P. 1
ramazanveislamalgısı.doc

ramazanveislamalgısı.doc

|Views: 0|Likes:

More info:

Published by: Katherine Williamson on Mar 16, 2013
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

05/20/2015

pdf

text

original

RAMAZAN İSLAM ALGIMIZI MİHVERİNE OTURTMAYA ve ARINMAMIZA VESİLE OLABİLİR Mİ? Prof. Dr.

Talip ÖZDEŞ Rahmet, mağfiret, arınma ve kurtuluş ayı Ramazan manevi iklimi ve huzur atmosferiyle bizleri kuşatırken tutulan oruçlarla, iftar ve sahur sofralarıyla, topluca kılınan Teravih namazlarıyla, Kur’an tilavetleriyle hayatımıza yeni bir program getirmekte, bizleri kendisine tabi kılmaktadır. Bu ayda kardeşlik, yardımlaşma ve paylaşma duyguları en ileri noktaya çıkmakta, nispi de olsa düşünce ve duygularda manevi bir inkılap gerçekleşmektedir. Ancak birçok insan için Ramazan daha çok geleneksel ve duygusal planda yaşanmakta olup, Ramazana anlam ve ruhunu veren, onu bütün ayların en şereflisi kılan asıl noktalar üzerinde yeterince düşünülmemektedir. Çünkü oruç, namaz ve infak konusunda hassasiyet gösteren birçok mümin için bile Ramazan, sahip olunan peşin fikirlerin, dünya görüşlerinin, zihniyet ve ideolojilerin yeterince kritik edilip gözden geçirildiği bir dönem olamamaktadır. Ramazanın hayatımızda kalıcı bir değişim yapması, bütün insanlık için doğruyu yanlıştan ayıran bir hidayet rehberi olarak Kadir gecesinde indirilmeye başlanan, ona ruh ve anlam veren Kur’an vahyini ve ona ilk defa muhatap olup onu insanlığa tebliğ eden İslam Peygamber’ini değişim projesinin merkezine yerleştirmeden gerçekleşemez. Vahiy merkezli böyle bir değişim, geçmişi, günümüzü ve geleceği terazinin kefesine koyarak muhasebe edip değerlendirmek, geçmişle bugün ve gelecek arasında anlamlı bir ilişki kurmak durumundadır. Bu noktada kendimizi doğrudan Kur’an’ın/ilahi mesajın muhatabı görmek, nasıl bir dünyada yaşadığımızı sorgulamak durumundayız. Yirmi birinci yüzyılı idrak ederken, bir taraftan bilim ve teknoloji alanındaki büyük gelişmelere, diğer taraftan birçok acı ve müessif hadiselere şahit olmaktayız. Birtakım olumlu gelişmelere rağmen, dünyanın birçok yerinde gerisinde sömürü ve hâkimiyet politikalarının yattığı olay ve durumlar, değer kaybı, ahlak yozlaşması, maddi ve manevi hastalıklar insanlığın ufkunu karartmaktadır. Hâlâ kendisini ve mutluluğunu aramakta olan insanlık, yaratıcı ama yıkıcı bir medeniyetin zehirli meyvelerini tatmaktadır. İnsanlığın hukuk, siyaset, temel hak ve hürriyetler alanındaki bütün kazanımlarını hiçe sayan bir ilkellik ve pervasızlık örneği sergilenmektedir. Daha garip olan şey, bütün bu gelişmelerin sonucunda ortaya çıkan trajedinin, insanlığın ulaşabileceği en ideal örnek, hatta tarihin sonu olarak kabul ettirilmeye çalışılmasıdır. Bugün dünyada

insanın yeryüzündeki hayat serüveninin başlangıcına kadar uzanarak farklı kültür ortamlarına. tarihî dönemlere ve coğrafyalara tevhid mesajını ileten evrensel mahiyetteki peygamberî geleneğin bir uzantısı olması. ekonomi. kültürü ve toplumun özelliklerini yansıtmaktadır. Ancak onun peygamberliğinin. onu sadece Arap toplumuyla. ekonomik. Çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu ülkelerde bile İslam’a ters düşen birçok düşüncenin. o toplumun kültür ve geleneği ile sınırlama gayretlerinin önündeki en .i İslâm’ın peygamberinin onun tebliğine ilk defa muhatap olan kabilesinin ve Arap toplumumun arasından çıkmış olmasından daha doğal bir şey olamaz. Kur’an. onu belirli coğrafyalara. giyim ve kuşamı. Peygamber kendi toplumunun diliyle konuşmakta ve bir dereceye kadar o toplumun âdet ve geleneklerinin etkisi altında bulunmaktadır. ideolojik tasarrufların. birçok yönlerden Kur’an’ın indirilişinden önceki cahiliyeyi dönemini hatırlatmaktadır. Bu kaostan çıkmak için İslam ülkeleri başta olmak üzere bütün insanlık yeniden İslam’ı. Bu yönüyle Hz Muhammed. siyaset. sınıfçılığın. kültürel.yaşananlar. Muhammed’e indirilişine kadar Allah’ın tarihe müdahalesiyle gerçekleşen bütün bir ilahi vahiy sürecinin kendisinde temsil edildiği evrensel din algısıyla mümkün olabilir. O’nun konuşması. İslam’ın cahiliye kategorisine yerleştirdiği her türlü ayrımcılığın. zorbalığın. hukuk. politik vb. misyon ve hedeflerine göre özümsenmemiş olduğunu yeterince göstermiyor mu? Doğru bir İslam telakkisi. akraba ve kabile ilişkileri. hayatı bütün boyutlarıyla kuşatan evrensel bir din olmaktan çok. kabile ve mezhep çatışmalarının gündemi işgal etmesi böyle bir algının varlığı ile izah edilebilir. geleneklere ve etnisiteye mahkum ederek âdeta kabile dini haline dönüştüren bir algı üzerine kurulmaktadır. ortaya çıkmış olduğu tarihi dönemin ve muhatap aldığı ilk toplumun sosyal. zihniyet ve uygulamaların hâkimiyet kurmuş olması. meşguliyeti. birçok âyette onun hitabının sadece belirli bir coğrafya veya tarihi dönemle sınırlı olmadığına. mücadelesi içerisinde doğup büyüdüğü coğrafyayı. Hz. Muhammed’in âlemlere uyarıcı olması için tüm insanlığa gönderildiğine atıflarda bulunulmaktadır. onun kutsal kitabını ve yüce peygamberini keşfetmek durumundadır. evlilikleri. yaşama tarzı. bürokrasi ve diğer alanlarda hüküm sürmekte olan ilkesizlikleğrin toplum hayatımızda egemenlik kurmuş olması. şartlarından kaynaklanan birtakım bilgi ve yönlendirmeleri. Hz. aşiret. Çünkü günümüzdeki İslam algısı onu bütün insanlığın kurtuluşu için gönderilmiş. onu insanlığın başlangıcından Kur’an’ın Hz. İslam’ın kendi asli kaynaklarına. hükümleri ihtiva etmekle beraber. elbette ki tarih ve toplum üstü bir peygamber değildir.

bütün insanlık dünyası için tarihin kendisine şahitlik ettiği üsve-i hasene (en güzel örnek) dir.... takvada üstün ve hırsızlık olanınızdır. Allah böyle hükmetmiştir.. hırs ve ihtiraslarının. Siz kadınları Allah’ın bir emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah’ın emri ile helal kıldınız.Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Muhammed’in Veda Hutbesi’nde geçmekte olan ve çağımızın İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne ışık tutan şu sözleri bu örneklik ve şahitliğin açık bir ifadesidir: “Ashabım! Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. kıldığı Allah hiçbir canı katında şeyi ortak haksız en üstün yere olanınız. cahiliyeden kalma bütün (kötü) âdetler kaldırılmıştır. kötü emellerinin peşine düşerek aralarında ihtilafa düşüp bölündüklerini vurgulamış. kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. Arap olmayanın da Arap olana bir üstünlüğü dokunulmaz yoktur.”ii Kur’an bütün peygamberlerin Allah’ın himayesinde tek ve bölünmez bir cemaat teşkil ettiğini..Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin.iii bu birliğin. aşırılık ve azgınlıklardan uzak. Ona gerçek anlamda tabi olan Müslümanlar ise insanlar arasından çıkarılmış.. dengeli) bir ümmet (toplum) olma noktasında bütün insanlık için numune olmak durumundadırlar.. hayırlı ve orta (mutedil.iv daha önce gönderilen peygamberlerin de insanları Allah’tan başka ilah olmadığını kabule ve Allah’tan başkasına ibadet etmemeye davet ettiklerini bildirmiştir. Biliniz ki faizin (tefeciliğin) her çeşidi kaldırılmıştır. Olabilir ki burada bulunan kimse.v Kur’an’ın ifadesiyle Allah katındaki dinin İslâm olmasıvi bu bağlamda düşünülmelidir. ancak insanların ilahî emirleri unutup tahrif ederek. bütün peygamberleri ve koşmayacaksınız.. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız. Hepiniz Adem’in çocuklarısınız. Adem ise topraktandır.. . O da sizi yaptıklarınızdan dolayı sorguya çekecektir... Kur’an’ı insanlığa tebliğ ve tebyin (açıklama) görevi ile yükümlü kılınan peygamber sadece Arap toplumu veya Müslümanlar için değil. Allah’ın haram öldürmeyeceksiniz. Cahiliye döneminde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Bu vasiyetimi burada bulunanlar bulunmayanlara ulaştırsın.büyük engeldir.. Nitekim Kur’an. babanız da birdir. Hz. bunları daha iyi anlayan birine ulaştırmış olur. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız.Dikkat ediniz.Ey insanlar! Rabbiniz birdir.Allah’a yapmayacaksınız. Arabın Arap olmayana. ayağımın altındadır. aynı zamanda başlangıçta bütün insanların birliği olduğunu.

