You are on page 1of 87

ARKEOIDEA VII

Merhaba,

Arkeoloji, Klasik Filoloji, Eskia Tarihi, Sanat Tarihi, Bilim Tarihi konularnda
zgn almalarn yaynland Arkeoidea e-Dergisinin yeni saysn
okurlarmzla buluturabilmenin mutluluunu yayoruz.

Arkeoidea Dergisinin yedinci says, yaplan nemli yenilikle yaynlanyor;
ncelikle artk Arkeoidea bir Bilim Kuruluna sahip. Konularnn uzman olan
on iki saygdeer retim yesi, Arkeoidea Dergisi Bilim Kurulu yeliini
kabul ederek, dergiye zverili katkda bulunuyorlar.

Bilim kurulu yesi olarak Arkeoideaya g katan retim yeleri:

Prof. Dr Erendiz zbayolu
Prof. Dr. Halit al
Prof. Dr. idem Drken
Do. Dr. Tansu Ak
Do. Dr. Salim Aydz
Do. Dr. Efrumiye Ertekin
Do. Dr. Emel Erten
Do. Dr. Turhan Kaar
Do. Dr. Glgn Krolu
Yrd. Do. Dr. Sema Sandalc
Yrd. Do. Dr Sibel nalan
Yrd. Do. Dr. Kvan Zorlu

Saygdeer hocalarmza, Arkeoidea e-Dergisine verdikleri destekten dolay
ok teekkr ederiz.

Arkeoideann ikinci nemli yenilii, bilimsel ltlere uygun sreli yaynlar iin
sahip olunmas gereken ISSN numarasnn alnmasdr. Son olarak Arkeoidea
Dergisinin eski ve yeni saylar, artk www.arkeoloji.web.tr adresinden
bamsz, ancak yine ayn alma ekibi tarafndan oluturulan
www.arkeoidea.com adresiyle okuruyla buluuyor. Bu arada,
www.arkeoblog.com hizmetimizden cretsiz olarak yararlanabilir, kaz, yzey
aratrmas ya da eskia bilimleriyle ilgili kendinize ait kiisel site
oluturabilirsiniz.

Bu saymzda birbirinden ilgin almalar, H. brahim Ylmazn yeni
dzenlemesiyle sizlere sunduumuz dergi sayfalarnda bulabilirsiniz.

Haziran aynda kacak olan Arkeoideada bulumak dileiyle sayglar


Murat zyldrm & H. brahim Ylmaz

Editrler


A R K E OI D E A V I I


NDEKLER :
STANBULDAK BZANS YAPILARI VE OSMANLI DNEMNDE KULLANIMLARINA
DAR BR DEERLENDRME
(DO. DR. SALM AYDZ) 1

OLBA ARKEOLOJK YZEY ARATIRMALARI 2008 YILI SONULARI
(DO. DR. EMEL ERTEN) 7

KURAMSAL ARKEOLOJ: BLM SORUNLARI - ARPIK YANSIMALAR - BLM
DMANLII VE AHLAKSIZLIA UZANAN SAPITMALAR. BR ZORUNLULUUN
ZORLUK VE TEHLKELERNE BR YAKLAIM
(METN YELYURT M.A.) 12
AIK-HAVA ANTK ALANLARIN (OASIS) DOAL TAHRBATINI ETKLEYEN
SRELER
(YRD. DO. DR. KIVAN ZORLU) 22

URUMYE GLNN BATISINDA BULUNAN NEML YAZITLAR
(REZA HEYADAR M.A.) 28

ARKAK SANATTA ERKEN LMN (MORS IMMATURA) TANIKLARI
(NESBE AKIR M.A.) 35

SELEVCIALI BASILEVS: KRSTOLOJ TARTIMALARINDAK GRLER VE ESERLER
(SEVM AYTE CANEVELLO M.A.) 42

DALIK CILICIA (OLBA) BLGESNN IV. VII. YZYILLAR ARASINDAK SOSYAL
YAAM VE EKONOMK YAPISINA GENEL BR BAKI
(MT AKMAK) 49

ANADOLU MEDENYETLER MZES
(MELEK YILDIZTURAN) 55

TARSUSUN KLTREL ZENGNLKLER VE SORUNLARI
(ABDLBAR YILDIZ) 59

OLBADA HIRSTYANLIIN ZLER
(MURAT ZYILDIRIM M.A.) 66

ESKADA BLOKLARIN IKARILMASI VE TAINMA TEKNKLER 71
(TUNA AKAY M.A. )
YASAL UYARI: ARKEOIDEA Dergisi ksmen veya tamamen ARKEOIDEA ynetiminin yazl izni
alnmadan herhangi bir ortamda baslamaz, datlamaz ve oaltlamaz.


A R K E OI D E A V I I


ARKEOIDEA - Yl: 3 Say: 7
ISSN 1308 8106
Kapak Fotoraf:
Tuna Akay
Sahibi ve Yaz leri Mdr
H.brahim YILMAZ
Editrler
Murat ZYILDIRIM (ozyildirim[at]arkeoidea.com)
H.brahim YILMAZ (yilmaz[at]arkeoidea.com)
Fotoraf Editr
M.Koray TANRISEVER (tanrisever[at]arkeoidea.com)
Bilim Kurulu
Prof. Dr. Erendiz ZBAYOLU
Prof. Dr. Halit AL
Prof. Dr. idem DRKEN
Do. Dr. Tansu AIK
Do. Dr Salim AYDZ
Do. Dr. Efrumiye ERTEKN
Do. Dr. Emel ERTEN
Do Dr. Turhan KAAR
Do. Dr. Glgn KROLU
Yrd. Do. Dr. Sema SANDALCI
Yrd. Do. Dr. Sibel NALAN
Yrd. Do. Dr. Kvan ZORLU


A R K E O I D E A V I I

1
stanbuldaki Bizans yaplar ve Osmanl Dneminde Kullanmlarna Dair
Bir Deerlendirme
Do.Dr. Salim AYDZ
1

Sultan Alparslann 1071 ylnda Malazgirt Sava galibiyeti, Trklere Anadolunun
kaplarn am ve 1453 ylnda sona erecek olan Bizans topraklarnn fethedilmesi faaliyetinin
de ilk adm olmutur. lk olarak Seluklu Devleti daha sonra da Anadolu Beylikleri dneminde
Bizans topraklar giderek klm ve son olarak Osmanl Beyliinin kurulup topraklarn
Bizans aleyhine geniletmesiyle Bizans tamamen bitme durumuna gelmitir. Osmanllarn
1326da Bursay ve daha sonra 1362de Edirneyi fethetmeleriyle Bizans ok byk topraklar
kaybetmi ve uzun bir sre stanbul surlar iine skp kalmtr. 1453 ylnda Fatih Sultan
Mehmedin stanbulu fethetmesiyle birlikte Bizansn tarihi varl da son bulmu ve btn
miras da Osmanllarn eline gemitir.
1300l yllardan 1453 ylna kadar geen sre ierisinde Osmanl Bizans ilikileri zaman
zaman siyasi ve askeri mcadele iinde gemi olsa da aralarnda kltrel ve siyasi
yaknlamalarn da olduu bilinmektedir. Dnler ve eitli ittifak antlamalar iki devletin bir
birleriyle ayn zamanda yakn ilikiler iinde olduklarnn da bir iaretidir. Bu yaknlamalar
haliyle eitli sahalarda karlkl etkileimi de dourmutur. Yeni kurulan ve siyasi tecrbesi ok
az olan Osmanl Beylii idarecileri her ne kadar devletin yaplanmasnda Seluklu ve dier
slam ve Trk devletlerinin kltrlerini ve ynetimlerini esas alm olsalar da yzlerce yllk bir
imparatorluk olan Bizanstan da etkilenmiledir.
2
Ancak btn bu etkilenmeler Osmanl
Beyliinin kendine zg bir ekilde Osmanllk kimlii altnda zgn bir Osmanl Devleti
olumasna ciddi manada etki etmi deildir. Osmanllar, Beylik kltrnden Devlet kltrne
giden yolda pek ok farkl dini ve kltr kendi bnyesi iinde ahenkli bir ekilde yerletirmiler
ve son derece baarl bir devlet mozaii ortaya koymulardr. Bu mozaiin olumasnda
Bizans kurumlarnn da kayda deer bir yerinin olduunu ifade etmek gerekir. Bu ksa
makalede bu mozaiin olumasnda Bizans kurumlarnn yeri zerinde durmak istiyoruz.
stanbulun fethinden sonra bilindii zere ehrin imar hareketi ok ksa bir zaman
zarfnda balam ve ilk olarak Ayasofya olarak bilinen Hagia Sophia kilisesi camiye
dntrlmtr. Fetih ncesi ve srasnda tamamen ihmal edilmi ve harabe haline dnm
olan stanbul ehri, Fatih Sultan Mehmed zel ilgisiyle yeniden imar edilmeye balanmtr. Bu
meyanda kilise ve sinagog olarak kullanlmayacak kurumlar tekke, cami veya mescitlere
tahvil edilmitir. Dini kurumlarn tahvili ilemi daha sonraki yllarda da devam etmitir. Bu

1
The University of Manchester, Manchester, UK. ayduz@fstc.org.uk
2
Mehmed Fuad Kprl, Bizans messeselerinin Osmanl messeselerine tesiri, stanbul: tken Neriyat, 1981; smail
Tokalak, Bizans-Osmanl sentez : Bizans kltr ve kurumlarnn Osmanl zerindeki etkisi, stanbul: Gler Boy Yaynclk,
2006; stanbul niversitesi 550. Yl Uluslararas Bizans ve Osmanl Sempozyumu (XV. Yzyl) 30-31 Mays 2003, editr
Smer Atasoy, stanbul: stanbul niversitesi Rektrl, 2004; Fahameddin Baar, Osmanl kaynaklarna gre Osmanl-
Bizans mnasebetleri (1299-1451), 1991, Tez (Doktora), stanbul niversitesi Sosyal Bilimler Enstits Ortaa Tarihi
Anabilim Dal.

A R K E O I D E A V I I

2
binalarn yllar sren tahvilleri ayn zamanda Osmanl-Bizans medeniyetlerinin de ortak bir
ekilde tezahr olmutur. Binalarn tarih boyunca geirdikleri deiiklikler her iki kltrn de
bir biriyle nasl i ie bir etkilenme iinde olduunu gstermesi asndan son derece deerli
noktalar tamaktadr. Burada bu meyanda kiliseden camiye veya mescide tahvil edi lmi
nemli birka binay ele alarak bu kltrel etkileime ksaca iaret etmek istiyoruz.
Tespitlerimize gre Ayasofya ile birlikte kiliseden cami veya mescide evrilen Bizans yaplar
unlardr.
3

1. Ayasofya: Hagia Sophia (Yunanca: ; "Kutsal Hikmet, Latince: Sancta
Sophia veya Sancta Sapientia). Fatih Sultan Mehmed tarafndan kiliseden camiye evrilmi
ve binaya bir adet minare ilave edilmitir. Daha sonraki yzyllarda yaplanlarla birlikte drt
adet minaresi bulunmaktadr. Ayrca zaman ierisinde minber, mihrab, mahfiller ve levhalar
da eklenmitir. Mahmut I. dneminde klliye olmutur. Abdlmecit dneminde Kazasker
Mustafa Efendi hattyla Allah, Muhammed, Ali, mer, Osman, Ebubekir, Hasan, Hseyin
levhalar aslm, d duvarlar sar krmzya boyanmtr. 1 ubat 1935'de mze olmutur.
2. Kalenderhane Camii: Vezneciler semtinde olup Fatih Sultan Mehmed devrinde
camiye tahvil edilmi eski bir Ortodoks kilisesidir. Halen cami olarak kullanlmakta olan bina
kubbeli Bizans kiliselerinin ayakta olan son temsillerinden birisidir. Kilise Theotokos Kyriotissaya
atfedilmektedir.

3. Vefa Kilise Camii veya Molla Grani Camii: Fatih dnemi eyhlislamlarndan Molla
Grani (d. 1410 - . 1488) tarafndan camiye dntrlmtr. Eski bir Dou Ortodoks kilisesi
olan bina Hagios Theodorosa atfedilmektedir.
4. Aya rini: Hagia Irene veya Hagia Eirene (Yunanca: "Kutsal Mekn"). Eski
bir Dou Ortodoks kilisesi olup Topkap Saray bahesi iinde saray ile Ayasofya arasnda yer
almaktadr. stanbulda ina edilen en eski kilise olarak bilinir. Bina Fatih Sultan Mehmed
dneminde yenierilerin silahlarn koyduklar bina olarak kullanlmaya balanm ancak

3
Alexander Van Millingen, assisted by Ramsay Traquair - Walter S. George and A. E. Henderson, Byzantine churches in
Constantinople: their history and architecture, London: Macmillan and Co., Limited, 1912; Thomas F. Mathews, The
Byzantine churches of Istanbul : a photographic survey, (plans and map prepared by Glenn Ruby and Robert Texter),
University Park (Pa); London: Pennsylvania State University Press, 1976; Thomas F. Mathews, The early churches of
Constantinople: architecture and liturgy, University Park, Pennsylvania State University Press [1971]; Sennur Sezer-Adnan
zyalner, ' Dinin Bulutuu Kent stanbul', nklap Y., st. 2003.

A R K E O I D E A V I I

3
daha sonra ganimet mallar da buraya konulmutur. Sultan III. Ahmed dneminde (1703
1730) silah mzesi yaplmtr.

5. Fenari sa Camisi (Lips Manastr): 10. yzylda Dou Roma donanma komutan
Konstantinos Lips tarafndan stanbul'da kurulan manastrn kilisesidir. Fatih'de Vatan Caddesi
zerindedir. stanbul'un fethinden sonra cami olarak kullanlmtr. Moni tu Libos adyla da
bilinir.

6. Eski maret Camii-Pantepoptes Manastr Fatih semtinde. Fatih dneminde cami
oldu.
7. Zeyrek Camii (Pantokrator Manastr Kilisesi) stanbul'un Zeyrek semtinde Dou Roma
dneminden kalma din yapdr. Kilise ayr apelin bir araya gelmesinde oluur.
Ayasofya'dan sonra stanbul'da ayakta kalan en byk kilisedir.

8. Atik Mustafa Paa Camii-Petros ve Markos K. Ayvansaray. Beyazt II. zamannda
camiye evrildi.

A R K E O I D E A V I I

4
9. Gl Camii (Ayia Teodosia) stanbul'un Ayakap semtindeki Dou Roma dneminden
kalma bir yapdr. Eski ad ve yapm tarihi hakknda kesin bilgiler olmamakla birlikte 10. ya da
11. yzylda yapld tahmin edilmektedir. 1499 ylnda camiye evrilmitir.
10. Kariye Camii-Kora Hristos Sofiras Edirnekap'daki kilise Beyazt II. dneminde
1511de cami oldu. 1948'de mze yaplmtr. Kariye Kilisesi, tipik Bizans yapsdr. Dardan
tula duvarlaryla olduka sade grnmekle birlikte ii en ssl kiliselerden biridir. Gney
cephede uzanan dar uzun tek nefli bir apel olan parekklesion bir bodrum zerine yaplmtr.
st ksmen kubbe, dier ksmlar tonozla rtldr. Kariye (Chora) Kilisesi, 6. Y.Y.a kadar
giden bir gemie sahiptir. Gnmze ulam hali Osmanl dneminde ve 20. yyin ikinci
yarsnda geirdii onarmlarn sonucudur. lk nce manastr olarak 534 ylnda Justinianus
dneminde Aziz Theodius tarafndan yaplmtr. Mozaik ve freskler cami olduktan sonra
bazen tahta kepenklerle, bazen de badana ile rtlmtr. 1948'den 1958'e kadar yaplan
almalar sonunda tm mozaik ve freskler ortaya karlmtr. Yap 1948den bu yana da
Kariye Mzesi olarak hizmet vermektedir.

11. mrahor Camii: Dou Roma dneminde yaplm stanbul'da ayakta kalan en
eski din yapdr. Dou Konsl Studios tarafndan bugnk Yedikule'de 454 ylnda kurulan
Studios Manastr'nn bir paras olan Aya oannes Prodomos (Vaftizci Yahya) kilisesidir.
Osmanl padiah II. Bayezid dneminde mrahor lyas Bey tarafndan camiye evrilmitir.
Osmanl dneminde ehrin en byk camilerinden biri olarak hizmet vermitir. 1782 yangn ve
1894 depreminde byk zarar grm, 1908'de ats kmtr.


A R K E O I D E A V I I

5
12. Kk Ayasofya Camii- stanbul'un Kkayasofya semtindeki cami kiliseden
camiye evrilmitir. 6. yzyldaki Ahagios Petros ve Ahagios Paulos bazilikas 1497'de cami
olmutur.
13. Sancaktar Hayreddin Mescidi/Camii: Yapnn biimi bakmndan erken
Hristiyan inaat olduu grlmekte ve bir mezar binas ya da bir martirion olma ihtimali
olduka yksektir ve bylece yapnn inaat 3. -4. yylara tarihlenebilir. Sonralar yapya
douya doru bir apsis eklenerek bir apel haline getirilmitir. Fethin arkasndan, terk edilmi
durumdaki harap Bizans binalarndan bazlar, ehrin kuatlmas srasnda ehir denler adna
ve viraneleri enlendirme politikasnn belirtisi olarak mescide dntrld srada, bu
yap da Sancaktar Hayreddin adna mescit olarak yaplmtr. Zamanla harap olan bina
197375 yllar arasnda hazrlanan projeye gre Sancaktar Hayreddin Mescidi orijinal
mimarisine uygun biimde yeniden yaplandrlmtr.

14. Bodrum Camii (Bodrum Mesih Paa Camii veya eski adyla Mireloin Kilisesi),
stanbul'da Laleli yaknndaki Dou Roma dneminden kalma dini yapdr. 10. yzylda
Mireloin Manastr'nn kilisesi olarak mparator Romanos Lekapenos tarafndan yaptrlmtr.
stanbul'un fethinden sonra II. Bayezid dneminde Sadrazam Mesih Paa tarafndan camiye
evrilmitir.
15. Arap Camii-Saint Pol/San Dominiko: Perembepazar'nda olup 1475'de
tamamen cami olmutur. Arap Camii; fetih ncesinden kalan stanbul'un tek Gotik kilisesidir.
1475'te Fatih, kiliseyi camiye evirerek vakfna katmtr. Yirmi yl sonra da, spanya'dan
kartlan Endls Araplarnn bir ksmnn, evredeki mahallelere yerletirilmesiyle cami, "Arap
Camii" olarak tannr. Caminin Araplara mal edilmesinin bir nedeni de, minareye evrilen eski
an kulesinin 714'te am'da yaptrlan nl Emeviye Camii'nin zgn minaresini
artrmasdr. III. Mehmet ve I. Mahmut'un annesi Saliha Sultan ve II. Mahmut'un kz Adile
Sultan deiik dnemlerde Cami'yi onartm; hnkr mahfili, sebil, eme, adrvan gibi
eler ekletmilerdir. zellikle Saliha Sultan'n yaptrd onarmdan sonra caminin i dzeni,
mahfillerin, mihrabn barok ahap tasarmlaryla hayli deimi, tiyatral bir grmn egemen
olmutur. 19131919 yllar arasndaki kapsaml onarm sonucu yap yeniden byk bir
deiime urar: Avlu duvar yklr, Cami geniletilerek yeniden yaptrlr. "Arabesk" bir son
cemaat mahalli ekletilir. Deme altnda kalan yz akn Latin soylusunun mezar talar

A R K E O I D E A V I I

6
mzeye tatlrken, mihrabn yanndaki "Mesleme'nin ilehanesi", "Arap Baba Merkadi" ve
evrede sahabelere ait olduklar ileri srlen birka kabir de Arap kimliini daha
glendirecek vurgular.

Sonu
Sz konusu Bizans binalarn cami veya mescit gibi dini binalara tahvil eden Osmanllar
bu binalarn asli unsurlarn byk lde muhafaza etmilerdir. Ancak zaman iinde binalarn
i terifatnda ve dekorasyonunda eitli deiiklikler yaplmtr. Binalarda yaplan
deiikliklerle byk lde Osmanl kimlii ile Bizans kltr bir arada korunmutur. Ayasofya
ve Kariye rneinde olduu gibi binalardaki Osmanl dekorasyonlarnn ortadan
kaldrlmasyla birlikte Bizans dnemine ait unsurlar byk lde ortaya kmtr. Bu durum
Osmanllarn Bizans kltrn kendi bina kltr iinde muhafaza ettiklerini gstermesi
asndan son derece dikkat ekicidir. Ayrca Osmanllarn eski medeniyetlerin muhafazasn
itina ettiklerine de nemli bir iarettir.

A R K E O I D E A V I I

7
Olba Arkeolojik Yzey Aratrmalar 2008 Yl Sonular

Do. Dr. Emel ERTEN
1



Mersinin Silifke ilesinin yaklak 30 km. kuzeyindeki Olba ren yerinde 2001 ylndan beri TC
Kltr ve Turizm Bakanl izni ile Gazi niversitesi Fen Edebiyat Fakltesi Arkeoloji Blm
retim yesi Do. Dr. Emel Erten bakanlnda yaplan yzey aratrmalar 2008 ylnda da
srdrld. Aratrma ekibinde, bakan Do. Dr. Emel Erten, bakan yardmcs Okt. Murat
zyldrm (ma), Yard. Do. Dr. Sibel nalan, Arkeolog Tuna Akay (ma), Kimya Yk. Mh.
Sabri Noyan Dilek yer ald. Bu yl Olba yzey aratrmasna TC Kltr ve Turizm Bakanl
temsilcisi olarak Ankara Etnografya Mzesi Mdr Yardmcs Cenap Ik katld
2
.

Olbada 2001 ylndaki ilk aratrma dnemimizden bu yana yaplan incelemelerin bir
blmn kentin Erken Hristiyanlk Dnemi yaplar oluturmaktadr. Erken Hristiyanlk,
Olbann bir piskoposluk merkezi olduu ve kentin Hristiyan dinsel mimarisi bakmndan
olduka nem kazand bir dnemdir. Olba kenti, Seleucia ad Calycadnum (Silifke)
Bapiskoposluuna bal bir piskoposluk merkezi olarak din adamlar tarafndan eitli
konsillerde temsil edilmitir. Kentteki manastr yaps, bu piskoposluu blgede nemli bir
konuma getirmitir.

Olbada akropolisin dousundaki vadide yer alan ve altmz blgenin tek manastr
olarak nemli olan yapyla ilgili aratrmalarmz bu yl da srd (Lev. 1). Manastrda mimari
durumun tam olarak belirlenebilmesi iin gerekli olan maki bitki rts temizlik almalarnn
ardndan yeni baz blmler ortaya karld. Bilindii gibi manastrn daha nceki yaynlarda
bir plan vard. Ancak aratrmalarmz, sz konusu plann baz blmlerinin eksik olduunu
gstermekte ve yeni tespit edilen blmlerin bu plana eklenmesini zorunlu klmaktadr.



Levha 1


1
Gazi niversitesi Fen - Edebiyat Fakltesi, Arkeoloji Blm Ankara. eerten@gazi.edu.tr.
2
almalarmza her zaman destek veren bata TC Kltr ve Turizm Bakanlmz olmak zere Uzuncabur Belediyesi,
Silifke Mze Mdrlne teekkr ederiz.

A R K E O I D E A V I I

8
Manastrda yaplan temizlik almalarndan sonra bu yapnn gneyinde daha evvel izilen
planlarda yer almayan iki yeni oda bulundu. Ayrca sz konusu manastrn dousunda ana
kayaya oyulan ve buraya kan merdivenler tespit edildi. lk kez bulunan bu mekanlar
manastra eski planlarda olmayan blmler ekledii gibi bu yapnn daha nceki dikdrtgen
plannn, gney ve yer yer dou blmlerinin btnyle deimesini gerekli klmaktadr.

Bu yl Olba Yzey Aratrmalarnda, kentin yerleim ve nekropolis alanlar ile yakn evresinde
yer alan klt alanlarnn belgelenmesi ilemine de zel arlk verildi. Bu balamda nceki
yllarda eytanderesi Vadisi iinde belirlenen klt maarasnn ayrntl belgelemesi yapld.

Kentte 2008 yl aratrmalar kapsamnda akropolisin kuzey-bat eteinde yer alan tiyatro da
ayrntl olarak ele alnd (Lev. 2). Yapnn plan ve tanm Keil - Wilhelm tarafndan bu blgede
1925 ylnda yaplan almalarn sonularn ieren 1931 tarihli kitapta yaynlanmtr. Ancak,
bu plan mimari ayrntlardan olduka yoksundur. Bu konuda zellikle skene binasnn derinlii
konusunda yzeyde hibir veri grnmedii halde, ortalama bir derinliin verilmi olmasn
rnek vermek gerekir. Bu durum plann revize edilmesini gerekli klmaktadr. Ancak, bu yap ile
ilgili ayrntl bilgilere ulalmas iin burada arkeolojik kazlarn yaplmas zorunludur.




Levha 2

Manastrn ardndan tiyatroda yaplan ot temizlii sonrasnda oturma sralarnn ortalama
derinlik ve ykseklikleri esas alnarak, yapnn oturma kapasitesi be yz izleyici olarak
hesaplanmtr. Bu durum, yapnn bir odeon olmas ihtimalini de olaslk haline getirmektedir.
zellikle skene derinliini gsteren hibir izin olmamas, yapnn kapal bir mekan olabileceini
dndrmektedir. Buna gre, aklkl skene olarak tanmlanan yap, aslnda odeonun d
duvar olmaldr.

Bu yl arazi almalarmzn ilgin bulgularndan biri de akropolisin kuzey-dou kesindeki
kulenin duvar rgs iinde bulunan yazttr. Drt satrdan oluan Yunanca yazt, kulenin
rektagonal duvar rgs iinde ters olarak yer alr. Bu durum sz konusu bloun kulede
devirme malzeme olarak kullanldn kantlar. Yazt, Olba ile ilgili XIX. yzylda yaplan en
erken bilimsel yaynlardan birinde yaynlanmtr. Burada yaztn Olba aquaeductusunun
zerinde olduu belirtilmektedir. Ancak, yazt aslnda aquaeductusun hemen zerindeki kule
duvar rgs iinde deil, akropolisin kuzey-dou kesindeki kulede yer almaktadr. Bu
nedenle de aradan geen uzun yllar iinde yaztn yerini belirlemek mmkn olamamtr.

A R K E O I D E A V I I

9

Olbada arkeolojik aratrmalarn yan sra disiplinler aras almann gzel ve gerekten
yararl bir rnei olarak jeoarkeoloji aratrmalar da gerekletirildi. Bu konuda Mersin
niversitesi Jeoloji Blmnden Sayn Do. Dr. Muhsin Eren ve Sayn Yard. Do. Dr. Kvan
Zorlunun bilimsel yayna dnen zverili katklarn burada belirtmek gerekir.

Aratrma ekibi yelerimiz, yllardr blgedeki en nemli arkeolojik sorun olarak grdmz
korumaclkla ilgili ou kayg verici gelimeleri eitli basn yayn organlarnda,
konferanslarda, yaynlarda belirtiyordu. Ekip yelerimiz, sadece ikyet etmekle kalmayp
Silifke Jandarma Komutanlna tespit ettiimiz kaak kazlar resmi olarak bildirdi. Olbada
2005 yl alma dnemimizde, kaaklarn yerinden sktkleri ve alnmaya hazr hale
getirdikleri Romal askerler kabartmas, ekibimizin giriimleri sonucu Silifke le Jandarma
Komutanl, Uzuncabur Belediyesi ve Silifke Mzesi ibirlii ile mzeye tand (Lev. 3).
Kapatlan Uzuncabur Jandarma Karakol Komutanlnn yeniden almas iin resmi
kanallardan aba gstermemize karn bir sonu alamadk.



Levha 3

Nfus sorunu nedeniyle belediye olmaktan ksa bir sre kye dnmesi gndeme gelen
Uzuncabur Belediyesinin belediye olarak kalmas gereinin nemini eitli yerlerde
belirttik ve yerinde bir kararla, arkeolojik kalntlarla i ie bir yerleim olan Uzuncabur, yine
belediye olarak almalarn srdryor.

Bu yl sevindirici bir gelime olarak Olbada yeni bir kaak kaz ukuruna rastlamam
olmamz, szl ve yazl bilgilendirmelerimiz sonucu Silifke Jandarma Komutanlnn Olba
genelindeki youn abalarna balyor ve alnan nlemlerin devam etmesini dileyerek
teekkrlerimizi sunuyoruz.

Olba yzey aratrmalar ekibi, 2001 ylndan bugne, kentin arkeolojik gemiiyle ilgili yzey
buluntularn deerlendirerek birok sonuca ulamtr. Bu sonular, birok bilimsel yaynla
bilim dnyasnn ilgisine sunulmutur. Ekip yelerimiz birok sempozyum, seminer, konferans
gibi etkinliklere katlarak Olba arkeolojik yzey aratrmalar ile ilgili ulalan bilimsel sonular
paylamtr. Bunlardan baka, Olba kentinin mezarlarn konu eden bir yksek lisans tezi de
tamamlanmtr. Bilindii gibi TC Kltr ve Turizm Bakanlmz tarafndan verilen arkeolojik

A R K E O I D E A V I I

10
yzey aratrmalar izinleri, bilimsel kaz yaplmasna olanak salamayan, bakanlk temsilcisi
gzetiminde yzeyde bulunan eserleri incelemeye olanak salayan izinlerden olumaktadr.

Olbada, aratrma ekibimizle birlikte srdrlen yzey aratrmalarnda artk bilimsel kaz izni
alarak almay bu ynde devam ettirmek ve kaz verilerini yzey aratrmas verilerimizle
birletirmek, bilimsel bir gereklilik olarak ortaya kmaktadr. Bylelikle Olba ve dolaysyla
Kilikia tarihi asndan yeni baz bilimsel verilere ulaabilmek mmkn olacaktr.

Olba ile ilgili aratrmalarmzn sonucunda kente ait, daha nce yaynlanmam birok
arkeolojik mimari ya da kk eser yayna dnerek bilim dnyasnn ilgisine sunuldu.
rnein kentin cam buluntular, ant mezar, nympaheum vd. ilk kez bu kadar kapsaml bir
biimde yaynland. Erken Hristiyanlk dnemine ait yaynlar, kentin bu dnemine k tutan
Yunanca Latince eserlerin yol gstericiliinde hazrland. Olbay jeoarkeoloji alannda
inceleyen yaynlar ilk kez ortaya kondu. Kentteki arkeolojik tahribat, verilen ayrntl bilgilerle
yaynland.

Aada, Olba Arkeolojik Yzey Aratrmalarnn balad 2001 ylndan bugne kadar ekip
yelerimizin yapt bilimsel yaynlarn bir listesi bulunmaktadr. Bu listeye, eitli yerlerde
verilen ve baslmayan konferans ve dier sunumlar dahil deildir.


OLBA ARATIRMALARININ BALATILMASI (2001 YILI) SONRASINDA EKP
YELER TARAFINDAN YAPILAN YAYINLAR:


E. Erten, Glass Finds from Olba Survey, OLBA VII, (2003) s. 145-154, Levha 20-26.

E. Erten, Olba (Uuralan) 2001 Yzey Aratrmas, 24. Kaz Aratrma ve Arkeometri
Sempozyumu Bildirisi, 20. Aratrma Sonular Toplants 1. Cilt, Ankara 2003, s. 185-196.

E. Erten, Olba 2001 Yzey Aratrmas 25. Kaz Aratrma ve Arkeometri Sempozyumu Bildirisi,
21. Aratrma Sonular Toplants 2. Cilt, Ankara 2003, s. 55-66.

E. Erten, Mersin, Silifke, Olba Yzey Aratrmas 2003, 26. Kaz Aratrma ve Arkeometri
Sempozyumu Bildirisi, 22. Aratrma Sonular Toplants 2. Cilt, s. 11-22.

E. Erten, Mersin, Silifke, Olba (Uuralan) 2004 Yl Yzey Aratrmas, 27. Kaz Aratrma ve
Arkeometri Sempozyumu Bildirisi, 23. Aratrma Sonular Toplants 1. Cilt, s. 309-318.

E. Erten, Olba: A Roman Town in Rough Cilicia, European Union Mosaic Programme: Mersin
Region Steeped in Ancient History and Culture, Mersin 2004, s. 37-41.

E. Erten, Archeological Heritage from Silifke and Environs, European Union Mosaic
Programme: Mersin Region Steeped in Ancient History and Culture, Mersin 2004, s. 109-117.

E. Erten, Silifke, Olba (Uuralan) Arkeolojik Yzey Aratrmas 2003 Archeological Surveys at
Olba (Uuralan), Silifke-Mersin, in 2003, Anadolu Akdenizi Arkeoloji Haberleri News of
Archeology from Anatolias Mediterranean Areas, 2004.2, s. 105-109.

E. Erten, Mersin-Olba (Uuralan) Arkeolojik Yzey Aratrmas 2004 - Archeological Surveys
at Mersin-Olba (Uuralan) in 2004, Anadolu Akdenizi Arkeoloji Haberleri News of
Archeology from Anatolias Mediterranean Areas, 2005.3, s. 143-147.

E. Erten, Olba Yzey Aratrmas 2005, 28. Kaz Aratrma ve Arkeometri Sempozyumu Bildirisi,
24. Aratrma Sonular Toplants 1. Cilt, s. 421-432.

E. Erten, Mersin-Olba (Uuralan) Arkeolojik Yzey Aratrmas 2005 - Archeological Surveys in
Mersin-Olba (Uuralan) in 2005, Anadolu Akdenizi Arkeoloji Haberleri News of Archeology
from Anatolias Mediterranean Areas, 2006.4, s. 121-124.

A R K E O I D E A V I I

11

E. Erten, Mersin, Silifke, Olba Yzey Aratrmas-2006, 29. Kaz Aratrma ve Arkeometri
Sempozyumu Bildirisi, 25. Aratrma Sonular Toplants (baskda).

E. Erten, Olbadaki Tapnak Planl Ant Mezar, PATRONVS- Cokun zgnele 65. Ya
Armaan, Festchrift fr Cokun zgnel zum 65. Geburtstag, stanbul 2007, s. 149-156.

E. Erten, Mersin-Olba (Uuralan) Arkeolojik Yzey Aratrmas 2006 - Archeological Surveys in
Mersin-Silifke-Olba (Uuralan) in 2006, Anadolu Akdenizi Arkeoloji Haberleri News of
Archeology from Anatolias Mediterranean Areas, 2007.5, s. 133-136.

M. zyldrm, lka ve Erken Hristiyanlk Kaynaklarnda Olba Szcn Deiik Kullanmlar,
Olba VII, Mersin 2003.

M. zyldrm, Erken Hristiyanlk Dnemi Dinsel Tartmalar ve Mersin Snrlar indeki
Piskoposluk Merkezleri, Tarih inde Mersin II. Collocium Bildirisi, Mersin 2005.

M. zyldrm, Ariminum ve Seleucia ad Calycadnum Konsilleri 359 kiz Konsiller Yl, Olba XV,
Mersin 2007.

M. zyldrm, Olbada Arkeolojik Korumaclk Sorunlar, Silifke Mzesi Arkeoloji Konferanslar
Kitab, Mersin 2007.

M. zyldrm, Olbada Hristiyanln zleri, Arkeoidea Say VII, Sreli E- dergi, 2008.

Erten, E., - zyldrm, M., 2005 Yl Olba Yzey Aratrmas, T. C. Kltr ve Turizm Bakanl Kaz
Sonular Toplants, Ankara 2007.

Erten, E., - zyldrm, M., 2006 Yl Olba Yzey Aratrmas, T. C. Kltr ve Turizm Bakanl Kaz
Sonular Toplants, Ankara 2008.

T. Akay Olba Mezarlar (Dan. E Erten) Yaynlanmam Yksek Lisans Tezi, Mersin . Sosyal
Bilimler Enstits Arkeoloji ABD Mersin 2008.

T. Akay, Ta Ustas Mezarlar Inda Olbada Yerel ilik, Olba XVI, Mersin 2008.

M. Eren, Olba Yresi Jeoarkeolojisi (Silifke/Mersin, Gney Trkiye), 30. Uluslararau Kaz,
Aratrma ve Arkeometri Sempozyumu, Ankara 2008.

K. Zorlu, Description of the weathering states of building stones by fractal geometry and
fuzzy inference system in the Olba ancient city (Southern Turkey) Engineering Geology 101
(3-4), 124-133, 2008.

K. Zorlu, A simple and non-destructive approach to predict the weathering state of
limestone blocks used as building Stone, EGU General Assembly 2008, Wien, Austria.
Abstract No. EGU2007- A-00083, 2008.

K. Zorlu, Tarihi bir kentte yapta olarak kullanlan kireta bloklarnn bozunma derecesinin
kestirimi iin bulank bir algoritma Yerbilimlerinde Esnek Hesaplama Yntemleri Sempozyumu,
Bildiri zleri Kitab, s. 6., 12-13 Mays 2008, Sivas, 2008.

K. Zorlu, Yapta olarak kullanlan kireta bloklarnn bozunmaya bal fraktal boyutlarnn
deiiminin incelenmesi 61. Trkiye Jeoloji Kurultay, s. 278, 2008.

K. Zorlu C. Gkeolu, Olba antik kentinde kullanlan yaptalarnda gzlenen bozunma
davranna mikro ve makro lekte genel bir bak, 30. Uluslar Aras Kaz, Aratrma ve
Arkeometri Sempozyumu 2008 (baskda).



A R K E O I D E A V I I

12



Kuramsal Arkeoloji: Bilim sorunlar - arpk yansmalar - bilim dmanl ve
ahlakszla uzanan saptmalar.
Bir zorunluluun zorluk ve tehlikelerine bir yaklam.
Metin YELYURT M.A.
1


Arkeoidea`nn VI. saysndaki bir yazda ngiltere ve ABD`de New Archaeology terimi altnda
balayan gelimeler zerine bilgiler verilip, bu tr tartmalarn nemine deinilmekte ve
Trkiye`de de ilginin artmas umut edilmektedir.
2

Ben de bu almalara ve tartmalara olan ilginin Trkiye`de de artmasn ve baka lkelerde
de olduu gibi, bu almalarn arkeolojinin bilimselliini kapsayan neminden dolay
renimde de talep edilmesinden yanaym.
3
Fakat bu alandaki almalar nemli olular
yansra baz zorluklar iermekte ve sonu olarak bilim dmanlna ve ahlakszla varan
tehlikeli saptmalara yol aabilmektedir. Dolays ile sz geen nem, zorluklar ve tehlikeleri
ksa vurgulamakta yarar gryorum.
Belirtilmesi gereken ilk nokta, New Archaeology
4
terimi altnda balayp sonra processual
ve bunun eletirilerinden doan ve tabiat ile bundan farkl savlar ortaya koyan post-
processual archaeology `nin
5
kaynak dncesinin esasn dile getirmektir. Bu tartmalarn
temelindeki dnce, her bilimde olduu gibi arkeolojide de bilim zerine yansmalar, yani
bilimin ne olduu, nasl olduu ve deeri ile ilgili almalarn gerekliliinin akca ele alnma
isteidir. Bilimin znn kuramda tanmlanmas,
6
dolays ile bilim zerine yaplan aratrmalarn
kuramsal olmas, bir baka deyile kuramn bilimde tad nemden dolay, 1960larda
balam olan bilimsel almalar en doru ekilde Teoretik, daha dorusu Kuramsal
7
Arkeoloji
kavram altnda tanmlanmaldr.
Kuramlar zerindeki alsmalarda dikkat edilecek nemli bir nokta, arkeolojinin aratrd

1
Arkeolog, Mnster niversitesi, n Asya Arkeolojisi Anabilim Dal doktora rencisi.
yesilyurt@uni-muenster.de
www.uni-muenster.de/wissenschaftstheorie/personen/mitglieder/metinyesilyurt.html
2
Gkdemir 2008.
3
Bkz. (zellikle girilere) Bernbeck 1997, Dark 1995, Embree 1992, Heinz 1999, Veit 2002.
4
New Archaeology teriminin kunlanl nedeni ilknce yeni olduundan, yani ondan ncekinden
deiik olduunu dile getirmek isteinden gelimitir. Dolays ile gnmzde, yani bu gelimelerin
balangcndan neredeyse yarm yzyl sonra bunlar yeni arkeoloji diye adlandrmak doru deildir
(ayrca bkz. dipnot 5). New Archaeology ve sonraki geliimler iin bkz. Bernbeck 1997, Dark 1995,
Eggert/Veit 1998, Trigger 1998.
5
post-processual arkeoloji bal altnda toplanan, ama birbirinden farkl olan akmlarn, ondan nceki
grlere bilinli olarak aykr gr tarznda bulunmalarna ramen New Archaeology`e ait olarak
nitelendirilmelerinin nemli bir nedeni, Bernbeck`in vurgulad gibi, arkeolojide kuram zerine
(Almanya`da son 50 yldaki) yaplan yetersiz aratrmalar ve bilgilerden kaynaklanyor (Bernbeck
1997, 34). Grebildiim kadar ile bu Trkiye iin de geerlidir.
6
rnein A. Nuzzo (2002, 1621b) bilimde esas bilgi tayclarnn kuramlar olduunu belirtiyor.
7
Burada kavramlarn anadilde kullanlmasnn nemini dile getirmek gerekiyor. Sz konusu olan
hereyin tam anlam ile tanmlanmasnn esas olarak sadece anadilde mmkn olabileciini bir ingiliz
dnr ( ? ) eline bir kak alarak yle dile getiriyor: this is a spoon. Germans call it Lffel, French
cuillre, but what it`s exactly is, is a spoon. Baka bir deyile Kavram, bir eyin ne olduunu tam
olarak anlamann, yani kavramann sonucudur (bkz. Hanerliolu 2005, Cilt 3, 227-250). Herhalde
Dnyann hi bir yerinde kavranlan bir ey yabanc bir dilde dile getirilmez. Buna kar baz kiiler
bilimsel bir yaznn kalitesini orada kullanlan yabanc terimlerin oran ile lyorlar gibime geliyor.
Sanki ne kadar yabanc kelime kullanlrsa, yaz o kadar kaliteli, o kadar bilimsel olur gibi
dnlmektedir. rnein sav tez oluyor, konu tema, kuak jenerasyon ve daha ne acayiplikler.
Halbuki tam tersi olmas gerek, yleki bir kiinin zerinde alt konuyu ne kadar iyi anladn,
kulland terimler ve kavramlar dile getirir. Anlamak ise ilknce anadilde mmkndr.

A R K E O I D E A V I I

13
eylerin anlalmas iin (anlamak iin) amlamasnda
8
kullanlan kuramlar ile, arkeolojinin
bilimsellii ile ilgili kuramlar arasnda ayrt etmektir. Amlamann, bilimde yaplan her
aratrma gibi yntemli olmas gerektiinden, dalays ile amlama bir yntem olduundan,
9

bu tr kuramlar yntembilim (Methodology) kuramlarna aittirler. Yani yntembilim-kuramlar
hakkndaki gerekli almalar, arkeolojide yapld gibi sadece dier bilimlerden (genellikle
sosyoloji ve etnolojiden) alnp arkeolojinin aratrdklarn anlamada kullanlan, yani bu
anlamda yaplan uydurmalardan da daha teye gitmekdedir. kincisi ise bilimkuramdr. Her
ikisinin de esas ele alnd ve tartld alan gnmzde felsefedir.
10
Birincisi aratrmann

8
Grdm kadar ile Trkiye`de Interpretation terimi iin counlukla yorumlama kullanlyor.
Halbuki yorumlama daha ok Comment terimine yakndr. Karklklar Interpretation`un ok geni
alanlarda kullanlndan kaynaklanmaktadr. rnein bir sanat baka birinin bir eserini yorumlar.
Buna Interpretation diyebiliriz. Ama bir futbol karlamas da yorumlanr. Buna Interpretation
diyemeyiz, bu Comment`tir. Yorumlama aklamadan farkl ve kiiye, kiilie zg tanmlanr
(Hanerliolu 2005, Cilt 7, 334). Fakat ibuki Interpretation felsefe ve bilimde bir yapt anlamak iin
yaplr ve sonu kuramdr [Hem yaplan ie hemde sonuca nterpretation denilir] (Scholz 2002).
Anlama (verstehen) ise gnmzde aklamann (erklren) kart deil de, bunlarn balantl
olduklar kabul edilir (Groeben 1986, 380 f.; Scholz 2002, Schurz 1990, 9; Schurz 2004, 168 f.). Yani bir
eyi aklamak iin onu anlamak, onun anlalmas iin de aklanmas gerekir. Bunlar da bilimde
yntemli yaplr, dolays ile kiiye zg deildirler. Amlama ise rnein bir dnceyi daha ok
amak iin yaplr (Hanerliolu 2005, Cilt 1, 22). Orada amlama bir yaznn aklanmas olarak
da tanmlanyor. Bunu yazdan baka, insann her rn iin geerli saymak gerekir. Anlama,
aklama ve bunlarn ilikileri arkeolojide de tartlmaktadr (Heinz/Eggert/Veit 2003). Bundan dolay
arkeolojide yaplan i iin amlama teriminin kullanlmas daha dorudur: Her bilimde aratrlan
eylerin nedenleri sorgulanr. Bu sorgularn cevaplandrlmas da nedenlerin aklanmas ile olur.
Arkeolojide insanlarn yapt eyler aratrlr, bunlar zdek, somut yapay olgulardr. Bunlarn insanlar
tarafndan yapldndan ve insan genelde dnen (uslu) bir varlk (Homo sapiens) olarak
tanmlandndan, bu eyleri aklamak iin yaplan aratrmalarda bunlarn yaplma nedenleri
soruturulur. Bu nedenler ise yapandan dair tinseldir. Ksacas, olguya konulan mana aratrlarak
karlmaya allr. (Bkz. dipnot 9).
9
Buna kar baz postprocessual grler gemite bir gerek (truth) bulunamayacan ve
amlamann (Interpretation) yntembilime (Methodology) indirgenemeyeceini, yani yntem ile
ilgisi olmadn ne sryorlar (Shanks / Tilley 1996, 25-28). Bylece bilimin iki nemli nitelii (a.
gerei arayp bulmak ve b. bunu yntemli yapmak) yalanlanm oluyor. Postprocessualist`ler bu
gr anlamann (Verstehen) bilimsel yntem ile ilgili olmadn ve tinsel bilimlerin
(Geisteswissenschaften) (bkz. dipnot 14) felsefe, sanat ve tarih tecrbeleri ile ayn dtn, bu
tecrbelerdeki gerein (Wahrheit) ise bilimsel yntem ile kantlanamayacan (Verifikation) ne
sren H. G. Gadamer`e (Gadamer 1990, 1-2) balyorlar. (Bu tr Interpretation G. Scholtz`a gre
felsefi yumuak Interpretation olarak sert bilimsel Interpretation`dan ayrlabilir [G. Scholtz
takrir/sunum ZfW 24.4.2008]). yleki bu kesimler iin Hermeneutik ounlukla H. G. Gadamer ile
kstlanyor. Halbuki Hermeneutik`in 17. yzyla kadar uzanan bir tarihi vardr, anlam zorluundan
(anlayamamak dan) domutur (Scholz 2001; Bhler 2002) ve o zamandan beri anlama(k)-kuram
ve amlama yntembilimi (Theorie des Verstehens und Methodenlehre der Auslegung) olarak
tanmlanmakatadr (Bhler 2002, 547b).
10
Burada yntem ile yntembilim ayrt ediliyor. Bilimler doal olarak kendi yntemleri zerinde
almalar yaparken, genel yntem sorunlar felsefede ele alnyor. Bilimkuramda tartlan sorunlar ise
dorudan ve genel olarak bilim ile ilgilidir ve bilimlerin farklar ile ilgili sorunlar da kapsar. Bu
farkllklarn deiik bilimlerdeki yntem farkllklarn da ierdii iin, bilimkuramda yaplan almalar
ymtembilim-kuram da kapsar. Bilimkuram (Wissenschaftstheorie / Philosophy of Science)
bilgikuram (Erkenntnistheorie / Epistemologie) denilen felsefe dalndan ayrdr (Scholz basm
hazrlnda). Bilimkuram bilimle ve bilimsel aratrmann sonucu olan bilgi ile ilgili iken bilgikuram bilim
ile elde edilen bilgeden baka, bilginin genelde ne ve nasl olduu sorusunu, aratrc ve aratrlan n
arasndaki ilikiyi, gnlk hayattaki ve hatta inan dnyasndaki, bilgi olduuna inanlan dnce,
gr ve fikirleri de ele alr. Bilimkuram 1920lerden sonra bilimlerin (doa bilimlerinin) positiv (olgucu)
olmas ile beraber tamamen felsefeye alnmtr (Strker 2004). Yani bilimkuram o zamana kadar
esasen bilimler tarafndan aratrlan bir alan idi. Bilimkuramda ele alnan sorunlarn bilimlerden
kaynaklanmas ve doa bilimleri dnda kalan insan bilimlerinin positiv olmamas/olamamas,
bilimkuramn sadece felsefenin aratrd bir alan olarak snrlandrlamayacan gsterir. Bu alanda
bilimlerin de alma zorunluluu sz konusudur. Deinilmesi gereken nemli bir nakta ise felsefe ile
bilim arasndaki imtiyazlandrma/deerlendirme sorunudur. Baka bir deyile birine dierine stn
grmek, stnlk aramaktan, yada kurmaktan saknmak gerekliliidir (bkz. Hartmann /Janich 1998,
12-13). Bilim tarafndan felsefenin gzard edilmesi bilimin geneleksellemesine yol aarken (Steekeler-
Weithofer 2002, 1248b), ayn ekilde felsefenin sorunlarmza tek bana zm bulabilicei gr,
felsefeyi propagandalatrr (Dewey 2002, 52). (Amlama, bilim, bilimkuram ve felsefe ilikisi geni
olarak doktora almamda ele alnmaktadr).

A R K E O I D E A V I I

14
tarz/usul, yani yntem ile, ikincisi ise aratrmann btnl, yani tam geniliinde bilim ile
ilgilidir ki, burada bilimsel aratrnn nedenleri, deeri ve sanat, din, mitoloji gibi baka alanlara
kar snrlandrlmas ile ilgili sorularda ele alnr.
11
Yntembilim-kuram ve bilimkuram, bilimsel
almada birbirine baldrlar. rnein arkeolojide srecilerin (processualists) amlama iin
kullandklar ilevcilik ve sistem kuramlar toplumbilimden (sosyoloji) alnm ve dolays ile orada
arkeoloji toplumbilim olarak tanmlanmtr.
12
Yani bilimin nasl bir bilim olduu zerine ifade
verilir. Bu ifadeler ise, eer ak (explicit), yntemli ve tam olduu zaman kuramlar. Bu
almalar bilinli olarak yrtld zaman bilimkuram olarak nitelendirilir.
Yukarda bahsedilen kuramsal arkeolojinin balangcndaki sorunlar esas olarak ilk nce
bilimkurama mahsusdur ve New Archaeology`nin ortaya koyduu yeni sorulardan
kaynaklanmaktadr. New Archaeology o zamana kadar geleneksel arkeolojinin aratrd,
ne?, ne zaman? ve nerede? sorular yansra nasl? ve neden? sorularn ele alm ve
bunlarn bilimsel aratrmadaki nemini vurgulamtr:
In short, we seek answers to some `how and why questions in addition to the `what,
where, and when questions so characteristically by archaeologist. (Binford 1964, 425)
On this explanatory level [] we are no longer asking merely what but also how and
even why. [G. R. Willey / P. Phillips 1958, 5-6 [alnm Binford 1964, 425; Binford 1968, 7])
Bu sorularn bilimsel aratrmadaki nemi, zellikle neden? sorusunun her bilim dalnn
cevaplandrmas gerektirmesinden kaynaklanmaktadr.
13
Fakat bu sorularn arkeolojide
grgclkle (Empirie) cevaplandrlamamas bir yandan etnoloji ve sosyoloji gibi bilimlere ve
bunlarn rettii kuramlara yansmalarn gerekliliini ortaya koyarken, dier yandan bu
yansmalarn gerekelendirilmesi ile ilgili sorunlar beraberinde getirmitir. Dolaysyla arkeolojide
de bilim ilgili sorular ele alnmtr. Bu en iyi ekilde WATSON/LEBLANC/REDMAN`in (1984)
satrlarndan alnabilir:
Once attention was explicitly turned to theoretical issues, these archaeologist found
themselves participating in some of the oldest debates in the intellectual history of the
Western world: What is knowledge? In particular, what is archaeological knowledge? Is
there an objective, real world of past human behaviour that can be empirically
perceived, described, and explained, as physical scientists perceive, describe and
explain the behaviour of nonhuman entities? What is Science? Are the human sciences,
that is, the social sciences, logically different from the natural sciences (physics,
chemistry, biology)? What is the significant differences and similarities between
archaeology and history? Is historical research logically distinct from scientific research?
Are there laws of human behaviour, and if so how can they discovered or established?
Are the patterns of human behaviour now or in the archaeological documented past
sufficiently regular so that can be explained and predicted? Do explanations and
predictions of social and cultural behaviour of human beings have the same logical
form as explanations and predictions of processes and events in the nonhuman
physical world? (Watson / LeBlanc / Redman 1984, 1-2)

11
Scholz bas.
12
Yani ilevciliin toplumbilimdeki tanmlanlmas arkeolojiye geirilmitir. Oysaki ilevciliin felsefe,
pisikoloji (ruhbilimleri) ve biyolojide de nemli yeri vardr, ve ayn zlere dayansa da eitli bilim
dallarnda farkllklar gsterir (bkz. Thiel 2003). Processualist`lerin arkeolojiyi toplumbilim olarak
tanmlamalar ve aratrmalarn ilevcilik ve sistem kuram temelinde yapmalar, toplumdaki bireylerin
nemlerini kstlam, hatta yalanlamtr ki, bu da postprocessualist`ler tarafndan eletirilmitir. Fakat
eletiri arkeolojinin toplumbilim olarak tanmlanmasna deil de ilevcilie yneltilmitir (Bernbeck
1997, 272). Halbuki her bilimdal aratrd eyler zerinden tanmlanr. rnein toplumbilimler
toplumu, toplum bireyleri arasndaki ilikileri ve bu ilikilerden doan sonular aratrr. Arkeolojinin
aratrd eylerin ise toplum ile, toplumdaki bireylerin ilikileri ve bunlardan doan sonular ile ilgili
olmas gerekmez. rnein dada, ormanda yada lde tek bana yaayan bir kii her trl alet
yapabilir. Okucu olsun, anak mlek olsun ve hatta ev olsun. Arkeoloji bu tr olgular ele alr ve
aratrr. Bunlarn yapmnda toplumun yada toplumsal bireyler arasndaki ilikilerin hibir alakas
olmayabilir, gerekmez de. Kii tek bana bulular yapabilir. Bu, ilknce kiinin ahsiyetine ve zeksna
(an) baldr, topluma deil. Demek ki arkeolojiyi toplumbilim olarak tanmlamamz gerekmez.
13
Tetens 2002, 1763b-1764

A R K E O I D E A V I I

15
Burada bilgi nedir?, arkeolojik bilgi nedir?, Bilim nedir?, Doa bilimleri ile insan bilimleri
ayr mdrlar?, Tarih aratrmalar bilimsel aratrmalardan farkl mdr?
14
gibi sorular ve
bunlardan teye aklama ve kanun kavramlarna ynelik sorular dile getiren
arkeologlarn, sonuta anlksal tarihdeki ok nemli tartmalara itirakta bulunduklar tespit
ediliyor.
15

Bu sorularn ve bunlar zerinde yaplmas gereken aratrmalarn nemi yukarda belirtildii
gibi, almalarn bilimsellii ve bunun yannda yaptmz iin, yani arkeolojinin, toplumdaki
yeri ve deeri ile ilgilidir ki, bunlar siyaseti bile eitli ekilde temaslayabilir. O kadar ki M. K. H.
EGGERT (1998) niversitelere mensup olmalarna ramen bu aratrmalar yapmayanlar hakl
olarak sert bir ekilde eletirerek, baz dallarn bilim olduklarndan phe duyduunu dile
getiriyor:
Man sollte meinen, da es ein Wesensmerkmal von Wissenschaft und damit jeder
einzelnen Disziplin sein mte, sich regelmig ber die angestrebten Ziele, ber die fr
ihre Realisierung notwendigen Methoden und Verfahren sowie ber die theoretisch-
methodologischen Grundlagen aller Bemhungen Rechenschaft abzulegen. [] Blickt
man aus dieser Perspektive auf die Archologie insgesamt, dann knnte einem Zweifel
kommen, ob mancher ihre Teildisziplinen berhaupt zu den Wissenschaften gehren.
Dies gilt in einem ganz besonderen Mae fr die Ur- und Frhgeschichtliche
Archologie. In diesem Fach mangelt es nicht nur an einer hinreichenden Besinnung
auf die Grundlagen und Ziele der wissenschaftlichen Ttigkeit. Auch die
Auseinandersetzung mit der Rolle der Archologie in der Gesellschaft der Gegenwart ist
nicht einmal in Anstzen erkennbar - jedenfalls nicht in Zusammenhngen, die man in
irgendeiner Weise als reprsentativ fr das Fach insgesamt bezeichnen knnte. [...]
Selbst in der Universitt, an einem Orte also, an dem man solche Reflexionen doch am
ehesten erwarten wrde, begegnet man einem derartigen Anliegen meist mit
Stirnrunzeln. Schlimmer noch, bei manchen Hochschullehrern ruft der Wunsch nach
einer profunden Auseinandersetzung mit dem, was wir doch allesamt tun, eine recht
deutliche Abwehrreaktion hervor. (Eggert 1998, 365)
Fakat byle dnenlerin says dk oranda kalmtr. Bunun muhtemelen bir nedeni bilim ile
ilgili sorunlarn zm, arkeolojiden baka, ncelikle felsefe olmak zere baka bilim dallarna
yansmalar gerektirmesinden ileri gelir. Yukarda belirtilen zorluklar da burada balyor. nk,
R. HACHMANN`n (1987) bundan yirmi yl nce dile getirdii gibi, sz geen yansmalar zellikle
felsefede belirli lde bilgi gerektirmektedir. Bu bilgilerin renimde maalesef temin
edilememesi acizlik dourmaktadr. Bu sadece arkeoloji yada belirli bir lke iin geerli
deildir, evrensel kabul edilebilir:
Man mu es als Tatsache nehmen, dass das Nachdenken ber die philosophischen
Grundlagen der durch das Studium angestrebten Wissenschaft in Deutschland schon
sehr lange nicht mehr zu den Selbstverstndlichkeiten einer jeden akademischen
Ausbildung gehrt. Das gilt gleichermaen fr a l l e Natur- und Geisteswissenschaftler.
Sie finden auch spter im Verlaufe ihrer wissenschaftlichen Ttigkeit kaum noch Zugang
zu den philosophischen Grundlagenwissenschaften. Umgekehrt zeigt der mit diesen
Wissenschaftsgrundlagen befasste Philosoph seit langer Zeit nur noch geringe Neigung,
zu prfen, wie weit sich sein Denken an der Realitt der Natur oder denen der Kultur
verifizieren lsst. So wird der Geschichtsphilosoph, da er mit dem geistesgeschichtlichen
Bildungsgut eines Abiturienten an die Arbeit geht, ebenso zum Dilettanten wie der
Historiker, der sich um Erkenntnis- und Wissenschaftstheorie, Geschichts- und
Kulturtheorie bemht. (Hachmann 1987, 25.)

