ISSN 1303-0191

KASIM 2007 • CÝLT:15 • SAYI:180
AYDA BÝR YAYINLANIR ÜCRETSÝZDÝR

ARAD

Ellerimiz Kalbimizin Ahengini Yaratýr.

ANKARA RUHSAL ARAÞTIRMAL AR DERNEÐÝ BÜLTENÝ
Ankara Ruhsal Araþtýrmalar Derneði’nin yerel-süreli yayýn organýdýr.© Cilt:15 Sayý:180 • Kasým 2007 • ÜCRETSÝZDÝR
T.C. Ankara Valiliði 12.11.1992 tarih ve 12135 sayýlý izni ile ayda bir yayýnlanýr.

Dernek adýna sahip ve sorumlu müdür: Ýsmet Yalçýn Yönetim ve Dernek Merkezi:
Necatibey Cd. No:72/7 06430 ANKARA Tel+Faks: (0312) 2312857 e-posta: aradposta@yahoo.com
Basým: Damla Matbaacýlýk Ltd.Þti. Tel:0312.321 75 16 • Kuyuyazýsý Cad. No:24 Etlik - ANKARA Basým Tarihi / Yeri : 24 Ekim 2007 / Ankara Abone olmak isteyenlerin Dernek Merkezi’ne baþvurmalarý gerekmektedir.

ISSN 1303-0191

ETKÝNLÝKLERÝMÝZ SALI
06 Kasým 13 Kasým 20 Kasým 27 Kasým

KASIM 2007

• Konferans 19:00 - 20:30 •
HIRSLARIMIZIN TUTSAÐI OLMAK..........................................................Ercüment KAYA DOÐRU ZAMANDA, DOÐRU MEKÂNDA, DOÐRU ENERJÝLER ...................Adnan ERSOY HAYATA BAKIÞ PERSPEKTÝFÝMÝZ NASIL OLMALI? ....................................Ýsmet YALÇIN DUYGUSALLIK HAYATIMIZI NASIL YÖNLENDÝRÝYOR? ..............................Günay YALÇIN

C.TESÝ
24 Kasým

• Konferans 16:00 - 17:30 •
IÞIK ÇAÐININ BÝLGÝSÝ................................................................................Seyhan OKAN

ETKÝNLÝKLERÝMÝZ, “Necatibey Cad. No:72/7 Sýhhiye - ANKARA” adresindeki Dernek Merkezindedir.

T ü m e t k i n l i k l e r ü c r e t s i z v e h e r k e s e a ç ý k t ý r. Derneðimizin açýk olduðu gün ve saatler: Salý 17.30-20.30, Cumartesi 15.00-18.30

MERKEZLERÝMÝZ

Merkezlerimizde, baþta konferanslar olmak üzere halka açýk etkinliklere katýlým ücretsiz ve serbesttir. • Ý N S A N L I Ð I B Ý R L E Þ T Ý R E N B Ý L G Ý Y Ý YAY M A ( B Ý LYAY ) VA K F I Hasnun Galip Sokak Pembe Çýkmazý No:4/6 Beyoðlu-ÝSTANBUL http://www.bilyay.org.tr Tel:0212.2493445 Fax:0212.2520718 e-posta: bilyay@bilyay.org.tr • info@ruhvemadde.com • ANKARA RUHSAL ARAÞTIRMALAR DERNEÐÝ Necatibey Cd. No:72/7 06430 ANKARA e-posta: aradposta@yahoo.com Tel:0312.2312857 Fax:3256042 • ÝZMÝR RUHSAL ARAÞTIRMALAR DERNEÐÝ
Mustafabey Cd. No:1/1 Kat:6 D:24 Alsancak-ÝZMÝR e-posta:irader@superonline.com Tel:0232.4640017 Fax:4227212

• ADANA RUHSAL ARAÞTIRMALAR DERNEÐÝ Ramazanoðlu Cad. Kutlu Apt. Kat:1 Daire:2 01130 ADANA e-posta: adrad@ttnet.net.tr Tel:0322.4546029 • K.K.T.C. RUHSAL ARAÞTIRMALAR DERNEÐÝ Hürriyet Cad. No:27 Girne-K.K.T.C. e-posta: krad1992@yahoo.com Tel:0392.8152205

ARAD Bülteni’ne abonelik ücretsizdir. Abone olmak isteyenler adreslerini ve telefon numaralarýný 231 28 57 no’lu telefon veya diðer iletiþim araçlarýyla bildirebilirler. A b o n e l e r i m i z d e n r i c a m ý z, gerektiðinde bülten ve diðer konularda eleþtirilerini ve düþüncelerini bizlerle paylaþmalarýdýr. Katkýlarýnýz için teþekkür ederiz. • ARAD •

Sevgili Okuyucular
Sevgi, bir enerjidir, bir kuvvettir, bir kudrettir. Nasýl ki zaman enerjisi ve hayat enerjisi dediðimiz enerjiler varsa, kâinat içerisinde birtakým esiri enerjiler mevcutsa, bizde birtakým ruh halleri meydana getiren "sevgi" adýný verdiðimiz bir enerji türü de vardýr. Bu enerji türünün en büyük özelliði, iletiþimi saðlamasýdýr. Sevgi enerjisi varlýktan varlýða birtakým ruh halleri, birtakým etkiler, bilgiler taþýyan bir enerji türüdür. Varlýklar arasýndaki temel baðlantý sevgi enerjisi vasýtasýyla meydana getirilir. Sevgi enerjisi ortadan kalktýðý zaman varlýklar arasýndaki iletiþim de ortadan kalkar. Ýletiþimi çok geniþ manâda, her yönüyle ele almak lazýmdýr. Maddî ve manevî bütün iletiþimler ancak sevgi enerjisi vasýtasýyla olur. Sevgi enerjisi hem ruhsal dünyadaki ve fizik dünyadaki varlýklar arasýndaki iletiþimi hem de bu iki dünya arasýndaki iliþkiyi saðlar. En uzak galaksi ile en yakýn galaksi arasýndaki "esiri" dediðimiz baðlarýn öteki ismi sevgi baðlarýdýr, sevgi enerjisidir. Gerçek sevgiyi biz bu þekilde anlýyoruz ve bu þekilde anladýðýmýz zaman birçok meseleyi daha kolaylýkla kavramamýz mümkün olur. Ýnsanoðlu hayatta sabit bir davranýþ içerisinde kalamaz çünkü sürekli bir geliþim içerisinde bulunan varlýðýn sabit bir davranýþý olamaz. Sabitlemeye çalýþýrsanýz, onu, enerji yiyici bir hâle getirirsiniz. Bu durumda o kiþiyi, enerji üreten yani Rab'bine benzer, yaratan, sürekli olarak veren bir güneþ gibi olmaktan ziyade, üzerinde hiçbir varlýðý barýndýrmayan Ay' a çevirmeye çalýþýyorsunuz demektir. Onun için bize “Ay'a deðil Güneþ'e benzemeye çalýþýn” denilmiþtir. Selâm ve Sevgiler ARAD

1
ARAD BÜLTENÝ • KASIM 2007

Anadolu Misyonu
Metapsiþik Araþtýrmalarýn ülkemizdeki icra þeklinin çok özgün olduðunu görmemek imkânsýzdýr; bu özgünlük ülkemizin kültürel mirasý ve buna baðlý olarak da spiritüel görevinin bir sonucu olarak ortaya çýkýyor inancýndayýz. Kültürel mirasýmýz derken yazýlý metinler, örf, adet, inanç, etnik ve genetik mirasla beraber, asýl ruhsal mirasý kastediyoruz. Anadolu’ya büyük bir sevgi ve arzuyla gelen genetik atalarýmýz, iç varlýklarýnda mevcut bir MÝSYON’ u da taþýyorlardý. Bu misyon, insanlýk adýna ve insanlýk için yapýlacak bir dizi eylemlerden meydana gelen manevî yönü çok baskýn, yenileþtirmecilik hareketleriydi. Anadolu insaný, büyüklü küçüklü eylemlerle daima müceddit (yenileyici) olmuþtur. Asya’dan, o büyük misyonlar kýtasýndan Batý’ya doðru gelirken müceddit niteliðini de hemen uygulamýþ, kutsal Þamanlýk’ý mübarek Ýslam’la mecz etmiþ, hiçbir Ýsrailiyat ve Arabi geleneðe iltifat etmeden kendi özündeki temiz hayatý, doðal hayata geçirmiþ; kabile ve cemaat zihniyetine asla kapýlmadan “yetmiþ iki millete bir gözle bakmayýþý” kýnayarak, küresel anlayýþýn ameli uygulamasýný yaparak, kendi resmi inanç

ERGÜN ARIKDAL

2
ARAD BÜLTENÝ • KASIM 2007

koþullarýný aþýp geçmiþ; vicdaný baþtacý yaparak her türlü baðnazlýðý dýþlamýþ, emri daima aklýndan ve vicdanýndan alarak yenileþtirmeci misyonunu sürdürmüþtür. Bu misyon daha en büyük eylemini tamamlamadý. Yenileþtiricilik misyonu, asýrlar süren bir eðitim, öðretim ve imtihanlar boyunca yerini, insanlýðýn yeni inancýný, yeni bilgisini, yeni anlayýþýný yeniden kurmak üzere daha kapsamlý bir duruma geçirilmiþtir. Kadim inançlar, dogmalar vazifelerini yerine getirdiler. Yeniden kuruculuk misyonu ile yükümlü Anadolu insaný, son hýzla bu evrensel vazifesinin hazýrlýðý içinde… Varlýðýnýn derinliklerinde geliþtirdiði BÝRLEÞTÝRÝCÝ’ lik þuuru, inançtan doðan kardeþliði deðil, varlýktan doðan ÝNSANLIK KARDEÞLÝÐÝ bilgiyle öðretecek þekilde geliþmiþtir. Bu toplumun, bu halkýn insanlarý olarak Dünya insanlarýna örnek olacak þekilde bir realite deðiþimini gösterebilecek liyakati elde etmek zorundayýz . Örnek olacaðýmýz husus maddeden deðil, ruhtan kaynaklanan bir kudretin nelere kadir olduðunu göstermektedir. Bu ulus vazifeli bir ulustur; ta Orta Asya’dan çýkýp Anadolulaþan Küçük Asya’ya kadar göç edip

Yeniden kuruculuk misyonu ile yükümlü Anadolu insaný, son hýzla bu evrensel vazifesinin hazýrlýðý içinde… Varlýðýnýn derinliklerinde geliþtirdiði BÝRLEÞTÝRÝCÝ’ lik þuuru, inançtan doðan kardeþliði deðil, varlýktan doðan ÝNSANLIK KARDEÞLÝÐÝNÝ bilgiyle öðretecek þekilde geliþmiþtir.

3
ARAD BÜLTENÝ • KASIM 2007

4
ARAD BÜLTENÝ • KASIM 2007

gelmesi ‘’büyük misyonu’’nun bir parçasýný oluþturur. Anadolu’da gelip geçmiþ bütün uygarlýklarýn özü, Yüce Vazife’nin yerine getirilmesi için yapýlmýþ olan ve çeþitli zaman dilimleri arasýna serpiþtirilmiþ olan hazýrlýk çalýþmalarýdýr. Anadolu adeta, belli bir Yüce Vazife’nin nihai noktasýný, ulaþýlacak olan en üst seviyede temsil edebilecek niteliklerle donatýlmak üzere, yüzyýllardan beri hazýrlanmýþ bir görünüm arz etmektedir. Sanki üzerine kurulmuþ ve göçüp gitmiþ bütün uygarlýklarýn asýl gizli-temel iþlevleri Anadolu denilecek olan kutsal bir Ortak Alan’ýn oluþturulmasý olmuþtur. Eðer bunu etki açýsýndan ele alýrsak, Anadolu, Yüce Vazife’yi nihayetine erdirmek için özel olarak oluþturulmuþ bir cazibe odaðý haline getirilmiþtir, dememiz gerekir. Yüzyýllarýn zaman açýsýndan bir deðeri yoktur. Deðerli olan, tam zamanýnda iþlevini yerine getirebilecek bir olgunluða, nitelik bütünlüðüne kavuþmasýdýr. Anadolu, bütün insanlarý ve unsurlarýyla, giderek artan bir hýzlanma temposu içinde yüce kutsal görevine layýk olmak için, açýk yüreklilikle çabalayýp durmaktadýr. Bu çabalamanýn asýl tarihi “kurtuluþ Savaþý” denen kozmik bir hareketin Dünya’daki yansýmasý olarak ortaya çýkmýþtýr. Anadolu, bütün varoluþu süresince daima en büyük “ortak alan” kimliðini korumuþ, emsalsiz bilgi pýnarýnýn tertemiz sürdürebilmiþ “vahiyler”in hayat bulduðu en mübarek mekân olarak zaman

enerjisinin gerçek eþi olmuþtur. Onlarca gerçek Vazifeli Ruhlar, enkarnasyon için bu mekâný kandilerine mesken edinmiþlir, kendi varlýklarýnýn ateþini bu mekânda “bir daha” parýldatarak tüm insanlýða görünen ve görünmeyen tesirlerini gönderebilmiþlerdir. Görünen etkilerini doðru-eðri tarih bilgisi olarak tespit edebiliyoruz. Ama görülmeyen fakat için için yanan bir ateþ gibi eylemine ara vermeyen etkiyi henüz resmi bilimsel zihinler anlayamadýlar. Anlamalarý da gerekmiyor zaten… Halkýn dejenerasyon karþýsýnda gösterdiði hassasiyet henüz yeterince ince deðildir… Anadolu’daki ulusun sahip olduðu nitelikler kesinlikle hiçbir toplumda mukayese edilemezler. Bu niteliklerin oluþabilmesi ve doðal bir þekilde yaþanabilmesi için yüzyýllar süren göksel bir eðitimin içinden geçtiðini, hatta þimdi de geçmekte olduðunu bilmemiz gerekir. Bu ulusun tarihini bir gözden geçirin, ama bu açýdan bakarak… O zaman ne müthiþ Bir topluluk karþýsýnda ya da içinde olduðunuzu anlamanýz mümkün olacaktýr. Anadolu insanlarý her zaman, çevresindeki topluluklardan çok daha hýzlý bir þekilde ilerleme kaydetmiþtir. Bu ilerlemenin yönü, çevresel ilerlemenin aksine, merkezi bir ilerleme tarzýnda oluþmuþtur. Farklý bir yönde yapýlan bu ilerleme sonucunda Anadolu, Yüce Vazifesini yerine getirebilecek liyakatini muhafaza ettikten baþka, liyakatini de artýrabilmiþtir. Anadolu’ya özgü

• RUH ve MADDE, Sayý 572, Sf.4-8 •

geliþmenin üzerindeki ince örtünün altýnda olanlarýn çok farklý bir akýþ izlediðini, bu akýþýn ince örtü kalktýktan sonra, fýþkýrýrcasýna Dünya’nýn en ücra köþelerine akýþkanlýðý vasýtasýyla girebilecek bir özellik taþýmakta olduðunu görmemiz gerekir. Anadolu yüzyýllar boyunca kendi yapýsýnda her türlü yüksek deðeri barýndýrabilmiþtir. Ayrýca bu yüksek deðerlerle çeþitli çevreler kurarak gerekli ortamý hazýrlamýþtýr. Bu ortam Yüce Vazifesinin hedefi olan Yüce Bilgi Kitabý’nýn ýþýðýný her yana göndereceði ortamdýr. Mevcut görüþlerin hiçbirisi bu ulusun özeliklerini ortaya koyabilecek yeterlikte deðildir. Son zamanlarda bir flaþ gibi parlamaya baþlamasýný “fýrsat yakalamak” gibi anlamsýz bir sözle açýklamak dar görüþlerin yansýmasýndan ibarettir. Fýrsat tesadüfün diðer ifadesi gibidir. Oysa bu ulus bugüne kadar fýrsatçý, tesadüfçü, yönlendirilmelerle deðil, kendine özgü nitelikleriyle kendini yetiþtirmiþ, her þeyi liyakatinin bir karþýlýðý olarak elde etmiþtir. Flaþ gibi parýldamasý Yüce Vazifesinin bir gereðidir. Her yerden görülmesi gereken, hissedilmesi zorunlu olan bir devreye girdiði için hayretler içinde olsalar bile, Dünya insanlarýnýn Anadolu’nun Iþýðý’ný yakalamak için seferber olacaklarý günler çok yakýndýr. Anadolu merkez bir ülkedir. Iþýðý her taraftan görülecektir. Þu anda Anadolu için yaratýlmakta olan konum bu maksadý taþýmaktadýr. Hem içeriden, hem de dýþarýdan büyük bir destek alarak kendini Yüce

Vazifesine hazýrlamaktadýr. Ýnsanlýðýn spiritüel tekamülünün çatýsý kuruldu; bütün geçmiþ ancak bu çatýyý kurdu. Þimdiden sonra artýk gerçek binanýn inþasýna geçilecektir. Ülkemiz, Büyük Deðiþim Bilgileri’nin daima ya oluþum yeri olmuþ ya da sonradan bu bilgileri yayma hazýrlýk ve mücadelesini vermiþtir. Bu toplumun liyakatini artýrmasý için gerekli her türlü imtihaný geçirdiði ve geçirmekte olduðu düþünülürse hepimizin gerçekten geleceðin “tekâmül yolu rahberliðini” üstlenecek vasýfta olacaðýmýz apaçýktýr… Ülkemizin “Mukadder Ýnsanlýk Görevini” yerine getirebilmesi için, ulaþacaðý tekâmül devrelerinin icaplarýyla karþýlaþacaðýz. Her þey kendi koþullarý içinde gerçekleþecek ve sonuç bu ülkenin ihtiyacý olan bir deðiþim-mutasyon tarzýnda gözükecektir. Ülkemizin tekâmülle ilgili tarihsel görevini yerine getirmesi için gerekli olan deðiþim süresi içinde, takdir edilen hýzla ilerlemektedir… Türkiye’nin insanlýk karþýsýndaki görevini yerine getirme hazýrlýðý bize göre, mükemmel bir þekilde geliþmektedir. Dünya bir deðiþimin eþiðindedir. ANADOLU! Doðu ile Batý’nýn uygarlýk ilkelerini daðýtan kaynak! Görünmeyen ELLERÝN fýþkýrdýðý enerjiyi toplayýp daðýtan ülke, kat kat bilgi dolu topraklarýn var. Hiçbir fani güç seni EVRENSEL BÝLGÝ VAZÝFENDEN alýkoyamaz. Göklerin Hudut Bekçileri sýnýr boylarýný korudular tam iki bin yýldýr; sonuna dek korunacaksýn kýyametin.

5
ARAD BÜLTENÝ • KASIM 2007

Bulunduðumuz Noktayý Saptayabilmek
• Elvan Öðüt

6
ARAD BÜLTENÝ • KASIM 2007

nsanýn en büyük yanýlgýsý kendisini hep olduðundan daha yüksek noktalarda görmesidir. Bu, insanýn kendisine olan güvenini kaybetmemesi açýsýndan oldukça iyi bir þeydir. Fakat insanýn kendisinin hangi noktada bulunduðunu bilme derecesine göre bunun sonuçlarý deðiþir. Ýnsanýn baþarýya ulaþmasý kendisine güven duymasýyla baþa baþ gider. Kendine güven duyan insan, kafasýnda baþarýsýzlýk düþüncesini çok fazla barýndýrmaz. Yapabileceðinden emindir ve zaten bunun için kendisine güvenir. Baþardýkça da hep daha ileriye yürüme isteði beraberinde gelir. Hele bir de kiþi yapý olarak çaba gösterme eðilimi taþýyorsa o zaman iþler çok daha akýcý bir þekilde ilerler. Fakat insan bulunduðu noktanýn her zaman farkýnda olmalýdýr. Kendimize olduðumuzdan fazla paye biçmeye gerek yoktur. Olan neyse bizim gerçeðimiz de odur. Geliþmek istiyorsak, kendimizi sorgulamaktan

Ý

kaçýnmak gereklidir. Baþarýlarýmýz ile insani geliþimimiz baþa baþ gitmekte midir? Baþrýlarýmýzla birlikte kibrimizin de giderek artýp artmadýðý oldukça önemli bir ayrýntýdýr. Çünkü egomuz kendisini ön plâna çýkarmak için elinden geleni yapar. Ve eðer bize “en iyi ve mükemmel” olduðumuzu düþündürmeye baþlamýþsa bunun, egonun oyunlarýna karþý uyanýk olmamýz için bir uyarý olarak ele alýnmasýnda fayda vardýr. Ego kontrol altýnda tutulmadýðý zaman bizim için tehlikeli olmaya baþlayabilir çünkü iç dengemizin bozulmaya baþlamasý söz konusudur. Baþarýlarýmýz bizde kibir duygusu yaratýyorsa, bu noktaya dikkat edilmesi gerekir. Kibir insan için tehlikelidir. Ýçin için hiç fark etmeden insaný zehirler durur. Kibir ön plânda oldukça baþarýlarýmýzla birlikte biz kendi varlýðýmýzdan ödün vermeye baþlarýz. Olumlu insani tarafýmýzýn bastýrýlmasýyla baþarýlarýmýzýn dengesi de bozulmaya baþlar. Kibrimiz varlýðmýzdan bize ulaþan tüm kanallarý kapatmaya baþlar. Baþarý, kendinden dýþýna hizmet anlayýþý içermediði müddetçe gerçek amacýna ulaþmýþ sayýlmaz.

Yaþantýmýzý devam ettirirken yüzde yüz mükemmel olmayý beklemek çok büyük bir iddia olacaktýr. Mükemmellik iç dünyamýz ile dýþ dünyamýzýn dengesinin saðlanmasýyla ortaya çýkabilecek bir þeydir. Biz yalnýzca egomuzu tatmin edecek bir baþarý dengesi kurma ihtiyacý içerisinde yaþýyorsak, bu bir zaman sonra içsel olarak bizi rahatsýz etmeye baþlayacaktýr. Birtakým içsel huzursuzluklar, tekrar eden ve bir türlü de geçmeyen rahatsýzlýklar baþ göstermeye baþlayacaktýr. Bu, özümüzün durumdan þikayetinin bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Baþardýklarýmýz ya da ortaya çýkarmakta olduðumuz iþler, zaten çaba ve çalýþma yasalarýnýn doðal birer uygulamasý olarak ortaya çýkmasý gereken sonuçlardýr. Bunlar övünülmesi gereken þeyler deðildir. Övünme ihtiyacý doðal bir ihtiyaç deðildir ve aslýnda egoizmanýn pohpohlanma ihtiyacýndan kaynaklanan yapay bir ihtiyaçtýr. Bir þeyi tamama erdirmiþsek, bu gerçekten çok güzel bir þeydir. Bu çaba ve iradenin sonuçlanmýþ halidir. Çok deðerli bir þeydir. Fakat unutmayalým ki bir baþarý bir sonraki adým için bir baþlangýçtýr. Her son baþka bir

baþlangýcý hazýrlamaktadýr. Hiçbir þey bir noktada gelip de kalmaz, asla da kalmamalýdýr. Ýnsan bir þeyleri yapmak ve baþarmak ihtiyacýndadýr çünkü bu temel itilim öncelikle egosunun tatmin edilme ihtiyacýndan kaynaklanmaktadýr. Çünkü insan bedenli yaþantýsýndan dolayý egoizme yatkýndýr. Ego, sýnýrý aþmadýkça insan için itici güçtür. Fakat insanýn þuurlu bir varlýk oluþu ona birtakým sorumluluklarý yüklemektedir; yani þuur durumu kendisini yönlendirebilmeyi ve kontrol edebilmeyi gerektirmektedir. Ýnsan amaçlarý, hedefleri, sorumluluklarý ve egoizmasýnýn istekleri arasýnda gidiþ geliþler yaþar. Þuurlu varlýk olarak o, sürekli mücadele içerisinde olacak olan bir varlýktýr. Bu konumunu iþlevsel konuma getirmezse, uygulamada onu diðer varlýklardan ayýran bir sýnýr kalmaz. Yoksa hayvanlar içgüdüsel tarzda da olsa bizlerin otomatik yaþayýþlarýmýzdan çok daha etkileyici yaþam tarzlarýyla bizi elimine edebilirler. Bir hedefe doðru koþarken belki de yapmamýz gereken en önemli þey, hedefe neden koþtuðumuzu sorgulamaktýr: Yalnýzca kendimizi tatmin etmek için mi, yoksa bir hizmet anlayýþý içerisinde mi?

7
ARAD BÜLTENÝ • KASIM 2007

Sondaj Tesirler

SADIKLAR PLÂNI’ndan alýntýlar
Celse: 60 • 6.4.1965

GERÝ tesir hiç bir taraftan gelmemektedir. Geri tesir, her
taraftan gelmektedir. Þöyle ki, ruh, türlü kesafetteki maddî vasatlarla deðiþik anlarda irtibatta bulunabilir. Bu irtibatý kabaca, çok kabaca bir radar irtibatýna benzetebilirsiniz. Ruhun intiþar etterdiði sondaj tesirler, muhtelif kademelerden ve muhtelif þuur sahalarýndan iz alýp dönecektir. Varlýðýn muhiti ile olan irtibatý, sondaj tesirleri vasýtasý ile olur. Burada varlýkta, kaba veyahut ince tesir intibatýný ve bilgisini ortaya þey, ruhun sondaj tesirlerini istikametlendirdiði vasatlarýn kalitesidir. Ne ekerse onu biçer. Bir de geri veyahut yüksek diyebileceðiniz bir tesir nevi daha vardýr. Bu bilinen manasýnda ruhlar arasýndaki irtibattýr. Ruhî bir plânýn, sizlere dalga dalga, yýðýn yýðýn yollamýþ olduðu türlü tesirler vardýr. Az bilgili, dar þuurlu bir varlýðýn da dalga dalga ve yýðýn yýðýn yollamýþ olduðu tesirler vardýr. Fakat insanoðlunun en çok müteessir olduðu husus, kendisi tarafýndan intiþar ettirilen tesirlerin, kaba vibrasyon intiþar ettiren objelere ulaþmasý ve cevabýný almasý neticesinde gözükür. Burada en mühim rol, niyet ve imajinasyonunuzdur. Bunu unutmayýnýz. Aþaðýda hürriyet sizin. Yukarýda ancak ihtiyacýnýz kadar.
SÖZLÜK : kesafe: yoðunluk, sýkýlýk • vasat: ortam • intiba: izlenim • intiþar: yayýlma, daðýlma, genelleþme

8
ARAD BÜLTENÝ • KASIM 2007

Geçmiþ Yaþamlarýmýz Bugünümüzü Nasýl Etkiliyor?
Bu Etkilerden Nasýl Kurtulabiliriz?
• Günay Yalçýn
Soru 7: Anýlar Nasýl Saklanmaktadýr? Yaþadýðýmýz hiçbir þey kaybolmaz, bireyin deneyimlediði her þey zihin sistemlerine, ruhsal hafýzamýza, yani bedene baðlý ruha ait hafýzaya perisperital hafýzamýza kaydedilir ve orada saklanýr (1 ve 2). Anýlarýmýz kare kare bütünler halinde bir çeþit vizyon takýmý tarzýnda daima bizde vardýr (1). Ruhsal hafýzaya asýl düþünce, asýl hatýralar, asýl yapýlmýþ olan tecrübelerin bütün anýlarý, ama özüyle beraber, bir fotoðraf filminin kaydý gibi veya bir sinema filmi üzerine yapýlmýþ kayýt gibi deðil, bütün her þeyiyle beraber, anlamýyla, duygularýyla beraber anýlar kaydolmuþtur (3). Zihin, enformasyonu týpký bir kasetçalar gibi kaydeder. Kasetçalar olaylarýn akýþýný, mikrofona geldikleri sýrayla kaydeder. Kaset geriye alýnýp çalýnmaya baþlandýðýnda, tam olarak kaydedildiði sýrayý takip eder. Zihin de deneyimler olarak adlandýrdýðýmýz olaylar zincirini kaydeder. Regresif hipnoz halinde adeta filmi geriye sardýrmak gibi tersine iþleyen bir mekanizmayla bu anýlara geri dönmek mümkündür, zihin deneyimi tam olarak kaydedildiði þekliyle anýmsayabilir (2). Biz regresif hafýza dediðimiz hususu doðrudan doðruya perisprital hafýza (astral hafýza/ruhsal hafýza/ insana ait levh-i mahfuz) olarak ele
4.BÖLÜM

alýrýz. Spritüel literatürde ve anlayýþta bunlara “perisprital hafýza” denir. Bu hafýzanýn maddi yöne baðlý olan tarafý daha kaba, daha aðýr iþleyen, daha basit titreþimleri taþýr. Psiþik yöne baðlý olan taraflarý da daha yüksek, daha hýzlý titreþimleri taþýr (4). Burada anýlarýn, daha doðrusu bunlarýn her birini bir þuur olayý olarak kabul ederseniz, bütün bu þuur olaylarýnýn ruhsal varlýk tarafýndan þifrelenmesi, kodlanmasý, sembolik bir tarza sokulmasý lazýmdýr. Biz bunlarý belli çaðrýþýmlarý yapabilecek þekilde hafýzamýza tekrar baðlýyoruz. Ayniyle deðil, çaðrýþým yapmasý çok önemlidir. Ýnsan varlýðý yani ruhumuz kendi tecrübelerini, görgülerini ve bilgilerini bu perisprital alanýn uygun titreþim seviyelerine uygun hale getirir. Þuuraltý da çaðrýþým kanunlarýna baðlý olarak çalýþýr (4). Yani bazý anýlar psiþik seviyeye daha yakýn, bazý anýlar da fizik seviyeye daha yakýndýr. Bütün anýlarýmýz olduðu gibi, tek bir yere girilmez. Monoton bir daðýlým yoktur, gayet deðiþik bir daðýlým þekli vardýr. Çünkü tek bir olayda, örneðin bir tartýþma olayýnda, bizim birçok niteliklerimiz biraraya gelir; duygularýmýz harekete geçer, fiziki içgüdülerimiz harekete geçer, birtakým daha baþka türlü hareketler de vardýr. O anýlarýn hepsini biraraya getiremezsiniz, duygusal bir anýnýzla

9
ARAD BÜLTENÝ • KASIM 2007

10
ARAD BÜLTENÝ • KASIM 2007

fiziki bir acýnýn anýsýný ayný yere koyamazsýnýz. Onlarýn da hem bir fiziki yaný hem de bir heyecansal yaný vardýr. Bazen fiziki olanlar heyecaný, heyecansal olanlar da fiziki olaný çaðrýþtýrýr (4). Regresyon terapisinde kök nedenlere ulaþmada bu durumdan yararlanýlýr. Perisprital hafýzamýzda bütün anýlarýmýz not edilmiþtir, dikte edilerek oraya kaydedilmiþtir. Hiçbir þekilde en ufak bir unutma, en ufak bir yok olma söz konusu deðildir. Hatta yýpranma ya da çarpýlma, deðiþme bile söz konusu deðildir. Yani bir aný orada burulmaz, burkulmaz. Þöyleyken böyle olmaz, yer deðiþtiremez (4). Soru 8: Regresyon ve Hipnoz Sýrasýnda Ortaya Çýkan Hafýzanýn Özellikleri Nelerdir? Hipnotik süjede hafýza meselesi çok önemlidir. Bu hafýza normal, þuuraltý bir depolanma olabileceði gibi, "kripto” dediðimiz gizli bir hafýzanýn varlýðý da söz konusudur. Ama gizli hafýza dediðimiz kriptominezik durum her zaman, her insanda ortaya çýkan bir þey deðildir. Her hipnotik süjede, her manyetik süjede böyle kriptominezik bir bellekle karþýlaþmamýz mümkün deðildir. Onlara daha ziyade kendileri belli bir yere konsantre ettirildikten sonraki dikkatlerinden doðan bir bellek hakim durumdadýr. Kendiliðinden dikkat olayýndaki bellek; normal, öðretilen bellekten daha güçlüdür. Bu durumda bütün detaylar hýfzedilebilir. Kendiliðinden dikkat hali, bazý þeylerin

çok daha çabuk, hýzlý öðrenilebilmesi için kullanýlan bir yöntemdir. Zaten danýþanlarýn/süjelerin dikkatini kontrol altýna almamýz mümkün deðildir. Onlarýn kendiliðinden, spontan bir dikkatleri vardýr (4). Regresif bir ipnoz üzerinde çalýþýyorsanýz yani anýlarda gerilere doðru kayýyorsanýz elbette ki bu, beynin saklama, depolama kabiliyeti ile alakasý olmayan bir durumdur. Çünkü beynin, hafýzanýn anýlarýný depolamak konusunda kendine göre bir yöntemi vardýr ve bu depolama yöntemi regresyon esnasýnda ortaya çýkan olaylarla pek baðdaþmaz. Bu konuyla ilgili birtakým tecrübeler yapýlmýþtýr ve yapýlmaktadýr (4). Soru 9: Seans Sýrasýnda Ulaþýlan Anýlarýn Hepsi Bize Ait Anýlar ve Doðumla Baþlayan Tek Bir Yaþama Ait Anýlar mýdýr? Zihin, hipnotik regresyona verdiði tepkide, kökeni doðumdan öncesi olan bir farkýndalýðý ifade eder. Birey, bazen daha önceki bir yaþamda meydana gelmiþ görünen bir deneyim anlatýr. Reenkarnasyon kavramý, zihinde reenkarnasyon inancý, din, cinsiyet, yaþ ya da milliyetten baðýmsýz bir þekilde vardýr (2). Ulaþýlan tüm deneyimlerin danýþana ait olduðunu kanýtlamak mümkün olmadýðý gibi ait olmadýðýný kanýtlamak da mümkün deðildir. Üstünde durulan ana nokta bu anýlarýn danýþan üstündeki etkisi deðiþtiðinde iyileþmenin gerçekleþmesidir. Önemli olan ve asýl üstünde durulan konu ulaþýlan anýya ait yeni bir anlayýþ kazanýldýðýnda,

duygusal durum deðiþtiðinde, kararlar deðiþtirildiðinde þifanýn gerçekleþmesidir. Mühim olan sonuçtur. Soru 10: Geçmiþ Yaþam Terapisi Hangi Konularda Çözüm Üretiyor? Hangi Durumlarda Bu Yöntemden Yararlanýlýyor? 1. Ýliþkilerdeki açmazlarda: a. Ýnsanlarýn kendi kendileriyle olan iliþkileri b. Aile içi iliþkiler ve diðer kötü giden iliþkiler c. Yakýn çevreyle iliþkiler, d. Karþý cinsle iliþkiler, e. Ýþ hayatýndaki iliþkiler ve benzeri iliþkilerin düzeltmesi için iliþkileri kötüye götüren kökendeki nedenleri bulmakta 2. Korkularýn sebebini bulmakta a. Ölüm korkusu, b. Saldýrýlma korkusu, c. Cinsel korkular, d. Sistematik pislik korkusu, e. Yükseklik korkusu, uçma korkusu, f. Boðulma korkusu, su korkusu, g. Evlilikten korkmak, h. Evlat sahibi olmaktan korkmak, i. Bir takým meçhul korkular vb. gibi, j. Belirli bir hayvandan korkmak vb. gibi, 3. Hastalýklý, takýntýlý, saplantýlý duygu, düþünce ve inançlardan kurtulmakta 4. Psikosomatik rahatsýzlýklarda, a. Allerjiler, ekzema b. Mide aðrýlarý, hazýmsýzlýklar, ülser, c. Nükseden bel aðrýlarý, d. Çeþitli baþaðrýlarý, migren ve bedendeki çeþitli bölgelerdeki sebebi bilinmeyen aðrýlarýn kökenindeki sorunlarý anlamada

5. Özgüvenin yitirildiði durumlarda, kendini ifade etmekte güçlükler yaþandýðýnda, 6. Anlam verilemeyen suçluluk duygularý yaþandýðýnda, 7. Kaygý, endiþe gibi durumlarda, 8. Obezite (aþýrý yemek yeme), anoreksia (hiç yemek yiyememe), 9. Kekemelik, 10.Kötü alýþkanlýklar, 11.Týrnak yemeler, göz seyirmeleri, 12.El ve vücut terlemeleri, diþ gýcýrdatma, 13.Kompleksler (aþaðýlýk veya yükseklik kompleksi gibi), 14.Öfke, çöküntü, sýkýntý, arzu ve isteklerin engellenmesi ve benzeri durumlarda, 15.Ýzah edilemeyen yorgunluk, 16.Kendiliðinden parça parça geçmiþ yaþam hatýrlamalarý olduðunda kökende yatan sebepleri ve çözümleri aramak ve bulmak için RT'den yararlanýlmaktadýr. Soru 11: Hipnoz ve Regresyon Teknikleri Her Rahatsýzlýðý Ýyileþtirir mi? Tüm bunlardan, hipnoz ve regresyon tekniklerinin her rahatsýzlýðý iyileþtiren yöntemler olduðu sonucu çýkarýlmamalýdýr. Hür irade sürece dahildir. Birçok vakada sorun, bireyin iyileþme arzusu ya da yeteneðini aþacak þekilde kötüleþmiþtir. Yine bu da bir tercih ve/veya niyettir (2). Tercih özgürlüðü her zaman için mevcuttur. Birey duyguyu deðiþtirmek yerine, fiziksel sistemini etkileyen duygularý ve fiziksel yetersizliklerini korumayý tercih edebilir. Bazý insanlar gerçekten de bu tercihi yapabilmektedir. Kontrol arzusu, intikam, finansal güvenlik, duygusal güvenlik, ilgi çekme ve var olan duruma aþinalýðýn verdiði güvenlik,

11
ARAD BÜLTENÝ • KASIM 2007

12
ARAD BÜLTENÝ • KASIM 2007

deðiþime direnmenin faydalarý olarak görülmektedir. Cezalandýrýlmayý hak ettiðini düþünenler için acý çekme de bir fayda saðlamaktadýr. Düþünce alýþkanlýklarýnda hiçbir deðiþiklik olmadýðýnda, koþulda da hiçbir deðiþiklik olmaz (2). Bütün geçmiþ yaþam deneyimlerinin þimdiyle baðlantýlarýnýn olduðunu hiç kimse yadsýmamaktadýr. Ancak var olan bütün bedensel ve duygusal sorunlar geçmiþ yaþam deneyimleriyle baðlantýlý deðildir (2). Soru 12: Hipnoz ve Regresyon Teknikleri Herkes Ýçin Uygun mudur? Sinir sistemi olan her canlý hipnotize edilebilir ancak bu yöntem herkes için uygun deðildir. Her hipnotize edilen danýþanda kriptominezik (þifrelenmiþ) bir hafýzayla karþýlaþmak mümkün deðildir (4). Bunun birçok sebebi vardýr. Bunlardan en önemlisi danýþanýn mevcut sorunlarýný çözmek için bu anýlarý hatýrlamaya ihtiyacý yoktur. Ya da baþka bir deyiþle o anýlarý hatýrlamak sorunu çözmesine bir fayda saðlamayacaktýr, þuuraltý kendisini mükemmelen korumaktadýr. Kaldý ki her sorunun kökeni geçmiþ yaþam anýlarýnda bulunacak diye bir þart sözkonusu deðildir. Danýþanýn içinde bulunduðu manevi durumun, duygusal, zihinsel durumun ona bir þekilde bir faydasý vardýr. Mevcut güçlüðe karþý direniyor olmasý, durumun meydana getirdiði güçlükleri yaþýyor olmasý, mevcut manevi atmosfer ile bir kazanç saðlýyordur. Bir tesiri fark etme, ona direnme, onunla mücadele etmeyi öðrenme, o tesirden kurtulmayý öðrenme, o tesiri kontrol etmeyi

öðrenme v.b. gibi faydalarý vardýr. Gelecekte kazanýlmasý hedeflenen bazý özelliklere hazýrlýk niteliðinde çeþitli durumlar da yaþanýyor olabilir. O yüzden sabýrla, yaþanýlan rahatsýzlýðýn, sýkýntýlý durumun bizde meydana getirmeye çalýþtýðý özellikleri fark edip þuurlu olarak da bu özellikleri kazanmak için çaba sarfetmeliyiz. Soru 13: Geçmiþ Yaþam Terapisinin Uygun Olduðunu Gösteren Faktörler Nelerdir? 1. Danýþanýn sorunu/sorunlarý, terapinin diðer geleneksel formlarýna yanýt vermez.* 2. Danýþan, dejavu deneyimleri þeklinde bazý geçmiþ yaþam hatýralarýna sahiptir.* 3. Terapist, bunun iyi bir model olacaðýný sezinler.* 4. Geçmiþ yaþamlarýn pozitif yönleri hatýrlanýr ve yaþamýn aþamalarýna ya da krizlere yaklaþýmda pozitif modeller geliþtirilir.* 5. Geçmiþ yaþam materyalinin akýþýný iþaret eden olaðandýþý rüyalar görülür.* 6. Genellikle geçmiþ yaþamdaki bir travma ile baðlantýlý olan fobilere rastlanýr.* 7. Genellikle geçmiþ yaþamdaki bir travma ile baðlantýlý olan migren baþ aðlarýna rastlanýr.* 8. Kronik týbbi sorunlara ya da iktidarsýzlýk ve frijitlik gibi cinsel sorunlara rastlanýr.* * Kaynak: 2 Soru 14: Geçmiþ Yaþam Terapisinin Uygun Olmadýðýný Gösteren Faktörler Nelerdir? 1. Danýþan çok heyecanlýdýr ya da psikotiktir.* 2. Danýþan, yaþamýndaki bir krizin ortasýndadýr. Ýlk önce bu krizin çözüme kavuþturulmasý gerekir. Danýþanýn

güvenliði en öncelikli sorundur.* 3. Çok miktarda uyuþturucu ya da alkol kullanýmýna ve sarhoþluða rastlanýr.* 4. Danýþan ya meraksýzdýr ya da sadece “eðlence” olsun diye gelmiþtir. 5. Danýþan dirençlidir ya da bu fikre karþý çýkmaktadýr. (Yani baþkalarýnýn zoruyla gelmiþtir.)* 6. Danýþan ile olumlu bir psikolojik bað kurulamaz.* 7. Danýþan mesafeli görünür.* 8. Danýþan, þu anki yaþamýnda sorunlarýndan kaçmak ister görünür.* 9. Geçmiþ yaþam terapisi isteði, büyülü düþünceler ve gerçekdýþý beklentilerin bir uzantýsýdýr.* 10. Danýþaný herhangi bir þekilde izleme olasýlýðý yoktur ya da kendisi için elveriþli destek sistemlerine sahip deðildir.* * Kaynak: 2 Soru 15: Neden Bu Terapi Ýþe Yaramaktadýr? Regresyon terapisinin iþe yaramasý bir mucize deðildir. Ýþe yaramaktadýr çünkü bizler pek çok korkumuzun altýnda yatan sebebi bu terapi sayesinde açýða çýkartmaktayýz. Pek çok hayatta bizler hep korku içinde yaþadýk. Bu korkularýn çoðu çok temel konulardý: “Hayatta kalabilecek miyim? Açlýktan ölür müyüm?” Fakat insanlýk tarihinin geçirdiði tüm bu geliþimden sonra þu an burada bulunan hepimiz bilincimiz açýsýndan bakýldýðýnda çok geliþtik; ne yapabileceðimizi ve gerektiðinde bize þifa verecek olan kaynaða nasýl ulaþabileceðimizi artýk biliyoruz. Bu terapi tamamen canla, ruhla ilgilidir. Can, hayattan hayata taþýdýðýmýz þeydir. Ýlk bedenleniþimizden þu anki bedenleniþimize kadar olan süre içinde bütün yaþadýklarýmýzýn duygusal

yükünü taþýyan þeyle ilgilidir. Bizler þu anki hayatlarýmýzda seçimlerimizin sonuçlarýný yaþýyoruz. Peki ama niçin geri geldik? Bu kadar zorlukla, bu kadar endiþeyle dolu hayatlara geri dönmeyi niçin seçtik? Bizi geri getiren þey karmadýr, baþka bir deyiþle, ruhumuzdaki yara. Ruhumuzdaki yaralarý þu an bildiklerimizle deðiþtirebileceðimizi bildiðimiz için buradayýz çünkü bilinçlerimiz þu an olabilecek en iyi düzeydedir ve geçmiþteki tüm yaralar, tüm korkular ulaþýlýp halledilebilecek durumdadýr.

13
ARAD BÜLTENÝ • KASIM 2007

Karma, “sadece eylem” anlamýna gelen Sanskritçe bir sözlüktür. Karma dengeyi arar. Bu denge tam bir denge olmalýdýr, yani baðlanma içermeyen bir baðlanmama hali. Geçmiþ yaþamlarda da, bu hayatta da pek çok þeyin dengesi bozulmuþtur. Bizler, özellikle iliþkiler konusunda pek çok dengesizlikler yaþarýz. Ýliþkilerden iliþkilere geçeriz fakat baþkalarýyla iliþkiler hayatlarýmýzda çok büyük önem taþýmasýna raðmen, temelde çok önemli olan yalnýzca iki iliþki vardýr. Bunlardan biri kendimizle iliþkimizdir, diðeri de -O'na hangi adý veriyorsanýz artýk- Tanrý ile iliþkimiz. Bu iki iliþki arasýndaki denge kurulduðunda, diðer herkes ve her þeyle olan iliþkimiz de doðal olarak dengeye kavuþacaktýr; iþte

14
ARAD BÜLTENÝ • KASIM 2007

ancak o durumda iken taciz, sömürü veya normal olanlarýn dýþýndaki baðýmlýlýklar söz konusu olmaz. Regresyon terapisi sizi dengeye sokar. Tüm geçmiþ yaþamlardan bugüne taþýnmýþ olan acýlarý, yaralarý bir denge haline kavuþturur. Regresyon terapistleri hastalarýnýn hayatlarýnda mucizeler yaþandýðýndan söz edebilirler fakat bu mucizelerin sebebi regresyon terapisi deðildir. Sebebi, kendisini neredeyse beþ yüz hayat sonra ilk kez gerçek olarak deneyimleyen kiþidir. Kiþi ancak çok uzun hayatlar boyu taþýdýðý bir temel meseleyi regresyon terapisi sýrasýnda çözdüðünde gerçekten bambaþka biri haline gelir. Tekrar soruyorum: Niçin buradayýz? Daha önce olanlarý dengelemek için. Fakat burada oluþumuzun sebebi sadece sorunlarý çözmek deðildir. Burada olma amacýmýzý anlamak için de buradayýz. Ve acý çekmek, bu sürecin en büyük tetikleyicisidir. Hepimiz mutlu olmak için buradayýz ama korkularýmýz olduðu için, çok sayýda þeyden korktuðumuz için hiçbirimiz mutlu deðiliz; mutluluðu satýn almaya çabalýyoruz sadece. Regresyon terapisi mutlu olmamýzý engelleyen nedenleri bulmamýza yardýmcý olur. Bilinçli zihin karar vermeye yarar; bunlar ne yiyeceðimiz, ne giyeceðimiz gibi basit kararlar da olabilir ya da geleceðinizi ve hatta gelecek yaþamlarýnýzý etkileyecek karmaþýk kararlar da olabilir. Örneðin, 18 yaþýndaki bir genç kýz gebe kalýr, kürtaj yaptýrýr, kendini ve erkek arkadaþýný affettiðini söyler ama aslýnda bilinçaltýnda kendini de onu da affetmemiþtir ve bir süre sonra kanser olur. Bu türden kararlar öyle derinden alýnýrlar ki, fiziksel beden bu

kararlardan duygu düzeyinde etkilenir ve bu duygular kendilerini bir biçimde bedende gösterirler; bu ortaya çýkýþ ya bedenin içinde ya bedenin üstünde ya da bedenden dýþarýya doðru gerçekleþir. Alýnan tüm bu kararlarýn arkasýndaki duygular ve deneyimler ruhta saklanmaktadýr. Ruh, tanrýsal olan yanýmýzdýr ve aslýnda, yapýsý gereði, hür olmalýdýr. Bu parçaya, yani ruha giden bir kapý açtýðýmýzda, herhangi bir yaranýn sebebine ulaþtýðýmýzda þu anki ýstýrabýmýzýn sebebine de ulaþmýþ oluruz. Zihnin bilinçaltý denen kýsmý tüm duygularýmýzý, yaþam senaryolarýmýzý, davranýþ kalýplarýmýzý, tüm bahanelerimizi ve kendimize sürekli olarak tekrarladýðýmýz, örneðin “Hiç güzel deðilim,” “Kimse bana önem vermiyor,” “Yeterince iyi biri deðilim,” gibi mesajlarý saklar. Bilinçaltý bunlarý birer aný olarak saklar ama sizler her gün, sakladýðýnýz bu mesajlara göre davranýrsýnýz. Ve bunlar sizi her gün ve her an kiþiliðinizde, davranýþlarýnýzda etkilemeye devam ederler. Regresyon terapisi tüm bunlara eriþir ama bunlarý tek baþýna temizleyemez çünkü bunlarýn kabullenilmesi ve affedilmesi gerekir. Ýlk affetmeniz gereken kiþi de sizsiniz. Pek çok insan kendisini bir geçmiþ yaþam terapistine teslim edip geçmiþ yaþamlarýný incelemek istemez, bu konuda tereddüt eder çünkü ortaya çýkabilecek olan kötü anýlardan ürkmektedir. Ýçiniz rahat etsin, hepimiz ortalama olarak en az beþ yüz yaþam yaþadýk. Öldük, öldürdük, akla hayale gelebilecek her kötü olaya dahil olduk, çaldýk, çýrptýk fakat tüm bunlar esnasýnda geliþtik. Zihnin evrimi, geliþimdir. Ýnsan türü de hayli büyük bir geliþim geçirdi. Korkular ancak bilgiyle

uzaklaþtýrýlabilir ve bilgi artýk elimizde. Bilgi sayesinde yaþamý sevgi ile ele alabiliriz. Dolayýsýyla, bu yeni terapinin saðladýðý bilgiler bize bu konuda yardýmcý olacaktýr. Ruhun geliþimi, ruhun tekâmülü için buradayýz. Fakat insan ilk olarak kendisiyle temasa geçmeli, kendisiyle iliþki kurmalýdýr ve bunun gerçekleþebilmesi için, engellerin ortadan kaldýrýlmasý gerekmektedir. Geçmiþ yaþam regresyonu terapisi iþte bu engelleri ortadan kaldýrmak konusunda iþe yaramaktadýr. Soru 16: Regresyon Terapisinin Faydalarý Nelerdir? Bu konuda Sn. Ergün Arýkdal'ýn bildirdikleri aþaðýda özetlenmiþtir: • Eðer geçmiþ hayatlar düzgün bir þekilde öðrenilebilmiþse gerçekten bu konu hakkýnda doðru bir þekilde bilgi verilebilmiþse ve siz bunun karþýsýnda samimi bir þekilde anlayýþ gösterebiliyorsanýz, kabul gösterebiliyorsanýz, elbetteki bu sizin bugünkü yaþamýnýza bir anlam katabilir. Daha doðrusu sizin anlam veremediðiniz birçok hususlar bu tarzda bir anlam kazanmaya baþlar. Buna ait en güzel misalleri biz kahin, Edgar Cayce'nin kitaplarýnda anlattýklarýnda görüyoruz. Nitekim birçok rahatsýzlýklarýn, hastalýklarýn, takýntýlarýn, istenilmeyen durumlarýn, ruhi sýkýntýlarýn vs. yani psiþik her türlü rahatsýzlýðýn ve manevi bozukluklarýn arkasýnda bir geçmiþ hayat þokunun olduðu gayet güzel anlatýlmýþtýr. Ve bu þoklar, geçmiþ hayat tecrübeleriyle, geriye gidiþleriyle, regresyonlarla halledildiði için bakýyorsunuz iþ kendiliðinden doðrulanmýþ oluyor, hallediliyor. Çünkü geçmiþ hayata ait þoku gidip yine geçmiþ hayatýn zamaný içerisine döndüðümüz vakit ki bu bir astral dönüþtür. Oraya döndüðümüz

vakit beyinde olan bir dönüþ deðil, bir astral dönüþ, döndünüz, oradaki travmayý ve ruhi sarsýntýyý veya o þoku normalize ettiðiniz vakit süjeye bunu normal bir þeydir diye kabul ettirdiðiniz vakit, anladýðý zaman meselenin ne olduðunu bu sefer normal hayatýnda da fiziksel hayatýnda da bu semptom, araz ortadan kalkýyor. Siz meseleyi kökten halletmiþ oluyorsunuz. Fakat iþin ehline düþtüðünüz zaman (5). • Bir takým anlaþýlmayan davranýþlar, eðilimlerin, arzularýn, isteklerin mantýðýnýn açýða çýkmasýnda da regresyonun faydasý vardýr (5). • Kendini kontrol mekanizmasýnýn geliþtirilmesinde de geçmiþ hayatýn envanterine sahip olmanýn bir faydasý vardýr. Çünkü geçmiþ hayatýn envanterinde istenilmeyen, beðenilmeyen davranýþlar ve onlarýn meydana getirdiði sonuçlarý tekrarlamamak, ayný handikaplara düþmemek, ayný zararlý sonuçlara düþmemek, ýstýraplý durumlara düþmemek için insanýn kendi üzerindeki maddî ve manevî kontrolünü artýrma ihtimali vardýr. Burada ben nazari bir þekilde konuþmuyorum. Bu, yaþanmýþ tecrübeler ve yapýlan gözlemlerle tahkik edilmiþ bir durumdur (5).
KAYNAKLAR 1. Þuuraltý Tedavisi Konuþmasý, Ergün Arýkdal 2. World Regression Istitute, Training Manual, 2005, Jeffrey J. Ryan, M.A; Janet Cunningham, PhD 3. Ruhsal Söyleþiler, Salý Konferansý, Aðustos, 1995, Bilyay Vakfý, Ergün Arýkdal 4. Ýpnoz ve Regresyonda Hafýzanýn Rolü, Ruh ve Madde Dergisi, Yýl: 2003, Ay:3, Sf:2, Ergün Arýkdal 5. Ýpnozun Gerçek Yüzü, Ruh ve Madde Yayýnlarý, Ergün Arýkdal

15
ARAD BÜLTENÝ • KASIM 2007

Nasýl Düþünürsen...
Nick adýnda bir demiryolu iþçisinin öyküsü bu. Nick güçlü, saðlýklý bir iþçi. Manevra sahasýnda çalýþýyor. Arkadaþlarýyla iliþkisi iyi ve iþini iyi yapan güvenilir bir insan. Ne var ki, kötümser biri, her þeyin kötüsünü bekler ve baþýna kötü þeyler geleceðinden korkar. Bir yaz günü, tren iþçileri, ustabaþýnýn doðum günü nedeniyle bir saat önceden serbest býrakýlýrlar. Tamir için gelmiþ olan ve manevra alanýnda bulunan bir soðutucu vagonun içine giren Nick, yanlýþlýkla içerden kapýyý kapatýr, kendini soðutucu vagona kilitler. Diðer iþçiler 16 Nick'in kendilerinden önce çýktýðýný düþünürler. Nick kapýyý tekmeler, baðýrýr, ama kimse duymaz, duyanlar da bu tür seslerin sürekli geldiði bir ortamda olduðu için pek kulak vermezler. Nick burada donarak öleceðinde korkmaya baþlar. Eðer buradan çýkmazsam, burada kaskatý donacaðým, diye düþünmeye baþlar. Ýçeride yarýsý yýrtýlmýþ bir karton kutunun içine girer. Titremeye baþar. Eline geçirdiði bir kaðýda karýsýna ve ailesine son düþündüklerini yazar: Çok soðuk, bedenim hissizleþmeye baþladý. Bir uyuyabilsem! Bunlar benim son sözlerim olabilir?..
ARAD BÜLTENÝ • KASIM 2007

Ertesi günü soðutucu vagonun kapýsýný açan iþçiler, Nick'in donmuþ bedenini bulurlar. Üzerinde yapýlan otopsi, onun donarak öldüðünü göstermektedir. Fakat bu olayý olaðanüstü yapan, soðutucu vagonun soðutma motorunun bozuk ve çalýþmýyor olmasýdýr. Vagonun içindeki ýsý 18 C idi ve vagonda bol hava vardýr. Nick'in korkusu, kendini gerçekleþtiren bir kehanet oluþturmuþtur.
o