yerel ve kültürel formları evrensel değildir. onun yerini modern şirk olarak isimlendireceğimiz sahte tanrılar almıştır. sokağa bırakılan çocukların. “Ey Rabbimiz! Bizi sana teslim (olup Müslüman) olanlardan kıl ve neslimizden de sana teslim olan (Müslüman) bir ümmet çıkar” şeklinde niyazda bulunmuşlardır.vii Allah.viii oğlu İsmail’le beraber yapmakta oldukları Kâ′ be’yi inşa ederken yaptıkları duada. Bugün yeryüzünde yaşanan müessif olayların. Sınırlı kuvvet ve kabiliyetlerin sahibi insanın kendisini mutlak hüküm sahibi görmesi ve ilan etmesiyle ortaya çıkan insanın tanrılaşma iddiası ve serüveni.x Havariler de İsa peygambere: “Biz Allah’a iman ettik. Yani bütün peygamberlerin insanlığa tebliğ ettikleri Allah’ın birliğini ve her şeye hükümranlığını esas alan TEVHİT inancı bozulmuş. farklı çağlarda. şahit ol biz Müslümanlardanız” demişlerdir. kültürel ve sosyal zeminlerde kendisini tekrarlamaktadır. özetle bütün bu devasa problemlerin neyin ifadesi olduğu düşünülmelidir. Buna karşılık Tevhid çizgisi ve bu çizginin temsilcileri olan peygamberler. ekonomik ve ekolojik dengelerin önemli ölçüde bozulmasının. açlık. . “Âlemlerin Rabbine teslim oldum” demiş. cinsel sömürünün. Kur’an’ın ifadesiyle Nuh peygamber kavmine “Ben Müslümanlardan olmakla emrolundum” demiştir. ama onun tarih î. işlenen cinayetlerin. tarihî dönemler. ahlâk ve hukuk önderleri de insanın esaretine. kula kulluğa. başlangıcından günümüze kadar tevhidî inanç ve düşünce sistemiyle insanın tanrılaşması veya tanrılaştırılması (şirk) arasındaki mücadeleye sahne olmaktadır. sefalet ve adaletsizliğin. “Eğer Müslümanlardan iseniz sadece Allah’a tevekkül edin” demiştir. hukuk tanımazlığa. alkol ve uyuşturucu bağımlığının. olayda yer alan şahıslar. kışkırtılan terör ve insan hakları ihlallerinin. salih insanlar. Tarih. İbrahim peygambere “Müslüman ol!” diye emredince. moral değerlerin çökertilmesinin. yıkılan yuvaların. vahyin yol göstericiliğine ihtiyaç duymadan bütün problemlerini aklıyla çözerek mutluluğu yakalayacağı safsatası nice beyinleri iğfal etmiştir. Söz konusu mücadelenin özü evrensel. neredeyse uzun bir zamandan beri insanlığın bilim ve teknolojiye hakim olmasıyla Allah’a ve dine ihtiyaç duymayacağı. silahlanma yolunda ve sömürü amaçlı yapılan harp ve katliamların. farklı coğrafî.onların çağrısına uyarak şirk koşmaksızın Allah’a iman eden mü’minleri “Müslümanlar” olarak isimlendirmektedir. sosyal.ix Musa peygamber kavmine. intiharların.xi Aydınlanma ve pozitivizmin etkisiyle ortaya çıkan dünyevileşme sonucunda. sahneler ve kostümler aynı değildir. zulüm ve zorbalığa karşı mücadelede tarihteki onurlu yerlerini almaktadırlar. Olayın özü aynı kalmakla beraber.

adaletin ve evrensel insani değerlerin ikame edilmesi. uyumuş. gereğinde odun veya taş taşımış. Hz. arkadaşlarına yardım etmiş. olup Daha önce de nice resuller İnsanlığın gönderilmiştir. O. Artık böyle bir ortamda insana duyulan sevgi ve saygının kin ve nefrete. aile hayatı olmuş.xvi Hz. kuvvete mahkûm olan toplum kesimlerinin köleleşmesi. saltanatın ve hazinelerin anahtarı elinde olmasına rağmen dünyaya .Kutsal Kitap’ta ve Kur’an’da geçmekte olan Firavun ve Musa kıssası. son derece mütevazı.xv O melek değil. kuvvetten başka hiçbir ilke ve kural tanımamasının tarihi örneğini sunmaktadır. etnik yapı. ne de eşitlik ve özgürlükten bahsetmek mümkün değildir. mal. İnsanlar arasında ırk. sünnetine ittiba etmek durumundadırlar. geleceği Tevrat ve İncil’de müjdelenmiş olup âlemlere rahmet bütün insanlığa gönderilmişxiii hâtemu’l-enbiyâ’dırxiv. ne evrensel anlamda hukuk ve adaletten. kendilerine vahyettiği bütün peygamberler insanlığı tevhit inancına ve ahirete/hesap gününe inanmaya. alçakgönüllü ve sade bir hayat yaşamış. Bu kıssalar bize insanoğlunun kuvvet. zulüm ve zorbalığa karşı mücadele İslam’ın özünü oluşturur. Nemrut ve İbrahim kıssası bu mücadeleyi ifade etmektedir. sahte tanrılara. onlara direnip sabretmiş bir peygamberdir. beşeri vasfını devre dışı bırakma eğilimleri vardır. hiçbir kibir alameti göstermemiş. Muhammed ancak daha önce gönderilen olarak resuller xii gibi bir resul/elçidir. tümüne müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir. toplumsal yapıda sınıfçılığı esas alan bir piramidin oluşması kaçınılmazdır. Tevhid inancı. Hz Muhammed İslam üzerine gönderilen peygamberler zincirinin son halkasıdır. Diğer insanlarla beraber yaşamış. Maddî (parasal ve ekonomik) gücün. Allah’tan başkasına kulluk etmemeye. hukuksuzluğa. ok atmış. Muhammed’i bütün insanlardan daha çok sevmek ve ona itaat etmek. Hz. Muhammed büyük bir ahlak üzerine gönderilmiş olupxvii. güvensizliğe dönüşmesi. cinsiyet veya fakir-zengin ayırımı yapmamış.xviii Müslümanlar Hz. Allah’a teslimiyet ve ibadet. Halbuki Hz. mülk ve saltanatına dayanarak gurur ve kibrinin. cihada katılmış. güçlükler yaşamış. güzel ahlakın ve salih amellerin öne çıkarılması. müminler ve bütün insanlık için üsve hasene’dir. her türlü zulüm ve haksızlığa karşı mücadele etmeye davet etmişlerdir. kılıç kullanmış bir peygamberdir. evlenmiş. Allah’ın insanlar arasından seçip gönderdiği. birçok eziyet ve işkencelere maruz kalmış. kaba kuvvetin yegâne değer ve ölçü haline geldiği bir ortamda. onlar gibi yemek yeyip su içmiş. İslam yolunda mücadelesi hiç de kolay olmamış. . Muhammed’i yücelteyim derken onu insanüstü görme. ancak beşer bir peygamberdir. Peygamber insanlar arasından seçilmiş bir elçidir.

Allah bildirmeden gaybı anahtarlarının Allah’ın buyurmuştur. Peygamber’den soyutlanmasını. Yine Yahudilerden bir kısmının Üzeyr’i. Suvâ. onu sadece tarihe hapseden bir yaklaşımdır. Kur’an’ın nazil olduğu döneme ve o dönemin Arap toplumunun sosyo-kültürel ortamına ve hayat şartlarına hapsetmeye çalışmaktır. Peygamber’i melekleştirme. birçok yönlerden onun şahsında indi ve izafi bir peygamber imajı oluşturmayı ve böylece İslamiyet’in Protestanlaştırılmasını beraberinde getirebilir.xix fakirlere. oğlu İsa Bu gibi noktada Hz. Hz. ona geleneksel anlamda hürmet göstermekle beraber günümüz dünyası için örnekliğini ortadan kaldıran. Bu yaklaşım tarzı Hz. bütün coğrafyalarda etkin kılacak evrensel bir mesaj/din olarak kavramak . Kur’an ve peygamber anlayışımızı tekrar gözden geçirip asli mihverine oturtmaya. Hıristiyanların da İsa peygamberi Müslümanlara bilemeyeceğini. Daha önceki ümmetlerde de benzer durumlar yaşanmış. ifade Meryem yüceltmemelerini elinde olduğunu kendisinin sadece Allah’ın kulu ve resulü olduğunu. Müşriklerin onun peygamberliğine olan en büyük itirazları onun melek değil beşer bir peygamber olması. modernitenin etkisiyle evrensel mihverinden sapan İslam algımızı. onun Allah’tan getirdiği ilahi mesajı tarihin belirli bir dönemine. onun günümüz dünyası için örnekliğini ortadan kaldırmayı. Böyle bir yaklaşım tarzı Batı menşeli oryantalist. yüceltmeleri kendisini gaybın aynı bağlamdadır. Nuh’un gönderildiği kavim bunun bir örneğidir. Muhammed’i anlamada modernizm’in de etkisiyle ortaya çıkan diğer bir yaklaşım tarzı. Böyle bir yaklaşım İslam’ın Hz. pozitivist ve rasyonalist yaklaşımların İslam dünyasına yansımasının bir sonucudur. geleneksel anlayışların. zayıf ve kölelere teveccüh göstermesidir. mezhebi telakkilerin. Onlar Allah’la beraber Vedd. Sonucu şirke götüren böyle bir eğilim kabul edilemez. Ye´ûk ve Nesr’i de ilah edinmişlerdir. onu tarih üstü ve mitolojik bir varlık haline getirme eğilimi. onlar peygamberlerini veya Salih kimseleri yüceltmelerinden dolayı dinde aşırılığa saparak şirke düşmüşlerdir.asla meyletmemiştir. İçinde bulunduğumuz Ramazan. Peygamber istemiş. Yeğûs. Hz. kabilecilik mantığının. Müslümanlar. İslam’ı sadece geleneksel olarak kendi coğrafyasında yaşanan bir din olmanın ötesinde onu bütün insanlık için kurtuluş mesajı olacak. bireysel ve sosyal anlamda arınmaya vesile olmalıdır. aslında onu yüceltirken onun beşer bir peygamber olarak örnekliğini de ortadan kaldırmaya matuf bir eğilimdir. Hz. Peygamber’i kutsal ama tarihi bir sembol haline getiren. onu Arap kimliği ve kültürü ile özdeşleştiren. onu sadece bir tebliğci (postacı) gibi değerlendirmek.

ahlaki ve insani değerlerin erozyona uğradığı. Peygamber’i üsve-i hasene olarak model Kabul eden bir toplum. faili meçhullere. .durumundadırlar. Kur’an’ı rehber. teröre. hak ve hukuk ihlallerinin egemen olduğu. adaletin felç olduğu. insan onurunun ve özgürlüklerinin pervasızca çiğnendiği. Hz. çetelere. kabile ve mezhep çatışmalarına mahkum bir toplum olamaz. suikastlara.

Yunus. İstanbul 1980. Enbiyâ. Enbiyâ. 252-261. Misvak Neşriyat ve Dağıtım. 5/11. 17/94-95) . Yunus. (tah. Ahmed Emin-İbrahim el-Ebyârî). 21/92. I-XI. ty. İbn Abdi Rabbih el-Endelusî. ss. 2/127-128. I-VII. 18/110) xvii (Kalem. I-V. 68/4) xii xiii xviii (Ahzâb. IV. (tah. 7/158. Kahire 1996. Mâide. 5/13-14. 10/80. 34/28 bk. 3/52. 7/158). Bakara. 213. 3/19. 33/21) xix (İsra. Sebe. 34/28) xvi (Kehf. IV. 60-61. 41. xiv (Ahzâb. iii iv v vi vii viii ix x xi (Ali İmran. Bakara. 253. X. 5/13-14. 10/19. Beyrut. Bakara. C. Kitâbu’l-İkdi’l-Ferîd. 2/131.i ii A´râf. Âli İmrân. ss. 33/40) xv (Sebe. 174. M. A´râf. 2/75. es-Sîretu’n-Nebeviyye. Yunus. Mâide. 41. 10/72. Muhammed ve İslâmiyet. Hz.. C. Cemal Sabit ve arkadaşları). Asım Köksal. Âli İmrân. 3/144) (Enbiya. Hişam. 21/107-108. Dâru’l-Kutubi’l-Arabî. ss.227-229. Dâru’lHadîs. 25/1. C. 21/25. Muhammed Abdulmelik b. Bakara. 2/144. Furkân.

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->