You are on page 1of 174

| 1

Dr. Sultan Tarlac


Nroloji Uzman
2010


| 2







Bilincin Farkl Halleri
Yukar-Aa

nsanlar gnlk ve sradan bilinlerini deitirmek iin deiik
yntemler uygulama araylarna girerler. Mevleviler dnerek sema
yaparlar, Budistler nefes altrmas yaparlar, Yogaclar bir nesneye ya
da tekrarl bir kelimeye younlarlar. Ama hep ayndr: sradan ve
gndelik bilinten farkl eyler deneyimleri aramak. Antropolojik
almalardan anlalmaktadr ki, yeryzndeki 4000 toplumun %90
zihin hallerini deitirmek, artrmak iin sistemler gelitirmitir.
Bazlar ona ultrabilin ya da geniletilmi bilin, kozmik bilin derken,
Budistler nirvana, zen, satori, yodada samadhi derler. Sufiler ise bu
yolu vecd, insani kmil yolu olarak adlandrr.
1

Farkl bilin deneyimlerinin olduu sadece mistik ynden
deil, bilimsel olarak da fark edilmitir. William James dier birok ey
gibi bunu erken fark etmiti:

Bizim normal uyanklk bilincimiz, aklc bilin diye
adlandrdmz, yalnzca zel bir bilin trdr, onun
barndrd her ey bir film eridi halinde seyredilebilseydi,
ondan btn ile farkl olas baka bilin trleri de
grlebilirdi. Bizler onlarn varln hesaba katmadan
yaammz srdrrz.

1
Thapa K ve Murthy VN. Experimental charactheristics of certain altered state of consciousness. J of transpersonal
Psychology 1985;17:77-86

| 3

Bilincin ya da bilinli olmann farkl dereceleri vardr. Koma ve
uyku bunlar arasnda tartlmaz ayr noktalardr. Uykuyu hepimiz her
gn deneyimleriz. Anesteziyi bazlarmz denemitir. Ve ok azmzda
geici koma durumlar yaamtr. Bunlar, ok kesin ve kati snrlarla
birbirlerinden ayrlmazlar. Mistik haller, uyku-anestezi-koma, hafza
kayplar, psikotik hastalklar, uyuturucu ilalar (LSD gibi) farkl bilin
durumlar dourur. Bunlarn bir ksm yapc, bir ksm ise ykc ya da
bozucudur. Bazlar ksmen i iedir ve snrlarn nerede birbirinden
ayrldn tespit zordur. Aralarnda bulank bir iliki vardr.
2
Bilincin
ne olduunu tanmlamann zorluu gibi bilinci derecelemek de zordur.
Bilin seviyelerini farkl ekillerde dereceleyen kiiler olmutur. Ancak,
tek ve kabul edilebilir bir snflama yoktur.
Bilincin en derin ve belki de geri dnmsz hali koma
durumudur. Anestezi ve derin uyku durumunda (ve hipnozda bir
dereceye kadar) bilin ortadan kalkar ama farkllklar sadece geri
dn ekilleri veya ne ile ortaya ktklar ile ilgili deildir. nk
anestezi altnda bile baz hastalarn baz eyleri hatrladklar
bildirilmitir. Dolays ile her nde de bilin ortadan kalkmasna
ramen (bilinsizlik), bu bilinsizliklerin de derecelemesinin yaplmas
gerekir.
Bilincin nemli bir zellii de, kalc ve devaml bir durum
olmamasdr. Bu olaslkla onun enerji maliyetinin yksek olmasndan
kaynaklanr. Beynin yksek metabolik durumlarnda (uyanklk ve
uykunun paradoksal evresinde) ortaya kar. Yine, uyanklk
durumumuzun nemli bir ksmnda da, birok beyin aktivitemiz
bilinsizdir. Bilin, otomatik olmayan hareketler, yeni durumlar,
beklenmedik durumlar ve karmak iler ortaya ktnda devreye
girerek dier durumlarda kendini adeta enerji tasarrufu iin askya
alr. Dier bir askya alma nedeni de, bilincin her zaman devrede
olmas yaplan ilevlerin hzn azaltarak, yavalatabilir. Dolaysyla
bilin adeta seri alarak bir rol oynar. Bilinsiz ilemler ise paralel
alrlar, ok daha hzl ve uygun yaplrlar.
3







2
Current Awareness: Spotlight on consciosness. The 1996 Ronnie MacKeith Lecture. Developmental Medicine and Child
Neurology 1997;39:54-62.
3
Dekacour J. An introduction to the biology of consciousness. Neuropsychology 1995;33:1061-1074.

| 4



ekil. Farkl bilin durumlarnda beynin genel kan akmndaki deiiklikler. Grafikte
normal uyanklk %100 alnarak dier bilin durumlar oranlanmtr. Farkl bilin
durumlar ya da bilinsizlik durumlarnda beyin enerji kullanmaya devam eder. Derin
uyku, bitkisel durum, minimal yantllk, koma ve ie kilitlenme tanmlar iin konuya
bavurunuz.



ekil. Farkl bilin durumlarnda uyanklk ve farkndalk dereceleri. Stunlarn
sol yanlarnda yer alan siyah-dolu oklar uyanklk, sa yanlarndaki bo oklar
farkndalk derecelerini temsil eder. Sradan gnlk bilincimiz tam bir uyanklk
durumu olsa da farkndalk tam deildir. Akn bilincin amac bu farkndal
artrmaktr.
e
kilitlenme
Bitkisel
Yaam
Koma
Anestezi
Uyku
REM
Gnlk
Bilin
Akn
Bilin
0
%100
Beyi
n
Metabolizmas
(%)
0
10
20
30
40
50
60
70
80
90
100
Normal
Bilin
Derin uyku Genel
Anestezi
Bitkisel
durum
Minimal
yantllk
durumu
Koma e
kilitlenme
Beyin lm

| 5


Sinirsel temel olarak paradoksal uyku ve uyanklk byk
oranda ayndr. Bu anlamda bilin, beyin kabuu ve derin beyinde yer
alan talamus (kortiko-talamik) sinir hcrelerinde artm uyarlma ve
duyusal uyaranlara cevabn glenmesi (sinyal/grlt oran art)
olarak grlebilir. Bilincin, bilinsiz durumdan bilinli duruma gemesi
uygun sinir hcresel aktivitenin yeterli srede artna baldr.
Bilincin nemli paras olan farkndaln farkl dereceleri vardr.
nk dsal uyaranlara yant llebilir (renk, ses, hareket), kiinin
cevab evet farkndaym, deilim gibi basit cevaplarla
tanmlanabilir ve kii sonular dorulayabilir.
4
Farkndalklar: 1.
Dsal uyaranlara duyusal farkndalk, 2. Yaygn farkndalk, 3.
Metakognitif farkndalk, 4. Bilinli hatrlama, 5. stemli seici
dikkattir.
5


Yazara gre bilin dereceleri
Seviye Bilin durumu
Bilin
Yokluu
0
a Derin koma, arl uyarana herhangi bir (refleks veya
istemli) yant yok. Uyanklk yok. Farkndalk yok. Geri
dnmsz bilin kaybdr.
b Bitkisel hayat. Uyanklk var. Farkndalk yok.
c Minimal yantllk durumu: Uyanklk var, arada ksa
farkndalk
d Anestezi: uyanklk ve farkndalk yok. la kesilmedike her
ikisi de geri gelmez.
e Uyku: Ksmen isel ve dsal farkndalk olabilir. Uyanklk
yok. Geri dnl bilin kaybdr.
Sradan
Bilin
1
a Locked-in (ie kilitlenme)
b Delirium
c Disosiyasyon (kiilik znmesi)
d izofreni
e Hipnoz, bilincin ok ksa srelerle yzeye kmas, uyanklk
yok, farkndalk dzeyi en alt seviyede
f Gnlk yaamda kullandmz bilin: arlkl olarak
bilinalt kontrolnde ve aralkl bilincin devreye girmesi,
hzl. Farkndalk dzeyi, devaml olan uyankla gre daha
zayf
stn
Bilin
A Yeni bir ey renme ve beklenmedik bir durumla
karlatmzda kullandmz bilin. Uyanklk ve

4
Current Awareness: Spotlight on consciosness. The 1996 Ronnie MacKeith Lecture. Developmental Medicine and Child
Neurology 1997;39:54-62.
5
Dekacour J. An introduction to the biology of consciousness. Neuropsychology 1995;33:1061-1074.

| 6
2 farkndalk/dikkat dzeyi eit arlkl var.
B Kendilik bilinci: farknda olduunu fark etme
C Metabilin: farknda olduunun farknda olduunu fark
etme
D Saf bilin

Ancak, uyank ve bir konuya younlam kiileri her zaman
bilinli olarak tanmlamak zordur. Bunu anlamann en iyi yolu bu
kitab okurken kendinizi gzlemenizidir. Belki u anda elinizde bir
kalem ve onunla oynuyor, aynz yudumluyorsunuz, ayaklarnz bir o
yana bir bu yana hareket ettiriyor ya da kulanz arada televizyona
odaklyorsunuz Bu durumlarda hep ayn bilin durumunda
deilsinizdir. Oysa siz salkl ve normal bilinli gnndesiniz.


Tablo. Farkl kiilerin nerdikleri bilin derecelemeleri
Seviye Bilin durumu
Peter Ouspenskyye gre bilin dereceleri
1 Uyku. Gerei bilemeyiz
2 Sradan gnlk uyanklk (uyank durumda uyku,
izafi bilin). Gerei izafi bilebiliriz
3 Kendinin bilincinde olma duygusallkla bir aradadr.
Kendimiz hakknda tm gerei bilebiliriz. Ancak
kiinin kendi zerindeki denetimine baldr. Bu
nedenle iradeye ve isteme sk skya baldr
4 Nesnel bilin ile zihin bir arada. Her ey hakknda
tm gerei bilebiliriz
Colin Wilsona gre bilin dereceleri
0 Derin Uyku
1 Rya grme veya uykuya giriteki gereimsi ryalar
2 Yalnz farkndalk veya uyank durumda yantszlk
3 Tekdze ve monoton, anlamsz kendine farkndalk
4 Pasif ve yant oluturucu normal bilin, yaamda
kalmak ve savamak iin
5 Aktif, kendiliinden, yaamla ilgilenen ve mutlu olan
bilin
6 Aknsal seviye
7 Mistik bilin
Ronnie MacKeithe gre bilin dereceleri
1 Koma, tam bilinsizlik hali
2 Anestezi
3 Derin uyku-Hipnoz
4 Ik, ses, koku gibi duyusal uyaranlarla basit
farkndalk

| 7
5 Sembolik temsillerin farknda olma; uyaran ayrt
etme (senin ev gibi)
6 Alk, korku gibi farkndalk durumlar
7 Bilinli olarak, olaylar veya bilgiyi hatrlama, hayali
ve istemli seici dikkat
8 Yksek farkndalk durumlar; kendini kontrol,
meditasyon
9 Usavurma, muhakeme ve kendinin farknda olma

Buna karn, yerel ya da yaygn beyin hasarlarnda grsel
algsal yanlsamalar gerek zannedilebilir. Beyinde grme
kabuundaki hasarla ortaya kan tandk yzleri tanyamama
(prosopagnosia), kr gr (blindsight), Anton sendromu ve dja vu
fenomeninde deiik derecelerde farkndalk ve alglama bozukluklar
ortaya kar. Beyinde yaygn etkilenme ile ortaya kan bunama
hastalnda uyanklk tam ve normal olmasna ramen bilinte
deiiklikler ortaya kabilir.
Birok kii bilin derecelemesi yapmaya almtr. Bu kiiler
mistikler, psikologlar, felsefeciler ve nrologlar olarak sralanabilir.
Felsefeci Daniel Dennett de bunlardan biridir ve bir bilin(lilik)
sralamas yapar. Bu da daha ok st bilin derecelemesi eklindedir.
Sralama u ekildedir: 1. Eer sizin bir ey bildiinize inanrsam, bir
bilin(lilik) sralamas ile baa kabildiimizi gsterir. 2. Eer sizin,
benim bir ey bildiime inandnz bilirsem, bu iki bilin(lilik)
sralamasyla ba edebileceimizi gsterir. 3. Sizin, eimin benim bir
ey bildiime inandna inandnz bilirsem aamal bilin(lilik)
sralamasyla baa kabiliyoruz anlamna gelir.
6
En iyi koullar attnda
oumuz ancak be bilin(lilik) sralamas izleyebiliriz. Dennettin
bilinlilik sralamas, Jonh Lucasinkine benzer: Bilinli bir varln bir
ey bildiini sylediklerinde, biz onun bildiini deil, ama onun
bildiini bildiini vs... syleriz. Bilincin amazlar ortaya kyor, nk
bilinli varlk, teki eyler kadar iyi kendinin farknda olabilir ve
tamamen paralara ayrlabilen bir varlk olarak gerekten
yorumlanamaz.
Aslnda yakn zamanlarda yaplan bu derecelemeler ok daha
nce (1058-1111) Gazali tarafndan yaplmt:
7


Gz kendini gremez, akl ise kendini de bakasn da,
kendine ait zellikleri de idrak eder. Nitekim akl kendisini

6
Mithen S. Akln Tarihncesi. Dost yaynevi, 1999;125
7
Gazali. Mikatl-Envar (Nur Metafizii), Gelenek Yay. 2004;18.

| 8
bilici (lim) ve kudret sahibi olarak idrak eder; ayrca
kendisinin bilgi sahibi olduunu idrak ettii gibi kendisinin
bilgi sahibi olduunu bildiini, kendisinin bilgi sahibi olduunu
biliini bildiini... sonsuza dek idrak eder.


ekil. Farkl bilin hallerinin gsterilmesi.

Dou mistikileri iin, duyularmzla alglanan btn nesne ve
olaylar birbirlerine baldrlar, farkl ynleri ya da belirilerini
yanstrlar. Bilinlilik ve farkndalkla ilgili snflamalar,
biliminsanlarndan ok mistiklerden gelir. Hemen her mistiin bir
snflamas vardr ve bu snflama ayn zamanda insann olgunluk
aamalarn da yanstr. rnein, Peter Ouspensky (18781947)
bilincin grlebilir ve gzlemlenebilir dereceleri olduunu ne srerek
drt aama kabul eder. Bunlar uyku, uyanklk, kendinin bilincinde
olma ve nesnel bilintir. nsan bu drt bilin durumunda yaayabilme
imkn olmasna karn, byk blmn uykuda ve sradan gndz
uyankl durumunda geirir. Bilincin en dk derecesi uykudur.
znel ve pasif bir durumdur. Uyurken dsal uyaranlar bazen ryalara
etki etse de bunlar zihninden silinip gider. kinci bilin durumu insan
uyandnda ortaya kar. Gn ierisinde kendimizi bilinli varlk
olarak dndmz, imdi iinde bulunduumuz durumdur.
Ouspensky bu durumu tpk slam mistikleri gibi uyank durumunda

| 9
uyku olarak adlandrr. Bunun dnda kalan iki bilin durumu insan
iin zor ulalabilirdir. nc bilin durumu olan kendinin bilincinde
olmak ise kesiklidir ve sreklilik gstermez. nsann kendisine kar
nesnel olduu bir durumdur. Eer devamllk gsterseydi bunun ne
anlama geleceini de belki de kavrayamayacakt. Bu bilinlilik anlar,
yksek heyecan durumlar, tehlike anlar, yeni ve beklenmedik
koullarda ortaya kar. Kendinin bilincinde olma durumunda duygusal
ilevlerde art olurken, nesnel bilin durumunda artm zihinsel ilev
ortaya kar. Gnlk yaamdan insan nesnel bilin hakknda hibir ey
bilmez. Nesnel bilin, insann gerek ve nesnel evrenle temasa getii,
yani duyumlara, ryalara ve znel bilin durumlarna kapsn kapad
bir durumdur.
8









8
Ouspensky PD. nsann Bilinmeyen Psikolojisi, RM yay. 1995.

| 10

Uyku
Bilincin Doal Kayb


Neden uyuduumuz ve uykuya ihtiya duyduumuz sorusu uzun
yllardr sorulmutur. Beslenmek ve enerji almak iin yemek yeriz,
oksijen almak iin soluruz; yaammzn te birini neden uyuyarak
geiririz? Her gn bilincin deiik bir hali olarak, kendi isteimizle ya
da istemeden gzmzden uyku akarak bilincimizi bilinmeyene teslim
ederiz ve uyanmay bekleriz. Ryalarla baka bir leme getiimizi
hissederek, lmden sonra da devam edecek bir mekn hissini bizde
oluturur.
1953 ylnda uykunun evreleri tespit edildiinde yeni bir
dnem balad. Hemen hemen tm memelilerin REM (hzl gz
hareketleri) uykusuna girdikleri ve bunun arada hzl gz
hareketlerinin elik etmedii uyku ile (non-REM) dnml olduu
anlald. Son 20 ylda yaplan aratrmalarla, uyku esnasnda
beynimizde ne olduu en ince ayrntsna kadar ortaya konuldu. REM ve
non-REM uykusu evrelerinde beynimizin tamamen farkl davrand
tespit edildi.
Non-REM uykusu esnasnda, farkl beyin blgeleri farkl
ekillerde devreye girer. Beyin sapndaki birok sinir hcresi
atelenmesini keser veya azaltr. Beyin kabuu ve nbeyin blgelerinde
ok az bir aktivite grlr. Non-REM esnasnda, komu beyin kabuu
sinir hcreleri ezamanl boalm yaparlar. Bu edurumlu boalm
uyankla gre daha yksek voltajl beyin dalgalar oluturur ve bu
nedenle paradoksal uyku adn alr. Non-REM evresinde, solunum ve
kalp hz belirgin dzenlidir. Canl ryalar nadiren grlr. Beyin
sapndaki az saydaki bir grup (sleep-on) sinir hcresi alr
durumdadr ve bunlar uykuyu balatrlar. Is art ile bu hcreler

| 11
alr duruma geebilirler. Onun iin sklkla kedilerin ve bizim bazen
scakta uykumuz gelir!
Dier yandan REM uykusu uyanklk durumu gibidir. Her gece,
erikin bir insan yaklak olarak 90120 dakika REM uykusu uyur.
Yenidoan dneminde REM uykusu uykunun nemli bir ksmn
olutururken, ya ilerledike sresi ksalr. Her bir sinir hcresi bireysel
olarak altndan, edurumlu bir dearj olumaz ve beyin dalgalar
bu dnemde kaydedildiinde, dk voltajl olduklar grlr. Hem
nbeyin hem de beyin sapnda birok sinir hcresi alr. Uyanklk
durumuna gre dier sinir hcreleri ile haberleme daha youndur.
Beynin enerji harcamas, REM dneminde, neredeyse uyanklk
durumundakine yakndr. Gzler srekli hareket halindedir ve vcut
kaslarnda istemsiz hareketler ortaya kar. Canl ve renkli ryalarn
ou bu evrede grlr. REM uykusu dneminde, vcut kaslarna
devinimsel emir gnderen sinir hcreleri (gz kaslarna gelenler hari)
almazlar. REM uykusu i organlarmz zerinde de belirgin etki
yapar: kap hz ve solunum dzensizleir, vcut ss kontrol zorlar
(bu nedenle uyku esnasnda rz). REM dneminde erkeklerde penis
sertlemesi, kadnlarda klitoris bymesi olabilir. Bu iki durum
ounlukla ryalarn seksel ierii olmadan ortaya kar.



| 12

Uyku drt evreye ayrlr. Her evre beyin dalgalarnn sal deriden kaydedildii
elektroansefalografide (EEG) farkl zellikler ile kendini gsterir.
Evre-1: Farkndalk hzla kaybolur ya da ortaya kabilir.
Evre-2: Uykunun ortaya k ve uyku icikleri ile karakterlidir.
Evre 3-4: Belirgin yksek genlikli, yava (1-3 Hz) senkronize EEG gsterir.
Delta uykusu ya da yava dalga uykusu da denir. EEG'deki deiikler zellikler talamus ve
beyin kabuunun karlkl balantlarndan kaynaklanan bir elektriksel konumadr.
Talamus uyanma ve duyusal girdilerin beyin kabuuna ulamas iin en byk kapdr.
Uyuma ile bu ilk aama kapatlr ve uyku icikleri ortaya kar (12-15 Hz). Bu dnemde
alglar ve kendine farkndalk ortadan kalkar. Uykunun ikinci aamasndaki bu iciklerin
kayna talamus iindeki GABAerjik retikler ekirdektir. Evre-2'de belirgin uyku
derinlemesi olur, evresel farkndalk ortadan kalkar ama kiiler bu aamada
uyandrldnda %45'i "uyank olduklarn" sylerler. Bu nedenle kendine farkndalk
birok kiide vardr. Evre-3 ve 4'te ise uyanklk bildirme oran %3'ten daha azdr.


Uyku Ne e Yarar?
Hayvanlarda tam uyku yoksunluu lme neden olabilmektedir.
nsanlarda da nadiren grlen, ailevi uykusuzluk hastal da yllar
ierisinde lme neden olur. nsanlarda yaplan almalarla, 7 saat
kadar uyumann yaam sresini uzatt gsterilmitir.
Genel bir kural olarak byk bedenli hayvanlar daha az
uykuya gereksinim duyarlar. Filler ve insanlar nispeten fare ve kedilere
gre daha az uyurlar. Kk hayvanlarda, daha yksek metabolizma

| 13
hz vardr ve beyin-beden slar daha yksektir. Hzl metabolizma
daha ok serbest radikal meydana getirir. Bu serbest radikaller
hcrelere zarar veren, erken lmlerine ve kanserlemelerine neden
olan molekllerdir. Uyumann, zellikle non-REM evresinde bu zararl
maddeleri vcuttan uzaklatrld ynnde kantlar vardr.
9

Uykunun dier nemli bir ilevi olarak da, sinir ileticileri
zerine olan dinlendirici etkisidir. REM evresinde sinirileticilerinin
salnmnn durmas (zellikle monoaminler olan dopamin, adrenalin,
melotonin, serotonin) ile alc sistemlerin dinlendii ve uyku sonras
daha hassas almasna imkn verdii ne srlmektedir. Bu
dinlenme, uyanklk duygudurumu iin esastr. Buna iki iyi rnek
vardr. Alzheimer ve Parkinson hastalnda REM uykusu bozukluklar
gelitii dnemlerde varsanmlar daha sk ortaya kar. Parkinson
hastalar kt uyuduklarnda, hastalklar ertesi gn daha arlar.
REM uykusu esnasnda youn sinir hcresi almas ile beyin
metabolizmas hzlanr. Bu durum insan ve dier memelilere evreyi
izleme imkn ve uyandnda daha hzl yant vermesini salar.
nsanlar REM evresinde uyandrldklarnda, non-REM dnemine gre
daha uyank ve canldrlar.
REM uykusunun bellek dzenlemesi ve glendirilmesini
salar. REM uykusu yetersizlii, renme ve bir konuya younlamay
bozar.
nsanlarn birbirlerine olan ballklar ile ilgili birok
psikobiyolojik deiken vardr. Bu hem yenidoan hem de erikin
dnemi iin geerlidir: kan hormon seviyeleri, strese yant gibi. Bunlara
ek olarak, REM uykusunun insanlar arasndaki ballk davran
zerinde nemli etkisi olduu anatomik, ilevsel ve davransal olarak
gsterilmitir. Ballk, gelien canlya (anne gibi) korunma
salanmasna neden olur ve bunu fark eden korunann (bebek)
evresel tehlikelere kar kaygs azalr. nsan ve hayvanlarda, limbik ya
da hazc sistem denilen beyin ksm zellikle ballk iin nemli
merkezdir. Bu blgelerin hasarnda, ballk ilikilerinde belirgin
bozulma ortaya kar. Bu blgeler duygulanmsal girdilerle, duyusal
girdilerin bir araya getirildii yerdir. Birletirici bu blgelerin ayn
zamanda REM uykusu esnasnda alt gsterilmitir. Yani, beyindeki
ballk blgeleri ve REM uykusunu yapan alanlar arasnda bir rtme
vardr.
10


9
Siegel JM. Why we sleep? Scientific American, Kasm 2000;72-77
10
McNamara P et al., REM sleep and attachment. J Sleep Res 2001;10:117-127.

| 14
Yeni domu bir bebein, annesinden uzun sreli ayrlmas,
bozulmu ve ksalm REM uykusuna neden olur. Bu durum hem
insanlarda hem de birok maymun trnde tespit edilmitir. Anne ve
bebein bir arada uyumalar, uyku dahil biyolojik olaylarda
ezamanllk oluturur. Bu yaknlk yenidoan bebei annenin ritmine
altrr. Dier yandan, bir arada uyuma, memeli trlerinde neredeyse
evrenseldir ve tm insan kltrlerinde gzlenmitir.
Bebein annesini emmesi, annede oksitosin hormonu
salnmn salar ve bu da memeden st kn salar. Ancak, oksitosin
salnm, annede yava dalga uykusu olmadka ortaya kmaz. Yava
dalga uykusu dneminde oksitosin salnr ve REM evresi ile de en tepe
noktasna ular. Oksitosin hormonu da, REM uykusu gibi, tm
memelilerde bulunur. Deneysel olarak, memeli hayvanlara oksitosin
enjekte edildiinde sosyal ballk davranlar ortaya kar. Bunun
yannda oksitosin; annelik, cinsel davran, sosyal ballk, bellek ve
renme, kendi kendine alan otonom sinir sistemini dzenleme,
beslenme, esneme gibi ilevleri salar. lgin olarak bu davranlarn
tm de REM uykusu yoksunluu durumunda deiir (uykusuzluk ve
alkta esneme gibi).
Esneme zellikle REM uykusu yoksunluu ile ilikilidir.
Esneyen birisinin grlmesi durumunda, gren kiide bir esnemeyi
tetiklemesi muhtemelen sosyalizasyon davrannn bir yan rndr.
Farelerin beyinlerine oksitosin enjekte edilmesi ile esneme ortaya kar
ve penis ereksiyonu ile birliktelik gsterir. Benzer olarak da penil
ereksiyon insanlarda uykunun REM dneminde ortaya kar. Bu
ereksiyon, oksitosin reten merkezlerin basklanmas ile engellenebilir.
Oksitosin, uyku ile ilikili bir salnm ritmi gsterir ve insanlarda en
tepe salnmna sabah saat 04 srasnda ular.
Btn bu karmlardan da anlalaca zere, iyi bir uyku,
sadece bir uyku deildir. Gnlk yaammz da derinden etkileyen bir
ihtiyatr.

Uykudaki Bilin Durumu
Genel kabuln aksine uyku durumu ve hele hele rya grme esnasnda
bilincimiz tam olarak kendi iselliimiz ve d dnyadaki uyaranlara
kapanmaz. Rya gren kii uyank bilincin dnyasndan uzaklamasna
karn tam bir kopukluk yoktur. Ryalarn bir ksm uyank yaam
devam ettirir. Ryalarmz dzenli bir biimde, ksa sre nce
bilincimizde bulunan veya bilinaltmzdaki - fikirlere bal olarak
ortaya kar. Ryalarmz bir ksm ierik ve malzemesini uyank

| 15
yaammzdan dn alr. Oysa kiisel olarak, sanki ryalarmz baka
bir lemden bize ulayormu hissi duyarz. Ryalarmzda belleimizin
kaytlar bir ekilde devreye girer, ama setii olaylar nedensel iliki
iermez.
Ameliyatlar iin uygulanan genel anestezinin ve koma
durumunun aksine, uykumuzda ve rya esnasnda belli bir lde
bilinli zihnimiz devam eder. Uykunun deiik evreleri vardr ve bu
evrelere gre de kiideki bilin durumu deiir. zellikle, gnlk
yaamlarnda youn olarak uralan sorunlarn zmlerinin ryada
ortaya kmas uykudaki durumumuzun bilinsiz olmamas ile
rahatlkla aklanabilir. Bilim tarihinde bunun rnekleri sktr: Friedrich
August Kekulnin (1829-1896) benzen moleklnn eklini, Elias
Howenin (1819-1867) diki makineleri inelerinin iplik deliinin uta
olmas gerektiini (ryasnda bir Kzlderili grubunun kendisini bir
aaca baladn ve hepsinin mzrann ucunun delik olduunu grr)
ya da dahi matematiki Srinivasa Ramanujann (1887-1920) urat
bir denklemin zmn ryasnda grmesi gibi. Ama bu keifler
sadece nl bilimadamlarna ya da dhilere ait deildir. niversite
snavna hazrlanrken masa banda uykuya kalan birok renci,
yarda kalan ya da zemedii problemi ryasnda zmtr. Bunun
da rnekleri oktur.
Gelelim uykudaki bilinlilik durumumuza. Uyku deiik
evrelere ayrlr. Uyku evresi-1de kii kolaylkla uyandrlabilir. Evre-1
uykunun %2-5ini oluturur. Kii uyandrldnda uykudan ziyade yar
uyank olduunu syler. Evre-2 ise uykunun %50sini oluturur. Bu
evrede beyin elektrii kaytlamasnda (EEG) aralkl K-kompleksleri
denen dalgalar ortaya kar. K-kompleksleri kendiliinden veya ani
dsal uyaranla ortaya kabilir. Kiinin kulana, kiinin kendi ad gibi
anlaml sesler sylenmesi K-kompleksleri sk olutururken, anlamsz
kelimelerle daha az ortaya karlar. Bu durum beynin uyku srasnda
aslnda tam olarak uyumadn ve anlaml-anlamsz ayrmn
yapabilecek kadar bilgiyi ilemeye devam ettiini gsterir. Yava dalga
uykusu olan aama olan 3-4'te ise kiide hem benlik algs hem de
nesneler yoktur. Bu aamada zellikle nbeyin kabuu blgesinde kan
akm ve metabolizma daha dk seviyeye der. Bylece uyankken
ok youn kullanlan bir blge kendini toparlar. Bu blgede rya grme
esnasnda enerji kullanmndaki azalma devam eder. Belki de bu
alma azalmasndan benlik hissi bu aamada kaybolur, kendine
farkndalk askya alnr. Uykuda yrme bir uyanklk bozukluudur.
Tipik olarak yava dalga uykusunda ortaya kar ve bu uykunun
balangcndan 1 saat sonraya denk gelir ve ayn zamanda ilk REM

| 16
(hzl gz hareketleri) dnemidir. Ryalarn %95i REM dneminde
grlr. Bu nedenle REM dnemi aa yukar rya dnemi ile e
kabul edilir.
Uyku srasnda, bedensel organlarmz konusunda daha derin
bir duyusal bilince ulayor olabiliriz. Uyku ile d dnyadan gelen
uyaranlar ortadan ksmen kalkar. Alglar tamamen bedenin isel
uyarmlarna ynelir. organlarn bariz rahatszlklar, bazen rya
balatc olarak ortaya kabilir. Tpk gndz grltlerinin bastrd
rmak uultusunu geceleyin iitebilmemiz gibi, gnn izlenimleriyle
artk sar edilmediimiz geceleyin ieriden ykselen uyarmlar daha
fazla beynimizin dikkatini eker. Bu nedenle baz organlarmzdaki
hastalklar daha ortaya kmadan ryalarmzda grebiliriz. rnein;
kalp ve akcier rahatszlklarnda sklkla kbus ve kayg ryalar
grlebilir.
Yine uyku srasnda, uyanklk bilinci gibi seici bir alglama
olabilir. D dnyaya alglarmz tam olarak kapanmaz. rnein, bir
deirmenci deirmen grltsnde uyur ve uykusunu engellemez.
Karanlktan korkan birisi aarak uyur. Ama deirmenin durmas ve
sesinin kaybolmas deirmenciyi uykudan uyandrr ya da karanlktan
korkan iin n kapanmas uyanmasna neden olabilir. Dolays ile
uyku esnasnda da bilgi ileriz. D dnyadan girdileri almaya devam
ederiz. zellikle REM uykusu esnasnda, duyusal beyin kabuunda
almada art olduu ilevsel beyin grntlemeleri ile ortaya
konmutur.
Grld zere, aslnda biz uyusak da, beynimiz uyku ve
rya esnasnda tam olarak uyumaz. Bilgi ilemeye devam eder. Bu
bilgi, gnlk yaammzdan bilinli ve ak zihinle aldmz bilgi
olabilecei gibi, bilinsiz, fark etmeden beynimize ulaan bilgi de
olabilir.

Uykunun Ksa Anatomisi
Beyin kabuu, non-REM uykusu ve uyankln devam iin nemlidir.
Yine de, doutan beyin kabuu olmayan yenidoanlarda uyku ve
uyanklk dngs vardr. Beyin kabuu, beyin sap as yapsn uyarr
ve geriye dnerek beyin kabuunu uyarr. Yine uyku, talamusun
yokluunda da ortaya kar, ancak uykudaki icikler grlmez. Blgesel
beyin kan akm almalarnda, yava dalga uykusunda (uyku evresi 3
ve 4) talamusta kan akmnn azald gsterilmitir.
Tablo. Uyku dngs ile ilikili birok sinir ileticisi vardr. Bunlar adenozin, dopamin,
asetilkolin, nor-adrenalin, histamin ve GABA balklar altnda toplanabilir.

| 17

Uyku, uyanklk ve bilin iin anahtar yap beyin sap as
yapsdr. Bu blge ar derecede birbiri ile balantl sinir hcreleri
andan oluur. Sinir ileticileri bu blgede eitlilik gsterir. Ancak
ekirdek oluturmak iin bir araya gelen baz sinir hcreleri arlkl
olarak belli sinir ileticileri salarlar. rnein; rafe ekirdei serotonin,
lokus seruleus nor-adrenalin, pedunkulopontin ekirdek ise asetilkolin
(ACh) salar. Rafe sisteminin tam hasarlarnda hayvanlar uyank kalr ve
uyumalar mmkn olmaz. Ksmi hasarlarda ise yava dalga uykusu
bozulur. Benzer olarak lokus seruleusun elektrikle uyarm uyanklk
yapar. Bu bilgilere gre normal uyku dngs iin beyin sap ve beyin
Sinir ileticisi Etkisi ve kantlar
Adenozin Uykuyu balatc zellii vardr.
Uyku yoksunluunda bazal nbeyin
asetilkolin blgelerinde adenozin
seviyesi artar. Uyku esnasnda
hcre d adenozin seviyesi azalr.
Adenozin etki yerlerini bloke
eden kafein ve teofilin
uykusuzluk yapar ve tetiktelik,
uyankl artrr.
Dopamin Uykuyu azaltr ve uyankl artrr.
Sinaps sonras D2 uyarm, sinaps
ncesi D2 bloku uyanklkta art
yapar. Dopamin etkisini azaltan
ilalar (nroleptikler) uyku
oluturur. Dopamin seviyesini
arttran amantadinin, bitkisel koma
durumundaki kiilerde uyankl
geri getirdii gsterilmitir.
D-amfetamin, metilfenidat,
kokain dopamini arttrarak
uyankl artrrlar. Ayn ey
dopamini beyinde dorudan
artran L-dopa iin de
geerlidir.
Histamin Beyin sap as yapsndan kken
alan histamin ieren uzantlar
uyankl salar. Uyku ile histamin
salan hcreler uyary keser.
Histamin etkisini bloke eden
(H2ler) kant ilalar uyku
yapar.
Nor-
adrenalin
Uyku ortaya k ile lokus seruleus
hcreleri atelemeyi azaltrlar.
Alfa-1 blokerleri uyku yapar.
Serotonin Beyin sap rafe ekirdei uyanklk
esnasnda belirgin ateleme
yaparken, yava dalga uykusu
esnasnda azalr ve REM uykusunda
belirgin olarak sessiz kalr. 5-HT2A
ve 2c alglayclar yava dalga
uykusunda nemlidir.
5-HT2c alglaycs blokeri
(ritanserin) yava dalga
uykusunu artrr. 5-HT2
alglaycsn uyaran mianserin
ve trazodon yava dalga
uykusunu artrr.
GABA GABA-A uyarm klorr kanal
almasn uyararak, uykunun ikinci
evresini uzatrlar ve bu dnemde
uyku icikleri artar. Evre 3-4 ve
REM uykusu basklanr.
Barbitratlar, zopiklon,
benzodiazepinler ile benzer
etki oluur.
Asetilkolin Art uyankla ve REM uykusuna
neden olur. Uykunun balamas ve
devamlln salar.
Ayrnt iin konuya baknz.

| 18
kabuu btnl nemlidir. Bunlara isel saatimizi de
(suprakiazmatik ekirdek) eklemek gerekir.
Genelde kabul edilen REM dneminin belirgin pons
hasarlarnda ortadan kalktdr. nsanlarda bu, hastalk durumlarnda
ortaya konulmutur.
11
Bazal nbeyin hasarlarnda rya skl ve
canll artar. Bu blgelerdeki ACh azaltan ilalar (atropin,
skopolamin) rya skln artrr ve rya benzeri zihinsel duruma
neden olur. Beyin sapnn ponstaki, REM-On (ak) hcreleri arlkl
olarak ACh kullanrlar. Halbuki REM-off (kapal) hcreler aminerjiktir.
REM-off sistemi, esas olarak serotonin salan dorsal rafe ekirdei ve
nor-adrenalin salan lokus seruleustan oluur.
Duyusal kabuk-akak-grme beyin kabuu bilekesi ve aln
blgesinin n-i ksm hasarlarnda REM uykusu olduu halde rya
grlmez. Bu alan ayn zamanda grsel-uzaysal alg, bilisellik, zihinsel
hayal kurmalarda devreye girer. Dolays ile REM beyin sap ACh
sistemi ile oluur, ancak nbeyin rya yapc mekanizmalar
altramaz. izofrenili hastalara bir dnem uygulanan beyin aln
blgesinin cerrahi karlmasndan sonra (lobektomi) varsanlar
kaybolduu gibi rya grme de kaybolur. Hatta bir lt olarak, cerrahi
sonras rya grme devam ediyorsa cerrahi baarsz olarak
deerlendirilirdi.
Ponto-geniculat-oksipital (PGO) dalgalar, rya srasnda
bahsedilen anatomik blgelerde ortaya kan bir dalgadr. Devaml
ekilde PGO dalga oluumunun rya srasnda hayalleri tetikledii
dnlr. Bu blgedeki diken dalgalar 100 msan srer. Ardk diken
dalgalar, rya ieriinde hzl deiiklie neden olur. Nor-adrenalin,
serotonin kontrol ele geirir ve gerek d mantksz ryalar oluur.
Uyandktan hemen sonra ryay zor hatrlama veya unutma, nor-
adrenalin, histamin ve serotonin yolaklarnn, REMden uyannca
hemen devreye girmesi ile beyin durumunun hzla deimesinden
kaynaklanr.
Rya grme esnasndaki bilincimiz, genellikle izofrenide
rastlanana benzer: duyusal-hareketsel varsanlar, garip hayaller,
azalm kendine farkndalk, yer-zaman-kii yneliminde dengesizlik,
duygulanm ataklar ve igdsel davranlar... REM uykusundaki bu
davranlar akkumbens ekirdeinde dopamin art ile oluabilir.
Ancak bu tabloyu dopamin tam olarak aklamaz. Asetilkolin ve

11
Solms M. Dreaming and REM sleep are controlled by different brain mechanisms. Behav Brain Sci 2000
Dec;23(6):843.

| 19
dopamin artna ek olarak serotonin, nor-adrenalin ve histamin
azalmas REM uykusu zihninin ieriini oluturur.
12


Ryada Gelecei Grmek
3200 yl nce anakkale Boaz yaknlarnda ''Truva'' kentinin
barsever ve cesur insanlar, kral Priamos'un idaresi altnda uzun yllar
bar iinde bir hayat srmekteydiler. Bir gn, kral Priamos'un kars
Hekabe bir rya grd. Ryasnda, karnndan ateler kmakta ve
atein duman, btn Truva surlarn sarmaktayd. Hekabe, bu ryasn
nce kocasna; daha sonra da bir khine anlatt. Khinin yapt yorum,
hi de i ac deildi. Ona gre, Hekabe, hamileydi ve doacak olan
ocuk, ilerde Truvallarn bana byk dertler aacak, kentin yok
oluuna neden olacakt. Bu kehanete inanan Kral Priamos, ocuk
doduktan sonra bir adamn bebei ldrmek iin grevlendirdi.
Savunmasz yeni domu bebei ldrmeyen Truval adam, onu o
zamanki ad ''da'' olan bugnk ''Kazda''na gtrp, bir ormana
brakt. Nasl olsa, yabani hayvanlar onu ldrr diye aklndan geirdi.
Bebei daa brakt ama bir oban onu bulup yetitirdi. Bu ocuk,
ilerde gerekten Truvallarn bana dertler aacak ve hatta yok oluuna
neden olacak olan, Atinal Helenle byk ak yaayan nl Paris'tir.
Hepimiz gnlk yaammzda, Truva kraliesi Hekabenin
sonradan Truvann yok oluuna neden olacak byk toplumsal olaylar
iaret eden ryalar gibi olmasa da, srekli rya grrz. Aradan geen
3200 yla karn ok bir ey deimemi, bizim ve tandmz kiilerin
gelecekte olan bir olay ok nceden ryalarnda grmelerini artk
kanksamzdr. Bunu neredeyse doal insans bir yetenek ve hatta
bazlar iin de doast yetenek olarak karlarz, ama bizde biraz da
aknlk yaratr. Ryalarla ilgili olarak nceden bilme ya da haber alma
iki ekilde olabilmektedir. Birincisi, sonradan ortaya kacak konu ile
hibir ilgisi olmayan bir kiinin durumu ryasnda grmesidir. Buna
sradan bir vatandan, 11 Eylldeki ikiz kulelerin yklmasn
ryasnda grmesi rnek olarak verilebilir. Bu durumda kii dnyann
herhangi bir yerinde olabilir ve ikiz kulelerle herhangi bir ilikisi olmaz.
kincisi, bir konu zerinde younlam, ama bir trl bir sonuca
ulaamayan kiinin ryasnda zme ulamasdr. Bu durumda
genellikle nceden hazr olan bir beyin vardr. Kii hemen hemen tm
eforunu bir konu zerinde odaklar. Uyank zihni-bilinci ile zemedii
problemi, ryasndaki zihin-bilinci ile zer ve uyannca da bunu

12
Gottesmann C. The neurochemistry of waking and sleeping mental activity: the disinhibition-dopamine hypothesis.
Psychiatry Clin Neurosci 2002;56(4):345.

| 20
gnlk yaamndaki soruna uygular. Bu durum daha sktr ve bilim
tarihinde de rnekleri sktr. Birinci hadisenin ortaya k olaslk
yasalar (byk saylar kural) ierisinde aklanabilirken, ikinci durum
hazr olan bir beynin, uyku ve rya srasnda almaya bir ekilde
devam etmesi, zme ulamas ile aklanabilir. Ancak, her iki durum
iin de, daha sonra deinilecei zere mucize etkisi ve seici bellek
ortaktr.

Byk Saylar Kural
Ryada nceden bilmelerin olas bir aklamas da, John Allen Paulos
tarafndan ne srlen
13
byk saylar kural olabilir. Buna gre
milyonlarca saat rya gren bir toplumun nceden baz olaylar
bilebilmesi olaslk dahilindedir. rnein, Trkiyede 70 milyon insann
her biri, her gece an az 2 saat rya grr. Her rya yaklak 50 farkl
tema ierir. Bu yaklak gnde grlen 140 milyon saat sren rya
demektir. Yllk 365 gnle bu sayy arparsanz 51.100.000.000 saat
rya sresi yapar (btn bu saylar da 250 farkl rya ierii ile
arparsanz artk rakamlar epey byr).
14
Dnyadaki 7 milyar insan
iin gnlk dnldnde, her gn gezegenimizde insanlar 7 milyar
x 2 saat rya=14 milyar saat rya grr. statistiksel olarak kiilerin
ryalarnn karakterleri, konu ve sembolleri farkldr. ou kiinin
farkl bir gemii, farkl problemleri ve zihinlerinde gerek yaamn
farkl yansmalar vardr. Ryada grlen bir olayn gerek yaamdaki
bir olayla elemesi ne paranormal bir etkidir ne de gelecei nceden
bilmedir. Bu anormallikleri rastlantsal eleme olarak adlandrmak
daha doru olacaktr.
15

Byk saylar kuralna gre, Dnyada 7 milyar insann her gn
toplam olarak grd 14 milyar saat ryadan ounluu anlamszdr
ve ertesi gn bilinli zihnimizle hatrladmz gnlk yaamdaki
olaylarla herhangi balants kurulmaz. statistiksel kurallara gre; eer
yeterli deneme yaplrsa, istediimiz sonu sadece olaslk dahilinde
deildir, byk bir oranda istediimiz sonu gerekleecektir. rnein,
bir kiinin nceden birisi tarafndan ryada ve ertesi gn de gnlk
yaamda grlme olasl epey yksektir: 1/4144545. Yakn zamanda
yaplan hesaplamalara gre, her gece gezegenimizde grlen ryalarn
yaklak 1,5 milyon kadar gelecei grme elemesi ierir.
Paulos, yukardakine benzer bir olayn gerekleme ihtimalinin
pek de sandmz kadar dk olmadn gsteriyor: Hesaplamann

13
Paulos JA. Beyond numeracy. London, Penguin, 1991
14
Hines, Terence. Pseudoscience and the Paranormal. Buffalo, NY: Prometheus Books, 1990.
15
Combs A, Holland M. Synchronicity, Science, Myth and Trickster. Marlowe and Comp., NY, 1996

| 21
kolayl asndan, herhangi bir ryann gerek hayattaki bir olaya
benzeme olaslnn 1/10.000 yani 0,0001 olduunu dnelim. Bu
oran gerekten de olduka dktr ve neredeyse sfra yakndr. Doal
olarak, gerek yaamla rtmeyen bir rya grme olasl da
9,999/10.000 yani 0,9999 olacaktr (%99). Bu hesab bir yla yayacak
olursak, btn bir yl boyunca gerek yaamla kesimeyen ryalar
grme olasl (0,9999)
365
=0,9641 olacaktr. Dier bir ifade ile yl
boyunca grdmz 730 saat sren ryann %96,41'inin gerek
yaamla hibir ilikisi olmayacaktr. Ancak geriye kalan 1-0,9641'lik
oran nceden tahmin edilen gerek yaam olasln gstermektedir ki
bu rakam 0,0359'a dier bir ifade ile %3,59'a eittir.
Bu aslnda olduka yksek bir orandr. nk bu oran sadece
bir yllk zaman iin ve sadece bir kii iin geerlidir. Dnya zerindeki
7 milyar insann her birinin, ylda 7 milyar x 2 saat gece ryas x 365
gn olarak dnldnde ve ryalarnda %3,59 olaslkla
gerekletiini dnecek olursak her yl milyonlarca nceden bilme
olaynn olduu rya ortaya kar. Daha ilgin olarak dnyadaki
herhangi bir insann 10 yl boyunca grd ryalarnn hibirinin
kmama olasl (0,9999)
365 gn x 10 yl
= 0,6941 iken, gelecekteki olay
tahmin eden bir ryay grme olasl %30,59 olacaktr. Bu rakam
gnlk yaamda banza gelebilecek birok olaslktan (eker
hastalna yakalanma, fel geirme, kalp krizi geirme, lkemizde
trafik kazasna karma ...) ok ok daha yksektir.
16

Dier yandan, birok kii her gece ertesi gnk kiiler ve
olaylarla ilikili olmayan ryalar grr. Bunlar doal felaketler olan
depremler, frtnalar, lmler veya yangnlar tarznda olabilir. Ancak,
sonraki gn ve gnlerde eleebilecei olaylar olmaz ise herhangi
birisi hatrlanmaz. Dolays ile eleebilen ryalar ile bir seici bellek
de devreye girer.
Buna karn; nceden haber veren ryalarn ierii kiisel veya
ailevi olduunda byk saylar kuralnn devreye girmesi ok muhtemel
deildir. Sevilen ya yakn akraba olan bir insann ryada ldnn
grlmesi ve gerek yaamda da ayn zamanda lmesi olaslk modeli
ile kolaylkla ve belki de hemen hi aklanamaz. Bunun rnekleri
Abraham Lincolnn kendine yaplacak suikast ve Atatrkn (1881-
1938) annesinin lmn artran simgeleri ryasnda grmesidir.
Gnlk yaammzda da benzer ryalar olan tandk ve dostlarnz
olmu olabilir. Bunlarn nasl ortaya ktna bugnn bilimi ile yant
vermek mmkn deildir.

16
Paulos, John Allen. A Mathematician Reads the Newspaper. Anchor Books, 1996.

| 22

Mucize Etkisi
Ryalarda nceden bilme durumu sklkla, bilinen olayn ciddiyeti ve
nemine gre mucize etkisi yaratr. Basnda konu edilir, kiiler
arasnda srekli konuulur, dilden dile aktarlr. Olay bilen kii ise tam
bir gelecei grme uzman olarak sunulur. Oysa ntral denilen ve
grenin zihnindeki bir olayla badatrlmayan ryalar unutulur ve hi
hatrlanmazlar bile. nceden ryada bilmeler, bir anlamda mucizeler
ekilde doa yasalarnn ihlali olarak grlr. Mucizelerden ortaya
kan hayret ve aknlk, olaylar hakkndaki inan dorultusunda
hissedilir bir eilime neden olur. Mucize hissi zihinde verimli bir
topraa ekilir ve hemen meyvelerini verir.
17
Artk gelecei nceden
bilme ryas dalga gibi her bellee yaylr.
Bunlara ek olarak yanl aktarlan ve ikincil kaynaklardan
mucize etkisi ile yaylan yanl bilgiler de vardr. rnein,
Mendeleevin elementlerin periyodik tablosunu ryasnda grd,
Otto Loewinin kurbaa kalbindeki sinir iletiminin kimyasal olduunu
ryasnda kefettii ne srlr (bu kefi ile Nobel dl almtr). Otto
Loewinin dorudan ryasnda grd konusunda ifadesi olmamakla
birlikte, olas ryann grlmesinden 32 yl sonra, konu ile ilgili birok
atflar yaplmtr. Ancak, her iki durumun da gerek olmad ya da
olduundan farkl ne srld yaplan tarihsel incelemelerle ortaya
konmutur.
18


Ryalarn Yorumlanmas
Ryalarda gelecei grme konusunda nemli bir zorluk, ryalardan
nasl bir mesaj alnacadr. Ryada gelen zmler ya da gelecekten
haber almalar, olay dorudan doruya tpks olarak grme (filme
kaydedilmi gibi) tarznda olabilecei gibi, sembolik ifadelerle grme
tarznda da olabilir. Dolays ile ryalarn yorumlanmas bal bana bir
sorundur. rnein; 10 yl nce bir dergide grdnz kertenkele
resmi ile 1 yl nce bir ansiklopediyi kartrrken grdnz ya da
ok nem vermeden baktnz - ereti otunun Latince ad olan
Asplenium ruta muraria yan yana getirebilir. stelik kertenkeleler de
erelti otunu yemeye baylr. Dolays ile her ryann bilinli ya da fark
etmeden beynimize ulaan verilerin hangisinden geldiini anlamak
mmkn olmayabilir.

17
Hume, D. nsan Zihni zerine Bir Aratrma. ev: dm S. lke Yay. 1998;116139
18
Baylor G. What Do We Really Know About Mendeleevs Dream of the Periodic Table? Dreaming, 2001;11:2

| 23
Ryalarn sabahleyin byk oranda silinip gittii herkese
bilinir. Ama ou kez bir ryay sadece ksmen hatrladmz, gece
ryamzda daha ok eyin bulunduu duygusunu tarz. Sabahleyin
hala canl olan bir ryaya ilikin hatrladklarmzn, gnn ak iinde
kk krntlar dnda nasl silinip gittiini de biliriz. ounlukla, ne
grdmz bilmeksizin rya grdmz biliriz. Nadir durumlarda
ise baz ryalar inatla bellekte kalr. Yllarca tekrarlanabilir. Ryalarn
ieriini unutmamzn bir nedeni ounlukla anlalrlktan yoksun
olmalardr. Buna ek olarak uyank bilincimizdeki nedensellik (neden-
sonu) ilkesi ile ortaya kmamalar, ryalarn genelde esiz olmas
(uyank gnlk bilincimizde benzer eylere pek rastlamayz),
ryalardaki dnsel malzemelerin uyank bilincimize tercme
edilmesindeki yetersizliktir. Ryalarmz imaj ve grntlerden
olutuu halde, uyank bilincimizde dncelerimiz iin kavramlar
kullanrz. Ryalarmz dnmek yerine yaarz. Bu nedenle
hatrlanmalar zordur ve eksiktir. Ryalarmz uyannca, tpk
yldzlarn parlaklnn gnein ilk klarna yenik dmesi gibi,
ryalar da gnn izlenimlerinin nnde soluklarlar. Uyank bilin,
hatrlanmas zor olan rya belleine kolayca ilaveler yapabilir. En
dorucu insanlar bile ryalarna baz ilaveler ve sslemeler yapar.
Bir ryay yorumlamak, o ryaya bir anlam yklemek ve
uyank bilincimize anlalr hale getirmek demektir. Rya yorumlamas
iki ekilde olabilir. Rya ieriini bir btn olarak ele alarak,
sembollere anlamlar vermek, nasl armlar yaptna bakmaktr.
Gelecekten haber verdii iddia edilen ryalar genelde semboliktirler.
Dier ve en sk yaplan popler rya yorumu, her bir iaretin sabit bir
anahtar yolu ile bilinen bir anlam olan baka bir iarete evirmektir.
Bu bir tr ifreli yaznn (kriptografi) deifre edilmesi gibidir. Bu
durumda, deifre edilen anahtar kelimeler birbirine balanarak sonucu
gelecek zaman dilimine evrilir. Hem popler yorum hem de sembolik
yorum tam olarak bilimsel ltleri karlamazlar. zellikle, deifre
ynteminde her ey rya tabirleri kitabndaki anahtarlarn
doruluuna baldr ve doruluunu kimse garanti edemez.




| 24

Bilincin Kimyas ve Sinir
leticileri

Sinir sistemimizde, sinir hcreleri aras balant blgesinde, bir
hcreden dierine uyarnn geii kimyasal araclarla olur. Bu araclara
sinir ileticileri denir. Gelimi bir beyinde iletimin %99u bu kimyasal
maddelerle olur. ok az oranda da herhangi bir sinir ileticine gerek
duyulmadan, elektriksel hcreler aras balantlarla uyarlar bir
hcreden dierine aktarlabilir. Sinir ileticilerinin beyindeki veya
omurilikteki younluklarnda azalma, artma ya da birbirleri ile olan
dengeli ilikilerinin bozulmas birok davransal ve hareket
hastalnn temelidir. Temel olarak iki ana grup sinir ileticisi vardr:
basklayc (inhibitr) ve uyarc (eksitatr). Basklayclar, adndan da
anlalaca zere, sinir iletimini engellerken, uyarclar sinir
hcresinde uyarma neden olurlar. Deiik konular ierisinde, ilgili sinir
ileticisine deinildiinden, bu konuda zet olarak temel sinir ileticileri
ve beyindeki dalm blgeleri ele alnacaktr.
Sinir ileticileri, anahtarn kilide girerek kapy amas gibi,
salndklar hcre sonlanmasndaki keseciklerden kar tarafa, etki
edilecek ya da bilgi aktarlacak hcrede kilit benzeri yaplarla
birleirler. Tpk kap aan anahtar gibi iyon kaplarn aarlar ya da
baka yollarn almasn salarlar. Sinir ileticilerine her gn bir yenisi
eklenmese de etki ettikleri blgeler (reseptr), alt tip olarak neredeyse
her gn bir yenisi eklenmektedir. Konuda belli bal alt tipteki etki
yerleri ele alnacaktr. Konuda sklkla geen anatomik yerleimler iin
ilgili resimlere bavurmak anlalmasn kolaylatracaktr.

GABA (Gamma Amino Butirik Asit)
GABA insan sinir sistemindeki en nemli basklayc (inhibitr) sinir
ileticisidir. Beyindeki sinir hcrelerinin %80inde bulunur. GABA
younluu, dopamin ve asetilkoline gre 1000 kat daha fazladr. GABA

| 25
ilevi uykuda artarken, kayg gibi ar uyanklk yapan durumlarda
azalr. GABA ieren sinir hcreleri nispeten kk yapdadr. Grme
beyin kabuunda da youn olarak GABA ieren hcreler bulunur. GABA,
iki alglayc zerine etki eder: GABA-A ve GABA-B. GABA-Alar iyon
geiine neden olarak hzl etki (saniyeler iinde) olutururken, GABA-
Bler daha uzun ve ge (saatten gnlere uzayan) etkiler oluturur.

Glutamat
Uzun mesafelere uzanan sinir hcrelerinde bulunur. Uyarc bir sinir
ileticisidir. Yeni beyin kabuu ve kalc bellein yerletii yer olan
hipokampusta youndur. Beyin kabuunda IV-V-VI. tabaka sinir
hcrelerinde ok bulunur. NMDA, AMPA ve kainat adl tip alglaycs
vardr. NMDA ve AMPA iyon geii ile hzl etkiler oluturur.

Asetilkolin (ACh)
ACh dier sinir ileticilerine gre bilinli farkndaln temelinde yer
alan, en olas kimyasaldr. ACh ayn zamanda sinir kas kavann da
sinir ileticisidir. ACh evrimsel olarak yal bir molekl olup mavi-yeil
yosunlar ile mantarlarda bulunmutur ve dnyada 3 milyar yldr
vardr. Birok sinirsel olmayan doku ACh ierir. Buralarda hcre
blnmesi, farkllamas ve hcre-hcre balanmasnda i grr.
19

Beyinde ok yaygn olmasna karn, beyin kabuunda I, II ve
IV. sinir hcresi tabakalarnda daha youndur. ACh, iki tip alglayc
zerine etki eder: muskarinik (M) ve nikotinik (N). M alglayclar uzun
ve ge etkilidir. zellikle beyin kabuu ve derin beyinde (striatum)
youndurlar. Nler ise iyon geiine neden olur bildiimiz iilen
sigaradaki nikotinin etki ettii alglaycdrlar. Nlerin de birok alt tipi
vardr. Alfa-4 ve beta-2 talamusta (LGN), orta beyin, striatum ve limbik
blgede younken, alfa-7 hipokampus ve talamusun as (retikler)
ekirdeinde younlamtr. ACh ieren hcreler, hcresel iskelet
proteini olan MAP-2den (mikrotble elik eden protein-2) zengindir.
Beyinde iki farkl ACh yola vardr. Biri beyin sapnda
(pedunkulopontin ve laterodorsal tegmental ekirdekler) ve dieri
nbeyin tabannda yer alan Meynertin ekirdeidir. AChnin beyinde
bulunduu yolaklardan biri olan nbeyin taban sinir hcrelerinin
almas, uyankln devam iin gereklidir. Bu blgedeki ACh ieren
sinir hcreleri uyanma, seici dikkat ve REM uykusunda devreye girer.
Uykudaki hzl gz hareketleri dneminde ACh salan hcreler
alrken, monoaminerjik (serotonin-dopamin-nor-adrenalin)

19
Wessler I ve ark. The biological role of non-neuronal acetylcholine in plants and humans. J Pharmacol 2001;85:2-10.

| 26
sistemler basklanr. Talamusun ekirdeklerinden olan intralaminar
ekirdek bilinli farkndalkta etkindir ve beyin sap ACh uzantlarndan
youn uyar alr.
nsanlarda Meynertn ekirdei yaklak bir milyon hcreden
oluur ve bu nispeten az bir saydr. Bu ekirdek beyin kabuunda,
yayldnda yaklak 0.5 metre kare bir alan olabilecek bir tabaka ile
balantlar oluturur. Bu ekirdekten kan uzantlar, i ve d yollarla
beyin kabuuna ular. Her sinir uzantsnn son dallanmas 1-2 mm
2

alana yaylr. Meynert ekirdeinin kendisi de ACh, GABA, nor-
adrenalin uzantlar alr. ACh girdileri mezopontin blge ve dier bazal
nbeyinden gelir. Mezopontin as yapdaki (lokus seruleus, rafe
ekirdei, pedunkulopontin ve latero-dorsal ekirdekler kc as
yapy ya da ksaca ARAS olutururlar) ACh ve monoaminerjik
uzantlar bazal nbeyine gelir. Bu blge dier beyin blgelerinden farkl
olarak herhangi bir duyusal yoldan girdi almaz. Beyin kabuu bazal
nbeyine GABA yollar ile uyar gnderir. ARAS dolayl duyusal girdiyi
bazal nbeyine tar. ARASn ilevi genel uyankl salamaktr.
Beyindeki ACh miktar ile bilincin gstergesi olan gama
titreimi (40Hz) arasnda iliki vardr. zellikle AChin muskarin
alglayclarnn uyarm gama aktivitesinde artn nemli bir
nedenidir. zellikle nbeyin ACh salan sinir hcresi uzantlar gama
aktivitesinden sorumludur. Beyin kabuu sinir hcrelerinin muskarinik
uyarlmas, 250 msan kadar gecikmeli bir yanta neden olur. Bu
uyarnn ortaya k ile bilinli alglanmas arasnda Benjamin Libet
tarafndan bulunan 500 msanlk gecikmeyle uyumludur. Muskarinik
uyarm ile bir gecikme olur ve bu yaklak uyarann bilince ulamas
iin gereken zamana denktir. Dolays ile muskarinik ACh uyarmlar
gama aktivitesinde olduu gibi, bilince ulamak iin gereken 250-500
msanlik gecikmeyi de aklar.
20


Dopamin
Dopamin hem uyarc (D1) hem de basklayc (D2, D3 reseptrleri
zerinden) zellik gsteren bir sinir ileticisidir. Dopamin ieren
hcreler iki beyin blgesinde younlarlar: ventral tegmental alan
(VTA) ve substansia nigra (SN) pars kompakta. SN hcreleri striatuma
uzanrken, VTA hcreleri limbik beyin kabuu ve amigdala uzanr. VTA
hcreleri, uykunun tm aamalarnda devaml ateleme durumundadr.
Dopamin sistemi gdleyici davrana neden olur ve dikkatin yerine

20
Perry E et al., Neurochemistry of Consciousness. Chapter 2. Cholinergic Transmission. Woolf NJ. John Benjamins
Pubs. 2002;25

| 27
getirilmesini salar. En azndan drt farkl dopamin alglaycs vardr.
Beynin derinliklerinde D1 ve D2, limbik sistem ve akkumbens
ekirdekte D3 ve mezokortikal sistemde D4ler youndur.

Nor-adrenalin (NA)
NA ieren hcreler beyin sap blgesi ile snrldr. Beyin sapnda lokus
seruleusta yerleiktirler. Alglayclar alfa-1, 2 ve beta-1, 2, 3e ayrlr.
Beta-1ler beyin kabuunda, beta-2ler beyincikte youndur. NA, stresli
uyaranlarda salnmnn artmasyla kiide uyanklk, dikkat art ve
tetiktelik dourur. Beyin sapndaki lokus seruleustan kan NA sinir
hcresi uzantlar, hipotalamus-amigdala, talamus ve nbeyin-duyusal
beyin kabuu-grme beyin kabuuna uzanrlar. Bu sinir hcreleri
uyaran tipine gre aralkl (fazik) veya devaml (tonik) ateleme
yapabilir. Aralkl ateleme seici dikkat veya odaklanma ile ilgiliyken,
devaml ateleme davransal esneklik ve dikkati devam ettirme ile
ilgilidir. Lokus seruleus uyku dngs oluumunda da nemlidir. Uyku
ortaya k ile bu blge sinir hcreleri atelemelerini ya da uyarlarn
azaltrlar.
Dopamin sistemi devaml bir uyanklk (tonik) salarken, nor-
adrenalin sistemi yanta gre aralkl (fazik) uyanklk yapar. Artm
uyanklk durumunda (yeni bilgi ileme gibi) nor-adrenalin sistemi
youn alrken, dikkatsel sistemlere gerek duyarz. Dopamin salnm
yapan metilfenidat alm, kiilerin bildik ileri yaptklarnda
performanslarn azaltr.
21


Serotonin (5-HT)
Serotonin ieren sinir uzantlar, beyin sapndaki rafe ekirdeinden
kken alr. Bu blgeden kan uzantlar ar dallanrlar ve hemen
hemen tm merkezi sinir sistemine yaylrlar. Rafe ekirdeinde,
serotonin yannda dier sinir ileticileri de bulunur (dopamin, GABA,
nor-adrenalin). nsan beyninde en belirgin ekirdek arka (dorsal) rafe
ekirdeidir. Tm beyin kabuuna uzantlar verir. blgedeki ayr
paras da (median) ayn blgelere uzantlar verir ve sinir uzantlar st
ste biner. zellikle talamus, rafe uzantlarnn youn uzanm
gsterdii, uyanklk iin nemli bir yerdir.
Serotonin basklayc bir sinir ileticisidir. Davranlar da
basklar ve kontrol altna alr. REM uykusu esnasnda serotonin
hcreleri sessizdir ve ryada grlen varsanm grntleri, beyin

21
Yamamoto K, Hornykiewicz O. Proposal for a nor-adrenaline hypothesis of schizophrenia. Prog
Neuropsychopharmacol Biol Psychiatry 2004;28:913-22.

| 28
kabuunda serotonin basklamas ile kaybolur. Serotoninin etki ettii
15e yakn alglayc vardr. Aln blgesinde ve grme beyin kabuunda
5-HT
2
ve 5-HT
2A
lar grsel varsanmlardan sorumlu tutulur.
Amigdaldaki 5-HT
1A
lar ise korku ve kaygda devreye girerken, beyin
sapndaki 5-HT
3
ler bulant-kusmada devreye girer. Bulant giderici
ondansetron bu alglayclar bloke eder. 5-HT
1D
alglayclarn uyaran,
bir migren ar kesicisi olan sumatriptan, panik belirtilerinde art ve
otonom yantlardan olan nabzda ykselmeye neden olabilir.

Histamin
Uyanklk, renme ve bellekte kullanlan bir sinir ileticisidir. H1, H2 ve
H3 alglayclar vardr. H1i bloke eden ilalar uyku hali ve uyku
yaparlar. Bunlara en iyi rnek kanty gidermek zere kullanlan
ilalardr. Bunlarn bir ksm H1 etkisini engeller ve uyku hali
olutururlar. Histamin reseptrlerinin uyarlmas ise uyanklk yapar ve
bilincin seviyesinin ayarlanmasnda etki eder.

Adenozin
Gl bir uyku yapcdr. Beyinde adenozin etkisi kafein ve teofilin ile
azalr. Buna bal uyanklk ve tetiktelik artar. Kahve iilmesi bu yol
zerinden etki ederek uyanklk art ya da uykusuzluk yaratr.


| 29

Koma
Koltuktan Den Bilin!

Klasik bir sinir sistemi kitabnda bilin, kiinin kendi ve evresinin
farknda olmas olarak tanmlanr. Bu durum iki ayr ilevle srdrlr:
1. Farkndalk (bilincin ierii) ve 2. Uyanklk (bilincin seviyesi).
Bunlarn her ikisi ok farkl fizyolojik ve anatomik sistemle ilgilidir.
Koma, bilincin ieriinin bozulmasndan ziyade bozulmu uyanklkla
ilikilidir. Bilisel, duygulanmsal zihinsel ilevlerin bir toplamdr ve
salam beyin kabuu varlna bamldr. Bilincin ieriinin tm
yokluu bitkisel hayat ile ayn anlamdadr.
Uyanklk, salam bir beyin sap as uyarc sistemine (kan
as/retikler aktive edici sistem, ARAS) ve orta beyin yaplaryla olan
balantlarna baldr. Farkndalk gibi, uyanklk da hep ya da hi
prensibiyle tanmlanamaz ve derecelendirmesi yaplabilir.

Bilincin Oturduu Koltuk
Elde edilen verilere gre koma, yaygn iki yanl beyin yarkrelerinde
zedelenme, ARASn veya her ikisinin bir arada etkilenmesinden
kaynaklanr. Beyin sap as sistemi gri maddeden (sinir hcresi
gruplar) oluur ve st omurilie kadar devam ederken, yukarya doru
subtalamus, hipotalamus ve talamusun ekirdeklerine ular.
nsan ARAS birka belirgin ekirdekle birlikte, daha az
tanmlanm ekirdekler ierir. ARASn organizasyonu medulla ve
ponsta ok belirgindir. Beyin kabuu sadece ARAS ile uyarlmakla
kalmayp, ARAS uyarmak ve aktivitesini dzenlemek iin karlkl
balantlar gnderir. ARAS kesin bir anatomik yapdan ziyade, fizyolojik
bir tercih olarak deerlendirilebilir. ARAStan kan en az ykselici
yol bulunmutur Biri, talamik retikler ekirdee ular ve daha sonra
zel talamik ekirdekler araclyla beyin kabuuna gider. kincisi,

| 30
hipotalamustan geerek limbik sistem dhil nbeyin yaplarn etkiler.
ncs ise, her ikisi de yeni beyin kabuu yaygn balantlarn
salayan orta beyin rafe ekirdei serotonerjik sinir hcreleri ile lokus
seruleusun sinir hcrelerinden meydana gelir.
Bilin yerel olarak beyin kabuunun bir alannda deildir.
Nerede yerleik olursa olsun, beyinde artan hacimdeki hasarlarn
hastann genel uyankln ve zihinsel yeteneklerini, artan oranda
azalttna dair kuvvetli kantlar mevcuttur.
22
Birok insan
aratrmalar, koma veya bitkisel durum grlmesi iin her iki beyin
yarkrelerinin byk ksmnn zedelenmesi veya ilevini kaybetmesi
gerektiini gstermektedir. Fakat baz gzlemler sol yarkrenin
bilinle sadan daha fazla ilikili olduunu gstermitir. Bu durum daha
ok lisan ve kendinin farknda olma arasndaki ilikiye balanmtr.
Baskn yarkrenin konuma bozukluu meydana getiren ani, byk
hasarlar haricinde, yarkrelerin tek tarafl ie yaramaz hale gelmesi,
tek bana komaya neden olmaz.
Birok almac, nbeyinde derin, ite yerleimli hasarlara
bal olarak bilinte deiiklikler olduunu bildirmilerdir. Tek tarafl
hasarlarn bilin deiiklikleri ile ilikisi gsterilmemitir. Ancak, iki
tarafl talamus hasarlarnda sklkla bilin deiiklikleri oluur. nsanda
hipotalamusun iki yanl arka ksm hasarlar, bykl ile orantl
olarak, iddeti giderek artan bilin bulankl, uyku hali ve sonuta
komaya neden olur. Pons seviyesi altndaki hasarlarda koma izlenmez.
En aada yer alan yaatkan blge (bulbus) ve omurilik zedelenmesi
bilinli cevab bozmaz.

Bilinte Beyin Sapnn levi Nedir?
Beyin sapnn gri maddesi ekirdeklerden oluur. ekirdekler, sinir
hcrelerinin kmelenerek younlatklar blgelerdir. Uzanmlar ve
uzantlar genelde, beyin sap uzunlamasna paraleldir. Her ekirdein
kendine ait bir sinir ileticisi ve yerleimi vardr. Dier ekirdek ve sinir
hcreleri ile balant kurarlar. Beyin sapnn ekirdek blgesi (merkezi)
ARAS olarak adlandrlr ve a gibi retikler yaps vardr. Aslnda,
retikler terimi tek bir anatomik yapya gnderme yapmaz ise de yanl
bir tanmlamadr. Bu yap beyin sapnn merkezinde, orta hatta ve arka
ksmnda yer alr. st beyin sapndan aaya kadar, omuriliin st
ksmna kadar uzanm gsterir. 1917lerden beri beyin sap
zedelenmesinin bilinci bozduu bilinmektedir. 1940larda ise, kedilerde
beyin sapnn elektriksel uyarmnn uyanklk-dikkat art yapt

22
Plum F, Posner JB. Stupor ve Komada Tan. ev: ztekin N, ztekin FM. Abdi brahim la Sanayi A.. Nisan 1997;17.

| 31
deneysel olarak gsterilmiti. Beyin sapndaki ARAS, yukar doru, ana
trafo merkezi olan talamusa sk uzantlar verir.
ARAS, sadece beyin kabuuna ya da talamusa uzantlar
vermekle kalmaz, kendisi de evreden youn girdiler alr. En nemli
girdilerini, omuriliin arka ksmnda yer alan tabaka-IIden alr. Bu
blgeden ar tayan C-lifleri periakuaduktal gri blgeye ve
parabrakilis ekirdeine ularlar. st beyin sap zararl uyaranlarn
ulama yeridir. Ar tayan C lifleri zellikle bu blgede sonlanrlar.
Bunun yannda solitar ekirdek, vagal sinir denen sinirden girdiler alr.
Kaslar ve kirilerden omurilik arka ksm boyunca, derin duyusal
girdiler (proprioseptif) ARASa ularlar. ARAS, ilevsel ve anatomik
olarak drt grup ekirdekten oluur.

1. Klasik ekirdekler: Kuneiform, derin mezensefalik ekirdekler,
pedunkulopontin tegmental ekirdek, pontin oralis
ekirdeinden oluur. Bu ekirdekler beyin sap ortasna
yerleiktirler ve nispeten hcreden fakirdirler. Bu blge
ekirdekleri, talamik intralaminar ekirdee, bazal
ganglionlara glutaminerjik uzantlar gnderirler. Bu grup
ekirdekler, sinir ileticisi olarak asetilkolin ve glutamat
kullanr.
2. Monoaminerjik ekirdekler: Nor-adreanlin salan lokus
seruleus ve serotonin salan rafe ekirdei, dopamin salnm
yapan substansia nigra, ventral tegmental alan (putamen,
kaudat ve accumbens blgesi) bu grup ekirdekleri oluturur.
Bu sinir ileticileri, bu grup ekirdeklerden salnarak beyin
kabuu zerinde genel bir uyarc etki gsterir ve evresel
uyaranlara kar dikkat artn salar.
3. Kolinerjik ekirdekler: Laterodorsal tegmental ekirdek,
pedunkulo-pontin tegmental ekirdekleri st beyin sapnda yer
alr. Birok talamik ekirdee uzantlar verirler. Dikkat ve
renme iinde grev alrlar. Buna kar olarak, talamik
retikler ekirdek dier talamik ekirdeklere balantlar
gndererek onlarn aktivitelerini basklar. Bu ekilde, uyku
durumu-uyuma, uyku esnasnda EEGde grlen icikler
oluur. Beyin sap kolinerjik ekirdeklerinin devreye girmesi
ile uyku durumu ve icikleri kaybolarak, uyanklk ve uyanma
oluur.
4. Otonomik ekirdekler: st beyin sap parabrakilais ekirdei
(PBN), periakuaduktal gri cevher (PAG)ve traktus solitarius
ekirdei (NTS) bu grubu oluturur. PBN ve PAG, talamus

| 32
zerinden beyin kabuunun almasn ayarlar. Dier yandan
NTS, uyarlmas beyin kabuunda patolojik elemeyi epilepsi
durumlarnda engeller.

Sonuta, beyin kabuu uyarm tek bir beyin sap ekirdei ve ailesi
ile olumaz. Esas etkili ekirdekler, beyin kabuuna yakn olan st
beyin sapnda deil de, orta beyin ve pons blgesine yerleiktir. Hepsi
birden, duyusal girdileri modle ederek (ince ayar yaparak) beyin
kabuunu uyarp, uyankl salarlar. Beyin sapnn bilinte, ilevsel
olarak sk bir yer edinmesi ve zellikle de solunum, dolam, beden i
dengesinin ayarlanmasnn (hemeostaz) beyin sapnda olmas nedeni
ile bilincin de bir eit i dengeyi salayan bir sistem olabilecei ne
srlmtr. Yani, isel dengeyi salamak iin d dnyadan gelen
duyusal girdileri ayarlayan bir denge mekanizmas olabilir.


Fenomenoloji Uyanklk
var, farkndalk yok
Farkndalk
zerine eklenince
Kendinden ve evreden
Gelen uyaranlara uygun
yant oluturma
Anatomi Beyin sap ve talamus Beyin kabuu kincil arm alanlar
Klinik Tablo Vejetatif durum Minimal bilinlilik Normal bilinlilik hali
Grntleme

Resim. Beyin kabuunda bilincin koltuu nerededir? Bugnk bilgilere gre, farkndalmzn ana
koltuu beyin kabuudur. Beyin kabuunda ise bilinci ortaya karak olaslkla ikincil duyusal
alanlar ya da arm alanlardr. Beyinde her duyunun (iitme, grme, koklama, tat, dokunma...)
bir birincil bir de ikinci-arm alan vardr. Birincil alan, duyusal girdinin dorudan ulat
yerdir. kincil ya da arm alanlar ise (beyaz oklarla gsterilmi), genelde, birincil alann hemen
komuluunda yer alan, duyusal girdinin depoland-kodland ve gerektiinde geri arld
yerdir. Bu nedenle, birincil alana bir girdinin ulamas bir anlam ifade etmez. Girdiyi
anlamlandran ve onu bilin seviyesine karan, arm alanlardr. Dolays ile bilin salam bir
beyin sap (uyanklk iin), bunun zerine eklenmi, beyin kabuu arm alanlarnn (farkndalk
iin) bir arada almasnn bir rn olarak ortaya kar.

| 33

Resim. Farkl bilin durumlarnda beyin kabuunda deiik alanlarnn durumu. Vejetatif
durumunda zellikle medial ve lateral prefrontal, parietal multimodal arm
alanlarnda metabolizma/enerji kullanmnda azalma grlmektedir. Bu ilev azl,
dorudan beyin kabuunda zedelenme veya beyin kabuu-beyin kabuu ya da beyin
kabuu-talamus-beyin kabuu sinir hcresi alarnn bozulmasnn bir sonucu
olabilir(resimde oklarla gsterilmi). Kronik vejetatif durumda zellikle parieto-oksipital
ve mesio-frontal blgelerde metabolizma azalr. Prefrontal-premotor ve parieto-temporal
arm alanlar ve posterior singulat/prekuneus belirgin metabolizma azalmas
gsterir. arm alanlar, alan bellek-dikkat-olaylarla ilgili bellek-dil ve bilinli
alglama ile ilikilidir. Buna karn bazal n beyin-posterior hipotalamus ve beyin sap
metabolizmas korunur (resimde yok). Bu korunma ile uyku-uyanklk dngs, kalp ve
dolam sistemi ilevini normal olarak devam ettirir. Bunun yannda, uyanklk ve
farkndaln birbirinden ayrld-znd baz durumlar vardr. Bunlardan biri
absans (yokluk) nbetidir. Yokluk nbetleri esnasnda, kii uyank olduu halde, evresel
olaylara farkndal ortadan kalkar. Yani uyanklk-farkndalk ikilisi znr. Resimdeki
koyu beyin blgeleri, absans nbeti esnasnda azalm blgesel kan akmn
gstermektedir. Grlecei zere, daha ok nbeyin ve arka beyin blgelerinde, arm
alanlarnda kan akm azalmas ortaya kmaktadr. Dier uyanklk-farkndalk
znmesi olan durumlarnda da beynin belli blgelerinde metabolizma ve dolays ile
kan akm azalr. Kompleks parsiyel nbette aln blgesi ve prekuneus denilen, beynin
orta-arka ksmnda yer alan blgede kan akm azalr (youn noktal alanlar). Uykuda
yrmede ise, kii uyank olmad halde farkndal vardr. Yrr, kapy aar ve amal
karmak ileri yapabilir. zellikle arm alanlarnda kan akm azalmas dikkat
ekicidir. Prekuneus ve arka singulat blge bilinli uyanklk durumunda en aktif
blgedir. Ancak, bunlar, beyin kabuunda, bilinli uyankln merkezi ya da oturduu
koltuk mudur? Bunu kesin bilemiyoruz.



| 34


ekil. Beyin sap kc as yapnn (ARAS) yerleimi ve beynin iten kesiti. ARAS
zellikle, pons ve st beyin sap blgesine yerlemi, dank hcre gruplarndan oluur.
nen hareket yollar ile ve beyne ulaan duyu yollar geerken ARASa balantlar verirler.
Duyu yollarnn ARASa balantlar vermesi, ar duyduumuzda uyanmamza ya da
uyanklmzda artmaya neden olur. ARAS bunu talamus ve beyin kabuuna verdii
uzantlar ile yapar.


Bilin Bozukluklar Derecelemesi
Bilincin, koma ile tam ak bilin arasnda geni bir spektrumu vardr. Bilin
bozukluklar uyanklk ve farkndaln farkl derecelerde etkilenmesiyle
deiik klinik grnmler verebilmektedir. Bunlar akut olarak ortaya kan
bilin bulankl, delirium, obtundasyon, stupor ve koma olarak isimlendirilir.
Zamansal ilikili dier bir grup (subakut ve kronik) olarak izlenenler demans,
vejetatif durum, akinetik mutizm, apallik ve locked-in (ie kilitlenme)
sendromu olarak adlandrlr. Bu tanmlamalarn bazlar arasnda kesin ayrm
yapmak zor olabilmekte, hatta bazen tanmlar i ie geebilmektedir.

1. Bilin Bulankl
Uyandrlabilirlik veya farknda olmann azald durumlarda kullanlan bir
terimdir. Temel bozukluk dikkat sistemindedir. Hasta uyaranlardan kolaylkla
rahatsz olur veya srar. Duyusal, zellikle grsel alglar yanl yorumlanabilir.

| 35
Ynelim bozukluu olmasa bile hzl ve ak dnemez. Daha ilerlemi durum
konfzyonel durum olarak adlandrlr. Bu hastalar emirlere uymakta zorluk
ekerler. Zamana, bazen de kiiye ynelimleri bozulur. Uyku hali belirgindir ve
dikkat azlndan geriye doru saymada zorluk ekerler.

2. Obtundasyon
Mental kntleme veya durgunluktur. Uyanklkta hafif veya orta derecede
azalma ile birlikte, evreye ilginin azald hastalar iin kullanlr. Uyarlara
yant yavatr.

3.Stupor
Hastann ancak tekrarlanan iddetli uyaranlarla uyandrlabildii, derin uyku
veya davransal olarak benzer cevapszlk durumudur. Uyar azalr azalmaz
veya kesilince cevapsz duruma dnerler ve uyumaya balarlar. Anlalr
yantlar vermezler. Katatonik izofreni ve ar depresyonda stupor durumu
gzlenebilir.

4. Vejetatif (Bitkisel) Durum
Bilisel ilevlerin tam olmad ve uyankln geri dnd, farkndaln
olmad bir bilin durumunu tanmlar. Gzleri ak olmasna ramen, kendinin
ve evresinin farknda olduuna dair davransal belirtiler gstermez. stemli
hareketleri yoktur. Uyku uyanklk dngs korunabilir. Anlalr szel ktlar
yoktur. Alt haftadan fazla ayn klinik tablo devam ettiinde srarl (persistant)
veya kronik vejetatif durum olarak adlandrlr. Bu durumdaki hastalarda
daima nbeyin hasar bulunur. Beyin sap yaplar nispeten iyi ekilde korunur,
ancak zellikle beyin kabuu yaplar etkilenir. Bu durumu tanmlamak iin
koma vijil, apallik sendrom, serebral lm, yeni beyin kabuu lm ve total
demans gibi baz terimler de kullanlmtr. Nadiren uzun sren vejetatif durum
sonras, farkndaln geri geldiini gsteren baz istemli hareketlerin gelitii
vakalar bildirilmitir.
23

1996 ylnda vejetatif durum iin bir dizi tan kriteri nerilmitir.
24
1.
Kendi ve evresinin farknda olduuna dair belirtilerin olmamas. Grsel, iitsel,
dokunsal veya arl uyarana istemli herhangi bir yant olmamas, dil ifadesine
ait kantlarn olmamas, 2. Uyku ve uyanklk dngsne benzer ekilde gz
ama ve kapama durumu olabilir, 3. Hipotalamus ve beyin sap ilevleri
solunum ve dolam salayacak ekilde korunmaldr.



23
Andrews K. Recovery of patients after four months or more in the persistent vegetative state. BMJ 1993;306:1597-60.
24
Anon. The permanent vegetative state. Review by a working group convened by the Royal College of Physician and
endorsed by the conference of Medical Royal Colleges and their faculties of the UK. J R Coll Physicians Lond
1996;30:119-121.

| 36
Tablo. Bilin bozukluklar ve zellikleri. PSV: persistan vejetatif durum, ASZ: absans
nbetler, AKM: akinetik mutizm, HKM: hiperkinetik mutizm, CPS: kompleks parsiyel
nbetler, DEL: delirium.
Koma PVS ASZ AKM HKM CPS DEL
Uyanklk - + + + + + +
Dikkat - - - + +/- +/- +/-
Niyetlenme - - - - + +/- +/-
Bellek - - - - - - +/-
Farkndalk - - - ? ? +/- +/-

5.Akinetik Mutizm
Uyku-uyanklk dngsnn geri dnd, fakat zihinsel aktivite ve
kendiliinden hareketlerin olmad bir bilin deiikliidir. Sessiz ve
hareketsiz durumdadrlar. Hasta genellikle gzleri kapal yatsa da, bazen
uyank ve farknda grnm veren, fakat konumann hemen hi olmad
kendiliinden uyanma dnemleri olabilir. Arl uyaranlara basit yantlar
verebilirler. Hastaya bakldnda, fark edilebilir ierii olmayan uyank
grn vardr. Akinetik mutizm klinik grnmn vejetatif durumdan
ayrmak ok zordur. Ancak, vejetatif durumda sklkla, deimez ekilde
uzuvlarda sertleme bulunurken, akinetik mutizmde bu durum yoktur.

6.Apallik Durum
Yeni beyin kabuu ilevlerinin ortadan kalkt, fakat grece salam beyin sap
ilevleri olan hastalar iin kullanlr. Hastalar davran olarak vejetatifdirler.
Vejetatif durumdan ayr bir sendrom olduu tartmaldr.

7.Locked-in (ie kilitlenme)
Gerek bir bilin bozukluu deildir, bilin tam olarak normaldir. Seici olarak
motor yollarn etkilendii, drt uzuv ve alt kafa sinirlerin felcine neden olan
durumu tanmlar. Motor fel, hastann kendini kelime veya vcut hareketi ile
ifadesini engeller. ve d uyaranlarn tam olarak farkndadrlar. Yatay gz
hareketleri genelde kaybolur. Aa-yukar gz hareketleri ve gz krpma ile
iletiim kurabilirler. Akinetik mutizm izlenimi verebilirler. Ancak, gerek bir
bilin deiiklii durumu deildir. Genellikle ponsun n ksmndaki hasarlarda
izlenir. e kilitlenme durumunda gz hareketlidir, istemli kontrol altndadr ve
emirle hasta gzn krpabilir.


| 37

Anestezi
Bilincin Yapay Kayb

Anestezinin tarihi, nispeten yakn tarihte (1846) kloroform ve eter ile
balar. Kefi ile birlikte modern cerrahi balamtr. Geen 150 yllk
zamana karn bugn kullanlan birok anestezik maddenin sinir
sistemine etki ederek nasl bilinci ortadan kaldrd zlememi bir
gizemdir. Oysa anestezide kullanlan maddeler dier ilalar gibi sradan
molekl yapsna sahip bir grup ilatr.
Anestezik ilalarn etki mekanizmalarnn ortaya
konulamamasnn birka nedeni u ekilde sralanabilir:

1. Anestezinin kesin bir tanm yaplamadndan, salam canldaki etki
mekanizmalarn canl d deneylerle eletirmek mmkn
olmamaktadr.

2. Anestezikler arasnda belirgin bir yap-etki ilikisi yoktur. ok geni
ve yapsal olarak birbiri ile ilikisiz maddeler anestezik etki
edebilmektedir. rnein, asal bir gaz element olan ksenon iyi bir
anesteziktir (renksiz, kokusuz) ama dier anesteziklerle hibir yapsal
iliki gstermez. Yine asal gazlarn grubundaki dier yeler (helyum,
neon, argon, kripton ve radon) hibir anestezik etki oluturmaz.

3. Dier ilalar, sinir ileticileri ve hormonlarla karlatrldnda
anestezikler ok yksek miktarlarnda ve kan younluklarnda etki
eder. Bunun anlam, eer bir anestezik madde etkisini gstermek iin
zel bir blgeye balanyor ise, ok ksa sreli olarak balanp
ayrlddr ve bu etkiyi ortaya koymak ok zordur.

Anestezi Nedir?
Bir anestezik ila olan ketamin sinir hcreleri arasndaki iletiimi bozar
ve sizi galakside dolatrr. Bilinci ortadan kaldrr. Bilinlilik halinin
nasl olduunu tam tanmlayamasak da onu ortadan kaldrdmzda

| 38
kaybolan ve eksilenlerin ne olduu biliyoruz. Bu, bilincin neler
kazandrdn daha iyi anlamamza yardm eder. Dnya zerinde, bu
grup ilalarla kiilerin bilinci ile her gn oynanr. Oynayanlar da
anestezi uzmanlardr. Bu nedenle ve bilincin doas gerei olaan
bilin ksa mrldr. Bedenin herhangi bir parasna yerel ar
duyumunu kaybettiren, kiinin uyank kald anestezi ekli de vardr.
Ancak, bu konuda, bilinci geici olarak ortadan kaldran genel anestezi
ele alnacaktr.
Basit bir aklama olarak, genel anestezi merkezi sinir
sisteminin basklanarak, tm dsal uyaranlarn ve uyaranlara yantn
ortadan kaldrlmasdr. Ancak bu tanm iki nedenle yetersiz kabul
edilir. Birincisi, sadece duyusal girdi-ktnn engellenmesi anestezi
deildir. Amnezi (unutma) ve bilinsizlik durumu da nemli bir etkidir.
kincisi, tm anestezikler eit oranda duyusal basklanma
oluturmazlar. rnein, barbitrat grubu ilalar anestezik olmalarna
karn ciddi ar kaybedici zellikleri yoktur. Krar ise tm bedensel
hareketleri ortadan kaldrr, ancak ar duyumunu ya da bilinci ortadan
kaldrmaz. Sadece kas kaslmasn ve hareket oluumunu engeller.
Anestezide kullanlan ilalar solucanlardan insanlara kadar geni bir
yelpazede etki eder.
25
Ancak, bilin zerindeki etkilerinin daha alt
trlerde ortaya konmas gibi bir ey sz konusu deildir. Alt trlerde
elde edilen etki, uyarana yant yokluudur.

Tablo. Anestezinin etkileri
1. Geici ve geri dnl bilinsizlik
2. Amnezi, hibir ey hatrlamama
3. Ar duyusu kayb
4. Hareketsizlik-kas gevemesi
5. Arl uyaran otonom yantlarn azalmas

Anestezik maddeler solunarak ya da damardan verilerek etki
ederler. Genel anestezik maddeler verildikten sonra tm bedene etki
ederler. Solunarak etki edenlerin etki miktar iin MAC (minimum
alveolar younluk) deeri kullanlrken, damardan verilenler iin
kandaki miktarlar gz nne alnr. MAC deeri, insanlarn %50'sinin
cerrahi keside ar hissi duymamas ya da dorulma refleksi kayb
oluturan miktardr. Ancak, bu MAC deeri ile anestezinin etkisini
deerlendirmede baz sorunlar vardr. Damardan verilenler iin ise
MAC deeri kullanlmadndan, solunan ve damardan uygulanan

25
Sedensky MM, Meneely PM. Genetic analysis of halothane sensitivity in Caenorhabditis elegans. Science
1987;236:952

| 39
ilalarn etkilerini karlatrmak mmkn deildir. Damardan
verilenler iin ise kullanlan etkinlik lt, kiilerin %50'sinde arl
uyaran yantn engelleyen ilacn kan serbest younluudur. Anestezik
ilalar, hareketsizlie gerek duyulan dozun yarsnda uyku oluturur.
Amnezi ise uyku yapan dozun yars ile salanabilir.

Etki Blgeleri
Temel olarak anestezik maddeler sinir sisteminin almasn deiik
seviyelerde etkilerler. Olas hedef blgeler derideki duyusal
alglayclar, omurilik, beyin sap ve beyin kabuu ksmlardr. Anestezi
srasnda ary alglama olmadndan, evresel sinirlerdeki ar
alglayclarna etki edebildikleri dnlmse de, hayvan
almalarnda bu eit bir kanta rastlanmamtr.
1. Omurilik: Anesteziklerin omurilik zerine etkisi olsa da bu blgedeki
etkileri ile bilinsiz duruma gemeyi veya amnezi denilen olayla ilgili
her eyi unutmay aklamaz. Ancak, arl uyaranlara yant azalmas
nedeniyle bu blge etki yerlerinden birisi olabilir.
26

2. Beyin Sap As Yaps: kc as uyarc sistem (ARAS) uyanklk
davranmzda nemli sinir hcresi gruplar ierir. Anesteziklerin
beyin sapndan bilgi geiini ya da aktarmn azalttklar ynnde
kantlar vardr.
27
Ancak ARAS anesteziklerin etkisinin ortaya kt tek
blge deildir. nk beyin sapnn ar kaldrc etkisinin
grlebilmesi iin zorunlu bir blge deildir. Dier bir nedenle ARAS
blgesinin belirgin hasar durumunda farkndalk ortadan
kalkmayabilir.
28

3. Beyin Kabuu: Beyin kabuu bilginin depolanmas, birbiri ile
ilikilendirilmesi ve hatrlanmas iin en nemli blgedir.
Anesteziklerin bellek ve farkndal ortadan kaldrmalar nedeni ile
beyin kabuu zerinden etkisi olabilir. Anestezikler beyin kabuu
elektriksel aktivitesini belirgin olarak deitirirler. Ancak bu etkiler,
farkl anestezik maddelerde farkl olarak ortaya ktndan, anestezik
ilalarn birbirinden farkl ekillerde etki ettiini de gstermektedir.
Canl dnda yaplan deneylerde, solunan/uucu anesteziklerin baz
beyin alanlarnda uyarc iletimleri baskladklar
29
, bazlarnn uyarc
sinir ileticisi salnmn artrdklar
30
ve bazlarnn ise basklayc sinir

26
Zorychta E, Esplin DW, Capek R. Action of halothane on transmitter release in the spinal monosynaptic pathway. Fed
Proc Am Soc Exp Biol 1975;34:2999
27
Angel A. Central neuronal pathways and the process of anaesthesia. Br J Anaesth 1993;71:148
28
Feldman SM, Waller HJ: Dissociation of electrocortical activation and behavioral arousal. Nature 1962;196:1320
29
Richards CD, Russell WJ, Smaje JC. The action of ether and methoxyflurane on synaptic transmission in isolated
preparations of the mammalian cortex. J Physiol (Lond) 1975;248:121
30
MacIver MB, Roth SH. Inhalational anaesthetics exhibit pathway-specific and differential actions on hippocampal
synaptic responses in vitro. Br J Anaesth 1988;60:680

| 40
ileticilerinin etkilerini artrdklar
31
gsterilmitir. Dolays ile tek etki
ekli ve tek yer belirlemek mmkn olmamtr.
4. Talamus: Talamus evresel uyaranlarn beyin kabuuna gemeden
nce mutlak urad trafo gibi bir istasyondur. Beyin kabuundan
aa gelen uyarlar da talamusa ksmen uramadan gemezler. Solunan
anesteziklerin talamus zerine etki ederek, talamustan beyin kabuuna
geii engelleyerek bilinci ortadan kaldrd ne srlmektedir.
32


Olas Etki ekli
Eldeki bilgilerimize gre anestezik maddelerin sinir sistemi zerinde
deiik ekilde etkisi olabilir. 1.Sinir hcresi uyarlabilirliini azaltarak,
2.Sinir hcreleri arasndaki haberlemeyi engelleyerek (uyarc sinir
iletimini basklayarak veya engelleyici sinir ileticilerinin etkisini
glendirerek), 3.Baz "anahtarlar"n kapanmas ekline etkilerle.

1.Sinir Hcresi Uyarlabilirlii
Bir sinir hcresinin bir uyarlma potansiyeli (aksiyon potansiyeli, AP)
oluturmas deikenle belirlenir: istirahat zar potansiyeli, uyarlma
potansiyeli iin eik deeri ve voltaja baml sodyum kanallarnn
ilevi. Anestezik maddelerin sinir hcrelerini hiperpolarize ettii (yani
daha negatif istirahat durumuna getirdii, uyarlmasn zorlatrd)
gsterilmitir.
33
Bu etkileri de anestezik gleri ile dorudan ilikilidir.
Anesteziklerden isoflurann talamustaki sinir hcrelerini hiperpolarize
ettii gsterilmitir. Klinik dzeyde anesteziklerin uyarlma potansiyeli
oluturan iyon kanallar zerinde belirgin etkisi yoktur.
34
Uyarlma
potansiyelinin, sinir hcresi ana uzants aksonda yaylmn
engellemezler (eter, kloroform ve fluorinat) sadece yaltc miyelin klf
ile kapl olmayan liflerde uyarlma potansiyeli genliinde azalmaya
neden olurlar. Bu azalma ile hcreleraras (sinaptik) iletide sinir
ileticilerinin salnm miktar azalr.
35



31
Gage PW, Robertson B. Prolongation of inhibitory postsynaptic currents by pentobarbitone, halothane and ketamine
in CA1 pyramidal cells in rat hippocampus. Br J Pharmacol 1985;85:675
32
Ries CR, Puil E. Mechanism of anesthesia revealed by shunting actions of isoflurane on thalamocortical neurons. J
Neurophysiol 1999;81:1795
33
Madison DV, Nicoll RA. General anesthetics hyperpolarize neurons in the vertebrate central nervous system. Science
1982;217:1055
34
Haydon DA, Urban BW. The effects of some inhalation anesthetics on the sodium current of the squid giant axon. J
Physiol 1983;341:429
35
Berg-Johnsen J, Langmoen IA. The effect of isoflurane on unmyelinated and myelinated fibres in the rat brain. Acta
Physiol Scand 1988:127:87

| 41
ekil. Genel anestezinin aamalar. Anestezi drt evreden oluur ve ekilde aa inildike
anestezinin derinlii artar. Anestezinin her aamas, solunum durumu, gz hareketleri,
gz bebei bykl ve refleksi, kas tonusu, arya yantla deerlendirilir. Solunum
deerlendirmesi altndaki 1. intercostal, 2. diafragmatik kas kaslmasn gsterir. Ketamin
ile oluan anestezide istemsiz gz hareketleri, k refleksinin korunmas elik eder.
Anestezinin derinlii arttka solunum durmas (apne) ortaya kar.


2.Sinaptik leve Etki
Uzun zamandr inanlan genel gre gre, anestezik maddeler,
hcreler aras kavak blgesinde (sinaps) kimyasal iletiyi engelleyerek
etki ederler. Anesteziklerin sinir sisteminin deiik blgelerinde
sinaptik geii engelledikleri gsterilmitir.
36
Kimyasal olan bu iletiyi
engellemek iin gereken anestezik madde miktar, uyarlma
potansiyelinin engellenmesi iin gerekenin 1/10'u kadardr. Daha ok
engelleyici kimyasal sinapslarda iletimi artrdklar, bu yolla da uyarc
sinir ileticisi etkilerinin ortadan kaldrld, halothan ve
benzodiazepinlerle gsterilmitir. Bunun tersi sonular veren
almalar da vardr.

36
Kullman DM, Martin RL, Redman SJ. Reduction by general anaesthetics of group Ia excitatory postsynaptic potentials
and currents in the cat spinal cord. J Physiol (Lond) 1989;412:277

| 42
Anestezik maddeler sinir ileticilerinin salnmn deitirebilir.
Bu etki depolanma veya salnm basamaklarna etki ile olabilir.
Bugnk kantlar halothann uyarc sinir ileticilerinin kavaa
salnmn engellediini gstermektedir. Ancak bu salnmn
engellenmesinin nereden kaynakland belirsizdir. Kesecik salnmnda
ilev gren kalsiyum iyonlarnn ieri giriinin azalmas bir neden
olabilir. Buna ek olarak, yeni kefedilen ve kesecik boalmnda i gren
proteinler (sintaksin, sinaptobevin, SNAP-25) anesteziklerin hedef
noktalar olarak grlmektedir.
37

Anestezikler sinaps sonras yant da deitirirler.
Anesteziklerin etkisi, sinir ileticisinin tipine gre deiir. Eter,
fenobarbital, metoksifluran sinaps sonras blgede glutamatn etkisini
engellerken, ayn etki halotan ile grlmemitir. Barbitratlar, propofol,
florrl uucu anestezikler (enfluran gibi) GABA etkisini, sinaps sonras
blgede artrrlar.
38


3. yon Kanallarna Etki
yon kanallar, belli iyonlarn geiine izin veren, sinir hcreleri zar
zerinde bulunan kaplardr. 1980'li yllarda patch klamp tekniinin
kefi ile iyon kanallar daha ayrntl allabilir hale geldi. Hcre
zarndaki farkl kanallar hcre zar potansiyelini deitirirler. Voltaja
baml sodyum, potasyum ve kalsiyum kanallar belirgin benzerlikler
tarlar. Voltaja bal sodyum ve potasyum kanallar uyar
potansiyelinin oluumunda etkilidir. Bu kanallar uucu anesteziklerden
etkilenmezler.
39
Ancak ok yksek dozlarda (normalden 8 kat fazla)
halothan, sodyum ve potasyum kanallarnn ancak %50'sini bloke eder.
Bu nedenle, klinik anestezi etkisinin bu kanallar zerinden olamayaca
dnlebilir.
Kalsiyum kanallar, sodyum ve potasyuma gre ilevsel olarak
daha farkl grevler grrler. En azndan alt tip kalsiyum kanal vardr:
L, N, P, Q, R ve T. L tipi kanallar sinir sisteminde daha youndurlar ve
sinaptik iletimde de esas bu tipler grev alr. Sinir sisteminde, voltaja
bal kalsiyum kanallar sinaps ncesi blgeye yerleiktirler ve uyar
potansiyeline yant verirler. Uyar potansiyeli bu blgeye ulanca
kanallar alr ve kalsiyum ieri girer, sinir ileticileri kesecikler iinden

37
van Swinderen B, Saifee O, Shebester L et al., A neomorphic syntaxin mutation blocks volatile-anesthetic action in
Caenorhabditis elegans. Proc Natl Acad Sci USA 1999;96:2479
38
Tanelian DL, Kosek P, Mody I, MacIver MB. The role of the GABAA receptor/chloride channel complex in anesthesia.
Anesthesiology 1993;78:757
39
Haydon DA, Urban BW. The actions of some general anaesthetics on the potassium current of the squid giant axon. J
Physiol 1986;373:311

| 43
sinaptik aralk iine salnrlar. Anesteziklerin, N ve P tipi kanallar
zerine etki ettii konusunda baz bulgular vardr.
40

Ligandlar, iyon kanallarnn zel bir blgesine etki eden atom,
iyon, molekl ya da hormonlardr. Ligandlar, kanal zerine etki eden
uyarcnn etkisini kolaylatrr ya da artrr. Liganda bal iyon
kanallar anesteziklerin hedefi olabilir. Liganda bal alglaycs olan
asetilkolin, glisin ve 5-HT3tr. Kas tipi asetilkolin nikotinin alglaycs
zerinde yaplan almalarla, uucu anesteziklerle (halothan,
isofluran) bloke edildii gsterilmitir. Ancak beyindeki durum
hakknda bilgimiz yoktur. Muhtemelen, asetilkolin zerindeki etkilerle
bilin ve ar hissi kaybna neden olur.
41
Bu kanallar hzl uyarc
sinaptik iletiyi engellerler veya basklayc iletimi artrrlar.
42
Glutamat
sinir sisteminde en fazla bulunan uyarc sinir ileticisidir. tipte
alglayc kanal vardr: AMPA, kainat ve NMDA. AMPA ve kainat
katyonlarn geii iin ok seici deildir ve hzl sinaptik iletide i
grrler. NMDA alglayc kanallar ise kalsiyuma hassastrlar ve uzun
sreli olarak sinaptik yantlar dzenler. AMPA ve kainat alglayclar,
klinik dozlarda halothan, enflurandan etkilenmez.
43
Ancak bu kanallar
pentobarbitale ok hassastrlar.
NMDA kanallar ketamin dndaki dier anesteziklerden
etkilenmez. Ketamin, seici olarak NMDA kanalnn almasn engeller.
Dier anesteziklere gre elimizdeki en gl kant, ketaminin NMDA
kanal zerindeki etkisidir. Ayn zamanda azot protoksit ve ksenon da
gl ve seici olarak ayn kanal zerinden etki eder.
44


GABA iyon kanallar
GABA'nn etki ettii iyon kanallar ve alglayclar (reseptrler), sinaps
sonras hcre zerinde bulunur (GABA-A tipi). GABA etkisi ile
kanallardan hcre iine klor geii olur. Hcre ii daha negatif yklenir
ve hcrenin uyarlmas zorlar. Bu duruma hiperpolarizasyon denir.
Anestezik barbitratlar, benzodiazepinler, propofol, etomidat ve uucu
anestezikler GABA-A alglayclar zerinden etki eder.
45
Bu ilalar
farkl tipte etkiye neden olur: glendirme, dorudan iyon kaps

40
Hall AC, Lieb WR, Franks NP. Insensitivity of P-type calcium channels to inhalational and intravenous general
anesthetics. Anesthesiology 1994;81:117
41
Evers AS, Steinbach JH. Supersensitive sites in the central nervous system: anesthetics block brain nicotinic
receptors. Anesthesiology 1997;86:760
42
Krasowski MD, Harrison NL: General anaesthetic actions on ligand-gated ion channels. Cell Molec Life Sci
1999;55:1278
43
Wakamori M, Ikemoto Y, Akaike N. Effects of two volatile anesthetics and a volatile convulsant on the excitatory and
inhibitory amino acid responses in dissociated CNS neurons of the rat. J Neurophysiol 1991;66:2014
44
Franks NP et al., How does xenon produce anaesthesia? Nature 1998;396:324
45
Hales TH, Lambert JJ. Modulation of the GABAA receptor by propofol. Br J Pharmacol 1988;93:84

| 44
almas ve basklama. Glendirme, GABA younluu dk olmasna
karn, var olan miktarnn daha fazla etkili olmasdr. Anestezikler
bunu klinik kullanlan dozlarda yaparlar. Dorudan iyon kanaln ama
GABA ile ilikisiz olarak iyon kanalnn anestezik madde ile almasdr.
Bu etki normal klinik anestezik dozlarndan daha yksek dozlarda
ortaya kar. Basklanma GABA-A kanallarndan klor iyonu akmnn
engellemesidir. Barbitratlar, propofol ve uucu anestezikler kanaln
iindeki iyon akmn deitirmekten ziyade, kanaln ak kalma
sresini ve skln artrrlar. Bunun sonucu olarak, basklayc sinaps
sonras etkiler (IPSP) art gsterir. Ancak btn anestezikler ayn
alglayclar zerine etki etse de alt birimleri farkldr. rnein, uucu
anestezikler iin glisin ve GABA-A alglayclarnn zerindeki TM2 ve
TM3 blgelerine baland gsterilmitir.
46


Glisin
Glisin amino asidi zellikle beyin sap ve omurilikte youn bulunan bir
sinir ileticisidir. Uyarld zaman klor geiini tetikler. Uucu
anestezikler propofol, alphaksalone ve fenobarbital glisin etkisini
artrmasna karn, etomidat ve ketaminin herhangi bir etkisi olmaz.
Tiopental ise 5-HT3 kanallarndan iyon akmn engeller. Buna bal
olarak da anesteziklerin istenmeyen etkileri olan bulant ve kusma
ortaya kar.
47


Kalsiyum
Kalsiyum hcre iindeki en nemli ikincil habercidir. Uucu
anestezikler istirahat halinde hcre ii kalsiyumu artrrlar. Bu art
hcre iindeki kalsiyum depolarnn boaltlmas ile oluur ve
anestezinin etkisine katkda bulunur.

G-proteinleri
Hcre dndaki birok protein GTP balayan proteinlerle (G-protein)
etkileir. Ancak anesteziklerin bu proteinler zerinden etki ettii
ynnde kantlar yoktur.

nositol Fosfatlar

46
Mihic SJ, Ye Q, Wick MJ et al. Sites of alcohol and volatile anaesthetic action on GABA(A) and glycine receptors. Nature
1997;389:385
47
Jenkins A, Franks NP, Lieb WR. Actions of general anaesthetics on 5-HT3 receptors in N1E-115 neuroblastoma cells.
Br J Pharmacol 1996;117:1507


| 45
G-proteinleri zerinden alan alglayclar fosfolipaz C'yi uyarrlar. Bu
enzim iki nemli haberci oluturur: inositol trifosfat (IP3) ve diail-
gliserol (DAG). IP3 kalsiyumun, hcre ii kaynaklardan salnmna
neden olur. DAG ise protein kinaz C enzimine balanr ve almasna
neden olur. Halothann IP3 ve DAG zerinde bir etkisi yoktur.

Siklik Nkleotidler
Siklik nkleotidler olan siklik AMP ve siklik GMP, iyon kanal ilevini
deitiren ikincil habercilerdir. Eldeki verilere gre anesteziklerin bu
basamaklar zerinden etkisi yoktur.

Nitrik Oksit (NO)
Genel anestezik olan nitrz oksit (N
2
O) ile kartrlmamaldr. NO, sinir
sisteminde nemli bir ikincil habercidir. Gaz yapsnda olan birka sinir
ileticisinden biridir. Bedende farkl nitrik oksit sentetaz aracl ile
arjinin ve oksijenden sentezlenir. Damar iyapsn oluturan
hcrelerde etki ederek kan damarlarn geniletir. Kan akmn artrr.
Sinir ileticisi olarak ise hcreler aras balant olmadan bile uzun
mesafelere yaylp etki edebilir. Anestezik yantlar ayarlayabilir, ancak
anestezik etki iin esas deildir.

Yalar zerinden Etki: Meyer-Overton Kural
Yaklak 100 yl kadar nce Meyer ve Overton, birbirinden bamsz
olarak, anestezik maddelerin etkisinin onlarn zeytinyanda znme
oran ile dorusal ilikili olduunu kefettiler. Buradan iki sonu kt,
anestezikler ayn mekanizma ile etki ederler ve etki yerleri sinir
hcrelerindeki hidrofobik (suyu sevmeyen) blgeler olabilir. Ancak, bu
kuraln tm anestezikler iin geerli olmad anlald. Meyer-Overton
kuralna gre, anestezikler yada znrler ve yadan oluan hcre
zar bir etki yeri olabilir. Zara tutunan anestezikler, hem zarda hem de
zerinde bulunan proteinlerde yapsal ve ilevsel deiikliklere neden
olurlar. Belli bir younluk zerinde ise anestezi etkisi meydana gelir.
48

Ancak, kurala uymayan anestezikler iin ayn hedef blgesi geerli
olamaz. Bunu da aklamak iin "anesteziklerin zar durumunu bozucu
etkileri (pertubasyon) olduu ne srlmtr. Zarda znen
anestezik zar hacmini deitirerek, kanallarn skmas ile zardan iyon
akmn engeller. Bylece uyar iletimi engellenir. Birok almada
anesteziklerin zar hacmini deitirdii gsterilmitir.
49
Bunun klinik

48
Smith RA, Porter EG, Miller KW. The solubility of anesthetic gases in lipid bilayers. Biochim Biophys Acta
1981;645:327
49
Franks NP. Is membrane expansion relevant to anaesthesia? Nature 1981;292:248

| 46
nemi belirsizdir. Zar zerindeki fosfolipidlerin dzenlenmesinde
bozulma sonucu, zar akkanlnn artmasyla iyon kanallarnn
ilevinin deimesi de baka bir teoridir.
50

Anestezik etkinin yalar zerinden olabilecei konusunda
dier bir yaklam da, ya faz geii teorisidir. Buna gre anestezikler
sinir hcresinde solid (jel) faz ile likid (sv) faz arasnda gei ile etki
ederler. Bunun tersi gr de vardr ve bu geiin engellenmesi ile etki
olabilecei ne srlr.
51
Bu teorileri destekleyen fazla kant yoktur.

Proteinler zerinden Etki
Meyer-Overton kural, anesteziklerin ounun hidrofobik blgelerde
(suyu sevmeyen ya da ya seven) nasl etki edebileceini gzel aklar.
Anesteziklerin etkileebilecei, proteinler zerinde hidrofobik yer
vardr. 1. Hidrofobik amino asitler, suda znen bir ekirdek yap
ierirler ve hidrofobik paket ksmlarna balanabilirler, 2. Hidrofobik
aminoasitler hidrofobik ligandlara balanabilirler, 3. Hidrofobik amino
asitlerin yan zincirleri zar yzeyine dnktr. Anestezikler zar
yzeyine yapan proteinlerin hidrofobik blgeleri ile etkileebilir.
Btn bunlar iinde kesin olan, anesteziklerin proteinler zerinde
hidrofobik blgelere balanmasdr. Bu balanma iyon kanallar zerine
dolayl bir etki oluturabilir. Sinir uyarlmas deiir ve bilin kayb
geliir.
Sonu olarak, dnyada her gn yapay olarak binlerce hastann
bilinci kaldrlarak ameliyatlar yaplmaktadr. Elimizin altnda bu tr
bir bilin deiiklii yapabilen ilalarn bilinci nasl geici olarak
ortadan kaldrdn bilmiyoruz. Bir gn mutlaka tm etki
mekanizmasn anlayacaz. Bu belki, bilincin ortaya k
mekanizmalarn ve kimyasn tam olarak anladmzda olacak.

50
Pang K-YY, Braswell LM, Chang L et al., The perturbation of lipid bilayers by general anesthetics: A quantitative test of
the disordered lipid hypothesis. Mol Pharmacol 1980;18:84
51
Trudell JR. A unitary theory of anesthesia based on lateral phase separations in nerve membranes. Anesthesiology
1977;46:5


| 47


Meditasyon
Yksek Bilince Ulama
abas


Son 30 yldr, meditasyon esnasnda oluan fizyolojik deiiklikler
zerinde birok aratrma yaplmtr. Meditasyon durumundaki bilin
ve elik eden beyin durumunun aratrlmas, bilincin deiik ekillerini
anlamamza bir pencere aacaktr. Transandantal meditasyon (TM) ve
dier mistik deneyimlerin amac, gnlk yaammzda devaml bilinli
olarak yaadmz yanlsamasndan kmamz ve gerekten devaml
bilinli duruma gelmemizi salamaktr. Deiik din ve felsefelerde
yksek bilin durumu oluturmak iin samadi, avastha, zen, yoga, vecd,
sema, zikir gibi deiik uygulamalar vardr.
52

ok saydaki alma genellikle TM ile yaplmtr. Bu teknik
Maharishi Yogi (1969) tarafndan gelitirilmitir. ok sayda alma
olmasna karn, basit gz kapayarak dinlenme ile TM uygulamas
arasnda nasl farklar olduu konusunda tartmalar halen devam
etmektedir.

Meditasyon
TM seans, isteyerek balama ve niyetlenme ierir. TM esnasnda
duyusal girdiler ve devinimsel ktlar en dk dzeye indirilir. Gz
kapal olarak oturulur. Bu nedenle, temel girdi sadece isel ve
dnseldir. TM sabah ve akam 15-20 dakika gzler kapal olarak
yaplr.

52
Ramamurthi B. The fourth state of consciousness: the Thuriya Avastha. Psychiatry Clin Neurosci 1995; 49(2):107-10.

| 48
Meditasyon ynlendirilmi dnce biimidir ve mantkl
dnceyi iermez. TM uygulamas basit bir mantra ile balar. Mantra
genellikle bir kelime, bir anlam ieren veya iermeyen bir dizi heceden
oluur. Kelime deiik sklklarda ardk olarak tekrarlanr. Kiinin
kendisini mantras ile zdeletirmesi gerekir. rnein; olaan bir
kelime olan mutluluk kelimesi nasl iimizde mutluluk duyumu
oluturuyor ise, mantra da oluturmaldr. Sevgi ve efkatle tekrarlanr.
Tpk sevilen kiiye seslenir gibi. Birka mantra rnei olarak OM-
MARA-RAMA, OM-MANI-PADME-HUM, AYN-HUM verilebilir. Bu
ekildeki younlama ile dsal uyaran en aza indirilir. Beden
hareketlerini de alg dna brakmak iin hareketsiz lotus
pozisyonunda oturulur ve uyumamak iin srt dmdz tutulur.
TM dinamik bir sretir. Deiik evreleri vardr. 1. Dikkat, aktif
dnce ve alglamann yzeysel seviyesinden ok sessiz ve soyut
seviyesine kaydrlr. Dikkat, rastgele dnceden uzaklatrlr, 2.
Transandantal (akn) bilin olarak adlandrlan evrede, kii dnce ve
alglarn ierii olmakszn, tam olarak kendine farkndalk zerine
younlar, 3. Dikkat, stres serbestlemesi denilen aamada ok aktif
seviyelere ulatrlr.

TMnin Fizyolojik Temeli
Normal yaamda kalbimiz aralkl atm gsterir ve bu aralklar salkl
kiilerde sabit deildir. Solunum ve baka nedenlerle deiimler olur.
Solunumdan kaynaklanan kalp hz deikenlii solunumsal sins
dzensizlii olarak adlandrlr. Bu dzensizlik, solunum-kalp halkas
zerine aralkl deien sinirsel aktivitenin bir gstergesidir. Byk
dzensizlik seviyeleri, erken doan riskli bebeklerde, daha yksek
yaamda kalma oranlar ile dorusal ilikilidir. Ayn durum, beyin
cerrahisi giriimlerini takiben dzelmelerde de grlmtr. Yani saat
gibi alan bir kalp ritmi ktdr, mr ksaltr.
TM esnasnda, zellikle aln blgesinde alfa dalgalarnda bir
edurum (8-10 Hz) bildirilmitir.
53
Alfa ezamanll, yani yksek alfa
dalgalar ve edurumu, beyin kabuu alanlarn dinlenme veya kabuk
tembelliini gsterirken, bunun ortadan kalkmas beyin kabuu
alanlarnn altn veya i grdn gsterir.
54
Baz almalarda,
TM uygulanmas esnasnda basit gz kapayarak dinlenmeye gre,

53
Travis F, Wallace RK. Autonomic and EEG patterns during eyes-closed rest and transcendental
meditation practice: the basis for a neural model of TM practice. Consciousness and Cognition 1999;8(3): 302-318.
54
Pfurtscheller G, Stancak A, Neuper, C. Event-related synchronization (ERS) in the alpha
band- an electrophysiological correlate of cortical idling: a review. International Journal of Psychophysiology 1996; 24
(1-2): 39-46

| 49
solunum sklndan azalma, deri direncinde dme ve solunumsal kalp
hz deikenliinde artma bulunmutur.
55
EEGde ise zellikle
meditasyonun 10.dakikasnda belirgin edurum olumutur. Bu
almadan anlalan: 1. TM durumu gz kapal dinlenme durumundan
farkldr, 2. Bu farkllk kendini hem merkezi hem de otonom sinir
sistemi zerinde gsterir, 3. Edurumun varl, TM durumunu dier
dinlenme durumlarndan ayran en nemli gstergedir.


ekil. Solda meditasyon ardndan oluan, EEGde arka-orta ve n
beyin arasnda belirgin edurum (koherans) grlmektedir. Sada,
normal gz ak EEG grntsnde belirgin koherans yok.

Edurum beyin kabuunun btnlk iinde altnn bir
gstergesidir. Edurumun iyi olmamas ak madde hasarlar ve azalm
beyin kan akm durumlarnda ortaya kabilmektedir.
56
Bunun yannda
izofreni, depresyon ve normal yalanma edurumu bozar. yi derecede
bir edurum, beynin ilevsel birlikteliinin
57
, bilgi deiiminin
58
ve
beyin blgeleri arasndaki ilevsel uyumun
59
gstergesidir. Beta

55
Travis F, Wallace RK. Autonomic patterns during respiratory suspensions: possible markers of
transcendental consciousness. Psychophysiology 1997;34 (1): 39-46.
56
Leuchter AF ve ark. Brain structure and function and the outcomes of treatment for depression. Journal in Clinical
Psychiatry 1997;58:22-31.
57
Thatcher RW, Krause PJ, Hrybyk M. Cortico-cortical associations and EEG coherence: a 2-compartmental model.
Electroencephalography and Clinical Neurophysiology 1986;64(2):123-143.
58
Petsche M, Kaplan S, von Stein A, Filz O. The possible meaning of the upper and lower alpha
frequency ranges for cognitive and creative tasks. International Journal of Psychophysiology 1997;26: 77-97.
59
Gevins AS et al., Event related covariances during a bimanual visuomotor task. I. methods and analysis of stimulus
and response-locked data. Electroencephalography and Clinical Neurophysiology 1989;74:58-75.

| 50
dalgalarnn edurumu yerine getirme testlerinde baskn olarak
ortaya kar. Genellikle alfa-1 edurumu uyanklk art ile ilikiliyken,
alfa-2 edurumu (10-12 Hz) i grme durumuna hassastr. TM
esnasnda grlen, yksek uyanklk ile ilikili alfa-1 rahat uyanklk
olarak adlandrlr. Bu durum tam olarak isel uyanklk ile birliktedir.
Eldeki verilere gre, TM esnasnda ilev gren ve birbirini
tamamlayan iki sinirsel a sz konusudur. Biri, TM uygulamas
esnasnda, ksa srede kiide fizyolojik ve beyin kabuu olarak sakin
dikkat ve uyanklk durumu oluturur (Fazik kontrol). Dieri ise, isel
bir terazi benzeridir ve TM esnasnda sakin uyanklk durumunu
devam ettirir (Tonik kontrol). Fazik kontroln temelindeki sinir
hcresi a; 1. merkezi ve otonom sinir sistemi ilevinde deiiklie
neden olarak, hemem hemen her beyin yaps ile ilikili yap olmal, 2.
bunlarn basklayc (inhibitr) zellii olmal ve 3. bilinli kontrol
altnda olmaldrlar. nbeyin kabuu bu zellii karlar.
60
Bu blge,
tm dier beyin kabuu alanlarndan girdi alr ve ayn yaplara
balantlar gnderir. Dier bir zellik de, nbeyin blgesi basklayc
zelliktedir ve planlama-yerine getirme ilevi grr.
61


60
Cardoso R. Prefrontal Cortex in Meditation. When the Concrete Leads to the Abstract. A schematical hypothesis,
concerning the participation of the logic for "logic relaxation". NeuroQuantology 2007; baslacak.
61
Travis F, Arenander A ve DuBoisc D. Psychological and physiological characteristics of a proposed object-
referral/self-referral continuum of self-awareness. Consciousness and Cognition 2004;13: 401420

| 51

ekil. Meditasyon ve zikir esnasnda devreye giren anatomik beyin yaplarnn gsterimi.
Bu yaplar karlkl olarak iliki iindedir. TM devamlln salama yani tonik kontrol
derin beyin yaplar ile ilikilidir. Beyin kabuu yaplarndan daha belirgin olarak bilin
durumunu etkiler. Beyin kabuu yaplar ise bilincin ierii ile ilikilidir.
62
TM
durumunu balatan nbeyin blgesi, ayn zamanda devamln da salar. Ancak,
devamllk iin derin beyin yaplar olan bazal ganglion-talamo-kortikal geri besleme de
devreye giriyor olabilir.
63
Bu balantlar, nbeyin, akak ve duyusal beyin kabuundan

62
Baars B. Tutorial commentary: surprisingly small subcortical structures are needed for the state of waking
consciousness, while cortical projection areas seem to provide perceptual contents of consciousness. Consc. Cognit.
1995;4:159-162.
63
Alexander GE., DeLong, M.R., Strick, P.L., 1986. Parallel organization of functionally segregated circuits linking basal
ganglia and cortex. Annu. Rev. Neurosci.1986; 9:357-381.

Frontal lob/aln blgesi
Parietal
Duyusal
Kabuk

Temporal
akak lobu

arm
alanlar
Beyin
Kabuu
Bazal
Ganglion
Derin beyin
yaplar


Talamus ve
beyin
sapnda
Talamusun
retikler ekirdei
zel
ekirdekler
LGN, MGN,
VPM, VPL
ntralaminar
ve
sentromedian
ekirdek
MD, Ant,
LD, LP,
VA, VL,
Pulvinar
zel Olmayan ekirdekler
Orta beyin as uyarc sistemi (ARAS)
Eikli yolaklar
GABA, basklayc

| 52
gelen uzantlarla ilikilidir. Ayn zamanda st beyin sap (mezensefalik) as yapya kadar
ular ve tekrar beyin kabuuna balantlar geri dner. Bylece halka tamamlanm olur.
Derin beyin halkas (bazal ganglion-talamo-kortikal halka); devinimsel, zihinsel ve duygu
durumsal davranlar bir arada yourarak da yanstr.
64
Bu esnada gemi deneyimler,
o anki durum gelecekteki davranlarla karlatrlarak birletirilir. Devaml bir uyanklk
durumunda, kaudat ekirdek ve talamusun medial dorsal ekirdei alr. Ek olarak
izofreni ve depresyonda da, dikkat azalmas ile ilikili olarak, bazal ganglionlarda
alma azalr.
65
Ksaltmalar: LGN; lateral geniculat ekirdek, MGN; medial geniculat
ekirdek, VPM; ventro-posterior medial, VPL; ventro-postero lateral, LD; latero-dorsal,
LP; latero-posterior, VA; ventro-anterior, VL; ventro-lateral, GABA; gamma-amino-
buturik asit, ARAS; asenden retikler aktive edici sistem.


TM durumunu mantra ile planlama aamasnda, aln blgesi
beyin kabuu almaya balar ve talamus-beyin kabuunun
oluturduu ada zellemi ya da zellememi yaplar basklanr.
Bunun ardndan, birbirini izleyen fizyolojik deiiklikler ortaya kar.
Balangtaki bilin durumunun ardndan, muhtemelen nbeyin
kabuu aracl ile dinlenme uyankl daha uzun sre devam
ettirilir. nbeyin kabuunu daha dk uyarlabilir durumda tutmak
iin sinirsel geri besleme mekanizmalarna gerek vardr. Younlam
bilin durumu alfa edurumunda kma, artm deri direnci ve azalm
solunumsal dzensizlie neden olur. Bunun aksine, TM; artm alfa
edurumu ile birlikte daha dk deri direnci ve artm solunumsal
dzensizlik oluturur.
Bir TM esnasnda farkl dnem yaanr. 1. lerleyici ekilde
zihinsel ve fiziksel aktivitede azalma (ie vuru), 2. Tam olarak zihinsel
sessizlik. Bu esnada bilinlilik henz vardr ancak dnceler yoktur.
Akn bilin olarak adlandrlr ve son olarak da 3. lerleyici olarak
zihinsel ve fiziksel aktivitede art olur (da vuru).
66

TMdeki nemli zelliklerden bir tanesi solunumun
tutulmasdr. Bu esnada, EEGde teta dalgas (4-8 Hz) gcnde azalma
ve tm EEGde geni alanl 0-50 Hz edurumu belirgin hale gelir. Bu
deiiklikler, yeni ve belirgin bir uyarana uyum salama esnasnda
olana benzerdir. Bu esnada; deri direnci azalmas ve kalp hznda
azalma da oluur. Akn bilin durumunda solunumun durmas ya da
askya alnmas ortaya kar. Bu yaklak 8.5 saniye srer. Solunum
askya alnmas, solunumun farkl beyin sap ekirdekleri kontrolne
getiini gsterir (Bu parabrakilis medialis adl ekirdek olabilir ve

64
Elsinger PJ, Grattan LM. Frontal lobe and frontalstriatal substrates for different forms of human cognitive
flexibility. Neuropsychologia 1993;31:170-228.
65
Posner MI ve Raichle ME. The neuroimaging of human brain function. PNAS USA 1998;95(3):763764.
66
Wallace RK. Physiological effects of transcendental meditation. Science 1970;167:1751-1754.


| 53
karbondioksit deiikliklerinden ziyade kandaki oksijen
deiikliklerine yant verir. Durum ile ilgili olarak da bu ekirdein
yakn komuluunda uyku ve uyanklk durumunu dzenleyen rafe ve
lokus seruleus ekirdekleri bulunur).
Kiide yeni veya belirgin bir uyaran olutuunda, solunumdaki
gecikmeyi takiben daha yava ve daha derin soluk alma ortaya kar. Bu
esnada kalp atm hznda azalma da oluur, EEG edurumu bozulur,
beyin kan damarlarnda genileme, evresel kan damarlarnda daralma
ve duyu organlarnda artan hassasiyet ortaya kar. Benzer durum, TM
esnasnda dikkatin evresel uyarana evrilmesi esnasnda ortaya kar.

ekil. Dzenli bir yl meditasyonla (TM), EEGde 6-45 Hz edurumun, sradan gz
kapayarak dinlenmeye gre zaman ierisinde daha belirgin hale gelmesi grlmektedir.

Saf Bilin
Saf bilin, sistematik meditasyon uygulamas esnasnda insan
deneyiminin doal ynnn dorudan deneyimidir. Bu dorudan
deneyimin zelliklerinin ortaya konulmas bilinci anlamamz
kolaylatracaktr. Saf bilinteki saf, bilgi ileme ve bilginin ierii
olaraktan serbest olmaktr. erik ise kendine farkndalktr. Farkl
olarak, normal uyanklk deneyiminin ierii, d nesneler, isel
dnceler ve hislerdir. Saf bilin esnasnda nemli his ortaya kar:
1. Uzay-zamann veya beden hissinin yokluu, 2. Huzur, 3. Sonsuzluk,
snrszlk. Bahsedilen bu zellikler gnlk yaammzda yaarken
deneyimlediimiz bilincimizin anlamdr. Deneyimi yaayan birinin
ifadesi ile: Haftalk deneyimlerimde bazen derin, sonsuz bir sessizlik
yaarm. Bu esnada tam olarak uyank ve farkndaymdr. Fakat

| 54
dnceler bulunmaz. Nerede olduumun veya zamann aknn
farknda deilimdir. Tam bir btn ve huzur hissederim.

Tablo. Saf bilincin dier bilin durumlar ile karlatr. Derin uyku esnasnda ne
benlik ne de nesneler vardr. Uyanma ile benliimizi kazanrz ve ayn zamanda nesnel
dnyaya gireriz. Saf bilin durumunda, benliimiz olmasna karn nesnel dnya
yoktur.
Benlik Nesne
Uyku Hayr Hayr
Rya grme Hayr Evet
Uyanklk Evet Evet
Saf bilin Evet Hayr

Bu deerlendirmeler sonucunda, TM uygulamas esnasnda
yaplan ierik deerlendirmeleri saf bilin yani kendinin bilincini
ortaya koyar. Bu normal uyanklk bilincinden farkldr. Uzay-zaman ve
beden hissi normal uyanklk deneyimlerimizin anlalmas iin
gereklidir. Saf bilin deneyimi esnasnda, uyanklk deneyiminin hem
esas ats hem de ierii ortadan kalkar. Buna gre, saf bilin,
uyankln deimi bir grnm olmayabilir. Biimi deimi bir
uyanklk deneyimi olarak da tanmlanamaz. Saf bilin daha ziyade,
uyanklk deneyimlerinin zellikleri ve allm niteliklerinin yokluu
ile tanmlanabilir. Saf bilincin znel tanmlamalar, uyanklk durumu ve
ierii yokken kendine farkndalk durumu ile resmedilebilir. Saf bilin,
deneyim nesneleri ve srecinden ayrlm kendi farkndal olarak
grnmektedir.

Saf Bilincin Fizyolojisi
Saf bilin doal ortaya kan bir deneyimdir ve kiinin kltr, dnya
bak ve inanlarndan bamszdr. Yaanan her deneyimin sinir
sisteminde ilevsel bir karl vardr. Bu nedenle bilisel bilgi ileme
ve bilincin durumlar sinir sistemi ve beynin farkl alanlarndaki
aktivitesi ya da almas ile betimlenebilir. Bu nedenle saf bilin
deneyimi, fizyolojik ilevde zel bir durumla karakterize olmaldr. EEG,
solunum hz, deri direnci ve kalp hznn deiimi saf bilinci anlamak
iin bir pencere olarak grlebilir.

1.Tutulan soluk, bu deneyimin ilk bildirilen yansmasdr. Saf bilin
durumunda soluk, yaklak 10-40 saniye tutulur. Solunumun bu tipi

| 55
apneik (durma=askya alma) solunumun bir tipidir. Apneik solunum
beyin sapnda yerleik olan solunum merkezi ile desteklenir.
67


2.Dier bir bulgu ise, solunum deiiklii ile ortaya kan deri direnci
yantdr. Bu otonom sinir sistemi yant, uyum esnasnda dikkatin
evresel uyarandan yeni veya belirgine evirmeye benzerdir.

3.Dier bir bulgu ise, saf bilin esnasnda elde edilen EEG verileridir.
Soluk tutma ncesi ile karlatrldnda, EEGdeki g (power) 0,5-
1,5 Hz kadar artar.

TM esnasnda grlen solunumun askya alnmas normal
salkl kiilerde grlmez ve asla 4-6 saniyeden daha uzun sreli
solunumu askya alma bildirilmemitir. Apneik solunumdan sorumlu
merkez, beyin sapnda bulunur (parabrakialis medialis ekirdei) ve
uyanklk esnasnda sessizdir. Fakat saf bilin esnasnda bu ekirdek
muhtemelen devreye girer. Solunumda ortaya kan bu deiiklik
zemininde otonom sinir sisteminin ilevi deiir. Saf bilin ncesi
dnemde, sempatik aktivite dktr (deri direnci daha dk
kaydedilir) ve parasempatik aktivite ykselir (artm solunumsal
dzensizlie neden olur). Saf bilincin ortaya k srasnda, hem
sempatik hem de parasempatik uyarda bir patlama oluur ve ardndan
sessizlik ortaya kar. Deneyimlerde tanmlanan snrszlk ve huzur
hali, solunumun askya alnmas ve otonom aktivite ile belirgin dorusal
iliki iindedir. Bu esnada ise EEGde tepe g frekans artar ve bu art
ayn zamanda farkndalk art ile paraleldir. Bu ilgin birliktelikler
uyku, rya ve normal uyanklkta grlenden tamamen farkldr.
Bilincin bu ekli normal uyanklk bilinci ile de ilikilendirilmelidir.
68

Okyanus benzetimi saf bilinci tanmlamada kullanlabilir. Baz
zamanlar dalgalar oluur ve bunlar uyanklk bilincini, bazen ryadaki
bilinci ve bazen de derin uyku bilincini temsil ederler. Bu modelde, saf
bilin uyanklk, rya ve uykunun altnda yer alr. Nesnel olarak ortaya
konulabilecei gibi znel olarak da deneyimlenebilir. Her bir durumla
dieri arasnda bir balant vardr.
Sonu olarak saf bilin durumu uyanklk bilincinden tamamen
farkldr. Uyanklk deneyimleri zel durumlar ierir. Saf bilin alttaki

67
Travis F, Wallace RK. Autonomic patterns during respiratory suspensions: possible markers of transcendental
consciousness. Psychophysiology 1997;34 (1):39-46.
68
Travis F, Pearson C. Pure consciousness: distinct phenomenological and physiological correlates of consciousness
itself. The International Journal of Neuroscience 2000;100:1-4.

| 56
okyanustur, zel bilinli deneyimler dalgalarn deiimidir. Bu dalgalar
zamanda var olurlar ve deiirler.

Et Beyni ekillendirme
Beyin plastik bir yapdr ve en nemli zellii devaml dsal ve isel
uyaranlarla yeniden ekil almasdr. Bunu hem dardan gelen girdiler
hem de bu girdilerin beyinde ilenmesi deiik derecelerde ayr veya
bir arada tetikler. TM uygulayan kiilerde, ilevsel deiikliklerle (beyin
dalgalar, davranlar, ilevsel grntlemeler) uyumlu olarak beyinde
yapsal deiikliklere de neden olur mu? Bu konu zerinde baz
almalar yaplmtr. EEG yardm ile kaydedilen CNV dalgas
(Contingent Negative Variation/Beklentisel Negatif Deiim) beyin
kabuunda hazrlk aamasnn bir lmdr. CNV lm iin, iki
uyaran verilir. Bunlardan birisi koullandrc ya da hazrlandrc,
ikincisi ise yaptrcdr. CNV kayd beklenti, ama, gdlenme ve
uyankln bir yansmasdr. TM yapanlarda daha yksek genliktedir.
CNV genlikleri yaplan ie verilen dikkat ile uyanklk seviyesi
arasndaki etkileimi yanstr. Akn deneyimler, isel uyankl artrr
ve ie daha fazla dikkat yneltmemizi salar. Buna karn hipnoz
altnda ve izofrenide CNV genliinde dme olur. izofren hastalar
dzeldikleri dnemde ise CNV genlikleri normale yaklar.
Eer TM, CNV genliini etkiliyorsa buradan bir doz-yant
ilikisi kmaldr diye dnlebilir. Yani ne kadar genlik deiimi o
kadar youn veya uzun TM. Yaplan almalarda bu iliki tespit
edilmitir. Ne kadar ok TM seans uygulanrsa, ge CNV genlii de o
kadar ykselmektedir.
69
Dzenli meditasyon yapanlarda, sinirsel ileti
hznn bir gstergesi olan H-refleksi ortaya k zaman daha ksa
olarak tespit edilmitir. Yine, algsal bilgi ileme ve karar verme hznn
bir gstergesi olan reaksiyon zamannda da hzlanma tespit edilmitir.
Baz almalarda, tersi bir durum tespit edilmitir. Artan uyanklk ile
reaksiyon zamannda uzama tespit edilmitir. Bunun nedeninin oklu
odaklanma ile uyarann daha uzun sre deerlendirilmesi olduu ne
srlr.
70
Eldeki veriler TM uygulamann beyin kabuu ilevlerini
ayarladn gstermektedir.
71
Yapy deitirdii konusunda imdilik
kantlarmz yoktur.

69
Travis FT, Tecce J, Arenander A, Wallace RK. Patterns of EEG coherence, power, and contingent negative variation
characterize the integration of transcendental and waking states. Biological Psychology 2002;61: 293319.
70
Travis F, Tecce JJ, Durchholz C. Cortical plasticity, CNV, and transcendent experiences: Replication with subjects
reporting permanent transcendental experiences. Psychophysiology 2001;38: 95.
71
Goodman N. The serotonergic system and mysticism: could LSD and the nondrug-induced mystical experience share
common neural mechanisms? J Psychoactive Drugs 2002;34(3):263-72.

| 57


Zikir
Sofinin Yolu






slam dininde uygulanan zikir uygulamas temel olarak TM ile ayndr.
Ancak tarihsel gemii daha eskidir. Daha ok bir gizli ve mistik bir
reti olarak ele alnmasna karn Batda baz gruplarca eitimi de
verilmektedir. Ama ayndr: daha yksek bilin durumuna ulamak.
72

Bu iki ey iin yaplr: Kiinin kendisini daha iyi alglayabilmesi
73
ve
Allahn varln kavrayabilmesi. Aslnda 'Sufizm' demek doru
deildir, nk bir 'izm' deildir. Sufiler 'Sufizm' demez; bu

72
Dean SR. Is there an ultraconscious beyond the unconscious? Can Psychiatr Assoc J 1970;15(1):57-62.
73
Diekman AJ. Sufism and psychiatry. J Nerv Ment Dis. 1977;165(5):318-29.

| 58
bakalarnn verdii bir addr. Onlar tasavvuf derler, bu bir ak
grdr, geree ak ile yaknlamaktr. Badatl Cneyt, bn Arabi ve
Gazali Sufilerin nemli ahsiyeti olup, Cneyt maddecilie kar olan
dervilii, Gazali dini tasavvufi bak asndan anlayabilmeyi n plana
kard. Sufiler felsefeden, her trl bilim dallarna, sanattan ticarete
kadar yaamn dier alanlarnda ok baarl rol oynadlar. Trkiyede
bugn Sufizmi tanmayan toplum kesimleri yobazlarla Sufi tarikatlar
arasnda ayrm yapamamaktadr. Ama iin daha kts Sufizmle
ilgilenen evreler Sufizm ile Sufi tarikatlar arasndaki ayrm
yapamamaktadrlar. Toplumun Sufizmi takdir eden, seven kesiminde
ise durum daha iyi deildir. Burada da Sufilik efsanevi olarak idealize
edilmekte, en st derecede, eriilmesi ok g ahlaki deerlerle e
koulmakta ve bylece gnlk hayat dna itmektedir. Onlar iin hakiki
Sufiler mucizeler yaratan efsanevi, ermi dervilerdir. Bu nedenle de,
Sufilik gncel hayatta yaayan normal kiilerin ii deildir.
74

Sufilere gre, sradan gnlk bilin otomatiktir ve seicilii
yoktur. Bu anlay, modern bilimin de bak as ile uyumludur. Sradan
bilinci derin uyku ya da krlk durumu, yani dnyann gereksiz
boyutlar ile ar ilgilenme olarak tanmlarlar. Normal bilincimiz
eksiksiz deildir, ama birincil amac biyolojik yaam srdrmek iin
mkemmel bir biimde gelimi, seici ve kiisel bir inadr. Biyolojik
bedensel varlmz srdrmek iin gerekli olmasna karn, bu bilincin
alabildii tek yol deildir. Sradan bilincin otomasyonu, yaam
srdrmek adna ruhsal yaantnn zenginliklerinden feda etmek
anlamna gelir. Otomatiklikten kurtulma farkl bilin halleri yaratr. Bu
bilin halleri her kiinin kendi deneyimine gre farkl tanmlamalar
ierir.
75

Sufizmde temel konu daha yksek bilin dzeylerine gtren
bir bilin ve farkndaln gelitirilmesidir. Bu kiiyi nefse
(self/kendilik) gtren bir yoldur. Bunu yapmann yollarndan biri
bilindnn sansr uyku srasnda ortadan kalkmken, bunlar
bilince itmenin bir yolunu bulmaktr. bn Arabi ve dier birok sufi,
dalgnlk denebilecek bir eit effaf rya uygulamas yaparlard.
Bylece bilinle iletiim kuran bilindnn mesajn semboller aracl
ile vermesi yerine, dnenin bilinci bilindnn iinde dolar duruma

74
http://www.sufilik.com/index.php
75
Nurbakhsh D.Sufism and psychoanalysis. Part one: what is sufism? Int J Soc Psychiatry. 1978;24(3): 204-12.







| 59
gelir. Bu uzun bir aama sonra yaplabilir. Kii bilincin deiim
aamalarndan birinden dierine ktka, kiiselden evrensele doru
bir gei iine girer. rnein, Alem-i misalde kii, rya kiiliinin alk
olduu dnyevi kiiliinden ok farkl olduunu kefeder. Alem-i
melektta ise kiiliinin karl bir melek olarak grnr ve saf k
eklindedir. Daha ileri aamalarda Rabbinizi kendinizin bilgisi ile
bildiiniz zamanlarda sahip olduunuzdan farkl bir bilgi ile kendinizi
bilirsiniz; artk kendinizi O, vastasyla bilirsiniz. ... Tanr sizin
aynanzdr, yani, sizin kendi znz seyrettiiniz bir ayna ve siz, siz
Onun aynassnz, yani Onun kendi ilahi sfatlarn seyrettii bir ayna.
(bn Arabi).

Tablo. Sufilere gre yksek bilin dereceleri
Seviye Bilin durumu
Alem-i lahut Bireysellii yanstan farkllklar henz ortaya
kmamtr. Ancak btn potansiyeli mevcuttur.
Alem-i ceberut z bir ekle sahip deildir. Ruhun fiziksel olmayan
gereklii alglanr.
Alem-i melekt Ara ait varlmz gizli bir bedenle birleir. Akln
snrlarndan kurtulur. Vecd haline ulalr.
Alem-i misal Kendilik (self) dalr, k demeti halini alr

Sufinin yaad deiim srecinin bir ksm szlerle ifade
edilemeyen mistik tecrbeye gtren zaman ve mekn snrlar dnda
meydana gelir. Ancak buna karn ada Sufiler sradan insanlardr ve
yaam tarzlarnn evrelerindeki sradan insanlardan bir fark yoktur.
76

Gereklik, gerek olmak iin bizim anlaymza gre gerek olmak
zorunda ise de, mistik deneyimler iin ayn ey sylenemez. Sufilerin
ulat aamalardan biri olan fena durumu, ben bilincinin tamamen
iptal edilmesi, mutlak uyanklk olan saf ve mutlak hakikatin birliinin
krlmasdr.

Tablo. Sufilerin farkl kef ya da bilin dzeyleri tanrsaln zihinsel ya
da sezgisel bilgisine gtrp gtrmediine gre snflandrlmtr.
Seviye Bilin durumu
Kef-i kevni Yaratlm eyler dzeyinde kef. Aa nefsin
arndrlmas sonucudur, ryada ortaya kar.
Kef-i ilahi

Gizli eyleri grme ve gizli dnceleri okuma.
Kef-i akli Sezgisel bilginin en aa seviyesidir. Ahlaki

76
Spiegelman JM ve ark. Jung Psikolojisi ve Tasavvuf. nsan Yay. 1997;22-24

| 60
yeteneklerin parlatlmas ile ulalr ve felsefecilerce de
deneyimlenebilir.
Kef-i imani Peygamber mkemmellii. Meleklerle konuulur ve
peygamberlerin ruhlar ile karlalr.

Sufilerin kendine zg ibadeti zikirdir. Zikir, Allahn
hatrlanmas veya anlmasdr. Sesli (dille) ya da sessiz (kalple)
yaplabilir. Zikir dorudan Allahn emridir (Ahzab 41-42: Ey iman
edenler! Allah' oka ann. Ve O'nu sabah akam tespih edin, Rad 28:
Onlar, iman etmi ve kalpleri Allah zikriyle yatm olanlardr. Evet, iyi
bilin ki, kalpler Allah'n zikri ile yatr. Ali mran: Onlar ayakta,
oturarak ve yanlar zerine yatarken Allah' zikrederler. Gklerin ve
yerin yaratl zerinde dnrler). Ayn kkten gelen kelimelerle
Kuranda yze yakn yerde geer. Youn zikir manevi yolda
ilerlemeyi kolaylatrr. Zikir ak yolunda ilk admdr. Genelde her
yerde yaplabilirse de resmi zikir bir hazrlk eylemi ardndan
uygulanr. Ayn zamanda doru duru nemlidir. Kalbi zikir, genelde
dille yaplandan daha stn saylr. Zikir her yn ile nefsin
denetiminden ibarettir. Bir retiye gre, nefesi tutmak iin sa
taraftan balayarak kez la ilahe illallah denir ve kalbe indirilir ve sol
tarafa Muhammeden Resulullah denir. Tek bir solukta dokuz veya on
sekiz kez yinelenir. Nefesi uzun tutmaya habs-i dem denir. Zikir,
kitaplardan deil yaplarak renilir. Zikir, vecd hali oluturan en iyi yol
olarak kabul edilir. Vecd, kelime anlam ile bulu, bulma yani Allah
bulma ve huzura ermektir. Bazlar bunu ruhun derinliklerine dalma
olarak kabul ederken, bazlar da ektasi olarak adlandrr.
77
Vecd
halinde duyulardan uzaklalr ve hatta kii bilincini yitirmi halde
kalabilir.
78
Meditasyonda olduu gibi, zikirde de baz kelimeler sk sk
tekrarlanr ve bu genelde Allah ile ilgili kavramlardr. rnein; L ilhe
illllah 396 defa, Fettah 3600 defa, Kuddus 3600 defa, Nur 3600 defa
tekrarlanr. Sabah ve akam tekrarlamalar yaplr (Ahzab 41-42).
Hz. Muhammed de, "Zikrin en faziletlisi, L ilhe illallah ve
duann en faziletlisi de elhamdu lillah'dr" diyerek, tevhit kelimesi ile
zikirde bulunmann nemini ifade etmitir. Meditasyonda olduu gibi,
zikirde esas unsur, dier varlklar ve nesneleri unutarak, hatta yok
sayarak Allah' anmaktr. Onun iin Allah'n varln ve birliini ifade
eden tevhit kelimesi, en gzel zikir olarak kabul edilmitir. Tevhit
kelimesi bir btn halinde, "la ilhe illallh Muhammeden reslullah"
eklindedir. Bu adeta meditasyon ya da yogadaki mantradr. Baz

77
Ernst CW. The psychophysiology of ecstasy in Sufism and Yoga. N C Med J. 1998;59(3):182-4
78
Schimmel A. slamn Mistik Boyutlar. ev. Kocabyk E. Kabalc yay, 2001.

| 61
mantralar dnce oyunlardr ve amazlar ierirler. Amaza bir rnek
vermek gerekirse; zikirde sylenen la ilhe illallah, tevhit kelimesinin
ilk yarsdr. O da iki ksmldr. Birinci ksm, cmlenin ilk yars olan "la
ilhe"dir. Manas, "hibir ilh yoktur" demektir. Bu olumsuz ksma
"nefy" ad verilir. kinci ksm ise, "illallah"dr. Manas,"ancak Allah
vardr" demektir. Bu ksm "isbat" olarak adlandrlr.
79
Bu amaz
ifadeler zihinde dikkati younlatrmay salar.
Zikir esnasnda beyinde ne gibi deiiklikler olduu konusunda
elimizde herhangi bir alma yoktur. Ancak, uygulama teknii
asndan meditasyona benzediinden ayn fizyolojik beyin
deiikliklerine neden olduu dnlebilir. Birok konuda olduu gibi
bu konuda da baz tabular ykamadmzdan ve bilimde srekli
bakalarnn ayak izlerini takip ettiimizden meditasyonla arasnda bir
fark olup olmadn da bilmiyoruz.
80



ekil. slami kaligrafik yaz Osmanlda domu ayr bir sanattr.


79
Kbra N. Tasavvufi Hayat, ev: Kara M. stanbul 1980;59
80
Neeleman J, Persaud R. Why do psychiatrists neglect religion? Br J Med Psychol 1995;68:169-78.

| 62


Sinestezi

Alglarmz Ne Kadar
Gerektir?
The Matrix (1999) Filminden
Trinity
Haydi dostum. ampiyonlarn kahvalts. Gzlerini
kapatrsan, yumurta yediin izlenimine kaplrsn.

Cypher
Ya da bir tabak smk

Mouse
Leziz buday. Hi leziz buday yedin mi?

Cypher
Hayr, ama aslnda sen de yemedin.

Mouse
Demek istediim de bu.

Mouse
Makinelerin, leziz budayn tadn nereden bildiini merak
ediyorsundur. Belki yanl yaptlar. Belki Leziz Buday'n tad
yulaf ezmesi ya da ton bal gibiydi. Bu durumda insann
aklna ok ey taklyor. rnein tavuk. Belki tavuun tadna
karar veremediler bu yzden tavuk etinde her eyin tad var.

Dozer
Yediimiz ey sentetik aminoasitler, vitaminler ve
minerallerle birletirilmi tek hcreli bir protein. Vcudun
ihtiyac olan her ey

Mouse
Vcudun ihtiyac olan her ey yok.






| 63

oumuz darda duyularmzla alglayabildiimiz gerek bir dnya
olduunu dnrz; grebildiimiz, iitebildiimiz, dokunabildiimiz,
koklayabildiimiz, tadn alabildiimiz... Dahas zihnimizdeki dnyaya
ilikin grntnn byk oranda o gerekliin eksiksiz bir yansmas
olduuna inanrz. Fiziksel dnyada krmz bir elma varsa ve bizim de
zihnimizde bir krmz elma grnts varsa, gereklii kesinlikle
doru algladmz dnrz. O elmadr ve krmzdr ya da
krmzdr ve elmadr. Ama zihnimizdeki grntler, her zaman gerek
dnyadakilerle bu ekilde elemez.
81

Ancak, beyin fiziksel dnyann ve alclarn snrlamasnn
zerine kendisi de belli oranlarda girdileri kontrol ederek snrlama
orann artrr. Duyularmzdan gelerek toplanan uyarlar, rle
istasyonu tarafndan yararsz ve geersiz bilgi miktar azaltarak
beyine ulatrr. Bu nedenle, Bir azize bakan hrsz sadece ceplerini
grr. Ya da siz sokakta yrrken ne grrsnz? Reklam panolarn,
otomobil seslerini, arabalarn lastik seslerini, sadan soldan geen
insanlarn mimiklerini, konumalarn? Ya odanzda? Saatin tik-
taklarn, yrrken ayanz srtme sesini, eklem hareketlerinizi... Asla
hepsi ayn anda deneyimlenemez. Ya da parkta oturan bir ocuk, kadn,
marangoz, evre planlamacs dnn. Hepsi ayn yne ve snrl alana
baktnda ne grrler? ocuk olaslkla bir kuu, kadn iekleri ve
yapraklar, marangoz oturaklarn iiliini, belki aalarn kesime
uygun olup olmadn; evre planlamacs havuzun, aalarn yerine
bakp o anki isel durumuna gre algda seiciliini yaar. Gemi
yaantlarmz bizim u an neyi alglamamz gerektiini akort eder.
Ayn anda herkesin yksek sesle konutuu bir ortamda gzleriniz
kapayarak, yalnzca konuulanlardan birini dinleyebilir ve sonra bir
bakasna geebilirsiniz. Bu farkndalmzn ou kez farknda
olmayz. Seilen girdilerden kiisel bir bilin ina ederiz ve srekli
deien bilgi akndan bir ksmn kalc olarak fark ederiz. Dtan
gelen uyaranlar tmyle var olduu ekliyle yaamayz. Eer byle
olsayd, geersiz bilgilerle boulur giderdik.
82
Tpk gne nlarnn
tmne atmosferimizin gei izni vermemesi gibi. Yoksa, Dnya ne
hale gelirdi? Ayn olay beyin ileyii iin de geerlidir. Sonuta, bilince
ulaan veriler az ve kk olsa da kalite olarak yksektirler. Tpk
dnyaya ulaan nlar gibi. Fiziksel evrenimiz duyusal girdiler ynyle
bizi belli aralklara snrlad gibi (grme tayf, iitilen ses frekans

81
Johnston VS. Why we feel. The Science of Human Emotions. Perseus Books. 1999.
82
Ornstein RE. Yeni Bir Psikoloji. nsan Yay. st. 1990.

| 64
aral), ek olarak da beyinde olan anatomik ve fizyolojik yaplarla da
girdiler azaltlp (veri indirgeme) bilgi bombardman engellenir.

Duyusal Girdi Sistemi
Duyusal veya alglayc sistemlerimiz, vcudun i fonksiyonunun
salkl devam edebilmesi iin, d dnya ya da uzayda vcudun
hareketi, pozisyonunu bilin dzeyine ulatrmak iin gereken bilginin
temel kaynan olutururlar.
D dnya ve i dnyay alglamada birok ortak yol kullanlr.
Dardan gelen uyarann anlalr ekilde sinir sistemimize aktarlmas
iin zellemi farkl alglayclar bulunur. Bu alglayclar, basn, s,
gerilme, koku, ar, uzaydaki pozisyonumuz gibi uyaranlar sinirsel
elektrik akmna (aksiyon potansiyeli) evirirler. Alglayclarn ou,
kendi zel duyular iin dk ve dier uyaranlar iin yksek eie
sahiptir. Bundan dolay duyusal bir uyarya birden ok alglayc farkl
derecelerde yantlar oluturabilir. Duyusal uyarann sinir iletimini
salayan sinir hcresi elektrik iletimine evrilmesi farkl alglayclarn,
farkl uyaranlarla uyarlmasyla oluur. Yani duyarl olduklar enerji
formunu sinir iletisi haline evirirler. Kulak iin ses titreimleri, gz iin
elektromanyetik dalga, tat iin kimyasal maddeler ve vcudun
organlarndaki deiiklikler (basn, dokunma, gerilme, hareket ve
titreim) gibi...
Gzlerimiz en fazla d girdiyi aldmz duyu organmzdr.
Gzle beyin arasndaki balant grme siniri aracl ile salanr.
Gzdeki alglayclarn yaps 400-700 nanometre arasndaki
elektromanyetik tayf alglamamza izin verir ve d dnyay
gzlerimizle, ksmen snrl bir pencereden alglarz. Bu nedenle arlarn
grd ultraviole dalgaboyu araln gremeyiz, onlar da bizim
grdklerimizi gremezler. itme siniri dier bir girdi kaynadr.
Erikin bir insan 20 ile 20.000 Hz aras sesleri alglar. Ancak, 1000-
4000 Hz arasndaki seslere daha duyarlyzdr. Farelerde 1000-50.000
Hz, kedilerde ise 100-60.000 Hz aras iitilir. Yani hem grsel hem de
iitsel olarak snrlandrlm veri giriine mahkmuzdur.

Sinestezi Nedir?
Sinestezi, zel bilinli zihinsel olaylarn tetiklemesi ile ortaya kan
bilinli duyusal bir deneyimdir. Synesthesia, Yunanca syn: birlikte ve
aesthesis: alglamak kelimelerinin birleiminden oluan istemsiz bir
deneyimdir. Birlemi duyular ve eduyum olarak da ifade edilebilir.
Sinestezi, istemsiz younlama sonucu ortaya kan belirgin canl ve
gl duyusal deneyimdir. Yalnzca, insanlarn ok az gnlk olaan

| 65
durumda sinesteziyi yaar. Baz aratrmaclarca dil d dnmenin
zel bir belirtisi olarak kabul edilirken, bazlarnca tam bir "hastalk",
"anormallik" ve mucize, mistik bir insan yetenei olarak kabul edilir.
Hatta sinesteziyi biyolojik bir olaydan ziyade sosyal ve kltrel bir
fenomen olarak grenler de vardr. Sinestezinin birok ekli vardr. En
sk izlenen eklinde kii, harfleri algladnda onlar renkler olarak
deneyimler. Her harf, kiinin kendisine gre farkl bir renk olarak
alglanr. Bu kiiler, eer erken ocukluk dneminde bu deneyimi
yaamaya balarlarsa sinesteziyi gnlk, normal, olaan bir olay olarak
dnrler. Sinestezistlerin ou, dier insanlarn algsal
deneyimlerinin bir paras olarak ayn deneyimleri yaamadklarn
rendiklerinde byk bir aknlk yaarlar. nk o zamana kadar
d dnyadaki gereklii herkesin kendileri gibi algladklarn kabul
etmilerdir.
83

Sinestezi deneyimi bir btn olarak, iki ilikili ksmdan oluur.
Bunlar tetikleyiciler ve eleniklerdir (concurrent). Tetikleyicilere
harfleri rnek verebiliriz. Elenikler ise harfler alglandnda, her harfe
e olarak deneyimlenen alglar (renk, ses) olarak tanmlanabilir. Ya da
alayan bir bebein sesi (tetikleyici), sinestezist bir kiide hoa
gitmeyen sar renk (elenik) olarak alglanr. Sinestezistlerin ou iin,
sinestezi tek ynldr. Yani, sesleri renk olarak alglayan bir kii,
renkleri ses olarak alglamaz. Tetikleyici ve elenikler arasndaki iliki
bir dzen iindedir. Her zel elenik, bir tetikleyici tarafndan tetiklenir.
Bir kiiye, ayn tetikleyicilerin uygulanmas durumunda ayn elenikler
alglanr. rnein, bir kii A harfini krmz olarak alglyorsa, farkl el
yazlaryla yazlsa da, A harfini daima krmz olarak deneyimler. Yani
tetikleyicilerde byk bir esneklie izin vermesine ramen, elenikler
daha kat olarak sabit kalr. Sinestezistlerin ou, dilsel veya mziksel
sinestezi deneyimini yaar. Harf-renk sinestezisinde, harflerin kimlii
renklerin kimliini belirler. Konuulan harfler iin sesin iddeti,
syleni tipi harflerin elenikleri zerine etki etmez.
84,85
Ses-renk
sinestezisinde genellikle, kiiler gzlerinin nnde renkler grrler ve
sesin perdesinin deiimi ile renkler de deiir. Grme alanlar
tamamen renklerle dolabilir.

Sinestezi Tipleri
Sinestezinin birok ekli vardr. Temelde her duyu bir sinestezi tipini

83
Grossenbacher PG and Lovelace CT. Mechanisms of synesthesia: cognitive and physiological constraints. Trends in
Cognitive Sciences 2001;5 :1
84
Schiltrz K et al., Neurophysiological aspects of synesthetic experience. Neuropsych Clin Neurosci 1999;11:5865
85
Robertson LC. Colour my is blue. Nature 2001;440:533-534.

| 66
oluturabilir: iitme, tatma, koklama, grme, dokunma. Bunlarn her
biri gerekte olduundan farkl bir elenik olarak deneyimlenebilir. Be
duyu, on olas sinestezi elemesi oluturabilir. Nadir olarak koku ve
tadn her ikisi sinesteziyi tetikler veya elenikler olarak
deneyimlenirler. Baz kiiler ise be duyudan farkl olarak, farkl vcut
durumlarn farkl ses ya da renk olarak yaarlar.

Sinestezinin Nedenleri
Sinestezi deneyimi yoldan biriyle ortaya kabilir: geliimsel,
kazanlm ve farmakolojik sinestezi. Toplumun kk bir kesiminde
geliimsel sinestezi yetenei vardr. Bu kiiler, erken ocukluk
dneminden balayarak, olaan olarak gnlk hayatlarnda algsal
ve/veya kavramsal olarak sinestezi deneyimi yaarlar. Geliimsel
sinestezinin nedeni bilinmemekle birlikte genetik (otozomal dominant
veya X-kromozomuna bal) olabilecei ynnde kantlar vardr. Bir
ailede birden fazla kiide ortaya kabilir. Kesin olan kadnlarda
erkeklerden 3-8 kat daha sklkta ortaya kmasdr.
Sinestezistlerin ounluu solaktr. Herhangi bir ruhsal ve
beyinsel rahatszlk sinesteziye elik etmez. Hatrlamalarnda daha ok
elenikleri kullanrlar. Nesnelerin (kitap, mutfak eyalar, ev planlarn)
uzaysal yerleimini ok kesin olarak hatrlarlar. Yksek zeklarna
ramen, bir ksm belirgin olarak hesap yapmada zorlanr. Sa-sol
yanlarn kartrmalar sktr. Birinci derece akrabalarnda disleksi,
otizm ve dikkat eksiklii normal toplumdan daha sk olarak tespit
edilmitir. Bilinmeyen bir nedenle lezbiyen ve homoseksel tercihler
sinestezistlerde sktr. Yaamlk hissi (deja vu), olacak olaylar
nceden ryalarnda grme gibi nadir deneyimleri de sk yaarlar.
Farkl olarak sinestezi deneyimi beyin travmalar sonras veya
duyusal girdilerin kesilmesi (iitme, grmenin kayb gibi) ile erikinlik
dneminde balayabilir.
86
Son olarak da, liserjik asit dietilamid (LSD)
veya meskalin
87
gibi varsanm douran ilalarla sinestezi deneyimi
ortaya kabilir. Buna farmakolojik sinestezi denir.
88
LSDnin
oluturduu sinestezi duyumu kiide duygu, dnce ve davran
deiiklikleri de (korku, endie, titreme, kalp hz art ve kan basnc
art) meydana getirir. Alglama asndan iitsel, grsel ve dokunsal
varsanmlar da yapar.
Hipokampustan kken alan baz epileptik nbetler, kiide

86
Armel KC and Ramachandran VS. Acquired synesthesia in retinitis pigmentosa. Neurocase 1999; 5,293296
87
Simpson L, McKellar P. Types of synaesthesia. J Ment Sci 1955; 101:141147
88
Aghajanian GK and Marek G. Serotonin and hallucinogens. Neuropsychopharmacology 1999;21:1623

| 67
sinestezi meydana getirebilir. Ancak bunlar tam sinestezi kriterlerine
uymaz. akan klar, tat, scaklk ykselmesi hissedilebilir. Yine,
beyindeki limbik blgeden kaynaklanan epilepsi nbetlerinin %4nde
sinestezi deneyimi yaanr. Bu durumda sadece nbet esnasnda bu
deneyimi yaarlar, nbetle birlikte bilin deiiklikleri oluabilir ve
dier zamanlarda tamamen normaldirler. lgin olarak, sinestezisi olan
olgularda beraberinde epileptik nbet varsa, verilen antiepileptik
ilalarla yaanan sinestezi deneyimi canllnn azald grlmtr.