14
Ingilizcede Science genelde tabiat bilimleri iin kullanlyor. Bundan dolay ngilizce`den
alnmalarda yanl anlalmalar ortaya kyor. Doa bilimleri dnda kalan insan bilimleri ise genelde
Humanities diye adlandrlyorlar. Bunlara Almanca`da Geisteswissenschaften deniliyor. Bunlar
iin Trke`de de tinsel bilimler (felsefede) tanmlanmas geerlidir (bkz. Hanerliolu 2002, Cilt 6,
321).
15
Orada Bat Dnyasnn tartmalar deniliyor. Bu ekilde bilimin sadece Avrupa`ya ait olduunu
ne sren grlere ok rnek verilebilir. Bu, gnmze kadar gelen, fakat 20. yy sonunda
eletirilmeye balanan Ethnozentrismus, yada sadece Avrupa`ya dair olan Eurozentrismus
denilen, H. Markl ile beraber kltrel rklk (Podiumsdikussion 1989, 81) diyebileceimiz ideolojiye
balanabilir.

A R K E O I D E A V I I

16
Sz geen felsefi temeller bilimkuram olarak belirginletirilebilir.
Baka bir deyile arkeolojide bilimkuram sorunlar ile ilgili almalarn yetersiz kalmasnn
nedeni, arkeologlarn bilinli ekingenliklerinden kaynaklanmaktadr.
16
Temel bilgilerden
yoksunluk ekingenliin gerekesi olarak kabullenildiinde, ayrca niversitelerin ounlukla
gelenek temeli zerinde iledii gz nnde tutulduunda bir yandan anlay gsterilebilir.
Fakat niyetim bunlar savunmak deil; anlay gstermek kabul etmek anlamna gelmez.
Kabullenemez, nk a) geleneklerin sabitlii bilimi dinletirir, yani soru deil de inan el alr,
arlk kazanr, b) nemi anlalan ve yokluu tespit edilen eylerin temin edilmesi
aratrcnn/bilimcinin doal niteliidir, olmas gereklidir. Bu nemi kabullenmek ya da
kabullenmemek iin de tartmak gerekir. Bu tartmann yaplmad yer bilim nitelii
tayamaz.
Baka kesimlerin ise bunlara kar kurama ok rahat, hatta haddinden fazla rahatlkla
yaklatklarn gryoruz. Halbuki yukarda bahsettiimiz acizlik bunlar iin de geerlidir.
17
Bu
rahatlk ise Postmodern, Relativismus ve (ontologische) Konstruktivismus denilen grlerden
kaynaklanmaktadr. Yani 1960larda nce sanat da (mimarlk) ba gsteren
18
ve zamann
dncelerini Norm (dzg) deil de, sadece baka dncelerle ayn deerde bir slup (stil)
kabul eden grn, T. S. KUHN`un
19
bilim tarihi zerine yapt aratrmalarda bilimin zaman
iinde Paradigma deiimi dedii devrimsel deiimlere uradn gstermesi ile bilimde de
arlk koymasna yol amtr. Bundan baka, bir taraftan rasat/ gzlemin ve dolays ile
bilimsel artrmalarn her zaman kuramykl (Theoriebeladen) olduu, yani nbilgiler
etkisinde olduu ve dolays ile aratrcnn kiisel hayat hikayesinin bile bilimsel aratrmay
etkileyebilecei, ve ayrca bilimin dier yaam stratejileri ile ayn deerde olduu ileri
srlmtr.
20
Bunlar bir yandan eletirsel arkeoloji (Kritische Archologie) olarak adlandrlan
ideolojileri eletiren ideolojik eletirelere yol amtr.
21
Dier yandan ise bu grlerin baz kiiler
iin bilimsellik zerine yaplan almalara kolaylk getirdiini syleyebiliriz. Yani baz kesimler
kendilerini bu zor almalardan muaf grmlerdir. Sonuta bunlar gereke gsteren her
kafadan bir ses kmaya balamtr. Arkeolojide dahi zaten gerek (Reality) zerine bilgi
edinilemez diye baz grler gerekelendirilmitir. Bu grlerin arkeoloji ile ne kadar ilgili
olduu ve arkeolojiyi ne ekilde etkiledii aadaki iki rnekle gsterilebilir:
rnein C. HOLTORF arkeolojinin grevini zevk ve serven toplumunu elendirmekte grmek
istiyor.
22
Elbette birini elendirmek iin ona elenceli eyler sunmak gerekir. Bu da sunulann
gerek ile ilikisi, yani arkeolojinin elde ettii bilgilerin hangi ekilde elence/elenceli olduu
sorusunu ortaya karr. Burada da HOLTORF
23
Radikale Konstruktivismus denilen ve Theorie
des Wissens/Theory of Knowledge (Bilgikuram) diye nitelendirilmek istenen, bilginin insan
yapt (construct) olduunu, bilginin ve dolays ile bilimin viabel (ie/istee yarar)
olabileceini, ama gerek olamayacan ileri sren gre
24
dayanyor. Yani sonuta
topluma sunulan, sunucunun isteklerine balanyor, yle ki bu gr medya tarafndan da
memnuniyetle karlanp, arkeolojide kazanlan bilgilerin aratrclara danmadan sapt rlarak,
her trl samalk halinde topluma sunulmasn kolaylatryor. Bu da hem bilimde hem de

16
Bunun bir baka nedeni ise kt tecrbe olarak tanmlanabilir ve Alman arkeolojisini nemli ekilde
etkilemitir, fakat sadece buna ait deildir. Sz geen kt tecrbe, 1933-1945 aralarndaki rk
dncelerin arkeolojiye sokulup, arkeolojinin siyasi amalara alet edilmesinden kaynaklanr
(geliimler iin rnein bkz. Gramsch 2007).
17
rnein M. K. H. Eggert`in de vurgulad gibi baz postprocessualist`ler de, onlardan ncekiler gibi,
birbirlerine zt olmalarna ramen, baka bilim dallarndan eitli akmlar ve kiilere dayanmlardr.
(Eggert 1994, 12). [Ayrca bkz. dipnot 9.]
18
Duque 2002, 859.
19
Kuhn 1976.
20
Feyerabend 1986. Arkeolojideki yansmalar iin bkz. Bernbeck 1997, 272-273
21
Bernbeck 1997, 314-319.
22
Holtorf 2005. Orada Traum- oder Erlebnisgesellschaft denilmektedir (S. 242).
23
Holtorf 2006.
24
Scmidt 1993.

A R K E O I D E A V I I

17
medyada ahlaki (Ethik) bir sorun olur.
25
Fakat HOLTORF`a gre bir bilgi kuramnn ahlaki
ilkelere temellenmesi gerekmemekdedir:
Es scheint mir jedoch von vornherein unsinnig, von einer Theorie des Wissens zu
verlangen, ethische Prinzipien begrnden zu knnen (so wie man das ja auch
andersherum nicht ohne weiteres verlangen wrde) (Holtorf 2006, 351).
Etik ilkelerini nemsememek ve bunlara dayanmamak Trke`de tam olarak ahlakszlk
anlamna gelir. Ahlakszlk ise bir gr (Spekulation) iin geerli olabilir, fakat ahlakszln
arkeoloji gibi bir tarih biliminde ve toplumun bilgilendirilmesinde tanlan sorumluluktan dalay
yeri yoktur. Dolays ile bu tr postprocessual grler bir bilimde kabull edilemez.
Baka bir rnek: R. BERNBECK arkeolojinin elence ve turistik amalar iin kullanlmas ve
niversitelerdeki retimin okullatrlmasn, dolays ile yeni kuak bilimcilerin erkin aratrma
yeteneinden mahrum braklmasn hakl olarak eletirdii, fakat bundan tr arkeologlarn
kaz yaptklar lkelerdeki siyasi ve ekonomik alanlar ile ilgili sorumluluk tadklarn iddia ettii
bir yazy yle sonulandryor:
Es lsst sich absehen, dass unser Zeitalter in der Zukunft einmal als das
neokolonialistischer westlicher ArchologInnen betrachtet wird, dass aber auch in den
nchsten Jahren mehr und mehr alternative, nichtwestliche historische Entwrfe aus
dem Nahen Osten selbst kommen werden. Die gross angelegte, tiefsinnige Geschichte
Vorderasiens aus der Feder des frheren PKK-Chefs Abdullah calan macht nur einen
Anfang. (Bernbeck 2004, 286)
Yani, biryandan gnmz arkeolojisinin gelecekte yenismrgeci bat arkeologlar devri
olarak tanmlanabilecei ne srlrken,
26
dier yandan marid abesini derin anlaml olarak
nitelendirip, hayatn bilime adam insanlarn eserleri ile kyaslayan gabavet mmkn
olabiliyor.
Bu rneklerde grlebildii gibi bilim ile ilgili olan arpk ve mahdut yansmalar bilim
dmanlna, ahlakszla (ve belkide kstahla) kadar uzanabiliyor. yle ise zm nerede?
Bir yandan bilimi kstlayan sabitlemeler, te yandan postmodern rts altndaki kaamaklar
ve saptmalar.
Yirminci yzyln nemli bilim-sosyologlarndan R. K. MERTON`un (1966) belirttii gibi, dier
kurulularda (Institution) olduu gibi bilimde de elikili kaide/dzg (Norm) iftleri
bulunmaktadr. Bu kurululardan yneltilen kiilere den grev ise bu elikileri olabildiince
tutarl (konsequent) ilemde eriterek birletirmektir.
27
Bu iftlerden biri de sz geen
geleneksellemek ile yenilemek elikisidir. R. K. MERTON bununla ilgili olarak u tavsiyede
bulunuyor:
Der Wissenschaftler darf sich nicht in die Gefahr begeben, ein Opfer intellektueller
Marotten zu werden, jener modischen Ideen, die fr kurze Zeit auftauchen und zum
Verschwinden verurteilt sind, aber er mu beweglich und offen fr eine neue
vielversprechende Idee sein und vermeiden, da er unter der Maske eines
verantwortungsbewuten Aufrechterhaltens intellektueller Tradition erstarrt. (Merton
1966, 331)
Vurgulanan, bir yandan bilimcilerin yenilik bal altndaki kaklk/acaipliklerin kurban olma
tehlikesinden saknma gereklilii iken, dier yandan vaat dolu yeni tasarmlara kar ak ve
devingen olup, gelenekleri muhafaza sorumluluu maskesi arkasnda saklanmamaktr.
eitli bilimlerde yaplan eletirilerde vurgulad gibi bilimin gelimesi iin ergin ve erkin
almalar zorunludur.
28
Baka bir deyile, bilim dnmek ile olur, oradan buradan gelen
yeni akmlar ezberlemek ve zmsemek ile deil. Dnmek ise insann bir niteliidir, batya,

25
Yeilyurt bas.
26
Burada da, yukarda deinildii gibi (bkz. dipnot 15) Avrupa ve ABD dndaki almalar bir bakma
grmezlikten gelinmektedir.
27
[...] Widersprche zu mglichst konsequenten Handlungen zusammenzuschmelzen. (Merton 1966,
331).
28
rnein felsefede (bilimkuram) Bunge 1983, 202; Psikolojide (ruhbilimeri) Masloy 1981, 38-39.

A R K E O I D E A V I I

18
herhangi bir corafyaya, rk yada kltre bal deildir.
Yine R. K. MERTON`un
29
szleri ile: tabiiki bizden nce ve zamanmzda yaplan aratrmalar
yeteri kadar tanmak gereklidir, fakat bunu abartmak kendi yaratclmz
30
engeller.

Kaynaka:

Bernbeck, R.
1997 Theorien in der Archologie. Tbingen; Basel: Francke, 1997.
2004 Vorderasiatische Altertumskunde im 21. Jahrhundert Die Praxis und ihr
institutioneller Hintergrund. In: Das Altertum, Bd. 49, H. 4, 2004, 269-289.
Binford, L. R.
1964 A consideration of archaeological research design. In: American Antiquity 29 (4),
1964, 245-441.
1968 Archaeological Perspektives. In: S. R. Binford / L. R. Binford (ed.), New Perspectives
in Archaeology. Chicago: Aldine Publishing Company, 1968, 5-32.
Bhler, A.
2002 Hermeneutik In: Enzyklopdie Philosophie. Hrsg. von H. J. Sandkhler, Hamburg:
Meiner, 2002 (CD-ROM), 547b-551b.
Bunge, M.
1983 Epistemologie. Aktuelle Fragen der Wissenschaftstheorie. Mannheim; Wien; Zrich:
B. I. - Wissenschaftsverlag, 1983.
Dark, K. R.
1995 Theoretical Archaeology. London: Duckworth, 1995.
Dewey, J.
2002 Logik. Die Theorie der Forschung. Frankfurt a. M.: Suhrkamp, 2002.
Duque, F.
2002 Moderne/Postmoderne In: Enzyklopdie Philosophie. Hrsg. von H. J. Sandkhler,
Hamburg: Meiner, 2002 (CD-ROM), 859-864.
Eggert, M. K. H.
1994 Archologie heute: Reflexionen 1993. In: Jahrbuch des Rmisch-Germanischen
Zentralmuseums Mainz. 41. Jg., Teil 1, Verlag des Rmisch-Germanischen
Zentralmuseums in Kommission bei Dr. Rudolf Habelt GmbH, Bonn. Mainz, 1994, 3-
18.
1998 Theorien in der Ur- und Frhgeschichtlichen Archologie: Erwgungen ber und
fr die Zukunft. In: Theorien in der Archologie. Zur englischsprachigen Diskussion.
TAT Bd.1, Mnster; New York; Mnchen; Berlin: Waxmann, 1998, 357-377.

29
Merton 1966, 33.
30
Sz geen eserlerde ounlukla yaratclk kavram kullanlyor. Yaratclk dinsel bir kavram
olmasndan dolay, yani eer yaratclk yokdan var etmek anlamn tayacak ise, bu kavramn
insan ve insan rnlerinin tanmlanmasnda kullanlmayacan dnmekteyim. nk bu, insann
elinde olan bir ey olmad gibi, insann rnleri iin de geerli deildir. nsann zellii doadaki
varlklar (var olan), varlklarn e ve unsurlarn, varlklar arasndaki ilikileri alglayabilmek ve
kavrayabilmek, bunlar eitli ekillerde ileyebilmek ve deitirebilmektir. Bundan tr, alglad ve
kavrad varlklar ile bunlarn unsurlar arasnda eitli boyutlarda ilikiler kurabilmek, bunlar
kuramlatrabilmek ve bunlardan yeni tasarmlar tretmektir. Sonuta her trl insan rn doada
var olan bir olguya indirgenebilir. Fakat yoktan var etmek sz konusu olamaz. Yaratclk yerine
reticilik, treticilik, ileyicilik, yapclk gibi kavramlarn kullanlmasnn daha uygun olduunu
dnyorum.

A R K E O I D E A V I I

19
Eggert, M. K. H. / Veit, U. (Hg.)
1998 Theorie in der Archologie: Zur englischsprachigen Diskussion. TAT Bd. 1, Mnster,
New York, Mnchen, Berlin: Waxmann, 1998.
Embree, L.
1992 Introductory Essay: The Future and Past of Metaarchaeology. In: Embree, L. (ed.),
Metaarchaeology. Reflexion by Archaeologists and Philosophers. Boston studies
of philosophy of science. Vol. 147. Dordrecht, Boston, London, 1992 3-50.
Feyerabend, P. K.
1986 Wider den Methodenzwang. Frankfurt am Main: Suhrkamp, 1986.
Gadamer, H. G.
1990 Wahrheit und Methode. Grundzge einer philosophischen Hermeneutik.
Tbingen: Mohr, 1990.
Gkdemir, .
2008 Yeni Arkeoloji. Yer: Arkeoidea VI, 2008, 18-22.
Gramsch, A.
2007 Ein Abriss der Geschichte der Prhistorischen Archologie in Deutschland:
Genese, Entwicklung und Institutionalisierung. In: Das Altertum, Bd. 52, H. 4, 2007,
275-304.
Groeben, N.
1986 Handeln, Tun, Verhalten als Einheiten verstehend-erklrenden Psychologie.
Wissenschaftstheoretischer berblick und Programmentwurf zur Integration von
Hermeneutik und Empirismus. Tbingen: Francke, 1986.
Hachmann, R.
1987 Einleitung. In: Hachmann, R. (Hg.), Studien zum Kulturbegriff in der Vor- und
Frhgeschichte. Bonn: Habelt, 1987, 9-32.
Hanerliolu, O.
2005 Felsefe Ansiklopedisi. Kavramlar ve Akmlar. 9 Cilt. stanbul: Remzi Kitabevi,
4
2005.

Hartmann, D. / Janich, P.
1998 Die Kulturalistische Wende. Zur Orientierung des philosophischen
Selbstverstndnisses. Frankfurt a. M.: Suhrkamp, 1998.
Heinz, M.
1999 50 Jahre Vorderasiatische Archologie - 30 Jahre >Theoretische Archologie<
Kontinuitt kontra Wandel? Ein Eindruck. In: Altenkamp, S. / Hofter, M. R. /
Krumme, M. (Hg.): Posthumanistische Klassische Archologie. Historizitt und
Wissenschaftlichkeit von Interessen und Methoden. Mnchen 1999, 129 - 143.
Heinz, M. / M. K. H. Eggert / U. Veit, (Hg.)
2003 Zwischen Erklren und Verstehen? Beitrge zu den erkenntnistheoretischen
Grundlagen archologischer Interpretation. TAT Bd. 2. Mnster, New York,
Mnchen, Berlin: Waxmann, 2003.
Holtorf, C.
2005 Archologie in der Erlebnisgesellschaft. In: Archol. Nachr.bl. 10 (2005) 2, 234-243.
2006 ber archologisches Wissen. In: EAZ 47. Jg., H. 3, 2006, 349-359.
Kuhn, T. S.
1976 Die Struktur wissenschaftlicher Revolutionen. Frankfurt a. M.: Suhrkamp,
2
1976.
Maslow, A. H.

A R K E O I D E A V I I

20
1981 Motivation und Persnlichkeit. Reinbek bei Hamburg: Rowohlt, 1981.
Merton, R. K.
1966 Die ambivalente Haltung des Wissenschaftlers. In: A. Silbermann (Hg.), Militanter
Humanismus. Von den Aufgaben der modernen Soziologie. Frankfurt a. M.: Fischer
Verlag, 1966, 330-355.
Nuzzo, A.
2002 Theorie In: Enzyklopdie Philosophie. Hrsg. von H. J. Sandkhler, Hamburg:
Meiner, 2002 (CD-ROM), 1620b-1624b.
Podiumsdiskussion
1989 Was heit und was soll: Einheit der Wissenschaft? Ein Streitgesprch der Disziplinen.
In: Konstanzer Bltter fr Hochschulfragen. Symposium: Wird die Wissenschaft
unberschaubar? Das disziplinre System der Wissenschaft und die Aufgabe der
Wissenschaftspolitik. Jg. XXVI, H. 1-2, 1989, 77-96.
Schmidt, S. J.
1993 Zur Ideengeschichte des Radikalen Konstruktivismus. In: Florey, E. /Breidbach, O.
(Hg.): Das Gehirn Organ der Seele? Zur Ideengeschichte der Neurobiologie.
Berlin: Akademie-Verlag, 1993, 327-349.
Scholz, O. R.
2001 Verstehen und Rationalitt. Untersuchungen zu den Grundlagen von Hermeneutik
und Sprachphilosophie. Frankfurt a. M.: Vittorio Klostermann,
2
2001.
2002 Verstehen In: Enzyklopdie Philosophie. Hrsg. von H. J. Sandkhler, Hamburg:
Meiner, 2002 (CD-ROM), 1698 - 1702.
bas. Erkenntnistheorie und Wissenschaftstheorie Klrung zu einem ungeklrten
Verhltnis.


Schurz, G.
1990 Erklren und Verstehen in der Wissenschaft. Mnchen: R. Oldenburg, 1990.
2004 Erklren und Verstehen: Tradition, Transformation und Aktualitt einer klassischen
Kontroverse. In: Handbuch der Kulturwissenschaften. Bd. 2. Paradigmen und
Disziplinen, hrsg. von F. Jaeger und J. Staub. Stuttgart; Weimar: Verlag J. B.
Metzler, 2004, 156-174.
Shanks, M. / Tilley, C.
1996 Social Theory and Archaeology. Oxford: Blackwell,
3
1996.
Stekeler-Weithofer, P.
2002 Philosophie und Wissenschaft In: Enzyklopdie Philosophie. Hrsg. von H. J.
Sandkhler, Hamburg: Meiner, 2002 (CD-ROM), 1244-1249.
Strker, E.
2004 Wissenschaftstheorie. In: Pieper, A. (Hrsg.), Philosophische Disziplinen. Ein
Handbuch. Leipzig: Reclam, 2004, 437-456.
Tetens, H.
2002 Wissenschaft In: Enzyklopdie Philosophie. Hrsg. von H. J. Sandkhler, Hamburg:
Meiner, 2002 (CD-ROM), 1763b-1773.
Thiel, C.
2003 Funktion In: Krings, H. / Baumgartner, H. M. / Wild, C. (Hg.), Handbuch
philosophischer Grundbegriffe, Berlin: Xenomoi,
2
2003.
Trigger, B. G.

A R K E O I D E A V I I

21
1989 A history of archaeological thought. Cambridge: Cambridge University Press,
1989.
Veit, U.
2002 Von Nutzen und Nachteil der Theorie fr die Archologie: Anmerkungen zur
jngeren deutschsprachigen Diskussion. In: R. Aslan, et all (Hg.), Mauerschau.
Festschrift fr M. Korfmann, Bd. 1, Remshalden-Grumbach 2002, 37-55.
Watson, P. J. / LeBlanc, S. A. / Redman,C. L.
1984 Archaeological Explanation. The Scientific Method in Archaeology. New York:
Columbia University Press, 1984.
Yeilyurt, M.
bas. Eine Stellungnahme zur Darstellung des <Archologischen> in den Medien -
Formen der Zusammenarbeit von Wissenschaft und Wissenschaftsjournalismus,
Verweis auf allgemeingltige Normen journalistischer Ethik, Geschfte und was in
der Archologie noch zu tun ist. (In: Archologische Informationen 30/2, 2007).


A R K E O I D E A V I I

22
Ak-hava Antik Alanlarn (OASIS) Doal Tahribatn Etkileyen Sreler

Yrd. Do. Dr. Kvan ZORLU
1



Gemiin gnmzdeki en byk ve nemli izleri antik alardan bugne kadar gelmeyi
baaran doal yaplar ve o alara ait malzemelerdir. Tarihi bu miraslar, eski uygarlklarn
yaam biimlerinden dinsel inanlarna kadar pek ok konuda bilgi ve fikir sahibi olmamz
salayan doal belgelerdir. Her ne kadar kazlar ve yzey aratrmalar sonucunda elde
edilen pek ok malzeme ve kk boyuttaki yaptlar mzeler ve zel tasarml alanlarda
korunakl bir biimde sergilense de, ok daha byk boyutlardaki binalar ve zellikle ak-
hava antik kentlerin yerleim alanlar iin (OASIS) byle bir koruma yntemi mmkn
olamamaktadr. Bu tr alanlar, sit alanlar olarak koruma altna alnm olmakla birlikte, bu
yntem bir lye kadar insan etkisiyle tahribat nlemede etkili olmakta, ancak, jeolojik ve
meteorolojik srelere kar koruma salamamaktadr. Zaman ierisinde, yllk scaklk
deiimleri, radyasyon, nem, ya gibi meteorolojik faktrlere maruz kalan ak-hava antik
kent alanlarnn yap talar, mineraloji, doku ve mhendislik zellikleri gibi jeolojik faktrlerin
deiimleri ile byk lde tahrip olmaktadr.
Tarihi antlardaki bozunmann temel nedeni kimyasal srelerin yap talar zerindeki
etkileridir. Bu sreler meteorolojik ve jeolojik srelerin yan sra antlarn bulunduklar blgeye
gre evre kirliliinin de etkin olduu karmak bir mekanizmaya sahiptir. Bozunma sreleri
yap talarndaki dokunun farkllamasna ve mekanik zelliklerinin deimesine neden
olmaktadr. Bozunmann kinetii, deniz seviyesinden karasal ortamlara deiim gstermekte,
ayrca, tuzlu su-yap ta ve yamur suyu-yap ta etkileime bal olarak farkl mekanizmalar
ile gelimektedir. Buna ek olarak, rzgarn andrc etkisi, gne nlarndaki radyasyon ve
fiziksel bozunmaya neden olan gece-gndz farklar da yap talarnn dokusal zelliklerinin
deiimine neden olmaktadr.
Ak hava antik kent alanlarndaki bozunma almalar iin en nemli snrlama, bu alanlarn
koruma altnda olmalar ve laboratuar da yaplacak olan mekanik deneyler iin blok rnek
alnmasnn mmkn olmamasdr. Ancak, tarihi antlarda yaplacak olan doru restorasyon
almalar iin, yap talarndaki bozunma derecelerinin ve bozunma mekanizmasnn
belirlenmesi byk bir nem tamaktadr.
Akdeniz kylar pek ok antik uygarln izlerini tayan ehirler bakmndan olduka zengin bir
blge niteliindedir. Bu blgede, Helenistik dnemden Bizans dnemine kadar kadar uzanan
zaman ierisinde kurulmu antik kentlere, deniz kenarndan, Toros Dalarnn 1100 m
yksekliine kadar rastlamak mmkndr. Bu antik kentlerde kullanlan yap talar, blgenin

1
Mersin niversitesi, Jeoloji Mhendislii Blm, Mersin,kivancgeo@mersin.edu.tr


A R K E O I D E A V I I

23
en yaygn birimi olan kiretadr. Kireta gibi karbonatl kayalarda bozunma durumunun
belirlenmesi olduka gtr. nk, karbonatlar znme yoluyla bozunmaya duyarldr ve
bozunma rnleri neredeyse tamamen ortamdan uzaklamaktadr. Bu nedenle,
kiretalarndaki bozunma derecesini ve mekanizmasn belirlemek, dier kaya trlerine gre
daha karmak ve detayl almalar gerektirmektedir. Yaplacak olan bozunma
almalarnda farkl yntemlerin kullanlmas (kaya tomografisi ile 3 boyutlu porozite
analizleri, mikrorezistiviti, 2 ve 3 boyutlu niceliksel petrografi gibi) ve elde edilecek veriler
dikkate alnarak bozunma derecelerinin ve bozunmann mekanizmasn etkileyen faktrlerin
ortaya konmas gerekmektedir. Dnya literatrnde karbonatl kayalarn bozunma
mekanizmalarna ve derecelerine ilikin almalar olduka snrldr. Mersin ili ve evresinde
yer alan ak-hava antik kentlerinin yap talarnn kireta olmas, ayrca kentlerin eitli
yksekliklerde kurulmu olmalar nedeniyle farkl bozunma ve meteorolojik/jeolojik koullara
maruz kalmalar, bu blgeyi jeoarkeolojik almalar iin cazip klmaktadr. nk jeolojik
almalarn arkeoloji ile birebir ilikisinin temel nedeni, jeoloji biliminin doal oluumlar/olaylar
ile ilgilenmesi ve antik kent antlarnn da doal yap talardan ina edilmi olmasdr. Jeolojik
almalar sonucu elde edilen veriler, antik alarda meydan gelmi doal srelerin ortaya
konmasyla, o dnemlerde yaayan antik kentlerin yaam biimlerinin seimi hakknda
arkeolojik almalara katk salayabilmektedir.
Mersindeki ak hava antik kent duvarlarndaki farkl bozunma derecelerinin gzlemsel
deerlendirmesi
Mersin ili ve ilelerini kapsayan geni bir alan ierisinde, Helenistik dnemden Bizans
dnemine kadar uzanan tarihi srete kurulmu pek ok antik kent mevcuttur. Bu kentlerin
en dikkat ekici zellikleri, deniz kysndan balayarak 1100 m ykseklie kadar olan
blgelerde kurulmu olmalar ve kentlerin inasndaki yap talarnda, blgenin en yaygn
birimi olan kiretalarnn kullanlm olmasdr. Ak-hava antik kentlerinin yap talar ayn
kaynak kayadan ina edilmi olmasn ramen, ykseklie bal deien meteorolojik ve
jeolojik koullarn etkisiyle farkl mekanizmaya sahip bozunma dereceleri ve hzlar
sergilemektedirler. Gzlemsel n deerlendirme yaplan antik kentler, deniz seviyesinden
balayarak 1100 m ykseklie kadar ulaan yerleim yerlerini kapsayacak ekilde
belirlenmitir. Bu amala, deniz seviyesindeki Korykos (Kzkalesi), 1100 m ykseklikteki Olba
(Uuralan) ve 450 m ykseklikteki Kanytella (Kanldivane) ak hava antik kentlerinin yap
talarndaki bozunma derecesinin farknn incelenmesi iin en uygun kentler olduu
dnlmtr.

Korykos (Kzkalesi)
Korykos kara ve deniz olmak zere iki kalesi ile karakteristiktir. Poligonal yap talar ile ina
edilmi olan kara kalesinin alt ksmlar deniz suyu ile etkileim halinde olduundan olduka
bozunmu durumdadr. Deniz suyu ile dorudan ilikili olmayan dier ksmlarda ise bozunma
derecelerinin farkll aka gzlenmektedir. Ayrca, deniz suyunun ierdii tuzla yz yze


A R K E O I D E A V I I

24
kalan duvarlarda, yan duvarlara gre daha fazla bozunmann gelitii gzlenmektedir
(Levha 1 ve Levha 2). Korykos kalesi, yamur suyu ile deniz suyundaki tuzun birlikte etkin
olduu bozunma mekanizmasnn tipik rnei olan ve en dk yksekliindeki ak-hava
antik kentidir.


Levha 1. Deniz suyu ile dorudan etkileim
halinde olan duvarlardaki bozunma



Levha 2. Deniz suyundaki tuzla etkileim
halinde olan duvarlar ve yan duvarlar
arasnda gzlenen bozunma derecesindeki
farkllklar.


Kanytella (Kanldivane)
Kanytella yaayan bir ehir olarak uzun bir zaman diliminde varolmu ve farkl tarzda ina
edilmi antlar bnyesinde bulundurmasyla, yap talar bakmndan olduka ilgi ekici bir
antik kent niteliindedir. Farkl zamanlarda ina edildii dnlen binalarda kullanlan yap
talar, poligonal ekilden prizmatik ekle gei gstermekte ve daha sonra duvarlar
arasndaki imento malzemesine rastlanmaktadr (Levha 3, Levha 4). Ayrca, ayn yapda
farkl yap ta ekillerine rastlanyor olmas, bu ksmlarn binann yaplmasndan daha sonraki
dnemlerde, eitli nedenlerle restorasyon yapldn dndrmektedir. Seilen ak-hava
antik kentlerinden, orta yksekliklerdeki ehirleri temsil eden Kanytella, ayn meteorojik ve
jeolojik koullara sahip ortamdaki, farkl tarihlere ve geometrilere sahip yap talarndaki
bozunma mekanizmasnn ve bozunma derecesinin niceliksel olarak ortaya konmasnda
nemli bir stnlk salamas bakmndan nemli bir lokasyondur. Bu ykseklikte egemen
olan bozunma koullar, yamurun ve rzgarn etkisiyle gelien bozunmalar olup, deniz


A R K E O I D E A V I I

25
suyundaki tuzun andrma etkisinin ortan kalkmasn ve fiziksel bozunmann daha etkin
olduunu iaret etmektedir. Kanytellada dier antik kentlerden farkl olarak gze arpan en
nemli zellik, bu antik kentin yap talarnn arasnda kullanlan imentonun varldr. Bu
kentteki yap talarnn arasnda neden imento malzemesine gerek duyulduu ayr bir
alma konusu olmakla birlikte, antik alar boyunca bu malzemede meydana gelmi olan
deiim (imento malzemesinin ana bileenleri iin) daha detayl bir almaya ile
belirlenebilecek nitelikte ve nemdedir.



Levha 3. Poligonal yap talarndan ile ina
edilmi duvar



Levha 4. imento malzemesi ile ina edilmi
duvar


Olba (Uuralan)
Mersin, Silifke, Uzuncabur Beldesinin 4 km. dousunda, Uzuncabur-renky yolu zerinde
yer alan Olba (Ura-Uuralan)nn antik yerlelimi, Olba territoriumu snrlar iinde, denizden
ortalama 1100 m, bulunduu dzlkten yaklak 50 m. ykseklikteki akropolis ve
evresindedir. Olba antik kentinde bulunan yaplarn inalar Helenistik, Roma ve Erken Bizans
dnemine ait olup (Erten, 2005)., alma blgesinin en yksekteki antik kentini temsil
etmektedir. Yap talarndaki bozunma dereceleri gzle grlebilecek kadar farkllklar


A R K E O I D E A V I I

26
sergileyen (Levha 5-7) ak-hava antik kentindeki bozunma mekanizmas, seniz seviyesinden,
karasal ortama deiim gsteren meteorojik ve jeolojik faktrlerin tanmlanmasnda nemli
bir rol oynamaktadr. Karasal ortamdaki bozunmalar daha ok scaklk farklarnn meydana
getirmi olduu mekanik ayrmalar sonucu olumaktadr. Ayn yap ta malzemesinden ina
edilmi olmasna ramen farkl zamanlarda oluturulmu duvarlarda gzlenen bozunma
eitlilii, iklimsel deiimlerin etkisini aka gstermektedir.


Levha 5. Olba ak-hava antik kentindeki
yap talarnda gzle tanmlanabilen
bozunma snflarndan az bozunmu
yap talar (Zorlu, 2008)






Levha 6. Olba ak-hava antik kentindeki
yap talarnda gzle
tanmlanabilen bozunma
snflarndan orta derecede
bozunmu yap talar (Zorlu, 2008)


Levha 7. Olba ak-hava antik kentindeki
yap talarnda gzle
tanmlanabilen bozunma
snflarndan bozunmu yap talar
(Zorlu, 2008)



A R K E O I D E A V I I

27

Sonular
Yap talarndaki bozunma derecelerinin ve bozunma mekanizmasnn belirlenmesi, antik
kentlerdeki antlarn restorasyon almalarnda olduka nemli bir rol oynamaktadr.
Restorasyon almalarnn yaplaca duvarlarn doru ve uygun yap talar ile restore
edilmesi hem antlarn grntleri hem de gelecekteki durayllklar bakmndan byk nem.
Yaplan yanl uygulamalar, antik kentlerin grselliini ve gelecek kuaklara braklacak bu
nemli miraslarn deerlerini kt ynde etkilemektedir. Bu nedenle ak-hava antik
kentlerinde yrtlecek bozunma almalar, kltrel/tarihi miraslarn korunmas ve gelecek
kuaklara aktarlmas bakmndan olduka nemli bir konu olarak tm dnya literatrnde
kabul grmektedir. Mersin ilindeki ak hava antik kentlerindeki bozunma farkllklarnn
aratrlmasna ynelik yaplan bu almada sadece gzlemsel deerlendirmelere yer
verilmi olup, bu almann deneysel deerlendirmelerinin de yaplmas ve yap talarndaki
bozunma derecelerinin yan sra, bozunma mekanizmasn ortaya konmas byk nem
tamaktadr. Bu konuya ilikin detayl almalar halen devam etmektedir.

Kaynaka
Erten 2005 Erten E, Archaeological Surveys at Olba (Uguralani). Silifke-Mersin, in 2003. Mersin
University, Department of Archaeology, Internal Report, 5p.
Zorlu 2008 Zorlu K, . Description of the weathering states of building stones by fractal
geometry and fuzzy inference system in the Olba ancient city (Southern Turkey)
Engineering Geology 101 (3-4), 124-133.


A R K E O I D E A V I I

28
Urumiye Glnn Batsnda Bulunan nemli Yaztlar

Reza HEYDER - M.A.
1


M 12. yzyldan M 10. yzyla kadar Yakndouda Hitit mparatorluunun yklmasyla bir
siyasi boluk hissediliyordu. Bu arada Asur devletinin tartmasz gc, kaynaklar ve ganimetler
ve ticari yollara hakim olmak zere trl aknlarla deiik ynlere zellikle kuzeye yaptlar.

Urartular, siyasi bir g olmadan yzyllar nce bile isimleri Asur yaztlarnda yer alr. I. Shalmansr
(I) , Asur kral (M 1274-1345) hkmranlnn ilk ylnda Van blgesine akn yapar ve kendi
yaztnda ele geirdii sekiz lkeden sz ederek tmnn ismini Urartu koyar.



Levha 1

Shalmansarn yerine getii Tokolty Ninurtay yaztnda da grebiliriz. O, Urartu ismi yerine Van

1
Arkeolog, Azerbaycan- Garbi Arkeoloji Aratrmalar Bakan, Arkeoloji lmi Karbordi niversitesi
Re_heydari@yahoo.com. (Editrlerin notu: Sayn Reza Heydarinin Arkeoidea iin yazd makaleyi,
Farsadan Trkeye tercme eden Kiarash Ghasemlouya teekkr ederiz).


A R K E O I D E A V I I

29
gl evresinde yaayanlar iin nairi ismini kullanr. Bu ismin dier kullanld yer Asur kral I.
Tikilat Pilserin yaztnda da geer. M 9. yzylda eski Nairi ve birka dier eyalet, ok zorlu
almalar ve Bayayini Kralyla yaplan savatan sonra ittifak kurup Van ya da dier adyla Urartu
devletini oluturur. M 9- 8. yzyllarda Urartularn en gl ve en geniledikleri zamandr. Bu
dnemde Urartu snrlar bugnk Ermenistan snrndan, Trkiyenin dousu, ran
Azerbaycanndan baz blmler ve kuzey Iraktan kk bir blmden oluur. Aslnda Van,
Urumiye ve Suvan glleri ve evresi Urartu blgesidir. M 9. yzyln ortalarndan M 8. yzyl
ortalarna kadar Urartu krallar kendi blgelerini gelitirme ve geniletme almalarna giritiler.
Bunun sonucunda Frat Nehrinin balangcndan Urumiye glnn gneyine kadar her yeri ele
geirdiler. Aslnda bu krallarn ele geirdikleri yerler geit vermez da sralarnn bulunduu krsal
alanlardr. Ancak bu alanlar tarm ve yeni ehirler kurmak iin elverilidir
2
. Bu arada Urumiye Gl
havzas, Urartu Devletinin dou blmnn bir parasn oluturmaktayd. Bu arada anlamalar
ve yaztlar zerinde yer alan bilgiler, bu blgenin dinsel yaam gelenekleri ve krallarn siyasetlerini
anlamak bakmn nemli bilgiler iermektedir (Lev. 1).

Bat Azerbaycan da deiik Urartu eserlerini barndrmaktadr. Bu eserler arasnda ivi yazl
yaztlar da yer alr. Bu eserler bazen dalarn eteklerinde, bazen bilimsel kazlar sonucunda ne
yazk ki bazen de kaak kazlar sonucunda ortaya kmtr. Bu alma, ran Bat
Azerbaycanndaki bulunan ivi yazl eserleri tantmaktadr.

A) Ayn el Rum Yazt (Ejder Pnar)

Yazt Urumiye ve Ushneviye yollar arasndadr. Urumiye glnn gneyinde yer alr. Urartulardan
suya yakn olarak bulunan tek yazttr. Yazt birka kurun izi hari, nsan eliyle herhangi bir zarar
grmeden gnmze ulamtr. Ancak doal tahribat sz konusudur bu da su ve donma
sonucu olumutur. Yazt, M 900lerde Manova Krallna aittir
3
. Yazt, 150 cm. x 260 cm. olup
derinlii 70 cm.dir. Yukar ksm bir hilal ile sslenmitir. Tahrip sonucunda elimize gecen kstl
bilgiler yledir: yazl tarihi Manova (M 810 780), shpuini (M 825 810) ve gl kraln
yaptklar ve Tushba ehri
4
(Lev. 2)


Levha 2

B) Manova Yazt


2
Heyderi 2006.
3
Heyderi 2003.
4
Heydari 2004.


A R K E O I D E A V I I

30
Bu yazt, Urumiyenin batsndaki Baradust ilesinde Manova kynde 1994 ylnda bulunmutur.
Yazt kaak kaz sonucunda ele gemitir ama Nasr Faruki adl bir rencinin abalaryla
Urumiye Mzesine getirilmitir. Boyutlar 275 cm x 70 cm genilik ve 35 cm derinliktir (Levha 3). Bu
yaztn iki yznde ivi yazs ile Asuri ve Urartu dillerinde iki yz elli iki satr yaz bulunmaktadr.
Saldori olu Rosann (M 735 713) emriyle yazlm, konu Orzana, Ardinsi ehri hkmdarnn
grev sresinin uzatlmas ve Musasire yapt gezi, Haldi tanrsna sunduu kurbanlardr
5
(Lev. 4).



Levha 3


Levha 4


5
Heyderi 2004.


A R K E O I D E A V I I

31

C) Mahmudabad Yazt

Yazt, 1976 ylndan Urumiyenin gneyindeki Mahmudabad kynde bir ev yapm srasnda
bulunmutur. Genilik 90 cm x 61 cm ve derinlik 22 cmdir. Bir tarafnda on drt satr Urartu dilinde
ivi yazs bulunur. Saldorinin olu Rosa dneminde yazlmtr. Kraln emriyle Urartu tanrlarna
savata ve barta verilen kurbanlar yaztn konusunu oluturur. Kral kendisini Urartu
tanrlarndanbiriolan Shibtunun hizmetkar olarak ilan eder (Lev. 5).



Levha 5

D) Kle-Shin Yazt

Kle shin yazt Urartularn en eski kantlarndan biridir. Krtede kle shin mur mezar anlamna
gelir. Sz konusu yazt Ushneviye ve Revandz yolu zerinde ran Irak snrnda blunmutur.
stelik 1985 ylna kadar iki lkenin snr gstergesi olarak kullanlmtr. Yazt, sava yznden
mermilerle byk lde hasar grmtr (Lev. 6 - 7). Yazt, toplam krk bir satrdan olumakta ve
taa Asur Urartu ivi yazlar ustalkla kaznmtr. lleri, 65 cm. x 40 cm. ve ykseklii 190
cm.dir. Bir baka ta zerine (ki onun boyutlar 120 cm x 130 cm x 37 cm.dir) monte edilmitir
6
. lk
kez Alman aratrmac Shultz 1829 ylnda bu yazt bularak bir kopya almay baarmtr
7
. Yaztn
tercmesini Minoreski yapar, yazt Sardorun olu shipaini (M 830 820) emri ile yapmtr
8
.
Yaztn konusu, kral ve olu (Mnovann) Mosasir ehrini gemesi, Uratularn tanrs Haldi iin
armaanlar ve kurbanlar vermesidir. Yaztn en nemli yn Urartu krallarnn adlar ile tapndklar

6
Heyderi 2003.
7
Mahmudzade 2004.
8
Salvini 2004.


A R K E O I D E A V I I

32
tanrnlarn adlarnn yer almasdr
9
.


Levha 6



Levha 7

9
Heyderi 2004.


A R K E O I D E A V I I

33
E) Bestam Yazt

Bu yazt en nemli Urartu yaztlarndan biri olarak kabul edilir. Bu yazt, yklm bir kale giriinde
1910 ylnda Alman konsolosluu alanlar tarafndan bulunmutur. Ancak daha sonra ne yazk
ki yazt, birka yl evvel bir kpr inaatnda, Akay Nehri zerinde Kesian ky evresinde
kullanld. ki yl evvel yazt bulunduu yerden alnarak ran Tarih Mzesine gtrld
10
. Boyutu 72
cm. x 56 cm.dir. On alt satr ivi yazs yazt zerinde yer alr.

Prof. Dr. Hinz bu yazt konusunda ok nemli bilgiler elde etmitir. Yazt, tanr Haldi iin yaplan
tapnan ansna yazlmtr
11
. Bestam Urartu Kalesinde yaplan arkeolojik almalarda da deiik
Urartu eserleri bulunmutur
12
.

Sonu ve deerlendirme

Kukusuz yaztlar, arkeologlar ve dier aratrmaclara ok bilgi veren eserlerin banda gelir.
Yaztlar ounlukla eski dnyann krallklar, savalar ve ideolojileri hakknda eitli bilgiler
barndrr. Ancak bazlar ierdii bilgiler ynnden esiz kabul edilecek kadar nemlidir. zelikle
Urartu yaztlar blyledir. Urartu lkesinde Van Gl ve evresinde, Van Kalesinde
13
, Toprakkale
ve Aildcevazda
14
bu rnekler grlebilir.

ran Azerbaycan Urartu ve Asur yaztlarna ve tarihi aratrmalardan elde edilen sonulara gre
Urartu lkesinin dousunu oluturmaktadr
15
. Yaztlarn evirileri ve ayrntlarnn ortaya karlmas
Urartularn dou snrlarnn tarihini aydnlatmas bakmndan nemlidir.

ran slam Cumhuriyeti ve Trkiye Cumhuriyetinin aratrma balantlarnn artmasyla zellikle
Demir Devrinin son dnem Urartu Tarihi daha aydnlanacaktr. Bilimsel aratrmalarn art
zellikle Urumiye ve Van blgesinde aratrmaclara yakn yllarda yardmc olmutur.

Kaynaka:

Almanya Arkeoloji Birimi, ran Arkeolojisi Raporlar 1965. (muh. Saylar)

Belli, O., "Urartu Krall Van Blgesinde letilen Ta Ocaklar ve Atlyeler" Trkiye Arkeolojisi ve
stanbul
niversitesi (1932-1999), editor O. Belli - stanbul niversitesi 2000.

Heydari R., Simaye Mirase Farhangi-e Azarbayjane Gharbi, ran slam Cumhuriyeti Kltr
Bakanl 2003.

Heydari, R., Urumiye Mzesindeki ivi Yazt Mzeler Dergisi yayn no: 17, Say: 38, 2004.

Heydari, R., Barasiye Asar Va Olgoha Ye Tarsim Estegrar Haye Hezareye Avval e Ghabl az Milad
dar Hozeye
Shimale Gharbiye Daryacheye Urumiye ba Takid bar Roye Eskane Emperatoriye Urartu
, YL Tezi 2006.

Khatib S., Urartu Devri Yayinci Pajohesh Kadeye Bastan Shenasi, I. Basm 2004.


10
smail Dibac 1967.
11
Heyderi 2006.
12
Almanya Arkeoloji Birimi 1975.
13
Tarhan 2002..
14
Belli 2000.
15
Khatibe Shahidi 2004.


A R K E O I D E A V I I

34
Mahmudzade, R, Eski Kurdce simlerin Anlamlar, yay. P. Emruz, S. I, 2005.

Salvini,M.,"Archaeolog and Philology:Reconstructing the History of North West Iran the Urartian
Period (9th -7th
centuries b.c.) proceeding of the International Symposium on Iranian Archaeology :
Northwestern region
2004.

Tarhan, T., "Tushpa-Van Kalesi Demir a Gizemli Bakentindeki Aratrma ve Kazlar" Trkiye
Arkeolojisi ve
stanbul niversitesi (1932-1999), editor O. Belli - stanbul niversitesi 2000.



A R K E O I D E A V I I

35
Arkaik Sanatta Erken lmn (Mors Immatura) Tanklar

Nesibe AKIR M.A.*

Arkaik Dnemin ( 700-490/480) plastik sanatna iki ana heykel tipi damgasn
vurmuur: ayakta duran, giysili, gen kz heykelleri koreler ve ayakta duran, sol
bacan ne adm atm, plak, gen erkek heykelleri kuroslar. Her iki terim
de eski Yunancadan alnm olup, kore evlenmemi gen kz veya kz ocuk,
kuros da erkek ocuk veya gen anlamna gelmektedir.

Bu kore ve kuros heykelerinin byk blm kutsal alanlarda bulunmutur ve
tanrya sunulan birer adak hediyesi olarak kabul edilmelidirler. Ancak
ilerinden bazlar antik dnemin mezarlklar olan nekropollerde
bulunmulardr ve birer mezar antdrlar.

Bu yaznn konusu gen yalarnda lm insanlar iin dikilmi mezar ant kuros
ve kore heykelleri rneklerinden yola karak erken gelen lmn Eskiada
anlamn yorumlamaktr. zellikle drt ana rnek olarak Delphi Apollonuna
adak hediyesi olan Kleobis ve Biton (res. 1, 1A), mezar antlar gurubuna giren
ve birer yazta sahip Kroisos (res. 2) ve Phraksileia (res. 3, 3A), son olarak
kabartmalar sayesinde ikonografik zengin ipular veren Polyxena Lahiti
1

seilmilerdir. Yazt olmayan mezar antlar New York Kurosu (res.1B) ve Berlin
Koresi (res.4, 4A) ve ayrca dnemin yaztl mezar stelleri ikonografik
karlatrma rnekleri oluturacaklardr.

Mezar heykeli ilevini tamayan ancak erken lmn en tannan figrleri
Kleobis ve Bitonun yaam ve lm hikayelerini Eskia tarihisi
Halikarnassoslu Herodotos anlatmaktadr; I. Kitap
31. paragrafda Lydia Kral Kroisosun konuu
olarak sarayda kalan Atinal devlet adam Solon ile
kraln bir sohbetinde dnyann en mutlu insan
hakknda konutuklarn anlatr. Kral Kroisos
...acaba mutluluktan baka herkesi geride
brakan bir kimseye rastladn m?... sorusuna
karlk kendi ismini cevap olarak alacan
zannederken, Solon ilk srada Atinal Tellosun ismini
veririr. kinci srada ise Kleobis ve Biton ikiz kardeler
gelmektedir. Hikaye Herodot Tarihi kitabnda yle
devam eder:

...Onlar, dedi Atinal, Kleobis ve Bitondur. Argos
soyundan olurlar, namuslaryla yaayacak kadar
varlklydlar, kollar da glyd, ite bak byk
yarmalarda kazandklar dllerden baka, bir de
unu anlatrlar onlar iin: Argoslular Hera onuruna bir bayram kutluyorlard;
analarnn bir arabayla tapnaa kadar gitmesi gerkiyordu ve kzler

*r. Gr. Nesibe akr, Mersin niversitesi, Fen ve Edebiyat Fakltesi, Arkeoloji Blm,
nkara@mersin.edu.tr
1
Reinsberg 2001, lev. 23.
Resim 1

A R K E O I D E A V I I

36
istenildii saatte tarladan dnmemilerdi; ge kalmaktan korkan genler,
kendileri girdiler boyundurua ve arabay ektiler; arabann zerinde analar
vard ve gk demeden krk be stadyon boyunca onu tadlar ve tapnaa
getirdiler. Orada bulunan btn inan sahibi kiiler bunu gzleriyle grdler,
bundan baka bu davranlar lmlerin en tatlsyla talandrld, Tanr onlara
insan iin lmn yaamaktan daha iyi olduunu gsterdi. Argoslular
sarmlard evrelerini ve bu gen adamlarn maddi ve manevi glerine
imreniyorlard; byle soylu ocuklar olan anay kutluyorlard. Ana mutluluk
iindeydi, oullarnn baarsyla ba dik, tanrann heykeli karsnda ayakta
duruyor, ona, kendisine bunca onur kazandrm olan oullar Kleobis ve
Bitona, insanolunun elde edebilecei en iyi eyi balamas iin dua
ediyordu. Bu duadan sonra kurban kesildi, kutsal lenler verildi; sonra
delikanllar tapnan iinde yatp uyudular ve uyanamadlar, bu son uykuda
kaldlar. Argoslular onlarn heykellerini yaptrdlar, stn ve yce kiiler sayarak
Delphoiye sundular...
2
.

Arkaik sanata yansyan en etkileyici ve gzel
heykellerden birinin kahramanlar ikiz kardeler Kleobis
ve Biton (res.1, 1A) bylelikle lmszletirildiler. Bugn
Delphi Mzesinde bulunan yanyana iki heykel
yaklak 1,97 cm yksekliindedir ve 580 civarna
tarihlenmektedir
3
. Kaidelerinde yer alan Polymedes
ismi olaslkla onlar yapan Argoslu bir heykeltraa ait
olmalyd.

Kuros tipini gsteren figrler frontal ekilde ayakta
durur ve kollar vcudun her iki yanna sarktlm
ekilde betimlenirler. Hafiften dirsekten bkl, ne
doru gelen kollar dinamizim iindedir ve gvdeden
nerdeyse kopmutur, eller ise yumruk eklinde
sklmtr. plak bedenlerinde gl omuzlar ve
kollar dikkat ekicidir. Bunu bir arl tamann
harekete yansmas olarak anlayabiliriz. Dier kuroslardan farkl olarak plak
ayak yerine izme ile canlandrlm olmalar da aslnda onlarn kimliklerine ait
bir detay olarak vurgulanr
4
.

Herodotostan rendiimiz ikizlerin kaderi bir yandan hzn doluyken dier
yandan tanrlarn onlara hediye ettii tatl (mutlu) lm yaadklar iin
avuntu vericidir. Gnmzde olduu gibi Eskialarda da doumdan
itibaren gen yalara kadar ki srete erken lm herkes iin daha da acdr.
nsanlar beklenmedik ekilde bulan lm zamansz gelmitir; zamanszlk
burda hayatn, ocukluunu, genliini yaayamadan, evlenip aile
kuramadan demektir. Bu yzden ocuk ve gen insanlara yas tutulmas
daha nemliydi.


2
Herodot Tarihi ( I, 31), s. 29-30, Remzi Kitabevi, ev. Mmtekim kten, Yunanca aslyla karlatran ve
sunan Azra Erhat.
3
Boardman 1994, res. 70.
4
Boardman 2001, s. 29-30.
Resim 1a

A R K E O I D E A V I I

37
Verilen ilk rnek olan ikizler mezar ant olmaslar da Eskiada insanlarn lm
dncesine Herodotosun aktardklaryla k tutarlar. Onlarn byk
yarmalarda dller kazandklarn ve bununla yn zamanda baarl sporcu
yanlarn da reniriz. Belli ki sadece Argoslular deil tanrlar da onlarn
poplerliinden etkilenmiti. Bu yzden Delphide Tanr Apollona adanan
Kleobis ve Biton kardelerin heykelleri uykuda lmle dolaysyla mutlu lme
rnektirler.

kinci rnek Attika Blgesinde Anavysosdan gelen bir kuros heykeli, dier
ismiyle Kroisos
5
; kaidesindeki yazt onun iin yle demektedir;...n saflarda
arprken Aresin gazabna urayan Kroisosun lm zerine yaplm bu
antn nnde dur ve kederlen...
6
. Atina Ulusal Mzesinde bulunan mezar
ant figr (res. 2, 2A) kuros heykel tipinin en nemli temsilcilerinden olup ..
6.yy 4. eyrei balarna tarihlenmektedir. 1, 94 cm yksekliindeki Kroisos
zerinde hibir askeri donanm tamasa da savaa hazrlkl gl st gvdesi
ve bacaklaryla yaztla uyuur
7
. nl Lydia kralnn ismini
tayan bu gen erkei dier kuroslardan ayran en belirgin
zellii daha atletik ve iri yapl kasl yapl vcududur.
Kroisosun yaztndan rendiimiz kimliine dair burda
nemli ipucu ise bir sava, yani asker olmasdr.
Kroisosa en uygun karlatrmay bu anlamda Aristionun
mezar steli oluturur
8
(res. 2A ). Kaidesindeki yazt onu
Aristion olarak adlandrr. Profilden sakall gsterilen figr
tad giysiler ve mzra ile yetikin bir erkek ve asker
olarak anlatlr. Eskiada bir erkek
bedenini ve akln eittii gymansium
dnda hayatnn nemli bir ksmn
savalarda geiriyordu. Bunun iin
Arkaik ve Klasik mezar stellerine bir
gz atmak yeterlidir. Byk bir
ksmnda yazt veya atribularla
sava zellii ne karlmtr.
Argolisli kardeler tanrsal hediye
mutlu lm temsil ederken Kroisos
savata lm ile acma ve keder
hissetirir.

5
Boardman, 1994, res.107.
6
Boardman 2001, res. 107.; Almancas iin bkz. Boardman 1994, abb. 107. ...bleibe stehen und
traurere beim Male des toten kroisos, den einst unter den Vorkmpfern fllte der wtenden Ares....
7
Sava erkein bedensel zelliklerin vld Illiasn blmleri Geometrik Sanatan beri erkek
figrn etkilemitir (Illias XVI 472-473; XVII 569; XXII 202-204; III 191-194)). Bunun iin bkz. Oylmpiadan
kan bronz figrinler.
8
Boardman, res. 235.
Resim 2
Resim 2a

A R K E O I D E A V I I

38
Mezar iaretleme amacyla bir eit mezar ta ilevi stlenen arkaik
heykellerden kuroslarn, ki bunlarn iinde en erkeni adn bilmediimiz New
York Kurosudur (res. 1B) tersine koreler olduka az sayda ele
gemitir. En bilinenler Attika kkenli
Phrasikleia (res. 3, 3A) ve Berlin
Koresinin (res. 4, 4A) , eski adyla Berlin
Tanras heykelleridir.

6. yy ortalarna tarihlenen
Phrasikleia, Merenda Nekropolisinde
bir kurosla birlikte yanyana itinayla
gml ekilde bulunmutur. Olaslkla
480 de Pers stilasndan hemen nce
bir ukura yerletirilmilerdi. Heykelin
kaidesinde yer alan yazt yle
demektedir; ...Phrasikleiann iareti
(semas). Ebediyen kz (kore) olarak
bilineceim, tanrlar bana bu ismi evlilik yerine verdiler. Paroslu
Aristion beni yapt...
9
.Yaztn bize aktard isim Phrasikleia len
kiiye aittir. Mezar iareti olarak figr ben ahs olarak seslenir.
Belki tanrlara biraz da sitemle kendisinin sonsuza dek kore,
evlenmemi gen kz kalacan syler ve bir gen kzn
yaamndaki en nemli olaylardan biri evlilie adm atamadan,
dn olmadan gelen zamansz lmne geride kalanlarn yas tutmasn
umarak.

Phrasikleiann (res. 2, 2A) 1,76 yksekliindeki zayf ve ince bedeni hareketsiz,
kvrmsz giysisi ile daha da vurgulanmtr sanki. Sa kolu vcudun yanna
sarktlm ve sa el etei hafife yana ekerken, sol kol dirsekten bklm ve
sol eliyle iki gs arasndan lotus tomurcuk iei tutmaktadr. Buna uygun
olarak figr zellikle zengin ss taklaryla dikkati eker; Bandaki gelin tac
olarak lotus tomurcuklu polosu ve ayn ekilde lotus tomurcuklu kolyesi ve
kpeleri onun bir gelin aday kimliine gndermedir. Bu
durumda en iyi karlatrma rneini Attikal Berlin Koresi
(res. 4, 4A) oluturur. Ayn ekilde gm ant ilevi, giysisi ve
ssl taklaryla ayn grupta deerlendirilmelidirler.
Phrasikleiadan farkl olarak sa elinde bir nar tutsada ierii
adan adak heykeli olmad iin direk bir tanra ile
balant gstermek yerine elindekini gelin atribusu olarak
grmek daha doru olur. ok iyi durumda ele geen
heykel ne yazk ki yaztsz ele gemi ve dolaysyla ismini
bilinmemektedir. Bugn Berlin Pergamon Museumda
sergilenen kore figr 1,93 cm yksekliinde olup 6.yy. ikinci eyrei
bana tarihlenmektedir.
10


Mezar ant Korenin elinde tutuu ve taklarnda grlen lotus tomurcuu neyi
ifade etmektedir? Martini ve Schneider kutsal alanlardaki adak korelerin

9
Boardman 2001, s.82; Boardman 1994, s.90.
10
Boardman 2001, res. 108; Martini 1990, res. 79, s.78; (Fuhs .. 570; Boardman 570-560).
Resim 1b
Resim 3
Resim 3a

A R K E O I D E A V I I

39
ellerindeki iein genlie ve gzellii sembolize ederken
Phrasikleiann elindeki lotus tomurcuu yaztla balantl
olarak korenin evlenmemi, gen kzlna yani henz
amam bir iek anlamna geldiini sylerler
11
. Berlin
Koresinin sa avcundaki nar ise hem gelin atribusu hem de
Aphroditeyle balantl remeyi, yani bereketi sembolize
eder
12
. Son iki mezar heykeli bylelikle gelin olma yanda
lm kzlar iin dikilmilerdir.

anakkalede Kzldn Tepesinde 1994 ylnda bulunan bir
lahit te bir kz ocuunun mezardr ve benzer bir rnek
oluturur. Arkaik Dneme tarihlenen en erken kabartmal
lahit olarak olduka ses getiren bu eserin zerindeki
sahnenin birinde Polyxenann kurban edilmesi anlatld
iin Polyxena Lahti ismini alr. Dier uzun n yzdeki sahne
dn kutlamasna hazrlanan gelin ve yardmclarn
gstermektedir
13
. Tahta oturmu gelin aday gen kz
elinde koklad iek tomurcuu ile Phrasikleia ve Berlin
Koresi ile birlikte ikonografik paralel zellikler gsterir.
Sahnenin geri kalanndaki gelinin yardmclar veya
hizmetiler ellerinde deiik malzemeler, dn
ikonografisinden
14
bilinen eyalar getiren veya hediye
eden figrler olarak anlalrlar; ayna, mcevher kutusu,
alabastron gibi. Dier uzun yzde canlandrlan mitolojik
bir sahne (res. 4B) rktc bir lm olayn, Polyxenann
kurban edilmesini anlatarak bir yandan da lenin
lmnn acmaszlna dikkati eker
15
.

Eski Yunan toplumunda bir kz ocukluuna, dn ve
onu izleyen evlilikle veda ederdi. Bununla biten
ocukluu, gelin olmak ve dn seremonisi sembolize
ederken, erkeklerde ocuk olma ya ephebe ya 18,
yani evlenmeden nce biterdi
16
. ocuk veya gen kz
olarak lenin yaamndaki en nemli merkezi rol olan
gelin ikonografisinde canlandrlmas bylelikle doal bir
durum olur. Bununla balantl Herodotosun (IV kitap, 34) aktard bir
gelenek olduka aklaycdr
17
; ...Hyperborelilerden gelen gen kzlar, ki
Delosda mlerdir. Bunlara sayg olmak zere bu adada kzlar ve olanlar
salarn diplerinden keserler. Kzlar evlenmeden nce salarn keserler; bir
ubua dolayp iki bakirenin mezar zerine koyarlar. Bu ant, Artemis
duvarlar ierisindedir, girite sola der; bir zeytin aac glgeler. Delos
delikanllar da salarn br tutam ota sarar brleri gibi mezarn zerine
brakrlar. Bu gen kzlara Delosda byle sayg gsterilir....

11
Martini 1990, s. 78; Schneider 1975, s.17-18.
12
Martini 1990, s. 80.
13
Reinsberg 2001, lev. 23, fig. 3.
14
Bkz. Attika Klasik Dnem dn kaplar; Reinsberg 1993, s.49-70, res.7-25.
15
Reinsberg 2001, s. 92.
16
Reinsberg 1993, s. 50.
17
Reinsberg 1993, s. 50.
Resim 4a
Resim 4

A R K E O I D E A V I I

40

Polyxena Lahtinin iinde bulunan
iskelet 8-11 ya arasnda bir kz
ocuunu iaret etmektedir
18
. Olaslkla
ynetici snfndan aristokrat bir ailenin
kz erken lmyle kaybettii gelin
satsn ve dn olayn gsterili
mezarnn stnde canlandrlarak
yerine getirilmek istenmitir
19



Ayakta duran bu plak gen erkek ve
giysili gen kz heykelleri lenin stats
hakknda bize Aristokrat snf iaret eder
20
. Ancak
zengin ve nfuslu kiiler ve aileleri deerli pahal
malzemelerden (mermer heykeller ve keramik
vazolar) yaplm bu antlar finanse etme gcne
sahiptiler. Nasl aristokrat kesim gsterili adak
hediyeleri kore ve
kuroslar birer agalma olarak adayabiliyorsa, ayn
ekilde lenlerinin hatrasn canl tutmak iin dikilen
mezar heykelleri onlarn geleneine aittir.

Gen kz ve erkek heykellerini mezar ant olarak
dikme 6.yy sresince devam eder ve olaslkla
sadece ocuk ve gen yata lenler iin bir
gelenekti
21
. Bu mezar antlarnn
genelde gen insanlarn zamansz lmle gitmeleri ve
yitirilen genlie de bir eit hatrlatmadr. Arkada kalanlar
bunu mezar ta grevi gren Geometrie kadar uzanan
ncleri krater ve amphoralar (res. 5, 6) ile, Arkaikte mezar
ant heykeller ve mezar stelleri ile gstermilerdir. Mezar
iareti heykeleri kuros ve koreler dnemin sonunda biterken
bunlar yerlerini Klasik Dnemde kabartmal mezar stellerine
brakrlar. Genileyen kabartma yzeyinde len kii artk
yaknlaryla birlikte gsterilmeye balanmtr. E, evlat,
anne veya babalarn kaybetmi kiiler sanki onlara destek
olmak acsn iki tarafli hissetmek iin ayn sahnede yannda
yer alrlar.

Mutlu lm, savata lm ve gelin yanda zamansz lmn
mors immaturann tanklar olarak Kleobis ve Biton, Kroisos, Phrasikleia ve
Berlin Koresi mezar sahibi ile arkada kalanlar arasnda temsilci gibidirler.
de gerek kiiler olsalar da lenin betimi veya grnts olarak

18
Reinsberg 2001,s. 72.
19
Reinsberg 2001, s. 90.
20
www.academic.reed.edu/humanities/110Tech/kouroi.html-17kk.

21
Martini 1990, s. 70-71. Kuros veya koreler sadece gen yata lenler iin mezar heykeli olutururken,
Arkaik dnem mezar stellerinde olgun yataki erkekler iin de mezar stelleri dikildiini dorulamaktadr.
Resim 4b
Resim 6
Resim 5


A R K E O I D E A V I I

41
alglanmamaldrlar
22
. Kleobis ve Biton kardeler ve Kroisos Arkaik heroik
idealin yannda ideal insan bedeninin atletik grntsn de ilerinde tarlar.
Mezar ant koreler ise sonsuz genliin ayn zamanda heroize ideal
23

grnmdrler. Zamansz lmn zalimce ve ac yz Arkaik sanatn resim
diline byle yansyarak heykel ve yazt yoluyla yaayanlara seslenerek bu
gen insanlarn lm iin yas tutulmas yani empati gsterilmesini bekler
gibidirler.


Kaynaka

Boardman 1994 Boardman, J., *Griechische Plastik. Die Archaische Zeit*,
Mainz 1994.
Boardman 2001 Boardman, J., *Yunan Heykeli. Arkaik Dnem*, stanbul
2001.
Herodot Tarihi Herodotos, *Herodot Tarihi*, Remzi Kitabevi, stanbul 1983.
Reinsberg 1993 Reinsberg, C., *Ehe, Hterentum und Knabenliebe im
antiken Griechenland*, 1993 Mnchen.
Reinsberg 2001 Reinsberg, C., *Der Polyxena-Sarkophag in anakkale*,
Olba Dergisi IV 2001, s.71-99.
Martini 1990 Martini, W., *Die Archaische Plastik der Griechen*,
Darmstadt 1990.

Schneider 1975 Schneider, L.,*Zur sozialen Bedeutung der archaischen
Korenstatuen*, Hamburg 1975.


www.metmuseum.org/toah/images/h2/h2_32.11.1.jpg
www.academic.reed.edu/humanities/110Tech/kouroi.html-17kk

22
Boardman 2001, s.27.
23
Rheinsberg 1993, S. 80-82.


A R K E O I D E A V I I

42
SELEVCIALI BASILEVS: Kristoloji Tartmalarndaki Grleri ve Eserleri:

Sevim AYTE CANEVELLO M.A.
1


Seleucial Basileusun yaam zerine Erken Hristiyanlk Dnemi kaynaklarnda ve kendi
yaptlarnda bilgi yoktur. Dnemin kaynaklar Basileusun dinsel dnceleri ve yazd yaptlar
hakknda bilgi verir. Hristiyanlk V.yzylda nemli kristoloji tartmalar yaar. Bu dnemde
yaayan Seleucial Basileus da bu tartmalara katlr

Seleucial Basileusun doum tarihi kesin deildir. Kendisiyle ilgili en erken bilgi 430un bandan
itibaren Seleuciann piskoposu olduudur
2
. 448de Constantinopolis (stanbul) Synoduna,
449da Ephesus (Efes) Synoduna ve 451de Chalcedon (Kadky) konsiline katld bilinir
3
.
Seleuciali Basileusun ad en son 458 ylnda I. Leoya (?-461) yazd mektupta grlr
4
. Bu
tarihten sonra Seleucial Basileusun ne kadar bir sre yaad kesin deildir. Onun lmyle
ilgili, Erken Hristiyanlk Dnemi aratrmaclar tarafndan deiik tarihler verilse de, genel olarak
450nin sonu ile 460nin sonu arasndaki tarihler bildirilir.

Seleucial Basileusun katld konsiller ve bu konsillerdeki grleri:

V yy kilise birliini tehlikeye sokan yeni tartmalara sahne olur. Seleucial Basileusun piskopos
olduu dnemde Constantinopolis, Ephesus ve Chalkedon (Kadikoy) konsillerinde, Hz. sanin
doas ile ilgili ateli tartmalar yaanr. Bu tartmalar Antiochia (Antakya) ve Alexandria
(skenderiye) kiliselerinin kar karya getirmesine sebep olur. Antiochia Kilisesinden,
Constantinopolis Patrigi ve Mopsuestial Theodorusun da rencisi olan Nestorius (?, - 451) Hz.
Meryemin Tanrdouran sfatn kabul etmediini bildirir. Bu dncesine, aralarnda Alexandiria
Patrigi Cyrillus ve Eusebiusun da bulunduu birok piskopos kar kar. Cyrllus, 444te lr ve
onun yerini alan Dioscorus, Nestoriusun dncelerini savunanlara kar mcadeleye devam
eder. Bunlardan birisi de kilisenin etkili isimlerinden biri ve tek doa dsncesinin yanda olan
Euthychestir. Euthyces, Papa Leoya bir mektup gndererek Nestoriusun dncelerinin kuvvetli
savunucusu oldugunu bildirir. Tartmalarn yaand bu yllarda Cyruslu Theodoratus, Eranistes
adl bir eser yazar
5
ve bu eserde Hz. sann doas ile ilgili Eranistes ve Orthodoks bir kii
arasndaki diyologlar yer alr. Bu diyaloglar da Hz. sann doas tartlr ve Orthodoks olan kii Hz.
sann ift doas olduunu bildirir. Bu eser Euthyches ve taraftarlarnn tepkisini alr.

Tartmalar Kasm 448de yaplan Constantinopolis Konsilinde de devam eder. Seleuciali
Basileusun da katld bu konsilde, Basileus, Hz. sann doas zerine grlerini bildirir ve yle
der: Kim sevgili bymz Cyrillusun sylediklerini eletirebilir? O ki Nestoriusun, Nestorius,
kurtarcmz ve tanrmz olan sann doasn iki insan ve iki oul olarak blerken, Cyrillus, sann
tek insan ve tek tanr doasnn muhteem tanr ve muhteem insan vcudunda barndrlmas
gerektiini bildirdi. Biz, o yzden gerei bildirdii ve saya ballndan dolay Cyrillusu
destekliyor, ve ift doas olduu bilinen samz seviyoruz. sanin tanrsal doas vardr ve o,
tanrnn grntsne sahiptir. Onun insan doas da vardr ve bunu annemizden doarak
almtr. Bu muhteem ift doa; tanr ve tanrnn olu doas ve bunun yansra muhteem insan
ve insandan doma doasyla birleir. O, bizim hepimizin kurtarcsdr Bu retilere kar
kanlar kilise dman olarak ilan ediyoruz
6
.

Bu konsil de, Constantinopolis Patrii, Flavianusun yazd bildiriyle ift doa retisi kabul edilir
ve Euthyches, ok sert bir ekilde sulanp kiliseden ihra edilir Quo sub praefidio Flaviani

1
Klasik Filolog Sevim Ayte Canevello, Chicago-IL/USA
2
EEC 1990, 141; DThC 1923, 460; PG LXXXV, 1.
3
EECh 1992, 115; Altaner 1960, 391; OCarroll 1982, 71; Buchberger 1958, 37; PG LXXXV,1.
4
Honigmann 1953, 181.
5
Eranistesin Yunanca metni iin bkz; PG LXXXIII, 27-36.
6
ACO II, I, I, 117.


A R K E O I D E A V I I

43
Eutyches archimandirita condemnatus est
7
. Bu bildiriy Seleucial Basileusun da aralarnda
bulunduu birok piskopos kabul eder
8
. Constantinopolis Konsilini ve konsilde alnan kararlar
Constantinopolis, Asia minor ve Syriadaki birok kilise tanr. 449un ilk aylarnda Flavianus,
synodos endemousa kararn ve konsil tutanann bir kopyasn Papa I. Leoya (440-461) yollar ve
Constantinopoliste alnan bu karar Papa I. Leo tarafndan da onaylanr
9
.

Bu Konsilden ksa bir sre sonra, Eutyches ve onun yandalar olan mparator II. Theodosiusun
(408-450) yakn evresindeki isimlerden Chrysaphius ve Alexandrial Dioscorusun abalaryla,
mparator II. Theodosius, Constantinopolis Konsilinde alnan kararlarn yeniden gzden
geirilmesi iin Ephesusta yeni bir konsilin toplanmasna karar verir. Papa I. Leo, imparatorun bu
nerisine scak bakmayarak Ephesus Konsiline yaplacak olan hazrlklar iin zamann dar
olduunu ve yeni bir konsile gerek olmadn mparatora bildirir
10
.

Papann bu dncelerine karn Ephesus Konsili, Constantinopolis Konsilinden sekiz ay sonra 8
Austos 449da aralarnda Seleucial Basileusun da bulunduu yaklak yz otuz piskoposun
katlmyla toplanr
11
. Alexandrial Dioscorus, imparatorun emriyle konsilin bakanlna getirilir.
Konsilde, ayn Constantinopolisteki gibi iddetli tartmalar yaanr. Tartmalar o kadar iddetlenir
ki Eutyches ve yandalar ift doa retisini savunan Dorylumlu Eusebiusun vcudunun ikiye
ayrlp yaklmasn bile istemekten ekinmezler
12
. Bu konsilde Seleuciali Basileus tartmalarda aktif
rol alr. Basileus konsildeki katlmclara; eer Isanin iki doasn, bu doalarnn birleiminden
sonra sylemezseniz, anlam karmaasna sebep olursunuz, ayrca, eer sann iki doas
olduunu bildirip ve bu doalarn birlemesi sonrasnda bir doasn syler ve insan doasn bu
birleime eklemezsiniz yine anlam karmaas olur
13
diyerek, yaplacak tanmlarda kesin bir dil
kullanlmazsa olabilecek anlam karmaalarna karn uyarr.

Konsilin sonunda tek doa retisi kabul edilir, Eutyhesa kilise haklar geri verilir ve Flavianus ve
yandalar ihra edilir: Eutychetem absolverunt, haeresim ejusdem confirmarunt, Flavianum
cum quibusdam aliis episcopis condemnarunt
14
. Bu karar onaylayanlardan birisi de
Constantnipoliste ift doa retisini savunan Seleucial Basileustur
15
. Konsilin sonunda bu
konsilde bulunan Flavianus hazrlad libellus appellatianusu Papa I. Leoya verilmek zere
Papann elisi Hilariusa verir
16
. Ne Roma ne de Chalcedon kararlarn tanyacak olan kiliseler bu
konsili tanmaz ve Ephesus Konsili kilise tarihine latrocinium (haydutlar konsili) olarak geer
17
.

Ephesus Konsilinden ksa bir sre sonra 28 Austos 450de mparator II. Theodosius lr
18
.
Marcianus (390-457) II. Theodosiusun yerine geer. Yeni imparator Papa I. Leoya mektup
yazarak kendisinin yeni bir konsile hazr olduunu bildirir. Bu konsilin 1 Eyll 451de Nicaeada
(znik) yaplmasn planladn belirtir. Ancak planlar imparatorun istedii dorultuda gitmez.
Birtakm aksaklklar nedeniyle Konsilin yaplaca tarih 8 Ekimle deitirilir, konsilin yeri ise
Niceadan Chalcedon (Kadky)e alnr
19
.

Konsil ilk toplantsn Aziz Euphemia Kilisesinde yapar. Konsile bat ve dou kiliselerinden gelen alt
yzn stnde din adam katlr. Seleucial Basileusun yansra Isauria blgesinden Celenderisli

7
Mansi 1960, 495; Gore 1912, 51.
8
Sabra 2000, 84; Lambertsen 1995, 6.
9
Ostrogorsky 1999, 59; Parys 1971, 308.
10
Gore 1912, 73.
11
bid, 74; Parys 1971, 309; Lequien 1740, 1014.
12
bid 74.
13
ACO II, I, 179.
14
Mansi 1960, 503.
15
DThC 1923, 460; EEC 1990, 141; Bardenhewer 1908, 34.
16
ACO II, II, I 77-79.
17
Parys 1971, 509; Gore 1912, 75.
18
Parys 1971, 510.
19
ACO II, I,I, 28.


A R K E O I D E A V I I

44
Iulianus, Germanicopolisli Tyrannus, Claudiopolisli Theodorus, Cilicia Secunda da bulunan
Pompeiopolis ehrinden Matrinianus, Titiopolisten Mampretus, Irenopolisten Idamus,
Sebasteden Alexandrus, Olbadan Diapherontius, Epiphaniadan Polychronius, Anazarbus
metropolisliinden Cyrus Chalcedon Konsiline katlrlar
20
.

Konsilde bir nceki konsil olan Ephesus Konslinde alnan kararlar deerlendirilir ve Hz. sann
doas zerine birok oturum yaplr. Ilk gnk oturum da Selecial Basileus, Ephesuslu Stephanus
ve Claudiopolisli Theodorusun aralarnda bulunduu birok piskopos Ephesus Konsilinde alnan
kararlarn kendi dncelerini yanstmadn, konsilde kendilerinin kiliseden ihra edilmekle tehdit
edildiklerini, imparatorun askerlerinin kendilerini bask altna aldn bildirirler.

Seleucial Basileus sonraki gnlerdeki oturumlar da, Hz. sann doas zerine tartmalarda aktif
bir ekilde yer alr
21
. Bir konumasn da syle der: .sa bir btn olarak hem muhteem bir tanr
hem de muhteem bir insan doasna sahiptir. Muhteem tanr doasn babas olan Tanrdan,
muhteem insan doasn annesinden almtr. Bu ift doa blnmez, ayrlmaz. Biz, ift doas
olduu bilinen samza ibadet ediyoruz.

22
.

Chalcedon Konslinde 25 Ekim gn altnc oturumun sonunda imparator Marcianus ve
mparatorie Pulcheriann huzurunda ift doa retisi zerine karar imzalanr. Ayrca Konsilde
alnan baka bir kararla Eutyches ve Dioscorus kiliseden ihra edilip, Dioscorus Gangraya
(ankr) srgne gnderilir
23
.

Seleucial Basileusun Eserleri:

Azize Theclann Yaam ve Mucizeleri adl eser iki blmden oluur. lk blmde Theclann
hayat birtakm farkllklarn dnda Acta Pauli et Theclae adl eserdeki gibi anlatlr, ikinci
blmde ise Theclann gerekletirmi olduu krk alt mucizeyi konu eden ksa anlatlar yer alr.
Bu mucizelerde Thecla, halk iyiletiren, koruyan, blgedeki tanrlarla savaan bir azize olarak
betimlenir
24
. Eserde, Azize Theclann Seleucia ad Calycadnum (Silifke) ve evresinin
Hristiyanlamasnda nemli bir rol oynad ve Seleuciadaki Azize Thecla kutsal alannn kutsal
ziyaret merkezi olduu anlalr.

Azize Theclann Yaam ve Mucizelerinin bircok kaynaklarda Seleucial Basileus tarafndan
yazld belirtilse de bu ok kesin bir bilgi deildir. Eser, mucizeler blmndeki olaylar ve kiiler
dorultusunda 370- 420 arasna tarihlenebilir. rnein Mucize 7 ve 8de ad geen Dexianus o
yllarda rahip, Mucize 9da ad geen Eutropius, mparator Arcadiusun (377 408) consuldrr
25
.
Mucze 5, 6 ve 44de geen olaylar yine bu yllara tarihlenir
26
. Ancak Azize Theclann Yaam ve
Muczelerindeki anlatlarn halk arasndaki sylencelerin bir derlemesi olduu iin bu yaptn
kaleme alnd kesin tarihi sylemek mmkn deildir.

Seleucial Basileusun Vaazlar:

Seleucial Basileus katld konsillerdeki grlerinin yansra kendisini en n plana karan zellii
yazd vaazlardr. Constantinopolisli Aziz Photius (815897), ilk defa Basileusun Thecla uzerine
yazd iiriyle birlikte yine Basileusa ait olan on be vaaz biraraya getirir
27
. lk kez Belikal din
adam Andreas Schott (1552-1630) tarafindan 1506 ylnda Basileusun ilk otuz dokuz vaaz

20
Mansi 1960, 567-578; ACO II, III,I, 29.
21
Martzelos 1992, 24.
22
ACO II, I, 117.
23
Lambertsen 1995, 14.
24
Canevello 2004, 265.
25
Dagron 1978 , 6; Davis 2001, 40.
26
bid, 41.
27
Parys 1971, 493.


A R K E O I D E A V I I

45
yaynlanr
28
. 1605te Claudius Dausqueius ise ilk kez Basileusun vaazlarn Latinceye evirip,
krknc vaaz olan E
(Kurtarcmz, tanrmz, efendimiz sann deiimi zerine) ekler. PGdeki son vaaz olan
(Kutsal Hristiyan Protomartyr Stephanusa
Methiye) ilk kez nl Dominikan keii ve Teoloji Profesr Franois Combefis ( 16051679)
tarafindan 1656 ylnda yaymlanr
29
.

1860 tarihli Patrologia Graeca (PG)nn seksen beinci cildinde Seleucial Basileusun krk bir vaaz
yazl olarak bulunur. Ancak Seleucial Basileusun daha birok vaaz olduu tahmin edilmektedir.
rnein birok Erken Hristiyanlk Dnemi kilise aratrmaclar tarafndan, Giritli Andreas (660-
740)n yazd (Drt gnlk - l olan- Lazarusa) adl
almann, yaz stili Seleucial Basileusunkine ok benzedii iin onun yazd dnlr
30
. Bunun
yansra Erken Hristiyanlk Dnemi aratrmaclar PGde bulunan vaazlarn bazlarnn Basileusa
ait olmadn dnrler. Fransz rahip ve tarihi Louis-Sbastien Le Nain de Tillemont (1637
1698) (Kutsal Hristiyan Protomartyr
Aziz Stephanusa Methiye) adl eserin Ierusalemli rahip Chrysippus tarafndan yazlm
olabileceini bildirir
31
. Ayrca E E (Kutsal
Tanrdourann haberi zerine) adl vaazn Constantinopolisli Proclus (?- 446), otuz yedinci vaaz
olan (Herodos tarafindan Beytllahimde
ldrlen bebekler zerine) Nestorius (?- 451) tarafndan yazlm olabilecei baz Erken
Hristiyanlk dnemi aratrmaclar tarafndan dnlr
32
.

Seleuciali Basileusun bu vaazlar ne zaman yazd hakknda kesin bir bilgi yoktur ancak
vaazlarda geen ahs isimleri ve olaylar dorultusunda ilk on yedi vaaz ve E
(Kurtarcmz, tanrmz,
efendimiz sann deiimi zerine) kendisinin papaz olduu dnemde, otuz nc vaaz olan
(Be ekmekle be bin insanin
beslenmesi zerine) piskopos olduu donemde,
(Kutsal Hristiyan Protomartyr Stephanusa Methiye) ise 455-457 arasndaki bir
tarihte yazd dnlr
33
.

Constantinopolisli Aziz Photius, Basileusun vaazlarndaki yazma stilini (tasvirli),
(canl), (ll) olarak betimler
34
. Louis-Sbastien Le Nain de Tillemont ise Seleucial
Basileus ok stn bir yazma yeteneine sahip ancak bu yeteneini vaazlarnda biraz az
gsterseydi daha iyi olacakt diye belirtir
35
.













28
Camelot 1937, 36.
29
Ibid, 37; Parys 1971, 508.
30
Cunngham 1986, 166; CCG 1979, 6663; Altaner 1951, 391.
31
Tillemont 1733, 10.
32
Parys 1971, 508.
33
Ibid, 511; Marx 1941, 341.
34
Photius (texte etabli et traduit par Rene Henry) 1960, 160.
35
Tillemont 1733, 343.


A R K E O I D E A V I I

46
Kaynaka ve Ksaltmalar

Ksaltmalar

ABO Analecta Bollandiana
ACO Acta Conciliorum Oecumenicorum
CCG Corpus Christianarum, series graeca
DThC Dictionnaire de theologie catholique
EEC Encyclopedia of Early Christianity
EECh Encyclopedia of the Early Church
PG Patrologia Graeca
PL Patrologia Latina
SC Sources Chretiennes


Erken Hristiyanlk Dnemi Kaynaklar

ACO 1883 ACO, Concilium Universale Chalcedonense (edt, E. Shwartz), tomus 2
vol. 1, Germany

CCG 1979 CCG (cura et studio: Mauritii Geerard), Turnhout

Athanasius Alexandrinus Athanasius Alexandrinus., Vita B. Antonii abbatis, (PL, vol.73. .
J.P. Migne, ed. Parisiis: excudebat Migne, 1849)

Basilius Seleuciae Basilius Seleuciae., Basilii Seleuciae Isauriae Episcopi Opera quae extant
omnia (PG, Tomus 85, J.P. Migne, ed. Parisiis: excudebat Migne, 1860)

Elmenhorsyius, Gebhartus Elmenhorsyius, Gebhartus., Notae (PL, vol.58, J.P. Migne,
ed.
Parisiis: excudebat Migne, 1847)

Evagrius 1854 Evagrius., A history of the church from A.D. 322 to the death of Theodore
of Mopsuestia, A.D. 427, by Theodoret, Bishop of Cyrus. And from A.D.
431 to A.D. 594, by Evagrius. (edt. Edward Walford), London

Leo I Leo I., De haeresi et historia Eutychiana, (PL, vol.55. J.P.Migne, ed.
Parisiis:excudebat Migne, 1846)

Photius Photius., Bibliotheca, vol. II, (texte etabli et traduit par Rene Henry) Paris :
Societe dEdition les Belles Lettres 1960

Petrus Chrysologus Petrus Chrysologus., Sermones, (PL, vol.52. J.P.Migne,
ed.Parisiis:excudebat
Migne, 1846)

Tertullianus Tertullianus., De baptismo, (PL, vol.1. J.P. Migne, ed. Parisiis: excudebat
Migne, 1844)

Tertullianus Tertullianus., De resurrectione carnis, (PL, vol.2. J.P. Migne, ed. Parisiis:
excudebat Migne, 1844)


ada Kaynaklar



A R K E O I D E A V I I

47
Altaner 1951 Altaner, B., Patrologie; Leben, Schriften und Lehre der Kirchenvter.
Freiburg.

Aubineau 1972 Aubineau, M., Homelies Pascales, SC, 17, Paris.

Bardenhewer 1908 Bardenhewer, O., Patrology; The Lives and Works of the Fathers of the
Church, St. Louis.

Buchberger 1958 Buchberger, M., Lexikon fur Theologie und Kirche, Freiburg.

Camelot 1937 Camelot,P., Une Homelie inedited de Basile de Seleucie, Melanges
offerts a A.-M. Desrousseaux, Paris.

Casagrande 1974 Casagrande, D., Enchiridion Marianum Biblicum Patristicum, Roma.

Cunnigham 1986 Cunningham. M. B., Basil of Seleucias on Lazarus: A New Edition,
ABO 104,
161-185.

Fabbro 1946 Fabbro, D.D., Le omelie mariane dei Padri Graeci del V secolo,
Marianum, Roma.

Duchesne 1951 Duchesne, M. L., Early Christian of the Christian Church from its
Foundation to the End of the Fifth Century, Vol III, London.

DThC 1923 DThC, Basile, vol.23. Paris.

EEC 1990 EEC, Basil of Seleucia, London.

EECh 1992 EECh, Basil of Seleucia, Oxford University Press.

Fleury 1844 Fleury, M.L., The Ecclesiastical History from A.D 429 to A.D 456, London.

Gore 1912 Gore, C., The Fathers for English Readers; Leo the Great, London.

Gray 1979 Gray, P.T.R., The Defense of Chalcedon in the East (451-553), Leiden.

Hefele 1883 Hefele, C.J., A History of the Councils of the Church Vol III-IV, Edinburgh.

Honigmann 1953 Honigmann, E., Theodoret of Cyrrhus and Basil of Seleucia (The time of
their Death), Patristic Studies, Biblioteca Apostolica Vaticana.

Lambertsen 1995 Lambertsen, I.E., The fourth Oecumenical council, Living Orthodoxy,
17/2.

Lequien 1740 Lequien, M., Oriens Christianus, in quatuor patriarchatus digestus quo
exhibentur ecclesiae patriarchae, caeterique praesules totius Orientis,
Paris.

LHuillier 1996 LHuillier, P., The Church of the Ancient Councils, St Vladimirs Seminary
Press.

Mansi 1960 Mansi, J.D., Sacrorum Conciliorum Nova at Amplissima Collectio Vol. 6,
Verlagsanstalt.



A R K E O I D E A V I I

48
Martzelos 1992 Martzelos,G., Der Vater der dyophysitischen Formel von Chalkedon: Leo
von Rom oder Basileios von Seleukeia?, Orthodoxes Forum, 6, Munchen.

Marx 1941 Marx, B., Der Homiletische Nachlass des Basileios von Seleukia,
Orientalia Christiana Periodica 7, Roma, 329-369.

Mitsakis 1971 Mitsakis, K., The Hymnography of the Greek Church in the Early Christian
Centuries, Jahrbuch der Osterreichischen Byzantinistik, 20. Band, Wien.

Parys 1971 Parys, M.V., Levolution de la doctrine christologique de Basile de
Seleucie, Irenikon, 44, Begique, 493-514.

OCarroll 1982 OCarroll, M., Theotokos; A Theological Encyclopedia of the Blessed
Virgin Mary, Delaware.

Sabra 2000 Sabra, G.F., The Christological controversies of the fourth and fifth
centuries, Bangolore theological forum, 32/1.

Sellers 1961 Sellers, R.V., The Council of Chalcedon, London.

Slussers 1990 Slussers, M., The Issues in the Definition of the Council of Chalcedon,
TJT,6/1.

Tevel 1989 Tevel,J.M., The Manuscript Tradition of Basilius of Seleucia and some
Deductions Concerning the Early Development of Liturgical Collections,
Studia Patrictica, XX .

Tillemont 1733 Tillemont,L.S., Ecclesiastical memoirs of the six first centuries with a
chronological table, and with notes, London.

Wendeberg 1998 Wendeberg, D., Chalcedon in Ecumenical Discourse, Pro Ecclesia,
VII/3.



A R K E O I D E A V I I

49
DALIK CILICIA (OLBA) BLGESNN IV. VII. yzyllar ARASINDAK SOSYAL YAAM
ve
EKONOMK YAPISINA GENEL BR BAKI

mit AKMAK
1


Bu almada Dalk Cilicia blgesinde yer alan Olba territoriumu ele alnacaktr. Bu
kapsamda ncelikli olarak Olba blgesinin (Erdemli Silifke aras) IV. VII. yzyllar arasndaki
siyasal sreci, blgenin ekonomik yaps, blgede grlen meslekler ve bu sre ierisindeki
sosyal yaam aklanmaya allacaktr.
Cilicia blgesi snrlar Strabon tarafndan batda Coracesium (Alanya), doudaysa Alexndria
minor (skenderun) olarak snrlandrlr
2
. Ayrca Strabon, Cilicia blgesini kendi iinde ovalk
(Cilicia Pedias) ve dalk (Cilicia Tracheia) olarak da ikiye ayrr.

Dalk Cilicia blgesi olduka dalktr ve geni tarm arazilerine sahip deildir. Blgenin zor
corafi artlarndan dolay ky blgeler her zaman stratejik bir neme sahip olmutur. Dalar
denize paralel olmakla birlikte zellikle Erdemli ve Silifke arasnda dalarn denize derin
vadilerle balant kurduu grlr. Vadilerin denize dik inmeleri bu duruma uygun
yerleimlerin olumasna neden olur. Blge olduka nemlidir ve bu durum tarmsal faaliyetleri,
rnleri de ekillendirir. Ancak, Erdemli ve Silifke arasnda kalan blge derin vadilere sahiptir,
bundan dolay burada iklim ve hava basnc bu blgeyi biraz daha yaanlabilir klmaktadr.
Ayrca vadilerin bu ekilde derin ve i Anadoluya alan Sertavul geidinin burada olmas
blgenin yerleim dzenlemesini de etkiler. Blge Hellenistik
3
, Roma ve Erken Bizans
Dnemlerinde youn bir ekilde yerleim dzenlemesi grlr
4
.

Erken dnemlerden Roma mparatorluk Dnemine kadar Erdemli ve Silifke arasnda kalan
blgede bir tapnak devlet bulunur. Strabon, Olba blgesi ve Olba tapnak devleti hakknda;
Teukros olu Aiasn kurduu Zeus Tapnann rahibinin ayn zamanda Dalk Ciliciann da
egemeni olduunu belirtir
5
. Belirli bir sistem ve disiplin iinde ilk defa Olba blgesinde,
Hellenistik Dnemde, .. 188 ylnda yaplan Apameia Anlamas sonucu Seleucuslar
tarafndan balatlan imar etkinlii sz konusudur. Apameia Anlamasndan sonra blgede
savunma arlkl polygonal duvar teknii ile ina sreci balad anlallr
6
. Seleucuslar bu
srete Olba territoriumunu batdaki en u snr noktas olmasndan dolay territorium iinde
Peribolion
7
lar yani askeri garnizonlar kurmulardr
8
. Bu savunma arlkl imar hareketlilii
Seleucuslar ile Olba Tapnak Devleti yneticileri olan Teukros slalesi arasnda ibirlii ile
yaanmtr
9
. Olba Tapnak Devleti, Seleucuslar ile yaplan ibirlii sonucu tarmsal arazilerini de
kuleler ina ederek koruma altna almaya balar
10
. Bu kuleler savunma amalarnn yannda
tarmsal rnlerin sakland depo, st dzey subay ve rahiplerinde ikamet binalar olarak da
kullandklar anlalr
11
. Wannagat, blgede yapt almalar sonucunda Olba Tapnak
Devletinin Diocaesarea kentinin kulesinin de bulunduu dou alann otuz bin metre karelik bir
alana sahip olduunu tespit etmitir
12
.

Roma mparatorluu tm Akdeniz dnyasna yapt gibi bu blgede de kentletirme
politikalarna uygun yerleimler kurulmasn salar ve yerleimlerin aralarndaki balantlarn

1
Arkeolog, Mersin niversitesi Fen Ed. Fak. Arkeoloji Blm Yksek Lisans rencisidir.
umitcakmak1979@hotmail.com
2
Strabon 14.5.1.
3
Aydnolu, 2004, 171-174.
4
Aydnolu 2005, 168-173.
5
Strabon 14.5.10.
6
Durukan 2004, 3963.
7
Akaln 2005, 76.
8
Aydnolu 2005a, 169182.
9
Aydnolu 2005b, 169.
10
Durugnl 1995, 201202.
11
Durugnl, 2007, 1617.
12
Wannagat-Kramer-Linnemann 2008, 79.

A R K E O I D E A V I I

50
yaplmas amacyla yollar ina eder. Vadilerin geit ve yol olarak kullanldklar, Roma
Dnemine ait mil talarndan da anlalr
13
. Blgede Roma Dneminde defa imar
hareketlilii yaanr
14
. lki Vespasianus ile birlikte gerekleen imar hareketidir. Vespasianus,
sahil yolunu, Calycadnus zerindeki kpry ve Diocaesarea gibi nemli yerleimleri birbirine
balayan yollar yaptrr. Blgede yaanan ikinci imar hareketi .S.2. yzyln sonlarnda, Dou
Dalk Cilicia blgesinde var olan yollar tamir edilir ve bunlara yenileri eklenir. Ayrca birok
yerleimde antsal yaplar grlmeye balanr. nc imar hareketlilii .S.4.yzylda balar. Bu
dnemde, Corycus Olba Diocaesarea arasndaki yollar tamir edilerek, blgede su
sistemleri yaplr
15
.

Ayrca Olba Blgesinde, 474 479 yllar arasnda Isaurial Zeno tarafndan youn bir ekilde
imar hareketlilii yaanr
16
. Bu hareketlilik daha ok dinsel mimari anlamnda olsa da sivil
mimari ve ekonomide etkilenir.
Cilicia blgesinde .S. 4.-7. yzyllar aras yaanan siyasi ve ekonomik sreler blge iin farkl
bir durum oluturur. Cilicia blgesi, IV. yzyla idari blnmeyle girer. Roma mparatoru
Diocletianusun yapt idari reformlar sonucu, Cilicia, Dalk ve Ovalk olarak birbirinden
bamsz iki eyalete ayrlr. Ayrca Dalk Ciliciadan bir blmn ayrlmasyla 305 ylnda Isauria
eyaleti kurulur ve ilk bilinen valileri Flavius Severianus (305), Lucilius Crispus (306307), 308 324
arasnda ise Aurelius Fortunatusdur
17
. Isauria eyaletinin kurulmasnn nedeni, burada bir
ynetim merkezi oluturarak, bu blgede sk sk kan isyanlar kontrol etmektir. Fakat
Isauriann dalarnda kan ayaklanmalar bir sre sonra tekrar balar. Isaurial isyanclar,
Pamphylia ve Lycaonia blgelerine girerek, ekonomik deeri yksek rnlere el koyarlar ve
burada yaayan birok insan kle olarak da karrlar. Isauriallar, 325 ylnda Seleucia (Silifke)
ve civarn yamalamak isterler ve Roma mparatorluuna ait erzak dolu gemileri ele
geirirler
18
. Roma mparatorluunun mdahalesiyle bu isyan da bastrlr. Isauria blgesi kan
bu ayaklanmalar yznden legio 1, legio 2 ve legio 3 olarak e ayrlr ve sivil otorite ile askeri
otorite tek elde toplanr
19
. Caesar Gallus IV. yzyln ortasnda Isaurial isyanclara kar tedbirler
alr. Birok isyancy yenerek onlar Lykoniadan Pamphyliaya kadar birok blgeye srgn
eder.

Isaurial isyanclarn ayaklanmalar; 367368, 377, 397398, 400 (Hunlarla birlikte), 404 (Hun ve
Gotlarla birlikte) ve 457 yllarna kadar batda Lycia blgesi, douda Syria (Suriye) Palaestina
(Filistin) blgelerine sk aralklarla devam ettii grlr
20
. Dou Roma mparatorlar 1. Leo 457
ylnda, isyan karan Isaurial kabileleri imparatorluun ordusuna dahil eder. Isaurial Zeno ise
474479 yllar arasnda Dou Roma mparatorluunun bana geer ve imparatorluun st
dzey subaylarn ve yneticilerini Isauriallardan seer
21
. Bylelikle Isauria ve Cilicia
blgelerinde rahatlama ve ekonomik kalknma grlmeye balar. Kalknmann yaand 457
613 yllar arasnda; Elaiussa - Sebaste (Aya), Corycus (Kzkalesi), Seleucia ad Calycadnum
(Silifke) gibi yerleimler ekonomi ve kltr alanndaki geliimi hz kazanr
22
. zellikle Isaurial
Zenonun imparator olmas Cilicia ve Isauria blgelerinin iktisadi ve dini gelimelerine neden
olur. I. Leo ve Zenonun isyan karan kabileleri tarmsal ekonomiye ve askeri sistem iine dahil
etmesi isyanlarn bitmesine neden olur. Zeno, blgede ok sayda kilise ve manastr yaptrarak
blgenin kamusal ihtiyalarnn giderir.


13
Aydnolu 1998, 139146.
14
Aydnolu 1999, 164.
15
MacKay 1981, 121.
16
Canevello zyldrm, (yayn aamasnda) 8- 12. Hocam, Klasik Filolog Murat zyldrma ve Sevim
Ayte Canevelloya ok teekkr ederim.
17
Hellenkemper-Hild 1990, 34.
18
ahin 2003, 29.
19
Hellenkemper-Hild 1990, 35.
20
Hellenkemper-Hild 1990, 3543
21
Canevello-zyldrm 210
22
Hellenkemper-Hild 1990, 47.

A R K E O I D E A V I I

51
Arkeolojik, mimari ve epigrafik buluntular sayesinde blgenin ekonomik yaps bilinmektedir.
zellikle 4. 7. yzyllar arasnda ne kan Corycus
23
(Kzkalesi) Corasion (Susanolu) gibi
yerleimlerin nekropolis (mezarlk) alanlarnda bulunan yaztl mezarlar bizlere blgede
yaayan meslek gruplarn ve dolaysyla ekonomisi hakknda bilgi verir. Burada iki meslek
grubuna ait yaztlarn okluu dikkat eker. Bunlar; arap ve Zeytinya tccarlardr.
syanclarn tarma gemesiyle Dalk Cilicia (Olba blgesi) ve Isauria blgelerinde 4.-7.
yzyllar arasnda ok sayda iftlik yaps
24
, zeytinya ve arap retim atlyeleri hayata geer.

Blgenin eski a ekonomisindeki nemli tarmsal rnleri zeytinya ve arap olduu
blgedeki arkeolojik verilerle, literatr kaynaklarla da desteklendii anlalr
25
. Yal Pilinius kuru
zmden elde edilen arabn Cilicia blgesi rnlerinden olduunu anlatr
26
. Erdemli Silifke
arasnda ok sayda iftlik yaplar, kilise, manastr ve retim merkezleri bulunur. Sahildeki
yerleimler, arka blgelerinde retilen mallarn, deniz ticaretiyle satlmasn, ihracatnn
yaplmasn salamaktaydlar.

Toros Dalarnda retilen rnler, Cilicia blgesi kys boyunca bulunan Corycus (Kzkalesi),
Elaiussa Sebaste (Aya), Susanolu gibi yerleimlerin liman ve ticaret merkezi olmasna
neden olur. Bu ticari organizasyonun en nemli gereklerinden biride yollardr. Yol alar
sayesinde sahildeki kentler i blgelerle, i blgeler de kendi aralarnda iletiim iindeydiler
27
.
Zeytinya ve arap tccarl mesleklerinin dnda blgede baka meslek gruplarnn da
varl bilinir. Bunlar; Balklar, gemiciler ve tayfalar, keten dokuyucular, demirciler, kl -
anahtar yapanlar, ayakkabclar, bata zeytinya ve arap iin gerekli olan seramikleri reten
mlekiler, gemiciler ve tayfalar, cam reticileri, pasta yapmclar, frnclar, kasaplar,
turucular, yiyecek iecek satclar, ebeler, doktorlar, parfm ve sabun imalatlar vb. sosyal
yaamn gereksinimlerinden kan meslek dallardr
28
. Ayrca; Hamam iletmecileri ve hanclar,
arlk len kantarclar, tavernac, mezarlk grevlileri, postaclar, deerli ta iletmecileri,
para bozucular, ressamlar, heykeltralar vb. birok sosyal yaama dair meslek gruplar da
bulunur
29
. Cilicia blgesinin kayalk talk bir zellii olmas blgede ta ustaclnn da nem
kazanmasna neden olur. Cilicia ta ustalar VI. yzyln ortasnda Constantinopolisde Hagia
Sofiann kubbesinin tamiratnda da altklar bilinir.

Blgenin ekonomik yapsn oluturan bir dier sektr kkba hayvan yetitiricilii ve
bunlardan elde edilen rnlerdir
30
. Ayrca Safran retimi, parfm ve ila alannda kullanlan
Styrax aac, tm bu retimlerin ve hayvansal ekonominin yan sra blge kereste imalat,
mobilya ve gemiler iin en uygun aa olan Sedir aac ile de ekonomisini canl tutmutur.

Msr donanmasnn kereste ihtiyacnn karlamas iin M. Antonius, Ciliciay Cleopatraya
hediye eder
31
. Sonu olarak; Olba blgesinin IV. VII. yzyllar arasndaki sosyal yaam ve
ekonomik yapsn corafi artlar oluturur. Blgede kan ayaklanmalarn bastrlmas ve bu
topluluklarn tarmsal etkinlie dahil edilmeleri blge iin bir ivme kazandrr. Zeytin ve zm
retimi blgede baskn bir ekonomik olgu olarak ortaya kar. Bunlarn yannda kei, kereste
bata olmak zere birok farkl ekonomik yaplanma, retim sz konusudur. Cilicia blgesinin
ekonomisi; dalarda retilen, yetitirilen rnler yollarla limanlara (Kzkalesi, Susanolu, Aya
gibi) oradan da ihracat yoluyla Akdeniz dnyasna gnderilmitir. Bu blgede ayrca V.- VI.
yzyllara tarihlendirilen ok sayda kilise ve manastr bulunur
32
. Bu blgede yaplan
aratrmalar sonucunda, yaztlar zerindeki kii isimlerinin genelinin yerel isimlerden meydana

23
Karazm 2005, 57101.
24
Erten 2007, 62.
25
Aydnolu 2008a, 56.
26
Plinius XIV II (81).
27
Aydnolu 1998,1017.
28
ahin 2003, 34 vd.
29
ahin 2003, 34 vd.
30
Aydnolu 2008b, 19.
31
Strabon 14.5.3
32
Koch 2007, 260.

A R K E O I D E A V I I

52
geldii bununda eski a da blgeye egemen olan glerin olmasna ramen blge insann
kendi geleneine de bal kalm olduunu gsterir
33
.


FTLK YAPILARI

TARIM + ENDSTR + HAYVANCILIK = RN

YOLLAR

LMAN KENTLER + PAZAR +HRACAT

CILICIA EKONOMS

KAYNAKA

Akaln 2005 AKALIN A., Antik Grek Yerleim Tipleri, Kavramlar ve Tartmalar OLBA
Dergisi XII.

Aydnolu 1998 AYDINOLU ., Dou dalk Kilikiada Villae Rusticae, (Yaynlanmam
Yksek Lisans Tezi), 1998, zmir.

Aydnolu 1999 AYDINOLU ., Dou Dalk Kilikiada Villae Rusticae, OLBA Dergisi
S.II-a, 1999

Aydnolu 2004 AYDINOLU ., Yerel rade-D Bask Tartmalar Arasnda Olba
Territoriumundaki Yerleim Dzenlemesi ve Hellenistik Dnyadaki Yeri
OLBA Dergisi S. X, 2004.

33
ahin 2007, 140.
=

A R K E O I D E A V I I

53

Aydnolu 2005 AYDINOLU .,Yerleim Modeli Oluturmak Mmkn Mdr? Dalk
Kilikiadan ki Yerleim Modeli Denemesi, OLBA Dergisi S. XII, 2005.

Aydnolu 2008a AYDINOLU ., Antik alarda zeytin ve zeytinya: Arkeolojik Kantlar,
kullanm amalar Zeytin ve Zeytinya, Akdeniz Kltr Dergisi, 2008,.

Aydnolu 2008b AYDINOLU ., Mersin ve evresinde Antik ada Ne retiliyordu?,
Aratos, 200828.

Canevello zyldrm CANEVELLO S. A., ZYILDIRIM M., Constantinopolis Tahtnda Isavrial Bir
mparator: Zeno, Yayna Hazrlk aamasndadr.

Durugnl 1995 DURUGNL S., Kilikia Kulelerinin Tarihteki Yeri Arkeoloji Dergisi S. III,
zmir.

Durugnl 2007 DURUGNL S., Klasik alarda Mersin Blgesi, Mersin Arkeolojik
Kltr Envanteri, Mersin.

Durukan 2004 DURUKAN M., Olba Blgesi ve Blgede Kullanlan Polygonal Duvar
Teknii Anatolia Dergisi S.26.

Erten 2007 ERTEN E., Olba, Mersin Arkeolojik Kltr Envanteri, Mersin.

Hellenkemper-Hild 1990 HELLENKEMPER H. - HILD F., Kilikien und Isaurien, TIB 5, Wien.

Karazm 2005 KARAZM G., Dou Dalk Kilikia (Olba) Blgesi Lahitleri,
(Yaynlanmam Yksek Lisans Tezi), Mersin.

Koch 2007 KOCH G., Erken Hristiyan Sanat, Arkeoloji ve Sanat Yay., stanbul.

MacKay, 1981 MACKAY T. S., Olba in Rough Cilicia, Universty Microfilms, Ann Arbor,
Michigan.

Pilinius Naturalis Historia, (ev: H.Rackham), 1947, London.

Strabon Geographika Kitap 12.13.14., (ev: PEKMAN A.), 1987, stanbul.


A R K E O I D E A V I I

54
ahin 2003 AHN H., Ge Roma mparatorluk ve Erken Bizans Dnemlerinde Dalk
Cilicia (Cilicia Trakheia) Blgesi Yaztlarnda Meslekler, (Yaynlanmam
Doktora Tezi), stanbul.

ahin 2007 AHN H.,Dou Dalk Kilikia: Polis-Khora likileri zerine lk Dnceler,
Colloquium Anatolicum Anadolu Sohbetleri S.VI

Wannagat-Kramer-Linnemann 2008 D. WANNGAT, N. KRAMER, J. LINNEMANN -Kramer-Linnemann
2008, Hellenistiche Architektur, Kaiserzeitliche Grabbauten und
Landwirtschaftliche Anlagen in Uzuncabur/Diokaisareia AST S. 25-b.

A R K E O I D E A V I I

55
ANADOLU MEDENYETLER MZES
Melek YILDIZTURAN
1



Corafi konumu ile Anadolu, tarih boyunca eitli kavimlere yurt olmu, topraklar zerinde
uygarlklar yeertmi, sras gelen, sessiz sedasz sahneden ekilerek yerini baka uygarlklara
brakmtr. Anadolu Medeniyetleri Mzesi, bu uygarlklar gemiten gelecee tayan bir kpr
grevi grmektedir.

Avrupada 1997 ylnda Yln Mzesi seilmek gibi nemli bir baarya imza atan Anadolu
Medeniyetleri Mzesi, Ankara Kalesi'nin gney dousunda, Atpazar Semtinde Gzc Sokak
zerinde yer almaktadr. Mustafa Kemal Atatrkn telkinleri ile Sakarya Meydan Sava esnasnda
ilk olarak Ankara Kalesinin Akkale burcunda 1921de kurulmutur. Ayrca bu dnemde Augustus
Tapna ile Roma Hamamndan da eser toplanmtr.



Merkezde bir Eti Mzesi kurma fikrinden hareketle dier blgelerdeki Hitit eserleri de Ankaraya
gnderilmeye balannca geni meknlara sahip bir mze binasna ihtiya duyulmutur. Mahmut
Paa Bedesteni ve Kurunlu Hann onarlarak mze binas olarak kullanlmas fikri kabul edilerek
1938 ylndan, 1968e kadar devam eden bir restorasyon almas balamtr. Bedestenin orta
blmnde yer alan kubbeli meknn byk bir ksmnn onarmnn 1940 ylnda bitirilmesi ile
eserler, yerletirilmeye balanm, 1943 ylnda binalarn onarm devam ederken, orta blm
ziyarete almtr. Mze son eklini, 1996 ylnda klasik ve Ankara seksiyonlarnn almasyla almtr.

Mzenin sergi salonunu oluturan bina Mahmut Paa Bedesteni olup, Fatih Sultan Mehmet'in
sadrazamlarndan Mahmut Paa tarafndan 14641471 yllar arasnda yaptrld tahmin
edilmektedir. Ortada on kubbe ile rtl dikdrtgen planl kapal mekn, st beik tonozlarla
rtl ve karlkl simetrik yerletirilen yz iki dkkndan meydana gelen bir arasta ile evrilidir.
Bedestene doudan iki, kuzey ve batdan birer kapyla girilir.
Yapm malzemesi olarak tula ve moloz ta kullanlmtr. st
rts kurunla kapldr.

Mzenin idari blmnn bulunduu Kurunlu Han ise yine
Fatih Sultan Mehmet dnemi ba vezirlerinden Mehmet
Paa tarafndan stanbul skdardaki imaretine vakf olarak
15. yzyln ilk yarsnda yaptrlmtr. Han, Osmanl Devri
hanlarnn tipik plan karakterinde olup, arazinin meyline
uyarak dou taraf iki katl, bat taraf bodrum ilavesi ile
katldr. Ortada avlu ve revak sras ile bunlar eviren iki katl
odalardan oluur. Birinci katta otuz, zemin katta yirmi sekiz

1
Arkeolog, Anadolu Medeniyetleri Mzesi, Ankara, arkyildizturan@yahoo.com.

A R K E O I D E A V I I

56
oda vardr. Ahr olarak yaplan bodrumu L eklinde bir plana
sahiptir. Bodrum ksm bu gn depo olarak kullanlmaktadr.

Dnyann sayl mzeleri arasnda yer alan Anadolu
Medeniyetleri Mzesi, bu topraklar zerinde gnmze kadar
yaam olan uygarlklar kronolojik bir srayla ziyaretilerine
sunmaktadr.

Bunlardan ilki Paleolitik Dnemdir. Bu dnem Dnya genelinde
gnmzden yaklak 2,5 milyon yl nce balayp, 10 000 yl
nce son bulan dnemi iermektedir. Anadoluda Paleolitik
Dnem ise gnmzden 900.000 yl nce balar. lk insann ortaya
kn, ilk aletlerin retimi ve ilk insanlama srecine geii
anlatmas asndan nem tamaktadr. lk insanlar tehlikeli doa
artlar altnda, maaralarda yayorlar ve yaadklar ortamda
bulunan yabani sebze ve meyve kkleri ile avladklar hayvanlarn
etlerini yiyerek besleniyorlard.

Paleolitik Dnemin en nemli merkezi Antalya'nn 30 km kuzey
batsnda yer alan Karain Maarasdr. Anadolu Medeniyetleri
Mzesinde bulunan yontma ta a eserlerinin en gzelleri bu
merkezden gelmitir. Karain Maarasnda yaklak 10,5 m kalnlndaki dolgu topraktan yontma
ta ana ait kltr tabakalarnn btn evreleri ortaya karlmtr. Paleolitik Dnemde eitli
talardan yaplm el baltalar, kazyclar, ok ular ele gemitir. Dier buluntular
arasnda kemikten yaplm aletlerden bzlar, ineler, ss eyalar yer almaktadr.

Yerleik yaama geilmesi ve ilk besin retiminin balamas ile birlikte
Anadolu'da Neolitik Dnem balar. Konya'nn umra ilesinin kuzeyinde yer
alan atalhyk ile Burdur'un 25 km kuzeybatsnda yer alan Haclar Neolitik
Dnemin nemli merkezlerindendir. Kerpi temelli kerpi duvarl dz daml evler
maaralardan sonra insanlarn yaadklar ilk konutlardr. Seramik yapm, Ana
Tanra kltnn ortaya kmas, tekstil retimi, obsidyen aynalar ve makyajla
ilgili buluntular, mlkiyeti belgeleyen mhrler dnemin ilkleri arasnda yer
almaktadr. Neolitik Dnem yaklak olarak M.. 10 000 ile 5500 yllar arasn
kapsar.

Ta aletlerin yannda bakrn da kullanlmas ile balayan dnem Kalkolitik Dnem olarak
adlandrlmaktadr. En nemli merkezler Haclar, Canhasan Kuruay, Tilkitepe ve Beycesultan'dr.
Ge Kalkolitik Dnem yerleimlerinin en nemlileri ise Aliar ve Alacahyk'tr. Bu dnem konutlar
ta temelli kerpi duvarldr. Artk seramikler kk boyayla bezenmeye perdahlanmaya ve form
asndan eitlenmeye balamtr. Neolitik Dnemin devam pimi
toprak tanra heykelcikleri daha ematik olarak yaplmtr. Gm ve
bakrn kullanlmas bu dnemin ilkleri arasnda yer alr. Kalkolitik Dnem
M.. 55003000 ylar arasna tarihlendirilmektedir.

nsanlar, M.. III. binin balarnda bakr ile kalay kartrarak tun
madenini elde etmiler ve bu dnem Eski Tun a olarak
adlandrlmtr. Alacahyk, Horoztepe, Eskiyapar, Kltepe, Mahmatlar,
Kayapnar, Beycesultan, Karaolan, Bozhyk, Aliar, Gzlkule, Gedikli, dnemin nemli
merkezlerindendir. Geleneksel Anadolu mimarisini temsil eden ta temelli kerpi duvarl evler bu
dnemde de devam etmitir. Tuntan yaptklar kap-kacak ve ss eyalarnn yan sra bakr altn
gm ve elektron madenini de kullanmlardr. Eski Tun anda besin retiminin yan sra
madencilikte gelir getiren nemli bir sektrdr. Anadolu'nun deiik blgelerinde ele geen l
hediyeleri ile yerleim alanlarnda bulunan maden dkm kaplar bunu kantlamaktadr. Seramikte
form olarak bir zenginlik ve bezemede eitlilik gze arpar. Geometrik motifler kazma ve
boyama tekniiyle yaplmtr. Eski Tun ann sonlarnda madeni rnekleri taklit ederek yaplm
olan gaga azl testiler, sepetkulplu aydanlklar, keskin keli fincanlar Hitit kap formlarnn ilk
rneklerindendir. Dnemin sonlarna doru seramik yapmnda ark kullanlmaya balamtr. Eski

A R K E O I D E A V I I

57
Tun a merkezlerinde ok miktarda ele geen araklar, tezgh
arlklar ve kirmenler dokumacln ok ilerlediini gstermektedir.

Anadoluya M.. 19501750 yllar arasnda Asurlularla olan ticari ilikiler
sayesinde yaznn (ivi Yazs) ve silindir mhr geleneinin girdiini
gryoruz. Kltepe, Acemhyk, Aliar ve Boazky dnemin nemli
yerleim yerlerindendir. Asurlularn eek kervanlar ile Anadolu'ya
girdikleri yol; Diyarbakr, Malatya, Urfa, Mara ya da Adana-Toros
gzergah idi. Ticareti Asurdan getirilen kalay, kei kl, dokuma rnleri, elbise kuma, ss eyas
ve baz kokular karlnda satn alnan altn ve gm eya oluturuyordu. En nemli merkez
Kltepe Kani Karumu'dur. Mzede sergilenen Koloni a eserleri arasnda Kani Kral Anitta'nn
ad yazl olan tun haner, Hitite ad Kubaba olan bereket tanras, kalba dklm tanr ve
tanr ailesi mhrleri, ryton olarak adlandrlan trensel iki kaplar dnemin en nemli
eserlerindendir.

M..1750-1200 yllar arasnda Anadolu'da bakent Boazky olmak zere Hitit'ler grlmektedir.
Dnemin nemli merkezleri arasnda, Boazky, Alacahyk, Eskiyapar, nandk, Maathyk,
Bitik yer almaktadr. lk olarak Pimi toprak kabartmal vazolara bu dnemde rastlanlmaktadr.
Asur Ticaret Kolonileri a'nda ortaya kan trensel iki kaplar (ryton) Hitit Dnemi'nde de
devam etmektedir.

Eski Hitit Krall M..II. binin ikinci yarsnda imparatorluk haline gelmitir. M..1400'lerde balayan
Hitit sanat kesintisiz olarak 1200 lere kadar saf Hititli eserler vermitir. Tapnak mimarisinde ve
heykel yapmnda olduka gelimilerdir. ehir surunun eitli kaplar olup bunlar sfenksler, tanr
kabartmalar, aslan protomlaryla sslenmitir. Kral kapsndaki Sava Tanrs kabartmas bir heykel
grnmnde olup Hititlerin ta iiliinde ne kadar ileri gittiini
gstermektedir. Ayrca ehir duvarlarn ssleyen ortostadlar bu
dnemde Alacahyk'ten baka hibir merkezde ele gememitir.
Anadolu'da bilinen ilk yazl antlama olan Kade Antlamas ve 1986
ylnda bulunan tek tun tablet dnemin nemli eserleri arasnda yer
almaktadr.

Hitit mparatorluunu M..XII. yzylda boazlar zerinden Anadolu'ya
gelen Deniz Kavimleri ykarlar. Bu saldrdan kurtulabilen Hititler, M..700
ylna kadar Gney ve Gneydou Toroslarn dalk blgelerinde
beylikler halinde yaarlar. Kargam, Zincirli, Malatya-Aslantepe,
Sakagz, Kartaltepe ve Teltayinat dnemin nemli merkezlerindendir.

Ge Hitit olarak adlandrlan bu dnem sanatnn nemli
zelliklerinden biri mimari ile yontuculuun birlikte uygulanmasdr.
Ortostad gelenei Arami etkisinde bu dnemde de devam etmitir.
ivi yazs yerine Hiyeroglif yaznn kullanlmas, Ge Hitit ehir krallklar
kltrnn ortak zelliklerindendir. Bu dnemin eserleri mzede orta
salonda sergilenmektedir.

Urartular M.. I. binin balarnda Van Gl evresinde bir devlet
kurmulardr. Urartu topraklar yksek
ve kayalk dalarla evrili
dzlklerden, platolardan, dar ve
derin vadilerden meydana gelmitir.
Geim kaynaklar tarm ve
hayvanclktr. ivi yazsn
kullanmlardr. Altntepe, avutepe,
Adilcevaz, Kayaldere, Patnos
dnemin nemli yerleimlerindendir.
Urartu sanatnn nemli zelliklerinde
olan antsal yaplarn duvarlarn ssleyen duvar resimleri ilgi
ekicidir. iek ve geometrik motiflerle oluturulan
kompozisyonlar, kutsal aacn iki yanndaki kanatl cinler, kanatl

A R K E O I D E A V I I

58
sfenksler, kutsal hayvan zerindeki tanrlar, hayvanlar arasndaki mcadele ve dier hayvan
sahneleri ok sevilen konulardr. Urartu maden sanatnn kendine
zg heykelciklerle ssl tun kazanlar Frigya'ya Kta Yunanistan'a
ve talya'ya ihra edilmitir. Kemerler, miferler ve kalkanlar, adak
levhalar, koum takmlar Urartu maden sanatnn ilgi ekici
eserlerindendir. Ele geen eserlerden, fildii iilii geleneinin
Urartularda byk bir baaryla devam ettii grlmektedir.

Gney ve Bat Anadolu'da M..700300
tarihleri arasnda Karia ve Lykia, Orta
Anadolu'da Lidya Krallklar vardr. Lidya
hakimiyeti, M.. 546 ylnda Persler tarafndan yklr ve Anadolu Pers
egemenlii altna girer (M.. 546334). Byk skender, M.. IV. yzyln
sonlarnda Pers egemenliine son verir ve M.. 33030 yllar arasnda
Helenistik Dnem hkm srer. Byk skender'in vasiyeti ile Anadolu, Roma
egemenliine girer. Roma mparatorluu 330'lu yllarda ikiye blnr.
Konstantinopolis (stanbul), Dou Roma mparatorluunun bakenti olur ve Bizans Dnemi balar
(IV. - XV. yzyllar aras). 1071 Malazgirt Sava ile birlikte Anadolu kaplar Trklere alr ve Trkiye
Cumhuriyeti kurulana kadar Byk Seluklu Devleti, Anadolu Seluklu Devleti, Osmanl
mparatorluu bu topraklar zerinde hkm srer. 1919 ylnda balayan Kurtulu Sava sonunda,
1923 ylnda Cumhuriyet ilan edilir ve son olarak Anadolu topraklarnda Trkiye Cumhuriyeti Devleti
kurulur.

Alt katta yer alan salon ise iki blme ayrlmtr. Klasik Seksiyon olarak dzenlenen blmde
M..7.yzyldan gnmze Anadolu'da yaam olan uygarlklar kronolojik bir srayla, Ankara
seksiyonunda ise, Ankara merkez ve evresinde yaplan kazlarda ele geen eserler
sergilenmektedir.




A R K E O D I D E A V I I
ARKEOI
59
TARSUSUN KLTREL ZENGNLKLER VE SORUNLARI

Abdulbari YILDIZ




1- ARKEOLOJK DEERLER


Yaklak 9000 yllk bir gemii olduu, Gzkule Hynde yaplan
kazlarla ortaya karlan Tarsus, tarihi konumu ve corafyas ile Antik
Kilikiann stratejik blgesinde bulunmaktadr. Bu corafi konumu
nedeniyle binlerce yldr eitli medeniyetlerin, kltrlerin ve dinlerin
kaynama, birleme ve etkilenme noktas olan Tarsus, gnmzde de bu
nemini korumakta farkl dinlerin, kltrlerin bir arada yaad, cazibe
merkezi konumunu devam ettirmektedir.

lkemizin, nemli bir turizm potansiyeline sahip olmas ve bu
sirklasyonunun gn getike gelimesi ve ilemizin de sz konusu Turizm
hareketlerinden yararlanabilmesi iin ilemizdeki; tarihi, kltrel ve doal
gzelliklerinin ortaya karlmas, dzenlenmesi ve tantmnn yaplmas
byk bir nem arz etmektedir.

1-a- ARKEOLOJK SORUNLARIMIZ


Modern Kentin Antik Kentin Tam zerine Kurulmas

Bilimsel Arkeolojik Kazlarn Azl

arpk Yaplama nedeniyle Arkeolojik Alanlarn Etrafnda Bulunan
Konutlar ile Yerlerinin Antik Yaplarn Boulmasna Neden Olmas

Yarm Kalan Projeler Nedeniyle Arkeolojik Gzelliklerin Ziyarete
Alamamas

Yzeyde Bulunan Antik Kalntlarn Olumsuz klim Koullarndan
Korunamamas

Halkmzn Kltrel Varlklara Kar Duyarsz Olmas

1-b- DONUKTA TAPINAI

Tarsusun ayakta kalan en eski yapsdr. 1982-1993 yllar arasnda
burada Arkeolojik kazlar yaplm fakat kaz almalar yarm kalmtr.
Dnyada ei benzeri olmayan bu mimari yapnn ne olduuna dair kesin
bir yargya varlmamtr.

Abulbari YILDIZ, Tarsus Mze Mdrl Uzman, bahriyildiz72@mynet.com, TARSUS-MERSN



A R K E O D I D E A V I I
ARKEOI
60
Yapnn evresi konutlarla kapandndan buraya otobs girememekte
ve yapnn ikinci planda kalmasna neden olmaktadr.

Burada Arkeolojik kazlarn bir an nce balatlmas ve evresinde
bulunan konutlar kamulatrlarak, evre dzenlenmesi yaplp, ile
turizmine kazandrlmaldr.

1-c- ANTK YOL

1993 ylndaki hafriyat almalar esnasnda ortaya kan ve 8 yl
boyunca yaplan Arkeolojik kaz almalar sonucu bir ksm ortaya
karlan Roma Dnemine ait bu yol, gerekleemeyen projeler sonucu
atl durumda braklm ve ile turizmine hizmet verememektedir.

Burada bir an nce Arkeolojik kazlarn ve restorasyonun balatlmas
gerekir.

Ayrca Adliye binasnn da Arkeoloji Mzesi haline getirilerek Antik Yol ile
bir btnlk oluturularak ile turizmine kazandrlmaldr.


1-d- BARBAROS LSESNN BAHESNDE BULUNAN ROMA SOSYAL TESS

1984 ylnda yaplan lise hafriyat almalar esnasnda antik bir yapyla
karlalm ve Mze Mdrl tarafndan burada kurtarma kazs
yaplmtr. Yaplan kaz almalar neticesinde yapnn 12 odadan ibaret
olduu anlalmtr. Odalarn tamam dolgu toprak ile doludur. Bunlardan
sadece bir odann ii boaltlm ve zemininin mozaik ile kapl olduu
anlalmtr. Yap Mimari stil olarak Roma Dneme ait bir sosyal tesis
olduu dnlmektedir.

Yap uanda okulun bahesinde kurtarlmay ve ziyaretilere ev
sahiplii yapmay beklemektedir.

Burada bir an nce kaz almalarnn yaplmas ve ile turizmine
kazandrlmas gerekmektedir.

1-e- ZGRLK YAZITI

M.S. 222-235 yllarnda Roma mparatoru Severus Alexander'n adna
yazl bu yazt, Tarsus'un dier eyaletlerden ayr, stn bir yetkiye sahip
olduunu anlatan ok nemli bir belgedir. zgrlk Yazt olarak anlan bu
yaztn stnde bir heykelin var olduu yaztn ieriinden anlalmaktadr.
Bu yaztta unlar yazmaktadr:

"Bu heykel, imparatorluk tapnann koruyuculuunu iki kez yapan,
gerek kent, gerekse Kilikia eyalet ynetiminde, baz sivil ve resmi ilerde
zel sorumluluk ve yetkilere sahip olan ve bamsz eyalet meclisi kurmak
gibi pek ok sekin ayrcalklarla onurlandrlm bulunan, Kilikia, sauria ve

A R K E O D I D E A V I I
ARKEOI
61
Lycaonia eyaletlerine bakanlk eden, en byk, en gzel ve en nde
bakent olan, Severus Alexanderin, Septimius Severus'un, Caracalla'nn ve
Hadrianus'un kenti Tarsus tarafndan, dindar ve talihli efendimiz mparator
Marcus Aurelius Severus Alexanderin esenlii iin dikilmitir.

Bu yazt bulunduu yerden alnp turistlerin rahata grebilecei bir
yerde tehir edilmeli ve olumsuz hava koullardan dolay yaztn stnn
de kapatlmas gerekmektedir.

2- NAN-MANEV DEERLER

Tarsus, tm ilahi dinlerin mensuplarna iz braktran bir kenttir. Bu amala
Tarsus bu potansiyele sahip olduu iin hem ansl bu potansiyeli iyi
kullanamad iin de bahtszdr. Btn dinlerin kaynama noktas olan
Tarsusun nan Turizmi pastasndan en byk pay almak iin inan fark
gzetilmeden topyekn allmal ve hak ettii yeri almaldr.

2-a- ST. PAUL KUYUSU

Bakanlmz tarafndan 2000 ylnda inan turizmi ve sokak
salklatrma projesi kapsamnda St. Paul Kuyusu ve evresinde evre
dzenlemesi ve kamulatrma almalar yaplmtr. Geici evre
dzenlemesine paralel olarak Tarsus Mze Mdrlnce St. Paul
Kuyusunda kaz almalar yaplmtr. 180 m2 lik alan ierisinde yaplan
kaz almalar sonucunda St. Paulun yaad dneme kadar inen kltr
tabakalar gn na kartlmtr. kan mimari yaplar olumsuz hava
artlarndan etkilenmemesi iin zeri cam ile kapatlmtr. Bu kutsal alana
gelen yerli ve yabanc ziyaretiler grsel olarak ortaya kan bu mimari
yaplar izleyebilmektedirler.

Kuyunun duvarlarnn alak olmasndan dolay gelen ziyaretilerin
birou kuyuya girmeden duvarn arkasndan kuyuyu izlemekteler ve
byk bir hayal krklna uramaktalar. Kuyunun daha gizemli bir havaya
brndrlmesi gerekmektedir. Bunun iin de kuyu duvarlarnn dokuya
uygun olarak kapatlmas uygun olacaktr.

2-b- ST. PAUL ANIT MZES

St. Paulun ansna yaplm olan ve 1718 yy lara tarihlenen St. Paul
Kilisesinde 1997 ylnda restorasyon almalarna balanmtr. St. Paul
Kilisesinde balatlan almalarn yannda Kilise evre dzenleme projesi
kapsamnda evrede bulunan tanmazlar bakanlmzca
kamulatrlmtr. almalar, 2001 ylnda tamamlanm olup, Kilise Ant
Mze olarak Bakanlmz tarafndan ziyarete almtr.

Talep olmas durumunda burada dini ayinlere de izin verilmektedir.




A R K E O D I D E A V I I
ARKEOI
62
2-c- ESHAB-I KEHF (YED UYURLAR) MAARASI

Dnyann birok yerinde mekan bulan Yedi Uyurlar inannn
Anadoludaki en nemli merkezi Tarsustaki Eshab- Kehf maarasdr.
Tarsus erafndan yedi gencin kpekleriyle birlikte snd bu maara,
kentte devrin kralnn kt idaresinin yllarca bir simgesi olmutur. Basklar
sonucu bu maaraya snan; Meksemlina, Yemliha, Mislina, Mernu,
Debernu, azenu, Kefetatayyu ile kpekleri Ktmirin 309 yl uyuduktan
sonra Yemlihann ekmek almak iin Tarsusa gnderilmesiyle ortaya kan
olay, bugn Tarsusun kuzey-batsndaki bu maarada vukuu bulmaktadr.

ok sayda yerli ve yabac turistin ziyaret ettii bu kutsal mekanda
konaklama sorunu bulunmaktayd. Adana Vakflar Blge Mdrl
tarafndan burada yapmna balanan ok amal tesisin
tamamlanmasndan sonra ile turizmine byk katk salayacaktr.


2-d- MAKAM-I DANYAL CAM

Tarsus Belediyesi sponsorluunda Mze Mdrl tarafndan yaplan
kaz almalar sonucunda Danyal Peygamberin Trbesine ulalmtr.
Trkiyede bilinen ilk peygamber trbesi olmas vesilesi ile byk nem
gstermektedir. Ayrca Yahudi cemaati iin de kutsal saylan bu trbe
hem Mslman hem de Yahudi turistlerin aknna urayacaktr. Kaz
almalar 1 yl nce tamamlanm olmasna ramen trbenin
restorasyonuna hala balanamamtr. lemizin tantlmas ve ile
turizminde patlama yaplmas iin burann restorasyonunun bir an nce
tamamlanmas ve ziyaretilere almas gerekmektedir.


2-e- ULU CAM

Tarsus merkezinde yer alan Trk-slam sanatnn nde gelen eseri olan
Ulu Cami, 1579 ylnda Ramazanoullarndan Piri Paann olu brahim Bey
tarafndan yaptrlmtr.Seluklu ve Osmanl slubunda tek erefeli minaresi
olan caminin dou blmnde, ayr bir mekan ierisinde Hazreti it
peygamber ve Lokman hekimin makamlar ile Abbasi Halifesi Me'mun'un
kabri bulunmaktadr.

Buradaki pek bilinmeyen bu makam ve kabrin daha iyi tantlmas
gerekmektedir.

2-f- KUBATPAA MEDRESES

1557 Ylnda Ramazanoullarndan Kubat Paa tarafndan ak avlulu
medrese olarak yaptrlan Kubat Paa Medresesi Makam camisinin
yannda bulunmaktadr. uanda geici bir sreliine cami olarak hizmet
vermekte olan bu medrese turizme ynelik bir ekilde Kent Mzesi olarak
deerlendirilmesi uygun olacaktr.


A R K E O D I D E A V I I
ARKEOI
63
2-g- KUTSAL MEKANLARIN BTNLETRLMES

lemize gelen turistlerin %85i inan turizmi kapsamnda gelmektedir.
lemiz merkezinde bulunan kutsal mekanlar ayn ada ierisinde olmasna
ramen birbirinden kopuk durumda bulunmaktadr. Yaplan arkeolojik
kazlar sonucu bulunan Danyal Peygamberin trbesi sayesinde bu adann
nemi daha da artmtr. Gelen turistlerin Tarsusta daha fazla vakit
geirmesi ve tm kutsal alanlar bir arada grebilmesi iin bu mekan
btnletirmek gerekli olmutur. Bunun iin bu mekanlar arasnda bulunan
7 adet konutun istimlaklarnn yaplmas ve bu mekan ile Krkkak
Bedestenini tek at altnda birletirerek bir Mevlana sisteminin
oluturulmas art olmutur.

Kamulatrma almalarnn Valilik,Belediye ve Vakflar Blge
Mdrlnn koordinesinde yaplmas gerekmektedir. Konyaya
Mevlana sayesinde ylda 5 milyon civarnda turist gelmektedir. Bir evliya
olan Mevlanaya bu kadar turist geliyorsa bir peygamber olan Danyal A.S.
ise bunun en az 2 misli turistin gelmesi hedeflenmelidir. Trkiyedeki tek
peygamber trbesinin Tarsusta olmas, Tarsus iin byk bir anstr.
Tarsusun bunu en iyi ekilde deerlendirmesi gerekmektedir.

3-DOAL GZELLKLER

lkemizde son yllarda gelimekte olan turizm kollarndan biri de doa
turizmidir. Daha ok ekonomik dzeyi yksek olan turistlerin ilgisini ektii bu
turizm dalndan yararlanlmas iin ilemizde gerekli Doal Gzellik potansiyeli
bulunmaktadr. Bu potansiyel doru yatrmlarla tevik edilmesi durumunda
yre halkna byk fayda getirecektir.

3-a- TAKUYU MAARASI

Maara; Tarsus lesine bal Takuyu Ky mevkiinde Tarsusa 15 km.
Eshab- Kehfe ise 1 km. mesafede bulunmaktadr. Galerilerin ykseklii yer
yer 10 m.ye kadar kmaktadr. Galerilerde ok sayda sarkt, dikit, duvar
travertenleri ile damlatalar bulunmaktadr. Maarann jeolojik yapsndan
dolay maarann iine k tutulduunda her yer fosfor gibi parlamaktadr. .
Maarada yer yer sarktlarda su aknts ve yerde kk tatl su gletleri
bulunmaktadr.

Maarann Eshab- Kehf Maarasna yakn olmas ve asfalt yolun
hemen kenarnda bulunmas maarann ile turizmine kazandrlmasnda
nemli bir etken olacaktr. Maaradaki galerilerde yrme parkurlar ile
elektrifikasyon uygulamalar yaplp, ile turizmine kazandrlmas
gerekmektedir.


3-b- TARSUS ELALES

Tarsus elalesi; Tarsus le Merkezinin kuzeyinde Berdan (Kydnos) ay'
zerindedir. Berdan nehrinin bu blmnde nehir suyu 1.5-2 metrelik bir

A R K E O D I D E A V I I
ARKEOI
64
ykseklikten dklerek elale meydana getirmektedir. Romallar dneminde
elalenin bulunduu alan nekropol (mezarlk) olarak kullanlmtr. elalenin
bulunduu alanda kayalara oyularak yaplm mezarlar nehrin akndan
dolay olduka tahrip olmu durumdadr. Hem yerli hem de yabanc turistlerin
ska urad bu doa harikasnda bilinsizce suya girilmesi gelen turistleri
rahatsz etmektedir. elalenin temiz tutulmas ve srekli gvenlik personelleri
tarafndan korunmas gerekmektedir.

4- KLTREL DEERLER

lemiz merkezinde Cumhuriyet Dneminden kalan 189 adet tescilli konut
bulunmaktadr. Bu Konutlar Kzlmurat (Sofular) Mah. ile Caminur
Mahallelerinde younluk kazanmaktadr. Bu konutlardan 8 tanesi
Bakanlmza tahsisli olup, geri kalan konutlar zel mlkiyete aittir. Tarsusun
kltrel deerlerini gsteren bu konutlar genelde 2 katl olup, ta rg sistemli
ve atldr. Konutlarn ounda Trk-slam sanatnn en gzel rneklerini
grebilmekteyiz.

St. Paul Kuyusu evresinde 2000 ylnda sokak salklatrma projesi
kapsamnda 37. ve 42. sokaklarda bakanlmz tarafndan 26 adet konutun
d restorasyonu yaplm, bunlardan 2 tanesinin de i restorasyonu
tamamlanarak rnek konut haline getirilmitir.


St Paul Kuyusunun evresindeki evler btnsel olarak ayn mimari zellikleri
gstermektedir. Bu evler Safranbolu, Beypazar ve rgp-Gremede olduu
gibi turizm amal kullanlabilir. Tarsusa gelen turistlerin, turizmdeki alt yap
eksiklii (barnma, konaklama) nedeniyle Tarsusta uzun sre kalamadklar
grlmektedir. Bu nedenle, bu evlerin turizme hizmet verebilecek hale
getirilmeli, tek tek kullanmdan ziyade bir btn olarak hizmet verebilecek
kurum ve kurulular iine alacak ekilde almalarn ynlendirilmesi
gerekmektedir.

lkemizde Butik Otel tr iletmeciliinin giderek yaygnlamas, dier
konaklama tesislerine gre ekonomik kazancnn daha fazla olmas nedeniyle
butik otel iletmecilii ilemizde de gndeme gelmelidir. Tarsus Evlerinin butik
otel olarak deerlendirilmesi nem arz etmektedir.

Bir dier taraftan Bakanlmzdan kiralanacak bu 8 yapnn yan sra
firmaca zel mlkiyete ait dier konutlar da kiralanarak alann bytlmesi
de salanabilir.

Ksaca ilemizde turizmin yeni yeni gelimeye baland bu dnemde
butik otel iletmeciliinin doru uygulanmas ve rnek tekil etmesi ynyle de
nemli katk salayacaktr.

Bu Konutlar; konaklama, yeme-ime ve hediyelik eya sat ile sosyal alan
(toplant,elence v.b.) olarak deerlendirilebilir.


A R K E O D I D E A V I I
ARKEOI
65
Bu konutlarn turizme kazandrlmas iin de cephe salklatrmas yaplan
bir ksm binann yan sra restorasyonlar yaplmayan dier konutlarn da
cephe ve i mekanlarnn restorasyonlar acilen yaplmal ve yerel ynetimler
tarafndan ihale artlar hafifletilerek turizm amal ihaleye konmaldr.


TARSUSTA TURZMN GELMES N NELER YAPILMALI?


almalarn sreklilii iin, Valilik Bakanlnda; Kaymakamlk,
Belediye, zel dare, Ticaret ve Sanayi Odas, Turizm Acentalar gibi
kamu kurum ve kurulular ile sivil toplum rgtlerinin katlmlaryla bir
Turizm Koordinasyon Kurulu oluturulmal.

Bu ynetim kurulu yaplacak almalar iin bir FON kurmal.

Hangi alanda almalarn yaplacana, Ynetim Kurulu tarafndan
karar verilmeli.

Tm ynetim kurulu yeleri birbirleriyle uyum iinde almal, siyasi
dnce gz ard edilmeli ve bunda kiisel bir kar salanmamal.

Yaplacak almalarda blge halknn fikir ve dncelerinden, kiisel
yeteneklerinden faydalanlmal ve onlarn rzas ile yaplmal. Gerekirse
ikna yoluna gidilmeli, bu ynde her trl giriim yaplmal.

Yerel zanaatkarlar tevik edilmeli ve turizm sektrne katlmalar
salanmal.

Vatandalarn turizm ve kltrel deer bilincinin artrlmas ve turistleri bir
misafir olarak dnmeleri salanmal.

Kltr ve Turizm Bakanl tarafndan daha nce hazrlanan projelerden
faydalanlmal.

Turistlerin konaklamalar iin otel, pansiyon gibi yerler bir an nce
yaplmal.

Yaplacak projeler uzun bir sre olarak alglanmal.

Uzun bir sre olan bu almalar sivil toplum rgtleri tarafndan sk sk
denetlenmeli ve katk salanmal.

Turistlerin gelebilecei alanlarda onlara yardmc olmalar iin Turizm
Danma Brolar kurulmal ve burada grevlendirilecek personelin de
yabanc dil bilmeli.





A R K E O I D E A V I I

66
Olbada Hristiyanln zleri
Murat ZYILDIRIM - M.A.
1


Erken Hristiyanln nemli arkeolojik kalntlarn barndran Olba kenti, Mersin
Silifke, Uzuncaburun 4 km dousunda yer alyor. Gazi niversitesi Arkeoloji
Blm retim yesi Do. Dr. Emel Erten bakanlnda yaplan arkeolojik
yzey aratrmalar 2001 ylndan bu yana srdrlyor
2
.

Hristiyanln Cilicia ve Isauriada yaylmnn glenmesi bu blgede
Antiochia ad Orontem (Antakya) Kilisesine bal piskoposluk merkezlerinin de
olumasna neden olur. Hierosolyma (Kuds), Roma, Alexandria maior
(skenderiye), Antiochia ad Orontem (Antakya) ve daha sonra
Constantinopolis (Istanbul) kiliseleri, kutsal kiliseler olarak dinsel yaplarn
corafi dalmna gre yerel kiliseleri ynetirler. Erken Hristiyanlk dneminde
Isauria ve Cilicia kiliseleri Antiochia ad Orontem Kilisesi ynetim blgesindedir.
Blgesel yetki olarak bu kilisenin hemen altnda Seleucia ad Calycadnum
(Silifke) ve Tarsus birer bapiskoposluk merkezi olarak yer alr.




Levha 1

Bu kentlerden Tarsus, Aziz Paulusun yaad yer olarak Hristiyan evrelerinde
saygn bir yerleimdir. Seleucia ad Calycadnum ise Azize Theclann uzun yllar
yaad maaray barndrmas bakmndan nemlidir. Isauria ve Ciliciada
bu iki bapiskoposluk merkezine bal birok kent vardr. Olba, Seleucia ad
Calycadnum Bapiskoposluuna bal piskoposluklardan biri olarak kilise
listelerinde yer almaktadr.

1
Mersin U. Fen Ed. Fakltesi Arkeoloji Blm Latince Okutman ve Olba Yzey Aratrmas Bakan
Yardmcsdr. muratozyildirim@mersin.edu.tr
2
Olba yzey aratrmalarnn ayrntl sonular iin bkz.; Erten - zyldrm 2005 ve Erten - zyldrm2006.

A R K E O I D E A V I I

67

Olba Hristiyanl zerine yazl belgelerdeki ilk bilgiler Azize Theclann hayat
hikayesini anlatan Aziz Basileusun yazd icoH qt oio uootooto iok
outo uot uotoi_ okcO iok otouou (Hz. sann Azize ve Martyri
Theclann Yaam ve Mucizeleri adl eserde yazldr. Thecla, Seleucia ad
Calycadnumda I. yzylda ve rivayete gre doksan yl bir maarada (bugn
Meryemlikteki maara) mnzevi bir yaam srer. Azize Thecla, bir ifa datc
olarak hastalar iyi ederek nn Seleucia ad Calycadnum gibi evre
kentlerde de duyurmay baarr. Theclann gerekletirdii mucizeler
arasnda Olbal olan ve gzlerinde grme sorunu olan bir kk ocuk da
vardr. Hristiyanlkla ilgili metinler iinde Olbadan bir ekilde sz eden en eski
metin budur. Verilen bilgi, kentte I. yzylda da says belirsiz olmakla birlikte-
Hristiyanlarn olduunu gstermesi bakmndan nemlidir.



Levha 2

Olba, erken Hristiyanlk dnemiyle birlikte gerek sosyal alanda, gerekse dinsel
anlamda nem kazanm bir yerleim yeri olarak dikkati eker. ncelikle
Yunanca Latince yazl kaynaklarn verdii bilgilerden kentin 381 ylndaki
Constantinopolis Konsilinde Piskopos Eusebios tarafndan temsil edildiini
belirtmek gerekir. Daha sonra, 431 ylnda toplanan I. Ephesus (Efes)
Konsilinde Olba Piskoposu Poplios yer alr. Olba Piskoposu Diapherontius 449
ylndaki II. Ephesus Konsiline katlr. Ayn piskopos 451 ylndaki Chalcedon
Konsilinde de kenti temsil eder. Bu piskopos isimleri, Erken Hristiyanlk
dnemindeki gelimeleri anlatan Kilise Babalarnn Yunanca - Latince
eserlerinde yer almaktadr.

Yeri gelmiken, Isaurial mparator Zenonun tahttan indirildiinde
Constantinopolisten Isauriaya geldii bilinmektedir. Yazl kaynaklar,

A R K E O I D E A V I I

68
Zenonun bu blgeye geldiinde Urba kentinde kaldn yazmaktadr
3
. Bu
olduka nemli bir bilgidir, nk Theophanes, Olba szcn Ourba
ya da Orba olarak yazar
4
. Kald ki Acta S. Bartholomeide de kentin ad
Ourbanopolis olarak geer. Btn bunlar birletirildiinde mparator
Zenonun dmanlarndan kaarak geldii Isauriada nce Olba kentine
gelip kald kesinlemektedir
5
. Zeno, Isauriada iki yl kadar kalr. mparator
Zenonun Olbada ne kadar kaldna dair kesin bir bilgi yazl kaynaklarda
bulunmamaktadr. Ancak Zenonun Olbadan Sbideye getii bilinmektedir.

Yunanca Latince Erken Hristiyanlk Dnemi yazl kaynaklar yannda,
gnmzde kentte arkeolojik kalntlardan Erken Hristiyanlk dnemine ait
mimari yaplar anlalabilmektedir. Bu konuda Olbada yaplan yzey
aratrmalaryla ulatmz sonuca gre kentin ilk kilisesi eytanderesi Vadisi
ilerindeki Maara Kilisedir (RESM I). Kaak kazclar tarafndan yer yer tahrip
edilmi olan maara iinde yer alan apsisler ve pencere akl zerinde,
kazma yntemiyle yaplan bir Ha, burann Hristiyanln ilk yzyllarndan
kullanlan bir kilise olduunu gstermektedir.

Kentin en byk Kilisesi, bugn kalntlar Olba akropolisinin hemen
kuzeybatsnda grlebilen yapdr (RESM 2). Ayakta olduu gnlerdeki
grkemi kalntlarndan anlalan byk kilise apsisinin ancak kk bir blm
ayaktadr. Geen yzylda aratrmaclarn fotoraflaryla karlatrldnda
yapnn doal tahribatla daha ok ypranm olduu anlalabilmektedir.




