vardır. gümrük. düşman olmaz. okullarımıza dünyanın her bir yanından yabancı öğrenciler gelecek. olaylara bak. ne içerde kendi benliğinden vazgeçecektir. SÖMÜRGE ŞABLONU 'Altınoluk. temel siyaseti nedir? Avrupa'ya ve Amerika'ya yalvarmaktan ibarettir. ilk Hıristiyan kalıntılarını değil. hem dış dünyayı. ülkemiz serin ormanlarla. Yeni Doğu Avrupa ülkeleri ile. insanımızın adeta kendine akraba gördüğü dut ağaçlan ile bezenecektir. Ayrıca hükümet ku ruldu kurulacak. Eski dost. başarılı oldu olacak gibi oyalamalar var. Çünkü Türkçe yalvanrsanız anlamazlar. teknik. Siz buna istediğiniz kadar başka isimler uydurunuz. eğitim.Türkiye'nin bir çok soruna var iktisadi sorunlar. Sanıyoruz bu fikrî yapınız. hem yeni Türkçe'yi çok iyi bilecek. Gelen yabancı gezginler yalnız Roma. Türk genci hem kendi tarihini. kervansaraylarda Türk konukse- verliğini tadacak. Şimdi senin temel ilken Avrupa ve Amerika'ya yalvarmak olursa senin Milli Eğitim politikan ne olur? Hiç kimse birşey öğrenmesin. Türkçemiz Sevgi Dili Olacaktır Türk genci. bilim. SÖYLEŞİLER BÎR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . hatta Afrika ve Güney Amerika ile yepyeni ilişkiler kuracağız.Türk fikir hayatı Oktay Sinanoğlu'nu Türkiye'deki ya bancı dille eğitime karşı çıkan bir eğitimci ve bilimci olarak ta nıdı. edebiyatını. Bizans. Yabancı dille eğitimin Türkiye 'ye getireceği olumsuz so nuçları devamlı vurguluyorsunuz. hem eski. hatta düşmanlık duygularını yıkacak. Herkes bizim insanlık ve becerilerimize imrenecek. hem insanlığa hayırlı olacak şekilde çalışacaktır. ticaret ilişkileri kurulacak. Selçuklu atalarımız devrinde olduğu gibi. siyasi sorunlar. Sömürgenin tarifine bak. sömürge şablonu açıkça ortaya çıkmaktadır. Türk. Ortadoğu ve Asya ülkeleri. bizden örnek alacaktır. Osmanlı eserlerini görecek. gerçek bir Türk Dünyası oluşturulacaktır. dilini. gençlik yıllarına uzanan eğitim hayatınızla yakın bağlantısı var. her kelimenin bir bal damlası gibi tadını ağzında hissedecek. polemik yapınız. her dalda güzel ve sürekli gelişen Türkçe'yi kullanırken. dış siyasetle ilgili sorunlar gibi. Can a- 329 328 . aşılanan hor görme. Türk ne dışarıda hor görülecek.BYE" TÜRKÇE likleri ile hem kendine. dayanışma ilişkilerini geliştirecektir. çeşitli ülkelerle kültür. Asya ülkeleri ve de İslâm dünyası ile arasına sokulan nifakları. Selman Tan. herkes İngilizce öğrensin olur. Türkçe olarak yalnız en yeni bilim ve teknikleri değil. Oradan yola çıkarak böyle bir konunun Türkiye gündemine girmesi için adeta feryat etmenizin sebepleri nelerdir? . yeniden canlanan güzel gelenek ve yaşam tarzımıza özenerek yurtlarına döneceklerdir. pasaport. 27Nisan 1996 Bu devletin 50 senedir. vize engelleri kaldırılacak. Selçuk. Çok yakın geçmişimizde olduğu gibi. siyasi bir emel gütmeden aramızdaki kopmuş kardeşlik pekiştirilecek. Türkçe'yi dünyanın kardeşlik ve insan sevgisi dili yapacaktır. . tekniği bilecektir. insanlığı öğrenip ülkelerine döneceklerdir.ÎKİNCÎ BÖLÜM.

bu sefer binlerce kişi anlıyor. Kelime biliyorsunuz Türkçe olmayıp Anatolya'dan gelmektedir. ne hissiyatı. ne şahsiyeti hiç birisi kalmaz. Bir milletin adını tarihten silmek istiyorsanız.. eğitimdir. "Çocuklarımız İngilizce öğrensin" diye can atar hale geldi. Bu. Fakat atı olan Üsküdar'ı geçmiş. tabii başımıza bir sürü iş geldi. orta.. Bizim destansı tarihimizde sahiplenmekten korkacağımız ne var ki faziletten başka. estağfurullah " derim. Amerika'da bana " Sen Avrupalısın" derler. Eğitim denince harçların alınıp alınmaması veya kredili sistemin uygulanıp uygulanmaması gibi fasarya işleri kastetmiyorum. Millet sömürge psikolojisine sokulduğu için buna can atar hale gelinmiştir. Çünkü Türkiye'nin bekası bununla ilgilidir. İngilizler başarısıyla tatbik etmişlerdir. Millet. birkaç bin tane tatlısu fırengi kalkıyor bu milleti satmaya çalışıyor. Sonra "Boğaziçi mezunundan başkası müracaat etmesin" şeklinde ilânlar görülüyor. ilk. Çünkü İngilizce gibi yabani dilde böyle incelikler yoktur. Bu okullar da yabancı dille eğitime geçmek için adeta yalvarıyorlar. Kamuoyunu elli senedir bu safhaya getirdiler. Ortadoğu.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER lıcı noktası yani yüreği burasıdır. rica ederim. Amerika bize beyaz şapkalı kovboy adını takmış. Son birkaç yıldır coştuk yine ortaya çıktık. "Lütfen. Türkiye'de de yakında "Türkçe konuşanlar giremez" şeklinde levhalar asmaya başlarlar herhalde. Ve ben Asyalıyım diye böbürlenirim. lise üniversite. özel kulüplerine kabul etmek için de "İrlandalılar ve köpekler içeri giremez" dövizi asılıymış. kolejler diye yüzlerce okul açılmış. Anadolu kelimesini misyonerler çok severler. Türkçe eğitim veren okullar gittikçe azalmış. Gazeteleri açıyorsunuz İngilizce reklâmlarla karşılaşıyorsunuz. Tabii estağfurullah'm ne demek olduğunu yarım saat izah ederiz. onu yok etmek. Kalanlarda üçüncü sınıf okul muamelesi görüyor ve onlardan bir kaçış yaşanıyor. gayet kolay bir yöntemi vardır. altyapı hazırlanmış durumdadır. Şimdi yeni Milli Eğitim Bakanı çıkıyor "Biz Avrupa ile bütünleşeceğiz" diyor. Amerika'daki İngiliz asıllılar reklâm vermiş. yabancılaştırmak istiyorsanız. "İrlandalıların müracaat etmesine gerek yoktur" şeklinde. Sen bu milletin isteğini mi yerine getiriyorsun? diye sormak lâzım. Bunu Romalılar iki bin yıl önce akıl etmişlerdir. bana hakaret etmeyin. Kendileri farkında olurlar veya olmazlar.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Avrupalı olmamak. Biz gidip geldikten sonra gördük ki Anadolu Liseleri. Yakın gelecekte hedef Türkiye'de Türkçe eğitim yapan hiçbir okul bırakmamaktır. Bilkent kurulmuş. Tarihte bir çok misali vardır. 22 sene evvel birkaç kişiyle bir şeyler yapmaya çalıştık. kâr da ediyorlar ama Avrupa'nın ekmeğine yağ sürüyorlar. Çeşitli cemaatler kolej adı altında yabancı dille eğitim veren okullar kurmuşlar. O milletin dilini unutturursanız ne tarihi. Kimse ne yapmak istediğimizi anlamadı. kendileri şu olan alçak perişan adamlarla biz bütünleşecekmişiz. Sen Avrupa ile bütünleşecek ve onun yüzyıllardır devredegelen kanlı mirasını üstleneceksin. 30 senedir bunun mücadelesini veriyorum. Dedeleri bu. Avrupa "Türkiye Cumhuriyeti" sözünü bile "Anadolu Federasyonu" olarak görmek ister. Caddelerde bütün işyeri isimleri tarzanca İngilizce hale gelmiş. O da bir süre için. Avrupa'ya bulaşmamak bir şereftir. ne varsa hepsinin dilini İngilizce yapmaktır. sonra susmak zorunda kaldık. Şimdi niyet Türkiye'de ana. Boğaziçi. 330 331 . Sana bu yetkiyi kim verdi.

. Şimdi sen bütün kaynaklarını İngiltere'ye ve Amerika'ya birçok dalda. Zaten 20 sene önce yabancı okulların Türkiye'de açılmasından ne kadar kâr ederiz diye hazırladıktan gizli raporlarını okumuştum.BYE" TÜRKÇE . Kimini sol. benim üniversitede itibarım arttı. Bu bekle nen sonucu veriyor mu? Sonra Türkiye 'nin ve İslâm dünyasının bilgi çağında eşitliği yakalaması böyle mi mümkün olacaktır? Yeni bir bilim politikası üzerinde çalışması gerekiyor mu? . dekanlar filan etrafımda dolaşmaya başladı. Giden beş seneden önce dönemediği için 150 bin dolar masraf ediyor. Yirmi bin kişi birkaç milyar dolar ediyor. bize ettiğiniz büyük iyilikler karşılığında Türkiye size Türk Marshall Planı uyguluyor.Kimlik hassasiyeti açısından devletin kültür politika sında sizce hiç kaygı yok mu? .Milli Eğitim politikamızın gayesi milli eritim politika sıdır. Şimdi Batı bütün bu çalışmalara rağmen gün geçtikçe gelişen Türk insanın kimliğini bulma mücadelesi içine girdiğini görüyor ve bu işi hızlandırıp üç-beş senede bitirmeyi hedefliyor. Dışarıya giden öğrencilere gelince bu iş yıllardır sessizce oluyordu. Adam başı senelik otuz bin dolar masraf yapılıyor. Amerika'nın her bulaştığı yerde. Gidecekleri yer ise Japonya. doktora talebesi alamıyoruz diye yakınıyorlardı. Peki bizim bütün üniversitenin bütçesinin toplamı nedir? dediğiniz zaman 5 senelik 60 üniversitenin bütçesi bu rakamm ancak bir parçası oluyor. Kapitülasyonların en kötüsü budur. Bunlar Türkiye'de olabilir. Artık ahmak da olsak bu durum anlaşılacak bir durumdur. binlerce talebe gelecek dedim. Siz de yakinen biliyorsunuz. hedef.İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . . Orada görülecek eğitimle şöyle bir kalkınma olsun. beklentiler hiç birisi yok. Bunun adı da kısa gün ticareti. şu teknoloji 333 332 . Nereden kurcalarsam karşıma çıkan insanlar aynı adamlardır. hele hele teknik dallarda kimse para vererek doktora yapmaz. İrlanda'da ki Yüksek Milli Eğitim Kurulu'nun benzeri olan YÖK'ün şimdiki uygulaması şöyle: Ya Avrupa'ya Amerika'ya devşirme yapmak için öğrenci gönderir. Araştırma yapılacak şirketler doktora çalışmasına para verirler. Son olarak YÖK yirmi bin kişinin dışarı gitmesine karar vermiş. Sonra seçimin meçimin Türkiye'de milleti uyutmak için yapılan sözde demokrasi görüntüleri olduğu kanâatına vardım. önce iktisadi çöküş. Bizde plan. Kendilerine siz üzülmeyin. ya da dışarıdaki bir çok üniversitenin buraya şubesini açar. Buraya açtığınız okulların ders kitaplarının tanesi 30 dolardan İngiltere'den gelir. İngiliz üniversiteleri yaşatıyor. fırınlara hücum etme yaşanmış arkasından yabancılaşma gelmiştir. Bunların bir kısmı aynı işleri yapmaktaydı. program.3 5 Yıldır birçok hükümetleri tanıdım. Nereye gidecekler? Ya Amerika ya da İngiltere'ye gitmek mecburiyetindedir.Türkiye'de yurtdışında eğitim yapan gençlere mil yonlarca dolar ayrılıyor. Böylece Amerikan. perde arkasında bu işleri yürütenler aynıdır. Ama hangi hükümet olursa olsun. Almanya.. Meselâ bazı önemli kurumların idaresindeki insanlar icraatları açışından yapacakları iş milli olmasın da nasıl olursa olsun gayesi güderler. Şimdi bizimkiler onların işini yapıyorlar onlar Türk talebeye para vereceğine bizimkiler para ödüyorlar. Fransa olmaz. kimini milliyetçi diye yuttururlar. Amerika'da çalıştığım üniversite yöneticileri üniversitenin kaynakları azaldı.

Bizim buradaki ayarlı kulüpçüler "Yok efendim uluslararası dil İngilizce olduğu için eğitim İngilizce yapılmalıdır. Onlar ibiş ibiş bakınıp gelirler. Bilgisayar çok dehşet bir alet. baş ağrısı değildir. Bunlar neden büyüleniyor da siz ezilmediniz.. Bizim hastalığımız." diyorlar. O ülkeyi. kaç genç bilgisayarla sadece oyun oynuyor? Yapılan acı işlerle. bu söz kel başa şimşir tarak gibi bir söz oluyor.İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . özel okullara. üç yüzyıldır gerçekleştiği gibi gerçekleşir. Yeni bir bilim siyasetimizin. oralardaki çöplükleri. Amerika'da ortada hiç bir şey yokken en büyük programlan yazdık.Şimdi aydınlar diye bilinen kesim Batıya gidip büyüle nip geliyor. ameliyat ediliriz de düzelirsek olur yoksa tekrar şahsiyetli bir millet olarak ayaklarımızın üstünde dikilme imkânımız yoktur. insanların sefaletini gör- 335 334 . Kanser olmuşuz. Bu noktada hangi bilim politikasını takip etmek gerekir sorusu filan lüks kalmaya başlıyor. araştırma siyasetimizin olması için yeni bir eğitim siyasetimiz olması lâzımdır. bırakın bilgisayar çağını yakalamayı sömürge ruhu perçinleşiyor. siz batıda neler gördünüz? . Buradan giden Türk talebeler yarım yamalak bir tahsil görecekler. Zaten İngilizce bilimsel çalışma yapmaya yetecek bir dil değildir. Ama Bilimsel işler için bilgisayar programlamayı bilen Türkiye'de kaç kişi var. ülkenin hedeflerini tam ayırt edememiştir. Dünya ülkelerinin çoğunluğu kendi dillerinde bilimsel çalışmalar yapıyor. Ama bu elli yıllık eğitim zorbalığına rağmen alttan Türk insanının kendi kültürüne. Aynen İrlanda'daki İngilizlere satılmış insanların yaptığı propagandayı yapıyorlar. Bunun önüne geçilmesi lâzımdır. Mücadele bununladır. Baloya götürülür. Dikkat ettim böyle az kalanlar Noel.Elbette. mezbelelikleri. insanını. Gaye herkes İngilizce öğrensin başka bir şey öğrenmesindir. Bu bilgisayardan mutlaka istifade edilmesi gerekiyor. Paskalya gibi bayramlarda kilisenin ayarladığı bir takım ailelerin evlerine davet edilir. İngiltere'ye İngilizce bilen hamal lâzımdır. aspirinle filan iyileşmez. Amerika'da çöplüklerde yaşayan milyonlarca insan İngilizce biliyor ne oluyor? Türkiye ayda on milyon maaşla bir okula İngilizce okutman alınacak deniyor binlerce insan müracaat ediyor. Amerika'ya. Eğer bizim en temel politikamız Avrupa'ya yalvarmak ve yamanmaksa her şey son iki yüzyıldır.BYE" TÜRKÇE gelişsin gibi düşünceler yok.İrlandalı aydınların yaptığı gibi bu bağımsızlık mücadelesi yine eğitimle yapılacak bir şey değil mi? . . İngiltere'de ve Amerika'da yapılmalıdır.Türkiye'de batı hayranlığı ve batı uşaklığı yapan adamlarm çoğu Amerika'da bir veya bir kaç sene kalmıştır. Biz doğduğundan beri bu aleti kullanıyoruz. içtimai çalışmalar yapan insanlar bile İngilizce eğitim veren özel okullar kurmaya başlamışlar. onların işine yardımcı olarak sonra buraya dönecek ve burada kurulan üniversitelerde İngilizce eğitim yaptıracaklar. Amerika'yı tanımak için şöyle kenar mahallelere gitseler. bağlılığı yeniden yeşerdi. İngilizce'nin önemi bilimsel manada gittikçe azalıyor. Kendi bindikleri dalı kesiyorlar. Sen tarihten silinmek üzeresin. kızlarla tanıştırılırlar. tarihten adınız silinmeye başlıyor. Birkaç sene içinde bu vakıflara. Sonra herkesin bildiği bilgi de kuvvet olmaktan çıkar. . aşa ğılık duygusuna kapılmadınız.

Burada aklıma gelen çarpıcı bir misali de vermek istiyorum. İnsanımız kültürel genlerindeki şifa kaynaklarını bırakmış. Batı dünyası da anladı ki akılla bir yere varılmıyor.Efendim Oktay Sinanoğlu liseyi bitirip sizin yanınıza gelmiş olsa ona ne tavsiye derdiniz? . Bir ruhi duyumsuzluktan. Ve o insanlar başka seçenek. yani bir şeyler eksik kalıyor. Her iki 336 337 . Defterler açılmış herkes soğuk soğuk dikiliyor. Bu arada tasavvuf da ilgi alanına giriyor. zehir gibi matematik bilmelisin.Ona derim ki. Bilim teknik ko nuşunda yetişmek istiyorsan.Batı insanın zengin olanı da fakir olanı da tamamen bir boşluk. Kimi bilim adamları da bunu dile getiriyor. çok garipsedim. Ama imalât hataları olmuyor değil. tatmin olamamaktan bahsediliyor. Sonra bu işler gelişti. bir arayış hatta mutsuzluk içinde. Ayrıca benim korunmamda Karacabey ailesinden gelmiş olmamın etkisi olabilir. transandantal meditastyon arayışlarına girmesi normal. peşimi bırakmamaya başladılar. O zamanlar divan edebiyatı. İngilizceyi çok istiyorsan yaz kursunda filan öğren. Üniversitede iken gelecek vaad eden gençlere çengel atarlar. Ama bizim Boğaziçi Üniversitesi'ndeki gençler de bu çalışmalara katılıyorlarmış. Ayrıca yalnız aklını değil gönlü nü de eğitmeyi unutma derim. "Gel seni bizim gençlik koluna veya derneğe üye yapalım bir daha sırtın yere gelmez. tarihini.Batı toplumlarında ciddi bir ahlâk problemi var. "Transandantal Meditasyon" un filan aslı bizde tasavvuf ile var. Tasavvuf gönül mektebidir. cenaze töreninde mi? Belli değil. ama önce sen kendi kültürünü. Sanayi toplumu olunca en iyisi yapılmış olur zannediyorlar. çünkü temeli kötüdür. Hayret ettim. Rusya'da bile evlilik dinî merasimle olur kardeşim. Konu. Ve onu batılı insan uzakdoğu. Bizim temellerimiz sağlamdı. ileride ülkende çeşitli kademelere gelirsin. Ben ilk-orta-lise eğitimini tamamıyla Türkçe olarak yaptım. Çünkü bilim dili matematiktir. O hayatı yaşayan insanlara göre bizim gecekondular villa gibidir. Zaten genelde ayarladıkları adamları gönderirler. Eğitim hayatının talebe açısından altın çağları orta öğretim yıllarıdır. Avrupa ülkelerindeki doyumsuz gençlerin ruhlarını tatmin etmek için uzakdoğu dinlerine. O da Türkiye'dir.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER seler zengin gözlemlere sahip olurlar. mutlu yaşanabileceği bir seçenek bilmiyorlar. .BÎR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Yani düğünde miyiz. transandantal meditasyon gibi alanlarda aramaya başlıyor. . Bu yıllar mutlaka Türkçe eğitim ve öz kültürümüz verilmelidir. İleride bakan da olursun" derler. beni de çağırdılar. yani hayatı daha güzel. Fakat tasavvuf müesseseleri tekke ve zaviyeler kanunla kapatılmış. . Biz kale diplerinde dedelerimizin türbelerinin yanında oynayarak büyüdük. Gençliğimizi nasıl kurtaralım? Ben de bunlara adını koymadan tasavvufi hayattan. tasavvuf edebiyatı filân okuduk. Bütün dünyası evlenme töreninin dini olmadığı bir ülke vardır. sahtesinin peşine düşüyor. Çok garip bir ülkede yaşıyoruz. Bir kaç düğüne gittim. dinlerinde parapsikoloji. araştırmalar yapmalısın. Şimdi Anadolu lisesinden ve kolejden bir öğrenci gönderirseniz farklı sonuçlar çıkar. Almanca konuşan ülkelerin bütün eğitimcileri İsviçre'ye toplanmışlar. kimliğini tanımak için okumalı. veli insanların güzel nasihatlerinden bölümler aktardım.

ahali kızıyor. "bilim + gönül + dil" diye.Bu iş şimdi anaokullanndan başlıyor.BYE" TÜRKÇE tKÎNCt BÖLÜM: SÖYLEŞİLER dünyamızın da mamur olabilmesi için bir formül vardır. Günümüzdeki mânâsı ise Hıristiyanların misyonerliğini kendimizin yaptığı Türk misyoner okuludur. Anaokulundan itibaren İngilizce okuyan çocuk baba sıyla İngilizce konuşacak.Kolej zaten Hıristiyan misyoner okuludur. Bizde ise ingilizceyle eğitim yapan misyoner okulu demektir. Anaokullanna kadar indirdiler bunu. Bizler gönlümüzü zenginleştireceğiz. Robert. . Ruslar bunu İngilizler'den öğrenip 1964'te Kazaklara uyguladılar. Liseden sonra bizi Amerika'ya gönderdiler ve bu eğitimle Amerika'nın en iyi üniversitesinde 3 sınıf atladık. bir takım im kânlar tanıdılar. Çocuklar artık babalanyla Kazakça konuşamıyorlar. ne yapalım. Bize öğrettikleri dersleri bildiğimizi görünce çok şaşırdılar ve bunların Türkiye'de öğretildiğine inanamadılar. hayat tarzı batının yörüngesine girmiş insanımıza ulaşacağız. Bu yıl Amerika'da bir tv programında misyonerlere bakın. Türkiye'de Robert Kolej'de ne güzel işler başarmışlar' diye övünerek halktan daha fazla para istemişlerdir.Türkiye 'deki eğitim ve öğretim sisteminin genel bir değerlendirmesini yapar mısınız? Eğitimi anaokulundan üniversiteye kadar bir bütün olarak alıyorum. bunlara Türk lisesi olmadıkları için Anadolu denmiştir. Mesela bakın. gönlümüzü zenginleştirecek müesseseleri açacağız. dünyanın her tarafında büyük başarılar kazanan mühendis ve işadamları İTÜ'den mezundur. bir kaç sene içerisinde Türkiye'de Türkçe'yle eği tim yapan bir tek okul bırakmamak. sonra da o aklıyla her şeyi başarmaya çalışıp aciz kalan ızdırap içindeki batı insanına elimizi uzatacağız. Kruşçev'e kadar bir iki milyon Kazak'ın kafasını kestiler. ama orası sömürgeydi. Gidin bakın Kazakistan'a. üniversite demektir. Dışarıdaki ve ihanet çetesinin amacı. Rusça eğitim yaptılar. Kalan Türk okulları da gariban okullarıdır. Türkiye'de 1953'e kadar çok iyi bir eğitim sistemi vardı.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Dışarıda kolej misyoner okulu demek değil. Şimdi İmam Hatip Okullarını da "Anadolu İmam-Hatip Okulları" yaptılar. Robert Kolej'in misyoner okulu olduğunu herkes bilsin. . Tarih bizlerden bu vazifeyi bekliyor. Kasım 1996 . 1953'te baş layan İngiliz numarasına. Şimdi buna bir de Anadolu Lisesi eklendi. TOPLUM OLARAK BEYİN AMELİYATI GEÇİRİYORUZ İzlenim. Eğitim sistemimizin tamamında kanser hastalığı var. Sonra Kruşçev demiş ki: "Niye 339 338 . Bunların eğitimini de İngilizce yaparak işi kökünden halledelim" diye düşündüler.Anrioilu imam Hc&ipler'in akması da ayn cam? . 1953'ten sonra kolej modası Türkiye'ye Robert Kolej'le girmiştir. iş verdiler. Çünkü Anadolu kelimesi Türkçe değildir. Dolayısıyla diğer okullar söndü. Düşünmeyi öğretiyorlardı. Bunlar da misyoner okul tipine göre düzenlenmiştir. Şimdiki okullara bakalım. "Bunları kapatamıyoruz. Dikkat ediniz. Mustafa Armağan. Lisede aldığım eğitim çok iyiydi. Anatolia'dan gelir. Ben normal lisede okudum.

İşe pratik açıdan bakalım. Bütün dünyaya gidin ve onlara "Bizde bütün dersler İngilizce veriliyor' deyin. Türk çe'nin tarihten silinmesi için yapılmış bir plandır ve silinecek. Ya biz o kadar akıllı bir milletiz ki yabancı. Aziz Nesin eksik söylemiş. Sen bir Türk hoca 340 341 . Geçen gün İtalya'ya tatile giden bir kaç Türk geldikten sonra şunları söylediler: "Bunlar ne biçim insanlar. onlar daha yeni bağımsızlığını kazandı. Daha sonra öğrendim ki bu teklif Kazaklardan gelmiş. Bir tek İn gilizce bilen insana rastlamadık. Bakın size ne biçim muamele ediyorlar.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . İngiliz ce'nin bütün dünyanın dili olduğu tamamıyla Anglo . azınlıklar kendi dilleriyle eğitim öğretim yapamıyor lar. İsviçre'ye gidi yorum. Bu tam bir oyundur. Medeniyet kisvesi altında milletin dilini değiştirip kafayı ameliyat ediyor. niye yabancı dile karşısınız? Çocuklarımız İngilizce öğrenmesin mi?" Öğrensinler ama öğrenirken bütün dersleri yabancı dille okuyup kendi dillerini çöpe atmasınlar. Ben üniversitenin adını duyunca çok şaşırdım. Sözüm ona Türkiye bağımsız. bir çok dilde uzmanlar ye tiştirir. Böyle bir rezalet olamaz. Bir de di yorlar ki.Sakson propagandası ve bunların ihanet çetesi ve kuyruklarının ya lanıdır.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER enayilik ediyoruz. Çünkü bu eği tim sisteminden ancak bu çıkar. Meselâ Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi var." Cirinov da şunu söyledi: "Bunu kökten halletmek için bir kanun çıkararak anaokullarında Rusça'yı yasakladım. Bugün bir Japon İngilizce bilse bile konuşmaktan utanır.Türkiye 'deki eğitim sisteminin 1953 ten sonra yozlaştı rıldığını söylediniz. . Plan şu: Türkiye'de Türk çe'yle eğitim yapan anaokulu bile bırakmayacaklar. biz dünyanın en aldatılmış milletiyiz. Dünyanın bir kaç sömürge ülkesi hariç hiçbir ülkede böyle bir yabancı dil öğretme usulü yoktur. Bunu İngilizler çok iyi beceriyorlar. ya da herkes doğrusunu yapıyor. Bağımsızlık kazanılınca birkaç üniversite açıldı. Türkiye'de öyle bir hava yaratıldı ki bütün dersler İngilizce olacak.Amerikan ve İngiliz propagandasıyla tamamen uyuttu lar bizi. Bize sadık hamallar lazım. peki size ne oluyor? Sömürge değilsiniz ki?" Ben bunları söyleyince bu ihanet çetesi ya da kuyruktan olanlar diyorlar ki: "Efendim. Sokakta bir tane İngilizce bilen adam yok. Herkes bir çok dili öğrenir. sömürge insanı zannederler diye. bir kaç senesi kaldı." Almanya'ya. sonra ilelebet çalışan hamallar elde ediyorlar. dil öğretmenin en iyi yöntemini bulmuşuz. Kazakistan'ın Milli Eğitim Bakanı Murat Cirinov'a dedim ki: "Bu çocuklar kendi aralarında Rusça konuşuyorlar. Yabancı dille eğitime dönelim tekrar. Biz de böyle yapalım" Şimdi Kazak nüfusun % 4O'ı Kazakça bilmiyor. göreceksiniz. Peki Türkiye 'deki siyasi yozlaşmayla eği timdeki yozlaşma arasında bir paralellik var mı? . "Bizimkiler nasıl bir Türk büyüğünün adını vermek cesaretini gösterdiler?" Çünkü biz Türkiye'deki üniversitelerin hiç birine bir Türk büyüğünün adını veremedik." Bana sorduğu bir soru vardı: "Bize Ruslar o kadar eziyet çektirdiği için Rusça konuşuyoruz. dersleri Kazakça alıyorlar.Yalnız siyasi değil her alanda yozlaştık. Türki ye'nin durumu bu. daha sonra gidip bakkallık yapıyor. Öğrenciler dil öğrenmek ya da üniversite okudum demek için hiç istemedikleri bölümlere kayıt oluyor.Gerçekten bizden başka ülkelerde yabancı dille eğitim yok mu? Mesela italya 'da durum nasıl? . Mesela fizikten doktorasını alıyor. Yahu Türkçe'yle yapabiliyor muyuz ki bir de azınlıkların lâ fını ediyorsunuz! .

Önceden bu hastalıklar bizim aydınlarda vardı. etrafında herkesin birleşip yürümesi gereken bir mesele bu suretle ortadan kaldırılıyor. Aslında Amerika'da İngilizler den gelen bir sınıf sistemi vardır.Bizde Amerika 'daki üniversitelere büyük bir hayranlık var. Bir de tek tük özel okullar var. başka şeye de aklı ermez. İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER olarak Türk gibi zannettiğin öğrencilere İngilizce fizik anlatıyorum. kimi devlettir.. Kafaları öyle bir hale soktular ki kalıp kafa oluştu. Diyelim ki İzlenim'üs. Gazeteler ve dergiler de bundan nasibini almışlar. İnsan zorlanıyor. Amerika'yı da Amerika yapan bunlar za ten. İkisi ara sında çok büyük öğretim farkları vardır. çok derin anlamlar kayboluyor. Üniversite de böyledir. mesleğinle ilgili imtihan sonra. çok dehşet bir yazı yayınlanmış. Şimdi öğrenci o derin kavramı mı düşünsün. Ame rika 'da da yıllarca çalıştınız. bu işleri de gayet iyi yapıyorlar. Bunu diyen Türkiye'de belki 2-3 tane insan çıkar ve bunları diyenleri de aforoz ederler. Mesela babası marangoz olan çocuğun kendisi de marangoz olur. Gerisi de kullanılır. . içinde çok dehşet iyi şeyler var. Orada durum şu: Bütün Amerika'yı idare edecek belli bir zümre yetiştirilir. Artık halkta da var ve onlar da bu kanser hastalığına yakalandılar.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Asıl bahsettiğim. Eskiden biliyorsunuz. önce seni İngilizce imtihan ediyorlar. Bazı başka üniversitelerde insanların kafasın da İngilizce olduğu için soru soralım cevaplarını arayalım gibi bir dertleri yok Kısacası insanların adeta düşünce ve muhakeme yetenekleri köreltilmiş.Bunlar çoğunlukla özel üniversiteler mi? . Burada bazı değerli bilim adamlarımız var ve ellerinden geleni yapıyorlar. ister üniversitede doçent. fakat başta bulunan 2 milyon insan müthiş iyi yetiştirilir. . Amerikalılar da onlardan öğrenmişlerdir . 343 . Biz de zaten tarihe karşı sorumluluğumuzu yerine getirmek için bunları söylüyoruz.BYE" TÜRKÇE . Beyin ameliyatı geçiriyoruz toplum olarak.Kimi özel. . bunu İstanbul'un elit kesimindeki bazı insanlara götürün. gerisi tamamıyla. Adama diyorsunuz ki:'Şöyle bir kitap basılmış. elinde Cum* huriyet ve Tercüman gazetesi olanlar birbirlerini döverlerdi. Bugün bakkal dükkânlarına bile İngilizce adlar veriliyor. İngiliz ve Amerikan uzmanlar ki İngilizler bu işte mahirdir. 20 tane seçkin üniversite vardır ve hakikaten bunlar dünyanın en iyi üniversi teleridir. Çok nadir. adam da itibar kazanmak istiyor. Gerçekten oradaki üniversite sistemi verimli bir şekilde çalışıyor mu? Yoksa özel üniversitelerden mi geliyor verimli likleri? . daha gariban vaziyette olan. sol yobazlığı kılık değiştirdi. "Bu dincilerin dergisi" deyip okumazlar. parasız.toplum mühendisleri342 dir.cahil bırakılır.Yıldız Teknik Üniversitesi 'nde öğretim üyesisiniz. Basın-yayında da bu böyledir. halkta yoktu. neden? Çünkü İngilizce o adamın kafasına göre itibar dili. İki üniversite ortamının mukaye sesini yapabilir misiniz? . yoksa o kelime İngilizce ne demek onu mu? Böyle saçmalık olur mu? İster bakan ol.' Şöyle bir bakıyor ve falanca basmış diye okumam diyor. Şimdi bu kılık değiştirdi. Mesela bizde toplum içinde bir tırmanma var.Yıldız Üniversitesi 'ni tahmin ettiğimden daha iyi gör düm. Ama daha binlerce kolej ve üniversite vardır.. Bunun sonucu olarak da bağımsızlık kalmıyor. lâik dinci ayrımı getirildi. Kısacası şimdi sağ. Bunlar tabii ki kendiliğinden olmuyor. insanla rın dünyadan haberi olmaz.Amerikan eğitim sistemine baktığımız zaman bir kere lise seviyesine kadar halk okulları vardır. çok pahalı okullar bunlar.

Maddi ödüllerle teşvik ediliyorlar mı? . Mesela Mozambiklilerin aklı fikri Fransızca öğrenip Fransa'ya gitmektir. İş bu hale gelmiştir. bu normaldir." Halbuki tesadüfen bir üniversiteye girmiş. Diyorlar ki "O sahada şu şahıs iyidir çünkü dı şarıda 25 makale yayınlanmış. parasını da o ülkelerden alıyor. Veliler para verip Türkçe eğitim veren bir okula çocuklarını göndermezler. bir de arkadan kovalayanlar var. . ama bu zordur. Mil lîlikle dil birbirinden ayrılmaz. Çün kü hakem vs. . Dolayı sıyla özel üniversitelerin epeyce bir para almaları gerekir ki kaynak sağlasınlar. İngiltere'de neşredecek. yayınlarını bilhassa Amerika'da. Bir çok ülkenin nüfusuna beyin yıkama taktikleri uyguluyor. Amerikan cılar belki orada bir iki sene falan kalmış olabilir ama onun ciğerini bilmez. tepedeki o iki milyon insan mı? .Peki siz ne öneriyorsunuz? . sadece dolduruşa geliyorlar. diğeri filim.Hayır. ikincisi.Peki Amerika 'da üniversiteler arası rekabet nasıl? . Sonumuzu daha da hızlandırır. vardır. İşlerini yaptıktan sonra bir kısmını yayınlarlar. orada tesadüfen bir hoca bunu yanına çırak olarak kabul etmiş lütfedip "Şu işi yap" demiş. İş de bir konunun ucunun ucu. Yayın yapmak için yayın yapılmaz. . bu işe der hal el atıp kökünden halletmiyorsa millî hükümet değildir. İstese de yapamaz. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? . Ve bu suretle beyinleri yıkayıp bir hayalî Amerika yaratıyor.Ödüllerle teşvik ediyorlar. Türkiye 'de vakıf üniver siteleri açılmaya başlandı. Soruyorsun: "Yaptığının gayesi nedir?" Dışarıya yayın yapmaları mı? İyi bir şey yapmış olsan bile onların çarkına bir diş takmış oluyorsun. Dili olmayan bir millet olmaz. Amerika nedir bilmezler. Gelmiş 20 sene sonra o ucunun ucu konuyu burada devam ettirmeye çalışıyor.Bilkent 'te de galiba böyle bir uygulama var. Amerika'nın parası da bitti.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜk: SÖYLEŞİLER hatta istemez. Araştırma yaparlar.Bir hükümet istediği kadar edebiyat yapsın.Yabancı dil hastalığıyla Türkiye'de hiç bir şey olmaz. Bu ortamda birilerinin bir özel okul kurup bunun düzgününü yapacağım diyecek durum kalmamıştır. . Ufuklarının darlığı ve sınıf farkı İngilizlerden kılık değiştirerek Amerikalılara geçmiştir. 344 345 . Terfi etmek için yayın yapacak bu bir.Sön bir soru sormak istiyorum. İstatistiklere göre Amerikahların %60'ı doğru dürüst okuma yazma bilmiyor.Yani bizi cezbeden.Zirvedeki 2 milyon insan arasında muazzam bir yarışma var.Bilkent'i bilemem ama orayı da Amerikan Üniversitesi olarak görüyorum nihayetinde. "Ne yapalım burada imkânlar yok" diyor. Hatta gönderdiği zaman "Sizin yabancı hocaları nız yok" diyerek şikayet ediyorlar. Bizimkilerin de aklı fikri İngilizce öğ renip Amerika'ya gitmek. Biz de üniversiteleri şöyle düşünü yorlar. . Amerika'nın bizlere öğrettiği iki şey var: Biri silah.BÎR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Mesela bilimde yeni buluşlar yaptıkları zaman kendilerine yararlı ise bunu yayınlamazlar. çünkü çok şükür anayasamız hâlâ "resmi dilimiz Türkçe'dir" diyor. Özel üniversitelerin Türkçe eğitim yapma imkânı kalmamıştır. çünkü fikir alışverişi lâzım. Bunun ne kadar vahim bir hâdise olduğunun ortaya çıkması ve derhal yabancı dille eğitimin anayasa aykırı olduğunun hukukçular tarafından ortaya konması. . Tek çaresi vardır. Size filim ve pop klip satarak para kazanıyor. buluşlar yaparlar. . bizim insanlarımız bilinçli bir şekilde heves duymu yorlar. Bi zimkiler de buna kapılmıştır.

en iyi şekilde öğretmek için bir sürü yöntem var. Bir milli hükümet varsa ve de gücü yetiyorsa. yabancı dille eğitime karşısınız sonuç ola rak. . Ata türk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'nin bir cumhurbaşkanı nın böyle bir şeyi görüp tepki göstermemesine inanamıyorum. eğitim dili Türkçe demektir. bir Japon "Bilim dili Japonca olmaz. Türkiye'de bundan daha önemli bir mesele yoktur. Ertesi gün adam evinde ölü bulunmuş. (Şimdi böyle dedik diye Anayasayı da değiştirmeye kalkarlar) Bizimkiler Almanya'da Türk çocuklarına din dersi koydurmak istiyorlar.Anladığım kadarıyla diyorsunuz ki Türkçe eğitim ya pılmalı ama yabancı dil de en iyi şekilde öğretilmelidir. Japon erkânıyla konuşacak. resmi dil çoğunluğun dilidir. Olamaz böyle bir şey. "Hoşgeldiniz" yerine " Wellcome" gibi. Ve Japonya'da hiçbir şey. Yapmışken 20 tane de ingilizce yapıyor. Orada İngilizce eğitim falan yok. . İngilizce olsun" demiş. hiçbir zaman İngilizce olmamış. Parantez içinde şunu da söyleyeyim: Japon Tanzimatı 1868'de başladı.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER Bu. bunu bahane ediyor. Tercüman var.Prof. Çünkü dil bittiği zaman her . Amacı oralara hoca yetiştirmekmiş. Bundan ibret alacağına bir Milli Eğitim Bakanı gelip burada Almanca İmam Hatip Okulu açıyor. Tansu Hanım demiş ki. Tansu Hanım bu ülkede İngilizce konuşacağım diyor. Hiçbir zaman da olmamış. Yabancı dil eğitimine değil. Geçen asırda sadece bir kere. şey biter. Sonra da ilkokul sınıfına sorar gibi hanginiz İngilizce biliyor diye soru- 346 347 . Sinanoğlu: Bu haberi duyunca şok oldum. Şimdi misyoner okullarına da gerek kalmadı. ne askeri." demesi lâzım. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel 'i İngilizce pan kartlarla karşıladılar.. Bir daha ses çıkmamış. Orada çok iyi yetişmiş Türkologlar var. Bir de bunu utanmadan gerekçe olarak söylüyor. 8 Aralık 1996 . Kimse rol yapmasın. bizde 1839da.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE .Aydınlık: özel İşık Üniversitesi açılışında Işık Lise 'nin öğrencileri. "Buna karşı değiliz ama" diyorlar. Dilek Uğuz. Ama bu olaya benzer şeyler özellikle son dönemlerde arttı..Yabancı dili mesleğine göre. "dersler Almanca olacak. bizimkiler zaten bu işi yapıyor. Türkiye'nin geldiği boyutu görmek bakımın dan bazı örnekler vereyim. ne siyasi. ÇİLLER DIŞİŞLERİNDEN İNGİLİZCE BRİFİNG İSTEDİ Aydınlık." "Neye göre?" "Bizim anayasamıza göre yabancı öğrencilere bile yabancı dilden eğitim yasaktır' cevabını alıyorlar. Tansu Çiller Japonya'ya gitmiş. meğer daha önce üç yıl Amerika'da eğitim görmüş! Neyse. Bu olayı nasıl değerlendiriyorsunuz? . "Eğitim resmi dilden olur. "Ben İngilizce konuşacağım" Japonlar bozulmuş. Dil İngilizce olsun diyen o Japon. çünkü bu konuda çok hassaslar.

şimdiki YÖK Başkam Kemal Gürüz var. Konsolos ısrar etmiş.BYE" TÜRKÇE yor. Rektörler var. Bir olay olmuş. Diğerleri de İngilizce yapmışlar. Aynı anda tercüme sistemi falan da kurulmuş. "Bunlar İngilizce olmaz" demiş. Konsolos mosmor. "İngilizce yapacaksınız konuşmanızı" demiş. Kadın. bunu anaokuluna. Belli ki. Oturanların hepsi Türk. Dışişleri görevlileri de İngilizce veriyor brifingi. "Bize Büyükelçi Nüzhet Kandemir 'den yazılı tamim geldi: Bundan sonra bütün görüşmelerinizi. konuşmalarınızı. bir nesil sonra iş bitiyor. Dediler ki. Romalılardan beri ülkelerin sömürgeleştirilmesi için en iyi istilâ yöntemi. Romalılar Keltlere. Ama Tansu Hanım İngilizce konuşuyor. İyi Türkçe biliyor. Normali bu. bunu gördüm ben. Sıra Japon Türkiyatçıya gelmiş. Bu iş bittiği zaman ne Türk çocuğuyla Türkçe konuşabilecek. şimdi niye İngilizce? " dedim. Konsolos. erkânı topluyor. İki sene evveline kadar bunların bültenleri. Anaokuluna bu indiği zaman bir nesil sonra veliler kendi çocuklarıyla kendi dilinden konuşamıyor. Türkiye'den de bazı zevatın geldiği 100 kişilik bir toplantı yaptı. Devletin eğitim siyaseti gündeme geliyor burada. Bir dahaki sefer bana selâm sabah yok tabii. Ben 20-30 senedir korkarım. kadın kızmış. tartışmalar İngilizce. Etkinlikleri epeyce artmış durumda. ilkokuluna indirirler diye. beş Alman var. Washington'daki dernekte. İngilizce yapacaksınız demiş. "Bültenler önce Türkçe 'ydi. Türkçe anlatmaya başlamış. Profesör tamam demiş. açıklamaları. Nasreddin Hoca hakkında Türkçe konuşmaya başlamış. Türk dilini yok etmek için çok planlı bir faaliyet var. Dünya Nasreddin Hoca Haftası vardı. Tabii adı İngilizce.İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Bir de Japonya'dan Türkiyatçı bir hanım. Ben çıktım. o görüşülecek. asker falan değildir. Bakanlar. hepsinde birden her şey İngilizce. Türkçe bir konuşma yaptım. ODTÜ'den profesör kalkmış. Bu dernek başkanlarından bazılarına. Tansu Hanım Dışişlerine geliyor. "Bana İngilizce olarak brifing verin" diyor. konuşmasını bitirmiş. Kadm. Dışişleri Bakanı'nın istifasına bu olayın da etkisi olduğunu sanıyorum. İngilizler İrlandalılara yapmışlar. Bir tek eğitim siyaseti var. Başkonsolos hemen fırlamış. Bu kesin. Buna da başlayan Mister Doğramacı'dır. Amerika'da çeşit çeşit Türk-Amerikan Dernekleri var. Hindistan'a yapmışlar. Ama konuşmalar. 349 348 . işadamları falan birçoğu bilmiyor. Elçilik Amerika'daki Türk Bilim adamları Derneği kurdurmuştu. Kadın İngilizce konuşmaya başlamış. Türkçe Konuştum Diye Selamı Sabahı Kestiler Başka bir olay. toplantıları Türkçe'ydi. Türkçe deVam etmiş. çünkü çok kızmış. Yazmadım da korkardım. Bunun örnekleri var. Anaokuluna indireceksin. Mümtaz Soysal da Dışişleri Bakanı. Kendi dilini bilmiyor çocuk." Nasrettin Hoca İngilizce Anlatılır mı? Bundan bir kaç hafta evvel. hepsinde böyle. Connecticut eyaletindeki. İki sene önce bir baktık. Tansu Hanım iki aylık başbakan. İngilizce yapacaksınız. Bir ülkeyi ilelebet köle yapmak istiyorsanız eğitimini yabancılaştıracaksınız. Almanya'daki Türk dernekleri ve konsolosluk et- kinlikler düzenlemiş. Tam Nasreddin Hoca eşeğe ters bindi hikayesini anlatacak ama İngilizce anlatamıyor. Herkes biraz İngilizce öğrensin başka bir şey öğrenmesin. konuşmacıların bir kısmı da Türkiye'den gelmiş. Türkiye'den dört profesör çağırmışlar. Orada herkes Türk. Şimdi oluyor. 1954'den beri Türkiye'de son sürat uygulanıyor. "Nasreddin Hoca İngilizce anlatılır mı?!" diyecek olmuş.

Ben yabancı dil öğrenmeyi çok severim. ama hiçbir ülkede herkes tek bir dil öğrenecek diye bir şey yoktur. Bir de köleleşme var. Onlara buradan harçlık gidi yor. Her çeşit dil. Arapça bitti. araba falan alıyorlar. Son rakama göre 48 bin 320 öğrenci dışarıda okuyor. Kaymakamlar İngilizce bilse ne olur. Bir kere herkes mesleğine yetecek kadar öğrenir. Ben o zaman. 351 350 . Şimdi bunlar yok. bil mem kaç milyon dolar vermiş yaptırmış. Türki ye'ye 20 yıl kadar bir süre düşünüyorlar. İngilizce'nin şii ri bir şeye benzemez. deney yapamıyorsun. üzerinde çok gizlidir. Eskiden Hasan Âli Yücel zamanında devlet telif veya tercüme eserler için teşvik \erirdi. yâni Türkiye'nin dili İngilizce olduğu zaman. Öğretim üyesine gelince. Bu ülkeler ancak bizim gibi ülkeleri sömürerek yaşıyor. Benim bir sözlüpm var.) Müslüman dünyasıyla bütünleşmesi. Onların ülkesi Konya kadar. bir sürü hesap kitap yapılmış. Bu olayın bir tarafı.Yabancı dil öğrenilmesin mi? . her çeşit kültür olacak. Bunların hepsinin hesabını kitabını yapsan Türkiye'nin kaynaklarının büyük kısmı bu işlere gidiyor. yoksa her taraf hamburgerci. hem pafa kazanıyorlar. bu öğrenciler için senede 5 milyar ile 12 milyar dolar arasında bir kaynağın yurtdışına gittiği şeklinde. Amerika'dan geliyor. Eski Dil Kurumu zamanında. Bundan insanlık kaybeder. "20 yıl sonra. Tahminler. Kaynak Aktarma Yöntemi . Klâsikler falan çevirtilirdi. Kaynakları buralarda. elime gizli bir rapor geçti. Ameri kan devleti bir araştırma şirketine. benzin istasyonu olurdu. bulamazsın. Ayrıca genç nüfus.İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE-BYE" TÜRKÇE - ne Kürt çocuğuyla Kürtçe konuşabilecek. Öğrendiğim zaman insan larla çok daha yakın ilişki kurabiliyorum. anao kulundan itibaren bütün eğitim İngilizce olduğu zaman. Her gittiğim ülkenin dilini öğrenmeye çalışırım. Açıklamalı Fizik Kimya Matematik Ana Terimleri Sözlüğü diye. okullarına gelince para yok. Bir dilde şiir çok güzel olur. Şimdi bunu yok ettiler. "Bize Washington'dan şirketlerin genel müdürlerine.Bu çizdiğiniz tablo yalnızca İngilizce eğitimin bir sonucu mu? Arkasında yatan politikalar nedir? -Yabancı dil öğrenmek iyi bir şeydir. gazeteler falan Fransızca çıkıyor. Nasıl geçti? Bilimde esaslı bir yayınevinin danışmanıydım. Bu kaynakları bir kessen bu Batı ülkelerinin hepsi perişan olur. Cezayir'de de Fransızlar aynısını yaptı. Araştırmada. 20 senede böyle bir şey olmaz dedim. rakamı hatırlamıyorum. İngilizce sınava sokuyorlar. Türkler bir uyanırsa kendi durumumuz yok olur. Ama 20 sene geçti ve bu iş oluyor. kitap şirketlerimize ne kadarlık bir pazar oluşur?" Bu sorunun yanıtını bulmuşlar. Çeşitli dillerin olması insanlık için bir kazanç. bilmese ne olur? Bunları İngilizce kursuna tabi tutuyorlar. pazarlar buralarda. Hem burayı bitiriyorlar. dayanışması olabilir. Türkiye'deki bütün üniversitelerin bütçesi ne kadar? 1 milyar dolardan az! Şuraya bir telefon alamazsın. Araba parçalan Amerikanca da iyi olur örneğin. Bu yayınevinin başkam. Batının gayesi şu: Türkiye tarihte birçok şey yapmış. (Çünkü bunlar zaten kendi içinde çökmüş. Şimdi ders kitapları olduğu gibi İngiltere'den. Yine 20 sene evvel. Bir aletin parçasını alamıyorsun. Amerikan Devletinin Gizli Araştırması . şahsa mahsustur damgalı bir rapor geldi" dedi. sonra da İngiltere'ye gönderiyorlar bir kaç ay.

Okuldayken Atatürk'ün gençliğe hitabesini ezberledik. Peki nasıl yapılıyor bu işler? Birisi dava açmazsa Anayasa Mahkemesi çıkan kanuna bakamazmış. hocalara aktarılıyor. bunu ya parken Türkiye'deki yerli bazı şirketlerle ortakmış görünü münde olup onları aracı olarak kullanıyor. Atatürkçüyüz diyorlar. hem para gidiyor.) İktisadî kapitülasyon var.. hatta Amerika'daki üniversitenin şubesinin açılması hepsi yasak. kolej açıyorlar. Sonra gidip Anadolu Lisesi. Ülkenin maddi kaynaklarının birçoğu.. Müslümanlığı İngilizce kitaptan öğreteceklermiş. sonra millet uyanır. Korkunç bir olay. O dönemlerde daha Türkiye Atatürk yolundaydı.Ülkemiz de misyoner okulları ve misyoner okullarına benzer okullar ne gibi sorunlar doğurabilir? . Özel üniversiteler. Peki bir araya gelecekleri dava nedir? Eğitim emperyalizmidir bu dâva. Batı buranın işini resmen 2000 yılında bitirmeye kararlı. Anayasaya Aykırı .Buna Amerikancada milyon dolarlık soru derler.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER Eğitim Kapitülasyonu . Bu aracı şirketlere Latin Amerika'da "komprador" derler. İngilizce eğitim. (Yabancı kelime kullanmam ama bunu herkes bilir. O zaman Atatürk misyoner okullarının çoğunu kapatmış. İki: Tevhid-i Tedrisat Kanunu'na aykırı. Gençliğe Hitabesinde söylediklerinden daha beter durumda Türkiye. Milliyetçiyim' diyen de öyle. Yabancı bir şirket yerli üretim yapan kuruluşlarımızı satın alıyor. bu dışarıdaki 48 bin öğrenciye. Türk Eği- 352 353 . İngiltere'den kitaplara. emperyalizme karşıyım diyor. dünyadan Türkiye'yi silmek. Geç mişte bir çok bakanlıkta yabancı uzmanlar vardı.Peki bu gelişme hangi politikalarla engellenebilir? . Ciğerli ve akıllı adamlar bir dâva etrafında birleşmeli. Atatürk'ün sözlerini göstereyim ben. başka türlüsü katiyyen düşünülemez. Işık üniversiteleri gibi bir çok üniversite yabancı üniversitelerin şubesi şeklinde açılıyor. Sevr falan diyorlar. çün kü ilkokuldan itibaren okuturlardı. Sonra demişler ki hepsini kapatırsan savaş devam eder. Hititler nasıl bitti? Kekler. askeri liseler kolej olsun sloganı atıyor. Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'ndan sonra üzerinde durduğu en önemli konu bu. Diyor ki. Bir: Bu işler Anayasanın iki maddesine açıkça aykırıdır. "Eğitim tümüyle milli olmalıdır. Ama insanların ka falarını acenta kafa yaptm mı iş daha zor. Solcu da.İnsanları köleleştirmenin en kestirme ve uzun vadeli yolu budur. Ne Sevr'i? Sevr'de bir Türkiye vardı. İki çeşit kapitülasyon vardır. Eğitim sistemi olduğu gibi yabancılara teslim ediliyor. bunları sepetler. ondan da daha korkuncu eğitim kapitülasyonudur. Çünkü artık ölüm kalım meselesi. Sömürge kafalı yetiştiriyorlar. Anadolu imam Hatip Lisesi. Doğrudan maddi sömürgeleştirme yapsan. Eğitim kapitülasyonuyla birlikte ülkenin sanayisinin.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Ankara vardı. Düşünüyorum ne yapabiliriz? Ciğerli ciğersiz insan aynmı yapıyorum ben. özelleş tirme küreselleşme derken her şeyimize el koydular. çünkü biliyor ki ülkeyi buradan yıkarlar. işi eline alır. Üç: Atatürk'ün yaptıklarına karşı." Öbür taraftan dindar takım. toprağının sömürgeleşmesi de hızla arttı.. 1980'den bu yana ne oldu Türkiye'de? Önce kafalar gitti. Lidyahlar. Sonra bir baktık. Lisanı mutlaka kendi dilinden olmalı. bugün en çok misyoner okulu açan bunlar. Bunun için de önce dilini bitireceksin. Hem kafa gidiyor. tarımının. Bilgi. Eğitim tek eğitim olacak. Bunun üzerine Atatürk. gerçi bunu diyen de azaldı. Bun ların niyeti. Şimdi o da yok.

Nitekim buraya geldiğinden beri Türkiye'de birçok hâdise oluyor. Ortak mücadele başlatsın. Pakistan'da ilk iş telefon satılıyor. Sonra bu oteller iflâs ediyor. Türkiye'de hızla oraya gidiyor. Nikaragua'yı. örneğin." Grossman: "Bize Pazar Olarak Lazımsınız" Grossman. Washington'daki toplantıda gelip bir konuşma yaptı. Artık birbirleriyle konuşamıyorlar. Grossman Türkiye'ye gelirken. Temelde bunlar Lozan'a aykırı. Özal ne dedi: "Turistik oteller yapın öyle geçinin. Robert Kolejdin bırakın binasını büyütmesini. Bundan birkaç sene evvel Amerika'da bir özelleştirme edebiyatı başladı. Amerikan Dışişlerinin üçüncü adamı bir ABD televizyonunda. Sinanoğlu. Honduras'ı. Para da bizden çıkıyor. bu otellerde bulaşıkçılık. Sonra şöyle kanunlar çıkartmış. O zaman insanlara ne kalıyor? Hamallık. Bunlar özelleştirilmez. diye tehdit de etti" 354 355 . telefon rehberi gitmiş. iletişim. Birileri. Nehir falan var ya. Gambiya ve Senegal Örneği Türkiye'ye ilk kez Özal'ın getirdiği "Sanayisiz kalkınma" modeli de sömürgeleşmede bir süreç. çünkü çoğu özel. Prof. Günlüğü 5 dolara. Oktay Sinanoğlu ile dil-ekonomi ilişkisini de konuştuk. KiT'ler gitmiş. sanayi gitmiş. Sinanoğlu. Prof. Prof. hayvancılık gitmiş. bu bağlantıda şuna dikkat çekti: Ekonominin sömürgeleşmesinin yolunu. gibi. Açık açık söyledi: Siz bize savunma için lâzımdınız. Şöyle diyor: "Bizim tütünlere bir şirket el koymuş. Sinanoğlu için. İkincisi siz sanayiyi boşverin demişler. Sinanoğlu şöyle dedi: "Amerika'da iken Filipinleri.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER tim Demeği'ni kurup Yenişehir Lisesi'ni (1954'te İngiliz çengeliyle " Ankara Koleji" yaptılar. Bunlar aynı dili konuşan bir kabileymiş. büyüttüler. bir tarafı Senegal. altı ay sonra da Türkiye'de olur. nehrin iki yakasındaki dilin yok oluşundan başladı: "Afrika'da bir nehrin bir tarafı Gambiya. Ondan sonra Türkiye'de bunun hazırlıklarına başladılar. CIA'nın karıştırma uzmanı. tarım gitmiş. "Biz Bosna'ya müdahale etmezsek Butto gibi önderleri yerlerinde tutmamız zorlaşır. dildeki sömürgeleşme açı- yor. kanunlara aykırı. çatısını yükseltmesi için bile Bakanlar Kurulu kararı lazımmış. Sömürgelerde. Bakıyorum. Halbuki Amerika'da özelleştirme edebiyatına gerek yok. siz bizden vazgeçemezsiniz.BÎR NEV-YORK RÜYASI: "BYE .) Örnek olarak bırakmış. bir taraf Fransız sömürgesi. Ondan sonra Amerika'nın uzantısı ülkelerin hepsinde birden özelleştirme edebiyatı başladı. Adam zaten CIA'nm karıştırma uzmanı. Ülkenin birkaç tane stratejik sektörü vardır. aynı anda hepsinde bir şeyler olur. Orta Asya'da da başka tütün şirketi Amerika'nın kötü tütünlerini getirip Philip Morris burada pazarlıyor. telefonu İngilizlere sattılar. Tayland'ı takip ediyordum. Yeni tâyin olmuştu Türkiye'ye. vb. o ciğerli insanlar çıkıp bu kanunlara. Önce gittiler. Sonra oranın ahalisine bir tek iş kalıyor. Şili'yi. demiryolları." İki tane tur şirketi pazarlıyor turistleri. telefon gitmiş. Gambiya'da böyle olmuş." Pakistan'da da önce Telefonu sattılar Prof." dedi. anayasaya aykırıdır diye toplu dava açsın. ardından da yok pahasına yabancılara satılıyor. ama şimdi pazar olarak lâzımsınız. Prof. Şimdi ne oldu? Robert Kolej'i Türkleştirdiler (!) Boğaziçi Üniversitesi yaptılar. Pakistan'ın başında Bayan Butto vardı. Bir taraf İngiliz.

yalan. Böyle milletin kafasını yıkıyor. Fransa'da bir tek İngilizce lâf göremezsin. Cemaatler gidiyor Orta Asya'da Türk okulları diye kolej açıyor. Sonra geldim Türkiye'de Türkçe'sini koydum. İngilizce bilen para kazanır lâfi da yalan. Her siyasi kuvveti olan devlet dilini yaymaya çalışmıştır. uyguladığı tamamıyla oraların dilini değiştirip ilelebet köle yapmak için kullanılan çok tesirli bir yöntemdir. Amerika artık içinden gittikçe çöküyor. Böyle olunca çeşitli dillerin önemi azalmıyor. Bugün Türkiye'de tüm üniversitelerin toplam bütçesi 2 milyon dolar bile değildir. Bilgisayar teknolojisinde bile Taiwan Amerika'yı geçmiştir. Bir ülkeyi sömürge yapmak için en korkunç silâh dilini yok etmek ve eğitimini ele geçirmektir. İnsanlar mesleğine göre. Parası pulu da kalmadı. Efendim dünya dili İngilizce olmuş. Bu iş İngilizce çengeli ile başladı. sonra Rusların 1964'den sonra Kazakistan'da vb. Asya-Pasifik Kuşağı gittikçe kuvvetlenmekte. Koskoca Çin Çince. kafaları dumura uğrasın. uyuşturucunun. matematik. Tabii bu koca cüsselerin fiilen yıkılması biraz zaman alacak. Artık sömürgelerde bile yabancı dil öğretmek için kendi dili yerine dersleri başka dilden vermek diye bir yabancı dil öğretme yöntemi yoktur. bizim kaynaklarla kendi işini yaptırtiyor. Nasıl adamlar bulup yetiştirecekler. İngilizce bilim dili değildir. Düşünme kabiliyeti o denli yok edilmiştir ki insanlar farkında değildir.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER İNGİLİZCE BİLİM DİLİ DEĞİLDİR yor: Nokta. Bunun adı eğitime müdahale ile yönetmektir. Bir ülkede eğitim dilini anaokullanna indirdiğin zaman bir nesil içinde o ülkede dil biter ve kısa sürede o ülkenin adı bile tarihten silinir. Bizim devletin bugün uyguladığı bu İngilizce oyunudur. Ben kendimi son yeniçeri gibi gör- 356 357 . Japonya Japonca yapar her işini. fizik hikâye olsun. Bu tamamıyla eski Romalıların Keklere karşı icat ettiği. Kardeşim bırak İngiliz misyonerliğini kendi yapsın. 15-21 Aralık 1996 Profesör Oktay Sinanoğlu eleştirilerini şöyle dile getiri- " Bu iş bitmiştir. Gençlik kendi ülkesinde yabancı öğrenci durumuna düşürülmüştür. İngilizce aslında pop. İngiltere zaten bitti. içinde bir tek İngilizce kelime geçmez. Almanya. Zaten kısıtlı olan eğitim olanaklarımızın yüzde 30'u böyle bir safsataya gitmektedir. artıyor. Sadece silâh ve filim üretebiliyor. Yurt dışında 48 binden fazla talebe okumaktadır. Bir de teşkilatı çok iyi kurmuş zamanında buralarda. Eğitim en korkunç sömürgecinle silâhıdır. TDK 1978'de sözlüğümü bastı. İsviçre. Bugün dünyada bir çok terimin adını ben koydum İngilizce olarak. top ve bugün esrarkeşlik. Hazırlık sınıfı nedir? Fazladan bir iki yıl gençlere İngiliz propagandası yapmaktır. Bu işi haince bilerek yapan bir ihanet şebekesi yürütmektedir. Ben bir fizik kimya konuşması yapayım.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . düşünemez olsunlar düşüncesi temeldi. kültürsüzlük çağının dilidir. yeterince ve çeşitli yabancı dil öğrenir. Hatta İngilizler matematik diye Hintlilere logaritma cetvellerini ezberlettiler!. meşhur edecekler. İngilizlerde Hindistan'da bu oyunu yaptıkları zaman herkes İngilizce öğrensin İngilizce öğrensin ki ilelebet köle olsunlar. sonra 18 90'da İngilizlerin İrlanda'ya. niye taşeronluk yapıyorsun? Dünyada bir kavram çıkaran insan onun adım koyar. Başka ülkeye ilk getiren de aradaki adım kendi dilinde koyar. Giden para yılda tahmini 6 milyar doların üzerindedir. Kitabı sonra yok ettiler ortadan. nasıl kilit noktalara koyup kendi amaçlan için kullanacaklar iyi bilirler.

mühendisliğidir. Devletin çeşitli kurumları bir yandan. Bunun yanı sıra devletin gönderdiği memurlar ve diğer öğrenciler hariç. Öyle ki dil bilimcilere göre yeni kelime ve terim türetme yeteneğine bile yatkın değil. Son iki yıldır YÖK aracılığı ile gönderilenlerin sayısı birkaç binin üzerinde. yurt dışında okuyan öğrenci sayısı 48 bine ulaşıyor. Kurtuluş savaşı sırasında Osmanlı'nın başına olmadık belâları açan misyoner okulları bizlere bu gerçeği tam da yerinde ve pratik olarak hatırlattı ama ne yazık ki çabuk unutuldu. Cumhuriyetin 1950'den sonraki döneminde yeniden itibar görmeye başladı ve Amerikancılıkla birlikte bir İngilizce eğitim furyası daha başladı. Yakında otellerini de satın alırlar. Milletin uyanması lâzım.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE ." diyor. dindar herkesin meselesi. Milyarlarca dolar tutan böyle bir kaynağın dışa akıtılmasına kim karar veriyor? Amaç ne? Bedrettin Dalan "Bu eğitim düzeni ile Türkiye çağdaş hiçbir yeri yakalayamaz." Bir ülkenin insanlarını kendi kültürel köklerinden koparmanın. kat hizmetçiliği kalır yapacak. Yalnızca YÖK tarafından gönderilen öğrencilerin yakında 20 bini bulacağı ve gittikleri ülkelerde en az beş yıl kalacağı düşünülürse devlete yüklenen maliyet inanılmaz rakamlara ulaşıyor. onlar da yurt dışına gitsin. Ayrıca 46 bin 606 öğrencinin okuduğu 285 özel lise var. sol. Sanki kendi lisanımızla adam olmamız mümkün değil. Oysa en fazla beş yüz yıl geçmişi olan İngilizce aslında beş kadar dilin kuralsız ve rasgele karışımından oluşmuş bir lisan. maddi imkânlarını zorlayan aileler diğer yandan başta Amerika ve İngiltere olmak üzere dünyanın dört bir yanına çeşitli eğitim kademelerine öğrenci göndermekte. Öyle ise nedendir bizdeki bu İngilizce eğitim sevdası? 358 Bir kere Avrupa birliğinde İngilizce. Böyle olmasma rağmen 1953'lerden itibaren İngiliz ve Amerikan gizli teşkilâtlarının Türk milli eğitimine el atmasıyla eğitim dilinin İngilizce yapılması gündeme geldi. 359 .BYB" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER düğüm için kelle koltukta konuşuyorum. Yurt dışında okumak da neyin nesi? Uzun yıllardır Milli Eğitim Bakanlığı. Bu sağ. ben "Yani bu bir ülkeyi nasıl bölersin tekniği. Yapılan araştırmalara göre Amerikan liselerini bitiren Amerikalı öğrencilerin bile yüzde 6O'ı doğru dürüst İngilizce bilmemektir. Ta Romalılar devrinden bu yana geliştirilerek kullanılıyor. kapıcılık. Fransızca ve Almanca arasında bir dil egemenliği kavgası sürmektedir. lâik. bağımlılığını artırmanın en önemli yolunun dil bağımlılığı yaratmaktan geçtiği artık bilinen bir gerçek. Bu egemenlik furyası içinde İngilizce bir yana şimdi Fransız ve Almanlar da "misyoner" okullarının devamı olarak özel üniversitelerini de peş peşe açmaya başlamışlardır. Eh İngilizce öğreniyoruz ya gerisinin ne önemi var? Kolayım biliyoruz nasıl olsa. toplum mühendisliği" diyorum. gideceği yer ikinci sınıf devletler arasına girmektir. Bunların 1995 verileri olduğu dikkate alınırsa israfı hesaplamak hiç de güç olmuyor. O zamanlar çoğu kapatılan bu okullar. Bugün Türkiye sömürgeden de daha kötü durumdadır. Profesör Sinanoğlu'nun deyimiyle "En sinsi ve en tehlikeli sömürgeleştirme oyunu" sahneye kondu. Milleti düşünmesin diye böldüler.YÖK. 1995 verilerine göre 369 yabancı dil ağırlıklı lisede 88 bin 229. Bize de ancak İngilizce bilenler olarak bulaşıkçılık. Anadolu Liselerinde 171 bin 707 öğrenci okuyor. okusun. Bunun adına "kültür mühendisliği. Üstelik bu yöntem hiç de yeni değil.

On sene evvel. Görünmüyor. kendi dilinden çok İngilizce'yi bilen (başka ne bildiği önemli değil). Kafaları oralara göre ayarlanmış. yurda dönenleri Türkiye evrenkentlerinde (üniversitelerinde) tüm konularda İngiliz kitaplardan İngilizce olarak ders verecek öğretim üyeleri yetiştirmek. New York Times gazetesinde bir anket yayınlandı. belli bir kalkınma planına göre eksik tekniklerimizi tamamlama hedeflerine göre mi yapılıyor? Hayır. İşte biz kendi ülkemiz için kaynak bulmazken Amerikan. özel burslular olmak üzere yurtdışında okuyan 48 bin öğrencinin Türkiye'ye yabancı dil öğrenip de gelmekten maada ne gibi faydası oluyor bu çok tartışmalı ama verdikleri zarar trilyonlarla ölçülüyor. Amerikan halkının yüzde 60'ının dünyanın yuvarlak ol duğuna inanmadığı yazılı. müthiş itibar gördü" gibi haberler çıkar. Özel ve çok vasıflı. Yâni okumuş yazmış kitap sahibi adamlar bile bana Türkiye deyince Türkiye nerede hatırlatır mısın?" diye soruyorlar. Ben o sıralarda Amerika'dayım. Amerikan halkının çok büyük yüzdesi son derece cahil. YÖK'ün gönderdiği. İngiliz evrenkentleri ihya ediyoruz. Bu sadece bi zim kabahatimiz değil. muazzam imkânlar ve muazzam ho- 360 361 . Ne kadar hayırsever bir ülkeyiz değil mi?" diyor ve devam ediyor: "Bu. Görünmüyor diyorum. Özellikle cahil bırakılır. Devletin. dışa kaynak ve gençlerimizi hibe etmeler.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER Oktay Sinanoğlu "Şu ara Amerikan ve İngiliz evrenkentleri büyük mali sıkıntı içindedir. Böyle bir toplum. ortaya çıkan tablo eğitim sorununun en çarpıcı yönü olarak karşımızda duruyor. Eğitim sistemleri öy le. çok üstün vasıflı belki bir. Yaklaşık 150 trilyon liranın yalnızca 50 trilyonuyla Türkiye'deki üniversite eğitimine yapılabilecek katkıları düşünmek bile işin vahametini açıkça gözler önüne seriyor." Evet. o bir milyonun çocuklarının gittiği okullar. Bu sadece ve sadece her öğrenciye yılda 30 bin dolar gönderildiği varsayımıyla ortaya çıkan rakam. Doğal ki bir çok öğrenci ailesinin de katkısıyla yılda 30 bin dolardan fazla para harcıyor. her tarafta on dan bahsedildi. Bu işin söylenmeyen bir tek gayesi var. hakikaten doğrudur. . iki milyon insan var. Cevabı tek kelime.Peki Amerika nasıl bu kadar güçlü olabiliyor? Çünkü Amerika'nın her şeyini çekip çeviren. ilkokuldan üniversiteye kadar tamamıyla ayn. Geriye kalan 270 milyon tamamıyla kara cahil. Burada basmda efendim "Başbakan oraya gitti.Mehmet Gündem.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . şöyle karşılandı. KÜREMİZ OLSA DA SORSAK: "BİZ NEYİZ?" Zaman.Amerika 'dan bakıldığında Türkiye nasıl gözüküyor? . hiç de böyle bir şey yoktu. Onların iktisadının da temeli olan araştırmalarım mümkün kılıyoruz. Şimdiye kadar dolar bazında telâffiız ettiğimiz miktarları Türk parasına çevirdiğimizde ise her yıl yurt dışındaki öğrencilere yılda tam 144 trilyon lira para gönderdiğimiz ortaya çıkıyor. fi öyle kara cahil. 25Mayıs 1997 .Bu soru çok soruluyor.

Türk Lobisi Masal -Türk lobisi yok mu? -Türk lobisi masaldır. Ahali okulda bir şey öğrenmiyor. Bizimkiler öyle değil. Yaka layacak bile olsa görecek ki çaputtan bir tavşan. dillerini ve dinlerim unutturmamaktır. birlik içinde devamlı memleketlerine çalışırlar. ne Latince'si? Lise mezunlarının bir ankete göre %60'ı okuma yazma bilmiyor. televizyon kanalı var ama hemen hemen hiçbir şey bulamıyorsun. dedim Latince öğretilirdi. Ermeniler. parti değişirken bu nasıl oluyor? 363 . Ne eğitimi? Sınıfta bir birbirlerini bıçaklamadan veyahut hocaya tabanca çekmeden -O halde yatırım yapılanlarhükümet ve bürokrasiyi yönetecek olanlar mı oluyor? Tabi yönetecek olanlar. Amerikan halkı bu ta zılar gibidir. magazin günlük haber ve saatler süren konuşma programlarının hepsi cinsi sapıklık üzerine. Ortada demir bir şeyin etrafında çaputtan tavşanları elektronik olarak koştururlar peşinden. hatta sanayi kurmuşlar ama aralarında birlik yok. yahudiler hiçbir zaman dillerini. Birisi yakalayacak gibi olsa bilgisayar onu hızlandırıyor. Bu bir derin siyaset. Bizimkiler de 20-30 sene evvel ya mühendis ya doktor olurlardı. Demek başkanlarına sordum " Büyükelçiden yazılı tamim geldi. Amerikan Halkı Sömürge . . Türklüklerini. tazılar yarış eder. ama dünya yı idare eden o takım. Halk böyle boş şeyler peşinde koşar ve bir şeyden haberleri olmaz.BYE" TÜRKÇE DCİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER calar halkın gittiği halk okulları ise son derece basit. Dünyanın neresinde ne oluyor. Amerika'yı şöyle tarif ediyordum: Amerika'da tazı yarışları vardır.Dört senede bir başkam değişirken. Dikkat ediniz Amerika'da dört senede bir Cumhur başkanı değişir.Amerikalılar dünyayı nasıl görüyorlar? . Programlarının büyük çoğunluğu. Bir halk okuluna gittim. İtalyanlar da pizzacılar. Türk lobisi Türkiye'nin AngloSaksonlaştırması Planı'nda kullanılan şeydir. yani İngilizceyi bile kullanamıyorlar doğru dürüst. Üyelerine bültenlerini Türkçe gönderirlerdi. Çaput tavşanın hızı elektronik olarak ayarlanıyor. -Amerika'da Türkler ne iş yapıyorlar? Eskiden Yunanılar hepsi ucuz lokanta işletirlerdi.BÎR NEV'YORK RÜYASI: "BYE . şimdi öğretilmiyor mu? Güldü. onun için böyle oldu" dediler. dinlerini katiyen unutmaz. Türkiye'de yürütülen oyunlar 50 senedir hiç değişmemiştir. Birbirleriyle bağlantılı büyük şirketler. büyük araş tırma kuruluşları. Amerika'nın 270 milyon insanım da sö mürge gibi kullanıyor Sonradan Amerikan halkına acımaya başladım. başka alanlarda sivrilmiş insanlarda var. devletin siyasetini çizen. Çocukları her gün topluyor ve alışveriş merkezine götürüp alışveriş öğretiyorlar. bunları takip etmenin imkânı yok. Geçenlerde New Yorkda halk okulundan bir lise öğretmenine rastladım. değerleri yıkıcı ve cahil bırakıcı yayınlar. Amerika'da kurulan birçok Türk demekleri birkaç sene evvel toplantılarını Türkçe yaparlardı. Amerikalılar Çinliler için şöyle derlerdi: "Bunlar ya fizikçi ya çamaşırcı olur.Halkın çoğunun dünyadan haberi yok. Bu demeklerin baş amacı oradaki Türklerin. işleri planlayan bir takım var. Ahlâk bozucu. Yunanlılar. Bir de baktık hepsi İngilizce gelmeye başladı." Çamaşırhaneler Çinlilerin elindeydi.

Amerika 117 memlekette bir sürü dalavere çeviriyor üstü kapalı. Huyları suyları nedir. Araba İnsandan Daha önemli . ilk sene zaten Beyaz Saray' da tuvalet nerede diye bunu anlamakla geçer. Bana sen Avrupalısın diye iltifat eder gibi söylerlerken estağfurullah diyorum. Para da harcamazlar. Bunların okutulmasını protesto ediyor. karşıdan karşıya geçemezsin.Amerika 'da dine yaklaşım nasıl? . Ama 50 yıldır çıkıp da biz şuyuz dünyadaki yerimiz şu olmalıdır demiyor. Her tarafta büyük büyük karayolları. Güvendikleri adamlar devamlı yeni planlar üretir. Hıristiyan veya Yahudi değilsen hayat hakkı yok. Türkiye'deki en büyük eksik Atatürk'ten beri neyiz? kimiz? nereye gidiyoruz? ne olmak istiyoruz? Böyle bir şey yok. bunlar neden hoşlanır vb. 365 364 . Ama buralarda yobaz lafı çıkartırlar milleti birbirine düşürmek için. Yobazlık Batıda . üç beş sene içinde. küçük Amerika olacağız. nasıl bir Türkiye olmasını düşünmüşler ve oralara doğru adım atmışlar.İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE .Amerika 'da insan ne kadar önemli? . ikinci senesi de bir şeyler yapmaya çalışır. ama araba daha önemlidir. Çünkü mesele insan meselesidir. bence hepsi aynıdır edebiyatları değişiktir. Orada araştırma kuruluşları. Bütün imkanlarımız var bunun için. cad deler şehrin ortasından geçiyor. Adam dün yanın yuvarlak olduğuna inanmıyor. Halbuki Amerika'da 30 sene de kalsam içimden rahat değilim. Büyük önderler çıktığı zaman Abdülhamid gibi Atatürk gibi onlar ilerisini görmüşler. İnsanlık hâlâ Asya'da var. Bir can için o kadar çalışırlar. Avrupa'nın her ülkesinde cirit attım. Sonra bizim dinimizde hoşgörü vardır.BYE" TÜRKÇE . derler. Ben Türkiye'de Batı ül kelerinde gördüğüm gibi yobazlık daha görmedim. Hayır ben Asyalıyım. gibi araştırmalar yapa yapa şimdi Türkiye'de ne oluyor ne bitiyor çok iyi biliyorlar. Bu hal olsa ne olduğumuzu. Türkiye'de yobazlardan bahsedilir. üniversitelerde bazı adamlan var. Mesela Türkiye'de 1948'lerden sonra. Onlarda bu yok. Oralarda kendimi memleketimde gibi hissettim. 1975'ten sonra Asya'yı keşfettim. Asıl yobazlar Batı dünyasındadır. Bu işe yatkın insanlara vatandaşlık vâât ederek. Yoksa şimdiki gibi olur. Onların büyüklükleri buradan gelir. gizli cemiyetlere üye yaparak kafayı kendine çalıştırıyor ve çok memleketi bu suretle idare ediyorlar. Bunları başkanın bilmesine imkân yok. derhal Anadolu'nun her tarafında birtakım araştırmalara giriştiler. CIA araştırma fonu veriyor bunlara. hücrenin içine girer ve hücrenin bütün mekanizmasını kendisine çalıştırır. parti değişirken bu nasıl oluyor? Düşün ki Cumhurbaşkanı geliyor.İnsan önemli değil. öbür dinleri kabul ederiz. Buranın ahalisi son derece muha fazakâr ve koyu Hıristiyan. hepsinde yetiştirdiğim profesörler var. Son iki senesi de bir daha ki seçim kampanyasıyla geçer. Avrupalı olacağız. Bu aynı virüse benzer. Türkiye'de millet olarak devlet olarak ve şahıslar olarak bir kimlik sorunu var. Çeşitli hükümetler. Asya da Balkanlardaki Türk mirasından başlar.Amerika'nın orta kısımda ve güney kısmında büyük bir bölgesine İncil kuşağı denir. dinine bağlı insanlar. ne istediğimizi ve nereye gideceğimizi bilsek beş büyük devletten biri oluvereceğiz dünyada. Bunlar her şeyi gayet iyi idare ediyorlar çünkü muazzam bir kadro yetiştirmişlerdir buralarda.Dört senede bir başkanı değişirken. Ama cahildir ler.

Tarihle barışmak ve bilginin ışığında ondan güç ve hız almak mı yapılması gereken? . Almanya'da görürsün bazı insanlar çekik gözlü. . Tarihimizle. Kendi ne itibar etmeyene. Öyle kurulan imparatorluk hiç 600 sene sürer mi? Uygur Türkleri iki bin. Bu da belli. Bizim tarih boyu üç kıtada. Zenginlerin köpeklerinin arkasından uşaklar. her şerefli ülkede olduğu gibi.BÎR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . üç bin sene evvel dünyanın gelmiş geç miş en büyük ve en insanî medeniyetini kurmuşlardır. Bütün bilimler çok nitelikli ho- 366 367 . di nimizle kurduğumuz devletlerle ne olduğumuzu çok iyi bilece ğiz. Alplerden İtalya'nın dibine kadar.. Sonra da diğer Türk Devletleri ve nihayet Osmanlılarda devam etmiştir. sömürge eğitim. Bir kere eğitimimiz yoluna girmiş. Türkiye'de bilin mez. hem Afrika'nın kuzeyiyiz. İslâm'dan önce de Uygurlardan gelen büyük bir medeniyetimiz var. kültürümüzle. altından yapılma pislik temizleyicileri ile dolaşıyor. yenisi de çok iyi biliniyor. Biz hem Asya'yız.Kendimizi küçük görme duygusundan kurtularak mı işe başlamalıyız? . Tarihte büyük bir deneyim ve kültürümüz var.Batının yerel olsun. esas olarak alan devlet anlayışını kuranlar Uygurlardır. Halka hizmet için çalışmaz. Türkiye kendisini ne olduğuna oturup ka rar vermeli diyoruz. Avrupa'yı bir kazı. . On bin Senelik Birikim . Amerika'da gördüğünüz sefaleti çok şükür Türkiye'de göremezsiniz. New -York şehrinde köpek olmak insan olmaktan daha iyi. Onun için Batının tek derdi Müs lümanlığı içinden yıkmak. İstediğimiz takdirde yapabileceğimiz çok şey var.Nedir on bin sene? . Mesela Türk ve İslâm dünyasında büyük bir sorumlu luk düşüyor bize. Kendimize itibarımız olacak ve sorunlarımız önünde derin araştırmalar yapacağız. O zaman herkes imrene cek. Avrupa'yı kanştırsan içinden yarısı Türk kanı çıkar. hem Av rupa'yız.Bizim aslında çok özel bir konumumuz var. Batı Bizden Daha fyi biliyor? .Tekrar Türkiye 'ye dönelim ve geleceği konuşalım. on bin senelik bir tecrübemiz var. Amerikan danışmanlarına sormadan bunları yaptıkça dünyada Türklere olan itibar artacaktır. 50'lerde Doğu Türkistan'da mağaralarda saklanmış on binlerce el yazması Uygurca metin bulundu. Hunlar gelip yerleşmiş fakat dillerini unuttukları için eriyip gitmişlerdir.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER ba olmak daha iyi. huzurunu.. kimse itibar etmez.Elbette öyle. büyük olsun hükümetleri birer şir ket gibi çalışır. saadetini. insanın refahını. Biz öyle iki milyon göçebe olarak Asya'dan gelmedik. . Bizim Uygur Türkçe'sini ve yazısını bilen yüzlerce araştırmacı bilim ordusu yetiştirmemiz lazım.Eğer bu millet kendini toparlarsa şöyle bir Türkiye kar şımıza çıkacak: Hayal gibi gelebilir ama bir tablo çizmek istiyo rum. Türkçe'nin eskisi de. .Hitler safkan aryan ırkı dedi: Öyle şey olur mu? Roma tarihçilerini ve ondan sonraki gelişmeleri okuyorum. Türklerin buradaki önderliğini sars mak için İngilizler 250 sene uğraştılar ve Osmanlı İmparatorluğu'nu yıktılar.Kulağa hoş gelen sözler söylüyorsunuz ama. Batı iyi biliyor ki İslâm dünyasını kurtaracak bir devlet varsa o da Türkler. Stratejik ve coğrafi konumdan bahsetmiyorum. Köpeklerin özel ruh doktorları var. ol maktan çıkmış. . İnsanlar perişan.

Herkes bize yalvaracak ve bi zim Türk dünyasının konsolosluklarının önünde kuyruklar biri kecek.Evet. belki sonra alınz. Orajarda da okullar açmış ve oralara da insanlık götürmeye baş- lamışız. Ortak bir yazım ortaya çıkanlmış herkes bunu yazıp çiziyor. Eğitim dili bütün okullarında Türkçe. Türk Dünyası Ortak Türk Tarih Kurumu kurmuşuz.Dünyanın yeni merkezi Türkiye mi oluyor? . Sonra Amerika'da Türkçe modası çıkmış. Batı dünyası zayıflamaktadır. Türk dünyası toparlanmış kaynaklarını korumuş ve ona buna yedirmiyor. hem Avrupa'yız.İtibarımız zirvede. aynca onlara Türkçe'yi de. New-York'ta dolaşıyorum. Bütün bilimler çok nitelikli hocalar tarafından okutuluyor. Dolayısıyla 250 milyon nüfusluk bir kitap gazete piyasası oluşmuş. edebiyatımızı da öğretiyoruz. bunların hep siyle haşır neşir olmuş hiçbir millet yok başka. hem İslâm dünyasıyız. Bir kitap iki milyon tane satılıyor. her şerefli ülkede olduğu gibi.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . aslan görünse de içinden çözülmektedir. Dünyada rolümüz çok büyük olabilir gerçekten. biz onlara diyeceğiz ki sana ödül olarak Türk dünyası vatandaşlığı veriyoruz. en ince araştırmalar yapılıyor. Bu nasıl olmuş? Bizimkiler Türk dünyasını toparlamışlar. Bize nasip ol muş bir ayncalık. Ortak televizyonlar var.Artık biz de Türk dünyası vatandaşlığı verelim. Hatta Batı ülkelerinde huzursuz. Bunu şimdiden yapabiliriz. İstemesini Bilirsek: Hayal Değil. mutsuz. İstesek pek çok ülkede. Madem ki biz hem As ya'yız. Biz artık oralarda nüfus sa hibi olmuşuz. Türkçe Dünya Dili Olmuş . ama insanlığımızdaki hasletlerden dolayı böyle şeyler yapmıyoruz.. Der gilerine bakıyorsun isimler Türkçe. bi rileri birilerine zulüm ediyorsa bunların savunucusu Türkler olmalıdır. 'Hareket" gibi.Elli senedir ülkemizde bazı gelişmeler var.BYE" TÜRKÇE ÖCİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER maktan çıkmış.. Tarihi birikimlerden kuvvet alıp ileriye gidiyoruz. yenisi de çok iyi biliniyor. darbe yaptınnz. Biz de dur bakalım. zavallı insanlara da acımışız. Her gittiğimiz ülkede açtığımız okullarda kendi dillerinde eğitim yapıyor. oralardaki insanlara da yardımcı oluyor. Bu tarihi imkânların farkında olmalı ve daha atak davranmalıyız. "Güncel" gibi. . Yeter ki ne olmak is tediğimiz sorusuna cevap verebilelim. Yani Atatürk'ün yaptıklarından bir adım daha ötesine gitmişiz. 368 369 . Ortak Türk Yazı Kurulu gibi birçok oluşum içinde bilim adamları bir arada hani hani çalışıyorlar.Ümit ederim bunlar birer pembe düş olarak kalmaz . Türkçe dünya dili olmuş. diyoruz. içinden perişan ederiz. Kredi isteyenler ayn bir kuyruk oluşturmuş. Bütün dünya böyle huşu içinde bakıyor. Türkçe'nin eskisi de. Bütün Türk dünyası ülkeleriyle bir araya gelmişiz. ondan sonra Müslüman ülkelerde uyanma ve gelişme hareketlerine yardımcı olmuşlar. Dünyanın pek çok yerinden geliyor lar "aman gümrük birliğinize girelim" diye yalvanyorlar. dükkânların üstünde yan Türkçe isimler var. insan haklannda ve de mokraside ilerle. Dünyanın neresinde bir çatışma varsa. iyilik ediyoruz. Bir gazete çıktığı zaman bütün Türk dünyasından milyonlarca insan okuyor. . Adamlar ölüyor ah Türk olsak diye!. İşbirliği yapıyor herkesle. Uluslararası toplantılarda Türkler müspet biçimde söz sahibi olmalı. Ortak araştırma laboratuarlan var.. . gümrük birliği yapıyor. sen biraz işlerini düzelt..

