Filistin Haberleri Vahdet.com.

tr

İşkence İsrail'de Kanuni Uygulama
Yukarıda, İsrail zindanlarındakitutukluların ızdıraplarından söz ederken bututuklularaişkence edildiğine de kısaca temas etmiştik. Bu konunun biraz tafsilatına girmek istiyoruz. İsrail kanunları, iç istihbarat örgütü Shin-Bet bünyesinde çalışan görevlilerin siyâsi tutukluları itirafa zorlamak amacıylaişkence yapmasına izin vermektedir. İsrail Yüksek Mahkemesi, Aralık 1994 başlarında İşkenceye Karşı Halk Konseyi tarafından Shin-Bet elemanlarının Filistinli tutuklularaişkence yapmalarının yasaklanması için açılan davayı reddetti. Mahkeme sadece söz konusu konseyin Shin-Bet elemanlarının başvurduğuişkence metodlarından bazılarına itiraz için yeni bir dava açabileceğini açıkladı. İsrail ordusuna bağlı bir araştırma merkezinin, Batı Yaka bölgesinde görevlendirilmiş olan İsrail askerleri arasında gerçekleştirdiği bir araştırma sonucunda, bu askerlerin % 46'sının, insanlara akıl almaz derecedeişkence ve bedensel taciz yapıldığına şahit oldukları ortaya çıktı. Araştırma sonuçlarına göre bu uygulamalar İsrail askerleri tarafından Filistinlilere karşı çoğunlukla önemli bir gerekçe gösterilmeden yapılıyor. Sözlü hakaretler, maddi varlıklarda meydana getirilen tahribatlar ve ev yıkımları ise bunun dışında. Uluslararası İnsan Hakları Dayanışma Kurumu İsrail yönetimini tutuklu bulundurduğu Filistinlilere ağırişkence metodları uygulamasından dolayı kınadı. Açıklamada İsrail polisinin son zamanlarda psikolojik ve bedensel taciz ve şiddetli acı verenişkence uygulamalarını artırdığına dikkat çekildi. Adından daha önce de söz ettiğimiz Betselim İnsan Hakları Örgütü Mart 1995 başında yayınladığı raporda intifadanın başladığı 1987 Aralık ayından Şubat 1995'in sonuna kadarişgal altındaki Filistin topraklarında İsrail askerleri tarafından öldürülen Filistinlilerin sayısının 2405'i bulduğunu, bunlardan 35'inin aşırı dövme veyaişkence sonucu hayatını kaybettiğini bildirdi. Aynı bilgi İnsan Hakları İçin Uluslararası Dayanışma Kurumu'nun raporunda da yer aldı. İşkence yüzünden ölümler bu raporların yayınlandığı tarihlerden sonra da devam etti. İşte birkaç örnek: Mahmud Abdullah Umran adında, 17 yaşında bir Filistinli genç tutuklu bulunduğu,Batı Yaka'nın el-Cenin kentindeki Fari'a hapishanesinde soruşturma esnasında uygulananişkence yüzünden hayatını kaybetti. Mahkeme yönetimi ise Umran'ın intihar ettiğini ileri sürdü. Ancak cesedinin üzerinde otopsi yapılmasına izin vermedi. Mahmud

Abdullah Umran 26 Aralık 1994 tarihinde İsrail askerleri tarafından evinden alınıp götürülmüş ve öldüğünün açıklandığı tarihe kadar kendisinden hiç haber alınamamıştı. Abdussamed Hasan Harizât adlı 30 yaşındaki bir Filistinli deKudüs'teki el-Meskubiyye tutukevine yapılanişkence ve dövme dolayısıyla durumunun ağırlaşması üzerine kaldırıldığı Kudüs Hedâsâ Ayni Kârim hastanesinde 25 Nisan 1995 Pazartesi günü hayatını kaybetti. Kudüs Hedâsâ hastanesi yetkilileri Abdussamed Harizât'ın hastaneye getirildiği sırada şuurunu kaybetmiş olduğunu ifade ettiler. Yapılan açıklamaya göre Harizât hastanede otuz saat şuursuz şekilde yattı ve daha sonra kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Mahmud Abdullah Umran'ın cesedinde otopsi yapılmasına izin vermeyen İsrail yönetimi Betselim İnsan Hakları Örgütü'nün ısrarı dolayısıyla Abdussamed Harizat'ın cesedinde otopsi yapılmasına izin vermek zorunda kaldı. Betselim Amerikalı bir otopsi uzmanını da yapılacak işlemleri murakabe etmesi için davet etti. Sonuçta, 28 Nisan 1995 Cuma günü geç saatlerde açıklanan otopsi raporlarında Abdussamed'in daha önce geçirmiş olduğu herhangi bir hastalıktan dolayı değil kafasından şiddetli şekilde dövülmesi dolayısıyla öldüğü duyuruldu. Abdussamed Harizat'tan önce de 8 Nisan 1995 tarihinde Dellâl Ma'zuz adlı 29 yaşında bir Filistinli genç Sarfend cezaevinde soruşturma esnasında uygulananişkenceden dolayı hayatını kaybetmişti.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful