You are on page 1of 91

Sue Grafton _ Lanetli'nin 'L'si Kitaplar, uygarla yol gsteren klardr. UYARI: www.kitapsevenler.

com Kitap sevenlerin yeni buluma noktasndan herkese merhabalar... Cehaletin yenildii, sevginin, iyiliin ve bilginin paylald yer olarak grdmz sitemizdeki tm e-kitaplar, 5846 Sayl Kanun'un ilgili maddesine istinaden, engellilerin faydalanabilmeleri amacyla ekran okuyucu, ses sentezleyici program, konuan "Braille Not Speak", kabartma ekran vebenzeri yardmc aralara, uyumluolacak ekilde, "TXT","DOC" ve "HTML" gibi formatlarda, tarayc ve OCR (optik karakter tanma) yazlm kullanlarak, sadece grmeengelliler iin, hazrlanmaktadr. Tmyle cretsiz olan sitemizdeki e-kitaplar, "Engelli-engelsiz elele"dncesiyle, hibir ticari ama gzetilmeksizin, tamamen gnlllk esasna dayal olarak, engelli-engelsiz Yardmsever arkadalarmzn youn emei sayesinde, grme engelli kitap sevenlerin istifadesine sunulmaktadr. Bu e-kitaplar hibirekilde ticari amala veya kanuna aykr olarak kullanlamaz, kullandrlamaz. Aksi kullanmdan doabilecek tmyasalsorumluluklar kullanana aittir. Sitemizin amac asla eser sahiplerine zarar vermek deildir. www.kitapsevenler.com web sitesinin amacgrme engellilerin kitap okuma hak ve zgrln yceltmek ve kitap okuma alkanln pekitirmektir. Ben de bir grme engelli olarak kitap okumay seviyorum. Sevginin olduu gibi, bilginin de paylaldka pekieceine inanyorum.Tm kitap dostlarna, grme engellilerin kitap okuyabilmeleri iin gsterdikleri abalardan ve yaptklar katklardan tr teekkr ediyorum. Bilgi paylamakla oalr. Yaar MUTLU LGL KANUN: 5846 Sayl Kanun'un "altnc Blm-eitli Hkmler" blmnde yeralan "EK MADDE 11" : "ders kitaplar dahil, alenilemi veya yaymlanm yazl ilim ve edebiyat eserlerinin engelliler iin retilmi bir nshas yoksa hibir ticar amagdlmeksizin bir engellinin kullanm iin kendisi veya nc bir kii tek nsha olarak ya da engellilere ynelik hizmet veren eitim kurumu, vakf veya dernek gibi kurulular tarafndan ihtiya kadar kaset, CD, braill alfabesi ve benzeri formatlarda oaltlmas veya dn verilmesi bu Kanunda ngrlen izinler alnmadan gerekletirilebilir."Bu nshalar hibir ekilde satlamaz, ticarete konu edilemez ve amac dnda kullanlamaz ve kullandrlamaz. Ayrca bu nshalar zerinde hak sahipleri ile ilgili bilgilerin bulundurulmas ve oaltm amacnn belirtilmesi zorunludur." bu e-kitap Grme engelliler iin dzenlenmitir. Kitab Tarayan ve Dzenleyen Arkadaa ok ok teekkr ederiz. Kitap taramak gerekten incelik ve beceri isteyen, zahmet verici bir itir. Ne mutlu ki, bir grme engellinin, dzgn taranm ve hazrlanm bir e-kitab okuyabilmesinden duyduu sevinci paylaabilmek tm zahmete deer. Sizler de bu mutluluu paylaabilmek iin bir kitabnz tarayp, kitapsevenler@gmail.com Adresine gndermeyi ve bu isimsiz kahramanlara katlmay dnebilirsiniz. Bu Kitaplar size gelene kadar verilen emee ve kanunlara sayg gstererek ltfen bu aklamalar silmeyiniz. Siz de bir grme engelliye, okuyabilecei formatlarda, bir kitap armaan ediniz... Teekkrler. Ne Mutlu Bilgi iin, Bilgece yaayanlara. Not sitemizin birde haber gurubu vardr. Bu Bir mail Haber Gurubudur. Grupta yaynlanmasn istediiniz yazlarnz kitapsevenler@gmail.com Adresine gndermeniz gerekmektedir.

Grubumuza ye olmak iin kitapsevenler-subscribe@googlegroups.com adresine bo bir mail atn size geri gelen maili aynen yantlamanz yeterli olacaktr. Grubumuzdan memnun kalmazsanz, kitapsevenler-unsubscribe@googlegroups.com adresine bo bir mail gnderip, gelen maili aynen yantlayarak yeliinizi sonlandrabilirsiniz. Daha Fazla Seenek in, grubumuzun ana sayfasn http://groups.google.com.tr/group/kitapsevenler?hl=tr Burada ziyaret edebilirsiniz. sayglarmla. Sue Grafton _ Lanetli'nin 'L'si Sue Grafton'n Kinsey Millhone polisiyeleri: Ate'in 'A's Baskn'n 'B'si Cinayet'in 'C'si Delikanl'nn 'D'si Esrarengiz'in 'E'si Firar'n 'F'si Gerilim'in 'G'si Hesaplama'nn 'H'si ftira'nn ''si Jest'in 'J'si Katil'in 'K'si Lanetli'nin 'L'si

Hazrlananlar: M N O

BR KINSEY MILLHONE POLSYES

Sue Grafton _ Jest'in 'J'si Lanetli'nin 'L'si Sue Grafton

ngilizce aslndan eviren: Mehmet Harmanc

MACERAPEREST KTAPLAR Polisiye Lanetli'in 'L'si - "L" is for Lawless / Sue Grafton ngilizce aslndan eviren: Mehmet Harmanc Sue Grafton, 1995 Olak Yaynclk ve Reklamclk Ltd. ti., 1999 Bu yaptn btn haklar sakldr. Tantm iin yaplacak ksa alntlarn dnda yaymcnn yazl izni olmakszn hibir yolla oaltlamaz.

Kitap ve genel tasarm: Serdar Benli Kapak tasarm:Il eker Dizgi dzeni: Goudy 10 / 12 pt Ofset hazrlk: Olak Yaynlar Bask: Olak Bask Hizmetleri Birinci bask: Haziran 1999 ISBN 975 - 329 - 259 -7

Maceraperest Kitaplar bir Olak Yaynclk ve Reklamclk Ltd. ti. rndr. Olak Yaynlar Genel Ynetim: Senay Haznedarolu Yayn Ynetmeni: Rait ava Zambak Sokak 29, Olak Binas, 80080 Beyolu/stanbul Tel: (0-212) 251 71 08-09, Faks: (0-212) 293 65 50 e-posta: oglak@oglak.com Sevgili arkadalarm Sally ve Gregory Giloth ile Connie, Marshall ve Laura Swain'e sevgiyle Kitabn yazar ok deerli yardmlar iin aada ad verilenlere teekkr eder: Steven Humphrey; Eric S. H. Ching; Gazilere Hizmet Dernei temsilcisi Louis Skiera; B. J. Seebol, J. D.; Carter Hicks; Carl Eckhart; R Connors; Santa Barbara Polis Tekilat'ndan Kaptan Edward A. Aasted, Temen Charlene French ve Jack Cogan; Santa Barbara Cilingirlik'ten Merrill Hoffman; Hyatt Dallas/Fort Worth'den Kim Oser; California Otomobil Dernei'nden Sheila Burr; A. LaMott Smith; Santa Barbara Turizm'den Charles de L'Arbre, Janet Van Velsor ve Cathy Peterson; ve Compu-Vision'dan, Inky Void'da kaybolan 14. blm kurtaran John Hunt. 1 ikyet ediyor deilim ama bir daha bir arkadan arkadana iyilik yapmadan nce biraz dnmeye kararlym. Hi bu kadar sknt yklendiimi hatrlamyorum. Ve balangta her ey o kadar masum grnyordu ki. Yemin ederim ki neler olacan bilmem imknszd. lme ylesine yaklamtm ve daha da kts (nk diiden lesiye korkarm) n iki diim neredeyse krlmak zereydi. u anda kafamda yumruum kadar bir i var. Ve btn bunlar para bile almadm bir i iin! Konuya beni bulatran yllardr yar yarya k olduumu herkesin bildii evsahibim Henry Pitts olmutu. Adamn seksen be yanda olmas (benden yalnzca elli ya byk yani) gerei ekiciliinin o temel etkisini deitirmi deildi. Dnya tatls bir insandr ve benden ok seyrek olarak bir ey ister. O nedenle onu nasl reddedebilirdim ki? Hele istei o kadar masumken ve bama geleceklerden hibir iz tamyorken. Yirmi bir Kasm, perembeydi. kran Gn'nden bir hafta nce ve dn elenceleri ancak balyordu. Henry'nin aabeyi William bizim mahalledeki kk lokantay ileten arkadam Rosie ile evlenecekti. Rosie'nin lokantas kran Gn'nde kapaldr ve kendisi de iten bir kayb olmadan evlenecei iin pek memnundu. Nikh treni ve davet lokantada yaplaca iin kiliseye gitmek gereklilii de ortadan kalkmt. Rosie nikh kyacak bir yarg bulmutu ve adamn bu hizmeti bedavaya yapacandan emindi. Henry Rosie'yi yargca mtevaz bir ey vermesi iin tevik etmeye almsa da, Rosie ona ngilizce'yi iyi anlamazm gibi bo bir ifadeyle bakmt. Rosie Macar'dr ve iine geldiinde bellei aniden geici bir kayba urayverir. William ile neredeyse bir yla yakn nianlydlar ve byk adm atma zaman artk gelmiti. Rosie'nin gerek yan asla renemedim ama yetmiine merdiven dayam olmalyd. William da seksen sekizine yaklatna gre "lm bizi ayrana kadar" deyimi onlar iin, istatistiki olarak bakalar iin olacandan daha geree yaknd. stlendiim ii anlatmaya gemeden kendim hakknda birka ey sylemem gerekir sanrm. Adm Kinsey Millhone. Ruhsatl zel detektifim, kadnm, iki kere evlenip boandm, ocuum ya da baka babelas yaknm yok. Alt yl boyunca California Fidelity Sigortaclkla yazl olmayan bir anlamam vard: Bir bro

odas karlnda onlarn yangn ve doal olmayan lm vakalarn aratrrdm. O anlamann sona erdii bir yldan bu yana Santa Teresa'da bir avukatlk irketi olan Kingman ve Ives'dan kiraladm bir brom var. Dn nedeniyle kendime bir hafta izin vermitim ve Henry'ye dn hazrlklar iin yardm etmediim zamanlar yle keyifle ayaklarm uzatp dinleneceim iin ok mutluydum. Frnclk iinden oktan emekli olan Henry dn pastasn hazrlyordu ve ayrca ikram ilerini dzenleyecekti. Dn partisinde sekiz kiiydik. Rosie'nin tekerlekli sandalyeden kalkamayan kzkardei Klotilde nedime olacakt. Henry sad, aabeyleri Lewis ve Charlie terifatydlar. Henry, William, Lewis ve Charlie'nin (ayn zamanda hep birden "ocuklar" diye anlrlar) yalan seksen beten (Henry) doksan e (Charlie) kadar uzanrd. Tek ablalar doksan besindeki Nell ikinci nedime olacakt, nedimelerden biri de bendim. Rosie dn iin beyaz bir organze kyafet giyecek ve garip bir krmzya boyad salarnn stne kck bir ta konduracakt. Ucuzluktan parlak yeil zemin stnde pembe ve leylak rengi gllerle bezenmi bir top keten kuma bulmutu. Kuma topu Nell'in yaad Michigan'daki Flint'e gnderilmi ve Nell de biz mze tane bir rnek havai tarz dikmiti. Benimkini bir an nce denemek iin can atyordum. mzn de giyinip bir araya geldiimizde ayakl yatak odas perdelerine benzeyeceimizden hi kukum yoktu. Otuz be yanda, en yal canl iek kz olmay ummutum ama o rol Rosie'nin kendi stlenmiti. Bu, son on yln dn olacakt ve dnyann parasn verseler asla karmak istemezdim. Eh, bu da bizi su dnyasnda "n olaylar" dediimiz eye getirir. O Perembe sabah evimden saat dokuzda karken Henry'yle karlatm. Henry'nin evine st kapal bir geitle bal olan, eve dntrlm garajda otururum. nmdeki tatil gnlerim iin yiyecek stoklamak zere spermarkete gidiyordum. Kapm atmda Henry elinde bir para kt ve bir yapkan bantla eiimde durmaktayd. zerinde her zamanki ksa pantolon ve tirt yerine uzun pantolon ve kollan svanm mavi bir gmlek vard. "ok esasl grnyorsun" dedim. Henry'nin salar bembeyazdr ve yana doru fralar. Bugn salarn iyice slatmt ve tra losyonunun o scack limon kokusunu duyabiliyordum. Gne yan yznde mavi gzleri alev alevdi. Uzun boylu, iyi huylu, nazik, zeki bir insand. Bykbabam yanda olmasayd bir an bile dnmeden kapardm onu. Beni grnce glmsedi. "Hah, buradasn demek. Sana bir not brakacaktm. Evde olduunu sanmyordum. Ben Nell ile ocuklar almak zere havaalanna gidiyorum. Senden bir ricam olacak. Bir dakikan var m?" "Elbette. Ben de markete gidiyordum, acelesi yok. Ne oldu?" "Yal Bay Lee'yi hatrladn m? Buralarda Johnny derler ona. Bay Caddesi'nin kesinde oturan beyefendi. Bakmsz bahe iinde beyaz ev. Dorusunu sylemek gerekirse Johnny garajda, torunu Bucky ile kars evde oturuyorlar." Gnlk koularm srasnda nnden getiim szkonusu bungalov, yabani otlar arasnda gmlm gibi duran khne bir yerdi. Takozlar zerinde duran bir otomobile bahe ss gzyle bakmazsanz bunlar pek varlkl insanlar deillerdi. Komular yllardr otomobilden ikyet etmilerse de bir ie yaramamt. "Evi biliyorum ama adndan kim olduunu karamadm" dedim. "Rosie'nin yerinde grmsndr. Bucky iyi bir olana benziyor ama kars bir garip. Ad Babe. Ksa boylu ve tombul, pek insann gzne bakmaz. Johnny yersiz yurtsuz gibi grnrd ama aslnda hali vakti fena deildi." Szn ettii ly hatrlamaya balamtm: Ypranm ceketli yal adam, evlenmek iin ok kk grnen ift. Elimi kulama gtrdm. "Gemi zaman kullanyorsun. Adam ld m yoksa?" "Ne yazk ki, ld. Zavall bir kalp krizi geirdi ve drt be ay nce ld. Temmuz'da faland sanrm. Garip bir durum falan yoktu. Daha yetmiindeydi ama sal hi iyi olmamt. Her neyse, bir sre nce Bucky'ye rastladm, bana dant bir sorunu var. cil deil. Ama rahatsz edici bir ey olduundan belki yardm edebilirsin diye dnmtm." Bir banka kasasnn, zerinde bir iaret olmayan anahtarn, kayp miraslar, kayp varlklar, vasiyetnamedeki bir belirsizlii dndm: yaayanlarn yeni lenlerden miras aldklar o zmlenmemi konulardan birini. "Elbette. Olay nedir?" "Ksa m olsun, uzun mu?" "Uzun olsun ama abuk anlat. Bylece belki soru sormaktan kurtulurum." Henry saatine bakt. "Ua karmak istemiyorum ama sana zetleyeyim. Yal adam cenaze treni istememi, cesedinin yaklmasn vasiyet etmiti. O da hemen yapld. Bucky klleri babasnn yaad Ohio, Columbus'a gtrmeyi dnd ama bykbabasnn da askeri bir trene hakk olduunu dnd. Johnny ikinci Dnya Sava'nda pilottu ve Claire Chennault komutasndaki Amerikan Gnll Grubu'nda hizmet grmt. Bu konuda pek konumaz ama arada srada Birmanya'dan Rangoon zerindeki hava savalarndan falan sz ederdi. Her neyse, Bucky zerinde adnn yazld beyaz mermerden bir mezartann falan ho olacan dnd. Babasyla konutu, Chester de fikirden holannca yerel Emekli Askerler brosuna bavurup bir istek formu doldurdu. stenilen bilgilerin tmne sahip deildi ama elinden geleni yapmt. ay geip de bir yant gelmeyince kayglanmaya

balad. Sonunda "Tespit Edilemedi" yant geldi. John Lee gibi bir ad olan biri iin bu fazla artc deildi. Bucky, Emekli Askerler Dernei'ne telefon etti, doldurmas iin yeni bir form gnderdiler. Bu kere askerlik kaytlarn istiyorlard. Aradan hafta geince form yine ayn damgayla geri dnd. Bucky aptal deil ama yirmi yanda ve brokrasi ile fazla bir deneyimi olmamtr. Babasna telefon edip olanlar anlatt. Chester, Hava Kuvvetleri'nin personel dosyalarnn bulunduu Texas'taki Randolph Hava Kuvvetleri Karargh'n arad. Ka kiiyle konutuunu bilmiyorum ama sonunda John Lee'nin kaytlar bulunmad. Ya da bulunduysa konumak istemediler. Chester atlatldndan emin ama ne yapabilir ki? Ve konu bugn bu durumda. Bucky akn, babas suya dm bir tavuk kadar fkeli. Johnny'nin hakk olan elde etmesinde kararllar. Onlara senin ne yapabileceklerini bilebileceini sylemitim." "Gerekten askerlik yaptndan eminler mi?" "Bilebildiim kadaryla." Yzmde kukulu bir ifadenin dolatn hissettim, "istersen Bucky'yle konuurum ama aslnda bu konularda fazla bir ey bilmem. Eer yanl anlamadysam Hava Kuvvetleri kayd olmadn sylemiyor. Yalnzca Bucky'nin gnderdii bilgiden tespit edemediklerini sylyorlar." "Doru" dedi Henry. "Dosyasn bulmadan istei yerine getirmeleri imknsz." Sorunu bir sicimin zerindeki dmm gibi kurcalamaya balamtm. "O gnlerde Ordu Hava Kuvvetleri denilmez miydi? "Ne farkeder ki?" "Hizmet dosyas baka bir yerde saklanyor olabilir. Belki de Kara Kuvvetleri'ndedir." "Bunu Bucky'ye sorman gerekecek. O yolu da denediini tahmin ederim." "Basit bir ey olabilir. Yanl bir gbek ad ba harfi ya da yanl doum tarihi." "Ben de yle dedim. Bir eye uzun bir sre bakarsan sonunda onu grmezsin. Senin on be-yirmi dakikandan fazlasn alacan sanmam ama yardmna sevineceklerini biliyorum. Chester babasnn miras ii iin Ohio'dan geldi. Senin adna sz vermek istemezdim ama hayrl bir i olduu iin yardm edeceini dndm." "Elimden geleni yaparm. Hemen imdi gideyim mi? Eer Bucky evdeyse benim zamanm var." "Olmas gerek. Bir saat nce evdeydi. ok teekkr ederim, Kinsey. Johnny yakn arkadam deildi ama bu mahallede benim kadar eskiydi. Hakkn almasn isterim." "Bir denerim ama tekrar edeyim, bu i benim yetki alanma girmez." "Anlyorum, eer skntl olacaksa brakrsn." Omuzlarm silktim. "Parasz almann yararlarndan biri de budur. stediin zaman ii terk ediverirsin." "yle" dedi. Henry garaja giderken kapm kilitledim, sonra da otomobilini geri geri karmasn bekledim. Henry zel durumlarda zgn sar renkli 1932 model Chevrolet'sini kullanr. Bugn yolcu ve saysz miktarda bavul tayaca iin steynyla gidiyordu havaalanna. Onun deyimiyle "ocuklar" iki hafta kalacaklar iin her trl cil durum nlemini alm olarak gelirlerdi. Otomobili durdurup camn indirdi. "Akama yemee bizde olduunu unutma." "Unutmadm. Bugn Lewis'in doumgn, deil mi? Ona bir armaan bile aldm." "ok ekersin ama buna hi gerek yoktu." "Haklsn, Lewis herkese armaan istemediini syler ama almazsan da suratn asar. Kutlama kata?" "Rosie altya eyrek kala gelecek. Sen istediin zaman gelebilirsin. William bilirsin, saatinde yemezsek hemen kan ekeri der." "O seninle havaalanna gitmiyor mu?" "Smokin provas var. Lewis, Charlie ve ben de bu leden sonra prova yaptracaz." "Ne kadar ho" dedim. "Neyse, grrz." Henry uzaklarken arkasndan el salladm, sonra da sokaa ktm. Lee'lere gidi otuz saniye srd, alt ev aaya, sonra da keyi dn. Evin stilini sylemek gt, solmu krmz kiremitli ats ve dklen boyalaryla eski bir California kr evi. Dar beton yolun sonunda, ahap kaplar krk bir garaj gze arpyordu. Arka bahe imdi paslanm karoserli ve yars sklm bir Ford Fairlane'in yuvas olmutu. Omuz boyu otlar arasndan evin cephesi glkle grnyordu. Verandaya varmak iin kollarm havaya kaldrarak otlarn arasna daldm. Zili aldm ve eilip oraplarma taklm olan dikenleri temizledim. Mikroskobik polenlerin bir sivrisinek srs gibi boazmdan aa indiini hissediyordum, beynimin arkasnda ilkel bir aksrk olumaya balamt. Baka bir ey dnmeye altm, ieri girmeden bile, gzmn nne birbirlerinden al kemerlerle ayrlan alak tavanl kk odalar getirdim. Bouna zaman kayb olduunu dnerek zili bir daha aldm. Az sonra kap tandm delikanl tarafndan ald. Bucky yirmi iki yirmi yanda vard. Benden be alt santim daha uzun, yani bir yetmi faland. iman deil ama tombuldu. Ortadan ayrlm uzun salar kzld ve ensesinde toplanmt.

Mavi gzlyd, krmz lekeli teni drt gnlk sakaln ardnda kaybolmutu. zerinde blucin ve etekleri sarkan mavi, uzun kollu kadife bir gmlek vard. Geimini neyle salad pek belli olmuyordu. Bankada alt rakaml bir hesab olan bir rock yldz bile olabilirdi ama dorusu bunu hi sanmyordum. "Siz Bucky misiniz?" "Evet." Elimi uzattm. "Adm Kinsey Millhone. Henry Pitts'in arkadaym. Emekli Askerler Dernei'yle baz sorunlarnz olduunu syledi." Bucky elimi skt ama bana yle bir bakyordu ki, kafasn tklatp evde kimse var m diye sormak geti iimden. "Belki de size yardmc olabileceimi syledi" diye devam ettim, "ieri girebilir miyim?" "zr dilerim. imdi anladm. Siz zel detektifsiniz. Sizi EA'den gelen biri sanmtm. Adnz ne demitiniz?" "Kinsey Millhone. Henry'nin kiracsym. Beni Rosie'de grm olabilirsiniz. Haftann drt gecesi oradaym." Sonunda gzlerinde bir tanma parlts belirdi. "Arka blmede oturan kadnsnz." "Doru." "Hatrladm imdi. Buyrun." Bucky gerileyince yllardr cilalanan parke deli hole girdim. Evin arkasndaki mutfak grnyordu. "Babam evde deil, Babe de duta sanrm. Ona geldiinizi haber vermeliyim. Hey, Babe?" Yant yoktu. Ban yana eerek ieri kulak verdi. "Hey, Babe!" Odadan odaya seslenmelerle aram iyi deildir. "Ben bekleyebilirim" dedim. "Ben gidip bir bakaym, hemen dnerim. Oturun." Alt sert ayakkablaryla grltl admlarla yrd. Sadaki bir kapy ap ban uzatt. Duvardan bouk bir boru grlts geldi, duun suyu kapanrken tesisat titredi. Bir basamak inip metreye drt metre bir haldan biraz byk olan oturma odasna girdim. Odann bir ucunda kk bir tula mine beyaza boyanmt. minenin iki yannda gmme dolaplarda ktlar ve dergiler istif edilmiti. zeri kahverengi-sar bir battaniyeyle rtl koltua oturdum. Burnuma kf ya da kpek ii kokusu geliyordu. Sehpann stnde bo fast-food kaplar vard. Btn oturacak yerler eski bir televizyona evriliydi. Bucky dnd. " 'Siz konuun' diyor. Az sonra bir yere gideceimiz iin giyiniyor. Babam da imdi gelir. Perdido'ya elektrik tesisatna bakmaya gitti. Bykbabamn dairesini kiralamak iin hazrlyoruz da." Kapda durdu, oday benim gzmle grr gibiydi. "ple benziyor ama bykbabamn eli skyd dorusu." "Ne kadardr burada oturuyorsunuz?" "ki yl oluyor, evlendiimizden bu yana. Bykbabam kirada indirim yapar diye dnmtm ama kendisi ucuz yaamay bir bilime dntrm bir insand." Ayn ey bende de olduundan merak etmitim. Belki bir iki ey renirdim. "Ne gibi?" diye sordum. Bucky'nin az aaya kvrld. "Bilmem. rnein p toplama paras vermekten holanmazd, o yzden pn alnaca gnler erkenden kp p komularn tenekesine atard. Bir kere biri kendisine su, elektrik gibi eylerin parasn derken tasarruf etmenin yolunu retmiti. Gnderenin adresi yerini bo brakp zarfa bir sentlik pul yaptrarak uzaktaki bir posta kutusuna atarsanz. Belediye parasn ille de almak istedii iin posta idaresi zarf teslim etmezlik etmez ve siz de posta parasndan kurtulmu olursunuz." "Bu iyi ite" dedim. "Byle yapmakla ylda ne kazanacaksn, on dolar m? Esasl bir tipmi anlalan." "Onunla hi tanmadnz m?" "Rosie'de grrdm ama tantmz sanmyorum." Bucky mineye doru ban sallad. "Orada ite. Sadaki." Bir fotoraf greceimi sanarak bakn izledim. minenin stnde kavanoz ve orta boy metal bir kutu duruyordu. Bucky, "Yeil mermer kavanoz babaannem" dedi. "Yanndaki amcam Duane. ocukken lm. Sekiz yanda falan galiba. Demiryolu zerinde oynarken tren altnda kalm. Siyah kavanozda da Maple halam var." Dorusunu sylemek gerekirse verecek nazik bir yant bulamadm. Yllar getike aile serveti de suyunu ekmi olmalyd ki, her lme bir ncekinden daha az para harcand anlalyordu. John Lee'ye yalnzca krematoryumun verdii kutu kalmt. Bundan sonra "gecek" olan herhalde bir kundura kutusuna konacak ve krematoryum dnnde otomobilin camndan dar frlatlacakt. Bucky elini sallayarak konuyu deitirdi. "Her neyse, bunu brakalm. Sohbet etmek iin uramadnz biliyorum. Ktlar burada." Raflara gidip aralarna denmemi faturalar ve dier nemli ktlar sktrlm dergileri kartrmaya balad. "Szkonusu olan bykbabam iin harcadmz yz dolar" dedi. "Babe ile krematoryuma yz dolar dedik, imdi bunu istiyoruz. Sanrm devlet gmlme iin bir yz elli dolar daha veriyor. Fazla bir para deil belki ama bizim ona bile ihtiyacmz var. Henry size ne syledi bilemiyorum ama yapacanz ie karlk size de bir ey deyemeyeceiz."

"O kadarn anlamtm. Zaten yapabileceim fazla bir ey olmayacak sanrm. u anda siz EA talepleri konusunda benden ok ey biliyor olmalsnz." Bucky bir tomar kt kard, yle bir baktktan sonra bana uzatt. Kstrgala tutturulmu ktlar ayrarak John Lee'nin lm belgesine, krematoryum kdna, nfus ve Sosyal Sigortalar ktlarna, Emekli Askerler daresi formlarna baktm. Birinci form lm yardm talepnamesiydi, ikincisinde askeri sicili isteniyordu. Sonuncusuna hizmet dal yazlyd ama knye numaras, rtbesi ve tarihler eksikti. dare'nin kaydn bulmamasna amamak gerekirdi. "Burada epey bilgi eksik" dedim. "Herhalde knye numarasn ya da hangi birlikte bulunduunu bilmiyorsunuz." "Bilmiyoruz, sorun da bu zaten. Olay giderek sama bir hal alyor. Yeterli bilgimiz olmad iin kaydn alamyoruz ama bu bilgiye sahip olsaydk zaten talepte bulunmayacaktk." "Buna iyi ynetim denir. denmeyen haklardan tasarruf edilen paray bir dnn." "Biz bykbabamn hakk olmayan bir eyi istemiyoruz ki. Bykbabam vatanna hizmet etmi biri, devletten fazla bir ey istemiyoruz ki. yz dolar. Devlet milyarlar bouna harcyor." Formun arkasn evirip yazlanlar okudum. "Cenaze Masraflarna Hak Kazanmak" bal altnda lenin "askerlikten erefsizce atlmam olmas, emekli ayl alyor olmas ya da emekli ayl almak iin yeniden bavurmu olmas isteniyordu. "Eh, bu bir zm olabilir ite" dedim. "Askerden emekli ayl alyor muydu?" "Eer alyor idiyse bize hi sylemedi." Bucky'ye baktm. "Neyle geiniyordu?" "Sosyal Sigorta ayl vard. Babam da yardm ediyordu sanrm. Babe ile ben kira dyorduk. Ayda alt yz dolar. Evin ipotei falan yoktu. Kiradan ald parayla geiniyordu herhalde. "Arkada m oturuyordu?" "Evet. Garajn stnde. ki kk odadr ama gayet gzeldir. Hazr olur olmaz tanmak isteyen biri var. Bykbabamn eski bir arkada. Eer ilk ayn kirasnda biraz indirim yaparsak ierdeki eski eyalar atabileceini syledi. ou ie yaramaz eyler ama neyin nemli olduuna karar verene kadar hibirini atmak istemedik. Bykbabamn eyalarnn yars u anda karton kolilerde, geri kalan da olduu gibi duruyor." Askeri sicil talepnamesini bir daha okudum. "Terhis kd ne zaman verilmi? Buras bo braklm." "Bakaym." Ban yana eip gsterdiim kutuya bakt. "Onu iaretlemeyi unutmuum. Babam 1944'n 17 Austos'unda olduunu syledi. Babasnn, kendisinin drt yana bast gn dndn hatrlyor, iki yl askerlik yaptna gre 1942'de gitmi olmal." "Ordudan atlm olabilir mi? Burada o durumda hak kazanmayaca yazl." "Hayr, efendim" dedi Bucky. "Yalnzca sordum." Formu evirip arkasndaki kk yazlar okudum. "Peki ya salk kaytlar? Sava grm olduu iin herhalde bedava salk hizmetlerinden yararlanyordu. Belki de yerel Emekli Asker daresi kliniinin bir numaras vardr. Bucky yine ban sallad. "Onu denedim. Baktlar ve adna rastlamadlar. Babam onun, salk hizmetinden yararlanmadn sanyor." "Hasta olduu zaman ne yapard? " "ounlukla kendi kendini tedavi ederdi." "Eh, bende baka fikir kalmad" dedim. Ktlar iade ettim. "Ya zel eyalar? Hava Kuvvetleri gnlerinden saklad mektuplar falan? Eski bir fotoraf bile hangi birlikten olduunu tespitte yararl olabilir." "imdiye kadar bir ey bulamadk. Resimler aklma bile gelmemiti. Bakmak ister misiniz?" lgisizliimi saklamaya alarak duraksadm. "Bunu yapabilirim tabii ama yalnzca yz dolar iinse bu iin peini brakmanz daha iyi olur." "Aslnda drt yz elli dolar" dedi. "Olsun. Bir maliyet/kr analizi yaparsanz herhalde daha imdiden zararda olduunuz ortaya kar." Bucky yant vermedi, benim fikirlerimle ikna olmua pek benzemiyordu. Zaten bu sonuncusunu ondan ok kendim iin sylemi olabilirdim. Geri baktmda kendi dm dinlemenin benim iin daha hayrl olduunu anlayacaktm. Ama o gn vazifeinas bir tavrla ardndan yrdm. Beyinsiz ite. Ondan deil, kendimden sz ediyorum. 2 Bucky'nin ardndan arka kapdan ktm, veranda merdivenlerinden indim. "Bykbabann bir banka kasas falan var myd acaba?" "Hayr, o insanlardan deildi. Bankalardan holanmaz, bankaclara gvenmezdi. Faturalarn demek iin bir hesab vard ama hisse senetleri, mcevherleri falan yoktu. Topu topu yz dolar bir ey olan parasn buzdolabnda eski bir kahve kutusunda saklard." "Bir soraym demitim." Paral betondan park yerini geip evden ayr olan garaja yrdk, dik ve boyasz ahap merdivenlerden ikinci kata ktk. Sahanlk ancak Johnny Lee'nin kapsn ve merdivenlere bakan dar bir pencereyi alacak genilikteydi. Bucky anahtarlarn ararken ben elimi gzlerime siper edip camdan ieri baktm. Tavan orta

kiriten eimle inen iki oda. ki oda arasndaki kap kartlmt. Bir duvarda nne perde gerilmi bir dolap vard. Bucky kapy at, arkasndan gelmem iin ak brakarak, ieri girdi. nmz grnmeyen bir engel gibi scak hava kesmiti. Kasm ayna ramen eik at iersini en az otuz dereceye karmt. Eikte durup bir hayvan gibi havay kokladm. Kapal yer kokusu vard, kuru ahap ve eskimi duvarkd tutkal kokusu. Aradan be ay gemi olmasna ramen kzartma ve sigara kokusu geliyordu. Biraz daha dursam adamn son yemei olarak ne piirdiini syleyebilecektim. Bucky pencerelerden birine gidip cam at. Hava hareket etmemi gibiydi. Eski ve atlak muamba altndaki deme tahtalar gacrdyordu. Duvarlar krem rengi zemin zerinde kk mavi iekli bir katla kaplanmt, ancak kt o kadar eskiydi ki, kenarlar yanm gibi kararp kvrlmt. n ve arka duvarlardaki iki pencerede yar yarya ekilmi sararm perdeler vard. Byk odada beyaza boyanm demir bir karyola duruyordu. Ahap bir dolap arka duvara yaslanm, beyaz bir hasr veranda takm oturma odas grevini stlenmiti. Bir kede kk bir ahap yaz masas ve iskemlesi duruyordu. Yerde eitli boylarda on on iki karton kutu salmt. Kutulardan bir ksm doldurulmu ve kapaklar, iindekiler dklmesin diye birbirlerine tutturulmutu. Kitap raflarndan ikisi boalm, kalan kitaplarn yars devrilmiti. Kutular arasndan geip teki odaya girdim. Burada kk bir ocak ve buzdolab, aralarndaki tezghn zerinde bir mikrodalga frn duruyordu. Ucuz grnml menteeleri olan koyu renkli ahap bir dolabn stne bir evye yerletirilmiti. Dolabn kapaklar, amaya altnda zorlanacak gibiydi. Mutfan tesinde bir tuvalet, bir musluk ve kk bir kvetle bir banyo vard. Btn porselen yzeyler lekeliydi. Musluun zerindeki aynada kendime baknca azmn honutsuzlukla aa kvrlm olduunu grdm. Bucky dairenin iyi olduunu sylemiti ama byle bir yerde yaamaktansa kendimi vururdum. Pencereden dar baktm. Bucky'nin kars Babe evin arka kapsndayd. ri kahverengi gzleri, havaya kalkk bir burnu, yuvarlak bir yz vard. Salar siyah ve dzd ve kendisine hi yakmayan bir biimde kulaklarnn arkasna sktrlmt. Ayanda terlik, zerinde siyah dar bir pantolon ve dk gsleri zerinde gerili duran siyah bir kolsuz bluz vard. Kollan tombuldu ve baldrlar yrrken birbirlerine srtnecek gibiydi. Her eyi insana hi de ho olmayan bir slaklk duygusu veriyordu. "Karnz sizi aryor galiba" dedim. Babe'in sesi bize ulamt. "Bucky?" Bucky sahanla kt. "Hemen geliyorum." Sonra bana dnd. "Sizi burada brakabilir miyim?" Dairenin anahtarn anahtarlndan karttn grdm. "Olabilir. Ama aslnda siz yaplacak her eyi yapmsnz sanrm." "Bence de yle. Aslnda bu ii kurcalayan babam. Ha, babamn ad Chester'dr, eer bizden nce gelirse." Anahtar bana verdi. "iniz bitince kilitleyip anahtar n kapdaki posta deliinden atn. nemli bir ey bulursanz bize haber verirsiniz. Biz saat birde dneriz. Kartnz var myd?" "Var." antamdan aldm kart adama uzattm. Geriye dnp merdivenden iniini dinledim. Kapy kilitleyip oradan kamadan nce ne kadar beklememin uygun olacan dnyordum. Bir yabancnn evine yasad yollardan girdiimde balayan o heyecanla midemin kasldn hissediyordum. Burada yasal olarak bulunuyordum ama yine de yasak bir i yapyormuum gibi geliyordu. Aada Babe ile Bucky'nin evi kilitleyip akmdaki garaj kapsn atklarn duyuyordum. Pencereye gidip baktm. Otomobil, 1955 Buick'e benziyordu, yeildi ve nnde kocaman bir krom pancuru vard. Bucky geri geri giderken omzu zerinden arkasna bakyor, Babe ise elini kocasnn dizine koymu, durmadan konuuyordu. Otomobil yola kar kmaz ben de kendimi dar atmalydm ama Henry'yi dnnce, hi olmazsa bir ey ararm gibi yapmaya zorunlu hissettim kendimi. Kalpsizmiim gibi sanlmak istemem ama Johnny Lee benim iin hibir ey ifade etmedii gibi, eyalarn kartrmak dncesi bile tylerimi diken diken ediyordu. Ev skntl, havasz ve scakt. Sessizlikte bile yap yap bir ey vard. Bir iki dakika odadan odaya dolatm. Banyo ve mutfakta kayda deer bir ey yoktu. Byk odaya dnp evreme bakndm. Dolabn kapa yerine geen perdeyi ektim. Johnny'nin birka para giysisi ruhsuz bir biimde asl duruyordu. Gmlekleri sk sk ykanmaktan yumuam, yakalar eprimiti. Ceplerine, raftaki ayakkab kutularna baktm. Kutularda eski ayakkablardan baka bir ey olmamasna da amamtm ekmecelerde amarlar, oraplar, tirtler, eprimi mendiller vard ve aralarnda ilgi ekecek bir ey yoktu. Kk yaz masasnn bana geip ekmeceleri srayla amaya baladm. lerinde zararsz eyler vard. Bucky, yal adamn faturalarn, makbuzlarn, iptal edilmi eklerini, banka defterlerini falan alm olmalyd. Kalkp doldurulmu karton kutulardan bazlarnn kapaklarn ap ilerine baktm. Aradm mali evrak ikincisinde buldum. Acele bir gz gezdirince orada da artc bir ey olmad anlald. Ne ahsi dosyalar ne gemi askerliiyle ilgili belgelerle dolu zarflar vard. Ayrca, savaa ilikin eyleri krk ksur yl neden saklasnd ki? Eer Emekli Asker programndan yararlanmak konusunda fikir deitirmi olsayd, herhalde ezbere bildii bilgileri verip iini Baktm nc kutuda II. Dnya Sava hakknda saysz kitap vard ki, bu da adamn konu zerindeki ilgisinin devam ettiini gsteriyordu. Savaa kendi katks ne olmu olursa olsun bakalarnn hikyelerini okumaktan zevk alm olmalyd. nlem iareti olan birka dnda btn balklar monotondu: Sava

Uaklar! Bombalar Atlyor! Kamikaze! Her ey "stratejik"ti. Stratejik Komutanlk. Avrupa zerinde Stratejik Hava Gc. Stratejik Hava Bombardman. Stratejik Avc Ua Taktikleri. skemleyi kutuya yaklatrdm, kitaplar tek tek ekerek sayfalarn kartrdm. Bunun gibi samalklar hep yaparm. Ne bekliyordum yani, terhis belgesinin kucama dmesini mi? Dorusunu isterseniz, ou zel detektif, aratrma konusunda iyi eitilmitir. Elimizdeki iten fazla zevk almasak da en iyi yaptmz i budur. Bize bir oda ve yalnz kalabileceimiz on dakika verin, hemen bakalarnn teberisine burnumuzu sokmaktan kendimizi alamayz. nsann yalnzca kendi iine bakmas hi de keyifli deildir. Benim cennet fikrim bir geceliine kazayla Kayt Brosu'nda kapal kalmaktr. Bir sava pilotunun anlarndan bir ka sayfa okudum: t dalalar, uaktan atlamalar, arka makinelilerden fkran alevler, Mustanglar, P-40'lar, Nakajima avc uaklar ve V formasyonlar. Bu sava olaylar ylesine dramatikti ki, erkeklerin buna nasl baml olabildiklerini anlyordum. Ben de aslnda adrenalin tutkunuyum ve bunu polislik yaptm iki yl iinde kapmmdr. Darda merdivenlerde ayaksesi duyunca bam kaldrp saatime baktm. Saat henz 10:35'ti. Bucky gelmi olamazd. Kalkp dar baktm. Altm yalarnda bir adam o srada sahanla varmt. "Size yardmc olabilir miyim?" dedim. "Bucky burada m?" Salar dklyordu, bann evresindeki beyaz salar ksa kesilmiti. Ela gzler, koca bir burun, enesinde gamze, yznde yumuak krklar. "Hayr, dar kt. Siz Chester misiniz?" "Hayr, hanmefendi" diye mrldand. Tavrndan, banda bir kasket olsayd szn burasnda karaca anlalyordu. ekinerek glmseyince n iki dii arasndaki aralk ortaya kt. "Adm Ray Rawson. Johnny'nin eski bir arkadaym... arkadaydm yani." zerinde keten pantolon, temiz beyaz bir tirt, ayanda beyaz oraplar ve tenis ayakkablar vard. "Kinsey Millhone." Tokalatk. "Ben de komu saylrm." Ray'in baklar ieri yneldi. "Bucky ne zaman dnecek biliyor musunuz?" "Saat birde demiti." "Burasn kiralamak m istiyorsunuz?" "Hayr. Ya siz." "Umuyorum" dedi. "Bucky'yi ikna edebilirsem. Depozito verdim ama kontrat yapma iini yavatan alyor. Sorunun ne olduunu bilmiyorum ama bakasna kiralayacandan da korkuyorum. O kutular grnce bir an tandnz sandm." Adamn pek yerine oturtamadm bir gneyli aksan vard. Texas ya da Arkansas falan. "Bucky buray toparlamaya alyor sanrm" dedim. "Siz kirada bir indirime kar btn bunlar boaltmay neren kii misiniz?" "Evet, nerimi kabul edecek sanmtm ama imdi babas gelince kafa kafaya verip yeni yeni planlar gelitiriyorlar. Bucky ile kars nce buraya geip byk evi kiralamay dndler. Sonra babas ziyarete geldii zamanlar orada kalmak istediini syledi. Bense bu hafta tanmak istiyordum. Bir otelde kalyorum... yle lks bir yer deil ama insan zorluyor ite." "Size yardmc olmak isterdim ama bunu onunla konumanz gerekecek." "Bunun sizin sorununuz olmadn biliyorum. Yalnzca anlatmaya alyordum. Eh, daha sonra urarm. Size engel olmak istememitim." "Ne mnasebet. sterseniz ieri buyrun. Ben kutular yle bir kartryordum." Yerime dndm, bir kitap alp sayfalarn kartrmaya koyuldum. Ray Rawson bir kedi saknganlyla ieri girdi. Bir yetmi be boyunda, 90 kilo arlnda olduunu tahmin ettim. Onun yanda biri iin epey geni bir gs ve pazlar vard. Bir kolundaki dvmede "Marla" yazyordu; dierinde ise arka ayaklar zerinde dorulmu bir ejder dilini dar kartmt. Adam evresine ilgiyle bakp mobilyalara gz gezdirdi. "Bir daha grdm iyi oldu. Hatrladm kadar byk deilmi. nsann zihni byle oyunlar oynar, deil mi? Ben dnmtm ki... duvar nlerinde daha fazla yer var falan..." Yataa yaslanp bana bakt. "Bir ey mi aryorsunuz?" "Aa yukar. Bucky, Johnny'nin askerlik hizmeti konusunda bilgi bulunacan umuyor. Ben de arama ekibiyim ite. Hava Kuvvetleri'nde onunla beraber miydiniz?" "Hayr. Biz ite tantk. Eskiden ikimiz de tersanede; alrdk, Kentucky, Louisville'de Jefforson tersanesi. Ama ok eskiden, sava baladktan hemen sonra. LST karma botlar yapyorduk. Ben yirmi yandaydm. O benden on ya bykt ve bir bakma babam gibiydi. O zamanlar artk paral gnlerdi. Bunalm'da -yani 1932'de- ylda bin dolar kazanan ok azd. elik iileri bunun yarsn kazanrlard, garsonlardan da az yani. Ben almaya baladmda durum biraz dzelmiti. Tabii her ey greceli. Johnny her ii yapard. ok akllyd ve bana da ok ey retmitir. Size yardm edebilir miyim?" Bam salladm. "im bitti saylr. Devam etmeme aldrmazsnz umarm. Gitmeden nce tamamlamak istiyorum." Bir sonraki kitab alp sayfalarn kartrdm. Johnny bankalara karysa sayfalar arasnda para saklam olabilirdi. "Bir ey buldunuz mu?"

"Hayr, Bucky'ye bu iin peini brakmasn syleyeceim galiba. Bykbabasnn hangi birlikte olduunu rense yeter. Ben zel detektifim. Bu ii bedavaya yapyorum ve ok da heyecan verici olduum sylenemez. Johnny'yi iyi tanr mydnz?" "Eh, yle denilebilir sanrm. Ylda bir iki kere grrdk. Burada bir ailesi olduunu biliyordum ama kendileriyle ancak imdi tantk." Artk bir tempo tutturmutum. Kitab srtndan tut, sayfalar kartr, brak. Srtndan tut, kartr, brak. Kutudaki son kitab ektim. "Aksannz dnyordum. Kentucky'den sz ettiniz. Oral msnz?" Kalkp ellerimi arkamda kavuturarak gerindim. Sonra eilip kitaplar yine kutuya doldurmaya baladm. Ray de melip yardma balad. "Evet, Louisville'liyim ama yllardr oraya gitmi deilim. Ben Ashland'da otururum, Johnny, California'ya geldiimde kendisini aramam isterdi. Bo zamanm olduu bir srada yola dtm. Adresini biliyordum, bana arkada garaj dairesinde kaldn sylemiti. nce buraya geldim. Kap almaynca gidip Bucky'nin zilini aldm. Johnny'nin ldnden haberim yoktu. "Sizin iin bir ok olmu olmal." "yle oldu. Telefon bile etmemitim. Birka ay nce bana bir not yazmt, ben de bir srpriz yapaym dedim. Bilseydim onca masrafa girip buralara kadar gelmezdim. Otomobille gelmek bile yle ucuz deil nk." "Buraya ne zaman geldiniz?" "Bir hafta falan oldu. Kalmay dnmemitim ama iki bin mil direksiyon salladktan sonra geri dnmek istemedim. California'dan holanacam sanmazdm ama gzel yer." Ray kutuyu doldurup, kapaklarn iice geirirken ben teki kutuya baladm. "Buraya almak ou insan iin epey g oluyor." "Benim iin yle olmad. Umarm buraya tanmak istedim diye Bucky benim garip falan olduumu dnmyordur. Bakalarnn talihsizliklerinden yararlanmaktan holanmam ama ne yaparsnz, bunca zahmet bouna gitmesin. Gzel bir yere benziyor, denizin yaknlarnda olmak da houma gider. unlar ayanzn altndan ekeyim hele." Ray kutulardan birini kaldrp tekinin stne yerletirdi, ikisini birden bir kenara itti. "imdi neredesiniz?" "ki blok ilerde. Lexington'da. Hemen kyda ama odamdan deniz bile grnmyor. Buradan u aalarn arasndan bakarsanz az bir deniz manzaras var." Odaya yle bir gz geirdim ama incelemeye deer baka bir ey gremedim. Johnny'nin pek fazla eyi yoktu ve olanlardan bir ey kacaa benzemiyordu. "Eh, bu kadar yeter sanrm" dedim. stm silkeledim. Mutfaa gidip ellerimi muslukta ykadm. Tesisattan garip sesler geliyordu, su pas rengiydi. "Hazr buradayken bakmak istediiniz bir ey var m?" diye sordum. "Tesisat falan yani. Perde iin pencereleri lebilirsiniz." Glmsedi. "Onun iin kontratn imzalanmasn beklemek daha iyi olur. Bucky'nin tavrlarna baklrsa tanmam garanti deil. Bir ey syleyeyim mi, o ocuk fazla zeki biri deil." Ayn fikirdeydim ama bir kere olsun enemi tutmamn daha politik olacan dndm. Byk odaya dndm, antam bulup omzuma attm, cebimden anahtarlar kardm. Ray benden nce kt, ben kapy kilitlerken bir basamak aada bekledi. Ardndan indim, birlikte yryp sokaa ktk. Ben anahtar byk evin n kapsndaki posta deliinden ieri attm. Sokakta Ray aksi yne yrrken, "Yardmnz iin teekkr ederim, Bucky'yle bir anlamaya varrsnz inallah" dedim. "Grrz." Elini sallayp uzaklat. Eve vardmda Henry'nin kaps akt ve seslerden Nell, Charlie ve Lewis'in geldikleri anlalyordu. Gn sona ermeden Kelime Bulmaca, piti ve dama oynayacaklar, ocuklar gibi eleneceklerdi. Kendi kapm atmda saat on bire gelmiti. Telesekreterin uyar yanp duruyordu. Dmeye bastm. "Kinsey? Ben Lompoc'tan kuzenin Tasha. Beni arar msn?" Brakt numaray not ettim. Beni be dakika nce aramt. Bu iyi bir ey deil, diye dndm. Annem on sekizine geldiinde anneannemle kavga edip varlkl ailesinden ayrlm ve bir postacyla kamt. Babamla bir Santa Teresa yargc nnde nikhlandklarnda yannda kzkardelerinden yalnzca Gin vard. Annem ve Gin Teyzem aileden aforoz edilmilerdi ve bu benim on be yl sonra douuma kadar devam etmiti. Anababam ocuklar olmasndan umudu kesmilerdi ama ben dounca geri kalan kzkardelerle hafif bir iliki kurulmu, ancak teyzelerim bunu annelerinden saklamlard. Anneannem ile bykbabam evlilik yldnmlerini kutlamak iin bir deniz gezisine ktklarnda annemle babam Lompoc'a ziyarete gitmilerdi. Ben o srada drt yamda olduumdan bu ziyareti hatrlamyorum. Bir yl sonra yine byle kaamak bir bulumaya giderken dadan yuvarlanan bir kaya otomobilimizin n camndan girmi ve babam annda ldrmt. Denetimden kan araba devrilmi, annem ar yaralanmt. O da ksa bir sre sonra otomobilden karlrken lmt. Ondan sonra beni Gin Teyze bytmt ve bildiim kadaryla aileyle baka bir ilikiye girilmemiti. Gin Teyze hi evlenmemiti ve beni bir kz ocuunun nasl yetitirilmesi gerektiiyle ilgili zel fikirlerine gre

bytmt. Sonunda ben bazlarnn sand kadar "sapk' olmasam bile epey garip bir insan olmutum. Teyzemin on yl nceki lmnden bu yana da yalnzla artk almtm. Bir yl nce bir soruturma srasnda "kayp" akrabalarmn varln renmitim ve imdiye kadar onlardan uzak durmay baarabilmitim. Onlarn bir iliki istiyor olmalar beni bir zorunluluk altna sokamazd. Bu konuda biraz aksilik ettiimi kabul ediyorum ama ne yapaym ki bu elimde olan bir ey deildi. Otuz be yandaym ve yetimliimden memnunum. Ayrca benim yamda "evlat edinildiinde" hayal krklna urayp seni bir kere daha reddetmeyeceklerinden nasl emin olabilirdin ki? Daha fazla aksilenmeme frsat brakmadan Tasha'nn numarasn evirdim. Telefona o knca kendimi tanttm. "Bu kadar abuk aradn iin teekkr ederim. Naslsn?" dedi. "yiyim." Bir yandan da benden ne isteyebileceini dnyordum. Onunla karlam deildim ama daha nceki telefon konumamzda bana miras avukat olduunu sylemiti. Bir zel detektife mi ihtiyac vard acaba? "Bak, canm. Seni Lompoc'a gelip kran Gn'nde aramzda bulunman iin aradm. Btn aile burada olacak ve bunun tanmak iin iyi bir neden olacan dndm." Kalbim duracak gibi oldu. Aile toplantlaryla hi ilgilenmiyordum ama kibar olmaya karar verdim. Sesime sahte bir znt havas vererek, "Teekkr ederim ama iim var" dedim. "ok iyi iki arkadam o gn evleniyorlar, ben de nedimelerden biriyim." "kran Gn'nde mi evleniyorlar? ok garip dorusu." "Baka bo gnleri yoktu da." "Peki o haftasonunun Cuma ya da Cumartesi'si gelsen?" "Ah." Kafam duracak gibi oldu. "Bir iim vard galiba... ama bir bakaym hele." Mesleki konularda ok esasl bir yalancymdr. Ama zel alanda bakalarndan farkszm. Bo olduunu bile bile ajandam nme ektim. Bir an "Evet" deme olasln aklmdan geirdimse de, iimden ilkel bir itiraz ulumas ykseldi. "Hayr, maalesef doluyum" dedim. "Kinsey, istememeni anlyorum ve sana hepimizin ok zldn sylemek isterim. Annenle anneannem arasndaki kavga her neyse bunun seninle bir ilgisi yok. Biz eer sen izin verirsen bunu dzeltmek istiyoruz." Gzlerimi tavana evirdim. Ne kadar kanmak istesem de bu ii halletmek zorundaydm. "Bunu sylemeni takdir ediyorum, Tasha ama olacak i deil bu. Sana baka ne syleyebilirim bilemiyorum. Oraya zellikle bir tatilde gelmek fikri beni rahatsz ediyor." "Sahi mi? Neden?" "Nedenini bilemiyorum. Aileyle bir yaknlm hi olmad, o yzden bu zlediim bir ey deil. yle ite." "Kuzenlerinle tanmak istemiyor musun?" "Tasha, kabalk etmediimi umarm ama imdiye kadar birbirimiz olmadan da gayet iyi idare ettik." "Bizden holanmayacandan nasl emin olabilirsin?" "Holanrdm herhalde" dedim. "Konu o deil." "yleyse ne peki?" "Bir kere ben kalabalk iinde rahat eden biri deilim ve zorlanmaya da hi gelemem." Bir sessizlik oldu. "Bunun Gin Teyze'mle bir ilgisi var m?" diye sordu. "Gin Teyze mi? Hayr. Neden sordun?" "Onun egzantrik biri olduunu duymutuk. Seni bize kar evirmi olabileceini dnyorum." "Bunu nasl yapabilirdi ki? Sizden hi sz etmedi ki." "Bu sence garip deil mi?" "Garip elbette. Gin Teyze kuramlara pek dknd ama insani ilikilerden pek holanmazd. Bu bir yaknma deil. Bana ok ey retti, ok deer verdiim eyler ama ben baka insanlara benzemem. Dorusunu istersen u noktada bamsz olmay tercih ederim." "Sama. Sana inanmyorum. Hepimiz bamsz olduumuzu dnmekten holanrz ama kimse yapayalnz yaayamaz. Bu ailedir. Akrabal reddedemezsin. Bu bir yaam gereidir. stesen de istemesen de bizden birisin sen de." "Tasha, hazr sras gelmiken bunu ak ak konualm. yle scak ve yap yap aile sahneleri hibir zaman olmayacak. Piyano bana toplanp eski arklar sylemeyeceiz." "Biz yle insanlar deiliz. yle eyler yapmayz." "Ben senden sz etmiyorum. Sana kendimi anlatmaya alyorum." "Bizden istediin hibir ey yok mu?" "Ne gibi?" "Kzgnsn galiba?" "elikili diyelim. Kzgnlk bir iki kat daha aadadr. Henz ona gelmedim." Bir an sustu. "Pekl. Bunu kabul edebilirim Tepkini anlyorum, ama hncn neden bizden karyorsun ki? Gin Teyze yetersiz kalmsa bunun hesabn onunla grmeliydin."

Savunmaya getiimi hissettim. "Gin Teyze 'yetersiz' deildi. yle bir ey sylemedim. ocuk yetitirme konusunda egzantrik fikirleri vard ama elinden geleni yapt." "Seni sevdiinden eminim. Onun yetersiz olduunu sylemek istemedim." "Sana bir ey syleyeyim. Kusurlar ne olursa olsun anneannemden ok ey yapmtr. Ve herhalde bana gsterdii analk kendi grd analkt." "Demek aslnda hncn anneanneme." "Elbette! Bunu sana en banda sylemitim. Bak, ben kendimi kurban olarak grmyorum. Olan oldu bir kere. Ben de bunu kabullendim. Geri dnp de olmam gibi davranmaya almak samalk olur." "Gemii tabii ki deitiremeyiz ama bundan sonra olacaklar deitirebiliriz" dedi Tasha. "Neyse, bo ver. Bunu sylediimi unut. Seni kkrtmak istemedim." "Ben de senin gibiyim, daha fazla karklk olmasn istemiyorum." "Ben anneannemi savunmaya almyorum. Yaptnn yanl olduunu biliyorum. Sizinle iliki kurmalyd. Bunu yapabilirdi ama yapmad, tamam m? Gemite kalm bir ey bu. Gemi zaman. Bizleri ilgilendirmiyor, neden bir kuak teye tayalm ki? Onu severim. Ho bir insandr. Ama ayni zamanda aksi ve hasis bir kadndr ama canavar deildir." "Ben canavar olduunu sylemedim." "O zaman neden gemii brakmyorsun? Hakszla uradn. Bu baz sorunlar yaratt ama hepsi gemite kald." "Yalnzca ben yaamm boyunca etkilendim ve bunu kantlayacak iki nikh ls var ardmda. Bunu da kabul etmeye hazrm. Ama onun iini rahat ettirmek iin hibir ey olmam gibi davranmak istemiyorum." "Kinsey... senin tadn bu... hn beni rahatsz ediyor. Salkl bir ey deil bu." "O hncn kaygsn da bana brak artk. Sonunda rendiim ne oldu biliyor musun? Kusursuz olmam gerekmediini. stediimi hissedebilirim, istediim kii olabilirim ve bu seni rahatsz ediyorsa o zaman sorunu olan sensin, ben deil." "lle de alnmaya kararlsn, deil mi?" "Bak yavrum, seni arayan ben deilim. Sen beni aradn. Mesele u ki artk her ey iin ok ge." "O kadar krgnsn ki." "Krgn deilim. Gerekiyim." Daha baka ne syleyebileceini dndn hissediyordum. indeki o avukatlk sanki aleyhte bir tankmm gibi kendisini beni kovalamaya yneltiyordu. "Eh, buna daha fazla devam etmenin bir yararn gremiyorum" dedi. "Doru." "Bu koullar altnda bir le yemei yemenin de anlam yok." "Herhalde." Tuttuu soluunu brakt. "Eh, senin iin yapabileceim bir ey olursa beni arayacan umarm" dedi. "Teekkr ederim. Bunun ne olabileceini bilemiyorum ama hatrlamaya alacam." Telefonu kapadmda srtm gerginlikten slanmt. Olanca sesimle barp tepeden trnaa yle bir sallandm. Sonra Tasha'nn bir daha arayacandan korkarak kendimi dar attm. Spermarkete gidip st, ekmek ve tuvalet kd aldm. Dnte bankaya uradm, bir ek yatrp hesabmdan elli dolar ektim, VW imin deposunu doldurdum, eve dndm. Aldklarm yerletirirken telefon ald. Elim titreyerek atm. Ama arayan Bucky'ydi. "Hey, Kinsey? Ben Bucky. Buraya gelsen iyi olur. Biri bykbabamn dairesine girmi. Durumu bir grmek istersin diye dndm." 3 O gn ikinci kez Bucky'nin zilini aldm. leden sonra gnei otlar kavurmaya balamt. Kuru bitkilerin o kekremsi kokusu Kasm havasn dolduruyordu. Samda bir kemerle girilen kk verandann eski krmz kiremit ats grlyordu. Santa Teresa'da eskiden kiremitler elle yaplrd ve C eklindeki kavis, iinin kili bacana dayamasyla salanrd. imdi btn kiremitler S eklinde olup makineden ktndan, eski kiremitler epey bir paraya satlmaktadr. Bu grdm de en az on on be bin dolar ederdi. Soyguncular o atlak muambal daireye gireceklerine bunlar toplayp gtrseler daha krl karlard. Kapy Babe at. stn deitirmi, siyah tirt ile dar pantolonunu karm, bol bir pamuklu entari giymiti. Stl ikolata renkli gzleri iri, yanaklar illiydi. Sanki bir dalg giysisi giymi de fermuarn ekmi gibi fazla kilolar eit bir ekilde dalmt. "Ben Kinsey'im. Bucky telefon edip gelmemi sylemiti." "Tamam. Tantmza memnun oldum. Daha nce gremedik, kusura bakmayn." "Nasl olsa karlaacamz tahmin etmitim. Bucky arkada m?" Ban ne eerek gzlerini gzlerimden kard. "O da, babas da. Chester eve geldiimizden beri kyameti kopartyor. Barmalarna artk dayanamyorum. Biz yapmadmza gre bize neden baryor ki?" "Polise haber verdiler mi?"

"Evet, polis de geliyor. Herhalde." Belki de kzn deneyimlerinde polisler geleceklerini syleyip hi gelmemilerdi. Sesi hafifti. Dudaklarn oynatmadan konumay baaryordu,: Belki de vantrilok olmaya alyordu, kimbilir. eri girmem iin geri ekildi, daha nce Bucky'nin ardndan gittiim gibi onun da ardndan yrdm. Lastik tabanl terlikleri parke zerinde emme sesi karyordu. "Eve yeni geldiniz herhalde" dedim. Ensesine konuuyor; yrdke kalalarnn iki yana kayklmasn seyrediyordum. Esasl bir perhize girmesi gerekirdi. "Az nce geldik. Colgate'e anneme gitmitik. Chester bizden nce gelmi. Tavan lambas alm, onu takmaya gitmi. Yukar knca camn krldn grm. Biri ieriyi altst: etmi." "Bir ey almlar m?" "te imdi bunu anlamaya alyorlar. Chester, Bucky'ye sizi yalnz brakmasnn doru olmadn syledi." "Beni mi? Ne aptalca bir ey. Ben neden ortal altst edeyim ki? Ben yle almam." "Bucky de yle dedi ama Chester onu hi dinlemez ki. Buraya dndmzde sinir krizleri geiriyordu. Bir an nce Ohio'ya dnse iyi olacak. Babam hi barmazd, o yzden buna alkn deilim. Annem, babam kendisiyle yle konumaya kalksa kafasn krard. Bucky'ye, Chester'in bana kfr etmekten vazgemesi gerektiini syledim. Bu tutumundan hi holanmyorum." "Bunu neden kendisine sylemiyorsunuz?" "Sylemeye altm ama bir yarar olmad. Drt kere evlenmi zaten ve onu neden boadklarn ok iyi anlyorum. Sevgilileri son zamanlarda hep yirmi drt yanda ve onlar bile bir iki stba aldktan sonra ondan bkyorlar." Kaps ardna kadar ak olan garaj dairesine ktk. Kapnn yanndaki pencerenin cam krkt. eri giri yntemi gayet basitti. Dairenin bir tek kaps vard ve btn dier pencereleri yerden alt metre yksekti. Hrszlarn ou gn ortasnda binaya merdiven dayama riskine girmezlerdi. Bunun da merdivenleri kp cam krd, sonra da aradan elini sokup srgy ektii belliydi. Levye falan gibi baka ey kullanmak gerekmemiti. Chester sesimizi duymu olmal ki, hemen sahanla kt ve mmkn olduu kadar gze arpmamak iin ahap trabzana yaslanan Babe'e bakmad bile. Kaynpederi en azndan o an kz hedef yapmaktan vazgemi grnyordu. Bucky'nin kime benzedii grlyordu. Babas iriyar, sar salar omuzlarna kadar inen bir adamd. Boya myd acaba? Bakmamaya altm ama o rengi bir Clairol reklamnda grdme emindim. Kk mavi gzleri, sar kirpikleri, krlam favorileri vard. Yz iri, teni krmzyd. Fazlal olan on be yirmi kiloyu saklamak iin olacak gmleini pantolonunun dna sarktmt. Genliinde kendi amatrce melodilerini yazan ve bir rock orkestrasnda alm birine benziyordu. Beni artan kpesi oldu. Tirtnn yakas iinde kaybolmu bir de dini bir madalyonu vard, altn bir zincirin ucunda. Gs kllar krlamt. Ona bakmak Bucky'nin geleceini grmek gibiydi. Elimi uzattm. "Kinsey Millhone, Bay Lee. ok fkeli olduunuzu gryorum." El sk batan savmayd. "O 'Bay Lee' palavrasn brakp bana Chester diyebilirsin. Seni doduuna piman ederken birbirimize adlarmzla hitap etmemiz daha doru olur. Hem de ok fkeliyim. Bucky'nin senden ne istediini bilmiyorum ama herhalde bu deildi." Ters bir karlk vermemek iin kendimi tutup ieri baktm. Daire altst olmutu: Kutular boaltlm, kitaplar saa sola salm, ilte kaldrlm, yastklar ve araf yere atlmt. Johnny'nin giyeceklerinin ou dolaptan alnm yere ylmt. Mutfakta dolap kapaklarnn ak olduunu, tencere ve tavalarn yerlere atldn gryordum. Ortalk harman yerine dnmse de, krlan ya da zarar verilen bir ey yoktu. rnein ilte yarlmamt. Duvarlardan borular kopartlmam, yiyecek kutular almamt. Vandallar genellikle duvarlara kendi pislikleriyle yazlar yazarlard ama burada o da yoktu. Bu daha ok byk kent polisinin uyuturucu ararken yaratt dankl andryordu. Ama bunun nedeni neydi? Bir an iin Bucky ile babasnn deerli bir eylerinin alndn iddia etmeleri iin sahte bir olay yeri tankl yapmak zere, arldm dndm. Mutfaktan kan Bucky beni grd. Bir an sanki; suortaymz gibi birbirimize baktk. Su ilemi olmakla sulanan bir insan, masum olsa bile sanki o ii yapm gibi hisseder kendini. Bucky babasna dnd. "Tuvalet rezervuar atlak. Ama bu eskiden olmu da olabilir." Chester parman uzatt. "Eer yenisi taklacaksa parasn sen deyeceksin. Onu buraya getirmek senin fikrindi." Bana dnp parman omzu zerinden banyoya doru sallad. "ersini bir gr hele. ila dolab sklm..." Ayrntlar saymak kendisine zevk veriyormu gibi hasar sralamaya devam etti. Herhalde bakalarna kt davrann hakl karmak iin hep byle sylenmeyi det edinmiti. Siniri bulacyd ve ben de giderek fkelenmekte olduumu farkettim. Birden szn kestim. "Hey, bunlar ben yapm deilim, Chester. stediin kadar sylenebilirsin ama ben ktmda buras byle deildi. Kapy kilitledim ve anahtar Bucky'nin dedii yere braktm. Ray Rawson buradayd. Bana inanmyorsan ona sorabilirsin."

"Herkes masum zaten. Kimse bir ey yapmad. Herkesini bir mazereti var." "Baba, bunlar o yapmad." "Sen bu ii bana brak." Chester dnp bana bakt. "Ray Rawson mu yapt diyorsun yani?" "Elbette ki, hayr. Buraya tanmay umuyorken neden byle bir ey yapsn ki?" Sesim onun gibi ykseliyordu; kendimi denetim altna almalydm. "yleyse onunla konu ve bildiklerini ren." "Neden bir ey bilsin ki? Buradan birlikte ktk." Bucky babasn manta davet edercesine araya girdi. "Bykbabamn iine ieyecei bir otura bile olmadndan burada alacak bir ey yoktu. Ayrca, Temmuz'da ld. Hrszlar evde deerli bir ey olduunu sanyorlarsa neden imdiye kadar beklediler ki?" "Belki de serseri ocuklard" dedim. "Bildiim kadaryla bu mahallede serseriler yoktur." "Doru." Bizimki daha ok emeklilerin yaad bir yerdi. Tabii bir serseri etesi geerken uram da olabilirdi. Byle khne bir yerin esasl bir eylerin sakland bir yer olduunu dnm olabilirlerdi. "Sama!" diye Chester yzn buruturdu. "Ben aa inip polisi bekleyeceim. Siz iki uzman analizinizi bitirince ortal temizleyebilirsiniz." Suratna ters ters baktm. "Ben bu boktan yeri temizleyecek deilim." "Sana sylemedim. Bucky, sen ve Babe hemen ie koyulun." "Polisi beklesen iyi edersin" dedim. Dnp bana bakt. "Neden?" "Buras su yeridir de ondan. Polis parmakizi almak isteyebilir." Chester'in yz kararr gibi oldu. "Sama. Bu ite doru olmayan bir ey var. Benden yana elini sallad. "Sen benimle gel." Bucky'ye baktm. "Yerinde olsam hibir eye el srmezdim. Delilleri deitirmek sutur." "Anladm" dedi. Chester acele etmem iin sabrszlkla elini sallad. Aa inerken saate baktm. Biri eyrek geiyordu. Bu herifin azarlamasndan bkmtm. Karlnda para alrsan azarlanmaya ses etmem ama bedavasna da dayanamam dorusu. Chester mutfaa girince doruca buzdolabna gitti. Bir kavanoz mayonez, hardal, sos iesi, bir paket salam ve bir somun beyaz ekmek ald. Beni buraya yemek yemesini seyretmeye mi armt bu adam? "Kabalk ettiysem zr dilerim ama bu olup bitenlerde hi holanmadm" dedi. Yzme bakmyordu ve ben de odada baka biri mi var diye arkama bakmaktan kendimi g tuttum. O buyurgan tavrn brakm, normal bir sesle konuuyordu. "Bir fikrin var m?" "Oraya az sonra geleceim. Otur." Hi olmazsa dikkatimi ekmeyi baarmt. Mutfak masas nne bir iskemle ekip hayran hayran hazrlklarn seyre koyuldum. Her nedense mesleimde mutfaklarda oturup erkeklerin sandvi yapmalarn ok seyrederdim ve bunu kadnlardan iyi yaptklarn syleyebilirim. Erkekler korkusuzdurlar. Beslenmeyle pek ilgilenmezler ve paketin zerinde yazl; kimyasal maddelere hemen hemen hi bakmazlar. Bir erkein ekmein kabuunu ayrmasna ya da "sunuun" estetiine nem verdiine bugne kadar rastlam deilim. O maydanoz parasn ya da turp gln unutun gitsin. Erkekler iin sandvi homurdanp ineme operasyonundan baka bir ey deildir. Chester ocaa bir elik tava yerletirdi, gaz at, birka saniye iinde cazrdamaya balayan bir topak tereya att "Bucky'yi bykbabasnn yanna yollamam hatayd" dedi "kisinin birbirlerine bakacaklarn sanyordum. Oysa aradan ok gemeden Bucky o kza kapld. Ho, Babe'e bir ey diyor deilim... beyinsizin biri. Tpk Bucky gibi... Evlenmeleri hi doru deildi." "Johnny seni uyarmad m?" "Ne uyarmas, herhalde tevik bile etmitir. Bama dert saracak hibir eyi karmazd." Hikyeyi kendi bildii gibi anlatmasn bekledim. Bir sre yemek hazrlklaryla ilgilendi, konumaya ara verdi. Salam soluk pembeydi, bir yemek taba boyundayd. Chester kenarndaki plastii karma zahmetine girmeden eti tavaya att. O kzarrken bir dilim ekmee mayonez, dierine hardal srd. Ac sosu da hardallnn zerine benek benek damlatt. ocukken bana da ayn beyaz ekmekten verirlerdi ki, ekmein u garip zellikleri vard: Eer suda ezersen hemen pimeden nceki kvamn alrd; alveri torbasnn altnda kalan somun ezilirse bir garip olurdu ve ok garip ekilli sandviler yaplrd. yi yan da kk topaklar yaplp bakmad zaman teyzenize frlatlmasyd. Bu kk topaklardan biri salarnn arasna girerse sinek sanp eliyle vurur, yamyass ederdi. Bir komunun evinde piirdii beyaz ekmei ilk yediim gn hatrlyorum. Ekmek selloz bir snger kadar kuru ve sertti. Bo bira iesi kokuyordu ve elinize aldnzda parmaklarnz kabuunda iz bile brakmyordu.

Mutfan havas imdi kenarlar kvrp kalktka, ortasndaki erimi tereya ile bir kaseyi andran salam kokuyordu. Koku duyularma bu yklenme bam dndrmt. "Onlardan bir tane de bana yaparsan sana drt yz dolar veririm" dedi. Chester yzme bakt ve ilk kez glmsedi. "Ekmekli mi?" "A sensin. Nasl istersen." Yemeimizi yerken frsattan istifade merakm da tatmin etmek istedim. "Columbus'ta ne i yaparsn?" Sandviinin son lokmasn da a bir kpek gibi yalayp yuttuktan sonra yant vermeden nce azn kt peeteyle sildi. "Bexley'de kk bir matbaam var. Ofset ve tipo. Brorler, kartvizitler, mektup ktlar. Katlarm, yaptrrm, cilt yaparm. Ben yokken ie bakmas iin birini tuttum. Eer baarl olursa ii ona satacam. Artk baka eyler yapma zamanm geldi. Emekli olmayacak kadar gencim ama geimim salamak iin almaktan da bktm." "Ne yapacaksn imdi? Buraya m yerleeceksin?" Chester yanm saman gibi kokan filtresiz bir Camel yakt. "Henz bilmiyorum. Bu kasabada geti ocukluum ama on sekiz yama gelince ayrldm. Babam buraya 1945'te gelmi, burasn o zaman almt. erif ya da cenaze kaldrcs kendisi kartana kadar bu evde oturacan sylerdi. Hi geinemezdik. ok sertti. imdi bir ocuk tacizi tutturulmu gidiyor, o gnlerde byle bir ey yoktu. Dayak yiyen ok tandm var. Babalar ocuklarn dverlerdi o zaman. ten gelirler, bir ie bira ierler ve nlerine ilk kan ocuu yere yatrrlard. Ben tokat yedim, yumruk tekme yedim, duvarlara arpldm ve akla gelebilecek her kfr iittim. Bir yaramazlk yaptm zaman beni yere yklana kadar ayakta tutar ve itiraz ettiim takdirde dilime ac biber srerdi. Ondan da, bunu yapan babamdan da nefret ederdim ama yaamn da byle olduunu sanrdm. imdi insan iinde ocuuna bir fiske vursan soluu hapiste alyorsun. ocuk alnp baka bir aileye veriliyor ve btn mahalle silaha sarlyor." "Eh, baz eyler iyiye doru gidiyor sanrm." "ok doru. Ben ocuklarma byle davranmamaya yemin etmitim ve bu yeminimi de tuttum. Onlara bir kere bile el kaldrmadm." "Baban kalp krizinden mi ld?" Chester sigarasndan bir nefes ekti, dilinden bir ttn paras kard. "Bahede ylp kald. Doktor yal yiyeceklerden uzak durmasn sylemiti. Bir Cumartesi koca bir tabak jambonlu yumurta, kzarm sosis, patates presi yedi, drt fincan kahve ile bir de sigara iti. Sonra iskemlesini arkaya itip kendini pek iyi hissetmediini syleyerek evine gitmek iin dar kt. Merdivenlere bile varamad. 'Damar tkanmas' dediler. Otopside damarlarnn iinde bir iplik geecei kadar yer kalmad ortaya kt." "Herhalde lmyle bu eve girilmesi arasnda bir iliki grmyorsundur." "Onun ldrldn sanmyorum, eer demek istediin buysa ama yine de bir balant olabilir. Dolayl olarak." Sigarasnn yanan ucuna bakt. "Babam hakknda bireyler bilmen gerek. Tam bir paranoyakt. ifreler ve iaretli kap vurular, 007 dmenleri. En bata sava olmak zere konumaktan holanmad konular vard. Arada srada viskiyi fazla kardnda azndan bireyler karrd ama hemen susuverirdi sonra." "Sence bu ne demek oluyordu?" "Oraya geliyorum zaten ama nce unu syleyeyim: Olaylarn bu gidiat bana gerekten garip geliyor. Yal adam lyor ve iin burada bitmesi gerek. Ama Bucky baz haklarn elde etmek fikrine kaplyor ve bu da onlar harekete geiriyor." "Kimi?" "Devleti." "Devleti" dedim. Sesini alaltarak ne eildi. "Babamn federal ajanlardan katn tahmin ediyorum." Yzne baktm." Neden?" "Syleyeyim. Savatan bu yana geen o yllar iinde bir kere bile hakkn aramad: Ne yaralanma ayl ne salk yardm ne GI Yasas. Neden?" "Bilemem." nanmadm grmesine ramen kln bile kprdatmadan glmsedi. "stediini dnebilirsin ama nce gereklere bir bak. Bir istek formu dolduruyoruz... verdiimiz bilgilerin hepsi doru... nce kayd olmadn sylyorlar ki, tamamen yalan. Kayd yok ne demek? Sama. Elbette var. Ama bunu kabul ediyorlar m? Hayr. O zaman Randolph'a telefon ediyorum, btn dosyalarn sakland Randolph Hava Merkezi'ne. Hepsini yeni batan anlatyorum. Yine ayn eyle karlayorum. Bunun zerine St. Louis'deki Milli Personel kayt merkezini aradm. Adn bile duymadklarn sylediler. Bunun zerine Washington'a telefon ettim... Pentagon'a yani. Sfr. Kayt yok. Kafam duracak gibi olmutu. Neler olup bittiini ben de anlamyordum. Ben yalnzca kavga karmasn bilirim. Bu konuda ok ciddi olduumuzu aka belirttim. Boktan bir yz dolar ama umurumda bile deildi. Bu iin ardn brakacak deildim. Adam vatanna hizmet etmiti ve insan gibi gmlmeye hakk vard. Ama hi kimse bir ey bilmiyordu. Sonra da bu i." Elini garaja doru sallad. "Bilmem anlatabildim mi?"

"Hayr." "Eh, dn yleyse." Bekledim. Nereye varmak istedii hakknda en kk bir fikrim bile yoktu. Sigarasndan derin bir nefes ekti. "Ne dndm syleyeyim mi?" Azami etkiyi yaratmak iin duraklad. "Neler bildiimizi renmek iin adamlar buraya yollamalar bu kadar zaman ald." Bu ylesine dolu bir cmleydi ki, neresinden balayacam bilemedim. Bkkn bir ifade vermemeye alarak, "Ne iin?" diye sordum. Sanki gerizekl biriyle konuuyormu gibi, "Savata yaptklar hakknda" dedi. "Bence babam askeri istihbarattayd." "Askeri istihbaratta pek ok insan almtr. Bundan ne kar ki?" "Doru. Ama o bu konuda bir tek kelime bile etmi deildi. Neden biliyor musun? Bence ifte ajand." "Yeter tanr akna. Casus mu yani?" "Bir bakma yle. stihbarat toplama. O yzden dosyas mhrl." "Sen mhrl olduunu dnyorsun. Emekli Askerler Dernei'nden o nedenle bir yant alamyorsun." "Tam on ikiden vurdun." Parman gzme doru uzatp gz krpt, sanki gerekli zek puanlarn almm gibi. fadesiz bir yzle suratna baktm. Belge yokluunun, devletin saklamasnn bir kant olduunu iddia eden o UFO fanatiklerinden biriyle tartr gibiydim. "Yani Almanlar hesabna alt ya da bizim Almanya'daki casusumuzdu, bunu mu sylemek istiyorsun?" "Almanlar deil, Japonlar. Onlar iin alm olabilir ama emin deilim. Birmanya'dayd. O kadarn kabul etmiti." "Bu bunca yl sonra neden bu kadar nemli olsun ki?" "Orasn sen bana syle." "Ben nereden bileyim ki? Chester, bu konuda fikir yrtmek istemiyorum. Baban tanmadm bile. Neler yaptn bilmeme imkn yok." "Ben senden bir tahminde bulunman istemiyorum. Yalnzca tarafsz olman istiyorum. Neden Hava Kuvvetleri'nde olduunu sylemesinler yoksa? Bana bir tek iyi bir neden syle." "u ana kadar Hava Kuvvetleri'nde olduunu gsteren bir kantn yok elinde." "Babam neden yalan sylesin ki? Byle bir konuda kimse yalan sylemez. Sen durumu anlamyorsun." "Neden anlamayaym ki. Aslnda orada olmadn sylyor deiller. Senin verdiin bilgilerden onu tehis edemediklerini sylediler. En az yz Johnny Lee olmal. Hatta belki de daha oktur." "Ayn doum tarihi ve Sosyal Sigorta numaras ile Haydi haydi. Btn bu bilgiler bilgisayarda deil mi yani Yapacan tek ey bilgiyi girmek. Dmeye bas ve karna kversin. u halde neden inkr ediyorlar ki?" "Bu bilgilerin bilgisayarda olduunu nereden biliyorsun? " Konu bu deildi ama iddiac havama girmitim bir kere. "Olmadn sen nereden biliyorsun?" Ciyak ciyak barmamak iin kendimi g tuttum, konumadan nefret ediyordum ama syrlmann yolunu bulamyordum. "Haydi Chester, bu kadar yeter artk" dedim. "Soruyu sen sordun. Ben yalnzca yantlyorum." "Unut gitsin. Sen nasl istersen yle olsun. Tamam, yle olduunu kabul edelim. Bu krk ksur yl nceydi. Adam ld. Artk ne nemi var ki?" "Belki nemsedikleri babam deil de, babamn elinde olan bir ey. Belki onlara ait bir eyi almt. imdi de geri istiyorlardr." "Beni ldrtacaksn! Neyi geri istiyorlar?" "Ne bileyim ben. Belgeler. Dosyalar. Benimki yalnzca bir sezgi." aresizlikten o kck kafam masaya yaslayp alamak geti iimden. "Chester, ok anlamsz bir ey bu." "Neden?" "Eer yle bir durum varsa, imdi neden dikkati oraya eksinler? Neden senin yz dolarn deyip eneni kapatmasnlar? Ondan sonra da gelip o dediin eyi ararlard... her neyse yani. Eer onu bunca yldr saklyorsa ve onlar da bunu aryorlar ve babann izini imdi bulmularsa, neden yz dolar gibi bir paray demeyerek seni kukulandrsnlar?" "Gmlme yardmyla drt yz elli dolar" dedi. Hesab tamam yapmt. "Drt yz elli olsun. Ayn soru ona da geerli." "Devletin neyi neden yaptn ben bilemem. Bu herifler zeki olsalard onu yllar nce bulurlard. Bence o bavuru bizi aa kard." Derin bir soluk aldm. "ok acele hkm veriyorsun." Sigarasn klle bastrd. "Elbette. nemli olan hakl olup olmadm. Benim grme gre onu sonunda buldular ve sonucu da bu oldu." Ban garaj dairesine doru sallad. "imdi bir soru var... Aradklarn buldular m? Yoksa hl bir yerlerde sakl m? Bir ey daha syleyeyim. Bu Rawson da onlardan biri olabilir."

Bu kere inleyip bam ellerimin arasna aldm. Bu kadar samasapan konumadan boynum kaskat kesilmiti. "Bak, bu ilgin bir varsaym ve ben de sana yolunda ans diliyorum. Ben yalnzca bir knye ya da bir fotoraf falan aryordum. Sen bu ii bir casus etesine evirmek istiyorsun ki, o da benim iim deil. Sandvie teekkr ederim. Salamla harikalar yaratyorsun." Chester'in dikkati birden arkamda bir noktada younlat. Kap vuruldu. Ben korkuyla yerimden sradm. Chester ayaa kalkt. Alak sesle, "Polis" dedi. "Normal davran." Kapya doru yrrken ben de arkasndan baktm. Normal davranm. Neden normal davranmayacakmm ki? Ben normal bir insandm. Arka kapda niformal polisin kendini tanttn duyuyordum. Chester adam ieri ald. "Geldiiniz iin ok teekkr ederim. Bu komum Kinsey Millhone. Memur Wettig." Chester Bay yi Yurtta sesini kullanyordu. Memurun gsndeki adna baktm. P. Wettig. Paul, Peter, Phillip. Benim tandm biri deildi. Bu mahallede hep Gutierrez ve Pettigrew dolard. Btn kukulanma ramen Chester'in casusluk kuram beni etkilemi olmalyd ki, imdi de Chester'in karakolu ararken telefonunun dinlendiini; polis yerine bu sahtekrn gnderildiini dnmeye balamtm. Wettig krk be yalarnda vard ve niformal bir polisten ok bir kokteyl salonu arkcsna benziyordu. Siyah salar uzundu ve arkada kk bir atkuyruu biiminde toplanmt; ela gzler, ksa kt bir burun, yuvarlak bir ene. Bir seksen be boy, 100 kilo. niforma geree benziyordu ama devriye gezmek iin biraz yal deil miydi? "Merhaba. Naslsnz?" diye adamla tokalatm. "Gerald Pettigrew ile Maria Guiterrez'i greceimi sanmtm." Wettig'in yz ifadesi de, sesi de gayet normaldi. "Onlar artk ayrldlar. Pettigrew Trafik'te, Maria da ile erifliine geti." "Sahi mi, duymamtm." Chester'e baktm. "Kalmak ister miydin?" "Sen merak etme. Ben seni sonra ararm." Meran Wettig'e bakt. "Size daireyi gstereyim." Chester'le memur arka kapdan knca ben hemen evin n tarafna geip pencereden baktm. Kaldrm kenarnda siyahl beyazl bir devriye arabas duruyordu. Holde bir girintiye sokulmu telefonu buldum. Santa Teresa Emniyet Mdrl'nn numarasn evirdim. "Merhaba. Acaba Memur Wettig devriye nbetinde mi?" "Bir dakika." Kadn beni beklemeye ald. Birka dakika sonra geldi. "Bugn saat e kadar. Bir mesaj brakacak msnz?" "Hayr. Ben sonra yine ararm." Telefonu kapatnca kendimi tam bir salak gibi hissettim. Elbette bir memur Wettig vard? Bana ne oluyordu byle? 4 Bucky'den ktktan sonra eve gidip bir sre kestirip kendimi toparladm. Saat 16:57'de salarma iki fra atp aa kotum. Epey alak olan bulutlar havay erkenden karartm, sokak klar yanmt. Havann serinlemi olmasna ramen Henry'nin arka kaps akt. erden insann itahn kabartan kokularn yansra grltl kahkahalar geliyordu. Henry piyano alyordu. Tel kapy tklattm. Lewis'in doum-gn yemei hazrlklar oktan balamt. Ben armaan olarak bir antika dkknndan gm bir tra tayla bir fra almtm. Artk ister kullanr ister bir koleksiyon paras olarak bir keye yerletirip bakard. Lewis gmleri parlatyordu. Ceketini karmt ama kollarn svad kolal beyaz gmlei hl zerindeydi. Charlie Henry'nin nlklerinden birini beline geirmi Lewis'in doumgn pastasnn son sslerini tamamlyordu. Henry, Charlie'nin, kulaklar iyi iitmedii iin ekindiini sylemiti. Be yl nce doktora gidip baktrm, doktor da kendisine kulaklk vermiti. Ama Charlie bir hafta sonra kulakl kartp ekmecesine atmt. Kendini kulaklarna birer parmak sokulmu gibi hissettiini sylyordu. Rezervuar her ektiinde kendini Niagara elalesinde sanyormu. Salarn taramas akll bir yolda yrd izlenimini veriyormu. itmesi iin insanlarn yksek sesle konumalarnda ne zarar varm ki. ounlukla elini sa kulana gtrr ve sk sk "Ne?" derdi. Dierleri de onun bu tavrlarna aldrmaz olmulard. zerinde alt pasta bir yana arpld iin dzeltmek iin stne fazladan bir tabaka kaymak koyuyordu. Ben girince ban kaldrd. "Doum gn olann pastay yapmasna izin yok" dedi. "Pastay Nell yapt, ben de onun pek beceremedii sslemesini yapyorum." "ok gzel kokuyor." Tencerelerden birinin kapan kaldrp gveci kokladm, inde beyaz bir bek vard. "Ne bu?" "Ne?" Lewis, "Patates salatas olarak balad diye atld. "Ama Charlie saati kurmu ve tabii ki duymam, patatesler de pre oldu, biz de gerekli eklemeleri yapp Charlie Pitt'in Ura Patates Presi Salatas adn verdik. Ayrca tavuk kzartm frnda fasulye, lahana, yumurta, dilimlenmi hyar ve domates var. Son seksen alt yldr, yani iki yamdan beri her doumgnnde bunu yedim. Hepimizin zel bir eyi vardr ve ailemizde kural yemei kardelerin hazrlanmasdr. Ama anlalan bazlar bu ii dierlerinden daha iyi yapyorlar." Sznn burasnda dnp Charlie'ye bakt. Ben de Charlie'ye dndm. "Senin doumgnnde yaplr?"

"Ne dedin?" Sesimi ykselterek soruyu tekrarladm. "Sosis, fasulye, hyar turusu ve kzarm patates. Annem sebze olmad iin sylenirdi ama ben patates kzartmasnda srar edince sonunda pes etti. Doumgn pastasn Henry'nin kekinden isterim, o da yapp memleketin teki ucuna kadar gnderir." "Ya Henry?" Charlie elini kulana gtrnce onun yerine Lewis yant verdi. "Ky jambonu, soslu gevrek, yeil fasulye, bezelye. Charlie ise kfte, patates presi, fasulye ve tepesinde kocaman bir para edar peyniri olan elmal tart ister. Hi aksatmaz." William mutfaa girerken Lewis'in son szn duymutu "Neyi aksatmaz?" "Kinsey'e doumgn yemeklerimizi anlatyordum." William'a baktm, glmsedim. "Seninki nedir?" Lewis yine araya girdi. "William hep New England usul ister ama biz kabul etmeyiz." "Ama ben seviyorum." "Sevmiyorsun. Kimse New England usul gveci sevemez. Bizler de yemek zorunda kalacamz iin severmi gibi davranyorsun." "Peki, sonunda neye fit olur?" "Canmz o anda ne yapmak istiyorsa ona" diye keyifle sylendi Lewis. Arka kap vuruldu. Dnp baktmda Rosie'nin geldiini grdm. William'la birbirlerini grdkleri anda yzleri aydnland. Aralarndaki sevgiyi yle pek gstermezlerdi ama birbirlerine ballklar hemen sezilirdi. William kadnn bir tahtasnn eksik olmasna aldrmaz, kadn da onun hastalk hastaln normalmi gibi kabul ederdi. Sonunda William hayali hastalklarndan daha az yaknr olmu, Rosie'nin de o aksi tavrlar azalmt. Rosie bu gece koyu krmz bir uval entari giymi, srtna mor ve mavili bir al atmt, aln canl renkleri parlak kzla boyad salarna dramatik bir hava veriyordu. Rosie rahat grnyordu. Onu hep utanga, yabanclar yannda huzursuz, arkadalar arasnda buyurgan biri olarak grrdm. Erkeklerle flrt eder, kadnlara glkle katlanr, ocuklar grmezdi bile. Ayn zamanda lokanta personeline ok aksi davranr, onlara mmkn olan en az creti derdi. William ile ben ona bu elisklndan vazgemesi iin srekli srar eder dururduk. Bana gelince, mahalleye geldiimden beri beni acmaszca hrpalamaktan bir gn bile geri kalm deildi. Aslnda kt deildi ama nyarglyd ve grlerini belirtmekten hi kanmazd. Yemeklerimi dzenli olarak lokantasnda yemee baladmdan beri ne sipari edeceimi hep kendisi syler, benim canmn neyi ektiine ya da neye ihtiyacm olduuna aldr bile etmezdi. Ben kendimi yle hafife alnmayacak olarak grrdm ama dorusu Rosie'ye kar kacak yreim yoktu. Diktatrl karsnda tek savunmam pasif direniti. imdiye kadar, benim gvenliim iin gerekli grd anladm kadaryla birbirlerinin yerini alabilecekleri ne koca edinmitim ne de bir kpek. imdi evliliin eiindeyken artk huzura kavumu grnyor, evresine glckler datyordu. Williamn kardeleri Rosie'yi bir an bile duraksamadan kabul etmilerdi ikisini bir arada grdnde afallayan Henry dnda. Dn William'la kadn arasnda bir birlemeden ok Rosie'nin kabileye kabul treni olarak gryordum. Henry yan odadan olanca sesiyle "Doumgnn Kutlu Olsun"u okumaya balad. Biz de kendisine katldk ve yemekten nce bu bir saat byle devam etti. Yemekten sonra Henry beni kenara ekti. "O soygun hikyesi nedir?" "Soygun olduundan emin deilim. Chester haincesine bir komplodan kukulanyor ama ben pek inanamadm dorusu. Eve biri girmi... orasnda herhangi bir kuku yok. Ama bunun babasyla ilgili olduunu sanmyorum." "Chester arada bir balant olduunu mu dnyor?" "Her eyi birbirine bal gryor. Bence ok fazla sayda kt film grm. Johnny'nin kinci Dnya Savanda iki ajanlk yaptn ve alnt belgelere sahip olduunu sanyor. Emekli Askerler Dairesi'ne

Sabah saat 6:14'e kadar deliksiz bir uyku ektim ve saat almadan birka saniye nce kendiliimden uyandm. Yataktan frladm gibi komak iin eofmanm giydim, ilkbahar ve yaz aylarnda saat altda koarm ama kn gne yediden nce domaz. Gne doarken de yolda olmay severim. Yirmi be yamdan beri kouyorum... Gnde mil ve hastalk, yaralanma ya da bir tembellik krizi olmad zamanlar haftada alt gn. Yemek yemem dzensizdir ve yediim eyler de o kadar mnasebetsizdir ki komak gnahlarmn kefaretini demektir benim iin. Gnn o saatinde havaya baylrm. Serin ve slaktr. Deniz, am, okalipts ve biilmi ot kokar. Terimi atp da evime dnerken gne de imenler zerinde uzanmaya balam, iyi sise dntryor olur. Komann son an kadar tatmin edici baka bir ey olamaz: Gs krk gibi iner kalkar, kalp atlar hzldr, yzmden aa terler boanr. Belimi krarak bir iki hareket yaparken gerilimden, stresten ve ifte Kaarl tostlarn etkilerinden kurtulmu olmann mutluluuyla kendimden geerim. Eve dnnce duumu alp giyindim. Msr gevreimin son kan yerken telefon ald. Saate baktm. Henz 7:41'di ki, bu dnyann benim ilerime burnunu sokmasn beklediim bir saat deildi. kinci alnda atm. "Alo?" "Benim. Chester. Umarm seni rahatsz etmedim." "Etmedin. Ama bu saatte ne istiyorsun?" "Az nce Cabana Bulvar'nda koarken grdm miydin?" "Evet. Bunu sormak iin mi ettin, yoksa baka bir ey: vard?" "Hayr hayr. Yalnzca merak ettim. Sana gsterme istediim bir ey var. Dn gece bulduk." "Neymi o?" "Bir gel de bak. Bucky babamn dairesini temizlerken buldu. Sen grene kadar kimsenin el srmesine msaade etmedim." "Be dakika sonra oradaym." Tabamla kam ykadm, msr gevreiyle st kaldrdm, mutfak tezgh zerinden slak bir snger geirdim. Yalnz yaamann keyifli yanlarndan biri de temizlediin pisliin kendi pisliin olmas. Anahtarlarm cebime attm, kapy ekip dar ktm. Kotuumdan bu yana mahalle uyanmaya balamt. Lewis yarm blok ilerde sabah yryn yapyordu. Moza Lowenstein kapsnn nn spryordu, omuzunda bir papaan tnemi olan bir adam kpeini yrye karmt. Havann serin ve gneli olduu, dn geceki odun atelerinin kokusunun hl kaybolmad o kusursuz k gnlerinden biriydi. Bizim sokakta palmiyeler ve yaprak dkmeyen aalar geen mevsimlerde hep sabit kalan eylerdi. Bucky'ye vardmda byk evin evresini dolaarak arka tarafa getim. Beton park yerinde karton kutular olduuna gre Johnny'nin zel eyalar konusunda harekete geilmi olmalyd. Ahap merdivenden yukardaki daireye ktm. A kapdan ierdeki konumalar duyuluyordu. Kapdan girince durakladm. O kocaman kutular knca mekn daha kk ve sefil grnyordu. Mobilyalar hl yerli yerindeydi ama odada gzle grnmeyecek kadar klmlerdi sanki. Bucky ile Chester giyim eyalar boaltlm dolabn nnde duruyorlard. Her ikisinin de zerlerinde ayn tr ksa kollu naylon Hawaii gmlekleri vard: Bucky'ninki neon yeili, Chester'inki crtlak mavi. Babe giyecekleri katlayp eski bir sanda yerletirmekteydi. Her bir para eya kalktka asklklar, sa tarafnda, yerde ylyordu. zerinde bir ort ve ksa bir bluz, ayanda terlikleri vard. Tombul vcudunu kulland rahatla hayran olmamak elde deildi. Ben olsam o giysiler iinde donardm ama havann farknda deilmi gibiydi. Beni gren Chester srtt. "Geldin ite. Senden sz ediyorduk. Gel de una bak. Ve ne dndn syle." Bucky geri ekilerek bana dolabn arka duvarndan skt kaplamay gsterdi. Bolua, betona gmlm bir kasa yerletirilmiti. Kasa kapa yaklak krk santim eninde ve otuz santim yksekliindeydi. Kaplama gmme menteeli olup gayet ustalkla yerletirilmiti ve dokununca alan, mknatsl bir kilitle tutturulmutu. "ok ilgin. Bunu nasl buldun?" diye sordum. Bucky kendinden pek memnun bir tavrla koyun gibi srtt. "Dolab boalttktan sonra sprrken sprge sopas arka duvara arpt. Ses bir garip geldiinden feneri alp yakndan baktm. Elimle vura vura buraya geldiimde kapak birden alverdi." Akln nnde eilip kiriler arasnda bulunan bolua baktm. Kasann n yz etkileyiciydi ama bu bir aldatmaca da olabilirdi. Ev kasalarnn ou yeterli zaman ve uygun aletleri bulunan bir hrsza dayankl deildir. Benim bu grdm daha ok yangn kasasna benziyordu ki, bunlarda kaln elik duvar olarak grnen ey genelde ince bir madeni klf olup ii yaltm malzemesiyle dolu olurdu. Byle bir kasa ksa sreli ev yangnlarndan korunurdu. Eski kasalarda yaltm malzemesi imento kadar temel bir madde bile olabilirdi. Modern kasarlarda ise vermislit mika falan gibi bir hrszlk sannn aletlerinden tespit edilebilen eyler kullanlmaktayd. Daha dikkatle baknca kasann betona gml olmadn farkettim. Beton kasann girecei bir yuva oluturuyordu, hepsi o kadar.

"Bir ilingir ardk" dedi Chester. "Beklemeye tahammlm yoktu, acil bir numaray arayp birini gndermelerini syledim. Btn aradmz yantlar bu kapan arkasnda olabilir." Herhalde aklndan haritalar ve ifreler, kk bir telsiz, bir Luger tabanca ve grnmez mrekkeple yazlm yayn saatleri geiyordu. "Kasa ifresini aradnz m? Belki de bir kda yazp yaknlarda bir yere sktrmtr. ou insan belleine gvenmedii iin byle yapar." "Onu dndk ve aklmza gelen her yere baktk. Ama sen de her eyi didik didik etmitin. Kilidin ifresi olabilecek bir ey grm mydn?" Omuzlarm silktim. "Ben yle bir eye rastlamadm, ama doum gnn ya da Sosyal Sigortalar numarasn kullanyor olabilirdi." "Bunu yapabilirler mi?" diye Bucky atld. "Yani sizi verdiiniz saylara gre ifre hazrlarlar m?" Yine omuzlarm silktim. "Bildiim kadaryla. Bu konuda uzman deilim ama hep byle yaplabileceini dnmmdr." "karalm m?" diye sordu Chester. "Olabilir. ilingirin de herhalde geldiinde yapaca ilk ey budur." Dorulup dolaptan karak Bucky ile Chester'e kasay yerinden kartmalar iin yer atm. Epey oflayp pufladktan sonra kasay karp odann ortasna tadlar. Kasa yerinden ktktan sonra artk daha yakndan bakabilirdik. mz de kutunun d duvarlarn sanki uzaydan gelmi bir nesneymi gibi dikkatle gzden geirdik. Kasa krk santim derinliindeydi, bej ve gri tonlarna boyanmt, altnda lastik ayaklar vard. Eskiye benzemiyordu. Kadranda birden yze kadar numara vard ki bu da bir milyon ifre kombinasyonu demekti. Yani denemeye almann hibir yarar olmazd. Babe iini brakm bizi seyrediyordu. "Belki de aktr" dedi. Hep birden dnp yzne baktk. "Olabilir" dedi. "Bir denemeye deer." Uzanp kolu evirmeye altm ama bouna. Kadran her iki yana doru evirerek bir daha yokladm. Ama yine bir ey olmad. "imdi ne yapacaz?" dedi Bucky. "Bekleyeceiz." Kasa teknisyeni elinde kocaman krmz bir alet kutusuyla bir saat sonra geldi. Santa Teresa ilingirler Odas'ndan Bergan Jones diye kendini tantp nce Chester'in, sonra Bucky ile benim ellerimizi skt. Babe yine eyalar katlamaya balamt, ama adamla tantrlnca utanarak ban sallad. Jones uzun boylu, kr sal, dk omuzlu, ak ve parlak alnl, kaln ereveli gzlklyd. Elli elli be yalarnda olmalyd. Chester adamn zaten grd kasay gstererek, "Bize yardmc olabileceinizi umarm" dedi. "Sorun deil. Ayda otuz kadar kasa aarm. Bu modeli biliyorum. Uzun srmez sanrm." Jones alet kutusunu aarken biz de hayranlkla onu izlemeye koyulduk. Tavrlarnda eski zamann ev doktorlarn andran bir ey vard. lk tehisini koymutu, lmcl bir durum yoktu ve hepimiz rahatlamtk. imdi sra uygun tedaviye gelmiti. Jones koni eklinde bir ey alp kadrana geirdi, iyice sktrd. Birka dakika iinde kadran kartp bir kenara koymutu. Sonra alttaki halkay tutan vidalar skp halkay da kard. Ardndan bir elektrikli matkap alp kadrann rtt yere bir delik at. "yle delecek misiniz?" diye sordu Babe. Sanki dinamit ya da nitrogliserin falan beklermi de dkrklna uram gibi kmt sesi. Jones glmsedi. "Bu bir ev yangn kasasdr. Eer hrszla kar korunmal olsayd, bu eliin ardnda sert bir madde olurdu. Onu da delerdim ama bu yarm saatimi alrd. M tiplerden ounda yayl yedek kilitler vardr, yanl bir noktaya dokunduunuz anda devreye girerler. O zaman i epey gleir ama bunda byle bir ey sz konusu deil." Adam delik aarken madenin kard gacrt nedeniyle hibirimiz konumadk. Adamn ellerinin stndeki kllar sar renkliydi, parmaklar uzun, bilekleri inceydi. Sanki bizim henz aklmza gelmeyen bir eyi biliyormu gibi kendi kendini glmsyordu. Belki de iinden keyif alan bir insand. Delik delinince kutusundan baka bir alet kard. "Nedir o?" diye sordum. "Oftalmoskop. Doktorunuzun gzlerinize bakarken kulland alet. Neler olduunu anlamam iin arklar aydnlatmam gerek." Yeni at delie oftalmoskopun camnd dikkatle bakarken kadrann iine girmi olan ubuu hafife evirdi. "Bu ana ark evirir, o da nc ifre ark. nc ikincisini, o da birincisini. Birinci ark hareket ettirmek iin drt dn gerekir. Birinci ark kasann tarafna en yakn olandr. te imdi oldu. Mkemmel. imdi eviri ynn deitirerek dn saysn azaltacaz, ok gemeden de bir hizaya gelecek. O zaman kol, kilit zerine decek ve kasa alacak." Bunu sylerken kasann kolunu tutup ekti ve kasa kadran ald. Chester, ben ve Bucky ayn anda "Ooo!" diye bardk, sanki havai fiek gsterisi seyrediyormuuz gibi. Babe, "Bomu dedi. "Aldlar demek!" diye sylendi Chester.

"Neyi aldlar?" diye sordu Babe. Ama kaynpederi yant vermeyerek kzn yzne ters ters bakt. Bergan Jones ifreyi yazp aletlerini kaldrrken Bucky kasann iine bakt, sonra oto tamircisi gibi srtst yatp iine bir fener tuttu. "Buraya bir ey yaptrlm, baba." Uzanp baktm. Kasann tavanna bej rengi bantla ikince bir ey yaptrlmt. Chester, Bucky'nin bacaklar stnden geip meldi. "Nedir o? kart da ver bakaym." Bucky yapkan bandn ucunu hafife trnaklad, sonra bir yarann stnden ekermi gibi dikkatle ekerek kard. Banta yapk iri bir demir anahtar vard. Ucunda basit kesikleri olan eski tip demir bir anahtar. Bucky anahtar kaldrd. "Bunun ne anahtar olduunu bilen var m?" "Ben bilemem" dedim. Chester'e dndm. "Sen biliyor musun?" "Hayr ama imdi hatrladm babam kilitlerle oynamaktan byk zevk alrd. Kapdan kilidi kartr, eesiyle yeni bir anahtar yapard." "Ben yle bir ey yaptn hi grmedim" dedi Bucky. "Ben ocukluumdan szediyorum. Ekonomik Bunalm gnlerinde bir ilingirin yannda almt. Eski kilitlerden bir de koleksiyonu vard, yz tane falan. Yllardr grmedim ama." Anahtar elimde evirdim. Ssl bir biimi vard, tutama deniz kabuu biimindeydi. n yznden tutulup bakldnda bir soru iaretini andryordu. "Kilit ve anahtar delii ilgin olacak" dedim. "Buralarda byle bir ey hatrlyor musun?" Chester'in az kvrld. "Hayr. Ya sizler, ocuklar? Siz u anda burasn benden iyi tanrsnz." Bucky ban sallad, Babe de omuzlarn silkti. Jones hafife glmseyerek alet kutusunu kilitledi. "Bahe kaps anahtarna benziyor. Hani byk maliknelerimi demir kaplarndakiler falan gibi." Chester'e dnd. "Faturam gndereyim mi?" "Ben bir ek yazarm. Aa mutfaa gel, hallederiz. Artk babamn birka ay nce ldn anlamsndr sanrm. Hl teberisini dzene sokmaya alyoruz. Kasa srpriz oldu. nsanlar lmeden bir iki satr bir ey brakmallar. Ne nedir falan. Her neyse, yardmnza teekkr ederiz. "Benim iim bu." ki adam gidince Bucky, Babe ve ben anahtara baktk. "imdi ne olacak?" diye sordu Bucky. "Kilitlerden anlayan bir dostum var" dedim. "Bu anahtarn uyaca kilit hakknda bir fikri olabilir." "ok iyi olur. Yoksa bize bir yarar olmayacak." Babe anahtar alp inceledi. "Belki de bykbabam bunu beendii iin saklamtr. ok gzel ve eski bir ey." Anahtara Bucky'ye, verdi, o da bana uzatt. "Tamam ama yangn kasasna saklamaya ne gerek var? Bir ekmecede de tutabilirdi. Bir zincire takp boynuna asabilirdi." "Eer bir itiraznz yoksa ben bir uzmanma gstereyim" dedim. "Bence hava ho" dedi Bucky. Uzmanmn, el antamda tadm maymuncuk takmn bana vermi olan hrsz olduunu sylemeden anahtar cebime indirdim. Eve dnerken olaylar dizisini bir kere daha dikkatle dnmekte olduumu farkettim. Son yirmi drt saatin merakm uyandrdn itiraf etmek zorundaydm. Bu hl mantksz gelen Chester'in casusluk kuramyla ilgili bir ey deildi. Beni rahatsz eden eyler yal adamn yaamndan su yzne kan yantsz sorulard. Ben dzenden holanrm, yatamn altnda toz yumaklar yoktur, evim yle darmadank deildir. Eve varr varmaz masamn bana oturdum, bir paket indeks kart kartp not almaya baladm. Yazdka ne ok ey hatrladm farkedip ben bile ardm. Konu tkenince kartlar masamn ardnda asl duran mantar levhaya ineledim. Sonra ayaklarm masaya kaldrdm, dner koltuuma yaslanp hepsine birden baktm. Bir ey yerli yerine oturmuyordu ama ne olduunu anlamadm. Kartlarn yerlerini deitirip yeni diziye baktm. Okuduum eylerden birinde bir tuhaflk vard. Birmanya. Chennault ile Amerikal Gnlller Grubu. Gerek parmaklarmn arasndan kayordu ama orada olduunu biliyordum. Hizmet grd birlii tespit etmeliydim. Acaba konu bu muydu, yoksa baka bir ey mi vard? Johnny'nin kitaplarn kartrrken baz AGG pilotlarndan ismen szedildiini grmtm. Bunlardan biri ya da birka bugn hl hayatta olmalyd. Onlar Johnny'nin birliini bulmann bir yolunu gsteremezler miydi? Bu epey zahmetli bir iti ve herhalde ben koup kovalayacak deildim, ama hi olmazsa Chester'e doru yn gsterebilirdim. Kitaplar bir kere daha gzden geirecektim ama onun dnda parmam bile oynatmaya niyetim yoktu. Hrsz dostuma telefon ettim ama telefon kapatlmt. Eh, o zaman daha sonra Santa Teresa Emniyeti'ni arardm. Ar Sular Masas'ndan Detektif Halpern herhalde nerede olduunu bilirdi. 5 Saat onda yine Bucky'nin evindeyim. Kapy tklattm, birka dakika bekleyip de karlk alamaynca arka tarafa yrdm. Karton kutular bir yana itilip yol temizlenmiti. Garajn soldaki kaps akt, Buick grnrlerde yoktu. Belki birden kahvaltya gitmilerdi. ki arabalk garajn dier yars kutular, eski mobilyalar, aletler, bahe ara gereci falanla almaz bir daa dnmt.

II. Dnya Sava kitaplaryla dolu karton kutu en stteydi. Kutuyu merdivenin yanna ekip iini aratrmaya koyuldum. Sonunda aradm kutunun dibinde, Robert Jackson tarafndan yazlm Fighter! The Story of Air Combat 1936-45 adl kitapta buldum. Amerikan Gnll Grubu 4 Temmuz 1942'da bamsz sava birlik kimliini kaybedip Onuncu Hava Kuvvetleri Komutanl'na bal yeni in Hava Grev Gc'nn bir paras oldu. HGG'nin komutan in niformas yerine Amerikan niformas giyen ve tmgeneral rtbesini alan Claire Chenlnaulf'ydu. Bu kadar zamandr her eye ramen Birmanya'da direnmi olan AGG pilotlar daldlar. Birka in'de kalmay seti. Bunlar hl sava yorgunu PI 40'larla uan yeni 23. Sava Grubu'nun ekirdeini oluturdular. Ardndan birka ad sralanyordu: Charles Older, "Tex Hill, Ed Rector ve Gil Bright. Beni ilgilendiren nokta AGG pilotlarnn Nisan ve Temmuz 1941 arasnda Central Aircraft Manufacturing Company tarafndan ie alnmalaryd. Hepsi de ABD askerleriydi ve bir yllk kontratla CAMCO'ya balanmlard. Ancak Chester bana babasnn iki yl askerlikten Sonra 7 Austos 1944'teki drdnc doumgnne eritiini sylemiti. O kadar kesin konutuu iin tarih belleime yerlemi, ben de karta not etmitim. Oysa o srada AGG kapatlal iki yl oluyordu. u halde hangisi doruydu? Johnny gerekten AGG'de bulunmu muydu? Daha da nemlisi, gerekten askerlik yapm myd? Chester tarihlerdeki bu tutarszl kendi komplo kuramnn dorulanmas olarak grecekti. Verecei yant tahmin edebiliyordum: "AGG yalnzca gerei rtmek iin bir hikyeydi. Bunu sana ben de syleyebilirdim." Chester herhalde babasnn paratle dman hatlar gerisine indiini, hatta Japon bakomutanlna eriebilmek iin yalandan esir dtn tahmin ediyordu. Dier yandan, adam askerlik yapmamsa, o zaman konu hakknda bilgili grnmek iin bu kadar kitab toplam olmalyd. Ve sava hakknda konumaktan kanmasnn nedeni de bu olabilirdi. Hizmet grd birlikten birine rastlama olasl yznden konumak riskli olabilirdi. Ortaya bir devlet srr izlenimini atarak kendisini ele verecek ayrntlara girmemeyi mazur gstermeye almt belki de. Arka avluda beton bloklar zerinde duran Ford Fairlane'e baktm. Btn bunlardan bana neydi? Adam lmt. Olu ve torunu onu bir sava kahraman (ya da krk yldr srrn gizlemeyi baarm bir casus) olarak grmek istiyorlarsa, bu beni ilgilendirmezdi ki. Johnny'nin hikyesindeki gedikleri bulmak iin para demiyorlard bana. Hatta herhangi bir ey yapmam iin de para verdikleri yoktu. O halde neden kurcalayacaktm ki? Ama kendi kendime, "nk benim yapma aykr da ondan" dedim. Gerek konusunda ben kk bir teriyer kpeinden farkszm. Burnumu ille bir delie sokar ve iinde ne olduunu anlayana kadar eeler dururum. Kimi zaman srlrsam da bu tehlikeyi gze almaya her zaman hazrmdr. On be santimlik anahtarn kalama battn hissediyordum. Bacam uzatp elimi blucinimin cebine soktum. Anahtar karp elimde yle bir tarttm, parmam kararm yzeyine srdm. Kenarnda kilidi reten irketin ad yazlyd ama bu kta pek seemiyordum. Schlage, Weslock, Weiser ya da Yale gibi bildiim kilit reticilerinden biri deildi. Kasa Amsec markal ve ifreli olduundan onunla hibir ilikisi dnlemezdi. Ayaa kalktm, anahtar yine cebime soktum. Chester dnene kadar ne yapabileceimi dndm. Yanl hatrlyor olabilirdi. Ben hikyeyi Bucky'den dinlemitim ve Bucky de tarihleri kartrm olabilirdi. Ray Rawson bana sava baladktan hemen sonra tersanede birlikte almaya baladklarn sylemiti ki, bu da 1942!de olacakt. Johnny'yi "eski" gnlerden tanyan birinin aniden kap nnde belirmesi de garibime gitmiti. Adamn aklamasna ramen iin iinde bir bir yenii olup olmadn merak ediyordum dorusu. Lexington oteli kumsaln yaknndaki aa State Caddesi'ne alan bir yan sokaktayd. Sar tuladan yaplma, yorgun grnl be katl bir bina, altnda dkknlar. Binann bir yannda imek biiminde bir atlak atdan temele kadar iniyor ve insann aklna 1925 depremini getiriyordu. Lexington szcnn harfleri binann bir kesinde yukardan aa iner| cazrtl sar neon lambalard. Kapnn stnde ODA SERVS TELEFON HER ODADA RENKL TELEVZYON yazyordu. Giriin bir yannda bir Meksika lokantas, teki yannda bir bar vard. Her ikisinin de mzik dolaplar havada yer kapmaya alyordu. Linda Ronstadt ile Helen Reddy'nin sesleri birbiri stne biniyordu. Pek yoksulca denmi ve kire kayma kokan lobiye girdim. Resepsiyona kadar uzanan eskimi krmz halnn iki yanna palmiye sakslar dizilmiti. Resepsiyon memuru grnrlerde yoktu. Masann zerindeki dahili telefonu ap operatrden Ray Rawson'un odasn balamasn istedim. Telefon iki altan sonra alnca kendimi tanttm. Drdnc kattaki odasn nasl bulacam tarif etti. "Merdivenden k" dedi. "Asansrn buraya varmas yllar sryor." Cierlerimin kapasitesini snamak iin basamaklar ikier ikier tm. kinci kat sahanlna vardmda soluum kesilmi, yavalamak zorunda kalmtm. Son kat trabzana tutunarak ktm. Bir spor dalnda formunda olmann teki zerinde hi etkisi yoktur. Bisiklet aletinde yirmi dakika dayanamayan koucular, yere ylmadan bir mil koamayan yzcler bilirim.

407 numarann kapsn vurmadan nce soluumun yerine gelmesini bekledim. Kapy aan Ray'in elinde portatif bir elektrikli tra makinesi vard. plak ayakt, kadife pantolon ve tirt giymiti, salar dklm kafas ald dutan hl slakt. Utanrcasna glmserken n dileri arasndaki boluk kendisine bir masumiyet havas veriyordu. eri girmemi iaret etti. "ok hzlymsn. Sen kmadan bu ii bitiririm sanmtm. Hemen geliyorum." Banyoya gidip kapy kapatnca makinenin grlts de hafifledi. Odas geni ve sadeydi: Beyaz duvarlar, beyaz yatak rts, kaln ahap ubuklar zerinde ardna kadar alm beyaz keten perdeler. Yalnzca iki pencere vard ama ikisi de geniti ve binann arkasndaki sokaa bakyordu. Yerdeki gri hal nispeten temiz grnyordu. Banyo kaps kapanrken grdm kadaryla oras da beyaz seramik iniyle kaplyd. Ray tra losyonu kokusu yayarak odaya dnd. evreme yle bir bakarak, "Hi fena deil" dedim. "Gecesi elli dolar. Bir yer bulana kadar haftalk indirim istedim. Bucky kiradan sz etmedi herhalde." "Bana bir ey sylemedi. Eve hrsz girdiini biliyor musun?" "Ne? Bucky'lere mi? Ne zaman?" Olayn bir zetini verdim ve yzndeki glmsemenin nce inanmazlk, sonra da kaygyla silindiini grdm. "ok kt." Birden yzmdeki ifadeyi farketti. "Hey, bir dakika. Bana neden yle bakyorsun? Umarm benim bu ile bir ilgim olduunu dnmyorsundur." "Sen gelene kadar bir sorun olmamas ok garip. Johnny leli drt ay oluyor. Sen geen hafta ortaya ktn ve Chester'in bana birden bireyler gelmeye balad." "Ben dn gece barda byk ekran televizyonu seyrediyordum. stediine sorabilirsin." "Oturabilir miyim?" "Elbette. yisini al, ben buna otururum." Odada bir sert tahta bir de kuma kapl iki iskemle vard; Ray ikincisini bana uzatp ahabna oturdu. Ellerini dizlerine dayad, avuileri terliyormu gibi kumaa srtt. "Ben herhalde Johnny'nin en eski ve en iyi arkadaydm. Onun oluna ya da torununa benden ktlk gelmez. Bana inanmalsn." "Ben seni suluyor deilim, Ray." "Bana yle geldi de." "Eer bunu yapann sen olduunu dnseydim buraya gelmezdim. Polise gidip parmakizi aldrrdm." "Parmakizi almadlar m?" "Chester herhangi bir eyin alndndan emin deil, polis olay hrszlk olarak grmyor. Burada teknisyenler yalnzca byk bir su ilendiinde parmakizi alrlar. Adi sularda deil." Parmakizi srecinin biraz uzun ve polisin de iinin bandan akn olduunu sylememitim. Normali haftayd. Acil durumlarda parmakizi alnr, kda geirilir, kt Sacramento'daki merkeze gnderilirdi. Ondan sonra bir iki gnde sonu alnrd. Ama bu olayda bir zanl bile yoktu. Belki de Ray dnda. Cebimdeki anahtarn katln hisserek adamn yzne baktm. Ancak imdilik ondan haberi olmasn istemezdim. Aklnda bir ey olan bir insana benziyordu ve ben de nce onun hikyesini dinlemek istiyordum. "Ashland'da kim var?" diye sordum. Saniyenin binde biri kadar bir sre duraksad. "Orada ailem var" dedi. "Johnny gerekten asker miydi?" "Hibir fikrim yok. Sylemitim, yllarca izini kaybettim." "Sonra nasl balant kurdunuz?" "Johnny beni arad." "Seni nerede bulacan nasl biliyordu." Sanki fotoraf ekiliyormu gibi yznden bir sabrszlk ifadesi geti. "Adresim vard elinde. Ne oluyoruz? Bu sorular yantlamak zorunda deilim. Bunlar seni hi mi hi ilgilendirmez." "Bu iin esrarn zmeye alyorum." "Eh, bunu git baka yerde yap." "Chester, Johnny'nin kinci Dnya Sava'nda casusluk yaptn dnyor. Japonlar hesabna da alan ikili bir casus." Ray gzlerini yuvarlad, ban sallad. "Bunu da nereden karm?" "Anlatmas uzun srer. Babasnn paranoyak olduunu dnyor." "Johnny paranoyakt ama bunun Japonlarla bir ilgisi yoktu." "Neydi peki?" "Sana neden anlataym ki? Senin bana gvenmediin gibi benim de sana gvenmem iin bir neden yok." "Ben de dost olduumuzu sanyordum" dedim. Anahtar yavaa cebimden ekip a tuttum. " Bunun hakknda bir ey biliyor musun?" Anahtara bakt. "Onu nereden buldun?" "Bucky Johnny'nin dairesindeki kasada buldu. Daha nce grm muydun?" "Hayr." "Ya kasann varln biliyor muydun?"

Ban sallad. Benim bu yaptm da di ekmekten farkszd yani. "in iinde ne olduunu anlamadm" dedim. "in iinde hibir ey yok." "Yoksa neden anlatmyorsun? Bir sakncas olmaz nasl olsa." "Bak, eve kimin girdiini biliyor olabilirim. Eer dndm gidiyse o zaman biri beni izlemi demektir. Hepsi bu. Yanlyor da olabilirim." "Adam neyin peindeydi?" "nsaf. Sen pes etmek nedir bilmez misin?" "Bir fikrin olmal ama." "Yok diyorum sana." "Elbette var" dedim. "Yoksa ta Ashland'dan buraya neden geldin ki?" Telal bir tavrla yerinden kalkt, pencere nne gitti, ellerini ceplerine soktu. "Yeter artk. Bkmaya baladm ama. Beni yant vermeye zorlayamazsn, onun iin brak peimi." Kalkp yanna yrdm, yzne bakabilmek iin duvara yaslandm. "Bak, sana ne dndm syleyeyim. Benim kafam byle alr: Bence burada bir ilenmi bir su var. Parmamla akama vurdum. "Kendi kendime dnyorum, tamam m? Ya Johnny Hava Kuvvetleri'nde hi bulunmadysa? in buras beni rahatsz ediyor. Eer asker deilse o zaman btn tablo deiiyor. nk o zaman o srada nerede olduunu dnmeye balyorsun." Rayle gzgze geldik. Bir ey sylemeye alt ama sonra sylemese daha iyi olacakm gibi grnd. "Benim ne dndm bilmek ister misin? Bu imdi aklma geldi. Belki de cezaevinde yatyordu. Belki bu Hava Kuvvetleri ii bu -AGG palavras- yokluunu aklayacak kibarca bir mazeretti. O zaman sava balamt. Kocann hapiste olduunu sylemek yerine askerde olduunu sylemek daha yurtseverce grnrd." Bir sre bekledim ama Ray'den ses kmad. Elimi kulamn arkasna gtrdm. "Bir ey syleyecek misin?" Ban sallad. "Bu senin kuramn. stediini dnmekte serbestsin." "Bana yardmc olmayacak msn?" "Hayr." Dayandm duvardan ayrldm. "Eh, belki fikir deitirirsin. Ben Johnny'den bir sokak ilerde oturuyorum, Albanil Soka'nda be kap ilerde. Hazr olduun zaman gelirsin konuuruz." Kapya doru yrdm. "Anlamadm bir ey var" dedi. "Bundan sana ne?" Geri dnp yzne baktm. "imde bir sezgi var ve ben de onun doru olup olmadn renmek istiyorum. Bizim meslekte arasra byle snamalar yapmak iyidir." leyin kendime ifte kaarl bir tost ziyafeti ektikten sonra leden sonram yeni Elmore Leonard romanyla geirdim. Kendi kendime yapacak i olmadan byle tembel tembel oturmann ne kadar keyifli olduunu syleyip duruyorsam da, bu boluk beni hafiften hafife rahatsz etmeye balamt da. Genelde kendimi alkan biri olarak grmem, ama zamanm boa harcamaktan da hi holanmam. Evimi toparladm, bir iki ekmeceyi temizledim, yine kitabma dndm. Akama doru da ceketimi srtma geirip keye bir iki lokma yemeye gittim. Eer bir karar verebildiim takdirde bir de sinemaya giderim diye dnyordum. Sokak sakindi, evlerin yarsnn nlerinde lambalar yanmt. Hava epey serindi ve hava her gn biraz daha erken kararmaya balamt. Birinin pien yemeinin kokusunu alyordum, gzlerimin nne scack grntler doluyordu Arada srada bir ite taklp kaldm olur, ite o zaman bir ilikinin eksikliini hissederim. Akta insann yaamna bir odaklanma duygusu getiren bir ey vardr. Nasl yapldn hatrlasam herhalde seksten de ikyet etmezdim. Ama bir daha sevime frsat bulduum takdirde her halde bir elkitab edinmem gerekecek. Rosie'nin lokantas hemen hemen bosa da, ben oturduktan birka dakika sonra Babe ile Bucky'nin ieri girdiklerini grdm. Ben el sallaynca kollarn birbirlerinin beline dolam, kalalar birbirininkine deerek oturduum arka blmeye yaklatlar. "Bucky, baban nerede?" diye sordum. "Ona rastlayacam umuyordum. Konumamz gerek." "pe eya gtrd ama birazdan dner. Bize katlr msn? Babam gelene kadar barda oturup saat alt haberlerini seyrederiz diye dnmtk." Lokantann solgun klar altnda neredeyse yakkl grnyordu. Babe uzun bir blucin etek ve izme giymi, srtna bir blucin ceket atmt. "Teekkr ederim ama hemen bireyler yiyip sinemaya gidebilirim." "Eh, fikir deitirirsen biz oradayz." Bara doru yollarna devam ettiler. Bu arada Rosie mutfaktan kmt. Yanma gelmeden nce iki bira doldurmasn seyrettim. Kalemiyle not defterini karm, yazmaya balamt bile. "Senin iin ahane bifteim var" dedi mn kartn elimden alrken. "Sosisli ve sarmsak turulu domuz cieri paralar. Yannda da elmal lahana salatas." "ok iyi" dedim. Baka ne diyebilirdim ki. "Birayla iyi gider. araptan daha iyi. arap sarmsak turusuyla gitmez."

"Herhalde." Daha sonra hazmszlk ekecektim ama yemei itahla yediimi sylemeliyim. Lokanta dolmaya balyordu. Rosie'nin Yeri mahallenin spor dknlerinin en gzde toplant yeri olmu ve bylece sknet ve huzur arayan bizlerin keyfimizi karmt- Eer Rosie'yi sevmesem ve lokanta evime bu kadar yakn olmasa yeni bir yer bulacaktm. Bucky ile Babe'in bir masaya getiklerini grdm. Birka dakika sonra Chester geldi ve babaa verip ne smarlayacaklarn kararlatrdlar. O srada iersi yle grltl olmutu ki, yanlarna gidip Johnny'nin gemii hakknda bir konumaya girmek pek akllca bir ey olmazd. Saat 18:35'te hesabm deyip kendimi dar attm. Sinemaya gitme fikri ekiciliini kaybetmiti, ama "kardeler'le biraz ene alma frsat her zaman vard. Eve dnnce arka verandaya gidip kapy tklattm. Bouk bir "Kim o?' sesi duyunca telrgden bam uzattm ve Nell'in frnn yanna bir iskemle ekmi olduunu grdm. Beni grnce ieri girmem iin el etti. Kapy ap bam uzattm. "Merhaba, Nell. Naslsn?" Frnn kapa ak, tepsileri karlmt, byk bir temizlik nazrl iinde olduu belliydi. Tezghn zerine serilen gazete kdnn stnde deterjan kokan tepsiler sralanmt. "Gayet iyiyim. Gelsene Kinsey." Nell genellikle gr beyaz salarn bann arkasnda gayet ssl taraklarla tuttururdu, ancak bugn earbyla tam bir yal Klkedisi'ne benziyordu. "ok alkansn" dedim. "Daha yeni geldin ve hemen ie koyuldun." "Bir frn skp iini iyice temizlemedike rahat edemem. Henry ev ilerinde ustadr ama bir frn da ancak kadn temizleyebilir. Cins ayrmclk gibi gelecek ama gerek bu." "Yardma ihtiyacn var m?" "Dostlua ihtiyacm var." Nell pamuklu elbisesinin stne boyundan takmal bir nlk geirmi, elbisesinin kollarn bileklerine sard kt peetelerle korumaya almt. ri bir kadnd, genliinde boyu herhalde bir seksene yaknd. Geni omuzlu, iri gsl, iri elli ve ayaklyd. Yz uzun kemikliydi, seyrek beyaz kalar, elektrik mavisi gzleri vard. Yz kr krt. Buzdolabnn btn raflar boaltlmt, tezghlarn zeri st kapal anaklar iinde kalm yemekler, zeytin ve peynir kavanozlar, i sebzelerle doluydu. Buzdolabnn ekmeceleri karlmt, bir tanesi sabunlu suyla dolu evyenin iindeydi. Baz maddeler p kutusuna atlmt. Nell raflar sildii bezi skyordu. "Bu ii bitirince kpk ampuanla banyo yapacam" dedi. "Sonra sabahlm, terliklerimi giyip biraz kitap okuyacam. Bu gnlerden birinde gzlerimin teslim bayra ekeceini sandm iin mmkn olduu kadar ok ey okumak istiyorum." Bir kavanozun kapan ap iine bakt, koklad ama iindekinin ne olduunu anlayamamt. "Tanr akna, nedir bu?" Kavanozu a tuttu. indeki sv urup kvamnda ve parlak krmzyd. "Sanrm Henry'nin yapt kirazl pastann urubu' dedim. "Buzdolabn daha iki hafta nce temizlemiti." Nell kavanozun kapan kapatt. "O da yle dedi. Ama buzdolab temizlii benim zelliklerimden biridir. Henry buzdolabnn nasl temizleneceini 1912'de ben retmitim. Onun sorunu yeteri kadar zenli olmamasdr. Zaten ou deildir, pmz konusunda ondan farkl deiliz ya. Eh, madem buradaym, ortala eki dzen vereyim bari." "Senin iin olanlara evii retmek miydi?" "Hemen hemen. Annemin onumuzu da yetitirip eitmesine yardmc olurdum. Babam ldkten sonra onun kendine gelmesini bekleyerek yanndan ayrlmadm, bu da tam otuz yl srd. Hatrladm kadaryla pek de iyi geinemezlerdi ama babam lnce ok zlmt. Arkasndan nasl da yas tutmutu ama. Daha sonralar bunu benim evden ayrlmamam iin abarttn anladm." "On ocuk mu? Ben sizi be karde sanyordum. Sen, Charlie, Lewis, William ve Henry." Kadn ban sallad. "Yaayan be kardeiz bizler. Annemizin ailesi Tillmann'lara ekmiiz. Ailemizde annemin dourduu ocuklar arasnda kesin bir ayrm vard. Yars onun ailesine, yars babamn Pitts tarafna ekmiti. Hepimizin bir arada ekilmi bir fotorafn grsen bunu hemen anlarsn. Babamn ailesine ekenlerin hepsi ld. Durup dnnce pek zavall bir genetik soy olduunu anlarsn. Kk kafal, ufak tefek insanlard onlar, bizim tarafn beynine de sahip deillerdi, fiziki dayankllna da. Babamzn annesinin kzlk soyad "Mauritz'di. Hepsi esmer ve zayft. Babaannemiz ve benim iki aabeyim gripten ldler. Kzkardeim Alice'i de kaybettik. Kk kafal ve esmerdi, gribe tutulduunun ertesi gn ld. Drt kuzen ve bir hala. Bazen ikisi bir gnde lr ve ifte cenaze kalkard. Kasm ile Mart arasndaki be ayda o soyun hepsi silindi gitti. Annemin soyuna ekenler ayakta kaldk ve daha da kalmaya niyetliyiz. Annem yz yanda lmt. Doksanna geldiinde o kadar aksilenmiti ki, eer kendini toparlamad takdirde viskisini kesmekle tehdit etmitik. Gnde yalnzca alt kak ierdi ama bunun yaamas iin kesinlikle gerekli olduuna inanrd. ieyi grebilecei ama eriemeyecei bir rafa koymutuk. Bunun zerine sakinleti ve daha on yl kuzu gibi sakin yaad." Nell buzdolabnn kapsn kapayp evyeye dnd, ekmecesini ykamaya koyuldu. Evyenin altndaki dolab anca kalarn attn grdm. "Ne oldu?" "Henry'nin frn temizleyici deterjan bitmi."

"stersen marketten bir kou alp geleyim. On dakika bile srmez." "nemi yok. Telle temizlerim. Senin baka iin vardr." "Hi nemli deil. Sinemaya gitmeyi dnmtm ama dorusunu istersen onu da pek canm ekmiyordu." "Sana zahmet olmayacandan emin misin?" "Yemin ederim." "ok memnun olurum yleyse. Stmz de az kalmt. ocuklar bu gece stlerini itikten sonra kahvaltya kalmayacak. ok iyisin, Kinsey." "Hemen gelirim. Nasl st istiyorsun? Yasz m?" "Yarm yal olsun. ocuklar mmkn olduu kadar yadan uzak tutmaya alyorum." antamda otomobilin anahtarlarn bulduktan sonra omzuma asp dar ktm. ki kap aada park etmitim. Albanil ve Bay sokaklar kesinde saa dnp Bucky'nin evi nnden getim. Herhalde bundan sonra sokaktan her geiimde o eve bir kere bakacaktm. imdi de arkadaki garaj dairesine baktm. st katta k vard, bir glge camn nnden geti. Arabay durdurup baktm. Lee'lerin evde olduklarn sanmyordum. Son grdmde Rosie'de yemekteydiler. Iklar snd, biri karanlk sahanla kt. Bu ilginti ite. Hemen kaldrma yanap motoru kapadm, klar sndrdm. Dikiz aynasn arkam grecek ekilde ayarladktan sonra koltua iyice gmldm. Sa elinde ar grnen bir torba tayan bir adam sokaa kt. Ba nde, omuzlar kalkk, bana doru geliyordu. Bucky, Chester ya da Ray deildi. Kvrck kara sal bir adam. Koyu renkli giyinmiti ve yrrken ayaksesleri duyulmadna gre ayanda lastik tabanl ayakkablar olmalyd. Kar kaldrma geti. Park edilmi beyaz bir Ford Taurus'un nnde durdu, torbay sol eline geirip src kapsn at. Otomobilin burnu aksi yne bakyordu. Bucky'nin evine baktm ama oras hl karanlkt ve hibir yaam belirtisi yoktu. Adam kapy ap torbay yandaki koltua att, direksiyonun bana geti, kapy arparak kapad. Dikiz aynasnda kendisine baktn, salarn dzeltip bana bir Stetson apka geirdiini grdm. Adam motorunu altrp klarn yakarken koltuuma iyice gmlmtm. Farlar benim n camlarm yalayarak hareket etti. O keyi dner dnmez ben de hemen mara bastm, bir U dn yapp farlarm yaktm ve ondan alt saniye kadar sonra keyi dndm. Castle Caddesi'ne doru saa dnerken arka lambalarn grmtm. Adam birka dakika sonra otoyola km, Colgate ynnde ilerlemeye balamt. Ben de trafie iki ara arkasndan girdim ve ayam gaz pedalndan ekmedim. 6 Tek arala izleme genelde bouna zaman kaybetmektir. zellikle insann farlarnn kovala aracn dikiz aynasnda ok belirgin olduu gndz saatlerinde. Ancak adamn izlendiini dneceini sanmyordum. Johnny'nin evinden karken yle ok dikkatli davranan bir tavr yoktu ve izleneceinin aklnn ucundan getiini tahmin etmiyordum. Byle bir eyi beni beklemediim iin en az adam kadar akndm. Otoyolda varlmn farknda olduunu belli edecek hibir ey yapmad, ne sk sk erit deitirdi ne de aniden bir ka yneldi. Yull State Caddesi'ndeki k rampasna girince ben de arkasna getim. Direksiyonu sol elimle kullanrken sa elimle bir kalem arandm. Hi olmazsa gr menzilindeyken plakay yazmalydm. Plaka numarasndan otomobilin kiralk olduu anlalyordu ki, bu plakann kenarndaki Penny Kiralk Arabalar yazsndan da zaten anlalmaktayd. Numaray bir alveri listesinin arkasna kaydettim. Daha sonra kiralk araba kaytlarn kontrol edecek birini bulurdum nasl olsa. Beyaz Taurus on odalk Capri Moteli'nin mcr dkl avlusuna girdiinde saat 19:17'ydi. Park yerinin evresi direkten diree Noel aac klar aslyd. Motel iki dizi yan bungalovdan oluuyordu ve herbirinin bir yannda bir arabalk bir yer braklmt. Karanlk binalarn dnn da boyasn, arplm erevelerini gzlerden saklayacak kaln glgelere brnmt. Bungalovlardan ounda mteri yoktu. Pencereler karanlk, otomobil yerleri botu. Bir tanesinin nnde kk bir kamyonet vard. Soldaki ilk iki tanesi doluydu. Taurus sadaki ikincisinin park yerine girmiti. Adam kapsn kilitleyip krk mumluk ampuln kendi aydnlatt kk beton verandaya kt. Kapsn ap inmesini bekledikten sonra VW'imi karsndaki karanlk bungalovun parkna soktum, klarm sndrp cam indirdim. Sessizlii yalnzca benim souyan motorumun takrtlar bozuyordu. Bamn stnde yeil bir Noel aac lambas da yeil bir ar gibi vzldayp durmaktayd. Karanlkta ylece otururken evime dnene kadar orada ne kadar beklemek niyetinde olduumu dndm. Zavall Nell spermarketin ne kadar uzakta olduunu dnyor olmalyd. Ona on be dakikada gidip geleceimi sylemitim. Oysa aradan yarm saat gemiti daha imdiden. Midemde heyecan ve kayg karm bir sanc vard. Adam o torbaya ne doldurmutu? Hrszlk aletleri miydi yoksa? Bunun eve daha nce girmi olan kii olduunu tahmin ediyor ama ne almaya geldiini pek dnemiyordum. Ray Rawson'un eve giren adamn kimlii konusunda baz kukular vard ama bana bir ey sylememiti. Dorusu imdi kendisini biraz daha sktrmadma pimandm. Bu arada ksa bir sre beklemek yararl olabilirdi. Eer sabrm tkenecek olursa moteli sabaha arar bir punduna getirip o odada kimin kaldn renebilirdim.

Saatime bir daha baktm. 19:32 olmutu. Adam on be dakikadr ierdeydi. Geceyi geirmeye mi hazrlanyordu acaba? Burada saatlerce oturamazdm, gidip evrede dolamay, pencerelerden ieri bakmay da anlamsz buluyordum. Adamn ortal grltye boacak aksi bir kpei olabilirdi. Zaten buras ocuklar ve hayvanlar alacak bir yere benziyordu. Aksi halde ancak tesadfen mteri bulabilirlerdi. Pes edip gitmeye hazrlanrken kulbenin verandasnda bir hareket oldu. Adam yannda bir kadnla dar kmt ve imdi torbay kadn tayordu. Adamn apkas hl bandayd, timdeki valizi bagaja yerletirdi, kadnn verdii torbay da yanna att. Sonra adam direksiyon bana geti, teki kapdan kadnn girmesine yardm etti. Motelden ayrlrken k muamelesi yapmamalar dikkatimi ekmiti. Ya ksa sreliine gidiyorlar ya da para vermeden kayorlard. Motoru, ben de onunla ayn anda altrarak sesimi onun grltsyle gizlemeyi baardm. Taurus geri geri kp sokakta saa dnene kadar farlarm yakmadm. Sonra uygun bir mesafeden otoyola doru giden otomobili izlemeye koyuldum. Bu giditen holanyor deildim. Yolda fazla trafik yoktu ve adam uzun bir sre izlemek zorunda kalrsam kefedileceim kukusuzdu. Neyse kuzey ynne giden rampaya girdi ve ben arkasnda yerimi aldmda otoyolda varlm gizleyecek kadar ok trafik vard. Taurus'un srcs sa eritte kald ve sonunda hava ve niversite k rampasna girdi. Bagajda iki antayla niversitede gece kurslarna gidiyor olmayacaklarn tahmin ettim. Rampa dnerek sola iniyor ve alt eride geniliyordu. Bir yan yoldan kan taksiyi grnce ayam pedaldan ektim ve taksinin aramza girmesine izin verdim. Taurus sa eritte kalp Rockpit'te saa dnd ve ilk trafik iaretinde bir daha saa dnd. Ben nce Taurus, sonra taksi havaalanna giderlerken geride kaldm. Taurus sol eride geti, ksa sreli park yeri bilet giesinin nnde yavalad. Makinenin kolu otomatik bir selam verircesine havaya kalkt. Bu arada taksi sada kalm, kaldrm kenarnda bagajlaryla iki yolcusunu indiriyordu. Taurus ksa sreli park alanna girmesini bekledikten sonra ben de bastm. Bilet makinesi takrdad ve park bileti bir dil delikten uzand. Biletimi alp parka girdim. Taurus solda birinci eride girmiti, yola yakn olan sraya park etmiti. Terminale doru yryen ifti yle; grebildim. Hem valizi hem torbay adam tayordu, snmak iin zerindeki yamurlua sk sk sarnmt. Grdm ilk bo yere girdim, kapy kilitleyip pelerine dtm. Kadnla adam konuuyorlard ve ikisi de beni farketmi grnmyorlard. Hava artk iyice kararm, terminal binas Noel aac altna konulan o minyatr evlerden biri gibi aydnlatlmt. Kaldrm kenarnda iki memur taksiden inen iki yolcu bavullarna etiket takyorlard. ift terminale girdi. Araba kiralk irketlerine uramadklarn grdm. Kayorlar myd acaba? Biraz daha hzl admlarla yrmeye baladm. Santa Teresa Havaalan'nn yalnzca alt kaps vardr. Sol taraftaki 1., 2., ve 3. kaplar Los Angeles, San Fransisco, San Jose, Fresno, Sacramento ve drt yz millik daire ierisinde gidip gelen uaklara ayrlmtr. Byk salonda United Airlines ile American ayn tezgh paylayorlard. Birbirine bal koltuklarda oturan yolculara yle bir baktm. Ama benim iftten eser yoktu. Giden yolculardan ou kk lobiden grnen 5. kapdan kmaktaydlar. Gecenin bu saatinde hava trafii youn deildi ve yalnzca iki uak kalkyordu. Biri Los Angeles'e, dieri Dallas/Forth Worth'a urayarak Palm Beach'e. nmdeki 4 nolu kap ise United'n gelen uaklar iindi. Kemerli pencereler d klarla aydnlatlm ve zerinde bir metrelik koruyucu camla evrili alak bir tula duvarn ortasndaki kk bir imenlie bakyordu. Piste yaklaan kk bir uak grdm. Kapya gidip avluya baktm. Be alt kii vard: Kk ocuklu bir kadn, kolej rencisi, kpekli yal bir ift. Ama benim aradm ift burada deildi. Byk salondan teki tarafa geerken Stetson apkay grdm. Adam bir iki dergi alyordu. Profilden gryordum ama k ok iyiydi. Adam da sanki bana bir ltufta bulunuyormu gibi apkasn kartp ban kad, apkay yeni bir ayla yeniden kafasna yerletirdi. Bir daha gerektii zaman tanyabilmek iin yzn dikkatle inceledim. Elli be altm yalarnda vard, ince uzun bir yz, kk kara gzler. Epey gr, kr dm bir byk. Sokak nda kara grnen kvrck salar da krld. zerinde blucin, kaln bir yn ceket, ayanda kovboy, izmeleri vard. Topuklar bir iki santim ekliyor olsa bile bir seksene yaknd boyu ve 75-80 kilo kadar vard. Dergileri kolunun altna sktrd, bozukluk paralar cebine att. Bana doru dnerken kapnn nnden ekildim. Arkamda bir dizi telefon vard. aresizlik iinde ilk telefonun nne geip altndaki rafa zincirle bal olan rehberi aldm. Adam arkamdaki gazeteciden karken ben de Bucky'nin numarasn aryordum. Adam imdi srt, bana dnk olarak tezghn nnde duran kadnn yanma yrd. Torba anta kadnn aya dibindeydi. Nereden kmt kadn? Herhalde tuvaletten. Bilet alacaklar kuyruundayd. Yamurluunu karp koluna almt. nndeki yolcunun ii bitince tezgha yrd, valizini terazinin zerine koydu. Ayayla da torba antasn yanna ekti. Bilet memuru kadn selamlad, bir iki kelime konutular. Memur bilgisayarnda bir iki tua basarken kadn da tezghn zerinden bir bagaj etiketi ald, gereken yerlerini doldurup memura verdi. Memur bileti hazrlamt. Kadn paray uzatt. Memur kadnn doldurduu etiketi valize balad, sonra valizi yryen banta koydu. Valiz alevlere doru giden bir tabut gibi aralktan geti. Memur kadnn bilet zarfn uzatt.

Kadn adama dnd zaman alt yedi aylk hamile olduunu grdm. Kz myd acaba? Kadn erkekten genti, otuz beten fazla olamazd. Kzl salarn tepesi toplamt. Hamile elbisesi o ak mavi bol blucin kumanda ksa kollu ve beli dk modellerden biriydi. Elbisenin altna uzun kollu bol bir beyaz tirt giymiti. Ayrca krmz mavi izgili tayt ve krmz tenis ayakkablar vard. Elbiseyi daha nce bir bahecilik katalogunda grmtm: Uyuturucuyu, grup seksini brakp organik sebzelere, doal elyaf giysilere dnen eski hippilerin gzde stiliydi. Adam torba antay ald, arkalarndan gelen yolcuya vermek iin yana ekildiler. Adam antay brakt, bir kenara konumaya koyuldular. Bunlar uaa binmeye hazrlanan insanlard, ben ne yapabilirdim ki? Bir su ilendiini iddia edemezdim. Peki ama bu adamn Johnny Lee'nin evinde ne ii vard? Bir pislik kokusu alacak kadar polislik yapmtm. Anlayabildiim kadaryla torba anta eyalet snrlan dna gtryordu. iftin Santa Teresa'ya dnmeye niyetleri olup olmadn ya da bir ka iinde olup olmadklarn bilemiyordum. Telefon defterine dnp kendi kendime konuarak sayfalar kartrdm. Haydi haydi. Lawrence. Laymon. Parmam kutunun zerinde kaydrdm. Leason. Leatherman. Leber. Hahre bal altnda on be ad. Ama Bay'de yalnzca bir tane. Bucyrus Lee. Bucky'nin ad Bucyrus muydu? Cebimde bir eyrek bulup delie attm, numaray evirdim. Telefon ikinci alta ald. "Alo. Bucky sen misin?" "Ben Chester. Kim aryor?" "Kinsey..." "Hah! Hemen buraya gel. Kyamet kopuyor." "Ne oldu?" "Rosie'den dndmzde Ray Rawson'u evin nnde srnrken bulduk. Yz gz kan iinde, eli basketbol eldiveni kadar imi, iki parma krk ve kimbilir daha nesi var. Biri yine eve girmi ve mutfak dolabnn altn paralam..." Dahili sistemde American Airlines'n uann kalk anons ediliyordu. "Bir dakika" dedim. Elimle almac kapattm, anonsu karmtm, ama Palm Beach'e giden uak olmalyd. Gzucuyla adamn torbay aldn grdm, hamile kadnla terminalden kp American Airlines'n k kapsna yrdler. Kalbim yerinden frlayacakm gibi atyordu. Yine Chester'e dndm. "Rawson iyi mi?" "Evin n polis otomobili dolu, ambulans da yolda. Pek iyi grnmyor. O grlt ne, sesini duyamyorum." "Seni havaalanndan aryorum. Elinde bir torbayla evden kan birini grdm, buraya kadar izledim. Adamla bir kadn uaa binmek zereler. Buraya kadar izledim ama o antay bir gzden kaybedersek bir daha bana kimse inanmaz." "Bekle. Bucky'yi alaym hemen geliyoruz. Biz gelene kadar adam karma." "Chester, uan kalk anons edildi. Evden ne alabileceini biliyor musun?" "Hibir fikrim yok. Polisler gidene kadar oraya giremedik bile. Peki, havaalan gvenlii? Onlar sana yardm edemez mi?" "Ne havaalan gvenlii? Grnrlerde bir tek polis bile yok. Burada tek bamaym." "Bir eyler yap, Allah akna!" mknlarm gzden geirdim. "Bana bilet alma yetkisi ver, adam izleyeyim." "Nereye?" "Uak Dallas'a urayp Palm Beach'e gidiyor. Karar vermen iin iki dakikan kald." "Tamam, sen bileti al sonra hesaplarz. Beni ilk frsatta ara." Telefonu kapadm. Bekleyen yolcular terminali boaltmlar, kapda birikmeye balamlard. Amerikan Airline bilet giesine gittim. ki memurdan biri bir yolcuyla uruyordu. Dieri, "Buraya buyrun" dedi. Kadnn nne getim. "Palm Beach uanda yer var m?" iftin Palm Beach'e mi yoksa Dallas'a m gittiklerini bilmiyordum ama izlerini kaybetmemek iin son duraa gittiklerini dnmek zorundaym. "Bakaym. Uan dolu olmadn biliyorum." Kalarn atp nndeki bilgisayarn tularna dokundu. "On yedi bo yerimiz var... bei birinci snf." "Ekonomi ne kadar?" "Drt yz seksen yedi dolar." Eh, fena deildi. "Gidi geli, deil mi?" "Yalnz gidi." "Bir gidi drt yz seksen yedi dolar m?" Sesim sanki ergenlie o anda erimiim gibi incelmiti. "Evet, hanmefendi." "Tamam" dedim. "Dn ak brakn, ne kadar kalacam bilemiyorum." Aslnda iftin nereye gittiini bilmiyordum ki. Meksika'ya, Gney Amerika'ya ya da herhangi bir yere gidiyor olabilirlerdi. Her ne kadar pasaporta benzer bir ey grmemisem de, o olasl gzard edemezdim. Hamile kadnn biletini kesen bu memur olmad iin soru sormann da bir anlam yoktu. Czdanmdan kredi kartm kartp tezghn zerine braktm. Chester paray demezse halim harapt dorusu. "Pencere kenar m olsun?"

"Koridor olsun, nlerde." Belki de ift uaktan ilk inenler arasnda olurdu. Hemen arkalarndan komaya hazr olmalydm. Kadn bir iki tua daha bast. "Bagajnz var m?" "Yok." Kadna acele etmesi iin barmak isterdim ama bunun bir anlam yoktu. Bilet makinesi atrdad, biletimi, bini kartm ve kredi kart fiini kard. mzam atarken dediim paray grnce gzlerim yerinden frlad. Nakit indirimi falan olmadndan bilet bana 974 dolara malolmutu. Kafamdan hemen hesaba baladm. Kredi kartnn limiti 2500 dolard ve ben hl yazn yaptm alveriin bakiyesini dyordum. Hesabma gre ancak drt yz dolarm kalmt. Neyse, aslnda banka hesabmda param yok deildi ama gecenin bu saatinde almam imknszd. Bilet zarfm aldm, kadna teekkr edip 6 nolu kapya gittim, antam n makinesinden geen yryen bandn zerine braktm. Johnny'nin anahtarn da arka cebimden kartp antaya sokmutum. Detektrden kazasz belasz geip teki taraftan antam aldm. Birinci mevki yolcular ve ocuklu yolcular kapdan geip terminalden kmlar, uaa doru yryorlard. Sra normal yolculara gelmiti. Kuyruk arkasnda yerimi aldm. Stetson apkal adam rahata grebiliyordum. ift alt yolcu nmdeydi ve konumuyorlard, kadn dergileri alm, erkek antay tayordu. Birbirlerine gergindiler, yzlerinde hibir canllk belirtisi yoktu. Alt ay nce bir yaknl gsteren imi karn dnda bir sevgi belirtisi de yoktu. Belki de bebek yznden evlenmek zorunda kalmlard. Aklamas ne olursa olsun, aralarndaki duygusal ilikinin sona erdii belliydi. ift kapya varnca adam antay uzatp bireyler syledi. Kadn adamn yzne bakmadan bir karlk verdi. ine ekilmi bir hali yard, erkee kar tavr souktu. Erkek kadnn omzuna elini att, yanana bir pck kondurdu. Sonra geri ekildi ve kadnn bini kartn kapdaki grevliye verip elindeki antayla yrmesine bakt. imdi ne yapacaktm? Adam kadn gzden kaybolana kadar kapda bekledi. Ben duraksayarak dndm. Adam izleyebilirdim, ama en azndan iinde ne olduunu renene kadar anta benim iin nemliydi. Ganimet kaybolduktan sonra bir daha nasl bulabilirdim Adam bana dnp .k kapsna doru yrd. Baklarm karamadan bir an gzgze geldik. Yzne bir bakp alt dudann kenarnda balayp boynuna kadar inen beyaz izgiyi belleime kazdm. Ya bir pencere camndan ieri ban sokmu ya da bir bak darbesi yemiti. Kapdaki grevli uzattm bileti ald, bini kartnn ucunu kopard. Geri dneceksem bu son frsatmd. nmdeki solgun kl asfaltta kadnn uan kapsndan ieri girdiini gryordum. Derin bir soluk alarak piste ktm, uan merdivenlerine doru yrdm. 737'nin iinin aydnlk scaklna girince birden daha mutlu oldum. Hamile kadn birinci snf yolcusu arasyd. Bini kartmda OD yazyordu, herhalde uan sol kanad zerindeydi. nmdeki yolcularn antalarn yerletirip, koltuklarna oturmalarn beklerken uan ilk birka gzlerimle taradm. Kadn sekiz sra ilerde sada pencere kenarndayd. Bir pudriyer kartm aynasna bakyordu. Solgun yanaklarna birka bej nokta koyup iyice emdirdi. Bagaj blme kapaklarnn ou akt. nmdeki niversite rencisinin bir divan boyunda bir antay blmeye sokmasn bekledim. Sekizinci srann yanndan geerken torba antann, hamile kadnn yamurluu stnde ve iki antann arasnda durduunu grdm. Cesaretim olsayd onu oradan alp koltuumun altna sokar, vakit bulunca da aar bakardm. Hamile kadn benden yana bakarken normal bir tavrla baklarm kardm. Yerimi bulup oturdum, askl antam koltuun altna ittim. Yanmdaki iki koltuk botu. Buna pek sevinmitim, canm istediinde kol dayayacak yerleri kaldrr, uzanp bir gzel uyku ekerdim artk. O srada hamile kadn kalkt, koridora kp bann stndeki blmedeki antasnn cebinden bir kitap ald. Arkasndan hostes kapaklar kapatarak uak boyunca yrd. Az sonra kaplar kapand, hostes n tarafa geip emniyet kemerlerimizi nasl balayp nasl aacamz ayrntlaryla anlatt. Uakta hl bunu bilmeyen kimsenin olup olmadn baya merak ettim. Hostes ondan sonra arprsak, ezilirsek, on bin metre yksekten dp yanarsak ne yapacamz anlatt. Bence o tepeden sallanan oksijen maskesi pek ie yaramazd ama hostes bunlar anlattka rahatlyor gibiydi. Sonra yolda lm fikrini aklmzdan uzaklatrmak iin havalanr havalanmaz iki servisine balayacan bildirdi. Uak ar ar piste kt, duraklad, sonra kararl bir biimde hzland. ok gemeden altmzdaki kl binalar birer k noktasna dnmt. 7 nmdeki koltuun arkasndaki cebe baktm. Kusma torbas, gvenlik nlemlerini anlatan lamine karton, skc bir havayollar dergisi ve gkyznde Noel alveriimi yapmak iin yararlanabileceim bir hediye katalogu. Uzun bir yolculuk olacakt ve Leonard romanm yanmda deildi. Baklarm yine iki koltuk aada ve sada oturan hamile kadna kayd. Bulunduum yerden yznn yalnzca bir parasn gryordum. Kzl salarnn o karkl, elime fray alp uzun ie koyulma isteini uyandryordu iimde. Bu ii yapmakta olduuma hl inanamyordum. Durumumun bir bilanosunu karmaya karar verdim. Giyecek olarak yalnzca srtmdakiler vard: i amarlarm, blucinim balk yaka kazam, ceketim,

oraplarm ve de Reebocklarn yani. Ellerimi ceketimim ceplerine sokunca geen haftaki sinema biletini, bozukluk para olarak iki eyrek, bir tkenme kalem, bir de kt kstrgac buldum. teki cebimde buruturulmu bir kt mendil vard ki, karp burnumu bir sildim. Sonra antamdaki teberiyi birer birer karp yandaki koltua dizdim. Czdanmda California src ehliyeti zel detektiflik ruhsatm, biri 2500 dolarlk (son yapt masrafla drlecekti tabii) bir kredi kart, sresinin getiini farketmediim ikinci bir kredi kart vard. Nakit olarak 10 dolar 52 sentin yansra bir de telefon kartm vard. Ama kartm California dnda ie yaramazd. ek defterim neredeydi? Tabii, faturalarm demek iin kardm yerde: evde masann stnde. Erdem zaten her zaman yararl birey deildi. Eer borlarm ihmal etseydim ek defterim yanmda olur, varlm drt yz dolar artard. Czdanmn i gznde maymuncuum vard ki, o da herhalde jet uular yapmaya karar veren biri iin yararl bir aletti. Bunlarn dnda her zaman yanmda tadm di fram, pantolunum ve temiz klotum vard. Ayrca akm, gne gzlm, taram, dudak boyam, bir tirbuon, Johnny'nin kasasndan kan anahtar, Taurus'un plakasn yazdm alveri listesi kk bir kutu aspirin ve doum kontrol haplarm. Anlalan kesinlikle hamile kalmayacaktm, eh bunun dnda da tela edilecek ne vard? Ne de olsa tatildeydim ve baka bir acele iim yoktu. Yere inince ne yapacam hakknda en kk bir fikrim bile yoktu. Tabii yol arkadamn ne yol seeceini grmeyi bekleyecektim. Eer lkeyi terk ediyorsa, pasaportum yanmda olmad iin, yalnzca arkasndan bakabilirdim. Src ehliyetimle Meksika'ya gidebilirdim ama bunu yapmak istemezdim. Meksika cezaevleri konusunda ok hikye dinlemitim. Lehimde olan bir nokta da dn biletimin cebimde olmasyd, bylece hemen uaa binip geri dnebilecektim. Bu arada olacak en kt ey aptal yerine konmu olacamd ki, eh o da meslek yaantm iin rnei olmayan bir ey deildi. Emniyet kemerlerinizi balayn yazs snd anda hemen kalkp bamn stndeki bagaj blmesinde bir yastkla bir battaniye arandm. Sonra uan arkasna gidip tuvaleti kullandm, ellerimi ykadm, aynada kendime baktm, yerime dnerken bir Time dergisi aldm. Pilot dahili hoparlrden gayet gven verici bir sesle pilota bireyler syledi: Uu yksekliimiz, hava durumu, rotamz, tahmini var saatimiz falan. ki arabas gelince dolarlk kt bir arap aldm. Drt yz seksen yedi dolarlk kahvaltm bir domates, bir dal maydanoz ve bir kt arl boyunda bir sandviten ibaretti. stne de yaldzl kda sarl ikolatal gofret. Beslenme saatimiz sona erince klar hafifletildi. Yolcularn yars uykuyu seerlerken teki yars okuma klarn ap ya bir ey okudular ya da birtakm krtasiye ilerine gmldler. Krk be dakika sonra hamile kadnn yanmdan gemekte olduunu grdm. Dndm, uan arkasndaki iki tuvalete doru gitmekte olduunu ilgiyle seyrettim. Hemen evremdeki dier yolculara baktm. ou uyuyordu. Kimsenin bana dikkat ettii yoktu. Kadn tuvalete girer girmez yerimden frlayp iki sra ne gidip kadnnkinin iki koltuk tesine oturdum. Sanki nemli bir ey aryormu gibi nmdeki cebi kartrdm. antay indirerek zamanm (ya da cesaretim) yoktu. Kadn el antasn da yanna aldndan iine bakamayacaktm. Onun nndeki koltua da baktm. Beni ilgilendiren bir ey yoktu. Geriye imdi koltukta duran ciltli Danielle Steele romann brakmt. Kitabn kapak iine baktm ama oraya da adn yazm deildi. Kitapta yerini iaret iin bini kartn kullanyordu. Kart alarak cebime indirdim ve kendi koltuuma dndm. Ardmdan kimse barmad, parmayla beni iaret etmeye falan kalkmad. Hamile kadn birka dakika sonra yine yanmdan geip yerine dnd. Kitabn aldn grdm. Yerinde doruldu, altndaki mindere bakt, sonra eilip ayaklarnn evresini arand. Bann stnde bir soru iaretinin ykseldiini grr gibiydim. Sonra omuzlarn silkti. Bir daha kalkp yukardan bir yastkla kk bir battaniye ald, n sndrd, arkasna yaslanp battaniyeyi gsne rtt. Kadnn bini kartn cebimden karp zerindeki terminal bilgiyi belleime kazdm. Ad Laura Huckaby idi. Palm Beach'e gidiyordu. Dallas/Fort Worth merkezi saat dilimi iinde olduunda iki saat ilerdeydi. Havada ksur saat geirdikten sonra havaalanna indiimizde saat sabahn l:45'iydi. nmeden ki bir sre nce aktarma yaplacak uaklara hangi kaplardan binilecei anons edilmiti. Ayrca Palm Beach'e gidecek 5 sefer sayl uan yerde bir saat on dakika kalacan syledi. Uaa tekrar binmek iin bini kartlarmz gerekliydi. Zavall Laura Huckaby sayemde bini kartsz kalmt. Onun hostesle bir konumaya girmesini ya da uak havalanna kadar yerinde kalmasn bekliyordum. Ama beklediim gereklemedi: Uak durup da emniyet kemerlerinin alabilecei aklannca yamurluu ile antasn ald, kitab antann d cebine sktrp uaktan kan yolcularn arasna kart. Bunun ne demek olduunu bilmiyordum ama kendisini izlemek dnda yapabileceim bir ey yoktu. Gece yolculuk edenlerin o bitkin tavrlaryla darmadank bir halde piste ktk. Ellerinde kk valizler olan birka kii k kaplarna doru yrrken ounluk bagaj blmne yolland. Ben gzlerimi Laura Huckaby'den ayrmyordum. Uyurken kzl salar yamyass olmu, kazann arkas burumutu. Yamurluk yine kolundayd. Yolda iki kere durup antay bir elinden dierine aktard. Nereye gidiyordu? Yoksa burasn Palm Beach mi sanyordu? Dallas/Fort Worth Havaalan'nda soluk, bej renkler hakimdi, yer karolar toprak rengiydi. Sabahn o saatinde koridorlar sakindi. Bir grup Asyal iadam yanmzdan elektrikli arabayla gtrlrken yayalar uyarmak iin

srekli korna almyordu. Tavandan yaylan k hepimizi sarla tutulmua dndrmt. Dkknlarn ou kapal ve karanlkt. Bir lokantann ve kitap, parlak renkli dergiler, gazeteler, Teksas zgara soslar, Tex-Mex yemek kitaplar, Teksas armal tirtler satan bir hediyelik eya dkknnn nnden getik. 508 nolu uuun bagaj yeri dner bir kapnn tesindeydi. Laura Huckaby kapdan geti ve sanki ne yne gideceini dnyormu gibi durdu. nce birini aryor sandm ama hi de yle bir hali yoktu. Kadnn yanndan geip bavullarn gelecei dner bandn bana getim. Uaktan burada inmeye bandan niyetli miydi? Bavulu buraya kadar m, yoksa Palm Beach'e kadar m alnmt? Sol tarafta bir dizi krom ve deri taklidi iskemle vard. Duvara bir televizyon monte edilmiti ve balarn ou o yana evriliydi. Ekranda, ksa bir sre nce meydana gelen bir uak kazasndaki yank enkazdan dumanlar kyor, muhabir kameraya dnk olarak konuuyordu. zerinde devety bir palto vard, kar yayordu. Rzgr salarn havalandryordu, yanaklarn pembeletirmiti. Ses pek duyulmuyordu ama hibirimiz konu hakknda herhangi bir kukuya kaplm deildik. Su emesine gidip uzun uzun su itim. Gzmn ucuyla Laura Huckaby'nin duvardaki rehbere baktn grdm. Burada evredeki eitli otellere gitmek iin servis arma talimat veriliyordu. Telefonu drt numara tulad. Ksa bir konuma yapt. Telefonu kapamasn bekledim, sonra yryen merdivene giderken peine dtm. Sokak dzeyine inip caml kapdan geerek ktk. Darda gece epey ayazd. Suni klara ramen ortada hereyi rten bir sknt vard. Sokak ile bina arasnda almas yaplm, ksele renkli cephe boyunca sa ekilmi bek bek imenlikler serpitirilmiti. "Bedava Servis" blgeye geip sabrla beklemeye baladm. Laura Huckaby'le gzgze gelmemitik. Yorgun ve dalgn grnyor, dier yolcularla pek ilgilenmiyordu. Bir ara gzlerini yumarak yumruk srtna bastrd. Yanmza iki kii daha gelmiti: Elinde bir ev antasyla bir elbise torbas olan iadam gibi giyinmi iman bir adam ve kayak parkas giyinmi ve srtnda bir antasyla gen kz. Bir iki otomobil ayaklarmzn evresinde egzostan rzgar yaratacak hzla geip gitti. Sabahn bu saatinde kent trafii diye bir ey kalmamt ama yine de zaman zaman havalanan jetlerin gmbrts geliyordu. Yanmzdan servis minibslerinden birka getiyse de ne kadn ne de dier ikisi ellerini kaldrp durdurmadlar. Sonunda keden krmz bir ara grnd. Arabann bir yannda siyah harflerle The Desert Castle yazyordu Bir de sembolik bir silueti vard. Laura Huckaby elini sallayp minibs durdurdu. Src kadn grnce kaldrm kenarnda durdu, iadamnn bagajna yardmc olurken kadnla ben minibse bindik. adam da arkamzdan geldi. Gen kz yaklaan arabalara bakarak yerde kalmt. Iklar yanmayan aracn arkasna oturdum. Laura Huckaby ne geti, srtn yorgun bir tavrla arkasna dayad. Src yerine dnd, kapy kapatt, sonra listesini alp arkaya dnd. "Wheeler?" "Burada" diye iadam giysili adam kendini tantt. "Hudson?" Laura Huckaby'nin elini kaldrdn grnce ardm. Hudson m? Bu da nereden kmt, ilgin bir gelimeydi dorusu. Hem gidecei yerden nce inmi, hem de baka bir ad altnda otel rezervasyonu yaptrtmt. Bu kadn ne yapmaya alyordu? Srcnn sorgu dolu bakna karlk olarak, "Ben biriyle buluacam" dedim. Adam ban sallad, listeyi bir kenara brakt, minibs hareket ettirdi. Terminalin evresinde birbirini kesen bir sr kark yoldan geip sonunda ak araziye ktk. Ortalk zifiri karanlkt. Arasra karanln ortasndan titrek bir serap gibi aydnlk bir bina kveriyordu nmze. Las Vegas'n ana caddeleri gibi ssl klarla donatlm sra sra lokantalarn nnden getik. Sonunda karmza byk bir ticari otel kt: Adnn hemen altnda oda fiyat -tek kiilik oda 69.95 - yazan o zevksiz yerlerden biri. Desert Castle'n krmz neon klarnn rengi soluyor, sonra birden canlanyordu. Logosu krmz neon bir kulenin iki yannda ykselen iki palmiye aacyd. Yksek palmiyelerden olumu bir vahann ortasnda, binann stndeki kule resminin bir sahtesi yaplmt. Sahte talardan kalenin nnde bir hendei ve iner kalkar kprs bile vard. Minibs otelin yolcu indirme yerine girince Laura Huckaby'nin (nam dier Hudson) srcnn yardmyla indirilmesini bekledim. Ortalkta bell-boy falan grnmyordu. adam giyimli adam evrak antasyla elbise torbasn ald. mz birden dner kaplardan geip lobiye girdik, arkadaydm. Laura Huckaby'nin torba dnda baka bir ey yoktu. eriye "eski ngiltere" grnm verilmeye allp Her ey kzl ve altn sarsyd: ar kadife perdeler, ahap duvarna aklm madeni ubuklara asl goblen paralar falan vard. Asansrlerin yannda bir ok tuvaletleri iaret ediyordu bunlar da Lordlar ve Leydiler diye adlandrlmlard. Resepsiyon masas nnde Laura Huckaby'nin dikkatini ekmek| istemediimden nc sraya girdim. Bu fiyatlarla iki gece kalabilirdim ama hibir ekstra yapmamaya dikkat etmeliydim, Kadnn burada ne kadar kalacan bilemiyordum. Kayt defterini imzaladktan sonra torbasn ekerek asansre doru yrd. Boynumu iyice uzatp yana evirince asansrlerin kl bir gstergesi olduunu ve burada asansrn hangi katta durduunu grebildiimi farkettim. Kadn birinci asansre bindi, kaplar kapanr kapanmaz, "Ben hemen geliyorum" diye kendi kendime mrldandm ve o yana kotum. Krmz k kat kat ykselerek on ikinci katta durdu.

nmdeki adam kaydn bitirip asansrlere doru giderken yerime dndm. Dekora baknca resepsiyon memurunun en azndan eski alar ngilteresindekiler gibi giyinmesini beklerdim. Ama kadnn zerinde normal, otel yneticisi takm vard: Beyaz bluz, lacivert kruvaze ceket lacivert etek. Gsnde adnn Gece Memuru Vikki Big olduu yazyordu. Yirmi be yalarndayd ve herhalde yal olduu iin gece vardiyasna alnmt. Bana doldurmam iin bir kt uzatt. Adm adresimi verdim, kredi kartm makineden geirmesine baktm. Kz makineden kan kd dierine eklerken adrese bakt. "Bu gece de herkes California'dan geliyor" dedi. "teki kadn da Santa Teresa'dan geliyordu." "Biliyorum. Beraberiz. Kendisi eltim olur. Onun katnda bir oda verebilir misiniz?" "Bakalm." Kz o her yerde hazr ve nazr olan bilgisayarn tularna dokundu, igzar bir ifadeyle ekrana bakt. Kimi zaman eilip ben de bakmak isterim dorusu. Vikki'nin yznden haberlerin iyi olmad anlalyordu. "Kusura bakmayn ama kat dolu. Size sekizinci katta bir oda verebilirim." "yi" dedim. Sonradan aklma gelmi gibi, "O ka numaradayd?" diye sordum, sanki Vikki Biggs az nce de sylemi de unutmuum gibi. Ama kz aptal deildi. Otel idaresinin yasak blgesine girdiim anlalyordu. zntsn belirtmek istermi gibi azn arptt. "Oda numaralarn vermeme izin yok. Ama odanzdan telefon edebilirsiniz. Santrale adn verdiinizde sizi hemen balar." "Olur. Sorun deil. Daha sonra bakarm. Onun da benim kadar yorgun olduunu biliyorum. Bu gece yolculuklar felaket oluyor." "Tahmin ederim. Buraya i iin mi, yoksa gezmek iin mi geldiniz?" "Eh, ikisinden de biraz sanrm." Bayan Biggs oda anahtarm bir zarfa sokup bana uzatt. "Ho geldiniz." Asansrde duman rengi aynada kendimi izlerken senfonik mzik alyordu. Aynadaki aksime, "ren grnyorsun" dedim. Sekizinci katta klar lo, ortalk lm sessizliindeydi. Hrsz gibi geni hal kapl koridorda ayaklarmn ucuna basarak yryp kapm atm. Ortaa dekoru buraya kadar erimemiti. On drdnc yzyl ngiltere'sinden herhalde otelin eski sahibinden kalma Vahi Bat'ya bir anda atlayvermitim. Oda koyu turuncu ve kahverengilerle deni, duvarlara ahab andran bir kt kaplanmt. Yatak rts zerinde kaktsler ve eyer resimleri, el ilemesi eitli sr damgalar vard. Kapnn sandaki ifte kapl dolapta drt tahta asklk ve ksa madeni ayakl bir metre boyunda bir t buldum. Dolabn karsnda aynal bir tuvalet masas vard, duvara bir sa kurutucusu aslmt. Bir sepet iinde kk ampuan ieleri, losyon, bir diki inesi ve iplik takm ve kk kutu iinde bir du bal duruyordu. Banyoda kvet fiberglasstand, plastik du perdesinin zerinde nallar ve ifte atan atlar resmedilmiti. Bir tuvalet, banyo havlusu, bir banyo paspas vard. Mini bar yoksa da, drt eit selofan ktl ekerle dolu bir kavanoz gze arpmaktayd. Ayrca bir telefon, bir televizyon ve bir de saatli radyo oday tamamlyordu. Henry'yi arayp Santa Teresa'daki son durumu renecektim Bu arada perdeleri kapattm, stmdekileri karp saylar pek de az olan asklklarma astm: Temizlii elden brakmamak iin frsat varken otel ampuanyla klotumu bir gzel ykadm. Aceleye gelirsem tyle ya da sa kurutucusuyla bir anda kuruturdum. American Airlines'a telefon edince o gn ge saate kadar Dallas'tan Palm Beach'e uak olmadn renince iim rahatlad: Laura gece bir yere gitmeyecek demekti. Kapya Rahatsz Etmeyin kartonunu asp da rlplak yataa girdiimde saat sabahn buuuydu. Hemen derin bir uykuya daldm. Laura Huckaby bir numara ekip de sekiz saat iinde otelden ayrlrsa bu i burada biterdi. Ben de uaa atladm gibi evime dnerdim. le zeri uyandm, azmdaki kt tattan kurtulmak dilerimi fraladm, du yaptm, salarm ampuanladm, klotum hl kurumad iin yedek klotumu ve giysilerimi giydim. Sonra bir kenardaki kahve makinesinde kahve ikisi portakall ikisi vineli drt ekerle gzel bir kahvalt ettim. Perdeleri anca sert Teksas gnei neredeyse gzlerimi kr edecekti. Darda bir tek aa ya da al olmadan ufka dmdz ve kupkuru bir arazi uzanyordu. kmaz sokan ucundaki binann cam cephesinden gne yansyordu Grnrde ondan baka bina da yoktu. Samda drt eritli bir yol iki ynde de nereye gittii belirsiz bir halde uzanmaktayd. Otel kendisinden baka bir tek kiracnn bulunduu bir sanayi/ticaret sahasna yaplm olmalyd. Birden solumdan bir koucu belirdi. Orta okul anda ocuklard sanrm, geliim yanda olup da ne yapacan bilemeyen gvdelere sahip ocuklar. Uzun, ksa, bodur, ubuk gibi ince. zerlerinde mor ve yeil gmlek vard ama okulun adn okuyamayacam kadar uzaktlar. Perdeleri kapadm, gidip yataa uzandm ve Henry'yi aradm. Telefona knca, "Bil bakalm neredeyim" dedim. "Cezaevinde." Gldm. "Dallas'taym." "Hi amadm. Sabah Chester'le konutum, senin sama-sapan bir i iin gittiini syledi." "Bucky'den bir haber var m? Dn gece ne alnm olduunu tespit edebilmiler mi?"

"Bildiim kadaryla hayr. Chester mutfak dolabnn altndaki kaplamann karlm olduunu syledi. Johnny dolab taktrrken anlalan gizli bir blme yaptrtm. Mekn belki de botu ama eer doluysa biri iindekini alp gtrmtr." "Kasadan baka bir de gizli blme mi? ok ilgin. Acaba saklayacak nesi vard? "Chester sava zamanndan kalma belgeler olduunu dnyor." "Onu bana da syledi. Grdm adam elindeki torba antay kars ya da kz olan birine verdi, kadn da dn gece uakla buraya getirdi. Adam uakta deildi ama sanrm burada kusacaklar. Kadnn bileti Palm Beach'eydi ama Dallas'da idi. Ben de ardndan tabii." "Tabii. Neden olmasn?" Sesinin tonuna glmsedim. "Her neyse, polise gidip moteli aratrmasn syleyebilirsin. Chester'e bunu anlatacak frsatm olmad. Numarasn bilmiyorum ama sadaki ilk birimdi. Eer kamamsa adam hl orada olabilir." "Not alyorum" dedi Henry. "Polise bildiririm." "Ya Ray? O da bu ie karm m, ne dnyorlar?" "Onun da bir ilgisi olmal. Polis sorguya ekmeye alt ama adamn az birden mhrlendi sanki. Bir bildii varsa sylemeye niyeti yok gibi." "Biri onu, gizli blme konusunda bildiklerini anlatmas iin epey hrpalad sanrm." "Ben de yle tahmin ediyorum. Memurlardan biri St, Terry acil servisine gtrm ama tedavisi biter bitmez Ray ortadan kaybolmu, bir daha da kendisini gren olmam." "Bana bir iyilik yapar msn? Lexington Oteli'ne git bakalm orada m, 407 nolu oda. nceden telefon etme. Telefonunu amyor olabilir..." "ok ge" diye Henry szm kesti. "oktan gitmitir ve bir daha dnmeyecektir. Bucky bu sabah oraya gitti, odas temizlenmi bile. Polis tank olarak onu aryor. Ya sen? Detektife ne grdn anlatmam ister misin?" "Anlatabilirsin ama bir yarar olacan sanmam. Neler olup bittiini anladm anda Santa Teresa polisini ben arayacam. Buradaki polisin yetki alanna girmedii anda ne gibi bir sutan szettiimizi de bilmiyorum." "Darp diyebiliriz." "Evet ama ya Ray Rawson bir daha ortaya kmad. ksa bile kendisine saldran insan grmemi olabilir ya da aleyhinde sulamada bulunmak istemeyebilir. Szde hrszlk gelince, deil kimin yaptn, ne alndn bile bilmiyorum" "Adam grdn sanyordum." "Johnny'nin evinden ktn grdm ama bir ey almadna yemin edemem. "Ya bu torba antal kadn?" "O tad antann nemini bilmiyor olabilir. Ray'in dvlmesine de karm olamaz." "alnt mal almaktan sulu bulunamaz m?" "Bir hrszlk olduunu bile syleyemiyoruz ki" dedim. Ayrca kadn bir eyin farknda olmayabilir. Kocas eve eliyor. Kendisi bir yolculua kyor. Adam giderken unu da yanna al diyor." "Ne yapmak niyetindesin?" "Bilemiyorum. O antaya bir bakmak isterdim. Belki de neler olup bittiini anlarz." "Kinsey..." diye Henry uyard. "Merak etme, Henry. Tehlikeye atlacak deilim." "Byle konumandan hi holanmyorum. Senin nasl bir insan olduunu ok iyi bilirim. Nerede kalyorsun? Telefon numaran istiyorum." Telefon ahizesinin stndeki numaray verdim. "Dallas havaalan yaknlarnda Desert Castle diye bir otel. 815 nolu oda. Kadn on ikinci katta." "Plann nedir?" "Planm falan yok. Kadn bekleyip ne yapacana bakacam. Bileti Palm Beach'e kadar, uaa binerse ben de bineceim sanrm." Henry bir an dnd. "Paran var m? Para ister misin?" "Nakit krk dolarm ve bir de dn biletim var. Kredi kartmla idare ederim sanrm. Chester'i profesyonelliimle etkilersin umarm. Bunca masraf cepten yapmak istemem. "Bu iten holanmyorum." "Ben de deli oluyorum diyemem. Sana nerede olduumu bildirmek istedim, hepsi bu." "Bir su ilememeye al." "Teksas yasalarn bilseydim iyi olurdu." 8 Lobiye indim. Otelin havasn almak iin evrede yle bir dolatm. Gn nda onca krmz kadife ve yaldz ortala bo bir sinema salonu hissi veriyordu. Krmz niformal biri beyaz, grltl bir elektrikli sprgeyle hallarn tozunu almaktayd. Gece memurunun yerine resepsiyona hepsi de salkl grnml,

lacivert giysili genlerden oluan bir grup gelmiti. Bunlardan hibiri bana yardm edemezdi. Bir ey soracak olsam isteim ya idare amirine, ya da otel mdrne iletilecek, o da bana hak ettiim kukuyla davranacakt, bilgi edinmek iin zekm kullanmak zorundaydm ki, bu da her| zamanki sahtekrlklar ve yalanlar demekti. Otel mterilerinin ou bir tesisi kendi ihtiyatan erevesi iinde grr: Resepsiyon masas, lokantalar, hediyelik eya maazas, telefonlar, tuvaletler, toplant salonlar falan. Ben de bu ilk aratrmamda idari blmn yerini tespite alyordum. Sonunda caml bir kapdan geip kaln tyl serilmi ve duvarlar ahap kaplamal ve gizli kl bir koridora girdim. eitli blm balarnn brolar kaplarndaki parlak pirin levhalarla belirtilmiti. Otelin bu ksmnda o ortaa ya da o ahr merakndan eser yoktu. Cumartesi gn olduuna gre sat mdrlerinin, gvenlik mdrlerinin cam duvarl brolar karanlk, kaps kilitliydi. Kapda yazl alma saatlerine gre Pazartesi dokuza kadar istediim gibi dolaacaktm. Otelde gnde yirmi drt saat alan gvenlik grevlileri olmalyd ama birini bile grmemitim. Sat mdrnn ad Jillian Brace gvenlik mdrnn ad Burnham J. Pauley idi. dari blme aratrmam bitirip bo koridorun teki ucundaki kap ktm. Resepsiyona dnnce memurlardan birinin boalmasn bekledim. Yanma yaklaan yirmi be yalarnda, sinekkayd tral, mavi gzl, tombul bir delikanl oldu. Yakasndaki etikete baklrsa ad Todd Luckenbill'di. Bay ve Bayan Luckenbill konumasnn dzgn, tavrlarnn kibar olmas iin ellerinden geleni yapmlard. Kpesi, burnunda halkas, gzle grnr yerlerinde dvmeleri yoktu. "Buyrun, ne arzu etmitiniz? Size yardmc olabilir miyim?" "Olacanz umarm, Todd" dedim. "u anda ailevi bir i iin Dallas'tan geiyorum, ama patronum gelecek bahara bir sat toplants yapabileceimiz bir yer aryordu. Burasn tavsiye ederim diye dndm ama nasl bir paket servis sunduunuzu bilmiyorum. Acaba beni sat mdrnze gtrebiliriz misiniz? Bugn burada m acaba?" Todd glmsedi. "Sat mdrmz bir hanm ve ad Jillian Brace'tir, ama haftasonlar almaz. Onu Pazartesi sabah bulabilirsiniz. Genellikle saat dokuzda burada olur ve sizinle konumaktan memnun olacaktr." "ok iyi olurdu ama sabah altda uam var. Acaba bana onun bir kartn verebilir miydiniz? Chicago'ya dnnce telefon ederdim." "Elbette. Bir dakika izin verirseniz hemen getiririm." "Teekkr ederim. Ha, bir ey daha var. Patronum gvenlik konusunda ok titizdir. Geen yl byk otellerden birinde kk bir sorun kmt, o yzden gvenlik usullerini bilmeden bir ey programlamamak istediini biliyorum." "Ne itesiniz?" "Yatrm bankacl. Epey yksek dzeyde." "O konuda Bay Pauley ile konumalsnz. Gvenlik mdrmz. Onun kartn da ister misiniz? "ok iyi olur, size zahmet olmayacaksa tabii." "nemli deil." Delikanl gittiinde ben de kenardaki masann zerinden bir iki kartpostal aldm. Parlak resimlerde arap krmzs loby iki ortaa habercisi kendilerinden uzun borular ttrtmekteydiler. evreme bakndm ama bu sabah ortalkta ikisine de rastlayamadm. Todd birka dakika sonra birka kartla dnd. Kendisine teekkr edip lobinin maun bir masa ve iki koltuk yerletirilmi kesine yrdm. Bir ekmece bulduum kda bir iki not aldm, sonra derin bir soluk alp dahili telefonlardan birini aarak otel santralndan Laura Huckaby'yi balamasn istedim. Operatr bir an duraksamadan sonra, "Ama kaytlarda o adda biri yok" dedi. "Yok mu? ok garip. Ha, bir dakika. Bir de Hudson adna bakn." Operatrden ses kmad ama beni o adda bir mteriye balad belliydi. Bunun doru kii olduunu umuyordum. Ad unutmamak iin nmdeki kda yazp evresine bir daire ektim. Bir altan sonra telal bir kadn , "Farley?" dedi. Farley mi? Kimdi bu? Santa Teresa havaalannda brakt adam m? "Bayan Hudson? Ben Sat ve Pazarlama'dan Jillian Brace'in sekreteri Sara Fullerton. Naslsnz?" Telefonda i yapmak isteyenlere retilen o sahte scak sesi kullanyordum. "yiyim" dedi Laura arkasndan ne geleceini bekleyerek. "ok iyi. Bunu duyduuma ok memnun oldum. Bayan Hudson, baz sekin mterilerimiz arasnda bir anket yapyoruz, sizce bir sakncas yoksa bir iki soru sormak istiyordum. Acaba bir dakikanz verebilir miydiniz?" Laura pek ilgilenmie benzemiyordu ama kabalk yapmak istemedii de belliydi. "Pekl ama biraz abuk olun. Bir telefon bekliyorum, hatt fazla megul etmek istemem." Kalbim hzla arpmaya balad. Doru mteriyle konuup konumadm az sonra anlalacakt. "Anlyorum ve bize yardmc olduunuz iin size teekkr ederim. Kaytlarmza gre dn gece American Airlines'n 508 sefer sayl uayla California'da Santa Teresa'dan geldiniz, deil mi?"

Bir sessizlik oldu. "zr dilerim, Bayan Hudson, bu doru mu?" Sesi ihtiyatlyd. "Evet." "Uak saat bir krk bete indi, deil mi?" "Evet." "Telefon ettiinizde otel servisini bulmakta glk ektiniz mi?" "Hayr, telefonu ap ardm." "Servis hemen geldi mi?" "On be dakikada geldi ama bu da normal sanyorum." "Anlyorum. Srcmz size yardmc oldu mu?" "Evet." "Otel kayt ilemlerini nasl deerlendirirsiniz: ok iyi, iyi, yeterli, kt." "ok iyi diyebilirim. Yani bir sorun falan olmad." Artk baya kaplmt bu ie, yantlarnda tarafsz ama adil olmaya alyordu. "Bunu duyduumuza ok memnun olduk. Otelimizde ne kadar kalacaksnz acaba?" "Henz bilemiyorum. En az bir gece daha kalacam ama ondan sonrasn bilmiyorum. renince size haber vermemi ister misiniz?" "Buna gerek yok. Burada istediiniz kadar kalmanz bizi memnun klacaktr. Oda numaranz da dorularsak bu kadar yeter sanrm." "1236'daym." "ok iyi, o da kaytlarmza uygun. Eh, anketimiz bu kadar. Sabrl davrandnz iin teekkr ederim, Bayan Hudson. Eer size bir yardmmz dokunacaksa bizi aramakta kanmayn ltfen." imdi geriye kalan tek ey kadnn odasna girmekti. Lobiyi ikinci kere turlayp bu kere otelin arka kapsn aradm. Yk asansrleri, servis girileri, Personel yazl ya da yazsz bir kap aryordum. Bir kap zerinde Yalnz Personel yazyordu. Onu ap birka basamak inince Girmek Yasaktr yazl bir baka kapyla karlatm. Kap kilitli olmadna gre bu konuda ok titiz deildiler herhalde. eri girdim. Her otelin kamuoyuna ak bir yz vardr: Temiz, parlak ahap kaplamal ve cilal. Otelin asl ynetimi ise hi byle gsterili yrtlmez. Girdiim koridorun plak beton duvarlar ve kahverengi vinil karo denmi bir zemini vard. Hava burada daha scakt ve makine, pimi yemek ve slak yerbezi kokuyordu. Yksek tavan, borular, kaim kablolar, stma kanallaryla doluydu. Tabak anak sesleri duyuyordum ama akustik yznden geldii yeri kestiremiyordum Her iki yne de baktm. Solumda madeni geni kepenkli kaplar akt, ykleme yerini grebiliyordum. Kocaman kamyonlar yuvalarna girmilerdi, kelere yerletirilmi kameralarn mekanik gzleri menzil iinden geen herkesi gryordu. Varlmn bilinmesini istemediimden teki yne doruldum. Koridorun ilerisine gidip de bir keyi dnnce bir labirent gibi birbirlerine alan bir dizi mutfakla karlatm. nmdeki duvarn dibinde alt buz makinesi diziliydi. Yirmi tane tekerlekli tepsi arabas saydm. Yerler yeni silinmiti, parlyor ve dezenfektan kokuyordu. Byk paslanmaz elik kazanlarn, orba kazanlarnn ve buharlar karan sanayi tip bulak makinelerinin nnden getim. Zaman zaman beyaz nlkl ve salarn bir filede toplam biri merakla bana bakyorsa da, kimse orada ne aradmla ilgileniyor grnmyordu. Zenci bir kadn yeil biber doruyordu. Beyaz bir adam yemek tepsi arabalarndan birinin zerini yemekleri kapatmak iin plastik folyo ile rtmekteydi. Oda boyunda dolaplar ve St. Terry Hastanesi morgundan daha byk paslanmaz elikten buzdolaplar vard. Beyaz nlkl, salar fileli plastik eldivenli alanlar kvrck salatalar ykayp paslanmaz elikten tezghn stne yerletirilmi tabaklara yerletiriyorlard. Bam bir Milli Muhafz cephanelii boyunda bir kilere soktum: Raflarda ketap kolileri, hardal, zeytin, turu kavanozlar ve paketlenmi ekmekler, rekler, pastalar, kekler sralyd. Plastik kutular taze sebzelerle doluydu. Havada keskin kokular vard, kat kat yemek ve temizlik malzemesi kokusu: Dilimlenmi soan, fokurdayan domates sosu, lahana, kereviz, limon, maya. Bu koku karmaasnda hi ho olmayan bir ey vard ve koku alma duyumun beynimin ok eskilerden gelen blmne karmakark bir bilgi dizisi ilettiinin farkndaydm. Mutfak blmnn teki tarafndan dar kmak gerekten rahatlatc oldu. Burada s da dmt, ormana girmiim gibi tertemiz bir kokuya daldm. Ana koridoru bulup saa dndm. nmde araf arabalarndan bir tren vard. Arabalarn bez kenarlar ilerindeki kirli araf ve havlularla patlayacak gibi imiti. nnden getiim her odadan ieri bam sokarak yrmeye baladm. Otel amarhanesinin kaps nnde durakladm: Buras duvarlara tutturulmu ve ou benden yksek amar makineleriyle doluydu. Tavandaki rayl sistemin ucundaki sepetlerde ykanm araflar grlyordu. Bir yerden dev kurutma makinelerinin homurtusu geliyordu. Havada youn bir slak bez ve deterjan kokusu vard. nlkl 'ki kadn, ilevlerinin otel araflarn tleyip katlamak olduu anlalan iki makineyi altrmaktaydlar. Kadnlar robot gibi alyorlar, makinenin iki kere katlad araflar alp bir kere daha katlyorlar ve bir kenara diziyorlard. Makine durmadan yenilerini nlerine ittike yanl bir ey yapmalar felaket doururdu.

Admlarm arlatrarak koridor boyunca yrmeye devam ettim. Bu kere bir yarm kapnn nndeydim. Darac girii kaplayan bir tezgh vard ve zerinde Personel Formalar yazyordu. Eh, buras da personelin giydii forma ve nlkleri datld yer olmalyd. Kuru temizleme irketlerinde olduu gibi yzlerce bir rnek forma temizlenmi, tlenmi ve elik bir askya aslmt. Yarm kapdan ieri uzandm, kimseler grnmyordu. "Kimse yok mu?" Yant gelmedi. Kolu evirip yarm kapy atm, ieri girdim. Formalar yle bir gzden geirdim. Takmlar ksa krmz bir etek ve stne giyilecek krmz bir bluzdan oluuyordu. Boylarn kestirmek imknszd. Herbiri zerinde ilitirilmi bir ktta sahiplerinin adlar yazyordu: Lucy, Guadalupe, Historia, Juanita, Leteesha, Mary, Gloria, Nettie. Rasgele n seip dar ktm, kapy arkamdan kapattm. "Size yardmc olabilir miyim?" Korkuyla havaya srarken az daha arkamda duran krmz formal iriyar bir kadna arpacaktm. Beynim birden boalm gibiydi. Kadnn burun delikleri sanki bir sahtekrlk kokusu alm gibi kabarmt. "O niformalarla ne yapyorsun?" Burnunun iini gryordum ki hi de ho bir manzara deildi. Gsndeki ad etiketinde amar Servisi Yneticisi Bayan Spitz yazyordu. "Gzel bir soru, Bayan Spitz. Ben de sizi aryordum. Sat ve Pazarlama'da Jillian Brace'in yardmcsym." Serbest elimi ceketimin cebinden bir kart kartp kadna gsterdim. Kart elimden kapt, gzlerini ksarak bakt. "Burda Burnham J. Pauley yazyor. Burada neler oluyor?" Kadnn iri bir yz vard ve yznn hatlarnn herbiri kukuyla titredi. "yi ki sordunuz" dedim. "irket niformalar deitirmeyi dnyor. Gvenlik nedenleriyle. Bay Pauley Bayan Brace'ten sizdekilerden bir rnek grmek istediini syledi." "Hayatmda bu kadar sama ey duymadm. Bu niformalar daha yeni aldmz irket ok iyi bilir. Ve bu normal bir ey deil ve ben de bundan bktm artk. Son blm toplantmzda Bay Topkins'e de syledim: Bu benim iimdir ve yle de kalmasna da kararlym. Sen burada bekle bakaym. Ona imdi telefon edeceim. irketin iime karmasn kabul edemem." Kadnn soluu bile fke kokuyordu. Yzme bakt. "Adn ne senin?" "Vikki Biggs." "Ad etiketin nerede?" "Yukarda." Kadn parman gzme sokarcasna uzatt. "Sakn kprdayaym deme. Bu iin asln renmeye kararlym. irket buraya kimseyi gnderemez. Bayan Brace'in numaras ka?" "202" dedim. Grdnz m? Bu da insann becerilerini korumasnn faydalarndan biridir ite. Byle kriz durumlarnda azm her ata bir yalan kverir. Oysa deneyimsiz bir yalancnn yapabilecei bir ey deildir bu. Kadn insan artan bir sratle ieri girdi. Kap arkasndan kapand. Ben niformalar sol koluma geirip kararl admlarla yrdm ve keyi dnnce komaya baladm. Merdiveni bulunca basamaklar ikier ikier atlayarak yukar yneldim. Asansrlere binmeye cesaret edememitim. Bayan Spitz'in Gvenlii aradn, btn kaplarn tutulduunu grr gibi oluyordum. nc kata vardmda soluk falan kalmamt ama kmaya devam ettim. Altnc kat geerken bacaklarm yanyor, dizkapaklarm yerlerinden frlayacak gibi oluyordu. Sonunda sekizinci kata eriince artk tandk bir yerdeydim, keyi dnnce odama kavuacaktm. 815 numaraya kendimi g attm. alnt niformalar bir iskemlenin arkasna frlatp artk yaplm olan yatama uzandm. Orada yatm soluklanmaya alrken glmekten de kendimi alamyordum. Bayan Spitz hormon dzeylerini kont rol ettirse iyi olurdu. Eer ynetime sylenecek olursa mutlak kovulurdu. Her an kapmn vurulup sulamalarda bulunmasn, sylediim yalanlar listesinin yzme kar okunmasn bekliyordum. Kalkp kapya gittim, gvenlik zincirini yuvasna taktm. Sonra niformalar denemeye koyuldum. En iyisi ilk denediimdi. Boy aynasnda kendime baktm. Etein beli boldu ama bluzu zerine indirince pek belli olmuyordu, bluzun boynundaki beyaz bzgl kuma dmelenince bir oluturuyordu. Bluzun kollar hafif kabarkt. Rengi de fena saylmazd. plak bacaklarm ve spor ayakkablarmla banyoyu iki dakikada temizleyebilirdim. Yeniden blucinimi giyip niformam dolaba astm. Geri kalan iki tanesini ne yapacam bilemediimden katlayp masann ekmecesine soktum. Otelden ayrlmadan nce onlar saklayacak bir yer bulurdum artk. Otelin iinde dolamaktan ekinerek le yemeimi odamda yedim. Saat ikide bir keif seferi iin koridora ktm. Yangn sndrme cihazn, iki acil k ve buz makinesi buldum. Asansrlerin karsndaki bir sehpann zerinde dahili telefon vard. Koridorun ucundaki servis blmesinde araf arabas arka arkaya yerletirilmiti. Oraya girip malzemeleri bir gzden geirdim. tler ve t tahtalar, iki elektirikli sprge. Ayrca raflar neredeyse tavana kadar temiz araf ve havlularla dolu byk bir dolap. Tuvalet kd kolileri,

minyatr sabun ve dier tuvalet eyas dolu plastik kutular. Bu iten holanmtm dorusu. Bir kucak dolusu havlu bir alp girmek iin iyi bir mazeretti. Plastik bir Oda Temizlii Yaplr tabelas bulup onu da aldm. Yapabileceklerim sona erince hediyelik eya dkkanndan okuyacak bir kitapla bir kutu naneli eker aldm. Sonra lobi'den Laura'nn odasn aradm. Telefona knca da, "zr dilerim, bir yanllk oldu" deyip kapadm. Uykudan uyandrmtm galiba. leden sonram okuyarak ve uyuklayarak geirdim. Akam zeri oda servisinden lenki yemeinin tpatp aynsn sipari ettim: Bir hamburger, kzarm patates. Saat yediyi geince stmdekileri kardm, krmz niformam giydim. Spor ayakkablarmla plak bacaklar pek houma gitmemiti ama elden bir ey gelmezdi. Ceplerimi nane sekerleriyle doldurdum, ekmeceye sakladm dier iki niformay aldm. Yukar karken niformalar servis blmesinde bir yere sktrdm. On ikinci kat da sekizinci kattan farkszd ama servis odas aadaki kadar dolu deildi. Bir toz beziyle bir elektrikli sprge aldm, fii koridordaki prize sokup Laura Huckaby'nin odasna doru sprmeye baladm. Elektrikli sprge kullanmak insan rahatlatan bir eydir: O hafif homurtunun elik ettii ar ve tekrar eden hareketler. Duvardan duvara bir hal hi bu kadar inceden inceye temizlenmi deildi. Terlemeye balamtm ama yaptm i istediim zaman dinlenmeme frsat vermiyor deildi. Saat 7:36'da asansr kaplar ald ve bir yemek tepsisiyle bir kat garsonu grnd. Tepsiyi omuz hizasnda gayet rahat bir hareketle tayarak 1236 numarann kapsn vurdu. Ben de sprgeyi o yana ynelttim ve adam ieri almak iin kapy aan kadn grdm. plak ayaklyd ve geceliinin stne geirdii otel sabahlyla ok iri grnyordu. Giyiniinden yatmaya hazr olduu anlalyordu ki bu benim iin iyi haberdi. Garson birka dakika sonra kt, bana bir ey sylemeden yanmdan geti, varlmn farknda bile deilmi gibi asansre girdi. Laura'nn bir ziyaretisi olabilecei ya da bir yere kabileceini dnerek gzetlememe devam ettim. Haly sprmekten bknca toz bezimi alp dizlerimin stne kerek yllardr silinmedii anlalan sprgeliklerin tozu almaya koyuldum. Erkek detektiflerin byle bir ey yapta hayal edebilmek gtr. Zaman zaman bam Laura Huckaby'in kapsna dayyorsam da, ierden ses gelmiyordu. Belki havlayarak kapy trmklasam beni ieri alrd. teki mteriler gelip gidiyorlard ama bana dikkat eden yoktu. Oda hizmetisi olma konusunda rendiim bir ey vard, insanlar nadiren yznze bakarlard. Zaman zaman birinin baklar yznzde dolard ama bu yalnzca bir rastlantyd daha sonra gerektii takdirde kimse sizi be kii arasndan tehis edemezdi. Her ne kadar Teksas'ta bile bir hizmeti klna girmenin su olmadn tahmin ediyorsam da, bu benin lehime olan bir eydi. Saat sekizi eyrek gee elektrikli sprgeyi yerine braktm, bir kucak dolusu havlu alp 1236 numarann kapm tklatarak, gayet net ve nlayan bir sesle, "Oda hizmetisi" diye seslendim. Laura Huckaby zinciri amadan kapy aralad. "Evet?" Makyaj silinince kestane gzleri ok daha soluk grnyordu. Daha nce srd fondten silinince yzndeki iller ortaya kmt. Ayrca enesinde daha nce dikkat etmediim gamzesi vard. Fazla ukala grnmemek iin kap koluna bakarak konutum. "Yata amaya geldim." "Bu otelde yatak ama servisi de mi var?" Fikir pek gln gelmi gibiydi. "Evet, hanmefendi." Bir an duraksad, sonra omuzlarn silkti. "Bir dakika" Kapy kapatt. Aradan bir dakika kadar getikten sonra zinciri ekip gemem iin yana ekildi. Tetkik ediyor grnmeden ne kadar ey greceimi merak ediyordum. nsanlar ne kadar grnlerine dkn olabiliyorlard? Yeniden makyaj yaptna yemin edebilirdim. Yeni ykanm kzl salar hl slakt. Banyodan scak bir ampuan kokusu yaylyordu. Temiz havlular lavabonun yanna brakp yatak odasna getim, perdeleri kapadm. Televizyon ak ama sesi kslyd. Oda anahtarn masann stne brakmt, hemen onu ele geirme planlar kurmaya baladm. Yatan dankl yattn gsteriyordu, telefonu da yanna ekmiti. Belki de bekledii telefon gelmiti. Grebildiim kadaryla anta da ortalarda deildi. Kadn dergisini alp bir iskemleye oturdu. Bacak bacak stne atarken plak etini grdm. Sa bilei ve dizine kadar olan ksmda kenarlar yeile dnmeye balam eski morluklar vard. Yoksa elli ksur yandaki dostundan eek sudan gelene kadar dayak m yiyordu. Erkee o souk davrannn ve grn konusundaki bu titizliinin nedeni bu olabilirdi. Yemek tepsisi hl masadayd, buruturulmu keten peete kirli tabaklarn zerine atlmt. Her ne sipari etmise fazla bir ey yemedii grlyordu. Ben iimi yapyor olmama ramen odada bulunmamdan sklyor gibiydi ki, bu da benim lehimeydi dorusu. Arasna sklrcasna bakyorsa da genelde ben yokmuum gibi davranyordu. Grnmezliimden holanmaya balamtm. yle rahatsz edici konumalar olmadan onu yakndan gzlemleyebiliyordum. enesinin sa yanndaki bir darbe morluu muydu yoksa hayalimde ben mi yle yaratyordum? Ne biim bir erkekle yayordu? Herif duyduum kadaryla Ray Rawson'un cann karmt, kadn da dvm olabilirdi. Yatak rtsn nce yarya, sonra bir daha yarya katlarken niformam gayet becerikli hrtlar kartmaktayd. rty bir daha katlayp bir keye kaldrdm. Battaniyeyi yarya kadar atm, yastklar yumrukladm, kda sarl nane ekerlerinden birini komodine braktm. Sonra tuvalet masasn topladm ve makyaj malzemesini kontrol ettim: Bir fondten, pudra, allk. Kk bir kutu iinde DermaSeal vard: "Yz przlerini saklamak iin su geirmez kozmetik." Kadna gzucuyla

baknca onun da bana bakmakta olduunu grdm. Arkamda iini kartrmaya can attm dolap vard. Banyoya girdim, kvetin kenarna brakt slak havluyu aldm, du perdesini dzelttim, sanki temizlemiim gibi sifonu ektim. Sonra banyo dolabn atm. te. anta oradayd. "Ne yapyorsun?" diye seslendi kadn. Can gibiydi; belki de snr atm dndm. "Askla ihtiyacnz var m, hanmefendi?" "Ne? Hayr, yeteri kadar var." Yalnzca yardmc olmaya alyordum. Bu kadar sinirlenmesine gerek yoktu. Dolap kapan kapayp kalan temiz havlular aldm Kadn ayaa kalkm beni seyrediyordu. Baklarm tepsiye ynelttim. "Yemeiniz bittiyse tepsiyi de alabilirim." Masaya bakt. "Ltfen." Havlular brakp masaya yrdm, oda anahtarn alp tepsinin stne braktm, stn buruuk peeteyle rttm. Sonra kapya gidip kalamla ak tutarak tepsiyi yere braktm, dnp havlular aldm. Kadn bana doru bir ey uzatarak kapda duruyordu. nce bir not verdiini sandm. Sonra bahi vermekte olduunu anladm. "Teekkr ederim" diye mrldanarak banknotu bakmadan cebime yerletirdim. "yi geceler" dedim. "Teekkr ederim." Kapdan kar kmaz paraya baktm. Vay canna! Tam be dolar vermiti. On dakikalk i iin hi fena saylmazd. Kar kapy da vursa mydm acaba? Btn kat dolasam o geceki yatak param karrdm. Kadnn oda anahtarn alp tepsiyi olduu yerde braktm. Tertemiz ettiim koridorda hi de ho bir manzara oluturmuyordu ama dorusunu sylemek gerekirse onu kaldrmak benim iim deildi. 9 Odama dndmde saat dokuza eyrek vard. O kadar almaktan, oda servisinin yal yiyeceklerinden ve zerimden hl atamadm jet yolculuu sarsntsndan l gibiydim. niformam kollarndan syrp duun altna girdim, scak suyu sanki bir avlanm gibi bamdan aa uzun uzun akttm. Kurulandktan sonra da otelin iki niseks bornozundan birini srtma geirdim. Yedek klotum imdi kurumutu ve havlu asksnda nadir bulunan bir hayvann postu gibi sallanyordu. Banyodan giyinme yerine knca telefonumdaki mesaj nn yanp snmekte olduunu grdm. Ben dutayken alm olmalyd. Nerede olduumu bir tek kii bildiine gre de Henry idi. Meer ki, otel idaresi neler yaptm farketmi olsun. Biraz da huzursuzlukla santral aradm. "Ben Bayan Millhone. Mesaj m yanyor." "Bir mesajnz var, efendim. Saat sekiz elli birde Bay Pitts arad. Aceleymi. Hemen telefonunuzu bekliyor." "Teekkr ederim." Henry'nin numarasn evirdim. Daha teki tarafta telefonun aldn duymadan at. "Telefonun stnde mi oturuyordun yoksa" dedi. "Neler oluyor?" "Aradna ok memnun oldum. Ne yapacam bilemiyordum. Ray Rawson'dan haber aldn m?" "Neden alaym ki? Onun gittiini sanyordum." "Gitmiti ama dnd ve korkarm baz aksilikler oldu. Bu sabah senin telefonundan az sonra Nell ile alverie ktk. William ve Lewis, Rosie'nin oraya yemek hazrlna gitmiler, Charlie de evde kalmt. Dinliyor musun?" "Dinliyorum. Bu hikyenin nereye varacan bilmiyorum ama dinliyorum." "Ray Rawson Chester'e gitmi, Bucky de olup biteni anlatm." "Neyi yani? Kendisini dven adam grdm m?" "Sana i verildii dnda ne sylediini bilemiyor. Bucky ehir dnda olduunu biliyordu ama nereye gittiini bilmiyordu. Ray doru buraya gelmi ve ben evde yokken Charlie'ye senin tehlikede olduunla ilgili bir eyler sylemi." "Tehlike mi? Bu ilgin ite. Ne tehlikesiymi bu?" "Charlie orasn pek anlayamam. Bir anahtardan falan sz etmi." "Ha. Johnny'nin kasasndaki anahtar herhalde. Onu kilitlerle ilgilenen bir dostuma gsterecektim. Ancak ne yazk ki uzmanlk dal nedeniyle hapisteymi imdi." "Anahtar nerede imdi? Bucky, Ray'e son grdnde sende olduunu sylemi." "ok doru. antamn iinde. Peki, senin sesindeki bu kayg niye?" Henry'nin sesindeki kaygy hissetmemek imknszd. "Bunu sana sylemek zorunda kalmak istemezdim ama Ray kendisini senin yardma ihtiyacn olduuna ikna ettii iin Charlie de ona yerini sylemi." "Charlie benim yerimi nereden biliyordu?" Henry tam bir itirafta bulunmann gerekliliiyle iini ekti. "Otelin adn ve telefon numarasn telefonun yanndaki not defterine yazmtm. Charlie'yi bilirsin. Genelde kp gibi sardr. Ama her naslsa Ray'in iyi bir dost olduunu ve senin onun bunu bilmesine aldrmayacan dnm. Hele de ban dertteyken." "Eyvah! Oda numarasn da m vermi?"

"Maalesef" dedi Henry. Sesi ylesine sululuk doluydu ki Ray'in bulunduum yeri bilmesinden hi holanmadm hakknda bir ey diyemedim. "Adamn ta Dallas'a kadar gideceini sanmam" diye devam etti Henry. "Ama herhalde telefon edecektir, bu yzden arman falan istemedim. ok zgnm, Kinsey ama yapabileceim hibir ey yok." "Aldrma, Henry. Beni uyardn iin teekkr ederim." "Charlie'nin boynunu kopartabilirim." "nn yalnzca yardmc olmaya altndan eminim. Her neyse, imdilik bir zarar yok. Ben Ray Rawson'u tehdit olarak grmyorum." "Umarm yledir. Bu bilgiyi yle ortalkta braktm iin kendimi ok kt hissediyorum." "Samalama. Kimsenin byle bir eyi soraca aklna gelemezdi. Ayrca Rawson'un ortaya kmas iin de bir neden yoktu." "Biliyorum ama yine de kardelerime bir ey syleyebilirdim. Charlie'yi bir gzel azarladm ama aslnda kendi kendime kzyorum. Byle bir ey yapaca aklmn ucundan bile gememiti." "Olan oldu bir kere. Senin bir kabahatin yok." "Sen iyiliinden byle dnyorsun, ilk iim sana telefon etmek oldu. Ya o otelden k ya da odan deitir. Herifin aniden kapnn nnde belirmesini istemiyorum. Bu ite midemi bulandran bir ey var." "Seninle ayn fikirdeyim ama ne yapacam da bilemiyorum. u anda zaten pek ortalkta grnmemeye alyorum." Henry'yi krmz alarma geirdiimin farkndaydm. "Neden?" diye sordu. "imdi bunlara girmek istemiyorum. u anda bunun akllca bir davran olmadn dndm syleyelim." "Bir tehlikeye atlman istemiyorum. Zaten o uaa binmekle doru bir ey yapmadn. Bu i seni ilgilendirmez ve uzadka giderek daha da berbat bir hal alyor." Glmsedim. "Chester beni grevlendirdi. Bu benim iim artk. Ayrca, ok da elenceli. Koridorlarda saklanarak insanlar gzetliyorum falan." "ok uzun kalma da. Dn gn yaklat." "Onu unutacak deilim herhalde. Orada olacam. Sz" "Sana bir yardmm olabilirse beni aramay ihmal etme." Telefonu kapattnda kapya koup zinciri yuvasna geirdim. Dar "Rahatsz Etmeyin" tabelasn asmay dndm ama bu herkese benim ierde olduumu ilan etmekten baka bir ie yaramazd. Sonra durumumu ciddi olarak dnerek oday arnlamaya koyuldum. Rawson nerede olduumu bildiine gre, nedenini bilmemekle birlikte kendimi garip bir risk altnda gryordum. Chester'in sylediklerine baklrsa gayet kt durumdayd ve bu da yolculuunu en azndan byk bir rahatszlk iinde yapmas demekti. Ayrca hl Dallas'ta olduumu bilemeyeceinden buraya kadar gelmek kendisine biraz pahalya patlayacakt. Kukusuz, eer Santa Teresa polisi kendisini sorguya ekmek iin aryorsa, o zaman ehirden ayrlmas yanl bir adm saylmazd. Aslnda tehlikede olduuma inanmyordum ama bu olasl gzard da edemezdim. Rawson'un olaylarla ilikisi her ne olursa olsun, bana gereklen anlatmad aka belliydi. Odam deitirsem iim biraz daha rahat edecekti. Dier yandan odam deitirmeyi isteme fikri houma gitmiyordu. Otel idaresi aptal deildi. Bayan Spitz'in benim iyi bir i stnde olmadm anlamas uzun srmezdi. Otelciler akaclardan ve hrszlardan hi holanmazlar. Kadn beni yakndan grmt ve u anda gvenlik personeli eklim biliyor olmalydlar. Btn gerekli kiilere bilgi iletilmiti artk. Gece ktibi Vikki Biggs, adm hatrlyorsa ok gemeden kapm vurulacakt. Dier yandan idare durumu zememise o zaman aa inip dikkati zerime ekmem aptalln alas olurdu. Onun iin oda deitirmeyi aklmdan karmalydm. Otelden ayrlmaya gelince, uak ve otel masraf olarak bin dolara yakn para harcamtm. Chester'e gidip de Ray Rawson'un aniden karma kma olasl nedeniyle kadnn peini braktm syleyemezdim. Yapabileceim en iyi ey odamda kalmakt. Hele Laura Huckaby'nin oda anahtar elimdeyken. Yine kendi elbisemi giyindim. Biri gece yars kapm vurduu takdirde hazrlksz yakalanmak istemezdim. Bedava sabunla ampuanlar antama doldurdum, di macunumla di fram da alnca artk gerektii takdirde kamaya hazrdm. Anahtar antamdan karp saklayacak daha gvenli bir ver bulabilir miyim diye dndm. Sabahleyin bir zarfa koyup Henry'ye postalardm. Bu arada oday gzden geirerek uygun bir saklama yeri arandm. Aslnda bu konuda kararszdm. Acele kamam gerekirse bir de anahtar almak iin vakit kaybetmek istemiyordum. antamdan otelin verdii bedava diki kutusunu kardm. Sonra ceketimi kartp tersyz ettim. akmla vatkann altndaki dikii kestim, anahtar iine sokup yeniden diktim. Havaalannda metal detektrnden geemezsem ceketi karp rntgen kutusundan teki tarafa gnderebilirdim. stmdekileri, hatta ayakkablarm kartmadan, yatp zerime battaniyeyi ektim. Telefon sabah sekizde aldnda vcuduma cereyan verilmi gibi oldu. Kalp atlarm bir anda elliden yz krka karken boazmdan bir lk koptu. Telefonu atm. "Ne var?"

"Seni uyandrdm galiba. zr dilerim. Ben Ray." Ayaklarm yere indirip uyanmak iin yzm ovuturdum. "Anladm. Neredesin?" "Aada lobide. Seninle konumam gerek. Yukar gelebilir miyim?" "Hayr, gelemezsin. Burada ne iin var?" "Seni aryorum. Neyle kar karya olduunu renmen gerekir diye dndm." "On be dakika sonra aadaki kahve salonunda bulualm." "Memnun olurum." Yataa uzanp bir dakika kendime gelmeye altm, bunun fazla bir yarar olmad. im korkudan karmakark bir haldeydi. Sonunda kalkp dilerimi fraladm, yzm ykadm. ki gn giyilmi gibi kokan balk yaka kazam katladm. Sonunda bir yenisini almak zorunda kalacaktm, stmdekileri ykanp tlenmesi iin gnderecek olursam akama kadar krmz niformamla oturmak zorundaydm. Ve bu arada Laura Huckaby gidecek olursa kendisini Teksas boyunca bir otel kat hizmetisi klnda kovalamak zorunda kalrdm. Parfmn ykanmam giyecek kokusunu rteceini umarak gerekli yerlerime otel losyonundan srdm. Oda anahtarmla Laurann kini cebime indirip dikiz deliinden dar baktm. Rawson en azndan koridorda deildi. Asansr brakp yangn merdiveninden inince lobinin t tarafna ktm. Otelin kahve salonuna gelince kapda durakladm Rawson annda farkedilmeyecek gibi deildi. imi, yeilli morlu suratl bakas yoktu zaten. Gznn biri kapanm duda yarlm, burnu sarlyd. Sa elinin parma da bantlanmt. Krk, atlak ya da eksik dilerinin armasndan korunmak iin olacak kahvesini kakla iiyordu. Beyaz tirt o kadar yeniydi ki, katlama yerleri ta uzaktan belli oluyordu. Ya gmleklerini bir beden kk alyordu, ya da kaslar benin sandmdan daha gelimiti. Ksa kollar ejder dvmesini gzler nne sermiti. Yanna gidip karsna oturdum. "Ne zaman geldin?" Masadaki iki mn kartndan birini bana uzatt. "Sabah yedi buukta. Uak sis yznden gecikti. Havaalannda bir otomobil kiraladm. Gelir gelmez telefon etmek istedim ama santral balamay reddedince saat sekizi bekledim." Yedii dayaktan gzleri kan anana dnmt ki, bu da aslnda yumuak olan yz hatlarna eytani bir ifade vermekteydi. "ok dnceliymisin" dedim. "Oda tuttun mu?" "Evet. 1006." Yznden geen belli belirsiz glmseme birden soluverdi. "Bak, bana gvenmek iin bir nedenin yok, biliyorum ama ak konuma zaman geldi." "Bunu iki gn nce de yapabilirdin..." Garson kadn elinde kahve marapasyla geldi. Sokak kedi ve kpeklerini evine alabilecek ana tipte bir kadnd. Saclarna rtt file bir rmcek an andryordu. Sesinden hayat boyunca filtresiz sigara dkn olduu anlalyordu. Ray'e bakarak, "Ne oldu byle?" dedi. "Trafik kazas. Eer bir aspirin bulabilirsen vasiyetnamemde sana bireyler brakm." "Arka tarafa bir bakaym, herhalde bir eyler bulurum." Sonra bana dnd. "Kahve ister misin? Buna ihtiyacn var gibi bir halin var senin de." Uzattm fincanm tepeleme doldurdu. Marapay brakp not defterini kard. "Sipari verecek misiniz, yoksa daha sonra m?" "Bu yeter" dedim kahveyi gstererek. "Bir eyler ye" dedi Ray. "Ben smarlyorum. Hi olmazsa bu kadar bir ey yapaym." Kadna dndm. "yleyse kahve, portakal suyu, jambon, sucuk, yumurta ve avdar ekmei." Ray iki parman kaldrd. "Aynsndan bana da." Kadn gittikten sonra dirseklerini masaya dayayarak bana doru eildi. ampiyonluunu bir gn nce rakibine kaptran bir boksre benziyordu. "Kzdn iin seni sulayamam... ama doru sylyorum, Johnny'nin evine o ilk giriinden sonra bir daha geleceini sanmyordum. orada bitmi diye dnnce de fazla konumaya gerek yoktu." "Eve giren kimdi?" "Oraya geleceim. Ha, unutmadan soraym. Bucky'nin Johnny'nin kasasndan ald anahtar var ya?" "Evet." "Hl sende mi?" Bir an duraksadm, sonra hemen yalanm kvrverdim Ona neden gvenecektim ki? imdiye kadar bana bir ey sylemi deildi. "Yanmda deil ama nerede olduunu biliyorum. Neden sordun?" "Onun nemli olmas gerektiini dnyorum. Yoksa Johnny neden kasasnda saklasn, deil mi?" "Nedenini bildiini sanyordum. Charlie'ye benim o yzden tehlikede olduumu sylemedin mi?" "Tehlike mi? Asla. Ben yle bir ey sylemedim. Onu da nereden karm ki?" "Dn gece Henry ile konutum. Charlie'yi benim nerede olduumu sylemesi iin ikna etmisin. Tehlikede olduumu sylemisin ve Charlie de onun iin sana bulunduum yeri sylemi."

Ray akn akn ban sallad. "Beni yanl anlam olmal. Seni aryordum ama tehlikeden falan sz etmi deilim. ok garip. Adamn kulaklar duymuyor zaten. Kartrm olmal." "Neyse, onu bo ver imdi. Baka eylerden sz edelim." Ray lokantann kaps nnde toplanan ocuk grubuna bakt. Bunlar dn koarken grdklerim olmalyd. Bir yarma falan iin gelmi olmallard. Grlt dzeyi ykselince Ray sesini iittirmek iin sesini ykseltti. "Geen gn oteldeki odamda beni ok arttn." "Johnny konusunda haklydn. O hi askerlik yapmad. Dediin gibi cezaevindeydi." Hakl kmay nasl da severim. Hakl olduumu duymak beni hemen neelendirir. "Ya birbirinizi tandnz? O da uydurma myd? "Genelde." Ray glmseyince dilerinden birinin eksik olduunu grdm. Elini morarm yanana bastrd. "Louisville'de tantk ama Jefferson Tersanesi'nde deil. 1942'de deildi. Daha nceydi. 1939, '40 falan. kimiz de sarhotuk ve arkada olduk. Ben o zaman on dokuz yandaydm ve bir iki kere cezaevine girip kmtm. Bir sre birlikte dolatk. kimiz da askere alnmadk. 4-F snfndaydk. Johnnynin sakatlnn ne olduunu unuttum. Ftk faland galiba. Benim kulak zarlarm patlakt. Her neyse, ok sklyorduk ve bir ey yapmamz gerekiyordu, biz de hrszla baladk. Depo, maaza soygunu falan. Ama sonunda sust yakalandk. Ben cezaevine gittim, o da Lexington'da eyalet slahevine. Be yllk cezasnn yirmi iki ayn ekip artl olarak salverilince ailesini California'ya tad. Ve ondan sonra da bildiim kadaryla temiz yaad." "Ya sen?" Ray baklarn indirdi. "Johnny gittikten sonra kt arkadalar edindim. Herkes beni ok akll sanrd ama serserinin biriydim aslnda. Yine bir hrszlkta enselendik, Ashland cezaevine gnderildim ve on be ay daha yattm. Bir yl sonra yine yakalandm. Esasl avukat tutacak param yoktu. O gnden sonra da girer karm ite." "Krk yldr cezaevinde misin yani?" "Zaman zaman. O kadar uzun yatan insan says az mdr sanyorsun? Daha erken kurtulabilirdim ama aklm bama toplayncaya kadar hep hislerime kapldm. Bende doktorlarn "igd kontrol eksiklii" dedikleri ey var. Bunu ierdeyken rendim. O gnlerde aklma eseni yapardm. Ama kim ldrmedim." "Eh, bu rahatlatt beni." "Ama sonra cezaevinde birini ldrmek zorunda kaldm, kendimi savunurken." "Ha" dedim. Rawson devam etti. "Her neyse, krkl yllarda gazete ilanlaryla arkada arayan Marla adnda bir kadnla yaamaya baladm. Bir keresinde katm srada kadnla evlendim. Marla hamile kald ve yllarca grmediim bir kzmz oldu. Mahpuslara k olan kadnlarn saysn bilsen aarsn." "nsanlarn yaptklar hibir eye amam ben" dedim. "Darda olduum bir baka sefer tahliye artlarm inedim. Her naslsa Johnny'nin bundan kendini sorumlu tuttuunu sanyorum. Sanki o olmasaym bu kadar ok su ilemeyecekmiim gibi. Bu doru deildi ama sanrm o hep buna inand." "Yani Johnny bu kadar yldr bu sululuk duygusuyla m seninle ilikisini srdrd diyorsun?" "Genelde yle. Ve belki de kars dnda bir tek benim kendisinin hapse girdiini bilmem yznden. Dier herkese kar sanki baka bir insanm gibi davranrd. Birmanya ile Claire Chennault hakkndaki o hikyeler. Hepsini kitaplardan renmiti. ocuklar onu kahraman sanrlard ama yle olduunu iyi bilirdi. Benim yanmda kendi benliine kavuurdu. Bu arada ben silahl soygundan yakalandm. Lewisburg ve Leavenworth'da yattm ama ounlukla da Atlanta'daydm Oras ayakta kalabilme gdlerinin snand yerdir. Castro'nun bize gnderdii Kbal sulular hep oraya atarlar." "Marla'ya ne oldu? Hl evli misiniz?" "Hayr. Islah olamadm iin sonunda beni boad. Hata benimdi. Marla iyi kadnd." "Krk yl sonra zgrlne kavumak epey garip olmal." Rawson omuzlarn silkti. "Beni darya hazrlamak iin geleni yaptlar. Altmma gelince cezaevi idaresi beni ar ilerden uzaklatrmaya balad. Gvenlik dzeyimi drdkleri iin arasra dar kabiliyordum. Ashland'daki ak cezaevine gnderildim. Otuz be yldr ilk kez gryordum orasn. Hapse ilk girdiim yalarda olan genlerle beraberdim. Sonra birden "kendimi buldum'. Sanki bir tabloyu uzaktan grrm gibi. Bir yl iinde kendimi toparladm, niversiteye devam etmeye baladm. Sigaray braktm, arlk kaldrmaya falan baladm. artl tahliye komisyonu bu kere hi glk karmad." Ray susup evredeki ocuklara bakt. ocuklar masalar doldurmular, mnler elden ele geiriliyor, kahkahalarn ard arkas kesilmiyordu. Ray ban sallad. "Benim katmda da ocuklar var. Koridorlardaki o grlt, o kouturma. Sabaha kadar." "Marla ile gryor musun?" "Arada srada. Yine evlendi. Son duyduumda Louiseville'de bir yerdeymi. Bu i biter bitmez gidip onu grmek isterim. Kzm da. yi bir baba olmadm biliyorum, ama bir denemek isterim. Annemi de grmek istiyorum."

Kulaklarma inanamamtm. "Annen hl yayor mu?" "Tabii. Seksen be yanda ama ok salam." "Beni ilgilendirmez ama sen ka yandasn?" "Altm be. Bir iim olsayd emekli yana gelmitim yani." "Demek yaknlarda salverildin." " hafta nce. Ashland'dan sonra alt ay ak bir cezaevinde tutuldum. Oradan knca da doruca kyya gittim. Johnny'ye Nisan'da yazdm ve kacam tarihi bildirdim. 'Gel sana yardm ederim' dedi. Ben de bunu yaptm ite. Gerisi anlattm gibi. Bucky'nin kapsn alana kadar ldn bilmiyordum." "Johnny nasl bir yardmdan sz ediyordu?" Rawson omuzlarn silkti. "Kalacak bir yer. Bir i. Birlikte yapabileceimiz bir i var diyordu. Ben ierdeyken hep altm ama saatte krk sent alyordum ki o da gazoza, eker, deodorana falan gidiyordu. Birikmi bir param yoktu yani." "Buraya nasl geldin?" "Annem dn verdi." "Johnny'nin evine giren kim?" "Ad Gilbert Hays, benim eski hcre arkadam. Birka yl nce beraber yattk. Ben serseriyi etkilemek iin enemi tutamadm ite. Nedenini sorma. Pisliin biriydi." Suratn buruturunca alt dudandaki yark ald, kan gelmeye balad. Kt bir peete alp azna bastrd. "Ona ne syledin ki?" "Bak, ierdeyiz, tamam m? Birbirimize palavra skmaktan baka ne yapabiliriz ki? Bana srekli hikyeler uydururdu, ben de ona Johnny'den bahsettim. Ne kadar pinti biri olduundan, parasn kuru kuru biriktirdiinden sz ettim. Johnny aka bir ey sylememiti ama evde byk paralar gizlediini ima ederdi." "Sen de onu soyacaktn demek?" "Asla. Ona bunu yapmazdm. Yalnzca birbirimize palavra skyorduk. Daha sonralar Hays'le bozutuk. Johnny'nin parasn yrtebileceini ve benim de bundan haberim bile olmayacan dnm olmal." "Johnny'nin adresini vermi miydin?" "California demitim. Namussuz herif beni oraya kadar izlemi olmal." "Senin salverildiini nasl biliyordu?" "Onu bilemiyorum ite. Benim artl tahliye memurumla konu4mu olabilir. Onu bir kere tehdit etmitim galiba. Her halde onlara peine deceimden korktuunu falan sylemitir. Ho, bunu yapabilirim de." "Onun olduunu nereden anladn?" "lk nceleri anlamadm. Eve hrsz girdiini duyunca bir dmen olduunu anlamtm ama aklma Hays gelmemiti. Sonra dnnce baka bir ey olamayacan aklm kesti. Johnny'den bakasna sz etmemitim nk." Ray peeteyi kanayan dudandan kaldrd. "Dudam nasl?" "Kan boalyor saylmaz" dedim. "Biraz geriye dnebilir miyiz? Johnny'nin ldn duyunca bir yerde sakl paras olduundan nasl bu kadar emin olabildin?" "Emin deildim ama olmas gereken de buydu. Adam kalp krizinden lyor, daha nce bireyler yapma frsat bulamam yani. Bucky ile konuurken be parasz olduunu anladm, u halde para varsa, evde bir yerde gizli olmalyd. Eer orasn kiralayabilirsem rahat arayabilirdim." "Bu arada Backy'ye hibir ey sylemedin." "Para konusunda m? Ne mnasebet. Neden biliyor musun? Ya yanlmsam? Bo yere umutlandrmann bir anlam yoktu ki. Paray bulursam paym isterdim." "Ailenin haberi olmayan bir para ve sen bulunca onlara vereceini sylyorsun, ha?" Saf saf glmsedi. "Kk bir yzde alrdm sanrm ama bunun ne zarar olurdu ki? Hi beklemedikleri bir paraya kavuacaklard." "Ve bu arada bu eski hcre arkadan seni Johnny'nin kapsna kadar izledi, yle mi?" "Benim tahminim yle." "Peki, dolap altndaki gizli blmeyi nereden biliyordu?" Ray yaral elini kaldrd. "Ben syledim. Yoksa btn parmaklarm kracakt. Onu beklemediim iin gafil avlandm. Bir daha bekleyeceim ama ve birimiz leceiz." "Peki, sen gizli blmeyi nereden biliyordun?" Ray parmayla akana vurdu. "Johnny'nin kafasnn nasl altn bilirdim. Hani sen kitaplarn kartrrken oraya gelmitim ya? te o zaman bir keif yapyordum. Daha ncede byle bir zula yeri kullanmt, ta eski gnlerde... ie oradan balamay dndm ben de." Oturduu yerde kprdad. "Yznden bana inanmadn anlyorum." Hafife glmsedim. "Sen ok kurnaz bir adamsn. Benin kadar rahat yalan sylyorsun ama senin deneyimin daha fazla tabii."

Bir ey syleyecek oldu ama garson kadn buhar tten iki tabakla gelmiti. Meyve sularn, tereyal ekmekleri, reelleri yerletirdi. Cebinden iki kk kt poet kartp Ray'in tabann yanna brakt. "Sana bunlar getirdim." Ray poetlerden birini ald. "Midol nedir?" "Kramp falan iindir ama her derde devadr." Kadn fincanlarmz bir daha doldurup not defterini kararak yan masaya gitti. Ray poetin birini ap iki tableti portakal suyuna att. Bir sre konumadan yemee gmldk. Rawson sonunda azn bir kt peeteyle sildi. "Sana bir ey syleyeyim mi? Bu ekimeyi brakalm ve bundan sonar olacaklar dnelim." "Demek ortaz, ha?" "Tabii. Neden olmasn. Gilbert Hays, Johnny'nin parasn ald, ben de geri istiyorum. Yalnzca benim iin deil. Bucky ile Chester iin de. Seni Hays'in aldn geri alman iin tutmadlar m?" "Herhalde" dedim. Omuzlarn silkti. "O halde? Plann nedir?" "Bana neden soruyorsun ki? Sen ne dnyorsun?" "Bu iten bir cret alacak olan sensin. Ben yalnzca sana yardm ediyorum" Yzne bakp az nce anlatt karmakark hikyeyi srdrd. Bana dorular anlattna inanyor deildim ama daha nasl yalanlar sylediini bilecek kadar tanmyordum. "Aslnda bir planm var, yardma ihtiyacm olabilir." "Gzel. Anlat bakalm." Laura'nn oda anahtarn kartp masann stne koydum. "Laura Huckaby'nin oda anahtar bu." Yz birden tm ifadesini kaybetti, kalar atld. ne eildi. "Ne?" "antal kadn. Hudson adn kullanyor imdi, bu da onun odasnn anahtar." 10 Laura Huckaby'nin katndaki servis blmesinden araf arabalarndan birini karttm. almak zere yine krmz niformam giymitim. Raftan bir kucak dolusu temiz araf havlu aldm, arabaya biraz da tuvalet kd, sabun, ampuan, daha nce de ardm Oda Hizmetisi alyor tabelas koydum. Arabann bir ucuna bal tabelaya baknca odalardan hibirinin henz yaplmadn grdm. Listede Bernadette Eileen yazyordu ama onlar da henz iaretlenmemilerdi. Ben alrken birinin ortaya kmas durumunda ne yapacam bilemiyordum. Ho, kadnlar tuvalet lavabolar konusunda fazla sahiplenme saplantsnda deillerse ilerini bir bakasnn paylamasna ses karmazlard ya. Hal kapl koridorda arabay srerken tekerlekler halnn tylerine dolanyor, araba duvarlara arpmamak iin epey zorlanyordum. Ray Rawson'la hazrladmz plan uydu: Rawson lobideki telefondan Laura'nn odasn arayacak ve resepsiyon memuru olduunu ve resepsiyona imzasn gerektiren bir paket geldiini syleyecekti. Ancak kendisi paydos etmek zere olduundan paket mdrn masas stnde olacakt. Eer hemen aa gelirse teki alanlardan biri gidip paketi getirirdi. Laura paketin yukar gnderilmesini isterse bunun otel politikasna aykr olduunu syleyecekti. Son gnlerde birka paket yanl odaya teslim edilmiti ve mdr de artk herkesin paketini gelip almasnda srar ediyordu. Bu iler olurken ben koridorda bekleyip kadnn kata ktna bakacaktm. Asansr arkasndan kapanr kapanmaz anahtaryla 1236 numaraya girecektim. Laura inecek, resepsiyon memuru olmayan paketi bouna arayacakt. Karklk, sinirlenme ve zr dilemeler. Herkes paketten haberi olmadn syleyecekti. Rahatszlk verdiimiz iin zr dileriz. Paket ortaya kar kmaz hemen size haber vereceiz. Kadn oradan ayrlp asansre binerken Rawson odasnn telefonunu bir kere aldracakt. Hl oradaysam kmam iin iaret olacakt bu. antann nerede olduunu bildiime gre iindekileri almam iin on saniye yeterdi. Laura on ikinci katta asansrden indiinde ben yangn merdiveninden sekizinci kata kyor olacaktm. Orada kendi giysilerimi giyecek, askl antam alp Laura ne olduunu anlamadan aa inecektim ve Rawson'la buluup doru havaalanna gidecektik. Hrszlardan para almann ahlaki yan beni fazla rahatsz etmiyordu. Kalbimi ylesine arptran ey sust yakalanmakt. Arabam Laura'nn odasndan iki kap geriye yerletirip saatime baktm. Rawson saat tam onda telefon edecekti. Saat ona iki vard. Ben Laura Huckaby ktnda megul grnmek iin nmdeki havlular tekrar tekrar katlamaya baladm. Koridor ok sessiz olduundan telefonun aln duydum. ki altan sonra ald. Heyecandan midem burkuluyordu. En az be dakikalk bir zamanm olacakt ki, bu dndm yapmak iin yeter de artard bile. Saate bir daha baktm: 10:08. Neden bu kadar uzun sryordu ki? Teslim almas iin imzalamas gereken bir paketi merak edeceini tahmin ederdim. Her ne olmusa ktnda saat onu on yedi geiyordu. Ben tabelam alp iaretlemeye koyuldum. Kapy ardndan kapatt, anda beni grd. "Merhaba, beni hatrladn m?" dedi. Bam kaldrp baktm. "Elbette, hanmefendi. Naslsnz?" Tabelay brakp aldm bir havluyu ikiye katladm.

"Dn gece odamda anahtarm grm mydn?" Yzne hafif bir makyaj yapm, salarn atkuyruu biiminde toplayp parlak yeil ifon bir earpla balamt. "Hayr, efendim. Ama kaybolduysa resepsiyondan yedeini alabilirsiniz." Bir havlu daha katlayp dierinin stne koydum. "yle yaparm artk. Teekkr ederim. yi gnler." "Size de, efendim." Asansre doru yryen kadnn ardndan baktm. Koyu yeil kadife bir etek stne beyaz balk yaka kazak giymiti. Etein n arkasndan daha uzundu, karnnn stnde olan yann ekitirip durmaktayd. Ayanda krmz tenis ayakkablar vard ve bugnk far koyu yeildi. Eer tahminlerim doruysa ve kocasndan dayak yiyorsa kendisini byle rtme eilimi anlalr bir eydi. Elimi cebime sokup dn gece verdii ve hl katl duran be dolar elledim. Dorusu o kadar itenlikli davranmam olmasn isterdim. Yapmak zere olduum ey kendimi ok kt hissetmeme yol ayordu dorusu. Kadn keyi dnd. Havlular brakp anahtar karttm. Bir duraklama oldu. Sanki yar tabancasnn patlamasn bekler gibiydim. Asansrn geldiini sonra kaplarn kapandn duydum. 1236 nolu odaya doru yrmeye balamtm bile. Anahtar kilide soktum, kapy ap koluna Oda Hizmetisi alyor kartn astm. Odann ve banyonun bo olduundan bir kere daha emin olduktan sonra giyinme blmesinin n yaktm. Dn geceden bu yana eitli tuvalet eyas karlp tezghn zerine sralanmt. Dolap kapan atm. Torba anta kadnn el antasyla birlikte oradayd. Dolaptan kartp tezghn stne koydum, herhangi bir tuzak olaslna karn san solunu gzden geirdim. Kaln bej rengi kanvastan yaplm olup herhalde su geirmezdi, koyu renkli mein tutamaklar ve bir kenarnda cebi, iki ucunda da kk eyalar iin iki blme vard. antann fermuarn ekip iindekileri tek tek gzden geirdim: oraplar, pamuklu pijama, temiz i amar, klotlu orap. ki taraftaki blmeler de botu. D15 cepte de bir ey yoktu. Belki de paray karp baka bir yere koymutu. Saate baktm: 10:19. Hl dakikam vard. antay brakp el antasn aldm: Kentucky src ehliyetnamesi, kredi kartlar, yz dolar kadar nakit para. Onu yerine braktm. Ka paradan sz ediyorduk ve bu ne kadar tutard? Parmaklarmn ucuna basarak dolap rafnda elimi gezdirdim: O da botu. Yamurluunun ve imdi asl olan kumandan elbisesinin cepleri de. Musluun altndaki dolaba baktm ama orada da su borularyla bir vanadan baka ey yoktu. Du blmesine ve rezervuarn iine baktm. Sonra odaya dnp btn ekmeceleri tek tek atm. Hepsi de botu. Televizyon dolab da. Komodin de. Telefon birden ald. Bir kere. Sonra sessizlik. Kalbim kopacak gibi arpmaya balad. Laura Huckaby yukar kyordu. Fazla zamanm kalmamt. Diz kp yatan altna baktm. Sonra rty ektim, iltenin kenarlarn kaldrdm. Yok. teki yatan yanna getim, elimi ilteyle somya arasna soktum. Kalkp yata dzelttim. Torba antaya bir daha elimi daldrdm. Belki iinde ikinci bir fermuarl gz vard. Lanet olsun. antay kaptm gibi dar frladm. Kapya astm tabelay alp havlu arabamn bana getim. Asansrn ping sesi duyuldu, kaplar ald. antay araflarn altna sktrp arabay itmeye baladm. Laura Huckaby hzl admlarla geti yanmdan. Elinde bir anahtar olduuna gre aa kadar bouna inmi saylmazd. Bu kere benden yana bakmad bile. Odasna girdi ve kapy arparak kapatt. Ben arabay koridorun ucundaki blmeye sokup antay aldm ve yangn merdivenine kotum. Basamaklar ikier ikier atlyordum. Laura Huckaby eer bir eyden kukulanmsa odasndaki en kk bir dankl bile kefetmesi uzun srmezdi. Onun doru dolaba gittiini ve antann yokolduunu grnce aptall iin kendisine lanetler yadrdn grebiliyordum. Kandrldn anlayacakt. Grlt kopartp kopartmayaca artk sinirlerinin salamlna balyd. Eer byk miktarda yasal nakit tayorsa belki de otelin kasasndan yararlanmt. Belki de Ray Rawson alnan malla ilgili yalan sylemiti. Sekizinci kata varp kapy atm, 815 numaraya doru yollandm. Takm elbiseli bir adam koridorda kapmn nnde duruyordu. Beni grnce dnd. Gsnde ad yazlyd. anta birden ok byk grnd gzme. Bir kat hizmetisinin bu boyda bir antayla ne ii vard? Dorucu servis odas yrdm. Soluk soluaydm. Gzucuyla adamn kapma bir daha vurduunu grdm. Sonra doal bir tavrla iki yanna bakt, cebinden kard bir anahtarla odaya girdi. Tanrm, imdi ne yapacaktm? antay servis odasnda raflardan birine koyup zerine temiz araflar yerletirdim. araflar ve ardndan anta yere yuvarland. antay alp kirli araflarn konulduu byk torbaya soktum. Sonra dizst kp araflar yine katlamaya baladm. Adamn odamdan kmasn beklerken bireyler yapmak zorundaydm. Bam uzatp baktm. Adam herhalde hl ierde teberimi kartryordu. Askl antam dolaptayd ve onu kartrmasn istemezdim ama oteli atee vermek dnda adam durdurmam imknszd. O srada yangn merdiveni kapsnn alp kapandn duydum. Tanrm, ne olur kat hizmetilerinden biri olmasn diye dua ettim. Biri gr alanma girdi. Bam kaldrdm. Dualarm karlk bulmutu. Gelen kat hizmetisi deil, gvenlik grevlisiydi. imden ykselen bir scakln yzme dolduunu hissettim. Adam krk krk be yalarnda, ksa sal, gzlkl, sinekkayd tral ve imand. Durduu yerden benim bir yastk klfn katlamam seyrediyordu.

Anlamsz bir biimde glmsedim. Kendimi korkuya kaplm bir insan rol oynuyormuum gibi hissediyordum. "Ne yaptn sorabilir miyim?" "araflar dzeltiyordum. Bayan Spitz stoku kontrol etmemi sylemiti." Ayaa kalktm. Sradan bir kat hizmetisi klmda bile zerimde dev gibi ykselip bana tepeden bakmasn istemiyordum. Adam dikkatle szd beni. "Adn ne senin?" "Kathy. Yeniyim. Henz deneme aamasnda. Aslnda Bernie ve Bernadette'e yardm ediyorum ama araflar drdm ite." Yine glmsemeye altm ama srtmaktan teye gidemedim. Szlerimin doruluunu tartarm gibi bakyordu yzme. Baklar niformamda dolat. "Ad etiketin nerede, Katy?" Elimi gsme gtrdm. "Kaybettim. Yenisini alacam." "Bunu Bayan Spitz'e teyid ettirebilir miyim?" "Elbette." "Soyadn neydi?" Telsizini karm, parma dmeye doru gidiyordu. "Beatty, Warren Beatty gibi. Eer mdr aramaya geldiyseniz 815 numarada. Arad kadn da aa indi." 815 nolu odaya doru elimi uzattm. Elim titriyordu ama o bunu farketmedi sanrm. Arkasndaki koridora bakmak iin dnmt. "Bay Denton burada m?" "Evet. En azndan o olduunu sanyorum. O kadn arad izlenimine kapldm ama kadn az nce aa indi." "Sorun neymi?" "Bana sylemedi." Adam telsizi indirdi. "Ne kadar nce oldu bu i?" "Be dakika. Ben asansrden inerken o bindi." Adam gzlerini yzmden ayrmadan telsizi kemerine takt. Ayaklarma, sonra yine yzme bakt. "Ayakkablarn kurallara aykr." Ayaklarma baktm. "Sahi mi? Kimse bana bir ey sylememiti." "Bayan Spitz onlar grrse hemen raporunu yazar." Yzm kpkrmzyd. "Teekkr ederim. Hemen deitiririm. " Adam koridor boyunca yrd. Ben orada kazk akm gibi duruyordum, kamak istiyor ama dikkatini zerime ekeceimden korkuyordum. Adam kapm tklatt. Bir an son kap iki parmak araland. Gvenlik grevlisi odamdaki adamla konutu. Takm elbiseli adam dar kp kapm kapatt, iki adam asansrlere doru yrdler. Asansr kapsnn kapandn duyunca antay sakladm torbadan kardm, odama koup zinciri yuvasna geirdim. Kinsey Millhone ile gsnde ad etiketi olmayan kat hizmetisinin ayn kii olduunu anlamalar iin ka dakika geecekti? Hemen eilip ayakkablarm karttm. Krmz niformay bamn stnden syrdm, etein fermuarn indirdim. Koltua dayanp oraplarm giydim. Pantolonumu alp tek ayak stnde zplayarak giyindim. Balk yaka kazam kafamdan geirdim, ayaklarm yine ayakkablarma sokup balamadan braktm. Dolap kapan atm. antam hl braktm yerdeydi ama herifin iini kartrd da bir bakta belli oluyordu. Ceketimi askdan alp srtma geirdim. Geride bir ey brakmadmdan emin olmak iin odaya yle bir baktm. niformamn cebindeki be dolar bahii hatrlaynca gidip onu da aldm. Sonra yerden aldm krmz niformay top edip antann iine sokuturdum. Oday bir daha ararlarsa heriflere niformay bulma zevkini vermek istemiyordum Kapy arkamdan kapattm ve sonra yangn merdivenine kotum. Sekiz kat koarak indim. Lobi kapsna gelince aralayp baktm. Kk bir grup iadam toplanm konuuyorlard. Masann zerine bir sr kat yaylmt. Sola baktm. Biri elinde bir harita tutan kapcyla konumaktayd. Bay Dert ile gvenlik grevlisinden eser yoktu. Ray Rawson'dan da. Bana dahili telefonun nnde bekleyeceini sylemiti. Ortalk her ne kadar bosa da, bu kadar gzler nnde o houma gitmezdi. Sama baktm. ki metre tede bir dizi paral telefon. tesinde de "Lordlar' ve "Leydiler' vard. Solumda da kahve salonu girii. Merdiven boluunun gvenliini brakp koridora ktm ve tuvalete girdim. Be blmenin ikisinin kaplar kapalysa da, eilip baknca ierde ayak grmedim. Sakatlar blmesine girdim, klozet kapann stne oturup ayakkablarm baladm. Sonra antann iindekileri yere boalttm. nce antay iyice inceleyip parmaklarmla btn ceplerini yokladm. Gizli bir blme bulurum diye umuyordum ama dikilerini bile tek tek yokladysam da yle bir eye rastlamadm. Sonra yere boalttm giyecekleri tek tek aratrdm, krmz niformam, pamuklu pijamay, iki ift tayt, tirtleri, tamponlar, iki styeni ve saysz klot ve orab yine iine doldurdum. Endiemin giderek arttn hissediyordum. eyalet boyunca bu antay iinde kovalamaya deer bir ey olduu varsaymyla izleyip durmutum. Ve sonunda elimde yalnzca eski amarlar vard. Chester'e ne syleyecektim? Ta Dallas'a kadar uakla bunlar iin geldiimi syleyince fkesinden kplere binecekti.

Adamn bir ift klot iin beni lkenin teki ucuna gnderecek paras yoktu. Yasalar inemitim. Cezaeviyle flrt ediyordum. Hem detektiflik ruhsatm hem de geim kaynam tehlikeye atmtm. Hepsini antaya tktm. Neyse ki, klot bana uyacak gibiydi ve temiz bir taneye de ihtiyacm vard. Ama birden duraksadm. Herhalde hi de iyi bir fikir deildi. Eer hrszlktan tutuklanrsam delilinin kmn stnde olmamas daha iyi olurdu. lgisiz biri gibi grnmeye alarak blmeden ktm. antay brakmaya gnlm raz olmamt. Onun benim cezaevine biletim deil de hl paha biilmez bir nesne olduu fikrimden vazgemi deildim. Lobide dahili telefonun asl olduu yere baktm ama Ray'den hl eser yoktu. Paral Peronlardan birinin nne yerletim. Bozukluk para aramak iin ceplerimi boalttm: Sinema bileti, tkenmez kalem, be dolarlk bahiim, iki eyrek ve kstrga. eyreklerden telefona atp Chester'i aradm ve cretini telefon kredi kartna yazdrdm. eyreimi geri aldm. Chester'in memnun olduunu hi sanmyordum. Evde olmadn umuyordum ama adam nc alta telefonu at. "Alo?" "Alo, Chester. Ben Kinsey." "Biraz yksek sesle konuamaz msnz? Duyamyorum. Kim dediniz?" Azl elimle rtp srtm lobiye evirdim. "Ben Kinsey" diye fsldadm. "antay aldm ama iinde nemli bir ey yok." lm sessizlii. "aka ediyorsun." "Hayr, aka falan etmiyorum. Mal ya baka yere nakledildi ya da alacak bir ey yoktu." "Bir ey aldlar diyorum sana! Mutfak dolabnn demesini skmler. Babam herhalde orada para saklyordu." "Sen hi babanda para grdn m?" "Grmedim ama bu olmad anlamna gelmez." "Bu yalnzca bir varsaym. Belki de herif eve girdi ama bir ey bulamad. anta botu belki de." Rafa dizdiim eylerin yerlerini deitirdim, eyrekleri be dolarlktaki Lincoln'un yzne koydum. Lincoln en iyi Pazarlk giysileri iindeyken eyrein zerindeki George Washington plak grnyordu. George'u saunada salar arkasna taranmken yakalam olmallard. Chester skntl bir sesle, "Anlamadm bir ey var" dedi "Bunu sylemek iin beni neden aradn ki?" "Son durumu renmen iyi olur diye dnmtm. Drst olmak istiyorum." "Drstlk bu mu? O kadar paray boa m harcadm yani? Ben bir sonu bekliyordum." "Bir dakika. u ana kadar sen zrnk harcam deilsin, ben harcadm. Sen bana deyeceksin." Tkenmez kalemin kapan kartp Lincoln'a bir byk oturttum. "Ne deyecek misim? Tatil paran m? Unut gitsin sen kandn." "Haydi haydi. Bir karar verdik ama sonradan yanl bir karar olduu anlald." "O zaman neden deme yapacakmm? Senin beceriksizliinin cezasn ben ekemem." "Chester, inan bana alacam paray hak ediyorum. Yaptm eylerin yars bile ruhsatmn iptal edilmesine yeter. Bu eyalette almama izin yok zaten." ki eyrei be dolarlk banknotun iki kenarna oturttum. "Bu senin sorunun, benim deil. Eer sonunu bilmediin bir eyin ardndan gittiini bilseydim asla raz gelmezdim." "Ben de. Bu bir riskti. Giderken ben de senden fazla bir ey bilmiyordum." Sakinlemek iin banknotun stne mstehcen bir szck yazdm. Herife barmamak iin elimden ancak bu kadar gelirdi. "Kovuldun!" diye bard. Ve telefonu suratma kapatt. Ben de telefona yzm buruturup gzlerimi havaya evirdim. Sonra rehberi alp American Airlines'n numarasn aradm. Bu kadar zahmeti bouna ekmitim ve Dallas'ta kalmamn bir yarar olamazd. Yanl bir ey yapmtm. Zaten daha ilk bata gdlerimle hareket ettiimin farkndaydm. Elimdeki bilgilere gre hareket ediyordum ve yanl bir karar vermisem imdi onu dzeltecek bir ey yapamazdm. Chester'i kim sulayabilirdi ki? Be dolarlk banknotu alp ince ayrntlarna daha yakndan baktm. Kt paralarn stnde glgeli yaz ve rakamlar, dantel gibi sslemeler ve resmi mhrler vardr. Bu garipti ite. Henry Morgenthau ne zamandan beri Maliye Bakanyd? Ve imzas yle glkle okunan bu Julian'nn, Lincoln'un portresinin sanda "Seri 1934 A' yazyordu. Czdanmdan kardm belik ise 1981 Buchanan-Ree serisiydi. Bir dolarlklar 1981 Buchanan-Regan, 1981-A Ortega-Regan ve bir iki tane de yeni 1985 Ortega-Baker'di. Bir onluk ve bir yirmilik de bunlardand. Eer yanlmyorsam Laura'nn verdii be dolarlk bahi banknotu 1934'te kalmayd. Bu da onun eski banknotlar harcadn gsterir miydi? Herhalde rastlantyla byle bir banknot tayor olamazd. Rehberi braktm. Artk geri dnmeyi unutabilirdim. Belki de her ey kaybolmu deildi. antay alp yrmeye balarken lobiyi gzlerimle taradm. Be iadam birbirlerine doru eilmiler bir raporun sayfalarn inceliyorlard. Bu tip gruplarda hep olduu gibi biri dierlerinin dikkatlerini zerine toplamt. Arkamda aniden bir kap ald ve arkama dnemeden biri dirseimden yakalayp beni merdiven boluuna ekti. 11

"Hangi cehennemdeydin?" aknlkla arkama dndm. Bereli yz yzmden bir kar tede olan Ray. Burnundan band karmt ama burun delikleri hl tkalyd. Teninden bir ila kokusu geliyordu, acil servislerde rastlanan o alkol, yapkan bant ve diki malzemesiyle kark tra losyonu kokusu. Beni all eliyle tutuyordu. "Nerede miydim? Sen neredeydin onu syle!" Seslerimiz ciyak ciyak baran bir ku srs gibi merdiven boluunda yanklanyordu. kimiz de yukar bakp seslerimizi alaktk. Ray beni son basamaklarn duvarla birletii arala soktu. "Herifler senin peindeler. Eli telsizli biri beni sorguya ekti. Dahili telefonun yannda beklerken yanma yaklap 'broya kadar gelmemi' rica etti. Ne yapabilirdim ki? Senin kim olduunu biliyor ve burada ne iin olduunu renmek istiyor." "Sana neden sormu peki?" "Garson kadn bizi beraber grdn sylemi olmal. Eh, beni bulmak da o kadar g deildi. Hele bu suratla. Senin zel detektif olduunu ve aklamaya yetkili olmadm bir iin zerinde altn syledim." "Seni polis mi sand?" "Tank koruma programyla baka bir eyalete gtrlmekte olduumu syledim. Btn bunlar ok gizliymi, lm kalm sorunuymu gibi konutum." "Sana inanm olamazlar. Ellerinden nasl katn?" "Bana aldr ettikleri yok. Bir an nce oteli terketmemi istiyorlar. Odama kp eyalarm alacam syledim. Beni asansre kadar gtrdler. Onlar gider gitmez de ben buraya geldim. anta o mu? Ver bakaym." antay ekip ellerinden uzaklatrdm. "Bana bak, gerei sylediine Kitab Mukaddes zerine yemin eder misin? Uyuturucu, elmas ya da alnt belge deil de, yalnzca kirli para aryoruz, yle mi?" "Para. Yemin ederim. Buldun mu?" "Hibir ey bulmadm. Ka paradan sz ediyoruz peki?" "Sekiz bin dolar ama imdi biraz azalm olabilir." "Hepsi bu mu?" "Be paran yoksa sekiz bin dolar byk paradr ve de be param yok." "Ben sanki daha fazla bir miktar szkonusuymu gibi dnmtm." Seslerimiz yine yanklanmaya balamt. Parman dudaklarna gtrd. "Para nereden geldi?" diye fsldadm. "Sonra anlatrm. Hele buradan kmann bir yolum bulalm da." "Bunun altnda bir servis koridoru var ama buradan inilmez." "Ya yukar kattan?" "Sanmyorum." Ray yukar kmaya balad. Kolunu tuttum. "Bir dakika. Yava ol. Bir plan yapmamz gerek." "Otel gvenlii bizi yakalamadan paray bulmalyz" dedi. "Kadn belki paray mdriyete brakmtr." "Bunu yapamazd. Otele kaydn yaptrrken ben arkasndaydm. Herhangi bir eyasn kasaya brakmad." "Para nerede yleyse? Kadn paray gznn nnden ayrmayacaktr. Saklad yeri bulursak alrsn, kaarz." "Ben alrm demek, aman ne ho? Sen neden almyorsun?" "ylesine syledim ite." "Para odasnda deil, nk oray aradm." "O zaman yannda tayor olmal." "Olamaz. Syledim ya. Ah!" nsann beyninde bir fikir kvlcm yandnda ensesinde hissettii o patlamay hissettim. "Bir dakika. Buldum galiba. Nerede olduunu biliyorum sanrm. Benimle gel." Laura Huckaby'nin kapsn tklattm. Bir bekleme sresi geti. Herhalde dikiz deliinden bakyordu. Ray kapnn solunda duvara yaslanmt. Yznde ac eken bir ifade vard. "Gilbert'in benim tahliye tarihimi nasl rendiini biliyorum" dedi. "Ama zorunlu olmadka sana sylemek istememitim." "Sus" diye mrldandm. Sorunun ne olduunu anlamyordum. Beni yalnz gndermek iin bin tane mazeret sralam, yukar kmak istememiti. Ama ben srar etmitim. Eer yakalanrsak sanki otelden kyormuuz gibi yapardk. Ayrca Chester'le o konumamdan sonra sorumluluu tek bama almak istemiyordum. Laura kapy yine zinciri karmadan bir parmak aralad. antay kaldrp gsterdim. "Merhaba, benim. Mesaim bitti. Bunu koridorda buldum." "Benim mi o?" "Galiba. Dn gece dolabnzda deil miydi?" "Oraya nasl gitmi?" "Bilemem. Geerken grdm ve haber vereyim dedim. Sizin mi, deil mi?" Kadn bir an antaya bakt. "Bir dakika, gidip bakaym." Kapnn zincirini ekmeden aralk brakt, dolaba gitti. Ray ile baktk. Kadnn antay bulmayacan biliyor ama oyunu sonuna kadar oynuyordum. Laura akn bir ifadeyle dnd, "benimki sanrm." Bana gvenmek istemedii anlalyordu, ama elinden ne gelirdi ki?

Kendi gr asndan anlalmaz olaylarla karlamaktayd. Kayp anahtar, ortadan yok o paket ve imdi de gezintiye km bir anta. "Burada brakaym isterseniz?" "Hayr, gerek yok." Kapy kapatp zinciri kard. Sonra ancak antann geecei kadar at ve elini uzatt. Ben elimi kapnn kenarn tutup kapatmasn nledim. Hareketim kadn artmt. Sinirli bir sesle, "Ne oluyor?" diye sylendi. Ben gven verici olduunu umduum bir glmsemeyle "eri girebilir miyim? Konumamz gerek" dedim. Kapy ittim. "ekil oradan" diyerek kapy o da yzme itti. Ancak o srada Ray de ie karmt ve kadn sessiz bir mcadeleden sonra yenilgiyi kabul etti. Bir eylerin ok aksi gittiini anlamt. Odaya girince, "Adm Kinsey Millhone" dedim. "Bu da arkadam Ray." Kadn Ray'in imi ve bereler iindeki yzn grnce bir adm geriledi. "Neler oluyor?" "Para konusunda bir toplant" dedim. "Yalnzca sizinle ben ve onun arasnda." Kadn acele admlarla komodine gidip telefonu kaldrd Ama "0"a basamadan Ray koup telefonu kapatt. "Sakin olun. Sizinle konumak istiyoruz." Kadnn elinden almac alp yerine oturttu. "Siz kimsiniz? Neler oluyor burada?" "Sizi California'dan buraya kadar izledik" dedim. "Arkadanz Gilbert para ald ve Ray de onu geri istiyor." Kadnn baklar bana, sonra da Ray'e evrildi, yznde bir anlay ifadesi belirdi. "Sen Ray Rawson'sun." "Evet." Kadn sanki adamn yzne bir tokat indirecekmi irkilerek kaldrd. Ray hemen atik davranp kolunu kaldrarak hamleyi savuturdu. Salam eliyle kadn bileinden yakalad. "Bir daha byle bir ey yapaym deme sakn." "ek o pis ellerini zerimden!" "Paray ver, ekip gidelim." "Para senin deil, Gilbert'in." Ray ban sallad. "Ne yazk ki, hayr. Para benim ve Johnny Lee adnda birinin. Johnny drt ay nce ld, ben de onun payn oluna ve torununa veriyorum. Gilbert bizi soymaya kalkt." "Doru deil bu, serseri! Para onun ve bunu sen de ok iyi biliyorsun! hbar eden sendin. Kardei senin yznden ld." "Palavra. O yle mi anlatt?" "Evet. Bana esasl bir soygun hazrladnz syledi. Sen polise ihbar etmisin ve kan atmada Donnie lm." "Bir dakika" dedim. "Neler oluyor burada?" Ray bana aldrmyordu bile. "Sana yalan sylemi, yavrum. Gilbert seni kandrm. Herhalde ona yardm etmen iin. Gerei bilseydin yardm etmezdin herhalde." "Sersem herif! Bana bunu yapacan, gerei kendi karna deitirmeye alacan da sylemiti." "Gerei istiyor musun? Anlataym yleyse. Neler olduunu bilmek istiyor musun?" Kadn sanki duymak istemiyormu gibi elleriyle kulaklarn rtt. "Senden duymak istemiyorum. Gilbert bana olanlar anlatt." Ben elimi kaldrdm. "Biriniz susup da bana neler dndn anlatr msnz? Birbirinizi tanyor musunuz?" "Pek saylmaz" dedi Ray. Dnp kadna bakt, baklar birbirine kilitlendi. Ray bana dnd. "Bu benim kzm. Kendisini yllardr grmemitim." Kadn adamn stne atlad, gsn "Aalk adam" diyerek alamaya balad. Birinden tekine baktm. Azm bir kar almad a ben alm gibi hissediyordum. Ray kzn kollan arasna ald. "Biliyorum, yavrum, biliyorum" diye mrldanarak salarn okad. Laura'nn gzyalarnn dinmesi be dakika srd. Yzn babasnn omzuna gmmt, kocaman karnyla garip bir manzara oluturuyordu. Ray de yaral yanan kznn salarna dayamt. Her ikisi bu fiziki yaknlamaya alkn deillerdi ve bana kalrsa bu geici an ikisi iin de bir zm olmayacakt. Eer ayrlklar bir yaamboyu srmse yle kolay kolay biraraya gelemezlerdi. Bu arada ben de kuzenim Tasha ile anneannemden uzaklm aklma getirmemeye alyordum. Pencereye gidip plak Teksas krlarna baktm. Ben de kendimi o kadar orak hissediyordum. California'da o gibi burada da lden toprak kapmann tek yolu ithal suyun bol kullanmyd. En azndan Ray'in neden buraya gelmek istemediini artk anlamtm. Kzyla karlaaca andan korkuyordu, hele de Gilbert Hays'in onu nasl kullandn rendikten sonra. Yaamn en dokunakl anlar neden ounlukla en zc anlardr ki? Arkamda alama sona eriyor gibiydi. Aralarndaki tartmaya kibarlk edip kulak vermedim. Dndmde yataklardan biri stnde yanyana oturuyorlard. Laura'nn gzyalar yzndeki kat kat boyann arasndan yol am, eski morluklar ortaya karmt. Ksa bir sre nce gznn morard& belliydi. enesinde de

evresi sararmaya balam yeil bir leke vard. Her ikisinin yzndeki hasar ayn adamn yapm olmas garipti dorusu. Ray kzn yzne bakt, gzleri acyla "Bunlar o mu yapt? Eer o yaptysa yemin ediyorum onu ldreceim." "yle deildi." "yle deilmi. Palavra." Kadnn gzleri yine suland. Ben gidip kutudan birka kt mendil aldm. Ray mendilleri alp kzna geirdi. Sonra burnunu smkrd, sonra fkeyle bana bakt. "Sen kat hizmetisi deilsin. Yata amasn bile becerememisin" dedi. "Ben zel detektifim." "Bu otelin yatak ama servisi olamayacan biliyordum. Sezgilerime gvenmeliydim." "ok doru" diyerek teki yataa oturdum. "imdi biriniz bana olanlar anlatacak msnz?" Ray beklentili bir bakla bana dnd. "Bir dakika. Anlamamz nedir?" "Anlama m?" "Parann nerede olduunu bilmiyorum. Burada bir yerde sanyordum." "Para, ha. Kzna sorsana." "Bana m? Para bende deil. Siz ne diyorsunuz yle?" "Para sende yavrum." Uzanp Laura'nn karnna vurdum. kan ses scak ana etine vurulunca kacak sese hi benzemiyordu. Kadn elime bir tokat vurdu. "Yapma!" Ray armt. "Karnnda m? Yani kndan m sokmu?" "Pek deil. Karnndaki i sahte." "Bunu nasl anladn?" "antada tampon var. Hamile olsayd tampona ihtiyac olmazd. Kzlarn bilecei bir ey." "Ben hamileyim. Size ne oluyor byle? Bebek Ocak aynda doacak. Ayn on altsnda." "O zaman eteini kaldr da bakalm nasl tekmeliyor." "Bunu yapmak zorunda deilim. Byle bir eyi istediine inanamyorum." "Ray, para zerinde diyorum sana. Uaa da yle soktu. antada sekiz bin dolar olsayd gvenlik grevlileri at zaman soru sormadan brakmazlard." "Sama. Eyalet snrndan para geirmek yasak deildir. " "Para alntysa yasaktr." "Haydi haydi, hanmlar. Ltfen." Yumruumu sktm. "Karnna bir yumruk indirmemi ister misin? yi bir test olur." "Tanr akna! Bu seni ilgilendiren bir ey deil!" "yle bir ilgilendirir ki. Chester paray bulmam iin tuttu beni, ben de buldum." Kadn szcklerin stne basa basa, "Para-bende-yok! " dedi. Yumruumu geri ektim. "Pekl! Lanet olsun! nden balanan kanvas bir iinde. Artk iin rahat etmitir umarm." Sanki yalanlar syleyen benmiim gibi fkeliydi. "ok iyi, imdi rengini grelim bakalm, dorusu ok merak ediyorum." "Ray, ltfen una benden uzak durmasn syler misin!" Ray bana bakt. "Yeter artk. Bu kadar da sama oluyor. Hikyeyi dinlemek istiyordun." "Elbette." "O zaman bu samalklar brak da dinle." Kzna dnerek, "Sen bala. Gilbert'in neler anlattn merak ediyorum. Bir de tekilere ihanet ettiimi sylyor, ha?" "nce yzm ykayaym, kendimi ok kt hissediyorum." Kadnn burnu kzarm, gzleri imiti. Kalkp banyoya gitti. "Kzn ha? Bana syleyebilirdin" dedim. Ray halnn stne pislemi bir kpek gibi gzlerini indirdi. Laura dnnce yataa oturdu, Ray da kalkp iskemleye. Kadnn makyaj silinince teninin btn kusurlar ortaya kmt. Ray'e bakarken baklar titriyordu. Bir kt mendil alp o parmann evresinde bkmeye koyuldu. Sahneye knca birden isteksizlemi gibiydi. "Gilbert 1941'de bir banka soygunu yapldn anlatt." "Doru." Ray'in yzne baktm. "Doru." "Be kiiymisiniz. Sen, Gilbert, kardei Donnie, o adn sylediin adam..." "Johnny Lee" dedi Ray. "Tamam. O ve bir de McDermid adnda biri." "Aslnda alt kiiydik. ki McDermid vard: Frank ve Barrell."

Kadn kendisini ilgilendirmedii anlalan bu aklamay omuzlarn silkerek karlad. "Gilbert, senin ihbarn zerine polisin soygun srasnda baskn yaptn sylyor. Silahl atma km ve kardei Donnie lm. McDermid ile bir de polis lm. Para ortadan kaybolmu ama Gilbert seninle Johnny'nin nerede saklandn bildiinizden emindi. Johnny iki yl yatm, knca ortadan kaybolmu. Gilbert onu bulamaynca tahliye olman beklemi ve seni izlemi. Gilbert yalnzca kendi payn ald. Herhalde bir de kardeinin payn. Senle Johnny paray yllarca kullandnz iin kalannn kendisine ait olduuna inanyor." "Bir eyi akla kavuturabilir miyim?" dedim Laura'ya. "Elbette." "Sana Ray'in cezaevinden ne zaman kacan syleyen annendi, deil mi?" Kadn ban sallad. "Evet. Gilbert gemite olanlar anlatt iin ok kzmtm. Yani insann babasnn btn hayatn hapiste geirmesi kt bir ey ama bir de arkadalarna ihanet ettiini renmek? Bu adiliin de adisiydi." "Yavrum, bak ne diyeceim. Gilbert'le ilikinin ne olduunu bilmiyorum ama bana erimek iin sana yaklam olaca hi aklna gelmedi mi?" "Hayr. Kesinlikle hayr. Bunu bilemezsin." "Ama duruma bak hele. Mantksz deil ki. lk bata beni sormad m? Belki ismen sormamtr ama azndan laf almaya almtr. Ailen, baban, vey baban falan." "Sorduysa ne olmu ki? Herkes ilk bata byle sorar." "Ama sana garip gelmedi mi? Krk ksur yl nce bir soyguna karm olmas 'tesadft', ha?" "Hayr. Gilbert Paul'u iinden tanyordu... vey babam" diye bana dnd. "Paul 'Rawson' adn bir ara sylemi olmal. " "yle olsun bakalm" dedi Ray buz gibi bir sesle. "vey baban demek oturup benden sz ediyor." "Ne fark eder ki? Nasl olursa olsun senden sz edildi ite. Ray'in yznde sabrszca bir ifade vard, kzna bir an bile inanmamt ama elini "yle olsun, devam et bakalm" der gibilerinden sallad. "Eer byle davranmaya devam edersen anlatmam" dedi Laura. "Sen anlatmam istedin ve ben de bildiklerimi anlatyorum, tamam m?" "Tamam. Haklsn. zr dilerim. Peki, sana bir soru soraym..." "Ben btn ayrntlar biliyorum demedim." "Bunu anlyorum. Yalnzca iin mantn soruyorum. Gilbert'in hikyesi doruysa ben nasl oluyor da krk yl ierde yattm, ha? Eer ihbar etmi olsaydm anlama yapardm. Bir gn bile yatmazdm. Ya da suumu kabul eder ve kimsede kukulandrmamak iin birka yl yatar kardm." Laura bir an sustu. Mantkl bir aklama bulmaya altn gryordum. "Bilemiyorum" dedi. "O konuya hi girmedi." "Eh, imdi dn yleyse." "Gilbert'in fazla yatmadn biliyorum" dedi Laura. "Evet ama daha on yedi yandayd. Henz ocuk saylyordu bu ilk suuydu. Johnny ihbar edenin gen McDermid olduuna inanrd: Darrell. Frank byle bir ey yapmayacak kadar salamd. Sonunda mahkemede aleyhimizde tanklk eden Darrell oldu ve bir yldan az yatt. Gilbert'in beni sulamas agzllnden. Maln tmn gtrmek istiyor. Ha, sras gelmiken soraym: Evli misiniz?" "Beraber yayoruz." "Beraber yayorsunuz demek. ok gzel. Bir yl m oldu, yoksa daha fazla m?" "yle bir ey ite." "Onun nasl biri olduunu anlamadn m?" Laura cevap vermedi. Vcudundaki berelere baklrsa Gilbert hakknda bildikleri hi de az deildi. "Onun yalan sylediini sanmyorum. Yalan syleyen sensin." "Neden kararn benim anlatacaklarm dinledikten sonra vermiyorsun?" Ben elimi kaldrdm. "Ray, bundan sonra duyacaklarm beni artacak m?" Koyun gibi bakt yzme. "Neden?" "nk hikyenin ka versiyonu var diye merak etmeye baladm. Bu nc oluyor." "Bu sonuncusu. Yemin ederim." Laura'ya baktm. "Bu adam yalandan baka bir ey bilmez" "Yalan sylemedim" dedi Ray. "Yalnzca bir iki eyi eksik syledim, o kadar." "Polislerle silahl atma. Baka ne sakladn, ha? merak ediyorum dorusu." "Alay etmesen de olur." "Sen de yalan kes yleyse! Gilbert'in eski hcre arkadan olduunu sylemitin." "Sana bir ey sylemek zorundaydm. Kolay bir i olmadn kabul edersin sanrm. Azm krk yl kapal tuttum. Johnny'yle karlkl, kimseye sr vermeyeceimize yemin etmitik. Ama ie bak ki, o bana ok nemli bilgileri veremeden ld."

"Ben biraz rahat edeceim" dedim. Yastklar rtnn altndan alp yatan arkasna dayadm, ayakkablarm kartp yerletim. Bu hikye uzun srecek gibiydi. "Rahat msn?" dedi Ray. "Hem de nasl." "Bu plan Johnny kurdu ve beni de kandrd. Bunun iin biraz gemie dnmek gerektir." "Eer bir deiiklik olarak doru konuacaksan ben dinlemeye hazrm" dedim. Ray ayaa kalkp odann iinde gezinmeye balad. 'Ne kadar geri gitmem gerektiini dnyorum. unu deneyelim 1937 knda Ohio Nehri tamt. Ocak aynda falan yamurlar balad ve nehir ykseldi. Sonunda Ohio Nehri vadisinde on iki bin dnm kadar arazi su altnda kald. O sralarda Johnny Lexington'daki eyalet slahevindeydi. Islahevindekiler ayaklandlar. Kaan altm kii arasnda Johnny Lee de vard Louiseville'e kadar gitti ve o karklk iinde izini kaybettirdi. Basknla mcadele edenlere katld." Susup nce Lauraya sonra bana bakt. "Sabrl olun. Bu iin nasl baladn byle anlayacaksnz." "Bana gre hava ho" dedi Laura. Ray bana bakt. "Devam et" dedim. "Tamam. Her neyse, kente binlerce gnll akn etmiti. Kimse kimseye bir ey sormuyordu. Johnny'nin bana anlattna gre yardma kotuun takdirde kimse kim olduunla ya da nereden geldiinle ilgilenmiyordu. O da bat taraflarnda bir kaykla dam stlerinden insanlar topluyordu. Pek ok yerde sular ikinci kata kadar, trafik klarna kadar kmt. Johnny drt f ve birka tahta sandktan bir kayk yapm ve sokan ortasnda krek ekiyordu. ok da keyifli anlar yaamaktayd. Sular ekildikten sonra da temizlemeye yardm iin orada kald ki bu soygun iini de o zaman planlad. Pek ok bina kmt. Sular haftalar sonra ekilince onarm ekipleri ortaya kmt. Johnny akllyd. Eli her eye yatknd. Onlara inaatlarda altn syleyince hemen altrmaya baladlar. Bir gn bir bodrumu dolarken bir bankaya altndan bakmakta olduunu farketti. Elektrik gnlerdir kesik olduundan lam borular patlam, sular binann temelini basmt. Onu duvardaki bir atla onarmaya gndermilerdi. O da bir profesyoneli kandrmayacak uydurma bir i yapt. Ama kendisini kontrol edecek kimse yoktu. atla yle hafife svad halde, ilgililere duvar onardn syledi. Hatta sahte imzal bir de denetleme raporu yazd. Birbirimizle tantmzda... ki drt yl falan sonrayd sanrm. O sralarda byk kasa odalar yaplmaya balanmt. Ben uzman deilim, btn bunlar ondan rendim. lgilendii kasa odas da Ekonomik Bunalm srasnda yaplmt, o yzden ne kadar derme atma olduunu tahmin edebilirsiniz. Eer zamann ve yeterli ara gerecin varsa girilmeyecek bir yer deildi yani. Johnny bu iin hep aklnn gerisinde olduunu ama zaman gelince yardma ihtiyac olacan sylerdi. te benim ie karmam byle oldu. Johnny bir beton matkabyla temelde almaya balad. Geceleri ve haftasonlar yandaki binann bodrumundan iini yapyordu, i belki bir ay srmt ama sonunda odasnn demesine erimiti. Gnmzde bunlar teknolojili ara gerele yaplan ilerdir ama o gnlerde bir banka ii ancak lesiye almann sonucuydu. Sabit beceri gerekirdi. Johnny alarm sisteminin zemini delmenin g olduunu biliyordu. O nedenle bu iin uzmanlarn bulmak gerekiyordu. Johnny bir ara bir ilingirin yannda altndan kilitler hakknda her eyi ezbere bilirdi ama alarm tesisatn skmek iin bir uzmana gerek vard. Ben cezaevinde tantmz birine gvenebileceimizi dndm. Donnie Hays'di adamn, ad, o da kardei Gilbert'i getirdi. Laura'nn dedii gibi Donnie ld ve btn bu ileri bama o Gilbert at." Yaral ve sargl elini kaldrp gsterdi. Laura'nn baklarnn deitiini farkettim. Yzme bakt. Ray Rawson'un yzn o hale getirenin Gilbert olduunu daha nce dnmemi olduu anlalyordu. "Johnny McDermid kuzenleri buldu. Sanrm Lexington'da yatt srada tanmlard. Donnie Hays alarm sisteminin stesinden geldi, mealeler ve balyozlarla ie giritik ve ok gemeden kasa dairesine girdik. Johnny kiralk kasalar matkapla delerken biz de iindekileri boaltyorduk." "Bir dakika. Farley kimdi? Ve o ie nasl kart?" diye atldm. "Gilbert'in yeeni" dedi Laura. "mz birlikte geldik." "Anladm. Szn kestiim iin zr dilerim. Devam et." "Her neyse tam bir ekip almas yapyorduk: Kasalardaki mcevherleri karp torbalara dolduruyor, sonra delikten uzatp sokakta bekleyen arabaya gnderiyorduk. Her ey yolunda giderken birden polisler grnnce kyamet koptu. Silahlar ekildi, atmada Frank McDermid ve Donnie Hays ve bir de polis ld. Ben o gnlerde ok saldrgandm ve polislere mermiyi ben skmtm. Gilbert yakaland, Darrell McDermid de. Daha sonralar Darrell'in bir kazada ldn duydum ama gerek olup olmadn bilmiyorum." "Johnny ile sen yakalanmam mydnz?" diye sordum. Ray ban sallad. "Hemen yakalanmadk. kimiz de katk ama yakalanmamzn yalnzca bir zaman sorunu olduunu biliyorduk. Polisler bizi enselemeden o kadar paray saklamak zorundaydk. Ayrlmaya karar verdik. Johnny paray saklayacak esasl bir yer bildiini ama bunu ancak birimizin bilmesinin daha doru olacan syledi. Ona canm emanet edebilirdim. kimiz de serbest kalana kadar paraya el srmeyeceine

yemin etti. Ayrldk ve sonunda yakalandmzda ikimiz de be paraszdk. Polisten yedii dayan haddi hesab yoktu ama parann ne olduu hakknda azndan tek kelime alamadlar. in komik yan, polisten dayak yedii iin sonunda yakay syrd. Bu arada bizi ihbar edenin Darrell olduundan kukulanyorduk. Dediim gibi yakalandktan sonra mahkemede aleyhimize tanklk etmiti. hbar edenin kendisi olmadna, kardei Frank olduuna yemin etti. Johnny ile ben yirmi beer yla mahkm olduk ama Johnny temyizde beraat etti. Ben Atlanta'da cezaevinde yatarken o ailesine dnd. Johnny daha sonra kendisini ve hl Kentucky'de yaayan annemi geindirecek kadar para ald zuladan." "Bir dakika. Sekiz bin dolar olduundan nasl bu kadar emin olabiliyorsun?" "Bana ka para aldn ve o gnden sonra ne kadar harcadn sylemiti. Kalann ne kadar olduunu hesaplamak g deildi." "Parann gerisi nerede?" , "lk sakland yerde, nerede olacak." Yzne baktm. "Herhalde bana parann nerede sakl olduunu aklamadan ldn sylemiyorsun." Ray huzursuzca omuzlarn silkti. "Aynen yle." 12 Laura sanki baylacakm gibi inleyerek ne eildi. Ban bacaklar arasna sokmaya alp ama kocaman karn kendisine engel oluyordu Yastklarn zerine yanlamasna yaslanp aryan bir ocuk gibi dizlerini gsne ekti. "Ne oldu?" diye sordu Ray. "Tanrm, daha fazla olacan ve senin sakl olduu yeri bileceini sanyordum." Kadn yine alamaya balamt. Ray gidip kznn yanna oturdu. "yi misin?" Laura ban sallad. Benim canm sklmt. "Laura'nn bir eyi yok" dedim. Kaba bir sesle konuuyordum ama onun da ne yapmakta olduunun farkndaydm ve bu ocuk gibi alamalar da hi ho deildi. Ray kznn srtn beceriksiz hareketlerle okad ve kaygsn iletmeyi baard. "Haydi, toparla kendini. Bana ne olduunu syle de sana yardmc olmaya alaym. Alama haydi." "zr dilerim Ray ama azn tutsan iyi edersin" dedim. "Laura u anda Gilbert'e ihanet etmekle megul, oysa szm ona onu seviyor. Sevmediklerine ne yapacan bilemeyiz. Bizler gibilere yani, eer anlamadysan." Ray kalarn atarak kzna bakt. "Doru mu bu? Ondan kurtulmaya m alyorsun?" "Kaz bize atarak" dedim. Ama bouna konuuyordum, beni dinleyen yoktu ki. Kadna bir tomar kt mendil daha verdim, smkrme ameliyesini bir daha tekrarlad. Mendili gzlerine bastrnca yalarn ardn kesti. Blk prk bir aklamaya girdi ama beceremeyince derleyip toparlamas bana kald. "Laura ile gbirlii yaptlar" dedim. "Paray alp svmak niyetinde. Tabii benimki yalnzca bir tahmin." "Farley ile paray yrtmeyi mi planladnz?" diye sordu Sakin grnmeye alyordu ama ciddi olarak telalandn grebiliyordum. Kznn bann ne kadar belada olduunu bilecek kadar tanyordu Gilbert'i. Laura yine gzlerinden yalar boanarak ban sallad. "Ah, yavrum. Keke ne yapmak istediini bilseydim. Bu hi de iyi bir plan deil." "Baka arem yok. Farley beni seviyor. Yardm edeceini syledi. Gilbert'in beni dvdn biliyor. Beni ldrmeden ondan kamalym." "Anlyorum yavrum ama Gilbert manyan biridir. Bundan hi holanmayacaktr. Eer renirse intikam iin neler yapacan dnmek bile istemem. Gel konualm biraz. Belki de seni bu iten kurtarmann bir aresini buluruz." "Biz" diye konumas pek houma gitmiti dorusu. Laura iini ekerek doruldu. Makyaj silinince gzleri yznde bir santim kadar yukar kam gibiydi. Burnu tkanm, sesi hafiflemiti. Teni lekeli bir pembeydi, kestane gzleri kzl salaryla daha da belirginleiyordu. Koyu yeil kadife etei burumu, beyaz balk kazann yakas fondteniyle lekelenmiti. "Ne dndm bilemiyorum. Aklmda yalnzca kamak vard." Kolunu svad. "una bakn. Her tarafm mosmor. Senden beter durumdaym ve bu aylardr byle devam ediyor." "Ondan kurtulman gerek. Neden bunlara katlandn ki?" "Baka seeneim yoktu. Dayak yiyen kadnlarn snma evlerine gittim. ki kere arkadalarmn yannda saklandm. Ama her seferinde beni bulup geri getirdi. imdi de artk kimseye fazla yaklamamama dikkat ediyor. Her dakikamn hesabn vermek zorundaym. almama izin vermiyor. Be kuruum yok. Bu ii duyunca bunun elime geecek tek frsat olacan anladm. Yeterli param olsayd ondan kamann yolunu bulurum diye dndm..." "O zaman paray al" dedi Ray. "Para senindir. Kinsey halini sylediinde kulaklarma inanamadm. Ona sorabilirsin. Aptallatm..." "Pek 'aptallat' diyemem ama birden sesi kesilmie benziyordu" dedim.

"Senin bu ie kartndan haberim yoktu" diye devam etti. "Ne farkederdi?" Laura burnunu sildi. Babasn artm olduu gerei kendisini rahatlatm gibiydi. "Hi gelmezdim. Sekiz bin dolar sana brakrdm. Para senin diyorum. Al git. Benden sana bir armaan." "Ben o paray istemiyorum." , "Ama baka arem yok demitin." "Var." "Ne gibi?" "Bilmiyorum. Farley'le konuacam. Bir ey dnrz." "Delilik etme, Laura. Daha nce paray almaya hazrdn. imdi neden fikir deitirdin?" "Paray almak iin arkadalarna ihanet ettiine inandm iin. Bunu hakettiini dnyordum. Yaptklarndan sonra onu haketmemitin." Bu melodramdan artk iyice sklmtm. "Neden paray aranzda paylap bu tartmaya bir son vermiyorsunuz?" Ray ban sallad. "Paylamamza gerek yok. Sekiz bin dolarn tm onun olsun. Ben Louisville'e dnp gerisini arayabilirim." "Krk yl sonra paray bulma ansn ne olur ki?" "Fazla olmaz herhalde ama Laura'nn kaabilmek iin yeterli paras olduunu bilmek beni rahatlatacaktr." "Ray, ben bu ii hallederim dedim ve dediimi yapacam da" dedi Laura. "Neden benim bir ey yapmama frsat vermiyorsun ki?" "Artk ok ge." Ray akn bir tavrla bana dnd. "Onunla sen konu, anlat ona. Neden byle dndn ben anlamyorum dorusu." "Bak durum yle, Ray" dedim. "Bu konuda bana gvenebilirsin. Kzn senden sevgi bekliyor. Onayn istiyor. Btn yaam boyunca kendisine ektirdiklerin iin af dilemeni istiyor. Seninle bir ilikisi olsun istemiyor. zellikle de senin yardmn. Senden yardm almaktansa lmeyi tercih eder." "Neden?" "nk sana herhangi bir ey borlu olmak istemiyor da ondan." Ray kzna bakt. "Bu syledikleri doru mu?" "Bilemiyorum. Herhalde." Laura yine susup gzlerini sildi, burnunu sildi. "Daha ok para olduunu sanyorum. Milyonlar var sanyordum." "Hibir zaman milyonlar olmad. Gilbert yle mi dedi?" "Ne bileyim ben? Yllardr hep paradan sz etti durdu. Belki de aradan yllar geince para da gznde byd. Sekiz bin dolar benim iime yaramaz. Ben yabanc bir lkeye gidip bir yere yerlemeyi dnyordum. Sekiz bin dolar ne kadar dayanr ki?" "Yeteri kadar dayanr. Baka bir eyalete git. Adn deitir, git i bul. Sekiz bin dolar hi olmazsa yerlemene yarar." Laura'nn yznden umutsuzluk akyordu. "Nereye gidersem gideyim o beni bulur, bundan adm gibi eminim, Farley'le bir ansm olduunu sanyordum ama artk ok korkuyorum." "Bu arada Farley nerede?" "Santa Teresa'da, Gilbert'in yannda. Gilbert'in anlamasn istemedik." Elimi kaldrdm. "Bir dakika. Kafam kart, ilk plan neydi?" "Santa Teresa'dan ayrldm zaman m? Gilbert'in iki arkadann bekledii Palm Beach'e gidecektim. Beni gzden uzak tutmamas iin grevlendirdii bir arkada. Gilbert parann bir an nce California'dan kmasn istiyordu ama mzn birlikte yola kmas gze batar diye dnyordu. stelik Farley'le onun pasaportlarn beklemeleri gerekiyordu. Benim pasaportum olduu iin onlar orada bekleyecektim ve sonra uakla Rio'ya gidecektik." "Demek Farley, Gilbert'le yalnz kald, ha? Bu iyi bir fikir deil dorusu. Farley'i tanmyorum ama Gilbert'i atlatacak kadar kurnaz olacan sanmyorum." "Bu ok doru ite, yavrum. Gilbert, hele ihanete uradn dnrse tmarhanelik olur" dedi Ray. "Bana yaptna bak. Sen bu i burada bitti mi sanyorsun?" "Ne yapabilirim ki? Olan oldu bir kere. Paray alp katm. Buraya ayak bastm anda paray saydm. O kadar az olduunu grnce az daha lecektim." "Biraz geri git" dedim. "Farley sana ne zaman gelecekti?" "lk frsatta. Pasaport brosuna telefon ettiler, memur pasaportlarn postalandn syledi. Farley nerede olduumu biliyor, sokak telefonundan arayacakt." "Hi aramad m?" "Bir kere arad. Bu sabah. Gilbert'in kmasn beklemi. Sekiz bin dolar syleyince korktu sanrm. Bir ey dnp saat sonra bir daha arayacan syledi." "Aramad m?" diye sordu Ray. Laura ban sallad.

"Ama Gilbert, Palm Beach'de uaktan kmadn biliyordur" dedim. "Arkada kendisine telefon edip uaktan y inmediini sylememi mi?" "Sylemi ama Gilbert nerede olduumu bilemez." "ok ince dnlm plan" dedim. "Peki, ya Farley? Gilbert'in ondan kukulanmadn hi sanmam." "Yani sence durumu anlad m?" "Elbette!" diye Ray atld. "Bu paray ele geirmek iin krk yl bekledi. Gilbert psikopattr. Sense bir amatrsn. Oyununu anlamadn m sanyorsun?" "Ama Dallas ok byk bir yer. Beni asla bulamaz. Otelin parasn nakit dedim ve takma bir ad kullanyorum." "Farley nerede olduunu biliyor." "Elbette ama ona gveniyorum." Ray gzlerini kapatt. "Bir an nce buradan gidersen iyi edersin." "Ama nereye gidebilirim ki?" "Nereye olursa. Buradan uzakla da." "Ya Farley? O nereye gittiimi bilemeyecek." "Zaten nemli olan da bu" dedim. "Ray'le ayn fikirdeyim. imdi onu dnemezsin. Gilbert ile arana mmkn olduu kadar mesafe koymalsn." "Hayr, bunu yapamam. Farley'e burada olacam syledim ve burada kalacam." "Hap yuttuk" dedim. "Gilbert Spermen deildir. Rntgen gzleri falan yoktur." "Doru." antamdan uak biletimi karttm, komodinin dolabndan da rehberi arandm. "Eh, bu kk sorunu nasl zeceinizi bilemiyorum ama ben gidiyorum." "Bizi terk mi edecesin?" diye at Ray. "Ya Chester ne olacak?" "Chester iime son verdi." Rehberi kucama ap havayollar ksmn buldum. "Bak, Laura ile nerede anlaacanz yalnzca sizin ikinizi ilgilendiren bir eydir. Ben bolgnlllkle dattn paray bulmaya geldim. Chester durumdan holanmazsa kozunu seninle paylar artk. Zaten kadar kzgn ki herhalde uak param da demeyecektir. yleyse bana da evime gitmek kalyor." American Airlines'n numarasn bulup telefonu kaldrdm. "Ama bizi terk edemezsin "dedi Ray. "Buna terk denmez." "Ya ne denir?" "Ray, biz yapk kardeler deiliz. Buraya sezgilerime uyarak geldim, ayn biimde de dneceim." Almac boynuma sktrp numaray tuladm. Telefon alr almaz mekanik bir ses beni beklemeye ald. "stelik para alnt ki, bu da bu ie karmamam iin baka bir neden" diye devam ettim. "O kasay soyal krk yl oldu" diye Ray itiraz etti. "Banka oktan kapand. 1949'da iflas etti. Mterilerden ou da lmtr. Namuslu olmaya kalksam paray iade edecek kimseyi bulamam ki. Kentucky eyaletine mi vereyim? Neden? O para iin ben mrm hapiste geirdim ve artk her kuruunu kazanm saylrm." "Su sutur" dedim. "Ya zamanam? Bunca yl sonra beni kim sulayacak ki! Ayrca yarglandm ve gnahmn kefaretini dedim." "Bunu bir avukatla konu. Hakl olabilirsin. Ama hakl olmadn varsaymyla ben senden uzak duraym da." Laura sabrszlanyordu. Bizim bu hukuk tartmamzn kendisini ilgilendirmedii anlalyordu. "Telefonu braksan iyi olur" dedi. "Ya Farley beni aryorsa?" Trafik memuru gibi elimi kaldrdm. American Airlines memuru kendini tantyordu. "Merhaba, Brad " dedim. "Ben Kinsey Millhone. Santa Teresa'dan Palm Beach'e gidi iin biletim var. imdi Dallas'taym ve DallasSanta Teresa hattn kullanmak istiyorum." "Hangi gn iin?" "Mmkn olduu kadar erken. Bugn de olabilir." Brad'la biz konuurken Ray ile de Laura bir tr baba-kz aile atekes anlamas yapmaktaydlar. Anlald kadaryla kadn sekiz bin dolar kendisine hediye etmesini kabul ediyordu. Bir ara Ray'in onuncu kattaki odasna gidip antalarn almak zorunda olduunu sylediini duyar gibi oldum. Buradan nereye gideceine karar verene kadar eyalarn kznn odasnda brakmak iin izin istiyordu. Bu arada ben telefonda Brad'le anlamaya alrken Laura giderek telalanm, odann iinde dolamaya balamt. Evime San Francisco ya da Los Angeles yoluyla gidebilecektim. Gnlerden Pazar olduu iin uaklarn her ikisi de doluydu ve adamn tavsiyesi, adm bekleme listesine yazdrp umudumu kaybetmememdi. Her iki uan listesine de yazd. lk uak saat 14:22'deydi, Saatime baktm. 12:30'du ve otelin minibs ya da bir taksiyle krk dakika sonra havaalannda olabilirdim. Laura komodine yaklap yzn yzme yaklatrarak, "Kapat artk!" diye bard. teki yataa oturup ayakkablarnn backlarn zmeye koyuldu.

Ben kendisine glmseyerek aldm notlar bir kere daha adamla karlatrdktan sonra telefonu kapadm. Ray'in hl odada olduunu ancak o zaman farkettim. "Senin antalarn almaya gittiini sanyordum" dedim. "Geri dndmde seni bulamam diye korktum." "Bu doru olabilirdi ite. Sen ne yapmak niyetindesin? California'ya m dneceksin?" "Sanmyorum. Farley'den bir haber kana kadar Laura ile kalacam. Onun durumu akla kavuunca da Louisville'e giderim. Aada kiralk bir arabam var. Bu arada pek ortalarda dolamazsam otel idaresi burada olduumu bilmez." "Ya Chester? Keyfini bozmak istemem ama parann yars ona ait, biliyorsun." "Kim demi?" "Sen. Paray ona vereceini sylemitin." "Sana bir haberim var. O manyan tekidir. Ona para vermeye hi niyetim yoktu." "Bunu bilmem gerekirdi, deil mi?" "Yalanc olduumu syleyen sendin" dedi. "Demek haberi ona ben vereceim, yle mi? ok teekkr ederim, Ray. Peki, kendisine ne diyeceim, ha?" "Sen syleyecek bir ey bulursun nasl olsa. Bir eyler uydur. Haberin yokmu gibi davran." "Aman ne iyi." "Herif kak zaten. Sana harcadn paray vermeyecektir." "Ona olan gvenin dorusu beni ok etkiledi" dedim. Laura hl suratn ast iin veda sahnesini uzatmadan antam omzuma asp odadan ktm. Sonra da yangn merdiveninden on iki kat inip kendimi dar attm. Havaalanna taksiyle gittim. Aslnda bedava olan minibs bekleyebilirdim ama idareye grnmek istemiyordum. imdiye kadar otel yetkililerini baaryla atlatmtm ve Teksas'tan, polisle bam belaya girmeden ayrlacama memnundum. Takside czdanm kontrol ettim. Eve gittiime param yeterliydi. Otuz be dolar kadar bir masraf dnda para harcamamtm. Eve dndmde park creti konusunda -gnde yedi dolardan gn- biraz skabilirdim ama o zaman Henry'ye telefon ettim mi hemen paray getirirdi. Otelden adres vererek ayrlmamtm ama kaydm yaptrrken otel bir kredi kartmn kopyasn ald iin oda parasn oradan ekecekleri kukusuzdu. Oteller bu konuda ok titizdirler. Taksiden American Airlines'n kapsnda indim. Terminale girip bana verilen uak saatlerine baktm. Birincisi 14:22'de, ikincisi 18:10'dayd. Ondan sonraki daha yazlmamt bile. 14:22'nin k kapsn not ettim. Bagajm olmad iin iler nispeten kolayd. Gvenlikten gemek iin bekleyenlerin kuyruuna girdim. antam makineden geti ama ben detektrn arasndan geerken bir lk koptu. Ceplerimi yokladm. kat kstrgac ile bozukluk paralan bulup plastik tasa attm, gemeyi bir daha denedim. Bu kere ses sulayc bir tizlikteydi. Gvenlik grevlisi, elindeki ubuu vcudumun zerinde dolatraca an, aklma omzuma diktiim anahtar geldi. "Tamam, bir dakika" dedim. Ceketi kartp yryen banda braktm, kendim de detektrden rahata getim. Bu kere de omzumdaki anahtar iin sorguya ekilecektim herhalde. Ancak kimse bir ey sylemedi. Bu insanlar her gn ok daha garip eyler grrlerdi hi kukusuz. antam ve ceketimi alp kapya yrdm. Biletimi kapdaki memura gsterip durumu anlattm. Kadn uan dolu olduunu syledi. Bir yer alacandan fazla iyimser grnmyordu. teki yolcular bini kartlarn alrken ben bekleyenlerin arasna katldm. Benim gibi bekleme listesine yazlm epey insan vard ve bir ksm bir aksilik olduunda kyameti koparacak tiplere benziyordu. Ho, bir yarar olacana inansam ayn eyi ben de yapabilirdim ya. Ancak bildiim kadaryla uakta koltuk says belliydi. Uak da ya salamd ya da deil. Mekanik konular ve hava trafik kontrol arasnda ya uardn ya da umazdn. Bugne kadar grltc mteri ikyetleri temeline gre uan bir havayolu duymadma gre sylenip aksilenmenin ne anlam vard? antamdan kitabm kartp okumaya koyuldum. Uu saati yaklatka yolcular da, nde ayrcalkllar olmak iin sraya girip uaa binmeye baladlar. Sonunda bekleme listesinden alt kiinin ad okundu ve hibiri benim adm deildi. Eh, ne yapalm. Kapdaki memur zr dilercesine glmsedi ama onun da yapaca bir ey yoktu. Bundan sonraki listenin bana beni koyacana sz verdi. Bu arada nmde drt saatim vard. Anladm kadaryla Dallas ile Santa Teresa arasnda haftada yedi gn, gnde iki sefer vard. imdi yapmam gereken tek ey zamanm geici bir ey bulmak ve uaa binilirken yine buraya dnmekti. Talihim yaver giderse bir yer bulup evime giderdim. Talihli deilsem de Pazartesi leden sonra saat ikiye kadar Dallasda aklr kalrdm. Bacaklarm hareket ettirmek iin terminal koridorunda bir mil kadar yrdm. Tuvaleti ziyaret ettim. Oradan ktmda saa dnnce terminal koridorundan, alak oyma demirden it ve yapay ieklerle ayrlm bir kafeterya grdm. Kk barda her zaman rastlanlan arap ve biralar egzotik ikiler, bir cam blme iinde buz stnde eitli ta deniz rnleri vard. le yemei yemediim iin bir birayla porsiyon karides smarladm. Karidesler kokteyl sosu ve Hm dilimleriyle getirildi. Onlar yerken biraz insanlar seyreder oyalandm, sonra yine k kapsna dndm. Bekleme salonunda pencere yanna oturmutum. Kah kitabm okuyor kh inip kalkan uaklar seyrediyordum. sra bam nme dyordu ama dorusu koltuklar uyumak iin tasarlanm deillerdi.

yle ya da byle drt saati bir saate indirmitim ama. Bu arada gidip bir de gazete aldm. Saat bete yerime dndmde Santa Teresa ua da iniyordu. Kapdaki memura gidip admn listede olduunu kontrol ettirdim. Bekleme salonundaki koltuklardan ou dolu olduundan bir stuna yaslanp gazetemi okumaya koyuldum. Uan kaplar alm, birinci snf yolcular inmeye balamlard. Arkadan gelen ekonomi snf yolcular kendilerini karlamaya gelenler iin kafalarn bir yandan teki yana evirip duruyordu. Bykanneler kk ocuklar kucaklyordu. Bir asker sevgilisine sarld. Kocalar ve karlar grev kabilinden ptler. Ksacas birka dakikay keyifli geirecek olaylard hepsi. Tam gazeteme dneceim srada uaktan son yolcular da indi. Dikkatimi eken Stetson oldu. Gilbert yaknmdan geerken gzlerimi kardm. 13 Saatime baktm. Uama daha yarm saat yolcu almazlard. Temizlik ekibi ua sprecek, atlm gazeteleri, peeteleri, kulaklklar torbalayacakt. Gazetemi brakp Stetson apkas, ac mavi blucin ceketi ve kovboy izmeleriyle ok belirgin ola Gilbert'i izlemeye baladm. lk bakta tahmin ettiimden daha yal olmalyd. O zaman elli be altm yalarnda sanmtm ama herhalde altm iki altm yanda vard. Laura'nn onda ne grdn anlayamyordum, meer ki babasn aryor olsun. ekici yan olarak ne grdn bilemem ama cinsel kimyaya adamn sertlii de karm olmalyd Pek ok kadn bir erkein dmanca tavrlarn, zek ve suskunluunu derinlik olarak grrler. Gilbert dner kapdan geip benim Cumartesi girdiim bagaj blmesine girdi. O bagajn beklerken ben de bir telefon arandm. Herhalde kenin arkasndayd telefonlar ama onu da gzmden ayrmak istemiyordum. Otel rehberine yaklap Desert Castle'n numarasn buldum. Telefon havaalanna servisi olan btn otellere balyd ama onun dnda konumalara kapalyd. teki utan bir kadn, "Desert Castle" derken ben kalemimle kdm karmtm bile. "Merhaba, ben havaalanndaym. Bana otel santraln balayabilir misiniz?" "Ne yazk ki, hayr, hanmefendi. Otel santralna bal deiliz. Bu ayr bir hattr." "O zaman o numaray verebilir misiniz?" "Elbette." Kadnn syledii numaray yazdm. lk frsatta paral telefon bulmaya alacaktm. Gilbert bavulunu beklerken ben de cebimden iki eyrei kartp paralarla oynayarak onu gzetliyordum. Dnen bantdan kuma kenarl bir bavul alp kalabaln arasndan geerek koridora doru yrd. Ani bir hareketin dikkatini ekeceini dnerek o nmden gemeden ok nce ben bam baka yana evirmitim. Gilbert yryen merdivenin bana gelince bir kenara geti, melip bavulunun iinden bir tabanca kartt, ucuna bir susturucu takt. Birka kii bu yaptn grdler ama sanki hi nemli bir ey deilmi gibi yollarna devam ettiler. Onu kalabala ate edip evresindekileri biecek biri olarak grmedikleri belliydi. Gilbert tabancay beline sokup ceketini ilikledi. Sonra Stetson apkasn dzeltti, bavulunun fermuarn kapad ve rahat bir tavrla kiralk araba blmne yrd. nceden araba ayrtmam olmalyd ki, nce Budget'e, sonra Avis'e gittiini grdm. Bir kenardaki be telefondan yalnzca birinin ba botu. Hemen eyrei atp Desert Castle'n numarasn evirdim. evreme yle bir bakndm ama havaalan gvenlik personelinden kimseyi gremedim. "Desert Castle. Buyrun, ne arzu etmitiniz?" "Laura Hudson'un odasn balayabilir misiniz? 1236 numara." Laura'nn telefonu meguld. Santral memurunun araya girmesini bekledim ama herhalde baka biriyle konumaya dalmt. Telefonu kapattm ve sonuncu eyreimi atp numaray bir daha evirdim. "Desert Castle. Buyrun, ne arzu etmitiniz?" "1236 numarada Laura Hudson' aryorum ama telefonu megul. Acaba Ray Rawson'un hl otelinizde olup olmadn syleyebilir misiniz?" "Bir dakika." Sessizlik. "Evet, hanmefendi. Odasn alamam ister miydiniz?" "Evet ama yant vermezse tekrar sizinle konuabilir miyim?" "Elbette." Ray'n numaras on be kere aldktan sonra kadn araya girdi. "Bay Rawson'un odas cevap vermiyor. Bir mesaj brakmak ister miydiniz?" "Onu anons ettirmenin imkn var m?" "Kusura bakmayn ama yle bir servisimiz yok. Size nasl yardmc olabilirim?" "Bir dakika. Beni mdre balar msnz?" Kadn daha cmlemi bitirmeden telefonu kapatmt. Artk damarlarmda yle bir adrenalin dolayordu ki neredeyse soluk bile alamayacaktm. Gilbert araba kiralamak iin gerekli ktlar dolduruyordu. Bir yandan da blgenin o renkli tek sayfalk haritalarndan birini inceliyor, Avis memuru da gidecei yolu gsteriyordu. Yryen merdivenle sokaa ktm. Darda klar yanm ama otobs durann karanlm pek giderememiti. nmde bir limuzin durdu, niformal srcs inip beyaz sal bir iftin inmelerine yardmc oldu, Kadnn zerinde o gne kadar grmediim bir hayvann krk vard. Kadn sanki hakaretlere kar koymaya alknm gibi evresine baknd. Src bagajdan bavullarn indirdi. evremde havaalan polisini arandm. Ik ve glgeler beton

zerinde izgiler oluturuyordu. Binann yaps gerei oluan rzgr tnelinden, srekli akan trafik nedeniyle dizel kokulu bir rzgr esmekteydi. Otelin minibsleri de taksiler de ortalkta yoktu. Gilbert herhalde otomobilin anahtarlarn almt artk. Arkamdaki kapdan kp kendisini otomobilin durduu yere gtrecek minibs bekleyecekti. Ya da, daha kts, otomobil tam karmzdaki otoparktayd ve o zaman yalnzca kar kaldrma geip ortadan kaybolacakt. Dikkatimi limuzine ynelttim. Src bahiini alm, elini kasketine gtrm, arabann arka kapsn kapatmt. Arabann arkasndan dolanp src kapsn at, yerine oturdu. Ben teki yandaki cam tklattm. Hava dumanl olduundan iersini gremiyordum. Cam motor fsltsyla indi. Src otuz yalarnda, yuvarlak yzl, seyrek kzl salar geriye doru taranm bir adamd. Salarnn kenarnda kasketin brakt iz seiliyordu. Hafife ieri eilip adama California src ehliyetimle detektiflik ruhsatm gsterecek ekilde czdanm uzattm. "Ltfen dikkatle dinleyin beni. Yardma ihtiyacm var. California'da Santa Teresa'dan zel detektifim. Arkamda silahl bir adam var ve Dallas'a iki arkadam ldrmeye geldi. Desert Castle'a gitmem gerek. Nerede olduunu biliyor musunuz?" Adam tanmadk bir elden yiyecek bir ey kabul etme tenezzlnde bulunan bir kedi gibi czdanm ald. "Desert Castle' bilirim." Src ehliyetimdeki resme bakt. Ruhsatmdaki bilgileri okuduunu gryordum. Dier kimlikli kartlarm syle bir kartrd. Czdan uzatp ylece yzme bakt. Sonra kapnn kilidini kaldrd, kontaktaki anahtarlara uzand. Kapy ap ieri girdim. Limuzin istasyondan ayrlan bir trenin sessizliiyle hareket edip kaldrmdan uzaklat. Koltuk demeleri gri deridendi ve ceviz tahtasndan n tablo sanki plastikmi gibi parlyordu. Sol dizimin hemen yannda araba telefonu aslyd. "u telefondan polisi arabilir miyim?" "Buyrun." 911'i evirip durumu anlattm. Karma kan memur nerede olduumuzu sordu ve Desert Castle'da bir erif yardmcsnn bizi bekleyeceini syledi. Sonra oteli bir kere daha aradm ama telefon almad. Havaalannn evresinden dolandktan sonra ak araziye ktk. Hava artk iyice kararmt. Farlar gzalabildiine yeil alanlar aydnlatyor, arada srada ufukta dikilita gibi bro binalar beliriyordu. Ikl reklam panolar oyun ktlarn andryordu. Tepelerin zerine ktmzda hzl akan trafiin klaryla beliren otoyollar gryordum. imde heyecan bir neon lambas gibi czrdyordu. "Adn ne?" diye sordum. Eer konumazsam aklm karacaktm. "Nathaniel." "Bu ie nasl girdin?" "Romanm bitirene kadar geimimi salamann bir yolu bu" "Ha" dedim. "Gney California'da yayordum. Bir senaryo ii umuduyla Hollywood'a gittim ve be ocuu olan garson kadnn komedisinde kadnn eltisini oynayan artistin yannda almaya baladm. Dizi iki mevsim srd ama kadn da paray gtrd dorusu. Bana sorarsan hepsini de burnuna ektii kokaine harcyordu. Her gn kadn stdyoya gtrp getirdim arabasn ykadm falan. Eer aklma bir film hikyesi geldii takdirde ajansna syleyecekti ve belki de bylece piyasaya admm atabilecektim. Kzn kanserden ld bir anakz ilikisi hakknda bireyler anlattm ben de. Sonra bir gn Westwood Bulvar'nda bir sinemaya gidince kzn kanserden ld bir film grmeyim mi? Dnebiliyor musun? Shirley MacLaine ile Debra Winger oynuyordu. Benim fikrimi sendikaya kaydettirmem gerekirmi ama bana kimse bir ey sylememiti ki." Yzne baktm. 'Yani Terms of Endearment' in hikyesi senin miydi?" "Hikyenin hepsi deil, ana fikri sadece. Benimkinde kadn evlenmiyor ve o kadar ocuu olmuyordu." "Terms of Endearment bir Larry McMurty kitab deil miydi?" ini ekerek ban sallad. "Ben de ayn eyi sylyorum ite. Fikri nereden ald sanyorsun?" "Ya astronot? Jack Nicholson'un oynad rol?" "O benden kmad ve pek de konuya uyduunu sanmyorum. Daha sonra yannda altm artistin ajansnn Shirley MacLaine'in ajansyla ortak olduunu rendim. Hollywood byle alr isterse. Tam aile ii zina. Dorusunu istersen Kadna olay sorduumda sanki '&. gzettiimi anlamyormu gibi bakt yzme. Ben de o lks arabasn yaktm." "Sahi mi?" Nathaniel benden yana bakt. "Sen de meslek hayatnda daha ilgin eyler grm olmalsn." "Pek deil. Benim iim ounlukla krtasiye ileridir." "Al benden de o kadar. nsanlar benim btn rock yldzlarn tandm dnr. Oysa yalnzca bir kere Sonny Bono'yu oteline gtrmlm var. Yol boyunca aramzdaki cam kapatmt. Buna ok kzmtm ite. Sanki elini karnn birinin eteinden ieri sokarsa gidip National Enquirer'e bildirecekmiim gibi." Oturduum yerde dndm. Arka blmeyle src arasndaki cam indirilmiti. Arkamzda hepsi de ldrc bir hzla gitmekte olan aralar vard. Otoyoldan sanayi/ticaret blgesine dnnce uzakta krmz neon klar yanan Desert Castle' grdm. Karanlk odalarla aydnlk odalarn birbirlerine oran dzensiz bir satran

tahtasn andryordu. Karanlk kareler otelin doluluk orannn yzde on be falan olduunu gstermekteydi. Arkamzdan gelen aralar da azalmt. Pazar gecesi olduu iin bunlarn yolun kar tarafndaki brolara gittikleri dnlemezdi. Sahte kulesi benden biraz daha yksek olan minyatr vahay getik. Nathaniel limuzini otelin nnde durdurdu. Hizmeti karlnda para bekleyip beklemediini dndm. "Sana bahi verecek kadar param yok" dedim. "Kusura bakma." "Hi nemi yok." Kartvizitini uzatt. "Sam Spade tipi bir in hafiyeli bir film hikyesi aklna gelecek olursa ibirlii yapabiliriz." "Dnrm. Yardmn iin ok teekkr ederim." Arabadan inip kapy kapattm. Limuzin daha ben kaldrma varmadan hareket etti. erif yardmcs grnrlerde yoktu ama Dallas byk yerdir ve telefon edeli de o kadar ok olmamt. Acelemden koar admlarla dner kapya yrdm. Lobi ksa pantolonlu, blucinli ve srtlarnda okulun renkleri olan tek rnek saten ceketli okul takmyla doluydu. Hepsi ayaklarndaki kocaman kou ayakkablar bacaklarn ince ubuklara dndrmt. Spor antalar ve gayet iri torbalara rastgele atlmt, ocuklar birbirleriyle akalayorlard. ocuklardan bazlar yere oturmu, srtlarn antalarna dayamlard. Bir olann tirt zorla srtndan alnmt, geri almak iin iin arkadayla greiyordu. Kahkahalarda hafif bir heyecan vard Olanlar bana eski bir orapla oynayan kpek yavrularm hatrlatt. Balarndaki yetikinler bu enerji fazlaln normal kabul ediyorlar, herhalde ocuklarn otobse bindiklerinde bitkin deceklerini umuyorlard. Onlarn yanndan geip asansre gittim, "yukar" dmesine bastm. Asansr kaplar ald. eri girince dnp Gilbert'i grebilir miyim diye baktm. O anda kap nne gm renkli bir Trailways otobs yanat, kaplar ald. On ikinci kat dmesine bastm. Laura'nn katnda inince doruca gidip 1236 numarann kapsn tklattm. Bir yandan da kendi kendime syleniyor, parmaklarm aklatyordum. Haydi, haydi, haydi. Kapy aan Laura beni grnce ard. "Burada ne iin var senin? Gittiini sanyordum." "Ray nerede? Onunla konumam gerek." "Uyuyor, ierde. Ne oldu?" "Havaalannda Gilbert'i grdm. Silahl ve buraya geliyor. Ray'i uyandr, eyalarn topla, hemen gidelim buradan. "Olamaz." Kadn elini azna gtrd, yz sapsar kesilmiti. "Ne oluyor?" dedi Ray arkadan. Kalkm kapya doru gelirken gmleini pantolonunun iine sokuturuyordu. Odaya girdim. Laura kapy arkamdan kapatt. Duvara yasland, bir an gzlerini kapatt. Zinciri yuvasna soktum. "Haydi yr" dedim. Laura birden hareketlendi, dolaba gidip yamurluuyla antasn kard. Ray bir ona bir bana bakarak, "Ne oluyor?" diye sordu. "Gilbert' grm. Silah varm ve buraya geliyormu. Buraya gelmek yerine telefon etmeliydin" diye knayan bir sesle bana dnd. Sonra antasnn fermuarn ap makyaj malzemesini iine doldurdu. "Telefon ettim ama hat meguld." "Oda servisiyle konuuyordum. Yemek iin." "Hanmlar, eneyi brakn da yryn!" Laura geceliini, terliklerini, kirli i amarlarn toplad. skemlenin arkasna ast blucin kumandan eteini alp gsne yaslad, katlamaya balad. Ray kznn elinden etei ald gibi top edip antaya sokuturdu, fermuar ekti. Ray'in iki valizi kapnn sorundayd. Ben kn aldm, o da dierini. "Gerekli eyleri al ve gerisini at" dedim. "Otomobilin var m?" "Aada otoparkta." "Gilbert asansrle mi kar, merdivenden mi?" "Kimbilir?" "Bakn" dedim. "Bence siz ikiniz arka merdivenlerden inin. Gilbert burada kapy vurmakla vakit kaybedecektir. Ray'in de otelde olduunu biliyorsa onun odasna da gidebilir. Bana anahtarlar ver ve otomobilin nerede olduunu syle." "Bu arada biz ne yapacaz?" dedi Laura. "Beni az ilerdeki o sahte ta kulenin yannda bekleyin. Otomobille sizi almaya geleceim. Gilbert beni tanmadndan koridorda karlasak bile bir ey anlamayacaktr." Ray otomobilini ve yerini tarif etti. Anahtarn stndeki plastik etikette plaka numaras yazd iin fazla glk ekmeden bulacamdan emindim. Valizi Ray'e verip Laura'ya nemli bir ey brakp brakmadn kontrol iin odaya yle bir gz gezdirdim. Zinciri yuvasndan kardm, koridora baktm, gelmeleri iin iaret ettim. Ray ile Laura saa dnp koridorun ucundaki yangn merdivenine doru yrdler, Ben sola asansrlere dndm.

Asansr sanki ok ar iniyormu gibiydi. Iklar yanan kat numaralarn geri geri sayyordum ben de. Asansr lobiye varnca o ping nlamasyla durdu, kaplar ald. Gilbert iki adm nmde asansre binmeyi bekliyordu. Gzlerimiz bir an karlat. Onunkiler dipsiz kara deliklerdi. Yanndan geerken otelin sradan bir mterisiymiim gibi gzlerimi kaydrarak yoluma devam ettim. Arkamda asansr kaplar kapand. Lobide erif yardmcsn arandm ama kimseyi gremedim. leri doru yrrken dnp asansr kat gstergesine baktm. Asansrn yukar kyor olmas gerekiyordu. Oysa k donmu gibi olduu yerde duruyordu. Bir ping sesi duyuldu, kaplar ald. Gilbert dar kt. Asansrn hemen nnde durup benden yana bakt. Polisler ve sulular genelde adrenalin salgsndan doan bir alglama berrakl iindedirler. leri ve ounlukla da hayatlar abuk ve doru karar vermeye baldr. Gilbert de gerei ok net olarak grebilen insanlardan biri olmalyd. Yzndeki ifade beni Santa Teresa havaalanndaki o ksa karlama anndan hatrladn gsteriyordu. Beni Laura Huckaby ile nasl ilikilendirdiini asla bilemeyeceim. Ama aramzda bir elektriklenme olmu, bir imek bizi birletirmiti. Keyi dnerken admlarm sklatrmamaya dikkat ettim. Kafeteryay getikten sonra yine saa sapp kapl ksa koridora girdim: Kaplardan birinde Yalnz Yetkili Personel dierinde Bakm yazyordu, ncsnde herhangi bir yaz yoktu, Gilbert'in gr alanndan kar kmaz komaya baladm. Yazsz kapdan girince kendimi daha nce hi grmediim plak bir arka koridorda buldum. Beton zemin ve plak beton duvarlar sola dnyor, koridorun ucu karanlkta kayboluyordu. Tavanda kaln ipler ve zincirler aslyd. Bo raflarnn, koliler iinde anak mlein, masa rts ylarnn, eitli tabaklarla dolu arabalarn nnden getim. Yer yer birbiri stne yerletirilmi iskemle dizileri koridoru daraltyordu. Buras bir ziyafet salonu evresindeki servis koridoru olmalyd. Bir yanndan yk asansrlerine ve alt kattaki mutfaklara inilen daire iinde bir daire. Ksa bir merdiven yukar kyordu. Demir trabzana tutunup basamaklar ikier ikier ktm. Omzuma asl antam arkamda bir apa srklyormuum gibi geliyorsa da ondan ayrlamazdm. Yukarda koridor devam ediyordu; burada duvarlarn nne mevsimlik ssler yerletirilmiti: Noel aac melekleri, yapay am aalar, iice gemi kocaman bir komedi/trajedi maskesi, yaldzl ahap ak tanrlar, altn oklarla delinmi dev Sevgililer Gn kalpleri. Arkamda bir kap gcrts duydum. Bo koridorda admlarm hzlandrdm. Bina iinde yangn merdivenine benzeyen madeni bir merdiven solumdaki duvardan yukar kyordu. Arkamdan birinin geldiini hissederek dnp baktm. Sonra ilk demiri tutup yukar trmanmaya baladm. Yedi sekiz metre yukarda durdum. nmde elik bir iskele uzanyordu. Tavana elim deecek kadar yaklamtm. skele bir metre eninde bile yoktu. Altmda glgeler arasndaki zemin dmdz beton bir nehri andryordu. Beni dmekten alkoyan tek ey madeni ubuklara tutturulmu bir zincir trabzand. Yksek yerlere her ktmda olduu gibi en byk korkum iimden ykselen o kendimi aaya frlatma isteiydi. Duvara dayanarak ar admlar atmaya baladm, iskele duvardaki yuvalarndan kurtulup der korkusuyla daha hzl gitmeye cesaret edemiyordum. Orada karanlk iinde olduundan grleceimi sanmyordum ama koridor da herkese duyuran bir yank odas ilevini grmekteydi. Arka betona arpan sert admlarn birden hafiflediini, hzlanmak yerine temposunu drdn farkettim. Dizlerim ve ellerim zerinde kerek emeklemeye baladm. antam nmde tutarak emeklemeye alyordum ama elik iskele de arlm altnda atrdayp sallanyordu. Duvarda kk bir ahap kap grdm. ok byk bir dikkatle srgsn atm. nmde yaklak bir seksen yksekliinde, st tarafnda boylu boyunca elle alan bir dizi penceresi olan lo ve kf kokulu bir koridor uzanyordu. Camlardan ak olanlarndan ieri elektrik girmekteydi Koridor hal kaplyd. Hl emekleyerek ilerlerken bu kere antam arkamdan ekiyordum. Sessizlii bozan tek ey benim hrltl soluklarmd. Dnp kapy arkamdan kapadm, sonra en yakn cama gidip ayaa kalktm. Altmda byk toplantlar ve ziyafetler iin kullanlan o salonlardan biri vard. Tam ortadaki kaplar srlerek kapatlrsa salon ikiye blnyordu. Eit uzaklklarda sekiz avize buz paracklarndan kmeleri andryor ve salona net bir aydnlk salyordu. Tavana yakn yerde, salonu evreleyen bir dizi ayna bulunduum alan gzlerden saklamaktayd. Omzum zerinden geriye baknca zel durumlarda kullanlan renkli klardan ve spotlardan oluan bir aydnlatma sistemini grebiliyordum. Pencerelerden gelen n altnda oturup antam atm, czdanm kardm. Src ehliyetimi, detektiflik ruhsatm, kredi kartlarm ve param ceketimin ceplerine doldurdum. Ray'in anahtarlarn, doum kontrol haplarm, maymuncuumu, akm sokacak bir yer ararken kadn ceketlerinin i tarafna gs cebi yaplmad iin sunturlu bir kfr savurdum. Sonra di fram da kartp tekilerin yanma tktrdm. Ceplerim imdi tkabasa doluydu ama baka arem de yoktu. Skk bir durumda kirli dona razym ama dilerimi fralamamaya dayanamam dorusu. Altmdaki zeminin hafife sallandn hissettim. California 2-2 iddetinde bir deprem yeryzn okyanus dalgas gibi bir ey olmalyd. Bam kapdan yana evirdim, antam yere atp yine emekleyerek kapya doru yrdm. Kapnn kollarn yoklayarak benim tarafmdaki srgy arandm. Kapnn te yannda biri benim gibi iskele zerinde yrd. Srgy buldum ve hi ses karmamaya alarak yuvasna ittim.

Elimi daha srgden ekmemitim ki, kap sarsld. teki tarafnda biri srgy yokluyordu, iimde dolaan korku dalgasyla birden gzlerim doldu. Soluumun tutulduunun duyulmamas iin elimi azma bastrdm. Kap yerinden frlayacakm gibi sarslyordu. Sonra sessizlik oldu. Gilbert yoluna devam ederken yer yine titremeye balad, ilerde baka bir ahap kap olmamas iin dua ettim. Ancak yolun sonuna varm olmalyd ki, birka dakika sonra zeminin yine titrediini hissettim. Gilbert kapnn nnden geip koridora inen demir merdivene doru yrd. Orada gvenlikte olduuma inanana kadar bekledim. Bana bir sonsuzluk gibi geldiyse de herhalde on be dakika falan. Sonra uzanp srgy ektim. Bam eip dinledim ama hi ses gelmiyordu. Kapy atm anda yangn alarm almaya balad. 14 Kapy amamla zillerin almas o kadar e zamanlyd ki, bir an Gilbert'in kapya bir tuzak kurduunu dnmekten kendimi alamadm. Tavandaki deliklerden yamur gibi su akmaya balad. Uzaklardan bir duman kokusu bir kadnn geerken arkasnda brakt parfm kadar keskindi. Pencereler dnp ziyafet salonuna baktm ama yle beklediim kara dumanlar gremedim. Salon bo ve parlakt. Biri hoparlrlerden anons yaparak otel mterilerinin ne yapmalar gerektiini anlatmaya balad. Ben yalnzca o bouk sesi duyabiliyordum. Yangnn nerede balad hakknda hibir fikrim yoktu Iklar birden snnce tam bir zifiri karanlk iinde kaldm. Bu kere dnyevi mal derdine dmeden kapya doru yrdm. Artk kendimi hafif ve zgr hissediyordum ama iimde bir heyecan da vard. antam bir battaniye gibi huzur verici bir eydi, benim iin bir uurdu. Arlna ve ikinliine almtm, iindeki belirli totem nesneler hep elimin altndayd. anta benim iin hem yastk hem de silah olmutu. imdi ondan uzak kalmak kendimi bir garip hissetmeme yol ayordu ama bunun byle olmas gerektiini de biliyordum. skeleye knca geniliini yoklamak iin uzattm elim birden bolua dvermiti. Ortalk zifiri karanlkt ama gayet meum bir atrt ses iitiyordum. Aniden esen bir rzgr bana doru bir kvlcm yamuru gnderdi. Scak ve kuru ahap kokusunun berisine kimyasal bileimlerini deitiren petrol tabanl rnlerin kekremsi kokusunu alyordum. imdi ileride, koridorun sola dnd yerde hafif bir kzllk grnyordu. Keden bana doru dumandan bir parmak uzand. Alevler beni iskele zerinde kstrrsa herhalde yanmdan geip giderdi ama ykselen zehirli duman bulutu da iimi bitirirdi. Sistemden boalan suyun bir etkisinin olmadn gryordum. Duvarlardaki sarms glgeler bir yandan bir yana oynadka nnde kl ve kara dumandan bir stunu iteliyor, oksijeni iine ekiyordu. Ben akmdaki sallanan madeni ilerlemeye devam ettim. Hoparlrler yine birden balad. Ayn anons tekrarland. Srtm yaklaan alevlere dnmek istemiyordum ama baka da bir ey yapamazdm. Demir merdivenin bana gelmitim. Sa ayamla ilk basamak ubuunu yokladm, ar ar inmeye baladm. Ellerim slak demir zerinde kayyor, bamn stndeki zincirler altn rengine dnyor, kvlcmlar scak bir yaz gecesinin atebcekleri gibi uuyordu. Artk yangnn parltsnda havann iri dumana dntn grebiliyordum. Merdivenin son basamandan atlayp sola dndm. Alevler havay dayanlmaz bir derecede stmaya balamt. atrtlar, krlan cam sesleri duyuyordum. Bol beton kullanlmasna ramen otelde hzla yaylan yangn besleyecek kadar yanc madde vard. Arkamda bir ey kerken kan bouk grlty duydum. Otelin bu taraf tmyle yanyor olmalyd. Solumda bir kap grdm, elime serin gelen kolunu tutup itince kendimi ikinci kat koridorunda buldum. Burada hava daha serindi. Tavandaki yamur kular zaman zaman koridoru suya bouyorlard. Artk gzlerim karanla da almt. koridordaki o youn karanla gre buras sanki biraz daha aydnlk gibiydi. Ayaklarmn altnda nal suyu emmiti, yrrken apr apr sesler kyordu. Gzlerime gvenmekten korkarak krebe oynuyormuum gibi ellerimi dimdik ileri uzatm yle yryordum. Yangn alarm o tekdze sesiyle almaya devam ederken ikinci bir boru sesi de oyulmaya balamt. Bir denizalt filminde olsaydk imdi batyor olacaktk. Ellerime bir kap geldi. Kolunun souk olmasna baklrsa arkasnda yanan bir ey yoktu. Kolu evirip kapy ittim. imdi artk ok iyi bildiim yangn merdivenindeydim. Alkn olduum basamaklardan karanlk olmasna ramen hzl admlarla inmeye baladm. Hava serindi ve kokuyordu. Zemin kata vardmda jeneratrler devreye girip klar ksa bir sre iin yand. Koridor bo, kaplar kapalyd. Burada ne bir hareket ne de duman vard, sulama sistemi almyordu. Getiim her salon botu. Acil k yazl kapy bulup karken arkamdan bir siren sesi daha balad. Arkama bakmadan hzl admlarla yryerek Ray'in kiralk otomobilinin park edildii yan otoparka girdim. tfaiye arabalar otel girii nne park etmilerdi. Otelden boaltlan mteriler de yine orada bek bek toplanmlard. Gece g parlak bir sarya dnm, ate ile hortumlardan kan sularn birletii yerlerden beyaz dumanlar ykseliyordu Binann yan tarafnda iki su stunu havann ortasnda bir ift projektr gibi kesimilerdi. Otelde yer yer alevler fkryor, camlar atrdayp krlyor, pencerelerden siyah dumanlar kyordu. ndeki araba yolu grebildiim kadaryla itfaiye arabalar, hortumlar, dner sar kl ambulanslarla doluydu. Bamzn stnde dolaan bir helikopterde yerel televizyonun bir ekibi canl yayn yapmaktayd.

Ray'in anahtarn bulup kapsn atm. Motoru altm altrmaz stcy atm. stbam srlsklamd, yzme yapm salarmdan hl sular boanyordu. Islak sa, slak yn, slak blucin ve slak orap koktuumu biliyordum. Teksas gecesi souktu. liklerime kadar rperdiimi hissettim. Motorun snmasn bekledim. Araba bir Ford'du: Drt kapl, otomatik vitesli, krmz demeli beyaz bir araba. Vitesi geriye takp bo parktan karken gzlerim Gilbert'i aryordu. Otoparkn teki ucuna doru giderken farlarm yakmadm. kta eli fenerli bir polis trafii aksi yne gnderiyordu. Ben de imirler arasnda bir yeri gzme kestirip arabay kaldrma srdm ve yola konan engelin yz metre berisindeki yan sokaa ktm. Polis beni grmse de yapabilecei bir ey yoktu. Saa sapp ana caddeye ktm, minyatr atonun nnden geerken kornaya bastm. Ray ile Laura glgeler arasndan syrldlar. Ray valizle bir yk katrn andryordu. Laurann zerinde hl sekiz bin dolarn bulunduu yelek vard, paralar bir bebek gibi karnna yaslanmt. Bu hamilelik grnts o kadar inandrcyd ki, Ray kzn korurcasna evresinde dolanmaktayd. Bagajn aldn duydum, sonra valizler ieri atld ve tekrar kapand. Ray n kapy ap yanmdaki koltua szlrken Laura da arka koltua yerleti. Dmanla aramza mmkn olduu kadar mesafe koymak iin gaza bastm. "Geleceini sanmyorduk" dedi Ray. "Az daha yaya olarak yola dyorduk." Dnp arka camdan yanan otele bakt. "Bunu Gilbert mi yapt?" "yle tahmin ediyorum." "Elbette o yapt" dedi Laura. "Herhalde otelin nnde durmu kapdan kmamz bekliyordu." Dikiz aynasndan kadnn yzne baktm. Ray gibi o da yangn izlemek iin arkasna dnmt. Ufuktaki kzllk yerini sarya brakm, hortumlardan fkran suyun buhara dnt yerlerde havaya beyaz bulutlar ykseliyordu. "Mthi bir yangn. Bunu nasl baard acaba?" "Hakkn vermek gerek, ok beceriklidir" dedi Laura. Ray ne dnd, emniyet kemerini yerine takt. Bana, bu sefil halime baktn grdm. Ani bir saanakta bahede braklm kpee dnmtm. Uzanp kutudan kartt bir mendili bana uzatt. Yzmden akan sular sildim. "Teekkr ederim." "Havaalanna m dnyorsun?" "Bu halde gidemem. stelik uam... Th!" Birden uak biletimi omuz antamda braktm aklma geldi. Ceketimin ceplerini yokladm ama bunun bir anlam yoktu, inanamyordum. Acele ederken zarf antada unutmutum. Bileti ya da daha iyisi antam alsaydm ya. imdi btn malvarlm zerimdeki bir iki para eyayd. O uak bileti yalnzca eve dnm deil, nakit varlmn byk bir ksmyd da. Direksiyona bir yumruk indirdim."Lanet olsun!" Laura ne eildi. "Ne oldu?" "Uak biletimi orada unuttum." "Oh oh. Eh, artk utu gitti." Srtr gibi dile getirmiti bu gerei. Eer direksiyonda olmasaydm zerine atlayp bir gzel srrdm. Ray yzmdeki ifadeyi grmt. Herhalde kuduz olmay savuturmay umarak, "imdi nereye gidiyoruz?" dedi. "Nerede olduumuzu bile bilmiyorum." Torpido iaret ettim. "Orada bir harita var m?" Gz at ama iinde otomobilin kira kontratyla kllar inenmie benzeyen kk bir sprgeden baka bir ey yoktu. Ray gz kapayp elini yanndaki kap cebine soktu. Ben benim tarafmdaki cebi yoklaynca eitli ktlarn yannda bir de Birleik Devletler haritas kardm. Ray tavan n yakp haritay yayd. "Kuzeydouya giden US 30 kn kollayacaksn." "Nereye gidiyor?" Laura babasna bakt. "ddia ederim ki, Louisville Yolu' dur." Ray kzna dnd. "Bir ikyetin mi var?" "Gilbert aptal deildir, Ray. O nereye gidecek sanyorsun?" "Louisville'e gitsin peki. Kimin umurunda ki? Biz on iki saatlik bir yoldan sz ediyoruz. Hangi yolda gittiimizi asla bilemez." "Bak, Einstein, yalnzca bir tek yol vardr" dedi Laura. "Olamaz. Sama. En az yarm dzine olmal." Laura uzanp haritay babasnn elinden ald. "Sen ierde ok yattn." Arkada kt hrtlar duyuldu, Laura Dallas ve evre Yolunu gsteren blm am olmalyd. "Bak, belki bir yol daha var ama ksa olan bu. Gilbert manyak gibi araba srer ve senden nce oraya varr." "Bizi nasl bulacak peki? Kente varnca motelde iki oda tutar, uydurma ad kullanrz. Nakit deriz. Sen yle yapmadn m?" "Evet ve olanlara bak. Kinsey beni saniyesinde buldu. Gilbert de." "Seni bulmas bir rastlantyd. Sor istersen." "Ben rastlant diyemem" dedim.

"Ne demek istediimi biliyorsun. Onun ne ad altnda otele kaydolduunu tahmin etmi falan deilsin, btn yaptn onu izlemekti, deil mi?" "Peki ama ya Gilbert? O nasl buldu?" diye sordum. Ray omuzlarn silkti. "Herhalde Farley'i sylemeye zorlamtr." Laura arka koltukta inledi. "Sahi mi? Bu aklma gelmemiti. Farley iyi midir acaba?" "u anda onun iin tasalanamam" dedi Ray. Haritay hl elinde tutan kadna baktm. "Burasyla oras arasndaki en yakn byk yerleim merkezi neresi?" Laura yine haritaya bakt. "nce Texarkana'ya sonra Little Rock'a gidiyoruz. Ondan sonra Memphis ve Nashville. Neden sordun." "Ben eve dnyorum da ondan. Little Rock'ta havaalanna urarz." "Ya biletin?" diye sordu Ray. "Bir arkadama telefon ederim, o gereine bakar." Laura, "Bu arada donuma iemeden bir yerde durmaya ne dersiniz?" dedi. "yi fikir" dedi Ray. Tabelalara bakarak uluslararas yemek ve tuvalet iareti olan bir k buldum. Biraz gittikten sonra karmza kt aydnlatlm bir benzin istasyonu ile yannda bir kafeterya kt. Gilbert bile bizi burada bulacak kadar kurnaz Depo dolu olduu iin pompalar geip sokaa yakn olmaya bir yerde park ettim. Laura bagajdan antasn alrken Ray tuvalete gitti. "stersen benim elbisemi giy" dedi. Kadnlar tuvaletinin soluk nda ayakkablarm, slak oraplarm ve slak ceketimi, blucinimi, balk kazam ve i amarlarm kardm. Yine titremeye balamtm ama Laura'nn kuru giysileri beni hemen stt. Onun zerinde hl beyaz balk kaza ve koyu yeil ceketi vard, blucin kumandan elbiseyi, taytlarn ve o iri tenis ayakkablarn bana vermiti. "Sen iini bitirince gel" diyerek tuvaletten kp beni birka dakika yalnz brakt. Musluu scak su gelene kadar akttm, sonra yzm ykadm, salarm slatp is kokusunu stmden attm. Salarm sert kt havlularla kurulayp parmaklarmla taradm. imden scak bir dalga gibi bir bulantnn getiini hissediyordum. Ellerimi lavabonun kenarlarna dayayp toparlanmak iin bir sre bekledim. Pazar gecesiydi ve Dallas'n adn bile bilmediim bir kesinde bir sabkal, kz ve bir anta dolusu alnt parayla aklp kalmtm. Tuttuum soluumu brakp lekeli aynada grntme baktm. Esefle omuzlarm silktim sonra. Durumum ok daha kt olabilirdi. imdiye kadar kimse bir zarar grmemiti ve cebimde hl birka dolarm vard. Little Rock'a gider gitmez Henry'ye telefon ederdim, o da hemen yardmma koard. Paray hemen gnderir ya da uak biletimi kredi kartyla falan alrd. Sabaha kendi yatamda Allah'a krederek uyuyabilecektim. Otomobile dnp slak eyalarm bagaja, Ray'in valizinin yanna attm. Hl slak olmasna ramen gzmn zerinden ayrmak istemediim ceketimi kafeteryaya almtm, ierisi botu ve terkedilmi bir havas vard. Yerel halk bile buradan uzak duruyor olmalyd; herhalde zamannda bir kar-koca iletmesi olarak balam ve sonradan bu acnacak hale dmt. Ortalkta sinek grmyordum ama Gemiin Sineklerinin hayaletleri havada uuyor gibiydi. n camlar kardaki varm kalm inaatn tozuyla rtlyd. Sakslardaki yapay bitkiler bile silme toza bulanmt. Ray ile Laura bir blmede karlkl oturuyorlard. Ben yemek yemeye alrken o yara bere iindeki yzn grmemek iin Ray'in yanna oturdum. Ho, Laura'nn da matah bir grn yoktu ya. Benim gibi o da makyajszd. Morluklarn ou yerlerini hafif yeillere ve sarlara braktna gre berelerinin ou epey eskiydi. Ben baklarm btn standart yiyecekleri ieren mnye evirdim: Kzarm tavuk butu, kzarm tavuk gs, hamburger, kzarm patates, peynirli sandvi ve herhalde arka tarafta byk tenekelerden boaltlan "taze' orbalar. Peynirli sandvi, patates ve cola smarladk. Karbonu kam cola'lar bir zamanlar hanm rahatszlklar iin evlerde yaplan uruplar tadndayd. Garson kadn arkadalarmn yaralarnn nedenini sormamak nezaketini gsterdi. Yemeimizi yerken Ray'e, "Yalnzca merakmdan soruyorum" dedim. "Louisville'e gidince parann nerede sakl olduunu nasl bulmay umuyorsun?" Ray azndaki lokmasn yuttu, dudaklarn kt peeteyle sildi. "Orasn daha bilemiyorum. Johnny kendisine bir ey olduu takdirde anneme haber vereceini sylemiti ama bunu yapp yapamadn bilemiyorum. Anlamamza gre ben hapisten knca California'ya gidip onu bulacaktm. Sonra ikimiz birlikte Louisville'e gidip paray alacaktk. Bir tren havas vermek istiyordu senin anlayacan, bu kadar beklemeyi kutlamak falan filan. Her neyse, sana unu syleyebilirim, para her neredeyse, onu oradan almak iin bir anahtar gerekecek." "Ki, o da bende" dedim. "Ne anahtar?" diye sordu Laura. Bunu yeni duyuyor olmalyd ve benim kendisinden fazla bir ey bilmeme sinirlenmiti. Ray kzn nemsemedi. "Hl sende mi?"

"Gerektiinde ksa bir srede bulabilirim" dedim. "Gzel. Onu vermeden gitmeni istemem." "Yani senin Chester'e kazk atmana yardmc olacam m sanyorsun?" "O da bana ayn eyi yapard. Zaten sana da kazk atacaktr herhalde." "O konuya girmek istemiyorum. Johnny gerekten dediini yapt m sence?" "O miktarda bir paray kaybedeceini sanmam. Bir yedek plan falan olmalyd, rnein bir trafik kazasna urama olaslna falan karlk. Neden sordun? Senin bir fikrin mi var?" Bam salladm, "ilgin bir ey yalnzca. Senin plann ne?" "Planm o sorunu karlatm zaman zmek." Yine yola knca Ray uyumak iin arkaya geti, Laura yanma oturdu, ikimiz de gm rengi asfaltn altmzda kayp gitmesini seyrediyorduk. n tablonun klar otomobilin iine hafif bir aydnlk yayyordu. Ray'e saygmzdan radyoyu kapamtk ve ok az konuuyorduk. Ray horlamaya balad. Biri zaman zaman burnunu skyormu gibi susuyor, sonra birden patlayveriyordu. Onun uyanmayacan anlaynca alak sesle konumaya baladk. "Onunla hi bir arada bulunmadn galiba" dedim. Laura omuzlarn silkti. "Pek saylmaz. Annem beni haftada bir yazmaya zorlard. Bizden daha talihsiz olanlara bakmaya vermiti kendini. evreme baknp kimden sz ettiini hatrlarm. Sonra evlendi ve Ray'i unuttu, nceleri sululuk duyduysam da sonra ben de unuttum. Kk ocuklar baka insanlarn ihtiyalarn tatmin etmekle nl deillerdir." "Aslnda bence ocuklar herkesi memnun etmeye alr" dedim. "Baka ne seenekleri vardr ki? Bir bakasna balysan onu mutlu etmek senin lehine olan bir eydir." "Tam bir nevrotik gibi konutun imdi. Anababan yayor mu?" "Hayr. Ben be yamdayken bir trafik kazasnda ldler." "Eh, onlardan birinin bir gn karna ktn dn. Btn mrnce bir baban olmasn istemisin. Birden baban oluyor ve sen de ne yapacan bilemiyorsun." Arka koltukta yatan Ray'e huzursuzca bakt. Adam eer uyuyor taklidi yapyorsa bunu iyi beceriyordu dorusu. "Annenle aran iyi mi?" diye sordum. "Gilbert'e kadar iyiydi. Gilbert'ten pek holanmaz, herhalde kendisini nemsemedii iin. Gneyli kadnlardandr o. Erkeklerin kendisine yaltaklanmalarn bekler." "Ya vey baban? O nasl biri?" "Gilbert'le can cier kuzu sarmasdr. Gilbert'in beni dvmesinin benim kkrtmalarm yznden olduuna inanmaktan vazgemedi. Bunu onaylyordu demiyorum ama hep madalyonun bir baka yan olduunu da dnrd. 'Sen yle diyorsun, bakalm bir de Gilbert'i dinleyelim' diyen tiplerdendi yani. Acele bir karar vermeyip adil olmakla vnr. Yarg falan gibi. Savcy ve savunmay dinleyip kararn yle verir. nyargl olmak istemediini syler. Aslnda demek istedii benim anlattklarmn bir tekine bile inanmaddr. Gilbert'in yaptn ben haketmiimdir. Bana kalrsa kendisi de arada bir iki tokat atmak ister ya." "Ya annen? O Gilbert'in seni dvmesine kar kmad m, yoksa bilmiyor muydu?" "Annem Paul'un sznden dar kmaz. Aralarnda dile getirilmemi bir anlama vardr sanki. i kartrmak istemez. atmalardan ya da anlamazlklardan holanmaz. stedii ey huzur ve sessizliktir. Birinin kendisine bakyor olmasndan o kadar memnundur ki durumunu sarsmak istemez. Paul ise evlenmekle anneme byk bir iyilik yapm gibi davranr. Tantklarnda annem yirmi drt yandayd sanrm. Ben be yamda falandm. Eski kocas hapisteydi ve evini geindirme imkn yoktu. O gne kadar yalnzca bir kafeteryada almt ve ald parayla geinemiyordu. Yoksulluk yardm alyordu ki onun iin bundan daha byk bir aalanma olamazd. Yardma ihtiyac vard. ok utanyordu. Ben gayri meru falan deildim ama onun gznde bundan berbat bir durum olamazd. Bir daha o duruma dmek istemiyor. Ayrca Paul'la birlikteyken almas da gerekmiyor. Paul onun almasn deil, evini idare edip kendisinin her kaprisine boyun emesini istiyor. Fena bir anlama deil yani." "Berbat bir ey." Laura glmsedi. "Kulaa yle geliyor, deil mi? Her neyse, benim yetime amda Paul otoriterdi. Evin hkimiydi. Kendi apna gre anneme iyi davranyordu. Bana pek aldr etmezdi ama dorusunu sylemek gerekirse ben de babelasydm hani. Herhalde hl da yleyim ya." Ban arkaya yaslad. "Evli misin?" "Evliydim." ki parmam kaldrdm. "ki kere mi evlendin? Ben de. Bir kere 'madde bamls biriyle." "Kokain mi?" "Kokain ve eroin. Eline ne geerse. teki kocam ise ana kuzusuydu. Nasl da zayft, Tanrm! O kadar gvensizlik duymas sinirlerime dokunurdu. Elinden hibir ey gelmezdi. Ayrca hep gven duyma ihtiyacndayd. Ben kimim ki ona kendisini gvende hissetmesini salayacaktm." "Ya Gilbert?" "lk balarda ok esaslyd. Onun da sorunu kimseye gvenmemesi. nsanlara almasn bilmez, isterse ok tatl olabilir ama. Kimi zaman itiinde bebekler gibi alar. Kalbimi paralar dorusu." "Ve de burnunu" dedim.

15 Greenville, Brashear, Saltillo ve Mt. Vernon'a getik. Laura ban cama dayayp uyuklamaya balad. Trafik seyrekti, yol insan ipnotize ediyordu. Ben iki kere dalp irkilerek uyandm. Uyank kalmak iin Texarkana hakknda bilgilerimi gzden geirdim ve yalnzca iki ey bildiimi farkettim. Arkansas. Texas eyalet snr Texarkana'nn ortasndan getii iin kent nfusunun yars Teksas'ta, yars Arkansas'ta yayordu. Ve ikincisi de, kentte bir Federal Cezaevi vard. Eh, zihin altrma da bu kadar olurdu ite. Kentin varolarna girince bacaklarmdaki gerginlii gidermek iin arabay, sabaha kadar ak bir benzin istasyonuna soktum. Ray hl uyuduu iin Laura ile yer deitirdik. Laura be dolarlk benzin ald. Saat on buukta eyalet snrn getik. Little Rock'a iki saatlik yolumuz kalmt. Koltukta iyice kaykldm, ayaklarm n tabloya dayadm, snmak iin kollarmla kendimi sardm. Ceketimin slakl burnumu nemli yn kokusuyla dolduruyordu. Ray'in horultusunun yansra motorun uultusu zerimde uyuturucu bir etki yapmaya balaynca gzlerim kapand. Az sonra ayaklarm indirip doruldum. Yol tabelalarna baklrsa US 30 otoyolundan km, US 40'ta kuzeye doru gidiyorduk. "Little Rock'a ne kadar kald?" diye sordum. "Little Rock'u getik. Biscoe'ya yaklayoruz." "Little Rock'u getik mi? Sana orada ineceimi sylemitim ya." "Ne yapsaydm yani? Harita sendeydi ve ml ml uyuyordun. Havaalannn nerede olduunu bilmiyordum." "Beni neden uyandrmadn?" "Bir kere uyandrmaya altm. Seslendim ama duymadn." "Yol tabelas yok muydu?" "Ben grmedim. stelik bu saatte uak da yoktur. Buras daba zaten." Ray'in hatrna alak sesle konuuyorduk. "Bir tel bulup iki saat uyuyalm. Son bir saat iinde en az iki kere yoldan kyordum." evreme yle baknca sk ormanlardan ve birka iftlikten baka bir ey gremedim. "Se bakalm" dedim. Laura kaygszca, "Bir kasabaya yaklayoruz" dedi. Gerekten de az sonra, bo oda olduunu bildiren yanp snen, tek katl bir motel kt nmze. Laura arabay mcr deli otoparka sokup motoru durdurdu, dar kt. Srtn arabaya dnp elini kazann altna soktu. Herhalde bir tomar para karyordu. Ray'i drtkleyince derinliklerden ykselen bir dalg gibi kendine geldi. "Laura durmak istedi" dedim. "kimiz de ok yorulduk." "Bana gre hava ho." Dorulup akn akn gzlerini krptrd. "Hl Teksas'ta myz?" "Buras Arkansas. Little Rock arkamzda kald, Memphis'e yaklayoruz." "Bizden ayrlacan sanyordum." "Ben de." Ray esnedi, eliyle yzn ovuturdu, yetersiz kta gzlerini krptrarak saate bakt. "Saat ka?" "Biri geiyor." Laura'nn motel lobisinin kapsnda durduunu grdm. erde klar karartlmt. Kap kilitli olmalyd ki, birka kere vurduktan sonra ellerini gzlerine siper edip ieri bakt. Solunda mutsuz grnl bir adam grnd. Uzun konumalardan, el hareketlerinden ve bizim tarafa bakldktan sonra Laura ieri girdi, kayt formunu doldurdu. Bana kalrsa gecenin bu saatinde ieri alnmamzn tek nedeni hamileliiydi, bir avu para da kendisine yardmc olmu olmalyd. Birka dakika sonra elinde iki anahtarla arabaya dnd, anahtarlar bana verip direksiyona geti. "Ray'e ayr oda tuttum. Ben o grltde uyuyamam." Odalarmz sondaki iki taneydi. Ortalkta Iowa plakal bir tek araba olduundan geici bir sre Gilbert'ten kurtulmu saylrdk. Ray valizlerinden birini, Laura da antasn ald. Ben de slak eyalarm topladm. Belki de sabaha kadar asarsan kururlar da, giyilebilir bir duruma gelirlerdi. Ray kaps nnde duraklad. "Sabah saat kata?" Laura, "Bence saat altda yolda olmalyz. Eer gideceksek, oyalanmann alemi yok. Uyandn zaman perdelerini a, biz de yle yaparz." Bana bakt. "Tamam m?" "Tamam" dedim. Ray odasna girdi, ben de Laura'nn ardndan bizimkine yrdm: ki yatak, kf kokulu souk bir mekn. Bej renginin bir kokusu olsayd byle kokard ite. Bir grlt karmadan yataktan inmeyecein bir yer. Aksi takdirde mutlaka o sert kabuklu bceklerden birine basarsn. Benim grdm bir tanesi, kede skm, sanki dar kartlmak isteyen bir kpek gibi sabrla duvarlar yokluyordu. yice bir kontrolden geirdikten sonra eyalarm dolaba astm. Kahverengi vinil karo deli banyoda fiberglastan bir du blmesi, selofana sarl iki bardak, kda sarl kartvizit boyunda iki sabun vard. Di fram ve kk di macunumu karp byk bir keyifle dilerimi fraladm. Geceliim olmadndan i amarlarmla uyuyacaktm. Laura banyoya girdi ve karnndaki para kemerini karmadan kapy kapad. Ben iki dakika sonra uykuya daldmdan onun gacrdayan somyasna ktn duymadm bile.

Saat altya eyrek kala beni drtklediinde ortalk hl aydnlkt. "Dua nce girmek ister misin?" diye sordu. Sen gir" dedim. Banyonun patlar gibi yand, kap kapanana kadar gzme vurdu. Laura perdeleri am, park yerinden gelen kla oda aydnlanmt. Yan odadan du sesi geliyordu ki, bu da Ray'in kalkm olmas demekti. Cezaevinde herhalde hep bu saatlerde kalkard. imdi tek bana ykanaca ve sabunu her drdnde cinsel tacize uramayacan bilmek kendisi iin bir lks olmalyd. Dirseimin zerinde dorulup sokan karsndaki oto tamircisine baktm. Servis blmnn stnde bir tek krk mumluk ampul yanyordu. Pazartesi sabah olmutu ve ben neredeydim? Kl tablasndaki kibrit kutusuna baktm. Tamam. Whiteley, Arkansas. Kasabann dnda nfusun 523 kii olduunu gsteren tabelay hatrlamtm. Herhalde abartlm bir rakamd. Birden evimi zleyerek anlatlmaz bir hzne kapldm. O lgn genlik gnlerimde, herpes ve AIDS olmad gnlerde, zaman zaman byle odalarda uyanrdm. Banyo kapsnn ardnda yle neeyle slk alann kim olduunu hatrlayamamnn dehet verici bir yan vardr. Ve ounlukla iim olduunu rendiimde de erkek arkada zevkimi kukuyla sorgulamaktan kendimi alamazdm. Kendinden irenmekten kurtulmann en kolay yolunun, ahlaklla dn olduunu anlamam uzun srmemiti. Laura giyinmi ve karnndaki torbasn yerine koymu olarak dar knca, ben de dilerimi fraladm, du yapp o giderek klen sabun parasyla salarm ykadm. Blucinim, kurumu olmasna ramen hl kl tablas ve snm kamp atei koktuu iin yine Laura'nn elbisesini giydim. Yalnzca temiz olmak bile beni epey keyiflendirmiti. Dolapta asl eyalarm alp otomobile tadm. Kuzeye doru gitmemiz nedeniyle burada souk da artmt. Rzgr insan baya tyordu: Ray ii tyl bir parka geirmiti srtna, otomobilden ikimize de birer kazak verdi. Kaza, stne de ceketimi giydim. Artk kollarm oynatamayacak kadar skmtm ama hi olmazsa myordum. Arka koltua gmldm, onlar bekledim. Laura kaza al gibi omuzlarna atmt. Ray motel brosunun yanndaki otomata bir avu bozukluk para att, otomobile yiyecek ve ieceklerle dndler. Laura otoyola ktktan sonra markasn bilmediim bir cola, fstk, ikolata, fstk ezmeli biskvi ve beslenme deeri sfr olan eitli peynirlerden oluan kahvaltmz ettik Laura stcy anca ierisi, ok gemeden Ray'in sabunlu tra losyonu kokusuyla doldu. Yara bere iindeki yz ve all parmaklar dnda grnne byk zen gstermiti Saysz beyaz tirt olmalyd. Altm yan gemi bir insan iin baya formda denilebilirdi. Bu arada Laura ile ben her geen saatle biraz daha pejmrdeleiyorduk. Yakndan baktmda kzl salarnn boyama olduunu gryordum. Salar uzadka altlarndan gelenlerin beyaz says epey fazlayd. Erken beyazlamann kaltmsal olup olmadn merak ettim. Gne ufuktaki bulut dalarnn ardndan ykselince gkyz bir anda kaysdan tereya sarsna, ondan da ak maviye dnmt. evremizdeki arazi dmdzd. Haritaya baknca eyaletin bu ksmnn Mississippi tama alan olduunu anladm. Btn nehirler douya ve gneye akp Mississippi ile birleiyordu. Gller ve scak su kaynaklar haritann zerinde yamur damlalarn andryordu. Kuzeybat kesinde de Boston ve Ouachita Dalar vard. Laura ayan gaz pedalna skca bastrm, saatte altm milden aa dmyordu. Saat yedide Memphis'teydik. Ben Henry'yi aramak iin paral bir telefon baknrken California'nn bizden iki saat geride olduunu hatrladm. Henry erken kalkard ama saat be de biraz fazla erkendi dorusu. Dncelerimi sezen Laura dikiz aynasndan bana bakt. "Bir an nce evine dnmek istediini biliyorum ama Louisville'e kadar bekleyemez misin?" "Nashville'in ne kusuru var ki? leden nce orada olabiliriz" "Bizi yavalatacaksn. nanmazsan haritaya bak. 40 nolu yola girip eyalet snrn geince 65'le devam edeceiz, o Nashville havaalan kentin teki ucunda. Bir saat kaybedeceiz" lgili blme katlanm haritay bana uzatt. Mesafeleri kontrol ettim. "Bir saat kaybetmeyeceksin. En fazla yirmi dakika. Hem senin Louisville'e gitmek istemediini sanyordum, bu acele ne byle imdi?" "Ben asla gitmek istemiyorum demedim. Ben orada oturuyorum, Gilbert'in gidecei yer orasdr dedim. O gelmeden nce eyalarm evden almak istiyorum." Ray, "Eyalarn unut" dedi. "Yenilerini alrsn. Oradan uzak dur. Eve gidersen onunla karlarsn." "Ondan nce gidersem karlamam. O yzden Kinsey'i havaalanna gtrmek istemiyorum. Louisville'den de uaa binebilir. ok uzak deil nasl olsa." fkeden vcut smn ykseldiini hissediyordum. "Oraya daha saat var." "Durmayacam" dedi. "Seni bamza kim geirdi ki?" "Ya sen?" "Hanmlar, ltfen! Kesin artk! Sinirime dokunuyorsunuz. Gilbert'i dnmemiz gerek." Ray kaygl bir yz ifadesiyle bana dnd. "Bir nerim var. Sen bir an nce evine dnmek istiyorsun ama birka saatlik gecikme hi farketmez. Louisville'e kadar bizimle gel. Seni anneme gtrrz, orada hem gvende olursun hem de

annem amarlarn makinede ykarken du alp temizlenirsin." Laura'ya bakt. "Sen de gel. Annem seni grdne sevinecektir. Babaannene gitmeyeli ka yl oldu, ha?" "Be alt yl" dedi Laura. "Grdn m? Seni ok zlemitir. Sana esasl bir yemek yapar sonra Kinsey'i havaalanna gtrrz. Hatta bilet parasn bile deriz." Laura gzlerini yoldan ayrd. "der miyiz? Bu da nereden kt?" "Haydi haydi, bunu bizim iin yapyor kzcaz. Chester ona be para demeyecektir, paras da tkendi. Bize farkedecek ki? En azndan bu kadarck bir ey yapalm." "Bakyorum elinde olmayan parayla ok cmertsin" dedi Laura. Ray'in glmsemesi dondu. Arkada oturduum yerden bile ani deiiklii grebiliyordum. Kznn karnn iaret ederek, "Yani oradaki parada benim hakkm yok mu diyorsun!" diye sordu. "Hakkn var elbette. yle demek istemedim ama zaten o kadar masrafa giriyoruz." "Eee?" "En azndan nce bana sorabilirdin. Benim de paym var parada. Bildiim kadaryla daha dn sekiz bin dolarn tmn bana vermekten sz ediyordun." "Sen reddetmitin ama." "Hayr, reddetmedim!" "Reddettiinde ben oradaydm" dedim. "una bizim iimize karmamasn syler misin? Bunun seninle bir ilgisi yok, Kinsey." imden bir kahkahann ykseldiini hissediyordum "aka ediyorum. ok eleniyorum dorusu. Ben vey evladm. Bu da 'aile dinamii' denilen ey, deil mi? Bunu okumutun ama hi yaamamtm. Karde rekabeti ok ho oluyormu. "Sen aileden ne anlarsn?" "Hibir ey. Ama imdi ahit olduum bu az dalana bayldm dorusu." "Doru mu?" dedi Ray. "Senin ailen yok mu?" "Akrabalarm var ama hibiri yaknm deil. Lompoc'ta iki kuzen. Byle her gn drdr edilen, irkin szler sylenen aile ortamnda hi yaamadm." "Ben uzun yllar ailesiz yaadm, tek piman olduum da budur" dedi Ray. "Her neyse, bizimle Louisville'e kadar gelecek misin? Yemin ederim ki seni oradan evine gndereceiz." Biri bana gzellikle konutu mu hi dayanamam, hele bunun kadar gzel kokan bir fahri baba olursa. "Olur elbette" dedim. "Annen esasl birine benziyor." "yledir dorusu." "Onu grmeyeli ne kadar oldu?" "On yedi yl. artl tahliyeyle kmtm ama sonra buralara kadar gelemeden yakalandm. Annem de cezaevine hi gelmedi." Artk bir kere anlatktan sonra yola huzur iinde devam ettik. Nashville'e saat 10:35'te vardmzda hepimiz de ok ackmtk. Laura, Briley Otoyolu'nun hemen knda bir McDonald's grd. Park yerine girer girmez elini Gbek Milli Bankas'na sokup para ekmeye hazrlandn grdm. Bir tek benim yzmde dayak izi olmadndan lokantaya girip alveri yapmam karar verildi. Diyetimizde bir deiiklik olmas iin eitli hamburgerler, Big Mac'lar, peynirli Quarter Pounder'ler aldm, iki byk paket kzarm patates ve her yirmi dakikada ietecek kadar ok cola. Ne kadar uygar olduumuzu gstermek iin yemeklerimizi park yerinde yedik ve yola kmadan nce tuvaletleri de ziyaret ettik. Laura otomobili kullanmakta srar edince Ray yanna geti, ben de arka koltua uzanp biraz kestirdim. Uyandmda Ray'le Laura alak seslerle konuuyorlard. Onlarn yle mrl mrl konumalar beni ocukluk gnlerime gtrd: Annemle babam n tarafta kopuk kopuk konuuyorlar. Herhalde ilk kulak misafiri olmay yle renmitim, idi de gzlerimi kapayp dinlemeye koyuldum. "Sana babalk edemediimi biliyorum" diyordu. "Ama bunu denemek isterim." "Benim babam var. Paul bana baba oldu." "Unut onu. Bokun tekidir. Ve bunu sen syledin." "Ne zaman?" "Dn gece otomobilde Kinsey'le konuurken. Seni genligin boyunca eletirip durduunu anlatyordun." "ok doru. Babam vard yani. ki tanesine ne gerek imdi?" "Buna bir akrabalk ilikisi de diyebilirsin. Senin yaamnn bir paras olmak istiyorum." "Neden?" "Neden mi? Ne biim soru bu? Tek evladmsn sen benim. Aramzda kan ba var." "Kan baym. Palavra." "Ka kiiyle kan ban olduunu syleyebilirsin ki?" "Neyse ki ok deil" dedi Laura buz gibi bir sesle. "Neyse, nasl istersen yle olsun. Sana kendimi zorla kabul ettirecek deilim. stediini yapabilirsin."

"Alnmana gerek yok. Bu senin ahsn ilgilendiren bir ey deil. Ne yapaym ki, hayat byle. Drst olalm. Erkeklerden bugne kadar zntden baka bir ey grmedim." "Bu gvenin iin teekkr ederim." Konuma kesildi. Ben bir iki dakika bekledim, sonra sanki yeni uyanyormu gibi yksek sesle esnedim. Arkada dorulup yanmzdan hzla geen manzaraya baktm. Gne domutu ama solgun gibiydi. Mat Kasm yeiliyle kapl alak tepeleri gryordum. imenler hl yeildi ama aalar yapraklarn dkmt. plak dallar gz alabildiine gri bir sis oluturuyordu sanki. Ray dikiz aynasndan beni izliyordu. "Hi Kentucky'ye gelmi miydin?" "Hatrlamyorum" dedim. "Buras at yetitirilen yer deil, Kodaklar ve beyaz itler greceimi sanyordum." "Oras Lexington'a yakn yerlerdir, burann kuzeydoularda. Gnmzde itler de siyahtr. Eyaletin uzak dousunda Harlan County'nin kmr yataklar vardr. Bulunduumuz bat Kentucky'de ise ttn yetitirilir." "Seyahat rehberi istediini sanmyorum, Ray" dedi Laura. "stiyorum" dedim. Babasna sk sk ters kyordu ki, bu bende adam koruma istei uyandryordu. O kt kz evlat olacaksa, ben de iyisi olmaya kararlydm, "Haritada gstersene." Ray, Tennessee snrnn kuzeyinde Barren Nehir Gl'yle Nolan Nehir Gl arasndaki blgeyi gsterdi. "Bowling Green'i az nce getik, nmzde Mammoth Maaras Milli Park var. Zamanmz olsayd gezerdik. Rehber klar sndrnce o maaralarn karanln bir greceksin. Zifiri karanlk ve lm sessizlii. On derece. imdiye kadar yz mil boyunca geitler bulmular. En son 1932'de gitmitim. Okul gezintisi. ok etkilenmitim ama. Cezaevindeyken hep orasn dnrdm. Bir gn, bir daha gezeceimi." Laura garip garip bakyordu babasna. "Onu mu dnrdn? Kadn, viski ya da hzl otomobilleri dnmez miydin yani?" "Tek istediim o tavanda hi snmeyen lambalardan ve grltden uzaklamakt. erde insan ldrtacak kadar grlt vardr. Ve o koku. Mammoth Maaras'nn bir de o yan var. Yosun ve slak kaya kokar. Ter deil. Doumdan nceki yaam gibi..." "Hemen California'ya dneceim iin piman ettin beni" dedim. Ray glmsedi. "aka ediyorsun ama grsen ok severdin." Louisville'e leden az nce vardk. Havaalann sonunda grnce zlemle neredeyse inleyecektim. Shively denilen semte sapp kent merkezini arkamzda braktk. Sada yksek beton binalar grdm, ounun tepesi dmdz olmutu. nmzde Ohio Nehri, te yannda da Indiana vard. Portland semtine giden ka dndk sonra. Buras Ray Rawson'un ocukluunun getii yerdi. evresine baknp glmsediini grdm. Arkasna dnp elini koltuun srtna dayad. "uradan Portland Kanal'na gidilir. Nehir trafiini dzenlemek iin havuzlar yz yl nce yaplmtr. Bykbaban o inaat iinde almt. Zamanmz olursa seni oraya gtrrm." Ben turist olmaktan ok uak saatleriyle ilgileniyordum ama onun heyecann da anlyordum. Son krk be yln byk bir ksmn hapiste geirdii iin kendini dnyadaki deiikliklere aknlkla bakan Rip van Winkle gibi hissediyor olmalyd. Yaad evrenin zamanla deimemi olmas kendisi iin sevindirici bir eydi. Sokaklar geniti, aalarda henz sonbaharn son yapraklar vard. Dallardan ou plakt ama yol boyunca sar ve kzl yapraklar da seiliyordu. Otoyoldan knca girdiimiz sokakta evlerin ounun n taraflar dkknlara dntrlmt: ocuk yuvalar, bir kuafr, canl balk yemi satlan bir oltac. Birbirinin ei olan baheler kkt ve aralarnda kmes telinden itler vard. Kaldrm kenarlarnda park etmi otomobiller on on iki yalarndayd. Daha yal modeller araba yollarna sokulmutu. On camlarnda Satlk yaftalar vard. Sokakta aatan ok telefon direi vard ve teller sokan bir yanndan dier yanna, daha kurulmam adr kirileri gibi uzanyordu. Bir ara sokaktan tren yolu ve kenara ekilmi vagonlar grnyordu. Mahallenin 1940'lardan bu yana hi deimediine iddiaya girebilirdim. Ne yeni bir inaat vard ne de eski binalarn yklp yeniletirildiinin bir izi. Aa gvdeleri ok geniti v bir zamanlar dallarn yalnzca glgeledii pencerelerin verandalarn manzarasn kesiyordu. Aa kkleri yer yer talarn kaldrmt. Krk yl boyunca hava koullar nndeki asfalt da ypratmt. Orada burada baz binalarn yeni boyand anlalyorsa da Ray'in gnlerinden bu yana fazla deiiklik olmadn tahmin ediyordum. Annesinin evinin nnde durduumuzda iime bir arlk ktn hissettim. Bir korku filminde kt bir ey olaca zaman mziin deimesi gibi. Sanki bodrum kapsnn ardndaki glgeler arasnda bir eyler bekliyormu gibi. Bu duyguyu douran ey herhalde dn giysilerin, kt yiyecein ve huzursuz uykunun yaratt depresyondu. Ama nedeni ne olursa olsun, California uana binene kadar daha uzun saatlerin geeceini hissediyordum. Laura motoru kapayp dar kt. Ray de inip akn akn evin cephesine bakt. Benim de onlara katlmaktan baka yapabileceim bir ey yoktu. Kendimi mahpus gibi hissediyordum, zerime ken o geici kapal yerde kalma korkusu her tarafm kandryordu. 16 Ray'in annesinin evi tek ailelik evlerin sraland bir sokakta, dar bir arsa zerindeydi. Kirtil tuladan iki katl evin ne doru tek katl bir d knts vard. ki dar n pencere hrszlara kar demir parmaklklarla korunma

altna alnmt. beton basamakla evle bir hizada olan kapya klyordu ve onun da stne dar bir ahap at yerletirilmiti. Evin sa tarafnda ikinci bir kap grlyordu. Hemen yandaki ev de bunun tpatp ei olup tek fark kapsnn stndeki atsnn olmamas ve bylece hava koullarna ak olmasyd. Ray arkasnda rdek yavrular gibi Laura'yla ben olduum halde yan kapya yneldi. ki ev arasnda hava ok serindi. bir an nce ieri girmek isteyerek olduum yerde ayaklarm yere vurdum, kollarm gsme doladm. Ray camnn stnde hrszlara kar ssl bir demir ubuu olan kapy tklatt, Pencereden soldaki odadan dar parlak bir k dklyordu ama herhangi bir hareket yoktu. Ray omzu zerinden, "Bunlara 'bir atmlk evler' derler" dedi. "Bir oda geniliinde ve drt oda derinliindedir. On kapda durup bir el ate ettin mi mermi teki taraftan kar gider." kinci kat gsterdi. "Bunun mutfak stnde ikinci bir yatak odas olduundan buna 'kambur' denir. Bunlarn ikisini de bykbabam 1880'de kendisi yapm." "yle bir hali de var" dedi Laura. Ray parman kzndan yana sallad. "Szlerine dikkat et. Babaannenin duygularn incitmeni istemiyorum." "Tamam. Sanki burada durup evine hakaret edecekmiiz gibi. Tanr akna, Ray, o kadar da aklm var yani." "Neden bu kadar sinirleniyorsun? Sanki srekli hakszlk uruyormuun gibi." Evde bir k daha yanmt. Laura babasnn azarlamasna hazrlad aksi yant yuttu. Perde yana ald ve yal bir kadn bir an bakt. Takma dilerini karnca az ieri doru gmt. Ksa boylu ve imand, yuvarlak bir yz vard, beyaz salar ensesinde toplanmt. elik ereveli kaln caml gzlnden gzlerini krptrarak bakyordu. Camn tesinden, "Ne istiyorsunuz?" diye seslendi. Ray, "Anne, ben geldim, Ray" diye bard. Kadnn duyduuna anlamas birka saniye srd. Sonra durumu anlad, elini azna gtrd, kilitleri tek tek amaya koyuldu: Srg, kilit, zincir ve en sonunda da eski biim bir demir anahtar. Kap alnca olunun kollar arasna atld. "Ray! Ray'im benim! Olum!" Ray glyor, kadn kollar arasnda skyordu. Kadn imancayd ama olunun yars kadard. zerinde evde dikilmie benzeyen bir entari vard, onun stne de nln geirmiti. Olunun kollar arasndan syrlp bakarken gzl de burnunda arplmt. Baklar Rayin arkasnda duran Laura'ya kayd. Yzleri seemedii belliydi. "Bu da kim?" diye sordu. "Benim, babaanne. Bu da Kinsey. Dallas'tan bizimle geldi. "Naslsn?" "Aman Tanrm! Laura! Yavrum benim! Gzlerime inanamyorum. Seni grdme ne kadar sevindim bilemezsin. u halime bakn hele. Geleceinizi kimse sylemedi, yoksa sizi bu eski eyler iinde karlar mydm." Laura karnndaki ilii saklamak iin yana dnerek babaannesini kucaklayp pt. Ray'in annesi zaten bir ey farketmi deildi. "Dur da sana bakaym." Elleriyle Laurann yzn tuttu. "Seni daha iyi grebilmek isterdim, yavrum ama bykbabana benziyorsun sanrm. Tanr senden raz olsun. Ka yl oldu grmeyeli?" Kadnn gzlerinden yalar akyordu, utanarak nlyle yzn rtt. Sonra eliyle yelpazelenerek duygusalln datmaya alt. "Bana da ne oluyor byle? Girin ieri bakaym. Olum, geleceinizi bildirmediin iin seni asla balamayacam. u halime bak hele. Ev de berbat." nde Laura, sonra Ray, en arkadan da ben eve girdik. Kadn kaplar kilitlerken bekledik sonra. Kadnn adm bilmiyordum. Sada dar bir merdivenden ikinci kattaki yatak odasna klyordu ki, merdiven gnn bu saatinde bile zifiri karanlkt. Solda evde klar yanan tek yer olan mutfak vard. Mahallede evler birbirine ok yakn olduu iin odalara pek gn girmiyordu. Porselen ve demir lavabonun stndeki duvarda bir tek pencere vard. Odann ortasnda birbirine uymayan drt iskemlesiyle byk bir mee masa ve zerinde plak bir ampul. Ampul en az 250 mumluk olmalyd ki, hem yla gz kamatryordu hem de odann scakln rahata bir on derece ykseltmiti. Yeil emaye eski ocan evresinde siyah izgileri ve drt gz, bir de frn vard. Kapnn solunda teneke kapl, ekilebilir tezghl bir Eastlake dolab yer almt. Buna benzer bir mutfa belki de drt yamdayken Lompoc'ta anneannemin evinde grmtm. Hayalimde raflardaki teberiyi hl canlandrabiliyordum: Cutrite balmumu kd kutusu, zerinde emsiyeli bir kz resmi ("Yamurda bile Akar") olan silindir eklindeki lacivert Morton tuz kutusu, turuncu tenekede Sanka kahvesi, krema kutusu, Hershey's kakao tenekesi. Bayan Rawson'un mutfa da, zerinde EKER! yazan mat renkli nane yeili cam kavanoza kadar ayn eylere sahipti. Hemen elaltnda iri tuzluk ve biberlik hazr bekliyordu. Ray'in annesi olunun itirazlarna ramen iskemlelerin stndeki gazeteleri kaldrmaya balamt bile. "Anne, bunu yapman gerekmez. Ver onlar bana." Kadn olunun eline vurdu. "Sen ekil bakaym. Bu benim iim. Geleceini syleseydin ortal bir gzel temizlerdim. Laura benim evilerini bilmediimi sanacak." Ray kadndan gazete yn alp duvar kenarna rastgele bir yere brakt. Laura bireyler mrldanarak arka odaya geti, ben de yaknlarda, zaman geldiinde gidebileceim bir tuvalet bulabileceimi umuyordum. Ray'le annesi ortal toplarlarken bir iskemle ekip evremi gzden geirmeye koyuldum. Oturduum yerden yemek odasn ve gmme tabak dolabn grebiliyordum. Oda mobilya, karton kutular ve atlm teberiyle doluydu. Bir kenarda konsol boyunda, yuvarlak ehreli eski bir ahap Zenith radyo vard. Ypranm kuman altndan hoparlr yuvarla grlyordu. Duvar kd kahverengi yaprak desenliydi.

Yemek odasnn tesindeki oda herhalde sokak kaps ve iki dar penceresiyle salon oluyordu. Mutfak uzun zamandr stlan kahve ile naftalin karm bir ey kokuyordu. Tesisattan gelen sesler byk bir ykseklikten boalan bir avlan andryordu. Laura bir sre sonra arka odadan ktnda karnndaki para kesesini karmt. Herhalde babaannesi farkna varrsa "durumunu' anlatmakta gllk ekeceini dnm olmalyd. Hl ziyaretin beklenmedii konusunu diline dolam olan yal kadna kulak verdim. "Evde hibir ey yokken yemek hazrlamam nasl dnebilirsin?" "Bak sana sylyorum ite" dedi Ray. "Sen istediklerini bir liste yap biz on dakikada gider alrz." Kadn masann ortasndaki ktlar kartrarak, "Bir yerde bir listem olacakt ki kap aadaki komum Freida Green markete kendi gider haftada bir, beni de gtryor. Hah, buldum ite. " "Ne yazyor, oku bakaym." Ray listeyi alp sahtecilik kokan bir sesle okumaya koyuldu. "Domuz pirzolas, elmal tart, tatl patates, msr ekmei..." Kadn elini uzatnca Ray kd ekti. "yle eyler yazmaz orada. Ver bakaym. Senin istediklerin bunlar m?" "Evet, anne." Ray kd verdi. "Eh, bakalm. Tatl patatesim var darda. Geen yl yaptm fasulye ve domates konservesi de var. Az nce fstk rek yaptm. Eer gider dondurma alrsan onunla yeriz. Ama gerek dondurma istiyorum, buzlanm st deil." Hem konuuyor hem de iri ve ilek bir yazyla yazyordu. "Gayet iyi. Sen ne dersin, Kinsey?" "ok iyi." "Ah, Kinsey, terbiyesizliim iin senden ok zr dilerim Seni tmyle unuttum, yavrum. Sana bir ey ikram edebilir miyim? Bir yerlerde bir ie meyve suyu olacakt. Kilere bir bak ama ortaln karkln da mazur gr. Temizlemeye niyet etmitim ama henz frsat bulamadm." "Aslnda mmknse bir telefon etmek istiyorum, bir de kt kalem verebilirseniz ok sevinirim." "Fransa'da Paris'e falan etmedike istediin kadar edebilirsin. Ben sabit gelirliyim ve telefon masraf da zaten ar geliyor. Al sana bir kt. Laura, telefonun yerini gstersene. Yatan yannda. Ben de iimi yapaym." Ray, "Kinsey'e amarlarn da makinede ykayabileceini sylemitim" dedi. "Deterjann var m?" "Kilerde" diye kadn kapy gsterdi. Ktla kalemi alp bir dolap kadar havasz olan yatak odasna girdim. Odaya k sol tarafta kaps ak olan kk banyodan geliyordu. Pencerelerdeki perdeler sk skya rtlmt. Yaylar gevemi demir karyola zerinde km bir ilte, zerinde elii rtler vard. Oda 1940'larn ev dekorasyon fuarlarndan km gibiydi. Btn yzeyler ince bir toz tabakasyla kaplyd. Aslnda evde hibir ey temiz deildi ki, bunun nedeni de herhalde kadnn gzlerinin iyi grmemesiydi. Eski model siyah, kadranl telefon komodinin stnnde ampik bir lambann yannda, iri harfli kitaplarn, ila kutusunun, parafin, losyon ve merhemlerin arasndayd. I yakp santralden United ve American havayollarnn numaralarn aldm. nce United'i aradm ve beklemeye alndmda da Ray'n annesine hrmeten komodin ekmecesini kartrmadm. Ancak gzlerimle, orada bir yerde olduuna emin olduum o para kemerini aranmadm desem yalan olur. Acente sonunda telefona kp gerekli rezervasyonlar yapt. Louisville'den Chicago'ya 19:12'de kalkacak uak Chicago saatiyle 19:22'de inecekti. Orada ksa bir sre bekledikten sonra 20:14'te kalkacak uaa binecek ve California saatiyle 22:24'te Los Angeles'e varacaktm. Santa Teresa ua saat 23:00'te kalkyor ve krk be dakika sonra da varyordu. Bu sonuncusu biraz riskliydi ama acente geli gidi kaplarnn birbirlerine ok yakn olduuna yemin etti. Bagajm olmadna gre bunun bir sorun olacan sanmyordu. Bilet parasn deyebilmem iin uan kalkndan bir saat nce havaalannda olmam tavsiye etti. Adam beni yine beklemeye ald srada Ray kapdan ieri ban uzatt. Elindeki temiz bir havluyu yatan stne atarak, "Bu sana" dedi. "Konuman sona erince dua girebilirsin. Kapda bir bornoz var. Annem sen hazr olduunda eyalarn makineye atacan syledi." Elimle almac rttm. "Teekkr ederim, ya arabadaki eyalarm?" "Onlar ben getirip anneme verdim." Ray tam kacakken ban bir daha uzatt. "Az daha unutuyordum. Annem marketin bulunduu alveri merkezinde bir saatte ii bitiren bir kuru temizlemeci olduunu syledi. Ceketini verirsen alverie giderken brakr, dnte alrm." Ben Ray'e bam sallarken acente de telefonda konfirmasyonlar bildiriyordu. Almac boynumla kulam arasna sktrarak ceplerimi boaltp ceketi verdim. Ben sz tamamlarken o da elini sallayarak kt gitti. Banyoya yneldim ve ksa bir aratrmadan sonra para kemerini amar sepetinin iinde buldum. karp inceleyince yapsna hayran kaldm dorusu. Esnek plastikten bir ereve dna kuma kaplanm, iine bandroll para tomarlar yerletirilmiti. Kaln kordonlarla insann karn stn balanyordu. Paketleri yle bir elden geirince belik, onluk, yirmilik ve ellilik banknotlar grdm. Pek ou artk kullanlmyordu. Baz

paketler matbaadan yeni km gibiydi. Ciddi bir koleksiyoncunun byk paralar verecei banknotlar Laura'nn yle rastgele harcamas zc bir eydi bence. Kz bunlar byle har vurup harman savururken Ray'in bir ey sylememesi byk aptallkt. Kimbilir zulada daha ka para vard? Para kemerini bulduum yere braktm. Bu benim iim deildi. Alt saat sonra Californiaya doru yola kacaktm. Eer bir yerde daha baka para varsa bu Ray'i ilgilendirirdi. Kapnn arkasnda asl mavi kadife bornozu buldum. zerimdeki elbiseyle i amarlarm kardm, bornozu giydim, kirlilerimi mutfaa gtrdm. Ray'le Laura gitmilerdi. Ocan stnde lacivert noktal beyaz bir emaye tava iinde tatl patatesler kaynyordu. Domates ve yeil fasulye kutular raftan indirilmi, tezghn stne dizilmiti. Bir an iyi konserve edilmemi yiyecek zehirlenmesi aklma geldi. Ama onun da lm oran yzde altm beti. stelik Ray'in annesi konserve yapma becerisini gelitirmemi olsayd bu yaa eriemezdi nasl olsa. amarln kaps akt. Oda soua kar korunmam olduundan ieri buz gibi hava doluyordu. Ray'in annesi souun farknda deilmi gibi almaktayd. Sol tarafta duvarn nnde eski model bir amar ve bir de kurutma makinesi vard, ikisinin arasnda uzay gemisinin burnunu andran khne bir elektrik sprgesi duruyordu. "Bayan Rawson, ben dua giriyorum. Bunlar size verebilir miyim?" diye sordum. "Ver bakalm. Ben de Laura'nn verdiklerini dolduruyordum. Bana Helen diyebilirsin istersen." Kadnn deterjan l kabn dolup dolmadn anlamak iin parmayla yokladn grdm. "Yllardr yasal olarak kr kabul ediliyorum ve gzlerim giderek daha beter oluyor. nsanlar nme teberi yerletirmedikleri srece hl dolaabiliyorum. Ameliyat olacam ama yardm iin Ray'in kmasn bekliyordum. Her neyse, seni tutmayaym." "nemi yok" dedim. "Size yardm edebilir miyim?" "Yok canm. Sen git duunu yap. Eyalarn kuruyana kadar bornozla dolaabilirsin. Bu eski makineler abuktur. Arkadam Freida Green yeni bir tane ald ve iki kat fazla su kullanp misli daha uzun sryor. Bu i bitince bir de msr ekmei yapacam. Yemek yemesini seversin umarm." "Hem de nasl. Ben de knca size yardm ederim." Du hem keyifliydi hem de can skc. Suyun basnc ok dkt, amar makinesinin su alma bal olarak su kh scak akyordu kh souk. Yine de gzelce bir keselendim, salarm kendimi taze ve temiz hissedene kadar kprte kprte ykadm. Sonra kurulanp Helen'in bornozunu giydim. O titizliim pek de temiz olan yerlere plak ayakla basmam nledii iin Reeboklarm ayama geirdim. Genelde grnm konusunda pek titizlenmezsem de bir an nce kendi eyalarm giymeye can atyordum. Mutfaa dnmeden nce telefon kredi kartm kullanarak Henry'yi aradm. Evde yoktu ama telesekreteri devreye girince bir mesaj braktm: "Merhaba, Henry. Ben Kinsey. Kentucky'de Louisville'deyim. Havaalanna saat kata gideceimi bilmiyorum ama daha iki saat bu numarada olacam. Mmknse beni orada karlaman istiyorum. Param bitti ve otomobilimi parktan karamayacam yoksa. Buradan biraz dn almaya alabilirim ama bu insanlara pek gvenilemeyeceini anladm. Eer kmadan senden bir haber alamazsam, seni bir daha Los Angeles'ten ararm." Kadrann ortasndaki numaray okuduktan sonra telefonu kapattm. Salarm tarayp mutfaa gittim. Helen beni sofray hazrlamaya memur etti. Ray ile Laura effaf bir plastik torba iinde ceketim kucak dolusu teberiyle geldiler. Ceketimi yatak odas kapsnn i koluna astm. Laura da arkamdan gelip du yapmak zere banyoya girdi. Duvarn tesinden kurutma makinesinin sesi geldiine gre amarlar ykanmt. Kurur kurumaz hepsini alp giyinecektim. Bu arada Helen elmalar ve soanlar kp eklinde kesip tereyayla tavaya doldururken bana da tatl patatesleri nasl soyup ezeceimi gsterdi. Duvara konmu bir sinek gibi Ray ile annesinin konumalarna kulak misafiri oluyordum. "Freida Green'in evine drt ay nce hrsz girdi. Demir parmaklklar o zaman koydurttum. Bir mahalle toplants yaptk, iki polis gelip bir saldr durumunda ne yapmamz gerektiini anlattlar. Freida ile arkada Minnie Paxton kendini savunma kurslarna gittiler. lk atmay ve yan taraftan sert tekme atmay renmiler orada. Btn i, adamn dizkapan krp yere devirmek. Freida evde deneme yaparken srtst dt. Kala kemiini atlatt. Minnie onu o halde grnce glmekten neredeyse donuna ieyecekti. Ama sonra zavallnn ne kadar ac ektiini farketti. Bir ay buz kesesi koymak zorunda kald." "Ben senin birine tekme attn duymak istemiyorum." "Ne mnasebet, benim o tarakta bezim yok. Benim gibi yallar her zaman fiziki gce gvenemezler. Freida bile syledi bunu. O yzden kaplara o kadar kilit taktrdm. Yazlan hava almak iin kapm aralk brakrdm ama artk o da bitti." "Anne, aklma gelmiken soraym, bana gelmi bir mektup falan var m? California'daki arkadam buraya benim iin bir mektup ya da paket gndermi olabilir." "Tabii. Sen syleyince hatrladm imdi, bir ey gelmiti de bir yere saklamtm. Geleli epey oldu ama. Buralarda o yerde olacak. u ekmeceye bak hele." Ray ekmeceyi ap lamba kordonlar, kalemler, ie kapaklar, gazete kuponlar, tornavida, eki, pil gibi eylerin arasna elini soktu. ekmecenin arkasnda bir tomar mektup vard ama ou "Evsahibi'ne gnderilmiti. Ray Rawson adna bir zarf vard. Ray damgaya bakt. "Tamam, ite bu" dedi. Zarfn iinden siyah beyaz bir mezarlk resmi kard. Zarfn iindeki katta unlar yazyordu:

Gklerin melektu anahtarlarn sana vereceim; yeryznde, balyacan her ey gklerde balanm olur ve yeryznde zecein her ey gklerde zlm olur. MATTA 16:19 Kayba uradn bu saatte seni dnyorum. Kartn arkasna kk bir pirin anahtar yaptrlmt. Ray anahtar kard, elinde yle bir evirdikten sonra bana bakt. Tpk onun gibi ben de anahtar dikkatle inceledim. Drt santim boyundayd. Bir yanna master szc, teki yanna M550 numaras kaznmt. Hatrlamas g olmayacakt. Numara benim doumgnmn ksaltlmyd. "Bir asma kilit anahtar olmal" dedim. "Ya sendeki anahtar?" "Yatak odasnda. Laura'nn ii bitince gider alrm." Laura sonunda odadan ktnda yemek neredeyse sofadayd. Babaannesinin pek grememesine ramen salar ve makyajyla epey uram gibiydi. Yemek tabaklara konulurken mutfak odasna gidip komodinin stne braktm teberimin arasndan akm aldm, ceketimi temizleyicinin torbasndan kartp kk bir makasla omzunun iine attm teyeli sktm. Atm delikten anahtar ekip aldm. Bu epey ard, en az on be santim boyundayd. Onun da Master marka olup olmadn anlamak iin a tutup baktm. Gvdesinde Lawless yazyordu ve baka bir iaret falan da yoktu. Master kilitlerini bilirdim ama Lawless'i duymu deildim. Belki ya da oktan iflas bayran ekmi bir irketti. Mutfaa dnnce anahtar Ray'e uzattm. Laura yerine otururken, "O ne?" diye sordu. "Emin deilim ama bununla ilgili sanrm" diyen Ray anahtar masann ortasna koydu. "Johnny bunu kasasnn iinde saklyordu. Chester bulmu." "Bunlar zuladaki parayla balantl m?" "Umarm. Aksi halde hap yuttuk demektir." "Neden?" "nk elimizdeki tek ipucu bu. Ama belki sen krk yl nce saklanm bir parann nerede aranmas gerektiini biliyorsundur." "Ben nereden balayacam bile bilemem" dedi Laura. "Ben de. Kinsey'in yardm edeceini umuyordum ama zamanmz azalyor sanrm." Ray annesine dnd. "Dua etmemi ister misin, anne? Neden sululuk hissediyordum ki? Ben bir ey yapm deildim ya. Yemek eski zamanlarn gneyli damann kantyd Gnlerdir ilk kez katk maddeleri ve koruyucularla doldurulmam bir lokma giriyordu azma. eker, sodyum ve eksiklii varsa da, yiyecek konusunda pek titiz deilimdir. Btn dikkatimi yemee verdiimden Ray'in sesi birden ykselene kadar konuulanlarla pek ilgilenmiyordum. ataln elinden brakm, dehet ve aresizlik iinde kzna bakyordu. "Ne yaptn?" "Bunun ne zarar var?" "Onunla ne zaman konutun?" Laura'nn yznn kzardn grdm. "Buraya ilk geldiimizde yan odaya getiimi grdn. Ne yapyorum sandn? Telefon ediyordum elbette." "Tanrm! Ona telefon ettin, ha?" "Annem o benim. Tabii ki telefon edecektim. Gilbert arad takdirde kayglanmasn istemiyordum. Bundan ne kar? "Gilbert gelirse ona senin nerede olduunu syleyecektir." "Sylemez" "Elbette syleyecek. Gilbert onu kandramaz m sanyorsun? Brak kandrmay, dayaktan gebertir be! Elbette syleyecek. Ben syledim ya. Parmaklarm krmaya balaynca. Bari anneni uyardn m?" "Hangi konuda?" "Aman tanrm!" Ray elini yznden geirdi. "Bak Ray, bana aptalmm gibi davranamazsn." "Hl anlamadn, deil mi? Herif beni ldrecek diyorum sana. Seni de ldrecek. Kinsey'i de. Babaanneni de, nne kan herkesi de. O paray istiyor. Onun gznde sen paraya eriebilme aracndan baka bir ey deilsin." "Bizi nasl bulacak ki?" "Buradan gitmeliyiz." Ray ayaa kalkp peetesini atarken bana bakt. Gilbert'in olduumuz yeri rendikten bir saat sonra karmzda olacan ben de onun kadar biliyordum. skemlemi geri iterek, "Seninle beraberim" dedim. Laura dehet iinde kalmt. "Daha yemeimizi bile bitirmedik. Sizin neyiniz var byle?"

Ray bana dnd. "Elbiselerini giy. Anne sen de srtna bir manto al. Oca kapa. Buras olduu gibi kalsn. Daha sonra gerekeni yaparz." Adamn panii bulacyd. Helen evresine baknrken sesi titriyordu. "Neler oluyor, olum? Hibir ey anlamadm. Neden gidecekmiiz ki? Daha dondurmamz yemedik." "Sen dediimi yap ve acele et." Ray annesini iskemlesinden kaldrd. Gazocan ve frn sndrd. Ben kamak iin giyinmi deildim. zerimde yalnzca Helen'in kadife bornozu ve Reebok'larm vard. Hemen kurutma makinesinin yanna kotum. Laura iddetle itiraz ediyordu ama onun da bizler kadar hzl davrandn gryordum. Kurutma makinesini atm, scak giysilerimi alp yatak odasna kotum. Ayakkablarm kardm, orabm, klotumu giydim, sutyenimi taktm, balkyaka kazam ve blucinimi stme geirdim, ayaklarm Reebok'lara sokup arkalarna bastm. te yine Giyinme Olimpiyatlarnda altna erimek zereydim. Ceketimi giyip ceplerimi doldurmaya baladm: Para, kredi kartlar ev anahtarlar, doum kontrol haplar, maymuncuk. Laura mutfakta bir lk att, ardndan yere dp krlan bir tabak sesi geldi. Son kalan teberimi ceplerime doldurarak mutfaa getim. Odada kprt yoktu. Helen, Ray ve Laura donmu gibi duruyorlard. Patates presi ksesi, krk porselen ve pre yn halinde yerdeydi. Ama bunun bu anda nemi yoktu, nk Gilbert yemek odasnn kapsnda durmaktayd ve elindeki tabanca bana evriliydi. 17 Stetson artk Gilbert'in banda deildi. Salar dankt ve alnnda henz apkann brakt iz seiliyordu. Ak mavi blucin ceketinin ii koyun postu astarlyd ve kumata yer yer koyu kuruyup katlam lekeler vard. "Marla selam syledi.O da benimle gelecekti ama kendini pek iyi hissetmiyordu." Annesinden sz edilince Laura alamaya balad. Ses karmyordu ama yz pene pene kzarm, gzleri dolmutu. Bir iskemleye kt. "Hey, ayaa kalk ve ellerini havaya kaldr." Elindeki tabanca, itaati zorunlu klyordu. Herhalde ben bir itirazda bulunacak deildim. Laura ar ar adama bakmadan kalkt. Gzlerinden yalar boanyordu. Yapt her kt seim gibi bu ii de bamza getiren oydu. Bir risk almt ve imdi bunu hep birden deyecektik. Odadaki herkesi byk bir netlikle gryordum: Ray ceketini srtna geirmi, anahtarlar elindeydi; annesine de mantosunu giydirebilmiti. Karl bir gnde sk sk sarnm bir ocuu andran kadn, elleri havada, masann yanndayd. Be dakika sonra hepimiz gitmi olacaktk. Gilbert bir sredir darda bizi dinliyor olmalyd ki, tabii artk bunun hi nemi yoktu. Hepimizin ellerimizin havada olmas sahneye komik bir hava veriyordu. Sanki bir ayinin ortasnda, ellerimiz ge dnkken yakalanmz gibi. Bir kovboy filmi olsayd biri Gilbert'in zerine atlayp tabancay almaya alrd. Ama burada byle bir ey szkonusu deildi. Niyetini anlamaya alarak dikkatle yzne bakyordum. Helen'in baklar herhangi bir yerde duraklamadan odada dolayor, kprtsz kara glgeleriyle bu gri sisi delmeye alyordu. arm ya da huzursuz olacan sanrdm ama belki de soru sormamann daha iyi olacan hissederek sessiz kalmay yelemiti. Ama bir kpein, kpek kuafrnn masasnn stnde yapt gibi neredeyse gzle grlmeyecek kadar hafif bir biimde titremekteydi. Hava hl domuz pirzolas ve stl sos kokuyordu. Yemeklerin kalntlar hl tabaklardayd, tencereler kirli lavabosu iinde ylyd. Belki de birka gn sonra Freda Green gelip ortal toplard... cinayet yeri eritleri kaldrldktan ve kaplardaki mhrler skldkten sonra. Gilbert sol elini cebine sokup bir rulo bant kard. "Bakn ne yapacaz" dedi. "Ray, sen u iskemleye otur bakaym. Laura seni bununla saracak. Hey hey, kendine gel yavrum Lanet olsun. Kes u alamay. Henz bir ey olmad. Her ey, kontrol altnda tutmaya alyorum. Kimsenin stme atlamasn istemiyorum. Tabanca yanllkla patlarsa biri yaralanabilir. Babaannen, alnnda bir delikten beyni boalrken ho bir grnt oluturmaz sonra. Ya da gsnde kocaman bir delikle Ray. Haydi, yardm et bakaym." Gm rengi yapkan bant rulosunu Laura'ya att. Kadn donmu gibiydi. "Gilbert, yalvarrm sana..." "Bala unu dedim sana!" Adamn ani barmasyla irkildim. Laura gzn bile krpmamt ama imdi harekete gemi, Ray'e doru yryordu. Ray havaya kalkm olan ellerini indirmeden Gilbert'in gsterdii iskemleye oturdu. Laura yle alyordu ki, ne yaptn grebildiini sanmyorum. Makyaj gzyalaryla aknca eski bere izleri ortaya km, kzl salar dalmt. Gilbert, Ray'e bakt. "Bir glk karrsan onu ldrrm." "Bir ey yapma sakn" dedi Ray. "Sakin ol. Dediklerini yapacam." Gilbert bana bakt. "Sen anahtarlar ver bakalm." Masann stnde duran anahtarlara uzandm. Onlar elbette aldrmaktan nefret ediyordum ama yapacak baka bir ey de gremiyordum. kisini de Gilbert'in sol avcuna braktm. yle bir baktktan sonra anahtarlar ceketinin cebine indirdi. Ray, "Bak Gilbert" dedi. "Bu eski bir hesaptr. Bu insanlarla hibir ilgisi yok. Bana istediini yap ama onlar bu ie kartrma."

"Canmn istediini yapabileceimi biliyorum. Zaten bunu yapyorum da. Moruk kadnla buna aldrdm yok." Eliyle beni gsterdi. "Ama onunla grlecek bir hesabm var. Benden kat." Laura'ya bakp kalarn att. "O band skca sar dedim sana." "Gilbert, yapma bunu. Ltfen." "Drdr kes, tamam m? Ben hibir ey yapyor deilim. Ne yapyorum ki? Burada durmu babanla konuuyorum. Haydi, imdi sana dediimi yap. Ray'in olmadk bir ie kalkmasn istemem." "Biz ekip gitsek olmaz m? Yalnzca ikimiz." "Bak, hl balamadn." Gilbert tahammlnn snrna gelmi gibi konuuyordu ki, bu hi de iyiye yorulmayacak bir eydi. Ray'in Laura'ya dnk yznde yumuack bir ifade vard. "Tamam, yavrum" dedi. "Onun dediini yap. Hepimizin sakin olmasnda saysz yarar var." Gilbert glmsedi. "Ayn eyi dnyoruz. Sakin olun hele. Ayak bileklerinden iskemlenin ayaklarna balayacaksn. Ellerini de arkadan skca sar. Sonradan kontrol edeceim, onun iin sakn beni kandrmaya kalkma. nsanlarn beni kandrmaya kalkmalarndan nefret ederim. Nasl olduumu bilirsin. Burnunu sil ve szlanmay brak haydi." Laura cebinden bir mendil kartp adamn dediini yapt. Sonra yapkan band ekerek Ray'in ayak bileinde dolad. nce pantolon paasn katlam, sonra band birka kez dolamt. "Sk olsun. Eer sk sk sarmazsan onu bacan vurmak zorunda kalacam." "Yapyorum ite!" Gilbert'e bakan Laura'nn gzlerinde bir an iin korku yerine fke vard. Kadn kendisine aksilenmeye zorlamas Gilbert'in houna gitmiti. Glmseyerek, "O bak ne yle?" dedi. "Farley nerede?" diye sordu Laura. "Farley mi? Onu California'da braktm. Be para etmez bir bok uvalym. Yok alamalar, donuna etmeler falan. Nefret ederim byle eylerden. Ksacas: Herif seni ele verdi. Gerek bu ite. Cann kurtarmak iin bana her eyi anlatt. ren bir ey." Gilbert, Ray'in oturduu iskemleye yaklat. Baklarn bizden ayrmadan melip band kontrol etti. Kadnn iinden memnun olmuasna doruldu. "Onu bitirince bunu bala" diyerek beni gsterdi. Laura bir para bant daha kopartp Ray'in sol ayan da iskemlenin ayana balad. "Ona ne yaptn?" diye sordu. Gilbert ayaa kalkp iki adm geriledi. "Ne mi yaptm! Burada benim ne yaptmdan sz ediyor deiliz. Ben bir ey yapmadm. Bir ey yapan sensin. Bana ihanet ettin, yavrum. Seni ka kere uyarmtm. Hi renmeyeceksin, deil mi?" "Farley ld m?" "Evet" dedi Gilbert ciddi bir sesle. "Ve bunu sana syleyenin ben olduuma da gerekten zgnm." "O senin yeeniydi. Kendi kanndand." "Bunun kanla ne ilgisi var? Kanbann hibir nemi yoktur. Burada sadakatten szediyoruz. Bu basit kavram anlayabilmen o kadar g m? Bak, sana bir ey sylemek istiyorum. Beni sulayamazsn. Eer biri zarar grecek olursa bunun sulusu sensin, ben deilim. Sana ka kere syledim dediimi yapacaksn diye. Eer bana itaat etmezsen ben sorumlu olamam." "Ben senin sylediini yapyorum. Ne yapmyormuum ki?" "Ben ondan sz etmiyorum. Ben paradan sz ediyorum. Hem de Rio'dan. Grdn m? Konutuumuz gibi doruca Rio'ya gitmedin. Ve bak bunun sonucunda neler oldu. Farley... neyse, onun hakknda yeteri kadar konutuk, bo ver..." Benim gibi elleri havada duran Helen, "Delikanl, bu mantoyu kartp oturabilir miyim?" dedi. Sznn kesilmesine kzan Gilbert'in kalar atld. Konumaktan, kendini adil bir insan olarak gstermekten, kabahatin bakasnda olduunu aklamaktan zevk ald belliydi. Helen ona bakmyordu. Baklar adamn soluna ynelmiti ve kap pervazn Gilbert sand belliydi. Gilbert onun bu yanllndan holanm gibiydi. "Bu tarafa bak, bebeim" dedi. "Senin gzn pek iyi grmyor galiba. Beni asklk sanm olmalsn." "Gayet iyi gryorum" dedi Helen. "Ama ayaklarm aryor. Ben seksen be yandaym." "Sahi mi? Kollarn da m yoruldu?" Helen cevap vermedi. Ben bir plan kurmaya alrken odada bir silah aranyordum. Dierlerini daha fazla tehlikeye atmak istemiyordum. Adamn niyeti gayet akt. Herbirimizi tek tek balayp azmz tkayacak ve sonra da ldrecekti. Elimizden ne gelirdi ki? Ben ona Laura'dan daha yakndm ama stne atlamaya kalktm takdirde birden lgna dnp atee balayabilirdi. Acele bireyler yapmam gerekiyordu ama bir delilik yapmak da istemiyordum... kahramanlk taslamaya almak bizleri imdikinden daha kt bir duruma sokabilirdi. "Oturacam" dedi Helen. "stersen vurabilirsin." Gilbert tabancay sallad. "Sandaki iskemleye otur. Ellerini indirebilirsin ama masann stndekilere dokunma"

Helen "Teekkr ederim" dedi. Masaya dayanarak oturdu. Mantosunu kard. Kucana yerletirmeden nce kan dolamn salamak iin parmaklarn oynattn grdm. Gilbert babasnn ellerini balayan Laura'y izlemek iin yana kayd. Ray'in kollar arkasndayd. Bileklerini iskemlenin arkasnda birletirebilmek iin hafife ne eilip omuzlarn iine ekmiti. Gilbert, Ray'in bu rahatszlndan pek holanma benziyordu. "Para kemeri nerede?" diye sordu Laura'ya. "Yan odada." "O ii bitirince git getir de ne aldmz bir grelim." "Onu da bala demitin." "nce kemeri al, sonra kadn bala, beyinsiz!" "Yalnzca sekiz bin dolar var. Sen bir milyon demitin." Laura elindeki ruloyu yere brakp yan odaya geti. Ben olsam o ses tonuyla konumazdm. Gilbert parann miktarn duyunca armad iin Farley'in onu da sylemi olduunu tahmin ettim. Gilbert kadn dnnce kemeri alp arkasndaki mutfak bankosunun stne koydu. Para tomarlarna bakt. Sonra Ray'e dnd. "Parann geri kalan nerede? Mcevherler ve sikke koleksiyonlar nerede?" "Bilmiyorum. Bunun dnda bir ey kalp kalmadn da bilemem." Ray'in sabr tkenmek zereydi, gzlerini kapad. "Ray, ben oradaydm, hatrladn m? O kadar para ve mcevheri tamanza yardm ettim. Elmaslar ve sikkeler nerede? Orada en az iki milyon dolarlk bir servet vard ve Johnny yakalandnda zerinde deildi." "Tartmak istemiyorum ama sen o zaman on yedi yandayn. Hibirimiz deil iki, bir milyon dolar bile bir arada grmemitik. Ve saymaya vakit bulamadmz iin ne kadar olduu hakknda da bir fikrimiz yoktu" dedi Ray. "Bundan ok olduu kesindi ama. Yedi sekiz byk torba. O paralar havaya uup gitmedi ya. Namussuz herif bir yere saklam. olmal. Sana nereye sakladn soruyorum." "Benim senden fazla bir bildiim yok. O yzden buradaym zaten. Acaba bulabilir miyim diye." "Sana sylemedi mi?" "Yemin ederim ki sylemedi. Kendine gveneceini biliyordu ama benden o kadar emin deildi." Ben Ray'e bakarak araya girdim. "Harcamadn nereden biliyorsun peki?" "Harcam olabilir. Anneme para gnderdiini biliyorum. Anlamamz yleydi." "Ne? Ne yapt dedin?" Gilbert Helen'e dnd. "Doru mu bu?" "Evet. 1944'ten beri her ay be yz dolar geldi. Ama hatrladm kadaryla geen Temmuz ya da Austos'ta kesildi." "1944'ten beri mi? nanmyorum. Ka para dedin? Ayda be yz dolar m? Sama!" dedi Gilbert. "ki yz krk alt bin dolar" dedi Ray. "Ben Ashland Cezaevi'nde lise matematii okudum. Oray sen de bir denemelisin, Gilbert. Temel bilgiler ediniyorsun. Dilbilgisi falan..." Gilbert'in akl Johnny'nin yaptklarna taklmt. "Benimle dalga geme. Johnny Lee, bu cadya benim paramdan iki yz krk alt bin dolar m verdi? nanmyorum." "Eer grmek istersen hesabn tuttum" dedi Helen. Titreyen parman Ray'e gelen mektuplar koyduu ekmece ynnde uzatt. "u ekmecede krmz kapl kk defterde." Gilbert ekmeceyi ekip iindekileri sabrszlkla saa sola datt. Sonra da ekmeceyi kartt gibi yere boaltt. Eilip, krmz kapl defteri ald, tabanca hl sa elinde olduu iin sol eliyle kartrd. Ben olduum yerden sra sra rakamlarn sayfalar boyunca devam ettiini gryordum. "Namussuz herif!" diye sylendi Gilbert. "Bunu nasl yapabildi?" Masaya doru frlatt defter domateslerin arasna dt. Keyiflenme sras Ray'e gelmiti. Glmsemeyecek kadar akllyd ama ses tonundan memnuniyeti anlalyordu. "Adam be yz dolar da kendisi alyordu" dedi. "Krk bir ylda o da drt yz doksan iki bin dolar" eder. "Sen hesap et, eer yarm milyon kaldrmsak geriye sekiz bin dolar falan kalr zaten." Gilbert Ray'in yanma gidip tabancann namlusunu grtlana dayad. "Lanet olsun! Daha fazla olduunu biliyorum ve hepsini istiyorum. Eer paray vermezsen kafan uururum!" "Beni ldrmek sana hibir ey salamaz. Beni ldrrsen hi ansn yok demektir." Ray gzn bile krpmamt. "Eer geriye bir ey kalmsa belki de ben bulabilirim. Johnny'nin kafasnn nasl altn ben bilirim. Sen onun ilerini nasl yrtt konusunda hibir ey bilmezsin." "Dolabn altndaki zula yerini ben buldum, deil mi?" "Sana onu ben sylemeseydim hibir ey bulamazdn." Gilbert ask bir yzle tabancay ekti. Hareketleri telalyd. "Tamam. Laura'y alyorum. Yarna kadar senden bir ey kmazsa lecektir." "Hey, mantkl ol. Zamana ihtiyacm var." "Yarn." "Elimden geleni yapacam ama sz veremem." "Ben verebilirim. Ya o paray bulursun ya da kzn lr." "Seni nasl bulacam peki?" "Onu sen dert etme. Ben seni bulurum."

Helen buruuk elini dieriyle ovuturarak yzn buruturdu. "Senin neyin var?" "Romatizmam. ok aryor." "Seni iyiletirmemi ister misin? Bununla bir anda iyi ederim seni." Gilbert tabancasn sallad. Sonra Ray'e dnd, Helen adamn dikkatini ekmek iin elini kaldrd. "Ne var?" "imdi de ok oturdum. Yalln bir belas da bu, bir eyi on dakikadan fazla yapamazsn. Biraz ayaa kalkabilir miyim?" "Lanet olsun, moruk. Otur kalk otur kalk, baka bir ey bilmez misin sen?" Helen adamn o katil fkesini sadece aksilik olarak sanm olacak ki, gld. imden bir aresizlik kabarcnn ykselmekte olduunu duyuyordum. Kadn belki bunakt da. Gilbert onu bir an bile duraksamadan ldrebilirdi ama kadn bunu anlyor grnmyordu. Adamn tehditleri bir kulandan girip tekinden kmaktayd. Belki de bylesi daha iyiydi. O yata kim bu derece byk bir korkuya tahamml edebilirdi ki? Sadece heyecan bile bir kalp krizine yol aabilirdi. Hatta bende bile. Gilbert tabancasn kadna yneltti. "Ayaa kalkabilirsin, ama bir mnasebetsizlik yapaym deme. Dar frlayp yardm araman istemiyorum. Kadn elini sallad. "Benim koma gnlerim oktan gemite kald. Ayrca kayglanman gereken ben deilim, arkadam Freida Green'dir." Kadn sonunda adamn dikkatini ekmeyi baarmt. Glmsemesini bastrmaya alarak kadn ciddiyetle dinlermi gibi bir tavr aldn grdm. "Ya! Bu Freida neymi byle? Felaket biri mi?" "Evet. Aslnda ben de yleyim ya. Merhum kocam bana Tekerlekli Cehennem derdi." "Freida kim peki? Habersizce buraya gelebilecek biri mi?" "Freida komum. ki kap aada arkada Minnie Paxton'da oturur ama u anda kent dndalar. Bugne kadar kimse bir ey demedi ama birbirlerine klar sanrm. Her neyse, drt kadar nce buralarda epey hrszlk oldu. ki polis gelip de kendimizi savunmamz rettiler. Minnie yanlamasna tekme atmay rendi ama Freida yapmaya kalknca yere yuvarland." Ray bana bakt ama ne demek istediini karamadm Herhalde ikisinin arasndaki konumann sradanl karsnda umutsuzluunu belirtmeye alyordu. Gilbert gld. "Bunu grmek isterdim ite. Bu moruk ka yanda?" "Dur bakaym. Freida otuz bir sanrm. Minnie iki ya daha kktr ve daha formdadr. Freida kala kemiini atlatt. ok kzd ama. Sulularla ba etmek iin herhalde dizkapaklarn krmaktan daha iyi bir yol olduunu syleyip durdu." Gilbert ban sallad. "Bilemem. Diz kapann paralanmas fena can actr." "yle ama nce vuracak kadar yaknnda olmak gerek" dedi Helen. "Bu da her zaman olabilecek bir ey deil. Sonra benim dengem de bozuktur." "Anlattn kadaryla Freida'nn dengesi de seninkinden farkl deilmi. Eee, Freida ne tavsiye ediyor peki?" "Masann altna bir raf yapmamz ve orada dolu bir tfek bulundurmamz syledi. Byle ite." Helen ayaa kalkarken hafife yana dnd. Masadan bir adm uzaklaarak altndan altm santim namlulu bir ifte kartt. Tfein kabzasn koluyla vcudunun yan taraf arasna sktrd. Bir saniye nce o kadar zararsz ve kafadan kontak olarak grdmz birinin elinde o koca tfei grnce hepimizin dili tutulmutu. Ancak ne yazk ki etkisi kadnn ya nedeniyle beklenildii kadar olmamt. Gzlerinin bozukluu yznden Gilbert'e deil pencereye nian almt ki, Gilbert bunu farketmekte gecikmedi. "Oha!" dedi. "O tfei ortadan kaldrsan iyi edersin, "Ben senin cann cehenneme gndermeden sen elindekini kaldrsan daha iyi olur." Kadn srtn duvara dayad. Kollarnn st tarafndaki sarkk etler sallanyordu ve tfei tamak iin epey zorland belli oluyordu. Kalbimin yerinden kopacakm gibi atmaya baladn hissettim. Gilbert'in ate etmesini bekliyordum ama o kadn ciddiye almamt. "Tfek ok ardr" dedi. "Onu yle tayabileceini mi sanyorsun?" "Ksa bir sre iin." "Be alt kilo vardr en azndan. Az gibi gelir ama yle uzun tarsan..." "Uzun" szcn uzatarak yorucu bir hava vermeye almt ama Helen'in umurunda bile deildi. "Kollarm yorulmadan seni vuracam" dedi. "Ama nce uyarmay da unutmamalym. Namlulardan biri dokuz numara sama dolu. Dierinde de ift mermi var, kafan uurur yani." Gilbert bir kahkaha daha att. Kadnn hali onu pek elendirmiti. "Bu hi de ho bir ey deil, kadn" dedi. "Ya romatizman? Romatizmann berbat olduunu sanyordum." "Doru. Ama parmaklarmdan birinde romatizma yoktur. una bak." Helen silah sola dndrd, nian ald ve tetie tast. Bir grlt koptu. Havada uuan sar kvlcmlar grdm. Grlt oday doldurdu, kulaklarm sar oldu sandm. Namludan hava ve gazdan oluan bir ok dalgas ve ardndan hafif bir duman halkas yayld. Samalar Gilbert'in sa kulann yanndan yukar doru geip mutfak camn paralad. Birka tanesi kulak memesine ve boynuna demi, boynu kana bulanmt. Laura bir lk kopartp kendini yere

att. Ben patlamadan nce yerdeydim Ray aknlndan oturduu iskemleyle birlikte yana devrildi. Gilbert inanmazlk ve acyla barrken ellerini yzne gtrd, tabancas elinde frlayp yere dt. Tfein geri tepmesi Helen'i duvara yaptrm, namlu havaya kalkarken dipik sa baldrna gmlmt. Kadn kendini toplad, bir daha ate etmeye hazr olarak namluyu indirdi. Gilbert'in sa yana aniden ergenlik banlar karm gibi krmz lekeler iindeydi. Havada kekremsi bir koku vard, boazmn gerisinde tatl bir lezzet hissettim. "Bu kere kafan uuracam" dedi Helen. Gilbert ileri atlp Laura'y salarndan yakalad, ayaa kaldrp vcudunu vcuduna yaptrrken eilip para kemerin ald. Ray yatt yerden olup biteni grebilmek iin ban, evirmeye alyordu. "Anne, ate etme!" diye bard. "Tetii ektiin anda boynunu krarm" dedi Gilbert. Ac ektii belliydi, soluk solua kalmt, artk silahl deildi ama kendini de kaybetmiti. Kolunu Laura'nn enesinin altna geirmi, kzn boynunu skyordu. Laura boulmamak iin adama aslmt. Gilbert geri geri yryerek mutfaktan kp yemek odasna geti. Laura'y da yaryarya havada tayarak srklyordu. Grltden ve grd karaltlardan arm olduu anlalan Helen duraksad. Gilbert mobilyalar ve kutular arasndan geri geri yryerek yemek odasnda kayboldu. n kapy tekmeleyerek aarken krlan cam sesini duydum. Gilbert'in arkasndan komakla artk bembeyaz kesilmi, titreyip duran Helen'e yardm arasnda kararszdm. Helen tfei indirip iskemleye yld. "Neler oluyor? Nereye gitti?" "Laura'y kard dedi Ray. "Sen sakinle artk. Her ey yoluna girecek." Hl yerde yatyor, balarndan kurtulmay alyordu. Bir bak alp ellerini ve ayaklarn skca saran bantlar kestim. Elinin birini kurtarnca geri kalanlar karmama yardm etti, bir yandan da annesini gzden karmamaya alyordu. "Bir el ver de kalkaym" dedi bana. "Ona ne yapacak?" "Paray alana kadar bir ey yapmaz. Laura onun sigortas imdi." Ray'in elini tutup ayaa kalkmasna yardm ettim. Bir an bana bakt. "yi misin?" "yiyim." kimiz de Helen'e dndk. Tfei kucana yatrmt. Yanna gittim, tfei alp mutfak masasnn zerine koydum. Yal kadnn omuzlar km, elleri titriyordu, soluu kesik kesik kmaktayd. Dipiin vurduu baldr berelenmi olmalyd. Enerjisinin tmn harcam olduundan oka gireceinden korktum. "Onu ldrmeliydim. Zavall Laura. Yapamadm ite, ama yapmalydm." Ray bir iskemle ekip annesinin yanna oturdu, elini tutup okad, "Naslsn bakalm Tekerlekli Cehennem?" "Birazdan kendime gelirim. u soluumu toplayaym da." Kadn eliyle gsne vurdu. "Gsterdiim kadar zayf deilim aslnda." "Ne yaptn anlayamadm" dedi Ray. "Ve bunu yaptna inanamyorum. Onunla o konumalarn, samalktan baka bir ey deil diye dnyordum o tfei karana kadar. Mthitin. Korku diye bir ey hissetmiyordun." Helen, bunun nemsiz olduunu belirtir gibi elini sallad ama olunun vglerine sevindii belli oluyordu. "Yalanmak, cesaretini kaybetmeni gerektirmez" dedi. "Gzlerin grmyor sanyordum" dedim ben. "Nerede olduunu nasl grdn?" "Mutfak penceresi nnde durduu iin karaltsn gryordum. Hemen hemen kr olabilirim ama kulaklarm hl formdadr. O kadar ok konumamalyd. Freida beni arlk kaldrmaya altrd, imdi on be kilo kaldrabiliyorum.. Ne dediini duydunuz mu? Alt kiloluk bir tfei tayamazmm. Hakaret bu bana. Tipik mao ite. Kaldrn beni, midem bulanyor, kusacam galiba." 18 Ray annesinin tuvalete gitmesine yardm etti. Az sonra sifon ekildi, Ray'n, kadn rahat ettirmek iin bireyler mrldanarak yataa yatrda duydum. Kadnn iinin tamamlanmasn beklerken ekmeceden dklenleri topladm, ekmeceyi yerine soktum. Ray'in devrilmi iskemlesini dzelttim, sonra da dizlerimin stne kp Gilbert'in tabancasn aramaya baladm. Lanet ey nereye gitmiti? Adamn durduu yerde durup tabanca elinden utuunda nereye frlam olacan saptamaya altm. Krk camlara basmamaya dikkat ederek en yakn duvara kadar emekledim, oradan sprgelii izleyerek yoluma devam ettim. Sonunda ceviz kabzal 45'lik Colt otomatii Eastlake dolabnn arkasnda buldum. zerindeki parmakizlerini bozmamaya dikkat ederek bir atalla oradan ekip kardm. Louisville polisi bir kontrol yapar da Gilbert iin karlm bir arama emri bulursa adam tutuklamak kolaylard, tabii nce nerede olduunu saptayabilirlerse. Tabancay masann stne brakp ayaklarmn ucuna basarak yatak odas kapsn tklattm. Bir an sonra Ray kapy iki parmak aralad. "Polis armamz gerek" dedim. Niyetim ieri girip telefon amakt ama o kolumu tuttu. "Yapma." "Neden?" O gn iin yeteri kadar yorulmu annesine hrmeten fsltyla konuuyorduk. "Bak, annem uyur uyumaz geleceim, konumamz gerek." Kapy kapatmak zereydi. Elimi kapya dayadm. "Konuacak ne var? Yardma ihtiyacmz var."

"Ltfen." Az sonra konuabileceimizi gstermek iin elini kaldrd ve kapy suratma kapad. stemeye istemeye mutfaa dndm. Kapnn ardnda bir sprgeyle fara bulunca ortal toplamaya koyuldum ben de. Biri krlan pre tabana basmt. Her tarafta kpek pislii gibi preli ayakizleri vard. Lavabonun altndan p tenekesini karp krk tabak ve cam paralarn topladm, slak bir kt havluyla da preleri temizledim. Gerek lavabo gerek bankonun zeri krk camlarla kaplyd. Komularn silah sesine gelmemi olmalarn anlayamyordum. Souk hava imdi ieri doluyordu ama yapabileceim bir ey yoktu. O eski tip kutu gvdeli elektrik sprgesini kartp grdm btn sama paralarn topladm. Kovalama kama dnda evden ktmdan bu yana yaptm tek i bu olmutu. Bir ara kulam yatak odas kapsna dayaynca Ray'in telefonda konutuunu duydum. Belki de szm dinlemiti sonunda. Ray oda kapsn arkasndan kapayarak mutfaa geldi. Doruca dolaba gitti, bir ie viskiyle iki kadeh ald, ikimize birer tane doldurdu. Kadehin birini bana verdi, sonra da kendisininkini uzatp tokuturdu. Ben yan gzle ikime bakarken o kendisininkini bir yudumda dikivermiti. Derin bir soluk aldm ve ikiyi bir dikite azma boalttm. Grtlam. yakan o iren atee hi de hazrlkl deildim. Midem alev alev yanmaya balarken yzmn kpkrmz kesildiini hissettim. Ama ondan sonra varlm saran gerilimin bir sis perdesi gibi zerimden kalktn hissettim. Sanki bir tiksinti solucan tepemden aa yryormu gibi titreyerek bam salladm. "Nefret ediyorum ikiden. Ben asla ayya olamam. yle bir yudumda nasl iiyorsun aklm ermiyor dorusu." "Deneyim gereklidir." Bir kadeh daha doldurup iti. "erdeyken en ok zlediim buydu." Colt'u masann stnde grnce hibir ey sylemeden alp beline soktu. "Teekkr ederim, Ray. imdi parmakizlerini berbat ettin ite." "Kimse parmakizi aramas yapmayacak ki." "Sahi mi? Neden?" Sorumu duymazdan geldi. Yemek odasna geti, kart kutulardan birini boaltt, sonra katlayp dzelttikten son krk camn yerine yerletirip Gilbert'in bandyla salamlatrd. Dardan gelen k azalmt, souk hl ieri giriyordu ama hi olmazsa artk kular ve kk UFOlar delikten ie giremeyeceklerdi. Ray ondan sonra lavabonun iine da gibi ylm tabaklar ve tencereleri bir yana yp bulaa hazrland. Erkeklerin evde i yapmalarn izlemeye baylrdm. "Telefonda konutuunu duydum" dedim. "Polisi mi aradn?" "Marla'ya telefon ettim. Gilbert gzlerini morartm, burnunu krm ama Laura elinde olduu srece davac olmak istemiyor." "Polisi sen arayabilirsin" dedim. Elektrik sprgesini yine altrp kta parlayan cam krklarn topladm. Onun konuyu amasn istiyordum ama byle bir eye niyeti yok gibiydi. Sonunda makineyi kapayarak, "Ne olacak peki?" diye sordum. "Polise neden haber vermiyorsun?- Laura karld. Umarm bu ii kendin halletmeye almayacaksn." "Syledim ya, Marla davac olmak istemiyor. Bunun iin ok erken olacan dnyor." "Ben Marla'dan sz etmiyorum. Ben senden sz ediyorum." "nce paray arayalm. Bir gnde bir ey bulamazsak ondan sonra polise haber veririz." "Ray, sen akln karmsn. Yardma ihtiyacn var." "Ben kendi iimi grebilirim." "Samalama. Laura'y ldrecek." "Paray bulursam ldrmez." "Paray nasl bulacaksn peki?" "Orasn henz bilemiyorum." Ray beline bir nlk balamt. Lavabonun deliine tpay yerletirip scak suyu at. Sv deterjan alp suyun iine boaltt. Beyaz kpkler kabarnca tabaklar ve atal ba iine doldurdu. Uzun sapl fray alrken, "Bulak ykamay alt yanda rendim" dedi. "Annem beni tahta bir kutunun stne karp retmiti. Ondan sonra bu hep benim iim oldu. Cezaevinde sanayi tipi byk makineler kullanrlar ama prensibi ayndr. Biz eski sabkallar yararl olmay biliriz ama yeni gelenler dvmekten baka bir ey bilmezler." "Ray." "Bana dv horozlarn hatrlatrlar... tyleri kabarm ve saldrgan. Hibir ey umurlarnda deildir. O ocuklar lmek iin domutur. Ne bir umutlar vardr ne de bir beklentileri. Hep pozdurlar. Her eyleri pozdur. Kazanmak iin hibir ey yapmadan sayg beklerler. Yarsnn okumas bile yoktur." "Ne demek istiyorsan syle de bitsin." "Demek istediim bir ey yok. Konuyu deitirdim. Demek istediim u: Polis armak istemiyorum." "Bir sorun mu var?" "Polislerden holanmam." "Ben sana polisle kalc bir iliki kur demiyorum." Dikkatle yzne baktm. "Baka bir ey var, deil mi?"

Bir taba durulayp kenara brakrken gzgze gelmekten kand. Bir bez alp kurulamaya baladm. "Ray?" kinci taba da kenara brakt. "artl tahliyemi inedim." "Ne yaptn?" "Dorusunu istersen, ektim geldim." "Katn m?" "Kamak diyemem. Ak cezaeviydi." "Ama oradan ayrlmaman gerekirdi, yle mi? Hl mahkmdun. Ha?" "Parmaklk falan yoktu. Geceleri hcrelerimize kilitleniyor falan da deildik. Hatta hcrelerimiz bile yoktu. Odalarmz vard. Yani izinsiz ktm diyelim. zin almadan ktm ite." "Vay vay vay." Tuttuum soluumu brakp bu iin sonularn dndm. "Src ehliyetini nasl aldn?" "Almadm. Ehliyetim yok." "Yani ehliyetsiz mi araba kullandn? Peki otomobili nasl kiraladn?" "Kiralamadm." Gzlerimi kapayp, yere uzanp uyumaktan baka bir ey istemiyordum. Gzlerimi yine atm sonra. "Kiralk otomobili aldn yani?" Elimde deildi, sesimin tonu sulaycyd ama onu suluyordum da. Ray'in az bkld. "Eh, yle de denilebilir. Ksacas durum yle: Polise haber verirsek benim gemiimi aratrrlar ve geldiim yere dnerim. Bu sefer bir daha kmamak zere." "Yani cezaevine girmemek iin kznn cann tehlikeye mi atacaksn?" "Yalnzca o deil." "Ne yleyse?" Yzme bakt. "Eer ortada bir sr polis olursa Gilbert'le nasl uraabilirim ki?" "Ray, inan bana, buna demez. mrnn sonuna kadar kilit altnda tutulacaksn." "Ne sonu? Zaten altm be yandaym. Daha ne kadar mrm kald ki?" "Aptallama. Daha uzun yllar var nnde. Annene bak. Yz yana kadar yaarsn sen. Bu ansn boa harcama." "Bak, Kinsey. Polisi arrsak ne olacak biliyor musun? Cezaevine gideceiz. Bir sr form dolduracaz. Yantlamak iin bir sr soru sorulacak. Gemiimi ya aratrrlar aratrmazlar. Aratrrlarsa ben artk gemi olurum, da sonu olur. Eer aratrmazlarsa ne farkeder ki? Yine hap yutmuuzdur. Saatler geecek ve sonra ne olacak? Polislerin bir bok yapamayacaklar anlalacak. Yine sokaa decei ve parann nerede sakland konusunda elimizde hibir iz olmayacak. nan bana, Gilbert bizi bulduunda mazeret duymak istemeyecektir. Biz ne diyeceiz peki? Kusura bakma karakolda iimiz vard, o yzden arayamadk.' yle mi?" "Ona zerinde altn syle" dedim. "Parann sende olduunu syleyip randevu ver. Polis onu yakalar." Ray'in yznde skntl bir ifade belirdi. "Sen ok televizyon izliyor olmalsn. Polisler kartklar iin yarsn yzlerine gzlerine bulatrrlar. Sulu yakalanr ve kurban lr. Sonra ne olur, biliyor musun? Byk bir dava. Reklam. Pahal bir avukat, adam karan kiinin ocukluunda ektii skntlar anlatr. Yok akli dengesi bozuktur, kurban kendisini taciz ediyordur, onu kendini savunmak iin karmtr falan filan. Binlerce dolar boa harcanr. Jri karara varamaz ve herif elini kolunu sallayarak kar gider. Bu arada Laura lmtr, ben de yine ieri tklmmdr. Kim kazanr bu durumda, ha? Ne ben, ne de Laura." fkelendiimi hissediyordum. Kurulama bezini bir kenara Mattm. "Sana bir ey syleyeyim mi? stediini yapabilirsin. Bu benim sorunum deil. Polis armak istemiyorsan, yle olsun. Ben gidiyorum." "California'ya m?" "Eer imkn bulursam. Tabii Gilbert sekiz bin dolar aldna gre, sen sz vermene ramen dn biletimin parasn demezsin. Havaalanna gitmek iin taksi param da olmadna gre beni gtrrsen sana minnettar olurum. Hi olmazsa bu kadar bir ey yap artk." O da en az benim kadar sinirlenmiti. "Olur. nemli deil. Mutfa hele bir toparlayaym, hemen gideriz. Laura senin yznden lecek demek. Ona yardm edebilirdin. Ama 'hayr' dedin. Sen de benim gibi vicdan azabyla yaayacaksa bundan sonra." "Ben mi? Bu belay bana kendin atn. Beni suladna inanamyorum dorusu. Tam da Gilbert gibi konutun." Elini uzatp kolumu tuttu. "Hey, benim yardma ihtiyacm var." Bir an gzgze geldik. Ben gzlerimi kardm. "Gel babaa verelim" dedi. "kimiz. Senden istediim yalnzca bu. Uan kalkana kadar vaktin var..." "Ne ua? Yer ayrttm ama bilet almadm ki. Cebimde de be para yok." "O zaman, burada kalp yardm etsen ne olur sanki?" "Bak sana bir ey syleyeyim" dedim. "kran Gn'ne iki gn kald. O gn bir dn var, ben orada olmalym. ok sevgili iki dostum evleniyor ve ben de nedimeleriyim, tamam m? Havaalanlar bayram trafiinde ok skk olacaktr. Aklma esince telefon edip yer bulamam. Bunu bulduum iin talihliyim aslnda." "Ama biletin parasn deyemiyorsun."

"Bunu biliyorum!" diye bardm. Parman dudaklarna gtrp ban annesinin uyuduu odaya evirdi. "Param olmadn biliyorum ve bir k yolu bulmaya alyorum" diye fsldadm. Ray czdann kartt. "Ka para?" "Be yz dolar." Czdan amadan cebine soktu. "Arkadalarn olduunu sanyordum. Sana bor verecek birileri." "Eer telefon edebilirsem. Ama annen uyuyor." "Az sonra uyanr. Kadn yal. Geceleri pek uyuyamyor. Yalnzca biraz kestiriyor ite. Uyanr uyanmaz California'ya telefon edersin. Belki de arkadan biletini kredi kartna yazdrr ve sen de uana yetiirsin. Ben bir bakaym anneme. Tamam m?" Yatak odasna gidip kapy aralad. "Az sonra uyanacak. Kprdanyor." "Tamam." Kapy kapad. "Sen bana parann nereye saklanm olabileceini dnmemde yardm et imdi. Baka bir istediim yok senden." Elini uzatp masa bana oturmamz iaret etti. ektii iskemleye oturdum. Bunu yaptma inanamyordum. Yapmam gereken kedeki markete gidip paral bir telefon bulmakt. Ama ne diyebilirim ki? Bu adamla da, kzyla da, yal anasyla da bir ie bulamtm. Kadn sanki dncelerimi duymu gibi gayet canl bir tavrla odadan kt. Daha yatal on be dakika olmamt ve dipdiriydi ite. Ray kadna bir iskemle ekti. "Naslsn, anne?" "yiyim. Kendimi ok daha iyi hissediyorum. Neler oluyor? Ne yapyoruz?" "Johnny'nin paray nereye sakladn dnyoruz" dedi Ray, Annesine her eyi anlatm olmalyd ki, kadn ne konuya ne de olunun bu konuyla ilgisine amam grnyordu. Seksen be yanda olduuna gre hapse girmek gibi bir korkusu olamazd. Bir yerden bir kalemle bir kt kt. Ray bakm grnce, "Not alabiliriz" dedi. "Ama sen nce telefon etmek istiyorsundur. Telefon ierde." "Telefonun nerede olduunu biliyorum. Hemen dnerim." Yine kredi kartmla Henry'yi aradm. Hl eve dnmemiti. Telesekreterine bir mesaj daha brakp paraszlk nedeniyle dnmde glk ktn anlattm. Helen'in telefon numarasn bir daha syleyip benimle hemen temasa gemesini istedim. Ondan sonra Rosie'yi aradm ama onun telefonu da meguld. Mutfaa dndm. "Ne oldu?" diye sordu Ray. "Henry'ye bir mesaj braktm. Bir iki saat iinde telefon edeceini umuyorum." "Onu bulamaman senin iin iyi olmad sanrm. Onunla konumadan havaalanna gitmenin bir yarar yok herhalde." Yapmack olduu anlalan kaygsn grmezden gelerek masa bana oturdum. "Anahtarlarla balayalm" dedim. Ray kda "anahtarlar' yazd. evresine bir daire izdi, "Anahtarlar Gilbert'teyken bunun ne yarar olur ki?" "nk elle tutulur tek ipucu onlar. Hatrladmz eyleri yazalm hele." "Ne hatrlyoruz ki? Ben hibir ey hatrlamyorum." "Biri demirdi. On be santim boyunda, eski tip bir anahtar, bir Lawless. Dieri Master'di..." "Bir dakika. Bunu nereden biliyorsun?" "Baktm da ondan." Helen'e dndm. "Bir rehber var m! erde grmedim, oysa rehbere ihtiyacmz olacak." "Komodinin ekmecesinde. imdi getiririm." Ray kalkp yatak odasna gitti. Ardndan, "Hi Lawless diye bir irketi duymu muydun?" diye seslendim. "Yerel olabilir." Helen'e baktm. "Bu sana bir ey hatrlatyor mu?" Kadn ban sallad. "Hi duymamtm." Ray iki rehberle geldi: Louisville rehberi ve Sar Sayfalar. "Yerel olduunu nereden kardn?" Sar Sayfalar aldm. "Ben iyimser bir insanm. Mesleimde hep bilinenle ie balarm." Ray teki rehberi bo iskemlenin stne brakt. ilingirler sayfasn atm. Bir Lawless grnmyordu ama Louisville ilingircilik irketi umut verici bir olaslkt. Sayfadaki kocaman ilanda 1910'dan beri piyasada olduklar belirtiliyordu. "Ktphaneyi de aratrabiliriz" dedim. "1940'l yllardan kalma telefon rehberleri iimize yarayabilir." Ray annesine, "Kinsey zel detektiftir" dedi. "Bu ie o yzden kart." "Ben de kim olduunu merak edip duruyordum." ilingirlerin olduu sayfay ak brakp rehberi masaya braktm. Louisville ilingircilik'in ilann gsterdim. "Birazdan burasn arayacaz. Nerede kalmtk?" Ray'in notlarna baktm. "Tamam. Dier anahtar bir Master'di. Onlarn yalnzca asma kilit yaptklarn sanyorum ama telefon ettiimizde onu da sorabiliriz. imdi sorumuz u: Byk bir kap ve ardndan kk bir kap m aryoruz? Yoksa nce bir kap, sonra bir dolap ya da zel depo falan m?" Ray omuzlarn silkti. "Herhalde birincisi. Krkl yllarda bugnk gibi zel depo birimleri yoktu. Johnny paray dokunulmayacana emin olduu bir yere koymu olmal. Banka kasas falan olamaz, nk onlarn

anahtarlar farkldr. Ayrca Johnny bankalardan nefret ederdi. Bana btn bela o yzden geldi zaten. Herhalde banka soygunundan ald paray gtrp bankaya yatracak deildi." "Doru. Ayrca bankalar yklabilir, yenilenebilir, baka i yerlerine dntrlebilir. Peki, baka bir kamu binas dnelim. Belediye ya da adliye. Bir mze?" Ray bu fikirden holanmam gibi ban sallad. "Ayn ey. Bir mteahhit gelip de arsann para edeceini dnrse... zerindekine bakmaz bile." "Peki, kentte baka tarihi yerler falan? Onlar korunuyor olamaz m?" "Dur bir dneyim." "Kilise" dedi Helen. "Olabilir" dedi Ray. Kadn kd gsterdi. "Yaz." Ray yazd. "Nehir kysnda sular idaresi var. Okul binalar. Onlar ykmazlar." "Ya bir yerlerde byk bir malikne?" "Bu da bir fikir. Eskiden ok vard. Ama ben yllardr buradan uzakta olduumdan herhangi bir bilgim yok dorusu." "Eer polisten kayorduysa kolay eriebilecei bir yer olmas gerekirdi" dedim. "Ve herhangi bir mdahaleyle karlamayaca bir yer." Ray'in aln krt. "Bakasnn bulmayacandan nasl emin olabilirdi? ok riskli bir ey. Bir anta dolusu paray bir yere saklayacaksn. Bir ocuun krebe oynarken bulmayacandan nasl emin olabilirsin?" "ocuklar artk krebe oynamyorlar" dedim. "Video oyunlar oynuyorlar imdi." "O zaman bir inaat iisi, ya da merakl bir komu? Kuru bir yer olmas gerekir, deil mi?" "Herhalde. En azndan, iki anahtar parann gmlmediin gsteriyor." "Gilbert'in anahtarlar almas kt oldu. Yeri saptayabilirsek stnlk onda olacak." "Orasn merak etme. Benim yanmda bir maymuncuk takm var. Kilitleri bulursak gerisi kolay." "Kilitleri kesebiliriz de" dedi Ray. "Bunu da cezaevinde rendim." "Epey bir eitim almsn desene." "Eh, iyi bir renciyim" dedi gayet alakgnlllkle. mz de bir sre susup hayallerimizi altrdk "Byk anahtar ilk gren ilingir onun bir bahe kaps anahtar olabileceini sylemiti. Belki de Johnny eski bir malikneye girebiliyordu. Byk anahtar bahe kapsn, kk anahtar da sokak kapsndaki asma kilidi ayordu." Ray'in akl yatmamt. "Binann yklmayacandan yada satlmayacandan nasl emin olabilirdi?" "Belki de tarihi bir binayd. Tarihi eserleri koruma cemiyetleri tarafndan korunuyor olabilirdi." "Peki, ya binay restore edip giri creti almaya kalktlarsa? O zaman isteyen elini kolunu sallayp ieri girerdi." "Girip de paray bulacak deillerdi ya. Para bir yere saklanm olmal." "Bu da bizi baladmz yere getirir" dedi Ray. Yine sustuk. "Beni dndren konutuumuz eyin kk olmamas" dedi Ray. "Nakit para ve mcevher dolu yedi sekiz byk anta. ok da ardlar. O gnlerde hepimiz gen ve gl kuvvetli delikanllardk. Ama antalar arabann bagajna sokarken nasl zorlandmz bir grecektin." lgiyle yzne baktm. "zgn plannz neydi? Polisler gelmeseydi yani? Johnny paray ne yapmay dnyordu?" "Ayn eyi herhalde. 'Banka soyguncularnn kolay yakalanmalarnn nedeninin paray ok abuk harcamaya balamalardr' derdi. Gmleri ve mcevherleri, polisler alnt mallarn listelerini datrken satmaya alrlard. Tabii bylece izlerinin bulunmas da kolay olurdu." "u halde plana gre saklayaca yeri nceden dnmt." "yle olmas gerekiyordu." Bir sre bunu dndm. "Nerede yakalanmt?" "Unuttum imdi. Kent dnda. Otoyolda, o ynlerde bir yerde." "Ballardsville Yolu'nda" dedi Helen. "Nedenini bilmiyorum ama unutmamm ite. Hatrladn m?" Ray'in sevinten yz kzard. "Annem hakl. Bunu nasl hatrladn ki?" "Radyoda duymutum. ok korkmutum. Senin de onun yannda olduunu sanyordum. Ayrldnz bilmediim iin seni de yakaladlar sandm." "Ben de yakalandm ama baka bir yerde." "Johnny soygundan ne kadar sonra yakaland?" diye sordum. Ray gzlerimin iine bakt. "Mal, bankayla yakaland yer arasnda bir yere mi saklad diyorsun?" "Eer baka bir kente gidip dnecek zaman olmadysa. Onu son grdnde para dolu antalar yanndayd. Tutuklandndaysa yoktu. u halde para bu ikisi arasnda sakland. Ne kadar sonra yakalandn sylemedin." "Yarm gn sonra." "Yani fazla uzaa gidecek zaman bulmu olamaz."

"Doru. Ben parann hep kent iinde bir yerde olduunu dnmmdr. Kentten ayrlp da dneceini bir gn bile dnm deilim. Yani yz millik bir daire iindedir." "Bence parann Louisville'de olduu varsaymyla hareket etmeliyiz" dedim. "Bat Kentucky'nin tmn aratrmak istemem." Ray notlarna bakt. "Peki, baka? Fazla bir ey karamadk." "Bir dakika. Bir de yle dn. Kk anahtarn zerinde bir say vard. imdi hatrladm. M550. Be Mays'taki doum gnme benzedii iin ezberlemitim." "Bunun bize ne yarar olabilir ki?" "Bir ilingire gidip bir tane yaptrtrz." "Nerede kullanmak iin?" "Bilmiyorum ama hi olmazsa anahtarlardan biri elimizde olur. Belki ilingir de bireyler syler." "Bence pek zayf bir olaslk" dedi Ray. "Denize den ylana sarlr gibi hareket ediyoruz." "Haydi, Ray. insan elinde ne varsa onunla alr. nan bana, bundan ok daha azyla balayp bitirdiim iler olmutur." "Pekl." Ray ilingirin adresini yazd. skemlenin arkasna ast ceketine uzand. Ben de onunla kalkp ceketimi ilikledim. "Annen ne olacak? Onun burada yalnz kalmas doru olmaz." Kadn bunun dile getirilmesinden bile korkmutu. "Burada yalnz kalmam" dedi. "O herif darda dolarken, asla. Ya geri dnerse?" "Peki. Sen de bizimle gel. Biz iimizi yaparken sen otomobilde oturursun." "ylece oturur muyum?" "Tabii." "Otururum belki ama silahsz olmaz." "Anne otomobilde, elinde dolu bir tfekle oturmana izin veremem. Polis soyguna falan ktn sanr sonra." "Bir beysbol sopam var. Freida'nn fikriydi o da. Bir tane satn alp yatamn altna saklad." "Bu Freida da asker olacak kadnm desene. Peki, mantonu al haydi." 19 Louisville ilingircilik, Main Soka'nda her halde 1930'larda yaplm katl bir binayd Ray yan sokakta bir park yeri buldu ve Helen ksa bir tartmadan sonra otomobilde beklemeye raz olmad. Ray sonunda pes ederek beysbol sopasn elinden brakmayan kadn da yanna ald. Dkknn, iki yanda kararm ta stunlu girii olan dar bir cephesi vard. Ahap iletme amur rengine boyalyd ve vitrininde, elle yazlm yaftalarda yaplan iler sralanmt: Srg taklr, kilit taklr ve onarlr, duvar ve yer kasalar monte edilir, ifreleri deitirilir. Dkknn ii de derin ve dard ve hemen hemen uzun bir tezghtan oluuyordu. Tezghn ardnda anahtar makineleri ve duvarda yalnzca sahibinin bilecei bir sisteme gre tavana kadar asl anahtarlar bulunuyordu. Dkknn ahap zemininde geri kalan her bolua, sata sunulmu Horizon kasalar yerletirilmiti. erde bizden baka mteri olmad gibi muhasebeci, yardmc ya da raa benzer kimse de yoktu. Sahibi Whitey Reidel bir elli boyunda ve tostoparlak bir adamd. zerinde beyaz gmlek, siyah askyla tutturulmu siyah pantolon vard. Bakmadm ama pantolonun ayak bileklerini aa kartacak kadar ksa olduunu tahmin ettim. Kfte bir burnu ve gzlerinin altnda kara torbalan vard. Sa izgisi iyice gerilemi, n tarafta bir Kewpie bebeini andran kvrck beyaz bir para kalmt. mze de dikkatle baktktan sonra gzleri Helen'in beysbol sopasna takld. Ray, "Minikler takmnn antrenrdr" dedi. "Ne arzu etmitiniz?" diye sordu Reidel. Ben ne kp kendimi tanttm, ne istediimizi ve neden istediimizi ksaca anlattm. zerinde M550 yazl olan Master marka anahtardan sz edince ban sallamaya balad. "Yapamam" dedi. "Daha szm bitirmedim ki." "Bitirmenize gerek yok. Aklamalar bir ey deitirmez. M serisi Master asma kilidi diye bir ey yoktur." Adama baktm. Ray arkamda duruyordu. Annesi de ardmdayd. Ray'e dndm. "Sen syle." "Anahtar gren sensin. Ben grmedim ki. Yani grdm ama rakamlara dikkat etmedim." Reidel'e, "Ben ok iyi hatrlyorum" dedim. "Bir kt girseniz izerim." Adam bir not defteriyle kalemi nme srd. Ben numaray yazp sanki bu iddiam glendirirmi gibi kendisine gsterdim, itiraz etmedi. Uzanp tezghn altndan bir Master Mitleri listesi kard. "Sen bul, ben yapaym" dedi. Listeye inatla ve biraz da aknlkla baktm. Kimi harflerle kimi rakamlarla belirtilmi saysz dizi vard ama hibiri benim grdm M serisi deildi. "Master marka bir asma kilit anahtar olduuna yemin ederim" dedim. "Size inanyorum." "Ama bir anahtarda, var olmayan rakamlar nasl yazar?"

Azn bkerek omuzlarn silkti. "Sizin grdnz herhalde bir kopyayd." "Bu ne fark eder ki?" Adam cebinden bir anahtar kartt. "Bu u kilidin anahtardr. Bu yznde yapmcsnn damgas var, konutuumuz gibi bir Master. Buna benziyor muydu?" "Aa yukar dedim. Helen'in olayla ilgisi kalmamt. Gitmi kasalardan birinin stne oturmu, elindeki beysbol sopasna dayanmt. "Tamam. Bu yannda Master yazyor, deil mi?" "Evet." "Bu yannda da anahtarn uyduu kilide uygun numaralar yazyor. Anlyor musunuz?" Bir bana, bir Ray'e bakt, biz balklar gibi bamz salladk. "Bana o rakamlar verirseniz bu listeye bakar ve anahtarn kopyasn kartacak bilgiyi alrm. Ama kopyasnda o rakamlar olmayacaktr. Kopyas dz olacaktr." Adamn nereye varmak istediini anlamayarak, "Tamam" dedim. "u halde grdnz rakamlar anahtar yapldktan sonra yaplm olmal." Not defterini gsterdim. "Yani bu rakamlar o anahtarn stne kazdrm m?" "Evet." "Neden ama?" "Kk hanm, bana siz geldiniz, ben size gelmedim." Glmseyince sar dilerini ve kararm dietlerini grebiliyordum. "Eer gerek bir Master kilidinden sz ediyorsak o rakamlarn hibir anlam yoktur." "Baka bir anahtar reticisinin kod numaras olabilir mi?" "Olabilir." "Eer hangi retici olduunu bulursak bu anahtar bana yapabilir misiniz?" "Elbette. Ama sorun en az elli retici olmas. Her birinin iki byle listesi vardr ve bende bunlarn ou bulunmaz. Anahtar zerindeki rakamlar bir kapy ya da mlk de gsteriyor olabilir ama sizin bana anlattklarnzdan bunu da saptamak imknsz." "Hi Lawless kilidi diye bir ey duydunuz mu?" Adam ban sallad. "Hayr, byle bir ey yoktur." O bilmi tavrlarna kzmtm. "Bundan nasl bu kadar emin olabiliyorsunuz?" dedim. "Bu irket bykbabamdan babama ondan da bana geti. Yetmi be yldr bu ii yaparz. Eer byle bir irket olsayd mutlaka adn duyardm. Yabanc bir marka olabilir." Byle bir eyi bulmann imknszln bilerek yzm buruturdum. "Peki, 1940'l yllarda bir Lawless irketi olmu da sonra kapanm olamaz m?" "Hayr." Ray kolumu tuttu. "Gidelim artk. Bu ii eliminasyon yoluyla yapacaz." "Bir dakika" dedim. "Olmaz. Yznde adam sracakmsn gibi bir ifade var." Annesine dnd. "Haydi gidiyoruz, anne." Kadn ayaa kaldrd, sa koluna kadnn kolunu geirirken sol kolunu da benimkine geirdi. Parmaklarnn basks niyetini aka ortaya koyuyordu. Bizden daha ok ey bilen bir kimseyle durup da tartacak deildik. "Ama bir balant olmal. Ben hakl olduumu biliyorum." "Hakl olup olmaman nemli deil u anda. nemli olan Gilbert'ten kurtulmak." Reidera dnd. "Teekkr ederiz." Kapy at, dar ktk. "Ayrca anahtarn kopyasna da ihtiyacmz yok. Gilbert'te asl var nasl olsa." "Ama onu bize verecek deil ki." "Verebilir. Eer kilitleri bulursak ibirliine yanaabilir. Bu kendisinin karna olur." "Ama o rakam ne ifade ediyor. Yani M550 bir kod olmal, deil mi? Anahtarn deilse baka bir eyin kodudur." "Bunu dert etme artk." "Dert edeceim. Gilbert yant bekleyecek. Bunu sen kendin syledin." Darda havann kararm olduunu grnce ardm. Akama doru rzgr bir iki blok ilerde olan Ohio Nehri'nde esmeye balamt. Tek tk kar da serpitiriyordu. Sokak lambalar yanm, dkknlarn ou kapatlmaktayd. Binalar ounlukla be alt katlyd ve sslemelerinden epey eski oldukla anlalyordu. Sokaa bakan maazalardan ounun demir parmaklklar ekilmi, asma kilitleri aslmt. Kentin bu ksmnda trafik de azalyordu. Dou tarafnda, kent merkezinin klar hl yanan yirmi otuz katl binalar seiliyordu. Helen'in evine dndk ve eve girmeden soka yle bir dolanarak Gilbert'i arandk. Ne marka bir otomobil srdn bilmiyorsak da, glgeler arasnda, ya da park edilmi arabalardan birinin iinde grebileceimizi tahmin ediyorduk. R8y arabasn annesinin evinin arkasndaki yolda brakt. Eve arka baheden girdik. karken k amak aklmza gelmediinden ev zifiri karanlkt. Helen'le ben arka verandada beklerken ieri nce Ray girdi. Helen hl beysbol sopasna dayanyordu. Komu evlerin bahesinde Kasm gne uzanan plak aalar grebiliyordum. Kuru dallar rzgrda atrdyordu. Ray klar yakp bizi ieri

aldnda titremeye balamtm. 0 n odalar ve yukardaki kullanlmayan yatak odasn dolarken biz mutfakta bekledik. Evden ayrlal yalnzca bir saat olmutu ama iersi daha imdiden bakmszlktan kf kokuyordu sanki. Mutfan plak ampul sert ve her eyi irkinletiren bir k veriyordu. Mutfak penceresine yaptrlan kartonun bir kenar kalkmt. Helen oradan oraya gidiyor, akam yemei iin bir eyler karyordu. Kendinden emin admlarla yrmesine ramen onun admlarn saydn grebiliyordum. Ray ile ben hi konumadan kadna yardm ediyorduk; ancak hepimiz bilinli bir biimde olmasa da telefonun almasn beklemekteydik. Helen'in tek sekreteri olmad iin Henry ya da Gilbert'in biz yokken arayp aramadn merak etmenin bir anlam yoktu. Yumurtal jambon, kzarm patates, leden kalma elmal tarttan oluan yemee oturduk. Ar kolesteroll olmasna ramen yediimiz her ey ok lezzetliydi. Demek bykanneler kyle olurmu diye dndm. Artk o gn evime dnme umudum kalmamt. Daha Pazartesi'ydi nasl olsa. Uaa yetimek iin nmde Sal ve aramba vard. Bu arada bu konu zerinde bu kadar gergin olmak beni rahatsz etmeye balamt. Bu abaya ne gerek vard? Elimden geleni yapar ve sonra da ekip giderdim. Helen yemekten sonra yatak odasna gidip televizyonu at. Ben sofray toplarken Ray de bulaa giriti. Masay silerken birden Johnny Lee'nin gnderdii kart gzme iliti, Helen kart ekerliin altna sktrm olmalyd. Kart a tutarak yazlar bir daha okudum. "Nedir o?" diye sordu Ray. "Johnny'nin gnderdii kart. Daktiloyla yazlma benziyor." "Bir daha okusana" dedi. "Gklerin melektu anahtarlarn sana vereceim; Yeryznde balyacan her ey gklerde balanm olur ve yeryznde zecein her ey gklerde zlm olur. MATTA, 16:19. Kayba uradn bu saatte seni dnyorum. Bence mesaj kendi yazdn o bo kartlardan biri." "Olabilir. Eer bu gizli bir mesaj ise o metnin olduu kart nasl bulabilirdi ki? Ancak bo bir kart alp yazard," ncil'den alntya baktm. "Belki de M550, Matta, beinci blm, ellinci yet demektir." "Matta, beinci blm, Dadaki Vaaz'dr. Elli deil krk sekiz yettir." Bana bakp glmsedi. "erdeyken yaptm eylerden biri de buydu. Pazar geceleri toplanp ncil inceleyen bir grubumuz vard." "Srprizlerle dolu bir adamsn." "Ben de kendimi yle dnmekten holanrm." Kart evirip nne yaptrlm siyah beyaz fotorafa baktm. Karlar altnda bir mezarln solmu bir resmi. Kalkp kenarn trnamla biraz daha kaldrdm. Resim denizde gne batn gsteren ticari bir fotorafn stne yaptrlma Elyazs bir not bulma umuduyla stteki resmi karttm. Resim normal bir fotoraf kdna baslmt ve arkasnda yalnzca Kodak yazyordu. "Sence bu eski negatiften baslma yeni bir fotoraf m? Yoksa eski bir fotoraftan negatif alnarak yaplan, yeni bir kopya m?" "Ne farkeder ki?" Omuzlarm silktim. "Okyanusta gnein bat bize bir ey sylemez sanyorum. Belki de anahtarlarn bir ilikisi yoktur. Belki fotoraf mesajdr ve anahtarlar artmacadr." Ray kart alp masaya yaklat, benim gibi a tutup fotorafa bakt. Ben de omzu zerinden bakyordum. Btn mezartalar eski grnyordu, yamurdan ve sert klardan ssl yazlar anmt. Be kk ta ile meleklerin ve kuzularn yer ald byk ant ta vard. Granit ya da mermerden olmas gereken kk mezartalar zerinde bile kabartma yapraklar ve dier sslemeler seiliyordu. En byk ant herhalde drt metre yksekliinde olan mermer bir dikilitat. Tan oturduu kaide zerinde PELISSARO ad grnyordu. evredeki byk, yal aalar yapraklarn dkmlerdi. Yerde ince bir kar tabakas vard. Bir grup mezartann evresine demir parmaklk ekilmiti, sa tarafta da ta bir duvarn bir ksm grnyordu. "Burasn tanmyorsun herhalde" dedim. Ray ban sallad. "zel bir mezarlk olabilir; birinin maliknesinde bir aile mezar falan." "Aile mezar olamayacak kadar geni. Bence aile mezatlar daha derli toplu olur. uraya bak, mezartalar boy boy ve stilleri de ok farkl." "Bunun iki anahtarla ne ilgisi var? Bir tabut kartp paray gmecek zaman yoktu ki. K ortasndaydk. Toprak donmutu." lgiyle yzne baktm. "Sahi mi? K myd? yleyse bu fotoraf o zaman ekilmi olabilir." "Olabilir. Ama paray gmmse mezar kazma makinesi gerekirdi ki, onu da bulmu olabilir. Bana bir ara bir mezarlkta bekilik yaptn sylemiti. Paray ant mezarlardan birine saklam olabilir. Sen ne diyorsun?" "Ama bu resim niye? Belki de Pelissaro ad iindir. Benimki yalnzca bir varsaym. Paray bu adda birine brakm olabilir. Mezarlk yaknnda bir binada ya da iyerinde. Pelissaro Binas, Pelissaro iftlii. Eski Pelissaro malikanesi." Ray ban sallad. "Yanl iz stndesin." "Eh, belki de buradan grlen bir yerdedir. Bir su kulesi, bir bina, bir taoca. Rehber nerede? Haydi gel bir aptallk yapalm. Belki kazanl karz." "Ne arayacaz?"

"Pelissaro adn. Belki de bir arkada vard." evreme baknnca rehberi iskemlenin stnde brakt yerde grdm. Bir iskemle ekip P harfini atm. Pelissaro yoktu. Ona benzer bir ey de. "Th!" diye sylendim. "Ama belki de 1940'larda bir Pelissaro vard. Sabaha ktphaneye gideriz." "Ama bir an nce bir ey yapmalyz. Gilbert her an telefon edecek ve ona yarn ktphaneye gideceiz diyemem. Burada salaklar gibi oturmak yerine bir ipucu stnde olduumuzu sylemem gerek." "Sen baya bir babelassn, biliyor musun? Peki, una bir bak bakalm." Sar Sayfalar rehberini alp "Mezarlklar" atm. Yaklak yirmi tane vard. "unlara bir bak ve bana nerede olduklarn syle. Eer bir harita bulup da bir daire izersek arama alanmz daraltrz. Hi olmazsa Johnny yakalandnda yakn olduu mezarlklar aratrrz. Saylar pek fazla olamaz. Fotorafa baklrsa buras epey eski bir mezarlk. Yerlerinde duruyorlardr." "Bunu bilemezsin. Buralarda gl falan oluturmak iin nehri tkadklarnda mezarlar tarlar." "Para su altndaysa hap yuttuk demektir" dedim, "Ama hl toprak stnde olduunu varsayalm. Sende Louisville haritas var m? Bana neyin nerede olduunu hele bir gster bakalm." Ray otomobile gidip byk Birleik Devletler haritasyla birlikte bir de Louisville haritas getirdi. "Otomobil Kulb'nn sayglaryla. dn aldm araba epey yklym dorusu." Kent haritasn atm. "nce birincisiyle balayalm. Dixie Otoyolu nerede?" Sar Sayfalar'da yazl mezarlklar birer birer iaretledik, Johnny Lee'nin polis tarafndan yakaland yere yakn drt be tane vard. Herbirinin adresini ve telefon numarasn ayr birer kda yazdm. "imdi ne olacak?" diye sordu. "Yarn sabah ilk i olarak bunlar arayp Pelissaro adnda birinin orada gml olup olmadn soracaz." "Tabii resimdeki mezarln Louisville'de olduunu varsayyoruz." "Bu kadar ters olma" dedim. "Bunun nemli olduunu, aksi halde Johnny'nin sana bu resmi gndermeyeceini dnmek zorundayz. Amac sana bilgi vermekti, seni kandrmak deil." "Eh, umarm ok karmak bir biimde vermemitir, yoksa bunun ifresini asla zemeyiz." Saat dokuzda artk tkenmitim ve yatma konusunda az aryordum. Ray ise Gilbert'ten ses kmad iin kayglyd. "Telefon ederse ne diyeceksin?" diye sordum. "Bilmem. Bir ey uydururum. Kzn iyi olduunu gzlerimle grmek iin yarn sabah erkenden buraya gelmelerini isteyeceim. Bu arada seni rahat ettirelim bakalm. Bitkin grnyorsun." Ray annesinin dolabndan iki battaniye ile bir yastk kard. "nce tuvalete gitsen iyi olur, yukarda yok." Tuvaletten sonra Ray'in ardndan yukar ktm. Yukarda zaten deil tuvalet, fazla bir ey de yoktu: Ahap bir yatak, bir baca ksa bir masa, krk mumluk ampull ve sararm abajurlu bir lamba. Bir ara bcekler iin korktumsa da, ok gemeden odann, hibir bcein yaayamayaca kadar souk olduunu farkettim. "htiyacn olan her ey tamam m?" "Tamam" dedim. O aa inerken yataa oturdum. Yatak zerinde kiriler eimle indii iin ayakta duramyordum. Oda ok souktu ve is kokuyordu. Bir tr izolasyon olarak biri ilteyle somya arasna gazete yerletirmiti ve kprdandmda ktlar hrdyordu. iltenin kenarn kaldrp tarihine baktm: 5 Austos 1962. Elbiselerimi karmadan battaniyelere sarnarak uyudum. Lambann verdii o hafif sy bile kaybetmemek isteime ramen sndrdm. Yastk pide gibi dz ve hafife nemliydi. Bir sre merdiven boluundan gelen a baktm. Aadan Ray'in ayaksesleri, iskemlelerin ekilmesi ve zaman zaman da televizyondan kahkahalar geliyordu. Bu koullar altnda nasl uyuduumu bilemiyorum ama uyumu olmalym. Bir ara uyanp saate bakmak iin yaktm: Sabahn ikisiydi ve aada hl k yanyordu. Televizyon kapal gibiydi, ancak gece sessizlii, kaynan kestiremediim grltlerle kesilmekteydi. Bir sre sonra uyandmda ev karanlk ve tamamen sessizdi. Mesanemin doluluu beni rahatsz ediyordu ama irademi Kullanp kendimi tutmaktan baka yapabileceim bir ey yoktu. nsan, bakasnn evinde yatp uyumak zorunda kaldnda hangisinin daha kt olduunu gerekten kestiremiyor: stne fazladan bir battaniye alamadan souktan donmak m yoksa ieyememek mi. Her ikisi iin de aaya inebilirdim herhalde ama o zaman da Helen'in beni hrsz sanacandan ya da Ray'in yatana girmek iin geldiimi dneceinden korkuyordum. Sabahn ilk klaryla uyandm ve ylece yattm. Bir sre gzlerimi kapayp bekledim. Aada bir kprt duyunca hemen kalkp merdivene atldm. Ray ile annesi kalkmlard. Ben doru tuvalete gittim, iimi, bitirip dilerimi fraladm. Mutfaa dndmde Ray sabah gazetesini okuyordu. Tra olmaya vakit bulamadndan enesi bembeyazd. Yzndeki berelere artk altmdan farketmiyordum bile. Beyaz tirtnn zerine eteklerini darya kard bir blucin gmlek giymiti. Yama gre. gayet formdayd ve gvdesinin st ksmna baklrsa cezaevindeyken epey arlk kaldrm olmalyd. "Gilbert'ten haber var m?" Ban sallad.

Helen'in bir gece nceden hazrlad kahvalt sofrasna oturdum. Ray Courier-Journal'n bir blmn verdi. Bir gn daha beraber olursak annesinin yannda oturan yal bir ifte dnecektik. Helen baston diye beysbol sopasna dayanarak mutfakta dolayordu. "Ayan m aryor?" diye sordum. "Baldrm. uradan uraya kadar morarm." "Sana yardm etmemi istersen syle." Kahve olurken Helen sosis kzartmaya balad. Bu kere ok esaslyd dorusu. Birer dilim ekmei yada kzartm, ortasna bir yumurta oturmutu. Ray kendisininkine ketap boalttysa da ben cesaret edemedim dorusu. Kahvaltdan sonra listemizdeki be mezarl aramaya baladm. Amatr bir soybilimci olduumu ve blgede aile gemiimi aradm sylyordum. Ho, kimsenin umurunda deildi ya. Drdnc telefonda bir kadn mezar sat kaytlarna bakt ve bir Pelissaro buldu. Mezarl tarif ettirdikten sonra beincisini de aradm ama o da bo kmt. Ray ile baktk. "Umarm hakli karsn" dedi. "Bir de yle bak: Bundan baka ne var elimizde?" "Doru. Dua gittim. Salarm ampuanlarken telefon ald. Ray telefonu at ve fazla konumadan bireyler homurdand. Ben iimi ksa kestim, suyu kapayp kurulandm, giyindim. Hi olmazsa ne giyeceim diye bir derdim yoktu. Mutfaa girdiimde Ray arka bahedeki kulbeden ieri garip bireyler tayordu. ki krek, bahe makas, ip, kerpeten, keski, eski bir el matkab, iki ngiliz anahtar. "Gilbert Laura'yla geliyor" dedi. "Neyle karlaacamz bilmiyorum. Bir tabut karmak zorunda kalabileceimizi dnerek bireyler hazrladm." Colt tabanca bankonun zerindeydi. Ray geerken onu da alp beline soktu. "Onu neden aldn ki?" "Bu kere beni gafil avlayamayacak." tiraz etmek istedim ama haklyd. Ben de heyecanlanyordum. Gsm skyor, karnmda bir ey kaslp boaldka vcudum titriyordu. Kama isteiyle bundan sonra ne olacann merak arasnda gidip geliyordum. Ne dnyordum acaba? Sonucu etkileyebileceimi mi? Belki. Ama daha ok buraya kadar geldikten sonra iin sonunu grmek zorunluluunu hissediyordum sanrm. 20 Gilbert'le Laura bir saate kalmadan herhalde sekiz bin dolar doldurduklar torba antayla kageldiler. Gilbert belki de seksen be yanda kr bir kadn tarafndan altedildiinden kabaday grnmn korumak amacyla Stetson'u bana geirmiti. Laura'nn bitkin olduu grlyordu. Teni sanki kire kaymana sokulmu gibiydi, berelerinden geri kalanlar enesi boyunca sar ve yeil glgeler olarak uzanyordu. Yznn beyazlna kyasla koyu kzl salar ar renkli ve yapay gibi durmaktayd. Gzleri Ray'inkiler kadar kestaneydi ve ikisinin de enesinde gamzeleri vard. Elbiselerini karmadan yatma benziyordu. zerinde yine ilk grdmde olanlar vard: Blucin kumandan ksa kollu bol elbise, altnda uzun kollu beyaz bir tirt, krmz beyaz izgili tayt ve ayanda krmz tenis ayakkablar. Karnndaki para kemerini karnca sanki ar bir hastaln sonunda aniden kilo vermi gibiydi. Gilbert epey gergin grnyordu. Yznde hl Helen'in samalarnn dedii yerlerde kzarklklar vard ve kulann memesi zerine bir bant yaptrmt. Bu ilk yardm kantlar dnda giyimi temiz, blucini tlenmi grnyordu. zerinde beyaz bir kovboy kesimi gmlek, deri bir yelek ve geni bir kravat vard. Tahminime gre Mississippi'nin batsna yalnzca bir kere, o da geen hafta ktna gre bu kyafeti gsteri iin olmalyd. Laura babaannesini grnce o yana yrmeye kalknca Gilbert parmaklarn aklatt ve kadn tpk bir kpek gibi geriledi. Gilbert sol elini kadnn boynuna koyup kulana bireyler mrldand. Laura zgn grnyordu ama direnmedi. Gilbert'in gz Ray'in belindeki tabancasna takld. "Hey Ray, tabancay ver bakalm." "nce sen anahtarlar ver" dedi Ray. "imdi samasapan bir tartmaya girmeyelim" dedi Gilbert. Sa eli Laura'nn boazna uzand ve avcunun iinde saklad sustalnn ba grnd. Ban ucu Laura'nn derisini yard. "Baba?" Kznn sesinde aknlk ve strap vard. Ray kan aktn ve kzn hi kprdamadan durduunu grd. Belindeki Colt'a bakt. Tabancay kard, namlusundan tutup Gilbert'e uzatt. "Al bakalm. ek o ba kzn boynundan." Gilbert ba neredeyse gzle grlmeyecek kadar hafife ekerek Ray'e bakt. Laura kmldamad. Kann tirtnn yakasnda yayldn grebiliyordum. Yanaklarndan aa gzyalar szlyordu. Ray, "Haydi al tabancay ve ba ek" diye sabrszland. Gilbert sustalnn dmesine bast. Laura elini yarasna dedirdi, sonra kanl parmaklarna bakt. Gidip bir iskemleye oturdu. Yznde renk kalmamt. Gilbert sustaly sol eline geirip sa eliyle tabancaya uzand. Dolu olan arjr kontrol ettikten sonra emniyet mandal ak olarak beline soktu. Tabanca eline geince rahatlam gibiydi. "Birbirimize gvenmemiz gerek, deil mi? Paradan paym aldm zaman kz alr gidersin ve iimiz biter."

"Anlatk" dedi Ray. Duraksamas Gilbert'in gznden kamamt. "Gemi gemitir. Haydi gel tokalaalm." Elini uzatt. Ray adamn eline bakt, sonra tokalatlar. "Haydi imdi iimize bakalm yleyse ve numara yok, tamam m?" Gilbert glmsedi. "Kz bende olduu srece bir ey yapmam ben." Laura bu konumay dehet ve inanmazlk karm bir ifadeyle izliyordu. "Ne yapyorsun? Tabancay neden verdin ona?" dedi babasna. "Szn tutacan m sanyorsun?" Gilbert'in yz ifadesi hi deimemiti. "Sen bu ie karma, yavrum" dedi. Laura'nn gzleri ihanetle doluydu. "Paray paylamaya niyeti yok" dedi. "Sen delirdin mi? Nerede olduunu syle ve beni ldrmeden gidelim buradan." " itir, tamam m?" dedi Ray. "Ben bu para iin krk ylm kodeste geirdim ve imdi senin adamla sorunlarn vat diye vazgeecek deilim. Bunca yldr neredeydin, ha? Ben nerede olduumu gayet iyi biliyorum. Sen neredeydin? imdi seni kurtaracam sanarak geldin yanma. Tamam, ben bu iten syrlyorum, oldu mu? imdi hele yle geri dur da ii bildiim gibi yapaym." "Baba, yardm et bana. Yardm etmek zorundasn." "Ediyorum ite. Senin hayatn satn alyorum ve inan bana bu hi de ucuza gelmiyor. Benim anlamam onunla, sen bu ie karma." Laura'nn yz ta kesildi, enesi katlaarak yere bakt. Gilbert kzn azarlanmasndan keyiflenmi gibiydi. Dokunmak istermi gibi bir adm att ama Laura eliyle elini uzaklatrd. Gilbert kendi kendine glmseyip bana gz krpt. Hibirine gvenmiyordum ve bu midemi kastka kasyordu. Ray yaptmz telefon konumalarn ve ardnda yatan nedeni anlatt. Mezarln adyla mezartann zerindeki ad sylemediine dikkat ettim. "Paray henz bulmadk, ama giderek yaklayoruz. Eer pay almay umuyorsan sen de yardm etmelisin." Ray'in gzlerinde nefret vard. Aralarnda vaat dolu buz gibi bir glmseme doland. Bir sidik yarna girdiklerinde evrelerinde olmayacam umarak birinden tekine baktm. "Anahtarlar yanndadr herhalde" dedi Ray. Gilbert cebinden bir halkaya geirilmi anahtarlar kartp gsterdi, sonra yine cebine soktu. Ray hibir ey sylemeden, toplad malzemeden bir ksmn ald. "Herkes bir ey alsn da yola kalm" dedi. "Bunlar bagaja koyabiliriz." Gilbert sanki emirlere itaat etmiyormu gibi grnmek isteyerek hi acele etmeden matkab ald. "Bir ey daha var. Moruk kar da bizimle gelecek." "Ben seninle hibir yere gitmem." Helen iskemlesine oturup inatla beysbol sopasna yasland. Ray duraksad. "Onun ne ilgisi var ki?" "Arkada biri kalrsa polisi aramayacan nereden bileceim, ha?" "Haydi haydi, Gilbert. Annem yle bir ey yapmaz." "Yaparm tabii" diye kadn atld. Gilbert Ray'e bakt. "Grdn m? Moruk zaten akln karm. Ya o da gelir ya da anlama suya der." "Ne diyorsun sen? Samaladnn farknda msn? Paradan vazgeecek misin?" Gilbert, Laurann boynunu yakalayp srtt. Kadn iyice bir sarst. "Benim hibir eyden vazgemem gerekmez. Kaybedecek olan sensin." Ray gzlerini kapad, sonra at. "Mantonu al, anne. Sen de bizimle geliyorsun. ok zgnm." Helen'in baklar Gilbert'ten Ray'e evrildi. "nemi yok, olum. Sen srar edersen gelirim elbette." Gilbert hibirimize gvenmediinden hepimiz ayn otomobile dolutuk. Gilbert, Helen ve Laura arkada oturdular. Yal kadn torununun elini tutuyordu. Helen'in beysbol sopasnn elinde olduu Gilbert'in gznden kamamt. Helen adamn baklarn hissedince sopay sallad. "Seninle iimiz daha bitmedi, moruk" diye sylendi Gilbert. Ray otomobili kullanyor, ben de haritadan bakarak ona yol gsteriyordum. Portland Caddesi'nden douya gittikten sonra Market Soka'na saptk, oradan kprnn altndan geip kuzeye giden 71 nolu yola girdik. Hava rzgrl ve biraz daha scakt. Gkyz masmaviydi, yalnzca ufukta bulutlar belirmeye balamt. Ray'in kk bir trafik suu ileyeceini ve otoyol polisi tarafndan durdurulacamz umuyordum Ama Ray gstergeyi sabit tutuyor ve yllardr kimsede grmediim el iaretleri yapyordu. On ki eme Mezarl Oldham lesindeydi ve bir zamanlar be yz dnm ormanlk olan bir alan kaplyordu. Yllar boyunca tepelik arazi ehliletirilmi ve dzenlenmiti. Mezarln demir kaplar akt. Yol saa ve sola ayrlyor, buz gibi Kasm havasna su fkrtan fskiye ortada kalyordu. Kk bir tabeladaki oku izleyerek stler ve serviler arasndaki ta binay bulduk. Ray otomobili binann nndeki mcr kapl alana ekti. Pencereden bir kadnn bize baktn gryordum. Gilbert, Helen'i de alp ieri girdi. Laura'nn yz hl morluklarla kapl olduundan dikkati ekmek istemiyordu. Kendi yz de kk kk kesiklerle doluydu ama kimse ne olduunu soracak cesareti bulamazd nasl olsa. Onlar gidince Laura dikiz aynasndan babasna bakt. Beni gstererek, "Ya bu?" dedi. "Ona ne olmu ki?"

"Gilbert babaannemin polise haber vereceinden korkuyor. O vermez mi sanki?" Oturduum yerde dnp yzne baktm. "Benim kimseye haber vermeye niyetim yok. Ben evime dnmeye alyorum." Laura beni duymazlktan geldi. "yle oturup da bizim paralar alp gitmemizi mi seyredecek sanyorsun?" "Daha paray bulmu deiliz" dedi Ray. "Bulunca ne olacak peki?" Ray'in yznde skntl bir ifade belirdi. "Laura, benden istediin nedir?" "Bamza bela olacak." "Olmayacam!" Laura camdan dar bakt. Helen'le Gilbert dnyorlard. Gilbert kadn arka koltua iteledi, sonra kendi de teki yandan girip oturdu. Helen ters bir ey syleyince, Ray, "Anne, dikkatli ol" dedi. Kadn ne eilip olunun omzunu okad. Gilbert kapsn arparak kapatp elindeki bror bana uzatt. Mezarla daha nceden telefon ettiim iin sat brosundaki kadn mezarln gelimesini ve ayrntlarn anlatan bror hazrlamt. Brorde mezarln krokisi vard ve ilgin yerler bir X ile iaretlenmiti. Kadn bizim ziyaret etmek istediimiz yerin bir krokisini de vermi, Pelissaro mezarn krmz daire iine almt. Gilbert'e baktm. "Bu iin sonu fos kabilir." "O zaman yedek bir plann olduunu umarm." Yedek planm arkama bakmadan kamakt. Ray motoru altrd. Kadnn tkenmez kalemle iaret ettii yolu gsterdim. Mezarlk birbirlerine bal dairelerden olumutu. Bakire emesinden sola saptk, sonra saa dnp mezarln eski blmne getik. Mezarlk adn iindeki on iki emeden alyordu ve hepsi de hi beklenmedik anlarda havaya sularn fkrtyordu. California'da olsak byle su harcama, zellikle saylar biraz fazla olan kuraklk yllarnda mutlaka yasaklanrd. Askerlerin gmld ve birbirinin ei mezartalarnn yeni ekilmi bir bahe kadar dzgn olduu blmden getik. Mezarln eski blmnde mozoleler gerekten etkileyiciydi: Eik kornileri ve iyon stunlaryla granit yaplar. Byklerinde balarn ne emi, diz km ocuklar, ta kuzular, ieklikler, tatan perdeler ve Korent stunlar, piramitler, Meler, dnceli tavrl, biimli vcutlu kadnlar, dkme demirden kpekler, kemerler, aksi bakl erkek bstleri vard ve aralarna mtevaz boyutlarda granit tabletler ve basit mezartalar serpitirilmiti. Pelissaro mezar bir kmaz yoldayd. Park edip indik Gilbert apkasn arka koltua frlatt. Fotorafa bakyor ve nmzdeki sahnenin krk yldan beri hi deimediini gr-yordum. Pelissaro antnn beyaz mermer ta dier btn mezarlarn zerinde ykseliyordu. Fotoraftaki aalarn ou hl vard ve zamanla ok bymlerdi. Resimde olduu gibi dallar yine plakt ama bu kere yerde kar yoktu. Resimdeki demir parmaklk iindeki mezarta kmesini, samzdaki duvar parasn da grdm. Gilbert imdiden sabrszlanmaya balamt. "imdi ne yapacaz?" diye sordu Ray'e. Ray'le baktk. Gilbert imdiye kadar szn tutmutu. Yalnzca salam ve hayatta olmakla kalmayp ayn zamanda bir gece nce dayak da yememi grnen Laura'y getirmiti. Ray'le kendi szmz tutmann bir yolu olmadn bilerek durmu, vakit kazanmaya alyorduk. Bildiimiz eylerin snrn belirtmeye almtk ama Gilbert'in byle mulak konulara kar hogrs yoktu. Mantosuna sarnm olan Helen sabrla bekliyor ve herhalde iimizden biri sand byk bir heykele dikkatle bakyordu. "Ben ta falan karacak deilim" dedi Gilbert. "Hele bunu. En az iki ton vardr." "Bir dakika izin verin" dedi Ray. nmzdeki sahneye, mezartalarna, araziye, vadilere, aalara, gerideki tepelere bakt. Ben de ayn eyi yapyordum ve ne dndn biliyordum: Oynadmz bu oyundaki bir sonraki hamleyi dnyordu. Uzaklarda, zerinde anlaml bir ey yazan bir su kulesi ya da bir bahvan kulbesi falan greceimizi ummutum. Pelissaro mezarl nemli olmalyd, aksi takdirde neden fotoraf gn-defsindi ki? Anahtarlar nemli olmayabilirdi, ama ant on anlam ifade ediyordu. Ama ne? Ray'in evredeki mezartalarn okuduunu gryordum. Onlarda da belirgin bir ey yoktu. yz altm derece bir dn yaparak arkamzda mozolelerle evrili kmaz sokaa baktm. "Tamam" dedim. Ray'in kolunu tutup gsterdim. kmaz sokan evresinde kalkk bir yakay andran bir tepede be mozole vard. Herbirinin cephesi farklyd. Biri minyatr bir katedrale, dieri kk bir Partenon'a, ikisi stunlar ve merdivenleriyle kk bankalara benziyordu. Her birinde apnn stndeki taa aile ad kaznmt. REXROTH. BARTON. HARTFORD. WILLIAMSON. Dikkatimi eken beinci mozole olmutu. Kapnn stnde LAWLESS yazyordu. Ray parmaklarn aklatt. Gilbert'e, "Anahtarlar ver" dedi. Gilbert hi ses karmadan anahtarlar uzatt. Mozolenin giriinde demir bir kap vard ve uzaktan bile kocaman bir anahtar delii grnyordu. Kapnn demirleri arasndan bir zincir geirilmi, onun da ucuna bir asma kilit aslmt. Elimdeki krokiye baknca Lawless parselinin numarasnn M550 olduunu grdm. Johnny Lee'nin mesaj alnmt. Bunu baardmza inanamyordum ama mesaj doru zmtk ite. Ray mozolenin karsna park ettiimiz otomobile gidip bir levye ald. "Sen de bir ey al" dedi. Gilbert yine hi ses karmadan bir krek ald. Laura da bir ekile Ray'in son dakikada bulup arkaya att kazmay ald. Beimiz nden yrrken Helen arkada, beysbol sopasn yere vura vura geliyordu. Kapnn

parmaklklarndan baktk. erde zemini ta deli ve yaklak metre eninde ve iki metre boyunda bir oda vard. Arka duvarda yanyana ve stste drder drder tabut yerletirilecek on alt blme gze arpyordu. Ray kk anahtar Master kilidine sokup evirdi. Kilit ald. Boalan zincir yere dt. Byk demir anahtar da fazla bir zahmet gerektirmeden dnd yuvasnda. Demir kap metalin metale srtnmesinden kan bir gacrtyla ald. eri girdik. On iki gm yeri doluydu. Herbirinde lnn, ad, doum ve lm tarihleri ve kimisinde bir msra yazlyd. Kalan drt yer ise betonla rtlyd ve zerinde hibir iz yoktu. Ray ilk harekete geen kii olmaya hevesli deildi. Ne de olsa buras bir aile mezarlyd. "Sanrm artk ie balasak iyi olacak" dedi. Levyeyi en stteki beton dolguya indirdi. Gilbert kreklerden birini ald ve Ray'in yannda almaya balad. Darack mozolenin iinde grlt bana kulaklar sar edecekmi gibi geliyorsa da, dardan pek duyulacan tahmin etmiyordum. Beton ok ince bir tabaka halinde dklm olmalyd ki hemen atlayp krlmaya balamt. Ray ilk gedii atktan sonra Gilbert kreini sokup geniletiyordu. Bu arada Laura diz km elindeki kazmay en alttaki blmeye indirmekteydi. Ortalk toz dumana boulmu, havada imento paralar uuuyordu. Bu alkanlklarnda insan rahatsz eden bir ey vard. Ganimetin kokusunu alnca btn eski kavgalar ve atmalar unutulmutu. Hedefe ok yaklamlard ve artk ekimenin yerini agzllk almt. Helen'le yollarndan ekilip duvara yaslandk. Demir parmaklkl kapdan tepeye doru baknca rzgrn aalarn dallarn salladn gryordum. Gkyzn bulutlar kaplam, tepemizde kara bulutlar dolmutu. Hava, California'da hep sabit ve tekdze olduu halde burada ok deikendi. Bu durumun nereye gittiini dnemiyordum ve korkuyla her eyin iyi bitecei zayf umudu arasnda gidip geliyordum. Ray ile Gilbert paray paylaacaklar, el skacaklar ve ekip kendi yollarna gideceklerdi, ben de evime dnecektim. Laura, Gilbert'i brakr, belki ayrlmalarndan nce babas ve babaannesi ile bir sre otururdu. Ray de herhalde annesinin yannda kalacak ve daha nce yakalanp cezaevine gnderilmezse kadnn gzlerini ameliyat ettirecekti. Saate baktm. Henz onu eyrek geiyordu. leden sonraki uaa yetiirsem akam yemeine evimde olabilirdim. Dn ncesi elenceleri karmtm. Yarn gece William'la "ocuklar" bowlinge gidecekler, Nell ve Klotilde ile ben herhalde Rosie'de yemek yiyecektik. Rosie provaya gerek olmadn sylemiti. "Prova edecek ne var? Yanyana durup yargcn szlerini tekrar edeceiz." Nell benim havai tarz elbisemin zerinde son dzeltmeleri yapmamt ama onun da ne kadar dzeltilmeye ihtiyac vard ki? Birden Ray, Gilbert ve Laura'nn ta odadan torbalar srkleyerek dar kardklarn farkettim. Helen'le ben de arkalarndan ktk. Ray torbalardan birini asfaltn stne boca etti. Bir yandan da, "Johnny bir dahiydi" diyordu. "Bu kimin aklna gelirdi ki? u anda burada olmasn isterdim. Bunu grmeliydi. una bakn! Tanrm, ne kadar gzel, deil mi?" Yere Amerikan ve yabanc paralar, mcevherler, gm eya, hisse senetleri, sikkeler, pul albmleri, altn ve gm dolarlar dklmt. Bu deerli eyann oluturduu tepecik dizlerime kadar ykseliyordu ve onun kadar dolu daha alt torba vard. Helen bile gzlerinin zayflna ramen ganimetin byklnn farkndayd. Yere bir damla dt, sonra bir ikincisi ve ncs. Ray elini uzatarak havaya bakt. "Gidelim haydi" dedi. Laura torbay doldururken Ray'le Gilbert dierlerini arabaya tadlar. Sonuncu torba da yerletirilince Ray bagaj kapan kapad. Otomobile binmek zereyken gzm Gilbert'e iliti. Gmleinin eteini pantolonunun iine sokmaya altn sanyordum ama birden tabancasn karmakta olduunu farkettim. Ray yzm grnce Gilbert'e dnd. Gilbert imdi bacaklarn iki yana am, tabancay bize evirmiti. Laura, Helen'in kolunu tuttu, ikisi de ta kesilmi gibi kaldlar. Laura'nn eilip babaannesinin kulana birey fsldadn grdm. Kadnn gzleri grmedii iin olanlar anlatm olmalyd. Gilbert sanki bizler orada deilmiiz gibi srtarak Ray'e bakyordu. "Bunu sana sylemek hi de ho deil, Ray ama dostun Johnny bir katildi." Ray adamn yzne bakt. "Sahi mi?" "Darrell McDermid'i o ldrtt." Ray'in kalar atld. "Ben Darrell'in bir kaza sonucu ldn sanyordum." "Kaza falan deildi. Johnny ldrlmesi iin birine esasl bir para dedi." "Neden? Bizi polise ihbar etti diye mi?" "Johnny yle demiti." "Peki onu kim ldrd?" "Ben. ocuk zaten kardeinin lmne ok zlyordu, ben de onu skntdan kurtardm." Ray bir an dnd, sonra omuzlarn silkti. "Eh, ne kar bundan? Bu bilgiyle yaayabilirim. yi olmu. lm haketmiti." "yle ama Darrell sulu deildi. Darrell hibir ey yapmamt. Biri Johnny'ye esasl bir palavra skmt." Gilbert alayc bir pimanlkla konuuyordu. "Polise ihbarda bulunan bendim. Bunu anlayamam olmanza hi akl erdiremedim dorusu." "Muhbir sen miydin?"

"Ne yazk ki, evet. Ak konualm. Ben aalk herifin biriyim. Hani bir adam ylan kurtarm da sonra ylan onu srm ya, onun gibi ite. 'Hey ne yaptn, ben senin cann kurtarmtm' demi. Ylan da, 'Bana bak, ahbap, beni ilk eline aldnda ylan olduumu biliyordun' diye yant vermi." "Gilbert, inan bana, seni bir an bile iyi bir insan olarak grm deilim." Ray elini arkasna uzatt. Bir daha ne getirdiinde 38'lik bir Smith Wesson vard elinde. Gilbert gld. "Dello, ha! Bu gzel ite." "Yapma baba" dedi Laura. "Haydi, ocuklar" dedim. "Bunu yapmak zorunda deilsiniz. Herkese yetecek kadar para var..." "Konu para deil" dedi Ray. Bana bakmyordu. Gilbert'e bakyordu ve aralarnda yalnzca metre kadar bir ey vard. "Konu kzmn rzna geilmesi, eski karmn dvlmesi. Darrell ile Farley'in intikamlar. Birbirimizi anlyor muyuz?" "Kesinlikle" dedi Gilbert. Ben bir adm geriledim. ki adama yle dalmtm ki, Helen'in yaptn grmedim bile. Kadn beysbol sopasn kaldrd ve Gilbert'e doru krlemesine sallayarak Ray'in koluna indirdi. Gilbert'i skalamt, az daha benim dilerimi dkecekti. Sopa yzmn nnden geerken dudaklarmda rzgrn hissettim. Kadn darbenin iddetiyle savruldu, otomobile arpt, sopa elinden utu gitti. "Anne! ekil oradan! Biriniz ekin unu!" Laura bir lk atarak meldi. Ben kendimi yere attm. Bam kaldrnca Gilbert'in kadna nian alp tetii ektiini grdm. Bir takrt oldu. Gilbert akn akn elindeki Colt'a bakt. Horozu bir daha ekip tetie bast. Yine t sesi duyuldu. Namluyu ekip kurunu kard yerine yeni bir tane srd. Bu kere dnp Ray'e nian ald. Tetie bast. t. Horozu ekip bir daha bast. t. "Neler oluyor?" diye sylendi. Ray gld. "Th, ateleme piminin boyunu ksalttm sylemeyi unutmutum." Ray ate etti ve Gilbert gk kmadan yere devrildi. Ray adamn ba ucuna gelip bir el daha ate etti. Bylenmi gibi kendisine bakyordum. Bir el daha. Ray dnp bana bakt. "Sakn ha!" Gzucuyla bir hareket sezdim ve kafama arpan beysbol sopasnn atrtsn duydum. Karanln kmesinden nceki bir an iinde zntyle Helen'e baktm. Yine yanl adama vurmu olmalyd. Ancak kadnn elleri botu. Sopa Laura'dayd. Kendimi kaybettim. Geceyi hayatmn en feci baarsyla Baptist East adnda bir hastanenin zel odasnda geirdim. Beyin sarsnts geirdiim iin doktor ar kesici ila vermiyor, yarm saatte bir hayati belirtilerimi kontrol ediyordu. Uyumama izin olmad iin Oldham lesi eriflik brosunun iki detektifinin sorularn yantladm ben de. yi insanlard ama anlattm hikyeye de inanmakta glk ekiyorlard. Beyin sarsnts falan demeden yalanlar birbiri ardna sralyor, olaylarla bir ilgim olmadn iddia ediyordum. Sonunda Courier-Journal'e bir telefon edildi ve muhabirlerden biri eski saylar kartrarak banka soygununu, faillerin adn ve kayp para hakknda zamannda ileri srlm o renkli tahminleri buldu. Ancak para hl kaypt. Ray Rawson, yal annesi ve kz Laura da. Laura'nn nikhsz kocas ise delik deik gvdesiyle morgda yatmaktayd. Ben silah zoruyla oraya gtrldm ve artk iim kalmaynca da kafama vurularak orada brakldm iddia ediyordum. Beni yalanlayacak kimse kalmamt ki. Santa Teresa'da Temen Dolan'a telefon edilip de kendisinin lehime konumas ve biraz lekelenmi erefimi savunmas etkili olmutu. fadem alndktan sonra Ray Rawson ile etesi tutuklandklar ve mahkemeye karldklar takdirde tanklk etmeye geleceime sz verdim. Buna pek ihtimal veremiyorum ya. Ray'in elinde o kadar para ve cezaevinde krk yl iinde tand o kadar insan varken zerinde her an kimlik, pasaport ve istedii yere uak bileti tadndan hi kukum yoktu. aramba sabah taburcu olduumda nbeti sona eren bir hemire beni Helen Rawson'un evine yakn olan Portland semtine kadar gtrmeyi teklif etti. Kede inip eve kadar yrdm. Bina karanlkt. Arka kap akt ve aceleyle kaarken eitli giyim eyalarn oraya buraya satklarn grebiliyordum. Yatak odasna girip lambay yaktm. Yal kadnn btn ilalar ortadan kaybolmutu ki, bu da olu ve torunuyla katn gsteriyordu. Bu kere kredi kartma bavurmadan telefona sarldm. Henry'nin yerine yine telesekreteri kt. Bu adam hi evinde oturmaz myd? Rosie'nin telefonu da ald ama o da almad. Arkadam Vera'y aradm; o da doktor kocasyla hafta sonunu geirmek zere gitmi olmalyd. Eski arkadam Jonah Robb'un numarasn evirdim. Aan olmad. Bir zamanlar altm irketteki sekreter Darcy Pascoe'yu bile aradm. Ama talihim yoktu artk panie kaplmaya balamtm. u dnyada beni iinde bulunduum bu skk durumdan kurtaracak bir tek insan yok muydu? Sonunda aklma gelen tek kiinin numarasn evirdim. Telefon drt kere aldktan sonra ald. "Alo, Tasha sen misin? Ben kuzenin Kinsey. Eer bir eye ihtiyacn olursa ara demitin, hatrladn m?" SONSZ Dn, kran Gn yapld. Rosie'nin lokantas iekler, mumlar ve oda koku gidericileriyle batanbaa deimiti. Beyaz Hawai gelinliiyle Rosie ve smokiniyle William, Yarg Raney'in karsnda elele tututular, ikisinin de yzleri parlyordu. Mum nda gen grnmyorlard ama o kadar yal grnyorlar da

denilemezdi. Sanki ilerinde bir k parldyor gibiydi. Herkes verilen szlerin bir parasyd sanki. Henry, Charlie, Lewis, Nell ve tekerlekli sandalyesinde Klotilde. "yi ve kt zamanlarda, hastalkta ve salkta" hepsi iin geerliydi. Sevmenin ve sevilmenin ne demek olduunu biliyorlard. Istrabn, sakatln, bedensel gszln bilgeliin ne olduunu biliyorlard. Orada dururken Ray'i, Laura'y, Helen'i ve nereye gitmi olacaklarn dndm. Sama olduunu biliyorum ama benim salam olduumu grmek iin beklememeleri beni biraz zmt. Bir bakma benim ailem olmulard. Bizi dmanlk karsnda birlemi bir birim olarak grmtm, birka gnlne olsa da. Hep yle devam edebilecek deildik tabii ama yine de olayn sona ermesini, teekkrler edilmesini, imdilik hoa kal, bize de arada srada yaz falan gibi bireyler sylenmesini beklerdim. William ile Rosie kar koca ilan edildiler. William Rosie'nin yzn elleri iine ald ve pmeleri gller kadar tatlyd. William titrek bir sesle, "Sevgilim, btn hayatm boyunca seni bekliyordum" diye mrldand. Benimki dahil salonda bir tek kuru gz yoktu. Sayglarmla, Kinsey Millhone Sue Grafton _ Lanetli'nin 'L'si Kitaplar, uygarla yol gsteren klardr. UYARI: www.kitapsevenler.com Kitap sevenlerin yeni buluma noktasndan herkese merhabalar... Cehaletin yenildii, sevginin, iyiliin ve bilginin paylald yer olarak grdmz sitemizdeki tm e-kitaplar, 5846 Sayl Kanun'un ilgili maddesine istinaden, engellilerin faydalanabilmeleri amacyla ekran okuyucu, ses sentezleyici program, konuan "Braille Not Speak", kabartma ekran vebenzeri yardmc aralara, uyumluolacak ekilde, "TXT","DOC" ve "HTML" gibi formatlarda, tarayc ve OCR (optik karakter tanma) yazlm kullanlarak, sadece grmeengelliler iin, hazrlanmaktadr. Tmyle cretsiz olan sitemizdeki e-kitaplar, "Engelli-engelsiz elele"dncesiyle, hibir ticari ama gzetilmeksizin, tamamen gnlllk esasna dayal olarak, engelli-engelsiz Yardmsever arkadalarmzn youn emei sayesinde, grme engelli kitap sevenlerin istifadesine sunulmaktadr. Bu e-kitaplar hibirekilde ticari amala veya kanuna aykr olarak kullanlamaz, kullandrlamaz. Aksi kullanmdan doabilecek tmyasalsorumluluklar kullanana aittir. Sitemizin amac asla eser sahiplerine zarar vermek deildir. www.kitapsevenler.com web sitesinin amacgrme engellilerin kitap okuma hak ve zgrln yceltmek ve kitap okuma alkanln pekitirmektir. Ben de bir grme engelli olarak kitap okumay seviyorum. Sevginin olduu gibi, bilginin de paylaldka pekieceine inanyorum.Tm kitap dostlarna, grme engellilerin kitap okuyabilmeleri iin gsterdikleri abalardan ve yaptklar katklardan tr teekkr ediyorum. Bilgi paylamakla oalr. Yaar MUTLU LGL KANUN: 5846 Sayl Kanun'un "altnc Blm-eitli Hkmler" blmnde yeralan "EK MADDE 11" : "ders kitaplar dahil, alenilemi veya yaymlanm yazl ilim ve edebiyat eserlerinin engelliler iin retilmi bir nshas yoksa hibir ticar amagdlmeksizin bir engellinin kullanm iin kendisi veya nc bir kii tek nsha olarak ya da engellilere ynelik hizmet veren eitim kurumu, vakf veya dernek gibi kurulular tarafndan ihtiya kadar kaset, CD, braill alfabesi ve benzeri formatlarda oaltlmas veya dn verilmesi bu Kanunda ngrlen izinler alnmadan gerekletirilebilir."Bu nshalar hibir ekilde satlamaz, ticarete konu edilemez ve amac dnda kullanlamaz ve kullandrlamaz. Ayrca bu nshalar zerinde hak sahipleri ile ilgili bilgilerin bulundurulmas ve oaltm amacnn belirtilmesi zorunludur."

bu e-kitap Grme engelliler iin dzenlenmitir. Kitab Tarayan ve Dzenleyen Arkadaa ok ok teekkr ederiz. Kitap taramak gerekten incelik ve beceri isteyen, zahmet verici bir itir. Ne mutlu ki, bir grme engellinin, dzgn taranm ve hazrlanm bir e-kitab okuyabilmesinden duyduu sevinci paylaabilmek tm zahmete deer. Sizler de bu mutluluu paylaabilmek iin bir kitabnz tarayp, kitapsevenler@gmail.com Adresine gndermeyi ve bu isimsiz kahramanlara katlmay dnebilirsiniz. Bu Kitaplar size gelene kadar verilen emee ve kanunlara sayg gstererek ltfen bu aklamalar silmeyiniz. Siz de bir grme engelliye, okuyabilecei formatlarda, bir kitap armaan ediniz... Teekkrler. Ne Mutlu Bilgi iin, Bilgece yaayanlara. Not sitemizin birde haber gurubu vardr. Bu Bir mail Haber Gurubudur. Grupta yaynlanmasn istediiniz yazlarnz kitapsevenler@gmail.com Adresine gndermeniz gerekmektedir. Grubumuza ye olmak iin kitapsevenler-subscribe@googlegroups.com adresine bo bir mail atn size geri gelen maili aynen yantlamanz yeterli olacaktr. Grubumuzdan memnun kalmazsanz, kitapsevenler-unsubscribe@googlegroups.com adresine bo bir mail gnderip, gelen maili aynen yantlayarak yeliinizi sonlandrabilirsiniz. Daha Fazla Seenek in, grubumuzun ana sayfasn http://groups.google.com.tr/group/kitapsevenler?hl=tr Burada ziyaret edebilirsiniz. sayglarmla. Sue Grafton _ Lanetli'nin 'L'si