You are on page 1of 25

1048

35

BOGAZiCi

UNiVERSiTESi

DERGISi
Begeri Bilimler Humanities Vol. 7 1979

KENTLEME SURECI BALANGICINDA ANADOLU UYGARLIKLARININ YER (II. KISIM)

H. H. Giinhan Daniman*

OZET Birinci makalede ' kentlesme surecini Anadolu'nun Palaeolitik, Neolitik ve ErKalkolitik aglannda incelemis. idim. Bu makalede ayni siirecin Anadolu'nun GeKalkolltik, Eski Tunc, Orta Tunc ve Ge Tunc aglannda incelenmesine devam edecegiz. Zamanlama olarak bu seferki incelememiz yaklasik olarak M.O. 4500 ila M.O. 1000 tarihleri arasina dttsmektedir. Anadolu bu yeni dnemde, dogal zenginlikleri sonucu, madencilik ve metalrji alanlarmda Yakm Dogu'da ilerleme kaydeden ilk merkezlerden biri olmu, ve kentleme siirecinde yeni atilimlan gereklegtiren arti urtiniin elde edilmesi, bir ewelki devirdeki t a n m a dayali bir ekonomi yerine, bu yeni teknolojilerin gerekletirdigi yeni ekonomi ve denizler asiri ticaretin gittike biiyiiyen hacmi sayesinde olmugtur. Boylece gittike zenginlegen Anadolu uygarhklan, hem Demir agi'na giren ilk ySreyi olugturmuglar, hem de M.O. 1000 tarihinden sonra ortaya ikan Klasik Ege ehrini (polisi) hazirlayan ortami yaratmayi bagarmiglardir.

ILK METAL AGLARI ve ANADOLU UYGARLIKLARI Anadolu Arkaeolojisinde son 20-25 senedir gereklestirilen bilimsel arastirmalar sonucu Anadolu uygarhklarinin baslangici sistematik olarak daha eski tarihlere gturulmus, ve kkeni Palaeolitik Devire dayanan bir oz Anadolu kulturunun varligi aiklikla belirlenmistir. Yine ayni arastirma ve kazilar sonucu Anadolu'nun Yakm Dogu'da "Neolitik ihtill"i gereklestiren ilk ana merkezden biri oldugu saptanmis bulunmaktadir. Buna karsilik, genellikle Tunc agi'na tarihlendirilen Truva, Alisar Huyiik, Alaca Hii-

a Dr., Beeri Bilimler Boliimii, Bogazii

Universits!.

lZlM 1 : Metal aglarMa Anadolu'daki balica yoreler ile ana yerleme merke^lerini

KENTLEME SURECt BA$LANGICINDA ANADOLU UYGARLIKLARININ YER

37

yiik, Kultepe Huyuk, Bogazky-Hattua gibi yerleme merkezlerinde gerekletirilen ilk kazilar Anadolu'da arkaeolojik ahmalarin temelinin atildigi 19'uncu yiizyil ortalannda ve daha ok bu alimalarin bilimsellik kazanmaya baladigi yillarda, baka bir deyimle, bu yiizyilin baslarinda yer almitir. Bununla beraber, Anadolu'nun metal aglardaki etkinligini belirliyen bu yerleme merkezlerinin Anadolu uygarhklan iindeki konumlan ve kentleme sureci yniinden degerlendirilmeleri son zamanlara kadar yapilmamitir. 2 Erken Neolitik devrin bamdan Er-Kalkolitik agin sonuna kadar, bir baka deyimle, yaklaik M.O. 20,000'den yaklaik M.. 5000 tarihine kadar Anadolu'dan elde edilen arkeolojik veriler kulturel hayatin ve mimarlik geleneginin devamh bir gelime iinde oldugunu gstermitir. Anadolu'nun ilk ag tarihinde saptanan bu devamhhkda M.. 5000'den sonra meydana gelen bir etnik kaniklik sonucunda ilk kez bir kesiklik olusmakta, batidan doguya giderek turn yerleme merkezlerinde gzlemlenen yakilma ve yikilma izleri Anadolu'ya Ge-Kalkolitik kulturuniin daha onceki Er-kalkolitik devir uygarliklarinm kuzey-bati komularmin illkeyi istila etmesi ile yayildigini belirtmektedir. Anadolu'ya yeni gelenler ile daha onceki renkli seramik kaybolmakta, onun yerine siyahimsi renkte, organik kariimh, iyi piirilmemi ve beyaz boyah bezemeli bir tiir seramik bilhassa Ege yresi ve sahil kisimlarda yayilmaktadir. Daha az rastlanan bir tiir izik bezekli seramik ise ukurova yresi ve i Anadolu'da griilmektedir. Aynca ok sayida terkedilmi veya tahrip sonucu degimelere ugrami yerleim merkezleri bu yeni devrin zellikleri arasindadir. Ge-Kalkolitik devrin ekonomisi iizerindeki bilgimiz ise daha kisithdir. Karma tarimin geni bir sahada yaygin oldugu anlailmakla birlikte, bir miktar avcihgin da yapildigini belirliyen sapan talan veya yay ve ok ulari gibi veriler de elde edilmektedir. Ge-Kalkolitik devirde Anadolu'da dort veya be ana blge izlenebilmektedir. Kuzey-batidan doguya dogru bu blgelerin kisaca incelenmesinden u sonular elde edilmektedir (bakiniz izim No. 1) : a. Kuzey-bati Anadolu Halen ok iyi arastirilmami bir blge olmasma karihk, kuzey-bati Anadolu'da Mentee, Fikirtepe ve Yarimburgaz gibi yerleme merkezlerinde izik bezekli seramik ile Ge-Kalkolitik evveli kiilturlerin varligi olasi griilmektedir, ve bunlarm kuzey-bati Anadolu Ge-Kalkolitik agi ile Ege Adalari ve Girit Er-Neolitik {M.. 6-5 bin arasi) kiiltiirlerinin evveliyatini oluturdugu kuvvetle tahmin edilmektedir. 3 Girit'deki Ge-Neolitik kulturu (rnegin Phaistos) ile Bti Anadolu Ge-Kalkolitik kulturleri arasinda saptanan paralellikler, daha sonraki devirlerde izleyecegimiz benzerliklerin balangici olmasi aisindan ilgintir ve Anadolu uygarliklanmn Ege Adalari kulturlerinin gelimesindeki etkili rlunun ne kadar eskilere dayandigmi aikca ortaya koymaktadir. Arkeolojik arastirmalardaki eksiklikler sonucu tam olarak saptanamiyan kuzey-bati Anadolu Ge-Kalkolitik aginin yerleme merkezlerinin Manisa-Akhisar yresi ile Balikesir ovasina dagildigi yiizey buluntulardan anlailmaktadir. Bu agin son evreleri ise anakkale havzasinda yeralan Kumtepe la ve Ib yerlemesinde saptanmi, ve bu yerlemeden elde edilen seramigin, rnegin pedestallianaklann hem Ege Adalari, hem de Trakya ve Balkanlar ile paralellikler gsterdigi anlailmitir. Kumtepe Ib kulturu kesintisiz olarak Truva I, yani Eski Tun devri kulturiine baglanmaktadir.

3S b. Guney-bati Anadolu

H. H. GUNHAN DANISMAN

Ge-Kaikolitik ag guney-bati yresinde ise Buyijk Menderes irmaginin kaynak kismimn yakinmda yeralan ve Afyon'a yaklasik 50 km mesafede bulunan Beycesultan Hiiyugiinde dort evreli ve yirmi yapi katindan olusan bir arkeolojik kahntidan ayrintili olarak saptanmistir. Beycesultan 1954 ila 59 yillari arasmda Ankara'daki ingiliz Arkeoloji Enstitiisu Miidiiru Prof. Seton Lloyd ve yardimcisi Arkeolog James Mellaart tarafindan kazilmistir. 4 Yeni agin biitun zelliklerini tasiyan Beycesultan seramigi hem bu yerlesmedeki Ge Kalkolitik devrin dort evreye blunmesini saglamakta, hem de koyu renkli bir zemin uzerinde beyaz parallel izikli geometrik bezemeleri ile bir yandan Manisa-Akhisar yresi, kuzey-bati Anadolu'nun diger yreleri, Ege Adalari ve Trakya (hatta Makedonya) ile, diger yandan Mersin (evre Xlla) ve Can Hasan (evre I) ile baglanti kurulmasma yardim etmektedir. Buna karsihk kiiiik bir sahada ailan ok derin sondaj kuyusunun esitli yapi evrelerinden Anadolu'nun Ge-Kalkolitik mimarisine ait ayrintih bilgiler elde etmek mumkun olmus, ve kerpi duvarli dikdrtgen binalann tartismasiz bir biimde megaron tipi plan zerine insa edildikleri anlasilmistir. 5 Daha sonraki devirlerde, bilhassa klasik Ege mimarisinde megaron tipi plan ok nemli bir roi oyniyacak, hatta yunan tapinagmin geleneksel planini olusturacaktir. Fakat Ge-Kalkolitik agin Beycesultan'da ortaya koydugu en nemli husus ise ok saglam bir sekilde M.. 5'inci bine tarihlendirilen maden paralannin ortaya ikarilmis olmasidir. rnegin evre XXXIV'de bulunan bir giims yiizuk, esitli bakir aletler, bir metal kama parasi, bir metal tas isleme aleti, iki metal delici alet ve ii metal igne Ge-Kalkolitik agin basmdan itibaren Anadolu'nun Yakin Dogu'daki en eski ve nemli bir madencilik ve metalrji teknolojisine sahip oldugunu vurgulamaktadir. c. Burdur Yresi ve Konya-Karaman Yresi Burdur Glii civannda yer alan Hacilar Huyuk'teki kazilar sonucu ok ayrintili bir biimde incelenebilen Er-Kalkolitik devri yaklasik olarak M.. 5000 yillarindan hemen sonra yakilip yikilir ve terkedilir. Bundan sonra Burdur yresinin Kalkolitik agi tarihinde bir bosluk griilmektedir. Son birka yildir devam etmekte olan ve Istanbul Universits!, Edebiyat Fakiiltesi, On Asya Arkeolojisi Kursusii gretim iiyelerinden Prof. Dr. Refik Duru baskanliginda ayni yrede yurutlen Kuruay Hiiyiik kazilarimn sonucunda bu boslugun doldurulacagi tahmin edilmektedir. Konya-Karaman yresinde ise Kalkolitik kiiltiirii baslica iki huyukte saptanmistir. Bunlardan biri Can Hasan, digeri atal yiik Bati Tepesi'dir. Ingiliz Arkeolog Dr. D.H. French tarafindan yuriitulen Can Hasan kazilannda Er-Kalkolitik (evre 3 ve 2B), Orta Kalkolitik (evre 2A) ve Ge-Kalkolitik (evre 1) olmak uzere u ana evre saptanmistir. 6 Can Hasan'da elde edilen seramik, ikinci yerlesme merkezi atal Huyk Bati Tepesi ile yakin benzerlikler gstermektedir, fakat atal Huyiik Bati Tepesinde ingiliz Arkeolog James Mellaart tarafindan gereklestirilen ahsmalar ok kisitli kalmistir. Bununla birlikte bu yrenin guneyde ukurova yresi ile yakin iliski iinde bulundugu grulmiistiir. Can Hasan'm asil nemi ise bu yerlesmenin yrede nemli bir bakir madeni isletme merkezi oldugunun elde edilen bol miktarda bakir alet ve gereler sonucu saptanmis bulunmasindadir. d. Giiney ve Giiney-dogu Anadolu (ukurova, Antakya ve islahiye yreleri) Bu yrelerde Ge-Kalkolitik Mersin-Yiimuktepe'de, Tarsus-Gzlu Kule'de, Amuk, Sakagzu ve Gedikli Huyk'te saptanmistir, ve bu yerlesme merkezlerinin Kuzey Suriye ve Mezopotomya'mn tesiri altinda oldugu ele geen Al Ubaid tipi renkli seramik sonucu anlasilmistir. 7

KENTLEME SURECt BALANGICINDA ANADOLU UYGARLIKLARININ YER

39

lZIM 2 : Truva ve evresi Vaziyet Plni (Kaynak : Blegen, C.W. et al, TROY I (Plates), Princeton, 1950, fig. 416).

40

H. H. GUNHAN DANISMAN

IZIM 3 : Truva Kentinin ilikide ve Hakim Oldugu evresi ile Konumunu Gosterir ema (Kaynak : Mellaart, J., The Chalcolithic and Early Bronze Ages In The Near East and Anatolia, Khayat Publications, Beirut, 1966, p. 143, fig. 42).

e. Orta ve Dogu Anadolu Bu iki yrede de derinlemesine arastirmalann ok kisith olmasi sonucu elimizde Kalkolitik ag kiiltiirlerine ait ayrintili bilgi yoktur. Buna ragmen Kizilirmak nehrinin yaptigi buyuk kivnmm iinde kalan bolgede yeralan Biiyiik Giilliicek yerlesmesinden elde edilen veriler ile Van yakinlanndaki Tilkitepe kazilan ve Keban Baraj Glii kurtarma kazilan sirasinda ortaya ikan sonulardan Orta ve Dogu Anadolu blgelerinde de yresel Ge-Kalkolitik kulturlerinin varhgi kesinlik kazanmistir. Bilhassa daha sonraki aglar boyunca bu iki blge Anadolu'nun nemli metal teknolojisi merkezleri haline geleceklerinden, bu gelismeye esas olan oz Kalkolitik kiilturlerin onemi aiktir ve niimiizdeki yillarda yapilacak arastirmalar sonucunda bunun ortaya ikanlacagi uphesizdir. s f. Kuzey Anadolu (Orta Karadeniz Yresi) Son yillara kadar arkeolojik ynden tarn bir karanhk blge olan Kuzey Anadolu, baska bir deyimle Orta Karadeniz yresinin, Istanbul Universitesi, Edebiyat Fakultesi, On Asya Arkeolojisi kursiisu baskani Prof. Dr. U. Bahadir Alkim baskanhginda yuratulen Turk Tarih Kurumu Samsun Blgesi yiizey arastirmalan ile Bafra-ikiztepe kazilan sonucu zengin bir kalkolitik kultiire sahip oldugu anlasilmistir. En eski yerlesme evrelerinden itibaren ok zengin metal alet ve silahlar veren ikiztepe'den ayrica elde edilen verilerden bu yrenin Balkanlar ile olan iliskilerinin de ok ilgin ynleri oldugu saptanmis, Er-Kalkolitik kulturlerinin Anadolu'daki ilk yayrlmalari ynunden ok nemli sayilmamasi gereken bu kazi ve arastirmalann numiizdeki yillarda konuya ok daha aydinlatici katkilarda bulunacagi simdiden belli olmustur. 9 Anadolu'daki Er-Kalkolitik kiilturlerin dagilimma ait bilgilerin bu sekilde aynntih biimde zetlenmesindeki ana ama, bu kiilturlerin iilkeye kuzey-batidan yayihp yerlestikten sonra yavas yavas madencilik ve metalrji teknolojilerinde gelismeler sagliyarak dogrudan dogruya bir sonraki metal agin, yani Eski Tun aginm dogmasina ve hemen her yrede son derece parlak kentsel uygarliklann ortaya ikmasma on ayak olmalanndaki kritik rollerinin belirlenmek istenmesidir. Bakir madeninin % 10 oranmda kalay ile alisiminin yapilarak tun iiretilmesi sonucu teknolojik aidan uygarhk yolunda ok

KENTLE$ME

SURECJ

BALANGICINDA ANADOLTJ UYGARLIKL/VRININ

YF.R

41

nemli bir adimin ilk kez nerede atildigimn arkeolojik yonden saptarmssi halen olanaksizdir. Buna karsilik, tuncun ana hammaddesi olan bakir yniinden ok zengin yataklara sahip Anadolu'da bu yeni metanin uretilmesinin yakiasik olarak M.. 3500 yillarmda yaygmlastigini yine arkeolojik veriler belirlemektedir. Olduka muhafazakr olan bu tarihlendirme Anadolu'yu yine de Yakin Dogu'daki ilk tunc iireten morkezlerden biri yapmaktadir. ANADOLU'NUN ESKI TUNC AGLARI ve TROAD KENTLEMES Turn olarak Yakin Dcgu'da Tunc aglar Eski, Orta ve Gee Tunc aglar olarak iie aynlmaktadir. Anadolu'da ise Eski Tunc agi kendi iinde u ana evreye bolunmektedir. Yakiasik olarak M.. 2750 yillanna kadar siiren ve ilk evre olan Eski Tunc 1 agi en az bilinen devirdir. Eski Tunc I! Anndolu'daki butiin yrelerin giderek zenginlestigi, tun'dcn uretilmis silah ve aletlerin yaninda altin, giimus, ve ikisinin kansimi olan elektrumdan dokulmus alet ve takilarm bol miktarda bulundugu bir evre olup yakiasik M.. 2300 yillarmda Anadolu'ya yine kuzey-batidan geldigi anlasilan ve bu kez Hind-Avrupa kokertli kavimlorden olustugu belirlenen istillar uzerine son bulmaktadir. Eski Tunc III evresinde ise yeni gelen Hind-Avrupa kavimlerinin zellikle Orta Anadolu yresine yerlestikleri izlenmekte, bununla birlikte Anadolu'nun kuzey yrelerinin bir evvelki evreyi aratmiyacak zenginlik sergiledigi, bilhassa Alaca Huyuk, Mahmatlar, Horoztepe gibi yeriesmelerde ortaya ikanlan "kral" mezarlanndaki buluntulardan aika anlasilmaktadir. Eski Tunc aglarm iiretken ekonomisinin aslini olusturan madencilik ve metalorji teknolojilerinin gelismesi iin ileri diizeyde bir is-bolumu ve uzmanlasma gerekmekte, bunun gereklesmesi iin ise kentsel rgiitlenmenin nemli oliide olgunlasmasi on sart olmaktadir. M.O. 3'iincu binin basindan itibaren bu tur ok ynlu bir kentsel duzenin Anadolu'nun hemen her yoresinde olustugunu arkeolojik verilerden anlamaktayiz. Bu qelismeyi ayrintih olarak bu yrelorden birinde, "Troad" olarak da bilinen kuzey-bati Anadolu yresini yine bu yrede kazi ve arastirmalara sahne olmus yerlesmc merkezlerinin birer hirer incelenmesi yoluyla belirlemek uygun olacaktir. a. Truva Kenti anakkale'nin 32 km guney batisinda anakkale Bogazi'nin Ege Denizi ile bulustugu stratejik noktada ve hakim bir tepe uzerinde yeralan (bakiniz izim No. 3) ve Homer'in Truva's! oldugu genellikle kabul edilen Hisarlik huyugu, Anadolu'da bilimsel arkeolojik alismalonn baslangi tarihi yniinden de nemli bir yer tutar. Schlicmann tarafindan 1870 ila 1890 yillan arasinda, daha ok Homer'in Iliad eserinde anlatilan Truva kentinin burasi oldugunu ispat etmek ve bu ykii'de Priam'a atfedilen hazineyi bulabilmek amaciyla, son derece tahripkr sekilde kazilan yerlesme, Schliemann'in lumu iizerina arkadasi Drpfeld tarafindan daha dikkath yntemlerle 1393-5 tarihlerinde arastirilmis. ve dokuz ana yapi kati taniinlanmistir. 1932-1938 yillari arasinda Cincinnati Universits! tarafindan desteklenen ve Cari, W. Blegen baskanliginda yurutulen bilimsel kazilar ise 30 evrenin saptanmasina yol amistsr. ,0 Ana yerlesme katlari alttan yukari dogru numaralandirilmisiir, ve u evreden olustugu anlasilan Truva I kati Eski Tun I agina tarihlendirilmektedir. Truva I katinin en genis evresinde api 90 metreden daha kuuktiir (bakiniz izim No. 2). Olduka kalm koruma duvarlan ile evrelenen ve tas ku!f;ler i!e tahkim olonmus tek sehir kapil' Truva l'de megaron plan tekrar ortaya f';-

42

H. H. GUNHAN DANISMAN

ZlM 4 : Truva Kenti Yapi Katlan Plm (Kaynak : Blegen, C.W. et al, TROY I (Plates), Princeton, 1950, fig. 417).

KENTLESME SURECI BASLANGICINDA ANADOLU UYGARLIKLARININ YEU

43

DINSEL

BINALAR ?

BJYJK Bit-A

DEPOw , ,
HiZMETKAR SlNALARI

Scale 1.500 lek

tZtM 5 : Truva Ug Evresi Yerlesme Plant (Kaynak : Mellaart, J., "Architectural Remains of Troy I & II", Anatolian Studies, Vol. IX (1959), p. 153, fig. 10).

44

H. H. GUNHAN DANISMAN

maktadir, (bakiniz izim No. 4). Yanarak son bulan Truva l'den sonra biraz daha genisce insa edilen Truva M'de de kentin kiiiik ebadlan dikkati ekmeye devam etmektedir. Eski Tun I! agina tarihlendiriien Truva M'de onbir degisik yapi evresi saptanmistir (bakiniz izim No. 4). Bu agin sonuna dogru son derece zenginlesen kent, bu gelismesinin doruguna llg evresinde erismekte (bakiniz izim No. 5), ve Schliemann'in "Priam'in hazinesi" zannederek ortaya ikardigi ve kinci Diinya Harbi sirasinda Berlin Miizesi'nden yok olan altin ve giimiis kalmtilar bu evredeki gayet biiyiik megaron plnh mekn'in taban altindan kazilmistir. Yaklasik olarak M.. 2300 tarihierinde yakilip tahrip edilen Truva llg evresi, kuzeyden iilkeye giren istilaci yeni kavimlerin ispatlayici verileridir. Eski Tun ill il Orta Tun aglara tarihlenen Truva III, IV ve V yapi katlan ise bu isgllerin sonucu daha nceye nazaran ok fakir yerlesmeler olup yavas yavas bu perisan hallerinden kurtularak Ge Tun aginin grkemli Truva VI (yaklasik M.. 1800-1300 tarihleri arasi) yerlesmesini hazirhyan yapi katlan olmuslardir, (bakiniz izim No. 4). Depremler sonucu yikildigi sanilan Truva VI yerine kurulan Truva VIIA evresi ise hafir Blegen tarafindan Homer destaninda tarif edilen olaylarla yasit oldugu ileri surulmustiir. Buna karsilik, kentin kapladigi saha Truva llg'ye nazaran biraz daha genislemek ile beraber, yine de 2 hektardan kuiiktur, ve Truva savaslan sirasinda Priam'm 50,000 askerini barindirmasma olanak yoktur. Ashnda Schliemann ve diger hafirler kentin bu kadar kuuk olamiyacagini ileri siirup evrede sayisiz transeler aarak bir "asagi kent"in varligmi kanitlamak istemisler (bakiniz izim No. 2), hatta Schliemann'in liiad'dan esinlenerek Ilium adini verdigi bir i-kale disi yerlesmesini evreleyen duvarlara rastlanmissa da bunlann ok sonraki Hellenistik aga ait olduklan saptanmistir. Konuyla ugrasan bilim adamlan ya Truva destaninin yalniz bir efsane oldugu ve buradaki hisarlik yerlesmesinin Homer'in Truva'si ile hibir iliskisi bulunmadigi sonucunun ikanlmasi gerektigini ileri surmiisler, ya da Truva'nin hemen hemen 3000 yila yaklasan tarihi boyunca bu kadar kuuk bir kent olabileceginin bir sekilde aiklanmasi gerektigini savunmuslardir. Nitekim soruna baska bir aidan bakildiginda bir yeni ziim getirmek olasi griilmektedir. Truva'yi tek basina bir kent olarak incelememek, fakat ok daha genis bir kentsel sistemin, yeni ortaya ikan metal endiistrisinin olusturdugu bir denizlerasin ticaret sisteminin, yalnizca tek bir birimi olarak kabul etmek lzimdir. rnegin Truva llg evresinin bir mimari envanteri ikanldiginda, n kentin anda en fazla 5-600 kisiyi bann dirabilecegi ortaya ikmaktadir. Bu takdirde Truva kenti, daha karmasik bir kentsel sistemin ancak bir idare ve kontrol merkezi birimi olabilir. Bu varsayim dogru ise bu kentsel sistemin diger birimlerinin tanimlanmasi gereklidir ve Troad yresinde gereklestirilmis olan diger yerlesim merkezi kazi sonulanni bu aidan bir defa daha degerlendirmek yerinde olacaktir. b. Poliohni Kent) anakkale Bogazi'nin karsisinda yer alan Limni Adasi'nm Anadolu'ya bakan dogu kiyisinda bir krfez iizerinde kurulmus bulunan Poliohni Kenti'nin, Eski Tun agi boyunca varligim devam ettirdigi saptanan "Truva Denizlerarasin Kiralligi"nm nemli yerlesme merkezlerinden biri oldugunu ortaya ikaran italyan Arkeoloji Enstitusu kazilan 1930'larda baslatilmis ve Ikinci Diinya Harbi'nden sonra da devam ettirilmistir, 12 (bakiniz izim No. 6). Poliohni ll-V olarak nitelendirilen dort ana yapi kati (mavi-yesil-kirmizi-san) bulunan kent gerek mimari yapilarimn zelligi, gerekse seramik ve diger arkeolojik verileri yniinden Truva arkeolojisi ile ok yakm benzerlikler gstermektedir. Tas yapili sur duvarlan yer yer bes metre yukseklige kadar korunmus bir sekilde kazilarak ortaya ikarilmis, bu duvarlar iizerinde okular iin ince uzun mazgal delikleri sap-

KNLME SURECi BA$LANGICNDA AhADOLU UYGARLIKLARINlM YRt

45

lZtM 6 : Poliohni ve evresi Vaziyet Plain (Kaynak : Bemabo Brea, L., Poliochni (Citta Preistorica Nell'isola di Lemnos), Vol. I, Roma, 1964).

46

H. 11 GUNHAtf DANISMAM

lZlM 7 : Poliohni Kenti Yerlesme Plni (Kaynak : Bernabo Brea, L., Poliochni (CitM Preistorica Neil'isola di Lemnos), Vol. I. Roma, 1964).

KENTLEME SURECl BALANGICINDA ANADOLU UYGARLIKLARININ YERi

47

lZlM 8 : Termi Kenti Yerlesme Plm (Kaynak: Lamb, W., Excavations at Thenni in Lesbos, Cambridge, 1936, fig. ...).

48

H. H. GUNHAN DANIMAN

tanmistir. Genisce sokaklar sehir kapilanni kent iine baglamakta, daha dar sokaklar ise ev bloklanni birbirlerinden ayirmaktadir (bakiniz izim No. 7). Kuzey-giiney dogrultusunda ve sahile parallel olarak 200 metre kadar uzanan sehrin ana sokagi genel plnlama aismdan serit (linear) bir kent grunumu vermektedir. Daha buyuke vier bu ana cadde iizerinde siralanmis olup ara sokaklar uzerinde ise daha kiiuk vier bulunmaktadir. Ev plnlarmin ana hacimlerinin megaron plnh oldugu dikkti ekmektedir. Sokaklann kesistikleri noktalarda kuuk meydanciklar olusmakta, bunlann ortasinda ise tas duvarli su kuyulari yer alrnaktadir. Kentin en biiyiik zeliiginin ise olduka mukellef olduklan anlasilan zel vier disinda baska hi bir saray, idari bina, toplanti mekni veya ahs-veris merkezi olmamasidir. Truva llg ile yasit olan ve ev plnlan birbirlerine ok benziyen Poliohni V kati kentin son yeriesme evresidir ve buyiik bir deprem sonucu yikilarak terkedildigi zannedilmektedir. Netice olarak "Troad Kentsel Sistemi" iinde Poliohni kentinin Truva idari merkezine bagli denizlerasin ticareti yuriiten tuccar maliknelerinin toplandigi, bir tiir "yatakhane kenf'lerden biri oldugu sonucunu ikarmak mumkundur. Bu kentsel sistemin zel grev yiiklenmis uiincii tiir birimine rnek ise Midilli Adasmda gereklestirilmis olan kazilardan elde edilmistir. c. Termi Kenti Midilli Adasi'mn Anadolu'ya bakan dogu kiyismda Mitilen (Midilli) kasabasimn 10 km kadar kuzeyinde ve ayni ismi tasiyan kyun 2 km kadar dogusunda yer alan Termi yeriesme alani 1929 il 1933 yillari arasinda ingiliz Arkeolog W. Lamb tarafindan Ege adalarmin ilk ag tarihini aydinlatabilme ve Anadolu ile iliskilerini saptiyabilme amalan ile kazilmistir. 13 Termi l-V olarak nitelendirilen bes yapi katinin hepsi Truva I yapi kati ile es tarihlendirilmistir (bakiniz izim No. 8). l'den IV'de kadar olan yapi katlan duvarla korunmamis olmasina karsihk son yapi kati Termi V'de birden bire bir sur duvari ortaya ikmaktadir. Son' derece dikktli olarak insa edilmis olan bu sur duvanna niin gereksinme duyuldugunu, bu katin bir istila sonucu tahrip edilerek ierk edilmesinden anlamak olasidir, ve Truva I devri sonunda kuzey-bati Anadolu'da diger yeriesme merkezlerinde izlenen ayni tip istila hareketleri ile parallellik kurulabilir. Olduka genis sokaklann kolay bir kent ici ulasim sagladigi yerlesmenin merkezinde bir meydan olusturulmus ve meydan evresinde u adet su kuyusu da yer almistir. Diger yeriesme merkezlerinde de karsilasilan megaron tipi salonlan ieren vier ise sokaklann iki kenannda siralanmislardir. Ev olarak kullamldigi anlasilan tek girisli ve esitli meknlardan olusan yapilann yaninda tek tek insa edilmis olup ilerinde ocakyeri gibi ek birimlerin olmadigi ve depo veya hayvan ahin seklinde kullanildiklan anlasilan yapilar da ortaya ikanlmistir. Poliohni'de oldugu gibi Termi'de de vier disinda hi bir kamu binasi tespit edilememistir. Mimarisinin genel karakteri ve elde edilen diger arkeolojik veriierden Termi'nin bir tanmsal yeriesme oldugu anlasilmakta ve "Troad Kentsel Sistemi" iindeki tanm, hayvancihk ve bahkilik ekonomisinin rgutlendigi birimlerden birine rnek olmaktadir. Netice olarak, eldeki arkeolojik verilerin topluca degerlendirilmesi ile kuzey-bati Anadolu yresinin tumunii kapsiyan ve "Troad Kentsel Sistemi" diye nitelendirilen kentlesme olgusunu sematik olarak bir kere daha zetlemek olanagi ortaya ikmaktadir (bakiniz izim No. 9). Bu semada, Truva Kenti, kentsel sistemin idari merkezini olusturmakta ve yalnizca ynetici ve tren duzenleyici birimleri biinyesinde toplamakta, ona bagli olarak zel grevler yiiklenmis kentsel birimler (ticaret limanlan, madencilik veya metal uretme merkezleri, gmi insaati veya tersane merkezleri, veya rnegin Poliohni gibi tuccarlann toplandigi "yatakhane kentler") cogagrafik sartlann emrettigi biimde

KENTLM SURECl BALANGICINDA ANADOLU UYGARLIKLRINN YERl

lZtM 9 : "Troad Kentsel Sistemi" semasi.

yreye dagilmis bulunmakta ,ve butun bu birimlere bagh ve onlari besliyen tanmsal yerlesme birimieri (rnegin Termi Kenti veya yreye dagilmis ve arkeolojik ynden daha incelenememis sayisiz yerlesme) yer almaktadir. Aslinda butiin yreyi, daha dogrusu turn semayi, her birimi birbiri ile iliskili ve tam uyum iinde isliyen tek bir "metropol" olarak nitelendirmek herhalde hatali olmiyacaktir. Ayni tr denizlerasin ticaret ile ugrasan kentsel sistemlerin Anadolu'nun diger sahil kesimlerinde, megin merkezi Tarsus kenti oldugu anlasilan ukurova yresinde, izleyebilmekteyiz. Bu noktada, Anadolu'daki kentlesme olgusunu "biiyiik nehir vadileri" olarak nitelendirilen Mezopotamya, Misir veya indus gibi yrelerdeki kentlesme olgusu ile karsilastirmak yerinde olacaktir. M.. 3'iincu binde bir Anadolu iftisi kendisi ve ailesi yaninda her biri kentsel sistem iinde uretken olan ve kent ekonomisinin gelismesine yapici katkida bulunan, rnegin bir bakir madeni isisini, bir tun-metal isisini, bir gmi marangozunu, bir gemiciyi, veya denizlerasin ticaret yapan bir tiiccan ve ailesini beslerken, ayni tarihlerde Mezopotamyali bir ifti ise kendi ailesi yaninda kent yasami iinde yalniz tuketici durumda olan kalabalik bir rahip sinifi temsilcilerini, veya kentin can damarlanni emen devamii bir ordunun erlerini, yahut da kentin yalnizca ziguratim veya kral sarayini bezemekle ugrasan bir lapis-lazuli ve fildisi ustasini beslemek durumunda kalmistir. Bylece, temelleri Er-Kalkolitik ag'da atilan ve Eski Tun agmin basindan beri izledigimiz "Troad Kentsel Sistemi"nin ayni refah duzeyini surdurerek Orta ve Gen

50

. H. GUNHAN DANISMAN

tZtM 10 : Beycesultan Vaziyet Plni ve "Yanmis Saray" (Kaynak : Lloyd, S. and Mellaart, J., Beycesultan, Vol. I, London, 1962, ill. 1).

KNTLM SUREC BA$LNUIC:INDA ANADOLU UYOARLIKLARININ YER

5i

Tun aglara da uzandigini (yaklasik 2500-3000 yillik bir sure iinde) arkeolojik verilerden belirlemekte, ve daha sonraki yiizyillarda Hitit yazili belgelerinde Ahiiiyava adim alacak bu yrenin kentsel gelismesinin M.O. birinci binde kendine zgii demokratik yontemleri ile Klasik Yunan Sehir Devleti'nin (polisin) ortaya ikacagi zemini hazirladigina sahit olurken, biir yandan M.O. 3'uncii bine ait bir Sumer kentinin daha sonraki yiizyillarda neden tam otokratik ve kleci isguciine dayali bir Akkad ve Assur imparatorlugunu yarattigini kolayca anhyabilmekteyiz.

ORTA TUN AGI SARAY-KENT OLGUSU ve BEYCESULTAN Giiney-bati Anadolu yresi iin Er-Kalkolitik agm kronolojisini saptama olanagi veren Beycesultan kazilan, Tun aglar iin de nemli bir bilgi kaynagi olmustur. 14 Bilhassa Eski Tun aginin sonlanna dogru dinsel mimari iin ilgin rnekler veren bu yerlesmede megaron plnli ve her evrede ift olarak (belki biri erkek tann, digeri disi tanna iin) insa edilmis sunakli ve bol seramikli tapinaklar ortaya ikarilmistir. Yaklasik olarak M.O. 4750 yillanndan beri bir yerlesme merkezi olan Beycesultan'm Orta Tun agi baslarmda ise Hitit yazih belgelerinde Arzava diye nitelendirilen kralligin merkezi oldugu tahmin edilmekte, ve M.. 19'uncu yuzyila gelindiginde bu devamli yerlesme katlannin esitli evrelerinin yaklasik 20 metre yuksekliginde ikiz bir huyugun olusmasina yol atigi grulmektedir (bakimz izim No. 10). Bu ikiz huyiigiin ortasindan bir yol gemekte, bti tepesinde insa edilmis olan esitli kamu binalan kendilerini evreleyen ayn bir surla korunmakta, dogu tepesinin tamami ise grkemli bir saray ile kaplanmaktadir. Boylece aynen kuzey-bati Anadolu yoresi gibi giiney-bati Anadolu yresinde de Beycesultan yerlesmesinin kamu binalan ile bir saraydan olusan idari merkez grevi yuklendigi ve "Arzava Kentsel Sistemi" diye nitelendirebilecegimiz bir kentlesme olgusunun varligi kanitlanmaktadir. Orta Tun agi idari merkez yerlesmesinin Eski Tun agi rnegi ile en biiyiik farki ise Truva lig evresinin mutevazi lekli prens-maliknesinin yaklasik 500 yil sonra Beycesultan'da bir "saray-kent" hiiviyetine biiriinerek turn kent legine hakim olmasidir. Yaklasik olarak M.. 1750 tarihlerinde (muhtemelen bir Hitit ordusu tarafindan) yakilarak tahrip edildigi anlasilan ve bu yuzden "yanmis saray" diye nitelendirilen Beycesultan sarayi, ahsap ve tas temeller uzerinde kerpi dolgulu yan ahsap-karkas bir uslupla insa edilmis olup i avlular etrafinda iki kath bir mimari kompozisyon olusturmakta, ve daha sonraki yuzyillarda Girit Adasmdaki Minoan ve Yunanistandaki Miken yerlesme merkezlerinde izleyecegimiz saraylar ile buyiik benzerlikler ortaya koymaktadir (bakimz izim No. 10). Buyiik bir kismi kazi alanlannin disinda kalan ve halen 80 kadar odasi kazilmis olan Beycesultan'daki "yanmis saray"a Ege yresinde oldugu gibi Anadolu'nun Karahiiyiik-Konya veya Acemhuyuk-Aksaray ,5 gibi diger yrelerindeki yerlesme merkezlerinde de parallellikler izleyebilmekteyiz. Biitiin bu saray-kentlerde gorlen mimari iislup Ostunlugu ve arkeolojik buluntulann zenginligi, metal aglann ortasinda Anadolu uygarliklarinm ne denli yiiksek bir refah seviyesine iktiklarini, ve Anadolu'ya komsu evre yrelerdeki uygarhklann dikktlerini nasil tehlikeli bir biimde iizerlerine ektiklerini aika ortaya koymaktadir, unkii ok kisa bir sure sonra Orta Anadolu'da birdenbire "Assurlu Ticaret Kolonileri" devrinin basladigma sahit olunmaktadir. Anadolu'ya ilk yazinin girmesi ile noktalanan bu gelisme Anadolu kentlesme siirecinin metal aglardaki en son halkasini olusturmaktadir.

H. H. GUNHAN DANISMAN

lZtM 11 : Kiiltepe Huyuk'de Orta Tun agi sonu Saray-Tapinak Binasi ve Alaca Huyk Vaziyet Plni (Kaynklar : Ozgii, T., "The Art and Architecture of Ancient Kanesh", Anatolia (Anadolu), Vol. VIII, Ankara, 1964 ve Kosay, H.Z.-Akok, M., Alaca Huyiik Kazisi 1940-48, TTK Basimevi, Ankara, 1966, lev. I).

KENTLEME SURECl BALANGICINDA ANADOLU UYGARLIKLARININ YERI

53

ASSURLU TICARET KOLONLERi DEVR VE KULTEPE-KANE KENT Hafirlerinin biitiin ugraslanna ragmen Beycesultan'dan hibir yazili belge elde edilememesine karsilik "yanmis saray" ile hem yasit olup bu kerre Orta Anadolu'da Kayseri'ye 19 km uzaklikta Sivas yolu uzerinde yeralan Kiiltepe Hiiyuk'te Anadolu'nun ilk ve en eski yazih belgeleri elde edilmistir. Anadolu'ya yaziyi sokarak yeni bir igir ailmasina olanak verenlerin ise Assurlu tiiccarlann oldugunu grmekteyiz. Ayni zamanda "Kapadokya tabletleri" diye de bilinen ve Eski Assurca lisamnda ivi yazisi ile yazilmis bulunan pismis toprak belgelerin 1925 yihnda Macar arkeolog Hrozny tarafmdan Kiil tepe'den geldigi tespit edilmistir. Hrozny'nin baslattigi ilk kazilara, son 20-25 yildir Prof. Dr. Tahsin zgii ve Prof. Dr. Nimet Ozgii tarafmdan devam edilmektedir.16 Ele geen tabletlerin yuzde doksanindan fazlasinin Assurlu tiiccarlann is mektuplan oldugu grulmiis, bunlarin yaninda bosanma ilmlan gibi bazi hukuki belgelere rastlanmis, ve ok az miktarda da tarihi belge elde edilmistir. Yazili belgelerin incelenmesinden ve arkeolojik arastirmalann sonucundan Kiiltepe kentinin iki ayn kisimdan olustugu anlasilmaktadir : bir asil yukari kent, bir de Assurlu tiiccarlann yerli halkla birlikte oturduklan anlasilan asagi kent veya Karum. Merkezi Dicle Nehri iizerindeki Asur kenti olan Assurlu Kralhgfnin, yaklasik olarak M.O. 2'nci binin ortalannda Mezopotamya'ya maden cevheri ve diger metalari satan ve sayilan 20'yi bulan esitli Anadolu yerlesme merkezini askeri ve politik bir hegemonya altina alarak buralarda karum adi verilen, fiatlann ve vergilerin tespit edildigi veya borlarm tahsil edilerek vergi cezalannin kondugu bir nevi borsa grevi gren kent disi varoslara kendi tiiccarlanm yerlestirdigini, ele geen yazih belgelerden belirlemekteyiz. Bu ticaret kolonilerinin iinde en nemlisinin Kiiltepe-Kanes Karum'u oldugunu yine bu belgelerden anlamaktayiz. Anadolu'dan satin alinan bakir, amber (kehlibar), karnelian (kirmizi muhiir akiki) ve bir miktar da demir cevherine karsilik esitli tiir kumas ve de kursun veya kalay cevherinin geri satildigi bu ticaretin esek kervanlan ile yapildigi belirlenmektedir. Yerli halk ile ok iyi iliskiler kuran bu tiiccarlann, hatta Asur'da uzun siire yalniz biraktiklan kanlari yerine yerli kadmlar ile geici evlilikler kurduklan anlasilmaktadir. Dort adet yapi kati tespit edilmis olan Kanes-Karum'undaki ilk iki katta Assurlu tiiccarlann izine rastlanmaz. Buna karsilik uiincii kez yeniden kurulan Kat II ile aradaki bir kesiklikten sonra kurulan Kat Ib'de ok yaygin bir Assurlu varligi belirlenmektedir. M.O. 1750 yillannda ise yakilarak tahrip edilen Kat Ib'den sonra 2 asir siiren "Assurlu Ticaret Kolonileri" Devri Anadolu'da sona erer. Orta Anadolu kentlerinde bu tarihten sonra ustnlugii ise, uzun bir siiredir, baska bir degimle M.O. 2300'lerdeki istillardan beri, Anadolu'daki varliklan kesinlikle kanitlanan Hint-Avrupa kavimlerinden biri, Hitit'ler saglar. Kendilerinden nceki Luvian'lar gibi Hititler'de ilk baslarda Anadolu'ya yayilarak Eski Tunc III aginin sonu ile Orta Tun agi basinda, yani Assurlu'lann Anadolu'ya yerlesmelerinden hemen once, bir ok Orta Anadolu kentine yerlesmisler, bu arada Kiiltepe'nin esas hiiyugiinde de bunlarin varliklan arkeolojik veriler ile kesinlikle saptanmistir. Renkli ve parlak bezemeli "Kapadokya seramigi"ni yaratan ve Hatti adi verilen yerli halkla kaynasarak yeni bir kultiir olusturan Hititler'in bu devirde ilk ortaya ikan yuvarlak tas mezarlar ile bu mezarlardan elde edilen alabastir (su mermeri) idollerle olan iliskileri kadar Kiiltepe Hiiyiik'teki esitli yapi katlarinda ortaya ikanlan bir ok mimari esere de katkilan oldugu belirlenmistir. Bilhassa M.. 2100 yillanna tarihlendirilen Eski Tun III aginin ikinci evresinde bulunan megaron plnh biiyiik bir bina ok ilgintir, (bakiniz izim No. 11). Once bir saray kalintisi, daha sonra ise bir tapinak olabilecegi ileri siirulen bu binamn orta kisminda bir portikden girilen beyaz sivali kare bir mekn yeralmakta, di-

54

II. H. GUNHAN DANIMAN

lZlM 12 : BOGAZKOY-Hattuja? Vaziyet 1952-55, Beriin, 1956).

Plni (Kaynak : Bittel,

K.,

et

al,

Bogazkoy

III,

KENTLEME StRECt BALANGICINDA ANADOLU UYGARLIKLARININ YERl

55

ger yan hacimler ile baglantisi olan bu mekn'in ortasinda ise kocaman yuvarlak bir ocak-yeri etrafinda dort ahsap kolon bulunmaktadir. Bu binaya ok benzer bir rnegin ayni tarihlerdeki Beycesultan yapi kati Vlll'de niimiize ikmasina karsilik, en ilgin paralelligin bu tarihten 900-1000 yil sonra insa edilecek olan Miken saraylannin mimari uslbu ile kurulabilmesidir. 17 Bu tarihlerden sonra ok zenginlesen ve buyiiyen kentin evresinde daha sonra Assurlular tarafmdan Karum-Kanes adi verilecek olan bir asagi sehir olusturulmustur. Assurlulann Anadolu'ya yerlesmelerinden yaklasik 150-200 yil once Orta Anadolu'da izlenen refah seviyesinin yuksekligini hem Kultepe'deki bu kahntilardan belirliyebilmekteyiz, hem de Kiiltepe'nin kuzeyinde ve Kizilirmak nehrinin kivnmmin olusturdugu yrenin ortalannda yeralan Alaca Hiiyuk yerlesmesinde ortaya ikarilan 13 adet Eski Tun "Kral Mezan"ndan elde edilen altin, giimiis, tunc, ve demir silah ve ziynet esyasmin zenginliginden anhyabilmekteyiz. Mahmatlar ve Horoztepe 18 gibi Alaca Huyuk^yerlesmesinin daha kuzeyindeki yrelerden de elde edilen bu tip mezar hazineleri Assurlulann Anadolu'da niin politik ve ekonomik bir hegamonya olusturmak istediklerinin aik delilidir. Yazili belge elde edilen bir diger yerlesme olan Alaca Hiiyuk ise Turk arkeolojik arastirmalannin bilimsellik kazandigi 1930'lardan beri aralikh olarak devam ettirilmekte olup Prof. Dr. Hamit Z. Kosay baskanhgmda surdurulen bu ahsmalardan ayrica Kiiltepe'de izledigimiz Eski Tun agi sonu z Anadolu saray-kent olgusunun giderek nasil bir Hitit saray-kentine dnustug saptanabilmektedir 19 (bakiniz izim No. 11). Eski adi Kussara oldugu zannedilen ve Hitit baskenti Bogazky'n yaklasik 32 km kuzey-dogusunda yeralan Alaca Huyuk'te, Assurlu Ticaret Kolonileri devrinin sonunda ve Eski Hitit Kralligi devrinin basmda bir Orta Anadolu saray-kentinin nasil biimlendirildigini izleyebilmekteyiz. Kentin yaklasik 4 hektarlik bir alana yayildigini, etrafmm hemen hemen dairesel bir sur duvari ile evrelendigini, iki biiyuk giris kapisinm bulundugunu, ve ok buyuk lude bir sarayin kent legine hakim oldugunu belirlemekteyiz. Alaca Hiiyiik ve benzeri bir ok Orta Anadolu kenti, Hitit kiiltiirii ile Haiti diye nitelendirilen z Anadolu kulturunun bir sentezi sonucu ortaya ikmislardir. Buna karsilik kendilerine baskent olarak setikleri Bogazky-Hattusas'da ise yalnizca Hitit uygarliginin bir eseri ile karsi karsiya bulunmaktayiz.

GE TUN AOI ve BOOAZKY-HATTUA KENTI Anadolu'ya dogme demir teknolojisi ile ehlilestirilmis ati ilk kez getirdikleri kesinlikle saptanan Hint-Avrupa kavimleri, gerek demir silah ve aletlerinin iistiinlugu, gerekse atm savas meydanlannda kendilerine sagladigi yeni manevra yetenegi sonucunda kis& zamanda Orta Anadolu'da politik hakimiyetlerini iln etmislerdir. Her iki teknolojinin tekelini Anadolu'ya yine kuzeyden saldiran "Deniz Kavimleri" istillan sonucu M.. 1200 yillarinda yikilana kadar ellerinde t u t i n Hititler, Anadolu tarihinde ilk kez ulke apinda bir politik butunlugu gereklestirerek, Suriye ve Mezopotamya'ya saldirabilmisler, hatta Babil kentini M.. 16'nci yuzyilda zaptederek tahrip etmislerdir. M.. 14'uncii yuzyilda ise Misir ordulan ile Kades'de denk bir mucadele vererek, iinlii Kades andlasmasini imzalamislardir. Hititler'in politik ve askeri alanlardaki bu basarilanni kendilerine baskent olarak setikleri ve Anadolu'nun kendi geleneklerine ters diisen Mezopotamya ti pi bir merkeziyeti ve otokratik idare sistemi ile saglamislardir. Bu yiizden topografik yapisi sarp kayalar ve derin vadiler ile abuk yukselen ve alalan tepelerden olusan Bogazky-Hattusas kenti, Anadolu'da bu tarihe kadar izledigimiz kentlesme olgusundan ok degisik bir gruniim sergilemektedir (bakiniz izim No. 12). Fransiz gezgin Charles

56

H. H. GUNHAN DANIMAN

Texier'in 1834 yilinda ilk kez ziyaret ettigi Bogazky yerlesmesinde 1894 yilinda Ernst Chantre tarafindan gereklestirilen ufak capta bir kazi sonucu ilk yazih belgeler ele geirilmistir. Bu ytizyilm basmdan itibaren Alman hafirler tarafindan sistematik olarak kazilan Bogazky,20 ytiksek bir tepe zerine kurulmus ve kral maliknesi ile kamu binalanndan olusan bir i kale (Biiyiikkale) ve ok genis bir sahayi kaplayan bir asagt kentden olusmaktadir. Her iki kesimde de bes yapi kati saptanan kazilar ayrica Hitit askeri mimarisinede ilgin rnekler vermistir. Masif tas bir ait konstrksiyon zerine kalin kerpi duvarlar ile olusturulan surlar ve aslan ve sfensklerin korudugu grkemli sehir kapilan Anadolu'da ilk kez anitsal mimarinin rneklerini vermektedirler. Yine Mezopotamya kentsel sisteminde oldugu gibi, byk ve etkin bir rahip sinifinin varliim kanitliyan ve arti runn kontrol edildigi merkezler olarak genis erzak depolan ile birlikte insa edilmis bulunan tapmaklar asagi kentin esitli kisimlanna serpistirilmis bulunmaktadir. Bogazky'de izlenen "anitsal mimari", Hitit devletinin gcnu simgeliyordu. Ayni anitsal lek, Aliser Huyk,121 Alaca Hyk, Masat Hiiyiik 22 gibi diger Orta Anadolu kentlerinde de uygulanmistir. Mimari ve arkeolojik verilerin ortaya koydugu bu gulu devlet olgusunu Byukkale'den elde edilen ve binlerce pismis toprak tabletden olusan Hitit resmi arsivleri de yazih belgeler yoluyla kanitlamaktadir. Alaca yijk ve Masat Huyiik gibi diger yerlesme merkezlerinde de ortaya ikanlan bir ok tablet okunduka Hitit tarihinin ana hatlari onumUzdeki yillarda ok daha aik bir biimde ortaya konabilecektir.

SONU M.. 1200 yillannda basliyan yeni istillar, Anadolu'da yalniz Hitit Kralligi'nin yikilrnasini da beraberinde getirmemis, Truva'dan Beycesultan yresine, Konya ovasmdan ukurova'ya kadar biitun Ge Tun agi yerlesmelerinin yerle bir edilmesine yol amistir. Yakip ve yikmamn siddeti denli gulu olmustur ki, Anadolu M.O. 1000 yillanndan itibaren yaklasik 2-300 yillik bir "karanhk devir" geirmistir. Kentlesme olgusunun tam bir kesiklige ugradigi bu dnemde, bir ok yerlesme merkezi son kez terkedilmis, Anadolu'ya tam bir goebe yasam hakim olmustur. Bu istila firtinasinin kopardigi toz yavas yavas kalktiginda, yaklasik olarak M.. 8'inci yuzyihn baslannda, Anadolu'da Demir agm basladigina ve bir seri yeni devletin Anadolu haritasi iizerinde yerlerini aldiklanna sahit olmaktayiz. Dogu'da Ururtu'dan Orta Anadolu'da Frig'lere ve Bati'da Lidya'Iilara kadar yepyeni bir kentlesme mozayigi biimlenmektedir. Fakat Demir ag'da Anadolu'nun kentlesme olgusunu ayn bir makale'de degerlendirmek yerinde olacaktir. n Yalniz Ge Tun agm sonunda Hitit kentlesme olgusunun ortaya koydugu "dogu kenti-bati kenti" ikileminin Anadolu'nun Demir ag kentlesmesinin de zelligi olacagini simdiden belirtmek yerinde olur. unkii Bti Anadolu'daki iyonya kentleri, zellikle Milet'Ii Hippodamos'a atfedilen "ortogonal Kent plnlama" modeli, Klasik Yunan polisinin ortaya ikacagi zemini hazirlarken, Orta ve Dogu Anadolu kentleri Pers istilasi ve etkisinin altina girmek uzeredir. Bu ikilem Biiyuk skender'in Hellenistik mparatorlugu'nu kurma abalan ile bir ziime ulasma istidadi gsterdi idiyse de gunumuze dek etkinligini surdurms, ve Istanbul ile Ankara kentlerinin Anadolu'daki son devletin, Turkiye Cumhuriyeti'nin baskenti olabilme m cadelesi vermelerine kadar devam etmistir.

57 NOTL.AR
1 Birinci makale iin bakiniz : Bogazii Universits! Derglsi, "Beseri Bilimler - Humanities", Vol. 6-1978, ss. 75-96; bu alima ilk kez Londra Universitesi'ne sunulan bir Master of Philosophy tezi iin hazirlanmistir, bakiniz : Damsman, G., "The Birth and Development of Architecture in Anatolia from the Barliest Times to 1000 B.C.", M. Phil. Thesis, Institute of Archaeology, University of London, 1968. 2 Anadolu'nun Kalkolitik ve Tunc aglan'na ait yayinlar iin bakiniz : a. Alkim, U.B., AnatoUa I, Nagel Publications, Geneva, 1968; b . Mellaart, J., The Chalcolithic and Early Bronze Ages in the Near East, Khayat Publications, Beirut, 1966; c. , "Anatolia before c. 4000 B. C " , Cambridge Ancient History, Vol. I, Chpt. vu, 1964, d. , "Anatolia c. 4000-2300 B.C.", Cambridge Ancient History, Vol. I, chpt. xvm, 1962; e. Lloyd, S., Early Highland Peoples of Anatolia, Thames find Hudson, London, 1967. 3 Bu noktalarm aiklandigi kisimlar iin bakmiz : Mellaart, J., The ChalcoUthic Bronze Ages in the Near East, Khayat Publications, Beirut, 1966, s. 116. 4 Beycesultan'daki Kalkolitik ve Eski Tunc aglar iin bakmiz : Lloyd, S. and Beycesultan I, The Chalcolithic and Early Bronze Age Levels, London, 1962. and Early J.,

Mellaart,

5 Megaron tipi plandan, uzun dikdrtgen bir mekna kisa kenarlarm birinden girilmesini ve girisin her iki kenarmda dikdbrtgenin uzun kenarlarinm daha da uzayarak bir giris holii veya antre meydana getirmesini anlamaktayiz. 6 Can Hasan iin bakmiz : French, D. H., "Excavations at Can Hasan, First to Sixth Preliminary Reports", Anatolian Studies, Vols. XII - XVII (1962 - 1967). 7 Bu yorelere ait daha ayrintih bilgi iin bakiniz : Alkim, U. B., Anatolia I, Geneva, 1968, s. 74. Ayrica Mersin ve Tarsus iin bakmiz : a. Garstang, J., Prehistoric Mersln, The excavations at the Mound of Yiimiik Tepe, London, 1953; b . Goldman, H., Excavations at Gozlii Kule, Tarsus, Vol. M I , Princeton, 1950-56. 8 Bu iki yoredeki arkeolojik arastirmalarin son durumuna ait bir zet aiklama iin bakmiz : Alkim. U.B., Anatolia I, Geneva, 1968, ss. 75-76. Ayrica O.D.T.U.'nin zaman zaman yaymlamakta oldugu Keban Projesi alismasi adli kazi onraporlarma bakmiz. Ayrica bakmiz : a. Alkim, H., "Gedikli (Karahiiyuk) anak - omlegine toplu bir Bakis", VIII. Turk Tarih Kongresi, T.T.K. Basimevi, Ankara, 1979; b . Duru, R., Keban Projesi Degirmentepe Kazisi 1973, T.T.K. Basimevi, Ankara, 1979; c. Kosay, H.Z., Keban Projesi Pulur Kazisi 1968-1970, T.T.K. Basimevi, Ankara, 1976; d. Kosay, H.Z. ve Akok, M., T.T.K. tarafindan yapilan Biiyiik Gullucek Kazisi 1947-49, T.T.K. Basimevi., Ankara, 1957. 9 Ikiztepe kazi ve arastirmalannm ilk sonularinin ozeti iin bakiniz : Alkim, U.B., "tkiztepe Kazisi : Ilk Sonular", VIII. Tiirk Tarih Kongresi, T.T.K. Basimevi, Ankara, 1979, ss. 151-157. 10 Truva Kenti ve civanndaki arastirmalarin yaymlan iin bakiniz : a. Blegen, C.W., "Troy", Cambridge Ancient History, Vol. I, chpts. xvm, xxiv and Vol. I I , chpts. xv, xxi, 1964; b . Blegen, C.W., Boulter, C.G., Caskey, J.L., Rawson, M., and Sperling, J.. Troy : Excavations Conducted by the University of Cincinnati, 1932-1938, 4 vols., Princeton, 1950-8; c. Dorpfeld, W.. Berlcht iiber die im Jahre 1893 In Troja veranstalteten Ausgrabungen, Leipzig, 1894; d. Dorpfeld, W., Troja und llion. Athens, 1902; e. Leaf, W., Troy. A Study in Homeric Geography, London, 1912; f. Maclaren, C , Dissertation on the Topography of the Plain of Troy, Edinburgh, 1822; g. Page D.L., History and the Homeric Iliad, California University Press, 1959; h. Schliemann, H., Ithaka, der Peloponnes und Troja, Leipzig, 1869; i. , Troy and its Remains, London, 1873; j . , Ilios, the City and Country of the Trojans, London, 1880; k. , Troja: Results of the Latest Researches and Discoveries on the Site of Homer's Troy, London, 1884; 1. , Bericht iiber die Ausgrabungen in Troja in Jahre 1890, Leipzig, 1891; m. Schmidt, H., Heinrich Schliemann's Sammlung Trojanischer Altertiimer, Berlin 1902; n. Schuchhardt, C , Schliemann's Excavations (English trans. E. Sellers , London, 1892. Ayrica Truva'mn mimari k a t l a n n m kritik bir analizi iin bakmiz : Mellaart, J., Remains of Troy I and I I " , Anatolian Studies, Vol. IX, 1959, p p . 131-162. "Architectural

58

H. H. GtNHAN DANISMAN

Truva Ilg Evresinin bir mimari envanteri su sekilde verilebilir (bakiniz izim No. 4) : a. Toren veya kabul salonu olarak kullanilabilen megaron b. "Kent K r a h ' n m Evi" (Bina HS) ve mutemilti olan iki c. "Biiyiik Bina" m n oniindeki avlunun giineyinde yeralan d. "Garnizon odalari" (Kent girisi yaninda yeralan ve iki binalan), planh "Biiyiik Bina" (HA), ek bina (Ev HT ve D-Hazinesi ), "depo ve hizmetkrlar binasi", katli oldugu zannedilen IIS ve olan kuzey kis-

e. Tapmaklar ve rahipler lojmanlan - tahripat yiiziinden kentin kazilamamis minda yer aldiklan tahmin edilmektedir,

f. Ve son olarak, "Kent K r a h ' n m Evi" planina ok benzeyen planlari olan ve prensler ile yiiksek riitbeli yoneticilerin oturduklan tahmin edilen 5-6 adet "bzel malikneler" = "Biiyiik Bina" m n dogu kismmda yer almaktadirlar ve avlular ile dar sokak ve geitleri de iermektedirler. 12 Poliohni Kenti kazi yayinlari iin bakmiz : a. Bernabo Brea, L., "A Bronze Age House at Poliohni in Lemnos", Proceedings of the Prehistoric Society, 22, 1955, p p . 144f.; b . , "Recenti scavi a Poliochni nell'isola di Lemnos", Bollettino d'Arte, 42 1957, pp. 193-217; c. , "Greater than Troy and Older, Poliochni in Lemnos", Illustrated London News, 18 April 1959; d. , Poliochni (Citta Prelstorlca Nell'isola dl Lemnos), Vol. I, Roma, 1964. 13 Termi iin bakmiz : Lamb. W., Excavations at Therml hi Lesbos, Cambridge, 1936. 14 Beycesultan kazilarmin Orta Tunc ve Ge Tunc aglari iin bakiniz : a. Lloyd, E. and Mellaart, J., Beycesultan II, Middle Bronze Age Architecture and Pottery, London, 1965; b . Lloyd, S., Beycesultan III, Part I, Late Bronze Age Architecture, London, 1972. 15 Karahuyuk - Konya iin bakiniz : a. Alp, S., "Karahiiyiik (Konya) Kazilari", Turk Arkeolojl Dergisi, Vol. VI, 1, 1956, p p . 35-37, Vol. XI, 2, 1962, p p . 8-9; b . , Konya Civannda Karahbyiik kazilarmda bulunan Silindir ve Damga Muhiirleri, T.T.K. Basimevi, Ankara, 1972. Acemhiiyiik iin bakiniz : Ozgii, ., "Acemhoyiik", Anatolia (Anadolu), Vol. X, Ankara, 1966, p p . 32f. 16 Kultepe - Kanes kazilari iin bakmiz : a. Ozgu, T., "The Art and Architecture of Ancient Kanesh", Anatolia (Anadolu), Vol. VIII, Ankara, 1964; b . , Kultepe - Kanis, Asur Ticaret Kolonilerlnln Merkezlnde Yapilan Yen! Arastirmalar, TTK Basimevi, Ankara, 1959; c. , Turk Tarlh Kurumu Tarafindan Yapilan Kultepe Kazisi Raporu 1949, T.T.K. Basimevi, Ankara, 1953; d. , Turk Tarih Kurumu Tarafindan Yapilan Kultepe Kazisi Raporu 1948, T.T.K. Basimevi, Ankara, 1950; e. , "Early Anatolian Archaeology in the Light of Recent Researches", Anatolia (Anadolu), Vol. VII, Ankara, 1963; f. Larsen, M.T., The Old Assyrian City - State and Its Colonies, Akademik Forlag, Copenhagen, 1976; XX g. Lewy, H., "Anatolia in the Old Assyrian Period", Cambridge Ancient History, Vol. I., chpt. xxiv, 1965. 17 Lloyd, S., Early Highland Peoples of Anatolia, Thames and Hudson, London, 1967, p . 40. 18 Mahmatlar iin bakiniz : Kosay, H.Z. ten, XIV, 1950, p p . 481-95. Horoztepe Tunc Devrl Mezarhgi ve Iskn Yeri, from Horoztepe", Anatolia (Anadolu), ve Akok, M., "Amasya Mahmatlar Koyii Definesi", Belleiin bakiniz : a. Ozgii, T. ve Akok, M., Horoztepe. Eskl T.T.K. Basimevi, Ankara, 1958; b . Ozgii, T., "New Finds Vol. VIII, Ankara, 1964.

19 Alaca Hoyiik kazilari iin bakmiz : a. Arik, R.O., Tiiri: Tarih Kurumu Tarafindan Yapilan Alacahoyiik Hafriyati - 1935, T.T.K. Basimevi, Ankara, 1937; b. Kosay, H.Z., T.T.K. Tarafindan Yapilan Alacahoyiik Hafriyati - 1936, T.T.K. Basimevi, Ankara, 1938; c. , T.T.K. Tarafindan Yapilan Alacahoyiik Kazisi 1937-39, d. Kosay, H.Z. ve Akok, M., T.T.K. Tarafindan Yapilan Alacahoyiik Kazisi 1940-48, T.T.K. Basimevi, Ankara, 1966; e. , Alaca Hoyiik Kazisi 1963-68, T.T.K. Basimevi, Ankara, 1973. 20 Bogazkby - Hattusas kazilari iin bakiniz : a. Bittel, K., et al, Mittellurgen der Deutschen Orlentgesellschaft, Cut 70 (1932) den itibaren on kazi raporlari yaymlanmistir; b . . Bogazkoy I, 1935, APAW, Berlin, 1935; c. , Bogazky II, 1938, APAW, Berlin, 1938; d. , Bogazky III, 1952-55, ADOG 2, Berlin, 1956; e. , Bogazkoy IV, 1967-68, ADOG 14, Berlin, 1969; f. , Bogazkoy - Hattusa I, WDOG 63, Stuttgart, 1952; g. , Bogazkoy - Hattusa II, WVDOG 71, Berlin, 1958; h. Bittel, IC, Hattusa, The Hittite Capital, Faber, New York, 1970; L. Gurney, O.R., The Hittite:;, (Rev. Edit.), Penguin Books, Harmondsworth, 1964; j . , "Anatolia c. 1750-1600

59
B.c.", Cambridge Ancient History, Vol. II, chpt. vi, 1962; k. , "Anatolia c. 1600-1380 B.C.", Cambridge Ancient History, Vol. I I , chpt. xva, 1966; 1. Getze, ., "The Struggle for the Domination of Syria (1400-1300 B.C.)", Cambridge Ancient History, Vol. I I , chpt. xvn, 1965; m. , "Anatolia from Shuppiluliumash to the Egyptian War of Muwatallish", Cambridge An cient History, Vol. I I , chpt. xxia, 1965; n. , "The Hittites and Syria (1300-1200 B. C " , Cam bridge Ancient History, Vol. II, chpt. xxiv, 1965. 21 Alisar Hoyiik kazilan iin bakmiz : a. Schmidt, E.T., The Alisar Hoyiik, 1928-29, Vols. I-II, (O.I.P. 19-20), Chicago, 1932-33; b . Osten, H.H. von der, The Alisar Hyuk, 1930-32, Vols. I-III, (O.I.P. 28-30), Chicago, 1937-40.
22 M a s a t H o y i i k k a z i l a n i i n b a k m i z : Ozgii, tirmalar, T . T . K . B a s i m e v i , A n k a r a , 1978. T., Masat Hoyiik Kazilan ve evresindeki Aras-

23 Demir ag'da Anadolu kentlesme olgusunu ayri bir makale konusu olarak isleyerek yakin bir gelecekte B.t). Dergisinde yayinlanmasina ahsilmaktadir.

KAYNAKLAR
Alkim, U.B., Anatolia I (From the Beginnings to the end of the 2nd Millennium B.C.), Geneva, 1968. Akurgal, E., The Art of the Hittites, London, 1962. Blegen, C.W., Troy and the Trojans, London, 1963. Bittel, K., Hattusa, The Hittite Capital, New York, 1970. Lloyd, S., Early Highland Peoples of Anatolia, London, 1967. Mellaaart, J., The Chalcolifhic and Early Bronze Ages in the Near East and Anatolia, Beirut, 1966. Naumann, R., Eski Anadolu Mimarhgi, T.T.K. Basimevi, Ankara, (Tiirkesi Beral Madra), 1975.

THE ROLE OF THE ANATOLIAN CIVILIZATIONS AT THE BEGINNING OF THE URBANIZATION PROCESS (PART II) ABSTRACT In the first of these articles, the urbanization process of Anatolia was studied during the Palaeolithic, Neolithic, and Early Chalcolithic Ages. In this article the same process is being investigated throughout the Late Chalcolithic as well as the Early, the Middle, and the Late Bronze Ages. In terms of actual chronological sequence, this article deals with the period from about 4,500 to 1,000 B.C. During this period, Anatolia had become one of the first centers of mining and metalworking in the Near East due to the richness of its natural resources, and the advancement of urbanization had been made possible by this new economy and the developing volume of international trade arising out of this, rather than being based on an agricultural economy, as was the case during the previous period. Thus, the Anatolian civilizations had not only become more wealthy, but also experienced a very early spread of Iron Age culture in Anatolia, thereby preparing the ground for the appearance of the Classical Greek polis from about 1000 B.C. onwards.