Levha 3


Olbadaki en nemli Hristiyan dinsel mimari rneini kukusuz Manastr
oluturmaktadr (RESM 3). Akropolisin dousundaki vadide yer alan Manastr

3
Pseude - Joshua the Stylite (Sryancadan ev. F.Trombley ve J.W.Watt) 2000, 13 dp. 54; The Catholic
Encyclopedia 1912: Smith, Olba; zyldrm 2003, 153.
4
Blgedeki Trkmenlerin Olbaya Ura demeleri de Urba szc ile benzerlii dndryor.
5
Canevello zyldrm 2008 (Baskda).

A R K E O I D E A V I I

69
yaps, Erken Hristiyanln Olbada ulat gc grmek asndan, kentteki
kukusuz en nemli dinsel yaplar btnn oluturmaktadr. Manastrn XX.
yzyln farkl dnemlerinde ekilmi olan eski fotoraflar, elimizde nemli
grsel veriler olarak bulunmaktadr.

Olba aratrma ekibimizin manastr zerine zellikle 2008 yl alma
dneminde younlatn belirtmek gerekir. Burada yaplan ot temizlik
almalar sonrasnda manastra ait yeni ve daha nceki yaynlarda
belirtilmemi yeni blmler ortaya karlmtr. Bu yeni blmlerin eklenecei
plan ve genel olarak manastrn Olba sosyal yaamndaki konumu zerine
ekibimizin yayn hazrlk almalar srmektedir.

Manastrn zerinde yer ald vadi iinde Olbadaki kilise yaplarnn bir baka
rnei bulunmaktadr. Su kemerinin yaklak iki yz metre gneyindeki bu
yapnn ancak temel kalntlarndan varl tespit edilebilmitir. ok byk bir
blm tahrip olmasna karn, ekibimizdeki mimarlar, kilisenin plann nceki
aratrma dnemimizde oluturmay baarmtr.

Kentte akropolis zerinde de bir kiliseye ait olduu belirlenen mimari kalntlar
yer almaktadr. Bu kilise, lleri bakmndan kentin imdiye kadar bulunan en
kk kilisesidir. Bugn ancak apsisinin ok ufak bir blm salam
durumdadr. Sz konusu yapnn bugn maki bitki topluluu arasnda
neredeyse grnmez halde olan yeri glkle belirlenebilmitir.

Bunlarn dnda Olbada eitli dnemlere ait farkl boyut ve biimlerdeki ha
betimlerinin kentin deiik yerlerinde bulunduu da yzey aratrmalarmzn
sonularndandr.

Btn bunlar Olbann Erken Hristiyanlk dneminde ulat yeri gstermesi
bakmndan nemli verilerdir. Gerek Latince - Yunanca yazl kaynaklar,
gerekse arkeolojik yzey aratrmamzda bugne kadar elde ettiimiz
sonular, Olbann erken Hristiyanlk dnemi zerine olan bilgilere yenilerini
eklemitir.



Levha 4

A R K E O I D E A V I I

70

ok byk bir kent olmayan Olbada tek Tanr inancnn ulat artc
etkinlii, yazl kaynaklar ve tespit ettiimiz arkeolojik kalntlar ispatlamaktadr.
Bu da yerleiminde gl bir Hristiyan dinsel yaamnn zellikle IV. VI.
yzyllarda bulunduu aktr.

Daha nce kentin Hristiyanlk dnemi zerine ayrntl almalarn yaplmam
olmas, bu konuda blgede aratrma yaplmasn ayrca gerekli klmtr.
almalarmz, bir dalk yerleim olarak kentin o dnemdeki dinsel yaamn
gl bir biimde ortaya karmtr. Kentin Erken Hristiyanlk dnemindeki
durumunu ayrntl olarak inceleyecek yaynmz hazrlk aamasndadr.

Kaynaka:

Pseudo-Joshua the Stylite, Chronographia (translated with notes and
introduction by Frank R. Trombley and John W.Watt),
Liverpool, 2000.
Erten., E.- zyldrm, M., 2005 Yl Olba Yzey Aratrmas, TC Kltr ve Turizm
Bakanl Kaz Sonular Topants, Ankara 2007.

Erten, E.- zyldrm, M., 2006 Yl Olba Yzey Aratrmas, TC Kltr ve Turizm
Bakanl Kaz Sonular Topants, Ankara 2008.

zyldrm, M., lka ve Erken Hristiyanlk Kaynaklarnda Olba Szcn
Deiik Kullanmlar, Olba VIII, Mersin 2003.

zyldrm, M., Erkem Hrstiyanlk Dnemi Dinsel Tartmalar ve Mersin Snrlar
indeki Piskoposluk Merkezleri, Tarih inde Mersin II.
Collocium Bildirisi, Mersin 2005.

zyldrm, M. Canevello, S., Constantinopolis Tahtnda Isaurial Bir
mparator: Zeno, Lucerna Klasik Filoloji Aratrmalar
Dergisi, Ankara (Baskda).

Elektronik Kaynaka:

The Catholic Encyclopedia 1912: Smith, Olba.

http://www.newadvent.org/cathen/11235a.htm.


A R K E O I D E A V I I

71
ESKADA BLOKLARIN IKARILMASI VE TAINMA TEKNKLER

Tuna AKAY - M.A.
1


Eskiada kentler genellikle bulunduu corafyaya bal olarak geliirler. Yerel ta iilii belli
lde blgenin jeolojik zelliklerine, kullanlan malzemeye, tan niteliine, eitliliine, aa
yokluuna ve kullanmna baldr. Corafi adan kapal, ulam zor, retim alanlar ve yerel
kaynaklar kstl yerleimler bir bakma baskn kltrlerden etkilense de teknik ve kltrel
anlamda kendine yeten toplumlardr. zellikle bu gibi yerleimlerde retim alan olarak
nemli olan toprak, genellikle yaam alan olarak kullanlmaz. Topra retim amal kullanan
ve bundan baka geliri olmayan yerleimlerde toprakla beraber taa olan mecburiyet de
artmaktadr. Bu artlarda tan, olanaklar kstl toplumlarda nemli bir yap malzemesi olarak
grlmesi ta iiliinin de geliimine neden olur.

Tan ana yapm malzemesi olarak kullanld kentlerde, ta ustalar stat sahibi kiilerdir
2
. Baz
bilim adamlarnca imknlar kstl bu tip yerleimlerde gezici ta ustalarnn dolat dnlr.
Ancak taa mecbur kalm ve belirli bir hinterland olan kentler iin genellemede
bulunulmamaldr. Bu yzden imknlar kstl yerleimlerde yerel iiliin, ustaln incelenmesi
gereklidir. Her blgenin kendine has corafyas ve kltr vardr. Kiisel sanatlar ve tarzlar
kendi blgeleri iinde deerlendirilmelidir.

Eskiada ta iilii baz uygulamalarda ortaktr. Eskia kentlerinde temel yap malzemesi
olan tan birok toplum tarafndan ska kullanlmas doada hazr durumda var olan bir
malzemeden yararlanmas olarak aklanabilir. Bu yzden birbirinden uzak toplumlarla olan
benzerlikler etkileim olarak grlmemeli doann verdii imknlar gz nne alnmaldr.
rnein Urartu lkesindeki kaya dzenlemelerinin benzerlerine Kilikiada da rastlandnda
Kilikiada Urartu izleri, ya da Urartuda Kilikia izleri aranmamaldr. Etkileimin keskin bir izgisi
olamaz; bu, yzyllarn ve doann getirdii bir oluumdur. O yzden farkl corafyalardaki
toplumlarda grlen benzer zellikler, bizim sadece baz noktalar aklamamza yardmc
olur
3
. Her ne kadar kaya mimarisi kullanmnn z ayn ise de uygulamada farkllklar olabilir.

Eskia yerleimlerinin maddi olanaklar, yaplarda hangi tr tan kullanlacan da
belirlemektedir. zellikle mermer ve granit kullanm zengin kentlerin tercihidir. Refah dzeyi
st seviyede olmayan yerleimlerde ise yerel kaynaklar kullanlr. Bu dorultuda eer imknlar
elveriliyse ta ocaklar yerleimlerin kendi hinterlantlarndadr. Yerel ta ocaklarnn konumlar
ihtiyaca ve jeolojik yapya gre belirlenir. Jeolojik yapya gre masif kaya katmanlar, zellikle
de damarlamann olmad sk katmanlar tercih sebebidir. htiyaca ynelik olarak yerel
ocaklarn belirlenmesi, byk yaplarn ta ihtiyacn giderme amaldr. rnein Dalk Kilikia
kentlerinden Olbann en grkemli kamusal yaplarndan biri olan su kemerinin yapm
srasnda kullanlan ta malzemenin hemen yakndaki ta ocaklarndan saland tespit
edilmektedir (Lev. 1). Kayann bol olduu bir yerleimde ilk nce yerel kaynaklarn
kullanlmas, bu kullanm srasnda malzemenin zahmetsiz, ucuz ve kolay tanabilecei
alanlarn ta oca olarak seilmesi doaldr. Bylece su kemerine 20 metre uzaklkta
bulunan ta ocandan byk bloklarn karlmas aklanabilir. na halindeki yaplara yakn
kaya ktlelerinden ta kesimi yapp bunun yap malzemesi olarak kullanlmasnn gzel bir
rnei de Ovalk Kilikia kentlerinden Anazarbusdaki amphitheatrumda grlmektedir. Yap
ok fazla tahrip olmasna ramen temelleri ksmen korunmu durumdadr. Stadionun oturma
sralarnn olduu tepenin amphitheatruma bakan yznde ta kesim izleri ak bir ekilde
gzlemlenebilir. Kayalarn yzeyinde bulunan izler, hem bloklarn karlma teknii hem de

1
Arkeolog.
2
Assosda, kazlarda kan yaztlar incelendiinde kentin tiyatrosundaki rezervasyon sistemi dikkat
eker. Tiyatronun orta taraftaki oturma yerlerinde meslek adnn yazl olduu grlmektedir. Bu
meslekler demirciler, ta ustalar ve dericilerdir. Meslek gruplarna ayrlan yerler, orta sralarda olduu
iin meslei yapanlarn sevilen ve statleri yksek olan kiiler olduu dnlebilir. Assosdaki sur
duvarlarnn Troas blgesindeki sur duvarlarna gre daha iyi korunmu olmas ve duvarlarn har
kullanlmadan dayankl olarak yaplmas, ta ustalarnn bu kent iin neden nemli olduunu aklar.
Arslan 2007, 16.
3
Kltrleraras iliki ve etkileim olgusu iin bkz; evik 2003, 213251.

A R K E O I D E A V I I

72
boyutlar asndan nemlidir. Amphitheatrumun yapm iin bloklarn alnd ana kayada
zellikle dili tarak aletinin kullanlmas dikkat eker
4
.

Ta ilemeciliinin tarihsel sreci incelenirse, balangta bu ie heykeltralarn yneldii ve
bylece mimaride de tan ssleme amal kullanld bilinmektedir. Msrdaki ta ustalnn
3000 yllarna kadar uzand sylenmektedir
5
. Mezopotamyada da ta iiliinin tarihi,
erken dnemlere dayanr. rnein, Urda Leonard Wooleyin bulduu byk bir tabletten,
Smerli ustalar ve zanaatkrlar hakknda bilgi edinilebilir. Tablette; 1975 ylnda yaplan bir
iin zeti verilmekte ve sekiz adet atlye sralanmaktadr. Bu atlyelerden bir tanesi de ta
kesicilerine aittir
6
.

Yunan uygarlnda ta iilii ve ta ileme sanat .. 7. yzyln sonlarna doru n plana
kar. Ta yontuculuu ile uraan kiilere Yunanca (ta kesicisi, ta oca iisi),
Latince lapidarius (ta kesicisi) denir
7
. Ancak Ta iisi ile ta ustas arasndaki fark ayrt
edilmelidir. Ta iisi, ocaklardan bloklarn kesimi iinde uzmanlamaktadr. Eskiada ta
ocaklarnda genellikle kleler altrlmakta, bu ocaklardaki alma artlar ar
olduundan, cezalandrlan kiilerin ya da baz askerlerin kullanld bilinmektedir
8
. rnein
Hristiyanln yasak olduu dnemlerde bu dini kabul edenlere uygulanan cezalardan biri de
ta ocaklarnda altrlmaktr
9
.

Ta ustas ise ocaklardan gelen malzemeyi ilemektedir. Bir dier deyile ta ustas doadan
ilenmemi olarak elde edilen ya da ocaklardan karlan eitli niteliklerdeki talarn,
yaplarda plastik eserlerde kullanlmas iin; kesilmesi, ilenmesi, zerlerine yaz yazlmas gibi
daha ince ileri, gerekli takm ve aleti kullanarak yapan kiidir. Tan, sertlii, krlganl,
homojenlii veya tabakalama gibi zellikleri, hem karlmasnda hem de ilenmesinde
nemli faktrlerdir. Bu yzden tan karlmasndan en son haline getirilmesine kadar geen
ilemlere karar veren kiinin de ta ustas olmas gerekmektedir.

Ta iisi ile ta ustas arasndaki fark gibi ta oca ile ta atlyesi arasndaki fark da ayrt
edilmelidir
10
. lki hammaddenin karld, ikincisi ise, retimin ve ince iiliin yapld yerdir.
Eskiada genel olarak, iki ilevin birlikte ve ayn meknda yapld grlmektedir. rnein
Termessosda bu uyguluma arkeolojik verilerle kantlanr. Termessosdaki ta atlyesi ve ta
ocanda, bir lahdin tomruk halinde ocaklardan kartlndan en son safhasna dek tm
retim aamalarn izlemek mmkndr
11
.


Bloklarn kartlma Teknikleri

Bloklarn ana kayadan kartlmas ocan yaps ve corafi artlarna gre deiiklikler
gsterir. Ancak genel anlamda ta ocaklarnn alma teknikleri ortaktr. ncelikle ta
ocann almasn ihtiyalar ve katmanlarn uygunluu belirler. Sonrasnda bloklarn tanma
imknlar, iklim, su temini gibi faktrler gz nne alnarak ta ocann iletilmesine karar
verilir
12
. Ta ocaklarndan bloklarn kartlmasnda da belli bal teknikler kullanlr

Doal atlaklardan Yararlanma

Ta iileri ta ocanda bulunan doal atlaklardan yararlanrlar. Masif kaya katmannda
bulunan damarlarn dzgn bloklar kartlmasna elverili olmas durumunda aada
deineceimiz yntemlere bavurulmaktadr.

4
Akay 2008(a), 11.
5
Albustanlolu 2006, 7.
6
Kramer 2002, 139141.
7
lapidarius tala ilgili, taa ait; (sfat niteliinde) ta; z, ta ocaklar, ta gemisi, ta ustas
tamlamalarndadr. Szck iin bkz; Latince Trke szlk, Kabaaa, Alova, 1995, 336.
8
Dopp 1994, 25
9
Dopp 1994, ay. yer.
10
Akay 2008 (b), 26.
11
elgin 1994, 172.
12
Albustanlolu 2000, 13.

A R K E O I D E A V I I

73

Is oku ile kartma

Bloklarda scakln yeterli derecede ykseltilip aniden drlmesiyle bloklarn bnyesinde
genel atlaklar meydana gelir. Bu yntemde ncelikli olarak yaplmas gereken ana bloktan
karlacak olan ktlenin snrlarnn belirlenmesi ve bu snrlarn stlmasdr. Yeterli derecede
stlan bloun zerine souk su dklmesiyle birlikte stlan hat boyunca atlaklar meydana
gelir Bu atlaklar sayesinde blok ana kayadan skp alnr.

Kopartma Teknii

Bu teknikte bloun zerine ince ulu kalemle olabildiince derin bir yark alr. Alan yark ile
bloun dayanma gc azalr. kartlacak olan bloa zayflam olan blgeden ok etkisiyle
bir kuvvet uygulandnda blok atlar ve paralanr. Bu teknikte eki ve klnk gibi ta
aletleri kullanlmaktadr. Ancak bu yntemle blok ana kayadan dz bir halde kopartlmaz,
kayplar oluabilir (Lev 2-3).


Kamalama Teknii

Bloklarn kartlrken en az zararla kartlmas makbuldr. Bu teknik de eskia ta
ocaklarnda en sk kullanlan yntemlerdendir. Kamalama teknii bloun snrlar dhilinde
ana kayay evreye balayan kayalarda yeterli derinlikte, genilikte oyuklarn almasyla
bloklarn kartlmasdr. kartlacak bloun boyutu, alacak kanallarn geniliini ve
derinliini etkiler. rnein byk boyutlu bir blok karlacaksa buna gre bir insann
girebilecei derinlikte ve genilikte eer boyut kkse sadece aletlerin girebilecei derinlik
ve genilikte kanallar alr (Lev. 4).

eitli aletler yardmyla kamalarn yerletirilmesiyle traneler alr (Lev. 5). Kamalarn says
tan yapsna, bloun boyutuna ve kullanm amacna gre deimektedir. Bloun btnyle
karlmas gerektiinde kanal profili, dikdrtgen bir kesit eklindedir. rnein stun blou
karld zamanlarda kamalarn aralklar daha ksadr. Kamalar V eklinde olup diplere,
daha derinlere girmesi iin tasarlanrlar. Kamalarn hangi malzemeden yapld da tan
cinsine gre deimektedir. Sert bloklar iin metal malzeme kullanlrken, yumuak ta cinsleri
iin de ahap kamalar kullanlmaktadr. Ayrca bloklarn altna yerletirilen ahap kamalara su
dklmesiyle imeleri salanr. Bylelikle bloun altnda ien ahap kamalar yava yava
ta atlatarak ana kayadan ayrr. Bylelikle en az kaypla blok kartlm olur
13
.

Bloklarn Tanma Yntemleri

Ta ocaklarndan bloklar her ne kadar ustaca kartlrsa kartlsn, lazm olduu tama
yntemleri gvenli deilse btn emek boa gidebilmektedir. Bu yzden eskiada ocaklara
balanan yollarn daha dz ve gvenli olmas gerekmektedir. Byk bloklarn tand bu
yollar maruz kald basn nedeniyle daha sk ta rg yollarla desteklenir. Didyma ve
Pentelikte evrede yeterince ta malzeme olmamasndan dolay mermer ocaklarndan
alnan atk talarla yollar desteklenir ve bylelikle ar bloklarn oluturduu basn nedeniyle
tama aralarnn batmas engellenir
14
.

Tamada gsterilen hassasiyet bloun yol zerinde dp krlmasndan te, bloun
tanmas esnasnda byk sarsntlar geirip i alannda mikroskobik dzeyde atlamalarn
olmasyla alakaldr. Bu i atlamalar daha sonra yapnn mrn de ksaltmaktadr. Zaman
getike doal etkiye maruz kalan ta, iten atlamaya balayacak, en sonunda da krlp
tahrip olacaktr. Bu yzden tama ilemine balamadan nce nakliye ncesini iyi ayarlamak
gerekmektedir. Burada en nemli unsur az miktarda emekle tamann gereklemesidir.
Byk boyutlu bloklar tanmadan nce kabaca en son haline yakn bir ekille gnderilir.
Bylelikle fazla arlk da tanmam olunacaktr. rnein bamsz lahitlere ocaklarda

13
Naumann 1975, 41.
14
Albustanlolu 2000, 21.

A R K E O I D E A V I I

74
kabaca ekil verilir. Ta ustasnn ince iilikle yapaca kabartmalar iin alanlar belirlenir ve
nakledilecek yere bu ekilde gtrlr. Sivri kenarlar, u blgeler tanma srasnda ok rahat
krlaca iin i gerilmelerin younlaaca kelerden kanlmaktadr.

Ta ocaklarndan bloklarn tanmas eimli ve dz alanda tama olarak iki kategoride
deerlendirilebilir. Dz alanlar iin genellikle kz arabalar tercih edilmektedir. Byk
bloklarn tand zamanlarda yk arabalarnn tekerlek says artrlarak yere olan basn
tekerleklere dalr ve bir blgeye kuvvet uygulanmas engellenir. Ayrca byk kzaklar da
dz tama sisteminde kullanlmaktadr. Eimli arazilerde bulunan ta ocaklarndan bloklarn
yola indirilmesinde belirli teknikler kullanlmaktadr. Kk bloklarn yamalardan aaya
indirilmesi ncelikle halatlar sayesinde yaplrken (Lev. 6) daha sonra bloklarn altlarna
ktkler konularak kzaklar yardmyla tan yer ile temas kesilmitir.

Kk bloklarn her trl hareketinin salanmasnda en ok kaldralar kullanlr. Kaldra
yardmyla kaldrlan bloklarn altna konulan ahaplarla tan her trl seviyeye ykseltilmesi
salanr. Bloklarn kaldrlmasnda ve istenilen seviyeye getirilmesinde dier bir yntem beikle
hareketlerinin salanp altlarna ahaplarn yerletirilmesidir (Lev. 7). Bu uygulamalar kk
bloklar iin geerlidir. Byk bloklar iin farkl yntemler kullanlr. Uzak mesafeler iin
merdaneler kullanlr. rnein eskian en ok kullanlan mimari paralarndan biri olan
stunlar iin belirli baz yntemler vardr. Ta ocanda kabaca ekil verilmi stun silindirinin
ularna yuvalar yaplr ve ilerine demir dklr. Ardndan ulara yerletirilen demir
ubuklarn tuttuu ahaptan bir ereve yaplr stunu saran bu ereve de bir kz
arabasna balanarak gidecei yere ekilir (Lev. 8).

Silindir eklinde olmayan ar bloklarn tanmas iin de baz yntemler gelitirilir. Bu
yntemde tekerlek n plandadr. Ahap malzemeden yaplan tekerlek geni enli olarak
tasarlanr. Bylece topraa saplanmalar ortadan kaldrlr. Bu tekerleklerin ap 3,5 cm.
civarndadr. Stun silindirlerini tarken kullanlan yntem gibi tahta erevelere yerletirilen
yataklar iine dnen demir ubuklar taklr. Tanmann daha rahat yaplmas iin, tanan
bloun tekerleklerle ayn hizada yerletirilmesi gerekir
15
(Lev. 9).

Baz bloklarda manivelann nereden yerletirildii eitli entik izlerinden anlalr (Lev. 10). Ta
ocandan kabaca ilenerek getirilen bloklar ina alannda ince iilik yaplarak uygun hale
getirilir. Daha sonra yerletirilecek olan yere i ve dtan kurulan payandalar sayesinde
palangalardan oluan bir sistemle yukarya ekilir ve gerekli alana yerletirilirdi. Bloklarn
halatlarla ya da metal malzeme ile kaldrld esnada daha statik olmas iin bloklar zerine
yardmc oyuklar kaznr. Bu oyuklar; mahmuzlar, U oluklar (Lev. 11-12), yan ve alt oluklar
nadir de grlse V oluklar eklindedir. Bu oyuklar kalc olduundan dolay yapnn
grnmeyen ya da kullanlmayan blmlerine alr
16
.

Mahmuzlarn drt taraftan kaldrlacak ekilde olanlar sadece stun tamburlarnda
mmkndr. ki tarafta braklan mahmuzlar bloklarn duvara yerlemesinin nlemek
amaldr. Oluk ve kanal sistemlerinde ise halat oluk ve kanaln iini dolanarak arl btn
blgeye datr. Daha sonra yerletirme ilemi yapldktan sonra bir yerden ekilerek halat
kartlr.

Tama ve kaldrmada zamanla halatn yerini metal gereler alr ve halat bu elere taklan
ikincil bir e olur. Bunlardan biri kurt az denilen sistemdir
17
(Lev. 13). Bu sistem bloun
oyuklarna yerletirildikten sonra yukarya ekildiinde yuvada geniler ve yuvadan kmaz.
Bylelikle salam bir ortam hazrlanp ucuna halat balanp ekilebilir. Ayrca daha salam
olmas iin kurt aznn olduu yere kurun dklr
18
. Bir baka metal gere ise kavratr.
Bloklara alan oyuklara yerletirilen kavra, halatn yukarya ekmesiyle makas gibi alarak
ta skar bylelikle salam bir ekilde ta kaldrlm olur (Lev. 14).


15
Ancak bu gibi yntemler ksa mesafeler iin kullanlr. Landels 1978, 212.
16
Adam 1994, 48.
17
Landels 1978, 99.
18
rdk 2006, 2632.

A R K E O I D E A V I I

75
Roma dneminde imkanlarnda artmasyla tama yntemlerinde daha farkl teknikler
kullanlmaya balanr. rnein 4-5 metre apnda ahap silindirlerin iine konulan bloklar,
halatlar sayesinde kzler tarafndan ekilir (Lev 15). Ancak bu yntemin bir olumsuz yan,
silindire yn verilememesidir. Bu yzden yoldan kmak gibi durumlar sz konusu olabilir
19
.

Roma imparatorluk dneminde Pax Romana ile byk bayndrlk hizmetleri tm Roma
corafyasna yaylr. Bununla birlikte gelien inaat tekniklerinin yan sra ihtiaml yaplar
yaplr. Bylelikle byk bloklara olan ihtiya daha da artmaktadr. Artk tek bir halatla
kaldrlamayacak hale gelen bloklar makaralar kullanlarak yaplara tanr. rnein
manivelayla makaral bir palangada 135 kg.lk arlk kaldrlabilir. Bu tip sisteme trispastos
denilir
20
. Pentaspastos adl sistemde de be makara bulunmakta iki kii krkla 450 kg
kaldrabilmektedir
21
(Lev. 16).

Daha ar ykler iin halat says arttrlarak iki- makara gerekir. Bu tip kaldrma vinlerine
Polypastos denmektedir
22
. Bu tr vinlerin bir bocurgatla almas gerekir. Bu tama
sistemiyle drt kii 3000 kg kaldrabilmektedir. Basamak arkl bocurgat da halatl 5
makaraldr. Bu sistemle 6000 kg yk kaldrlabilir (Lev. 17).



Kaynaka

Adam 1994 Adam, J., P., Roman Building Material&Techniques,
Indiana.

Akay 2008(a) Akay, T., Olbadaki Ta Ustas Mezarlar Inda Yerel
Ta ilii Olba XVI, Mersin.

Akay 2008(b) Akay, T., Olba Mezarlar, (Mersin niversitesi Sosyal
Bilimler Enstits Arkeoloji Anabilim Dal Yaynlanmam
Yksek Lisans Tezi), Mersin.

Albustanlolu 2000 Albustanlolu, T., Dokimeion Antik Mermer Oca ve
hracat Potansiyeli (Ankara niversitesi Sosyal Bilimler
Enstits Klasik Arkeoloji Anabilim Dal Yaynlanmam
Yksek Lisans Tezi), Ankara.

Albustanlolu 2006 Albustanlolu, T., Dokimeion I Altnda Roma
mparatorluk Mermer Kullanm: mparatorluk
Ynetimindeki Anadolu Mermer Ocaklarnn letme
Stratejisi ve Organizasyonu,(Ankara niversitesi Sosyal
Bilimler Enstits Klasik Arkeoloji
Anabilim Dal Yaynlanmam Doktora Tezi), Ankara.


Albustanlolu 2007 Albustanlolu, T., Roma mparatorluk Mermer
Ocanda Locusun levi, Patronvs okun zgnele
65. Ya Armaan, 29-33, stanbul.

Arslan 2007 Arslan, N., Assos Kaz almalar 2006, Trk Eskia
Bilimleri Enstits Haberler, 15-16, stanbul.

Bingl 2004 Bingl, O., Arkeolojik Mimaride Ta, stanbul.


19
Vitruvius X II, III.
20
Bingl 2004, 84.
21
Bingl 2004, 85.
22
Vitruvius X II, X.

A R K E O I D E A V I I

76
elgin 1994 elgin, A., V., Termessos Aratrmalar: 1975 1991,
Anadolu Aratrmalar XIII, 153-177, stanbul.

evik 2003 evik, N., Anadoludaki Kaya Mimarl rneklerinin
Karlatrlmas ve Kltrleraras Etkileim Olgusunun
Yeniden rdelenmesi, Olba VIII, 213-251, Mersin.


rdk 2006 rdk, A., Yunan ve Roma Mimarisindeki Yap
Teknikleri, (Ege niversitesi Sosyal Bilimler Enstits Klasik
Arkeoloji Anabilim Dal Yaynlanmam Yksek Lisans
Tezi), zmir.

Dopp 1994 Dopp, S., A., Antik Lydiada Meslekler, (Ege niversitesi
Sosyal Bilimler Enstits Arkeoloji Blm
Yaynlanmam Yksek Lisans Tezi), zmir.


Landels 1978 Landels, J, G., Eski Yunan ve Romada Mhendisilik,
ev.: Bar Bak, Ankara.

Kramer 2002 Kramer, S., N., Smerler: Tarihleri, Kltrleri ve Karakterleri,
ev: zcan Buse, stanbul.

Kretzschmer 2000 Kretzschmer, F., Antik Romada Mimarlk ve
Mhendislik, ev.: Z. Zhre lkgelen, stanbul.


Naumann 1975 Naumann, R., Eski Anadolu Mimarl, ev.: Beral Madra,
Ankara.


Vitruvius Vitruvius, Mimarlk zerine On Kitap, ev.: Suna Gven,
1990.




A R K E O I D E A V I I

77

Levha 1
Akay 2008(a).


Levha 2
Adam 1984, 29, fig 30.


A R K E O I D E A V I I

78

Levha 3
Adam 1984, 33.


Levha 4
Adam 1984, 29


A R K E O I D E A V I I

79

Levha 5
Adam 1994, 31.


Levha 6
Adam 1994, 27.


A R K E O I D E A V I I

80

Levha 7
rdk 2006, 28.


Levha 8
Landels 1978, 211.


Levha 9
Landels 1978, 211.

A R K E O I D E A V I I

81


Levha 10
Akay 2008(b), 160.


Levha 11
rdk 2006, 31.


A R K E O I D E A V I I

82

Levha 12
Landels 1978, 99.


Levha 13
Bingl 2004, 63


Levha 14
rdk 2006, 32.


A R K E O I D E A V I I

83

Levha 15
Landels 1978, 211


Levha 16
Kretzschmer 2000, 34.


Levha 17
Kretzschmer 2000, 34.