" ••• Oktay Sinanoğlu Hoca'yla bilim konuşmak zorunda değilsiniz. Bir molekülün diğerine niçin dönüştüğü konusunda bir açıklama yok. orada diyor ki: "Bir âlimin bildiğini yaymaması en büyük günahtır" Eyvah dedim. şoförümüzün de yardımıyla.BYE" TÜRKÇE İKlNCÎ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER İNGİLİZCE'YLE BİLİM OLMAZ Yeni Şafak. 'Sinanoğlu'nun Teorileri' diye çeşitli makaleler. insan ilişkilerine. Gittim bunları İsviçre'de notere mühürletip kasaya kilitledim.. Fakat o ka^ar büyük bir iş ki. Halbuki. Oktay Sinanoğlu ile buluşmak üzere Yıldız Teknik Üniversitesi'ne giderken. Çuval çuval defterler doldu. uzun boylu. Eski teoriler bunları izah etmiyor. O kitabı bir yerlere koymuştum. zihnimde yer etmişti. Sonra bir kaç tane. Fizik Temel Kanunu'ndan ya da matematik formülünü bulduğumuz zaman bunların şak şak çıkması lâzım. Prof. Kimyanın anahtarı ortaya çıktı. ak saçlı bir nine girdi rüyama. Ondan sonra üç beş sene bakmadım. moîeküler biyolojinin bir kaç dalında. Herkes diyor ki "Sinanoğlu geri geldi. kitaplarda bölümler çıktı. Bu geometrik yapıların Nicem Mekaniğinden çıkması lâzım.. Sinanoğlu'nun son zamanlarda yaptığı teori. Dr. Teorilerim makeleler halinde yayınlandıktan sonra bunlar hakkında kitaplar yazanlar oldu. Samiha hanım bana bir kitap vermişti. Batı'da neyin eksik. birtakım siyasi meselelere. trafik konusundaki görgümüzü artırıyoruz. bizde neyin fazla (ya da tam tersi) olduğuna. Muhterem Sâmiha Ayverdi Hanım. Matematik yollardan öyle bir define bulmuşum ki kazdıkça çıkıyor. ama çıkmıyor. Önce matematiksel temeller yazacağım sonra da kimyasal temeller dedim. kimya biliminin yeniden ele alınmasını gerektirecek kadar önemli bir teori. toplumsal tartışmalara girebilirsiniz.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Açtım okudum. Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'nde küçük bir oda. O kaideleri de resimli olarak yaptım. "Hayır" dedi. 370 371 . Kimsenin aklına gelmeyecek şeyler. İşe sıfırdan başladım. çocukların bile kullanabileceği formüller türettim. Türkiye'nin en büyük meselesinin ilim olduğunu her fırsatta söyleyen Mehmet Niyazi Bey'in bir vesileyle "Almanya'da filân üniversitede 'SinanoğluKanunları' diye bir kitap gördüğünü söylemesi. Odada. Bir kaç gece rüyama girip "o kitabı oku" dedi. 21 Eylül 1997 Prof. 15 kadar makale çıkarmam lâzımdı. Dr. toplantılarda tebliğ ettim. 60'lardan bugüne bir çok yeni madde keşfedildi. fiziğin. Bu teoriyi şöyle anlatıyor Sinanoğlu: "Kimyasal bileşiklerin moleküllerinde geometrik yapılar vardır. Oturdum birikimleri kitaba döktüm. bana. Ancak bizim konumuz eğitim.. 15 dakikalık yolu 45 dakikada kat ederek. kimyanın. Hâl ü hatırdan sonra bunu sordum Sinanoğlu Hoca'ya. 181 tane teoriden bir kaç kural çıktı. güleç yüzlü bir adam. Sinanoğlu'nun bilime katkısı. Ak Saçlı Bir Nine Rüyama Girdi Sonra bir yılbaşı gecesi. matematiğini yazsan kimyacılara anlatamazsın.. "Benim yazdığım bir kitaba 'Sinanoğlu Kanunları' diye bir isim koymam yakışık almaz. Ne ise sonra oturup bir kısmını yazdım. Şimdi bunları oturup yazmak lâzımdı ve tüm Kimyayı bunlardan türetmek gerekiyordu. Şimdi kimyacılara yazsan matematikçilere anlatmazsın.

BÎR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Bütün dilleri incelersen bilime en uygun dilin Türkçe olduğu görülür. Halbuki çocuk bilime merak sarmış. çocuklarını buraya göndermek için. O sene İngilizce öğrenmeye çalışırken bildiğini de unutuyor. Çocuk fiziğin Türkçesini zor anlarken. Amerikan propagandası yapılıyor. bir çok Türk asıllı bilim adamından sözediyor. Türkçe matematik gibi bir dil. Bir kelime on tane manaya geliyor. Onun için adlarının baş harflerini koyuyorlar. Bunların ortak noktası Türkçe konuşmaktır. Bilimde bir şey bulmuşsun adını koyacaksın. iTÜ'den artık ümidi kesmiş. Veliler paralarını harcıyor. Kolej çıkardılar. İngilizce ile cebelleşip duruyor. bir şeyler yapıyor. Bunları uzun senelerdir söylüyorum. ikincisi. İngiliz. Bu dili öğrenmeye çalışıyor. mesleğe göre. ancak insanların bilimi. bizim de çok sayıda akademik unvanlı insanlarımız var. İngilizce'sini anlayacağım diye uğraşacak.Hevesi varsa bir kaç tane öğrensin. *** Sinanoğlu'nun eğitim ve öğretimde en çok dikkat çekmek istediği. yabancı dili öğrenmenin. Eğitimdeki en önemli sorunun yabancı dille eğitim olduğunu." yazdığı zaman nihayet Türkiye etkileniyor. Bizim imkânlarımız o kadar bol mu ki Yüzde 30'unu buna ayırıyoruz? İlle de yabancı dil öğrenecekse diğer 372 373 . Ama Amerikancada çok zorluk çekiyorsun. bir insan bir şeyi kendi dilinden daha iyi öğrenir. Amerikalı bir kaç adam da 'Türkçe bilime en uygun dildir. çok faydalı olabileceğini. eğitimi kendi dillerinden yapmaları gerektiğini vurguluyor: . Artık oradan büyük adam yetişmeyecek" diyor. Prof. kuralı kaidesi de yok. Bu arada.Matematiğe özel bir yatkınlık var bizim millette. katıldığı her platformda konuştuğu. saçma sapan bir şeydir. Bunu kendileri de biliyor. sömürgelerin bile artık terk ettiği bu yolun. Sinanoğlu'na göre eksiğimiz yok. Bu da Türkçe'dir. Bu konudaki kaygılarını en 'koyu' kelimelerle ifade ediyor: . fiimdi Türkiye'de çok ilginç bir şey var. Hazırlık sınıflarına bakalım: Dünyada herkes üniversiteyi üç dört senede okuyor. dünya sıralamalarının gerilerinde kalıyoruz. Ancak. "İTÜ yabancı dille eğitime geçti. Bu yatkınlık ırktan kaynaklanamaz.Birincisi. Türkiye'de yapılabilecek en büyük kötülüklerden olduğunu belirtiyor. Ama. plânlı olarak yapılıyor. bilim söz konusu olduğunda. fiimdi bunlarla uğraşırken tarzanca İngilizce ile doğru dürüst ingilizce bilmeyen birisi tarafından ders verilecek. bizde ise beş sene okuyor. fazlamız var. bilhassa matematikte dünya standartlarının üstünde. Sırf İngilizce öğrenmek için. Matematiksel kaidesi olmayan beş dilden kırma.BYE" TÜRKÇE ÖdNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER Başka ülkelerdeki gibi. Batıda özellikle matematik alanında ya da matematikten yola çıkarak diğer alanlarda büyük işler başaran çok sayıda bilim adamımız olduğunu anlatıyor. Kendinize gelin kardeşim. yazdığı her yerde vurguladığı sorun eğitimin diliyle ilgili. çocuğunuzu düşünün. Bir sene hazırlık sınıfı okutuyorlar. Ama bilim yapmak için mühim olan p işi öğrenmek. Sonra devam ediyor: . Bilim ortamiannda karşılaştığı. "Neyimiz eksik?" diye soruyorum Sinanoğlu'na. İngilizce'sinin kendisi pespaye. Bunların bazısı Orta Asya'daki Türk Cumhuriyetleri'nden bazısı Azeri. Çünkü matematiğe en fazla benzeyen dil bilim dilidir. Çocuk İngilizce öğrenmeye başlıyor. ♦*♦ Sinanoğlu. Misyoner okulu gibi bir şey. En elverişsiz olan dil İngilizcedir. İTÜ'den yetişip.

yok. sözlüğü yazmış. Sizleri değerli ilim ada- 374 375 . Sinanoğlu. Bu yüzden. *** Komünist Ülkelerde Bile Yok Bir kaç aydır yurtdışında bulunan Sinanoğlu Hoca. bu işte bir kasıt olduğunu düşünüyor. Bunu Romalılar 2 bin yıl önce uygulamış. Türkiye'ye biçilen kaftan budur. kendine hamal yaparsın. insan düşünmeyi öğrenir. dil şuurundan kültür kimliğine. Oktay Sinanoğlu ile Doğudan Batıya. O da Türkiye'dir. Bir milletin kafasını kesmek yerine kültürel soykırıma uğratır. Ancak söyledikleri. dönüyor dolaşıyor. Ne dediğini anlamayan insanlar yerine kafası çalışan insanlar yetişir. Türkçe bilim. Dini hiçbir tarafı olmayan nikâhı dünyanın bir tek ülkesinde gördüm. ABD'ye giderek üstün başarı elde etmiş. bu alanda kat edememiş. tartışmaların tam ortasına isabet ediyor: Herkesin yabancı dilde eğitim gibi bir kültürel katliamı bertaraf etmekle uğraşması gerekirken. Politikaya girmeye hiç niyetlenmediğini söylüyor. Türkiye. Sinanoğlu'na göre o zamanlar dünyadaki en iyi eğitim sistemlerinden birini uygulayan Türkiye'ye. Sinanoğlu orada. özelleştirme. YABANCI DİLLE EĞİTİM İHANETTİR Kültür Dünyası. Matematikle.Osman Olcay. eğitimin gerçek anlamda milli olması için gayret sarf etmiş. "Komünist ülkelerde bile" yok diyor. O ülkenin insanlarına dilini unutturursun." ingilizce ile eğitim Türkiye'de ilk kez Sinanoğlu Hocanın da orta öğretimini yaptığı. Eğer bir sene fazla okutacaksan mesleği ne olursa olsun matematik okut. kesintisiz eğitimle ilgili tartışmaları biraz uzaktan izlemiş. bilimde kat ettiği mesafenin binde birini. bilgisayar okut. işin en kötü tarafının da. TED Yenişehir Lisesi'nde başlamış. Dr. Komünistlerde bile yok. ondan sonra hamallık. yok başörtüsü gibi garip tartışmalarla uğraşmasını çılgınlık olarak değerlendiriyor. Buralarda her konu için tercüman yetiştirilsin. Söz ister istemez.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . O zaman dünyanın önüne geçeriz. sekiz. küreselleşme deyip bütün'malına mülküne el koyarsın. politikaya geliyor. bu konularda saptırılmıştır. böyle bir eğitime "Milli Eğitim" demek olduğunu kaydediyor. Kasım 1997 Dünyaca ünlü ilim ve irfan adamı Prof. onurlu bir millet olma konumunun değerlendirilmesine kadar bir düşünce çeşitlemesi sohbeti yaptık. üç artı beş. Sinanoğlu. Türkiye'nin sağlıklı bir eğitim sistemine kavuşturulması konusunda. Politikaya girmeyi düşünüp düşünmediğini soruyorum. O da bu topraklardan Türk ve Müslüman adını tamamen silmektir. Türkçe eğitimle. Bilimle uğraştığı kadar. "Resmi ziyafette devlet adamları Kazak takkesi ile geliyor ve yemek sonrasında dua ediyorlardı. Bir toplumu tarihten silmenin tek bir yolu vardır. Türkiye'yi yönetenlerden hiç ümitli değil.BYE" TÜRKÇE ÖCİNCÎ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER ülkelerin yaptığı gibi yabancı diller yüksek okulları açarsın. kendi kendine seferberlik ilân etmiş. Öbür tarafta Türkiye götürülüyor. Amerikan ve İngiliz danışmanlar vasıtasıyla. bulaşıkçılık yaptırırsın. önde gelen siyasilere meseleyi anlatmış ama. Demokrasi adı altında abuk sabuk işlerle milleti meşgul ediyorlar. daha üst tabakası da acentalık yapar. Buradaki gayeyi görmek lâzım. dünyadaki en kötü sistemlerden olan Amerikan sistemi ithal edilmiş. Bu arada.

Doğudan batıya birçok devletle içli dışlı olduk. Yalandan gıda maddelerimizi de onlardan alırız.BYE" TÜRKÇE İKtNCÎ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER mimiz Oktay Sinanoğlu'nun geniş ufuklu bakış açısı ile başbaşa bırakıyoruz. sessiz sedasız sömürge gibi yönetirler. Avrupa bize eski Roma. hiç düşünmeyen. Bura- 376 377 . Türkiye'ye yapılanlar aklıma geldikçe onlara çok kızardım.. kafaların ise Amerikan acentası" olmasını istemeyenlerin bu kıssadan hisse alacağını umarız. İmkânları. başkaları ona saygı duysun. Batıda yaşayan ve orada büyük bir itibar gören bir ilim-irfan adamı olmanıza rağmen.Biz daha çok ülkemizden Batıya bakmadayız. Bu insanlar için de böyle ona buna yalvaran. Onun için Türkiye'nin lâfı geçmez. rakip olacak halden çıkardılar. karmaşık ve çok yönlü bir ülke.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Farklı görüntüler var. Ameri ka'nın 270 milyon nüfusu vardır ve bu insanların hiçbir şeyden haberi yoktur. sadece tüketen bir toplum oluşturulmuş. Bunlar birçok imparatorluk kurmuş. Bir ülkenin lâfının geçmesi için. hiçbir şeyine sahip olmayan.. Hatta benzer bazı sıkıntıları. bunu başka ülkelere de yaparlar. . dalaverelerle Türkiye'yi kendilerine tehlike. birkaç yüzyıl öncesinde yaşayan barbar kavimlerin devamı niteliğindedir. Televizyonların 100 kanalından 99'unda cinayet. yavaş yavaş Türkiye'yi içinden kurutup. bunların hiçbir şey den haberi yok. yönünün obuası. Adeta. ne olduğunu bilecek ki. Biraz alta indiğiniz zaman medeniyet kültür diye bir şey yoktur. tahsilleri. gençleri dinamik: Bunlar uyanmasın dikkat edelim. Batının (bizim bilemediğimiz) kaç yüzü var sizce? . Böyle olmazsa kimse size itibar etmez. . bu Baü toplumları bize medeniyet diye yutturulmuştur. bunlar çok kuvvetli ve her balam dan çok üstün vasıflıdırlar. Benzer şeyler başka ülkelerde de yapıldı. Amerika denilince insanların aklına Holivut (" Hollyvvood" ) gelir. fiimdi. fiöyle görünmüyor. Nitekim çok hızlı bir şekilde.. Türkiye Batı için çantada kekliktir. Oysa eski Roma dedikleri Akdeniz'de iki adacık gibidir. görünmüyor. Amerika gibi ülkelerin ciğe rini biliyorum sayılabilir. ne de itibarı olur. Türkiye'nin "Batı için ahmak bir pazar yeri. Onun için Türkiye'nin ne sözü geçer. uyuşturucu. kendisine itibar etmesi gerekir. yan şaka ama aslında ciddi. itibarlı olması için önce kendisini "bilmesi. Hatta. Bu Türkiye için de böyledir. Çünkü dışarıda işi bitmiş olarak değerlendirilmektedir. onlar da çekiyor. Bir insanın kendi haysiyeti olacak. • Yaptığım konuşmalarda. hedeflerinin. ikincisi. Bakın. Türkiye'ye ahmak bir pazar yeri olarak bakılmaktadır. Yani millet tamamen cahil bırakılmış.Batıyı çok iyi bilen. Zamanla anladım ki. bu sık sık karşılaştığım bir sorudur. Hem bu ülkelerin ilim camiası ile hem de bu ülkelerin üst tabaka yöneti cileri ile haşır neşir olduk. bunun cevabı tek kelimedir. becerileri vs. Oysa bunlarda medeniyet üst düzeyde okumuş. ahmakça tüketim yapan bir pazar olmaktayız. Hatta ben. Oysa Amerika. yazmış vasıflı insanlarda vardır. kişiliksiz adama kimse itibar etmez. diye yazılar okudum dışarıda. insanlarını uyuştururlar. O zaman onlara acıdım bile. O ülke de. Aralarında dayanışma vardır ve kendi memleketlerini. Batıya ağır eleştiriler yöneltiyorsunuz... Bu bir. Ayrıca. Yunan medeniyetinin devamı diye yutturulur. dalavere ve ahlâksızlıktan başka şey göremezsiniz. tamamıyla. Bende. Tütünlerimize de el koydular. şöyle derim: Üzülmeyin uzun uzun anlatacak değilim. Ama bugün artık 40-50 senedir. Batıdan ülkemize bakınca nasıl bir manzara görülüyor? Batı bizi önemsiyor mu? Buna ABD dahil tabii. 1-2 milyon insan vardır. İşi bitmek üzeredir. ne yapmak istediğini bilecek. Ta bii.

bizim gibi eski kültürlere ihtiyacı vardır. İngiliz ajanı Mr. bütün Avrupa'da "Keltler" denilen yabani kavimler vardır. saygı gibi insanî ilişkilerden de yoksundurlar. Siz İngilizlerin bakış açısıyla kendi tarihinizi öğreniyorsunuz. Bir tane Türkçe kalmayacak. hatta üzerine basarlar. yerine başka bir dille eğitim yapmak. arkasından Anadolu Liseleri. merhamet. Bu. Yakın zamanda yaşadığımız manzaraları hatırlıyorsunuz. öğreniyorlar. Bu çocuk hazırlık sınıfında az buçuk bir İngilizce öğreniyor. yardımcı olma gibi kavramlar yoktur.. kendi dininden. diline. Bakın çok yakındır bu. Ortadoğu Üniversitesi. Bunun tersine çalışanlar ise. Bu durumlarından kendileri de şikayetçi aslında. diğer öğrendikleri ile bağ kurmak gerekir. İnsan haklarından söz ederler ama fırsatını bulsalar milletleri dümdüz e-derler. 379 . İnsani ilişkilerden mahrum olanların mutlu olması mümkün değildir.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE-BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER ların dışında. sana bir dolar vereyim" diyerek iş yaptırırlar. ırkından olmayanları insandan saymazlar. siz de kalkıyorsunuz. Tabii İngilizce.' yabancı dili de onun yanında kullanıyorsan çok faydalıdır. daha sonra bu bilgileri onlardan tekrar öğreniriz.. Diyelim bir çocuğa fizik öğretiyorsunuz. dersleri -başka dillerde vermek yoktur. Yani bu tür eğitim imkansız.. insanlığı öğrenmesi için. Bunları iyi öğrenmek. İnsanların yıllarını köreltir. Amerika'da İngiltere'de yabancı dille eğitim yapmanın zararlarını anlatan tonlarca kitap bulursunuz. bunlar çorap söküğü gibi gitti. tasavvuf gibi insanlığı öğreten hasletlerimizi. hep Atatürkçü olarak konuşurlar. Bu işle görevli insanlar var. Bakın bunu kesin söylüyorum. Ama dünyanın hiçbir yerinde bir iki 378 sömürge hariç yabancı dili öğretmek için. Bilhassa ilk defa Atatürk'ün kurduğu okulda bunu yaptılar. tarih birikimlerimizi. hepsi İngilizce olacak. Yani arayış içindeki bu insanlar biraz insanlık tarafı olan şeylere sarılmaktadır. sen kendi dilini çok iyi biliyorsan. . Hatta kendi çocuğuna bile "Şu çöpü at. Yabancı dille eğitim yapan Türk okulu açma davası. insanî bilgilerimizi yasaklamak yerine dünyaya öğretmeliyiz. Yani. kendi dilini kaldırıp. O yüzden. vs. Hatta. Aksine Batının. Neyse. Nitekim. öğrenmekte olduğu dil ile çoeuğa fizik öğretmeye çalışıyorsunuz. Belki de biz.. Japon mistisizmine karşı büyük bir ilgi vardır. Yani bunların kökünde barbar kavimler vardır ye o barbarlık halen devam etmektedir. Zaten oralarda bu gibi şeyler yasak değil. tamamıyla Türk adını tarihten silmek için plânlanmıştır. Onu kullanıyorlar ama dediklerinin tersini yapıyorlar. Atatürkçü imiş bunlar. Acıma... Herkes bilir Atatürk'ün ilkelerinin başında Türk dilini korumak. bunlara kafa yormak. iki dil iki insan" gibi. Bizim millet bunu nasıl idrak edemiyor şaşıyorum. yabancı dille eğitim yapmak kadar zararlı bir şey yoktur. Konukomşuluk. Browning tarafından benim de gittiğim okulda başlatılmıştır. Bizim de.Siz. Çocuğunu Türkçe okutmak istesen. utanmadan çıkıp Atatürkçüyüz diye nutuk atıyorlar ortalıkta. Batının ilminden. Japon kültürüne. Bunlar.Evet bir de bazı şeyler derler. onu yaşatmak gelir. okutacak yer bulamayacaksın. gelişmelerinden faydalanabilirsiniz ama top yekûn Batıyı örnek almak yanlıştır. "Bir dil bilen bir insan. " iki dil bilen iki insan eder ama kendi dilini bilme yen eksi yüz insan eder" diyorsunuz. Aralarındaki ilişkiler ticaridir. Boğaziçi Üniversitesi. Bunu yapanlar da. öğretiyorlar. ayrıca ırkçıdırlar. Biz yabancı dile karşı değiliz. hiçbir şey öğrenemez. Birini perişan halde görseler dönüp bakmazlar. insanın yapısı böyledir. Bunda da başarılı olmak üzeredirler. Nasıl öğrenebilir? İnce kavramlar var. düşüncelerini öldürür. bugün batı ülkelerinin hepsinde. İyi de. . Bunu başka bir dilde nasıl yapar? Hele Boğaziçi gibi okullarda tarih okutuyorlar.

fizikte.BÎR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Her ülkenin anayasalarına aykırıdır. Nitekim Türkiye'de bugün düşünmek adeta bulamayacağın bir şey. düşünmesini bileceksin. Bati buralara Anatolia demek ister. anlamaz. paralan yok şu anda. vatan haini kimseler yetişir. Osmanlıyı böyle yöntemlerle batırmıştır. buralardan Türk Müslüman kavramım silmek için uğraşmıştır. Ha. Ondan sonra Ana dolu Lisesi. Sonunda bu yöntemlere başvurmuştur. Onların çok iyi kafası ça lışıyor. ortaokulunda kendi dilinde eğitim ve' rilmiyorsa o okullar oranın okulları değil. Hiç şakası yok bu işin. Dünya dilinin ingilizce olduğu falan yok. bilmem ne. Anadolu kelimesini Türkçe zannedenler var ama Türkçe değildir. bilmem ne koleji. yüz kat daha ileride. Bu teori değildir.. değil mi? . Türkiye demek istemez. Fransa'ya git. Bir de tamamıyla kendi kimliğinden . Her fırsatta bunu kullanır. Bunun hiç şakası yoktur. Bugün de Türkiye Cumhuriyetini yıkıp buralardan Türk Müslüman lâfını kaldırmak niyetinde. Ha. bütün dünyanın geçtiği yer Hot Banof Tren İstasyonudur. o kadar. Genellikle böyle bir sistemle yetişenler hiçbir şey bilmezler.Sadece yabancı dille eğitim gören.. Bunu ister devlet yapsın. Bir de Türkiye'de söylenenlere bakın: Efendim ingilizce dünya dili oluyor. yabancı dille eğitimdir. Dünyanın hiçbir memleketinde. Bilmediği bir dilden bir şeyleri öğrenmek ancak ezberlemekle olur. Gerçekler bunu gösteriyor kardeşim. tüylerim diken diken oluyor. Niye değildir? Kardeşim. Almanya da öyle. niye? Çünkü böyle bir hafiza kaybından geçmemiş çok şükür. Romanya'ya gidersek Romanya'da İngilizce bilen bulamazsın. çok var. Dilleri varmış.. Türkiye'ye yapılan en büyük ihanet. Adamlarda bilim bizden on kat. bir tek kelime ingilizce bulamazsın. Vahim bir durumdayız. 250 kelimelik bir İngilizce öğrenirler. kimyada bilmem nede adamların ekolleri var. Bunu herkes bitmelidir. Tamamen sömürge kafalı. Batının istediği de budur. bilim bakımından Türkiye'yi kaç kere cebinden çıkarır. Hititler'den bile eski. Çünkü bu surette ne yabancı dil öğrenilir. Türkiye'de insanlar böyle. elli kere ispat et. Ondan sonra sadece dükkânlarının isimlerini İngilizce yazarlar o kadar.kopar. Ve bu durdurulmadığı takdirde Türkiye diye bir şey kalmaz. fiimdi. Ama kültür bakımından. Aslı Anatolia dır Roma'nın buradaki eski eyaletinin adıdır. unutulmuş Yani. Önce kendi dilini bileceksin. fiu "Anadolu Lisesi" lâfina dikkat etmemiz lâzım. . gariban kalmış öyle insanlar var. İkinci Dünya Harbi'nden sonra bir Amerika ayakta kalmıştı. Ve düşünce kabiliyeti o yaşta çocukta yıpranır. kim yaparsa yapsın. Çok ya kın bir zamanda ne Türkiye Cumhuriyeti kalır. iki kere iki dört. bu da çat pattır. Zaten eskiden beri Haçlı seferleri. ne Türk lâfi ka lır.bir tek İngilizce kelimeye raslayamazsın. Bir kere eğitim açısından yasaktır. Bir de Anatolia diye bir kavim varmış buralarda. pınl pınl çalışıyor zekâ. Çünkü yâni böyle bir takım kavranılan ezberlemiş falan. biz de katılalım vs. Kim var? Böyle okullarda okuma mış. Bilimde. komplo teorisi değil dir. bugün başka bir dille eğitim yapan bir lise bulamazsın. Bu yüzden İngilizce işe yanyordu. bu ülkenin lisesinde. Almanya'ya isviçre'ye git. Türkiye'de akıllı insan yok mu? Var. mesela İsviçre'nin en işlek istasyonuna -ki. Bir yok. Dünyanın ne yanına 380 381 . Yabana dil eğitimi görenlerde düşünce kabiliyeti azalır. bu adamların tek vazifesi bu.Türk gibi değil hiçbir türlü düşünemez. O yüzden Anadolu Lisesi derken. Başka şeye yaramaz. ister cemâat yapsın. Anadolu Lisesi ne demek? Türk lisesi değil manasına kurulmuştur bunlar. Çünkü. misyoner okullarıdır. Türk gibi düşüne mez. ne de başka bir şey.BYE" TÜRKÇE ÎKÎNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER YÖK gibi kuruluşlarda.

barkını da elinden alacak. . Bazı dekanlar Yesevî takkesiyle okula geliyorlar. Yani Hıristiyanlıktır. başörtüsüne çatanlar yobaz arıyorlarsa önce bîr Batıya baksınlar. . ister dindar olsun. Oysa Amerikalılar dinlerine tamamıyla bağlıdırlar. Bugün Türkiye gittikçe kendi KiT'lerini. Ayrıca bu insanların çoğu da en üst tabakası hariç.. ne oluyor.. En büyük çelik fabrikaları. Bir Türk lafı istemiyor dolayısıyla Türkçeyi istemiyor. kıyafetine ne karışıyorsun. ABD'de bile. ortalık birbirine girer. kabul eder. Şimdi bunu ilericilik diye yapanlar sahtekârdırlar. İngilteresi olsun. Batı dediğin Fransası ol sun. ister miliyetçiyim desin. Hıristi yanlık.Batı medeniyetini oluşturan üç ana kaideden birisi din. dinsiz bir şey dünyanın hiçbir yerinde görmedim. maneviyatsız. üstelik tam yobazdırlar. bunlar ne geri millet!?" Hani bize öyle öğretmiş lerdi ki. Yakında yabancılar herkesin toprağını.Yâni dil ve kültür bir ülkenin varolma meselesidir. Kazak bakanlar falan geliyor. komünizm zamanında bile Kazakistan gibi ülkelerde bir ziyafet oluyor.. dünyanın hiçbir yerinde hatta komünist ülkelerde bile böyle şey olmaz. 382 383 . çeşitli mezhepler filan.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Elâlemin dinine. Çünkü insanlarda bir kimlik duygusu olur. kü reselleşme masallarını yutmuş.. hiçbir şey olmuyor. Bir tarih duygusu olur. artık medeni dünya böyle şeyleri bıraktı. kültür de mi? Yoo. Çünkü Müslümanlık artı Türklük olursa o millete herkes gelip de kafasına vura vura birçok şeyi yaptıramaz. O ülkeyi ahmak bir pazar yeri haline getirip sömüremez. bu işe derhal dur demeyen bir hükümet.Ölüm kalım durumundayız bugün. İki Müslümanlık istemiyor. hapse bile girer. Bu çok korkunç bir gidiştir. Sıkıysa birisi desin ki dinî simgeyle gelemezsin. evini.Şimdi bir kere şunu gördük ki. Türkiye'de yobaz diye ona buna çatanlar. varını yoğunu yabancılara satıyor. bunların ilericilikle hiçbir alâkası yoktur. Batı yobaz doludur. Gene Amerika'da New York Times'da çıkan bir ankete göre Amerika'da nüfusun yüzde 6O'ı dünyanın hâlâ yuvarlak olduğuna inanmıyor. Çünkü bu işle uğraşmayan bir hükümet millî olamaz. Batı bunu istemez. Yani ben Amerika'ya gittiğimde önce şaşırmıştım. onu diyen mahvolur. Kimse bunu ayıplamıyor. fakat sıra Türkiye 'ye gelince dini dışlarlar. O zaman belki millet anlar. Bunları yapmalarının bir tek gayesi vardır. "Aa. Bizim yerli aydınlar bunu bilir. biz de böyle şeyleri bırakacağız gibilerden bir eğitim gördük Türkiye'de. Bakın ben size misâl vereyim. özelleştirme. Bu çelişkiyi nasıl karşılıyorsunuz? . Ve tabii n'oluyor. acentacılık artıyor. ayıp değil mi? Yani hiç bir tarafı tuttuğum için söylemiyorum. engellemiyor. bu yabancı eğitim arttıkça ne oldu? Bilimde mi ilerledik. uçak fabrikaları hemen hemen hepsi devletin korumasındadrr oralarda. O da Batı burada iki şey istedi. "Allahü Ekber" deniliyor. Ama Yale Üniversitesi'nde musevi öğrenciler yahudi takkesiyle gelirdi okula. kendi başına kendi işini yapmaya kalkar. Ondan sonra Filistin gibi ola cağız. bağımsız olamaz. hepsinde millet dinine bağlıdır. her yemekten sonra dua ediliyor kardeşim. elâlemin takkesine. kimsenin Amerika'nın Avru pa'nın falan böyle işler yaptığı yok. Ve bu işlerle uğraşmayan. Olmadığı gibi.BYE" TÜRKÇE ÖCİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER bakarsan bak. hayret. Bu işin derhal hallolması lâzım. solcuyum desin. Dilsiz millet olmaz. adım attığın her taraf kilise. Bizdeki kadar ruhsuz. milleti uyuttular. inanmam. Demiştim ki. bilâkis geriledik. .

böyle birtakım temenniler var. çok uluslu şirketlerin dünyayla ticareti nin arttırılması. eşitlik filân olacaksa. Burası lâik. bize de özenecekler. ahlâk ölçüle rine. gönül hoşnutluğu gibi lâflar. Türkiye'de ise başka türlü yutturulmuştur: Herkes dilin den. diye. Çünkü insanlar arasında dünyada bir kardeşlik olacaksa. Milli eğitim siyaseti de budur. birbiriyle ilişkisi yok. temenniler. Birisi öbürünü yok ederse kültürünü. tütünün. fabrikan. Biz kendimizi takdim etmeyi bile bilmiyoruz. sizinle bütünleşelim düşüncesindeyiz. 384 385 . Türkiye'yi tamtacaklarmış.İngiliz Propagandasıdır. sen kendini tanıyor musun? Batının bile unuttuğu. kardeşlik olmaz. adama biraz yakınlık gösterseniz. Bunlar eksiklik çekiyor ama Doğuyu tanıdıkça bunlarda birtakım insanî kavramlar var. neyi tanıtacaksın. Bu konuyu nasıl yorumluyorsunuz? . Bunların hiçbirini Batı dillerinde bulamazsın. Amerika'ya yalvaralım düşüncesi yanlış ve sakattır.Bu çizdiğiniz dehşet verici manzara karşısında biz hâlâ batının eşiğinde ne olur alın bizi batıya. Orada en çok geçen lâf. Bir vatan böyle teslim edilir. böyle kavramlar yoktur. falan. herkes aynı oluyor. sırnaşmazsak onlar bizi öğrenmek ister. gibi yutturulmuştur. Şimdi biz alışmışız tabi. diye Doğuya özeniyorlar. çeşitli ülkelerle ticaret mânâsında kullanılan bir lâftır. Amerika lâik. 0 mânâda küreselleşme diye bir şey yoktur. o zaman o eşitlik. Yoksa aman Avrupa'ya yatvarahm. geçmiş olsun. hazine arazin ne varsa yabancıların olmaktadır. 50 senedir Türkiye'nin dış si yaseti de budur. Onun için herkes kendi kültür değerlerine. bin senedir Türkçeleşmiş yer adlarına. Biz kendimizi bilmeliyiz önce. kendi kimlikle rine çok daha sahip oluyorlar. Biz de kendimize sahip olsak. Bilâkis şu anda bütün ülkeler kendi dillerine. Şimdi bunun eksikliğini batı dünyası da fark etmeye başladı. dininden vazgeçti. sıhhat dileyen lâflar. Batılı gönül kelimesini tanımı yor. kültüründen. herifler -içimizdeki Türk düşmanları. . haysiyetini. o mânâda. İngilizce karşılığını bulamazsın. böyle islâmi değerler bunların hepsi de beraber gider. Hani lâikti? Bizde de Allahü Ekber yazsak kıyamet kopar. Türkiye ve Türkçe bir gün bütün dünyada itibar gören bir dil ve ülke olacak.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . hepsi budur. . dilini. Amerika'nın parasının üstünde bile "Biz Tanrı'ya inanıyoruz"'yazıyor. Kendimizi bilirsek. bilmiyor demiştiniz. kültürlerine. Maddi bir saltanat süren batı manevi yönden iflas etmiş denebilir mi? . Çünkü insanların şevkati yok. Bizim yapmamız gereken bu dur. diline ve dinine daha çok sarılmalı ve herkes eşit durumda birbiriyle ilişkisini arttırmalıdır.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER . Sonunda ola ola neyin varsa. insanlık gösterseniz adam şüphelenir benden kaç para istiyor. Tabii çok manidar. bu ancak herkesin kendi kimliğine. İnsanlara iyi şeyler. İnsanlar böyle yaşıyor. tarımın.Bir TV konuşmanızda. kurdukları gizli cemiyetlerin vatan hainliği propagandasıâır.Küreselleşme.Sizin bir ütopyanız da var.özenti olsun diye yahut da kasıtlı olarak bunları eski Yunanca adlarına çeviriyorlar. Onun için yabancı dille eğitim deyip de sonunda Türkçe gidince gönülmüş. adam olursak haysiyetli insanlar olursak ona buna yılışmazsak. milletler. ara ara. işte adam Tanrı'sının adını parasının üstünde yazmış. kendi haysiyetine sahip olmasıyla mümkün olur. onun tanrısı paradır. şeriat geliyor diye. Bu tamamıyla Amerikan . diyorsunuz. böyle incelikler. ülkeler arasında yalan alışveriş. birisi hasta olsa geçmiş olsu» diyeceğiz.Türkçe'de öyle kelimeler vardır ki mesela millî kültü rümüzden gelen yerleşmiş halk arasında kullanılan birtakım lâflar estağfurullah falan. Ne bileyim afiyet olsun. estağfurullahmış.

Şimdi hangisini bulmak daha kolay Türkçe'sini mi. der ki: Sokakta konuşulan İngilizcenin bile yüzde altmışı Latince. İngilizce'sini mi? ingilizce'sini bulamazsın çünkü İngilizce'de kelime türetme yeteneği kalmamıştır. o zaman Türkiye dünyanın en büyük devletlerinden biri olacak. Geriye kalıyor beş on kelime. kökenimiz orada. kültürel benzerliğimiz. İngiliz dediğin budur. Bir dilin bilgisayara da bilime de uygun olması için şartlardan bir tanesi okunduğu gibi yazılmak ve yazıldığı gibi okunmalı. hangi dil olsa falan. Bir de bilimsel açıdan birkaç dil öğrenmeye çalıştık orada burada. Biz niye Türkçe diyoruz. bir kere ben kendimi Türk sayıyorum.Dediğim gibi.. ağaçlarda yaşayan yabani bir kavim.. Türk dünyası bir sürü kaynaklara sahip. kendi işimize sahip çıkabilsek yani ona buna köle olma hevesinden vazgeçebilsek. Türkçe yazıldığı gibi okunması. okun duğu gibi yazılması şartına uyan bir dil. toplantılar için bir prtak bilim dili olsa. Şimdi eğitim dili İngilizce oldu.. "İngiltere hiç bir şey üretmiyor ama bugün İngilterj 'nin en büyük gelir kaynağı İngilizce öğretimi ve İngilizce kitaplarını başka ülkelere satmak" gibi lâflar etmiş. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir nimet yok. Bu İngilizlerin dili ile mi olur? İn giliz dili dediğin böyle birkaç dilin kırması. Bunu Batılılar da söy lüyor. Şimdi bu yolla dışarıya giden paralan 386 387 .. Bilim a- damlan haçlı kafasından falan sıyrılıp dilleri bir inceleseler bir tek sonuca varırlar. böyle demiş" filân diyorlar. Bir kere bunun bir takım şartları var. Müslümanlığımızı hatırlarsak bir taraftan İslam dünyasıyla tarihi. onurlu bir ülke olarak ulaşmak için sosyo-ekonomik ve siyasi yönden nasıl bir atılım yapmak zorundayız? . liseye bile ders kitaplan İngiltere'den ithal geliyor. yüz de on Almancadır. tabii vazgeçilmesin diye propaganda yapılıyor içeriden ve dışarıda. bilim diline en uygun dil Türkçe. Ben Türküm ve bununla iftihar ediyorum. Türk dünyası açıldı. kendimize gelmek ve 2000 7/ yıllara ve ötesine güçlü. bu fırsatlar çıkmamıştır.Şimdi şu var: Türkiye birkaç sene evvel çok önemli bir kavşak noktasına geldi. Almanca'si. şu oldu. bu oldu. Dünyanın hiçbir ülkesine karşımıza çıkan bu nimetler. o da İngiliz ce'nin eski lâfları. O zaman bunun admı kim koyacak. . Şimdi İngilizlerin meclisinde bir adam kalkmış. 30 dolar. Bakın La tince dil kitaplarına.. Japonca'sından tut da Fransızca'sı. Birtakım imkânlar çıktı önümüze kendiliğinden. Bu ticari bakımdan da olabilir. Önümüzde iki yol açıldı. biraz kendimizi bilsek... Bu durumda biz biraz kendimizi toparlasak. kendi irademizle. Gayet kolay kaale alman ülkelerden biri haline gelebilir. İbn-i Sina dünyaya bilim öğretiyormuş. .BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER Bu tezinizin gerçekleşmesinden ümitli misiniz? Buna bağlı olarak kendimiz olmak. ortak taraflarımız çıkıyor. Öbür taraftan Türkçe. O zaman bakıyoruz ki şöyle bir tarafsız düşünelim. kendimizi zorlayalım. Köken itibarıyla.. tanesi 20 dolar. ondan sonra "Aa. Bu dilleri karşılaştırma imkânımız var. yüzde yirmisi filân Fransızca. mesela bazı yayınlar. Aynı yıllarda Farabi. tarihimiz. Biz bunu otuz senedir söylüyorduk ama geçenlerde Amerikalı bir uzman böyle bir lâf etmiş. Bir şeyler yaratıyorsun ve birtakım kavramlar türetiyorsun. Ya orada kalmış.Türkçe bilim dili olurdu olmazdı diyenler var. Zaten İngilizce bir dil değil. o işi yapan koyacak. Matematiksel açıdan karşılaştırma imkânımız var. kültürel bakımdan da olabilir.BİR NEV-YORK RÜYASI: "RYE . ortaya. başkaları kendini ne sayarsa saysın. Bir taraftan Avrupalıyla da çok iyi haşır neşir olabiliyoruz. birkaç sene içinde gelebilir hiç mesele değil. ya burada kalmış. Devamlı dilimizde bir takım yeni kavramlar ortaya çıkar.

Farsça. kimya. Arapça almıştır ama matematiksel ya pısı değişmemiş. nasıl bir dil olabilir" deseler ve de Haçlı kafatasından kendilerini kurtarabilseler. adı "Electron Correlation". eski Yunanca'dan türetiyorlardı. bir çeşit matematiktir.İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Laser oluyor. Ayrıca Türkçe ile çok ilgilisiniz ve bilim için en uygun dil diyorsunuz. Kuramını yapmıştım. Bunların hepsini topla Türkiye'deki eğitim bütçesinin birkaç katı çıkıyor. "slowly". eminim ki Türkçe gibi bir dili ya da Türk dillerinden birini seçerler. %20'si Fransızca. "Correlation" on tane ayrı mânâya gelen bir kelime. bunu da bozmaya çalışıyorlar ama.Dış ülkelerde bir sürü fizik. teorileriniz var.Türkçe çok eski ve zengin bir dil oysa değil mi? . kökler. Nasıl koyacağız? İngilizce'de kelime türet me yeteneği yok.Gerçekten Türkçe bilim dili olmak için en uygun diller den mi? .. Bir de bu özelliği var Türkçe'nin. hatta tahsilli Amerikalı dahi anlamaz. Light Amplification filan. Bir örnek vereyim: Benim yaptığım kuramlardan bir tanesi elektronların -ben eksicik derim. Ayrıca şimdiki yazı mızın bir özelliği daha var.Dünyanın el üstünde tuttuğu bir bilim adamısınız. o kadar. yazdığın gibi okur. çünkü İngilizce diye bir dil yok. Ben oturup Türkçelerini de bulu yorum. Ne için gönderiyor belli değil. %10'u Almanca. Dille ilginiz nereden? . Kavramı siz yaratınca admı da siz koyuyorsunuz. meselâ "slow". "eksiciklerin kaçınımı" dedim buna da. Bu kullanılıyorsa dilbilimcilere göre o dil perişan halde demektir.Türkçe. yani RAM mesela. Ben diyorum ki dünyadaki bilim adamları oturup "Ortak bir yayın dili lazım. Aklımızı başımıza toplamazsak durum vahim yani. sokaktaki Amerikalıya "RAM" dediniz mi "koç"tan söz ediyorsunuz sanır. . Senede otuz bin dolar adam başı. Bakın. Latince'de de vardır bunlar. moleküler biyoloji formülleri çıkardık. %60'ı Latin ce. Eskiden Latince'den. devlet hem de. hepsi de geometriktir. Sokaktaki bir şoföre söylesem ekşili bir şeylerin birbirinden kaçış olayı diye gözünün önüne bir şey gelir. Bir memleket böyle batırılır işte!. ondan sonra bunlar etrafında ekoller gelişti. Çok komik misâller de çıkıyor: Bilgisayarda kullanılan "Random Access Memory". bizim teoriyi takip edenler oldu.Bizim bütün sülâle dilci olduğu için çocukluktan beri çok meraklıyım. Çok akıllı birileri bir şey ürettiğinde Latince ve Yunanca bilmediğinden terimi nasıl üretecek? Uzunca bir cümle kuruyor. çünkü benim için dil.. on bin senelik ve matematiksel yapısı hiç de ğişmemiş bir dil. . Bilim dünyasına kazandırdığınız kuramlarınız. takılar var. okuduğun gibi yazarsın. İngilizce'de kendinden kelime türetme yeteneği kalmamış.birbirinden aradaki itmelerle kaçışması olayı.. Kurallara göre kelimeyi türetirsin. böyle bir anlamı da vardır. molekül yapısına bunlar tesir ediyor. Şimdi bilimde ağırlık ABD'ye geçtiğinden ve ABD'de ortaöğ- retim zayıf olduğundan türetemiyorsunuz. sokaktaki adam da anlayabilir bunu.BYE" TÜRKÇE bir hesap et. Türkçe'nin ses uyumları var. 389 388 . Sokaktaki Amerikalı.... Ondan sonra araştırma için para istesen beş kuruş para yok. Baş harflerini alıyor. 5 bin kişiyi Amerika'ya gönderiyorlar. TÜRKÇE BİLİM DİLİ OLSUN Tempo. 1997 . her ülkenin dilini biraz öğrenmeye çalışırım..

matematikte dünyanın birincisi Rus ya. Türkiye'den 130 kişi gitti. Topyekün hayranız. . Bazı RP'liler arasında gördüğüm İngilizce ve İngiliz hayranlığını ben hiç kimsede görmedim. Peki madem İngilizce'yle oluyordu da niye bilim gelişmedi? Binlerce bilim adamı var şimdi Türkiye'de.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . takdir ediyorum.bütün millet İngilizce öğreniyor. Şimdi insanların bilim ya-_ pabilmeleri için bir haysiyetlerinin. Acaba bilimle dil arasında ilişki var mı? . sorunu çözebilmek için kendine gü venmek. Belki ma kale sayışma bakarak bir gıdım gitmiştir. Bir millete sen daha ortaokuldan. her kesimde var. .Türkiye. Romanya'da Balkan Fi zik Kurultayı oldu. İtalyanca oluyor bu iş. Niye bilim yok? Mesela doktora yaptırıyoruz.. Polonya'nın vardır. ama söylenmiyor.Çok sinsice giden dışarıdan güdümlü.Şimdi Türkiye'deki imkânlar aslında Romenlerde yok. radyo programlarında. örneğin anorganik kimyada dayanın bir numarası.. Oysa bunun tam tersi: Romanya'da bilim Türkiye'nin yüz kat ilerisinde. . Onun olması için dış siyaseti olması lazım. yok olmasının sistemli bir şekilde yapıldığını mı iddia ediyor sunuz? . . İçlerinde çok akıllı gençler var. milyonlarca dolarla İngiliz ve ABD üniversiteleri besleniyor. YÖK diyor ki: Dışa rıda yayın yapılacak Türkiye'de yayın yapmak neredeyse ya sak. Türkiye'nin kendini gösterdiği bir saha yok!. Siz ayrıca beş bin kişinin her yıl ABD 'ye gönderilmesine de kızıyorsunuz. yeni üniversiteler kuruluyor. üzülmeyin" diyorum. . Millete yutturdular. Yabancı lar yapıyor. gazetele- 390 391 . bir şeyler ezber ler oraya gelir. yok! Var. ortam da hazır. hiç bilim olmaması lâzım o halde diye düşünüyorlardı. bazı dallarda.Olmaz olur mu? Eylül ayında. Olması için sanayi siyaseti olması lâzım. en önemli ör nek Fransa.Ne cinneti? Toplu beyin ameliyatına uğradık. ilkokuldan dilini doğru öğretmezsen bilim adamı çıkmaz. devletin bilim araştırma siyaseti yok. Türkçe git gide daha çok bozuluyor.Toplu bir cinnet mi geçiriliyor? .Devletin bir bilim politikası da yok galiba. Bu kadar senedir bilim geri gitmiştir. ama her yiğidin bir yoğurt yeyişi vardır. bir şey var. Bir sürü paralar harcandı bilim için. hepsi de genç fi zikçiler. Şimdi bu mantıklı mı? ı . İtal ya'da bin kat ilerisinde. fsök şaşırdılar. içeride de yar dakçısı çok bol bir siyaset bu. Doktora da öğretilen bir şey vardır: Kendi kendine düşünüp soru sorabilmek. başka bir şey öğrenme sin. Romenler İngilizce bilmiyor. bilim açısından oldukça gerilerde. Rus ya'da matematik Rusça. Program yok. çok araştırınca bulunuyor: Bütün millet 250 ke limelik Tartanca İngilizcesi öğrensin. Ha..BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER . güven hislerinin olması ve gelişmesi lâzım..İngilizler 1953'te başladılar buna. Dışa rıda sorduğunuzda. Romanya'nın. ama önemsizdir bu. İtalya. O zaman bilimci olursun.. Bir kere bilimle eğitim düzeyi arasında çok büyük bir ilişki var. Bu ülkenin TV. -ben Amerikalılara "Size Marshall Planı uyguluyoruz.Hükümetin de bilerek mi yaptığını söylüyorsunuz? ..Türkçe'nin gittikçe daha anlaşılmaz hale gelmesinin.Dilini önemseyen birçok ülke görüyoruz. elli senedir Avrupa ve ABD'ye yalvanyoruz. Senin eğitim siyasetin var mı.

adına enstitü kurdular. askeri dönem. Büyükada'da bir ilkokulun duvarında iki satır yazı gördüm. çerçevesinde bir konuşma yapmıştınız. Meğerse o iki cümleymiş. Kurcaladı ğımda. Girdim içeri. projeyi erteledik diye. Atatürk'ün ömrünün yarısı misyoner okullarını kapatmakla geçmiş. sol hükümet. "Türk demek Türkçe demektir. Türkiye'nin her tarafından mektup. Gelen zatın da ne yapacağını baştan söyledim. O gün bugün her şey Japonca. Ertesi gün adam ölü bulunmuş. Bir-iki sene içinde YÖK'te birtakım komiteler kurdu. .Bizim milletten şikâyetimiz yok. her dönemde sağ hükümet. ne mutlu Türk'üm diyene". her daldan bilim adamları seçildi. İçime işlemişti söyledikleriniz. sarıldı öptü. Başkanlarından oluşan bir tane de Strateji Kurulu kurdu. kültürünü geliştirmektir.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Mehmet Sağlam YÖK'ün başına geldiğinde biri dedi ki. bir cümle değil. Sonunda nezaketen merhaba demeye gittim.. . Hem Türkçe hem İngilizce yayınlanacak çok ciddi araştırma sonuçlarını içeren dergilerle başlayalım dedik. alınıyor. cümle yanlış anlaşılabilir diyorum. Yunan Kleantis diye birisidir. Türkiye'de eğitim Türkçe olsun dediğinde hiçbir şey olamazsın. basma koydular. kimliğini.1995 'de Türkiye Yazarlar Birliği'nin Yılın Fikir Adamı ödülünü aldınız. hükümetle ilgili değil zaten.. " Ben "Aa.. 392 393 . Kaşıkla verdik ağzına. Niye? Türkçe dediğin anda sen kara listeye girersin. ..Mesela Japonya.. telefon geliyor. baktım ki yetkili insanlar bu işi bile rek ve haince yapıyor. Millet değil.Biraz da cahillikten ötürü dil önemsenmiyor diye düşü nüyoruz hep. Bir cümleye indirmişler!.Herkes hıyanet içinde o zaman. illa gel gör YÖK Başkanı'nı. Bütün üniversitelerden. TC'nin birinci vazifesi eğitimi Türkçe yapmaktır. . 1868'de Batılılaşalım lâfları başlayın ca tek bir kişi kalkıp japoncayla olmaz.. Ol maz. sizi buradan uçurur Kemal Gürüz 'ü YÖK Başkanı yaparlar. bu /-şi biter" dedim. başına da beni seçmişler. Ben "İyi hoş.. bir faks geldi bize. Bakın bir olay anlatayım. bir daha da kimseden böyle bir lâf çıkmamış. Bana Türkiye'de ne zaman gel şu işi yap dediler.. Her ülke için böyledir bu. yani kafaya alınmış. Burası Türk devleti ise birinci vazifen Türk dilini. İngilizce olsun demiş.. "Ne mutlu Türk'üm diyene" demiş. Atatürk onun için bu kurumlan kurmuştur. Gürüz gelmiş. Ben şikâyetçi değilim.mükemmel Fransızca bir mecburiyet. Sonradan öğrenmişler ki bu adam üç sene ABD'de ataşelik yapmış.Ben de otuz sene evvel öyle düşünüyordum. . Ben Atatürk'ün milliyetçiliği Ziya Gökalp'ten gelen kültür milliyetçiliğidir.Evet.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER rinde en kötü gazete ya da program olsun fark etmiyor. . Bizde fikir adamları pek kaale alınmıyor gali ba.. Yunanistan'a döndü.. Dedi ki: "Yirmi sene önce ABD'de doktora yaparken Türk öğrencilere bilim ve eğitim kendi dilinden olur. Hangi hükümet olursa olsun.. Altı ay sonra ABD'den döndüm. ne dersiniz? . Benim yetiştirdiğim en kötü doktora talebesi.. biraz kamuoyuna yayılmaya başladı neyse ki. önüme gelenle konuştum. hayret!" dedim.

fundamentalist. Sol deyince aklıma anti-emperyalist gelirdi. cevabını al dık.BYE" TÜRKÇE İKİNCÎ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER YABANCI DİLLE ÖĞRETİM İHANETTİR! Orkun Dergisi. Ne demek liberal? Yani. "Milliyetçilik eşittir anti-komünizm" haline getirilmiş bir çoğunun kafasında. faşistlik gibi menfi kavramlar çağrıştırılıyor ve gerçek milliyetçilik gözden düşürülüyor. anti-laik. Yirmi sene sonra da bu başarısından dolayı İngiltere Kraliçesinden madalya aldı. Bu ne biçim iştir. Ford'un Türk masasındaki adam yan buçuk Türkçe'siyle. birdenbire hiç yeri yokken bütün basında bu lâf geçer. gibi lâflar ürettiler. Bu Amerika'nın bilinen taktiğidir. ya komünist derler. Altı ay. Dil olmadan millet olmaz. Millet olmayınca da. Nasıl oluyor da komünistleri destekliyorsunuz?" dedim. o zaman uyandık. ne solculuktur. "Onlar liberal". . o da "solculuk eşittir anti-faşizm" den ibaret kalmış. Hatta buna tepki de vardı. Çok iyi bir milliyetçidir. Batının derdi ne komünizmdir. Başka da bir mânâsı yoktur. Fizikten matematikten ben de bahsetmek istiyorum Ama bir yanda dil gidiyor. Ayrıca. ilim sahanız apayrı bir dal üzerine ol duğu halde neden Türkçe 'yi bir dava haline getirdiniz? . gayr-ı millî. Ben liseden beri bu çemberin içerisindeyim.Bunu hep soruyorlar.Sayın Sinanoğlu. anti-komünisttir.Bir zamanlar milliyetçilerin düzenlediği toplantılarda. "Ne olacak?" dedi. 1 Mart 1998 . 1970'lerde Amerika'daki Ford Vakfı'mn merkezine gittim. alt tabakası hamal durumuna gelir. ne dinciliktir.Türkü tarihten silme çabasında dille ilgili olarak nasıl bir taktik uygulanıyor? . neden bilimden teknikten bahset miyorsun. dil olmadan hiç bir şey olmu yor. Şimdi milliyetçilik kelime olarak nasyonalizm diye tanıtılıyor. ya faşist derler. "Hani siz Türkiye'yi komünizme karşı koruyordunuz. yobaz. Çünkü burada yine dilin önemi ortaya çıkıyor. Şimdilerde durum değişti. diye sorduk. vb. Bahsedeceğiz de. orada da uyandık. Halbuki bir batı dilinde nasyonalizm deyince ırkçılık. Onu da değiştirmişler. Şimdilerde "fundamentalizm" buna örnektir. Orada bir kavramı kay dırmışlar. Milliyetçilik nasyonalizm kaynaklı olarak tercüme edilince ırkçılık. Bunlara. Şimdi de laik. Böyle âcil bir mesele karşısmda herkesin önce dille uğraşması lâzım. İngiliz ajanı Browning İngilizce eğitimi. bir Türk okulu olan Yenişehir Lisesinde başlattı. Dünyada Türkü tarihten silme çabası var.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Ha. Balon burada kelime oyunlarına dikkat etmek gerekiyor. şovenlik akla gelir. Üst tabakası acenta. 394 395 . Çünkü misyoner okullarının bir çoğunu Atatürk kapatmış. Bu vakıf Türkiye'de de epey faaliyetlerde bulundu. 1953'e kadar Türkiye'de İngilizce eğitim yapan bir tek Türk okulu yok. bir sene öncesinden bir kelime türetir. Bir de bakarsınız kendi basınımızda herkes papağan gibi tekrarlamaya başlamış. Solculara da yapmışlar aynı şeyi. toplum köleleşir. Bunları bütün dünyaya yayarlar. Milliyetçilik deyince ben ve benden önceki neslin anladığı farklı bir kavramdır. Ha. diye. gerici. Bir tek dertleri millî menfaatlerini düşünenlere düşmanlıkta. çok iyi milliyetçi olarak bilinen insanların değme masonlara taş çıkartan propagandalarını dinledik. Bir baktık ki sol da Amerikancı.