Sinestezi Tetikleyicileri
Tetikleyiciler mzik notalar, harfler, rakamlar, dokunma, tat, koku,
grme, ses, zaman birimleri olan yllar, aylar, haftalar veya gnler
olabilir. Rakamsal olanlarda, 5+2 toplamn dnen birisi 7ye
karlk gelen rengi sonu olarak deneyimler. Sinestezi bir hastalk
olarak deil de bir duyusal alglama hediyesi olarak grlr. Birok
kii sinestezik deneyimi, herhangi bir duyusal uyarana maruz
kalmadan, istemli hayal ederek yaar. Hayal etme beynin birok ksmn
aktive eder ve bu alanlar alglama esnasnda da aktive olur.

Elenikler: Sinestezinin Fenomenleri
Farkl kiiler sinestezinin ayn tipini deneyimledikleri gibi tetikleyicileri
de ayn olabilir. Ancak, sinestezik elenikler, kiiler aras byk
fakllklar gsterir. Alfabenin ayn harflerini, ayn renk olarak
deneyimleyen iki kii bulma ans ok azdr. Eleniklerde, kiiler aras
farkllklar olmasna ramen, kiilerin deneyimledikleri elenikler ileri
derecede zel ve uyumludur. Yani, ayn kii belli harfleri belli renkler
olarak deneyimliyorsa, o harfleri srekli olarak ayn renkler olarak
deneyimler. Normal kiiler (sinestezi yetenei olmayanlar) ve
sinestezistleri kapsayan bir almada, her iki gruba 117 harf ve
kelimeye bir renk anlam vermeleri istenmiti. Bir hafta sonra normal
kiiler iaretlerin yalnzca %38'ine ayn renk anlamlarn
tutturabilmilerdi. lgin olarak, bir yl gibi uzun bir sre sonra bile
sinestezistler %92 orannda daha nce syledikleri renkleri
tutturabilmilerdi. Bu test, sinestezinin eleniklerinin ne kadar sabit
olduunu ve sinestezinin nesnelliini ortaya koymaktadr.


Sinestezinin Tan Kriterleri
1.stemsiz olarak, zorlanmadan ortaya kar. Ancak, kiinin dikkatinin younluuna
gre deneyim ok canl veya daha az canl olarak yaanabilir.

| 68
2.Sinestezi yanstlr. Kiinin evresindeki uzayda alglanr. itme ve grme uzaysal
alann dndan asla alglanmaz (baz ruhsal hastalklarda olduu gibi).
3.Algsal deneyim yakn (kimyasal duyu, dokunma, derin duyu, vcut emas, klidien
uzayda bir bedenin durumu) veya uzak (grmek, iitmek) olarak alglanabilir.
4.Sinestezik deneyimler uzun sreli ve sabittir, asla karmak ve resmedilmi (bir yz
grmek gibi) deildirler. A harfi mavi ise daima mavi olacaktr.
5.Deneyim ok belirgin olarak hatrlanr.


Sinestezinin Nrobiyolojisi
Primatlarn beyin kabuunun nemli bir ksm paralel olarak
sradzenli bir organizasyon gsterir.
89
Sesler normalde akak
blgesinde alglanrken, grntler arka beyinde alglanr. Beyinde ileri
beslemeli balantlar birok yollardan balantlar ve uyarlar alr. Bu
balantlar daima karlkldr. Yani balant alan yerler, ald yerlere
balantlar gnderir. Birok kiinin beyninde, bu geri besleme
balantlar araclyla yukardan aaya uyarlar sinestezik deneyimi
engellemek iin yeterlidir. Sinestezistlerde, bilgi bu toplanma alanlarna
girdiinde, geri besleme uyarlarnn disinhibe (basklanmann
basklanmas) olmasyla aaya doru elenik yollar uyarr. Bu uyarm
ardndan, tetikleyici ve eleniklerin yollarnn etkiletii beyin
alanlarnda elenik temsiliyeti sinirsel alar uyarlr. Sinestezik
tetiklemenin ileri beslemeli balamas elenik temsiliyetlerin geri
beslemeli aktive olmasna neden olur.
90
Bu engellenemeyen geri
besleme teorisi olarak adlandrlr. Teoride anormal sinirsel balantlar
sz konusu deildir ve normal erikin beyninde de bu alar bulunabilir.
Primat superior temporal oluk (STS) beyin kabuu alan, grsel
girdileri ilemek iin duyular alglayan beyin kabuu alanlarna geri
besleme balantlar gnderir. STSde bulunan hcreler birden fazla
duyusal girdiye yant oluturur.
91
STSnin anatomik ve fizyolojik olarak,
sinestezik tetiklemenin noktas olabilecei ynnde kantlar ne
srlmtr.
92
Peter Grossenbachere gre ise, sinestezi beynin her
yerinde ve kabukta olan geri besleme ile ilgilidir. Bu teoriye gre,
beyinde baz alanlarda fazladan sinir hcresel balantlar zaten vardr.
Normal kiilerde, geri besleme, ilgili duyuyu yorumlayacak arm
alanlarna ulamadan engellenir. Sinestezistlerde, bu geri beslemenin

89
Felleman DJ and Van Essen DC. Distributed hierarchical processing in the primate cerebral cortex. Cereb Cortex
1991;1:147
90
Baron-Cohen S et al. Coloured speech perception: is synaesthesia: what happens when modularitybreaks down?
Perception 1993;22:419-426
91
Benevento LA et al. Auditory-visual interaction in single cells inthe cortex of the superior temporal sulcus and the
orbital frontal cortex of the macaque monkey. Exp Neurol 1977;57:849-872
92
Hikosaka K. Polysensory properties of neurons in the anterior bank of the caudal superior temporal sulcus of the
macaque munkey. J Neurophysiol 1988;60:16151637

| 69
normal basklanmas azalr ve erkenden duyularla ilgili arm
alanlarn uyarr.


ekil: Sinestezinin anatomik temeli ve tetikleyici yol ile elenik sinirsel a. Sinir alar
arasnda yatay balantlar da vardr. leri besleme ile sinirsel girdiler aadan yukarya
ularlar. Ayn zamanda geri beslemeyle de yukardan aaya kontrol salanr. Kavramsal
ya da algsal sinestezi, tetikleyici yoldaki uyaranlarn, yatay olarak veya daha st seviyede
gei yerleri ile elenik yolu aktive etmesiyle ortaya kar. Yatay balantlar,
sinestezistlerin beynine zg olabilir.

Yeni doan bebeklerde (4 haftann altnda) grsel ve iitsel
uyaranlarn birlikte alglandna dair kantlar vardr. Gelime
esnasnda, ok sayda sinir hcresi, hcreler aras balantlar
(sinapslar) ve hcresel uzantlar (dendrit), olgunlaan bir beynin
paras olarak ortaya kar. Doutan ar sayda sinir hcresi ile
domak, beynin plastisite ve adaptasyonu iin nemli bir avantaj salar.
Beyinde grme kabuunda hzl sinaps oluumu doumdan sonra 2.
ayda balar ve yaklak 8. aya kadar devam eder. ocuk bydke sinir
hcrelerinde seici hcre lmyle belirgin azalma olurken, sinirler
aras a yapsn oluturacak balant yerlerinde belirgin art grlr.
Yenidoan dneminde, insan beyninde en belirgin metabolizma

| 70
dokunma, s gibi hislerin algland birincil duyusal alandadr.
93
kinci
ay civarlarnda ise grme beyin kabuunda ve akak kabuunda enerji
kullanm art gzlenir. Bu ikinci ayda balayan hzl sinir hcreleri
aras balant oluumu ile ilikilidir.
94
Deneysel psikoloji zerine alan
Simon Baron-Cohen, bu verilere dayanarak, yenidoan sinestezi
hipotezini ne srer: yenidoan dneminde, muhtemelen drdnc
aya kadar, tm bebekler ayrmam bir yolla duyusal girdileri
deneyimler. Bu tam anlamyla psikodelik (tm duyularn karmakark
ve ok youn algland) bir durumdur. Buna gre herkes doutan
sinestezi yeteneiyle doar. Zamanla beynin olgunlamas ve sinir
hcreleri arasnda uygun sinir hcresel alarn olumas sonucu her
duyu kendi gibi deneyimlenir hale gelir. Sinir alar dierleriyle
girdileri kartrmazlar. Ancak, seici hcre lmnden kurtulan baz
hcreler ayrk duyusal alanlar ya da sinirsel alar olutururlar. Zaman
iinde azalmas, olmamas gereken bu balantlarn devam etmesi
sinestezi deneyimiyle sonulanr.

Yaratc Sinesteziler
Belki de sinestezi yetenei, en ok sanatlarn ve yazarlarn yaratcl
ve retimine katkda bulunmutur. Birok nl sinestezist vardr:
Vladimir Nabokov, Amy Beach, Gyorgy Ligeti, Joachim Raff, Henrik
Wiese, Franz Liszt, Olivier Messiaen, Konstantin Saradzhev ve bilim
adam Nicola Tesla, fiziki Richard Feynman bunlardan sadece bir
kadr. Rus besteci ve piyanist Alexander Scriabin (1872-1915) kendi
sinestezisini, 1910da Prometheus, The Poem of Fire olarak orkestra,
piyano, org ve koro iin bestelemiti. Notalar parlak ve akan klar
eklinde hissediyordu. Fransz besteci Olivier Messiaen, kendi
bestelerinin, sinestezisinden doduunu sylyordu: Ne zaman bir
mzik dinlesem veya bir mzii okursam, renkleri grrm Bryce
Canyon piyesini bestelediimde, uurumlarn rengi krmz ve
turuncuydu Vasilly Kandinsky (1866-1944) de sinestezistti. Duyusal
birlemenin en derin sempatizan olmalyd. nk ressamd. Bunun
sonucu olarak, renkler ve sesler arasndaki uyumu tablolarnda en
gzel ekilde yanstt. Kandinsky tablolarn tanmlamak iin mzikal
terimler kullanmtr. Yine nl Nobel dll fiziki Richard
Feynmanda (1918-1988) sinestezistti. Kendi mesleiyle ilgili olarak,
harf ve saylar renk olarak deneyimliyordu. Dierlerinden farkl olarak

93
Chugani HT, Phelps ME. Maturational changes in cerebral function in infants determined by
18
FDG positron emission
tomography. Science 1986;231:840-843.
94
Chugani HT, Phelps ME, Mazziota JC. Positron emission tomography study of human brain functional development.
Ann Neurol 1987;22:487-497.

| 71
fizik denklemlerini (kavramsal tip) deiik olarak deneyimliyordu: Bir
denklem grdm zaman, karakterleri renk olarak gryorum. Neden
bilmiyorum... Parlak Jler, hafif meneke-mavi Nler ve koyu kahverengi
xler...
95
Belki de herkesten farkl olan dnce ekli ve baarsnn
altnda, doay olduundan farkl alglamak yatyordu. Besteci Vladimir
Nabokovda sinestezistti. Speak Memory (1966) adl otobiyografisinde
bu deneyimlerini ok ak olarak dile getirmi ve renkleri iittiini,
ancak iitmenin uygun bir tanmlama olamayacan da belirterek xi
sert metal, zyi yldrm bulutu gibi, qyu kdan daha kahverengi, pyi
olgunlam elma yeilinde, tyi ise fstk yeili, g,h,j harflerini ise
kahverenginin farkl tonlarnda deneyimlediini yazyordu.
Aslnda sinesteziye benzer deneyimleri her gn hepimiz
yaarz. rnein, baz mzikleri scak, souk, bazlarn keskin
olarak hissederiz. Neden? Acaba, iittiimiz seslerin sinirsel alar,
sinestezistler kadar olmasa da ksmen beyindeki scak, keskin
alglama alanlarna m karmakta? Peki, sinestezinin bir yarar var
mdr? Cytowice gre insanda dilin evrimsel geliimi apraz (cross-
modal) arma baldr: Dil, muhtemelen ilk insanlarda, sinestezide
olan apraz armn bir tr olmadan asla evrimlemeyecekti. Bu
dncesi aslnda dil zerine almalar ile tannan Norman
Geschwind ile ayndr: Dil yeteneini kazanma apraz-arm
yeteneine gerek duyar. nsan alt trler, sadece bir non-limbik ve bir
limbik uyar arasnda duyusal-duyusal birliktelie hazrdrlar. Yalnzca
insanlarda, iki non-limbik uyar arasnda birliktelik vardr ve bu
nesnelerin isimlerini renmenin altndaki yetenei oluturur. Buna
gre sinestezi filojenik (evrimsel) veya ontojenik (geliimsel)
beyinlerimizde kalm bilisel bir fosildir. Ancak, fosili her beyinde
bulmak mmkn deildir. Doadaki normal fosiller gibi,
bulunabilmesi iin bulunduu ortam olan beynin onun kalclna
uygun artlar salam olmas gerekir.
Eer sinestezi gerek ise, normal insanlarn yaayarak
deneyimledii gerek nedir? Birinci kii, znel olarak bir sinestezist
gerei alglad gibi deneyimliyorsa (harf-renk) ve bu deneyimin
normalden farkl olduunu bir ikinci kiiden (nesnel), yani dier
insanlardan edindii bilgi ile reniyorsa, bizim beyinlerimizle
algladmz znel gerek nedir? Hepimizin znel gereklii ayn
mdr? Ya hepimiz sinestezist olarak evreni alglyorsak ve onlarn
grd gerekse!

95
Feynmann R. What Do You Care What Other People Think? New York: Norton. 1988, s:59

| 72



Varsanmlar
Olmayan Alglamak

Varsanm ya da halsinasyon, herhangi bir dsal uyaran olmadan,
normal uyanklk durumunda, olmayan alglarn ortaya kmasdr.
Varsanm kii tarafndan gerek olarak alglanr veya gerek algdan
ayrlamaz. Buna ek olarak varsanlar, kendiliinden, kontrol edilemez
ekilde ortaya kar. Bazen, ak ve normal bilin durumunda, kiinin
yere ve zamana ynelimi normalken, ezamanl dsal uyaranlar normal
alglanrken ortaya kabilirler. ounlukla bilin durumu normal
olmadnda oluurlar.
96

Varsanlar deiik hastalklar ve ilalarla ilikili ortaya kabilir.
Alzheimer, Parkinson, izofreni gibi hastalklarn doal gidii esnasnda
veya alnan ilalarla ilikili oluurlar. Bu hastalklarn altndaki biyolojik
nedenleri aratrma, varsanm nedenini anlamamz kolaylatracak ve
bilinci anlamamza pencere aacaktr.
97
Varsanlar herhangi bir duyu ile
ilgili olabilirler: grsel, iitsel, dokunsal, tat, koku, derin duyusal
(bedeninde hareket hissi), sinestezik. Beden algsnda byme-
klme, zaman algsnda bozulma (zamann ksalmas, uzamas,
zamanda skma), nesneleri byk-kk grme eklinde.
Gnlk uyanklk esnasnda ortaya kan varsanm durumuna
ek olarak baz bilin geileri esnasnda da olmayan alglamalar
oluabilir. Hipnogojik varsanlar uykuya girerken ortaya kar ve
genellikle grsel, iitseldirler. Hipnogojik varsanlar, uyanklktan non-
REM uykusuna geerken, bazal nbeyin ve beyin sap ekirdeklerinden
salnan asetilkolin etkisinin azalmasndan kaynaklanr. Hipnopompik
varsanlar ise uyanma esnasnda belirirler. Bunun dnda madde
kullanm ile ilikili varsanlar da olabilir. Alkol yoksunluuna bal olan
varsanlar genelde grseldir. Sklkla minyatr insanlar, kendi zerinde

96
Prouty G. The hallucination as the unconscious self. J Am Acad Psychoanal Dyn Psy. 2004;32:597-612
97
Braun CM et al., Brain modules of hallucination: an analysis of multiple patients with brain lesions. JNNP
2003;28:432-49.

| 73
yryen yaratklar ve hayvanlar grlr. Parkinson hastalnda da
bazen ilalarn tedavi dozlarnda grsel varsanlar oluur. Bunlar
birinin odada olduu, bir yandan bir yana geen hayvanlar ve insan
grntleri eklindedir. Varsanlar ounlukla birka saniye srer.
Varsanm esnasnda igr genelde korunur. Kiiler ne grdklerini
gayet iyi bilirler.

Sinirsel Temel
Varsanmlarn nasl ortaya kt konusunda deiik teoriler vardr.
Genel olarak kabul edilen monoaminerjik (serotonin, GABA, dopamin)
ve kolinerjik (asetilkolin) sinir ileticileri arasndaki dengesizlik, arka
plan zemin grltsnn artna neden olur, bylece sinyal/grlt
oran azalr. Yani grlt artar, gerek sinyal azalr. Basit ve kk
uyaranlar, duyu alanlar uyarlmas yaparak abartl varsanmlara
neden olur. Beyinde ne oluyor da varsanlar ortaya kyor sorusunun
cevabn anlamada bize en ok bilgi veren bilin durumunu deitiren
bitkilerin kullanm ile oluan deiik varsanlar ve deneylerden kan
etkileri bir araya getirmektir. Bu bitkiler genelde bamllk
yapmamasna karn ok zehirleyicilerdir. Alndklarnda bilin durumu
deiir, varsanmlar veya vizyonlar grlr, ar neeli akn ruh hali
oluur, aydnlanma, benlik zlmesi ve evren ile bir olma hissi yaanr.
Varsanm yaratan bu maddeleri deiik inan ve amalarla
kullananlara gre, grlenler ruhsal dnyann gereidir. Ve normal
bilin ve beyin durumu ile bu dnyaya ulalamaz. Ancak bilimsel
literatrde yer alan baz bildirimler etkileyicidir. rnein ayahuasa alan
birisinin kanatl ve dev bir kemirgen grmesi ve daha sonra bunu
anlatt amann da ayn yarat grmesi. Yine bu bitkiyi alan baka
birisinin babasnn lmn iki gn nceden grmesi ilgin bir tesadf
mdr? Yoksa bilinmeyenle kurulan bir balant m? Mantar alan
birisinin bir spanyol tarihsel liderinin heykelini grmesi ve 2 yl kadar
sonra daha nce hi gitmedii bir ehirde ayn heykel ile karlamas
Belki de bilincimize baka kaplar aralyorlar stemeden ve kontrol
edemeden
Bu kadar farkl alglar eklinde varsanlar olduundan,
muhtemelen alttaki sinirsel mekanizmalar da farkldr. Ancak, niin
asetilkolin etkisini basklayan ilalarn tandk hayvanlar veya yzler
grmeye neden olduu, buna karn monoaminler zerinde etki eden
maddelerin yabanc grntlere neden olduu belirsizdir.
Dier yandan elimizdeki bilgilerden biliyoruz ki Parkinson
hastalnda varsanlar genelde dopamin art yapan ilalarla
tetiklenir. ACh artran ilalar ise varsanmlar azaltr. Dopamin artna

| 74
ek olarak, artan serotonin de varsanmlar tetikler ve serotonin etkisini
engelleyen bir bulant giderici olan ondansetron varsanmlar
kaybeder.
98
Yine serotoninle ilikili olarak, yeni atipik antipsikotikler
(dk dopamin-yksek serotonin basklanmas yaparlar) ile
varsanmlar iyi ekilde kaybolur.
Varsanmlar baka hastalk tablolarna da elik edebilmektedir.
Delirium tablosu denen durumda sklkla varsanmlar oluur. Genellikle
delirumdaki varsanmlar bcekler, ylanlar grme, alevler ve yanmalar,
yatakta ve elde kan grme, iplik varm gibi srekli bir iplik toplama
hali eklindedir. Sklkla kolinerjik aktivite azalmas ile ortaya kan bu
tablo da, asetilkolini ykan kolinesteraz enziminin almasnn
engellenmesi (donepezil, rivastigmin ile) ve nispi olarak asetilkolin
art yarar salayabilir. Bunun yannda antipsikotik denilen ve
serotonin-dopamin uyarlmasn engelleyen ilalar da gl olarak
varsanmlar keserler. Direnli bir grup hasta da ise serotonin etkisini
engelleyerek bulant kesen ondansetron iyi etki eder. Baz durumlarda
da yksek miktarda sigara ienlerin, ani olarak sigaray brakmas
ardndan delirium tablosu ortaya kabilir. Bu durumda temel neden
nikotinin ani yoksunluu olduundan nikotin bantlar tabloyu dzeltir.

Tablo. Farkl bitkilerin neden olduu varsanm ve ilikili durumlar, olas etki
mekanizmalar.
99
Tabloda belirtilen anatomik yerleimler iin bilincin kimyas
konusunda baknz. Ksaltmalar; GABA; gamma amino btirik asit, 5-HT3; 5-
hidroksitriptamin-3, NMDA; N-metil-D-aspartik asit.
Madde Oluan bilin durumu Olas etki mekanizmas
ndolaminler
(LSD, psilikon)

Benlik ve doaya bakta farkllk,
egonun kayb, kendi benliini
ayrt etme kayb, boluk hissi
veya farkndaln olmamas,
mistik hazlar, uzay-zaman
algsnda bozulma, nesneleri
byk-kk grme, geometrik
grsel varsanlar, nadiren iitsel
ve dokunsal hisler, her eyi
yapma gc (bazen gerekd
inanla penceren umaya
alrlar). Sinestezi (bir
duyunun baka duyu olarak
alglanmas). Ancak, kiiler bu
deneyimlerinin aldklar ilatan
Serotoninde ar alma ve
beyin seviyesinde artma.
Beyin sap rafe ekirdei
atelemesini engeller. Beyin
kabuunda singulat, nbeyin,
akak blgesi baz alanlar ve
grme beyin kabuu zerine
etki.

98
Zoldan J et al., Psychosis in advanced Parkinson's disease: treatment with ondansetron, a 5-HT3 receptor antagonist.
Neurology 1995;45:1305.
99
Perry EK. Plants of the gods. Editor: Perry E ve Ark. Neurochemistry of Consciousness. John Benjamin Pubs.
2002;205-225

| 75
olduunu bilirler.
Fenilaminler
Meskalin

Fantastik grntlerle birlikte
belirgin artan uyanklk, zevk
alma ve iyilik hissi, varsanlar
zengin renklidir. Algdaki
deiiklikler genelde
duygusaldr. LSDden farkl
olarak benlik ve ben olmayan
arasndaki ayrma farkndalk
korunur. Sradan nesneler
aydnlanm ve olaanst
grnr. Teslimiyet hali vardr.
Deneyimin alnan ilatan
olduunu bilirler.
Nor-adrenalin zerindeki
etkisi ile uyanklkta arta
neden olur. Dopamin etkisi ile
haz duyumu veya tekrarl
maddeyi alma ynnde
bamllk oluur. zellikle
hipokampus ve amigdal
blgeye etki eder. Amigdala
etki ile varsanmlar duygusal
ierik kazanr.
Ayahuasa
(Ruh arab)
Bir bitki karmdr. Bedenden
ruhun ayrlmas hissine neden
olur. Ku veya hayvan eklinde
ruh seyahat eder. Varsanlar
mavi veya yeil reklidir.
Belirgin ekilde beyindeki
kolinerjik (asetilkolin)
muskarinik alglayclar
basklar. erdii ok farkl
maddelerden dolay olaslkla
dier sinir ileticileri
zerinden de etkisi vardr.
Nikotina
tabaccum
Beden d deneyimlere ve gece
grmelerine neden olur.
Raphe ekirdeindeki
serotonin ve asetilkolin
nikotinik etkilerini basklar.
Amantia
muscarina
amanik kullanm vardr. Kk
nesneler olduundan byk
grnr. Varsanm etkisi kesin
deildir.
Asetilkolin muskarinik etkisi
artar, GABA, glutamat-NMDA
etkisini arttrr.
Opium poopy


40a yakn alkaloid ierir: morfin,
kodein, papaverin. Ary var
hissederler, ancak daha az
rahatsz edici olur. Uyanklkta
rya benzeri hisler yaarlar.
Zevk verici ve ar giderici
olan endorfin ve
enkefalinlerde art.
Iboga
(Tabemanthe
iboga)

Atalardan ve dnya ruhundan
bilgi alma gibi dinsel, mistik
ayinlerde kullanlr. Yorulma
olmadan ar fiziksel aktivite
gstermeyi salar. Zamanda
genleme hissi, bedenden
ayrlma, nesneler evresinde gk
kua renkleri grme, evrede
uuan tandk kiileri ku
eklinde grme.
Asetilkolin nikotinin etki
art, serotonin azalmas,
glutamat-NMDA etkisini
azaltma.
Cannabis sativa


Tm duyusal alglamalar
deitirir. Renkli, parlak, soluk ve
akan grntler, sesler canl
hissedilir. Bedensel olarak
arlkszlk, uma, scak-souk
hisleri, uyuma ve inelenmeler,
uzaysal alglamada bozulma,
zamann saat zamanndan hzl
Akkumbens ekirdei ve aln
beyin blgesinde dopamin
art, asetilkolin azalmas,
kendine ait alglayclar
(kannabioid) uyarmas.

| 76
gemesi, zamanszlk. Gemi,
imdi bulanr ve zaman imdide
kalr. Gelecek hzl gelir ve geer.
Yksek dozda izofreni tablosu
yapar.
Sativa
divinorum
Hafif varsanmlar, boyutlu
uzayda hareket eden renkler,
zeminde iekler ve meyveler,
cennet yolu hissi.
Dopamin, nor-adrenalin,
GABA, asetilkolin zerinden
etkisi olmad gsterilmi.
Yeni bir snf alglayc?
Ektazi Kimyasal olarak LSDye benzer.
50-150 mg dozda; nee hali,
normal d ar sosyal empati,
her eyi gzel ve iyi grme. 250-
300 mgda; grsel bozukluklar,
nesneler hareket eder, kayg ve
phecilik. 300-400 mgda; ar
kayg, phecilik, kendini her
eyi yapma gcnde hissetme,
iitsel varsanlar, intihar
dnceleri ve saldrganlk.
Tekrarl kullanmnda depresyon
ve bilisel ykm oluur.
Ani dopamin ve serotonin
art. Uzun kullanmda
serotonin salan sinir
hcrelerinde hasar ve
depresyon, bilisel ykm.



| 77


izofreni
Delilik Mi, Farkl Bir Bilin
Mi?

izofreni (Z) duygu, dnce ve davranlarda bozuklukla seyreden
bir hastalktr. Hastalk genelde 15-35 yalar arasnda ortaya kar.
Yaam boyu skl %1-1,5tur. Ortaya k nedeni olarak tek bir
sebepten ziyade birden ok etkenin bir araya gelmesi ile ortaya kar.
Genetik ve evresel nedenler bir arada etki ederler. Beyin kabuunun
hcresel dzenleni asndan da Zlerde farkllklar tespit edilmitir.
Olaslkla baz geliimsel anormallikler sinir hcresi uzant ve
balantlarnn dzgn rntl bir hal almasn engeller.
Tans hastann gzlenmesi ve tanmlamalarna gre konur.
Anormal dnce ierii (sanrlar, varsanlar, armlarda
uyumsuzluk), mantk d dnce biimi (uzaktan TV kapatmak,
TVden kendine seslenildii), duygudurum deiiklii (knt, uygunsuz,
akn), kendilik duygusunda bozulma (benlik snrlarnn kayb, d
gereklii iten ayrt edememe), irade deiiklii (karar verme
zorluklar, yetersiz drt), duyum bozukluu (zaman, yer, kiiye
ynelimde) ve kiileraras ilikilerde bozulma gibi klinik zelliklerin
birka ile kendini gsterir. Klinik zelliklerin basknlna gre farkl
alt tipleri ve adlandrmalar vardr. Klinik grnm farkldr. Pozitif
(varsanlar, dnce bozukluklar) ve negatif (knt duygu durumu,
sosyal ekilme) belirtilerle birlikte olabilir.
itsel varsanlar Zde sk izlenir. Genellikle bunlar dinsel ve
uyarcdrlar. Bazlar emirler eklindedir. Erkekler genelde emir
eklinde duyarken, kadnlar eletiri niteliinde sesler iitirler. Normal
insanlarn %30u da bazen dsal sesler iitebilirler. Ancak bunlar
srarl deildir. Grsel varsanlar da sklkla izlenir. Mant ya da

| 78
saduyuyu hie sayan dnceler kafalarna gelir. Dnceler
szdizimi, anlambilim, mantk ve duygulanmsal kurallara uymak
zorundadr. Z hastalar erken evrede dnceleri zerinde denetimi
salamaya alrlar ve bu nedenle de, normalde bilinsiz yaplan
dnme eylemi zerine bilinli kontrol yerletirmeye alnca,
dnce sreleri yavalar.

Tablo. izofrenide bilin durumu ile Meditasyon/zikirin karlatrlmas
zellik izofreni Meditasyon ve Zikir
Elektroansefalografi Anormallikler Artm gamma aktivitesi
Zaman hissi Zamanda skma Hzlanma, zamanszlk
Ortaya kmas stemeyerek steyerek
Benlikle uyumu Uyum var-atma yok Uyum var-atma yok
Ek belirtiler Genellikle olumsuz
ynde var
Toplumla uyum ve iyi
ynde var

Farkl Bilin Durumu?
Kanta bir gnderme ile balamak, Znin bir hastalk m yoksa bir farkl
bilin durumu mu olduunu tartmak asndan nemlidir. Kant, Zyi
bilmiyordu, ama genel olarak bir delilikten haberdard: Deliliin tek
genel karakteristii herkes iin ortak olan dncelerle ilgili bir anlay
kayb ve bunun yerini kendimize zg dncelerle ilgili bir anlayn
almasdr. Bu anlay gz nne alan baz aratrmaclar yksek bilin
derecesi olarak kabul edilen vecd ya da trans durumlarn Z olarak
kabul etmilerdir. Znin nasl bir hastalk olduunu anlamak asndan
bu yaklam aklda tutmak ve sorgulamak gerekir. Acaba Z sadece
kontrol edilemeden ve istemeden baz beyin zellikli kiilerde ortaya
kan bir rastlantsal ama kontrol d bilin hali midir? Z hastalarnn
%70inin benzer sanrlar sergilemesi de zerinde durulmas gereken
bir bulgudur. Dolays ile bu tutarlln altnda neyin yattnn
anlalmas gerekir. Z daha ok bilinle ilikili bozukluk deil de
arlkl zihnin yapsaln oluturan benlik, altbenlik ve stbenliin
bozukluu olarak ele alnr. Ksmen olan bilin, nbilin ve bilind da
etkilenir.






| 79


ekil. izofrenide (Z) dopamin sistemindeki dengesizlik ve beyinde etkilenen yolaklar.
Zde birok sinir ileticisinin beyin miktarlarnda bozukluk olduuna dair birok alma
vardr. Ancak gze batan teori belli dopamin yollarnn ar almasdr. Dopamini
artrc ilalarn Z benzeri tablo yaratmas ve dopamin sistemini engelleyici ilalarn
hastaln belirtilerini dzeltmesi de nemli bir destektir. Dopamin alglayclarnn
birok alt tipi vardr ve son zamanlarda Z nedeni olarak zellikle mezolimbik sistemdeki
D4 alglayclar zerinde durulmaktadr. Zde ok iyi dzelme yapan klozapin D4leri
bloke eder. Yine VTAdan striatuma giden yollarda da artm bir uyar olabilir. Ketamin,
glutamat bloke ederek striatumda dopamini arttrr ve Z benzeri bir tablo yaratr. zin
ile.

Klasik bir tanmlama olarak Z, kiilik blnmesi olarak
adlandrlr. Ancak blnen ya da paralanan sadece kiideki kendi
kiilii deil, oluan bu kiiliin d dnya veya nesnelerle olan
ilikisidir de. Z kii kendisini ve dnyadaki gereklii farkl, artc,
belirsiz ya da yabanc hisseder. D dnyadaki nesne zellikleri
nitelendirilemez ve bir bakasna balanamaz. zellikler, btn
iindeki yerleimlerini yitirdiklerinden, zihinsel yaam iin tadklar
tanmlanm anlamlarn da yitirirler. Z hastalarnda d dnyann
normal d ve farkl deneyimi vardr. Varsanlar, isel oluan
deneyimlerin (dnceler gibi) ve dsal gerekliin farkl

| 80
deerlendirilmesinden kaynaklanr. Dolays ile bu hastalkta kendini
izlemede bir bozukluk olduu ne srlr.
100

Gnlk yaamdaki zihin hallerimiz bir kez olutuunda
olutuu yerde sonlamaz ve imdi iinde oluan zihinsel benlik
durumumuz daha nceki benlik durumunun bir devamdr. imdiki
benliimiz ise daha sonra oluacak benlik durumunun ncelidir. Bu
ardklk ve devamllk bizde btncl ve devamllk gsteren bir ben
hissi uyandrmakla beraber isel bir zaman ak da oluturur. Zihinsel
olaylar grsel, iitsel, dokunsal, derin duyu, tat ve koku gibi d
dnyadan gelen uyarmlarla devaml bir etkileim halindedir. Bu
ekilde isel zihinsel durumlar, bedenden gelen duyumlarla birleince
bedende bir ben yerleimi ortaya kar. Elimi ve kolumu hareket
ettirmeye niyetlendiimde, isel zihinsel durumum ve kol hareketim
esnasnda ortaya kan (on-line) derin duyunun, zihinsel srelerimle
birlemesi bedenimdeki bende var olma deneyimi yaratr.
Baz kiilerce Z, ben bozukluklar ya da benlik snrlarnda
bozukluk olarak deerlendirilir. Ancak buradaki ben psikanalizdeki
benlik ile ayn ey deildir. Yukarda tanmlanan ekliyle isel ve
dsal oluan bedendeki ben ile ilikilidir. Zaman kategorisindeki
arpklklarn duygulanmsal, nesne kategorisindeki arpklklarn snr,
nedensellikteki bozulmalarda ise Z psikozlardan bahsetmek gerektii
de ne srlr. rnein Z hastalar sklkla benleri ile ilgili
sorunlardan bahsederler: Bu dncenin kendim olmadn
hissediyorum, dncelerimi dnen ben deilim, bu nesneler ile
benim aramda yakn iliki var, dncelerim nesneleri etkileyebilir ve
ben dndm iin yle oldu, ben kendim gerek deilim, ben ile
dier her ey arasnda camdan bir duvar var, zaman ortadan kalkt...
gibi.








Tablo. Ben evresinde yer alan kendilik bilinci aamalar.

100
Perry E et al., Neurochemistry of Consciousness. Chapter 17. Reynolds GP. Schizophrenia. John Benjamins Pubs.
2002;279

| 81
Seviye Bilin durumu
1 Duyumsal bilincin iinde nesnelere ya da olaylarla hibir
farkndalk iermez.
2 Nesnelerle ilgili herhangi bir bilin tamakszn renk, biim,
uzaklk farkllklarna tepki veren bilin. Hayvanlarda
bulunabilir.
3 zne-yklem yaps sahneye kar. Bu bilin Bensizdir. Buna
kr gr durumu rnek olarak verilebilir. Grmediklerini
syledikleri halde, gsterilen eyleri doru tanmlarlar.
Kendilik bilinci olmakszn grsel bilin olarak da
adlandrlabilir.
4 Ak bir dnllk devreye girer. Buradaki ben-bu/u ve ben-
o kartlklarnn dnl ularnn tam bir harmanlamasdr.
Olgunlamam tekbenci ben ierir.
5 Buradaki Ben irade edimini yerine getirir. Neden sonu
ilikisini alglayan bir bilintir. zgl isel dnll vardr.
Eylem yapan dnrken, kendi nedensel glerinin
derecesini de anlamaya alr.
6 Kendilik gnderiminin (ben bilinci) isellii art gsterir.
Birbirini gzlerle fakat bir bakas ile konumazlar. Kendi
zihinsel niteliklerinin paylamn tasarlayabilirler.
7 Kendilik gnderimi isellii nemli derecededir. Kii kendi
kendisinin belirgin olarak farkndadr.

Zihinsel yaam ncelikle imdiki zamana farkndalk olarak var
olur. imdiye olan bu farkndalk, imdiki anda olmayan ve gemite
kalm zihinsel srelerden domu olarak yaanmaz. imdiye olan
farkndalk, gemie bal olmadan ya da daha sonra ortaya kacak
gelecee etkisi olmadan (ya da zayf olarak) devam eder. sel
zamandaki bu zlme, birok Z hastann tanmlad uzam ya da
genilemi imdi yaanmasna neden olur. Beden ve ben arasndaki
balantnn znmesi nedeni ile Zli kiinin abalar az oranda kendisi
tarafndan ve sklkla bakalar tarafndan retilmi olarak yaanr.
Dolays ile Z durum sadece benlik/kiilik paralanmas deil, benlikle
d dnya gerekliinin de ayrmasdr. Btncl birlik bozulur. Hatta
bu nedenle Z yaant iin btnszlk terimi nerilmitir. Bu
nedenle, baz hastalarda dncelerinin bakalarnca kontrol edildii
fikri sabit olarak yerleir. Bakalarnca kontrol edilme hissi de benlik
zayflna yol aar.
101

Alg bileenden kurulur: duyumsal girdi, kavramlarn isel
retimi ve denetim ya da sansr. Bu arasnda karlkl bir etkileim

101
Spitzer M, Maher BA. Felsefe ve Psikopatoloji. ev. Karaam . Genda yay. 1998.

| 82
de vardr ve Zde bu bileen arasndaki denge bozulur. Beyni d
dnyadan koruyan sansrde bozulmadan ziyade, isel
kavramlatrmalar, d dnyadan gelen duyumsal verilerle etkileen
isel dzeltme mekanizmalarndaki bozulma ile ortaya kar.



| 83

Bunama
Alzheimer Hastal

Alzheimer hastal (AH), gnlk yaam aktivitelerini gerekletirme
yetisinde bozulma ile birlikte, bellek ve bilisel ilevlerde ykma giden
bir bunama hastaldr. Normal yalanma ve AH bir arada etki ederek
klinik bulgular ortaya karr. AH, bilinli farkndaln doal bir
hastalk modelinde incelenmesi olarak da ele alnabilir. Balangtan
lme kadar da bilin deiiklikleri ak olarak ortaya kabilir.
AHde zellikle yeni renilen, olaylarla ilikili - epizodik -
bellek kaybedilir. Hastala bellek kaybna ek olarak psikiyatrik
bozukluklar da elik eder: kiilik, duygudurum deiimi, izofreniye
benzer tablo. Tm AHlilerin %50sinde deiik derecelerde bilin
dalgalanmalarna neden olan varsanmlar grlr. Hastalk ilerledike
kendi hastalk durumunu ayrt edememe ve hatta reddetme ortaya
kar. Hastalar ilevsel bozulmalarnn farknda olmazlar, kendi
yetersizliklerine i grleri kaybolur. Bu igr azalmas beynin n
blgelerinde kan akmnda dme ile ilikilidir. Yine bu hastalkta
farkndalkta azalma, nbeyin-yerine getirme testlerinde yetersizlikle
paraleldir. Bilinli farkndalktaki azalma; davransal ktlar ve isel
durum gstergeleri arasndaki ilikiyi izleme yeteneinde bozulmay
yanstr.

Tablo. Alzheimer hastalnn klinik zelliklerinin hastalk evrelerine gre ortaya k
(Barry ve Reisberge gre) ve evrelerin tahmini sresi.
EVRE KLNK ZELLK SRES
Evre 1 Nesnel ve znel bilisel eksiklik bulgusu yoktur.
Evre 2 Bilisel yetersizlikler hakknda znel yaknmalar vardr:
isimleri hatrlayamama, nesneleri koyduklar yerleri


| 84
bulamama gibi.
Evre 3 Karmak mesleki ve sosyal grevlerde ok az nesnel
kayplar olur. Fazla tanmad yerlerde kaybolabilir,
istekli olduu bir ite performans azalr, kelime ve isim
bulma konusunda belirgin zorlanabilir, ak bir ekilde ne
sylediini unutur ve tekrarlanmalara gerek duyar. Bu
dnemde bilisel kaypla ilikili kayglar younlar.
7 yl
Evre 4
Hafif
Younlama, bellek, ynelim ve ilevsel kapasitede
belirgin bozulmalar olur. Yakn bellekte ciddi etkilenme
olur. Sosyal ve mesleki ilevlerinde nemli aksamalar olur.
Bu dneme knt bir duygulanm elik edebilir.
2-4 yl
Evre 5
Orta
Karlalan glkler hastann yardm almadan yaamn
srdrmesini nleyecek kadar fazladr. Yaamlar
hakknda nemli konular hatrlayamazlar. Oturduklar
adres, bitirdikleri okulun ad, babakann ad gibi.
Bulunduklar yl hatrlayamazlar. Hesaplamada nemli
glk ekerler. Depresyon ve fke ataklar olabilir.
1,5 yl
Evre 6
Orta
derecede
iddetli
Gnlk yaamn temel etkinliklerinde yardm gerekir.
Elerinin adn unuturlar, adres bilmezler. Yaamlarnn
erken dnemlerini anmsayabilirler (doum yeri, anne-
baba isimleri). 10dan geriye birer birer saymada glk
ekerler. Ajitasyon, fke ve fiziksel iddet gsterebilirler.
2,5 yl
Evre 7
Ar
Gnlk etkinliklerde srekli yardm gerekir. Konuma
yetisi snrlanmaya balar ve evre sonunda doru
kaybolur. Hareket ortadan kalkar. Saldrgan ve kontrol
edilemez davranlar olabilir.
3-6 yl


Patoloji
AHnin karmak ve olaslkla birok nedene bal ortaya k tam
olarak anlalamamtr. Ancak uzun yllardr elde edilen kantlarla,
AHdeki davransal bulgulara anormal kolinerjik ilevin neden
olabileceini dndrmektedir. Bunun dier bir kant da organik
fosfor zehirlenmesi srasnda AHye benzer davranlarn ortaya
kmasdr. Asetilkolin (ACh) yetersizliinin, AHnin klinik davran
bozukluklar grnmne neden olduu hemen hemen kesindir. Ancak,
ACh dengesizliin temelinde yatann ne olduu tam anlalamamtr.
AHnin iki nemli patolojik gstergesi anormal fosforillenmi
tau proteinlerinden oluan nrofibriler yumaklar ve znmeyen beta-
amiloid proteinlerinin hcre dnda birikimi ile oluan amiloid

| 85
plaklardr. Nrofibriler yumaklar len hcrelerin yerinde kalr ve
hayatta kalan hcrelerin banda adeta mezar ta olarak birikirler.
Yumaklar hcrenin ilevini bozar ve lme gtrr. Anormal ve ar
fosforilenmi tau, sinir hcrelerinde youn bulunan, hcre iskeletini ve
bilmediimiz baka ilevleri de olabilen mikrotblleri hasarlar. Her iki
anormallik beyin corafyasnda bir seim gsterir. zellikle beynin
arm ve limbik (duygulanmsal, hazc) blgelerini etkiler. Hastaln
balangcnda, olaylara ilikin bellek kayb, arm alanlarnn
hipokampus ile olan balantlarnn bozulmasndan kaynaklanr. akak,
duyusal beyin blgesi ve aln blgesi etkilenmeleri ile dilsel, grsel-
algsal bozukluklarla ve yerine getirme bozukluklar ortaya kar.
Uzun yllardr yaplan almalardan kan sonuca gre,
AHdeki bellek ve bilisel, davransal bozukluklara asetilkolin (ACh)
sinir ileticisindeki yetersizlikler neden olur. ACh, sinir hcrelerinde
asetil koenzim-A ve kolinden kolinasetil transferaz enzimi ile
oluturulur. ACh, kolin esterazlar tarafndan hzla asetat ve koline
paralanr. Memelilerde iki tipte kolin esteraz vardr: asetilkolinesteraz
(ACE) ve btirilkolinesteraz (BCE). ACEnin temel ilevi kolinerjik
denilen ACh etkisini sonlandrmaktr. BCE ilevi insanlarda tam olarak
anlalamamtr ve evrimsel adan memelilerde erken zamanlardan
kalm enzim olabilecei dnlmektedir. ACE hcreler aras balant
blgesi iinde (sinapslarda) bulunurken, BCE destek hcreleri olan
glialarda bulunur. AHde beyinde BCE dzeylerinin ykseldii ve ACE
dzeylerinin ise dt bilinmektedir. Bu nedenle ACh ykm, zaman
ierisinde giderek ACEden BCE ynne kayar. Hastaln ileri
evrelerinde BCE bilisel gerilemeye katkda bulunur.
102


Tedavi
Bugn iin AHnin tedavisi, ACE almasn engelleyerek, ACh miktarn
artrmak yani var olan ACh miktar-etkisinin glendirilmesine
dayanmaktadr. Bu amala donepezil, galantamin, rivastigmin,
memantin gibi ilalar kullanlmaktadr. Bu ilalarn davranlar ve
uykuyu dzelttii, bellei glendirdii ve varsanmlar azaltt,
anormal rya ieriini azaltt gsterilmitir. ACh art ile kolinerjik
sistem ilevinin eski haline dndrlmesi ya da art ynnde oluacak
dzenleme glutmat, GABA ve serotonin gibi baka sinir ileticilerinin
ilevinin de artna yol aar. Rivastigmin hem ACE hem de BCEnin

102
Cooper JR. Unsolved problems in the cholinergic nervous system. J Neurochem 1994;63:395-399.

| 86
almasn etkileyerek, zellikle ilerlemi hastalarda ne kan BCE
artnn nne geer. Ancak, BCE beyin d dokularda da youn olarak
bulunduundan rivastigminin yan etkileri daha fazla ortaya kar.
Galantamin, ACE almasn engellemeye ek olarak nikotinik ACh
alglayclarn da uyarr. Hem bellek glendirmesi yapar hem de
nikotin uyarm dikkati artrr.
Bugn iin AHnin tedavisi bu nedene ynelik tedaviden ziyade,
ACh paralayan ACE enziminin almasn engelleyen ilalarla var
olann etkisini arttrmaya dayanr. Ancak, hedef yanl olabilir. zellikle
mikrotbllerin paralanmalarn engelleyen ilalar daha iyi bir
yaklam olabilir. Baz klinik ncesi almalar bu yaklam destekler
niteliktedir. AHnin deneysel fare modelinde, bellek kusurundan ziyade
devinimsel bozukluklar ortaya kar. Kanser ilac olan paklitaksel
farelere verildiinde mikrotbl saysn artrd ve devinimsel
bozukluklar dzelttii gsterilmitir.
103
Gnmzde uygulanan tedavi
yaklamnn yanlln dndren dier bir bulgu da, ACh
azalmasna paralel olarak ayn blgelerde ACE enziminin azalmasdr!
Bugnk ilalarmzn ounluu azalan ACE etkisini durdurmaya
yneliktir. Anlalan, uzun zamandr tedavide yanl ata oynuyor
olabiliriz.

Lewy Cisimli Demans
AH ile yakn akraba olan dier bir beyin yozlatrc demans (bunama)
tipi Lewy cisimli bunamadr. Ge dnemde ortaya kan bunamalarn
%15-20sini oluturur ve tpk AH gibi bellek ykm ile seyreder.
AHden farkl olarak anormal bilin durumu daha baskn bir zelliktir.
Grsel varsanlar, izofreni benzeri ataklar sktr. Bilincin hem ierii
hem de derecesinde bozulmalar oluur. Bilin deiiklikleri %80-90
hastada ortaya kar (AHde bu oran %20-25). Bilinteki dalgalanmalar
azalm uyanklktan bilin bulankl arasnda tekrarlayc kaymalar
eklindedir. Yere-zamana-kiiye ynelim sklkla bu dnemlerde
bozulur. Bilinteki bu bulutlanmalar neredeyse Lewy cisimli
bunamann tansal anahtardr.
104

Bahsedilen zelliklerden dolay Lewy cisimli bunamann (LCB)
altndaki kimyasal deiikliklerin anlalmas bilincin temelini zmede
nemlidir. LCBde sinir hcrelerinde Lewy cismi birikir. Bu cisimler
anormal hcresel birikim, baz filament proteinlerinin birikimidir ve

103
Zhang B et al., Microtubule-binding drugs offset tau sequestration by stabilizing microtubules and reversing fast
axonal transport deficits in a tauopathy model. PNAS 2005 102: 227-231
104
Waeker M, Perry E. Demantia with Lewy Bodies. A disorder of consciousness. Chapter 16. Neurochemistry of
Conciousness. John Benjamins Publs. 2003;263-278.

| 87
hcrelerin lmne neden olur. Beynin hemen hemen her blgesinde
bulunurlar. LCBda zellikle talamusun retikler ekirdei etkilenir. Bu
ekirdek uyanklk iin temel yaplardandr.
LCBde sklkla grsel varsanlar ortaya kar. Genelde detayl
ve tam hayvan-insan grntleri eklindedirler. Bu grsel
varsanmlarn, grme beyin kabuunda youn bulunan ACh-
muskarinin-1 alglayclarn yozlamas ile ortaya kt kabul edilir.
LCBde dopamin sisteminde de bozulma olur ve dopamin etkisini bloke
eden ilalara belirgin hassasiyet vardr, hemen yan etki olutururlar.
LCBde uyku anormallikleri de sktr. REM uykusu ile birlikte olan tm
beden kaslarnn felci yeterli dzeyde gereklemez. Bu nedenle
ryalara elik eden ayak-el-gvde hareketleri yaparlar. ACh artran
rivastigmin ile REM uykusundaki bozulma normale dner. ACh artran
donepezil ve rivastigmin bilin dalgalanmalarn engeller.














| 88

Delirium
Delirmenin Baka Bir Ad

Bilinli uyanklk, uzay-zaman ierisinde, kendine ynelimin normal
olmas anlamna gelir. Bu, beyindeki birok sinir a ile ilikili olarak
salanr. Delirium, bilin bozukluklar ile belirli akut geri dnml
zihinsel bir bozukluktur. Trke karlna yakn olarak da delirme
tablosu gibidir. Genellikle duygulanmsal deiiklik, varsanlar,
yanlsamalar ve uygunsuz drtler, mantksz ve iddet ieren davran
eliindedir. Ani olarak ortaya kar ve gn ii deiim gsterebilir.
Genellikle ksmen bellek ykm olmu kiilerin ortam deiiklii,
duyusal uyaran deiiklii (tannmayan uyaranlar veya
tannan/bilinen uyaranlarn ortadan kalkmas) durumlarnda
kolaylkla ortaya kar.
105

Hastanede yatan hastalarda sk ortaya kar. Tm yatan
hastalarn %10u, yank sonras hastalarn %20sinde, katarakt
cerrahisi sonras %7, by-pass cerrahisi sonras %30, genel youn
bakm hastalarnn %30unda izlenir. Yala skl belirgin olarak artar.
Yetmi ya zerinde hastaneye yatanlarn %25inde izlenir.
106


Belirtileri
1. Azalm dikkat ve bir konuya odaklanamama
Dikkat, birok elemandan oluan karmak nrofizyolojik bir ilevdir.
Otomatik olarak var olmasna karn, istemli olarak dier uyaranlar
dikkate alnmayarak bir baka uyaran zerine evrilebilir. Bu seicilik
olarak adlandrlr ve devaml aba, konsantrasyona gerek duyar.

105
Tarlaci, S. Acil Nrolojik Hastalklar. Nobel Tp, 2004.
106
Thomas RI, Cameron DJ, Fahs MC. A prospective study of delirium and prolonged hospital stay. Exploratory study.
Arch Gen Psychiatry 1988;45:937-40.

| 89
Dikkat bozukluunda hasta dnce, konuma ve hareketi uygun
egdm iinde devam ettiremez.

2. Bellek bozukluu ve paramneziler
Deliriumdaki hastalar genellikle yakn belleklerini hatrlamada ve yeni
bellek oluturmada zorluk ekerler. Bellek basklanmas zellikle
dikkatteki azalma ile artar. Ayn soruyu tekrar tekrar sorabilirler.
Bellek bozukluu hastann konfzyonu zerine oturur ve gerek
belleini etkiler, garip cevap ve davranlara neden olur. Ganser
sendromu olarak adlandrlan durumda, hasta sorulara yaklak
yantlar verir. rnein; Bir inein ka baca vardr? sorusuna be
yantn verir.

3. Zaman ve yer ynelimi bozulmas
Bellek ve dikkat bozukluundan kaynaklanr. Genellikle geceleri ve
dier faktrlerin (ate, ilalar, susuz kalma) varlnda ktleir.
Gnn, saatin, yln zaman bilinemez. Genellikle gemiteki bir
zamandan bahsederler ve bahsedilenler, o zamanda var olan olaylarla
da (babakan, ocuklar, savalar) balantl anlatlr.

4. Anormal dil ierii ve yazma bozukluu
Deliriumda dil genellikle belirgin etkilenmez. Ancak, ok karmak
dilsel ifadeler bellek, iyi dikkat veya karmlar yapmaya gerek duyar.
Bu nedenle karmak ifadeler bozulabilir. Yazma ve okuma ise, dil
ktlar ve konumadan ok daha fazla etkilenir. Hastalar cisimleri
isimlendirmede garip hatalar yapabilirler. Bu isimlendirme hatalar
genel bilisel bozulmadan kaynaklanr. Yaz yazma da deliriumda
belirgin olarak etkilenir. Ancak, genelde muayenede atlanr. Yazm
hatalar, kelime sktrmalar, kt zerine yazarken uzaysal kaymalar,
karakterlerde deime ve srar gibi zellikler gsterebilir.

5. Hesap yapmada bozulma
Hesap yapma devaml younlamaya gerek duyar. Deliriumda belirgin
olarak bozulur. Basit olarak dikkat ve younlamann yetersizliinin bir
gstergesidir.

