You are on page 1of 163

ANKARA NIVERSITESI ILAHIYAT FAKLTESI YAYINLARI NO

177

il3N SNA METAFZ

Do. Dr. Hayrani ALTINTA

ANKARA 1985

ANKARA NIVERSITESI ILIIYAT FAKLTESI YAYINLARI NO

177

BN S NA METAFZ

Do. Dr. Hayrani ALT1NTA

ANKARA 1985

BN SNA METAFIZ
GIRI : SLAM DNCES NDE METAFZK I. BLM: BN S NA'NIN HAYATI VE ESERLERI A- Hayat B- Eserleri II. BLM: BN SNA'DA METAFZK DNCE A- bn Sina'da Metafizik D nce Sistemi B- bn Sina'da Metafizik lmi 1- Varlk lmi Olarak Metafizik ve Varl k 2- Metafiziin Blmleri 3- Metafizik Niin Tabiattan nce ve Sonrad r 4- Metafizi in Konusu Nedir C- bn Sina'nn Batya Tesiri D- bn Sina'ya Yap lan Tenkitler III. BLM: METAF Z K KAVRAMLAR A- Vacib ve Mmkn 1- Vacibu'l-Vcud 2- Mmkn Varlk 3- Vacib Varhk' n Nitelikleri a) Basittir b) Cismi yoktur e) Cinsi ve tr yoktur d) Dneen, Dne, Dnlendir (Akl, :Akil, Ma'kul) e) Bilgisi Tamdr f) Sevgi, Seven ve Sevilendir (A k, Ak, Ma'uk) g) Saf yiliktir 7 9 13 21 23 25 29 37 39 39 42 45 49 51 51 58

60 62 64 64
65 66 72 74

III

h) Zengindir 4 Allah'n Varlnn Delilleri B DO U TEOR S (Sudr) 1nayet ve Feyz 2 Gklerin Hareketi 3 Dou Terminolojisi C MADDE ve EKIL D LLYET NAZARYES (NEDENSELLK) 1Maddi Sebeb (el- llet el-Unsuriyye) 2 ekli Sebeb (el- llet el-Suveriyye) 3 Fail Sebeb (el- llet el-Failiyye) 4 Gaye Sebebi (el- llet el-Giyye) E ALLAH ve LEM F NEFS TEOR S 1 Nefs Bir Cevherdir 2 Nefs ile Beden Mnasebeti a) Nefs Bedenle Birlikte Varolur b) Nefs Bedenin Olgunlu udur 3 Nefs e itleri veya Deerleri a) Nebati Nefs b) Hayvani Nefs e) nsani Nefs d) lmden Sonra Nefs (Med) SONU KAYNAKLAR INDEKS

75 76 79 82 94 100 104 111 113 113 114 115 117 123 125 128 128 129 130 131 132 134 138 143 145 152

IV

Ksaltmalar: AHDLMA : Archives d'Histoire Doctrinale et Litteraire du Moyen Age. AIEO Byk : Annales de l'Institut d'Etude Orientales. : Byk Trk Filozof ve Tib stad bn Sina.

Distinction : La Distinction de l'Essence et de l'Existance d'apres Ibn Sina. .A. IBLA : slm Ansiklopedisi. : Institut des Belles Lettres Arabes.

.F. DER. : ilhiyat Fakltesi Dergisi.


Livre MIDEO Pensee : Livres des Directives et Remarques : Melange de l'Institut Dominicaine d'Etude Orientale : La Pensee Religieuse d'Avicenne.

Philosophie d'Averroes: Etude sur la Philosophie d'Averroes.

GIRI

SLAM D NCESNDE METAFZ K nsan, tabiat gerei, daima gere in araycs olarak grnm tr ve grnecektir. nk onun yarat hnda, belki de yarat l gayeside, bu merak, bu aray veya bir baka deyile, en gzele, en iyi olana susamlik bulunmaktadr. Onun dnce hayat nda, daima, duyularla alglanan duyularla alglanamaz olan, grnen grnmeyeni, gizli olan, gerek de ideal olan istemi , gerektirmitir. Bylece insan, bu kavramlardan en kolay olanda kendini asla yeterli grmemi ; her yeni bulu, bili ve grten sonra bunun da gerisinde daha yeni bir eyler, hl gizli kalan hususlar bulundu unu dnmtr. Bu ekildedir ki, insanlk, felsefe dedi imiz ve gerek olann, ideal olann, en gzel olann, gizli olann aray demek olan bilimi ortaya karmtr. Eski alardan beri devam eden bu aray ve dn, hl devam etmekte ve devam edecektir; yani insanl k felsefe yapmaktan asla geri kalmayayacaktr. Eskiden felsefe btn bilimleri iine al yordu; dier bilimleri ondan ayrmak veya ayr dnmek mmkn de ildi. Onun iin eski a filozoflarmn bir ou sadece felsefe ile de il, onun yannda matematik, mantk, tabiat, "fizik, musiki, t b vs. gibi bilimlerde de sz sahibi idiler. Daha sonra ilimler felsefeden ayr larak kendi alanlarn ve bu alanda geerli olan prensip ve kanunlar belirlediler. Bylece felsefeye art k ihtiya kalmad inancna yneldiler. Ancak iinde bulundu umuz atom a da bize gstermektedir ki, hemen btn ilimler, bu derece ilerlemi olmalarna karlk, gerilerinde hl bir bilinmez, hl gizli kalan bir yan hraknulardr ve bizzat kendileri bu aray n ierisindedirler. Aya kadar ula an insanolu, onun tesindeki geze enlerin gizliliini ortaya karma istek ve haz rl ierisindedir. En son teknolojik gelimeler, bunlarn tesinde yeni eyler bulunduu inancnda daima en iyisini, en gzelini, daha dorusu gizli ve ideal olan aray iinde bulunmaktadr. Her yeni

gelime, bu aray kamlamakta, insanl yeni bir arayn iine ekmektedir. nsanda bu aray olmasayd uygarlklarn gelimesi mmkn olmazd . te bu aray , felsefenin as l konusu, onun bir ba ka ynden ortaya karlmas demek deil midir? Esasen di er bilimler maddi sebepleri ortaya kardklar halde maneviyata ait olanlar kefetmemilerdir. Bu, zel bir aland r, felsefedir veya metafiziktir. Dnn filozofunu ilgilendiren bu konu, bugnn bilgini de ilgilendirmektedir. Bu nedenledir ki, modern fizik ilmi maddenin tesine gitmektedir. Atmosferde bir siyah noktada kaybolan galeksileri merak etmekte, bu siyah noktann tesinde neler bulundu unu dnmektedir. Bu eter, bu evren, bu siyah nokta ve buradan kan galaksilerin bulunduklar yer, onu daima me gul etmektedir. Acaba bu siyah nokta bir zaman tneli midir? Bylece d nerek felsefe yapmakta, metafizik yapmaktad r. Maddi olandan kp manevi bir alana ynelmektedir. a mz fizik bilginlerinin pek o u da ilhi bir kayna a dayandrmadan baz olaylar aklamann zor oldu unu itiraf etmektedirler. Bylece filozof ve bilgin bir konuda birle mektedirler: Metafizik ( lhiyat). Bu ksa giriten sonra slm Dncesindel metafizik anlay a bir gz atmak faydal olacaktr. zerinde ya admz dnyay ve kinat fizik-metafizik veya ilmi-felsefi olarak s nflandrabilir, de erlendirebiliriz. Bunlardan birincisi, duyularla alg lanabilenin, grnenin, gere in ad, ikincisi hissi olmayanm, gizli olann, idealin addr. te bizim konumuz bu ikincisi, hissi olmaya= ilmi yani metafiziktir. Bu kelime ile ontoloji aras ndaki ilgi aktr; her ikisinin tan m ayn konular kaplar ve yle denir: Ontoloji veya varlk bilimi veyahut genel metafizik2 Ilim olarak ortaya knda beri metafizi in hem taraftarlar hem de kar olanlar olmutur. Szgelimi Viyana ekol kar km ve Hobhes onu "bo ve karanlk" bir aratrma olarak de erlendirmitir. Metafizik kelimesi, Aristo'nun fizikten sonra yazd kitabn addr. Batda ancak bn Rii d'n yazlarndan sonra kullanlmtr ki, orada bir ilmi ifade eder. Mslmanlar bu yunanca terimi renmiler, hatta arapala trmlardr. Tam ifade edememi olsalar bile onu kendi
1 1.31ken bu dncenin hkim karakteri " ekilsiz, hareketsiz, de imez, mutlak bir skun ierisindeki ezdi an (an- daim) fikridir, bu btn ekiller ve de imelerin stnde ayn kalan ve kendinden ekiller ve de imelerin do duu ezdi lemdir" der. (islm D ncesi, stanbul 1946, s. 7.) Ancak, biz, bu karakterin islm d ncesinin btnne maledilemiyeee ini yalnz felsefi dnceye hasredilebilece i kanaatindeyiz. 2 Bkz. Laland (Andre), Vocabulaire Technique et Critique de la philosohie, 7. bas., Paris 1956.

dillerine evirmilerdir: M dn et-Tabia (fizik tesinde), M fevk etTabia (fizik stnde), M ba'd et-Tabia (fizikten sonra) ve M kabl etTabia (fizik ncesi) olarak; fakat bu deyimler bugn kullamlmamaktad r. el-Felsefe el-Ula, Ilahiyat ve el- lm el- lahi terimleri daha ok kullan lmtr. Tpk latin ve yunan metafizikleri gibi, kendine zg promlemleri ve bunlar zme ekilleri olan bir slam Metafizii vardr. Bu metafizik zatla vcud ve vacib'le mmkdn ayr lnda srar eder. On akl teorisini genice inceler ve buna semavi alemi ve cihan umul sistemini dayanak yapar. Teorik incelemelere ula mak iin Kur'an verilerinden hareket eder. O, Eflatun'a, Aristo'ya, stoahlara ve yenieflatunculu a ait elemanlar bnyesinde bulundurur 3 ; fakat onlar zel bir doktrin biiminde kendine ait k lar. Bakalarndan ald eyler onun zelli ini ortadan kaldrmaz. slam metafiziki, do matik ve manevi bir metafiziktir: temelde inan, tepede ak l hkimdir. Onun Allah' akllarn akhdr. On akl ise srf manevi varhklard r. Hatta denilebilir ki o, idealisttir. Dncenin co kunluu, ykselmesi ve zlemi manas nda idealisttir. lk Varl k slam metafizi ine gre, d ncelerin d ncesi, fikirlerin fikridir. Di er varlklar bu dncenin yaylmas ve bu fikrin grnleridir. slam dnce sisteminde, Mutezile, 1VIaturidi, E 'ari ve drdnc olarak da filozoflarm metafizi inden sz edilebilir. Bu arada /engin M ev k r konular delilleriyle sergileyerek bunlar n yazarlarn da belirten nemli bir slam Metafizi i eseridir. slam metafiziki Aristo'nun metafizi ine oranla daha metodik ve daha sistematiktir. O, paralar n itenlikle kendisine ba land bir B R meydana getirir lmin prensiplerini ihmal etmeksizin, zellikle, ilahi eylerin bilgisine kendini verir. Hatta Gazzali bile kelm n konusunu belirtmek iin, sanki metafizi in konusunu belirtiyornu gibi, "o, varlk olmas ynnden varlktr" der4 . slam felsefe okulu, basit olmayan varl n problemini aklamak iin, dou (sudtir) teorisini, benimser. Saf ak l ve mutlak d nce olan mslman filozoflarm Allah' , zaman zaman lemle ili kisi olmayan
3 Gibb, aristocu ve eflatuncu fikirlerle Islm dsncesinin akillestigi dsncesindedir (bk. La Structure de la Pensee Religieuse de l'Islam, fran, ev. F. Arin, Paris 1950, s. 38). 4 Madkour (I.), La Metaphiysique en Terre d'Islam, Melange (7), iinde, Kahire 1962-63, s. 24. Bunun iindir ki mslman filozoflar yunan hikmetini muhafaza edenler olarak nitelendirilmektedir (bk. Thillet (P.), Sagesse Greque et Philosophie Musulmane, Les Mardis, iinde, Kahire 1958, s. 58-72.

bir Allah olarak de erlendirilmektedir. Bununla birlikte O, byk Yaratc ve btn varlklarn kaynadr. Mslman filozoflar duyularla alglanan alemi, bir seri yaylma ile aklla kavranan leme ba lar ve Allah' btn kainatla birle tirirler. Allah'tan ilk ak l yaylr; ve bu ilk akldan ikinci ve devamla onuncu akl olan Faal Ak l'a kadar akllar meydana kar. lk dokuz akln ge ait alemi igal etmesine karlk Faal Ak l ayalt alemi ynetir. Bu akldan elemanlar ve madal de sudur eder. Bylece grlr ki, do u teorisi (sudr nazariyesi) akledilir (makult) ve maddi varl klarla (m.ahsusat) ilgilenir. Bu teori hem kutsal ve hem de kutsald n ayn zamanda kaplar. BIR ile birleik (mrekkep) aras nda bir iliki kura'. Islam metafizi i, Islam inanlar ierisinde do mutur. eitli uygarhklarla kar la an ve dnce alannda genileyen Islam toplumunda nce kelam tart malar balad . Bu tartmalarn konusunu Allah'n cevheri veya z ve nitelikleri meydana getiriyordu. Allah' n sfatlar konusu yle yayg n hale geldi ki, bu konuda d ncelerini sergileyen her gurup, Allah'a, kendilerine gre, bir "suret (biim)" verdiler. O'nun ellerinin oldu unu, vcuda sahip bulunduunu ve taht (krsi) zerinde oturduunu sylediler. Hatta m ebbihe, ha a, insanlatrd . Bunlardan bir blm Allah'a "selbi (olumsuzlukla ilgili) ve "subuti" (asli) nitelikler verdiler. Bunu snni mslmanlar, zellikle e 'ariler savundular. Mutezile subuti sfatlar Allah'n birlii ynnden tevil etti. Bu konuyla ilgilenenlerin bir amac da Allah'n kainatla olan ilikisi idi. Bunu aklamak iin uratlar. Dokuzuncu yzy lda mutezili el-Allaf bu ili kiyi atomik bir doktirinle a klamaya alt . Allaf ve E 'arrnin kabul ettikleri atomizm doktirinin amac , Aristo'nun ileri srd madde-hareket doktirinini ortadan kald rmakt . Onlara gre, Allah durmadan atomlar yaratmaktadr. Bu doktirinin kablnde Islam inann akliletirmek ve vahyi ak lla uzlatrma gayreti vardr. Bylece B R ve okluk konusunda e itli sorunlar ortaya kt . Varlk-yokluk, iyi-kt, cevher (z)-ayaz, nefs, vcud, sebeplilik teorisi vd. bu tartmalarn ve dncelerin konusunu meydana getirdi. te bu ekildeki dncelerle 9. yzy lda Islam felsefesi dodu. B R sorununu zmek iin, filozoflar Aristo'nun hareketsiz "ilk hareket ettirici"si zerine e ildiler. Onlar iin Allah, kendinde zorunlu bir varlktr ve her eyin kayna dr. Varlnda ve znde Bir'dir. Bunun iindir ki O'nun varl ve z birbirinden ayrlamazlar. Bir ve basit olarak znn dnda bir nitelii yoktur. O, akl, akil ve ma'kul'dur; a k, ak ve ma' uk'tur. 4

okluk (kesret) meselesinde filozoflar yenieflatuncu do u teorisini ileri srdler; ayn teori Allahla le n ilikisi iin de geerli sayld ve aklamalar bu ynde yap ld . Metafizik konulanyla, filozoflarla beraber baz mutasavvflar da ilgilendiler. Bunlardan, ayn etkiler alt nda kalm olan irak sisteminin kurucusu Shreverdi (. 1191) ye gre, Allah Nurul-Envr'd r ve btn varlklann kaynadr. Ik yaylmas gibi, varlklar O'ndan yayhr ve btn kozmolojik ve antropolojik geli meler gerekle irs. bn Sab'in'e gre, Allah a kn bir varliktr ve lemi yneten ak llar O'ndan yaylr. Faal akl ayalt lemini ynetir. Aristo'ya gre, varl varlk olarak, e ya= cevherini, ilk ve son nedenlerini inceleyen bir ilim olan metafizikle, zellikle mslman filozoflar ilgilendiler. Sz gelimi, Kindi, Fi Felsefetil-Ul'da, bunun en gzel ilim oldu unu syler; nk lk Gerek ve lk Sebeb'in ilmi en yksek ilimdir. En byk sebebin ilmi sonucun ilminden stndr. Frbi (. 950) Aristo metafizi ini inceledi; zerine yorumlar yapt, onun ak ve anlalr olmadn da syledi kinci muallim nvaum ald . Fi Ardi'l-Hakim'de bu konuda a klamalar verdi. Ona gre, bu ilim zel ilimleri a an kal bir ilimdir. bn Sina (. 1037) biraz ilerde daha a k olarak greceimiz gibi, Aristo metafizi iyle urat . E - if', en-Necat, rt bu konuyla eserlerdir. Onun metafizi i her eyden nce aristocudur; fakat slm inancna getirilmitir. Metafiziinin konusu, varlk olarak varl k, En stn Varlk'tr. Metafizi i ilhiyat metafizik ve metafiziki ilhiyattr.

bn R d (. 1192), metafizi i, Aristo'nun anlad gibi, anlar ve onu ylece yorumlar. Onun metafizi i, a) cinslerinde ve trlerinde duyularla alglanan varlklarn bilgisini, b) ilimlerin ilkelerini, c) ayr lm maddelerin ve bunlarn prensiplerinin bilgisini kapsar. Kelamclar ve Mutezile de metafizi in tesirinde kaldlar. Allaf (. 870), Nazzam (. 865), E 'ari (. 93 /5) bu konuda nemli eserler verdiler. Kelamedann en nemli amalar ndan biri, alemi yaratan Allah' n varln sbatlamak yolunda maddenin yarat lm olduunu gstermek idi. nk onlar yle diyorlard ; Olaan (mmkn) ve sonradan mey5 ubuku (i. Agh), slnt Dncesi Hakknda Aratrmalar, Ankara 1972, ss. 125 vd..

dana gelmi olan bir ey kendisini yaratan bir "muhdis"e muhtat r; yaratlnu her ey bir yaratana muhtat r. bn Sina buna lemle Allah arasndaki ilikinin, meydana getirmek olmayp imknla ilgili oldu unu syliyerek cevap verir. Gazzali, Makasdu'l-Felsife'sinde varlk etrafnda dnen metafizik bir bilgi sergisi yapar. Varl, cevher, araz olarak inceler; sebep, sonu, sonsuz, vacib, mmkn konular arasndadr. Tehaft'de filozoflara hcumla kendini bir e it filozof ve metafiziki olarak takdim eder. Bir metafizikci olarak da David Hume'dan nce sebeplilik kanununun olumsuzluunu gsterir. Fahreddin Raz' (. 1209) metafizikle ilgili nemli bir eser sahibidir: el-Mebhis el-Me rikiyye, varlk zerine yaz lan bu eserde "vacib ve mmkn" incelenir. Taftazani (. 3132) ve ci (. 1335) Razryi izleyerek onu taklid ettiler. Filozoflar tarafndan eitli ekillerde adlandrlan metafizik, bn Haldun tarafndan Ma vera et-Tabia ve Ma ba'd et-Tabia olarak kullamld6 ; ancak bn Haldun felsefenin faydas z olduunu ileri srd.

6 Mukaddime, ev. Z.K. Ugan, stanbul 1970, C. 2, s. 605; C. 3, 0. 106.

B R NC BLM

!BN SNA'NIN HAYATI VE ESERLERI

BN S NA'NIN HAYATI:

bn Sina'nn hayat hakknda bildiklerimiz, onun sadk rencilerinden Ebu Ubeyd el-Czcani taraf ndan bize aktar lm bilgilerdir. Bu ki i tarafndan kaleme alnm zgemite, bn Sina hayatn kendisi anlatr. zellikle bu hayat hikayesinden yararlanmak suretiyle, onun hayatn anlatmaya al acaz. Kaynak kitap sahipleri el-K l-U, bn Ebi Useybia, Beyhaki, bn Hallikan, bn el- bri hep bu hayat hihikayesini verirlerl. Ebu Ali el-Hseyin ibn Abdullah ibn Hasan ibn Ali bn Sina hicri 370 sefer aynda (Austos 980) Horasan' n byk kenti Belh yaknnda bir ky olan Hermisan' n yaknndaki Af ana'da do du2 . Babas Belh ehrindendir. Nuh b. Mansur'un saltanat srasnda Buhara'ya gelmi tir. Idari ilerle uram ve Buhara'ya ba l Hermisan kynn yneticisi olmutur 3 . Bu kyn yaknnda Af ana diye bir ky vardr. bn Sina'nn annesi ve babas burada evlenmiler, burada oturmu lar ve bn Sina burada do mutur. Daha sonra Buhara'ya ta nmlardr. bn Sina orada Kur'an- Kerim'i ve edebiyat renmitir. Kendi aklamalarna gre, on yanda Kur'an- Kerim'i ezberlemi ve ok byk zevk alacak ekilde edebiyat incelemitir. Babas ismaili olup bu reti konusundaki sorulara en iyi cevap verenlerdendi. bn Sina, babas, aabeyi ve dier kimselerin ismaili anlaya gre anlatlan nefis ve aklla ilgili konumalarn dinler. Babas onu, hind aritmeti ini renmesi iin, bir attarn yanna verir4 . Daha sonra bn Sina Buhara'ya gelen ve fel1 bn Sina'nn hayat iin bkz. bn Ebi Useybia, Uynu'l-Enb fi Tabakti'l-Etibb, C. 2, Beyrut 1957, ss. 3-29; bn Hallikan, Vefaytu'l-Ayn, ev. Rodoslu Mehmet, Istanbul 1280 H., s. 192 vd.; Kfti, ihbru'l-Ulem bi Ahbri'l-Hkem, M sr tarihsiz, Beyhaki, Tetimme Sivan el-Hikme, Lahor 1351 H.; bn el- bri, Tarihu Muhtasar'd-Dved, Beyrut 1980, ss. 325 330; Bk. Gr, Unesco, yay. Ekim 1980, s. 12 vd. 2 De Vaux (Carra), Avicenne, Paris 1900, s. 131 vd., ve di er kaynaklar. 3 bn Hallikan, Vefayt, s. 192. 4 Useybia, s. 3; Munk (S.), bn Sina, Disctionnaire des Sciences Philosophiques, iinde mak., Paris 1885, C. 1, s. 752.

sefi konularda sz sahibi olan Ebu Abdullah el-Natilrnin rencisi olur. Daha nce smail el-Zahid'in hukuk derslerine devam eden bn Sina bu konular ok iyi renir. el-Natilrnin yan nda " zagocy a"y okumaya balayan bn Sina, bu kitabn konularyla ilgili hususlarda hocas m artan aklamalarda bulunur. El-Natill, ona hayran kal r ve babasna bn Sina'y ilimle uratrmasn sadk verir. El-Natilrnin yannda mantk ilninin genel konularn renen bn Sina, hocasnn bu ilmin incelikleri konusunda hi bir ey bilmediini sylers. Daha sonra mantk kitaplarn kendisi okuyan bn Sina bunun ustas olur. klid'in kitaplarn da okuyan eyhu'r-Reis, bir ka ekli inceledikten sonra kitabn geri kalan problemlerini kendisi zer. Bundan sonra Batlamyus'un el-Mecesti adl kitabn incelemeye geen bn Sina'ya hocas bir ka figr gsterdikten sonra, kitab kendisinin okumasn bn Sina'ya syler; bn Sina konular en gzel ekilde zer ve inceliklerini bulur6. el-Natilrnin Karkanc'a hareketinden sonra fizik ve matematik kitaplarn yorumlaryla birlikte inceleyen bn Sina iin ilimlerin kap s almtr. Tp ilmini renmek isteyen bn Sina, bu konuyla ilgili kitaplar zevkle okur. T b onun iin zor bir ilim de ildir. ok ksa zamanda bu daldaki dier kimseleri geer; yle ki en iyi doktorlar bile bu ilmi ondan renmeye balarlar7 . e itli hastalar tedavi eden bn Sina, pratikde yaplmayan tedaviler konusunda en geni gr alarna sahip olmutur. Tbla birlikte slam Hukuku ve onun etrafndaki problemleri de incelemeye devam eden bn Sina, bu sralarda on alt yandadr. Bir buuk yl mddetle kendini mant k ve felsefeye veren bn Sina, bu zaman zarfnda geceleri hi uyumamtr. Gndzleri ise sadece incelemelerle u ra an tim Sina, rendiklerini filemi ve bir sunflama yapmtr. Mantkla ilgili bir konuda zor duruma d t ve bir are bulamad zaman camiye gitmi ve Allah'a dua ederek kendisine bu problemin zmn ilham etmesini istemi tir. Akamlar evde lambasnn altnda okumaya devam eden bn Sina, kendisini uyku bastrd zaman bir eyler imek suretiyle, al malarna devam etmitir. Uyuduu zamanlarda bile, problemleri d nde gren bn Sina, bu problemlerin zmnn de d nde gerekle tiini syler.
5 Useybia, s. 4. 6 ubuku, Islm D nrleri, Ankara 1977, s. 28 vd.. 7 Bunun iin bn Sina, batda "Prince des Medecins" olarak tan nr. Bkz. Encyclopedie Internationale, FOCUS, C. 1, Paris 1957, s. 304.

10

nsan gc orannda, btn ilimlerin stad oluncaya kadar okuyan, renen bn Sina, sonralar hakl olarak " eyhu'r-Reis" olarak arlmtr. Mantk, fizik ve matematikde stad olan bn Sina, metafizie ynelmitir. Arapa tercmelerinden Aristo'nun Metafizik adl kitabn krk kere okumu , ancak hi bir ey anlamamtr. Kitab anlamamn mmkn olmad na karar verip ondan midini kesmi tir. Bir gn leden sonra, kitapc lar arsnda gezerken bir sat c kendisine bir kitap satmak ister ve onu bn Sina'ya uzat r. Metafizikle ilgili bir eyin bu kitapta bulunmad na inanan bn Sina, onu satn almak istemez. Fakat satm paraya ok ihtiyac olduunu ve ucuza b rakacan syler. Kitab bylece sat n alan bn Sina, onun Frbrnin "Fi ,A grad Kitabu m ba'd et-Tabia" (Aristo'nun) Metafizik Kitab nn Konusu Hakknda olduunu grr. Acele eve gidip okuyarak inceler; daha nce krk kere okudu u halde anlyamad Metafizi i bu eserle anlar ve Allah'a kr iin bol bol sadaka verir. O sralarda Buhara'n n sultan olan Nuh b. Mansur bir hastal a tutulmutur. bn Sina saraya a rthr ve sultan tedavi etmesi istenir. Sultan iyile tiren bn Sina, onun hizmetine girerek saray ktbhanesindeki kitaplar inceler. Felsefe ile ilgili kitaplar teker teker okuyarak bilgisini artrr. Onsekiz ya nda btn ilimleri deta ezberleyerek bitirir8 . Ebu'l-Hseyin el-Arftdi ad nda bir komusu ondan btn ilimleri zetleyen bir kitap yazmas n istemi , o da "el-Hikmetill-Ardiyye" adli bir eser yazm tr. Yirmibir yanda yazd bu eserde, matematik dnda btn ilimleri sergiledi ini syler9 . Yine Ebu Bekir el-Berki adli bir komusu iin, "el-Hs l vel-Mahsl" adl eseri kaleme almtr. Ayn kii ahlk konusunda bir kitap istemi , bn Sina bu kere, onun iin, "el-Birr ve"1-ism" adl bir kitap daha yazm tr. bn Sina bu kitabn yalnz onda oldu unu sylerlo. Karkanc'a gitmek zere Buhara'y terkeden bn Sina, orada felsefeyi seven Ebu'l-Hseyin el-Sahli'yle beraber al r. Nesa, Baverd, Tus, ikkan, Semnikan ve Ccerm'e seyahatlar yapan bn Sina, daha sonra Sultan Kabus'un yan na Curcan'a gider. Kabus'un hapsedilmesinden sonra Duhistan'a gider, sonra tekrar Curcan'a dner. Orada sad k
8 nn Hallikan, Vefaykt, s. 193, ve di er kaynaklar. 9 Useybia, C. 2, s. 18 10 A.g.e., s. 18.

11

rencisi Ebu Ubeyd el-Czcani kendisine ba land . Bunun zerine bn Sina u ~alan yazar: "Byk bir kimse olduum zaman, artk hi bir lke bana uygun gelmiyor, Deerim ykseldii zaman, artk alc bulamyorum" 11 . Buraya kadar anlatt klarmz bn Sina'nn kendi kaleminden kmtr. Dier blmn rencisi el-Czcani tamamlam tr. Buna gre, Curcan'da Ebu Muhammed el- irazi adnda felsefeyi seven biri bn Sina iin, kendi evinin yannda, bir ev sat n alr ve filozofumuz orada oturur. bn Sina burada el- irazi iin "el-Mebde' ve'l-Med" ve "elErsdu'l-Klliye" adl kitaplar yazd . el-Kann'un ba langc ve dier eserlerden bir blm burada kaleme al nd . bn Sina oradan, Mecd ed-Devle'nin han m ve oluna hizmette bulunmak zere Rey'e geldi. Mecd ed-Devle melankoliye tutulmu tu, onu tedavi etti. ems ed-Devle'nin yanna gidinceye kadar orada kald . Zorunlu nedenlerle Kazvin ve Hamedan'a giden bn Sina, Kadbanaveyh'in hizmetine girdi. Bu s rada ems ed-Devle bir kar n arsna yakaland, hemen bn Sina'y ardlar. O da sultan tedavi edip iyiletirdi. Kendisine vezirlik teklif edilince bn Sina bunu kabul etti. Bir mddet sonra ordu bn Sina'ya isyan etti. Evine hcum ederek onu hapsaneye gtrdler, evinde ne varsa ya ma edip ldrlmesini istediler. Sultan bunu redderek bn Sina'y srmekle yetindi. Bu srada bn Sina kaarak krk gn Ebu Said ibn Danda'un evinde gizlendi. Sultan yeniden hastalanm t. ibn Sina'y ardlar. Sultan ondan zr diledi ve onu tekrar vezir olarak atad . te hayatnn bu dneminde nl e - if'sm yazmaya balad . Sultan lnce bn Sina, Al ed-Devle'ye mektup yazarak hizmetine girmek istedi ini bildirdi. Bunu haber alan yeni sultan Tc el-Mlk onu bir kaleye hapsettirdi. bn Sina orada yazd bir iirde yle diyordu: }5:, 1ylS c:;.;.111! "Grdn gibi hapse giriim gerek, Fakat ondan kaca m ok pheli" 12. Drt ay kald hapiste, llayy b. Yakzan, Hidayt ve Kulun adli eserlerini yazd . Daha sonra hapisten kurtulan bn Sina sfehan'a gitti. Al ed-Devle kendisine ok iltifat etti. Orada e - if' y tamamlad .
11 Useybia, Uyiin, C. 3, s. 16. 12 Useybia, Uyn, C. 3, s. 9; Bir ba ka ktas iin bk. Bilmen (. Nasuhi), Byk Tefsir Tarihi, Ankara 1960, s. 232 vd.

12

Sonra en-Necat' yazd . Sultanla birlikte Hemedan'a gitti; orada farsca "Daninarne-i Ali" adl kitabn yazd . "Lisanu'l-Arab" 13 adndaki eseri msvedde olarak kald . rencisi Ciizeani, bn Sina'nn her konuda konuda kuvvetli olduunu syler 14. Baz tutkular vard . Kulun hastalna tutuldu. Kendisine gnde sekiz kere i ne yapyorduls. A r ekilde kendini tedavi etti; fakat gene de zay f dt. Hastalk onu iyice sarnca tedaviyi b rakt ve yle dedi: "Z4-L...t.I .)k.9 j'S1 (Bedenimi evirip eviren tedbirli ki i, artk kendine bir eyler yapmaktan acizdir, imdi ila da bir i e yaramaz)" 16 . Bylece bir ka gn kalan bn Sina, 58 ya nda hicri 428, ramazann cuma gn (1037 Haziran-Temmuz) Hemedan'da ld. Onun hayat incelenirken grlr ki, bir ilim adam iin ksa denilebilecek hayatnda, bn Sina, hapiste, at stnde, vezirlik yaparken, gece ve gndz, her zaman okumu , yazm ve tartmalarda bulunmutur". bn Sina'nn tiirklii 18 konusundaki tartmalara girmeden unu sylemek istiyoruz ki, mslmanlar eski kltrlerle hristiyanlardan daha ok ilgilenmi ler ve Firibi, Biruni gibi byk ilimler yeti tirmilerdir 19 .

B BN S NA'NIN ESERLERI:
bn Sina'nn eserleri hakk nda e itli kaynaklar, birbirinden farkl saylar vermektedir. Ancak, bu konuda yap lan iki almann en do ru bilgileri verdii bir gerektir. Bunlardan birincisi Yahya Mehdavrnin
13 Useybia bunun on cilt olduunu yazar, bk. C. 3, s. 7; K fti, $. 223. 14 Useybia, Uyfm, C. 3, s. 12; Kfti, s. 225; Remzi Neccar, Felsefet'l-Arabiyye, Abere't Tarih, Beyrut 1979, s. 162 vd.. 15 Useybia, Uyn, C. 3, s. 13; K fti, s. 225. 16 A.g.e., s. 226. 17 Bk. Goichon (A.M.), L'unite de la Pense'e Avicennienne, Archives Intellectuels, Historiqueet Scientifique 31 (1952), s. 290 vd.; ubuku, Makaleler, Ankara 1967, s. 124. 18 Bu konuda . Gnaltay'n "Byk Trk Filozof ve Tb tYstad bn Sina" iindeki (stanbul 1937), bn Sina, Milliyeti, Hayati, Kltr" adl makalesine, S. tnver'in Ibn Sina adl eserine, A. Say l'nn Was bn Sina an Iranian or a Turk? (SS, 31-1939, s. 8-24) adl makalelerine ve Bursal M. Tahir'in "Trklerin Uliim ve Fnuna Hizmetleri, ( stanbul 1327, s. 36), adl kitabna bavurulabilir. 19 Barthold (W), Ishim Medeniyeti Tarihi, ev. F. Kprl, Ankara 1963, s. 51 vd..

13

"Fihrist" (Tahran 1954) adl eseri, di eri Mikdat Yaln'n bn Sina'nn Trkiye'deki eserlerini esas alarak haz rlad "Melleftu bn Sina elMahtutt fi Trkiye" (Kahire 1973) adli eserdir. Biz bu iki ara trmay esas olarak ele al p bn Sina'mn eserlerini onlara gre s ralayaca z. Bununla birlikte, bu konuda daha nce yaplm olup belirttiimiz ara trmalara k tuttuu bir gerek olan bibliyorafya ve kaynaklar da belirtmeden geemiyece iz. bn Hallikan, K fti, Useybia20 ve dier kaynaklar, bn Sina'nn eserlerini belirtiyorlar; fakat tam olarak de il. Ancak bu kaynaklar onun olan eserleri kuvvetlendiriyorlar. O. Ergin, bn Sina'nn eserlerinin 241 olduunu21 , Gardet ve Anawati 276 22, S. Nefisi 456, Brokelman , O. Ergin'in bibliyorafyasm esas alarak 241 oldu unu bildirir. Katip elebi, bn Sina'nn irili ufakh 57 eserini kaydeder23 . if"nn sadece mantk blm hakknda bilgi veren24 Katip elebi'nin I rt25, Nect26 ve Kanun fi't-T b konusundaki a klama ve yorumlar yeterli bilgi tar. Zeyl'inde bunlara ek olarak eser daha vard r. De Vaux, Avicenne adli eserinde onun kitaplar m sralarken hangi ktphanelerde bulundu unu da kaydeder 27 . imdi onun olduu kesinlikle belli olan eserlerini alfabetik s rayla belirtelim: 1el-Altu'r-Rasadiye. 2 Ibtlu Ahkmi'n-Nuctm. 3 Isbtu'n-Nubuvve. 4 Ecvibetu' - eyhu'r-Reis Ebi Ali bn Sina ila Ebi Said ibn Ebi'l-Hayr. 5 el-Ecvibetu an Mesil Ebi Reyhan el-Biruni. 6 el-Ecvibetu 7 el-Ecvibetu ani'l-Mesili'l-A ere. (Iki ayr risale).
20 Bkz. a.g.e. 21 Bkz. ilgili mak. Byk Trk. iinde. 22 Melleftu ibn Sina, Kahire 1950, s. 14; La Pensee Religieuse d'Avicenne, Paris 1951, s. 21. 23 Neett iki kere kaydedihni tir: en-Neek (C. 2, s. 1929) ve Kitabu'n-Neet (C. 2, s. 1446). 24 Kefu'z-Zunun, C. 2, s. 1055. 25 Kefu'z-Zunun, C. 1, s. 94. 26 Kefu'z-Zunun, C. 2, s. 1929. 27 a.g.e., s. 145 vd..

14

8 el-Ecvibetu ani'l-Mesaili'l-A eriniyye. 9 el-Ecvibetu ani'l-Mesil. 10 el-Ecvibetu 11 el-Ecvibetu ani'l-Mesail. 12 htilafu'n-Nas fi Emri'n-Nefs ve Emri'l-Akl. 13 el-Ahlak. 14- el-Edviyetu'l-Kalbiyye. 15 Urcuzetu fi't-T b. 16 Urcuzetu fi't-T b (fi Hfzu's-Slha). 17 Urcuzetu fi't-T b (fi Uslu'l-Erbaa). 18 Urcuzetu fi't-Te rih. 19 Urcuzetu fi Vasaya Ubukrat (Hipokrit). 20 Urcuzetu fi Mcerrebat. 21 Urcuzetu fi Vasaya. 22 Urcuzetu fi lmi'l-Mantk. 23 el-Erzak. 24 Esbabu'l-Asari'l-Ulviyye. 25 Esbbu Hudusil-Hurf. 26 Esbabu'r-Rad ve'l-Berk. 27 el- arat ve't-Tenbihat (Mantk, Tabiat, ve Ilahiyat olmak zere blmden meydana gelen bu eser bn Sina'nn en nemli eserlerindendir. Eser A.M. Goichon taraf ndan franszcaya evrilmitir: Livre des Directives et Remarques, Paris 1951. J. Forget kendisinin yay nlad bir basknn 119-137 sahifelerini 1894 de Revue Neoscolastique'de franszca eviri halinde vermi tir. 28 el-i aretu ila ilmil-Mantk. 29 E 'ar ve Kasid. 30 el-Adhaviyye 31 el-Adiyye ve'l-Edviyye. 32 Aksamul-Uliimil-Akliyye. 33 Emru' Mesturi's-Sunna. 34 ntifau amma Nusibe ileyhi min Muaradatil-Kur'an. 35 Kitabu'l- nsaf: Kitab n ilk blm G. Vajda tarafndan "Les Notes d'Avicenne sur la Theologie de Aristote" ad altnda franszcaya evrilmitir; Revue Thoniste, 1951. 15

36 Infisahu's-Suveri'l-Mevcudeti. (M. fi.) 37 Envu'l-Kazaya. (fi Zabt..) 38 izahu Berhin Mstenbata. 39 el-Bah (Tbbi mesele). (R. fi..) 40 el-Birru ve'l- sm. (K.) 41 el-Behcetu fil-Mant k. 42 Beynu Zevti'l-Cihet. 43 Tahsilu's-Saade Ta'rifu bi'l-Huceci'l-A ere. (M. fi..) 44 Tedbiru Silani'l-Meni. 45 Tedbiru'l-Msfirin. (R. f.i.) 46 Tedbiru Menzili'l-Asker. 47 Ta'biru'r-Ruya. 48 Taakkubul-Mevzin-Cedeli. (M. fi..) 49 Talikt28 . 50 Tefsiru ba'z Suveri'l-Kur'an ( hlas, Felak, Nas, Al surelerinin ve bir yetin tefsirleri). 51 el-Cumanetul-ilahiyye fi't-Tevhid (Kasidetu'n-Nuniye). 52 el-Cumelu minel-Edilletil-Muhakk kati Bekai'n-Nefsi'n-Natka. 53 Cevheru'l-Ecrmi's-Semaviyye. (R. fi..) 54 Risle fi'l-Hass ale'l- tial bi'z-Zikr. 55 Risle fi'l-Hads. 56 Risle fi Haddi'l-Cism. 57 Risle fil-Hud' d (A.M. Goichon frnas zcaya evirdi: Livres des Definitions, Kahire 1963). 58 el-Hadis. (fi.) 59 el-Huzn ve Esbbuha. (R. f..) 60 Risle fi Hfz's-Shha. 61 Hakiku ilmi't-Tevhid. 62 el-Hikmetu'l-Arudiyye. (K.) 63 el-Hikmetu'l-Me riklyye. (K.)
28 Asl ad Kitabu'l-Levi:ihik olan bu eser, rencisi Behmenyar tarafmdan Talikk ad altnda toplanmtr (bk. Mahmud el-Hudeyri, Deux Opuscules D'Avicenne Traduits en Latin, MIDEO, iinde, 1955 (2), s. 343 vd..).

16

64 el-Hukumetu fi Huceerl-Msebbitine li'l-Mead Mebdeen Zamaniyyen. 65 Hayy b. Yakzan (Frans zca evirisi Henry Corbin taraf ndan yapld : Le Recit de Hayy ibn Yakzan, Tahran 1952, 1954; A.M. Goichon ikinci bir franszca evirisini yapt ; Le Recit de Hayy ibn Yakzan, Paris DDB 1959). 66 Hasbu'l-Beden. (M. fi..) 67 Hataun men Kale enne'l-Kemiyyete Cevherun. (R. fi..) 68 Hataun men Kale enne'l-Kemiyyete Cevherun ve men Kale enne ey'en huve Cevherun ve Arazun mean. (R. fi..) 69 Hutbe. 70 el-Hutbetu't-Tevhidiyye. 71 Hutbe fi'l-Hamr. 72 Daniname-i Ali (Bu eser mant k, ilm-i berin, ilm-i zirin, tabii, hendese (klid geometrisi), hey'et (astronomi), aritmetik ve musiki kitaplarn kapsar). 73 Dstur Tbbi. 74 Dua (fi..). 75 Deful-Madari'l-Klliyyeti ani'l-Ebdani'l- nsaniyyeti bi Tedariki Enva Hatai't-Tedbir. (K. fi..) 76 er-Reddu ala Kitabi Ebi'l-Ferec ibni't-Tayyib. (R. fi..) 77 er-Reddu ala Maklet' - eyh Ebi'l-Ferec ibn Ebi Said elYemni. 78 Risle ila Ulemi Ba dad Yes'eluhum el- nsafe beynehu ve beyne Raciilun Hemedani yedde'l-Hikmete. 79 er-Rekea. 80 ez-Zaviye. (R. fi..) 81 es-Sekencebine. (R. fi..) 82 es-Siyase. (R. fi..) 83 Siyasetu'l-Beden ve Fadilu' - arab ve Menfiuhu ve Madaruhu (K.) 84 e - if' (ibn Sina'nn bu eseri Mantk. Tabiat, Matematik ve lhiyat kitaplarn ihtiva eder ve onun felsefi sisteminin meyvesidir. Bu eserin lhiyat ksmmn birinci cildi (Be Makale) G.0 Anawati tarafndan frans zcaya evrilmi tir: La Metaphysique du Shif', Paris 1979.

17

Kitabu'n-Nefs blm "Psychologie d'Ibn Sina" ad altnda lin Bakos tarafndan franszcaya evrilmi tir. Prag 1955. iffnn latince evirisi 1508 de Venedik'te "De Anima et Philophie Prima" ad ile yaplmtr. Psikolojisinin yeni bir latince evirisi S. Van Riet taraf ndan yap lmtr: "Avicenna Latinus, Liber De Anima, IVV Louvain-Leyden, 1968. 1907 de Max Horten almancaya evirdi. if'nn kimi blmleri "La Metafisica De Avicena (1949)" iinde Miguel Cruz Hernandez tarafndan ispanyolcaya evrildi. Baz blmlerini de Goichon franszcaya evirdi. Nefs blm de ingilizceye F. Rahman taraf ndan evrilmitir: Avicenna's De Anima, Oxford 1952. 85 Risle fi's-Salat. 86 es-Sanatu ila mam Ebi Abdullah el-Berki. (R. fi..) 87 et-Tibu (R. fi..) 88 et-Tayr. (R.) 89 el-Arus. (R.) 90 Risle fi'l-I k (A. Ate tarafndan Istanbul'da 1953 ylnda trkeye, F. Mehren tarafndan, "Traites Mystiques d'Avicenne" ad yla Leyden'de frans zcaya evrilmi tir). 91 lletu Kyami'l-Arz fi Hayyziha (R. fi..) 92 el-Ahd. 93 Uyfnu'l-Hikme (Mantk, Tabiat ve ilhiyat olmak zere blm). 94 el-Fark beyne'l-FIararetel-Gariziyyete ve'l-Karibete. (R. fi.) 95 el-Fasd. (R. fi.) 96 Faslun Tbbiyyetun Mstefadetun min Meclisi'n-Nazar li' eyh Ebi Ali Sina. 97 Feyzul-Ilhi. 98 Kanun fi't-T b (12. yzylda Gerard Crerome tarafndan latinceye evrildi. Daha sonra Milano 1473, Padov 1476, Venedik 1482, 1591, 1708 basklar yapld . P. De Koning baz blmlerini "Trois Traites d'Anatomie Arabe" ad altnda, (Leyden 1896) frans zcaya evirdi. Baz blmlerinin evirisi ayr ayr gene latince olarak Venedik 1453, 1520-22, 1562, 1582, 1564, 1608, Lyon, 1498,. 1523, Paris 1532, 1555, Bonn 1560 da yap ld . 18

99 Kasidetu'l-Ayniyye. 100 Kaz' yel-Kader. (fi.) 101 el-Kulun. 102 Kelanu' - eyh fil-Mev z. 103 Kelimatu' - eyhi'r-Reis. 104 Lisanu'l-Arab. 105 el-Mbhast. (K.) 106 el-Mebde' vel'-Med. (K.) 107 el-Meclisu's-Seb'a beyne' - eyh ve' 1-Amiri. 108 Muhtasaru'l-Evsat fi'l-Mant k. 109 Mes'eletani. 110 Mesiln Huneyn 111 Meftihu'l.:Hazin fil-Mant k 112 Mekdiru'- arab mine'l-Edviyeti'l-Mfredeti. 113 el-Meliketu, (R. fi..) 114 el-Mantku'l-Mciz. 115 el-Mcizu'l-Sair fi'l-Mantk. 116 el-Mucizetu fi Usli'l-Mant k. (R.) 117 el-Nabz. (M. fi.) 118 en-Nect (Mant k, Tabiat, Riyaziyat ve lhiyat olmak zere drt blmden meydana gelen bu eser, if'nn bir zeti olarak kabul edilir. Riyaziyat blmnde aritmetik, geometri, astronomi ve musiki bilimleri bulunmaktadr. Kitabn Ilahiyat blm Nemetallah Careme tarafndan latinceye evrilmi tir: Metaphysices Compendium, Roma 1926. Mantk blmn P. Vattier frans zcaya evirmi tir: La Logique du fils de Sina, Communement appele Avicenne, Paris 1658. 119 Nasihu'l-Hukemai li'l- skender. 120 en-Nefs ala Seneti'l- htisar. (K. fi..) 121 en-Nefs ala ve'l-Burhan. (R. fi..)

122 en-Nefsu'n-Nat ka. (R. fil'-Kelam ala...) 123 en-Nefs. (fi..) 124 Makale fi'n-Nefs (Almanca evirisi S. Landauer taraf ndan yapld , 1876. Latince eviri ise 1546 da Venedik'te Andreas Alpagus tarafndan verildi. ngilizce evirisi de E.A. Van Dyck tarafndan "A Compendium on the Soul" ad altnda, (Verona) 1906 da yap ld . 19

125 en-Nuketu fi'l-Mant k. 126 en-Nirencat. (R.) 127 en-Neruziyyetu fi Maani'l-Hurufi'l-Hecaiyyeti. (r.) 128 el-Virdu'l-Az m. 129 el-Vs'atu. (R. fi..) 130 el-Hidaya. (K.) 131 el-Hindiba. (R. fi..) Mehdavi bu eserlere ek olarak bn Sina'ya ait olduu pheli olan 111 eser daha kaydeder 29 . M. Yaln bir incelemesinde bn Sina'ya ait olduu kabul edilen ve Trkiye'de bulunan eserlerin say sn 127, ona ait olduu pheli olan ve gene Trkiye'de bulunan eser say sn da 102 olarak belirtir 30 . Anawati 276 eser ad verirn.

29 bk. Fihrist, Tahran 1333/1954, ss. 259-304. 30 bk. Melleftu bn Sina el-Mahtuttu fi Trkiya, M sr 1973. 31 bk. Etude de Philosophie Musulmane, Paris 1974, ss. 237-262.

20

K NC BLM

BN SNA'DA METAFZK

A- BN SNA'NIN METAFZ K D NCE SISTEMI: Konuya bu sistemin genel karakterini gstererek girmek gerekir. bn Sina felsefesi, esas itibariyle bilimlerin genel bir sistemi eklinde ortaya kmtr. Bu adan dnlrse onun doktrininin da dnk ve iednk aklamalar arasndaki fark daha iyi anla lr. Onun e if'sn , Hikmetul-Me rikiyyesinil ve i rt'n bu adan deerlendirmek gerekir. Nitekim eserleri sistematik organizasyona do ru ykselen bir gelime gstererek yukarda belirtti imiz iki eilim arasndaki uzlamay ortaya koyar. bn Sina Sina felsefesinde, Kur'an- Kerim yerlerinde yenieflatunculuun rahata hareket edebilece i doal bir metafizik alan bulunmaktadr. Bu yzdendir ki, o, Kur'an- Kerim'in Allah' ile felsefecilerin veya d nrlerin tanr= birletirmeyi gaye edinmi tir. Bu, onu di er yenieflatunculardan ay ran bir zelliktir 2. Onun felsefesini Aristo ve Eflatun kavramlarmdan ay ran nemli bir nokta da, lk Varlk'm dnmeyen Dnce de il, aksine kendisini dnen salt Dnce, sadece hkim bir iyilik ve Gzellik de il, fakat ayn zamanda lk A k ve sadece gaye sebebi (gal illet) de il, Tmel Ne den (Klli Sebep) oldu udur. bn Sina, bir taraftan, islmi d ncelerin, dier taraftan, yunan kltrnn verdi i fikirlerle sistemini gelitirirken zaman zaman tasavvufa ynelmitir. Onun "Akn Mahiyeti Hakknda" risalesi byledir3 . Sadece bu rislede de il, dier eserlerinde de bu zellik grlr 4. Sistemi zaman zaman eklektizm karakteri gsterir. Btn yenieflatuncu filozoflarda oldu u gibi, bn Sina sisteminde de Zorunlu Varlik ve olabilir varl k (Vacip ve mmkn) felsefesinin temelini meydana getirir. Metafizik sisteminin en nemli noktas budur. Saliba, bn Sina'nn sadece kelmc lara yaranmak iin bu kavramlar
1 bn Sina'nn kendisinin de aklad gibi, bu eserle dier metafizik eserler aras nda bn Sina'y Aristo ve dier me ailerle kar karya getirecek nemli bir d nce ayrl yoktur. bn Sina gerekten, filozoflar ikiye ayrr: Doulular, batllar. Doulular Badadl meai filozoflar, batllar Afrodisli skender, Temistus ve di erleri. Kitabu'l- nsaf bunlar aras ndaki ekimeleri, belirtir. (bkz. yazma nsha Ayasofya, 2403; ayr ca bkz. Bedevi (A.), Histoire de la Philosophier en Islam, Paris 1972, C. 2, s. 609. 2 Bkz. Mesnard (P.), Le Millenaire d'Avicenne, A ED, iinde, 1953 (XI), s. 52; ayrca bk. Gardet (L.), La Pensee, ss. 31-43. 3 Bkz. A. Ate yay. Istanbul 1953. 4 Aklamal bilgi iin bk. Muhammed At f Iraki, Servetu'l-Ak1 fi Felsefeti'l-Arabiyye, M sr 1976, s. 173 vd..

23

dndn sylyorsa da buna kat lmak mmkn de ildir. bn Sina kavramlara ait ekilleri, d dnyann verileriyle devaml karlatrarak dncesini glendirmi ve ona esneklik kazand rmtr5 . Mantk'da Aristo'ya sadk6 bn Sina, metafizikte de ona ba l kalmak ister ve a klamalarn bu dnce etrafnda toplar. Bu aristoculu u, yenieflatuncu ereve iinde ortaya koyar?. Aristo'nun u ilkesi, bn Sina'da aynen vard r: "G halindeki hi bir varl k, eylem halinde olan dier bir varln etkisi olmadan eylem haline geemez". (en-Necat, Tabiat, 2. mak. 2. fasl.). bn Sina gerek sistemini Hikmetu'l-Me rikyye'de akladn sylemektedir. Onun sisteminde, yukarda belirtti imiz gibi, felsefi bilgilerle islmi bilgiler ayn zamanda birle ir, uyumaya alrlar. Dnyann ncesiz (kadim) oldu u dncesini ona veren veya onun bu dncedeki hareket noktas , Kur'an olmayp, Aristo ve Eflatun'a ait kozmogoni metafizi in ortaya koyduu sonulardr. Bu a dan onun sisteminde egzistansiyel bir determinizm grmek mmkndrs. Bu grnmnden dolay dr ki bn Sina'nn sistemi, ortaa felsefesinin btn karakterini ta r9 . bn Sina'nn dier bir orijinalli i, bilgi teorisinde bulunur. Klli btn kavramlar "zat" ad verilen zihni bir gere e karlk olarak grnrler. Bu "zat" kendisini niteleyen zel hususiyetlerle btn di er eyadan ayrlr. Her genel d nce K lli'dir, t pk mantn bilgilerle ilgilendii gibi, oda zn ay rmll varlklarn blnmesini gerektirirlo. bn Sina'nn felsefi gr lerinde, ou zaman Aristo'nun d ncelerinin etkisi a kca grlmesine ramen, bir ka nokta hari ki bunlarda tenkitlere hedef olmu tur slmiyetle ilgili grlerinde, o, kimi kere aklc, kimi kere de mistik bir havaya brnr. Halbuki ondan sonra gelen bn Rd'de islmiyetle ilgili d nceler daha belirgin olarak bulunurn. Szgelimi Ahiret hayat konusunda, belki bir gn akli a klama bulunmas midiyle onlara dokunmamay tler. Islm felsefi d ncesini ve tasavvufu iranhla trma gayreti iinde olan H. Corbin, bn Sina'nn eski Iran dinlerinin konularn kapsayan bir
5 Mesnard, a.g.e., s. 50. 6 Madkur ( brahim), Organon d'Aristote dans le Monde Araba, Paris 1969, s. 100 vd.. Bk. Bre'hier (E.), La Philosophie du Moyen Age, Paris 1937, s. 212. 8 Gardet, Pense'e, ss. 38, 47. 9 Sunar (Cavit), islm Felsefesi Dersleri, Ankara 1967, s. 84. 10 La Grande Encylopedie Larousse, Paris 1972, C. 3, s. 1348.

24

felsefe meydana getirmek istedi ini, ancak bunu kendinden sonra gelen Shreverdi'nin ba ardn syliyerek 12 onun ismaili dncelerle ili kisini ortaya koymaya alr ve daha sonraki gr lere kap aar. Chahine de bn Sina dncelerinde ii unsurlar bulunduu kanaatndadr 13 . Sonu olarak diyebiliriz ki, Aristo felsefesi ve do u gr ile doldurulmu eflatuncu idealizmin karm karakterini veren slm felsefesininm ayn grnmn, bn Sina'da tamaktadr. Ancak, bn Sina her eyden nce bir mslmand r. Onun ald dini eitim, felsefi eitiminden ncedir. Hatta felsefi bir meseleyi zemedii zamanlar camiye giderek Allah' n kendisini bu konuda aydnlatmas iin dua etti i kaynaklarda kaydedilmektedir. Gene onun d ncelerinin esasnda din ile felsefe aras nda bir uzlama veya uyum vardr. Geri onun d ncelerinde dini gerekler iin akla yatan bir a klama bulamadnda kendini tasavvufa vermekten ahkoyamad bilinen bir konudur 15 . Metafizikte, onun sisteminin me ailikten irakilie geti i konusu gereklik kazamr 16 . Bununla birlikte, bn Sina'nn sisteminde mphemlik oldu unu ve baz konularda onun tam olmad n syleyen M. Horten'e zaman zaman katlmamak mmkn deildirn. bn Sina'mn d nen Allah' hemen hemen fiziki bir zorunluluk gere i, hr olmakszn hareket etmektedir; halbuki Kur'an' n Allah' snrsz bir irade ile hareket eder. te bu ve benzeri noktalar bizi byle bir d nceye yneltmektedir. B BN S NA'DA METAF Z K Daha nce de belirtti imiz gibi, bn Sina'nn metafizi ini incelerken onun en nemli eserlerine ba vurarak bu konuyu ayd nlatmaya al acaz. ok iyi bilinir ki, bu konuda onun en nemli eseri e - iffdr.
11 Mehren, ..tude sur la Philosophie d'Averreos, Museon 1888, iinde, s. 616; Kr . Tehaft et-Tehdft, Kahire, tarihsiz, s. 139. 12 Bkz. Histoire de la la Philosophie Islamique, Paris 1964, s. 360 ve En Islam Iranien, C. 2, Paris 1971; ayr ca bkz. Anawati (G.C.), La Me'taphysique du Shifir, Paris 1978, s. 47; Etude de Philosophie Musulmane, Paris 1974, s. 98. 13 Kr . Ontologie et The'ologie chez Avicenne, Paris 1962, s. 79. 14 Masse (Henri), Islam, Paris tarihsiz, s. 167. 15 Mehren, Etude sur la Philosophie d'Averroes, s. 139; Madkur, La Metaphysique du Shifa, MDEO, iinde, Kahire 1959, s. 1; Gardet, Pene, s. 29. 16 Bkz. Sunar, iskm'da Felsefe ve Fare C. 2, Ankara 1972, s. 7; Varlk Hakk nda Ana bi, D nceler, Ankara 1977, s. 173. 17 Bkz. Felsefe, mad. .A..
.

25

Daha sonra s rasyla Kitabu'l-i art ve't-Tenbiht ve en-Necat gelir. if' da ise bizi daha ok ilgilendiren ilhiyat blmdr. Mant k, tabiat daha sonra ve ikinci planda gelirler. Mant k konular veya "M a ' kul t" 18 bizlgendrsukoaemlibryndagetimzlr. bn Sina metafizi i, tpk Farbi gibi, o unlukla Aristo metafiziine dayanr Ancak bn Sina'nn metafizi i Aristo metafizi inden daha metodik, bu konudaki deyim ve terimleri daha a k ve amac daha belirgindir. stelik bn Sina Aristo'nun d ncelerinden etkilenmi olmasna ramen sadece onun gr leriyle yetinmez, bir ok di er dncelerle birlikte onun dncelerine ters d en konulara da yer verir. Temelde daima islmi bir baza dayanmak ister ve pek ok islmi konular inceler. Her bilimin kendine has bir konusu vard r. lahi ilmin konusu da varlk olmas itibariyle varlktr. Byle bir inceleme pek tabii ve hatta zorunlu olarak sebepleri, sebeplerin sebeplerini, prensiplerin prensiplerini, ayr cevherleri iine alr. Bu sebepledir ki, bu konu konular n en soylusudur; bu konuyu iine alan ilim de ilimlerin en soylusudur. bn Sina'nn belirtii gibi, btn ilimler ona dayan r, gereklik ve glerini ondan alrlar 19 . te bu ilme LK FELSEFE ad verilir; nk bu ilim, varhkta ve evrensellikte ilk olan n ilmidir. O, hikmet20 olarak da adlandrln. nk o, bilginin en gzel konusunun en gzel ilmidir. O, en soylu ilimdir, nk sz konusu olan Yarat c ve ondan sonra gelen sebeplerdir. " 1 hi" ilim olarak da adland rlan bu ilim, ontolojik olarak Allah'n bilinmesinin ilmi oldu undan bu ad alr. Nihayet bu ilim, metafizik (M b a'd et - T ab i a) olarak da adlandrhr. Fakat bn Sina bu ilme zellikle "Il lliy at" adn verir. Bunda bir anlam genilii sezilir. Bylece bn Sina kelama ait baz konular da iine alan bu geni likle kar olduu bir konuyu belirtmek ister. Bu durumda, "t e v h id" ilmi felsefecilerle kelamc lar aras nda ortak, fakat
18 Bkz. Madkur, Le Traite des eategories du Shifa, MDEO, iinde 5 (1958), Msr 1958, s. 253. Onun merafizik dncelerini belirlerken 56 ktphanede 1500 e varan yazma eserden bu dnceleri karmak hayli zaman alan ve ok uzun bir al ma olduundan, biz bu konularn ilendii ana kaynaklar esas almay uygun bulduk. 19 Bkz. es-Sift', ilhiyat, C. 1, ss. 4, 6, 17, 18 vd. 20 bn Sina iin, hikmet, nazar sanatdr; onunla insan nefsi ereflenir, olgunla r ve en sonunda hiret mutluluuna ular (Aksamu'l-Ulil ni'l-Akliyye, Msr 1238 H, s. 227); o, hikmeti ayn zamanda "insan nefisinin, takan orannda, e yarm teorik gereklerini d nme ve kabul etmesidir" eklinde de tanmlar ve onu blmlere ayn (bkz. Uylnu'l-Hikme, Bedevi yay. Kahire 1954, s. 16; ayrca bkz. Thillet, Sagesse Greque, as. 69-70).

26

deiik alardan grlp incelenen bir konu haline gelmektedir. Bu ynden onun metafizii, ilhiyatc bir metafizik ve metafizik bir ilhiyattr21 . bn Sina'nn metafizi i, ilk felsefe olarak adland rmas Aristo'dan mlhemdir, Onun, soylu bilim, gerek varl n ilmi olmas da ayn kaynak sebebiyledir22 . bn Sina, bal bana bir Allah ve m.adde kabul eden Aristo'nun bu ikili ini kaldrarak, Frbi gibi, yenieflatuncu sudr teorisinden hareketle Allah ile madde aras na akllar zincirini koyar. bn Sina'nn metafizik konusunda Aristo'nun d ncelerinin etkilerinde kald gerektir. Esasen bunu, Frbi'llin erhinin arac lyla gerekle tiini syliyerek kendisi bildirmektedir 23 . Frbi ilhiyatc ve yenieflatuncu bir filozoftur. Bununla birlikte onda aristocu elemanlar, yenieflatuncu etkilere oranla daha ok nemlidir. O, ncelikle insann Allah ile olan ilikisi meselesi ile me gul olur. Halbuki bn Sina'nn kiilii daha bakadr. nk o, hekim ve tabiat bilginidir. Bu yzden Aristocu elemanlar onda a r basar. Eflatun ile Arista arasndaki ayrha Frbl. ile bn Sina arasnda raslanr24. bn Sina'nn metafizi i yenieflatuncu bir grnm arzeder. Baz konularda Aristo ve Eflatun'u kaynak olarak gsterdi ini, onlar takibetti ini akhyorsa da 25 onlarda olmayan d nceleri de sergiler. Acaba bunlar yenieflatunculuktan m almtr? Szgelimi nefsin sahip oldu u bir yetenekle peygamberli e kadar ykselebilece i konusu bunlardan biridir26. Bununla birlikte, onun metafizi i Aristo ve Eflatun metafizi inden din ile felsefenin birle tirilmesi veya uzlatrlmas ekliyle ayrhr27. Onun metafizi i zellikle Allah ve sem.avi cisimlerin bilgisinin tmdr;
21 Madkur, La Ildetaphysique en Terre D'Islam, s. 27; 22 Kr. Aristo, Metafizik, T, 2, 1004 a, s. 182; Birand (Kamuran), Ilka Felsefesi, 2. bas., Ankara 1964, s. 68; Weber (Alfred), Felsefe Tarihi, ev. V. Eralp, stanbul 1949, s. 69; Sunar, Islam'da Felsefe ve Frb, s. 8; Felsefe Dersleri, s. 97. 23 Bkz. ilahiyat, Kahire 1960, C. 1, ss. 3-4 ve 54; Gardet, Pense'e, s. 19; Goichon, L'Unite de la Pense-e Avicennienne, Archives Intellectuels, iinde, 1952, s. 292, La Personalite . IBLA iinde, (1952), ss. 59, 268; Massignon, La Philosophie Orientale d'Ibn Sina,d'Avicen, Miscellaea, iinde, Kahire 1954, s. 1. 24 Von Aster (Ernest), Felsefe Tarihi Dersleri, ev. M. Gkberk, stanbul 1943. s. 245. 25 Kr . bn Sina, es-Sifd, el-Medhal, Kahire 1952, s. 11. 26 Gilson (Etienne), Le Thomisme, Paris 1947, s. 130 vd.; Izmirli smail Hakk, Ibn Sina Felsefesi, Byk.. iinde, s. 13. 27 Bkz. Bahnam (G.P.) , Yentibi'u'l-Ma'rifet inde Ibn Sina, RAAD 33/1958, s. 227.

27

sebeplilik doktrini ve do u teorisi, bu iki konu etraf nda ekillenir. Her eyin tepesinde, salt varlk, gerek ve iyilik olan "V acibu'l-Vcud" vard r. O'ndan sudr eden bir fikir dnyas dr. Bu dnya g ve ba unllklar olmayan saf akllar serisidir. Bu saf ak llar, lk Var, lk'a do ru ynelmi olup onu taklit etmeye u ramaktadrlar. Onlarn altnda nefisler dnyas bulunur. Maddi ekillerin en stn eklini temsil eden bu gk varlklar, feleklerin cisimlerini ve onlar arac lyla yer unsurlarn]. ynetirler. Kendisinden bu varlklarn yayld Allah' , bn Sina, bu adyla

de il, felsefi ismiyle adland rr: B R, LK, VA C BU'L- V C U D,


LK

LLET,

LK

HAKIKAT vd. 28

bn Sina'ya gre, teorik ilim blm kapsar: Tabiat, Matematik, Metafizik. Tabiat n konusu hareket ve durma halinde bulunan varl klardr; bunlara kendi zlerinden gelen arazlar da eklenebilir. Matemati in konusu z itibariyle duyularla alglanan fakat maddesi olmayan bir niceliktir29 . Halbuki metafizik, z ve tanmna gre, maddeden ayr eyleri inceler. Bu ilimde varl n ilk sebepleri ve prensiplerin prensibi (Allah) de incelenir. bn Sina'nn bu tarifi hemen hemen ayn ekilde Aristo da vardr30 Metafizik veya lk Felsefe salt hikmet" tir . Ama onun konusu nedir? Acaba bu konu Allah midir? Bu ilmin konusu Allah deildir nk her dinin konusu, o filmde var kabul edilen bir eydir; halbuki Allah'n varl metafizik iinde bir konu gibi kabul edilemez; fakat onun iinde aranabilirm. Bu ara trma iki ynden incelenebilir: Birincisi O'nun varl asndan, ikincisi O'nun s fatlar asndan. Gerek olan u ki, Allah'n bir cismi yoktur, maddeden ve akledilir ekillerden aridir. Tabiatm konusu hareket ve durgunlu a tabi cisim, matematiin konusu da soyut llerdir; t pk Aristo'da oldu u zere 32 in konusu da, varlk olmas itibariyle varlk ve zaruri olarak metafiz onunla beraber olanlard r. yle ise varln trleri, arazlar , teklik ve okluu, g ve eylemi, ez'i ve kllili i, zarureti ve mmknl gibi eyler metafizi in konusunu olu tururlar 33 . Metafizik, konu olarak varl incelemesi, kesin anlamda varl ktan sz etmesi, varl k olmas itibariyle varlktan bahsetmesi sebebiyle ilabiyat'tr. Fakat o, hangi lde varl k olduklarn belirlemek iin, btn
28 De Vuax, Avicenne, s. 241. 29 ifa', Ilhiyat, C. 1, s. 4; Anawati, La Mataphysique, s. 289/13. 30 La Mataphysique, A, 2, 982 a, s. 12. 31 ifa', Ilahiyat, C. 1, s. 6. 32 La Mataphysique, T, 1, s. 171. 33 ifa', Ilahiyat, C. 1, s. 5; Uyan, s. 47; aynea bk. Chahine, a.g.e., s. 38.

28

varlklar' inceler. Varl k olmas itibariyle varlk, her eyde ortak varlk olarak kavranldna gre, btn varl klar bir ve ayn filmin konusu olur. bn Sina iin, felsefenin gayesi, insann yapmaya gc oldu u lde btn e yamn gere ini anlamaktir. Aristo'da benzer bir tari finde felsefeyi gere in bilgisi olarak tammlar 34 . Bir baka tarifde ise felsefe (hikmet) e yamn tasavvuru ve tan nmasyla insani nefsin olgunluuna erimesi, insann elindeki gler orannda pratik gereklerin do rulanmasdr35 . Metafizik, "Mi ba'd et-T ab a" veya "elIlm el-ilahi" tabiattan tamamen ayr olann ilmidir. Hayat her eyi kaplayan varln ne oldu unu bize gsteren ilimdir 36 . Metafizi in varlk olmas itibariyle varlk ilmi olduu dncesinden hareket eden bn Sina, varlk kavrammn derin bir analizini yapar ve konuya yle girer. Bunun iinde normal bir insann varlk konusundaki d ncelerini de alarak bunlar tenkid eder ve bu kavram n zne inmeye alir37 . 1 Varlk ilmi Olarak Metafizik ve Varl k: bn Sina iin Varlk, varlk ad ndan baka bir eyle aklanamaz; nk o, her a klamann ilk prensibidir. O halde aklanamaz, belki onun ekli nefiste meydana gelir 38 . Varlkla "bir (vahid)" aras ndaki ilikileri belirliyerek varl aklamak isteyen bn Sina, bunu da yeterli grmeyerek bu kere "varl k" la mahiyet aras ndaki ayrl ortaya koyarak varl aklamak ister 39 . Ona gre varlk, mahiyeti olan eyler iin bir arazd r, yani bu eyler varlklarn sonradan kazanmlardr. Varln tammnda onu meydana getiren nitelikler daima d arda tutulur. Fakat z, varl ktan ayr ise bu takdirde zn varl nasl aklanr? z, salt yokluk de ildir; kar t olan varolu a kar koyma anlamnda fakat d taki imkinnda varl alncaya kadar onun yokulu u vardr40 . Onun iin zn varl ve yokluu konusunda kesin izgilerle aklama yap lamaz.
34 La Mtaphysique, x, 1, 993 b, s. 108. 35 Bkz. Uyan, s. 16; Gardet, Pense, s. 30; Atay, (Hseyin), slam Felsefesinin Douuna Dair, .F. der., C. XIV, Ankara 1967, s. 185 vd.. 36 if', ilahiyat, C. 2, s. 287. 37 Bkz. rt, Ma ba'd et-Tabia, Kahire 1948, s. 17; Goichon, Livre, s. 351; Bedevi (Abdurrahman), Histoire de la Philosophie en Islam, Paris 1972, s. 616. 38 Necat, Ilahiyat, s. 200; Chahine, Ontologie, s. 41. 39 Kr. Bedevi, Histoire, s. 616. 40 Bkz. Necat, Ilahiyat, s. 213; Goichon, Distinction, s. 141.

29

bn Sina'da kendisiyle ilk anda kavranan, her eyde ortak olan varlktr41 . Esasen o, varlk adndan ba ka bir adla yorumlanamaz, nk her yorumun ilk ilkesidir, biz onu a klayamayz; fakat kavram zihinde arac sz olarak vard r. O, cevher ve arazlara blnebilir 42. Akl hissi verilerle ykselerek bir soyuttan bir ba ka soyuta kabildii kadar ksn, yine de varl n karsnda bulunur; i te bunun iin o, her trl yorumun ilk kaidesidir. bn Sina'ya gre, herhangi bir eye bir kalite vermek, onun, yani sjenin ifade etti i mana ile bu kalitenin ayn olmas demek de ildir, mesela insan iki ayakhdr dernekle insan kavramnn iki ayakl kavramyla ayn oldu u demek de ildir. Aksine insan iki ayakhd r ve iki sfat da tar demektir. gen bir kavramd r, bu kavrama ekil vasf veririlirse yani eklin genin yklemi olmas halinde genin tabiat ile eklin tabiat ayn olmaz43 . Zata benzemeyen her s fat, ya zat meydana getiren kurucu bir s fattr veya zat n zorunlu sonucu olan bir zelliktir, veyahutta bir arazdr44 . Birincisi tarife yarayan s fattr, onsuz e yann bilinmesi imkanszdr; yani bu e yamn kavramn meydana getiren zelliktir. Bu, gene gre, ekildir; insana gre de bedendir. kincisi ondan bir para olmaks zn zata refakat eden zelliktir 45 , genin i a lan toplam 180 dir, gibi. ncs, araz olarak, genlik, ihtiyarl k gibi zelliktir. Zatla zorunlu sfat aras nda, btnle paralar arasndaki fark vardr. Bir ey birok kurucu ve zorunlu s fatlara sahip olabilir. O oldu u eydir; fakat bir tek s fat de ildir; ama bu s fatlarn toplamdr. Bylece insan, canhl itibariyle, sadece hayvan oldu u iin insan de il, fakat konu an hayvan oldu u iin insand r46 . nsan kavram insann zatn meydana getiren btn nitelikleri kapsar. O halde insan n tarifi cins ve farklar vas tasyla belirlenebilen nitelikleri gstermelidir. Ancak mrekkep eyler tanmlanabilir, basit olanlar de il; nk basitlerin tam olmayan bir tarifleri vard r. Allah mutlak olarak basit olduundan tarifi yap lamaz. Sadece O'nu di erlerinden ay ran tasviri yaplr. E er "V a cib u'l- V cu d"un tarifi yoksa O'nun hi bir cinsi,
41 Aym eser, s. 3; . if', IUhiyat, C. 2, s. 291; Necat, ilhiyat, s. 199 vd.. 42 Aym eser, s. 200; ayrca, bkz. Gilson, Avicenne et le Point de Wpart de Duns Scot, ADMA, iinde, 1926/8, s. 110 vd. 43 Irdt, s. 5. 44 Ayn eser, s. 7-9; Bedevi, a.g.e., s. 616. 45 stirt, Tabiat, s. 7. 46 Necat, Mantk, s. 10.

30

fash ve birle ii olmad iindir47 . Allah hi bir tarife girmez., nk tarifler zat meydana getiren zelliklerle yap lr, yoksa varl verenlerle deildir. Allah varln meydana gelmesine sebep olandr; yle ise tarife girmez. Bu adan zatn (zn) artlar varoluun artlanyla ayn deildir. bn Sina'ya gre, tarif ancak sentezle kazan labilir. E er felsefeciler bir eyin tarifini ar yorlarsa, o eyin znden ayr ak bir dnce sahibi olmak istiyorlard r48 . Mevcut olmayann gerek bir tarifi yoktur. Ayr m ve tasvir z temsil iin yeterli de illerdir. Dikkat edilirse bn Sina nominal tarifi kabul etmektedir. Bylece tan m bize e yan'''. zat n] (zn) tam temsil eden bir d nce vermektedir. Mmkn kavramlara kar lk olan e yann varl sadece mmkndr49 . Bunun iin, bn Sina'ya gre, tarifi, tammlanamn varln asla ihtiva etmez. Onun iin gen tarif edilebilir, ayn zamanda varlndan phe edilebilir 50 . Bunun iin varlk, zatn kendisini meydana getiren elamanlardan biri de ildir; sadece zorunlu bir niteli idir. Yani zorunlu bir arazdr. Gilson, bn Sina'nn bu ekildeki dncesini hatal bulnaktadr51 . Ancak biz, bn Sina'nn bu ekildeki d ncelerinden hareketle onun "zat ve vcud" aras ndaki ayrl belirleyen dncelerine ve sistemine girmek istiyoruz. Dilbilgisi kurallarma gre, "Zat" zu'nun di isidir ve sahip olan demektir. Filozoflarda bu kelime "o" mns n alr, yani ki i, zaman zaman bu kelime "nefs" ve "ayn" ile anlamda olarak kullanlmtr: bi'z-zat, bi nefsihi, bi aynihi gibi. Felsefe lisan n en ok kullanlan "bi zatihi" dir. Bu kelime o unlukla, V a cibu'l-Veud'un varl ndan sz edilirken kullanlmtr. Szgelimi bn Sina yle der: "V a cib bi zatihi" ve "mmkn bi z atihi" 52. Viicud ise "ve ce de" kknden gelmektedir; bulmak, zengin olmak man'alanna gelmektedir 53 . bn Sina felsefesinde kii (zat) kelimesini ifade eden on anlamda kelime vardr: Bunlar, zat, ey'iyye, mahiyet, hakikat, suret, ayn, hviyet, enniye, t ab' ve t abiat'd r54. Ona gre, bir eyin "zat"1, niteliklerin47 if', ilhiyat, C. 2, s. 348. 48 Necat, s. 124. 49 Saliha, Etude, s. 82. 50 Iareti, s. 140. 51 L're et l'Essence, Paris 1972, s. 69. 52 Necat, ilhiyat, s. 273; if', Ilahiyat, ss. 355, 373, 376, vd.. 53 Bkz. Atay, Frtibi ve bn Sina'da Yaratma, Ankara 1974, s. 81. 54 Goichon, Distinction, s. 48.

31

den birinin sebebi olabilir, fakat bu, eyin varl zat yznden ortaya km deildir; nk her sebep varolmadan nce varl kta sonucundan nce gelir. Zat sadece basit bir varolma imkan n ihtiva eder. Varl kta olma halinin sebebini zat n dnda aramak gerekir. Bir eyin varl, znde bu eyin prensibine sahip de ildir. Bu eyin prensibi znn. dndadr. Aristo'daki z ve varl n mantki ayrl, bn Sina'da ontolojik karakter al r. z ve varl k ayrm bn Sina'dan nce Farabi'de de vard r. Zat (z) varl k deildir ve onun anlay iinde kabul edilemez. bn Sina bunu yle aklar: E er insann zat varln kapsasayd zatnn kavram varlnn da kavram olacakt . E er insann varl, onun bedeni ve hayvan tabiatyla benzeiyor veya uyu uyorsa bu, insann kendi tabiatn bilmesi ve ondan phe etmemesi sebebiyledir. Biz ancak do ru ve tam bir idrak elde edinceye kadar e yadan phe ederiz. Bylece varln ge ekle tirici bir nitelii olmad ortaya kmaktadr, o, sadece katkn bir arazdr. Bu aklamalarn hepsi ontolojik dzen iinde olu an de erlendirmelerdir; nk varl z olmayan ve znn kendisini meydana getiren bir eleman olmayan her ey, varl znden ayr olmayan bir varl a dayanmaktad r55 . Varln sebepleri, zn sebeplerinin ayn s deildir. Insan kavram = d dnyada ve d ncede varolmas olay, insann znden (zatndan) tamamen mstakil bir haldir; nk e er varolu , veya vcud z meydana getiren bir zellik olsayd insan aklda varolamazd . stelik zn d varlndan phe etmemiz, varln zn kurucu bir sfat olmadn ortaya koymaktad r. Z at ve v c u d'un ayrl konusunda gr lerini ksaca belirttiimiz bn Sina, varln nefsin sezgisiyle kavranlabilece ine inanr. D ardan bir duyum olmaks zn ve dnmeksizin nefs ne oldu unu bilebilir ve varlnn uuruna varabilir. Bunun iin "uan adam" misalini verir56 : "Ba ndan itibaren znn grn ve akl ynnden tam ve sa lam yaratldn dnsen; bedenin organ ve ekil ynnden tam olsun; paralar grnmemi ve organlar hi bir yere dokunmam fakat ayr ayr olsun ve havada, bolukta bir anda as l dursun? Sen onu varlndan baka her eyden habersiz bulursun" 57 . Bylece bn
55 etrt, Ilhiyat, s. 32 vd.. ayrca bk. Keklik (Nihat), Sadreddin Konevrnin Felsefesinde Allah-Kinat ve Insan, stanbul 1967, s. 117. 56 Kitabu'n-Nefs (De Anima), F. Rahman yay. Oxford 1959, ss. 16, 255. 57 idriit, Tabiat, s. 306

32

Sina, dikkatli bir insan n kendi varlnn farknda olaca n, hatta uyuyann uykusunda, sarho un sarho luluunda, zihninde kendi varlnn farknda olmasa bile, kendinden (varl ndan) uzakla mayaca n bildirmek ister. ifa'da okudu umuz "uan adam" misali, i arat'da yeniden ele alnarak varl k onunla aklanmaktadr. Bu uan adam mislinde kavranan, varolan bir cevherdir. yle ise bn Sina'da ilk prensip olan ey, hissi deney de il, fakat sezgiyle gerekle en bir kavray tr. Uan adamdan u sonu kartlabilir: nsan organs z olarak bulunabilir, bununla birlikte, varlnn. uurundadr. Organlardan soyutlanm olarak devam eden ve varl n srdren bir cevher vard r58 . Uan adam'da varolu diincesi59 , zihnin kendi z nesnesi kar sndaki bir sezgisi eklinde ortaya kmaktad r. Seyhu'r-Reis'in d ncelerinde varlk, ba ka bir eyin araclna ihtiya olmaks z n bizzat kendisiyle nefiste ekillenmektedir. Her eyin kendisiyle o oldu u bir tabiat vardr ve varl k yoklu a oranla daha iyi bilinir; nk yokluk varlkla bilinmektedir? bn Sina'nn bu dncesi yannda F. Razi, var ile yok aras nda bir vas ta kabul etmez 60 , bn Sina'da olmakla var olmak aras nda bir ayrm grmez, yokluk da pozitif bir aklamann objesi olamaz. Ayn zamanda yokluk varla geemez; e er geseydi onunla ona benzeyen aras nda bir ayrlk olurdu, onun yerinde bir ba kas bulunurdu. E er bu bir ba kas ona benziyorsa da o de ildir; nk o, var olan ve kaybolan de ildir, yokluk halinde o kendisi de ildi. Var olmayan yeniden var olsayd o, daha nce kendileriyle beraber oldu u zellillerle bu yeni olan meydana getirmi olacakt ; bu zellikler aras nda onun zaman da vard r. Onun zaman nn varla dnd sylenemez; nk var olmayan geri dnmeyecektir. Zira geri dnen (mu'ad) ikinci bir zamanda bulunan demektir 61 . E er varlk ge ek ise bu onun devaml olduunu ifade eder ve o, kendiyle var (kayym) ise bu da kendini tan yor biliyor demektir. bn Sina'ya gre, duyularla alg lanan nesnelere anlamlar olan bir ad verilir; sz gelimi insan ad , bu ad Zeyd'e veya Amr'a bir mana ile uygulanabilir. Bu mana da, bunlardan biri e er duyularla alglanyorsa
58 Aguiler (E. Galindo), L'Homme Volant d'Avicenne et le Cogito de Deseartes, IBLA, iinde, 1958, s. 83; Saliha, 1 arihu Felsefe, 1973, s. 222. 59 Bkz. lken, Felsefe Dersleri, Ankara 1972, s. 114. 60 Muhassal, ev. H. Atay, Ankara 1978, s. 65 61 ifit', il'ahiyat, Tahran bas. s. 291 vd.

33

ya o'dur (yani o anlamd r) veya de ildir. E er duyularmzla alglanmyorsa, bu duyularla alg lanabilir (mahsus) de ildir; bu hal artcdr. E er duyularla alglanabilir ise bu takdirde phesiz bir durumu (vaz' ), bir yeri ve belirli bir ls vard r. E er byle de ilse, kavranmaya ve dnmeye elverili olmayan ey, nasl belirli bir nesne olabilir? nk duyularla alglanan ve d nlen her nesne, bu hallerden biriyle zelleir; e er byle ise "duyularla alg lanan (mahsus)", bu halde olmayan bir eye uygun gelmez. nk bu halde bir ok farkl varl klara bu ad sylenemez: demek ki bir gere i (cevheri) olmas veya kiilerin okluunun bir fark olmayan cevheri olmas itibariyle insan hissedilir fakat akledilirdir. Bu btn klliler iin de ayn dr 62 . Varlklar e itli zatlara sahiptirler, biri insan, biri at, bir di eri tatr veya aatr. Bunlardan hi biri kendiliklerinden var de ildir. yle ise onlarn zatlar, varlklar iinde de ildir; varlklar d ardan verilmektedir63 . Halbuki gerek varl k, balangc olmakszn varln hi kimseden almaz; onun varl kendindendir; fakat zat nn bir paras da de ildir. yle ise zat ayn zamanda varldr. Bu tr bir varl k, varl zat olan "V acib (Zorunlu)" varl ktr. Halbuki varlklarn ondan almakla kendilerine d ardan bir varlk alan olabilirlerin (mmknlerin) oklu u, benzetme yoluyla varl klar olarak adlandrlr; fakat bu, asla onun sahip oldu u varlk deildir. Mmknn varlnn kendinden olmamas, z ve varl k arasnda ayrlk bulunduunu varsayd rr. Frabi ve bn Sina'nn dnce sistemleri bu d nceden kaynaklanmaktadr. Biraz de iik bir ekilde, bn Sina'dan sonra M. b. Meymun'da ortaya kacak olan bu ayrlk, bn Sina felsefesinin ana problemidir. Bylece bn Sina dncesinde, yarat lm varlklarda "z at ve v c u d" ayrl ortaya kmaktadr. Goichon byle bir d nceden tr Yar at c 'mn varl ile yaratklarn varlnn benze mesinin ortaya ktn ileri srer 64. Gerekten bn Sina'ya gre, varl k dierleri gibi bir nitelik de ildir. Bu konuda onun gr leri yledir: bir eyin mahiyetinin onun niteliklerinden bir niteli in sebebi olmas ve bir hassann zel farkll gibi bu nitelie ait bir niteli in de bir baka niteliin sebebi olmas mmkndr65 . arma glmenin sebebi oldu u gibi, bir araz da ba ka bir al-anl sebebi olabilir. Bununla birlikte, varl k olan bir nitelik, varlk olmayan bir mahiyet sebebiyle veya bir ba ka nitelik
62

/Orta,

M ba'd et-Tabla, s. 18 vd.

63 Bk. Goichon, L'Unite, s. 295. 64 Kr. a.g.e., s. 295. 65

/Orta,

ma ba'd et-Tabia, s. 55.

34

sebebiyle varlk kurallarna uygun olarak sadece e yaya ait olamaz; nk sebep varlkta ncedir, fakat hi bir ey varhktan nce var deildir66. Burada varlkla dier nitelikler aras ndaki fark udur: dier nitelikler mahiyet sebebiyle vard r ve mahiyet de varl k sebebiyle vardr. Bylece bn Sina varlk niteliini ayrmaktadr; bu niteli in ortaya k mailiyenen trdr. Ondan etkinin gelebilmesi iin, mahiyetin varolmas gerekir; fakat mahiyet, varl k nitelii e yada var olmadan yoktur. Bu yzden, varlk nitelii, mahiyetin di er nitelikleri sebebiyle var de ildir; nk bu takdirde mahiyet ve varl k (vcud) niteli i, varolmadan nce varolurlar ki, bu imkns zdr67 . Bu konuda, bn Sina metafizi ine hkim olan iki ayr kutup grlr: a) Varolu cu bir teklikcilik ve b) vacib-mmkn aras ndaki ayrlk. bn Sina'ya gre varlk, zorunlu (vacib) ve olabilir (mmkn) den daha geneldir. Varlk ynnden varlk incelenirse onu "vacib" ve "mmkn" diye arrmanuz gerekmez. Ona gre mantiki bir ekilde bir varolma hali (hlu'l-vcud) vard r. Bylece varolu mantiki bir erevede ele alnmaktadr. Mmkn varlikta, z (zat) varl ktan ayrdr; nk o, varl bakasndan almaktadr. Fakat "mmkn"n z varl , elE vvel'in kendisi hakknda sahip olduu dncede bulunan baza sahiptir ve o, varl n yoktan (ex nihilo) de il, fakat zorunlu bir ekilde gelien doutan (sudirdan) alr68 . bn Sina'nn, Aristo'nun Teoloji'sinden ald bu varolu tekcilii, bir'den oklu a geite yenieflatuncu a klamalarn izlerini tar. bn Sina daima vacible mmkn birbirinden ay rmak iste ini tar. te onun btn metafizik analizinin kayna nda bu ikili aklamalar bulunur. bn Sina'ya gre, her eyin bir gere i (hakikati) vard r. Bu da onun "mahiyy e ti"dir. Ayn ekilde, her eyin kendine zg gere i onun varlndan ayrdr. E er bir eyin gere i, soyutlanm olarak veya nefiste veyahutta bu ikisini kapsam na alan mutlak bir durumda vard r denilirse burada "elde edilmi ve anla lm bir anlam" vard r. Fakat eer bu eyin gere i unun gere idir denilirse bu, bir "gereksiz tekrar" olur. E er bu eyin gere i bir eydir, denilirse, bu gene bilinmeyeni aklamayan bir do rulama olur? Bunun gere i varolan bir gerektir,
66 Ayn eser, s. 56. 67 Ayn eser, s. 56. 68 Rkz. Gardet, En l'Honneur du Millenaire d'Avicenne, Revue Thomiste, iinde, Paris 1951, s. 336.

35

demek de az yarar Sa lar. Fakat e er "A nin gere i bir eydir, ve B nin gere i baka bir eydir" denilirse, bu ifade do rudur; nk insan nefsinde onun ilk eyden farkl , zel bir ba ka ey olduunu anlar. Bu, tpk "A nn gere i bir gerektir ve B nin gere i de bir baka gerektir" gibidir. Bu dolaysyla syleyi (idmar) ve birle tirme (iktiran) dnda hi bir sonu bulunamaz 69 . Bylece varlk kavram , bn Sina sisteminin temelini olu turur. bn Sina iin varl k sz, baka bir szn iine giremiyecek kadar geni mn tar70 . Varln birlii konusunda yapt aklamalarla, o, " ak lst birlik" ile s ay s al birlik"i birbirine kartrmaz esasen o metafizikle matemati i ayrr. ancak, "bir"in ok ba ka bir anlamda metafizi in konusu olduunu kabul eder. Ilimler sruflamas nda da matemati i, metafizikle tabiat n arasna kor; nk matematik mutlak olarak maddeden ayr olmayan fakat soyut olan varl klarla ilgilenir71 . Dncesinde, varl , ya d dnyada (yan'da) veya zihinde (fil-enfs) yahut da mutlak varl k olarak e ayran bn Sina, bu konuda insan "ben"ini ba lang noktas olarak ele alr. Descartes "b en"e d nce arac lyla, Kierkegard gnah endi esiyle72, Heidegger lm korkusuyla 73 ularken bn Sina vastasz olarak ulamaktadr74 . Atay, . Mehdevi'nin bn Sina'mn varl k hakkndaki, zellikle "eniyye" (ruh) konusundaki gr leri ile J.P. Sartre' n grleri aras nda benzerlik buldu unu kaydetmektedir. Bat dnce dnyas na bir hayli etki yapm olan " eyhu'r-Reis"in d ncelerinin dolayl da olsa a m z filozoflarna tesir etmi olmas tabii karlanmaldr; en azndan bir benzerlik olmas normaldir75 . bn Sina'nn varlk konusundaki dncelerini, Atay en ince ayr ntlarna kadar, terminolojisiyle birlikte a klamtr76 . Bu sebeple biz bu konuyu tekrarlamak istemiyoruz, okuyucuyu ad geen makaleye

gndermekle yetiniyoruz.
69 ifd', lhiyat, C. 1, s. 32. 70 Mubahasdt, Aristo ndel-Arab, iinde, s. 160; ayr ca bk. Atay, bn Sina'ntt Varlktl t, basllyor, s. 2 vd. 71 Goichon, Distinction, s. 10. 72 Kr. Akarsu (Bedia), ada Felsefe, stanbul 1979, s. 115. 73 Kr . ayn eser, ss. 127, 128 vd. 74 Atay, bn Sina'da Varldtetlk, s. 27. 75 Kr . Atay, ayn mak. s. 25; J.P. Sartre, L'tre et le isleant, Paris 1943, s. 16 vd, 76 Atay, ad geen. mak

36

Metafiziin Blmleri:

bn Sina metafizii blmlere ayrmaktadr. Bu ayrm77 pek tabii olarak ilgilenilen konular itibariyle olmaktad r. Zorunlu olarak blnen bu filmin paralarndan birisi, en stn sebepleri ( es 13 bu'l-kus v a) inceler78 ; bu sebepler, varl asndan nedenli (mal al) her varl n sebebidir. kincisi, yalnz " n t ek em n ; m" ve "mt e h ar ri k " olmas itibariyle de il, nedenli (malul) olmas itibariyle, nedenli her varl n kendisinden yay ld lk Sebeb'i inceleyen blmdr. Hareket ve nicelik ynnden inceleme yap lsayd bu fizik ve matemati in konusuna girer, metafiziin alanndan kard ; bunun iin sadece illetli olmas ve ilk sebepten bu ekilde yaylm olmalar itibariyle bu blmde incelenirler. Di er bir blm de, varolan n (mevcud) arazlarmdan sz eden blmdr; yani varl n teklii, oklu u, hareket, g, ncelik ve sonral k gibi hallerini inceleyen blmdr, Bir di er blm ise, czi ilimlerin prensiplerini (mebadiu'l-ulmi'l-eziyye) ele almaktad r. Bu prensipler, ya konu ve blmlerinin kavranlmas gibi mefhumidirler veya konu vardr gibi hiikrnidirler79 .
Metafizi in yerinin neresi oldu u konusunda bir soruya bn Sina, bu yerin tabiat ve matematikten sonra oldu unu syler. O, fizikten sonradr; nk metafizikte kabul edilmi pek ok problem tabiatta incelenip akla kavuturulmutur. Bunlar olu (kevn), bozulu (fesad), dei me, yer, zaman, her hareketin bir hareket ettiriciye ba ll ve btn hareket edenler "Muhariku'l-Evvel"e karlar, gibi sorunlardr. Metafizik matematikten sonra renilmelidir; nk metafizi in en yksek amac (el-garaz el-aksa), Yarat c Hakim'in (ma'rifett tedbiri'l-Bari), meleklerin ve sunflarnun, tabakalar nn, feleklerin dzenlerindeki tertibin bilgisidir. Ona ancak astronomi, astronomiye de ancak aritmetik ve geometri ile eri ilebilir 80 .
77 Metafiziin be blm vardr: 1- Genel manalar n bilgisinin nazar , hviyye, vandet, kesret, vifak, hilaf, tezad, kuvve, flil ,illet ve malul gibi. 2- Mebdelerin as llan konusunda nazar, tabiat ve matematik gibi. " 3- lk Gerek'in isbat ve bilgisi ve di er hususlar hakknda nazar. 4- lk ruhani cevherlerin isbat konusunda nazar. 5- Semavi ve arzi cisimlerin cevherlerini bilme konusunda nazar (d nme). Onun ikinci derecedeki konular vahyin ini i, mel ve dierleridir (Bkz. s. 237-238). 78 Kr. Aristo, La M&aphysique, A, 2, 983 a, s. 19; ifd, Ilahiyat, C. 1, s. 8. 79 Aym eser, ss. 14-15. 80 ifir, Ilhiyat, C. 1, s. 19.

37

Matematik ve fizi in yannda, musiki, matemati in kk blmleri, ahlak, politika ve di er baz bilgiler, metafizik iin zorunlu de ilseler de, yararl ilimlerdir81 . bn Sina iin, e er prensiple , ilmi, amacna uygun ola ak, bir do rulua gtryorsa prensip olarak kabul edilebilirler. Metafizikteki prensipler de onun amacna uygun olarak d nceyi varla ulatrrlar. Bu adan fizik ve matematik metafizi e yardmc ilimlerdir ve prensipleriyle ona hizmet ederler 82 . 'bn Sina'ya gre, metafizikte "Mebde'l-Evvel"in isbat yaplr. Burada takip edilen metod, endksiyon yolu olmay p bir baka yoldur. Endksiyon yolunda hissi nesnelerden hareket edilirken, bu yolda zaruri olarak varolanlar n prensibini zaruri ola ak kendinde bulunduran ve bu prensibe de i en ve o alan olmay imkansz klan Allah' sbatlayan klli ncifiler kullan lr. Bu ncllerle Allah' n her eyin prensibi (mebde') oldu u ve her eyin bir dzene gre zorunlu olarak O'ndan geldii akli olarak gsterilir 83 . Bu tr d ncelerden hareket eden bn Sina iin, metafizik, nedenli varlk olmas itibariyle "malul mevcud"un sebeplerini, varl n arazcz'i ilimlerin prensiplerini inceleyen bir ilimdir. Bu disiplin iinde incelenen varln istenilen ey olmas sebebiyle "matlub" bir ilimdir ve "ilk felsefe (F els efet'l- Ula) olarak adland rlr84 . Daha nce de belirtildii gibi, bu ilim ayn zamanda "hikm e t"tir; bu hikmet en soylu, en stn bilginin konusunun en stn ilmidir. limlerin en stndr; yani yakn bilinenlerin en stn olan Allah' n ve O'ndan sonra gelen sebeplerin ilmidir. O ayn zaman da kllinin bilgisidir 85 . Allah'n bilgisi olduu iin "lmu'l-ilahi" diye de adlandirhr86 . Bir ba ka ifade ile maddeden ayr olan varhklarm ilmidir. E er bu ilimde maddeden nce olan varlklar da inceleniyorsa bu, onlar n varolu ynnden maddeye ihtiyalar olmadklar iindir 87 . bn Sina'ya gre, metafizi in dialektik ,sofizm ve dier baz filmlerle ortak ynleri bulunabilir 88 .
81 Ayn eser. s. 19. 82 Ayn eser, s. 20. 83 if', Ilahiyat, C. 1, s. 21. 84 Ayn eser, s. 15. 85 Ayn eser, s. 16; Eermu'l-Ulviyye, Tis'u Resil, iinde, M sr 1907, s. 41. 86 Necat, Ilhiyat, s. 198; ifd', Ilhiyat, C. 1, s. 8; bn Haldun bunlar reddederek "nakl"e uyulmas gerektiini syler (Kr . Mukaddime, ev. Z.K. Ugan, 2. bas. stanbul 1970, s. 605). 87 if', Ilhiyat, C. 1, s. 15. 88 Aym eser, s. 16.

38

3Metafizik Niin Tabiattan nce Ve Sonrad r? Metafizie "M ba'd et-Tabia" (Z.,1211 denilmesinin sebeplerini bn Sina yler aklar: Tabiat, hareket ve skunun ba langc veya prensibi olan g de ildir; fakat maddeden meydana gelmi eyann tm, bu e yadaki kuvvet, g ve arazlard r89 . Tabiat sahip oldu u zellik ve arazlaryla hissi cisimdir. M ba'd et-Tabia'n n manas bize gredir. Varl grd mz, onu dndmz ve hallerini bildiimiz andan itibaren bu tabii varl 90 m ahede ediyoruz. Metafizi in konusunu meydana getiren varl klar, m ahede etti imiz bu tabii varlklarn tesinde oldu u iin, o, "tabiattan sonra"d r. Ona "Ma kabl et-Tabia" denilmesine gelince, genel olarak bu ilimde incelenen varl klar, z itibariyle, tabiattan nce olduklar iin bu ad verilmektedir91 . Bu filmin faydalarn belirtirken, fayda nedir ve trleri nelerdir gibi konularda a klama yapan bn Sina, bu yararm, cz'i ilimlerin prensipleriyle ilgili gereklik oldu unu ifade eder. Prensip olmasalar bile, zel ilimlerde ortak olan e yann mahiyetini ortaya karmak da bu ilmin faydalar arasndadr. yle ise metafiziin faydas, efin yardmcsna, hizmet edilenin hizmet edene yapt yarardr; nk bu filmin di er ilimlerle ilikisi, kendindeki varlklarn dier ilimlerdeki varlklarla orants eklindedir ve bu eyann varolu prensibidir92 . 4 Metafiziin Konusu Nedir? bn Sina dncesinde "na z art hikmet"in bir blm olan metafiziin93 konusu dorudan doruya Allah de ildir. Ancak O, metafizikte aranmaktad r94 . E er bu dnce kabl edilmeyecek olursa ya Allah'n varlnn, bu ilimin iinde oldu u ve bir ba kasnda da arand kabul edilecek veya bu ilimde oldu u ve dier bir bakasnda aranmad kabul edilecektir 95 . Her iki varsaym da yanltr; nk birincide O, yani Allah' n varl, bir baka ilimde aramlamaz; zira di er ilimler ya ahlakt r, ya poli89 Kr . Risale fi'l-Hudd, Tis'u Resil, iinde, Msr 1908, s. 86. 90 Eyanm ontolojik dzeni, bn Sina ifadesiyle, yledir: 1 Kategoriler, 2 Muhey -yelt ve mevhumat, 3 Mahsust. Bizden ykseli aksinedir; yani 3, 2, 1 dir. 91 ilhiyat, C. 1, ss. 21-22. 92 Ayni eser, s. 18. 93 bn Sina iin, metafizi in konulan e itlilik gsterir (Bkz. 94 ifir, Ilahiyat, C. 1, s. 6. 95 Ayn eser, s. 7.

39

tika, ya fizik96 veya matematik veyahutta mant ktr. Bu blmenin dnda felsefi ilimlerde bir ba ka ilim yoktur. Byle olunca Allah' n varl bunlardan birinde aranamaz ve onlara yerle tirilemez. Esasen bu mmkn de de ildir; yani ilimlerde aranan ey, Allah'n varlnn delili olamaz. Bir ilimin zne veya varl na gre onun konusunu meydana getiren ey, bu ilimde aranamaz; ve btn varolanlar n prensibi olan, byle zel bir ilimde incelenemez. Ikincisinde, hi bir filmde aranamayacak olann bir baka ilimde aranmam olmas da mmkn deildir. Bu ya kendili inden (bizatihi) a k olacak veya onu delillerle gstermekten (bi'n-nazar) mid kesilecektir (me'yusan),. imdi O, kendiliinden ortada de ildir ve O'nu delillendirmekten de midsiz de iliz. Gerekten delille gsterilebilir, kald ki kendini gstermekten mid kestiimiz bir eyin varln nasl kabul edebiliriz 97 ? Geriye O'nun ancak bu ilimde (Ilahiyat) aranabilece i kalr. Daha nce de grld gibi, bn Sina "el-Felsefetl-Ulr ad n verdii metafizi inin hangi blm iinde oldu unu aratrmakla ie balar. Buradan hareketle felsefi ilimleri teorik ve ilmi olarak ikiye ay rr. Bu adan metafizik "hikmet" ad n alr. Metafizik nosyonlar sz konusu olunca onlardan "ma ni'l- hik miyy e" olarak bahseder 98 . bn Sina'ya gre, varl klar iki e ittir: 1- Onlar n varlklar' istek ve eylemimize ba l deildir; bu teorik ilini (hikmet'n-nazariyye)'in konusudur. 2- Onlarn varlklar' bizim iste imize baldr ve pratik ilmin konusudur. Teorik felsefe fiilde bulunmayan bir gere in, pratik felsefe ise fil de olan bir gere in bilgisidir99 . 1VIetafizik, bilinen en soylularn en soylu ilmidir. O, en gerek ve en ak olandr. Her eyin ilk sebeplerinin ilmidir (J5i J1 yh ?11)100 . O halde bn Sina'ya gre, metafizi in ana karakteri vard r: En soylu, en gerek ve en a k. limlerin en stn (efdali) metafiziktir; nk o, doru ve gerektir, sz gtr nez bir ilimdir. Di er ilimlerde, daha stn ilinderden alnm nermelere ba vurma zorunlulu u olduu halde metafizikte bu gelenek geerli de ildir, ihtiya yoktur; stelik di er ilimlerin konular metafizikle uraanlar tarafndan onlara aktar lmaktadr.
96 Allah'n varl fizikte aranamazsa bile, mademki O, "el-Muharriku'l-Evvel" dir, o halde hareket a sndan varl sylenebilir. nk fizi in konusu harekete maruz kalan cisimdir. 97 ifa', ilhiyat, C. 1, ss. 6-7 vd.; ayr ca bkz. Saliba, Tarihu Felsefeti'l- Arabiyye, Beyrut 1973, s. 217 vdd. 98 ifa', ilfihiyat, C. 1, s. 3. 99 Ayn eser, s. 4; ayr ca bkz. Abduh el-Hulu, bn Sina, Beyrut 1974, s. 13. 100 Ayn eser, s. 5.

40

Onun konusu da stndr; nk onun iinde Allah ve s fatlar tannmakta, O'na yakn melekler, peygamberler ve kitaplar incelenmektedir. Bilinmektedir ki, en stn ilmin stnl , onun konusunun en stn olmasndan, delillerinin do ru ve gerekli inden ve onun sonucundan, amacmdan ve meyvelerinden kaynaklan rlol. Metafiziin konusu, her eyde ortak ve varl k olmas itibariyle 9>.)11 9m). nk onun konusu mahiyete varlktr sahip btn varolanlar kucaklayan genel bir konudur. Bu filmin ara trma alan , artsz varolmas itibariyle varlkla beraber bulunan eylerdirlo. Bunlar varl k iin, z, nicelik ve nitelik gibi baz eylerdir; ancak bunlar mahiyete zihinde gelen eylerdir; halbuki varl k, mahiyeti ile herhangi bir eye ba l de ildir; onun zihinde bir ekli yokturlo. Bylece bn Sina metafizi in konusuna balarken e ya ve varlktan hareket etmektedir; bunlar ilk kavramlard r. Varlk (vcud) szne lyk olan varln zat oldu unu ve daha sonra onun arazlarm n olacan kaydeden bn Sina, bu d ncesiyle ortaa filozoflarm n pek ouna zellikle Duns Scot'a tesir etmi tir 104 . bn Sina metafizi in konusunu belirlemek iin, bu ilime ba l olan bir konuyu incelemekle i e ba lar. Henz Allah' n var olup olmadn bilinmiyor. Gerekte bu bilgi, ne do utan ve ne de kendili inden ak bir bilgidir, ne de kazan lmasndan mid kesilecek bilgidir os. Konu, tanmak iin Allah'n varln gstermektir. Byle olunca bn R d'n dediklerinin aksine fiziki bu konuda bir delil ileri sremez. yle ise metafizikci bunu sbatlayacaktr. Ancak burada bir tezat ortaya kmaktadr, yani, bir konu kendini zel bir alana yerle tirmekle ykml olsa bile, bir ilim iin konu olarak verilemez, o halde Allah' metafiziin konusu olarak ayrmak eli kilidir. Varlk d ncesi konusunda da ayndr. Varl n bir tr olmayp deneyst (transandantal) olduu akca bilinmektedir. O halde ona, bu trde s ralanan her eyde bulunabilecek bir z (zat) verilemez. Bu husus ne varl k iin, ne de semavi trler iin geerli de ildir. yle ise varolan eylerden her biri bu trler ad altnda sralanr. Her ne kadar trnn bir zat yoksa da her eyin bir zat vardrms.
101 Ayn eser, s. 6. 102 Ayn eser, s. 13; ayrca bkz. Avicenna e Avicertnismo, Encielopedia Filozofica, iinde, Firenze 1967. 103 Bkz , s. 13 vd. 104 Bkz. Gilson, Avicenne et le Point, s. 110. 105 ifir', Ilahiyat, C. 1, s. 6 vd. 106 Bkz. Gilson, Avicenne et le Point, s. 96.

41

Allah'n varl nn aratrlmas iki adan gerekle tirilebilir: O'nun varl ynnden ve niteli i ynnden. E er O'nun varl nn aratrlmas , bu filimde yap lyorsa O'nun bu ilimin konusu olmas imkns zdr; nk metafizik bu konunun varl n belirtecek muayyen bir ilim deildir. Bununla birlikte, bn Sina'ya gre, O'nun varl nn ara trmas ancak bu filimde gerekle tirilebilir. Bu ilim, maddeden ayr zleri (rnufr ak t) inceler. Allah' n cismi yoktur ve bir varl n kuvveti de de ildir; fakat O, maddeden ayr kendisinde hareket karm bulunmayan bir varlkt r. yle ise O'ndan sz eden incelemenin bu ilime ait olmas gerekir. 0 halde metafizik Allah' n varln sbatlar ve O'nun niteliklerini inceler 7 . Metafizi in konusu, en yksek sebepler (el-esbb el-kusva) de olamaz; hatta onlar mutlak sebep olmalar itibariyle bu konu iine girmezler 108 . Bylece hn Sina "sebep olmalar itibariyle" diyerek bunu zelle tirmektedir; nk klli ve cz'i, g ve fiil, varolmalar itibariyle varolan eylerdeki temel arazlard r. E er sebeplerin durumu, sebep olmalar itibariyle de il de, varolmalar itibariyle incelenecek olursa bu takdirde inceleme mutlak varolu a ynelecektir ve bu durumda konu, sebepler de il, varolu olacakt r. nk bu ilim, klli ve cz'i, g ve fiil, imkan ve vcubiyet gibi sebeplere, sebep olmalar itibariyle, zg olmayan, araz olan kavramlar incelerm. Buna ra men en yksek sebepleri inceleyen bundan ba ka bir ilim de yokturno. C BN S NA'NIN BATIYA TES R : Yunan dncesi zerinde al an ve onun bat dncesine gemesini sa layanlarm mslmanlar olduu bir gerektir. Mslman ilim adamlar btn ortaa ve dolaysyla yakna Avrupa'sna geni tesir etmilerdir. Bu konuda .A. ubuku'nun a klamalar yeterli niteliktedirm. Bat d ncesine byk lde tesir etmi , hatta bir akm meydana getirmi olanlardan biri de phesiz ibl Sina'dr. O, batda Aristo'nun bir devam ve onu en iyi yorumlayan olarak de erlendirilir. Bu yzden onun bat dnyasndaki tesiri hissedilir ekilde derin olmuturi 12 .
107 ifir, ilahiyat, s. 7. 108 Ayn yer. 109 Ayn eser, s. 8. 110 Kr. Anawati, Introduction Historique une Nouvelle Traduction de la Me.taphysigte d'Avicenne, MIDEO iinde 1977, s. 174. 111 Bkz. lehim D nrleri, ss. 142-152. 112 Bkz. Gilson, La Philosophie du Moyen Age, Paris 1976, s. 266.

42

Esasen Gilson gibi, Anawati de bu tesiri btn detaylanyla ortaya koymutur 1- 13 . bn Sina'nn tesir ettiklerinden biri, Paris eve i Guillaume d'Auvergne (1180-1249) dir. Bu ki i Aristo'yu ancak bn Sina araclyla tanyabilmi tirn4. Musa b. Meymun'a stadhk yapan bn Sina, bylece Guillaume d'Auvergne'e de stadl k yapmtr. Ancak kozmolojideki baz noktalarda tim Sina'dan ayr lr. bn Sinac Augustinciliin en ba ta gelenlerinden Roger Bacon, bn Sina'y en iyi tamyanlardan biridix s Bacon, dnyann yaratl konusunda, yarat ln bir arac ile olu u ve cehennem azab nn devamllm inkr etmi olmas konularnda bn Sina'y tenkid eder 116 . bn Sina'y stad gibi kabul eden St. Thomas, ve Gilber de La Porre onun tesir etmi olduu filozoflardr. Aristo bilgi meselesinde yalnz aklla ilgilenmez, fakat onun imanla ilikisiyle de me gul olur. E er bu konu bn Rd asndan dnlrse imanla akl arasnda uyuma asla mmkn de ildir. Halbuki bn Sina iin, mevcut hatalar kaldrdktan sonra bu uyu ma mmkn olur. te bu doktirini yorumlama ve uygun hale getirme konusundaki bn Sina dnceleri, St. Augustin'e byk lde tesir etmi tir. Bu yzden St. Augustin'i ve onun yolundan gidenleri incelerken bn Sina'y bilmek gerekir- 117 . bn Sina'inn dnce yaps veya doktrini St. Augustin dncesine olduka yak ndr. Bu yaknlk, zellikle bn Sina'nn Vacib ve mmkn ile Augistin'in "meydana getirilmi ve yokolabilir"i arasnda grlr. Varl klarm olu lar her ikisinde de hemen hemen ayn aklama ile belirtilirns. Bu bilgiler nda, yle bir soru akla gelebilir. Acaba bir latin bn Sinacl var midir? Gilson bunun olmayaca n, nk bir hristiyan iin, bn Rdc olmann bn Sinac olmadan daha kolay oldu unu ileri srer. Ona gre bn Rd her trl dini tesirden uzakt r; halbuki bn Sina yle de ildir119 . bn Sina peygamberin sylediklerinin kar t bir husus retmek istemez. bn R d"n aristocu oldu u kadar bn Sina dini bilgilere sadk kalr ve tek bir Allah' n bulunduunu gstermek
113 Bkz. Introduction 6 la Metaphysique d'avicenne, MIDEO 1977, iinde, s. 222, Introduction et la Theologie Musulmane, Paris 1970, s. 264, La Metaphysique du Shifa, s. 56.

114 Ayn eserler; Saliba, Etude sur la Metaphysique d'Avicenne, s. 27; Gilson, La Philosophie, s. 418.

115 Anawati, Introduction h la Metaphysique d'Avicenne, s. 236; Saliba, Etude, s. 27. 116 Anawati, a.g.e., s. 236. 117 Bk. Gilson, Pourquoi St. Thomas a Critiqud St. Augustin, AHLM, iinde, 1867, s. 8. 118 Bk. Quadri (G.), La Philosophie Arabe, Paris 1960, s. 98. 119 Gilson, Y a-t-il un Avicennisme Latin?, Avicenne En Occident Au Moyen Age, AHDLMA iinde, 1970, s. 116.

43

ister 120 . Ancak bu niyetine ra men, o u zaman Aristo ve eflatunculuun etkisinde kalarak a klamalar yapar. Bu tesirden kendini bir trl kurtaramaz. Bu sebepledir ki, pek ok konuda onun d iincelerinde Aristo'nun izleri a ka grlr. Her ne kadar Gilson bn Sina'nn tesirini az ve anlalmaz bulmakta ise de 121 , Goichon, tpk lken gibi 122 dncesine olan tesirini kabul edip a klar 123 . onubat Mslman filozoflar ortaa avrupasna yle tesir etmi lerdir ki, bu tesir zaman zaman r amtr. Tpk bn R d'n at ar (Averroisme) gibi, belki de ondan nce olmas sebebiyle daha kuvvetli olan bn Sina etkisinin (Avicennisme) meydana getirdi i akm bunlardan birisidir. Bu tesiri bir ok ynleriyle bat nn eserlerinde grmek kolaydr 124. Nitekim Duns Scot ancak bn Sina sayesinde temel gr lerini gelitirmi ve derinle tirebilmitir125 . Onun aklamalarn bn Sina metinleri olmaks zn anlamak zordur. Onun iin Duns Scot okunurken bn Sina kitaplar na gerek vard r 126 . Skolastik latin dnyas zerinde derin tesirler b rakan bn Sina 127 kendisinin eserlerini latinceye eviren Dominicus Gundissalinus zerinde de derin izler b rakm tr. Nihayet Descartes' n "c o git o" sunda, Leibniz'in "in ay et t e orisi" nde onun tesirlerini sezmek, en az ndan benzerlik grmek mmknd . slam felsefesine damgas n vuran yegane filozof bn Sina'dr. Bunun iindir ki, E. Benan " slam felsefesinin en tam ve en a k ifadesini ancak bn Sina'da grlebilir" d er128 .

120 Ayn eser, s. 118. 121 ICr . Pourquoi St. Thomas, s. 7. 122 Flidibi ve bn Sina'nlt Garp Ortaa Dncesi zerinde Tesirine Dair Yeni Baz: M nakaalar, .F. Der., say 1IV, Ankara 1957-1959, s. 27; ayr ca bk. slm Felsefe Ve hikaduttn Garba Tesiri, .F. Der. 1962, s. 11. 123 Influence d'Avicenne En Occident, IBLA iinde, 1951, say 56, s. 373 vd; ayrca bk. Nogales (Salvador G.), bni Sina Nas l Avicenne oldu? Gr , iinde 1980., 124 Bkz. Gardet, La Pens'e, s. 17. 125 Gilson, Avicenne Et Le Point, s. 141. 126 Ayn eser, s. 148. 127 Gilson, Les Sources Greco-Latin De l'Augustinistne Avicennisant, 1929, s. 39. 128 Averreos et Averroisme, Oeuvres Complete, iinde, Paris 1949, s. 88.

AHFLMA iinde,

44

D BN S NA'YA YAP LAN TENKTLER: Bat dnce sistemine bu denli tesir eden bn Sina, Aristo veya yunan felsefesini getirmek suretiyle slam akide ve dncesine kar kt ve onu bozduu ileri srlerek pek ok mslman alim taraf ndan tenkit edilmi hatta kfrle sulanm tr. Fakat onu zellikle sulayan, bunun iin zel kitap yazan me hur Gazzali'dir. Bu kar k sadece ona de il, ayn zamanda filozoflara kar dr. Ancak Makas du'l-Felasife'de enok ad geen-zellikle ruhlar n hari konusundabn Sina'dr. Gazzali'nin filozoflarm d ncelerini daha ok Tehaft'iinde rtmeye alt bir gerektir 129 . Gazzali filozoflarn matematik ve mantk ilimlerini kullanarak ve bu ilimlerin grnteki kesinliklerinden yararlanarak geni halk kitlelerinin akln eldiklerini ve meydana gelmi olan karkln mslman filozoflar aras nda en bykleri olan Farabi ve bn Sina gibi filozoflarm yorumlaryla daha da artt n syler 130 . Gazzali Farabi ve bn Sina'ya kar karak gerekte Aristo'ya kar kar. Aslnda, bn Sina da Aristo'yu her konuda aynen kabul etmez; hatta baz eyleri szgelimi renkler konusunda manas z bulur 131 . Yenieflatuncu prensip "Bir'den ancak bir kar (ex uno unum fit)", bn Sina iin geerli bile olsa Gazzali iin geerli de ildir. Bu husus filozoflarca do rulanm ; fakat sbatlanamamtr. Gazzali mtekellimler ile filozoflar aras nda noktada srt me ve tartma olduunu syler. Bunlar imann aslna bal olan dnyann ncesiz olu u, Allah'n kllileri bilip czileri bilmedi i ve cesedlerin hari meselesidir. Gazzali'yi gre, felsefecilerin bu konudaki a klamalar anlalmaz ve yetersiz hatta yanl tr. bn Sina'da, maddedeki yetenekleri y ldzlar meydana getirir ve bu yldzlarn hareketleri vard r. Maddedeki bu yetenekler, sebeplerine zorunlu olarak ba lanm sonulard r. Gazzali bn Sina'nn metafizindeki bu tr determinizm anlay na kar kar; bn Sina'nn Allah'mn 132 sadece adda yarat c olduunu belirtir. "E er O, zorunluluk ise yaratc deildir; zorunlu olann istei ve zgrl yoktur" diyerek
129 Bunlardan birinin yazar olan Hocazade'nin, eserini "tefelsf ehline kar olarak hak ve yakin ehlini yceltmek zere" kaleme ald bilinmektedir (Bk. Arslan (Ahmet), Kema/paazade'nin Tehrift el-Felasife Haiyesi, ARATIRMA 1972 iinde, s. 35). Esasen Gazzali de Tabiift'n bu amala kaleme alm tr; yani Filr'abi ve !bn Sina'n n grlerinin tutarszlm gstermek istemi tir. ayrca bk. ubuku, slm Dnrleri, s. 39 130 Mehren, .'tude sur la Philosophie, s. 623; Tehaft, s. 2. 131 Saliha, 'tude, s. 20. 132 Btn filozoflarm Allah anlay buna dahildir.

45

bn Sina'y tenkid eder 133 . Gazzali bn Sina'y dier eserleriyle birlikte el-Munkz Mine'd-Dalal' nda da noktada sularken, bn Teymiye de dier filozoflarla birlikte bn Sina'y peygamberlik meselesinde ve zellikle peygamberin szleri konusunda tenkid eder 134. bn Sina daha sonralar ok iddetli tenkitlere ve sulamalara maruz kalmt r; bunlardan biri olan Ebu mer Takiyyeddin ehrezuri tarafndan lim de il, fakat eytan olarak nitelendirilmektedir 135 . bn Sina'ya yap lan tenkitler zellikle iki guruptan gelir: 1Delillerden ok dini ve deruni deneylere d kn mutasavvfvflardan, 2 Felsefeye gvenmeyen ve hor gren baz kelamclardan. Birincilere gre, bn Sina akla ok nem verir ve onun ak lcl insan Allah'a gtrecek yerde, Allah'la insan aras na perde eker. Hakim Senal (. 1150) be eri bir sistemin iinde emekleyen zavall bn Sina iin Allah'tan merhamet diler. Cami (. 1442) 'bn Sina'y iddetle tenkit eder; onun rt'nn kiiyi kfre, lem anlaynn da mutsuzlu a gtrdn syler. Gene Cami'ye gre, bn Sina'nn e -Sif' s hastalk, en-Necat' da klelik kaynadr. bn Arabi ile bir para s nak bulmu olsa bile, zellikle Gazzali'den sonra felsefenin yerinmi olduu bilinen bir gerektir. Yukarda sylediklerimize bn Haldun (. 1405), Makrizi (. 141), Suyuti (. 1505) 136, Takprlzade (. 1554) 137 , bn Salah (1245), bn Seb'in (. 1269)in yemeleri eklenebilir. Hatta meslekta bn R d, onu tenkit edenler arasndadr. Kendisini yerenlere ve sulayanlara hayatta iken cevaplar veren 138 bn Sina'nn, rencileri ve kendinden sonra eserlerinden yararlanmak suretiyle ekoln devam ettirenleri olmu tur. bn Bacce (. 1138), bnTufeyl (. 1185), bn Tundas (. 1233) gibi onun ekolnden filozoflar yannda Milel ve'n-Nihal'inde bn Sina'ya uzun bir yer veren ehristani (. 1153) ve Mebhisu'l-Me rikiyye'sinde ondan ok yararlanan Fah133 Bkz. Quadri, La Philosophie, s. 127; Sunar, islam Felsefesi Dersleri, s. 105. 134 Bkz. Takyeddin Ahmed bn Teymiye, Matiricu'l-Vusal ila Marifet enne Usale'd-Din ve Furaahu kad Beyyeneha er-Resul, Kahire 1318 H., fran. ev. H. Laoust, Kahire 1939, ss. 56 vd.; ubuku-a atay, islam Mezhepleri Tarihi, Ankara 1976, s. 223 vd. 135 Bkz. Fetava bn Salah. 136 Tabakettu'l-Mfessirin. 137 Mifiahu's-Saade. 138 Bu konu iin bkz. nver (Sheyl), bn Sina, stanbul 1955, s. 95.

46

reddin Razi (. 1210) gibi bilginler vard r. ci (. 1355). Crcani (. 1413), Taftazani (. 1389) gibi kelmc lar tarafndan da sk sk nakledilmitir139 . Nasruddin Tusi (. 1273) irt ve't-Tenbiht' , Kutbuddin irazi (. 1311) Kanun fi't-T b' erhetmilerdir.

ii leminde Shreverdi, Muhammed Bakr Damad ve Molla Sadra irazi gibi bn Sina'ya sk skya bal olanlarn bulunduunu sylemek de yerinde olur.

139 Bk. Taftazani, Makets dn't-Talibin; Anawati, Introduction in la Ma.taphysique, s. 200.

47

III. BL M

METAFZK KAVRAMLAR

A VACB VE MMKN: 1 Zorunlu Varhk (Vaeihu'l-Veud):


bn Sina dnce sisteminde her varl k, zne oranla ya "vacib" dir veya deildir. Bu de erlendirmede varl k, dier bir varlk gz nnde tutulmadan ele al nmtr. E er bir varlk iin, varolma zelli i zorunlu bir nitelik ise, o varlk gerek bir varl ktr; yani o, kendi zyle vacibdir. Varolmak iin d ardan herhangi bir eye ihtiyac yoktur, varl kendisiyle kaimdirl. E er varl k mevcut, fakat varl zorunlu (vacib) de ilse, bu takdirde mmkn varlktr. Herhangi bir eyin varolabilmesi iin bir sebep yoksa imkans z (mmteni')dir 2 . bn Sina'nn bu tr dnceleri, varoluta "imkan" kavranumn bulunduunu ortaya koymaktadr. Ona gre, "In ro.kn" varl k, varolabilen ve varolamayan olarak ikiye ayr hr 3 . Ancak, ba ka biriyle varl zorunlu (vacib bi gayril i) ve gene baka biriyle imkans z (mmteni' bi gayrihi) olmak fikri imkn d ncesini ortadan kald rmaktadr. E er bir varln varolabilmesi iin, bir sebep gereklili i varsa o ey, bu sebeple zorunlu ( vacib bi gayrihi) olur. Varolmas veya varolmamas hi bir art veya sebebe ba l deilse, bu varlk iin "imkan" sz konusudur. Bu durumda o, z itibariyle, zorunlu (vacib) olmad , gibi, imkansz da de ildir4. 'bn Sina Necat'da bu noktay yle aklar: "Mmkn kendinde hi bir ekilde zorunluluun olmad, yani ne varoluunda ve ne de yokoluunda zorunluluun bulundu u eydir" 5 . Bylece her varlk, zyle "zorunlu (vacib)" veya zne gre "olabilir (mmkn)" olarak iki kategori iinde bulunmaktad r6 . Varolu a bir sebeple geen btn varl klar (ma'lulat), daima kendilerinin meydana gelmesini gerekle tiren bu sebeple ili kilidirler; herhangi bir ynden ona bahhklar vardr. Alemde, varlklar' bir sebeple gerekle en varlklar n meydana getirdi i silsile, "Vacibu'l-Vcud"da son bulur. Yani bu varlklar, balanglarm O'ndan ahrlar 7 nk O, varoluunda sebebi olmayan, fakat varolan di er btn varliklar n sebebi olan Varlk'tr.
1 Iarat, Ma ba'd et-Tabia, s. 36. 2 eirea, ayn yer. 3 Bk. Goichon, Distinction, s. 160 4 irat, Ma ba'd et-Tabia, s. 37; ayr ca bk, Anawati, .6ude de la Philosophie Musulmano s. 103 5 Necat, s. 224. 6 drilt, Ma ba'd et-Tabia, s. 37. 7 Ayn eser, s. 51; Kr . Aristo, La Mataphysique, 8, 1050 b; Kelamclar Allah'a sebep ad n vermek yerine Fail ad m vermeyi yeliyorlard.

51

Varln zellikleri konusunda verdi imiz bu ok ksa aklamadan sonra, Zorunlu Varl k veya Vacibu'l-Vcud'u a klamaya al alm. Vacibu'l-Vcud, kendi varlyla dier varlklardan ayrlan varlktr. 'bn Sina sisteminde, O'nun varl , bu tr bir tan mla belirlenmektedir; nk O, Vacibu'l-Vcud'dur; yani varl zorunlu olanchr 8 . O'ndan baka Vacibu'l-Vcud yoktur. E er bir varln ortaya kmas, Vacibu'l-Vcud olma niteli iyle gerekle miyor da bir baka eyle gerekle iyorsa, bu takdirde o, varl vacib olan de il, fakat m all varl ktr. E er bir varl n varoluunda, Vacibu'l-Vcud'dan onu takibeder ekilde sz ediliyorsa, sz edilen mall varln varl, kendinden bata bir mahiyetin sonucu olmaktad r; bu ise gerekle mesi imkansz, tezatl bir durumdur. E er bir varln ortaya kmas durumu, bir arazsa bu takdirde sz edilen hal d bir sebebe ba lanmaktadr. bn Sina iin varln kendisiyle belirlendi i bu ey, varoluun bir arazi gibi, varla dardan geliyorsa, varl k bir sebeple gerekle mektedir ve bu ey "mmkn" varlktr9 . Grlyor ki bn Sina mmkn varln durumunu aklyarak, Vacip Varln birliini ortaya koymaya almaktadr. Bundan da anlald gibi, iki varlk arasnda bir fark vard r. Bu, mahiyet-varl k ayrmdr. bn Sina bu ay rmla vacib-mmkn ay r mma ykselir. Bunu ortaya koymak iin, varl klar mahiyet ve zlerine, "inniy e t" lerine gre ele al nmakta, bu ay rmn gerekle ebilece i bir temel meydana getirilmektedir. Ancak e er varlkta, mahiyet ve varhk birbirinden ayrlmaz niteliklerse bu varln mahiyeti varlnn aynsdr; artk onun mahiyetinden sz edilmez, "z" nden sz edilir. Bu varl k, Vacibu'l-Vcud'dur. Bylece, Vacibu'l-Vcud, znn tan m itibariyle "Bir"dir, bir ok ki iyi kapsayan bir nevi de ildir ,:.31
L

1P

4; 1 :>

>.-1

Bu d ncesiyle bn Sina, Vacibu'l-Vcub konusunda ayn deerlendirmeyi yapan Fahreddin Razi'ye kaynak olmaktad rl Vacibu'l-Vcud, zyle zn ve znn prensibi oldu u her eyi kapsar. O, varlk kazanm , dou ve dal a maruz btn varlklarm nce trlerinde ve trlerinin arac lyla da kiiliklerinde onlarn prensibidir. Salt "hviyyeti" zne aittir 12 .
8 Necat, s. 227; ayr ca bis. Goichon, Distinction, s. 353. 9 CirCit, Ma Ba'd et-Tabia, s. 58. 10 Ayn eser, s. 64; Aristo d ncesinde de insann birliinden ayrlmad gibi, Bir de varlktan ayrlmaz ve Bir varln dnda hi bir ey deildir (La Me'taphysique, 11 Goichon, Distinction, s. 123. 12 Necat, s. 244.

T, 2, s. 180).

52

Varolu alannda bulunan varlklar ikiye ayrlr: a) zat nda vacip varl olmayanlar; bunlarn varolmalar imkansz deildir, aksi takdirde varolu alamnda olmazlar, b) zat nda mecburi olarak varolma itibar edilenler 13 . yle ise Vacip Varl k'n znde bir sebebi yoktur. Varl mmkn olamnsa sebebi vardr. bn Sina metafizi inde vacib'in be nitelii vardr: 1 Sebebi yoktur, 2 Her ynden vaciptir, 3 E iti yoktur, 4 Basittir, 5 Gerekli inde orta yoktur. Bunlara paralel olarak, ba ll , arazi, ekli, maddesi, tr, cinsi, tanm, faili ve sonu da yoktur. Vacib, varh ndaki gere i, hi bir ekilde, bir ba kasyla paylamaz; bu a dan izafi, de ien ve ok gibi nitelikler onun varlnda bdumnaz 14 . Aadaki aklamalardan da anla laca gibi, bn Sina meseleyi hep varlk plannda inceler. Bu a dan Vacib'in sebebi yoktur; e er olsayd O'nun varl bu sebeple meydana gelmi olacakt . Halbuki zn de bir baka eyle varolann varl , mecburi olamaz ve kendisiyle varolamaz. E er Vacibu'l-Vcud'un bir sebebi olsayd , varl kendisiyle vacip olmazd . yle ise "Vacibu'l-Vcud"un sebebi yoktur 15 . Farabi ve dier me ai filozoflarda oldu u gibi, bn Sina dncesinde de, Vacib'in z ynnden ba kas iin vacib olmas mmkn de ildir. Bir eyin hem z ynnden " Va cib u '1- Vc u d", hem de bakas ynnden vacib olmas mmkn de ildir. E er bir eyin varh varsaylmazsa, bu takdirde, "Vacibu'l-Vcud"lu u kalmaz ve z ynnden vacibli i olmaz. Ba kasyla vacibu'l-vcud olan her eyin, z ynnden de vcud bulmas mmkndr nk varl bakasyla "vacib" olan her eyin varlnn vacib olu u, bir eye oranla ve ek olarak baldr. z ynnden varl imkansz olan her ey, ne kendisiyle ne bakasyla varolur 16 .
,

13 ifa', Ilhiyat, C. 1, s. 37. 14 Ayn eser, s. 37 vd.; F. Raz"' Vacibu'l-Vcud'un zelli inin on olduunu ve bunlarn zyle ilgili olduunu kaydeder (Kr . Muhassal, Atay yay. s. 63 vdd.). 15 ife', Ilhiyat, C. 1, s. 38, C. 2, s. 402; Goichon, Distinction, s. 158; ayrca bk. Mustafa Galib, bn Sina, Beyrut 1979, s. 42 vd; Gazzali, bn Sina ve dier filozoflar n Allah'tan "Vacibu'l-Vcud" olarak bahsetmelerini ele tirir, ve iki vacibu'l-vcud bulundu unu varsaymmn hatal olduunu nk Vacibu'l-Vcud szyle sadece sebepler zincirinin kesilmesi iin varl nn bir sebebi olmayan, sebepsiz olu unda bir sebebi olmayan eyin katsedildi ini syler. "Sebebi olmayan bir eyin mall olmas ya bir sebepledir veya de ildir" eklindeki bir dnceyi de hatal bulur. nk ona gre, "sebebi yoktur" sz s rf selbtir, selbin bir sebebi olmaz (Kr . Kyel (M. Trker), Tehdft Bak m ndan Felsefe ve Din, Ankara 1956, s. 118), bn Sina On Sorunun Karzlklarna Beyruni in mi Yazm tr? BEYRUN'YE ARMA AN iinde, Ankara 1974, s. 95; Gazzali, Tehtifiit, s. 116. 16 Necat, ilhiyat, s. 255 vd.

53

Varl bakasyla zaruri (vacib bi gayrihi) olan her eyin varl , z ynnden "mmkn" dr; bunun aksi de olabilir. z itibariyle varlk kazanan her ey, ya zorunlu olarak vard r veya bu zorunluluun dndadr. Varl zorunlu deilse sonradan varlk kazanabilir; bu halde "mmkn" varlk olur. Mmkn olan her eyin vah, ya z ynnden gerekle ir veya bir sebepten tr gerekle ir. z ynnden olursa, znn varl zorunludur 17 . E er bir sebepten dolay var ise varl sebebin varlyla zorunlu (vacib) olur ve ancak onunla gerekle ebilir. yle ise z ynnden mmkn olan her ey, bakasnn varl araclyla vacip olurls. Grlyor ki; bn Sina sisteminde varl klarn kaderine hakim olan zorunluluk'tur. Aristo d ncesinden kaynaklanan bu gr , kelamclar tarafndan hakl olarak tenkit edilir bn Sina Vacib Varl k Allah'n niteliklerini felsefi a dan ortaya koyar ve de erlendirmelerde bulunur. Bu gr lerinde zaman zaman kelamclarla birleir. Kelamclarn gr lerinde her trl noksan niteliklerden uzak olan Allah, bn Sina sisteminde de mecburi olarak mkemmeldir. imdi onun bu konudaki gr lerine bakalm. ifa ve Necat' da yazd klarna gre, zyle vacib olan bir varl n -varl, bir bakasyla vacip olamaz. Esasen bir ey hem zyle ve hem de bir bakasyla vacip varlk olma imkanna sahip bulunamaz. E er gerekten, varl mecbur' olarak bir ba kasndan gelse, bu bir ba kas olmakszn onun varolabilmesi mmkn de ildir. Mademki bu eyin varolmas, bakas olmakszn mmkn deildir, o halde varlnn zyle vacip olmas imkanszdr. zyle vacip olsa varl gerekle ir ve var oluunda bir bakasnn fiili sz konusu olmaz. Bundan anla lmaktadr ki, varoluunda bir bakasndan etkilenen eyin, zyle vacib bir varl yokturo. Varl vacib olan bir varln eiti bir baka varlk bulunduu fikri kabul edilemez 20 . ki Vacib Varlk'n bulunduu kabul edilse onlardan birinin z, dieri gz nne ahnmaks zn deerlendirilirse, bu vacib varlk ya kendisiyle vacibdir veya de ildir. E er kendisiyle vacib ise, ya ikincisiyle deerlendirilmesinden dolay bir mecburiyeti olmas gerekir, o
17 Bkz. Goichon, Distinction, s. 158 vd; Gilson, L'Etre et L'Essence, Paris 1972, s. 71. 18 Necat, lhiyat, s. 226. 19 ifit', lhiyat, C. 1, s. 38; Goichon, Distinction, s. 159-175. 20 Ayn eser, s. 39

54

zaman hem zyle ve hem de bir ba kasyla vacib olarak varolacak tr, bu olamaz; veya varl nn bakasndan gelen bir mecburiyeti yoktur21 . bn Sina d ncesinde, birbirine e it iki vacib varl n varl kabul edilmedi i gibi, varlkta e it iki varlk kabul edilse bile bunlardan birinin vacib di erinin gayri vacib olmas mmkn de ildir. Birbirlerinin deste iyle varolsalar bile vaciblikleri kabul edilemez; zyle deil B ile varl vacib olan A, ve zyle de il A ile varl vacib olan B, kendileriyle de il, bakasyla vacib varhklard r. Gerekte vacib varlk bunlardan uzak, kendisiyle kim, tek ve olgun bir varhkt r22. "V a ci b" kendisiyle varolan ve kendi znn sebebi olan varl ktr. "M m k iin" varlk, bakasyla vacibdir ve bu nitelii tamas itibariyle olu ve dal a urar23 . Vacibu'l-Vcud olan Allah, bu niteli i tamad iin en olgun varlktr. derece ve konubn Sina'ya gre, her varlk kiiliindeki muna gre ald halde, Vacib Varlk varln, olgunluunu, bykln ve azametini kendinden al r ve hi bir ey ona kar maz. Vacib Varlk'n dndaki varlklar, iki durumda bulunurlar: Ya g halindedirler veya kendilerine ruh ve hareket veren kayna a oranla fil halindedirler; veyahut olu seviyesinde, fiil hali onlara ba kas tarafndan verilir. Fiil hali hi bir iliki ve grn altnda onlara ait de ildir; ancak onlarda fil hali varm gibi deerlendirilirler. Varlklar' mmkn olduu iin fiil halinde bir varla sahip olamazlar. Bu halde onlarda v ar olduu kabul edilen ve onlara d ardan kat lan ey imkandr; bu, g halinde olmann deiik bir grnmdr. Fakat bu imkan bir ba kasnn zorunlulu una ba ldr. Bir eyin kendi z bak mndan mmkn fakat bir ba kasnn oluu ynnden de vacib olmas elikili deildir. Halbuki LK (el-Evvel) zyle vacib oldu undan, sylenilenler O'nun iin geerli de ildir24 . Eflatunculuk zerine bina edilen bu gr ler, bn Sina'mn bu ekole balln akca gstermektedir 25 . Onun felsefesinde "V a cibu'l- V 21 Ayn eser, s. 39; GazzaWnin ele tirisi iin bkz. Tehft, s. 116 vd; Kyel, Tehdft, s. 118. 22 Necat, s. 226; Risalet'l-Ar iyye, Haydarabad 1355 H., s. 307, hiirat, Ma ba'd et-Tabia, s. 29; Ayrca bkz. Mehren, La Philosophie d'Avicenne, MUSEON 1882, iinde, s. 506. 23 Necat, s. 227; Chain, Ontologie, s. 76; Aristo'da da varl k, zorunlu ve olabilir olarak ikiye ayrlr (Kr . La Me.taphysique, E, 4, s. 343). 24 Necat, s. 226-227; erh Kitab izolocya, Aristo inde'l-Arab, iinde, Bedevi yay. Kahire 1947, s. 46.

55

cu d", d ncenin ykselebildi i en son noktadr. O, bir baka ekilde daha fazla tan mlanp belirtilemez; fakat ba ka kelimelerle ifade edilebilir. eyhu'r-Reis'e gre, Vacib Varl k' n kendinden varolu u, z ve zarureti vardr; yani bunlar zne d ardan gelen ekler de ildir. Tpk kendinden sonraki Fahreddin Razi'deki gibi 26, z bakmndan gerekli olan her ynden vacibdir 27 . bn Sina bununla, varln, Vacib Varlk'n zniin manas na girdiini belirtmektedir. Buradaki varl k, yalnz zihinde bulunan varl a benzer bir varlk olmayp yaln manasnda btn varlklarn L K P RE NS P'i (Mebde'l-Evvel) olan varhkt r; nk bu varl n paralar yoktur ve O'nun zdr. "O'nun z, O'nun inniyesidir" sz de bunu ifade eder. bn Sina dncesinde Allah' n varl duyulardan uzakt r. Bu konuda onun gr leri yledir: Vacib Varl k bir vcud olamaz ve bir vcuda ba l bulunamaz. Varl hissedilir bir cisme ba l olan (veya onunla ilgili olan) her ey, bu cisimle vacib olup zat yla vacib deildir28 . Her hissi varlk, nitelikte saysal blnme ile ve ekilde de manevi blnme ile okluk (mtekesser) tur. stelik hissi her varl ktan, cinsiyeti itibariyle, kendi trnden veya bir ba ka trden, ba ka bir varlk bulunur. yle ise duyularla ilgili bir varl k ve ondan meydana gelmi bir btn nedenli (ma161) dir 29. bn. Sina metafizi inde Vacibu'l-Vcud birle ik olmad gibi, paralanamaz da. E er Vacib Varlk'n z iki eyin birleimi veya toplanm birok eyden meydana gelmi olsa O, bu eylerle vacib olur. Bu eylerden biri veya her biri ayr ayr Vacib Varlk'tan nce varolurlar ve Vacib Varlk' meydana getirirler 30 . Bylece bn Sina'ya gre, bunlardan hi biri Vacib Varl k olamaz. Vacib Varl k'm birleik olmas halinde kendini meydana getiren fakat kendi varl nn dnda bir mahiyeti olur ki bu O'nun gerekliliinin zttdr. Halbuki Allah, "Vacibu'l25 Vajda (G.), Notes d'Avicenne sur la Thklogie d'Aristote, Revue Thomiste, iinde, 1951, s. 364. 26 Mhassal, ss. 61, 65. 27 Uyunu'l-Hikme, Bedevi yay., s. 55: ayr ca bk. Gardet, Quelques Aspects de la Pensk Avicennienne, dans ses Rapports avec l'Ortho-doxie Musulmane, Revue Thomiste, iinde 47 (1939), s. 537 vd. 28 Bedensel aran kendinde "olabilir", ba kasyla zorunludur. 29 i iirdt, Ma ba'd et-Tabia, ss. 68-69. 30 s-Irat, Ma ba'd et-Tabia, s. 65.

56

Vcud" olmas itibariyle kemlin en yksek noktas ndadr ve kendini meydana getiren paralar yoktur. Bu sebeple de O, ne d ncede ve ne de nitelikte blnrn. bn Sina sisteminde, "V acibu'l-Vcu d" nitel bir mn fakat kesin ifadesinde "B R"dir. O'ndan d nce, dnen ve dnlen olarak sz edilirken kastedilen, varl nn maddeden ve maddeye bal zelliklerden tec id edilmi olduudur. nk O, Kadir olup her eye varlk verendir 32 . "Vacib Varlk znde tektir ve hi bir ynden okluu kabul etmez 33 ", demek O'nda bulunan "lev z m" n sebeplenmi olduklarn ve asla O'nun zn veya paralar n meydana getirmeyeceklerini belirtmektir. Bu d nce Aristo'nun gr yle benzerlik arzeder 34 . bn Sina'ya gre, " I L K"in " inn y ye" sinden ba ka mahiyeti yoktur ( J .3)11 " n niy ye" ve varl k, mahiyet iin arizidir ve btn mmkn varlklarn mahiyetleri d ardan gelmektedir. " LK" in mahiyeti, cinsi ve tr yoktur; nk mahiyeti olmayann cinsi, fark , tarifi ve sebebi yoktur 36 . bn Sina alemde mmkn varlklarda bulunan niteliklerin vacib varhkta bulunmad klarn gstermek suretiyle O'nun tekli ini ve birliini isbatlamaktadr. O'nun tekli i ve birli i her yndendir; nk O, her ynden (man cemii'l-cihat) varl vacib olandr. Bu sebepledir ki, Vacib Varhk'ta z veya zat, varl ktr ve O'nun mahiyeti yoktur. Mmkn varlk Vacib Varhk'a muhalefet eder. Mmkn yani varolmas veya olmamas imkn dahilinde bulunan varln, bakasndan ald iin, z ile gerek varl ayrdr. bn Sina dncesinde, mmkn varlk, gerekliini Allah'n hr iradesiyle yoktan (ex nihilo) de il, fakat "Vacibul-Veud" dan kan bir zaruret sonucunda kazanmaktad r. Onun meydana gelmesinde egemen unsur, bu mecburiyetti . Bu hususu biraz a klamak gerekir: Mmkn olma hali, ncelikle va la de il, varl meydana getiren temel geye, mahiyete ve cevhere aittir nk Vacib Varhk'tan ba ka, varolan her varl kta, onun durumunu a klayan eleman buluruz: a) Varl k olmas itibariyle varl, b) Mahiyyetinin ve snrl znn varl olmas itibariyle varl, e) Bu nitelikle olaan (muhdes) olmas . Varl bu tr
31 Ayn eser, s. 65; Goichon, Distinction, s. 169. 32 Necat, ilhiyat, ss. 250-251. 33 ifa', Ilhiyat, C. 2, s. 402 vd. 34 Kr. La Metaphysique, Z, 17, 1040. 35 iftt', Ilthiyat, C. 2, s. 344. 36 Ayn eser, ss. 347-348; bk. Necat, Ilhiyat, s. 230.

57

ifadelerle a klanan varlk, sonradan olan bir varl ktr, fakat vacib bir varlk de ildir 37 . Bu sebepledir ki, bn Sina dncesinde, Allah' n z ve varl ayn eydir. 2 Mmkn Varlk bn Sina'nn en olgun varlk olarak tanttk"' "V a cibu'l-V cud"u daha iyi anlayabilmek, O'nun "kem l" sahibi oldu unu daha iyi aklayabilmek iin, mmkn varl n mahiyetini yakndan bilmek gerekir. Bylece "v acib mmkn" ayrm btn ayrntlaryla ortaya kacak, Allah' n varl ve nitelikleri daha iyi anlalacakt r. bn Sina'nn metafizik d ncelerinde, varl zorunlu olan L K'in dndaki di er varlklar, mmkn varl klardr. Mahiyeti ile varh bir araya gelerek, "fiilen d dnyada varolan" diye tan mlanan varln varl ve mahiyeti birbirinden ayrdr; var veya yok olarak d nlnesi imkn dahilindedi . Bu tr varl klarm hem mahiyetleri hem de varlklar' vard r. Bu ikisinin birlemesi ile meydana gelen varl klara "mmkn" varlk denir. yle ise mahiyeti olan her eyin bir sebebi vardr38 . Yani "inniyy e"si olmay p mahiyeti olan her ey mal l dr39 . Sebebi olan bir varl n da imkandan baka bir eyi yoktur, varolabilmek iin kendisine varl k veren muhtat r40 . Bundan anla lmaktadr ki, varl bakasyla vacib olan her ey, m mkn'dr ve onun fiil halinde olmas dnlemez 41 . bn Sina Vacib ve mmkn z t niteliklerine ba vurarak aklamak e ilimindedir. Buna gre, "vacib" varl n zaruri olmas na karlk, "mmkn" varlk ne varl nda ve ne yoklu unda kendinde bir zarureti yoktur 42. Varhk gerekten varolan varl k iin denir ve ne zaman "varlk vardr" denilirse onun varolma niteli i vardr demektir. mkm payla an bir varl k, asla kendisiyle varolamaz; nk mmkn olmas itibariyle, varl yokluundan iyi olmu olamaz43 . bn Sina her
37 erhu Kitab izolocya, s. 61. 38 if', lhiyat, C. 2, s. 347; Kr . Razi, Muhassal, s. 54. 39 ifd', lhiyat, C. 2, s. 346; Razi'de mmknn alt zellii vardr (bk. Muhassal, s. 67). 40 lhiyat, C. 2, s. 263; sisrat, Ma ba'd et-Tabia, s. 448. t 41 Necat, lhiyat, s. 226; Renan da bn Sina' nn bu ayrm kelanalara ho grnmek iin yapt ve taviz verdi i dncesindedir (Averreos, s. 101). 42 Necat, lhiyat, s. 225, Mantk, s. 21; ayrca bk. Goichon, Distinction, s. 152. bn Sina'ya gre, vacib kelimesi ile zaruri kelimesinin ifadesi aras nda bir ayrm vardr. Zarurinin vacibe oranla daha geni bir anlam vardr. Vacib varolu zorunluluunu gsterirken, zaruri varolmak veya olmamak zorunlulu unu gsterir. 43 ittrt, Ma ba'd et-Tabia, ss. 40, 141.

58

varln zne gre, kendinde varolu a sahip olmas veya olmamas gerekti ini kabul eder. Varln kendisi iin vacib olduu varhk, gerek varlktr ve "k a yyum" olarak nitelendirilir. yle ise her varhk, zne oranla, ya v acib veya mmkndr 44. Grlyor ki mmkn varl k baz artlara ba l olarak gerekle mektedir. Bu d ncelerden hareketle diyebiliriz ki, mmkn, z varl ndan ayr olan, Vacib ise z varhnn ayn olandr. Bylece mmkn ve vacib zihnimizin kavramlar deil, fakat gerek kavranalard r45 . bn Sina metafizik kavramlar konusunda, bunu kendisine ayd nlatan nrbi gibi d nr. Buna gre, Vacib Varl k, bulunmas zaruri olandr, varolmamas dnlemez. Mmkn varl k ise varl ve yokluu dnldnde elikiye dlmeyen varlktr. Vacib Varlk'm varlnn zaruri olmasna karhk, mmkn varln varl varlnda 971 ve yoklu unda her hangi bir ynden de ildi' J
46

(4 . LiV
.4

Li

(.5 )

,5:01

bn Sina mmknn bir sebebe ihtiyac olduu ve bu sebebin de zaruri olduu kanaatindedir 47 . Yukarda belirtildi i gibi, z itibariyle varl mmkn olann, varlnda ve yokluunda, bir sebebe ihtiyac vardr. nk e er o ey varsa varl bir bakas araclyla gereklemitir. Eer onun meydana gelmesine sebep olan bir sebep yoksa, yokluk varlndan ayr olarak ortaya kar. Bu iki halden biri ya bir arac yla veya aracsz olarak o varhkta tezahr eder. Bir ba kas araclyla ise sebep olan, o bir bakasdn; e er bir bakas arachlyla deilse, nce varolmayp sonra varolan, kendinden ba ka bir eyle zelle tirilmitir. Yani bir bakasyla varlk kazanmtr48 . Bu ifadeleriyl e bn Sina, her iki halde de mmknn bir sebebe ihtiyacn gstermek istemektedir. Burada sz konusu olan varl n sebebidir; bylece bir sebebin varl veya yokluu problemi ortaya kmaktadr49 . Bu ekilde bir mesele sz konusu olunca, Vacib Varl k'm
44 Ayn eser, s. 140 vd. 45 Saliba, .6ude, s. 96; Goichon, Distinction, s. 164. bn Sina'ya gre, mnknler iki trldr: Bir blm zorunludur; yani onlar olmamaya muktedir de ildirler; basit cevherler, ayni akllar, nefsler ve semavi varl klar gibi. Dierleri basit mmknlerdir: ataly aleminin varlklar. Esasen bn Sina dncesinde varl k trldr: a) mmkn varl klar, b) z itibariyle mmkn ve kendisi dnda bir sebebe nisbetle zaruri varl klar, c) vacib varl k (Bkz. ubuku, islam Dnrleri, s. 32). 46 Necat, ilahiyat, ss. 224-225. 47 hrt, Ma ba'd et-Tabia, s. 117. 48 ifa', Ilahiyat; C. 1, s. 38, Uyunu'l-Hikme, Bedevi yay., s. 55. 49 ifa', Ilahiyat, C. 1, s. 39.

59

sebebi olmamal ve her mmknn de bir sebebi bulunmal dr. mkn mahiyetin varh m veya yokluunu gerektirmedi inden, mmknn varl, z dnda bir ba ka sebepten gelmekte ve varolabilmek onu var eden bir sebebin varl na mecburi olarak ihtiyac bulunmaktadr. Yokluu da ayn arta bal dr. Her iki halde de mmkn imkn alannn dna kamaz; nk z itibariyle mmkndr ve mmkn olarak daima "mmkn" durumda vard r50 . Bu aklamann altnda, her mmkn varln varl, zne veya bir sebebe gre ortaya kmaktadr. Bunun iin kendinde mmkn olup varl ve sebebi e zamanl olan her varlk, bakas ile zartuidir 51 . E er bn Sina "bir ey olabilirdir" diyorsa, bu ey, bir kere vard r, demektir; ikinci kere varolamaz. O ancak devam eder ve yok olur; nk varolu geici bir m a ta r. Mmknn varl ve yokluu varsaymndan geici iki veri bulundu u anlalr, ancak bunu mant ksal kuruluuna gre de erlendirmek gerekir. Daha nce mmknn vacib de olabilece ini belirtmitik. Acaba bu hangi artlar alt nda ve hangi ili kiler ie isinde gerekle mektedir? bn Sina'nn ifadelerine gre, varl "mmkn" olan, sebebiyle ve ona kyasla vacib hale gelir. E er vacib de ilse, sebebin varolu u srasnda ve ona oranla ayn ekilde "mmkn" olur. yle ise bn Sina'ya gre, mmkn, sebebine oranla vacib ise vard r. Onun iin "mmkn, vacib, ve imkans z" kavramlar son derece basittirler; adeta tan mlanamaz durumdadrlar. Onlar tanmlamak istedi imiz her defa bir dierinden yararlanmak zorunda kahr z ve bylece ksr dngye deriz 52. Gerekte "mmkn", "imkans z" a kardr; ancak filozoflar ve bn Sina onu "vacib"e kar kullanmaktalar. 3 Vacib Varlk'n Nitelikleri: Vacib ve mmkn ana hatlar yla bylece belirledikten sonra, imdi de bn Sina dncesinde, Vacib Varlk'n nitelikleri nelerdir ve felsefi a dan nasl deerlendiriliyor grme e al alm Bilindii gibi, Islam dncesinde, ilk kez mslman filozoflar Allah'tan Vacibu'lVcud, Bir, lk Prensip olarak sz etmi lerdir.
50 Ayn eser, s. 47; M. Latin, Tarihu Felsefe, Tunus tarihsiz, s. 59 vd. 51 Necat, s. 232, RisaletU'l-Ar iyye, Haydarabad 1355 H., s. 2. 52 if', lhiyat, C. 1, s. 35.

60

Allah'n ilk niteliini meydana getiren ve ancak onunla O'dur dediimiz varhndan baka, Allah'n kendilerinden yoksun olduunu kabul edemeyece imiz nitelikleri, olumsuz (selbi) veya znde hi bir okluk meydana getirmeyen ili ki nitelikleridir53 . Bu adan, eer Vacib Varlk bir cevherdir, denirse bu, olumlu nerme ile olumsuz nermeden baka bir ey de ildir; bununla Allah'n cevher olduunu sylerken, araz olmad da ifade edilir, yani Vacib Varl k bir mevzuda Vacib Varlk bir'dir, denilince, O'nun okluk olmad gibi, sayyla veya kavramla blnebilir olmad da bildirilmek istenir; nk O'nun birlii, varlyla dolaysyla zyle ayn eydir. E er sylenilen eli kili gibi gzkmekte ise bu, sadece kulland muz dilin eksikliindendir. Dil her dnceyi ifadeye yeterli olmad ndan, ilahi tabiat tarif konusunda hataya dmekteyiz. yle ise Vacib Varl k'a verece imiz nitelikler, olumsuz (selbi) niteliklerdir. Vacib Varl k'n znn dnda tarifi yoktur. Vacib Varlk zyle akl, akl, ma'kul'dur, dedi imiz zaman O'nun her trl maddeden ve maddeye ba l her eyden ara oldu unu bildirmek istiyoruz. O, lk Pr e n sip'dir dediimiz zaman O'nun lemle ve klliyle ilikisi olduunu gstermek isteriz. O'nun saf iyilik oldu unu ifade ettiimiz zaman gten ve noksanhktan etkilendi ini inkr etmek isteriz 54 . Vacib Varlk olgundur, demek O'nun kusurlu oldu unu inkr etmek demektir. O'nun her eye gcnn yetti ini sylemek, O'nun znden btn gszlkleri karp atmak demektir 55 . Sonu olarak, olumlu nitelikleri ortaya koymak, zne gre olumsuz nitelikleri formlletirmektir. islm dnce sisteminde teorisyenler, Allah' n zne en yak n nitelik olarak O'nun, kudretini, bilgisini, hayat sahibi oldu unu, iittiim, grdn, konutuunu, varetti ini ve iradesini grrler. Fakat bn Sina, bunlarn hi birinden etkilenmeyerek, O'nu sadece "kendi zyle gerekli" olarak kabul eder. bn Sina her ne kadar Allah' n irade niteli ine nem vermekteyse de metafizik konularda yeterli de ildir. Dier taraftan, Allah'a inan konusunda, mutezile akl n yeterli olduunu kabul ederken 56, E 'ari bunun aklla kavranabilecei gibi yet53 Ayn eser, C. 2, s. 368; ayr ca bk. Mehren, La Philosophie d'Avicenne, s. 198; Quadri, La Philosophie Arabe, s. 97, 54 ifa', Ilhiyat, C. 2, s. 368; Ecvibe an A ere Mesil, bn Sina Risaleleri, iinde, tYlken yay. stanbul 1953, s. 76. Allah'n nitelikleri konusunda tim Sina'n dnceleri hemen hemen Frbrnin dnceleriyle ayndr (bk. Kyel (M. Trker), Aristotales ve Fiirbrnin, Varlk ve

D nce retileri, Ankara 1959, ss. 83-85).


55 Bu tr ifadelerde mutezilenin etkisi kendini gstermektedir. 6 ubuku, Allah' n Varln n Delilleri, Ankara 1978, 3. bas.. s. 10.

61

lerle de sabit oldu unu bu yzden inanmak gerekti ini bildirir57 . Maturidiler Allah' n niteliklerini Kur'an'da belirtildi i vehile kabul ederler, fakat bu niteliklerin ne Allah'a e , ne de O'nun znden ayr olmayacana inamrlar 58 . Fakat bn Sina'nn Allah'', kendi kendisiyle gerekli filozoflarn Allah'dr. Yapt bir ok sre ve yet yorumlara ramen bn Sina, dinin tezinden ok felsefenin, bir ba ka ifade ile, Aristo'nun ve Eflatun'un etkisinde kahr 59 . Onun anlaynda Allah elbette her trl imkndan en stn derecede uzakt r60 . imkan maddenin tabiatnda olduuna gre, O, her trl madde ve maddeye ba l eyin dndadr61 . yle ise O'nda g halinde hi bir ey yoktur62 . a) Basittir : Her trl g ve maddeden uzak olan Allah elbette basittir 63 . nk O'nun z e itli paralardan meydana gelmi birleik varlk deildir. Zira bir paran n z, ne di er bir paran n z, ne de paralardan meydana gelen btnn zdr. Fakat her para, z itibariyle btnden ncedir. Paralar n btnden ayr dnlemedikleri gibi, varlklar' da birbirine ba ldr. Varlk sebebi, btnn varolu undan nce paralarn varhm zaruri klar. Bylece birle ik varln kendisiyle vacib olmayaca ortaya kar64 . yle ise Vacib Varlk birleik deil basittir. Bu "basit" niteli ini bn Sina Aristo'dan alm kendinden sonra Duns Scot kullanmtr65 . Gere in sadece kendisine ait oldu u ve btn varlklarm kendisinden yaylp kt Vacib Varlk, tektir. O'nun iki olmas imkansz oldu u gibi, benzerinin clmas da samadr. Sadece kendine ait ki iliinde O tamdr. O'nun kendisini daha olgun ve daha iyi yapacak bir baka elemana ihtiyac yoktur. Btn varlklarm stnde olmas itibariyle znn cinsi, tr ve ekli, bu sebeple de tarifi yoktur 66 . O'nun
57 Aym eser, s. 10. 58 Aym eser, s. 10. 59 Bkz. Chahine, Ontologie, s. 83. 60 ifa', lhiyat, C. s. 343 vd. 61 Itirea, Ma ba'd et-Tabia, s. 29, if', lhiyat, C. 2, s. 402. 62 Ayn eser, s. 403. 63 Plotin'de de Bir basittir (Bk. Les Enne'ades, Paris 1857, C. 3, s. 64); ayr ca bk. Remzi Neccar, Felsefet'l-Arabiyye, Beyrut 1979, s. 135. 64 Necat, lhiyat, ss. 370-371 vd. 65 Kr. La Me'taphysique, A, 7, s. 678; bn Sina'nn Allah' bu ekilde nitelendirmesini de eletiren Gazzalt, "Evvelin hakikat ve Mahiyeti vard r, bu hakikatn vcudu mahiyete muzaftr" der (bk. Kyel, tr Tehft, s. 146). 66 Uyunu'l-Hikme, Ankara 1953, s. 51; ifti', Ilahiyat, C. 1, s. 43.

62

benzeri ve zdd olmad gibi, z de kendinden ba ka bir eye bal deildir67 . Vacib Varlk olmas ve z itibariyle her ynden gereklidir68 . Onun basit olmas vcudunun olmadnn dellidir. Vcud, tarifi itibariyle paralara blnebilir, halbuki Vacib Varl k blnemez; e er blnebilseydi, bir terkib olsayd , Vacib Varl k olmazd . Gazzali, bn Sina'nn "Allah'da terkip muhaldir" sznn delilsiz olduunu sylerken, bn Rd doru olarak kabul eder 69 . O halde bn Sina'ya gre, Vacib Varl k ne maddede, ne bir vcudun maddesi, ne ekli, ne cismi bir ekil, ne akledilir bir eklin akledilir bir maddesi, ne de akledilir bir maddenin akledilir bir eklidir70 . Vacib Varlk'n varl, O'nun bir olu unun zaruri bir sonucudur. Zaruri olarak varoluunun birlii, O'nun kesin olan "Vcub"undan ileri gelir nki kendisiyle zaruri olan bir tek varl k vardr71 ve ancak O, varlklarm lk sebebi ve lk Prensibi olabilir. Allah hakknda bn Sina'nn bu dnceleri, onun metafizi inin monist bir karakter ta dn gstermektedir. Vacib Varlk'n birliini bn Sina yle aklar: Biri di erinden ayr iki vacip varln varl kabul edilse A nn B ile vacib, B nin de A ile vacib olduu veya birbirleriyle vacib olduklar kabul edilemez; nk onlardan her biri di eriyle vacib oldu u iin ikisi de mmkn olacaktr. yle ise ancak bir tek Vacib Varl k'm varl kabul edilebilir72. Bylece bn Sina vacib'de mutlak bir B R grr. Bu Bir, yenieflatuncularm Bir'i gibi, maddenin stnde saf eylem, kendisine ola an herhangi bir eyin karmad, kendinde ancak kendisi iin prensip ve gaye olan bir Bir'dir. O'nda arizi bir nitelik yoktur, basitli i mutlaktr73 . "Vacibul-Vcud'un basitli i konusundaki bu tr ifadeleriyle bn Sina, O'nun mahiyetinde hi bir birle imin bulunmadn gstermek ister. nk ona gre, varl k bir eyin mahiyeti olmad gibi, mahiyetin bir paras da de ildir; varlk ancak varlndan baka mahiyeti olan eylere gelir.
67 Goichon, Distinction, s. 173 68 Necat, lhiyat, s. 228. 69 Bk. Kyel, Tellft, s. 119. 70 Necat, ilhiyat, ss. 228 vd. 71 Bk. Goichon, Distinction, s. 176. 72 Necat, Ilhiyat, s. 370 vd., Uyunu'l-Hikme, s. 55; ayr ca bk. Saliba, Tarihu Felsefe el-Arabiyye, Beyrut 1973, s. 224. 73 Kr. Plotin, Les Enn&tdes, C. 3, s. 64; tiken, bn Sina'nn Din Felsefesi, .F. Der. 1952, s. 83.

63

b) Cismi yoktur : bn Sina'ya gre, Vacib Varl k, cisim olmad gibi, cisme ait bir ey de deildir; fakat O, maddeden ayr, ya ayan bir varlktr74 . Biz zorunlu olarak biliyoruz ki, insan gere inde, insani kiilerin ortak bir yan vardr. Bu ortak yan, insan n belirli ekli, belirli ls veya belirli zelliidir veya bunlardan hi birisi de ildir. Birinci durumda, kiiler arasnda ze ait e itli niteliklerin ortak olmamas gerekir; nk zel her ey, kendisini bakasndan ayrr. kinci durumda ise, insan mefhumunda bu ortak l yoktur, o sadece kendisidir; onun iin ekil, l ve zellik mevcut de ildir; fakat o, ak lla bilinen bir eydir. bn Sina "duyularla alglanamayan ey, aklla da alglanamaz" iddias n n Vacib Varlk'n duyularla alglanamayan bir prensibinin bulundu unu doruladn syler75 . nk her mcerret varl k, kendisiyle varolduu ze ait bir gere e gre hakikattir ve hissi bir tarifi kabul etmez. Bir ey mahiyetine ve gere ine itibarla sebepli olabildi i gibi, varlnda da sebepli olabilir. bn Sina bu konuda genin durumunu misal olarak verir ve der ki: "genin gere i, yzey ve onu ekillendiren izgiye baldr. Yzey ve izgi genin hakikatini tasmalar' itibariyle geni meydana getirirler; bylece bu ikisi maddi ve ekli sebeplerdir. Fakat o varl itibariyle yzey ve izgiye de il, bir baka sebebe ba ldr. Ancak bu sebeb, onun genli'ini meydana getiren ve tarifinden kan bir sebep de il, fakat o, messir sebep (fail ille t) veya gaye sebebi yani messir sebebin messirken sebebi olan sebeptir 76. bn Sina buradan hareketle LK SEBE P'e kadar varr. e) Cinsi ve tr yoktur : bn Sina metafizi inde, Vacib Varlk ne bir cevher 77 cinsine ve ne de varlk cinsine ait de ildir. Ona gre, lk (el-Evvel) ile cevher arasnda bir iliki kurmak hatal dr78 . Cins gibi varhklara veya ki ilere verilen kategorik bir durum, hi bir ekilde Vacib Varhk'a verilemez. nk O, bu hkmn beraberinde bulundu u bir mahiyete sahip de ildir.
74 irt, Ma ba'd et-Tabia, s. 19, if', Ilahiyat, C. 2, s. 402; ayr ca bk. Chahine, Ontologie, s. 90. 75 istirat, Ma ba'd et-Tabia, s. 22. 76 Aym eser, s. 22. 77 Aristo, cevheri, "kelimenin ilk ve esas anlam nda, ne bir sjeden oldu u ve ne de bir sjede olduu kesinlikle sylenemiyen" olarak tanmlar (Kr. La Ille.taphysique, A, 8, s. 273). 78 stirt, Ma ba'd et-Tabia, s. 72. 79 Ayn eser, s. 74; bk. Goichon, Distinction, s. 177; Gazzall bu fikri Makasd'da aynen kullanmaktadr.

64

Bunun iin, M ahiy et Vacib Varl k'n dndaki btn varhklarda bubulunur79 . bn Sina sisteminde, Vacib Varl k'n mahiyetle ortak hi bir yan yoktur. nk mahiyet varolma imkmm varsayd rr. Varla gelince, o, mahiyet de ildir; ne de mahiyetin paras dr80 . yle ise, Vacib Varhk hi bir eyle, cinse ve tre ait bir mn paylamaz; y ani O'nun fasla, araza ait bir mn ile ayr lmaya, zelle meye ihtiyac yoktur. Aksine o, zyle ayr lmaktadr. Bu adan, O'nun znn tanm (h a d d i) yoktur 81 . Onun iin cins ve fasl da bulunmaz 82. Her ynden tamdr. d) Dnce, dnen, dnlendir (akl, kil, ma'kul:) Allah'n kendini bildiinden ve akl, kil, ma'kul olduundan sz eden bn Sina, bu tr ifadeleriyle, O'nun her trl tamm atn syleyerek, ilimle ilgili konularda her trl tarifden uzak oldu unu syleyen Eflatun teorisinin kar snda bulunur. Aristo iin en stn istenilen, en stn makule e dir83 . bn Sina iin de ma'kul, tecrid edilmi mahiyeti bir eyle elde edilen, kil herhangi bir eye ait tecrid edilmi bir nitelie sahip olandr. Aristo en yksek akl n kendisini dndn syler, nk o, en gzel oland r, dncesi dncelerin dncesidir84. bn Sina'da tekrar ele al nan bu gre gre, Allah akl, kil ve ma'kuldur. Onun varl her trl madde ve arazdan soyutlanm olarak vardr85 . bn Sina dncesinde soyut bir mahiyete sahip olan ak l, B R'in de mutlak akl olduunu gsterir 86 . B R, kendinde akl ve L K SEBEP olmas sebebiyle, kendilerine varlk vermek suretiyle sebebi olduu btn eyleri bilir; yani Vacib Varlk zn ve her eyi bilir87 . O'nun gere i devaml olup deimez, akledilir bir gerektir; z ve varl da ayn ekildedir. Kendisiyle varolan ve akledilir olan L K BIR, her trl maddeden ve zat na katlm olma zelliini veren her
80

Iart, Ma ba'd et-Tabia, s. 70.

81 Necat, Iliihiyat, s. 229, ifa', ilihiyat, C. 2, s. 402 vd. Gazzali bunu ele tirerek zayftr der (bk. Kyel, Tehft, s. 132). 82

hetreit,

Ma ba'd et-Tabia, ss. 71-77; bk. Goichon, Distinction, s. 128; Necat, iliihiyat,

s. 228 vdd. 83 Bkz. La Metaphysique, A, 7, 1072 a, b. 84 Aym eser, A, 9, 1074 b, s. 701. 85 Necat, lhiyat, sa. 243-244. 86 Ayn eser, s. 244. 87 erhu 122, 239. Aristo inde'l-arab iinde, s. 31, Mubahasdt, ayn eser iinde, es.

65

eyden uzaktr88 . O, saf akldr, nk O, saf fiil olmas itibariyle btn ynlerden maddeden tecrid edilmi tir89 . Ayn zamanda z iin diinlebilen (malual) dir. Zira saf ak l olmaya engel olan maddedir. yle ise O, her trl madde ve madde ile ilgili her ili kiden uzaktr. Mademki O, z itibariyle d nce ve kendisiyle dnlmdr, o halde hem dnce hem d nen hem de d nlendir yani ak l, kil ve m a'kul dur90 . Ancak bunlar O'nun znde hi bir okluk meydana getirmezler. Bu durumda, Vacib Varlk, hem akl, hem akleden ve hem de kendisinin aklediliinin nesnesi olmaktad r. Akln kendisinden bakasn dnmesi mecburi de ildir; fakat O'nun mcerred z ak l'dr. yle ise Vacib Varlik'm dnen ve d ncenin nesnesi olmas , O'nun znde bir ikilik meydana getirmez 91 . Vacib Varlk zatyla bilendir, zat, eyaya bulunduklar dzen iinde varlk verir. Btn e yaya varlk veren z, kendi taraf ndan bilinir yle ise btn eyler O'na kendi zyle tannr demektir. Ancak bu e ya O'nun kendileri hakkndaki bilgisinin sebebi olacak ekilde gerekle mez, fakat aksine O'nun bilgisi, varolan e yamn sebebidir. Tpk mimarn evin ekli konusundaki bilgisi gibi, mimarn bilgisinde bulunan evin ekli, d gerekte, mimarn bilgisinin sebebi olan evin eklinin bilgisidir92. e) Bilgisi tamd r : Dnlebilirler (m a'k ul t) umumi bir ekilde, onlar sonsuz olarak dnen ilahi mdrikede bulunurlar; nk d nce, dnen ve dnlen, Allah'ta tek ve ayn ey dir. O, mutlak akldr, z maddeden ayrdr. Bir eyin dnlemez olmas nn sebebi maddede veya maddeyle ilgili eylerde olmaktr; nk ekle ait varlk duyularla alglanan varlktr. Vacib Varlk kesin olarak dnlebilir'dir. yle ise maddeden ve madde ile ilgili her eyden uzak bir varil& sahip her ey dnebilir (ma'k is l) dir93 .
88

Iiirta, Ma ba'd et-Tabia, s. 78.

89 ifir, Bhiyat, C. 2, s. 356, Necat, s. 243; Kr . Aristo, La Maaphysique, s. A, 7, s. 672 90 Necat, s. 243; ehristanl, el-Milel ve'n-Nihal, M sr 1910, G. s. De Vaux, Avicenne, Paris 1900, s. 259. 91 Necat, s. 243; Mehren, La Philosophie d'Avicenne, s. 198. 92

'Orta, Ma ba'd et-Tabia, s. 78; Bedevi,

Histoire, s. 639; Goichon, Distinction, s. 357.

93 ifa', ilhiyat, C. 2, s. 348, Necat, s. 343; Plotin dncesinde de Tanr akl ve ma'kuldur (Kr. Les Ennjades, C. 2, 239, 246 vd, C. 3, s. 67.

66

Aristo dncesinde oldu u gibi, bn Sina dncesinde de Allah Vacib Varlk olarak salt d ncedir; ancak Aristo'nun aksine Allah dnyadan tamamen habersiz de ildir. Kendini bilir, sonra genel bir ekilde dnyay bilir; yani z olarak d nlebilen her eyi bilir. lahi varolulara sahip varlklar dnda dnlebilenlerin hepsi Faal Ak l'da bulunurlar. Faal Ak l fiil halinde dnen bir cevherdir. Dnlebilen ekilleri kapsayan bu ak l, fiil halinde vard r ve nefsimiz onunla birle ebildi i takdirde d nlebilenleri (n a'ku lat) ondan ahr94. bn Sina Vacib Varlk'n kendi zn ve her eyde varolan iyilik dzenini bildiini kabul eder95 . O'nun bildii bu dzen, O'ndan yayhr, olur ve varolur. Ku kusuz raslant ve dzensizliin dnlemeyece i ilahi bir yaratl vardr. Bu yarat lta bir gaye vardr, fakat bu gaye L K'in gayesi de ildir96 . (li3l y y s J.4 9m J _,Y1 J:A;) Bu dzen ve gaye su ele r t e orisi'nde, etkili anlamlar nda gzkr. Gayesi bizim gayemizden ok stn, saf iyilik (hayr) ve en olgun Varlk olan LK, zn zyle bilir Ayn zamanda kendinden sudur eden her eyi bilir; nk O, varolan her eyin sebebidir97 . O'nun bilgisi her eyi kaplar. zn zyle tanmas sebebiyle, kendinde "dnlen (ma'kl)"dir. E ya varln, bilgisi aktif ve zden olan bu B R'den alr. Allah Vacib Varlk olarak, klli akl diye adlandrlan ilk malul'u de bilir. Bu mall s rasnda kendinden sonra gelenin sehebidir. Allah, ilk birinci mallden sonra gelen btn eyleri, bilinen aama sras iinde olmalar sebebiyle tanr, bilir. Kendine muhta btn mmknlerin bilgisi de bu marifete dahildir. Allah iin bir eyi dnmek, bu eyi yaratmak demektir; ve O'nun dnd her ey mevcuttur98 . Vacibu'l-Vcud'un dncesinin nesnesi varolan bir eydir. Ayn zamanda bir ba ll ve gerei vardr. lahi iradede varolan akledilir ekiller, insan dncesi gibi, ona dardan gelmezler; aksine ilahi aklda do arlar ve Vacib Varl k'n onlar dnmesiyle gerekle irler99 . Burada hemen u konuya aklk getirmek yerinde olur. Mademki Vacib Varhk saf akldr, eyay mutlak olarak ve klli bir ekilde dnmektedir, bundan, sonu olarak, cz'i eyleri de dnd hususu
94 Itirett, Ma ba'd et-Tabia, s. 129. 95 Necat, lLihiyat, s. 249. 96 Ayn eser, ss. 240, 243. 97 ICirt, Ma ba'd et-Tabia, s. 201; ayr ca bk. Neccar, Felsefet'l Arabiyye, s. 136. 98 Iarta, Ma ba'd et-Tabia, s. 201. 99 Ayn eser, s. 201.

67

kartlabilir mi? lk anda bu tr bir soruya olumsuz cevap verilir. Gerekten de bn Sina'ya gre, e er Allah sonsuz ve de imez ise cz'i eyleri dnemez. Allah' n caz'i eyleri dndn sylemek O'nun tabiatnda de iiklii kabul etmektir; dolay syla da znde bir eksiklik kabul edilmi olur. O'nun olgun olmas iin, hareketsiz olmas lazmdr, hareketsiz olmas iin de dnyay bilmemesi gerekir. Ancak bu tr bir akl yrten bn Sina'nn bu dncesinin yannda, Kur'an- Kerim Allah'n her eyin bilgisine sahip oldu unu bildirmektedir. Filozoflar Vacib Varhk'm yaln z kendi zn bildi ini ve kendisini bilmekten tr ortaya kan bilgisinin znn ayn olduunu syliyerek O'nun yaln z kendisini bildiini sylemek isterler. Bu tr d nce Allah'ta bir okluk meydana getirmemek iindir. Onlara gre, e er Allah kendini ve kendinden ba ka bir eyi de bilirse O'nda farkl iki bilgi olur. Onun iin yalnz kendini bilmesi ve znde meydana kacak oklu un yokedilmesi gerekir. Dier taraftan, islmiyet iin, dnyay bilmeyen Allah inanc kabul edilemez. Kesin bir ekilde bilgisi (ilmi) olmadan Kdir Allah inanc nasl kabul edilebilir? Allah'n sadece kllileri bildiini, fakat fazla bir ey bilmedi ini kabul etmek, slam inancnn aksine bir ey sylemektir. Ama e er Vacib Varlk olarak Allah'n her eyi bildii sylenirse Allah birle ik ve eksikli olacaktr. yle ise bu iki gr uzlatran bir uyum hali bulmak gerekir. te burada felsefe ile dini uzla trma gayereti ortaya kar ve bn Sina bunun iin aba gsterir. Sonuta, bn Sina sistemi veya d ncesi bu uzlamay yle formlle tirir: Zorunlu Varlk (Vacibu'l-Vcud) k llileri bildii gibi, c zleri klli bir ekilde bilirloo. Felsefi dncelerini islamla uzla trma ve slam inancna aykr bir ey sylememe gayretinde olan mslman bir filozofta ba ka nasl bir dnce olabilirdi? Gazzali Tehaft'nde, bn Sina'nn zayf olan bu d ncesini terketti ini ve Allah' n dnyay bilmediini kabul ettiini sylerml. bn Sina sisteminde, cz'i eyler, sebepleriyle mecbur' k lndklarndan klliler gibi bilinirler Onlar bir prensibe ba ldrlar ve onunla zelleirlerl 02 . Gardet, bu tr bir a klama ile, bn. Sina'nn ilahi bilgi teorisi
100 ifV, ilhiyat, C. 2, s. 359; lken bu szn Frhrye ait olup bn Sina'nm bunu sylemediini ve Allah'n czileri bilece ini kabul etti ini, fakat kendisine gre, bir tevil yapt n ifade eder (Bk. 6n Sina'nn Din Felsefesi, s. 87; Kr . Necat, s. 249). 101 Telnift, s. 102 seirt, Ma ba'd et-Tabia, s. 203; bk. Goichon, Distinction, s. 270.

68

ile Kur'an erilerini uzla trma gayretinde ba arszla urad kanaatndadrm Goichon da ayn dnceyi paylarim. Yukardaki d nceden hareket eden bn Sina'ya gre, cz'i gne tutulmasmn (ksiif) meydana geli i, kimi kere cz'i sebeplerin teker teker bir araya gelmeleri sayesinde bilinirim. Bu, onun zamana ait idrakiden ayr bir eydir ki, akl bundan onun imdi veya sonra olaca n bilir. bn Sina'ya gre, gne tutulmas nn ne zaman olaca n bilmek idraki ile onun meydana geli i amndaki idraki ayr eylerdir. Bir kimse gne tutulmas nn ne zaman, nerede olaca n bilir; ancak onun hakkndaki ilk idrak onun nce veya sonra olu undan 106 nce belli, sabit bir eydirm. Bu aklamalardan sonra, tekrar cz'i eylerin klli bilgisine gelelim. Bu unu ifade eder: Sebeplerin bilgisi sonucun bilgisini de kapsar; prensibi bilen tm.evar mla sonucu da bilir. Bunun iin, Vacib Varl k her eyin sebebi ve prensibi olan zn, buna ba l olarak da mecburi olarak znden ta an hei- eyi bilir. Bylece Allah cz'ileri kllilere i tiraki sebebiyle bilirim; yani cz'ileri kllilerin bir paras olmalar itibariyle bilir. Dier ynden, ilahi akl, insanm aksine, e yay bir defada bilir; bu bilgi geici bir bilgi olmay p zaman ve sre d nda, aklst, akn bir bilgidirm. bn Sina'nn bu dncelerini reddeden Gazzali, bunun eriat kknden skmek oldu unu syler. Szgelimi gne tutulmasn grenin durumunda oldu u gibi, "zaman iinde geen safhalanyla bilmez, sadece genel olarak tutulmay bilir, ayn ekilde kii olan insan deil, fakat klli insan bilir" eklindeki d ncelerin hatal olduunu syliyerek, buna dayal olarak da Allah' n hangi kulunun gnahkar, hangi kulunun nebi olduunu bilemiyecei ortaya kar, derim. "Allah cz'ileri bilirse de ime gerekir, oysa ki Allah'da de ime muhaldir" iddiasna Gazzali, Razi gibi' 1 1 , deiikliin bilgide de il, o nesnede olduunu, nesneleri bilmenin veya de iiklii bilmenin, de i103 Kr. Quelques Aspects, s. 574. 104 Kr . Livre, s. 454/1. 105 Ve akl, sebepleri ve idrakini kllileri bildii gibi bilir. 106 bn Sina bu misali ifa' ve Necat'ta da verir. 107 iirat, Ma ba'd et-Tabia, s. 203. 108 Saliba, s. 52. 109 if', Ilahiyat, C. 2, s. 424 vd.; rt, Ma ba'd et-Tabia, s. 205. 110 Kyel Tehitfilt, s. 202; Kr . Gazzali, Tehlift, ss. 152, 164. 111 Bkz. Muhassal, e., Mebahis, s. 169. 'tude, s. 121. ayrca bk, Atay, Fardbi ve bn Sina'da Yaratma, Ankara 1974,

69

meyi gerektirrnedi ini syler. e itli eyleri bilmenin bilgide farkhhk gerektirece i iddiasna Gazzali, o zaman Allah'n kllileri de bilemen esi gerekirdi; nk klliler de birbirinden ayr mldr, diyerek cevapverir 112 . Aristo'ya gre, Allah lemin merkezi olup, bilmeden grmeden bir ak esasna, yani iyi ve gzel cazibesiyle ynetir. bn Sina, bunu Farabi gibi, Allah lemin trlerini, klli kanunlar n, kiillileri bilir, yoksa ayr ayr , zaman olarak bilmez ekline evirmi tir. M. Horten, Aristo'nun yukardaki d ncesini felsefe d bir ilainlik gr (deisme) olarak kabul eder ve mslman filozoflar n bunu d eitirdikleri ni s yler 113
.

Allah'n eya hakkndaki idraki, zyle znde olmaktad r. Bu, eya iin, kavram ak ve kavranm olmak konusunda, en gzel eklidir. nk ilahi cevher hem alim hem de ma'lumdur. Allah' n bu idrakini akli cevherlerin O'nu kavray izler. Bu idrak, O'nun taraf ndan verilmi bir "idrak" sayesinde gerekle ir 114 . Vacib Varlk Allah' n bilgisi, kendisine hal, gemi ve gelecek girecek ekilde zamana ait bir bilgi de ildir. Aksine cz'i eyler hakkndaki bilgisi zaman ve srenin stnde kutsal bir grn e sahiptirl 15 . Her eye ra men, O'nun her eyi bilmesi gerekir; nk O'nunla birlikte bulunan her ey, bir aracyla veya arac sz (ibda' ile) kaderiyle O'nun ilk yargsna ular. Kader ona mecburi olarak gelir; nk mecburi olmayan varolam.azl 16. bn Sina'nn bu dncesi onun sistemindeki determinizmi a kea ortaya koymaktad r. bn Sina dncesinde, Allah hem bilgin (alim) hem de hayat sahibi (Hayy) dirm. Bylece onun sistemi Allah'da ilim ve hayat birle tirmitir. O, bilen ve ya ayandr. Bu ynden Allah'a nisbet edilebilecek tek bilgi, klli bir bilgidir. O, Allah olarak de iiklii kabul etmez; czileri c'z'i ve de ien olarak bilmez, fakat onlar klli olarak bilir. Allah'n znde, bilgisi ile bilgisinin nesnesi aras nda bir ayrlk sz konusu deildir. O, kendini bilmesi, B R olmas ve cisimden soyutlanm
112 Kyel, Tehfiit, ss. 202-203; ubuku, Gazali ve Kelam Felsefesi, nAkra 1970, 14, Gazzali ve iiphecilik, Ankara 1964,s. 66. 113 Bk. Felsefe, mad. .A. 114 Kr. Goichon Distinction, s. 311; irak, mad. .A. 115 Irt, Ma ba'd et-Tabia, s. 205. 116 Ayn eser, s. 205; ifa', Ilhiyat, C. 2, ss. 439-440, Necat, s. 302. 117 Ayn eser, s. 250.

70

bulunmas itibariyle "At M" ve saf gerektir. O'nun gerekli i her zaman " hea z r" ve "n z r" dr, aktr, gizli degildir 118 . Btn varUla= O'ndan ktn sylemek, O'nda bir oklu un bulunduu anlamna gelmedi i gibi, O, akl, ma'kul demek de O'nda oklu un bulunduu mnsma gelmez. O, de imez bir ekilde btn varhklar bilir; nk her eyin prensibi ve gere i O'dur 119 . O, "H a yy"d r, fiillerinde bir k asd, meyil ve benzeri bir eye muhta de ildir; iitir ve grr 120, hi bir eye muhta de il, her ey O'na muhtat r. z itibariyle L K'tir ve znde birle ik deildir. O, ayn zamanda S ON dur; nk btn varlklar O'na dner. O'ndan ba ka her ey, O'nun fiilidir, O, zamana bal deildir121 . Me ai sistemin en nde gelen ahsiyeti bn Sina'da Allah, ncesiz olup "S nic"dir, "K dir"dir; O'nun iin fazla bir nitelik yoktur, farkl nitelikler ta mas da mmkn de ildir. E er Allah'n zii bu niteliklerin bir sonucu olsayd , bu paralarn btn iinde olurdu; z varln srdrse de nitelikleri aran olsayd , bu niteliklerinin ve znn ba ka bir sebebi olur, " V a e ib", al c (mahal) durumuna d erdi; halbuki d ardan bir ey alan vacip olamaz 122 . bn Sina sisteminde, Allah' n bilgisiyle iradesinin birli i vard r, Vacibu'l-Vcud olarak iradesi bilgisinden farkl bir yapya sahip de ildir ve O'nun bilgisi denilince iradesinden ayr bir ey anlalmaz 123 . Mademki filozofunuzun sisteminde Allah' n dnya ile daimi bir ili kisi vardr, o halde O'nun bilgisi, iradesi ve e ya aras nda bir mnasebet bulunmaktad r. Ancak bilgi eya= varln ifade etmez. E er byle olsayd "m adum"un bilgisine sahip olunamazd . Bir ey bir kere bilinmi ve bir kere de bilinmemi olursa bu bilenin zihninde bir de iiklik olduunu gsterir. Halbuki Vacib Varl k'n bilgisinde de iiklik olmas imkanszdr 124. Deiiklik kabul edilse O, e yay bu gn var, yar n yok olarak bilir ki bu sarnad r. Onun iin Allah cz'ileri klli ve de i mez bir ekilde bilir. Yukarda Gazzali tarafndan tenkid edilen bn Sina'nn bu dn cesi, Razi tarafndan da kabul grmez. Razi, Allah' n her sonradan olan nesneden nce olduunu, sonra onunla beraber bulundu unu ve ondan
118 Ayn eser, s. 250. 119 Risalet'l-Ariyye, s. 8, if', lhiyat, C. 2, s. 357. 120 Risalet'l-Ariyye, s. 11. 121 Risalet'l-Ar iyye, s. 13. 122 Bk. Bedevi, Histoire, s. 634. 123 Necat, ilahiyat, s. 250, ifa', ilahiyat, C. 2, s. 367. 124 irat, Ma ba'd et-Tabia, s. 205.

71

sonra da "B ak i" kald m ifade ederek "izafetlerdeki de iikliin zatt . a bir de iiklik gerektirmedi ini, Allah'n bilineni bilmesi, bilgisi ile bu bilinen aras nda bir izafettir, bilinen de iince yalnz o izafet deiir" der 125 . bn Sina bu ilahi bilginin kesin ve sonsuz oldu unu bildirir. yle

LK olan Allah' n eyay varolu una gre bilmesi varsaylamaz; nk


Allah' n eyay varoluuna gre bilmesi onlar nceden bilmedii sonucuna gtrr, e er onlar bilmezken varolu lanyla bilseydi bilgisinde deiiklik olacakt ki bu, imkans zdr. Allah'n bilgisi varhklardan elde edilmi olmayp zndendir. O, LK olarak en olgun ve en limdir ve bu itibarla da gerek bilgiye sahiptir. O, tam, gl ve hi bir eksikli i olmayandr. nsanlarn bilgisi deitii halde O'nun ilahi bilgisi dei mez. Bilgi. O'nda sadece iradedir ve her eyde bulunan iyilik dzeni O'nun znden kaynaklamaktachr 126 Her eye ra men, bn Sina, Allah'n ilminden hi bir eyin kamayaca n bildirir "0, e yay klli olarak bilir; bununla birlikte O'ndan ahsi eyler, hatta zerreler sakh kalamaz, bilgisinin d nda olamaz"; 1.c. 1 bu ifadesi bir ay-ede birle ir: 12 7(11 LjY 11 ; Y; 2115

f) Sevgi, Seven, ve Sevilendir (A k, A k ve Ma' uk):


bn Sina metafiziinde, "Alim, Kdir ve Hayy" olan Vacib Varl k Allah, ayn zamanda "a k, ak ve ma' ak" tur; hem sever hem sevilir; 0, saf parlakla ve gzellie sahiptir. Hi bir gzellik O'nun gzelli ini geemez. O, ayn zamanda saf akl ve her trl noksanl klardan soyutlanm saf iyiliktir. Akl, gerek ve iyilik, yarat kta en yksek olgunlu u ve en stn gzelli i ortaya karr? Varln gzelli i, olmasa gerektii gibi olmaktr yle ise salt varl a ve salt zorunlulu a sahip 128 Vacib Varlk'n gzelli i hakknda insani szlerle ne denilebilir 129 ? Gerek gzellik, istenilen ve sevilen olma, tabiat iyilik olan Allah'a aittir. Varlkta olgunluk ve iyilik ne kadar byk ve kuvvetli olursa iyilik nesnesi o derece istenir ve sevilir. Allah en yksek olgunluk
125 Muhassal, s. 169; ayr ca bk. Hammude Garabi, bn Sina beyne'd-Din ve'l- Felsefe, Msr tarihsiz, s. 101 vd. 126 Talikiit, s. 100 vd. 127 Necat, ilhiyat, s. 247; ilihiyat, C, 2, s. 359; Kur'an- Kerim, Sebe, 3. 128 Onun sisteminde Allah, "f ail-i muhtar" (istedi ini yapmakta serbest) de il, "f ail-i m u c i b (gerekeni yapan)" dir. Kr . Aristo, 114 taphysique. A, 7,1072 b, s. 680. 129 Sifir, Ilahiyat, C. 2, ss. 363-370.

ve en stn gzellik sahibi olmas , zn dnmesi ve sevmesi sebebiyle ayn zamanda en yksek derecede sevilendir. O'ndan ta p yaylan varlklar da, derecelerine gre, bir lde olgunluk ve gzellik vard r. yle ise varlklar da ilahi sevginin nesnesidirler. Her ey Allah'a ynelir ve O'na doru hareket eder; nk O, gayelerin gayesi, a k ve evkin nesnesidir 130 . Bu ak, bilgisiyle tek ve ayn olan vacib varl n istei ve hayatnn gerekli bir sonucudur. Allah' n bilgisi kendisini dnmek deilse nedir 131 .? z itibariyle seven, sevilmi , iyi ve ho olan Allah gzellii ve ihti amyla her eyin stndedir 132 . O, saf iyilik olup mevcut sevginin nesnesidir 133 . Aristo iin, " lk Muharrik", varl zaruri bir varlktr; varl zaruri olmas itibariyle yilik'tir 134. 1bn Sina metafizi inde de benzer bir gr le, Allah, Vacib Varlk olarak daima en olgun ve en gzeldir; dnen d nlen, seven ve sevilendir. O, her trl noksan lklardan uzak bir olgunlu a ve gzellie sahiptir; kendisi saf Iyilik ve olgunluk olduu iin O'ndan ta p yaylan her ey de iyilik ve olgunhktur 135 . Yaratlm her varlk, doutan, salt iyinin a kyla bezenmitir. Mu tl ak, kendi a klarnda yani varlklarda ortaya kar. Bu ortaya k farkl derecelerde gerekle ir. Bunun iin dnyan n yarat lnn veya varolan her varl n tap yaylmasnn prensibi a k'tr. te bu prensiple her ey zaruret kanununa gre Allah'tan kar ve gene O'na dner 136 . bn Sina'mn "Vacib, Bir, Saf Ak l ve A k" olarak niteledii Allah, St. Thomas felsefesinde de vard r. O da bn Sina'nn Allah' bu ekilde nitelendirmesini ho karlamtr 137 . bn Sina sisteminde, Allah lk Prensip olarak her trl ili ki ynnden salt vacib varlktr; bu ynden de eksiksiz (mkemmel)dir. ilahi olgunluk O'nun gereklili ini bir sonucudur. Bilim, irde ve di er nitelikler, tabiat olduu andan itibaren znde bulunurlar. O, sadece her ynden eksiksiz de il, ayn zamanda en yksek olgunlu un da s130 Necat, lgthiyat, s, 246; Aristo d ncesinde de her ey Tanr'ya ulamak ister (bk. Birand (K.), lka. Felsefesi, Ankara 1964, s. 76. 131 Sift', ilhiyat, C. 2, ss. 368-369. 132 Necat, s. 254; hartt, Ma ba'd et-Tabia, s. 221; ifa', lhiyat, s. 369. 133 O'nun gzellik ve de eri vardr (Sif', IMhiyat, C. 2, s. 368). 134 Kr. La Me'taphysique, A, 7, 1072, b. s. 680. 135 Necat, Ililhiyat, s. 254. 136 Mehren, Vues The'osohiques d'Avicenne, MUSEON iinde, 1981, s. 602. 137 Gilson, Pourquoi St. Thonas, s. 36.

73

tndedir. Nitelikleri varl n meydana getiren zellikler de ildir; e er byle olursa, o kadar Allah kabul etmeye zorlan rz. bn Sina bu nitelikleri ilhi zata nisbetle arazlar olarak kabul eder 138 ; bunlarn sonsuzluu Allah'n birliine hi bir zarar vermez. Bylece ilhi zat okluk ve deiiklikten kurtulur. g) Saf yiliktir : Allah'n zn dnmesinden akledilir ekiller ortaya kar. Bu olu O'nun zyle zorunludur. "Hayr" veya " yi" Allah'n znden, akledilir eklinin sonucu ve tabiat gerei, belli akli dzene gre dnya zerine ta ar. Vacib Varl k olmas itibariyle Allah'n dzen hakknda bilgisi vard r ve bundan tr iyinin ekilleri dnyaya yayhr139 . n k Allah yaratklarn sever; O, saf akla sahiptir, nce zn sonra yaratklar sever. bn Sina metafizi inde, lk Prensip olan Allah, zorunlulu u ve olgunluu sebebiyle saf iyiliktir (hayr m ah z). Acaba iyilik nedir? Bu soruya bn Sina'nn cevab, iyiliin zce istenilen ey oldu udur. yi ayn zamanda kendi olgunluu gere ince varl n tamamlamak isteyen her varln isteidir. z olmayan ve eksikli e ba l olan ktiile kar lk, iyilik varla ba ldr. Varolu bir iyilik ve varolu olgunlu u varln iyiliidir140 . Her varlk kendisiyle iyi oldu u zel bir olgunlua sahiptir; bu iyilik ona Allah'tan gelir. Bu lemdeki e ya z itibariyle mmkn, bir baka ynle de vacibdir. yle ise mmkn, zyle iyilik olmad iin onda buldu umuz iyilik bu ynne aittir? Bu durumda, zarurete ba l olan iyilik, eyann cevherinin ash de ildir; aksine ona ayr bir prensipden gelmektedir. Mmkn varl k, eksik ve ktdr; nk o, zyle yoklu a ortakt r. Biraz nce belirtti imiz gibi, me ailiin en sekin temsilcisi olan 'bn Sina'ya gre, Allah saf iyilik'tir 141 ; bu iyilik olma hali, znden kaynaklanmaktad r 142 . yi genel olarak, her eyi isteyendir, kendisi de her eyin istedii varlktr veya varolma alannda varlm olgunluudur 143 . Yokluk (a dem), yokluk olmas itibariyle, istenilen bir ey deildir; varlk, saf iyilik veya saf olgunluktur 144 . Iyilik (hayr), her
138 Bk. ifa', Ilahiyat, C. 2, s. 355 vdd. 139 Necat, Ilahiyat, s. 229. 140 Ayn eser, s. 229. 141 Krs. Aristo, La Mataphysique, A, 10, 1075 a, s. 706. 142 Sehristani, el-Milel ve'n-Nihal, Msr 1910, s. 1103 143 Necat, Ilahiyat, s. 229. 144 ifa', ilahiyat, C. 2, s. 355 vd.; ayr ca bk. Saliba, Tarihu Felsefe, s. 226.

74

eyin, znde istedi i ve varln onunla tamamlad eydir. Bu durumda varlk, iyilik; varln olgunluu, olgunluun varl dr. Allah her varla varln verendir; onun iin ktlk ve eksiklikten zgr, saf iyiliktir 145 . O, yaratltan nce, hikm et'i her eyi kaplayan, birbirine zt elemanlar bir araya getirip insana farkl zellikleri veren kaderlerimizin hakimidir 146 . ifa- ve onun zeti olarak bilinen Necat'da Allah' n nitelikleri ko nusunda verilen bilgilere gre, "Va cibu'l-Vcud" olarak adland rlan Allah, saf gerek (el-Hak el-Ma hz)dir. O'nun zat ndan baka daha gerek bir ey yoktur; O'ndan ba ka hi bir varl k, O'nun varlna ve O'ndan stn bir varla sahip de ildir. LK B R olarak vaciblii yalnz kendisine mahsus bir gerekliliktir, halbuki di er varlklar gerekliklerini O'ndan alrlar. Her ey yokolma konusudur, yaln z O'nun zat bunun dndadr147 . Gere i "tam anlamyla varla sahip olduuna inanlan eydir" diye tammlayan bn Sina, bu konuda Aristo ile birleir 148 . h) Zengindir : Saf iyilik ve saf gerek olan Allah, bn Sina'nn felsefi sisteminde, ayn zamanda gerek mlk sahibi (Melik)dir, O, salt anlamda hi bir eye muhta olmay p her eyin zdr; nk her ey O'ndan gelmekte ve O'nun emrinde bulunmaktad r149 . Gerek zengin ve Hakim olan Allah, ihtiyalar insanlara ba lar, ihsan eder. O'nun niceli i, nitelii yoktur, zaman ve sre O'nun iin sz konusu de ildir; bir kapsam ve kapsayan' d nlemez. Vacibu'l-Vcud diye nitelendirilen Allah, yle zengindir ki, herhangi bir gaye ve istek sz konusu olmaks zn, faydalarm kendinden tamasma izin verir ( )15o. O, mevki itibariyle a ada olan herhangi bir eyi gaye edinmez. Vacibu'l-Veud olarak en yksek (el-AM) olan Allah, kendisi iin gaye rol oynayabileeek a a bir eyin ara trmasnda da deildirisl. O, hareket ve iradenin stndedir; nk hareketli olan olgunluk arar 152.
145 ifa', Il6hiyat, C. s, s. 356; Uyunu'l-Hikme, s. 58; Necat, s. 229. 146 Risalet'l-Kader, Trait Mystique d'Abu Ali al-Hasain b. Abdullah b. Sina ou Avicenne, Mehren yay. Leyden 1899, s. 2. 147 ifa', ilhiyat, C. 2, s. 355 vd.; Necat, ilhiyat, s. 229; ehristali, Milel, s. 1106. 148 Kr . La 3litaphysique, C, 1, 933, s. 110. 149 irt, Ma ba'd et-Tabia, s. 151. 150 Ayn eser, s. 153; Kr. ubuku, Aratrmalar, s. 127. 151 iireit, Ma ba'd et-Tabia, s. 154; Necat, ilaldyat, s. 273. 152 Iartt, Ma ba'd et-Tabia, s. 156.

75

bn Sina bu ekilde bir ifade ile Yarat c'mn tabiat gerei iradesiz hareket etti ini ima ederek hr yarat cln safd etmekte ve Aristo tesirinden gelen bir d nce sergilemektedir 153 . Allah' zengin olarak nitelendirdi ine gre, bn Sina iin zenginli in artlar nelerdir? Ona gre zengin, d ardan gelecek eye ball bulunmayandr: 1 znde, 2 zn gerekle tiren konularda, 3 Ol.: gunluuna ilikin konularda. nk zn tamamlamak veya mevcut halini gerekle tirmek iin, ekil, gzellik v.s. gibi konularda d ardan bir eye muhta olan her ey, kazanmak ihtiyac nda ve fakirdir. Bylece, lk Prensip olarak nitelendirilen Allah' n fiilinde gayenin olmad dncesi daha iyi anla lmaktadr Snni inan a uyan bu gr , bn Sina'da sk sk raslanan bir yorum de ildir 154 . Filozofumuzun sisteminde, Allah zenginli ine paralel olarak cmerttir 155 . nk her eye varlk veren O'dur. O'nun bu cmertli i karlksz bir eylemdir; varl k verdii eylerden bir ey istemez. 4 Allah'm Varlnn Delilleri: bn Sina dncesi, Allah' n V a cib u'l-Vcu d oluu konusunda kelamclarm grne ok yak ndr. bn Sina'ya gre Allah sebeplerin sebebi ve lk Etken (el-Fail el-Evvel) dir 156 . Kelmclar iin de bundan farkl bir ey de ildir. bn Sina iin sebeplerin sebebi olan Allah ayn zamanda sonlar n da sonudur. bn Sina'nn Allah'n varl konusunda yararland bir delil gaye sebebi (g i ili et)dir. Tabiatta bir sonluluk gryoruz, her eyin bir sonu var; hareket eden her ey bir sona, bir gayeye do ru gidiyor 157 . E er gayeye ait sebep varsa zorunlu olarak sonludur; nk gaye sebebi her eyin kendisince varoldu u sebebdir 158 . Sonsuza kadar bir gayenin baka bir gaye iin varoldu u hipotezinin imkns zlm ileri sren bn Sina, varlklarn, olgunluklarmn prensibi olan bir son sebepte durmak gerektiini syler; bylece son gaye Allah'a ula r. E yann ekli sebebi de sonludur; nk fl halindeki bir eyde varolan kk paralar yaln z sonlu olabilirler. Bu tek ve ayn eyin
153 Kr. Ayni eser, s. 156. 154 Kr. Ayn eser, s. 148; Goichon, Livre, s. 361/1. 155 ifd, lhiyat, C. 2, s. 327. 156 ifit', Iliihiyat, C. 2, s. 342. 157 Ayn eser, s. 285. 158 Ayn eser, ss. 340-341.

76

en gzel ekli sadece "bir" olabilir. Bu ekildeki dncelerle bn Sina, iyi ve olgunun tabiat zerine aklyrterek bir lk Prensip'in varl nda karar klar 159 . bn Sina Allah'n varl konusunda, ilk hareket ettiriciden de yararlamr 160 . Onun sistemi iinde s k sk tekrar edilen bir hususa gre, hareket eden her eyin hareketinin sebebi olan bir hareket ettirici vardr. Bylece sonsuza kadar gidilemeyece inden bir lk Hareket Ettiricinin kabul zorunludur. Yokluk (a d em) varil& ancak bir sebeple geebilir ve varl a geen her ey iin varolu imkan varlndan nce gelir. Mademki hareket varlkta yeniden ortaya kan bir eydir, o halde onun zorunlu olarak, kendini yokluktan varl a geiren bir sebebi olmal dr. Hareket kendisiyle vacib de ildir, aksine d ardan bir eyle zorunludur; onun z sadece mmkndr. te bu ilk prensip, ilk hareket ettirici. Vacib Varl k olan Allah'tr 161 . bn Sina sisteminde Allah'n varl pein olarak kabul edilmitir. Vacibu'l-Vcud, lk Sebep veya lk Prensip olarak adlandrd Allah, vacib ve mmkn sbatlam alarmda nceden vard r.
.

Buna gre, mmkn vacibe kar dir. Mmkn olabilir veya olmayabilir olandr. Vacip varolamaz olamayand r; onun varolmam.as dnlemez, dnlmesi halinde elikiye dlr; halbuki olabilir veya mmkn varolmas veya varolmamas dnld zaman eli kiye dlmeyendir; onun varolnasnda veya olmamas nda bir zorunluluk yoktur; nk o, olabili 'dir. Vacib'in varlnda zorunluluk vard r162. Mmkn varlk, kendinden zorunlu olmad iin "mmkn"dr ve yokluktan varlia geebilmek iin bir sebebe muhtat r. Bu ilk sebep Vacib Varlk'tr. Vacib Varlk olarak Allah'n sebebi yoktur; halbuki belirtildii gibi, mmkn, varln bakasndan aldmdan dolay bir sebebe ba ldr. Fakat mmkn varl n sebepleri, gene mmkn sebep-. ler olamaz. yle ise varl n bakasndan almayan vacib bir varlkta durmak gerekir. Bu Allah't r163 .
159 Ayn eser, s. 341. 160 Ayn eser, ss. 373, 390. 161 Ayn eser, s. 340. 162 Necat, Ilhiyat, ss. 244-245. 163 Ayn eser, s. 245; Ilhiyat, C. 1, s. 37 vd. bn Sina "mmkn-vacib" konusunda olduu gibi, Allah'n varl konusunda da Farabrden yararlanm tr (Bkz. ubuku, Allah' n Varl nn Delilleri, s. 31 vd.)

77

Bu, bn Sina'nn sisteminin zelliidir; nk ona gre Allah' n tarifi ve sebebi olmad iin delili de yoktur, fakat O, lemin tmnn delilidir. Bu trl bir usulle bn Sina, Allah' n varlnn spatlanmas konusunda kendinden sonra gelen monist mutasavv flarm ncs ve habercisi olur. Bu teki felsefe onda Mant ku'l-Me rikyye ile balayan do u felsefesinin bir grnmdr 164 . bn Sina'nn Allah'n varlnn spatlanmas hususundaki d nceleri, kendinden sonra, hristiyan dnyasnda St. Thomas'a kaynakl k etmitir 165 . Allah'n varl konusunda, bn Sina'nn ileri srd delillerden birisi de illiyet (kozalite) delilidir. Bu delil, vacib ile mmkn ayrm hususundaki delilden ok farkl deildir. Esasen bunun byle olmas da ok normaldir. nk Vacib Varl k Allah, sebeplerin sebebi konusunda en son sebeptir. Hi bir "mmkn" varlk, kendisinin sebebi olamaz. Byle bir varln, hem kendisinin varlnn sebebi ve hem de z ile mmkn olduu kabul edilse, bu takdirde, sebep sonutan nce oldu u iin, kendi z varlnn fail sebebi olmas gerekecektir. Bu durumda, mmkn varlk kendisinden nce varolacak ki, bu eli iktir166 . yle ise btn mmknlerin sebebi Allah't r. Bu gre gre, bir eyin yok iken varolmas iin bir sebebe ihtiya vardr. Herhangi bir ey varoldu u ve varl iin bir sebeb olmad zaman, o ey kendi kendine yeterli olarak varolur. Bu hal, ancak Vacib Varlk olan Allah iin sz konusudur. Bu bak mdan mmkn varl klarn kendilerinin sebebi olmalar sz konusu olamayacandan onlarn sebebi Allah'tr. O halde, mademki her olabilir (mmkn) malldr, sebebin sebebi konusundaki zincirleme sonsuza kadar gidemez; sebepler bir daire de meydana getiremezler. yle ise sebebi olmayan bir sebebde durmak gerekir. Bu sebeb, daha nce de belirtildi i gibi, sadece Allah't r167 . Allah'n varlnn delilini, varolma dncesinin zmlenmesiyle kazanaca gereklik konusunda bn Sina, sezgici bir yol tutar. nk rat'da bu konuya ba larken "iyice dn (teemmel)" terimini kul164 Massignon (L.), Recueil de Textes Ineelits, Paris 1929, s. 187. 165 Bkz. Gilson, Le Thomisme, s. 115. 166 Necat, lhiyat, s. 236. 167 Bkz. ayn eser, s. 264 vd.; irat, Ma ba'd et-Tabia, s. 50.

78

lanr: lk'in varl n , birli ini ve maddeden soyutlanm oldu unu belirlemek iin, a klamam z n d ncenizi varl ktan ba ka bir eye yneltmeye nas l ihtiyac olmad n bir d n C.)14.211 I
1 68(4,3i
5 JJ;`j

Jt;

"Teemml kelimesi rasyonalist olmaktan ok sezgicidir. bn Sina Allah'n mevcudiyetini, varl nn dnda bir baka eyle sbatlamaya ynelmemektedir. Her ne kadar yaratt klar Allah'n varl iin bir delil meydana getirseler de bn Sina bunlara ba vurmaz. Yalnz varhktan hareket, ona gre, en sa lam ve en erefli olandr169 E er varln durumu gz nne alnrsa, varlk, varlk olmas itibariyle, Allah' sbatlar ve bundan sonra O, kendisi, varl kta kendinden sonra gelenlere tan klk eder 170 . ki. Sina burada Kur'an- Kerim'den bir ayeti model olarak gsterir: "Gere i anlamalarna kadar varhmzn belgelerini onlara hem d dnyada ve hem de kendi ilerinde gsterece iz" 171 . bn Sina bu kaidenin halk iin oldu unu syliyerek ayetin devamn getirir: "Rabbinin her eye tank olmas yetmez mi?" "Bu da sddklar iin kaidedir" diyerek bunun Allah taraf ndan O'nunla ynlendirilmi bir tanklk olduunu fakat O'nun stne olmad n syler 172. bn Sina'nn daha nce hep duyulur nesnelere ba vurusu yannda, bu sezgisel d nce nereden kaynaklanmaktad r? Acaba mistik karakter ta yan "iikmetl-Merklyye"sinden mi? Bu konuyu bir baka aratrmaya brakyoruz. B DO U TEORISI (SUDR): bn Sina'nn dou teorisine onun metafizik anlaym dnerek girmek gerekir. Bu teori, ilerde de grlece i gibi, Allah' Vacibu'l-Vcud olarak anlay nn bir sonucudur. Temelini de illiyet kanunu meydana getirir. Her eyin kuvveden fiile kmasna imkan veren budur. lahi olan kendinden, mmkn olanda bakasndan dolar vacibdir. yle ise yukarda belirtti imiz ekilde Allah Vacibul-Vcud olarak ilk plana gelmektedir. Onun iin bu teoriye buradan ba lamak gerekir.
168 Ayn eser, s. 79. 169 Ayn eser, s. 79; ayrca bkz. Goichon, Livre, s. 371/1.

/Orta, Ma ba'd et-Tabia, s. 79. 171 Fussilet (41), 53; Goichon ayn yetin Frbi taraf ndan da kullanldn kaydeden
170 (Kr . Distinction,
S.

336).

172 cireit, Ma ba'd et-Tabia, s. 79.

79

slam dinine gre, Allah kainat yoktan yaratmtr. Bu durumda yaratl yoktan varla geitir. Btn slam alimleri buradan hareket etmilerdir. Kelamolar Allah' n varhn bu adan sbatlanaaya almlardr. Allah hr bir iradeye sahiptir. Istedi i zaman istedii eyi vareder. Fiillerinde asla hi bir zorunluluk yoktur. Gzel adlara ( e sm u'l-husn a) sahip, hereyin hkm ve kaderi elinde, Kdir bir Allah'tr. Yara-LIN ynnde de hi bir 3.kmllk ve gereklili e bal deildir, nk O. "I-Ial k" ve "B drdir. O, her eyden haberdard r, O'nun bilgisi iinde olmaks zn bir yaprak bile yere d mez. O, grnmeyenin (gayb) sahibidir. te slam diinin bu tr retisi karsnda, ortaya Aristo ve Eflatun etkisinde kalm felsefe kyordu. nk felsefe ve felsefeciler en byk stad 173 olarak Aristo'yu kabul ediyorlard ; o unlukla onun dncelerini kabul ediyorlard , bylece islami retiyle at yorlard . nk Aristo'nun temsil etti i yunan felsefesi kainat n ezeli oldu unu syler. Mslman filozoflar bu iki retiden birini semek zorunda idiler. Ya slam retisinin belirtti i ekilde kainatn yoktan varedildi ini kabul edecekler veya Aristo retisi dorultusunda onun ezeli oldu unu syleyeceklerdi. Ama mslman d nrler bunlardan hi birisini kabul etmeyip ikisini uzlatrmay denediler. zellikle bn Sina bu konuda byk aba gsterdi ve felsefe ile din aras nda arac veya uzlatrc bir teori kabul etti. Bununla birlikte, o, Islam inanc na en ok saygl olandr 174. Ancak bu teori pek ok kimse taraf ndan reddedildi. zellikle Gazzali bu teoriyi anla lmaz olarak niteledi. bn Sina hakknda dntilenleri daha nce kaydettik tekrarlam yoruz. Biraz sonra syleyeceklerimize k tutacak mahiyette olup yaratc ile yarat k arasndaki ilikiyi belirten bn Sina dncesini grelim. Ona gre, filozof olmayanlar yarat n yalnz varl almak iin Yaratc'ya ihtiyac olduunu dnrler. Bunlar edilgenin (meful) etkene (fail) ba ll konusunda, edilgeni edilgen (olay, sonu) ve etkeni de yapan ki i anlamnda d nrler. Bu e it bir aklama ile edilgen, kendisine varhk verilmi olup bir sanatkar n eseridir ve yap lm olduunu ifade eder; etken de varl k verdi, meydana getirdi (s an a a) ve yapt anlamndadr. Bu u demee gelir: varl k bir eye, o ey olmadan nce bir ba ka eyden gelmitir.
173 Muallim-i evvel 174 Bkz. Gardet, l'Islam, Paris 1970, s. 227.

80

bn Sina'ya gre, baz kere, bir varl n varlik bulduktan sonra faile ihtiyac olmad ve failin yok olabilece i ileri srlr. Buna gre, gre, yap lm nesne kalr. Kimileri eer Yaratc (Bari) nn yokluu kabul edilseydi onun yoklu u lemin varln yoketmeyecekti, derler. Gerekte lemin varolmak iin Yarat c'ya ihtiyac vard ; yani onu varh a geirdi ( II ), bylece fail oldum. Hatta denilir ki, e er lemin, Yarat c'ya, varolmas ynnden ihtiyac olsa idi, her varlk kendisini vareden bir ba ka eye (mucid) muhta olacak ve bylece sonsuza kadar gidecekti. Bunun eli m.eli bir durum meydana getirece i aktr. bn Sina bu konuda neye inanmak gerekti ini syliyerek, yapt, meydana getirdi, varlk verdi ve zorunlu kld <3.; ) deyimlerinin anlamla= aklar. Bu aklamada nesneye arizi olarak giren ey ele ahnmaz. Buna gre, bir ey varolmad (madum) ve sonra belirli bir ey sebebiyle yokluktan sonra varoldu u zaman, biz o eyi edilgen (mef'ul) olarak adland nrz. Bu anda birinin di erine maledildi ine dikkat etmelidir. Bu ister ayn eitlikte, ister daha genel, ister daha zel olsun; yani onun iin bir fazlal a ihtiya bulunsa bile meful daima fail'e muhtadr. Ona, bu ey sebebiyle yokluktan sonra varolan denir; bu varlk dardan bir hareketle, bir eyle nle, bir aletle, tabiatla, do ma sayesinde veya benzer bir eyle gerekle i . bn Sina edilgenin bu fazlalklaryla ilgilenmez, onun ilgilendi i Fail'dir 176. bn Sina'nn bu Fail Allah' filozoflarm Allah'dr. Fakat bn Sina, Eflatun'un ilgisiz "Bir" kavram n asla kabul etmez. nk Eflatun'da "Bir" dnmeyen saf d ncedir. Fakat denilebilir ki, bn Sina Aristo'nun Tanr inancna yaklamtr. nk Allah' ifade eden "Vacibu '1V cu d" terimi onun d ncesini karaterize eder. Di er taraftan, gene onun kulland "el-Evvel" ifadesi bir anlamda do uun kayna Allah' belirterek Eflatuncu Bir'i hat rlatr. Ancak bn Sina'nn " lk Varl k" olarak nitelendirdii Allah, dnmeyen dnce de il, fakat kendini dnen salt D nce'dir 177 . O, ayn zaman da sadece Gzellik ve iyilik deil, fakat lk A k'tr178 . Sadece son sebep de il, fakat ayn zaman da klli sebepdir. Bylece Eflatun " yi"sinin l bir grnmne ahid olmaktayz: Aristo'nun salt Eylem'i, Eflatun'un Bir'i ve
175 iiirdt, Ma ba'd et-Tabia, s. 85; Necat, ilhiyat, s. 213. 176 Ayn eser, s. 89. 177 Necat, ilthiyat, s. 243 vd. 178 Ayn eser, s. 245.

81

Kur'an'a sadk kalan bn Sina'nn btn yaratklarn sebebi Allah anlay . Her ne olursa olsun, yaratl konusunda; bn Sina'nn teorisinde yenieflatunculuk egemendir. bn Sina bir ynden lemin ezeli oldu unu sylerken 179, dier ynden onun mmkn olduunu kabul eder. Onun , anlayna gre, lem Allah'la birlikte daima vard . Bir ynden Allah'n lemden nce olmayaca, dier ynden de O'nun lemden nce oldu u kanaatndadr. Bylece ilk bakta bn Sina'nn dncelerinde bir eli ki ortaya kmaktadr. E er lem Allah'la birlikte varsa ncesiz, Allah ona oranla bir ncelie sahipse mmkn veya yarat lm (muhdes)tr. Ancak bn Sina, bu eli kiyi ylece ortadan kaldrmak ister: ona gre, Allah, Memden zaman itibariyle de il, fakat, t pk sebebin sonucundan nce olduu gibi, z (z at) ve s ra ncelii itibariyle ncedir. Kitabu'l- nsaf'da yle der: "Fiilin do uu Hakku'l-Evvel'den itibaren, salt ba langca oranla zamansz bir ncelik grnmndedir. Yaln z eskiler sebeblilik ilikilerini aklamak istedikleri ve ncelikten szetmek zorunda kaldklar zaman, konuma ekilleri, yanl olarak, L K'in fiilinin geici ve nceliinin de geici ncelik oldu u izlenimini vermektedir. Bu, yanltr, hatandr" 180 . yle ise O'nun nceli i devaml bir nceliktir. Allah'da bir de iiklik veya bir yenilik olmasn, O'nun gereklilii ynnden, mmkn grmeyen bn Sina, lemin yarat lm (muhdes) olmasn da uygun grmez. Alemin yarat lm olduunu savunanlara, Allah'n onu yaratt andan daha nceki bir zamanda, onu niin ya atmadm sorar. bn Sina, Allah' n belirli bir zamanda alemi yaratma konusunda gsz olduu varsaylabilir mi ? veya O'nun en olgun olma halini bir baka anda kazandn ve bylece alemi yaratt kabul edilebilir mi, diye sorar. ncesiz olan n tabiatnda hi bir deiiklik meydana getirmeden, ondan yarat lm (muhd e s) bir ey karmak mmkn deildir. Alemin varl, varolan varlndan nce mmkn idi, ite bu imkan ncesizdir; nk zamanda ba langszdr. Her yaratlm , mmkn olarak ele alnd zaman, varolma imkan varolutan nce gelir. Bu konudaki gerek udur: varlk bir nitelik olmas ve kendisiyle varlm srdrememesiyle, ncesiz bir ekilde, maddeye ba l bulunmaktad,r 181 . 1. NAYET VE FEYZ

lemin klli dzeni, varln ilahi ilimden alr. Bu dzen, kendine


uygun den gerekli zaman dahil, bir tertip iinde, btn ayr ntlaryla
179 ubuku, slam Dnrleri, s. 32, islam Dncesi Hakk nda Aratrmalar, s. 54. 180 erhu Kitab izolocya, s. 47; Vajda, Notes d'Avicenne, s. 365. 181 if', ilthiyat, C. 2, s. 171; Necat, Whiyat, s. 219.

82

j a J r11::;11 ve akledilir bir ekilde O'ndan ta ar182 (4;1.4..; Bu, bn Sina dncesindeki "in ay e t"tir. Ona gre, yksek sebepler (ak llar) insan veya dnyaya ynelik bir gaye,yle ah mazlar, bu husus Allah iin oldu u kadar ayr akllar iin de geerlidir. Fakat dnya sistemi iinde, hayvanlar ve bitkilerde grnen ola anst dzene dikkat etmek gerekir; bu dzen bir raslant sonucu gerekle emez, fakat belli bir dzenlemeyi (tedbir ma) i ret eder 183 . Daha sonra bu dzenin nasl gerekle tiini aratran bn Sina, "in y e t"in bir tarifini verir: "B R olan Allah, zyle (bi zatihi) iyilik sistemi iinde kmin varoluunu bilir; yle ki, O, zyle, bu lemde gerekle en olgunluun (kemlin) ve iyiliin (hayrn) sebebidir ve iyili in bu ekilde gerekle mesinden memnundur. Allah iyilik dzenini, imknn en gzel yn altnda dnr ve O'nun d ncesinden, en gzel d n ekline uygun olarak, bir dzen ve iyilik yayhr. Bu yayh , dzende sonulanacak <51) 4.,1p lr <;'1..0 1,11p en gzel ekilde olur ( Li

1.. i;
184 (441..11

.).*1 .u.;
1 JI a, .31; 1;1 J 11-4, 4: 4. (.53,11 .!YI

14; ZL(...Y1

Bylece "in y e t" ontolojik gereklilik haline gelmekte ve iyilik dzeninin olumasyla karmaktadr. Grld gibi, "inyet" Allah'n kendisini bilmesinden ileri gelmektedir. Bu bilgi, gerekle ebilecek en gzel ekle dayanmaktadr. Allah kendisini d nerek dnyay, olabilen en gzel ekle gre, yarat r. bn Sina "olabilen en gzel ekil de srar eder. Bu s nrlama, dnyan n olaan, mmkn ve maddeyle birlemi olmasndan gelmektedir ve bu yzden lem salt anlamda olgun olamaz. irt'da ise bu olu umu yle tanmlar: " nye t" Allah'n bilgisinin klliyi ve vacibi tam kavramas dr; t ki en gzel ekle gre varolma eklinde klli O'na dayansn. Ayn ekilde, Allah bunu mecburi olarak kendinden ve kendisinin inyet hakknda sahip olduu idraktan geldiini de bilir. yle ise varlk, Allah kendisine bir niyet ve istek alamakszn, en gzel ekle gre, gerekle en bilinene karhktr. Bu durumda, Allah'n kllinin varoluunu dzenlemek iin kendi davran konusunda sahip oldu u bilgi, kllide iyiliin (hayrn), "fey e z an" in kayna clr18 5
182 'Orta, Ma ba'd et-Tabia, s. 158; bk. De Boer, Feyz, mad. .A.; Abdlhak (A.), Frabi, mad.

.A.
183 Bkz. Bedevi, Histoire, s. 656; ifr, liihiyat, C. 2, s. 414 1.84 Ayn eser, s. 415; Necat, ilhiyat, s. 284; Goichon, Distinction, s. 292. 185 Ilirat, Ma ba'd et-Tabia, ss. 205-206, han. ev. s. 458.

83

Ancak "in y et "in bu ekilde anla lm olmas, varlklarn yarathnda oldu u kadar, lernin dzeninde de mecburiyeti kapsamakta olup hr iste i ortadan kald rmaktad r. Bylece, bu anlay ta, Allah' n izdii bir plan, niyet ve iste iyle takdir etti i bir olu yoktur. Onun iin, bu fiil, deta, en gzel mmknn dncesi ve ilhi bir zaruretti 186. Varlklarn yaratl ve dzeni konusunda Allah deta kendisini gene kendisinin dnce ekline balamaktad r. Grlerini bu tr prensiplere dayand ran bn Sina, do u teorisinde "Bir'den yalnz bir kar" prensibinden hareket eder 187 . Allah, Vacib Varlk olarak, kesinlikle Bir'dir; nk znn, kendisi d nda, bir baka eyle hi bir ortak yan yoktur. Yukar da belirtti imiz prensip gere i, kesinlikle Bir olan Allah yaln z bir, tek ve basit bir varl k yaratabilir. Fakat lernde varolan oklu u nasl aklamak gerekir? Mademki tek ve basit bir sebep, sadece bir sonu meydana getirebilir, birle okluk sokmadan ve dolay syla Allah'n tabiatnda bir de iiklik yapmadan O'ndan yay lan e yay nasl aklayaca z ? Bu konuda bn Sina, matematiki d nce eklinde bir okluk ortaya kor. Bunu gerekle tirmek iin ilk sebeplenmii (mall evvel) dnr. Kendisi de bir olan ilk mall, "Bir'den bir kar" ilkesince B R olan Allah'tan do maktadr. Bylece iki "bir" ortaya kar; biri sebepsiz, di eri sebepli bir. Bu durumda, bir tr ili ki okluu elde edilir. Bu ili kinin tabiatm, bilgi, Vacib ve mmkn kavramlar belirlemektedir. lk mall kendini ve lk Varl bilir; bu, bir ikilik meydana getirir. Vstelik ilk mall kendisiyle mmkn, Allah'la Vacib olarak kendini bilir. Bylece bir llk ortaya kar188 . Bu da oklu un meydana kmas na yeterlidir. oklua bir balang verme konusunda ilk malln rol grlyorsa da, semavi varlklarn ve nefislerin nas l meydana geldikleri hususunda ilk malilln bilgisinin e itli ynleri aka grlmemektedir. Gazzali bunu anlalmaz olarak kabul eder. Bylece daha a ada da belirtece imiz gibi, LK PRENS P olan Allah'tan bu birinci mall olan ak lla birlikte dokuz ak l ve felekleri trer. Allah'tan nce ilk akl veya klli ,akl kar, bu k , Allah'tan do rudan doruya arac sz olan tek k tr. lk akln k , Nur olan ilh " evh er"den gelen ldama eididir. lk akl veya "el-Mbde el-evvel"
186 Bkz. 1,1ken, bn Sina'n n Din Felsefesi, .F. Der. 1955, s. 84; Bedevi, Histoire, s. 658; Plotin dncesinde, Tanr'mn dnmesi ve bu yzden dnyay yaratmas gerektii iin dnya yaratlmad ; nk o, zorunlu idi (Kr . Les EnnOUdes, C. 3, s. 65 vd). 187 Kr . Plotin, a.g.e., s. 65 vd. 188 eire Ma ba'd et-Tabia, s. 190; bk. Corbin (Henry), Avicenne et le Recit Visionnaire, t, Tahran 1954, s. 66; Mehren, L;'tude sur la Philosohie d'Averreos, s. 8 vd.

84

Allah'tan yaylan gce ortakl k eder, fakat varl n bakasndan alm olmas sebebiyle Allah'tan ayrld bir husus vardr ki, bu da imkan iinde olmadr. O halde onda bir birle im vardr 189 . te bu birle im 'Memdeki okluun kayna dr. bn Sina'nn dou teorisinde ikinci prensip olarak u konu gze arpar: Ayr lm cevherlerde d nmek yaratmak demektir. Ilahi iradede dnce e yadan nce gelir. nk ayr cevherler bir eyi dnd andan itibaren, bu ey, dnlm olduktan sonra varolur 190 . nc bir dier prensip, onun sisteminin merkezini veya eksenini meydana getirin: "kendi zyle Vacib olmayan, kendisiyle mmkn ve kendinden ba ka biriyle Vacibdir". Varl Vacib olan bir tek varlk olduuna gre, ondan baka btn varlklar, mmkn varl a sahiptirler191 . bn Sina sisteminde, Mem, ilk sebep ve sebePlerin sebebi olan Allah'tan yayln 192 . Ancak bu oluta Allah iin bir gaye sz konusu de ildir. nk en yksek bir varl k a ada olan kendine gaye edinmez; O, z itibariyle F ail'clir 193.. Alemin yaratl ve ncesizlii, tez ve antitez olarak, do uun varsaym olabilecek bir sentez meydana getirirler. Yukarda, alemde varolan oklu un nasl aklanabilece ini konusunda bn Sina'nn ilk maltilu ortaya koydu unu sylemitik194 . Bu akl veya ilk mall, Bir'den yaln z bir kar" 195 kaidesi gere ince, Allah'tan yay lan tek varlktr. te Allah'tan kan bu varlk maddi bir ekil de il, akli ekildir 196 . Fahreddin Razi, bn Sina ve di er filozoflarm do u teorilerine kar kar ve bu "Bir'den bir kar" dncesinin batl olduunu syler 197 . bn Sina sisteminde kaydedilen bu kaide gere ince, kesinlikle bir olan Allah'tan, bn Sina terimiyle Va ci b u'l- Vcu d'dan, bu ilk ve
189 Bkz. Gardet, Pens6e, s. 50. 190 Bk. Sunar, slam Felsefesi Dersleri, ss. 97-98; Hammuda, bn Sina beyne'd-Din ve'l-

Felsefe, s. 130. 191 Necat, lhiyat, s. 225; ifr, ilhiyat, C. 2, ss. 37-38. 192 Ayn eser, C. 2, ss. 402-403, 415; Necat, iliihiyat, s. 274. 193 islirett, Ma ba'd et-Tabia, s. 147.
194 bn Sina'dan sonra gelen Thomas d'Aquin de ayn yoldan gider (bk. Gilson, Le Thomisme, s. 215). Daha sonra bn Rd bu ilkeyi atarak Allah' n eyay btn oklu uyla do rudan yarattn syler (Bk. Horten, Felsefe, mad. .A.). 195 setrt, Ma ba'd et-Tabia, s. 119. 196 ifa', lhiyat, C. 2, s. 405; bk. Sehristani, Milel, C. 2, s. 1089. 197 Bkz. Mebtihis, s. 198 vd.

85

tek akl yaylr 198 . Bu akln Varl Allah'n kendi zn d nmesiyle gerekle ir199 . Alemdeki okluu aklamak ancak bununla ayd nla kavuur. Artk varlklar, bir derecelenme iinde, Allah'tan ta arak ( 4.14.L ) yava yava ortaya karlar. Ancak hepsi birden deil; nk O, mutlak birdir ve O'ndan ancak bir yani ilk ak l kabilir200 . Dier varlklar, bu ilk akl ve ondan sonrakilerden ileri gelirler. Gilson'un da belirtti i gibim, bn Sina dncesinde, bir ynden e yay Allah yarat rken, dier ynden de O'ndan yay lanlar kendinden sonra varolanlar n yarat lnda rol oynamaktalar. Bunun iindir ki, Allah tarafndan yarat lnu ilk ayr cevher kendinden sonraki felein cevherini ve nefsini yarat r. lk akl zyle mmkn ve Allah'a oranla Vacibdir. Bu ak l, yaratlm ve birleik olarak, kendini fiil halinde d nd an, ondan bir nefs ve en uzak (aksa) fele in ekli kar. Kendini g halinde d nd zaman, bu fele in cismi meydana gelir; sebebi olan Allah' dnd zaman da ondan ikinci bir "ayr ak l" kar202 . lk aldn kendini dnmesinden ki bu iki ynldr yani ilk akl zn Vacib Varlk Allah'la "zorunlu" olarak ve kendinde de "mmkn" olarak d nmesinden, ikili bir grn ortaya kar 203 . Onun, zn lk S e b ep Allah'la Vacib olarak d nmesinden fele in nefsi ve zn kendinde kendisiyle mmkn olarak d nmesinden de fele in cismi kar204. te bu iki farkl bilgi, zaruretin bu iki ynyle oklu un kaynadr205 . yle ise bu ilk akl, dnd eyle vard r; nk onun varl dnd bu eye baldr; yani onun cevherine ba ldr ve bu akl kendinden sonra gelecek bir ba ka eyin prensibidir. Bu d ncede, ncelik veya sonral k yoktur, yani akl daha sonra dnece i sebebi iin nce kendini dnmez O kendi sebebini d rken kendisini de varlk olarak dnr. Onun Allah' dnmesi kendi z hareketi de ildir, fakat onda sebepsiz ve zorunlu olarak beliren Allah't r; yani Allah akla tecelli etti i zaman akl onu dnr ve kendisi de dnlr.
BIliyat, C. 2, s. 404; Kr . Plotin, Les Enne'ades, C. 1, s. 149. 199 Kr . Aristo, La .111jtaphysique, AA, 9, s. 701. 200 Kr . Plotin, a.g.e., C. 3 s. 65 vd. 198 ii' 201 Kr, Le Thomisme, s. 177. 202 stirt, Ma ba'd et-Tabia, s. 192; ifif, ldhiyat, C. 2, ss. 277-278, 203 Bkz. Vajda, Notes, s. 370. 204 ifir, ldhiyat, C. s, 2. 402 vdd. 205 Isrt, Ma ba'd et-Tabia, ss. 119, 121, 191; Necat, Hhiyat, ss. 276-277; ayrca bkz. Corbin, La Philosophie Islamique des Origines a la Mort d'Averreos, Histoire de la Philosophie, iinde, C. 1, Paris 1969, s. 1048; Histoire de la Philosophie Islamique, s. 239.

86

yle ise ilk aldn varl iki cephelidir: kendisiyle mmkn bir varl, Vacibul-Veu d'la mecburi olan bir di er varl . lk akln bu iki ynl varl, lemdeki okluun sebebidir. Belirttiimiz bu l dnme olayndan e it varhk ortaya kar: 1 kinci akl, 2 Gn ekli olan nefsi, 3 S nrl gn varl , ki bu da maddesidir Ikinci ak ldan, ayn ekilde dnmeden nc akl, gn nefsi ve maddesi ortaya kar. Bu hal, bylece ay feleine kadar devam eder, yani "faal akl"a kadar 206.
ALLAH Ilk Ak l

VAC BU' L VelCUD

Felein Nefsi Ilk sema

2. Ak l

3. Ak l

Sabit yldzlar kresi

4. Akl

Zhal kresi

5. Ak l
0

6. Akl

7. Ak l

8. Ak l



s.

M teri kresi

c) Merih kresi

Gne kresi

Zhre kresi

9. Akl Faal Ak l Kevn ve Fesat Al m

Utarit kresi

.,.., ` ,\\ ,, ,

Ay kresi Madde ve $ekil

M?irit\\ \ Nfister, \ \\ // l I\ \ \\ s \ \ ,, //I1 . s \ \ \ \ \ N , I s ,


\

insan hayvan bitki cans z .. rliklar

206 ifl',1 ilhiyat, C. 2, ss. 404-405; Necat, Ililhiyat, s. 275 vd. Feleklerin says konusunda bkz. Aristo, La 1We'taphysique, A, 8,1073 b.

87

Ancak, akllarn dier bir akldan kmalar, "faal ak l" da son bulur; yani "su d r" ad geen akldadurur. nk sonsuza kadar devam edemez. Acaba Vacib Varlk Allah'tan ta an "feyz" neden bu onuncu aklda duruyor? Do uun (sudrun) burada birdenbire durmasnn mnsm anlanadan ve bunun sebeplerini bilmeden bu bilgi yeterli bulunursa, ibn Sina'n n sisteminde bizi artan bir kesiklikle karlanz ve di er akllara benzeyen onuncu akln neden bir ba ka akl karmadn anhyamayz. Acaba bu akl dier akllardan farkl bir akl mdr? O da, di erleri gibi, Vacib Varlik' dnmyor mu? Kendini Vacib Varl k'la zorunlu, fakat kendisiyle mmkn olarak kavramyor mu? E er dnyorsa gene l bir varl k grubu ortaya kmayacak m207 ? bn Sina'nn sisteminde, prensip olarak, her ak lda bulunan okluktan, varlklarn okluu meydana gelmektedir. Gerekten de her ak l, kendileriyle oklu a sahip oldu u farkl yne malik bulunmaktad r. Kiilii gz nne al nd takdirde, akl, bir ynden, kendisiyle kendinde mmkn, bir ba ka ynden de, kendinden ba ka bir eyle, yani Vacib Varl k Allah'la vacibdir. E er Allah' dnrse onun bu d ncesinden bir akl ve eer kendi zn d nrse iki ey ortaya kar: znn Vacib ynnden g n nefsi ve gene znn mmkn ynnden g n cismi kar. Bu d nce ilikisi, "faal akl"a kadar olan btn akllarda ayn ekilde vardr ve ayn sonucu vermektedir. Bunun iin, akl ve nefis farkl olduklar halde benzer ynleri de vard r. okluk, akln kendinde bulunan okluktan kaynaklanmaktad r; aksi halde "bir'den sadece bir kar208 . Her aklda bulunan ilki dnmeden varlkta bir okluk bulundu u sonucu karlrsa da, her akl n, sonsuza kadar devam edecek bir oklu a sahip olduunu kabul etmek gerekli deildir. yle ise her akln sahip oldu u niteliklerin kendinde bulunmad, dolaysyla kendinden, ba ka bir akhn kmayaca bir akla ulalmaldr209 . Birinci akldan kan okluk, sadece cins itibariyle bir okluktu 210 ; nk ilk akl, kendinden kan akllar saysna eit bir ok yne sahip bulunmaktad r. Olu ve dal (kevn ve fesa d) dnyasna ait nefisle dorudan doruya ondan yaylmamakta, fakat ondan daha a ada bulunan, yarat lta adgeen dnyan n elemanlarn yneten bir akldan kmaktadr. Faal akl' n Allah'tan ald akldan -yani O'nu akletmesinden- insana ait ak l ve onun d nmesinden mad207 Bkz. Gardet, Pens.e, s. 52; Saliha, 208 Bk. ehristani, Mile!, C. 2. s. 1120. 209 Saliba, .tude, s. 132. 210 ifa", Ilahiyat, ss. 402-403; Necat, /15hiyat, s. 278.

tude, s. 132.

88

de ile maddeye bal eya olumaktadr211 . Bu son akl g e ait hareketlerin yard m yla, ayalt dnyasnn ekillerinin iinde bulundu u, yani iinde ya admz alemi meydana getirirm. Bundan ba ka, son akl, alc nitelikteki maddenin ekillerini fil halinde kendinde bulundurm. Bu a klamalardan anla lmaktad r ki, bu akl dier akllardan farkl bir tabiata sahiptir ve do u , lemi artk bir baka akla ihtiyac kalmad anda son bulur. Bu anda, son akl olan "faal ak l" blnp o alabilen akli cevherleri kapsarm. Buraya kadar sylediklerimiz, do uun sonsuza kadar devam edemeyece i konusunda bn Sina'nn ileri srd delillerdir. Her aklda bulunan okluk, ondan yaylan varlklarn okluklarmn sebebidir. Bu okluk, mecburi olarak her ak lda bulunmadndan, dou elemanlarn n bozulup dalmalar m yneten bir akl ve onun dnyas nn ontolojik derecelenmesinde son bulur 214 . Do u (su diir)un son bulabilmesi iin, bu son akhn ne birinci prensibi (Meb de'l-Evvel) ve ne de kendinden nceki akllar bilmesi gerekir. Byle bir varsay m kabul edilemeyece inden bn Sina, akllarn tr ynnden ayn olmadklarn syler215 . Ayr akllar, g e ait cisimler ve onlar n hareket ettiricileri, ve ak llarn saylar ok216, cinsleri ve tabiatlar ayr ayrdrm. Fakat, mademki dnme dolaysyla da yaratma fiili btn ak llara ait bir zelliktir: Nasl oluyorda son akl olan "faal ak l", kendinden sonra bir ba ka akl meydana getirmiyor? Ibn. Sina sisteminde, bu soruya inand rc bir cevap bulmak kolay de ildir. O bunu lemin sonlu oldu una ba lamak ister ve bu yolda a klamalar yapar; bu konuda yukarda belirttiimiz delilleri ileri srer. Ancak k sr dng iine dmekten kendini kurtaramaz. Halbuki bu son ak l, taan bir akldr218 .
,

bn Sina bunlar aklamak ve ortaya att bu sistemi savunmak, bu su etle onun gerekli ini gstermek iin, bir ok a klamalar yapar. Bu adan onun dnceleri de erlendirilirse e er "faal ak l"219 akle211 Bkz. Vajda, Un Champion de l'Avicennisme, Revue Thomist, iinde, 1948 (37); The'ologie et Philosophie, Paris 1948, s. 505 vd. 212 ifa', Iliihiyat, C. 2, s. 410. 213 Ayn eser, s. 410. 214 Ayn eser, s. 400 vd.; Necat, Iliihiyat, s. 278. 215 Ayni eser, s. 276; ifd.', Ilhiyat, C. 2, s. 407. 216 Kr. Aristo, La Maaphysique, A, 8, 1073 b. 217 frat, Ma ba'd et-Tabia, ss. 185-186. 218 ifi', Ilhiyat, C. 2, s. 401. 219 De Boer, Gklerin refislerinin Allah'a yakn meleklerle bir tutuldu u ve Faal Akl n da Cebrailin ad olduu kansndadr (bk. Ak l, mad. LA.)

89

dilir bir ey dnrse kendisini d nmeden onun varl n gerekli klmaktadr; onun iin onda akledilirler bulunmaktad r. Nefsimizde bulunan ma'kul ekiller ve maddede bulunan hissi ekiller "faal ak l" ad verilen bu ayr cevherden yaylp karlar. Allah' n griintsnden (tecelli) uzanan bir grnt ile nefisler, insani ak llar, drt unsur ve dnyaya ait her trl ekiller ortaya kar. Akllarnn douunun son halkas olan bu akl, gerek do uu ma'kul lemden insan akl na aktaracak olan ak ldr ve gere in aydnlanmasnda, insan akl ile iliki noktas olan, onu g halinden fiil haline geirecek olan ak ldr220 . Fakat "fa al ak l" kendinde varolan ma'kulleri d nmezse ondan hi bir eklin kmayaca aktr221 ., Burada bn Sina sisteminin eflatuncu realizmden kamak isteyen dinamik bir ynn grmekteyiz. Bu, ak lla= tabiatlarnda bulunan durgun karakteri, d nceden karp atan dinamik bir ynn grntsdr. Cisimler maddeleri itibariyle benzer; fakat ekilleri itibariyle farkl drlar222 . Bu "faal ak l" deta bir klli da tc roln oynamaktad r. nk ana haz rlayc sema.vi akldr. Szgelimi insan d ncesinde ayni ey oluur. nce bir fikir d nmeyen bir nefis, bu fikir hakk nda ancak g halinde akla sahiptir, onu d rmeye balad andan itibaren fiil halinde bilgili olur. Nefsin, bu ekilde, g halinden fil haline gemesi iin bu fikre fil halinde sahip olan ve onu nefse veren bir sebebin bulunmas gerekir. Bu sebep, ancak akli ekillere sahip ve bize onlar verebilecek "semavi akl" olabilir. Bu akln bizim aklmzla ilikisi, gnein gzmzle olan ilikisi gibidir. Tpk akln kendiliinden ma'kul oldu u gibi, gne de kendiliinden grnr ve gne , karanlkta olmalar itibariyle, g halinde grlebilir olan e yay ile bize fiil halinde grnr klar; "faal ak rda, kendisi tarafndan aydnlatlmadan nce, g halinde ma'kul halde olan d nceleri bize fiil halinde ma'kuller klar223 . Elemanlar dnyasnn maddesi, son akl "faal ak l" dar sonra meydana gelmektedir. Bu akl n stnde, bulunan dier cisimlerin ona yardm etmeleri mmkndr, bunun iin bir engel bulunmamaktad r; fakat "faal ak l"da olmayan ekillerin ortaya kmalarm salamak iin, bu yardm da yeterli de ildir224 .
220 Necat, ilhiyat, s. 273; itirtit, Ma ba'd et-Tabia, s. 192. 221 Necat, Tiihiyat, s. 280. 222 Ayn eser, s. 281; Necat, Mhiyat, 223 Bkz. Gilson, Pourqoui, s. 41. 224 itirtit, Ma ba'd et-Tabia, s. 192.

90

Semavi cisimlerin varlk vermeksizin madde zerine tesir edebilecekleri bilinmektedir 225 . Ancak cisimler baka cisimlerin maddelerinin sebebi olamazlar; sonra ayn cinsten ve trden pek ok varl n kendi bireyselliini belirleyecek bir sebebe ihtiyac vardn 226 . Maddedeki kymetlerine ve haz rlanlarna gre e itlenen ekiller de "faal ak rdan 9 j.LJ1 J:5 Lii) tap yaylarlar 227 (141i,,, tj Szgelimi su, ya su eklini veya scaklk derecesine gre hava eklini alr. Bu e itlenmede semavi cisimlerden ba ka, rol oynayan bir prensip yoktur. Semavi cisimlerin merkez ve evrelerine yak nlikla ilgili olarak gelien bu e itlilikle, nebati, hayvani ve konu an (nat k) nefis de ,!.1.;.te J) faal akldan doarlar228 j ..11 IStat J Akli cevherlerin varl k dzeni, konu an nefisde Q (en-N efs en-N at k a) durur. Konu an nefsin beden organlaryla ve onu faal akla yaklatran yksek aklarla (if z t) olgunluk kazanmaya ihtiyac vardr229 . Bylece daha ilerde de grlece i gibi, natk nefis ancak bedenle birle mesi halinde olgunluk kazanmaktad r. E er varlklar birbirinden, zellik olarak, ekilleriyle ve saysal olarak maddeleriyle ayrlmyorlarsa ne ile ayr llyorlar? nk ekil ve madde, olu ve da da (k e vn ve fesa d) alemine ancak faal ak l ad verilen ayr cevherden yay lmaktadr; yle ki, ekil, semavi feleklerin, tabiatlan gere i, birbirinden ayr lmalarndan meydana gelmektedir. nk onlarn nitelikleri birbirine benzer olmad gibi, farkl hareketleri ve nefisleri vardr230 . yle ise her akl kendinden a ada olandan farkl, stn dnlebilirleri bulundurur demektir. Bylece Allanda bulunan dnlebilir (ma'kul) veya daha uygun bil deyimle, akl ma benzeri olan d nlebilir, ontolojik dzenin tepesinde ve bu hiyerar i ierisinde, btn di er dnlebilirlerden stn durumda bulunmaktadr. Onun iindir ki, 'bn Sina felsefesinde, ekille , dnlebilir bir ekilde ayr cevherlerde ve varolma modeline gre nceden bulunmaktadr. Mademki Allah btn va lklann lk Sebebi ve lk Prensibi'dir, yle ise ilahi dnlebilir dier btn d nlebilirlerin sebebidir.
225 Necat, ilhiyat, s. 281. 226 Bkz. Goichon, Distinction, s. 460. 227 Necat, Ilahiyat, s. 281; ifir, ilhiyat, C. 2, s. 410 vdd; ayrca bkz. iartit, Ma ba'd et-Tabia, s. 201. 228 setrat, Ma ba'd et-Tabia, s. 192. 229 K. Plotin, a.g.e., s. C. 2, s. 243. 230 Gn canl olduu sorununda, Gazzali, mmkn olsa bile, filozoflarm bunu bilmeyeceklerini e er byle olsayd bunu peygamberlerin bildirmesi gerekti ini, bu yzden filozoflarm dncelerinin karadan teye geemeyece ini ifade eder (bkz. Kyel, Tehafitt, s. 324 vd.;

Tehft, s. 174).

91

Allah lem hakknda sadece genel bir bilgiye sahip olmay p ayn zamanda czi olaylar sonular itibariyle ve kendisini bilmesi itibariyle bilir231 . Bu durumda, tamamen d nlebilir olan ilahi zat n bilgisi. genel bilgiyi de kapsar; dolay syla czi olaylar n bilgisi de onun iinde bulunmaktadr. nk herhangi bir ekilde czi olaylarn bilgisine sahip obanamyorsa genel bir bilgiye sahip olunamaz. Bu a dan, bn Sina dncesine gre, tpk gayenin sebebde veya sonucun prensipte varoldu u gibi, ilahi bilgide de ma'kul olanlar vard r. Bu sebepledir ki. bn. Sina dou teorisinde veya varl klarn yaylnda yaratc olan yaratklarn 232 varln kabul eder, bu do u ve yarat mecburi bir olutur233 . Do uun btn dnemlerinde mutlak zaruret hkimdir, nk her ey zaruriden ileri gelmektedir. Bu zaruri (vacib) B R'dir. Nasl ki nicelikler (zamanla de il fakat tabiatlanyla yani mutlak mnda) BI R'e dnmek zorundad rlar234, tpk onun gibi bu B R de zaruri olmas sebebiyle (zamanla de il fakat tabiat ile, yani mutlak manada) nicelikler haline gelmek zorundad r. Bylece ilk ayr akl, ikinci bir akl ve birinci g n nefsini ve cismini retir J 9 -,k1;) 171:4 . 11:15 J 41 .9 11<"' LP1"11 L .r `b-9-- 11 Pl>yl - r;

235 G

.5 1c^'

Ayn ekilde, yarat c aklda bulunan ve di er akllarm kmasna elverili bir okluun sebep oldu u yaylma ile ikinci akl nc akl karr236 . Bu akl-yaylma-yaratmas dnyamz idare eden "faal akla" kadar devam eder ve onda son bulur. O art k ilk sebebi dnmedii iin kendinden sonra akl do uu durur. Ancak bu son, bn Sina'nn mistik varolu anlay nn zelliini ortadan kald rn Eer ilk sebebi bilmemiz asla mmkn de ilse, bizi "faal ak l"la birletirecek olan nedir? nk onun sisteminde ak l eitli geitleri a tktan sonra ilahi gzellik ve iyilii grp ondan zevk alabilir 237 . yle ise faal akln Vacib Varlk' tanmamas olarn.az. E er yayl -dou sonsuza kadar gitmiyor231 Necat, Ilahiyat, s. 248; bk. Tusi, erhu Irat, Msr 1290, s. 432; ierat, Ma ba'd etTabia, s. 201. 232 Ayni akl cevherleri gibi. 233 Bk. Saliba, tude, s. 136. 234 if', Il'ahiyat, C. 2, s. 373; ayrca bk. Quadri, La Philosophie Arabe, s. 99. 235 Itirea, Ma ba'd et-Tabia, s. 192. 236 bn Sina'ya gre nefislerin benzedi i varlklar e itli olduu iin alullar da oktur (harat, Ma ba'd et-Tabia, s. 171). 237 Kr. Ayn eser, Tabiat, s. 387 vd; ayr ca bk Mehren, Traias Mystiques d'Avicenne, s. 65.

92

sa bu, Vacib Varlk olan Allah'n tabiatnda bulunmaldr. E er Allah dnce, dnen ve dnlen olmas itibariyle sonsuza kadar bir dou kapsamyorsa bu konuda sylenecek olan nedir? Mademki Allah'da g halinde, potansiyel olarak hi bir ey yoksa ve kapsad ndan baka bir ey de karamyorsa durum nasl aklanacaktr? Vacib Varlk Allah'a oranla ilk akln mmknl varlndan nce deildir238 . Dier ynden bir ve ayn sebeb, ancak bir ve ayn sonucu meydana getirebilir. Bu adan, bir tek ve ayn Allah ancak bir tek ve ayn dnyay yaratabilir. Akllarn saylar konusunda bn Sindnn aklamalar, onlarn saylarnn herkesce kabul edilmi olduu ve sonlu olduklar ynndedir239 .

Dou teorisi yalnz ayr cevherlerin zorunlu bir sonucu olmay p o, ayn zamanda bir d n ve akl eklidir240 . Bu adan yakla hrsa daha uzaa giderek do uun iste e bal bir fiil olduu sylenebilir mi? Gerektende bn Sina, kllinin kendisinden tap yaylmasndan Vacib Varlk olan Allah'n memnun olduunu syler241 (k:P ,.}.Q "O'nun znde kllinin kendinden ta p yaylmasna engel olan hi bir ey yoktur" 242 . O'nun z, olgunlu mun ve bykliiiinn kendisinden iyinin ta masyla meydana geldi ini bilir. O, ayn zamanda, bunun kendisine ho gelen gereklerinden (levaz m) biri olduunu da bilir. Her z kendinden ta p yaylan her eyi bilir ve kendinden taan eyde kendini grr. yle ise Allah kendinden ta an bu alemde kendini griir243. bn Sina bu tr bir anlay la aristocu dnceler ve yenieflatuncu kavramlar aras nda dalgalanmaktadr. bn Sina'ya gre, Allah' n dzeni yaratma konusunda fiilinin bir gayesi yoktur, fakat O, zyle F il 'dir. O'ndan nce ve O'nunla bir ey yoktur, F iil'i iin de bir gaye yoktur. O, her eyin varlnn amacdr 244 . Bylece bn Sina kelamclarn Allah'n alemi yaratmas konusundaki "yararl olma" dncesini kabul etmez. Ona gre, kendinden bir baka ey olmasyla gzellie sahip olan bir ey, bu eyin olmamas yla daha uygun ve daha layktr (evli ve elyak).
238 Necat, iliihiyat, s. 278. 239 /Orta, Ma ba'd et-Tabia, s. 185-186; aynca bk. Saliba tude, s. 107 240 Bkz. Necat, II6hiyat, s. 274. 241 Ayn eser, s. 274 vd. Ayn dnce Plotin'de vardr (Kr . a.g.e., C. 1, s. 149). 242 Necat, Wahiyat, s. 274. 243 Ayn eser, s. 274; Bk. Goichon, Distinction, s. 218. 244 Bk. idrat, Ma ba'd et-Tabia, ss. 151-152.

93

lk akl ikinci akl n prensibi olup her trl madde ve madde ile ilgili konulardan uzaktr. Bunun iin de onun maddi bir sonucu ve gayesi yoktur. yle ise ilk ak l, hi bir madede bulunmayan bir ekildir245 . Eer o, maddi bir ekil olsayd ancak maddesiyle varolabilirdi; bu du umda da asla kabul edilmeyecek bir ekilde madde "eklin" yarat cs olurdu246 . Bu sebeple ilk aldn maddeye dayal bir du umu olmad grlmektedir. Bu tr bir zellik sud lrun devamn salamaktadr. 2 Gklerin Hareketi: Her akln bir nefsi ve bir de cismi yani g vardr. Bu sonuncusu bir hareket iindedir. Acaba bunun hareketini sa layan nedir? Mademki felekler hareket ediyorlar, onlar harekete geiren nedir? E er akllar, kendilerine kar lk olan semavi varlklarn nk bu varlklar onlardan kyor hareketlerinin uzak sebepleri olsalar, yak n sebep olmalar sz konusu olmaz. Onun iin ak l kendisini dnd anda, felein varlndan fazla ve arac olarak hizmet edecek nefsi meydana getirmek zorundad r. Nefs, mmkn bir varl k olarak akln kendisini dnmesinden ortaya km dnlebilir (ma'kul) nesne olur 247 . Bununla birlikte, meydana geldi i ilk halde olgunluunu bulamaz. O halde denilebilir ki, nefs, cevherinin meydana kmas ve bu oluu izleyen olgunluk halinde tamamen d nlebilir (m a ' k ul) de ildir. Bundan dolay kendinde henz gerekle memi olan olgunluk prensibine onu istek ve a k ulatrr. te bu olgunlua erimek iin, nefs, cismi (felei) harekete geirir; nk cisim nefse ba ldr. Bu sebeple, yani bu hareketi a klamak iin, varlklar hiyerar isinde onun varl gereklidir248 .

Bu dnceden, her fele in dorudan hareket ettiricisinin bir st akl tarafndan meydana getirilmi nefs olduu anlalmaktadr 249 . ( i...a; 1.,L! :>1) bn Sina bu konuyu sbatlamak iin feleklerin hareketlerinin tabii veya zorla yap lm hareketler olmadklarn, fakat ula lmak istenen bir gaye oldu unu syliyerek konuya girer. Ancak, sadece semavi cismin nefsi veya ekli hi bir sebeplilii gerekle tiremez. Semavi cisimlerden biri di erinin sebebi deildir. Cisimler ekilleriyle (bi suverihi) hareket ederler; varolan ekil245 ifcl', Ilahiyat, C. 2, s. 405. 246 Necat, Ilhiyat, s. 275. 247 hardi, Ma ba'd et-Taiab, s. 182. 248 Bkz. Gardet, Pensa'e, s. 55. 249 ifiV, lthiyat, C. 2, s. 381; Necat, Ilahiyat, s. 257; Kr , Tast, erhu hcireit, s. 399; ayrca bk. Irt, Ma ba'd et-Tabia, s. 160. vd.

94

ler de cisimleriyle hareket ederler. Bu hareketlerin meydana geli leri konusunda, bn Sina'nn dncesi udur: hareketler, cisimleri olgunlu a gtren eylerden kendisinde hareketin bulundu u bir baka ey aralyla karlar250 . Dier ynden bn Sina, semnn bu hareketinin itaat sonucu gerekletii kanaatindedir. Bu sebeple de, "sem Allah'a itaat eden bir hayvandr ( Zul )"der 251 . Semann Allah'a itaat dolaysyla bu hareket, istekli bir harekettir. Yukarda semnn hareketinin tabii olmad n sylemitik. bn Sina'nn delillerine gre, tabii hareket do ru izgi meydana getiren bir harekettir ve tabii olmayan bir andan tabii olan bir ana gei tir. Hi bir cisim kendi tabiat yla hareket etmez; nk cisimlerde tabii olan, cisimden ayrlamaz. Halbuki hareket, cismin tabiat ndan ayrlabilir olduundan bir tabiat n sonucu olamaz252 . Feleklerin hareketlerinin eklini belirtmeden nce onun kaynann nereden geldi ini aklamak yararl olacaktr. Bu kaynak, semavi nefse ynelen ve devaml tahrikler veren akli ayr bir prensiptir ( ul! 3,1...11.1 `141t; ). Bu tahrikler nefsin e ilimleri ynndedir253 . Bir ok noktada oldu u gibi, bn Sina bu konuda da Aristo'ya bavurur ve d ncelerini sbatlamak iin onun tan klm sergiler254. Feleklerin hareketlerinin ekline gelince, bn Sina bu konuda Plotin gibi dnr; onlarn hareketleri dairevi ve sonsuzdur 255 . Feleklerin dairevi hareketlerinde, kendilerinden a ada olanlar hedef alan bir gaye yoktur; fakat yksek bir ey iin hareket ederler 256. Bunun iindir ki, bu hareketler tabii hareket de ildir; eer byle olsayd tabii olmayan bir halden tabii bir hale gei ten ibret olurdu ve sonuta da takibedilen gayeye ulanca durdu. Dier taraftan, felekle in hareketleri zorunluluk sonucu gerekle en bir hareket de ildir; ayni ekilde bir tabii halden tabii olmayan bir hale gei deildir. Zorunlu hareket tabii hareketin ayn sdr; ikisi de do ru
250 Ayn eser, s. 189. nr ibi'deki ayn dnce iin bkz. Kyel, (M. Trker), Aristoteles
ve Farabrnin Varltk ve D nce retileri, Ankara 1959, s. 97. 251 Necat, ilgthiyat, s. 257.

252 Ayn eser, Tabiat, s. 109. 253 Irat, Ma ba'd et-Tabia, s. 183; Felek olu ve daha uramayan semavf basit bir cisimdir ve merkezin stnde hareket eder (Risale s. 89). 254 Itirat, Ma ba'd et-Tabia, s. 184. 255 Kr . Les Enne'ades, C. 1, s. 158. 266 hat*, Ma ba'd et-Tabia, s. 175; Plotin dncesiyle aynile en bu fikir iin bk. a.g.e., C. 1, s. 150, 158.

95

bir yn takibederler ancak ynleri z ttr. Mademki feleklerin hareketleri tabii ve zorunlu de illerdir; yle ise bunlarn hareketleri bir istek sonunda meydana kan harekettir. Bu istek, olgunlu a (kem le) ula mak arzusudur. Yukarda belirtti imiz gibi, fele in bir yakn hareket ettiricisi ( el- muh arrik el- g arib) vard r ve bu, nefstir 257 . Ayn ekilde onun bir bir de uzak hareket ettiricisi vard r, o da akldr258 . E er fele in yakn hareket ettiricisinin ak l olduu kabul edilirse onun tabiat nda deiiklik kabul edilmi olacandan bn Sina iin bu d nce geerli de ildir. nk ona gre, akl alannda olan, de imez; ma'kul olan da de iiklie uramaz 259 . Aksine nefs, kendinde, kavram ve istekleri yeniler; o, haylle bezennitir, yani zel olan ve de i iklii alglar, O. bir ekildir, semann cisminin olgunluudur. Halbuki akl, deiiklie uramaz; nk maddeden tecrid edilmi tir. Nefsin maddeyle ilikisi vardr bu yzden de iir ve de itirir; o, nefsimizin bizde oldu u gibi, felein cisminde de bulunur. Bu yzden bn Sina'ya gre, ak llarn says hareketlerin saysna e ittir260 . Niin nefsin fele i hareket ettirdi i ve her fele in bir akl etrafnda dnd varsaymnn ne yarar olduu sorulabilir. bn Sina buna yle cevap verir: nefs fele i hareket ettiriyorsa bu, "iyili i arad" iindir. O halde, nefsin, fele i hareket ettirmesi ahlki bir sebebe dayanmaktadr. Bu sebeple, her felek iin, hareketi belirleyen ve nefsin ona doru yneldii gaye olan bir ak l vardr. Sonu ve gaye iyiliktir, en ok istenilen eydir. Bu durumda, nefs iyili e ulamak iin vcudunu ona doru hareket ettirmekten ba ka bir ey yapamaz 261 . Ancak bu iyilie ula mak asla mmkn de ildir; onun iin, "iyi ( h a yr)" hareketin snu dr. Ona ulamak ve benzemek iin nefs hareket eder ama asla ula amaz. Aklsa felei nefsin arac lyla hareket ettirir. bn Sina sisteminde, fele in hareketi, akla bir olgunluk sa lamak iin deildir; nk akl ontolojik hiyerar i iinde kendisinden stte olandan baka bir ey alamaz 262. Gaye veya sonu olgunlu unu (kem257 ehristan, Milel, C. 2, s. 1120. 258 tirdt, Ma ba'd et-Tabia, s. 160. 259 ifr, ilhiyat, C. 2, ss. 282-283; Necat, ilahiyat, ss. 259, 262. 260 Ayn eser, s. 273. 261 Bkz. Itirat, Ma ba'd et-Tabia, ss. 452-456; Necat, s. 170; Risale s. 91; ilmi Sina bu aklamalaryla sanki, "t y i her eyin kendisine doru uzand eydir" diyen Plotin' yorumlamaktadr (Kr. Les Enne.ades, C. 2, s. 21). 262 Necat, Ilahiyat, ss. 263, 267.

96

lini) sebebi olan eyin fiilinden alr ve onu art rmak iin sebebin stne dnemez; nk sonucun olgunlu u daima sebebin olgunlu undan aadadr. Bu adan, bn Sina metafizi inde, nefs, fele e verdii hareketle 263 ldan yaylan olgunluu almaya haz rlar. Fele i hareket ettirmek onuak suretiyle nefsin arad olgunluk kendisindedir. Bu olgunluk, her varl n isteyip arad olgunluktur. Varlklar Allah'a benzemeyi ister; bu da O'nu dnmektir; ancak onu istemeden o d nlemez. yle ise fele in hareketinin prensibi, ncesiz kemlinde, kendini d ndkten sonra Gerek Hakim'e benzeme iste idir264 . Tpk Eflatun metafizi inde olduu gibi, bn Sina metafizi inde de, ilahi yarat lta, gerekli olan bir tr a k vard r. Bu, kendi prensibine ulamak isteyen varln akdr. Nefisteki bu ontolojik a k deerlendirmesiyle bn Sina, tasavvuf' bir plana ynelmektedir. Onun siteminde, semavi her cevher sonsuz bir kuvvet taraf ndan hareket ettirilir. Bu cevherlerin hareketlerinin son hareket ettiricisi onlar n dnda bulunur. Her fele in akl, zyle Vacibu'l-Vcud olan Allah' dnr; Allah'n gcnden ve sonsuz nurundan kendi kuvvetini sonsuz k lan bir ey akl zerine akar durur 265 . Durum byle olunca, fele in nefsi sadece "ayr akrna (aklu'l-mufar k) deil, fakat Allah'tan akl na yaylan eye de benzemeyi ister. Her ak l, Allah'tan kendisine gelen ve ze ait olan bir imkna ve gene d ardan gelen bir zarurete sahiptir. Ak l d ardan sahip olduu zarurette iyiliktir (hay rdr) ve Allah'tan kendisine dklen iyilikle zaruridir 266. bn Sina'nn Necat'da yapt aklamalara gre, bir yandan Allah'a, dier ynden de O'ndan k alan akla benzemek iin ynlendirilen feleklerin hareketleri, aym zelli i tamazlar. Birbirinden h z ve yn itibariyle farkhdrlar267 . Her fele in yneldii prensip de hepsi iin ayn de ildir. nk her felek kendi akl na sahiptir. bn Sina sisteminde, akllarm bulundu u semavi alemde, her fele in ve akln Allah'a uzakl da deimektedir268 . Ancak, feleklerin hareketleri baz noktalarda farkl iseler de baz noktalarda birle irler. Gerek u ki, bn Sina dncesine gre, btn feleklerin bir tek sebebi vard r ve felekler onunla hareket263 Bk. httrilt, Ma ba'd et-Tabia, s. 449. 264 Necat, Ilnhiyat, s. 263; ifir, lhiyat, s. 397 vd; Kr. Plotin, a.g.e., C. 1, s. 164 265 Necat, Ilhiyat, ss. 263-264. 266 Ayn eser, s. 264. 267 Ayn eser, s. 267. 268 Ayn eser, ayn yer.

97

lerinde ortak zelliklere sahiptirler: Dzen, sonsuzluk ve dairevi olma gibi. Bu ilk sebep, ilk muharriktir. nk hareketler sonsuza kadar gidemezler, hareket etmeyen bir lk Mu h arrik'te durmak gerekir 269 . Yukarda belirtti imiz dzen, lk Pr en sip 'te yaylan " yi (hayr)"den kaynaklanmaktad r. bn Sina dzeni onunla aklamaktadr. En byk yi'ye benzeme iste i, mecburi olarak varl klarm olgunluunu korur. Esasen bn Sina'ya gre iyi, feleklerin hareketlerini gerekle tiren nefislerin iste iyle ortaya kar. yi'ye olan sevgi, byk ve ok olduu oranda feleklerin hareketi iddetli olur. Bunun iin, lk Pr en sip'e en yakn olan ilk fele in hareketi, en byk hza sahip harekettir 270 . bn Sina, bu konuda, kendinden nceki filozoflar n u grne kar dr: "Bu hareketlerde nefislerin faydas , sadece mutlak iyi'ye benzemektir, kendilerinin zel h z ve ynleriyle dnyam z iinde bir iyilik bulundururlar"271 . bn Sina, buna, "ge ait hi bir hareketin dnyamzla ilgili herhangi bir gayesi yoktur" diyerek itiraz eder. nk, eer dnyamzn nesneleri gklerdeki hareketlerin gayesi olsayd , gaye vastadan stn oldu u iin, ad geen eya gklerden stn olurdu. Bu durumu tezadl bulan bn Sina, feleklerin hareketlerinde dnyaya ait bir gaye kabul etmez. Buraya kadar sylediklerimizden, bn Sina'nn metafizik dzeninde (yani lemde) bir derecelenme ve s ralanmamn oldu u aka grlr. Bu derecelenmede, varl klar en a a seviyede olan soyluluktan balyarak en stn olana do ru hareket ederler. En sondaki varl k, Vacib varlk Allah'la kayna r. Ontolojik derecelenmede varl k, iinde bulunduu hiyerar iye gre keml kazanr. Hi bir sebep, kendisinden sonu olarak kan bir gayeye sahip olamaz; i te bunun iin g e ait hareketlerin dnyam zla ilgili gayeleri yoktur. Sz gelimi ekil, semavi feleklerden kmaz; fakat o, z her eyden asil ve stn bir prensipten kaynaklamr. Bu yce prensipten her trn d nceye ait maddi ekli akp gelir. Felelderin hareketleri, maddeye ancak ahc olabilecek bir zellik verir. Bu konuda bn Sina'nn kulland benzetmeyi aynen verelim: doktor sanat yla saln eklini meydana getirmez; o, ancak, bedeni sal kabul etmeye elveri li bir durum iin haz rlar272. bn Sina iin, saln eklini meydana getiren doktor de il, fakat "v hibu's269 Necat, ilhiyat, s. 266 vd. 270 Ayn eser, ayn yer. 271 Bk. Plotin, a.g.e., s. 165. 272 Bk. Necat, Iltihiyat, s. 268.

98

s uv er" ad verilen stn prensiptir. Bu a dan de erlendirilince, doktor yalnzca hastann yararna almaz, maddeyi ekli almaya hazrlayarak kinat dzeni iinde ilem yapar 273 . "B R" den tap yaylan, akllar, nefsleri ve bu nefslerle iyiye benzeme iste i iinde hareket ettirilen gkleri olan, maddi dnyas n "faal ak l"la gerekle tiren bu lemin varl k ynnden niteli i nedir? Allah'a oranla nas l de erlendirilmektedir? bn Sina, if'da274 lemin varolmadan nce mmkn oldu unu syler. Ona gre, "hdis" in varolu unun imkn , varolu undan nce vuku bulmu tur. Bylece bn Sina maddede kendiliinden bulunan "im k n"la onun ncesizli ini gstermek ister. Maddeden ayr lmayan imknn ncesizli i kabul edilirse maddenin de ezelili ini kabul etmek mecburi olur. bn Sina'nn bu ve dier baz grlerini tenkid eden Gazzali, imknn zihnimizin basit bir gr olduunu ve zellikle olabilecek hi bir gerek varl gerektirmedi ini syler 275 . stelik "Vacib" ve "ezeli" kelimeleri aras ndaki fark tart labilir bir konudur. ncesiz nasl kendisiyle mmkn olacakt r? E er bir mecburiyet de ilse devaml imkn nedir? bn Sina iin, sonsuz olanlarda "imkan" mecburiyettir. Sonsuz imknn dnlebilece ini syleyen Eflatun, bu konuda da bn. Sina'ya kaynak olur. Felsefi a dan de erlendirildii takdirde, dier filozoflar gibi, bn Sina iin de, lemin yarat l gerekte ilahi cevherde olabilir ve g halinde varolan her eyin sadece bir de iikliidir. te bu mnda lem ezeli olmaktad r276 . Fakat insan d ncesi iin, Allah'ta salt mnda birbirine z t iki dnceyi (szgelimi varl k ve yokluk) birle tirmek imkansz olduuna gre bunlar nas l aklanabilir? Bu soru cevapsz kalr. Mademki lem "mmkn"dr, yle ise bn Sina dncesi gere i, "hdis (sonradan olan)"tir. Bu konuda bn Sina, kelmclarn etkisindedir. Her ne kadar "bir "va cib" varsaymak alemde varolan imkn n mecburiyetidir, aksine lemin "hadis" olmas ndan dolay deildir" diyorsa da bu tesirden kendini kurtaramam tr277 . Tpk bn Sina'nn
273 Ayn eser, s. 271. 274 iftr, /13hiyat, C. 1, ss. 181-184. 275 Tehaft, s. 49 vdd. 276 Bk. Mehren, 6ude sur la Philosophie d' Averroes, s. 613 vd.; Neeear, Felsefet'l-Arabiyye, s. 140; Galib, bn Sina, s. 45. 277 Kr. Necat, Il3hiyat, s. 213.

99

"mmknn bir sebebi olmaldr, sebebi olmas onun "hadis" oldu unun i aretidir" d ncesinin kelmc larm da dncesi oldu u gibi. bn Sina da kelnclar gibi, alemin varoluunun mmkn oldu unu kabul eder; arada sadece kullan lan kelimeler fark vardr. klem mmkn bir varlktr, varolu un kendisine lk Sebep tarafndan verildii olaan bir varlk; ancak o, "V a cib u'l-Vcu d" olan Allahla zaruridir. Esasen bu d ncesinden tr, bn Rd onu kelmclarm fikrini kabul etmekle sular278 . Bir ynden alemi ncesiz (kadim) kabul edip di er ynden onun mmkn olduunu sylemekle bn Sina, GazzaWnin tenkidlerine hedef olmutur. GazzaWnin tenkidlerini eserinde ok gzel inceleyen Kyel'in sylediklerini burada tekrarda yarar grmyor ve okuyucuyu oraya gndermekle yetiniyoruz 279 . Yaratl dzenindeki zorunluluk, imkan gibi dncelerle yunan kozmogonisinin tesirinde olan bn Sina280 zaman zaman bundan kurtulmak ve islami d ncelerle lemin varoluunu aklamak isterse de birincisi daima kuvvetlidir. Hem lemin niteli ini iyice anlamak, hem de yarat l aydnla kavuturmak iin, bn Sina'nn bu konuda kulland terminolojiyi bilmek gerekir. Onun bu konuda kulland kelimeler, dncelerini daha iyi ortaya koyacakt r. Bylece varl n Allah'tan "sudar" yoluyla m , yoksa yaratlma ile mi ortaya ktn daha iyi anlayaca z.

3 Dou Terminolojisi:
bn Sina metafizi inde, valklarm lk Varlk (el-Vucd el-Evvel)'tan yaylp tamalar bir "feyz" veya bir "inbias"t r. E er yaratl Allah'ta aktif bir ekilde ele alnrsa mecburiyet formlne gre byledir. E er yaratl pasif bir biimde ele al nrsa, yani varhkta gereklemesi ve mecburiyet teriminde ele al nrsa tercihli olarak "ibda" ve "halk" kelimeleri ile ifade edilir bn Sina'ya gre, "ibda" iki kavram n ad dr. Birincisi bir eyin, herhangi bir ey ve arac olmakszn gerekletirilmesidir. kincisi arac olmakszn varln sebepden alan eydir 281. Bu adan, zamana s mayan sonsuz bir ekilde ele alnrsa yaratlnu varln mutlak balangcm en iyi ifade eden ibda' olabilir.
278 Bk. Saliba, 6ude, s. 106; Renan, lemin ezelili i konusunda Aristo ve bn Sindmn grlerini bir hata olarak kabul eder (bk. Averroes, s. 183). 279 Bk. tY Tehft Bak mndan Felsefe ve Din Mnasebeti, s. 210. 280 Bk. Brehier, La Philosophie du Moyen Age, s. 213; Gkberk, (Macit), Felsefenin Evrimi, stanbul 1979, s. 29; Gardet, La Pensee, s. 191. 281 Kitabu'l-Hudd, s. 101; Kr . Seyyid erif Crcni, stanbul 1300, s. 3.

100

Burada hibir ey yarat lm varlktan nce de ildir; hibir eyin bu varil& nceli i yoktur; hatta yoklu un bile. Bu varlk lk Varlk'tan I j.) ,.- J,V1i ibne alm sa kendinde o vard r. resinde ayn manadadr282. Varlklarn lk Varlk'tan ileri geldikleri kabul edildi i zaman bu prosesss "inbi as" ad n alr; lk Va lk'm varlklara olan ilikisi de erlendirili se bu gelime ibda' adn ahr283 . Bu deerlendirmenin nda, ibda' varln arac sz olarak fkrmas m ifade etmektedir 284. Zaman zaman "sudr" ve "halk" kelimelerini de kullanan bn Sina, bu terimlere ayn manay verir285 . bn Sina "halk" kelimesinin mmkn iki manasm ayrr. Bunlardan biri, en geni bir anlamda, Kur'an- Kerim'in kulland "halk" ifadesidir. Halk nce, ne olursa olsun, varlk kazandrmay ifade eder; di eri, daha zel mnda ne olursa olsun, madde ve ekilden fiile ula an bir varla varlk kazandrmay ifade eder 286 . Burada dikkatimizi eken zel bir durum, bn Sina'mn yarat lm ki bu sonsuz manevi varl klar' da kapsar salt ba langcma koydu u i arettir. Yoklu un olaan varil& hibir nceli i yoktur. Varl klarn olular ib d ' veya halk ile tan mlanabilir. Fakat varlklarm eitliliklerine veya onlarn sebepsiz lk sebeble 287 olan ilikilerinin eitliliinde gre, bn Sina drt terimden faydalan r: Birinci olarak, madde, alet ve zaman arac l olmakszn ncesiz (ezeli) bir yarat l sz konusu olduu zaman kullan lan ibUnn zel anlam (S.).5 .12.1; a 31,4. . 288 . Halbuki zamana , ait bir yoklu un (ademin) kendisinin nne geti i ey, maddenin kendisine gerekmedi i bir ey olamaz; bylece yoklu un kendisinden nce oldu u ey, zaman ve madde ile de nne geilen olur. yle ise ibda' ve sun' birbirinin kar tdr; nk sun' yaratmak de il ekillendirmektir. Ancak Allah'tan bahsedilince yaratma anlam verir. Bu aklamalara gre, ibd', derecelen282 i rt, m ba'd et-Tabia, s. 192; ayr ca bk. M. Fahri, Tarihul-Felsefeti'l-Islmiye, Beyrut 1979, s. 201. 283 erh Kitb Izolocya, s. 60-63 vd.; Gardet, La Pens6e, s. 62; En L'Honneur, s. 345. 284 erh K. izolocya, s. 62. 285 Vajda, Gloses sur La Thologie, Revue Thomiste 1951, s. 384; Bedevi, Histoire, s. 649. 286 Tisu' Resil, s. 102. 287 Kr. Aristo, Mhaphysique, E, 4, s. 343. 288 /Orta, M ba'd et-Tabia', 4. na. s. 115-116; ayr ca bk. Abdulkerim et-Tarakt, Mu'ce-

101

mede, Tekvin ve hdas'tan stndr 289 . Tekvin maddi bir varolma ister, ihdas da zamana ait bir varolma, ibda', lk Sebeb'e bu ikisinden daha yakn olmas sebebiyle, mertebede onlardan daha yksektir. O halde ib d ' ncelikle dnlebilir (ma'kul) salt nesnelerin olu larna, akllara, nefislere, kendilerine kar lk olan akllardan do rudan km feleklerin vcudlar na ve nihayet zamana ve harekete uygun der290 . Halk e t m e'nin zel manas maddeden olu an varlklara uygun d er, bunun iin madde ve ekil ister, bu, ayalt dnyasnn bozulabilir maddesi oldu u gibi, gklerin bozulmaz maddesi de olur. te yandan, ayalt dnyas btnnde ba langc olduu kabul edilmi olduundan sonu da olacaktr. Ayalt aleminin iinde bulundurduu varlklar, olu turulmu ve dalabilir olarak, son akl olan Faal Akl' n yapt fiille varolua geerler. Bu mnda, ekil ve eylemin bille imindeki iliki ynnde "halk etme" ile a klanabilecek, yokolabilir varl k-larn meydana gelileri, bn Sina terminolojisinde daha zel ve daha a k olarak t ekv i n'le t amml anmaktad r291 . E er mmkn varlklarn olu umu, onlarn zndeki zorunsuz olma hali ve u radklar deiikliklerin olaanl zerinde konuuluyorsa bn Sina'ca kullanlan kelime ih da s'dr. Bu kelime bir balang olduuna i aret eder 292 . Ancak bn Sina'nn Risle fi Hudadi'l-E ya adli eserinde belirtti i gibi293, bu balang ya geici veya sonsuz olabilir 294, Mmkn bir varl k, sonsuz bile olsa, Vacibul-Vcud olmad iin sonsuzlua kadar "sonradan meydana getirilmi (muhdes)"tir. hdas fiili, balang ve sonu olan varl klar iin kullan lmtr; yani t e kvin'e maruz kalm varlklar iin. Bu bilgilerin altnda bn Sina'nn yaratl konusundaki teriminolojisini yle ekillendirebiliriz: hdas: Ola an va l klarm oluumunu ifade eder. b da': Edebi varhklarm aram z meydana getirili leri. Halk: Aracn veya arac sz maddi varlklarn meydana getirili leri. Tekvin: Dalabilir varlklar n bil arac yla meydana getirili leri (daha zel anlamda).
mu'l-Felsefe, Tunus 1977. 289 hal-at, ayn yer. 290 Bk. Goichon, Distinction, s. 252; Gardet, La Pensee, s. 63. 291 Goichon, Distinction, s. 252, 253. 292 Bk. Lisnu'l-Arab, C. s, 2. 131; Crcni, Ta'rift, s. 6. 293 Bk. s. 102. 294 Bk. Goichon, Distinction, s. 255.

102

Grlyor ki, bn Sina'nn metafizik sisteminde "mmkn" "vieib"e, g Mutlak Varlk'a ba ldr. Bu ba llk ilikisiyle btn yaratl teorisinin gayesi ortaya kmaktadr. Onun sisteminde iki e ilim karlamakta ve uzla may denemektedir. Bir ynden bn Sina slam dininin inan sistemiyle kendine yol vermeye al maktadr. Aklst, akn bir Allah'a imam var. Bu Allah ayn zamanda Yarat c'd r; yle bir Yaratc ki, yeri, g ve onlarn kaplad her eyi yoktan yarat r295 . Dier ynden entellektel e itiminde ve felsefi d ncelerinde, yunan felsefesinden gelen, tam bir btnl e sahip, her varolu un tek prensibi olan fakat mutlak anlamda yarat c nitelii olmaks zn tek prensip olan bir Varlk'a dayanr. bn Sina zihin iin yeterli bir ekilde "Vacibu'lVcud"un varln gsteren aklyrtmeyi takib eder; fakat Goichon onun baz noktalarda anla lmas zor ifadeler kulland n hatta hatalar bile yaptn kaydeder 296 . Kendisinden varl n yayhp tamas (feyezn) iin at lan lk Varlk deyimi, zel bir kullam olarak, Aristo'ya atfedilen solocya'y hat rlatmaktadr. nk orada "her ey ondandr ve her ey yalnz ondan fkrr" denilmektedir 297 . Buraya kadar k saca sylediklerimiz, yaratl konusunda bn Sina'nn Kur'an ve felsefeyi birle tirme denemesi gibidir. Gerekten de Allah' n aklst a knl, dou teorisiyle, varlklarn tamasyla zdd sylenmi oluyor. Buna iyilikle gelitirilmi yaratma mecburiyeti tezi, daha a adakilerin yaratlnda mmknberi haz rlayan baz stn varlklarn oynadklar arac rol, sadece balang olarak de il, fakat devaml bir yaratma mecburiyeti eklenebilir. Bunlar bn Sina'nn btn eserlerinde grlr. Onun iin bn Sina'nn gznde, yarat l , bir haraket noktas ndan mmkn varlklar zincirine varan bir mecburiyetle ortaya kmaktadr. klemin yarat h bylece determinist yaylc bir nomizme do ru gider. Bunun iin, belirttiimiz bu hususa ba l olarak, bn Sina'nn h alk'nn Kur'an- Kerim'in h al k'yla ortak yn sadece ad olarak gzkmektedir. lk Sebep, Vacib Varlk'tr. Fakat O, ba kalarna oranla veya znn tabiat' olarak vacib de ildir, her ynyle vacibdir (min ce ncri cihetihi). Yarat lm varhklara oranla Yarat c olma durumu veya zne gre Yarat c olma ekli bn Sina iin mecburidir. Bu, mmkn varln temeldeki ba l/1114mm nnde gelen her eyden sonu olarak kan
295 Bu tr yarat ltan szeden yetler unlardr: A'raf (7), 52; Yunus (10), 3; Hud (11), 9; Furkan (35), 60; Secde (32), 3; Fussilet (41), 8-11; Kaf (50), 37; Hadid (57), 4; brahim (14), 22; Nahl (16), 3: Ankebut (29), 43; Rum (30), 7; Zmer (39), 7; Ahkaf (46), 3; Fat r (35), 17. 296 Bkz. Distinction, s. 201. 297 Kr . Metaphysique A, 2, s. 645.

103

bir durumdur. Bunun geerlili i ne ekilde olursa olsun, bn Sina iin, kaidenin u olduu anla lmaktadr: Her eyin prensibi Vacib bir zattr. Fakat Vacib Va hk kendisinden itibaren varolan her eyi mecburi klmaktadr. eyhu'r-Reis'e gre yarat l, Vacib Varhk'n mutlak ltfunun sonularnda biri olarak kar mza kmaktadr. E er yarat l bir "lazm"sa ltufla zaruri olarak beraber olur. Sonu zden ak p ta an bir karakterdir; nk ltuf yaln z varlkla gereklemektedir. E er lk Prensip varlksa ayn zamanda ltuftur. "Laz m" yani ltuftan dklen karakter, bununla zden ta m.aktadr. lk Prensib'in gereklileri (levz m) arasnda bulunan yarat l O'nun "hviyyet"tinden ta ar (el- faiza an hviyetihi). Hviyyet ise varolan mcerred zatt r. Baz kere bn Sina Vacib Varlk' "m e nb a '" olarak da adland rr. Bu konuda kullanlan dier bir kelime de "t e c ellrdir. Kur'an'da Leyl suresinin ikinci yetinde "ve'n-nehri iz tecell" olarak ve el-A'rf suresinin 143. yetinde "felemma tecella rabbehu" eklinde gemektedir. Felsefede bamba ka bir mndadr. Tecelli Vacib Varhk'm ldamasdr. Bu 'Odama varolan ve onu grmek iin de ien yarat klar zerine de il fakat onu bilmeden alan ve bu ldama ile varolan btn yaratklar iin vardr. Mutlak iyilik zat itibariyle tecellisinin verilmi olmas n istemekte ve e yann va l onun tecellisi ile varolmaktad r298 . Bylece tecelli ile feyz'in ayn mnya geldi ini gryoruz. Varln kaynana uygulanan bn Sina terminolojisi, Sunar'm da belirtti i gibi299, monist bir e ilime shiptir. Yarat l konusunda bn Sina'nn sarfetti i byk aba, Bir ve Tek olan Va lk'a okluk sokmakszn byle bir yarath aklamaktr. O bunu felsefede byle gryor ve byle vermek istiyor. Fakat bu istek, birlikle okluk aras nda bir uyuma yapmak iin yeterli olam yor. Bir tr pantezim olarak grnen dou teorisi, slmi bilgilerle meailik arasnda dalgalanmakt ve bir fantazi olmaktan teye geememektedir. C MADDE VE EKIL: Alemin Allah'tan nas l tap yayldn ve olutuunu grdkten sonra, en son ak l, faal akln dnyamza nasl ekil verdiini, olu ve dal (kevn ve fesad) dnyas nn temelini meydana getiren madde ve eklin olularm, ne olduklarn ve aralar ndaki mnasebetlerin neler
298 Bkz. Risle ft ,ev. A. Ate , Istanbul 1953, s. 25 vd. 299 Bk. Islam'da Felsefe ve Faratii, s. 9.

104

olduunu grmek, bn Sina kosmogonisini daha .iyi anlamam za yardm edecektir. nk bn Sina dncesine gre, zerinde ya admz dnya faal akl tarafmdan ynetilmekte ve btn olu lar ancak onunla gereklemektedir. imdi bn Sina'nn madde ve ekil konusundaki grlerini incelemeye alalm. bn Sina dncesinde cismi her cevher madde ve ekilden meydana gelir ve bu ikisinden herbiri, di eri olmaks zn fil halinde varolamaz. nk varlk, onlarn birle melerinden meydana gelen bir rndr. Madde yalnz bir haz rlk, kendine verilecek olan almaya haz r bir yetenek ve bir gc halinde bulunmad r; halbuki ekil bir gerekle me ve bir fili halinde bulunmadr300 . O halde bn Sina'nn bu tr ifadesinden maddenin ekilsiz varolmad anlalmaktadr. Mecburi olarak ikisi birden mevcuttur. ekilden a i, bamsz cismi bir madde dnmek, bizi gerek varolu dnyasnn dna karr301 . Bununla birlikte madde ve eklin birbirlerine ilgileri, izafi bir ba deildir; bu, u demektir: Biz bunlardan birini, ancak di erine bavurmakla anlayabiliriz. bn Sina, "birok cismi ekilleri kavrad mza gre, bunlardan bir blmnn maddesi oldu unu belirtmek bizim iin zordur" 302 diyerek btn ekillerin daima maddi olmalar nn dnlmeeyece ini belirtmek istemektedir. Esasen ona gre madde ile ili kisi olmayan birok "ayr ekiller" vardr303 . Maddi ekil varolu srasnda cisrrl maddeden ncedir ve ancak ekilleri verici (vahibu's-suver) ona varolu u verince cismi madde varha geer 304. Yukarda belirtti imiz noktada, bn Sina, Aristo'dan ayrlmaktadr. nk Aristo, sonsuz lemdeki de iiklii aklamak iin madde ve ekilden szederken 305, bn Sina ayn elemanlardan yarat h (hilkat)-Kuran- Kerim verilerine gre a klamak iin yararlanr. Varolu hali hereyden nce maddenin kendine uygun d en ekille birlemesi durumudur; yokolu ise bunlarn ayrlndan ibrettir. Filozofumuzun dncelerinde ekiller Faal Ak Pda sonsuz olarak vardr. Faal Akl ekilleri verdii zaman bir "olu (kevn)" ve bun300 Sif, Ilfhiyat, C. 1, s. 74. 301 A.g.e., s. 77. 302 A.g.e., s. 80. 303 A.g.e., ss. 37-88. 304 A.g.e., s. 89. 305 Kr. La Maaphysique, Z, 3,1029 a; Z, 10, 1034 b; madde ve ekil ayrm Aristo'da mantk Cnermesi iken (kr . Maaphysique, H, 1042 a, 454) Ibn Sina'da biu ikisinin ay rm metafizik bir olaydr (bk. Grkan (Kazm), Ebu Ali Ibn Sina, Istanbul 1954, s. 11.).

105

lar ald zaman bir "da l (fesad)" vard r306 . Bylece Aristo d ncesinde mevcut madde karanh ndan kp sonsuza kadar devam eden elemanlar ve bunlarla birlikte bir madde buluyoruz. Yani "Faal Ak l" lahi Hikmet'in gereklerine gre, elemanlara istenilen ekil vermekmektedir. Bu tr bir yarat l dncesiyle bn Sina, felsefe ile iman birletirm ek abas iindedir. Esasen bu konu hemen hemen btn ortaa filozoflarnda bulunan bir husustur. Ancak bn Sina, byle bir eilimine, yani yarat l bile Kur'an verilerine gre a klamasna ramen, pek ok kim sece doyurucu bulunmam tr. Bu yzden de tenkidlere hedef olmutur. nk onlarca, bn Sina'nn aklad bu tr ncesiz bir yaratl , Yaratc'nn faaliyetlerine hi yer vermeyen mutlak hayali bir yaratl olma tehlikesini ortaya karabilecek niteliktedir. Bundan baka maddi eklin bu ekilde ortaya konusu, ferdiyet prensibi meselesini ortaya karmaktadr. Bu mesele ise olduka skolastiktir. Acaba varlklarm ferdiyetlerinin temeli madde midir, ekil midir? Bu konuda bn Sina, kendisinden sonra Duns Scot'un yapt gibi daha ok ekle ynelir; Saint Thomas ise maddeden yanad r307 .
.

imkann bir g oldu unu kabul eden bn Sina, bu dnceden hareketle maddenin de g oldu unu sylemektedir nk ona gre, imkan, onu kendinde ta yan bir sjede, kendinde pozitif olma karakterini gizleyen madde de bulunabilir 308 . Her ne kadar madde varolu srasnda, cevher, ekil ve varlktan sonra drdnc s rada bulunmakta ve bu yzden gerek sje de ilse de bir imkan ta maktadr309 . Ancak u bir gerek ki, varlk kendisinin sebepleri olan madde ve ekilden meydana gelmektedir. nk if'nn verdi i bilgilere gre, ekil maddenin gerekli bir ilene i (araz)di 310 . Sebebin sonutan nce oldu unu kabul eden bn Sina, sebep olarak maddenin de varl ktan nce gelmesi gerekti ini ifade eder. Ona gre, ekil de varolu ta, bir ncelie sahiptir. Onun bu ncelii maddeye oranla d nlmelidir. Gerekten ikisinden herbiri, dieri iin varolan iki eyin bulunmas mmkn deildir; nk bu iki eyden herbiri, varolu ta, di erine oranla bir nceli e sahip olmak zorundadr. Yani ba mllk tek tarafl dr. Onun iin madde ve ekil bamllkta ve ayn zamanda olu ta e it derecede de ildirler; fakat eklin olu ve da lta belli bir ncelii vardr311 . eklin bu nceli i, sebep ve
306 Sif, Ilahiyat, C. 2, s. 410-414. 307 Madkour, La Maaphysique du Shifa, s. 292. 308 Saliba, Etude, s. 67. 309 Necat, s. 208. 310 Bk. C. I, s. 12; bn Sina, Hayy b. Yakzan'da maddeyi garb s nr , ekli de dou snr olarak sembolize eder (bk. M sr 1952, s. 19). 311 Bkz. ifa, Ilahiyat, C. I, s. 80-82; isart, m ba'd et-Tabi'a, s. 81-84.

106

zat nceli idir. if ve rt' n bildirdiklerine gre madde d ardan bir sebeple (faal ak l) vardr. Bu a dan de erlendirildii zaman sebep yok olursa m a'l1 da yok olur. bn Sina sebebin sebeblenmi e tesirini, anahtarl elin haraketine benzetir. yokolursa sebep yokolmaz 312 . Bunun iin eklin maddeye oranla bir nceli i vardr 313 . Yukarda maddenin varl ktan nce gelmesi gerekti ini sylemitik; ancak bu ifade maddenin, vcudun varolu sebebi olduu mnsnda anlalmamaldr. Madde varl n (vcudun) varolu sebebi olmayp, sadece varoluu kabul eden yerdir. Buna bn Sina'nn ileri srd delil, madde ile varl n kiiliini meydana getiren ekille maddenin varoluudur. O halde ontolojik derecelenm.ede madde, sadece ekilden ayn zamanda varl ktan da a adadn. Madde ancak ekille vardr ve ekilden ayrlamaz 314 . bn Sina maddenin ekilden ayr olamayaca n ve kendinde fiil halinde varolamayaca n belirtmektedirms. nk maddeyi gncelle tiren ekildir. Bu dnce ile bn Sina yenieflatuncu fikirlere yakla maktadr. Acaba madde ile eklin aras ndaki ilikinin tabiat nasldr? Varlk asndan madde izafi bir ey olmayp eklin basit bir ba lantsdr316 . Maddenin ekille balants, bn Sina dncesinde, ili ki kategorisine girmez; nk maddesiz bir ekil dnebilece imiz gibi, ekilsiz bii madde de d nlebiliriz. Cismni maddenin ancak ekille varoldu unu belirten bn Sina, ayn ekilde maddi eklin de ayr olarak varolamayaca n, bu yzden de aralarnda bir iliki bann ( al ak a tu'l -mu z af) olmad kanaatindedin. Ona gre, madde ve ekil, nemli bir iliki ba olmakszn, birbirinden bamsz olarak vard rlar; onlar karakterize eden tek ey birarada bulunmaland r 317 . Ancak onlarn arasnda karlkl ilikilerin bulunduu inkr edilemez 318 . Onlarn bu ili kileri, sebeple (illet) mahal ilikisi gibidir. Biri illet di eri illetlenmi tir319 . Yani ekil, ilikiyle maddeye ait de ildir.
312 A.g.e., s. 89. 313 Ayn eser, s. 92. i arat varolu dncesinde cismin yzeyden yiizeyin izgiden ve izginin noktadan nce oldu unu bildirir (s. 109). 314 Necat, ss. 204-206; R. fi'l-Hudad, s. 58; /Oral, Tabiat s. 59. 315 Ayn eser, s. 203; ifa, ilahiyat, C. I, as. 87-88. 316 ifa, Ilahiyat, C. I, s. 80 vd. 317 Ayn eser, s. 81. 318 Ayn eser, s. 82.

319 Ayni eser, s. 63, 87; ayr ca bk. Atay, bn Sina'run Varlkil (basillyor), s. 87.

107

bn Sina dncesinde madde eklin sebebi olamaz; nk o, sadece ekli kabul etme gcne sahiptir 320 ve alc olmann stne kamaz. O, kendini u veya bu ekilde almaya hazrlayan bir yetene e shiptir. Madde varolma olay nda kendine yeterli de ildir; ancak ekille varolur 321 . Burada unu hemen belirtelim ki, maddeleri olabilecekleri ekle hazrlayan semavi feleklerin e itli hareketleridir. Bu ekli onlara veren de faal ak l'dr. bn Sina felsefesinin ekil a sndan karakteristik yn bu "hazr olma hali"dir. Madde konusunda, biraz ileride a klanaca gibi, onun bu ekli almaya tamamen uygun oldu u an, bir ekli almaya hazrland gr vardr. 0 halde eklin meydana geli inin aklanmasnda, bn Sina felsefesinde eleman rol oynamaktad r: madde, maddeyi hazrlayc ve bu madde hazr olunca ona ekli veren akl (yani faal akl) 322. Yukarda sylediklerimizi biraz aal m. Biz suyun maddesinden bir heykel yapamay z; fakat o heykeli ancak tuntan veya benzeri bir madden yaparz. te maddeye verilmi bulunan bu "al c l k" nitelii, onun eklin sebebi olmas na sebep olur; nk alan ey ald eyin sebebi olamaz 323 . "G halinde olan asla fiil halinde olan n sebebi olamaz 324" prensibinden hareket eden d nce tarznda madde eklin sebebi olamaz. stelik, e er madde eklin sebebi olsayd, cevheriyle daha nce oluunu ekle borlu olacakt ; ancak daha nce belirtti imiz gibi, madde yaratl dzeninde, kendinden nce gelen ekilden nce de ildir. Bundan sonu olarak u kartlabilir: Madde eklin sebebi olamaz 325 . bn Sina maddenin, "d ardan bir tabiatla fiil haline gelmedike, kendisiyle fiil halinde olduu bir "hakikati" ve g halinde oldu u bir baka "h a ki k at " yoktur" diyerek maddenin kendinde (fi nefsihi) ve arlnn z itibariyle g oldu unu ve ona d ardan gelen tabiat n ekil oldu unu syler 326 . Fakat e er madde eklin sebebi de ilse onun sonucu olacak midir? Ayn ekilde ekil maddenin sebebi olarak kabul edilebilir mi? bn Sina bu konuda, maddeden ayrlmayan ekil ile bir baka ekle yerini verebil320 Kr . Plotin, Les Enn 4 ades, s. 195. 321 A.g.e., C. II, ss. 404-405; C. I, s. 83; i arlit, Tabiat, s. 81. 322 Bkz. Gilson, Pourquoi..., s. 39 vd. 323 if, Ilahiyat, C. I, s. 85; Necat, s. 207. Bunun iinde ki, bn Sina bir eserinde, maddeyi "kemali kabul eden mevzu" olarak tanunlamaktachr 324 if, Ilhiyat, C. I, s. 84. 325 A.g.e., s. 67, 68, 83; Uynnu'l-Hikme, s. 48 vd. 326 if, Ilahiyat, C. I, s. 68; ! ark, Tabiat, s. 64. s. 84).

108

mek iin maddeden ayr lan ekil arasna bir ayrlk kor327 . bn Sina'ya gre, varsaym ayrlmayan ekil hakknda geerlidir, yani ekil maddenin sebebi olabilir. Halbuki maddeden ayrlan ekil, yani maddeyi bir baka ekle yer vermek iin b rakan ekil asla kendi zyle maddenin sebebi olamaz. nk bu halde, e er ekil maddenin sebebi olsayd bu madde eklin kayboluundan sonra kaybolacakt ve yeni verilen ekli tayacak olan bir ikinci madde ile yer de itirecekti. Fakat bu imkanszdr. Maddenin sebebi ekil olmayp, belki ekille beraber bir ba ka eydir328 . te bunun iin, bn R d, bn Sina'nm ayr bir fail kabul etti ini sylyordu 329 . Gerekte, bn Sina dncesinde maddenin varl ona ekil veren sebebin varl ndan ileri gelmektedir 3313 . E er var olan ekil kaybolursa maddenin varl , "ekillerin balaycs"nn anl adn tayan ve kaybolan ekle yeni bir ekil ikme eden ilk sebebin varl yla salanmaktadr. "Varhkta ekil maddeden nce gelir" formlnii bu ekilde anlamaldr. Madde ekli meydana getirmemektedir; nk o, eklin sebebi de ildir331 . bni Sina'nn bu ekildeki dncesi, arazlarn devaml olarak yaratldn, onlarn ancak etki eden (messir) sebebin her zaman mevcut aksiyoru ile varlklarn srdrdklerini kabul eden kelmc larm dncesinden uzak de ildir. Bununla birlikte kelmc larda arazlarm kendilerinden sreleri olmad halde, bn Sina dncesinde, ekiller, ancak maddedeki yeni uygunluk, maddeyi Allah taraf ndan verilmi yeni ekli almaya haz rlad srada kaybolurlar. nk kelme lar iin olsun, bn Sina iin olsun, gerekte Allah messir sebep olarak kahr 332. ekillerdeki farkllk, feleklerin kendi aralar ndaki hz ve aralkla birbirlerinden farkl olmalarndan ileri gelmektedir. Halbuki maddedeki benzerlik feleklerin dairevi hareketlerinde uyu malarndan ileri gelmektedir. Buna gre, felekler aras ndaki durumlarn ayrmndan ekil ve onlarn benze liinden madde ileri gelmektedir. Gerekte ekiller, felek hareketler yard m yla, ekilleri meydana getiren son akl n dn327 A.g.e., s. 84 vd. 328 A.g.e., s. 89. 329 Saliba, tude, s. 70. 330 Kr. De Boer, Madde, mad. .A. 331 'ark, Tabiat, s. 70. 332 Bkz. Necat, s. 281; Sif l, ilahiyat, C. 2, s. 410 vd. 333 Aristo ise, gere in ne maddeye, ne de ekle ait olmadn, ancak ikisinin ona katk lar olduunu ve gere in yalnz onlarn birleiminde olduunu syler (bk Hamelin (P), Le Syste-me d'Aristote, Paris 1920, s. 403).

109

yamaz zerindeki eyleminden ileri gelmektedir. Bylece madde varolduu andan itibaren ekli almak iin genel bir uygunlu a veya elveri lilie sahiptir. Fakat bu genel elveri lilik, maddenin nasl olup da bir baka ekli deil de, kendinde bulunan ekli benimsediini aklamak iin yeterli de ildir. stelik maddenin, kendinde semavi varl klarm tesirinden meydana gelen zel bir elveri lilii kazanmaya hususi bir ekilde hazrlanm olmas gerekir 333 . Bylece, ekil kevn ve fe s a d aleminde olup, dnyam za yneten, semavi dzenin en son akl , faal akl olan ayr bir cevherin madde zerine etkisinden ileri gelmektedir. Bu aklamalardan kolayca anla lmaktadr ki, eklin esasa ait zellii "ilahi olmak"tr (gerekle dolu ve olgunlu un kayna ) 334 . Basit bir misal vermek iin denilebilir ki, suyu 'satt = zaman onun maddesinde ate inkine benzer s cakln eklini alacak bir elveri lilik (yetenek) meydana getiriyoruz. Is tmaya sonuna kadar devam etti imiz takdirde ate in eklini souk eklin yerine koyuyoruz. Ate in eklinin suda meydana gelmesi iin, bu suyun maddesinin daha nceden bir ekli almaya haz rlanm olmas gerekir 335 . bn Sina sisteminde, ekilsiz bir madde durumsuz olur 336 . E er madde alc bir cevherse, kendinde birle me olmaks zn veya ekil bulunmakszn kendisi bir l veya bir boyut olamaz 337 . Bundan anlalmaktadr ki, bn Sina'ya gre, madde zat nda de il, fakat varolmasm ekle ihtiyac vardr. Ne zaman madde fiil halinde varsa, i te o zaman ekille beraberdir. Bu d nceler alt nda maddenin ekilden tecrid imkans z oldu u ortaya kmaktadr. Onun iin ilk madde varoluta ekilden nce gelmez; nk o ekli alcdr ve byle olmas itibariyle de mmkndr 338 . Sonu olarak diyebiliriz ki, bn Sina, varl klar", v arla en ok layk olanlardan ba layarak incelemektedir. Onun d ncesinde maddenin bir e it yetersizli i vardr ve bir ba ka yerden ekil araclyla olgunluk (kemal) almaktad r. Kendili inden varln srdren cevherler aras nda eklin, kendine de er sa layan bir yeri varken madde g halin334 Bylece fizikte, en mhim yeri i gal eden, madde, metafizikte ise ekil olmaktad r. Bunlar metafizikte cismi te kil eden unsurlardr. Madde edilgen (munfail), ekil etken (fail) unsurdur (bk. De Boer, Madde). 335 Bk. Necat, ss. 101, 282. 336 /Orta, Tabiat, ss. 54, 97; Necat, s. 203. 337 A.g.e., s. 205. 338 Kr . ifd, Ilahiyat, C. I, ss. 72, 77; hafta, Tabiat, s. 24.

110

deki cevherlilii kabul edenler aras nda saylmaktadr. Yetersizlik halinde bulunan madde varl a eri ememekten endi elidir. Madde, adeta, varolmak iin ekle doru eilimlidir; onda mutlak yokluk bulunmamakta birlikte "greli yokluk (izafi adem)" vard r. bn Sina'ya gre ekiller faal akl n yaylmalardr; bize sezgiyle inmekteler veya bizimle faal akl n birle mesine yardm etmekteler. Bu bilgilerden anla ld gibi, madde kavram konusunda bn Sina yenieflatuncu fikirlerin tesirindedir. D LLYET NAZAR YES (NEDENSELL K) bn Sina Ilahiyat konusunda byk titizlik gsterir; daha nce de belirttiimiz gibi bu konu en gzel ve en mkemmel olan n ilmidir. Ilahiyat konular iinde de sebepler konusuna byk yer verir. Onu bir dzen ve a klkla sergiler. Bu konuda Aristo'ya olduka ba ldr; fakat Aristo'dan farkl ' yeni eyler syledii de gerektir. Muallim-i Evvel'de bulunanlar hemen hemen aynen onda da bulunur. Fakat belki daha gzel ekilde analiz edilmi ve gelitirilmi olarak sergilenir. Bu konunun ileni ekli, bn Sina'nn sisteminin amacna en uygun ekilde geliir. slam Felsefesinde Sebep ve 11 e t kelimeleri birbirinin anlamda (mteradif) olarak kullan lmtr; ancak bn Sina bunlardan ounlukla ikincisinden faydalan r. Onun dncesinde oluan ve varolann sebebi ilk ve son sebep olan Allah't r. Sebep ve sonucun (gaye) hemzaman olduunu kabul eden bn Sina iin olgun bir sebep hibir zaman sonucuz veya gayesiz olamaz. Bunun iindir ki zaman bak mndan deil fakat olgunluk (keml) bakmndan ve sra ynnden Allah lemden nce gelir. Allah alemi d nr, ayn anda Mem var olur. Onun Allah'n dncesi ile hemzaman bulunan olu u, hibir engelle kar la maz; ne belirli bir sre kabul eder, ne kesilmeye u rar. Ancak daha nce de belirtti imiz gibi kelamclar iin, Allah alemi yaratma konusunda hr iradeye shiptir. Her eyden nce, bn Sina, sebebi nas l anlyor veya tan mlyor bilinmesi gerekir. bn Sina felsefi tarifleri s ralad Risle adl eserinde sebebi (illet) yle helirtir:" Sebep bir varln fiil halindeki varln kendisinden ald, bir baka varln vcudunun zatdr, ve ,JS" :11.11 ve sebep varln, fiil halindeki bu varlktan almaz. 339 . j".411, .5_"" },;,11; U. j.aJI., l b 1m
339 s. 100.

111

Sebepli (mall) ise bu tan mdan da anlalaca gibi, "fiil halindeki varl bir bakasndan gelen zatt r. 340 . Bu tarifden anla lmaktadr ki bn Sina ontolojisinde mall varln vcudu sebebe (illet) ba ldr341 . Dier ynden bn Sina'ya gre, a) sebep (illet) ve sebepli (mall) hemzamand r, "illetin" kaybolu uyla "mall" da kaybolu , b) sebep sebepliden daha yksek ve nemli bir yer igal eder, e) ilk sebep ve her ey iin varl zorunlu olan Allah mutlak olarak basittir, d) Allah'tan ba ka her varlkta bir mahiyet ve bir va lk (vcud) ayrl vardr, e) bir eyin mahiyetinin ilk sebebi madde ve ekil (suret), ayn eyin varlnn ilk sebebi fail sebep ve gayedir, f) son gaye, fail sebebi belirler ve bylece o, fail sebebin de fail sebebidir 342. yle ise fiil halinde olan sebep, sebebin varl ndan ortaya kmaz 343 a sebepliden daha nce lay ktr. Sebeplinin varl se- vesbparl bebin varlna baldr, sebep yoksa sebepli de yoktur 344. Mall, sebebin sebebi olamaz, aksine varl kta sebep ncedir ve malle varl k verir 345 . bn Sina bu konuda Aristo'nun etkisindedir 346 . Gene Aristo'nun etkisinde kala ak sebeplerin e itleri konusunda, Necat ve iffda verdi i bilgilere gre, drt e it sebep (illet) vard r: Maddi, ekli, fail ve gayesel (gai) 347 . bn Sina bu ekilde adlandrd sebepleri Uynu'l-Hikme'de bir baka biimde sergiler: Ma fihi (onda): maddi; ma bihi (onunla): ekli; ma minhu (ondan): fail; ma lehu (onun iin): gati 348 . Bu tr bir ay rmn yan nda, sebepleri, bizzat eyin sebebi, araz, yakn sebep, uzak sebep, eyin varlnn sebebi ve eyin varlnn devamnn sebebi olarak da snflandran349 bn Sina, bu tr bir ay rmyla da Aristo'nun tesirindedir 350 .
340 Aym eser, s. 100. 341 Bk. It reit, M ba'd et-Tabia, s. 110. 342 Bk. De Boer, Sebep, .A. 343 Hudild, s. 100. 344 Necat, s. 222. 345 Ie t, Tabiat, s. 89 vd; Necat, s. 222. re 346 Kr . Metaphysique, A, 2, 10136, 1014, a. 347 Necat, s. 83, 236, 252; Sifri, Dhiyat, s. 257; kr . Alfred Weber, Felsefe Tarihi, ev. V. Eralp, stanbul 1949, s. 62. 348 Bedevi yay., s. 52. 349 Bk. ehristani, Milel, C. 2, s. 1900; ayrca bk. Atay, Farabi ve bn Sina'ya gre Yaratma, Ankara 1974, s. 94. 350 Kr. Aristo. s. 57 Maaphysique, A, 2, 1014 a.

112

E - ifa'da verdi i aklamalara gre, maddi sebep, e yann g halindeki kurucu ksmda; ekli sebep g halindeki para; fail sebep, eyann varln meydana getiren; gal sebep de, kendisi sebebiyle varl k kazanlan fakat kendinden ayr olan gayedir 351 . Bu sebepler ancak drt tane olabilirler; nk sebep ya mall varl n yapsnda vardr veya yoktur. E er bu sebep varl n yap snda varsa, o g halindeki varl gerekle tirendir ki maddedir; veya o, varl fiil halinde gerekle tirendir, yani ekildir. Eer bundan ayr olarak sebep varln yapsnda deil de d ardan bir sebepse. ya bu sebep sebebiyle de iiklik meydana gelmektedir; bu takdirde o gayeye ait sebeptir. Veya sebep oldu u varln znde bulunmakszn gene onun varlnda rol oynar, bu takdirde de fail sebeptir. bn Sina sebeplerin say sn bee karmann mmkn olabilece ini ancak mevzu' ile suret ayn eyi verece inden bunun bir eyi iki defa tekrar etmek oldu unu syler352. if'da mevzu' yerine "kbil" terimini kullanan353 bn Sina daha sonra bu konudaki a klamalar verir. Bu aklamalara gre:
1 Maddi Sebep (el-illet el-unsuriyye):

Bu herhangi bireyi alabilme yetene idir; tpk yazy almaya yetenekli tahta, karyola olmaya yetenekli a a veya o almaya elveri li saylar gibi354 . Tek bir cmle ile ifade edilmek istenirse, madde, oldu u gibi yani madde olmas itibariyle, basit bir terkib olup ekli ona dardan gelir; nk o, madde (unsur) olmas itibriyle sadece kabul eden niteliini ta r 355 . bn Sina dncesinde madde g halindedir 356 ; fiil haline gemek iin, kendisine ait ekle oranla basit oldu u zaman yer (mevzu') olarak adland rlr. bn Sina, maddenin birle ik olmas halinde unsur olarak adland nlaea n syleyerek ona kategorik bir ehre vermeye alr357 .
2 ekli Sebep (el-illet el-suveriyye): bn Sina'nn anlaynda bu sebep (el-illet el-suveriyye), bir eyin heyetinin bir blmdr; ey onunla oluur ve onunla fl halinde bu351 Uyilnu'l-Hikme, Bedevi yay., s. 52. 352 Kr , lhiyat s. 57. 353 Kr. Ilhiyat, s. 257. 354 if, ilhiyat, C. 2, s. 278-279. 355 Ayn eser, s. 281. 356 Aristo'dan aktarlan bu gr iin bk. Bolay (S.H.), Aristo Metafizi i ile Gazzali Metafiziinin Karstla ttrilmast, Ankara 1976, s. 42.

357 Ayn eser, s. 280.

113

lunur. if'da verdi i bilgilere gre, ekil diye i grebilen her eye denir 358 . Yani ekil kelimesi ayr cevherlere uygulan r. Ayrca, ekil denilince kastedilen, maddeyi belirten ve onu tamamlayan eydir. Bu ekil hareketin ve farkl arazlarm kayna dr359 . bn Sina ekli farkl zellikler, cins, tr hakk nda da kullanlabilece ini sylemektedir. Onun bu tr bilgileri Aristo'dan kaynaklanmaktad r. Mn ynnden, fiilen yap labilen her eye ekil ad verilebileceini syleyen bn Sina'ya gre, ayr cevhere de bu mnda ekil ad verilebilir. nk o, bir maddenin fiilen varolmas halinin eklidir. Ancak bu durumda akli cevherler ile araza ekil (suret) denemez 360 . ekli sebep bir maddeyi olgunlatran eydir. Bu adan de erlendirildi i takdirde btne paralarn ekli denilenilmektedir. bn Sina'nn bu konudaki aklamalarna gre, sanat, yap lan bir eyin iindeki eklidir. Bina, zat nda hareketin bir tr eklidir. Sa ln selimetin ekli olduu gibi, ilacn tarifi de ifalandrmann eklidir361 . bn Sina'nn " ekil, farkl zellikler, cins, tr hakk nda da kullan lr" szn bu de erlendirmeler nda anlamaldr. 3 Fail Sebep (el-illet el-failiy .ye): Bu sebep, ba ka bir varln kendisinin salayamad vcudu ona veren sebeptir. O varl n ortaya kmas bu kaynakla (fail sebeple) gerekle ir. bn Sina d ncesinde Fail sebebin daima fiil halinde olmas gerekmez; aksine onunla herhangi bir ey fiil halinde varolur 362. Fail oluu itibariyle sebepliyi (mall ve mefulu) ortaya karabilir. E yann sadece varl k kazanabilmek iin fail sebebe muhta oldu u ve bu varl kazandktan sonra ondan ayr labilece inin dnlebilece ini ifade eden bn Sina, bu durumda fail sebebin rolnn varl orortaya karmak oldu unu syler. Bylece failin, sebepli (n alill) nesneden nce oldu u anla lmaktad r. Hibir ey onun bu nesneye beraber olmasn gerektirmez. Bu tr bir gr bn Sina iin tutarl olamaz. nk varolu ya kendiliinden gerekle ir; bu halde d ardan bir sebebe muhta de ildir; veya varolu varl alan nesnenin cevherinden ayr dr; bu halde de ancak onu meydana getiren sebep sayesinde varolup, hayatta kalabilir 363 .
358 Ayn eser, s. 282. 359 A.g.e., s. 258 vd-282; ayr ca bk. Atay, Farabi ve bn Sina'da..., s. 96. 360 if, ilhiyat, C. 2, s. 282. 361 A.g.e., s. 282. 362 Ayn eser, s. 259. 363 Ayn eser, s. 261-262.

114

Btn bu aklamalardan anla lmaktad r ki, bn Sina (finaliteye) yer vermekteyse de fiziki alanda sebeplilik (causalite) ilkelerine ba ldr. bn Sina'nn kozalite anlay nda fail sebep (fail illet) sonucundan ayrdr; zaman iinde ondan nce gelir. Bunun gibi, etken ve edilgen (fail ve meful) zaman iinde sonutan nce gelirler. Fail sonutan daha stn ve daha asildir; nk fail ona varl verendir ve veren alana gre daha asildir. Birisi ebedi olarak al c (mstefid) di eri (ffnl) veren (mfid)dir. Ayr ca bn Sina failin bazan eklin bazan da maddenin sebebi oldu unu syler. 4 Gaye-Sebeb (el-illet el-gaiyye): bn Sina, metafizi inde, gayeyi yle tan mlar: "Gaye kendisi vcud olmayp, fakat vcudun onun iin oldu u eydir" 364 . Bu tarif sonucu, gaye sebebinin di er sebeplerden hem nce hem sonra oldu u anlalmaktadr. Aslnda onun gerekle mesi bir eyin varlk kazanmasndan sonra olur; ancak o, gerekle me eyleminin balamasndan nce de vardr; nkii olu bu gaye iin ba lamtr. O halde gaye olu un bitiiyle ortaya ktndan oluun veya hareketin devam etti i srece gerekkmez 365 . Szgelimi insan bir yeri zler, bulundu u yerden kar ve oraya ynelir. Haraketi zledi i yere var nca sona erer. Onu isteklendiren, zleten, adalelerini harekete geiren kuvvetin ula t yer, zledi i yer yani gayesidir. Veya bir insan arkada n hatrlar, zlem duyar, onunla karla abilece i bir yere hareket eder ve haraketi o yerde son bulur. Ancak burada zleme gc ile hareket gcnn gayesi ayni deildir; fakat zleyen bu gayeyi takibetmektedir ve bunun sonunda arkada ile bulu maktadr. Bunlardan anla lmaktadr ki organlardaki hareket ettirici kuvvet olan gaye, ilk gtr 366 . Yukardaki aklamalardan anlalaca gibi, bn Sina d ncesinde, gaye bir sebeptir, olu an bir eye sebep olan failin sebebidir, bu da eklin ortaya kmasnn sebebidir, bu son sebep de birle ik olann ortaya kmasnn sebebidir. Tpk ifa iin al an doktorun durumunda oldu u gibi: Doktor ifa iin alr; ifa= ekli nefiste tbbi bir sanatta. te bu sanat doktorun iradesini al maya sevkeder ve sonunda ifa meydana kar367 . bn Sina gayenin fail dnda da oluahilece ini ifade etmektedir. Kazanlan bir zaferin ba kalarnda meydana getirdi i sevin ve bir ba 364 if, ilahiyat, C. 2, s. 283; Necat, s. 213 vd. 365 if, Ilahiyat, C. 2, s. 283; Necat, s. 213 vd. 366 if, ilahiyat, C. 2, s. 281; Necat, s. 213. 367 Ayn yer; Ayrca bkz. Kitb en-Nefs.

115

kasna zevk vermek iin yap lan bir hareketin meydana getirdi i sonu bu trdendir. Bilinen gayelerden biri ba kalarnn yapt gibi yapmaktr; bu halde iddetli bir arzunun nesnesi olmas itibariyle taklit misali bir gaye ve taklit kendisi de bir gayedir 368 . ifa ve Necat' n verdi i bilgilerden anla lmaktadr ki, bn Sina kozalitesinde gaye sebebi di er sebepleri de belirler; bu sebep hem mantki hem de ontolojik olarak onlardan nce gelir, o, sebeplerin sebebidir 369 . Esasen bn Sina, aklamalaryla dier sebepleri gaye sebebine yneltmektedir 370 . Bu tr bir yorumlama ile sebepleri maddi ekle ynelten Aristo'dan ayr lr. Aristo'ya gre fail sadece bir ekle gre hareket eder ve haraket ettirici yaln z gaye edindi i bir ekle gre harekete geer 371 . bn Sina'nn Aristo'dan daha fazla finaliteye dayanmas tabiidir; nk onun btn dnyas gayelerin gayesi lk Yaratc'ya teslim olur. Finaliteden bahsetmek rastlant lar inkr etmek demek de ildir; nk bn Sina iin raslant , belirsiz saklanm bir gayedir 372. bn Sina sisteminde, bu grn bir sonucu, yarat lm alemde, btnyle, gayesiz yarat lm , bouna bir ey yoktur; aksine onda her ey bir dzen iinde haraket eder ve ebedi bir hikmete gre gerekle tirilmilerdir 373 . Bu ifade Al mran suresinin 191. yetiyle aynile i . bn Sina, dncelerindeki finalite gere i, her harakette zlem duyulan bir nesne oldu unu kabul eder; ona gre i te bu nesne haraketin gayesidir. E er hareket o nesne iin yap lyorsa, sz edilen gaye hareketin biti inden sonra ortaya kacakt r. Bunun iin bn Sina, "hareket, evk ve haylin birle tii bir son, iradi bir gayedir" der; ona gre bu, gaye de ilse abestir 374 . " eyhu'r-Reis"in d ncesinde, e er hayal zlem ba langc ise bouna bir u ra olur. Teneffs etme gibi, tabiatla birlikte bir hayal ise bu fiile, tabii veya zaruri kas t denir. Bu hayal yarat ltan veya nefsani bir yeti ise buna det veya al kanlk denir; nk yaratma fillerin kullanlmasyla ortaya kar. Bu d ncelerden hareket eden bn Sina yaratma'nn da bir adet oldu unu ifade eder 378 .
368 ifi, Ilahiyat, C. 2, s. 283. 369 Ayn eser, s. 292. 370 Kr . Ayn eser, s. 2094 vd. 371 Kr . Maphysique, A. s. 30. 372 Kr . ifa, ilahiyat, C. 2, s. 284 vd. 373 Ayn eser, s. 289 vd. 374 ifii, Ilahiyat, C. 2, s. 286. 375 Ayn eser, s. 287.

116

if'daki bilgiler gznne al nrsa, gerek sebepler sonuelanyla birlikte bulunurlar, halbuki sonularndan nce gelen sebepler arizi sebeplerdir. Sebepler sonludurlar, yani onlar, ba kasn n kendine asla sebep olmad , bizzat kendisiyle sebeplerin sebebi olanda son bulurlar376 . Bylece ilk sebep d ncesine vararak Allah' sebeplerin sebebi kabul eden bn Sina, en olgun sebebin, varlk veren ve bu varl koruyandr diyerek i b d 'y buradan a klamaya ynelir. nk onun dncesinde, ibda' mutlak yokluktan (leys) sonra varolu tur (eys) 377 . bd'ya bir ba ka anlam daha veren bn sina, bunun en a k bir mn olduunu syler. Buna gre Ibda' ngrlen maddesiz yoktan (ex nihilo) var etmedir; en yksek ekli ise aracsz olmas ve lk Sebep den dorudan sudurudur 378 . Bylece bn Sina, felsefi terminolojisine bir a klk kazandrmaktadr. Bu drt sebep, do rudan karmasalar bile genel mnda ilimlerin prensibleridir. Drd fizi in temellerini, maddi ve ekli, birlikte matematik ilimlerin temelini meydana getirirler. Fail sebeple gaye sebebi de metafizi in dayanaklarn meydana getirirler 379 . E ALLAH VE :ALEM: bn Sina'nn bu konudaki fikirlerini anlamak iin, do u (sudur) teorisini gz nne getirmek yerinde olur. Bu teoriye gre, Allah her varln kayna dr. Btn varlklar varlklarn O'ndan alr. Varln kayna olduu iin, btn varl klarn ilk sebebidir. Ksaca, alemde varolan her ey O'ndan ta p yaylr (feyezn eder). yle ise, Allah' n kendisinden tap yay lan bu varlkla la, veya alemde ili kisi nasldr?
376 Bylece Allah "Msebbibu'l-Esbab" olmaktad r. 377 ifa, Ilahiyat, C. 2, s. 265; bunu bn Sina'nn "muhdes" anlay ile daha ok belirleyebiliriz. Ona gre, muhdes ad "leys"den sonra "eys" olan her eye verilirse, zaman itibariyle sonral yoksa da her mall mutlak olmamakla beraber muhdes olur. Muhdesin art, kendisinden nce bir zaman n bulunmasdr. Bu muhdese gelince, sz edilen zaman ibtal olur; dolay syla muhdesin sonral ve ncelii beraber olamaz. Her mall da muhdes olmaz. Ancak mallun mevcudiyetinden nce bir zaman varsa, bu, bir hareket de i ikliidir. Muhdes, mana itibariyle, mutlak bir "leys"den sonra varolur; veya mutlak olmayan "leys"den sonra varolur. E er vcudu mutlak bir leysten sonra ise onun suduru bir sebepden tiirdr ve bu sudur ibda'd r. Bu en iyisidir; nk adem mutlakl ktan kurtardnu , ona varlk zorla kabul ettirilmi tir. Mutlak bir yokluktan bir varl k ortaya kamaz; bu varl k maddi olmasa bile vard r (ifa, Ilahiyat, C. 2, s. 266 vd. 378 ifa', Ilahiyat, C. 2, s. 287. 379 Aym eser, s. 327 vd..

117

Mademki varlklar, Vacib Varhk'tan, bir zaruret sonucu ta p yaylyorlar, acaba bu zaruretin tabiattaki rol nedir? Acaba lem nne geilmez bir zaruretle mi ynetiliyor? Yoksa, bn Sina sisteminden kartkbilinecek bir sonuca gre, alemde hkim olan tabiat kanunlar lzumu mudur? Eer bir zaruret szkonusu ise Allah, Aristo'da olduu gibi, art k alemi kendi haline mi b rakmtr? Alemde gerekle en olaylarda O'nun rol nedir? Bu tr sorulara cevap vermek iin her eyden nce Allah' n ve lemin niteliklerinden hareket etmek gerekir. Daha nce belirtti imiz gibi, bn Sina'nn felsefi sisteminde, Allah, Vacib Varlk (Vacibu'l-Veud) ve lem mmkn'dr. yleyse bu iliki "V e i b"le "mmkn" arasnda olacakt r. Bununla birlikte lemin mmkn oluu ncesiz (kadim) olu una ba ldr. nk akllarn Bir'den do uu bir anda olmam tr. Gene bn Sina'ya gre Vacib Varhk akllarn varolu undan nce zamanda yaln z olarak var de ildir. Bunun iindir ki, bn Sina, Vacib Varln leme gre nceli ini, z (zat) yden bir ncelik olarak de erlendirir. Tpk sebebin sonuca nceli i gibi, Allah lemden ncedir. Bu bilgilerin altnda bn Sina sisteminde ncesiz (ezdi) olanla vcib olan ayr lmakta, ancak "mmkn" ve "ezeli" deyimleri birle mektedir. Fakat lemin mmkn ve zyle (zat yla) olaan olmas, bn Sina'nn olaan eyann temeli yapt anlamna gelmez. Ancak u bir gerek ki, buraya kadar inceledi imiz bn Sina dnce sistemi bizi byle bir hipotezin varl na ura trabilecek nitelik tamaktadr. Mmkn'n e itli manalar olduu hatrlanmah ve burada ortak bir manada kullanld gzden ka rlmamaldr; yani manas nda . zorunluluu da kapsad unutulmamal dr. Gerekten de bn Sina diincesinde lem, hem mmkn hem vacibdir; O, mmkndr, nk kendiliinden var de ildir; Vacibdir, nk ncesizdir (kadimdir) ve Allah tarafndan zaruri olarak vard r. Kelmelar Allah'Ia lem arasndaki ilikiyi, sadece yaratma ve varolu asndan ele aldklar halde 380, bn Sina iliki szn bu ekilde ele almaz. O, varolu ilikisi olduu kadar, ayn zamanda zaruret ili kisidir. bn Sina d ncesi yakndan incelenirse, bu sistem iinde, e yann temeline raslanty yerletiren bir olaanln yerine, tabiat dzeninde gveni Vacib Varhk'a veren bir determinizmin bulundu u grlr. ita'daki gr ler bunun a k misalleridir. Bu grlerde bn Sina, gerek bir mecburiyetin varl ndan akca szetmektedir. Ona gre,
380 Bk. Razi, Muhassal, s. 116. 381 ifa, Tabiat, (Tahran bas.), s. 31.

118

"e er fenonaenler raslant sonucu meydana geliyorsa niin incir ve zeytin veren bir a a grmyoruz ?" 381 . Trler ayr ayr vardrlar; fakat ayn gayeye ynelmi lerdir. Alemde sadece bir determinizm de il, ayn zamanda finalizm (gayecilik) de vard r. Bu finalizm, ak lla= ve di er varlklarn Bi 'den dzenli bir ekilde ta p yaylmalarndan akca anlalmaktadr382 . Her eyin tabiatnda bir gaye vard r. bn Sina tabiatta gayenin eksik oldu unu grd mz her zaman bu eksiklii sanatla tamamlad= kanaat ndadr. Bu, t pk doktorun, tabiat n gayesine ynel mesine engel olan hastal n sebebini ortadan kaldrarak sa ln eklini vermesi gibidir. Bu engel ortadan kalkt ve tabiat n amac na ynelmesine engel olan bir araz kalmad zaman, beden kendisinin iyili i olan salna yeniden kavu ur. Dier taraftan, sebepler teorisi iinde gayenin ayn zamanda bir sebep olduunu biliyoruz. Bu ynden gaye, prensip ve iyi oldu undan dier sebeplerden nce gelir 382 Bununla beraber gayenin tarifinden onun sonral ortaya kar. Bu halde gayenin nceli i zaman dzeninde de ildir. bn Sina, bunun iin, "v a cib" varl zaman dnda brak r. nk sebep ancak gaye ile gc halinden fiil haline geer; zira her eyde ilk fail ve ilk hareket et tirici (muharrikul-evvel) gayedir. 384 J ;11,1 sJ Gaye, cisimlerin birle ik olan ekillerin varolu larnda bulunan olun sebebidir 385 Aristo'da oldu u gibi 386 , bn Sina'da da mecburiyeti ortaya karan ekil veya gayedir. Mecburiyetin ayst lemin stndeki cisimlerde oldu unu syleyen Aristo'nun aksine, bn Sina, "mutlak zaruretin" yalnz "Vacibul-Vcu d"da bulundu unu, onun d ndakilerin bir arta bal yani greli (izafi) zaruret ta dklarm syler. Mutlak zaruret dairevi bir olu um bulundu u yerde vard r. Mesel niin bulut vardr? nk buharla ma vardr. Niin buharla ma vard r? nk toprak slak iken gne onu stnutr. Niin toprak slakt ? nk ya mur ya d . Niin ya mur yal ? nk bulut vard . Bylece dairevi bir oluumun varl grlmektedir. Burada mutlak zaruret vardr387 . Ancak en gzel ekilde bir dairevi olu a sahip olmayz. Bu ancak fail sebep ve sebeplerinin "bir" oldu u yerde en gzeldir. yle ise tabiatta grd mz dairevi olu , yukarda oldu u gibi, tr itibariyle ba lang
382 Mehren, La Philosophie, s. 107. 383 Necat, ilhiyat, s. 212. 384 Ayn eser, s. 212. 385 Ayn eser, s. 213. 386 La Me'taphysique, A. 2, 10. 387 Necat, s. 85.

119

ve bitiindeki terim ayn olan bir olu tur. Suyun sebebi olan bulutlar, kesinlikle ondan kan eylerle ayn deildir; sadece ayn trdendir. Gerek mutlak zaruret A biiminde ifade edilmi tahlili zarurettir. Tabiatta hibir ey, bize, zaruretin bu ekilde bir tahlili ekli altnda gzkmez Aksine e yay kendilerine Allah taraf ndan verilmi olan ekil arac lyla zaruri olanlara kat lm olarak gryoruz; bu ekil onlarn tip ve trleridir. Ancak e yann bu ekilde zaruriye katlmasyla ortaya kan bu zel benzerlik bile gerek zarureti sa lamaktan uzakt r. nk trler, kendi z zatlanyla varl a sahip olmamlardr. yle ise Vacib Varl k olmasayd zaruret olmayacakt . Fakat hemen belirtmek yerinde olur ki, Vacib Varl k v ar olamaz olamaz, nk O'nun sonsuz ve zaruri varl tabiat dzeninin en iyi garantisidir. Bu ifadelerden anla lmaktadr ki, bn Sina sisteminde, tabiat kanunlar nn olaanl yoktur. Sz gelimi, faal ak l maddeyi ekillendirir ve varolu una uygun zorunlu eklini verir, nk madde, kendisi eklin sebebi de ildir 388 . Eserlerinden zetlenen bu a klamalarla, bn Sina belirli bir determinizm ortaya koymutur. Onun d ncelerinin, bu zelli iyle, ne derece Aristo tesirinde kald akca grlmektedir. Varl klarn douunun sadece Allah'n bilgisiyle deil, fakat Allah'n bilgisinden farkl olmayan, hatta ayn olan iradesiyle gerekle tii ortaya kmaktadr. lk akl, Vacib Varln kendi zaten d nmesinin zaruri bir sonucu olarak ortaya kmaktadr. yle ise sonu, mmkn ve ola an olamaz; sebebine oranla o, daima vacibdir 389 . bn Sina sisteminde grlen ola anlk, aslnda mutlak determinizm.den ba ka birey de ildir. bn Sina iin lemin mmkn olmas , tabiatta ola anln srmesi demektir. Mem zne oranla mmkn, sebebine oranla daima vacibdir. bn Sina gerekli hallerde kelmclarm gr n kabul etmektedir. Buna gre varl kta "imkan" szkonusu olunca, Kur'an' n lk Sebeb'e verdi i gc kabul etmek mmkn olur. Aksine varlk ve lemin, zleriyle zorunlu olduklar kabul edilince, bir ba ka gerek iinde onlar n varlklarnn sebebini aramak kolay olmaktad r. bn Sina d ncesinde lemin imkan , hibir ekilde e yada olaanl kapsamaz. Daha nce grld gibi, bn Sina metafizi inde Allah, mmkn olan her olgunluun sahibidir; ayn zamanda zaruri olarak akla sahip bulunmaktadr. Akl, ayn zamanda, zatlanyla mmkn olan ve d nlebilen (ma'kul) varlklarda da bulunur. stelik Vacib Varl k saf
388 ifti, IMhiyat, C. I, s. 83. 389 Necat, s. 276.

120

dncedir. O halde Vacib Varl k'n bilgisi de vardr. Bu grlerin sonucunda ortaya kan udur: Vacib varl k, sadece mutlak birlik, lk Sebep de il; fakat ayn zamanda her trl bilginin prensibidir. bn Sina her akln yaratc bir gc olduu kanaatndadr. Bylece, lem, adeta, sebepler oklu unun bir sonucu olarak ortaya kmaktadr390 . Gerekte, bn Sina'nn bu konuda yapt aklamalar, B R'in barnda okluun ve basit olanda birle iin nasl meydana geldiini aklamak iindir 391 . lk Akl, kendinde mevcut yarat c gce, sadece gene kendinde varolan ekli ve ilahi ey gere ince sahip bulunmaktad r. Sz gelimi onun dnce fiili Allah' n dncesinin bir sonucudur. Kendisi de ilk akl olarak lk Sebep'in bir sonucudur; o, kendi zne nisbetle "mmkn", Vacib Varlk'a nisbetle vcib dir. lk Akl'n imkan varlndan nce de ildir; kendi mecburiy-etine ba ldr. nk sonu, sadece kendine nisbetle mmkn veya ola andr. stelik ilk akl Vacib Varlk' dnmekle bir ba ka akl yaratr ve yalnz, imkan znde bulunan dnme fiiliyle nefsi karr. O halde akllar, zlerinde bulunan Vacib Varlk'n varlyla ve onun nurunun faaliyeti (etkisiyle) alt nda yarat c olabilmektedirler. E er bn Sina sisteminde, lemin varolu u iin, olaanln varl kabul edilirse, onlarn sadece ynl bir d nme eylemi ile tr yarat k meydana getirmeleri konusunda aralar nda bulunan uygunluk nasl aldanacaktr ? Olaganlk mevcut olsayd her akl farkl varlklar meydana getirmez miydi? Halbuki bir zaruretin sonucu hepsi ayn ekilde dnmekte 392 ve ayn varlklara kaynaklk etmektedirler. yle ise akllar, yaratclkta iste e ba l olmayp, bir tr suurllkla hareket etmektedirler. Allah'n zatnda ilahi bir akl vardr. E er O, her trl olgunlu a sahipse, zaruri olarak akla da sahip olmal dr. Bu ynden o saf dncedir; ve bilgisi vard r. Saf akl, saf dnce olmas ve bilgiye sahip bulunmasndan tr, O, her eyin lk Prensibidir 393 . Allah'n bilgisi konusunda O'nun dnce, dnen ve d nlen (akl, kil ve ma'kill) olduunu hatrlamaltylz. Ancak bu, O'nun basit olmad n kesinlikle gstermez. Vacib Varl k en gzel ekilde zatn] bilir ve zat n bilmek suretiyle tabiat n fenomenlerini de bilir. Ancak Allah' n Mem hakkndaki bu bilgisi, O'nun zatnda, bir sezgi sonucu meydana gelmi deildir; e er
390 Bkz. Goichon, Distinction, ss. 283-284. 391 Kr . Ayn eser, s. 231. 392 Faal akl hari. Gardet, Ihn Sina'da, Islamiyetteki meleklerle ilhiyattaki ak llar, nefisler ve felekleri birle tirme temayl oldu unu kaydeder (bk. La Connaissance Supreme de Dieu (Ma'rifetullah) Selon Avicenne, IBLA (1951) iinde, s. 56. 393 Necat, ss. 249-250.

121

oiiyle olsayd ilah akl arizi olacak ve Allah Vacib Varl k olmayacakt 394. Onun iindir ki Vacib Varlk, eyay zatnn dnda grmez; aksine eyay, kendisinde d ncenin nesneden nce geldi i, zatnda grr. Vacib Varl k'm eyay bir sezgi sonucu bilmedi i konusundan, yani Allah'n alem hakkndan sahip olduu bilginin sebebinin eya olmadndan hareket edilirse, u dnce ekli ortaya kar: Bir ey hakknda bilgi sahibi olmak iin Vacib Varl k' zatnn dnda baka bir eye bakma a ihtiyac olmad aktr; nk O, kendisini varolan her eyin prensibi olarak bilir 395 . bn Sina "Vacib Varl k, en gzel varlklarn prensibi ve varolan ve kaybolan eylerin z prensibidir" der. .L121 Lt:.. i' 14 Bu dncelerden ( 396). anlalmaktadr ki, Vacib Varl k, nce trleri, sonra da trler aras nda kiileri bilmektedir. Bu bilgilerden Vacib Varl k'n _czi eyleri kendilerinde de il, fakat zatnda bildi i sonucunu kartabiliriz. bn Sina, bu tr bir d nce ile ilahi zatta olabilecek her trl noksanh ortadan kaldrmay gaye edinmitir. Ancak ortaya yle bir durum kmaktadr: Allah czileri bilmeden ve adeta ki ileri bilmeden nasl olgun (kamil) olacakt r? Bu nasl halledileeektir ? Allah czileri zat nx bilmek suretiyle tan maktadr; nk cinsin geni lii, iinde ki ileri kapsad gibi, ayn ekilde, kii, cinsini manasnda kapsamaktad r. Yani tr, bir manada. ki ide bulunmaktadr397 . Ve Allah, tr tan mak suretiyle ki iyi de bilmektedir. Bununla birlikte Vacib Varlk, maddeleri, arazlar olmas , zamanda ve belli bir yerde bulunmalar sebebiyle cz'i eyleri bilemez. bn Sina benzer bilginin "ilim" de il, sezgi olaca n syler. 4; j U.. ,510 Le.
;.51,

Ancak bn Sina Vacib Varl k'a noksanl k getirecek eyleri O'ndan uzakla trrken baz eyleri de O'nun bilgisinden karmaktadr. Bunun iin Allah'n Mem hakkndaki bilgisi klli bir bilgidir. te bunun iin bn Sina tenkid edildi, hatta kfrle suland 399 . Bu konuda, bn Sina, gne tutulmasm (ksff) belirtir. Belirli bir gne tutulmas hakknda, bilgi sahibi olmak iin, bu olay meydana
394 A.g.e., ss. 246-247; if, hhiyat , . s. 357. 395 Necat, s. 246. 396 Ayni eser, s. 246. 397 Ayn yer. 398 Necat, ss. 246-247 vd. 399 Tah4ft, s.

122

getiren prensibleri genel olarak bilmek yeterlidir. Madem ki Vacib Varlk sebepleri ve onlar n uygunluklarm biliyor, sonularn da bilir400.
1-e 1--..11: 16-. bn Sina, bir ynden, Allah'n alem konusunda klli bilgiye sahip olduunu sylerken, dier ynden "yerde ve gkte hi bir zerrenin Allah'tan gizli kalmyacan" syleyerek, daha nce belirtti imiz gibi yetle birle ir "Ls'
L

iy

J 1c

L;

IZ..

j"; 5V) L/2;j'.

Bylece o pek ok konularda oldu u gibi bu konuda da, Aristocu, yenieflatuncu ve islami d nceler aras nda dalgalanr durur; ba lanta ald islami e itimin dnda bir ey sylememek isterken, daha sonra edindii felsefi e itimin etkisi alt nda aristocu dnceler sergilemekten de kendini ahkoyamaz. F NEFS TEORISI:* bn Sina'nn bu konudaki diinceleri, hem fizi e hem de metafizie ba ldr. nk o, Kanun fi't-T b gibi eserlerinde tecrbi bir nefs psikolojisi, Necat, i arat, ifa ve nefsle ilgili di er risalelerinde rasyonalist bir nefs psikolojsii, Hayy b. Yakzan, Makamatul-Arifin ve Risalet'l-Tayr adl eserlerinde de mistik bir psikoloji yapar.. Yani onun nefs teorisi fizikle metafizik aras nda adeta bir kpr grevini grr,. Bu adan de erlendirildii takdirde de onun teorisi emprik ve sistematik bir karakter taT4c12 . bn Sina, nefs konusundaki dncelerinde Aristo'ya tamamen sadk kalmaz, aksine Plotin'in d ncelerine yaklar; zaman zaman, zellikle nefsin cevherlili i konusunda orijinal grler sergiler403 .
400 Necat, ss. 247-248; if, Ilhiyat, C. 2, s. 320. 401 Necat, s. 247; if, Ilhiyat, C. 2, s. 359; Kur'an- Kerim, Yunus (10), 61. * bn Sina, nefsle ruhu birbirinden ay rr. Ona gre, ruh, bedeni ve nefsi kuvvetlerin ilk binei olup ruhani ve laitf bir cisimdir (Bkz. Kitabu'n-Nefs, Avicenna's De Anima, F. Rahman yay n, s. 263). Ancak, Aristo'nun etkisinde kalarak yap lm bu ayrm yamnda, bn Sina, zaman zaman, nefs kuvvetlerini ruba verip yapt ayrm ortadan kald rr. Buna gre, bn Sina'nn deerlendirmelerinde ruh, hazan grme idrakinin yeri (bkz. s. 144, 276 vs.), bazan psiko-fizik kuvvetlerin ilk binei (bkz. s. 263), bazan da dnen ruhtur (bkz. s. 268). Bu sebepledir ki, biz bu konuya ba lk olarak, onun en ok kulland kelimeyi ve kitabna verdi i ad esas, almay uygun bulduk. Bununla birlikte, Kur'an- Kerim'de de zaman zaman nefs ve ruh kelimelerinin kullanldna dikkat ekmek isteriz. 402 Bu konuda bkz. Goichon, Distinction, s. 131; Chahine, Ontologie, s. 96 vd; Anawati, Histoire de la Philosophie Musulmane, s. 105 vd; Inken, bn Sina Ruhiyatt, Byk Trk Feylesofu, iinde, s. 16; Sunar, islm Felsefesi Dersleri, ss. 91-94. 403 Bkz. Saliba, Min Eflatun ila bn Sina, am 1937, s. 106; -Men, bn Sina Risaleleii, stanbul 1953, s. 10; Calverley (E.E.), Nefs, mad. .A.

123

bn Sina sisteminde nefs sz, kendisi iin nefs denilen eyin cevherine dellet eder 404. Risale fi'l-Hudild'da insan, hayvan ve bitkinin ortak oldu u bir mny ifade etti ini, bu yzden bir ok anlamlar olduunu syler405 . Tabiatta, insanlar n, hayvanlarn ve bitkilerin bydklerini, gelitiklerini, rediklerini gryoruz. Bu sayd klarmzda ortaya kan hallerin bir istek iinde gerekle tiklerini bilmekteyiz. Btn bu haller, fiil ve olaylarn sebebi olan bir prensiple gerekle mektedir. Nefs i te bu prensiptir 406. bn Sina dncesinde, canllarn gerekle tirdikleri fiillerin, operasyonlarn varl nefsin varlna birer i rettir. Bu yzden bn Sina, nefsi bir kuvvet olarak grr. Cesedi canlandran bir prensip olan nefs, bn Sina'nn bir kasidesinde yazdna gre 407 , yksek bir lemden bedene d mtr408 Ancak burada sz konasu j C .)T j. 1 2.4 (ed e urayan insani nefstir. Bu nefs iin bedenle birle me cleta kafese girmek gibi bir eydir. Nefs bedenle olan e ilimlerinden dolay en yksek noktasna ykselememektedir ve gereken ilerlemeyi gerekle tirememektedir409 . Ona ykselme f rsatn veren, geldii en stn leme ykselmesini salayan lmdr. lmle bedenden ve onu bu lemde tutan eilimlerden kurtulmaktad r410 . bn Sina dncesinde, t pk Aristo 411 ve Eflatun iin oldu u gibi, nefs bedenin hareket ettirici kuvvetidir. Ayn ekilde, gkler de istekli bir hareketle belli bir gayeye ynelik olarak hareket etmektedir; bu da onlarn nefsi sayesinde gerekle mektedir. yle ise, biraz nce belirtti iimiz gibi, nefs, insan hayvan, bitki ve meleklerde ortak bir add r412.
404 Talikt, s. 75. 405 Ayn eser, s. 81. 406 Kitabu'n-Nefs (Avicenna's De Anima, F. Rahman yay.), s. 4; 'iirin, Tabiat, s. 316 vd. 407 Kaside fi'n-Nefs, Journal Asitaque, iinde 1899, C. XIV, s. 157; S. nnver K fti'nin M. b. Abdsselam tarafndan erhedildi ini syledii (Taribu'l-Hkem, Laibzig 1903, s. 290) bu kaside ile Ebussuud Efendi'nin Kaside-i Nuniyye-i Ruhiye'si aras nda benzerlik bulundu unu sylemektedir (bk. bn Sina, stanbul 1955, s. 116). 408 O, sana yksek bir yerden d t, kl rengi, iffet ve anla lmazl k dolu bir gversin". (Kr . Plotin, a.g.e., C. 2, s. 436). 409 Bk. Raci nayet, bn Sina, Beyrut 1976, s. 39. 410 bn Sina'nn ruh hakknda yazd kasideyi ve fikirlerini, smaili yaratl kavram ynnden yorumlayarak, onu deta bu tr fikirlerin bir temsilcisi gibi gsterme e ilimlerinin eksik olmadm belirtmemiz gerekmektedir (Kr . Habib Peki, Les Wes Religieuses et Philosophiq es

de l'Ismailisme Fatimide, Tunus 1978, s. 24). 411 De l'A-me, Franszca ev. J. Tricot, Paris 1947, II, 1, 412 b. 412 Risale s. 81.

124

bn Sina nefsi, bir mnda, tabii cismin olgunlu u413 olarak de erlendirirken dier bir mnda da, bedeni istekle harekete geiren cevher olarak nitelendirir 414. Bylece ortaya nefsin varl ve cevherlilii konusu kmaktadr. Bu konuda bn Sina, tpk Aristo gibi415 , nefsin ne oldu unu aratrmakla ie balar. Nefs ahsi bir ey midir, cevher midir, nitelik midir, nitelik midir ? 1 Nefs Bir Cevherdir: phesiz bn Sina iin, nefs manevi bir cevherdir 416 . Onun varh konusunda ise, tabii, psikolojik, zamani (devam etme-istimrar), delilleri ile "b en" ve "u an adam" delillerini ileri srer. E er bedenin d nlebilirlerde (makult) grnmesi mmkn de ilse ve grnmyorsa bn Sina'ya gre, bu, onun akli bir cevher olmay ndadr. Byle bir hal, insan nefsinin cismin d nda, blnmeyen bir cevher oldu unu gstermektedir 417 . Maddeden ayr bu cevherin, d nlebilen fenomenleri alglama zellii vardr418 , ve eklin dzenindedir nk o, kendisinde bulundu u beden iin, hareketin prensibidir, kurand r. Bir baka tarifle, nefs, dzenledi i, gelitirdii, besleyip hareket ettirdi i bederinin olgunluudur419 . Zaman zaman Aristo'dan farkl dii ncekr sergileyen bn Sina, bu noktada onunla ayn fikirdedir420 . Yukarda bn Sina tarafndan yaplan tarifte nefs, yapt , ile tanmlanmakta olup, bulundu u veya oldu u halde tammlanmamaktadr. Nefsin bedenin olgunlu u olduunu sylemek, onun hayvandan bir hayvan, insandan bir insan yapan bir kural oldu unu sylemektir. Fakat
413 Aristo iin Kr . Chevalier (J.), Histoire de la Pens4, Paris 1955, s. 352. 414 Risale fi'l-Huddd, s. 81; ayrca bk. De Dillon (Emile), Trois Traite's d'Avicenne, Le MUSEON iinde, s. 303. fran. ev. J. Tricot, Paris 1947, I, 1, s. 402 a, b. 416 sartit, Ma ba'd et-Tabia, ss. 310-313; Ancak Gazaali, bu noktada bn Sina'y eletiir (Bkz. Kyel, T Tehft, s. 102 vd). 417 han:it, Ma ba'd et-Tabia, ss. 387; Mesil an Ahvli'r-Ruh, bn Sina Risaleleri, iinde, Istanbul 1953, s. 68. 418 Necat, Ilhiyat, ss. 158, 174. 419 Uyunu'l-Hikme, tlken yay. s. 13 vd; Risale fi'l-Huddd, s. 81; ifiC, Tabiat, Kitabu'nNefs (Avicenna's), s. 5-9; Alviiiu'n-Nefs, Kahire 1952, s. 55; Risale fi Emri'l-Mead, Msr 1949, s. 90; ayrca bk. Arnaldez (Roger), Un Pre'cedent Avicennen du Cogito Cartesien, Annales Islamologiques, iinde, Kahire 1972, C. XI, s. 347. 420 Kr . De l'me, Il, 1, 412 K 415 Kr . De

125

kural kendinde nedir? E er cevhe se ne e it bir cevherdir ? Nefsin varl ve cevherlilii konusunda ara trlacak konular bunlard r. Ona sadece nefs demek yeterli de ildir. Onun manevi bir cevher oldu unu isbatlama hususunda, bn Sina unlar sylemektedir: Farkl iki ey daima farkl iki tarife tekbl eder, yleyse ayr ca dnlen ayrdr. Varsaym bu ekilde konulduu takdirde, nefsin tabiat meselesi, onun bedenden ayr olarak tanmp, tamnmad ve bedenin varolup olmad n bilmeden nce onun varoldu unu isbatlamaya ba lamaktad r. E er durum varsaym do rultusunda ise, o takdirde nefs, bedenden gerekten ayr dr ve manevi bir cevherdir 421 . bn Sina'nn bu konuda tuttu u yol, nce insann manevi cevherini isbatlamak ve sonu olarakta onun bu manevi tarafnn bedenden ayr olduunu gstermektir4 22 nk onun cisme ait veya cisimde olmas mmkn de ildir; akli bir ekil olmas itibariyle onun iin bir yer yoktur 423 . bn Sina'nn nefsin varh ve cevherlili i konusunda kulland u an adam" misali ise yledir: "Aram zdan birinin Allah taraf ndan, do uundan itibren, olgun ya ta yaratlm olduunu varsayahm. Onun yz d dnyadan hi bir ey grmeyecek ekilde perdeli olsun. Toprak zerinde yer de itirmesin, fakat havada, daha do rusu bo lukta bulunsun. Bu havann kendisine yapaca basnc duymamas iin, organlar hi bir yere dokunmas n ve ona hi bir duy vermemesi iin ayr lm olsun. Byle bir insan gerekten varoldu unu anlayacaktr; bununla birlikte, ne d organlarnn, ne de i organlarnn, ne beyninin, ne de kendinde bulunan hayati unsurlar n varoldu unu syliyemeyecektir. Bu konuda hi bir ey syleyemez. Bununla beraber, geni lii, uzunlu u ve derinli i olmayan bir varlk olarak 424 varoldu unu anlayabilecektir. Hatta bu anda onun iin bir el veya herhangi bir organ hayal etmenin mmkn oldu unu varsaysak, o, bunun kendi organlar ndan biri olduunu idrak edemeyecektir. yle ise, varl sbatlanan, ayn anda varl sbatlanmayandan farkl dr. Bundan dolay, insann kendisi
LL

bu

421 Necat, ilahiyat, s. 184; Nefsin birli i ve cevherlilii konusu, Descartes ve daha nce, Aristo ve Eflatun tarafndan incelenmitir (Ayrntl bilgi iin bkz. Macid Fahri, Tarihte Felsefe s. 212. 422 Bk. Aguilar, a.g.e., s. 284 vd. 423 Risale fi Emri'l-Mecld, s. 101; Necat, Tabiat, s. 177. 424 Descartes'a gre de, nefs, ne geni lii ve boyutlara ve ne de maddenin di er zelliklerine sahip olmayan bir tabiata maliktir (Le Foyer) (H. Dreyfus), Trait'i de Philosophie Ge .ntlrale, Paris 1965, s. 278). ibn Sina d nceleriyle Descartes d ncelerinin aynili i aktr. (lbn Sina'dan hayli sonra, onun d nceleriyle, insani nefsin varl n, cevherlili ini ve lmszln gstermek isteyen Descartes, 18., 19., ve 20. yzyln dinsiz materyalizminin babas olarak de erlendirilir. Bkz. Tresmontant (Claud), Les ProbUmes de l'Atheisme, Paris 1972, s. 71.

126

olarak varln sbatlad bu ey, bu insann organlarnn olup olmadn bilmeksizin gene onun taraf ndan tannabilir 425 . Bu insan, nefsnin bedeninden farkl olduunu ortaya koyma halindedir. Daha a k bir ifade ile, onun nefsini alg lamas ve varoldu unu bilmesi iin bir bedene ihtiyac yoktur426 Bylece bn Sina, insann veya nsani nefsin, kendini veud gibi bir alet arac lyla de il, fakat kendisiyle, do rudan do ruya tandn belirtmektedir. Bunun iin ileri srd delil udur: e er nefs kendini bir alet arac lyla tansayd, bu aleti tanmayacak, fakat sadece onunla tanyacakt . yle ise o, kendini bilir ve bildiini bilir427 . Bu dnceden hareketle bn Sina, varln sezgisel idrakiyle insan ruhunun varl n shatlamaktad r. arat'ta da bu konuya temas eden bn Sina, "u an adam" misalini tekrar ederek, dikkatli bin insan n kendi varhmn farknda olaca n, hatta uyuyann uykusunda, sarho un sarholuunda, zihninde kendi varlnn farknda de ilse bile, kendinden uzakla madn syler428 . Nefsin cevherlili i konusu, bn Sina'dan sonra, Descartes'da, onunkinden daha sistematik olarak aynen ortaya kar. Descartes, bn Sina'nn eserlerini do rudan okumam olsa bile, ondan tevars eden d nceleri, kendi kltrn haz rlayanlar arac lyla ald bir gerektir. Bu konuda Descartes' n ifadeleri yledir: "Sonra ne oldu umu inceden inceye gzden geirdim, ve hibir bedenim olmad n, ne bulunduum bir dnya, Re de bir yer bulunmad n farz edebildi im halde; bundan tr, kendimin var olmad m farz edemeyece im" ..... diyerek nefsin veya ruhun bedenden ayr bir cevher olu unu yle bitirir: " yle ki bu ben, yani, kendisi ile ne isem o oldu um ruh, bedenden tamamiyle farkldr, hatta bilinmesi onu bilmekten daha kolayd r, ve beden var olmad halde bile, ne ise, o olmaktan geri kalmaz" 429 .
425 Necat, Tabiat, s. 178 vd. 426 ifa', Tabiat, Kitabu'n-Nefs (Avicenna's De Anima), ss. 16, 255; Bu d ncenin kaynaklar konusunda bk. Gilson, Introduction l'.&ude de St. Augustin, Paris 1930, s. 57 vd). 427 Necat, Tabiat, s. 179 vdd; bk. Gilson, Les Sources, s. 46; Bunun ontolojik delil olarak kullanlmas konusunda bk. Da (Mehmet), Ontolojik Delil ve kmaz/ar, I.F. Der. XXIII, 1978, s. 291. 428 arat , Tabiat, ss. 305-306; Tusi, erhu Iareti, s. 121; ayr ca bk. Bedevi, Histoire, s. 671. 429 Metod zerine Konu ma, ev. M. Karasan, Ankara 1962, ss. 41-42; Kr . Dicours de la Methode, IV. bl. OEUVRES de DESCARTES iinde, Le Club Franais du Livre yay. Paris 1964, C. 1, s. 430.

127

Bu konudaki kar latrmay bir baka incelemeye b rakarak bn Sina'mn "uan adam" ndan kartlnabilecek sonucu gzden geirelim. "uan adam" da, varolu dncesi 430 , zihnin kendi z objesi karsndaki bir sezgisi olarak grnmektedir; ancak bu sezgi hangi mndadr ? Varln zihin yoluyla gerekle en dorudan idraki midir? Bu, bn Sina iin, imknsz de ildir; nk nefs bedenin eklidir, bedene girmi ayr bir ekil. Bu yzden onun tarafmdan idraki mmkndr ve bu varln kavrannn aracsdr431 . "Uan adam" dncesi, bn Sina'nn zihnindeki gerek bir pheden deil, fakat bir cevherin varlndan kaynaklanmaktad r432 . nsan organs z olarak bulunabilir, bununla birlikte varln anlar. Organlardan, duyudan soyutlanm olarak devam eden ve varl m srdren bu cevher nefstir. 2 Nefs ile Beden Mnasebeti:

a Nefs bedenle birlikte varolur :


Cevherler kategorisine giren nefs 433 , bedenden nce midir, sonra mdr, ona oranla durumu nedir? Bu tr sorulara bn Sina'nn verdii cevaplar z olarak yledir; Nefs, bedenin iyili i iin, zellikle yarat lmtr; kendisiyle birle ece i beden yaratlmadan nce var de ildir ve ahsi varl yoktur. nk byle bir halde onun ki iselleme ilkesi eksik olur. Nefs, sultanl ve leti olacak olan bedeni maddenin var olmaya balad andan itibaren nefis ad yla varolmaya ba lar. Yani onun varl bedenledir ve varl (hudusu) cisimle ilgili de ildir; fakat o bir cevherdir, cevherse cisim olmayan bir ekildir 1.k1
(434) bb j iJ.Ai L ae
0

.k.J1

Nefs yaratlmn balangcndan itibaren, kendisini bedeniyle me gul olmaya, ynetmeye ve her trl ihtiyalar n karlamaya ynelten ve bir e it eilim olan tabii bir sevgi duymaya ba lar. te bu sevgiyle bedene kat lr 435 ve ona has bir nefis haline gelir436 . Biz, tabiatlarn tamamen bilemedi imiz bu iliki ve sevginin ancak sonular n grebiliriz437 .
430 Bkz. lken, Genel Felsefe Dersleri, s. 60. 431 Bk. Goichon, La Philosophie de 1Stre, IBLA iinde 1952, s. 52 vd. 432 Ayrntl bilgi iin bk. Aguiler, a.g.e., s. 289 vdd. 433 if, Ilahiyat, C. 2. s. 286. 434 Necat, s. 192; ayrca bk. Ahvlu'n-Nefs, s. 96; Calverley, Nefs, mad. .A. 435 Bu katma eylemi, faal ak l tarafndan gerekle tirilmektedir (Necat, s. 193 vd.). 436 Risale fi Medd, ss. 90, 95. 437 Necat, s. 184.

128

bn Sina'ya gre, bedenle birle mesinden nce varlmdan sz edilmeyen nefs438 , beden olmad gibi, bedenin mizacnda da de ildir. Idrak ettirici, hareket e tti ici, koruyucu gibi, mizaca ait kuvvetler nefisten baka eylerdir. Nefs vcudu ve vcudun paralar n kullanan bir cevherdir 439 . Beden de nefs iin ekli ve olgunlu a ait bir sebep de ildir") . Bedende elemanla n ahenkli bir birle mesi sonucu bir denge meydana kar. Elemanlar aras ndaki uyum ve oran n olgunluu lsnde, nefs varlklar aras nda derece ynnden ykselir. Nefs, insanda az ok farkl glerle kendini gsteren ve bedende meydana gelen gerekli yetilere gre ortaya kan cevheri bir ekildir. Bunun iin bn Sina nefsi gnele (kimi kere ate , kimi kere de k ve alevle) kar la tmr441 . Nefsin bedendeki ayr grnm ise semavi cevherlerin etkisiyle olmaktadr. Nebati, hayvani ve insani nitelikleri alan nefiste bir ykseli sz konusudur. Bu ykseli en yksek olgunluu kazanmak iin nefsin daha ok yumu amasyla gerekle mektedir. Nefs yumu ayp yo unlu unu kaybederek ho luk kazanmakta ve bylece ykselmektedir 442 . Bedenin geiciliini ve nefsin srekliliini kabul eden bn Sina yle der, "Ey akl bu gn kendini dn, nefsin btn mrnce var; hatta sen geen olaylar hatrlarsn, yle ise sen sabitsin (mstemir); bunda phe yok; fakat bedenin paralar sabit de il, daima deimekte. E er insandan ksa bir zaman iin gda ekilir, azalt hrsa bedenin paralar eksilir. Nefsini dn, onda bir eksilme olmaz"443 .

b Nefs Bedenin Olgunlu udur : bn Sina, bir mnda, nefsi, g halindeki hayat , tabii cisim halinde olgunla tran ey olarak de erlendirirken444, ikinci bir mnda ise, nefsi, soyut bir cevher, fiil veya g halindeki akli bir prensibe gre kendiliinden (bi'l-ihtisar) ald bir cesedin veya bedenin olgunlu u olarak niteler. Her iki halde de, o, olgunluktur. T pk Aristo gibi, nefsi bir olgunluk olarak de erlendiren bn Sina iin, bu mcerred cevher, g
438 Aym eser, s. 300. 439 itire Tabiat, s. 312 vd.; Ahviil'n-Nefs, s. 95. t, 440 Necat, s. 186. 441 Aym eser, s. 192. 442 Ayn eser, s. 158; ifa', Tabiat, Tahran bas. s. 258. 443 Risale fi Ma'rifeti'n-Nefs en-Nat ka ve Ahvluha, Ahvlu'n-Nefs, iinde, Kahire 1952, s. 187. 444 Aristo felsefesinde "entelechie" bkz. Bolay (S.H.), Aristo Metafizi i ile Gazali Metafiziinin Karlattrilmas, s. 85 vd.

129

halinde olan (bi'l-kuvve) insani nefsin kendine has fark dr veyahutta klli nefsin zelli idir. 0 halde nefs bir vcudun olgunlu u veya olgunluunun en kusursuz noktaya ula masdr445 . Daha nce de belirtildi i gibi, bn Sina iin cevher s mfna girip bedenin ekli olan446 ve insanda nefs diye adland rlan bir tek z vard r. Bu tek z, insann ortaya koyduu eylemleri gerekle tiren bir ok kuv vetlere sahip bulunmaktad r447 . Bu kuvvetler birbirine yard mc olduklar gibi, biri dierinin fiilini takib eder. Ancak sz gelimi fke iin, duymak gerekir; bizde duymak iin bir yeti ve fke iin ayr bir yeti olduu dnlrse, bu yetilerden ikincisinin birincisini de kapsad n kabul etmek zorunda kahr z; yani ayn g, hem fkede, hem de duyguda bulunacaktr. Bu imknszdr; nk bir gcn eylemi her eye veririlebilir, fakat asla bir ba ka gce verilemez 448 . Bu tr bir d ndcden hareket eden bn Sina, bir gcn sadece kendi eylemini tamamlayabilece ini ve btn glerin gerisinde, onlarn prensibi olan bir tek eyin bulundu unu ve onun, bedenin aksine devaml olduunu kabul etmek gerekti ini ifade eder449 . Ona gre, i te bu soyut z, duygu ve fke yetisine sahiptir. Mademki her gcn gerisinde bu tek z veya cevher vard r; yle ise bu cevher nedir? nsann bedeni onu meydana getirdi ine gre, acaba o btn fiillerin prensibi olabilir mi? Bunun olamayaca aktr; bu durumda, insanda fkeyi duyan ve idrak eden bir kuvvet, bir g vardr; bu nefistir, fakat beden de i1450 . 3 Nefs eitleri veya De erleri:

bn Sina doktrininin en belirgin karakteri, de erlendirili ekli ne olursa olsun, nefis d ncesini ekil dncesinden ayrmasdr. bn Sina sisteminde, ya ayan bir varlkta nefislerin oklu u imknszdr451 . Onun grlerinde nefs, kendinden pek ok yetinin yay ld tek prensiptir ve bu yetiler bedende de il, fakat ancak nefiste birle ebilirler. yle ise nebati nitelikle hayvan! niteli i birbirinden ayr olarak gz
445 Necat, Tabiat, s. 189 vdd.; ifa', Tabiat, 6. kitap, 1. mak. 1. BI.; Kr . Vajda (George), la Te'ologie d'Aristote, Revue Thomiste, inde, 1951, s. erhu Kitap zolocya, s. 37; ayrca Kr . Aristo, De Anima, fran. ev. J. Ticot, Paris 1947, ss. 67-69. 446 Necat, s. 189; Kr . Aristo, De Mine, s. 67; Saliba, Min Eflatun ila bn Sina, s. 108. 447 Necat, s. 189. 448 Ayn eser, s. 190. 449 Ayn eser, s. 190. 450 Ayn eser, s. 191; Risle fi's-Saade, Haydarabad 1353 H., s. 12 451 Nectit, s. 183.
Notes d'Avicenne sur
.

130

nne getirmelidir; esasen onlar nebati ve hayvani de ayr ayr bulu maktadrlar; ancak bulunduklar nefiste birle mi haldedirler. Aralar ndaki ilikiyi anlamak iin nce basit nitelikleri, s cakla so uu, kurdukla yal arptran ana eli kiyi gz nnde bulundurmak gerekir. elikiler uzun zaman devam etti i taktirde varl meydana getirecek eler hayat sahibi olamazlar. Bu ba langtaki elikililik azaldka unsurlar aras nda uyum ve ahenk artar ve kar mlar semavi vcutlarm yaplarna yaklar; bu andan itibaren cisim bu vcutlar yneten ayr cevherlerden canland rc bir nitelik alr ki, bu nebati nefisrit. E er miza daha ok safla rsa unsur hayvan bir nefis al r; daha da safla mas halinde ekilleri da tan ayr cevherle (faal ak lla) birlemeye yeyetenekli insani nefis ahr452. Bu bilgilerden anlald gibi, nefsin e itlenmesi veya derecelenmesi, unsurlar aras ndaki uyum ve ahenge bal olarak ortaya kmaktadr; bu konuda nemli rol faal ak l ve dier semav varlklar oynar. Bylece bn Sina sisteminde nefsin e ayr ldn gryoruz: A) Nebati nefis, B) Hayvani nefs, C) nsani nefs.
tt) Nebari Nefs :

Bu nefs, doan, byyen ve beslenen tabii bir bedende bulunur 452 ; kendine has hareketlerle bedeni korur ve onun devam n salar. Bu nefsin besin maddesini zmleme yetene i vardr454. Bu hareket ve yeteneklere ra men bu nefs, seimsiz ve bilgisiz fonksiyon griirass ; na iin gerekli yeteneklere sahiptir; bunlar uanckebtiolgu kuvvetlerdir: beslenme kuvveti (el-kuvve el-tegazziye), byme kuvveti (el-kuvve el-tenmiye) ve reme kuvveti (el-kuvve el-tevellde) 456 , bn Sina'mn bir ba ka ifadesiyle "el-kuvve el-gaziye", "el-kuve el-tenmiye" ve "el-kuvve el-mvellide"dir 457 .
452 Risle fi ma'rifeti'n-Nefs, s. 158; Ayrca bk. Goichon, Livres des Direvtives et Remargues, s. 29. Bu tez bn Sina'dan sonra byk Albert ve Dominicus Gundissalinus'da devam edecektir (Bk. Goilson, Les. Sources, s. 47). 453 Necat, e. 158; ifa', Tabiat, Kitabu'n-Nefs (Avicenna's De Anirna), F. Rahman yay., Oxford 1959, s. 39; Ahvlu'n-Nefs, s. 57 vd.; ayrca bk. Gnaltay ( emsetti), Felsefe-i stanbul, 1341 H., s. 307. 454 ieirdt, Tabiat, s. 443. 455 Necat, Tabiat, s. 100. 456 "'Orta, Tabiat, ss. 443-444; ayrca bk. A kn Mahiyeti Hakk nda Risale, ev. A. Ate, stanbul 1953, s. 5, arapa metin, 3. bl. s. 10. 457 Necat, Tabiat, s. 158; bkz. Munk (S.), Dm Sina, Dictionnaire des Science Philosophiques, iinde, Paris 1885, C. 1, s. 254.

131

b n Sina nebati nefsin bu glerinde, fonksiyon ynnden bir tr ak bulur; nefs bu duygu iinde hareket eder. Bu a dan nebati nefse ait tr a k vardr: Biri besin al c gce ait olup besinin al nmas srasndaki " e vk" gcnn prensibidir. kincisi, yeti tiren gce ait olup, besin alnacak yer etraf nda kendine uygunu elde etmek iin varolan evk gcnn prensibidir. ncs de do urucu gce ait olup kendine benzeyenin hazrlanmas iin varolan evkin prensibidir458 . yle ise nebati nefse ait hareketler, vcudun korunmas ve devam iin olan hareketler ve besin maddesinin seimi ile ta n.amlanan eylemlerdir459 ; nk bn Sina'ya gre, nebati nefs organik cismin reme, gelime ve beslenme ynnden ilk olgunluudur (
460 (

cS A x

41 9 :;?.

_1)1

b) Hay-yani Nefs :
Hayvani nefse gelince, o, bn Sina tarafndan organik cismin, idrak ve eylem. ynnden, ilk olgunluu olarak de erlendirilir (461 ) (

JL5-

Bylece bu nefs, istekli hareket etmekte ve czi nesneleri kavramaktadr. Bu nefsin hareket ettirici (muharrik) ve kavray c (mdrike) gleri vard r462 . Hareket ettirici g sayesinde bedene aksiyon kazandrr; itici ve altrc dier iki g yard myla da onu ynetir 463 . Hareket ettirici yetinin iki yard mcs daha bulunmaktad r: a) zevk elde etmek amacyla ynelinen eylere doru hareket ettiren "el-kuvve el- eheviyye" 464 , b) yarars z olan eyleri geri evirme yetisi olan "el-kuvve el-gadabiyye" 465 .
s. 10, trke ev., s. 5. 459 ietriit, Tabiat, s. 444; ubuku, slm Dnrleri, s. 31; Kr . Aristo, FDe l'A ne, ss. 80-81.
460 Necat, Tabiat, s. 158; if', Tabiat, Kitabu'n-Nefs (Avicenna's De De Anima), F. Rahman yay., s. 39. E er tr ekliyle znde olgunluk bulmu sa ona ilk olgunluk, niteliinde olgunluk bulmusa ona ikinci olgunluk denir. Szgelimi, demirin k l ekli ilk olgunluu, kl= kesmesi ise ikinci olgunlu udur (Gnaltay, Felsefe-i t, s. 311). 461 Necat, s. 158; ifir, Tabiat, K. en-Nefs (Avicenna's), ss. 39-40. 462 Kr . el-Kuva el-insaniyye ve Idrakuha, Msr 1328 H., s. 216; Goichon bu eserin bn Sina'ya de il, Frbii'ye ait oldu unu sz ileri srer (Bkz. Livre, s. 318). 463 K. en-Nefs, s. 41; Kr . Aristo, De 1978, s. 239. 464 Kr . Irlit, Tabiat, s. 446. 465 Necat, Tabiat, s. 158; if, Tabiat, K. Nefs (Avicenna's), s. 39-40. ss. 80. 86; Keklik (Nihat), Felsefe, Istanbul 458 Risale fi

132

Ancak biz, daha ok, bu nefsin kavrama (idrak) gc zerinde durmak istiyoruz. Gerek u ki, hayvani nefs varl n srdrmek iin, d ar= etkilerini kendisine aktaran duyumlara ihtiya duymaktad r. Bunun iindir ki, onun bu duyumlar alabilecek bir gce sahip olmas gerekmektedir. bn Sina ite bu nefiste grevlerinin say s sekize varan gler arac lyla yrten bir yetiyi (hayvani idrak) belirler; bu, d duyum diyebilece imiz "el-his ez-zhir" ve insan n iinde bulunan "elhavs el-bt myye"dir 466 . bn Sina iin be duyu ve dier duyumun meydana getirdi i gler iinde en nemlisi dokunma duyusudur; nk ondan yoksun hibir canl yoktur. Bu duyu olmazsa hayvani nefis de olmaz467 . Hayvani nefsin ie ait yetile ine (el-havas el-bt myye) gelince; onlar da birinciler kadar nemlidir 468 . Bunlardan bir blm duyularna ekillerini, bir blm de duyular n anlamlann kavrar469 . yetilerle biz, hissedilir gereklerin imajiar n ve gene bu gereklerin kavramlann idrak ederiz. Duyular m zn verilerini renerek e yann yoklu unda da onlar zihnimizde saklarz. Imajlann idrakr ile bunlar n kavranlmas aras ndaki ayrm udur: majlar nce duyularla kavran r sonra hayvani nefsin i yetileriyle idrak edilir; halbuki manalar yaln z nefisle kavranr.
.

Umumi m.nda idrak, insan ve hayvanda ortak bir hu.sustur. bn Sina'ya gre insani idrak, ki inin hayvani tarafn meydana getiren bir gtr. Ona gre, do ru bir hat izerek d en su damlas ve h zla dnerek bir yay izen noktan n grnmleri' hep duygusal olarak yani gzle grlecek gerekle ir, am.a hayal veya hat rlama ile de il470 . Gzde sadece kar da bulunann resmi ekillenir; bu ya daire ya nokta veya izgidir. O halde, nce, kendisinde kar da bulunann ekillendi i bir kuvvet vardr. Insanda, gr ten nce, bakn kendisine hissi sezgiye benzer bir eyler ula trd bir yeti vard r ve duyularm verilen onda toplanr ve bu verileri kavrar. Ayn ekilde, hissi ekiller kaybolduktan sonra onlar kendisinde saklayan bir kuvvet daha vard r. Ortak duygu (mterek his) ve haya1471 ad verilen bu iki yeti ile bir zevkin u zevkten ayr olduuna karar verilebilir 472 . "Mterek his"den ortaya kan eylem farkl duyularla alglanan maddenin, yoklu undaki maddi ekil466 Necat, ss. 158-160; if, Tabiat, K. Nefs (Avicenna's), s. 41. 467 Ayn eser, s. 160; if, Tabiat, K. Nefs, s. 42 vd. 468 Uyfnu'l-Hikme, Bedevi yay., s. 38; if, Tabiat, K. Nefs (Avieenna's) s. 43. 469 Necat, s. 162; if, Tabiat, K. Nefs, ss. 43-44. 470 Kr . ifa, Tabiat, K. en-Nefs, s. 58; Aristo, De 471 Tis' Risil, s. 64; Necat, s. 163. 472 arat, Tabiat, s. 347.

s. III. 3.

133

leri yerinde tutar. Duyu idrak iin mutlaka zorunludur. idrak, sje iin, organ& oluma sayesinde, ekil olumasdr. bn Sina iin bir ey iki defa yani bir kere organla, bir kere de beyinle idrak edilmez; hatta bir zevki onun hayaliyle kartramayz. Konu an (nat k) olsun veya olmas n hayvanlar czi duyulabilirlerin czi manalar m kavrarlar473 . Bu manada duygu d ve duyu orgarlanyla nakledilmemi lerdir; t pk koyunun kurtta duygu d bir d nce kavrad gibi, ko da koyunda duygu d bir kavram , zel bir ekilde kavrar. imajlarda bu rol oynayan dnceye ait bir yeti bulunmaktad r474 . Insanda ve hayvanda bu dnceleri saklayan yeti "h fz"dr. Bu yetilerden her birinin zel maddi bir organ ve ona ait zel bir ad vardr. Ortak duygunun (m terek his) yeri (organ ) ruh olup duyarllk sinirinin kayna zerinde yay lmtn; zellikle beynin (d man) n ksm ndadr475 . Mterek his farkl duyularm verileri aras nda bir birlik Sa lar; altmc his de ildir, fakat karar veren yetilerin birincisidir; ad da Aristo'dan gelmektedir476 . bn Sina'nn "mu s avv e r e" ve "hayal" olarak iki ekilde adlandrd ikinci yetinin organ ruh olup n bolukta (bat ml-mukaddem) bulunur 477 . Organ beynin tamam olan nc bir yeti "v e hm"dir. Bu, bir drdnc yeti taraf ndan yard m grr; duyulardan elde edilmi ekiller aras nda en yak n olanlarn' paralamak ve birle tirmekle g evlidir. Bu yeti, ayn zamanda ekillerle dnceleri birle tiren yetidir; bunun idrak kuvveti yok fakat seim kuvveti vard r. Bu yeti, kendisini ak l kulland zaman "el-kuvvet u'l-mfekkire" ve vehm taraf ndan kullanldnda da "n t e hayyil e" olarak adland rhr478 . " H af z a" veya " z kir e" adl dier bir yeti ise ruhun yay ld bo lukta bulunur479 . c nsani, Nefs :

Bu nefs, dnceye ait eylemleri aklet nesi ve genel ileri idraki ynnden bedenin ilk olgunlu udur480 . bn Sina d ncesinde insani nefs, daha nce belirtildi i gibi, cisim olmad gibi cisimle varl n srdren bir varlk da de ildir. Bir ba ka ifade ile insani nefs maddeye
473 Kr. Necat, ss. 162 vd. 474 siirt, Tabiat, s. 351. 475 Ayn eser, s. 353. 476 De Vilma, III, 1, 2. 477 Bk. ist"trrit, Tabiat, s. 355. 478 Bkz. ayn eser, ss. 356-357; Kr . Aristo, De l'me, III, 3. 479 rt, Tabiat, s. 358; Necat, s. 163; ayrca bk. Qadri, La Philosophie Arabe, s. 117. 480 Necat, Tabiat, e. 158; if. Tabiat. K. en -Nefs (Avicenna's de Anima), s. 40.

134

girmi eismi bir kuvvet olmad gibi, duyularla gsterilebilir bir cisim de deildir. Ancak znde maddeden soyutlanm , fakat hareketlerinde maddeyle yaknla m bir cev-herdir. Bu nefs ayn zamanda "nat k" nefs olarak da adland rhr. bn Sina onun iki kuvveti oldu unu syler: a) bilici kuvvet (el-kuvvetu'llime), b) yap c kuvvet (el-kuvvetu'l-amile) 481 . bn Sina bu ikisine ortak ad olarak "ak l" der. Esas akl "el-kuvvetu'l-alime"dir ve bn Sina sisteminde "el-aklu'l-heyulni, el-akl bi'l-fiil, el-aklu'l-mstefd" veya "el-akl bi'l-meleke" adlar yla e itlenir. Her ya tan insanda varolan nat k nefs 482 iin en belirgin zellik, akli yetene idir483 . O, ne cisim ve ne de cisimde bir kuvvet oldu undan aletle de il, zyle akleder (;ur,y jj, :; Bedene oranla bu nefsin ynetmek ve akletmek gibi iki eylemi bulundu unu syleyen bn Sina, bu ikisinin birararaya gelmedikleri hususunda srar eder 485 . Natk nefsin, bedeni, ynetmek iin kulland kuvvete "ameli ak l" ad verilir486 . Bu akl, seilmi amalara ula mak iin yaplm insani eylemler aras nda gerekli nclleri, ilk prensipleri, rf ve adetlerle tecrbenin meyvesi yayg n dnceleri bular. Bu konuda ona teorik akl yard mc olur487 . Nefsin yetileri aras nda cevherini fiil halinde ak l haline getiren bir yeti daha vard r. te bu iki yetiden birincisini d nlebilirlere (makalat) do ru eviren bir kuvvet daha bulunmaktad r. Bazlarnca "aklu'l-heyulani" olarak adland rlan bu kuvvet bn Sina dncesinde, Kur'an verilerine dayanan dini-felsefi bir ehre kazanarak "mi kat (oyuk, baca)" olarak grnr 488 . bn Sina onu felsefl bir manada yorumlar 489 ; "mi kat" mecazi mnda maddi akl temsil etmektedir; bu akln "raiist e fa d" ak lla, mi kat ve n aralarnda sahip olduu iliki gibi balants vardn 490 . Bu yetiyi, kendisinde ilk bilgilerin meydana geli inde nefste ortaya kan bir baka yeti izler. Bununla nefs ikinci bilgileri kazanmaya haz r481 Ayn eser, s. 45. 482 Ristile fi's-Saade, Msr 1354, s. 5. 483 erh Kitab isolocya, s. 39. 484 Al vlu'n-Nefs, s. 90. 485 Ayni eser, s. 94. 486 Bk. el-Kuva el-insaniyye ve idrakuha, s. 216. 487 irt, Tabiat, s. 361. 488 Ayn eser, s. 369. 489 Bkz. ifa, Tabiat, K. en-Nefs (Avicenna's), s. 49; Goichon, Distinction, s. 322. 490 Bkz. Kur'an- Kerim, Nur (24), 35; kr . Nur mad. A. Gazzali'nin Mikatu'l-Envar'da !bn Sina'dan esinlendi i bir gerektir.

135

lan r. Bu, fil halindeki akla ok yakla m ve ileri derecede geli mi maddi akldr. E er bu, d nceye oranla, zay fsa, zeytin a ac olan fikirler, eer kuvvetli ise, ya olan akl sezgiyle (hads ile) gerekle ir. 0 zaman bu yeti "bi'l-m elek e ak l" olarak adland rlr ki, o da camdr491 . bn Sina dncesinde, bu yeti soylu ve olgundur ve onun ya daima yanmaktadr492 . bn Sina'ya gre ayetteki yer ve gk her eyi gsterir. Miskat" heyulni ve insani akla i aret eder. nk "miskat" iyi ayd nlanmak iin duvara daha yak ndr; duvara yakn olan, daha ok yansr ve daha ok k verir. Fiil halindeki akln a benzedii gibi, akl alan da aynen alan cisme benzer, yani geirene; en iyi geiren havad r ve en iyi atmosfer de mi kat'tr. yle ise baca, kla bacann sahip olduu ilikilere sahip olan maddi akl ima eder; nk k (nur), k geerici iin bir olgunluk (keml)tur ve onu g halinden fl haline geirir. Kazan lm (mstefd) ak l, maddi akln karsnda, onunla, lamba ile bacann sahip oldu u ilikiler iindedir493 . bn Sina bu nefse daha sonra fil halinde bir yeti ve olgunlu un geldiini syler. Ona ulaan bu olgunluk (keml), ona fil halinde verilen dncelerden494 ve zihinde onlar temsil eden bir sezgiden ibarettir 495 eyhu'r-Reis'e gre, d ardan , faal ak ldanki,bu"nrald. gelen dnlebilirin nuru, d nme yetisi olan nurun zerindedir. Dnme yetisi gc halinden fiil haline geince bir keml sahibi olur. Kazanlm dnceyi istedii zaman ortaya karma fiili, bu yetiye aittir. bn Sina bunu lamba olarak niteler, yani faal ak l tarafndan yaklmaktadr496 . Bu keml veya olgunluk, "mstefd ak l", bu yetide fiil halinde akl olarak adland rlr497. nk bn Sina dncesinde, dnlebilirler (makult) faal ak ldan kazanlmaktadr498 , ve maddi akldan kazanlm (mstefd) ak l derecesine geti i zaman insan nef491 Kr . isbatu'n-Nubuvve, Tis' Restiit iinde, s. 125. 492 Bk. itirat, Tabiat, s. 371; isbatu'n-Nubvve, s. 125. 493 sbatu'n- Nubvve, ss. 125-126; ayrca bk. Goichon, Distinction, s. 328. 494 Bkz. Mehren, Vues Theosophiques, s. 600. 495 Bk. Necat, ss. 166-167. 496 nk insanla kiilik kazanmasndan tr byk bir temizli e kavuan nefis akli prensiplerle birleerek faal akldan ilham alr (Necat, s. 167). Bu birleme organlann herhangi bir aracl olmakszn kendisiyle gerekle ir (Wired, s. 359) kr. Plotin, Les Ennt;ades, C. 2, s. 477. 497 Risale fi'l - Hudud, s. 80. 498 Faal Akl yardm etmezse nefs dnme gcn kullanamamaktadir (Necat,

s. 192;

itinit. Ma ba'd et-Tabia, ss. 387, 396.)

136

sinde ortaya kar499 . nk g halinden fiil haline geen, bir ba kas tarafndan iletilmektedir. Makult kazanan insani ak llarn Faal Aklla ili kileri, sezgiyle renkleri kavrad klar zaman hayvanlar n gnee baklarnn ilikisi gibidir. yle ise bn Sina d ncesinde meleke halindeki akl fiil haline, "heyulni akl " da meleke haline karan Faal Akl yani "nur"dur 500 . bn Sina dncesinde, g halindeki bir zekadan fil halinde bir zeka yapan Faal Ak l, kendisi de bir tr zeka olup ancak kendisiyle grlebilen gne gibidir. Yani gne g halinde grlebilir olan eyleri klaryla fiil halinde grlebilir olan yaparsol. bn Sina'nn i arat'da verdi i bilgilere gre, i te byle bir anda, yani konu an nefsin faal ak lla birle me yetisini kazand zaman organlarn kayb ona bir zarar vermez; nk o, kendini kendisiyle tan r, bir aletle de i1502 . stelik duyu organlar nn zayflamasna kar lk akl yetisi sa lam kalr, geliir, byrso. bn Sina, bu dncenin sahibi olarak, Aristo ve di er filozoflarn akln bir eyi dnd an nesne haline geldii fikrini reddeder 504. O, nefsin kendisiyle idrak505 fiilini gerekle tirdii inancndadr. Bunu ispatlamak iin nce u sorular sorar: "Daha nce ve sonra oldu u gibi, u anda kendini ne ile kavryorsun? Sendeki kavrayan ey nedir? Bu idrak eden eyi, sezgi ile idrak eden be duyu organndan biri olarak m gryorsun, yoksa akln olarak m veya duygu organlar ndan baka veya onlara benzer bir ey olarak m idrak ediyorsun? E er bu aklnsa ve duyulardan ba ka bir meleke ise acaba do rudan m yoksa dolayl olarak m kavryorsun?" bn Sina, bu sorulara, insann bir yetenek ve arac ya gerek kalmakszn kendini idrak etti ini sylerek cevap verir 506 . nsann kendisi hakkndaki bil499 Bk. Goichon, L'volution Philosophique d'Avicenne, Livre iinde, s. 36 500 Bk. hardi, Tabiat, s. 377. Bu iki ak l ile nefs bir ynden akl lemiyle dier ynden de duyum alemiyle ili ki halindedir (R. Fi's-Saade, s. 18). bn Sina dncesinde, e yamn g halinden fiil haline gemesinde faal akl n rol olduka nemlidir (Necat, s. 192). bn Sina, Faal Akl'n bir zeka oldu unu sylerken "Faal Ak rsz hibir ey dnmez" diyen Aristo'nun (De L'me, III, 5, 430 a, 25) etkisindedir. Bylece Faal Akl, g halinde bir zeka olan her eyin nedenidir. Bu ey, ancak onunla fiil haline geer (Necat, s. 192-193; Goichon, Distinction, s. 309). 501 Necat, s. 193. 502 anit, Ma ba'd et-Tabia, s. 195; kr. 3. namat, ss. 310-312; Risle s. 105. 503 Bkz. Istirt, Ma ba'd et-Tabia, s. 195 vd.; Necat, s. 185 vd.; if, ilhiyat, C. 2, s. 423 vd.; Mehren, La Philosophie d'Avicenne, s. 510. 504 Iiirat, Ma ba'd et-Tabia, s. 196; aynca bk. Chahine, Ontologie, s. 103. 505 Idrak e itleri konusunda bkz. Necat, s. 171; itinit, Tabiat, namat, s. 338; ifa, Tabiat, K. en-Nefs (Avicenna's), s. 58 vd. 506 Ayn eser, s. 308.

137

gisinin objesi, kendi z benli idir. Bunun nefsle ilgisi kiilik ilikisidir. Onun iindir ki Ibn Sina'da nefs, hareketlerin ve idraklerin prensibidir 507 . Nefsin kendisi hakkndaki bu dorudan bilgisi, Ibn Sina, felsefi sisteteminin zelliidir; nk nefs cevheri bir eklidir ve ayr (mfrk) akli ekiller dnyas na aittir. Bu konuda Gardet'nin d ncesini benimsiyor, Goichon'un vcudun ekli oldu una dair fikrini ise kabuledilebilir grmyoruz 508 .

d lmden Sonra Nefs (Med):


Sylenegeldii gibi, nefs sonsuzluk iin yarat lm tr. Kendisinde iyi, gerek ve gzelin kar t, bamsz ve manevi bir mikrokozm da gelimek amacndadr. Dnyadaki hayat mzda, gelecek durum hakk nda sadece bir nsezimiz var; bu nsezi huylar n (yarathlarm) e itliliine gre az veya ok iddetli bir istek meydana getirir. Bu istek bizim haz rlk de ecemize baldr. Bu haz rlk sadece nefsin en yksek yeteneklerinin geliip olgunlamasyla tamamlanr. Duyular bu konuda ilk baz salayan yeteneklerdir. Bu dnyada, yaln z bedenden ayrl srasnda sonsuzlua eri mek arzusuna kanacak olan nefs iin, o iste i meydana karma hususunda hangi haz rlk derecesinin gerekli oldu unu tesbit etmek son derece zordur 509 . Nefs, bu dnyada gere i bulmak iin sezgisel ve a k nosyonlar eklinde manevi ekilleri idrak etmeli ve onlar n hakikatinden emin olmaldr. Ayn ekilde Meme ait hareketler olmalar sebebiyle dnya olaylarnn kevni sebeblerini de anlam olmaldr. Kinat nizam ezeli ve tek bir varlktan en a aya kadar bu anlay iinde de erlendirilmelidir. Nefs, ilahi feyz tabiatnn ve znn idrakinde olarak, bu birli in ne ekilde blnmekte oldu unu, gerekle en de iiklie bal olarak nasl okluk haline geldi ini anlamaldr. Ayn ekilde, bu dnyadaki okluk ve deiikliin ezeli Bir 'e ba l olduu uurunda olmaldr. Bu, nefsin hiret mutlulu una eriebilmek iin bu dnyada tamamlanmas gereken haz rlktr. Bu hazrlk, nefiste sonsuz bir istek neydana getirmelidir. Esasen nefsin ilk kayna nda ve yarat lndaki aktif bir kabi507 Pines (S.), La Conception de la Conscience de Soi Chez Avicenne, AHDLMA, iinde, 1954, C. 29, s. 29 508 Kr. Gardet, Quelques Aspects de la Pensk Avicennienne, s. 696; Goichon, Livre des Directives et Renzarques, s. 308/1. 509 Bkz. Ahvalu'n-Nefs, s. 98, 123 vd.

138

liyet, bu hazrl gerekle tirecek karakterdedir. Bylece haz rlanm bir nefs, bedenden ayr ld andan itibren ebedi mutlulu un zevkin ular510 . Nefsin hiret hayat hakknda bu ekilde de erlendirmelerde bulunan bn Sina, onun, bedenin lmnden sonra lmedi ini ve yok olmadn syler. Nefs sonucun sebebe ba ll gibi bir bahlkla bedene J: bal de ildir511 . Bunun iin o, asla yok olmaz 512 . bn Sina sisteminde, d nme ve ara trma ile varlklarm gere ini anlayan insan cevherinin lmsz olmas gerekir; nk d nlebilen (makul) maddi olanda de il, aksine akli olan bir cevherde yerle ebilir513 . bn Sina, nefsin lmden sonraki halleri konusundaki bilgilere baz sorular ortaya koyarak girer. Ona gre her eyden nce unlar bilmek gerekir: 1 Nereden geliyoruz? 2 Niin geldik? 3 Dn mz nereyedir ? 4 Durumumuz ne olacak? Bu tr sorulara Mecmutu'rResil'de 514 ilgin cevaplar veren ve a klamalar yapan bn Sina, Med'n (hiret) de erlendirmesini zellikle yapar 515 . Med kelimesi, Kur'an- Kerim'de 28. (Kasas) suresinin 85. yetinde bir defa kullan lmaktadr: "Kur'a l'a uymay sana farz k lan Allah, seni dnece im yere dnd ecektir". bn Sina 89. surenin (Feth) 27 ve 28. yetlerine dayanarak Med' dorular. Bu konuda varolu un nasl gerekletiini, en asil cevherden ba layp maddeye nas l geldiini, en kkten en soylu olana, "n at k" nefs i ve kazanlm (mstefad) akla kadar ktn anlatarak unlar ekler: "Mademki akli ekiller iin belli bir yel (mevzu) olan "nt k" (konu an) nefis, kendisiyle varoldu u bir cisimde (bedende) ekillenmi deildir, fakat bu bedenle bir Mete sahiptir, o hale bedeni kendisi iin bir let olmaktan karan ve cisimle olan ilikisini kaybettiren lmn gerekle tirdii deiiklik nefsin cevherine bir zarar vermez; aksine vcudun mebdei (varln prensibi) olan sonsuz cevherler sayesinde bki kahr" 516 .
510 Bkz. iiirtit, Ma ba'd et-Tabia, s. 195 vd.; Necat, s. 185 vd.; if, ilahiyat, C. 2, s. 423 vd.; Mehren, La Philosophie d'Avicenne, s. 510. 511 Necat, s. 185. bn Sina'nn bu dncesinden etkilenen Musa K Meynun da ayn fikirdedir (bkz. Deltilet'l-Hairin, Atay, yay, Ank. 1974, s. 96-97). 512 Ayn eser, s. 189. 513 rt, Ma ba'd et-Tabia, s. 401. 514 Meemuatu'r-Resail, Kahire 1328 H., ss. 250-255. 515 Bkz. rt, Ma ba'd et-Tabia, s. 195; Necat, ss. 299-303; Alu tilu'n-Nefs, ss. 114-116; ifa, Ilahiyat, C. 2, s. 423 vd. 516 &reit, Ma ba'd et-Tabia, s. 95; ayr ca bk. Tabiat, s. 305 vd.

139

Nefs bedenden ayr ld ktan sonra, beden canl bir varlk olma niteliini yitirir ve ceset haline gelir; bedende nefsin yerini cans zlk alr. Bir ba ka ifade ile, beden, nefsin kendisini terketmesinden sonra tr dei tirir; canl varlklara ait bir tr olmaktan kar. Bu halde beden, nefs ile sahip oldu u maddi zellikleri ta r durumda de il, fakat beden olarak tabiat ndaki elemanlar tamaktadr. yle ise nefs ba ka bir ekil tarafndan meydana getirilmi bir sjenin alan de ildir517 . bn Sina dncesinde, bedende birlikte bulundu u srada eilimleri ile kirlenmeyen nefisler kolayca g e ykselir518 . Dnlebilir (makul) sslere sahip olmak isteyen nefis, stn cevherlerle kar lamaktan zevk alr; nk ne e, gzellik ve gerek ihti am onlara aittir. Bylece ak l lemine dnen nefis, orada klli vcudun nak m alr. Artk baka bir nak a ihtiyac yoktur. Bu dnyada bulunan hibir eyle megul olmaz519 vebudnyashipol u gten daha stn bir gce sahip olur. Nefislerin bedenden ayrldktan sonra dnyada yapamad klar temizlii akl leminde yap p yapamayacaklar konusunda, bn Sina tereddt eder. Necat'ta, fazla a klama vermeksizin, bunun olabilece ini sylerken520, t'ta phe iindedir 521 , belki de bu, olabilir der. E er nefisler dnyada iken semavi haller ve nefislerle ili ki iinde bulunabilmiler ve e itli vastalarla bir eyler alabilmilerse bu temizlik gerekle ebilir. Bylece bn Sina'nn, yenieflatuncu bir a klama verirken, bunu slm dininin ceza ve mkfat konusundaki a klamalarnn objektif bir gere i olarak kabul etti ini grmekteyiz. Burada ayr ca insani nefislerin semavi nefislerle do rudan ilikilerinin bulundu u grlmektedir. Semavi nefisler, adeta insani nefislerin temizlenmelerini slenmilerdir. bn Sina "Med'n ekli konusunda guruhun bulundu unu syler. a) Med'n sadece beden iin oldu unu savunanlar. b) Med'n sadece nefs iin oldu unu savunanlar. c) Med'n nefis ve beden iin oldu unu savunanlar522 . Bu durumda bn Sina a ve b klarmn batl olduunu, bunlara ek olarak tenash
517 Necat, s. 185; ayrca bk. Gilson, Les Sourccs, s. 50. 518 Kr . Plotin, Les Enne'ades, C. 2, s. 486. 519 erh Kitab izoloya, s. 47. 520 Ayn eser, s. 182. 521 Ayn eser, s. 196. 522 Risttle Edhaviyyetu fi Emri'l-Mettd, Msr 1939, s. 36.

140

yoluyla nefs iin olmasnn da batl olduunu, yle ise MeLid' n beden ve nefs iin olduunu kabul eder 523 nk onun iin peygamberlerin diliyle gelen din ve eriatlar herkese hitabeder 4; : LI)
524 (;;15- j4.4-1
J 11I

Bunun yannda, kimi istiare ve te bihlerin halk iin olduunu belirtir; filozoflar d arda brakan bir ifade ile " eriatlarm, halkn anlad bir dille geldiklerini, halkn anlamadklarm da te bih ve istiarelerle zihin j l j 415- ,m11;.; lere soktuklarm " syler ( Lc. Jj+.4-1
525N1 (:)15;Ji 14;1 j1 iJy agv )11.1,21.

Bylece bn Sina, ahiretin beden ve nefis iin olaca kanaatndadr. O, bu konuda Fahreddin Razi'nin aksine d rr ve madumun (yok olann) tekrar varolmayaca n ileri srer; nk madum, hakk nda varln sylendii ilk eydir 526 . nk, e er yok yeniden varolursa onunla ona benzeyen aras nda fark olmaldr . Bununla birlikte, bir benzerlik varsa ve e er benzeri, madum oldu una gre, o de ilse ve yokluk halinde bu dierinden ba ka bir ey idiyse, o halde madum belirtildii ekilde varolacakt r. Ayrca e er madum geri gelirse dn nde, nceden onlarla olduu gibi, btn zellikleriyle geri gelmelidir. Onun bu zellikleri arasnda zaman da vardr. E er zaman varla geri dnerse madum geri dnm olmayacak, nk bu "geri gelen" ikinci zamanda varolandur. E er madumun kendisiyle birlikte yok olanlarla geri gelmesi mmkn olsayd, bu halde zaman ya imdi varolmayan varolu un gere ine sahip bir ey ya da varolann bir arazla uyu mas olacakt r. Bu anda bir zaman ve bu zamana benzer bir di er zaman olmayacaktr. yleyse dn olamayacakt r527 . Gazzali bu iddialar reddederek bedenlerin ha rini savunur 528 . bn el-Cevzi de ayn dncede bn Sina ve onunla ayn grteki dier filozoflar ele tirir 529 .
523 Necat, 11c2hiyat, Msr 1357, s. 291. 524 " eriat durumuna gelince, burada bir tek kanunun oldu u bilinmelidir: eriat ve Allah katndan gelen dinler peygamber lisanyla gelirler ve herkese hitap ederler" (Risale Adha-

viyye fi

s. 44). Ancak, bn Sina, halka nazaran stn seviyede olan filozoflarm bun-

dan mstani olduklar kansndadr. 525 "Bundan anlalan, seriatlarm, halkn anlayaca ekilde, herkes iin geldi i, anlaamas zor olan yerlerin de te bih ve istiarelerle anla lr klnarak onlarn zihin seviyelerine yaklatrlm olduudur. E er eriatlar byle olmasayd bir fayda temin etmezlerdi" (Aym eser, 5;50); ayrca bk. Macid Fahri, Tarihu Felsefe el-Islamiyye, Beyrut 1979, s. 192. 526 S,ifr, ilihiyat, C. 1, s. 36. 527 Ayn eser, s. 36. 528 Bkz. Kyel, Tehlift, ss. 109-110; Bedevi, 'bn Sina'mn baz eserlerinde szgelimi

141

Ancak btn ifadelerine ra men, ibn Sina Med'n beden ve nefisle beraber olaca na inanr. te bu konuda en-Necat'ta bulunan cmleleri: " er'an tekrar dirilme vard r. Bunun isbat eriat yoluyla ve Peygamberin bu konuda getirdi i haberleri tasdikle olur. Baas zaman nda ruh bedenle birlikte olacakt r. eriatn peygamber vas tas yla bildirdii mutluluk veya mutsuzluk bedene gredir. Bu husus ak l ve brhanla anlalr. Peygamber bunu tasdik etmi tir. Nefisler iin gerekle ecek olan mutluluk veya mutsuzluk k yas yoluyla anla labilir. Ruh nasl mutlu veya mutsuz olur d nemeyiz. Ancak Ilhiyat hakimler ruhun mutlulu unun bedeninkinden daha fazla oldu u sylerler; hatta onlar bedenin mutlulu una nem vermi ler. Bedenin mutlululu unu kabul ederlerse de onun mutlulu u ruhun mutlulu u kadar stn de ildir derler. Ruhun mutlulu u Hakku'l-Evvele ulamaktr" 530 ,

isbtu'n-Nubiivve'de, cismani ha ri kabul etti ini, bazlarnda da inkar etti ini syler (bk.

Histoire de La Philosophie. s. 660.


529 Ebi'l-Ferec Abdurrahman bn el-Cevzi el-Kure i el-Ba dadi, Telbis Iblis, am tarihsiz, s. 47 vd. 530 Necat, illliyat, M sr 1351, s. 291.

142

SONU Bizzat kendi metinlerinden paralar vererek analiz etmeye al tmz bn Sina metafizi i, anla ld gibi, aristocu, yenieflatuncu ve islami dncelerin bir sentezi mahiyetindedir. Aristo metafizi inde bubulunan konular aynen inceleyen bn Sina, problemlere islami gr asndan bakar; ancak yenieflatuncu d ncelerin de kar masyla ortaya yeni bir gr kar. Bu ereve ierisinde, tr fikir uzla may denerler. Baz konularda bir uyu ma sezilirse de bir ok konuda kendi z niteliklerini muhafaza ederler. Kendinden ncekilere oranla daha a k, daha kuvvetli ve daha metodik olan bn Sina sistemi, bu yzden pek ok kimse yannda kabul grmez. Felsefi adan deerlendirildii takdirde, onun sisteminin, zellikle z ve varlk (zat ve vcut) ay rmnda, byk ba ar kazand bir gerektir. Onun bat dnyasnda at r ve yapt etki bunun a k bir mislidir. Bat dncesi onun sayesinde Aristo d ncesini anlayabilmi ve ilerleme kaydedebilmi tir. z ve varlk ayrmndan hareketle, vacib mmkn ay rmna ykselen bn Sina'nn bu konudaki fikirleri, tatmin edici olup daha sonrakilere temel te kil edecek niteliktedir. Varlk konusundaki dnceleri onun kadar sistematik olmasa bile Descartes d ncesine kaynak olabilecek mahiyettedir. Allah'n nitelikleri konusunda verdi i bilgiler, yukarda belirtti imiz l karakteri aynen ta r. Bir ynden iyilii btn leme yay lan ve varln kayna olan Eflatun yi'si, dier ynden varlk olarak kendinde ve dncelerinde Aristo'dan gelen bir mecburiyet ta yan Allah ve nihayet bir ok slami nitelikleriyle Islam' n Allah' . Allah'n nitelikleri, lemin varolu u ve nefsin lmden sonraki halleri konusunda verilen bilgiler, bn Sina'nn felsefi sisteminin mistik bir karakter ta d izlenimini vermektedir. Onun do u teorisi, bir e it anjeolojiyi kar mza karr; nk bu teori kozmolojiyi ortaya koyduu gibi, antropolojiyi de meydana getirir. 143

bn Sina leminde ontolojik ola an olmayp aksine zaruret vardr. Onda Aristo'nun ekli bulunur: mmkn, vacib ve imkans z. Bu bakmdan onun yarat l dncesi bu zaruret halinin ortaya koyduu bir rndr. Ezelilik d ncesinde istemli bir etkililik sz konusu deildir; belki sz konusu olan ilahi bir mecburiyettir. Bu ynden, yaratl , kendi kendini dnmesi itibariyle ilahi d ncenin fiilinden ibrettir. Bu a dan, varolu dzeninde de fikri yneli mecburi olarak determinist ve sudurcu bir tektanr cla doru gider. Bilindii gibi, bu mecburiyet veya determinizm, Plotin'den ve Aristo'ya atfedilen Teoloji'den kaynaklanmaktad r. Varlklar, va lia en ok layk olandan ba layarak inceleyen bn Sina sisteminde, zellikle dou teorisinde, bir fantazi grlr. Btn metafizik sisteminde bir ynden ald islami kltr do rultusunda a klamalar vermek isterken, di er ynden sonradan ald ve birincisini bastran felsefi kltr, bilhassa k rk kere okudu u halde anlayamad, ancak Farabrnin erhiyle nfuz edebildi i Aristo metafizi i ar basar. Onun dncesinde gerek sebepler sonular yla beraber bulunmakta olup sonludurlar. nk onlar Allah'ta son bulurlar. Alemde bir gaye hkm srmektedir. Gayelerin gayesi Yarat c'ya ynelen bir gaye. Onun iin bn Sina sisteminde, finaliteden sz etmek raslant lar inkr etmek de ildir: nk raslant belirsiz saklanm bir gayedir. Yarat lm alemde btnyle, bo una, gayesiz yaratlm hi bir ey yoktur; aksine her ey, bn Sina'nn Iyilik Dzeni ad n verdii bir tertip iindedir. Kendili inden varln srdren cevherler aras nda eklin zel bir yeri vardr; halbuki madde, g halindeki cevherlili i kabul edenler arasnda sayilmaktadr. nk madde, yetersizlik hali iindedir.
bn Sina'nn nefs hakknda verdi i bilgiler, Aristo'nun gr lerine uygundur. Ancak nefsin veya ruhun varl ve cevherlili i hususunda gsterdi i deliller, verdi i bilgiler ortaa dncesini a arak, yenia a k tutar mahiyettedir. Varhk bn Sina iin en nemli konu oldu undan, varl ilk belirleyen nefs zerinde hayli durmu tur.

nsan iin ksa denilebilecek mrnde durmadan, y lmadan ah m , pek ok eser meydana getirmi tir.

144

KAYNAKLAR

Abdullah el-Hulu: bn Sina, Beyrut 1974. Anawati (G.C.): Mellefatu bn Sina, Kahire 1950. Anawati (G.C.): La Mgtaphysique du Shifa, Paris 1978. Anawati (G.C.): "Introduction Historique une Nouvelle Traduction de la Metaphysique d'Avicenne", MIDEO 1977 iinde. Anawati (G.C.): "Un Manuscrit de la Hikma Mashr qiyya d'Ibn Sina", MIDEO 1954, Kahire. Anawati (G.C.): .tude de Philosophie Musulmane, Paris 1974. Akarsu (Bedia): ada Felsefe, stanbul 1979. Aristo: La Mgtaphysique, fran. ev. J. Tricot, Paris 1953. Aristo: De l'Jime, fran. ev J. Tricot, Paris 1947. Arnaldez (Roger): "Un Prgcedent Avicennien du Cogito Cartesien", Annales Islamologiques, iinde, Kahire 1972. Arslan (Ahmet): "Kemal Paazade'nin Haiya ala Tehaft el-Falasifesi", ARATIRMA iinde, Ankara 1972. Atay (Hseyin): "slam Felsefesinin Do u una Dair", .F. Der. XIV, Ankara 1967. Atay (Hseyin): Fe rdbi ve bn Sina'da Yaratma, Ankara 1974. Atay (Hseyin): " bn Sina'da Varolu uluk", bn Sina'nn 1000. Doum Y lna Armaan, iinde, baslyor.
-

Bahnam (G.P.): "Yenabiu'l-Marife iade bn Sina", RAAD 33 /1958 iinde. Barthold (W.): slam Medeniyeti Tarihi, ev. F. Kprl, Ankara 1963. Bedevi (A.): Histoire de la Philosophie en Islam, Paris 1972. Bilmen (. Nasuhi): Byk Tefsir Tarihi, Ankara 1960. Birand (Kamuran): lka Felsefesi, Ankara 1964. 145

Bolay (S. Hayri): Aristo Metafizi i ile Gazzali Metafizi inin Karla trlmas , Ankara 1976. Brehier (Emile): La Philosophie du Moyen Age, Paris 1937. Brockelman (C.): Geschichte Der Arabichen Litteratur, Leyden 1938. Bursal (M. Tahir): Trklerin Ultun ve Fnuna Hizmetleri, stanbul 1327 H. Calverley (E.E.): "Nefis", .A. Chahine (Osman): Ontologie et Th6logie chez Avicenne, Chevalier (Jacque): Historie de la Pens&, Paris 1955. Corbin (Henri): Histoire de la Philosophie slamique, Paris 1964. Corbin (Henri): En Islam ranien, Paris 1971. Corbin (Henri): Avicenne et le Mcit Visionaire Tahran 1954. Corbin (Henri): La Philosophie Islamique des Origines la Mort d'Averroes, Histoire de la Philosophie" iinde, C. 1, Paris 1969. Cosnier (Jacque): Clefs pour la Psychologie, Paris 1971. ubuku (. Agah): Gazzali ve Kelm Felsefesi, Ankara 1970. ubuku (. Agah): Gazzali ve phecilik, Ankara 1964. ubuku ( . Agah): slam Dnrleri, Ankara 1977. ubuku (t Agah): Makaleler, Ankara 1967. ubuku (. Agah): slam Mezhepleri Tarihi (N. a atay'la birlikte), Ankara 1976. ubuku ( . Agah): slam Dncesi Hakk nda Aratrmalar, Ankara 1972. ubuku (. Agah): slam Felsefesinde Allah' n Varlnn Delilleri, 3. bas., Ankara 1978. Da (Mehmet): "Ontolojik Delil ve kmazlar ", .F. Der., C. XXIII, Ankara 1978. De Boer (T.J.): "Akal", .A. De Boer (T.J.): "Madde", .A. De Boer (T.J.): "Sebep", .A. De Dilim. (Emile): "Trois Traites d'Avicenne", MUSEON iinde, Paris 1882. Descartes (Rene): Metod zerine Konu ma, ev. M. Karasan, 2. bas. Ankara 1962. De Vaux (Carra): Avicenne, Paris 1900. 146 Paris 1962.

De Vaux (Carra): l'Avicennistne Latin, Paris 1934. Ebu'l-Berekat el-Ba dadi: Kitabu'l-Muteber, ev. M. erafettin, stanbul 1932.
-

- " bn Sina",

Encyclopedie Internationale, Paris 1957.

".bn Sina", Enciclopedia Filosofica, Firenze 1967.

Fahreddin Razi: el-Muhassal, ev. H. Atay, Ankara 1978. Feki (Habib): Les Ide'es Religieuses et Philosophiques de l'Isamelisnte Fatimide, Tunus 1978. Le Foyer (H.D.): Traite de Philosophie Ge'n&ale, Paris 1965. Garabi (Hammude): bn Sina beyne'd-Din ve'l-Felsefe, Ms r tarihsiz. Gardet (Louis): La Pens& Religieuse d'Avicenne, Paris 1951. Gardet (Louis): "Quelques Aspects de la Pensee, Avicennienne dans Rapports avec l'Orthodoxie Musulmano", Revue Thontiste
1951, iinde.

Gardet (Louis): "La Connaissance Supremc de Dieu selon A cenne",


IBLA iinde, Tunus 1951.

Gardet -Anawati: Introduction iz la The-ologie Musulmane, Paris 1970. Gazzali (Ebu Hamid Muhammed): Telt(ifut'l-Felasife, Beyrut 1962. Gibb (H.A.R.): La Structure de la Pens& Religieuse de slam, fran. ev.
J. ve F. Arin, Paris 1950.

Gilson (Etienne): La Philosophie du Moyan ge, Paris 1 976. Gilson (Etienne): l'Etre et l'Essence, Paris 1972. Gilson (Etienne): "Pourquoi St. Thomas Critique St. Augistin ?", Les Archives d'Histoire, iinde, I, 1926. Gilson (Etienne): "Y a-t-il un Avicennisme Latin?", AHDLMA iinde,
.

Paris 1970.

Gilson (Etienne): "Les Sources Greeo-Arabes de l'Augis inisme Avicennisant", MUSEON iinde, 1929.

Gilson (Etienne): Introduction a l'Etude de St. Augustin, Paris 1930. Gilson (Etienne): Le Thomisnte, Paris 1947. Gilson (Etienne): "Avicenne et le Point de Depart de Duns Scot", ADMA
iinde, 1927 Paris.

Goichon (A. Marie): La Distinction de l'Essence et de l'Existance d'Apres


IBN SINA, Paris 1937.

Goichon (A. Marie): "Influence d'Avicenne en Occident", IBLA iinde,


Tunus 1951. 147

Goichon (A. Marie): "L'Unite de la Pensee Avicennienue", Archives Intellectuels, iinde, Paris 1952. Goichon (A. Marie): "La Personalite d'Avicenne", IBLA iinde, Tunus 1952. Goichon (A. Marie): "Le Philosohie de Pf:tre", IBLA iinde, Tunus 1952. Gkberk (Macid): Felsefenin Evrimi, stanbul 1979.

: I.a Grande Encyclopedie Larousse, Paris 1972.


Gnaltay ( .): Felsefe- i Ul, stanbul 1341 /1939. Gnaltay ( .): " bn Sina, Milliyeti, Hayat , Kltr", Byk Trk Filozof ve Ttb Usta& bn Sina, iinde, stanbul 1937. Hamelin (P.): Le Systme d'Aristote, Horten (Max): "Felsefe", .A. tim Ebi Useybia: Uyfnu'l-Enba' f Tabakt'l-Etibba, Beyrut 1957. bn el-Cevzi (Ebu'l-Ferec Abdurrahman): Telbis Iblis, am tarihsiz. bn Haldun: Mukaddime, ev. Z.K. Ugan, stanbul 1970. bn Hallikan: Vefayeit t'l-Ayetn, ev. Rodoslu Mehmet, stanbul 1280 H. bn el-bri: Tarihu Muhtasar'l-Duvel, Beyrut 1980. bn Sina: Ahvlu'n-Nefs, Kahire 1952. bn Sina: "Aksmu'l-Ulmil-Akliyye", Paris 1920.

Mecmutu'r-Resil, iinde,

bn Sina: "Ecvibe an A ere Mesil", bn Sina Risaleleri, iinde, stanbul 1953.


bn Sina: "Ecrmu'l-Ulviyye", Tis' Resil, inde, Msr 1907.

bn Sina: el-Fiil ve'l-nfial ve Aksmuha, Haydarabad 1353 H. bn Sina: Hayy b. Yakzan, Msr 1952. bn Sina: Hikmetu'l-Me rikyye, yazma Ayasofya 2403. bn Sina: isrt ve't-Tenbiht, S. Dnya yay. Msr 1908; Livre des Directives et Remarques, fran. ev. A.M. Goichon, Paris 1951. bn Sina: "Kaside fi'n-Nefs", Journal Asiatique, iinde, Paris 1899. bn Sina: "Kitbul Hudiid", Tis' Resil, iinde, Msr 1908.
-

bn Sina: el-Kuva'l- nsaniyye ve drakuha, Msr 1238 H. bn Sina: "Mesil Ahvli'n-Nefs", bn Sina Risaleleri, iinde, stanbul

1953.
bn Sina: "Mubhast", Aristo inde'l-Arab, iinde, Bedevi yay, Kahire

1947. 148

bn Sina: en-Necat, Msr 1938. bn Sina: Risletu'l-Ar iyye, Haydarabad 1353 H. bn Sina: "Risletul-Kader", Mecmua Resili bn Sina, iinde, Msr 1354 H. Ika Sina: Risle Adhaviyyeti fi E nri'l-Me&l, Msr 1949. tbn Sina: Risle fi Mahiyyeti'l-I k, trke ev. A. Ate , stanbul 1953. bn Sina: "Risle fi's-Saade", Mecmua Resili bn Sina, iinde, Msr 1354 H. bn Sina: " erhu Harfi'l-Lam", Aristo inde'l-Arab, iinde, Bedevi yay. Kahire 1947. !bn Sina: " erhu Kitab zolocya", Aristo inde'l-Arab, iinde, Bedevi yay. Kahire 1947. bn Sina: e- if', Kahire 1960; Medhal, Kahire 1952. bn Sina: Kitalm'n-Nefs (Avicenna's De Anima, F. Rahman yay.) Oxford 1959. bn Sina: "Talikt", Aristo 'inde'l-Arab, iinde, Msr 1947. Un Sina: Uynu'l-Hikme, lken yay, stanbul 1953. bn Teymiye (Takyeddin Ahmed): Maricu'l-Vusl ila Ma'rifeti enne Uslu'd-Din ve Furuuhu kad Beyyeneha er-Resl, fran. ev. H. Laouste, Kahire 1939. zmirli (. Hakk): bn Sina'mn Felsefesi", Byk Trk Filozof ve Ttb stad bn Sina, iinde, stanbul 1937. zmirli (. Hakk): Islm Mtefekkirleri ile Garb Mtefekkirleri Aras nda Mukayese, Ankara 1964. Keklik (Nihat): Felsefe, stanbul 1978. Keklik (Nihat): Sadreddin Konevrnin D ncesinde Allah-K:din& ve nsan, stanbul 1967. Kyel (M. Trker): Tehaft Bak m ndan Felsefe ve Din Mnasebeti, Ankara 1956. Kyel (M. Trker): " bn Sina On Sorunun Kar lklarna Beyruni in mi Yazmtr" ? Beyruni'ye Arma an, iinde, Ankara 1974. Kyel (M. Trker): Aristoteles ve Frabrnin Varlk Ve D nce Oretileri, Ankara 1959. Kfti (C. Ali b. Yusuf): ihbru'l-Ulem bi Ahbril-Hukem, M sr tarihsiz. Macid Fahri: Tarihul-Felsefetil- slamiyye, Beyrut 1979. 149

Madkur (brahim): Organon d'Aristote dans le Monde Arabe, Paris 1969. Madkur (brahim): "La Metaphysique en Terre d'Islam", MELANGE iinde, Kahire 1962. Madkur (brahim): Fi Felsefeti'l-slamiyye, Msr tarihsiz. Madkur (brahim): "La Metaphysique du Shifa", MIDEO iinde ,Kahihire 1959. Madkur (brahim): "Le Traite des Categories du Shifa", MIDEO iinde, Kahire 1958 /5. Mahmud el-Hedeyri: Deux Opuscules d'Avicenne Traduits en Latin, MIDEO iinde, Kahire 1955. Massignon (Louis): "La Philosophie Orientale d'Ibn Sina", MISCELLANA iinde, Kahire 1954. Massignon (Louis): Recueil de Textes Ine'dits, Paris 1929. Mehren (F.): "La Philosophie d'Avicenne, MUSEON iinde, 1882. Mehren (F.): "Etude sur la Philosophie d'Averroes Concernant son Rapport avec celle d'Avicenne et Gazzali", MUSEON iinde 1888. Mehren (F.): "Vues Theosophiques", MUSEON iinde, 1886. Mehren (F.): Traite" Mystique d'Abu Ali al-Hosain b. Abdullah b. Sina ou Avicenne, Leyden 1899. Mehren (F.): Traite sur l'Amour, Leyden 1894. Mehren (F.): Traite sur la Nature de la Pri&e, Leyden 1899. Mesnard (P.): "Le Millenaire d'Avicenne", AIEO iinde, 1953. Muhammed Atf raki: Servet'l-Akl fi'l-Felfeseti'l-Arabiyye, Muhammed Latin: Felsefet'l- slmi, Tunus tarihsiz. Msr 1976.

Munk (S.): " bn Sina", Dictionnaire des Sciences Philosophiques, iinde Paris 1885. Mustafa Galib: bn Sina, Beyrut 1979. Musa b. Meymun: Delalet'l-Hetirin, H. Atay yay. Ankara 1974. Necear (Remzi): Felsefet'l-Arabiyye abre't-Tarih, Beyrut 1979. Pines (S.): "La Conception de Conscience de Soi chez Avicenne", AHDLMA iinde, 1954. Quadri (G.):La Philosophie Arabe, Paris 1961. Raci nayet: bn Sina, Beyrut 1976. Saliha (Cemil): Min Eflatun ila bn Sina, am 1937. Saliba (Cemil): .tude sur la Metaphysique d'Avicenne, Paris 1936. 150

Saliha (Cemil): Tarihu Felsefeti'l-Arabiyye, Beyrut 1973. Sartre (J. Paul): L'Ltre et, le Ne'ant, Paris 1943. Sunar (Cavit): slam Felsefesi Dersleri, Ankara 1967. Sunar (Cavit): Varlk Hakk nda Ana Dnceler, Ankara 1977. Sunar (Cavit): sln'da Felsefe ve Fiftrabi, Ankara 1972. ehristani (Muhammed): el-Milel ve'n-Nihal, Msr 1910. Taraki (Abdlkerim): Mdcem t'l-Felsefe, Tunus 1977. Tresmontant (C.): Les Problemes de l'AtUis ne, Paris 1972. Thillet (Pierre): "Sagesse Greeque et la Philosophie Musulmane", Dar el Salam, iinde, Kahire 1958. yiit (Ekrem): "Ortaag slam Medeniyetinin Avrupa Medeniyeti zerine Tesirleri", .F. Der., Ankara 1955. lken (H. Ziya): La Pens& de l'slam , stanbul 1953. lken (H. Ziya): Felsefeye Giri , Ankara 1958. lken (H. Ziya): "Islam Felsefe ve tikadnn Garba Tesiri", I.F. Der.,
.

Ankara 1962. lken (H. Ziya): "Farabi ve bn Sina'nn Garb Ortaa Dncesi zerinde Tesirlerine Dair Yeni Baz Mnaka alar", .F. Der., Ankara 1959.

Cnver, (Sheyl): ibn Sina, stanbul 1955. Vajda (George): "Notes d'Avicenne sur la Theologie d'Aristote", Revue Thomiste, iinde, Paris 1951. Vajda (George): "Un Champion de Avice nisme", Revue Thomiste, iinde, Paris 1948.

Veher (Alfred): Felsefe Tarihi, ev. V. Eralp, stanbul 1949. Von Aster (E.): Felsefe Tarihi Dersleri, ev. M. Gkberk, stanbul 1943. Yaln (Mikdat): Mellefatu ilm Sina el-Mahtutat fi Trkiye, Kahire
1973.

151.

INDEKS
-

--

adam 74. 77, 101 Afana 9. akl 4, 61, 65, 66, 71, 88, 96 Akil 4, 61, 65, 66 el-Akl bi'l-Fiil 135 el-Akl bi'l-Meleke 135 Akl (faal) 106 el-Aklu'l-Heyulani 135 aklu'l-mfark 97 akl (ayr) 86 aklst 86 aksa fele i 86 el-la 75 Ara ed-Devle 12 alakat'l-muzaf 107 el-Allaf 4, 5 Allah 3, 4, 5, 6, 10, 25, 26, 27, 28, 41, 56, 74, 75, 84, 88, 101, 112, 116, 118, 120 lem 82, 83, 85, 86, 92, 93, 100 117, 119 Alim 70, 71, 27 Al mran Suresi 116 A.M. Goichon 14, 16, 17 Anawati 14, 17, 20, 43 Andreas Alpagus 19 Antropolojik 5 araz 4, 30, 42, 52, 106 Aristo 2, 3, 4, 5, 11, 23, 24, 25, 27, 28, 35, 42, 43, 44, 45, 62, 70, 73, 75, 76, 80, 95, 103, 105, 106, 111, 112, 114, 116, 118, 120, 124, 125, 137, 143, 144 aristocu 123, 143 arzi sebebler 116 ak 4, 70, 73 ak 4, 72 Atay 36 Augustincilik 43

ayalt alemi 120 ayalt dnyas 89 ayn 31 Avicennisme 44 Avrupa 42

Bki 72 Bildi' 80 Bri' 81 Basit 62, 84 Batlamyns 10 Batnu'l-Mukaddem 134 Baverd 11 Belh 9 ben 125 Beyhaki 9 bi'l-ihtisar 129 bi'l-Kuvve 130 bi'n-nazar 40 Bir 3, 4, 28, 60, 63, 65, 70, 73, 77, 81, 89, 94, 99, 121, 138 el-Birr ve'l- sm 11 bizatihi 40 bozulu 37 Borckelmann 14 Buhara 9, 11

Cacerm 11 Cami (Molla) 46 Chahine 24 causalit 115 cevher 4, 30, 33, 114, 125, 126, 127 Curcan 11 Curcani 47

152

Czcard 13 ciiz'i 42, 68, 69, 70 cz'iler 45, 69, 71

eys

119

ezeli 99, 118

- F

- okluk 56 ubuku ( brahim Agah) 42 - D dairevi olu 119 Daniname-i Ali 13 David Hume 6 deism 70 deneyst 41 Descartes 36, 127, 143 determinizm 118, 120 De Vaux 14 Dou Teorisi 79, 85, 93 Dokuz akl 84 Duhistan 11 Duna Scot 41, 44, 72, 100 Faal akl 4, 5, 67, 87, 88, 90, 91, 92, 99, 102, 105, 107, 108, 120, 131, 137 Fahreddin Rad 6, 33, 46, 52, 56, 85, 141 fail 51, 80, 81, 85, 93, 110, 115 el-Fail el-Evvel 76 Fail Diet 64 Fail-i Mucib 72 Fail-i Muhtar 72 Fail Sebeb 114, 117 el-Faiza an hviyyetihi 104 Fitfald 5, 27, 32, 45, 70 Fazlurrahman 18 felek 96, 97 felekler 84, 95 feleki hareketler 109 Felsefetin-Ul 3, 38, 40 fesad 37, 106 Feth Suresi 139 feyezan 83, 103, 117 feyz 88 E.A. Van Dyck 19 Ebu Abdullah en-Natli 10 Ebu Bekir el-Berki 11 Ebu'l-Hseyin el-Arucli 11 Ebu'l-Hseyin el-Sahli 11 Ebu - Muhammed el- irazi 12 Ebu mer Takiyyeddin ehrezurl 46 Ebu Said ibl Danduk 12 Ebu Ubeyd el-Cilzcant 9, 12 Eflatun 3, 23, 24, 27, 62, 80, 81, 99, 124, 134 eflatunculuk 44, 55 eflatuncu realizm 90 Eflatun Teorisi 65 endskiyon 38 enniye 31, 36 Ernest Benan 44 el-Ersad'l-Klliyye 12 esbillii'l-kusva 37, 42 esmiliii-hsna 80 Es'ari 3, 4, 5, 61 el-Evvel 35, 55, 64, 81 ex-nihilo 57, 117 ex-une unum fit 45 Gal illet 76 el-Garaz el-Aksa 37 Gardet (Louis) 14, 138 gayb 80 gaye 111 gayecilik 119 gayelerin gayesi 144 Gaye sebeb 115 117 Gazzall 3, 6, 45, 46, 63, 68, 69, 70, 71, 80, 84, 99, 100, 141 George Vajda 15 Gerard Crerome 18 - G Fi Aradi'l-Hakim 5 Fi Arad Kitabu ma ba'd et-Tabili 11 Fi' Felsefeti'l-Ula 5 Fihrist 14 fi'l-enfs 36 finalite 115, 116 finalizm 119 F. Mehren 18

153

Gerek Mutlak Zaruret 120 Gilber de la Porre 43 Gilson 43, 44, 86 Goichon 34, 44, 69, 103, 138 greli yokluk 111 Guillaume d'Auvergne 43 gzellik 23, 81 tat! Bakos 18 ibd' 70, 100, 101, 117 bn Arabi 46 bn Bacce 46 bn el-Cevzi 141 bn Ebi Useybia 9 bn Haldun 46 -- H Hadd 65 hadis 99, 100 hafza 134 hakikat 31 el-Hakk el-Mahz 75 Hakim 75, 97 Hakim Senai 46 Halk 80 halk 100, 101 halk etme 102 Hakku'l-Evvel 82, 142 halu'l-vcud 35 Hamedan 12, 13 el-Hasl vel-Mahsl 11 har 142 el-havas el-batmiy ye 133 hayr 67, 74, 83, 96 hayal 134 hayr mahz 74 hayvani nefs 131 Hayy 70 71 Hayy b. Yakzan 12, 132 hazr 71 Heidegger 36 Henri Corbin 24 Hermisan 9 heyulani akl 137 hfz 134 Hidayat 12 hikmet 38, 40, 75 el-Hikmet'l-Arudiyye 11 Hikmetii'l-Me rkiyye 2,3 24, 79 hikmet'n-nazariyye 40 el-Hiss'z-Zahir 133 Hobhes 2 Horasan 9 hudus 128 hviyyet 31, 52, 104 bn Hallikan 9, 14 bn el-bri. 9 bn R d 5, 43, 44, 46, 100, 109 bn Sab'in 5, 46 bn Salah 46 bn Teymiyye 46 bn Tufeyl 46 bn Tumlus 46 ci 3, 6, 47 dmar 36 idrak 133, 134 ifzat 91 ihdas 102 ikinci akl 87 ikinci vacib varl k 86 iktiran 36 ilahi akl 69, 121 ilahi irade 67 ilahi bilgi 68 ilahi ceVher 84 ilahi hikmet 106 ilahi ilim 82 ilahi zat 92 ilahi mdrike 66 ilahilik gr 70 ilahiyat 2, 26, 40 ilk 28, 55, 57, 58, 64, 67, 71, 72, 79, 82. ilk akl 121 ilk ak 23, 81 ilk bir 65 ,75 ilk etken 76 ilk felsefe 26, 28, 38' ilk gerek 5, 37 ilk hakikat 28 ilk illet 28 ilk madde 101 ilk ma'lul 84 ilk muharrik 73, 98 ilk prensip 56, 61, 63, 65, 73, 74, 76, 77, 84, 91, 98

154

ilk sebeb 5, 37, 64, 77, 85, 86, 91, 100, 102, 103, 117 ilk varlk 3, 81, 100, 101 ilk yaratc 116 illet 107, 111, 112 el-illetl-Failiyye 115 el-llet'l-Gaiyye 115 el-llet's-Suveriyye 113 el-illet'l-Unsuriyye 113 lliyet nazariyesi 111/ ilmi:l-ilahi 3, 29, 38 imkn 42, 51, 82, 85, 99, 106, 120 imkansz 51, 60 inayet 83, 84 inbias 101 inniyye 56, 57, 58 insani nefs 127, 129, 131, 134 iradi gaye 116 isfehan 12 slam 3, 4, 68, 80, 103 slam Dncesi 2 slam Felsefesi 4 slam Felsefe Okulu 3 slam Metafizii 3, 4 smail ez-Zahid 10 solocya 103 arat 23, 26, 33 rak 70 iyi 74, 81, 96 iyilik 23, 73 iyilik dzeni 144 iyi ve gzel cazibesi 70 izafi adem 111 zagocya 10

Karkanc 10, 11 Kasas Suresi 139 Katip elebi 14 kavrama 133 Kayyum 33, 59 Kazvin 12 keml 58, 83, 110, 111 kendiliinden 129 kesret 5 kevn 37, 105 kevn ve feseid 88, 91, 104, 110 el-Kfti 9, 14 Kierkegard 36 Kindi 5 Kozalite 78 Kozmolojik 5 Kulun 13 Kur'an- Kerim 68, 69, 79, 82, 101, 104, 105, 120, 139 Ksuf 122 Kutbddin Sirazi 47 el-Kuvvet'l-lilime 135 el-Kuvvetl-kmile 135 el-Kuvvet'l-Mfekkire 134 el-Kuvvet'l-Mvellide 131 el-Kuvvet't--Tegazziye 131 el-Kuvvet't-Tenmiyye 131 klli 24, 42, 68, 79, 70, 71, 72, 83, 93 klliler 45 klli bilgi 123 klli ncller 38 klli sebep 81 - L Latin bn Sinacl 43 Lazm 104 Leyl Suresi 104 leys 117 Lisan'l-Arab 13 - M Matini'l-Hikmiyye 40 Ma ba'd et-Tabia 26, 29, 39 Ma bihi 112 madde 62, 63, 104, 105, 108, 109, 110, 113, 114

- J J. Forget 15 J.F. Sartre 36 - K ---kaln. 113 Kadbanaveyh 12 kadim 24, 100, 118 kadir 57, 68, 72, 80 el-Kanun 12 el-Kanun fi't-Tbb 14

155

maddi sebeb 113 maddi ekil 114 ma'dfm 71, 81, 141 m fihi 112 mahiyet 35, 56, 57, 58, 64, 65, 112 mahsus 34 M Kable't-Tabia 39 Makmtu'l-Arifin 123 Makasdn'l-Felsife 45 Makrizi 46 ma'kul 56, 58, 61, 65, 66, 71, 90, 91, 94, 102, 112, 114, 120, 121, 139, 140. ma'klt 26, 51, 67, 125, 135, 136, 137 ma'll 37, 84, 107, 112 malum 70 maltil evvel 84 mall mevcud 38 mall varlk 113 n minhu 112 mantk 11, 26 elMantku'l-Mu'ciz 19 matematik 11, 38, 40 matlub 38 Matrldi 62 Max Horten med 138, mebde' 38 Mebdiu'l-Ulmi'l-Cz'iyye 37 mebde'l-evvel 56, 89 el-mebde ve'l-med 12, 19 el-Meclis's-Seb'a beyne' - eyh ve'l-Amiri 19 Mecd ed-Devle 12 el-Mecesti 10 Mecmuat'r-Resil 139 Mefatihu'l-Hazin fil-Mant k 19 Mehdavi 20 mef'ul 80, 81, 114 melik 75 Mesilu Huneyn 19 meilik 25 metafizik 2, 4, 6, 8, 11, 27, 29, 47, 53, 127 mevcud 37, 105 mevz 139 me'ysn 40 Miguel Cruz Hernandez 18 Mikdat Yaln 20 Milano 18 Milel ve'n-Nihal 46 18, 139, 70 140

mistik psikoloji 123 mikt 135 Molla Sadr irazi 47 monist 63 mauk 72

el-Mubahas4t 19 Muallim-i Evvel 111


mucid 81 el-Mucizu's-Sagir fi'l-Mant k 19 el-Mucizetu fi Usli'l-Mantk 19 Mufark akli ekiller dnyas 138 Muhammed Bakr Damad 47 muharrik 132 muharrik'l-evvel 37 el-mharrik'l-garib 96 el-Muhtsaru'l-Evsat fi'l-Mant k 19 muhdes 57, 82, 102 el-Munkzu mine'd-Dall 46 Musa b. Meymn 34, 43 musavver 134 musiki 38 mutezile 61 mutlak 73, 86 mutlak iyilik 104 mutlak varlk 103 mcerred 129 Melleftu bn Sin el-mahtutat fi Trkiye 14 messir 109 nessir sebeb 64, 109 mkemmel 73 mmkn 34, 35, 51, 53, 54, 55, 57, 59, 63, 77, 78, 82, 84, 86, 99. 100, 103, 118, 121, 144 mmkn varlk 52, 57, 58 mmteni bi-gayrihi 51 musiki 19 mstefad akl 136 mtefid 115 mterek his 133 mteharrik 37, mtekemmim 37. mtekesser 56

- N -en-Nabz 19 Nas ihu'l-Ilukemi li'l-skender 19

156

Nasruddin Tusi 57 natk 134 natk nefs 135, 139 nazari hikmet 39 nazx 71 nebati 129 nebati nefs 131, 132 nefs 19, 27, 31, 86, 96, 124, 125, 126, 128, 129, 130, 131, 132, 134, 135, 138, 139, 141 nefs fele i 96 nefs teorisi 123 en-Nefs alt Seneti'l-Ihtisar 19

- P Padov 18 panteizm 104 Paris 17, 18, 19 peygamberler 142 Plotin 95, 123 politika 38, 40 Prag 18 Psychologie d'Isn Sina 18 P. Vattier 19

- R Rad 69, 71 er-Rekea 17 Revue Neoscolastique 15 Revue Thomiste 15 Rey' 12 Risle fi Haddi'l-Cism 16 Risle fi'l-Hads 16 Risle fi Hfz's-Shha 16 Risale fi Hudud al-E ya 16, 111, 124, 102 Risle fi'l-I k 18 Risle fi's-Salat 18 Risle iM Ulemai Badad 17 Rislet't-Tayr 123 Riyaziyyat 19 Roma 19 ruh 36, 142

Necat 13, 14, 19, 26, 46, 51, 54, 75, 97, 112, 116, 140, 142 nedenli 37 Nemetullah Careme 19 Nes 11 nicelik 125 nitelik 125 Nomizm 103 Nuh b. Mansur 9, 11 en-Nuketu fil-Mantk 20 Nur: 84, 137 nurun alt nur 136

- o olay 80 olgun 122 olgunluk 83, 96 olu 105 ontoloji 83 ontolojik 91, 116 ontolojik derecelenme 98, 107 ontolojik hiyerar i 96 Osman Ergin 14

lm 124 ncelik 82 z 32, 35, 41, 52, 73, 76, 82, 83, 86, 118, 131, 143 zbenlik 138 zmleme yetenei 131

saf akl 67, 73 saf eylem 63 saf iyilik 74 salt 83 salt hikmet 28 salt varlk 28 sanaa 80 sani 71 saysal birlik 36 sebeb 58, 59, 60, 64, 109, 111, 112, 113, 116, 117 sebebli 112 sebeblilik 82, 115 sebebler teorisi 115 selbi 61 semavi 41

157

semavi akl 90 semavi cisimler 94 semavi felekler 108 semavi nefisler 95, 140 semavi varlk 84, 110 Semnikan 11 Senal 46 sezgi 128 es-Siyase 17 skolastik 44 S. Landauer 19 sofizm 38 son 71 sonu olgunluu 96 soyut 129 St. Augustin 43 St. Thomas 43, 74, 78, 106 sudr 35, 79, 88, 89, 94, 100, 101, 117 sun' 101 sret 31, 112, 114 Shreverdi 25 sje 134 skn 39 snni inam 76 S. Van Riet 18

- -ekil 104, 105, 106, 109, 110, 112, 114 ekiller 111 ekillerin balayc 109 ekli 112 ekli sebeb 113, 114 ems ed-Devle 12 eriat 69, 142 eyhu'r-Reis 10, 11, 33, 36, 56, 104 evk gc 132 ey'iyye 31 ifa 12, 14, 17, 18, 23, 25, 26, 33, 46, 54, 75, 99, 106, 107, 112, 113, 114, 116, 117, 118 ikkan 11 el-irazi 12 - T --Taakkubu'l-Mevzirl-Cedeli 16 tabiat 15, 26, 39, 76 tabii cismin olgunluu 125

tabii hareket 95 Ta'biru-r-R't 16 Tac el-Mlk 12 Taftazani 47 Tahsil's-Sadde Ta'rifu bi-Hucceti'l-Aere 16 Tahran 17 Tanr 17 tasavvuf 23 et-Tayr 18 tecelli 90 tedbir m 83 Tedbiru Menzili'l-Asker 16 Tedbirdl-Msfirin 16 Tedbiru Silni'l-Meni 16 teemml 78, 79 Tehft 45, 69 tekvin 102 teoloji 35 Tevhid lmi 26 et-Tibu 18 Trait6s Mystiques d'Avicenne 18 transandantal 41 Trois Trait6s d'Anatomie Arabe 18 Tus 11 tmel neden 23 trler 119 U -

uan adam 33, 125, 126, 127, 128 Useybia 14 Uyunu'l-Hikme 18, 112 uzak sebeb 112 -

Ulken, H. Ziya 44 reme kuvveti 131

- v
vcib 23, 34, 35, 51, 53, 54, 55, 62, 71, 73, 85, 86, 92, 99, 103, 120, 144 vacib bi-gayrihi 51 vacib bi-ztihi 31 vacib-mmkn aras ndaki ayrlk 35 vacib varlk 55, 56, 57, 59, 60, 62, 66, 67, 68, 69, 70, 72, 74, 77, 85, 86, 88.

158

92, 93, 98, 103, 104, 118, 120, 121, 122, 123 vacib'l-viicd 28, 30, 51, 52, 53, 56, 57, 60, 67, 68, 71, 75, 81, 87, 97, 100, 102, 103, 118 viihibu's-sever 98, 103 varlk 29, 31, 32, 34, 35, 36, 41, 51, 57, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 84, 97, 109, 111, 112, 113, 115, 117, 143 varoluu teklikilik 35 vaz' 34 vehm 134 Venedik 18, 19 Verona 19 el-Vird'l-A'zam 20 vuel3 63 vuefbiyet 42 vcd 32, 34, 63, 107, 111, 112, 114, 115, 138, 143 vcdu'l-evvel 100 vcudun mebdei 139 el-Vs'a 20,
y

Yahya Mehdavi 13 yakn sebeb 112 yaratc 26, 34, 37, 76 80 81, 103, 106 yaratk 80 yaratl 84 yaratlm 82 yayl-dou 92 yeni-eflatunculuk 23, 27, 63, 77, 83, 107, 111, 140, 143 yokolu 105 yokluk 77 yksek selebler 83 - Z zaman 102 zaman 125 zaruret 120 zaruri 54, 92, 119 zt 24, 31, 32, 34, 35, 118, 143 ez-Zviye 17 zorunlu 34, 35, 86 zorunluluk 45, 80 zorunlu hareket 95 zorunlu ekil 120 zorunlu varlk 23, 51, 52, 68

Yahudi 26

159

Fiyat : 450 TL.