Nüfusları iyice azaldı. Öğrensinler. PKK gibi bütün yapılanların temelinde. Kendi dilini de unutur üstelik. Geriye alışveriş yapan robot köle takımı kalır. Arkadan tüccarların menfaatini korumak için asker gönderdi. Yüz dolarlık sahtekarlık için he men içeri atar süründürürler. Ortada dolaşan yabancı misyonerler olmadığı için tepki de almıyor. Havai'li biri yazıyor. hissiyatın. milleti aydınlatırlar. Bir kaç sömürge hariç. Bunun nereye varacağmı görmek için kâhin olmak şart değil. okumuş yazmışlar sloganlarla. Siyaset bilimciler. Yabancı markalar. çocuklarımız İngilizce öğrenmesinler mi? " diye sızlanırlar. ticaretti. neredeyse mahalle dükkânları bile ecnebileşti. Kıbrıs'ta. . ne o dersi. Osmanlının son dönemlerindeki gibi. Girdikleri yerlerde yaptıklarına bakın. fikrin hepsi diline bağlıdır. Deniliyor ki. 2000 mi. hiç bir Avrupa ülkesinde kendi dili yerine yabancı dille öğretim yapma yöntemi uygulanmaz.. felsefenin. Bıraktıkları. ya kalanma. Dilimiz. Endülüs'ü tarihten sildik. "İngilizce eğitimdi. Bunları alkole. Yabancı dille eğitim veren. Altı ay golf kulübü gibi bir 396 397 .BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . . "Aman efendim. küreselleşme. Daha sonra özellikle Türk okullarına çengel attılar.Batının medeniyeti. Hırsızlık.Batının ahlâk anlayışı mı bunları yaptırıyor? . ilericilik. Orada eski kralların aileleri hamallık yapıyor. O zaman bu okullara İstanbul'un tatlı su frengi zenginlerinin çocukları giderdi. Bunu da. Batmm iki ahlâk kaidesi vardır: Birincisi ne yaparsan yap yakalanma. dolarla alış verişler almış başını gidiyor. Karşınıza duyarsız tipler çıkar. başarıya ulaş da ne yaparsan yap. sosyal bilimciler. dalavere onlarca mubahtır. haritadan Türk adını silmek arzuları yatar. Böylece muazzam bir beyin yıkama programı uygulandı. yabancı yatırımdı derken adadaki her şey Amerika 'nın oldu. ahlâkı vahşet üzerine kurulmuş. Amerika önce oraya ingilizce öğretme kılıfıyla misyonerler gönderdi. Bosna'da. yani inancın. sanatın. Buna da epey yaklaştılar. Bizler misyoner okullarına gidenlere soğuk bakardık. Kendi yağları ile kavrulup gidiyorlardı. 2500 mü yıllarında bir tane bile kalmayacaklarmış. kültürümüz gitti" diye. kurslarda öğrensinler. Endülüs'te. Çünkü bu. baş örtüsüyle uğraşacaklarına Amerika'nın başka ülkelerde yaptıklarına baksalar. uyuşturucuya alıştırıp iyice sefil bir hale getirdiler. yabancı dille eğitime direnme görülüyor. yalan. her tarafta Anadolu Lisesi adıyla İngiliz misyonerliğini bize yaptırmaya başladılar. evvela pedagojik olarak son derece mahzurludur. Anlaşılmasın. derken tüccarlarını gönderdi. Ahlâk anlayıştan budur. Onlar bakmadığı için bunları konuşmak bana düşüyor. Ama adamın birinin iki milyar dolarlık yolsuzluğu ortaya çıktı. O anlayış Robert Kolej'den bize de girdi. Dil gidince bunların hepsi gider. yabancı dil dersinde. Ondan sonra tıbbi yardım vs. ikincisi yap ama büyük olsun. Bu özelleştirme. Robert Kolej. bin senedir de bunlarla uğraşıyoruz.Amerika 'nın dilini yok ederek sonuna getirdiği başka ülke var mı? Mesela Havai'e bakın. Batı diyor ki. Bir de baktık ki. Tek bir Müslüman bırakmak istemiyorlar. Havai'de yerli halkın gayet güzel bir kültürü vardı. Maliyeti bize ödetiliyor.BYE" TÜRKÇE İKİNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER 1950'lere gelene kadar. Sen Josef gibi bir kaç okul var. Dil milleti yüzdüren gemidir. beyin ameliyatı yapabildikleridir. çağdaşlık adıyla aşıladılar. ne İngilizce'yi dosdoğru öğrenebilir. Ama diğer dersleri İngilizce öğretmeye kalkarsanız.

Yirmi yıl sonra dindar dediğimiz çevre lerden "Müslüman gençlerin İngilizce öğrenip ilerlemesini ön lemek için" diyen biri çıktı. Doğu Türkistan'daki mağaralarda bulunan binlerce vesika okunup tercüme edilse dünyanın tarih görüşü değişir. biri gelip onlara "Solcu gençlerin İngilizce öğrenip ilerlemesini en gellemek için" dedi.ÎKİNCÎ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE -BYE" TÜRKÇE yerde yatıp dinlendi. Diline sahip olmayan insan vatanperver olamaz. Bu kadar tesadüf olamaz. İnsanlara hizmet. devlet anlayışı ile geliyorlar. Os.kalmadan silinip gitmişler. fob) gücüyle devlet olmuş. İşte bir millet böyle yok edilir. At üstünde kılıç sallamayla gelen bir milyon göçebenin sağlam müesseleriyle 600 senelik devlîft kurduğu nerede görülmüş? O şekilde mesela Avarlar gelmiş. Ancak güdümlü olanların dışındaki halk. kültür. dilini unutturunca bir kaç sene sonra adı tarihten silinir. Niye? Çünkü Osmanlı arşivlerini okumak için Amerika'dan. Uygurca'yı bilen binlerce uzman yetiştirip on binlerce vesikayı inceletmek lazım. Avrupa'yı duman etmişler. Osmanlıdan önceki bütün Türk devletlerinde de bu anlayış var. Sonra yüz sene içinde ta- rihten siliniyor. . liberal görüntülü. Ermeni asıllılar geliyor ve kendine yontuyor. Konuya sahip çıkan vatanperver dir.Sizin dil konusundaki mücadeleniz çeşitli çevrelerde nasıl karşılandı? .. sallanmış.Hiç şüphesiz. . kimi nasıl değerlen direceğimiz konusunda tereddüde düşüyoruz. Yan çizen. Ermeni kültürüne 399 398 . Batının anlayışı el attığı her şeyde kân arttmnaktır. Hititler nerede? Bin sene çok büyük medeniyet kuruyor. Kültürümüzün Yunan.Son zamanlarda. Milliyetçilik. Mısır'm soluğunu kesiyor. Ama elli sene sonra adlan sanlari. Kimse sormuyor. kimin maskeli olduğu nasıl anlaşılacak? . Tarihini. Türkiye'de Amerika'nın oluşturduğu sahte bir sol grup vardır. dışarıya çıktı. bir hükümdarın kendi halkının mutluluğu ve refahı için hizmet vermesi anlayışını tarihe ilk getiren Uygurlarda.70'lerde solcular tam konuya merak sarmışken. Bu adamlar için Cumhurbaşkanlığımızdan özel izin çıkıyor. Okuduğum ve gördüğüm kadarıyla bir devletin. Bunlar milli olan her şeye karşıdırlar. unutturan ve çarpıtan milletin düşmanıdır. Bu gayet açık seçiktir. Bu çevrelerin kurmakları bizi aforoz ettiler. sol gibi kavramları birileri yönlendirdiğine göre kimin samimî.Bütün bu anlatılanlara bakarak. Bizim tarihimizin iyi incelenmesi için İngilizce'yi bilen değil. Daha doğrusu haysiyetli olamaz. Göçebe olsa erir giderdi.. hangi çevreden olursa olsun meseleyi kavrıyor. Samimi bir solcu da olamaz. insanlar için bir şeyler yapmak onların anlayışında yoktur. Birileri ön ayak olursa. Bize ne yutturuyorlar? Osmanlı bin sene evvel. Misali çok. . Yâni dil mücadelemiz birilerini rahatsız etti. kjliç. nasıl oldu? Niye birden bire oldu? İşte böyle oldu. at üstünde gelmiş. Ta eskilere gidersek. sahip çıkacağı da anlaşılıyor.Milli menfaatlerimizi ilgilendiren meselelere sahip çı kışına göre değerlendireceğiz. Muazzam bir insanlık.inanlı arşivleri üzerinde çalışmalarını sağlamak lazım. Yine Osmanlıca bilen binlerce uzman yetiştirip. turizm amacıyla coğrafi bölgelerin isimlerinin değiştirilmesi gayretinin arkasında da bu oyunlar mı var? .

İrlandalı biri kitap yazmış. kilit mevkide bir kişi. 400 401 . Biz sizin eyaletinizdik. Ama kilit noktalara çeşitli kılıftaki gayrı-milli insanları yerleştirip yollan tıkamışlar.Arkada bir takım vardır. Fransa'da. kültürüne daha fazla sarı lıyor. Oysa bilimin her sahasında küçücük Romanya Türkiye'den yüz sene ileride. dedi.İngilizce eğitimin yaygınlaştığı oranda eğitimde sevi yenin düştüğü açıkça ortada iken Milli Eğitim Bakanlığı bünye sinde buna dur diyebilecek insanlar yok mu? . İrlan da'da da İngilizce eğitimin dayatıldığı dönemlerde çocuklar okula pırıl pırıl gözlerle. İngilizler. yani Anatolian. diyor. imkânlarımız var. . Yani burası eyalet olursa Türk eyaleti değil Anatolia eyaleti olacak. Bizimkiler dediler ki. Hangi hükümet olursa olsun bunlar değişmez. Fransızlar. Türk dememek için Anadolu lâfını kullanırlar. 250 kelime İngilizce bilen.Romanya'da ilmi bir kongreye gitmiştik. kovboyculuk. Bakanın haberi bile olmaz. taban masum) millilik olmaz faşistliktir. Almanya'da. Koskoca bir tarihiniz. cıvıl cıvıl kendi dillerini konuşarak başlıyorlardı. Yirmibeş yıl sonra bir başka grup. Bir bilim adamı olarak ne diyorsunuz? . Hamburger. Roma'da kimse İngilizce bilmez.Yabancı dille eğitimi savunanlardan.BYE" TÜRKÇE ÎKÎNCİ BÖLÜM: SÖYLEŞİLER dayandığını savunurlar. . gibi uydurma simgelerle milliyetçilik anlayışı uyandırmaya çalışıyorlar. Amerikan menfaatleri deyip duruyorlar. dinine. ilim dili olarak Türkçe 'nin yetersizliğini ileriye sürdü. gözleri donuk. bunlar ne biçim bilim adamı. Bizde de yapılmak istenen budur. beyin ameliyatı olmuşuz da ondan. İngilizce konuşmuyor lar. Üç beş sene içinde dünyanın en ileri ülkesi olabiliriz. Herkes kendi diline. Batı bunları kullanır. Biliyorsunuz bugün milli lâfını nasıl çekimlecek bir hale getirdiler.BtR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Elli senedir eğitimimize sinsi İngiliz tipler danışman olarak yön verir. Roma eyaletinin adı. siz koskoca bir ülkesiniz. koka ko la. İngilizler bu planı ikiyüz sene öncesinden yapmış. her zenginliğiniz var. Bu suretle taban milli düşünceden uzaklaştırılmaya çalışılıyor. Ama neden ilimde ileri değilsiniz? Niye ola cak. . Taktik aynı. Bunlar ilimde de ilerlememizi istemezler. Bir sürü genç yetişmiş. Romanyalılar da diyorlar ki. Adamlarını yetiştirir. Anadolu Liseleri denmesinin sebebi de budur. Bu sahte sol (taban bunun dışında. kilit noktalara koyar ve istediğini yaptırır. İs panya'da durum aynı. Amerikan milleti. başka da bir şeyden anlamayan bön takımı ortaya çıktı. milli lâfı günahtır.Bize bunları yaptıranlar kendi ülkelerinde de aynı dü şünceyi s/avunuyorlar mı? . Adamlar yatıp kalkıp. ümmet lâfını kullanmak lazım diyorlar.Tam tersi. Almanlar derse niz öyle. Öğrenimlerini bitirdikleri zaman. Kaza ile Türk diyeni hemen aforoz ederler. İngilizce'ye rastlamazsınız. enternasyonalizm olur.

şimdilerde Türkçe eğitim veren kurumların yabancı dille eğitim veren kurumlara üstünlüğünü ispatlamaya çalışıyor. "Eğitim sisteminin düzeltilmemesi halinde.EK:1 Basında Çıkan Haberler TÜRKLER AMERİKALILARDAN DAHA ZEKİ Milliyet. söylemiş. hem kimyayı öğrenemez. geriledi. Oktay Sinanoğlu (61) Türk insanının zekâsı konusunda Aziz Nesin'e katılmıyor. hem fiziği." . sonuç olarak da bilim ilerlemedi. Bizim millet hiç de aptal değil. Bu nedenle de Yıldız Teknik Üniversitesinde de uygulamalı matematik." görüşünde. Bu görkem ve gözlerden fışkıran bu zekâya karşın son derece mütevazı . kesinlikle Türkçe olması gerektiğini de vurgulayan Sinanoğlu'nun Türk Eğitim sistemi için öngördüğü formül şöyle: Türkçe olmak kaydıyla: Matematik + Bilim + Gönül. Biz bunu yaptık. örneğin bizim bakkal bana moleküler biyolojiyi anlatıyor. 30 Mayıs 1995 Dünyada son üçyüz yılda en genç profesör olma rekorunu 26 yaşında ele geçiren uluslararası alanda birçok formüle imza atan ve dâhi diye nitelendirilen Prof. asıl ABD halkının % 80-90'ı aptaldır. Sinanoğlu. Aptallık millette değil. en son ve en yeni formülünü Türk Eğitim Sistemi için yapmış. Sinanoğlu. Bunu da ekleseydi ya. Kullanılacak dilin. Türk insanmm zeki ve akıllı olduğunu savunan Sinan-oğlu şunları söylüyor: "Aziz Nesin yanlı. ne de Türk kalacağı. hem matematiği." diyor. moleküler biyoloji ve elektronik çip teknolojisi gibi konularda yeni bölümleri açma hazırlığını sürdürüyor. tepedekilerde. Dr. "İnsanlar hem ingilizceyi. birkaç nesil sonra ne Türkçe. 8 Aralık 1996 Onunla Yıldız Üniversitesi'ndeki mütevazı odasında konuşuyoruz. Türkiye'ye kesin dönüş yapan ve Yıldız Teknik Üniversitesi'nde rektör danışmanlığı yapan Sinanoğlu. GİTMESEYDİM AMERİKANIN KÖLESİ OLACAKTIM! Nokta.

halka uzanması. Amerika. Biz bunu aklımız. " Anadolu İmam Hatip Lisesi. komşuluk ilişkileri ve diğer toplumsal değerler yok olmuş durumda. yâni gönüle önem vermesi gerekir. İnsanların genişlemesi için tarih. Bilim ve teknolojide ilerlemek için matematiğe. İmam Hatip Lisesi iyi midir kötü müdür? Ayrı sorun.. ABD'nin içten içe çökmeye başladığını belirten Prof. Ya tamamen Amerika'nın kölesi olacak ya da biraz kıpırdanınca çaresiz İran'la işbirliği yapacak. kültür. töre. ya da satılmışlar. Medeniyet ve Kültür" konulu konferansında toplumların yapılarını da değinerek "İnsan ilişkileri Türkiye'de daha iyi durumda" dedi. Toplumun benliğine özgü hiçbir değer olmadığı için çöküntüye gidiyor. "Dil. Müslümanlığı. diyor. 24 Temmuz 1995 25. Bizim savaşımız kültür ile olacaktır. Bizim devletin de yaptığı budur. En basit lâfları söylüyorum üniversite öğrencisine. Dr. ya korkuyorlar. Bugünkü savaş yalnız askerî değildir. Çeçenistan'da aynı şeyi yaptıklarını söyledi. PKK filân hikâyedir. Ama bizim insanımızda değerler kendini korumaktadır ve insanımızın gözüne baktığınız zaman sevgi ve şefkat görürsünüz. bu iş bitiyor. Sevr hafif kalacak. Dr. Farsça bilmesi daha mantıklıdır. Şimdiki savaş kültür savaşıdır." Onu asıl rahatsız eden eskiden sadece aydınlara el atmaya çalışanların artık ellerinin cemaatlere. Sinanoğlu. bunlar Kürdistan filân kurdurmaz. ahlâki değerler. kendi dilini unutsun. örf. içimizdeki hainlere rağmen dünyada lâyık olduğumuz yere geleceğiz. Çünkü içlerinde hiçbir şey yoktur ki yüzlerine yansısın. konuşmasını şöyle sürdürdü: "Amerika matematik ve bilimde ileriye gitmiş bir ülke olmasına rağmen gönüle önem vermediği için toplumsal sıkıntılar çekmektedir. Batılılarla Türkiye'nin karşılaştırmasını yaparak Batı Dünyasının tarihinde birçok katliamın bulunduğunu ve şimdi de Bosna'da. Şimdi biz tüm düşmanlarımıza rağmen. Başkaları bunlarla uğraşsa da. Batı. Önemli olan bu değerlerimizi kaybetmeden yetişen neslimize aşılayarak toplumsal yaşantımızı sürdürmektedir" dedi. Bu savaşı kazandığımız takdirde bilim ve teknoloji de istediğimiz yere ulaşabiliriz. "Anadolu'yu dahi dolaşıp bir takım konuşmalar yapmaya çalışıyorum. Bu yüzden Türkiye'nin dil medeniyet ve kültürüne sahip çıkması gerekir. Bu ara bizim millet daha farkında değil. Bu da boynumuzun borcu" Bizdeki devletin milli eğitim sistemindeki mantığının. Şimdi harekete geçme zamanı gelmiştir.BYE" TÜRKÇE EKLER IQ'sunun Einstein'dan bile yüksek oluşundan söz edilmesine bile izin vermiyor. İran bugün Batının baş düşmanı. Buralar bir kaç kavim arasında dışarıdan paylaşılacak. Dolayısıyla bize çok iş düşüyor. Oktay Sinanoğlu. Nerelerin kimlere verileceği şimdiden belli. geçmiş." BATILILARIN TARİHİ KATLİAMLARLA DOLUDUR Konya Postası. Bizim insanlarımızın gözlerinde yüzlerinde sevgi ve şefkat vardır diyen Prof. Ama her halde İmam Hatip Lisesindekinin Arapça." dedi.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Endülüs'ü kurtardık daha buralar hâlâ duruyor. "Amerika'da aile sevgisi. bilime ve en önemlisi gönüle önem verilmesi gerektiğini kaydeden Sinanoğlu. Eğitimle sömürgeleştirmektir bu. Sinanoğlu. herkes 250 kelimelik bir Tarzanca İngilizce konuşsun. uyuşturucu bataklığına saplanarak intihar noktasına geldiklerini örneklerle an- 404 405 . örf ve âdetlerimiz ve kültürümüze sahip çıkarak yapacağız" Batıyı Biz Kurtaracağız! İki üstün güç olarak bilinen Amerika ile Rusya'nın ahlaken çöktüklerini ve bu çöküntünün bütün sosyal tabakalara sirayet ettiğini belirten Prof. Ya bilmiyorlar. Oyuna bak. âdet. Türkiye'de bizim gibilerden başka da kimse çıkıp bir şey söylemiyor. Dr. başka hiçbir şey öğrenmesin şekline dönüştüğünü söylüyor. İngiliz buna izin verir mi? Bu durumun sonunda Türkler de Kürtler de hepsi hava alacaktır. İngiliz'in kitabından okuyacak. Türkiye'de kültürünü kendi gençlerine öğretmeyen üniversiteden mezun olan ve hâlen devam eden öğrenciler yılbaşında hindi keser duruma ve Hıristiyanlara ait kiliselere gider duruma gelmiştir. bu devletlerin kartondan kuleler olduklarını ve er geç yıkılarak tarih sahnesinden silineceklerini dile getirdi. Amerika'ya tahsile giden Türk öğrencilerin ziyan olduğunu. Oktay Sinanoğlu "Ama Amerikan gençlerinin gözleri sanki katil gibi bakarlar. biz de matematikle uğraşsak iyi olacak ama ne yapalım. dil. Oktay Sinanoğlu. Bir ülkede eğitim dilini ana okullarına indirdiğin zaman bir nesil içinde o ülkede o dil bitiyor. anlamıyor. Şöyle anlatıyor düşüncelerini. Konya Milli Fuan Kültür etkinlikleri çerçevesinde konferans vermek için şehrimize gelen ABD Yale Üniversitesi öğretim Görevlisi Prof. "İngilizler bu oyunu Hindistan'da yaptıkları zaman herkes İngilizce öğrensin ki ilelebet köle olsunlar politikasındaydı. Kamuoyunu devamlı ıvır zıvırlarla meşgul ediyorlar ve alttan götürüyorlar.

Türklük de bitecektir. 'nde konuşmaları öğrenmek istiyorsa zahmet edip ajanlarına tercüme ettirsin. Avrupa. bir tarafta Avrupa. Dr.Dünyaca ünlü fizikçimiz Prof. Prof. yaptığı konuşmasında Prof. "Dil. Çok ilginçtir. Ya uyuşturucuya. Dr. yobazlaşıyoruz derler. Yeni kelimeler üretmeye çok müsait olan Türkçe bu açıdan dünya bilim dili olmalıdır" dedi. Ama gençlerimiz zorla o-raya eğitime gönderiliyor. ruhsal bir çöküntü var. "Gümrük Birliği'ne girmiyoruz" desek bile bizi zorla alacaklardır. Türk insanına dilinin unutturulmaya çalışıldığını belirterek. görüyorum. Dünyada eşitlik olması için herkesin Önce kendi şahsiyetine sahip olması gerektiğini ifade eden Sinanoğlu şunları söyledi: 'Turist ülkemize bizi merak ettiği için geliyor." yazar. Oktay Sinanoğlu'na aydınlatıcı bilgilerden dolayı teşekkür ettiğini de belirtti. Türkiye Dünyanın Merkezi Türkiye'nin dünyanın merkezi bir konumda bulunduğuna dikkat çeken Sinanoğlu. Biz Türküz* onlar bizden çekinsin.E. ama öyle değil. Bu bizde olsa önce yabancılar. dünyanın merkezinde. bir yanımızda İslâm Dûnyası'yla Türkiye. bazen bir kalan dişlerini gösterip " ben hâlâ varım" diyor. Sinanoğlu.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . 26 Ekim 1995 ANKARA. Bizde iman gibi bir kuvvet olduktan sonra nerede bir Türk lâfı geçti mi. Bir dünyadaki haçlılar. "Bir tarafta 250 milyonluk Türk Dünyası. en küçük istediğini hemen yerine getiriyor. eğer T. Dedim ben gitmem.) tarafından düzenlenen sohbet toplantısında çeşitli üniversitelerden öğretim üyeler ve akademisyenlere hitap etti. Dr. îçeriye dahi giremez.B. Bizim kendi ellmizie bunu onlara sunmamız aptallıktır" dedi. Ama kara 406 407 .D.D. Şu anda Rusya'nın çok korkunç bir buhran geçirdiğine şahit oluyoruz. kem de Türkçe tutulmasına sert tepki gösterdi. onlar bizden korksun. Türkiye'nin sömürge altında gibi bir durum içerisinde bulunduğuna işaret ederek. Bir müddet inat ettim Sonra kendi kendime oraya gideyim de oradan Türkiye'ye hizmet edeyim dedim. sanki Türkiye değil. Amerikan toplumunda ise son 20 yıldır. matematik ve gönül" konulu sohbette daha çok Türkçe'nin İngilizce karşısında zayıflatılmak istendiğinden ve eğer tedbir alınmazsa 100 yıl sonra Türkçe'yi unutmuş bir nesil meydana getirileceğinden bahseden Sinanoğlu. Sinanoğlu.M. Avrupa ve A. Konuşmasından sonra Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. sonra bizim lâikler kıyameti koparır. bir de bizim ülkedeki laik geçinenlerden başka yobaz görmedim. Oradaki bizim gençlerimiz ziyan olmuştur. Türkiye Sağlık ve Tedavi Vakfi Ahmet Örs Hastanesi'nde Akademik Danışmanlık Merkezi (A. dünya saygı ile eğilmeli. Bu yüzden. Dr.şimdi o turistler geldiklerinde hüsrana uğruyorlar. Oktay Sinanoğlu konuşmasında şunları söyledi: "Dünyada bir samanlar bir Amerika bir de Rusya vardı. Eşkıyalar haraç kesenler varmış. Oktay Sinanoğlu'na "Fahri Hemşehrilik" payesi ile birikte baa hediyeler verdi. Ne varsa. 30 Eylül 1995 ANTALYA.M. dünya bilim dilinin Türkçe olması gerektiğine işaret etti. bunun da kademe uygulandığım söyledi. Ama meselâ Kaş'ta bakıyorum bütün dükkanların tabelalarında yabancı isimler. Onların tanrısı paradır. " Türk dilinin bitmesi halinde.BYE" TÜRKÇE EKLER latan Prof. Batıyı bir zamanlar olduğu gibi şimdi de Türkler kurtaracak" dedi. Ama bugün benim geldiğim nokta Allah'ın bana bir lütfudur. İnanın o Amerika'dan gelen bize emir yağdıranları benim Amerika'daki büroma sekreterim dahi sokmaz. Oktay Sinanoğlu. DİL BİTERSE TÜRKİYE BİTER Yeni Şafak. Amerika çöktü diyoruz. Sinanoğlu. • Herkes dolarla iş görüyor. Amerikan küçük paralarında "Tanrıya itimat ederiz. Bu yıl Nobel Banş ödülü'ne aday gösterilen ve ABD Yale Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra 26 yaşında profesör olan Oktay Sinanoğlu. Dişleri dökülmüş durumda. Dr. Beni de zamanında göndermişlerdi oraya. Niye onlardan çekiniyoruz. Dr. tepedekiler dışarıdan her gelenin.Antalya'nın Kaş İlçesinde düzenlenen Dünya Fizik Kongresi'ne katılan dünyanın en geç profesörü Unvanlı Türk bilim adamı Oktay Sinanoğlu yaptığı açıklamada. Ben bunca yıldır. Halil Ürün Prof. ya değişik kötülüklere yada intiharlara varan noktalara gelmişlerdir. Her şey kendi ülkesindeki gibi TÜRKÇE DÜNYA DİLİ OLMALI Zaman.M. Amerika ile Rusya'dan korkmamak gerektiğini belirterek " Biz onlardan değil. TBMM'de tutanakların hem İngilizce. Birisi çıkıyor Türkler aptaldır diyor. Bunları biliyoruz. Ürün. bilim. Bugün TBMM'de bile tutanaklar hem Türkçe. Amerika'nın aslanlığı falan kalmamış. Esas aptal yukarıdakiler.B. ne anlamı kaldı. hem İngiUzce tutuluyor. "Yıllardır Amerika'da yasayan bir bilim adamı olarak İngilizce'nin ne kadar kısır bir dil olduğuna yalandan şahit oldum. Orada sokağa çıkmak mümkün değilmiş. Olmaz da.