6. Yanl alglar, varsanlar ve delzyonlar
Delirium esnasnda en kt deneyim, deimi alglama ile ilikilidir.
Gerek alglar, ryadaki grntler ve varsanlar ile karr. Olaslkla
da dikkat eksikliinden evre doru olarak hatrlanmaz. ekil ve
byklkler deiebilir (metamorfoz). Grsel varsanlar iitsel

| 90
olanlardan daha sk izlenir (iitseller psikozda sk). Genellikle
varsanlar bcekler, hayvanlar, su, yangn gibi grntlerden oluur.
zellikle geceleri evresel uyaranlarn azald zaman daha belirgin
hale gelirler ve korkutucudurlar. Hastalar korkar ve saldrgan olurlar.
Delzyonel yanl alglamada evre veya evredeki kiiler
deiir. Var olan hastane ortam evdeki ortam olarak alglanabilir.
evredeki hastane personelini de evdeki aile bireyleri olarak kabul
edebilir. Uzaysal alglama bozukluu, hastann izimlerine de
yansyabilir. Saat izilmesi ya da bir ekli kopya etme bozulabilir.
Hastaln umursanmamas de deliriumun bir baka bulgusudur. Hasta
hastal olduunu kabul etmez. Baz hastalar varsanmlarn normal
zamanda hatrlarlar ve bir sorun olduu yargsna varabilirler.

7. Azalm karm yapma, igr ve yarglama gc
Dnce ilevleri, devaml younlama ile ardk veya mantksal
analize gerek duyar. Problem zme ve karm yapma deliriumlu
hastalarda bozulur. Modeller, ekillerle veya kelimelerle yaplan
benzerleri bul iini kolay yapamazlar. Olaylar hakknda i grleri
azalabilir.

8. Deiken duygudurum
Duygulanm hzla ar neeli bir hal ile depresyon arasnda deiebilir.
Bu geiler gn iinde olabilir ve bir gnde birden fazla tekrar olabilir.

9. Uyku-uyanklk dngs deiiklii
Yal hastalarda, zellikle hastaneye yatrldklarnda sk izlenir. Gn ii
genelde hasta uykulu olarak grlr. Bu, uyankl veya gnlk ritmi
bozan zel bir nedenle olabilecei gibi baz hastalarda deliriumun
nemli bir gstergesidir. Uykusuzluk deliriumu ortaya karabilir ya da
arln artrabilir.

Biyolojik Temeli
Psikolojik: Adaptasyon Krlmas
Tm canllarda, duyusal uyaranlar iin adaptasyon mekanizmalar
vardr. Adaptasyon tek hcre seviyesinden tm organizma seviyesine
kadar deiik seviyelerde ortaya kar.
107
Adaptasyon btn duyusal
girdiler zerinden olabilir. rnein parmanza taktnz yznz
veya kol saatinizin varln hissetmezsiniz. Ama balangta her an
nasl varlnn kendisini hatrlattn bilirsiniz. Yani farkndalk

107
Krekelberg B et al., Adaptation: from single cells to BOLD signals. Trends Neurosci 2006;29(5):250-6.

| 91
dzeyinize ular. Ama bir sre sonra, evrimsel bir avantajla, artk
parmaktan veya koldan gelen uyaranlar beyne ulatrlmaz. nk
gereksiz ve anlamszdr. Buna altk deriz, yani bilimsel ifade ile
uyarana adapte oluruz. Bu dokunsal alkanlk dnda, dier tm
duyusal girdiler iin de alkanlk gelimesi sz konusudur: tat, koku,
grme gibi Her gn yrdnz veya arala getiiniz yolu
dnmenize gerek yoktur. Artk, neredeyse gzleriniz kapal olarak
geebilir durumdasnzdr. Ama yeni bir sokaa girdiinizi dnn.
Her ey yeni ve farkldr. Her eye dikkatle bakarsnz. Beynimize d
dnyadan gelen veriler daha ncekilerden farkl olduundan, adeta bir
girdi bombardmanna tutuluruz. Ama ksa sre sonra, bu yeni durum
iin de alkanlk gelimek zorundadr. Her gn gemeye baladnz
bu sokakta, belediye ekipleri bir deiiklik yaparsa, yenilik
alkanln krar ve ortama daha farkl olarak bakarsnz.
108

Delirium bir eit adaptasyon krlmas rneidir. Ancak bu
krlma bilinalt seviyesinde olur. Buradaki olay, kiinin normal
duyusal uyaranlarn olduu ve alt/adapte olduu ortamdan,
hastane gibi duyusal uyaranlarn deitii ortama girmesinden dolay
adaptasyonun krlmas ve duyusal girdi bombardmanna
tutulmasdr. Hastanede grsel olarak yabanc bir odada, yabanc
yzlerin olduu yerde, yabanc ve allmadk alet sesleri (doktor ve
hemirelerin konutuu yabanc olunan tp dili, solunum cihazlar,
dier cihazlarn bip-bip sesleri), her gn alt dokunsal uyaranlarn
deimesi (yatak, araf) ile adaptasyon krlr. Uyum iin yeterli
zaman ve uzun sreli bellek olmadndan delirium klinik tablosu
ortaya kar.

Organik: asetilkolin azalmas, dopamin art
Delirium sklkla baz ilalarn ar dozlarnda ortaya kar. Ancak,
bazen normal tedavi dozlarnda da kabilir. Antikolinerjik yani
asetilkolin (ACh) etkisini beyinde engelleyen ilalar (zellikle ACh-
muskarinik bloke edenler) sklkla deliriumu tetikler.
109
ACh etkisini
azaltan ilalarla ortaya kan delirium, ACh etkisini arttran fizostigmin
ile hzla dzelir. Bu etkisi ayn zamanda bilincin ACh etkisi ile olan
ilikisine de k tutar. Uyanklktaki deiiklik beyin sap as
ekirdekleri ve talamus zerindeki ACh etkisinin azalmas ile olurken,
delirium esnasnda hastann yaadklarn unutmas ise hipokampus ve

108
Tarlaci S. Jungun Yanlgs: Ezamanllk. Yeni Bir Teori. Yeni Sempozyum 2006;44(3):151-156.
109
Prouty G. The hallucination as the unconscious self. J Am Acad Psychoanal Dyn Psychiatry 2004;32:597-612.

| 92
akak lobunun etkilendiini gsterir.
110
Grsel varsanlar deliriumda
sklkla ortaya kar. Bunlar grme beyin kabuunda ve grme beyin
kabuuna geen grntlerin urak yeri olan talamusun lateral
genikulat ekirdeinde youn miktarda bulunan ACh-muskarinik
iletisinin bozulmas ile ilgilidir. ACh etkisinin azalmas ile oluan grsel
varsanmlar genelde yzler, hayvanlar eklindedir.
111

ACh dier sinir ileticileri ile karlatrldnda bilinli
farkndaln temelinde yer almas en olas kimyasaldr. ACh ayn
zamanda sinir kas kavann da sinir ileticisidir. ACh evrimsel olarak
yal bir molekldr; 3 milyar yldr dnyada vardr. ACh, beyinde ok
yaygn olmasna karn, beyin kabuunda I, II ve IV. sinir hcresi
tabakalarnda daha youndur. ACh, iki tip alglayc zerine etki eder:
muskarinik (M) ve nikotinik (N).
112
Ge etki etmesine karn, M
alglayclarnn etkileri uzun srer. zellikle beyin kabuu ve derin
beyinde youndurlar. Nler ise iyon geiine neden olur. Nler bildiimiz
iilen sigaradaki nikotinin etki ettii alglayclardr. Nlerin de birok
alt tipi vardr. Alfa-4 ve beta-2 talamus, orta beyin, striatum ve limbik
blgede younken, alfa-7 hipokampus ve talamusun retikler
ekirdeinde younlamtr.
Beyinde iki farkl ACh yola vardr. Biri beyin sapnda
(pedunkulopontin + laterodorsal tegmental ekirdek) ve dier bazal
nbeyinde yer alan Meynertin ekirdeidir. AChnin beyinde
bulunduu yolaklardan biri olan nbeyin taban sinir hcrelerinin
almas, uyankln devam iin gereklidir. Bu blgedeki ACh ieren
sinir hcreleri uyanma, seici dikkat ve REM uykusunda devreye girer.
REMde ACh salan hcreler alrken, monoaminerjik (serotonin-
dopamin-noradrenalin) sistemler basklanr.
113
Talamusun
ekirdeklerinden olan intralaminar ekirdek bilinli farkndalkta
etkindir ve beyin sap ACh uzantlarndan youn uyar alr.
Striatumdaki ACh ieren sinir hcreleri, beyin kabuuna geen uyarlar
iin ara istasyondur ve buradaki sinir hcreleri dikensi (spiny) tiptedir.
Bu yol muhtemelen bilinalt/bilinsiz bilgi ilemede devreye girer.

110
Gaudreau JD, Gagnon P. Psychotogenic drugs and delirium pathogenesis: the central role of the thalamus. Med
Hypotheses 2005;64(3):471-5.
111
Ashton H. Delirium and hallucinations. Editor: Perry E. Neurochemistry of Consciousness. John Benjamin Pubs.
2002;181-203.
112
Partridge JG, Apparsundaram S, Gerhardt GA, Ronesi J, Lovinger DM. Nicotinic acetylcholine receptors interact with
dopamine in induction of striatal long-term depression. J Neurosci 2002;22(7):2541-9.
113
Sarter M, Bruno JP, Turchi J. Basal forebrain afferent projections modulating cortical acetylcholine, attention, and
implications for neuropsychiatric disorders. Ann N Y Acad Sci 1999;877:368-82.

| 93
Yine ACh ieren sinir hcrelerinde youn bulunan MAP-2 proteini
mikrotbllerle birlikte bilin durumu ile ilikilendirilmitir.
114

nsanlarda Meynertin ekirdei yaklak bir milyon hcreden
oluur ve bu nispeten az bir saydr. Bu ekirdek beyin kabuunda,
yayldnda yaklak 0,5 metre kare alan olabilecek bir tabaka ile
balantlar oluturur. Bu ekirdekten kan uzantlar, i ve d yollarla
beyin kabuuna ular. Her sinir uzantsnn son dallanmas 1-2 mm
2

alana yaylr.
115
Meynert ekirdeinin kendisi de ACh, GABA, nor-
adrenalin uzantlar alr. ACh girdileri mezopontin blge ve dier bazal
nbeyinden gelir. Mezopontin as yapdaki (lokus seruleus, raphe
erkirdei, pedunkulopontin ve latero-dorsal ekirdekler kc as
yapy yani ARAS olutururlar) ACh ve monoaminerjik uzantlar bazal
nbeyne gelir. Bu blge dier beyin blgelerinden farkl olarak
herhangi bir duyusal yoldan girdi almaz.
116
ARAS dolayl duyusal girdiyi
bazal nbeyine tar. ARASn ilevi genel uyankl salamaktr.
Parkinson hastalnda kullanlan dopamin artran ilalar
sklkla delirium oluturur. Bellek ykm olan yal hastalarda bu yan
etki daha sk ortaya kar. Yan etki muhtemelen dopaminin ACh sistemi
ile etkilemesi ile ilgilidir. D2 alglayclarnn uyarm ACh etkisini
azaltrken, D1 uyarm ACh etkisini artrr.
117
Bunlar dnda, GABA-A
alglayclar zerinden etki eden alprazolam deliriuma neden
olabilirken, benzodiazepinlerin ekilmesi de delirium yapabilir.
118


Zaman Algs Bozulmas
Deliriumda zaman algs sklkla bozulur. Zaman algsnn anatomik
temeline de ksaca deinmek yararl olacaktr. nbeyin kabuu
balants olan medial talamusta meydana gelen bir hasar, ayn
zamanda anlara ayrlan yer-zaman asndan da hatalara yol aar. O an
konuulan ve dnlen eylerle ilgisiz olan anlar, yerli yersiz, balam
d ortaya kabilir. nbeyin kabuunun, belli bir anda ve yerde
meydana gelen olaylar anmsama eklinin yan sra, muhtemelen
benzer bir zamanda ya da yerde meydana gelen ilikili olaylarla

114
Hameroff S and Penrose R. Conscious Events as Orchestrated Space-Time Selections. NeuroQuantology 2003;1:10-
35.
115
Pepeu G, Marconcini Pepeu I. Dysfunction of the brain cholinergic system during aging and after lesions of the
nucleus basalis of Meynert. J Neural Transm (Suppl) 1994;44:189-94.
116
Richardson RT, DeLong MR. A reappraisal of the functions of the nucleus basalis of Meynert. Trends Neurosci
1988;11(6):264-7.
117
Trzepacz PT. Is there a final common neural pathway in delirium? Focus on acetylcholine and dopamine.Semin Clin
Neuropsychiatry 2000;5(2):132-48.
118
Fleischhacker WW, Barnas C. Delirium following benzodiazepine withdrawal. J Clin Psychopharmacol
1987;7(4):287.

| 94
badatrlmas zerinde de etkili olduu sanlmaktadr.
119
Bu nedenle
nbeyin hasarlarnda, bellek korunmasna ramen, olaylar meydana
geldii yer ve zaman ilikisinden koparr.
120
Eer nbeyin kabuu,
olaylara ilikin bellekte yer-zaman asndan gerekli ise, olaylara ilikin
bellein bu tr, dier hayvanlarla kyaslanamayacak kadar byk olan
nbeyin kabuu olan biz insanlarda zellikle belirgin olacaktr. nbeyin
kabuu, gelen bilgilerin ve srp giden davranlarn, baz
iselletirilmi ve bireysel fikirler, alglar ya da kurallardan, yani
kendine zg bir zihni oluturan bellek asndan nemlidir.
Beyincik, denge ve koordinasyon dnda renmede de grev
alr. Uzaysal yerkoordinat kodlama, grsel ayrm ve grsel dikkatte de
grev alr. Son yllarda yaplan almalarla zaman algs zerinde de
etkili olduu gsterilmitir. Beyincik hasar olan kiilerde; iitilen
seslerin aralarndaki boluu ayrma, alglama hz ve algsal
zamanlamada bozulma olur. Beyincik yan blgelerinde hasar
zamanlama ilerinde eksiklie neden olurken, orta ksmlardaki
hasarlarda ise, zamann uygun alglamasna ramen istenilen zamanda
cevap oluturulamaz.
121


Dikkat Bozukluu
Dikkat, paralel alan bir sistem olan beyinde, evreden gelen
grlty (noise) azaltarak beyindeki girdi btnln artrr.
122

Sinirsel temel asndan bilin ve dikkat st stedir. Posnera gre,
istemli dikkatte a alr: posterior, anterior, vijilance. Posterior
sistem (parietal beyin kabuu, pulvinar, talamusun as/retikler
ekirdei) esas olarak ynlendiricidir ve bilinte nemli bir rol
oynamaz. Anterior sistem singulat beyin kabuunun n paras,
suplementer motor kabuktan oluur. Bilincin ieriini salar. Vijilans
a ise, uyanklkta etkili beyin sap yaplar olan lokus seruleus ve sa
aln lobu kabuundan oluur. Bu sistemin etkisi hem anterior hem de
posterior sistem zerindedir. Bunlarn bir arada almas hazr olma
durumunu ortaya karr.
123
Jamesin tanm ile dikkat (1890), Akln
ayn anda olas birok nesneden ya da dnce katlarndan birini, ak
ve canl biimde ele almasdr. Baz eyleri, tekilerini etkince
uraabilmek iin brakmak gerekir.

119
Casini L, Ivry R. Effects of divided attention on temporal processing in patients with lesions of the cerebellum or
frontal lobe. Neuropsychologia 1999;13:10-21.
120
Rubia K and Smith A. The neural correlates of cognitive time management: a review. Acta Neurobiologica 2004;64:
329-340.
121
Ivry RB, Keele SW and Diener HC. Dissociation of the lateral and medial cerebellum in movement timing and
movement execution. Experimental Brain Research 1988;73:167180.
122
Dekacour J. An introduction to the biology of consciousness. Neuropsychology 1995;33:1061-1074.
123
Posner M. Attention: The mechanisms of consciousness. PNAS 1994;91:7398-7403.

| 95
Dikkat ve ilikili olan uyanklk, bilinci oluturmak iin esastr.
Dikkat verme ile ilgili anatomik blgeler, uyanklk ile ayarlanr ve
kc beyin sap as yaps (ARAS) tarafndan kontrol edilir.
nsanlarda dikkat a talamus-aln lobu ve parietal beyin kabuundan
oluur. st parietal beyin kabuu dikkatin bir yerden baka bir yere
kaydrlmasn salar ve uzaysal alglamada nemlidir. Bu blge
hasarlarnda yar alan uzay umursamazl (neglekt) sklkla ortaya
kar. Grsel dikkat verme durumlarnda grme beyin kabuu alanlar
da devreye girer. Talamusun pulvinar ksm dikkatle ilikilidir.
Primatlarda bu blge alglamada deil de, dikkatsel seme-szme
esnasnda alr. Talamusun pulvinar ksm tm beyin kabuuna
uzantlar gnderir.
124
Sinir ileticisi ACh dikkat iin nemlidir. ACh
alglayclarnn skopolamin ile bloke edilmesi dikkatte bozulma yapar.
Nikotin alm ise dikkati artrr. Nikotin, dikkat seiciliinden ziyade
younluunu artrr. Bilinli bilgi ilemenin bir lt olan P300 ortaya
kma sresi nikotin alm ile ksalr.
125
Nor-adrenalin de dikkatin
ynlendirilmesinde ok gereklidir. Dikkatin kendisini artrmadan
ziyade uyanklk ve hazrda beklemeyi, tetiktelii glendirir. Bunlara
ek olarak dopamin ieren yollar da dikkatin kaydrlmasnda etkilidir.
D1 ve D2 alglayclarn bloke eden ilalar dikkatin kaydrlmasn
bozar, ancak odaklanm dikkat normal kalr.




124
Coull JT and Nobre, AC. Where and when to pay attention: the neural systems for directing attention to spatial
locations and to time intervals as revealed by both PET and fMRI. Journal of Neuroscience 1998;18:74267435.
125
Pritchard W, Sokhadze E, Houlihan M. Effects of nicotine and smoking on event-related potentials: a review.
Nicotine Tob Res 2004;6(6):961-84.


| 96


alnan ve Kopyalanan
Bilinler

Felsefeci William Occam (1285-1349), varlklar gerekmedike
oaltlmamaldr demiti. Bunu elbette genetik oaltma iin
sylememiti ama bu uyarya ramen, 1997 ylnda Dolly adl koyunun
bedensel hcrelerinden yararlanlarak kuzu (kopya yavru) Dolly elde
edildi. Byk tartmalara neden oldu ve arkasndan fare, inek, kei ve
maymun kopyalamas yapld. Bunlar yaplrken de sk sk insan
kopyalamasna atf yapld. Yasal ve etik ynleri tartld. Ama daha
sonra anlald ki, Dolly ikiziyle tpatp ayn deildi ve baz ynlerden
ikiziyle farkllklar gsteriyordu.
126


X-Change
X-Change/Deiim adl film (Ynetmen: Allan Moyle, Oyuncular: Stephen Baldwin,
Senaryo: Christopher Pelham, 2000) New Yorktan San Franciscoya i ortann
cenazesine yetimek iin 1 saati kalan kiinin, hzl seyahat iin zihin-bilin aktarmn
konu alr. New Yorkta bulunan kii, bu ii yapan bir irkete gider ve kendisinin zihin-
bilincini San Franciscoya, 3000 km uzaa anlamal bir kiiye aktarr. Bu zihin
aktarm yolculuu dnyann en gvenli yolculuu olmasna ramen, filmin
kahraman iin yle olmaz. Kendi bedeni kt iler yapan bir konaknn eline geer.
Filmin kahramannn bedeniyle, yz grnmyle, ama katil adamn bilinci ile
cinayetler iler.
Bu arada, filmin kahraman, geici olarak edindii katil bedenini koruyaca,
yanl amalar iin kullanmayacana dair bir szleme imzalamtr. Tabi, yeni
bedeninin ilee kar alerjisi olduu da hatrlatlr ve ilek yememesi ynnde
uyarlr. Yeni bedenin hastalklar ve alkanlklaryla (hor kullanlm katil bedeni),
yeni bir zihin ve bilin (kendi bilinci, zihni) bir araya gelir. Normalde sigara imedii
halde sigara ime istei douran bir bedeni olur. Ancak, dn verdii kendi bedenine
hi de yle davranlmaz. Her ey beklenildii gibi gitmez.
Bunlar da yetmez ve geriye, kendi orijinal bedenine dn zaman geldiinde,
dn ald katil olan beden sahibi ortada yoktur. Konak olan katil, aslnda bir

126
Cohen P. Dollys mixture. New Scientist. 4 Sept 1999.

| 97
beden hrszdr. ine girdii bedenlerle, cinayet ilemekle meguldr. Beden
bulunamadndan, yasalar gerei, bedeni bulunana kadar kahramanmzn zihin-
bilinci geici bir sre bir robota aktarlr. Bu arada kendi bedenini aramaya koyulur.
Ama ortada baka bir sorun daha vardr. Geici olarak zihninin-bilincinin aktarld
robotlar en ok 7 saat yaayabilmektedir. Bu sre sonunda zihin-bilin gerek
bedenine geri aktarlamazsa, zihni-bilinci ortadan geri dnmsz ekilde
kalkacaktr stelik bu ii yapan irketin de ok umurunda deildir

Bugnlerde insan kopyalanmasndan ska bahsedilmekte ve
bu bilimsel/dinsel evrelerde tartmalara neden olmaktadr. Baz
lkelerde bu konuda yasaklar balamtr.
127
Peki, bir insan beyni ve
bilinci tam olarak kopyalanabilir mi? Kopyalanrsa eski beynin bilinci
ne olur?
128
Yoksa iki ayn bilinli kii mi olacaktr? Eer aktarlabilirse,
o zaman beynin tm atomsal dizilimlerinin ortaya kard bilin,
benzer elektronik yaplarn hazrlanmas bilinli olmay salamayacak
mdr? nsanlardan alnan bilinler bu elektronik yaplara
aktarlabilecek midir? Fizik ve kuantum mekanii buna izin verir mi?
Beynin sinir hcreleri, sinir hcreleri andan, daha da alt yap olarak
atomlar ve onlarn etkileiminden kaynaklanan bir yap olduu
dnldnde, beyin iin de fizik kurallar geerli olmaldr.
Ktle, yk ve spin gibi btn gzlenebilir i, zgn zellikleri
ayn, bu zellikleri ile birbirinden ayrt edilemeyen paracklara zde
paracklar denir. Sistemin fiziksel zelliklerinde hibir deiiklie yol
amadan birbiri ile dei-toku edilebilen zde paracklardan oluan
sistemlere zde parack sistemi denir. Klasik fizikteki makroevrensel
paracklar (tenis toplar, misketler) zde olsalar bile, onlar
numaralayabilir ve hareketlerini izleyerek herhangi bir anda onlar
ayrt edebiliriz. Mikroevrensel paracklar ise ou durumda ayrt
edilemezler. Kuantum mekaniindeki hareket denklemi, tek bir
parack iin deil, gz nne alnan tm sistem iin yazlan
Schrdinger dalga denklemidir. Beyin anlalaca gibi zde
paracklardan olumaz. zde olan ve olmayan, makroevrensel ve
mikroevrensel paracklardan oluur.

Kuantum Kopyalama
Atomlarn evresindeki her elektron zdetir. Bu ilke herhangi bir
proton ya da baka paracklar iin de geerlidir. nsan beynindeki bir
elektron bir tuladaki ile deitirilse, sistem bir btn olarak
ncekinden farkl olmaz. Ayn durum, atomlar ve molekller iin de

127
Green RM. Your Bionic Future: I, Clone. Scientific American. September 1999.
128
Wolciech H. Zurek. Quantum cloning. Schrdingers sheep. Nature 2000;404:130-131

| 98
geerlidir. Bir insana zelliini veren ve bilinli olmasn salayan
bireysel paracklar deil, paracklarn tmnn diziliinin ortaya
kard biim ve etkileimlerdir. O zaman, beyni oluturan ayn atom
ve atom alt dzeni oluturan bir kopya ile bilinleri ikileyebiliriz,
istediimiz kadar oaltabiliriz! Ancak, Wootters ve Zurekin ortaya
koyduu kuantum mekanik hesaplamaya gre, bilinmeyen kuantum
durumlarnn silinmesi yasaktr. Bu kuantum mekaniinin dorusal
olmasndan kaynaklanr. Bu nedenle kopyalama mmkn deildir.
129

Peki, neden bilinemeyen kuantum durumunun bir kopyasn
silemiyoruz? Kuantum iki bit sistemi (kubit, Q-bit, ,0) ve ,1)) klasik
ilemden belirgin farkldr. Kubit st ste binme durumu oluturabilir
yani; st ste binme, kubitin ayn anda hem 1 hem de 0 olduu bir
durumdur. Bu durum;|s)=|0)+||1) eklinde yazlabilir. Burada ve |
karmak saylardr ve ||
2
+|||
2
=1e eittir. Kuantum C-NOT
(kontroll deil kapss) kopya ve aslnn sadece belli durumlarnda
klasik C-NOT ile benzerlik gsterir. Klasik bir bitin (C-bit) kopyasnn
silinmesi (asl bulunurken bir kopyas karabilir ve iki ayn kopya
olur) mantksal olarak geri dnldr ve termodinamik olarak bir
fiyat yoktur. 0 bitin kopyasn batan kurmak iin koullu mantksal
ilem operatr olarak C-NOT kullanlr. C-NOT kaps, bir girdinin
durumunun kontrolnden dolay kty ters evirir. Kuantum C-NOT
kaps, klasik edeerine gre kuantum st ste binmeden dolay ok
yn bir kapdr. C-NOT belli kuantum durumlarnn st ste
binmesine uygulandnda kopyalamay ya da silmeyi engeller.
Roger Penrose da ayn gr ne srer ve orijinal durumu
ortadan kaldrmadan bilincin bir kopyasn karmamza kuantum
kuramnn izin vermediini belirtir.
130
nk ilk durumu bozmadan bir
kuantum durumunun kopyasn karmak olanakszdr. Bir elektronun
spin durumunun kopyasn kardmz var sayalm. Bunu bir kez
yapabilirsek tekrar tekrar yapabiliriz. Sonuta ortaya kan sistem,
Heisenberg belirsizlik ilkesine gre; konumu ok iyi tanmlanm (x),
ama ayn oranda da byk bir asal momentumu (p) olan bir
durumdur. Dolays ile orijinalini yok etmeye hazrsak, ancak o zaman
bir kuantum durumunun kopyasn elde edebiliriz.
Kuantum silme ya da kopyalama problemi, st ste binme
durumunu tekrar dnmemiz gerektiini syler. Bilinmeyen klasik
bir durum, 0 ve 1 bitlerinin farkl alternatifleri durumunda olabilir.
Bilinmeyen bir kuantum durumu ise bu alternatiflerin st ste binmesi

129
Wootters WK and Zurek WH, A Single Quantum Cannot be Cloned, Nature 1982;299:802-803.
130
Penrose R. Kraln Yeni Usu-II. Fiziin Gizemi. TBTAK yay. 1999;148.

| 99
durumunda bulunabilir. Klasik bilgiden farkl olarak, bir kopyalama
veya silinme durumunda, st ste binme durumunu biliriz. Fakat st
ste binme bilinmezse, uygun geri dn seilemez. Seilemedii iin
de, bilinmeyen kuantum durumu llemez. Nesnel bir lm, gerekte
kuantum durumunun bir kopyasn ieren kopya ya da kopyalama
meydana getirir. Dolays ile kopya veya silme iin durumu bilmeye
gerek duyarz. Durumun lmn (bu ayn zamanda bir klondur)
yapmadka da, kuantum durumunu bilemeyiz.
O halde, Dolly nasl kopyaland? Dolly aslnda tam anlamyla
bir kopya ve ayn zamanda da kuantum nesnesi deildir. DNAnn
atomlarndan olmu olmas, cevap oluturmaz. Burada, klasik dnya ile
kuantum dnyas fark, Schrdingerin kedisi gibi tekrar devreye girer.
DNA ift sarmalnn herhangi bir yerinde, hem 0 hem de 1lerden
sorumlu kk molekller vardr ve asla iki farkl molekl, kuantum
st ste binme durumlarnda bulunmazlar. st ste binme durumu
olsa bile, sistem ve evrenin etkilemesiyle (decoherance) hemen
engellenir. Ayn zamanda genetik bilgi, DNAda st ste binme
durumunda kodlanmadndan gvenle kopya edilebilir. Harika
kopyalama mmkn olmamakla birlikte, zamann en iyi ve yaklak
kopyalamas, asln ortadan kaldrmadan, silmeden oluturulabilir.
Tam bir kopyalamadan (tpksnn ayns) ziyade yaplan bir genetik
ikizi oluturmaktr. Bilindii zere, tek yumurta ikizleri ayn bilin
durumunda deildir.
zetle, ilk durumunu bozmadan bir kuantum durumunun
(bilinci oluturan beynin olas tm kuantum durumlar) kopyasn
karmak imknszdr. Ancak, orijinalini yok etmeye hazrsak, bir
kuantum durumunun kopyasn elde edebiliriz. Eer bilin kuantum
mekaniksel bir rnse kopyalanamaz. En azndan u an elimizde olan
kuantum kuram buna izin vermez.

Nanoteknoloji ile Bilinci Download Etmek!
Bilimin uzun tarihi gz nne alndnda, insan bedeninin mikroskobik
hcrelerden olutuunu daha 1839 ylnda rendik. Daha sonralar
gelien teknolojilerle bu hcreler grntlendi ve tipik olarak
byklklerinin 10 m olduu tespit edildi. Ancak bilim insanlarndaki
kar konulamaz merak duygusu devam etti ve daha derine olan ilgi
nedeni ile hcreleri oluturan daha kk organcklar, dier yap
elemanlar tespit edildi. Bylece balangta mikrometre dzeyinde
olan lmler nanometre (1 nanometre, nm =1 metrenin milyarda biri)
dzeyine indi. Nanometreyi anlamak iin sa telinin 800 bin, insan
krmz kan hcresinin ise 7000 nm byklnde olduunu

| 100
hatrlatmakta yarar vardr. Gelien teknoloji ile artk bir hcrenin
hemen her yerinin lmlerini bilebiliyoruz. Artk bugn bir amino
asitin 0,42-0,67 nm, nkleotidlerin 0,81-0,87 nm, monosakkaritlerin
boyutunun 1 nm olduunu biliyoruz. Buna ramen alnacak yol
uzundur. nk insan bedeni yaklak 100 bin farkl molekl ierir.
Bedenimizi anlamak iin, her birinin zelliklerini ve birbiri ile olan
etkileimlerini ortaya koymak durumundayz.
Gelien teknolojinin tbba yansmas daima ok belirgin
olmutur. Grntleme cihazlar (bilgisayarl tomografi, manyetik
rezonans grntleme), daha iyi grntler elde etmek iin kullanlan
kontrast maddeler, cerrahilerde kullanlan yardmc aralar, yapay
solunum cihazlarnn ideale yakn alr olmas teknolojinin
yansmalardr. Gnmzde yeni ufuklar aaca dnlen
nanoteknolojinin de tbb uygulamalara etkisi ok gemeden
balamtr. Buna ek olarak da uzun dnemde gereki ya da hayal
karmlar yaplr olmutur. Nanoteknolojinin oluturduu nano
materyallerin tpta kullanlmas biyomedikal nanoteknoloji, nanotp,
biyonanoteknoloji ya da nano-biyoteknoloji olarak yerleik dile
gemeye balamtr. Nanotp sadece bir bilimsel alann ya da lkenin
rn deildir. Birok bilimsel disiplinin, matematik, mhendislik,
biyoloji, kimya ve fiziin bir arada almasnn rnleridir. Nanotp
asndan bakldnda, nano-biyoteknoloji henz ocukluk anda ve
hatta belki yeni doan dneminde bir bilimdir.
Biyolojik materyallerle nanomateryellar arasnda sk bir
benzerlik olmas her ikisinin bir birinin yerini tutabilecei dncesini
dourmutur. rnein, kendi kendini dzenleyen DNA bir eit nanotp
sper molekler yapdr ve nanotplere yapsal olarak birok benzerlii
vardr. Ancak, bu benzerlik daha ok yapsaldr ve ilevsel olarak ayn
zellikleri elde etmekten ok uzaktayz. Dolays ile her yapsal
benzerlii ilevsel benzerlik olarak yorumlamamak gerekir.
Nanomateryaller, adnn da artrd gibi nano lektedirler. Bu
materyaller tek boyutlu (ince bir film tabakas gibi), iki boyutlu
(nanotpler ve teller) ve boyutlu (nanoparacklar ve kreler)
olarak yaplabilirler.
Biyomimetikler, bedendeki bir doku, hcre yaps ya da
parasnn benzerinin nanoteknoloji ile yaplp, onun yerine
kullanlmasdr. Nanoteknoloji ile sadece mhendislik ksm
yaplmasna karn, devreye giren nano-biyoteknoloji ile de ilevsel
olarak da ayn grevi yapmas salanr. Son zamanlarda zerinde
allan yapay kan bunlardan biridir. Yapay kan hcreleri henz teorik
olarak vardr ve respirosit (respirocyte) olarak isimlendirilmilerdir.

| 101
Respirositler 1 mikron apnda kegen yaplardr ve normal krmz
kan hcrelerinden 236 kez daha fazla oksijeni dokulara tarlar. Yap
olarak 18 milyar atomdan oluurlar. Atomlarn dizilimi elmastaki gibi
tabakaldr ve atomlar da genelde karbon atomlardr. Bu yaps ile 9
milyar oksijen ve karbondioksit molekl tar. %50si respirositten
oluan 5 ml svnn tayaca oksijen ve karbondioksit, bedenimizde
bulunan 5500 ml kann tad ile edeerdir. Kanmzn bir litresini
eer respirositlerle deitirecek olsak, tad oksijenin ok fazla
olmas nedeni ile nefes alp veremeden yaklak 4 saat soluumuzu
tutabiliriz. Respirositler normal kan ihtiyacnn olduu her durumda
kullanlabilecei gibi, uzun dnemli insan dondurma durumlarnda
(cryonics) damar ii sv ve kan deitirmede de kullanlabilirler.
Btn bunlara ek olarak insanolunun esas istedii uzun
yaamak ve belki de lmszle ulamaktr. Nano-biyoteknoloji ile
yalanan ve eskiyen organ ve dokularmzn yerini yapay olarak
yaplm yenileri almaya balayacaksa, lmszlk ok uzak deil
demektir. Yaplan nano-biyoteknolojik bu yaplar zamann nne set
ekebilir.


ekil. Sinir hcrelerinde bulunan mikrotbllerin ayrntl yaps. stte ematik
(C-D), altta gerek elektron mikroskobik grntler (A-B). Her mikrotbl 25
nanometre apndadr ve tblin denilen daha alt paracklarn uzunlamasna
dizildii, 13 zincirden oluur. Uzunluunca tipik bir nano tp andrr. Bunlar
bilincimizin doduu yerler ise nanoteknoloji bilinli makineler olumas iin
atlan ilk admlardr.

Eer lmszlk bir gn gerek olacak ise, bunun alt yaps
nano-biyoteknoloji ile atlacaktr. O zaman kiilerin zihin-bilin, duygu
durum ve tm kiilik zellikleri, nano-biyoteknolojik yaplara

| 102
yklenebilir (download) hale gelecektir. Bylece yalanan bedenlerdeki
tm kiilik zellikleri yeni bir nano-biyolojik bedene aktarlabilir. Bunu
yapmak iin hi ilgisiz bir alandan veriler gelmeye balad bile. Roger
Penrose ve Stuart Hameroffa gre insanda bilincin ortaya kt yer
sinir hcreleri iindeki bu nanotp yapsndaki mikrotbllerdir
(geleneksel anlaya gre sinir hcrelerinin oluturduu a yaps). Bu
yaplar hcresel iskelet olarak adlandrlr. i bo silindir eklindeki
bu nanotpler 25 nm apndadr ve uzunluklar ok farkl olabilir. Her
mikrotbl, d ksm su tarafndan izole edilen bir nanotpe benzer.
Uzunlamasna dzenlenmi 13 ipliksel yapnn bir araya gelmesiyle
oluur. Her ipliksel yap da tblin dimeri denilen daha alt nanometrik
yaplardan oluur. Her tblin 8 nmdir ve birbirinden ok az fark olan
4 nmlik alfa ve beta yapsndan meydana gelir. Penrose ve Hameroffa
gre bu nano tplerin zerinde bulunan tblin denen kk yaplar
kuantum nesnel indirgenme veya bir eit kuantum bilgi
ileme/hesaplama ile bilinci doururlar. Yani bizi bilinli yaparlar.
Gelien nano-biyoteknoloji ile bu tpklerin benzerlerini yapabiliriz. O
zaman nano-biyoteknoloji yardm ile bunlarn kullanlmas ile
yaplabilecek bilinli makineler ve hatta download edebileceimiz
zihinler ya da bilinler ok uzakta saylmaz. Ancak nano-biyoteknoloji
aratrmalarnda Tanry oynarken dikkatli olmalyz. Kendimizi
kaybedebiliriz!



| 103



Bilinlerde Ezamanllk



Carl G. Jung (1875-1961), ada psikiyatrinin kurucularndadr.
Sadece psikiyatri ile deil fizik, mitler ve efsanelerle de ilgilenmitir.
Fizikiler Albert Einstein (1879-1955) ve Wolfgang Pauli (1900-1958)
ile yapt tartmalar sonrasnda, ezamanllk kavramn ortaya
atmtr. Ezamanlln altnda yatan, bugn de youn ekilde inanlan
aretiplere balamtr. Ancak, bu trdeki olaylarn grlecei gibi daha
basit aklamalar da vardr. Jungun almalarnn asl blm ada
psikoloji tarafndan kabul grmemitir. Jungun dnceleri 1970lerde
ve 1980lerde mistik ieriinden dolay halkn byk ilgisi ile
karlamtr.
131

Bu ilkeyi Jung kendi buluu olan Trke ezamanllk, Almanca
synchronizitt, ngilizce synchronicity szc ile ifade eder.
Ezamanllk; ksaca nedensel olmayan bir bant ilkesidir. Jungun
ezamanllk (EZ) kelimesini semesinin nedeni; anlaml fakat nedensel
balants olmayan iki ayr olayn EZ oluumudur. Dolays ile EZ, ayn
ya da benzer kavram ieren ve nedensel ilikileri bulunmayan iki ya da
daha ok olayn zamanda rastlamasn ifade etmede kullanr.
Junga gre EZ olaylar aretiplerle (ilk rneklerle) ilikilidir.
Aretipler, bizim davran rntlerimizi etkileyen bilind, toplum
belleinde ve genetiinde yer alan, evrimsel yolla aktarlan bilgilerdir.
Bunlar hepimizin ortak varlklardr ve Noosfer denilen ortak dnce
atmosferinin rnleridir. Jung, EZ olaynn, hem fiziksel hem de var olu
iin ortak bir zemin oluturan bir gereklik dzeyini, tek dnyay (unus
mundus) kantladn ne srer ve anlaml rastlantlar, daha derin,
btnlemi bir gerekliin sadece yzey etkileri kabul eder. EZ alt
yaplarnn aretip formlar, en azndan iki olay balantlatrr:
endopiik ve ekzopiik alan. EZ durumu, nedenin etkiden nce
geldii zaman akna baml deildir. Fiziksel bir olay ruhta (psyche)
isel bir imge deneyimi olarak ayn zamanda veya bu

131
Schultz DP, Schultz SE. Modern Psikoloji Tarihi. ev: Aslay Y. Kakns Yay. 2001;491

| 104
deneyimlerden hemen sonra ortaya kar. Uzaysal gstergelere de
baml deildir (ancak, bilindii gibi uzay ve zaman kavram modern
fizikte ayrlamaz, uzay ve zaman yoktur, yalnzca uzay-zaman vardr).
Jung, EZ deneyimini, uzay-zaman greliliinin ifadesi kabul eder.

Ezamanllk rnekleri
[Keli parantezler yazarn yorumudur]
1. Bir kadn einin doum gnnde ona bir pipo hediye eder. Adam ayn
gn parka gider ve aalarn altnda, ayn pipo ile sigara ien bir
adamn yanna oturur. Ve her ikisinin de vaftiz isimlerinin ayn
olduunu renir. Adam pipoyu kendisine einin doum gn hediyesi
olarak verdiini syler. Yannda oturduu adam bana da der.
Konuunca, ikisinin de doum tarihlerinin ayn olduunu renirler.

2. Bu EZ rnei bu teorinin kurucusu ve yazar olarak bana ait. RLS
(Huzursuz bacaklar sendromu) adl hastalk toplumda yaklak %5-15
arasnda olmasna karn, hastalarn polikliniklere bavurusu nadirdir.
te bir tesadfler zincirinin oluturduu ezamanllk; sabah
poliklinikte hasta muayenesine baladmda ilk hastama RLS tans
koydum. Ardndan gelen ikinci hastada benzer ikyetlerle gelir ve ayn
tany alr. Bundan sonra ise, poliklinik odasndan ktm ve yaklak 1
saat sonra geri geldiimde, masamda 2 ayda bir kan, abone olduum
Practical Neurology dergisini buldum. Aslnda dergi bir haftadr
sekreterlikte beklemekteydi. Bugn sekreterin aklna dergiyi bana
vermek gelmitir. Dergide ilgin olan, drt kapak konusundan birisiydi:
RLS hastal. Ardndan, iki saat kadar sonra ise e-posta ile bir hasta
soru sordu; RLS tanl bir hastaym, ikyetlerim youn ne
yapmalym? Bu ekilde art arda drtleme ezamanllk olutu. Bu
ezamanllklarn olumas, bende bu teorinin domasna neden oldu.

3. Carl Jung, bir hastas ile grrken, hasta altn renkli, Msr
bokbcei ile ilgili ryasn anlatrken olan EZ olayna dikkat eker:
Bana bu ryay anlatrken, arkam kapal pencereye vermi
oturuyordum. Aniden, arkamda hafif vuru gibi bir ses iittim. Dndm
ve dardan pencerenin erevesine arpan, uan bir bcek grdm.
Pencereyi atm ve uarken bcei havada yakaladm Altn renkli
bokbceinin en yakn benzeriydi. [Jungun bir sembol olarak bcei
yorumlamas ilgintir: Bcek Msr mitolojisinde tekrar douun
semboldr. Ryada grlmesini, hastann tedavisinde kritik bir
dneme girilmesi olarak yorumlar. Tedaviye direnli hastas iin
akas, benim meydana getirme gcmn tesinde olan, bir hayli

| 105
akld olan bir eye ihtiya duyuluyordu der. Hastas bu durumu
renince dzelir].
132


4. Mitolog Joseph Champbell, Bushman mitolojisinde kahraman rol
oynayan peygamberdevesi hakknda okurken, aniden pencereyi amak
iin bir drt hissettim. Pencereyi atm ve saa doru baktm, orada
bir peygamberdevesi vard. Orada, tam pencerenin kenarndayd
[mucize hissi] Bana bakt [hayret] ve yz tam olarak bir Bushman
yzne benziyordu [aknlk].

5. Jung, 24 saatlik bir srede, balk temasnn alt ayr nedenle EZ
yarattn fark eder. Bugn cuma, le yemeinde balk var. Birisi
tesadfen baka birisine Nisan akas [ngilizce April Fish, fish=balk]
yapma geleneinden bahsetti. Ayn sabah, yars insan, yars balk olan
bir yazt fark ettim. leden sonra, aylardr grmediim eski bir
hastam bana, yapt ok etkileyici balk resimlerini gsterdi. Akam
yine bana, zerinde bala benzer yaratklar olan nakl bir ileme
gsterdi. Bunu izleyen 2 Nisan sabah, yllardr grmediim bir baka
hastam, ryasnda ayaklarnn dibinde karaya kan byk bir bal
grd ryasn bana anlatt. O gnlerde, tarihteki balk semboln
incelemekle meguldm.

Jung, EZ olaylarn tmnn, iki zihinsel durumu ierdiini
dnyordu. Biri, o an birey hangi faaliyetle megul ise, onun sonucu
olan sradan zihin durumu, dieri; bir aretipin harekete
geirilmesinden ileri gelen olaand zihin durumlar. kincisi bilin
ddr. Jung EZ olaynn ekilde olabileceini ifade eder:
1. Belirli bir psiik ieriin, kendine tekabl eden ve kendisiyle
ezamanl olarak meydana gelmiesine alglanan nesnel bir srele
rastlamas,
2. znel bir psiik halin, aa yukar ezamanl olarak, fakat uzakta
oluan, ezamanllk nitelie sahip, nesnel bir olayn aslna uygun
yansmas olduu daha sonra anlalan rya veya grnt ile
rastlamas,
3. kinci kka ek olarak, alglanan olayn gelecekte olumas ve imdiki
zamanda sadece, kendisine tekabl eden bir rya veya grnt ile
temsil ediliyor olmas eklindedir.

Neden Jungun Yanlgs?

132
Jung CG. Synchronicity: An acausal cennecting principle. CW, Vol 8, Princenton, NJ, Princenton UP, 1973

| 106
EZ ile ilgili en farkl aklama Hinestan gelir. Hines, bu durumu,
yalnzca yapc (constructive), seici bellek ve alg olarak
deerlendirir. Ve gerekten de daha fazlas deildir.
133
EZ olay bir
augmentum ad personamdr. Yani, kiinin ya da kiilerin znel bir
takm deneyimlerinin ya da eilimlerinin kant olarak ne srld
yanltc akl yrtme biimidir.
Bilimsel sorgulamalarn temel amac, bir olayn ncesindeki
duruma baklarak, olay mantksal nedensel terimlerle aklamaktr.
Genel bir ifade ile nedensellik u ekilde ifade edilebilir;
134

1. Zamansal srete nceden gelmek; neden etkiden nce gelir,
2. Zamansal ve uzaysal bitiiklik; nedenler ve etkiler uzay-zamanda
birlikte ortaya kmaldr,
3. Srekli ve srarl ortaya kma; nedenleri takip eden etki(ler) dzenli
bir ekilde ortaya kmaldr.
Junga gre, 1 ve 2 geerlidir. Bu nedensellik olaylar daima bir
enerji geiini de beraberinde bulundurur. Enerji geii olmadan olan
durumlara ise nedensiz denir. Nedensellik, dnya ve doada klasik
fiziin kanunlarna uyar. Nedensiz durumlarda ise Jungun deyimi ile
srar etmeyen balantlar vardr.
EZ, insann bilincine gre a priori olan ve grnrde insann
dnda var olan bir anlam ngrr diyen Jung, bu dnceyi Platona
kadar gtrr. Platona gre, grnen var olan eyler asllarnn sadece
snk kopyalardr ve asllar baka bir evrende bulunur. Gerekten EZ
grnrde dmzda yer alr. Grnrde vurgusu gerekten
nemlidir ve EZ ne dmzda ne de iimizde olur. Her ikisinin elemesi
durumunda oluur ve anlamlanr. Sadece darda olan elemeye
denklik veya uygunluk demek daha doru olacaktr.
EZ dndmzden ya da kantlayabildiimizden ok daha
sk meydana gelir, ama herhangi bir alanda onlarn bir yasaya
uyduklarn ileri srebileceimiz sklkta ve dzenlilikte meydana gelip
gelmediklerini henz bilemiyoruz. Tek bildiimiz ey, bu tr btn
fenomenleri aklayabilecek temel bir ilkenin bulunmas gerektiidir,
diyen Jung bu konuda bir aklk sunmaz. ncelikle, EZ hazr bir
beyinde ortaya kar. Gerekten de sktrlar, ama hayret ve mucize hissi
uyandranlar gerekten kiide etki brakrlar. Dzenli bir ekilde ortaya
kmazlar. Tamamen rastlantsaldrlar. Bu fenomenleri aklayabilecek
ilke EZ yalnzca sizin beyninizdedir, d dnyada ayn yer ve
zamanda olan bir EZ rnei yoktur. D dnyadaki olayn kalb ile

133
Hines T. Pseudoscience and paranormal. Buffalo, NY, Prometheus, 1988
134
Storm L. Synchronicity, causality, and acausality. The Journal of Parapsychology 1999;63:247-269.


| 107
isel/znel/beyinsel olayn greli olarak st ste binmesi EZ hissini
bizde oluturur ve darda, bizim alglarmzn dnda olan bir EZ
yoktur.
Jungun nedensel olmayan ifadesi doru yorumlanamaz.
Dikkat edilirse, cmle yine bir ilikili olan bant ile devam eder. Bu
ifade nedensel olmasa da, ayr bir iliki veya elemenin olmasn
gerektirir. Bu elemeyi salayan kiinin belleidir. Bellek o anda
olumu olabilecei gibi, daha nceden de (rya gibi) olmu olabilir.
Her an bu bellee, bilinalt ile nedensel ilikili olaylar giremez. nk,
bu durumda uyaranlar ile boulurduk. Ancak, nedensellik zellii
olmayan ve zaman d olan bellekteki bir eleme ile nedensellik, gizli
alt nedensellik ortaya kar. Var olan olayla eleerek bilinli
farkndala ular ve birinci derecede ya da basit EZ oluur.
Anlamllk, Junga gre, her durumda EZ kanlmaz bir
ltdr. Bize anlam olarak grnenin aslnda ne olduunu bilme
olanamz yoktur, eklinde ifade etmesi, Jungun kard nemli bir
noktadr. Anlam, tam olarak ezamanl olan olaylarn eletirilmesi
esnasnda, bellekten kaynaklanan bir eit uyanma durumu=bilinli
farkndala ulama durumudur. Anlam; bir anlamda dikkatin elemi
olaylarn zerine odaklanmasdr. Anlam; bir anlamda, bir tiyatro
sahnesinde ba aktr zerine tutulan spot klara benzetilebilir. Anlam,
tutulan bu spotla elemi olaylarn, bilinaltndan bilince
karlmasdr. Bu EZnin temel noktasdr. Anlam, ayn zamanda
adaptasyonun krld an (lahza) ve ezamanlln balangcdr.
Anlam kazandran organ, znellie sahip olan ve nesnel dnyadan
girdileri alan beyindir.

Ezamanlln Nedeni: Adaptasyon Krlmas
Gnlk yaammzda beyin evreden gelen tekrarlayc benzer
uyaranlar bir sre sonra farkndalk dzeyine ulatrmaz. Her an
evreden binlerce yeni grnt, ses, konu, dokunmaya ynelik veri
beynimize ular. Ancak bu veri iinde, anlaml olanlar daha n plana
karmak ve beyni lzumsuz veri yn altnda skmaktan kurtarmak
iin adaptasyon=uyum mekanizmas gelitirmitir.
Adaptasyon btn duyusal girdiler zerinden olabilir. rnein;
parmanza taktnz yznz ya da kol saatinizin varln
hissetmezsiniz. Ama, balangta her an varlnn nasl kendisini
hatrlattn bilirsiniz. Yani farkndalk dzeyinize ular. Ama bir sre
sonra, evrimsel bir avantajla, artk parmaktan veya koldan gelen
uyaranlar beyine ulatrlmaz. nk gereksiz ve anlamszdr. Buna
altk deriz, yani bilimsel ifade ile uyarana adapte oluruz. Bu

| 108
dokunsal alkanlk dnda, dier tm duyusal girdiler iin de alkanlk
gelimesi sz konusudur: tat, koku, grme gibi Her gn yrdnz
ya da arala getiiniz yolu dnmenize gerek yoktur. Artk, neredeyse
gzleriniz kapal olarak geebilir durumdasnzdr. Ancak, yeni bir
sokaa girdiinizi dnn. Her ey yeni ve farkldr. Her eye dikkatle
bakarsnz. Beynimize d dnyadan gelen veriler daha ncekilerden
farkl olduundan, adeta bir girdi bombardmanna tutuluruz. Bu
nedenle ksa sre sonra, bu yeni durum iin de alkanlk gelimek
zorundadr. Bir sre sonra, her gn gemeye baladnz bu sokaa,
belediye ekipleri bir deiiklik yaparsa, yenilik alkanlnz krar ve
daha farkl olarak ortama bakarsnz. Ayn alkanlk durumu
evliliklerde de en nemli bozulma nedenidir. Ayn ekilde devam eden
evlilik ve kiiler bir sre sonra artk beyin tarafndan silinir ve ciddi bir
deiiklik olmadnda evlilik monotonlar. Bu durum da bir eit
alkanlk ve beyin adaptasyonudur. Fizyolojik olarak, alkanlklar hzl
ve uyumlu davran-yant oluturmay salarlar. Bu evrimsel olarak bir
avantajdr.
EZ olay, adaptasyonun ya da alkanlk olaynn krlmasdr.
Gnlk yaamda olaylarn aknda, benzer olaylar sklkla yan yana
gelmezler. ou olaylar ezamanszdr. Bu ezamanszlk,
dnyamzdaki olaylarn doal bir grnmdr. Dolays ile gnlk
beyin girdisi iin normaldir ve buna alkanlk gelitirmitir. Ortaya
kan EZ bir olay, bu alkanl krarak beyindeki farkndalk dzeyini
artrr ve ardk gelen olaylar dizisi beyinde mucize etkisi yaratr. Eer,
srekli EZ olaylarn yaand bir dnyada yaayacak olsaydk, EZ
olaylara alacak/adapte olacak ve ezamanszlklar bizim
farkndalk dzeyimize ulaarak mucize etkisi yaratacakt. Mucizeler bu
ekilde doa yasalarnn ihlalidir. Doann olaan seyri iinde gelien
olaylar, insanlarn olaana olan adaptasyonlar nedeni ile bir mucize
olarak deerlendirilmezler. Mucizelerden ortaya kan hayret ve
aknlk, olaylar hakkndaki inan dorultusunda hissedilir bir eilime
neden olur. Bireysel olarak bizler, mantksal karmlarmzla
olaand olan bir olguyu hemen geri evirmemize ramen, zihin her
zaman ayn kural iletmez. Mucizeler de daha verimli bir topraa
ekildiklerinden hemen meyvelerini verirler.
Konuya doast ve kuantum fiziksel anlamlar yklenmesine
karn,
135
aslnda EZ olaylar sadece bizim beynimizdedir. evremizdeki
dnyadan beynimize srekli olarak, ezamansz olaylar girmekte ve bu
giri adaptasyon mekanizmalar ile dikkatten uzak kalmaktadr. Ancak,

135
Peat D.Synchronicity: The Bridge between Matter and Mind, Bantam, 1987.

| 109
d dnyada gelien bir EZ olay bu adaptasyon mekanizmasn krp
dikkatimize ular. Ve ksa sreli bellekten gemi EZ olaylar zincirinin
halkalar bir araya getirilir. Bylelikle, znel deneyim olan E yaarz
Bu yeni bir teoridir ve bugne kadar olanlardan farkl bir bak
asdr.
136




136
Tarlaci S. Jungs Error: Synchronicity. A new theory. New Symposium 2006;44(3):151-156.


| 110

Baka Bilinler
Havyalarda Bilin


Yunus iin de ar iin de mutluluk, var olmaktr.
nsanolu iinse, yaam anlamak ve ona hayran kalmak.
Jacques-Yves Cousteau


Bu aamada ahtapot, tatarck ya da barsak kurtlar gibi geri
hayvanlarn bilinleri olup olmadn tartmak verimsizdir. Ama
bilin sinir sisteminin karmaklk derecesi ile ilgili olabilir.
nsanda ne ile ilikili olduunu anladmzda alt dzeydeki
canllara da sra gelecek...
Francis Crick
















| 111
Hayvanlarda bilin olmadn dnenler fazladr. Bu dnce yeni
deildir. Psikolog Alfred Binet tek hcreli Microlarn alglama ve
nesneler arasndaki farkllklar ayrt etme kabiliyetinde olduklar ve
amaca ynelik davranlar sergilediklerini, Organizmalarn Ruhsal
Yaantlar (1889) adl kitabnda yaymlamt. 1908 ylnda ise Francis
Darwin bitkilerde bilincin olabileceinden bahsetti. Yine Jacques Loeb
(1859-1924) hayvanlarda da bir tr bilincin olabileceini ne
srmt. 1911 ylnda ise Hayvan Davran Dergisi (Journal of Animal
Behaviour) yaymlanmaya baland. Gnmzde de benzer tartmalar
daha youn olarak devam etmektedir. Hatta hayvan zihni, bilinci ve
algs konusunda akademik dergiler (Animal Cognition, Springer)
yaymlanmaktadr.
137

Antropomorfik bak, insanlarn gnlk yaamlarna egemen
dncedir. Evcil hayvanlarmzla ilikilerimizde onlara insan
zellikleri olan duygu, ama ve maksatlar yaktrrz. Hayvanlara
insans zellikler atfetmekten kendimizi alamayz.
138
Bu aslnda sadece
hayvanlarla snrl deildir ve dier canl eylere de benzer zellikler
ykleriz. Bazen, insanolu bitkilere, talara ve arabalara dahi
yaktrmalar yapar. Hayvanlarda bilin olduu dncesinin de
bunlardan biri olduu ne srlr. Daha 1908 ylnda Margaret
Washburn, Hayvan Zihni adnda bir kitap yazd ve kitabnda
antropomorfizmden kaamayacamz vurgulad: Bizler kabul etmek
zorunda brakldk ki, hayvan davrannn tm ruhsal
yorumlanmalarnn, insan deneyimi zerinde benzetme yaparak olmas
gerekir Bak as olarak ve bir hayvann zihninde nelerin yer ald
konusunda antropomorfik dnmek zorunda brakldk.
Sinir sistemi tek hcrelilerde ve sngerlerde bulunmaz. lk
olarak, gevek bir a eklinde knidlilerde grlr. Knidliler, en ilkel
hayvanlardr (trn yaylmasn salamak iin iki evreden geerler;
sabit polip evresi ve serbest olan medz evresi. Bu ikinci devrede
rerler. Selentereler, mercanlar da bu gruptandr). Bu canllarda ritmik
hareketleri salayan kaba hareket merkezleri ve dokunalarn
tabannda da sinirsel bir halka bulunur. Sinir hcresi yaps btn canl
trlerinde ayndr! Hacimsel ve birbiriyle etkileim iinde bulunan sinir
alar phesiz byk farklar gsterir. Bir iki sinir hcresi grubundan
oluan bcekler ve smklbceklerin sinir sisteminden ok farkl bir
beyin yapsna sahip olduumuz kesindir. Biliyoruz ki, beyinlerimizde
bilinci douran merkezi bir nokta yoktur.

137
Griffin DR. From cognition to consciousness. Anim Cogn 1998;1:3-16.
138
Mithen S. Akln Tarihncesi. Dost Yaynevi. 1999;190-191

| 112
Hayvanlarn hemen hepsinin, eylemlerini bilin kontrol
altnda deil de, igdsel olarak yaptklarn dnrz. Ancak, her
eye ramen, igd insana ateten saknmay retir. nsanlar kadar
hayvanlar da tecrbeden birok ey renir. Ayn olaylarn her zaman
ayn nedenden kaynaklanaca karmn yaparlar. Hayvanlarn tm
amaca ynelik davranlar uyanklk halinde oluur: reme, beslenme,
avlanma Btn bu igdsel davranlar, hayvanlarn eylemlerinin
genetik ve bedensel dzenlenilerinden kaynaklanr. Ksaca, hayvanlar
birer makine ya da otomattr. Bakterilerin aklsz olduu kesindir,
muhtemelen bizden ok fazla genetik koda sahip amip ve aplasialarn
da akl yoktur. Byk bir olaslkla, ok sosyal yaplanma ve zekice
davranlar gsteren arlarn da en ufak bir bilinci yoktur.
139

Bilinlilik durumunu hareketin balangcyla ortaya kan bir
sonu olarak kabul edersek, nedensellik ilkeleri uyarnca hayvanlarda
da bulunmasn mantkl kabul etmemiz gerekecektir. Yani, onlarda da
bize benzer bir ey olabilir. Bu bizim tam olarak youn bilin
dediimiz en st dzey olmayabilir. Belki, sadece dk seviyelerde bir
bilin durumudur. Bunu bulmak iin elimizde olan ya da izlenecek
yntemler elbette snrldr.
Hayvanlarn bilinli olduklar konusuna aklk getirme
nndeki en byk engel, etkinliklerinde bizimkini andran dnsel
bir bilin olduunu hayal etme alkanlmzdr. Bu hayalle birlikte,
onlarn bizimki gibi bir bilinci ya da dnsel sreleri olduunu kabul
etmek daha balangta yanl yola girmek demektir. Dolaysyla
onlarda bilinci ararken neyi aradmz ve onu nasl yorumlayacamz
iyi dnmemiz gerekir. Elbette, empanzelerin beyninde bilinli yapy
oluturacak mekanizma vardr. Sorulacak soru, bu mekanizmalarn bu
trden bir yararlanmaya (bilin oluumuna) izin verecek biimde
organize olup olmaddr.
Bilincin nemli bir zellii znel olmasdr. Hayvanlardaki
znellii ortaya koymak mmkn olmadndan nesnel bilin
kantlarna ihtiya vardr. Hayvanlarda bizim gibi, ac veren bir
deneyimden kaarlar. Ama bunu, deneyimi hi yaamadan refleks
olarak da hem biz hem de hayvanlar yapabilir. Bu deneyimi salayacak
yaplar insanda da vardr. Kzgn bir sobaya dokunduunuzda, daha
farkndalk durumu olumadan (ar bilince ya da beyin kabuuna
ulamadan) sadece refleks olarak omuriliimizi kullanarak sobaya
dokunan elimizi hzla ekeriz. Oysa acy elimizi ektikten sora duyarz.
Basit bir artl renme ile acdan kanabilirdik. yleyse, neden insan

139
Dennett D. Akln Trleri: bir bilin anlayna doru. Varlk yaynlar. Bilim Dizisi. 1999;21.

| 113
olarak acnn bilinli deneyimini de beraberinde yaayarak farknda
oluruz?
nsanlardaki znel bilincin bir gstergesi beyin kabuu kr
grtr (blindsight). Kr gr, birincil grme yollarnn birincil
alannda (V1) hasar olumasyla ortaya kar. Kr grl hastalar
bazen, grsel nesnenin bir noktasna bakarlar, renk ve hareketi
seebilirler. Hastalar iddetle grmelerinin normal olduunu
savunurlar. Makak maymunlarnda da V1 alannda hasar oluturularak,
bilinli deneyim olarak hareket ve renk grp grmedikleri
aratrlmaya allmtr.
140
Bu almadan kan sonu, makak
maymunlarnn insanlarda grlen kr gr davran gsterdikleri
eklindedir. Ancak, maymunlarn znel deneyimlerinin, kr grl
insanlarda olduu gibi, znel ifade ile anlam bulan, evet, ben
gryorum eklinde olduundan nasl emin olabiliriz.
yi bilinen ve ngrlebilen durumlar karsnda ou zaman
bilinsiz davranlar bilinli olanlara gre ok daha iyi sonular verir.
Hayvanlardaki davranlarn ou iyi bilinen ve ngrlebilen
davranlar grubunda yer alr. Yeni bir durum ve bilirsizlikle
karlaldnda ya da batan halledilmesi gereken bir durum
olduunda bilinli davranlar daha etkili olur. Bilin, herhangi bir
yenilik, belirsizlik ve kendini bakalarnn yerinde dnerek ne
geme istei (yerinde ben olsaydm byle yapardm) durumunda
kendini gsterir.
141
Yani, gnlk hayatmzda byk-ynlendirici
deiiklerle baa kabilmek iin bilince ihtiyacmz vardr. Ancak,
davrann her tr iin mutlaka bilin gerekli deildir. nsanlarda da
davranlarn ou bilinsiz olarak yaplabilir.
nsanlardan baka hayvanlarn da bilinleri olup olmadn
aratrmak istiyorsak, onlarn baz ynlerle bizlere benzer bilinleri
olup olmadn sormakla balamamz gerekir. Hayvanlarn anatomik-
fizyolojik yaplar ve davranlar hakknda ok ey biliyorsak da,
bilinli olabileceklerini ve ilerinde bir ben tayor olduklarn
oumuz kabul etmeyiz. Bir ksmmz da, onlarda bize benzer bir bilin
olabileceinden phe eder.
142
Her ne kadar, kendi bilincimiz hakknda
elimizde ok az ey varsa da, bilinli olanlar snfna dahil olmak, her
eyin stnde nem tayan bir gvence verir. Akl ve bilinci olduu
halde bunu bize yanstamayan hayvanlar olamaz m? Bilinli hayvanlar
olsa bile, insan bak asyla onu nasl tanyacaz?

140
Cowey, A and Stoerig, P. Blindsight in monkeys. Nature 1995; 373: 247-9.
141
Dawkins MS. Hayvanlarn Sessiz Dnyas. 2.Bask. TBTAK. 1999;262-264.
142
Dawkins MS. Hayvanlarn Sessiz Dnyas.. 2.Bask. TBTAK. 1999;3-55-70-82

| 114
Hayvanlarda bilincin varln anlamak iin deiik zellikler
gzden geirilmi ve bunlara dayanlarak yarglara varlmtr.
Balanacak soru u olabilir: nsan beynini hayvanlardakinden farkl
klan yapsal veya ilevsel zellikler var mdr? Daha ok hayvanlarn
davransal zelliklerinden yararlanarak bilincin varln aratrma MS
Dawkins tarafndan Hayvanlarn Sessiz Dnyas: Hayvanlarda Bilincin
Varl zerinde Bir Aratrma adl kitapta geni rnekleriyle ortaya
konulmutur. Dawkins, ...hayvanlarn sadece igdsel, otomatik
tepkiler gstermediini ve davranlarn iinde bulunduklar artlara
uydurmay renebileceklerini ortaya koymak gerekir. Eer, doutan
gelen otomatik tepkilerin tesine geiyor ve davranlarn
deitirebilecek ya da evreyi kendi amalarna uydurabilecek kadar
dnyay anlayabiliyorsa, ite aradmz gerek kant budur. Davrann
deitirerek yaamn iyiletirebilen bir hayvan, dnyann ileyiini en
azndan asgari dzeyde anlam demektir der ve hayvanlarn
davranlarn tanmlamak iin doutan ve igdsel szcklerini
kullanmay uygun bulmaz. Yine Dawkins, hayvan davranlarndan
anladmz esas iki temel olduunu ne srer. Onlarn dnyay
alglaylarnn ok basit-kaba olmadn ve renme-artlara uyum
yetenekleri olduunu, nceden programlanm igdleri kr
krne yerine getirmediklerini syler.
Hayvanlarda bilincin (akln) gstergesi olabilecek eitli
zellikler ne srlmtr. Bunlar:
1. Beynin yapsal benzerlikleri ya da farkllklar
2. Davranlarn karmakl
3. Akll davranma ya da aklllk belirtileri
4. Dil becerisi
5. Dnme becerisi
6. Farkndalk ve ayrt etme yetenekleri
7. Seim ve karar alma yetenei
8. Sosyalleme
gibi hayvan davranlaryla onlarn da bilinli olduu yargsna
varanlar olmutur. Bunlarn yannda insan da hayvanlardan bilin
konusunda farkl klabilecek zellikler zerinde durulmutur. Ortak
noktalar zerinden gidelim ve bunlar gzden geirelim.

1. Yapsal ve ilevsel farklar
Hayvanlarda insanlara benzer ekilde belli davran kalplar gsterir.
Uyurlar, uyanrlar, yeme ihtiyac hissederler. Bunlar temelde belli sinir
hcresel mekanizmalara baldr. Hayvanlar da bizim gibi uyur. Bu
oumuzun ahit olduu bir benzerliktir. Hayvan bu durumda

| 115
uyanklk/bilinli ile uyku/bilinsiz arasnda ritim oluturur.
1920lerden beri uyku ve uyanklk durumunda insanlarda farkl beyin
dalgas kalplar olduu bilinmektedir.
143
Memelilerde (maymun, kedi,
insan), uyanklk durumunda beyin dalgalar kaydnda hzl, dzensiz ve
dk voltajl aktivite grlr. Farkl olarak derin uykuda yava,
dzenli ve yksek voltajl bir aktivite kaydedilir. Yava dalga uykusu
esnasnda ise patlama-basklanma eklinde ileri derecede senkronize
bir EEG grlr. Bu iki farkl kalp insanlarda grlen uyku-uyanklk
dngsnn aynsdr
144
ve insanlardaki gibi talamo-kortikal benzer
anatomik yaplardan kaynaklanr.
Anatomik olarak uyanklk (bilin deil), hem insan hem de
dier tm memelileri de ieren hayvanlarda, beyin sapnn kk bir
blgesinden kaynaklanr. Beyin sap as blgesi ya da talamusun
intralaminar ekirdeklerinde oluturulan kk hasarlar uyanklk
durumunu ortadan kaldrr. Oysa beyin kabuunda bundan kat kat
byk hasar (10 kat kadar bile) uyanklk durumunda bir deiiklik
meydana getirmeyebilir. Evrimsel geliim asndan uyankl salayan
beyin sap en eski sinir sistemi paralarndandr. Tm memelilerde,
uyanklk, uyku ve rya grme benzer beyin sap anatomik yaplaryla
salanr. Kullanlan sinir ileticileri benzer etkileri yapar ve benzer
yolaklarda kullanlr.

Beyin Kabuu Farkllklar
nsanlarda beyin kabuu kvrmlar, kk bir kafa ii hacminde daha
byk bir yzey alan oluturmay salar. Farenin beyni 5 cm
2
,
empanzeninki bir A4 kd kadar, insannki ise 1 m
2
ye yakndr.
Ancak, bu alanlarn ierdikleri sinir hcresi saylar deil, ayn zamanda
ierikleri de (bununla ilikili olarak grdkleri ilevler de) farkldr.
Yenibeyin kabuu ilevsel olarak farkl alan ya da blgelere
ayrlr. Beynin bymesiyle birlikte baz alanlar daha da byr. Birincil
grme alan, alan 17 (ya da dier adyla V1) insanlarda, yzey alan
olarak, farelere gre 700 kat daha byktr. Eer sinir hcresi
bykl artmazsa, artan alanda orantsal olarak her sinir hcresinin
dendritik dallanmasnn azald manasna gelir. Sonuta, sinir
hcresinde bilgi ileme genel olmaktan ziyade yerel olarak yaplr. Daha
byk grme alanndaki her sinir hcresi ana uzants deiiklik
gstermezse, toplam grme alann az "grr". Sinir hcrelerinin daha

143
Moruzzi G and Magoun HW. Brain stem reticular formation and activation of the EEG. EEG and Clin Neurophysiol
1949;1:455-473.
144
Baars BJ. On the difficulty of distinguishing between conscious brain functions in humans and other mammals, using
objective measures. Animal Welfare, 2000.

| 116
byk yatay dendritler oluturmas ve uzunluun iki kat, dendritlerin
apnn drt kat artyla bunun stesinden gelinir. Ancak, bymenin
getirdii sorunlarn stesinden gelmek ok kolay deildir.
Dendritler beyin kabuu blgeleri aras (yanal olarak) yalnzca
2 kat bir yaylma gsterebilir. Byk blgeler ya da alanlar, kk
alanlardaki sinir hcrelerinden daha byk dallanmas olan sinir
hcreleri iermezler. Kk alanlar, tersi beklenmesine karn, sklkla
daha byk dallanmal sinir hcreleri ierir.
145,146
Bir beyin kabuu
alan, kendi iinde farkl ksmlar birbirine balayan uzantlar ierir.
Alan bydke daha ok sinir hcresine gerek duyulur. Alan da
orantsal olarak normal hcreler aras ilikiyi devam ettirmek iin
aksonlarn dallanmasn ve sinaps saysn artrr. Bu yatay balantlar
birka milimetre uzunluundadr. Fakat bir tr iinde ve trler arasnda
ayn alanda yapsal farkllklar bulunabilir. Birincil grme alannda,
sivrifare (shrew) ve makak maymunlarnda sinir hcreleri bir ka
milimetrelik yatay uzantlar gnderirler. Oysa birincil grme alan
sivrifarede 120 mm
2
iken, makak maymununda 1200 mm
2
'dir (insanda
3000 mm
2
). Makak maymunlarnda alan byklne ramen,
orantsal olarak daha az yatay balantlar oluturur. Sivrifaredeki,
birincil grme alan sinir hcrelerinin (V1) en azndan yars dier
hcrelerle balantlar kurarken (alan V2 iinde ayn durum geerlidir),
makaklarda ayn uzantlar ok daha azdr.
147
zetle, byk alanlar her
zaman byklkleriyle orantl olarak yatay balantlar oluturamaz.
Alanlarn byklne ramen, ilevsel adan beynin iinde yerel bilgi
ileme yapmak zorunda kalr.



145
Elston GN ve Rosa MGP. Morphological variation of layer III pyramidal neurons in the
occipitotemporal pathway of the macaque monkey visual cortex. Cerebral Cortex 1998;8:278294.
146
Elston GN, Rosa MGP and Calford MP. Comparison of dendritic fields of layer III pyramidal neurons in striate and
extrastriate visual areas of the marmoset: A lucifer yellow intracellular injection study. Cerebral Cortex 1996;6:807
813.
147
Lund JS, Yoshioka T and Levitt JB. Comparison of intrinsic connectivity in different areas of macaque cerebral cortex,
Cerebral Cortex 1993;3:148162

| 117

Yenibeyin kabuunun
(neokorteks) alannn farkl
trlerde karlatrlmas.
nsanda yenibeyin alan
sivri fareye gre yaklak
800 kat byktr ve iki kat
kalndr.
148
16 rakam
bayku maymunu ve 1
rakam ise sivrifarenin
yenibeyin kabuu orann
gstermektedir. Kluwer
Publishers izni ile.

Byk alan kadar, kendi kk bir beyin alan oluturmann da
problemleri vardr. Kk memeliler, daha kk beyinli ve daha kk
yenibeyin kabukludurlar. Yarasalar ve sivrifareler memeliler iinde en
kk arlkl beyni olanlardr. Kk beyin kabuu alanlarnda daha
az sinir hcresi bulunur. Bu azalmann ilevsel olarak alt snr vardr.
Alansal klme ve sinir hcresi saysnda azalma salanrken, ilevsel
sinir hcresi alarnda kayplar oluabilir. Son yllarda yaplan
almalar ile
149
, maymunlarda birincil grme kabuunda en kk
birim beyin kabuu hiperkolumnasdr. Bu kolumna ya da stun alann
tm ilevlerini yerine getirebilen bir birimsel yapdr. Grnen
nesnenin btn olarak alglanmas iin birden ok beyin kabuu
stununa gerek vardr. Drt hiperkolumna, bir arada uyary kaba
olarak seebilir. Ancak, kolumnann grme iin gerekli alt snr
bilinmemektedir. Sivrifare grme kabuu memelilerde alt snr
oluturuyor olabilir.


148
Kaas JH. Why is brain size so important: Design problems and solutions as neocortex gets bigger or smaller. Brain
and Mind 2000:1:7-23. izin ile
149
Hubel DH ve Wiesel TN. Uniformity of monkey striate cortex: A parallel relationship between field sizes, scatter, and
magnification factor. J Comp Neurol 1974;158;295306

| 118
Aln lobu beyin kabuunun farkl trlerde yzdesi
29
17
11,5
8,5
7
3,5
0
5
10
15
20
25
30
35
nsan empanze Gibbon Lemur Kpek Kedi

ekil. Aln lobu beyin kabuu trler aras byk farkllklar gsterir ve en
gelimi hali insanlardadr. Aln lobu karar verme, planlama, duygudalk,
yerine getirme, ahlak anlay gibi durumlarn temel merkezidir.

Hcresel Farkllklar: cik Hcreleri
Primatlarn evrimi srasnda beyin kabuu alanlarnda nemli bir
byme olduu halde, piramidal sinir hcreleri ve piramidal
olmayanlarda belirgin bir deiiklik olmamtr. Olaslkla, yapsal ve
ilevsel uzantlarnda deiiklik olmutur. Ancak, beyindeki farkl
hcrelerin blgesel yerleiminde farkllklar olmu olabilir. Spindle ya
da icik sinir hcreleri bunlardan biridir (bulan kii adndan, von
Economo hcreleri de denir). Bu hcreler birok ince uzant kararak
temas yzeylerini artrrlar. zellikle, bu hcrelerin insandaki yksek
bilisel ilevler ve bilinten sorumlu olabilecei ne srlr. Bu
hcrelerin evrimsel olarak 22-30 milyon yl nce evrimletii kabul
edilmektedir.
150
Spindle hcreleri farkl olarak n singulat kabukta
bulunur. nsanlarda spindle hcreleri, ek olarak daha az sayda, insler
beyin kabuunun n ksmnda bulunur, ancak makak maymunlarnda
bu blgede bulunmazlar.
151
Farkl morfolojik yapdadrlar ve
Brodmann'n 24a, 24b ve 24c alt alanlarnda ve singulat kabuk i duvar
(24b), beyin kabuu tabaka Vb blgesine yerleiktirler. Bu hcreler
belirgin derecede uzun, byk gvdeli ve belirgin ekilde simetrik
yapdadrlar.

150
Nimchinsky EA et al., A neuronal morphologic type unique to humans and great apes. PNAS 1999;96:5268-73.
151
Vogt BA, Nimchinsky EA, Vogt LJ and Hof PR. J Comp Neurol 1995;359:490-50

| 119


ekil. Spindle hcre hacmi ile beynin kalan ksmnn ilikisi. Grld zere, insanlarda
bu iliki en st dzeydedir. PNAS izni ile.

Bonoba maymununda spindle hcre dalm insanlarda
grlene benzer. empanzelerde de yaygn spindle hcresi bulunur,
ancak genellikle tek veya 2-3 hcrenin bir araya gelerek oluturduu
gruplar halindedirler. Gorillerdeki genel dalm da empanzeleri
hatrlatr. Ancak, younluklar belirgin olarak daha azdr.
Orangutanlarda ise nadiren bu hcreler grlr. Gibbonlar, Yeni Dnya
(rnen; Callithrix, Aotus, Saimiri ve Cebus) ve Eski Dnya
maymunlarnda (Macaca, Erythrocebus, ve Papio) ise neredeyse
bulunmazlar. Spindle hcrelerin tabaka V'deki hcrelere oran
orangutanlarda %0.6, gorillerde %2,3, empanzelerde %3,8 iken
bonoboda %4,8 ve insanlarda %5,6 olarak tespit edilmitir.
152
Ayn
zamanda, spindle hcreleri insanlar ve empanzelerde, goril ve
orangutanlara gre daha byktr. Baz balina trlerinde de spindle
hcreler tespit edilmitir. Yani, bu hcre asnda belirgin farkllklar
vardr. st memelilerde grlmesi, evrimsel olarak nemli bir hcresel
farkllk olarak ele alnabilir.


152
Esther A et al., A neuronal morphologic type unique to humans and great apes. PNAS 1999;96:5268-5273

| 120

Resim. Spindle (icikli, dikensi) bir sinir hcresinin farkl ksmlarnn grnm. Ortada
hcrenin uzantlar ayrntl olarak grnmektedir. Grld zere kk (b) ve u
ksmlarda (c) tomurcuklanmalar vardr. Bu tomurcuklanmalar hcreler aras temas
blgesini artrr. Genelde hcreler aras balantlar olan sinapslar tomurcuklarn
ucundadr. Li ve Robinson, Neuropsychopharmacology 2003;28:1082-1085.

n singulat beyin kabuu evrimsel olarak eski bir blgedir.
Otonom ilevleri kontrol eder (kalp hz, kan basnc, beslenme).
nsanlarda ise n singulat kabuun arka ksmnn dikkat verme iin
nemli olduu ilevsel grntleme almalaryla ortaya konmutur.
En ndeki paras ise arya kar "honutsuzluk" olduunda ya da yz
ifadelerindeki duygusal durumu tanma srasnda aktivasyon
gsterir.
153
Bu da insanlarda yksek bilisel ilevlerde spindle
hcrelerinin grev aldn ortaya koyar. lgin olarak, insanlarda n
singulat kabuk hasarlarnda konumama (mutizm) ortaya kar.
154
Bu
alandaki baz spindle hcre gruplarnn ses karmada grev ald
maymun almalarndan bilinmektedir. Bu blgenin maymunlarda
istemli ses oluturmada da greve katld gsterilmitir.
155
Dolays
spindle hcreler, evrim basamaklarnda, ses ve konuma iin nemli

153
Devinsky O, Morrell MJ and Vogt BA. Brain 1995;118:279-306
154
Rainville P et al., Science 1997;277:968-971
155
Trachy RE, Sutton D & Lindeman RC. Am J Primatol 1981;1:43-55

| 121
hcre gruplarndan birisi olabilir. nsanlarda n singulat blgeye gelen
sinir hcresi uzantlar, Alzheimer hastalnda (yaa bal unutkanlk
ve bunama) belirgin olarak ncelikli etkilenir ve %60' ksa srede
kaybedilir. Bu, olaslkla onlarn yksek oranda nrofilament
iermesinden kaynaklanr. Btn bu farkllklar, belki de sadece insan
trnde bunama olumasna neden olur. Ancak, ayn zellik adna bilin
dediimiz stnl de insanoluna salyor olabilir.


Resim. nsanda grme yollar ve grme beyin kabuunun ayrntl haritas. Grme
kabuundaki numaral alanlarn hepsinin grmedeki ilevleri farkldr. Alanlar snrlarla
belirtilmesine karn ok sk karlkl balantlar vardr. V1 birincil grme alandr ve
gze gelen btn uyarlar bu blgeye ular. Bu alan Brodmannn haritalamasnda 17
numaral alana karlk gelir. Bu blgeye grsel uyaranlar dorudan, lateral genikulat
ekirdekten (LGN) gelir. Renk, hareket, keskinlik ilk bu blgede ilem grr. Ardndan,
uyaranlar evredeki ekstra grme blgelerine gnderilir (V1-V2-V4). Buraya giden
uyaranlar, grnen eyin Ne olduuna karar verir. Bu nedenle, bu ksm alanlar Ne?
yolu olarak adlandrlr. Dier yandan baz girdiler de V1-V2-V3-MT/V5 ynnde yaylm
gsterir. Bu blge, grnen nesnelerin Nerede? Nasl? olduunu, yerleimi, hareketi
alglar. rnein, MT/V5 nesnelerin hareketini, V8 renklerini alglarken, LO geni lekli
nesneleri tanmada devreye girer.


| 122
Lateral Genikulat ekirdek: Bir rnek
Makak maymunlar ile insanlarn grsel sistemleri arasnda birok
benzerlik vardr. Hem maymun hem de insanlarda grme kabuuna
ulamadan nce, sinir uzantlar, talamusun lateral genikulat
ekirdeinde (LGN) ara balantlar yapar. LGNa grsel talamus
ekirdei de denir. LGN anatomik ve fizyolojik yaplanma asndan
talamusun en iyi aratrlm ekirdeidir. Deiik boyalarla
boyandnda, bant eklinde boyanr. Bu tabakalanma anatomik ve
ilevsel nem arz eder. nsanlardaki retinal hcreler, LGNde byk
hcreli (M, magno) tabakaya uzanr. Bu ynyle bakldnda insanlar,
makak maymunlarna gre uzaysal alg ve k kontrastna daha
hassastrlar.
156

Birincil grme beyin kabuu (V1) en iyi anlalm beyin
ksmlarndandr. Grsel talamus ekirdei (LGN) ile V1 alan primat
trleri arasnda karlatrldnda; V1 sinir hcresi says LGN hcresi
saysnn 3/2 gc ile artar. nsanlarda her LGN hcresi iin 4 kat fazla
V1 sinir hcresi kullanlr. Bu farkllk uzaysal grme keskinliini ve
znrl artrr.
157
Baka almalarla LGN'deki dier tabakalarn da
insanlarda primatlardan farkllklar gsterdii ortaya konulmutur.


156
De Valois RL, Morgan HC & Snodderly DM. Vision Res 1974;14:75-81
157
Stevens CF. An evolutionary scaling law for the primate visual system and its basis cortical function. Nature
2001;411:193

| 123

Resim. Bir nceki resimdeki lateral genikulat ekirdein (LGN) ayrnts grlmektedir.
LGN tabakalardan oluur ve iteki ilk iki tabakas byk (magno) hcreli (kaln noktalarla
kaplanm alanlar), dtaki dier tabakalar ise kk (parvo) hcrelidir. nsanlarda
birincil grme beyin kabuu V1 alt tabakadan oluur ve LGNden gelen lifler dorudan
tabaka IVte sonlanr. Tabaka IV, daha alt tabakalara ayrlr: IVA, IVB, IVC ve IVC. IVC
ounlukla LGNnin magno hcrelerinden girdi alrken, 4C parvodan girdi alr. Resmin
ayrnts iin konuya ve bir nceki resme baknz. R: sa, L: sol.

nsanlarda birincil grme beyin kabuu V1 alt tabakadan
oluur ve LGNden kan uzantlar dorudan tabaka IVde sonlanrlar.
Tabaka IV, daha alt tabakalara ayrlr: IVA, IVB, IVC ve IVC. IVC
ounlukla LGNun magno denilen, byk hcrelerinden girdi alrken,
IVC parvolar (nispeten daha kk) girdi alr.
158
Sitokrom oksidaz
boyamasyla kuyruksuz maymun trlerinde alan IVA'da farkllklar
tespit edilmitir. Kuyruksuz maymun ve insanlarda IVA'da siyah
boyanma tabakas elde edilmemi, maymunlarda tipik olarak
bulunmayan tabaka IVB'de orta derecede boyanma band elde

158
Blasdel GG, Fitzpatrick D. Physiological organization of layer 4 in the macaque striate cortex. J Neurosci 1984;4:880-
895.

| 124
edilmitir. NPNF (nonphosphorylated

neurofilaments) boyas ile
kuyruksuz maymun ve insanlarda, tabaka III'te youn piramidal hcre
gvdeleri, tabaka II'ye uzanan boyanm tepe (apikal) dendritler tespit
edilmesine ramen, maymunlarda tabaka IIIte boyanma ok zayf ve
snrl bir blgede olur. Ayn farklk V1 alannda da gsterilmitir.
nsanlarda, NPNF boyas ile dier trlerde grlmeyen ek bulgular
tespit edilmitir. Maymun ve kuyruksuz maymunlardan farkl olarak,
insanlarda tabaka IVA ar derecede dzensiz bir grnmdedir. Bu
nedenle tabaka IVB'den IVA iine doru uzanyormu grnm verir.
Sonuta, insanlarda tabaka IVA karakteristik olan rlme benzer bir
grnmdedir. Mikrotblle elik eden proteinlerden biri olan MAP-2
boyamasnda, tabaka IVA'da belirgin boyanma ortaya karken
kuyruksuz maymunlarda ve maymunlarda dzensiz, bozuk bir
boyanma gzlenir. Yani, primat trleri arasnda insanlar MAP-2 ve
NPNF'ye tabaka IVA'da farkl boyanma zellikleri gsterirler.
159

Bu bulgularn sonucunda ortaya kan, insanlarn grsel
organizasyonunu oluturan sinir hcrelerinin sadece anatomik deil,
ierik ve ilevsel adan da dier primatlardan farkllklar gsterdiidir.



ekil. Omurgallarda farkl dendritik yap ve sinir hcrelerinin gsterimi. ekildeki
grntler yenibeyin kabuunda yer alan piramidal sinir hcreleridir. Sinir hcrelerinin
oransal byklkleri de grlebilmektedir. Ana uzantlar olan aksonlar * ile
gsterilmitir. Altta piramidal hcre gruplar, stte piramidal olmayan sinir hcreleri
grlmektedir.


159
Todd M et al., Distinctive compartmental organization of human primary visual cortex. PNAS USA 1999; 96: 11601-
11606

| 125
2. Beyin Arl ve Bykl
Beyin bykl genel anlamda, bilisel yetenekler iin nemlidir.
nk byk beyinler, genellikle daha fazlasn yapar. Fakat bu her
zaman iin geerli deildir. Sivrifare memeliler iinde en kk beyine
sahip olmasna ramen, hareketleri bir fille ya da balina ile
karlatrldnda ok daha karmak ve akllcadr. Oysa, byk beyin
hacimli filler ve balinalar kocaman beyinlerinden beklenen ekilde
artc davranmazlar. Beyin bykl dorudan, canlnn bilgi ileme
yeteneini gstermez.
Arlk olarak daha byk beyinlere sahip olmak acaba, daha
akll, hatta bilinli olmay salayabilir mi? O zaman kadnlara gre
ortalama 100 gr ar olan erkeklerin daha bilinli olmalar gerekmez
mi? Ya filler... Onlar insana gre 5 kat daha ar bir beyine sahiptir.
Balinalarn beyin arl 9 kg, filinki 4,5 kg ve bir yunusunki balnn ki
1,7 kgdir. Buna gre en akll ve bilinli canlnn balinalar olmas
gerekirdi. Ama yle olmadn ve hatta trlerinin devamlln bile
bilinli olduunu iddia eden insan tarafndan yok edilmeleri
nedeniyle salayamadklarn gryoruz.

3. Dil ve Konuma
Konuma ve dil baz zamanlar eanlaml kullanlsa da aslnda farkl
eyleri ifade eder. ok yakn iliki iinde olduklar kesindir. Dil, temsil
ve karlkl iliki iin karmak kavramsal yaplar ieren bir aratr.
Teorik olarak dil, sessel olmaktan ziyade jest ve mimiklerden kken
alr. Dili konumak gerekmez (iaret dilleri gibi). Konuma ise,
iitsel/sessel ilikinin dili tamak iin kullanlmasdr.
160

nsanlar dier hayvanlardan farkl yapan en nemli bilisel
eleman dilidir. nsan belirli bir kalba sokulamayacak incelikli
yeteneklerle donatr. Dil dncenin ve akln kendisidir. ocuklar dil
renirken herhangi bir aba harcamaz. Dil renmenin farknda bile
deildir ocuklar. Genetik olarak dili renmeye programlanmlardr.
nsan dilinin nemli esi vardr ve bunlar zamanla ilikilidirler: Ne?
Nerede? Niin? Bu sorular hayatta kalmak iin, bugn ile gelecek ve
gemi ile gelecek arasndaki ilikiyi sorgular.
161

Dil sadece bir kt deil, pozitif geri beslemelerle beyni
deitiren ve plastik yapsn zorlayan bir ktdr. Gerald Edelmana
gre, dil dolayl yoldan beyne etki eder. Normalde akl beyinle balant
iindedir. Eer dil akl deitirebilirse, beyne olan balantsndan dolay

160
Fitch WT. The evoluation of speech: a comparative review. Trends in Cognitive Science 2000;4:258-267
161
Bickerton D and Calvin W. Lingua Ex Machina. MIT Press, 2000.

| 126
akl da beyni deitirebilir. Bu deiiklik evrimsel stnlk salar. Bu
dilin var olmasnn nemli nedenlerinden biridir. Dil sembolik
dnceden kken alr ve sosyalleme iin gerekli olduundan var olur.
Su denilince anlalan nedir? H
2
O, nehirlerden akan ey, slatan
ey, soutulunca buz olan ey, popler iecek... Bunlarn hepsidir.
Bazlarna gre, dil evrimsel bir kazadr ve dilin ortaya kmas beynin
geliimini hzlandrmtr. Dier bir ksm aratrmacya gre ise dil
dncedir ve dnceyi ekillendirir. Dilin yaps evreyi anlamada
etkilidir. evreyi anlama dilin geliimini salar. Dil ayn zamanda
deneyimlerin rtk-bilinsiz bir snflandrmasn da ierir.
1960-80 yllar aras empanzelerin dil yetenekleri zerindeki
almalar ok ilgi grd. Adeta onlarda zemediimiz bir dil ve onun
zlmesini bekliyormu gibi bir giriim balad. Balangta
aratrmalar iin iaret ve semboller kullanld (lexigram). Daha
sonralar, sarlarn kulland iaret dili empanzelere retilmeye
alld. Baz maymunlar sarlarn kulland birok iareti rendi.
Washoe ve Sarah adl empanzeler bunlarn en nlleridir. Hatta
Sarahnn karmak cmleleri ve kelime sralamasnn tesinde, dilin
ieriini de anlayabildii belirtiliyordu. Bu empanzelerin, kelimelerin
farkl anlamlarn bile kavrayabildikleri ne srlyordu: A
iaretiyle, kapy amak, kutuyu amak, musluu amak gibi. Ama daha
sonralar video kayt tekniklerinin kullanma girmesiyle anlald ki,
empanzeler dil konusunda dnld kadar etkileyici deildiler.
Sonular, istemeden ya da isteyerek birok kontrol d kopya verme
nedeniyle deimiti. Dilsel yetenekleri abartlmt ve verileri
akademik arzu ile ar yorumlamlard.
162
Yetitiriciler hayvanlara
duygusal olarak balanyor ve ister istemez sonularn lehteki orann
artryordu. Ortaya kan anlaml bir cmle, yetitiriciyi etkilerken
anlamsz cmleler ok da aklda kalmyordu. Yine, hayvan istenen
sonucu alncaya kadar deiik kombinasyonlar deniyor ve istenen
sonu olunca da yetitirici vcut hareketleriyle bir ekilde hayvana
bunun onay iletiliyordu. Yetitirici kabul edilebilir bir onay verene
kadar empanzeler sembollerin yerini deitirip duruyorlard. Yabanc
bir deneyci tarafndan deneyler tekrar yapldnda maymunlar eski
baarlarn gsteremiyor, dil konusunda snfta kalyorlard. Dier
yandan, olaslk hesaplar dhilinde verilen emirleri empanzelerin
anlamas o kadar da dk bir ihtimal deildi. Yerletir muz tabak
elma kova komutu veriliyor ve nlerinde tabak ve kova bulunuyordu.
Bunun yaz tura gibi olas snrl sonular vard. ansa bal uygun

162
Mithen S. Akln Tarihncesi. Dost yaynevi. 1999;100

| 127
yerletirme olaslklar %50 kadar yksekti. Bu davranlar ve tm
syledikleri, nesnelerle ilgili isteklerdi, dnya ile ilgili yorumlar
neredeyse yoktu. Bu almalarn sonularn, dilsel yetenekten ziyade
ok eitimli hayvan yetenekleri olarak tanmlamak belki de daha
doru olacaktr. empanzelerin ne sylemek istedikleri ile gerekte ne
syledikleri arasnda karklk vard. Btn bunlardan anlald ki,
maymunlarn dil yetenekleri ile ilgili baarlar aslnda anlatld kadar
fazla deildi.
163

Yunuslar akustik ve vcut hareketlerinden oluan uyaranlara
doru yantlar verebilir. Bu, onlarn ierikleri de anladklar anlamna
gelmez. Vervet maymunlarnn
164
, sadece savunma durumlarn ieren
ilkel bir kelime hazinesine (drt farkl hrltl sese) sahip olmalar ve
bu seslerle birbirleri arasnda, tehlikelere ynelik olarak ok iyi
anlamalar, onlarn bir dile sahip olduklar anlamna gelmez. Ona
baklrsa katil balinalar seksen deiik ses karabilir. Ama bu onlarn
konutuu anlamna gelmez. Oysa bizler kelimeleri birletiririz, onlara
bir anlam/ierik ykleriz ve yeni anlamlara sokarz.
165
Bu ynyle
onlarn dili, bilgisayarlar gibi ierikleri olmadan ilediklerini
syleyebiliriz. Hayvan deneylerinde tm grlen, bir dizi iaretle
onlarn temsil ettii nesneler arasndaki balar ve dl kazanmak iin
bu iaretleri nasl birletireceklerinden ibarettir. nk onlarn
beyinlerinde dilsel zek yoktur.
166


4. Dnme
Platona gre dnce, insann kendi kendini sorgulamasdr: Dnce
(dianoia) deneyimden, ruhun inceledii nesneler konusunda kendisiyle
konumasn anlyorum. Ama bana gre, ruh dnd zaman,
kendisiyle konumaktan, sorular sormaktan, yant vermekten,
onaylamaktan ve yadsmaktan baka bir ey yapmaz. Rembrandt ise,
Dnmediim zaman yaamadm zamandr. der. Belki de yaamn
insan iin ne olduunu en iyi ekilde bu ifade anlatr. Descartes Metot
zerine Konumalarda Ben dnen bir zden ya da ruhtan baka bir
ey deilim, diyerek Platon ve Rembrandti destekler ve dnce ile
var olmann ayn anlama geleceini ifade eder.
Dnen olmak, bilinli olmakla ayn ey midir? Ayn ey ise,
hayvanlar dnebilir mi? Akln bir boyutu olan dnme, iki temel
zellikten oluur. Birincisi, dnen canl, d dnyann isel bir

163
Lewin R. Modern nsann Kkeni. TBTAK. 1997;224.
164
Dawkins MS. Hayvanlarn Sessiz Dnyas. 2.Bask. TBTAK. 1999;34.
165
Griffin DR. From cognition to consciousness. Anim Cogn 1998;1:3-16.
166
Mithen S. Akln Tarihncesi. Dost yaynevi. 1999;102

| 128
grntsn beyninde oluturur. Bunlar yer ve zamanla
ilikilendirerek bellee kaydeder. kincisi, bellekte kaydedilen verilerin
sentezlenerek karsama oluturulmasdr. Yani, iki ya da daha fazla
isel grnt kyaslanarak olas sonular karlr ve aralarndan seim
yaplarak daha sonra ne olacana karar verilir. nsanlardaki dnme
sreci bu tanmdan bir adm daha ndedir ve beklenmedik durumlara
da hazr olmay ieren bir ksm bulunur.
Donald Griffin dnmeyi, nesnelerin ve olaylarn isel imge ve
grntlerine karlk verme sreci olarak tanmlar. Ona gre
hayvanlarda d durumu ieren bir isel grnt vardr.
167
Marian
Dawkinse gre, bu isel grntde, hayvan sadece belli kurallara
uyuyorsa, dndn kabul etmek mmkn deildir. ok iyi
ileyen kurallara uyan bir hayvan bile dnmeden, otomatik olarak
nceden renilmi kalplarla ve igdlerle bunu yerine getirebilir.
Ama hayvan yeni bir duruma kendi bana karar veriyor, karmak
yantlar oluturabiliyor ve kendi performansna zarar vermiyorsa,
ancak o zaman dnebildiklerini kabul edebiliriz.
Dnce, byk oranda bilinli ya da bilinsiz oluturulan
bellee bamldr. Bellek olmadan dnce srecini tanmlamak
mmkn deildir. Eer iki olay karlatrmak dnce ise, o zaman
olaylardan en az birisini isel olarak tutmak gereklidir. alma bellei,
evreden gelen uyarlara kar uzun sreli bellekten yararlanarak yeni
bir dzen oluturur. Uzun sreli bellek, farkna varlmadan edinilen
bilgi ile oluan bilinsiz-rtl (implisit) ve nceki deneyimlerin bilinli
olarak biriktirilip korunduu bilinli (explisit) bellek olarak iki ksma
ayrlabilir. Bilinsiz bellekte d dnyadan birok veri alnd halde,
olaylar birbirinden ayrt etmek mmkn deildir. Olaylara ilikin
kiinin yaad (epizodik) bellek, zaman-uzay/yer sonularndan
oluur. Bunun iin dikkat gereklidir. Bellein dier bir yn de, dille
yakndan ilikili (semantik) olmasdr. Epizodik bellekle yakn iliki
iindedir. renilmi szcklerin anlamlarn ierir. Btn bu bellek
tiplerini hayvanlarda tespit etmeden, dnce srelerinin tam
olduunu kabul etmek g grnmektedir.
nsan bilincinin nemli bir parasn oluturan bellek,
hayvanlardan farkllk gsterir. nsan kendi isteiyle bellek
depolarndan belirli olaylar geriye arabilir (hatrlama). Bu istemli
hafzadan bilgi arma, evre ile etkileime girmeksizin olabilir. Bu,
kiinin bellei tetiklemesiyle olur. Hayvanlarda, kendi istekleriyle kendi
bellek kaytlarna ulama yetenekleri yoktur. Bellekten kaytlar

167
Griffin DR. From cognition to consciousness. Anim Cogn 1998;1:3-16.

| 129
arma, evresel ipular ve etkileimlerle ortaya kabilir. Zaten,
konuulan dil, bellekten otomatik olarak kelimeleri arma ile ortaya
kar

.
168


5. Bellek
nsanlarda bellek birok alt gruba ayrlr. Tarihsel olarak en kkl
ayrm dekleratif ve non-dekleratif bellek eklinde yaplmtr. Non-
dekleratif bellek, bilinle ulalamayan tipidir ve renilmi yetenekler
bu tipe rnek tekil eder. Dekleratif bellek ise sembolik olarak
tanmlanabilir, baka alanlarda kullanlabilir, davran kontrol edebilir
ve davran zerinden etkisi istee baldr. Dekleratif bellek iki alt
gruba ayrlr: epizodik ve semantik bellek. Bu iki alt grubun ayrm
zerinde tartmalar vardr. Genelde kabul edilen epizodik bellek, znel
gemi deneyimlerdir ve bilinli hatrlama ile ilikilidir. Semantik bellek
ise, dnya hakknda, olgulara dayanan gerek bilgiyi depolama ve
hatrlamadr. Farkllk, anlalaca zere, temelde hatrlamaya kar
bilgidir: gemi deneyimleri hatrlama ve dnya hakknda bilgi sahibi
olma.
169
rnein; Antalyada son tatilinizi hatrladnzda, bu epizodik
bellekle ilgilidir. Ancak, bu blgenin ve dolaysyla Antalyann sklkla
scak ve gneli olduunu bilmek semantik bellekten kaynaklanr.
170



ekil. Bellein olumas ve alma ekli.

168
Donald M. The neurobiology of human consciousness: An evolutionary approach. Neuropsychology 1995;33:1087-
1102.
169
Griffits D et al., Episodic memory: what can animals remember about their past? Trends in Cognitive Sciences
1999;3:74-80
170
Squire LR ve Zola SM. Structure and function of declarative and non-declarative memory systems PNAS
1996;93:13515
levsel Bellek
Dzenlemesi
Bellee Alma Depolama Hatrlama
Tutma Edinme
Kodlama
Paralama
likilendirme
Geri arma Tarama

| 130

Kiisel deneyimler ve onlarn daha sonra hatrlanmas
insanlarda youn olarak allmtr. Bellein bu tipi bahsettiimiz gibi
epizodik bellek olarak adlandrlr. Hatrlamann dier trlerinden
farkllk gsterir. Gemiteki olaylarn bilgisinin uzay-zamansal ilikisi
ile saklanmas ve geri arlmasdr. Epizodik bellek ne zaman
(zamansal-tarihsel), nerede (yer-uzaysal) ve nasl bir olay olduu
hakknda bilgiyi ierir. Bu bir arada arlarak gemi deneyimler
yaanr, hatralar canlanr.
Semantik bilgi, epizodik bellein bozulmas durumunda bile
olumaya devam edebilir. Fakat epizodik bellek semantik bilgi
olmakszn oluturulamaz. Yani, epizodik bellek semantik bilginin bir
uzantsdr. Ne zaman ve nerede bilgisi semantik bilgi ile kazanlr. Bu
nedenle, semantik sistemin bozulmas beraberinde epizodik bellei de
etkiler. Oysa epizodik bellein etkilenmesi durumunda semantik bellek
korunmaya devam edebilir.
Epizodik bellekte zel gemi deneyimler, gemiin bir
blgesine yer-zaman uyumlu olarak hatrlanr ve bu srada bilin
kullanlr. Bu autonoetic bilin olarak adlandrlr. Bu, dekleratif
bilginin hatrlanmasnda kullanlan noetic bilinten farkllk gsterir.
Bu ayrm insanlarn, gemi kiisel deneyimleri hatrlamas ile kiisel
olmayan yaanm eyleri hatrlama arasndaki farktan kaynaklanr.
Burada, hatrlama ve bilgi terimleriyle iki eit bilincin kullanmndan
bahsedilir: zel gemi bir olay bilmek iin autonoetic bilince gerek
duyarken, doadaki bir gerei bilme durumunda noetic bilince gerek
duyulur. Epizodik bellein, bu zelliklerinden dolay, baz kiilerce
hayvanlarda bulunamayaca ne srlr.
imdiye kadar yaplan almalarda, hayvanlarn gemie ait
deneyimlerini hatrladklar ve buna uygun cevap oluturduklar
ynnde ok az kant vardr ve hatta yoktur. Ancak, baz
aratrmaclarca hayvanlarda dekleratif bellek bulunduu ne srlr.
Bununla birlikte, ne srlen yntemlerin epizodik bellek yoluyla deil
de daha basit baka aklamalar olaca gsterilmitir.
171

Epizodik bellein tanmndan anlald zere, en azndan bir
ksmnda, gemiteki deneyimlerin bilinli arlmas sz konusudur.
Bu tanmlama bile, bu tr bir bellein hayvanlarda bulunduunu ortaya
koyma giriimi nnde bir engeldir. nk bilinli deneyimin kabul

171
Griffits D ve ark. Episodic memory: what can animals remember about their past? Trends in Cognitive Sciences
1999;3:74-80

| 131
edilen bir gstergesi bugn iin yoktur. Bilinci bir kenara brakarak,
epizodik bellei tanmlama dncesi ise problemi zmeyecektir.
Dier yandan, hayvanlarn kendi gemiinde ne, ne zaman,
nasl belleinden yarar elde edip edemeyeceidir. Baz parazit trler
bunun yararnn farknda gibi gzkr. nek kular, konan imdiki
durumunu bilirler ve yuvalarna yumurtalarn yerletirirler. Daha
sonra uygun zamanda yuvalarna dnerler. Bu, hayvanlarda epizodik
hatrlamann bir rnei olabilir. Yine kularn yiyeceklerini dank
olarak zulaya saklamas ve yiyecek azaldnda, aylar sonra bulmas
(hatrlamas!) bilinen bir gerektir. Alakargalarn ne, nerede ve ne
zaman doru ekilde hatrladklar deneylerle ortaya konmutur.
Hatta sakladklar eylerin ieriini de bilmilerdir (fstk-solucan). Bu
hayvanlar, zamann gemiinde ne zaman-nerede-ne yaptklarn
gerekten bilebilirler mi? Bu yerine getirmeyi epizodik bellekle e
tutmak m gerekir? Aslnda bahsedilenler, epizodik bellek tanmn
karlar. Fakat temel olan bir ey yani autonoetic bilincin kullanld
hakknda kantlar yoktur. Muhtemelen de, bunu hayvanlarda dild
davranlarla test etmek mmkn deildir. Bu tr davranlara
epizodik bellee benzer
172
demek daha doru olacaktr.
Hayvanlar, mevcut olmayan durumlara sanki mevcutmu gibi
tepkide bulunamazlar. Ancak insann, gemii yeniden hayalinde
oluturabilecei, duyum mesafesini doann tayin ettii snrlarn
tesine uzatabildii ve henz olmam sonular doru bir ekilde
nceden kestirebildii bilinmektedir. Hibir hayvan, zamanda ve
meknda uzak olan unsurlardan meydana gelmi temsili dnyada
yaayamaz.
173
Bu epizodik bellei insanlara zg klar ve muhtemelen
de gelecekte de insanlara zg olmadn gsteren kantlar
gremeyeceiz.


Bellek Tipleri
Ksa sreli bellek
Bu bellekte, az sayda bilgi ksa sreli depolanabilir. Kapasitesi ya da
sas 72 birim olarak kabul edilir (telefon numaralar bu nedenle 7
hanelidir). Bellekte durma sresi ise 6-25 saniye arasndadr. 19-22 ya
arasnda en gl seviyededir. Bellein kapasitesi dk olduundan,
yeni bilgi geldike, yenilenmeyen eski bilgiler ile yer deitirir. Ksa

172
Glayton NS and Dickinson AD. Episodic-like memory during cache recovery by scrub jays Nature 1998;395: 272-274
173
Ark A. Yaratclk ( Derleme). Kltr ve Turizm bakanl yay. 1987;31.

| 132
sreli bellekte algsal ierik (ses, grme) nemlidir ve yanlma olasl
yksektir.
alma bellei (working memory) ksa sreli bellekle
genellikle rtr ya da st ste biner. Her ikisi de snrl kapasiteye
sahiptir ve geicidir. alma bellei evreden gelen bilgileri, uzun
sreli bellein yardm ile dzene sokar. rnein; arpma ilemi
yapmak iin, nce grsel alma bellei rakamlar renir, uzun sreli
bellekteki arpma bilgisini arr ve ilem yaplr: 5X5=25 gibi.

Orta sreli bellek
Be dakikadan 24 saate kadar uzayabilen bellektir. Ksmen uzun sreli
bellek zellikleri gsterir. Toplam kapasitesi 10
3
ile 10
4
bit olarak kabul
edilir.



Uzun sreli bellek
Bir gnden yllara uzayabilen bellek tipidir. Bu bellek tipi, ak-bilinli
(eksplisit) ve rtk-bilinsiz (implisit) olarak ikiye ayrlr. Farkna
varmadan bilgi edinme rtk bellekle olur. rtk bellek, bilgi
biriktirmesine karn, istenildiinde bu bilgilere ulalamaz. D
dnyadan gelen bilgileri alr, ancak olaylar birbirinden ayrt edemez.
Yntemsel bellek rtl bellein bir tipidir ve bir nesnenin nasl
kullanldna dair bilgiyi saklar. Bu yntem izleme veya otomatik ilev
belleidir. Bu bellek alrken araya bilincin girmesi hzn yavalatr.
Bellek
Emosyonel
Duyusal
Uzun
Ksa
rtk Ak
Edinsel
renme
ncelik
etkisi
Yntems
arm
sal
Semant
Epizod
Orta Sreli

| 133
Bunlarn dnda emosyonel (duygulanma ait) bellek tipi de vardr.
Bilinli olarak ulalamayan rtk bellek trdr. Ancak
davranlarmz etkiler.
Ak bellek ise iki ksma ayrlr: epizodik ve semantik. Epizodik
(olaylarla ilgili) bellek; uzay-zaman, aksiyonlar ve aktrlerden oluur.
Kiisel olarak yaanm; uzay-yer ve zaman bal olay ve geileri
kapsar. rnein, bu sabah kahvaltda neler yediinizi ve geen ylki
tatil anlarnz bu bellek saklar. Semantik bellek; renilmi szck
bilgilerini saklar. Geen yl Bodrumda yaplan tatilin ayrntlar
epizodik bellekle ilgiliyken, Bodrum kelimesinin ne olduunu
saklayan semantik bellektir.


6. Karmak Davran
Hayvanlar, yaamlarn devam ettirebilmek iin periyodik olarak enerji
almal, sv kaybndan kanmal, baka bir hayvann enerji kaynan
ele geirmesini engellemeli, evresel uyaranlara uygun yantlar vermeli
ve remelidir. Bu davranlarn ounu, protozoalardan omurgal
hayvanlara kadar birou gsterir. Hem davranlar hem de
davranlara araclk eden anatomik yaplar genetik yapyla ilikilidir.
Tm omurgallar, onlarn omurgal grubu olarak tanmlanmasn
salayan bir dizi ortak anatomik yap tar. Yine, tadklar zelliklerle
de dier trlerden farkllklar oluur. empanzelerle insanlar, genetik
farkllklar kadar davransal farkllklar da gsterirler.

Davran, dardan gelen bir uyarya yant olarak oluur.

Tm canl varlklar uyarya drt farkl basamakta yant verirler:
1.Alglayclar (reseptr) dzeyinde uyarlabilme: rnein; kimyasal
madde, ses, k vb.
2.Uyarlma sonucu oluan sinyalin sinir hcresi gibi bir aracyla iletilmesi
3.Canlnn ald bu uyar ile isel durumu arasnda karlatrma ve
merkezi sinir sistemi gibi daha karmak bir yap ile iliki kurabilmesi
4.Uyarya bir cevap oluturma (reaction) eklinde ortaya kabilir.

Sorunlar karsnda oluan davranlar drt deiik ekilde olabilir:
1.renilmi ya da alkanlk haline getirilmi olanlar
2.Deneme-yanlma davranlar
3.Kavrama-igr (insight) davranlar
4.Dolayl, dnmeyle davran.
174


174
Gray JS. Creative thinking, reasoning and problem solving. CE Skinner Ed. Educational Psycology. 4.bask. Prentice
Hall 1968;526-557.

| 134

nsanlarda ise devinimsel yantlar deiik ekilde ortaya
kar. lki, genellikle bir duyusal uyar sonucunda ortaya kar ve ayn
uyarya kar hep ayn biimde davranan veya ksa devrelerden oluan
(omurilik, beyin sap) refleksleridir. kincisi, evreden ya da isel bir
uyaryla balar. Ancak, duyusal bilgi girdisiyle srekli denetlenmeyen,
merkezi bir programa gre devam eden etkinliklerdir (kanma, yutma,
ineme). ncs, basit bir uyarya ya da basmakalp bir davrana
indirgenemeyen davransal etkinliklerdir. Davranlar ileri derecede
basit olabilir: taksis (uyarya doru gitme veya uyardan kanma),
kinesis (bir uyar younluuyla orantl olarak dorusal olmayan yant),
klinokinesis (bir yandan bir yana dnme hznda deiiklik) gibi. Bu tip
davranlar genellikle omurgasz ilkel canllarda gzlenir.
Btn bu basamaklar tek hcreliden gelimi hayvan ve
insanlardaki davranlar kapsar. nsan gibi canllarda, bunlarn her biri
iin ayr bir zellemi eleman bulunur. Aa seviyedeki hayvanlar,
yantlarn daha nceden tayin edilmi (kaltsal) veya igdsel yollarla
ortaya koymaktadr. Trn bireyleri arasnda bu davranlar ok az
farkllk gsterir. Daima belirli kalplar vardr. Arlarn yiyecein
ynne ve miktarna kar davran her bireyde ayndr. Yine
hayvanlarn tehlikeden kama istekleri de kalplam yapdadr
(lmle sonuland halde dman ineyle sokma gibi). renilmi
davran hayatta kalma ve hayatn srdrlmesi iin nemlidir. Bu
kalplam davranlar bir trn birok sorununa yant verebilecek
ldedir. Allm davranlar da renilmi davrana benzer. Ancak,
aniden karlalan yeni problemler iin her zaman yarar getirmez ve
kullanlamazlar. nsanlarda, allm davranlar her yeni problemde
deitirilir. Hayvanlarda ise bu allm kalplarn dna kma ok
nadirdir. Hayvanlardaki davranlar daha ok bilinsiz bilgi ilemeden
doarlar, tpk insanlarn araba srmeyi rendikten sonra, bilinci artk
devreye sokmadan srebilmeleri gibi.
Hayvanlarda karmak davran gzlenmesi onlarda akln ve
bilincin olup olmad sorusunu da beraberinde getirmitir.
Hayvanlardaki karmak davran lsnn ne olaca belirsizdir.
Basit ile karmak snr tanmlanamamtr. Orta derecedeki karmak
davranlar basit mekanizmalarca oluturulabildiine gre, daha
karmak eylemler daha incelikli mekanizmalarn sonucunda pekl
ortaya kabilir. Ya da sinir hcresi yaplarnn genetik etkilere ok ak

| 135
olmasndan dolay baz davranlar dorudan genetik etkinin sonucu
olabilirler. Bu nedenle, bilinli dnce ile davranlar deimez.
175

nsanlar, bazen ok karmak renilmi davranlar
bilinlerini hi devreye sokmadan otomatik ve hzl olarak yaparlar.
Araba srme, piyano alma buna rnek verilebilir. Hatta bilin devreye
girince, hareketlerin yerine getirilmesinde duraklamalar ve kesintiler
bile ortaya kar ve akcl bozulur. Bu durumda, karmak
davranlarn varl her zaman ardnda bilinli bir akln olduunu
gsterir mi? Bu hayvanlarda bilinci arama asndan iyi niyetli, ama
hatal bir dnce olabilir.
176

Karmakla ilave olarak, deien evresel artlara uyum
salama gzlenmesi, daha bilinli akl dnme asndan belki daha
gerekidir. Ama, bu da her zaman byle olaca anlamna gelmez ve
karmak olarak nitelendirilebilecek davranlar bilin olmadan da
oluabilir. Hayvanlarn davranlarnn ou igdseldir. Karmak
davran olarak tarif edilen eyler genellikle, hayvan cinsellii,
beslenmesi ve saldrganlk-korunma gibi temel yaamsal olaylarda
gzkr. Hayvanlarn belli hareketler karsnda deneycisinden dl
almas veya cezadan kurtulmas, hayvan grndnden daha akll
gsterebilir. Dawkinsin dedii gibi, karmaklk bir sonuca, ayn
hareketi yaptmzda bizim izlediklerimize benzeyen yollardan
ulayorsa, o hayvanda bilinli deneyimin varl biraz daha olas hale
gelir ve bu arada bizim gibi demeden nce daha basit aklamas olup
olmadn ortaya koymalyz.
Hayvanlarn dvmek zorunda olduklarnda birbirlerini
diine kestirmesi ya da kamak gerektiini anlamas, diilerin
iftleme srasnda e seerken belli bir politikaya gre davranmas
aklc-bilinli karar aldklarn gsterir mi? Elbette hayr. Baz hayvan
trleri bunlardan fazlasn da yapar ve evreden gelen uyarlara ani
tepkilere ek olarak, uzun vadeli dnsel denilebilecek planlarda
yaparlar. Ancak, bir hayvann davranndan aknla dmek, onun
bilinli akln kulland anlamna gelmez.
Karncalar, bir arada almann sorumluluunu iyi bilen ve ii
blklerine dayal ileri derecede dzenli sosyal yaplanmaya
sahiptirler. Her bir birey karncann, ok snrl bir davran repertuar
vardr. Ancak, koloni bir btn olarak, zek ve amacn olaanst
dzeyini sergiler. Hibir karnca, byk tasarnn zihinsel kavramn
tamaz. Her karnca sradan bir ilem kmesi yerine getirmek iin

175
Griffin DR. From cognition to consciousness. Anim Cogn 1998;1:3-16.
176
Dawkins MS. Hayvanlarn Sessiz Dnyas. 2.Bask. TBTAK. 1999;97.

| 136
programlanm basit bir otomattr.
177
Sinir hcrelerinde de benzer bir
ilev olabilir. Hepsi bir aradayken bilinci olutururlar. Dier bir ifade
ile sinir hcrelerinin hibirinin dierinden haberi yoktur. Tek tek sinir
hcreleri, bir btnn parasn oluturur. Sinir hcrelerinin yaknl
ve ilikisi, bir kolonideki karncalarn ilikisinden ok daha yakndr.
178

Hayvanlar, bitkilerden farkl olarak hareket yeteneine
sahiptirler. Eer hareket edebiliyorsanz ve okhcreli bir
organizmaysanz, bir iki hcreden oluuyor olsa da, deien evreye
yeterli uyumlu yantn verilmesi iin bir beynin olmas gerekir.
Hareketli canllarn bir beyne sahip olmasna iyi bir rnek, Ascidiacea
snfna ait bir deniz yaratnda gzlenmitir. Larva halinde hayatn
yzerek geirir. Bu srada titreime ve a duyarl bir aygta sahiptir.
Olgunlatktan sonra bir kayaya tutunarak, hareketsiz hale gelir ve
birka sinir hcresinden oluan beyni ortadan kalkar.
179
Yani,
hareketin dourduu srekli evre deiimi ve uyum, bir beynin
varln gerektirir. Baka bir deyile hareketli olarak hayatta
kalabiliyorsanz bir beyniniz olmas gerekir.
Karmak davranlla dl verilseydi, dl arlar ya da
rmcekler alrd. Ama asl dl Avusturalyal doa bilimcisi Karl Von
Frisch (1886-1980), arlarn kendi aralarndaki haberleme
zelliklerini ortaya koyarak ald (1973). Kk beyniyle, olaanst
karmak hareketlerle anlaan ar bilinli olmaya en yakn hayvandr.
Arlar, evrelerindeki dnyay deerlendirir, kararlar alr ve
rendikleri bilgiyi paylap dier arkadalarna aktarrlar. Ancak bunu
ok basit kurallarla yaparlar. Dans ederler! Yiyecein uzakl, yn,
kalitesi ve az-ok durumunu belirten dans figrleri ve hareketler
yaparlar. Yiyecek yaknsa dairesel hzl bir dans, uzaksa 8 eklinde
dans ederler ve yiyecein uzakln arkadalarna anlatrlar. Ama
bunu, yn referans gne olmayan karanlk kovanda arkadalarna
anlatrlar. Bu bilgiyi alan arkadalar dar knca gnee gre
rotalarn ayarlarlar. Dans hzlar yine yiyecek miktarna gre deiir.
Yiyecek azsa canl, bolsa acele etme dercesine yava dans ederler (az
ve ou kyaslama yapma yetenei). Btn bunlarn nda arlarn
bilinli ve akll olduu sylenebilir mi? Tek bana basit artlanma bu
haberleme yntemini aklayabilir mi?
Terliksi hayvanlar herhangi bir sinir hcreleri ya da hcreler
aras bileke olmad halde ok karmak davranlar gsterirler.
Kimyasal uyarlar alglayabilir, yiyecee doru yzebilir ya da

177
Hofstadler D. Godel, Escher, Bach. Basic Books,1979.
178
Davies P. Tanr ve Yeni Fizik. m yaynlar, 1995
179
Greenfield S. nsan Beyni. Varlk yaynlar. 2000; 42.

| 137
uzaklaabilirler, tehlikeden zerlerindeki iplik ekilli kamlar
araclyla kaabilirler ve daha da ilginci deneyerek renebilirler.
Oysa tek bir hcreli bir canldrlar. Bunu oluturacak herhangi bir
sinirsel yaps yoktur. O zaman, bu karlkl hareketlerin molekler
seviyede ortaya kan hareket olarak deerlendirilmesi yeterli
aklama salayacaktr. Bundan daha fazlas deildir. nk tek bir
sinir hcresi bile yoktur. Demek ki uyaranlara belli basit kalplarda
yantlar oluturmak iin sinir sistemi zorunlu bir yap deildir.
Yine Escherichia coli hepimizin barsanda yaayan tek
hcreli bir bakteridir. Sinir hcreleri yoktur. Arl 1 pikogram
kadardr ve yaklak %70i sudan oluur. zerinde yaklak 45 nm
apnda ve boyunun kat kat uzunluunda hareketli olmasn salayan
kams bulunur. Grld kadaryla ortamdaki deiikliklere gre
olduka karmak ve deiken hareketler yapar. Kamlarn bir arada
hareketiyle besinlerin bulunduu evrelere doru hareket etmeye
karar(!) verir. Daha ok dnme eklinde rastlantsal Brownian hareket
yapar. Belli bir amac olmadan 1 saniyede yaklak 30 derece dnl
hareket edebilir. Ortamdaki eker younluuna gre hareketleri
deiir ve daha dzgn hareketler oluturur. Oda ssnda asal hz
ksmen dzdr.
180
Btn bunlar kemotaksis kurallar gereince,
zerinde bulundurduu bir dizi alglayc ve bu alglayclarla ilikili
devinimsel (motor) mekanii oluturan kamlar araclyla yapar.
Bundan daha fazlasn aramak gerekmez. Bu yantlar bilin ya da
bilinlilik anlamna gelmez.

7. Farkndalk ve Ayrt Etme
Bilincin belki de en nemli zellii isel ve dsal farkndalktr.
Hayvanlarda farkndala eitli rnekler verilmektedir. Bu evresel
olaylara ya da kendi yaknlarnda olan olaylara kar olabilir. Horozlar
ve kular ok mlkiyet dkndr. Horozun kendi mlkiyetinde
grd tavuuna gz koyulduunu fark edince, fkesi korkun olur.
Kularn ise ilkbaharda terek, belli bir alann iinde olanlar anlar,
buras benim diye melodik tmeleri de mlkiyetlerini koruma
dncesindendir. Fareler ise trdelerinin salkl ve hasta olanlarn
ayrt edebilirler. Zebralar srtlanlar kitap gibi okurlar.
Ayrt etmeye verilen en ilgin rnek devekularna ait olandr.
Yarm dzine dii yumurtalarn bir ukura koyar. lerinden yalnzca
bir ana devekuu yumurtann gelimesini bekler. Beklerken, zaman
iinde dier annelerin yumurtalarn her trl karmak dzenlemelere

180
Berg H. Physics Today. Motile Behavior of Bacteria 1999.

| 138
ramen (insan tarafndan) yuvadan atar ve sadece kendi
yumurtalarnn seerek onlardan yavru kmasn salar. Uzun sre
bunun nasl yapld anlalamad. Yuvadaki yerleri deitirildi,
zerlerine numaralar verildi ancak bunlardan bamsz olduu ve
diilerin kendi yumurtalarn yzeylerindeki civcivlerin nefes almasna
imkn salayan minik hava deliklerinin dalmndan anladklar
anlald. Marian Dawkins, bunun hayvanlarn ayrt etme
yeteneklerinin ok gl olmasna rnek tekil ettiini ve hayvanlarn
bazen insanlardan bile fazla ince farklar ayrt etme becerilerine
sahip olduklarn ne srer. Bu delikler yumurtadan yumurtaya ok az
farkllk gsterir. Bu deliklerin devekularnca tannmas ve dier
yumurtalardan ayrt edebilmesinin, onlarda bilin ya da akl
olduunu dndrmesi ilgintir. Ek olarak, tavuklarn kmes
arkadalarnn yzlerini, ibik ve gerdanlarndaki farkllklardan ayrt
etmeleri onlarn bilinli olduunu nasl gsterebilir?
Bu rnee gre bilgisayarlarn da bilinci olabilir. Yaygn
kullanlan ve daha karmak karakterleri tanyabilen OCR (Optical
Character Recognition) programlarn uygulayan makinelerin,
devekular ve tavuklardan daha akll ya da bilinli olduu sylenebilir
mi? stelik bugnk OCRlerin tolerans snr, puslu mantk
kullandklarndan ok genitir. Bylece olduka, neredeyse,
genellikle gibi yaklamlarla karakterleri ayrt edebilirler. OCRler de
binlerce karakteri ayrabilmekte, hatta standartlarn dna karak
sadece daktilo yazsn deil artk el yazs karakterlerini de
zorlanmadan tanyabilmektedirler. Ancak, bunlar sadece sembol
olarak grr ve anlamlandramazlar. Buna ramen, bu ilevi yerine
getiren makinelerin (basit kiisel bilgisayarlarn) bilinli ve akll
olduu ynnde elimizde hibir kant yoktur. Bir bilgisayar, OCR ile,
devekularndan ok daha fazlasn yapabilir.
Aynada kendini tanma yeteneinin (KTY) insanlarda ve
kuyruksuz maymunlarda bulunduu uzun zamandr bilinmektedir.
181

nsanlarda, KTY 18-24. ayda kendini gstermeye balar. nsan d
trlerde kendini tanmann ilk kantlar empanzelerde ortaya
konulmutur.
182
Ancak, birok almada, primatlar, kuyruksuz
maymunlar, fillerde kendini tanmann kantlar tartmaldr.
183
Bu
trlerin hepsinde, davranlarn deerlendirmek iin ayna
kullanlmtr. Yunuslarn yksek seviyeli beyinleme katsays
durumunda olmalarna ramen, anatomik snrllklar nedeniyle

181
Povinelli DJ ve ark. Anim Behav 1997;53:1083-1088
182
Povinelli DJ et al., J Comp Psychol 1993;107:347-372
183
Hyatt CW. Am J Primatol 1998;45:30-311

| 139
(vcudunun belli parasna eliyle dokunmak gibi) kendini tanmay
ortaya koymann zor olmasna ramen,
184
ie burunlu yunus zerine
yaplan iaretlerle aynada KTY olduu gsterilmitir. Ancak, kendi
zerindeki iaretlerle ilgilenme empanzelere gre daha ksa sreli
tespit edilmitir. ie burunlu yunuslar, insanlar ve kuyruksuz
maymunlara benzer davransal ve sosyal zellikler gsterirler. Bu,
zellikle bellek, olaylar arasndaki ilikileri snflandrma ve sembol
tabanl kodlar ilkel de olsa renme eklinde gze arpar.
185
Buna ek
olarak, yunuslarn kendi farkndalnn daha karmak ekillerine
sahip olup olmadklar bilinmemektedir.
186


8. Seme ve Karar Alma
Hayvanlar baz durumlarda insanlar kadar uzun vadeli olmasa da ksa
sreli karar alabilir ve bunu yerine getirebilirler. Ancak, biyologlar bu
kelimeleri sk kullanmalarna ramen, karar vermeyi hayvanlarn
bilinli ve akll hareket ettikleri manasnda kullanmadklarn
belirtirler.
187

Yzeysel olarak baktmzda, doa ile zgrlk arasnda
kartlk gze arpar. Bu da hayvann igd denilen yasayla
programlanm olduu anlamna gelir. ster tahl yesin ister etobur
olsun, davranlarn yneten doal yasadan kurtaramaz kendini.
Hayvandaki gerekircilik, belirleyicilik ylesine gldr ki, lmne
yol aabilir. nsann durumu ise, bunun tam tersidir.
Belirlenmemiliin tam tersidir insanolu. Doa insann klavuzu
olmaktan ylesine uzaktr ki, sonunda insan yaamn yitirir. zgrl
sonunda lebilecek kadar zgrdr insan.
188

Yiyecein yaknlarnda bekleyen bir kedi varlnda sereler
iddetle terek, baka kularn da olaya katlmas iin bir karar
verirler ve tehlike ne kadar bykse o kadar iddetle terler. Eer
evrede tehlike yoksa tmeye karar vermeden tek balarna yiyecei
almaya alrlar. Baka kular arma onlara iki avantaj
salayacaktr. ok gzle kedinin saldrsn erken alglamay ve kendine
kar youn olabilecek tehlikeyi belki de dier kular da riske atarak
azaltma. Toplandktan sonra da ne zaman yiyecei almak iin giriimde
bulunacaklarna karar verir ve beklerler. nlerinde basit

184
Marino L et al., Self-Awareness in Animals and Humans: Developmental Perspectives, eds. Parker, S. T., Mitchell, RW
and Boccia, ML. (Cambridge Univ. Press, Cambridge, U.K.), 1994;380-391.
185
Morgane PJ et al., Brain Res Bull 1980;5:1-107
186
Reiss D ve Marino L. Mirror self-recognition in the bottlenose dolphin: A case of cognitive convergence. PNAS
2001;98:5937
187
Dawkins MS. Hayvanlarn Sessiz Dnyas. 2.Bask. TBTAK. 1999;129.
188
Cogito. Luc Ferry. Kar-Doann nsan. YKY. 1997; yleyse Descartes. s:176.

| 140
aamalardan oluan seenekler vardr: Tehlike yoksa ye, varsa evreyi
gzetleyerek tteceksen yava ya da hzl tarkadalar
toplayiyecei almaya hazrlan. Btn olan ve karar verme denilen
olay, basit aamalardan oluan ve tamamen beslenmeye ynelik geri
beslemeli davranlar ieren kalplarla snrldr. Serelerin karar
almasn insann karar almasyla nasl karlatracaz? Bu pek
mmkn grlmemektedir.
Karar alma deyince hemen, insan bak as devreye girer ve
hayvanlarn karmak olabileceini dnrz. Ancak, hayvanlar basit
kurallarla yaarlar. Seimleri ok dar snrlar ierisindedir ve
neredeyse tamamen d evreye bamldr. Genellikle de tehlikeden
kama, iyi bir besine ulama isteiyle oluur. Onlardaki basit sinir
sistemi, geri besleme mekanizmalaryla karar alma pekl
aklanabilir. Tpk kalorifer termostatnn sca kesmesi ve devreyi
amaya karar vermesi gibidir ve bir i dengeyi korumay
189
amalar.
Bundan daha fazlasn dnmek ii bulanklatrmak olarak
yorumlanabilir.

9. Sosyalleme
nsanolunda gzlenen en nemli zelliklerden birisi toplumsal
yaama alkanl ya da grup oluturma eilimidir. Baz hayvanlarda
bu vardr ve olduka dikkat ekicidir. Yarasalar, karncalar ve arlarn
buna rnek oluturduunu herkes bilir. Sosyal gruplar oluturmann
bir dizi avantaj vardr. Sosyal grup oluturma ile toplum sorununa
zm bulur: kuvvetlerin birlemesi yoluyla gcmz, ilerin
paylalmas yoluyla yeteneimiz artar ve karlkl yardmlama
yoluyla talih ve rastlantdan daha az etkilenir oluruz. Bu ek kuvvet,
yetenek ve gvenlik yoluyladr ki, toplum stnlk salayc olur.
190

Yarasalar grup oluturma ve besin paylam asndan
sosyallemenin en gzel rneklerindendir. Kalabalk gruplar halinde
ayn yerde tnerler. Alktan lme tehlikesi olan bir yarasa, o gn
beslenme asndan ansl olan bir yarasa tarafndan beslenir. Ama bu
beslenme rastgele deildir. zellikle, birinci derecede yakn
akrabalarn ve gemite borlu kaldklar yarasalar beslerler.
Yabanclar ve daha nce kendilerini a brakm olanlar asla
beslemezler. Daha nceden kendilerini beslemi olanlar hatrlar ve
akrabalarn tanyarak yardm et ve yardm al stratejisi uygularlar.

189
Griffin DR. From cognition to consciousness. Anim Cogn 1998;1:3-16.
190
Copleston Felsefe Tarihi. Berkeley-Hume. Cilt 5, blm b. ev:Yardml A. dea Yay. 1998;147

| 141
Arlar da kendi ilerinde ok sosyaldirler ve kralie
ynetiminde demokratik bir hayat tarzlar vardr.
191
Koloni yuva yeri
ararken, 25 kadar nc ar uup yeni uygun yerler arar. Geri
geldiklerinde yuvann uygunluu hakknda yine dansla birbirlerine
bilgi aktarrlar. yi yuva bulan ar heyecanl dans yapar ve kendi
bulduu yeri daha kt olan ar kendi dansn brakr; dier arnn
dansn kabul eder. Daha sonra, baka bir ar bilgi getirir ve dansn
heyecan durumlarna gre karara varlarak en uygun yer seilir. Koloni
oraya yerleir. Bu davran, arda neyin gstergesidir? Akl? Bilin?
Eer aklsa, bu bilinli akl mdr? Yoksa sadece belli uyaranlara belli
yantlar oluturan otomatik bir yant mdr? Bu sorularn yantlar
bilinsiz akl lehinedir.

Sonu
Eer bilin, dierlerinin davranlarn tahmin etmek amacyla
kullanlan bir yetenek ise, hayvanlarn sosyalleme, yiyecek arama gibi
olaylar srasnda bilinli bir farkndala sahip olmalar iin hibir
neden gzkmemektedir.
nsanlardaki bilincin tam olarak nasl ifade edilebileceini
rendiimizde, belki hayvan bilinci (mikro bilin?) hakknda daha
farkl eyler syleyebileceiz. Hayvanlarda bir eit bilin olabilir. Bu
olaslkla ierik olarak bizimkinden ok ok farkldr. Eer bizim
bilincimizin derecesini p=1,0 kabul edersek, baz hayvan trleri iin bu
0,0 ile 0,5 ve 0,5 ile 0,1 arasnda bir yerlerde bir bilinlilik seviyesi
olabilir. Ancak, bu deerin p=1,0 ya da 0,0 olmadn kesin olarak
biliyoruz. p=1,0 olmadktan sonra, bilinliliin tm zelliklerinin
hayvanlarda varlndan sz edemeyiz.






191
Dawkins MS. Hayvanlarn Sessiz Dnyas. 2.Bask. TBTAK. 1999;140-148.

| 142



Sinir fizyolojisi asndan beyin, iki aamada incelenebilir. Alt aama,
her bir sinir hcresinin almalar ve birbiriyle balantlar konusu ile
ilgilenir; onlar ateleyenin ne olduunu ve sinir hcreleri arasndaki
elektrik uyarmlarnn nasl olutuunu ortaya koyar. Daha yksek
aamada, beyin ok karmak bir ebeke olarak kabul edilebilir ve bu
ebekenin etrafnda elektriksel desenler dner. Eer mantksal
ilemler, belirli sinirlerin durumuna bal olmaktan ziyade sinirsel
aktivite modellerine balanyorsa, o zaman, davran ve bilincin
yksek fonksiyonlarn aydnlatmas en muhtemel olan yaklam,
ikincisidir.
The Cosmic Blueprint, Paul Davies




| 143


Wetware Kar Hardware
Bilinli Makine


Kendi hareketleriyle kendiliinden tepki gsterme eilimi bulunan
aygtlar eskialardan beri inliler tarafndan gelitirilmiti. Sicilyali
Diodoros ile Kalliksenos tanrlarn ve tanralarn can verdii
heykelleri betimler. Ve bir heykelin kimse el srmeden, altn bir
ieden st dkp ve yeniden yerine oturduunu anlatr. Ancak, en
verimli hayal gc, smail bn al-Razzaz al-Cazzari (Cezeri) tarafndan
1206da yazlan Kitab fimarifat al-hayat al-handasiyyadr (Usta i
Mekanik Aletler Bilgisi zerine Kitap). Bu kitapta; srekli devinen
makineler, su saatleri, amandral otomatlarla ilgili planlar izmitir.
Bunlar sadece hayali planlar deil, gerekletirilebilmi, alr
otomatlardr.
Torres Quevedo (1852-1936) modern otomat kuramnn
balatcs olmutur. 1914te Otomatik Kontrol zerine Bir Deneme
adl kitabnda otomattan sz ederken gelecee ait hayalleri de ekler:

Bu otomatlarn duyu organlar olacaktr: termometreler,
dinamometreler, pusulalar, almalarn etkileyebilecek
koullara kar duyarl aygtlar. Ayrca, otomatlarn ayrt
edebilme glerinin olmas gerekmektedir ki, aldklar ya da
alm olduklar izlenimleri gz nnde bulundurarak istemli
ilemi gerekletirmeleri iin gerekli komutu verebilsinler.
Duyularn roln oynayan aygtlarn yapm kuramsal olarak
hibir glk gstermez... Nasl tepki gstereceini belirlemek
iin evre koullarn tartan bir otomat yapmann olanakl olup
olmad sorulduunda da ayn ey sylenecektir Bir iinin
yapt tamamen mekanik ilemleri otomatikletirmek
olanakldr, ama zihinsel yetiler gerektiren ilemler hibir

| 144
zaman mekanik olarak gerekletirilemez. diyerek, o
dnemde bugnk hayalin balangcn oluturmaktadr.
192


Grey Walterin (1910-1977) faresi (1949) bunun ilk
rneklerindendir. Bir fotosel devaml etrafnda k aramakta, k
kaynan grnce ona ynelmekte ve bir sre ktan enerji aldktan
sonra (ya da aln giderince) karanlk alanlara kap gizlenmekteydi.
Hareketi srasnda bir engele arpnca, dokunmay alglayan alclar
yolu ile evresinden dolaarak hedefine gitmekteydi. Bugnlerde
ocuklarn kulland birok elektronik oyuncaktan ok farkl deildi.
Farenin a doyduunu hissettiini ve bunun farknda olduunu
syleyebilir miyiz?
Aradan geen zaman ierisinde bilimde ok ey deiti. Bu
ada sinirsel alarla yaplanlarn o dnemden ok stnlk gsterdii
sylenemez. Ancak, ulalan noktada bilinli bir makine halen yok.
Fareler yerine farkl yaratklar var. Creatures oyununun kahramanlar
olan Nornlar gibi. Oyunun kahramanlar, hangi besinin kendisini
doyurduunu ve hangisinin mide ars yaptn aklnda tutuyor.
Kendi bana olaylara yant oluturabiliyor. Pozitif geri besleme ile
dnme tarz ve eylem emalarn iselletirebiliyor ve gelecekte de
bu rnee gre davranyorlar. Nornlar evrelerini insana benzer
ekilde alglyorlar. Duyumlara, korku ve endielere sahipler. Alglanan
duyular, eyleme dntrlyor. rnein, Norn uyumak isterken
acktn fark ediyor. Fakat nce yemek yiyip sonra uyumas
gerektiinden birtakm ceza maddeleri beynine doluyor. Ancak ok
acktnda, birka bit ekeri bulduunda, sinir alar vastasyla
doygunluk hissi yayor. Alk sinyalleri kayboluyor. Ve doygunluk
yaadndan sinirsel a tarafndan bu sefer dllendiriliyor. Bylece,
alg ve eylem arasndaki iliki geri besleme ile glendiriliyor. Norn bu
durumu reniyor ve bir dahaki seferde nce beslenip sonra uyuyor.
Ancak, bu davranlarn altnda bilin olduunu sylemek mmkn
deildir. Temelde Grey Waltern faresinden pek bir fark yoktur
aslnda.
yi bilmediimiz beyni anlayabilmek iin model olarak en yeni
teknolojiye atfta bulunmak bize her zaman ekici gelmitir.
Nrofizyolog Charles Sherrington beynin bir telefon santrali gibi
altn dnrken, zamanla telgraf dizgesine benzetilmitir. Freud,
beyni hidrolik ve elektromanyetik dizgelere benzetmeyi uygun
grrken, Leibniz beyni deirmenle karlatrmtr. imdi ise beyin

192
Ifrah G. Hesabin Destan. TBTAK, 2000; Cilt:8, s:208

| 145
bilgisayarlara benzetilmektedir. Bu gnlerde, kuantum bilgisayarlarna
olan ilgiden olsa gerek, beynin klasik bir bilgisayardan ziyade,
gnmzde kuantum bilgisayar gibi alt ne srlmeye baland.
Analoji yapma, bilimin nemli bir zelliidir. Yaayan eyler cansz
eylere benzetilerek, varoluunu salayan mekanizmalar anlalmaya
allr. Kalp bir mekanik pompaya ve atomun yaps gne sistemine
benzetilir. Bazlarna gre de, o kadar karmak analojilere hi gerek
yoktur.
193
Daha basit benzetmelerle bu iin altndan kalklabilir. Beyni
svire aksna benzetmek en basit anolojidir. Ancak, beyin iin
kullanlan bilgisayar benzetmesi daha nce kullanlan mekanik
benzetmelerden ne daha iyidir ne de daha kt. Beyni bir su
pompasna, telefon santraline benzeterek ne kadar aklayabiliyorsak,
bilgisayara benzeterek de ancak o kadar aklayabiliriz.
Bilgisayarlara benzetenlere gre, bir bilgisayar programyla
bilgisayar donanm arasndaki ilikiyi anlamak, akl ve beyin ilikisini
anlamak iin iyi bir rnektir. Benzetmeyi yapanlar, iki tr k
noktasndan g alrlar. Birincisi, problem zme esnasnda tepki
sresinin insanlardaki gibi farkl olmasdr. kincisi ise, Noam
Chomskynin dilbilimsel aratrmalarndan gelir. Chomskyye gre;

Btn dillerde ortak baz zellikler varsa ve bunlar insan
beyninin ortak zelliklerinin zorunlu sonucu ise o zaman
beyinde, evrensel nitelikteki dilbilgisinin btn karmak
kurallarnn bulunmas gerekir.

Yani, insanlarn bir dil kullanrken kullandklar biimsel
kurallar bilgisayarlar ilem yaparken uyduklar kurallarla ayndr.
1945de Alan Turing bilgisayarlarn bire bir ok iyi satran
oynayacan ne srmt. Bu dnce 1949da Claude Shannon
tarafndan tekrarland. Elli yl kadar sonra, 1997de, IBM'in Deep Blue
adl bilgisayar, satran devi Gary Kasparovu yendi. Oynanan alt
oyunda IBMin silikon harikas, Kasparova yalnzca bir oyun verdi.
194

oyunun berabere bittii mata, ikinci ve altnc oyun bilgisayarn
oldu. Kasparova kar oynayan, Deep Bluenun bir ikizi olan IBM
RS/6000 SP adl bilgisayard. Saniyede 2 milyon hamle hesaplayabilen
bilgisayarn kimsenin beklemedii, uzun sreli hamleler yapt
grld. Kasparovun farkl allar yapmasyla tuzaa dmeyen
makine, en iyi oyunu oynad ve kazand. Beinci oyunda ise bir insanda

193
Searle J. Minds, Brains and Science. Harvard University Press. 1984.
194
http://www.chess.ibm.com/games/

| 146
o konumda bulunamayacak bir serinkanllk gsterisi sundu.
Kasparovun "Kimi zaman insan gibi oynuyor" szleri belki de bu son
oyunla aklk buluyordu. Sonuta Deep Blue, Kasparovu yendi.
Bugn iin bir bilgisayar (PC olarak ksaltalm) yalnzca drt
ilem yapabilen ve iki sayy karlatrabilen bir makinedir. lk yaplan
ENIAC adl bilgisayar bir solucan ve sonraki IBM PCler rmcein
ilem yapma kapasitesindeyken, bugnk Pentium IV PCler yaklak
bir fare kapasitesinde ilem yapmaktadr. Aritmetik ilemlerde
insanlardan ok daha hzl ve hataszdrlar. Bellekleri son derece
gldr. Bunu yklenen programla yaparlar. PClerin ilem
yapabilmeleri iin en ince ayrntsna kadar, tm kural ve mantksal
aamalar program olarak yklenmelidir.
Baz teorisyenlere gre bilin tamamen mekanik olduundan,
bilinli makineler yapmamz iin nmzde herhangi bir engel yoktur.
Sibernetiin modern ncs Claude Shannon kesinlikle makineyiz ve
yle dnyorum ile bunu ifade etmiti. Yapay zek (ya da ksaca AI,
Artificial Intelligence) ile ilgilenen Toby Simpson taklidin nereye
varabileceini syle ifade eder: Eer ilemci performans imdiye
kadar artan hzda artarsa, biz de 10 yl iinde, 20 milyon sinir hcresini
birbiriyle balanlacak duruma getirmi oluruz. Ancak o zaman
gerekten karmak sistemler olanakl olacak. 2020 ylnda ise insan
beyninin yaklak simlasyonunu gerekletirebilmeliyiz. Yine
Simpson, sinir sistemini anlamann yapay dnebilen, renebilen ve
bilinli bir bilgisayar yaratmak iin gerekmediini belirtiyor ve insan
10 trilyon hcreye sahip ve hibir hcre tekiler hakknda bir eyler
bilmiyor diye ekliyor.
Yapay zeknn ustas kabul edilen Marvin Minskyye gre ise,
gelecein bilgisayarlar o kadar akll olacak ki Bizi ortalkta ev
hayvan olarak tutarlarsa ansl saylacaz.
195
Ona gre beyin
karmak bir bilgisayardan ok farkl deildir. Ancak, bugne kadar
yaplan eyleri, kimyann Lavoisierden nceki durumuna benzeterek
daha alnacak ok yol olduunu ima eder. Bilinci esrarl bir ey olarak
dnmenin samalk olduunu belirterek bunu zdm ve
insanlarn neden dinlemediklerini anlamyorum diyor. Ona gre,
bilin, akln bir blmnn, dier blmlerin davranlarn kontrol
etmesi demek. Bu ilem ksa sreli bir bellekten ya da basit bir kayt
sisteminden biraz daha fazlasn gerektiriyor.
196



195
Searle J. Minds, Brains and Science. Harvard University Press. 1984.
196
Scientific American. Trke Basm. Bilim. Bir Portre: ML Minsky. 1994; 24-25

| 147
Bilgisayarlarn Temel Yap Elemanlar
Aritmetik ilemin tarihi M 4000 ylna kadar uzanyorsa da, ilk
bilgisayarn atas kabul edilebilecek mekanik alet, aritmetik ilemleri
yapan abaksdr. Bilgisayarn geliiminde asl adm 1600l yllarda
Konrad Zeusun kullanmaya balad ikili sistemin ortaya kmasyla,
yani saylar 0 ve 1 ifade etmesiyle balad. Daha sonra 1679da G.H.
Leibniz tarafndan rle anahtarn altrmak iin biimlendirildi: akm
gelirse 1, akm yoksa 0 kabul edildi.
Dnyann ilk genel amal bilgisayar ENIAC (Electronic
Numerical Integrator and Calculator) 1945 ylnda John Presper Eckert
ile John William Mauchly ibirliiyle gerekletirildi. Bugnk anlamda
dev bir bilgisayard. 17468 vakum tp yarm milyon kablo ile birbirine
balanmt. 30 ton arlndayd ve bir oday tamamyla
dolduruyordu. Makine alrken 200 kilovat harcyordu. 10 bin
kondansatr, 6 bin kumanda dmesi, 1500 mknats, 50 bin rezistans
ieriyordu. Btn bunlar alrken soutmak iinde bir havalandrma
sistemine gerek duyuyordu. Bu dev yapsna karn sk arza yapyor ve
ancak %20 orannda dorulukla sonu veriyordu. Ancak, kendi
zamannda ei grlmemi bir hzda ilem yetenei vard. Bir
toplamay 200 mikro saniyede, 10 rakaml bir arpmay 2.8
milisaniyede sonulandryordu.
197

Gerekte tarihin ilk bilgisayar denilebilecek alet olan SSEC
(Selective Sequence Electronic Calculator)yi IBM firmas retmitir.
retildikten sonra Uzay teknolojisi iin kullanld. SSEC, 14 rakaml iki
sayyla 60000 arpmay 20 dakikada yapyordu. 9 milyon temel ilem
ieren fizik problemini 103 saatte zyordu. Yani, hz ENIACtan daha
dkt. Ancak, daha az hata yapyordu. Bugn bir Pentium IV, 2.6 GHz
PC, ENIACin 1600 katna edeerdir ve stelik ok hzl, daha gvenilir
almaktadr.
198

Matematiki Alan Turing, bilgisayar biliminin nnn
almasn salayan kii olarak tanmlanabilir. 1936da (24 yandayd),
bir makalesinde algoritma kavramn tam olarak tanmlam ve daha
sonra kendi adyla anlacak olan evrensel algoritmik otomat (Turing
makinesi) adn tayan makinenin temel kavramlarn oluturmutur.
Bugn artk teknolojinin hzna yetimek neredeyse imknsz
hale geldi. Merkezi ilemcilerde (CPU) kullanlan transistorlarn says
her 18-24 ay arasnda iki katna kmaya balad ve Intelin
kurucularndan Gordon Mooreun saptamasndan dolay buna Moore

197
Ifrah G. Hesabin Destan, TBTAK 2000; cilt:8, s:198
198
Scoot A. How smart is a neuron? Jornal of Consciousness Studies 2000;7:70-75.

| 148
yasas denir.
199
1971 ylnda Intelin rettii 4004 ilemcisinde 2300
transistor varken, bu say 1997de piyasaya srlen Intelin Pentium II
ilemcisinde 7.5 milyona ulamtr. Baka bir ifade ile son 26 ylda
ilemcilerin ilem yapma kapasitesi 3200 kat artmtr. Pentium IIIde
28 milyon transistor vardr.
200
Ve bu kitabn yazld sralarda Pentium
IV gnlk kiisel kullanm alanna girmeye balamt.

Bilgiyi ileyenin ana paralar
Genel zelliklerine ve paralarna bakacak olursak; bugn bir
bilgisayarda ana kart (main Board) zerinde CPU, RAM, ROM, I/O,
sabit disk ve kart zerinde veri akn salayan bus denen veri gidi
gelilerini salayan yollar bulunur. Ek olarak bir ok yan paralarda
bulunabilir (ses kart, faks kart, ethernet kart).

CPU
Central Processing Unit (Merkezi lem Birimi): Bilgisayarlarn beyni
olarak kabul edilen ve sklkla insanlardaki beyine benzetilen, aritmetik
ve mantk ilemlerinin yaplmasn salayan elektronik devre ya da
devrelere verilen addr.
Tek bir transistordan oluabilecei gibi birden fazla silikon
yonga=transistor serisinden de oluabilir. CPU transistoru
mikroilemci (microprocessor) olarak da adlandrlr. Modern
mikroilemciler 64 bit bus genilii ile alrlar, yan ayn zamanda 64
bit veri transfer edebilirler. Bir kristal osilator ilemcinin tm
aktivitelerini koordine eden saat sinyali salar. Saat hz yeni kiisel
bilgisayarlarda bile 2.700 MHz civarndadr. Yani saniyede 800 milyon
kez titreim yaparak, her saniyede milyarlarca ilemi yerine getirir.
Mikroilemcilerdeki birok yol ince tabaka halinde silikon yzey
zerinde yaplr. D silikon tabakas yaklak 10 mikron kalnlndadr
(insan sann 10da biri kalnlnda)
Genellikle mikroilemciler drt ilevsel ksmdan oluur.
Aritmetik/mantksal ksm, kaydetme, kontrol ksm ve iyapy
birbirine balayan bus/yollardan. Aritmetik/mantksal ksm, aritmetik
ve mantksal ilemlerini yapar. Kayt ksm ise ilemlerin sonu verileri
ve yerlerini geici olarak depolar. Kontrol ksmnn grevi vardr.
Tm bilgisayar sisteminin ilemlerini ve zamanlamasn ayarlar. Her
ilemde CPUnun ne kadarnn kullanlacan ve okunan kalplarn
giriini balatr.

199
http://www.intel.com
200
Scoot A. How smart is a neuron?. Jornal of Consciousness Studies 2000;7:70-75.

| 149
Buslar a eklindedirler ve iyapy birbirine baladklar
(internal) gibi bilgisayar sistemindeki dier paralara da (external)
balant verirler. Bus denilen elektronik alar farkl tipten oluurlar.
1.Kontrol bus, girdi uyarlarn alan ve CPUnun iinden kontrol
uyarlar oluturur. 2.Adres bus, hafza adreslerindeki verilerin
yerlerini kontrol eden ilemciden tek ynl giden bir ksmdr. 3.Veri
bus, hafzadan hem veri okuyan hem de hafzaya yeni veri yazan iki
ynl ileti hattdr.

RAM
Random Access Memory, ilemler srasnda kullanlan geici bellektir.
Aslnda Random (rastlantsal) girili olarak adlandrlsa da bilgi girii
ok dzenlidir. Hem bilgiyi kaydeder hem de geri ararak
gerektiinde kullanr. Kullanc RAMa hem yazabilir hem de verisini
okuyabilir. Hcre denilen temel mikroskobik elektronik yaplardan
oluur. Tek bir hcre, tek bir bit depolar. Kalc bellek deildir ve
elektrik destei kesilince verileri kaybolduundan srekli enerji
desteine gerek duyar. Statik ve dinamik zellikte olanlar vardr.
201

nsan beynindeki ksa sreli ya da alan bellee benzer.

ROM
Read Only Memory, retici firma tarafndan iine bilgilerin
kaydedildii, kullanc tarafndan deitirilemeyen ve silinemeyen
verilerdir. Sjkadece ktlar grlebilir. Elektrik kesintileriyle iindeki
veri kaybolmaz.

Anakart
PCnin tm paralarn zerinde barndran elektronik bir devredir. Ana
kart zerinde veri ak CPU denetimi altnda bus ad verilen
elektronik teller/yollar araclyla yaplr. Bunlar sinir sistemindeki,
sinir hcrelerinin esas uzantlar olan aksonlara benzetebiliriz. ki tr
bus vardr: sistem bus ve girdi-kty salayan (Input/Output ya da
I/O) bus. Sistem bus, ilemci yani CPU ve RAM arasndaki veri akn
salar. I/O bus, CPU ve evre paralara veri akn salar ve CPUya
ulamak iin sistem bus kullanr. I/O buslar PCnin d dnyayla ve
kullancyla iletiimini salayan giri ve k yollardr.

Bilginin Mant

201
Dictionary of Physics, Penguin Books, Second Edition, 1996. RAM maddesi,
s:390.

| 150
George Boole (1815-1864) Mathematical Analysis of Logic (1847) adl
kitabnda, mantn metafizikten ziyade matematiin bir dal olduunu
ne srerek, matematiin yeni bir dal olan sembolik mant ortaya
koydu. nsan dnce mantn beli ilem operatrleriyle gstererek,
mantksal dnce ilemlerini sembolletirdi.
202

Boole ilemlerinde, ikili sistem (yani binary sistem, 0 ve 1) ve
ilem kullanlr: AND-ve, OR-veya, NOT-deil kaplar. x AND y; x ve
ynin doru ya da yanl olabilen neri (yani 0 ya da 1) olabilir. Ancak x
ve ynin her ikisi doru ise (1), sonu doru (1)dir. x OR y durumunda
ise; birisi doru (1) ise sonu dorudur (1).
203
NOT-deilleme kaps
ise, olann tersini ifade eder. rnein; x=0 ise NOT x=1 ve x=1 ise NOT
x=0 olur. ki kez NOT ilemcisinin uygulanmas, balangca dnmeyi
salar. 0 veya 1 olarak gelen bir durumun deilini alarak ilem yapan
tek bitlik mantk operatrdr.
Paralel ve seri bal sistemlerde farkl ilemler yaplr.
Paralelde OR, seride AND ilemi uygulanr. Seri balamalarda ise AND-
ve ilemi uygulanr. Bu ilem, bilin durumuna uygulandnda, beyin
sap retikler a ve korteksin her ikisinin bilin durumunu
oluturduu ve birinin eksikliinde bilin bozukluu olutuuna gre,
seri olarak AND ilemiyle grev grdkleri dnlebilir
204
.
Sinapslarda x ve y uyarlar, ayn anda hcreye verilip, eik deeri
geebiliyor ve aksiyon potansiyeli oluturabiliyorsa AND geerlidir.
Eer yalnz sinapslardan birinden gelen uyar ile aksiyon potasiyeli
oluuyorsa OR durumu sz konusudur.


202
Zusne L. Biographical dictionary of psychology. Westport, CT: Greenwood Press.
1984
203
Ifrah G. Hesabn Destan. TBTAK. Cilt VIII, 2000;236-245.
204
Songar A. Sibernetik. Yeni Asya yaynlar 1983;21, 48-51

| 151

Puslu Mantk (Fuzzy logic)
1920 ve 1930da felsefeci Jan Lukasiewicz iki deerden fazla ifadelerin
kullanlabildii mant balangcn oluturdu. Daha sonra 1965de
Lotfi Zadeh, Lukasiewicz'in mantnn doruluk derecelerini tanmlad
ve puslu mantk olarak ortaya koydu. Puslu mantk zellikle
belirsiz/st kapal ifadeler iin kullanldr. Her durum evet-hayr,
var-yok, doru-yanl, 0,1 gibi ikili sabit ve snrl sistemlerle
tanmlanamaz. Byle olmas doal olmayan bir snrlama getirir. Baz
uzman sistemler bulank mant kullanr. Baz ifadeler hemen hemen
doru, ksmen yanl, en doru olabilir. Standart manta gre
dorunun ya da yanln dereceleri yoktur. Bir ifade ya dorudur ya da
yanltr. rnein; ar-hafif, yksek-alak, scak-souk gibi. Bunlarn
mutlaka ne kadar eklinde ifade edilebilecek ara dereceleri vardr. Bu
tr ifadeleri normal standart mantkla sembolize etmek gtr. Puslu
mantk zellikle, yapay zeka ve nral hesaplamalar iin ok uygun
yntem haline gelmitir. Aada bulank mantk ve normal klasik
manta gre, 0 ve 1 arasnda olabilecek, evet-hayr younluklar
grlmektedir.

Scak
Ar
Yksek
0

Souk
Hafif
Alak
1

ekil. Puslu mantn sembolik izimi ve rnekleri



ndirgemeci Yaklam
Sinir sistemi iin indirgemeci yaklamn nereye varacan ve ne gibi
bir yarar olabileceini anlamak zordur. Daha alt, daha alt ve nereye
kadar... Kabaca bakldnda 1 gram beyin dokusu 10
24
atom ierir. Eer
insan beynini 10 nm kesitler (nanometre; metrenin milyarda biri)
alarak inceleyecek olursak (bu beyin grntleme yntemi olan
Manyetik Rezonans Grntlemenin [MRG] znlrlnden
5,010
15
kez daha kktr. Bu u anlama da gelir, MRGnn
znlrl dnyamzn uydusu olan Ay byklnde kabul
edilirse, 10 nm bir ev byklne denk gelir), bilgi olarak yaklak
2,010
21
bayta denk gelir. nsan genom projesinin 1,010
9
bayt ierdii
dnldnde, insan beynini 10 nmlik kesitlerle haritalamak, insan

| 152
genom projesinden 2 trilyon (2,010
12
) daha fazla veriyi
deerlendirmeyi gerektirir ki bu korkun bir rakamdr.

Tablo. 20 mikronluk bir insan sinir hcresini oluturan temel yap birimlerinin tahmini
says.
205
arpm iareti olarak kullanlmtr. nsan bedeni yaklak 710
27
atomdan ve
yaklak 10
5
farkl tipte moleklden oluur. Bunlar dzenli olmayan (aperiodic)
yapdadrlar. Bedenimizi 41 farkl kimyasal madde oluturur. Yzde 99unu karbon-
hidrojen-oksijen-azot (C-H-O-N) atomlar oluturur. Atomlar bireysel olarak ortamda
bulunmazlar ve molekl yaplarnda veya iyon halindedirler. nsan bedeninin en ok
ierdii molekler yap su ve tuzdur. Bedeni oluturan 10
5
farkl molekln yaklak yz
binininin yaps ortaya konulmutur.
Molekl % Ktle Atom
arl
(Dalton)
Molekl
Says
% Molekl Molekl tipi
says
Su 65 18 1,7410
14
98.73 1
norganikler 1,5 55 1,3110
12
0,74 20
Yalar 12 700 8,410
11
0,475 50
Dier inorganikler 0,4 250 7,710
10
0,044 ~200
Protein 20 50,000 1,910
10
0,011 ~5,000
RNA-ribonkleik asit 1,0 110
6
510
7
310
-5

DNA 0,1 110
11
46 310
-11

TOPLAM 1,7610
14
% 100




Tablo. Beyin iin indirgenen saylar. arp iaretidir.
Beyindeki sinir hcresi says 14-1610
9
(genetik bilgi tayan insan gen says 10
6
)
Beyincikteki destek granler hcre says 10
11

Beyinde sinir hcreleri aras balant (sinaps) says 10
14
-10
17

Destek elemanlar olan glia hcre says 1010
9

Bir iyon kanalndan geen iyon says 10
6
/saniye
Sinir hcresi zar kalnl 5m
Sinir hcreleri aras balant genilii 20-50 nm
Sinir hcreleri sonlanmlarndaki keseciklerin ap 50-100 nm
Erikin insan beyninde paralel liflerin uzunluu 100 bin km (Dnyann evresi 40 bin
km)
Beyincikteki her bir sinir (Pukinje) hcresi 200 bin paralel lif granler hcrelerden alr
Sinirin ana uzants aksonun kendini yenileme hz 3-4 mm/gn
Erikin beyin kabuu alan 2000-2500 cm
2


205
Freitas RA. Jr. Nanomedicine, Volume IIA: Biocompatibility, Landes Bioscience, Georgetown, TX, 2003


| 153
Beyin kabuu en kaln yerde 4,5-5 mm, ince yerde 1,2-1,6 mm kalnlktadr
Her iki beyin yarmkresinin ilgili alanlarn bir birine 200 milyon sinir lifi balar
Hareketleri yapmak iin beyin kabuundaki ilgili alanlardan aa 1,7 milyon lif iner
50 kiloluk insanda proton says 310
28


Beyin ve Bilgisayarn Farklar
Beynimiz canl bir vcut olan bedenimizin nemli bir parasdr. Tek
bana canl varlmzn bir paras olmas, bal bana nemli bir
farktr. Hepimiz biliriz ki bilgisayarlar, cansz mekanik yaplardr.
Sinirbilimi uzman Charles Sherrington, Man on His Natureda(1940)
akln canllktan da farkl bir ey olduunu ifade eder: ...Bir akl
sorunu olduu zaman, sinir hcresi kendisini merkezletirmez. Daha
ok, byk bir zenle, her birimi bir hcre olan milyon katl bir
demokrasi oluturur... Ama yine de akla dndmz zaman bunlarn
hibiri yoktur. Tek bir sinir hcresi asla minyatr bir beyin deildir.
Bedenin hcresel yaps onun akldan bir ipucu almasn gerektirmez.
Madde ve enerji, taneli yapda ve bylece yaam yapc gibi
grnyor, ama akl yle deildir ve nsann akl gezegenimizin yeni
bir yan rndr.

Tablo. Beyinle bilgisayar arasndaki temel farkllklar gsterilmektedir.
Bunlarn bazlarnn bilgisayarlarda benzer bir ekli yoktur. Btn bunlardan
kan sonu, beynin gze arpan oranda daha stn olduu ynndedir.
Et Beyin Makine Bilgisayar
Boyu bir metreyi bulan sinir hcresi ana
uzantlar (aksonlar).
stenildii kadar bakr tel.
Sinirlerdeki uyar Hep (1) ya da hi (0)
prensibine gre alr. Ancak, buna eski
dnce olarak baklmaktadr. Bazen ayn
anda hem 0 hem de 1 st ste gelebilir.
Kesin olarak 0-1 sistemine gre alr.
Doum sonras kendini evreden gelen
uyaranlar ve koullara gre, kendi isel
yeterlilikleri ile yeniden organize eder. D
uyaranlara yant olarak veya iteki
hasarlara gre deiebilen plastik yaps
vardr.
Bir kez yaplr ve eer dardan upgrade
edilmez ise isel organizasyonu
balangtaki gibi kalr. Sabit, sert tel
yapsndadr, kendiliinden deiim
gstermez.
leti temelde kimyasal ve az oranda
elektrikseldir. Kimyasal ileti esnasnda
uyar glendirilir.
Tam olarak elekriksel ileti.
Herhangi bir uyar olmasa da daima
sinaptik boalmlar, eik altnda da olsa
Uyar olmadan alma yok.

| 154
vardr. Bunlara minyatr son plak
potansiyelleri denir.
Aksonlar boyunca ileti dalgalar halinde
(iyonik yer deitirme ile) yaylr.
Kablolar boyunca ileti (elektriksel
elektron akm ile) yaylm.
Ayn uyar daima ayn sonucu dourmaz.
Girdiler, daha nceki deneyim, an, igd,
nyargdan zamana bal olarak etkilenir.
Ayn uyarya alnan yant daima ayndr.
Sabit akml ve kesin zamanlamal
almaz.
Sabit akml ve kesin zamanlamal alr.
Sinir hcrelerinin zellemi balants
paralel almay salar. Ayn anda birden
fazla ilem, birbirinden bamsz olarak
yaplabilir. Sonuca gitmeden ksm ktlar
oluturulabilir. Bu sonular genel sonucu
oluturmak iin zaman zaman birletirilir.
Paralel balant nedeniyle beyinde ileti
yava olmasna ramen, ktlar ve
oluturulan yantlar hzldr.
Ayn anda birden fazla ilem yaplamaz.
Baz yeni modellerde snrl olarak, ayn
anda birden fazla ileme, ayr ayr bellek
ayrmak mmkn.
Proaktiftir ve kendiliinden alr. Proaktif deildir. Dardan alr.
Sinir hcresel kt ve girdi noktalar
snrsz saydadr.
Sabit saydadr.
Beyindeki sinir hcresi says 10
11
dir.
Sinir hcresi bana ortalama 10 bin
balant vardr.
10
9
transistr ve balantlar.
Non-lineer (dorusal olmayan) sistemdir.
Balang durumundaki kk
deiiklikler, sonu zerinde byk etkiler
oluturur.
Lineer (dorusal) sistem olarak alr.
Verilen veri orannda, beklenildii oranda
ktda deiim gzlenir.
Hcreler aras balantlarn hepsi ayn
gte deildir. Gleri deiebilir (Hebb
mekanizmas ile).
leti daima ayn gtedir.
En nemli ilem ve kontrol noktas; beyin
sap kc as sistemi (ARAS).
Merkezi ilemci (CPU).
Bilincin bir paras olan hatrlama
(arm) zellii sadece duyusal (girdi)
alanlara deil motor (kt) alanlara da
yaylmtr.
PC sembol ilemcidir. Semboller anlamsz
bir bolukta deerlendirilir. Sembollerin
anlam insanlar tarafndan PC ye
verilmitir. Kurallar oluturmaz, onlar
uygular.
Bilincin elik ettii ve etmedii zek ve
hareket vardr.
Sadece zek mevcuttur. Bilinli farkndalk
yok.
letim elementi 10
15
hcreler aras
balant (sinaps) yeri.


10
8
transistrden oluur.

| 155
Temel yap bykl 10
-6
m. Yaklak ayn, 10
-6
m.
Kulland enerji 30Watt. Bedenin dier
organlarna gre enerji harcamas oransal
olarak ok fazla. Tm beden enerjisinin
%20sini harcar. Sinaptik aralkta ve
aksonda, sinir iletisi oluturulurken ve
sonlandrlrken de enerji harcanr. Beyin
gnde yaklak 20 Watt (yaklak 400
kalori/gn) enerji kullanr. Bir Watt bir
Joule/saniyeye edeerdir.
1W=1J/san=1Newton metre/san. Tipik
bir ev lambas 40-100 Watt arasndadr.
30 W (Merkezi lemci nitesi, CPU)
tketir. 1 GHz hznda bir bilgisayar 3
watt, 1,6 GHzde 12 watt ve 2 GHzde ise
20 watt enerji tketir. Genel olarak
sradan bir ev bilgisayar kasasnn toplam
tketimi yaklak 330 Watt/saattir.

letim hz 30-100 Hz. Nadir sinir
hcrelerinde 500 Hz. Yava almaya
ramen karmak bir resmi 200 msande
tanr.
10
9
Hz hznda.
Soutma sitemi var: kafa iini dna
balayan toplardamarlar (emissar venler).
Var: merkezi ilemciyi soutan Fan(lar)
var.
Deer yarglar: sevgi, ak, duygular,
estetik, yaratclk, adalet, saduyu,
esinlenme ve sanat.
Yok
Akl+Bilin+Sezgi. Sadece akl ierir.
Yanla tolerans ve dzeltme vardr. Yok ya da ok az.
renme. rendiini sadece ayn amala
deil, ama dnda farkl uyaranlarda da
kullanma.
Ksmen renme var. Ayn uyarana
genelde ayn yant oluturulur.
Elektrik reticisi olarak iyonlar kullanr.
Drt iyondan herhangi birinin, hcre zar
zerindeki hareketiyle oluan iyonik yk
akdr. letim yava. Saatte 390
kilometre. letildii akson apna ve
miyelin klf kalnlna gre hz deiken.
Sinaptik yarkta hz tamamen diffzyon
hzna etki eden faktrlere bal.
Elektronlarla elektrik iletimi ile alr.
Ik hznda iletim anlamna gelir. leti hz
10
6
kat hzldr.
Titreim frekans, 3-100 Hertz aras,
deiken. Bilin durumu gama ritmi olan
40-60 Hertz ile ilikilidir.
ehir elektrii ile alanlarda 50 ya da 60
Hertz.
Kimyasal iletim hcreler aras mevcut.
Nadiren elektriksel. Kimyasal olmas
nedeniyle, ileti hz ok fazla deikendir.
Bu esneklik salar.
Kimyasal iletim yok. leti hz, ok az
deiken. Elektronun hareket hz ileti
hz= k hz; 300 km/sn.
Alttaki yap: Wetware (slak-yumuak
yap).
Hardware (kuru-sert yap)

| 156
Destek hcreleri ierir: Glia. Destek elemanlar yoktur.
Beyinde bilgi datk durumdadr. Sabit diskte bilgi deiik blgelerde
datk olarak bulunur.
Bilgi hcreler aras ileticilik derecesine
gre kodlanr.
Manyetik olarak kodlama yaplr.
Kalc bellek iin tekrarl kaytlar gerekir. Tek bir kez kaydedildiinde, dardan
herhangi bir bozucu etki olmadka
sonsuza kadar kaytl kalabilir.
Bilgiyi kayt yeri olan sinapslarda, ayn
anda ve farkl zamanlarda deiik bilgiler
iin kullanlabilir.
Tek bir kayt yeri iin tek bir bit kullanlr.
Bilgi aynen var olduu gibi deil, yaklak
olarak kodlanr. Hangi bilgi yakn
zamanda kaydolmusa daha canl ve
kalcdr.
Sembolik olarak kodlanr
(0100010101010101). Zaman iinde
bilginin canllnda ya da kalclnda
deime olmaz.
Grd rneklerin ortak yanlarn
renebilir ve bu rendiklerinden
karm yapabilir.
Ortak yanlar renme yeterlilii vardr.
karm yapma oran ok dktr.

Paralel bilgisayarlarda birden fazla ilem bir arada zerk
olarak yaplr. Zaman zaman bu ilemlerin sonular birletirilir. Bu
yntemle ilem zaman ksaltlr. Ancak, paralel iletim sistemleri seri
olanlardan daha pahalya mal olurlar. Gary Kasparovla satran
oynayan Deep Blue, 256 mikroilemcinin paralel balanmas yoluyla
alyordu. Saniyede 100 milyondan daha fazla satran pozisyonunu
hesaplayabiliyordu. nsan beyni ayn andan birden fazla ii bir arada
yapabilir. Yani, yrrken konuabilir, dmelerinizi ilikleyebilir, mzik
dinleyebilir. Paralel klasik bilgisayar ilemi, bizim bilinli dnme
sistemimize ulaacak anahtar elinde tutamaz. Bilinli dncenin
temel zellii tek ve btn olmaktr. Daha ok kuantum bilgisayarnn
kuantum paralellii buna uygun ya da benzer bir zm sunabilir.
206

Deep Blue, saniyede 200 milyon hareketi deerlendirirken;
canl beyin dokusu yalnzca 3 hamleyi gzden geirebilir. nsan
beyninde 10
12
sinir hcresi ve bunlar birbirine balayan 10
16
(10
katrilyon) balant vardr. Bu sayda balanty yapmak iin bir milyon
Intel-Pentium bilgisayar bir birine balamak gerekir. Moore kanununa
gre, bildiimiz klasik bilgisayarlar beyin benzeri etkinlie
ulaamayacaklardr. nsan beyin kabuu 1 mm
3
alanda 3 km akson ve

206
Penrose R. Kraln Yeni Usu-III. Us nerede? TBTAK yay. 1999;118-119.

| 157
100 milyon sinir hcresi ara balants ierir. Gnmzn ip reticileri
ise, 1 mm
3
silikon zerine 10 metre kablo ve 1 milyon transistr
sktrabilmektedir ve yaklak 2010 ylnda, insan beyin kabuu sinir
hcreleri younluunun 10da birine ulalabilecei tahmin
edilmektedir.
207
Her sinir hcresini 100 Kbaytlk basit bir merkezi
ilem nitesi (CPU) olarak dnecek olursak, 100 milyar CPUdan
oluan bir beyne sahip oluruz. Bunun da toplam hafza kapasitesi
10000 terabayt yapar. Eer tm paralel olarak bir arada alacak
olursa, yzlerce trilyon balant ile bir araya gelmeleri gerekir.
Kuantum mekanii gre, bilgisayarlarin ilem kapasitesi, birim
zaman bana yaplan ilem (0) ve bellekteki bilgi biti (I) saysnn her
ikisinin oluturduklar bir sabitle snrlanr. Denklem yle ifade edilir:
I.u
2
stp
-2
. Burada tp=(G/c
5
)
1/2
~10
-43
saniye yani Planck zamandr.
Yani Planck zaman ile ilem hz snrlanr. Bugnk iyi bilgisayarlar
saniyede 10
10
ilem yapabilirler. Hesaplanan kt, sradan bilgisayarlar
iin I.u
2
=10
30
/saniye
2,
en gelimi blgisayarda ise 10
39
/saniye
2
dir.
Dolays ile ne kadar gelimi bir bilgisayar olursa olsun bir
snrlamaya maruz kalacaktr.
208
Bu ilem gcnn nne asla
geemeyecektir. Ama bu snrlama insan beyni iin geerli deildir.
Gl Yapay Zek, GYZ eklinde adlandrlan gre gre, iyi
bir bilgisayar yalnz iyi bir zekya deil, ayn zamanda bir akla da
sahip olabilir. Bu aklsal etkinlii gelimi algoritmalarla
oluturulabilir. GYZnin insan beyninin temel ilevlerini yerine
getirmesi (bilin de dhil) ile termostat arasndaki fark, beynin ok
daha karmak olmasndan kaynaklanr. Dnme, hissetme, zek,
bilin sz konusu karmak ilevler sisteminin bir parasdr. Bir baka
ifade ile beyin tarafndan gerekletirilen algoritmann zellikleridir. O
zaman insan beynindekine e deer bir algoritma olaanst bir ey
olmaldr.


207
Boahan K. Neuromorphic Microchips. Sci Am 2005;38-45.
208
Jack NG. Clock, computers, black holes, spacetime foam, and holographic principle. arXiv:hep-th/0010234v1, 25 Oct
2000.

| 158

Resim. Solda bir bilgisayarn algortimik yaklamla zemeyecei satran
problemi. Oyun sras siyahta. Sada ise zm: Kale hareket eder: Ra8-a5.
Gary Kasparov, ilk karlamada Deep Blueya yenildiyse de, daha sonraki
karlamada stratejik nsezilerini kullanarak 3 galibiyet, 1 malubiyet ve 2
beraberlikle oyunu kazand. nk Deep Blueda sezgi yoktu. Mesela,
yukardaki gibi bir durumda PC ne yapar? Bu problem insanlar iin basitse de
bilgisayar iin basit olmad. Siyah beyaza gre sayca stndr ve beyaz,
piyonlarn oluturduu hattn arkasnda ahn saa sola oynatarak yenilgiden
kurtulabilir. Oysa bilgisayara sra geldiinde hemen piyonla siyah kaleyi ald.
Bu hamle beyaz piyon hattnda gedik aar ve beyazn durumunu zorlatrr.
Neden? nk bilgisayarlar, insanlardaki sezgisel dnceden yoksundur.


Moore Kanunu

Bugn artk teknolojinin hzna yetimek neredeyse
imknsz hale geldi. Merkezi ilemcilerde (CPU)
kullanlan transistrlerin says her 18-24 ayda bir iki
katna kmaya balad. Intelin kurucularndan Gordon
Mooreun bu saptamasndan dolay buna Moore yasas
denir.
209
1971 ylnda Intelin rettii 4004 ilemcide
2300 transistr varken, bu say 1997de piyasaya srlen
Intelin Pentium II ilemcisinde 7,5 milyona ulamtr.
Baka bir ifade ile son 26 ylda ilemcilerin ilem yapma
kapasitesi 3200 kat artmtr. Pentium IIIte 28 milyon
transistr vardr.
210


Turing Makinesi ve Algoritma

209
http://www.intel.com
210
Scoot A. How smart is a neuron?. Jornal of Consciousness Studies 2000;7:70-75.

| 159
Algoritmalar eski Yunan dneminden beri bilinmekle beraber, kelime
olarak algoritma, Harizmnin (780- 850?) adndan gelmektedir.
Harizmi, 825 yllarnda yazd Kitab El Cebr Vel Mukabele adl
matematik ders kitabyla ok etkili olmu matematikidir.
211

Algoritma nedir? Algoritma, ayn snfa ait problemlerin
zm iin, gerekletirilebilir trden kimi ilemleri, sk bir
zincirleme iinde, adm adm yapmay salayan, kesin bir rnek
ynergeyle ynetilen, sonlu bir temel kurallar ardkldr. Yemek
tarifi ve arpma, blme ilemi bir tr algoritmadr. Algoritma
dncesi, aslnda bir yntem dncesidir, bir zihin ileminde her
zaman dzenli olarak izlenen, tanmlanabilir bir yntem dncesidir.
Dier bir ifadeyle, mekanik olarak ve dnmeden gerekletirilebilen,
ama nceden dnlm ve belirlenmi bir zemin zerinde ortaya
konan bir etkinliin yansmasn oluturan bir ilemdir. ok genel bir
tanmlama ile bir algoritma, karlk geldii problemler snfnn tam
olarak snrlarn izmeli ve bu snfn problemlerinin kesin zmn
salamak zere btn zorunlu temel kurallar ve aamalar iermelidir.



211
Penrose R. Kraln Yeni Usu-I. Bilgisayar ve Zeka. TBTAK yay. 1999;35

| 160

ekil. Bir sistem olarak bilgisayar ya da insan zeksnn
basit bilgi ileme ak emas (algoritmas).


Turing Makineleri
Alan Turing algoritma kavramndan yola karak, Turing makinelerinin
temel zelliklerini tanmlamtr.
212
Orijinal Turing makinesi, kuramsal
bir makinedir. Daha teknik olarak anlatlacak olursa drt blmden
oluur:

1. Haneler dizisinden oluan erit biiminde, potansiyel olarak
sonsuz bir bellek. Bu bellek okuma ve yazma kafasna sahiptir.

2. S
0
,S
1
,.......eE gibi simgeler kmesi bulunur. E sonlu bir
alfabeyi gsterir. Genel olarak 0, 1 ve B harfinden oluan bir
alfabe alnr.


212
Ifrah G. Hesabin Destan. TBTAK, 2000; Cilt:8, s:250-252

| 161
3. Bir merkez birimi sonlu durumlarn kmesini ierir; sonlu
durumlar genel olarak q
1
,q
2
,.....,q
m
ile belirtilir.

Bu paralardan oluan makine, sonsuz bir erit zerindeki
delikli bantlarda ilerleyerek, mantksal zmlemelerin en temel
aamalarndaki bilgileri okuyabilen ve yazabilen soyut matematik
aygttr. Bu aygtta, sonlu bir simgeler daarc, sonsuz bir erit, erit
zerindeki bir simgeyi kaldrabilen bir silme aygt, eride yazabilen ve
okuyabilen bir para, erit zerinde hareket eden ya da hareketsiz
duran bir yrtme parasndan oluan elemanlar vardr. Makinenin
ileyii srasnda hem i durumu hem de d durumu gsteren ve bir
sonraki aamann durumunu belirleyen davran izelgesi ve yine
makineyi farkl durumlara sokabilmek iin davran izelgesinin
anlamn yorumlayabilen bir iletim biriminden oluur. Bu aamalarn
her birinde; davran hem iletim biriminin o anki haliyle hem de
okuma yazma aygtnn bulunduu gzdeki simgeyle belirlenir.
Kumanda birimi kendi kendine balangtaki durumunu koruyabilir ya
da deitirebilir, hareketsiz kalabilir veya eridi ileri geri kaydrabilir,
belli bir gzdeki simge yerine bakasn koyabilir, silebilir, okuyabilir
ve yazabilir. Birden fazla Turing makinesinin bir arada almas ilke
olarak bir deiiklik oluturmaz.
213
Yani, bu tr ideal sanal bir makine
i durumunu kendi deitirebilir.
Steven Harnad, Turing Testi zerine ok nemli dnsel bir
sav gelitirdi
214
ve bunu Tam Turing Testi olarak isimlendirdi (1991).
Turing testinde olan ve kii ile balanty salayan yazc arac
(teletype) kaldrarak yerine bir ekran yerletirdi (internete sohbet
yapar gibi). Ekrann karsna da bir kii yerletirildi. Kiinin amac,
karsndaki aletin insan olup olmadn, yani insan beyni ve davran
gsterip gstermediini anlamakt. Buna gre be basamak
oluturdu.
215


Birinci basamak oyuncak model seviyesidir. nsann idrak
kapasitesinin sadece bir parasn temsil eder. Bu seviye bugnk
yapay zek aratrmalarnn seviyesidir.

kinci basamak, 1950de Alan Turingin orijinal makalesinde
tanmlad ekildedir. Bu Turing testinin pen-pal seviyesi olarak

213
Penrose R. Kraln Yeni Usu-I. Bilgisayar ve Zeka. TBTAK yay. 1999;56
214
French RM. The Turing Test: the first 50 years. Trends in Cognitive Sciences 2000;4
215
Harnad S. Levels of functional equivalence in reverse bioengineering: the Darwinian Turing Test for Artificial Life.
Artif Life 1994;1:293-301

| 162
adlandrlr ve karlkl anlamsal ierii olmayan karakterler
deitirilir. Sembollerinin girii ve k yazc ile kontrol edilir. Bizim
sembolik kapasitelerimizin (dil gibi) benzeri zelliklerini gsterir.
Dardaki bir kii ile etkileime girdiinde, sinir hcrelerinden oluan
insan m yoksa yongalardan oluan bilgisayar m olduu ayrm
yaplamaz. Sadece karakterlerin deiimi olur. Felsefeci John Searle
in odas dnce deneyi bu seviyededir.

nc basamak, Total Turing Testi veya robotik Turing testi
seviyesidir. Bu seviyede etkileimi salayan ekran kaldrlr. Sadece
sembolik kapasitenin taklidi ile kalmaz, bunun yannda anlambilimsel
zellikleri de taklit eder. Yani, dsal davran asndan tam olarak
insan m ya da robot mu olduu ayrm yaplamaz.

Drdnc basamak, mikrofonksiyonel ayrlamazlk aamasdr. Sinir
hcreleri ve sinir ileticileri seviyesine kadar ayrlmazlk vardr. Bunlar
sentetik sinir hcreleri olabilir. Fakat ilevleri gerek hcrelerle
ayndr, onlardan ayrlamazlar.

Beinci basamak, her eyin byk birletirilmi teorisi (Grand Unified
Theories of Everything, GUTE) olarak adlandrlr. Bu seviyede
elektronlarna kadar her ey insandaki sinir hcrelerinde ayndr.
Yapay sinir hcreleri, sinir iletiminin (aksiyon potansiyelinin)
matematiksel formln tam olarak karlar ve ayn ekilde
davranrlar. Sadece, GUTEleri planlayanlarn bildii, prensipte
gzlenemeyen farkllklar olabilir. Sadece, fiziko-kimyasal yollarla, yani
biyolojik-mekanik adan farkl olduklar sonucuna varlabilir.
216


Searlein in Odas
Bilgisayarlarn bir eyleri anlayabilecei, yani akll=zeki olabilecei
fikri, Yapay Zeknn gl eletirmenlerinden olan Felsefeci John
Searle tarafndan reddedilir. Searle Doru bilgisayar programn
gerekli girdi ktlar ile yklemek ve iletmek dnmek iin yeterli
midir? diye sorar. Bu soruya ncelikle kesin bir hayr cevabn
vererek, bunun bilgisayarlarn szdizimsel programlar olmasndan
kaynaklandn ne srer. Searlea gre, bilgisayar herhangi bir
anlambilimsel (semantic) ierii olmayan, anlamsz simgeleri ilemek
iin yaplm makineler olarak, yalnzca biim olarak ya da szdizimsel
(syntactic) olarak tanmlanabilir. Akll olmak iin bundan daha

216
Copeland JB. The Church-Turing Thesis. NeuroQuantology 2004;2:101-11

| 163
fazlasnn olmas gerekir. Yani, simgeler bir ey hakkndadr. Bir
bilgisayar program yalnzca anlambilimsel iken, akl anlambilimsel
olmann da tesindedir. Zihinler anlambilimseldir ve biimsel bir
yapya sahip olmaktan ok fazlas vardr. Zihnin bir ierii vardr.
217

Programlarn salt biimsel ve szdizimsel zellii, programsal ve
zihinsel srelerin tamamen ayn olduu fikrine kardr. Bizim
zihinsel durumlarmz, tanmlar dolaysyla belli ieriklere
sahiptirler.
218

Her ne kadar beynin ilevlerini tm detaylaryla bilmesek de,
elimizde beyin ve akl ilemleri arasndaki genel ilikiyi tartacak
kadar genel bilgi vardr. GYZ taraftarlarna gre, beyin iin zihin ne ise,
bilgisayar donanm iin de program odur ve fiziksel sembolleri
iletebilen herhangi bir sistemin bizimki gibi bir zek kapasitesi vardr.
Zihin salt biimseldir ve biyolojik srelerin bir sonucu deildir. Searle
bu fikirlerde bir eit dalizm olduunu ileri srer ve zihnin doal
biyolojik dnyann bir parasndan te olduuna inanr.
Searle bu dncesi iin in odas deneyi ne srmtr.
Aslnda bu bir anlamda evrensel Turing makinesinin akll-bilinli olup
olamayacan sorgulama dncesiydi.
219
Searle, kapal bir odada bir
kii ve darda bir inli olan bu dnce deneyi ne srd. Buna gre,
dardaki inli kapnn altndan ieriye ince yazl ktlar gnderiyor
ve buna yantlar istiyor. Odann iindeki kiinin elinde ince yant
kartlar ve nasl kullanlacan gsteren Trke bir kitapk var.
Kurallar tamamen biimseldir. erdeki kii dardan ince yazl bir
kart aldnda, Trke kurallar kitabna bakarak bir yant oluturur.
inli Naslsn? diye sorduunda kurallar kitabna bakarak yiyim,
teekkr ederim kartn dar uzatr. Dardaki inli, ieriden gelen
karttaki yanta baknca ne dnr? eride ince bilen birisi var.
Oysa ierideki ahs inli kadar baarl olmasna ramen ince biliyor
mu? Hayr. Sadece ince biliyormu gibi davranr.
220
Btn mesele
aslnda budur.
Searlea gre bir bilgisayar byle iler. Girdi kt ilikisi ok
zekice olsa da gerekte hibir ey anlamayacaktr.
221
Algoritmann akl-
bilinle ilgili zellikleri yanstabilmesi iin kritik lde karmakla
sahip olmas zorunludur. Belki de bu kritik deer ok byktr. nsan
tarafndan uygulamayla gerekletirilemez ve uygun byklkte bir

217
Searle J. Minds, Brains and Science. Harvard University Press. 1984.
218
Cogito. Yapay Zeka. J.Searle. Bilgisayarlar Dneblir mi? 1998;13:57-65
219
French RM. The Turing Test: the first 50 years. Trends in Cognitive Sciences 2000;4
220
Gjertsen D. Science and Philosophy-Past and Present. Penguin Books. 1989.
221
Harnad S. Minds, Machines and Searle. Journal of Theoretical and Experimental Artificial Intelligence 1998; 1: 5-25.

| 164
algoritmayla anlama ortaya karlabilir diye ne srlebilir.
222
Bu
dnce bilgisayar alannda yaplacak byk yeniliklerle, seri ve
paralel iletim sistemleri, hesaplarn abuk yaplmas, programlarn
bykl ile deimez. Bilgisayar programlar szdizimseldir ve
anlambilimsel ksmlar yoktur. Beyindeki dnceler, bilin, duygular
soyut sembol halinde oluuyorsa da anlambilimsel ierikleri vardr.
Bilgisayarlar, iletme gleri ne olursa olsun bu zellikleri
edinemezler.
223


in Odasndan kanlar
John Searle, in odas dnce deneyinden drt nerme ve drt
karm oluturur: nermeleri; beyin akln nedenidir ve sadece
szdizimi anlam iin yeterli deildir. Bilgisayar programlar sadece
biimsel veya szdizimsel yaplar ile tanmlanmasna ramen zihnin
anlamsal ierii vardr eklindedir. Bunlarla ilikili olarak da u
sonular karr:
1. Hibir bilgisayar program tek bana bir sisteme bir zihin
vermeye yetmez. Programlar zihin deildirler ve tek balarna zihin
olamazlar. Buna gre gl yapay zek hibir zaman gerekleemez.
2. Beyinsel srelerin zihinsel olana yol amas yalnzca
bilgisayar programlarnn kullanlmas ile salanamaz. lk nerme ile
ilk karmn bir araya getirilmesidir. Beyinsel yap zihinsel srelere
neden oluyorsa ve programlar bu grevi yapamyorsa, o halde zihinseli
oluturmak yalnzca bilgisayar programlarn altrmakla mmkn
deildir.
3. Bu zihne neden olacak herhangi baka bir eyin beyninkine
eit gce sahip olmas gerekir. lk nermenin basit bir sonucudur. Bir
baka sistem, beynin kullandndan baka biyokimyasal yollarla
zihinsel sreci salayabilir. Bu nasl bir yap olursa olsun, zihni ve
bilinci varsa, bizim beynimize edeer gc vardr.
4. nsan zihnine eit bir zihinsel durumu oluturacak yapay bir
sistem iin bir bilgisayar programnn tek bana yrtlmesi yeterli
deildir. Bu program insan beynine edeer bir gce sahip olmaldr.
lk ve nc karmdan bu nerme doar. Genel kabul edilen ve
inanlann aksine, beyin saysal bir bilgisayar ve akl da onun program
deildir!


222
Penrose R. Kraln Yeni Usu-I. Bilgisayar ve Zeka. TBTAK yay. 1999.
223
Cogito. Yapay Zeka. Akla Doru. Cam Say. YKY 1998;13:72

| 165

Resim. Otomatla satran oynayan Trk veya Osmanl satran oynaycs. 18.
yzylda satran oynayan makine olarak n yapt. Karl Gottlieb von
Windisch'in kitab olan Inanimate Reasondan (1784).

Hesap Edilemezlik
Buraya kadar Searleden anladmz, akln tam olarak bilgisayarlar
araclyla kopyalanamayacadr. En ideal bilgisayarlar bile insan
davrann kopya ekilde gsterebilir, ama bu onlarn akll olduu
anlamna gelmez. Bilinci aklla bal bir kt olarak kabul edecek
olursak, aslnda bilinli bir bilgisayar arayna girmemiz mantkszdr.
Ama, akll olmann daima bilinci beraberinde getirdii ynnde kesin
fikrimiz olmadndan, bilincin bilgisayarla gerekletirilip
gerekletirilemeyeceini aramaya alalm. Roger Penrose
matematiin bir eit anlamsz oyun olduu dncesine kar kar
ve matematii anlamlandrann - kr algoritmalar deil - anlam
olduunu ne srer.
224

Akll ve hatta bilinli bir bilgisayar olup olamayacan Roger
Penrose deiik kitaplarnda (Kraln Yeni Usu ve Byk, Kk ve
nsan Zihni, Zihin Glgeleri), deiik delillendirmelerle tartma
konusu yapmtr. Kraln Yeni Usunda grelilik teorisinden, kuantum
mekaniine ve kozmolojiye kadar deiik konular ilemekteyse de,
ana dncesini, felsefecilerin zihin-beyin problemi olarak
adlandrdklar teori oluturmaktadr. Birinci snf bir felsefeci gibi
bilin sorununa yaklamakta ve bilinli bir bilgisayar olup
olmayacan, Turing makineleri, Gdelin karar verilemez teoremini
geni olarak anlatmaktadr.

224
Penrose R. Kraln Yeni Usu-I. Bilgisayar ve Zeka. TBTAK yay. 1999.

| 166
Penrosea gre duygular, estetik, yaratclk, adalet, saduyu,
esinlenme ve sanat gibi zihinsel etkinlikler hesaplamaya dayanmazlar
ve bu nedenle de algoritmik hale getirilemezler. Yine, farkndaln
nemli bir paras olan anlay da algoritmik hale getirilemez.
Dolaysyla, anlaymzda algoritmik karar vermeden fazla bir eyler
bulunur. Bilinli eylemlerimiz bir algoritmayla tanmlanamayacak
ekilde gerekleir. Matematiksel gerein sadece algoritma
kullanlarak kantlanamayacan ne srer. arpma blme gibi
ilemler iin gerekli algoritmik kurallar rensek bile, zlecek
problem iin blme mi, arpma m gerektiine bilinli dncelerimiz
karar verir. Veya algoritmalarn doruluunu ya da yanlln ortaya
koymak iin de bilinli sezgi gerekir.
Bunun kant olarak, insann yan gelip yataca bir satran
hamlesi srasnda Deep Bluenin anlay eksikliinden, almamas
gereken bir ta alarak (hesaplamalarna gre onu almas uygundu)
oyunu kilitlenme noktasna getirmesini rnek olarak verir. Oysa,
satran bilen bir insan igrsyle daha farkl hamle yapar. Benzer
olarak, Lagrange problemini (herhangi drt tam kare saynn toplam
olmayan say nedir?) bir bilgisayara verdiinizde sonsuza kadar alr.
nk biliyoruz ki, iki ift say birbirine eklendiinde daima bir ift
say elde ederiz. Yine, Goldbach sansn (n taneye kadar asal saylarn
toplam olmayan 2den byk bir ift say bulun) bir bilgisayar n ka
olursa olsun bitiremeyecektir.
Penrose, bilinli dnme ile hesaplamann birbirleriyle olan
ilikisi konusunda farkl bak alarn gzden geirerek drt grup
oluturur:
225

Birincisine (A) gre, dnme btnyle hesaplamadr.
Bilinli farkndalk halinde yaanan duygulara yol aan, yalnzca uygun
hesaplamalarn uygulanmasdr. Bu grup dnce, gl yapay zek
veya hesaba dayal ilevsellik olarak da bilinir. Bunun sonucu olarak,
uygun hesaplama ya da algoritmalar oluturulabilirse, bunlar ileten
makinelerde bilinli hale gelecektir.
kincisinde (B), farkndalk beynin fiziksel ileyiine ait bir
zelliktir. Ancak, fiziksel ileyi her ynyle, hesaplama yntemleri
sayesinde taklit edilebilirse de, hesaplama yntemi ile elde edilen bu
taklit kendi bana bir farkndala yol amaz. leyi taklit edilebilir,
ama kendi bana birtakm duygulara ve farkndala yol amaz.
Searlenin gr de bu gruba alnabilir. Gerek sinir hcrelerinin

225
Penrose R. Byk, kk ve insan zihni. Sarmal Yaynevi. 1998;122-125.

| 167
ileyiinden ayrlamayan yapay sinir hcreleri oluturulabilir, ancak
farkndalk oluturamaz.
nc olarak (C), farkndala yol aan, beynin uygun ekilde
fiziksel ileyiidir. Bu fiziksel ileyi hesaplama (algoritma) yntemi ile
eksiksiz bir biimde taklit dahi edilemez. Penrose bu gre katlr ve
ncln yapar. Beynin ileyiinde, farkndala yol aan ve
eriilemeyen bir eyler vardr. Bu ileyii taklit edebileceimiz bir
kopya asla oluturamayz. nc gr zayf ve gl olarak iki alt
gruba ayrlr. Zayfa gre (C1), hesaplanamayan uygun bir ileyie
rastlamak iin bilinen fizik yasalar dna kmaya gerek yoktur.
Sadece biraz daha dikkatle bakmak yeterli olacaktr. Glye gre
(C2) ise, bilinen fizik yasalar tesinde bir eylere gerek vardr. u anki
fizik bilgimiz farkndal tarif etmek asndan yetersizdir. Gelecekte
bu aklama mmkn olabilecektir. Penrosea gre, gelecekte bu a
kapatacak kuram, fizikte hesaplanamayan nitelikte beynin ileyiine
uygun olmaldr.
Son olarak da (D), farkndal fiziksel olarak, hesap
yntemiyle veya dier herhangi bir bilimsel yolla aklamak
olanakszdr. Dolaysyla farkndalk konusuna bilimsel yolla yaklamak
anlamszdr. nk, bu sonu vermeyecek bir ura olacaktr. Belki de,
onu felsefecilere brakmak daha doru olacaktr!
nl matematiki David Hilbert, en genel matematik
problemlerinin zm iin tek bir algoritmik yntemin var olup
olmayacan 1928 ylnda sorgulad. Bu dier anlamda u soruydu;
matematiin tm problemlerini birbiri pei sra zebilecek genel bir
mekanik algoritmik yntem var olabilir miydi? Hilbertin sorusuna
yant ksa srede olmasa da verildi. Hibir sanal Turing makinesinin
retemeyecei hesaplanamayan- irrasyonel saylar vardr. Bir
makinenin durup durmayaca konusunda karar verebilecek evrensel
bir Turing algoritmas yoktur. Yani matematik sorularnn zm ile
ilgili genel algoritma mmkn deildir. Bilinli bir dnce, bir srece
bir sonu getirdiinde, yani daha nceden belirlenmi olan snrl
algoritma uygulandnda etkilidir.
226

Deer Yarglarnn Hesap Edilemezlii
nsanlarda farkl olarak deer yarglar vardr. Ahlak, iyilikseverlik, eli
aklk, cmertlik, para hrs, kibir, sayg gibi insana ait olan ve onu en
yksee kartan deer yarglarmz vardr. Bu deer yarglar, tpk
sezgi gibi algoritmik duruma getirilemezler. Baz felsefeciler deer
yarglarn uslamlamann, mantksal bir srecin sonular olarak

226
Poulantaz A. Comment Present les Gnies. Science &Vie, ubat 2001. Bilim ve Teknik evirisi, Mays 2001.

| 168
sunmulardr. Ahlak dizgesini matematie yakn bir ussal dizge olarak
yeniden kurmaya almlardr. Ahlak matematikten ok estetie
yakndr. Deerlerimizi duyumsarz yani onlarn farknda oluruz.
227

kizkenar ve eitkenar genler birbirlerinden, kt ahlak ile erdem
ve doru ile yanl arasndakinden daha kesin snrlarla ayrlrlar.
lk ahlaksal deer yarglarmz baka insanlarn karakter ve
davranlar zerinedir. Ksa bir sre sonra, onlarn da bizim
hakkmzda yargda bulunduklar kanaatine varrz. Bu nedenle, bizim
dmzdakilerin vg ya da knamalarn ne dzeyde hak ettiimizi
bilme kaygsna deriz. Kendimizi bakalarnn konumunda hayal
ederek kendi davranlarmzn seyircisi olarak davranlarmz
yoklamaya, deerlendirmeye balarz. Bu nedenle kii kendini bir
bakma iki kiiye bler. Birincisi seyircidir. kincisi eylemde bulunan ve
szcn gerek anlamnda kendi olarak adlandrlan kiidir.
228

Btn bunlardan kan sonu, beynin saysal bir bilgisayar
olmad ve akln da onun program gibi almaddr.
229
Beynin
almasn ister bir akya isterse kuantum bilgisayara benzetmekteki
temek ama, kendi kendini dnebilen ve evreni de anlayabilen bir
organ, beyni anlayabilmektir. Bu anlama ve taklit etme merak beyni
anlamak iin ok ynl bir yaklama imkn vererek, farkl alardan
beyni grmemizi salamtr. Btn bunlarla uralmas bouna
deildir. Hi kimse insan akln ve bilincini tam olarak
tanmlayamamaktadr. O halde akll ya da bilinli olabilen/grnen bir
makine yapalm ve ilevini analiz ederek, insanolunu ve onun
beyninin gzelliklerini anlayalm...

Gdel ve Sezgisel Algoritmik Olmayan Bilgi
Sezgi, gerein akl yrtmeye ve deneye bavurmakszn dorudan
doruya elde edilen, apak bilgisi olarak tanmlanr. Kantlanmasna
gerek duyulmayan dolaysz bilgidir. nsan akl iki yolla bilgiye
ulaabilir. Bilincin iki kutbu olarak da isimlendirilen bu iki bilgi tr,
akl yoluyla (aklc) ve sezgi yoluyla (sezgisel) ulalan bilgilerdir. Aklc
zihnimiz sustuunda, onun sezgisel blm olaanst bir varla ve
gereklie kavuur. Bylece evremizde bulunan ve olup biten her ey,
kavramsal aklmzn szgecinden gemeksizin, olduu gibi ani olarak
ortaya kar. Sezgisel aydnlanmalar gnlk yaammzda kendiliinden
oluabilirler. Unuttuumuz bir ey, bilinli bir aba ile dilimizin ucuna
bir trl gelmezken, bambaka ilgisiz bir konu ile ilgilendiiniz srada,

227
Copleston Felsefe Tarihi. Berkeley-Hume. Cilt 5, blm b. ev. A. Yardml. dea Yay. 1998;135-145.
228
Copleston Felsefe Tarihi. Berkeley-Hume. Cilt 5, blm b. ev. A. Yardml. dea Yay. 1998;163.
229
Gelgi F. Gdels incompleteness theorem on AI vs Mind. NeuroQuantology 2004; 3: 186-189

| 169
aba gstermeden birdenbire aklmza gelir. Bu sezgisel anlar ok ksa
srelidirler. Meditasyonun da aklc aklmz susturarak bu sezgisel
blm serbest brakt ne srlr. Sezgisel kavraylar,
matematiksel bir ereveye oturtulmadklarnda bir deer
tamazlar.
230

Aristotelese gre, bir kantlama yaplmasna yarayan, ama
kendisi kantlanamaz olan ve dorudan sezgi araclyla edindiimiz
bilgiler vardr. Ona gre, Sezgisel dnce, kantlamas bulunmayan
tanmlar kavrar. Spinoza, Etikada bilgi tr ortaya koyar:
Alglarmz u kaynaklardan alarak genel kavramlar oluturduumuzu
aklar: 1. Duyular tarafndan, bulank ve dzensiz bir biimde zihne
verilen tekil eyler. Bu nedenle bu trl alglar, belirsiz deney bilgisi
olarak adlandrma yolunu tuttum; 2. Kimi szckleri duyunca ya da
okuyunca anmsadmz ve onlar imgelememize yarayan idealara
benzer idealar oluturmamz salayan eylerin gztergeleri. Bu iki
bilginin trn, birinci trden bilgi, san ya da imgelem olarak
adlandracam; 3. Son olarak, eylerin zellikleri zerine sahip
olduumuz ortak kavramlar ve uygun dnceler. Bu kipe de, ikinci
trden akl ve bilgi adn vereceim. Bu iki bilgi trnden baka,
sezgisel bilim olarak adlandracamz bir nc bilgi tr daha
vardr. Bu bilgi tr de, Tanrnn kimi zniteliklerinin biimsel znn
upuygun bilgisine ynelir. Spinoza, bunlarn doruluk nemini de
aklar. Birinci trden bilgi, yanlln tek nedenidir; ikinci ve nc
trden bilgi ise zorunlu olarak dorudur. Ruhu bir anlamda sezgisel
bilginin kayna olarak grr. Gerekte sezgisel bilgi, bu bilgiye
gtren dnce abasnn ve zihni egzersizin sonucu olmaktan ok
balangcdr; bu bilgiye ulatmzda, onun bizde en batan beri var
olduunu grrz. Zamana bal dil bunu ifadeye uygun deildir der.
Kanta gre ise, bilgi yetiyle; duyarllk, zihin ve aklla
ilikilidir. Btn bilgimiz duyularla balar, duyulardan anla geer ve
aklda tamamlanr. Duyusal sezginin ieriini ilemeyi ve onu,
dnmenin en yksek bilgisine ulatrmay salayan akldan daha
stn hibir ey yoktur bizde. Kantta sezgi (anschauung), bilgi
srecinin hem balang, hem de var noktasdr:

Bir bilgi, nesnelerle her ne biimde ve her ne arala ilikili
olursa olsun, nesnelerle dolayszca ilikiye giri tarz ve btn
dncenin bir amacn arac gibi bu iliki zerinde toplanmas,
sezgidir. Nesneler bize duyarllk araclyla verilir, sezgiler

230
Capra F. Fiziin Taosu. Artan Yaynevi. ev. Kaan H.kten. 1991;35;53;55.

| 170
yalnzca duyarllktan gelir; ama bu nesneleri dnen anlktr
ve kavramlar anlktan doar.

Aristotelesi felsefe anlayn slam dncesine gre
yorumlayarak, yaymaya alm, grgc-usu bir yntemin
gelimesine katkda bulunan bni Sinaya (9801037) gre, bilgi sezgi
ile kazanlan kesin ilkelere gre sonulama yoluyla salanr. Bu
nedenle, bilginin gerek kayna sezgidir. Bilginin olumasnda deneyin
de etkisi vardr, ancak bu etki usun genel geerlik tayan kurallarna
uygundur. Ona gre "btn bilgi trleri usa uygun biimlerden oluur."
Bilginin kesinlii ve doruluu, usun genel kurallaryla olan
uygunluuna baldr. Us kurallar, insann anlnda doutan bulunan,
deimez ve genel geerlik tayan ilkelerdir. Sonradan, duyularla
kazanlan bilgi iin de bu kurallara uygunluk geerlidir. Deney verileri
us ilkelerine gre, yeni bir ilemden geirilerek biimlenir, onlarn
bundan te bir nem ve anlam yoktur. elimezlik, zdelik ve teki
varlk ilkeleri, usta bulunur, deneyden gelmez.
Sezgisel bilgi din bilginlerinin de dikkatini ekmitir. Gazali
(1058-1111), hayatnn sonlarnda yazd ve bir otobiyografik eser
olan el-Munkiz'u mine'd Dll'de, kendi zihn ve ruh durumunu anlatr.
Burada derin ve hakikati arayan bir sphe sergilenir. O, pheden
Allah'n kalbine att bir nur (sezgi) yardmyla kurtulur. Bylece,
apak hakikatleri akln, akl yrtmenin ve mantn yardm
olmakszn, yani delilsiz ve ispatsz bir sekilde birdenbire kavramasnn
mmkn olabileceini ne srer. bn Arabiye (1165-1420) gre de
bilgi; aklla anlalanlar, duyularla anlalanlar ve ruhun kalbe
fledikleri (ilham, sezgi, feyz, irak) olarak ekilde elde edilir.
Tasavvufta, deney ve akl yoluyla ulalan bilgiden baka, bir de insann
kendi istei, gc ve almasna bal olmakszn, dorudan Tanr
vergisi (ltf) ie doan bir bilgi vardr. Akl ve duyulardan bamszdr.
Bu bilgide aldanma ve yanlma yoktur. Kesindir. Drt yzden fazla eser
veren Arabi, ilmini dorudan doruya Allahtan aldn sylemektedir.
Ona gre kendisinin hibir iradesi yoktur. Kendisi Allahn kapsnda
boynu bkk, Onun emrine muntazr durmakta, o kapdan ne szarsa
onu yazmaktadr. Kalbine gelen bilgileri yazmak hususunda o, muhtar
deil, mecburdur. Bununla ilgili olarak yle diyor: Ruhul-Emin
kalbime inince terkibim dalyor, bana zan, tahmin ve pheden uzak
bilgiler veriyor.
Ren Descartes ise bugnk matematikilerden ok nce
sezgicilikten bahseder. Descartesa gre sezgisel olan, hibir
nermeden ve nclden karsanmam olan -algoritmik olmayan veya

| 171
hesaplanabilir olmayan- kendi bana apak olanlar ierir.
Dncelerimizle birlikte var oluumuzu sezgi ile rendiimizi ve
kendi bana apak nermelerin yalnz sezgi yoluyla bilinebileceini
syler. Dndn, dolaysyla da varolduunu anlamas bilgisinin,
kendi akl yrtmesinin sonucu olarak deil de sezgisel olduunu ne
srer. Sezgi yoluyla edinilmi apak bir bilgiden dolaysz bir sonu
karsadmzda, bir dizi ncl yoluyla yaratlm herhangi bir dnce
devinimi olduunu bilemeyiz, bu nedenle de sonuca ilikin bilgimizi
sezgisel olarak betimleyebiliriz.
231

Henri Poincar sezgiyi, bilim alannda, yarg kadar gvenilir
bulur: Bize gizli ilikileri, uyumlar kefettiren ey, bu duygudur; bu
matematiksel sezgidir ve Mantkla kantlarz, sezgi ile icat ederiz.
diye belirtir. Bu sorgulama devam ederken Kurt Gdel, hesaplanamaz
problemlerin olduunu, yani ne doruluu ne de yanlln ortaya
koyamayacamz problemlerin olabileceini gstermitir (1931).
Aritmetik iin hangi biimsel sistem (simge dizilerinden oluan ve
anlamlar olmayan matematik sistem) kullanlrsa kullanlsn, doru
olduklarn grebildiimiz, fakat doruluk deeri doru
tanmlanamayan nermeler vardr. Biimsel sistemde, verilen bir
matematiksel nerme ile ilgili simgeler dizisinin, bir kant oluturup
oluturmadna karar vermek ileminin hesaplanabilir olmasn
gerektirir. Matematiksel doruluk salt formalizmin ok tesindedir.
Buna gre algoritmik yntemin kendisinden beklenen fonksiyonu
neden yaptn tam anlamyla anlamak sezgi gerektirmeliydi. Oysa,
sezgiler algoritmik deildir, sistemletirilemezler ve hesaplanamazlar.
Algoritmik ilem dnda kalrlar ve anlama yalnz algoritmik ilemlerle
baarlamayacak bir matematik ilemini gerektirir. Gdel teoremi
olmadan da bunu anlamak olasdr. Bir biimsel sistem ina edilmeye
kalkldnda, hangi aksiyom veya kurallar seeceimize nasl karar
veririz? Burada sezgicilik devreye girer.
232

Sezgicilik, gnmz matematiinin akmndan (Platonizm,
Formalizm, Sezgicilik) birini oluturur. Hollandal mantklar Brouwer,
Weyl ve Heyting tarafndan gelitirilen sezgicilik, 20. yyn banda
matematiin en temel yanlarn sarsan atmalara bir karlk olarak
ortaya kt. 1924de Matematiki Luitzen Brouwer (1881-1966)
matematiksel uslamlama ynteminde, sonsuz kmeler son derece
serbest kullanldnda karlalabilecek ikilemlere alternatif bir yant
ne srlmt. Brouwern dncesi uydu: matematikiler ve

231
Markie P. Cogito. yleyse Descates. Konu: Cogito ve nemi. Yap Kredi Yaynlar 1997;10:216-218
232
Penrose R. Kraln Yeni Usu-I. Bilgisayar ve Zeka. TBTAK yay. 1999;133;139

| 172
zellikle de Cantorun kmeler kuram zerinde alanlar, ancak sonlu
kmeler sz konusu olduu zaman geerli saylabilecek baz akl
yrtme tiplerini, hi pervaszca sonsuz alanlara yaydlar. Bu akl
yrtme trlerinin banda Aristotelesi nc kkn olmazl ilkesi
geliyordu. Bu ilkeye gre, herhangi bir nerme ancak A ya da A-deil
eklinde olabilir. Brouwere gre, matematiksel bir nesnenin var olarak
dnlebilmesi iin, ona kurucu bir biimde erimemizi salayan bir
araca sahip olmamz gerekir. O halde, nc kkn olmazl ilkesinin
uygulama alan sonlu kmelerle snrl tutulmal, matematikte kurucu
yntemlerle yetinilmeli ve edimli sonsuzu ie kartran akl
yrtmelerini kullanmaktan vazgeilmelidir. Brouwern bu
dncesine Hilbert okulundan itiraz geldi ve Gkbilimci iin teleskop
ne kadar gerekli ise, matematiki iin de nc kkn olmazl ilkesi o
kadar gereklidir dendi.
Einstein ve Henri Poincar (1854-1912) kendi yaratclk
srelerini birok kez anlatmlardr. Bu dhilerin her ikisi de,
yaptklar kefin birdenbire ortaya ktn vurgulamlardr. Poincar,
sezgicilii (aydnlanma) yaratcln drt evresinden biri olarak kabul
eder. Yaratclk srasyla ileme, kuluka evresi, aydnlanma ve
aklama eklinde yol alr. leme, kiinin bilinli bir ekilde problemin
verilerini hazmetmesidir. Daha sonraki kuluka evresinde kiinin daha
nce bilinli olarak iledii veriler, bilinsiz modda yollarn izlerken,
kii bilinsiz olarak problemden uzaklar. Aydnlanma ise en nemli
olandr. Bu evrede problemin zm umulmayan bir ekilde ortaya
kar. Son evre ise bilinli olarak, aniden ortaya kan bu zm
dorulama ve aklama evresidir. Birden zmleme aslnda bilginin
uzun sre bilinsiz olarak ilenmesinin bir sonucudur. Poincarnin
dedii gibi, ksaca mantmzla kantlyoruz, sezgilerimizle icat
ediyoruz. Geometri yapmak iin salt mantktan daha fazla eye ihtiya
vardr.
233


Tpta Algoritmik Olmayan Karar Verme
Karar verme de matematiksel bir ak emasdr. Birok bilgisayar
yardml tansal test ve tan algoritmalar gelitirilmesine ramen,
bunlar daha ok deneme aamasndadr. Bu sistemler daha ok hekimin
karar vermesini kolaylatrmay ve karmak olaslklar (hesaplayarak)
basite indirgeyerek objektif hale getirmeyi amalar. Bu ak emalar,
aslnda karmak tansal durumlar iin deerlidir. Genelde uzman bir
topluluun fikir birliiyle kant-tabanl tp (evidence-based medicine)

233
Poulantaz A. Comment Present les Gnies. Science &Vie, ubat 2001. Bilim ve Teknik evirisi, Mays 2001.

| 173
kullanlarak ortaya karlar.
234
Ancak, bu algoritmalar her zaman basit
olarak yaplamazlar ve yan yollar gerektirebilirler.
Hekimlerin benzer hastal olan hastalar deerlendirmede
kullandklar tansal testler ve yaklamlar farkldr. Hastann yks ve
farkl zellikleri, bak bulgular, laboratuvar verileri ve hekimin o gnk
bilimsel bilgiyle olan etkileimine ve gemi deneyimlerine gre
kararlar deiir.
Hekimin baz zellikleri, karar verme zerinde etkilidir. Bunlar
arasnda hekimin ya, konumu, deneyimleri, daha nceki eitimi,
inanlar ve tansal belirsizliin douraca riske kar olan tutumu
bulunur. Bunun yannda, kt hekimlik uygulamas korkusu ve seilen
testin maliyeti dncesi de bunlara eklenebilir. Bu arada hekim,
nceden benzer hastalar zerinde yaad olumlu ya da olumsuz
deneyimleri de kullanr.



Uygulama yaplan evre de kararlar zerine etki eder. Hekimin
yalnz almas, grup yesi olarak almas, hastanede veya zel
ortamda almas, tansal test seimi ve tandaki kararlar zerinde
etkilidir.
235
Hekim bu etkiler altnda n tanlar, tansal testler ve tan
zerinde algoritmalar oluturarak sonuca ulamaya alr.

234
Rosenberg W, Donald A. Evidence-based medicine: An approach to clinical problem solving. BMJ 1995;310:1122-
1125.
235
Eisenberg JM, Hershey JC. Thresholds. Med Decis Making 1983;3:155-168

| 174
Bu yeni yollar yeterince belirgin ve aklayc olmazlarsa,
hekim kolaylkla yanl kararlara ulaabilir. Kassirerin dikkat ektii
gibi
236
, algoritmalar genellikle ok karmaktrlar, ancak kiilerin
bilincinde ve aklnda olan figrlerin basl ekli deildirler. Yani, her
zaman algoritmik yaklam kullanlmaz ve bazen ok daha fazlas
yaplr. Algoritmik olaylara sokulamayan ve tamamen dnda olan
sans klinik-nsezileri kullanarak tansal kararlarn oluturulmasnda
etkili oluruz ve daha sonucu gremeden-hesaplamay yapmadan-
ilemin bittiini grrz.










236
Kassirer JP. Diagnostic reasoning. Ann Intern Med 1989;110:893-900.