You are on page 1of 2

Filistin Haberleri Vahdet.com.

tr

HAMAS'tan Açıklama:"Arap Zirvesi İstenenin


Gerisinde Kaldı"
Filistin İslami Direniş Hareketi (HAMAS) Kahire'de düzenlenen Arap Birliği teşkilatı
zirvesiyle ilgili bir bildiri yayınlayarak, böyle bir toplantı düzenlenmesinin olumlu bir
gelişme olduğunu ancak zirveden çıkan sonuçların beklentilerin gerisinde kaldığını dile
getirdi. Bildiride şu ifadelere yer verildi:

"Bütün Arap ve İslam toplumlarıyla birlikte biz de Filistin İslami Direniş Hareketi (HAMAS)
olarak 21-22 Ekim 2000 tarihlerinde,Filistin halkının intifadasının tartışılması amacıyla
Kahire'de gerçekleştirilen Arap Birliği zirvesini ve ondan çıkan sonuçları yakından takip
ettik. Arap liderlerin, yıllar süren bir ayrılık ve dağınıklık halinden sonra intifada konusunu
tartışmak için bir araya gelmelerini Arap birliğinin sağlanması yolunda atılmış doğru bir
adım olarak değerlendirmekle birlikte bu zirveden çıkan kararların ve sonuçların yapılan
saldırılara denk olabilecek düzeyde olmadığını ve gerek Filistin'deki halkımızın ve
gerekse, kutsal intifadanın başladığı ilk günden itibaren işgale karşı direniş seçeneğine
güçlü ve sınırsız bir şekilde yardım etme taraflısı olduğunu açıkça ortaya koyan Arap
halklarının isteklerinin, ümitlerinin ve beklentilerinin de gerisinde kaldığını görüyoruz....
Biz HAMAS olarak bu zirve karşısındaki tavrımızı şu noktalarla özetliyoruz:

Birinci olarak: Bu zirve Filistin halkının ve siyonist düşmanla bütün ilişkilerin kesilmesi,
onunla yapılan aşağılayıcı anlaşmaların ilga edilmesi, yine aşağılayıcı nitelikteki uzlaşma
çalışmalarının tümüyle durdurulması ve gerek siyonist düşmana gerekse onunla irtibatlı
olanlara karşı kapsamlı bir ekonomik boykot uygulama programının yeniden hayata
geçirilmesi beklentisi içinde olan Arap toplumlarının isteklerine en alt düzeyde bile cevap
verememiştir.

İkinci olarak: Zirveden intifadayı övücü ve onun şehitlerine merhamet ifadeleri taşıyan
açıklamaların çıkması gözlere kül çekmekten başka bir şey değildir. Yapılması istenen ise
şüphe götürmeyecek şekilde açık ve net bir kararla işgal altındaki Filistin topraklarında
yürütülen halk direnişinin ve silahlı mücadelenin desteklenmesi, buna maddi ve manevi
yönden yardım edilmesi, siyonistişgal devam ettiği sürece ona karşı direnişin de meşru
olduğunun tekit edilmesiydi...

Üçüncü olarak: Barak hükümetinin tek taraflı olarak "uzlaşma" programını hesaptan
çıkarmasına ve bu programa ağır bir darbe vurmak için siyonist sağla işbirliğine
gitmesine rağmen, yine işgal güçlerinin ellerindeki tanklarıyla, toplarıyla, füzeleriyle ve
otomatik silahlarıyla silahsız halkımıza karşı başlattıkları savaşı bütün şiddetiyle
sürdürmelerine rağmen Arap ülkelerinin hala uzlaşma programını sürdürmede ısrarlı
davranmalarını hayretle karşılıyor ve buna üzülüyoruz.
Dördüncü olarak: Maddi yardım kararlarını takdirle karşılıyor ve vadedilen yardımların
halkımızın çıkarları konusunda güvenilir ve sağlam ellere teslim edilmesini talep
ediyoruz. Bu arada Suudi Arabistan'daKudüs'e ve şehitlerine yardım için iki sandık
açılmasını öneren, kendileri de buna kıymetli katkılarda bulunan kardeşlerimizi de bu
gayretlerinden dolayı tebrik ediyoruz."