Türkçe'yi iyi bilen. Kimya Fakültesi verdiği "Japonya ve Meksika'da bilim teknik eğitim politikalan ve Türkiye ile karşılaştınlması" konulu konferansta eğitim ve öğretimin her öğrenim düzeyinde o ülkenin dili ile yapılması gerektiğini. Ortak Asya Türk Kolejleri örek Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Türkiye'nin önüne 1000 yıllık tarihî bir fırsat çıktığını vurgulayan Sinanoğlu. Türk lehçeleri. milletini ve insanı seven. yabancı dille eğitim farklı olduğunu ifade etti. edebiyatları ve tarihleri. Tayland ve hatta Portoriko gibi ülkelerde dahi. Sinanoğlu. Batıyı da. vatanını. kaldırılması gerekir" demiştir. eğitim sistemlerini incelediği ülkelerde kültür ve sanat hareketlerinin nasıl geliştiğini. yabancı dil öğrenmekle.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . 09 Ocak 1976 Amerika'da Yale Üniversitesi öğretim üyesi ve uluslararası pek çok bilim ödülünün sahibi Prof. İstanbul Üniversitesi Senatosu'nun hazırladığı yasa tasarılarında tüm üniversitelerde öğrenimin Türkçe olması için karar aldığını açıklamıştır. İngilizce eğitim yapan "Kolej" değil. kop- yacı. Türkçe o ülkenin dilinden eğitim yapan okullar olması gerektiğini belirtti. Ancak bu okulların İngiliz türü. bugünkü toplumsal yapılan ve coğrafyalannı da ihtiva eden dersler konulmasını isteyen Prof. yaygınlaşma eğilimi görülen yabancı dille eğitim sakıncalıdır. 18 Mart 1996 Prof. Oktay Sinanoğlu.ABD Yale Üniversitesi. Oktay Sinanoğlu. Dr. Sinanoğlu. "Bu aşın bir istek değil. bilimsel araştırmaların nasıl planlandığını geniş şekilde anlatmış. Orta. Japonya ve Meksika'da kazandığı uluslar arası ödüller nedeni ile Üniversitelerde konferanslar vermek üzere uzun süre bulunan ve bu ülkelerin eğitim sistemlerini inceleyen Sinanoğlu. Anadolu Liseleri'nin sadece insanlara bir yıl kaybettirdiğini savunan Sinanoğlu. Türk eğitim düzeninde kullanılan dilin her dalda ve her seviyede Türkçe olmasını isteyen Prof. Türkiye'de yabancı dille eğitim hızla yaygınlaştığı belirterek " Bunun önüne geçilmezse bir nesil sonda Türkçe bitecek" dedi. Dr. Ali Rıza Berkem ise konu ile ilgili açıklanmasında. Prof. Türkiye'de de çalışmalarını ülke sorumlarına yöneltmelidirler" demiştir. Sinanoğlu. bütün milletin yabancı dille eğitime karşı çıkması gerektiğini söyledi. "Dış ülkelerde başka dille eğitim yapılıp yapılmadığı sorusu bile tepki ile karşılanmaktadır. lise ve yüksekokullara Türk dünyası. Japonya. Dr. Ezberci. Oktay Sinanoğlu. EĞİTİM VE ÖĞRETİM HER DÜZEYDE ULUSAL DİLLE YAPILMALIDIR Cumhuriyet. buralarda okul açmanın gelecek için çok güzel bir yatırım olduğunu. Asyayı da tanıyan gençlerin yetişmesine ağırlık verilmesini temenni etti. "Ben tamamen Türkçe eğitim yaptıktan sonra gittiğim ABD'de çok başarılı olduysam neden insanlarımıza zorla İngilizce eğitim yaptırılıyor" diye sordu. araştırmaya ağırlık verilmelidir" dedi. Okullarda özentiye değil. yabancı bir dille eğitim uygulamasına rastlanmamaktadır. Meksika. dünya liderliğinden vazgeçirmek için büyük bir oyuna başvururlar" dedi. Türkiye'nin şu anda. Türk illeri. kalıpçı yerine araştırıcı şuurda gençler yetiştirilmesi gerekir. İNGİLİZCE EĞİTİM İKAZI Türkiye. Yıldız Teknik Üniversitesi ve Kazakistan Hoca Ahmed Yesevi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. dünyanın hiçbir ülkesinde Türkiye'deki gibi İngilizce öğretmek için bir yıl hazırlık okutulmadığını vurgularken. Sinanoğlu. tarihini. bunu tüm dünyanın bilimsel bir gerçek olarak kabul ettiğini söylemiştir. Müslüman-Türk kimliğini her halükârda muhafaza eden ve sayısız ilmi buluşa imza atan Prof. Dr. Sinanoğlu konferansında. kendi resmi dilidir. kültürünü. " Bunun sonu Türk Milleti'nin tarihten silinmesine kadar gider" diye konuştu. Orta Asya'daki Türk Kolejleri'nin bu konuda güzel örnek teşkil ettiğini söyledi. Prof. "Tüm araştırmacılar dünyada olduğu gibi. 408 409 . Türkiye'de de. Dr. Eğitim Sistemimiz Felç Türkiye' deki eğitimi sisteminin turist rehberi yetiştirmeye yönelik olduğunu.BYE" TÜRKÇE EKLER kaşımızdan kara gözümüzden değil. İSTANBUL. Sömürge ruhuna itilmemiş her ülkenin eğitim dili. Konferansta dinleyici olarak bulunan Prof. Endülüs'ün 700 yıl önce karşılaştığı acı karşı karşıya olduğunu.

bilimsel çalışma ve buluşlarının uluslararası nitelikte ve pek çok ülkede bilinip tanındığının tespit edilmiş olması nedeniyle.1975 Prof. Prof. Dr. iki yılda Tüm Profesörlüğe ("Full Prof") terfi ettiği. 1963'ten beri ABD'nin Yale Üniversitesinde Prof. ayrıca TÜBiTAK'ta genel danışman olarak çalıştığı. some recognizing you as a real genius. 19681973 yıllan arasında 6 yıl ABD Atom Enerjisi. kimya-fızik çalışmaları ve buluştan görülmüş. and encouraging influences to ali of those who got acquainted with you and listened your lectures. I am very pleased that your visit to Japan and to many cities there was one of the most exciting events of our JSPS Program. FUKUPNİN TEŞEKKÜR MEKTUBU Kyoto Universtiy Department of Hydrovarbon Chemistry KYOTO. O. USA EK: 3 ÜNİVERSİTELERARASI KURUL'UN KARARI ANKARA 1975. yakıt moleküllerinin özellikleri üzerine temel. ondan sonraki dönemde hem ABD hem Türkiye ve de çeşitli ülkelerde danışman ve araştırmacı olarak çalıştığı. 1973'te Boğaziçi Üniversitesi yüksek kısmı ve araştırma programı kuruluşunda. Bilgi edinilmesi saygı ile arz ve rica olunur. 1960'ta Yale Üniversitesine öğretim üyesi olarak alınıp. Türkiye Cumhuriyeti Üniversite Profesörü Unvanı. You gave truly stimulating. Oktay Sinanoğlu'nun Atom fiziği. Oktay Sinanoğlu'na. Sincerely yours. Üniversitelerarası Kurul'un komisyonlarınca yapılan ayrıntılı incelemelerden sonra. Argonne Ulusal Atom Laboratuarlarının Müfettişliği ve Teftiş Heyeti Başkanlığını yaptığı. Sinanoğlu Yalc University Department of Chemistry Sterling Chemistry Laboratory 225 Prospect Street New Haven Connecticut 06520. are very grateful for the considerable time and effort which you devoted to this activity. 1957'de MTT'de (Massachusetts Institute of Technolojy) gene üstün derecelerle yüksek kimya mühendisliği (Master) diploması aldığı. K. 1956'da California Üniversitesi. I received many very favorable and admiring comments on you from our other hoşt üniversities. impressing.) derecesini birincilikle aldığı. Sayı: 1218 İlgili Makama. 1963'de ODTÜ'de Teorik Kimya Bölümünü kurduğu. 1970 sayılı Üniversiteler Kanununun 23. 1975'de Japonya hükümetlerinden uluslararası bilim ödülleri aldığı tespit edilmiştir. Yapılan komisyon incelemelerinde. With our warmest good wishes for the New Year. 1972'de ABD Bilim ve Sanat Akademisine seçilen ilk ve tek Türk olduğu. JAPAN Prof. Prof. Kenichi Fukui December 3. 1959'da California Üniversitesi (Berkeley) de Teorik Kimya-Atom. Berkeley'de kimya mühendisliği (B. maddenin temel yapısı. 1973'te Almanya. orada Nükleer Reaktör Mühendisliği üzerine de dersler gördüğü.S. Molekül yapısı üzerine doktorasını yaptığı. Kenichi Fukui 410 411 . We at our Kyoto University. 1959-1960'da ABD Atom Enerjisi Komisyonu laboratuarlarında staj gördüğü.BYE" TÜRKÇE EKLER EK:2 NOBEL ÖDÜLÜNÜ KAZANAN JAPON PROF. maddesi uyarınca. Unvanına ve iki kürsüye sahip olduğunun. İMZA Hüseyin KARLAK Genel Sekreter Dear Professor Sinanoğlu: Thank you very much for yaur kind letter of November 20. as well as ali of your hosts in Japan. 26-27 Haziran 1975 tarih ve 10 sayılı kararı ile verilmiştir.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . sıvı ve gazların.

Rus dilini. olmasın da) Türkiye Türkleri bugün niçin kendi diline. Bunlar büyük Kırgız yazan Cengiz Aytmatov'un dediği gibi hafızasını yani tarihini unutmuş mankurt\di idi. edebiyat ve tarih dersleri vatandaş yetiştirir. Ben öyle gaman ediyorum ki Türk kardeşlerimiz bizim faciamızdan ders götürmeli ve Türkiye'de ingilizce eğitimin hangi maksatlar güttüğünü anlamalıdırlar. Rus imparatorluğunun hâkimiyeti devrinden ta gençliğimden bu güne kadar benim mücadelem esas itibariyle anadilimiz uğrunda yaptığım mücadeledir. bu dil çocuğun mânevi gelişmesine anadili kadar güçlü etki yapamaz. âlimleri karşı çıkıyordular. Ama benim için olan şudur ki. Ona göre ki teknik fenler uzman yetiştirirse. Sağolun siz de bastınız. tarihine bu kadar bigânedir? O. Rus gibi bilmeyen adamlar göreve alınmıyordu. toplantılar Yalnız Rus dilinde yapılırdı. Buna karşı Rusya'nın en büyük şahsiyetleri yazarları. milletini onun dilini tarihini bilmez ve buna göre de kendi milletine düşman kesilirdi. Siz Türkiye okullarında Edebiyat derslerinin azaltılmasına karşı çıkmıştınız. Milletine güler. fizik sahasında meşhur olduğu kadar. maneviyatına da bağlıdır. Ben sizin bir makalenizi okumuş ve derhal derginize bir yazı gördermiştim. onun geleneksel milli karakterine yabancıysa. Rusya'nın elitleri. Âdeta teknik ilimlerle meşgul olanlar kendi milli varlığından. Biz dil asimilasyonunun ne demek olduğunu öz omuzlarımızda hissettik ve gördük. Çok sevindim ki Cumhurbaşkanı benim düşüncelerimi kabul etti. Sinanoğlu'nun feryadını çok iyi anlıyorum. Buna göre de bahsettiğim zatı şahsen tanımamama rağmen günüm ediyorum ki o benim. "Bizim kuruluşlarımız milletimiz kendi kendini tarihten sildirecek bir soykı- 412 413 . Kardeşim Ahmet Bey. Siz çok iyi bilirsiniz ki Sovyet döneminde Azerbaycan'da bütün devlet işleri yazışmalar. bu büyük insan. Bunun mukabilinde Türkiye kazanmıyor. Çünkü başımız üstünde her zaman Rus yumruğu vardı. Buna göre de ben sizi o zaman çok iyi anladım ve sizin fikirlerinizi destekleyen makalemi size gönderdim. Bu büyük fizik âlimi kendi milletine. Sinanoğlu o makalesinde diyordu ki: Türkiye'de eğitime bir milyar dolar civarında para aynhyorsa ecnebi ülkelerde Türk evlâtlarının eğitimine dört-beş milyar harcıyor.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . asır sonlarında ecnebi dilde eğitimin belâsına Ruslarda tutulmuştu. Ben Türkiye'de tedavi olduğum vakitlerde Sayın Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel Bey'le görüştüğümde ona da buradaki düşüncelerimi ilettim ve o zaman Sinanoğlu'nun elimde olan "Aydınlık" gazetesindeki makaleyi ona takdim ettim. dilinden. Gerçi 19. O zaman Rusya'da Alman ve Fransız mektepleri açılmıştı. tarihinden uzak olurlar. Çünkü iyi uzman olmak için iyi vatandaş olmak gereklidir. lâkin yayınlanmış bazı yazılarını okudum. Uşinski bu hususta şunları söylüyor: "Eğer çocuğun eğitim aldığı dil. 1996 yılın Aralık aymda ben Ankara' da tedavi gördüğüm zaman. Bize ilk önce vatandaş gereklidir. Büyük Rus eğitimcisi K. Ben bu büyük insanı şahsen tanımıyorum. Rus eğitim almış Azeri çocukları kendi milletine yukarıdan bakar. onun Aydınlık gazetesinde "Bir Ülkeyi Köleleştirmek İsterseniz Eğitimi Yabancılaşırın!" adlı makalesini s okuyup bağrıma bastım. geleneğine. Ama bu mankurtların hepsi iktidarın yüksek basamağında durur. kendi milletine. bu milletin tarihine." Gelelim Türkiye'deki sisteme: Ben şimdi anlıyanuyorum. tarih boyu büyük imparatorluklar kurmuş ve tarihin hiç bir döneminde müstemleke olmamış (Allah göstermesin. Bu bakımdan Sinanoğlu'nun feryadının boşuna olmadığını onun milletin tarihini düşündüğünü anlamak zorundadır. Gitgide Azeri Türkçesi unutuluyordu. o milletin maneviyatına. Uzmanlık vatandaşlıktan sonradır. Tols- toy'un ecnebi dilde eğitimin aleyhinde yazılan vardır. Biz Azeri Türkleri milletin maneviyatını gaspeden bu harekâtın maksadını çok iyi arılıyorduk. milli varlığma ne kadar bağlıdır. Eritim mi?" adlı makalesini okudum.D. Amma maalesef onu Türkiye'de anlayanlar azdır. Bu bizim milletimiz için büyük facia idi. Buna göre de valideynler çocuklarını Azeri mekteplerine değil Rus mekteplerine verirlerdi.BYE" TÜRKÇE EKLER EK: 4 BAHTİYAR VAHABZADE'NİN MEKTUBU 19 Mart 1998 Türk Edebiyatının bu yılki 293. Türkiye kendi varlığını kaybediyor ve Sinanoğlu "Eğitim mi? Eritim mi?" adlı makalesinde çok haklı bir biçimde bu işi soykırım olarak adlandırıyor ve yazıyor. her zaman Moskova'ya hizmet gösterirdiler. sayısında Oktay Sinanoğlu'nun "Eğitim mi. Mâalesef bu bizde de böyledir. evlâtlarını Alman ve Fransız mekteplerine verirdiler. Siz haklısınız.

tutulacak yol. Bahtiyar VAHAPZADE * 19 Mart 1998 ♦ Bahtiyar Vahapzade. Bu meselelerle ilgili çok söz diyebilirim. Bu çalışmalar çeşitli öğretim üyeleri ve öğrenci toplulukları ile birlikte 27 Temmuz 1974 yapıldı ve bir kitap kalınlığına yaklaşmış bildiriler dizisi ile belirlendi. hem yapıcı. ulusal ve toplumsal değerlerimize ağırlık veren bir kuruluş olarak mı büyüyeceği üzerinde önemle durmak gerekmektedir.BYE" TÜRKÇE EKLER nm hareketinde niye kendi parasını harcıyor?" ve haklı olarak bu tür okulları "İngiliz misyoner türü okullar" adlandırıyor. Türk Üniversitesi adını ve maddi kaynaklarını almakla sınırsız büyüme ve yayılma olanaklarına sahip olmuştur. okulun. Bu bir iki yıl içinde kurulacak şubeler. Dilbilimi profesörü olup hâlen Azerbeycan milletvekilidir. dileklerini rahatlık ve içtenlikle getirebilir olmalarını eminim sizde izlemiş ve bundan memnunluk duymuş olacaksınız. Azerbeycan'ın en büyük şairi. Türkiye gerek Ve koşullarına uygun olarak çeşitli üstöğretim çizelgelerinin ve mühendislik ve fen dallarında hem araştırmacı temel bilimci. Ben ona kendi teşekkürlerimi minnettarlığımı bildirmek ve mümkün olursa görüşmek ve onu bağrıma basmak kucaklamak istiyorum.. Bu ara. bu ders aracıyla Türkçe bilim ve teknik kaynaklarının artırılmasına da katkıda bulunulmasını önermiş bulunuyordum. son şubat 1974 bildirimde. yabancı okul iken bütün dersleri tümüyle ve Türkçe'sini hiç öğretmeden ingilizce olarak verilen okulunuzda. EK: 5 BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ SAYIN ABDULLAH KURAN'A MEKTUP1 Son yıl içinde bildiğiniz gibi üniversitenizde. Bir mektuba bunları yazmak mümkün değil. yabancı bir okul tipinde mi? Yoksa. bilim ve teknikle yapacağımızı saptayacak ulusal kültürümüz. Bu ara birçok öğrenci ve öğretim üyelerinin bana sık sık önerilerini. üniversitenin ve dolayısıyla binlerce Türk gencinin kaderini ve onların Türkiye'ye olacak katkılarının niteliğini saptamış olacaktır. Ufak bir yabancı kolej iken özel okullar kanunu ve Atatürk ilkelerine göre Lozan'dan beri büyümesi. öğrenci ve öğretim üyeleri ile çok daha yakından bağlar kurmamı sağlamıştır. Bu mektubu size yazmaktan muradım bu haredeki düşüncelerimi sizlere iletmek ve Oktay Sinanoğlu'nun adresini sizden rica etmektir. üniversitenizde öğrenci ve öğreticilerce olumlu karşılanmıştır. v. hatta öğretim üyesi değil de. Bu durumda da.b.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . üniversitenizde böyle yoğun çalışmalara ağırlık ve hayli zaman vermiş olmamın nedeni. ufak bir okuldan. yaratıcı nitelikte uy-4 gulamacı bilimci ve mühendislerin yetiştirilmesini sağlayacak yeni Çift Anadal kavram ve çizelgelerinin oluşturulmasında. her şubede hiç olmazsa haftada birer saatçik birer "Teknik Türkçe" dersi sunulmasını. 1973-74'te üniversitenizde yabancı okuldan Türk üniversitesine. başka illere yayılması sınırlanmış olan okul. kitap yazan ve fikir adamıdır.lerin kurulmasında yoğun çalışmalar yapmış bulunuyorum. Bu son derece önemli sorunla ilgili olarak. Bir yönetici. alınacak öğretim üyelerinin nitelikleri. şü- 414 415 . Eğer mümkün olursa benim bu mektubumu derginizde yayınlarsı- nız Seni incittim Derin hürmetle. Maddesi) Müspet bilim ve tekniği olduğu kadar. yani Türk kültürüne. Boğaziçi ufak bir yabancı kolejden bir Türk Üniversitesine geçiş döneminde ve ilerdeki üniversitelere örnek olması düşünülerek kurulmuş bir üniversitedir. en az yirmi otuz yıl. Çeşitli uluslararası bilim çalışmalarım arasında. Bu öneri. Bu danışmanlık bildirileri sizin de isteğiniz üzerine öğrenci ve öğretim üyelerine dağıtıldı. üniversitenizde danışman olarak bulunmam.. denizbilim gibi yeni dalların üniversitenizde kurulması bilim araştırması için gerekli ortamm ve dünya bilimcileri ile uluslararası bilim ilişkilerinin kurulmasını sağlayacak yaz okulları. tiyatro. çeşitli şubelerin öğretim üyesi ve üstün nitelikli öğrenci gereklerinin sağlanması. seminer. Bu kadar sorumluluğu olan bir dönemde elimden gelen katkıyı canla başla yapmış olduğumdan memnunum. "Türk kültürü içinde bizi çağdaş uygarlığa götürecek?" (Bkz: Milli Eğitim Temel Kanunun 10. Boğaziçi'nin herhangi bir yerde kurulup herhangi bir Üniversite olmayışındandır.

hatta diller gibi çeşitli bölümlerden 1974-75'te benimle ortak araştırma ve yeni çizelge çalışmaları yapmak istekleri birçok saygıdeğer öğretim üyeleri ve aynca öğrenciler de bana belirtilmiş. aynlırken. kültür ve ulusal israf ve sakıncalara yol açacağını yanınızda. birkaç mühendislik şubesi. çalışmalarımızın verimli. konuşma gününü başka konuşma günlerine baktıktan sonra kararlaştırmak. Son yıl içinde yapmış olduğum fiziksel ve metematiksel kimya araştırmalarından yeni bir kuram Kimyasal Tepkime Örgütleri Kuramı doğmuş bulunuyordu. kimya. Boğaziçi Üniversitesi'nde Kimya ve Matematik bilim konuşmalan yaptım. ingilizce yapmaları.BYE" TÜRKÇE EKLER mullü bir üniversiteye geçişte. Türk Üniversitelerine gelen Arndt gibi. Boğaziçi Üniversitesinde ve Türkçe olarak açıklamış oldum. Israrla ingilizce sözüne döndüler. daha pek çok ana sorulara dokunulmamış olduğunun da bu dileklerden görüldüğünü belirtmek isterim. kimya. üzerine konuşmalar yapmamı istediler. BÜ'ye ve BÜ'nin Türkiye'ye yararlı bir Türk Üniversitesi olması ereğine bağlılığım. Mayıs Haziran çalışmalarım arasında. şubenin sorunlarına yardımcı olmak istedim. Bu toplantıda S-10 Türk öğretim üyesinin. çift-ana dallar konusu. Ayrılacağım sıra sizinle geniş bir görüşme olanağını bulamadım. Yeni Matematiksel Fizik ve Kimya Sorunları konuşmasmı yaptım. seminerler İngilizce olacaktır. ancak bu konuşmaya dışarıdan başka bilimci ve öğrencilerin çağınlmasını istemediklerini. bir toplantıya beni çağırarak kendilerine atom yapısı. bu ara yeni şubelerin. Bu kuramı ilginçtir ki. Bunun. 20 Haziran 1974'te ayrılırken. üniversite toplantıları ingilizce olarak yönetilecektir diye maddeler göremiyorum. yani Türkçe olduğunu. matematik şubesinde. Ondan birkaç hafta sonrada 24 Haziran 1974'te Kanada'da Uluslararası Kuramsal Kimya Kurultayına ingilizceye çevirerek uluslararası bilim ortamına onların isteği üzerine sundum. on yıldır Türkiye'de çalışmaktaydı. onlarla da fikir alış-verişini sağlamak için ben konuşmanm ingilizce olmasını tercih ettim. ilk kez olduğundan. Bu şubelerdeki arkadaşlara ilgileri için teşekkür ederim. Gerçi aralarında bir tek yabancı öğretim üyesi vardı ama. v. rahatsız edici ve son derece yapay (suni) bir hava yaratıyordu.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . dünya çapında en tanınmış bilginler oldukları halde. Sayın Milli Eğitim Bakanı Mustafa Üstündağ'ın da bulunduğu bir toplantıda belirtmiş ve hemen sonra bu konuda yayınlar da yapmış bulunuyordum. matematik. Çizgiyi çekiyoruz. size yakın bir yöneticinize söylemiş bulundum. Bu ara fizik bölümü de. Mayıs ve Haziran 1974'teki en yeni çalışmalarımda. kavranılan ne kadar açık ve seçik karşılayabildiğim üniversitenizdeki bu çalışmalar da göstermiş oldu. Arada hemen şunu da söyleyeyim ki bu size gizli ve özel yazılmış bir mektup değildir. araştırma ve üst öğretim konulan ilerlemiş. Bu toplantılarda. Hayret içinde nezaketimi muhafaza ederek konuyu değiştirmek. üniversite içinde uyumsuz bir hava doğmasın diye. olmadığı takdirde ne büyük eğitim. benim yalnız kendi şubeleri için konuşma yapmamı ısrarla istediler. fizik dersleri.b. dikkat ettim ki. Kasım 74'te yazılı olarak benimle toplu bir yeni çalışma öneri ve isteğinin bana ve rektörlüğe yazılacağı bildirilmiştir. bu kişi.b. Bu şube de konuşmanm dilini bana bırakmışsa da. Bu kuramdaki yeni kavram karşılıklarının hem Türkçe sonra da ingilizcelerini. Ancak şimdi eğer bir yanlış anlaşılma olmuşsa aydınlatılmayı umarak. her Türk bilimci ve aydınının sorumluluğunu duyacağı bir görev sayıyorum. etkili ve ilgi uyandırıcı olduğunu göstermiştir. bu konuyu okulda açmaktan beni menetti. Kendimi bir üniversitenin bir bilim şubesi toplantısında değil. v. Prager gibi yabancı profesörler. Unutulmamalıdır ki. aynca Türkiye'de Türkçe öğre- necek kadar uzun bir süre kalmamış olan bilimciler bulunduğundan. Fizik şubesi ile bile. konuşmayı mutlaka İngilizce olarakyapmaya mecbur olduğumu. İngilizce olarak konuşma yapmadığım takdirde benim yerime başka danışman isteyeceklerini söylediler. o şubedeki bazı arkadaşlar ve şube başkanı. öğretim üyeleri ve öğrencilerin yazılı dilekleriyle başlangıçta önerdiğim çift-anadal çizelgelerine katılmak istemeleri de Haziran 1974 sonuna değin. çok kısa bir sürede Türkçe öğrenmişler ve derslerini Türkçe olarak vermişlerdi. Üniversiteniz kanununa bıktım. dinleyiciler arasında bilimsel değeri olan. bu ağır duruma rağmen sonuna kadar bağıntılarımı uyumlu bir şekilde sürdürdüm. sana burada Türkçe konuşma yaptırmayız dediler. Bir hafta önce üniversiteniz ve Türkiye için son derece önemli olan Türk eğitim dilinin her ülkedeki gibi ulusal dil. Türkçe'nin bilim ve tekniğe ne kadar yatkın olduğunu. dünyada ilk kez. bu konu üzerinde durmayı. derin saygı ve sevgi duyduğum siz sayın 416 417 . Atatürk döneminde ve hemen sonra. benim bulmam gerekiyordu. bir tedhiş havası içinde hissettim. Boğaziçi Üniversitesi'nin resmi bir şube toplantısını ve beni de buna zorunlu kılarak. Aynca. Böyle bir kararın. önemli gelişmeler kaydedilmiş olmakla beraber. matematik.

Boğaziçi Üniversitesindeki çalışmalarımda öğrencileri yakından tanımak fırsatını buldum. ertesi hafta Ankara'ya döndüm. milli eğitim. bu kesinlikle Türkçe yapılmayacaktır diyebilir mi? Ayrıca. ülkeler arası eşitliğin korunabileceği bilmiştir. Haziran'ın 20'sinde. bilim-teknik alışverişine. herhangi bir ülkenin dünyaca tanınmış üniversitelerindeki öğrenciler kadar yetenekli.BYE" TÜRKÇE rektörden de gelmiş olabileceğine inanamam. üniversitenin temel ötesi olan öğrencilerinin de çekinmeden katkıda bulunabilmeleri ile yükselebilir.Haziran 1974 danışmanlık bildirime koyabilirim. bir adayın meslek veya dalındaki niteliği ne kadar. tarihine. sağcılık gibi kalıplamalarla örtbas edilmesini isteyeceklerin bulunacağına inanmıyorum. bir ayıp. komünizm. yalnız yönetici ve öğretim üyelerinin değil. bilime. mevki kaygılan duymadan konuyu açıkça üniversitede bir fikir özgürlüğü havası içinde ele almak isteyeceklerine inanıyorum. Bir üniversite. o şubeyi yönetmeliğe göre adaylarını da. birkaç Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. ben de Ankara'dan tekrar dışarı gittim. böyle seminerlerin yabancı dilde olması üzerinde ısrar edenler. geçmişteki bilim ve sanat katkılarına da bağlı kalmış. dengeli bağıntılara açık olmuş. uyanık. Türk eğitiminin en temel sorunlarından olan Türk eğitim dili. Zaten Türkiye gibi şerefli. üniversitenizde kişisel suçlamalar. Herhangi bir yabancı bir şube başkanı. Boğaziçi Üniversitesi'nden Kanada'ya Uluslararası Kimya Toplantısına gidip. profesör alınırken hangi ölçeklere göre. ırkçılık. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir üniversitesinden. ve toplumsal değerlerine bağlı buldum. Fakat Batıda. belli bir daim en iyi olduğu bir dış ülkede değil de. ancak bu suretle uluslararası dengenin sağlanabileceğini. bir Türk bilimci sinin. BÜ'deki arkadaşların bu. Basından izlemiş olacağınız gibi. içine kapanık kalmamıştır. kültür. çalışmalarını Türkçe olarak anlatma sını yasaklayabilir mi? 2. Türk öğrenci ve öğretim üyelerine. daima uluslararası bilim ortamında konuşmalar yapmaya veya dinlemeğe alışmış. Bu katkılardan sizin ve size yakın yöneticilerin de memnunluk duymuş olduğunu biliyorum. bu konuda yayınlar da yaptım. İstediğiniz takdirde bu gözlem ve izlenimleri henüz tamamlamamış olduğum Mayıs . BÜ öncesi kolejden BÜ'ye geçenler çoğunlukta bile olsa. dünyanın herhangi bir ülkesindeki bir üniversiteye. Çünkü. bu gibi polemiklerle hiçbir zaman aydınlar gözünde bir suç. Hatta. Türk ulusu daima uluslararası karşılıklı fikir. kişileri gözden düşürme çabalan ile fikirlerin tartışılmasını önlemeler. müspet bilimin uluslararası ve ulusal yanları arası bağıntılar konusunda Milli Eğitim Şurası'nda çalıştım. jürisini de kendisi içinden seçen bir şube olarak kendisi de kurmuş olsa. bilimde. resmi dili Anayasaya göre Türkçe olan Türkiye'de. faşizm. herhangi bir üniversitenin herhangi bir yılındaki öğrenciler değildirler. Doğuda her ileri ülkede olduğu gibi kendi benliğine. çekinilecek bir şey durumuna düşürülemeyecektir. köklü bir ülkede. Türk benliğini ve Türkiye'nin uluslararası ortamdaki yerinin niteliğini derinden ilgilendiren böyle bir sorunun. söylentiler çıkarmalar. O ara sizin ve BÜ'nin bu konudaki tepkilerinizin ne olduğunu tam olarak bilemiyorum. hatta TC'nin bir üniversitesinin bir genel kurulu bile. gelecek öğrenci kuşaklarının en tatmin edici bir öğrenim görmelerini istedikleri izlenimindeyim. bu ana sorundan kişisel endişeler. dil. her dalda en üstün düzeye EKLER gelmesini. bir Türk bilimcisinin Türk öğrencileri ve üyelerine konuşma yap masında ısrar edip. öğrenciler çeşitli önerileriyle üniversitenin gelişmesine ve geleceğine katkıda bulunmak isteği içindeydiler. bir veya iki belirli başka dış ülkede ve belirli bir yabancı dilde eğitim görmüş olması ne kadar rol oynamaktadır? 1973-1974'de BÜ'de bu konuda ayrıntılı gözlemler yapmış bulunuyorum. kendi ülke. okul zaten tatile girmiş bulundu. hangi niteliklere göre alınmaktadır? Bu ölçekler. Bu öğrencileri. Türk dili ve bütünlüğünü en temelden ilgilendiren ana soruna açık fikirler ve önyargısız olarak yeniden bakma sorumluluğunu hissedeceklerine. fakat bunu sizden duymak istiyorum: 1. Bu öğrencilerin bu sorumluluğu çok iyi hissettikleri. Boğaziçi Üniversitesi 'nde ilkokuldan başlayarak öğretim üyesi oluncaya kadar yalnız yabancı okullarda eğitim görmüş olanlar. solculuk. üniversitenin her şubesinin en üstün nitelikte ve "Türk Kültürü içinde çağdaşlaşmak" ilkesine bağlı olarak gelişmesini. 418 419 . öğrenmeye susamış. veya Türkiye'de başka bir üniversiteye profesör olarak atanacaklara uygulanan ölçekler midir? BÜ'de uyguladığınız ölçeklerde. Türk toplumu. araştırmacılar mıdır? Üniversitenize bilim şubelerine öğretim üyesi. Türk insan haklarından bahsetmek. Türk kültürü. büyük bir Türk Üniversitesine geçiş sorumluluğunun en ağır olduğu bir geçiş döneminin öğrencileridirler. Yukarıda bahsettiğim gibi. Türk dilinden. hem kendilerinin hem de şimdi yapılacaklarla. ulusal. değerlerine. diline. sürekli olarak uluslararası yayınlar yapmakta olan uluslararası çapta bilimciler.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Bu öğrenciler. ufak bir yabancı "kolej "den.

Fiziksel kimya terimlerinin kapsamından söz etmek için önce fiziksel kimyanın içeriğine bir göz atmak gerekir. bu üçgenin ortalar fiziksel kimya dalının alanına girer. temel bir bilim dalıdır. Fiziksel kimya. dolayısıyla gökbilimi. özdeciklerin bir çok eksicikle birkaç çekinden oluşan yapılan nicem düzeneğinin (kuvantum mekanik) yasa ile denklerimden çıkarılır. sonra üretim çaplarında tasarlama kurma. ileriye götürücü araçlar kullanılmış olur. ılıncık. iri ölçekteki olgu ile özellikleri. erke dengesine baktığından dirilfızik. kimi ülkelerde kimya. özdecik fiziği ile iç içedir. katı. doğasal olguları enine boyuna tanımak. Türk toplum ve ulusunun değerlerini üstün tutan. yürütme görevlerini üstlenir. Bununla birlikte deneysel. kimya ve matematiği kondursak. kimyasal öğelerin evrendeki dağılımı. kimyasal işlem ya da süreçleri. Fiziksel kimyanın bir bölümü iri ölçekteki gözle görülür. canlılan oluşturan gözelerin çoğu özdecikleriyle uğraştığından. türetir. lise öğretmenlerimizi anmayı bir borç bilirim. Öğeciğin çekirdeği demek olan çekinin yapısına da iner.fiziksel. sayıtım düzeneğidir. KİMYA. Türkiye çıkarlarını. Görülüyor ki fiziksel kimya zengin. bu konularda fiziksel kimya kurumsal fizik ile iç içedir. Bir de ufak ölçekte fiziksel kimya vardır ki bu. "birim süreçler"adlan altında toplanır. uluslararası ortama dünya kültürleri arasında kendi kültürümüzle de katkıda bulunmamız gerektiğine inanan tüm öğrenci. öğretim üyesi ve yöneticilerine saygı ve sevgilerimi gönderir. öylesine ki. Bu bölüm çoğu kez öğecik. özdecik ölçeği ile iri ölçekteki özdeğin arasındaki kurumsal köprüyü oluşturan bölümü. güneşin izgesi üstündeki bilgimizi. Sanayi kimyasında ayrı bir dal olarak kimya mühendisliği ile süreç mühendisliği. Oktay Sinanoğlu EK: 6 AÇIKLAMALI FİZİK. öğecikle. kimyasal fiziksel sezgiyi iyice geliştirmek zorunludur.Y. eksicik. gene o dönemde bize Türkçe terimlerle ilk fizik. bilim tutkusunu veren orta. akışkanlar düzeneği. Bu bilim dalının bulguları. ister karışımlar. Isı. özellikle ortaöğretim terimlerini Türkçe'mizde geliştirmek açısından önemli temeller atılmıştır. yalnız eksicik yapılarıyla da yetinmez. aynı çalışma ya da alanlara. Onun için baştan. ancak yeterli değildir. onların nicem durularını bulmaya yarar. erke. Fiziksel kimya. ışın etkinlik. kimya. o dönem Türk Dil Kurumu yöneticilerine.BYE" TÜRKÇE EKLER Üniversitenizin.bunlann uygulamasıyla da uğraşır. Bu görevlerle ilgili bilgiler "birim işlemler". MATEMATİK ANA TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ BİRİNCİ BASIMA ÖNSÖZ 21 Ocak 1978 Eşyanlı bir üçgenin köşelerine fizik. matematiği öğreten. çekinsel tepkimelerdeki çekincik alışverişi. Bir bölümü. dilseverlerine saygı ve teşekkürle başlamayı. Dil devriminden sonra. asıltılar. anadiliyle bilimsel uslamlama yapma açık seçildiğini kazanmıştı. Türk ortaokul ve liselerinde Türk Dil Kunımu'nun bu güzel Türkçe terimleri ile temel bilim sevgisini. çeşitli durular gösteren özdeğin fiziksel tüm özellikleriyle uğraşır. Buradan denge ya da denge dışı ısıldevimbilime geçilir.tek tek öğecikle özdeciklerden başlayarak açıklar. kütle aktanmlan. yan üretim. gaz evrelerinde olsun. elle tutulur özdeğin özelliklerini. ister sıvı. dirilkimya ile de kaynaşır. akışlı ya da akışsız kimyasal 421 420 . ısı. Kurumsal fizik ya da kimyada da matematik gerekli. gökteki gazların saldığı ışınlar. Fiziksel kimyanın öğecik. ölçmeye. devinirlik. ileriki kuşakların övünerek anacakları bir geçiş dönemi dilerim. gökfıziğini etkilemektedir. Bu nedenle fiziksel kimya terimlerini ele almak ayrı bir önem taşıyor.ışıncıklar salımı gibi olaylarla. Görüldüğü gibi. iş. ileri bir matematik kullanılırsa o denli keskin. çözeltiler gibi kimyasal bileşikler olsun.BtR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . bileşiklerarası tepkime ya da denge durumlarını ele alır. Bu çalışmalarda ne kadar derin. çekin parçalanması. canlının. öğecik ya da özdecikleri neredeyse tek tek görmeye. Ufak ölçekteki çeşitli türden izgibilim araç ve yöntemleri. kimilerinde ise fizik bölümlerinde Taşlanmaktadır. Kızılaltı olsun. Bizim kuşağımız. mor ötesi olsun çeşitli ışık dalga boylanyla olan etkileşimlerin geniş olasılıkları bu yoldan bulunur. Bunun yanı sıra bu bilim dalı.

Japonca gibi dillerde terimler tümüyle değişik.iletişimi oluyor. İkinci Dünya Savaşından sonra İngilizce'nin uluslararası bilim. eğitim ve araştırmamızı. bunların uluslararası her ülkece kullanılan eş terimler olduklan doğru değildir.BYE" TÜRKÇE tepkilerin tasarlanması kurumlan. teknik ortamı. Aynı kimyasal bileşimde bile yalnızca bağlantıları. bunun yanında bilimcilerimizin araştırma ile öğretim etkinliklerinde Türkçe'yi bol bol kullanmalan. teknik öğrencilerimiz kendi dallarına yetecek kadar yabancı dili de iyi öğrenmelidir. Teknikle olan bu sıkı bağıntı açısından da fiziksel kimya terimleri ayn önem taşıyor. süzme işlemleri vb. Yukarıda. Onun için her ülkenin de kendine özgü bir bilim. lise çağlarından beri dil kurallan. kimyasal hızbilim. karşılaştırmalar yapıyor. azot ile hidrojenden oluşan doğal ya da yapay sayısı milyonlan bulan bileşikleri geçer. uluslara göre değişiyor. biri Türkçe biri de çeşitli dillerde uluslararası baskı olarak "Açta Chimica Turcica" adıyla çıkıyor. oradan da iş. bir kaç dilden özetlerin konuşu. karşılıklı yararlanıyorlar. dizgesel biçimde ele alındığına. fiziksel kimya terimlerinin kapsamı dışmda kalıyor. bilim ve tekniğimizi. Hele ayn dil öbeklerinden İbranice. Bu terimleri oluşturmaya "terimleme" (terminology) diyoruz. toplantılar artmış bulunuyor. Fiziksel kimya terimlerinin temel bilimden tekniğe. Bir de kimyada "adlandırma" (nomenclature) vardır. bilim yönünün yanı sıra. Kavram. teknik yayınlar. gündelik dile geçme niteliği taşıdıklarından onlan Türkçeleştirme son derece önemlidir. o ülkenin ekonomik. akım çizgelerinin hesaplanması. Yalnız Japonca çıkan pek çok bilim. O dillerde düzenlenen uluslararası yayınlara da katılıyorlar. oradan günlük dile atlamaları da bununla ilgili. başka ülkelerdeki bilimsel gelişmeleri de izliyorlar zaman zaman bir araya gelip uluslararası toplantılar. özellikle örgensel kimyada çoğunlukla karbon. Türk Dil Devrimi ile yakından ilgileniyor. seyreltme. araştırma kurumlarımızdan Türkçe yapmak zorundayız. birçok ülkeye gönderiliyor. Dahası "fortran" bilgisayar dili bile yerlileştiriyor bugün.EKLER BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . halk dili.işlem. fiziksel kimyanın içeriğinden söz ederken gördük ki sözlükteki terimler genelHkle kavram. Bunu doğal karşılamadılar. Anadilini yitirmeden yabancı dilleri kolay öğrenme yöntemlerinin geliştirilmiş olduğunu. parasal kaynaklar vb. kıvılkesim süreçleri. "Angevrandtechmi"dergisinin her sayının bir Almanca. Ana dilleri yarımda kuşkusuz bilim. Onun için de günlük dili. dil açısından da konunun nasıl titizlikle. gaz. "solvent" gibi batı sözcükleriyle tırmalanmasını istemiyorsak. Atatürk'ün Türk dilini yabancı diller boyunduruğundan kurtarma. Almanca gibi diller arasında bile terimler yaygın olarak gösteriyor. teknik dilini şu ya da bu Batı diliyle bir tutma Türk Dil devrimiyle.Avrupa dilleri olduklan halde. Ortaokul. dağılınca. hangi doğrultularda geliştirecekleri toplumlara. Günlük dilimizin "fuel-oil". ilintileri iki üç boyutlu yapılarıyla aynlan pek çok eşiz özdecik doğar. koruma ilkesi ile bağdaştınlamaz. Aslmda böyle dizgesel. Sanayileşen toplumun gündelik dili ile bilim teknik dilini birbirinden ayırmak olanak dışıdır. Başka bir yayın türü "Theoretica Chimic'a Acta"da olduğu gibi (Almanya'da yayınlanıyor) aynı sayıda çeşitli dillerden yazılann bulunuşu. teknik dili yapılmasına uğraşılmıştır. Bu amaçla anadillerine ek olarak yabancı diller de öğreniyorlar.uzun adların günlük dile geçmesi de olanaksızdır. eğitimsel özgürlüğünden aynlamaz. işçi yaşamına. ısıl-devim bilim gibi fiziksel kimya ilke. Türkçe bilim. Türk Dilini. Türkçe'nin terim türetmeye son derece elverişli cebirsel yapısıyla. her ülkenin bilimcileri. israil'de bilgisayar çizeylemleri bile İbranice olarak çıkıyor. "fizibilite". yine başka ülkelere Avrupa Japonya vb. Bilim ile tekniğin yöntemleri uluslararası olmakla birlikte amaçlan. Biz de İstanbul Evrenkenti. oksijen. Dediğimiz gibi terimlerin kolayca başka dallara. katıların ayrılması. İngilizce. uluslararası bir yöntem ile olur. adlanna gelince. özdeğin yapıtaşlanm karşılayan terimlerdir. her ülkede kendi anadilinden bilimsel. Bu. sıvı. bir de uluslararası baskısının çıkması. Aynı kökten Hint . Divanü lügat-it Türk gibi en eski yapıtlann- 423 422 . bütün kurumlanmızda eğitim dilimizin her dalda Türkçe olması gerekmektedir. Gelelim Fiziksel Kimya Terimleri Sözlüp'nün nasıl hazırlandığına. özeksel bir yer tutuyor. yurt ölçüsünde tüm eğitim. kimya kesiminin Türk Kimya Dergisi şimdi çift. Bunların adlandınlması dizgesel. Ama. dış ülkelerde de yabancı dillerin ancak ya uluslararası ortam ile ilişkiler için ya da yardımcı dil olarak öğretildiğine başka yazılanınızda değinmiştik. işlem vb. taşınım.veri ya da bilgilerine dayanırlar. Türk dilini her alanda geliştirmek için terim sözlüklerinin hazırlanması. Adlandırma. mühendisliğe. damıtma dikeçleri. sanayiye. kurutma. hep yayınım. Ulusal yerel toplumsal yön ile uluslararası bilim ilişkinin gereklerinden gelen iyi bir örnek. dergisi de var. Ancak yakın yıllarda bilim ve teknikteki üstünlük. ilke. Ama yalnız İspanyolca. Bu ikisini ayırmak gerekiyor. teknik araştırma bülteni. Rusça.

BYE" TÜRKÇE EKLER dan. kavramı Türkçe'de en doğal. nicem düzeneği". Örneğin nicem düzeneğindeki anlamı için "kaçınım". Dr. sonra da 1976'da toplam beş ay Japonya'yı enine boyuna tanıma olanağını buldum. "atom". 2 . çeşitli evrenkentlerimizce yayınlanan bilimsel ders ya da araştırma kitaplarında. açık seçildikte matematiğe yaklaştığını kendi dene yimlerimde gözlemiş bulunuyorum. kesinliğe. Gitgide artan çabalarla kavram ve işlem adlarını bir süre "iyon". Türkçe'de sözcük türetme yollan. Beş. Terimlerin açıklamalarında bilimselliğe. Bunun gibi sonradan çıkan. İngilizce ise çoğun lukla kendi içinden türetme gücünden yoksun bir dil olduğundan. Yerli yazılarda önceleri. eğitim 424 425 . kimya mühendisliği. Bu kaynaklarda geçen terimleri almaya böylece tüm terim etkinlikleri içinde bağdaşık kalmaya çalıştım. Amerika'da çıkan terimlerde. Çünkü.yurttaki bilimsel konuşma ve yazılarımızda deniyor.internal correlation gibi) türetmemiz gerekiyordu.aufbau. en açık seçik nasıl karşılayabileceğimize baktım. bir deyişin sözcüklerinin baş harfleri alınarak (örneğin "laser" sözcüğü) dili yozlaştıncı yollara başvurulmaktadır. Sayın Aydın Koksal'in kullandığı güzel terimleri de yıllar boyunca.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . elektrik mühendisliği. Japon dilcileri ile uzun görüşmeler yaptım. değişmeler olmuştur.önce. hem de bugünkü kesin anlamlan üzerinde durup karşılıklı tartışırdık. kavramlarla birlikte Türkçelerini de kurallarına uygun olarak türetiyor. kaynaklar belirdikçe inceledim. Sayın Abdullah Kızılırmak'ın "Gökbilim Terimleri Sözlüğü" benim için yıllar öncesi önemli bir içgücü kaynağı oldu. çoğaldı. tek tek ya da aşağıda değinilen sıralamasıyla ele aldım. Samim Sinanoğlu ile daha dizgesel kapsamlı bir çalışma yapmayı düşündük. bilgi vericiliğe özen gösterdim. alanımla ilgili terim sözlüklerini taradım. önce takılan Türkçeleştirmek gerekti. çeviri değil kavram karşılığı: Te rimlerde. birkaç anlama geldiğini. Bunlara hiç ol mazsa "iyonlaşma" denilebilir. fişlemeye giriştim. kuramsal kimya bilgilerini edinme ya da bilgisini belirginleştirme açısından da sözlükten yararlanabilecektir. kimya. 3 . Türk Dil Kunımu'nun Türkçe Sözlüğü'nü. özel anlamı daha açık seçik ya da kullanımı daha kolay olanlan aramakta yarar buldum. Hele şu son yıllar. dil kuralları vb. Türkçe'nin bilim dili için son derece elverişli. bilimsel araştırmalarımızı sürdürdüğümüz dönemlerde bile bu ilgi eksilmedi. yabancı dildeki terimlerin kökeninden çeviri yolundan çok. bileşim alanlarıyla ilgili yayınlarda kullanılan Türkçe'yi. bazen daha iyilerini buluncaya dek evrime uğratıyor. sözlüğü okuyan bir öğrenci kimi fiziksel kimya. sayıtımdaki için "eşbağmtı" dedik. Dr. özellikle İngilizce'deki terimlerin çoğu kez Lâtince. Zaman zaman çeşitli sözcüklerin hem Lâtince. Dış ülkelerde. "öğecik özdecik fiziği sayıtım düzeneği". Ancak bunda tutucu olmamak gerekirse. Gördüm ki. altı yıl önce fiziksel kimya terimlerini daha sürekli olarak incelemeye. Türk Dil Kurumu yayınlarını yeniden gözden geçirdikten sonra terimleri. Bazen yeni kurumlarımıza gereken yeni terimlerin yabancı dilde olanlarını bile (sohaphobic. konuşma ve araştırmalannın yanı sıra dil konusu için de değerlendirdim.Yunanca eğitimi verilmediği için. Prof. türeğen bir dil olduğunu. "Correlation" sözcüğündeki gibi.Kimi terimlerde. "Ortaöğretim Terimleri Kılavuzu'nu.Her kavrama bir karşılık. Bunu. böylece kolayca karışıklığa yol açabildiğim görüyoruz. Öyle sanıyorum ki. üzerine çeşitli kaynaklan. Sayın Emin özdemir'in "Terim Hazırlama Kılavuzu" da çalışmalarımda çok yararlı oldu. Eski Yunanca kökenleri. Sayın Ali Püsküllüoğlu'nun öz Türkçe Sözlüğüne dek izliyorduk. Çeşitli ülkelerde bilimsel araştırmalarımızın yanısıra "fiziksel kimya". "molekül" gibi kendimizin de alışagelmiş olduğu terimleri özel adlarmış gibi öylece bırakmak zorunda olduğumuzu sanıyordum. kaymalar. kullanıyorduk. eğitim siyasalarını inceledim. Kullandığım ilkeler şunlardı: 1. Hem İngilizce'de hem Türkçe'de terim türetmesi gereken bir bilimci olarak. Aynca bilim ve tekniğe ilişkin dergilerde. Nitekim bu sözcüğün ayrı terimlerle karşılayabildik. semi . Japon "tanzimatı" Meice döneminden (1868) bu yana Japon bilim. Bu ara ilk çıkan terim sözlüklerinden. Japonca'yı bir ölçüde tanıyıp Japon dil. "iyonizasyon" ya da "ionization" biçiminde yazıldığı gibi. pair . On yıl kadar önce rahmetli Prof. ilk ağızda Türkçeleştirilmesi gereken takılar bile yabancı dildeki gibi kullanılmaktadır. teknik dili sürekli işlemiş. Eski Yunanca kökenlerinin anlamıyla bilimsel çağdaş anlamlan arasında uzaklaş malar. Batı dillerindeki. Lâtince . "dirilbilimlerin fiziksel kimyasal temeli" gibi dersler verirken en çok geçen terimleri saptadım. oradaki fizik. Japonya'nın uluslararası bir bilim ödülünü vermesiyle o yıl. Derken 1975'te benim için bir olanak çıktı. Kimi terimlerin İngilizce'de tarihsel raslantılar sonucu. Bu ara yeni kuramlar.

Türk Dil Kurumu genel yazmanları. Dr. Japoncadaki böyle terimlerin yapılış biçimi. Japon Ulusal Eğitim Araştırma Kurumu'nda Japon dili. Ali Rıza Berkem. Japon Ulusal Dil Kurumu'nda. fiğe Hacettepe. Hepsine gönülden teşekkür ederim. "öğecik". "suspension". Prof. Ancak. Sayın Kaya Türkay ile Terim Kolu görevlilerinin çabalan eklenmeden bu sözlük olamazdı. Dr. "özdem". Burhan Pekin. Öyle ki. Boğaziçi Evrenkentlerindedir. "molekül".Sözcüğün son aşamasında. "nötron". Onların nice bilimsel konuşmalarda dil konusundaki görüş ya da eleştirilerinden de yararlandık. Özellikle bizim kuşağımız. bütün terimleri Türk Dil Kuru mu'nda. kümeler biçiminde ele almak gerekiyor. Türk Dilini yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmak. Bütün bunlara karşın. (Türk Dil Kurumu Yayınlan. rasgele uzun süreler içinde germiş Batı terimlerinden çok. Dr. "dynamical". Yüksel İnel. Bu sorumluluk sürecektir. Ör neğin "kinetic". özleşen dilimizle birlikte fiziksel kimya Türkçe'si de gelişmesini. Kimi terimler de. Kimisi Çekmece Nükleer Araştırma. onların altında yatan ilkelerin oluşmasında pek çok meslektaşımızın. Dr.BYE" TÜRKÇE EKLER dili her zaman tümüyle Japonca olmuştur. Orta Doğu. kolayca karışırlardı. kimisi Arge. Fuat Bayrakçeken. Sayın Kaya Türkay'a ve arkadaşlanna pek çok teşekkür ede rim.bilimsel açıdan ilginç. Terimlere ilk başladığımız günlerde bize can yoldaşı olan Sayın Reşit Canbeyli. terimler arasında birlik sağlama ereğiyle Terim Kolunun önerisine uyarak bu terimi "özdek"diye aldık. konuyu bilmeyene bile bir şeyler anlatıyor. ilişkilerini gözetmeden terimler konursa bilimsel dilde karışıklık doğabilir.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . Yoksa birbirine yakın anlamda olanlara rasgele ayrı ayrı. Gene "colloid". "turbid ". yeni esin kaynaklan sağladı. Prof.. Dr. bilimsel araştırmalarına gidecek zamanlarının bir bölümünü anadilleri için yapacakları çabaya ayırma sorumluluğunu duymuştur. kullandıkları kökler vb. "iyon". "asit" dahası "elektrik". "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.Kimi terimleri tek olarak değil. "özdecik" zincirlerindeki gibi. "motion". Dr. Sayın Ömer Asım Aksoy. önce ürkerek baktığımız "atom". "özdek"2. kimisi Ankara. 5. "emulsion" gibi terimlerin karşılıkları birbirine karışmamalıdır. Prof. Japon Ulusal Eğitim Bakanlığı (Mombuşo) Japonca terim sözlükleri bastırmaktadır. "kinetics". Abdullah Kızılırmak. Emin Ulusoy. Terim Kolu görevlilerden Sayın Kaya Türkay ilevbirlikte bir kez daha gözden geçirdik. Cemal Mıhçıoğlu ve Rektör Sayın Halûk Alp ile Rektör Sayın Tahsin Özgüç'e derin saygılarımızla teşekkürlerimiz. Onun için bu terimler hepimizindir. gibi bir küme için kesin. "precipitate". 4. Dr. Sayın Emin özdemir. "dispersion". saygılar. İri ölçekten. Tübitak kuruluşlarında. 2 * O. Sayın Cahit Külebi. "dynamics". Emeği geçen sayın Nilgün Ertaş. O terimleri de Türkçeleştirebildim. Bu arkadaşların kimisi İstanbul. Bu sözlükleri incelediğimde gördüm ki. "dynamic". zincirler. Sinanoğlu "Fiziksel Kimya Terimleri Sözlüğü". özellikleri belirgin kimyasal varlığa "özde"dedim. Ama gelişen. Prof. Bu çok yararlı güzel çalışma gün lerini unutamam. Bugün de öyledir. Ben yalnızca aracı oldum. Sözlüğün. Sayın îlhami Cıvaoğlu'na. Prof. "elektron". Böyle terim kümeleri toptan ele alındı. Günlerce birlikte çalıştık. ufak ölçeğe doğru "öğe". Bu terimler anadilimizden doğmuştur. korumak yolundan da biraz olsun Atatürk'ün izinden yürüyebilmişsek ne mutlu bize! 427 426 . değerli dilseverimiz Prof. konuşulurken kanşmayacak ayrımlar yapmalı. yönetim kurulu üyeleri ilgilerini esirgemediler.. özleşmesini sürdürecektir. "flocculent". Dr. "diyen Atatürk"ün gösterdiği yoldan erken yaşta bilime girmiştim. sonraları yardımları geçen arkadaşlar yabancı karşılıkları bulmakta. Ankara 1978). Prof. arkadaşın katkısı oldu. Bu zincir ilişkesi. Büyük kimyacımız. Sayın Fikret Baykut. Tek tek kar şımıza çıktıkça alınsaydı. kanımızca Türkçeleri kavranılan daha bir açıklık veriyor. Dr. Çok sayıda aynı tür özdecikten oluşan. terimlerin. "momentum". yine de bu sözlükte eksiklikler bulunacaktır. Prof. Türkçelerinde açıkça belirdi. Dr. anlamlı zincirler oluşturdu. terimleri üzerine sürekli çalışılmaktadır. Sacide Baykut. "motive". ilgeriyle bize güç veren Prof. "elektroliz" gibi terimlerin bile hep Japoncalan yaygın olarak kullanılmaktadır. hepimize tuttuğu ışık için özel teşekkürler.

yeni kuşaklarımıza uzay. MATEMATİK ANA TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ ÎKİNCİ BASIMA ÖNSÖZ 14 Aralık 1988 't' EKLER Ülkemizde bilik ve teknikle uğraşanlann sayısı hızla artmaktadır. Titreşim Sayısı. Aşağıda bu sözlükten alınmış halen dilimizde kullanılan yabancı 40 küsur örnek kelimenin Türkçe karşılıktan okuyucuya sözlük hakkında bilgi olsun diye verilmiştir: Anot > Artı uç * Anyon > Eksin ♦ Atom > Ögecik ♦ Foton > Işıncık * Enzim > Özgen * Dedektör > Bulucu * Deterjan > Arıtıcı * Diyagram > Çizelge * Elastik > Esnek * İyon > Yükün * İstatistik > Sayıtım * Reaksiyon > Tepkime * İzolatör > Yalıtkan * Kapasite > Sığa ♦ Kuvantum > Nicem ♦ Vibrasyon > Titreşim * Molekül > özdecik * Teorik > Kuramsal * Nükleer > Çekinsel ♦ Limit > Erey * Potansiyel > Gerilim ♦ Radikal > Kökçe ♦ Radyasyon > Işınım ♦ Reaktör > Tepkir * Şarj > Yük ♦ Vakum > Boşay ♦ Vektör > Yöney ♦ Simetri > Bakışım * Viskosite > Ağdalık * Tayf > Izge * Termal > Isıl ♦ Dinamik > Devingen * Homojen > Tektürel * Jiroskop > Düzdöner ♦ Integral > Tümlev * Maksimum > Doruk * Minimum > Oyluk * Statik > Dingin * Transfer > Aktaran * Polimer > Çoğuz ♦ Solvent > Çözgen * Entropi > Dağı * Transformatör > Dönüştürücü * Enerji > Erke * Termodinamik > Isıldevinge * Konsantre > Derişik * Frekans > Sıksayı. edebiyat. becerilerini. Amerika birbirleriyle çetin ve çok hızlı bir yanşmaya girmiş bulunuyorlar. Yeni buluştan kuralları.. şu günlerde Milli Eğitim Bakanlığımızda yeni bilim. TV ile fen eğitiminin başlayacağı şu günlerde ana fen terimlerinin bilinçli ve istikrarlı bir şekilde kullanılmasında Türkçe'nin göstermiş olduğu gelişme kuşkusuz çok yararlı olacaktır. birkaç yılda bir yenileyebilecek yetenekleri alışkanlıklan kendine güveni veren "çevik"bir eğitim düzen olmak zorundadır. Sözlükte her terimin Türkçe'si konuda açık seçik bilgide veren tanımı. Ülkenin her yanında Liselerin. artık dünyanın bir tek yerinde de gelmiyor. Almanca. KİMYA.BYE" TÜRKÇE AÇIKLAMALI FİZİK.. biyoteknik çağının yarınki büyük bilimcileri bugünkü çocuklanmıza ve onlara çok şey öğretecek saygıdeğer öğretmenlere sonsuz maddi ve manevi basan ve zenginlikler diliyorum. fen ve tekniğin heyecanını götür: me çalışmalarına başlamış bulunmaktadır. dizgileri yaratanlar çeşitli anadillerinde. teknik okulların sayılan çok artmıştır. matematik.BİR NEV-YORK RÜYASI: "BYE . araç ve gereçlerin Türkçe karşılıklarıyla olsun.. İngilizce ve Japonca karşılıklan yer almaktadır. Onun için bilim fen eğitimi eski bilgileri kafalara doldurmak yerine. teknik bilimler ortaya çıkmaktadır. kudretli düşünme. Fransızca. Açık. Yirmibirinci yüzyıla girerken bütün dünya yeni yüksek teknik bilim (teknoloji) çağına kendini hazırlamaktadır. kendi anadillerinde eğitim görmüş kişiler arasında çıkıyor. Avrupa. ve de fen eğitimine büyük ilgi duymaktadır. bilgilerini. Bu vesile ile Türkçe'ye çok emeği geçmiş dilsever ve bilim adamlanmıza ve de bizleri anadilimizde geliştirmiş olan fen öğretmenlerimize bu yapıtcığımızı bir kez daha ithaf etmeyi yine en büyük şeref addediyor. 428 429 . Aynca bütün kamuoyu artık bilim ve tekniğe. gündelik yeni kavram. TV ile yurdun her köşesine yedisinden yetmişine kadar her gence ve gönlü genç olana bilim.. seçik. uslamlama ve yaratma yeteneklerinin genç yaşlarda en iyi kişinin ana dilinde gördüğü fen. TUrkçemizde. Bu seferberliği yine de yeni başlıyor sayabiliriz.. Uzakdoğu. Bilim dallan her beş. aynca. bilgisayar. bilim ve teknik dilinde olsun. eğitimleri ile geliştiği biliniyor. fen programlan hazırlanmakta. Evrenkentlerimizin (Üniversiteler) 30'u bulmuş. on yılda bir kendini yenilemekte yepyeni dallar. Nitekim. Bilim ve teknik. hızla gelişmektedir.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful