Filistin Haberleri Vahdet.com.

tr
Mescidi Aksa'nın altına kazılan tünel Mescidi Aksa'ya 1969'da düzenlenen sabotajdan sonra çıkan yangın Mescidi Aksa'ya 1969'da düzenlenen sabotajdan sonra yanan minberi

Mescidi Aksa Tehdit Altında
Mescidi Aksa bilindiği üzere Müslümanların ilk kıblesi ve harem mescidler olarak adlandırılan kutsal camilerin Mekke'deki Mescidi Haram'dan ve Medine'deki Mescidi Nebevi'den sonra üçüncüsüdür. Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'deMescidi Aksa'dan adıyla söz etmekte ve bu mescidin etrafının mübarek kılındığını bildirmektedir. Mescidi Aksa'nın İslâm'daki üstünlüğü ve önemi hakkında ayrıca birçok hadisi şerif vardır. İslâm inancına göre yeryüzünün en faziletli mekânları camiler, camilerin de en faziletlileri Mescidi Haram, Mescidi Nebevi ve Mescidi Aksa'dır. Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere Mescidi Aksa aynı zamanda Müslümanların ilk kıblesidir. Bu özelliğinden dolayı da İslâm'da ayrı bir öneme sahiptir. Bu kutsal mabedin İslâm'daki önem ve üstünlüğünün bir sebebi de Resulullah (s.a.s.)'ın isrâ vemirac olayına şahid olmasıdır. Günümüzde bu kutsal cami yıkılma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Siyonistler bu caminin Süleymân heykelinin diğer adıylaSiyon mabedinin bulunduğu yere yapılmış olduğunu ileri sürmekte ve camiyi yıkarak yerine daha önce var olduğunu iddia ettikleri heykeli dikmek istemektedirler. Hatta Ağlama Duvarı'nı takdis etmeleri de bu yüzdendir. Çünkü Ağlama Duvarı'nın daha önceMescidi Aksa'nın yerinde bulunduğunu ileri sürdükleri mabedden geriye kalan tek şey olduğunu ileri sürüyorlar. Bu yüzden Ağlama Duvarı'nın önünde sadece ağlamakla kalmıyor aynı zamanda intikam yemini yapıyorlar. Siyonistler Mescidi Aksa'yı yıkarak yerine Siyon mabedini veya diğer adıyla Süleyman heykelini dikebilmek için bu kutsal mescide birçok kez saldırı ve sabotaj düzenlediler. Bu saldırı ve sabotajlarda bazen Mescidi Aksa yakılmak istendi. Bazen değişik yerlerine bol miktarda patlayıcı madde yerleştirilerek havaya uçurulmasına teşebbüs edildi. Bazen de daha başka girişimlerde bulunuldu. Örneğin 21 Ağustos 1961 tarihinde Denis Ruhan adlı fanatik bir yahudi Mescidi Aksa'yı yakma girişiminde bulundu. Nisan 1980'de ünlü yahudi terörist Meir Kahane, Mescidi Aksa'nın bir yerine bol miktarda patlayıcı madde doldurarak bunu patlatmaya teşebbüs etti. 8 Nisan 1982'de bazı siyonist teröristler Kâh adlı siyonist terör örgütüyle işbirliği yaparak Mescidi Aksa'nın ana girişine bol miktarda patlayıcı madde yerleştirdiler. Ancak bu patlayıcı madde cami görevlileri tarafından patlamadan ortaya çıkarıldı. 10 Nisan 1982'de Meir Kahane taraftarlarından bir grup yahudi terörist zorla Mescidi Aksa'ya girmek istedi. Cemaatin ve cami görevlilerinin engel olması üzerine

çıkan çatışmada cami korumalarından iki kişi öldürüldü. 21 Mart 1983'te Mescidi Aksa'ya gizli bir yoldan girmek için tünel açıldığı tesbit edildi. Ancak tünel tamamlanamadan ortaya çıkarıldığı için teşebbüs başarılı olamadı. 27 Şubat 1984'te bir grup silahlı yahudi, caminin doğu tarafından Rahmet kapısının yakınından içeri girmek istedi. Ancak cami koruma görevlileri onların içeri girip bir katliam gerçekleştirmelerini önlediler. İsrail yönetimi bu sabotajları düzenleyenleri genellikle "deli" diye niteleyerek ilk sorgulamadan sonra serbest bıraktı. Bu saldırıların en geniş çaplısı da 8 Ekim 1990 tarihinde gerçekleştirilen ve 30 Müslümanın şehid edilmesine, 800 Müslümanın da yaralanmasına yolaçan saldırıdır. Tarihe "Kudüs katliamı" olarak geçen bu saldırı, İsrail yönetiminin bazı fanatik yahudi gruplarını kışkırtması sonucu gerçekleştirildi. İsrail o dönemde Körfez krizi dolayısıyla dünya kamuoyunun dikkatlerinin Körfez tarafına çevrilmesini fırsat bilerek terörist yahudileri kışkırttı. Polisler de bu yahudilere yardımcı oldular ve sözünü ettiğimiz büyük katliam gerçekleştirildi. Bu saldırının asıl amacı ise Mescidi Aksa'nın bazı bölümlerini yıkmak ve zaman içinde tamamını yıkabilmek için ilk adımı atmaktı. Ama Filistinli Müslümanlar bu kutsal camiyi canlarıyla savunarak siyonistlere orayı yıkma fırsatı vermediler. İşgal yönetimi son birkaç yıldırMescidi Aksa'yı yıkabilmek için farklı bir metod izliyor. Eski yahudi eserlerini ortaya çıkarmaya çalıştığı gerekçesiyle Mescidi Aksa çevresinde ve altında kazılar yapıyor. Bu kazıların asıl amacı ise mescidin temellerinin altında patlamadan ortaya çıkarıldı. 10 Nisan 1982'de Meir Kahane taraftarlarından bir grup yahudi terörist boşluklar oluşturulması, temellerinin dayandığı kayaların tahrib edilmesi ve böylece mescidin kendiliğinden yıkılmasına yol açılmasıdır. Kudüs İslâmi Vakıflar Meclisi Kasım 1994 sonlarına doğru yaptığı açıklamada, YasirArafat'ın liderliğindeki özerk yönetimin işbaşına getirilmesinden sonra Mescidi Aksa çevresindeki kazıların daha da yoğunlaştığını ifade etmişti. Adı geçen meclisin açıklamasında Mescidi Aksa'nın bitişiğindeki Ağlama Duvarı çevresinde yapılan kazıların mescidin bazı duvarlarını tehlikeye soktuğu vurgulanıyordu. İslâmi Vakıflar Konseyi yetkililerinin verdiği bilgilere göre İsrail'in görevlendirdiği arkeoloji uzmanları Mescidi Aksa'nın dayandığı kayaları parçalamak amacıyla kazılarda kimyasal madde de kullanıyorlar ve bunu kayaları parçalama işlemlerinin dışarıdan duyulmamasını sağlamak amacıyla yapıyorlar. Bu arada geçmişte yapılan kazıların, Mescidi Aksa'nın dış kısmındaki bazı duvarlarının yıkılmasına yolaçtığını hatırlatalım. Eğer İsrail'in uygulamaları karşısındaki sessizlik devam ederse Hindistan'daki Babür Camisi'ni yıkan hinduların gösterdiği cesareti İsrail yönetimi de Mescidi Aksa'ya karşı gösterebilir.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful