1908 YILINA AİT BİR OSMANLI ASKER TERHİS BELGESİ

Torbalı köyleri ile ilgili yaptığımız araştırmalar sırasında orijinal ve ilginç belgelere ulaşmaktayız. Bu hafta, 13 Aralık 2003 günü Demirciköy’de kahvecilik yaparak geçimini sağlayan Sayın Muhsin KAÇ, dedesi Kara İbrahim’e ait olan bir terhis belgesini getirdi. Yayın izni verdiği için bu belgeyi kültür araştırması çerçevesinde yayınlıyoruz

.

1

Belge sahibi ve ailesiyle ilgili birkaç not: Aslını verdiğimiz terhis belgesinin sahibi olan İbrahim KAÇ, Torbalı Demirciköy’de “Kara İbrahim” olarak tanınmıştır. 1321 (1905 miladi )tarihli Demirciköy nüfus tahrir defterine göre, aile hane reisliğini( Hane 4) “Karasakaloğlu Mehmet” adlı kişinin yaptığı ailedendir. Aileye önceleri “Karasakallar” denirmiş. Karasakaloğlu Mehmet, Hacı Hüseyin oğlu olup Demirci 1249 (1833) doğumludur. Aileye bugün Demirciköy’de “Savranlar” denmekte olup “KAÇ” soyadını kullanmaktadırlar. Terhis belgesine göre aileye “Hacı Hasanlar” denmektedir. Bu yanlış olsa gerektir. Çünkü aile nüfus kütüğünde Hasan değil Hüseyin’dir. Belge sahibi olan Mehmet oğlu İbrahim her ne kadar 1298 doğumlu yazılsa da 1321 (1905) kütük defterinde 1297 (1881) doğumludur. Köylülerinin deyimi ile Kara İbrahim , 31 Mayıs 1321 (1905) yılında ilk yazım defterinde ailenin 4 kardeşinden biridir. Aynı tarihte köyde 67 hane vardır ve toplam nüfus 338’dir. Aile yazımda toplam 6 kişidir. Babası “Hüseyin oğlu Mehmet” olup 1249 (1833) doğumludur. Babası Mehmet 15.02.1325 (1809) yılında vefat etmiş. Annesi Mustafa kızı “Arzu” olup Doğancılar köyü 1261 (1845) doğumludur. 13.04.1340 (1924) yılında vefat etmiştir. Kardeşlerine baktığımızda; abisi Hüseyin 1296(1880) doğumludur. 25.04.1332 tarihinde bekarken ölmüş. Diğer kardeşi Halil 1300 (1884) doğumludur. Bekar olarak 21.02.1335 tarihinde vefat etmiş. Üçüncü kardeşi Fatma 1308 (1892) doğumlu olup bekarken 01.04.1930 tarihinde vefat etmiş. İlk eşi Hasan kızı Zehra 1295 (1879) Demirci doğumludur. 14.04.1330 (1914) tarihinde vefat eder. Bu evlilikten 1330 (1914) Demirci doğumlu oğlu Mehmet doğar. İbrahim oğlu Mehmet 28.03.1935 tarihinde evlenir. 08.12.1962 tarihinde vefat eder. Yani babasından iki yıl sonra. Zehra Hanım vefat ettikten sonra aynı köyden Mehmet kızı Ayşe Hanım ile evlenir. İkinci eşi Ayşe Hanım 03.02.1978 yılında vefat eder. Bu evlilikten 5 çocuğu olur. Önce 1335 (1919)doğumlu Makbule olur. Makbule hanım 1937 yılında aynı köyden “Topal Şükrüler ” lakaplı TUNAY-KÖSE ailesine gelin gider.Diğer kızı, 1338 (1922) doğumlu İkbal Hanım’dır. İkbal Hanım da 1946 yılında İzmir’e gelin gider. Üçüncü kızı olan Nuriye 1926 doğumludur. Nuriye Hanım da 1949 yılında ablası gibi İzmir’e gelin gider. Ailenin ikinci oğlu Halil ise 1341(1925) doğumludur. Halil 1949 yılında evlenir. 03.02.2002 yılında vefat eder. Ailenin en küçük ferdi ise Raziye Hanım’dır. Raziye Hanım 1932 doğumludur. 1951 yılında ablaları gibi İzmir’e gelin gider. Asıl konumuz olan Kara İbrahim ise askerden gelip vefatına kadar Demirciköy’de çiftçilik yapar. 09.01.1960 tarihinde vefat eder. İbrahim Kaç yaptığımız araştırmaya göre Yunan işgaline karşı direnen bölge insanlarından biridir. Kendisini rahmet ve saygı ile anıyoruz. İlginç ve orijinal olduğu için yayımlanmasında Torbalı kültür tarihi bakımından yarar görüyoruz.

2

3

4 .BELGENİN ÖN YÜZÜ (Görüleceği üzere en üstte Osmanlı devletinin devlet arması verilmiştir.

5 .

6 .

. Sene 15 Kanunsani 324 İHTİYAT EFRADINA MAHSUS TEZKİREDİR 7 .Sol üst köşedeki düşülen not:Cedid hane 4/3 Sayı:1184 Tiryanda nahiyesi Timürci Karyesi Cedidi nüfusa kayıd itdi.

Sene/ 27 Temmuz 324 (Mühür:İkinci ordu-yu hümayun serkumandanlığı 1290) BELGENİN ARKA YÜZÜ Merkumda hiçbir eşya-yı askeriye yokdur. Böylece kendi memleketinde bulunduğu sürece kendisinin bağlı olduğu askerlik dairesi sınırları içindeki yerlerde ticari kazanç için iş yapabilir ve bu sürede evlenebilir ve kendisine hiç kimse tarafından engel olunmayacak. doğruca memleketine gitmesine engel yoktur. 8 .Sancak ve Kaza ve Karyesi İsmi ve Pederinin İsmi:İzmir sancağının Tiryanda nahiyesinin Teymürci karyesinde Hacı Hasan oğlu İbrahim bin Mehmed Sevk-i askeriyeye duhulü (Askere sevk edilip katıldığı tarih): 13 Nisan 1320(1904) Tevellüdü: 98 (1298) (Miladi:1882) Tertib numarosu: 64 Hane numarosu: Hane 228/5 Kıtasına tertib ve kısmında olduğu : Tertib-i evvel:319 Tertib-i sani: Kısım sani: İşgali Boyu: .. Adı geçen kişi bundan sonra da geçimi için meşgul olmasına.. 30 Temmuz 324 Kema kumandan ( Mühür: Esseyid Ali bin İbrahim) Kaymakam ( Mühür: Okunamadı) (Mühür: İkinci ordu-yu hümayun erkan-ı harbiyesi Yenice. askerlik süresini doldurmuş olduğundan kendisine devletçe silah altında tutmaya artık ihtiyaç kalmamıştır. Fakat adı geçen kişi kendi askerlik şubesi dışında diğer yerlere gidip gelmesi on beş günü aşacak olursa veya bir ay içinde geri dönüp kendi şube sınırları içinde olacağı zorunlu olarak bu durumu bağlı olduğu şubenin yüzbaşısına ve hükümet yetkililerine haber vermesi gerekecektir......sene dahi kendi kar ve kesbiyle meşgul olmaiçün doğruca memleketine 4/ azimet itmek ve memleketine vardığı gibi yani nizamiye selkinden saluverildiğinden itibaren birbuçuk mah muden içinde memleketinde 5/ redif yüzbaşısına isbat-ü vücut iderek işbu tezkeresini kayd ve tasdik itdirmek ve bu suretle memleketinde bulunduğu müddetçe 6/ kendi müteallik olduğu redif taburu dairesi dahilinde kain mahallerde keşt ve güzarına ve kar ve ticaretine ve emr-i teehhülüne 7/ kimse tarafından mümenaat olunmayub fakat merkumun tabur dairesinin haricinde sair mahallere gidebilmesi bil-icab onbeş 8/ günde nihayet bir ay içinde tabur merkezinde bulunacağı hakkında mücerret bulunduğu mahallin redif zabitini ve hükümet-i mahalleye-yi temin 9/ itmeğe mütevakkuf olub temin itmedikçe tabur dairesinden harice çıkmak veya bil-icab bir mahale sevk olunmak üzere 10/ ihtiyat efradı silah altına davet olunduğu halde heman tabur merkezine gidüb zabitan-ı askeriye tarafından virülen 11/ emir mucibince hareket itmek üzere ihtiyat sınıfına idhal olunmağla ve merkum olvechile tezkeresini redif yüzbaşısına 12/ kayd ve tasdiğini şu birbuçuk mah zarfında icra itdürmeyübde aradan vakit geçdikden sonra icra itdirir ise bu suretle 13/ kaydı tasdiksiz geçen zamanın müdün-ü merciyesi olan birbuçuk mahdan ziyadesi müddet-i ihtiyatiyesinden mahsub olacağını 14/ misüllü devletçe istenilen mahalle arkadaşlarıyla beraber gelmediği halde dahi hakkında firar-ı cezası icrası musammem bulunmakla buralarını 15/ bilüb ana göre hareket itmek üzere işbu tezkere ita kılındı.1290 ) ( Mühür: İkinci Ordu-yu hümayun erkan-ı harbiye riyaseti) KISACA BELGENİN BUGÜNKÜ DİLDE ANLAMI İkinci ordu süvari alayı birinci bölük onuncu hayvandan sorumlu askeri olan yukarıda künyesi ve eşgali yazılı olan Mehmet oğlu İbrahim. Üzerindeki elbise-i askeriye efrad-ı dairesiyle yapdırılmıştır..seneyi mahduhen ikmal itmiş olduğundan devletce taburunda tevfik 3/ ve istihdamına lüzum olmadığı halde merkum bundan böyle.. Asker birliğinden ayrıldığı zamandan en geç bir buçuk ay içinde memleketine vardığında memleketindeki askerlik şubesi başkanlığındaki ihtiyat askerlerine bakan yüzbaşıya bizzat gidecek ve bu tezkereyi kayıt ve tasdik edip onaylatacak. Çehresinin rengi: Gözlerinin rengi: Bedeninin rengi: Alamet-i ferikası(Belirgin işareti): Darende-i Kıbdidkızı (?) 18 Kanun-u Sani 1321 tezkere 1/ İkinci ordu-yu Hümayun Süvari Onbirinci alayı Birinci bölüğü Onuncu hayme neferi olub balada kendisi 2/ ve eşğali muharrer İbrahim bin Mehmed müddet-i nizamiyesi olan .

BABA BEN ÖLMEDİM 9 . Beş yıl askerlikten sonra yedeklik sınıfına ayrılmıştır. Eğer bunları zamanında yapmazsa zaman geçtikten sonra yaptırırsa ihtiyatlığından düşeceği yani tekrar silah altına alınacağı. bu gecikmeden ve yukarıdaki emirlere uymazsa silah altına çağrıldığında bulunduğu yerdeki arkadaşları ile beraber gelmezse kendisi için firar cezası ile cezalandırılacağı bunları kendisinin bildiği ona göre hareket etmesi gerektiğinden bu tezkere kendisine verildi. Bu belge yedeklik sınıfına ayrıldığına dair olup. . Nahiye merkezi ise Tiryanda’dır. O tarihte daha Torbalı nahiye değildir.(Bugünkü Ayrancılar). 27 Temmuz 1908 (BELGENİN ÇEVİRİSİNDEN KAYNAKLANAN OLUŞABİLECEK TÜM HATALAR TARAFIMA AİTTİR) BELGENİN KISACA YORUMU: Bu askeri tezkere 1298 (miladi: 1882) doğumlu İzmir sancağı Tiryanda nahiyesine bağlı Demirci köyünden Hacı Hasan oğullarından Mehmet oğlu İbrahim’e aittir. Kendisi 13 Nisan 1904 günü silah altına alınmıştır. yazıda bölüğünden ayrıldığından itibaren neler yapması gerektiği ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Kendisi ihtiyat sınıfına ayrılmış olmasından dolayı bu tezkereyi yedeklik yüzbaşısına bir buçuk ay içinde kayıt ve tasdik ettirecek.Askerlik şube sınırları dışına çıktığı bir dönemde ihtiyat askerleri silah altına çağrıldığında hemen şube başkanlığına gidip subaylarca verilen emir gereğince hareket edecek.

bele kadar gelen suya başlarını sokmak istemedi. Babası ölü bilmiş. Tam beş yıl. Vatan için o cephe senin bu cephe benim. Kendisine teşekkür ediyorum. 1926 yılında Fatma. Babamın dedesi Torbalı Çengele’den (Ormanköy) tam 14 yıl askerlik yapmış. Kamptaki Türkçe bilen Ermeni tercümanların yalan yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle. Köyüne döndükten sonra evlenmiş. Çünkü gözleri yanmıştı. 26/08/1963 tarihinde vefat etmiş. 4 sene Mısır. Böyle bir ırkın evladı olmak hele hele bu bilgileri bilerek taşımak insanı duygusallaştırıyor. bu askerlerin yeniden karşılarına çıkabilecekleri. Duygulanmamak mümkün değil. ölmemek için çömelerek başlarını suya soktular. 1939’ da ise son çocuğu Hüseyin. 25 Mayıs 1921 tarihinde TBMM'de görüşüldü.. Askerlerimiz. 10 . Bu hesap sorma işi de unutuldu gitti. Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi ve 15 bin askerimiz kör oldu. İngilizler’in beyinlerine işlenmişti. hane. süngü zoruyla dezenfekte havuzlarına sokuldu. Kimisi kaldı kimisi döndü.. Bazısı ölü bilindi. “ Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız”. Mısır'da esirlerin krizol banyosuna sokularak 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini. Allah rahmet eylesin. Ne ana kuzuları kaldı seferberlikte. Kadınlar ise kocalarını. Kimisi öldü denildi. Ancak başlarını sudan kaldıran artık göremiyordu. Halil Bey seferberlikte askere alındıktan sonra Mondros Mütarekesi ile birlikte Mısır’da esir alınmış. Tabiî ki yeni kurulan devletin bin türlü sorunu vardı. Bana fotoğrafları oğlu Abdullah’ın oğlu. 7 Temmuz 1905 sayımında köy toplam 227 kişi. Seferberlikte kalmış.Sert. Aile reisi “ İmamoğlu hafidi Abdullah” rençper imiş.12 Haziran 1920'ye kadar iki yıl boyunca her türlü işkence. Bu yazıyı yazarken dahi duygulanıyorum. Mehmetçikler. Bu askerlerden bir kısmı da Mısır'ın İskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı'na hapsedildi. kampın İngiliz komutanları. Gökyaka 1276( 1860) doğumlu. Diğer kızı Kamile. Bunlardan birisi de 1930 yılına kadar Torbalı’ya bağlı iken şu an Kemalpaşa ilçesine bağlanan Gökyaka Teke köyden Halil Bey idi...azılı Türk düşmanı kesilmişlerdi. 1929’ da Saliha. Yıllar sonra tanınmayacak halde çıktı geldi ocaklarına. Ancak bu kez İngilizler havaya ateş etmeye başladı. Ancak İngiliz askerleri dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarına izin vermiyorlardı. 1315 doğumlu ve daha sonra Armutlu’ya gelin gitmiş. Hani Harbiye Marşını bilirsiniz. Analar hep bekledi evlatlarını. 7 sene Yemen. garnizon komutanı ve askerlerinin cezalandırılması için TBMM'nin teşebbüse geçmesini istediler. Çocuklarının yanında hiç konuşmazmış. 1932’ de Mehmet. Askerlerimiz. Bu kampta. İlk oğlu 1307 doğumlu Mehmet. Bu yüzden fazla bilgi alamadık. Milletvekilleri Faik ve Şeref beyler bir önerge vererek. Coşkun Bey’in kardeşi Halil Bey de Mersin’de hakim. Savaş bitmişti. Diğer oğlu 1308 doğumlu Hakkı. Önce fotoğrafların çekildiği bu esir kampı hakkında birkaç bilgi: Seydibeşir Usare Kampı: Birinci Dünya Savaşı'nda 150 bin askerimiz İngilizler’e esir düştü.. Ya evlatlar? Bir nesil babasız büyüdü. mikrop kırma bahanesiyle. Fotoğraftaki Halil Bey 1311(1895) doğumlu. Bu insanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermeniler idi. Dile kolay. bunun faili olan İngiliz tabip. Fotoğraftaki Halil Bey’in ailesi ile ilgili kısa bilgi: Köydeki lakapları Hacı Ahmetler. daha ayağını soktuğunda. 3 sene Batum. Mehmetçik. Çünkü olası yeni bir savaşta. 1 kızı var. Elimdeki kayda göre 10 Şubat 1335 tarihinde ölmüş. şu an Kula ilçesinde polis memuru olan sayın Coşkun Gürcan gönderdi. Halil Bey 1895’te doğmuş.Seferberlik döneminde pek çok yakınımız esir oldu. 1935’ te ise Mehmet Fahri doğmuş. "Seydibeşir Kuveysna Osmanlı Useray-i Harbiye Kampı" idi. Diğer dedem yani dedemin babası seferberlikte askerde kalanlardan. Yayına izin verdi. 1918'de Filistin cephesinde esir düşen 16. Kampın tam adı. Ancak. ağır hakaret ve aşağılamaya maruz kaldılar. Bu vahşet. Alayı'na bağlı Osmanlı askerleri esir tutuluyordu. kimisi ise kayıp. İngilizler'in işine gelmiyordu. Çözüm toplu katliamdı. disiplinli biriymiş.Tümen'in 48. kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri teslim etmek. Ancak suya normalin çok üzerinde krizol maddesi katılmıştı. Hacı Ahmetler 19. Sarılar aşiretinden Bekir. aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyordu . Ama onlar UNUTMUYORLAR. 39 nüfus hanesi var. Her zaman yardımcı oldular sağ olsunlar. Abdullah Bey’in 3 oğlu. Tam 14 yıl. Ermeniler tarafından. Şimdiki bazı nesebi bozuklar 14 aya dahi tahammül edemiyorlar. eziyet.. 1927 yılında Abdullah.

Sene 15 Temmuz 335 11 .15 Temmuz 335 (1919) İkinci takımın esaret hatırası (soldan ikinci sıranın başındaki diz üstünde) Hatır-i esaretde takım arkadaşlarıyla beraber esaretin Yadigar hatırasıdır.

Hatıra-i esaret Sene 1334 12 .

Kütahyalı Rıza Efendi 3. Çallı Latif 13 .Hatıra-i Esaret sene 1335. Birinci İzmirli Halil 2. Kıbrısi (Kıbrıslı) Mehmet Ali Efendi 4.

1945-46 yılı (oğulları Cavit ve Mehmet ile) Ön sıradaki sağdan veya soldan üçüncü kişi (başı sarıklı ve sakallı olan) 14 .

Halil Gürcan Halil Gürcan 15 .

Kimileri köyümde cephede bölük komutanlığı bile yapmış. Metrekareye 6 bin merminin düştüğü.” Bir yandan söyler bir yandan ağlar. Neden Halil Onbaşılar diye araştırmıştım. Aynen şöyle not düşümlü: “ Çanakkale Conkbayırı Kerevizdere ‘de kayıp olduğu şerh verildi. Aynı şekilde Helvacı köyden cepheden dönen gazi askerler de bayramın ilk günü gelir. Kayıt. Müdürü İbrahim Baykurt’un dedesi. Rahmetli amcamın hanımı vardı. Esat Paşa bir süre daha komutanlığı Halil Onbaşı’dan almaz. Karşısına bir avuç askerle Halil Onbaşı çıkar ve tekmil verir. tüm erkek evlatlarını Çanakkale cephesinde yitiren Şerifeler adlı sülaleye aitti. O kadar şiddetli çarpışmalar yaşanır ki bölükte şehit olmadık ne subay ne de astsubay (gedikli) kalır. vatan için.Olur yenge. o kınalı kuzulara Tanrı’dan rahmet diliyorum.Şehit. ya oğlunu.” Lütfen bir düşünün. kadınları kocasız bırakan insan değirmeni. Halil Onbaşı bölüğü o bölgede sevk ve idare eder. Cepheye gidenlerin çoğu ya şehit olmuş ya da gazi.Mukaddes sana bir türkü söyleyim mi? Anam. Iraz yengemin kardeşleri Çanakkale’de kalmış. -Ya gedikliler ? Cevap yine aynıdır: . Vücudu ikiye bölünür. kimisi Çanakkale harbinde. Şehit Çavuş Haydar Arda İÖO. BENİM BABAM KİM ? Eski insanların ağzından düşürmediği iki kelime vardır: Seferbirlik ve Çanakkale. Torbalı Nüfus Müdürlüğü arşivinde Osmanlı nüfus defterlerini incelerken kendi köyümle ilgili bir kişinin kaydı dikkatimi çekmişti. Bunu bana Dirmil’den sevgili abim Ali Mollanın Osman Abi anlatmıştı. Osman abi küçükken dedesi Ali Molla kendisini alır. bırakın insanları . Çavuşlar da şehit olunca bölük komutanlığı Halil Onbaşı’ya kalır. . Hep “Vatan Sağolsun” dedi. Kardeşi Halil aynı bölükte onbaşıdır. merminin mermiyle havada çarpıştığı yer. Babamın dedesi Sarılar aşiretinden Bekir’de Çanakkale’de kalmış. ya kardeşini ya da kocasını. Sırf Iraz yengem mi ? Bu topraklarda hemen hemen her hane şehit verdi. Kimi Yemen de kimisi Kafkas. Halil Onbaşı kardeşi Mehmet Ali ile birlikte askere alınır. derdi. Çanakkale değil mi ki o evlatları babasız. Günde 6. Hangimizin bir yakını ya Çanakkale’de ya da seferberlikte askerde kalmamış ? Benim köyüm eski adıyla Çengele yeni adıyla Ormanköy’de tam tespit edebildiğim 18 kişi askerde kalmış. Ülke için. Soyadları bugün BAYKURT. Bir ömür boyu hasret çekmiş.Benim kumandanım.ANNE. Halil Onbaşı’nın karşısında esas duruşta tekmil verir. Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahvadı değil miyiz ki ? Mehmet Akif . Mehmet dedem babasını hiç görmemiş. Alın size bir örnek: Köydeki sülalelerden birisine Halil Onbaşılar denir. Ruhum isyan ediyor. bölük komutanlarını ziyaret ederlermiş.Şehit. Daha neye benzetsin 16 . Çanakkale’ de çarpışan askerlerimizi Peygamberimizle beraber Bedir ‘de savaşan aslanlara benzetiyor. İki kardeş aynı bölükte Çanakkale’de çarpışırlar. Mehmet Ali bir İngiliz taarruzu sırasında makineli tüfek ateşine kapılır. yüreğim yanık.7 bin kişinin şehit düştüğü yer. bir bayram veya seyranda doğru Çengele köyüne gidermiş. bayrak için can vermeyi bir onur ve gurur saydı. -Peki bölüğü burada sevk ve idare eden kim? Halil Onbaşı: . Türküler yakılmış gençliğe Çanakkale için. O koç yiğitlere için için ağlıyor. Bir süre sonra ateşkes olduğunda cephe komutanı Esat Paşa bölüğü teftişe gelir. Cephe dönüşü Halil Onbaşı’nın bölüğünde asker olarak yer alan ve dönebilenlerden birisi de Dirmil’den Ali Molla’dır. Nasıl düşürsünler ki ? Ya babasını vermiş.Bölük komutanı nerde? Halil Onbaşı cevap verir: . Başlardı Çanakkale türküsünü söylemeye. “Çanakkale içinde vurdular beni Ölmeden mezara koydular beni. Köydeki evimize gelir anama derdi ki: . Iraz yengem.onun elini öpermiş. ya dedesini. Şu an dahi bu satırları yazarken halimi görmenizi istemem Gözlerim dolu. Vatan savunmasının en şiddetli yaşandığı yarımada. Hatta bölük komutanlığı çavuşlara kadar iner. hepimizi ağlatırdı. Esat Paşa sorar: . Rahmetli oldu. Derelerin kan aktığı kutsal vatan toprağı.

Ancak buradaki postane ya yoktur. Bugün sizinle paylaşmak istediğim asıl konu. Adalı Hasan 28/12/1951’de vefat eder. Aile. Bu arada esirlikte İngilizce’yi de öğrenir. Tepeköy’e gelip Köseoğulları’ndan Hüseyin’in kızı Ayşe Hanım’la evlenir. Günde 6000 kişinin kayıp verildiği yerde hem de savaş ortamında kaçının kaydı tutulsun . Kuşadası’nda başlayan Tabaki Mustafa ile arkadaşlığı ömür boyu devam eder. asker sayısı 12 kişiye kadar düşer. Annesi bir gün askerlik şubesine gider . Vatan uğruna şehit düşen şehitlerimizi rahmet ve sevgi ile anıyorum. Tabii bu rakam çok komik.Ayşe Hanım 1893 Tepeköy doğumludur. Memur İngiliz’dir. Asri amca bu gün 80 yaşında . Ayşe Hanım’a kocasının esir olduğu söyler.5 yıl sonra aileye bir mektup gelir. Hasan Bey’in kolunda “Kızılay” işareti var. Bu arada Yunan işgali vardır. Tepeköy Yunan karakolu o günün oteli olan hanındadır. “Kuşadalı Tabaki”. Trendeki Yunan devriye askeri Rumca “ Canım Türk kanı istiyor “ der. O günün askeri kanunlarına göre bir fakir. Her neyse… Hikayeyi Tepeköy’ün ilk hanelerinden olan Adalı ailesinden Asri Adalı anlattı. Fotoğrafta sağ tarafta olan Tabaki Mustafa. Ayşe Hanım fakir ve öksüzdür. kime benziyor?” Annesi Ayşe Hanım şuna benziyor buna benziyor diye oğluna cevap vermektedir. Bu evlilikten ilk önce iki çocuk olur. 1928 doğumlu. Yani askerde kalmış. Unutulmadılar. Asri amcanın babası aslen Kuşaadası’ndan. Doğru İzmir’e gider.Esir kampının bulunduğu Hindistan’ın Bellara kasabasına götürülür. Ayşe Hanım mektubu alınca kocasının esir olduğu Hindistan’a bir mektup yazdırır. bir fotoğraf ve onun öyküsü. Orada İngilizler’e esir düşer. Askerlik kanunları değişir. Babası Hüsnü. Babasının hikayesini anlatacağım size. Dünya Savaşı’na girer.Tepeköy 3 no’lu haneye kayıtlı. Adalı Hasan’ın hikayesini anlatan ve fotoğraflarının yayımlanmasına izin veren Adalı Hasan’ın oğlu Asri Adalı’ya . Adalı Hasan orada Belevi köyünden Giritlilerden Tabaki Mustafa ve Kazımpaşa ilkokul başöğretmenlerinden . Orada hastane sıhhiye esiri olarak görev yapar.Trenle İzmir’e hareket ederler. 1911 yılında doğan abisi Hüseyin ile 1913 doğumlu Zeliha. Sol tarafta olan ise Adalı Hasan. Hasan Bey’den 3. Yaklaşık 3. İngiliz memur sorar: “ Bu adam oraya nasıl gitti?” Ayşe Hanım esir olduğunu söyler.5 yıl hiç haber alamaz. Tabaki’ye göre boyu daha kısa. İzmir’e varıldığında İzmir Yunan işgali altında inlemektedir. Esirlikten sonra bir de Yunan işgalini yaşar. oradan yayan Torbalı’ya gelir. Unutturamazlar. yetim ve öksüzle evlenene askerlikten muafiyet vardır. Kadın başına Alsancak Postanesine gider. fotoğraftan haberdar eden Hasan Adalı’ya buradan teşekkür ediyorum. Mektup Hindistan Bellara’dan gelmektedir. Kuşadası 1889 ( 1305) doğumlu. Başlarında fes var. Hasan Bey ve Tabaki Mustafa bir ay süren bir gemi yolculuğundan sonra İstanbul’a varırlar. annesi ise Emine Hanım. Alayın mevcudu o kadar azalmıştır ki. ya da kapalıdır. Tekrar bir gemi ile Mudanya’ya giderler. 1925 yılında kızı Cemile. Sıhhiye eri olarak doğru Çanakkale cephesine gider. Torbalı’da daha önce yaptırdığı hanı işletmeye başlar. annesi ise Cemile. Kızı da aynı. Adalı Hasan’ın oğlu Hüseyin ikide bir annesi Ayşe Hanım’a soru sormaktadır: “ Anne benim babam kim. Mondoros Mütarekesi ile esirler salınır. Oğlu Hüseyin daha babasını tanımamaktadır. Adresi görünce şaşırır. Babası Hüseyin Bey.Ancak özel bir birlik olabilir. Bir gemi ile önce Kuşadası’na . Fotoğrafın arkasında ise “ Adalı Hasan Efendi’ye takdim”. Mehmet Sadık Bey aynı zamanda dayısıdır. Ayşe Hanım ise 29/05/1981’de vefat eder. Resmi tespitli Çanakkale şehidi ise yaklaşık 40 kişi . Elime ne geçerse onu yazar çizerim. İkisi de burma bıyıklı. Diyeceksiniz ki son zamanlarda fotoğraflara fazla taktın. Adalı Hasan. Fotoğraf bugün Adalı ailesinde. Tabii oğlu Hüseyin’in bir fotoğrafını çektirip zarfın içine koymayı ihmal etmez. Zaten soyadı kanunu çıktıktan sonra ADALI soyadını ondan almış. Tüm eli silah tutanlar silahaltına alınır. Ancak ülke 1. Yani dayı yeğen bir yerde esir. okulun müdürlüğünü de yapacak olan Mehmet Sadık Atabek ile beraber olur. Çünkü Hindistan’a benim bildim kadar asker gönderilmedi ve cephe açılmadı. 17 . Oğlu Hüseyin artık babasını aramaktadır. Kuşadası doğumlu olduğu için Rumca bilmektedir. Geride hanımı ve iki çocuğu kalır. Adalı Hasan torunu Asri Bey’in anlatımına göre Çanakkale cephesi kapanınca alay Hindistan bölgesine ( bence Irak cephesi olmalı. Hasan Bey mektupta esir olduğunu yazmakta ve arkadaşı Tabaki Mustafa ile beraber çekilmiş fotoğrafını göndermektedir. Tabii bunu Adalı Hasan anlamıştır. Ben yerel tarihçiyim. Şube başkanı Binbaşı. Oğlu Hüseyin ise 15/07/1985’te vefat eder. Üzerlerinde sadece esir fistanı vardır. “ Muhterem Karındaşım” ibaresi vardır. 1928 yılında Asri doğar. Adalı Hasan da askere alınır.) gönderilir.ki? Benim yaptığım araştırmalarda Torbalı merkez ve köylerinden yaklaşık 650 kişi seferberlikte kaybolmuş.

18 .

19 .

KE. 10 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:37. 12 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:19. 4 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:17.1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 16.Trablusgarp Savaşı’nda Kalanların Kayıtları Köyü Tepe Dirmil 32 Hane No Adı Necmettin Alamanoğlu yörük Nebi Baba adı Şeyh Mehmet Gaylani Alamanoğlu Halil Doğum yeri Tepe Emirali 1298 Doğum Tarihi Kayıt Trablusgarp İtalyan Harbi Ölüm Tarihi 10. 1328 1326 Aile soyadı Açıklama Piyade Binbaşı Kapalı kayıt 1934 tarama cevel no 1852 Balkan Savaşı Döneminde Askerde Kalanların Kayıt Örnekleri (1328 yılı) Köyü Ahmetli1 Bozköy2 Çakırbeyli Sepetçiler 3 Hane No 5 12 6 23 5 Adı Ali İbişoğlu Yusuf Kabaca oğlu Osman Zurnacı Hüseyin oğlu Hüseyin Hasan Mehmet Ali Kırıklarlıoğlu Mehmet Bekir Mustafa Ahmet Mustafa İsmail İkiz oğullarından İbrahim oğlu İbrahim Ali Mustafa Mustafa Hüseyin Ahmet Mustafa Hulusi Aydınlıoğlu Cemali Kütahyalı Mehmet Ali Ömer Baba adı Ömer Yusuf Yusuf Hüseyin Hasan Hüseyin İbrahim Esat Hüseyin Osman Osman Osman Osman Halil İbrahim Mahmut Hacı Ali Abti Mustafa İbrahim Arnavut Halil Ali Mehmet Ali Doğum yeri Ahmetli Bozköy Çakırbeyli Bayındır Çırpı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Demirci Döğerlik Döğerlik Döğerlik Helvacı Helvacı Ahmetli Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakuyu Karakuyu Karaot Karaot Dirmil Doğum Tarihi 1311 1303 1299 1300 1296 1307 1307 1307 1297 1308 1303 1301 1299 1311 1310 1284 1305 1299 1308 1304 1309 1304 1306 Kayıt Askerde Balkan Harbinde Balkan Harbinde Askerde Askerde Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbinde Balkan Harbinde Askerde Umumi Harpte Balkan Harbinde Balkan Harbinde Balkan Harbinde Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Ölüm Tarihi 1328 1328 1328 22. 3 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:32.06. 7 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:15.02.1328 1328 1328 14.09. 11 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:15.1328 30. 8 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:20.06. 9 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:34. 6 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:11. 20 .1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 Aile soyadı Açıklama Kapalı kayıt 1934 tarama cevel no YİĞİT-SAK-YİĞİTER ÜNAL-ÇETİN NİŞANCI-YANIK Kapalı kayıt KARAKUŞ-AKÇAY DÖNMEZ ŞENGÜL AYDIN AYDIN SARIBAŞ-BİRCAN AYDIN-AKTAŞ-BAYER SENEL ÖZCAN BOZKURT-TOPRAK AYDEMİR ÇETİN ÖLMEZ ZEYBEK SİVRİKAYA AYDIN UÇAR GÜLERCAN Kapalı kayıt Naime köyünden aktarıldı 2734 2073 356 4 Dağkızılca 41 70 87 3743 3764 3351 434 437 469 1456 1492 Demirci 6 15 11 11 23 Döğerlik 7 Helvacı 8 26 43 Karakızlar 9 3 10 12 18 62 2620 2655 2578 2588 2856 2861 2254 2259 1834 Karakuyu 10 61 70 Karaot11 13 16 Dirmil 12 18 1 2 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı: 18. 5 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:31. İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:16.

17 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:40.1329 20.10.1329 07.05.02. 16 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:7.09. 15 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:21.1329 Kapalı kayıt 1959 Hamidiye 17 Ali İsilce 1305 Balkan Harbi 1329 DEMİR Kapalı kayıt 1559 13 14 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:15. 20 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:10.10.1329 03.1329 1329 1329 1329 1329 1329 YASEMEN BOSTAN GÜL GÜL GÜLCAN-ŞENBOY TAŞLIOĞLU ÇINAR DUMAN BABA MADRAN GÖK Kapalı kayıt 2985 3013 26 27 Kapalı kayıt 1349 Çapak23 Sepetçiler Döğerlik 14 16 7 22 Kapalı kayıt 2883 Kapalı kayıt Kapalı kayıt Kapalı kayıt 1272 Kapalı kayıt 2892 Karakuyu 98 110 Kuşçuburnu 14 14 15 Çengele 44 Süleyman Mustafa Çengele 1307 Şehiden 02. İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:18.Kuşçuburun 13 Çengele14 11 13 37 İskender Mehmet Ali Hasan Ali İbrahim Hacı Ömer oğlu Osman oğlu Mehmet Hacı Ömer oğlu Osman oğlu Hüseyin Deveci Ahmet Ziyaettin İbrahim Danaoğlu Mehmet Hasan Mehmet Abdullah Mustafa Süleyman Hüseyin Salih Mahmut Süleyman Osman Hacı Mehmet İsmail Koca Hüseyin Danaoğlu Bekir Kel İsmail Solak Mehmet Mehmet Ali Kuşçuburun Çengele Çengele Özbey Saibler Saibler Saibler Çatalca Bozköy Yeniköy Arıtaş Cumalı Cumalı 1306 1305 1292 1307 1299 1301 1261 1300 1303 1290 1308 1293 1308 Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Askerde Askerde 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 DURSUN BAYKURT KARAGÖZ ÖZ-SÜRÜCÜ ÇEVİK-TEKİN-GÜLEÇÖZYURT ÇEVİK-TEKİN-GÜLEÇÖZYURT AKGÜN-SEZER Kapalı kayıt 1262 1929 1941 1557 1507 1508 1529 Hamidiye Saibler16 15 15 9 9 11 Hortuna 17 28 10 18 Yeniköy 18 KURTLU DANACI Arıtaş19 Cumalı20 13 32 34 Kapalı kayıt Kapalı kayıt Kapalı kayıt Kapalı kayıt 3109 713 726 2813 BAĞIŞ-NEYIR ÖZÇETİN-ORHAN Balkan Savaşı Döneminde Askerde Kalanların Kayıt Örnekleri (1329 yılı) Arslanlar21 54 78 Çakallar 22 Deli Halil Recep Abdullah Ahmet Mehmet Mehmet Hasan Ali Mehmet Ali oğlu Cemal Mehmet Hüseyin Tuzlu Osman İsmail Deli Salih Latif Kara Hüseyin oğlu Durmuş Çiçek Mehmet Molla Ahmet oğlu Ali Putu oğlu Halil Gök Mehmet Bucaoğlu Hüseyin Ali Ahmet Koca Tahir Salih Şaban Kardiça Kardiça Çakallar Çakallar Çapak Sepetçiler Düğerlik Düğerlik Karakuyu Karakuyu Yenipazar Deliorman Kuşçuburun 1293 1297 1309 1297 1296 1309 1304 1302 1306 1309 1300 1297 1304 Askerde Askerde Harbiye Hastanesi Seferberlik Askerde Askerde Balkan Harbi Askerde Balkan Harbi Balkan Harbi Umumi harpte Umumi harpte Harb-i Umumi 1329 1329 25. 21 .1329 45 Ali Osman Mısırlı Mustafa oğlu Mehmet Hamit nam diğeri Kara Hüseyin Çengele 1309 Askerde 11. 23 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:32.10.06. 19 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:6. 22 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:9. 18 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:8.1329 30.02.1329 05. 21 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:31.

. Bu sefer tüm malı alıp götürmesi gerekecektir. Böylece hem mal gitmeyecek. Gidiş o gidiş. Arazileri de vardır. Yukarıda söylediğim gibi o devirde mal geçerli akçe. Bu döngü hep böyle sürüp gider. yörüklerin canlı malları sığmazdı. Arazi falan neredeyse bedava. inek verirler. 22 . Bu yaylalara gidip Eylül sonları İzmir civarına göçerler. Halamın kocasının büyük kayını Aptil’i askere alıp Çanakkale’ye savaşa göndeririler. Göçebe yörükler her yıl yaylaya giderler. Halamın kocası da artık zengin sayılır. Mesela bu göçebelerin yolculuğunu biraz anlatayım. İşte bu nedenle halamı gelin ederlerken kocasının ailesi de çok fakir olduğundan halama sürü ile koyun. dördüncü gün Manisa Spil Dağı dibindeki köylerin civarına. Aile bu iki acıyı yaşarken halam çok genç yaşta dul kalmıştır. tereyağını atlara. Banaz hatta İnönü.. beşinci gün Turgutlu – Armutlu civarına . Karınca sürüsü gibi bu yayla yollarına. Dumlupınar. üçüncü gün Pınarbaşı yakınlarına . Altıntaş. Bulgurca civarına.: Yaylaya gitme zamanı geldi mi eğer Özdere – Gümüldür’de kışlamışlarsa oradan göçüp bir günde Tahtalı Barajı’nın yapıldığı yere. Yakın zamanda şehit olduğunu haber alırlar ve bu şehit 5 oğlan kardeşten biridir.03. Bütün yaz yaylada ürettikleri sütü. Şaphane. Yokuşbaşı. Halam yörük beyinin (Tekeli ) torunudur. konarlar.1329 1329 1329 11. Bu yörük beyi çok zengindir. altıncı gün Sart civarına . İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:17. İkinci kardeş halamın kocası Mehmet’i de askere alıp Çanakkale’ye savaşa göndeririler.1329 1329 1329 1329 30. Fakat birkaç kişiden fazla ziraat yapan yoktur. Örencik Ovası. Çavdarhisar. Nisan ayı içinde yayla dedikleri Kütahya’ya bağlı Gediz. Bu Mehmet’in bir kız çocuğu vardır. Yükleri hafifler. tulum peynirini. keçi. Hem halamı hem de Osman’ı razı ederler. Balmahmut. hem de gelin.17 Ali Mehmet İsilce Torbalı Mersinli Özbey Saibler Hortuna Yenişehir Yeniköy Niğbolu Arıtaş Cumalı Fetrek 1306 Balkan Harbi 1329 DEMİR Kapalı kayıt 1560 20 Hüseyin Üzeyir oğlu Gani 1306 Balkan Harbi 1329 Kapalı kayıt 1565 39 Saibler Hortuna 1 68 83 Yeniköy Tepe Ertuğrul Mah24 Arıtaş Cumalı Fetrek 25 Salih Hamid İbrahim Ahmet Aycaoğlu İbrahim Mehmet Ali Mehmet Mehmet Köselioğlu Hasan Kara Recep Dığıllılı Mehmet Mehmet Veli Aycaoğlu Ali Ahmet Mehmet Mehmet Ali Deli Veli 1308 1306 1306 1296 1293 1300 1295 1296 1292 Balkan Harbi Askeri hastahanede Balkan Harbi Balkan Harbi Bursa askeri hastanede Askerde Balkan Harbi Askerde İskenderun Hastanesinde 1329 04. Evlendirirler. Onun da şehit olduğunu haber alırlar. O zamanlarda zenginlik canlı malla oluyor. develere yükleyip dönerler ve Salihli’ye gelince tüccarlara satarlar.1329 FESCİ İLBEK ÇAKIRCA EKREN 1586 Kapalı kayıt 3171 3188 12 25 1 34 20 TAŞKAN TEKCAN ÖZÇETİN-ORHAN Kapalı kayıt Kapalı kayıt Kapalı kayıt 2465 ACI GERÇEK ( GAVLAK MEHMET ) ANLATAN: Ben 1933 doğumlu Rıza TUNÇEL. Fakat kocası şehit olunca dul olarak baba evine dönmesi gerekir. Ertesi gün oradan göçüp Tekeli köyü civarına. Murat Dağı.yedinci gün Salihli’ye 24 25 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:18. hem çok malı olduğundan şehit olan kocasının küçüğü Osman’a yani kaynına vermeyi düşünürler. Çok yakınım olan Hatice halam ve eşiyle çocuklarının yaşadığı acı gerçeği anlatıyorum: Sene 1915.03. Kayınbabası ve kayınvalidesi hem kendinden çok memnun.05.

Ortaya çıkan bu adam. Bunun dışında başka şeyleri de öğrenmeye çalışır. Bu kişi olacakları bildiği için baba evine dönmeyi düşünmüyor. Fakat babası sıtma hastası olduğundan çok perişan durumdadır. Her gören ön dişlerini anlatıyor. der. “ Sen kimsin?” diye soranlara: -Mehmet benim Çanakkale’den asker arkadaşımdı. Yani kızını verdikleri dayısının oğlu benim büyük amcamın oğlu idi. Hiç olmazsa babam. Bir kısmı Gediz yoluna. Dede de: “Salihli’de bana birisi evlat gibi yardım etmişti” diye düşünerek şüpheleniyor. Kendisini bildirmeden yanına koşup: -Baba yardım edeyim. Araştırsa da netice alamıyor. -Peki . Büyük dayısının oğluna yeni gelin ettiler. bunu bildiği için Salihli’de yörüklerin yolunu keser ve yörüklerin hepsi Salihli’den geçeceği için orayı bekler. Baba evine dönmemeye kesin karar veriyor.. Bir gün bir kuşluk vakti babasının bir at ve bir de merkeple sırtlarında yükleri olduğu halde hayvanlarla geldiğini görüyor. apayrı bir tipti.Salihli’de bir adam ortaya çıkıyor. Güre civarında dağılmaya başlarlar. Esaretten kurtulup Salihli’ye gelmiştir. Yalnız anne ve babasını çok özlüyor. Öğrendikleri ile temelli yıkılıyor. Birkaç ay içerisinde tüm yörükler o dedeyi yani “Gavlak Sülü (Süleyman)” yü. O kişi şehit sanılan “Mehmet”tir. Şehit sanılan halamın kocasını iyi anlatabilmek için. sekizinci gün Kula’ya yaklaşırlar. Çok zaman oldu hiç görmüyorum.geçince Kovukdere civarına. der.Salihli’de bir adam seni arayıp soruyordu. -Sen Gavlak’ın oğlu Mehmet değil misin? 23 . Teyzemlerden mal almak istiyor. İyice kanaat getiriyor. orada görürüm ümidi ile babasının geleceği günü bekliyor. Yörükler de hep birbirlerini tanıdığı için bu adam. her gelene Gavlak Sülü’nün oradan ne zaman geçeceğini sorar. o evliydi. Aldığı cevap: -O Çanakkale’de şehit oldu. Böylece her şeyi öğreniyor zaten.görüp: . Bir gün yolu Dumlupınar’a düşüyor.Kendisini tanıyan yörüklerden bu adamın kendisini tahkikat ettiğini öğreniyor ve o kişilere: . Babasının malını indirip. malını satar. Babasını ata bindirip uğurluyor.yıl olarak kesin bilinmiyor. Dumlupınar’da teyzem vardı. Bu şehit Mehmet celepliğe yani kasaplığa başlıyor. Aradan 3-5 yıl daha geçiyor. Teyzem kendisini tanıyor. bir kısmı da Uşak yoluna devamla Afyon yakınlarına giderlerdi. diyorlar. Dokuzuncu gün Kula’yı geçerler ve birkaç gün sonra Güre civarına varırlar. Neden Salihli? Çünkü Salihli’yi geçtin mi hem yaylaya hem de kışlağa giderken Salihli’den sonra hepsi ayrı ayrı yönlere dağılırlar.Mehmet’in babasını. çok hastasın. kız çocuğu da büyüdü. Eylül ‘de dönüş başlardı. Yüzde yüz oğlum.Sizin gördüğünüz adamın eşkali nasıldı? diye tipini soruyor. Onlara ne oldu? -Karısını kardeşine verdiler. karısı ve kız çocuğu vardı. Onların tüm kardeşlerinin ön dişleri çok küçük. Ayrıca: -Bu adamın oğlu Mehmet vardı. Orada kalmıştır. bu soruyu Salihli’ye gelen her yörüğe soruyor. Tahminen ne gün geçeceklerini öğrenir. Her geçen yörüğe : -Gavlak Sülü ve hanımı sağ mı? diye sorar. Şüphesi kalmıyor artık. Halam kaynı ile evlendikten çok sonra. Onların da birkaç sürü koyunu vardı. O nedenle Salihli’de meydana çıkan bu adam. yayla dönüşü tüm malları Salihli’de nasıl olsa tüccara satacak. Bu yolculuğu şu sebepten anlatıyorum. Tüccarlardan da parasını alarak babasının cebine koyuyor. diyor.

Ben. Dedemiz ölmüş. Hem karnım aç hem kocakarı ile kavga ettik. Bacaklarında efe tozlukları vardı. Osman o delikanlılara: -Oğlum bu kışta kıyamette ne yapacaksınız köyde? diye soruyor. -Biz Salihli’den geldik. Birkaç yıl geçince şehit sanılan Mehmet’in kızı da ölüyor. Ayağında. Salihli’de oturduğunu. Halbuki aradıklarının birisi o kişi. Çünkü biliyordum ki bunları çok severdi. Annem bir tencere kuru fasulye pişirmiş. Gençler de bu yaşlı adamın dediklerine inanıp hemen Salihli’ye dönüyorlar. bir tas turşu. Mehmet. Çünkü çok sevdiğine öyle derdi. o tarihlerde de bütün yörükler köylere yerleşiyor. ısınayım. Bir gün okuldan geldim. Ben de: -Yalnız ben varım. bir gün misafir kalıp kayboluyor. Şehitin kızı ile evli olan amcaoğlunun üç çocuğu yetim kalıyor. Evde yalnızdım ve kendisini ben karşıladım. O da çok zaman kışın kapalı olurdu. Sülü Dede bizim eve gelip: -Mustafa ! Elif ! diye sesleniyordu. Fakat aradan zaman geçtiğinden kendisini bulamıyorlar. üstünde eski zeybek elbisesi vardı. dedi. Biliyordum ki kahve istiyordu. diyor. Evlendiğini. Sorduğu kişi de şehitin hanımı ile evlenen amcaları Osman. amcalarımızdan babamızın hakkı olan malı alacağız. biraz zeytin . O an bende bir fincan kahve yapıp eline verdim. Öğle idi. -Oğlum biliyorsun. Ben: -Dede neden kavga yaptınız . Bu köyde amcalarımız varmış. Eskiden babası ile karşılaştığında. diyordu. bir yandan da kahvesini içiyordu. -Oğlananası köyüne buradan mı gidilir? diye soruyorlar. Bir avuç dövülmüş acı biber.Oğlum. dedim. Şimdiki Yeşilköy’ün olduğu yerde sadece bir kahve vardı. ateş yak. siz adam olmazsınız. Güzelce karnını doyurdu. fakat çay pek bilinmezdi. İç güveyliği böyle kavga ile geçer. Topan don derlerdi pantolona. diyorlar.Teyzemden kendini saklamıyor. Bir yandan sigarasını. Onun için: -Oğlum sizin aradığınız adamlardan hiçbiri köyde kalmadı. -Kim sizin amcalarınız. dedi. Onları bulacağız. Bu şehidin babası ve anası 1949 ve 1951 yıllarında ölmüşlerdi. Sülü Dede ve karısı öleli 10 yılı geçmişti. Onların tümü Söke tarafına göçtü. O devirde evlerde kahve dolu. Bir de kaçak sigara sarıp. ateşi yakıp önüne sofrayı serdim. babası giderken arkasından çok ağladığını anlatıyor. Onu öldüreceğim ama hayırlı bir günde olsun diye düşünüyorum. O zamanın olanakları çok kısıtlı. -Anan baban yok mu ? dedi. Tahtalı Kahve. diye sordum. Acı biberi çok severdi. Salihli’de bir başka isimle tanındığını söylüyor. Başından geçenleri anlatıyor. Aradan birkaç yıl daha geçiyor. diye o delikanlılara bir bir amcalarını soruyor Osman. -Ne istiyorsun Sülü Dede? dedim. babacığının çok hasta olduğunu. 1960’lı yıllar girmişti. Ömründe başka giysi ile gezdiğine şahit değilim. bir tas taze çökelek. Onlar da zaten mallarını bölüşmüşler. Teyzemlere birkaç defa daha misafir oluyor.bu sefer: -Git kayınbabandan iste. Bu haberler babası ve kardeşlerine ulaşıyor. onu kattım. yastığa yan gelip yatarak bana bakıyordu. 24 . biraz da kuru soğan. Bir gün oraya iki delikanlı geliyor. Sülü Dede hizmetimden memnun olduğu için bana: -Meymenetsizler. Bana: . Benim amcaoğlu da aynı kişilerden hak istediğinde. Hatta iki ihtiyar çok kavga ederlerdi.

hep hüzün veriyor insana. Adı halk arasında "Marmaraç"26. Biri şu an Yazıbaşı beldesinde. su vermiş. bu üç çocuğun yetim hakkını yemeleri için onlara bırakıyor.Köy düz bir arazi üstünde etrafı ormanlarla çevrili bir yerde. Hatta amcaoğlu hakkını alabilmek için dava açtı. Karşı taraf yalancı şahitler bularak: -Bizim öyle bir kardeşimiz yoktu. Yılı Sempozyumu. akmayan çeşmesi. Not: Şehit sanılan “Gavlak Mehmet” hakkında yaptığımız tüm araştırmalardan ne yazık ki şu ana kadar sonuç alınamamıştır. Ben biliyorum. 28 Hortunalı Hamit ile ilgili yerel tarih araştırması için bakınız: Necat Çetin. diyor.diyerek bir metelik vermediler. 27 25 . amcaoğluma: -Git . Köy yıllar önce susuzluktan ve geçim darlığından dolayı dağılmış. Anlatım Çanakkale Savaşı’nın toplumsal sonuçları bakımından önemli görüldüğü için anlatıldığı şekilde 12.2002 tarihinde Torbalı ilçesi Ertuğrul Mahallesi’nde A. Bugün ise yıkılmış evleri. Yunan işgali zamanında etraftaki çeteleri saklamış koynunda. Bugün dağların tepesinde kışın yağan kar ve yağmurun. bazıları Salihli’nin bir köyüne.Uluslararası Kuva-yı Milliyenin 90. bazıları da Menderes . Kuvvacılara ekmek vermiş. O yetimlerin en az 50-60 dekar arazisini satıp yediler. Kimler gelmiş kimler geçmiş bu köyden. İzmir (Sunulan bildiriler). yani eski adı Kavakalan. “Öbür dünyada helalleşiriz. Bu üç yetimden ikisi öldü. Rıza TUNÇEL'in evinde derlenmiştir. Fakat o tarihlerde bir yere yerleşik olmadıklarından. penceresi. İdari bakımdan daha önceleri ayrı iken sonraları Dernekli köyüne bağlanmış. ailenin nüfus kayıtlarını getir. yazın ise ılgıt ılgıt esen rüzgârların bağrında öylece tekrar canlanmayı bekler. Büyüksehir yasası ile Bayındır’a bağlı semt haline gelmiştir. Ama hüzünlü ve yalnız. Amcaoğlum biraz daha araştırıyor ama bir sonuç elde edemiyor.12. kapısı sökülmüş damları. SÜRÇ-İ LİSAN OLDU İSE AFFOLA. Eylül 2009. yeni adı Çınardibi olan köye giden yolun üstünde kurulu bu Marmaraç Köyü'nde olmuş. 2 26 Mersinli Mahallesi Dernekli Köyü Bayındır Canlı köyü ileriki yıllarda Belde olmuştur. Yunan’ın baş belası Hortunalı Hamit Efe’28yi de barındırmış bu köy. dediler. Bir Çanakkale Şehidinin Hikâyesi: Koca Alilerin Mustafa Bayındır ilçesinin yüksek dağlık kesiminde yörüklerin kurduğu bir köy vardır. Hakim. İnsanları ovada yeni yaşam alanları aramışlar. Resmi adı da "Mersinli Mahallesi". ” Sözlü Anlatımlara Göre Torbalı’da Yunan İşgali ve Bilinmeyen Bir Kuva-yı Milliyeci: Hortunalı Hamit”.Çamköy gibi değişik köylere kayıtları.Aradıkları yeni yaşam alanını Canlı köyünde27 bulmuşlar. hasta ve yardıma muhtaç bir durumda yaşamını sürdürmeye çalışıyor.” diyerek. Bizim anlatacağımız olay işte orada. ailenin nüfus kayıtlarını getiremiyor.

Dernekli Köyü Muhtarlık arşivi. Kimisi Kemalpaşa’nın Cumalı köyüne. hangi zaman hangi yerde sürüsünün doyacağını bilir. Ormanköy Muhtarlık Arşivi. Bakınız. “Araplar31” ve “ Çelbeşikler32” idi. Bu köy pek öyle kalabalık bir köy değildi. Aslında oğluna Emine’yi gelin olarak almayı 29 27/07/1320 tarihli son Osmanlı nüfus sayımında köyde 16 nüfus hanesinde toplam 119 kişinin sayımı yapılmıştır. kimisi ise ovadaki Kızılcaova ve Canlı’ya. Ali. Torbalı Ormanköy Muhtarlık Arşivi. Bakınız: Çengele nüfus esas defteri. Etraftan istemeler başlar. Dernekli Köyü Muhtarlık arşivi. 41 Torbalı Çengele köyü Hane no: 20 “Sarılar aşiretinden Ali” Soyadı: GÜÇ. Diğeri de kızdır “Iraz37”.Köy canlı iken hayat sabah 6’da başlar. 30 1320 sayımında hanede (Hane numarası: 5) toplam 14 kişi kayıtlıdır. Halil oğlu 1292 doğumlu. Sayımı yapılan 119 kişiden 59 kişi erkek (% 49. Her neyse biz sizlere olayımızı anlatalım. Nazlı. Dernekli Köyü Nüfus Esas Defteri Mersinli Mahallesi kayıtları. Şerife. İsa: Ese. Bu arada anası dayanamaz bu dünyanın kahrına vefat eder. 1891 yılı sayımında köy nüfusu 117 kişidir. Dernekli Köyü Muhtarlık arşivi 32 1320 sayımında hanede(Hane numarası: 6) toplam 14 kişi kayıtlıdır.18) evli. Her gelişinde bir çocuk. Doğru dürüst görememiş kocası karısını. Üçüncü kardeş ise “Mustafa38”. 43) ise bayandır. Mustafa ablası Ayşe gibi diğer ablasının hemen evlenmesini beklemektedir. kimisi Dağtekke köyüne. Kemalpaşa’nın Gökyaka Tekeköy’den birisi42 ile söz kesilir. kimisi Torbalı’nın Karakızlar köyüne.57). Önce kaçgöçler. Keçi ve çoban ayrılmaz ikilidir dağlarda. 35 Osman 36 Fatma.baba vardır. Köyden yaşıtı Emine ile gizliden gizliye görüşmeler başlar. 119 kişiden 49 kişi (% 41. bilemediniz 16 hane kadardı29. 33 1976 yılı. hangi havada hangi tarafa gideceğini. Bu Marmaraç köyünde bir aile varmış. Dernekli Köyü Nüfus Esas Defteri Mersinli Mahallesi kayıtları. Bakınız. Adı “Ayşe”.43 kişidir. Ailenin soyadı: KÖLEMEN. Gelişip güzelleşir. Evin yükü yörük kızı Iraz'’n üstündedir.”Sarılar aşiretinden Bekir” Seferberlikte “askerde” kalmış. Halil. Hane nüfus ortalaması 7. En büyük çocuk kızdır. Mustafa ile ablası Iraz’ın arası bir yaştır. Benim anlatacağım olay 1915 yılında Çanakkale Savaşları sırasında geçer. Mehmet. Dernekli Köyü Nüfus Esas Defteri Mersinli Mahallesi kayıtları. 3 erkek çocuk olur önce. Yemen senin Balkan benim. dedemin anasından geliyormuş. 60 kişisi (%50. 31 1320 sayımında hanede(Hane numarası: 2) toplam 16 kişi kayıtlıdır. 26 . Hane nüfus sayısı 6 kişidir. Sonradan öğrenmiştim. Ailenin diğer lakabı "Osman Aliler". Eğer helal ekmek yemişse çobanın. Ümmü. Hanede üç çocuk. 3 Erkek 3 kadın. Çünkü çoban. Ailenin soyadı: VARTÜRK. Dernekli Köyü Muhtarlık Arşivi. Aynı kaynı Hamza Ali41 gibi. Bakınız. Yani sizin anlayacağınız toplam 6 kişidir. Onlar da dağıldı şimdi çeşitli köylere. Bu evlilikten 2 kız. Çobanın kendindense bir topan ekmek yersin. Iraz bir süre sonra büyür. Eğer aylıklı çoban ise işte bak orada biraz duracaksın.88) dul’dur. 15. Kardeşi Mustafa da gelişir. Koca Aliler34. 34 Nüfus hane no:1 1320 tarihli nüfus sayımında hane reisi olarak Bayındır 1260 doğumlu Koca Ali bulunmaktadır.94) bekar ve 7 kişisi (% 5. Soyadı: ÇETİN. Ayşe: Eşe… gibi. Bakınız. ( 1885-1965) Kapalı Kayıt. Başka bir alemdir keçicilik. Bu rakam genel ortalamanın çok üstündedir. 39 Torbalı Ormanköy 40 Dedemin babası. Ailenin soyadı: ÖZMERSİNLİK. Bakınız: Çengele nüfus esas defteri. Kocası zaman zaman askere çağrılmaktadır. Akrabalığımız büyük ninemden. Torbalı Çengele köyü 19 hane reisi. 37 Yörükler Raziye ismini "Iraz" olarak söylerler. keçilerin bayram eder dağlarda. Dernekli Köyü Nüfus Esas Defteri Mersinli Mahallesi kayıtları. delikanlı olur. Köyde en geniş aile “Kölemenler30”. yaşamak için yapacağın tek şey vardır: Sürü hayvancılığı. Hele bir avuç toprağın altın olduğu yerde. Çünkü uzaktan da olsa orada akrabalarımız vardı. Bakınız: Aydın Vilayeti Salnamesi 1317. izne geldiği veya kaçıp geldiği askerlikten başka. derken vurulurlar birbirlerine. Babası Ali oğlunu kıramaz. Iraz ablasına. Iraz ile ablası Ayşe arasında bayağı bir yaş farkı vardır. 38 1311 doğumlu. bir dede35 ve anne36. Abla Ayşe Çengele39 köyünden Sarılar aşiretinden Bekir40 ile evlenir. Artık evde beş kişi kalmıştır. Hemen babasına Emine’yi istemelerini söyler. 63 kişi (% 52. Ölüm tarihine 1333(1917) notu deftere düşülmüş. Kazım. Ben çocukluğumda 33 birkaç sefer bu köye gitme şansına sahip oldum.

Allah bilir ! Öğlenden sonra davulların sesi yeri göğü inletmektedir. Ardından Iraz sessiz sedasız gelin gider. Kayda göre Mustafa 1331 yılında Harb-i Umumi’de “askerde” kalmıştır.346 ) düşünüyorum. Oğlunun urbaları43 kesilir. evlerine dönmeye başlar. Köye Çırpı nahiye karakolundan iki jandarma gelir. Ya Gökyaka Tekeköy’den davullarla yola çıkanlara ne demeli? Sabaha karşı köyden çıkılır. Bir gün öncesinden etraf köylerde ne kadar hısım akraba varsa toplanır Marmaraç köyüne. ilçe ve köyü bilinmeyen. Evinin kapısı kapanır. evinin duvarında urbaları öylece beklemektedir. Gelinin evdeki yaşlı dedesi45 vefat etmiştir. Misafirler de yavaş yavaş köylerine. der. Heyamullar44 düzenlenir. Aynı ev birer hafta ile iki düğünü birden yaşayacaktır. Herkesin keyfi yerinde. Dünyaya küser. Mustafa ile beraber 16 kişi daha köyün alt kısmında imamın dualarıyla. Ya doğruysa? Soyunu kim devam ettirecektir? Kim kucağına torun verecektir? Bir süre sonra kahrından o da ölür.Tabur. Oradan Marmaraç köyüne doğru sarkacaksın. hadi doğruca Cumalıköy dağına tırmanacaksın. evi siler. Acaba ne oldu? Konu hemen anlaşılır. A ilenin soyadı: BULUT. Oğlunu köyde nişanlısı. Iraz karşı çıkar ve der ki : -Önce evden sen çıkacaksın. 44 Düğün evi yakını gençlerin gece evlenecek genç kızla birlikte meşaleler eşliğinde akrabalarını türkü ve uzunhavalar söyleyerek ziyaret etmesi ve hediyeler toplaması. Yemez içmez. Anlayışla karşılanır. Ancak ikindi vakti varılabilir. Gökyaka Tekeköylü dünürler ile düğün günü kararlaştırılır. Emine inanmaz. 45 Osman. Bütün eli silah tutanlar askere alınmaktadır. Baba Ali hemen oğlunun nişanlısının ailesi ile de anlaşır. Mustafa da bir süre sonra Emine ile sözlenir Böylece aynı evde nişanlı iki kardeş olur. Çünkü tek erkek evladıdır Mustafa. Zeybek mezarlığını geçeceksin. Sessizce köye varılır. 23/06/1915 tarihinde Sebdülbahir muharebesinde şehit memleketi İzmir olan kişi olduğunu ( kayıt no:24.Çanakkale Savaşı dönemi. Herkesi bir merak sarar. 43 Yörede damatlık elbiseye eskiden urba denirdi. Koskoca evde baba tek başına kalakalır. süpürür.asp? il_id=36&ilce_id=1&harf_id=0&sayfa_no=4. zurnalar ötmez. Artık köye 500-600 m. köylü tarafından askere uğurlanır.o da istemektedir. Eline bir çapa alan. Mustafa’nın Çanakkale’den künyesi gelir46. Koca Alilerin Ali ise oğlunun şehit haberini aldığında beyninden vurulmuşa döner. Kim bilir ertesi gün mü sabah mı varacaksın kendi köyüne. Bir de bu işin geri dönüşü var. Bayındır Nüfus Vukuat Ölüm Defteri Cilt:2 sayfa:198. bir kürek bulan mezarlığa gider. Davullar zurnalar dağları inletmektedir. Önce dede toprağa verilir. ET: 11/01/2010) 27 . Çanakkale şehitlerimizin listesinde 1.Şu an kalkmış durumda. Mustafa önce ablasını çırak yani gelin çıkarmak ister. Mustafa'sı vurulamaz.com/sehitler. Bir gün mutlaka gelecektir. Gökyaka Teke köyü hane:32. Bir hafta önce Iraz gelin gidecek. Ya kaybolmuştur ya da esir düşmüştür. Eh bir hafta sonra oğlu da evlenecektir. 5. (http://www. Kına gecesi yapılır. Mustafa bir İngiliz saldırısında şehit düşmüştür.geltag. Önce Cumalıköy’e. Yemek yapar. Vatan seni bekliyor. Belirlenen gün gelir çatar. Bölük piyade er Ali oğlu Mustafa.Kolordu 4. Eğlence durur. oradan Sinekköy’e. Düğün yazın yapılacaktır. Alay 2. 46 Nüfus Vukuat Defterinde. Ancak hiç umulmayan bir olay daha yaşanır. Mustafa’nın ölüm kaydı vardır. Önce seni uğurlayacağım. erkeçler kesilir. 42 Ağa Mehmetler/ Kürt Ahmetler. O da ne? Davulların karşısına Marmaraç’tan iki kişi gelmez mi? Yoksa düğün bozuldu mu? Düğün idarecileri bir işaret eder. Her şey iyi gitmektedir. Ben ablayım. Yolları bayağı uzundur. Oğlunun nişanlısı Emine o evin gelini olarak her gün kendi evinden sonra kayınbabasının evinin işlerini görür. Keşkekler pişer. bir hafta sonra da evine gelin gelecektir. kallmıştır. Davullar susar. Yöresel bir gelenektir. Köyün insanları toplanır. doğum yılı bilinmiyor. Önce cenaze toprağa verilecektir. Kayıttan da anlaşılacağı üzere Mustafa’nın vefat yılı 1915 yılıdır.Kemalpaşa Gökyaka Köyü Muhtarlık Arşivi. Jandarmalara durum anlatılır. Evinin duvarlarına geleneklere uygun asılır. Çanakkale Harbi patlamıştır.Bakınız: Köy Nüfus Esas Defteri. Bir süre sonra köye.

Giderken de hanımı Ayşe iki aylık hamiledir48. Yıl:1331. 50 Nüfus Vukuat Ölüm Defterinde diğerlerinin de bazılarının ölüm kayıtları vardır. Bakınız: Bayındır Nüfus Vukuat Ölüm Defteri. Annesi: Dudu.. Doğum yılı: 1311. Artık ümidini keser. jandarma tarafından zorla götürülür. Cilt:2. Mustafa yine gelmez. Babası:İbrahim. Kendisine buradan teşekkür ediyorum. Ancak ne Mustafa ne de diğerleri döner.Benim nişanlı olduğumu bilmez misiniz? der. Bir süre sonra Yunan çıkar. Askerde kaldığı yer: Harb-i Umumi. Hepsi gerçek. “Askerde”. sağ kalan bütün askerler evlere dönmüştür. evlatları babasız bırakan Çanakkale. Aile Bayındır Yeşilova (Çıplak) Köyü’ne nakil gitmiştir. Aile Dernekli Köyü’ndedir. Bakınız: Bayındır Nüfus Vukuat Ölüm Defteri. Doktor yok. Doğan çocuk erkektir. Çeteler bir yandan. Daha kısa bir süre önce izne gelmiştir. Etraf köylere sağ kalabilen. Askerde kaldığı yer: Harb-i Umumi. Ayşe geride 7 çocuğu ile kala kalmıştır. Hane:4 Adı: Halil. Umutludur. Biz yine dönelim Marmaraç köyüne. Cumhuriyet ilan edilir. 28 . Her taraf cavurdur.Osman. Artık 10 yıldır süren seferberlik bitmiş. Mustafa’sı gelmez.Aynı acı haber bir süre sonra Çengele’ye “Gacarlar47’a ulaşır. “Askerde”. Adı:. Bayındır Nüfus Vukuat Ölüm Defteri’ne Göre (Cilt 2) Dernekli ve Marmaraç ( Mersinli) Köylerinden I. 51 Bayındır ilçesinin bir dağ köyü. Annesi: Ümmü. Benim ailem. Hane:16.Dünya Savaşı Sırasında Askerde Kalanların Listesi. Kayıttan da anlaşılacağı üzere Halil ve Osman kardeştir. Annesi: Ümmü. sayfa:199. İdare Hane Baba Adı Birimi No adı Dernekli 1 Abdullah İbrahim 47 48 Anne adı Ayşe Doğum Doğum Vefat Ölüm Ölüm Yeri Yeri Tarihi Tarihi Kaydı Bayındır 1307 Harp-i Umumi 1331 Askerde ÇETİN ailesinin Torbalı Ormanköy’deki lakabı. sözünü gözleri yaşlı ifadelerle anlatılmıştır. askerler tek tük dönmeye başlar.kadınları kocasız. Askerde kaldığı yer:Umumi Harp. Cilt:2. sayfa:198. Hane:11 Adı: Hasan. Mustafa’sı yine gelmez. Ayşe nenem halama hitaben : -Kızım siz ne gördünüz? Ben bir günde üç acıyı yaşadım. Nice hikâyeler vardır böyle yaşanan. Doğum yılı: 1314. Babası: Mehmet. Adı: Halil. Babası: İbrahim. Yani büyük dedem. Bekir. Yıl:1332. Aileden bazıları Kemalpaşa ilçesi Armutlu’ya ve Bayındır ilçesi Kızılcaova Köyü’ne nakil gitmiştir. Ailenin bugünkü soyadı:İNCEDAYI. Jandarmalar dinlememiştir bu sefer. Yunan bir yandan köyü basar. “Askerde”.. Hane: 16. Zaten tüm ömrü 49 bu çocuklarını yetiştirmeye ancak yetecektir. Ancak hastadır. Babası Bekir’in adı verilir. Mustafa ile nişanlanalı tam 8 yıl olmuştur. 52 Not: Çengele (Ormanköyden) Sarılar aşiretinden Bekir benim dedem Mehmet ÇETİN’in babasıdır. Ocaklar sönmektedir. Bakınız: Bayındır Nüfus Vukuat Ölüm Defteri. Çok azı mutlu sonla biter52. Annesi: Gülsüm. Doğum yılı:1305. Cilt:2. Aile Bayındır Canlı semtindedir. Sirke ile yapılan ilaçlar da fayda vermez. Yıl:1331. “Askerde”. Üç sene durur. Ailenin bugünkü soyadı: KÜÇÜKSOLAK. Emine gelenlere: . 49 Ayşe 1969 yılında vefat etmiştir. Askerde kaldığı yer: Harb-i Umumi. ilaç yok. Cilt:2. . Bu hikaye Ormanköy’den sevgili halam Fıtnat ÇETİN tarafından tarafıma anlatılmıştır. Yunan kovalanır Mustafa’sı yine gelmez. hepsi acı dolu. Babası: İsmail. Varır istemeye istemeye Osmanlar 51’dan bir adama. Doğum yılı:1312. Bir süre sonra ölüm haberi gelir baba ocağına. Doğum 7 ay sonra olur. Yıl:1331. Aileden bazıları Kemalpaşa ilçesi Armutlu’ya ve Bayındır ilçesi Kızılcaova Köyü’ne nakil gitmiştir. Ailenin bugünkü soyadı: İNCEDAYI. Harp biter. sayfa:199. Bakınız: Bayındır Nüfus Vukuat Ölüm Defteri. Emine’yi babasından etraftan istemeye (evlilik teklifi) gelirler. Bekir de harpte vurulmuştur. Köyden Mustafa ile birlikte askere alınanların teker teker künyeleri gelmeye başlar50. Ailenin bugünkü soyadı:DUVA. Ne Çanakkale’dir bu? Evlatları yiyen. . sayfa:199.

Dernekli Dernekli Dernekli Dernekli Mersinli Mersinli Mersinli Mersinli Mersinli 4 6 9 15 1 4 11 16 16 Mehmet Abdullah Mustafa Mehmet Mustafa Halil Hasan Halil Osman Abdullah Mehmet Ahmet Süleyman Ali Mehmet İsmail İbrahim İbrahim Ayşe Ayşe Fatma Emine Fatma Dudu Gülsüm Ümmü Ümmü Bayındır Bayındır Bayındır Bayındır Bayındır Bayındır Bayındır Bayındır Bayındır 1304 1302 1303 1311 1311 1312 1305 1311 1314 Harp-i Umumi Harp-i Umumi Harp-i Umumi Harp-i Umumi Harp-i Umumi Harp-i Umumi Umumi Harpte Harp-i Umumi Harp-i Umumi 1332 1333 1332 1331 1331 1332 1331 1331 1333 Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Mustafa’nın ölüm kaydı: Bayındır Nüfus Vukuat Ölüm Defteri-2 sayfa 198. 29 .

Osman Ali’nin Marmaraç köyündeki evinin şu anki görünümü. [2010 yılı (Necat Çetin arşivi)] Marmaraç (Mersinli Mahallesi Dernekli Köyü) görünüm [2010 yılı(Necat ÇETİN arşivi)] 30 .

Birkaç örnek: 1306 Demirci doğumlu Türkmen oğlu Türkmen’ in oğlu Hasan . Gerçi bu kayıtlar sadece Torbalı merkezdeki askerleri değil. ÇANAKKALE SAVAŞLARI VE KURTULUŞ SAVAŞINA KATILANLARIN ASKERLİK KAYITLARI ÜZERİNE YAPILAN BİR İNCELEME Bugün Torbalı Askerlik Şubesi arşivinde saklanan orijinal kayıtları eski yazı (Osmanlıca) olan Balkan Harbi. Kolordu 58. 15.Duhul tarihi için örnek:1305 Çapak doğumlu Halil oğlu Abdullah. Alay 1. 1313 (M.41 40 10. 24. “Harb-i Umumide yaralanarak askerlikten ihraç edildi” .1889).1890).58 48 12.ay. 1310 (M. silahsızdır” Kimi kayıtlarda esir düşenler ile ilgili bilgiye rastlamaktayız. Yıllar(Rumi) (Miladi) 1304 (1888) 1305 (1889) 1306 (1890) 1307 (1891) 1309 (1893) 1310 (1894) 1311 (1895) 1312 (1896) 1313 (1897) 1314 (1898) 1315 (1899) Toplam As. Sayfa no: 1 Muhacir Hafız Mehmet oğlu Ali. Tabur 3. Bölük. Piyade onbaşısı.1899) yılında son bulmaktadır. Tabur 5.” İki harp madalyası vardır “ 1309 Dirmil doğumlu Hüseyin oğlu Ahmet.1892) yılı hariç olmak üzere 1305(M.86 37 9. Piyade çavuş.TORBALI’DAN BALKAN SAVAŞI.Bir örnek:1309 Tepeköy doğumlu Mustafa Çavuş oğlu Ahmet. Alay 1. Tabur 3. Bölük “ ALMANAVUSTURYA VE OSMANLI Harp madalyası vardır” Kimi kayıtlar askerin bedeni durumları ile ilgilidir. 1.1891).88 33 8. 1312 (M.1893). Bölük Terhis tarihi: 01 Mayıs 1339 Kimi kayıtların kenarına önemli notlar düşülmüştür. Piyade başçavuş. Fırka 45 Alay 1. Alay 2. Dünya Savaşı. 1314 (M.1915) .Piyade er. 1307 (M. Tabur “Esir düşmüştür” 31 . 1306 Maşat (Bugünkü Şehitler) doğumlu Arap Süleyman oğlu Durmuş.Bu kayıtlar bugün dahi zaman zaman kullanılmaktadır. ve yıl olarak yazılmıştır.Örnek: 1304 doğumlu İzmir-Torbalı-Karakuyu köyüne kayıtlı Kütük no: 3 . 1892) kayıtlarının olmamasına da bir anlam veremedik. % dilimi 23 5. Birkaç örnek: 1307 Çapak doğumlu Deli Hasan oğlu Süleyman oğlu Ahmet Efendi.8 Kolordu 1. Piyade er. Piyade Çavuş. 131.DÜNYA SAVAŞI .1894). 1.1897).Piyade er. Askeri kayıtlar yıllara göre tutulmuş ve her askere bir kütük ve sayfa numarası verilmiştir.28 391 %100 Kayıtlar rumi takvime göre 1304 (Miladi: 1888) yılından başlamakta ve 1308(M. 1896). Alay 1. Terhis tarihi: 1335 ( Miladi. dereceden malüldür ” Kimilerinin kayıtlarının sonunda savaşta veya savaştan sonra aldıkları madalyalarla ilgili bilgi bulunmaktadır.82 57 14. 1311(M. 1309 (M.47 54 13.1895).adedi.Piyade er.1919) Silah altına alınma tarihlerinde genellikle sadece yılı yazılı iken birkaç kayıtta duhul ve terhis işlemleri gün . Duhul tarihi: 1331 (silah altına alındığı tarih – Miladi.1898) ve 1315 (M.Şimdi askeri kayıtları inceleyelim. Bölük Duhul tarihi: 15 Temmuz 1325 Terhis tarihi için örnek: 1310 Bozköy doğumlu Derviş oğlu Mehmet.Tabur 4. 1313 ve 1314 tertiplilerin sayıca çok olduğu görülmektedir.Bölük “ 5.69 29 7.43 17 4.Alay karargahı.110.Bir örnek: 1312 Çapak doğumlu Müteveffa İbrahim oğlu Osman.Tabur 1. 168. Toplam 11 kayıtlı yılın dökümünü yaptığımızda kayıtlı toplam asker bakımından şu tablo karşımıza çıkmaktadır: Burada toplam kayıtlı asker adetinin 391 olduğunu görmekteyiz.1308 (M. İzmir 5. 12 Alay 2. ilçeye bağlı bucak ve köyleri de kapsamaktadır.24 19 4. Çanakkale Savaşları ve İstiklal Harbi’ne katılan askerlerin kayıtlarını dikkatlice incelediğimizde bazı sonuçlara varmaktayız. 1306 (M. Depo Alayı “Sınıfı sakat.34 34 8.

. Bazı mahalle isimleri bugün kullanılmamaktadır. Karakızlar. Karaot. Subaşı.Kacar Salih oğlu Mehmet oğlu.”.. Karacaağaç (Bugün Buca’ya bağlı).Karakızlar. Bazı köylerin isimlerinde çok az değişiklik vardır. Birkaç örnek: Çaybaşı. Bu yerli Rumlar daha sonra mübadele ile gönderilecek yerlerine mübedele ile gelenler yerleştirilecektir.”. Yoğurtçular.. Örnek. Şahısların daha iyi tanınmaları için baba adları ve namları da ilginçtir: Birkaç örnek: “Yozgatlı Mustafa oğlu…”. Atalanı.. Demirci..” gibi daha bu lakap ve ünvanları çoğaltabiliriz. Kırıklar.Sinekköy. Bu lakapların çoğu Soyadı Kanunu’ndan sonra soyadı olarak alınmıştır. vb.”Karaca Mustafa oğlu. Ahmetli.. Bazı köylerin adlarının değiştiğini görmekteyiz.”Kara Hüseyin oğlu. Sanırız bu yıllarda Dağkızılca köyü bugün geçerliliğini yitirmiş olan nahiye birimi olmuştur.”. Bazıları ise soyadı olarak almalarına rağmen aile aynı ünvanı ile tanınmaktadır. Arslanlar. Yörükler (Korucuk).Avandere. Çakırbeyli . Torbalı Yukarı Mahalle ise kaldırılarak Torbalı Mahallesi’ne dönüştürülmüştür. Çapak. Buradan şu anlaşılmaktadır:Bu köyler . “Kırlı Hasan oğlu.. Bülbülderesi. Göllüce.. Sepetçiler .Torbalı Yukarı Mahalle .”Garip Mustafa oğlu.Yeniköy..”.Taşkesiği.. Yeniköy.”.” .Çoban İsmail Hafidi İsmail oğlu.”Deveci Ahmet oğlu. Bugün Torbalı ilçesine bağlı bazı köylerin adından hiç bahsedilmemektedir.Maşat(Şehitler). Karakızlar…vb. Hortuna (Yazıbaşı)Kayas (Pancar). Örnek: Kanlı Mehmet oğlu (Çaybaşı) Bugün bu aile Kanlı soyadını kullanmaktadır. Örnek: Cumalı.Ayvaz Kör Ahmet oğlu.Avrethisar muhacirlerinden Halil oğlu. Bugün idare merkez birimi Ertuğrul Mahallesi’ndeki binaya taşınmış. Karaot. Çimenler (Çaybaşı Beldesi) ise Yeni Mahalle’ye dönüşmüş.Yavaş oğlu Süleyman oğlu…”. bu kayıtların tutulduğu yıllarda daha kurulmamış veya başka idari birim içindedir. Kuşçuburnu iken Kuşçuburun’a çevrilmiştir. Ertuğrul gibi.”Ekşi Mehmet oğlu. Dağtekke.Ertuğrul Mahallesi. Çapak. İlginç olan bir diğer kayıt ise Kayas (Bugünkü Pancar) köyünden 11 yılda sadece bir askerin kayıtlı olduğudur. Kimi idari köy birimleri bazı yıllarda Dağkızılca’ya bağlı görünmektedir.Kayıtlara baktığımızda askerlerin kayıtlı olduğu köylerden bazılarının bugün Torbalı’ya bağlı olmadıklarını.idari yönden ayrıldıklarını görüyoruz.Arapçı (Pamukyazı). Karapınar Menderes ilçelerine bağlıdır..”. Fetrek (Bu günkü Vişneli köyü Kemalpaşaya bağlı) .gibi Bazı köylerin adlarını aynen korudukları görülmektedir.Tekeköy ( Bugünkü Gökyaka köyü) Kemalpaşa. Bazı mahalle adları değişikliğe uğramıştır. Bozköy. Çimenler Ahmetli. Gacarlar (Ormanköy). Dirmil (Korucuk) Hamidiye (Özbey)Arapçı (Pamukyazı)..Dirmil (Korucuk). Saipler. Çengele (Ormanköy).Karacaağaç. Çakırbeyli..Ayrancılar.Pehlivan oğlu. Kuşçuburnu. bu dönemde köyde sadece birkaç Türk ailenin yaşadığının ortaya çıkmasıdır.Düğerlik. Doğancılar. Hamidiye (Özbey). Tulum. Belenbaşı Buca . Hortuna (Yazıbaşı)Merkez..”.Fetrek. Kaplancık gibi.Çimenler gibi.”Çalık Kürt Hüseyin oğlu.. Çakallar. Arslanlar.Taşkesiği Taşkesik olmuştur. Ayrancılar.Yukarı Mahalle . Örnek olarak Naime. Kayas (Bu günkü Pancar).”” Hatip Halil oğlu. Yaptığımız araştırmada bu köyün nerede ise tamamının Rum kökenli olduğu. İdari yapılanma da karşımıza çıkmaktadır: Torbalı merkeze bağlı olan köyler ve mahaleler şunlardır:Karakuyu.. Eğerci. Hacı Hüseyin oğlu. Tepeköy. Gere.vb sayabiliriz. Çaybaşı. Sepetçiler. Örnek olatrak. “Köse Ali oğlu.Maşat (Şehitler) . Dereköy.”. Örnek olarak Çengele (Ormanköy)..”.”. Örnek: Sepetçiler (Çaybaşı Beldesi ) Atatürk Mahallesi’ne. 32 . Örnek: Fetrek. Örnek: Tepeköy. Bazı mahalle isimleri aynen korunmuştur. Dağkızılca’nın etrafında olan köylerdir.”.”Bıçakçı Hüseyin oğlu. Helvacı. Örnek. Karakuyu..

2 2 1 2 3 2 2 3 3 3 23 Tiryanda (Ayrancılar) 1 2 1 2 1 1 8 Torbalı Merkez 1 1 1 1 1 5 Torbalı Yukarı Mah. 4 1 2 2 9 Çimenler 1 1 Yeniköy 1 1 1 1 2 1 2 9 Yoğurtçular 1 2 1 3 1 2 3 13 Belirsiz olan 1 1 Toplam .) Ahmetli 2 1 3 Arapçı (Pamukyazı) 1 1 2 Arslanlar 1 1 1 3 4 10 Avandere 1 1 Belenbaşı 1 1 3 5 Bozköy 1 2 1 1 3 1 9 Cumalı 2 2 1 5 Çakallar (Çamlıca) 1 1 1 2 5 Çakırbeyli 2 1 2 2 5 4 1 17 Çapak 2 2 4 2 1 2 6 6 8 33 Çaybaşı 2 3 1 4 4 2 2 18 Çengele (Ormanköy) 1 1 1 1 3 7 Dağkızlca 1 1 1 5 6 3 2 19 Dağtekke 1 1 2 Demirci 3 3 1 1 1 5 3 17 Dereköy 1 1 Dirmil(Korucuk) 3 1 6 3 1 3 2 1 20 Doğancılar 2 1 1 3 2 9 Düğerlik 2 2 Eğerci 1 3 1 1 6 Ertuğrul Mahallesi 2 2 2 1 3 10 Fetrek 2 1 3 Gere 1 1 Hamidiye(Özbey) 1 2 1 1 1 1 7 Helvacı 2 1 2 5 Hortuna (Yazıbaşı) 3 1 2 2 4 4 2 1 7 26 Karacaağaç 1 1 1 1 1 1 4 10 Karakızlar 2 1 1 4 1 9 Karakuyu 4 1 1 1 2 1 3 5 7 25 Karaot 1 1 1 1 1 5 Karapınar 1 1 Kayas (Pancar) 1 1 Kırıklar 1 1 Kuşçuburnu(Kuşçuburun) 1 1 1 3 Maşat (Şehitler) 2 3 Saipler 1 1 2 1 2 2 2 11 Sepetçiler 2 1 1 4 Sinek 1 1 Taşkesiği(Taşkesik) 1 2 1 4 Tekeköy (Gökyaka) 1 1 Tepeköy Mah.47 23 33 17 34 29 40 19 37 54 57 48 391 33 .İSTATİSTİKİ BİLGİLER SAVAŞLARA ASKER GÖNDEREN YERLEŞİMLERİN SIRALAMASI VE TABLOSU ŞU ŞEKİLDEDİR: (TABLO -1 ) Yıl (Rumi) 1304 1305 1306 1307 1309 1310 1311 1312 1313 1314 1315 Toplam Yıl (Miladi) (1888) (1889) (1890) (1891) (1893) (1894) (1895) (1896) (1897) (1898) (1899) Yerleşim Yeri (KöyMah.

Bu da % 81 oranıdır. Başçavuş olarak görev yapanlar ise ( 9 kişi ) %3 kesime karşılık gelmektedir.5 4.Tüfekç i Sıhhıye Bilinmeyen Toplam 130 4 188 8 17 1 3 1 1 23 130 5 188 9 22 4 3 1 1 2 33 130 6 189 0 4 1 3 4 2 1 2 17 130 7 189 1 23 2 1 1 1 1 4 1 34 130 9 189 3 23 3 3 29 131 0 189 4 27 4 4 1 1 2 1 40 131 1 189 5 11 2 4 2 19 131 2 189 6 18 7 5 1 2 2 1 1 37 131 3 189 7 39 10 3 1 1 54 131 4 189 8 45 3 2 1 1 2 2 1 57 131 5 189 9 38 2 3 1 2 2 48 Toplam -----267 33 30 12 3 6 3 6 6 17 4 4 391 68.5 1.5 1 1.1897) kayıtlılar tutmakta ( 53 kişi) yüzdelik dilimi: %93 .ASKERLERİN RÜTBELERİNE GÖRE TASNİFİ: (TABLO – 2 ) Yıl-Rütbe Nefer (Er) % Rumi/Milad i 1304 (1888) 16 7 0 1305 (1889) 27 8 2 1306 (1890) 11 6 4 1307 (1891) 17 5 0 1309 (1893 21 7 3 1310 (1894) 30 7 5 1311 (1895) 18 9 5 1312 (1896) 30 8 1 1313 (1897) 47 8 7 1314 (1898) 53 9 3 1315 (1899) 47 9 8 Toplam 317 8 1 Onbaşı % 3 3 1 5 3 7 1 3 2 3 31 1 3 9 6 1 5 1 0 1 7 5 8 4 5 0 8 Çavu ş 3 3 1 9 3 3 2 5 1 30 % Başçavuş % 1 3 9 6 2 6 1 0 8 0 5 9 0 2 8 1 2 2 2 1 1 9 4 0 1 2 6 7 0 0 3 0 2 0 3 Suba y % Belirsiz % Toplam 0 0 0 0 0 0 0 0 0 0 0 2 1 1 4 0 0 1 2 3 0 0 0 3 0 0 0 23 33 17 34 29 40 19 37 54 57 48 391 Kaydı olan 391 askerin 317 tanesi görüleceği üzere nefer yani er olarak görülmektedir.6 3 1 1. Er olarak en fazla sayı 1313 yılında (m.4 7.2 8.3 1 1 %100 % 34 .61 kişi de (% 16) askerliğini erbaş ( Onbaşı-Çavuş) rütbesinde yapmıştır. sayı bakımından en az 1306 doğumlular ( 11 kişi) olmazına rağmen kendi dönemlerinde yüzdelik dilim olarak en azlık kesimi ASKERLERİN SINIFLARINA GÖRE TASNİFİ: (TABLO – 3 ) Rumi Yıl Miladi yıl Sınıfı Piyade Jandarma Topçu Süvari Muhabere Bahriyeli İstihkam Nakliye Tren Eri Mak.

bölükten 2 yıl askerlik yaptıktan sonra terhis edilmiştir.1889) 3 1306 1307 (M. Bilindiği üzere 30 ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesi gereği Osmanlı ordusu terhis edilmiştir.1911) ve 1328 yılında (m.Terhis gerekçesi veya neye istinaden terhis edildiği belirtilmemiştir. Terhis işlemlerinin 1920 yılında da 31 kişi ile sürdüğünü görüyoruz.1898) 1 1 1315 (M.1893) (M. DOĞUM TARİHLERİ İTİBARI İLE YILLARA GÖRE ASKERLİK SÜRESİNİ GÖSTERİR TABLO: (TABLO – 6 ) (Yıl-Rumi) (Miladi) Süre:0-1 1304 1305 (M. Tabloda da net bir şekilde görüleceği üzere en yoğun terhis işlemi 246 kişi ile diğer yıllarda yapılan işlemlere bakıldığında rekor diyebileceğimiz oranla 1335 (m.1915) 1312 ( m.1894) 1 1311 1312 (M.1339 yılında terhis olanların ise Milli Mücadele sonrasında Mondros Mütarekesi’ne aykırı olarak birliklerini terhis etmeyen kuvvetlerden olduğunu sandığımız ancak Kurtuluş Savaşı bitince evlerine dönen askerlerdir. 1912) yılında hiç terhis işleminin olmamasıdır. Burada da görüleceği üzere ordu adeta kışlaları boşaltmış ve askerler evlerine dönmüştür.1899) 2 Toplam 11 35 . Bilindiği üzere 1912 yılı Balkan savaşlarının yaşandığı yıllardır. (TABLO – 5 ) Miladi Rumi 1304 1305 1306 1307 1309 1310 1311 1312 1313 1314 1315 Toplam 190 9 132 5 2 2 191 0 132 6 1 1 2 191 1 132 7 191 2 132 8 191 3 132 9 4 2 6 191 4 133 0 2 2 191 5 133 1 1 1 191 6 133 2 2 1 2 1 6 191 7 133 3 1 1 1 1 1 5 191 8 133 4 5 7 7 10 5 5 2 3 4 9 4 61 191 9 133 5 12 12 5 15 14 24 15 25 41 41 42 246 192 0 133 6 2 1 4 6 2 2 5 5 3 1 31 192 1 133 7 2 1 3 192 2 133 8 1 1 2 3 7 192 3 133 9 1 1 3 1 3 1 1 11 192 4 134 0 1 2 3 Tarihsi z 2 1 1 1 5 Toplam 23 33 17 34 29 40 19 37 54 57 48 391 Tabloda görüleceği üzere 1327 yılında (m. Ancak unutulmaması gereken bir diğer olgu bu terhis işlemlerinin hemen arkasından Anadolu’nun İtilaf devletleri tarafından işgal edilmiş olmasıdır.1890) (M.1896) 1 1313 1314 (M.1888) (M.1919 ) yılında yaşanmıştır. Tabloda da görüleceği üzere en az terhis işlemi 1 bir kişi ile 1331 yılında ( Miladi. menzil amele taburu 1.1896 ) doğumlu 1329 yılında askere alınan Dağkızılca köyünden Küçük Mehmet oğlu piyade er sınıfından Keşan 5.1897) (M.KAYITLARIN DUHUL (SİLAH ALTINA ALINMA) TARİHİNE GÖRE TASNİFİ: (TABLO – 4 ) Yıllar 1304 1305 1306 1307 1309 1310 1311 1312 1313 1314 1315 Toplam 1324 (1908) 1 1 2 1325 (1909) 8 1 9 1326 (1910) 7 2 9 1327 (1911) 11 11 1328 (1912) 1 2 2 4 9 1329 (1913) 1 1 1 6 11 1 1 22 1330 (1914) 12 13 2 7 8 13 3 2 1 1 1 63 1331 (1915) 3 4 4 2 19 15 23 5 4 79 1332 (1916) 2 1 1 1 1 1 9 42 34 2 96 1333 (1917) 2 1 4 13 36 56 1334 (1918) 2 3 1 1 3 7 17 1335 (1919) 1 1 2 4 1336 (1920) 1 1 2 1337 (1921) 1 1 2 1 5 Tarihsi z 2 1 1 2 1 1 8 Toplam 23 33 17 34 29 40 19 37 54 57 48 391 TERHİS TARİHLERİNE GÖRE TASNİFİ. Halbuki 1915 yılı 1.Dünya savaşının en yoğun çarpışmalarının yapıldığı Çanakkale savaşlarının en şiddetli döneminde terhis edilmesi bize ilginç gelmektedir.1891) 1 1 1309 1310 (M. Diğer yıllarda yapılan işlemlerin muhtemelen evlerine ancak dönebilen kişilerin kaydını yaptırdığıdır.1895) (M.

Tabur 3. 3.1305 doğumlu Tepeköy Mahallesinden Murtaza oğlu Abdüllatif.1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Bilinmeyen Toplam 3 1 3 9 3 4 23 3 1 12 7 4 1 1 1 33 1 3 4 2 3 21 17 1 2 2 2 8 4 8 3 1 2 34 1 3 1 7 7 7 2 29 3 2 4 14 11 1 1 1 1 2 40 3 12 3 1 19 4 7 19 4 1 1 37 1 6 37 4 3 1 1 54 5 18 23 7 3 57 6 34 2 1 1 1 1 48 20 71 85 78 58 21 17 10 5 3 12 391 Mevcut kayıtlara göre en kısa süreli askerlik yapan :1312 Çapak doğumlu Arnavut Mehmet oğlu Ömer’dir. Bölükte . En az süreli olarak 0-1 yıl arasında 11 kişinin askerlik yaptığı görülmektedir. Piyade sınıfında er olarak 1328 ile 1338 tarihleri arasında Redif Taburunda . Alay ‘da olmak üzere toplam 3 kişi 10 yıl askerlik yapmıştır. Alay 1. Alay 2. Piyade çavuş olarak 1327 ile 1337 tarihleri arasında 35.1307 doğumlu Dirmil köyünden Ekşi Mehmet oğlu İsmail.1307 Ertuğrul Mahallesi doğumlu Durmuş Ali oğlu Mehmet. Tabloyu incelediğimizde en çok 85 kişinin 3 yıl . En uzun süreli askerlik yapan 1305 yılında 1 ve 1307 yılında 2 olmak üzere toplam 3 kişi 10 yıl askerlik yapmıştır. Askerliğini Piyade er olarak 23 Eylül 1336 ile 26 Eylül 1336 tarihleri arasında ( 3 gün ) Kıran grubu 64. arkasından 78 kişinin 4 yıl askerlik yaptığı görülmektedir. Bu kişiler şunlardır: 1. 2. Bölükte askerlik yapmıştır. Tabur 2. 36 . Fırka 35. Süvari er olarak 1325 ile 1335 tarihleri 10 Kolordu 12.

. 3. 14. 8.Tb.Bl.Al.Frk.3.1.Frk.Tb. 24. 1. 21.62. 48. 1.1.Tb.Al.Al. 2. Sah.Tb.3. 2. 1324 1330 1330 2 17 19 28 21 2 16 19 28 21 Mehmet Müteveffa İbrahim Kavukoğullarından Ali Müteveffa Sert Hasan Hüseyin Hamidiye Karakuyu Çorlu Dirmil Dirmil Piyade Süvari Mak. Kalemi Riyaseti 1335 İNCE 1965 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 2 2 3 3 3 3 3 5 5 5 6 6 6 7 8 11 17 17 6 7 1 3 4 5 6 2 3 4 3 5 6 3 1 1 1 2 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Karakuyu Karakuyu Karakuyu Hamidiye Sepetçiler Sepetçiler (Mecidiye) Ertuğrul Hortuna Hortuna Hortuna Doğancılar Fetrek Fetrek Bozköy Karakuyu Ayrancılar Dirmil Karakuyu 21 43 38 12 28 1 73 11 7 12 62 5 29 20 41 36 12 28 8 27 0 69 11 7 12 62 5 28 Alioğullarından Mustafa Ali İçellioğlu Ali Muhacir Hafız Mehmet Hafız Recep Kanlı Mehmet Halil Müteveffa Arif Üsküp muhacirlerinden müteveffa Osman Molla Ahmet Yetim Süleyman Mustafa Mehmet Ömer Karakuyu Karakuyu Karakuyu Hamidiye Karakuyu Kasye Tepeköy Üsküp Hortuna Çatalca Doğancılar Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Çvş.Tb.Kol.Demirhane 10. 2.Kol.Tb.Kol.1304 / 1888 DOĞUMLULAR Duhul Tarihi Terhis tarihi HANE NO: İzmir Sancağı Nahiyesi Vefat tarihi 1950 Eski Hane Kütük No Sayfa No Rütbesi Sıra No Köy veya Mahalle Baba adı ve şöhreti Ailenin bugünkü Soyadı Notlar 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 AKGÜN ACAR ZURNACI SERT İÇEL 1964 1333 1964 1338 17 18 19 20 21 Adı Doğum Yeri Sınıfı Terhis edildiği birlik 1 2 2 2 1 2 Torbalı Torbalı Ertuğrul Tepeköy 22 34 19 34 Müteveffa Mehmet Ali İzmir'li Mustafa Abdülkadir İbrahim Tire Urla Tepecik Piyade Piyade 1331 1330 172.3. Bl. 1334 1335 YILMAZER KAHRAMAN 3 2 5 Torbalı Tepeköy 6 6 İnceoğullarından Hasan Hilmi Mehmet Ali Mustafa Sabri Ahmet Ali Fahri Osman Mustafa Hüseyin İbrahim Ahmet Cemali İsmail Emin Musa Ali Ahmet Şükrü Mehmet Abdülkerim Ahmet Tepeköy Piyade 1330 10.12. Çvş.Bl. 42. 8. 8.1. 1330 1337 1330 55.Al.Tb.1.42. 1335 1335 1335 1335 1335 1326 1335 1336 1335 1339 1334 ÖZKUL ŞENCAN KARAKUŞ SÜLÜN YILMAZ GÖZTEPE Onb.Al.Kol. 14.Kol.58.1.Depo Al.Depo Efradından 39.Bl.Kol.Al.Top.Kol.Bl.Kol.çvş 1332 1329 1330 1330 1330 1330 Menemen Amele Tb.2.135.Al.Bl.Al. 20.43.14.Tb. Krh.Bl. 1332 1330 1331 1328 17. 1334 1335 1335 1334 1336 TAN YARDIMCI CÖMERT TUNÇAY KANLI AYTEKİN 1954 1945 1964 1976 1934 1939 1966 1956 1955 1946 1335 B.Tb.12.3.2.Al.Frk.Tfk. Topçu Onb.20.Al.Tb.1.Bl. 33.Tb.7.29.Al.Al.Al.Frk.62.Al.7.Al. Krh.Bl.2.Frk. 47.Frk.Bl. 37 .

10.175.Ordu İtfaiye Al.Tb.4.Kol. 1335 1335 1334 1329 1334 1335 12Hz 1336 1335 1332 1334 Tm 1332 1335 15 TE 1325 1335 1333 1334 1337 1335 1334 1335 1329 1329 1337 ÖZCAN SEVİM ALTINTAŞ KARABUDAK ÖZLÜ ŞAHİN KOÇ YILDIZER TOKTAN 1965 1953 1974 1965 1929 1977 1974 1936 1975 KARAKUŞ BAYSAL ÖZ KARADANA SEVİNÇ GÜÇLÜ KARACA DÖNMEZ KANDEMİR GÖK ERSOY TOY GÜL 1958 1950 1958 1936 1948 1969 1966 1930 1961 1970 1935 1963 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 38 .Tb.Ahz-ı Asker Levazım 2.7.Kol. Onb.Bl.Al. 80.Al.Tb. Çvş.Hizmet Tb.11.Bl.188.Bl. 2.Al.8.Tb.Bl. 1335 1334 DURAĞAN AKBAŞ 1946 22 23 1305 / 1889 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 3 3 3 3 4 4 4 4 4 4 5 5 5 5 5 8 8 8 8 8 8 9 9 2 3 4 6 1 2 3 4 6 7 1 2 3 5 6 1 2 3 4 5 6 1 2 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Karakuyu Çakırbeyli Hamidiye Sepetçiler Ertuğrul Ertuğrul Arslanlar Yeniköy Döğerlik Döğerlik Dirmil Hortuna Çapak Karakızlar Karakızlar Demirci Demirci Çakırbeyli Bozköy Bozköy Demirci Çaybaşı Merkez 88 87 15 26 8 14 13 65 15 33 3 8 70 74 5 9 7 4 97 13 84 83 22 77 48 8 10 9 10 5 29 4 Mehmet Müteveffa Mehmet Abdullah Zurnacı Hüseyin Müteveffa Cemali Bekli Hasan Haliloğullarından Hasan Salih Mehmet Gök Mehmet Yörük Recep Burhan Halil Halil Adem Müteveffa Eskici İbrahim Abdullah Recep Veli Yavaş Ali Mehmet Müteveffa Koca Ali Hacı Kulaoğullarından Mustafa Abdülkelam Mehmet Ahmet Veli Sadık Ali Mustafa İsmail Cemali Mustafa İsmail Mehmet Mehmet Ahmet Abdül Necib Mehmet Osman Yakup Hüseyin Ahmet Mustafa Osman İbrahim Haşim Karakuyu Mersinli Hasköy Sepetçiler Girit Dikili Arslanlar Yeniköy Döğerlik Döğerlik Dirmil Hortuna Çapak Kovaye Karakızlar Demirci Kozalar Hamidiye Bozköy Bozköy Demirci Terani Köstence Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Topçu Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer Onb.Frk. 1.147.Tb. Nefer Nefer Nefer Çvş.Frk.44. 1.Tb.2. Aydın İnzibat Bölüğü 132.1.57. 7.Tb.10.2.Al.Tb. 49.Bl. 61.12.Bl.İnş.47. 2.2.Bl. 1331 1330 42.Al.Frk.Bl. Edirne Amele Taburu 13.Frk.2.Al. 2.Tb.Tb. İzmir Jan.4. Ordu Dairesi Muallim Efradından 10.Kol.Tb.3.4.Bl.Al.Bl.2. Onb.Al.2.Tb.Bl.Frk.22 23 23 31 1 1 Torbalı Dağkızılca Dirmil Doğancılar 30 25 30 25 Halil Hafız Ali Mustafa Ali Rıza Dirmil Doğancılar Cebel Top.2.Frk.2.Kol.5.Top. Harici Bl. 4. 2. Jandar.2.Frk.Tb.Bl.3.2.Tb.269.Bl.Tb.2.5.2.Al.Bl.Kol.1. Çvş.Al.63. 170. Nefer 1334 1330 1330 1325 1330 1330 1330 1331 1328 1328 1332 1329 15 Tm 1325 1334 1331 1330 1331 1330 1333 1330 1325 1325 1333 15. 2.Al.Al.63. 13.Frk.Al.Sah. 20.Bl.16.1. Cebel Tb.Al.88.Frk.Bl. 20.Frk.Al.

7.S 1326 20 Ağ 1325 65.2.Bl.Bl.2.62. İst.çvş.Bl.Al.Tb.Al.Tb. 1330 10.Tfk.Al.12.Bl. Der-Saadet Tersanesi İzmir Müstahkem Mevki İnş.Kol.Al. 26.16.24 25 26 27 28 29 10 10 10 16 16 19 1 2 3 1 2 1 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Ertuğrul Çengele Taşkesiği Çaybaşı Ayrancılar Saibler 8 64 32 3 11 8 2 Murtaza Mustafa Yakupoğullarından Osman Rüstem Hasan İnceoğullarından İbrahim Abdüllatif Veysel Eyyüp Cemali Nebi Mehmet Selim Köstence Süvari Süvari 1325 1325 Nefer 1325 1330 1330 Onb. KAPLAN 1970 64 39 .20.3.Mk.Kh.Tfk. 15 KE 1334 GENÇAY 1934 53 31 32 33 19 22 25 4 1 1 Dağkızılca Torbalı Torbalı Çakırbeyli Çapak Ayrancılar 65 40 Mehmet Ali Hacı Abdiloğullarından İbrahim İbrahim Veli Ahmet Mustafa Mersinli Çapak Sahra Top. 2. 27 Ek 1338 1334 ŞENOĞUL 1938 63 8 11 1 Dağkızılca Karakızlar 51 58 Mehmet Mustafa 1331 38.Tb. 1330 1325 1331 55.Kol.Al.Frk.Tb.1. Süvari Bölüğü 17. 1335 1329 1325 1335 1335 1335 SÜTGÜL MUMCU AVCI ŞİRİN OK İNCEOĞLU 1961 1958 1949 1932 47 48 49 50 51 52 Kafkas Akhisar Ayrancılar Saibler Süvari Nakliye Nakliye Sahra Top. 17.250. 1331 1330 T.Tb. 1334 BAYSAL GEZER 1961 54 55 56 1339 1306 / 1890 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 5 7 7 7 7 8 2 3 4 5 2 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Karaot Demirci Bozköy Demirci Demirci 14 14 8 12 21 Yetim Ali Türkmenoğullarından Mehmet Sarı Ali Koca Ahmet Mahmut Abdül Hasan Mustafa Şükrü Osman Karaot Denizli Karaağaç Bozköy Demirci Demirci Piyade Piyade Piyade Piyade Jandar. 55.1. Mektebi 1335 1334 Mr 1326 1330 16.Bl.Nakliye Tb.Bl.1.Nişancı Tb.Al.Bl.Bl. Umumi Mhfz.1.Al. B. 1335 ÖZATA TÜRKMEN ÖZLÜ KONCA KAYA 1926 1946 1931 1970 1963 57 58 59 60 61 6 8 4 Torbalı Tepeköy 17 4 Mehmet Mustafa Milas Piyade 16.Al. 1336 Ankara Mhfz Tb.Frk.Al. 30 19 3 Torbalı Tepeköy 50 Mustafa İbrahim Girit Topçu Nefer 10 Tm 1335 Ağır Top 8. 25 TS 1329 YAKIN 1972 62 7 8 5 Torbalı Dağkızlca 64 Halil Ali Girit Kandiya Karakızlar Mak. 63.Tb.Kol.Kol.Nakliye Katar Kolu İzmir Jandar.2.3.1.1. 21.Tb. Bahriye İstihkam Çvş.

4.3.Top. Sah.Al.Tb.Al. Bl. 126. 58.Tb.2. Redif Tb.2.Al. 8.1.1.Bl.Kol.2.Frk.Tb.Tb.2.Tb. 1331 1331 55. 1328 1330 1331 1328 20 TE 1334 1.9 10 11 14 2 1 Dağkızılca Dağkızılca Saibler Helvacı 9 39 8 36 27 4 Osman Ali Ali Abdül Kazım Mehmet Ali Gani Hasan Hüseyin İsmail Ali Süleyman Saibler Helvacı Girit Kandiya Çakırbeyli Çapak Çapak Helvacı Mak.Bt.Al. 1330 1327 1327 1327 1329 46.Bl.Bl.Al. 23.35.Seyyar Hastane 1. Cephane Fırkası 28.2. Piyade Piyade Onb.hizmet Tb.1.1.Tb.Ordu Krh. Nefer 1326 1326 1326 1326 1326 1335 1329 1335 1334 1334 1334 1334 ARSLAN GÖKSEL TULUN ADAK ŞEN 1945 1978 1950 1948 1943 67 68 69 70 71 72 45 81 67 27 Onb. Çvş 1326 1329 18 Danacıoğllarından İsmail Yeniköy Sıhhıye 1930 73 1307 / 1891 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 5 2 2 3 3 3 3 7 1 3 4 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Karakuyu Çaybaşı Çaybaşı Ertuğrul Sepetçiler 58 51 33 60 32 9 Abdullah Kara Hasan oğullarından Cemal Yusuf Çavuş Derviş Ali Durmuş Bekir Salih İslam Mehmet İsmail Karakuyu Çaybaşı Çaybaşı İzmir Sepetçiler Piyade Piyade Muhrb. 1335 1335 1335 1338 1334 YILDIRAN KARABULUT KABAKÇI ENZİLHAN KARAKUŞ 1960 1967 1948 1939 74 75 76 77 78 6 7 8 9 10 11 12 3 4 4 4 4 4 5 7 1 2 3 4 7 1 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Eğerci Hortuna Hortuna 9 30 43 22 51 16 24 Deli Mehmet oğullarından Hüseyin Ahmet Ekşi Mehmet İçel'li Hüseyin Müteveffa Hacı Bayram Güdükoğullarından Hamza Abdül Şükrü Mehmet Ali İsmail Mehmet Muharrem Mustafa Mehmet Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Eğerci Hortuna Hortuna Piyade Piyade Piyade Piyade Çvş.çvş. 21.Frk.Al.Levazım Tb.Tb.Bl. 1.Kol.Bl.Al. Der-Saadet Hat Reisi Der-Saadet Sergüverte Mürettebatı Der-Saadet Tersanesi Urla Vapuru Mürettebatından Gelibolu Grubu Sıhhıye Müdürlüğü 1335 1335 ÇEVİK AYDEMİR 1975 1950 65 66 11 12 13 14 15 16 17 17 17 20 20 20 20 20 1 4 2 3 4 6 1 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Merkez Çakırbeyli Çapak Çapak Helvacı Karacaağaç Yeniköy 18 45 84 68 28 Hasan Kazımoğullarından Ali Derelioğullarından Mustafa Ali Mehmet Müteveffa Osman Topçu Topçu Bahriye Bahriye Bahriye Bahriye B. 1335 1330 1337 1334 1335 1335 1335 AK AY VAROL ÖZKAN MERT GÜDÜCÜ KARADANA 1954 1969 1953 1970 1968 1963 1968 79 80 81 82 83 84 85 Piyade Piyade 1330 1329 40 .168.Frk.123. 45.Tb.1.Tfk.Al.Tb. Çvş. Tlgrf.Bl. Nefer Çvş.296.1.3.Kol. 4. Topçu Endaht Mektebi Efradından İzmir Müstahkem Mevki 7. 42.Top Al.

4. B.63.Tfk.2.1. 5.Çvş. 1327 41 .larından Abdullah Ahmet Efendi Ahmet Mehmet Osman Mustafa Mustafa Ali Ahmet Ali Veli Hakkı İbrahim Hüseyin Ali Mehmet Mustafa Efendi Tire Çapak Çengele Saibler Saibler Akseki Kırıklar Çakırbeyli Yemen Tepeköy Katerin Hamidiye Dirmil Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Mak.2.Kol.Al.Tfk. 5. 1326 6.Frk.Tfk. Piyade Piyade Mak.59.78. 23.10.Al.29.Bl. 23.4.Frk.Bl.Tfk. Onb. 12.Kol.Tb. KINIŞ 1970 102 30 12 1 Torbalı Çapak 99 Nazıroğullarından Berber Osman Sökelioğullarından Ahmet Abdurrahman Hüseyin Kara Hüseyin Ali Çal Sah.12.3.Tb. Mak.68.10.Tb.Bl.Al. 9.3.Bl.Al. 6. B. 1334 YILDIZ 1955 103 31 32 33 34 16 19 22 24 1 3 1 1 Torbalı Dağkızılca Torbalı Dağkızılca Çapak Dağtekke Dirmil Demirci 48 11 28 55 Mehmet Ahmet Hüseyin Hasan Çapak Dağtekke Dirmil Demirci Top.Frk.Al.62. Çvş.Tb. 1.Tb.Tb. 25.Çvş. 54.Al. Onb. 1326 1327 1329 1330 1327 25 17 7 13 8 Durmuş Ali Hacı İsmail oğullarından Hüseyin Çakırbeyli Mak. Bahriye Nakliye İstihkam Çvş. 16. Çvş.Bl.3.36.Top.68.Ordu 1336 1334 1334 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1336 1332 1334 1334 1334 1336 KE 1330 10 KS 1336 ERTUĞRUL UYSAL ACAR İNCEOĞLU AKDEMİR ŞEN AKAY CANSEVER ERSOY MANARGA MERT TUNCAY BALCI ALTIPARMAK ÇETİN ÖZTÜRK 1973 1967 1948 1963 1964 1968 86 87 88 89 90 91 92 24 31 90 10 7 12 54 Mehmet Abdullah Cemaloğullarından Mehmet Mustafa Hafız Recep Mehmet Müteveffa Altıparmak oğullarından Hüseyin 1937 1967 1951 1959 1972 1962 93 94 95 96 97 98 99 Onb. Çvş.Bl.Al.Al.Tb. 70.Al.Frk.Al. 1329 1327 1327 1327 1330 1329 1330 1334 8.Al.2.Şubesi Merbut 15. 7.Tb.Frk.1.Bl.2.Tb.Ahz-ı Askeri Heyeti 6.Frk.Al.Tb.Anbar 1335 1334 1334 1335 SÖKER ŞENTÜRK AKER ŞENOL 1964 104 105 1970 1939 106 107 Onb.66.68.Tb.Al.Tb.Frk.3.13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 5 5 5 5 5 7 8 8 9 10 10 10 10 10 10 11 2 3 5 6 7 7 6 7 7 1 2 3 4 5 6 2 Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Çapak Çapak Çengele Saibler Saibler Merkez Kırıklar Çakırbeyli Yoğurtçular Tepeköy Çaybaşı Hamidiye Dirmil Belenbaşı Çakırbeyli Ertuğrul 41 1 10 0 28 1 2 12 10 2 Deli Hasanoğullarından Süleyman Yozgat'lı Mustafa Mehmet İnceoğullarından İbrahim Kanbur Hasan oğullarından Kadri Müteveffa Recep Müteveffa Topaloğul.Al.Al.Bl.Kol.Kol.122. 1933 1961 100 101 KE 1327 29 11 3 Torbalı Tepeköy Siroz muhacirlerinden Mustafa İbrahim Siroz Piyade Nefer 1331 14.Tb. 1329 1334 Çvş.İnş. 1330 1327 1332 Edirne Ağır Topçu Posta Mecidiye Ümera Veziri Mürettebatından 2.Ağır Erzak Kolu 8.1. 10. 12.9.

Tb.2.Al. 22 KS 1334 1335 1335 1335 1335 ÖZDEMİR ÖNCEL GÜLER EVRAN 1971 1337 1955 127 128 129 130 131 42 . Onb.Frk.1.Bl.1309 / 1893 DOĞUMLULAR 1 2 2 2 1 4 Torbalı Torbalı Hamidiye Çaybaşı 30 32 8 10 5 10 14 30 16 11 97 28 13 Mehmet Hasan Hüseyin Hüseyin Hamidiye Çaybaşı Piyade Piyade Onb.36. 1329 Adana Kızıl Hastanesi Fransız ordusu amele taburunda hizmet etmişti 1330 Çvş. 11.Frk .2.2.122.Tb.Frk.1.33.Frk.1.11.57. 47. Müstakil Cepha.Tb. Çvş.Frk.Al.Tb.Tb.Al.Tb.Al.1.Frk.33.2.Al.Al.1.Al.Bl.Frk.116.3. Çvş.Al.3. 49.Çvş. İstanbul Bakırköy İnşaat Fabrikası 12.11.Bl. 19 20 21 22 23 10 11 11 11 11 7 1 5 6 7 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Belenbaşı Doğancılar Bozköy Yoğurtçular Yoğurtçular 8 5 6 7 10 İbrahim Ali Yavaşoğullarından Süleyman Molla Abdurrahman İsmail ağa Mehmet İbrahim İbrahim Tahir Ethem Doğancılar Bozköy Tire Yoğurtçular Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade 14 Tm 1334 1329 1329 1329 1330 14. 68.338. İzmir Hilal İmalathanesi 1335 1335 1334 1335 1334 1335 1336 1336 1335 1334 ÖZBEK HOVAT 1965 1965 109 110 3 4 5 6 7 8 9 10 11 3 3 3 4 4 4 4 5 5 3 4 7 2 3 6 7 1 2 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Arslanlar Kuşçuburnu Yeniköy Dirmil Dirmil Hortuna Hortuna Çapak Çapak Gökyaka Teke Sinek Saibler Tepeköy Tepeköy Tepeköy Fetrek Müteveffa İbrahim Veli Köse Ali Ahmet Hasan Hasan Burhan Halil Yozgatlı Mustafa Pehlivanoğullarından Hacı Hüseyin Hasan Himmet Bayram Hamdi Mustafa Osman Ahmet Abdil İbrahim Mehmet Halil İzmir Kuşçuburnu Yeniköy Dirmil Dirmil Hortuna Hortuna Çapak Çapak Gökyaka Teke Sinek Saibler Tepeköy Tepeköy Demirhisar Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade YARDAKÇI DİNDAR BİRER DURAGAN METİN KOZAN TOY TOPAL GÜL 1339 1960 1947 1968 1954 1958 1950 1966 111 112 113 114 115 116 117 118 119 12 13 14 15 16 17 18 5 5 6 9 9 9 10 5 7 3 4 5 6 4 Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Hasan Veli Ali Mehmet Ahmet Ahmet Hüseyin Piyade Çvş. 39.2.1. 11.Frk.Tb. 1328 1330 1330 1329 1332 41.1.Frk.Bl. 8.Tb. 1328 1329 1328 B.Tb.Bl 1336 1335 1333 1336 1336 1338 1334 AKIN GÜNGÖR YAVAŞ AKEREN UŞAKLIOĞLU TOPTOP TEZCAN 1946 1960 1937 1935 120 121 122 123 124 125 126 3 18 4 11 4 Mehmet Şeyh Ali Mustafa Çavuş Ömer Salihoğullarından Abdullah Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade B. 31.Kol. 118.1.3.2.Bl.3. 1329 1329 1330 3.Tb.nesi 129.Bl.1.Al.Bl.Tb.Al. 168.8.Al. 23.Frk.37.Bl.Tb. 22. 39.Al.Tb.Tb.Bl.1.1.Kol. 147.Kol.Al.Çvş.1.Bl.Piy.Kol.Bl.Al.Depo Al.1.33.Al.Tb. 11. Nefer 1329 1335 1330 110. 25.7.

Al.Kol.61.İnş.Bl.Bl.125.1.3.Al.Kol. 1329 1335 GÜNDOĞDU 1959 133 26 27 28 12 13 15 3 3 2 Torbalı Torbalı Dağkızılca Dirmil Ayrancılar Karcaağaç 41 8 Hatip Halil Mehmet İmamoğlu İsmail Dirmil Ayrancılar Jandar.Ağır Mak. Piyade Süvari Nefer 1328 1330 1329 1335 1335 1336 ŞENTÜRK OK GÜRGEN 1954 1946 134 135 136 1310 / 1894 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 5 6 7 8 9 2 2 2 2 3 3 3 3 6 2 3 5 6 1 2 3 7 2 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Karakuyu Çaybaşı Arslanlar Şehitler Kuşçuburnu Yukarı Mahalle Ayrancılar Dirmil Yukarı Mahalle Taşkesiği 66 89 59 84 16 26 18 5 21 Müteveffa Hacı İbrahim Müteveffa Arnavut Recep Ali Müteveffa İbrahim Hamid Kürt Mustafa Mehmet Süleyman Müteveffa Muhacir Mehmet Çekes Mehmet oğullarından Salih Güzel Yusuf Osman Sadık İsmail Ahmet Arif Hasan Veli Hasan Halil Karakuyu Çaybaşı Arslanlar İştip Kuşçuburnu Torbalı Ayrancılar Dirmil Torbalı Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer Onb.Frk. 6. 1. Seyyar Ester Süvari Al.1.Al.Frk. 4.4. Al. 26.4.Kol42.Al.Tfk. 1.1.Al.Al.Al.Frk.52.Tb. Osmaniye Tb. 1335 PALA 1980 149 13 14 15 7 8 9 5 6 3 Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Şehitler Demirci Bozköy 63 48 25 Hüseyin oğullarından Yaşar Kostak İbrahim Yavaş İsmail İştip Demirci Bozköy Piyade Piyade Piyade Onb.64.Frk. Merkz Bl.8.62.Frk.5. 1330 42.20.Bl.Kol.4.Al.Tb.Frk. 20.Kol.Kol.Al.Tb.Bl.Bl.3. 5.12.66. 1333 BAYRAM 1957 147 11 7 3 Torbalı Taşkesiği 35 Nif Piyade Çvş.depo Al.Frk.65.66. 15.61.Bl.Kol.Frk.Bl.Al.Bl.Bl. 1331 1330 1331 1330 1330 1330 1330 1331 1331 11.3.Kol.123.10.4.8.Süvari Bl. Kars Jandar. 1338 GÜZELOĞLU 1978 148 12 8 1 Dağkızılca Merkez 83 Karaburun'lu Hüseyin Dağkızılca Piyade Onb.Al. Onb.126.Bl.Tb.2. 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1334 1336 IRMAK KARAKOÇ TEPEDELEN BULUT ATLI ZEYBEK ŞEN ÖZEL GÖKÇE 1957 1954 1969 1943 1951 1968 1960 1978 1938 138 139 140 141 142 143 144 145 146 10 7 2 Torbalı 20 Rıza Bayram Rasim Şerif Mehmet Seyfettin Ali Hasan Kafkas Piyade Nefer 1330 42.6.Bl.Tb. 41. 48.Tb. 1330 İzmir Jan. 1330 1.2.24 12 2 Dağkızılca Çengele 37 Kacar Salih oğlu Mehmet Hasan Seyid Hüseyin Halil İbrahim Ahmet Halil İbrahim Çengele Jandar. 1335 1336 1335 EROĞLU KOSTAK ÜNAL 1986 1981 1970 150 151 152 43 .38.Bl.9.Frk. 2. 42.Al. Nefer Nefer Nefer Nefer Onb. 1335 KARAGÖZ 1981 132 25 12 1 Torbalı Karakuyu 11 İbrahim Karakuyu Jandar.Bl.2.3.8. Harici Bl. Adana Jandar.59.Kol. Nefer Nefer 1330 1331 1331 İzmir 5.Tb.Tb.Tb.3.Al.Piyade Tb.2.3.Tb.Al.Bl. 20.Bl.

Al.Al.Al.Top. Top.Tfk.Tb.Tb. Nefer 1331 11. 1332 ASLANBOĞA 1947 172 36 4 6 Dağkızılca Cumalı 2 2 İbrahim Cumalı Piyade 1331 42. 2.Kol.Tb.9.Al.61. Jandar.Bl. 15.9.Tb. Jandar.Frk.Al.Bl. 1335 AKSEL 173 44 .2.Kol. Jandar.Krh.5.Bl. 1335 1339 1334 1335 1339 1338 1335 1334 1338 1332 1335 GÜNAY 1333(?) 161 162 27 29 23 2 24 50 26 31 78 46 Pehlivan Halil Mehmet Ali Derelioğullarından Himmet Kırlı Hasan Dayı Müteveffa Ali Ömer Yozgat'lı Mustafa Fehmi Şefik Ali DİKER CAN SARI KEVZENOĞLU ÖZLÜ YENER YILDIZ TEK CİN 1341 1979 163 164 165 Nefer Nefer Çvş.Bl.Tb.1. 28.1.12.66.Tb.3. 47.Kol.2.3.Bl. Nefer Çvş.2.48.Al.Bl. 18. Seydiköy Harici Bl.Frk. 1332 1330 1331 1331 1963 1953 1964 1942 1970 1968 166 167 168 169 170 171 Nefer Onb.2.5.66.1.Karasi Tb.Al. Bandırma Bl.4.Frk.16 17 18 19 20 9 9 9 10 10 4 4 5 2 4 Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Dağkızılca Torbalı Bozköy Yoğurtçular Yukarı Mahalle Ayrancılar Yukarı Mahalle Bozköy 32 31 2 8 36 89 Serez muhacirlerinden Mustafa Hüseyin Kasap Mehmet Manav Mehmet Dervişoğullarından Mehmet Salih Ali İbrahim Ali Hüseyin Serez Yoğurtçular Torbalı Ayrancılar Torbalı Piyade Jandar.Bl. 3.148.Tb.Al.Tb.Al. KARABULUT 159 23 13 4 Dağkızılca Karacaağaç 5 Mak. Nefer 1331 1329 2 Hz 1337 1331 1330 4.19.Al. Oğlananası Karakolu Mustakil Jan. Nefer Nefer 1331 1334 1331 1331 35 4 5 Torbalı Ayrancılar 20 Sarı Alioğullarından Hasan Molla İbrahim oğullarından Ali Ayrancılar Piyade Nefer 1331 7. Nakliye Sıhhıye Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer 1331 1337 1333 20.Bl.Bl.Bl.Bl. 1335 ÖZ 160 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 14 16 19 19 28 31 34 4 4 4 4 2 1 1 2 1 1 1 1 2 3 4 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Karakuyu Yeniköy Çaybaşı Çakallar Çaybaşı Tepeköy Hamidiye Eğerci Eğerci Eğerci Çapak 50 93 Karakuyu Süvari Çaybaşı Çakallar Tire Göktepe Tepeköy Hamidiye Eğerci Antalya Eğerci Çapak Top. Depo Tb. AK 1977 158 22 13 2 Torbalı Çaybaşı 51 Ahmet Halil İbrahim Mehmet Nebi Recep Osman Durmuş Durmuş Abdullah Nafil Rauf Hamza İbrahim Ethem Ali Çaybaşı Mak.Al.Bl.Al.Frk. Onb.Frk.141. 65.28.42.Kol. Top.Al.3.3.Frk.Tb. 15.1.126.Tfk. İzmir Harici Jandarma Efradından İzmir Jandarma Alayı 1335 1335 1334 1335 1335 1 My 1339 1335 UYSAL ÖZDAMAR AYTEKİN YAMA KUNDUZ 1973 1935 1956 153 154 155 156 1974 157 21 12 3 Torbalı 32 Derviş Kara Hasan oğullarından Cemal Köseoğullarından Mehmet Ali Hacı İbrahim oğullarından Mehmet Hasan Mehmet Hudula Piyade Nefer 131.Tb. Der-Saadet Çamlıca Sıhhıye Deposu Çayırlıbahçe Hizmet Taburu 42.

2.İnzibat Bl.1. Ağır Top. 1335 1334 1335 1335 1335 1335 1336 ÇOŞKUN ÖZCAN GENÇTÜRK AKEREN PARK BOZDAĞ KOCABIYIK 1963 1976 1971 1967 1928 186 187 188 189 190 191 192 18 19 3 Torbalı Çapak 74 73 Ali Çapak Ağır Top. 1331 1331 15.72.Al.Al.2.Al. İzmir Harici Bl.3.Al.Bl.Al.Tb.152.11. 14. 1335 ÇAN 1968 193 19 23 1 Torbalı Karakuyu 57 Hüseyin Karakuyu Cebel Bt.Bl.Al.2.1.Frk.Bl.Depo Al.1. 17.Kol.29. Mak.6.Tb. 1331 1331 1331 1330 1331 1331 1331 17.Tfk.Al.Bl. 16.Bl.4.Frk.38.48.Tb.1. Balıkesir 3.Tfk.2.Al. 1335 1336 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 GÜL TURAN ŞEN GÜRBÜZ ÖZKAN ÖZDOĞAN GÜLCAN TORUN İLHAN GÜLTEN 1953 1929 1975 1961 1972 1958 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 11 12 13 14 15 16 17 12 13 13 16 16 19 19 2 1 5 1 2 1 2 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Hortuna Çengele Yoğurtçular Tepeköy Tepeköy Hortuna Çapak Süleyman Hamid Ahmet Abbas Bedri Süleyman Ahmet Çorlu Çengele Yoğurtçular Tepeköy Girit Hortuna Çapak Piyade Jandar.Mekkare Bl.Tb. 1330 2.1.Tb.37 4 7 Dağkızılca Cumalı 23 21 Mehmet Ali İbrahim Cumalı Piyade 1331 10.2.Bl.1.Tb. Mak.Bl.Kol. Ağır Top.Bl.Kol.Al.Tb. 1334 UZUNEL 1332 194 1312 / 1896 DOĞUMLULAR 1 2 1 2 3 3 Torbalı Torbalı Demirci Karakuyu 14 44 Akçaoğullarından Yusuf Kırlı İbrahim Mehmet Hasan Ali Demirci Karakuyu Piyade Sıhhıye Nefer Onb. 174.1.174. 4.3. Bahr-i Sefit Boğazı Mevkii Müstahkem Krh.Tb.Frk.İzmir Ahz-ı Askeriye heyeti İzmir Mrkz.Bl. Onb.Tb. 64.Kol. 1335 1335 ERASLAN DÖNMEZ 1954 1965 195 196 45 .Al. 1331 56.Söke 20. Jandar. Soma Amele Bl. İzmir Jan.Al. 60. 1335 KOÇ 174 1311 / 1895 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 3 3 3 10 11 11 11 11 11 12 5 6 7 1 2 3 5 6 7 1 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Hortuna Hortuna Hortuna Çakallar Karaot Karacaağaç Belenbaşı Belenbaşı Belenbaşı Yoğurtçular 26 27 4 30 17 18 60 94 56 30 14 18 60 94 56 33 43 13 13 33 43 13 6 Reis Ahmet Ali Sinan Ali Karaca Ahmet Mustafa Çoban Ali Molla Musa oğullarından Mehmet Musa Cabaroğlu Mustafa Müteveffa Arnavut oğullarından Mehmet Numanoğullarından Hüseyin Kabasakal Ali Deveci Kara Mehmet Şeyh Ali Mustafa Mehmet Tatar Hüseyin Kuru Mustafa oğullarından Seyid Ali evladı hafidi Mustafa Ahmet Salih Sami Mestan İbrahim Ethem İbrahim Mehmet Eyyüb Mehmet İsmail Yoğurtçular Hortuna Hortuna Hortuna Çakallar Karaot Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade 1331 1330 1331 1331 1331 1332 1331 1331 1331 1331 İzmir İmalathanesi 16 Frk.Tb.4.Tb.Al. 2.

1. Nefer 1331 1332 1332 1331 17. 26 Ey 1336 1335 1335 1335 1339 1332 1334 1331 1336 1335 SERT 1964 201 8 9 10 11 12 13 14 15 16 3 4 4 5 7 8 8 8 8 7 1 2 1 7 2 3 5 6 Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Çapak Çapak Çapak Saibler Meşhet Taşkesiği Merkez Doğancılar Doğancılar 32 31 3 69 7 35 3 5 37 35 32 31 Osman Mustafa Ali Müteveffa İbrahim Yunus Mehmet Arap Süleyman Beratlı Abdullah Küçük Mehmet Koyucuoğllarından Halil Avcıoğlu Ali Ahmet çavuş oğullarından İbrahim Emiroğlu Mehmet Çolak Abidin Mehmet Karaköse Ali Manav oğullarından Mehmet Küçük Hüseyin oğullarından Mehmet Veli Süleyman Hüseyin Mustafa Sadık Osman Hasan Durmuş Hüseyin Ahmet Halil Mehmet Arif Çapak Çapak Çapak Saibler Arapçı Dirizar Dağkızılca Doğancılar Doğancılar Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer Onb. Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer 5.Tb.10. 15.Frk.3. Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer Nefer 1331 1331 1332 1332 İzmir Harici Bl.Frk.K.Depo Al.Bl.depo Al. Piyade Jandar. 47. 175.Kol.Bl.161.Tb.12. Nefer Nefer Nefer Nefer 1331 1332 1332 1331 1331 1340 1335 1335 1335 1335 1335 ÖZER AVCI DİNÇ ÖNCEL YENGİNER YAMA 1334 1982 1968 1928 1943 211 212 213 214 215 216 7.1.2. 1.Bl.Al.Al.Bl.Al. 179. İzmir Harici Bl.Depo Al. 5. İzmir Harici Bl.lığı Krh.Al. Torbalı Dağkızılca Nahiyesi Jan.Frk. Nefer Çvş.Bl.Karakolu AKBABA ARDA ORHAN MUTLU /ÖZSEZER ÇETİN KUTLU ŞİMŞEK ACAR ANDAÇ 1987 202 203 1970 1929 1969 1978 1976 1927 1971 204 205 206 207 208 209 210 17 18 19 20 21 22 8 9 10 10 10 10 7 1 1 2 3 4 Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Dağkızılca Torbalı Dağkızılca Karaot Bozköy Hortuna Saibler Ayrancılar Doğancılar 5 24 69 4 3 36 Ahmet Mustafa Cafer Abdül Mehmet Hüseyin Karaot Bozköy Hortuna Saibler Ayrancılar Ayrancılar Jandar.1. Jandar.Bl. 23 24 25 26 10 10 11 11 5 6 6 7 Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Çakırbeyli Bozköy Karakızlar Hortuna 42 42 22 Hüseyin İsa Halil Mehmet Numan Çakırbeyli Bozköy Ceceler Çorlu Jandar. 10.45.Al. 1335 1335 1335 1335 TAŞ AYDIN BAĞERİ TİDAN 1988 1956 1961 217 218 219 220 88 88 13 1 46 . Jandar.Frk. 5.Tb.Frk.Tb.3 4 5 6 3 3 3 3 1 2 3 4 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Arslanlar Arslanlar Arslanlar Hortuna 82 81 42 15 9 Cemali Mustafa Müteveffa İbrahim Bozoğlan oğullarından İsmail Yaşar Kamil Selahattin Mehmet Arslanlar Arslanlar Arslanlar Belenbaşı Piyade Top.menzil Amale Tb.Bl.Al. Emir eri Çvş.Bl.1.56.1. Piyade Piyade Onb.Piyade Muhafız Bl. 47.3.Al.Kol.172. Jandar.Al. 5. İzmir İst.Tb.12.Tb. İzmir Harici Bl. 1336 1331 1331 1331 1331 1330 1332 1329 1331 1331 Kıran grubu 64. Jandar.Tb. İzmir Harici Bl.Tb.3. İstanbul İmalathanesi Keşan 5.9. İzmir Harici Bl.46.Bl.4. 1336 1335 1336 1335 GÜÇLÜ KURT YILMAZ KOR 1967 1963 1963 1977 197 198 199 200 7 3 6 Torbalı Çapak 77 Arnavut Mehmet Ömer Çapak Piyade Nefer 23 Ey. 8.2.İnş.Al.

170. 4.Çvş.Kol.Al.Tb. İst.144.3. 1332 1332 1332 1332 1332 1332 1333 1335 1337 1331 1332 İst.İmalathanesi Hilal İzmir 46.2.Sarıyer 17.4. 4.Kol.Al.Tb.Frk.Askeri Kalemi 63.Bl.Tb. 172.Frk.Tb.Tb.3.Tuna Talim Tb.135.11.Tb.126.Tb.2. 4.Tb.Bl. İst. 57.1.Depo Al.4.Al.2.Frk.Al.Şimendüfer Bl.Tfk.Kol.Frk.Al.Tb. Der .Bl.Beygir Deposu 1335 1335 1335 1335 1334 1335 1335 1335 1339 1336 1335 KAYA DUMAN SAPMAZ DOĞAN AYDIN KARABIYIK AKCAN MİLYARDER ÇAĞLAR KARAGÖZ ÖNER 1964 1970 1958 1977 1958 1933 1965 1973 1964 1983 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 47 . Ağır Top Talim Tb. Sarıyer 17.Al.Al.Bl. 9.170.Bl. 17.Saadet Zeytinburnu Fab.58. Top.Bt.Kol.1. 55.Bt.Bt İzmir Ağır Erzak Kolu Keşan Şimendüfer Hattı İnş.Kol.3.24.Bl. Top.Bl.Frk.1.Frk.Kol. 10.Kol. 21.Tb. 1.1.Tfk.1.4.Krh. Nefer 1332 1330 1331 55. Nakliye Şimen düfer Şimen düfer B. Ağır Mak.Al.Sarıyer 17. 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1334 1335 1334 1334 GÜNAY ÇETİNKAYA EVRAN ÖZCAN GÜNDÜZ TOPUZ AKBAŞ BOZKURT CAN TOK BALABAN 1960 1973 1971 1965 1940 1969 1950 1945 1972 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 Yoğurtçular Çapak Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Eğerci Hortuna Krotaba Darende Ağır Top. Nişancı Tb.İzmir 3. 5.Kol.5.Depo Al. Top.1.Bl.27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 13 13 14 16 16 16 16 25 31 31 31 1 3 2 1 3 7 5 1 3 4 5 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Çapak Dağkızılca Yoğurtçular Çapak Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Eğerci Hortuna Merkez Kayas 47 39 9 21 8 35 8 47 42 49 33 56 15 8 28 5 Buldan'lı Ahmet Ethem Müteveffa İsmail Dirmil'li Abdullah Kulakoğullarından Mehmet Ahmet Mustafa Kocabaşoğullarından Mustafa Kuru Cemal Halil Mustafa Hüseyin Balaban Ali Ali Ahmet Mustafa Mehmet Bekir Mehmet Şerif Salih İsmail Hakkı Nesimi Çapak Mak. Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer 1331 1331 1331 1331 1331 1331 1331 1332 1957 231 1313 / 1897 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 5 5 5 5 5 6 6 6 6 6 7 1 2 4 5 7 1 2 3 4 6 4 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Torbalı Yeniköy Çakallar Dirmil Dirmil Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çengele Yukarı Mahalle 23 27 16 2 49 56 10 4 2 43 37 28 Ali Müteveffa Karaca Halil İbrahim Kırlı Hasan Deveci Ahmet Veli Müteveffa Hacı Ahmet Avrethisar muhacirlerinden Halil Bıçakçı Hasan Mustafa Mehmet Ayvaz Kör Ahmet Ömer Ali Sabri Hamid Ali Zekeriya Davut İbrahim Halil Mustafa Ali Mustafa Yeniköy Keler Dirmil Dirmil Çapak Çapak Avrethisar Çapak Çapak Çengele Torbalı Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Onb.4.6.

3.Harici Bl.Bl. 1331 14.10.Kol. Jandar. 1335 1335 1335 ÖZER AŞKIN KARAKAN 1964 1984 1971 261 262 263 32 33 18 21 1 3 Dağkızılca Torbalı Saibler Dağkızılca Çimenler (Mecidiye) Çakırbeyli 8 2 35 1 26 İbrahim Kadir Süvari Piyade Nefer Nefer 1332 1332 14.Al.Al.Bl. 7.2.Frk.Al.Harici Bl.12 13 14 15 8 8 12 12 3 4 1 2 Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Saibler Helvacı Arapçı Ertuğrul 4 48 10 44 8 4 22 2 21 59 80 21 59 80 11 1 13 11 15 78 29 10 0 4 15 78 29 10 10 0 4 Durmuş Çoban İsmail hafidi İsmail Antalya'lı Mehmet Topal Selimoğulla. Jandar. Bl.75.Frk.Kol. 25. 17.Krh.Bl.17.Zabit Mektebi Mhfz. 25. İst.38.2.Tb. Nefer Nefer Nefer 1332 1332 1332 İzmir Jan. Jandar.Harici Bl. 1335 1335 TEKİN KARGIN 1970 1966 264 265 34 21 4 Torbalı 47 Hasan Tire Piyade Çvş.9.Bl. Bab-ı Ali Bl.Tb. 1335 ERDAL 1979 266 35 21 5 Torbalı Mehmet Çakırbeyli Piyade Nefer 1332 17.5.75. İzmir Jan.Seydiköy Jan. 1.1. İzmir Jan. 1336 1336 1335 1335 AKGÜN KURT ANTALYALI ERGİN 1975 244 245 1973 1960 246 247 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 12 13 13 13 13 14 14 14 15 15 15 15 16 6 3 5 6 7 5 6 7 1 2 6 6 1 Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Dağkızılca Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dereköy Merkez Merkez Merkez Karaot Karacaağaç Çakırbeyli Hortuna Hortuna Çengele Dağkızılca Çakırbeyli Hüseyin Hüseyin Mehmet Mehmet Hamid Yusuf Ali Kadri Şükrü Ahmet Nazif Mustafa Osman Dağkızılca Piyade Piyade Nefer 1332 1332 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 CANSEVER AYBEY KORKMAN GÜVEN GENÇER AYDIN GÖNLÜGÜR ŞEN AK EGE KARAYEL KAYNAK KABACA 1971 248 249 Dağkızılca Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer 1332 1332 1332 1332 1967 1955 1971 1946 250 251 252 253 254 Dağkızılca Karaot Jandar.Tb.Harici Bl. İzmir Jan.Tb.Bl.Frk.Frk.Frk.Al.Harici Bl.Bl. Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer 1332 1332 1332 1332 1332 1332 1332 Çakırbeyli Hortuna Hortuna Çengele Dağkızılca Çakırbeyli Piyade Jandar.Bl.Kol.Al.3.Bl 85.8.Kol. İzmir Jan.Bl.rından Selim Zumaki Cadıoğullarından Mahmut Ali Rıza Korukoğullarından Şakir Ali Hacıoğllarından Osman Halil Aydınoğullarından Ali Çalıkoğullarından İbrahim Bardakoğullarından Hasan Cemali Babacan Hasan Garip Mustafa Abdülvahit Çakaloğullarından Süleyman Müteveffa Fevzi oğulla.Frk.Frk.Harici Bl. 1335 DOĞAN 1959 267 48 .3.31.11.Tb. Nefer Nefer 1332 1331 1332 1333 46. İzmir Jan. İzmir Jan.Al.1.6. Jandar. Jandar. İzmir Seyyar Jan.45.Al.Yıldırım Ordusu 3.Harici Bl. İst. Nefer Çvş.Al.1.1. İzmir Jan.Tb.Frk.Bl. Jandar.Al. 19.12.2.1.Tb.75.Bl.Frk.Harici Bl. 24.Tb.Jan. 1978 1965 1950 1971 1977 1981 255 256 257 258 259 260 29 30 31 16 16 16 2 3 5 Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Çakırbeyli Yoğurtçular Çengele 55 27 21 Ali Hamid İbrahim Avandere Yoğurtçular Gökyaka / Teke Saibler Dağkızılca Jandar. İzmir İmalathanesi 15.2. 25.Tb.Tb.8.Al.2.rından Mehmet Veli Yörük Mehmet Koca Ahmet oğullarından Hüseyin Hacı Ömer oğullarından Osman Ömer Muhacir Hüseyin oğullarından Mehmet Cemal Kerim Osman Hüseyin Hasan Ali İbrahim Saibler Helvacı Arapçı Kandiye Piyade Piyade Piyade Jandar.174.

Piyade Piyade Piyade Piyade Onb. İstihkam Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Top.Kol.Bl. 29.Bl.144.Frk.1.Bl.2.Kol.Kol.175.4.Al.Kol.Frk.Depo Al.Al. 1335 1335 1335 1335 MUMCU KAYALI TURGUT SÜZER/ÖZKUL 1932 1975 287 288 289 290 49 .Al.Al. Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Çvş. 1.28.3.Frk.Al. Ağır Mak.Müdafa-i Milliye Tahrirat ve Melbusat 6.Bl.rından Osman Ahmet Ahmet Çakır Mehmet Ali Durmuş Mehmet Abdullah Hüseyin Müteveffa Abdil Nasuhoğullarından Hacı Mehmet Salihoğullarından İbrahim Veli Hacı Osman Salih Müteveffa Sarı Kadir oğullarından Mahmut Kirli'li Ahmet oğullarından Hasan Velişoğullarından Süleyman Veliş Mehmet Kara Hüseyin Mehmet Hüseyin Ahmet Hasan Kasım Ali Ahmet Osman Mustafa Mustafa Salih Osman Ramazan Muharrem İbiş Nadire Dirmil Tepeköy Tepeköy Tepeköy Karakuyu Karakuyu Karakuyu Arapçı Ahmetli Hamidiye Çakırbeyli Yoğurtçular Katerin Hamidiye Sah. 5.11.Muhfz.Bl.Frk.Tb.Muhfz.Frk.Tb.Tb.5.Tb.Kol.Al.11.Tb. 5. 47.3.Bl.3.Kol.6.3. Der.Tb.83.Bl.76. 21.Saadet Küçük Zabit Mektebi 46. Çvş.Tb.Frk. 1336 1334 1335 TÜRK VELİŞ KURTLU 1972 1953 284 285 286 1314 / 1898 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 1 1 1 2 3 5 6 3 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Karacaağaç Demirci Demirci Ertuğrul 23 61 69 Halil Emin Efendi oğullarından Osman Hüseyin Müteveffa Arif Sabri Kadir Hüseyin Mehmet Demirci Demirci Tepeköy Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer Nefer 1332 1332 1333 1333 İzmir Hilal İmalathanesi 9.Tb. 9.Al. 53.2.Müstakil Tb.Bl. İst.Tb.Frk.Ordu Krh.2.Kol. 14.Tb.Al.Al.10.38. 1336 KARATOKLU 1957 283 52 53 54 4 4 4 5 6 7 Torbalı Torbalı Torbalı Çaybaşı Çaybaşı Yeniköy 39 23 10 34 21 10 Mahmut Ömer Mehmet Çaybaşı Çaybaşı Yeniköy Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer 1332 1331 1332 17.3.75.2.Al.14.1. 4. Söke 174.36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 24 27 30 2 2 2 2 3 3 3 3 1 1 1 4 1 1 1 4 5 6 7 3 5 6 7 1 3 4 1 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Çapak Dirmil Tepeköy Tepeköy Tepeköy Karakuyu Karakuyu Karakuyu Ahmetli Ahmetli Hamidiye Çakırbeyli Yoğurtçular Çaybaşı Çakırbeyli 65 35 40 4 10 3 24 19 51 12 6 37 16 2 30 19 51 12 5 35 74 33 40 4 10 3 20 10 1 61 Bekir Mehmet oğulla.2. 26.76.75.Al.Frk. Ağır Top.Top.39.Tb. 25.3.Tfk.Tk.Bl.57.Tb. Nefer Nefer Nefer Nefer 1332 1332 1332 1332 1332 1332 1333 1331 1332 1332 1333 1332 1332 1332 1330 56.Bl.Al.4. 166.Al.Tb.Bl.Bl.Kol.515.Al.3. İzmir Depo Al.25. 1335 1335 1335 1334 1335 1339 1334 1333 1335 1335 1339 1335 1335 1335 1335 ÇELİK DURAGAN ÇAKIROĞLU ARICI ONAN ATEŞ ŞENOĞUL KÖSE KOÇ TOPÇU EREZ ÇETİNKAYA BALCI ÖZCAN ÖZBEK 1979 1956 1929 1968 1974 1970 1937 1960 1973 1954 1936 1968 1940 1965 1976 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 51 4 2 Torbalı Çaybaşı 88 76 Hüseyin Çaybaşı Piyade Nefer 1332 6.4.Bl.3.

17.Frk.Al.1335 8 Ağ 1335 1332 17.Tb.161.Bl. 28.Bl. 5.Bl.3.Kol. 17.Depo.İnş.2.10.2.Bl.3.5.Al.56. 5. 5.Bl. 1335 1335 1335 1335 1335 1335 İRİ TOY SOYKAN YILDIRIM UZUNEL GÜNBAY 1971 1963 1968 1983 291 292 293 294 295 Nefer 1333 1967 296 11 12 13 14 15 16 17 3 4 4 4 4 5 5 7 2 4 5 7 1 2 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Çaybaşı Çaybaşı Arslanlar Ayrancılar Arslanlar Kuşçuburun Yukarı Mahalle Yeniköy 14 6 51 99 83 8 50 10 27 Hasan Ahmet Sefer İbrahim Bayram İsa Eyyüp Mehmet Çaybaşı Karaferya Arslanlar Ayrancılar Arslanlar Kuşçuburun Torbalı Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Onb.1. 46.Al.Al.Frk.65. 170. 1.Tb.Bl.Bl.1.Çvş.Kol.Depo Tb.5 6 7 8 9 10 2 3 3 3 3 3 4 1 2 3 4 5 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Tepeköy Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu 10 3 6 4 17 89 5 5 57 96 Eğri Ali oğullarından Hüseyin Durmuş Ali Kırlı Ahmet oğulla.Al.2.3.Hayvan Deposu 5.Frk.2.Tb. 8.Al.Bl.6. 17.Bl.Al.146.rından Mehmet Emin Şevval Musa Hasan Osman Şükrü Mehmet Kadir Durmuş Ali Tepeköy Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer Nefer 1332 1332 1332 1332 1332 5.Mürfezesi Bandırma Ziraat Bl.47.5.Kol.Tb.Frk.rından Mehmet Ali Çavuş Hasan Mustafa Kara Veli oğullarından Abdullah Kara Hasan oğullarından Cemali Haşim Çavuş Cihan Yusuf oğullarından Haşim Kadri Halil Veli Müteveffa Hacı Giritli Abdullah Bedel Mehmet oğulla.Kol.Depo Al.1.Depo Al.Nİ.Bl. 4.Kol. Balıkesir 5. 1335 GÜNEY 1340 304 19 5 4 Torbalı Çakallar 14 Osman Çakallar Piyade Nefer 8AĞ.Al. 1336 1335 1335 1335 1335 1335 1335 KARABULUT DÖMEKE ASLAN SEVER ÜNAL DİNDAR AKTAŞ 1978 297 298 1960 1966 1974 1965 1955 299 300 301 302 303 18 5 3 Torbalı 2 Tahir Yeniköy Piyade 1333 Bandırma İnş.Kol.Tb.4.Al.Al.Tb.Bl. İzmir 5.Bl.Bl.Tb.Bl. 2.Tb.Al. 54.1340 8 Ns 1340 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 KARACA 1940 305 20 21 22 23 24 25 26 27 28 5 6 6 6 6 7 7 7 7 5 2 4 6 7 1 3 4 6 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Çakallar Dirmil Dirmil Eğerci Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak 5 53 14 48 23 31 5 53 11 6 91 84 Karaca Mustafa Ahmet Molla Hasan Arif Molla Mehmet oğullarından Halil Yanık Mehmet Müteveffa Ahmet Tatar Hüseyin Ali Ali İbrahim Hamid Ali Mustafa Hüseyin Osman Mehmet Ahmet Çakallar Dirmil Dirmil Eğerci Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer 50.Depo Al. Nefer Nefer Nefer Nefer 1332 1333 1332 1332 1333 1332 1332 50 .1.Araba Kolunda 42.İzmir 7.51.3. Keşan Cephane Deposu 17.Erzak Kolunda KARACA GÜZELAYDIN ŞEN KARACA EFE DAL PALA TAN GANİ 1980 1978 1962 1946 1969 1968 1962 1970 1974 306 307 308 309 310 311 312 313 314 Nefer Nefer B.Frk.2.Ord.Tb.Tb.Frk.Tlgrf.1. Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer 1332 1334 1332 1332 1332 1332 1333 51.Krh.165.

İzmir Jandarma Al.2. Şimendüfer Sıhhıye Mak.Top.1. 56. 1.1. 15. Piyade Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer KARAYEL TEZCAN KUTLU DAL UÇAR 1983 1958 1994 1986 1958 332 333 334 335 336 51 52 53 54 27 30 32 32 2 1 1 2 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı 77 1 75 Samancızade Ömer Halil Çavuş Yusuf Ahmet Hasan Ramazan Hasan Ali Rıza Torbalı Hortuna Demirci İzmir Nefer Nefer Nefer Nefer İzmir Şimendüfer Mektebi 5. İzmir-Hilal Bl.Frk.Sah.Muhfz.Bl.48.Kol.Tb.3.Frk.Tlf.Al.Tb.1.Tb.Kol.8. 3.Bl.Bl.Al.Top. 16.Depo Al.1.9.Al.1.2.Bl. 1335 1335 1339 1334 1334 1335 1335 1336 1336 1335 1335 1335 1335 1334 1 Ns 1334 1335 1334 KS 1335 1334 1334 1334 4 My 1334 1335 1335 1335 1335 DUMAN GİRGİN ASLAN ÖZKAN ÜNAL AYDIN ŞENYİĞİT GÜVEN DEMİRTAŞ ÖZDEMİR ACAR TOSUN KARASU ÜZÜMCÜ EKİCİ ÖZTÜRK 1972 1962 1980 1979 1969 1977 1986 1969 1950 1987 1984 1983 1971 1983 1973 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 46 47 48 49 50 16 17 18 21 21 7 7 1 1 2 Dağkızılca Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Çakırbeyli Tepeköy Demirci Çapak Çapak Yukarı Mahalle Hortuna Demirci Merkez 75 14 14 7 75 53 77 Yusuf Mahmut Çavuş Kutlu Yusuf Hacı Ahmet Mehmet Çakırbeyli Osmaniye Büyük Karapınar Çapak Çapak Piyade Piyade Piyade Sah.174. 3.Tb.70.Kol.1.Bl.2. Amele Tb.3.Frk. 5.Al.Bl.Kafkas Frk.Piyd.Top.10.45.56. Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Onb.5.Frk. 5.1.Frk. 1. 6. 1.Depo Al.Bl.Tb.Krh. 16. Sah.3.Depo Al. 4. 63.Kol. Nefer Nefer Nefer Nefer Onb. Dağkızılca Karakolu Jandarma Harici Bl.Bl. İzmir 5. 17.1.Bl.Bl.Tfk.Tb. SAMANCI FİLİZ KUTLU ZENCİ 1960 1971 1994 1974 337 338 339 340 51 . 54.Bl.Frk. Odun-Kömür İmali 17.Kol.Bl.4.1.Frk. Nefer Piyade Nefer 1332 1331 1334 1333 1333 1332 1331 1332 1332 1332 1332 1332 1332 1333 11 Ey 1332 1332 1332 Ey 1333 1332 1332 1333 4 Ns 1334 131 1333 1332 1331 Der-Saadet Batarya Bl.Depo Al.Bl.Frk.Tb.Bl. 3. 2. 123.Sıhh. Jandar. Piyade Jandar.Depo Al.Al.29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 7 8 8 8 8 9 9 13 13 13 14 14 15 15 15 16 16 7 1 3 4 6 2 3 1 3 5 5 6 2 3 4 5 6 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Cumalı Cumalı Karakızlar Karakızlar Karakızlar Helvacı Helvacı Merkez Dağkızılca Dağkızılca Doğancılar Doğancılar Çakırbeyli Karakızlar Arslanlar Çakırbeyli Çakırbeyli 23 14 9 14 9 68 21 25 75 80 84 5 32 59 23 14 7 22 40 Gümeli Ali Hasan Hafız Ali Sabancı Mustafa Çalık Kürt Mehmet Hacı İbrahim oğullarından Ali İbrahim Kadı İbrahim Müteveffa Ali Mustafa Ali Halil Koca Alioğullarından Mustafa Karasu Mustafa Murat Hacı Osman Galip paşaoğullarından Ahmet Mustafa Ali Nuri İsmail Ali Şükrü Halil Ahmet Mehmet Ali Osman Mustafa Ahmet Ahmet Hüseyin Mustafa Ömer Ali Ahmet Şükrü Mustafa Hasan Hüseyin Salih Karakızlar Karakızlar Karakızlar Helvacı Helvacı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Doğancılar Çakırbeyli Karakızlar Koçana Çakırbeyli Çakırbeyli Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Jandar.Al.Bl.Al.Tb.Al.2. İzmir 5.

Bl.Krh.Kol.5.Tb.39.Depo Al.55 56 57 32 34 36 4 1 1 Torbalı Torbalı Torbalı Karaot Demirci Çapak 27 31 27 27 31 Üsküp Muhacirlerinden Mustafa Hüseyin Hacı Ali Mehmet Ali Veli Koçana Demirci Çapak Mak.Frk. Muhbr. 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1339 1335 1335 1335 1335 1335 1334 1335 1335 1335 ÇALIŞKAN GÜÇSAV ZEYBEK UYGUN TEKİN ZOR GÜLER SUBAKAN DUYMAZ GÜNAY AKKIN HASER ŞENBAŞ TAŞ ÖZKAYA SOYKAN SONKAN DİNÇ TAŞKAYA ÖZ SELÜT AKÇA 1937 1926 1332 1969 1965 1971 1985 1969 351 1961 1967 353 1980 1970 1984 356 1948 1945 358 1978 1947 1979 1975 1982 1975 1974 1969 366 359 360 361 362 363 364 365 357 354 355 352 344 345 346 347 348 349 350 52 . 5. 17.Depo Al. Konya Şube Muhafızı İzmir 5.Bl.Bl.Kol.Frk.Al.Bl.Krh.12. İzmir 5. 47.2. 5. 5.Al. Tb.Jan. 47.Tb.Tb.2. 42.Al.Al. Nakliye Nefer Nefer Nefer 1330 1332 1332 21.1.Tfk.Tb.Al.57.Frk. Muhbr.Bl. Mak.Depo Al.5.4.Depo Al.Depo Al.Tb.Bl.3.Bl. İhtiyat Küçük Zabit Al.Tb.11.Kol.2.Al. İzmir 18. 5. 17.Depo Al. 12.Depo.Depo Al. 17. 1333 1335 1335 ÖZAY ÜNLÜ AKGÜN 1940 1963 1973 341 342 343 1315 / 1899 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 2 2 3 3 3 3 3 3 4 4 6 6 6 6 6 6 7 7 8 8 8 8 9 1 6 1 2 4 5 6 7 2 4 1 1 2 4 5 7 5 6 1 4 5 6 1 Torbalı Torbalı Dağkızılca Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Ayrancılar Tepeköy Yoğurtçular Ertuğrul Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Çaybaşı Ertuğrul Ertuğrul Yeniköy Yukarı Mahalle Yeniköy Hortuna Dirmil Çakırbeyli Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna 28 24 24 21 22 31 59 39 70 27 10 6 65 93 1 92 40 15 21 50 28 37 69 47 66 68 Abdullah İsmail Şerif Ali Müteveffa Recep Kocakülah İbrahim Halil Yörük Mestan Zor Ali hafidi Mustafa Muhacir Abdullah Deli Mehmet oğlu Mehmet Müteveffa Hasan Refik Hasanaki Müteveffa Selim Yörük Osman Nasuh Müteveffa Mehmet Abdil Fettah Kırlı Hasan Çavuş Ahmet Abidin Ali Yusuf Hacı Hüseyin oğullarından Mehmet Mehmet Cemal Ahmet Salih Hüseyin Mehmet Hakkı Zor Mehmet Mustafa Hasan Tahsin Hüseyin Mehmet Sabri Mehmet Ahmet Ahmet Cemali Veli Mustafa Arif Yusuf Raşit Rıfat Ayrancılar Tepeköy Yoğurtçular Tepeköy Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Alasonya Kandiye Katerin Yeniköy Torbalı Yeniköy Hortuna Dirmil Avandere Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Piyade Piyade Muhbr.Al. İzmir 5.Al.Tfk. 5.Tb.Frk.4. İzmir 5.Kol. Hizmet Tb.2.Depo Al. 10.Depo Al.Bl.2. İzmir Muhabere Bl.175.12.Al.66. 161. Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer 1333 1333 1333 1334 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1334 1333 1333 1333 İzmir 1. 57.Frk. İzmir 5.Bl.12.1.

Jandar.Bl.Bl. 15 Ey 1334 BAYHAN 1942 367 25 26 9 9 5 7 Dağkızılca Dağkızılca Cumalı Yoğurtçular 1 Mehmet Müteveffa Mustafa Ali Muhittin Ahmet Tevfik İzzet Mehmet İsmail Hakkı Ahmet Ahmet Yoğurtçular Piyade Piyade Nefer 1333 1334 2.56.Frk. Bl.148.Bl. İzmir 5.Al.Bl.5.Kol.Bl. 17.Frk.Tb.Tb.Tb.3.47.Tb.Depo Al.Kol. İzmir Harici Jan.10.2.Tb. 1335 1955 TAŞKIN 368 YAŞAR 1955 369 27 28 29 30 31 32 10 11 17 18 19 19 3 2 6 2 1 4 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Dağkızılca Karakızlar Saibler Merkez Merkez Karakuyu Yoğurtçular 40 40 4 38 23 71 Mustafa oğullarından İsmail Mehmet Mustafa Osman Urfalı Mehmet Tekelioğullarından Mehmet Ali Karakızlar Saibler Dağkızılca Dağkızılca Karakuyu Yoğurtçular Piyade Piyade Piyade Piyade Jandar.Al.9. 2. 1. Köstenada 5. İzmir Harici Jan.Depo Al.3.Depo Al. 17.1. Bl.2.Al.12. 48.2.24 9 4 Torbalı Ayrancılar 45 Deveci Bekir Hüseyin Belenbaşı Piyade Nefer 1 Ağ 1334 Sevk Tb. Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer 1332 1334 1333 1333 1334 1333 1335 1335 1335 1335 1335 1335 TUNÇEL ÖNCEL KESKİN KARDAŞ ÖZOĞUL ÇOŞKUN 1977 370 1970 1976 1968 373 1954 374 371 372 10 9 53 .Frk.Kol.174.

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI ARŞİVİNE GÖRE TORBALI'DAN ŞEHİT LİSTESİ 54 .

SÜLEYMAN 38 .AHMET 47 .ALİ 12 .MUSTAFA 43 .ALİ 24 .BAYRAM ALİ 34 .MEHMET 19 .HASAN 32 .MEHMET ALİ 22 .MEHMET 30 .HAMİT 35 .YUSUF 46 .MUSTAFA 33 .AHMET HÜSEYİN 20 .İBRAHİM 44 .ALİ 29 .RECEP 14 .ALİ 39 .İBRAHİM 36 .VELİ 28 .MEHMET ALİ 40 .No 123456789- Adı BAYRAM ALİ İBRAHİM VELİ MEHMET HÜSEYİN ALİ CEMAL HÜSEYİN HASAN Baba Adı DEMİR SEYİT CAFER HASAN HALİL MUSTAFA İSMAİL ALİ ABDULLAH HALİL MEHMET MEHMET ÖMER HASAN MUSTAFA MEHMET MUSTAFA VELİ NAZİF MEHMET HÜSEYİN OSMAN HALİL MUSTAFA MEHMET ALİ HACI HÜSEYİN MEHMET ALİ ABDULLAH ŞÜKRÜ MEHMET MEHMET OSMAN ŞAKİR AHMET MOLLA ABDURRAHMAN MUSTAFA MEHMET İBİŞ İSMAİL HACIAHMETIGVANI HACI HALİL İBRAHİM HALİL MEHMET ALİ ABDULLAH RECEP MEHMET Lakabı DEMİROĞULLARI GİRİTLİ KADIOĞULLARI HAFIZOĞULLARI Doğum Yılı 1879 1887 1875 1892 1890 1889 1895 1891 1880 10 .OSMAN 42 .MEHMET 23 .AHMET 41 .ŞÜKRÜ 15 .MEHMET 27 .HASAN 21 .MUSTAFA KARA VELİOĞULLARI 1894 1889 1891 LAZOĞULLARI KÜRTOĞULLARI HATİPOĞULLARI 1888 1881 1894 1879 1889 1877 1881 1879 SİROZ MUHACİRLERİNDEN LAZOĞULLARI 1879 1888 1883 1882 1883 1893 VEKEMOĞULLARI 1891 1892 SARI ÇOLAKOĞULLARI 1892 1876 ATEŞOĞULLARI 1892 1897 1889 1877 1893 1895 1877 1892 HACI HOCAOĞULLARI 1876 1872 55 .MEHMET 25 .HALİL 31 .İBRAHİM 26 .OSMAN 18 .İBRAHİM 45 .HÜSEYİN 11 .AHMET 37 .SÜLEYMAN 17 .ALİ 13 .MEHMET 16 .

“Askeri hastane”. “4. “Sebdülbahir”.Ordu”. Aynı hanede askerde kalan en fazla kişi sayısı 4 ile Çengele köyündedir. “Topçu Hastanesi”. “Anafartalar”.000 kişi incelenmiş. “Çorlu Hastanesi”. “Çanakkale şehiden”. “Harpte”. Doğum yerlerine baktığımızda bazılarının bugünkü sınırlarımız dışında olduğu görülmektedir. diğer 43‘ünün ay. “Çanakkale Harbi”. yaklaşık olarak ifade edilmiştir. kayıtlar mümkün olduğunca ailelerle yapılan görüşmelerle de desteklenmeye çalışılmıştır. Künyelerin geliş kaydına bakarsak 1330 yılında 17. Çalışmada 614 kişinin kimlik bilgileri ve idari birimleri verilmiştir. “Mekke-i Mükerreme’de vurulmuştur” şeklindedir. “Seferberlik”.Nüfus Kayıtlarına Göre Torbalı ve Köylerinden I. “Arabistan”. “Esarette”. “Bağdat’ta harpte”.Dünya Savaşı’nda Çeşitli Cephelerde Askerde Kalanlar.Askerden Dönmeyenler I. “Askerde”. “Rus Harbi”. 1331 yılında 91. Kayıtlar: “ Şehiden”. “Arıburrnu şehiden”. “Askerde şehit”. Torbalı ilçesinin merkez ve köylerinin toplam idari birim sayısı 42’dir. kişi bilgilerinin ölüm kayıtlarında düşülen kayıtlar (406 kişi) ve 1934 yılı nüfus tarama bilgileri (208 kişi) birleştirilerek 614 kişinin askerde kaldığı tespit edilmiştir. 56 . “Harbiye Hastanede”. “Bornova Askeri Hastanede”. “Umumi Harp”. “Harb-i Umumi”. 2003 yılından beri gerek Torbalı Nüfus Müdürlüğü arşivi ve gerekse alan araştırması ile Torbalı ilçesinin merkez ve köylerinde askerde kalan 614 kişi tespit edilmiş. En çok Hortuna Köyü’nden 36 kişinin askerde kaldığı tespit edilmiştir. “İkitelli Hastanesinde”.Dünya Savaşı’nda çeşitli cephelerde kalan asker sayısı bugüne kadar kesin rakamlarla tespit edilememiş. “Kafkasya”. gün ve yılı yazılıdır. Kayıtlardaki kişilerin künyelerinin geldiği tarihlerden 212’sinin sadece yılı. Nüfus Müdürlüğü arşivinde bulunan 17 nüfus esas defterde yaklaşık 12. “Kafkas cephesi”. Kişilerin doğum yılları 1269 ile 1317 yılları arasında değişmektedir. 61 hanede birden fazla kişi askerde kalmıştır.

60 Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. Tiryanda57.197 kişi tespit edilmiştir. Tepe Ertuğrul Mahallesi54 3 Çapak55. Yunan işgali sonrası köy dağılmıştır. Çengele” Yöntem: Torbalı Nüfus Müdürlüğü arşivinde bulunan 1321 yılı son Osmanlı tahrir defterleri 2003 yılında alınan izin ve onayla 1334 yılına kadar yaklaşık 12. Bak. 16 Eylül 2006. Kayas71. Hamidiye67 8 Çakırbeyli. Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. kayıtlar anekdotlarla teyit edilmeye çalışılmıştır. Yılında İzmir ve Batı Anadolu Uluslararası Sempozyum”. 2003 yılından 2005 yılına kadar 42 idari birimdeki askerde kalanların ulaşılabilen aileleriyle görüşme yapılmış. Bir Osmanlı tabiiyetinde hane vardır. Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. Kuşçuburnu72 11 Arıtaşı73. 25 hanenin ise savaştan sonra başka idari birimlere nakil gittiği görülmektedir. Bkz. Necat Çetin. 65 Bugün adı Pamukyazı Mahallesi’dir. 30 Ocak 2006. 59 Helvacı Köyü ile ilgili bir araştırma için bakınız: Necat Çetin. Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. Meşhet Bulgar Mahallesi64 7 Ahmetli. Askerde. Döğerlik. erkek kayıtlarının ölüm kayıtlarında düşülen “askerde” veya “şehiden” gibi kayıtlar tek tek not edilmiş. Belenbaşı70. Cumhuriyet sonrası Tire ilçesinden Torbalı’ya bağlanmıştır. Eğerci66. 56 Yunan işgalinde dağılan köylerdendir. Anahtar kelimeler: “Torbalı. “Tarihi Demokrasi ve Kitabeleri İle Helvacı Köyü Araştırması”. Büyük Torbalı Gazetesi. Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. Yoğurtçular 4 Hortuna58. Büyük Torbalı Gazetesi. Torbalı nahiye merkezi 2 Arslanlar.455 nüfus hanesinde toplam 11. 54 1335 yılından itibaren ayrı mahalledir. İlçe olduğu 1926 yılına kadar idari birim olarak İzmir merkezine bağlı nahiye olarak görünen Torbalı’nın 4’ü mahalle olmak üzere toplam 42 idari birimi bulunmaktadır. Ayrıca üç klasörde tutulan 1934 yılı nüfus tarama cetvelleri .000 kişinin kayıtları incelenmiş. 57 Rum köyüdür.1332 yılında 200. Dirmil74. 67 Bugün adı Özbey Mahallesi’dir. 61 Bugün adı Atatürk Mahallesi’dir. ölüm kayıtları taranarak. 57 . Arapçı65. 66 Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. 55 Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. İzmir. Nüfus kaydı. 68 Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. . Saibler 5 53 1321yılı son Osmanlı nüfus tahririnde Torbalı merkez ve köylerinde 2. Kuva-yı Milliye’nin 90. Necat Çetin. Torbalı Yankı Gazetesi. 1334 yılında 80 ve 1335 yılında 33 kişi bulunmaktadır. Tarihi Demokrasi ve Kitabeleri İle Eğerci Köyü Araştırması. Eğerci Köyü ile ilgili bir araştırma için bakınız: Necat Çetin. Yeni 9 Ayrancılar69. Ölüm kayıtlarının ortalama yaşı 30. Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. Şehit. Bozköy. Dünya savaşı sonunda burada bulunan Bulgarlar Bulgaristan’a dönmüştür. 58 Bugün adı Yazıbaşı’dır. 63 Bugün adı Şehitler Mahallesidir. 14 Ağustos 2002. 64 I. Sepetçiler Mecidiye Mahallesi62 6 Meşhet63." Maşat’ta (Şehitler Köyü) Bir Bulgar Mahallesi". “Anlatımlara Göre Torbalı Bölgesinde Yunan İşgali ve Bilinmeyen Bir Kuva-yı Milliyeci: Hortunalı Hamit Efe“ . Araştırmaya dahil edilmemiştir. Eylül 2009. 62 Bugün adı yeni mahalle’dir. Bugünkü nüfus belgelerimize dayanak belgeleridir. "Torbalı bölgesinde Yunan işgali(1919-1922)". Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. 1321 son Osmanlı nüfus tahririnde bu idari birimlere ait Torbalı Nüfus Müdürlüğü arşivinde bulunan nüfus esas defterlerinin dökümü şu şekildedir53: ATİK NÜFUS ESAS DEFTERLERİNİN ARŞİV TASNİFİ Cilt No Yazılı idari birim/birimler 1 Tepeköy. 1333 yılında 167. Torbalı Hilal Gazetesi. Helvacı59 5 Çaybaşı60. 69 Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. Sepetçiler61. Çorlu56.64’dür Kayıtlardaki hanelerden 199’unun nüfus kayıtlarının “ kapalı kayıt” konumunda olduğu . Karakuyu68. Nüfus kayıtları esas alınarak ilçe boyutunda yapılan ilk araştırmadır. defter kayıtlarına eklenmiştir.

Necat Çetin. Fon Kodu: 30. Sinek78 Bozköy. Bakınız: BCA. Büyük Torbalı Gazetesi. İ. 1924 yılında mübadiller yerleştirilmiştir. Bu tahrirde kaydı yapılan idari birimlerdeki silâhaltına alınan kişilerin özlük bilgileri bu nedenle çok önemlidir.E.0 Yer No: 78. Büyük Torbalı Gazetesi." Torbalı’nın Dağılan Köyü:Arıtaş Köyü".. Necat Çetin.11. Mevcut durumunu tespit etmek amacıyla 1934 yılında doğup ta kayda geçmeyen. 11 Ağustos 2006.17. 86 Bugünkü adı Ormanköy’dür.Ü. Askerde kalanların tespitinde yararlanılan diğer kaynak 1934 yılında tüm idari birimlerde yapılan nüfus tarama cetvelleridir.7. 85 Karakızlar Köyü ile ilgili bir araştırma için bakınız: Necat Çetin. Büyük Torbalı Gazetesi. idari statüsü ortadan kalmıştır. “Tarihi Demokrasi ve Kitabeleri İle Karaot Köyü Araştırması”. 87 1954 yılında idari birim olarak Buca ilçesine bağlanmıştır. 58 . boyutundadır.05.11. Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir.. Bazı defterler aşırı yıpranma nedeni ile dağılmış durumdadır. Tarih: 30/5/1933 Sayı: 9603 Fon Kodu: 30. (1979). Çengele86 Demirci. Yunan işgali sonrası köy terk edilmiş.1. 77 1933 yılında idari birim olarak Kemalpaşa ilçesine bağlanmıştır.1937. 25 Ocak 2004. Bakınız: BCA. Çakallar84.1. Tarih: 05. Nüfus defterleri ve tarama cetvelleri esas alınarak ne yazık ki asker kayıpları hakkında bugüne kadar hiçbir çalışma yapılmamıştır.17.7. İnsan unsurunun en önemli dayanak belgeleri nüfus kayıtlarıdır. Defterler yenilemenin yapıldığı 1976 yılına kadar kullanılmıştır. Gökyaka Teke77.11. "Tarihi Demografisi ve Kitabeleri İle Korucuk(Dirmil) Köyü Araştırması". Dere75. Torbalı bölgesinde en son nüfus tahriri 1321 yani 1905 yılında yapılmıştır. Kayda alınmayan haneler88 nedeniyle hane numaralarında bazı değişiklikler olmuştur. Tarih: 30/5/1933 Sayı: 9603 Fon Kodu: 30.16. ölüm ve kayıp olanlar için hazırlanan listelerin incelenmesi ile deftere kaydı olmayan askerde kalanların künye yılı ve askerde kaldıkları yerler her kişi için ayrı numara verilerek yazılmıştır89.16.17. Bakınız: BCA. Tarih: 30/5/1933 Sayı: 9603 Fon Kodu: 30.0 Yer No: 78. 72 Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. “Tarihi Demokrasi ve Kitabeleri İle Karakızlar Köyü Araştırması”. Bakınız.1. Hâlbuki dönemdeki savaşlarda en önemli unsur insan kaynağıdır.1937.12 13 14 15 16 17 Dağkızılca.0. Fetrek76. 84 Bugünkü adı Çamlıca’dır. “Hane deyimi hakkında”. 75 1933 yılında idari birim olarak Kemalpaşa ilçesine bağlanmıştır. Sayı:12976. 82 Karaot Köyü ile ilgili bir araştırma için bakınız: Necat Çetin.11.16. 74 Bugünkü adı Korucuk’tur. 81 Dağtekke Köyü ile ilgili bir araştırma için bakınız: Necat Çetin.0 Yer No: 78.17. 79 2003 yılında Buca ilçesine bağlanmıştır. Tarih: 05.F. Bakınız: BCA. Yer No: 112. Ancak 2006 yılında çıkarılan nüfus kanununda nüfus defterleri bilimsel araştırma ve incelemelere kapatılmıştır. 12 Eylül 2006. 70 1937 yılında idari birim olarak Buca ilçesine bağlanmıştır. Karacaağaç87 Arşivde bulunan nüfus esas defterleri 50 X 70 cm.11.16.0.16.1. 13 kişinin kaydı yenileme sırasında kayda alınmamıştır. Karakızlar85. Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü şuan 1976 öncesi tüm defterleri merkeze toplamaktadır.11.42. Kırıklar80 Dağtekke81 Karaot82 Cumalı83.11. Büyük Torbalı Gazetesi. 11 Ağustos 2006.1. 76 1933 yılında idari birim olarak Kemalpaşa ilçesine bağlanmıştır.05.0 Yer No: 78. Tarih: 30/5/1933 Sayı: 9603 Fon Kodu: 30. Bugün adı Pancar’dır. Doğancılar79. Bakınız: Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (bundan sonra sadece BCA). Büyük Torbalı Gazetesi.11. Bakınız: BCA.0 Yer No: 248. BCA.1.17.1. 80 1937 yılında idari birim olarak Buca ilçesine bağlanmıştır.11.1. Bakınız: BCA. Fon Kodu: 30.0 Yer No: 78. 78 1933 yılında idari birim olarak Kemalpaşa ilçesine bağlanmıştır. 89 Ekteki askerde kalanların kayıtları olduğu nüfus tarama cetveli ilgili kişinin kaydında verilmiştir. Yer No: 112. 73 1926 yılında dağılmış. s. Sayı:12976. 71 Rum köyüdür. 88 Hane deyimi hakkında bakınız: Nejat Göynüç. ölü ve kayıp olduğu halde ölüm düşümleri yapılmayan ve evlenmesine rağmen kayda geçmeyenler için 30 X 50 cm boyutunda hazırlanan cetvellere idari birimdeki muhtar ve ihtiyar heyetince listeler oluşturulmuş. Tarih Dergisi 32.331–348. Tarih: 28/12/1954 Sayı: 27394 Dosya: Fon Kodu: 30.11. Tarih: 30/5/1933 Sayı: 9603 Fon Kodu: 30. 83 1933 yılında idari birim olarak Kemalpaşa ilçesine bağlanmıştır. 14 Temmuz 2006.1. "Tarihi Demokrasi ve Kitabeleri İle Dağtekke Köyü Araştırması".

556.896]. Dağıstan v. Osmanlı Devleti dâhil olduğu I. yaklaşık olarak ifade edilmiştir. Tüm ülkelerden 65. İzmir ve Antalya'da (amele taburları çoğu sıtmadan) Galiçya'da Romanya ve Dobruca'da Hicaz'da (Mekke.167. Şehiden.trmilitary.net/v3/Haberler/OsmanliTarihi2/1. Yapılan alan araştırması sırasında künyesi gelen askerlerin ulaşılan ve görüşülen hanelerinde yaşayan kişilerden alınan anekdotlar da ailelerin seferberlik döneminde askerde kalanlarını unutmadıkları. kişi bilgilerinin ölüm kayıtlarında düşülen kayıtlar (406 kişi) ve 1934 yılı nüfus tarama bilgileri (208 kişi) birleştirilerek 553 hanede toplam 614 kişinin askerde kaldığı tespit edilmiştir. Kayıp ve Yaralılarla 253.b) Toplam Sadece cephelerdeki ölen asker sayısı 2. Osmanlı İmparatorluğunun askeri kayıpları konusunda bazı araştırmalar yapılmıştır91.810 askerin katıldığı savaş. Arabistan-Yemen: 280.272 4. yaradan veya hastalıktan ölenler) 501 . İdari.166 4. Medine.000.166 878 74.DUNYA-SAVASI-OSMANLI-BILANCOSU. Nüfus müdürlüğü arşivinde bulunan 17 nüfus esas defter incelenmiş.750.000. birimlere ait nüfus defterleri ve tarama cetvellerine göre büyük savaşın başladığı 1330 yani 1914 yılı esas alınarak Torbalı ilçesinin merkez ve köylerinde askerde kalan 614 kişi tespit edilmiş. Künyelerin geldiği yıllara bakarsak karşımıza şöyle bir tablo çıkmaktadır: ÖLÜM YILLARINA GÖRE KİŞİ SAYISI Yıl 1330 90 Sayı 17 Yıl 1337 Sayı 5 http://tr.000 [Hasta. Dünya Savaşı’nda ana ve yardımcı cephelerde savaşmıştır.059 .704 Torbalı ilçesinin merkez ve köylerinin toplam idari birim sayısı 42’dir.219. 59 hanede birden fazla kişi askerde kalmıştır.org/wiki/I.364 Toplam Muhtelif cephelerdeki ölüler sayısı Kafkas cephesinde Çanakkalede Filistine cephesinde Irak'ta. Bu kayıtlar ilgili idari birimdeki asker kayıplarını net biçimde ortaya çıkarmaktadır. Körfez: 220. 59 .php? f=31&t=16427 92 http://www.764 44.852 392.211 4 .Ölen kişiler ilgili hanenin defterdeki kaydına işlenmektedir.600. 91 Osmanlı İmparatorluğu toplam kayıp asker sayısı: 1. Kafkasya: 270.000.721 9. Yapılan diğer bir araştırma ise daha net rakamlar ifade etmektedir92.000. Askerde en çok Hortuna Köyü’nden 36 kişinin kaldığı tespit edilmiştir. Kaynak: http://www. Yemen) Makedonya'da Türlü cephelerde (Kafkaslar.000 kişi olduğu tahmin edilmektedir. I. 21. Bakû. Bu nedenle bu araştırma önem arz etmektedir.tarihimiz. Sebdülbahir Kerevizdere'de kaybolduğu şerh verildi" gibi şerh düşülmüştür.147 80.com/forum/viewtopic. NTV Tarih dergisi . Çanakkale: 101.205 Hastaneden taburcu edilmiş 2. Sayfa 21.091 Yara veya hastalıktan ötürü hastanede tedavi edilenler 3 . Aynı hanede askerde kalan en fazla kişi sayısı 4 ile Çengele Köyü’ndedir. Kanal: 280. Çalışmada 614 kişinin kimlik bilgileri ve idari birimleri verilmiştir.915 383. gün ve yılı yazılıdır. (Ölü.000.Şubat 2009.452 yaralı ve 7.945 kayıp veya esir bırakmıştır90. arkasında resmi rakamlara göre toplam 8. Sayı 1. Acem: 20.html.167.600. Kayıtlardaki kişilerin künyelerinin geldiği tarihlerden 212’sinin sadece yılı ( %34) diğer 402 ‘sının ay.000. kayıtlar mümkün olduğunca ailelerle yapılan görüşmelerle de kayıtlar desteklenmeye çalışılmıştır._D%C3%BCnya_Sava%C5%9F%C4%B1. Toplam asker kaybının 1.841 Malûller 891 .Dünya Savaşı’nda çeşitli cephelerde kalan asker sayısı bugüne kadar kesin rakamlarla tespit edilememiş. Künyesi gelen kişilerin ölüm kayıtlarında genellikle "Askerde. Galiçya-Bulgaristan: 60.000. en azından doğan çocuklarına isimlerini verdikleri gözlemlenmiştir.841 218.038.wikipedia.315 ölü.878 101 .

Çanakkale şehiden. İkitelli Hastanesinde. 1 Dirmil 4 Doğancılar 1 Karakuyu 2 Karakızlar 3 Çengele 1 Hortuna 6 1 Taşkesik 1 Saibler 1 Torbalı Mah.Mecidiye Mah. Arıburnu şehiden. Rus Harbi. aynı haneden dört kişi askerde kalan hane sayısı:1'dir Aynı haneden iki ve daha fazla kişi sayısını gösteren tablo İdari birim HS93 İdari birim HS Kişi sayısı 2 3 4 Kişi sayısı 2 3 4 Ahmetli 1 Arslanlar 1 Çakırbeyli 4 Tepeköy Mah. ordu 3 Harb-i Umumi 70 Anafartalar 1 Harbiye Hastanesi 2 Arabistan 1 Irak 1 Arıburnu Şehiden 1 İkitelli Hastanesinde 1 Askerde 367 Kafkasya Cephesi 2 Askerde Şehiden 53 Mekke-i Şerife'de vurulmuştur 1 Askeri Hastane 2 Rus Harbi 1 Bağdat’ta Harpte 2 Sebdülbahir 1 Bağdat Hastanesi 1 Seferberlik 68 Bornova Askeri Hastane 1 Tedbil havada 1 Çanakkale Harbi 12 Topçu Hastanesi 1 93 Hane sayısı. 1332 yılında 200. Askerde. aynı haneden üç kişi askerde kalan hane sayısı:4. Çorlu Sinek Özbey Cumalı Kırıklar Çapak Dağkızılca Karacaağaç Toplam 1 2 1 1 1 2 2 4 29 1 1 Yoğurtçular Arıtaş Dere Fetrek Bozköy Sepetçiler Dağtekke Eyerci Karaot Toplam 1 1 2 2 1 1 1 1 2 25 1 3 Defter ve tarama cetvel kayıtlarına baktığımızda. Kafkasya. Askerde şehit. Kafkas Cephesi. Harbiye Hastanede. Sebdülbahir. Çorlu Hastanesi. Aynı haneden iki kişi askerde kalan hane sayısı:54. Arabistan. Harpte. 1331 yılında 91.1331 1332 1333 1334 1335 1336 Toplam 91 200 167 80 33 9 597 1338 1339 1340 1341 Toplam Bilinmeyen Genel Toplam 2 3 1 1 12 5 614 kişi Künyelerin geliş ve deftere kaydına bakarsak 1330 yılında: 17. 1333 yılında 167. 59 hanede birden fazla kişi askerde kalmıştır. Askeri hastane. 4. Anafartalar. Harb-i Umumi. 60 . 1 Helvacı 2 1 S. Topçu Hastanesi. KÜNYE KAYITLARI 4.Ordu. Çanakkale Harbi. Şehiden. Umumi harp. Esarette. Mekke-i Mükerreme’de şeklinde kayıt düşülmüştür. Bağdat’ta harpte. 1334 yılında 80 ve 1335 yılında ise 33 kişinin kaydı bulunmaktadır. Görüleceği üzere en çok 1332 yani 1916 yılında (%33) künye ölüm kaydı vardır. Bornova Askeri Hastanede. Seferberlik.

gelen ve omzuna astığı tüfeği yere değmeyenler dahi silah altına alınmıştır. Künye ölüm kayıtlarında yaş ve kişi sayısı şu şekildedir. hanede kayıtlı Kara Ali oğlu İbrahim'e aittir.Çanakkale Harbi Şehiden Çorlu Hastanesinde Esarette Harbde 4 Umumi Harb 1 Yemen 1 Belirsiz 1 TOPLAM TOPLAM 614 11 2 1 614 Tabloda da görüleceği üzere 367 kişinin kaydında "Askerde" ibaresi vardır. 61 . DOĞUM YILLARINA GÖRE KİŞİ SAYISI Yıl 1269 1271 1280 1281 1282 1283 1285 1286 1287 1288 Sayı Yıl 1 1 1 1 1 1 6 10 8 4 34 1289 1290 1291 1292 1293 1294 1295 1296 1297 1298 Sayı 18 17 17 8 24 22 16 26 18 31 197 Yıl 1299 1300 1301 1302 1303 1304 1305 1306 1307 1308 Sayı Yıl 31 20 22 6 15 22 28 12 27 28 211 Toplam 1309 1310 1311 1312 1313 1314 1315 1316 1317 Sayı 26 18 41 24 26 12 19 4 2 172 614 kişi Görüleceği üzere 1311 doğumlular 41 kişi ile en kalabalık grubu teşkil etmektedir. ÖLÜM YAŞLARINA GÖRE KİŞİ SAYISI Yaş Grubu 13 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 Kişi Sayısı 1 2 4 12 16 27 36 33 28 21 29 Yaş Grubu 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 Kişi Sayısı 25 20 14 20 19 11 16 34 27 20 Yaş Grubu 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 Kişi Sayısı 16 14 27 21 13 21 10 11 9 7 5 Yaş Grubu 48 49 50 51 52 53 60 61 Toplam Kişi Sayısı 6 2 1 1 1 1 1 1 614 26 47 Ölüm Yaş Ortalaması 30. 94 Dönemde silah altına alınmalardaki anlatımlara göre ortalama 45 kg. Bu tablodan şu anlaşılmaktadır: Vatan savunması için her yaş grubundan kişiler cephelere koşmuştur. Ölüm kaydına göre en yaşlı kişi ise 61 yaş ile 1269 doğumlu ve 1330 yılında ölen Çakırbeyli Köyü 44. Doğum tarihi gruplamasına baktığımızda ise tablo şu şekildedir.64 Bu tabloya göre en küçük yaş 13 yaşında 1317 doğumlu olan ve 1330 yılında ölen Kuşçuburun Köyü 8. 58 kişinin "Şehit" kaydı bulunmaktadır. hanede kaydı bulunan Şaban oğlu Eyüp'e aittir94.

Siroz. Girit. Radovişta. Selanik. Belenbaşı Toplam 95 N 96 1 7 1 8 1 18 İdari birimlere nakil gelenler Y İ N Y İ İdari birim İdari birim 1 Arslanlar 1 Sepetçiler 6 Dağtekke 1 Eyerci 1 Özbey 2 2 Arapçı 7 Tepeköy Mah. Kardiça. Yanya. Avlonya. Demirhisar. Karabina. Babadağ. Tepeköy Mah. Varna. Ertuğrul Mah. Dobruca. Debre-i bala. Serez. Kafkasya. Edirne Hasköy. Tırnova. Arıtaş Çorlu Gökyaka Teke Sinek Dere Cumalı Belenbaşı H 13 9 12 15 9 2 5 29 5 5 25 18 18 3 4 8 10 19 6 4 KS 17 9 13 16 9 3 6 36 5 6 26 19 18 4 6 8 11 21 7 4 D 13 3 8 9 8 T 4 6 5 7 1 3 6 15 1 6 4 7 2 K 5 8 2 8 7 5 14 3 9 6 5 4 1 4 3 6 1 1 N 1 1 21 4 6 20 15 11 2 6 8 11 21 7 4 3 1 3 İdari birim Nakil gelen hane sayısı 97 Nakil gelen hanelerden bu gün sınırlarımız dışından gelen hane sayısı. Çengele Torbalı Mah.Mecidiye Mah. Künyesi gelen askerlerden bazılarının doğum yerleri bugünkü sınırlarımız dışındandır: Bunlar genellikle Balkan ve Girit ağırlıklı olup doğum yerleri şöyledir: Nörekop. 101 Tarama cetvel kaydı. Kayalar. Dağkızılca Dağtekke Demirci Döğerlik Doğancılar Eğerci Helvacı Karakızlar Karakuyu Karaot 95 96 H98 16 25 6 11 26 7 24 13 17 11 20 5 10 10 3 16 13 24 28 11 KS99 D100 T101 K102 N103 17 26 6 13 30 7 26 14 17 12 24 6 10 10 6 17 16 27 30 13 17 11 12 12 2 26 4 17 6 13 4 6 7 6 3 14 22 4 15 6 1 18 5 10 6 11 2 4 3 6 11 13 13 8 9 10 10 2 1 2 1 8 6 10 3 8 2 4 10 2 4 8 2 3 1 1 1 1 2 1 3 1 2 İdari birim Dirmil Kuşçuburun Çengele Özbey Arapçı Saibler Taşkesik Hortuna Yeniköy Yoğurtçular Torbalı Mah. 25 hanenin ise savaştan sonra başka idari birimlere nakli gittiği görülmektedir. 1321 sayımından sonra nüfus esas defterine kayıtlı oldukları tespit edilmiştir.Mecidiye Mah. 9 3 Ertuğrul Kırıklar 1 Fetrek 15 Toplam 14 5 Toplam 97 N 2 3 1 5 1 11 Y 3 3 6 İ İdari birim Çaybaşı Karakuyu Hortuna Dere Toplam N 6 1 2 1 10 Y 4 2 1 7 Nakil gelen toplam hane sayısı: 53 hane olup bunun 33 tanesi bu günkü sınırlarımız dışındaki idari birimlerden gelmiştir. Deftere kayıt tarihilerine baktığımızda kimilerinin muhacir olarak geldikleri gibi silahaltına alındıkları görülmektedir. Tuna. Koçana. Künyesi gelen askerlerin kayıtlı oldukları idari birime naklen geldikleri. 103 Nakil giden hane sayısı. İdari birim Ahmetli Arslanlar Ayrancılar Bozköy Çakırbeyli Çakallar Çapak Sepetçiler Çaybaşı S.Kayıtlardaki hanelerden 199 ‘nun nüfus kayıtlarının kapalı kayıt konumunda olduğu. 100 Defter kaydı. Dömeke. 99 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı. Uçhisar. Baltalar. 62 . Yenişehir. 102 Kapalı kayıt hane sayısı. Niğbolu. 98 İdari birimde askerde hane sayısı. Feretor. Katerin. İ İdari birim Ahmetli S.

Savaş yıllarında ilçe toplam nüfusunun yaklaşık 12. 63 .000 kişi olduğunu kabul edersek. Bu tür çalışmalar diğer il ve ilçeler bazında da yapılmalıdır. Bu çok büyük bir nüfus kaybıdır. savaşın en şiddetli olduğu 1915-1916-1917 yıllarında gelmiştir. Alan araştırması sırasında askerde kalanların aileleri tarafından unutulmadığı görülmektedir. Bu araştırma nüfus kayıtlarına göre bir ilçeden büyük harpte kalanların tespiti yönünden ilk çalışmadır.Fetrek Karacaağaç 14 13 16 14 16 14 4 7 Kırıklar Genel Toplam 11 553 13 614 13 406 208 3 199 25 Sonuç ve değerlendirme: 1914 ile 1918 yılları arasında süren I. bunun yaklaşık % 20’si askerden gelmemiştir. Dünya Savaşı’nda nüfus kayıtlarına göre Torbalı’nın 42 idari biriminden toplam 566 hanede 625 kişinin silâhaltındayken şehit olduğu veya askerde kaldığı tespit edilmiştir. Ölüm kayıtlarına göre en fazla künye.

112 Aile Tire Doyranlı Köyü'ne nakil gitti.Sıra Hane Adı Babası Doğum Yeri ve yılı Kayıt ve tarihi AHMETLİ 104 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 10454 105 8 7 10 13 15 16 18 19 20 26 27 28 28 33 39 45 47120 2 5 8 12 16 18 26 28 31 33 39 40 Hasan Ali Nasuh107 Nasuh 105 Mahmut Hacı Mustafa Ali Uzun Mehmet Hacı Hasan Karabacak İlyas Ahmet İsmail Mahmut Kazıkırık Bekir Hamza Ali Mustafa İlyas Dağlı Osman Abacı oğlu Ali Zeynel Dede Mustafa Ramazan Abdi Seyfettin Ahmet Çavuş Bıyıklı Hüseyin Zekeriya Haşim Paşalarlı İzzet Vehbi Resul Habib Hacı Hamit Yaylayaka106 Ahmetli Ahmetli Kuyumcu Ahmetli Ahmetli Belevi Ahmetli Yeniköy Ahmetli Ahmetli Mersinli Mersinli Yaylayaka Yeniköy Zeytun Nörekop122 ARSLANLAR123 Arslanlar Arslanlar Arslanlar Kardiça 128 116 1297 1297 1301 1296 1296 1313 1285 1287 1313 1313 1313 1310 1311 1312 1298 1293 1315 1305 1312 1308 1299 1311 1308 1308 1304 1300 1296 1302 1289 Şehiden Askerde Askeri hastane Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde 28 Ahmet108 Hacı Hasan oğlu Hasan109 Ahmet110 Hasan Hüseyin'in üvey oğlu Hüseyin111 Etcileroğlu Hacı İbrahim Süleyman Mustafa 112 113 1 0 30 02 Mehmet114 Süleyman Mehmet 115 117 0 0 İbrahim Abacı Ali oğlu Osman Hasan Ali119 Nörekop muhacirlerinden Abdullah121 Bekir 124 125 126 118 2 1 Kadir Ali 127 Necip Salih129 Halil 130 131 Arslanlar Arslanlar Arslanlar Arslanlar Arslanlar Arslanlar Arslanlar Kardiça Tahsin Ahmet 1 Hasan132 Bayram133 Aziz İbrahim 0 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:37. 116 Torbalının 19. 109 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 108 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 114 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 110 Hanenin konumu: Kapalı kayıt 111 Aile Selçuk'a nakil gitti. 106 Torbalının 19. 118 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. yüzyılda dağılan köylerindendir. 107 Naime Köyü nüfus defteri hane no: 7’den aktarıldı. 115 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. yüzyılda dağılan köylerindendir. 64 . 117 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 119 Hanenin konumu: Kapalı kayıt 120 Deftere kayıt tarihi:1332. nüfus:159. 113 Aile Tire Doyranlı Köyü'ne nakil gitti. 121 Hanenin konumu: Kapalı kayıt.

127 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2913. 138 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2974. Baba oğul askere alınmış.13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 1 2 3 4 122 43 45 46 48 49 49 60 67 75 85 96 99 107 Seyfeddin Mustafa Hüsrev İsmail 134 Veli Salih Cemali Bahaddin Talib Talip Mahmut 140 Kardiça Arslanlar Akhisar Arslanlar Kardiça Arslanlar Arslanlar Arslanlar Arslanlar Arslanlar Kardiça Kardiça Arslanlar 1291 1308 1308 1309 1300 1309 1316 1309 1308 1308 1287 1288 1308 Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik 0 Recep135 136 137 Mehmet Necip139 138 Bayram Ali Şakir 141 Abdullah oğlu Şakir Nafil 142 10 Elmas'ın oğlu Ali Hayrettin143 Genç Osman oğlu Abdülfettah Yusuf Elmas Abdi Genç Osman Abdi Şakir Mehmet Mehmet Mustafa 1 0 21 117144 Şuayip145 9 10 13 14 Hasan147 İbrahim 148 149 150 Gönen 1308 AYRANCILAR146 Ayrancı 1315 Belenbaşı Ayrancı Ayrancı 1300 1294 1301 Mehmet Durmuş Ali Hasan (Bulgarca: Гоце Делчев / Gotse Delçev. Yemen’de askerde kalmış. 146 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:19. 128 Karditsa (Yunanca: Καρδίτσα / Karditsa). Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 149 Ayrancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/887. 65 . İsmail amcam Çanakkale’de askerde kalmış. (Ahmet Ali Güngör-Yaş:55. Yani dayım olurmuş. H. Roma İmparatorluğu döneminde Nestrum). Güneybatı Bulgaristan'ın Pirin Makedonyasında bulunan bir şehir. 126 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2910. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 144 Deftere kayıt tarihi:1327. Babam söylerdi. “Vurarlar” diyor. Hasta hasta jandarmalar geri götürmüş. Ağlardı. 125 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2903. Necip benim annemin kardeşi. Jandarmalar gelmiş. 132 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2944. Nevrâkop. Babam “Ben babasız büyüdüm “derdi. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Yunanca: Νευροκόπι / Nevrokópi.). O gidiş. Dedem hasta olmuş. En son mektubu Yemenden gelmiş. nüfus:404. Babası “kaçma. 150 Ayrancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/889. 148 Ayrancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/881.60 Mehmet oğlu Necip. 145 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3039. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 2004 yılında Arslanlar köyünde yapılan görüşme. 139 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2972. “Torbalılı Necip 4. Batı Tesalya'da bir kent. Mehmet amcam olur. 136 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2971. Bir daha haber alınmamış. nüfus:121. Gidiyor. Babasına “kaçacağım” demiş. 134 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2963. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 135 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2964. (İsmail Dalar-Yaş:72). 1316 doğumlu. Ordu” diye ayırmışlar. Kayınpederim ile aynı bölükte kalmış. 140 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Aile Ahmetli köyüne nakil gitti. 124 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2817. 130 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2923. 129 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2920. 142 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Anekdot: Ali dedem olur. 133 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2946. 2004 yılında Arslanlar Köyünde yapılan görüşme). Babam kardeşinin adını bana vermiş. 2004 yılında Arslanlar köyünde yapılan görüşme. Kayınpederim söylerdi. İstanbul’da Topkapı Sarayı önünde karşılaşmışlar. vur emri var” diyor.Yaş:78). 131 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2935. 123 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:110. 147 Ayrancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/873. Babası kaçmış. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Babam ufakmış. Yunanistan'da. 143 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 2004 yılında Arslanlar köyünde yapılan görüşme. 137 Anekdot: H. (Muhittin Özkan.49. Eski adı: Bulgarca: Неврокоп / Nevrokop. 141 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. Babam da 17 sene askerlik yapmış.

: H. 153 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:30. Dedem Ahmet de Çanakkale’de kalmış. Seferberlikte kalınca benim adımı koymuşlar.13 Efe Hüseyin oğlu Halil 1313 doğ. 156 Anekdot: Mehmet. 2004 yılında Bozköy’de yapılan görüşme. Yaş:65). Biz Yıldırım. Nenem geride 3 oğlan 1 kız çocuğu ile kalmış.21 Gani oğlu Ahmet 1296 doğumlu. 2004 yılında Bozköy’de yapılan görüşme. Anekdot: İbiş oğlu Çolak Mustafa. İbili'nin Halil. ve Hakkı (1315). Babam askerde kalan kardeşi Hakkı’nın adını bana vermiş. Ahmetli’den gelmişler. Dedem Kıllı İbrahim de kalmış. 161 Aileden 1315 doğumlu Yusuf oğlu Emir oğlu Hamit. Balkan Harbi’nde (1328) askerde kalmıştır. Amcam Hasan askerde seferberlikte kalmış.(Adil Özkan. Büyük amcam. (Sami Akar. Halil. nüfus:168. 4 kardeşi seferberlikte kalmış. 159 Bozköy nüfus tarama cetveli:1934/2732. yaş-52). H. 162 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:63. 2004 yılında Ayrancılar’da yapılan görüşme. Şam’da kalmış. Yaş 64).16 Mehmet oğlu Mustafa 1282 doğ. nüfus:346. 1308 Mehmet oğlu H. O zamanlar çadırlarda Kaplancık'ta idik. 155 Hanenin konumu: Kapalı kayıt.lu. 154 Anekdot: Babam anlatırdı. Seferberlikte kalanlar: 1310’ lu Düdünün Mehmet. (Mustafa ÇETİN.10 Hoppalının İsmail. H. Balkan Harbi’nde (1333) askerde kalmıştır.Bu kayıtlı olanlardan başka Şükrü Aydın’ın ifadesine göre şu kişilerde askerden gelmemiştir. yani kız kardeşi Zeynep'in kocası idi. 2004 yılında Bozköy’de yapılan görüşme. 157 Aileden 1303 doğumlu Yusuf oğlu İbiş oğlu Yusuf. 1912 doğumlu Şükrü Aydın ile 2004 yılında Bozköy Köyü'nde yapılan görüşme. 2004 yılında Bozköy’de yapılan görüşme.lu. 158 Anekdot: Dedem olur. Çam Hasan oğullarından . Ayrancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/899. Hasan'ın oğlu Mehmet ve Ali. Çanakkale’ de kalmış. 1 kişi geri geldi. Üçü de askerde kaldı. Hasan. (Durmuş Öz -76 yaşında). 2004 yılında Bozköy’de yapılan görüşme.Ok’lardan 3 kişi. Osman. Yaş-63). Mehmet Yıldırım (1326 doğumlu). Hiçbir haber alınamamış. 160 Anekdot: Dedemin kardeşi. Anekdot: Bir ilkindi vakti Jandarma geldi. Babam anlatırdı.( Hakkı Önal. 66 . Amcaoğlum olur. Seferberlikte kalmış. Seferberliğe 10-12 kişi gitti. Hasan.5 6 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 151 152 18 19 5 5 5 7 9 11 12 157 Mehmet151 Hüseyin 152 Hüseyin Hasan Kıllı İbrahim Kıllı İbrahim Kıllı İbrahim Mustafa İbrahim Ali oğlu Durmuş Ali İbiş oğlu Yusuf Mustafa 159 Ayrancı Göçebe BOZKÖY153 Bozköy Bozköy Bozköy Bozköy Bozköy Bozköy Bozköy Bozköy Bozköy Bozköy 1298 1314 1311 1313 1315 1305 1312 1312 1299 1304 1287 1293 Seferberlik Seferberlik Askerde Askerde Bağdad'da harbte Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Umumi Harp Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Şehiden Harb-i Umumi Harb-i Umumi Süleyman154 Osman Halil Mehmet155 Ali Mehmet Mehmet Hasan 158 156 0 0 08 16 2 16 18 19 21 24 24161 1 3 3 4 5 5 6 167 16 Çolak Mustafa Kara Veli Veli160 Hüseyin Mustafa İsmail İbiş Mercan Hacı Veli oğlu Gani Emiroğlu Mehmet Emiroğlu Mehmet Topal İsmail Veli Boğuş oğlu Veli Süleyman Ali Kabaca oğlu Ali 168 2 Bozköy 1288 Bozköy 1308 Bozköy 1312 ÇAKIRBEYLİ162 Tiryanda 1305 Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli 1309 1295 1309 1296 1299 1306 1291 1317 1311 1 1 Velioğlu Mehmet163 İbrahim164 Kabaca oğlu Ali165 Halil 166 Hüseyin Kabaca oğlu İsmail Mehmet Hacı Alişan oğlu Ahmet169 Hacı Alişan oğlu Hasan 170 Yusuf Kabaca oğlu Yusuf Mehmet Halim 6 7 7 2 Ayrancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/894. babamın eniştesi. Gülleoğullarından. Süleyman. amcam olur.

Çakırbeyli köyünde 2004 yılında yapılan görüşme. Mehmet ise meçhul.Anekdot: Osman. (Halil Ünver.Yaş:79). Diğer amcam Ali tekvilhavada ölmüş. 12 kardeşlermiş. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. İki amcam da Çanakkale Harbi’nde kalmış. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. 182 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2032. Mehmet evli imiş. 178 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2068. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. 164 Anekdot: Aynı evden iki kardeş askerde kalmış. Mehmet’in adı bana verilmiş. Mehmet. Bağdat’tan öldü haberi gelmiş. 165 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2051. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2073. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. Çakırbeyli köyünde 2004 yılında yapılan görüşme. Kafkas cephesinde esir düştüğünü duymuş. (Veli Özdal -Yaş: 60). Babam Tire medresesinde okurken askere alınmış. Dedem de Yemen şehit olmuş. 170 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2085. Anekdot: Babamın küçük kardeşi imiş. Geriye 2 oğlu kalmış. Babam ben daha hamile iken seferberlikte kalmış. Çanakkale’de ve İstiklal Harbinde savaşmış. 180 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2056. 173 Anekdot: Babamlar 6 kardeşlermiş. bu cephe benim. Babam da beş yıl askerlik yapmış. Mehmet amcam gelmemiş. İbrahim Çanakkale’de kalmış diye duyardım. diğer amcam da askerde kalmış. Amcam Yemen’de kalmış. Anekdot: Mehmet ve İbrahim. Babam “Kardeşim askerden gelse de malımın yarısını veririm” derdi. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. (Veli Karabudak –Yaş: 82). Arabistan da . Anekdot: Babam Balkan savaşında savaşmış. (Hidayet Kabaca-Yaş:77) . 176 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2109. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. Mehmet ve İbiş. Amcamlarım olur. İsmail. İbrahim’in künyesi gelmiş. (İbrahim Gökçen-Yaş:80). Hanenin konumu: Kapalı kayıt. (Mehmet BaşarırYaş:78). Babam da Balkan savaşında. yüzyılda dağılan köy. 1 tanesi hava değişiminde. Birisi Rusya ‘da esir kalmış. Yusuf babamın küçüğü imiş. 175 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2057. 169 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2084. Anekdot: Şehit olan kişi amcammış. Toplam 20 yıl o cephe senin. 3 oğlu varmış. 179 Menderes Çileme köyü yakınlarında 19. Bekarmış. İzne hiç gelmemiş. Gidiş o gidiş. (Mecit Şimşek-Yaş:72). Askerde Yemen’de kalmış. Birisi bilmez. O zaman kargaşalık varmış. Bir daha haber gelmemiş. Çakırbeyli köyünde 2004 yılında yapılan görüşme. (Mustafa Şen-Yaş:66). Halim Benim babam olur. Yemen’de . 181 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1988. Babamdan duyardım. Kaydı bulunamadı. (Yusuf Çetin-Yaş:68) . Anekdot: Memişoğlu Mehmet Amcam olurmuş. Çanakkale harbinde kalmış. 2 oğlu harp zamanı ölmüş. Bu kişiler babamın kardeşleri imiş. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme 177 Anekdot: Halim büyük amcammış. Mustafa amcam ise seferberlikte kalmış. 168 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2074. Aile Yeniköy Köyü'ne nakil gitti. 167 Aileden 1299 doğumlu Yusuf oğlu Kabaca oğlu Osman Balkan harbinde (1328) askerde kalmıştır. İbiş’in 4-5 tane çocuğu varmış. Mehmet bekarmış. Geriye 2 kardeş kalmışlar. 67 . (Ali Kurt –Yaş:81). 171 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2114. Anekdot: Darıcıoğlu Yusuf amcam olur. Babam adını bana vermiş. 5 oğlu 1 kızı varmış. 172 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2061. Dedem “Mehmet’im ölmedi” diye laf edermiş. Çanakkale harbine bir gitmiş. diğerleri bilir. 166 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2037. 174 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2096. Babam anlatırdı. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. (Ahmet ZeytinciYaş:72) . bir daha gelmemiş. Nerede kaldıklarını bilmiyorum. Nerede olduğu belirsiz kalmış.11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 9 15 16 17 18 25 26 27 33 35 37 39 42 44 45 48 Ahmet Bardakoğlu Mustafa171 Ahmet Memiş oğlu Mehmet172 Memiş oğlu Hasan Ali mahdumu Hüseyin173 Gençoğlu Ahmet Hilmi174 Kerim kardeşi Ali175 Darıcıoğlu Yusuf176 Halim 177 178 Çakaloğlu Mehmet oğlu Hasan Hasan Sarı Osman oğlu Mehmet İsmail Hasan Ali Durmuş Ali Hasan İbrahim Ahmet Ali Hasan Abddullah Mehmet Hamza Hacı Kerim oğlu Ali Karabudak Veli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Özbey Avandere179 Çakırbeyli Özbey Çakırbeyli Çakırbeyli Hamidiye 1299 1311 1310 1315 1294 1314 1299 1299 1296 1309 1310 1299 1302 1269 1303 1298 Askerde Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Askerde 0 20 16 Ali oğlu Ahmet 28 Avcıoğlu evladı manevisi Hüseyin Bağuşoğlu Ali180 Küçük Hüseyin oğlu Mahmut181 Kara Ali oğlu İbrahim182 Hacı Kerim oğlu Ali mahdumu Kerim İbrahim 183 2 1 163 Çakırbeyli köyü nüfus tarama cetveli:1934/2018.

Ordu Şehiden Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde 31 06 2 Veziroğlu ibrahim187 Deli Ali oğulların dan H İbrahim189 Osman190 İbrahim191 Durmuş Ali Halil Mehmet Ali Mehmet Ahmet İsmail Ali Osman Mustafa Mustafa Aydınlıoğlu Hüseyin197 Deveci Hüseyin oğlu Mehmet Mehmet İbrahim199 Mehmet200 Mehmet Abdurrahman201 Halil 194 193 192 ÇAKALLAR Çakallar 1307 Çakallar 1311 Çakallar Çakallar Çakallar Çakallar Bayındır-Uladı Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak 195 196 1314 1289 1287 1296 1309 1304 1312 1313 1312 1310 1288 1311 1295 1308 1311 1300 1308 1298 2 14 ÇAPAK 1 2 1 Deveci Hüseyin Koca Veli Ali Ali Abid oğlu Mustafa Hamza Ali oğlu Mehmet Koca Hasarı oğlu Mehmet 16 2 1 2 183 Anekdot: İbrahim. Amcam ise Çanakkale’de kalmış. 186 Anekdot: Ahmet. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 188 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:36. Anekdot: Babam anlatırdı. Bir daha gelmemiş. 196 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:106. 198 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 191 Çakallar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1302. 192 Çakallar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1311. Adı Çamlıca olarak değiştirilmiştir. amcam olur. O da harp de kalmış. (Vehbi Öğüt-Yaş:55). 199 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 189 Çakallar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1292. 200 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Hepsi Yemen'de birleşmiş. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. 184 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2030. Anekdot: Veziroğlu İbrahim kayınbabam olur. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. 201 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. dedemin kardeşi olurmuş. 197 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. (Emine Akkan – Yaş: 92). Su doldurmaya gitmişler. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme.27 28 29 30 1 2 3 4 5 6 7 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 52 52 58 60 1 4 7 11 24 26 36 4 9 14 15 17 24 27 38 41 41 43 45 57 Solak Mehmet184 Solak İbrahim Ahmet 186 185 Celil Celil Hacı Kerim oğlu Hasan Kadri Deli Ali Küçük Mehmet Sarı Hüseyin Ahmet Hüseyin Durmuş Çakaloğlu Bekir Çakır Hasan Buldanlı Ahmet Ali Eğrioğlu Mehmet Hacı Ali Hasan 198 Çakırbeyli Çakırbeyli Palamutarası Çakırbeyli 188 1307 1310 1302 1299 Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Askerde Askerde Askerde Çanakkale Harbi Şehiden Şehiden 4 Ordu Seferberlik 4. Babam Yemen’de savaşmış. nüfus:183. 190 Çakallar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1295. 195 Bugünkü Yakapınar Köyü.(Amcaoğlusu Yusuf Çetin). 193 Çakallar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1346. Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. (Veli Karabudak –Yaş: 82). Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. Hiç gelmemiş. nüfus:603. 194 Aile Taşkesik Köyü'ne nakil gitti. Seferberlikte kalmış. 185 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2031. 68 . 187 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2013.

14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 61 62 66 68 70 72 76 87 89 92 92 100 101 1 2 10 13 16211 16 18 19 20 22 25 27 Mehmet Emin Ömer Ahmet nam diğer Mehmet Yaşar Çakır Mustafa Ali Mustafa Bekir202 Mehmet İsmail203 Demirci hafidi Mehmet204 Mustafa205 Halil Çırak Ali Hüseyin Ali208 Arnavut209 Ali 210 207 Hüseyin Kürd Mehmet Molla Süleyman Ali Kırlı Osman Köse Hasan oğlu Mehmet Deli Ahmet Gani'nin oğlu Ali Mehmet Koca Demircioğlu Hasan Koca Demircioğlu Hasan Koca Kelle oğlu Hasan Koca Çırakoğlu Ali Adalı Hasan Koca Mehmet oğlu Ali Koca Ali Ali Putu oğlu Halil Putu oğlu Mehmet 213 Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak SEPETÇİLER Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Tire-Göktepe216 Sepetçiler 1301 1305 1305 1300 1310 1298 1301 1293 1311 1299 1305 1311 1294 206 Rus Harbi Askerde Askerde Çanakkale Harbi Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Harbiye hastanede Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde İkitelli hastanesinde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 09 01 2 0 0 1 00 0 17 1294 1309 1315 1315 1309 1303 1285 1299 1289 1292 1303 1316 1 15 30 30 Halil212 Hüseyin Cabu oğlu Veli İbrahim 214 215 15 1 Mustafa İbrahim Mustafa Bayram Yusuf Hüseyin Ali 2 22 Cabu oğlu Ali 3 Bayram oğlu Durmuş İhtiyar Hüseyin oğlu Yusuf mahdumu Durmuş İhtiyar Hüseyin oğlu Ali217 2 20 202 203 Aile Arapçı Köyü'ne nakil gitti. 210 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/323. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Anekdot: . Büyük dedem seferberlikte kalmış. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 206 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:27. 205 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Birisi dedemin babası. 215 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/349. Yani büyük dedem Buradaki lakabı “Oğlan Hüseyin”. (Mehmet Adalı-Yaş: 42). 69 . (Atatürk Mahallesi) 207 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/286. 2004 yılında Çaybaşı Atatürk Mahallesinde yapılan görüşme. 204 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 214 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/345.Bugün Çaybaşı Mahallesidir. Dedem anlatırdı. 211 Aileden 1309 doğumlu Putu oğlu Halil oğlu Mehmet askerde (06 Mart 1329) kalmıştır. 212 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/333. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 216 Bugünkü Torbalı Göllüce Köyü. Dedemden duyardım. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 217 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 208 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/289. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 209 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/312. 213 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/341. nüfus:146. Dedem babası askerde kaldığında kundakta kalmış.

nüfus:431. 227 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 230 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 70 . 233 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Yenilemede kayda alınmamıştır.13 14 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 218 219 34218 42220 10 12 16 41 49 53 64 65 78 87 102 110 229 Elekçi Hüseyin oğlu Hüseyin219 Kekik oğlu Mehmet221 Hasan 223 Hüseyin Mehmet Ahmet Rüstem Osman Ömer Çavuş Halil Mustafa Baltalarlı Abdi oğlu Hüseyin İbrahim Çarka Salih Hüseyin Tire Göktepe Sepetçiler ÇAYBAŞI Çaybaşı Çaybaşı Çaybaşı Çaybaşı Çaybaşı Dömeke226 Çaybaşı Baltalar Antalya Kardiça Kardiça Koçana Koçana Pertek İskilip Alasonya237 Alasonya Katerin Çimenler Yenişehir Yenişehir Yenişehir Alaşehir Uçhisar Kardiça Baltalar Serez 251 231 222 1292 1295 1305 1305 1307 1305 1306 1295 1304 1294 1308 1289 1287 1296 1312 1296 1301 1293 1303 1310 1315 1297 1299 1300 1306 1305 1296 1292 1280 Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Tedbilhavada Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Harbiye Hastanesi Askerde Askerde Askerde 12 12 0 09 Cemali Süleyman224 Recep225 Ali Hasan Recep Baltalarlı Salih oğlu Mehmet Veli 227 1 2 21 Kara Hüseyin oğlu Behlül Muhacir Ziver'in oğlu Mustafa Beşir oğlu Hüseyin Kadri 232 233 234 230 228 2 Ziver Beşir Mehmet Kazım Hafız Osman Mustafa Hüseyin Kadir Apdullah Bekir 113 121 122 140 1 4 6 7 19 32243 33 245 Mehmetşah 0 Hafız Hüseyin mahdumu Osman Muharrem Abidin239 Osman Hasan 240 241 242 3 138235 İbrahim Efendi236 SEPETÇİLER ÇİMENLER-MECİDİYE MAHALLESİ238 0 27 10 Kantarcı oğlu Fethi Ahmet244 Talib Hasan247 Hasan Ağa248 Serezli Osman 250 Yusuf Hüseyin Mehmet Mustafa Salih Hüseyin Mehmet 2 Keşirli Küçük Hasan 14 2 38246 40 45 249 3 Deftere kayıt tarihi:1328. Yenilemede kayda alınmamıştır. 228 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 226 Yunanistan Teselya bölgesinde Yenişehir yakınlarında bir yerleşim. 231 (Makedonca: Кочани) Makedonya'nın doğu kesiminde bir kasaba. 224 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Yenilemede kayda alınmamıştır. Yenilemede kayda alınmamıştır. 220 Deftere kayıt tarihi:1329. 223 Hanenin konumu: Kapalı kayıt.Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. 222 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:103. 225 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Yenilemede kayda alınmamıştır. 221 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/418. 232 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 229 Deftere kayıt tarihi:1329. Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/383. 234 Hanenin konumu: Kapalı kayıt.

267 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3699. 248 Hanenin konumu: Kapalı kayıt.Çaybaşı Mahallesindedir. Yunanistan 'ın Orta Makedonya bölgesinde idari birim. 242 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 258 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 259 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 246 Deftere kayıt tarihi:1330. 240 Çaybaşı Köyü Mecidiye Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/127. 251 (Yunanca'da Σέρρες . Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 256 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 263 Aile İstanbul'a nakil gitti. 237 Yunanistan'da Mora Yenişehir'e bağlı idari birim. 252 Çaybaşı Köyü Mecidiye Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/195. 264 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3810. 261 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3687.Cumhuriyet öncesi nahiye merkezidir. (Yeni Mahalle). 262 Hane konumu: Kapalı kayıt. 250 Çaybaşı Köyü Mecidiye Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/186. 260 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3781. 245 Deftere kayıt tarihi:1329. Hane konumu: Kapalı kayıt. 254 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3655.11 12 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 235 236 45 48 4 6 12 12 14 16 25 31 33 36 36 38 39 41266 49 53 Siroz muhacirlerinden Ali Serezli Demir oğlu Bayram Kuloğlu İsmail Kazım Şükrü Yusuf 256 257 258 254 252 Halil Demir Ahmet Hasan Abdullah Mustafa Çolakoğlu Mustafa Ahmet Siroz Serez DAĞKIZILCA Eğin255 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Akşehir Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca 1295 1295 253 Askerde Askerde Seferberlik Askerde Seferberlik Askerde Askerde Askerde Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Askerde Seferberlik Askerde Askerde 1 22 1298 1313 1315 1303 1286 1304 1313 1296 1307 1286 1293 1291 1289 1307 1305 1305 Çömezoğlu Abdullah Dağkızılca Mahmut Hüseyin259 Hüseyin260 Sarıoğlu Ahmet Mehmet Karakulak oğullarından Hüseyin262 Kocakulak oğullarından Eyüp263 Ali 264 265 261 1 25 Mustafa Genç Osman oğullarından Hasan İbrahim İbrahim Hüseyin İbrahim Hasan Hüseyin Mustafa Gani bey oğlu Halil 27 Kara Veli oğullarından Mehmet Mehmet267 Kocabaş oğullarından Şükrü Kamil 268 19 28 Deftere kayıt tarihi:1330. 253 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:102. Hane konumu: Kapalı kayıt. 71 . nüfus:101. 255 Sivas Kemaliye. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 249 Deftere kayıt tarihi:1330.Serres). 238 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:26. Yenilemede kayada alınmamıştır. 265 Aile İstanbul'a nakil gitti. 239 Çaybaşı Köyü Mecidiye Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/122. 244 Çaybaşı Köyü Mecidiye Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/159. 243 Deftere kayıt tarihi:1327. nüfus:550. 257 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3665. 247 Çaybaşı Köyü Mecidiye Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/166. 266 Aileden 1296 doğumlu Hasan Hüseyin oğlu Hasan askerde (30 Haziran 1328) kalmıştır. 241 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Hanenin konumu: Kapalı kayıt.

Çanakkale’de harpte kalmış.Kol. 23 Şubat 1331. 274 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3767.Şuan Buca ilçesine idari olarak bağlanmıştır. Er. nüfus:338.17 18 19 20 21 22 23 24 1 2 3 4 5 6 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 1 268 269 53 66 66 71 75 76 87272 90 4 276 Hamit Mestan 269 Gani bey oğlu Halil Veli Çavuş Veli Çavuş 271 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Hadim Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca DAĞTEKKE 275 1308 1290 1296 1287 1293 1294 1293 1312 1307 1305 1307 1293 1307 1303 282 Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Şehiden Harb-i Umumi Şehiden Askerde Şehiden Seferberlikte Askerde Seferberlik Şehiden Seferberlik Seferberlik Şehiden Seferberlik Askerde Askerde Askerde Harb-i Umumi 27 07 Musa270 Cezayirli oğlu Mehmet Dane Halil İbrahim Halil273 Osman Veli 277 278 274 Koca Ali Dane Halil Mehmet Esat Mehmet Mehmet Ali Mehmet Ali Ali Halil Ağa Dağtekke Dağtekke Dağtekke Dağtekke Dağtekke Dağtekke DEMİRCİ Demirci Demirci Demirci Demirci Demirci Demirci Demirci Gördes Demirci İzmir DOĞANCILAR Doğancılar 4 8 14 18 24 12 17 22 29 36 46 62 63 65 66 12 Süleyman Ahmet279 İbrahim 19 Hasan Ali Ahmet 281 280 Abdullah Hacı İbrahim Ahmet 283 284 18 Hüseyin Zeybek Arif Hüseyin 285 286 1295 1313 1298 1295 1292 1292 1313 1298 1306 1293 288 0 Zeybek Ali Abdullah Mehmet İbrahim Halil 287 0 Kırlı Abdullah oğlu Ali Tosyalı Hasan 2 0 04 Halil oğlu Hasan Tahir Mustafa oğlu Mehmet Mustafa Hasan Mehmet Çalıkoğlu Hüseyin289 1 Mustafa Gördesli Ali Necip Ömer Efendi İbrahim 12 0 1307 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3713. 270 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3732. 72 . Hane konumu: Kapalı kayıt. nüfus:161. Aile Taşkesik Köyü'ne nakil gitti. Aile Taşkesik Köyü'ne nakil gitti. nüfus:189. 278 Dağtekke Köyü nüfus tarama cetveli:1934/ 922. 287 Demirci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3449. 276 Aileden 1307 doğumlu Mehmet Ali oğlu Mustafa Yemen’de (09 TE 1326) kalmıştır. Bölük Çanakkele cephesi. Dedem babama adını vermiş. Piyade er. 2004 yılında Dağtekke Köyü'nde yapılan görüşme. Dağtekke Köyü nüfus tarama cetveli:1934/921.Kol.Tabur 4. Anekdot: Dayılarım Çakaloğlu Veli. Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. 275 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:26. 285 Demirci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3406. dedemin kardeşi imiş. 282 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:67. Alay 1. 33. Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3728. Babamdan duyardım. Alay 1 Tabur 1. 279 Anekdot: Ahmet. Bölük Kafkas cephesi. Aile Dögerlik Köyü'ne nakil gitti. (Fatma Bircan-Yaş:80). 286 Demirci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3416. 280 Aile Bayındır Kızılcaova Köyü'ne nakil gitti. 281 Dağtekke Köyü nüfus tarama cetveli:1934/ 982. 284 Şehit kaydı vardır. 2004 yılında Dügerlik Köyü'nde yapılan görüşme. Hane konumu: Kapalı kayıt. Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3764. 288 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:36. 273 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3763. Süleyman seferberlikte kalmışmış. 02 Nisan 1332. 277 Şehit kaydı vardır. (Enver ŞahinYaş:50). 271 Hane konumu: Kapalı kayıt. Büyüklerimden duyardım. 3. 4. 24. Mustafa. 283 Demirci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3355. 272 Aileden 1307 doğumlu Esat oğlu Ali Balkan harbinde (1328) kalmıştır.

306 Anekdot: Abdülkadir oğlu Ali. 303 Döğerlik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/476. 298 Anekdot: Dedem Kosti İsmail anlatırdı. Dedesi Denizli Çardak'’a eğitim almış. 2004 yılında Eğerci Köyü'nde yapılan görüşme. 295 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:23. 2004 yılında Düğerlik Köyü'nde yapılan görüşme. Çanakkale harbi çıkınca kıtası harbe gitmiş. 302 Deftere kayıt tarihi:1332. ( Hüsamettin Cömert. Benim babamın babası. 296 Anekdot: Nenem rahmetli ağlayarak anlatırdı. “4 kardeşim Çanakkale harbinde kaldı “ derdi. 73 . Bunlar aklımda kalmış. 291 Doğancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/752.Yaş: 49).5 yaşında kalmış. 2004 yılında Doğancılar Köyü'nde yapılan görüşme. Celiloğlu Ahmet. Yani dedem olur. 304 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:54. Hane konumu: Kapalı kayıt. "Çakır Ali" derlermiş. Bunları anlattığında biz küçüktük. 294 Doğancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/756. Hane konumu: Kapalı kayıt. Babamın babası Hüseyin seferberlikte silah altına alındığında 2. (Ali Kandemir). Bir daha dönmemiş. Balıkesir'’e hastalanmış. Kerim. Yaş:55). nüfus:242. nüfus:119. Hane konumu: Kapalı kayıt. 308 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1703. (Mehmet Köken. Durmuş Ali seferberlikte askerde kalmış. 297 Hane konumu: Kapalı kayıt. 305 Hane konumu: Kapalı kayıt. 309 Hane konumu: Kapalı kayıt. Çanakkale'de kalmış.2 3 4 5 6 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 1 2 3 4 5 6 7 289 16 20 20 20 25 2 3 4 5 9 13 15 17 18 25 302 Ali oğlu İbrahim290 Kara Ahmet oğlu Hasan 291 Ali Ahmet Ahmet Ahmet Ali Aşma Mehmet Temel Hüsnü Veli Gökmen Mehmet Mehmet Hasan Gökoğlu Ali Halil Cabbaroğlu Hüseyin Ali Efendi Talib Abdülkadir Doğancılar Doğancılar Doğancılar Doğancılar Doğancılar DÖĞERLİK295 Düğerlik Düğerlik Düğerlik Düğerlik Düğerlik Düğerlik Düğerlik Düğerlik Düğerlik Akseki EĞERCİ 304 1297 1309 1311 1312 1297 1299 1288 1299 1299 1299 1298 1295 1303 1298 1315 1298 1300 1307 1301 1290 1311 1310 Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Askerde Askerde Askerde Seferberlik Askerde Askerde Askerde Askerde Seferberlik Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 02 17 Kara Ahmet oğlu Mehmet292 Kara Ahmet oğlu Mahmut Eskicioğlu Hüseyin Hacı Osman296 Molla Yusuf Halil Durmuş298 Süleyman Hüseyin Halil Mustafa Ahmet Ali306 Yusuf oğlu Aziz Ramazan 308 309 307 303 299 300 297 294 293 11 06 05 Altıparmak İbrahim 23 31 Ahmet301 12 0 9 13 15 17 19 21 34 305 Eğerci Eğerci Eğerci Eğerci Yenişehir Yenişehir Eğerci 01 08 0 Yusuf Koruk Salih Recep Hasan Tahsin 30 Kurd Recep oğlu Azmi Ali311 0 Hasan üveyoğlu Kadir310 18 06 Doğancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/755. 307 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1701. 301 Hane konumu: Kapalı kayıt.Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. Anekdot: Babam 1328'li idi. Hane konumu: Kapalı kayıt. 2004 yılında Düğerlik Köyü'nde yapılan görüşme. 290 Doğancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/751. (Cemalettin Özcan-Yaş 60). Babam anlatırdı. Babadan duyardım. 299 Döğerlik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/441. 6 ay hava değişimi almış. Seferberlikte kalmış. 310 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1710. 300 Döğerlik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/442. Diğer ikisini hatırıma gelmedi. 292 Doğancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/753. 293 Doğancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/754.

314 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1756. Geriye iki çocuğu kalmış.Thessalía. Yani dedem. 2004 yılında Helvacı Köyü'nde yapılan görüşme. 319 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1780. Babam anlatırdı. 318 Deftere kayıt tarihi:1329. Hane konumu: Kapalı kayıt. 323 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1786. Hane konumu: Kapalı kayıt. Çetelr vurmuş. 325 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1392. Ahmet ve Saiplerden İnceoğlanlardaki Fatma (Safiye Ceyhan(kızlık soyadı Sezgin) Yaş: 76). (Metin Tetik – Köy Muhtarı). Hane konumu: Kapalı kayıt. 315 Hane konumu: Kapalı kayıt. Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1751. Yunanistan'da bir idari birim. 329 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1377. 7 sene sonra künyesi gelmiş. 330 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1281. 2004 yılında Helvacı Köyü'nde yapılan görüşme. 313 Yunanca: Θεσσαλία .3 aylık evliymiş. Anekdot: Topçu dedem olur. 324 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:46. 316 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1767. 322 (Arnavutça: Vlorë). Arnavutluk'ta bir şehir. (Özel Güneş-Yaş:65). 317 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1768. O zamanlar çete zamanı. 332 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1443. 74 . Anekdot: Babamın babası. Hane konumu: Kapalı kayıt. Askere almışlar. 331 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1442. 320 Arnavutluk'ta Ergeri'ye bağlı idari birim. Seferberlikte Arabistan’da kalmış. Hane konumu: Kapalı kayıt. Dedem eve gelmiş. 321 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1783. Çanakkale de kalmış. Anekdot: Necip dedemin kardeşi. nüfus:270. Bunun ayağına peştamal takılıyor. Annem Kerime’nin ilk kocası Mustafa askerde seferberlik zamanı namaz kılarken vurulmuş. 2004 yılında Helvacı Köyü'nde yapılan görüşme. 3 gün 3 gece düğünü olmuş.8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 44 45 47 49 51 52 52 56 318 Veli Çavuş312 Koca Ali oğlu Ahmet Kadri314 Meco Ali Haşim İbrahim Ali 317 319 316 315 Halil İbrahim İsmail Mehmet Veli oğlu Salih Hüseyin Hüseyin Banuş Abdullah Abbas Yenişehir313 Dömeke Yenişehir Dömeke Dömeke Girit Girit Diriza 320 322 1293 1290 1290 1299 1294 1306 1314 1296 1299 1299 324 Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 0 20 T 16 30 04 06 1 26 Arnavut Abbas Sadık 321 16 59 66 Avlonya Feretor Adem323 06 HELVACI 1 2 3 4 5 6 7 8 4 9 9 10 17 20 22 22 Topçu oğlu Ahmet325 Hacı İbrahim oğlu Halil326 Mustafa Necip 328 329 330 327 Mehmet Ahmet Ahmet Mehmet Molla Ahmet Osman Hacı İbrahim oğlu Ali Hacı İbrahim oğlu Ali Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı 1293 1293 1295 1297 1297 1297 1296 1312 Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Seferberlikte Seferberlikte Harb-i Umumi Harb-i Umumi Molla Ahmet Molla oğlu Hacı Osman Hacı İbrahim oğlu Mehmet331 Hacı İbrahim oğlu İbrahim332 311 312 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1733. 326 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/140. Hane konumu: Kapalı kayıt. 328 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1416. 327 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1411.

Mustafa adını bana vermişler. Aile Kemalpaşa Yukarı Kızılca Köyü'ne nakil gitti. 337 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1485. 339 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1487. 346 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2656. anekdot: Babamgiller 5 kardeş yetim kalmış. Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2655. 341 Hane konumu: Kapalı kayıt. Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1471. Baba ve dedem söylerdi. Aile Kemalpaşa Yukarı Kızılca Köyü'ne nakil gitti. Dedem dönmüş. Askerde kalmışlar. 345 Aileden 1284 doğumlu Hacı Ali oğlu Mustafa Balkan harbinde (1328) kalmıştır. 344 Anekdot: Halil ve Hamit . 343 Aileden 1309 doğumlu Mahmut oğlu Ali Umumi harpte (16 Eylül 1328) kalmıştır. Kendisi seferberlikte askerde kalmış. 338 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1486. 75 . Aile Kemalpaşa Yukarı Kızılca Köyü'ne nakil gitti. 342 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:84. Kardeşi Mustafa’da askerde kalmış.(Mehmet Kemal Pala. 334 Anekdot: Dedemin kardeşi. dedemin babası. Annem söylerdi. 2. Amcalarım harpte kalmış. Gidiş o gidiş.Yaş:65). nüfus:431.9 10 11 12 13 14 15 16 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 26333 27 32 38 38 38 40 44 340 Mehmet Sadık334 Pala Hasan Hüseyin336 Mustafa337 Hüseyin338 Mehmet İsmail 339 335 Osman Pala Mehmet Edremitli oğlu Molla Mehmet Mahmut Mahmut Mahmut Mehmet Ali Bey Yörük Osman Mustafa Mehmet Mustafa Hasan Faydaoğlu Hasan Ahmet Mehmet Efendi Mustafa Hüseyin İsmail Musa beslemesi Mehmet Süleyman Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı KARAKIZLAR Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar 1309 1305 1293 1296 1303 1314 1307 1303 342 Şehiden Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde Umumi Harpte Umumi Harpte Askerde Umumi Harpte Askerde Askerde Umumi Harpte Askerde Askerde Askerde 06 A Hasan Hüseyin 341 07 T 0 3 6 10 12 343 345 Yörük Osman oğlu Ali Osman Mustafa Halil 347 344 346 1289 1294 1309 1291 1309 1301 1304 1313 1307 1286 1293 1313 1306 22 T 11 T 24 Süleyman Abdullah Mehmet Mehmet Nasuh 12 13 16 21 23 26 30 30 37 1 348 Osman349 350 351 2 Mehmet352 İsmail Ağa Hamid 1 2 333 336 Aileden 1301 doğumlu Osman oğlu Mustafa Balkan harbinde (1328) kalmıştır. Yani büyük dedem. 352 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2561. 351 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2660. Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1456. Rahmetli nenem anlatırdı. Onun ismini bana vermişler. (Mustafa Aydemir-Yaş:65). 340 Aileden 1299 doğumlu Ali Bey oğlu Mehmet Yemen’de (26 TE 1322) kalmıştır. 335 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1461. İsimleri geride kalanların çocuklarına verilmiş. 2004 yılında Helvacı Köyü'nde yapılan görüşme. 2004 yılında Karakızlar Köyü'nde yapılan görüşme. İkisi de askere alınmış. Anekdot: Amcam. Seferberlik ilanı ile tarladan götürmüşler. Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2620. Geri dönmemiş. 2004 yılında Karakızlar Köyü'nde yapılan görüşme. Büyük amcam. 350 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2559. Askerde kalmış. Mehmet Sadık askerde kalmış. Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1495. 349 Hane konumu: Kapalı kayıt. 347 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2659. (Ali Üstün Toprak-Yaş:68). Jandarmalar götürmüş. (Mehmet Sadık Altaş-Yaş:77). Kendisi dedem olur. Mustafa. 348 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2585. 2004 yılında Helvacı Köyü'nde yapılan görüşme.

(Erdoğan Korkmaz-Karakuyu.14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 1 2 3 4 5 6 7 8 41 44 51 53 53 55 55 56 59 61 62 361 Mehmet353 Osman Tevfik 354 355 Kırlı Ali Çavuş Sabancı oğlu İsmail Emin Kasapoğlu Mehmet Kasapoğlu Mehmet Abdurrahman oğlu Mustafa Abdurrahman oğlu Mustafa Osman Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Çakırbeyli Karakızlar 1314 1305 1314 1297 1305 1305 1304 1313 1289 1308 1291 1315 1298 1286 365 Umumi Harpte Şehiden Umumi Harpte Şehiden Askerde Askerde Askerde Umumi Harpte Umumi Harpte Umumi Harpte Askerde Askerde Askerde Askerde Seferberlik Askerde Seferberlik Askerde Seferberlik Şehiden Seferberlik Bornova askeri hastanesinde 2 Mustafa356 Hamid Abdurrahman Murad357 Yusuf358 Mehmet Hasan 359 360 362 14 T 0 2 19 2 Ali İbrahim Ali 16 Mehmet Ali Tahir363 Hüseyin 64 69 83 9 19 20 21 22 24 33 36 Mehmet Efendi Ağadaki364 Ali 366 367 Mehmet Karakızlar Hacı Mehmet oğlu Düğerlik Veli Salih Efendi Ağadaki Kandiye KARAKUYU Osman Abdurrahman İbrahim Efendi Hacı İsmail Hüseyin Aydın'lı Ahmet Kel Hasan Köse Osman Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu 2 01 1307 1298 1311 1313 1293 1304 1290 1282 Eskici Abdurrahman oğlu Mustafa Ahmet Sabri Mehmet Ali Mehmet Hasan Hüseyin Halil Köse Osman oğlu Ali 368 12 A 17 25 H 04 353 356 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2700. Çanakkale’de seferberlikte kalmış. Osman ismi amcaoğluma verildi. Amcammış. 359 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2648. Yani Büyük amcam. 362 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2556. En son Yunanistan tarafından mektup gelmiş. nüfus:614. 361 Aileden 1299 doğumlu Mustafa oğlu Hüseyin Balkan harbinde (1328) kalmıştır. Çanakkale’de vurulmuş. Hane konumu: Kapalı kayıt. Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2588. 364 Aile Torbalı’ya nakil gitti. Bir daha haber alınamamış. (Mustafa Avcı-Yaş:77). 367 Hane konumu: Kapalı kayıt. 354 Anekdot: Osman Sabancı oğlu Osman. 363 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2546. 368 Anekdot: Mehmet Ali: Dedemin kardeşi olur. Diğer amcam Mustafa da seferberlikte kalmış. 365 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:103. Hane konumu: Kapalı kayıt. 2004 yılında Karakızlar Köyü'nde yapılan görüşme. (Sami Kösten-Yaş:72). (Mehmet Kasapoğlu-Yaş:64). Yenilemede kayada alınmamıştır. 360 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2712. Ahmet Sabri de kardeşi. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. 366 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2822. 355 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2729.Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. Büyüklerimden duyardım. 4 kardeşlermiş. Askerde kalmış. Anekdot: Amcalarım Mustafa ve Hamit askerde kalmışlar. 358 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2627. Hane konumu: Kapalı kayıt.Yaş. 2004 yılında Karakızlar Köyü'nde yapılan görüşme. 2004 yılında Karakızlar Köyü'nde yapılan görüşme. 357 Anekdot: Murat. 76 .65).

Hapse giriyor. Bir daha geri gelmemiş. Çanakkale’de kalmışlar. Babamın babası olur. Seferberlikte askere alınmış. Askerden hayvan çiğnedi diye künyesi gelmiş. 2.9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 39 42 43 45 45 46 47 48 51 53 54 59 63 72 72 80 86 90 94 95 İbrahim İbrahim369 Salih 370 371 Muhacir Hacı Ahmet Karakuyu Çakır İbrahim oğlu Karakuyu Veli Ali Karakuyu Molla Abidin Molla Abidin İbrahim Karakuyulu Halil Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu 1307 1307 1305 1289 1285 1301 1298 1312 1297 1297 1307 1311 1299 1311 1308 1314 1313 1304 1309 1290 Askerde Askerde Seferberlik Seferberlik Askerde Askerde Askerde Seferberlik Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Çanakkale Harbi Şehiden Seferberlik Seferberlik Şehiden Seferberlik Askerde 25 H 26 T Hasan Molla Abidin oğlu Süleyman Bekir İbrahim Mahmut 372 373 30 0 21 T Ahmet Veli Çavuşoğlu Hüseyin Çavuşoğlu Hüseyin Mustafa Kocakulak İbrahim Dağlı Ahmet Sancaktar oğlu Mustafa Ali Mehmet Ali Süleyman Karasulu oğlu Hasan Halil 383 Hatip Veli oğlu Mehmet Çavuşoğlu Hüseyin hafidi Mustafa Ali374 Mehmet Hasan375 Hüseyin376 Kocakulak İbrahim oğlu Mehmet Ali377 Hüseyin378 Ali379 Kamil380 Mustafa381 Mehmet Tevfik Süleyman 382 08 H 27 1 0 21 T 2 15 Gülcüoğlu Durmuş Ali Gülcüoğlu Mehmet 11 369 Anekdot: İbrahim benim amcamdı. 377 Anekdot: Mehmet Ali: Deden olur. Ahmet. Babam kardeşim doğunca adımı vermiş. Duyuşuma göre Salih amcam silahla şaka yaparken kardeşi Mehmet’i öldürmüş. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. (Niyazi Çakır.77). 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. Bir gidiyor.Karakuyu.Yaş. Çanakkale’de kalmış.76). Mehmet. Büyüklerimden duyardım. (Mestan Şengün Karakuyu. Bulamadım. Kardeşim İbrahim amcamın adı konmuş. 371 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934//2849. Ama kendisini de ret etmiş. Seferberlikte askerde kalmış.Karakuyu. (Süleyman Aydın-Yaş:70). (Süleyman Acar. Hapisten çıktıktan sonra askere alınmış. Geriye sadece babam kalmış. Seferberlikte silâhaltına alınıyor. Babam Ahmet anlatırdı. Nenem anlatırdı. Babamdan annemden duyardım. 374 Anekdot: Mustafa Ali: Dedem olur.Yaş:62). 5-6 kardeşmiş. 373 Anekdot: Hatipoğlu Mehmet: Dedem olur. ( Ahmet Yardımcı. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. 379 Hane konumu: Kapalı kayıt. Sadece babam kalmış. Nerden bulacan?(Enver Çetinay –Yaş. Önce Yemen. anekdot: İbrahim. 12 bayram (6 yıl) askerde geçiyor. Çanakkale’de kalmış.Mehmet.Yaş:48). 370 Anekdot: Ali oğlu Salih. Bunları rahmetli annem anlatırdı. Kamil .Yaş. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. 375 Anekdot: Dedem Mustafa Ali ve diğer erkek kardeşleri Hasan Çavuş. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. (Mehmet Veysel ÖzYaş: 64). 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. O geri dönebilenlerden. Babam ve nenem ben küçükken öldüler. Dedem hükümete haber vermemiş. Bir daha haber alınmamış. 380 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2867. Babam anlatırdı. Babamgillerin en büyükleri imiş. Bir daha geri dönmüyor. Seferberlikte kalmış. 378 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2864. sonra Kafkasya cephesine gidiyor.65). 381 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2845. Geri gelmiş. Nenem “hiçbir çocuğum geri gelmedi” diye ağlaya ağlaya gözleri kör olmuş. 372 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2851. Burada babuçculuk (Ayakkabıcılık) yapıyorlarmış. Ben Çanakkale’ye mezarlarını aramaya gittim. Süleyman ve Mehmet Ali toplam 5 kardeş seferberlik ilan edildiğinde hepsini askere almışlar. Kendisi askere alınıyor. Çanakkale’de kalmış. Kendisi Yemen ‘de 8 sene kalmış.Yaş:46). Askerde kalmış. Dayım Ahmet çavuş anlatırdı.Hane konumu: Kapalı kayıt. Öyle söylerdi babam. Amcan olur. Salih. Anekdot: Kamil. Dayım dedem ve büyük amcamların harpten dönmediğini anlatırdı. 382 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2881. Benim amcam olur. (İsmet Çetinay. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. 77 . Fakat şaka ile ölüme sebebiyet verdiği için az bir hapis cezası almış. 383 Hane konumu: Kapalı kayıt. 376 Hane konumu: Kapalı kayıt. Babamlar Bulgaritan’dan Tırnova’dan muhacir olarak gelmişler. 3 oğlan kardeşlermiş. Kardeşi Salih’ten hiç haber alınmıyor.

387 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:39. 386 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2895. (Hüseyin Aydın-79). 401 Dirmil Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1807. 389 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2249. Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2254. 398 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2281. Bir daha haber alınamamış. 392 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2255. Mustafa Ali. 403 Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. 388 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2247. Kaçanlar kurtulmuş. 400 Dirmil Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1805. Anekdot: Amcam. 2004 yılında Karaot Köyü'nde yapılan görüşme. Seferberlikten gelmemiş. 394 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2288. Seferberlikte kalmış. 2004 yılında Karaot Köyü'nde yapılan görüşme. Yaralı olduğunu buraya bildirmiş. 78 . 404 Hane konumu: Kapalı kayıt. (Hamit Bolsoy-Yaş:80). Mehmet. Kaydı bulunamadı. 391 Aileden 1309 doğumlu Ali oğlu Aydınlı oğlu Mehmet Balkan harbinde (1328) kalmıştır. Ali ve Mustafa. Aile Dağkızılca Köyü’ne nakil gitti.29 30 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 1 2 3 4 5 6 7 8 384 99 Mehmet384 Abdülmuttalib Karakuyu oğullarından Mehmet Abdullah Hacı İbrahim 388 1310 1311 387 Askerde Seferberlik Askerde Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Seferberlik Seferberlik Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Seferberlik Seferberlik Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde 20 T 115385 Süleyman386 1 11 12 12 13391 13 14 15 17 22 23 37 38 4 5 5 20 20 21 22 31 Ali Kırlıoğlu Hüseyin Mustafa 389 390 Karakuyu KARAOT Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot DİRMİL 399 1313 1286 1294 1296 1309 1311 1311 1296 1286 1313 1301 1299 1310 1300 1298 1304 1297 1301 1286 1308 1291 1 Kırlı Ahmet Hüseyin Hüseyin Ali Ali Ali Mavioğlu Ahmet oğlu Halil Ali Deli Mustafa Halil Yörük Ali Hüseyin Yörük Recep Süleyman Kara Mehmet mahdumu Süleyman İçelli Ahmet İçelli Ahmet İnce Mehmet İçelli oğlu Hüseyin Abdül Ahmet Aydınlıoğlu Mehmet392 Aydınlıoğlu Hüseyin393 Yetim oğlu Arif İbrahim 395 394 2 Hasan Ali oğlu İbrahim396 Ali İbrahim oğlu Hamit397 Yörük Ali oğlu Mustafa Menemenli Yaşar Mustafa400 Mehmet Halil İçelli Ahmet oğlu Osman Mehmet Mustafa Osman Hacı Osman oğlu Yörük Süleyman 403 404 402 401 398 12 12 Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Çakallar 04 A 2 06 03 1 01 H Anekdot: Mehmet: Babamın babası yani dedem olur. 395 Hane konumu: Kapalı kayıt. Babam anlatırdı. nüfus:210. 402 Hane konumu: Kapalı kayıt. 399 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:65. Bunlar kalmış. Anekdot: Amcamız.Hüseyin Üçü de benim amcam olur. Kardeşim doğunca biraderime Arif adını vermiş babam. Köyün kurucularındanmış. (Ali Özatar-80). Hacallar. 2004 yılında Karaot Köyü'nde yapılan görüşme. 390 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2250. Aile Dağkızılca Köyü’ne nakil gitti. (Mustafa Ali Günay Yaş:70). 385 Deftere kayıt tarihi:1330.Adı Korucuk olarak değiştirilmiştir. asker gitmiş. 393 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2256. Anekdot: Cemali. Hacı Ali oğulları. Emmiler yörüklerinden. 396 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2266. Ben doğunca adını bana vermişler. 397 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2304. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. Kalanlar dönmemiş. nüfus:349. Babam ben doğunca benim adımı askerde kalan iki kardeşinin adını birden koymuş. İki kardeş seferberlikte kalmış.

Mısırlıların çocukları hep harpte kalmış. Ben 24-25 yaşlarında idim.9 10 11 12 13 14 15 16 17 1 2 3 4 5 6 7 8 9 1 2 3 34 34 38 41 43 46 46 60 62 1 2 3 6 7 8 13 14 416 Halil405 Ahmet Hasan 406 Kürd oğlu Hüseyin Hüseyin Ramazan Hatipoğlu Halil İsmail Hüseyin Şekerci Mehmet Hüseyin Hasan Ali Mehmet Ali Durmuş Ali Paşa Abdullah Küçük Mehmet 413 Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Yenişehir Çatalca Bayraklı Çatalca Çatalca Kuşçuburun Kuşçuburun Çatalca Tuna Çatalca ÇENGELE 419 1311 1307 1305 1313 1291 1300 1293 1299 1308 1300 1286 1298 1299 1301 1317 1301 1297 1294 1298 1305 1290 Askerde Seferberlik Askerde Seferberlik Askerde Seferberlik Askerde Askerde Şehiden Askerde Harb-i Umumi Askeri Hastane Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Çanakkale Harbi Askerde 16 Mehmet 407 14 Arap Selim'in hafidi Mehmet Şekerci Hüseyin408 İçelli Şeker Mehmet Mehmet Mehmet Hüseyin410 Ensari Halid 411 09 A 26 0 08 KUŞÇUBURUN409 16 412 03 Süleyman Hayri 414 415 Uzun İsmail Kara Ali Şaban Hacıoğlu Hayrettin 417 Eyyüp Osman Tunalı Osman Bahattin 418 16 Salih Paşa Eyyüp Mehmet Hüseyin 422 17 4 13 19 Mehmet Ali420 Mehmet Ali 421 Çengele Çengele Çengele 2 Sarılar aşiretinden Bekir Halil 16 405 406 Hane konumu: Kapalı kayıt. nüfus:88. Hastalanmış. 408 Dirmil Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1867. 416 Aileden 1300 Yenipazar doğumlu Koca Tahir oğlu Hüseyin Umumi harpta (1329) ve 1297 Deliorman doğumlu Salih oğlu Tuzlu Osman Umumi harpte (1329) kalmıştır. Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. Hastaneye götürülesiye kadar kan kaybından vefat etmiş. Anlatırlardı. Çengele’den Halil onbaşılardan diye cevap verdim. Ayşe ninem söylerdi. nüfus:236. Eskicilerin çocukları. 410 Hane konumu: Kapalı kayıt. Ben doğunca babam kardeşinin adını bana vermiş. gülerken ölmüş. 414 Kuşçuburun Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1255. 418 Kuşçuburun Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1284. Şerifelerin çocukları. Çanakkale harbi çıkınca Jandarmalar hasta halinde zorla tekrar geri götürmüşler. Babam doğunca babasının adını vermişler. Anekdot: Dedem olur. Dedem Bekir orta yaşta olmasına rağmen askere alınmış. Balkan harbinde kalmış. Vücudu ikiye bölmüş. Bir İngiliz saldırısında makineli tüfek ateşine kapılmış. 409 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:17. 421 Çengele Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1929. (Mehmet Ali Alkan -Yaş: 82). Hane konumu: Kapalı kayıt. 422 Bu araştırmayan yapan kişi olarak büyük dedemdir. Bir Perşembe günü eşekle Tepeköy pazarından gelirken Çiftetepeler de arkamdan Cumalıköy’den olduğunu söyleyen sakallı ve yaşlı birisi eşekle bana yetişti. 419 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:44. 411 Kuşçuburun Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1245. Babam dedem öldüğünde nenemin gövdesinde üç aylık hamileymiş. Köye dönmüş. (Kudret Çetin-Yaş:55).(Niyazi BaykurtYaş:78). 79 . Cephede bir İngiliz saldırısında ayağından şarapnel almış. Hane konumu: Kapalı kayıt.Adı Ormanköy olarak değiştirilmiştir. Amcamın Çanakkale cephesinden silah arkadaşı imiş. Hane konumu: Kapalı kayıt.Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. 2004 yılında Korucuk Köyü'nde yapılan görüşme. 420 Anekdot: Mehmet Ali” Amcam olur. 415 Kuşçuburun Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1256. 412 Hane konumu: Kapalı kayıt.2004 yılında Ormanköy Köyü'nde yapılan görüşme. Anekdot: Mehmet Ali” Benim amcam olur. Hane konumu: Kapalı kayıt. 413 Kuşçuburun Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1251. 407 Dirmil Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1863. 417 Kuşçuburun Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1271. Hane konumu: Kapalı kayıt. Nerdensin? Diye sordu.2004 yılında Torbalı'da evimde yapılan görüşme. Elinden silahını alamamışlar.

Aile İzmir’e nakil gitti. Dedem Tarsus’ta Fransızlarla orada çarpışırken orada kalmış. 435 Aileden 1306 Torbalı Mersinli doğumlu Üzeyir oğlu Gani oğlu Hüseyin Balkan harbinde (1329) kalmıştır.Yaş:71). 439 Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1581. (Musa Özbek . 427 Çengele Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1922. Bulgaristan'ın güneyindeki bir ildir. 442 Aileden 1308 doğumlu Kara Recep oğlu Mahmut Balkan harbinde (1329) kalmıştır. Çok iyi. 429 Hane konumu: Kapalı kayıt. 437 Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1567. 80 . 428 Aileden 1307 doğumlu Mustafa oğlu Süleyman Şehiden (02 Şubat 1329). yardım sever biri imiş. 443 Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1587.(Mehmet Özer Tosun. Aile İzmir’e nakil gitti. Çanakkale’de cephede hep beraberler imiş. 430 Deftere kayıt tarihi:1329. 426 Çengele Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1919. Hane konumu: Kapalı kayıt. 441 Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1584. Dedemin babası Hüseyin ile birlikte seferberlikte askere alınmış. Hane konumu: Kapalı kayıt. trl: Veliko Tarnovo). ve 1305 doğumlu Mustafa oğlu Mehmet Yemen’de (1327) kalmıştır. Çengele Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1959. 425 Çengele Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1904. 2004 yılında Ormanköy Köyü'nde yapılan görüşme. Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1565. Dirmil’den asker arkadaşı anlatırdı.Cumhuriyet öncesi adı Hamidiye’dir. Hane konumu: Kapalı kayıt.Yaş: 65). 438 Anekdot: Koca Velioğullarından Mehmet. Çengele Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1903. Anekdot: Tosun Necip” Büyük amcam olur. nüfus:214. 2004 yılında Özbey Köyü'nde yapılan görüşme. Babam 1918 de silah bırakıldığında Yunan işgalinde Hortunalı Hamit ile birlikte hareket etmiş. Aile İzmir’e nakil gitti. Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1586. 432 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:52. 444 Hane konumu: Kapalı kayıt. Çanakkale cephesinde kalmış. Bulgaristan'ın bir şehridir. 434 Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1550.4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 24 25 25 25 25 32 36 40 44428 45 430 Hamit İslam Halil423 Ahmet424 Hamit 425 İbrahim Mustafa Mustafa Mustafa Mustafa Mustafa Mehmet Abdullah Çengele Çengele Çengele Çengele Çengele Çengele Çengele Çengele 1313 1300 1300 1303 1305 1298 1303 1311 Şehit Sebdülbahir Çanakkale Harbi Çanakkale Harbi Çanakkale Harbi Çanakkale harbinde Anafartalar Çanakkale Harbi 29 H Osman Necip426 Osman427 15 Hasan429 Mustafa 431 Mustafa Mısırlı Mustafa oğlu Mehmet Süleyman Memiş oğlu İsmail Mehmet 436 Çengele Çengele ÖZBEY432 1311 1314 Askerde Şehiden 0 06 A 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 423 424 3 8 11 20 435 Satıcı Mehmet433 Ethem Hüseyin Mustafa 434 Kasaba Fetrek Özbey Arapçı Özbey Hamidiye Tırnova Özbey Özbey Edirne Hasköy445 440 1291 1309 1314 1301 1308 1287 1303 1310 1310 1290 Askerde Askerde Askerde Askerde Seferberlik Askerde Seferberlik Çanakkale Harbi Çanakkale Harbi Askerde 06 2 Veziroğlu Hasan 437 Veziroğlu Gani Nizamoğlu Hüseyin 438 0 23 30 35 36 39 442 Koca Veli oğlu hafidi Mehmet Mehmet İsmail 439 441 443 Kara Ahmet Hasan Süleyman Kara Recep Mustafa Hoca 25 Mahmut 40 Mustafa hoca oğlu Ahmet444 2 Çengele Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1902. Aileden 1287 Lofça doğumlu Ahmet oğlu Mısırlı Ahmet oğlu Mehmet Ç:anakkale Sebdülbahir (29 KS 1329) ve 1309 doğumlu Mısırlı Ahmet oğlu Ali Osman Askerde (11 TE 1329)kalmıştır. Hane konumu: Kapalı kayıt. 436 Aile Bozköy Köyü’ne nakil gitti. Babam anlatırdı. 440 (Bulgarca: Велико Търново. 445 (Bulgarca: Област Хасково / Oblast Khaskovo). 431 Hane konumu: Kapalı kayıt. 433 Hane konumu: Kapalı kayıt.

460 Hane konumu: Kapalı kayıt. 463 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:14. nüfus:117. Anekdot: Amcam olur. Yaş:63) . diğeri 18 yaşında seferberlikte silah altına alınmış. Saibler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1508. Duydum Seferberlikte kalmış. Hane konumu: Kapalı kayıt. Yaş:70). dirisinden de ölüsünden de bir haber çıkmadı derdi. 465 Saibler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1521.Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. 449 Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1595. 467 Saibler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1509. Babamın kardeşleri. (Yaşar Suhan. 81 . Çocuklar seferberliğe bir gitti.11 12 13 14 15 16 1 2 3 4 5 6 7 8 9 40 41 47 52 53 450 Mehmet446 Boğuş oğlu Mehmet Yusuf 448 449 447 Mustafa Hoca oğlu Mehmet Salih Mehmet Mehmet kahya Mehmet Salih Traş Mehmet Koca Durmuş Ali Mehmet Hüseyin Süllü Kâhya Süleyman Süllü Kâhya Süleyman Ayrancı İsmail Kadayıf Mehmet Aşık Mehmet Hamidiye Edirne Hasköy Hamidiye Edirne Hasköy Edirne Hasköy Selanik ARAPÇI453 Arapçı Arapçı Arapçı Arapçı Arapçı Arapçı Tulum Arapçı Arapçı SAİBLER 463 1311 1290 1313 1298 1293 1300 1296 1307 1316 1307 1296 1300 1294 1313 1311 Askerde Askerde Harb-i Umumi Askerde Askerde Seferberlik Umumi Harb Askerde Askerde Topçu hastanesi Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 29 08 Mehmet Kâhya oğlu Halil Hasköy'lü Hacı İsmail Hüseyin452 Traşe Ali454 Mustafa Ali Halil455 Süleyman456 03 3 59451 1 4 7 11 14 15 24 27 45461 21 20 23 T 06 Süllü Kahya oğlu Durmuş457 Süllü Kâhya oğlu Hasan458 Ayrancı oğlu Mehmet459 Ahmet 460 3 2 16 A Şükrü462 08 1 2 3 8 8 9466 Hacı Ömer oğlu Ömer464 Hacı Ömer oğlu Mehmet465 Hüseyin467 Nebi Nebi Mehmet Ali Saibler Saibler Saibler 1312 1313 1312 Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi 446 447 Hane konumu: Kapalı kayıt. Bir daha geri gelmemişler. ve 1301 doğumlu Osman oğlu Hacı Ömer oğlu Osman oğlu Hüseyin Balkan harbinde (1328) kalmıştır. 2004 yılında Saipler Köyü'nde yapılan görüşme. 453 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:39. Birisi 16. (Kemal Çelik. 448 Anekdot: Nenem Rabia söylerdi. Dedem anlatırdı. 462 Hane konumu: Kapalı kayıt. 2004 yılında Saipler Köyü'nde yapılan görüşme.. 2004 yılında Özbey Köyü'nde yapılan görüşme. Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. (Kazım Çevik. Yaş:64). 452 Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1603. 456 Hane konumu: Kapalı kayıt. İkisi de amcalarım olur. 450 Deftere kayıt tarihi:1323. 464 Saibler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1520. 458 Hane konumu: Kapalı kayıt. 466 Aileden 1299 doğumlu Süleyman oğlu Hacı Ömer oğlu Osman oğlu Mehmet Balkan harbinde (1328) Saibler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1507. 454 Arapçı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1. 455 Hane konumu: Kapalı kayıt. “İki oğlumun künyesi gelmedi” derdi. Adı Pamukyazı olarak değiştirilmiştir. 459 Hane konumu: Kapalı kayıt. 451 Deftere kayıt tarihi:1330. Anekdot: Ömer-Mehmet. 461 Deftere kayıt tarihi:1330. 457 Hane konumu: Kapalı kayıt. Gece bir tıkırtı (ses) oldu mu acaba geri geldi mi ? dermiş. nüfus:160.

Amcaoğlum olur. Anekdot: Hasan onbaşı oğlu Abdül ile Topkapı sarayı önünde karşılaşmışlar. Piyade er. 473 Taşkesik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/270. 478 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3091. Alay 4. Adı Yazıbaşı olarak değiştirilmiştir. 488 Hane konumu: Kapalı kayıt. 479 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3092. 474 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:102. nüfus:517. 483 Aileden 1300 Çatalca doğumlu İsmail oğlu Aziz Balkan harbinde (1328) kalmıştır. Bölük. Hane konumu: Kapalı kayıt. (Mehmet Filiz. Hane konumu: Kapalı kayıt. 30 Haziran 1331. 477 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3087. Şehit kaydı vardır. Çanakkale cephesi Soğanlıdere. 82 . Hane konumu: Kapalı kayıt. 2004 yılında Yazıbaşı Beldesinde yapılan görüşme. 482 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3102. 480 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3100. 481 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3101. Oğlu dönüyor. 469 Taşkesik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/252. Tabur 2. 42. 2004 yılında Yazıbaşı Beldesinde yapılan görüşme. Yaş:84). 484 Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt.TAŞKESİK 1 2 3 4 5 6 1 2 9 10 28 28 Şaban Yusuf 468 469 Hasan Musa Hacı Yakup Mehmet Sait Salih 471 472 Kafkasya Kafkasya Kafkasya Kafkasya Havuzbaşı Havuzbaşı HORTUNA 474 1315 1286 1290 1289 1297 1311 Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Osman470 Hüseyin Mehmet Kadir 473 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 1 3 4 7 7 18 19 21 24 24 28 483 Molla Halil oğlu Halil İbrahim475 Tat Osman476 Molla Mehmet oğlu Durmuş477 Hüseyin Osman 478 479 Halil Hacı Halil Mehmet Hasan Hasan Mustafa Hacı Osman Hüseyin Abdullah Abdül İsmail Sersem İsmail Alekooğlu Halil Abdullah Mecu Mehmet Mehmet Hacı Ali Efendi oğlu Recep Hortuna Hortuna Hortuna Arıtaş Arıtaş Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Çatalca Kulaklıoba Kulaklıoba Hortuna Çatalca Hortuna Hortuna 1315 1294 1305 1308 1304 1307 1291 1290 1296 1298 1315 1298 1298 1294 1294 1292 1300 Seferberlik Şehiden Kafkasya Cephesi Seferberlik Seferberlik Askerde Seferberlik Askerde Seferberlik Seferberlik Seferberlik Askerde Askerde Seferberlik Askerde Şehiden Askerde 02 A 1 Mehmet namı diğeri Ali Kara Süleyman İsmail Apdül Aziz 481 480 06 2 Süleyman482 484 28 32 33 34 36 36 Salih485 Salih486 Hüsrev Cemali Ahmet Mehmet488 487 1 14 14 20 A 25 468 470 Taşkesik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/250. 475 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3083. 476 Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. Taşkesik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/256.Kol. 5. 486 Hane konumu: Kapalı kayıt. Abdül eniştemden duyardım. Mustafa Doğa (82). 471 Taşkesik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/257. Aile İzmir'e nakil gitti. 485 Hane konumu: Kapalı kayıt. 472 Taşkesik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/269. 487 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3118. Hane konumu: Kapalı kayıt. Babam geri dönmüyor. Anekdot: Askerde Çanakkale'de savaşta kalmış. Hane konumu: Kapalı kayıt.Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir.

Dedem olur. 508 Hane konumu: Kapalı kayıt. 507 Hane konumu: Kapalı kayıt. 505 (Makedonca: Радовиш) Makedonya’nın güneydoğusunda yer alan bir idari birim. 506 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:28. 501 Hane konumu: Kapalı kayıt. Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3147. 497 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3159. nüfus:144. 495 Hane konumu: Kapalı kayıt. Babam askere normal dedem ihtiyat olarak alınmış. 496 Hane konumu: Kapalı kayıt. 494 Hane konumu: Kapalı kayıt. 493 Hane konumu: Kapalı kayıt. (Hasan Kar.18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 1 2 3 4 5 38 40 50 51 52 54 54 55 55 55 59 61 74 90 90 91 92 103 502 Yaşar489 Mustafa Fettah490 Osman491 Mehmet 492 493 İlyas Hacı Ali Kara Osman Fettah Kurt Hüseyin Köse Salih Köse Salih Kara Veli Kara Veli Kara Veli Seyit Ali Süleyman Kırımlı Mustafa Kadir Kadir 500 499 Hortuna Hortuna Çatalca Çatalca Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Çatalca Hortuna Hortuna Hortuna Çatalca Hortuna Kasaba Radoviştina505 YENİKÖY 506 1291 1291 1289 1311 1302 1306 1312 1314 1307 1309 1309 1289 1309 1298 1306 1281 1311 1302 1309 1294 1304 1293 1293 1296 509 Çanakkale Harbi Askerde Dördüncü Ordu Esarette Seferberlik Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Seferberlik Seferberlik Seferberlik Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 21 Köse Salih oğlu Şakir Ramazan494 Salih 495 496 0 04 Yaşar 21 Süleyman Halil497 Halil Onbaşı498 Mehmet Salih Hüseyin Efendi Çatalcalı Ahmet Bayram Ali 501 503 01 A 11 12 İsmail Süleyman Hüseyin Hüseyin Ahmet Mehmet Efendi Mustafa nam oğlu Mehmet Kara Mehmet İmamoğlu Mustafa 27 1 Narinceli aşiretinden Ahmet 09 T 110504 Ali 6 8 16 17 19 Mustafa İbrahim Koca Mahmut oğlu Ali507 Kara Mehmet oğlu Ahmet508 İmamoğlu Mustafa mahdumu Abdurrahman 08 T Yeniköy Yeniköy Yaylayaka Yeniköy Seydişehir 2 09 10 A 08 12 YOĞURTÇULAR 489 490 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3131. nüfus:130. 83 . 502 Deftere kayıt tarihi:1324. Anekdot: Halil Onbaşı. 500 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3188. 492 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3153. 498 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3164. 504 Deftere kayıt tarihi:1329. 499 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3180. Hane konumu: Kapalı kayıt. 491 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3148. Hane konumu: Kapalı kayıt. Deden geri dönmemiş. 509 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:29. Yaş:73). 503 Hane konumu: Kapalı kayıt. 2004 yılında Yazıbaşı Beldesinde yapılan görüşme.

Alay 2. 84 . 520 Hane konumu: Kapalı kayıt. 522 Torbalı Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/1097. 519 Torbalı Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/1083.İlçenin merkez mahallelerindendir. Aile Ayrancılar Köyü’ne nakil gitti. 513 Yenilemede kayda alınmamıştır. 15 Şubat 1331. 514 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:105.1 2 3 4 5 6 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 8 8 17 21 25 27 4 16 17 19 23 31 38 55 59 70 73 77 79 82 82 85 98 98 Süleyman Mahmut Halil511 Hafızoğlu Mehmet Ahmet Dedeoğlu Halil Mehmet515 Hüseyin Hamdi Hasan Topal Mehmet oğlu Ahmet Abdullah Yusuf İbrahim519 Karabacak Ahmet520 Yusuf 521 522 516 517 513 512 Molla Abdurrahman Molla Abdurrahman Deveci Mehmet Şeker Mehmet Balcıoğlu Mehmet Koca Abdullah Lazoğlu Mustafa Nasuh İbrahim Halil Çavuş Deli İbrahim oğlu İsmail Topal Mehmet İbrahim Osman Kürt Ali Mehmet Eskici Salih Mustafa Sülüdaki Faydalı oğlu Ahmet Mustafa Mustafa Halil Topal Hasan Memiş oğlu Hasan Ömer Ahmet Hamidabat510 Hamidabat Yoğurtçular Yoğurtçular Yoğurtçular Hortuna Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Uçhisar Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Girit Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Tire-Göktepe Çaybaşı Torbalı Edirne-Kocanlı 1291 1312 1309 1294 1312 1294 514 Askerde Askerde Şehiden Şehiden Askerde Bağdat'ta harpte Askerde şehit Askerde şehit Askerde şehit Askerde şehit Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Harbde Askerde Askerde Askerde Çorlu hastanesinde Askerde Askerde Askerde 2 02 H 0 22 T 21 A TORBALI MAHALLESİ 1303 1311 1296 1305 1311 1285 1310 1295 1300 1291 1313 1313 1310 1315 1312 1295 1309 1305 1311 1290 04 04 07 Deveci oğlu Hüseyin 518 03 H 14 27 12 26 02 1 Salih Sülüdaki Ahmet523 Halil 524 13 07 Mehmet Emin Yörük Halil oğlu Süleyman Süleyman Mustafa 2 01 A 29 23 21 107525 Kocakulak Bekir'in üvey oğlu İsmail 120526 Hasan Vasfi Efendi527 26 510 512 Bugünkü Kemalpaşa Beşpınar Köyü. 524 Torbalı Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/1106. 11. 527 Hane konumu: Kapalı kayıt. 526 Deftere kayıt tarihi:1327.Kol. 511 Şehit kaydı vardır. 516 Torbalı Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/1012. 517 Torbalı Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/1013. Fırka 33. 518 Hane konumu: Kapalı kayıt. 4. Piyade onbaşı. 521 Hane konumu: Kapalı kayıt. nüfus:444. Çanakkale cephesi Arıburnu Kanlıdere. 515 Torbalı Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/1011. Aile Tepeköy Mahallesine nakil gitti. Bölük. 525 Deftere kayıt tarihi:1325. 523 Hane konumu: Kapalı kayıt. Tabur 5.

537 Aile Selçuk’a nakil gitti. 535 Tepeköy Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2313. 529 Hane konumu: Kapalı kayıt. 533 Hane konumu: Kapalı kayıt. 534 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:63. 532 Deftere kayıt tarihi:1332. 538 Tepeköy Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2361. Hane konumu: Kapalı kayıt. 541 Deftere kayıt tarihi:1322. 551 Hane konumu: Kapalı kayıt. Yenilemede kayda alınmamıştır. 540 Hane konumu: Kapalı kayıt. 539 Hane konumu: Kapalı kayıt. 549 Hane konumu: Kapalı kayıt. 85 . 546 Deftere kayıt tarihi:1326. nüfus:208. 550 Deftere kayıt tarihi:1330. 543 Aile Kırbaş Köyü’ne nakil gitti. 542 Deftere kayıt tarihi:1323.İlçenin merkez mahallelerindendir. 547 Tepeköy Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2448.21 22 23 24 25 26 142528 İlyas529 154 155 175 532 Hasan Mehmet Mehmet Mustafa Damalaki Bayram Hutbi Koçana Siroz Garabin Girit 1301 1292 1304 1301 Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 2 Yusuf 530 09 Hakkı531 Hasan 533 28 28 177 181 Selanik muhaciri Yaşar Behzat Selanik 1305 Küretepe 1314 -Karabina TEPEKÖY MAHALLESİ534 Tepeköy Uşak Tepeköy Arapçı Tepeköy Tepeköy Tepeköy Aydos Girit-Hanya Tepeköy Dersadet Tepeköy Tepeköy Torbalı Meşhet Erzincan Debre-i bala Dırama 1304 1304 1301 1300 1309 1304 1308 1293 1293 1304 1295 1295 1306 1298 1291 1299 1299 1304 30 A 10 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 3 4 4 5 13 30 44 49 50 51 65541 73 78 84 96 542 Durmuş İbrahim535 Mehmet Salih Ali 536 537 538 Çakaloğlu Hasan Hüseyin Mehmet Mustafa Ali Seyit oğlu Halil Eskici Ali İzmirli Mustafa 540 Arıburnu Şehiden Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde 20 06 02 07 İsmail İbrahim539 Muhacir Mehmet Mustafa Arap Halid Kadri Osman Recep Musa oğlu Musa545 Arif 547 549 551 543 30 Ali Nazif Ali Zenci Kamil Hasan Mustafa Hüseyin Hüsnü İbrahim Yusuf Bayram Hasan Hüseyin Nazifaki 28 T 22 17 14 09 12 12 75 544 79 546 548 550 Adem 22 104 Drama muhacirlerinden Ahmet 18 528 531 Deftere kayıt tarihi:1330. 536 Tepeköy Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2314. 530 Hane konumu: Kapalı kayıt. Yenilemede kayda alınmamıştır. 548 Deftere kayıt tarihi:1329. Yenilemede kayda alınmamıştır. 544 Deftere kayıt tarihi:1324. 545 Aile Cumaovası Karakuyu Köyü’ne nakil gitti. Hane konumu: Kapalı kayıt. Yenilemede kayda alınmamıştır. Yenilemede kayda alınmamıştır.

554 Ertuğrul Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2451. 569 Arıtaş Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2779. Nüfus defteri Çakallar Köyü’ne eklenmiştir. nüfus:114. 556 Ertuğrul Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2470. 86 . Hane konumu: Kapalı kayıt. 570 Hane konumu: Kapalı kayıt.İlçenin merkez mahallelerindendir. 557 Ertuğrul Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2500.Dağılan köylerdendir. Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. 555 Ertuğrul Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2455.19 105 Kayalar muhacirlerinden Rıfat552 Tayyip Kayalar 1310 Askerde 10 ERTUĞRUL MAHALLESİ553 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 1 2 3 4 1 552 553 2 5 6 8 12 15 31 34 37 42 43 56 59 61 76 558 Arif Ademaki Selim Mehmet Mustafa İbrahim İsmail 556 554 İbrahim Halil Yeniçeraki Hasan Serdaraki Cemali Maksut Hasan Osman Kandiyeli Mehmet Ağa Bilal Ömer Tatar İslam Selim Mehmet Çerkez Ali İsmail Hüseyin Salih İsmail Hacı İsmail Molla Hüseyin Mazak Hasan Mazak Hasan Alişan oğlu Numan Kandiye Kandiye Kandiye Girit Dobruca Girit Bursa Girit Girit Niğboılu Babadağ Girit Torbalı İzmir Varna Keşan 1285 1307 1315 1298 1293 1306 1295 1291 1292 1283 1295 1311 1311 1304 1307 1298 Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Seferberlik Askerde Askerde Askerde 04 11 23 28 Hüsnü Kerimaki 555 Karatobaski Musa Mustafa Bilalaki Hacı Geldi biraderi Emin Çavuş Haşim Cafer Ahmet557 Recep İsmail Ali 562 559 560 25 T 01 23 27 71 561 12 82 Salih mahdumu Mehmet563 100564 Demirhisar muhacirlerinden Osman565 1568 2 12 12 2 Hüseyin569 Osman 570 Yanya 1313 566 Demirhisar 1310 ARITAŞ567 Arıtaş Arıtaş Arıtaş Arıtaş ÇORLU 573 04 1316 1315 1299 1308 1311 25 Abdullah571 İbrahim Ali 574 572 24 H Çorlu 02 Hane konumu: Kapalı kayıt. 565 Ertuğrul Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2529. 567 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:14. 572 Hane konumu: Kapalı kayıt. 564 Deftere kayıt tarihi:1331. 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:59. 560 Hane konumu: Kapalı kayıt. 566 (Makedonca: Демир Хисар) Makedonya’nın güneyinde yer alan bir idari birim. 568 Aileden 1295 doğumlu Mehmet oğlu Mehmet Balkan harbinde (1329) kalmıştır. 561 Deftere kayıt tarihi:1327. Hane konumu: Kapalı kayıt. nüfus:73. Nüfus defteri Hortuna Köyü’ne eklenmiştir. 558 Deftere kayıt tarihi:1324. 562 Ertuğrul Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2514. Hane konumu: Kapalı kayıt. Aile Aydın Söke’ye nakil gitti. 573 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:14. nüfus:250.Dağılan köylerdendir. 559 Ertuğrul Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2501. 571 Arıtaş Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2782. 563 Hane konumu: Kapalı kayıt.

Aile Buca Kaynaklar Köyü’ne nakil gitti. 87 . 580 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:39. Tabur 2. 588 Hane konumu: Kapalı kayıt. 578 Aile Cumaovası Karakuyu Köyü’ne nakil gitti. 576 Aile Buca Kaynaklar Köyü’ne nakil gitti. 582 Hane konumu: Kapalı kayıt.Şuan Kemalpaşa ilçesinin köylerindendir. 42. 587 Hane konumu: Kapalı kayıt. Alay 4. nüfus:227. nüfus:362. 583 Şehitlik kaydı vardır. 586 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:68. Adı Yeşilköy olarak değiştirilmiştir. Piyade er. 585 Hane konumu: Kapalı kayıt. 25 Temmuz 1331.Kol. 579 Aile Cumaovası Karakuyu Köyü’ne nakil gitti. 590 Şuan Kemalpaşa ilçesinin köylerindendir. 591 Hane konumu: Kapalı kayıt. 589 Hane konumu: Kapalı kayıt.2 3 4 5 6 6 6 9 14 14 Ali575 Ali 576 Hocaoğlu Ali Mustafa Hacı Ali Koca Köse Bekir oğlu Musa Koca Köse Bekir oğlu Musa Mehmet Çavuş Bekir Koca Ahmet oğlu Abdullah Düvenci Süleyman Mehmet Ali Mehmet Ahmet Bekir Çavuş Mehmet Ali Mustafa Bekir 588 Çorlu Çorlu Çorlu Çorlu Çorlu 1301 1301 1312 1310 1311 Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 29 29 Hüseyin577 Musa578 Mehmet579 01 T 21 24 GÖKYAKA TEKEKÖY580 1 2 3 4 5 6 7 8 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 1 2 3 574 575 1 10 12 13 16 30 34 37 4 8 10 11 14 14 16 18 31 38 39 10 11 12 Osman581 Ekizoğlu Mehmet582 Mehmet Hasan Molla Mustafa hafidi Hafız İbrahim583 Ahmet584 Hüseyin İsmail 585 Gökyaka Teke Gökyaka Teke Gökyaka Teke Gökyaka Teke Gökyaka Teke Gökyaka Teke Gökyaka Teke Gökyaka Teke SİNEK586 Sinek Sinek Sinek Sinek Sinek Sinek Sinek Sinek Sinek Sinek Sinek DERE590 Dereköy Dereköy Dereköy 1291 1285 1290 1296 1293 1305 1289 1308 1294 1296 1308 1305 1300 1305 1297 1309 1300 1298 1311 1306 1307 1290 Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Şehiden Askerde Şehiden Askerde Askerde Bağdat Hastanesi Şehiden Şehiden Askerde 10 19 10 21 25 21 12 20 Kölemenoğlu Osman587 Mustafa Ali Şükrü Hasan Hamit Hüseyin Mehmet Ali Mustafa Ahmet589 Hüseyin Himmet Mehmet591 Ali Aydnlı Halil oğlu Abdullah 29 08 05 Nasuh oğlu Osman Nasuh oğlu Ahmet Nasuh oğlu Ahmet Hüseyin İbrahim Koca Bekir hafidi Bekir Kocabaşoğlu Yusuf Hasan Halil oğlu Halil Aşık Hüseyin Halil 10 09 24 T 15 14 H 04 25 13 14 H 17 Hane konumu: Kapalı kayıt. Bölük. 581 Hane konumu: Kapalı kayıt. 584 Hane konumu: Kapalı kayıt. 577 Aile Ahmetli Köyü’ne nakil gitti. Çanakkale cephesi Gümüşsuyu hastanesi. 5.Şuan Kemalpaşa ilçesinin köylerindendir.

nüfus:312. 602 Anekdot: Dayım olur. 599 Aileden 1293 doğumlu Solak Mehmet oğlu Abdullah Askerde (1328) kalmıştır. Menderes Karakuyu Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. 600 Hane konumu: Kapalı kayıt. 595 Hane konumu: Kapalı kayıt. Hüseyin Çetin (1329 doğumlu). 88 . Belenbaşı Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. Hane konumu: Kapalı kayıt.Şuan Buca ilçesinin köylerindendir. 596 Deftere kayıt tarihi:1328. 597 Hane konumu: Kapalı kayıt.4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 1 2 3 4 5 6 7 1 2 3 4 14 15 21 24 27 31 34 36 39 40 40 52 54 55 58 58 68 70596 27 29 32 599 Mehmet592 İsmail Ahmet Osman Deli Uzunoğlu Abdullah Mehmet Halil594 İbrahim Halil Arap Musa oğlu Ahmet Hüseyin Ahmet Hacıoğlanoğlu Nebi Balcıoğlu Hacı İsmail Mehmet Ali Mustafa Domuzcuoğlu Durmuş Osman597 Türkmenoğlu Emirzade mahdumu Mehmet Celal İsmail Halil Raşit İsmail Hakkı Yörük Halil İbrahim Veli 600 595 593 Kafa Mehmet Mahmut Mustafa Sarıbaşoğlu Ömer Deli Uzun Mehmet Hekimoğlu Halil Kocakelleoğlu Ali Koca Ali Halil Amcaoğlu İsmail Musa Musa Süleyman Mahmut Hüseyin Ali Çavuş Ali Çavuş Hüseyin Osman Türkmenoğlu Mehmet efendi İbrahim Solak Mehmet Solak Mehmet Hüseyin Efendi Halil İbrahim Alaiyeli Hüseyin Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Ermenek Selanik CUMALI Cumalı Cumalı Cumalı Cumalı Cumalı Cumalı Cumalı BELENBAŞI 601 598 1294 1301 1307 1311 1294 1290 1290 1297 1296 1298 1300 1294 1289 1291 1299 1307 1299 1290 1303 1308 1299 1302 1299 1289 1308 1297 1311 1312 1289 605 Askerde Seferberlik Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 05 H 29 H 12 14 06 03 25 26 18 04 09 21 24 07 01 06 A 02 26 30 Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde 27 20 32 36 37 48 15 27 28 47603 21 07 T Hüseyin Mehmet Mustafa 602 Osman Çil Mehmet Hacı Mustafa’nın oğlu Musa Eskici Mehmet Belenbaşı Yaylayaka Yaylayaka Belenbaşı KIRIKLAR 11 T 09 T 17 Cabbaroğlu Hasan604 12 592 593 Hane konumu: Kapalı kayıt. nüfus:268. 605 Şuan Buca ilçesinin köylerindendir. 603 Deftere kayıt tarihi:1325. 598 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:49. 594 Hane konumu: Kapalı kayıt. 601 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:30. Köy hocası ve köylü olarak kuran okuya okuya onları seferberliğe uğurladık. Dayım Demirci Hüseyin Çanakkale harbinde kaldı. Gelmediler.Şuan Kemalpaşa ilçesinin köylerindendir. Mehmet Gülcan (1320 doğumlu). Anekdot: Seferberlikte köyden 30-40 kişi gitti. 604 Hane konumu: Kapalı kayıt.

609 Deftere kayıt tarihi:1324. 613 Hane konumu: Kapalı kayıt. 614 Hane konumu: Kapalı kayıt. 616 Hane konumu: Kapalı kayıt. 618 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:93. 611 Hane konumu: Kapalı kayıt. 619 Hane konumu: Kapalı kayıt. 615 Hane konumu: Kapalı kayıt. 608 Hane konumu: Kapalı kayıt. nüfus:461.Şuan Buca ilçesinin köylerindendir. 610 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:48.1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 1 2 3 4 5 6 606 607 3 3 6 9 10 11 11 16 27 31 41 46 48 609 Hasan Hüseyin İbrahim Osman Kurt Mustafa oğlu Mahmut Hafızoğlu Hasan Hafızoğlu Ahmet Osman Halil oğlu Hasan Halil607 Topaloğlu Ali Şükrü İsmail 608 606 Ali Ali İbrahim oğlu Mustafa Hüseyin Mustafa Mehmet Mehmet Mustafa Halil Mustafa Abdullah Kürt Mehmet Abdullah Said oğlu Mahmut Sarı İsmail oğlu Mehmet Ali İnce Mehmet Süleyman Mehmet Ali Osman İsmail İsmail Halil Ali Ali Eyüp oğlu Mehmet Ali Kara Hacıoğlu Süleyman Süleyman Salih oğlu Osman Hacı Ahmet Deli ktakke Mustafa Köselioğlu Hasan 615 Kırıklar Kırıklar Kırıklar Hortuna Kırıklar Kırıklar Kırıklar Kırıklar Kırıklar Kırıklar Kırıklar Kırıklar 1312 1313 1287 1289 1301 1298 1308 1310 1298 1311 1299 1297 Askerde Askerde Askerde Askerde Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Şehiden Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Şehiden Harb-i Umumi Çanakkale Şehiden Askerde Çanakkale Şehiden Askerde Şehiden Arabistan Irak Çanakkale Şehiden Yemen Askerde Çanakkale Yemen Kafkasya Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 24 09 M 09 A 12 T 29 12 T 29 Zenci Ahmet Hasan Osman Hüseyin Halil İbrahim611 Ovalıoğlu Ahmet612 Hüseyin Ali 613 1 2 6 10 16 22 34 31 38 34 43 43 36 37 2 3 3 10 11 20 620 İzmir 1299 KARACAAĞAÇ610 Ermenek 1298 Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç 1289 1271 1307 1289 1294 1312 1315 1308 1293 1312 1315 1312 17 A 05 H 21 21 27 13 12 13 Alaaddin614 Mehmet Ali616 Hüseyin617 Ali Osman Koca Mustafa oğlu Mustafa Mustafa Mehmet Salih Hacı Ahmet oğlu Mustafa Ahmet Veli 619 19 Devecioğlu Mehmet 27 09 M 20 08 M Karacaağaç 1286 FETREK618 Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek 1304 1303 1306 1296 1311 1309 09 23 30 09 20 20 24 Hane konumu: Kapalı kayıt. 617 Hane konumu: Kapalı kayıt. nüfus:216. 612 Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt.Şuan Kemalpaşa ilçesinin köylerindendir. 89 .

7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 21 24 24 26 48 58 64 80 92 96624 Halil621 Hamit Hakkı Arif Mız Mehmet Ali Halil Osman622 Arif Mehmet Mehmet İzmirli Mehmet hafidi Mehmet 623 Köselioğlu Mustafa Tavaslıoğlu Ahmet Tavaslıoğlu Ahmet Salih Muhacir Ali Dayı Nalbantoğlu Hasan Hacı Ahmet Bedel Hasan oğlu Ahmet Kara Hacıoğlu Hasan Abdullah Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek 1311 1309 1315 1304 1304 1301 1311 1311 1301 1296 Askerde Askerde Askerde Mekke-i Şerife'de vurulmuştur. 623 Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 30 25 14 19 27 07 29 31 A 26 28 620 621 Aileden 1292 doğumlu Deli Veli oğlu Köseoğlu Hasan İskenderun hastanesinde (30 Mayıs 1329) kalmıştır. 622 Hane konumu: Kapalı kayıt. 624 Deftere kayıt tarihi:1331. 90 .

o saatti. çileli bir milleti yeniden diriltmek.htm . Kurtuluş Mücadelesi'ni başlatacak olan Mustafa Kemal'i karada ise Karakaş Mustafa lakaplı kayıkçı çıkarır.. iskeleye çıkarak. 25 Mayıs 1919'da da ". ayağa kaldırmak üzere. İstanbul'dan Samsun’a hareket eden kaptan İsmail Hakkı (Durusu) idaresindeki Bandırma Vapuru625. 626 http://www. İsmail Hakki (Ede) 11. Refet (Bele) 2.Topçu Binbaşı Kemal (Doğan) 7. Cevat Abbas (Gürer) 9Yzb. Burası iki katli taş bir yapıydı. Mustafa Vasfi (Süsoy) 13.. Başkanı.627 Samsun’da karşılama: Fırtınalı bir pazartesi günü Samsun sahiline demir atan ve bilinen adıyla Bandırma Gemisi'ndeki Mustafa Kemal ve arkadaşlarını ilk olarak Havuzlu İsmail'in kullandığı sandalla Kurmay Binbaşı Mahmut Ekrem Bey karşılar. Bşk.aspx? F6E10F8892433CFFD52DD97CAAFACAC8BFC39FECE206F9A6 91 .Yzb. doğruca kendisi ve arkadaşları için hazırlanan Mıntıka Palas'a yerleşti.Kurmay Bşk. Atatürk. karadan Samsun'a yol olup olmadığını sordu. Savaşlardan yenik çıkmış bölünmüş. İstanbul Hükümetinin ve hele itilaf Devletlerinin kuşku duyacağı davranışları ile dikkatleri üzerinde toplamış bulunuyordu.Üçüncü Kolordu Komutanı Kur. çalışmalarını burada sürdürdü. İstanbul'dan telgrafla mutasarrıfa duyurulunca bu bina hazırlanmıştı. ertesi günü Sadrazam Damad Ferid'e "İzmir`in işgalini milletin asla kabul etmeyeceğini.8m. İbrahim Tali (Öngören) 4.Üsteğmen Arif Hikmet (Gerçekçi) 15. Kazım (Dirik) 3. Alb.tr/TR/BelgeGoster. Bu subaylar. Atatürk'ün Samsun'a geleceği.gov.00 'da Samsun limanındaydı.Atatürk Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a çıkışı Türk İstiklal Harbi’nin başlaması ve kendisinin de doğum günü kabul ettiği gündür.sams55. Güvertede bulunan Mustafa Kemal'in yanına giden Mahmut Ekrem Bey selam verir ve “Hoş geldiniz Paşam” diyerek Mustafa Kemal'i Samsun'da ilk karşılayan kişi olur. Atatürk.Üsteğmen Hayati 14. Giriş: 16 Mayıs 1919 Cumartesi günü..Üsteğmen Abdullah 16. Atatürk'ün Samsuna gidiş nedeni ve yanındaki kişi sayısı devamlı araştırma konusu olmuştur. Ali Şevket (Öndersav) 12. umutsuz yorgun. Samsun'a Müfettişlik Karargâhının 18 subayı ile birlikte çıkıyorlardı. Samsun'a gelişinin dördüncü ve beşinci günleri.Başyaver Yzb. Uzun yıllar Mustafa Kemal'i karaya Havuzlu İsmail'in mi.. Kolordu Komutanı Kazım (Karabekir) Paşa ile de bağlantı kurdu. Heyet iki gün sonra 18 Mayıs 1919'da Sinop'a geldi. yoksa Karakaş Mustafa'nın mı çıkardığı tartışılsa da daha sonra resmi olarak Karakaş Mustafa'nın çıkardığı kabul edilerek Karakaş'a 625 19 Mayıs denilince ilk akla gelen isim olan Bandırma Vapuru'nun orijinal planları kullanılarak inşa edilen birebir kopyası ise bugün Samsun sahilinde müze gemi olarak ziyarete açık tutuluyor. olmadığını öğrenince de tekrar vapura binerek Samsun'a hareket etti.com/ataturk. Binbaşı Refik (Saydam) 8.Teğmen Muzaffer (Kılıç) 17. Atatürk'ün Samsun'a ve Anadolu'ya ilk ayak basışı o gün. Atatürk o gün ve sonraki günler hep bu otelde kaldı.kultur. yardımcısı Yarbay Arif (Ayıcı) 5.Müfettişlik Kur. Dokuzuncu Ordu Kıta'ları Müfettişliğine atanan Mustafa Kemal Paşa (Atatürk) ile maiyetini Samsun'a götürüyordu. 627 http://www. Alb. 19 Mayıs 1919 Salı günü sabahı saat 6. Mümtaz (Tunay) 10. o günkü rütbeleri ile şunlardı : 1." telle bildirirken Erzurum'daki 15.Şifre Kâtibi Faik (Aybars) 18.Müfettişlik Sağlık D.Dr.bazı şikâyetleri yerinde tetkik ve tedbir almak üzere Karargâhı Havza'ya nakleddiği " gerekçesiyle Havza'ya geldi.Yzb.Mustafa Kemal’i 19 Mayıs 1919 ‘da Samsun Reji İskelesi’nde Karşılayan Tek Kadın: Sakine Hanım 19 Mayıs 1919.Yzb. Ancak biz bu konuya girmeden asıl konumuz olan “Atatürk'ü Samsun iskelesinde karşılayan tek kadın olan Sakine Hanım”ı anlatacağız. Alb. Dr.Müfettişlik Karargahı İstihbarat Müdürü Binbaşı Hüsrev (Gerede) 6. Samsun ve çevresinde asayişi düzenlemekle görevli idi. Samsun'a geldiğinin ilk günü emrindeki valilikler ve kolordu komutanlarından bölgenin asayiş durumunu sordu.Şifre Kâtibi yardımcısı (Atasev) 626 Atatürk. "İşte Benim Doğum Tarihim" K.

Erzurumlu ise de gurbetçi. babasına sığınmış. Beş yıl sonra (20 Eylül 1924) büyük coşkuyla karşılanacak olan Mustafa Kemal'in Samsun'a ilk gelişi ise o günkü gazetelerde yeterince yer bulmaz.html Emekli hava pilot binbaşısı. Fransızlar o dönemde Samsun’da kurulu bir fabrikada (Reji) sigara üretmektedirler. Hastanede ortopedist Amerikalı doktorlar çalışmaktadır.com/mustafa-kemal-ataturk/38971-19-mayis-1919-a.html 631 Ekteki nüfus kayıt belgelerine bakınız.webhatti. 632 Ekteki Lütfü Şahiner’in nüfus kayıt belgelerine bakınız 92 . Sakine Hanım tek sakat çocukla kadın başına kışın 2. Bu arada kocası Muhsin Bey Yemen Harbi’nde askerde kalmış. Bu arada Amerikalı doktorlardan İngilizce ve Latin alfabesini 628 629 http://www. bazı kaynaklara göre Mantika Palas'ta kısa süre konaklamış.kadinlarkulubu. İskele'nin adı bu nedenle Tütün İskelesi olarak da geçmektedir. Çıktı da. Torbalı ilçesi ile ilgili bu tür sohbetlerden bir araştırma konusu çıkar düşüncesindeydim.. Birazdan yazacağız. Sakine Hanım 1911 veya 1912’ de Muhsin Bey ile evlenmiş. Karşılamada Samsun Mutasarrıfı İbrahim Ethem Bey bulunmamaktadır. 25 Mayıs'ta Havza'ya giden Mustafa Kemal. Nüfus kağıdına göre Samsun doğumlu. Samsun’da eşraftan Ömerzadelerin yanında takada çalışıyor.com/milli-bayramlar/6591-19-mayis-1919-mustafa-kemal-samsun-da. Orhan Bey bir ara sohbet sırasında annesi Sakine Hanım’ın kendilerine hayatı boyunca “Ben Mustafa Kemal Paşa’yı Samsun’da 19 Mayıs 1919 günü iskelede karşılayan tek kadındım. Yani sakat. Orhan Bey annesinin İspir’den Samsun’a süren yolculuk sırasında geçtikleri köylerdeki Ermeni mezalimini anlatırken özellikle kazığa oturtulmuş Müslümanları anlatırken ağladığını belirtti. Özel bir havayolu şirketinde pilot olarak çalışmaktadır. ancak bir tek Fransızlara ait Reji İskelesi sağlam kalmıştır. Ancak çocuğun ayakları içe doğru 90 derece dönük. uzun yıllar “Mıntıka Palas” olarak adlandırılmış ve günümüzde “Gazi Müzesi” olarak kullanılmaktadır. Amerikalı doktorlar oğlunu tedavi ederken Sakine Hanım diğer hastalarla yakından ilgilenir. Samsun’a varınca önce oğlunu düzgün yürüyebilmesi için Samsun’un önde gelen eşraflarından Ömerzadeler aracılığı ile devlet hastanesine yatırır. Görüşme Ağustos 2008 ‘de olmuştur. halk tarafından henüz önemi anlaşılamamıştır.Sakine Hanım’ın yaşadığı köyde bulunan Türkler Ermenilerin katliamına uğramış. Sakine Hanım’ın annesi Münire Hanım. ailenin bu fotoğrafları Samsun Belediyesine gönderdiğini. Asri Mezarlık'ta yatan Havuzlu İsmail'in (Yurtsever) de Mustafa Karakaş'ın da mezar taşlarında Atatürk'ü Samsun'da karaya çıkaran kişi oldukları yazısı yer alıyor. Mustafa Kemal ve arkadaşlarını Samsun'da küçük bir grup karşılar. Mantika Palas. Sakine Hanım hastaneye hastabakıcı olarak işe alınır. Grubun Konaklaması: Mustafa Kemal ve arkadaşları kalabalık oldukları için tek otele yerleştirilemezler. ancak bu fotoğrafların kayıp olduğunu söyledi. “ diye gurur duyduğunu anlatınca bu konuyu araştırayım dedim. Babası Hasan Reis. Bu durum Amerikalı doktorların dikkatini çeker. 630 http://www. Sakine Hanım. Paşa’yı karşılayan Samsunluların arasında ise tek bir kadın vardır: Sakine Hanım. Ancak o kayıtta bir tutarsızlık var631. Her ne kadar oğlu Erzurum doğumlu dese de nüfus kaydına göre Samsun doğumlu. Diğerleri ise bugünkü Samsun Ticaret ve Sanayi Odası'nın yerinde bulunan o zamanki Karadeniz Oteli'nde kalırlar. Mutasarrıf rahatsız olduğunu belirterek yerine muhasebe müdürü Osman Bey'den heyeti karşılamasını ve ağırlama işleriyle ilgilenmesini istemiştir. Atatürk'ün Samsun'a gelişi İngilizler tarafından tedirginlik yaratırken. Yani bir bakıma gönüllü hastabakıcıdır. Belki bir gün bir yerden çıkar. 29 Haziran 2008 günü Torbalı parkında Sayın Orhan Baturay ve bir çok yaşlı kimse ile sohbet ediyorduk. bu konuda İstanbul'da yaşayan bir ailede bazı fotoğraflar olduğunu. Sakine Hanım 1896 doğumlu. Ancak emekli pilot binbaşı Sayın Celal Uzar629 bana 19 Mayıs 1919’da çekilen.ölümünde resmi tören yapılır. 19 Mayıs’tan Günümüze Ayakta Kalan Tek İskele(Reji İskelesi): Mustafa Kemal ve arkadaşları Samsun'a ilk adımlarını Reji İskelesi'nden atarlar.5 ay süren bir yolculuktan sonra Samsun’a.628 Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışına ait canlandırma dışında fotoğrafının bulunmadığı belirtiliyor. Birinci Dünya Savaşı'nda Ruslar tarafından kentin bütün iskeleleri bombalanmış. Atatürk ve bir maiyetindeki bir grup Jean İonnis Mantika'ya ait olan “Mantika Palas”a yerleştirilirler. Orhan Bey’in dediğine göre Erzurum İspir ilçesi Baksır-Kındız köyü doğumlu. Yani her ne kadar Hasan Reis. Oğlu Lütfü ameliyatla tedavi olur. Babası Hasan Bey. Bugün. Samsun'dan ayrıldıktan sonra 'eski Ankara yolu' olarak bilinen güzergâh üzerindeki Avdan Köyü'nde karargâh kurup bir süre de burada kaldıktan sonra Havza'ya geçtiği belirtiliyor630. Bu evlilikten 1913 yılında Lütfü adında bir oğlu olmuş632. Romanya-Köstence’den Samsun’a petrol taşıyorlarmış. Şimdi asıl konumuza dönelim.

Bu bilgiyi yazılı olarak teyit etme şansı şu an için ne yazık ki yok. Bu araştırmanın ileride yapılacak akademik çalışmalara ışık tutması dileği ile. . aktif ve zeki biridir. Ancak Samsun’un havası Abdullah Bey’in sağlığını bozar. 93 . kongreye katılmamı sağlayan Torbalı Belediye Başkanlığına buradan teşekkürlerimi sunuyorum. Her ne kadar bu küçük ayrıntı o gün için önemsiz de olsa bugün için bilinmesi açısından bence önemli. Diğer oğlu Mehmet emekli olur .Konumu hastabakıcı da olsa şehirde ne olup bittiğini saati saatine öğrenmektedir. Çal’da halı ticaretine atılır. Amacımız bu ayrıntının kayıt altına alınmasıdır. Sahra hastanesinde sıhhiye çavuşu olur. Sayın Celal Uzar’a . Evden atla bir çıktı mı ancak 20 gün sonra evine dönmekte. Ben bu araştırma sırasında. Ardından II. Hiçbir iddiam yoktur. Seferberlik (Mondros Mütarekesi )sonrası terhis olur. Ancak ailenin esas nüfus kaydında ilk kayıt “Poturay” iken sonraki kayıtlar “Baturay” olarak düzeltilmiştir. Gözleri göremez ve 1954 yılında malûlen emekli olur. Geride tek yaşayan Orhan Bey kalmıştır. Diğer oğlu Orhan Bey sanat enstitüsü elektrik bölümünü bitirir... Sakine Hanım mahallenin sağlıkçısıdır. Torbalı’nın ilk sokak elektrik tesisatını çeker. Sırf çocuklarına değil etraftaki kişilere de. Bir süre sonra Sakine Hanım’la tanışırlar ve evlenirler. Onlardan yün toplatır. 633 Sakine Hanım okumaya çok düşkündür. Askere sıhhiye eri olarak alınır. Ömerzadeler de kendini destekler. Köylerde âdeta sıtma doktoru olur. 1930 doğumlu Orhan ve 1931 doğumlu Mehmet. Abdullah Bey Samsun’a gelişinden üç-dört yıl sonra ailesi ile birlikte memleketine dönmek zorunda kalır. Sakine Hanım İstiklal Harbi boyunca Samsunlu kadınları örgütler.öğrenir. Hastaneye hastabakıcı arandığına dair ilânı görünce imtihana alınır ve işe başlar. Abdullah Bey sıtma ile savaşta adeta sağlını feda eder. Çünkü bu denizaltılara isimleri bizzat Atatürk tarafından verilmiştir (Saldıray Baturay . Sakine Hanım girişken. Denizli’nin Çal ilçesinin Süller köyünden olan Abdullah Bey rüşdiye (ortaokul) mezunudur. Bu dönemde devlet toplum sağlığı konusunda sıtmaya savaş açmıştır. Sakine Hanım tüm hayatı boyunca bu ana tanıklık eden tek kadın olmanın gururunu çocuklarına hep anlatır. Sakine Hanım’ın adı daha sonraları bilemediğimiz nedenle Sekine olarak değişir634. Sonuç: Bugün elimizde sadece Sakine Hanım ile ilgili nüfus kayıtları bulunmaktadır. At sırtında yıllarca Torbalı ve Menderes köylerinde sıtma ile mücadele eder. Dünya Savaşı sırasında devlet tarafından İsveçre’ye üniversiteye eğitime gönderilir. Kendisi de 1974 yılında vefat eder. Tüm hatalar tarafıma aittir. Doktorlar rutubetli havanın olmadığı yerde yaşaması gerektiğini bildirir. ORHAN BATURAY İLE YAPILAN GÖRÜŞMENİN METNİ Görüşme tarihi: 29 Haziran 2008 633 634 Ekteki nüfus kayıt bilgilerine bakınız. Devletten tekrar sıhhiye memuru olarak atama ister. bana aynı bilgiyi kendisinden duyduğunu söyledi. yakınında bulunmuş kişilerden aynı yönde bilgiyi teyit ettim. Memleketine gemi ile dönmek için Samsun’a varır. O günün şartlarında Mustafa Kemal’i karşılama cesaretini gösteren bu aydın Türk kadınını saygı ve rahmetle anıyoruz. Bugünün deyimi ile o günün adeta doktoru. 635 Halen Torbalı mahallesinde yaşamaktadır. Yine komşularının oğlu olan bugün Torbalı’da yaşayan 76 yaşındaki Sayın Çetin Çorapçıoğlu da aynı yönde bilgi verdi. özellikle de tarih araştırma kitaplarına. Bakanlıkça sıtma savaş memuru olarak 1929 yılında Torbalı’ya atanır. İlk oğlu Lütfü Şahiner yatılı olarak endüstri meslek lisesini okur. Sıtma o dönemde en korkulu hastalıktır. aldığı kan örneklerini İzmir’e göndermekte ve kinin tedavisini bizzat yürütmektedir. Çal Nüfus Müdürlüğünün talebi ile ölümünden 28 yıl sonra 05/12/2001 tarihinde adı Sekine olarak değiştirilmiş. Sakine Hanım ile evliliğinden 2 çocuğu olur. İzmit Seka’ da çalışır. Ama ileride ortaya çıkabilecek bir belge veya anı defteri veya günlük veya bir fotoğraf bu bilginin güçlenmesini sağlayacaktır. Sayın Hasan Varlık’635a. Bu da bana nasip oldu. Makine Mühendisi olur. İflas eder. Cephedeki askeri sıcak tutması için çamaşır olarak dokunur ve denkler halinde cepheye gönderilir. 11 yıl doğu cephesinde görev yapar. Bunlar kadınlar tarafından kirmanlarda eğrilir. 1973 yılında vefat eder. Örneğin Torbalı’da yaşayan eski ev sahibi ve komşusunun oğlu Sayın Hasan Varlık Bey’e konuyu açtığımda. Abdullah Bey soyadını Atatürk döneminin ünlü denizaltısı Baturay olarak alır. Bu çalışmada benimle bilgi ve özel fotoğraf arşivini paylaşan Sayın Orhan Baturay’a . Lütfü Şahiner’e ait kayıtta annesinin adı Sakine olarak geçmektedir. Abdullah Bey ticarette başarılı olamaz. Şehre Mustafa Kemal’in geleceğini öğrenince eşraftaki kişilerle beraber tek kadın olarak iskelede onu karşılar.Yıldıray).

ihtiyar. Ayakta başta hiçbir şey kalmamış. akaryakıt çekiyor. İlk önce.1941 – 43 Harp yıllarında her şey karnelerle veriliyor.Annemin çantası bir kenarda duruyormuş. “Ya herkes sağlam çocuğunu attı. Camilere oğlum camilere insanları doldurup yaktılar. çanta içeride kalıyor ve çanta kayboluyor.638 Bilemem çünkü şöyle diyelim. 638 Oğlu Lütfü bey 1913 doğumlu. Ağlardı anlatırken “oğlum yollarda öyle insanlar gördük ki kadın.Peki annenizin kaç kardeşi varmış ? 636 637 Ekteki nüfus kayıt bilgileri Sakine hanımın nüfus kayıtlarında bazı tutarsızlık bulunmaktadır. -Tabii. çocuk.Tabi o zamanlar 11-12 yaşlarında bir çocuktum. Rahmetli annem Erzurum’un İspir ilçesinin Baksı. -Geçenlerde .Gidiş sebebi de rahmetli dedemiz Samsun -Köstence arasında akaryakıt çekiyormuş.Bunun üzerine rahmetli babam hemen kütüğü olan Denizli Çal’a müracaatını yapıyor.Endüstri meslek lisesinde yazılan kütüğe göre Çal doğumlu. diğerinde ise Çal yazılıdır. Nüfus kağıtları içinde.Kındız köyü doğumlu. Eve iğne yapmaya bir kadın gelmiş. Anne ismini bilemiyorum. Yalnız bizde karışıklık olmuş.Anneniz aslen Samsun doğumlu mu ? -Hayır.1945 yıllarında olması gerekiyor .Tabii sonradan fark ediyor. Takasıyla. Son Osmanlı kayıtlarında Samsun kaydı bulunmaktadır. Kındız kardeşinin köyü. 700 küsur yıl Ermenilerle Türkler iç içe yaşamış. -Kaç yıllarında bu? -Yaşına bakarsak 19 Mayıs 1919’ da orada olduğuna göre demek ki 1915 – 16 -17 senelerinde olması gerekir.Ben tekrar annenize dönmek istiyorum. Çünkü benim ilkokul ve ortaokul diplomalarımda doğum yeri Torbalı yazıyor. 636 -Torbalı doğumlu musunuz? -Esasen Torbalı doğumluyum. Orada evleniyor -Yani Erzurum İspir Baksı köyü doğumlu.637 Bunlar hep Ermeni isimleri. Yemen Harbi’ndeymiş. Ona geleceğim de şimdi giderken yanındaki grup arkadaşları diyorlar ki . Ermeni katliamından.(Sakine Baturay’ın oğlu) -Kaç doğumlusunuz Orhan Bey? -Nüfus kağıdı 1931. Ben 1930 doğumluyum. Orhan bey yanılıyor olabilir. Karnelerde nüfus kâğıdı kullanmak gerekiyor. -Bu katliamı yapanlar Ermeniler mi? -Tabii ki Ermeniler.sanırım iki hafta önce. 1915 olabilir. Oradaki kütüğe göre doğum yerim Çal kalmış. . Rahmetli anneme iğneyi yapmış. Yemen Harbi’nde ölmüş.O aldı da diyemiyor.Oradan nüfus kağıdı bilgileri geliyor. -Dedenizin ismi? -Dedemin ismi Hasan Reis.Kış ayıydı. Sen bu topal çocuğu neden atmadın?” ayak yani şu taban 90 derece içe bakıyor. Ekteki nüfus kaydı bilgilerine bakınız. .Yer: Torbalı Belediye Parkı Görüşülen kişi: Orhan Baturay. Babası Köstence -Tampınar arasında akaryakıt çekiyor -Tabii. Erzurum doğumlu İspir doğumlu. Aşağı yukarı iki buçuk ay falan bulundukları köyden Samsun’a gidiyorlar. Orhan beyin anlatımına göre ise Erzurum İlspir ilçesi Kındız doğumlu.Onun da tarihçesi olarak şöyle diyelim: Olay şöyle gelişiyor. Ne oldu diyorum . . -Ermeni katliamından kaçıyorlar yani. Şu soruyu soruyorum. genç kazıklar sivriltilmiş ve üzerine oturtulmuş insanlar gördük biz. -Babası orada yani Samsun’da? -Şimdi Doğu’daki erkekler çalışmaya çıkarlar dışarıya. .Daha sonra .Samsun’da 19 Mayıs 1919’da. Çünkü orada evleniyor ve o köyde bir çocuğu oluyor. -Evet . Herhalde dışarı çıkmış.Peki anneniz kaç doğumlu? -1311 aşağı yukarı 1895 – 86 doğumlu olması gerekiyor. Bakınız Lütfü Şahiner’e ait nüfus kayıt örneği 94 . Kim geldiğini veya kim olduğunu bilmiyorum.O ikinci şey de oluyor. -Peki kocası? -Kocası Yemen’de askerdeymiş. 1946 senesinde gittik oraya. Bir kayıtta doğum yeri Samsun.O nedenle gidiyor Samsun’a. burada sohbet ederken annenizin Mustafa Kemal’i Samsun’da iskelede karşılayan kadın olduğunu söylemiştiniz.

Tahminim. İki üç ayda demir eğrilirdi” derdi. Türk hastanesi .Abim hastanede yatarken demek ki o da yanında kaldı. “Bizi bıraktı gitti. -Erkek mi kız mı ? -Erkek.Bu olayı gururla anlatırdı “Ben 19 Mayıs 1919’da bir kadın olarak Samsun’da iskelede Atatürk’ü karşılamaya gittim. -O zaman Samsun’da Amerikan hastanesi mi varmış? -Amerikan değil . Hastanede Amerikalı ortopedi doktorları bakıyor. Teyzem hatta buraya gelmişti. Ne de olsa beş on binlik bir ilçe büyüklüğünde. Tahmin etmiyorum yirmi bin de nüfusu yoktur. Bu. terk etti. -Babanızla annenizin tanışması Samsun’da mı? -Evet Samsun’ da tesadüfen oluyor. babasının yanında kalıyor. -Babasını Samsun’da buluyor. -Peki oradan ne kadarlık sürede varıyor Samsun’a? -İki buçuk ayda Samsun’a varıyor. Bunlar ilk işaret ilk kıvılcımlar Türkiye’de. Oralarda Ömerzadeler varmış. 95 .-Annem şimdi benim teyzem var gördüğüm.Babanızla annenizin tanışması Mustafa Kemal’in Samsun’a gelmesinden önce mi sonra mı? -Daha önce. Hastaneye yatırılıyor. Abime ameliyat yapıyorlar . -Peki Orhan Bey anneniz hastanede çalışıyor. -Selüloz Mühendisi mi idi ? -Selüloz değil. Müthiş eleman yetiştiriyorlardı.dalan bir kadındı. Samsun’un eşraflarından. -Tanıyorum tabii. ne duygularla anlatırdı? -Şimdi geminin yanaşması büyük bir olay oluyor da. Rahmetli birader “ Latin alfabesini ben annemden öğrendim. Ömer Bey de çocuğun ayağını tedavi ettirmek amacıyla onu Samsun Devlet Hastanesine yatırmış.19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Paşa’nın geleceği Samsun’da duyulmuş. İngilizce de öğreniyor. Başka kardeşi olup olmadığını bilmiyorum. Onlarla (Ömerzadeler) bir ilişkisi yok. Şimdi orada Latin alfabesini öğreniyor.Mekaniğe dayalı olarak çalışır. Her şeyi görebilen. 639 Teyzesinin nüfus kayıt bilgileri ektedir. -Peki Mustafa Kemal’in geleceğini nereden duymuş? -Şimdi. Mesleği kâğıtçılık üzerine. Tam bilmiyorum. devlet tarafından iki defa okudu. -Tanıyorsunuz yani. Ama biliyorsunuz. derdi rahmetli” -Köyde bıraktı . Hatta annem derdi ki rahmetli dedemi sevmezdi. Yanları demirli. Babasıyla beraber müstakil bir evde kalıyor. Çünkü şöyle anlatabilirim ki devlet iktisadi teşekkülleri Türkiye’de bir üniversiteydi. Evet. … Ömer Bey’e söylemişler. Mustafa Kemal’i o gün için… -Ne anlatırdı mesela. Makine mühendisi idi. Orada Amerikalı doktorlardan İngilizce ve Latin alfabesini o zaman öğrenmiş. Bu böyle giderken rahmetli babam da on bir yıl askerlik yapmış.Devlete çok yararlı işler yapmış. Bu Ermeni davası olmasa orada yok olup gidecek. Hatta anlatacağım. Bugün Kındız köyü Pazaryolu ilçesine bağlanmış ve Laleli adını almıştır.” derdi.” derdi. Lisede okudu. ama Amerikalı uzman doktorlar varmış. . Makine mühendisliği tahsili yaptı.Mesela ben orta okulda okuduğum zaman İngilizceyle ilgili telaffuz öyle değil böyle derdi. Selüloz mekanik bir fabrikadır. Ömerzadelerin evinde mi kalıyor? -Yok. Annem anlatırdı: “Oğlum abine doktorlar ayakkabı yaparlardı.639 Bir onu biliyorum ben. -Karındaşınız? -Evet Karındaş.Mustafa Kemal’in Samsun’a geleceğini duyuyor ve kadın olarak o grubun (Mustafa Kemal’i karşılayan) içerisine katılıyor. yok.Tabi yazmak yok. -Öğreniyor. İktisat teşekküllüğü yaptı.Kendi çocuğundan başka şeylerle de ilgilenmeye başlamış. Onların adına petrol çekiyor.Ayağını düzeltmişler bu arada rahmetli ( annem )çok açık göz bir kadındı. Annem bana derdi ki: Kendi takası değildi. Seka İznik Kâğıt Fabrikası kurulmuştu. Onun da bir hikayesi var. Sonra annemi hastanede çalıştırmaya başlamışlar. -Babasının yanına geliyor. Ömerzadelerin yanında devamlı çalışıyor. Anlatırdı annem. O zaman Samsun büyük bir il değil. -Yani o zaman evliymiş. Devamlı değiştire değiştire onların(doktorların) nezaretinde ayağı normal hale gelmiş.

Ve bir grup yapmışlar. Genç. Rahmetli babamla. Sıhhiye çavuşu olmuş.Kabuğuna sığmayan bir kadındı.Hep ermeni isimleri bunlar. Peki babanız aslen nereli? -Denizli ilinin Çal ilçesi Süller köyü(nden). Erzurum. yatağından bir miktar pamuk çıkarsın. Nüfus kağıdımda doğum yeri Çal diye yazar. Bir daha rahmetli uğraşmamış .Modloso köyü hatta sert akan bir suyun içerisinden geçtik oradan. Onların evlenmesi bir tesadüf oluyor.Atılım yapmak isteyen bir kadındı. Onlar üç dört yıl kalmış veya kalmamış. -Peki Orhan Bey Mustafa Kemal’i karşılıyor ve ayrılıyor. Sonra bizim ismimizi Baturay olarak almış. Öyle bir şey ki mesela “Ömerzadelere: Siz eşrafısınız. Bir şey söylersem yalan olur.Karakızlardan Abdullah babamın lakabı.İspir’in köyleri bunlar. 19 yaşlarında falan askere gidiyor. Rüştiyeye kayıt yaptılar onu.Babamın sülalesinin hepsi Baturay’dır. Şöyle iki üç yüz kilometrelik bir çemberin içerisinde.-İlk meşalenin yandığı yer. -Sizin kaydınız hala orada o zaman.Mesela Kındız’dan annemin küçüğü kardeşinin köyü Kındız ‘dan Danzut arasında Modloso. -Annem “Onlar Samsun’a geldiğinde karşılayanların arasındayım” derdi.Ben hepsini gördüm onların.Ne kadar gönderdiklerini bilmiyorum tabi. -Peki babanızın lakapları neymiş Çal’daki? -Karakızlar. Ne kadar kalabalık olduğunu ben pek bilmiyorum. Soyadı çıktıktan sonra rahmetli birader devlet hesabına okuduğu için onun ismini Şahin olarak koymuşlar. -Burada mı oturuyor? -Burada oturuyor da şimdi ben ondan evvelsi gün gece geldim. Ama o demek ki hastanede. -Onların kayıtları buraya geldi mi ki? -Yo onların burada çıkarıldı. Ordu . -Çocuklarınki? -Torbalı. Sahra hastanesinde. Şey olarak geldi zaten kütük gelişinde Çal olarak geldi. —Sağlıkçı olmuş yani 640 Abdullah Baturay ve ailesine ait kayıt bilgileri ekte verilmiştir. -Anons çok mühim burada(Samsun’da). Sahra hastanesine ne gelir yüzde 80 yaralı gelir.640 -Babanız köyde doğuyor büyüyor. Sadece karşılıyorlar. Ağaçların altına atmışlar. Onun ifadesiyle benim aklımda kalan “Mustafa Kemal’i iskelede karşılayan tek kadındım” derdi. Ve çok meraklı bir kadındı zaten kendisi .Baturay. Rahmetli annem Baksı’da evlenmiş. Daha sonra nüfus kağıtları yırtılmış olarak bulundu. -Mustafa Kemal’in yanındaki toplam kişi sayısı on dokuz. Saldıray denizaltıların isimlerinden esinlenmişler. -Orada rüştiyede . -Şimdi kütüğünüz burada mı ? -Burada şimdi. Ordu dahi iletişimi olmayan bir çağda muharebeye girmiş. Kars. Oturalım da senden alacağım şeyler var.Herkes yastığından. -Peki annenizin Erzurum İspir ‘deki köyünüzde lakapları neymiş? -Şimdi benim orda doğma büyüme teyze kızım var. Zaten Mustafa Kemal birkaç gün kalıyor orada.Orada kaldık birkaç gün. Bakmışlar ki içinde para yok. Danzut’a gelin olarak gitmiş. hastanenin askeri erkanından bilgi aldı. -Çal olarak kayıtlı. Ve bu orada bir operatör gibi olmuş.Danzut. Belki Samsun’da kalacaklardı. Orayla bir işimiz kalmadı. dokuyalım. köylerin isimleri falan var değişmiş. Yıldıray. 96 . Sahra hastanesi değişmiş. Ardahan dolaylarında yapmış askerliğini.11 yıl. Yani o zaman kütük. -Mustafa Kemal’le konuşmuş mu hiç? Ona bir şey sormuş mu ? -Onu hiç bilemiyorum. Doktor da babama senin mutlaka bu rutubetli yerden gitmen lazım deyince terk ediyorlar Samsun’u. Evimiz o zaman bağda idi. -Hali hazırda nüfusunuz hala Çal’a bağlı mı? -Tabi benim nüfusum Çal olarak bağlı.Askerliği doğuya çıkıyor -4.Rahmetli babamla evlendikten sonra babamın sağlığı müsaade etmemiş orada . Ordu? -4.Anons yapılamadığı için her yerde iletişim bugünkü kadar bu kadar ileri değil ki.Annemin gelin gittiği yer. Sonra geldi zaten nüfus kütüğü buraya. askere gönderelim” diyen bir kadın.

Ayakları kırılıyor. katta zenginlerden birisi bayan./Hastalara söyle cehennem taşı …” böyle bir şey etmiş. Ona göre sargısını bağlıyor. -Seferberlikten mi terhis olmuş ? Kurtuluş Savaşı’nda Samsun’da mı? -Şimdi karşıdan gelmiyor. -Kurtuluş Savaşı’nı orda mı geçirmişler? -Bitmiş artık babam terhis olmuş. -Pamuk değil yün. Şimdi Amerikalı doktor. orduya yollamışlar.Hurda huş oluyor. O zaman kalkıyorlar.2. -Annenizle öyle mi tanışıyor? -Öyle tanışıyor. Rahmetli Kazım abi.Cımbızla ince kemiklerin tamamını temizliyor.kaval kemiğinin olduğu yer parçalanmış. Demek ki oradan tesadüfen geçerken.1928’de olmayabilir onları ben tam olarak detaylı bilmiyorum. Sen bu ayağı diz altından kes. Ben motordan düşüyorum. O tabii. -Nerede? -Samsun Devlet Hastanesinde. “Tamam doktor bey. hali vakti iyiymiş rahmetli dedemin. İri kemikleri de yanaştırmış birbirine. Onu taşıdım diyor rahmetli. -Memleketine mi? -Memleketine . -Babanız piyano çalıyor? -Onu diyor taşırdım giderken çalardım diyor piyanoyu.Hemen işe alıyorlar bunu. -Orada evleniyorlar. Sağlık binası orası. İnsan ilerisini 97 . Bakıyor ayak yerinde . İzmir’den Denizli. Hasan Varlık’ın babası var. Büyük bir hastalığa yakalanmış yani orada.5 yaşında vardım işte. . Babam kırık ayağı uzunlamasına. Şimdi şöyle söyleyeyim.Yazmışlar. 20.orasını iyice yarıyor. Cam silerken pencereden düşüyor. Askeri sıcak tutacak yün kazak çorap. Bilinçli yaptı yani.20 günde ayağa kalktım. Ben beş yaşlarındaydım. -Annenler pamuk toplayıp pamuk alıp da elbise dokuyup. Geldi babam.O yara devresinde pembeleşme meydana geliyor.” diyor. Yün kazak. -Yün. Babama sormuş: -Abdullah Bey ne yaptın o hastanın ayağını? Nasıl oldu kesilen yer? -Buyrun beraber bakalım.Daha çok çorap ve kazak. “Abdullah Efendi hastanenin başı. Geliyorlar denizyoluyla İstanbul’a.Ayağıma uzun uzun tahtalar koydu. -Denklerle tabii.İyileşme devresinde… Sana bir şey tarif etmeye gerek yok.20-25 gün sonra Amerikalı doktor gelmiş. Diyor ne yaptın sen?Kangren olur bu. Ömerzadelerin de çok büyük katkısı olmuştur bu işte. Önce çekti acıdı bir canım. -Evet. -Samsun’da bunun önderliğini mi yapmış? -Evet önderlerden bir tanesi . Kurtuluş Savaşı’nda Samsun’da. .Annem derdi “ah oğlum zengin bir aileye düştün. Tedavisi Samsun’da mümkün değil .Bunun tamir olma imkanı yok. Hemen geliyor babama haber veriyor işte . Beni eve götürüyor. Terhis oluyor. Bütün ev yiyecek doldu diyor aklına ne gelirse…o kadar soğukta kışta benimde ufak piyanom var. Ufak bir piyano nerden geçmişse eline… Bu arada babamın sağlığı bozulmuş.Sardı bir şeyler yaptı.Bunu deniz yoluyla İstanbul’a gönderiyorlar Amerikalı doktoru. Şimdi oradan Samsun’a geliyor.İşte ben şu bölgelerde askeri sahra hastanesinde şu kadar yıldır efendim yaralılara gerekli müdahaleyi yapan askeri ekibin içinde askerliğimi tamamladım.Geçerken sağlıkçı eleman aranıyor diye yazı görmüş eski Türkçe.2-3-4 saat sürmüş temizleme ameliyatı. Sağlık şeyinde istasyondaki tarihi bina.O da (Amerikalı doktor) giderken bakıyor babama.Doktor binip gidiyor.30 gündür bu tip yani.Buna ön bir imtihan yapıyorlar ki bakıyorlar profesyonel birisi iyi bu işte. Çünkü onlar 1928’de Torbalı’ya gelmişler. Hatta şöyle annem şöyle bir şey anlatır. Hemen dalıyor içeriye.” Babam.-Sağlıklı olmuş. Babam da bereket köylere çıkmamış. -Don? -Don değil. Muhakkak İstanbul’a gitmesi lazım . “ Abdullah Efendi.Sert mizaçlı birisiymiş rahmetli babam. Oradan İzmir. Nerede atlet nerde tutacak askeri sıcak. Ayağım kırılıyor. -Orada evleniyorlar.Bir açıyor bakıyor .Şarkı mısrası aklında kalmış. -Anneniz? -Hayır hayır babam derdi.

Gidiyor memleketine.Tamam dedi.Çünkü ben Ankara’ya gittiğim zaman Dil Tarih Coğrafya Fakültesine gittim.Ben ehliyet alıyorum.Altınları falan erimiş.Bu evimizde o seneki hasılat 40 çuval çekirdeksiz üzüm.Annem Perşembe günü pazara gidiyor. 600 küsur metrekare. Onları da Çal’dan getirmiş buraya. O dünya oluşumundan bu tarafa tarih kitabı istiyor.Kışın arabayı çıkarıyorsunuz ortak. Bağ.Seka’ da. Mutfak takımı haricinde.Depremden 1 sene sonrası dediler.Dayanışma olan bir yer. Sıra evler derler.işte elde kalanı satıyorlar.Öğleden sonra o zamanlar bütün okullar öğleye kadardı.Bana izin verirseniz anneme kitap alacağım.Çok büyük bir yıkıntı oldu bize. -Tekrar bakanlığa mı baş vuruyor? -Aydın’a müracaat ediyor.Sarılı. Rahmetli Hasan dedemiz Samsun’dan bize geliyor. Memlekette babası tamam oğlum diyor ticaretle uğraş.Ben çalışıyorum. Tamam diyor.Biz sokağın köşesinde oturuyorduk. başka kimse yok evde. -Peki anneniz Sakine hanım? -Annem okumaya çok meraklıydı.Siz şoförsünüz.Halıcılık.Kimisi bir yatak getirdi. -Buraya kaç yılında geliyor? -1929 senesinde.70-75 senesinde gittik.Macır mahallesinde.O zaman kültür birikimi yok tu ki kişilerin. Onlarda bir ev kiraladık.Alıyor 3-5 yüz tane halı. Mesela siz tarihçisiniz.Bugün Denizli’nin yüzde 80 nakliyesini yapan bir beldedir. benim annem tarihe çok meraklı.Bütün okullar.Buradan bir arazi arıyorlar. patronsunuz diye. Ankara’ya gittiğinde illa bana oradan bir tarih kitabı bak. Demir yolu boyunda.Alış veriş yapmaya.Ticareti beceremiyor. Nereden kaynak alabilirim.Şaşırdım ben bu işe dedi. Abim:. -Depremde burada mıymış? -Hayır. Oraya gittik.Depremden bir sene sonrası derdi rahmetli birader.düşünemez ki şimdi hatıralar olur ya günlük insanlar öyle bir şey olsa belki.Çok memnun oldum ya.Çünkü yangın olduğu zaman 1937’ de .Her evin önünde araba gördüm. … O evi almış. Çobanların elinde yok olmuş gitmiş hep. O zaman yönetim Aydın’daymış. -Peki istifa mı ediyor oradan (Samsun Devlet Hastanesi)? -Oradan ayrılıyor.Çok tasarrufluydu yani.Kazım ağabeylerin evi vardı.Bir ömrü feda etti . -Çal’ın -Süller köyü -Her evin önünde iki üç tane araba gördüm ben.Abime mektup gelmiş 1937’ de İzmit’te.Kurt kaptı bilemem ne oldu öldü.Hiçbir şey kalmadı.Torbalı’ya geliyor. Lütfü mektubun var demişler.Mezuniyet şeylerini de gördüm. Bu günkü gibi bütan gaz veya doğalgaz yok. Yunanlılardan kalma. Babam ticaretle uğraşırken..Yaşlı tabi.Torbalı’ya sağlık memuru olarak tayini çıkıyor.Dedim böyle böyle.Malulen emekli oldu. Keşke o zaman da tarihçi olan bir kişiyle ben tanışabilseydim. Yalnız bu şimdiki oluşan bina 1948 yılında yapıldı. -Evet sıtma savaşı .1946 senesinde gelin almaya gittiğimizde.Amma 98 . Kerpiç bina yapmaya başlamışlar. memur evleri derler.Askerken Erbil soy isminde bir tabur komutanı vardı.Bize piyade eğitimi veriyor.Aaaa !!! Annemin mektubuymuş. Temin etmek. -Eviniz mi yandı? -Kiralık ev kendi evimiz de değil.Çünkü beşiği orası. Sigaradan ev yanıyor -Dedeniz mi yapıyor? -Evet.Bu arada dedemden babama 90 mı 120 tane mi koyun düşmüş.Yangın bizim evde .Köy çok büyük bir köy.Onlarla bir ev tamamladık. Hemen cevap veriyorlar . 4 sene onun evinde oturmuşlar.Ayağım orada kırılmıştı benim. Onu tanıştırabilseydim. Buraya ( Torbalı) tayini çıkıyor.tamam dedi.Kimisi bir yorgan getirdi. Annemin bütün ömrü kitap okumakla geçerdi.Ben 1945 senesinde gittim . Komutana: .Depremden 2 sene sonra o köylere uzun müddet gitmiştir. Belediyeydi orası.Annem tasarruflu bir kadındı. Bu kadar tarihe meraklı bir kadın.Çok büyük bir şey o. Cumartesi günüydü.Kimden referans alacaksın? Gittim .Burada orta mahallede Saliko’nun evi varmış.Okumuş kültürlü insanlar.Öğleye kadar piyade subayı girdi.O ayrı bir sanat.1954 senesinde gözlerini kaybetti. -Ne yangını oldu? -Bir denk halı vardı burada . O da dışarıda ayrı bir yerde olduğu için. -Sonra sıtmaya savaş ilan edildiği dönem.Bir muhtaç halde geliyor buraya.Sürüyle. Çünkü bana derdi.Ben şeyleri çok iyi biliyorum.Orada ne kadar kaldık. En ufak bir şey kurtulmadı.

Abim anlatırdı: “O kadar zorluk çektim ki ilk sene.Teknik okulda okuyor adam.İki buçuk saatinin yarım saatini orada bize harcar.10 köyü dolaşmıştır. İkisi de öldü.Tekrar aynı Seka’ya geliyor.Herhangi bir imtihana gerek duymadan hemen bir eğitimden geçirip seçtiler .Gelir şimdi o.Açar açar bakar. Meraklı şöyle meraklı bir kadındı. Sınıflama yapılır köylüler.Aşağı yukarı. Devlet hesabına.Kızı İzmit’te… 1939 doğumlu.Almanlar Almanca.Oğlu Alanya’da.. -Tarama yapılır.Bakar.Askeriye memuriyet.Annemin yazısını.” Dil yok. Burada bir şey yok 3’e kadarmış. _O bir macera şimdi. -Yo o zaman öyle yok bunlar direk devlet hesabına.İlk sene geçtim demişti hiç unutmuyorum. Büyük Torbalı Gazetesi. -Diğer kardeşinizin ismi neydi? -Mehmet. çevire çevire okur.Endüstri meslek lisesi mezunları parmakla gösterilecek bir durumda o zaman.Eski Türkçe yazı yazıyor. -Buradan çıkıyormuş atla. -Komutanlara göre değişiyor -Evet bunlar İtalyanlar İtalyanca. Necat ÇETİN.Bir yığın orada Fransızca ders almak zorunda.Ben şöyle başlayayım ona.ilaç dağıtırdık.Mithatpaşa (Meslek Lisesi _ İzmir) orta ve lise bölümü bir arada. -2 tane. -Çocukları orada.Sonra emekli oldu kendisi.Kemeraltı’na falan girerdik. -Sizin yanınızda mı yetişti? -Tabi okudu. 99 .3-5.Sonra orada Seka’da atölyede şef olarak yükselmiş. -Şimdi 47 ‘de geliyor… 4 sene okuyor. Parmakla gösteremezsin. köylerini. Hala aynı binada eğitime devam ediyor.İnanmamışlar.Karşıdaki evde oturuyor. Yazın çok gittim ben 20 gün 5 gün dolaşırdık atın sırtında Köylere tarama(yapar). -Peki Orhan Bey anneniz kaç yaşında öldü? -Annem 1974 yılında vefat etti. -Hatta siz İzmit’e gitmişsiniz galiba. Okul hayatım olmayınca. Sıtma taraması.1943 senesinde. Bir oğlu.Onlar Frasansızca konuşulan kantonda falan okuyor. Böyle bir yıl atlattım diyor.Oradan mezun oluyor. -Babanız Sıhhiyeci Abdullah Bey. 641 Torbalı Kazımpaşa İlköğretim okulu 1926 yılında eğitim öğretime başlamış. Torbalı’da Sağlığın Tarihçesi ve Bir Kinin Belgesi. bir kızı var.Döndüm eve geldim. Kazımpaşa’da da okudu641. -İzmit’e gittim. -Sınıflara göre değişik.642 -Tarama.güzel yazı demişler.Eve geliyorum tercüme ediyorum .15 yaş vardı derdi annem.Ben ilkokul son senelerimde1943-1944 senelerinde 4 ile 5 arasında.İzmir'e giderdik bayramlarda.. O devirde okuma yazma bilen kişi bile yok. -Lütfü abiniz kaç doğumluydu? -Valla annem 15 yaşlarında genç evlenmiş. 642 Bu konuda bakınız. -Ortaokulu nereye gidiyor.Hadi be demişler. -Hangi ülkede? -İsviçre’de canım. -İsviçre’de mi okumuş? -O zaman onu bir müfettiş okula almış.O Fransızca okudu. Ben sabaha kadar aldığı kan numunelerini hastaların isimlerini. harbin içerisinde. -4 sene mühendis olarak -4 sene mühendis olarak okuyor.İlk önce Alpullu’ya tayini çıkıyor. Geldiği zaman hafta sonuna denk gelir.Belki bir yardımım dokunur diye. -Kaç kardeşsiniz? -Biraderle beraber 3 kardeş oluyoruz.15 köy .O imkanları ben de kaçırdım. -4 sene mi okuyor orada.Bu gitti yurtdışına götürüyor bunu da. Diğer 2 saatlik zamanını askeri kitaba ayırır. -Burada mı o da? -Çocukları burada oturuyor.Mithatpaşa’ya gidiyor. .Bir de onun müfettiş başları var.Sıhhiyeci Abdullah.

.Tam bir fedakarlık örneği idi o.Ben ona genç olduğum. Ve malulen emekli oldu. " diye. -Paraları pulları hepsini kaldırdı. -Cenazesi kalktı şeye …Yavuz da bizimle geldi. -Evet.Çok sabırlı bir insandı. 100 . Nüfus kayıt bilgilerine göre . Kulüp kahvesi.Büyüteç aldım.Her gün. Artık o gözlük kafi gelmedi. Ali Çavuş’un yanına gelmiş.Ben her zaman söylerim Atatürk sevgisi bambaşka bir şey diye.Çok da büyük yetkiler verilmişti onlara. Haber saatinde haber bitinceye kadar her gün biz oraya giderdik.Beyler sokağından ben şey aldım.1939 senesinde harp çıktığı (İkinci Dünya Savaşı) zaman.Ondan sonra bu tarafa gider.O haber mutlaka bitecekti.Ama neyi okur? Magazin asla ve asla. Hikmet Orhan isminde bir okul müdürümüz vardı.Her şeyin Allah'tan geldiğini kabul ederdi.Atatürk sevgisi öyle lafla olmaz.1973 yılında vefat etti644. -Neye geldiğinde? -Atatürk buraya Bozkurt Kıraathanesi’ne. 1955'te gözlerini tamamen kaybetti.-Yani en salgın hastalık sıtma.Atın üstünde gitmek.Geçenlerde onun bir gözlük sapı vardı.tabii ya buradadır. Benim ortaokul diğer kitaplarım bitmiştir.O şeyle okulla gitti oraya.atılgan olduğum 643 644 Bakınız Necat ÇETİN.Yoktan var etmiş.Şeye götürdük.Varken olmadı. bunları okurdu.Baktım Atatürk’ün resimleri.Şimdi büyük komutan.Tabii yakalar çıkarıldı.Böyle bir şeydi.Ona yardım ederdim ben.Çok büyük siyasetçi çok büyük inkılapçı. -Hiç anneniz söz etti mi? -Yok duymadım böyle bir şey -Peki babanız kaçlıydı? -1308-09 yılları arasındaydı. Sıtma sineği oluşmayacak. Menderes’e giderdi.Atatürk çok büyük bir şeydi kumandandı. -O zaman tabii.Onla görüşürdük..Onun tepkisiydi. Ondan sonra Atatürk çok büyük bir siyasetçi idi.Çok ender gelmiş kişilerden birisiydi. -Evet. “Hah oğlum iyi yapmışsın. -Veremden daha çok salgındı. Tarlasındaki suyu kesik açacak suyu akıtacak. -Atatürk'ün cenazesini . -Burada mı ? -Evet.Şeyin olmadığı . -Orhan Bey peki anneniz Atatürk geldiğinde burada mıymış? 1929 olduğuna göre burada olması lazım.” derdi. Jandarmalar falan .Rahmetli abimin düğün işleri vardı.643 -Kaç yılında gelmiş acaba? -36 -Yok.Bizi alırdı orada bir radyo vardı. Bakınız ekteki nüfus kayıt bilgileri.Okumaktan o kadar çok zevk alırdı ki. -Peki Atatürk'ü gördünüz mü? -Hayır cenazesini gördüm.Dolmabahçe’den geldik.Şimdi her şey ayaklarında arabalar falan.Bulduğu her şeyi okurdu. Gazetem Torbalı.. memleketin iç ve dış sorunları.Cumaovası buraya bağlıydı sağlık yönünden.Gözlük kullanıyordu.Annemin de gözleri görmemeye başladı. Atatürk’ün Torbalı Ziyareti ve Bozkurt Kıraathanesi.Biz ordaydık. Okul müdürümüzün.Siyaset.Bizim şimdiki okulun olduğu yerde kulüp kahvesi vardı.. -34'lerde falan? -Yok. Abdullah Bey 1973.Oradan trene bindik.Çok büyük bir bakımı var.Böyle alır okurdu. Sakine Hanım 1976 yılında vefat etmiş. Hikmet Bey’in ağlamasını gördüm ben. -Orhan Bey! -Çok büyük komutan. Jandarmaya söylerdi. Aşağı yukarı 10cm çapının üzerinde büyüteç aldım.Şimdi onun okuma hırsı var ya.27 km atın sırtında gideceksin . 34 .Cumaovası’na.Biz şöyle cenazesi elimi sürttü geçti.Bir gün bana dedi ki rahmetli babam "Hikmet Bey’e sor bakalım akşam müsait mi? Akşam köylere gidiyor falan akşam gelmek istiyoruz.."Niye ağlıyorsunuz öğretmenim" Bak dedi bana. -Atatürk çok büyük bir inkılapçıydı.Ailecek görüşürdük.köyden köye geçeceksin 20 -25 gün çoluğuna çocuğuna hasret.Etnografya Müzesi’ne götürdük.

Sakine (Sekine) Baturay 101 . -Aşık geleneğini mi? -Aşık geleneğini okur.Dünyanın kuruluşuyla ilgili bu kitapları bulma ihtimali var.Efendim nereye yerleştiklerini….Siz % 80 bu bilgileri verebilirsiniz bana..Ne zaman bunlar kuruldu.Ezberinde. O kadar güzel sesi vardır.zamanda fazla yardımım olmadı. Aşkının şeyini bilir.Başından sonuna kadar.Şimdi o (annem) Orta Asya’dan Türkler’in Hazar’ın kuzeyinden. Yeri geldiği zaman noktayı koyar ondan sonra başlar şey yapmaya.Kerem ile Aslı’nın hikayesini ezberlemiş.Mesela öyle şey ki anlayacağın. Sayın Orhan Bey çok teşekkür ederim.Mesela şimdi ben size desem ben de meraklıyımdır yani.Onlar şey böyle şarkıyla karşılık verirler.Şarkı söyleme.türkü söyleme. güneyinden geçtiğini. Ne zaman bunlar yok oldu.Bu kitaplar tarih kitabı.

Abdullah Baturay (Eşi) Orhan Baturay (oğlu) (29 Haziran 2008 Torbalı Parkı) 102 .

Sakine ve Abdullah Baturay. oğulları Orhan Baturay’ın çocuklarının sünnetinde AİLENİN NÜFUS KAYITLARI ÖRNEKLERİ (Kayıtlar Orhan Baturay’ın izni ile yayınlanmıştır) SAKİNE HANIMIN POTURAY SOYADI İLE KAYIT ÖRNEĞİ(DENİZLİ – ÇAL – SÜLLER KÖYÜ) 103 .

SAKİNE (SEKİNE) HANIMIN BATURAY SOYADI İLE KAYIT ÖRNEĞİ (İZMİR – TORBALI – TORBALI MAHALLESİ KAYDI) MUHSİN BEYDEN OLAN İLK OĞLU LÜTFÜ ŞAHİNER ‘İN KAYIT ÖRNEĞİNDE ANNE ADI “SAKİNE” 104 .

SAKİNE HANIMIN KARDEŞ VE YEĞENİNE AİT KAYIT ÖRNEĞİ ( BUGÜN PAZARYOLU İLÇESİNE ANCAK ESKİDEN İSPİR İLÇESİNE BAĞLI (KINDIZ) LALELİ KÖYÜ KAYDI) SAKİNE HANIMIN ABDULLAH BEYDLE EVLİLİĞİNDEN OLAN OĞLU ORHAN BATURAY’A AİT KAYIT ÖRNEĞİ 105 .

Anahtar kelimeler “Hortunalı Hamit. Torbalı bölgesinde halkın saygısı ve sevgini kazanır. Sökeli Cafer Efe. Bu durum İtalyanların her fırsatta Yunanlılara karşı baskın yapan çeteci gruplara646 yani Kuva-yı Milliye birliklerine kendi işgal topraklarında saklama ve destek vermesine neden olacaktır. Mesela düğün yapılıyorsa gelinler ata bindirilme yerine hemen 645 646 2007 yılı görüntüleri öğretmen Gürkan Adam tarafından çekilmiştir. 1922 yılında Yunanlar tarafından satın alınan kendi adamları tarafından öldürülür. Rumların işgal öncesi Türklerle hiçbir problemi bulunmamaktadır. Hamit çetesi Yörük Ali grubuna bağlı faaliyette bulunmaktadır. çiftçilikle geçinmekte648 özellikle Türk halkının bilmediği ancak ileriki tarihlerde ustası olacağı tütüncülük yapmaktadırlar.Torbalı bölgesi 20 Mayıs 1919 günü Yunan işgaline uğramıştır. İstanbul.baskı) 647 Şerife Yavuz aktarımı 648 Mustafa Yoldaş’ın anlatımı 649 Mehmet Taşgın anlatımı. Özellikle Söke bölgesinde Sökeli (Halezar) Cafer Efe’ye Bakınız.651 İzmir’e Yunan askerlerinin çıkması halk arasında önce bir panik havasına neden olur.2006 (3. Görüntü kayıtları özel arşivimde saklanmaktadır. Torbalı ilçesinin Yunan işgali dönemindeki tüm köyleri 2000 ile 2009 yılları arasında dolaşılmıştır. İşgale karşı bugünkü adı Yazıbaşı olan yerde Hamit adlı bir genç işgal kuvvetlerine karşı yanına aldığı az sayıdaki kişi ile çete halinde direniş göstermiştir. Kendisine teşekkür ederim. Hortunalı Hamit hakkında şu ana kadar bir belge bulunamamıştır. Ne yazık ki dönemle ilgili şu an için araştırma sahasında sadece Hamit Efe’ye ait bir fotoğrafın dışında belge bulunamamıştır. bir kısmı ise görüntülü şekilde kayda alınmıştır645. Bazı aileler ise büyük toprak sahiplerinin arazilerinde ve kendi arazilerinde bağcılık. Örneğin Karakuyu gibi yerlerde tütün ekimi ve bağcılık yapmakta. Yerli Rumlar bulundukları yerlerde genellikle ticaretle uğraşmakta. 650 Mustafa Yoldaş’ın anlatımı 651 Mehmet Taşgın’ın anlatımı 106 . İzmir ve Torbalı bölgesi aslında Yunanlara yabancı değildir. şarapçılık649 ve domuz yetiştiriciliği ile geçimlerini sağlamaktadırlar. Demiryolunun bulunduğu bölge Rumların yoğun olarak yaşadığı yerdir650. Farklı taktiklerle Yunan karakollarına baskınlar düzenler. Çünkü bölgede belli başlı yerlerde yabancı uyruklu yerli Rumlar bulunmaktadırlar647. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkması ile 30 Ekim 1918 tarihinde imzaladığı Mondros Mütarekesi (Ateşkes) ile daha savaş devam ederken imzalanan gizli anlaşmalar ile İzmir başta olmak üzere Ege Bölgesi İtalyanlara taraf değiştirmenin ödülü olarak verilmişti. Aşağı mahalle (İstasyon) ise Rumların oturduğu mahalledir. hatta köyde Rum doktor dahi bulunmaktadır. Anlatımların bir kısmı not olarak tutulmuş. Sabahattin Burhan. Ancak dünya siyasetine o gün için politikası ile ünlü İngiltere çıkarlarına ters gördüğü bu paylaşıma aykırı olarak bu bölgeyi Yunanistan’a işgal ettirmişti. Giriş Osmanlı devletinin I. Torbalı merkezi bugünkü Torbalı orta mahallededir. Torbalı. Kaynak kişilerin büyük bir çoğunluğu şu an yaşamamaktadır. Dönemi yaşan ve yaşayanların yakınlarına aktardıkları sözlü anlatımlar kayıt altına alınmaya çalışılmıştır. Kuva-yı Milliye“ Yöntem: Bu araştırma Torbalı ilçesinin merkez ve köylerinde Yunan işgal dönemini yaşamış tanıkların anlatımları ile yaşayanların yakınlarına anlattığı anlatımlara dayalı bir alan araştırmasıdır. Yunan işgali. bazı Rumlar köyde meyhane işletmekte.SÖZLÜ ANLATIMLARA GÖRE TORBALI YÖRESİNDE YUNAN İŞGALİ VE BİLİNMEYEN BİR KUVA-YI MİLLİYECİ: HORTUNALI HAMİT EFE Özet Bu araştırma Torbalı ilçesinin merkez ve köylerinde Yunan işgal dönemini yaşamış tanıkların anlatımları ile yaşayanların yakınlarına anlattığı anlatımlara dayalı bir alan araştırmasıdır.

Çakırbeyli köylüleri Ormanköy ile Karakızlar arasındaki “Eşme Deresi” mevkiine. Bakınız: Pelin Böke. Karakuyu658. Buralara yerleşeceğiz. 2006. 2006 672 Bu ailelere halenTorbalı Ayrancılar’da“Afyonlu” denmektedir. İşgal edilen köylerde halk önce kuzeydeki Nif Dağı’na . Demoğrafik Oyun Sürgün (1919-1922. Dağtekke köyünde ikamet edenlerin ise ova köylerine doğru (Ovakızılca-Taşkesik.. Benim babalığı burada Yunan pehlivanları ile güreştirirlerdi. Bakınız. Konak’ta (Osman Nevres)Hasan Tahsin ilk kurşunu sıkmıştır. Buralar bizim olacak. İzmir’in işgali ve Aydın’daki yankıları. Dağtekke. Köylülere konuşurlardı. O günleri yaşayan Sabri Fidan işgal günlerini şöyle anlatmaktadır: “Dağkızılca Yunan kumandanı etrafına yaşlıları topladı. İşgalin Başlaması ve Gelişimi: 15 Mayıs 1919’da Yunan İzmir’e çıkmış. 659 Enver Aydın’ın anlatımı 660 Hakkı Taşlıoğlu aktarımı 661 İştipli Hüseyin’den aktaran Hakkı Taşlıoğlu 662 Musa Özbek’in aktarımı 663 Ayşe Yay’ın anlatımı 664 Hasan Uysal’ın anlatımı 665 Hüseyin Çetin’in anlatımı 666 Yazıbaşı’ndaki karakol Hortunalı Hamit’in baba einin yanındaki evdir. Yunan tokatını da yedik. Göçebe yaşam sürdürenler ise önce Afyon yöresine672. Sayı 9. Bazıları ise işgal boyunca çadırda yaşarlar.Günver. İzmir’in işgalinden bir süre sonra (20 Mayıs 1919654) Torbalı ve köyleri düşman işgaline uğramıştır655. Ben arkadan yanaştım. Bir endişe vardır. Subaşı661. s. Çünkü işleri bozulmaya başlamıştır668. Torbalı tarafında olanlar Ormanköy. Başında da nöbetçi duruyor. Celat (Sağlık) demiryolu kenarında.Çıplak. 667 Sami Kösten’in annesinden aktarımı 668 Aynı tedirginlik ve tepki bakla tanıkların ifadelerinde de yer almaktadır. Mustafa Kılınç’ın annesinden aktarımı 671 Bu konuda yapılan bir araştırma için bakınız . Afyon da işgal edilince İtalyan işgal bölgesi olan Antalya bölgesine sığınırlar. GÜNEŞ. Kıçının üstünde düdük sallanık duru. Kumandan sandalyede bacak bacak üstüne atmış. Serdar. diye söylüyordu. ancak bu zamanla baskı ve şiddete dönüşür. Atalanı.Hamdi “Milli Mücadele Başlıyor”. O günleri çok iyi hatırlayanlar İtalyanlar için “İyi cavurdu” ibaresini kullanmaktadır673. SARISIR. Yunan subayı bana bir tokat attı. Dereköy663.” 652 653 Mehmet Taşgın’ın anlatımı ve Hulisi Demirtaş’ın aktarımı Mustafa Yoldaş ve Hüseyin Baykurt’un anlatımı 654 “ Torbalı muhabere memurunun bildirdiğine atfen 20/5/1335 günü Yunan askerleri tarafından mezkur mevkinin işgal edilmiş olduğu arz olunur” Bakınız: BUTULLUOĞLU. Ben ağlayarak kalktım.. kaçtık oğlum” Keziban Barut. İstanbul. Düdüğünü bir öttürdüm. İzmir 19191922 Tanıklar. Taşkesik660. Halk da bırakın o daha çocuk demişler. Halkta panik ve korku başlamış. Askeri Tarih Araştırmaları Dergisi. halk yerde oturuyor. anlatımı 670 Saniye Uçar’ın anlatımı. Sayı 12 Cilt 3( Eylül 1968) Belge . Helvacı tarafındaki dağlık yöreye. Bir şeyler anlatırlardı. Ahmetli662. Bazıları bir süre sonra çaresizce evlerine dönerler. Ayrancılar657. Karacaağaç664.gibi) kaçması670 dikkat çekicidir671. Tire tarafında olanlar Tire’ye. Pelin Böke. Yunan işgal kuvvetleri ilk başlarda yumuşak bir işgal politikası uygularlar674.s. Biz burada devamlı kalacağız. 669 “Yunan köyü basınca yemek haranısını ocağın üstünde bıraktık.arabaya bindirilmekte. Düdüğü gördüm. Çamurun içine yuvarlandım gitti. Bazı yerli Rumların Yunanlar ile işbirliği sonucu evler basılır ve yerli halka zulümler yapılır667.136 vd. 673 Mehmet Yıldırım’ın ifadesi 674 Sabri Fidan anlatımı 107 ..s. Çorlu köylüleri Dağtekke dağlarındaki yüksek yerlere (Zeybek mezarlığı mevkii) kaçarlar669.53 656 Salih Tünaydın’ın anlatımı 657 Mehmet Yıldırım’ın anlatımı 658 Karakol kurulan ev Langırdak Şükrü olarak bilinen şahsın evidir. Çaybaşı659 . Helvacı ve Yazıbaşı666 köylerinde karakol kurarlar. Seslenmediler. Çorlu665. düğün kısa kesilmektedir652. İşgalden sonra geri dönmüşlerdir. Dr. İstanbul. Ufak diye dikkate almadılar. Ben çocuğum. Şubat 2007. Ancak ticaretle uğraşan yerli Rumlar tedirgindir. Yunan askerleri Torbalı istasyonun yakınındaki merkezde bir yerli Rum’un evi başta olmak üzere Dağkızılca .:9 655 Bazı araştırmalar Torbalı’nın işgal gününü 21 Mayıs 1919 olarak vermektedir. Çocuğum. İşgal İzmir’den demiryolu boyunca olmuştur656. Belgelerle Türk Tarihi Dergisi. Köylerde ise köylüler evlerini terk ederek dağlara sığınıyorlardı653.

çok çevik. Toplayan üçünü aldı. Bilinmeyen Bir Kuva-yı Milliyeci: Bugün “Yazıbaşı” olan beldenin eski adı “Hortuna” köyüdür. İkisini geri verdi. 680 Bu gün Murtuna soyadı kapalı kayıttır. Ben bu olaya tanık oldum. Hane reisi “Kara Hüseyin Ağa” dır. Dedi ki gizli bir ordu kuruldu. Giritliler ve Mora muhacirleri ise daha önceden Yunanları tanıdıkları için endişelidirler. Paranın nereye gideceğini öğrenince ağlıyordu. Hamit 26 yaşında gözü pek. Köydeydim. çok iyi. Molla İbrahim’in evinde kalır. Ayrıca kadın kıyafetinde Özbey köyüne Hafız Ali’nin yanına gider. atik. Gözümle gördüm. Efe’nin iki erkek bir de kız kardeşi vardır. Bir karı koca da vardı. 682 “Rıza’yı vuran Seydiköy Yunan kumandanı Yüzbaşı’nın evini Hamit gece basmış.” Aynı tarihlerde Celal Bayar da “Galip Hoca” takma adı ve imam kıyafetiyle yöredeki örgütlemeyi sağlamaya çalışmaktadır. Bu kişiler zaman zaman gizlice bölgeden Kuvay-ı Milliye için para ve silah toplarlar. Yani erkek olarak soy devam etmemektedir. Daha sonra nişanlanırlar. kara yağız genç bir delikanlıdır. Hamit Efe. Onlar geldiler. Rıza işgalde Yunanlar tarafından İzmir’den köye gelirken Seydiköy’de (Bugünkü Gaziemir) yolda at sırtında vurularak öldürülmüştür682. Ölüm kaydı 1 Mart 1920 yazmaktadır. Bu kişi Hortunalı Hamit Efe’dir. Bu para orduya gidiyor dedi. Yazıbaşı eski belediye başkanı Nihat Gönülal anlatımı. 681 20 Mayıs 1321 tarihli Hortuna son Osmanlı nüfus sayım defterinde aile hane no: 70 ‘dir. Bazı kişiler iki-üç kişi birleşerek eşkıyalık yapmaya başlarlar. boylu. Bunlar Halil Ağa (Murtuna) (1880-1965) . Benim de içim ağladı. 675 Ayşe Yay. Adam hem ağlıyor. -Siz de çoluk çocuk sahibisiniz. Toplayan da ağlıyor. Ailenin ekonomik olarak günün koşullarına göre durumları oldukça iyidir. halka zulmetmeye başlar. Karı kocadan para istediler. Başka birisi beş sarı lirası varmış. Evleri ve Yörük çadırlarını soymaya. at yetiştiriciliği yapmakta ve İzmir-İkiçeşmelik’te iş hanı bulunmaktadır. Bu arada bazı kişiler gizlice ve yavaş yavaş örgütlemelere başlarlar. Yunan işgaline karşı halkta pek tepki görülmez. Rumi 1309 (M. ( 1851-1921) hanede kişi sayısı 9’dur. Ödemiş bölgesine geçiş böyle olur. ata meraklı ve cesaret sahibi. 676 108 . Mezartaşında da ölüm tarihi 1338 yani 1922 yılı yazılıdır. Dereköy’de Sığırtmaçoğlu’nun Yunan işbirlikçisi olduğunu belirtmektedir. Kara Hüseyin’in Hortuna’da çiftçilikle özellikle hayvancılık. Yeğenleri Rıza ise iş hanı işletmektedir. Orada bulunan herkes ağlıyordu. dedi. Adam aldığı üç sarı liranın bir tanesini geri verdi. Annesi “Havva”. Örneğin Perşembe günü Tepeköy pazarına gidenler yolda soyulur. Hamit Efe’nin ailesi de köyün yerlilerindendir. Beşini de verdi. Gizli ordudaki adamları doyurmak için bu paraları topluyoruz. Ancak eli silahlı. Bu olaya şahit olan Mustafa Yoldaş. Üç tane sarı lira. Alan adam sordu: -Siz bu parayı nereye veriyorsunuz biliyor musunuz ? diye sordu. dedi.Tahir Ağa (Murtuna)(1883-1946) ve kız kardeşi Makbule(Vasviye)(1887-?)’dir. Köyden “Ayşe” isimli bir kızla gizlice görüşmektedir. Babası “Kara Hüseyin”dir681.1893) yılında o günkü adıyla Hortuna bugünkü adıyla Yazıbaşı’nda doğmuştur. astığı astık kestiği kestik bu kişilerin içinde bir kişi vardır ki bu farklıdır. Halbuki kızı Hamdiye 1922 doğumludur. Halk bu kişilere “Çalı Kakıcı” adını takmıştır678. Hatta aile eski köylerinin unutulmaması için soyadı kanunundan sonra “MURTUNA / ORAL” soyadını kullanmıştır680. İki kişi gelmişler. Ertuğrul Mahallesi’nde ileride belediye başkanı olacak olan Molla İbrahim (TÖR) ve Giritli Aslan Mehmet ile görüşür. Amcaoğulları “ORAL” soyadını kullanmaktadır.İşgalin başlamasıyla “işbirlikçiler” de ortaya çıkmaya başlamıştır675. Çakallar[Çamlıca] Köyü 677 Hafız Ali’den aktaran oğlu Hüseyin Türkmen 678 Mustafa Yoldaş’ın anlatımı 679 Hortunalı Hamit Efe araştırmasını 2001 yılında ilk defa ödev olarak yapan Yazıbaşı’lı öğrencim Didem Öz’ün araştırma notları. Başka paran var mı? Diye sordu. Hamit ( TC. hem geri verdi. Çocuğudur. veren de. Celal Bayar. Ailenin aslı Akkeçili yörüklerine dayanıp Antalya’nın “Murtuna” köyünden zamanında köye göç edip yerleşmişlerdir679. Vatanı ve sizi kurtarmak için çalışanlara veriyorsunuz bu parayı. Birisi çıkardı ağlayarak parayı verdi. gördüğü dayanışma manzarasını şöyle aktarmaktadır: “Koyu milliyeye (Kuva-yı Milliye) para toplamaya köydeyken676 şahit oldum. dedi.44008491460) 2.677 Yörede asayişsizlik kol gezmektedir. Adam: -Yok. Yüzbaşıyı karısının yanında yatakta vurmuş”.

Yunan Jandarması gece dışarı çıkamazdı. Hamit Efe çetesinin başlıca elemanları Hortuna’dan Küçük Mehmet (Küçük ). Hüseyin Çetin 688 Mehmet Taşkın. Rum. Bozköy’den Kara Ahmet (Yiğit)691. ortamdan yararlanarak kendi çıkarlarına göre hareket ettiklerini 683 684 Nihat Gönülal anlatımı Şevket Önder’in aktarımı 685 Yazıbaşı eski belediye başkanı İbrahim Cinkılıç’ın halası. Hamit Efe devamlı olarak Karakuyu. İşgal sırasında Hamit’in ailesi evlerine Fransız bayrağı çekerek Fransız tebaasına geçmişlerdir. İlginç olan tarafı ise yakaladıkları her Rum’u ve Yunan askerini hemen orada mahkeme etmesidir. Atını geri alır686. gösterişli beyaz bir atı vardır. Hamit gençliğin verdiği heyecanla Çakaloğlu hanından aldığı bir atla arkalarından koşar. İlk efelik parasını böyle oluşturmuştur. Ancak yaptığımız araştırmalarda bu kişilerin halka kötü davrandıklarını. Ayşe’ye o kadar bağlıdır ki haftalarca mezarının başında geceleri yatar683. Tabi her mahkeme idam cezası ile sonuçlanır ve hemen infaz edilir. Kara Yusuf oğlu kır bekçisi Raşit(Öz). Özbey tarafında bulunan “Uyuzdere” mevkiinde iki Yunan askerine yetişir. Kemalpaşa Sinekköy'den (Bugünkü adı Yeşilköy) Yörük Hasan. Yanına da çevre köylerden bazı kişiler katılır. alım yaptığı tütün parasını yanında taşımaz. Ferda’yı Karaot köyüne kaçırır684. Bir gün Tepeköy’e atıyla gelir. “Babam Ethem bana “Oğlum Hamit ile beraber belki 100 Yunan askerini vurduk.Ne var ki çift evlenemez. O da Yunan işgaline tepkili birkaç çocukluk arkadaşı ile birlikte dağa çıkar687.Ancak atı yoktur. yardımcısı ise Çapak’tan Ethem Ağa (Cin). . Hancı atını Yunan askerlerinin beğenip aldığını. Çalılıklarda gece yatarlardı”. Hamit Efe yeğeni Rıza’nın da Yunan askeri tarafından vurulmasından sonra gerek baskın yaptığı Yunan karakollarındaki Yunan askerlerini ve gerekse gördüğü. Çünkü Ayşe hastalık sonucu (verem) vefat eder. İlk sorusu “Ülen size Yunan toprakları dar mı geldi? Burada topraklarımızda ne işiniz var?”dır. Mahkeme başkanı Hamit Efe. Helvacı ve Dağkızılca köylerinde kurulan Yunan karakollarına baskınlar düzenler ve Yunanların belası haline gelir688. Atını o günün usulü gereğince bugünkü Esenler çarşısının bulunduğu yerdeki hana bağlar. İşte Hamit Efe efsanesi böyle başlar ve Efe dağdan inmez. Bu nedenle Yunan işgal kuvvetlerinin baskı ve zulmünden kurtulurlar690. Ama adı duyulur. Karakuyu’dan Abdurrahman'ın Mecit (Buruncuk). Aynı günlerde Hamit’in babası da sattığı tütünün parasını evinde tutmaktadır. Onları orada öldürür. Çakırbeyli’den Piç Ali. Eğer birden fazla ise ardı ardına dizer tek mavzer kurşunu ile vururduk. Ayşe Yay ve Saipler’den İsmail Baykal’ın anlatımı 689 . 690 Hamit Yılmaz Oral aktarımı 691 Gani Özkan’ın anlatımı 692 Saniye Uçar’ın anlatımı 109 . Hamit’in Dağa Çıkması: İşgal günlerinde Hortunalı Hamit’in çok iyi koşan. Eğer cavur öldürmek günah ise Allah bizi affetsin” derdi. Ama vermezler. Hamit Efe’nin bir kişiyi öldürmesi için Yunan veya yerli işbirlikçi Rum olması yeterlidir. Ferda da daha sonraları bir subayla evlenecektir685. Ancak bu sayı sürekli olarak 3-5 kişiyi geçmez. Hancıya sorar. Aile. kendisinin de bir şey diyemediğini. Tütün tüccarlığı yapan yerli bir Rum vardır. Hamit Efe dağa çıkarken ilginç bir yola başvurur. Karakızlar’dan Çete Osman’dı692. Bu konudaki infazların yüzlerce olduğu söylenmektedir. Parası Hamit’in babası Kara Hüseyin’de emanet olarak durmaktadır. Bu paralarla silah ve mermi alır. Hamit. Çapak köyünden Ethem Ağa (Cin). Hamit gece baskınları yapardı. ilk önce arkadaşı Ethem ile babasının evini basar. Bu adamlarından en çok Küçük Mehmet ile Ethem Ağa’ya güvenmektedir.Hamit Yılmaz Oral anlatımı 686 Aktaran: Salih Tünaydın 687 “Hamit’in maiyeti vardı. Tabii Yunanla işbirliği içinde olanlar da Efe’nin hıncından nasibini alır. Anlatan Ali Cin. Kendisi artık Yunanların aradığı ve öldürecekleri biridir. askerlerin iki kişi olduğunu ve Özbey köyüne doğru gittiklerini söyler. Hatta bazı Türk aileler direnişin sembolü olarak yeni doğan çocuklarına “Hamit” adını verir. Çünkü bunlar hem uzaktan akraba ve hem de çocukluk arkadaşlarıdır. işbirlikçi yerli Rumları acımasızca vurmuştur689. Çarşıda işi bitince hana atını almaya gelir . Tüccar Rum’un parasını aldığı gibi babasının parasını da alır. Hamit’i aynı köyden “Ferda” adlı kızla nişanlar. Ancak ailesi sana vereceğiz diye kandırırlar. infazcı ise Küçük Mehmet’tir. “Hamit geliyor!” sözü Yunan askerleri ve yerli Rumların artık korkması için yetmektedir. Aynı dönemde yörede dağa efeliğe çıkan başka kişiler de vardır.

Özellikle giydiği İngiliz külot pantolonun iç ve dış kısmında aynı subaylar gibi kırmızı şeritler olması dikkat çekicidir699. Kahveye giren asker orada bulunanlara Hamit Efe’yi sorunca yanıt “atını alan adam” olur. Şükrü Aydın. atlı bir Yunan askeri gelir ve Hamit Efe’yi tanımaz. çatışma çıkmış. Canlı’dan Çolak Ali. Dikkatimizi çeken bir konu da Hamit Efe’nin otantik Efe elbiselerini giymediği. Bu yüzden halk arasında lakabı “Yıldırım”dır700. Hamit Efe’nin bu evlilikten Hamdiye isimli bir kız çocuğu dünyaya gelmiştir. Efe evden atla çıkarak kaçmaya çalışmış. Oradan da kaçması kolay olmuştur. Bu durum halk arasında daha da çok sevilmesine neden olmaktadır698. Oradan da yaklaşık olarak üç metre yükseklikteki çatıya çıkan tavan deliğine çıkar. 699 İbrahim Özkan’ın aktarması. Mahmut Dağı ve en çok Karakızlar köyü sınırları içinde bulunan “Kurupınar” mevkiinde konaklamış. Efe özellikle Cuma günleri değişik köylerde Cuma namazını kılmakta. “Babam Hamit için yüzbaşı veya binbaşı olduğunu söylerdi”. Yunan işbirlikçisi (Hortuna’dan) Arif Kahya tarafından takip edilmekte ve devamlı Yunan karakoluna bilgi verilmektedir696. ceplerini doldurmaktadırlar693. bir gün ağabeyi Halil Ağa’nın Hortuna’daki kahvesinde otururken. İsmail Kölemen. Hamit Efe o köyden evli olduğu için zaman zaman Dağtekke’ de kalmaktadır. Yunan askerlerinin eli yine boş kalmıştır. Hamit’in kavuşamadığı yavuklusu Ayşe’ye çok benzediğinden Hamit bir görüşte Nazlı’ya aşık olmuş. Yeğeni Rıza’nın intikamını Rıza’nın vurulduğu yerdeki Seydiköy Yunan karakol komutanı yüzbaşının gece evini basarak. Bu arada Hamit. sokağa çıkma yasağı konularak sıkı aramadan geçirilmekte. Bayındır Karaveliler köyünden Karadiş. Bekir Çavuş. Anlatan Kemal Kurucu 700 Mehmet Yıldırım’ın anlatımı ve Cevat Şen’in aktarımı 110 . Yine bir gün Çapak’ta Ethem Ağa’nın kahvesinde otururken etrafı Yunan askeri sarar. köy Yunan askerleri tarafından basılmış. 698 Gani Zafer Öncel ve İsmail Acar’ın anlatımları. Bardağı taşıran son olay ise Ormanköy’de (Çengele) Gökoğlan isimli kişinin evinin basılması ve Gökoğlan’ın parasını almak için dayak. Tire Bülbüldere köyünden Uşaklı İsmail’i verebiliriz: Muammer Şahin. “Çalı Kakıcılar”ın halka yaptığı işkence ve zulüm Hamit Efe’nin tepkisine neden olur. Kızalcaköy (Kızılcaova) Kadir Çiftçigediği’nden Abdül. kızgın zeytin yağı ile vücudu dağlama gibi çeşitli işkencelerin uygulanmasıdır695. Hamit Efe. Hamit Efe’nin Nazlı'nın oturduğu Dağtekke köyündeki eve geldiği bir gün. Kavakalan’dan (Çınardibi) Korucu Ali (İbarhim oğlu). Bayındır Arıkbaşı köyünden(Eski adı Çerkezler) İlyas. Atın teri soğuyuncaya kadar gezdirilmesi lazımdır. Efe çok çevik ve akıllı bir adamdır. Topçunun Süleman (Süleymanige – Macır Süleyman). Sözlü Anlatımlarda Hamit Efe Hamit Efe hakkında ancak anlatılanlardan derleyebildiğimiz birkaç olayı aktaralım: Hamit Efe. hali vakti iyi olanlardan zoraki de olsa para toplamakta ve bu paralarla hem adamlarına bakmakta hem de durumu iyi olmayanlara aynı Ödemişli Çakıcı Efe gibi dağıtmaktadır. yeğenini öldürteni karısının yanında öldürerek alır. ancak sağ sırtından mavzer kurşunu almıştır. Nif Dağı. Köy zaman zaman Yunan askeri tarafından kuşatılmakta. Efe hemen “atı ben gezdireyim” deyip askerin atını alır ve onu kahveye gönderir. Hamit Efe. o günlerde kendi başlarına buyruk hareket etmekte. nişanlı olmasına rağmen Nazlı’yı kaçırmış ve onunla evlenmiştir. Tabi bu durum ününün iyicene artmasına neden olur. bıçak ve çakılar da dahil olmak üzere tüm kesici ve delici aletler toplanmaktadır. Halk arasında “Çalı Kakıcı” olarak adlandırılan ve nefretle anılan bu kişiler. Osmanlardan Ateş İbrahim.öğreniyoruz. 697 Nazlı(Nazife) Hanım’ın yeğeni İzzet Bulut’un anlatımı. kendi çetesini kurar. Hamit Akarsu’nun anlatımları 694 Ali Özüzeybek’in anlatımı 695 Anlatan: Gökoğlan’ın torunu Kemal Dağdeviren 696 Anlatan: Salih Tünaydın. Uladı’dan yaman Veli. Kahvenin normal çıkış kapısından çıkanlar hemen yakalanacaktır. 693 Bu “Çalı Kakıcı”lara örnek olarak Bayındır Keçiköy'den (Bugünkü Balcılar Köyü) Kabakdelen. Yaralı vaziyette Torbalı’ya kaçarak daha önce aile ahbabı olduğu sanılan sarışın bir kadının evinde (Burunsuz Esma lakaplı) iyileşinceye kadar sığınmış ve iyileşince tekrar grubunu toplayarak dağlara dönmüştür. Hamit ilk önceleri bu çetelerle beraber hareket etmektedir694. Ancak bir süre sonra. Hemen ortada bulunan masa üzerine zıplar. bu arada Dağtekke köyünde gördüğü “Nazlı” (Nazife) kadın ile evlenmiştir. bu olaydan sonra “Çalı Kakıcılar”la yolunu ayırır. ceket pantolon giydiğidir. Bu evliliğin ardından çift Dağtekke köyüne yerleşmiştir697. Atı terlidir. Anlatımlara göre Nazlı.

O yıllarda çocuk olan 1331 doğumlu Zehra Ak’ın anlatımında Hamit Efe ve çetesinin “adil, namuslu, iyilikten yana, gözükara” tavırları ön plana çıkmaktadır: “Ben Yoğurtçular’danım.Ayrancı Ahmet benim kardeşim. Hamit ile birlikti. Çok Yunan öldürdüler. Anamgil Rumlara tütün kırmaya gelirdi. Ben çocuğum. Tütün kırdıran Rum kadının üç kızını dağa kaldırmışlar. Bu Rum kadın Hamit’ten yardım istedi. Hamit namussuzları sevmezdi. Hamit bu kadına yardım etti. Kızlarını buldu. Çeştiman tepesi deriz. Orada Yunanlar gelirken önlerine geçmişler. İyiliğe çok iyiydiler. Çoluğun çocuğun aç mı? Yardım ederlerdi. Öyle dövelim ,çarpalım, para alalım demezlerdi. Sen fakirsin, sana yardım ederlerdi. Fakirleri kollarlardı. Hem abim hem Hamit kabadayı idi. Bunlar hiç kimseden korkmazdı. Hiç kimseden yılmazdı. Zenginden alıp fakire verirlerdi. Burada biri vardı. Adamı tarlada işlettirmişler. Çalıştırmışlar. Parasını vermiyorlar. Yakasını bir tuttular. Sen bu adamın parasını verecek misin yoksa vermeyecek misin? Aman aman vereceğim. Hemen gitmiş getirip gelmiş”. Hamit’i bizzat gören ve onunla çalışan Gani Özkan onunla yaşadıklarını ve o günleri duygulanarak anlatmaktadır: “Yunan geldiğinde iki tokadını yedim. İki asker gelmişti. Yumurta ( avra) istedi. Yok deyince dövdü. Baba Çanakkale’de kalmış. Fakirdik. Hamit gece çalışırdı. Bilirim. Ben Hamit Efe’ye yemek götürürdüm. Kavağın yanına. Kuyulu tarlaya. Yanında beş altı kişi vardı.Halamızın kocası Ahmet dayı adamı idi. Basacakları Yunan karakollarını Ahmet dayıya söylerdi. Hamit’le üç dört sefer görüştüm. İyi bir adamdı. Lafı doğru biriydi. Çalı kakıcı değildi. Çalı kakıcı olsa belli olur. Bir gün iki günde belli olur. Dediği sözü yerine getiren bir adamdı. Çok çevik, atik , gözü karaydı. “Hamit vuruldu” diye zaman zaman yaygara çıkarırlardı. Yunan tarafı mahsus yapardı.Biz tedbir aldık. Akşam, gece gece buluşmak, gece gece konuşmak gibi. Helal hoş olsun. Ekmek götürürdüm. Onun işi Yunan’laydı. Kavağın olduğu yere, Fetrek çayının olduğu yere gelirdi. Biz hangi gün, hangi saatte geleceğini bilirdik. Bize falan yere ekmek getirin diye haber yollardı. Atla gelirdi. Beyaz bir at. Ben o zamanlar 14-15 yaşlarındaydım. Yunan’la çarpışması el altından duyulurdu. Akşamları kongre olduğunda duyulurdu. Gündüz Yunan gelirdi. Akşam evlerde toplanırdık. Toplantılarda Yunan’ı yeneceğimizi konuşurduk. Toplantılarda 5-10 kişi olurduk. Her toplantıyı farklı evlerde yapardık. Her gün aynı evde olursa öte yandan yolu bekler. Yunan tarafı seni kıvırır. (Vurma anlamında) Yunan’a bilgi verenler de vardı. Hamit’le olanlar da bilinirdi. Hamit, Kuvvacı’ydı. Bana birkaç sefer talimat verdi. Şunu şu kişiye götür. Şunu şuna söyle derdi. Görüşmeye genellikle yalnız giderdim. Silahsız, boş gitmezdik. Benim nüfusum geç alındı. Ben nüfusumun çıktığını biliyorum. Köyde 2-3 kişi Hamit’ten talimat alırdı. Kalabalık olmazdı. Gece yanına giden ben, büyük kardeşim İbrahim, Kara Ahmet, Has Ahmet. Önce Kara Ahmet’ten aldığımız talimatla giderdik. Aldığımız talimatı verirdik. Bugün dahi bu yaşımda ülke o günleri yaşasa aynı şekilde talimat alsak giderim”. Hamit Efe’ye Yataklık Edenler: Yukarıdaki anlatımdan da anlaşılacağı gibi Hamit Efe’nin çeşitli köylerde zaman zaman sığındığı “yatak” tabir edilen adamları vardır. Bu yataklardan tespit edebildiklerimiz: Buca Karacaağaç köyünden Deli Hüseyin (Uysal), Demirci Köyden Hacı Fettah, Yoğurtçular köyünden Ayrancı Mehmet701, Doğancılar’dan Avcıoğlu, Dirmil köyünden Karaoğlanların Ali Molla702, Çengele köyünden Gacarlardan Hamza Ali Ağa703, Helvacı köyden Sürsalan Cemali704. Çete dağda bulunduğu sırada yiyecek ve para yönünden en büyük desteği yörük çadırlarından görmektedirler. Anladığımız kadarı ile Hamit Efe, bir dönem Ödemiş havalisinde efelik yapan 1911 yılında Osmanlı tarafından vurularak öldürülen Çakıcı Mehmet Efe’nin izlediği yolu izlemiştir. Taktikleri ve yaptıkları bunu göstermektedir. Adeta bölgede yeni bir “Çakıcı” olmuştur. Tabii tek farkla. Çakıcı, Osmanlı’ya karşı direnmiş; Hamit Efe ise işgalci Yunan’a karşı. Kendi köyüne geldiği zamanlarda arkadaşları Bekçi Raşit (Öz) ve Küçük Mehmet705 , Fevzi’nin İbrahim , Katil Cemal’den ve Gök Mehmet (Ekeren) ten yardım görür; ekmek, yemek ve haber alır. Dağtekke köyünden Şahlı lakabıyla tanınan Mustafa (Şahin) çetenin parasını teslim ettiği kişidir706. Yine aynı köyden kaynı Kırlı İbrahim (Bulut) de yataklardan biridir.
701

Zehra Ak’ın anlatımı Osman Sözen’in n aktarması 703 Benim babaannemin babası 704 Peker Sürsalan’ın anlatımı 705 Fevzi Küçük’ün aktarımı 706 Nihat Gönülal’ın aktarımı
702

111

O yıllarda Yazıbaşı’nda “Üç Oluk” çeşmesinde bulunan içi oyuk büyük bir dut ağacı vardır. (Bugün ne yazık ki bu dut ağacı ortadan kaldırılmıştır) Ekmek, yemek ve mermiler bir çıkın içinde burada dutun içine iple sarkıtılır. Efe bu çıkını buradan adamlarına aldırır. Yataklardan bir kısmı Yunan istihbaratına yakalanınca Çapaktan Ethem Ağa, Bekçi Raşit ve Kır bekçisi Mehmet hakkında Atina’daki esir kampına sürgün kararı çıkar. Bu sürgün Karakızlar'dan hem Efelerle hem de Yunan’la işbirliği halinde olan Derelilerden Ali Bey olarak adlandırılan kişinin araya girmesi ile önlenir. Ancak Ali Bey daha sonraları Hamit Efe’nin vurulmasında rol oynayacaktır. Bunun bedelini de canı ile ödemiştir. Efe’nin Yeniköy’deki yatakları da Mustafa Ali Filiz ve Ali Kutlu’dur. Kendisini Yeniköy'ün altında bulunan değirmen tarafındaki tarlasının kenarındaki kür (Ahıdudu) ormanlarında çok gizlemiş , yemek ve diğer ihtiyaçlarını karşılamışlardır707. Hamit’in yatakları istihbarat konusunda da Efe’ye yardımcı olmuşlar, onun baskınlarında rol almışlar ve bedelini de ödemek zorunda kalmışlardır. 1328 doğumlu Sabri Fidan şahit olduklarını şöyle anlatmaktadır: “Ben çocuktum. Pehlivan Mustafa domuz öldürür, Yunanlara verirdi. Kovayla süt getirir, verirdi. Onlarla birlik görünürdü. Ama Hamit’in adamıydı. Bizim babalık Hamit’e bilgi toplardı. İstihbarat toplardı. Çelik İbrahim ile Pehlivan Mustafa ve Hamit Yunan karakolunu arkadaşları ile beraber gece bastı. Kapıdaki Yunan jandarmasını öldürdüler. Müsademeyi biz duyuyorduk708. Pehlivan Mustafa benim babalık olur. Babalığı tanımışlar. Ama emin değiller. Cenazeyi ayağı ile kaktırmış. Bunu görünce babalığı yakaladılar. Babalık Atina’ya sürgün edildi. Esir değişiminde geldi709”. Efelerin gerek işgalci Yunan’a ve gerekse işbirlikçi Rum ve Türklere karşı acımasız tutumu bölgede sevilmelerine ve saklanmalarında yardımcı olunmasını sağlar. Efenin düşmana karşı bu direnişleri bölgede de Kuvay-ı Milliye’nin doğmasına neden olmuştur. Aydınlı Yörük Ali Efe bir gün Hortuna’ya gelerek bekçi Raşit ve ceştuman710 Hüseyin’i bulur, Kuvva-yı Milliye’yi anlatır. Efelere yardım edilmesi gerektiğini ve çete savaşları yapılmasını anlatır. Halkın çoğunluğu Kuvva-yı Milliye’ye ve Efelere yardımcı olmuştur. Efeler kimi zaman birbirlerine düşmüşler kimi zaman da direnişe katılmayan halka eziyet etmişlerdir. Yörük Ali, Hamit Efe’ye başının sıkıştığında kendisine sığınması için açık kapı bırakır. Nitekim 1921-2(?) yılında Hamit Efe, bir ara bu dağlarda barınamayacağını anlayınca, Yörük Ali’nin yanına gider711. Birkaç ay orada kalır. Hatta Yörük Ali grubunda yer alan Sökeli Cafer ve adamları ile birlikte Selçuk –Çamlık’taki Yunan karakolunu basarlar. Çatışma gün boyu sürer. Sökeli Cafer burada yaralanır. Ama grup İtalyan işgal bölgesine çekilerek, yardıma gelen Yunan askerleri tarafından yok edilmekten kurtulur. Yörük Ali bu bölgedeki bazı operasyonları Hamit’e havale etmektedir.712 Para için kandırılan adamlarından Piç Ali ve Yörük Hasan, Dirmilli Ahmet Çavuş ,Aydın bölgesine sığınan Efe’nin yanına gider. Yörük Ali gelen adamlardan huylanır ve durumdan şüphelenir. Gelen adamları vurdurmak ister. Ama Hamit Efe arkadaşlarına kanar. Kendi mıntıkasına dönmek ister. Yörük Ali yanına sağlam adamlarından birkaç kişi vermek ister. Efe bunu korkaklık olarak değerlendirip kabul etmez. Tekrar Akkaya’ya döner. Fakat Efe aşırı cesaret ve tedbirsizliğini hayatı ile ödeyecektir713. Hamit Efe bir gün köyü Hortuna’ya arkadaşları ile geldiğinde Üç Oluk (Koca Çeşme) önünde Yunan jandarmalarıyla karşılaşır. Jandarmalarla çete arasında çatışma çıkar. Efe’nin kendisine yeni katılan bir arkadaşı (Sezai) ölür714. Hamit Efe Yunan jandarmalarından altı tanesini öldürür ve kafalarını kesip Hortuna’daki Yunan karakolunun bahçesine atar. Karakol derhal kapatılır. Hamit Efe’ye mermi temin eden kişi kendi köylüsü İbrahim Özcan’dır. Efe, İbrahim’e para verir, mermi aldırır.

707 708

Mustafa Ali Filiz’in oğlunun anlatımı Aynı olay başka bir tanık tarafından da anlatılmıştır.Bakınız BÖKE Pelin, İzmir 1919-1922 Tanıklar, İstanbul, 2006, s. 121, İbrahim Kozan anlatımı 709 Yunanlıların Türkleri Atina’ya sürgün için bakınız, , SARISIR Dr. Serdar, Demoğrafik Oyun Sürgün (1919-1922, İstanbul, 2006, s.275,276,277,297 710 Eskiden köy bekçilerine ceştuman denirdi. 711 Abdurrahman Şentürk , Rıza Oral aktarımı
712 713

Abdullah Fırat aktarımı

Hamit Yılmaz Oral anlatımı 714 Mustafa Filiz’in anlatımı

112

Efe yine bir gün köye geldiğinde Yunanlar tarafından sıkıştırılır, ama kadın kıyafeti giyerek buradan da kurtulur. Efe’nin en çok şehir merkezine geldiğinde yaptığı gizleme kadın kıyafetine girmedir715. Bu arada Yunan işgal komutanlığı Hamit Efe’nin kellesini getirene bir torba (300) altın ödül verileceğini ilan eder. Hamit’in başına ödül konulmuştur, ama iddia üzerine Karakuyu ve Helvacı Yunan karakolunu basarak 12 adet jandarma mavzerini köye getirmiştir. Efelerin dağda barınmalarının bir yolu da kendilerini gizleyen ve yardım edenlerle beraber halkın elini ekonomik yönden tutmalarıdır. Hatta bir gece Ertuğrul kahvesini adamları ile basarlar. Halktan para toplarlar. Toplanan kişilerin içinde Yunan kuvvetleri ile işbirliği içinde olan Giritlilerden “Süvari Hasan716” adlı kişiyi Yunanlılarla düşüp kalktığı için herkesin ortasında döver. Onurunu kırar. Amaç göz korkutmadır717. Grup çekilirken havaya üç el ateş eder. Bir süre sonra Yunan devriyesi gelir. Ertuğrul mahalle muhtarı “Kara Mustafa718” adlı kişidir. Devriyelere hitaben “Aradığınız adam Hamit Efe şu tarafa gitti. İşte o tarafta. Gidin yakalayın. Yarın bizi sıkıştırmayın” der. Hamit Efe ismi Yunan askeri için korkulu rüyadır. Devriyeler tekrar geri dönerler. Efe topladığı paralardan bir kısmını da Kuva-yı Milliye’ye göndermektedir. Bu konuda da Aydın Kuva-yı Milliye Komutanlığına “kendine topluyor” diye şikayet yapılır. Söke’de bulunan Aydın Kuva-yı Milliye Komutanlığına bağlı 12. Kol olarak adlandırılan gruptan birisi gizlice teftişe gönderilir. Şikayet doğru değildir. Toplanan paraların bir kısmı Aydın Kuva-yı Milliye Komutanlığına gitmektedir. Paranın artanı ise Dağtekke’den Şahlı’da (Mustafa Şahin) kalmaktadır. Öldükten sonrada parasının onda kaldığı ve bu para ile Şahlı’nın Torbalı’da bugünkü Alpkent’in kurulduğu yer olan yerde 73 dekar arazi ve Tepeköy merkezde ev ve dükkanlar aldığı yaşlılar tarafından aktarılmıştır719. Özellikle Yazıbaşı eski belediye başkanı Nihat Gönülal bu konuyu bizzat Şahlı ile görüştüğünü, Şahlı’nın ,Hamit Efe’nin parasının kendinde kaldığını söylediğini aktarmaktadır. Efe zaman zaman “Alyanak” lakabı ile bilinen Burunsuzlardan bir kadınla (Burunsuz Esma) görüşmektedir. Bu genç kızla görüştüğü Yunan tarafınca öğrenilir. Kızın evi gizlice takibe alınır. Bir gece kızın evine geldiğinde, ev Yunan askerleri tarafından basılır. Hamit Efe burada yaralanır. Ama çok sevdiği atını bırakarak kaçar. At güzel olduğu için Yunan işgal komutanı yüzbaşı atı beğenir ve kendisi binmeye başlar. Yunan merkez komutanı yüzbaşıya haber gönderir. “Atıma iyi baksın. Yoksa onu temizlerim. Falan gün, falan yerde kendisini namlumdan geçirdim. Ancak atım zarar göreceği için dokunmadım. Hayvanın hatırına kendisini bağışladım” der. Yunan yüzbaşısı kendisine iletilen yeri ve zamanı hatırlar. Olay doğrudur. Hemen istavroz çıkartır. Ucuz kurtulmuştur. Bu yüzbaşı ileride Efe’ye olan saygısından dolayı Efe’nin cesedine kötü muamele edilmesini engelleyen kişi olacaktır. Çünkü Hamit Efe “kahraman düşman”dır. Hamit Efenin Vurulması: 1922 yılı başlarında Efe’nin başı için para ödülü (300 altın )konur. İkili oynayan Karakızlar'dan Ali Bey, Hamit Efe’nin yanında bulunan adamlarını para ile kandırır720. Çünkü Ali Bey Yunan askerleri tarafından da iki taraflı olduğu öğrenilmiş ve sıkıştırılmaktadır. Bu arada Efe’nin adamlarından olan Piç Ali ve Yörük Hasan, Efe’nin en sevmediği iş olan vurgun ve talancılığa başlamışlardır. Hatta Efe adına oradan, buradan para almaya çalışmışlar, kendilerinin de ortamdan yararlanarak ceplerini doldurmaya başladıkları görülmeye başlamıştır. Hamit Efe’ nin en çok zıt gittiği durumlardan biri de bu tür olaylardır ve bu konuyu hiç affetmemektedir. Bu arada Yunan askerleri Çakırbeyli’deki Piç Ali’nin evini basarak babasını ve kardeşini hapse atarlar,onlara eziyet ederler. Piç Ali’ye de gizliden haber gönderirler. Eğer babası ve kardeşini kurtarmak istiyorsa “Efe’yi namludan geçirmesi” yani “kancıklaması” gerekmektedir. Zaten para ödülü de konmuştur. Eğer Piç Ali, Hamit Efe’yi vurursa hem yakınları kurtulacak hem para ödülü sahibi olacak hem de Efe’yi vurduğu için ucuz kahraman olacaktır. Sinekköylü Yörük Hasan ise Cumalıköy’den ve etraf köylerden Hamit Efe’nin haberi olmadan para toplamaktadır. Bu olay duyulunca kendisi korkuya kapılıyor. Eğer kendisi Hamit Efe’yi öldürmese Efe bu tip adamları affetmemektedir.. Ondan dolayı Piç Ali ile birlikte hareket ediyor. Karakızlar’dan Ali Bey açısından ise durum malum. Epey sıkıştırılmış. Rahatlamak istiyor.
715 716

Enver Aydın’ın anlatımı Aile soyadları CAMBAZLAR 717 Salih Tünaydın’ın anlatımı 718 Aile soyadları AŞICI 719 Babam derdi ki “Şahlı Dayı dört ağaç zeytin, sekiz keçi ile bu yerleri alamaz”. Ali Cin 720 Osman Sözen’in aktarması

113

Yunan askerleri Türklerin maneviyatını kırmak için Hamit Efe’nin cesedini bütün Torbalı’da dolaştırdıktan sonra Yunan karakolunun önüne getirirler724. Kendisini vuranlara son sözü ise “Erkekseniz beni öldürün. Orada bulunan eski bir öküz arabasıyla da önce Dağkızılca’ya oradan da Karakuyu köyüne gezdirilerek ardından Torbalı’ya getirilir723. Torbalı Camisinde ezanlar okunur.. İzmir’e yerleşir. Hamit’imin bıyıkları kana boyandı.o.. Hatta Kuyucu Şerif . Gelen geçen Hamit Zeybek ölmüş desinler” Cenaze namazının Torbalı Camii’nde kılındığını ve hatta cenazesine gelir diye diğer zeybek arkadaşları için mezarlık ve çevresinde Yunan askerlerinin pusu kurduğunu .Kafatasında kurşun deliği vardı”. Piç Ali ise ucuz kahramanlık ve Yunan’a yalakalık peşindedir. bunu duyan yakın arkadaşları ve adamlarının cenazeye gelemediklerini yakınlarından öğrenmiş bulunmaktayız. Köyler basılır. binlerce yıllık geleneklere uyarak Efe’nin yasını tutmaktadır. Suyumu koyun……”726 Annesinin “unutman” diye tembihleyerek söylediği türkü ise uzun yıllar geçmesine rağmen Saniye Uçar’ın hafızasından silinmemiş: “Kabrimi derin kazın bol olsun. Seferihisarlı Ahmet (Dönmez) ve Fevzi Çavuş (Tekin) tarafından toprağa verilir727. Yunan’a teslim etmeyin” olur721. Civar köylerden de bu tür haberler 721 722 Osman Sözen’in aktarması “Mezar açıldı. Hamit Efe için ağıtlar ve türküler yakılır.Vatanı için savaşanlar kahraman insanlardır. Kabrimi yol içine koysunlar. Arkadaşları ancak 1939 yılındaki köyüne nakil törenine katılabilmişlerdir 728. diğer adamlarının bulunmadığı bir sırada mavzerle atış talimi yapar görünerek. Kıyafet ve ad değişikliği yapar. Ağır yaralıdır. Ölümcül kurşunu kafasından yemiştir. Efe’nin cesedi Piç Ali ve Yunan askerleri tarafından önce katır sırtında Sinekköy’e getirilir. Bunu gören Yunan yüzbaşı (Kendisini daha önce atından dolayı bağışladığı kişi) tepki göstererek :”Çok ayıp ettiniz. Yörük Hasan ve Piç Ali. Seyit Kahya’nın yeğeni İslam Özen’in aktarması 726 Necati Akkoç ‘tan derlenmiştir. sözde “kaza kurşunu” ile Efe’yi vurmuşlardır.722 Efe son nefesinde.. Burada Kuyucu Şerif (Koyuncu lakaplı) ve Hortuna’dan Arif Kahya tarafından Hamit’in cesedine eziyet yapılır. Efe hemen ölmez. Aydın bölgesinden geri çekilen 18. İlk ateş edenin Piç Ali olduğu söylenmektedir. Necati Akkoç’tan derlediğimiz bir ağıtta şunlar denmektedir: “Zeytinin dalında tabakam kaldı.diriyken neredeydiniz?”der ve Kuyucu Şerif’i orada döver725. Yerli Rumlar başlarına gelecekleri bildiğinden bulundukları yerleri Yunanistan’a kaçmak için terk ederler731. insanlar sırf para için öldürülür729. Amaç halkın maneviyatını kırmaktır. Ölüye herkes vurur . İşgalin Sona Ermesi ve Acı Olaylar: Afyon cephesinin bozulduğu ve geri çekilme olayı Torbalı’da çabuk duyulur730. 727 İslam Özen .Hortunalı Hamit Efe. vatanı için savaştı. Hamit Efe’nin vurulduğu etrafta hemen duyulur. Bu yangından Ahmetli gibi yol üzerinde bulunan köyler de nasibini alır. Etrafı lale. Tabii babası ve kardeşi de hapisten salınır. Yörük Hasan ise kaçar. tekme – tokat vurulur ve küfredilir. Cenazesi Seyit Kahya (Özen). 300 altınlık ödülü Piç Ali alır. Hamit Akarsu anlatımı 723 Sabri Fidan’ın anlatımı 724 Osman Sözen’in anlatımı 725 Mehmet Taşgın’ın anlatımı. sümbül bol olsun. Halk.Hamit Efe’nin vurulmasından sonra bölge diğer çalıkakıcı çetelerin talanına maruz kalır. oyuna getirildiğini daha doğrusu satıldığını anlamıştır. 1922 yılı ilkbaharında ( 1 Mart1338 (1922) Karakızlar köyündeki Akkaya mevkiindeki bir sığınakta pantolonunun söküğünü yamarken adamları Sinekköylü Yörük Hasan ve Piç Ali tarafından öldürülür.Yunan Süvari Alayı geçtiği köyleri ateşe vermektedir.Hamit Efe’nin saatini ve tabancasını ganimet gibi üzerinden almak ister. Mehmet Tekin anlatımı 728 Hamit Akarsu’nun anlatımı 729 730 Durmuş Dayan aktarımı Mustafa Yoldaş’ın anlatımı 731 Mehmet Taşgın’ın anlatımı 114 .

Albay Çolak İbrahim Bey komutasındaki 3. Geride kalan ve esir edilen Yunan askerleri ise belirli merkezlerde toplanmaktadır. Anlatılanlara göre bazılarının intikam için 100 paraya (2.lli mücadele sonrası Torbalı’ya yerleşmiştir. Kaçanların evleri.gelmektedir. Trendeki eşyalar 10 gün boyunca yağmalanacaktır. çarpışa çarpışa geri çekilmiştir. Ertuğrul'dan Deveci Salih (Tünaydın) bu alaya asker olarak burada katılır. Treni terk edenler Arapkahve ve Kaplancık tarafından İzmir’e doğru kaçmaya başlar743. Saçlarından çama asılarak öldürülür. İsmet Aşıcı aktarımı 743 Ahmet Aktaş’ın aktarımı 744 İhsan Sevinç aktarımı 745 Ahmet Aktaş’ın aktarımı 115 . Mesela Arıkbaş733ı. Bize anlatılanlara göre Yunan kuvvetleri her fırsatta bulunduğu noktayı tutmaya çalışmış. 734 Kemal Dağdeviren’in anlatımı 735 Sabri Fidan ve Mehmet Taşgın’ın anlatımları 736 Enver Aydın’ın anlatımı 737 Abdurrahman Şentürk anlatımı 738 Mustafa Yoldaş’ın anlatımı 739 Mehmet Taşkın’ın anlatımı 740 Mustafa Yoldaş’ın anlatımı 741 Mustafa Yoldaş’ın anlatımı 742 Ahmet Müfit bey topçu subayıdır.Süvari Tümeni Bayındır tarafından ve 27. Albay Çolak İbrahim’in alayı ise Arslanlar tarafına gelir. Gelene geçene parça parça kesilerek kasaplık hayvan gibi dağıtılır. Bu gençler köşede bucakta saklanan silahlarla milis kuvvetlere katılacaktır. Çünkü acı tohum ekilmiş. Bu arada 8 Eylül 1922 günü Torbalı ve çevresi tam olarak işgalden temizlenmiştir. Özellikle bu bölgede acımasızca davrananlar kendilerini tanıyan kişilerce acımasızca katledilecektir. Çırpıköy. Resmen katliam başlar. Hatta yukarıda anlattık. Köylerde akıl almaz vahşet ve katliam yaşanır732. İki gün Yazıbaşı ovasında çarpışma yaşanır. Nitekim özellikle Girit’ten aileleri Rumların katliamına uğramış ve bir yolunu bulup Anadolu’ya mülteci olarak sığınmış kişilerden bazıları (Aslan Mehmet. gebe kadın üzerinde bahis oynayan askerin biri yakalanır. Yunanlarla işbirliği içine girenler yani işbirlikçi Türkler ve Rum askerleri ile düşüp kalkan kadınlar da yakalandıkları yerde öldürülür738. daha doğrusu katliam yaparak yakmaktadır745.5 kuruş) esir Yunan askeri satın aldıkları ve boğazladıkları olmuştur. hayvanları yağmalanır737. Mi. Geri çekilen Yunan kuvvetleri girebildikleri köyleri yağmalamakta. Halk tekrar dağlara sığınır. Artık bozgun yaşanmaktadır. Yunan işgal komutanlığının şu an Alpkent sitesi yakınındaki malzeme ve silah deposu Rumca bildiği için Giritli Deli Hüseyin’e teslim edilir744. Torbalı ve köylerinde bulunan Rumlar da kaçmaya başlarlar. Burası da yağmadan payını alır. Kimden işbirlikçi diye şüpheleniliyorsa vurulur. Çolak İbrahim Bey kuvvetleri geri kalan Yunan kuvvetlerini temizleye temizleye Ayrancılar . Yangını söndürmek isteyenlerden birisi genç biri kadın olmak üzere öldürmeler başlar. Bayındır Tren yolu çeteler tarafından havaya uçurulur. Dağkızılca yakılır735. Eşek Ali. Örneğin Karakuyu köyüne getirilen 732 733 Salih Tünaydın’ın anlatımı Arıkbaşı istasyonunda katledilen 18 kişi için abide dikilmiştir. Artık savaş hukuku ve merhamet sadece sözlükte kalmıştır. Hamit Efe’yi para ödülü için vuran Çakırbeyli'den Piç Ali740 ve Karakuyu'da Yunan askerlerine kadınlık yapan Devecilerden Gülizar741 silahla vurulur. Halen bazı evlerde bu yağma eşyaları ganimet olarak vardır. Şimdi artık hesaplaşma zamanıdır. Aile soyadı ÖZÇAKIR. Bu kişilerin cesetleri yol kıyılarında günlerce bekletilir. Bu asker Çaybaşı yolu üzerinde bir söğüt ağacına canlı olarak ayaklarından çengelle asılır. Karacaağaç üzerinden Buca bölgesine girerler. Bu arada ortam iyice bozulmuştur. Köylerden akın akın işgalden zarar görenler ellerinde palalarla intikam alma peşindedirler. Kazık Ali gibi) yakaladıkları Yunan askerlerini bugün devlet hastanesinin bulunduğu yerde adeta kasaplar gibi kırmızı peştamal takarak intikam ateşini söndürmeye çalışırlar. Yangın iki üç gün sürer. Trendekiler geçtikleri yerleri ateşe verirler. kan ve gözyaşı biçilecektir. Ormanköy734 gibi köylerde ahali camilere doldurulmuş ve camiler ateşe verilmiştir. Bu arada Selçuk ve civarındaki köylerde yerleşen Rumlar eşyaları ile birlikte trenle İzmir’e doğru kaçmaktadır.Süvari Alayı ise Sağlık yönünden Yörük Ali Efe grubu ile takip harekatında görevlidir. Tepeköy ve Torbalı yakılır. Şirince treni ise Gurgur dağından Ahmet Müfit742 Beyi’n açtığı top ateşi ile havaya uçurulur. 7 Eylül 1922 günü Çaybaşı'nda kalır736.Demirci Köy. Bu kişilerden örnek vermek gerekirse Karakuyu köyünden Kahveci kızı739 Helvacı dağında yakalanır. 8 Eylül 1922 günü Şirince Rumlarını ve Yunan askerlerini taşıyan katar gelir. Özellikle bölge halkı işgal olduğundan askere alınmış gençler yetişmiştir.

Çetin Çorapçıoğlu anlatımı Ahmet Aktaş’ın aktarımı 748 Mehmet Taşkın (Cumalı köyü) anlatımı 749 Yörük Hasan’ın yanında yıllarca çalışmış olan Kudret Çetin gözlem. Bu durum edebiyatımıza da yansımıştır. Hele hele Yunan kuvvetlerinin Salihli ve Manisa bölgesinde yaptıkları vahşet anlatılacak gibi değildir. anlatım ve aktarmaları. Ali Bey de Çakırbeyli köyü altında “Buruncuk” mevkiinde Karakuyu'dan Abdurrahman’ın Mecit tarafından ilk ateş edilerek grupça vurularak. Bir kaç gün sonra Piç Ali’nin Çakırbeyli’deki evi de yakılır. Çünkü Piç Ali’nin başına gelenleri unutmamaktadır749. Ali Bey’i vurmakla hem efesinin intikamını almış hem de oğluna vermediği kızın intikamını almıştır. Ancak bu olayla ilgili olarak daha sonra yakalanır ve yargılanır. Yörük Hasan ise izini kaybettirir. Yakılan yıkılan yerleşimler tekrar yaralarını sarmaya başlar. Ancak bu çok uzun bir zaman alacaktır. 116 . Korunabilenler korunur. 7 Eylül 1922’de Aydın’dan gelen askeri kuvvetler ve Efeler tarafından düşman işgalinden kurtarılır. Korunamayanlar ise intikam ateşi ile öldürülür. Kısacası Yörük Hasan’ın parası dağda kalır. Ali Bey daha önce sürgünden kurtararak iyilik yaptığı Ethem’i görünce kendisine dokunulmayacağını sanarak evin dışına çıkar. parçalanarak öldürülür. Bu kamada Dağtekke köyünden sürü güden bir kadın eline geçer . Mecit. Taşlıoğlu 746 747 Torbalı’dan Çetin Çorapçıoğlu’nun dedesi miralay Osman Üşera komutanıdır. Ali Bey ile Mecit arasında kız isteme yüzünden de husumeti vardır. Dışarıda grup beklemektedir. Rumların terk ettiği evlere ise mübadele ile gelenler yerleştirilecektir. Anlatılanlara göre çizmesi Yunanlılardan aldığı altınla doludur747. Bir iki yıl sonra da esir değişimi ile dönebilenler ülkesine döner. Ancak Ethem Ağa her zaman kendisinin silahını ateşlemediğini anlatır. İzmir Karşıyaka Gümüşpala’da zenci bir kadın Düriye Hanım ile evlenir. Ancak Ali Bey’in etrafı kalabalık ve evi kale gibidir. Hatta Mecit. Ali Bey’i dışarı çağırır. Yörük Ali Efe’nin intikamını da kendi alacaktır. bugün Torbalı 1 Nolu Sağlık Ocağı (o zamanlarki adıyla Yukarı Mahalle) olan yerdeki mezarlığa defnedilmiştir. Bu askerler hemen orada bağ testeresi ile kendilerini tanıyan ve bu vahşette yakınlarını kaybedenlerce boğazlanır. Bu kişi Hamit Efe’nin arkadaşıdır.Muhtarın ve Ramazan dayının adları verilmez. babası ve kardeşi vurularak öldürülür. Yaralı kurtulur. Bu problemler zaten Türk askerinin en büyük derdidir. Yıllar sonra Torbalı’daki mezarlık şehir içinde kaldığından mezarlar başka yerlere nakledilir.içme. Piç Ali hemen vurularak öldürülür ve cesedi yakılır. Ethem Ağa. barınma ve güvenlik sağlanmasıdır. Biz tekrar konumuza dönelim. Bu esirler Üşera komutanlıklarına teslim edilir746. Bu dönem için Halide Edip Adıvar'ın “Bursa’dan İzmir’e” ve “Türkün Ateşle İmtihanı” adlı anılarının okunması gerekir. Fakat geç kalmıştır. Kurtarıcılar Torbalı’ya girdiklerinde Hamit’in katili Piç Ali de çekilen Yunan kuvvetleri ile kaçmak için Torbalı’ya gelmiştir. Zaman zaman köyüne geldiğinde Kurupınar’da daha önce gizlice topladığı paraları sakladığı yeri arar. Köylerdeki özellikle Yunan tarafı olanları vurdurmak ister. Bu evlilikten çocuğu olmaz veya olmasını istememiştir. Cezaevinden çıkınca Hamit Efe’nin kardeşleri tarafından İzmir Başoturak’ta öldürülmek istenir. Kaçmaya çalışırken etraftan tanınır ve Torbalı Camii karşısında Koca Mehmet’in (Çakaloğlu) babası tarafından Aydın’dan gelen Söke grubuna bağlı 12. 15 yıl saklanır. Kol adlı gruptan Kayserili birisine gösterilir. Hamit’in mezarı da 1939 yılında köyüne. Hemen Konya taraflarına kaçar748. Ordu bir süre sonra normale geçtiğinde yıllardır askerlik yapanlar evlerine dönebilecektir. Ali Bey’i vurduğu yerin mevki adı olan “Buruncuk” ismini de soyadı olarak alır. Hamit Efe’nin Mezarının Nakledilmesi Hamit’in cenazesi ilk olarak. 8 Eylül 1922 günü Yörük Ali Hortuna’da Hamit Efe’nin en yakın adamı Küçük Mehmet’in evinde geceler. Ayrıca bir süre sonra vurulmasında etken rol oynayan Karakızlar'dan Ali Bey’in evi Hamit Efe’nin arkadaşları tarafından basılmak istenir. Hamit Efe’nin Katillerinin Sonu: Torbalı. Köyüne dahi gizlice kılık değiştirerek geldiği ve en ufak bir sesten ürktüğü söylenmektedir. Parayı sakladığı çamın beline unutmaması için bir kama saplamıştır. Yine Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun “Yaban” adlı romanını örnek verebiliriz.askerlerden iki tanesi Dağkızılca yangını ve vahşetini yapanlardır. Ama o da kamayı aldığı çamı unutmuştur. Hayatı boyunca her an Hamit’in etrafı ve adamları tarafından vurulma korkusu ile yaşar. Kendisi de 1970’lerde İzmir’de ölür. Geri kalan esirlerin en büyük derdi ise bu kişilere yeme . Fakat köydeki akrabalık bağları öne geçerek Yunan tarafı olarak bilinen Arif Kahya’nın. 3 yıl cezaevinde yatar.

Mezarlığı’na getirilmiştir. Nakilden önce, çocukluk yıllarında Torbalı Mahallesi’ndeki mezarı ziyaret eden 1929 doğumlu Sezai Çetinel, izlenimlerini şöyle aktarmaktadır: “Mezarı sağlık ocağının bulunduğu yerde üçüncü çam ağacının dibindeydi. Orası mezarlıktı. İlkokulda 3. sınıfta öğretmenimiz Nedim Tuğrul Çetinel bizi 1939 yılında sınıfça hepimizi yola dizdi. Hamit Efe’yi anlattı.Yunan ordusuna direniş gösteren vatanperver birisiymiş. Öğretmenimiz mezartaşını okudu. Defterinizi, kaleminizi çıkartın dedi. Öğretmenimiz eski yazıyı okudu. Biz defterimize yazdık. Öğretmenimiz, “Bu ezberlenecek.” dedi. Biz de ezberledik. Hala hatırımda. Öğretmenimiz tarih okumuş” Hamit 1939 yılında ebedi istirahatına çekilir. Başına iki tane büyük mezar taşı dikilir. Eski yazı harflerle mezar taşına şunlar yazılır: “Hüvel baki Sene 1338 Ben bir Hamit idim dağ kahramanı Yıldırmıştım her dem kafir Yunan’ı Vatanı her yandan sarmıştı düşman Ayaklar altında ehl-i imanı Allah’a sığınıp çıktım dağlara Feda ettim vatan uğruna canı Titrerdi ismimi işiten düşman Duramaz kaçardı hücum zamanı Kancıklık eyleyip bir refik Gafletle şehit eyledi beni Henüz 22 yaşında iken750 Çete halinde Yunan ordusu ile cenk iden Kara Hüseyin Oğlu Hamit. Ruhuna El- Fatiha” Yazıbaşı belediye binasında bulunan köşede ise kitabe kısaltılmış haldedir. Ben bir Hamit idim dağ kahramanı Yıldırmıştım her dem kafir Yunan’ı Allah’a sığınıp çıktım dağlara Feda ettim vatan uğruna canı Kancıklık eyleyip bir refik gafletle Şehit eyledi beni henüz 22 yaşında İken düşman ordusu ile savaşan Kara Hüseyin Oğlu Hamit. Sonuç Yanına aldığı Küçük Mehmet(Yazıbaşı), Ethem Ağa (Çapak), Çete Osman (Karakızlar), Piç Ali (Çakırbeyli) gibi arkadaşları vardır. Hamit ve adamları zaman zaman etraf köylerdeki Yunan karakollarını basar. Yakaladığı Rum ve askerleri hemen orada ayak üstü mahkemede “Size Yunanistan dar mı geldi?” ile başlayan sorgu ile cezalandırır. Tabii karar her zaman ölüm olacaktır. Bu durum Hamit Efe’nin civarda ünlenmesine neden olur. Yeni doğan çocuklara “Hamit” adı verilir. Köyler ise gündüz Yunan gece ise çete kontrolü altındadır. Gündüzleri Yunan askeri gelir çeteleri sorar, silah toplarlar. Gece olur çeteler “Neden bilgi verdin? Para ver, silah ver, Yunanla ne konuştun?” diye köylüyü bunaltırlar. Bazı aileler bu baskıdan bunalır. Kimi aileler Torbalı’ya , ova köylerine yakın köylere mesela Taşkesi, gibi köylere, bazıları ise İzmir’e göçer. Öğrendiğimiz kadarı ile Dağtekke köyü adeta boşalmıştır. Sadece köyde bir aile ile boşaltılan bir evde Yunan askerleri kalır. Bu bölgede belli başlı çete grubu Karadiş, Kabakdelen ve Hamit Efe'dir. Rum çocukları Türk çocuklarına Rumca “Kopsi kefala” yani “kafanızı koparacağız” diye bağırmakta, onurlarını kırmaktadırlar751. Türkler ise suskundur. Bu suskunluk bazı yerli Rumları ürpertmektedir. Çünkü bir gün Türkler bunların hesabını soracaktır ve sorulmuştur da. Hatta bazı olaylarda araya yerli Rumlar
750

Mezartaşında 22 yaşında olduğu bilgisi yanlıştır. Çünkü Hamit 1309 yani 1893 doğumludur. 1922 yılında öldürüldüğüne göre yaşı 29 olmalıdır. 751 Mustafa Yoldaş’ın anlatımı

117

girerek Yunan askerlerinin elinden Türkleri almıştır. Bazı Giritliler de Rumca bildiğinden arabuluculuk yaparlar. Eğer savaş biterse her şey eskisi gibi olmayacağını onlar da bilmektedir. Bu yüzden bazı Rum aileler grup grup Rodos, Girit, Yunanistan’a göç ederler. Ama akılları hep buradadır. Hamit Efe’nin başına ödül konur. Arkadaşlarının evlerine sık sık baskınlar düzenlenir. Yakınları hapse atılır. Hamit yaptığı baskınlarla öldürdüğü Rum ve Yunan askerleri ile temiz ahlakı ile soyguncu olmaması ile efsanedir. Bu arada bazı yerlerde özellikle dağ köylerinde Yunan devriyeleri ve askerleri ile çatışmalar çıkar. Bu çatışmalarda her iki taraftan da zaiyat verilir. Örneğin Hamit ve adamlarını, Dağkızılca Yunan karakolu baskınında bir Yunan askeri ve Kemalpaşa Dereköy’den çarpışmada ölür. Sıkışan gruplar ya sarp dağlara çekilir ya da İtalyan işgal bölgesine sığınırlar. Zaman zaman uygulanan bir taktik de işgal komutanlığının emirnamelerini yaymnlamaktır. Bölgede Yunan askerlerinin gizlice uygulamaya koyduğu bir diğer olay iğrençtir. Yapılı, gösterişli, sağlıklı genç kızlar ve erkekler zorla Yunanistan’a insan haralarına götürülür. Burada Türk kızları Yunan erkeklerinden çocuk doğurmaya zorlanırlar. Tabi Türk erkeklerine de Yunan kızları verilir. Burada amaç ırk seleksiyonu yapmaktır. Bu kişilerden kimi 1923 yılında ülkeye dönebilirler. Kimisi ise ölümü seçecektir. Özellikle bu tip kişilerin yakınlarının intikamı daha da korkunç olur. 1 Mayıs 1922 günü Hamit Efe para karşılığı arkadaşı tarafından vurulur. Cenazesi bir at arabasında köy köy gezdirilir752. Artık “Hamit geliyor” kelimesi ile kaçışan Rumlar rahatlamıştır. Torbalı içinde de gezdirilir. Amaç halkın maneviyatını kırmaktır. Yunan kuvvetleri bir bozgunu geri çekilmeyi düşünmemektedir. Çaybaşı Mahallesi’nden müzisyen Ali Hasırcı bu yiğit Kuva-yı Milliyeci için bir türkü yazmıştır.753 Bu konu ile ilgili anılarını benimle paylaşan Milli Mücadelenin SON TANIKLARI, bizzat o dönemi yaşayan Deveci Salih Tünaydın’a (Ertuğrul Mahallesi), Mustafa Yoldaş’a (Çamlıca Köyü), Enver Aydın’a (Çaybaşı), Hüseyin Filiz’e (Yazıbaşı), Leblebici Mehmet Dede’ye (Ayrancılar), Sabri Fidan’a(Sabri çavuş) (Dağkızılca), Hasan Uysal’a (Karacaağaç)Deveci Mehmet Taşkın’a(Karakuyu) Hüseyin Baykurt’a (Ormanköy), daha adını sayamadığım babalarından veya yakınlarından dönemle ilgili duyduklarını bana aktaranlara (bunlardan sadece bir kaçı yaşamaktadır) sonsuz teşekkür ediyor ve rahmetli olanları saygı ile anıyorum.

752 753

Mustafa Yoldaş’ın anlatımı Ekte verilmiştir.

118

Hamit Efe’nin bilinen tek fotoğrafı

Hamit Efe’nin mezarı (Yazıbaşı Mahallesi Taşlıoğlu Mezarlığı )

119

Mezartaşının baş kısmı 120 .

Görüşme yapılan kişiler Doğum Yılı 1335 1327 1329 1333 1322 1935 1327 1932 1326 1936 1327 1335 1330 1325 1925 1329 1329 1328 1955 1334 1936 1936 1926 1948 1939 1935 1331 1936 1927 1929 1949 1928 1946 1947 1934 Görüşme yapılan yer Ayrancılar Çamlıca (Çakallar) Karakuyu Ormanköy Ertuğrul Mahallesi Arslanlar Çaybaşı Özbey Ayrancılar Karakızlar Karakızlar Dağtekke Dağkızılca Dereköy Yazıbaşı Belenbaşı Saipler Bozköy Dağtekke Bozköy Ormanköy Dağtekke Çakırbeyli Çakırbeyli Çınardibi Yeniköy Ayrancılar Helvacı Yazıbaşı Torbalı Mahallesi Ormanköy Dağtekke Torbalı Mahallesi Bozköy Torbalı Mahallesi Adı-Soyadı Şerife Yavuz Mustafa Yoldaş Mehmet Taşgın Hüseyin Baykurt Salih Tünaydın Hakkı Taşlıoğlu Enver Aydın Musa Özbek Mehmet Yıldırım Sami Kösten Saniye Uçar Mustafa Kılınç Sabri Fidan Ayşe Yay Nihal Gönülal Hüseyin Çetin İsmail Baykal Gani Özkan Muammer Şahin Şükrü Aydın Kemal Dağdeviren İzzet Bulut İsmail Acar Gani Zafer Öncel Kemal Kurucu Cevat Şen Zehra Ak Peker Sürsalan Fevzi Küçük Sezayi Çetinel Kudret Çetin Abdurrahman Şentürk Ahmet Aktaş İbrahim Özkan Çetin Çorapçıoğlu Görüşme tarihi 2002 2002 2007 2001 2002 2002 2002 2007 2002 2007 2007-2009 2002 2007 2000 2002 2000 2000 2007 2007 2000 2007 2002-2007 2009 2002-2007 2007 2007 2007 2007 2002 2007 2009 2007 2009 2007 200-2007 121 .

Mehmet Taşkın Ali Cin Necati Karakoç Hasan Uysal Mustafa Filiz Şevket Önder Hulisi Demirtaş İslam Özen Hamit Yılmaz Oral Halil Türkmen Osman Sözen Hüseyin Türkmen Keziban Barut Ali Özüzeybek İhsan Sevinç İsmet Açıcı Durmuş Dayan Abdullah Fırat 1939 1937 1938 1329 1966 1932 1335 1924 1935 1341 1936 1340 1331 1945 1928 1933 1337 1934 Cumalı Çapak Çaybaşı Karacaağaç Yeniköy Karaot Dağkızılca Torbalı Mahallesi Yazıbaşı Ahmetli Korucuk Tepeköy Mahallesi Yazıbaşı Karaveliler Ertuğrul Mahallesi Ertuğrul Mahallesi Sinekköy (Yeşilköy) Dernekli 2004-2007 2007 2002-2007 2007-2009 2007 2007 2009 2009 2007 2007 2007 2007 2001 2007 2007 2009 2007 2007 122 .

HORTUNALI HAMİT TÜRKÜSÜ 123 .

Kalbur üstü zenginlerden para toplarmış. Onları basmak istiyor. (Kemal Akgün. Yunan kaçışında dört 124 . (İbrahim Özkan . Kalabalık olmazdı. Hamit’ten duyduklarını zaman zaman bize aktarırdı. İkinci gelişiydi. Çok çevik. Akşam evlerde toplanırdık. Hamit’le üç dört sefer görüştüm.Benim nüfusum geç alındı. “Mermi alcam.”Biraderlerin çocukları var.Kavağın olduğu yere.Ben o zamanlar 14-15 yaşlarındaydım. Yunan tarafı mahsus yaparlardı.Yarım İngiliz külot pantolonun arasında aynı subay gibi kırmızı şeritli kadife olduğunu söylerdi.Babam. Dedem rahmetli . dışarıda oturdu. gece gece buluşmak. 50 lira. Köpeklerimiz vardı. Buraya Hamit geldi. Parası var.” dedi.” derdi. İyi bir adamdı. Yunan’la çarpışması el altında duyulurdu. Akşam. Ben nüfusumun çıktığını biliyorum. Hepimiz şaşırdık. Baba Çanakkale’de kalmış. Çakırbeyli’den Piç Ali vurmuş. külot pantolonunun içi kadife olduğunu babam söylerdi.HORTUNALI HAMİT İLE İLGİLİ ANLATIMLAR Yunan geldiğinde iki tokadını yedim. “Burada başka ev var mı ?”dedi. hangi saatte geleceğini bilirdik. Kavağın yanına. Kuyulu tarlaya. Gece gece konuşmak gibi. Önce Kara Ahmet’ten aldığımız talimatla giderdik.Babam deveciydi. Üzerinde çapraz fişekliler. Ekmek götürürdüm.Bir Kabadelen. Kara Ahmet. 1953 doğumlu) Eskiden buralarda Rum çoktu. “Hamit vuruldu!” diye zaman zaman yaygara çıkarırlardı. Helal hoş olsun. “ Amca git Yunanlara haber ver. Babam. Karakol dışarıda yatıyor. Yok deyince dövdü. Basacakları Yunan karakollarını Ahmet dayıya söylerdi. Bir gün iki günde belli olur.Esas kötülüğü Çakırbeyli’den Piç Ali yapmış. Köyde 2-3 kişi Hamit’ten talimat alırdı. büyük kardeşim İbrahim. Onlardan kendinizi muhafaza edin. Adamı.Kuvvacı’ydı. atik . Babam Kara Ahmet (Yiğit) yanında bedelmiş. Has Ahmet. Hayvan haşat çok. Hamit asker elbisesi giyermiş. Dedem o zaman verirmiş. Aldığımız talimatı verirdik. Çok itilleşti. Para bittiğinde para istermiş. Silahsız. Hamit gece çalışırdı.Biz tedbir aldık. Biz okula gidiyoruz.Gece yanına giden ben. “ Selamün aleyküm!” dedi. Yunan’a yaltakçılık yapıyor. “Bre melun!Nedir senden çektiğimiz?” dedi. Daha önceden Hamit’le babam tanışmışlar. Atla gelirdi. “20 sarı lira verdik. Toplantılarda Yunan’ı yeneceğimiz konuşurduk. Anadan Deli’ye gidermiş.1947 doğumlu) Savran dedeme gelirmiş.1332 doğumlu) Ayağında çizme. Çalı kakıcı değildi.Babam Kara Ahmet tarafından hazırlanan yemeği Hamit’e götürdüğünü söylerdi. Hamit’le olanlar da bilinirdi. Karakaya’da pantolonun söküğünü dikerken vurulmuş. Biz hangi gün.Dedem. “ Biraderin oraya çete gelmiş. Babam ormana seslenip bırakırmış. Her toplantıyı farklı evlerde yapardık. Ondan alırmış. Dedem o vakit 7000 dönüm buğday ekmiş. Anadan Deli aşağıda çardakta dururmuş. Ben Hamit Efe’ye yemek götürürdüm. Kimse bir şey diyemedi. Çıksın meydana!” dedi. Yunan kaçarken hepsi kaçtı gitti. ( Gani Özkan: Bozköy. Fakirdik. Dede: “ Ne yapcan parayı ? “ dermiş. Burada Yunan’la çok harp etti. Hi bir köpek havlamadan içeri girdi.Bana birkaç sefer talimat verdi. Beygir arabasının üstünde getirdiler. Dağkızılca’ nın bir mahallesini cavur bu yüzden yaktı.” dermiş. Beyaz bir at.” diyor. Yumurta ( avra) istedi. Yunan tarafı seni kıvırır. Çalı kakıcı olsa belli olur. öldürmek istiyor. Şunu şuna söyle. Toplantılarda 5-10 olurduk. Yanında beş altı kişi vardı. gözü karaydı. (Vurma anlamında) Yunan’a bilgi verenler de vardı. Dağkızılca’da iki Yunan öldürdü.Bize falan yere ekmek getirin diye haber yollardı. Dediği sözü yerine getiren bir adamdı.Halamızın kocası Ahmet dayı adamı idi.Amcam karakola gidiyor. Hamit’ten çok iyilik gördüklerini söylerdi. Sarı lira bir lira. Her gün aynı evde olursa öte yandan yolu bekler. Lafı doğru biriydi. Bugün dahi bu yaşımda ülke o günleri yaşasa aynı şekilde talimat alsak giderim. Görüşmeye genellikle yalnız giderdim.Gündüz Yunan gelirdi. Ne kadar atik ne kadar çevikti anla. Hamit’in beş – altı kişi ile dolaştığını söylerdi. Bilirim. Hamit. Şunu şu kişiye götür. Yunan’dan evvel tanışıyorlarmış. Hafız Hoca. Ayağında çizmeyle at üzerinde gelirlermiş. Hamit . Buğdayın ayarı (boş gaz tenekesi ölçüsü) bir lira. Nakliye yapardı. Fetrek Çayı’nın olduğu yere gelirdi. boş gitmezdik. bir Karadiş çetesi gibi değilmiş.İki defa bize geldi. İki türlü çalışmış. Babam kara kalpağın başında olduğunu söylerdi. Köy meydanında arabadan aşağıya attılar. İki asker gelmişti. Onun işi Yunan’ laydı.derdi.100 lira. Bazen babama basacakları karakolları haber verirlermiş. Akşamları kongre olduğunda duyulurdu.

Nitekim onların dediği oldu. Köydeki parola “Portakal” mış. “Bu Türk Milleti bunu çekemez. “Eğer cavur öldürmek günahsa ( Yunan askeri) biz çok azap çekeriz. Bir gün çekemez. büyüdük. Yunan askeri bir gün köye gelmiş.Yunan’a karşı efelik yaptı. (Ali Cin.” Babamın yanında bu lafları ediyorlarmış. Atını alan adam diyorlar. Gece öününe geçmiş. Babaannem anlatırdı. Dedem pencereden atlıyor. 125 . Babam Hamit’in parasının Şahlı’da olduğunu söyledi. Biz burada doğduk. Büyükannem ilk dağa çıkışını atını alan Yunan askerlerini öldürdüğü için derdi. Yemeğini aldı.” Babamı Atina’ya sürgüne gönderceklermiş. Satıcı akşam eve dönerken şurada bir kör kuyu var. Yörük Ali. saçma barut satan bir Rum gelirmiş. Bazı ileri görenler çoluğunu çocuğunu Yunanistan’a göndermeye başlamış. “Ben kurşun atmadım. Yunan bozulduktan sonra Hamit’in arkadaşları Ali Bey’i almışlar. 1926 doğumlu) Hamit Efe benim öz dedem. Yörük Ali anlamış.” demiş. Şahlı dayı orayı 15000 liraya almış. Bu köylü ona baktı. onun Hamit’i öldürttüğünü biliyoruz ama Atina gözümün önüne geldi. Annem ufak çocukmuş. saçma barut bize lazım diyor demişler. Kabakdelenler. dedeme: “ Hamit ben bunlardan şüpheleniyorum. Yağmurlar alıp götürmüş cesedi. Ama çok büyük bir dövüşle ölür gider. Silah deposu yoktu. Yunan işgalinde pazara gidenlere çok eziyet ederlermiş. Gavur askeri saçını başını yolmuş.” diyor. Bunlar bir takımmış. O zamanın behrinde “kuvva” için para toplamışlar Karadiş. Tren de çalışmıyordu. Tren hatlarını çeteler bozmuştu.” demiş. Bir gün köydeki avcılar saçma barut istemiş.jandarmanın önünde bir sürü insan. Ahbaplık dedelerimizden. Satıcı Rum.Kimse cesedi yıkamamış korkudan. Bir süre sonra Aydın’dan buraya geliyorlar. ( Mehmet Taşgın. Kime lazım saçma barut ?”diyor. Kongreleri Atatürk başlatınca yerli Rumlar anlamışlar.” demiş. Bir kızanı orada vurulmuş. Hüseyin Ağa’nın bağı dereye yakınmış. Derlermiş ki. Çok yağmur yağmış. Hamit . bir şey olur. Karakızlar’dan Ali Bey Yunan taraftarı ya göndertmemiş.Amcaları büyütmüş. öldürmüşler. Torbalı’ya götürdüler. “ Hamit’in parası bende kaldı. Hamit’in mutfağı yok. Vuranlar Aydın’a gidip bulmuşlar. Bunları babam duymuş. Hamit zenginden alıp fakire veriyormuş. Uçoluk çeşmesinin olduğu yerde bir dut ağacı varmış. Mahalle aralarında satıcılık yaparmış. yaptı. Babam.Kahvedeki ihtiyarlar Rum’un dediğine bak. Posta posta getirdiler. Yerli Rumlarla derdimiz yok arkadaştık derdi. Köye bir gün eşekle daha önceden çay. Bir kötülüğü yoktu.Ona asıl kızan benim. 70 sene önce Şahlı dayı nerden bulacak? Babam şüpheleniyordu zaten.” diyor. Eşeği üzerindeyken “Kaldır bakalım kollarını. ( Nihat Gönülal. “ Atını gezdireyim. Asker dedemi soruyor. sekiz ağaç zeytinle bunları alamazdı. Dedemi Karakızlar Akkaya’ da vuruyorlar. Ama Hamit onlar gibi değildi. Çok zoruna gitmiş. Çapak’tan Ethem Ağa en yakın arkadaşı. 72 dekardır orası. Ondan kurşun atmadım derdi. “Şimdi saçma.Küçük Mehmet adamıymış. gitti. dayanamaz. Dedem. götürdü. Vuruyor ve kör kuyuya atmış. Hamit ile babam çocukluk arkadaşı. İple içine ekmek salarlarmış. Onlarda yavaş yavaş ufak ufak hareketin başladığını fark ediyorlarmış. Meydanlar almadı. Hamit’i herkes seviyordu. Hamit’in abisi Tahir Ağa’ya kızını vermiş dedem. Çürümüş . 1937 doğumlu) Şahlı dayı bize.Torbalı’da bir baskında beş Yunan askerini bir mavzer kurşununda tırmık gibi düşürerek öldürmüşler. Vurulan cesedi beygirle dereye sürümüş Yunan askeri. ama kaçar gider. Hiçbir namussuzluğu duyulmadı. Nerden alacan orayı? Babam derdi ki Şahlı dayı orada (dağtekke) dört tane keçi. Baba(m) derdi ki. patlar. 1329 doğumlu) Hamit’in abisi babamın eniştesiydi. Müsademede adamı vurulunca toplanma parolasını bar bağırırmış. Dedemi Yunan askeri çok sıkıştırınca Aydın’a Yörük Ali’nin yanına kaçıp sığınmış. Yerli Rumların bakkal dükkanları varmış mandıraları varmış.Yunan’ın buraya işgalini onlar sevmemişler. Şahlı dayının Alpkent’in olduğu yere biz iki üç sene buğday ektik. bunlar benim arkadaşlarım. “Hamit bu kızanlar bana kalsın. Bunlardan uyuz oldum. Sadece onun evine gidermiş.Dedem ölünce annem kundaktaymış. “Yok. şeker.” dedi. Millet cephanesini verdi. Uçoluk çeşmesinde bir müsademe olmuş Yunan askerleriyle. İçi boşmuş. Babam Hamit’in bu bölgedeki devamlı adamıymış. Çarşıda bir sürü evleri var. istememişler.” derdi. Köydeki diğer bir yatağı Hacı Velilerden Hacı Veli Mustafa’ydı. barut mu satarız? Bizim kendimize lazım. bir kıyıda yidirdi. Küçük Mehmet çok atıcıymış.

Dedem Raşit sık sık dağa yemek götürdüğünü konuştuklarını anlatırdı. “İstersen güvenlik de vereyim. Celal Bayar’ la tanışıyorlar. Hamit Efe adeta bizim evimizin bir dedesi gibidir. Öldürmüyorlar. Hafızdı. Sağ olduğunu öğrenince selamı geldi. o bir vatan kahramanı. Torbalı’ya geldiğinde Molla İbrahim’in oğlu Topal Emin’i gördüğünde “Hafız Ali sağ mı?” diye sormuş.1931 doğumlu) Hamit Efe. dedem bekçi Raşit Öz’ün yaşıtı ve arkadaşı. Bunun üzerine üç sene İzmir’de duruyorlar. (Sezai Çetinel. Yunan zamanı köyden başkalarıyla üç sene İzmir’de kalmışlar. “ Hamit’in parası tamamen Kuvayı Milliye’ye gitti.İyiliğini anlatırdı. Celal Bey Aydın cephesine aşiretler aracılığı ile gitmiş. İzmir’e. Celal Bey’e hoca elbisesi vermiş. Uçoluk’taki dut ağacının içine ekmek koyarlarmış. Mehmet Ağa’nın hanımı. 1929 doğumlu) Babam medrese bitirmiş. 15 gün arayla İzmir Yunan valisinden izin kağıdı alırmış. Annem kız çocuğu olduğu için Yunan askerleri dokunmamış. Mehmet Karadeniz.) Op. Çapak’tan Ethem Ağa( Hamit’in akrabası.” Hamit Efe iddia üzerine Fetrek Çayı’nın göle döküldüğü yerde demiryolu kenarında Yunan karakolunu basmış. İki daire tutuyor.O bez göründüğünde kadınlar hemen köyü dolaşır . babamın dayısının kızı.Yunan askeri yoksa bir çalının üzerine geniş bir çarşaf seriyorlarmış. İzmir teşkilatı babama gönderir. Hamit’e yemek götüren Mustafa Ali Filiz ve Ali Kutlu.Karakol komutanı izinnameyi görünce hemen toparlanmış. “Senin yaptığın çok ayıp. Çok iyi atıcı .” demiş.İbrahim Öz 1949 doğumlu Hamit Efe’nin ölüsüne hiç kimse sahip çıkmamış. Celal Bey köye geldiğinde bir hafta babamın yanında domuz sürek avına gitmiş. (İbrahim Özcan’ın oğlu Ekrem Özcan. köyler boşaltılmış. Dedem öksüzmüş. gözü kara biriymiş. birinde ben. Yüzbaşı .Burada esas Hamit Efe’ye yardım eden Küçük Mehmet. Hamit. Hamit parası olan insanları üzmüş.” derdi. Hamit’in Torunu. Bu köyde Yunan askerinin olmadığının işareti imiş. Yunan yüzbaşısı müdahale etmiş. Yörük Ali işgalden bir hafta önce köye gelmiş. Etem Ağa’nın oğlu Fevzi söyledi. Celal Bayar’ı babama göndermiş. Dr. Ertuğrul’dan Molla İbrahim. Seyit Kahya ve Vidalı Ali mezarlığa gömmüşler. Dedem şöyle bir olay da anlattı. Babam içeriye adam kaçırmada rol oynamış. paralarını almış. “Beni öldürmeyin. Hamit’e yardımından şüphelendikleri için Atina’ya üç sene sürgün gitmiş. Ben onu öldürmedim. Dedem. O gün. Ona yardım edermiş. ( 1340 Yeniköy doğumlu Hafız Ali’nin oğlu) 126 . Hamit Efe Ahmetli’de Hacı Halil’in Mehmet Ağa’nın kulübesinde iki Yunan askerini öldürmüş. Kafasına da sarık. Bizim yaşlılardan duyardım. Köyde Yunan. 1948 doğumlu) Babam Fevzi İbrahim.Okumuş insanlar az. öksüz olmasan seni dağa çıkaracaktım. (Sakar Ali) Yeniköy’ün üstüne geldiğinde daha önceden belirledikleri yere bir bez bağlıyormuş. Aşiretlere göndermiş. Katil Cemali Türk.Köye tebdil-i kıyafetle geldiğini defalarca anlatırdı. Hatta 1949 yılında Bayar. Hamit kendisine diyormuş ki: “Ulen Raşit. Katil Cemali. Küçük Mehmet. 12 mavzeri hem de onların hayvanına sardırarak köye getirmiş. Bunu bana Çaybaşı’ndan Dayı Kemal de söyledi. İşgal başlayınca köylüler dağlara kaçmış.” demiş.Hamit’e yardım edenler dedem.Feyzi’nin İbrahim bu bölgede bilgi verirmiş. Karadiş düşünüyor. ben seni haziran ayının şu günü Karakaya’nın şurasında saat altıda namlumdan geçirdim. Korkusuz biriymiş. cepheye göndermiş. Hamit’in çok iyi biri olduğunu anlatırdı. Ölüsünü Kuyucu ( Dondurmacı ) Şerif tekmelemiş. karakol kurmuş.Kız mari kız mari demişler öldürmemişler. Hamit Efe’yi Karadiş grubu bir gün kıstırmışlar. teşkilat kurulacağını kendisi ile köyde görüştüğünü anlatırdı. babam da içerilere gönderirmiş. Hamit Efe köye sık gelir. İstanbul.” diyor. Hamit ile beraber dağa çıkmış. Küçük Mehmet var. Yunan’ın İzmir’e çıkacağını. Yunan’a yataklık edenleri öldürüp Çapak yolundaki kuyuya atarlarmış. O da Atina’ya sürgüne gitmiş. Daha önceden belirlenen yere yemek götürüyorlarmış. Bu hadise Mehmet Ağa’nın ağılında olduğu için duramıyor.Yunan yüzbaşısı dahi onun yaptığını iyi görmemiş. İzmir’e kalkıp gidiyor. dedemde ekmek yemek yermiş.Yunan askerlerine rahat vermiyorlar.Birini sen durcan. o saatte söylenen yerde.

Çorlu köyünde Yunan çeteleri ile çarpışmışlar. Halil Ağa’nın kahvesine gelirmiş. 20 küsur yaşında. 1340 doğumlu . Burada bizim mektebi karakol yaptılar. Soygun yaptılar. sınıfta okuyordum. Dayılarımı –Hüseyin ve Şakir. “ Vercez. Bu evlilikten Hamdiye halam olmuş. Yörük Hamit derlerdi. Hamit çok milliyetçi biriydi.Cumaovası’nın yarısı Rum’du. Cemil Öz ( Bekçi Raşit’in oğlu) Hamit Efe annemin amcaoğlu oluyordu.” derdi. Hamit’in çok iyi bir adam olduğunu söylerlerdi.Buraya geldiğinde annemlere belli edermiş.fakirlere verirmiş. İbrahim Cinkılıç’ın halası. Babama çok güvenirmiş. “Raşit Ağa köyde ne var ne yok?” Babam bilgi verirmiş.Demirciköy) Yunan geldiğinde mektepte 2. “Hamit geldi. “Oğlum. döverdi. 1938 doğumlu) Hamit köye geldiğinde babamı görürmüş.Lakabı Çete Hamit olmasına rağmen Hamit Efe derler. Karacaağaç. (1939 doğumlu. para verdim.Abdestsiz namaz kıldırırlardı. Hamit ve adamları beş altı Rum çetesini orada öldürdüler. Onlar büyütmüşler. Bazen silah atarmış. (Necati Karakoç. Bir de Ayrancı Mehmet. Hamit’i Çakırbeyli’den Piç Ali vurmuş. Yavaş Hasan’ın evini de bastılar. Rum çeteleri Buca’daydı. Karakoldaki askerler gece oldu mu karakolda yatmazlardı. Amcam vurulunca babamlar Hamdiye halamı almışlar. Sorarmış: “ Yunan’la kim ilgileniyor?” Babam duyduğu. Nenem (Babannem)söylerdi. çevik. Yunan karakollarına çok baskın yaptı.Mermisi kalmadı mı bu karakolu basarmış. Küçük Mehmet. Hatta Kemal köpeği devamlı döverlermiş. Annem Hamit Efe için “Çok atik.Bildiklerim onlardan duyma. (Mehmet Dinçer. Hamit Hortuna’dandı. gözü karaydı. Dedemle babam konuşurlardı. Çapak’tan Ethem Ağa. Babam hem ağlar hem anlatırdı. Yunanların demiryolu köprüsü kenarında karakolu varmış.Kısık olduğu gibi Rum’du.” diye geri almışlar.” derdi. 1329 doğumlu) 127 .” demiş. Ama vermemişler. gördüğü kadarıyla Hamit’e bilgi verirmiş. Hamit’e ekmek veriyorsunuz diye. Dışarı giderlerdi. (Hasan Uysal. Dermiş. Para aldılar.Hamit zuhur ettiği vakit bu Rum çeteler kayboldu. Hamit korkusundan halka işkence yapmadılar. Çorlu’da çatışma yaptılar. Geri yanı hep Rum’du. (Yıldız Erdal (Kızlık soyadı Oral) 1938 doğumlu) Hamit Efe vurulduktan sonra kızlar ovaya pamuk toplamaya giderlerken türkü yakmışlar.Yunan jandarmaları ezan okunduğunda camiye gitmeyenlere bakar.Ben Kahveci kökenliyim.alıp Atina’ya hapse göndermişler.Rum çeteleri Yunan işgalinde Türk köylerine baskın yapıyordu. diğerinin adı Mustafa Kemal. çok değerli biriydi. Duyardık. Sülalesi Hamit Aşkın. ( 1938 doğumlu Dayı Kemal Erdal) Hamit Efe’nin yeğeni oluyorum. Dağda yatarlardı. Mustafa Kemal’in bakımı ölmeyecek kadar. Ondan çok severlermiş. Ama mangal kadar yüreği varmış. Babamın amcası olur. Onlar mübadelede ancak geliyor. Bu karakolda iki köpek varmış. Zenginden alır.Dağtekke’den Nazlı ile evlenmiş. Fakirlere yardımcı olurmuş. Burada destekleyen dedem Deli Hüseyin’di. Ali amcamın. Hamit’in adamları. Hamit’in arkadaşı tarafından vurulduğunu duydum. Hamit Efe’nin amca kızıyla evliyim. Evlendirmişler.Karakoldakiler “ Hamit geliyor!” diye kaçarlarmış. Birisinin adı Venizelos. Buca’da 25 hane Türk vardı. Karacaağaç ve Dağkızılca karakollarını basmış. Ayşe teyzemi bir sürü insanın içinden kaçırmış. Yoğurtçular’da Hamit’e destek veren Acem Dede derlerdi. Anneme “Pantolon dikerken vurmuşlar. Hamit korkusundan.Babam vurulduğunu duyduğunda hüngür hüngür ağlamış.” derdi. Seydiköy hep Rum’du.Bölük Torbalı’da. Rum çeteleri amcamın evine baskın yaptı. Venezilos’un bakımı iyi. Mustafa Aşkın Ayrancılar’da.

Annem, Hamit için “çatalyürekli” derdi. ( Ahmet Şencer, 1938 doğumlu, Belenbaşı) Ahmet Çetin amca Hamit hakkında bizlere anlatırdı.Onlar Hortuna’nın üzerinde çadır hayatı yaşarken Yunan askerleri çadırları basar, Hamit’i araştırırlarmış. Yunan askerlerinin eziyet ve cefalarını, Yunan askerlerinin Hamit’ten çok korktuklarını anlatırdı. ( Sabit Tayfur, Belenbaşı) En büyük abim dedemle harman yerinde gece otururken bir şahıs geliyor yanlarına. Selam veriyor. “Buyrun gelin!” diyorlar. Oturuyor. Dedeme, “Dayı size burada bir baskı yapan, kötülük yapan var mı?” diye soruyor. Dedem, “Yok oğlum.” diyor. Gelen kişi Hamit Efe’ymiş. Dedemlerin hal hareketini öğrendikten sonra etrafa bir işaret veriyor. Etrafı adamları ile doluymuş. Adamları geliyor.Hamit, dedeme orda buradan her şeyi soruyor, ondan öğreniyor. Bilgi alıyor, araştırma yapıyor. Bilgi edindikten sonra “Amca sana ihtiyacımız var.” diyor. Dedem “Ne o?” diyor.”Biraz ekmek ihtiyacımız var.” diyor. Dedem, “Veririm oğlum.” diyor. Gece ağabeyimi eve yolluyor. Köy yakın. Abim evden ekmek alıyor, katık alıyor. Ordan tekrar tarlaya dönmüş. Yemeklerini yemişler. Dedemden özür dilemiş. “ Amca biz dağa doğru gitcez. Bizim geldiğimizi, gittiğimizi kimseye söyleme!” diyor. “Biz köyün etrafında daima bulunuyoruz, siz hiç korkman.” diyor. (İsmail Uyanık, Kırıklar köyü, 1341 doğumlu) Annemin babası vardı. Dedem. Hamit Efe’den zikrederken gözlerinden yaş gelirdi. Derdi ki, “Yunan cavuru onun ismini duyduğu zaman çil yavrusu gibi dağılırdı. Kaçacak delik arardı.” Hamit’e karşı büyük bir sevgi ve hürmet beslerdi. Bir defa atın üzerinde görmüş. Öyle bir duruşu ve ihtişamı varmış ki... Onun olmadığı yerde dahi ismi geçsin Yunan hemen orayı terk edermiş. (Rakip Becer, Kırıklar köyü muhtarı) . Köyümüzdeki yaşlılardan Mustafa Bıçak anlattı. 1315 doğumluydu. Devamlı köy kahvesinde anlatırdı.Köy kenarında gece orman içinde bek yaparken Hamit yan tarafta bir duvarın üstünde adamları ile görünmüş. Tüfeği çaprazlama omzunda iki eli ile tutuyormuş. 15- 20 dakika köyü dinlemiş. Ses dinliyormuş.Köyü kontrol ediyormuş. Köyün tam karşısında. Yüksek bir yere çıkıyor. Köyü dinliyor. Mustafa dede korkusundan soluk dahi almamış. Hamit adamlarına, “Köy sakin, herhangi bir şey yok.” diyor. Yavaşça çekip gidiyorlar. Bunu Mustafa dede devamlı anlatırdı. (Nihat Ünal, Kırıklar ,1942 doğumlu) Ben büyüklerimden Hamit hakkında Kuva-yı Milliye’ye yardım eden, çalışan, buradan topladığı parayı Afyon cephesine gönderen biri olarak duyardım. Kırıklar’da Rum Yorgi varmış. Dağda keçileri varmış. “Bunu korkutuver.” demişler. Yorgi’ye “Venizelos” derler korkmazmış. “Allah” derler korkmazmış. “Hamit” diyorlar, Yorgi’nin her tarafı başlarmış kıpırdamaya. Korkudan titrermiş. ( İsmail Özdemir, 1928 doğumlu, Doğancılar) Hamit Efe bir sefer bu köyden geçiyor. Bakıyor bir evde şavk yok. Aşağı mahallede bir evde şavk görüyor. Doğru Kırıklar köyüne geçiyor. Elekçi denen bir gavurun oğlu varmış. O, “Hamit’i bulsak şöyle keseceğiz, böyle keseceğiz.” dermiş. Hamit Efe kahvenin içine girivermiş o anda.Herkes pusuyor.Cavur kaçarken babuçlarını dahi atmış. Doğru Buca’ya kaçıyor. Buca’ya varıyor. “Ben kahvede atıp tutuyordum. Ben o adamı bir sefer gördüm, korkudan donuma pisledim.” diyor. “Sakın üzerine gitmeyin. Yalın ayak canımı zor kurtardım.” diyor. Bunu anlatırlardı. Babam muhtardı. Yunan cavuru gelince köyde bir tane silah bırakmadı, topladı. Komşumuz babama silah vermiş. Bunu sakla diye. Hem bu duyulmuş hem de Hamit Efe’ye ekmek veriyor diye ihbar etmişler. Babam İzmir pazarına gitmişti. Eşyaları hayvandan indirdi. Köyün karşısında orman yangını çıkmıştı. Köye Yunan
128

askeri geldi.Babamı Yunan jandarması götürdü. Babamı mapushaneye attılar. Orda döve döve öldürmüşler. Biz üç çocuk ortada kaldık. Yunan askerleri köylüye caminin avlusunda dayak attılar. Hem de ne dayak. Dayak yiyenlerin feryadından dağlar inledi. Caminin arkasına bir de bizim evin arkasına bomba attılar. Anam bizi evin altındaki mahzene indirdi, sakladı. (Mehmet Avcı, 1330 doğumlu, Doğancılar) Dedem Ali Kutlu, Hamit Efe’nin köyde yatağı imiş. Dedem, Hamit Efe’nin çok iyi bir adam olduğunu söylerdi. Bu bölgede Türk Milleti’ne yapılan eziyetleri ortadan kaldırmak için çalıştığını söylerdi.Yunan askerlerinin baskısından halkı kurtarmak için çabaladığını söylerdi. Hamit’e yataklık yaptığı için sürgün yemiş Atina’ya. Yeniköy’den Mustafa Ali Filiz., Özbey’den Topal Hüseyin lakaplı Hüseyin Özbek yatağı imiş. Ali dedem ve Hüseyin Özbek Sarıkışla’da bu yüzden hapsedilmişler. Dedem Yunanistan’da 18 ay hapsediliyor. Suçu Hamit’e yardım ve yataklık yaptığı için. İbadullah Yıldız dedemden dinledim. Yunan hükümeti Hamit çetesini haliyle yakalamak ister. Devamlı takip.Ancak bir türlü yakalayamaz. Hamit Efe de bundan etkilenir. Rahat hareket edemediği için ormanlık bölgede bir yerde Yunan müfrezesini namludan geçirir. Yunan yüzbaşısına kıyamaz. Hem de altındaki at kendisinindir. Ata bir şey olur diye düşünmektedir. Yunan yüzbaşısına bir mektup gönderir. Seni falan gün falan yerde namlumdan geçirdim. Kıyamadım. Beni aramaktan vaz geçin. Atıma iyi bak, almaya geleceğim, der. Bak bir daha affetmem der. Mesaj yerini bulmuştur.Yunan yüzbaşısı takip işini gevşetir. Hamit dağda tüfek bakımı sırasında Yunan askerleri tarafından satın alınan Piç Ali tarafından vurulmuş. Önce silah almamış. Hamit irkiliyor. Ne oldu:? Diye sormuş. Piç Ali tetik düştü demiş. Üç beş dakika sonra tekrar bir hazırlık yapmış. Akkaya’da vurulduğu söyleniyor. (Hüseyin Kutlu, Ahmetli) Hamit bu bölgeye çok iyilik yapan bir kişiymiş. Büyüklerimden duyardım. Köyün üstüne bir işaret verirmiş.Hemen köye dağılınır. Yunan’dan bir tehlike yoksa bir çalının üzerine kırmızı peştamal sererlermiş. Hamit ve adamları anlarlarmış. Köye inerlermiş. Köyden ne ihtiyacı varsa görür gidermiş. Millete zarar vermezmiş. ( Mustafa Dönmez, 1941, Yeniköy) Hamit Efe’nin Yeniköy’deki yatağı ve arkadaşı Mustafa Filiz, dedem olur. Hamit Efe köye geldiğinde dedemle irtibata geçermiş.Yiyecek, giyecek gibi şeylerde destek sağlarmış. Yunanlılarla ilgili haber sağlarmış. (Mustafa Filiz, 1966 doğumlu) Babalarımızdan dinlerdik. Hamit Efe bu köyleri karşı çetelerden kollarmış. Yunan zulmünden halka kalkan olmuş. Hamit Efe’yi yakalamak için bir komutan tayin edilmiş. And içmiş, “ Mutlaka yakalayacağım.” diye. Hamit’in peşine düşüyor. Amansız bir takip. Hamit bundan rahatsız oluyor. Sıkı bir takip.Pusu kuruyor. Bir gece, ay aydınında onu arayan komutan menziline giriyor. Fakat kıyamıyor. Martinin ucunda gezdiriyor, gezdiriyor.Tetiği bir türlü basmıyor. Bir mektup yazıyor.Falan yerde falan saatte altındaki atın şunu şunu yaptı. Eşkal veriyor. Tetiği bastığım an düşecektin. Kıyamadım. Peşimi bırak. Ayağını denk al. (Mehmet Güney, Yeniköy, 1946) Babam Hüseyin Özbek Hamit Efe’nin Özbey’deki adamı. Yunan jandarmaları Ahmetli köyünde maden işletiyorlarmış. Cellat Gölü’ne balık tutmaya giderlermiş. Babamgil Hamit’le beraber bunlardan dört tanesini vuruyor. Bundan dolayı babam yakalanmış. İzmir’de 35 sene hapis vermiş. Yunan hakim babama, “ 35 sene yaşayacak mısın?” Babam da Yunan hakime, “Sen burada 3,5 sene kalacak mısın ?” diyor. İşgalden sonra Atina’dan salıvermişler.Babam Hamit’in çok atılgan ve atıcı olduğunu söylerdi. Yeniköy altında değirmen vardı. Manol adında bir Rum değirmeni işletiyormuş. Yunan askerlerine ziyafet vermiş. Hamit bunu duymuş. Babamlarla değirmeni basmış. Manol’a bir

129

kuşun çekmiş. Manol’un bir kulağından girmiş diğer kulağından çıkmış. Hamit kulağını kesiyor, anam rahmetliye dahi gösteriyor. ( Musa Özbek, 1932 doğumlu, Özbey) Hortunalı Hamit çetelikte topladığı parayı askeriyeye verirmiş.Büyüklerimizden duyardık. Hamit çalı kakıcı değilmiş. Devlete yardım eden biri diye duyardık. (Mehmet Doğan, 1341, Çakallar) Annem anlatırdı. Dağtekkesi’nde gece arazide yatarken gece birisi annemim başına bir çubuk türtmüş. “Yenge falan kişiyi gördünüz mü?” Anam, “Görmedim.” demiş. Cavurlar gelirmiş. “Tavuk ver, yumurta ver.” derlermiş. Anam da, “Size taş var, taş.” dermiş. (Fatma Bircan, 1336, Düğerlik) Yunan gelince Hamit karşı gelmiş. Yunanlılarla zıt olmuşlar.Dağda geziyor. Yunanlılarla çarpışıyor. Yunalılar gelince çıkmış meydana , Halka kötülük etmemiş. Yunan karakollarını basıyormuş. ( Hüseyin Tek, Ayrancılar, 1337 doğumlu) Babımdan duyduğuma göre bizim oraya çok gelirmiş. Dedem İsmail bakarmış. Hamit Efe’nin mermi ihtiyacını Kemalpaşa’dan Rumlar parayla sağlarmış. Çete onlardan mermi alırmış. Köyün bekçisi cavur neneme laf atmış. Nenem dedeme, dedem de Hamit’e söylüyor. Kafasını koparıp neneme göstermiş. Bu adam mıydı diye. Nenem o adam diyor. Namussuzluğa hiç amanı yokmuş. ( İsmail Doğan, Vişneli, 1936) Hasan Kabadelen’in oğluyum. Osmanlar deresinde babamlarla Hamit derede otururken Yunanlılarla müsaderemeye girişiyorlar. Hamit Yunan atımı almasın diye atı vuruyor. Müsaderemeden sıyırmışlar. Babamgillerin taraftarlarına baskı yapmışlar. Teslim olmuşlar. Amcamla Atina’ya sürgün gitmişler. Esir değişiminde gelmişler. ( Nazmi Kabakdelen, 1936) Yunanlılar köyü bastığı zaman İzzet adlı biriyle Hamit Efe’ye haber salıyorlar. Köye Yunan askerleri geldi diye.İzzet’i kim ispiyon etmiş bilmiyorum, vurmuşlar. Annem yeni evliymiş. Kabakdelenler dedemin evini basmışlar. Altınları getir, seni kesmeyelim bırakalım, diyor.Kızına yani anneme haber salıyor. Altınları versin. Beni kesecekler diye.Annem altınları verip dedemi kurtarıyor. (Mehmet Ali Yıldız, 1927 doğumlu, Dereköy) Cumalı’dan Sıçmazlı (Mustafa Kurt), Kabakdelen çetesi bunların ikisini de tanırım. Bunların ikisi bir yere çalışıyorlar. Köylere baskın yapıyorlar. Köylerde kimlerde ziynet altın var.Onları dayakla döverek ellerindeki altın ve ziynetleri alıyorlar. Hortunalı Hamit düşmana karşı , böyle kötülük yapanlara karşı bir cephe almış bir insan. İyi niyetli. Fakiri kollayan insan. Halkı kollayan insan Düşman burayı işgal ettiğinde. Sığıtmaçoğlu muhtar. Onlarla temas kurmuş. Köye kötülük yapmasın diye. Köyde o zaman su şuradaki pınardan sağlanıyormuş. Yunanlılar da oradan su aldıkları için rahatsız oluyormuş. Sığıtmaçoğlu kumandana rahatsızlığı iletiyor. Askerlerin başındaki subay askerleri uyarıyor. Pınara pek varman. Kadınlar rahat suyunu alsın diyor. Sığırtmaçoğlu’nun Yunanlılarla işbirliği yapması Hamit çetesi buradan Sığırtmaçoğlu’nu alıyorlar. Mahmut Dağı’na götürüyorlar. Orada öldürüyorlar. Günlerce ölüsü orada kalmış. Şakir Aydın, Dereköy, 1340)

130

Ertuğrul Camii yanındaki Yunan karakolunu basmış.Hamit Efe’nin bu köydeki yatakları Hafız Ali’nin Mehmet Ali ile Yörük Hasan. Hamit köylere gider zengin adamlardan yardım alırmış. Bu şekilde Yunanlıyı sindirmek hedefleri. 7 Eylül kutlamalarında kürsüye çıkıp o günleri anlatırdı. Dayısının oğluyum. Esas hasarı Aydın tarafından trenle gelenler yapmış.Şurdan buradan laf ederken çete lafından çıktı. Yörük Hasan vurmuş. Hortuna’ya gittik. Yörük Hasan’ın kardeşi Hüseyin’i kahvede Hamit yakınları vurmuşlar.Kurt Ali (Ali Kurt). Yunan çekilirken büyük hasar yapmış.Ağlayan çocukları “Hamit geliyor” diye korkuturlarmış.Gökyaka. Ama olmamış. Ondan duyduklarım: Yunanlılar buraya geldikleri zaman halka kötü muamele yapmışlar.Ahmet Müfit vardı. 3-4 tane . Geri gelmiş. Halamın kızı Hortuna’da. Gökyaka Tekeköy. ( Hikmet Odaman.Yunan karakolu Ertuğrul Camii’nin dibindeki eski başçavuş Mehmet Tekşen’in eviymiş. 1340 doğumlu) Kayınannem söylerdi.”demiş. 15 yıl kaçmış.Bana. ( Mehmet Gürcan. Öğlen yemeği yemişler. Teyzem hamile kadının karnını süngülediklerini görmüş. Hamit’in arkadaşı Sarı Mehmet derlerdi. Bizim evi Yunan karakolu yapmışlar. Yunanlılar Hasan’a para vermişler. Celal Bayar’ı Yeniköy’deki Hafız Ali’ye götürmüş. Ödemiş’ten gelen treni kırmızı köprüyü bombalayarak trenin bu tarafa geçmesini engellemiş. Cumalı. Bayındırlılar var.Yunan kaçınca ev boşalmış. Yörük Hasan beni de vuracaklar diye ortadan kaybolmuş.1341.Hortunalı Hamit . Yunan askerleri hamile kadınların rahimini süngüleyip çocuğu havaya atar altına süngü tutarak öldürürlermiş. Soygunculuk yapan çeteler Hamit gelince kaçarlarmış. “Babamın hasmını şu anda bulursam öldürürüm. Karısı başkası ile evlenmiş. Uyuzdere tarafına kaçmışlar. (Mustafa Park.Bunlar grup halinde çete. Hasan vurmuş. Hatta benim babam Bedevi bir tütün kalıp makinesi almış. ( Mehmet Ali Sönmez .Cumhuriyet’ten sonra ortaya çıkmış. Sıçmazlı (Asıl adı Mustafa Kurt – Ali Kurt’un kardeşi) Bunlarla düşüp kalkarmış. Sen etrafa bak. ( Meral Serin. Yunan kaçarken çok samimi oldukları Rumlar teyzemlere sığınıp “bizi saklayın” diye yalvarmışlar. Onu biliyorum. 1935 doğumlu. Ertuğrul’da Aslan Mehmet diye biri vardı. Ertuğrul) Büyüklerimden duyardım. Ertuğrul) Yunan köye gelmiş. Çapak’tan Ethem. 1931. Buradan İbrahim Efendi’nin kızına nişanlıymış. Hasan demiş. zenginden alıp fakire dağıtan biri.Eşek sırtında köye Cumalı’ya getirmişler. Yörük Hasan. Trendeki bütün eşyalar buradaki yerli halk tarafından yağmalanmış. Köyde evliymiş. Yemeği yiyeceğimiz zaman bir kadın geldi.” dedi. 1947 doğumlu) Teyzem Yunan zamanını yaşamış. Nişanlısı ölünce Taşlıoğulları’ndan Ferda ile nişanlanmış. burada Küçük Mehmet. Çakırbeyli’den Piç Ali.Rahimden çıkardıkları çocuğu havaya atıp altına süngü tutarak öldürdüklerine bizzat şahit olmuş. Bazı yerlerde taşkınlık yapmışlar. Akkaya Kurupınar’da (Yörük) Hasan vurmuş. Subaydı. Veya zenginden alıp silah ve malzeme alıyor. Öğlen yemeği yiyip yola çıkacaktık. Sonra Karşıyaka’da Arap Düriye ile evlenmiş. Hamit burada nişanlıymış. Uyuyunca Hasan vurmuş. Hamit’i dağda vurmuşlar. Bu parayla peyderpey 131 . Hamit devamlı dağlarda duran . Hamit’in kahve bastığını duydum.” dedim. Ahmetli) Biz yaşlılara gazete okurduk. (Halil Türkmen . Bir Hamit’i bilmiyoruz. 1942. Diğerlerine hep yetiştik. “Hamit çok iyi bir delikanlıymış. Orada üç sene durmuş. Bu parayı yanında gezdirmez şayan-ı itimat olana bırakırmış.Ertuğrul’da Kuva-yı Milliyeci subaylardan Ahmet Müfit vardı. Gelen kızıymış. Onlar da bize Hamit’i anlatırlardı.Yıllarca kullandık. evi basmış. Bunu duyduk. Hanımıla pazar yaptık. “Ben ağırlaştım. Konya taraflarına kaçmış. Eskiden nakliyecilik yapan Aslan Mehmet kadın kıyafeti ile Hamidiye (Özbey ) köyüne Hafız Alinin yanına götürmüş.Baskıdan bıktığı için babam İzmir’e taşınmış. acık 10 dakika uyuyayım . Hamit Yunanlı gelince dağa çıkıyor.) Evvela bizim kazamız Tepeköy’dü. Bana nerde oturduğumu sordu. Bu asker işgal bittiğinde yakalanıp ağaca asılarak parça parça kesilmiş.

Yardım eden. daima kaçarlarmış. Hamit’i görmek istemezler. Yakışıklıymış . Dedem Hamit’e mektup yazdırmış. (Mehmet Çakaloğlu) 132 . Öteki adamlarına haber bırakarak Kavakalan taraflarında pantolonu sökülmüş. Ben subayım. İmha etmekten başka çaremiz yok. Piç Ali’ye sen gözcülük et. Benim anam Hamit’i emzirmiş. Altındaki at kırdı. Burada Üçoluk çeşmesinde arkadaşını Yunanlılar vurdu. Namludan arpacıktan geçirmiş. Akkaya’da arkadan vurmuşlar. Hamit o gece baskın yapacağı gün Piç Ali varmış. Oraya aramışlar burayı aramışlar. Dağtekke’den Şahlı bana Hamit’in parasının kendisinde kaldığını. Piç Ali vurmuş.5 ay durdu. Karakızlar’dan Ali Bey’i kancıkladılar. O anlatıyordu. Önce babasının evini bastı. Hamit çok fedakardı. ( Mustafa Filiz. Yazıbaşı. Çolak İbrahim’in karşısına çıkıyor. ayağındaki çizme sarıydı. Çok çevik biriydi. Çolak İbrahim’le beraber İzmir’e girmişler. Halil Ağa. İdare onların elindeymiş. Kadınlar bağırıyor. Yunanlılar da evi gözetliyorlarmış. 3. Baskı içersindeydik. O zaman çok berbattı. Hamit orta boylu az sarıntraktı. Kambur Kerim vardı. bugünkü Alpkent’in olduğu yeri ve çarşıda yer aldığını söyledi. Karakolu vardı. Efeler vurmuş bağların içinde. Geceleri evleri dinlerdi. Eve baskın çekmişler. Ahmetli. Kadir Efe anlatıyor. Hamit’i görmüşler. Bizim yiyecek ekmeğimiz dahi yok. Yunan askeri bastı. Kardeşleri daha sonra kemiklerini mezarından götürdüler.silah ve mühimmat alırmış. Buradan bazıları dağa çıktı. kurşun işlemiyor diye inanırlarmış. Silahların hepsini üzerine doğrulturlar. samanları almaya geliyor. Yunanlılar yanına korkudan yanaşamıyor. Hep beraber yaşıyacağız dermiş. Buları okuyunca cavur korkuyor. Pantolon dikerken vurmuşlar.Bakın çaresine. Bir elinde kırbaç. Selanikli. Çarşıda Yunan subayı bir sandalyenin üzerine. Çapak’tan Ethem Ağa. Bu kefereler bizim Nahiye’ye (Dağkızılca) yemleri. Biliyorum. Kim kötülük yapıyorsa başına bela olurdu. Vurmaya kıyamamış. Biz Venezilos tanımıyoruz demiş. Burada çevre köylerde Yunanlılarla çok mücadele etti.Bir gün onların evine gelmiş. Köye Yörük Ali geldi. Subay hep beraber yaşıyacağız dermiş. Dün Nahiye’ye gidiyordun. Bir arabaya geriyorlar. Bağıra bağıra öldü. Piç Ali. Üzerine kapak atın demiş. Ancak subaydan emir alırım diyor. Bir gün de düğün vardı. Anası ölmüş. Buradaki Yunan karakolunu bastı. (İbrahim Kesici. Yunan taraftarı Arif Kahya (Dincer). (Nihat Gönülal. Özbey yaka yaka kaçmış Yunanlılar. babam 14 yaşındaymış. Diyor ki ben Hamit’i vurdum. Tahir Ağa. Kaçarken yakıp yıktı. Korkmayın. Kuyuya atlamış. Aynı akşamı Yunan karakoluna Hamit baskın çekmiş. Babam seferberlikte başçavuşmuş. Hamit’in kızanları varmış . İnsan merhametliydi. Hamit çok iyi bir adammış. Hamit zaman zaman Yunan karakollarına baskın çekermiş. Benim babam güzel Rumca bilirdi. Yunan kaçarken ilk önce babam ateş ediyor.Yunanlılar Hamit’te muska var. Hamit yatıyor tabi. Abdullah. Yeniköy. Perde arkasında kardeşleri var. Yunan’ın geldiğini de gittiğini de bilirim. Biz dağlara Karakızlar’a kaçtık. Mesela burada (Yazıbaşı)Fevzi İbrahim’in babası Feyzo’ya bırakırmış. Yunanlılara karşı acımasızdı. Evin bahçesinde kör kuyu varmış. Pencereleri dinlerdi. işinize gideceksiniz demiş. Hem de çok.. “Bunları himaye edemeyiz. Karagöz lakaplı Yunan zabiti varmış. Buraya önce karakol kurdular. Yazıbaşı) Yunan buradaydı. O zaman Yunanlılar Hamit’in öldüğüne inanıyorlar. Yunan kaçarken bu ova insan doldu. Yunan askerleri diyor ki beraber gidelim. Üzerine akağı atmışlar. Anama süt ana diye seslenirdi. Bir gece kaldı. Torbalı) Yunan buraya çıkıyor. Baş kaldıramıyorduk. Ali’ye diyorlar ki git tekme ile çevir görelim. Kara Hüseyin’in Hamit. Arpacık alnında dayalı. Yunan askerleri Piç Ali ile gidiyorlar oraya. Üç sene. Hamit kadın kılığında kaçtı. Haber gönderiyor. Gavur nahiyeye gidiyor. Ali Ağa’nın Abdullah. Bunları nerde barındıracağız. Yalnız “Yaşasın Venezilos!” deyecekesiniz. esirler için. Köyleri yaktı. Bu Hamit’i öldüren.nerde tutacağız?” demiş. Yüzbaşı.Babamgil. 1328) Torbalı’da Yunanlıların karakolu varmış. Kuşçuburun altında demiryolunu bozmuşlar. Arkaya geçip vuruyor.Çolak İbrahim babama. Geliyor Torbalı’ya. Küçük Mehmet. Benim anam Hamit’in süt anasıydı. Babam anlatırdı. Piç Ali tekmeyle çeviriyor. Biz o an damlardaydık. Başını kesiyorlar. 1922 doğumlu. İstavrozu çıkarıyor. Mahalleyi gezdirip teşhir ediyorlar. Onlarla tanıştım. Altına bir at vermişler. Ben şu pantolonu dikeyim diyor.

Amcam. Hastanenin orda bir cavuru dilim dilim kestiler. Diğeri Bağırsakçı Ali. Gavur bir düşünüyor. “Ey!” . Ateş başlayınca gavurlar bir telaşa düştü. Onlara ağırlık deniyordu. Kemal’i de böyle yapcaz. O gece Arslanlar’da yattık. 7 katır vardır. Buradaki çetelerle de savaşmış. Ulan Hasan sen ne arıyorsun burada. Atını bırakıp kaçabilmiş. Amcam . Biz Karacaağaç Belenbaşı Buca tarafından Çeşme’ye yöneldik. Hepsi süvariydi. Yunan askeri onlarla uğraşırken camidekilerin hepsi kaçtı. Bu insanları eli kolu bağlı yakmaya utanmıyor musunuz diyor Süvari Hasan. Yörük Ali grubunun içersindeymiş. Girit’ten buraya gelmiş. Gavur şapkasını çıkardı. Buraya ilk defa Çolak İbrahim grubu girdi. Hamit burada Burunsuz’un evinde baskın yedi. İçlerinde Yunanla beraber hareket eden bir de Ermeni vardı. O gün bizi askerin ağırlığına aldılar. Ahmet Müfit Gurgur Dağı’ndan top ateşi ile demiryolunu bozmuştu. Hortuna (Yazıbaşı) köyündenmiş. Yakacaklardı. Askerdi. At Yunan subayını eline geçmiş. Karakızlar’dan Ali Bey de Yunanlılarla düşüp kalkıyordu. Başımıza bir çavuş verdiler. Gavur diyor ki seni bir askerle eve göndereyim diyor. Kızılçullu’dan sonra esir düşmeye başladı. Aynı üç gün içinde Torbalı’ya da toplamışlardı. İplerle. O Yörük Hasan denen adam amcam Parmaksız İbrahim’in evine gelmiş.O zaman bir manga askerle evlerine gönderdiler. Nasliçli Malik. Saffet Hoca.Bizim ev yakın. Hamit Efe halk için çalışan dürüst bir efeymiş. O günü hatırlıyorum. Derelilerin Niyazi deriz. Biz İzmir’e girmedik. Burada pamuk hanı vardı. Siz çeteye ekmek veriyorsunuz diye. Hamit Efe. Mekanizmasını atmış. O yüzbaşı Hamit’in cesedine eziyeti engelleyendi.Kaçamıyanları tuttuklarını öldürüyorlardı. Girit’te ağır ceza reisi imiş. Önce buraya topladılar. Hamile rahimini süngüleyen askerdi. ( Salih Tünaydın) (Mehmet Taşkın. Koca bir fırka. Bunlar köyü yaktırmamışlar. Babam rahmetli anlatırdı. Çırpıköy ‘de Arıkbaşı’nda yaktılar. Bir öksürük oluyor. Gazi’ ye. Bu sefer çeteler başladı Gurgur Dağı tarafından ateş etmeye. Biz kapıdan o telaş anında kaçtık. Hamit yok demişler. Seni filan yerde kıstırmıştım. Bir miktar para istiyor. Sünnetçi Mehmet de derlerdi. Çırpköy ile Arslanlar arasında bekliyorduk. Çete değil. Siz yaşarken nerdeydiniz. Yörük Hasan: “ Dayı. dayı!” diye seslenmiş.” Hamit’i öldürdük. Fetrek Çayı’na gittik. Hamit Efenin selamı var. Yunan çekildikçe biz takip ediyorduk. Torbalı’da bağların içinde öldürdüler. Rumca bilirmiş. Kayıntam vardı. Hatta top mermisinin bir tanesi trene denk geldi. Dediği yer ve zaman doğru. Köyü yakmaktan Saffet Hoca kurtarmış. Arkalarından ateş ettiler. Her taraf silah.Halil Efe derler. 18 gün sonra eve döndük. Fazla yaşatmamışlar onu. Yangın yapan Yunan fırkası. Birer ceket birer pantolon verdiler.diyor. Görüyorum. Oradan Seferihisar’da alayı bekledik. Dirmilli Ahmet Çavuş. Yunan taraftarıydı. Ama bir tanesi dahi sağlam değil. Hamit burayı bastığı zaman yanında Sökeliler vardı. Bu Ertuğrul Camii’ne 124 kişiyi doldurdular. Burada çete yok. 1939 doğumlu) Büyüklerimden duyardım. Kuşçuburun’a pusu kurdular. Bazıları cami duvarından atlayıp kaçtı. Büyük çarpışma Kuşçuburun tarafında oldu. Düşmanın arkasından Çeşme’ye kadar gittik.” derlerdi. Asıl adı Mustafa. buradan Yörük Hasan efeyle zıt gitmişler. Yunan köyü ateşe verecekmiş. Sökelilerin bir kolu Cafer’di. Almaya geleceğim. Bizim fırka iki ateş arasında kalınca Çeşme tarafına yöneldi. Yörük Ali de geldi Hortuna’ya. Süvari Hasan bunlar ne olduysa ben de ondan olacağım diyor. O gece yakılmaktan kurtulduk. Benim atıma iyi bak. 15’ lik. Bakıyorlar. Ordu geliyordu. rezil ediyormuş. Gezdirdiler. Atım zarar görür diye seni öldürmedim. Yörük Ali Yunan fırkasını takip ediyordu. Ama o buraya gelmedi Sökeli grubundan olan sonra burada nüfus memurluğu yaptı Mehmet. O da Yunan’a baş kaldırmış. Sonra biz Kuşçuburun’da iki gün kaldık. Dağ taş tam teçhizatlı asker. Cephenin bozulduğu duyulunca bizi her tarafta topladılar camilere doldurdular. Cumalı Köyü. O bir kahramandı diyor.Hamit’i vurmuşlar. Daha sonra bu yüzden öldürüldü. “Ulan ben bu yaşta 133 . Süvari Hasan’ı tanıdığı bir gavur görüyor. Yerli Rumlar kaçtı. Yakacaklar. Yarasına beresine soğan şırkıp acısını alsın diye. Üç tane topu vardı. Oraya doldurdular. Yanında yandaşları da varmış. Caminin içinde babam da vardı. Cennet yengem ekmek ediyor. Vagonlardaki gavurlar da gidemiyorlar. Bir araba üzerinde dikeltmişler. Ondan sonra Torbalı’ya caminin altına kapattılar. Biz orduya dahil olduk. Bizim buraları çeteler baskı ediyormuş. Yakacakmış. Çakırbeyli köyünden Piç Ali. Albay Çolak İbrahim’i görüyorduk. Buradaki fırka daha dönmemişti. Yakıp çekiliyor. Yörük Hasan geliyor. Ben de oradaydım. Treni patlattı.Yunan öyle bir dövmüşler ki bir sepet soğan az gelmiş. aykırı gitmişler. Teşhir ettiler. Halıları taşıyan. Fırkamızın merkezi Hortuna idi. Piç Ali de Yunan kaçarken öldürülüyor. Etrafa gaz tenekelerini sıralamışlardı. Subaya haber gönderiyor. Ahmetli tarafında çekiliyor.

Evdekiler atın kıçına bir değnek vuruyor. Hamit’in vurulduğu duyulunca bütün millet ağlamış.Ondan sonra Yunan’a teslim etmişler. Hüseyin’i Hasan’ın kardeşi diye öldürüyor. Yörük Hasan kardeşi öldürüldükten sonra köyden gitmiş. Hamit dürüst adammış. Ben atmadım Ali attı. Ama amcaoğlum İbrahim tanımış.Babamı yanına almak istemiş.Birden evden 134 . Ben duymadım. Ama Hasan o an orda. Yunan askerleri buraları gelir evleri basar süngü ile her tarafı. Burada Mehmet Çavuş derler. Buraları terk etmiş. Dağkızılca’ da karakolu basıyor. Nişanlısını kaçırdığı zaman bizim eve getirmiş.Hamit’i bilirmiş. Hamit benden para mı ister diyor.makbul sayılmayan) Birkaç yerde böyle yapmışlar. Çakır Ali’nin anası. Bunu Yunanlılar zannedermiş ki dağ parçası. Hasan Karşıyaka’da duruyordu. Hamit varken hiç bu tarafa geçmemiş.” diyor. Alasıya buraya kaçırmış. Hasan’ın biraderi varmış. (Şevket Önder. Deveci İbrahim derler . Cesedi dağdan katır sırtında indirmişler. Onların yanında Helvacı’dan Sürsalan Cemali varmış. Yunan askerleri hayvanın sırtından indirirken kıpırdamış. yatak aralarını Hamit ararlarmış. Buradan Yörük Hasan varmış. Devamlı tedirgindi. Baba ayrı. bulmuşlar. Bu köye geldiğinde ben görürdüm. Hamit beşiğe sığar mı? Genellikle yalnızmış. Bizim İbrahim tanımış. Kurupınar’da vurulmuş.Ben o adamı hatırlıyorum. Hamit’i vurmuşlar. Hüseyin. Yunan süvarisi Hamit arıyormuş. Dedem söylerdi. Efe’nin vurulduğu yerlere gidiyormuş. Çalının arkasından biri çıkacak gibi. Dağa çıkması handan Yunan subayının atını alması. Yunanlılar Hamit Efe’nin başına ödül koymuşlar. İstanbul mu Konya mı o taraflara gitmiş. Ölüsünü getiriyorlar. Hamit atı gezdirivereyim demiş. İbrahim’in anası. Onda hapsaneye girmiş. Onun yanına katılan buradan Yörük Hasan. Yunan askerleri daha ölmedi diye ürkmüşler. Kimse tanımasın diye Kafasını sarmış. Bir çama kama ( hançer) ziplemiş (saplamış) o çamı arıyor derlerdi. Ayakkabıları burada kalmış. (Fevzi Lütfü Taşkın.” diyor. Hamit pantolonunun söküğünü dikerken Piç Ali vuruyor. Amcam . Yunan askeri öldürüyor. Koca Ethem’in babası. İncedalan bir delikanlıymış. Oralarda arıyormuş. Sofu dayı. Karaot köyü basılmış. Dedem vermemiş. (Ahmet Özer. İlkindi zamanı mavzer atılmış.Kendini unutturmak için.O karakolu birden fazla bastığını duydum.parayı nerde bulcam? O bana yollasın. Amcam Yörük Hasan için . Uzun yıllar dışarıda durmuş. 1950 yılından sonra ortaya çıkmış. Kurşunlamışlar. 1932) Dedem Şakir’den Hamit ile ilgili şeyler duyardım.Hamit kimseye eza cefa yapmamış. İkisi bir Piç Ali ve Yörük Hasan öldürüyor(Hamit’i). Hamit vurulduktan sonra Arıkbaşı köyünden çete Çerkez İlyas buralarda bir gecede dört kişiyi öldürmüşler. Hamit’i çok severmiş. Hasan vurmamış. Hamit buraya dedemin yanına gelirmiş. benim amcamın oğlu. Yunan askerleri evin etrafını sarmış. Piç Ali vurmuş. Ve dağa çıkıyor. Yörük Hasan bu ödülü alalım diye öldürmüşler. (Durmuş Dayan. Efe’yi çok seviyorlarmış. Yunan askerleri “ Biz bunu dağ parçası sanırdık “ diyorlar. Benim efemin (ağabeyimin) anadan kardeşi Yörük Hasan. Çiğneye çiğneye öldürmüşler. Buralara gelir giderdi. Yunanlılar peşine düşüyorlar. Bir tavşan gibi. Hamit’i bizim Akkaya’nın arkasında vuruyorlar. Yörük Hasan telâşe düşüyor. Köylüler duyuyor. Para aramaya geliyor derlerdi. Yunan jandarmaları gelmiş. Dağkızılca köyünde bu bölgeyi kontrol eden karakolları varmış. Hamit bizim eve gelmiş. Para ararken karıların adamların üstüne çıkmışlar. Karaot köyü . Çakırbeyli’den Piç Ali. 1952 doğumlu) Benim büyüklerden duyduklarım şöyle. Hamit öldürülünce meydanı boş bulmuşlar. Bu subayı vuruyor. Karaot. Onun çeyizlerini dahi almışlar. Ben değilim ben size yakalatayım demiş. Birisi Hasan’ın biraderi Hüseyin. Hamit’in kardeşleri İzmir’de takip etmişler. Bu ev kahveymiş. Yaşlılar söylerlerdi. Sonra Yörük Hasan gidiyor. Abim Hasan’ı çok sıkıştırdım derdi. Sinek köy camii önüne getirmişler. Hamit böyle şeyleri sevmezmiş. 1949) Binlerce dedem Ahmet anlatırdı. Hamit para ister mi? Yörük Hasan kendi yiyecek. “İtoğlu it kereta! Parayı kendisi yiyecek. Onu suya yollamışlar.Adamlara o kadar korku salmış ki beşikte dahi ararlarmış. 1337 doğumlu. Hamit buralarda kötülük yapmamış. Hamit atın boynuna sarılmış. Yörük Hasan ito tayfasındanmış ( Külhanbeyi. Katır sırtından indirmişler. Yörük Hasan uyanık bir adammış. Ürkek bir adamdı. Ama Sürsalan Cemal’ den başka bir de Çengele’den biri varmış. Sinekköy) Hamit Efe başıymış. Dağa çıkardı. 50-60 yılları arası köye gelip gitmeye başladı.

Çerkez İlyas. Hamit Efe’nin öyküsünü bundan 30 sene evvel ( 1977) Yörüklerden Faki dayı vardı. Demek kadın o taraflarda olduklarını biliyormuş. Kurşun atmışlar ama vuramamışlar. (Ali Can Zıh. Helvacı köyü. Ben onu gördüm. 1926) Büyüklerimizden Hamit’in iyi bir efe olduğunu görüldüğü yerde cavurların korktuğunu söylerlerdi.tarlasına gitmek isterse yakalayıp dövüyorlarmış. Aydın’da bütün efelerin heykelleri var. Ondan dinledim.Vatansever adammış. Kabakdelen. Langırdak Şükrü’nün evi. Kim köyde erken çıkıp işine . Ben ufak çocuktum. Ethem Ağa oğlunun birinin adını Hamit koydu. “Bunları (Yunan askerleri) temizliyevereyim mi?” dermiş.1933) Çete Hamit. Gökoğlan İbrahim Dayı (Balcı-Dağdeviren).Çakırbeyli’deki namussuz kançıkladı. 1335) Yunan zamanı Hamit gelir. Hamza Ali Ağa (Çetin. Mola İbrahim Efendi de çok methederdi. Ormanköy. Kayınbabamı öyle çok severmiş.Güç). Buralarda çarpışma yapmamışlar. Türtesiye ceset kıpırdamış. Cepte taşıncak bir şey olsan seni cepte taşırdım “ dermiş. Öküz arabasının önüne karakolun önüne getirdiler geldiler. vatanperver bir adammış. Yunan işgali devamlı mezalim. Buradaki arkadaşları Paşa (Acar). Kızanlarımın içinde en çok seni seviyorum dermiş. Burada Yunan karakolu varmış. Getirdiler gelmişler. Helvacı köyü. Sanki canlanmış gibi. Kayınpederim anlatırdı. Havaliyi sindirmiş birisi. Yunan askerleri bunu bildiği için her gün sabahleyin köyü etrafını çeviriyorlarmış. Yunanlılar 120 kişiyi içlerinden babam da dahil gazla yakmak istemişler. Sevilmeyenler Karadiş. 1921 doğumlu) Ben daha önceki yıllarda il genel meclisi daimi encümen üyesi iken heykelini yaptırmak istedim. Bilgili adammış. Onlarla anlaşırlarmış. (Üzeyir Yiğit. Arkadan yine gelir dermiş. Bunları temizlersi.Hamit’in mert olduğunu duyardım. Ama Keçiköy’de olmuş. Ben de yaptırmak istedim. Sarılarak.1977 yıllarında. Halk tarafından seviliyormuş. Dedem öyle anlatırdı. Devrini almaya gittiğimde. Dürüst. Haliloğulların Süleyman (Cerit).yıldırım gibi çıkmış.Hayır yaparmış. Kızan olarak. Buradaki arkadaşlarından bilgi alıp sohbet edip gidiyormuş. Köyde çocukları toplamışlar camiye. Yukarı köylere buradan geçermiş. Bunları köyün ileri gelenlerinden . Bir Yunan askerini çeşmenin başında vurmuşlar. (Mehmet Ali Can. Yunan askerleri çok korkmuş. Babam Rumcayı çok iyi bilirdi. (Mehmet Esen Kalkan. Yunan’ın geçeceği tek yol varmış. Yunan askerlerinin bir anlık şaşkınlığından kurtulmuş. Pusuda 14 Yunan askeri kayıp veriyorlar. Hamit’in haberi olmuş. 1928) Hortunalı Hamit’in arkadaşı bu köyden Sürsalan Cemali’ymiş. Sanki atın üzerinde insan yok şeklinde çıkmış. Onlarla buluşurmuş. Kültürlü adamdı. Buranın ağası idi. Köyü bunlar yakacak rezil olacağız dermiş. Halk arasında ismi çok anılırmış. Yunanlılar Keçiköy’ü basmışlar. Yunan subayları korkmuşlar. Orayı tutuyorlar. Öküz arabasının üzerinde ölüsünü gösterdiler. Benim kayınpederim olur. Karakuyu. Gelirmiş pencereden Ali Bey’e. Yunan jandarması büyük bir ev var. Hamit’i vurmuşlar. Bütün Yunan askeri ondan korkarmış. öldürdü. Bunu sadece kayınbabam söylemezdi. Dolaşıyor geliyorlar. Bunu kayıpederimden duydum. Köyden bir kadın kızanlara haber vermiş. Görenlerin ödü patlamış. O anda Keçiköy’ün öte taraflarındaymış. Kadınlara kızlara mezalim. buranın ağası Ali Bey varmış. Gelin Yunanlılar çocukları yakacak diyor. Cemali’yi Hamit babasının elinden alıp gitmiş. (Ömer Uçar.Pantolonun söküğünü dikerken öldürmüş. Hamit’in vücudu çok tüylüymüş. Hamit’in tüyleri dikilmiş. Hamit . nerden geldi?” diye büyük tahkikat yapıyorlarmış. Hamit çok iyi biriymiş. Köylüyü sıkıştırıp: “Çete Hamit nereye gitti. Yakacaklarmış.büyüklerden duyardık. Ali Bey aman elleşme. Olanlardan alırmış olmayana verirmiş. Bir de Tekke’den Sarı varmış. Çekemiyormuş. Hamit örlü adammış. Yunan zamanı devamlı buraya geliryormuş. Birkaç el etrafta silah atmış. Orada duruyordu. Yunan karakol komutanına ben İstanbul’da rastladım. sayılıyormuş. 135 . Yunan askerleriyle. Oradan çağırıyor. İstanbul’dan araba aldım.Cemali’ye “ Ülen çocuk seni ben çok seviyorum. Çalışmasını millet takdir edermiş.Çok arkalıymış. Hamit öldürüldüğünde Yunan askerleri emin olmak için türtmüşler. Subaşı. Hamit’i herkes severdi burada.

Yunan buraya çıktığı zaman tüm Yörük obası (Karatekeli) İtalyanlara sığınmışlar. O zaman evler sazdan. İnek sattın. Bunu ben evlatlık yapacam demiş. Çeteler zeytinyağını kızdırmışlar Tulum’dan Miri nenenin göbeğine dökmüşler. O çaltılar (dikenli çalı) o kürler (dikenli böğütlen) bana pamuk gibi geldi derdi. Akşam çete gelirmiş kapıya.Galip Hoca olarak Yeniköy’den Hafız Ali’nin yanına geldiğini duydum. Afyon bozuldu demişler. Yunan çekilirken annemler biz gidiyoruz derlermiş.Kendini bildiriyor. Rumların haberi olmuş. Ellemiyorlar.Yunanlılar yakmış. 1939) Babam 1312 doğumluydu. Ancak Yunanlılar.Yunan arındıktan sonra memleketine geri gelmişler. Köyü yakmış. Kadın bacanın içine saklanmış. Caminin bahçesine gömmüşler. Arnavut Dudu teyze vardı. Bizim hanıma sormuş. Koca Ömer diye birisi cavur sanmış. 1929 .Elimizden her şeylerimizi alıyorlardı. 1931) Büyüklerimden Çirkince’den gelen Rum çetelerinin eziyetini duydum. (Mustafa Cerit. Elif diye birisi. Köyden Giritli Osman’ı Arapkahve’ye kadar götürmüşler. Söyle halka kaçsın. Çocuklar acıkınca ağlaşmışlar.15-20 sene cami yanık durdu. Köydeki arkadaşını uyarmış.Yeniköy’e gelmiş. Sakın köyde durmayın.Bir kişi ormana gitmemiş. Biri dermiş bunu vuralım. Diğer asker benim çocuğum yok . Uzun Durmuş’un evini Yunan askerleri basmış. Onlar anlatırdı. Yunan zamanı birisi inek satarsa haberleri olurmuş. Giritli Osman ben sizdenim. Bir sağmal inek 6 sarı lira. Çocuklar ağlaştığında diğer komşular Yunan çocukları duyacaklar diye saklandırırlarmış. Burada yerli cavurlar varmış. Yunan çekildikten sonra geri gelmişiz. (Mehmet Kahraman.Kayınvalidemin anası (Kuru gelinlerden Emine) bu Yunan demiş çocuğu düşürtmüş. Bize anlatırdı. Hiçbir huzursuzluk çekmemişler. O bahsederdi bize. Bazı Yunanlılar Subaşı’nın kadınları ile evlenmişler.Kadınları korkutuyorlarmış. Ahmetli. 50 kadar sığır evde. Yörükçülük yapıyormuş. 1337. Anlatıyor. Ormana atın kendinizi diye uyarmış. Bunun üzerine halk köyü boşaltmış. Subaşı Kooperatifi’nin eski binası Yunan karakoluymuş. Getir parayı. Antalya’ya göç etmişler. 1938) Annem 108. Subaşı. Gebe bırakmış. Ben Türk’üm diyor. Yeniköy’e girememiş. derdi. Beni cavur götürdü.Ahmetli) Yunan cephesi bozulunca buradaki Yunan zabiti köylüyü uyarmış. Tak tak tak. Demiş beni çok iyi baktınız. Çok çektik derlerdi. Kanı hala üzerinde duran tahra çıktı. Kaçtım. Onlara bilmem ne cavuru derler. Bizi dövüyorlardı derdi. Bayağı komşularmış. O anlatırdı. İstanbul’a gezmeye gelmiş. Çocuklarını Yunanlılar öldürmüş. Dağda pelit yimişler. Zabit Giritliymiş. Annem kucağında bir çocuk bir de yanında. Yunanlılar öldürdükleri insanları bu bodruma atmışlar. Baskı yapıyorlarmış. Yunan çekilirken köyde Kopçasız lakaplı birini öldürmüş. Ahmetli) Yunan zamanı ben Antalya’da doğmuşum. Yunan yakmış. babam 96yaşında öldü. Sağlık. Köyü yakmış. Çeteler gelir ellerinden mahsüllerini ( buğday) alıyor. Dur diyorlar vuralım. Nerelisin diye. paralarını alıyormuş. (Osman Çelik. 136 . Hanım Torbalı Subaşı deyince sormuş kimlerdensin hanım İbrahim Çavuş’un kızıyım. Köye geldiğimizde cami ve evler yanıktı. Fırında 8-10 ekmek kalmış. O komutan buradan bir kadını yoldan çıkarmış. Başkan Muzaffer’in anasıydı. yakıp yıkıp geliyor demiş.Kabri cami avlusundadır. Onu çekilen Yunan askerleri öldürmüş. Köyde çetelerin adamları varmış. Kayınbabam çeteler öşür alıyordu. çocuklarını Yunanlılar öldürmüş. Kendisi kurtulmuş. Dağlara kaçın demiş. Maden ocağına gitmişler. Bizimkiler oradaymış.Ailemi otele bırakmıştım. Kimin cavur kimin ne olduğu belli değil. Komutanın adı Konkunaki. Kim yapar bu vahşeti. Ağlaşa ağlaşa gitmişler. Yerli cavurlardan hiç zarar gelmemiş. Yunanlılar uyuyunca köye kaçmış. Arap Ahmet’in kardeşini (Nedim) Yunanlılar öldürmüşler. Orada bir gece kalmışlar. Ben Ahmetli’den geldim diyor. Soygunculuk yaparlarmış. Celal Bayar’ın . Korkularından kadınlar ses edemezmiş. (Melek Dinçer. Bina yıkıldığında bodrum katından bir sürü insan kafası iskeleti çıktı. Çok rezillik çektik. Bülbüdere’den Uşaklı İsmail vurucu kırıcı bir adammış. (Ramazan Gülten. Bacanın içindeki duvarda çivilere tutunmuş.

Yunan askerlerini öldürmüş. Kalanı da bırakırlar mı? Bırakmazlar. Oraya buraya saklanmış. Bunun anasını babasını çeteler öldürmüş.”demiş. Rum komşu binbaşıya bunun kadar namuslu adam bu köyde yok demiş. 1337) Hamit bizim eve gelirmiş. Torbalı’da tren hattını çeteler yolu açmış (bozmuş) Trenden inip kaçmışlar. Ertesi günü Dernekli ‘de dağda Hamit’i buluyor. 1923. Arapçı) Yunan süvarisi köye gelince köyde kimse kalmamış. Domuza attılar demiş. Buradan kinle gidiyorlarmış. Köyde yerli Rumlar varmış. Şehitler) Yerli Rumlarla iyi geçinmişler. Tüfek patlayınca Yunan askerleri bizim eve her taraftan çevirmişler. Bin tane koyunu var. 1934) Yunan zamanı Yunan askerleri burada keçi pınarında maden ocağı işletiyorlarmış. Soygunculuk yapmışlar. Yunan binbaşısı tüfeği kokmuş. Köylüden bıçakları dahi toplamış. Buradan Kopçasız öldürülmüş. Babamları öldüreceklermiş. Rum komşusu subaya bu taraflarda domuz çok. Çırpıköy’den Mercanların Ali. nenemden duyardım.Ali Bey hem Yunan tarafı hem de Türk tarafı. Köylüye güttürmüşler. Casim’e dikkat et. Babam anlatırdı. Paraları almış. Biliyorlar ki bir gün bunlar gidecek. Siz ne yapıyorsunuz demiş. Birisi daha insancılmış. Köyden yerli Rum komşusu gelmiş. ( Hüseyin Yılmaz. Dönersek birazını bize verirsiniz. Ben öldürürüm sizin adamlar beni tutar demiş.mermileri köy dışındaki damlara saklamış. Hacı Seyfittin’e söylüyor. Yunan geldikten sonra işleri bozulmuş. Aslanlardan Recep Ağa’nın evini basmışlar. (Mehmet Alkan. (Adlarını söylemek istemedi) Bunların bazısını çeteler öldürmüş. Bunlar Karhat’tan(Gökçen). Yunan kaçıyormuş. Dövüyormuş. Bunlar bizim rahatımızı bozacaklar diye. Köyde Yunan karakolu varmış. Yunan karakolu Ali Bey’e bir mektup göndermiş. Kimin neyi varsa bildiriyormuş.ne yok Casim?” diyor. Tire tarafından silah sesleri gelmeye başlamış. Kaçarken Torbalı’nın ileri gelenlerini toplamışlar. Şimdi Süleyman dayının evlerinin olduğu yer. Arapkahve’de kamp kurulunca kaçmış. Açıyorlar kasayı. Sadece bir dolma tüfek bırakmış. Yunan’ın zararı köye olmamış. Halbuki burada iki tarafta geçinip gidiyorlarmış. Şehitler. Çengele. Sağ ayağının astarın altında Yunanlıların kağıdı var. Başlamışlar işkenceye. Köydeki arkadaşı Gacarların Casim varmış. Rum kadınları kaçıyormuş. Çeler Sami Ağa’nın ağılını basmışlar.(Mehmet Cerit. Biz gidiyoruz. Yunan’la işbirliği yapanlar Yunan’la beraber kaçmış. Casim’e Hamit’i öldürür müsün?Öldürürrüm demiş. Dağdan karakola ateşe tutuyor. Babamlar ovada darı ( mısır) suluyormuş o an. Karakızlar’dan Ali Bey varmış. Ordan buradan koyun toplamışlar. Yunan bize bir ekmek çakısı bırakmazdı derdi. Yeniköy’den kendilerine sıkı (kurşun) atılınca burada Türk askeri var diye köyü aşağısından doğru geçmişler. Ali Bey. Hamit Sağlık’ta Yunan karakolunu basmış. Casim bir gün köyde kalıyor. Kaçmaları çok acayip olmuş. (Cevat Güven. 1933) İhtiyarlar burayı Yunan’ın işgal ettiğini fazla eziyet ve ızdırap çektirdiklerini söylerlerdi. Yunan çekilirken köyü yakmış. 1932. astarına koymuş. Sandıkları açıyorlar. Köyü Hasan Çavuşlardan İbrahim basmış. Babam mavzerleri. Sami Ağa koyunun başında . Geri vermiş. Rum’un en ihtiyarında silah omzunda. Hamit Casim’e: “ Ne var . Zaten Yunan buraya çıktığında yerli Rumlar başlamışlar söylenmeye.Hamit’in kızanı ya. Kaçarlarken bu hayvanları da bırakıp kaçmışlar. Bir şey yok. Köyün en zengini Sami Ağa. Casim’e de Yunan jandarması tutmasın diye bir kağıt vermiş. Annem orda. Kızı Rakibe. (Cemali Aslan. Babamgil Arslanlar’dan geliyormuş. Yerli Rumlar da kaçmışlar. Köyden Kör Osman bunlara yataklık yapıyormuş. “ Hamit’e tedbir al. Hamit çetesi madeni basmış. Bir oğlan çocuğunu götürmüşler. Yunan karakolu köyde varmış. (Abdi Doğan. Ellerinden almış. Nenem Yunan askerlerini görünce tüfeği atıvermiş. 1932. Giritli kurtulmuş. Sağ ayağının çizmesinin içine. Rum komşusu Yunan subayına Rumca bir şeyler konuşmuş. Arıkbaşı ve Çırpıköy’ de milleti camiye doldurup yakmışlar. Bak şurada şu kadar çalkanık buğday var. Çapak’tan Ethem. Kemal’in askerleri geliyor demişler.Rumlar bizim rahatımız da bozulacak derlermiş. koşmuş. Yunan işgalinden en çok yerli Rumlar rahatsız olmuş. Eğerci) Annemden. “Sağ ayağının 137 . Ahmetli. Köyde Yunan’la beraber işbirliği yapanlar varmış. Nerde bulacağını biliyor. Çeteler köyü basmış.

(Veli Koç. Arıkbaşından İlyas. Arabanın üzerine bağlamışlar. Kalan paralarını arıyorlar diye duyduk. Yunanlıları berbat etmesin diye Hidayet Bey’in babası vurdurmuş. Babam mühürü (istifa) atmış. Gurk tavuğun altındaki yumurtayı dahi almışlar. Birkaç kurşun atmış. Kızılcaova’ya göçmüş. Hamit fakiri gözeten biri. Düğerlik köyünde evinin üstünde çarpışma olmuş. Casim ben sene ne yapayım diyor. Köylüler kaçan yerli Rumların evlerini hayvanlarını yağma yapmışlar. Köylü ne yapsın. amcam olur. Vuran Pomak Topçu Süleyman.” Çıkartıyorlar. Mezarı sağlık ocağının olduğu yerdeydi. Yunan askeri gelirmiş köye.Bir gavur kıstırmışlar. Teşhir etmişler. (Halil İbrahim Duma. Çakallar. Sabri dayıya bu işler ödünçtür ödünç demiş.Vurduruyor. Kilisesi vardı.Burada Rumlar varmış. Çeteler dedeme yemek yemeye gelmişler. Baskıyla istediği paraya elindeki malı alırmış. Yunan çekilişinde demiryolu bozulmuş. Tren burada kalmış. Diğerini de zapt etmeye uğraşırmış. Dernekli) Sarı Efe Mehmet. Nikol da Zeytinköy’den adalara ulaşmış. Biri de gidip Karakuyu’daki Yunan jandarmasına haber vermiş. 1336. Ahmetli) Tepeköy’de eşkıya fırıncı Abbas Akeren babaannemin babasının göbeğine kızgın zeytinyağı dökmüş. Yunanlılar bunları sık sık rahatsız edermiş. 1920. (Veli Ayaydın. babam köyde muhtarmış.çizmesini çıkar. Düğerlik) Dedem Kırışık Mehmet o vakit köyün zenginlerindenmiş. Hemen bırakıp gitmişler. dermiş. Bunlar köylülere zarar veriyormuş. Yunan askerine yataklık yapan da varmış. Gaz tenekeleri dahi hazırmış. Alemin malını karıştırma demiş. İşgalde burada adliyesini dahi kurmuş.Bunu Hamit duymuş. Hamit Yunan’a tavkırırmış. Kaçan bir Rum. Herkes bakla tarlasına saklanırmış. Yunan geliyor dedemin evini yakıyor. Amcamı Dağtekke’de Kocabıyık’ın evinde vurmuşlar. 1954. babamgil Hamit’in adamları. Çeteler kaçmış. Hamit Efe’den çok korkarlarmış. Vurulmuş. 1939) O zamanki durumda cepheye para toplayıp Yunan askerleri ile çarpışırmış. Geliyorlar. Taban astarını kaldırın. Siz çetelere yataklık yapıyorsunuz diye her gün karakola görünmeye gidermiş. Ali Bey milletin malını zapt edermiş. Yıllar sonra buradan kaçan Rumlar burayı ziyaretye geldiler.Yunan kaçarken tüfeğini alan . Kırışık Mehmet’in evini yakmışlar. İnsanlar Kaplancık tarafından kaçmışlar. Evlerde kimse yokmuş gibi görünürmüş. Helvacı’dan Sürsalan Cemali. Tedbirli dur. Kıbrıslı Mustafa kesmiş. Yataklık yapanlar Gökçen Mustafası. Sakın malınızı satmayın. Yunan çekilirken köylüyü camiye doldurmuşlar. Kıbrıslı Fevzi Çavuş varmış. Git Hamit’i vur diye. Gezdirmişler. Aşiret milletine pek zararı olmamış. Öyle kurtulmuş. Camiden kaçan doğu kısmında bir bakla tarlası varmış. Karatekeli aşireti. Nikol köylüyü uyarmış. Gece oldu mu evlerde lambalar yanmazmış. Bakıyorlar ki Yunan komutanlığının kağıdı. Ödemiş tarafından gelenler ilk Torbalı’ya girmişler. Nahiye’den (Dağkızılca) bekçi gelmiş. Hamit Yunanlıları berbat ediyormuş. Çalı kakıcı değilmiş. Köyde askeriyeye yardım toplarmış. (Ahmet Yılmaz. Hamit burada Burunsuz Esma diye bilinen birine gelirmiş. 1927. Torbalı) Yunan askerleri evlere dağılırmış.tahrasını alan Torbalı’ya Yunan öldürmeye gelmiş. Korkudan tapuyu verirmiş.1929 . Vurduran Dağlı Emine. 138 . Kaldırıyorlar. Annem anlatırdı . (Naim Özkarademir. Bir kurşun çekip öldürüyor. Yunalılar gelirmiş . Karakızlar’dan Hidayet Bey’in babası Ali Bey birisine para veriyor. Bir tepeyi zapt etmiş. Fakirlere diyormuş. Çengele’den Nalbant İbrahim. Yumurta alırlarmış. Oğlananası) Yunan işgalinde babamlar Kütahya’ya göçmüşler. En çok korktuğu Hamit Efe. (Yusuf Karadayı .. Gidiyor Ali Bey’e.

Burada Hamit’in yüzbaşı veya binbaşı olduğunu duyuyorduk. (Saffet Çoban. Bu asker yaralı olarak Yörük çadırlarında Kölemen’e sığınmış. Namaz bitmiş. Pusuya düşürür üstündekileri soyarmış. 1932. Üç ay burada çadırda kalmış. Hamit Efe Topçu Süleyman’ı Kurt gediğinde tuzağa düşürüp temizliyor. 1936 . Asker iyileşince Aydın’a ulaşmış.Çete Hamit yakalıyor bunu. Mezarları dahi orada duruyor. İyi biriymiş. Hamit ve adamlarını Kurt gediği dediğimiz yerde pusu kurduruyorlar. Uyarıyı dinlememiş. Mamut dağında korucu Süleyman tarafından vurulmuş. 1338.Aydın Yörük Ali koluna bağlıymış. Burada köy meydanında idam edeceklermiş. Bir numaralı Yunan taraftarı. İbrahim. Dereköy muhtarı (Sığırtmaçoğlu)Yunan taraftarıymış. Topçu Süleyman dağda asker soyarmış. Bir bakmış ki Hamit pürsilah kapıda. Birkaç el silah atılmış. Keçiköy altında Yunan askerleri ile çarpışma olmuş. Hamit çetesi ile beraber gelmiş. Hamit . O dönemde Kabakdelen Hasanlar. Çerkezlerden (Arıkbaşı) çete İlyas diğer çetelermiş. Çetesi caminin kapısında toplanmış. Süleyman köy bekçisi imiş. Ölüsünü çakallar yemiş. İki kişi şehit düşmüş. Parmağında altın yüzük varmış. Bu işi sen takip edeceksin diye. Bunu anlatırlardı. Tekbir alıyor tekrar namaza duruyor. Buradan Topçu Süleyman vardı. (Ali Yoldaş. Parça parça etmiş. Üç ay Aydın mapushanesine gönderilmiş. (Kemal Korucu. (Ramazan Türkoğlu . Hamit’in adamı yemek yerken adamını öldürüyor.Dürüst bir efe olduğunu söylerdi. babam Mehmet Korucu. Hiç mani olmuyormuş.1940 . Hemen tekrar dönüyor. Burada söyleniyordu. Sarı Efe’yi de öldüren kişi.(Abdullah Fırat.Bu işi bitireceksin demiş.İbrahim Çavuş arkadaşı. (Halil Akkeçili. Kölemen’in karısı eski usullerle çamdan akma ile yarayı iyileştirmiş. Adamını Deli Süleyman’ın vurduğunu söylüyor. (Enver Kavaklan . Rahmetli dedem Nazır Mehmet orada keçi çobanı. Ölüsünü görmüş. Hamit köye namaz vakti gelmiş. Sarı Efe’yi. Osmanlar) Hamit iyi arkadaşmış. Gemikaya mevkiinde. Çatışma olmuş. Yunan askerleri kadınlarla dalga geçiyorlarmış. Babam İzmir2den silah ve cephane ile Karpuzlu (Canlı) istasyonunda Yunan askerleri tarafından yakalanmış. Süleyman’ı Yunan karakoluna gönderiyorlar. Namussuzluğu sevmezmiş. Pomak’ı (Topçu Süleyman) yakalayamamışlar. 1934. Dernekli) Karısı ile arası açılmış. Görevi Hamit Efe’ye bırakıyor. Nenem rahmetli durumu Hamit’e anlatıyor. Yakalıyorlar. 139 . Evini yakmışlar. Herkes korkuyor. (Şerif Akkeçili. Sarı Mehmet kapıya doğru dönmüş. Burada da adamları varmış. Yanına bir arkadaş almış Bunu alma demişler. Dernekli) Hortunalı Hamit’i halamın kocası Mustafa Ali Şahinol anlatırdı.Sanki dağda vurulmuş gibi. Aydınlı bir asker terki silah etmiş. Karadiş . Ama ellerinden kaçırırız diye işkence ile orada öldürüyorlar. Aydın’dan 90 atlı gelip Pomak’ın evini basmışlar.1340.Kaçırıyor. Gerisini Hamit Efe’ye havale etmişler. Etrafı sıkıştırıyor. Topçu Süleyman’ı vurdurmuş. Osmanlar Çınardibi) Hamit adını çok duydum. ( Ziya Arun . 1939. Köydeki arkadaşıymış. Alıyorlar bu adamın cesedi karşıdaki dağa götürmüş.1958) Eski zeybek mezarı Kurupınar denilen yerde Hamit’i öldürüyorlar. Buraya Certoğlu mevkiinde kömür ocağında işkence ile dağda öldürüyor. 1951) Atalarımızdan duyduğumuza göre Kovanlık denen yerde yemek yerken askerler baskın yapmış.Rahmetli nenem yunan gardiyanınına para yediriyor. Kavakalanı) Hortunalı Hamit iyi adammış. Bunlar birlikmiş.Kavakalan) Korucu ailesi Hamit’in adamı. İbrahim Korucu. Bunu büyüklerden duyardık. Hamit’in Aydın koluna bağlı olduğu apaçık. Çınardibi) Hamit’len dayım ve korucu İbrahim.

Keçiköy) Yunanlılar Halil’in Mehmet’i dövüyorlarmış. Çeşme başında çatışma olmuş. Rumca bilen. köy camisini yakmışlar.(İbrahim Şenel. Bir süre Çerkez Ethem’in yanında kalmış. Yukarıdan Süllüler evine İtalyan bayrağı asmış. Orada vuruluyor. Babam Yunan askerini öldürüyor. Yazıbaşı) Kara Hüseyin Tahir’in torunu. Kardeşi feryat figan etmiş. Hoşuna gitmemiş. 1940.bizim başımıza bunlar geldi diye. Keçiköy’den ( Balcılar) Deli Ağa’nın evini. Buradan arkadaşı Küçük Mehmet. Rumca bilen bir Giritli varmış. İki kişi ölmüş. Hasan Çavuşlar’da İbrahim Efe. Sen anlamazsın. Dağa çıkıyor. Öldükten sonra köy köy gezdirip teşhir etmişler. Amca dut ağacına asar gider oradan alırmış. Arif Kahya Yunan taraftarıymış. 30 Mayıs 2007 140 . Yörük Ali haklı çıkıyor. Bunların içinden sana şu adamdan zarar gelecek . Bir iki hafta orada yatmış. Hamit tabii tecrübesiz. Yunan tebasına geçen bekçi Arif Kahya varmış. atik ne zaman nerede olduğunu hiç belli etmeyen biriymiş. Yazbaşı ) Hamit çok cesur. Bazı zenginlerden para toplayıp oraya aktarıyormuş. Bülbüldere) Yunan giderken bu caminin imamını alıp gitmiş. (Nevin Oral. Dedem zor getirmiş. Arkadaş vurulur mu? Ve aynı adam Hamit’i vuruyor. ---------------------------------------------(İrfan Çoban. Düğünde gitmiş yanına oturmuş. süt annesine gidermiş. Yunan rahatsız etmesin diye. Taşlıoğulları’ndan. Mezarlıktan amcamı getirememişler. Yardım edenler Bekçi Raşit. Dernekli’den Karadiş. İkisini de bağlayıp öldürmüşler. Amcamın mezarını getirmişler. Büyük amcamın milli mücadelede Kuva-yı Milliyeye yardım ettiğini duydum. Biz çocuktuk . “Bak gençsin.Birincisinde silah çaktırmış. Hamit babamın çete arkadaşıymış. Ayşe Hanım. 1937. 1945. Bazı kişilerden yardım toplarmış Önceden bilinmiyormuş. Amca amca vurulmuş. (Halil İbrahim Akkavak . Olmuyor. Kadın zarı (çarşaf) giymiş. Çetelere ekmek veriyorsunuz diye. Keçiköy) Yunan zamanı Kabadelen çetesi .anlatırdı. Sen dua ettin . Yörük Ali bu taraftan böyle bir gencin türediğini duyuyor. Davet ediyor. Benim adımı vermişler. O gece babasının evini basıp onun dahi parasını almış. Köyün muhtarıymış.Bıraktırmak için uğraşıyor. Kadını kurşunlamışlar. Bülbüldere) Uşaklı İsmail babam olur. (Durmuş Ali Şenel. Hamit amcam vurulunca İzmir’den kalkıp buraya amcamı vuranlardan öç almaya gelirken Kısık tarafında Yunan askeriyle karşılaşıyor. Hortuna) Ben Kara Hüseyin’in oğlu Tahir’in torunu Hamit Efe’nin yeğeni oluyorum. Bunları hem abim anlatırdı hem de Kazım Dayı (Kanyılmaz). Deli Ağa. Hamit’e diyor ki. Bizimkiler Fransız tebasına geçmiş.” diyor. Çakırbeyli’den Piç Ali. Amcam Yunan zamanı dağa çıkıyor. Bunları anneannemlerden duyardım. Onu görmek istiyor. Bundan dolayı zenginler rahatsız olmuş. Benim adım Yunan zamanı Yunanlılar tarafından vurulan Rıza. Hem kardeşini döve döve hem de kardeşini kuşunla öldürüyorlar. -------------------------------------------01 Haziran 2007 (Rıza Oral. Sonra askere topladığı anlaşılmış. 1937. İkincisinde vurmuş. Öldürmüşler. Köyde bir düğün oluyor. 1927. Hatta babası tütün parası almış. Hamit Kuvay-ı Miliyeye alıp yatırırmış. Küçük Mehmet’i gönderiyor. Amcam devamlı Yunan askeri ile çatışırmış. Bunu giderken yolda hallet. Buraya yanındaki adamlarla Aydın’ın Karacasu’ya gidiyor. eski Yörük Hüseyin Efe varmış. Ayşe’ ye benziyor diye Feda Hanım’ı vermişler. Manavkovanlığı’nda Yunan askeri ile çatışma olmuş. Amcam öz teyzemle nişanlıymış. Versin parayı diyor. Gök Mehmet derler evinden yemek alırmış. (Yılmaz Oral.1929. Nasıl düğüne girecek. Ondan Hamide oluyor. Dağtekke’den biriyle -Nazlı ileevleniyor.Kimse anlamamış. Ayşe Hanım veremden ölüyor. Tekrar geri dönüp kendi çetesini kurmuş.Amcamı arkadaşı silah temizleme bahanesi ile vurmuş.

1328 doğumlu) Köyde Hamit Yunan karakolunu bastı. İp ellerinde yürü diyorlar. Marmaraç Dernekli) 03 haziran 2007 Babam Karadiş’in yanında kızan. gelse de görsek diyor. Elini kolunu bağladılar. Dedem bu adamları beğenmemiş. Çürüdü gitti. Yalnız bir efeydi o. Dedem de babamda temiz delikanlı derdi. Biz önce Karakızlar’a kaçtık. Bir Arap kurtuldu.Çapak’tan Kahveci Hasan bana anlattı. 1330) (19 Temmuz 2007) Yunan’ın buraya geldiğini bilirim. Aylarca kokudan geçilmezdi. Aradan bir süre geçti mi tekrar asker gönderir. Üç ay dahi durduğunu bilirim. Karargah burasıydı. dışarıdaki arkadaşlarıma diyor. Çok eziyet yaptılar. Bir gün bütün köyün erkeklerini topladılar. Su getirirdik. Osmanlar’dan Akçocuk arkadaşı. Evine silahlı asker gönderirdi. Hepsini dayaktan geçirdiler. Ateş İbrahim. Hamit Efe dinleyip duru. Dağkızılca. Köye Yunan jandarması gelirdi. Hamit’in ölüsünü kağnı arabası ile götürmüşler. Hasan 40 tane kahve yap. Ama ne dayak. Davranmayın yakarım diyor. Yanından at demiş.Saliha’yı Başpınar’da tüfekle öldürdü. Gündüzleri dağda geceleri bir kenarda yatardı. Bu kızı Yunan çekilince amcası Sevdiye’nin Halil . Yunanlılara karşı çeteydi. Çete köydeki evi bastı. Hamit Kırlıların İbrahim’in kız kardeşi ile evliymiş. Yunan demiryolu boyunca kaçıyordu. Dedem de avluda. Dışarıya çıkarıyorlar. Yanına aldığı arkadaşı ona hinayetlik yaptı. Hamit efeliğe çıktığında adı çok konuşulurmuş. Hakaret yapmadıkları kalmadı. Birer gece birer gece askerleri everirmiş. Bir süre sonra adam almış yanına. Kadınlar kızlar bir görsek dermiş. Hiç kimsenin burnunu kanatmadılar. Evimizden görünüyordu. Hortunalı Hamit’i bilirim. Birisi Yörük Hasan diğeri de Piç Ali. Recep Ağa’yı kaç sefer bastılar. Biliyorum. 1928. Ama para çetesi değildi. Arap’ı bilirim. Yunan çekilirken Fetrek Çayı’nda büyük çarpışma oldu. diyor. Ayakta ip bağlı yörünür mü? Yörü dayak. Bize zarar yapmadı. İzmir’de Urumkuş sokağında ev tuttuk. Yunan bölük bölük demiryolu buyunca gelirmiş. Yunan subayı bir hafta kullanır sonra askerlere verirdi. Yani 40 adam varmış gibi. Sigaranın dumanını kadının birinin burnu almış. Hamit’in arkadaşıydı. Yunan gidişi biraz kıpırdadı buralarda. (Rasim Şekeroğlu. Hamit kimseden korkmazdı. Çırpıköy’ü yaktı. Çerkezlerden Uzun Musa idamdan üç sefer almış. Köyde anası babası olmayan çok güzel bir kız vardı. Komşunun kızını aldılar. Saliha derlerdi. Etraftaki çalı diplerinde yatarlarmış. Dedemden biraz ekmek ve zeytin istemiş. Düğüne geldi . Sarı’yı karısı Topçunun Süleyman’a vurduruyor. Hamit’in atını 141 . Orada üstümüze elbise verdiler. Muhtarmış. Türk bayrağının çekilişini de gördüm. Yunanlı gitti. ( Hüseyin Kölemen. Yunan da öldü. Takip askerleri Çapak’ta Hasan’ın kahvesinde otururken Hamit kapıdan içeri giriyor. Aşağı köyleri yaktı. Arslanlar. Kıymetli eşyaları kırmışlar. Dağtekke köyünden bizim köye gelirken üç kadın odun yapıyormuş. Hamit Efe kadınlara görünmeden dereden köye dutun dibine varmış. Gördüm. Biz askerlere sakalık yaptık. İki kardeşti. Geceleri askerler Hamit basacak diye karakolda yatmazlarmış. Kadının birisi aşağıdan Hamit Efe yakışıklı bir delikanlıymış. Bir o kaçmış. Hortuna’dan gelin aldılar. Daha sonra Yunan çekilince köye döndük. Bu zamana kadar efe görmedin mi? Eli kabaklı hoca görsün onun yüzünü diyor. Her taraf ceset. Hiç toplanmadı bunlar. Karnını doyurmuş. Adı kapansın diye öldürmüş. Asker buraya geldi. Taşkesik’te Yunan karakolu vardı. Hamit Halilbeyli tütününden sigara sarmış. Topları Fetrek Çayı’na kurdular. Hamit Efe buralarda oturuyordur. Kadınların konuşmasını dinliyormuş. İnsan ölüsü kokusu olduğunu sonra öğrendik. Bizimkilerden de ölen oldu.Kızın ölüsünü canavarlar yisin diye orada bırakıyor. Hamit zaten durmazdı. Sonra evine gönderirdi. Hiçbir karıya kıza bakmazmış. Hamit çeteydi. Öldürselerdi korkmazdı. Hem kendisi hem askerler. Kızı kullanırdı. Hamit dayı aldatamazlar . Süvari askeri. Kokudan geçemezdiniz. Malanda Yaylası’nda yakalamışlar. Babam bizi orda buldu. Hasan kahveleri yapıyor dışarı çıkıp döküyor. Yunan’la şimdi kardeş diyorlar Yunan’la hiç kardeşlik olur mu? Yunan bayrağının indirilişini ben gördüm. Köyde Koca Haşim. Bunlar seni aldatır demiş. Yunan askerini öldürdü. İlyas vardı. Dedem kendisini hemen saklamış. Babamın parasıyla yiyecek giyecek almışlar. Birisi de diyor ki Halilbeyli tütünün kokusu burnuma geldi. O zaman gördüm. Vurulan orda kaldı. Yunan takibi Hamit’in peşinde. Ayaklarında ip bağlı. Bunun üzerine Yunan evlerimizi yaktı. Ayakta dikelterek.İpi çekerlerdi. Üst tarafta çalının içinde oturuyormuş. demiş. Torbalı’ya dayım Mehmet Kemal’in yanına gittik. Yakan Yunan jandarması. Kadınlar da karakolun önünde.(Zehra Dinçer. Yunan kaçarken Arıkbaşı’nda bir sürü insan yaktı.

Kırk tulum peynir varmış evde. 1938 . Biraderi Hacı Ahmet derlerdi. daha yeni doğum yaptı diye onları geçiştirmiş.(Piç) Ali’yi de almış.” demiş. Yunan askerine gelinim hasta . Subaşı’ndan Durmuş Ali arkadaşı.” dermiş. (Veli Başarır. Onu da komutan sen bunu işemişsin köpürüyor diye dövmüş. Köyü alan talan yapmışlar. Bu çocuk başıma bela olacak. Kız kardeşini de öldürmüşler. Ali dermiş: “ Amcan bana çok kızıyor. “Ah ulan yapamadılar .” Gelenler Mustafa’ya : “ Sen çocuklarını al. Keçiköy’de karakol kurmuşlar. Sağlık’tan İbrahim Kahya Cellat gölü’nün balığını satın alır. Yunan karakolunda su yokmuş ona su taşıtırlarmış. Nasıl aldattıysa bilemiyorum. Evi yakıyorlar. Yunan’la ilgili bilgi alırmış. Bunlara Böcanlı sülalesi derler. Hamit’te asla öyle bir şey yok.” diyor. Ethem. O Kaçmış. Aman oğlum ellemeyin o benim gelinim demiş. çocukları var. Mehmet Hasırcı suyun içine işemiş. Kendi gelini haline sokmuş. Gelenler Ethem Ağa’nın adamları.” Bunu babamdan duydum. Dedem merhametliymiş. Git geri ver. 1932. Buraya geldiğinde Hamit’i iyi ağırlarlarmış. En düzgün olan Hamit Efe’ymiş. Hamit’i (Yörük) Hasan vurmuş. Yunan’a yaranmak için ben vurdum demiş.Dirmil) Dirmil (Korucuk) köyünde Hamit Ağa yatağı imiş. İbrahim Kahya söylememiş. Ethem Ağa da içinde. Gelenler Ali’nin amcalarını öldürüyorlar. Ali’nin babasının yüz verdiğini bilirmiş. satarmış. demiş. Sağlık’ta Yunan oturuyormuş. Ormanköy) Benim annem vardı. Kabakdelen zenginleri soyarmış. Yunan kaçtığında karakoldaki telefon santrali Dernekli’deydi. Onunla haber göndermişler. Yunan köyde camide yatık kalmış. (Hüseyin Karakuş. Düğünlerde hadise çıkarırmış. Çaybaşı) Büyüklerimiz Hamit’in ismini söylerdi. Onların evini basıyorlar. Buralarda evleri basmaya başlamışlar. subayın elinden silahını almış.Ben Veli Dayı’ya değil öteki Veli Dayı’ya göndermiştim. Hamit. Ali’nin Mustafa amcası varmış. İbrahim Kahya’nın evini bombalamışlar. Amcam olsun babam olsun çok temiz çocukmuş. Ekinlere hayvanlarını salmışlar. Anamı ve çocuğunu öldürmeye buraya geliyorlar. Hamit’i öküz arabasının üstüne 142 .Kabakdelen ayrı çete. Ali biraz hareketliymiş. Onu bile bıçaklamış. Çeteler öldürmüş. Biz Durmuş Ali ile bundan 50 sene evveli bir yerde çalıştık. “Öldürün bunu. Babam diyor ki “Gel bak. Buradan geçerken babamın yanına bir uğrarmış. Delikız Yunanlılara müzevirlik yaparmış. Benim amcam varmış. “Bu çocuğu şımartmayın. Biz ötekilerin hepsini öldüreceğiz. Parçalamışlar. Yunan köyü basmış. 1930. Kış günüymüş. Kendisi de oğlu da ölmüş. Köyden bir yaşlı kadın alnını çelmiş. Öyle kurtulmuş. Keçiköy’de Arap oğlu Şuayip. Ali’nin babasını öldürüyorlar. Ona (Ethem’in babasına) yardım etmiş. Kimin canını yaktın da aldın bunları. Askerler kurşunlamış. Ali’nin amcasını öldürüyorlar. 1930 .bakan kişi. (Feridun Akdoğu. Sonra Ali’yi Yunan tarafı aldatmış.” dermiş . Ethem’in babası Denizli Çal’dan. Ali eve altın eşya getirdiğinde benim analık: “ Götür götür. Analık anlatırdı. Analık kızını almış başka yerde saklanmış. Hamit babamdan bir şeyler sorarmış. kucağına bir küçük yastık vermiş. Hamit buraları korumak için buralardan arkadaş almış. Babama çok dağa çıkalım diye söylemiş. Köy dağılmış. (Yıldız Özcan. Karakolu basacağız diye. Saipler’den dedemi Babuşoğlu Veli Ağa’yı öldürmüşler. Akşamüstü Yerlikaya’da kurşunlamışlar. Eşe’yi çocuğunu bir de Ali’nin biraderlerini. Hamit’in karısını arıyorlarmış. bir kenara çekil. Yanlış gitmişler. Ethem sonra şöyle demiş: “ Ben onlara Eşekçi Veli’ye gönderdiydim. Dedemin durumu çok iyi imiş. Mehmet Hasırcı bana anlatırdı. 1959. Nasıl öldürelim?” diyor. Kendini kör kuyuya atmış. Dedemi öldürmüşler. İçlerinde Çapak’tan Ethem de varmış. Büyükleri anlatırmış. Ali köyde birkaç kişiyi bıçaklamış. Çakırbeyli) Piç Ali’nin hanımı Ayşe (Eşe) benim analık olurdu. Çete arkadaşı Sürsalan Cemali varmış. (Necip Ünal. Helvacı) 03 haziran 2007 Babam Hamit’in asker arkadaşıymış. Ali onlara durumu anlatırmış. Ali bu sefer Yunan’a çalışmaya başlamış.” demişler. Babam kabul etmemiş. Çaybaşı’nda demiryolu kenarında karakolu varmış. Yunan kaçarken Ali’yi Torbalı’da öldürmüşler. Be küçüktüm annem anlatırdı.

Bundan hayır gelmez. diyor. Yılan gözlü insanları makbul saymazlar. Silahlardan beş-on tanesini ayırıp saklamış.Biraz önce atını gezdireyim deyen adamdı. Başçavuş dedi ki: “ Yunan zamanı benim babam Torbalı camiinde imammış. Hamit ölünce eşkıyalar basmış. Giritli Ömer’in kardeşi. Yunan jandarması evin etrafındaki çalılara gaz döküyor. Geliyor Yunan jandarmaları bunları topluyor. Çakırbeyli’den Piç Ali pantolonunu dikerken kancıklayıp vurmuş. 1335) Burada Yunan’la düşüp kalkan Saliha’nın kardeşi Safiye olacak. Yunanla düşüp kalkan kendi öz kardeşinin kızını Boyalığa (Dağkızılca köyünün kuzeyinde bir mevki) götürüyor.” dedi. Oradan Atina’ya. Yunan bu sebepten köyü yakıyor. Yunan jandarmaları canlandı. Ben. Gidiyor Yunan hükümetine haber ediyor. Kollarını kazıklara bağlamışlar. Çeteler diyor Araphanı kahvesinde oturuyor. Dambaşında (taş evlerin toprak olan üst bölümü) yatarmış. Çok cesurmuş. O defin ettirmiş. Yunanlılarla çok kavga etmiş. Babam da çeteciymiş.” dedim. bir gezelim diyorlar. Hamit’ten ayrı bir kafile. Sonra mübadele esir karşılığı geri gelmişler. öldürüyor.Afyon cephesi bozulunca bunlar farkına varıyorlar. (Hulisi Demirtaş . Kurtuluyor. İzmir’de Araphanı varmış. Araphanı kahvesinde otururken bunları Giritli Ömer görmüş. Yunan subayı kahvedekilere sormuş: Hamit nerde? Kahvedekiler: . Hamit biz buralardayken sağken korkmayın. Yanan yeri söndürmeye çalışan delikanlı suyla söndürmeye çalışanakurşun çekiyor. Bir ara Yunan’akarşı grup oluşturmaya çalışmış. Köyde bekçi. dermiş. Mert adamdı. “ Torbalılıyım. Giritli Ömer’i elleyen olmadı. Karakol iki defa yer değiştirmiş. Mezarının sağlık ocağının olduğu yerde olduğunu söyledi. Hortuna’dan Kara Hüseyin’in oğlu. Düğünü varmış.bağlamışlar. Hade Girit adasına sürgün. Kendini affettirmeye çalışıyor. Zeybek Mehmet. Ömer Ağa (Özyurt) anlatırdı. Şu an evi yıkıklık. Burada Eski Cavur diye birisi varmış. Karadağlı’nın yetişkin bir oğlu varmış. Torbalı’da Hamit’i öldüreni yakalayıp öldürüyorlar. Aşağı yukarı bir hafta sonra buralara geliyor. 15 Mayıs’ta İzmir’e çıkıyor. Yemen Süleyman. Hamit’in cesedini Torbalı’nın içinde beygir (at) arabasının ön tarafına oturtup bağlamışlar. İzmir’e inelim. İki evliydi. Giritli Ömer Yunan tarafına çalışıyormuş. Aman elini ayağını öpeyim. Bizim başçavuş herkese soruyordu: “Nerelisin?” diye. 38 ay sonra Yunan denize dökülüyor. Babamlar elbiselerini silahlarını dağda bırakıp saklamışlar. Bunu öldürün. 1932. Karaot’tan Kabak Hüseyin vardı. Piç Ali’yi. tekrar canlanacak diye ödleri koparmış.” diye cevap verince bana : “Hamit’i tanır mısın ?”diye sordu. Gözleri yılan gözlüymüş. Karakolu beş on gün evvel Tepeköy’e kaldırıyorlar.Bunun üzerine etraftaki esnaf sopayla. Bak bak Yunan taraftarı değil diye. Babam Arabacı Osman. Karakol ilk kurulduğunda evlerdeki silahları toplamışlar. Arka bulamamış. Çapak) Ben Bayburt’ta askerdim. Yunan subayı bunu görünce Rumca :. Birisi Hacı Kamil’in evi. Ben şöyleyim. Hakkı eni oğlu 17-18 yaşlarında bekar delikanlıyı ve bir de kadını vrup öldürmüş. Alelacele evine götürüyorlar.Bu yılan gözlü. Aynı canlı gibi. Ahmet Ağaların oraya çeteler basmış. Hamit fırlayıp : .Atını dolaştırayım. böyleyim. Orda öldürüyor. diyor. demişler. (Ömer Aydın. Büyüklerden duyardım. Yunanla beraber kaçarken İzmir Başoturak’ta kendisini bizim köyden birisi tanımış. Yunan’a karşı olduğunu göstermeye çalışıyor. Ahmet Ağaların evi Yunan karakoluna yakın. At arabası yürürken hareket ettiğinde ceset de hareket edermiş. Teri soğusun deyip alıp kaçmış. Yunan nöbetçisini vurmuşlar. Hamit vurulunca cenazesini o yıkamış.Dağkızılca. Ben “Kuva-yı Milliye zamanında öldürülmüş diye duyardım. Yunan subayı Hortuna’ya gezmeye gelmiş. 143 . Esas Yunan taraftarı Giritli Mustafa varmış. Aslen Kayserili. Genci öldürüyor. Pehlivan Mustafa. Bir haber almışlar. Dedemi öldürmüşler. Babam söylerdi. Çelik İbrahim. Gezdirmişler. Hâlbuki o bir numaralı Yunan taraftarı. Kabak Hüseyin Rumca biliyormuş. Asıl zararı bizim köylü ondan görmüş. Yunan köyü yakarken Hakkı Dede diye biri vardı. Çok kurnazmış. Bunlar da Yunan’a karşı çeteler.. sandalye ile linç edip öldürmüş. Senden ne çekti bu millet diye bağırmış. Tam karşıdaki pencereden Ömüroğlu’nun karısı kadını da pencereden olan biteni seyrederken bir kurşunda ona çekiyor. Gelin gezdiriyorlarmış. Kürt Hasan.. Duyuşumuza göre Hamit dürüst adammış. Sabahleyin Yunan askeri karakolun penceresinden keyfi bir kurşun çekip O’nu da orada öldürüyor. Yunan İzmir’e çıkmış.

Arkadaşı vurmuş. Muğlalıların Seyit Ahmet. Yarısı İzmir’e yarısı Gümüldür’e. Dağlı Emine ayarlamış. dedeme: “Bana kızanlık yapar mısın?” diye soruyor. Deli Ağa derlerdi. (Şefika Küçüksolak. Irzına geçmişler. Keçi güden çobanları zevkine karı kocayı vurmuş. Yoğurtçular’dan Necibe’yi de dağa kaçırmışlar. Dede Hüseyin. Sarnıç tarafından. Nenem Hanife’yi Sarı dedem bırakmış Marmaraç’ta. Belenbaşı’nda yedi kadın üç erkeği orada öldürüyorlar.(Hasan Uysal. Kaçırmışlar. Demirciköy.” diyor. Yunan zamanı evine İsmail Efendi ve Hacı Fettah İtalyan bayrağı çekmiş derler. Orada duruyormuş. “Askere genç gittim ihtiyar geldim. 144 . Oraya. Yunan yedi kadını. Dağlı Emine daha sonra 3. Çağırtmış. Gavurlara tercümanlık yaparken gavurlaştı. Başka bayrak çektin mi o devletin tabiiyetine geçmiş oluyormuşsun. Bekir emmilerimin evlerinin yanında evleri varmış. Yine buradan Hüseyin Çavuş’a da gelirdi. Çocukları Diner soyadını kullanıyor.” diyor. üç erkeği öldürmüş. Yunanlı bu kadınların içinde çok güzel bir kız varmış. Irzına geçtikten sonra kadını bırakmışlar. Anam Hatice anlatırdı. Kağnı ile. (Münire Kutlu. Yunan’la düşüp kalkan köyden Giritli Süleyman. Yunan askeri kaçarken Mersinli Kahve’nin altında Yunan askeri bir gece geceliyor. Bizi ellemesin diye.Ecinli Hüseyin. 1329. Dedemi Kavakalan’dan (Çınardibi) Macır Süleyman’a vurdurtuyor. Kaçınca karısını oğlan kardeşi aldı. Hamit. Dedeyanı deriz. Dağlı Emine’nin yanında bir ay kadar ya duruyor ya durmuyor. Demirciköy’den Seyit Ahmet’e geldiğini söylerlerdi. Kadının adı Araplı Peni’nin imam nikahlı karısı Necibe. Dedem yok dedirtmiş. Tırmık yaparken Yunan atlısı asker Krikor diye biri gelmiş. Haziran ayı imiş. Zevkine öldürmüş. Yunan askerleri Yoğurtçular’dan dağa kadın kaldırdı. Kapıdan kafasını çıkarınca mavzerle vuruyor. Dedem : “ Hamit beni affet. Yatakları buradan Delibozuk Ali. Karacaağaç) 02/08/09 Hamit’i burada(Karacaağaç köyü) gördüm. Yunan buraya çıktığı zaman dedem Hindistan’dan esirlikten daha yeni gelmiş. Canlı) Dedem Sarı Mehmet olur. Dağlı Emine’yi amcaoğulları (Dağtekke’den Kırlılar)dahi sevmezdi.çocukken anlatırdı. 12 yıl askerlik yapıyor. Dağtekke’den Kırlıların Dağlı Emine dedemi Dağtekke’ye çağırmış.” Kara İbrahim buralarda çetelik yapmış. Adı Hayriye imiş. Tarlada ekin biçip deste çekiyorlarmış. Hortuna altında vurdular. Macır Süleyman : “Biz geldiğini gördük. Dağlı Emine kalkıyor başka bir adam sevmeye. 1926) Çocukken duyardım. Yunan kaçarken kaçtı. (Osman Kutlu 1940 ) Hamit buraya geldiği zaman dedemle Halil Erbay’ı yanına istemiş. Macır Süleyman evine gelmiş. 1941. Ölüsünü dağda çobanlar bulmuş. Bunlara Yunan dokunamamış. Hamit’in Yunanla çarpışması Dağkızılca’da oldu. Dedemi kapının ağzına yığıyor. Yunan tarafı oldu. “Kapıdan baksın. Çolak İbrahim’in ordusu ovadan geçti.5 adamla daha evlenmiş. Yunan bir bayrak asardı buraya. 30 sarı liraya. Helvacı’dan Sürsalan Cemali’yi. “Macır Süleyman” derlerdi. Yunan geldiği zaman. Bir daha kadını aramamışlar. Sürsalan Kör Cemali diyor ki Sarı gibi adamı bir ayda vurduran beni ne yapar diye. Çocuğu olmadı.” demiş. Onunla ikinci evliliğini yapmış. onu almaktan vaz geçiyor. Dağtekke’ye korkudan çıkmazmış. Hep kadınlar arasında konuşulurdu. Muğlalı soyadı.

Davete icap eden ilk 16 devlete mensup silahlı kuvvetler peyderpey harekete katıldılar. Birliklerdeki ve şahıslardaki büyük ağırlık muayetindeki eşya ayrılıp “Kunuri” kasabasında bir depoda toplanmıştı. tümenin emrine verildi ve tümenle irtibata geçildi.Tabur ve alay muharebe gurubu adıyla vasıflandırılan tugayın büyük kısmını birbirleriyle irtibatı ile ayrı bölgelerde vazife aldı.Ordu kuvvetlerinin gayesi “Mancurya” hududu olan bir umumi taaruza 24 Kasım günü sabahı başlamıştı. 3. 340 bin kişilik bir Çin kuvvetinin “Mancuruya” hududu boyunca sığınak yapmış olduğu Kuzey Kore kuvvetleri arasında bazı komünist Çin birlikleri bulunduğu Birinci Kolordu cephesinde ise 30 bin kadar düşman kuvveti olduğu öğrenilmişti. Bu devrenin başlıca meşguliyet ve hadiseleri şunlardır: Birlikler Teoka’dan ayrılış tarihi olan 10 Kasım’a kadar eğitimle meşgul olmuşlardı. Bazı mülahazalar dolayısı ile alay karargahlığı lağvedilerek. 25 Haziran 949 günü Kuzey Kore komünist orduları baskın şeklinde bir taarruz ile Güney Kore’yi istilaya başladılar. Tugay “Musanni” bölgesine intikali hakkında alınan emir üzerine. Bazı haritalarda “Chotan” yerine “Tongjannı” yazısı mevcuttur. Kore Tümeni keşif kıtası tarafından kovalanan bir kısım komünist kuvvetlerinin Teogu’ya saldırması ihtimaline karşı hazırlıklı bulunması hakkında bir emir alınmış. 1V. Toplanma bölgesinin değiştirilmesi üzerine. Bu devrenin önemli olayları: . Kunehon” bölgelerine yaklaşıldı. Türkiye’den getirilen Amerikan tipi silah ve vasıtaların kadro noksanlarını kısmen tamamlamışlardı. “Munsunni” yerine “Kunuri” kuzey batısındaki “Chotan istasyonu” civarında toplanıldı.25 Kasım 1950. karargahlık ve geri kademe halinde 2’ye bölünmüştü. 18-20 Ekim günleri “Pusan şehri” limanına karaya ayak basmış olan Türk Tugayı. Bu görevin tugayı müstahkem vazifelere alıştırmak maksadına matuf olduğunu bilahere öğrenilmiştir. Düşman ve dost durumu hakkında şunlar biliniyordu. Tugay. Kunuri Muharebeleri: (26 Kasım. Bu taarruza doğruca genel karargaha bağlı olan Kore yarımadasının kuzey doğu köşesinde bulunan Amerikan kolordusu iştirak ediyordu. Tümen’den tugayın “Kunuri” bölgesine intikali ve orada kolordunun ihtiyatına girmesi hakkında emir alındı.7 Aralık 1950 ) 26 Kasım 1950 günü Türk Tugayı “Kunuri” civarında 1. Taegu’dan Kunuri’ye hareket: 20 Ekim .Birleşmiş Milletler teşkilatı meseleye el koydu.Muhtemel bir muharebe vazifesine hazırlık olarak tugay toplanma bölgesinde kuzey doğuya giden yollara istikam bölüğü ve keşif takımı vasıtası ile keşif edildi. Türklerin Kore’ye ayak basmaları tarihine kadar devredeki hareketin başlıca safhaları. Tugay 25 km. Amerikan kolordusuna bağlanmıştı. Birlikler “Coton. Kolordu’nun ihtiyatı olarak toplanmış bulunuyordu. trenle “Teoka şehrine” nakledilerek. Kolordu Komutanlığı’ndan Taegu’nun güney bölgesindeki 2. Bu maksatla birinci Tabur. İkinci Dünya Savaşı sonunda Japonlar teslim olunca evvelce Japon hakimiyeti altında bulunan Kore’de Japonlara karşı savaşmış olan Amerikalılarla Rusların kontrolü altına girmişti. 2. Tugay birlikleri bir kısmı motorlu araçlarla mütebakası (geri kalanı) trenle 10 Kasım’dan itibaren nakle başlanmıştır. 08-17 Kasım 1950’de 25. B. piyade taburları doğruca tugay komutanlığına bağlanmıştır. Amerika bilfiil müdahale etti . 24-25 kasım günleri tespit olınan günlük hedeflere varılmıştı. Keşif ve taramalar yapıldı. Knesong. 04-27 Ekim 1950 günü saat 22 ‘de 18. tamamının toplanması 26 Kasım tarihine kadar sürmüştü. genişlik ve 50 km derinliğinde bir saha içinde yol ve köprü emniyeti tıkama mevzileri işgali ve bu bölgede bulunan kominist çetecilerin temizlenmesi görevi verildi. Kolordu karargahlığına bir irtibat subayı Kurmay Yüzbaşı Hakkı İnceoğlu 03 Kasım 1950 günü Kolordu merkezi bölgesindeki iki tümen ve dokuz Amerikan piyade alayı 145 . Bu devre içinde Tugay 18. 8. Tugayın kuzeye intikali elindeki vasıtalara ve tümence sağlanan araçlara göre tertip edildi. bir eğitim kampına misafir edilmişlerdi. Taegu’daki şehir içinde başlıca silahlı kuvvet olarak Türk tugayına alarm verilmiştir. Amerikan kolordunun ve yakın mahiyeti Kolordu komutanının davetine icabetle Taegu’ya kolordu karargahına gidip dönmüşlerdi. kademe Kunuri’ye naklolunmuştu. Buraya intikalini 23 Kasım günü tamamlaması gereken tugay vahit ve tertip edilen kamyonların yeterli sayıda ve zamanında verilmemesi yüzünden. bir ön heyeti tertiplenerek 9 Kasım’da sevk edilmiştir.KORE’DE NASIL Anlatan:Ahmet Balkı SAVAŞTIK? Türk Tugayının Kore’ye ayak basması tarihine kadar olan devrede Kore’de cereyan eden harekete kuş bakışı bir nazar.M. Türk tugayı. Mütearruz Kuzey Kore’ye karşı diğer devletleri çağırdı. 14 Kasım’da tugay 25.

daha doğusunda kalarak doğuya.00’de gelmişti. gözetleyiciler yardımıyla piyadeyi desteklemeye başlamıştır. bazı bölüklerin bazı mevzi şeklinde geriye alınmasını emretmişti. ancak saat 15. Bu şehri almak üzere muharebe edeceksiniz. taburda kuzey batı istikametine tahrik edilmiş ve bu 2 taburuda sevi idaresini Albay Celal Dora Deruhte eylemiştir. kısmen yaya olarak “Tokehoni” istikametinde tahrik edilmiştir. taburu kuzey kanadından çalışmasından ve başka bir kolun köyün 2 Km kuzeyinde geçen yolla batıya doğru bazı hareketlerinin yapıldığı haber alınması üzerine. Türk Tugayı’nın bu yolla haraket ederek “Tokehon’u” işgal etmesini ve iki tümenle irtibat sağlanmasını ve burada kuzeybatıya geçen yollar emniyet altına almasını emretmişti. Bölükler arasında boşluklar olması sebebi ile grup komutanı. 3.00’den itibaren birlikler Vovvon bölgesine toplanmaya başlamıştır. kuzeyinden geçen yoldan sol kol olarak tugayın diğer muharip birlikleri . Grubun vazifesi “Choyanmyon” bölgesine kadar gitmek ve burada tugayın mutabaki kısmının yanaşmasını korumak ve keşif yapmaktı. ve 7. Tabur sabaha karşı 10. Kolordudan ikmal edilen kuvvetli telsiz arabasının arızalanarak yolu tıkaması yüzünden. Albay Dora 6. Taburlar) bir tank takımından mürekkep top taburu henüz tugaya katılmamıştı. bir silah takımı ve iki piyade taburu ( 1. Saat 14:00 sıralarında muharebenin cereyan tarzını görmek üzere 10. “Tokehon” şehri düşman tarafından kuşatılmıştır. Tabura 3 bölük takviye edilmiştir. Durumun öğrenilmesi üzerine daima pasif kalmış ve kendisine verilen vazifeleri muhtelif bahanelerle yapmaktan kaçınmış 146 . Bunun üzerine muharebe gurubu komutanı sol kolunda sağda şoseye alınmasını emretmişti. Bu emir ile “Kunuri istikametinde ileriden kapatılmasının kastedildiği anlaşılmaktaydı. “Kore 1. Bir bölge için sırt edilen mahsuru da ihtiva ediyordu. 27 Kasım 1950 günü yapılan ileri hareket o gün belki de malum sarp araziden çıkar çıkmaz düşman ile çatışmak ihtimaline göre düzenlenmişti .Tabur ve Top Taburu ve uçaksavar bataryasının intikali gece yarısını bulmuştu. Orada Hunghank bölgesi ise çok sarp ormanlık ve kısmen motorlu olan birliğin açılıp yayılmasına gayri müsait idi. 06-26 Kasım 1950 günü saat 11. kuzeye ve güneye karşı kapanması halinde bir emir almıştır.00’de artçı olarak kalan mürettep keşif kıtası ve mütabiken daha ileri karakol bölüğü (10. Kolordu emrinin aynen tatbik edilmesi sorumluluğunu yüklenmek sureti ile tugay komutanı “Vovvon’a” dönülmesi ve bölgede vazifenin yazılması kararını verdi. Ordu komutanı.muharebe idare yerleri ziyaret edilerek. hemen hareket etmemiz çok mühimdir. Ancak bir bölgede tertiplenmek için zaman kalmamıştı.30’da hesap ve tahminler hilafına yürüyüş kolu ileri kısmı henüz o sarp araziden çıkmamış iken kolordu komutanlığından telsiz ile “Chonksonni” 5710’ rakımlı tepede bir alay düşman bulunduğu.” Durum hakkında fazla aydınlanmak mümkün olmamıştır. Buna göre takviyeli 2 Tabur ana yolu 4-5 Km. 04-26 Kasım 1950 günü saat 15. bir istikam takımı. 2. Silah sesleri üzerine birliklere alarm verilmiştir. O gün saat 14. bu baskında ağır zaiyat vermiş ve dağılmıştır. Tugay Komutan Muavini Albay Celal Dora emrinde bir motorlu keşif kıtası takımını. ve 2. Fakat tamamının buraya dönüşü gece yarısını buldu. muharebe durumu hakkında izah alınmış ve zayıf düşman kuvvetlerini kırarak ilerlenildiği öğrenilmişti. Grup ileri kısımları ile emredilen bölgeye sat 21.00’da geriye gelerek yolun bir yerde kaybolduğunu söylemiştir. Kolordu komşu emri vermişti.Süvari Tümeni “Sunehon” bölgesinde yarın sabaha kadar toplanabileceğinizi sanıyorum.Bölük’ün cephesine gitmiş olan Amerikan müşavir grubundan Albay “Kombi” farkına varmadan düşmanın az evvel çekildiği yere gitmiş ve yakından ateşe maruz kalması yüzünden o civardaki bir kulübeye sığınmıştır. Çok isabetli olduğu ve tugayı mutlak bir imhadan kurtaran kararın tatbikine geçildi. Burada bizzat 9. Kore Rok Kolordusu geriye çekiliyor. Yine “Khın” Çinlilerin savaşa katılacaklarına ihtimal verilmediği bilahir anlaşılmıştır. bölüklere yaptırdığı taarruz ve süngü hücumu ile düşman doğu kuzey istikametine 3 ve 4 km geriye atılmıştır.şoseden sağ kol olarak o sabah erkenden ilerlemeye başlamıştır.00’te şoseye çıkabilmişti. Bir muherebe grubu teşkil edilerek toplanan kamyonlarla kısmen motorlu. Bu vazife 6001 rakımlı tepe “Sochond” 5400 rakımlı tepe “Hongdogn”u ve “Vovvon” bölgelerinden başlıca istikametleri kapatmak sureti ile yapılabilirdi. Ancak sol kolun takip edeceği yolla ileri sürülmüş keşif kolu. Topçu erkenden “Dovvu mahrici” yakınında mevzilenerek o sıra çıka gelen topçu uçaklarının verdiği gözetlemelerle ve mutabiken ileri sürülmüş. Fazla olarak mevcudiyeti haber verilen düşman varlığına karşı tugayın gerisinde açık kalacaktı. bir piyade takımı kuvvetinde saat 09. 3. Bu kolordusunun sağ yanını tehdit etmektedir.Bölüğün sağ ve solunda mevzilinerek muharebeye girmiştir.00’te tugay komutanı ve yakın yardımcıları kolordu karargahına davet edilmişti. Mevcut yolların hepsinden faydalanmak düşünülmüştür. Çünkü kuşatılmak istemeyiz. Bölük) düşman baskısına ve taarruzuna maruz kaldı. Bilahere sabit olan saat 17. Bu tabur. bölüğün cephesinden kendini gittikçe arttırarak göstermeye başlamıştı. Düşmanın 3. hareket kabiliyetini kaybeden keşif kıtası. Bu suretle başlayan “Voyvon” muharebesinde bitayette tazziki hasseden 10.

havanın kararması sebebi ile tabur. 5 havanla havan bölüğü ve tugay emrindeki tank takımından mürekkep bir kuvvet ve topçu taburunun desteğiyle “Sinimni” köyü istikametinde bir karşı taaruz yapıldı. Sabaha kadar yolun açılması için çalışıldı. Cephane ikmali yapıldı.00 de piyade taburları ve havan bölüğüne telsizle telli irtibat sağlanamamış. artçı olan tank ateşle karşılaşmış ve neticede o da çekilmeye muvaffak olmuştur. Mahsur taburları kanatlarını kuşatmış olan düşmanın bertaraf edilmesi üzerine taburlar bulundukları yerlerden yaralıları da taşıyarak çekilmişlerdi.30’ da taarruz esnasında dar tutulmuş cephelerden ve düşmanla sıkı bir hal alan muharebe teması ile bulunan bölgeye düşman daha fazla oyalanacağı kanaat getirilmemesi üzerine 28 ve 29 gecesi muharebe temasını kesmeye ve 6 Km diğer bir mevzii işgaline karar verilerek icraata geçilmiştir.00 sıralarında I. Saat 10. Takriben saat 15. Ortalık ağarırken 1. muharebe idare yerlerine gönderilen subay tarafından bulunamamıştır. 2. Muharebe temasını kesmeleri ve çekilmeleri emredilmiştir. Bu taburların muharebe irtibatları durumunu aydınlatmak için ve taburlara yardım etmek üzere tank takımını ileri sürülmek istendi. Tabur’un bir bölüğüyle beraber “Kaesong” bölgesine geldi. Tabur’dan bindirilen bir bölükle ilerlenerek “Albay Kombi” kurtarılmıştır. Evvel bir talimgah bölüğü olarak tazyik alınan ikmal bölüğünden bir piyade grubunun. Sabahleyin kıtaya biraz daha çeki düzen verildi. “Sinimni” “Yank Yonni” 5192 rakımlı tepe yolunda bir düşman yürüyüş kolunun ilerlediğinin öğrenilmesi üzerine topçu ateşi altına alındı. Tümen’in 38. I. Tabur’un muhasarada kaldığı anlaşıldı. Biraz sonra yakın mesafeden ateş muharebesi tekrar başladı. Çekilmeyi örtmek maksadıyla 1. bölükler teker teker yürüyüş kolunda Sinnimni’ye intikale başlamıştır.Tabur’un toplanabilen aksamına verildi. Mevzilerdeki topçu eratı toplandı. Alayı . 1. Kademeli bir suretle topçudan başlamak üzere yeni mevzi intikali başlamıştır. Saat 16.00’a doğru kendi tümenlerinin sağ kanadını korumak üzere 2. SİNNİMNİ GECE BASKINI Muharebe temasını kesme ve çekilme muvaffakiyetle başarılmış.Tabur’un eldeki kısmına.Tabur cephesine doğru koşarak ilerleyen 15-20 düşman eri teslim olma işaretleri yapmaya başladı. “Sinnimni” köyü bölgesindeki yeni mevziyi kısmen işgal ederek tugayın o bölgeye intikalini ve tertiplenmesini korumak üzere talimgahın bir piyade gurubu ve istihkam bölüğünün bakiyesi vazifelendirilmiştir. Bu sırada kolordu karargahından gelen irtibat subaylarımız tugayın çekilmekte olan 2.topçu bataryası son piyade taburu çekilinceye kadar ateşe devam etmiştir. Yaralıları da nakletmek. Artçı olarak bırakılan 2. 29 Kasım sabahı karşı illerdeki taburlar bölgesinden gelen ateş sesleri ziyadeleşti. Bu emrin icrası içinde tugayın düşmandan sıyrılması ve karar serbetini elde etmesi lazım geliyordu. komşu Amerikan 2. cepheye getirmek baskının verdiği şaşkınlıkla Kunuri’ye kadar gitmiş olan grupları çevirmek ve nihayet tugayın son ihtiyatı olan talimgahın diğer piyade grubunu celp etmek.Tabur’dan bazı kısımlar sıyrılarak “Kaesong”a geldi. Bölük’ün büyük kısmı köyden ayrılırken düşman çekildiğimizi sezmiş ve yol boyunca takibe başlamış. 1. Bugünkü muharebe baskınına ugrayan keşif kıtasındaki kayıplardan ve şehitlerden gayri 6 yaralı 3 şehit 9 kişi zaiyat verilmiştir. Orada mevcut subayların yardımıyla erat yeniden manga ve bölüklere ayrılarak “Kuojong”un hemen doğusundaki sırtlar işgal edildi. İrtibat subayları tugayın kararlarından kolordu ve 2 tümeni haberdar ve 2 tümenin sağ kanadının nerede bulunduğu üzerine vazifesi başına dönmüştür. Başka vazifesi olmadığı ifade edilen tabura yolun kuzeyinde bulunan bölgenin sorumluluğu terk edildi. bir piyade bölüğü kuvvetinde motorlu olarak muharebe bölgesine tahriki talimgah komutanına emredilmişti. III.Tümeni’yle tekrar irtibat kurmak üzere karargahtan bazı subaylar memur edildi. Topçu taburunun mütabakisi mevziye sokuldu.olan tugay “Amulhak” Tank Taburu’na bir kısmı .Tabur cephesine sapan düşman sayısı gittikçe çoğaldı. “Sinnimni” köyü bölgesine intikal eden birlikler orada birleşmişler 28-29 Kasım gecesi ihtiyatta bulunan 3.Tabur ve 1. yolun güneyindeki parçası 3. Bazı yaralılar da var idi.piyade grubu 1 piyade bölüğü . Ancak yol “Sinnimni”den çekilen araçlardan dolayı tıkalı olduğu için buna imkan hasıl olmadı. Burada tugay komutanının şahsi müdaheleleri ile erat vasıtalardan indirildi.tümenin sağ kanadı ile irtibatlı olarak 10109 998 rakamlı bir /250 bin ölçekli haritadan geçen ve takriben 30 Km kadar uzunluktaki bir mevzinin işgali altında kolordunun şifahi emrini yerine getirmiştir. Tabur ve topçu daha evvel sızıp gizlendiği tahmin edilen bir düşmanın havanlarla yaptığı bir ateş baskınına uğradı. Tabur mevziinin hakim arazi kısmında düşmanın yakınına sokulmuş 147 . Fakat silahlarını bırakmadılar. Geriye çekilenlerin cephanesi pek mahdut sayıda idi. “Kaesong”ta yeniden tesis edilen mevzinin yolun kuzeyindeki parçası 1. Diğer istikametlerdeki emniyet tedbirleri arttırıldı. Baskına uğrayan birliklerden bir kısmı karışık bir şekilde tugay karargahına “Kuojong Köyü’ne doğru çekildiler. Saat 11:30’da talimgahın II.sekesine gönderilmiş. gerekli keşifleri yapması “Sinnimni” bölgesindeki ağırlıkların geriye sevki istenmiştir. Saat 18.

Tabur Yongyonni bölgesine verildi. Ordu karargahından alınan bir emirle 10 Aralık’tan itibaren Kimpo Yarımadası’nın gözetlenmesi görevi tugaya verildi.11. Türk ve Amerikan motorlu vasıtalarının yolu tıkaması sebebiyle 5095 rakımlı tepede durmak mecburiyeti hasıl oldu.11. Bu tepede düşmanın teşebbüs ettiği iki baskın ateşle püskürtüldü.11. Kunuri Çekilme Muhcubeleri:Saat 17. taburlar tahrik edildi. Arz Dairesi’ni geçtik. Tugayın eksiklerini tamamlamak ve kendisine çeki düzen vermek üzere Kayasunk kasabasına alınması emredildi.4.00’de vapurumuz hayırlısı ile hareket etti ve o günkü gece ve gündüz yolumuz çok iyi geçmiştir. eksik silah ve malzemenin tamamlanması ile yeniden muharebe gücünü kazandı.Çok üstün kuvvetlerle taarruzun yapılmakta olduğu ve Çinlilerin savaşa katıldığı anlaşıldı. Bunun üzerine mevzideki I. Tümen’in karargahını kurtarmak sureti ile boğazı muharebe ile açarak ilerlemiştir. Biri batı istikametinde Anju’ya giden yol.951 Cuma günü hava yağmurlu ve deniz dalgalı ve bugün erat gazinosunda Cuma namazı kılındı. Bu durumda tugayın her iki yanı kuşatılmak üzere açık bırakılmış bulunuyordu.11. Bu gece saatler 1 saat geri alındı ve alarm verildi.951 11.951 günü yine yolculuğumuz çok iyi geçti . Ve 6 gün sonra vapurla oradan hareketimiz: 26 eylül 951 günü Ssabah saat 5.Tugay ancak bu çekilme muharebelerinde vermiş olduğu zayiat miktarı ayrı fasıldadır. Kıtalar Kunuri ve Sunchon arasındaki boğazda da düşman ateşine maruz kalmış ve sarılımış olan 2. Ben de 4. saatler yine 1 saat geri alındı.Çoğu erat tren ve motorlu vasıtalarla evvela Kayasunk’a.11. 2 Ekim 951 günü hava çok güzeldi. Artçıların büyük bir kısmı ilerleyerek taburlara yetişti. 30. 29.951 günü 18. Diğer taraftan Amerikan taburunun artçısını korumak üzere geride kalan 5 tankın himayesinde 1. KURTULUŞ: Kore Savunma Mevzilerinden Kampa Hareket :19 Eylül 1951 günü saat 03. hava iyi.6.00 ‘e kadar devam etti. Cepheden çekilen düşman tarafından Anju yolu Tongjonnu’dan Sunchon’a Togjon yolu tabi çekilme yolu olduğu için taburların Sunchon yolundan ilerlemeleri ve Peanyon’da toplanmaları emri şifaen tugay komutanı Tahsin Yazıcı tarafından teklif edildi. Haraketsiz kalan vasıtalardan inmiş olan bu artçı ile birlikte Kaesong’un 1. Tugay için iki çekilme yolu vardı. Amerikan Ordusu’nun çekilmesine imkan sağlamak suretiyle vazifesini yapmış oldu. diğeri güneye giden Sunchon yolu .Tabur himayesi altında “Kunuri” istikametine çekilmek ve düşmandan kurtulmak için karanlıktan istifade ederek çözülme kararı verildi.bulunması sebebi ile burada düşmana hayli zayiat verdirildi. Bu saatten sonra yaplan ateş saat 15. Takımı’nın 1.951 günü hava çok rüzgarlı. Manga komutanı idim.951 Cumartesi günü hava çok güzel.11.30’ da hava kararırken çekilmeye başlayan bu iki tabur Kaesong’un 1 km batısına varınca havan ve makineli tüfek ateşleri ile karşılaştık.00.00’de düşman tazyiki karşısında Amerikan taburunun hiçbir haber vermeksizin mevzilerinden çözülerek mevcut motorlu araçları ile çekilmeye başladığı görüldü . Bugün çok güzel manzaralı yerlerden 148 .00’de Okirova limanına geldik ve vapur orada 2 saat kaldı.5. Saat 20. Bu gece yarısında saatler 1 saat geri alındı. dalga çok fazla idi ve bugün alarm verildi. Hep kustular .5 km batısında 107 rakımlı tepenin hemen kuzeyindeki tepeciği çepeçevre tuttu. Tugayın Yeniden Teşkilatlanması: İmjinhan nehirlerinin savunulması. Saat 17.1 Ekim 951 günü hava yağmurlu ve mutfak vazifesi bizim bölükte idi ve bugün de alarm verildi. Bu maksatla 3.11.30’da 38. Kısmen ve parekende olarak bunlardan faydalanan taburlar yaya olmak üzere batı güney bölgesine tugayın ihtiyat olarak bulunduğu yerde toplandı. 27 Eylül 951 günü çok salladı ve bütün eratı vapur tuttu. Kunuri Boğazı’ndaki gece muharebesi 30 Kasım saat 10’a kadar devam etti. Bu sabahtan sonra Amerikan taburunun telsizi ile tümenle yaptığı irtibat ve isteği üzerine bu tabura bir miktar tank ve kamyon gönderildi.3. ve 3.30’da arabalarımız hareket etti ve saat 6.951 günü aynı yolculuk devam. 2. 4 ağır bölüğü 1 bölük yaptılar. Orada Siyamlıları indirdi. Her ikisi de tehlikeden ari değildi. deniz dalgalı. Bu arada alay karargahı da yeniden kuruldu. Chotan’a kadar çekilme. bilahere ikmalin kolay cereyanı için Sosari’ye alındı.Kısmen derlenmiş olan 2. Vapur Singapur limanına uğradı. Saat 2.7 Aralık’ta Sosori’de toplanan tugay. Türk Tugayı düşmanın başlıca kuşatıcı kolunu en az dört gün geciktirmek ve bu suretle 8. Motorlu vasıtaların ve ağır silahların çoğu kaybedilmiştir. deniz dalgasız. Taburlar muharebe ederek çekilmeye başladı.29. Artçı ucundan kalan bazı kısımlar Amerikan taburunun etraftaki artçı ucuna mülaki oldu.00’te kampta 6 gün kaldıktan sonra bizi takımlara ayırdılar. bazı bölüklerin ilavesi ve talimgahta bulunan askerin ikmal mürettebatı olarak birliklere dağıtılması . Saat 12’de “İncon” limanında vapura bindik. 8 Aralık’tan itibaren birlikler Kuzey Kore’nin merkezi Pianyonk’da toplanmaya başladı. Tabur da Kuniri bölgesine girdi. Bölük’ün 1.00’de hareket etti ve o gün Formoz adalarından geçtik.

“Ahım gibi ah var mı?” Bu şarkıyı13 ay sonra duyuşum beni çok üzdü ve bugün çok manzaralı yerlerden geçtik. Orada kayıklardan alış veriş yaptık. 20 Ekim günü aynı sevinçle geçti.Gece saat 11’de Portsayit Limanı’na geldik. 21 Ekim günü bir sevinçli günümüz oldu.951 Pazar günü sabahleyin hava yağmurlu geçti ve sonra açıldı.11. 8 Ekim Pazartesi günü deniz dalgalı.10. 149 .11. 11. Çünkü yarın saat 4’te İzmir Limanı’na yanaşıp ve anavatana 13 ay sonra kavuşacak olmamız bizi çok sevindirdi. Bugün mutfak yine bizim blokta idi. deniz çok güzel idi. deniz dalgalı geçti.Hava rüzgarlı. Bugün elbiseler yıkandı ve alarm verildi. Bu akşam sinemada güzel film vardı.951 Salı günü yine aynı yolculuk. O gün saat 11’de oradan Süveyş Kanalına girdik ve Ankara’dan şarkılar dinledik . 7.951 Perşembe günü sabahleyin yağmurlu geçti ve bu gece vapur bu limanda sabahladı. Burası Hindistan yarımadasının bir limanı ve İngiliz müstemlekesi altında.00’de Kolombiya Limanı’na geldi. 22 Ekim Pazartesi günü saat 7’de İzmir Güzelyalı’ya indik ve ben hemen köye geldim. bütün erat yerlere kustular.geçtik. 19 Ekim Cuma günü deniz dalgalı ve rüzgarlı. 24 Ekim günü teskere aldık.951 Çarşamba günü vapur saat 12. 9.11. Nevşidim bugün İsmailli’ye geldik. Arkadaşlar poligon alayına gittiler.11.

KORE GAZİLERİ 150 .

1930 1929 1929 1929 1930 1930 1930 1929 1928 1929 1930 1930 1931 1930 1930 1929 1929 1929 1929 1929 1930 1930 1930 1931 1929 1929 1929 1929 1929 1929 1930 1929 1929 1929 1930 1929 1929 1930 1929 1930 1930 1930 1930 1928 1931 1931 1931 1929 1930 1929 1930 1930 1930 D.Tar.Yeri Demirci Pazarcık Tire Karakızlar Şahinler Dağkızılca Torbalı Arslanlar Torbalı Pazarcık Torbalı İzmir Şehitler Akça Pazarcık Karakızlar İştip Bayındır Torbalı Ahatköy Pazarcık Dağkızılca Torbalı Çapak Torbalı Biga Tepeköy Torbalı Yoğurtçular Til. İzmir Bülbüldere Popava Tulum Pravadi Pazarcık Kocular Pravadi Göllüce Kerimler Şubaşı Bozköy Gümülcine Kasımlar Karakuyu Tavas Tire Çakırbeyli Çakırbeyli Saipler Çapak Torbalı Ulucak Nüfus kaydı Demirci Torbalı Torbalı Karakızlar Pancar Dağkızılca Ertuğrul Arslanlar Ahmetli Pancar Torbalı Tepeköy Şehitler Arslanlar Pancar Karakızlar Şehitler Dağkızılca Çapak Yeniköy Yeniköy Dağkızılca Çapak Çapak Torbalı Torbalı Tepeköy Torbalı Pamukyazı Pancar Naime Bülbüldere Kuşcuburun Tulum Kuşcuburun Yeniköy Taşkesik Kuşcuburun Göllüce Şehitler Şubaşı Bozköy Tepeköy Tepeköy Karakuyu Pamukyazı Kırbaş Çakırbeyli Çakırbeyli Saipler Çapak Çapak Mehmet Mehmet Hüseyin Ferhat Hüseyin İbrahim Hüseyin Hakkı 1930 1929 1929 1930 1930 1929 1930 1931 Torbalı Dağkızılca Akhisar Pazarcık Pravadi Çapak Sepetçiler Acıpayam Torbalı Dağkızılca Özbey Yeniköy Kuşcuburun Çapak Torbalı Tepeköy 151 .Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 Adı-Soyadı Ali Fuat DİNÇER Hakkı OĞUZCAN Mehmet TAGA İbrahim YILMAZ Mümin İNAN İhsan BAYTUS Gündüz OZAR Recep KARAGÖZ Ramazan GÜLTEN Ali BİCİL Selahattin ÇOŞAR Ahmet Şükrü KOÇ Ali İrfan ÇETİN Halil ÜREL Yunus BASIM Halil GÜVEN Salih TÜRK Mehmet Ali SOBAY Ali Osman SAVAŞ Salih SATIÇ Hasan ÇAKIR Hüseyin BOZKURT Mehmet Ali SERT Celalettin ÖZÇAPIN Emin ŞENBAŞ Mümin UYSUN Şükrü ARICI Remzi KUŞKULU Muharrem KÖKEN Mustafa KÖSE Şerif PİLANA Mehmet GÜLEÇ Yahya ÖZLEK Mustafa KÖSE Muharrem ULAŞ Mehmet FİDAN Ali KESİMCİ Mustafa TİLBE İbrahim GÖÇER Sait İLBAŞ Abdullah Fehmi VAROL Mustafa İÇÖZ Veli ÖZTÜRK Yusuf GEZER Ömer GÜCÜ Ahmet UYAR Şükrü MANAZ İbrahim SALCAN Veli PINAR Yusuf GÜLSEVER Hüseyin AKGÜN Ali İhsan GANİ Emin ÖZ Hakkı KIRLI Necdet ERDOĞAN Yusuf UGUR Ahmet SOYDAN Ali ALKAN Ahmet BALKI Şaban ERTE Ahmet KAPLAN Halim AHBAP Hasan DURMAZ Süleyman KÜÇÜK Abdullah APA Baba adı Osman Kadir Mehmet Hamit Süleyman Tevfik Cemali Şükrü Şaban Salih Muzaffer Şerif Osman Kamil Hadi Ali Hüseyin Mümin Durmuş Ali Tahir Tahir Yusuf Mahmut Ömer Aziz Mehmet Salih Hasan Mustafa Mehmet Ali Ali Cemal Ali Veysel Nebi Nuh Rıza Mehmet Hüseyin Ali İsmail Abidin Hasan Mehmet Ali Salih Yaşar Mustafa Latif İbrahim İsmail Osman Ahmet Osman Mustafa D.

Görüşülen kişilerden bazılarının fotoğraf arşivinden yararlanılmıştır. Tespit edilebilen askerler aşağıdaki gibidir: 152 . İçlerinden çok azı devre kaybı olarak silahaltına alındığı için daha yaşlıydı. Torbalı ilçesinden harekata katılan askerler 1953 ve 1954 doğumludur. Torbalı ilçesinden “Hüseyin Kurtuldu” 2. ancak verilen cevapta Genelkurmay Başkanlığı’na müracaat edilmesi gerektiği bilgisi verilmiştir.AVNİ Baba Adı ALİ AKİF ALİ MEHMET OSMAN ALİ Lakabı GÖÇER KIRILAN ÇİMENOĞULLARI ÇAPACIOĞULLARI DEMİRKIRANOĞULLARI DERİCİ BOZANOĞULLARI Doğum Yılı 1929 1929 1929 1930 1930 1930 1930 4 . Harekata katılan 2 kişinin vefat ettiği tespit edilmiştir.KORE KOREŞEHİTLERİ Adı No 1 .MEHMET MUSTAFA 6 .MEHMET 5H. Görüşmeler genellikle ilk harekât üzerine yoğunlaşmıştır. Araştırma yöntemi: Araştırma için önce Torbalı Askerlik Şube Başkanlığı’na müracaat edilmiş. Bazı askerler psikolojik etki devam ettiği için görüşmeye katılmamıştır.İBRAHİM 2 . Kıbrıs Harekatı ile ilgili bazı anı ve araştırmalar yayınlanmıştır.Yapılan müracaata bugüne kadar cevap verilmemiştir. Harekatta şehit olmuş.OSMAN 7 .HÜSEYİN Kıbrıs Barış Harekâtına Torbalı’dan Katılan Askerler ve Bu Askerlerden Bazılarının Anıları 1974 yılında Türk Ordusunun “Atilla Harekâtı” koduyla Kıbrıs’a gerçekleştirdiği askeri harekâta Torbalı’dan tespit edebildiğimiz kadarıyla yaklaşık 79 asker çeşitli birliklerden ve sınıflardan katılmıştır. Çalışma için 2010 Ocak ayı içerisinde Torbalı’ya bağlı idari birimler taranarak görüşmeler yapılmış. tüm görüşme kayıtları (ses ve görüntü) arşivlenerek görüntü kayıtlarına bağlı kalınarak çözümlemeler yapılmıştır.ŞEVKET 3 . diğerleri ise gazi olarak geri dönmüşlerdir.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 Hasan Hasan Süleyman Kemal Mustafa Mustafa DUMAN Hilmi Selahattin YILDIZ Hasan Arslan Mehmet KÖKEN Cemali Hamza Ali BUĞDAY Halil İbrahim Merih BİTER Kazım Erdal UYGUN Halil İbrahim Mehmet Yaşar KELLE Kamil Muhammet ÖZCAN Celil Mazlum SARAN Ali Celalettin KIVILCIM İzzet Hüseyin YANIK İbrahim Fikri KARA Adil İrfan YOLDAŞ Abdullah Bahattin DEMİR Abdullah İbrahim KARANFİL Ali Ahmet ASKEROĞLU Ali Ramazan SOYKAN Ahmet Niyazi KIVANÇ Zennu Eyüp YENGİNER Ahmet Cafer DUYAR Niyazi Sait KARAKURT Abdullah KAYA Recep Cihan DALAR Nazım Hasan ŞINIĞ Halil Bedri KIZRAK Durahmet Çetin GÜMÜŞ Süleyman İbrahim KARAASLAN Mehmet Mustafa PALAOĞLU Mehmet Adı Soyadı Cemil TUNAY Mustafa BAYRAKÇI Cevat ŞEN Veli AKYOL Metin TERZİOĞLU Muzaffer GÖBEKLİ Macit BURUNCUK Ayhan ÇAM Mehmet OLGUN Yaşar KANDEMİR Duran KARAÇOBAN Yusuf TANIRĞAN Cemal ÜLKÜ Yahya DEMİR Mehmet DOĞAN Abdullah AKAT Mehmet Hasan GÜNAY Veli OK Yüksel AKDEMİR İsmail SALCAN Hüdayi ALAN Baba adı Şükrü Osman Yaşar Kazım Kenan Mehmet İbrahim Sabri Mahmut Ahmet Halil Ethem Ahmet Şerif Ali Abdurrahman Mustafa Mehmet D.Yılı Doğum Yeri 1954 Demirci 1953 Kırbaş 1953 Helvacı 1954 Pancar 1953 Torbalı 1954 Tire 1954 Karakuyu 1953 Çaybaşı 1947 Siverek 1954 Çakırbeyli 1954 Kale 1954 Torbalı 1949 Hıfziye 1954 Helvacı 1954 Ormanköy 1953 Torbalı 1953 1953 1951 1953 1954 1953 1954 1953 1953 1954 1953 1953 1953 1954 1954 1954 1953 1953 1953 1954 1952 1954 1954 1953 1954 1951 1953 1953 1954 1954 1954 1953 Karakuyu Torbalı Saipler Kırbaş Arslanlar Yazıbaşı Haşmat Düğerlik Torbalı Tepeköy Karakuyu Gedik Çakırbeyli Göçmen Ayrancılar Pınarlıbelen Kuşçuburun Torbalı Çapak Dimanlı Akşehir Korucuk Kuşçuburun Ayrancılar Köprülü Arslanlar Çaybaşı Ahmetli Yeniköy Pamukyazı Korucuk Tepeköy Nüfus Kaydı Demirci Tepeköy Helvacı Pancar Torbalı Göllüce Karakuyu Çaybaşı Torbalı Çakırbeyli Çaybaşı Torbalı Tepeköy Helvacı Ormanköy Torbalı Karakuyu Çapak Saipler Kırbaş Arslanlar Ayrancılar Şehitler Düğerlik Çapak Pancar Karakuyu Çaybaşı Çakırbeyli Muratbey Ayrancılar Ayrancılar Kuşcuburun Çapak Çapak Tepeköy Tepeköy Korucuk Kuşcuburun Ayrancılar Tepeköy Arslanlar Çaybaşı Ahmetli Yeniköy Pamukyazı Korucuk Ertuğrul 153 .

Kucaklarındaki mektup zarflarını askere dağıtıyordu. Muhripler vardı. Alayda alarmlar başladı. Sadece savaşa odaklanıyorsun. Gece yol gittik.Ali PEKDEMİR Nurettin YURDAGELDİ Yaşar DOĞULU Halil AKKAN Ümüt YILMAZ Şerafettin İMRE Mustafa Ali KÖKÇÜ Ergül CANER Mihri KESİCİ İsa GÜNENÇ İbrahim EKMEKCİOĞLU Kenan KARAKAŞ Mehmet TOPÇU Hasan NAZLI Özer YILDEMİR Halit DİNÇER Ali AKGÜL Ali Hikmet DEMİREL Hüseyin SÖBÜ Mehmet KARACA Necmittin KABASAKAL Abdullah YAPIŞIK Mehmet SEVİNÇ Ahmet Mehmet Mehmet Nazif Arif Sadettin Veli Mehmet Kenan Abdürrahim Hüsnü Tahir Yaşar Ali Rıza Remzi Ethem Ali İhsan Kazım Yaşar Mustafa İslam Yaşar Hüseyin Mehmet Ali Cemal Fazlı Mehmet Cemali Hüseyin Elmas Nebi ANILAR 1954 1953 1954 1954 1954 1954 1953 1953 1954 1954 1954 1954 1954 1953 1953 1954 1954 1953 1954 1953 1954 1950 1953 1954 1953 1953 1953 1953 1953 1954 Atalan Bülbüldere Torbalı Yoğurtçular Arslanlar Arslanlar Demirci Büyükevren Ahmetli Pamukyazı Arslanlar Demirci Pancar Çapak Kırbaş Torbalı Dağkızılca Milas Çaybaşı Ahmetli Pınarbaşı Divriği Naime Veyselli Karakuyu Küçükkale Torbalı Ormanköy Veyselli Ayrancılar Atalan Bülbüldere Çakırbeyli Yoğurtçular Arslanlar Arslanlar Demirci Özbey Sağlık Kuşcuburun Arslanlar Demirci Pancar Çapak Kırbaş Torbalı Dağkızılca Ayrancılar Şehitler Ahmetli Çaybaşı Tepeköy Naime Muratbey Karakuyu Muratbey Torbalı Ormanköy Muratbey Ayrancılar Yusuf TANIRGAN. Çıkartma gemilerine yükleme boşaltma eğitimi verilmeye başlandı. Gemide bilgilendirildik. Alata’da Mersin’in hali vakti yerinde olanları kamyonlarla ekmek. Ben yazdım. Patlamadı. Akşamüzeri yola çıktık. 154 . Tb. ufacık çocuklar duran arabaya su veriyordu. Uçaklar geldi. İki şehrin sivil halkı yol üzerinde bizi uğurluyordu. Emir geliyor yükle. Bize ateş başladı. Dağ yanıyor. Torbalı’dan şehit olan Hüseyin Kurtuldu ile Alata’da karşılaştık. Bombalamaya başladı. içecek getirdi. Barış için savaşıyoruz diye. Gemiye bindiğimizde silah dağıtıldı. Biz tatbikat sanıyoruz. Kaptan konuşma yaptı. Hüseyin sonra şehit oldu. Herkes helalleşti. 1974 Mart’ta askere piyade olarak gittim. Askere dağıtıldı. İnsanlar.”Adresinizi yazın bize verin” diye. “Caddelere. Askere gidesiye kadar marangozdum. Sivas’tan Ankara’ya geldim. Mermiyi suya attılar. Karargâh Destek Bölüğü’ne katıldım. Piyade Alayı 1. Dördüncü alarmda alaydan çıktık. binalara afişler yapıştırdık. Uyursanız buradakiler gibi olursunuz”. yiyecek. Oradan Osmaniye 50. Biz buraya barış için geldik diye. Hava indirme gelmeden biz yaklaştık. Olmaz böyle şey! Harp orada başlamıştı. Geminin içinde sinek uçsa sesi duyulur hale geldi. Sabaha karşı beş sıralarında Beşparmaklar göründü. Tüm alay konvoy halinde. İnsanın içi boşalıyor. Verdim.50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 Ahmet SAĞIR Muzaffer YÜKSEL Mustafa AKBAŞ Ahmet GEZER Abdullah GÜÇLÜ Süleyman SAVURAN Muhsin ÜNLÜ M. Her alarmda bunu yapmaya başladık. Tüm subaylarda rütbe yok. Hemen iki kelime yazın diye. Sarıldık. Mersin’e Alata’ya gittik. Alay karargâh gemisine havan düştü. emir geliyor boşalt.

En önde birliğimiz vardı. İlk tıraşı Sultan Çukur denilen yerde ekin tarlasında olduk. Bazen bir kesiğe 25-30 kişi sığınıyorduk. Fota Köyü’ne yerleştik. Arkadan biz piyadeler. Ondan önce keçiboynuzu ile beslendik. Silahları daha moderndi. Ateşkesten sonra aldığımız yerlerden geri çekildik. Akşamüstü sanırım Yunan uçakları bize taarruz etti.19 Temmuz günü yola çıktık. Hazır basılmış afişleri dağıttılar. Kanlıköy’e geçtik. Taarruzda araçlar ve telsizler yandı. Yüzbaşı tel örgünün yanında tekmil alırdı. binalara afişler yapıştırdık. Herkes kendi nöbetini tutuyor. Açlığa susuzluğa alıştırma eğitimi verildi. Arkamızda tank birliği vardı.O haliyle sahile dikildi. 12 kişi yandı. biz de evlere yapıştırıyorduk. Bize ateş edenler oluyordu. Çıkartmada uçaklar desteğe geldi. Bir sızmada Rum binbaşısı ile askerlerini yakaladık. Biz çok yakındık. Utanılacak şeyler bunlar. Bizim önümüzden deniz komandoları çıkmış. Sancağımız da gazi olmuştu. Dağlar gözükünce mermi dağıttılar. 14 Temmuz gecesi cemselere binildi. Her bölük tüm teçhizat ile bir gemiye biniyordu. 106’lık havan mermileri ile denizde üzerimize ateş başlamıştı. Gündüz yavaş yavaş dağa yanaştık. 10 Temmuz’dan sonra Kıbrıs’a gidebileceğimizi söylediler. Şehrin içinde Yunanistan’dan gelen askerlerle yüz yüze çatışma oluyordu. Bir sigara izmaritini üç kişi içerken esire de veriyorduk. Uçaklardan napalm bombası atılmış. Rum evlerinin mutfağına girdiğinde ev adeta içki deposu gibiydi. Barış için savaşıyoruz diye. Girne içinde Kalealtı’nda kaldık. Piyade olarak Isparta’ya gittim.(Marmaris’te ikamet etmektedir. Komandoydular. Torbalı Mah. Burası bir Türk köyü idi. Sahilde. Çok berbat işkenceyle öldürülmüşler. Girne’nin içine girdikten sonra ara ara sıcak çatışma oluyordu. Rumlar ateş ediyordu. Kıbrıs kargaşası başladı. Alnından vurulmuş. Karaya ayak bastığımızda hava indirme başladı. Sürekli asker geliyordu. Arazi taramasında Girne’nin 1 km dışında arazide 7 askerimizin cesedini bulduk. Ayak bileğinden aşağıda çorap yok. Esir aldığımız Rum askerleriyle yiyeceğimizi paylaşıyorduk. Göğüs hizasında suya atladık. Ben 213 numaralı çıkartma gemisine bindim. O zaman bilgimiz oldu. Hemen oraya bir çukur açtık. Fazla da yedin mi kabız oluyorsun. Herkes helâlleşti. Tel örgünün içini göstererek “Uyursanız buradakiler gibi olursunuz” dedi. Tekirdağ’dan Adem şehit oldu. tuzdan yeşil elbiseler beyaz. gemiye biniş eğitimi vermeye başladılar. Hazırlandık. Bir tankla karşılaştık. İlk gün parola yok. Biz buraya barış için geldik diye. Ordu komutanı Suat Aktolga geldi. Girne’den sonra başka bir bölgeye gittik.Yüzbaşı Cengiz Mandaş böyle vuruldu. Oradan İskenderun’a sevk edildim. Bunlardan biri Balıkesirli Mustafa Dangaz idi. Devamlı ileriye. Gece çatışma oldu. bölgesi ayrıydı. 20 Temmuz sabaha karşı Kıbrıs’a vardık. 27 Ocak 2010. alay komutanımız olan albayın kaldığı binaya havan mermisi isabet etti. İrtibatımız kesildi. Yiyecek içecek (olarak) keçiboynuzu ile besleniyorduk. Türk köylerinde bize anlatılanlara göre EOKA’cılar 15 yaşındaki kızlara silah zoruyla tecavüz ediyorlarmış. Alay sancağı yara aldı. Her yerden asker geliyordu. Esir aldığımız bazı askerleri esir toplama kampına bırakıyorduk. Çatışma daha çok gece oluyordu. Kaçamayanlar vardı. 1974/1 silâh altına alındım. işaret yok. Adresimiz B 2017 idi. Sabah yürüyüşe başladık. Her birliğin istikameti. Plajdaki 5 numaralı odaya bayrağı biz diktik. Girne’den Beşparmaklar’ı aştık. Ayvasıl köyünde 1963 senesinde Rumlar 167 kişiyi diri diri gömüp katliam yapmışlar. 2. Düzlük araziden Beşparmak Dağları’na yöneldik. Sürekli üzerimize ateş açılıyor. Terden. Şehitliğe alamadık. Bölük komutanımız Derviş Karaosmanoğlu’ydu. Dimitri köyünü aldık. Oradan Osmaniye 39. Öldürüleli çok olmuş. Bir kısmı ateşe düştü. İkinci harekat için akşamdan emir geldi. Rum mevzilerine giriyoruz. Çok şiddetli bir çarpışma oldu. Arkadaşları denize atarak kurtardık. Mersin’e toplanma bölgesine gidildi.) Yaşar KANDEMİR “ Plajdaki 5 numaralı odaya bayrağı biz diktik. İkinci harekattan sonra sıcak yemek yedik. 7 gün sonra Antalya’ya muhabere bölüğüne gönderildim. Işıksız üç kol halinde gidiyorduk.sakal karışık. Girne’ye doğru ilerledik. Fantom uçaklar. Deniz çıkartma gemileri ile doluydu. İki taneydi. Bir tanesinin 155 . Çıkartma anında 7-8 kişi şehit oldu. Ağaçlarda yanan oldu. Daha önceden savaş gemilerimiz sabah dağları top atışı ile dövdü.Önce deniz piyadeleri çıktı. saç. dört tankı esir aldık. Mevzi yok.” Askere gidesiye kadar çiftçilik yaptım. “Burada Rumlar tarafından diri diri gömülen 167 Türk yatıyor” dedi. Piyade alayına gittik. Oradaki şehitler için nöbet tutuyorduk. Onu yüzbaşımızdan öğrendik. Aynı gün şehit oldu. Bazıları da bize silah çekiyordu. Esir aldıklarımıza iyi davranıyorduk. Hemen hemen hepsi Türkçe biliyordu. Oraya gömdük.25-30 tane vardı. Girne’nin batı tarafında otele yakın plaja çıktık. Rum evlerine girdik. Limasol’a doğru kaçtılar. Açlık var. Biz onları arkamıza yani geriye gönderiyorduk. İkinci harekatta arazi taramasına çıkıyorduk. Yara alana bakan yok. Çünkü sızma olabilir. Tanklar arkamızdan geliyordu. Ayakta kim olursa olsun vurmak mecburiyetindesin. Çok sıcaktı.tümen 50. Gömdükleri yer tel örgü içindeydi. Komutanlarımız yere gemi resmi çizerek . Sahile çıktık. Caddelere.

ısır. var olsun Makariyos” diye bağırıyorlardı. Üç gün hiçbir şey yemedik. Sonra çok hızlı mektup gelmeye başladı. Harekâtta İngiliz hava üssü bizi geçirmedi. Ağzımız sulansın diye. O günün şartlarında çok hızlı. Yapraklarını dahi yedik. O çavuş aklını yitirdi. Komutandan habersiz gönüllü yazıldım. Ön tarafı açık ve inşaatlar vardı. Adresimiz B 2017 idi. Acı gelmiyorsa al onu hayvan gibi ye.Otobüsle konvoy halinde Mersin’e geldik. Tanklar devamlı arkamızdan ateş ediyordu. Sonra ateşkes olduğu için boşalttık. Başında miğferi . Aç susuz biz de böyle çarpışsaydık. Her şeyi ile gömdük.Gelesiye kadar hangi benzinhaneye girdiysek kimse otobüslerden para almadı. İkinci harekatta biz bayrak çektik. Yolda havan ateşine tutulduk. Bölük arkadaşlarımız kendi aralarında bize yolda harçlık topladı. Öbürküler kuşunlaydı. Zaman zaman sızma oluyordu.. Onlar da… İkinci gün Girne ile Magosa arasında Arapyokuşu denilen yerde bayağı çatışma oldu. “Acaba bu kadar mektubu postaya atar mı?” diye tekrar yazıyorsun. Harekata hazırlıklı idik. Uçaklar ise bombalamaya… Biz de ateşe başladık. Harekatın başladığı bombalamadan anlaşıldı. Künyelerini de almadık. Asteğmenim oraya gömdürdü. Bir hafta eski askerlerle eğitimde kaynaştık. Askere gidesiye kadar Torbalı Sanayi Sitesi’nde kaynakçılık yaptım. Esirler toplanma bölgesine götürülüyordu. Asker araziye yayıldığında bölük komutanları megafonla cip üstünde askerini topluyordu. Susuzluğa karşı beyaz parlak taş bulduğumuzda ağzımıza atıyorduk. Etrafından dolandık. Onlar “ Türk askeri haklı. ısır. Çatışma başlıyordu. tükür. Köylüler bize yiyecek verdiler. Pantolonlarını sıyırmışlar. İki tarafı kara selvilik bir tarla. Mesela dağda savaşırken dağın başına mektup gelirdi.” 156 . Kaskatı kalmış.Askerlerin karnını doyuruyorlardı.” diyorlardı. Para veriyorsun almıyor. Karavana yok. Keçilerin geçmediği yerlerden geçtik.1 Ağustos’ta gece çıkartma gemileri hareket etti.üzerinde not çıktı. Peruk vardı. Korkma ölmezsin”. Takım komutanımız Elazığlı Süleyman Asteğmen oraya gömdürdü. Komutan okumuş. Dağları uçaklar bombalamış. 20 Ocak 2010. Bir köye gittik. Ya ortalık düzelecekti ya da savaş (olacaktı)… Komandolar bizden ayrıydı. Beni tebrik etti. Anızdan sigara yakıyorduk. Torbalı Yeni Halk Yapı Sitesi. 1. Karpas köylerine doğru yöneldik. Acı gelmiyorsa al onu hayvan gibi ye. acı geliyorsa yeme. Yolda herkes bize yardımcı oluyordu. Her bölükten 6 er 1 onbaşı. Gurur duyduğunu anlatmış. Zaman zaman arama yapılırdı. Masa Tepelere sonra Tınaz -tepe’ye çekildik. Rumlar bize en çok havanla saldırıyordu. Piyade olarak Sivas Temeltepe’ye gittim. Gaziköy’ü aldık. Akşama kadar kıyıdaki her ağacın altına üç kişiyi beklettiler. Eğitime başladık. İstanbul Kerpiç Sokak yazıyordu. Silah olarak hiçbir şey yok. Askeri mahkemeye verildi. Korkma ölmezsin. Sert davranılırdı. 36 yaşındaymış.Üç gün sonra silah verdiler. Meriç Havaalanı yani Ercan Havaalanı’na vardık. Mevzide komutan görmüş. Dikkatimizi çeken şey ise Rumların tüfeklerinin dürbünlü oluşuydu. Devamlı yer değiştiriyorduk. Üzerimizdeki ter kirden görünmüyordu. Oradan Malatya sonra şöfor olarak Kars’a. Mesela makineli tüfek namlusu ısındığında biz yarım saat soğuması için beklerken onlarınki havalıydı. Milleti korku saldı. Dahil olduğumuz bölük ilk çıkartmada 36 şehit vermiş. Mesela muhtar rahmetli Ali Kabaca çok duygu dolu mektup yazmış.Kiracıköy’e geldik. 2. Bir tanesini bir evin içinden aldık.Girne’den çıktık. tükür. Askerin üstündeki elbise simsiyah… Elbise demezsin. Taşıyabildiğimiz kadar mermi aldık.5 ay banyo yapmadık. İlk bir ay evden haber almadık. Askere gittiğimde evliydim.. Açtık. Unutamıyorum. Havanların 25 kiloluk malzemelerini onlara taşıttık. Bir sefer çarşı iznine çıktım. Kıbrıs olayı patladığında her bölükten gönüllü arıyorlardı. Gürpınar’dan terhis olduk. Acı geliyorsa yeme. Selahattin YILMAZ “Al otu. Geri çekildik. Hangi asker çıkıyorsa koltuğu kabarıyordu. Bir patlıcan tarlasından geçtik. Mersin’de ailelerimize mektup yazdık. Sabaha karşı yanaştık. Zeytinköy’den 1km uzakta bir yer.Havan ateşinde 3 şehit verdik.Silahlar G3 idi. Jilet yok. Mersinli birinin elinde belki de 200 mektup var.Gece dağıtım olduk. Doğulu bir arkadaşım vardı. Bizlere destek verenler öğretmen ve imamlardı. Yunan ilk girse İzmir’e girecek. Orası düz arazi idi. Gemiler top ateşine başladı. Öyle işkenceyle öldürmüşler ki. Bizim arkamızdan “dispostik” yani sıhhiyeler geliyordu. Askerlerin saçı sakalı birbirine girmiş. biz de başarılı olurduk. Bütün mektuplarımız ailemize gelmiş. elinde silahı olmasa asker olduğunu anlamazsın. Derdi ki: “Al otu. 15 ay kaldım. Rumların silahları daha moderndi. Esir aldıklarımız hemen “Kahrolsun Nikos Samson. Sürekli asker isteniyordu. Larnaka bölgesindeydik. Çok para değil. Otobüslerin önünde “askeriyeye aittir” diye yazı vardı. O zamanın parası ile 5 lira. Evden üç günde mektup geliyordu. İstanbullu 27 yaşında bir çavuşumuz bir yerden televizyon almış. Savaş başlamıştı. İnsan moral buluyordu. Acaba gidenler ölüyor muydu? Ben İzmirliyim. Erkeklik torbalarını (testis) kerpetenle sıkarak patlaşmışlar. İki esir almıştık.

Sanki bizi Kıbrıs’a pikniğe gönderiyorlar. Harekat öncesi Lefkoşe üzerindeydik. Dağların dumanından yararlandık. Tam tefarruatlı olarak donatıldık. Tanklar desteğe geldi.Uçak bombardımanlarında sırtımızda tanıtma bezleri vardı. 1 çavuş . Biz takviyeye çıkıyoruz.Dört saat denizde bekledik. Tedirginlik vardı. Gece nereye kadar geldin. Orada canı yanan Türkler harekâta destek 157 . 2. Dağlar ateşle kaplandı.Çünkü evler toprak. Sadece sabah sporunda. Doğu bölgesinin bütün otobüs firmalarının otobüslerini durdurmuşlar. Asıl olayı halleden uçaklar ve havanlardı. Cip kullanmaya başladım. Kızı komutanlar isterdi. Zenginlerin rahatı kaçmış. Sese göre ve merminin geliş istikametine göre ateş açabiliyorduk. Hastaneye girdiğimle çıkmam bir olur. Kıbrıs alınması gereken yerdenmiş. Türkiye’ye gidersen kız bol. O küçük radyo dahi bana o kadar ağır geliyordu ki anlatamam. Gönüllü olmayanlar ayrılsın dendi. Bombardımanlarda ada adeta yerinden oynuyor gibiydi. O kadar dere içlerinde taşın dikenin üzerinde sürünüyoruz. Bekar isen kendileri kızlarını vermek için talip oluyorlardı. Beşparmaklar’da bombalamadıkları . Türk köyleri hemen belli oluyor. Kimse ayrılmadı. Hava sıcak. Erzurum’dan çavuş olarak katıldım. Evinde erkek kalmamış. Bir yere gittiğinde anadan doğma aranıyordun.Allah insana devletinin bozukluğunu yaşatmasın. Kapaklar açıldı. Samsunlu bir asker de yoğun ateş altında şehit oldu. Şehitler Köyü. Çok sıkı tutuyorlardı. Kollarımız yaralar içerisinde .Mogosa yakınlarında Değirmendere denilen yere konuşlandık. Yanaştık. Köylere giremezsin. Bizden önce çıkan gemiler yaralıları geri getiriyordu. Hastaneye. Şimdi düşünüyordum.yani 2 asteğmen. Bizim bölükten 4 kişi o köyden evlendi. Asker ziyaretlerine sadece Girne’de izin veriliyordu. Her hafta düğün olurdu. Yolda gelirken harekata başlanacağı öğrenildi. Her gittiğimde Hellim peyniri verirdi. Arazide çatışma halinde iki kişi durmak yasak. Tezkere aldıktan sonra epey psikolojim bozuldu. Zaten sana soruyorlar. Ne aileni koruyabiliyorsun. Ben herhalde film çeviriyoruz derdim. Girne’nin içerisine doğru girdik. menzil dışına. İnşaat ustası olarak hayata devam ettim. 5 sterlin maaş vermeye başladılar. Bugün aynı şekilde olsa giderdim. 2 el bombası. Sabah yaya sahile indirdiler. Dört uçak geldi. Bu konular açılınca bozuluyorum. İki misli yer aldık. Tüm gökyüzü paraşütçü birliklerle doldu. Allah başındaki devlete bozgunluk vermesin. hemen mevzi yapıyorduk. Fakirler bize iyi davranırlardı.. İyi paraydı. Bize kalmamız teklif edildi. Bir komuta hatasından. Mermi yemiş gibi kol acıları çektik.57’lik toplar şüpheli bölgelere top ateşine başladı. Kızlar çok istekli olurlardı.Radyo bizim hayati konumdaydı. Bizi bu hale niye getirdiniz? Yemek olarak bir kepçe sulu bir kepçe kuru yemek… Küçük bir radyodan harekatı takip ediyorduk.9 er. Girne’nin alt bölgesine yanaşmaya çalıştık. O kadar tehlikeli ki. Yaşlı bir teyze vardı. Kollarımız yaralar içerisinde . Mermi yemiş gibi kol acıları çektik” 1973 Temmuz’da piyade olarak Kayseri’ye gittim.. Gemiler dörder dörder yola çıktı. Sanki bizi Kıbrıs’a pikniğe gönderiyorlar. Girne dışında çarpışma çok oldu. Para almazdı. Oradan terhis oldum. Rumlar tarafından mevziden askerlerimize yoğun ateş açıldı. Ben Kıbrıs’ta bunu gördüm. ne namusunu koruyabiliyorsun. Erdemli ‘de çamlığın içerisine yayıldık. Düşünmedim bile.Asker hangi bölükteyse o bölük düğün yapardı. Biz ilk birliklerin ilerleyemedikleri .Her bölük 125 kişiden oluşuyordu.Bir gemiye bindi. O akşam düğünde. Komandolar paraşütçüler pervaneli uçaklarla geldi. Aileden 15 günde mektup geliyordu. Rumların elindeki kobra mermisini ilk defa orada gördüm. Dört saat yerimizden kıpırdayamadık. Bu bilgileri sadece hanımımla paylaştım. Havan mermileri gemilerin yanına düşmeye başladı. Kasıklarımıza kadar suyun içinden çıktık. O gece silah olarak G3 verdiler. Ortalık düzeldiğinde askerler oradan kız bulmaya başladı. Havada yanışı ve sesi insanı psikoljik olarak ürkütüyordu. En çok zayiat o anda verilmiş. Ateşkes oldu. Tezkeresi gelen bir süre sonra kızı almaya gelirdi. Çok güzel düğünler olurdu. 7 ay o bölgede kaldık. cenazeye gidemem. Hepsini EOKA cılar öldürmüşler. 74 otobüs ile Erdemli’ye getirdiler. Sivil halk boşaltmış. Kısa kollu. Çıkartma gemilerine bindik. yıkmadıkları yer kalmadı. Başımızdakilerden nefret ediyorduk. 21 Temmuz’da Girne’ye yaklaştık. Her bölüğe 2 komutan . Oralar ikinci harekatta hayli yer alındı. Komutanlar cepheye gelirdi. İzne gelmiştim. Necmettin KABASAKAL “Elbiselerimiz kısa kollu. 14 Ağustos’ ta. Aile bozukluğundan daha tehlikeli.Benim mangadan da şehit oldu. Erdemli’de elbiselerimizi değiştirmişlerdi. Dönüşte askeri hazırlık yapılmaya başlandığının farkına vardık. Bu çok enteresan bir mermiydi. Yaya (olarak) Güzelyurt bölgesine getirildik. 2 astsubay 2 bölük komutanı bindi.O yazın sıcağında ayaklarımızın altı patlıyordu. Gemiler tekrar geri döndü.Tabii fısıltı halinde. Gemiler orada.Doğu bölgesinden her birlikten gönüllü 10 kişi. 14 Ocak 2010. geri çekildikleri yerde harekata katıldık. Beşparmaklar’dan atılıyordu.

14 Ağustos’ta harekat başladı. Bizim görevimiz keşifti. Kıbrıs’a gittiğimiz söylendi. Çok gece ailemin yanından kalkıp gittiğim oldu. Biz dağda Lefkoşa tarafına kuş bakışı bakıyoruz. Dağda çok terk edilmiş yemek sofralarına rastladık. Bir gece kaldık. Halen etkisi var. Bitlenmiştik. Yanımıza harp paketi verilmişti. Rüyalarımda çok çatışmalara girdim. Çıkartma gemisine bindik.Yolda bizi gemi tutmuştu. Unutkanlık var. Plajdan çıkar çıkmaz karşımızdaki limon bahçelerine girdik. yayan suyun içinden geçtik. Bizim tabur komutanı 3 yıl Kıbrıs değiştirme birliğinde görev yapmış. Yola çıktık. Önümüze ne geldiyse… Düz araziye indik. Bulunduğumuz yerde geceledik. Akşam çok çatışma çıkıyorduk. Hemen 19 Temmuz’da çıkartma gemisine bindik. 09 Ocak 2010. Kimse uyumadı. Evlere subaylar giriş izni vermiyordu. 2 gün önce. Silah başı. Dağda betondan mevzileri aldık. Piyade Alayı. Çıkan bölük dağıldı. Geceleri çok bağırarak kalkardım. İrtibat olmadığı için birbirimize ateş ettiğimiz oldu. Mersin Limanı’na gittik. Uçakların Rum kesimine dalışını seyrediyoruz. Beş sene önce bıraktım. Bölükten şehit olan oldu. Bülbülderesi Köyü. O akşam Beşparmaklar’da kurşun yağmuru başladı. Herkesin mesleğine göre iş ve ev verilecekti. Askerliğimin etkisi uzun yıllar devam etti. Döndük. Bugün aynı harekat olsa hemen giderim. mevzi değiştir gibi. Kafam keçe gibi.Limonlar bizi kendimize getirdi. Kafam keçe gibi. En çok sıkıntı çekenler komandolar oldu. Subaylar bize bol bol limon yeme emri verdi. Uçaklar bombalama yapmaya başladı. Teskereye geleceğimiz zaman orada yerleşmemiz için teklif edildi. Bize. Biz mağara gibi yerler de aldık. İkinci gün Girne’nin üstünde dağa çıktık. En fazla kaldığım yer Omorfo bölgesiydi. Düzde çalışır vaziyette tanklar gördüm. Yanaştırma gemisi ile sahile çıktık. Dört saat denizde bekledik. Korku hissi gelmedi. Herkes atletini çıkarsın sırtına bağlasın dedi. Sabaha kadar kendimizle çarpışmışız. Türk köylerine girdiğimiz zaman bize yiyecek içecek verilirdi. 140 mermi verildi. Asıl savaş ikinci harekatta oldu. Oradan terhis oldum. tank hepsi vardı. 49. Bölük komutamız Yüzbaşı Yıldırım Kılkılıç idi. 2 Ocak 2010. Rum kesimine geldik. Girne’ye çıktık. En son Omorfo tarafına geçtik. dağlar yanıyor. İkinci harekata kadar Beşparmaklar’da bekledik. Dağda çok şiddetli çatışma oldu. Ailem harp sahasından geldiğim için beni sakinleştirirdi. Alarm vurdu. Akşam saat 8 civarında hareket ettik. Sabaha kadar kendimizle çarpışmışız. Dağda üç kişiyi esir aldık. Adamlar hazırlıklıymış. Alay komutanın şehit olduğunu hemen duyduk. İlerleyen günlerde dinlenebildik. Bize moral konuşması yaptı. 158 . Askere gidesiye kadar çitçilik yaptım. Halen öyle. Yolda öğrendik. Çok sık arama yapılırdı. Gaziantep 5. Savaş devam ediyor. Silahım G1 piyade tüfeği idi. Rumlar ateşkesi dinlemiyordu. top. 40. Uçaklar geldi. Bu bilgileri kimseyle paylaşmadım. 2 el bombası. İnerken 50 m. Oradan Islahiye’ye. Zırhlı Tugayı’na gittim. Subay takviyesi yapıldı. Bir tayını 30-35 kişi paylaştık. İşi düzgün Rumlarla işi olanlar daha biz oradayken harekâtı istemiyorlardı. Bölük değiştirildi. İnsanları farkında olmadan kırıyordum. Beşparmak dağları bombalandı. Çok sivil esir aldık. Yolda halk bize karpuz. General Bedrettin Dalan geldi. Evlere tarama için giriyorduk. Askeriyeden hafıza kaybım oldu. Havan. sırtına bağlasın” 1974 Mart’ta piyade olarak Antalya’da askere alındım. Her taraf duman. Sonra verildi.veriyordu. İlk gün şehit vermedik. Yağma olmadı. Çıkartmadan bir ay sonra ancak tıraş olup banyo yaptık. Muzaffer YÜKSEL “İrtibat olmadığı için birbirimize ateş ettiğimiz oldu. Kademede çok araç tamir ettim. Mersin’de Taşucu’na geldik. Buradaki hayattan söz ederdi. Yoğun 106’ lık havan ateşi vardı. İçkiye başladım. Bölük komutanı belki bizi bir haftada toplayabildi. Sürekli hareket halindeydik. Gece ateş devam etti. Taarruza geçtik. 1973 yılında piyade olarak askere alındım. Mekanizma Piyade Alayı’na… Gece alarm verildi. Savaş başlamıştı. Dağdan aşağıya inmeye başladık. üzüm veriyordu. Sürekli hareket halinde idik. İleride oldu. Sabaha karşı uçaklar geldi. Halen öyle”. Bunlar hep Kıbrıs’ın eseri oldu. Sabah şafakta Girne’ye çıktık. Atatürk mah. Evde çok huzursuzluk yaşadım. Bizleri arayan soran olmadı. Muzaffer GÖBEKLİ “Herkes atletini çıkarsın. Tam teçhizat araç binildi. Gece yüzbaşı bizi topladı. Üç beş gün sonra ateşkes oldu. İleri harekata geçtik. Ateş edilen yere ateş ediyorduk. Tam tesisat arazide yatıyorduk. Uçakların bizi bombalamaması içinmiş. Görerek ateş yok. Geriye gönderildim. Sabah saat 8’ de Kıbrıs’a ulaştık. Tüm alay konvoy halinde idi.

Tekrar pusuya düşmemek için geri çekildik. Topçuydum. Mücahitler bizi araçla bekliyordu. Eco (Ecevit) ‘nun askeri asker vurmaz” Askere kadar işçilik yaptım. Barış gücü kontrol ediyordu. Sanayi bölgesine girdik. İki ay sonra haberleştim. 58. Aldık. Öğlenden sonra 3-4 arası ateş kesildi. Bayraklı’dan. 16 Temmuz günü idi. Denizli’ye çavuş talimgahına geldim. 1. Hatırladığım subay tümen komutanı Tümgeneral Osman Fazıl Polat ikinci harekatta bizle beraber çatışmaya girdi. Biz öğlen oradaydık. Tümen komutanı dahil. helikopterler… 20 Temmuz sabahı harekat başlamış. Silahlarımızla sedye yaptık. “ Türko asker vurmaz. Yanımızda harp paketi var.Yaklaşık 1000 mermi. Alpkent Mah. Sabaha karşı taarruz istikameti Magosa sanayi bölgesi. susuzluk en büyük sıkıntı . Zırhlı piyade olduğumuz için. Kişiye özel evrak hariç tüm evraklar elimden geçerdi. Rum. Eco (Ecevit) ‘nun askeri asker vurmaz” diye bağırıyorlardı. Boğaz bölgesinde askeri hastane kurulmuştu. Bu askerle yıllar sonra Menekşe çay bahçesinde yanımdaki arkadaşım ailesi ile tanışmış. Çatışma başladı. Her taraf asker. 4 Ocak 2010 Göllüce Köyü Mustafa PALAOĞLU “ Türko asker vurmaz. Her türden sanayi. Karşımızda Boğaz bölgesi vardı. Haber merkezindeydim. Elimize beyaz bayrak verildi. İndirdik. Kurşunu önden yemiş arkasından çıkmış. Ağlaşmışlar. Tümen komutanı bizlere “Benim askerlerim böyle cesur. Kıbrıs’a çıkılacağını belki 10 gün önceden biliyordum. Konyalı asteğmenimizin vücuduna şarapnel parçası geldi. Bütün subaylar bölüklerinin başına koştu. Uçaklar önümüzde bombalamaya başladı. Yaralı ve şehitleri orada gördüm. Bizim komutanlar karşılık verdirmezdi. 17 Temmuz’da bir gece Ankara’da kaldık. Ovacık mevkiine konuşlandık. 45 dakikada Kıbrıs’a indik. Isparta’ya gittim. O ara alayın alarmı vurdu. Vatan aşkı. Tümen emrine verildik. Bugün aynı şey olsa hemen savaşa giderim. En emniyetli bölgeymiş. 1974 yılında 28. Silahlar. 9 Ocak 2010. Cepheye gittik. Bölükten az kişi şehit verildi. Zaman zaman arama yapılırdı. Çatışma devam ediyordu. Beş sterlin maaş alıyorduk. hani bana mektup yok mu ? Komutanım sizin postanız var” 1951 doğumlu olmama rağmen askerliğe hemofili hastası olduğum için 2 sene tehirli gittim. Bütün araçlara cephane yüklendi. Yağma olayı görmedim. 24 kişi. Geri çekilirken bir komanda eri göğsünden mermi yemiş. Rumlar çekilmeye kaçmaya başladı. Komutanlar geldi. İkinci taarruza hazırlık yapıldı. 372 liraya tekamül eden maaş alıyorduk. Her seferde 20 helikopter devamlı asker taşıyordu. Önce Kıbrıs haritaları geldi. Ortaköy Gönyeli’ye indik. Toplam 60 helikopter. Tüm evrakları ben alır dağıtırdım. Tanımıyorduk. Bol miktarda mermi dağıtıldı. Tümen komutanı elinde tabancası ile bize katıldı. Arkadaşım Piyade Çavuş Samsunlu Maksut Birinci şehit oldu.Levent’te Mustafa Güneri Boğaz Hastanesi’ne götürdük. Yarası ağırdı. Hastaneye gönderdik. Mermi dağıtıldı. Üç tane esir aldık. yiğitlerim!” diye tebrik etti. Kalanlar oldu.Topçu Tugayı’na. Parçalandı. Her gün sıkı eğitim ve ders başladı. Sigara fabrikasına gelen dört Rum askerini silahları ile beraber esir aldık. Çavuş olduk. iki çocuğu varmış. Bütün üst rütbeli subaylar geldi. Çam ağaçlarının altında mücahitler Rumca soruyorlardı. Yaralı ve şehitleri bir gün sonra gördüm. Aracı taramışlar. Bölgeyi ele geçirdik. Yüzbaşı bir sterlinin karşılığının 165 lira olduğunu söyledi. O sıcakta kurtlanmış. Kurşundan burnumuzu dahi kaldıramıyoruz. Bir hafta bir köyde kaldık. Oradan 50. Bir hafta dinlenmeye çekildik. Mustafa EFE “Hey topçu. Yaklaştık. “Beni merak etme. yirmi dört gün bir tepede kaldık. Askere gidesiye kadar çiftçilik yaptım. 40.Yağmaya izin verilmedi. Tüfeklerine beyaz bayrak asmışlar. İzmirliymiş. Konvoy 159 . Yeşil hat orada çekilmiş. Yaralarını sardık. taciz ateşi açardı. Binbaşı İlhan Oba ciple geldi. İkisi yaralıydı. Sallamaya başladık. Oradan terhis oldum. Avcı kümesi üzerinde 3 saat görerek ateş ettik. Biz baskının üzerine gittik. Subaylar yabancıydı. Oradan terhis oldum. Takviyeye gittik. ayakkabı… Birlik Paşaköy’de kaldı.Piyade Alayı’na askere alındım. Sonra Magosa istikametine yöneldik. Müthiş bir moral. Barış gücü karargâha geldi. Rum-Türk karışık idi. hemen tabur binasının önündeki alarmı bizzat kendi verdi. İlk çatışmamız Sıhari’de oldu. Piyade Alayı’na gittim. Ben takım çavuşuydum. 1973’te askere alındım. Bizim nereye gideceğimiz belli değil. Orada komando birliğini basmışlar.” dedim. Teslim edildi. Şehit oldu. Açlık. Köyün çıkışında pusuya düşürmüşler. Silahlarını aldık. Silahım çatal ayak G1 idi. Babama mektup yazdık. Hemen helikopterlere bindik. Bize kalmamız için hak tanıdılar. Bir manga 10 kişi bir helikoptere biniyordu. Evrakı önce ben kaydederken okuyorum. Sivil otobüslerle Mersin’e hareket ettik. Sigara. Ankara’ya gittik. İlk gün Tinbu bölgesini ele geçirdik.Takım kuruluşu yapıldı. Oradan Lefkoşa yanında Değirmenlik Köyü’nde kaldık. Evliymiş. Tabur önünde içtima halindeyiz.

Duvarların her tarafı kan. Gemiler sürekli yer değiştiriyor. Topladık. Havan yemiş. Bizim bölük komutanı üsteğmen Osman Yılmaz’dı. Girne’nin sahilinde bize havan ateşi açılmaya başladı. Çatışma başladı. Yolu geçen askeri araç portakal. Biz ise karşılık veriyoruz. Erdemli’nin üstündeki çamlığa konuşlandırdık. Bu zamana kadar Girne’de bekledik. Bir bölük bir gemiye biniyor. Sekiz ay toprakta yattım. Açıkta beklemedeyiz. Hepimizde saç sakal. Yardımcısı yarbay kurtulmuş. mandalin bahçelerine dağıldı. Her gece Rumlar gece aydınlatma mermisi atıyor. Oradan terhis olduk. Kıbrıs gazisi olmak benim için onur. İkinci harekat bittikten sonra Aybasıl’da evlere yerleştik. 160 . Mersin halkı evlerden yemek getirdiler. Evraklara bir baktım benim Kıbrıs’ta askerlik yaptığım birliğe gidiyor. Komutanımı çok severdim. Arkasından yoğun ateş… Dağlarda yıllar öncesinden beton mevziler yapılmış. Girdiğimiz evlerde yemek haricinde hiçbir şey düşünemiyorsun. Sıçramışım. Şuurum bozuluyor. Harekatın üçüncü günü Rumların tankları geldi. Ankara’ya tankçı olarak gitti. Ağlıyorum. Hikmet’miş. Filo halinde etrafımızda savaş gemileri eşliğinde gidiyoruz. Elinde evrakları ile izne geldi. Uçaklar geldiğinde ilk olarak bu binbaşı ile irtibat kuruyordu. Şarapneller insan arıyor. Onların Beşparmaklar’dan attığı her mermi bize zayiat veriyor. Metin TERZİOĞLU “Çok aç kaldık. Gemilerin arasına mermiler düşmeye başladı. Alarm vurmaya başladı. Asker yorgun. Sabaha karşı Kıbrıs’a yaklaştık. Arkadaşlarım. Alarm verildi. Kiliselerde sivilleri topladık. Tümen komutanı Bedrettin Demirel bizim alaya çok gelir. Bu benim için büyük bir onur oldu. Ateş gelen yere ateş ediyoruz. Yüzünü çevirdik. Küçük bebeleri vardı. Ben de kendisine “ Komutanım sizin postanız var” derdim. Herkes kendi yerine yerleşti. Tepemizden havan mermileri ses yaparak geçiyordu. Bir binanın dibine sığındık. portatif bir sandalye üzerine oturmuş yüklemeyi kontrol ediyordu. Girne’de esir aldığımız oldu. Bir ara yorgunluktan sızmışım. Kasığa kadar suyun içinden çıktık. 17 Ocak 2010. Oğlumun dağıtımı Kıbrıs’a çıkmış. Büyük telsizlerin yanında bulunuyordu. Boğaza yöneldik. Sabah tabur komutanı yaralı idi. Dağlar tekrar bombalanmaya başladı. Hikmet beni kurtardı. Üst aramaları başladı. Makineli tüfek ile gece ateş gelen yere ateş ediyorduk. Denize iniyoruz. savaş gemileri de ateşe başladı. Mevzilere tankımız revolar arkasında topla girse gizleme ağını çektin mi görünmezdi. Ancak oraya varasıya kadar aylarca mevzi kazdık. Birliğin içine girdi. Nereye gittiğimiz belli değil. Albay alay sancağını diktiğimiz binada şehit oldu. Bindirme yapıldı. Uçaklar bombalamaya. Hemen yer değiştirdik. Önce biz çıkartmaya başladık. Çıkartmaya başladık. Dört gün kaldım. Kıbrıs gazisi babasının birliğine özellikle göndermişler. Hiç çarşı iznine çıkmadım. İlk içtimayı ikinci harekâttan sonra olduk. Savaştığım yerleri dolaştım. Hikmet sonra şehit oldu. Elazığ’dan Hikmet Koman yanımdaydı. Biz de bir hava binbaşısı vardı. Bu 3-4 gün devam etti. Uçaklar ona göre bombalıyordu. 8 sterlin maaş aldık. Lefkoşa tarafına Yılmazköy’e yöneldik. Bugün karışıklık olsa derhal giderim. Gece cephane ve el bombası dağıtıldı. Sıkı tutuluyordu. Sevimli bir kişiliği vardı. Dağlar yanmaya başladı. Zar zor tahrip ettik. Demirciköy. İkinci Harekat’tan sonra 120 kişilik bölükten 67 kişi kaldığımızı öğrendik. Yaklaşık 30 kadar. Ama onlar kadar etkili değil. Birbirini kırdı. Hikmet‘le bir araçtan birer kasa mermi aldık. “ Hey topçu hani bana mektup yok mu?”. Sipere girerken bir asker vuruldu. Savaş filmlerine baktığım zaman o günlerim aklıma geliyor. 5-6 yakın arkadaşım şehit oldu. şehit olanlar aklıma geliyor. Devamlı ateş altındayız. Sabaha kadar çatışma oldu. Alay komutanı ikinci veya üçüncü gün şehit oldu. Bölük komutanı Torbalı Askerlik Şubesi ile irtibata geçmiş. Ne buluyorsak yiyorduk. Albayımı Osmaniye’de her gün görüyordum. Kıbrıs’a oğlum sayesinde tekrar gittim. İkinci Harekat’ta Girne’den Beşparmaklar’ı ancak aştık. Lefke’ye doğru yöneldik. Akşam karanlığında açıldık. 12. 19 Temmuz günü akşamüzeri denizin yüzü çıkartma gemileri ile dolu. Sırtımızda deri kalmadı. Fotoğraflarını gösterirdi. Bölükler birbiri ile çatıştı. Yem bizdik. Savaşı yaşayan bilir. Alay komutanı şehit olduktan sonra tümen komutanını tankın üzerinde Girne’ye girerken gördüm. Aramız 100 m idi. Çavuşlar 10 sterlin alıyordu.halinde akşamüzeri yola çıktık. Alay komutanımız rahmetli Albay İbrahim Karaoğlanoğlu sırtında bir parke. Değiştirme birliğinde sıcak yemek bulduk”. İkinci Harekat bittikten sonra subaylar astsubaylar asıl savaş durumunda olması gerektiği şekilde rütbeli geldi. Plaj zamanıymış. Sabah Mersin’deydik. Bir oğlum var. Havan mermisi binanın içine girmiş. Makineli tüfekle ateş ederken mermim bitti. Her devlet helikopterlerle sivillerini aldı. En büyük eksik harekatta muhaberesizlikti. En yakın arkadaşım şehit oldu. Bana takılırdı. Bizim alay her yıl orada hazırlık yaparmış. Bizden hemen önce deniz piyadeleri çıkmış plaja. Evliydi.6 makinelide yanımda. Bu arada devamlı asker çıkarıldı. Bir emir geliyor geriye. Ne olduğumu anlayamadım. Savaşa gittiğimiz belli. Bizi selamlıyordu.

Kırnı’ya geldik. Zırhlı Tugayı’ndan Kıbrıs’a gittim. Yığınak yapılıyordu. Girne’ye çıktık. Yol gösteriyordu. Piyade Alayı’na takviye olarak seçildi. Böyle bir manzara vardı. Üç dört ay boyunca savaş suçlusu olarak yargılanmaktan korktum. Çıkartma yapılmıştı. Zaman zaman arama yapılırdı. Alay çok zayiat vermişti. Beşparmak’a doğru hareket ettik. 2. Her alaydan asker seçiliyordu. Kulaktan kulağa alay komutanının şehit olduğunu duyduk. Osmaniye’den Mersin’e geçtik. Rum askerlerinden ölenler bizim mevzilerin arasındaydı. Çok yaralı ve şehitle karşılaştık. Ateşkes yapıldı.” Askere gidesiye kadar çiftçilik yaptım. Yaya piyadelerin arkasından gidiyorduk. Bize ateş Beşparmak’tan geliyordu. biz hırsız kovalar gibi arkalarından koşuyorduk. Diğer arkadaşlarım helikopterlerle Beşparmak’a indi. Yeşil hatta kadar ilerledik. Oradan Osmaniye ‘ye her birlikten beşer kişi 50. 100 m sahile uzak suyun içinde çıktık gemiden. Komutanlara yardımcı oluyorlardı. Sabah Kıbrıs’a vardık. hazır vaziyette yola çıktık. 19 Temmuz günü yola çıktık. Oradan terhis oldum. Birinci Harekat’ta Girne’deydik. Köyün Rum muhtarı kaçamamış. Levyeli. Kıbrıs’a gideceğimizi anladık. mücahit tercüme ediyordu. Savaş suçlusu olarak yargılanmaktan korkuyordum. Moral veriyordu.4. İçi cephane dolu. Lefkoşa tarafına geçesiye kadar çatışmaya girmedik. Üzerimizde yaklaşık 200 mermi vardı. Sabaha kadar yol gittik.2 ay sonra banyo yapabildik. Aynı bölükte ama ayrı takımdaydık. Değiştirme birliğinde sıcak yemek bulduk. Asıl çatışmaya ikinci gün girdik. Gemiye bindik. 161 . Olduğu gibi esir doluydu. Kariyer kullanıyordum. Havan ateşi açıldı. Gaziantep 5. Asker esirler boğazdaydı. Bölük komutanı vurulmuş yerine teğmen geçmiş. Piyade Alayı’na katıldım. Sağımızda solumuzda donanmadan koruma gemileri vardı. Sabah 8’ de. Zaten fırsat yoktu. 1974 Mart’ta asker oldum. Gemiler sahile yanaşamıyordu. Türk köylerine kontrol altında gidiyorduk. Dağlar yanıyordu. Arkadan gelen sıhhiye birlikleri yaralıları alıyordu. Birinci Harekat’tan sonra Lefkoşa tarafına geçtik. Mersin’e geldik. 1. Mermi sıkıntısı çekmedik. Mesela bizi Girne’de gece geri çekmese hepimizi tek tek avlarlardı. Kıbrıs karışmaya başlayınca izin bitmeden kendim geri döndüm. Bölük 125-130 kişiydi. Komutanlar soruyor. Akşamüstü yola koyulduk. Tecrübesizlikten.Askere kadar işçiydim. 20 civarında aracımız vardı. Ailemle hiç irtibatım olmadı. Çok aç kaldık. Çok yaralı askerle karşılaştık. Yaklaşık 800 sivil esir vardı. Gaziantep tren istasyonunda trene araçları yükledik. Dokunmadık. Domuz çiftliği vardı. Nerde taşıyacaksın ki? Terhisime 5 ay kala yatak yorgan yüzü gördük. Yunan’ı. Ayrancılar. Harekattan önce izne geldim.5. Rumlardan çok sızma oluyordu. Mehmet SEVİNÇ “Dosyam kayıp. Bizim arkamızda veya önümüzde tanklar vardı. Bir tanesinin adını hatırlıyorum. 1. Feramuz Kalay kıdemli üsteğmen bölük komutanıydı. 5 Ocak 2010. 500 m geri çekildiler.2. Biz ona yardımcı oluyorduk. Dosyalar elimize verildi. Araç üstünde çavuş arkadaşımız uçaksavarı kullanıyordu. Göndeme köyü. Yağma olayı olmadı. Harekât’tan sonra Rum köyüne yerleştik. Piyade olarak Sivas Silah Taburu’na. Torbalı Mah. Ben 50. Bölük komutanımız çok kurnazdı. Rum askerleri kaçıyor. İkinci Harekat’ta Torbalı’dan Hüseyin Kurtuldu şehit oldu. Suyu bulmak mucize bir şey. Üsteğmen Haşmet Karatmaca. Geceleri yoğun ateş devam ediyordu. Dom Oteli vardı. Çünkü dosyam kayıptı. Türk köyleri bize peynir ve köy ekmeği verdiler. Açlık çektik. Aynı bölükten Yusuf Tanırgan komşusu olduğunu söyledi. Bayrak radyosu. Tek battaniye ile mevzide uyuyorduk. Ovada çatışmaya girdik. İkinci Harekat’ın başladığında taarruz emri verildi. Barış Gücü sonra geldi. Beşparmaklar bombalanıyordu. Araç olduğu yerde kaldı. Mücahitler bize Girne’den katıldı. Oradan terhis oldum. Rum’u hepsi vardı. 1973’ te mekanize piyade olarak askere gittim. Diken üstündeydim. Bölük komutanım olacak o harekata hemen girerim. Bize giderken peksimet verdiler. Tabur . 5 Ocak 2010. Araç kullandığımız için biz yoldan takip ettik. Bölük’ten 28 kişinin sağ kaldığını biliyorum. Bacağı roketatarla koptu. 50 m önünü veya 50 m arkasını koruyabilir. Silah olarak ayaklı G1 verildi. Temmuz ayı idi. oradan Sarıkamış Dağcılık Taburu’na gittim. 60 kişiydik. Neyin ne olacağını hesaplıyordu. Toplanan esirler tercümanlık yapıyorlardı. Başka araçta bulunan arkadaşımın adı sanırım Fethi idi. Daha sonra inzibat olarak Girne’ye verdiler. Keçiboynuzu ile çok günümüzü geçirdik. Isparta’ya. Alarm verildi. Devamlı sağdan soldan asker geliyordu. Biz denizdeyken savaş başlamış. Görerek çatışmadan çok ateşin geldiği yere ateş ediyorduk. Limanda boş arazide bekledik. Gemiler destek kıtaları devamlı destek ateşi yapıyordu. Küçük radyolar vardı. Sahilde toplanmış vaziyetteydik.

Tavuklar açlıktan birbirinin etini yemiş. Hiç unutmam Nasır Karatay. Ortalığı birbirine katıyor. Islık çalarak havan mermisi geliyor.Uyumuşum. Ben tüfeğimi kendisine verdim. Mersin Alata diye çamlığın içine girdik. Bizden başka gelen gemi yoktu. Açıldı. Su bazı yerde insan boyu.Türkiye’de fakir olan askerimizden orada kalanlar oldu. Tam teçhizat. Dikoma’ya yerleştik. İnek barım barım bağırıyor. Burada künyemi beklemişler. Komutan. Yakındaki tank birliği hemen harekete geçti. Aç. Bilmeyenleri yüzme bilenler kurtardı. Geri hizmetteydik. Karşıda sadece küçük bir sırt gözüküyor. Elleri arkasına bağlı. O anda dışarıya baktım. Evlerden topladığımız eşyaları ihtiyaç sahiplerine dağıtıyorduk.Mehmet KÖKEN “Savaş hiç iyi bir şey değil. Evler terk edilmiş. İkinci Harekat öncesi radyodan barış sağlanamamıştır dedi. ordan Osmaniye 50. Çıkartma gemisine. Karaya 500 m yaklaştık. Kıyıya çıktık. Serdarlı’ da 21 Rum askeri getirmişler. 3 gecedir uyku yoktu. Bir bölük bir gemiye bindi. Tavukların kümesi kapalı kalmış. Güneş enerjisini ilk orada gördüm. Dirmil’den İbrahim Karaaslan araçla geçerken yere not attı. Anlaşmayla vermediler. Yaklaştık. Esir olarak. Araştırma yapılıyor. Bize söylenen deniz tatbikatı yapılacakmış. Tüm canlılar etkileniyor. Kapak askıda kaldı. Burdur’a. Mermiler geminin dibine düşüyor. Kızılhaç’a teslim ediyorduk.” 1973 Temmuz’da muhabere olarak Mamak’a askere alındım. Karakol komutanı tankçıydı. Gemiye mermi vurduğunda net duyuyorsun. Kıbrıs’a gemiyle giderek Girne’ye ayak bastık. Magosa’ya doğru yürüdüler.45’te. Alayda kimse kalmadı. Gemi hızını artırdı. Güneş doğmadan gemi gelmiyor. Bir cip. 04. Piyade Topçu Taburu’na gittim. Gelişmeleri oradan takip ediyorduk. Bizim bölüğün işi her köye karakol kurmaktı. Dikoma’da çeteci Rumlar baskın yaptı. Kimsenin bilgisi yok. İnzibatlık yaptık. 5 m yüzdük. Çevremden ayrılmazdı. Onun tüfeğini 162 . 3 Ocak 2010. Güneş ağardıkça ortam belli oluyor. Nihayetinde o da bir insan Biz esirlere böyle davranıyorduk. Ama kimse bilmiyor. Tutmasını söyledim. Gece devamlı alarm veriliyordu. Savaş sadece insanlara karşı olan bir şey değil. Gemi hareket etti. Tüfeğini bırakmış. Bana” Mehmet benim tüfek yoktur. 16 Temmuz’da alarm verildi. Gidip gitmediğimiz belli değil. Gemi komutanı konuşmaya başladı. Deniz kenarına iniyoruz. Teslim olanları kiliseye toplayıp yiyeceğini. Hazırlık varmış. Binbaşı İnal Oba idi. Tasla içirirdim. Hadi geriye. Kara 1 km uzakta. Yemlerini veriyordum. Eş. Nerede olduğumuzu bilmiyoruz. Tank birliği harekete geçince serbest bıraktılar. Türkçe dahi zor konuşuyordu. İç çamaşırlarımızı evlerden temin ediyorduk. Tekrar suya atladım. Gemide ışık yok. Sivilleri Türk askerinden kaçırmak mümkün mü? Küçük bir radyomuz vardı. Tüm canlılar etkileniyor. Yoğun çatışma oldu. içeceğini temin edip gözetim altında tutuyorduk. Suya ineceğiz. ev. ondan sonra ben çıktım. Limana vardık. Yani Beşparmak Dağları. İsabet almadık. Bizim gemi yemmiş. Öyle sağ olduğumu öğrendiler. Savaş hiç iyi bir şey değil. Yüreğim dayanmaz. Akşamları herkes onun başına toplanıyorduk. Burdur’da yaptığımız eğitimin iki mislini 33 günde yapmıştık. Üstün kalan yaşamış. Üç ay mektup yazmadım. Saat 11. Kayalık tarafa vardık. Çanakkaleli ve Aydınlı çavuş. İneklerin memeleri davul gibi olmuş. 2-3 havan düştü. 10 ay kaldım. Sularını verdim. Domuz avluda kalmış. Birinci Harekat başlamıştı. Savaş sadece insanlara karşı olan bir şey değil. 21 tane daha çıkartma gemisi. Mart 1974’ te topçu olarak askere alındım. Onlar nasıl davranıyordu bilmiyorum. Köylü olmam nedeniyle kümesleri açtım. Orası buradan en az 20 yıl ileride. Buzağısını koyuverdim.Karaya ayak basan beşinci kişiydim. Buzağısı emdi. Aldık. Beşparmaklar’mış. İçimizde suyu görmemiş kişiler de vardı. Mehmet DOĞAN “Alay komutanının vurulduğu duyulunca asker hırs küpü oldu. 5 sterlin maaşımız vardı. 14 Ağustos sabahı harekat başladı.”dedi. Çıkartmaya hareket eden bizdik. Şafak söktü. Köylü çocuğuyuz. Bir arabamız yanlışlıkla Rum kesimine geçmiş. Tek gemiye biz bindik. Ölünü dirini istiyorlar. Rum sivilleri askerin gözetimi altında tutuyorduk. Tankçılar en çok kızdıkları insandı. Hemen ardından uçaklar geldi. Gece dalga var. sivil hayattaki mesleğine uygun iş veriliyordu. İlk çıkan Bursalı asteğmen. Biz yemmişiz. Kilisede toplandığını öğrenmişler. Ankara’dan Erzurum’a gittim. Kalmak isteyenler evli olmayacak. Hepsi bekliyor.” Askere gidesiye kadar mobilyacıydım. Mardin Cizre’den. bir kayzer. Rumlar tankçıyı gördüler mi herkes onun başına çöker. Sabah Serdarlı’ya oradan Maradona köyüne gittik. Adamlar hazırlıklıymış.00 civarı.Sadece bizim gemi hareket etti. 1975 Mart’ta terhis oldum. Takviye birlik olarak Osmaniye’ ye geçtik Açlık eğitimi aldık. bir doç geçti. İki koldan esirlere su veriyoruz. Torbalı Demirci köyden Mustafa Efe. “ Arkadaşlar Kıbrıs’a barış harekatı yapacağız” . Dögerlik köyü. Girne tarafından uçaksavar ateşi başladı. Acele köye mektup yaz. Patladığında minare boyu su yükseliyor. Mevziler kazdık. Aklıma gelen duayı okudum. 19 Temmuz günü sabaha karşı farklı bir yere gittik.

14 Ağustos’a kadar Girne bölgesindeydik. Herkes bir yere gizlendi. Deniz kenarındayım. Sahildeki küçük bir set bizi korudu. Şok olmuş. Yerinin belirli olmaması için. Trafik solda. Dibinde kuyu. Uçaksavar mermisiyle.Girne boşaltılmış. En az iki hafta keçiboynuzu ile idare ettik. İçemedim. Her taraftan kurşun yağıyor. albayın vurulduğunu öğrenince hırs küpü oldu. İçinde pancar su motoru var. Asker dağıldı. Zar zor geriye vardık. Kuş gibi çığırıyor. Matarayı da doldurdum. Biraz daha gittik. Bina haşat oldu. Herkes siperde. Anlamıyorum. Dimdik elinde tüfekle duran gibi. Bizim silahı söktük. En sonunda uçakla havaya uçuruldu. Bize ateş eden olmadıktan sonra ateş etmiyorduk. Deniz suyu olduğu aklıma geldi. Rumların silahlarının daha modern. Cüsseli biriydi. Bir de bot aldım. Askerin içersinde de şok olan var. Asker. Asteğmen ayıktı. Kısa kolluyuz. Asteğmen beni geri çağırma işareti yaptı. Sanki motoru patlayacak şekilde. Buyur asteğmenim. Ahmet Çırpan roket atarı yola. 15-16 yaşında bir kız çocuğu. Albayın vurulduğu binaya yakın bir silahı susturamadık. Geri döndüm. Miğferi ve botları terhiste teslim ettim.Bir ambulans ölümüne geliyor sanki. İçim yanmış. Rumların silahını taktık. Ellerini açtıramıyorum. Arı gibi gidiyor. Kollarımız yanıyor. Onlardan birini aldım.ararken iki tüfek buldum. var. Onların vasıtasıyla ayakta kaldık. Göğsüme üzümleri doldurdum. O arada bize kuzeyden tank taarruzuna uğrayacağımız bilgisi geldi. Savaşı unuttum. Köydeki bahçe yaptığımız motor aklıma geldi. Her şeyi bırakıp gitmişler.Susmuyor. Ses bana doğru geliyor. Emir geldi.Bir araba sesi geliyor. Sahilde yaralılar var.Yanan çalıların kazıkları kalmış. Kendi kendime dedim ki ne çabuk yaralanan oldu da ambulans olsun. Beşinci tankı vurduktan sonra yaklaştık. Ses yok. Şok olmuş. Flama diktik. Bir mandalikteyiz. Sol tarafım üzerine sürünerek 3040 m. Bazı yerlerden hafif duman çıkıyor. 1 km geri gittik. Onun durumunu görünce askere yatın arkadaşlar diye bağırdım. Bu arada Rum miğferleri başa daha oturaklı. Ses geliyor. Sivil halk çok nadir kalmış. Bu arada paraşütçü komandolar inmeye başladı. İnsan kendinden tiksinmeye başlıyor. Sanki uçarak geliyor. Adıyamanlı Çavuş İhsan Toraman geldi. Yolun karşına geçti. Küçük bir el feneri ile bakıyor. daha teknolojik olduğunu gördük. Mermiler birbirine uyuyor. Yoğun ateş var ama biz bir tepeciğin arkasındayız bizi etkilemiyor. Ellerini kaldırıp bana doğru koşarak geliyor. 300 m ilerideki binaya girdiğini gördüm. Yolun üst tarafına geçtim. Kanasıya kadar içtim. İlerlemeye başladık. Yat emri verdi. İlk çıkan tankı vurdu. Ambulâns geçti. gittim. Diğer silahı birisi elimden aldı. Oraya vardık. Yani o alan kontrol altında. Üzümleri arkadaşlara dağıttım. Onların mermisi ile bizim silahla deneme ateşi açtık.Girne’ye doğru. Ayağa kalktım. Kayalıklara çıktık. İleride durmuş. Ev kaba inşatta bir ev. Girne alınmış. Herkes Rum aramaya başladı. Bir şeyler söylüyor. Elinde küçük bir defter gibi bir şey var. Bir iki saat geçti. Sürünmede kollarımızı kazıklar yarıyor. Küçük evdi. Bizi vurmaya çalışıyorlar. Beraber tankların yanına gittik. Gürültü arkadan geliyor. Geri döndüm. İlk ateşim.O silah öyle susturuldu. Bir tokat vurdum. Döndüm. O civardaki bütün asker oraya ateş ediyor. Geri sürünerek gittim. Döktüm. Yaklaştı ellerini belime kilitledi. 8-10 kişi vardı. Subaylarda rütbe yok. Albayın vurulduğu ağızdan ağza duyuldu. İki hafta sonra ekmek geldi. Bıraktım. Soldan sıfırdan gidiyorum. Asker yattı. Kapılar açık. Esirler de var. Bir eve girdik. Ateş açtım. Aldığımız eğitime göre kapağına suyu doldurdum. Bir ormanın yanına çöktüm. İmha olunan tankın uçaksavarını söktük. Bizi mücahitler karşıladı. Yaralı çok oldu. O su bana şerbet gibi geldi. Yemyeşil. Kafamı geri çevirdim. Benim bildiğim üç kişi havan mermisi yakınlarına düşmüş. Tekrar tank taarruzu bilgisi geldi. Kapattı cebine koydu. 5-10 adım gitmedik. Arka arkaya beş tank geliyormuş. Girne’de 2. Bir kulübe var. Kayalıkların düzlüğü Girne’den Lefke’ye giden yol yanıyor. Rumların attığı bir kör kurşuna gitti. Mutfakta kahvaltısını bırakmış. 3. Bir kişi daha kaybetmiş demek ki. Bu arada sağ taraftaki evin önünde üzüm asmasını gördüm. Silahı doğrulttum. Aramızda 10-15 m. Binanın kuzey köşesinde alay komutanımız Albay İbrahim Karaoğlanoğlu’nu gördüm. Bölükten ateş idare kısmından şehit olan oldu. Tanklar gelmedi. Rum askerleriymiş. Yanında kimse yok. Gece ateş etmek yasak. Girne sahil kısmından ilerledik. Bir çukurda su gördüm. Sususuz. Bölük komutanımız Yüzbaşı Erol idi. tankların geldiği yöne ayarlamış. Mümkün olduğunca gizleniyorsun. Kafayı bir soktum. Yedik. Beni yakaladı. Açlık akla gelmiyor. Yola çıktık. Geri döndük. Bölük komutanı duyunca güldü. Küfü sıyırdık. Bir süre sonra susamışım. Çitlembik ağacının altında. Küf yapmış. O şekilde kız çocuğunu götürdüm. O ana kadar yaralı ve şehit olmadı. İki çanta da mermi aldım. Harekat’a kadar kaldık. Tuzlu olduğu aklıma dahi gelmedi. İçine taş attım. Herkes er görünümünde. Tam hatırlamıyorum. Batarya komutanı üsteğmen Ahmet Çırpan idi. Su var. Rumlar tepeden baktığı için bizi rahat görüyor. Çocuk İngiliz’miş. Geriye baktım. Beşparmak Dağları’na saldırdı. Ben de bir bina temeline gizlendim. Öyle hızlı geçti ki. Benim dibimden elinle vurmaya çalıştı. Orasını burasını 163 . Başka bir asker beni çocuktan kurtardı. İç çamaşırı bir ay sonra değiştirdik. Sabah oldu. İki katlı bir binaydı.

Motor sesini duyan geldi. Ormanköy. Halen kendi kendime konuşuyordum. 20 Temmuz sabahı sabah 5-6 gibi Kıbrıs’a vardık. Yazdık. 10 Ocak 2010. Boğaz bölgesine gittik. Şu an kalp ve akciğer rahatsızıyım. o motor 24 saat yaklaşık çalıştı. 6 Ocak 2010. Şu anki şehitliğin olduğu yer. bir yarısı kalmış. Matarayı doldurdum. Ovada bir yerdesin. Bir savaş filmi seyretsem o günler aklıma geliyor. Sık sık arama yapılıyordu. Gemide mermi dağıtıldı. Mektuplaşma çok sonra oldu. Şehit olanlar dozerin kazdığı mezarlara konuyordu. Yaralılar bize geliyordu. Çarşı izninde harcıyorduk. Boğaz bölgesine doğru Türk köylerine doğru hareket ettik. Kıbrıs’a gidileceğini bilmiyorduk. olmayanlarda. 2. Türk köylerine girdik. Köylerin yakınında mevziler vardı. Az duyuyor. Bir iki gün dağ eteğinde kaldık. Ayvasıl köyünden terhis oldum. 3-4 gün açıkta bekledik. Su borusunu takip ettim.” 1973 Ağustos ayında Isparta’da piyade olarak askere alındım. Üstünü kaplıyorum. Köylüler bizi karşıladı. 18 Temmuz’da oradaydık. İsyan ediyordun. Bayındır Canlı’dan Ahmet Sağır geldi. Ambulansı delik deşik ettiler. Boğazdan sonra Tepebaşı’na gittik. Paşa bir konuşma yaptı. Sinirlerin laçka oluyordu. Kurşun boğazının bir tarafından girmiş. Sıhhiye olarak Samsun’a gittim. Bağırıyordu. İyileşsem değil Kıbrıs’a her yere gitmek isterim. Gazeteciler geldi. Yüzbaşı da geldi. Babam biz Kıbrıs’a çıktıktan 11 gün sonra vefat etmiş. Beyaz kiliseye yerleştik.” Askere gidesiye kadar eczacı kalfasıydım. Her bölük bir çıkartma gemisine bindi. Devamlı hareket halindeyiz. Ateş idare yeri. Moral izninde öğrendim. Araçlarla Mersin’e geldik. Havanların atıldığını görüyorsun. Trabzon Askeri Hastanesi’ne gönderildim. Yılmazköy ile Lefkoşe arasında. Ayvasiloz köyü. Adadaki darbeden sonra bize alarm verildi. Dikoma tarafından ciple bir üsteğmen getirdiler. İslahiye’den zırhlı birlikler bize katıldı. Aileme gazeteciler aracılığı ile mesaj gönderdim. 60 yataklı askeri hastane kurduk. Acil ameliyatlar orada yapılsa da helikopterlerle Adana’ya gönderiliyordu. Alay’dan Kıbrıs’a katıldım. Uykularımdan bağırarak uyanıyordum. Alata’ da. Bana yaşadığım ve gördüğüm şeylerden sonra kriz geldi. Beşparmak arkasında bir sırta yerleştik. 5 sterlin maaş alıyorduk. Bir yarısı yanmış.Ertuğrul Mah. 12 aylıktım. Oralara yerleştik. Mersin’e giden arkadaşların getirdiği gazetelerden Türk ordusunun hazırlıklı olduğunu okuduk. Bizim önümüze piyadeler geçti. Başçavuş kucağında getirdi. Mücahitlerden de yaralı geliyordu. Mehmet Yaşar KELLE “Hüseyin’in naşını anız tarlasında yanmış olarak buldum. Asker kazıyor. Cephane sıkıntısı çekmedik. Savaş anında aklına hiçbir şey gelmiyordu. Gün araçlarla beraber çıkartma gemilerine bindirdiler. Onun üzerine toprak. 19 Temmuz günü idi. Ortam düzeldi. Bazılarını Lefkoşa’ya gönderiyorduk. Aniden topladılar. Omorfo ile Girne arası. Ben gelen tahtalarla kenarları kaplıyorum. Hukuk kalmıyordu. Asker susuzluğunu hem giderdi. Orayı hastaneye çevirdik. Devamlı hareket ediyorduk. Su içtim. Tank olanlarda vardı. Aynısını gittiğimiz yere yapıyoruz. Şerit halinde. Bir iki gün hazır bekledik. Girne’den çıktık. Bu arada ben yalnızım. Bir gecelik. Arabayı gizledik. Ama ne yazık ki orada şehit oldu. Dudak okuyarak anlıyor. Sivil gemiye tanklarla beraber bindik. Şans eseri kurtulduk. Yüzbaşı önce kızdı. Ateş gece başlıyordu. Araçlar tekrar gizlendi. Asabım bozuluyor. Diğer tarafını parçalayıp çıkmış. Etkisi iki yıl devam etti. Sivil otobüslerle Mersin’e gittik. Gemiyle ilk gün çıkmadık. O mektup daha evde duruyor. Her gittiğimiz yere tabur komutanının cipini gizlemek için yer yapmaya başladık.Tüm bölük bayram ettik. En çok karacı asker geliyordu. Askerler her yerinden vurulmuştu. Bir seferinde yaralı almaya gidiyorduk. Terhis olduktan sonra bu etki çok devam etti. Elbiseyle suyun altına girdim. Yoğun ateş vardı.kurcalarken su motorunu çalıştırdım. Asker susuzluktan yanmış. Oradan terhis oldum. Ertesi gün orayı bırakıyorsun. Askerken Kıbrıs’ta tanışıp şu an burada evli olan arkadaşlarım var. Hüseyin Söbü yaralı olarak oraya geldi. Başından şarapnel almış. Mont kemerinin göğsünün üzerinde naylon bir cüzdan vardı. 3. Macit BURUNCUK “Babamın vefatını 6 ay sonra öğrendim. Eski adı Yorgo. İkinci Harekât’ta aynı yerdeydik. Biz nereye gittiğimizi yine bilmiyoruz. Sağ olduğumuzu bildirdik. Yaz olduğu için zaman yoktu. Su içip içmediğimi sordu. Marangoz olduğum biliniyor. Keçiboynuzu olmasaydı mahvolmuştuk. Herkes mevzi kazıyor. Eczacılığı bıraktım. İlk tedaviden sonra Kızılay hastanesine gönderebiliyorduk. Suyun akışını buldum. Sterlin olarak maaş aldık. Kıbrıs’a yaklaşınca bize 164 . Harekat’tan çok kısa önce tüm askerden ailelerine mektup yazılması istendi. Osmaniye 50. 6 ay sonra öğrendim. Hastane kurarken ilk müdahale evi olarak kullandığımız Dikoma köyünün girişindeki ev havanla uçuruldu. hem de o buz gibi suda yıkandık.Birer gece kaldık.

Gece yarısı dağa çıkmaya başladık. Arkadaşların anlattığına göre kaçmasınlar diye onları havanların ayaklarına zincirle bağlamışlar. Sabaha karşı kargo uçaklarına bindik. Orada bizim hava indirmeler vardı. Ondan sonra asıl hedef Yunan alayına yöneldik. Subaylarımızın rütbesi yoktu. Çatışma 16 Ağustos’a kadar devamlı sürdü. Subaylar bizim moralimiz bozulmasın diye “ Bunlara inanmayın. Erkilet hava alanına gittik. Hüseyin’in naaşını anız tarlasında yanmış olarak buldum. Çoğu zaman yemek bulamadık. 13 aylık askerken harekata katıldım. Herhangi bir şey olmadıktan sonra dokunmayın”. İki arkadaşımı sırtıma aldım. Gönyeli. 165 . 4. Bizim zayiatımızın çok olmasının nedeni tankların geri çekilmesiyle bizlerin meydanda kalmamız oldu. 3 Ocak 2010. Boğazda bir köyde gece konakladık. Rum tarafına düşenler esir değişmesinde geldi. Bizi subaylar uyardı. Yarı belimize kadar suyun içersindeydik. 5. Bu arada düz arazide ilerlediğimizden o gün 38 arkadaşımız şehit oldu. Biz eteklerinde kaldık. Bölük taarruza kalktı. Güney tarafımızda da ayrı bir Rum taburu vardı. İlk gün Beşparmak Dağı eteğinde kaldık. Kızı askerdeyken olmuştu. Dağlara doğru yürüdük. Torbalı’dan Hüseyin Kurtuldu. Bizi mücahitler karşıladı. Biz onlarla değiştirdik. Orada kalmamız teklif edildi. Çil yavrusu gibi dağılmaya başladılar. Şehitler ateşkesten sonra toplandı. Sağır ve dilsizler okuluna yerleştik. Önce Rumlara ateş ettik. Çok esir aldık. Bölük komutanımız Salih Demirland yüzbaşıydı. Bunlar karşı tarafın uydurması” dediler. Girne’ye giden boğazda. Askere gitmeden önce terziydi. Bir uçağa 70 kişi bindik. Ateşkesten sonra mutfak kuruldu. Ben evliydim. Ondan sonra komando eğitimi aldım. Sabah Lefkoşe’nin üstünde küçük bir bölge vardı. Rum Yerelokko Köyü vardı. Bir yarısı yanmış. Elbiselerinde ay yıldız vardı. İkinci Harekat anlaşmanın olmadığından bir gün önce bize haber edildi. Yunan alayına girdik. bir yarısı kalmış. Alarm verildi. Şehit arkadaşlarımdan ismini hatırladıklarım: Ödemiş Adagüme’den Kamil Alkan. Ateşe hemen cevap verdik. Yunan alay sancağını bizim bölük komutanı alıp tabur komutanlığına teslim etti. İlk ateşkese kadar yüz yüze düşmanla karşılaşmadık. 1975 Şubatında terhis olduk.” Askere gidesiye kadar ayakkabıcıydım. Sabah uçakların dağları bombaladığını gördük. Sonra Kayseri Hava indirmede paraşütçü eğitimi aldım. Elbiseyi sıksan suyu çıkardı. Rum bölgesine de düşen oldu. Bizden önce deniz piyadeleri vardı. İlk gün bölüğün görevi Yerelokko Köyü’ndeki Rum muhafız taburunu ateş altına alıp geriye püskürterek Yunan alayına doğru taarruza geçmekti. Toplanma bölgesine gittim. Uçaklar Rumların üzerinden dolaşarak atladık. Sabaha kadar çatışma sürdü. Ailesine verdim.bilgi verildi. Bölük’ten. Ateşkes olduğunda araziye onun için çıktım. Rum köyünde Rum milli muhafız taburu. Bölüğümüzün yarısı yok. Bölüğümüz Lefkoşa havaalanının 1 km yakınına konuşlandı. İndiğimizde mücahitlerle yaralı topladık. ve 6. Alay komutanının şehit olduğunu duyduk. Bölük itiyatta kaldı. Çok yaralı ve şehidimiz olduğu ve mühimmatımız da bittiği için bölük ihtiyata çekildi. G3 silahım ve 100 mermi verildi. 53/1-2 tertipler katıldı. Askere gitmeden önce tanışıyorduk. Ben de ayakkabıcıydım. Orada kaldık. İlk sıcak temasımız orada oldu. Girne’den sahilden çıktık. Bölük komutanımız Üsteğmen Hasan Zengin’di. Bol konteynır atılırdı. Çaybaşı. Askerden sonra getirdim. Güvenliği sağlamışlar. Yabancı turistler var. Kalan arkadaşlar oldu. 106 havanların mermileri hiç kalmamıştı. 4-5 gün kaldıktan sonra Boğaz’dan Lefkoşa yönünde Hamit Köyü’nün üzerinde kaldık. Önce jetler destek verdi. Özellikle Beşparmak Dağı’na… Sürülmüş tarlaların tezeklerini mevzi yaptık. Sıhhiye olarak askere alındım. Geriye gönderdik. Uçaklar ateşe başladı. En önde hedefte biz vardık. Hüseyinler bize destek olarak gelmişlerdi. Lefkoşa yönünde Yunan alayının olduğunu öğrendik. “ Buralarda sivil halktan kimseler var. Bölük mevcudumuz 135 kişiydi. Türk bölgesine geçince uçaklardan atladık. Gece çok çiğ yağıyordu. Yaralanan çoktu. Biz de ağır silahlarla ateşe başladık. Değiştirme birliğinin güvenli bölgesine inmeye çalışıyorduk. Mont kemerinin göğsünün üzerinde naylon bir cüzdan vardı. Asıl bölük komutanımızı İkinci Harekât’tan sonra gördük. Biz düz arazide ilerliyoruz. Çekildik. Bursa’dan Osman Hasisi’i hatırlıyorum. 4. Havada çok arkadaşım vuruldu. Kemal YAŞA “Havada çok arkadaşım vuruldu. Karagah destek bölüğündeydim. 2-3 gün sonra ateşkes oldu. Mevzileri kazdık. Askeri gemi ile Mersin’e geldik. Hemen ateş açıldı.Esas taarruza akşamüzeri geçtik. Bayağı şehit verdik. İki tankımız karşı ateşte imha oldu. 52/3. Bölük komutanımız değişti. Rum tarafı mevzide. Dağlardan ateş geliyordu. Bir kap yemeği 7-8 kişi paylaştık. Günaydın gazetesi aracılığı ile eve bildiri yaptık. Kıbrıs’a çıkınca takviye olarak 250 kişi oldu. Binalardan sürekli uçaksavar ateşi açılıyordu. Beşparmak Dağları’ndan ve Lefkoşa’da evlerin üzerinden ateş açılıyordu. Yunan alayındaki askerler ateşkesten önce silahlarını bırakıp kaçmaya başlamışlardı. Beşparmaklar’dan ateş ediliyordu.

Sularımızı Türk köylerinden sağladık. Her taraf duman. Bölük komutanımız Yüzbaşı Korkut Eken. Makineli tüfek verildi.) Bayraklar 1. O zaman anladık ki çıkartmaya hazırlık yapılıyormuş. Duygulu bir ortam. Bir ay sağlık tedavisi ve kontrolden geçtik. Yaklaşık 70 kişilik bölüğümüz vardı. Rahatsızlık başlamıştı. Bu mermiler bizimkilere gizlice götürülüyordu. Hiçbir şey alınmayacak diye kesin emir vardı. Yunan alayının tam karşısında eski İngiliz esir kampı vardı. Mesela benzinimizi lağıma boşalttık. Rumlar ateşle karşılık veriyordu. Bugün Kıbrıs’a çağrılsam derhal aynı şekilde giderim. Tüfeğimle geri çekilmemi söyledi. Görevimiz stratejik tepeyi ele geçirmekti. (İrfan Yoldaş’ın o anı hatırladığı için ağlaması. Üzerine bez örttüm. yakın boğuşma gibi konularda eğitim aldık. Mermi ve el bombası.5 m ile 2. Rum askerinin tutunacak yeri kalmadı.1973 yılı Temmuz ayında piyade sınıfında Isparta’ya askere gittim.Köylere girdik. Günaydın gazetesi aracılığı ile eve bildiri yaptık. Uyku uyuyamaz hale geldik. Saat 02. Gece yerleştik. Çıkartmanın yapılacağı bize bildirilmedi. Aslında gizli bir yığınak yapılıyordu. Sevgi gösterileri. İlk ateşkeste tekrar dağ eteğine döndük. İkinci Harekat’ta Torodos dağlarına yöneldik. Özel eğitim aldık. sonra elektrikçilik yaptım. İlk önce içinde ihtiyaç malzemeleri olan maketler atıldı. Rumlar kaçıyor. Tepeköy Mah. Piyade Alayı’na. Biz izliyoruz.5 ay kaldık. giderim. Değiştirme birliği 650 kişi idi. Gece geç saatte Susurluk’tan Hilmi Onbaşım geldi. Ben askerken çocuğum olmuş. Kayseri’de tören geçişlerine katıldık. İşe yarayacak hiçbir şey bırakmadık. Taciz atışları yoğunlaştı. tesisatımı versinler. Değiştirme birliği paraşütçülerin ineceği yeri ay halinde çevirdik. Anız tarlaları da yanmaya başladı. Boşaltılmış. Dağa yaklaştığımızda ateşkes oldu. İnilecek olan yerlere uçaklar geldiğinde bayrak açıldı. Mesafe yakındı. Dağlar yanmaya başladı. Çekildiğimiz belli olmasın diye. Bunun için gemide ayrıca eğitim aldık. Barış Gücünün kontrolünde birliğimize gittik. İçerdeki küreğin sapını tüfek namlusu gibi gösterdim.5 m arasındaydı.10’ da bulunduğumuz yerden çekilme emri geldi. O kazdığımız mevziler hava indirme tugayının işine çok yaradı. Takım komutanı Teğmen Faruk Akkalp çıkartma olacağını anlattı. Alaydan saat 3. Türk köyüne girdiğimiz hemen belli olurdu.. İkinci harekatta tanklarımız geldi. Alayda herkes ayaktaydı. Şafak sökmeden ilk jetler geldi. Bana paraşütümü. Paraşüt saf ipekti. Gemide bol elbise giydik. Paraşütlere Rumlar tarafından çok ateş açıldı. Beşparmak Dağları bombalandı. O anki heyecanı yaşamak . sevinç nidaları. Vatan sevgisi çok farklı bir şey. Burası sadece değiştirme birliğinin eğitim gördüğü birlikti. 27 Şubat 1974’ te Erkin gemisi ile 325 kişi Kıbrıs’a gittik. İlk görevimiz orayı almaktı. Havancılar da destek birliği idi. Evle irtibatımız yoktu. Mersin’de. Girne’ye Lapta oteline geldik. 6. Gece tüfek bakımı yapıldı. Günlük nöbet altı saate çıktı. Bizdeydi. Jetlerden yaklaşık olarak 45 dakika sonra hava indirme başladı. Gece eğitimlerinde mevzi kazıyorduk. Daha sonra Kayseri’ye çekildik. Her altı ayda bir yarısı değiştirildi. Askere gittiğimde evliydim. Alkışlar. 10 gün botu ayağımdan çıkarmadım. Askere gidesiye kadar önce çiftçilik.. Özel harp eğitimi gibi. Botla yatmaya başladık. 18 Ocak 2010. Bölüğümüz Ortaköy’de idi. Hemen. Mücahitlerle az görüşüyorduk. Makariyos ile Eoka’cılar arasında. Çok kardeşimiz daha inmeden şehit oldu. Bunları görüyorsun. 166 .İkinci Harekat’a kadar Beşparmak Dağları’nın eteğinde kaldık. Disiplinliydi. Asker seçimini bizzat tümen komutanı yaptı. Su deposuna müzik çalar açtık. Magosa’ya çıktık. Paraşütçülerden rüzgarla dağılanı toplamak bizim görevimizdi. Nöbetlerimiz sıklaştırıldı. Sızmaya giden oldu.” Torbalı Çapak Köyü 1953 doğumluyum.5 – 4 gibi çıktık. Çıkartma olacağından o gece haberimiz oldu. Gece eğitimi yapar gibi sessizce sıkı bir yürüyüşle bir saatte 7 km yürüyerek alaya çekildik. Alay komutanı Kurmay Albay Eşref Bitlis bize bilgi verdi. Mermi. Gönyeli’de topçu birliği vardı.Yaklaşık 2 km idi. Rum tarafına . 10 gün sonra ilk defa banyo yaptım. İrfan YOLDAŞ . lav silahları verildi. Kıbrıs Rumlarının kendi arasında bir çatışma vardı. Sabahleyin ilk görevimiz emniyetli alan açarak paraşüt tugayının inişini sağlamaktı. Burası Rum askerlerinin en güçlü olduğu yerdi. Nöbet yerlerindeyken Rum kesiminden arada sırada ateş açılıyordu. Konuşma yaptı. Çıkartmadan 10 gün önce azıttılar. Ölüm aklına gelmiyor. “Eşek geçmez deresi” denilen eğitim yerine. Alayda ayrı bir komutan tarafından harita ve pusula üzerine eğitim aldık. Paraşütçüler inmeye başladığında bağrışmalar.40. Türk köylerine de girdik. İskenderun’a gittik. değdiği zaman yanarak aşağıya iniyor. Mevlüt İlhan. Orada üç ay dağcılık. Başçavuşumu hatırlıyorum. Burada iki aylık eğitimden sonra Kıbrıs’a değiştirme birliğine gitmek üzere 24 kişi seçildik. Sonra asker indi. Birlikte üzerimizdeki mermiler alındı. Eğitim bir ay sürdü.” Savaş olsun . Gemiye binmeden önce her birimizin üzerine göğüs bölgesine şerit halinde bantlı olarak mermi sarıldı. Bize Ortaköy’de yerimiz söylendi. Çok arkadaşımızın paraşütü mermi nedeniyle delindiği için yere çakıldı. Bende 250 tane vardı.

Serdarlı yanıyordu. Çok büyük problem yoktu. Daha önceden değişik kimlikle oraya sürekli gitmişler. Taarruzda Kayseri’den Kadir şehit oldu. Yanıyordu. Ankara’ya oradan da İskenderun’a gittim. arabaları gizliyorsun. İlk gün Ortaköy Mahallesi’nin yaşlısı. Bu etki 2-3 yıl devam etti. Babamlara yardımcı oldular. Mesela 167 .İnen askerleri topladık. En çok zayiat paraşüt tugayında oldu. hemen belli oluyordu. Üsteğmen ciple uçakları yönlendiriyordu.” Askere gidesiye kadar çiftçilik yaptım. Gece sızma olayı var. Zaman zaman arama yapılırdı. Eşim uyandırırdı. Rum evleri düzgün. Bize kalmamız söylendi. Muhabere kripto arabaları vardı. Geri döndükten sonra yılbaşında çatışma oldu. Vatan sevgisi çok farklı bir şey. Hava indirmenin bir kısmı bize katıldı. Bir şey bulunursa sert ceza veriyorlardı. Emekli oldum. Terhis olduktan sonra epey dengemi bulamadım. Savaş olsun . Üçüncü gün ayağımdan vuruldum. Yüksekten ateş edildiği için. Seyyar telefon hatları çekiyorduk. Yarbaydı. Erdemli Davultepe denilen ormanlık bir yere konuşlandık. Denizlili idi. çoluğu çocuğu bizim suyumuzu . Dağı ertesi gün ele geçirdik. Hemen Mersin’e gittik. Üsteğmen Hikmet Taymes. Rum mahallesiydi. Ondan sonra taarruza kalktık. En çok zorlandığımız yer Stratejik Tepenin güneyindeki kilise oldu. Orada bir hafta kaldık. Daha sonra devlet memuru olarak çalıştım. Sonradan çıkartmayla Girne tarafından gelenlerle birleştik. gün ben vuruldum. giderim. Bir yere varıyorsun. külot kalıyordu. Yardımcım Isparta’dan İbrahim Yeniay ayağımı sardı. Buradan bölükte 1992’ de vefat eden Ayhan Çam vardı. O güne kadar oraya hiç gelen giden olmamıştı. Erkin gemisiyle gittik. Türk halkı bizi devamlı ziyaret ederdi. Serdarlı’ya girdiğimizde savaş devam ediyordu. O anki heyecanı yaşamak . Bizden İzmirli Bekir vardı. Askerden sonra çeşitli yerlerde şoför olarak çalıştım. Daha önceden değişik kimlikle oraya hep gitmişler. Kalmadım. Orada gördüm. İnen askerleri korumak için. Tabancam tüfeğim yanımda. Uykudan “Kaç! Havan mermisi geliyor. Girne’de çıkartmanın yapıldığı yere çıktık. 3. Tepeyi tekrar Rumlar ele geçirmiş. Rum köyleri bakımlı. Muazzam bir planlaması vardı. Balıkesirli Hilmi Onbaşı yaralandı. Yağma olayı hiç olmadı. Tekrar biz ele geçirimişiz. Subaylarda rütbe sökülmüştü. Bölüm bölüm gönderdiler.Türk köyü mü. 1 Ağustos’ta bize sıra geldi. Arabasına havan mermisi düştü. Oradaki Türklerin çok desteğini gördük. Birinci Harekat başladı. Harekatta olmam bana onur ve gurur veriyor. Daha önceden hazırlık varmış. Ayaklar da var. Mevzi kazıyorsun. Seve seve gönüllü giderim. Derenin içine sıhhiyeler götürdü. Bugün aynı şey olsa hemen katılırım. Birlik Serdarlı’daydı. Genellikle göğüslerinden vurulmuş. Karargahtaki subaylar oraları hep biliyorlardı. Yaşadıklarım aklıma geliyor. Faruk Akkalp ile ilgili başka bir gazinin anısı için bakınız: http://sinopsehitlervegaziler. Gece dönemedim. Kurmay Başkanı daha sonra Jandarma Genel Komutanı olan Teoman Koman’dı. Gemiyle bir ay hava değişimine geldim. Her taraf yasak. Yoğun ateş hiç kesilmedi. Daha sonra Yunan alayına yöneldik. Daha çatışmalar yeni bitmiş. Her taraf yanıyordu. Tümen komutanımız Bedrettin Demirle idi. İlk geldiğim zamanlarda geceleri bağırarak uyandığım zaman oluyordu. Komutanlar izin vermezdi. Hastanede topuğum parçalanmış. Parolalar değişirdi. Bizle beraber çatışmaya girdi. Her tarafta EOKA-B yazısı yazılıydı. Sızmalara karşı öncüler giderdi. Biz bir yandan Rum tarafına ateş açtık.Dağın altında tüneli ele geçirdik. 1974 Mart ayında muhabere olarak askere alındım.asp?haberID=59 (Erişim tarihi: 30/07/2010) İbrahim KARAASLAN “Karargahtaki subaylar oraları hep biliyorlardı. Üzerimizde sadece atlet. Paşaköy’e. Bize dediler bunlar nasıl geldi? Rumlardan kalma bir eve yerleştirdik. Babam ziyarete geldi. Kiliseden bize çok ateş ediliyordu. Ölüm aklına gelmiyor. Muratbey Mah. Alçıya aldılar. Serdarlı’dan 2-3 km uzakta Lefkonik denilen bir yer vardı. Bir yolunu bulmuş. Bir köye girdiğinde Rum köyü mü . 7 Ocak 2010. Türk köyleri bakımsız. Kilisenin içinde 150-200 kişi esir vardı. Komutanlar şaşırdı. Stratejik Tepeyi aldık. Devamlı hareket ediliyordu. Akşama kadar sürdü. Şehit oldu. Biz Lefkoşa’ya yakın olmamızdan dolayı şanslıydık. Zaman zaman arama yapılıyordu. Serdarlı tarafına Paşaköy’e gittik. 39. 18 Temmuz günü alarm vurdu. gelmiş. Oraya göreve gittim.com/haber_detay. top mermisi geliyor!” gibi. Ömrümde görmediğim şeyleri gördüm. Psikolojim bozuktu. Eskiden hastanelerde Kıbrıs gazisi olarak saygı görüyorduk. Paraşütçülerden yaralananlara askerler ve mücahitler yardım ediyordu. Girişte hastaneyi bile yakmışlar. Kurşun topuğumdan girip çıkmış. Yara soğuduktan sonra hissettim. Bizim bulunduğumuz bölgeye helikopterle indirme olmadı. Bazen ağlarım. 2-3 gün yanımda kaldı. her şeyimizi getiriyorlardı. Hastanede çok yaralı vardı.Tümen’in muhabere merkezi bizdik. Haber merkezindeydik. Evliydim. Oradan başka yere.

Ortalık düzeldikten sonra sivillerle iletişim başladı.Konya üzerinden Mersin’e Ovacık bölgesine geldik. Cüneyt Arkın. Kırnı köyü. Gazeteci arkadaşları gezdirdim. Komutana çıktım. Tugayın bir kısmı 20 Temmuz sabahı Beşparmak Dağları’nın arkasına helikopterlerle intikal etti. 1975 yılında terhis oldum. Terhis olmuş.Torbalı Alp Mah. Ayağımdaki botu 1. Mücahitler bize Kırnı Köyü’nde dahil oldu. Askerlerimiz bulmuş. Beşparmaklar’a yakın bir bölgede Bayraktepe denilen yer vardı. Havan ateşi yedik. Boğazdaki Sahra Hastanesi’nde 12 gün kaldım.Gazeteci Adem Yavuz’u ben dolaştırdım. Yolu kestiler. cesedi bulamasınlar diye baş aşağı küpün içine atmışlar. Biz 24 Temmuz’da çıktığımız için bölge temizlenmişti.her evin üzerinde güneş enerjisi vardı. Güneş enerjisinin ne olduğunu bilmiyoruz. İkinci harekat bittikten sonra Bellepalis Köyü’nün yakınında bir şatoda kaldık. Yatırmışlar. Banyon yok. Bugün aynı şey olsa giderim. İkinci Harekat’ın bitimine kadar orada kaldık. 16 Ocak 2010. Gazetecilerin geldiği söylendi. Hasan Nazlı’dan Hüseyin Kurtuldu’nun şehit olduğunu öğrendim. Üsteğmenim çok değerli bir insandı. Rumlar. Adları Cüneyt Arcayürek diğeri ise Adem Yavuz idi. Tuğay komutanımız Sabri Demirbağ idi. Bolu’dan tam teçhizat ayrıldık. Yarbay İsmail Hakkı Bili’nin şöförüydüm. 19 Temmuz gecesi saat 23. Mermileri de dumdum mermisi yani hedefte bir daha patlıyordu. Temmuz 1973’te Isparta’da dağ komandosu olarak askere alındım. 1973 Mart’ta komanda olarak Eğridir’e oradan Bolu Dağ Komando’ya katıldım. Ankaralı çavuşum Rum bayrağını indirip Türk bayrağını çekerken uçaksavar ateşi ile kolu koptu. Hastaneden kaçtım. Yemek verdiler. Girne Boğaz bölgesinden Kırnı köyüne gittik. Fatma Girik. 16 Temmuz sabahı Ankara. Bir gün öncesinden radyodan Kıbrıs’taki kaynaşmayı duyduğum için şüphelendim. Şu an evimde. Bana iyi baktı. Kömürcü Köyü’nde pusuya düştük.5 ay sonra çıkardım. Birkaç gün sonra geri dönüp kalanlar oldu. Kömürcü. Aldığımız eğitim ve disiplin böyleydi. Sivil esirlerin çoğu EOKA’cılardı.” Askere gidesiye kadar terzilik. Çumra’da köylüler Kıbrıs olayını biliyorlarmış. Biz çıkartma gemileri ile çıktık. Korucuk Köyü Hüseyin SÖBÜ “Hastanedeyken İkinci Harekat başladı. Kozmik büro komutanıydı. Bölüğüme katıldım.19 Temmuz’ da Mersin Taşucu’ya geldik. Süheyl Eğriboz. Tıraş olmadım. Hüdai ALAN 2 Ocak 2010. Hasan Nazlı “Esir düşen subaylarımızı bulduk. Bugün aynı şey olsa giderim. Adem Yavuz benim bir fotoğrafımı çekti. Silah yiyecek. Girne sahiline vardık. Öğrendik. Savaş filmi seyredemiyorum. 10 Ocak 2010. Arslanlar Köyü. 15 ay orada kaldım. İşkenceyle öldürmüşler. Aylarca unutamadım. Bölüğüme katıldım. Bu filmde figüranlık yaptık. Sorgularda mücahitler tercüme ediyordu. Bunları pek anlatmadım. 16 Temmuz gecesi alarm verildi. Ovacık’ta sadece biz değildik. Bir Türkiye ve bir bayrağımız var. Oradan Bolu Komando Tugayı’na gittim. geldik. Üzerini örttüler. Lapta’da çatışmada şehit düşmüş. Beşparmak Dağları’na götürdüm. Lapta girişte pusuya düşürmüşler. Problemler de ortaya çıkmaya başladı. Hatırladığım tabur komutanı Yarbay Celal Eruç’tu Gece mermi dağıtıldı.evlenenler oldu. berberlik. O günleri yaşamaya başlıyorum. Türk köylüleri beni hastaneye götürdüler. Belirli bir dönem üzerimizde taşıyacak kadar. 15 Temmuz’ da alarm verildi. Diğer birlikler de oraya gelmişti.Ayrıca buna izin verilmezdi. Takviye komutanlar verildi. Hastanedeyken İkinci Harekat başladı. Yağma olayı olmadı. Sevkiyatlarda bulunduk. Albayıma yalvardım. Etkisi uzun yıllar sürdü. Daha sonra Rumlar tarafından vurulduğunu duyduk. Rumların silahlarının çoğu uçak savar ve moderndi. Adem Yavuz’un çektiği fotoğrafları Lefkoşa’da resim sergi sarayında gördüm. Bizim askerler “Biz sizi kurtardık “deyip marketlerden ucuz almaya çalışmışlar.Yaklaşık bir hafta gezdirdim. işçilik yaptım. Orada kalan . Gönyeli’de çatışmanın devam ettiğini öğrendik. Terhis olduk. Filmin adı “Önce Vatan” idi. Beni oraya gönderin diye. Küpü kırmışlar.00 gibi bize açıklama yapıldı. Orada Barış Harekatı ile ilgili sinema filmi çekildi. Esas birlik komutanımız şehit düştü. Rum yığınaklarını incelediler. Eoka’cılar . Araba devrildi. aldık” Askere gidene kadar demirciydim. Kamplara gönderiliyordu. Terhisimizde bize form dağıttılar. Karakuyu köyünden Macit Buruncuk’la karşılaştım.. Kalmak isteyenler için. Hastaneden kaçtım. Üsteğmen Nermi Tonbul. Ele geçirildi. Albay beni bizzat kendi aracı ile götürdü. Topal topal 4 km gittim.. Cesurum. Orası Rumların elindeydi. Yol kenarında kazan kaynatmışlar. Esirler bize geliyordu. Bize üç 168 .

Durumu anlattım. Yürürken gözleri açık uyuyorduk. Barış Gücü bizi durdurdu. Sessiz ölüm dediğimiz olay olmuş.. O bölgeye 15 dakika kala ateşe veriyor. İkinci Harekat’ta Gaziveren bölgesine geldik. Bu alan mücahitlerin eğitim alanıymış. Çemberi genişletmeye çalışıyoruz. Salyangoz şöyle yenir. O arabadan tam sekiz kişi çıktı. Değiştirme alayımızın mevcut olduğu alana indik. Her taarruzumuzu haber alıyorlar ve hazırlık yapıyorlar. Vahşet! Tabur komutanımız “ Ben böyle bir hataya nasıl düşerim?” diye havan mermisi ile intihara kalkıştı. Biz buralara üç dört sefer baskın yaptık. Nasıl olsa Barış Gücü ses çıkarmıyor. Bunlar başladı tim tim kucağımıza düşmeye. Bitkilerden yaprağı tüylü olan şudur. Uyku yok. Bunların Rum askeri olduğunu hissettim. Biz mücahitlere güveniyoruz yorgunuz. İmdadımıza bizim uçaklar geldi. Ben de onlara göz ucu ile bakıyorum. Yani deniz üzerinde helikopteri terk etme gibi. 45 dakika sonra Kırnı Ovası’na indik. Bu eğitimi almamış. Pilot yarbaya soruyor:” Yarbayım deniz üzerinde vurulursak ne yapacağız?” Pilot yarbay: “Başçavuş.gün hayatı idame eğitimi verilmişti. ama nerede olduğumuzu bilmiyorlar. İlk günün gecesi oraya ulaşmıştık. Onlara yakın olanlardan. Batı cephesine geçtiler. Rum mevzilerinden de ateş ediliyordu. 64 Şavrole taksi geliyor. öpüyorlar. Bunlar ateşkesten önce oldu.” Güneş henüz doğmamıştı. geldik. Biz kamufule olmuştuk. Ayaklarının altında miğfer gördüm. O muhbiri bulduk. Karakol binasına roket atmışlar. Gönyeli’de bizim emniyetimizi almışlar. Bir kazma bulduk. Biz otomatik yatak açacağız. Sarp insanın inmesi mümkün değil. En çok yiyecek sıkıntısı çektik. Rumlara haber götürürken yakaladık. Sıcak çatışma başladı. Yarbay pilot bize daha önceden almış olduğumuz bazı eğitimleri hatırlattı. Askerlik boyunca aldığımız komanda eğitimi hep karşımıza çıktı. Ateşkes resmiyette vardı. Bizi arıyor. Çalılığı . Ateşkes olduktan sonra ancak oradan ayrıldım. Beşparmak Dağları’na yöneldik. Titriyorlar. Bir kaçış yerimiz var. Buraları yıllarca muazzam tüneller haline getirerek mevziler yapmışlar. onlar bize güveniyor. Başçavuş bir şeyler söyledi. Gece baskınında bizden de esir düşenler olmuş. Biz orda dağda kalan Rumlara karşı üç defa taarruz ettik. Bayağı da zayiat verdik. kaplumbağa böyle yenir. Yolu kestik. Sabah 5 civarı helikopterlerin başına gittik. Yola dikildim. başçavuş askerin moralini bozma. iki şelale arasında emniyetimiz açısından muazzam bir yerden çıkmaya başladık. Rum çekildi. Haberini aldık. Doğudan saldıran komando birliklerini dağıttık. Mücahitlerden şehit olanlar da var. Gece batı cephesinden baskına uğramıştık. Nöbettekileri öldürmüşler. Baktık ki oğlu Rum Milli Muhafız Ordusu içinde. Ağaçlara bağlamışlar. Kendi kendimize zayiat verdik. Diğeri de sanıyorsam Adana’ya indirildi. Akşam ezanında Lefke’ye girdik. Bizi taramaya başladılar. Barış Gücü teslim aldı. Sekiz kişiye bir ekmek düşüyordu. Böyle böyle onları imha ettik. Beşparmak Dağları’ndan ateş açılıyordu. Mesela taarruza kalkacağız. Lefke Birinci Harekat’ta Rumlara düşmüş. Lefke’ye yürümeye başladık. Salağa yatıyor. Fiiliyatta yoktu. Arabaya durması için vurmaya başladım. baskına uğramamız bizi sersemletti. Bunların Rum olduğunu söyledim. Bu Makariyos’a verilen bir cevaptı. Mevziye girdik. Taksi ağır rolante de geçiyor. O kadınlar arabalarda bizlere sarılıyor. Halası orada. Bize son anda bir başçavuş verildi. Anlaşma ile şehir teslim edilecek. O ana kadar şehit vermedik. Bazen önce o taraftan kendi tarafımıza havaya ateş ediyorduk. İçeriyi kesiyorum. Rumlar bizim oraya çıktığımızı gözetliyorlar. Rum miğferi. Yanımızda mücahitler var. Esir düşen subaylarımızı bulduk. Sabah doğu cephesinden de baskına uğradık. Önce bir evi bombaladı. Yanımda İstanbullu Baki Çavuş bir şeyler soruyor. İstihbaratın olmayışı. Durdu.. Her taraftan ateşe maruz kalıyoruz. Dağa çok dik. Ben de arabaya göre yüksekteyim. Bazıları tanınmayacak kadar yanık olanlar var. aldık” diye yazdık. Genelde gece baskınları yapıyoruz. Kıbrıs Türklerinden mücahit casusluk yapıyor. Biz bu esnada kendimize geldik. Biz girmeden Rum orada halkın arasına karışan mücahitleri katliama uğratmış. Bizim bölgeye bizden sonra paraşüt birliği geldi. Başçavuş geldi. Rumlar ateş etsin rapor yok. tüysüz olan şöyle yenir. Bolca keçiboynuzu yiyoruz. Silahlar ortaya çıktı. O da Girne tarafı. Bizim mücahitlerin miğferi değil. Bagajı açtık. Bu bizi kabızlığa sevk ediyordu. Biz karşılık verelim akşam haberlerde dinlersin. Rumlara haber sızdırırken yakaladık. Şehitlerimizi bulmaya başladık. Kazım Başçavuşumuz aslen oralı. Türkiye’de silahlı kuvvetlere katılmış. Biz bunlara karşı taarruza geçtik. Makineli tüfek ile çıkanı tarıyorlar. ilk temas. İki saat sonra iki tane Yunan uçağı bize taarruz etti. Sonra su deposunu. Tıraş olmamışlardı. Dizdik. kendisi ise mücahitlerin içinde askerlik yapıyor. Uyumuşuz. “Be kadın çekil işimiz var”. Rum oldukları ortaya çıktı. İşkenceyle öldürmüşler.makiliği ateşe veriyor. 20 kadar şehit vermişiz. Benim gördüğüm otuzun üzerinde şehit. Dinleyen 169 . Biri düşürüldü. bir o kadar da yaralı olarak arabaya taşıdığım var. İçeridekilerin üzerinde mücahit elbisesi vardı. Mücahitlerle buluştuk. bizi oraya sokmuyor. Bunların ikmalini kestik.Gece Rumlar sızma ile baskın yapmış. 40 civarı helikopter vardı. Santarollo Kalesi’ne çıkıyoruz. Namluyu dayadım. Rumların daha önce ele geçirdiği bölgeye “Cesurum. Kırnı tarafından.

Benim dürbünle Rum mevzisini izleye başladı.O gün akşam yemekten sonra birliği meydana topladılar. Ancak orada 20 gün kaldım. Tüm bölük gece bal çalmakta. Maaşla yetinmeye başladık. Bana daha sonra bir mektup ve bir paket geldi. Postacı abi gönderiyor. Bizlerden zarar veya baskı görmeyince rahat ettiler. Su tahlil ediliyor. Eniştem yazmış. bilmiyorum.Subaylarımız “Postaneye atarız. Paraşüt atlayacak şekilde. Bizi oranın halkı çok incitti. Mektubun arka kısmında boş bir yer buldum. Ama olayı biz biliyoruz. hakkınızı helal edin. Terhis için halamdan borç para istedim. Gittiğimiz gün akşam yemeği yedik topladılar.Eşyalarımızı aldık.Arkası açılıyordu. Bütün askere dağıttım. Ama o bal bizi kendimize getirdi. Askere gidene kadar oradaydım. Ele geçirdiğimiz yerleri piyadeye teslim ediyorduk.Orada komutan her şeyi söyledi. Tüm millet ishal.Hep beraber birbirimize tutuna tutuna 170 .Yemekten sonra hazırlandık. Her tarafımı doldurdum. Kayserili arkadaşım vardı Ali. Tahliller temiz çıkınca tugay komutanı Sabri Demirbağ geldi. Daha sonra Bufavento Kalesi’ne ihtiyata çekildik. Arama ve baskınlar gece oluyordu.Uçak vardı. 19 Temmuz akşamı birlikte Kıbrıs’a gideceğimizi söylediler. Sırt çantamız vardı. “Biz Kıbrıs’a gidiyoruz. Daha sonra o bölgeyi her hangi bir baskında.Oturduk arkadaşlarla sohbet ettik. Yanındaki de ateşe başladı. Onunla terhis oldum.” diye. hislenmiş.Tüfek sırtımızda.Oraya doldurmuşlar. Zaten zarf açık. Tersine çevirdim. Ergin Konuksever olmalı. Birliğin önünde ambalaj yapıyorlardı.Birlikten gelirken taktığımız paraşüt. Pakette bir o kadar zarf bir o kadar zarf.Hazırlık gibi bir şeyler oluyordu ama biz farkında değildik. Zarfı açtım. Oradan komandoya ayrıldım. 8 Ocak 2010.Silahlarımız vardı. Rum mevzileri boşalmış. Çok uzun zaman param gelmedi. Başladık gece bal çalmaya. Daha sonra sterlin olarak maaş dağıtıldı. Adresi kapalı.O gün sabaha kadar uyuyamadık.Diyor ki: “Sayın kayınçom. Koleradan şüpheleniliyor. Sabah içtimada herkesin yüzü gözü şiş.Hemen birkaç satır bir şey yazdık. Yazdım. Bir asker mektubu. Hiç tanımadığım bir postacı. (N. Bırakın vazifemizi yapalım.”Gazanız mübarek olsun” dedi. Bir postacı abinin eline geçmiş. Bizden değil mücahitlerden şüpheleniyorlar. Mermiyi havaalanında aldık. Rum köyleri adeta boştu.Herkes alabildiği kadar mermi alsın dediler. İlerlediğimiz yol bakır madenine doğru vadi içerisinde kalan bir yol. Rumlar yakın. Ateşkes olduktan sonra Rumlar karşımızda mevzilenmeye başladılar. 15 ay kaldım.Bir zorluk yok diyerek moral verdi.Kıbrıs’a gideceğiz. Şaşırdık. Ama arkadaşımızı ele vermedik. Revirdeki sağlıkçı tugaya haber ediyor.Zor yürüyorduk zaten.Buraya mektup yazdık.. Daha sonra Dipkarpaz tarafında baskın ve arazi aramalarında bulunduk. zarf yok. Futbol sahasına topladıklarını saldık. Eteklerinde 500699 kovan var. Biraz konuşma yaptı ama hatırlayamıyorum. Duygu yüklü bir mektup yazmış. alarmda toplanma bölgesi yaptık. Oradan terhis oldum.4 sıralarında. Mektubu içersine koydum. Karanlık bastı. Birkaç gün sonra duyulmuş. Eğirdir Dağ Komando Okulu’na gidip komando ve paraşüt eğitimi aldım. Bölük komutanından güzel bir dayak yedik. Bizim Ali adeta delirdi. İş başa düşünce aynı göreve giderim. Yağma olmadı. Tarihi Ayaetomas manastırı (Ayios Ionnis Chrysostomos Manastırı) vardı. Piyade Alayı’na askere alındım. Daha sonra bu insanlar gittiğimizde su yemek ikramında bulunuyorlardı. Tabur komutanı bağırıyor: “Bal yemeyip de ishal olan öne çıksın. Mayından bubi tuzağı ihtimaline karşı durduk.Onlar da ulaşmış buraya.4 ay orada paraşüt kursu gördüm. Ali’ye porno dergi tutmuşlar. Okumuş. Kimi yeri açılmış. Subaylar geldi. Tanımıyorum. Uçak 90 kişi alıyordu.Orada Kayseri Zincirdere mevkiindeki Hava İndirme Tugayı’na gittim. Tabur komutanı ateş açanın kim olduğunun bulunmasını istiyor.Onu da bize öğrettikleri şekilde sırtladık mermilerimizi aldık. Reçine ile yapışmış.Çetin) Hamza Ali BUĞDAY Erdal UYGUN “ Botla yatıyorsunuz botla kalkıyorsunuz” Askere kadar mobilyacı çırağı olarak İzmir’e gittim. Çam ağaçlarından akan reçine ile yapıştırdım. Bal çalmaktan dolayı adeta hepimiz arıcı olduk. Bir daha para istemedim. Dağda iken ilk defa mektubum geldi. Gönderdim. Gece Ali makineli tüfekle o Rum mevziini taramaya başladı.. 3. Ama ora halkı için düşünürüm.” dedi. Baba fakir.yok. eğer şehitlik mertebesine erişmemişsen cevap yaz. Magosa’dan gemiyle geldim. Sabaha karşı oraya çıktık. 1973 yılında Isparta 40.Bezin içinde uzun uzun bir şeyler oluyordu.” Yazalım da neye yazacağız? Kağıt yok. Dağdayız. Çok sıkça gidiyorduk.Sabaha karşı toparlandık. Dindar biriydi. Mektup eve geliyor. Oradan araziye doğru yayılmaya başladık. Sızma var dedik. Unutamayacağım bir olay var. Bize ait olan bölgede arı kovanı buluyorsak bal çalıyorduk. Sağ salim inişimizi yapacağız. İki satır mesaj yazdım. Kimse çıkmıyor. Çaybaşı.

Öyle bir konaklayıp da yatıp uyuma diye bir şey yok.Lefkoşa tarafı var.Orada yaralanan arkadaşlar oluyor.Bazı arkadaşlar yere çakılıyor.Bu taraftan o tarafa. Beşparmak tarafına geldik.Öyle bazı işte insan anladığı kadar böyle tuhaf oluyor.Ondan sonra biz geriye gittik.Hayatımda böyle bir şey görmedim.İşte oraya yürüdük.Ne ölmek geliyor aklına ne de başka bir şey. bölük komutanımız hepsi değişti. Çatışma 1-1. Ormanda ağaçta takılı kaldı. Beş Parmak Dağları temizlendi. Kayseri Erkilet Havaalanı’nda tahminimce 50 uçak vardı.Oralara ondan sonra valla bir bölgeye daha gittik.Eğitimdeki gibi olmuyor işte. Başımdan böyle bir şey geçmedi.Ondan sonra gemiyle çıkarma yapıldı.Çift kapı ya.Yani onlar gibi yapmıyoruz.Örümcek ağı gibi.Uluslararası bir havaalanı var.Ondan sonra sabaha karşı Girne’ye geldik.. İlerledik. Ateş açıldı.O gün orada konakladık.Kancalarımız var uçağa geçiyor. Uçaklar bombardıman yapıyor. Orada taarruz gibi bir harekete girdik.Her tarafım böyle şey gibiydi. Oraya gider gitmez akşamına zaten başka subaylar geldi.Rum bölgesinde aldığımız yerleri temiz teslim ediyorduk.Yani subayları değiştirdiler. korkma!” dedi bana..Sonra karşıdan geldiler.Betondan böyle akıl almaz mevziler yapmışlar. soluklandık.Bizim oraya başka bir yerden geçmiyor.Ama bir yandan da silah sesi geliyor.20 Temmuz’da gittik.Bağıranlar oluyor. Temizlik yapıyorduk.Küçükkaymaklı Büyükkaymaklı diye.Oraya geldik.Hiç unutmam paraşüt takılı kaldı çözemedim.Kapılardan alıyor.Kapattılar havalandık. Buradan giderken aldığımız peksimet gibi şeyler ve konserve vardı sırt çantasında.uçağa bindik. 1-1.Orası çok kuvvetli geçti.Bayrak radyosu vardı.Askerleri dahi evlerin içinde yakaladık. Beşparmak tarafından…Bayrak radyosu var.Dört tane samimi arkadaşım şehit oldu.Yunan alayının olduğu yer.Orada da savaştık.Biz ondan sonra yürüyoruz. Bizi topladılar.Bütün uçaklar oradan geçiyor.Bindik.İlerleyen günlerde İkinci Harekat var.O olay da Laçka tarafında oluyor.Adamlar öyle bir şey ki.İnerken bayağı bir zayiat oluyor. O gün işte havaalanına geldik.Bağırdı oradan. su içtik.Onlarla idare ettik o gün.İki tane de karşıda böyle sakallı iki asker.Biz oranın yabancısıyız. sıcaktı.Bir de orada bir havaalanı var. Zaten hava da sıcak.Takviye yaptılar.Ama şimdi gittiğimiz yerde köy gibi şehir gibi yerlerde yakaladıklarımızı geri teslim ediyoruz. Çatışmaya girdik.Tabi uçak gitti.Bağırıyorlar aşağıda.İndirdiler Rahatladım.Devamlı bir yerlerde istirahat ediyoruz.Sabaha karşıydı zaten.Oraları temizledik.Çok acayip mevziler var. Savaş diye bir şey görmemiştim hayatımda.İpek olduğundan açılıyor.Nakliye uçakları arkaları açılıyor. Görüyoruz..Birinci Harekat bu.Kapının biri de açıktı. Yaralananlar oldu.Böyle betondan Türkiye tarafına. Yemek yedik..Dedim Rum askerleri geliyor.Arkadan bir 3 daha geliyor bombalıyor..Onlar önce bombalıyor. O an Girne’ deki işimiz bitti. O uçaklar nasıl boşalıyor.Böyle üçlü üçlü uçaklar geliyor. Birlikte subaylar değişti. Tekrar biz geri çekildik.Kurşun paraşütleri deliyor.Tüfeğin ucunda süngü var. “Korkma. İlk gün şöyle bir dere yatağı vardı.Zaten tanımadığım arkadaşlarla beraber olduk orada. Beşparmak Dağları’nı temizledikten sonra çıkarma yapıldı.Yüzde yüz onlar yaralandı.Nereye gittiysek hep böyle koştura koştura.Sarı ışık yandı hazırlığımızı yaptık.Bizim subaylar değişti.Bazı arkadaşlar paraşütle dolaşıyor.Önden uçaklar üçlü üçlü geliyor. ama komutanlar olsun bizler olsun yorulmak falan hiç aklımıza gelmiyor.Birbirinin üstüne.Ben de normal indim. iki kapıdan da atlıyoruz .Şimdi şöyle bir boğaz vardı.İşlemleri yaptık. Başladılar bizi sağlı sollu.Bazı arkadaşlarımız iniyor. İlk gün konaklamada perişan bir vaziyetteydik. Beşparmak Dağları’nda.Artık onu da içtik. En yoğun çatışmayı orada gördüm.Tanımadım zaten.Bombalıyor.Bizi oraya yönlendirdiler.Karmakarışık olduk.Aradan çok geçmedi.Ben bir şey bilmiyorum. Beşparmak Dağları’nda.Geldiler ellerinden bıçaklardan koparttılar.Çıktık.Kapılarda subaylar var. Takım komutanımız. Sabaha karşı Akdeniz’i görüyorduk.5 saat sürdü. Paraşütün kancası var.Paraşütleri düzelttiler.Hemen mevzimi aldım orada.. Her tarafta paraşütle inenler var.Sivil halktan hiç öldürmek yok.Ne bileyim bambaşka bir şey.aşağıdan.Tekrar oradan Küçükkaymaklı diye bir yer var... Şehit olan benim birkaç arkadaşım oldu. kafanı kaldıramazsın.Askerleri vuruyorsun ama yaşlı da olsa genç de olsa hepsini biz toparlayıp geri teslim ediyoruz.Ondan sonra ara ara geldi böyle konserve gibi.Kapılar kapandı.İstediği gibi inemiyorlar.Çünkü havaalanına geldiğimizde bütün uçaklar sıralanmıştı.devamlı ileriye… Fazla durmazdık biz.Ondan sonra gemiyle çıkarma yaptı millet oraya. Sersemdim ben de.Orada bir temizlik oldu. Bizim artık yerimiz belli değil.Hiç unutmam koyun ağılları vardı.Sonra toparlandık.Karşıki 171 .Hepimizi attılar.. Beş Parmak dağlarının aşağı kısmı buraları ova. Bölük yoktu yani şimdi Bazı subaylar var.Bizi oraya yönlendirdiler. Biz öyle temizleye temizleye oraya gittik.Ben nereden bileyim.Temizledikten sonra çıkarma yaptılar.Meğerse onlar mücahit askerleri imiş.Şöyle bir baktım ben aşağıya.Gerekli işlemleri yaptık. Tek geçişimiz o.Şöyle bir mevzi var.5 saat geçti. Bizim komando birliği devamlı ileriye.Dere yatağında su da varmış soğuk su.

Şort atlet kalırdık. Bütün millet çıkmış dışarıya. biz kovalıyoruz.Limanın dört tarafında da bahçelik bir yer vardı.İstediğin yerden bahçe veriyorlar.Büyük bir mahalle vardı.Hiçbir şeyi ellemeden.İki saat kadar bir yürüyüş yaptık.Hani öyle bir tane vicdanımız için ne bir yaşlı insan ne bir çoluk çocuk vurmadık hiç.Almış götürdüğü yerde harcayacak. Banyoyu Girne’ye geldik.13’ünde biz oraya gelmiştik 14’ünde tekrar başladık biz. çocuk annesinin arkasında. Yerleri kontrol ediyoruz hep Rum evi. Motoru çektik oraya.Onu sakladı.Kimi bölükler otellere gitti.Çok disiplinli bir birlik.Yani giderken ne ev bırakıyorlar yakılmadık ne bir şey.Çocuk var.portakal bahçesi çok.Yani onların kendi bölgesi.Bir buçuk ay sonra banyo yaptık.Her tarafta önümüze kattığımız zaman. bir çocuk var bir de kendi.Oradan parayı çıkardı.İmkanı yok. Tekrar bizi buradan götürdüler geriye.Müthiş yoğun ilgi.Dinleniyoruz.Cenevre’de mi nerede bir anlaşma o zaman.Bizi görmüyorlar ama.Oradan geliyor.Yani normal hayatta böyle bir şey mi gördük?Bizim mesela eskiden orada yerimiz varmış.Lefke tarafına gittik biz.Yeşil hat oralara geldik.Aşağı yukarı dört ayımız da öyle geçti.Adam başladı titremeye.Adam oradan torba çıkardı.Taburu topladılar. Bizim bölük.İçerilerde asker var mı?Yabancı insan var mı diye.Oturduk yemek yedik.Ne kalabalık ne kalabalık. 3 Ocak 2010.Oradan trenlere bindik.Haftada bir sefer yani olurdu.70 – 80 kişi o civarlardaydı.Üç dört gün kaldık.Bu diyor nafaka nafaka diyor. Her an bir şey olabilir diye. Magaso’ya geldik tekrar. biz hepimiz geceyi orada geçiriyoruz. Tabii o zaman birlik yoktu. Torba gibi bir şeyin içindeydi. Tam tesisat.Hemen yola çıktı. Hiç durmuyoruz. İkinci Harekat oldu.Ama tabii biz öyle bir şey görmediğimizden gayet sersemledik.Yeşil hat diyorlar oraya.14 Ağustos’ta başladı.Bizim her iki üç günde bir yoklama yapılırdı. korkuyor.Lefke tarafı da aynı.Botla yatıyorsunuz.Yanaştı yanaştı.Arkadan bizim topçular var mesela arkamızda onlar bir yandan top atışı yapıyor.Yirmi adım öne geçerdik.Mesela ben çiftçiyim.Ama onlar öyle değil işte.Arkadan piyade geliyor.Magosa’da büyük liman var.Biz de aşağıda o evlerde kaldık beşer kişi beşer kişi. temizlik yapıyor.Yolu kestik. botla kalkıyorsunuz.Nereden geldiğini bilemezsin.135 Massey Ferguson traktör.Evi falan bırakmışlar. bir yandan da anlaşma oluyormuş. Komando birliği çok titizdi. Onlar bizim gibi değil hiçbir yerde durmazlar.. İkinci Harekat da aynısı yani.Gidiyorlar.Saat 5 sıralarında bu anlaşma olmamış.Şimdi bazı araçlar var. ta o zaman yaptık.Bütün oranın yerli Rumlarını teslim ettik. 172 .Doğruca Kayseri Hava İndirme Tugayı’na.Biz bir yerde.Girne’ye geldiğimizde deniz kenarında şöyle bir mahalle vardı. Oradan terhis oldum.Hadi bakalım oradan kamyonlara bindik.. aşağıda da deniz kenarında oteller vardı..Durdurduk. Tekrar Girne’ye geldik biz. Hayatımda böyle bir şey yaşadığım için çok mutluyum.Tekrar birliğimize.Hep teslim ettik arkaya. Dördüncü Paraşüt Taburu bizim. iki arkadaş bu tarafta.Biz beş arkadaş bir yerde.Kontrol olurdu. Bunlar Rum’du.Karısı adamın arkasına yapıştı. Kaçan kaçıyor.İki arkadaş o tarafta. Başka yere Güney’e gidiyorlar.Şimdi ilk buraya dönen de biziz.Çoğu evde yangın çıkıyor. kaçan oluyor. Meydanda yani hepsi. Soyunurduk. Lefke bölgesine gittik. Tren geldi.Topladılar.Onlar yaşlı genç dinlemiyor. Bizi topladılar.Orada kaldık.Arada bir eğitim yapıyorduk. Oradan korktuk biz. Onlar kaçıyor.Benim de kalmak canım istemedi. Katliam yapmışlar köyde.Kolundaki saati çıkardı.Aşağı yukarı orada iki saat yürüyüş yaptık. Parmaklarımın uçları vıcık gibi olmuş botun içinde. O anda da ateşkes olmuş.Yani askerle çoğunlukla karşı karşıya gelemezsin.Sırt çantası.teslim ediyoruz arkaya.Biraz eşya almışlar motora.Elbiseleri bırakırdık oraya.O böyle ana yol vardı. Hayatımda yaşamadığım şeyleri yaşadım.Böyle yalvarıyor.Yani kendileri gibi bizi de öldürecek sanıyor. Mersin’e indik. Eski yerimize geldiğimiz zaman orada durduk. Bizi tekrar bırakmadılar.Çocuk var orada.Ama 5 sene kalmak mecburiyetindesin.Çadırımız arkamızda.Bir baktım karşıda Massey buldum.Çoluk çocuk ne varsa vurup kıyıp geçiyorlar.Girne’den Magosa’ya gittik.Durdurduk motoru.Orada kalma şeyi söylediler.Alın bunları diyor.Böyle ateş ediyorlar oradan.Bekliyor.Magosa’ya geldik.Evlerde.Yatıyoruz mesela mevzi gibi yerlere yatıyoruz. sonra tren garına geldik.Uçaklar bir taraftan bombalıyor. Bölükten 6 -7 kişi şehit oldu.Buradan da istemediler.Onlar biliyor kendi yaptıkları zulmü. Aranırdı.Karakuyu .Orada 20 dönüm limon bahçesi.Biz devamlı savaşarak gidiyoruz.Onlar köyleri olduğu gibi yok etmişler. Yakıyorlar yani.İkincide de aynı şeyi yaşadık.Kaçamayanı yakalıyoruz .Nafaka nafaka bu diyor. Birinci Tabur.Bağırıyor.Ana yolda nöbet tutuyorduk.Aynı o birinci olduğu gibi.Mersin’de yürüyüş yapılacakmış.İndirdik götürdük arkaya teslim ettik.Onlar olsaydı hepsini kurşuna dizerdi orada. Cesetler kokuyor sıcak temmuzda.evlerden ateş geliyor.Karısı var.Lefke’de yolu kestik.Millet yollara dizilmiş.Anlaşma.Şimdi parayı biz alacağız sanıyor.

Köylerden de gençlerden falan aldık. Bizden önce deniz piyadeleri çıkmış. Mektubu yazdıktan 15 gün sonra ailemden mektup aldım. hepsi er oldular. Birde kuşaklarla dağıtıldı. Harekât’ın başladığında emir geldi. Kuşaklarda 60-100 tane mermi vardı. Mersin’e doğru yola çıktık. Zirveye kadar çıktık. Sonra indik toplandık. Acemi birliğini Antalya 70. Bölük komutanı kıdemli üsteğmendi onun yerine yüzbaşı geldi bizim bölüğün başına.sonradan başladı. Albay çıkartmanın 2. Sınıfım piyade. Sonra biz çıktık. O Türkiye’de kalmıştı. Mersin’e otobüslerle gittik. Su kuyular vardı. biz uzaktaydık. Bu arada Girne tarafında çıkartma oldu. Taarruza geçtik. Uçaklar bombardıman yapıyorlardı. Lefkoşa tarafına. Akşamüzeri tekrar geriye çıktık. Türk evleri kerpiçten yapılmıştı. Oradan Hatay Dörtyol’a şoför eğitimine gittim. Biz sahile çıktık. suyu oradan alıyorduk.Zaten çıkartma yapacağımız yer gözüktü. Kıbrıs’a yaklaşınca sabaha karşı komutanlar bilgi verdi.” dedim. Ateşkese kadar o yamaçlarda kaldık. sonra bizi geriye çektiler.Esir düşerlerse bir şey olmasın diye herhalde. Gemi baya yanaşmıştı. Bayağı yukarı kadar.Zaten küçük olduğu için fazla bir şey yazamadım. 220 kişiye yakındık. Ben bölük komutanının aracını kullanıyordum. Yılmazköy’ün berisindeydik.günü akşamüzeri vuruldu. O zamanlar buralarda güneş enerjisi yoktu. Kıbrıs’a gideceğimiz söylendi. Uçaklar dağların yamaçlarını bombalıyordu.Onlar arka taraflardaydı.Şimdi şehitliğin olduğu yere. Havaalanı ortada kaldı. Ertesi gün tekrar bir alarm vurdu. Pamukyazı. Kıbrıs’a gideceğimiz belli değildi.Çıkartmadan bahsetti. Öğlen civarı. havaalanına kadar gittik. O arıza yapmıştı yolda giderken.Çetin GÜMÜŞ”Sabaha karşı geri dönüşün olmadığını anladık. Olduğumuz yerde kaldık. Aşağı indiriyorduk. 15 ocak 2010 . geceyi orada geçirdik.” Askere gidene kadar çiftçilikle uğraşıyordum. Araçlarla gittik.İlk çıkartmada yiyecek sıkıntısı çektik. 4 Mart 1974’ de önce istihkam olarak askere alındım. O gün gemilerle dolaştırdılar bizi. Zaten savaş anında rütbeler söküldü. 19 Temmuz gece yarısı alarm verildi. Orası ormanlık olduğu için havan atışı yapıyorduk. Gündüzleri pek çatışma olmuyordu. onur verici bir şey. Yılmazköy taraflarında 2. Özet olarak yazdım. İyi davranırdı. Sabaha karşı alarm verildi. Gittiğimiz yere bayrak dikerdik. patlamayan mermiler imha edildi. Oradan terhis oldum. Dağda sivil kıyafetli askerleri esir aldık. Hala daha çiftçilik yapıyorum.5 helikopterden oluşuyordu. Uçaklar sabaha karşı geldiler.Ondan önce bir limanda Alay komutanımız İbrahim Karaoğlanoğlu konuşma yaptı. 15 ay kaldım. Adaya yolculuk 45 dakika sürüyor. ilk sıcak temas akşamüzeri Beşparmak Dağları’nda oldu. Dağın yamaçlarına çıktık. Bir gece alarm çaldı. gemilere bindik. Bizim olduğumuz yerde mücahit yoktu. Demirciköy. Sigara kağıdına yazıp gönderdim. bindik araçlara.Toparlandık. Oradan Kayseri hava İndirme tugayına seçildim.İlk gün bizim bölükten pek şehit olmadı. Bir helikoptere 10 kişi bindik. Bir asker ve bir kız sürekli kaçıyorlardı.Bir gece Mersin’de kaldık. Beklemeden direk çıktık. 2. Hazırlandık. Beş şarjör dolu vardı zaten. geri araçlara bindik. Bir çıkarma gemisine bir bölük biniyordu. Savaşmak güzel. Kâğıt falan yoktu. Çatışmada düşmanı pek göremiyorduk. İlk gün bize bıçak verdiler. Çürük evler sayıldı. Bazı insanlar duruyordu.Çünkü uçaklar devamlı yamaçları bombalıyordu. Havan top mermisi düşmüş yanına. Önceleri sıcak yemek verilmiyordu . Ondan sonra siviller yerleşti. 2. 1974 yılının Mart ayında askere gittim. Çıkartma gemilerine sabah 11-12 gibi bindik. “Beni merak etmeyin. Tekrar bir karışıklık veya harekât olsa giderim. Yaralılara sıhhiyeler geliyordu. Yaralanan oldu. Aileme İkinci Harekat’tan sonra mektup gönderdim.Sabaha karşı anladık biz artık bir dönüşünün olmadığını. Biz sonra köylerdeki evlerde kaldık. Cemil TUNAY754 “Bölük komutanımız Yüzbaşı Korkut Eken’di. Gemide mermi dağıtıldı. Tanklar sonradan geldi. birlikleri düzenledik. 754 17 Ocak 2010. Rum köylerinde vardı. havan atışı yaptık. Usta birliğini Adana Osmaniye’de yaptım. Harekat’a kadar bekledik. Ben araçsızdım. 173 . En sonunda kaçmasın diye kızı istediler. Araziyi taradık. Köylere girdiğimizde manzara korkunçtu” Askere gidesiye kadar tütün tarlalarında çalıştım. Kız isteme olayı oldu. Bölük komutanımız Yüzbaşı Yavuz… soyismini hatırlamıyorum. Helikopterler sürekli asker taşıyor. Yılmazköy’ü geçtik. Bizim paraşüt eğitimi tamamlanmamıştı. Bizi 20 Temmuz sabahı helikopterlerle Kıbrıs’a taşıdılar. Görmedim.Çıktığımızda su seviyesi dizlerimize geliyordu. Bize ateş açılmadı o anda. Piyade Alayı’nda yaptım. Bazı evler boştu. iyiyim. araçlarla iç kısma geçtik. Bir helikopter filosu 4. Ovacık’a vardık. Çıktığımızda silahlarla yürüdük tepeye kadar. Temmuz ayının 17-18’ inde öğleden sonra bir alarm vurdu. Köylerde tarama yaptık. gün orada da kaldık.

Dağlar yanıyordu. Şimdi yerini yurdunu biliyorum. Makineli tüfek ateşi açtı. Şehit oldu orada kaldı o arkadaş. Üçüncü havanda bulunduğumuz yere havan düştü. Onlardan biri “ya Kıbrıs’a çıkartma yapılıyormuş savaş varmış oraya gidiyoruz” dedi. Uzun süre kaldık. Açık arazi. Bir tanesinin adını hatırlıyorum. Mücahitleri daha sonra gördüm. Biz o yeri piyadeye devir ediyorduk. Geride çoluk çocuk yaşlı kişiler kalmış. Yanımda zaten benim solumda vuruldu. Atlayışlar başladı. Onları kiliseye bırakıyorduk. Şehit arkadaşlarla uğraşmamızın mümkünatı yok. Kıbrıs’a yaklaştığımızda aşağısı duman içindeydi. Muazzam mevziler yapmışlar. Kimisi piyadenin içine karışmış.Biz Hüseyin ile beraberdik. savaşın içine geliyon? O hücum anında Hüseyin vuruldu. Çatışma. çocuğum olcak onu göreyim'' dedi. Yere 1 m. Bazen görerek. Rumlar yıllardan beri hazırlığını yapıyormuş. Otobüslerle falan asker geliyordu Osmaniye'den. Temizliğe eğitime disipline önem verirdi. sen napıyon dedim. Sivil esirlerin toplanma yeri kiliseydi.ya kalmadım ondan sonra Kıbrıs'a seçildik ve gittik.Bir ay kadar ya kaldım. Boğaz’a indik. Biz Tunalı gemisi ile gittik. Sakallarımız hacı sakalı haline geldi. En çok zayiat vermemizin sebebi yerin acemisiydik. 5-6 arkadaşım orada şehit oldu. Sivil esir aldık. O zaman yerin acemiliği vardı. Bombardımandan dolayı yanıyordu.Daha sonra biz çıkartma yapmaya başladıktan sonra verdiler. Yunan uçakları bizi sıkıştırdı. Dikiliydi. Aşmışız.Ankara'dan da 20 Temmuz sabahı Kıbrıs'ta olmak üzere Mersin'de. Eğitime devam. O ortamın içinde irtibat sağlamak mümkün değil. Aynı bölüğün içinden birbirimizi kaybettik. 1974 senesinde Mart ayında asker oldum. Kayseri’de kalan eğitimlerimize başladık. Ateşe karşılık verdik. Bize mermileri ve silahları Mersin’de dağıttılar.Anayı babayı bir göreyim dedim. Çarpışmadan sonra 6-7 kişiyi ele geçirdik. Yoksa bizde vurulacağız. Bizim sorumlu olduğumuz yer açık alan. İletişim yoktu. Evlerden ateş açılıyordu. Uykudan bağırarak uyanırdım. Rum evleri muazzam bakımlı. Birinci harekat bitiminden sonra dinlendik. Silahım G1’di. Başımızda tim komutanı teğmen vardı. Ankara'dan İskenderun'a trenle gittik. Harekat bittiğinde Rumlardan boşalmış evlerde kaldık.. Rum gençler cepheye gitmiş. Piyade Alayı oradan Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Ankara. Dağlardaki mevzileri ekseriyetle uçaklar susturdu. Makineli tüfek için. “İbo abi. Biz topluyorduk. Beşparmak daha önceden mevzilenmiş. Vurulan helikopter olmadı.Sol tarafımda (yanını göstererek) şuradan girdi bir kurşun. 20 Temmuz sabahı ilk çıkartmadanız ilklerdeniz. Direniyorlardı. Yağma olayı olmadı. kala atladık. Sıhhiye taburunun yanındaki keçiboynuzu ağaçlarının altına gizlendik. Köylerin Türk mü Rum mu olduğu karşıdan belli oluyordu. Cephe şeklinde oldu. Bakımsız kerpiç evler Türklerin. Sahilde büyük otele yerleştik. Torbalı'dan. El bombasını o anda vermediler bize. Ön tarafından bir mazgal deliği. bazen tahmini. Rüyalarıma girerdi. sonra gittim.Geldik Taşucu’na. Köylere girdiğimizde manzara korkunçtu. Ekin tarlaları ateşe verilmişti.. Daha sonra Magosa tarafına geçtik. Kıbrıs'a çıkartma yapılacağı Mersin'de söylediler. Rütbeleri yoktu. Ancak birinci harekattan sonra bir gece bizim içimize sızma yapıldı.” Askere kadar çiftçiydim. Uçaklarımız yetişti. Adana tarafından Adnan Damar. Oradan Lefkoşa yönüne yöneldik.Ortasına mühimmat konuyor. Salamis Oteli.Orada denizin ortasında kaldık.Onun için geldik . Arkadaşlarımızın çoğu şehit oldu. Çok değerli çok titiz biriydi. arkadaşımın ölümü… Celalettin KIVILCIM755. Üç ay sonra eve mektup gönderdim. Şu anki yeşil hatta kadar gittik. Piyade arkadan geliyordu. Acemi birliği Samsun 56.Önce Torbalı'ya uğradım. Sınıfım piyade. 7 ay sonra tekrar Kayseri’ye geldik. Havan ateşi ile dövmeye başladılar.Oradan çıkartma hücum botlarına aktarıldık ve 755 5 Ocak 2010. Bir köyün emniyetini aldıktan sonra araziye çıkılıyordu. Devamlı hareket halindeydik. Ateşkesten sonra Girne’ye geldik. Göğüs göğse muharebe olmadı. Subaylar er gibiydi. Arkadaşım Hüseyin Kurtuldu idi. Bizim arkamızda beyaz yer bezleri vardı. Bu gün yine aynı şey olsa giderim. Geri çekildik. Sonra bir ay Beşparmak Dağları’nın zirvesinde Rumlardan kalma bir yerde kaldık. Arazi yayılmaya uygun değildi. Rumlardan ateş geliyordu. İkinci harekatta cephe savaşı oldu. Ancak açlık çektiğimizde bakkal dükkânlarında evlerde bulduğumuzu yedik. Mücahitleri ikinci harekatta gördüm.Ben trenle gitmedim. Sızma yapılmadı.Aslında arkadaş istedi o dedi ''Gidelim benim eşim yeni doğum yapacak. Ayrancılar. Köylere tarama yapıyorduk. Banyoyu unuttum. Bölük komutanımız Yüzbaşı Korkut Eken’di. 174 . Bolu dağ komandoları geldi. Biz de o arada gelirken “ya nereye gidiyoruz“ diye soruyoruz arkadaşlar arasında. Etkisi uzun yıllar devam etti. Geriye gönderdik. Yaralıları onlar topluyordu.

Taarruz emri verildi. Üsteğmen dedi ki “kalk işte sen de vurulcan” dedi. Kalktıktan sonra 100 metre ya gittik ya gitmedik.Ben de cüzdanını aldım. yanmış.Uçaklar bombardıman yapıyordu. En çok zaiyatı orada verdik. 14 Ağustos'ta komutanlar: “Asker arkadaşlar kimse yerinden kımıldamasın”dedi.Kazıyorsun kazabildiğin kadar.İşte 14-15 Ağustos'ta da Rum Birliği Muhafız Alayı'nın orada taarruza kalktık.hücum botlarla vardık.Bezleri çıkardık çantadan. Tam akşam oldu. Dikoma'ya geldik.Orada çok zayiat verildi. Düzlüktü zaten ama mağara gibiydi.Biz karşılık vermiyorduk ama. Beton dökmüş.Uyumak yok. Üsteğmen vardı rütbelilerden ''kalk dedi sen de mi vurulcan?'' O hücum anında Hüseyin vuruldu. Oturduk emre kadar taarruz emri verilince hücum silahlarımızla yine taaruza kalktık. Sadece bu arada savaş olurken Mehmet Sevinç'in babası geldi oraya ziyarete. Onlarla Beşparmak Dağları'nın eteklerine Girne'de çıkış yaptık. Mevziyi kazıyorduk. Hatta tüfekleri havaya kaldırıp da geçtik. Önünüze kırmızı tarafı yukarı gelecek şekilde bezlerinizi serin.Orada aşağı yukarı 2-3 gün kaldık. Herhangi bir şey var mı diye.Sonra uçaklar geldi saldırı yaptılar ondan sonra bize hücum emri verildi. Sabah saat aşağı yukarı 8-9 sıralarıydı.Benim yanımdaydı çünkü.Kimliği bu diye. Hüseyin düştü. 14-15 taarruzunu geçirdikten sonra biz orada kaldık. Rumlar taarruz açar diye.Aldım üsteğmene verdim hatta künyesinin birisini ağzına sıkıştırdık.1-2 günde orada şavaştık.Dediler Türk askeri ele geçirmiş oraları. Hüseyin falan dedim ben. Ben şaşırdım arkadaşlar dedi ki “Celaleddin baban geldi. Ben yağma olayı duymadım.Biz kendimizi koruyorduk.Biz onunla Ankara'dan beri samimiydik. Düzlüktü.Bize sürekli ateş ediyorlardı. Kendim de gittim bizzat. Dağın tepesine çıkmadık ama eteğinden doğuya doğru yürüdük.”Ulan İbo 175 . Sonraki günlerde de verdik çatışmalarda. Attığını vuruyordu adam.İşte arkadaşımız Hüseyin orada şehit oldu. Ateşkes olmasına rağmen onlar ateşkesi dinlemiyordu hiç.Sabaha kadar bütün gece yol yürüyoruz. ilk gün verdik.Kalktık hücum ettik.Mesela biz dağa doğru ateş ediyorduk.Mermiler su aldı zaten. Cüzdanı ben aldım. Aşağı yukarı boynuma kadar geliyordu su. “Acımayacaksın” dedi. Ben yani kurtaralım falan gibilerinden. Hüseyin Kurtuldu yanımdaydı.Aldık ambulanslara.Oradan Dikoma'ya geçtik.Biz o yoldan 3-4 gün sonra toplandık. “Yürü!”Ben de yürüdüm artık. Rumlar aşağıdan vuruyormuş yukarıdan da geliyordu ateş sonra bir baktık Türk bayrağı yukarıda yanlışlıkla birbirimizi vurmuşuz.Oymuş yeri.Uçaklar gelecek önce bombardıman yapacak. Gittik.Yoksa dedi ki ben seni vururum çabuk yani hedef veriyorsun Rum'a. En önce uçaklar vurdu sonra biz çıktık. Albay vardı. Uçaklar gelecek. Biz evleri tarama yaptık. Hüseyin'in şehit oluşu işte beraberdik. Evet beraberdik. Yanlışlık olmuş. Bezleri serdik.Gremeskos Sokağı'ndaki verilen taaruzda Hüseyin şehit oldu. Zaten çok ölen oldu.Yürüdük gece boğaza doğru.Dedi bildirilecek ilgili yerlere.Orada da zaiyat verdik. Asfalt boyunca sağlı sollu Boğazköy var hemen Beşparmak Dağları'nın altından oraya gittik. mevziler üstte biz altta . Geriye döndük.Gerçi zaten yatma uyuma yok.Kırmızı taraflarını öne serdik taaruza kalkacağız.Tanklar gelecek görsünler diye.Onun içinde sabahlıyorsun.Ondan sonra işte bize bir çorba gelmeye başladı. İbrahim Karaoğlanoğlu Rumlardan temizlenen evlerde saklanmışlar sanırım arama esnasında vurulmuş diye duyduk biz. Biz bekliyorduk. Zaten bize devamlı olarak oradan ateş ediliyordu.Ateş edemiyorsun. Benim arkadaş “yandım Allah” dedi. İşte ben tekrar Hüseyin'in yanına gelince Hüseyin zaten bir havan topu daha yemiş.O arada da seni hedef alıp atıyor.Yaşar Kelle’yi de tanıyordum zaten.Onların mermilerini kullandık.Yanmış vaziyette. Bir boy suyun içindeydik.Baktım sağından vurulmuş.Daha sonra ikinci üçüncü günü mü ne Türk askeri birbirimizi vurmuşuz.”Hüseyin” falan dedim. Ateşkes oldu. Ambulanslarla biz gitmedik tabi. Uçaklar bombalıyordu zaten o sıralarda. Direk dağa doğru ilerledik.Türk ismiyle Eskikuyu onun önünde de Rumların diliyle Gremeskos Sokağı vardı oraya yerleştik.Biz kalktık. İşte taarruza kalkılacak. “Benim babam nasıl gelecek buraya?” Bir gördüm İbo abiyi rahmetliyi şaşırdım tabi. Gece oldu mu olduğumuz yerde kalıyorduk. Mevzilerde yatıyorduk.Daha sonra biz onların kendi silahlarını aldık. Genellikle ilk şehitlerimizi Beşparmak Dağları'nda verdik. “Burada acı yok” dedi. toprak yığmış. Dediler ki işte herkes şehidini toplasın. Bizim bölük bitti.Sabaha karşı namazdan sonra bize emir geldi. Beşparmak Dağları'nın eteğini. Karşıdan dediler: “Makaryus'un evi burası”. Ertesi gün sabah tekrar bize deniliyordu. Boşluktan soldan patlamış. Bu sağırlar dilsizler okulu bombalanmış diyorlar.Adam yerin altından kaçıyor. Hedef belliydi. Beşparmak Dağları’ndan çok yoğun ateş oldu bize. Dikoma'dan aşağı yukarı 1 hafta 10 gün sonra biz Yılmazköye… Oradan Lefkoşa'nın Gönyeli Köyü vardı.O şekilde aldık etleri geliyordu elimize yani.Bize yardım olsun diye. “Burası savaş alanı” dedi.Sonra hemen portatif kazma küreği çıkaran mevzi kazıyordu.” ”Ulan” dedim.Doğru benim yanıma geldi bir askeri jiple. Mehmet'in yanına gitmiş Mehmet'i falan bulmuş. En son işte dayanılmaz olunca komutanlarımız dedi ki biz de taarruza kalkalım biz de bunlara cevabını verelim.Üsteğmen de künyesini aldı. Sabah 6-7 civarı.

30 Ağustosta Ankara'ya gösteriye gideceğiz bizi dağdan indirdiler.1973 Yılının Ağustos ayında jandarma komando olarak askere alındım. Serdarlı. Onları pişirip yiyorduk. Defin ediyordu. tümene bağlıydı.Bizi unuttular 3 ay . harekatta 28. gün ateşkes haberi geldi.” Makedonya Veyselli’den ailem 1956 yılında Türkiye’ye göç ederek gelmişler. Halk bizi çok güzel karşıladı. Rahatsız olanlar ayrılsın dediler. Gemiyle Ankara'ya geldik. “Oğlumun kokusu senin üstünde” Askere gidene kadar çiftçilik yaptım. 45 dakikada Kıbrıs’a vardık. Rumların mevzileri betondan. “Savaşın içine geliyon?”Kurşun yersen falan derken “bir şey olmaz” dedi. Bölük komutanı Yüzbaşı Mehmet Cennetoğlu. harekatta 39. ama Boğazköy'de şehitlik mezarlığına defnediliyordu.Gönderiyorduk yani.O askerlerin hepsini… Daha sonraları taciz ateşi yaparlardı.Açığa dereye indik. “Ben geldim sizi ziyarete.” Dedim: “Abi sen kusura bakma seni kovalamış gibi olmasın. Yunan askerleri bizi görüce üzerimize ışık mermisi atmaya başladılar. Böyle alttan asfalt geçiyordu oraya kadar götürdüm.Jipe bindirip gönderdim. tavşan alıyorduk. Oradan otobüslerle 2223 Temmuz’da Ovacık’a götürdüler. Önden ve yanlardan. Ateşkes oluyordu.Nakliye uçaklarıyla bizi Adana Havaalanına indirdiler. Samanlıklara saklanmış. Oradan yolcu ettim. Evlere girdiğinizde evlerde genelde yaşlılar vardı.Sen git” dedim. Kıbrıs’a gideceğimiz söylenmedi. Torbalı Mah. Üç koldan ateş yiyorduk. Çınarlı. Orayı yok ettik. Tümen komutanı Osman Fazıl Polat . Türk ve Rum köylerinden esir toplamaya başladık.Hemen oradan ben onu aldım. Üç ay sonra Bolu Dağ Komando Okulu üçüncü tabur dördüncü bölüğe geldim.Hedef vermemek için yani düzdeyiz ya biz.Ben seni nerede koruyacağım. Mücahitler Rumca anons yapıyorlardı.” “Bindirelim jipe bunu Lefkoşa'ya ya da Magosa'ya kadar yolcu edelim yoksa bu sakat. Bölük komutanı üsteğmen İsmail Özgümüş idi. Ovacık’tan helikopterlerle bizi Kıbrıs’a çıkardılar. Biz bir gün Abnat Gölüne yayan intikal ediyorduk.Bizim tabur komutanımız Binbaşı Bedris Tuncer esir düştü. Ortamıza düştü. Kayseri’den şehitler verdik.14 Ağustos sabahı 2. Abdullah AKAD756 “Bizi üç ay Beşparmak’ta unuttular. 176 757 . Şehit aileleriyle görüşmeye gittim.Savaş yeri burası her an emir falan gelebilir. Ateş hattı 50 m. Piyade arkamızdan geliyordu. İlk görev yerim Hozat. Oradan Siirt ve Batman’a gittim. Oradaki Rum Milli Muhafız Alayı’na taarruza girdik. Değiştirmede geri geldiler.”Sonra oturduk. 2. Gökçenler Köyü’ne. Uçaklar bombardıman yaptılar. Bugün böyle bir şey olmuş olsa giderdim. 5 Haziran 1973 tarihinde Eğridir dağ komando okuluna er olarak askere alındım. Mermi sıkıntısı çekmedik. Sivas’tan Lütfü (soyadını hatırlamıyor) . Biz gitmedik. Şehit oldu arkadaşlarımızdan bazıları. Hozat’ta görev yaptıktan 40 gün sonra İzmir Foça’ya geçtim. Ercan Havaalanı’nın karşısına. Uçakların çok faydası oldu. Kızılcahisar'dandı.Gençler savaşa gitmişlerdi. Ölmedin mi savaş güzel. Beşparmak'ta. Binbaşı postası ve şoförü esir oluyorlar. Daha sonra terhis oldum. Uzun boyluları seçtiler. Orada 4 ay eğitim gördüm. Çünkü onlar araziyi biliyorlar. O anda çatışmaya girdik. Bir iki saat kadar konuştuk. Uçaksavarlarla vurdular. Bizde Rum köyünden tavuk .Gece çatışma bitiyordu. Mevzimiz yok. Çünkü o anı o hissi yaşayan bilir kimse bilmez. Oğlundan kalan sigara içmek için tahta takım ve tırnak makasını götürdüm hediye olarak. Beşparmaklarda buruna kadar biz topladık. Harekatta Magosa’ya kadar girdik. Harekata bize geri çekilin talimatı verdiler. Bizi mücahitler karşıladılar. Şehit olan arkadaşların mermilerini de alıyorduk. 756 11 Ocak 2010. Denizli’den Osman Ilgan . Herkes dondu kaldı.abi sen napıyon” dedim. 3 bölük. Silahımız G3 ve A4’ dü .Yayan asfalt vardı. Sonra bizim bölüğümüz 1. Orada gözetleme mevzileri falan yaptık. Annesi bana sarılıp ağladı “Oğlumun kokusu senin üstünde” diye. Harekata Batman’dan katıldım. Sabaha karşı varmıştık zaten oraya. Biz cevap vermezdik. Yanımızda bisküvi falan vardı. 4. Herkes şehidini topluyordu. Bir daha da gitmedim. Beşparmaklara yöneldik. Bizim subaylarımız bilmiyorlar. Kayserili arkadaşım sırt telsizcisi idi. Bin kişiden 800 kişi kaldık.harekat 3 gün sürdü.harekata kadar orada kaldık.İlk gün şehit vermedik. Bir helikoptere 9 kişi bindik. Sağırlar dilsizler okulunda bayağı bir kaldık. Kiliseye topluyorduk. Yozgat’tan. Bizi Adana havaalanına indirdiler. Yanlışlıkla Rum bölgesine giriyorlar. tümene 2. Terhisten iki sene sonra tekrar Kıbrıs’a gezmeye gittim. Esirler önce Serdalı’ya sonra daha geriye gönderiliyordu. Patlamadı. İşkence yapmışlar . Askerler genelde kimi kafasından kimi ayağından kimi karnından vuruldu. Abdullah YAPIŞIK757 “ Havadan ıslık çalarak bir havan düştü. 2.Yarbay dedi “Celaleddin oğlum babanı dedi yolcu et. Biz geri çekildik. 2. 2 Ocak 2010 Torbalı Tepeköy Mah.

Emir geldi. Geri döndük. Aynı günün akşamı cephaneler sayılmaya başladı. Askeri araçlara (revo) yüklendi. Subay astsubayların evlerine gitmeleri yasaklandı. Biz şüphelendik. Televizyondan bazı şeyleri duyuyoruz. Komutanlardan Kıbrıs’a çıkartma yapılacağını duyuyoruz. Kıbrıs’a gidiyoruz, Kıbrıs’ı göreceğiz diye herkes sevinç içinde. Tüm tugay intikal etti. 16 Temmuz’ da hazırlıklar başladı. Revolarla yola çıktık. Bir gece Ankara’da 28. tümende kaldık. Mut tarafında halk yolu kesmiş, araçların içine üzüm atıyordu. 20 Temmuz günü Taşucu’na vardık. Bir gece kaldık. Harekât başlamış çıkartma yapılmış top sesleri duyuluyordu. Dağın eteğinde bir arazide kaldık. 21 Temmuz sabahı dağın eteğindeki koydan helikopterler bizi aldı. 10.15’ de havalandık. Bizimle beraber 15 – 20 helikopter kalktı. Helikopterde üç askerdik. Cephanelerimizi de yanımıza aldık. Helkopter pilotu bize şöyle seslendi;” Çocuklar bakın size güveniyoruz. Türkiye’nin en seçkin birliklerindensiniz. Bugün savaşın ikinci günü. Başarılar diliyoruz” dedi. Yolculuk yaklaşık 45 dakika sürdü. Denizin üstünde adaya yaklaştıkça yanan dağlar da görünmeye başladı. Saat 11.00’ de bizi Beşparmak Dağları’nın güney cephesine “Kırna “ denilen bölgeye indirdiler. Dağın Lefkoşe tarafına. İneceğimiz zaman bize makineli tüfek ve toplarla ateş açıldı. Biz dağlara indiğimiz için ateş bize ulaşmıyordu. Dağda kalmış olan Rum birliklerinde ateş ediliyordu. İndiğimiz yerde insan tulumlarının içine samanla doldurulmuş maketler vardı. Bizim paraşütçüler atmış. Kayseri hava indirme. O an için başımızda bir başçavuş vardı. İlk hatırladığım başçavuşun postası elindeki tomson makinalı tüfeği yanlışlıkla tetiğine dokunup silahı ateş alması ve başçavuşun pantolonunu delmesini hatırlıyorum. Yanımızda bolca teğmen ve bazı rütbeli subaylar vardı. Üsteğmen Nizamettin Sungur vardı. Yanımda şehit oldu. Subayların nezaretinde Beşparmak Dağları’nda dağlara tırmanarak “Beyazev” denilen bir adrese gittik. Önümüzde bizden bir gün önce çıkan piyade birlikleri Rumlardan gelen ateşlere cevap veriyordu. Boğazdan tırmandık. Beyazev’in kuzeyine döndüğünde karşında “Santiagon Kalesi” vardı. Hava oldukça sıcak. Saat 1-2 dolayları idi. 11 kişilik timler halinde bizi ayırdılar. Başımızda subaylar vardı. Bize çeşitli nokta hedefler verdiler. Teğmenin birisi de Servet Yanar’dı. Ben Üsteğmen Nizamettin Sungur’un grubunda kaldım. Bölgedeki küçük küçük parça parça kalan Rum birliklerine yöneldik. Görevimiz bu Rum birliklerinin imha edilmesi idi. Üsteğmen Nizamettin Sungur 758’un emrinde Beyazev denilen yerden Girne’ye doğru inmeye başladık. İnerken solumuzda 15-20 metre genişliğinde küçük bir derenin yanından gidiyorduk. Denizli’den çavuş veya onbaşı birliğini kaybetmiş. Bize katılmıştı. Bizimle beraber hareket ediyordu. Bir portakal ağacının üzerinde bir Rum askeri gördü. Tabancayla ateş etti. Ama vuramadı. Rum askeri kaçtı. Üsteğmen bizim önümüzde yürümeye başladı. Biz de beş metrelik ara ile avcı yürüyüşündeydik. Üsteğmeni takip ediyoruz. Bir ara üsteğmen “dağılın çocuklar” dedi. Dağıldık. Dağılırken ateş açıldı. Derenin karşı yüzünden bize ateş açıldı. İlk sıcak temas orada oldu. Saat 2-3 sıralarıydı. Hepimiz ağaç, kaya arkasına sığındık, araziye göre mevzi aldık. Onlardan yoğun bir ateş geldi. Biz de yoğun ateşle cevap verdik. Benim tüfeğim ilk ateşte tutukluk yaptı. Sağ tarafımda arkadaşım Konyalı çavuş Ahmet Tapur vardı. Dedi ki “ berber ne yapıyorsun?” “Ateş etmiyor” dedim. ”Şarjörünü iyi oturt!” Baktım şarjör tam oturmamış. Orturttum. Ateşe başladım. Herkesin üzerinde 100 mermi var.Yoğun ateş karşılıklı devam ediyor. Bu esnada bize göz yaşartıcı el bombası attılar. Herkesin gözü yanmaya başladı. Üsteğmen 13 veya 15 metre benim önümde. Ateş kesin emri verdi. Ateşi kestik. Bir sessizlik oldu. Ortada duman var. Rumlar tekrar devam etmeye başladı. Bizimkiler de ateşe başladı. O ikinci ateşte bizim üsteğmen şehit oldu. Miğferi paramparça olmuş. Omuzları, böbrekleri paramparça olmuş. Üsteğmen adeta kalbura dönmüş. Benim 15 metre önümde oldu bunlar. Üsteğmenin vurulduğunu hissettiğim. Çünkü bir daha hiç sesi çıkmadı. Yoğun ateşten sonra Bayındır’ın Yusuflu Köyü’nden İsmail Erbey ayağa kalktı. Derenin öbür tarafında yaralı bir Rum vardı. Elinde sten tabanca vardı. Silahını at dedi. Hem de eliyle işaret etti. Atmadı. Onu orada vurdu. İsmail bir tanesinin yaralı kaçtığını gördü. Herkes toparlandı. Kalktık. Bizim üsteğmenin üzerinde nereden baksan 15-20 mermi deliği vardı. Denizli’den bir pehlivan çocuk vardı. O yaralanmış.Başçavuşun emrine girdik.Başçavuş sıhhiyeciydi. “ Çocuklar toplanın” dedi. Toplandık. “Yaralı, şehit var mı?” Bir şehit bir yaralı diye bilgi verdik. Üsteğmenin postası telsizle S3 Yüzbaşı Cennetoğlu’nu aradı. Bilgi verdi. Yüzbaşı bize şehit ve yaralıyı alın geriye dönün emri verdi. Yüzbaşı Beyazev’den bölüğünü idare ediyor. İyi de nasıl getireceğiz? Ağır, yorgunluk sıcak, açlık... Bir de dağa tırmanacaksın. Yanımızda büsküviler vardı. Karargâhımız Beyazev’e gittiğimizde konserve veriyorlardı. Yaralıyı getirdik. Şehidi orada bıraktık. Akşamüzeri yüzbaşı beş kişilik bir tim oluşturdu. Bir landroverle şehidi almaya gönderdi. Şehidi nereye götürdüler bilmiyorum. Şehidin
758

Şehit Üsteğmen’in ailesine Sivas’ta ulaşılmış, kayıt örneği öğretmen kardeşine gönderilmiştir. 177

mezarı Boğaz şehitliğinde. Biz orada üç gün kaldık. Birinci harekât bitti bitmek üzere. Hava kuvvetleri yoğun bombardıman yapıyor. İlk çıkartmayı yapan 28. Tümen. Onlar bayağı bir zayiat vermiş. Karargahta çamların altında tüfek temizlerken havadan ıslık çalarak bir havan düştü. Ortamıza düştü. Patlamadı. Herkes dondu kaldı. Kademeci esmer alçak boylu Abdullah Başçavuş aldı, götürdü. Bazı arkadaşlarda küçük radyo vardı. Biz gelişmeleri dinlemeye çalışıyoruz. Bizim yanımıza Hürriyet Gazetesi muhabiri geldi. Bazı subay ve askerlerle röportaj yaptı. Bize dağların tepesinden eteklerine kadar tarama emri verildi. Rum kalıntısı varsa temizleyin dendi. Yaklaşık 20-30 km.lik bir alanı taradık. Gece döndük. O gün yorgunluktan bittik. Orasını piyade birliğine bıraktık. Sürekli yer değiştirmeye başladık. Gittiğimiz yerde 3-5 gün kalıyorduk. Nerelerde kaldığımızı bilmiyorum. 13 Ağustos gecesi yola çıktık. Lapta’ya geldik. Lapta ele geçirilememiş. Görev bizim tugaya ve bölüğe verildi. Sabah saat altı sıralarında biz 28. Tümenin önüne geldik ve karşılıklı yoğun ateş açılmaya başlandı. Saat 11-12 sularında Lapta düştü. Şehri ele geçirdik. Hâlbuki radyo saat 8-9 da Lapta’nın alındığını söyledi. Ama sıcak çatışma devam ediyordu. Lapta’da 15 -20 kişi esir aldık. Hatta bir tanesi subaydı. İstanbul’u çok iyi biliyordu. Biz geriye çekildik. Beşparmakların üzerinde düz bir araziye çıktık. Orası daha önce Rum birliğinin karargâhı imiş. Beş on gün orada kaldık. Tabur veya bölük komutanı: “Yoldan benden habersiz kimse geçmeyecek” diye emir vermişti. Bir gün 28. Tümen komutanı geldi. Yolu ancak yüzbaşı gelince açtık. Emir öyleydi. Asker bir gün keçiboynuzu yemiş. Keçiboynuzu kabız yapıyor. Özellikle kuru fasulye yemeği verildi. Hadi tüm asker ovada. Amel. Akşamüzeri tekrar toplandık. Omorfo tarafına gideceğiz. Gece bir top atışı başladı bize karşı. Top atış menziline girmemek için orada kaldık. Mevzi aldık. Ateş devam ediyor diye yolu değiştirdik. 15 Ağustos’ta Gaziveren Köyü’ne geldik. Rumlar bir gün önce Gaziveren köy halkını okula toplamışlar. Erkekleri de esir almışlar. Okulun dışında ve içinde mermi izleri vardı. Köydeki bir nene anlattı. Rumlar okulun içine halkı topladıktan sonra içlerine el bombası atmışlar. Orada bayağı çoluk çocuk öldürmüşler. Nene bize anlattı. Yanında 8-10 yaşlarında iki kız torunu vardı. Sarı boyalı bir evdi. Rumlar köyde katliam yapmışlar. O köyde arama ve tarama yapıldı. Birkaç esir yakalandı. Orada 5 gün kaldık. Oradan Lapta Köyü’ne Rum askeri birliğinin olduğu yere gittik. Piyade er. Şerif oğlu 1954 doğumlu.50. Piyade Alayı 2. Tb.Şehit olduğu yer ve tarih: Lefkoşa. 15 Ağustos 1974. Mehmet Remzi Gökhan, Kıbrıs Barış Harekatında İlginç Olaylar, İstanbul, 2007 (2. Baskı)Toplumsal Dönüşüm Yayınları., Muzaffer Sever (Mete Bey), 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Bitmeyen Gece, İstanbul, 2010, Kastaş Yayınevi.,İsmail Müftüoğlu, Bilinmeyen Yönleriyle Kıbrıs Barış Harekatı ve Perde Arkası, İstanbul, Tarihsiz, Alioğlu Yayınevi,Mesut Günsev, 20 Temmuz 1974 Şafak Vakti Kıbrıs, İstanbul,2007 (5. Basım), Alfa Basım Yayım,İbrahim Artuç, Kıbrıs’ta Savaş ve Barış, İstanbul, 1999, Kastaş Yayınevi, Salih Şahin, 1974 Kıbrıs Gazisi Olmak ( Anılar ve Tavsiyeler), İstanbul, 2007, Kutup Yıldızı Yayınları, Ertuğrul Üçler, 35. Yılında Kıbrıs Deniz Çıkartmasının İç Yüzü 1974 Kıbrıs Çıkartması, İstanbul, 2009, Yeniyüzyıl Yayınları, Yard.Doç.Dr. Mustafa Tarakçı, Kıbrıs Barış Harekatı, İstanbul, 2010, Hiperlink Yayınları, Erol Mütercimler, Satılık Ada Kıbrıs Kıbrıs Harekatının Bilinmeyen Yönleri, İstanbul, 2010,(8. Baskı), Alfa Basım yayım, Ulvi Keser, Kıbrıs’ta Yer altı Faaliyetleri ve Türk Mukavemet Teşkilatı,İstanbul, 2007, Iq Kültür sanat yayıncılık. Em. Tümg. Cumhur EVCIL, Kıbrıs Barış Harekâtı Anıları, Önce Vatan Gazetesi, Tüm görüntü kayıtlarının bir örneği kongreyi gerçekleştiren derneğe verilmiştir. Ayhan Çam(Vefatı: 1990), M. Ali Pekdemir (Vefatı:2002).

Muzaffer YÜKSEL

178

Celalettin KIVILCIM

Abdül YAPIŞIK

Nejmittin KABASAKAL

Ali AKGÜL

179

Arama sırasında bir Rum evinden alınan ve halen saklanan fotoğraf Abdullah AKAT Metin TERZİOĞLU 180 .

Mehmet DOĞAN Hüseyin SÖBÜ 181 .

(Cüneyt Arkın ile Önce Vatan filmi çekiminde) Komando bölüğü Beşparmaklar’da (Günaydın Gazetesi) Adem Yavuz’uz Beşparmaklarda çektiği fotoğraf (Fatma Girik ile Önce Vatan filmi çekiminde) Arka fondaki asker Hüseyin Söbü (Günaydın Gazetesi) 182 .

Yusuf ÇAKIR İbrahim KARAASLAN Çetin GÜMÜŞ İbrahim Karaaslan’ın babasının Kıbrıs’ta ziyareti 183 .İbrahim SOYKAN Komando bölük komutanı şehit üsteğmen Mermi TONBUL (Bu fotoğraf askeri Hüseyin Söbü tarafından 1974 yılından beri cüzdanında saklanmaktadır.

Cemil TUNAY Macit BURUNCUK Gazeteden eve verilen mesaj (Günaydın Gazetesi) Paraşütle atlama için uçağa biniş anı Kemal YAŞA Mustafa EFE 184 .

Bayram tebriki (arkayüz) 185 .

186 .

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful