You are on page 1of 116

postmodernizm

FREDRC JAMESON JEAN-FRANOIS LYOTARD JRGEN HABERMAS HAZIRLAYAN:NECM ZEK


POSTMODERNZM son yllarda felsefeden edebiyata, mimarlktan resme. Batl kltr dnyasn enine boyuna kuatm olan bir balk. 70'lerde, iki yz yllk bir huzursuzluu dile getirebilmenin meru ortamn, kanallarn ve terimlerini nihayet bulabilmenin cokusu doruk noktasnda iken, kendilerini bu dalgalanmaya kaptrmayanlara basit bir dekor deiiklii gibi grnyordu. 80' lerde ise, etkinliinin artmasna paralel olarak, bir kabuk deitirme sreci olarak dnld. Artk olup biten her ey zerine sz syleyen POSTMODERNZM in de "zerine" konuulmaya baland. Ksacas POSTMODERNZM, etrafa kritik gzle baka bilecek bir konum deil yalnzca; ayn zamanda da baka kritik yerlerden seyri izlenen ve yorumlanan bir gereklik. POSTMODERNZM'i bizdeki kamuoyuna kapsaml bir biimde ilk kez tantan bu derlemeyi hazrlarken, bir yandan da sz konusu kltrel iklimi yanstmaya altk. Seilen yazarlar farkl angajmanlara sahip. Lyatard postmodernist bir filozof olarak tannyor. Habermas modernist tasarya gnmz koullarnda sahip kmann yollarn aryor. Jameson ise bir marksist olarak "ge kapitalizmin mant n, ona kar diren noktalar bulmak iin analiz ediyor. Necmi Zek nn makalesi de bu tartmalara kaynaklk eden ortam tantlamay hedefliyor.
KIYI YAYINLARI

GENEL DZ 102

Fredric Jameson (1936) ABD, University of California at Santa Cruzda edebiyat ve bilin tarihi profesr. Balca yaptlar: Marxism and Form (1971), The Prison-House of Language (1972), Fables of Agression (1979), The Political Unconscious (1981), Postmodernism, or, the Cultural Logic of Late Capita lism (1992; Postmodernizm ya da Ge Kapitalizmin Kltrel Mant, YKY 1994). Jrgen Habermas (1929) Felsefe, sosyoloji, siyaset bilimi ve psikoloji alanlarnda nemli almalaryla Almanyann nde gelen fikir adamlarndan. Frankfurt Okulu geleneinin ikinci ku andan saylyor. 1983den beri yeniden Frankfurt'ta Goethe niversitesi'nde profes. Balca yaptlar: Structurwandel der ffentlichkeit (1962), Erkenntnis und Interesse (1968), Legitimati onsprobleme im Spaetkapitalismus (1973), Theorie des kommu nikativen Handelns (1973), Moralbewusstsein und kommunikati ves Handeln (1983), Der philosophische Diskurs der Moderne (1985), Nachmetaphysisches Denken (1988) Die nachholende Revolution (1993). Jean-Franois Lyotard (1924) Fransa'da son yllarda Derrida ile birlikte en ok tartlan felsefecilerden biri. Paris VIII. niversite'de felsefe profesr. Fenomenolojiden psikanalize, ok e itli konularda kitaplar yazd. 1985'de, Pompidou Sanat Merkezinde Les Immatriaux adn tayan postmodern bir sergi d zenledi. Balca yaptlar: Discours, Figure (1971), Economie li bidinale (1974), La condition postmoderne (1979), Le diffrend (1983).

F. Jameson, J.-F. Lyotard, J. Habermas

POSTMODERNZM

DERLEYEN VE SUNAN:

Necmi Zek

TRKELETRENLER:

Glengl Nali, Dumrul Sabuncuolu, Deniz Erksan

KIYI

KIYI YAYINLARI Koca Aa Sokak 6/1 Beyolu 80060 stanbul Tel: (0-212) 245 58 45 POSTMODERNZM Jameson, Lyotard, Haber mas Hazrlayan: Necmi Zek Ky Yaynlar, 1990 Bu derlemenin ve evirilerin tm yayn haklar sakldr. Ky Yaynlarnda 1. basm: 1990 2. basm: 1994 Kapak tasarm Mehmet Ulusel tarafndan, ofset hazrl Ky Yaynlarnda yaplm, Altan Matbaaclkta baslmtr. ISBN 975-444-003-4

Derleyenin Birinci Basma Sunuu

Bu derleme, modernliin ncesi, sonras, kendisi, teki vs. zeri ne, giderek dalbudak salan bir tartmann temel atlama talarn sunmay amalyor olsa da; doyurucu, net sonular koymuyor orta ya. Bunun nedeni de kukusuz, kapsamnn dar tutulmasndan ok, okuru kesin bir noktaya vardrmak yerine yeni sorular iin bir boluk amay yelemesidir. Eksiklikleri fazlalklaryla bu kitabn bir tartma davetiyesi olarak grlmesini mit ediyorum.

Kitabn hazrlanmasnda zellikle yardmlarn ve katklarn esirge meyen hsan Bilgin bata olmak zere, bu derleme abasn ilk balatan Cneyt Budak, Sibel Dostolu ve Tlay Artana, evir men arkadalara, Ky Yaynlarnn yneticilerine ve her zaman ol duu gibi, en byk desteim karma, teekkr bir bor bilirim.

N. Z., 1988

POSTMODERNZM

YOLLARI ATALLANAN BAHE, AYNALI GKDELENLER, DL OYUNLARI VE ROBESPERRE Necmi Zek

I - Yollar atallanan Bahe

"Bilimde Kesinlik stne ... Bu mparatorlukla Haritaclk Sanat ylesine bir Mkemmellike erimiti ki, bir tek Eyaletin haritas btn bir ehiri ve mparatorluun haritas btn bir Eyaleti kaplyordu. Za manla, bu lsz Haritalar yetersiz bulundu ve Haritaclk Okullar, mparatorluk byklnde olan ve noktas noktas na onunla akan bir mparatorluk Haritas izdiler. Haritac lk almasna daha az Ballk duyan Sonraki Kuaklar, bu art bytlm Haritann Yararsz olduunu dndler ve, Saygszlk da gstererek, onu Gnele Klarn Acmaszlklarna terkettiler. Bat llerinde hl, Hayvanlar ve Dilendlerin barnd, paralanm Harita Kalntlar duruyor; tm lkede, Corafya Bilim kollarndan baka iz kalmam."
Subrez Miranda, Viajes de Varones Prudentes, kitap drt, blm XLV, Lri da. 1658*

"Bilimde kesinlik stne, J. Baudrillardn, gereklik ilkesi yerine benze im (simulation) ilkesinin getii yolundaki hipotezini aklarken bavurdu u bir Borges metni. Baudrillarda gre, artk gnmzde, geree tam tamna uyan, byle bir haritaya temel olacak bir dnya yok; sadece gere i yeniden retmeye yarayan eitli modeller, aslnda gerein genetik bir kltmesi olan benzeimler var elimizde. "Bat llerinde, olsa olsa ger(*) J. L Borges: Mze, ev: C. B. Akal ve E. zden, Gergedan S.4, 1987.

Zek:

Yollar

atallanan Bahe

eklik diye bildiimiz eyin izlerine, gerein kalntlarna rastlamak mm kn. Ama asl yitirdiimiz ey, harita ile arazi arasndaki -haritaya iirselli ini, kavrama bysn veren- o zerk ayrm; gsteren ile gsterilenin o "doal" sanlan birlii.,. Gerein yeniden retimi, kltlm matrislere, komut-modellerine.gre yaplyor artk. Benzeimler, herhangi bir gerekli e gndermede bulunmadan, gerek olan ikame ediyorlar. Dolaysyla retimin ya da imlemenin (signifikation) gereklii yerini, benzeimlerden oluma bir "hiper-reel"e brakyor. Gerek (reel) kadar, hayali, dsel ola nn da, bir hkm yok hiper-reel karsnda. Programlanm, molekler ynlendirmelere kar, bilinlendirme", "diyalektik ama" vs. kr etmiyor. Baudrillardn, bu benzeim zincirlerine, "hiperrealist sisteme kar ner dii tek direni yolu ise, sistemin kendi mantn sonuna dek gtrerek, radikal totolojflere dayal, "katastrofik" bir strateji benimsemek; lmne oynamak... Borgesin bir baka yksnde de yle bir olay anlatlmakta dr: Aynalarn dnyas ile insanlarn dnyasnn birbirlerinden ayr, bln m olmad bir ada, bir gece ayna halk dnyay igal eder. kan sa van sonunda, Sar Sultann by gc sayesinde, ayna halk altedilir. Sa r Sultan, igalcileri aynalara hapsedip, bundan byle insanlarn hareketle rini taklit etmekle cezalandrr. Artk ayna halk, insanlarn klesi "yansmalar"dr. Ama bir gn gelecek, by bozulup, ayna halk da zgrlne ka vuacaktr. J.-F. Lyotard, ressam J. Monory iin yazd bir yazda, "mo dern zne" ile "temsil" fikrine ynelik eletirisini dile getirirken, bu Borges yksnden yararlanyor. Lyotarda gre, insann bilin sahibi bir zne olarak ortaya k, tpk Borgesin metninde olduu gibi, o gem tanma yan, akc glerin, igdlerin, arzularn hapsedilmesine, snrlar belirle yen bir aynann bulunmasna bal. Lyotard, bunun olduka ar bir be del, Sar Sultann da bir despot olduu fikrinde. Buradan yola karak, zellikle "kavramsallatrma" ve "gsterme"nin olanaklar ve sorunlar ze rinde dnen Lyotardn nerdii de, kavramsala teslim olmayan, gsterilemeze tanklk eden, aratrc, denemeye ak bir sanat... Bir dier Borges metninde ise, hayvanlarn snflandrlmasna ilikin, "bir in Ansiklopedisinden alnma, yle bir tasvir var: a) mpa ratora ait olanlar, b) Mumyalanm olanlar, c) Evciller, d) St domuzlar, e) sirenler, f) Olaanst olanlar, g) sokak kpekleri, h) bu snflamaya dahil edilmemi olanlar, i) Kudurgan olanlar, j) Saysz olanlar, k) ok in

POSTMODERNZM

ce bir devety frayla izilenler, 1) ve saire, m) az nce su testisini kr m olanlar, n) uzaktan baknca bir sinek gibi grnenler."* M. Foucaultnun, insan bilimlerinin arkeolojisini karmaya a lt "Kelimeler ve eyler" kitab, bu garip snflandrma ile balyor. Bu heterotopya, grnte "ortak bir odak noktas" olmadan bir araya geti rilmi eyler, "ada Batklarn olgular nasl sraladklar" sorusunu, ge nelde insann kendini hem zne, hem de nesne olarak ikiye blmesinin ya ratt sorunlar aratrmaya yneltiyor Foucaultyu. Bilindii gibi, kitap so nunda, insann ancak son iki yz yldr bilgimizin nesnesi olduu ve deniz kysnda, kuma izilmi bir yz gibi, yaknda silinecei saptamas ve zne nin sultasnn sona erecei imasyla kapanyor... Bu rnek, bir esin kayna olarak Borgesin nemini gs termek iin yeterli olsa gerek. Postmodernizmin (modernizm sonrasnn gzdesi olan bu yazar zerinde durmak, kukusuz postmodernizm konu suna girmenin en iyi yollarndan biri. Ama postmodern saylabilecek d nrlerin Borges metinlerine yaptklar gndermeler, Sartren Dostoyevs kiyi, Benjaminin Baudlairei ya da Heideggerin Hlderlini okumasna benzemiyor pek. Borgese duyulan yaknlk, daha ok herkese de paylalamayan, bir duygudalk dzeyinde. Daha dorusu benzerlii asl, Borges ile postmodernizmin yaygn imajlar arasnda kurmak gerekiyor. Borges metinlerinin sk sk yinelenen, tartlan zellikleri ile postmodernizmin ilk azda dile getirilebilecek, basitletirilmi zellikleri arasnda, nemli bir benzerlik var. En azndan, bir ilk fikir edinmek, postmodernizm tartma snn Batdaki basn organlarnda sahip olduu imaj anlamak iin, yararl bir benzerlik ilikisi bu. Borges deyince, bir rpda unlar sralanyor he men: Labirentler, aynalar, alegoriler, artmacalar, bilmeceler, mitolojiler, parodiler; bir yandan da, kimilerine gre, ar incelik, zppelik, bilgilik, sahtelik vs. Borgese duyulan hayranlk ya da nefreti gstermek iin srala nan her ey, aa be yukar, postmodernizm iin de kullanlyor. En yaygn kmseme de, postmodernizmin bir moda olduu eletirisi ki, as lnda pek de yanl deil. nk dier pek ok grnmyle birlikte, (Yuppilerde izlerini bulabileceimiz) bir hayat tarz olma zellii de var postmodernizmin. Kabaca, Beatler ile Punklar, Sartre ile Foucault aras na ekilecek bir izginin te yan -btn snr anlamazlklarna ramenpostmodernizmin topraklar saylabilir. Kimine gre de, postmodernizm gelip geici bir modadan te,
(*) ev: M. Belge, "M. Foucault ve Las Meninas" yazs, Tan, s. 3/4, 1962.

10

Zek: Yollar atallanan Bahe

varl inkar edilemeyecek, yeni bir dnem (ya da bir dnemin kendine has slubu). Tarihsel olarak bakldnda, Jamesonn ileri srd gibi, postmodernizm, askeri ve iktisadi Amerikan hakimiyeti akmnn st-yapsal ifadesi ya da en azndan Avrupa-merkezciliin sonu olarak da grle bilir. Bu iddia doruluk pay tamakla birlikte, dnemi etirmeye kar olanlarn says da kmsenecek gibi deil. Nasl ki, modernlik Augustine ya da Eflatuna balanabiliyorsa, postmodernlik de Sofistlere kadar geri gtrlebiliyor. Hatt -dier yaptlaryla olmasa bile- "Yarg Gcnn Eletirisi" kitabyla Kant, dil oyunlar ile ikinci Wittgenstein, tamamlanamazlk (nihai belirsizlik) teoremi ile Gdel, tabii ki Nietzsche ve onun gzdesi Herakleitos, postmodernizm saflarnda yer alyorlar. Bylece, Eflatuncu-Aristocu, Diyonisoscu-Apolloncu gibi, modern-postmodern ayrm da, ou zaman, felsefi ya da tinsel bir tavr olma zelliine brnyor. Yine de postmodernizmin, post- ekinden kaynaklanan bir sonralk, bir bakaldr boyutu tadn da unutmamak gerek. Herhangi bir tanma indirgenemeyecek bir karmakla, dzensizlie sahipse de, postmodernizm ncelikle modernlikle bir hesaplama demek: Bu ynyle kukusuz iinde modernizm kartln ya da modernizm ncesini de ba rndryor. Modernlik kervan iyi kt yoluna devam ediyor grnrken, birden bire -ou birbirinden habersiz olarak- ne tutulan yolu, ne de gi di biimini beenmeyenler seslerini ykseltiyorlar. Aydnlanma tartmas ya da kavram-merkezciliin eletirisi gibi, grnrde dar kapsaml kar klarn, aslnda Bat fikir hayatnda byk bir huzursuzluun yanklar ol duu anlalyor. Habermas gibi, kervann btn olumsuzluklara ramen, ayn yolda devam etmesini canla bala savunanlar kmaktaysa da, bir ye niden deerlendirme sreci olarak postmodernizm, her alanda arln hissettiriyor. zne/nesne ya da sz/yaz ayrm gibi, Baty meydana geti ren en temel kavram ve kategorilerin sorgulanmas olarak ele alndnda, postmodernizm tmyle Avrupa iinden domu bir farkllk. Yine de btn ykclna (btn o kodlar krma, ihtilaflar iddetlendirme gibi projelere) karn, postmodernizm bir akm ya da hareket olarak kmyor karmza. Modernist bir isyan jargonu edinmiyor kendine.

John Portman; San Francisco'daki Hyatt Regency Oteli'nin 15 asansrl ve 17 katl hol. (Daidalos 21. s. 102)

POSTMODERNZM

11

12

Zek: Yollar atallanan Bahe

Ayrca -Gdelin teoremini batac eden- postmodernizme bir btnlk, birlik kazandrmaya almak, yaplacak en byk hatalarn ba nda geliyor. Heterojenlik, okseslilik, blnmlk kadar, bunlarn bera berinde getirecei yanl anlamalar, yanl karsamalar, yanlglar da olumlayan, hatt meruluk zemini olarak gren bir tavr postmodernizm. Jamesonun diyalektik imaj iyimserlii ile bile toparlamay baaramad bir karmaa aslnda. Bu karmaann altnda bir z -iin z- aramak da, bouna; Barthesin deyimiyle, "burjuva dzeninin epistemolojik tutkal" olan zclk, zaten en ok saldrlan modernist alkanlklardan biri. Ksa cas, postmodernizm bilmecesinin bir zm yok; belki zm, burada da, sadece bilmecenin zmszlnn nedenlerini aratrmak. Ama ille de bir yaktrma yapmamz gerekiyorsa, Borges modasna uyarak, biz de postmodernizmi, "yollar atallanan bahe", gze grnmeyen bir zaman labirenti olarak tanmlayabiliriz. Yollar atallanan bahe labirentinde ol duu gibi, postmodernizmin elikilerinin aklamas da, btn mevcut se eneklerin ayn anda seiliyor olmasdr belki...
II - Aynal Gkdelenler

Postmodernizmin eh ok tartld alanlarn banda, hi kukusuz mi marlk geliyor. Bunun temel nedeni de, mimarlarn post-modern olarak nitelendirilen somut rnler, yaplar ortaya koymalar. "Ayrcalkl bir este tik dil" olarak mimarlk belki de Jamesonn ileri srd gibi, "ge-kapitalizm ile postmodern deneyim arasnda en dolaysz iliki"nin gsterilmesini salad iin, postmodernizm tartmasnda bu kadar ne kyor. Buna, postmodernizmin de zaten, temel olarak bir mekan estetii, yeni bir gr sellik estetii olduu iddias da eklenebilir. Foucaultnun ne srd gibi, belki de 19.yy bir zaman ve tarih a, 20.yy ise bir mekan a olduun dan, mimarlk tartmalar meslek ii tartma boyutunu ayor. Borgeste hayvanlarn snflandrlmas gibi, aynal gkdelenler ya da panorama-asansrler, "yer ve adda ortak olan yok eden", (grsel) mitlerimizi zen bi rer heterotopya olarak deerlendiriliyorlar. D. Fudere gre, postmodern aynal gkdelenler karsnda, bak, durulan yerden bamszlat iin, zne-merkezcilik (znenin sultas) ortadan kalkm oluyor. Postmodern mimarln bu dorudan katklar dnda asl ne mi, kendi pratiini savunurken, modern mimarla, genelde modernizm ideolojisine getirdii eletiriden kaynaklanyor. Geleneksel mimarln dog matizmine kar bir k olan modern mimarln kendisi de, postmodern

POSTMODERNZM

13

mimarlara gre, zamanla bir dogmatizme dnmt. C. Jencksin ho bir yaktrmasyla, "Martin Luther Gropius, John Calvin Corbusier ve John Knox Van der Rohe, kiliseye kar bir reform hareketi balatmlar d". Sslemeden, tarihsel gndermelerden arnm, soyut formlar zerine kurulu, ilevsellik ve teknolojinin gerei olma amalarna sahip bir mimar lkt modern mimarlk. Btn avangardlna karn, yine de evrensel zmler bulmaya ynelik, pozitivist bir inanca dayanyor, mimarlk tarihini irrasyonel gemi ve rasyonel gelecek diye ikiye blyordu. Gropius tara fndan "yeni bir stil deil, btn olas stillerin almas" olarak tanmlanan; mkemmel sandalyenin ya da ideal kentin tasarlanabileceim savunan modern mimarlk, postmodernlerce, bitmi bir mkemmellik, netlik, kesin lik ve elikisizlik aray olarak eletirilmeye baland. Portoghesinin deyi iyle; "gemiten ve onun sembollerinden bamsz bir sre" balatma projesiydi modernizm; mimarl da, adaleti ve eitlii salamak, toplumu deitirmek, daha dorusu dzene sokmak iin bir ara olarak gryor du. Sonuta, mitik bir modern insan tasarmn esas alan modernizm, postmodernlere gre, ancak irkin ada kentler, beton bloklar kartt ortaya. rnein L. Krierye baklrsa, modernizm "irkinlik, zavalllk ve ka mu alanlarnn yitirilmesi"ne yol amt. Modern mimarln hl en ok eletirilen yan, kukusuz "kent anlay". Modern mimarlar, kendi toplum

Le Corbusierin "Paris Projesi", 1925.

14

Zek: Yollar atallanan Bahe

modellerine gre insan kitleleri yaratmak iin, kentler yerine, ilevlerine gre belirlenmi blgeler (zone) ina etmilerdi. Kent, topyekn zihinde kurulabilir, mdahale edilebilir bir nesne haline gelmiti. Le Corbusier kenti "ilevleri ve verimlilii sz konusu olan bir makine" olarak tanml yordu. Ve 15 Temmuz 1972de, trajik bir slama, tahribat ve kimlik kay bna yol at ne srlen modern mimarln bir rnei, Pruitt-Igoe ko nutlarnn dinamitlenerek yklmas, postmodernlere gre, modernizmin ld gn oldu. Modernizme ilikin bu nyargl saylabilecek genelleme, "mo dernizm lmedi yayor", "ld ama ruhu aramzda" trnden lklarn yansra daha serinkanl deerlendirmelere de vesile oldu. ncelikle, 20li yllarn, kk burjuva deerlerinin dnmn amalayan, radikal mo dernizmi ile 40l yllarn uysal modernizmi arasndaki ayrm vurguland. 40l ve 50li yllarn modernizmi, sanayi sermayesinin nceliklerinin, ideo lojik yeniden-retimi iin bir ara klnm, eletirelliini byk lde yitir miti. Piyasa ile tam bir uyum iindeki bu mimarl, asl modernizmin k ile kartrmamak gerekiyordu. Ayrca, modernizm deneyiminin, talya daki, Almanyadaki farklar ortaya kondu. Yakndan bakldnda, modern mimarln tarihle hibir alverii olmad gr de, abartl bulunur ol du. C. Roweun nerdii gibi, modern mimarln niyetlerini , bir reete olarak deil, bir iir olarak okumak gerekiyordu belki.

POSTMODERNZM

15

Btn bu tartmalarn yansra, yaklak olarak yukardaki "n yargl" modernizm eletirisini temel alarak, yeni bir mimarlk sylemi geli tirenler, 1980 Venedik Bienalinde -Habermasa gre, modernlii kurban ederek-, bir "kar-reformasyon" hareketi balattlar. Aslnda modernizmden duyulan honutsuzluk, ok daha eskiye gidiyor, ilan edilen kar-reformasyon k da tam bir hareket zellii tamyordu. Ama pozitivist ilevselcilerin tahribatna son verip, tarihi ve gemi kltr yeniden gndeme getirmek gibi, olduka iddial amalarla yola kan postmodern mimarlar ve onlarn olduka ilgi gren binalar vard ortada. zellikle kendinden sz ettiren de, M. Graves, R. Venturi, R. Stern gibi mimarlardan meyda na gelen, Amerikal bir fraksiyondu. Jenckse gre, postmodernizm ile "o ulculuun kaps ald; tarih ieri alnd, gelenek ieri alnd; retorik, iko nografi, renk, konvansiyon, heykel, hatta o pek korkulan ssleme ieri alnd". Modernizmin btn uygulamalarna ve ideallerine srt evirmi, P.

16

Zek: Yollar atallanan Bahe

Robert Venturinln Flint-House iin cephe eskizi, 1981.

Feyerabendn bilimsel aklcla kar savunduu "her ey olur" (anything goes) sloganyla, tam bir serbestlie, kanlmaz olarak da eklektizme var yordu. 'Tarihin ieri alnmas", bu her eyin geerli olduu "ilkesizlik ilke si" ile birleince, postmodern binalar da, tarihi "bir biimler ve semboller repertuar" olarak grmekle sulandlar. Postmodern mimarlara gre ise bu, kurallarla oynayp zenginletirmeye dayal bir yaratclk, "demokratik bir gnl genilii"ydi. elikili, kart eler yanyana kullanlarak artclk elde ediliyor, soyut dnceler yerine, insanlarn zevki ve duyarl esas alnyordu. Sradan olandan, karmaadan, hatt kitsehden (gndelik hayatn grnmlerinden) korku duymayan bir rahatlk szkonusuydu. Kahraman, kurtarc, topluma biim verecek mimar imajnn da sonuydu bu ayn zamanda. Byk bir alakgnlllk ya da oportnistlikle, Ventu ri gibi, toplumun haldi ya da haksz olduu tartmas bizim harcmz deil diyebiliyordu artk postmodern mimarlar. Ksacas, modernizmin "ya yle - ya byle" katlna kar, "hem yle - hem byle" mantn, oulcu bir ahlak anlayn savunan bir mimari, postmodern mimari; pop-art dnyas n artran, farkllatrlm bir bildikin "garip ve aklayc gcne ina nan, sradan olan stilistik olarak zenginletirme zerine kurulu bir mima ri. Simgeler bakmndan zengin ortaa kenti gibi, postmodern kent de, simgelere, ikonlara sonsuz sayg besliyor. Hatta Venturi "Las Vegasdan renmek" kitabnda, yol kysndaki ticari mimarln ikonografi sinden, byk reklam panolarndan, tabelalardan, neonlardan yararlanma-

POSTMODERNZM

17

y, bu simgeleri sevmeyi neriyor. Bu ynyle, tarihselcilik ya da tarihi ta lan etme sulamasna, bir de poplisttik sulamas eklenmi oluyor, ama genelde, popler kltre bir kirlenme olarak bakan modernist perspektif de, eski etkinliini yitirmi durumda. Postmodern mimarlk konusunda yaygn bir kan da, ift anlamlar, ift ilevleri ne karan postmoderniz min, yeni bir maniyerizm olduu yolunda. Postmodernizmin ironi ve e lence zerine kurulu bir maniyerizm olduu grn savunanlarn ban da da, U. Eco geliyor. Ancak tarihten benzer dnem ya da tavrlar bulup karmann, bizi daha fazla bilgilendirdiini sylemek olduka zor. Bu "iste diini yap" tavrn, Amerikann, Avrupann kltrel hamiliinden kurtul ma arzusu ile pragmatizmin etkisinden kaynakland da, -postmoderniz min ge dnem kapitalizm ile yakn ilikisi kadar- sk yinelenen bir yorum. Ya da M. Davis gibi, 60 sonras bir olay olarak, postmodernizmi, uluslara ras rantiye gruplarn douunun ve ABDdeki mali ar-birikimin klt rel uzants olduu yolunda tezler ne srenler de yok deil. Postmodern mimaride grlen eklektizmin, an deil, piyasann ruhunu yansttn syleyenlerden biri de Lyotard. Szkonusu mimarlarn, bylelikle Bauhaus projesinden yakay syrmaya altklarn ileri sren Lyotard, tekrara dld grnde.
Leon Krier, "Roma Interrota", 1977.

18

Zek: Yollar atallanan Bahe

Avrupadan bakldnda, modernizme eletiriler getiren ve postmodern sfatn da stlenen bir baka grup mimarn -teki fraksiyo nun- ykselen itirazlar duyuluyor. Porphyrios, Leon Krier gibi adlarn ne kt bu cephede, akademiklik ve daha akla bir yaklam hakim. 'Tiksinti verici ziyafet sofrasndan uzak durma"y, bir tr "tinsel perhiz "i savunuyorlar. Demokratik zgrln, geliigzel bir hogr olmadn, Amerikallarn "ucuza tarih, kolayna kltr" rettiklerini ne sryorlar. Eklektik mimariye -mimari travestiye-, kltrn bir tr stenoya dnt rlmesine kar kan Avrupai postmodernizm, poplizme de kesinlikle rabet etmiyor. rnein Porphyrios, "sadece alntlar, parantezler ve me cazlar... ve bir eit sinsi fslt ki, tek bir ey sylyor: Reklam" diyerek eletiriyor poplist postmodern mimariyi. Varolann olduu gibi kabul edilmesine (Adornonun dedii gibi, varolann srf varolduu iin gzel saylmasna), tketime, piyasa ile ili dl ilikilere kar direnii savunan bu akmn, modernlik (endstri) ncesine bir nostalji boyutu tayan, "akl c bir mkemmellik aray var. Bu nedenle de, Yeni-klasikiler, Yeni-aklclar ya da klasik melankolikler diye anlyorlar. Klasizmin de, her nne gelenin istedii gibi kullanabilecei bir stil deil, mimarln tek ve dei mez ncl olduunu ne sren "postmodern" Yeni-klasikiler, mimarl n dil gibi tutucu olduu grndeler. Pop-art yerine, ressam De Chiriconun gerekstc, metafizik gerekliinden esinleniyorlar daha ok. K sacas, ucuz maliyetle ho fanteziler retmemekle ayrlyorlar dierlerinAldo Rossi'nin Borgo Ticino villalar, 1973.

POSTMODERNZM
Leon Krier'in "Sedile Meydan" projesi, Filedelfiya 1983.

19

den. Aklcl vlger pozitivizm ve pragmatizm ile zdeletirmeyecek ka dar da serinkanl bakyorlar modernizme. Yine de "mimarl olmayan bir sylem" olarak grlen bu Yeni-klasiki postmodernlerin, klasizmin bir yap antolojisi, hatta mimarln doas olduu yolundaki tezleri pek ik na edici gelmiyor. Yresel olan (vernakler) vurgulamalar da, kimilerine gre, siyasal gericilie dnme tehlikesini barndryor iinde. Postmodern direniin modernizm karsnda asl stnlk ka zand konu ise, kukusuz kent. Topyekn tasarmlara, toplumsal mhen dislie kar seenekler gelitirme, geleneksel kenti yaatma gibi abalar, postmodernizm kapsam iinde yeralyorlar. rnein Rob Krierin gelitir dii tipolojik kent zmlemesi, tarihsel kent dokusunu yaatmay amala yan yaklamlardan biri. Barnma, alma, elenme gibi ilevlere gre ya plan hiyerarik ayrma kar, "toplu yaam" savunuluyor. Bir yandan, kent kltrn yaatmak iin, "kk kent", "insan lei" gibi bildik zmler

Aldo Rossinin Chietideki renci yurdu yerlemesi iin hazrlad proje, 1976.

POSTMODERNZM

21

neriliyor. te yandan, geleneksel kent ile modern yaklamn bir kolaj bi iminde birarada olabileceini savunan, uzlatrmac tavrlar da gelitiriliyyor. C. Rowe ile F. Koetterin "Kolaj Kent" kitab, aydnlanm bir oulDeChirico, "Melanconia", 1914.

22

Zek: Yollar atallanan Bahe

culuk iin, mevcut koullardan yararlanmay, "rafta kalml" kabul etme yi savunuyor rnein; nostalji ile kehaneti, gemii hatrlama ile gelecek beklentisini birletirmek ngrlyor. zetle, postmodern mimari, mo dern kentin yanlglarndan kurtulmay, global oluumlardan vazgemeyi amalayan, bir bakma, kendi glgesinden kurtulmak iin, durmakszn ko an bir mimari...

Massimo Scolari, "Giotto'ya Sayg", 1978.

POSTMODERNZM
III - Dil Oyunlar

23

Lyotardn 1979da yaymlanan "La condition postmoderne" kitab, post modernizm tartmas iinde adndan en ok sz edilen kitaplarn banda geliyor. Kitap, Qubec niversitesinin siparii zerine hazrlanm, geli mi toplumlarda bilginin yeni konumunu inceleyen bir rapor aslnda. Sos yoloji ve felsefe arasnda gidip gelen, zet niteliindeki karmak, olduka cretkar bir dizi hipotezden oluan, kk oylumlu bir kitap bu. Kitabn getirdii yarglar, hl yeni yeni tartmalar dourmas bakmndan nem li. Lyotard kendine k noktas olarak, Bat sosyolojisinde Bell, Touraine gibi yazarlarca enine boyuna ilenen bir tema olan "sanayi-sonras toplumu"nu alyor. ou ada sosyolog gibi, o da, sanayi toplumu nun yerini biliim toplumunun ald (emek/retim pradigmasndan en formasyon pradigmasna geildii) grn paylayor. Lyotardm zellik le altn izdii deiiklik, sanayi-sonras toplumlarda, dilin de artk tekno lojinin bir nesnesi durumuna gelmesi. Teknolojinin dili igal edii, ister is temez bilginin statsnde de deiikliklere yol ayor. Lyotardn da belirtii gibi, gnmzn en gzde aratrma konularndan biri, bilgiyi enfor masyon paracklarna evirerek dili basitletirme, saydamlatrma abala r. Giderek tek lt haline gelen "performans" ya da "en yksek verimli lik lt, dile de uygulanmaya balanyor. Kapitalizmi sadece bir iktisadi sistem olarak deil, ayn zamanda bir "isten metafizii" olarak ele alan Lyotard, sermayenin hep sonsuz olan elde etme isteinin -ki bu, evren ya da enerji gibi adlar da alabiliyor- dile ynelmesi olarak nitelendiriyor bu yeni sreci. Wittgensteinin "amzn hastal dilde" saptamasn dorularcasna, dile youn bir mdahale szkonusu. Lyotardn "iletiim ideo lojisi" dedii bu yeni yaklamn temel amac, cmleleri kodlanan, deifre edilen, gnderilen, gruplara ayrlan mesajlar haline getirmek; dolaysyla da, evrilebilir ya da karlatrlabilir olmayan, dilsel saymamak. Bunun sonucunda, Wittgensteinn saylamaz dedii dil-oyunlarndan nemli bir blm, ayrca ok anlamllk ya da boluklar, devre-d (iletiim d) b raklm oluyor. Geleneksel siyasal snflarn yerini alan yeni karar vericiler -enformasyon sahipleri-, btnn belirlenebilmesi, elerin birbirleriyle karlatrlabilir, birbirine evrilebilir olmasn ngryorlar. Sistem teori lerinden kaynaklanan, salamlk, istikrar ve saydamlk aray da, her alan da nplanda. rnein sistem teorisyenlerinden sosyolog Luhmannn ne risi, yasalarn normatifliinin yerine "prosedrlerin performansn getir

24

Zek: Yollar atallanan Bahe

mek; bylece bir sre sonra, tmyle aktrlerden arndrlm bir ileyie varlaca mit ediliyor. Lyotarda gre, bu yeni pragmatizmin en nemli sonucu, artk nermelerin doruluu ya da yanllndan nce, etkinlii ne baklyor olmas... Bir zamanlar bilimin varolu nedeni olan akn, biz zat bilim tarafndan tehdit edilmesi sonucunu douruyor bu. Hakikat ara ynn yerine teknik bir lt olan "iyi bir girdi-kt dengesi" geince, bi lim ile tekniin ilikisi de, bir anlamda tersine dnm oluyor; bilime tek noloji nclk ediyor artk. Bilgi bir enformasyon yn olarak grld iin de, bilgi edinme etkinlii, genelde tinsel bir eitime ya da kiilere bal olmaktan kyor. Oysa, Lyotardn belirttii gibi, her eyin, btn dil oyunlar nn, enformasyona indirgenmesi mmkn deil; enformasyon da, dil oyunlarndan sadece biri... Dilin bir "iletiim arac" deil, birbirine benze meyen bir takm adalar topluluu olduunu ve bir btnle (saydaml a) sahip olmadn sylyor Lyotard. eitli deyi-dzeylerini birbirleriy le karlatrabileceimiz bir st-dil de yok. letiim ideolojisinin ulamaya alt ise, bu farkllklar dzletirip tekilletirmek, dile verimlilik ilkesi ni uygulamak. Lyotard da, buna kar, sylem trleri arasndaki ayrl so nuna dek savunan, atmalara kar duyarll ve tankl gelitirmeye y nelik bir tavr neriyor. Dier bir byk deiiklik de, modern bilimin bavurduu ken dini merulatrma yollarnn -temel olarak, iki meruluk anlatsnn oldu unu sylyor Lyotard-, inandrclklarn yitirmeleri. Bu meruluk anlatlarndan ilki, siyasal, devlete dayal bir me ruluk anlats. Kasaca "eitlik st-anlats" olarak da anlan, dorudan Ay dnlanma syleminin rn bir anlat bu. Bilimsel etkinlii merulatr mak iin, bilimin insanlk ya da halk adna yapldn, insanlar arasnda eitlii salayacan ne sren, pek yabancs olmadmz bir anlat... kinci meruluk anlats ise, daha felsefi. Halk, insanlk vs. yeri ne "speklatif tin"i bilginin znesi sayan bir anlat. Daha ok Almanya k kenli bu anlatya gre, bilimsel etkinliin, niversitenin temelinde, "bilim olarak bilim"i arama abas, "evrensel bir tin tarihi" yatmakta... Bu modern st-anlatlara kar, Nietzsche ya da Wittgenstein gibi dnrlerde bulduumuz ve giderek daha ok kiinin paylat ku kuculuktan ayr olarak, bu meruluk dayanaklarnn pratikte inandrclkla rn, etkilerini yitirmeleri szkonusu. Bilimin kendi bana pek de eitlii salayamad grlyor her eyden nce. Eitim alannda da, aydnlan-

POSTMODERNZM

25

m, vatandalk bilincine sahip insanlar yetitirmek, savalar nlemek gi bi soylu amalar giderek gzden dyorlar. deallerin yerini, iyi bir mes lek ya da beceri edinme zlemi alyor. Bir yandan da, modern meruluk anlatlarnn kopmaz bir paras olan ansiklopedilerin her eyi yerli yerine oturtan btncl anlatlarnda da, kmsenmeyecek gedikler alyor. niversitelerde, feodal disiplin ayrmlar yava yava ortadan kalkyorlar. Daha genelde, rnein cahillikten sululuk duyan ya da utananlar, pek k myor artk. lk bakta Amerikanlama olarak da adlandrlabilecek bu deime, Lyotarda gre, modernliin evrensel uygarlk tasarmnn buna lma girmesi, Voltaire ya da Sartreda bulabileceimiz eitlik ufkunun kay bolmas anlamna geliyor. nsanlk, ulus, halk, prolaterya vs. gibi tinsel bir deeri vcuda getiren bir zne ile kendini zdeletirerek ya da byle bir varlktan yola karak dnen ve hareket eden "aydn"n lm de, bu bunalmn bir paras. Artk intellect, kiisel aydnlar gereksiz, hatt imkansz klacak yeni sorumluluklar katnda. Evrensellik, tmellik, btnsellik fikri kadar, zne ideolojisi de byk bir darbe yiyor bylece. (E. Morine gre ise, ay dnn deil, ama -bir daha geri gelmemek zere- aydnn iktidarnn sonu bu.) Adornonun "Hegelci anlamda deneyim (tinin tarih iinde kendini gerekletirmesi), Auschwitz ile bitti" deyii gibi, artk modernlik projesi nin de, Nazizm ve Stalinizm ile tasviye edildii ve ykntlar zerine pek bir ey ina edilemeyecei, yaygn olarak paylalan bir gr. zellikle Auschwitzde (kraldan sonra) bir halkn ldrlmesini Lyotard, 1792de beri modern tarihin meruluk kayna olarak sunulan halk idesinin sonu olarak gryor. Ama bu saptama -amzn, Aydnlanma evrensellii ile gbek bann kesilmesi-, (Neo-ekspresyonistlerin uzlamac, dengeleyicilie kapal tavrnda grld gibi), eskiden yabanclama ifadesi saylan eyleri olumlamaya da yol aabiliyor. Lyotard ise olumlamadan ve tekrar dan uzak, farkl bir postmodernizm olabilecei grnde. Lyotardn postmodernizminin temelini oluturan "dil oyunlar perspektifi", st-anlatlarn, btn anlatlar ierecek bir st-dil yaratma a basnn, anlat tekellerinin, ksacas modernlik projesinin yklmasyla, dil oyunlarnn tekilliinin tannmas ve mikrolojilerin oalmas iin bir frsat doduunu savunuyor. Lyotard iin postmodern, ne modernliin melan kolisi, ne de postmodern binalarda grlen o sinik eklektizm. Postmo dern, btnlk basksndan, bir st-sylemin otoritesi altnda senteze var ma basksndan kurtularak, daha da ileri gitme, srgne gitme istei... Bu

26

Zek: Yollar atallanan Bahe

durumda, bilgide ilerleme de, dil oyunlarnda yeni hamleler ya da yepyeni dil oyunlar bulma yoluyla mmkn. Eitliki anlatnn ve sistem teorisyenlerinin, konsense varma abalarn, salam, istikrarl dzen araylarn reddeden bir tavr bu. Ne de olsa konsens, oyuna katlanlarn tmnn, kurallar zerinde mutabk olduklar ve girecekleri diyalog sonunda bir uz lamaya varacaklar varsaym ya da safl zerine kurulu. Her tartma nn sonucunun ille de uzlama olmadn ileri sren Lyotard ise, kon sense bal olmayan bir adalet fikri ve pratiinin gerekletirilebileceini sylyor. Adaleti de bir denemecilik olarak gren Lyotard, ayrlklar orta dan kaldracak, ihtilafa dm iki tarafn da haklarn ayn oranda gzete bilecek, evrensel bir yarg kural, bir kurallar btn olmad grnde. Aristo gibi, yargcn elinde yol gsterici formller deil, bir sanat uygulay cs olduunu ileri sren Lyotarda gre, bir kurama gre deil, olsa olsa hamlelerin muhtemel sonularna gre yargda bulunmak mmkn. Lyotardn, dogmatizme ve liberalizm bahanesi arkasnda gizle nen pozitivist pragmatizme (performansn basksna) kar nerdii, para doks ve paralojik bir mantk. Paganlk olarak nitelendirdii, hibir anlatya dierlerini de ierme, tercme etme ayrcal vermeyen, deneyci bir kendi kendine gnderme konumu bu. T. Eagletonn belirttii gibi, aslnda Lyotardn savunduu ey, bir bakma yine (kt pragmatizme kar) bir tr iyi pragmatizm; paradokslardan, atmalardan ekinmeyen, bir pagan pragmatizmi... Lyotarda gre, aydnlarn artk yapabilecekleri tek ey, (hakika ti sylemek, dnyay kurtarmak vs. yerine) yeni hamleler bulmak; yeni, k k ykler anlatma ve dinleme gc edinmek; genelde de, bilimsel bilgi nin, anlatya dayal bilgi karsndaki ayrcalkl, stn konumunun sona er diini kabul etmek. Hatt kuramn da, eninde sonunda bir edebiyat tr olduu sonucuna dek varabiliyor bu. Anlatya dayal bilginin ne karl mas ile, kapitalizmin ilk anlatc, zgnlk, kendini yaratma klt ve anla tan konumunun (birinci ahsn) mutlak egemenlii ortadan kalkarak, bi lim ve sanat alanndaki denemeler arasnda daha ok kesiimler yaratlabi liyor. Gdel, Joyce, Duchamp, G. Stein, Lyotardn postmodernizminin, banaz kuramlar sorgulayan, denemeci ar toplar... Bir bakma, Lyotardn savunduu postmodern estetik, zdelik ve btnl terketme peindeki 20li yllarn modernizmine olduka yakn. Modernliin nde ge len savunucusu Habermasn "estetik dzlem, gndelik yaamdan koparl-

POSTMODERNZM

27

mamal" talebinde ifadesini bulan, sanat ile toplumu birletirme d ise, modernist gelenein sekinciliine bir tepki olarak pop-arta ynelen po pler postmodern estetie hi yabana deil. IV - Ve Robespierre Yerden yere vurulan modernlik projesini, genelde Aydnlanmann miras n, bir Robespierre katl ve kararllyla savunan Habermas, postmo dernizm tartmasnda, terazinin teki yann dengelemeye alyor. Hei degger, Foucault, Lyotard, Derrida vb. dnrleri kapsayan, "radikal akl eletiricileri ya da "modernilie elveda deyiciler" olarak adlandrd toplulua kar, akl kavramn yeniden ina etmeyi amalayan Habermas, total modellere kar zde olmayan, marjinali, istisnay vs. savunan bu dnrlerin eletirilerini, zerinde durduklar zemini de ykacak kertede ileri gtrdklerini, "banyo suyu ile birlikte bebei de" attklarn sylyor. Bu dnrlerin hepsi de, burjuva znesinin bir yanlsama olan zerklii ni, arasal akln baskc ileyiini, kavram-merkezcilii -gerekliin kavram lara saca inanan- eletiriyorlar. Oysa arzu, igd, olu vs. adna tzel bir aklcla kar kmak, Habermasa gre, ister istemez muhafaza karlkla sonulanyor. Habermas, btn akla ltlerin yozlatn, geersizletiini gstermek iin bile, en azndan akla dayal bir lt bulmak ge rektiini ne sryor. Postmodernlerin argmentasyona rabet etmemeleri, esoterizme kaymalar, mantn ve szn hiyerarik stnln ykarak, retorii ve yazy ne karmalar, Habermasn eletirisini younlatrd konular. Sanat, felsefe ve bilim arasndaki o ok nemli ayrmlar hie sayan yakla mlar da, Habermas ayrtrlm kategorilerin yararn vurgulamaya iti yor. Mantki tutarllk yerine, retorik baar ltne gre deerlendirme dnemi diye, yaknarak sz ediyor postmodernizmden Habermas. Arasal akln eletirisi, kendi geerliliinin de dayana olan ak la kar yneldii zaman, ama-rasyonelliin diktasna benzer bir biimde, kendisinin de total olma tehlikesi var. Bu bakmdan Habermasa gre, r nein Adornonun Aydnlanmann radikal biimde kendini aydnlatmas (kendine neter vurmas) talebi, sonuta "ad hoc belirlenen kesintisiz bir olumsuzlama"ya varyor. Adorno, kayp bir zdelik-ncesi akla (dolaym z doaya) geri dnme arzusunda olmasa da, Habermas, Adornonun -demokratik iradelerin oluumu, teknik ilerleme gibi- modernliin her e ye karn deerli ve olumlu ynlerini yeterince grmedii grnde. Kav

28

Zek: Yollar atallanan Bahe

ram-merkezcilikten daha az akl ile deil, ancak daha ok akl ile (daha ok kavramla) kurtulunabileceini savunan Habermas, toplumsal rasyo nellemenin baskc-ayrmc (olumsuz) yanlarn, eitliki-uzlatrc (olum lu) yanlan ile kartrmamak gerektiini belirtiyor. Dahas, postmodernlerin drt elle sarldklar olumsuzlama gcnn ya da estetiin radikalleti rici potansiyelinin de, modernliin sonularndan olduunu unuttuklarn sylyor. zellikle Nietzschenin akl eletirisi, sonunda dnyay uzlamaz bir gler sava olarak gren, estetii yceltme noktasna varan bir eleti ri, Habermasa gre. Postmodernizmin de, zellikle Fransada, Marx-Freud kkenli "bask modelleri'' aklamalarnn yerini "iktidar stratejilerinin oulluu" perspektifi alrken, Nietzscheyi ana kaynaklardan biri olarak grd kesin. Habermas, retim paradigmasnn yetersizliklerini hisseden, ya banclamann normatif eletirisiyle (ideoloji eletirisiyle) yetinilemeyeceini kabul eden biri. Ama iletiimi temel alan yeni bir paradigma ile, mo dernliin abalarnn srdrlebileceine inanyor. zne-merkezci akl eletirirken postmodernlerle hemfikirmi gibi grnen Habermas, btn iletiimlerde ikin olan akl yaplarn ortaya karmak ve bu iletiimsel akl potansiyelini ilevci, arasal akla kar gelitirmek amacnda. Nesnelerin bilgisi paradigmasnn insann kendisi zerine bilgi edinmedeki baarszl , zneyi mutlak almayan bir perspektif arayna yol ayor. zbilin ve dnm (reflexion) yerine, eylem ve sylenimleri (utterance) esas alan bir yaklam savunuyor Habermas. ou akl eletirisinin arad o to pik "aklcln tekisi", Habermasa gre, iletiimsel eylemlerde, zedelen memi zneler-aras ilikilerde aranmal. Aklclk da, znenin bilgi edinme ve kullanma dzeni deil; daha ok, zneler aras, geerlilik iddialarna g re bir yn bulma yetenei. Habermas, hakikat ve adalet konularnda, akl c olarak sunulacak argmanlarla, geerlilik iddialarnn tartlp bir sonu ca varlabilecei iddiasnda. Habermasn akla, homojen, saydam bir top lum ngrd eletirisine yol aan "ideal konuma durumu" da, argmantasyon sonunda, varlan konsenss lebilmenin bir yolu olarak d nlm, hakikat ve adalete erime koullarnn tasviri sadece... Rortynin iaret ettii gibi, Habermasn postmodernlere getir dii muhafazakarlk sulamasnn altnda, kendi liberal tavr yatyor asln da. Btn amazlarna karn, modernlie sahip knn temel nedeni, toplumsal umutlara ihanet etmemek; nk Habermasa gre modernlie muhalefet, bir yerde Bat demokrasilerinin elde ettii baarlar, reformla

POSTMODERNZM

29

r meru klmaya yarayan kavramlar hie saymak demek. Siyaset alannda akld akmlarn glendii bir dnemde felsefenin, tek bana olmasa bi le, "akln bekilii" grevini srdrmesi gerektiini savunuyor Habermas. Dolaysyle farkl bir adan bakldnda, l8.yyda oluan modernlik proje sinin ana blme ve dzenine ball ile, muhafazakarln asl Habermasn zerine kald grlyor. l8.yyda oluan, bilim, ahlak ve sanat alanlarnn birbirlerinden ayrlmas (hakikat ile ilgili sorularn, adalet ve beeni sorularndan ayrl mas), Kantn ban ektii modernlik projesinin esasn oluturuyor. Devlet ile toplumun, akla doal hukuk ile siyasal ekonominin, genelde bilme ile inanmann birbirlerinden ayrtrlmalar da, bu byk projenin iinde. Ksacas, en ak biimde Kantta grlebilecek, snrlar koyma ve snrlar tanmaya ynelik bir proje modernlik. Ancak ayrtrma kadar, (akl yoluyla) bir btn koruma, paracklar birbirleriyle ilikilendirme ihti yac da, modernizmin kopmaz bir paras. Hegelden balayarak bilin fel sefesinin yapmaya alt da, btnn nasl korunaca sorununa bir zm bulmak. Hegelin "mutlak tin" zmn gereinden fazla iyi ve bu yzden de baarsz bulan Habermas, bilim, sanat ve felsefe ayrmn koru yarak, iletiimsel akl merkezinde, kltrel ve sosyal pratikler arasnda ek lemlenmeyi salamay, tek zm olarak gryor. Postmodernizmin ban dan reddettii, bir btn -deneyim birlii- nostaljisi, Habermasda nemli bir yer tutuyor. Dolaysyla, rasyonel hareket eden zneler arasnda bir di yalog ve ideal konuma durumuna gre llebilen bir konsensusa ula mak, Habermasn kuramnn ana amac. Kollektif, insancl bir yaama ulamann yolu, ona gre, anlaya dayal, eitliki, gndelik iletiim etkinli inden geiyor. Postmodernler -Bacondan Feyerabenda ulaan bir izgi de- hakikat/g ilikisini bir kez daha ne karp, ayrmlar, anlay ve say gy vs. bir aldatmaca -ve bedeli ar bir kazanm- olarak grrlerken, Ha bermas, Kant izleyerek, (Aydnlanma iyimserliiyle), geerli bir argmantasyon ve toplumsal olarak kabul edilen argmantasyon (iktidar) arasn daki farkn korunabileceinde srar ediyor. Nietzsche gibi estetie sarla rak gndelik olan dna kmak yerine, kltrn paralanp hayattan kop masn engellemeye alyor. lgin olan, zellikle Amerika kl, popler postmodernizmin yksek, sekin sanat ile kitle kltrn (gndelik haya t) birbirine yaknlatrma giriiminin, grnd kadaryla Habermasn niyetleriyle byk lde rtmesi. P. Brger gibi, postmodern estetii modern (ilevci mimari, soyut resim ve yeni-romanda grlen) arlk

30

Zek: Yollar atallanan Bahe

araynn, sradan, baya ve gndelik olandan uzaklama abasna terkedilmesi, (mimaride sslemenin, resimde figrn, edebiyatta yklemenin geri gelmesiyle) sanat ve hayat arasndaki uurumun kapatlmaya alma s olarak tanmlarsak, bu estetiin Habermasa hi ters gelmediini syle mek de yanl olmaz. Ne var ki, bu "yaant birlii"nin (heterojen dil oyun lar arasnda ngrlen birliin) nasl salanaca ise, Lyotard gibi radi kal postmodernlerin byk bir kuku ile sorduklar bir soru...
KAYNAKA

J. Baudrillard: Agonie des Realen, ev: L.Kurzawa, Berlin, 1978. C. ve P. Brger (Der): Postmoderne: Alltag, Allegorie und Avantgarde, Frankfurt 1987. S. Dostolu: Modern Mimarln tesi, Mimarlk, S.6, 1984. S. Dostolu: Colin Rowe ve Bir Uzlatrma Kuram, Mimarlk S.9, 1984. S. Dostolu: Modern Mimarln Tarih Yazm zerine , Mimarlk S. 1, 1985. S. Dostolu: Modernizmin tesi Tartmalarnda Klasizm Sorunu, Mimarlk, S.7, 1985. M. Davis: Urban Renaissance and the Spirit of Postmodernism, New Left Review, S.151, 1985. P. Dews: Adorno, Post-Structuralism and the Critique of Identity, New Left Review, S. 157, 1985. Diacritics, Lyotard zel Says, Sonbahar 1984. U. Eco: Postmodernismus, Ironie und Vergngen, Nachschrift zum "Namen der Rose" iinde, ev: B. Kroeber, Mnchen 1986. H. Foster (Der): The Anti-Aesthetic, Washington 1983. D. Fuder: Orte des geborgenen Abenteuers, Daidalos, S.21, 15 Eyll 1986. J. Habermas: Questions and Counter-questions, Praxis International, C.4, S.3, 1984. J. Habermas: Der Philosophische Diskursder Moderne, Frankfurt a.M., 1985. i. Hassan: The Question of Postmodernism, Performing Arts, C.VI, S.1,1981. S. Lash: Postmodernity and Desire, Theory and Society, C.14, S.1, Ocak 1985. J.-F. Lyotard: Grabmal des Intellektuellen, ev: C. Hrle, Wien, 1985. J.-F. Lyotard: Immaterialitaet und Postmoderne, Berlin, 1985. J.-F. Lyotard: Das Postmoderne Wissen, ev: O. Pfersmann, Wien, 1986. D. Porphyrios: Klasizm bir slup Deildir, ev. M. Kararen, Mimarlk, S.7, 1985. P. Portoghesi: Modern Mimarln Sonu, ev: .Bilgin, Mimarlk, S.11-12, 1984. R. Rorty: Habermas and Lyotard on Postmodernity, Praxis International, C.4, S.1, 1984. B. Schmidt: Postmoderne - Strategien des Vesgersens, Darmstadt, 1985. R. Venturi ve P. Eisenmann: Architectur auf der Suche nach dem "Zeitgeist", Werk, Banen+Wohnen, S.1-2, Ocak/ubat 1985.

MODERNLK: TAMAMLANMAMI BR PROJE * Jrgen Habermas

1980de ressamlarn ve sinemaclarn peinden, mimarlar da Venedik Biennialine kabul edildiler. Bu ilk Mimarlk Biennialine hakim olan; d k rkl havasyd. Venedikteki sergiye katlanlarn, tersine evrilmi avangard cepheler oluturduunu syleyerek tanmlayabilirim bu havay. Onla rn yeni bir tarihselcilie yer amak iin modernlik geleneini kurban ettik lerini sylemek istiyorum. Bu olay zerine, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesinin bir eletirmeni bu zel olayn boyutlarn aan, am zn tehisi niteliine brnen yle bir tez gelitirdi: "Postmodernlik kendi sini aka Kar-Modernlik olarak sunuyor". Bu cmle entellektel haya tn btn alanlarna szan, amza zg, duygusal bir akm anlatyor. Bu akm, aydnlanma sonras, postmodern ve hatt tarih sonrasna (post-history) ilikin teorilerin kapsam iinde. Tarihten, "Antikallar ve Modernler" (The Ancients and Mo dems) deyiini biliriz. Bu kavramlar tanmlayarak balamama izin verin. "Modern" terimi, Hans Robert Jauss tarafndan aratrlan uzun bir tari he sahip.1 "Modern" kelimesi Latince modernus biimiyle ilk defa 5. yz ylda, resmen Hristiyan olan o dnemi, Romal ve Pagan gemiten ayr mak iin kullanld. erikleri srekli deise de, modern terimi hep, ken dini eskiden yeniye bir geiin sonucu olarak grmek iin, antik ala kendisi arasnda bir iliki kuran dnemlerin bilincini dile getirmitir.
(*) Bu deneme ilk kez, 1980 Eyll aynda, Habermasa Frankfurt Kenti tarafndan, Theo dor W. Adorno dlnn veriliinde yaplm bir konumadr. Daha sonra, 1981 Mart ayn da, New York niversitesi Beeri Bilimler Enstitsnde, 'James Konferans olarak sunul mu ve New German Critique dergisinin 22. saysnda (K 1981), "Modernity versus Postmodernity balyla yaymlanmtr. (Yaz buradaki balyla, Hal Forster'n derledii "The Anti-aesthetic" kitabndan Trkeye evrilmitir.)

32

HABERMAS

Baz yazarlar bu "modernlik'' kavramn Rnesansla snrlarlar, ama bu tarihsel adan ok dardr. nsanlar, 17. yzylda nl "Querelle des Andens et des Modernes" zaman Fransasnda olduu kadar, 12. yzyl da Byk Charles dneminde de kendilerini modern olarak deerlendir diler. Yani, modern terimi, Avrupada, hep yeni bir dnemin bilincinin, antikallarla kendisi arasnda yeniden gzden geirilmi bir iliki kurdu u dnemlerde ortaya kmaktayd; dahas, bu dnemlerde, hep antik a, belli birtakm taklitlerle yeniden oluturulmas gereken bir model ola rak grlmekteydi. Klasiklerin antik dnyaya atfettikleri by, ilk defa Fransz Aydnlan masnn idealleriyle zld. zellikle, antikallara bakarak "modern" ol ma fikri, modern bilimin esinledii bilginin sonsuz ilerleyii ve toplumsal, ahlaki iyilemenin sonsuz art inanlaryla deiime urad. Bu deiimin ortaya kmasyla birlikte, baka bir modernist bilin ekillendi. Romantik modernist, klasikilerin antik fikirlerine kar kmaya alt; yeni bir tarih sel dnem arayna girdi ve onu idealletirilmi Orta ada buldu. Ama 19. yzyln balarnda kabul edilen bu yeni a, sabit bir ideal olarak kal mad. 19. yzyl boyunca bu romantik ruhdan, kendini btn belirli tarih sel balardan kurtaran radikal bir modernlik bilinci dodu. Bu en yeni modernizm basite gelenek ve imdi arasnda soyut bir kartlk kurar; biz ler de hl, ilk kez 19. yzyln ortalarnda gelien bu trden bir estetik modernizmin adalaryz. O zamandan bu yana modern diye kabul edi len rnlerin ayrdedici zellii "yeni" olmasdr; bir sonraki stilin yenilii ile onun da modas geecektir. Ama "modaya uygun" olann ksa zamanda modas gese de, modern olan, klasikle gizli ban hep srdrmtr. Doaldr ki, zamana kar dayanan ne olursa olsun, daima bir klasik ola rak deerlendirilmitir. Ama aka modern olan belgeler, bir klasik olma gcn, gemi bir dnemin otoritesinden almyorlar; tam tersine, mo dern bir alma, bir zamanlar gerekten modern olduu iin klasik olu yor. Modernlik anlaymz, kendisine ait klasik olma ltlerini yaratyor. Biz bu durumda, rnein modern sanat tarihi asndan, klasik modernlik ten bahsediyoruz."Modern" ve "klasik" arasndaki iliki, sabit bir tarihsel referans noktasn tamamen yitirmitir. Estetik Modernlik Disiplini Estetik modernlik ruhu ve disiplini, Baudelairein yaptlarnda net konturlara brnd. Bundan sonra modernlik, eitli avangard hareketlerin do

POSTMODERNZM

33

masn salad ve nihayet dadaistlerin Cafe Voltairelerinde ve Srrealizm de doruk noktasna ulat. Estetik modernlik, odak noktasn, deiik bir zaman bilincinde bulan tutumlarda kendini gsterir. Bu zaman bilinci, kendini vanguard (nc) ve avangard metaforlar araclyla ortaya koyar. Avangard, ani, beklenmedik karlamalarn tehlikelerine atlarak, bilinme yen bir blgeye sefere kmak, henz bilinmeyen bir gelecei fethetmek olarak grr kendini. Avangard, nnde uzanan ve henz kimse tarafn dan gidilmemi gibi grnen blgede bir yn bulmak zorundadr. Ama, bu ileri doru araylar, belirsiz gelecein sezgisi ve yeni lik klt, gerekte, imdinin yceltilmesi anlamna gelir. Felsefeye Berg sonun yazlaryla giren bu yeni zaman bilinci, toplumdaki hareketlilii, ta rihteki ivmeli hz, gnlk hayattaki kesintileri dile getirmekten fazlasn ya par. Geici, ele gemeyen ve ksa olana yklenen yeni deer ve dinamiz min gklere karlmas, lekelenmemi, saf ve duraan bir imdiye duyu lan zlemi aa vurur. Bu, modernist duyarln "gemi" hakknda neden soyut bir dille konutuunu da aklar. Her bir devir, kendi ayrc glerini yitirmi tir. Tarihsel bellein yerine, bugn ile tarihin arklar arasnda kahra manca balantlar kurulur; kn (decadence) barbar, vahi ve ilkel olanda kendisini bulduu bir zaman anlaydr bu. Burada tarihin srekli liini havaya uurmak isteyen anarist bir niyeti gzlemleriz; bu niyeti de, yeni estetik bilincin ykc gc balamnda deerlendirebiliriz. Modernlik, gelenein normalletirici fonksiyonlarna kar ba kaldrr; modernlik, normatif olan her eye kar isyan deneyimiyle yaar. Bu bakaldr, ahlaki lik ve yararlk standartlarn etkisiz hale getirmenin bir yoludur. Bu estetik bilin, srekli olarak gizlilik ve skandal arasndaki diyalektik bir oyunu sah neler; aalamaya elik eden korkuyla beraber oluan bir ekicilie al mtr, ama, gene de, aalamann baya sonularndan daima kanr. Dier yandan, avangard sanatta gelitirilen zaman bilinci, sade ce, tarihd (ahistorik) olmakla kalmaz; tarihte yanl normatiflik diye ad landrlabilecek olan eye kar da yneliktir. Modern, avangard ruh, tari hi baka bir ekilde kullanmaya alr, tarihselciliin nesneletirici ustal sayesinde ulalabilen gemileri bir yana atar, ama, ayn -zamanda, tarihselciliin mzesine kilitlenmi bir tarafszlatrlm tarihe de kar kar. Walter Benjamin, srrealizmin ruhu stnde durarak, modern liin tarihle olan, benim tarihselcilik sonras (posthistoritist) tavr diye ad landracam, ilikisini kurar. Benjamin, bize Fransz Devriminin kendisi-

34

HABERMAS

ni nasl anladn hatrlatr: "Devrim, eski Romadan, tpk modann anti ka giysilerinden sz etmesi gibi sz etmekteydi. Moda, ne zaman, eskiden olanlar all iinde kprdansa, imdi yrrlkte olann kokusunu tar." Benjaminin Jetztzeit, vahiy an olarak imdi kavramdr bu; mesihin varlk krpntlarn kucaklad bir zaman. Bu anlamda, Robespierre iin, Antik Roma anlk vahiylerle ykl bir gemiten ibaretti.2 Bu modernlik ruhu son zamanlarda eskimeye balad. 1960larda bir kere daha adndan bahsedildi, ama 1970lerden sonra, bu modernizmin, bugn, onbe yl nce olduundan ok daha zayf yanklar uyan drdn kabul etmeliyiz. Modernliin yoldalarndan Octavio Paz, daha 1960larm ortalarnda "1967 avangard 1917nin hareket ve tavrlarn tek rar ediyor. Biz, modern sanat fikrinin sonunu yayoruz." diyordu. Peter Brgerin almas bize "post-avangard" sanattan bahsetmeyi retti. Bu deyim, srrealist bakaldrnn baarszln belirtmek iin seilmiti.3 Bu baarszln anlam nedir? Daha genel dnrsek, bir post-avangardn varl postmodernlik (modernlik sonras) diye adlandrlan geni fenome ne bir gei anlamna m gelmektedir? Aslnda bu, Amerikan yeni-muhafazakarlarnn en parla Da niel Bellin yapt bir yorumdur. Cultural Contradictions of Capitalism (Kapitalizmin Kltrel elikileri) adl kitabnda Bell, gelimi bat toplumlarndaki krizlerin, kltr ile toplumun birbirlerinden ayrlmasna ka dar geri gittiini syler. Modernist kltr gndelik hayatn deerlerine sz maya balamtr; canl dnya modernizm tarafndan bozulmutur. Moder nizmin gleri sayesinde, snrsz bir kendini ortaya koyma (self-realization), otantik bir kendini duyumlama deneyimi (self-experience) istei, ar uyarlm bir duygusalln znelcilii hakim olmaya balamtr. Bu atmos fer, toplumdaki mesleki yaam disipliniyle badamayan hedonistik motif leri serbest brakmtr, diyor Bell. Dahas, modernist kltr, ereksel ve akla yaamn ahlaki (moral) temelleriyle btn btne bir uyumsuzluk oluturur. Bu yolla Bell, protestan ahlakn zlmesinin (bir zamanlar Max Weberi de rahatsz eden bir fenomen) sorumluluunu "muhalif kl trn" (adversary culture) zerine ykyor. Kltr, bu modern biiminde, ekonomik ve idari zorunluluklarn basks altnda rasyonelletirilen gnde lik hayatn alk (convention) ve erdemlerine kar nefret hissi uyandr maktadr. Bu grteki aprak teknie dikkatinizi ekeceim. te yandan modernliin itici gc tkenmitir, kendisini avangard olarak dnen

POSTMODERNZM

35

herkes kendi lm fermann okuyabilir, deniliyor. Avangardn hala yayl d dnld halde yaratc olmad ne srlyor. Modernizm ha kim, ama, ldr. Bu durumda yeni-muhafazakar iin, zgrlkl s nrlandracak ve disiplin ve alma ahlakn yeniden kuracak normlarn toplumda nasl oluabilecekleri sorusu ortaya kar. Baarya ynelik birey sel rekabetin yeniden baskn olabilmesi iin, sosyal refah devletinin neden olduu eitlemeyi frenleyecek yeni normlar nelerdir? Bell, tek zm ola rak, dinin canlann ngryor. Geleneklere imanla birletirilen dinsel iman, bireylere, aka belirlenmi kimlikler ve varolusal gvence salaya caktr.
Kltrel Modernlik ve Toplumun Modernlemesi

Aktr ki, hi kimse, herhangi bir otoriteye sahip olacak zorlayc inanlar by yoluyla yaratamaz. Bu yzden, Bellinkine benzer analizler, Alman yada da Birleik Devletlerde olduundan daha az yaygn olmayan bir tav rn domasna yol aarlar. Kltrel modernliin tayclaryla kltrel ve siyasi bir hesaplama tavrdr bu. 1970lerde yeni-muhazafakarlarn entel lektel hayata soktuklar bu yeni modann bir gzlemcisi, Peter Steinfelsden bir alnt yapacam: Mcadele, muhalefeti dn olarak deerlendirilebilecek her ortaya k tehir etme ve "mantnn" izini, eitli ar ulara balayacak bir ekilde srme eilimi gsteriyor; Moder nizm ve nihilizm arasnda... hkmet ynetimi ve totalitercilik arasnda, askeri harcamalar ve komnizme teslimiyetilik ara snda, kadn zgrlkleri veya ecinsel haklar ve ailenin para lanmas arasnda... genelde sol ile terrizm, Yahudi aleyhtarl ile faizm arasnda balar kuruluyor..." 4 Bu entellektel sulamalarn ad hominem (nyarg ve inanlara hitap eden) yaklam ile acmaszl, Almanyada epey grlt koparm bulu nuyor. Bunlar, yeni-muhafazakar yazarlarn psikolojisiyle de aklanamaz pek; bunlar, daha ok yeni-muhafazakar retinin analitik zayflklarndan kaynaklanrlar. Yeni-muhafazakarlk, ekonomi ve toplumun iyi kt baarl kapitalist modernlemesinin rahatsz edici yklerini kltrel modernizmin srtna ykler. Yeni-muhafazakar reti, bir yanda, iyi karlanan topluma ilikin modernleme sreci ile te yanda -zntyle karlanan- kltrel gelime arasndaki ilikiyi bulandrr. Yeni-muhafazakar, alma, tketim,

36

HABERMAS

baar ve isizlie kar deien tavrlar iin, ekonomik ve sosyal nedenler aramaz. Sonu olarak da btn sayacaklarmn sorumluluunu -hedo nizm, sosyal kimliin yokluu, itaat noksanl, narsizm, stat ve baar ya rndan ekilme- "kltr" alanna ykler. Gerekte ise, kltr, btn bu problemlerin yaratlmasna, sadece olduka dolayl ve aracl bir yoldan ka tlr. Yeni-muhafazakar bak asndan, kendilerini hl modernlik projesine adam hisseden aydnlar, bu aratrlmam nedenlerin yerine problemlerin asl kayna olarak sunulurlar. Bugn, yeni muhafazakarl besleyen duygu, hibir ekilde, mzelerden kap, sradan yaam rmana karan bir kltrn ahlak kart sonularndan duyulan rahatszlklardan kaynaklanmaz. Bu huzursuzluu yaama katanlar, modernist aydnlar de ildir. Toplumun modernleme srecine kar, derinlere inen tepkilerden kaynaklanr. Ekonomik bymenin dinamikleri ve devletin ulat rgt sel baarlarn basks altnda, bu toplumsal modernleme insan varoluu nun daha nceki formlarna derinlemesine szar. Bence yaam-dnyalarnn (Lebenswelt), sistemin basksna tbi klnmas, gndelik yaamn iletiimsel altyapsn bozan bir olaydr. Bu yzden, rnein, neopoplist protestolar insann toplum sallk biimleri ile doal ve kentsel evrenin tahribine ilikin yaygn korku lar sivri bir biimde ifade ediyorlar. Yeni-muhafazakar balamda, bu pro testolara ilikin belirli bir ironi vardr. Kltrel bir gelenei aktarma, sos yal btnleme ve sosyalizasyon grevleri, bir iletiimsel aklclk ltne ball gerektirir. Ama protesto ve huzursuzluk iin nedenler, ancak de er ve normlarn yeniden-retimi ve dnm zerinde odaklanan, ileti imsel eylem dzlemlerine, ekonomik ve ynetsel aklcln standartlar nn belirledii bir modernleme biimi girdiinde, ortaya kmaktadr; bu dzlemlerin baml olduu iletiimsel aklclktan olduka farkl bir rasyo nellemenin standartlardr bunlar. Ama yeni-muhafazakar retiler dikka timizi titizlikle bu gibi toplumsal srelerden uzaklatrrlar: Aydnlatma dklar nedenleri, ykc bir kltr ve taraftarlar zerine yklerler. Kltrel modernliin kendi amazlarn da dourduu aktr. Modernlik projesinden kukuya drc motifler, topluma ilikin (socie tal) modernlemenin sonularndan bamsz olarak ve kltrel gelime perspektifi iinden doarlar. Modernliin zayf bir eletirisiyle, yeni-muha fazakar eletiriyle, iimizi bitirmi olarak, modernlik ve dourduu rahat szlklar hakkndaki tartmamz, kltrel modernliin amazlarna -ya

POSTMODERNZM

37

postmodernizme arda bulunup, modernlik ncesinin herhangi bir for muna bir geri dn tleyen ya da modernlii radikal bir biimde kal drp atan konumlara bahane oluturan konulara- deinen bir alana kay drmama izin verin.
Aydnlanma Projesi

Modernlik fikri Avrupa sanatnn gelimesine sk skya baldr, ama be nim "modernlik projesi" diye adlandrdm ey, ancak sanat zerine ola an younlamadan vazgeildii zaman gze arpar. Max Weberin bir fik rini hatrlatarak, baka bir analize gememe izin verin. Weber, kltrel modernlii, din ve metafizikte ifade edilen tzel (substantive) akim, zerk alana ayrl olarak tanmlamt. Bunlar: Bilim, ahlak ve sanatt. Bunlar metafiziin ve dinin btnlemi dnya-grleri paraland iin ayrmaya baladlar. Onsekizinci yzyl sonrasnda, eski dnya-grlerinden devralman sorunlar (hakikat, normatif doruluk, otantiklik ve gzel lik) gibi belirli bir takm geerlilik ltlerine gre dzenlenebilirdi. Ancak bylelikle bu sorunlar bilgi, adalet ve ahlak ya da beeni sorunlar olarak ele alnabilirdi. Bunun sonucunda da, bilimsel sylem, ahlak teorileri, hu kuk teorileri ve sanatn retimi ve eletirisi olarak kuramlatralabilirdi. Kltrn her alan, problemlerin uzmanlarn ii olarak ele alnabildii kl trel mesleklere gre ayarlanabilirdi. Kltrel geleneklerin profesyonellik dallarna blnerek ele alm, kltrn her boyutunun da esas yapla rn n plana karr. Bylece, herbiri, bu belirli alanlarda mantkl olma konusunda dier insanlardan daha usta grnen uzmanlarn denetimi al tnda, bilisel-arasal (cognitive-instrumental), ahlaki-pratik (moral-practi cal) ve estetik-davurumsal akln yaplar ortaya kar. Sonu olarak, uz manlarn kltr ile daha geni olan kamunun kltr arasndaki mesafe giderek artar. Uzmanlam yaklam ve dnm (reflection) yoluyla kl tre dahil edilen eyler, hemen ve zorunlu olarak gndelik praxise mal ol mazlar. Bu trden bir kltrel rasyonelletirme sonucu, geleneksel tz zaten deerden drlm bir yaam-dnyasnn giderek daha yoksulla trlmas tehlikesi artar. Onsekizinci yzylda Aydnlanma filozoflar tarafndan formle edilen modernlik projesi, nesnel bilimi, evrensel ahlak ve yasay ve kendi i mant erevesinde sanatn zerkliini gelitirme abalarndan oluu yordu. Bu proje, ayn zamanda, btn bu alanlarn kendi bilisel (cogniti ve) potansiyellerini esoterik (ancak belirli bir gruba hitap eden) biimle

38

HABERMAS

rinden de kurtarma niyetindeydi. Aydnlanma felsefecileri, bu uzmanla m kltr birikiminden, gndelik yaamn zenginletirilmesinde de -gn delik sosyal yaamn akla bir rgtlenii iin de denebilir- yararlanmay is tiyorlard. Condorcetle ayn kafada olan Aydnlanma dnrleri, sanat ve bilimlerin, sadece doal gler zerindeki denetimi artrmakla kalma yp, dnyann ve benliin anlalmasn, ahlaki ilerlemeyi, kurumlarn hakl ln ve insanlarn mutluluunu da salayabilecei yolundaki abartl bek lentilerini de hl srdryorlard. Yirminci yzyl bu iyimserlii darmada n etti. Bilim, ahlak ve sanatn farkllamas, uzmanlarca ele alman blm lerin zerklii ve bunlarn gndelik iletiimin hermeneutikinden (yorumsama) ayrmas anlamlarna gelir oldu. Bu atlama, uzmanlk kltrn "olumsuzlama" abalarn douran problemdir. Ama, bu yolla problem orta dan kalkm olmad: Ne kadar zayf olursa olsun Aydnlanmann niyetleri ne mi sarlmalyz, yoksa, btn modernlik projesinin yitirilmi bir dava ol duuna m? Estetik modernliin yalnzca genelde kltrel modernliin bir paras olduunu tarihsel olarak aklam bulunuyoruz, imdi, sanatsal (artistik) kltr sorununa geri dnmek istiyorum.
Kltrn Olumsuzlanmasn ngren Yanl Programlar

Olduka basitletirerek, modern sanatn tarihinde, sanatn tanm ve uygu lannda giderek artan bir zerklie doru yneliin izlerine rastlayabile ceimizi syleyeceim. "Gzellik'' kategorisi ve gzel nesneler alan ilk ola rak Rnesansda oluturulmutur. Onsekizinci yzyl boyunca, edebiyat, gzel sanatlar ve mzik; kilise ve saray yaamndan bamsz edimler ola rak kurumsallatrld. Ve nihayet ondokuzuncu yzyln ortalarna doru sanaty, yaptlarn sanat iin sanat ayrc bilincine uygun olarak retme yolunda cesaretlendiren estetist bir sanat kavram ortaya kt. Bylece, ar tk estetik alannn zerklii, zerinde dnlm bir proje haline gelebi lirdi: Yetenekli sanat, kendine has ifadesini, rutinletirilmi bili ve gn delik edimin snrlamalarndan kurtarlm kendi (merkezi kaybolmu) z nelliinde karlat deneyimlere yneltebilirdi. Ondokuzuncu yzyln ortalarnda, resim ve edebiyatta, Octavio Pazn Baudelairede rneini bulduu, bir hareket balad. Renk, iz giler, sesler ve hareketin ncelikle temsil amacna hizmet etmesi gereklilii son buldu; davurum aralar ve retim tekniklerinin kendileri estetik nesne durumuna geldiler. Bu sayede, Theodor W Adorno, Estetik Kura

POSTMODERNZM

39

m kitabna, u cmleyle balayabiliyordu: "Artk kesin gzyle baklan bir ey varsa, o da sanat ilgilendiren hibir eye kesin gzyle baklamayaca dr: Ne sanatn kendisine, ne sanatn btn ile ilikisine, hatt ne de sana tn varolma hakkna..." Dos Existenzrecht der Kunst als Kunst (Sanatn sa nat olarak varolma hakk), ite srrealizmin yadsd da buydu ve uras kesindir ki, eer modern sanat yaamn "btnne" olan ilikisiyle ilintili olarak, bir mutluluk vaadinde bulunma iddiasn brakm olsayd, srrea lizm, sanatn varolma hakkna saldrmayacakt. Schillere gre byle bir va at, estetik sezgi tarafndan ortaya atlmakta, ancak yerine getirilmemektey di. Schillerin nsann Estetik Eitimi zerine Mektuplar, bize sanatn da telerine varan bir topyay anlatr. Ama, sanat araclyla yine ayn pro messe de bonheuru tekrar eden Baudelairein zamanna gelene kadar, toplumla uzlama topyas olduka buruklamt. Bir ztlklar ilikisi orta ya kmt; sanat, estetik ve sosyal dnyalarn uzlamaz doasn yanstan bir ayna olmutu, ama kendisini yaamdan uzaklatrp, tam zerkliin do kunulmazlna ekildii lde bu modernist dnmn gereklemesi de, o oranda zorlayordu. Sonunda, srrealist abann, sanatn zerklik alann havaya uurmak ve sanatla yaam uzlatrmak iin kullanma iste iyle serbest brakt ykc enerji de bu gibi duygusal akmlardan toplan d. Ama, sanat ve yaam, kurgu ve praxisi, grn ve gereklii tek bir dzleme indirme; rn ve kullanm nesnesi, bilinli sahneleme ve kendiliinden heyecan arasndaki farkllamay ortadan kaldrma; btn l tleri geersiz klma ve estetik yapy znel deneyimlerin ifadeleriyle eitle me, her eyin sanat ve herkesin sanat olduunu kabul ettirme abalar, btn bu abalar sama deneyler olduklarn gstermilerdir. Bu' deney ler, yaama geri dnmeye ve btn parlaklyla tam olarak hangi sanat yaplarnn zlmeye yz tuttuunun anlalmasna yarad. Bu deneyler, bir kurgu arac olarak grnme, sanat yaptnn toplum zerindeki aknlna ve beeni yarglarnn kendine has bilisel statsne olduu kadar, artistik retimin youn ve planl karakterine de, kendi balarna amalar olarak, yeni bir meruluk kazandrd. Sanat yadsmak iin yrtlen radi kal abalar, ironik olarak, Aydnlanma estetik teorisinin kendi nesneler alann belirlerken kulland kategorilere geri dnmeyle sonuland. Sr realistler, ok iddetli bir savam yrttler ama, zellikle iki hata bakal drlarnn sonusuz kalmasna neden oldu. Birincisi, zerk olarak gelitiri len kltrel alanlar iinde barndran kaplar alkalandklar zaman, ilerin-

40

HABERMAS

dekiler de dklr. Yceltmeden arndrlm anlamdan. ya da tahrip edi len biimden geriye hibir ey kalmaz; ve bunu, eitliki bir etki izlemez. kinci hatann daha da nemli sonulan vardr. Gndelik ileti imde, bilisel anlamlar, ahlaki beklentiler, znel ifadeler ve deerlendir meler, btn bunlarn hepsi, birbiriyle iliki iinde olmaldrlar. letiim s releri btn alanlar -bilisel, ahlaki-pratik, ve davurumsal- kaplayan kltrel bir gelenee ihtiya duyarlar. Bu yzden, rasyonelletirilmi bir gndelik yaam, tek bir kltrel alan -sanat- amlanarak ve bylece uz manlam bilgi komplekslerinden sadece biri ulalabilir klnarak, klt rel yoksullamadan korunamazd. Srrealist bakaldr yalnzca bir soyutla mann yerini alabilirdi. Teorik bilgi ve ahlak alanlarnda da, kltrn yanl olumsuz lanmas diye adlandrabileceimiz bu baarsz abalara kout abalar var sa da, bunlar daha az konuulmaktadr. Gen Hegelcilerin zamanndan beri, felsefenin yadsnmas konuma konusu olagelmitir. Marxdan beri de, teori ve pratik arasndaki iliki sorunu gndemdedir. Her eye karn, Marxist aydnlar toplumsal bir harekete katlmlardr. Srrealist progra mn sanat yadsyna benzer bir ekilde, felsefenin yadsnmasna ynelik bir program yrrle koyma abalarna ise, sadece toplumsal hareketin kysnda kalanlarda rastlanmtr. Dogmatizm ve ahlaki katln sonular incelendiinde, bu programlarda, srrealist hatalarla olan bir paralellik gze arpar. eylemi bir gndelik praxis, yalnzca, bilisel olanla, ahlakipratik ve estetik-davurumsal eler arasnda karlkl snrlandrlmam ilikiler yaratlarak dzeltilebilir. Bu yksek oranda stilize edilmi kltrel alanlardan yalnzca birini amakla ya da daha ulalabilir klmakla eyleme sorununun stesinden gelinemez. Bunun yerine, belirli koullar altn da, terrist eylemlerle bu alanlardan herhangi birisinin baka alanlara a r yayl arasnda bir iliki olduunu grrz: Siyaset bilimini estetize et me ya da siyasetin yerine ahlaki katl geirme, ya da onu bir retinin dogmatizmine boyun emeye zorlama buna bir rnek olarak verilebilir. Bununla birlikte, bu fenomenler, bizi, halen yaayan Aydnlanma gelenei nin niyetlerini, "terrist akl" iinde kk salm niyetler olarak inkara gtrmemelidir.5 Modernlik projesini, bireysel terristin bilin durumu ve hay ret uyandran eylemleriyle bir araya getirenler, karanlkta, askeri ve gizli polis hcrelerinde, kamplarda ve kurumlarda uygulanan, kyas kabul et mez sreklilik ve yaygnlktaki brokratik terrn modern devletin raison

POSTMODERNZM

41

detrei olduunu -sadece bu tip ynetimsel terrn modern brokrasile rin zorlayc aralarn kulland nermesine dayanarak- iddia edenlerden daha az dar grl deillerdir.
Alternatifler

Modernlii ve onun yitirilmi bir dava olarak projesini gzden karmak yerine, bu modernlii yadsmaya abalam bulunan abartl programla rn hatalarndan ders almamz gerektii kansndaym. Belki de sanatn al glan biimleri, bu durumdan k yolunu gsterebilecek bir rnek tekil ederler. Burjuva sanatnn, izleyicilerden ayn anda iki beklentisi vardr. Bir yandan, sanattan holanan sradan insann kendisini bir uzman olarak eitmesi gerekir. te yandan, bu insann, sanat kullanan ve estetik dene yimleri kendi hayat problemleriyle ilikilendiren usta bir tketici gibi dav ranmas beklenmektedir. Bu ikinci ve zararsz gibi grnen sanat dene yimleme yolu, tam da uzman olmayla profesyonel olma arasnda karmak bir iliki kurduu iin, radikal anlamn kaybetmitir. Aktr ki, eer zerk problemlerin uzmanlam bir ekilde ele alnmas olarak yrtlmeseydi ve eksoterik sorunlara zen gstermeyen uzmanlarn ilgi alan olmaktan ksayd, sanatsal retim kuruyup gidecekti. Sanatlar ve eletirmenler, bu gibi problemlerin, baka bir yerde kltrel bir alann "i mant" diye adlandrdm eyin alanna girdiini kabul ederler. Ama, bu kesin snrlama, geerliliin yalnzca bir yn zerinde younlama, hakikat ve adalet ynlerinin dtalanmas, estetik deneyim bi reysel bir yaam talihine indirgenip sradan yaamn iine ekilince, para lanr. Sanatn sradan adam tarafndan ya da "gndelik uzman" tarafndan ele aln, sanatn profesyonel eletirmen tarafndan ele alnndan daha farkl bir ynde geliir. Albrecht Wellmer, uzmanlarn eletirel zevk yargs etrafnda olumam bir estetik deneyimin neminin deiebilme yollarndan birine dikkatimi ekti: Byle bir deneyim, yaam-tarihsel bir durumu aydnlat makta kullanldnda ve yaam sorunlaryla ilintilendirildiinde, artk este tik eletiriye ait olmayan bir dil oyununa girer. Bu durumda, estetik dene yim, sadece sayesinde dnyay algladmz ihtiyalarmzn yorumlann yenilemekle kalmaz. Ayn zamanda, bilisel belirlemelerimizin ve normatif beklentilerimizin iine szar ve btn bu anlarn birbirleriyle olan ilikileri nin biimini de deitirir. Bu srecin bir rneini vermeme izin verin.

42

HABERMAS

Sanat ele alma ve onu ilikilendirmenin bu eidi, Alman-sveli yazar Peter Weissin Direniin Estetii adl yaptnn birinci cildinde nerilir. Weiss, sanatn bu yeniden yorumlann 1937 Berlininde siyasal kayglar olan, bilgi al eken iilere sunarak tarif ediyor.6 Bunlar, gece lisesi eitimi sayesinde Avrupa sanatnn genel ve sosyal tarihi konusunda bilgi edinmi gen insanlardr. Bu nesnel akln Berlindeki mzelerde tek rar tekrar grdkleri sanat almalarnda vcuda gelen esnek yaps iin den kendilerine ait olan paralar seip, karmaya balar ve bunlar kendi evrelerinin balamnda yeniden yorumlayp bir araya getirirler. Bu evre geleneksel eitimden de, varolan rejimden de gayet uzaktr. Bu gen ii ler, her ikisini de aklayabilene dek, kendi evreleri ile Avrupa sanatnn yaplan arasnda yalpalayp dururlar. Yaam dnyasndan yola karak, uzman kltrnn nasl yeni den yorumlandn gsteren bunun gibi rneklerde, srrealistlerin mit siz isyannn amalarn, hatt Brecht ve Benjaminin hlesini (aura) kaybe den sanat yaptlarnn nasl gene de aydnlatc bir ekilde ele alnabilecei konusuna duyduklar ilgiyi hakl karan bir eye rastlyoruz. zetle, mo dernlik, henz, tamamlanm deildir ve sanatn ele aln, modernliin en az ynnden sadece biridir. Bu tasarm, modern kltrn hala can l miraslara dayanan, ama salt gelenekselcilie derse yoksullaacak olan bir gndelik praxise farkllam bir ekilde yeniden balanmasn hedef ler. Bununla birlikte, bu yeni balant, sadece, toplumsal modernlemenin baka bir yol tutturmas koulu altnda kurulabilir. Yaam dnyas, kendi ierisinden, hemen hemen zerk bir ekonomik sistemle onun ynetsel ta mamlayclarnn koullarn ve isel dinamiklerini snrlayacak kurumlan gelitirecek hale gelebilmelidir. Eer yanlmyorsam, bugn iin buna pek ihtimal yok. Bat dnyasnn az ok tmnde kapitalist modernleme sreleri gibi kltrel modernizme kar eletirel eilimleri de azdran bir anlay gelimitir. Sa nat ve felsefenin olumsuzlanmas arsnda bulunan programlarn iflasn dan doan dkrkl, muhafazakar tavrlara bir bahane olarak kullanl maktadr. "Gen muhafazakarlarn antimodernizmini "yal muhafazakar larn" premodernizminden ve yeni-muhafazakarlarn postmodernizminden ksaca ayralm. "Gen Muhafazakarlar", estetik modernliin temel deneyimini yeniden gndeme getirirler. Yararlk ve almann zorunluluklarndan kurtarlm merkezsiz znellik zerinde hak iddia eder ve bu yolla mo

POSTMODERNZM

43

dern dnyann dna karlar. Modernist grler temelinden, uzlamaz bir antimodernizmi savunurlar. Kendiliinden imgelem, z-deneyim ve duygusallk glerini uzaklara, arkaik bir alana kaydrrlar. Arasal akln karsna, maniist biimde, ister iktidar ya da egemenlik, ister Varlk (Se in) ya da iirselin Dionysoscu gc olsun, sadece armlarla elde edile bilen bir ilke karrlar. Fransada bu izgi, Georges Batailledan Michel Foucaultyu izleyerek Jacques Derridaya kadar uzanr. "Yal Muhafazakarlar", kendilerinin kltrel modernizme bu lamalarna izin vermezler. Tzel akln kn, bilimin, ahlakn ve sana tn farkllamasn, modern dnya grn ve onun salt yntemsel aklc ln zlerek gzlemler ve modernlikten nceki bir konuma ekilmeyi nerirler. Bugn, zellikle, yeni-Aristoculuk belirli bir baar kazanm durumdadr. Ekoloji problematiini gz nnde bulundurarak, kendisi nin kozmolojik bir etik istemine olanak tanr. (Leo Straussla balayan bu okula bal olarak Hans Jonas ve Robert Spaemannn ilgin almalar rnek olarak verilebilir.) Son olarak, yeni-muhafazakarlar, modern bilimin geliimini, sa dece teknik ilerlemeye, kapitalist bymeye ve akla ynetime yol aabil mek iin kendi alannn tesine geebildii srece ho karlarlar. Bunun yan sra, kltrel modernliin patlayc ieriini etkisiz klacak bir politika nerirler. Bir teze gre, bilimin, doru olarak anlaldnda artk yaam dnyasnn ynlendirilmesi iin kullanlmas kesinkes anlamsz hale gelmi tir. Baka bir tez de politikann ahlaki-pratik olumlama teleplerinden ola bildiince uzak tutulmasnn gerekliliidir. Ve nc bir tez de sanatn dnsel niteliini savunun tezdir. Sanatn topik bir ierie sahip oldu unu reddeder ve estetik deneyimi kiisel alanla snrlamak iin onun yanlsamal karakterini vurgular. Burada, erken dnem Wittgenstein, orta dnem Carl Schmitt ve son dnem Gottfried Benn saylabilir. Ama, bi lim, ahlak ve sanatn yaam dnyasndan ayrlmalar ve uzmanlarca yneti len zerk sahalara kesinkes kapanmalaryla, kltrel modernlik projesin den geriye kalan yalnzca modernlik projesini tmden ortadan kaldrd mzda elimize geriye ne kalacaksa o olacaktr. Bunu ikame etmek iin gele nekler nerilir, ama bunlarn da (normatif) hakl karma ve geerlilik ta leplerine kar bak olduklar kabul edilmektedir. Bu tipoloji, phesiz, dierleri gibi bir basitletirmedir; ama, ada entellektel ve politik yzlemelerin analizi iin tmyle yararsz ol

44

HABERMAS

duu sylenemez. Premodern esintiler tayan antimodernlik fikirleri kor karm alternatif kltr evrelerinde yaygnlk kazanmaktalar. Almanyadaki politik partiler iindeki bilin dnmlerini gzlemlediiniz zaman, yeni bir ideolojik kaymann (Tendenzwende) ortaya ktn grebilirsiniz. Bu postmodernistlerin premodernistlerle olan ittifakdr. Bana yle geliyor ki, aydnlara kar kt muameleyi ve yeni-muhafazakarlk konumunu kendi sinde tekelletirmi tek bir parti yok. Bu nedenle, bana bu ehrin en nemli ocuu, bir filozof ve yazar olarak memleketimizdeki aydn imajna damgasn vuran ve dahas aydn olmann imrenilecek bir rneini veren Theodor W. Adornonun adn tayan bir dl verdiinden dolay, Frankfurt ehrindeki zgrlk atmosfere teekkr bir bor bilirim. Trkesi: Glen gl Nali

NOTLAR:

1- Jauss nde gelen bir Alman edebiyat tarihisi ve bu lkede okuyucuyu-tepki (respon se) olarak anlan eletiriyle ilikili bir tr eletiri olan "algnn estetii" (aesthetics of recepti on) ile uraan bir eletirmendir. "Modernin bir tartmas iin bak. Jauss, sthetische Normen und geschichtliche Reflexion in der Querelle des Anciens et des Modernes, Mnih, 1964. ngilizce bavuru iin bak Jauss, "History of Art and Pragmatic History", Toward an Aesthetic of Reception, ev. Timothy Bahti, Minneapolis, University of Minnesota Press, 1982, ss. 46-8. (Ing. Der. Notu) 2- Bak. Benjamin, "Theses on the Philosophy of History", Illuminations, ev Harry Zohn, New York, Schocken, 1969, s.261. (ng. Der. Notu) (Trkesi: Akntya Kar, S.2, 1986.) 3- Avangard'la ilgili olarak Paz iin zellikle bak. Children of the Mire: Modern Poetry from Romanticism to the Avant-Garde, Cambridge, Harward University Press, 1974, ss.148-64. Brger iin bak. Theory of the Avant-Garde, Minneapolis, University of Minnesota Press, Fall 1983. (ing. Der. Notu) 4- Peter Steinfels, The Neoconservatives, New York, Simon and Schuster, 1979, s.65. 5- "Siyaset bilimini estetize etmek" deyimi Benjamin'in "Mekanik Yeniden-retim anda Sanal Yapt" yazsndaki nl, faistlerin hatal sosyal program formlasyonunu artr yor. Burada, Habermas'n Aydnlanma eletirmenlerini eletirisi Adorno ve Max Horkheimer'den ok, ada nouveaux philosophes (yeni fllozoflar)'a (Bemard-Henri Lvy vb.) ve onlarn Alman ve Amerikal yandalanna yneltilmi grnmektedir. (ng. Der. Notu) 6- Gnderme, 1965deki Maral/Sade oyunuyla tannan P. Weiss'in Die Aesthetik des Wi derstands (Direniin Estetii) (1975-8) romannadr. iler tarafndan "yeniden yorumla nan" sanat yapt, gcn, klasikliin ve aklcln simgesi olan Pergamon attandr, (ing. Der. Notu.)

POSTMODERN NEDR SORUSUNA CEVAP * Jean-Franois Lyotard

Thomas E. Carrolla Milano, 15 Mays 1982


Bir Talep

Bir geveme, vazgeme dnemindeyiz. Zamann renginden sz ediyorum. Sanatlarda ve dier alanlarda denemeleri, deneyleri durdurmak iin, drt bir taraftan- sktrlyoruz. Gerekilik akmlarn ycelten ve yeni bir zel liin ortaya kmasndan yana olan bir sanat tarihisini okudum. Resim pi yasasnda 'Transavangardizm' yayp satan bir sanat eletirmenini oku dum. Mimarlarn, postmodernizm ad altnda, Bauhaus projesinden yaka y syrmakta olduklarn okudum: levcilik banyosundan sonra, su ile bir likte bebei deneyi de dkyorlar. Yeni bir filozofun, komik bir adlan drmayla yahudi-hristiyanizmi dedii kefini ve bununla, bugne kadar hkm srmesini saladmz inanszla bir son vermek istediini oku dum. Haftalk bir Fransz dergisinde "Mille plateaux"" dan** pek memnun kalnmadn okudum: zellikle insan bir felsefe kitab okuduunda, bir para anlamla dllendirilse, hi de fena olmazm! Ar top bir tarihi nin kaleminden, 60l, 70li yllarn avangard yazar ve dnrlerinin, dil kullanmnda terr hakim kldklarn okudum: Oysa verimli bir tartma nn koullar yeniden ina edilmeliymi. Bunun iin de entellektellere or tak bir konuma biimi, tarihilerin konuma biimi empoze edilmeliymi. Belikal gen bir dil filozofunu okudum: Konuan makinalarn meydan okumas karsnda, kta dncesinin, gereklik kaygsn bu makinalara terkettiine; gndermelere dayak (rfrentiel) bir paradigmann yerine, di le gnderen (adlinguistique) bir paradigmay (szler stne sz syleme, yazlar stne yaz yazma, metinler araslk) yerletirdiine inanyor ve
(*) Le Postmoderne expliqu aux enfants; d. galile, 1986 Paris. (**) Deleuze/Gualtari'nin kitaplar.

46

LYOTARD

bundan da yaknyordu. Dil yeniden salam bir ekilde, gndergenin rota sna yerletirilmeliymi. Yetenekli bir tiyatro bilimciyi okudum. Fantazi ve oyunlaryla postmodernizmin, iktidar karsnda, zellikle iktidarn, endie iindeki bir kamuoyu tarafndan, nkleer sava tehlikesi karsnda totali ter bir gzatrmama politikas izlemeye yreklendirildii bir dnemde fazla bir arl olmadn yazyordu. Yeni-muhafazakarlar diye adlandrd kimselere kar modern liin savunmasn stlenen mehur bir feylezofu okudum. Bunlarn, postmodernizm bayra altnda, tamamlanmadan kalm modern projeden, Aydnlanma projesinden kurtulmay istediklerine inanyor. Ona kalrsa, Aufklrungun (Aydnlanma) Popper ve Adorno gibi son partizanlar bi le, projeyi ancak hayatn zel bir takm alanlarnda savunabilmiler: The Open Societynin (Ak Toplum) yazar politika, Aesthetische Theorienin ya zan da sanat alannda... Modernlik eer baarsz olduysa, bu, Jrgen Habermasa gre (szkonusu dnrn o olduunu karmsndr), haya tn btnln, uzmanlarn kesin yetkisine terkedilmi uzmanlk alanla rnda paralanmaya brakmasndandr. Bu paralanma srecinde, somut birey ise "yceliini yitirmi anlam" ve "yapszlam biim"i, bir zgrle me olarak deil, Baudelairein yzyl nce szn ettii o devasa can skn ts tonunda yaamaktadr. Filozofumuz, Albrecht Wellmerin bir saptamasn izleyerek, kltrn paralanmas ve hayattan kopmasna kar arenin, ancak estetik yaantnn statsnde bir deiime gidilerek bulunabileceini dnyor. Sz konusu "deiiklik, estetik yaantnn artk balca ifadesini beeni yar glarnda bulmayp, hayatn tarihi bir konumunu incelemekte kullanlmas n", yani "varolmann sorunlaryla ilikilendirilmesini" ieriyor. Bylelikle bu yaant, "estetik eletirininkinden farkl bir dil oyununa katlacak"; "bili sel (cognitive) giriimlere ve deerlere ilikin beklentilere" mdahale ede cek ve "bu farkl nlarn (moment) karlkl gnderme biimini deitire cektir". Netice itibaryla Habermasn sanatlardan ve saladklar yaant dan talep ettii, bilginin, etiin ve politikann sylemlerini ayran uuru mun zerine bir kpr atmak, bir yaant birliini salayacak bir yol ama lardr. Benim sorum, Habermasn nasl bir birlik tasarlad. Modern projenin izlenmesiyle amalanan, gndelik hayatn ve dncenin tm elerinin, organik bir btnde olduu gibi, iinde yerlerini bulacaklar sosyo-kltrel bir birliin oluumu mu? Yoksa bilgi, etik ve politikann he

POSTMODERNZM

47

terojen dil oyunlar arasnda almas ngrlen geitin kendisi de, bunlar la ayn dzeyde yer alan, dier bir dil oyunu mu? Ve eer byleyse, nasl olup da, bunlarn etkin bir sentezini gerekletirebilecek? Hegelci bir ilhama dayanan birinci hipotez, "diyalektik olarak btnletiren bir yaant" nosyonunu sorgulamyor. kinci hipotez, Yarg Gcnn Eletirisinin (I. Kant, .n.) ruhuna daha yakn, ama tpk onun gibi, postmodernliin, Aydnlanma dncesine, tarihin birletirici bir ere i ve bir znesi olduu fikirlerine dayatt, zorlu sorgulamadan gemek zorunda. Sadece Wittgenstein ve Adorno deil, ama profesr Habermas tarafndan okunma onuruna eriemeyerek, hi deilse yeni-muhafazakarlar diye krk not almaktan yakay syrabilen Fransz ya da Fransz olma yan bir takm dnrler de, ite bu sorgulamann ncln yapyor lar.
Gerekilik

Batan sana szn ettiim isteklerin hepsi zde deiller. Hatt zaman zaman birbirinin kart eyleri dile getiriyor olmalar da mmkn. Kimile ri postmodernlik adna, kimileri de postmodernlii alaa etmek iin ileri srlyor. Gnderge (ve nesnel gereklik) ya da anlam (ve gvenilebilir aknlk) ya da alc (ve bir kamu) ya da gnderen (znel ifade gc) ya da iletiimsel konsenss (ve deiimler iin genel bir kod, mesela tarihi sylem trnden) salanmasn istemek; bunlar zorunlu olarak, bir ve ay n ey deiller. Ama yine de sanatsal denemeleri askya almaya aran de iik biimlerdeki davetiyeler, ilerinde ayn dzene ary, ayn birlik, g venlik ve poplarite ("izleyici bulma" anlamnda, ffentlichkeit) arzusunu barndryorlar. Sanatlar ve yazarlar yeniden cemaatn sinesine dndr mek, ya da onlara en azndan eer cemaatn hasta olduu dnlyor sa iyiletirme sorumluluunu yklemek gerektii dnlyor. Bu ortak eilimin kesin bir belirtisi var: Tm bu yazarlar iin, hibir ey avangardlarn mirasn tasfiye etmekten daha acil deil. zellik le szde "transavangardln" sabrszlnn arkasnda yatan da bu. tal yan bir eletirmen tarafndan Fransz meslektalarna verilen cevaplar, bu konudaki tm kukulan ortadan kaldryor. Sanat ve eletirmenler, avangardlara cepheden saldrmaktansa, onlar birbirlerine kartrmay yeliyor lar. Bu, avangardlar tasfiye etmek iin daha emin bir yol gibi grnyor. nk bylelikle en sinik eklektisizmi, sanki sonuta daha nceki aratr malarn ksmi bir almasym gibi gsterebiliyorlar. Oysa avangardlara

48

LYOTARD

aktan srt evirmeyi isteselerdi, yeni-akademizm glnlne dme tehlikesiyle kar karya kalabilirlerdi. Her ne kadar salonlar ve akademi ler, burjuvazinin tarihteki yerini ald dnemde bir tr gnahtan arnma misyonu grebildiler ve realizm rts altnda, plastik ve edebi doru tu tum dllerini belirleyebildilerse de, bizzat kapitalizmin kendisi, allm nesneleri, sosyal hayatn rollerini ve kurumlarn gerek d klmakta yle bir gce sahip ki, realist denilen temsiller (representations) gereklii ar tk sadece nostalji ve ac alay kipinde, bir tatminden ok, bir ac vesilesi olarak gndeme getirebiliyorlar. Gerekliin deneyime deil, ama ancak sondaj ve denemelere malzeme olabilecek kadar istikrarsz ve krlgan k lnd bir dnyada klasisizm pek mmkn grnmyor. Bu tema Walter Benjamin okurlarna tandk gelecek. Ama yi ne de ieriini doru anlamak gerekiyor. Fotoraf, resme dardan ynel tilen bir meydan okuma deildi; endstriyel sinema da, anlatya dayal (narratif) edebiyat iin, byle dtan gelen bir tehdit oluturmuyordu. Fo toraf, Quattrocento (talyada 15.yy sanat a, .n.) tarafndan gelitiril mi, grlebilir olann dzenlenmesi programnn belirli ynlerini tamaml yor, sinema ise l8.yydan beri byk oluum (Bildung) romanlarnn idea lini oluturan artzamanllklarn organik btnlerce kapsanmas iini mkemmelletirmeye imkan veriyordu. Mekaniin ve endstriyelin, elin ve zanaatin yerini almas, kendi bana bir felaket deildi. Tabii eer sanatn znde dahiyane bir bireysellik tarafndan kullanlan sekin, zanaatkarca bir istidat olduuna inanlmyorsa. Meydan okuma, ncelikle, akademizmin resme ve anlatya da yal gerekilie verdii bilinleri kukudan koruma grevini, fotoraf ile sinemann ok daha iyi, abuk ve yzbinlerce defa daha etkili bir datm la yerine getirebilmelerinden ileri geliyordu. Szkonusu olan gndergenin sabitletirilmesi, tannabilir bir anlamla donanaca bir bak asna gre dzenlenmesi; imaj ve sekanslarn abucak deifre edilmesini salayarak, alcnn kendi kimliinin bilincine ve bakalarndan gelecek onaya kolayca ulamasna imkan veren szdizimi (syntax) ve sz daarcnn (lexique) tekrarlanmas olduunda, sinema ile fotorafn, roman ve resme s tn gelmeleri kanlmazdr. nk bu imaj ve sekans yaplar herkes ara snda ortak bir iletiim kodu olutururlar. Bylelikle gereklik etkileri ya da dilerseniz gerekiliin fantazmalar diyelim, oalr. Ressam ve romana, eer varolann destekileri haline gelmek istemiyorlarsa ki bu durumda nemsiz, minr olacaklardr, bu tedaviye y

POSTMODERNZM

49

nelik ilevleri reddetmek zorundalar. Resmetme ve anlatma sanatnn, da ha ncekilerden devrald kurallar sorgulamallar. Bu kurallar ok ge meden onlara "doru" olmay engelleyen, aldatma, batan karma, rahat latma aralar olarak grnrler. Resim ya da edebiyat ortak ad altnda, imdiye dek benzeri grlmemi bir ayrm vuku bulur. Sanatn kurallarn yeniden gzden geirmeyi reddedenler, yerleik hastalkl gereklik arzusu nu, kendisini tatmin edebilecek durum ve nesnelerle "uygun kurallar" ara clyla ilikilendirip, kendilerine kitle konformizminde yer edinirler. Por nografi, film ve fotorafn tam da bu ama iin kullanlmasdr. Ve gide rek kitle iletiiminin meydan okumasn gsleyemeyen tm anlat ve imaj sanatlar iin, genel bir model haline gelmektedir. Plastik ve anlatya dayal sanatlarn kurallarn sorgulamay ka bul eden ve yeri geldiinde yaptlarn yaymak yoluyla, kukular paylama ya alan sanat ve yazarlar ise, gereklik ve kimlik kaygsndaki amatr lerce gvenilir bulunmamaya mahkum olmu, izlenilme garantisini kaybet mi, durumdadrlar. Avangardlarn diyalektiini, endstriyel ve kitle ileti imsel realizmlerin resmetme ve anlatma sanatlarna ynelttii meydan okumaya bu ekilde balamak mmkn. Duchampn ready made'i, res sam ve hatt sanat mesleklerinin bu aralksz geri ekili srecine iaret etmekten baka bir ey yapmyordu. Thierry de Duven zekice belirttii gibi, modern estetiin sorduu gzel nedir? sorusu deil, sanatsal (ya da edebi) olan nedir? sorusudur. Gerekilik, ki tek tanm, sanattaki de dahil olmak zere, ger eklik sorununun es geilmesini ho grmektir, her zaman akademizm ile kitsch arasnda bir yerde bulunur. ktidarn ad parti olduunda, neo-klasik tamamlaycsyla birlikte gerekilik, deneysel avangard zerindeki zafe rini iftira ve yasaklama yoluyla elde eder. Ancak yine de partinin istedii, setii ve yayd uygun anlat, imaj ve formlarn, bunlar, yaad kn t ve skntnn uygun ilalar olarak talep edecek bir izleyici kitlesine ihti yac vardr. ki sava aras Alman toplumunda ve devrim sonras Rus toplumundaki gerekle, yani birlik, basitlik ve iletilebilirlik talebi, gerek yo unluk, gerekse devamllk bakmndan farkldr. Bu da Nazi ve Stalinci gerekilikleri birbirinden ayran bir eyler olduuna iaret ediyor. Sanatsal denemelere kar saldr, politik merci tarafndan y rtldnde tamamyla gericidir: Estetik yargya, u ya da bu yaptn, g zelin yerleik kurallarna uygunluu stne karar vermek der sadece. Yaptn, kendini bir sanat nesnesi klan zelliklerden ve amatrlerle bulu-

50

LYOTARD

abilme olaslndan kayglanmas gerekliliinin yerini, yaptlar ve alcy bir defada ve her zaman iin belirleyen a priori gzel ltlerinin politik akademizm tarafndan bilinip, empoze edilmesi alr. Bylelikle kategorile rin estetik yargdaki kullanmlar ile bilgi yargsndaki kullanmlar zdele ir. Kant gibi sylersek, ikisi de "belirleyici yarglar" haline gelir: fade n ce anlkta "iyice biimlendirilir" ve sonra deneyimden sadece bu ifadenin kapsayabilecei durumlar alkonur. ktidarn ad parti deil de sermaye olduunda, transavangardc ya da Jencksn kulland anlamda postmodern zm, anti-modern olandan daha elverili grnyor. Eklektizm ada genel kltrn sfr derecesini oluturuyor: Reggea dinleniyor, western seyrediliyor, len Mc Donaldda yeniyor, akam yerel mutfaklarn tadna baklyor. Tokyoda parizyen parfmler kullanlyor, Hong Kongda retro giyiniliyor. Bilgi televiz yon oyunlarna malzeme olmu durumda. Eklektik yaptlar iin alc-izleyici bulmak kolay. Sanat kendini kitsch klarak, amatrn beenisinde h km sren dzensizlii pohpohluyor. Galeri sahibi, sanat, eletirmen, hepsi bu ne olursa olsunculukta anlayorlar. Zaman, gevemenin ve ra hatln zaman. Ama bu ne olursa olsun realizmi, gerekte parann rea lizmi; estetik ltlerin yokluunda, yaptlarn deerini, krllklaryla l mek mmkn ve yararl oluyor. Nasl ki sermaye, alm gcne sahip olma lar kouluyla, kendini btn ihtiyalara uydurabiliyorsa, bu realizm de kendini btn eilimlere uydurabiliyor. Beeniye gelince, vakit geirmek ya da vurgun yapmak iin, ince olmak gerekmiyor. Estetik aray ifte teh dit altnda: Bir yandan "kltr politikas" dier yandan sanat ve yayn paza r. Ona kimi zaman biri, kimi zaman da dieri, ynetildikleri kamu tarafn dan mevcudiyeti onaylanm konulara uygun yaptlar vermesini tavsiye edi yor. Ve iyi yaplm olmalar iin bu yaptlarn, kamunun, iinde neden bahsedildiini tanyabilecei, anlatlmak isteneni anlayabilecei, her du rumda bunlar kabul ya da reddedebilecei ve hatt mmknse kabul et tiklerinin ona bir avuntu, bir destek salayabilecei bir biimde yaplm olmas gerekiyor.
Yce ve Avangard

Mekanik ve endstriyel sanatlarn gzel sanatlarla ilikisi zerine yaptm yorum, her ne kadar kendi plan iinde kabul edilebilir olsa da, senin de teslim edecein gibi, olduka toplumbilimselletirici ve tarihselletirici, ya ni tekizgisel kalyor. Benjamin ve Adornonun st rtk bir biimde sy-

POSTMODERNZM

51

lediklerinin zerinde dururken, unu da hatrlamak gerek ki, bilim ve en dstri de, gereklie ynelik kukunun karsnda, sanat ve edebiyattan daha fazla korunmu deil. Aksine inanmak, bilimler ve teknolojilerin ey tani ilevselciliine ilikin ar hmanist bir dnceye kaplmak olur. Tekno-bilimin, bugnk baskn varln, yani bilisel szcelerin teknik lt n oluturan, mmkn en st performans elde etmek amacna youn ba mll yadsnamaz. Ama mekanik ve endstriyel, zellikle geleneksel ola rak sanatya ayrlm alana girdiklerinde, artk iktidar etkilerinden tama men farkl bir eyin taycs olurlar. Bilimsel bilginin ve kapitalist ekono minin rn olan nesneler ve dnceler, kendileriyle birlikte, varolma olanaklarnn baml olduu kurallardan birini de yayarlar: Taraflarn bil giler ve angajmanlar stne vardklar konsenssn tanklk, ettiinin dn da, bir gerekliin varolmamas kuraldr bu. Bu kuraln sonular da kmsenecek gibi deildir. nk bu kural, akln gereklikle ilgili olarak, sahip olduuna inand metafizik, dini ve .politik gvencelerin dna gerekliin kann, bilim adam ve serma ye yneticilerinin politikalarnda brakm olduu izdir. Gerekliin bu ge ri ekilii, kapitalizmin ve bilimin douu iin vazgeilmezdir. Aristocu ha reket teorisine ynelik bir kuku olmakszn fizik; korporatizm, merkanti lizm ve fizyokratizmin rtlmesi olmadan da endstri olamaz. Hangi ta rihte balam olursa olsun modernlik, baka gerekliklerin icad edilmesiy le birlikte, gerekliin azgerekliinin kefedilmesi ve inanan sarslmas ol makszn ilerlemez. Bu "azgereklik", tarihselletirici bir yoruma dmeden, ne an lama gelir? Deyimin elbette Nietzschenin nihilizm olarak adlandrd ey le bir akrabal var. Ama ben, Kant yce temasnda, Nietzscheci perspektifcilikten daha nceki bir biimleniini gryorum. Modern sanatn (buna edebiyat da dahil) dayanan, avangardlarn mantnn da aksi yomlarn, ycenin estetiinde bulduumu dnyorum zellikle. Kanta gre, yce duygusu ki ayn zamanda ycenin duygusudur , gl ve anla lmaz, ikircikli bir duygudur: Ayn zamanda hem haz, hem de ac ihtiva eder. Daha dorusu, burada haz acdan kaynaklanr. Bakalarnn nevroz ya da mazoizm olarak adlandrdklar bu eliki, Augustinus ve Descartesdan gelen ve Kantn da radikal bir biimde sorgulamad zne felse fesi gelenei iinde, znenin yetileri-kavramlatrma yetisi ile "gsterme" (prsenter) yetisi-arasnda bir atma olarak geliir. Bilgi, nce szcenin anlalabilirlii ve sonra da kendisine "uygun den" "durumlar"n deney

52

LYOTARD

den elde edilebilirlii ile koullanmtr. Gzelliin varolma koulu ise, du yarlk tarafndan, nceden verili hibir kavramsal belirlenme olmakszn iletilen "durum" (sanat yapt) karsnda, bu yaptn uyandrd, her trl yarardan bamsz haz duygusunun ilke olarak evrensel (pratik olarak da belki hibir zaman salanamayacak) bir konsensusa aryor olmasdr. Beeni bylece kavramlatrma kapasitesi ile, kavrama tekabl eden bir nesneyi gznne getirme, gsterme yetisi arasnda, Kantn refleksif yarg dedii yarg trne yol aan belirlenmemi, kuralsz bir uyu mun, haz kipi altnda yaanabileceine tanklk eder. Yce ise baka bir duygudur. ncekilerin aksine, imgelem, prensipte bile olsa, kavrama uy gun den bir nesne gstermekte baarszla uradnda, yce ortaya kar. Evren (varolanm btnl) idesine sahibiz, ama buna bir rnek gstermek yeteneinden yoksunuz. Basit (blnmez) idesine sahibiz, ama bu ideyi kendisine bir rnek tekil edecek, duyumsanabilir bir nesne araclyla grnr klamyoruz. Mutlak olarak by, mutlak olarak gly kavramlatrabiliyoruz, ama bu mutlak bykl ve gc "gsterme"ye ynelik her trl gsterim ac verecek kadar yetersiz grnyor bi ze. Dolaysyla tm bunlar, yani gsterimleri imkansz ideler, gereklie (deneye) ilikin hibir ey bildirmiyorlar; gzellik duygusunu uyandran, yetilerin zgr uyumunu da, imkansz klyorlar; beeninin oluumunu ve sabitlemesini engelliyorlar. Bunlarn gsterilemez olduklar sylenebilir. Diderotnun deyimiyle, "kk teknii"ni gsterilemezin varol duunu gstermeye hasretmi sanat, modern olarak adlandracam. Kavramlatrlabilir, ama ne grlebilir ne de gsterilebilir bir eyin varoldu unu gstermek: te modern resmin davas bu. Ama grlebilemez bir eyin varolduu nasl gsterilecek? Bizzat Kant, gsterilemez olann mm kn bir iaretini biimsizlik, biim yokluu diye adlandrarak, izlenecek y n gsteriyor, imgelemin, sonsuzun (dier bir gsterilemez) bir gsterimi ni ararken karlat, ii bo soyutlamayla ilgili olarak da, bu soyutlama nn bizzat kendisinin, sonsuzun bir gsterimi, olumsuz gsterimi olduu nu sylyor. "... Hi suretini yapmayacaksn, vs..." (k 20,4)dan, mutla n her trl gsterimini yasaklamas anlamnda, Incilin en yce blm olarak sz ediyor. Yce resim estetiinin bir eskizini yapmak iin bu gz lemlere eklenecek ok bir ey yok aslnda: Resim olarak elbette bir ey "gsterecek", ama olumsuz olarak, figrasyon ve temsilden kanacak, bir Malevitch karesi gibi beyaz olacak; gsterecek, ama grmeyi imkansz kla rak, hazz ancak ac vererek retecek. Resmin avangardlar kendilerini, g

POSTMODERNZM

53

rnr gsterimlerle, gsterilemez olan ima etmeye vakfettikleri lde, yukardaki aklamalarda onlarn aksiyomlarn buluyoruz. Bu grevin (ad na ya da sayesinde), savunulmas ve hakl karlmas iin ne srlen ne denlerin oluturduu sistemler, byk bir dikkati hakkediyorlar; ama bun lar, yceyi meru klmak, yani maskelemek iin, yine yceye ynelik bir ei limden yola karak ekillenebiliyorlar. Szkonusu nedenler, Kant yfelsefesinde ierilen, gerekliin kavramla ortak lszl (incommen surabilit) dikkate alnmad srece aklanamazlar. Farkl avangardlarn, insanlar gereklie inandrma aralar olan resim tekniklerini dikkatle inceleyerek, gereklii nasl adeta aala yp, kk drdklerinin ayrntl analizine burada girmek istemiyorum. Blgesel ton, desen, zevklerin karm, izgisel perspektif, taycnn ve aletin doas, "kurulu, resmi asma biimi, mze: Avangardlar, dnceyi baka kul eden ve onu gsterilemezden uzaklatran gsterimin hilelerini aa vurmaya devam ediyorlar. Eer Habermas da Marcuse gibi bu gereksizletirme almasn, avangardlar karakterize eden, baskc "kar yceltme"nin (dsublimation) bir yn olarak anlyorsa, bu, Kant yceyi, Freudcu yceltme ile kartryor olmasndan ve estetiin, onun iin gze lin estetii olarak kalmasndadr.
Postmodern

Pekala yleyse postmodern nedir? majn ve anlatnn kurallarna yneltil mi badndrc sorgulama almasnda, ald ya da alamad yer ne dir? Modernin bir parasn oluturduu muhakkak: Devralman her ey den, bu daha geen gnden devralnm olsa bile, (modo, modo diye yaz yordu Ptrone) kukulanlmaldr. Czanne hangi uzama atar? zlenimcilerinkine. Picasso ve Braquei fkelendiren nesne ise Czanneinkidir. Duchamp ise 1912de, kbist bile olsa, bir tablo yapmak gerektii nvarsaymn bir kenara brakr. Buren de, Duchampn yaptnda dokunulma dan kaldn dnd baka bir nvarsaym sorguya eker: Yaptn su nulu mekan. Kuaklar artc bir hzlanmayla koutururlar. Bir yapt ancak nce postmodernse, modern olabilir. Byle anlaldnda, postmodernlik, nihayetine varm modernizm deil, doum halindeki modernizmdir ve bu hal sreklilik arz eder. Yine de kelimenin bu bir miktar mekanist kabulyle yetinmek istemem. Eer modernliin, gerein geri ekilii iinde, gsterilebilir ile kavramsallatrlabilirin yce ilikisine gre gelitii doruysa, bu ilikinin

54

LYOTARD

iinde, mzisyen gibi konuursak, iki farkl makam ayrdedilebilir. Bir yan dan, gsterme yetisinin gszl, insani znenin yaad mevcudiyet
Czanne, "Mardi gras, 1888.

POSTMODERNZM

55

(prsence) nostaljisi ve bu zneyi her eye ramen harekete geiren ka ranlk ve beyhude istem vurgulanabilir. Ya da te yandan, kavramsallatr ma yetisinin gc, adeta "insandl" (Apollinairein modern sanatlar dan talep ettii niteliktir bu) -insand nk insani duyarlk ya da imgele min, insann kavramlatrdna uyum salayp salayamamas, anln be lirleyebilecei bir ey deildir- ve yeni, sanatsal, resimsel ya da bambaka oyun kurallar icat etmenin yol at haz ve varlk oalmas da vurgulana bilir. Baz adlarn avangardc tarih tablosu zerinde karikatrel bir dal m, sana sylemek istediimi aka anlatacaktr: Melankoli tarafnda Al man davurumcular, yenilik (novatio) tarafnda Picasso ve Braque; birin ci tarafta Malevitch, ikicisinde Lissitzky; birincide Chirico, dierinde Duchamp. Bu iki makam ayran farkllk ok czi olabilir, bunlar ou zaman ayn yaptta ve neredeyse ayrdedilemez bir biimde bir arada bulunurlar, ama yine de bu iki makam, dncenin kaderinin uzun sreden beri iin-

El Lissitzky, "Proun R.V.N.Z.", 1923.

56

LYOTARD

de biimlendii ve biimlenecei, zlem ile deneme arasndaki bir ihtilafa (diffrend) tanklk ederler.
Kasimir Malevich, "San-Turuncu-Yeil", 1915.

POSTMODERNZM

57

Proust ve Joyceun yaptlarnn ikisi de mevcudiyete kendini, teslim etmeyen bir eye imda bulunurlar. Yakn bir zaman nce Paolo Fabbrinin dikkatimi ektii bu im, belki de ycenin estetiine ait yaptlar iin vazgeilmez bir ifade biimidir. Proustda bu imnn bedelini demek iin, zamann ar younluu tehdidi altndaki bilincin zdeliinden vaz geilir. Oysa Joyceda, kitabn ve edebiyatn arlna maruz kalm yaz tarznn zdeliidir bu bedeli deyen. Proust gsterilemezi, szdizimi ve sz daarc bakmndan, btnsel bir dil ve ilem elerinin byk o unluunu kullanarak, yine de romanesk anlatm trne ait bir uslup ara clyla gndeme getirir. Edebi kurumun, Prousta Balzac ve Flaubertden miras kalan biimi altst edilmitir kukusuz: yle ki, kahraman bir kiilik deil, o zamann i bilincidir; Flaubert tarafndan bozulan ykle menin artzamanl da, anlatm iin seilen sesten tr yeniden sorgulan m olur. Ama bu arada kitabn birlii, sz konusu bilincin odyseas, b lmden blme geri atlm olsa da, bozulmu deildir. Yaz tarznn, bi timsiz anlatmn labirenti boyunca kendi kendiyle zde kalmas, Tn in Fenomenolojisinin birlii ile karlatrlabilecek bu birlii salamaya yeter. Joyce ise gsterilemezi bizzat yaz tarznda, gsterende sezdirtir. Bilinen anlatm ve hatt slup operatrleri gam, btnn birliini koruma kaygusu olmakszn riske atlr; yeni operatrler denenir. Edebi dilin grameri ve sz hzinesi artk veri olmaktan kp, gsterilmeze atfta bulunmay engel leyen (Nietzschenin dedii gibi) bir sofuluktan doan riteller, katlklar olarak belirir. te ihtilaf: Modern estetik bir yce estetiidir, ama nostaljik tir; gsterilemeze sadece namevcut bir ierik olarak atfta bulunmaya im kan verir. Ama biim, tannabilir istikrar ile bakana ve okuyana tesselli ve haz iin malzeme sunmaya devam eder. Oysa bu duygular, hakiki yce duygusunu oluturmazlar. Yce, hazzn ve acnn zgn bir bileimidir; ak ln her trl gsterimi amasnn hazz ve imgelemin ya da duyarln kav ramla boy lememesinin acsdr. Bu durumda postmodern, modernin iinde gsterilemezi, biz zat gsterimin kendinde ne karandr; uygun formlarn tesellisi ile im kanszn nostaljisini hep birlikte yaamaya elveren beeni konsenssn reddedendir; yeni gsterimleri, tadn karmak iin deil,' ama gsterile mezin varolduunu daha iyi hissettirmek iin aratrandr. Postmodern bir yazar ya da sanat, bir filozof konumundadr; yazd metin, rettii yapt, prensip olarak, nceden yerlemi kurallar tarafndan ynetilmez ve

58

LYOTARD

belirli bir yarg araclyla, bilinen kategorilerin bu metne, bu yapta uygu lanmasyla yarglanamaz. Bu kurallar ve kategoriler, yaptn aramakta ol duklardr. Dolaysyla sanat ve yazar, kuralsz ve yaplm olacak olann kurallarn oluturmak iin alr. Bu yzdendir ki, yapt ve metin olay ni teliini tarlar. Ve yine bundan trdr ki, yaratclar iin gecikirler ya da (bu da ayn kapya kar) seferberlikleri hep ok erken balar. Postmodernin, gelecek (post) zamann gemii (modo) paradoksuyla anlalmas gerekir. Bana yle geliyor ki, deneme (Montaigne) postmodern, frag man (Athaeneum-Schlegel kardelerin kurduklar, Alman Romantiklerinin dergisi, .n.) ise moderndir. Son olarak, unu aka belirtmek gerek: Bize den gereklii salamak deil, gsterilemeyen kavranabilir iin yeni imlar icat etmektir. Bu grevden, "dil oyunlar" arasnda en ufak bir uzlama bile salamas beklenemez. Kant yetiler ad altnda, dil oyunlarn bir uurumun ayrd n ve ancak akn bir yanlsamann (Hegelinki) onlar gerek bir birlik iinde btnletirmeyi umabileceim biliyordu. Ama ayn zamanda, bu ya nlsamann bedelinin terr olduunu da bilmekteydi. 19. ve 20.yylar, te rrden yana gzmz yeterince doyurdu. Kavram ile duyularn, saydam deneyim ile iletilebilir deneyimin uzlamasna duyulan nostaljinin, bir ve btn nostaljisinin bedelini yeterince dedik. Genel geveme ve atma talebinin altnda terre yeniden balama, gereklii kucaklama fantazmasn gerekletirme arzusunun homurdandn duyuyoruz. Cevap: Btne kar savaalm, gsterilemeze tanklk edelim, ihtilaflar iddetlendirelim, ismin onurunu kurtaralm. Trkesi: Dumrul Sabuncuolu

POSTMODERNZM YA DA GE KAPTALZMN KLTREL MANTII * Fredric Jameson

Birka yldr, gelecee ynelik felaket ya da kurtulu kehanetlerinin yerini 'eitli eylerin sonunun geldiine dair grlerin ald tersyz olmu bir mileneryanizm gze arpmakta (ideoloji, sanat, ya da toplumsal snfn so nu; Leninizm, sosyal demokrasi veya refah devletinin krizi, v.b., v b.): Bir arada ele alndnda, belki de bunlarn tm, giderek daha sk kulla nlan terimle, postmodernizmi oluturuyor. Bu olgunun varlna ilikin savlar, genel olarak 1950lerin sonlarnda ya da 1960l ilk yllarda balad kabul edilen radikal bir kopma veya coupure'un gerekletii hipotezine dayanyor. Szcn kendisinden de anlalaca gibi, bu kopma byk o unlukla yz yllk modern hareketin snd veya ortadan kalkt (ya da ideolojik veya estetik olarak reddedildii) grlerine balanmakta. Bylece, resimde soyut ekspresyonizm, felsefede varoluuluk, romanda son temsil biimleri, byk auteur lerin filmleri, veya (Wallace Stevensn eserleriyle kurumsallam ve temel ilkeleri belirlenmi olan) modernist i ir ekol; btn bunlar, bugn, bunlar ortaya kararak kendisini tket mi olan bir ileri modernist drtnn son ve olaand olgunluk rnle ri olarak grlyor. Bunlardan sonra gelenlerin listesi ise ampirik, kaotik ve heterojen bir grnm iziyor: Andy Warhol ve popart, ama bir yan dan da fotorealizm ve bunun tesinde yeni ekspresyonizm; mzikte
(*) ilk kez New Lef Review'da (No:146, 1984) yaynlanan bu makalede yazarn konferans larndan ve The Anti Aesthetic (ed. Hal Foslter, Port Townsend, Washington: Bay Press 1983) il e Amerika Studien/American Studiesde (29/1, 1984) yeralan yazlarndan yararlanl maktadr. Bu makale, baz kk deiikliklerle birlikte, yazarn Postmodernizm, or, the Cul tural Logic of Late Capitalism (Yap Kredi Yaynlar, 1994) adl kitabnda da baslmtr.

60

JAMESON

John Cage n, ama ayn zamanda Phil Glass ve Terry Riley gibi besteci lerde grlen popler ve klasik sluplarn sentezi ve bir yandan da punk ve newwave rock (ki Beatlesla Stones imdi bu daha yeni ve hzl evrilen gelenein ileri-modernist n konumundalar); filmde Godard, post-Godard ve deneysel sinemayla video, ayrca da (aada tekrar ele alacam) yepyeni bir ticari film tr; bir tarafta Burroughs, Pynchon ve Ishmael Reed, br tarafta Fransz yeni roman ve halefleri ve bunlarn yansra yeni bir criture ya da metinsellik estetiine dayanan sarsc yeni edebi eletiri trleri... Bu liste snrsz ekilde uzatlabilir; ama acaba b tn bunlar eski ileri-modernist slupu yenilik artnn belirledii periyo dik slup ve moda deiimlerinden daha temel bir deiim veya kopmaya iaret ediyor mu? Estetik Poplizmin Ykselii Ne var ki, estetik retimdeki deiikliklerin en dramatik lde gze arp t ve bu deiikliklerin teorik sorunlarnn en merkezi ekilde ortaya ko nup ifade edildii alan mimaridir; nitekim -aada anahatlarn izeceimkendi postmodernizm anlaym da ilk olarak mimari tartmalaryla ekil lenmeye balamt. Mimaride postmodernist tutumlar, dier sanat ve or tamlarda grldnden daha belirgin lde, mimari ileri modernizmin ve Enternasyonal slubun (Frank Lloyd Wright, Le Corbusier, Mies) amansz eletirisiyle ayrlmaz bir beraberlik iinde olmutur; bu eletiri de (ileri modernizmin yapy grsel bir yontuya, ya da, Robert Venturinin deyimiyle, antsal bir hantalla dntrmesinin) formel eletirisi ve ana lizi, kentleme dzeyi ve estetik kurumun yeniden gzden geirilmesiyle eleledir. Bylece ileri modernizm (yeni topik ileri modernist yapnn, ev resindeki balamdan radikal bir ekilde ayrlmas dolaysyla) geleneksel kent dokusunu ve eski komuluk kltrn tahrip etmi olmakla sulanr; ve modern hareketin gelecee srtn dayayan peygambervari elitizmi ve otoriteryanizmi karizmatik Ustann tartma kabul etmez emrivakisinde acmaszca mahkum edilir. O halde mimaride postmodernizm, mantken beklenebilecei ve Venturinin hayli etkili olmu manifestosu Las Vegastan Ders Almak'n isminden de anlalabilecei gibi kendisini bir tr estetik poplizm olarak sunacaktr. Bu poplist retorii son tahlilde nasl deerlendirirsek deer lendirelim, en azndan yukarda sralanan tm postmodernizmlerin temel bir zelliine dikkatimizi ekmek gibi bir erdemi var: Bu zellikle de, bun-

POSTMODERNZM

61

larn her birinde yksek kltrle ticari ya da kitle kltr arasndaki o es ki (znde ileri modernist) snrn silinmesi ve Levis ile Amerikan Yeni Eletiri akmndan ta Adorno ve Frankfurt Okuluna kadar modernizmin btn ideologlarnn o kadar iddetle reddetmi olduu Kltr Endstri sine ait form, kategori ve ieriklerin damgasn tayan yeni tr metinlerin ortaya kmas. Nitekim postmodernizmler tam da zevksizlikle kitsch, tele vizyon dizileriyle Readers Digest kltr, reklamclkla moteller, geceyars gsterileriyle B snf Hollywood filmleri ve havaalanlarna zg ucuzbask korku, ak, popler biyografi, cinayet, bilim kurgu ve fantazi roman kategorileriyle "szde-edebiyat" diye adlandrlan eyden oluan btn bu dknmanzaray byleyici bulmakta, bu malzemeleri bir Joyce veya Mahler gibi yalnzca "alntlamak"la yetinmeyip bizzat zlerine dahil etmek teler. stelik, sz konusu kopmay salt kltrel bir mesele olarak grmemek lazm: Gerekten de, -ister mjde havasnda, isterse ahlaki i renme ve red dilinde sunulsun- postmoderne ilikin teoriler, en nl ismi post-endstriyel toplum (Daniel Bell) olan, ama sk sk tketici toplumu, medya toplumu, enformasyon toplumu, elektronik toplum, ileri teknolo jik toplum, v.b. diye de adlandrlan yepyeni bir toplum tipinin gelip yer letiini bize duyuran btn o daha iddial sosyolojik genellemelerle b yk bir ailevi benzerlik gsteriyorlar. Bu tr teorilerin, sz konusu yeni toplumsal oluumun artk klasik kapitalizmin yasalarna, yani endstriyel retimin nceliine ve snf mcadelesinin her yerde mevcut olmasna g re ilemediini -ki bu da onlar bir hayli rahatlatyor- ortaya koymak gibi bariz bir ideolojik grevleri var. Dolaysyla, Marksist gelenek, ekonomist Ernest Mandel gibi kayda deer bir istisna bir yana, bu teorilere kar id detle direnmitir. Mandelin Ge Kapitalizm adl kitabysa yalnzca (onun sermayenin evriminde nc bir aama ya da an olarak grd), bu ye ni toplumun tarihsel zgnln terih etmeyi deil, ayn zamanda bu nun daha nceki anlarn her birinden daha saf bir kapitalizm aamas ol duunu kantlamay hedefler. Bu sava ileride tekrar dneceim; imdilik baka bir yerde* daha ayrntl bir ekilde savunmu olduum bir noktay vurgulamakla yetineyim: Kltrde postmodernizm zerine benimsenen her konum -ister savunma ister karalama olsun- ayn zamanda ve zorun lu olarak, bugn okuluslu kapitalizmin doasna ilikin ak ya da rtk bir siyasal tavrdr.
* "The Politics of Theory", New German Critique, 32, Bahar/Yaz 1984

62

JAMESON

Kltrel Baat e Olarak Postmodernizm

Yntem hakknda son bir sz: aadakiler slupu bir tasvir, eitli klt rel slup veya hareketlerden birinin seilip anlatlmas olarak okunmama l. Amacm daha ziyade, stelik tam da bizzat tarihsel dnemselletirme kavramnn son derece sorunlu bir grnm kazanm olduu bir srada, bir dnemselletirme hipotezi getirmek. Daha baka yerlerde sylemi ol duum gibi, her trl yaltlm ya da ayrk kltrel analizin rtk veya bastrlm bir tarihsel dnemselletirme teorisi ierdii kansndaym; her halkarda, soybilim. [genealogy] kavram dorusal tarih, aama teorileri ve teleolojik [ereksel] tarih yazmna ilikin geleneksel teorik kayglar b yk lde yattrm bulunuyor. Ancak, elimizdeki balamda bu tr (son derece gerek) meseleler zerine uzun bir teorik tartma yerine ze ili kin birka sz belki de yeterli olabilir. Dnemselletirme hipotezleri karsnda ska duyulan kayglar dan biri de, bunlarn farkll grmeme ve tarihsel dnemi (iki tarafnda aklanamayan kronolojik bakalamlar ve noktalama iaretleriyle snr lanm) kitlesel bir homojenite olarak izme eiliminde olduklardr. Ne var ki, bana tam da bu yzden postmodernizmi bir slup olarak deil de, bir dizi ok farkl ama tbi zelliin mevcudiyetine ve bir arada yaamas na olanak tanyan bir kavramla, kltrel bir baat e olarak kavramak zorunlu grnyor. rnein, kendi bana postmodernizmin bildiimiz modernizmin (hatta belki, daha da eski romantizmin) aamalarndan biri olmaktan pek teye gemedii eklindeki gl alternatif yaklam ele alalm; gerek ten de, postmodernizmin birazdan sralayacam btn zelliklerinin (Gertrude Stein, Raymond Roussel ve Marcel Duchamp gibi basbaya, avant la lettre, postmodernistler olarak kabul edebileceimiz, alacak jenealojik ncler dahil) tam olarak gelimi bir halde, daha nceki eitli modernizmlerden birinde de grlebileceini teslim etmeliyiz. Ne var ki, bu grn gz nne almad ey eski modernizmin toplumsal konu mu, veya daha iyisi, onun formlarn ve ethos'unu irkin, uyumsuz, anlal maz, rezl, ahlaksz, asi ve genel olarak anti-sosyal bulan- eski Viktorya ve post-Viktorya dnemi burjuvazisi tarafndan iddetle reddediliidir. Bura da, kltr alannda gerekleen bir mutasyon sonucunda bu tr tutumla rn artk arkaik hale geldii ne srlebilir. Artk Picasso ve Joyce yalnzca irkin olmamakla kalmyor, bize genellikle bir hayli gereki grnyor lar; bu da genelde modern hareketin 1950'lern sonlarndan itibaren tas

POSTMODERNZM

63

vip edilmesinin ve akademik kurumsallk kazanmasnn sonucu. Nitekim, bu da postmodernizmin douu hakkndaki en makul aklamalardan biri ni oluturmakta; nk bu sefer de 1960larn gen kuaklar eski muhalif modern hareketi, Marxn baka bir balamda kulland szlerle, canlla rn beyinlerine bir kabus gibi ken bir l klasikler dizisi olarak karlar na alyorlar. Ancak, btn bunlar karsndaki postmodern isyana gelince, uras da ayn srarla vurgulanmal ki, onun -anlalmazlk ve cinsel aklk tan psikolojik sefalete ve toplumsal ve siyasal muhalefetin aka ifadesine kadar uzanan ve ileri modernizmin en ar anlarnda bile tahayyl edile meyecek llere varan- kendi irkiltici zellikleri artk kimseye rezalet gibi gelmemekte, muazzam bir gnl rahatlyla karland gibi stelik ku rumsallam ve Bat toplumunun resmi kltryle btnlemi bulun maktadr. Mesele bugn estetik retimin genelde meta retimiyle btn lemi olmasdr.. Giderek artan bir devir hzyla (giysiden uaa kadar) s rekli olarak daha yeni grnml mal kuaklar retme yolundaki lgn ik tisadi zorunluluk, imdi estetik yenilik ve deneylere gnden gne daha as li bir ilev ve konum atfediyor. Bu iktisadi gerekler de, vakf ve balar dan mze ve benzeri himaye biimlerine kadar, yeni sanata sunulan her trl kurumsal destekte karln buluyor. Ancak, iktisada en esasl bi imde yakn olan sanat, komisyonlar ve arazi deerleri halinde onunla he men hemen dolaymsz bir iliki iinde bulunan mimarlktr; dolaysyla, ye ni postmodern mimarinin olaanst serpilmesinin kklerinin, tamamen ayn dnemde geliip genilemi olan okuluslu i dnyasnn himayesinde yattn grmek bizi artmyor. Bu iki yeni olgu arasnda salt ve birebir olarak falanca projenin finanse edilmesinden daha derin bir karlkl diya lektik iliki bulunduunu ilerde gstermeye alacaz . Ama bu noktada okuyucuya aikar olan bir .eyi, tm bu global, ama gene de Amerikan, postmodern kltrn dnya apnda yeni bir askeri ve iktisadi Amerikan hakimiyeti akmnn isel ve styapsal ifadesi olduunu hatrlatmalyz: Bu anlamda, btn snfl tarih boyunca olduu gibi, kltrn arka yz yine kan, ikence, lm ve dehet. O halde, hakimiyette dnemselletirme konusunda belirtilmesi gereken ilk nokta u: Postmodernizmi oluturan zelliklerin tm eski modernizmin zellikleriyle zde ve ardl olsalard bile -ki bence olmadk lar aktr, ama bunu ortaya koymak iin modernizm tahlilini daha da

64

JAMESON

uzun tutmamz gerekir- gene de bu iki olgu, postmodernizmin ge serma ye iktisadi anda sahip olduu ok farkl konum, ve bunun tesinde, ada toplumda bizzat kltr alannn geirdii dnm dolaysyla, an lamlar ve toplumsal ilevleri asndan birbirlerinden tamamen ayr olur lard. Bu konuya makalenin sonunda tekrar dneceim. imdi dnemselletirmeye kar baka bir itirazn, dnemselletirmenin heterojeniteyi silmesi ihtimali hakknda duyulan ve en ok solda rastlanan baka tr bir kaygy ksaca ele almalym. Gerekten de, ada toplumun hareketin de sezilebilen bir sistemi, btnselletirici bir dinamii tanmlamaya yne lik her abay kuatan neredeyse Sartre-vari tuhaf bir ironi, bir galip ma luptur durumu var. yle ki, giderek daha btnsel bir sistem ya da man tk ne kadar kuvvetli bir ekilde grntlenirse -ilk akla gelen rnek ha pishane kitaplaryla Foucault, tabii- okuyucu da kendisini o kadar gsz hissetmeye balyor. Yeni teorisyen (giderek daha kapal ve rktc bir makine kurarak) kazand lde malup oluyor, nk bylelikle eseri nin eletirel kapasitesi felce uruyor ve yadsma, isyan, zellikle de top lumsal dnm drtleri bu izilen model karsnda giderek daha abes ve beyhude olarak alglanyor. Gene de, bence gerek farkllk ancak baskn bir kltrel man tk veya egemen norm kavram nda llp deerlendirilebilir. Bugn btn kltrel retimin, bu terime atfedeceim geni anlamyla, postmo dern olduunu kesinlikle dnmyorum. Ama, postmodern ok deiik trden kltrel drtlerin -Raymond Williamsn kullanl terimleriyle, kltrel retimin kalnt ve yeni doan formlarnn- iinde kendilerine bir yer edinmek zorunda olduklar bir g alann oluturmakta. Eer kl trel baat e hakknda genel bir fikir edinmezsek, bugnk tarihi salt heterojenite, rastlantsal fark ve ne lde etkili olduklarna karar vereme yeceimiz bir sr ayr gcn bir arada yaamas eklinde grmek duru mundayz. Her halkarda, aadaki tahlil byle bir siyasal anlayla, bu gn her tr radikal kltrel siyasetin en etkili olaca biimler hakknda daha iyi fikir yrtebilmek iin, yeni bir sistematik kltrel norm ve bu normun yeniden retilmesi konusunda bir kavram gelitirmek amacyla ya zld. Bu tahlilde, srasyla, postmoderni oluturan u zellikler ele alnacak: Hem ada teoride, hem de tm bir yeni imge veya benzeim [simulacrum] kltrnde uzantsn bulan yeni bir slk; bu nedenle ge-

POSTMODERNZM

65

rek kamu tarihiyle ilikimizde, gerekse (Lacann nda) izofrenik yap s daha dnyevi sanatlarda yeni sentaks tipleri ve sentagmatik ilikiler ya ratacak olan zel [kiisel] geiciliimizin yeni biimlerinde tarihselliin za yflamas; yce [sublime] olana ilikin eski teorilerin en iyi aklayaca -ve younluklar diye adlandracam- yepyeni tipte bir duygusal zemin tonu; btn bunlarn (kendisi de yepyeni bir iktisadi dnya sisteminin sureti olan) yepyeni bir teknolojiyle ilerin ve yapc ilikileri; sonra da, yaanan ina-edilmi mekan deneyimindeki postmodernist mutasyonlar ksaca anla tlp, ge okuluslu sermayenin badndrc yeni dnya uzamnda siya sal sanatn grevi zerinde biraz durulacak.
I. ifadenin Paralarna Ayrlmas

kyl Pabular leri modernizmin grsel sanatlardaki en muteber eserlerinden biriyle,

66

JAMESON

Van Goghun nl kyl pabular tablosuyla balayalm. Tahmin edebile ceiniz gibi, bu masumca veya rastgele seilmi bir rnek deil. Bu tablo nun yorumlanmasnda iki ayr yol nermek istiyorum. Bu yollarn her ikisi de eserin alglann iki aamal ya da ift-dzeyli bir srele yeniden kuru yor. nce unu sylemeliyim ki, eer bu aslna sadk bir ekilde ye niden retilmi resmin salt dekorasyon dzeyine dmesini istemiyorsak, iinden tamamlanm eserin doduu ilk durumu yeniden ina etmemiz gerekli. Gemie karp gitmi olan o ilk durum bir ekilde yeniden olu turulmaksa, tablo atl bir nesne, eylemi bir son-rn olarak kalacak ve kendi bana sembolik bir eylem, praksis ve retim olarak alglanmas mmkn olmayacak. retim teriminden akla gelecei gibi, eserin bir ekilde cevap verdii ilk durumu yeniden ina etmenin bir yolu, resmin kar karya gel dii, yeniden iledii, dntrd ve kendine mal ettii hammaddeleri, ilk ierii vurgulamak. Van Goghda bu ierik, bu ilk hammaddeler, ben ce, btn o tarmsal sefalet ve koyu krsal yoksulluun nesneler dnyas ile ypratc kyl emeinin btn o gelimemi insan dnyasndan, en ezik ve hayvani, en ilkel ve marjinal hale indirgenmi bir dnyadan ibaret tir. Bu dnyada meyva aalar kra topraktan ykselen ihtiyar ve bitkin dallardr; ky halk km iskeletler, temel insan hatlarnn nihai lde grotesk bir tipolojisinin karikatrleridir. O halde nasl oluyor da Van Goghda elma aac gibi eyler sanrsal [hallulcinatory] bir renk yze yi halinde patlyor, ky stereotipleri de aniden gsterili krmz ve yeil tonlara brnyor? Bu ilk yorumlama seeneinde ileri srdm gr ksaca u: kasvetli kyl nesne dnyasnn, iradi ve iddetli bir ekilde, ya lboyada saf rengin en grkemli tecessmne dnmesi topik bir jest, bir telafi eylemi olarak grlmelidir; bu eylem duyular, ya da en azndan o en st duyu -grme, grsel, gz- iin yeni bir topik alan retir, bu ala n bizim iin kendi bana yar-zerk bir mekan, sermaye gvdesinde yeni bir i blmnn bir paras, ortaya kan sinir sisteminin yeni bir fragmanlamas olarak yeniden kurar; ama kapitalist yaamn uzmanlama ve blnmelerini topik, bir ekilde telafi etmek iin umutsuzca sarld bir fragmanlama, o uzmanlama ve blnmeleri ayn dakikada kopya etmek tedir. Elbette bu tabloya bakarken gzard edemeyeceimiz ikinci bir

POSTMODERNZM

67

Van Gogh yorumu daha var ki, bu da Heideggerin Der Ursprung des Kuntswerkesde yer alan, sanat eserinin Arz (Yeryz) ile Dnya (ya da benim aktarmay tercih edeceim ekliyle, vcudun ve doann anlamsz maddilii ile tarihin ve toplumsaln anlam yk) arasndaki bolukta do duu fikri evresinde rgtlenmi olan merkezi analizi. Bu boluk ya da kopuklua daha sonra tekrar dneceiz; imdilik bu mehur kyl pabu larnn bir zamanlar iinde yaadklar balam olan tm o kayp nesneler dnyasn kendi evrelerinde yava yava yeniden yarat srelerini izen nl cmlelerden birkan hatrlatmakla yetinelim. Onlarda,diyor Hei degger, topran sessiz ars, msrn yetimesini salayan gsterisiz ye tenei ve ekilmemi k tarlasnn kimsesizliindeki anlalmaz kendi kendi ni reddedi titremektedir. Bu gere, diye devam ediyor, topraa (arza) aittir ve kyl kadnn dnyasnda korunmaktadr... Van Goghun tablosu bu gerecin, kyl pabularnn, gerekte ne olduunun aklanmasdr... Bu z [entity], kyl kadnn ar ayak izleri, tarla yolunun sszl, aklk taki kulbe/saban izleri ve ocaktaki ypranm ve krk i aletleriyle birlik te, btn o mevcut olmayan dnyay ve topra kendi evresinde ifa olunmaya aran sanat eserinin dolaymyla, varlnn rtlerinden syr lr, kar. Heideggerin anlatmnn iin yenilenmi maddilii, bir maddilik' biiminin (topran kendisi, yollar ve fiziksel nesnelerinin) o dier maddi lie, kendi bana ve kendi grsel zevkleri iin onaylanan ve n plana ka rlan yalboyaya dnmesi vurugulanarak tamamlanmas gerekiyor; ama gene de doyurucu bir makuliyeti var. 'Elmas Tozu Pabular Her halkarda, atl ve nesnesel [objectal] biimiyle eserin nihai gerei olarak onun yerini alan daha geni bir gerekliin ipucu ya da semptomu olarak grlmesi anlamnda, iki yorum da yorumsamaya dayak [hermene utical] diye tanmlanabilir. imdi baka trden pabulara bir gz atmalyz ve bu grnty ada grsel sanatn merkezi bir isminin son almala rnda buluyor olmamz ok gzel bir ey. Andy Warholun Elmas Tozu Pa bular'nn Van Goghun ayakkablarnn dolayszlyla bize seslenmedii ak: hatta, bana yle geliyor ki aslnda bize hi seslenmiyorlar. Bu tablo da bir mze koridorunu dnnce veya bir galeride anlalmaz bir doal nesnenin btn artclyla onunla yzyze gelen seyirci iin kck de olsa bir yer rgtleyen tek bir ey yok. ierik dzeyinde bu elimizdekilerin gerek Freudu gerekse Markx anlamda birer feti olduu imdi

68

JAMESON

Andy Warhol, "Elmas Tozu Pabular", 1980.

ok daha ak (Derrida bir yerlerde, Heideggerin Kyl Pabular yoru mu hakknda, Van Gogh ayakkablarnn ne sapknla ne de fetiletirmeye olanak tanyan heteroseksel bir ift olduunu syler). Ne var ki, bura da elimizde, bir dizi algam gibi tualden sarkan, eski yaam-dnyalarndan Auschwitzden artakalan ayakkab kmesi ya da kalabalk bir dans salo nunda kan anlalmaz ve trajik bir yangnn kalnt ve hatralar kadar ko puk, rastlantsal bir l nesneler kmesi var. Dolaysyla, Warholda yorumsama jestini tamamlayp, bu dkntlere o daha geni, yaanm dans salonu veya balo balamna, jet sosyete veya moda dergileri dnyasn iade etmek imkansz. Ama biyografik bilgilere baktmzda bu daha da pa radoksal oluyor: Warhol sanat kariyerine ayakkab modellerini resimleyen ticari bir ressam ve n planda topuklu ya da topuksuz eit eit ayakkab nn yer ald vitrinlerin tasarmcs olarak balam. Gerekten, postmo dernizm ve olas siyasal boyutlar hakkndaki merkezi konulardan birini -fazlasyla aceleci davranarak- burada amak istiyor insan: aslnda Andy

POSTMODERNZM

69

Warholun almalar tamamen metalatrma zerinde odaklanyor ve ge sermayeye geiteki meta fetiizminin en n plannda yer alan dev Coca-Cola iesi ya da Campbell Konserve orbalar afii grntleri gl ve eletirel birer siyasal bildirim olmalyd. Eer deillerse, kukusuz in san nedenini renmek isteyecek ve ge sermayenin postmodern dne minde siyasal veya eletirel sanatn imkanlar konusunda birazck daha cid di phelere kaplacaktr. Ama ileri modernist an ile postmodernist an arasnda, Van Goghun pabular ile Andy Warholun pabular arasnda daha baka
Andy Warhol, "6 Campbell orba Konservesi", 1964.

70

JAMESON

kaydadeer farklar da var. imdi bunlar ok ksaca ele alalm. Bunlarn il ki ve en aikar yeni bir dzlk veya sln, kelimenin tam anlamyla yeni bir yzeyselliin ortaya kmas, ki belki de btn postmodernizmlerin ni hai formel zelliini oluturan bu noktaya ileride baka balamlarda tek rar dneceiz. O halde, kukusuz bu tr ada sanatta fotorafn ve foto raf negatifinin roln anlamak zorundayz: nitekim, glac rntgen zerafetiyle seyircinin eylemi gzn ierik dzeyinde lm veya lm saplant s veya lm kaygsyla hi ilgisi yokmu gibi grnen bir yolla boan WarAndy Warhol, "32 orba Konservesi", 1961-62.

POSTMODERNZM

71

hol resmi, lmcl niteliini ite buradan almaktadr. Gerekten de, sanki burada Van Goghun topik jestinin tam tersi sz konusu: nceki eserde hasta bir dnya, Nietzschevari bir karar ve iradi eylemle topik bir renk patlamasna dntrlmtr. Buradaysa, tam tersine, sanki -prltl rek lam imgelerince zmlenerek daha batan deersizletirilmi ve kirletilmi olan- eylerin dsal ve renkli yzeyleri soyularak, altlarnda yatan lmcl siyah-beyaz fotoraf negatifi katman aa karlmaktadr. Geri grnt dnyasnn bu tr lm Warholun belirli eserlerinde -zellikle de trafik kazalar ve elektrikli sandalye dizilerinde- konu edilmekte; ama bu artk bana bir ierik meselesinden ziyade hem -imdi bir metin veya benzeimler dizisi olan- nesneler dnyasnda, hem de znenin eiliminde daha te mel bir mutasyonun gereklemi olmas meselesi gibi grnyor. Hislerin Snmesi Bylece, burada ksaca gelitirmeyi dndm nc zellie, yani postmodern kltrde hislerin snmesi diye adlandracam olguya geliyo rum. Yeni imgede tm hislerin, tm duygularn, tm znelliin silinmi ol duunu ifade etmek yanl olur elbette. Nitekim, Elmas Tozu Pabularda, bastrlmn bir tr geri dn, resimde pek kolay gzlemleniyor olmasa da eserin isminin aka belirttii, telafi edici nitelikte garip bir dekoratif coku sz konusu. Bu, resmin yzeyini mhrleyen ama bize gz krpma ya devam eden altn tozunun parlakl, yaldzl kumun ltsdr. Fakat bir de Rimbaudnun baknza karlk veren byl ieklerini veya Rilkenin burjuva zneyi yaamn deitirmeye aran arkaik Grek heykel gvdesinin arbal bir nsezi gibi gzler nne getirdiklerini dnn: burada, bu son dekoratif kaplamann sahte hoppalnda, bunlardan hi iz yok. Ama duygularn snmesine belki de en iyi insan figr yoluyla yaklaabiliriz ve nesnelerin metalamas hakknda sylediklerimizin, Warholun insan zneleri, -Marilyn Monroe gibi- kendi imgelerinde metalap dnm olan yldzlar iin de ayn lde geerli olduu aikar. Burada da, eski ileri modernizm dnemine biraz acmaszca dnecek olursak, sz konusu dnme ksa yoldan dramatik bir karlatrma getirebiliriz. Edvard Munchun lk tablosu, kukusuz, modernizmin byk temalar olan yabanclama, anomi, yalnzlk, toplumsal paralanma ve tecritin say gn bir ifadesi, vaktiyle kayg a diye adlandrlan o dnemin neredeyse programatik amblemidir. Bu tablo burada yalnzca bu tr hislerin ifade

72

JAMESON

ediliinin tecessm olarak deil, ayn zamanda ve daha ziyade, bizim ileri modernizm diye adlandrdmz olguya byk lde egemen olmu, ama sonra -hem pratik hem de teorik nedenlerle- postmodernin dnyasnda ortadan silinmi gibi grnen ifade estetiinin kendisinin fiilen paralar na ayrlmas olarak yorumlanacak. Gerekten de, ifade kavramnn kendi si, znenin iinde bir ayrlmay ve bunun yansra i ve da, monad iinde ki dilsiz acya ve bu duygunun genellikle gayri-iradi bir ekilde jest veya lk olarak, umutsuz iletiim ve ie dnk hislerin da dnk dramatizasyonu olarak darya yneltilip dsallat ana ilikin tm bir metafizii gerektirir. Belki de burada, kendisini bu son derece yorumsamaya zg i ve d modelini eletirip gzden drmeye ve bu tr modelleri ideolojik ve metafizik diye karalamaya adam bulunan ada teoriden sz etme nin de zaman geldi. Ama bugn teori -ya da daha iyisi teorik sylem- di ye adlandrlan ey, bence ayn zamanda tamamen postmodernist bir olgu dur. Dolaysyla, bizzat hakikat kavram poststrktralizmin kurtulmaya alt metafizik ykn bir paras durumundayken, onun teorik kavray larnn hakikiliini savunmak tutarszlk olur. Ama en azndan unu ileri srebiliriz: yorumsamann, birazdan derinlik modeli diye adlandracam eyin poststrktralist eletirisi, burada konumuzu tekil eden son derece postmodernist kltrn gayet anlaml bir semptomu olduundan iimize yarayacaktr. unu hemen syleyelim, Munchun tablosunda gelitirilen i ve da ilikin yorumsamac modelin dnda, ada teoride genel olarak reddedilmi en az drt temel derinlik modeli daha var: z ve grnme ilikin diyalektik model (ve genellikle bu modele elik eden bir dizi ideolo ji veya yanl bilin kavramlar); Freudu rtk ve belirgin ya da (tabii Michel Foucaultnun programatik ve semptomatik kitap La Volonte de savoirn hedefini oluturan) bastrlma modeli; destans veya trajik tema lar, gene poststrktrel ya da postmodern dnemin kurbanlarndan olan, yabanclamayla yabanclamann giderilmesi arasndaki o dier byk mu halefetle yakndan ilikili bulunan varoluu sahihlik [authenticity] ve sah telik [inauthenticity] modeli; ve zamansal adan son olarak da, imleyenle imlenen arasndaki -1960 ve 70lerdeki ksa sreli parlak dneminde b yk bir hzla zlp paralarna ayrlan- byk semiyotik kartlk. Bu ok eitli derinlik modellerinin yerini alan eyse, byk lde, bir uygu lamalar, sylemler ve metinsel oyun anlayndan ibarettir. Bu anlayn ye ni sentagmatik yaplarn ileride inceleyeceiz: imdilik burada da derinli-

POSTMODERNZM

73

E. Munch, "lk", 1895.

74

JAMESON

in yerine yzeyin veya oklu yzeylerin getiini gzlemlemekle yetinelim (bu anlamda, genellikle metinleraras olma diye adlandrlan ey artk bir derinlik sorunu olmaktan kmtr). Bu sadece metaforik bir slk da deil: Broadwaydeki byk Chicano pazarlarndan ve Los Angeles ehir merkezinde 4. Sokaktan vak tiyle Raymond Chandlerin Beacon Hill'i olan yere trmanp da, aniden Wells Fargo Courtun (Skidmore, Owings ve Merril) o dev gibi balant sz duvaryla yzyze gelen herkes bu sl fiziksel olarak ve gerekten hissedebilir. Szn ettiim duvar, herhangi bir hacme dayanmazm gibi grnen ve varsaymsal hacminin (dikdrtgen, yamuk?) gzle tespiti hi de kolay olmayan bir yzeydir. Yerekimine meydan okuyan iki boyutlulu uyla bu byk pencere tabakas ayaklarmzn altndaki zemini bir an iin bir stereoptikonun ieriklerine, samzda solumuzda yan dnm olarak sralanan mukavva ekillere dntrr. Btn cephelerde grsel 'etki ay ndr: Kubrickin 2001'inde gizemli bir kader, evrimsel mutasyona ar gi bi seyircilerinin karsna dikilen dev monolit kadar meum. Bu (ileride baka bir balamda tekrar ele alacamz) yeni okuluslu kent merkezi, ha rap olmu eski kent dokusunu etkili bir ekilde ortadan kaldrp onun ye rine gemise, bu garip yeni yzeyin de kendine zg bir mutlaklkla kenti alglaymzn eski sistemlerini, yerine baka bir sistem nermeksizin, arka ik ve anlamsz hale getirii de benzer bir tarzda yorumlanamaz m? Ar Coku ve Kendini Tketme Munchun tablosuna son bir defa dnersek, lk'n kendi ifade estetii ni ince ama ayrntl bir ekilde ve ierisinde mahpus kalmaktan kurtulmakszn paralara ayrd aikar grnyor. Hareket ierii daha batan kendi baarszln vurgulamakta, nk ses alannn, ln, insan grtla nn plak titreimlerinin vastasyla uyumas mmkn deil (eserde in sanms figrn kulaklarnn olmamas da bunun altn iziyor). Fakat na mevcut lk, ifade etmesi istenen o daha da namevcut dayanlmaz yal nzlk ve kayg deneyimine daha ok yaklayor. Bu dngler, sonunda ses titreiminin bir su tabakasnn yzeyindeki gibi grnrlk kazand o tekmerkezli byk halkalar biiminde, acy ekenden yaylarak artk mad di gn batmnda ve manzarada bizzat acnn konuup titretii bir evre nin corafyas haline gelen sonsuz bir gerilemeyle, boyal yzeye kaznyor lar. Grnr dnya imdi bu doay kateden ln (Munchn szleri) kaydedilip suretinin karld monadn duvar olmutur: nsann aklna,

POSTMODERNZM

75

kapal ve sessiz bir zarn iinde byyp de tanrnn korkunluunu g rnce zar alyla paralayarak ses ve strap dnyasna yeniden kavuan o Lautramont karakteri geliyor. Tm bunlar daha genel bir tarihsel hipotezi dndrmekte: kayg ve yabanclama gibi kavramlarn (ve lktaki gibi, bunlarn teka bl ettii deneyimlerin) postmodernin dnyasnda artk yeri yoktur. Ma rilyn ya da Edie Sedgewick gibi byk Warhol figrleri, 1960larn sonla rndaki mahut tkenme ve kendini tahrip vakalar, o son derece egemen uyuturucu ve izofreni deneyimleri -artk btn bunlarn ne Freudun kendi dnemindeki isterik ve nevrotiklerle, ne de ileri modernizm dne mine egemen olan o klasiklemi radikal tecrit ve yalnzlk, anomi, kiisel isyan, Van Gogh tipi delilik deneyimleriyle pek bir ortak noktas kalmam tr. Kltrel patoloji dinamiklerindeki bu kaymay, znenin yabanclamas nn yerini znenin paralanmasna brakmas olarak ifade edebiliriz. Bu terimler ister istemez ada teorinin gzde temalarndan birini -bizzat znenin lm, zerk burjuva monad veya ego veya bire yin sonu- ve bunun paralelinde, ister yeni bir ahlaki ideal, ister ampirik ta nm olarak, eskiden bir merkezi bulunan zne ya da ruhun merkezini yitir mesinin vurgulanmasn artryorlar. (Bu fikrin iki olas formlasyonu -klasik kapitalizm ve ekirdek aile dneminde mevcut olan merkezli zne nin bugn rgtsel brokrasi dnyasnda ortadan kalkm olduu eklin deki tarihseld formlasyon ve byle bir znenin zaten hi bir zaman var olmad, bir tr ideolojik seraptan ibaret olduunu ileri sren daha radi kal poststrktralist konum- arasndan, ben phesiz birincisini tercih et mekteyim; her halkarda, ikinci yaklamn grnmn gereklii gibi bir eyi de hesaba katmas gerekli.) Bizzat ifade sorununun da, eylerin iinde hissedilip sonra d avurumla ifade edildii monadvari bir kap olarak zne anlayyla yakn dan balantl olduunu burada belirtmeliyiz. Ama imdi zerinde durma mz gereken ey, ileri modernizmin kendine has bir stil anlayyla buna e lik eden kollektif sanatsal veya siyasal bir nc ya da avangarde idealleri nin, o daha eski szde merkezli zne kavramnn (veya deneyiminin) yansra ne lde ayakta kalabildikleri ya da ktkleridir. Munchun tablosu burada da bu problemli durum hakknda bize gl bir fikir sunuyor: fadenin bireysel monad kategorisini gerektir diini ortaya koyuyor; ama bir yandan da, bireysel znelliini kendine ye terli bir alan ve kapal bir alan olarak kurduunda ayn zamanda kendini

76

JAMESON

baka her eye kar kapatm ve monadn durgun yalnzlna diri diri g mlmeye, ksz bir hapishane hcresine mahkum etmi olaca yolunda ki kasvetli paradoksu dramatize ederek, bu nkoul iin denmesi gere ken ar bedeli gsteriyor. Postmodernizm muhtemelen bu ikileme son verecektir, nite kim bunun yerine baka bir ikilemi yerletirmi bulunmaktadr. Burjuva ego veya monadn sonu, kukusuz bu egonun psikopatolojilerinin de so nunu getirir (burada genel olarak hislerin snmesi diye adlandrdm du rum). Ama bu daha baka pek ok eyin de sonu -rnein, esiz ve kii sel anlamnda slubun sonu, kendine has bireysel fra darbesinin (meka nik reprodksiyonun gelien ncelliinde simgelenen) sonu- demektir. fa deye, his ve duygulara gelince, ada toplumda merkezli znenin eski anomisinden kurtulmak ayn zamanda, yalnzca kaygdan deil, artk hisset meyle uraacak bir benlik kalmadna gre, her eit histen kurtulmak anlamna gelebilir, burada kastedilen, postmodern an kltrel rnleri nin histen tamamen mahrum olduu deil, daha ziyade bu hislerin -yo unluklar diye adlandrlmas daha iyi ve daha doru olacak- artk boluk ta asl ve gayriahsi olduu ve makalenin sonunda tekrar ele almaya al acam tuhaf bir ar-cokunun egemenlii altnda bulunduudur. Hislerin snmesi, edebi eletirinin daha dar balamnda, (eser lerin kendileriyle olduu kadar ileri modernizmle de balantl tam bir edebi eletiri kategorisi olarak grlmesi gereken) byk ileri modernist zaman ve zamansallk temalarnn, dure [sre] ve hafzann hznl srla rnn snmesinde de anlatlabilirdi. Ne var ki, bugn artzamanldan ziya de ezamanlda yaadmz defalarca duymu bulunuyoruz ve sanrm ar tk gndelik hayatmza, ruhsal deneyimlerimize, kltrel dilimize bir nce ki ileri modernizm dneminde olduu gibi zaman kategorilerinin deil de mekan kategorilerinin egemen olduu en azndan ampirik olarak savunu labilir.
II. Postmodern ve Gemi

Pastiche Parodiyi Glgeliyor Bireysel znenin kaybolmas ve bunun formel sonucu olarak, kiisel slu bun giderek daha zor bulunur olmas, bugn pastiche diye adlandrabile ceimiz neredeyse evrensel uygulamay dourmakta. Bizim Thomas Manna (Doktor Faustus) borlu olduumuz, onun da Adornonun mzik te denemeciliin iki gelimi yolu (Schoenbergin yeniliki planification yla

POSTMODERNZM

77

Stravinskynin irrasyonel eklektisizmi) hakkndaki byk eserinden ald bu kavram, daha kolay kabul edilen parodi fikrinden kesinlikle ayr tutul maldr. Kukusuz, parodi modernlerin kendilerine has tuhaflklarnda ve taklit edilmez sluplarnda verimli bir gelime ortam bulmutu: nefes nefese ulalaryla Faulknervari uzun cmle, dikbal bir leheciliin yer yer kesintiye uratt Lawrencevari doa imgeleri, Wallacle Stevensn ko numann isim-d blmlerini srarla biriktirmesi (gibinin girift kaamak lar) Mahlerde yksek orkestral duygudan ky akordeon duyarllna sarsc ama nihayet ngrlebilir geiler, Heideggerin yanl etimolojiyi bir ispat biimi olarak dnceli-arbal bir ekilde uygulamas... Tm bunlarn, karakteristik olduu dikkat ekiyor: tantanal bir ekilde norm dan sapyorlar, ama sonra bu norm, bazen de dosta, kendini onlarn bi linli ekzantrikliklerini sistematik olarak taklit etmek yoluyla yeniden kabul ettiriyor. Ancak, nicelikten nitelie diyalektik sramada, modern edebi yatn bir patlamayla bir sr belirgin kiisel slup ve maniyerizme ayrma sn, sosyal yaamn artk bizzat normun glgelendii -giderek eit eit ki isel konuma tarzlarndan yalnzca biri haline gelen (esperanto ve Temel ngilizce yaratclarnn topik umutlarnn ok dnda) ntr ve eylemi bir medya konumasna indirgendii- Linguistik paralanmas izlemitir. Bylece, modernist sluplar postmodernist kodlar haline gelir. Ve mikropolitika problemi, bugn toplumsal kodlarn gerek profesyonel ve disipliner jargonlar, gerekse kltr, cins, rk, din ve snf fraksiyonlar yeliini onaylayan [dorulayan] etiketler halinde inanlmaz artnn ayn zamanda siyasal bir olgu olduunu yeterince ortaya koymaktadr. Vaktiyle, bir ha kim snfn fikirleri burjuva toplumunun baskn (ya da egemen) ideolojisi ni oluturuyordu, bugnse ileri kapitalist lkeler normsuz, slupu ve ua r bir heterojenitenin alan durumundalar. Tanmadmz efendiler yaa mmz snrlayan iktisadi stratejileri etkilemeye hl devam ediyorlar, ama artk kendi konumalarn empoze etme ihtiyacn duymuyorlar (ya da bu nu baaramyorlar) ve ge kapitalist dnyann okuryazarlk-tesilii yalnz herhangi bir byk kollektif proje bulunmamasn deil, artk eski ulusal dilin de ele geirilmez olmasn yanstyor. Bu durumda parodi isiz kalmaktadr; mrn tamamlam ve o garip yeni ey, pastiche, yava yava onun yerini almaya balamtr. Pa rodi gibi pastiche de kendine has bir maskenin taklidi, l bir dilde konu-

78

JAMESON

madr; ama bu taklidi, parodinin altnda yatan gdlerden hibiri olmaks zn, alaya drts yok edilmi olarak, glmekten ve geici olarak bavur duunuz anormal dilin dnda salkl bir linguistik normalliin hl mev cut olduu gibi bir kanaatten tamamen mahrum bir ekilde uygular. Yani pastiche bo parodi, gzleri kr bir heykeldir: Wayne Boothun 18. yzy ln salam ironisi diye adlandrd ey karsnda, o dier ilgin ve tarih sel adan zgn modern olgu -bir tr bo ironi uygulamas- ne idiyse, pastiche de parodi iin odur. Dolaysyla, Adornonun kehanetvari tehisi olumsuz bir ekil de de olsa gereklemi grnyor. Postmodern kltrel retimin gerek ncs (tamamlanm sistemin ksrln daha batan sezmi olarak) Sc hoenberg deil, Stravinskydir. nk, ileri modernist -kendi parmak izle riniz kadar esiz ve kartrlamaz, (ilk dnemindeki Roland Barthesa g re slupu icat ve yeniliin bizzat kayna olan) kendi gvdeniz kadar kar latrma kabul etmez- slup ideolojisinin kmesinden itibaren, kltr reticilerinin bavurabilecekleri yegane yer, gemitir: l sluplarn takli di; artk tm dnyay kaplayan bir kltrn hayali mzesinde depolanm btn o maske ve sesler aracllyla konuma. Tarihselcilik Tarihi rtyor Bu durum elbette, mimarlk tarihilerinin tarihselcilik diye adlandrd olguyu, yani gemiin tm sluplarnn rastgele yamalanmasn, tesadfi slupu rtk-gnderme oyununu, ve genelde Henri Lefebvrein neonun giderek artan ncellii diye adlandrd eyi belirlemekte. Ne var ki, pastichein bu her yerde mevcutluu (tm tutkulardan arnm olmamas gibi) belirli bir mizaha veya en azndan iptilaya -srf kendi kendisinin imge lerine dnm bir dnyaya ve szde- olaylarla seyirliklere (Sitasyonistlerin terimi) duyulan, tarihsel adan zgn, tketici bir itihaya- hi yer tanmyor saylmaz. Platonun benzeim -hibir zaman bir asl bulun mam olan zde kopya- kavramn belki de srf bu tr nesneler iin kul lanmalyz. Ve nitekim benzeim kltr, deiim deerinin kullanm dee rini hafzalardan bile silecek lde genellemi olduu bir toplumda, Guy Debordun olaanst deiiyle, imgenin meta eylemesinin son bi imi haline geldii (Seyirlik Toplum) bir toplumda hayat bulmaktadr. Artk, benzeimin yeni mekansal mantnn bir zamanlarn ta rihsel zaman zerinde belirleyici bir etki gstermesi beklenebilir. Bylece gemiin kendisi uyarlanmaktadr: Vaktiyle Lukacsn

POSTMODERNZM

79

tanmlad biimiyle tarihsel romanda, burjuvazinin kollektif projesinin organik soykt -ve bugn de, bir E. P. Thompson veya Amerikan szl tarihinin aklayc tarihyazm asndan, mehul ve susturulmu l kuaklarn kurtarlmas asndan, kollektif geleceimizin hayati bir yeniden-ynlendirilmesi iin vazgeilmez retrospektif boyut- olan ey, artk kendisi de dev bir imge koleksiyonu, kalabalk bir fotorafik benzeim ha line gelmitir. Guy Debordun gl slogan, imdi, tarihsellikten tama men mahrum ve kendi farazi tarihi de bir dizi tozlu seyirlikten ibaret olan bu toplumun tarihncesi iin daha da fzla geerlilik tamaktadr. Poststrktralist linguistik teoriye gayet uygun bir ekilde, gnderme yaplan olarak gemi, yava yava gndemden der ve sonunda, arkasnda me tinlerden baka bir ey brakmayarak, tamamen silinir. Nostalji Akm Ama bu srecin umursamazlk iinde gelitii dnlmemelidir; tam ter sine, fotorafik imge iptilasnn gnmzde kayda deer lde younla mas, her yerde mevcut, her eye a ve neredeyse libidinal bir tarihselciliin elle tutulur bir semptomunu oluturmakta. Mimarlar bu (son derece ok anlaml) szc, gemiin tm mimari sluplarn aklna estii gibi, ilkelsizce ama zevkle yamalayp ar-uyarc kmelenmeler halinde bir ara ya getiren postmoderen mimarinin tasasz eklektisizmi iin kullanyorlar. (zellikle, yalnzca estetik alannda yeniden kavuulabilecek bir gemie duyulan, gerek anlamyla modernist nostaljinin szsyla karlatrldn da) bu tr bir heves iin nostalji pek de uygun bir kelime gibi gelmiyor, ama dikkatimizi ticari sanatta ve zevkte bu srecin kltrel olarak ok da ha genellemi bir tezahrne yneltmemizi salyor: szde nostalji filmi (ya da Franszlarn deyimiyle, la mode retro). Bu filmler pastiche meselesini btnyle yeniden ina etmekte ve kayp bir gemii ele geirme yolundaki umutsuz abann artk moda deiiminin demir yasasndan ve ortaya kmakta olan kuak ideolojisin den szld, kollektif ve toplumsal bir dzeye aktarmaktalar. George Lucasn American Graffiti (1973) filmi, onu izleyen pek ok filmin de de nedii gibi Eisenhower ann artk byleyici bir ey haline gelmi olan kayp gerekliini yeniden ele geirmeyi hedeflemiti: insana, en azndan Amerikallar iin, arzunun ayrcalkl kayp nesnesi hl 1950lermi gibi ge liyor; yalnzca Pax American ann istikrar ve refahndan deil, ayn zaman da da henz ortaya km rock-and-roll ve genlik etelerinin kart-klt-

80

JAMESON

rel drtlerinin o ilk naif masumluundan dolay (o halde, bunlarn yok olup gitmesi karsnda ayn dnemde yazlm at da Coppolann Siyam Baldr, ama eliik bir biimde, filmin kendisi gerek nostalji filmi slubundadr). Bu ilk baarl admla baka kuaklarn dnemleri de estetik kolonizasyona alm olur: rnein Polanskinin Chinatown' ve Bertoluccinin Konformist'inde srasyla Amerikan ve talyan 1930larnn slupu kucaklan. Daha da ilginci ve aibelisi ise, bu yeni sylem araclyla ya kendi gnmz ve yakn gemiimizi, ya da bireysel varolu hafzasna dahil olmayan daha uzak bir gemii kuatma yolundaki nihai abalardr. Bu nihai hedefler -toplumsal, tarihsel ve varolusal bugn mzle, gnderme yaplan olarak gemi- karsnda, postmodernist nos talji sanat dilinin gerek tarihselcilikle uyumazll apak ortaya kmak ta. Ne var ki, gerilim bu modeli karmak ve ilgin bir yeni formel yaratc la iter: nostalji filmi hi bir zaman tarihsel ieriin modas gemi temsili meselesi olmamtr; gemie slupu arm yoluyla grntnn ci lal nitelikleriyle gemiliki, modaya atflarla da 1930luk veya 1950liki vererek yaklar (ve bylece, arm hayali ve stereotipik kavramlarn salanmas -rnein Disney-EPCOTvari bir in kavram olarak Sinitediye gren Barthesn Mitolojilerdeki nerilerine uymu olur. imdiki zamann nostalji akm tarafndan anlamszca smrge letirilmesi, James M. Cainin Postac Kapy ki Kere alar nn Miami ya knlarndaki ada bir Florida kasabasnda geen, uzak bir refah toplu munun yeniden-yapm Lawrence Kazdann zarif filmi Body Heatte de gzlemlenebilir. Ne var ki yeniden-yapm szc artk addr; o ka dar ki, hem romann hem de bu romandan yaplm baka versiyonlarn, daha eski filmlerin varlndan haberdar oluumuz, imdiki filmin yaps nn asli ve ayrlmaz bir parasn oluturmaktadr: Yani imdi estetik etki nin bilinli, isel bir zellii olarak ve estetik sluplar tarihinin gerek ta rihin yerini alm olduu yeni bir gemilik ve szde-tarihsel derinlik a rmn ileten etken olarak, metinleraraslk noktasndayz. Fakat tm bir estetik imler ordusu, daha ilk dakikadan itiba ren, ada olduu bildirilen imgeyi zamansal olarak bizden uzaklatrma ya balar: rnein tantma yazlarnn artdeco yazl seyirciyi derhal uygun nostaljik karlama biimine programlamaya yarar (artdeco alntlar a da mimaride de, mesela Torontonun dikkate deer Eaton Centrendaki gibi, ayn ilevi grmektedir). Bu arada, bizzat star sistemi kurumlarna yaplan karmak (ama tamamen formel) gndermelerle, biraz farkl bir

POSTMODERNZM

81

baka armlar oyunu harekete geirilmitir. Ba oyuncu William Hurt, stats bir nceki Steve McQueen ya da Jack Nicholson (hatta, daha be lirsizce, Brando) gibi erkek sperstarlar kuandan, ve hele star kuramla rnn evrimindeki daha eski anlardan belirgin lde farkl yeni bir film yldzlar kuann yesidir. Hemen nceki kuak, eitli rolleri, gayet iyi bilinen ve genellikle isyan ve non-konformizmi artran perde arkas kiilikleri zerinden, ve araclyla, canlandrrd. Bu en yeni barol oyun cular kuaysa (bata cinsellik olmak zere) yldzln geleneksel ilevleri ni hl srdryorlar, ancak eski anlamyla kiilikten eser bile yok ve im di bu yldzlk (Hurt gibi aktrlerde, eski Brando veya Olivier virtzitesinden ok farkl da olsa, virtzlk boyutlarna ulaan) karakter oyuncu luunun isimsizliinden bireyler tamakta. Ne var ki star kurumundaki bu znenin lm, ok daha eski rollere -burada Clark Gablela ilintili olanlara- tarihsel gndermeler oyununa olanak yaratyor; bylece oyuncu luun bizzat slubu, bir gemi artrcs ilevi kazanabiliyor. Son olarak, filmin getii yer, stratejik bir ekilde ve byk ma haretle, normalde okuluslu dnem Birleik Devletlerinin adaln yanstan iaretlerin oundan kanacak biimde ayarlanm: (eski binala rn arazi speklatrlerince yklmas anlatnn anahtar blmlerinden biri ni oluturmakla birlikte,) kasaba dekoru kameraya 1970 ve 80lerin ok katl manzarasndan kanma olana vermektedir; te yandan, gnm zn nesneler dnyas -ara gereler, hatta modelleriyle grntnn zama nn derhal aa vuracak olan otomobiller- zenle darda braklmtr. Dolaysyla, filimdeki herey, resmen bildirilen adaln bulanklatr mak ve anlaty sanki ebedi bir Otuzlar dneminde, gerek tarihsel zama nn tesinde geiyormu gibi almanz salamak iin elbirlii etmektedir. imdiki zamana benzeimin sanat dili ya da stereotipik gemiin pastichei araclyla yaklalmas, bugnk gereklie ve bugnk tarihin aklna cilal bir serabn -bysn ve mesafesini getirir. Ama bu gz boyayc ye ni estetik akmn kendisi de, tarihselliimizin, tarihi aktif bir ekilde yaa ma imkanmzn kayboluunun ssl bir semptomu olarak ortaya km tr: Dolaysyla, imdiki zamann bu garip gizleniini kendi formel gcyle baard sylenemez; yalnzca, bu i elikiler araclyla, kendi gncel de neyimimizin temsillerini giderek retemez hale gelmi grndmz bu durumun muazzam boyutlarn ortaya sermektedir. Gerek Tarihin Kaderi Gerek Tarihe -nasl tanmlanrsa tanmlansn, bir zamanlarn tarihsel ro-

82

JAMESON

mannn geleneksel nesnesine- gelince, imdi o eski biim ve vastaya geri dnp, postmodern kaderini halen Birleik Devletlerde rn veren bir ka ciddi ve yaratc sol romancdan birinin eserlerinden okumak daha ay dnlatc olacak. Kitaplar daha geleneksel anlamda tarihle beslenen ve g rld kadaryla Amerikan tarihsel destannn eitli kuaksal anlarn konu alan E. L. Doctorowun Ragtime' kendisini asrn ilk yirmi ylnn bir panaromas olarak sunmutur; en yeni kitab Loon Lake 30lar ve Byk Bunalm ele alr; The Book of Danielse Eski Sol ve Yeni Solun, 30lar ve 40lar komnizmiyle 60l yllar radikalizminin iki byk nn nmze getirmektedir (hatta eski Westerninin bile bu emaya uyduu ve daha zor anlalr ve formel adan tutuk bir ekilde ondokuzuncu yzyln sonlarn da hududun sona eriini anlatt sylenebilir.) The Book of Daniel bu byk tarihsel roman arasnda oku yucunun ve yazarn bugnyle eserin konusunu oluturan eski tarihsel gereklik arasnda ak bir anlat ba kuran tek kitap deil; Loon Lake'in (burada anlatmayacam) artc son sayfas da ok deiik bir yoldan gerekletirir bunu; ve ilgintir, Ragtimen ilk versiyonunun birinci cmle si bizi aka kendi gnmze, yazarn New York New Rochelledeki evine yerletirmekte, sonra ev birdenbire 1900lerdeki kendi (hayali) gemiinin sahnesi haline gelmektedir. Yaynlanan metinde bu ayrntya yer verilme mi, bylece roman simgesel olarak balarn kaybedip bizimle ilikisi ger ekten de mphem olan yeni bir gemi tarihsel zaman dnyasnda ser beste srklenmeye balamtr. Ama bu jestin otantiklii, okul kitaplarn dan rendiimiz Amerikan tarihiyle gazetelerin ve kendi gndelik hayat mzn okuluslu, ok katl, stagflasyon halindeki kent yaants arasnda ar tk grnrde hibir organik iliki bulunmad eklindeki aikar varolu sal gerekten de anlalabilir. Ne var ki, bir tarihsellik bunalm bu metin iinde pek ok di er tuhaf formel zellikte kendini aa vurmaktadr. Bildirilen konu, Bi rinci Dnya Sava ncesi radikal ve ii-snf siyasetinden (byk grev ler) 1920lerin teknolojik icat ve yeni meta retimine (Holywoodun ve meta olarak imgenin ykselii) geitir: Kleistm Michael Kohlhaasnn ara da yer alan versiyonu, siyah bakiinin isyann anlatan o garip ve trajik blmde bu srele ilikili bir an olarak grlebilir. Ancak, beni ilgilendi ren bu merkezsiz anlatnn tematik btnl zerine bir hipotez deil; tam tersine, bu romann empoze ettii okuma tarznn, metnin zerinde havada asl duran, ama cmleleri okuyuumuza entegre edilemeyen o bil

POSTMODERNZM

83

dirilmi konular yakalayp tema haline getirmemizi nasl imkansz kld. Roman bu anlamda yalnzca yoruma gelmemekle kalmyor, resmen ve sis tematik olarak, srekli gsterip ektii daha eski bir toplumsal ve tarihsel yorum trn safd brakacak ekilde rgtlenmi bulunuyor. Yorumla mann teorik eletiri ve reddinin poststrktralist teorinin temel bileenle rinden biri olduunu hatrlayacak olursak, Doctorow'un bu gerilimi, bu elikiyi cmlelerinin akna bir ekilde bilerek dahil etmi olduu sonucu na varmamak kolay deil. Bilindii gibi, kitap -Teddy Rooseveltden Emma Goldmane, Harry K. Thaw ile Sandford Whitedan J. Pierpont Morgan ve Henry Forda kadar- gerek tarihi figrlerle dolup tayor; zellikle -basite Ba ba, Anne, Aabey, v.b. diye isimlendirilmi kurgusal [fictif] bir aileyle iliki iinde olan- Houdininin ok daha merkezi bir rol var. Kukusuz, ta Scottdan itibaren btn tarihsel romanlar, u ya da bu ekilde, genellikle hakim ulusal gelenein kimbilir ne tr bir merulatrma amacyla ekillen dirmi olduu okul tarih kitaplarndan edinilmi eski tarihsel bilginin hare kete geirilmesini ierir, ve buradan yola karak mesela Sahte Veliaht hakknda zaten bildiklerimizle onun romann sayfalarnda somutlaan ki ilii arasnda anlatsal bir diyalektik olutururlar. Ancak, Doctorow'un yntemi bundan ok daha ar grnmekte; ve bence, her iki tip karakte rin -tarihi isimlerle byk harf aile rollerinin- adlandrl, gl ve sistem li bir ekilde, bu karakterleri eyletirme ve temsillerini batan mevcut olan bilgi ya da doxaya bavurmakszn almamz imkansz klma ilevi g ryor. Bu da metne olaand bir deja vu hissi ve okuyucunun sahip ol duu herhangi bir somut tarihyazmsal formasyondan ziyade Freudun Acaipindeki hastalanmn dnne balanmas daha yerinde olurmu gi bi grnen tuhaf bir tandklk katyor. Radikal Gemiin Yitirilmesi Bu arada, btn bunlarn cereyan ettii cmlelerin kendi zgllkleri var; bu da, modernlerin kiisel bir sluba verdikleri nemle, artk katiyen kii sel olmayan ve daha ziyade Barthesn ta vaktiyle beyaz yaz diye adlan drm olduu eyle akrabalk gsteren bu yeni tr linguistik icad daha so mut bir ekilde birbirinden ayrabilmemizi salayacak. Elimizdeki roman da, Doctorow kendi kendisini kat bir seme ilkesiyle balam, yle ki, ie riye yalnzca (arlkl olarak olmak fiiliyle harekete geirilen) basit beyan cmleleri kabul ediliyor. Ne var ki, bunun yaratt etki ocuk edebiyatnn

84

JAMESON

aadan alan basitlii ve sembolik zeni deil de, daha rahatsz edici bir eye, Amerikan ngilizcesinin yeraltndan -geri eseri oluturan dilbilgisi asndan mkemmel cmlelerin hibirinden ampirik olarak saptanamayacak- derin bir tahribata urad hisssidir. Fakat, daha gzle grlr ba ka baz teknik icatlar, Ragtimen dilinde neler olup bittiine bir ipucu salayabilir: rnein Camusnn Yabancsnn karakteristik etkilerinden pek ounun, yazarn Franszcada anlatmda, kullanlmas daha normal olan dier gemi zamanlar yerine roman boyunca passe compos zaman n kullanmaktaki kararllndan kaynakland gayet iyi bilinmektedir. Ben ce burada da o trden bir ey geerli gibi grnyor (inanlmazl aikar olan bu sava bundan daha srarl bir ekilde balanacak deilim): yani, sanki Doctorow ngilizcede bulunmayan bir fiil gemi zamann, -Emile Benvenistein ortaya koyduu gibi, tamamlayc hareketi, olaylar anlat mn imdiki zamannda ayrmaya, zaman ve eylem akn herhangi bir mevcut durumdan (hatta hikaye anlatma eyleminden bile) kopuk vaziyet teki bir sr bitmi, tamamlanm ve yaltlm noktasal olay, nesneye d ntrmeye yarayan- Franszca gemi zaman kipinin [pass simple] etkisi ni veya edeerini kendi dilinde yaratmak zere sistematik bir abaya gir mitir. E. L. Doctorow Amerikan radikal gemiinin ortadan kaybol masnn, Amerikan radikal geleneindeki eski gelenek ve anlarn bastrl masnn epik airidir: Sola yaknlk duyan hi kimse bu ok gzel romanla r okuyup da keskin bir keder duymamazlk edemez, ki bu da bugnk si yasal ikilemlerimiz karsnda otantik bir tepkidir. Kltrel adan ilgin olansa, Doctorowun bu byk temay formel olarak ifade etmek (nk konusu tam da ieriin silinmesidir) ve bunun da tesinde, eserini ikilemi nin damgasn ve semptomunu oluturan postmodern kltrel mantn ta kendisiyle ilemek zorunda kalmasdr. Loon Lake (bilhassa Dos Passosu yeniden icadnda) pastichei ok aikar bir ekilde kullanr; ama tarih sel gnderme yaplann ortadan kaybolmasnn meydana getirdii estetik durumun en allmam ve ba dndrc ant gene de Ragtimedr. Bu tarihsel roman artk tarihsel gemii temsil etmek zere yola kamaz, yal nzca bizim (bylece derhal pop tarih haline gelen) o gemi halandaki fi kir ve stereotiplerimizi temsil edebilir. Bylelikle kltrel tarih, artk eski monadik zneye deil, daha ziyade deeri dm kollektif bir nesnel ruha ait olan zihinsel bir mekana srlmtr; artk farazi bir gerek dnyaya, bir zamanlar kendisi de bir imdiki zaman olmu gemi tarihin

POSTMODERNZM

85

yeniden inasna dorudan doruya bakamaz; Platonun maaras gibi, kendi snrlayc duvarlar zerinde bizim o gemie ilikin zihinsel imgele rimizi izmek zorundadr. Dolaysyla, burada en ufak bir realizm kaldysa, bu da bu snrlanml kavramann, ve kendi pop imgelerimiz ve benze enlerimiz araclyla -sonsuza kadar eriemeyeceimiz- Tarihi aramaya mahkum bulunduumuz yeni ve zgn bir tarihsel durumun yava yava farkna varmann okundan kaynaklanmas hedeflenen bir realizmdir.
III. mleyici Zincirinin Kopmas

Tarihsellikteki kriz imdi, yeni bir ekilde, postmodern enerji alannda ge nelde zamansal rgtlenme meselesine ve hatta giderek artan lde me kann ve mekansal mantn egemenlii altnda bulunan bir kltrde za man, zamansallk ve dizimselin [syntagmatic] alabilecei biim sorusuna geri dnmeyi gerektiriyor. Nitekim, eer zne n- ve ard- gerilimlerini ok katl zamansalda aktif bir ekilde yayma ve gemiiyle geleceini tutar l bir yaant halinde rgtleme gcn kaybetmise, byle bir znenin kltrel retimlerinin para ynlarndan, ve rastgele heterojenin, para lnn, ans eserinin pratiinden gayr bir sonu vermesi pek mmkn g rnmyor. Ne var ki, bunlar tam da postmodernist kltrel retimin tah lilinde (ve yandalar tarafndan, savunulmasnda) kullanlan ayrcalkl te rimlerden birkadr. Ama gene de olumsuz sfatlardr bunlar; daha tzel formlasyonlar metinsellik, criture, ya da izofrenik yaz gibi isimler tar lar; imdi de bunlara ksaca bir gz atmalyz. Burada Lacann izofreni tanmn yararl buluyorum: Klinik adan doruluk derecesini lm olduumdan deil, zellikle -tehisten ziyade tanm olarak- anlaml bir estetik model getirdiini dndm iin. (Kukusuz, en nemli postmodernist sanatlardan herhangi birinin -Cage, Ashbery, Sollers, Robert Wilson, Ishmael Reed, Michel Snow, Warhol, hatta Beckettin- klinik anlamda izofren olduklar gibi bir dn cem yok.) Mesela, bu almann havasn ve metodolijisini radikal bir e kilde farkl klmaya altn Christopher Laschm etkili The Culture of Narcissismi trnden kltr eletirilerindeki gibi, toplumumuzun ve onun sanatnn bir eit kltr-ve-kiilik analizi de deil: yle sanyorum ki, toplumsal sistemimiz hakknda sylenmesi gereken tatsz eyler, psiko lojik kategoriler araclyla bulabileceimiz szlerin snrn kat kat aar. ok ksaca, Lacon izofreniyi imleyici zincirinde, yani bir ifade veya anlam oluturan birbirine bal dizimsel [syntagmatic] imleyenler di

86

JAMESON

zisinde bir kopma olarak tanmlar. Bu durumun, Lacann Oedipal reka beti annenin ilgisini kazanmak iin sizinle rekabet eden biyolojik bireyden ziyade, kendi deyimiyle Babann Ad -artk linguistik bir ilev olarak ele alnan baba otoritesi- terimleriyle tanmlayarak dile geirdii ailevi veya daha ortodoks psikoanalitik arka plann atlamak zorundaym. -Lacann imleyici zinciri kavramnn vazgeilmez nkouluysa, Saussureyen yapsalc ln temel ilkelerinden -ve byk keiflerinden- biri, yani anlamn imleyenle imlenen arasnda, dilin maddiliiyle, bir kelime veya isimle, onun gn derme yapt ey ya da kavram arasnda birebir iliki olmad nermesi dir. Bu yeni grte, anlam imleyenden imlenene hareketten doar: bi zim genel olarak imlenen diye adlandrdnz ey -bir ifadenin anlam ya da kavramsal ierii- imdi daha ziyade bir anlam-etkisi, imleyenlerin ken di aralarndaki ilikiden doan ve da vurulan nesnel anlam serab ola rak grlmektedir. mleyenler aras iliki koptuunda, imleyici zincirin hal kalar krldnda, ayrk ve ilikisiz imleyenler yn halinde izofreniyle karlarz. Bu tr linguistik bozuklukla izofrenin ruhu arasndaki ban t, ikili bir nerme araclyla kavranabilir: birincisi, ahsi kimliin kendisi gemi ve gelecein, nmdeki imdiki zaman ile (belirli bir) zamansal bir lemesinin eseridir; ve kincisi, bu tr aktif zamansal birlemenin kendisi de, zaman iindeki yorumsama emberinde ilerleyen dilin, ya da, daha iyi si, cmlenin, bir fonksiyonudur. Eer cmlenin gemi, imdiki zaman ve geleceini birletiremiyorsak, ayn ekilde kendi biyografik yaantmzn ya da ruhsal yaammzn gemi, imdiki zaman ve geleceini de birletiremi yoruz demektir. O halde, imleyici zincirinin kopmasyla, izofren salt maddi m leyenler, veya baka bir deyile, zaman iinde saf ve ilikisiz bir dizi imdi ki zamanlar yaantsna indirgenir. Byle bir durumun estetik ya da klt rel sonulara birazdan eileceiz; nce bunun nasl bir his olduunu gre lim: "Olduu gn ok iyi hatrlyorum. Tarada kalyorduk, ben de bazen yaptm gibi kendi bama yrye kmtm. Birdenbire, okulun nnden geerken, Almanca bir ark duydum, ocuklar mzik dersi yap yordu. Dinlemek iin durdum, ve o anda garip bir duyguya kapldm, tah lil etmesi g ama sonradan ok iyi tanyacam bir eye -rpertici bir gerekdlk hissine- yakn bir duygu. Sanki artk okulu tanyamyordum, bir kla kadar bym; ocuklar tutukluydu, ark sylemek zorundalard. Sanki okulla ocuklarn arks dnyadan ayrlmt. O srada gzme snr-

POSTMODERNZM

87

larn gremediim bir buday tarlas arpt. Gnete l l yanan o sar genilik dzgn ta okul-klada mahpus ocuklarn arksyla birleince beni yle bir endieye srkledi ki hkrklara bouldum. Eve, bahemize kotum, eylerin ounlukla olduklar gibi grnmelerini salama, yani gereklie dnme oyununa baladm. Daha sonraki gerekdlk hisleri nin hepsinde mevcut olan o snrlanamaz genilik, parlak k ve maddi eylerin cilalanml, dzgnl unsurlarnn ilk ortaya kyd bu."
(Marguerite Sechehayye, izofren Bir Kzn Gncesi.)

Elimizdeki balamda, bu yaant unlar akla getirmekte: Birin cisi, zamansalln paralanmas zamann bu nn onu odaklayabilecek ve bir uygulama [praxis] mekan haline getirebilecek btn faaliyet ve amal lklardan birdenbire azat ediyor; bylece tecrit olan bu an zneyi birden tanmlanamaz bir canllkla, gerekten ba dndrc bir alg maddiliiyle kendi girdabna ekiyor, ki bu da yaltlm haldeki maddi -ya da, daha iyi si, harfi- imleyenin gcn etkili bir ekilde dramatize ediyor. Artm bir younlukla znenin karsna kan dnyann bu an veya maddi imleyen, burada endie ve gerekliin kayb gibi olumsuz terimlerle anlatlan, ama pekala oku, uma, sarholuk veya sanr kkenli [hallucinogenic] youn luk gibi olumlu terimlerle de hayal edebileceimiz, esrarl bir duygu yk tayor. 'in Bu tr klinik tanmlar, metinsellikte veya izofrenik sanatta olacaklar, ar pc bir ekilde aydnlatmakta; ancak, ktrel metinde yaltlm mleyen ar tk dnyann gizemli bir hali ya da dilin anlalmaz ama gene de byleyici bir paras deil, daha ziyade serbest yaltm halinde bir cmleye benze yen bir eydir. rnein John Cagein mziinin yaantlanmasn d nn: (mesela hazrlanm piyanodan) bir kme maddi sessin ardndan y le tahamml edilmez bir sessizlik gelir ki, yeni bir akorun duyulacan ta hayyl edemez, duyulacak olsa bile bir ncekini arada bir balant kura cak kadar hatrlayamayacanz hissine kaplrsnz. Bata eldeki cmlenin zaman iindeki nceliinin onun etrafnda yeniden biimlenmeye alan anlat dokusunu acmaszca paralad Watt olmak zere, Beckettin baz hikayeleri de byledir. Ama ben daha az kasvetli bir rnek, anlald ka daryla izofrenik paralanmay temel estetik olarak benimsemi olan -Dil iiri veya Yeni Cmle diye adlandrlan- bir grup ya da ekole bal gen bir San Fransiscolu airden bir metin setim.

88
N

JAMESON

Gneten sonraki nc dnyada yayoruz. numarada. Kimse bize ne yapacamz sylemiyor. / Bize saymay reten insanlar ok nazik davrandlar. / Her zaman gitme zamandr. / Yamur yaarsa, emsiyen ya vardr ya yok. / Rzgar apkan uuruyor. / Gne de doar. / Keke yldzlar bizi birbirleri ne tarif etmeseler; keke bunu kendimiz yapsak. / Glgenin nnden ko. / Hi olmazsa on ylda bir g gsteren kzkarde iyi bir kzkardetir. / Manzara motorize. / Tren gittii yere gtrr seni. / Sular arasnda kprler. / Geni beton dzlk lerde uaa doru babozuk yryen ahali. / Sen ortadan kay bolduunda apkanla ayakkablarnn neye benzeyeceini unut ma. / Havada yzen szckler bile mavi glge yapar. / Tad gzelse yeriz. / Yapraklar dyor. Meseleleri izah et. / L zumlu eyleri topla. / Hey biliyor musun ? Neyi? Konumay rendim. Harika. / Kafas tamamlanmam kii gzyalarna bo uldu. / Derken, bebek ne yapabilirdi? Hibir ey. / Yat uyu. / ortla harika grnyorsun. Bayrak da harika grn yor. / Herkes patlamalara bayld. / Uyanma vakti. / Ama r yalara alsan daha iyi.
Bob Perelman, Primer, This Press, Berkeley.

Bu ilgin faslalar almas hakknda sylenebilecek ok ey var: en byk paradokslardan biri de, burada bu balantsz cmleler ara sndan daha birleik global bir anlamn yeniden domas. Gerekten de, garip ve gizli bir ekilde siyasal bir iir olmas lsnde, Yeni inin -dnya tarihinde bir benzeri olmayan- o bitmemi byk toplumsal tecr besinin, iki sper-g arasnda numarann beklenmedik douunun, kollektif kaderleri zerinde yeni bir kontrole sahip insanlarn rettii yep yeni ve diri bir nesneler dnyasnn, ve hereyden nce, yeni bir tarih z nesi haline gelmi olan ve feodalizmle emperyalizme tabi kaldktan sonra yeniden, sanki ilk defa imicesine, kendi sesiyle, kendisi iin konuan bir kollektivite olaynn heyecanndan bireyler yakalyor gibi. Ama benim asl gstermek istediim, izofrenik balantszlk ya da criture diye adlandrdmz eyin, kltrel bir slup olarak genelle tiinde, nasl izofreni gibi terimlerin aklmza getirdii marazi ierildi zo runlu bir iliki gstermekten kp, daha neeli younluklara, tam da eski endie ve yabanclama duygularn yerinden ettiini grm olduumuz o ar cokuya elverili hale geldii.

POSTMODERNZM

89

rnein Jean-Paul Sartren anlatt Flaubertdeki benzeri ei limi dnn: "Onun cmlesi" diyor Sartre, "nesnenin etrafn kuatr, onu yakalar, hareketsiz brakr ve belkemiini krar, onu sarar, taa evi rir ve kendisiyle beraber nesnesini de dondurur. Kr, sar, canszdr, bir damla kan yoktur; bir sonraki cmleden derin bir sessizlikle ayrlr; ebedi yen bolua der ve kurbann da o sonsuz de srkler. Her ger ek, tanmlanr tanmlanmaz, envanterden der." (Edebiyat Nedir?) Fakat bu yorum bana bilmeden dlm jenealojik trden optik bir yanlsama (ya da fotorafik bytme) gibi geliyor: Flaubertin gerek anlamyla postmodernist baz gizli veya tbi zellikleri ana aykr olarak nplana karlm. Gene de, dnemselletirme ile kltrel baskn ve tbi elerin diyalektik yeniden inas konusunda ilgin bir ders olutu ruyor. nk Flaubertde bu zellikler, Sartrem Family Idiotnda bin sayfa boyunca (giderek daha hogrl bir ekilde) tehir edilen tm o yaam yksnn ve uygulama (praxis) dmanlnn semptom ve strate jileridir. Bu zellikler kendileri kltrel norm haline geldiklerinde, btn bu olumsuz duygu formlarndan syrlr ve daha deiik, daha dekoratif i levler iin elverili olurlar. Ama henz Perelmann iirinin yapsal srlarn tamamen z m deiliz, nk meer iirin in adyla gnderme yaplan kavramla pek bir ilgisi yokmu. Aslnda yazar in Mahallesinde gezinirken karla t ve idyogramatik balklarn anlalmaz bulduu (belki de, maddi bir imleyen olarak alglad demeliydik) bir fotoraf kitabn anlatyor. Yani szkonusu iirin cmleleri Perelmann o resimlere uygun bulduu balk lar, gnderme yaptklarysa baka bir imge, baka bir namevcut metin; ve artk iirin btnl dilinde deil, kendi dnda, baka ve namevcut bir kitabn bal btnlnde yer alyor. Burada, fotorealizmin dinamikleriy le arpc bir paralellik grlyor: fotorealizm de soyut estetiinin uzun sren hegemonyasndan sonra temsile ve tasvire geri dn gibi grn m, ama sonra onun nesnelerinin de gerek dnyada bulunmad, bu nesnelerin, imdi artk imgelere dnm olan ve fotorealist resmin realizminin artk benzeimini oluturduu o gerek dnyann fotoraflar ol duu aa kmt. Kolaj ve Radikal Farkllk Fakat izofreninin ve zamansal rgtlenmenin bu anlatm farkl bir ekil de de rgtlenebilirdi; bu da bizi tekrar Heideggerin yeryz ve dnya arasndaki boluk ya da kopukluk kavramna getiriyor (ama onu dehete

90

JAMESON

srkleyecek bir yaklamla). Gerekten, postmodernist form deneyimini, paradoksal bir slogan gibi grneceini umduum bir nermeyle tanmla mak istiyorum: Farkllk balant kurar. Machereyden balayarak, son za manlardaki eletirilerimiz, artk btnlkl veya organik olmayan, balan tsz alt-sistemlerle, rastgele hammaddelerle ve her trden drtyle dolu bir tombala torbas ya da sandk odas nitelii gsteren sanat eserinin de rin faslalarm ve hetorojenitesini vurgulamakla uramtr. Baka bir de yile, eski sanat eseri imdi birletirme yoluyla deil farkllatrma yoluyla yorumlanan bir metin olarak ortaya kmaktadr. Ne var ki, farkllk teori leri balantszl genellikle o derece vurgulamaktadrlar ki, szckler ve cmleler dahil metnin tm malzemeleri birbirleriyle aralarnda yalnzca dsal ayrlklar bulunan bir dizi e halinde dalp rastgele bir atalete dmektedir. Oysa daha ilgin postmodernist eserlerde, farkllklar kavram nn kendisine de hak ettii gerilimi yeniden kazandran daha olumlu bir iliki anlay sezilebilir. Farkllk yoluyla kurulan bu yeni iliki tarz kimi za manlar baarya ulam yeni ve zgn bir dnme ve alglama ekli ola rak kendini gsterir; fakat ounlukla, -belki de artk byle adlandrlmamas gereken- bilinte o yeni mutasyonu elde etmek gibi gerekletirmesi imkansz bir art halindedir. Sanrm bu yeni dnme ilikileri tarznn en arpc amblemini Nam June Paikin yl ya da dank televizyon ek ranlaryla rettii eserler oluturmaktadr: bu eserlerde, gr otlar arasn da saa sola yerletirilmi olan veya mehul yeni video yldzlarna zg bir tavandan bize gz krpan ekranlarda, nceden dzenlenmi imge seri leri ya da emberleri, eitli ekranlarda ezamanl olmayan bir biimde ye niden balamak suretiyle, tekrar tekrar gsterilirler. Bu faslal eitlilikten akna dnen seyirciler, eski estetii uygulayarak, dikkatlerini sanki orada sren grece deersiz imge serisinin kendi bana bir organik deeri var m gibi, tek bir ekran zerinde toplamaya karar verirler. Oysa postmo dernist seyirciden imkansz gerekletirmesi, yani ayn anda, radikal ve rastgele farkllklar iinde, btn ekranlar birden grmesi beklenmekte, Dnyaya Den Adam filminde 57 ekran ayn anda seyreden David Bowienin geirdii evrimsel mutasyonu gerekletirerek, radikal farklln canl bir ekilde, alglanmasnn kendiliinden ve kendi bana, vaktiyle ili ki diye adlandrlan ve kolaj szcnn de hl ok yetersiz bir isim ola rak kald- eyi kavramann yeni bir tarzn oluturaca bir dzeye kma s istenmektedir.

POSTMODERNZM

91

IV. sterik Yce

imdi postmodernist zaman ve mekann keif niteliindeki bu anlatsn, yeni kltrel deneyin bir karakteristii olduunu sk sk gsteren o ar cokunun ya da younluklarn son bir tahliliyle tamamlamamz gerekiyor. Hoppern binalarnn perianln ve Sheelern formlarnn kat Midwest formlarn geride brakan ve bunlarn yerine, otomobil enkazlarnn bile yeni bir sanrsal ihtiamla prldad fotorealist kent-manzarasnn olaan d yzeylerini koyan bu geiin devasaln bir kez daha vurgulayalm. stelik, asli ieriklerinin -kentin kendisinin- (20. yzyln balarnda, hele hele bir nceki asrda, kukusuz hayal bile edilemeyecek lde) rm ve zlm olmas, bu yeni yzeylerin neesini daha da paradoksal kl yor. Kentin bakmszl, metalatrma olarak ifade edildiinde gz zevkini nasl okayabilir ve kentteki gndelik hayatn yabanclamasnda kaydedi len benzeri grlmemi atlm imdi nasl garip bir yeni sanrsal coku ola rak hissedilebilir? ncelememizin bu annda karmza kan sorunlardan bazlar bunlar. Ayrca, insan figrn de aratrmann dnda brakma malyz, ama uras ak ki, yeni estetikte mekann kendisinin temsiliyle v cudun temsilinin bir arada bulunamayaca gibi bir anlay gelimitir ki bu da eski manzara anlaylarndan hibirinde grlmemi lde bariz bir estetik iblm ve gerekten de son derece meum bir belirtidir. Ye ni sanatn ayrcalkl mekanlar, Doug Bondun eserlerindeki bo banyolar gibi, radikal bir ekilde anti-antropomorfiktir (insanbiimine kar). Fakat insan vcudunun nihai ada fetiletirilmesi Duane Hansonun heykelle rinde -daha nce benzeim diye adlandrm olduum, ve Sartren evre mizdeki btn o hergnk gereklik dnyasnn derealizasyonu [gereklik kayb] diye adlandraca kendine zg bir ilevi olan- ok farkl bir yne sapyor. Baka bir deyile, bu polyester figrlerin nefes alp verdii, scak olduu gibi bir pheye kaplp tereddt ettiiniz anlar, ou zaman, m zede etrafnzda gezinen insanlara yansyp ksack bir an iin onlar bir y n l ve et-rengi benzeimlere dntryor. Bylelikle dnya bir an derinliini kaybediyor ve parlak bir dil, stereoskopik bir yanlsama, youn luksuz bir film imgeleri rzgar haline gelme tehlikesi arzediyor. Ama bu tecrbe bugn rktc m saylr, yoksa coku verici mi? Bu tr tecrbeleri Susan Sontagn etkili bir saptamasnda camp diye tecrit ettii olgu balamnda ele almak yararl oluyor. Buna, Burke ve Kantn eserlerinde yeniden kefedilen ve bugnlerde ayn dere cede moda olan yce [sublime] temasndan hareketle biraz daha farkl bir

92

JAMESON

ekilde de bakabiriz; hatta istersek, iki kavram birletirip camp ya da is terik yce gibi bir ey karabiliriz. Hatrlayacanz gibi, Burke iin yce, dehetin snrlarnda bir tecrbe, insan hayatn tamamen ezebilecek ka dar muazzam olann hayret, huu ve korkuyla bir an iin grlmesiydi; da ha sonra Kant bu tanm ileyerek temsil sorununu da dahil etti, yle ki, artk ycenin nesnesi yalnzca insan organizmasnn doayla fiziksel orantszl ve salt kudret meselesi deil, ayn zamanda da tasvirin snrlar ve insan zihninin byle muazzam gleri temsil etme kapasitesinin olmamas meselesi haline geldi. Burke modern burjuva devletinin douu srasnda ki tarihi annda bu tr gleri ancak tanrsal terimlerle kavramlatrabilmiti; hatta Heidegger bile, zamanmzda doa imgesinin son biimi olan organik prekapitalist ky manzaras ve ky toplumunu fantazmatik bir ili kiye balamaktan vazgememitir. Fakat bugn, bizzat doann radikal bir ekilde glgelenmesi annda, btn bunlar farkl bir ekilde dnmek mmkn olabilir: Ne olsa, Heideggerin tarla yolu; ge sermaye, yeil devrim, yeni smrgeci lik ve eski tarlalarla arsalardan sper-otoyollarn geirip Heideggerin varlk evini devre mlklere hatta belki de en sefil, souk, fare yuvas kira evlerine dntren megalapolis tarafndan onarlmaz ve geri dnlemez bir ekilde tahrip edilmi bulunuyor. Artk toplumumuzun tekisi, prekapi talist toplumlarda olduu gibi doa deil, imdi tehis etmemiz gereken baka bir ey. Kapitalizmin lahlamas Bu teki ey aceleci bir tahlille kendiliinden teknoloji olarak anlalmama l, nk gstermeye alacam gibi burada teknoloji de baka bir eyin simgesidir. Fakat teknoloji, makinelerimizde depolanm l insan emei nin gerek anlamyla insan ve doaya kar o muazzam gcn, Sartren pratik-tln kart-nihailii diye adlandrd, yzgeri edip tannmaz biim lerde karmza dikilen ve grld kadaryla gerek kollektif gerekse bi reysel praksisimizin o devasa disitopik ufkunu oluturan yabanclam g c ksaca adlandrmak iin pekala ie yarayabilir. Ne var ki, Marksist grte teknoloji kendi bana asli bir ne den deil, sermaye geliiminin sonucudur. Bu nedenle, sermaye dahilinde eitli makine gc kuaklarn, eitli teknolojik devrim aamalarn birbi rinden ayrmak yerinde olur. Benim burada izlediim Ernest Mandel, ser maye egemenliinde makinelerin evriminde bu trden temel fasla ve

POSTMODERNZM

93

ya byk atlm iziyor: "G teknolojisindeki -motorlu makinelerin maki neler tarafndan retimi teknolojisi- temel devrimler, btn olarak tekno lojideki devrimlerin belirleyici n olarak ortaya kmaktadr. 1848den son ra buharl motorlarn makineyle retilmesi; 1890lardan sonra elektrikli ve yanmal motorlarn makineyle retilmesi; 1940lardan bu yana elekronik ve nkleer enerjili cihazlarn makineyle retilmesi - 18. yzyln sonlarnda ki orjinal sanayi devriminden sonra kapitalist retim tarz tarafndan meydana getirilen genel teknoloji devrimi bunlardr." (Ge Kapitalizm) Bu dnemselletirme Mandelin Ge Kapitalizm'inin genel tezi nin altn iziyor: kapitalizmde, her biri bir nceki aamaya nazaran diya lektik bir gelimeye iaret eden temel an olmutur; bunlar da, piyasa kapitalizmi, tekel veya emperyalizm aamas, ve hatal olarak postendstriyel denilen ama okuluslu sermaye diye adlandrlmas daha uygun olan bizim amzdr. Daha nce de belirttiim gibi, Mandelin postendstriyele mdahalesi, ge veya okuluslu kapitalizmin ya da tketim kapitalizmi nin Marksn 19. yzylda yapt byk analizle eliik olmad, tam tersi ne sermayenin bugne kadar ortaya km en saf biimini, daha nce metalatrlmam alanlara olaanst bir ekilde yaylmasn oluturduu nermesine dayanr. amzn bu daha saf kapitalizmi, bylece, bugne kadar tahamml etmi ve smrsn hara eklinde gerekletirmi ol duu prekapitalist rgtlenme adacklarn safd etmektedir: bu balam da, insann aklna doann ve Bilindnn yeni ve tarihsel adan zgn bir szma ve smrgeletirmeye maruz kalmas, yani prekapitalist nc Dnya tarmnn Yeil Devrim tarafndan tahrip ediliiyle basn-yayn ve reklamclk sanayilerinin ykselii geliyor. Her halkarda, benim realizm, modernizm ve postmodernizm aamalar eklindeki kltrel dnemselletirmemin gerek ilhamn, gerekse dorulanmasn, Mandelin l emasn da bulduu da akla kavumu olmal. Bu durumda kendi amza nc Makine a diyebiliriz; ve ite bu noktada, Kantn eski yceye ilikin tahlilinde zaten aka geli tirilmi olan estetik temsil sorununu yeniden ele almamz gerekiyor, n k teknolojik gelimenin bu niteliksel olarak birbirinden farkl aamalar nn her biriyle birlikte makineyle ilikinin ve makinenin temsil edilmesinin de diyalektik bir kayma gstermesini beklemek gayet mantkl olur. O halde, sermayenin bir nceki annda yaanan makine heyeca nn, zellikle de ftrizmin cokusunu ve Marinettinin makineli tfekle otomobili kutlamasn hatrlayalm. Bunlar hl, o eski modernizasyon an

94

JAMESON

nn devindirici enerjilerine biim ve elle tutulurluk kazandran grnr amblemler, yontusal enerji dmleridir. O ak izgili byk ekillerin saygnl, Le Crbusiernin eski ve dm bir dnyann kentsel manzara s zerinde dev buharl yolcu gemileri gibi yzen geni topik yaplar olan binalarndaki metaforik mevcudiyetlerinden de anlalabilir. Makineler Picabia ve Duchamp gibi burada ele alamayacamz sanatlarysa baka bir adan bylemitir; ve bir de, konuyu eksik brakmamak iin, Fernando Lger ve Diego Rivera gibi 1930larn devrimci veya komnist sanatlar nn da btn olarak insan toplumunun Promete-vari bir yeniden inas yolunda bu makine enerjisi heyecanna hakim olmaya altklarna dein mek gerekir. yleyse u hemen grlmeli ki, kendi anmzn teknolojisi artk bu temsil edilebilme kapasitesine sahip deil: Ne trbin, ne Sheelern buday asansrleri veya fabrika bacalar, ne borularn ve tayc kayla rn barok titizlikleri ne de trenin ak izgili profili (bunlarn tm, durur ken bile younlam hz aralardr); asl d kabuu hibir grsel veya simgesel gce sahip olmayan bilgisayar, ve hatta eitli medyann bizzat kaplamalar, mesela televizyon dediimiz, kendi dz grnt yzeyini ieri sinde tayan ve hibir ey sylemeyen, her eyi kendi iine emen ev ciha z. Bu makineler gerekten de retimden ziyade yeniden retim (reprodksiyon) makineleri, ve estetik temsil kapasitemize ftrist ann, eski hz-ve-enerji yontusunun eski makineler karsndaki grece takliti ta pnmasndan ok farkl eyler dayatyorlar. Artk kinetik enerjiden ok, her trden yeniden reme sreleri sz konusu; ve postmodernizmin da ha zayf rnlerinde, bu srelerin estetik tecessm genellikle kolaya ka p ieriin salt tematik temsiline -yeniden retim sreleri hakknda olan ve kameralar, videolar, teypleri, suretin tm retim ve yeniden retim teknolojisni ieren hikayelere- dnme eilimi gsteriyor. (Antonioninin modernist Blowupndan DePalmann postmodernist Blowoutuna gerek leen kayma, paradigma niteliindedir.) rnein Japon mimarlarn bir bi nann tasarmn stste konmu kasetlerin dekoratif taklidine dayandr malar, ou zaman mizahi olmakla birlikte, en iyi ihtimalle, tematik ve imal bir zmdr. Ama gene de en enerjik postmodernist metinlerde kendini gsterebilen bir ey daha var ki, bu da tm tematiklerin ve ieriin tesin de eserin yeniden reme srecinin ebekelerine her naslsa szabildii, ve

POSTMODERNZM

95

-gc ya da hakikilii bu tr eserlerin evremizde yepyeni bir postmodern mekan yaratmaya balam olmasyla belgelenen- postmodern veya tekno lojik bir yceyi bir an iin de olsa grmemizi salad hissi. Bu anlamda mimari hala ayrcalkl estetik dildir ve muazzam cam yzeylerin birinden dierine aktarlan arptc ve paralayc yansmalar sre ve yeniden re timin postmodernist kltrdeki merkezi rolnn paradigmas olarak gr lebilir. Ama, daha nce de sylediim gibi, hibir ekilde teknolojinin bgnk toplumsal yaammzn yahut da kltrel retimimizin nihai be lirleyicisi olduu izlenimini brakmak istemiyorum: Byle bir tez, son tah lilde, post-endstriyelist toplum eklindeki post-Marxist kavrama denk dmektedir elbette. Bense, dev bir iletiim ve bilgisayar ama ilikin hatal temsillerimizin kendilerinin de aslnda daha derin bir eyin, yani btn bugnk okuluslu kapitalist dnya sisteminin, arptlm bir tasviri ol duklarn ileri sreceim. Dolaysyla, ada toplumun teknolojisi cazibesi ni ve byleyiciliini kendi zelliklerine deil, zihnimize ve muhayyelemize smas daha da g olan bir iktidar ve kontrol an -yani, sermayenin nc aamasnn merkezini kaybetmi yeni global ann ta kendisinikavramay salayacak ayrcalkl bir temsili zet oluturuyor gibi grnme sine borludur. Bu tasvir sreci, bugnlerde ada elence edebiyatna dahil bir tarzn tamamnda en iyi ekilde gzlemlenebilmekte: ileri tekno lojik paranoya diye de tanmlayabileceim bu hikayelerde, zerk ama l mne kenetlenmi rakip enformasyon brolarnn, okumu normal zihnin kapasitesini ounlukla aan karmaklktaki labirentimsi komplolar arac lyla, dnya apnda farazi bir bilgisayar ebekesinin devreleri ve alar seferber ediliyor. Ama komplo teorisi (ve gsterili anlatsal tezahrleri) ada dnya sisteminin tasavvuru imkansz totalitesini -ileri teknoloji tas viri araclyla- tasavvur edebilmeye ynelik niteliksiz bir aba olarak de erlendirilmeli. Dolaysyla, bence postmodern yce ancak o muazzam ve tehditkar fakat pek az sezilebilen teki gereklikle, iktisadi ve toplumsal kuramlarla balants kurulursa gereince kuramlatrlabilir. V. Postmodernizm ve Kent imdi, biraz daha olumlu bir sonuca balama abasna girmeden nce, ek siksiz bir postmodern binay -balca isimleri Robert Venturi, Charles Mo ore, Michael Graves ve son zamanlarda eklenen Frank Gehry olan post modern mimarinin karakteristik zelliklerine pek ok adan uymasa da,

96

JAMESON

bence postmodernist mekann zgnl konusunda ok arpc dersler sunan bir eseri- ksaca tahlil etmek istiyorum. Yukardaki sayfalarda kendi ni gsteren tabloyu bytp daha da aka ifade edeyim: burada, ina edilmi mekann kendisindeki bir mutasyon gibi bir eyin huzurunda bu lunduumuzu ileri sryorum. Ve bence biz, kendilerini bu yeni mekanda bulan insan zneler, bu evrime ayak uyduramadk; nesnede bir mutasyon oldu, ama henz znede buna edeer bir mutasyon gereklemedi; biraz da alglama alkanlklarmzn ileri modernizmin mekan diye adlandrm

John Portman, Hyatt Regency Oteli, Atlanta 1967,

POSTMODERNZM

97

John Portman, Renaissance Center, Detroit 1970- 1983.

olduum o eski tr mekanda ekillenmi olmasndan dolay, hiper-mekan diyeceim bu yeni mekana uygun alglama donanmna sahip deiliz. Dola ysyla, yeni mimari -tpk yukardaki sayfalarda szn ettiimiz dier kl trel rnlerin pek ou gibi- adeta, yeni organlar gelitirmek, sinir siste-

98

JAMESON

John Portman, Peachtree Center, Atlanta 1976.

POSTMODERNZM

99

John Portman, Bonaventure Oteli maketi.

100

JAMESON

mimizi ve vcudumuzu (henz tasavvurun tesinde, ve belki de sonuta imkansz) yeni boyutlara ulatrmak yolunda bir emirdir. Bonaventure Oteli zelliklerini aada ok ksaca sralayacam bina, mimar ve inaat John Portman tarafndan yeni Los Angeles kent merkezinde ina edilmi olan Bonaventure Oteli. Portmann dier eserleri arasnda eitli Hyatt Regencyleri, Atlantadaki Peachtree Center ve Detroitdeki Renaissance Center sayabiliriz. Postmodernizmin, byk mimari modernizmlerin elit

John Portman, Bonaventure Oteli, restoran ve kafe.

POSTMODERNZM

101

(ve topik) katlna kar belagatli savunmasnn poplist ynlerinden sz etmitim: bir baka deyile, genel olarak, bu yeni binalarn hem pop ler [halk ii] eserler olduklar; hem de Amerikan kent dokusunun yerel zelliklerine sayg gsterdikleri, yani artk, ileri modernizmin aheserleri ve antlar gibi, kendilerini evreleyen kentin cafcafl ve ticari im-sistemine farkl, ayrk, yksek, yeni bir topik dil sokmaya almadklar, aksine, sembolik olarak "Las Vegastan renilmi" olan dilin ta kendisini konu maya , onun szln ve sentaksn kullanmaya aba harcadklar sylen mektedir. Bu saylanlarn ilki asndan, Portmann Bonaventure'si iddiay tam anlamyla teyit ediyor: otel gerek kentililerin gerekse turistlerin heves le ziyaret etikleri popler bir bina (ama Portmann br binalar bu ba kmdan daha da baarl). Ne var ki, kent dokusuna poplist bir ekilde eklenmeye gelince i deiiyor; biz de bu noktadan balayacaz. Bonaventurenin biri Figueroadan, dier ikisiyse eski Beacon Hillden artakalan eimde ina edilmi olan otelin br yanndaki yksek baheler zerin den olmak zere girii var. Bunlardan hibirinin de gemiin atafatl binalarnda sokaktan i mekana giriinizi hazrlayan eski otel tentesiyle ya da antsal kapyla alakas yok. Bonaventure'nin girileri sanki biraz yanal, hatta gzden rak: aradaki bahelerden kulelerin altna katma giriyorsu nuz, ve orada bile lobiye inen asansr bulmak iin bir kat aaya yr meniz gerekiyor. te yandan, insann genede n kap diye dnd Figueroadaki giri, ikinci kattaki alveri balkonuna alyor ve elinizde ba vullar falan, yryen merdivenle ana kayt masasna inmek zorunda kal yorsunuz. Biraz sonra bu asansrlere ve yryen merdivenlere tekrar ge leceiz. Daha nce, bu tuhaf bir ekilde zerinde durulmam girilerin, (Portmann almasn snrlayan maddi koullardan ok,) otelin i mekanna hkmeden yeni bir kapallk kategorisi tarafndan dayatlm oldu unu ileri srmek istiyorum. Bence, Paristeki Beaubourg veya Torontodaki Eaton Centre gibi dier birka tipik postmodern binayla beraber Bona venture de total bir mekan, tam bir dnya, bir tr minyatr kent olmay hedeflemekte (ve unu da eklemeliyim ki, bu yeni total mekana yeni bir kollektif uygulama, bireylerin devinmesinin ve toplanmasnn yeni bir tar z, yeni bir tarihsel adan zgn bir tr hiper-kalabalk tekabl ediyor). yleyse bu bakmdan, giri her zaman binay evresindeki kente balayan nokta olduuna gre, fikir itibariyle Portmann Bonaventure mini-kentinin hi girii olmamalyd: nk kentin bir paras deil edeeri olmak,

102

JAMESON

R. Rogers ve R Piano, Beauborg Kltr Merkezi, Paris 1977.

onu ikame etmek istiyor. Fakat tabii ki bu mmkn veya pratik deil, bu da giri ilevinin bilinli bir ekilde gzden rak tutulmasn ve minimuma indirgenmesini getiriyor. Fakat evresindeki kentten bu ayrlk, enternas yonal slubun byk antlarndakinden ok farkl; onlarda iddetli, gzle grlr ve son derece gerek bir sembolik anlam tayan bir ayrlma eyle mi sz konusu; mesela, Le Corbusiernin byk pilotisi modernin yeni topik mekann bu eylemle aka reddettii bozulmu ve dm kent dokusundan radikal bir ekilde ayrr (ama modern, bu yeni topik meka nn, Novum unun zehirli kiniyle yaylp yeni mekansal dilinin gc sayesin de sonunda kent dokusunu dntreceini umar). Oysa Bonaventure (Heidegger parodisiyle,) "dm kent dokusunu varlnda olmaya b rakmaktadr; bundan te bir etki, daha geni bir protopolitik topik d nm, ne beklenmekte ne de istenmektedir. Bence Bonaventurenin byk yanstc cam derisi de bu tehisi dorulamakta; biraz nce genelde yanstma olgusunun yeniden retme teknolojisinin bir tematiini gelitirdiini sylemitim, imdiyse bu cam cil di biraz farkl bir ekilde yorumlayacam (fakat bu iki yorum eliik sayl mamal). imdi bu cam derinin dardaki kenti itmesi zerinde durmak is tiyorum; bu itmenin bir analojisini, konutuunuz kiinin gzlerinizi gr-

POSTMODERNZM

103

mesini engelleyen ve bylece tekine kar belli bir saldrganlk ve kudret salayan aynal gzlklerde bulabiliriz. Ayn ekilde, cam deri de Bonaventurenin tuhaf ve yer-tesi bir ekilde evresinden ayrlmasn getiriyor: bir d yzey bile deil bu, nk otelin d duvarlarna bakmaya altnz da oteli deil, yalnzca etrafndaki hereyin arpk grntlerini gryorsu nuz. imdi yryen merdivenlerle asansrler hakknda birka ey sylemek istiyorum: Portmanda bunlarn, zellikle de sanatnn dev ki netik heykeller diye adlandrd ve bilhassa byk Japon fenerleri ya da gondoller gibi aralksz inip ktklar Hyattlerde otel ii seyirliin ve heye cann balca unsuru olan asansrlerin son derece gerek zevkini, son de rece bilinli bir ekilde dikkat ekici klnm ve n plana yerletirilmi ol malarn gznnde bulundurursak, sanrm bu (Portmann Disneyden uyarlad kendi terimiyle) insan tayclar salt ilevlerin ve teknik bile enlerin tesinde bir ey olarak grmek gerekir. Her halkarda, yakn d nem mimar teorisinin baka alanlardaki anlat analizinden etkilenmeye baladn ve bu tr binalarn ierisindeki fiziksel yrngelerimizi biz ziya retilerin kendi gvdelerimizle ve hareketlerimizle gerekletirip tamamla mamz istenen fiili anlat veya hikayeler, dinamik yollar ve anlat paradig malar olarak grmeye altn biliyoruz. Ne var ki, Bonaventurede bu srecin diyalektik bir abartsyla karlamaktayz: bana yle geliyor ki, bu rada yryen merdivenler ve asansrler yalnz hareketin yerini almakla kalmyor, ayn zamanda ve hereyden nce, kendilerini gerek anlamyla hareketin yeni dnl imi ve simgeleri olarak ortaya koyuyorlar (bu ko nu, bu binada eski hareket biimlerinden, zellikle de yrmekten geriye ne kald sorusuna geldiimizde aklk kazanacak). Burada, artk kendi bamza gerekletirmemize izin verilmeyen o eski gezintinin alegorik imleyeni haline gelen bir tama arac, anlatsal yry vurgulamakta, sim gelemekte, eyletirmekte ve onun yerini almaktadr: bu da, gzn kendi kendisine dikip kendi kltrel retimini ierii olarak alma eilimi gste ren tm modern kltrn kendi kendine mracaat huyunun diyalektik bir younlamasdr. Meselenin kendisini, bu alegorik aralardan asansrl drt si metrik yerleim kulesinin arasnda yer alan ve altnc kattaki bir tr at se rasna kadar ykselen balkonlarla evrelenen, minyatr bir gln ortasn daki byk merkez stunuyla lobi veya atriuma adm atnzda yaadnz mekan hissini anlatmaya gelince biraz daha zorlanyorum. Sanrm bu tr

104

JAMESON

mekan artk hacmin veya hacimlerin dilini kullanmamza imkan vermiyor, nk hacimlerin kavranmas imkansz. Gerekten de, yere doru uzanan serpantinler bu bo mekan yle bir renklendiriyorlar ki, zihin sistematik ve bilinli bir ekilde, varsaylabilecek herhangi bir formdan uzak tutul mu oluyor; te yandan srekli hareketlilik de, burada boluun tam anla myla sktrlm olduu ve sizin de eskiden perspektifin veya hacmin alg lanmasna olanak veren o mesafeden tamamen mahrum durumda iine battnz unsuru oluturduu hissini yaratyor. Btn vcudunuzla, ta gzlerinize kadar, bu hipermekann iindesiniz; ve eer daha nce postmodern resim ya da edebiyatta szn ettiim ekliyle derinlii basklama nn mimaride ister istemez biraz g gerekleeceini dnmtyseniz, belki imdi bu sersemletici bat bunun yeni ortamdaki formel edeeri olarak grmeyi kabul edersiniz. Fakat yryen merdivenlerle asansrler de bu balamda diya lektik kartlar; ve gondol asansrlerin muhteem hareketinin de atriumun bu dolu mekanna diyalektik bir telafi esi oluturduklarn syleye biliriz: bu hareket radikal lde farkl ama btnleyici nitelikte bir me kansal tecrbeyi, drt simetrik kuleden birinin kenarndan hzla ykselip atdan dar frlama ve gnderme yaplan, Los Angelesn kendisini, ne fes. kesici hatta rktc bir ekilde altmza serilmi bulma tecrbesini mmkn klmakta. Ama bu dikey hareket bile snrl: asansr sizi o dnen kokteyl salonlarndan birine gtryor, orada oturup gene pasif bir du rumda dnyorsunuz ve size, arkasnda durduunuz pencere camlar ta rafndan imdi kendi imgelerine dntrlm olan kentin dnceli sey ri sunuluyor. Gene lobinin merkezi mekanna dnerek bu konuya abucak son vereyim (ama geerken, otel odalarnn gzle grlr lde kenara itilmi, yerleim blmlerindeki koridorlarn bask tavanl, karanlk, gerekten bunaltc derecede ilevsel, odalarnsa sylendiine gre son derece zevksiz olduunu belirtmeliyim). ni fazlasyla dramatik, atdan aaya hzla dp gle konuyorsunuz; oraya vardnzda olanlar ise bambaka bir ey, bunu ancak lgn bir kargaa, bu mekann hala iinde yrmeye kalkanlardan ald bir tr diye tanmlayabilirim. Kulelerin mutlak si metrisi hesaba katlrsa, lobide ynnz bulmanz hemen hemen imkan sz; ksa sre nce, eski mekan koordinatlarn yeniden salamak yolunda zavall ve bir hayli de umutsuz durumu aa vuran bir giriimle renk kod lamas ve yn iaretleri yaplm. Ben bu mekansal mutasyonun pratikteki

POSTMODERNZM

105

en dramatik sonucu olarak, eitli balkonlardaki dkkan sahiplerinin me hur kmazndan sz edeceim: ta 1977de otelin alndan beri, kimse nin bu maazalardan herhangi birini bulmay baaramayaca, gerekli dk kan bilseniz bile, bir kere daha ayn talihle karlamanz ihtimalinin son derece kk olduu ortadayd; sonu olarak, dkkan kiraclar perian haldeler ve btn mallara indirimli fiyatlar konmu. Postmann mimar ol duu kadar bir iadam, hem de milyoner bir inaat olduunu, ayn za manda gerek anlamyla bir kapitalist olan bir sanat olduunu hatrlaya cak olursanz, insann aklna ister istemez burada da basklanmn geri dnnden bir eyler bulunduu geliyor. Bylece nihayet buradaki balca tezime geliyorum: mekann bu en yeni mutasyonu -postmodern hipermekan- sonunda bireysel insan vcudunun kendi yerini saptama, yakn evresini algsal olarak organize etme ve haritaya gelir bir d dnyada bilisel olarak kendi konumunun haritasn izme kapasitelerini am bulunuyor. Ve daha nce de belirtti im gibi, vcutla onun ina edilmi evresi arasndaki bu korkutucu ko pukluk noktas -ki eski modernizmin ilk bata yaratt aknlkla bunun arasndaki fark, otomobille uzay aralarnn hzlar arasndaki fark gibidirzihinlerimizin, bireysel zneler olarak kendimizi iinde tutsak bulduumuz okuluslu ve merkezini kaybetmi byk global iletiim ann haritasn izmekte (hi olmazsa imdilik) gsterdii yeteneksizlik eklindeki o daha da derin kmazn simgesi ve analou olarak kabul edilebilir. Yeni Makine Ama Portmann mekannn istisnai veya grnrde nemsiz ve Disney usul bo zaman zerine uzmanlam bir ey olarak alglanmamas iin, bu (sersemletici de olsa) kendinden honut ve elenceli bo mekann ok farkl bir alandaki, yani zellikle de Michael Herrin Vietnam tecrbe sini konu alan byk kitab Dispatches' da dile getirdii biimiyle postmo dern sava alanndaki analouyla karlatrmak istiyorum. Bu eserin ola and linguistik yenilikleri, dilinin gayr ahsi bir ekilde bata rock dili ve siyah dil olmak zere ok eitli ada kollektif idiolekt leri birbirine kaynatrmasnn eklektiklii asndan, postmodern saylabilir; fakat bu kaynatrma ierie ilikin problemlere tabidir. Bu ilk korkun postmoder nist sava, sava roman ya da filminin geleneksel paradigmalaryla anlat lamaz; nitekim, btn etki anlat paradigmalaryla, eski askerin tecrbeleri ni aktarabilecei her trl ortak dilin k kitabn balca konularndan

106

JAMESON

birini oluturmaktadr ve bunun yepyeni bir dnlle yer atn sy leyebiliriz. Benjaminin Baudelaire, ve tm eski gvdesel alglama alkan lklarn aan yeni kent teknolojisi tecrbesinden modernizmin douu hakknda syledikleri burada hem konumuzla fevkalade ilikili, hem de teknolojik yabanclamann bu yeni ve tahayyl edilemez boyuttaki sra masnn nda, fevkalade addr: "O bir kurtulan-hareketli-hedef abonesi, gerek bir sava ocu uydu, nk yolda kaldn ve ksldn ender zamanlar dnda sistem seni hep hareket halinde bulundurmaya ayarlanmt, istediin buysa ta bii.. Bir kere orada olduuna ve yalandan grmek istediine gre, hayatta kalma teknii olarak brlerinden kt grnmyordu; normal balyor ama ilerledike sivriliyordu, nk hareket ettike daha fazla gryor, da ha fazla grdke lmn ve yaralanmann tesinde daha ok tehlikeye giriyordun, ve bu tehlikeye daha ok girdike de gnn birinde bir kurtu lan olarak ipin ucunu daha kolay karyordun. Bazlarmz savan iinde lgn gibi dolam, artk kukunun bizi ne tarafa gtrdn gremez olmutuk, tek grdmz btn yzeyini kaplayan savat, yzeyin alt aradabir hi beklenmedik anda kendini gsteriyordu. Helikopterler taksi gibi elimizin altnda olduka, hi olmazsa dardan sakin grnmemiz iin bile lmne yorgunluk veya oka yakn depresyon veya bir dzine afyon ubuu isterdi, gene de peimizden kovalayan varm gibi iin iin kotu rurduk, ha ha, La Vida Loca. Geri dnmden sonraki aylarda oraday ken bindiim yzlerce helikopter yava yava birbirine girip sonunda ko lektif bir meta-kopter haline geldi, ve bence bu ortalktaki en seksi eydi; kurtaran-ykan, besleyen-harcayan, sa el-sol el, evik, akc, anlayl ve in sani; scak elik, ya, cengele batm branda kay, souyup yeniden snan ter, bir kulakta kasetten rockn roll, brnden yan-tfein atei, benzin, scaklk, canllk ve lm, lmn kendisi, yabanc deil." (Michael Herr, Dis patches, New York 1978, s. 8-9.) Eski modernist lokomotif ya da uak gibi hareketi temsil etme yen, ama ancak hareket halinde temsil edilebilen bu yeni makinede yeni postmodernist mekann gizeminden bir eyler younlamtr.
VI. Eletirel Mesafenin Ortadan Kalkmas

Burada anahatlar izilen postmodernizm anlay salt slupu deil, tarih sel bir anlay. Postmoderni dier pek ok sluptan (istee bal) biri ola rak ele alan grle, onu ge kapitalizm mantnn kltrel baat esi

POSTMODERNZM

107

olarak kavramaya alan gr arasndaki radikal ayrl ne kadar vurgulasam az: gerekte bu iki yaklamn btn olarak olguyu kavramlatrma yollar ok farkl; birinde (olumlu mu olumsuz mu olduklarn umursama d) ahlaki yarglar sz konusu, brndeyse imdiki zamanmz Tarih iinde dnme yolunda gerek bir diyalektik aba. Postmodernizmin olumlu ahlaki deerlendirmeleri hakknda fazla bir ey sylemek gereksiz: elektronik yongalardan robotlara kadar ileri teknolojinin kurtarc doas hakkndaki -gerek zor durumdaki sol ve sa hkmetler, gerekse pek ok entellektel tarafndan beslenen- gncel fantazilerin, znde, postmodernizmin daha vlger savunularyla bir oldu u ayn aklkla grlmese de; bu estetik yeni dnyann, yardaklarnca, kendinden memnun (ama takn) bir ekilde kutlanmas (ve onun toplum sal ve iktisadi boyutunun post-endstriyel toplum sloganyla ayn derece de hevesle selamlanmas) kukusuz kabul edilemez. Fakat bu durumda postmoderni ve byk modernizmlerin topik yksek ciddiyeti karsnda onun asli ehemmiyetsizliini ahlak bir tavrla mahkum eden yarglar reddetmek de mantkldr (bu yarglar da gerek solda gerekse radikal sada grebiliriz). Ve kukusuz, eski ger eklikleri televizyon grntlerine dntren suret mant ge kapitaliz min mantn srf kopya etmekle kalmyor; onu glendiriyor ve younla tryor. Tarihe aktif bir ekilde mdahale etmeye ve onun kendi bana pa sif olan momentini (ister toplumun sosyalist dnmne kanalize et mek, ister daha basit bir hayali gemii geriye ynelik olarak yeniden kur mak amacyla) deitirmeye alan siyasi gruplarsa, gemii grsel serapla ra, stereotiplere ya da metinlere dntrerek gelecee ve kollektif proje ye ilikin her trl pratik anlay etkili bir ekilde ortadan kaldran ve bylelikle gelecekte bir deiim dncesini terkedip onun yerine -toplum sal dzeyde terrizmden kiisel dzeyde kansere kadar uzanan- tam fela ket ve mahiyeti mehul kyamet fantazilerini koyan kltrel bir imge tirya kiliinde yaknlacak ve kzlacak ynlerden gayr pek bir ey bulamazlar. Fakat postmodernizm tarihsel bir olguysa, onu ahlaki ya da ahlak yarg larla kavramlatrma giriimi sonuta bir kategori-hatas olarak nitelenmeli. Kltrel eletirmenle ahlaknn konumunu sorguladmzda btn bunlar biraz daha aklk kazanr: bugn ahlak, hepimiz gibi, postmoder nist mekana ylesine batm, yeni kltrel kategorilerin yle bir istilasna uramtr ki, eski moda ideolojik eletiri, tekinin fkeli bir ahlaklkla mahkum edilmesi, artk ele gemesi imkansz bir lkstr.

108

JAMESON

Burada nerdiim ayrm, Hegelin bireysel ahlak ya da ahlaki dnmeyi [Moralitat] o ok farkl kollektif deer ve uygulamalar alann dan [Sittlichkeit] ayrmasyla ok tannm bir biime kavumu durumda. Ama kesin biimini, Manim diyalektik meteryalizmi ortaya koyuunda, zellikle de Manifestonun tarihsel geliim ve deiimi daha gerek anla myla diyalektik bir ekilde dnme konusunda ar bir ders veren o kla sik sayfalarnda bulmakta. Marx, gayet iyi bilinen bir pasajda, bize srarla imkansz gerekletirmemizi, yani bu geliimi ayn anda hem olumlu hem de olumsuz olarak dnmemizi; bir baka deyile, kapitalizmin aka k t olan zellikleriyle olaand ve zgrletirici dinamizmini ayn anda tek bir dnce iinde, ve her iki yargy da hi zayflatmakszn kavrayabilecek bir dnme tarzna ulamamz syler. Zihnimizi, bir ekilde, kapitaliz min bugne kadar insan soyunun bana gelmi hem en iyi hem de en k t ey olduunu anlamann mmkn olduu bir noktaya karmamz ge reklidir. Bu kat diyalektik zorunluluktan ahlaki tavrlar almak gibi daha kolay bir konuma kaymak, hem kklemi hem de tamamen insani bir du rum; gene de, konunun aciliyeti, ge kapitalizmin kltrel evrimini diyalek tik olarak,hem felaket hem de ilerleme eklinde dnebilme yolunda hi olmazsa bir aba gstermemizi gerektiriyor. Byle bir abann hemen akla getirdii iki soru var; bu konuyu da bunlarla kapatalm. Postmodern kltrn daha gzle grlr yalan anlarnda bir hakikat n tespit edebilir miyiz? Ve edebilsek bile, tarih sel geliime yukarda nerilen diyalektik bakta nihai olarak felce/uratc bir eyler yok mu; bu bak tarihsel kanlmazlk gibi nfuzu imkansz bir sis altnda eylem olaslklarn sistematik bir ekilde yok ederek bizi hare ketsiz brakma, pasiflilie ve aresizlie itme eilimi gstermiyor mu? Bu (birbirleriyle ilikili) iki konuyu, etkili bir ada kltrel siyasetin ve ger ek bir siyasal kltr inasnn gncel olaslklar erevesinde ele almak yerinde olur. Tabii, bu problemi byle odaklamak, derhal, genelde kltrn kaderi, zelde de postmodern ada toplumsal bir dzey olarak kltrn ilevi gibi daha gerek bir konuyu gndeme getiriyor. Yukardaki tartma her eyiyle, postmodern diye adlandrmakta olduumuz olgunun ge kapi talizm dnyasnda kltr alannn -toplumsal ilevinde ciddi bir deiimi de ieren- kkl bir mutasyonundan ayrlmaz olduunu, ve ancak byle bir mutasyon varsaymyla birlikte dnlebileceine iaret etmekte. Kl trn yeri, ilevi ya da alan hakkndaki eski tartmalar (zellikle de Her-

POSTMODERNZM

109

bert Marcusen Kltrn Olumlayc Karakteri zerine klasik makalesi) kltrel alann baka bir dilde yar-zerklikdiye adlandrlacak zelliini, vc marulatrmalardan eletirel hiciv ya da topik ac ykl ithamlara kadar uzanan biimlerde grntsn yanstt varolann pratik dnyas nn zerinde, istesek de istemesek de, glgemsi ama topik mevcudiyeti ni, srarla vurgulamlardr. imdi kendimize unu sormalyz: ge kapitalizm mantnn tahrip etmi olduu ey tam da kltrel alann bu yar-zerklii deil mi? Fakat kltrn kapitalizmin ilk anlarnda (ve hele pre-kapitalist top lumlarda) eitli dzeylerden biri olarak sahip olduu grece zerklii bu gn kaybetmi olduunu sylemek ille de kaybolduu veya yeryznden silindii imasn getirmez. Tam tersine: srarla belirtmeliyiz ki, zerk bir kltr alannn yok olmas daha ziyade bir patlama eklinde dnlmeli dir; Kltr toplumsal alann tamamna ylesine yaylmtr ki, artk -iktisa di deer ve devlet iktidarndan, uygulamalara ve bizzat ruhun yapsna ka dar- toplumsal hayatmzdaki hereyin zgn ve henz kuramlatrlmam bir anlamda kltrel olduunu syleyebiliriz. Bu belki de artc ner me, imge ya da benzeim toplumu ve gerein bir yn sahte-olaya d nmesine ilikin eski tehisimizle tamamen tutarllk gsteriyor. Ayrca da, kltrel politikann doas hakkndaki en kkl ve en sevgili fikirlerimizden bir ksmnn bylelikle modas gemi durumda kalabileceine iaret ediyor. Yadsma, muhalefet ve isyan sloganlarnda eletiriye ve yanstmaya kazar uzanan bu fikirler ne kadar farkl olursa ol sun, hepsinin de paylat tek ve temelde mekansal bir n varsaym var d, ki bunu ayn derecede kkl eletirel mesafe formlyle zetleyebili riz. Bugn solda geerli hibir kltrel siyaset teorisi yoktur ki, asgari bir estetik mesafe anlayndan, kltrel eylemi sermayenin yekpare varlnn dnda konumlandrp sonra da ondan sermayeye kar saldrlar iin bir Arimet noktas olarak yararlanmann olabilirliinden vazgeebilmi ol sun. Ne var ki, yukardaki aklamamz, postmodernizmin yeni mekannda genelde mesafenin (zelde de eletirel mesafenin) kesin olarak ortadan kaldrlm olduuna iaret etmekte. Postmodernizmin dolu ve tamamen kaplanm hacimlerine, artk postmodern olan vcudumuzun mekansal koordinatlardan ve pratikte (hele hele teoride) mesafe koyma yetenein den yoksun kald bir lde, dalm durumdayz; bunun yannda, daha nce de belirtildii gibi, okuluslu sermayenin inanlmaz genilemesi, vak tiyle eletirel etkililik iin Arimet-vari d dayanaklar tekil eden o pre-ka-

110

JAMESON

pitalist blgelere (Doaya ve Bilindna) da nfuz etmi ve onlar smrgeletirmi bulunuyor. Ksa tanmyla atama dili ite bu nedenle solu tamamen sarm durumda; fakat bu dil, yalnz kart-kltrn anlk ve ye rel kltrel direnii ve gerilla sava biimlerinin deil, The Clash gibi ak a siyasal mdahalelerin bile, aralarna bir mesafe koymay baaracaklar na gre kendilerinin de bir paras saylabilecekleri bir sistem tarafndan gizlice etkisiz hale getirildiklerini ve yeniden sourulduklarn hepimizin yle ya da byle hissetmekte olduumuz mevcut durumu anlamak iin son derece yetersiz bir teorik baz oluturuyor. Artk postmodernizmin hakikat nnn tam da btn bu ola anst moral bozucu ve i karartc zgn yeni global mekan olduunu kabul etmeliyiz. Postmodernist yce diye adlandrm olduumuz ey, bu ieriin en ok netletii, tutarl bir yeni mekan tr olarak bilincin yzeyi ne en ok yaklat andan ibarettir. Geri burada, zellikle de yeni me kansal ieriin hala dramatize edildii ve anlatld ileri-teknolojik tematiklerde, gene de bir oranda gizlenmilik ya da rtklk sz konusu; ama ar tk, postmodernin yukarda sralanm olan tm erken dnem zelikleri nin kendilerini de ayn genel mekansal objenin ksmi (ama oluturucu) ynleri olarak grebiliriz. Dier tm alardan aka ideolojik olan bu retimlerin belirli bir otantiklii bulunduu sav, postmodern (ya da okuluslu) mekan diye adlandrdmz eyin srf kltrel bir ideoloji veya fantazi olmad, (daha nceki ulusal pazarn ve eski emperyalist sistemin ayr kltrel zgllkler gsteren ve dinamiklerine uygun yeni mekan trleri yaratan genilemeleri nin ardndan) kapitalizmin dnya apnda n byk ve zgn genile mesi olarak, tartlmaz bir tarihsel (ve sosyo-ekonomik) gereklie sahip olduu nermesine dayanmaktadr. O halde, yeni-kltrel retimin bu ye ni mekan kefetmek ve ifade etmek yolundaki arpk ve gerei yanstma yan abalar da, (biraz eskimi bir dille syleyelim,) -yeni bir- gerekliin temsili iin eitli yaklamlar olarak grlmeli. Kulandm terimler para doksal gelebilir ama, bylece bunlar, klasik bir yorum seeneiyle, kendile rine zg yeni gerekilik (veya en azndan gerekliin taklidi) formlar olarak anlalabilecek, fakat ayn zamanda ve ayn kuvvetle, o gereklikten dikkatimizi elme ve gerekliin elikilerini rtp eitli formel mistifikasyonlar klna sokma abalar eklinde tahlil edilebilecektir. Ne var ki, bu gerekliin kendisine, okuluslu ya da ge kapita lizmin yeni dnya sisteminin henz kuramlatrlmam zgn mekanna

POSTMODERNZM

111

gelince (ki bu mekann olumsuz ya da zararl ynleri fazlasyla aikar,) di yalektik, onun douunu -tpk Marxn henz birlemi ulusal piyasalar mekan, ya da Leninin eski emperyalist global a iin yapm olduu gibiolumlu veya ilerici diye deerlendirmeye de ayn derecede ak olmamz gerektiriyor. Ne Marx ne de Lenin iin sosyalizm kk (ve dolaysyla da ha az basklayc ve mull) toplumsal rgtlenme sistemlerine dnme meselesi deildi; aksine, kendi alarnda kapitalizmin ulat boyutlar ye ni ve daha geni kapsaml bir sosyalizme erimenin vaadi, erevesi ve n koulu olarak kavramlard. Bu yaklam, yeni dnya sisteminin radikal l de farkl bir enternasyonalizmin yaratlmasn ve gelitirilmesini bekle yen ok daha global ve toparlayc mekan iin de kat kat fazlasyla geerli deil mi? Bu tutumu destekleyecek bir delil olarak, sosyalist devrimin (Gneydou Asyada ve baka yerlerde de) milliyetilikle yeniden bir ara ya gelmesini ve bunun yakn zamanlarda solda kanlmaz olarak ok ciddi kukulara yol aan feci sonularn gsterebilirim. Harita htiyac Fakat btn bunlar doruysa, yeni bir radikal kltrel siyasetin hi olmaz sa bir tane olas biimi aklk kazanyor; ama hemen kaydedilmesi gere ken son bir estetik kaytla. Sol kltrel reticiler ve teorisyenler zellikle de romantizmden doan ve spontane, igdsel veya bilind deha bi imlerini gklere karan burjuva kltrel gelenekleriyle biimlenmi olan lar -fakat ayn zamanda, Jdanovizm, ve sanata politik mdahale ya da par ti mcadelesinin zc sonulan gibi aikar tarihsel nedenlerden de t r- tepkisel olarak, ou zaman, burjuva estetiinde ve zellikle de ileri modernizmde sanatn yzlerce yllk ilevlerinden birinin -pedagojik ve di daktik ilevinin- reddedilmesi karsnda gereinden fazla etkilenmemiler dir. Oysa, sanatn retme ilevi klasik alarda (byk ounlukla ahlak dersleri biiminde tezahr etse de) her zaman vurgulanmtr; te yan dan, Brechtin olaanst ve hl tam anlamyla anlalamam almalar da, modernizm n iin yeni ve formel olarak yaratc ve zgn bir yolla, bir kez daha karmak bir yeni kltr-pedagoji ilikisi anlay getirir. Be nim nereceim kltrel model de ayn ekilde siyasal sanat ve kltrn -ok deiik ekillerde (srasyla realizm ve modernizm anlarna ilikin ola rak) hem Lukacs hem de Brecht tarafndan vurgulanm olan bilisel ve pedagojik boyutlarn n plana karmaktadr. Ne var ki, artk gemite kalan tarihsel durumlar ve ikilemler

112

JAMESON

temelinde gelitirilmi olan estetik uygulamalara geri dnemeyiz. Burada oluturulan mekan anlayysa, kendi durumumuza uygun bir siyasal kl tr modelinin mekansal konulan ister istemez temel rgtlenme kaygs olarak gz nnde bulundurmak zorunda olduuna iaret etmektedir. Bu nedenle, bu yeni (ve hipotetik) kltrel formun estetiini, baz ekin celerle, bir bilisel harita kartma estetii diye tanmlayacam. Kevin Lynch klasik eseri The Image of the Cityde, yabancla m kentin her eyden nce, insanlarn ne kendi konumlarn ne de kendi lerini iinde bulduklar kentsel totaliteyi (zihinlerinde) haritalayamadklar bir mekan olduunu ortaya koymutu; bunun en gze arpan rnekleri, Jersey City'deki gibi, geleneksel iaretlerden (antlar, merkezler, doal s nrlar, ina edilmi perspektifler, v.b.) hibirinin geerli olmad gridlerdir. O halde, geleneksel kentte yabanclamann ortadan kaldrlmas, bir yer hissinin yeniden kazanlmasn ve aklda kalc, bireysel znenin hare ketli, deiken yrngeler dorultusunda tekrar tekrar haritalayabilecei esnek bir btnln inasn veya yeniden-inasn sz konusu etmekte dir. Lynchin kendi almas, konusunun bilinli bir ekilde yalnzca kent formunun problemleriyle snrl tutulmu olmasndan dolay, kstldr; ama, burada deindiimiz daha geni baz ulusal ve global mekanlara yan stld zaman son derece anlaml olmakta. Ayrca, aceleci bir ekilde, Lynchin modelinin -temsile ilikin son derece merkezi konular aka gndeme getirmekle birlikte- geleneksel poststrktralist taklit ya da tem sil ideolojisi eletirilerince hemen rtld de sanlmamak. Bilisel ha rita, szcn o eski anlamyla takliti saylmaz; aslnda, ortaya att teorik konular temsil analizimizi daha yksek ve ok daha karmak bir dzeyde yenilememize olanak vermektedir. Bir kere, Lynchin kent mekan erevesinde inceledii ampirik sorunlarla, ideolojinin znenin Gerek varlk koullaryla Hayali ilikisinin temsili eklindeki ok nemli Althusseryen (ve Lacanyen) yeniden-tanm arasnda son derece ilgin bir yaknlk var. Kukusuz, fiziksel kentte gn lk yaamn dar erevesi iinde bilisel haritadan beklenen tam da bu: bi reysel zne asndan, o daha geni ve tam olarak temsil edilemez totalitenin, yani tm olarak kent yapsnn btnlnn durumsal bir temsilini mmkn klmak. Fakat, ana dolaymn bizzat kartografinin [haritaclk] olutur mas lsnde, Lynchin almas baka bir gelime olasl daha gsteri yor. Bu bilimin (ki ayn zamanda bir sanattr da,) tarihine baktmzda,

POSTMODERNZM

113
I

Petinger Tabelasnn bir ortaa kopyas; Roma imparalorluu'nun yollar sistemi. 1. Gortin 2. Knossos 3. stanbul 4. Girit 5. Boaz Feneri 6. skdar 7. Azov Denizi 8. lerapetra 9. Troya 10. zmit 11. Karadeniz 12. Asyut 13. skenderiye Feneri 14. Memfis 15. Bergama 16. ismailiye 17. Ankara 18. zmir 19. Sina 20. Asmara 21. Kzl Deniz 22. Etes

Lynchin modelinin haritaclk haline gelecek olan eye henz gerekten te kabl etmediini gryoruz. Aslnda, Lynchin zneleri aka pre-kartografik ilemlerle megul, ki bunlarn rnleri de, geleneksel olarak, harita dan ziyade seyahatname diye tanmlanr; yolcunun henz zne-merkezli ya da varolusal seyahati etrafnda rgtlenen, zerinde balca nemli noktalarn -vahalar, sradalar, nehirler, antlar v.b) iaretlenmi olduu emalar. Bu tr emalarn en gelikin biimi de, ak denize ok nadiren kan Akdenizli gemiciler iin ky zelliklerinin belirtilmi olduu deniz se yahatnameleri ya da portolonlardr. Fakat pusula, portolonlara derhal yeni bir boyut getirir; bu, se yahatnamenin sorunsaln tam anlamyla dntren ve gerek bir bilisel haritalama sorununu ok daha karmak bir ekilde gndeme getiren bir boyutudur. nk yeni aletler -pusula, sekstant ve teodolit- yalnzca yeni corafya ve rota izme sorunlarna -Avrupal denizcilerin hl Afrika ky-

114

JAMESON

larn gzlemlemek yoluyla ampirik olarak, zellikle de gezegenin eimli y zeyinde boylam saptamak gibi zor bir meseleye- tekabl etmekle kalmaz, ayn zamanda yepyeni bir koordinat -zellikle de yldzlar ve nirengi gibi yeni ilemler vastasyla ulalan btnlkle iliki koordinatn- gndeme getirirler. Bu noktada geni anlamyla bilisel harita karma, varolusal verilerin (znenin ampirik konumunun) corafi btnln, yaanmam, soyut kavramlaryla koordine edilmesini gerektirmeye balar. Son olarak, ilk kre modeliyle (1490) ve ayn sralarda Merca tor projeksiyonunun icadyla beraber, kartografinin nc bir boyutu da ha ortaya kar ki bu boyut da, derhal, bizim bugn temsili kodlarn doa s diye adlandracamz eyi, eitli medialarn asli yaplarn, daha naif tak liti harita anlaylarna bizzat temsilin dilleri gibi yepyeni bir temel soru nun mdahelesini, ve zellikle de eimli mekann dz emalara aktarlma sna ilikin zmsz (neredeyse Heisenbergci) ikilemi gndeme getirir; ve ite bu noktada da, (tam da haritacln eitli tarihsel anlarnda bilim sel ilerleme, veya daha iyisi diyalektik bir gelime kaydedilebileceinin orta ya kt srada,) doru harita diye bir eyin olamayaca aklk kazanr. Toplumsal Kartografi ve Simge imdi, btn bunlar Althusseryen ideoloji tanmnn ok farkl sorunsal na aktarrken, iki noktay vurgulamak gerekiyor. Birincisi, Althusseryen kavram artk bu uzmanlam corafi ve kartografik konulan toplumsal mekan terimleriyle -rnein toplumsal snf ve ulusal ya da uluslararas balam terimleriyle-, hepimizin yerel, ulusal ve uluslararas snf gereklik leriyle ilikimizi ister istemez bilisel olarak da haritalamamz terimleriyle yeniden dnmemize olanak vermekte. Ama bu problemi bu ekilde for mle etmek ayn zamanda, haritaclkta, postmodernist veya okuluslu nn burada tartmamzn konusunu oluturan son derece global mekan tarafndan daha iddetlenmi ve zgn biimlerde gndeme getirilen zor luklarn ta kendisiyle yzyze gelmemiz anlamna gelir. Bunlar srf teorik konular deildir, acil pratik siyasi sonular da vardr: rnein, Birinci Dnya znelerinin, gerekten de, geleneksel retimin ortadan kalkt ve klasik trden toplumsal snflarn artk mevcut olmad bir post-endstriyel toplumda yaadklarna dair, siyasal praksiste dorudan etki gsteren, allagelmi kanlar gibi. nereceim ikinci gzlemse, Althusserin teorisinin kazand Lacanc desteklere bir gz atmann yararl ve anlaml baz metodolojik kat

POSTMODERNZM

115

klar salayabileceidir. Althusserin formlasyonu bilimle ideoloji arasn daki bizim iin hl deerli olan eski ve artk klasik Marxgil ayrm yeni den harekete geirmitir. Varolusal olan -bireysel znenin konumu, gn lk hayatn tecrbesi, biyolojik zneler olarak ister istemez mahkum oldu umuz dnyaya monadik bak as- Althusserin formlnde zmni ola rak soyut bilgi alanyla kar karya getirilir; bu alansa, Lacann da belirt tii gibi, katiyen somut bir znede deil, asl le sujet suppos savoir, bi lindii varsaylan zne diye adlandrlan yapsal bolukta, bilginin zne-yerinde mevzilenmekte veya gereklemektedir: burada kastettiim, dnyay ve onun btnln soyut veya bilimsel bir ekilde bilemeyeceimiz de ildir; Marxgil bilimdnyay soyut olarak bilmenin ve kavramlatrmann tam da byle bir yolunu oluturur, rnein Mandelin byk eseri, bura da hibir zaman bilinemez olduunu ima etmediim, yalnzca temsil edile mez olduunu syledii (ki bu bambaka bir meseledir); o global dnya sisteminin zengin ve gelimi bir bilgi sini sunar. Bir baka deyile, Althusseryen forml varolusal tecrbeyle bilimsel bilgi arasnda bir kopukluk, bir boluk tespit etmektedir: ideolojinin ileviyse, bu iki ayr boyutu birbi rine eklemlemenin bir yolunu bulmaktr. Tarihselci bir baksa bu tanma unu eklemek isteyecektir: byle bir koordinasyon, canl ve ilev g ren ideolojilerin retilmesi, farkl tarihsel durumlara gre deiiklik gste rir, ama, hereyden nce, bunun tamamen imkansz olduu tarihsel du rumlar da olabilir, ve bugnk bunalmda bizim durumumuz da byle g rnmektedir. Fakat Lacanyen sistem ikili deil ldr. Marxgil-Althusseryen ideoloji ve bilimsel ztlna, Lacann ilevinden yalnzca ikisi, sra syla Hayali ve Gerek, denk der. Ne var ki, kartografi konusunda at mz parantez, bireysel medya ya da dillerin kod ve kapasitelerinin gerek ten temsili bir diyalektiini nihayet ortaya koyarak, u na kadar Lacan yen simgesel boyutunun ihmal edilmi olduuna dikkatimizi ekmektedir. Bir bilisel harita karma estetii -bireysel znenin, global sis temdeki yerini daha youn yeni bir ekilde hissedebilmesini salamak iin uraan pedagojik bir siyasal kltr- ister istemez, bu artk muazzam dere cede karmak temsili diyalektie sayg gstermek ve onu gereince ele ala bilmek iin radikal lde yeni formlar bulmak zorunda olacaktr. Sonu olarak, aka grld gibi, bu eski tip makinelere, eski ve daha effaf bir ulusal mekana, ya da daha geleneksel ve i rahatlatc bir perspektif ya da taklit alanna geri dn ars deildir; yeni siyasal sanat (tabii eer

116

JAMESON

byle bir ey mmknse), postmodernizmin gereine, yani temel objesi ne -okuluslu sermayenin dnya mekanna- dayanmak, ve ayn zamanda da bu mekan temsil etmenin, bireysel ve kollektif zneler olarak konumu muzu tekrar kavramaya balamamz ve bugn gerek mekansal gerekse toplumsal kargaamz tarafndan etkisiz braklm olan eylem ve mcade le yeteneimizi yeniden kazanmamz salayabilecek, henz tehayyl edile meyen yeni bir tarzna ulamak zorundadr. Postmodernizmin bir siyasal biimi gerekleecekse, bunun grev, gerek toplumsal gerekse mekansal lekte, global bir bilisel haritacl icat etmek ve uygulamak olacaktr. (Deniz Erksan)