You are on page 1of 25

VELİLER NASIL TEBİYE EDER

Kaynakça ................................................................................................................................................................. 1 SOHBET BAŞLIĞI ...................................................................................................................................................... 2 Mukaddime ............................................................................................................................................................. 3 Veliler nasıl terbiye eder ......................................................................................................................................... 3 Ebubekir Şibli........................................................................................................................................................... 6 El ulema-u veresetül enbiya.................................................................................................................................... 9 İbrahim a.s. ın terbiye edilmesi ......................................................................................................................... 10 Zünnün-i Mısri Hz. Lerinin kıssası ...................................................................................................................... 12 Mürşidi kamil imana nasıl kefil olur? ................................................................................................................ 13 Kur’an kime cennet garantisi verir? .............................................................................................................. 14 Mürşid cennetin yolunu tarif eder. ............................................................................................................... 14 Velileri sevmenin asıl meyvesi ahirettedir. ....................................................................................................... 15 İmana kefil olmanın gerçek anlamı ................................................................................................................... 15 Temiz ruhlara verilen yetkiler ........................................................................................................................... 16 Ölene kadar delil olan, ölürken kefil olur. ......................................................................................................... 16 Ölümden sonra devam eden vefa ..................................................................................................................... 18 Bir Kissa Çingene Ali .......................................................................................................................................... 19 Mürşidle tövbeye mecbur muyuz? ....................................................................................................................... 22 Affeden Allah’tır (c.c.) ....................................................................................................................................... 23

Kaynakça
Veliler nasıl terbiye eder : Mehmed Ildırar Kaynakları ile Tasavvuf : Dr. Dilaver selvi 17-09-1998 Afyon sohbeti : Gavsı sani Seyyid Abdulbaki hazretlerinin Semerkand dergisi Ocak 2013

derleyen: Tahsin Ocak

Veliler nasıl terbiye eder

Page 1 of 25

SOHBET BAŞLIĞI
Elhamdülillahillezi hedana li haza ve ma künna li nehtediye lev la en hedanellah le kad caet rusülü rabbina bil hakk. Araf Suresi (7/43)
(Cennette) onların altlarından ırmaklar akarken, kalplerinde kinden ne varsa hepsini çıkarıp atarız. Ve onlar derler ki: "Hidayetiyle bizi (bu nimete) kavuşturan Allah'a hamdolsun! Allah bizi doğru yola iletmeseydi kendiliğimizden doğru yolu bulacak değildik. Hakikaten Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişler." Onlara: İşte size cennet; yapmış olduğunuz iyi amellere karşılık ona vâris kılındınız diye seslenilir.

Sallu ala Resulina Muhammed, Sallu ala Şefii zunubina Muhammed, Sallu ala tabibi gulubina Muhammed, Ol menbaği baği belağat ol gülizari fazlı saadet Hz. Muhammed Mustafa Selavat. Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve Ademe ve Nuhin ve İbrahime ve Musa ve İsa vema beynehume minennebiyyine vel mürselin selavatullahi ve selamuhu aleyhim ecmain. El evvelü Allah, El âhiru Allah. Ez-zahiru Allah. El-bâtınu Allah Hayrihi ve şerrihi min Allah, men kâne-fi kalbihi Allah, Fe Muinuhû ve nâsiruhu fiddareyni Allah. Sübhaneke lâ ilme lena illa ma allemtena inneke entel ali- mül-hakim. Sübhaneke la fehmelena illâ ma fehhemtena inneke entel cevvadül kerim. Euzubillahissemiil_alimi_mineşşeydanirracim bismillahirrahmanirrahim. Rabbi euzu bike min hemezatişşeyadin. Ve auzubike Rabbi en yehdurun.
Muminun Suresi (23/97.98)

97. Ve de ki: Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım! 98. Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım, Rabbim!

Rabbişşrahli sadri ve yessirli emri vehlul ugdeten min lisani yefgehu gavli. Taha suresi (20/25..28) Ve ufevvidu emri ilallah innallahe basirun bil ibad. Mumin Suresi (40/44). 20/25. Musa: Rabbim! dedi, yüreğime genişlik ver. 20/26. İşimi bana kolaylaştır. 20/27. Dilimden (şu) bağı çöz. 20/28. Ki sözümü anlasınlar. Size söylediklerimi yakında hatırlayacaksınız. Ben işimi Allah'a havale ediyorum. Şüphesiz Allah, kullarını çok iyi görendir. Allahümmenfağna bil Kuranil azim ve bariklana fi velhamdulillahi Rabbil alemin. Estağfirullah el hayyel gayyum. Hassantüküm bil hayyül gayyumillezi la yemutu ebeda ve defâtu ankümussue vela havle vela guvvete illa billahil aliyyil azim. Bizleri yoktan var eden, varlığından haberdar eden, Habibiyet iltifatı ile zatını dost edindiği, iki cihan serveri sevgili Peygamber efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)e ümmet, evladi Resul (s.a.v), sahibuzzaman, Gavsi sani Seyyid Abdülbaki Hz. Lerine manevi evlat eden, yediren, içiren, doyuran, çeşitli nimetlerle, rızıklarla donatan, alemlerin Rabbi Allah (c.c.) ya hamdü senalar olsun. Onun habibi edibi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) efendimize, her birisi birer hidayet güneşi olan O‟nun al‟ine, ehli beytine, ashabına ve etba‟ına da, selat ve selam olsun. Allah‟u teala, habibinin yolundan giden sadatı nakşibendinin cümlesinin nurlarını ta kdis eylesin. Bizleri onların yolundan ayırmasın ve habibinin şefaatinden mahrum etmesin.

derleyen: Tahsin Ocak

Veliler nasıl terbiye eder

Page 2 of 25

Bu tevhide uzanan yoldur.s) kendisine hikmet verilen bir zat idi. Rabbimiz Teâla "Andolsun biz Lokman'a hikmeti verdik.  Hayret verici bir vahdet sırrının kendisini gösterdiği kalptir. Hâzin. Asıl mesele biat edilen kâmil insan vesilesiyle. M.  Allahu Teâlâ‟nın ahlakı ile ahlaklanmak. 1 2 Bakara. bir mürşidin terbiyesi altında bulu nmak gerekir Veliler nasıl terbiye eder Allahu Teâla Bakara sure-i celilesi 269. II.Mukaddime Bir velinin kapısına gelenler ve onu tasdik edenler asla mahrum olmazlar. ona pek çok hayır verilmiş demektir. Hak Dini Kur'an Dili.  Vesveseyi ayırt edecek gerçek ilme sahip olmak.  Niçin ve neden diye sormaya ihtiyaç bırakmayacak ilme sahip olmak. Lokman (a. I. Biz dersimize Lokman (a.  Ledünni ilme sahip olmak. VII.  Derin ve yararlı bilgiye sahip olmak.Hakikati gösteren ilim 2. Muhammed Mustafa (s.  Allah'ın emrindeki anlamı kavrayabilmek. Peygamber olduğunu söyleyen alimler var ise de hakîm bir veli olduğu görüşü daha yaygındır. Ama Allah dostlarını tanınıyabilmek için mücevherden anlıyan sarraf olmak gere k. 377 4 Lokman.4 buyurur.  Varlıkların özündeki manaları anlayabilmek.a. Tevhiddeki inceliği anlamak için.Eşyanın aslını öğretecek marifet ilmi 3 Hikmet verilen kişiye Hakim denir.  Güzel ve doğru işlere yönelmek.. O'nu kabul etmekten maksat ise Allah Teala'ya itaattir."2 Âlimlerimiz.. 205-215 3 Er-Razi. 269 Elmalılı.1 Hikmetin ne olduğu hakkında âlimlerin şu görüşleri bildirmişlerdir. 12 derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 3 of 25 .) ın velilik sıfatı üzerinden hareketle velilerin nasıl terbiye ettiğine misal oluşturması bakımından bakacağız.v. amelden maksadın ise marifet ile sağlaştığını açıklamışlar ve şöyle demişlerdir: Bütün bunlardan sonra iki şey ortaya çıkıyor: 1. Tefsir. Hz.  Bilmek ve bildiği ile amel etmek. 67. bütün bu özelliklerin ilim adı altında toplandığını açıklamışlar. Ayeti kerimesinde şöyle buyuruyor: "Allah hikmeti dilediğine verir. meselenin sadece bilmek değil amel olduğunu. şöyle demişlerdir:  Sözde ve fiillerde isabetli davranmak. Gayb. Kime hikmet verilirse.s.) Efendimizi tanımaktır. Ancak akıl sahipleri dûşünûp ibret alırlar.

"Lokman (a. padişaha: . bir kimseyi fiili sözûnû işitmeden tanıyabilsin. akıl yolu ile kalplere gîrerler. Onlar bir bakışları ile hayal gibi kalbîn derinliklerine gîriverirler. efendîsi hemen Lokman (a. Ters görünen şu âlemde bu gibi haller çoktur: Bir grubu tanıtan elbisedir. dîğeri ise şehvettir. Hani padişahın biri vardı. Kur-an‟ı Kerim'de Lokman suresinde zikr edilmiştir. alim' gözüyle bakarlar. Mevlâna Celaleddin-i Rumi Hazretleri Lokman (a.)'ın efendisi. Onun için padişahlıktan. dış görünüşe bakılırsa efendi idi.s. Böyle gizli şeyleri bilen Allah'ın has kulları.s) kendisi aslen Habeşli idi. insanın kalbindeki sırları keşf ederler. can âleminde kalplerin casusudurlar.)'ı arar buldururdu. İsrailoğulları arasında bulunmuş. Konuştuğu bir veliye ihsan ve ikram etmek için bir gün şöyle demişti: .s) köle de o‟nun efendisi idi.s) o yemeğe el uzatsın. Lokman (a. Zira senin iki hakir kölen var. içer ve neşelenirdi. Ama hakikatte efendi Lokman (a. âlim bir mübarek zat idi. hükmetmekten vazgeçmiş olan kişî. Çünkü Lokman. Kendisi manevî bir hazine olan zatın.Biri gazap. Davud (a.) hakkında şöyle buyuruyor: " Lokman. Zira bu benim için bir zillettir.) efendisine her yemek getirdiğinde. Müşahede ederek kalpte olanı bilirler. Allah'ın sırlarını bilen kâmil velilere karşı avamın ne sırrı olabilir? Lokman (a. Bunun lafını yapmakla kalmazlar.s) olmadan bir şey yiyecek olsa iştahı olmazdı. hazinesi zaten vardır. Bunun üzerine veli şöyle dedi: . hakîm. şeyh. Basiret sahibi olan arifler. mürşid. Serçenin bedenindeki tertip nedir ki doğanın aklına gizli kalsın.s.s. onun artığını yer. saltanattan. Taklitten ve iğreti olmaktan arınmış bir nur olmak gerek. Aslında cahil olsa da güzel elbisler giyse ona 'hoca. Lokman (a. Ta ki Lokman (a. Ama veli. Onun nuru ay ve güneş olmadan da parlar.s. Evvelce o köleydi. hakikatin padişahıdır. Onun yemediği şeyleri ise dökerdi. Bunu anlayabilmek için basiret nuru ile bakmalıdır. Efendisi onu. kendi oğullarından bile değerli görürdü.Padişahım!.Bana emir verebilen o iki köle kimdir? Söyle de bileyim. Ama onda yalancı bir zühd hayatı vardır. Lokman (a. Bana öyle bir teklifte bulunmaya utanmıyor musun? Bundan vazgeç.s)'ın efendisi..s)‟ın muasırı idi (yani aynı asırda yaşamışlardı). Hakikatte varlık. bir lokma alsın da efendisi onun artığını yesin diye. Avam kıyafetinde bulunan bir veliye de 'o avamdandır' derler. Onlar sana zaten emir vermektedirler” deyince padişah şaşırmış şöyle sormuştu: . Öyle ki insan. Onun için önemli işlerde ona görev verirdi. varlığa düşman olan kimsenindir.Dîle benden ne dilersen!. Oysa hakiki zühd ile tanınmak gerekir. efendi. derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 4 of 25 . köle olmakla beraber nefsinîn heva ve hevesinden kurtulmuştu. Orada ne olduğuna bakarlar. pak ve tertemiz kalpli biriydi.

Yediği yedi dilime ulaştı. Dertler sevgiden şifaya dönüşür. Lokman (a.s) yanına gelince. Şerhi Mesnevi. efendisinin de canını çektirdi. Eğer ben bir acıdan dolayı feryat edecek olursam yüzlerce yolun toprağı vücudumun üzerine olsun!. Hakikata kulların arasından süzülüp giderler. Bir müddet sonra Lokman (a.)'a: . O da şeker ve bal yer gibi onu iştahla yedi. onlara karşı utancımdan iki kat oldum. Ona ilim verir. Onlar.)'a şöyle dedi: -Ey cihanın cânı!. İrfansız birisi.. yine Allahu Teala'ya yönelirler ve şöyle derler: 5 Tahirül Mevlevî. dedi. Bunları sen kurtar.s. o zehir gibi kavun dîlimlerinî yemişti. Nice padişahı kul ederler. niye demedin? Lokman (a. Bakırlar onun için altın olur. nakıs bulurlar.Ya Rabbi. Bir defalık acı bir şey gördüm. Nasihatları insanlara tesir etmeyince de vazgeçmezler.s. artık bu kadarını yeterli gör. Bunun için de sana söylemekten hayâ ettim.Bir parça kalınca onu da ben yiyeyim ne kadar tatlı kavun olduğunu anlayayım. Bu muhabbet irfanın neticesidir. dedi. diye dua ederler. onu tatdım. Eğer edinecek olursa onu terbiye eder. Allah'ı tanımak ve bilmek asıl marifettir.. velileri Alahu Teâlâ‟ya ulaştıran bir köprüdür. Diğer taraftan da insanlara nasihat ederler. Efendi kölelerden birine: . Mademki vücudumun her bir parçası senin nimetlerin sayesinde olgunlaştı. 470 (B. Aşk ve muhabbet öyle bir kudret vardır ki bütün akıllar ona hayran olur. Bütün ilimlerin sonu da budur.) efendisine şöyle dedi: Ben senin nimet veren elinden o kadar çok yedim ki. boğazı yandı. Kavunun acılığında kendinden geçti. Ama efendi ağzına lokmayı alınca adeta gözlerinden ateş çıktı. kulları çok severler. Çünkü kullar. Allah'a: .Git. Bu uğurda çok gayrette bulunurlar. Lokman (a. muhabbet tahtına nasıl oturabîiir? " 5 Kardeşlerim! Onun için Allahu Teâlâ bir cahili kendisine dost edinmez. Şeker veren elinin lezzeti. Lokman (a. Allah'ın velileri insanı Cenab-ı Hakk'ın dergâhına davet ederler.Bir gün efendiye hediye olarak bir kavun getirmişlerdi. No:5416-5486) derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 5 of 25 .s)'ın efendisine muhabbeti vardı. İşte Allah'ın dostları Hak aşığı zatlardır. Zehir gibi acı kavunu nasıl yedin? Böyle bir kahrı nasıl lutufsandın? Bu nasıl sabırdır? Bunu nasıl elde ettin? Bu kadar acıyı ben yiyemem. Bu ilim marifet îlmidir. Ondan dolayı. oğlum Lokman'ı (a.s) çağır. bu kavunda nasıl acılık bırakır? Acılar muhabbetten saflaşır. Efendisi. Kulluklarını yapamadıklarına inanırlar. "Allahu Teâla Nebileri ve velileri âlemlere rahmet olarak üzere dünyaya getirmiştir. VII. Onun böyle iştahlı olarak yemesî. Muhabbetleri olmayınca kendilerini eksik görürler.s. kavundan bir dilim kesip ona verdiler. Muhabbetten ölüyü diriltirler. d ili kabardı.

Halife bu duruma şaşırdı. Âlemlerin Sultanı olan Allahu Teâla.. X. -Himmet sahibi olan mürşidi kâmil zatlarda çok merhamet bulunur.. Derhal halifenin huzuruna vardı.. Rabbül Âlemin'e ulaşırsa rahmet deniz gibi olur. Devamend emîri idi.Ey Halife. Bil ki.Ey sâlik!. kıymeti önemsiz olan bir hil'ate yapılan saygısızlığı hoş karşılamazken. Bağdat'taki halîfenin huzuruna gittiler. Sen bir kul olduğun halde. Orada Rey emirine hil'at 7 verildi..) azametine sığındı. 473 |B. seni bileyim. arkadaşının başına gelenleri görünce kendine gel di. kişinin kendini tanıyıp bilmesidir. Gerekçesinin ne olduğunu sorunca. aksıracağı tutunca burnunu sultanın hediye ettiğî hil'ate silmek zorunda kaldı. Nitekim bu konuda İmamı Gazali Hz. Sen Allah'ın cüzi rahmetine mazhar olmuşsun. kaftan derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 6 of 25 . ya Rabbi!. ben neyleyeyim. hil'atını mendil yerine kullanmaktan dolayı insan azledilirse..6 Ebubekir Şibli Ebubekir Şiblî. Onun için: ..» Nitekim Hz. o kişi aslında köledir. Rahmetin tamamını.c. vazifeden ayrıldı.İlâhi.dedi. Allah'ü Teâlâ'yı tanımanın anahtarı.Rahmet kapını kapama!. Dalkavuk sıfatlı kişiler. Kendisi cihan padişahı olsa bile.. Bunun üzerine Rey emiriyle beraber bir grup. Devamend emiri Ebubekir Şiblî. Herkese yol gösterir.s. Allah'ın cüzi rahmetine mazhar olan kul. Yarabbi! Bildir de ben. Beni bilen ben. Oradan geri döndükten sonra bir gün Rey emiri. Mevlana (k. 6 7 Tahirül Mevlevî. Onun izinde yürü!.leri şöyle buyuruyor. bir kulun hizmetinde mendil olarak kullanmamı hiç hoş karşılar mı?!.Ben Allah'a kul olacağım. Bu yüzdendir ki. diye düşündü.. o emirin halifeye hakaret olsun dîye böyle davrandğını söylediler.. Ve. Ebubekir Şiblî ona şöyle dedi: . rabbini bilir. şöyle buyrulmuştur: «Nefsini bilen.. Şerhi Mesnevî.a) bu konuda şöyle buyuruyor. Seni bilmeyen beni. 'Bir mahlukun kaftanını. Muhteremler! Şu halde şehvet ve gazap kuvvetini Allah'ın emrettiği derecesinde kullanmadıkça. No:9499-9504) Hil'at: Padişahın. ihsan ettiğî marifet ve muhabbet elbisesini. Asla kovulması muhtemel olmayan Alah'ın (c. 'Rey emirinin hil'atını çıkarın. insanın aziz olması mümkün değildir. Halkın çoğunda çok az merhamet vardır. Rey emiri vasıtasıyla Bağdat'tan kendisine bir mektup geldi. Görevinden istifa etmek istediğini söyledi. o insanın hali nicedir. Benim bensizliğim ile ben. Bu durum. beni bileyim... halîfenin kulağına gittî. Bu iki kuvvet kime hakimse. padişahın kölesi olmaktan vazgeçiyorum diyerek. Rahmet sahibi Allahu Teâlâ‟dan almış olan bir mürşide tabi ol.. emirlik görevinden alın' dedi. ile kendime geleyim. Gerçeği bilmeyen halife. sevip beğendiği kişiye hediye olarak verdiği süslü elbise.

.Çarşıya git. Çarşı Pazar dolaştı.. Hemde vali iken ve dörtyüz hocadan ilim öğrenmiş. Kendini bilmezsen. Onun için Ebubekir Şiblî Hazretleri. başkasını nasıl bilirsin? O hâlde senin. sana senden yakın hiçbir şey yoktur. Bir mürşid -i kamilin dergahına varmak istedi. melekliğe çıkan yol değildir. hayvan sıfatlarıdır. kendi hizmetlerinde çalıştırmak. dilencîlik yap” dedi. avam için ise cennet diye tabir olunur. Nefsi yeterli terbiyeye ulaşmayınca mürşidi onu kapı kapı dolaştırdı. dört bin hadis ezberlemişken!. Ebubekir Şiblinin gönlünde gördüğü manevî illet. Onun için tasavvufi ahlaka talip oldu. Ya bunu bana hediye et veya sat!. şifasının nerede bulunduğunu marifet ilmi ile bildi. Orası havas (seçilmiş kullar) için Allah’ü Teâlâ'nın zatı.. bir yıl boyunca kibrit sat. Ancak böylece kendi saadet tohumunu elde edebilirsin. Meleklerin gıdası ve saadeti. Kendini şehvet ve gazap elinden kurtar ve bu hayvan ve canavar sıfatlarının sende niçin yaratıldığını anlamaya çalış. bir sene kibrit sattıktan sonra. ilerde vaki olacak yolculukta onları kendi emrine alman. Dünyadaki izzet ve ikbal beklentisi içindeki nefsin azgınlığı. hakikatini araman lâzımdır. yine Bağdat'taki iki cihan gönül sultanı Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri'nin terbiyesini tercih etti.Hulâsa.Sende bir cevher var!. Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri ona: “bu şöhret ve ticaret kapısıdır. Ebubekir Şiblinin derdini. çıra sattı. daha o bir şey demeden anladı. Eğer sen aslında melek cevheri isen. Bu ise meşakkat demektir. İmamı Şibli mürşidine asla itiraz etmedi. Allah yolunda böyle bir terbiye usulü görülmemiştir. dünyada izzet ve kıymet kazanmaya dair bir şöhret duygusu idi. derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 7 of 25 . . onları ayaklarının altına al ve yüzünü saadetinin bulunduğu tarafa dön. Cüneydi Bağdadi Hazretleri'nin dergâhına geldi. Allah'ü Teâlâ'nın cemalini müşahededir. şimdi git bir sene kapı kapı dolaş. Bağdat'taki halifenin emrinde terbiye görmek yerine. Allah’ü Teâlâ'yı tanımaya uğraş ve kendini o cemali müşahede edecek hâle getir.. Saadet tohumunu elde ettikten sonra. Onlar. Onun derdinin dermanının ne olduğunu kendisine söyledi: . diğerinden silâh yapman için mi yaratıldılar? Bu dünyada kaldığın birkaç gün içinde onlardan faydalan.gündüz bedava hizmet ettirmek için mi yaratılmışlardır? Yoksa senin onları esir etmen. Kardeşlerim! Demek ki Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri'nin.Efendim! Ne yapmam gerek? . onun gelişinden hastalığının ne olduğunu. seni kendilerine esir etmek. Cüneydi Bağdadi Hazretleri'nin terbiyesiyle giderilecekti. Ebubekir Şiblî Hazretleri. Hırs ve tasallut. Onun kalbindeki sırlara âşina oldu. gece . adım adım Bağdat'ta dolaşmadık yer bırakmadı. Zamanın mürşid-i kâmili olan bu zat. Hem izzet sahibi nefsi beslemek hem de arifibillah olmak bu yolda olmaz. birinden binek hayvanı. hürriyetini elde etmiş olan Allah dostlarına başvurmakla elde edeceğine artık inanmıştı. (İmam-ı Gazali) Ebubekir Şiblî kurtuluşu.

Eşyayı tanıyan ve bilenin adı ise ariftir. Nefsini ıslah edemeyenler ise zelil olmuştur. diğerimizin yanında beş kuruş para etmez. Bundan Daha büyük bir değer yoktur. benîm için daha kıymetliydi. Allahu Teâla'dan başkasına güvenmek asla Allah'a itaat değildir. Yaptıkları yardımları da kestiler. velilerde görülür. Kullardan gelen hiç bir izzet devamlı olmaz. Öyle bir hale geldi ki artık kimse kendisine bir şey vermez oldu. senin neyine insanlar itibar ediyor? Vallahi ikinizin yerine iki arpa tanesi olsaydı. Bu arada asıl mürşidinden ayrı kalmadı. Dedi ki 'ey inci. Allahu Teâla'yı tanıma ihtiyacı en fazla. Şu halde kıymet ihtiyaca göre belli olur. Zira “kendini bilen Rabbini bilir” derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 8 of 25 . Bir gün Ebubekir Şiblî Hazretleri durumunu mürşidine arz etti. Güldü. insanlara güvenme. Allah‟ı (c. -O halde. Tarih boyunca bir kâmil mürşidin dediklerine itaat eden. bir inci ile yakut buldu. Ne zaman kadar? Mürşidi kendisine açıkça bir işaret verinceye kadar!. efendim. Kimimizin Kıymet verdiği. Kendisini kınamaya başladılar. Önemli olan tabii haliyle söyleyebilmektir. Evvelce kendisine para yardımında bulunanlar şimdi kapılarını kapatır oldular. şeytana uymak insanın başlıca düşmanıdır. hani yıllarca ilim okumuştun. Bunu sadece dil ile herkes söyler. insanın nefsine zulüm ettirir ki o nefis sahibi şifa bulsun. onun terbiyesinde yetişen ama bunun sonucunda rezil kepaze olan hiçbir kimse olmamıştır. Onun için Mevlâna Celaleddin Hazretleri Şöyle diyor: . Ebubekir Şiblî Hazretleri aylarca nefsini ıslah etmekle uğraştı. Ama hepsi izzet ve kerem sahibi büyük zatlar olmuşlardır. Yanına gelen müritlerden de bunu isterler. Mürşidi kendisine şöyle dedi: . ey yakut! Şaşarım. bu dünyaya bel bağlama. Gördün mü şimdi kıymetin bir metelik etmiyor! İnsanlar sana bir kuruş bile vermiyorlar! -Evet. Hakikatte varlık ve kendine güvenmek.Muhteremler! Mürşid-i Kamil insana zulüm etmez.) tanımak ise Resulullah‟ı (s. Bunun adı irfan ilmidir. Ama o bü tün bunlara sabretti. Gönül âleminde nice sırlara sahip olsun. Arif olmayan mürşit olamaz. Gerçek âlimler arifi billâh olan zatlardır.. insanı tanımayan onu irşat edemez.Şimdi kendi kıymetini bildin mi? Hani sen valiydin. Çünkü onlar en çok buna itibar ederker. nefsine sevmek ona itaat etmek. emirdin.v) tanımaktan geçer. O halde ebedi inci olan ihtiyacımız Allah'ı tanımaktır.c.Horozun birisi çöplükte eşinirken.. Herkes 'Ben Allah'a güveniyorum' der ama yaptıkları busözü tasdik etmez. Bir şeyler bilenin adı alimdir. izzet ve ubuiyet devamlıdır.a. Ama Allah'u Teâla'dan sana ikram edilen takva. Ne yapması gerektiğini sordu.

renkleri ve herşeyi bildiğinin bir temsilidir. cüz'iyatı. Yanımızda (o bilgileri) koruyan bir kitap vardır. Mesela suda boğulma v. 10. "Yaratan bilmez mi?"8[5] Hiçbir insan nerde öleceğini nereye gömüleceğini. Peygamberlerin mucizeleri ile ehlullahın kerametleri arasında şaşırtıcı bir benzerlik vardır.s. sizlere rızık veren. Üstlerindeki göğe bakmazlar mı? Onu nasıl bina ettik. toprağın. levhi mahfuz da belirtip muhafa ettiğini beyan buyuruyor. 11. gibi durumlarda insana kabir bile nasip olmayabilir. Bütün bunlar.El ulema-u veresetül enbiya El ulema-u veresetül enbiya sırrının gereği. Vücudunuzdan kopup sağa sola ve çevreye dağılan parçaları da bilmektedir. İşte (dirilip kabirlerden) çıkış da böyledir. Kad alimna ma tenkusul erdu minhum ve ındena kitabun hafıyz Şüphesiz biz. onun ışığında ibrahim (a. Bu cümledeki kitaptan kasıt. Sizleri yoktan var edip yaratan. derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 9 of 25 . birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları bitirdi k ve böylece onunla ölü bir beldeye hayat verdik. 5. Hatta gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar. Artık onlar kararsız bir haldedirler. 8[5] Mülk sûresi: 14. Orada her türden iç açıcı çift bitkiler bitirdik. Önce Kuranül azimüşşanda Kaf sure-i celilesinde Rabbimiz bizlere ne ferman buyuruyor. O'nun yanında herşeyin detayını anlatan ve muhafaza eden bir kitap vardır. yerin.s. İşte Rabbi teala Hz. 1. üzerinizde duran göğü ve sizi üzerinde taşıyan yeri yaratan Allah. O'nun külliyatı. 2. 8. sizin etlerinizden ve kemiklerinizden yediği miktarı da katîyyetle bilmektedir. aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu tuhaf bir şeydir!" 3. nasıl donattık! Onda hiçbir düzensizlik ve eksiklik yoktur. O. 6. 4. türleri.lerinin bir kerametine bakalım. "Öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (dirilecekmişiz)? Bu. göklerle yerdeki mevcudatı ilmi ile kapsamaktadır. içtenlikle Allah'a yönelen her kulun gönül gözünü açmak ve ona öğüt ve ibret vermek içindir. şekilleri. Yeryüzünü de yaydık ve orada sabit dağlar yerleştirdik. akla uzak (imkansız) bir dönüştür!" 4. hatta kabrinin olup olmayacağını bilemez. 7. Kâf. onlardan neleri eksilttiğini bilmekteyiz. Şerefli Kur'ân'a andolsun ki kâfirler. Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler). 9. Leri her halukarda insanın hangi parça ve hücresinin nerede olacağını daha yaratılmazdan evvel.) ın bir mucizesine daha sonra Zinnuni Mısri Hz.

geliyor ve onlar birer parça koparıyor. Denilenleri can kulağıyla dinlemişti. tekrar balıklar. bana bir delil göster. İbrahimi eğitmek ve O‟na ayetlerini göstermek için O‟na şu halleri gösterir. Su çekilince bu sefer karadan yırtıcı hayvanlar. İbrahim‟i nasıl terbiye ediyor: Hz İbrahim (a. Yoksa inanmıyor musun benim ölüleri diriltebileceğime. kafalarını yanında muhafaza et ve gövdelerini. bir habeşli kölenin cesedini görür.İnandım Rabbim hem de çok inandım amma Kalbim huzura ersin istedim.s. Rabbimiz. Bu bir dostun ricasıydı samimiyet doluydu. . Bir bir yerine getirdi söylenenleri. Leri Hz. İbrahim (a. Deniz‟in suları yükseldiği zaman. hemen secdeye kapandı ve şöyle dedi: . derken cesed “yok“ oluyor. Onları evir çevir iyice bak ve hasletlerini tanı. İbrahim‟e (a. balıklar.). hücrelerini nasıl toplayacaksın. su cesedi denizin içine doğru çekiyor. İbrahim. Rabbi teala Hz.s) bir denizin kıyısında gezinirken. o anda binlerce irili ufaklı balıklar cesedin etrafını sarıyor ve ne koparabilirlerse her balık cesedden bir parça alıyor. Bana ölülerin nasıl dirildiklerini göster yarabbi diye demiş niyazda bulunmuştu.Sen Aziz ve Hakimsin Rabbim. önce kafaları olmaksızın birer tepete toparlanıyor. . dedi. kurtlar v. balıklar. Sonra bu hamuru dört parçaya böl ve dört ayrı tepenin üzerine dağıt. Bunun üzerine. Samimi ve içten istekler karşılıksız bırakılmazdı. Hz. Sonra da çağırdı kuşları kendisine. yırtıcı kara hayvanları. Bir de ne görsün Hz. Yani kıyma olmuş. Rabbimiz kulunu duydu ve ona cevap verdi. Tekrar su yükselince balıklar geliyor ve koparıyor. leri Hz. tüyünü kanadını kemiğini hamur yap birbirine karıştır.Ya İbrahim. Her kuş gelerek Hz. hamur olmuş etler. İbrahim‟e bu mesele ile ilgili ayetlerini nasıl gösteriyor ve Hz.s. ın terbiye edilmesi Bakınız Rabbi teala Hz.s. Beni daha çok yaklaştıracaktır sana. Kudretini yakından görmek onunla mesrur olmak. Bunu gören Hz. Sonra onları boğazla. Bunu gören Hz. kuşlar. Senin kudretin her şeye yeter Ve sen hükmedenlerin en iyisisin. Sonra da onları kendine çağır. sen bunun parçalarını. Art niyet ve sahtekârlık yoktu. diyerek Rabbini yücelterek noksanlıklardan Ve de eksikliklerden tenzih etti. Ben senin kudretini kullarına anlatmakta bunu delil edeceğim yarabbi diye yalvarmıştı. İbrahim! Kestiği kuşların her biri. Sular çekilince balıklar su ile birlikte çekiliyor bu sefer gökyüzünden yırtıcı kuşlar inişe geçiyor ve her biri ne koparabilirse cesedden parça alıyor.İbrahim a. Ey İbrahim yanına dört tane kuş al.s) seslenmişti. derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 10 of 25 . sen elbet bu kulunu mahşerde tekrar dirilteceksin. Sonra uçarak kendisine doğru geliyordu. hücreler önce dört tepeden toplanarak her bir kuş bir tepenin üzerinde mevcut oluyor. İbrahimin yanında mevcut bulunan kendi kafasına giriyor ve bütünleşiyordu. hayretler içerisinde: Ya rabbel alemin.

yasaklarına göre harekette bulunmak. ayeti kerime şöyle anlatıldı: 2/260.Bu kıssa Kur-an ül azimüşşan. Cenâb -ı Allah. bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. fedakârlıkta bulunmayı emrediyor. Artık öyle bir Yüce Yaratıcının bütün emirlerine. sonra da onları çağır. derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 11 of 25 . bizlere mallarımızı hak yolunda harcamayı. şüphesiz Allah. Bu kuşları ve benzerlerini başlangıçta böyle hayat sahibi. üstün ve güçlü olandır. İşte bunun içindir ki. Onları kendine alıştır. İnsan o sayede karanlıklardan kurtulup nura çıkar. Herhalde diriltme İlk yaratmadan daha kolaydır. ancak kalbimin tatmin olması için" dedi kale fe huz erbeatem minet tayri fe surhünne ileyke sümmec'al ala külli cebelim minhünne cüz'en sümmed'uhünne ye'tıneke sa'ya* "Öyleyse. dört kuş tut. hüküm ve hikmet sahibidir. Kâinatı Yaratanın varlığına inanan bir insan böyle harikulade görülen bir olayın meydana gelmesini inkâr edemez. onun dini uğrunda her türlü fedakârlığı bir nimet telâkki etmek. çeşitli sınıflara. Bakara suresi 260. insanlık için bir ibret dersidir. Ve iz kale ibrahımü rabbi erinı keyfe tuhyil mevta* Hani İbrahim: "Rabbim. va'lem ennellahe azızün hakım Bil ki. Sana koşarak gelirler. kale e ve lem tü'min* (Allah ona:) "İnanmıyor musun?" deyince kale bela ve lakil li yatmeinne kalbı* "Hayır (inandım). muhtelif özelliklere sahip bir halde yaratmış olan bir Yüce Yaratıcının bunları öldürdükten sonra tekrar diriltmeye kadir olacağı da son derece açıktır. onun yolunda mâl ve bedenle hizmette bulunmayı bir selâmet vesilesi ve saadet bilmek lâzım gelir." Velhâsıl: Bu olay. sonra onları (parçalayıp) her bir parçasını bir dağın üzerine bırak.

Hayır. Zünnuni Mısrî Hazretleri de bu müridinin bağışladığı altınları fakirlere dağıttı. buyurdu. Derviş denilenleri attardan alıp geldi. Müridinin hâla gönlünde para sevgisi olduğuna kanaat etti.Sana göre dünya nedir? -Efendim! Hiçbir kıymeti yoktur. filan attara git. “şimdide herbirine iğneyle delik aç” dedi. pazara götür.Zünnün-i Mısri Hz. Bunun sonunda Zünnun-ı Mısrî Hazretleri dervişe: . Muhteremler! derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 12 of 25 . kendi eli getirdiği otlar kendi gözünun nünde kendi elinde yakuta dönüşmüştü. Aradan yıllar geçti. Ergenlik dönemine gelince.Ben bunu sizin hizmetinizde harcamak istiyorum. Sofi delikleri deldi. mürşidine: . -Pekî öyleyse. Bu kişiye yüz bin altın miras kalmıştı. Zünnun-i Mısri Hazretleri bu hamurdan üç tane boncuk yaptıktan sonra dervişe.Ergenlik çağına ulaştın mı? . Derviş onlara üfürünce Allah'ın kudretîlye üç tane yakut meydana geldi. senin malını harcamak doğru olmaz. Böylelikle daha fazla hizmet etmiş olurdum. değerini öğren geriye getir. 'getirdiklerini ez' dedi o da ezdi. .. Subhanallah. Bunun üzerine Zünnun-ı Mısrî Hazretleri dervişe: . Adeta toprağın içinde kum tanesi gibidir!. yaptı. Sonra derviş tekkeye geriye dönüp olanları anlattı. kendi kendine hayır ve şerri ayırt edebildiğin zaman. dedi.Şimdi bunları al. Müridin bu sözünden Zünnun-ı Mısrî Hazretleri hoşnut olmadı. şu şu otları al gel. Gence şöyle sordu: -Sofi!.. batırdı. Allahu Teâlâ otları mücevhere dönüştürdü. gel ben seni müridlîğe kabul edeyim. Zünnuni Mısri Hazretleri'nin dergahı tekrar geldî. Sonra onlara üfürmesini istedi.Yüz bin altınım daha olsaydı da size bağışlasaydım. Lerinin kıssası Zünnün-i Mısri (v.İşte gördün mü. Çocuk delikanlılık dönemine geldi. dedi.245/859) Hazretleri'nin dergahına bir gün çok zengin bir delikanlı geldi. Yakutun her birine yüzbin altın değer biçtiler. O'nun elinde Allahu Teâla'ya tövbe etti. Mübarek sordu . 'Hamur yap'dedi. Bunun üzerine genç geriye döndü. Yağa batır' dedi. Mirasını bağışlamak üzere Zünnun -ı Mısrî Hazretlerine: .O halde. Allah dostlarının gözünde bu mücevherler topraktaki bir kum tanesi gibidir. Kamil bir mürşidi bu tövbesine şahit tuttu. Zünnün-i Mısri Hazretleri dervişe. Derken bir gün bu genç. Genç pazara gitti. dedi. Dervişin aklı başından gitti.

irşatlarına teslim oldular Âlim ile arifin farkını.. Mektup) derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 13 of 25 . Onun için kimse onların muhabbetine akıl ile ulaşamadı.421 (29. Cenab-ı Hak.' diyenlerin iman kuvvetleri ve ilâhi marifetten meydana gelen ruhanî muhabbetleri ve coşkuları olmuştur. Bir kanadında Allah korkusu. Mürşidi kamil imana nasıl kefil olur? Bir mürşidin müridlerinin imanını kurtarma meselesi. hızlı yol alır. Mürşid-i Kamil olan Allah dostları bu şekilde hem zahir ilimlerini hem de batın iiimlerini tamamlamışlardır. İstanbul'da beş yüz yerde fışkıran tevhid nurları ve İslam'ın merkezi konumundaki müminlerin dayanak noktaları. sonumuzun ne olacağını ancak Allahu Tealâ bilir. s. Kulluğunu asla unutmayacak. kul yine Allah'a ulaşam az. Sad/84-85). . Hüküm O‟nun elindedir. Allah'ın azabından korkacak ama O'nun yardımına da layık olmaya gayret edecek. diğer kanadında Allah'ı n rahmet ve yardımından umut olacak. kul Allah'a yaklaşamaz..Allah. başkalarına kefil olsun?  İnsanoğlunun böyle bir yetkisi var mı?  Ölüm anında yanında olmadığı birine mürşid uzaklardan nasıl yardımcı olabilir?  Mürşid eli tutan herkesin imanı garanti altında olabilir mi? Cevaplanması gereken sorulardan sadece birkaçı bunlar. görüyorsunuz değil mi? İşte Allah yolcusu bu iki kanadı sayesinde Allahu Teâla'nın yolunda muhabbet eder. marifet ilmindeki halleri ile gördüler Allah rızası ile hırsı birbirinden ayırt etmeyi onlarda öğrendiler. Cennet ve cehennem O‟nun emrindedir. onlara gıpta ile baktılar. Allah dostları bizim tamah ettiğimiz şeylere nasıl oyuncak muamelesi yapıyor. Onlar öğrendikleri ilimleri kitaplarda bırakmadılar.. insan ve cinlerden pek çoğunun da şeytana uyup bu sonuca gideceğini bildirir (Araf/179.  Son nefesin nasıl verileceğini Allah‟tan başkası bilebilir mi?  Allah‟tan başka kim cennet garantisi verebilir?  Bir mürşidin kendi imanı garanti altında mı ki. Kur‟an-ı Kerim‟de cehennemi şeytana uyanlarla dolduracağını. Hayatlarına aktardılar. İlâhi muhabbetin ne olduğunu onların hayatlarında gördüler. Allah'ın rahmet ve ümidiyle yardımına güvenmek olmazsa. Gönülden onlara bağlandılar. o büyük camilerin arkalarındaki tekkelerde. Gerçekten de bu konuyla ilgili cevaplanması gereken birçok soru var. Ellerine edeple sarıldılar. dergahlarda 'Allah. Eğer bu iki kanatta Allah korkusu olmazsa. Onların hayatında ilmi bu şekilde muhabbetle yaşanabilir görenler. Mektubat. beş yüz elli sene Hiristiyanlık alemine karşı İslam'ın nurunu söndürmek için yapılan saldırılar karşısında koruyan.Şu halde insan iki kanatlı olacak.. Eğer bu iki kanatta. 9 Allah'ın dostları veliler bildiklerini yaşadıkları için bulunduklan yerlerde insanlar toplandılar. 9 Bediuzzaman. Gittikleri yola güven duydular.. Bakınız Bediuzzaman Said Nursî Hazretleri ne diyor: "Hilafet merkezi olan İstanbul'u. Zorlama ile değil muhabbetle sevdiler. çok tartışılan konulardan biridir. Hepimiz inanıyoruz ki. Terbiyelerine iman ettiler.

Tirmizî). inananları. Hepsi Âlemlerin Rabbi‟ne aittir. Allah rasulü‟nün yolunu başına taç. Bütün peygamberler insanları Allah‟ın rahmetiyle buluşturmak için çırpınmışlardır.a. İhlâsa yapıştırır. kalplerine yerleşen kelime-i tevhid üzerinde dünya ve ahirette sabit tutacağını bildirmiştir (İbrahim/27). Allahu Tealâ kalbinde ze rre kadar iman taşıyarak huzuruna gelen herkesi. geçici bir süre affedilmeyen günahları sebebiyle cehenneme atsa da sonuçta oradan çıkarıp cennete koyacaktır (Buharî. Rasulullah (s. kendisine tabi olup yolundan giden bütün ümmetinin Cennet‟e gireceğini de haber vermiştir (Buharî. Ayrıca.    Allahu Tealâ. Salih ameli öğretir. kimseye cennet bileti dağıtmaz. ölüm anında ve ölüm ötesinde emniyette olduklarını. Onlar. Peygamber vârisi kâmil mürşidlerin. iyi bilir. Talebelerini edeple terbiye edip Allah‟a teslim etmek ister. Onlara iman dersi verir. onların cennetlik olduklarını bildirmiştir. Ancak başta peygamberler olmak üzere. hiçbir korku ve hüzün yaşamayacaklarını müjdelemiştir (Yunus/62-64). kendisine dost olan müttakilerin. Allah yolunda şehit olanların Cennetteki güzel halleri anlatılmıştır. Allah ve Rasulü‟nün müjdesine ulaşır. Kendilerinin Allah yolunda bir davetçi olduklarını söylemişlerdir. Elinden tutanın artık bütün tehlikelerden kurtulduğunu söylemez. Nisa/57. hiç bir ayette isim verilerek “falan kimse iman üzere ölüp cennete gidecektir” şeklinde bir haber yoktur.v) Efendimiz‟in müjdesine göre. Kur’an kime cennet garantisi verir? Demek ki Allahu Tealâ. Bu yolda sadık ve sabırlı olmalarını tavsiye eder. ilahî emaneti yerine getirmek. Mürşid cennetin yolunu tarif eder. Ölene kadar derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 14 of 25 . rahmet ve nurdan nasibi olanları nasipleri ile buluşturmakla görevlidirler. Bütün bunlardan şunu anlıyoruz: Kur‟an ve hadiste cennetliklerin isim listesi değil. 124). Onlar.a. Kendisine tabi olanları da bu müjde ve rahmetle buluşturmak iç in gayret eder. Kâmil mürşid. Rasulullah (s. Allah ve Rasulü‟nün hükümlerine teslim olur. Allah‟a iman ve itaat eden bütün müminlerin ebedî saadete erecekleri. 122. müjdeleri. Sadece herkesi cennete giden yola davet eder. Müslim. 82. Ayrıca. Yine Kur‟an‟da. dünyada.Bununla beraber. salih amel işleyen erkek-kadın bütün müminlere cennet garantisi vermiştir. Vaatlerine hiç şüphesiz inanır ve güvenir. Davetleri. Bunların yanı sıra. sıfatları yani halleri zikredilmiştir. vaadleri.v) Efendimiz de sahabeden bazılarının ismini vererek. Dilini ve edep yerini haramdan koruyanların cennete gireceğine kefil olmuştur (Buharî) Buna benzer çok sayıda hadis ve haberler bulunur. Ahmed). Kimde o sıfatlar bulunuyorsa. Allah‟ın hükmünü ve hukukunu. derecelerine göre yaptıkları da aynıdır. gönlüne ilaç yapar. tehditleri kendilerine ait değildir. Hatta. “elimden sıkı tut!” der ve onu Allah rızasına giden yolda koşturur. cennete girecekleri bildirilir (Bakara/25.

Allah yolunda rehber olan kâmil mürşide ve hak yola muhabbetini koruyan. Efendimiz‟in yanına gelir ve: “Ya Rasulallah! Sizden kıyamet günü bana şefaat etmenizi ve sizinle cennette beraber olmayı istiyorum. Efendimiz (s. Devamlı zikir ve fikir ile meşgul eder. Sonra istiğfar.a. O dilerse kulunu rahmetiyle kuşatır. Ebu Davud. benim için hayırlı olanı nasip etmesi için Allahu Tealâ‟ya yalvarayım. münkirlik yapmayan herkes. Fayda ve zarar Yüce Allah‟ın takdiri ve yaratmasıyla olur. hizmet.v): “İhtiyacını bize söyle yerine getirelim. Allah sevgisini kalplere iyice yerleştirir. Bu şekilde Allah‟a bağlanan kalbin sahibine Yüce Mevlâmız‟ın hediyesi iman selameti. engelleri geçirir.” der.v) bir gün: “Onun bizim üzerimizde hakkı vardır. önlerinde örnek olur. hesabını kolaylaştırır. kendi adına bana yardımcı ol!” buyurur. Bu nimetin ahirette de fayda vermesi için : ilk şart samimiyettir. itaat. Allah yolunda kurulan bir dostluğun fayda vermesi için. Mürşid.‟ ayetini okur ve peşinden: “O halde bu isteğinin gerçekleşmesi için çokca secde ederek. ölüm halinde onu melekleriyle destekler.başlarını bekler. bu sevgisinin faydasını mutlaka görecektir Şu hadiseden payımıza düşeni alalım: Hz. Rasulullah (s.” buyurur. Önce iman.a. çağırın da bir ihtiyacı varsa bize bildirsin. derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 15 of 25 . ilâhi nimetlerin kula ulaşmasında bir vasıtadır. Adamı çağırırlar. Hemen şunu belirtelim ki. şeytanın hilelerinden kurtarır.a. Yunus/26). Ölürken ve ölümden sonra kula fayda verecek ve ondan istenecek tek şeyin kalb-i selim olduğunu bilir.” der. güç yetebildiği nisbette amel etmek ve sevginin hakkını vermektir. güzel ruhlarla şenlendirir.v). (Müslim. Efendimiz (s. Bundan sonrası Âlemlerin Rabbi‟nin hüküm ve rahmetine kalmıştır. bunda samimi olan. Mürşidin bütün hedefi kalbi bu hale getirmektir. „Allah müminleri dünya ve ahirette sağlam ve sabit söz (kelime-i tevhid) üzere sabit tutar. peşinden dua ve ümit. Nesaî) İmana kefil olmanın gerçek anlamı İşte bir mürşidin müridine diyeceği de aynen budur. Onun terbiyesine girilmesi ayrı bir nimettir.v)‟a yedi sene hizmet eder. yolu gösterir. bir velinin Allah için sevilmesi büyük bir saadettir. Sabah olunca. Adam: “Ya Rasulallah! Bana sabaha kadar müsaade buyurun. İhlâssız ve sabırsız olanlar hayırlı sonuçtan mahrum olurlar.” buyurur. cennet ve Cemalullah nimetidir (İbrahim/27. Allah ile huzur bulan kalp demektir. Kâmil mürşidin kendi elinde bir fayda ve zarar verme yetkisi yoktur.a. Bunu kalbi boş kuruntu ve korkulardan kurtarmak için yapar. nefsin hileleri karşısında uyandırır. Velileri sevmenin asıl meyvesi ahirettedir.A. Kalb-i selim. onun ölene kadar muhafazası şarttır. Şeytana karşı uyarır. İkinci şart. anlatıyor: Bir adam Hz. Rasulallah (s. ölene kadar bu yolda sabır göstermektir. yerine getirelim. Kaf/31-33. Bir önemli şart da. Enes R.

özel yetkilerle donatılmışlardır. tutan eli. bazen bu yardımdan o ruhun sahibi velinin haberinin olmadığını. şükür. Allah‟ın izniyle bir anda gökleri ve yerleri dolaşma ve görme imkânları vardır. Hidayet yolunun rehberidir. işiten kulağı. Temiz ruhlara verilen yetkiler Ruhlar. iyilik ve takva yoluyla birbirlerine yardımcı olmaktır. ayağına başkalarına vermediği özellikler ve tasarruf gücü vereceğini müjdelemiştir (Buharî. bu hadiste belirtilen yetkiye girmektedir. onların gözüne. Sevgisi ve kızması Allah içindir. İkinci bin yılın müceddidi İmam-ı Rabbanî (k. Beğavî). olmasının da gerekmediğini bil dirir. neyi çözer neyi bağlasınız. Ruhlar. mürşidine: “Benim imanıma kefil olur musunuz?” diye sorunca. senin imanla öleceğine kefil olurum!” İşte herkese vaad edilen iman emniyeti budur. Allahu Tealâ‟nın emrinde ve hükmündedirler. İşte mürşidi kâmillerin işi budur. kendisiyle aynı hedefi paylaşan müminlerin en mühim işi. Allah dostlarından birine sormuşlar ne iş yaparsınız: Buyurmuş çözeriz ve bağlarız. Büyük veli Mevlâna Halid Bağdadî (k. Ölüm anına kadar bu niyetini koruyan. diline. ölüm halindeki müridlerine yardımlarının ruh vasıtası ile olduğunu belirtmiştir. Ölene kadar delil olan. velilerin. Mürşid-i kâmilin elinden tutup hak yolunda yürüyen insan. meleklerine sevdirmiş.s. Allahu Tealâ‟nın. eline. yürüyen ayağı olacağını. insanların haline şahitlik yapar. dilediği kullarına pek çok yardımlarda bulunacağını. sabır ve ilâhi takdire rıza içinde ömrünü tamamlayan bir insan. zikir. inşaallah iman selametiyle ahirete göçecektir.a). kulağına. Ruhlar nurla hareket ettiklerinden. Yüce Rabbimiz‟in vaadi ve müjdesidir. İbnu Mace. aslında bir cemaat desteğinde imanını ve edebini korumaya çalışıyor. sevdiği salih kullarının özel bir nur ve d estekle gören gözü. Allah‟ın izniyle insanlar ve eşya üzerindeki tasarrufu. kusurlarına üzülür. Allahu Tealâ bir kudsi hadiste. Allah‟ın nuru ile nurlanmış. Mürşidin kefil olması da böyledir. Allah onları sevmiş.a) Mektubat isimle eserinde. Onların iyiliğine sevinir. Kâmil mürşid. bu şevk ve sevgi desteği ile ibadete devam eden. boyası ile süslenmiş ruhlar.Bir mürid. Bu bizim tahminimiz değil. Allahu Tealâ‟nın kuluna verdiği özel bir nimettir. melekler âleminin özelliklerine sahiptirler. Allah için sevdiği mürşidinden ve kardeşlerinden ayrılmayan. İnsanların kalplerini dünyadan çözer ahrete bağlarız. Çünkü. bu üstün kabiliyetli ruha sahip irşad kutbu dostu vasıtasıyla. derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 16 of 25 . İşte Allah dostlarının. uzaktaki insanlara yardım etmesi. hizmeti terketmeyen. ölürken kefil olur. Gülmesi ve ağlaması Allah içindir. mürşid şu cevabı vermiştir: “Eğer sen ölene kadar Allah ve Rasulü‟nün yolunda gidersen ve bizim tavsiyelerimize uyarsan.s. yeryüzünde Allah‟ın şahididir. kendilerine bizim bilemediğimiz nice kerametler vermiştir. kalpleri dünyadan çözüp Allah‟a bağlar. kendisine tabi olanları hak üzere terbiye eder. konuşan dili. Bu bir keramettir.

Ayrıca vefat eden müminin ruhunu karşılamak. Sofi kardeşiniz ise size öz kardeşinizden daha sevimlidir. ölümden sonra daha tatlı. ihlas. derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 17 of 25 . daha menfaatli olur. Mümin vefat ederken. takva ve edeb yolunun imamıdır.leri buyuruyorlarki: Müminler kardeştir. Yanında yardımcıları vardır. onlar da o kişinin imanına şahitlik yaparlar. Manevi baba dünya babasından daha kıymetlidir. Biz senin dünyada dostun idik. Manevi baba sizi cennete götürür. Sana Allah’ın vaadi ve hediyesi olan cenneti müjdelemeye geldik. Veliler de Allah‟ın dostu ve ordusudur. (Fussilet/30-32) Melekler Allah‟ın ordusudur. ahirette de dostunuz. Kim onları ölene kadar bu yolda kılavuz yaparsa. Melekler vefat eden salih mümine: “Korkma. Manevi baba ise sizi kolay kolay bırakmaz. Allah için yapılan dostluğun asıl faydası ölümden sonra ortaya çıkar. zayıf anında destekler. Onlarla dilediği kimselere yardım eder. Bir mümine yardım edilecek en nazik an ise ölüm anıdır. yeni yurdunda rahat ettirmek. gözün aydın olsun!” derler. Bir ömür süren bu dostluk ölümle bitmez. İmanınızı kurtarmaya çalışır.Kâmil veli. iman. sana vaad edilen cennetle sevin. endişe ve korkusunu gidermek için Allahu Teâlâ birçok meleğini gönderir. onu sevindirmek. Niteki Gavs-ı Sani Hz. Allahu Teâlâ bu şahitliği kabul eder. ölüm meleği canını almaya geldiğnde yalnız gelmez.

İşte peygamber vârisi kâmil mürşidler de bu ahlâk üzeredirler. Hepsi cennete girene kadar. Sevdiklerini dünya ve ahirette unutup ihmal etmezler. kendisini seven ümmetinin derdine düşer. Onu desteksiz ve hediyesiz bırakabilir.” (Ebu Davud. Allahu Tealâ‟dan onu imanında sabit kılmasını is teyin. çocukları ve eşi unutabilir. Ona dua etmekten. duasız ve hediyesiz bırakmazlar. Kabrin dışında yapılan dua ve istiğfar. kabrin dışındakilerin yardımı ve faydası olur.A. Onları Allah için sevenlerin gözü aydın olsun. derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 18 of 25 . Sadık dostlarını dua. Kabirdeki kimseye. Ancak. Allah Rasulü (S.v)‟ın ahlâkı ve emridir. Onu kabirde yalnız. Hakim) Vefat eden bir mümini anne-babası. Onlar. Çünkü şu anda ona sual sorulmaktadır. onun için gözyaşı dökmekten usanabilir.a. hatta kabir azabının kalkmasına vesile olur.V) Efendimiz bir mümini kabre koyduktan sonra. oradakileri onun yardımına davet ederek şöyle buyurmuştur: “Kardeşinizin affı için yakarın. Allah için dökülen gözyaşları. ölene kadar terbiyesi ile meşgul oldukları bir talebesinin ölümden sonra da haklarını en güzel şekilde korurlar. her gün yapmakta olduğu zikirlerin. Bu. Bulunduğu makamda devamlı dua. vefalıdır. istiğfar ve gözyaşı ile desteklerler. müminin hesabının kolay olmasına. Bir mürşid. Yüce Peygamberimiz (s. hayırların sevabını vefat eden mürid ve sevenlerinin ruhlarına hediye eder. istiğfar ve şefaatıyla onu destekler.Ölümden sonra devam eden vefa Allah dostları merttir. bu mümini peygamberi unutmaz.

kıza kavuşma ümidiyle. Ali'nin ise canına minnet. dedi.. nice kişiler onun tılsımlı nefesinin kudretinden bahsetmeye başladılar. aklı fikri padişahın kızında idi Kafasını bir oraya vuruyor olmuyor. Ali Heyti Hazretleri Çingene Ali'ye: -Ali ben ne dersem yapacaksan bu iş olur. kendisi ise bir Çingene Ali. ıssız bir mağaraya sığınmış bir büyük Allah dostu.Bir Kissa Çingene Ali Bir Çingene Ali vardı. ama çok önemli şart ne dersem yapacaksın. Olacak şey miydi?!! Ama âşık olmuştu bir kere Ali. uğruna herşeye hazırım. niye gelmedi?!! diye soruyor. dedi. Öyle ya aşık olduğu padişahın kızı. bir bu yana vuruyor olmuyor. Çingene Ali'yi bir dağın tepesindeki mağaraya götürdü. nice kerametler söylendi. Ali Heytî Hazretleri: -Ali. Ali şaşkın: -Allah demekle padişahın kızının ne alakası var. Haftada bir Ali Heyti hazretleri geliyor ve ona yemek getiriyordu. dedi.. ben ne dersem yapmaya razı mısın? Buyurdu. her defasında "Sabret. Çingene Ali gözlerini dört açarak: . Çingene Ali söylenene uydu: "Allah Allah Allah" demeye başladı. hem de itirazsız. Çingene Ali. Ali aşkının tılsımından bir denileni iki etmiyor. Ali'nin namı şehre yayılmaya başladı. hiç durmadan Allah Allah diyen bir veli " olarak şehirde anılmaya başlanıldı. umutsuz bir biçimde padişahın kızına âşık olmuştu. civardan geçen kervanların haber vermesiyle Çingene Ali.Hani. " Memleketin uzağından gelmiş. soru sorma sadece Allah de" cevabını alıyordu. Ali Heyti hazretlerini her gördüğünde: . bîçare Ali Heyti Rahimehullah'a varır. Onu sevenlerden biri " Sen bir de Abdulkâdir Geylânî kuddise sırruhu'nun Halifesi olan Ali Heytî Hazretlerine git be Ali'm " der. dedi. ne olursa olsun kesinlikle umursamadan sadece "Allah" de başkada bir şey deme. Ali umutsuz. ne dilersen yaparım. Ali Heyti Hazretleri cellenir: -Ali soru yok!! sen dediğimi yap kız sana gelecek inşaAllah. sözüne inandığı Ali Heyti hazretleri ne derse onu yapıyor ve "Allah Allah" diyordu.. güvendiği. onun hakkında. derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 19 of 25 .. Öyle ki . padişahın kızına ulaşabilmek için. meramını anlatır. derhal kabul etti bu şartı...Sen bana padişahın kızını getir. Vakit geçti. Issız bir yerdi orası ve ona: -Şimdi burada şu kayanın üstüne otur ve kim gelirse gelsin. Ali Heyti hazretleri. nerede? Padişahın kızı ne oldu. dedi.

. diye düşündü içinden..Bu arada Ali Heyti hazretleri yine adeti üzere Ali'nin yanına haftada bir uğruyor yemek getiriyordu. hastalık karşısında. niye gelmedi hala?" diyordu.. Ona: -Evladım padişah maiyetiyle senin yanına geliyor. Ali yüreği yanmış bir halde. Padişah Ali'ye mülk hediye etmek istedi. Padişah maiyetiyle mağaraya geldi. Dediler ki padişaha: -Efendim memleketimizin büyüklerinden Allah dostu bir Ali Heyti Hazretleri var. dedi... Memleketin bütün tabibleri çaresiz kaldılar.. derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 20 of 25 .. Ali " Allah" dedi.. "Memleketimin yarısı senin olsun ey “Ulu Kişi! "Ali " Allah" dedi.. Diye buyurdu. padişahın kızının rahatsızlığından.. Padişah altın dedi " Ne kadar mal arzu ediyorsanız her istediğinizi önünüze yığalım ey Ulu Kişi! . bu hastalık karşısında biz nâçar kaldık... Ali Heyti Hazretleri padişahın meramını aktardı. makam.. bütün halkın üzüntülü olduğundan ve şifanın belki onun duası vesilesi ile Allah'tan gelebileceğinden bahsetti Ali'ye.. sevdiğinin ızdırabını ciğerlerinde hissetmesine rağmen. bize yüzünü dönmesi için. Sana ne teklif ederse etsin sakın kabul etme. Ali Heyti Hazretleri padişaha dönerek: -Padişahım gördüğünüz gibi. Bir gün geldi ki padişahın kızı hastalandı. Ali Heyti Hazretlerine verdiği sözü unutmadı ve sadece " Allah Allah " dedi. Çingene Ali heyecanlı. emelinin sarhoşluğunda daha bir şevkle "Allah" demeye başladı. dedi. Zaten padişah o söylenen kişinin namını çoktan duymuştu bile. Ali Heyti Hazretleri huzurdan ayrıldı ve Çingene Ali'nin yanına geldi.. Allah de" diyordu. Ona hediye verseniz iltifatını celbetmek için. Çingene Ali'ye. kabul et. sadece Allah diyor. Ali Heyti Hazretlerini davet etti huzuruna... Meramını anlattı.. dünya hiç umurunda değil. bir dağın tepesindeki mağarada sürekli Allah diyen bir kulunuz var belki o bir şeyler yapabilir. dedikleri kadar varmış. bekle.. Gördüğü manzara: Bir derviş. hiçbirisine iltifat etme ancak kızını teklif ederse zevceliğe.. imrendi ona. Ali Heyti Hazretleri: -Padişahım. Tam kırk gün dolmuştu o paslı mağarada Allah demeye devam edeli. hararetle Allah Allah diyor. Çingene Ali Onu her gördüğünde " Hani kız nerede. aklında padişahın kızından başka hiç bir şey yok ve Allah diyordu Ali. ne hoş bir insan. Ali Heyti hazretleri ise " Az kaldı.. toprak. ah nice böyle bir insanla sürekli beraber olsaydım.. altın. Padişah. derhal buyruk verdi dağa doğru gidilmesi ve o “Hazretin”! görüşünün alınması için. senin işin tamamdır. Ali " Allah" dedi.. Padişah makam teklif etti " Benim veziri azam'ım olmaz mısınız ey Ulu Kişi! " . memleketimizde ün salan.. bir de ona soralım...

. Sen Sen olduğun için... şehid olduğu halde ölmüştür. Sen alemlerin Rabbi lduğun için "Allah" deseydim.. biricik kerimemin nikahını alır mısınız?!! dedi. içinde kavruldu: . içine konuştu. emelime kavuştum. bütün mahlukat esir olur!... sürekli "Allah" diyen... altında devlette gözü olmayan bir Allah Dostu... Allah Teala'ya hakiki manada kul olana. dedi ve oracıkta can verdi. Ali şokta... en ötede en yakında hakiki hükümdar ve Sevgili'sin... Çingene Ali herkesin duyabileceği bir sesle "ALLAH" ..Kızımın... Çingene Ali'nin de. aşkım için kırk gün sadece Allah Allah dedim. padişahın da Rabb'i. emeli için kırk gün Allah dedi ve emeline kavuştu. kızının... " derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 21 of 25 .. Ali rahimehullah..... padişah ona. Sen her bir emelden öte. zaten halk ta onu çok seviyor!!" . yanlış mı duymuştu ki. Şanın için. Çingene Ali'ye öyle mi? Neden neden? Nasıl bir hal bu aman ya Rabbî! Bir çingene Ali.. padişahın kızına kavuştum.Padişaha yaklaşarak Ali Heyti Hazretleri: -Padişahım bir de kerimenizin izdivacını teklif etseniz dedi. . Ya Rabbî!! Ya Sen'in için. Hatib ve imam Kuşeyrî'nin tahric ettikleri İbni Abbas'tan gelen bir rivayette Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: " Kim âşık olsa. dünyaya bel bağlamayan.. içlice düşündü. Rivayet edilir ki son nefesiyle kutuplar arasında yerini aldı Çingene Ali namlı... Ali düşündü..... Hem de kime?. iffetini korusa ve ( aşkını ) gizlese ve bundan dolayı ölse. nikahını teklif ediyor ha.Ben ki bir kız için. Ey şanı Yüce. Padişah düşündü: " bu erenden daha layık kim olabilirdi ki zaten kızı için...

İlk bakışta çok makul gözüken bu itiraz ve tenkit gerçekte ne kadar haklı?. ihsandan zararı vardır. Bir mürşidle tevbeye davet eden kimsenin davet ettiği mürşid kâmil ve kendisi de samimi ise. bağışlanmayı istirham etmektir.  Tevbe. bir kısmı sorumlu olurlar. Yüce Allah‟ın seveceği bir hale gelmektir. hem de bedenin işidir. İtiraz ve tenkid edenin ise ona bir zararı olmaz. tevbenin farz olduğunu bilir. Allah dostlarını sever. sözü ve her yönüyle Allah‟a dönmektir. istikamet bul.  Tevbe.  Tevbe ise değişmektir. Ancak güzel niyeti ve edebinin kendisini bir gün o cevherle buluşturması umulur.  Tevbe. Allahu Tealâ‟dan affını istemek. hadisi inkara gider. İstiğfar tek başına yapılabilir. dinde olan bir şeye yok demekle veya hayrı şer.. alimlerin sözlerini küçümser. Bunun için Yüce Rabbimiz: derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 22 of 25 . Davetine uyan ve tevbe edip istikamet bulan kimsenin işlediği hayırlardan bir hisse de kendisi alır.  Tevbe.Mürşidle tövbeye mecbur muyuz? "Bir mümin. bozuk hali ve kötü arkadaşı terketmektir. hepimiz Yüce Allah‟a istiğfar ve tevbe etmekle mükellefiz. sevilmesi gerektiğini söyler ve onlarla beraber olmayı ister. Önüne konan ayeti kendince yorumlar. İstiğfar ve tevbe aynı şey değil Önce şunu belirtelim ki. şeytan ve kötü şartlarla mücadele etmektir. Bazıları ise:  “Ben tek başıma tevbe edemez miyim?  Tevbe için başkasına ne hacet?  Tevbe için tekkeye-Mekke‟ye gitmenin ne gereği var?  Ayrıca mürşidle tevbe dinde var mı?  Allah ile kul arasına kimse giremez.. Bu dil ile yapılır. nefis. diğer mümin kardeşine: “Gel. Mazur olan kimse. hem kalbin. Böyle bir daveti kabul etmeyenlerin bir kısmı mazur.  Tevbe.” diye itiraz ve tenkitte bulunmaktalar. Yani kâmil mürşidle elde edeceği büyük menfaatları farkedemediği için birçok hayırdan mahrum kalır.” diye tavsiyede bulunduğunda bazıları bu daveti hoş görmekte. Fakat bu zamanda gerçek mürşid kalmadı diye daveti ihtiyatla karşılar. Bundan dolayı mesuldür. ya da bilen birisidir. bu davetiyle sevap kazanır. Bu kimsenin imandan değil. kötülüklere iyilik diye sarılmış nefsi ıslah etmektir. şerri hayır görmekle mesul olur. İstiğfar. tevbe etmeye karşı çıkmaz. Cahil kimse. Bu ise hem dilin. fakat tek başına tevbe yapmak ve o tevbeyi korumak dünyanın en zor işidir. ölü kalbi diriltmektir. sonuç Allah‟a bırakılır. Bilenin ise benlik ve kibri kalbini öldürür. hep ben bilirim der ve hayra yönelen kimsenin yolunu keser. Sorumlu olan kimse ise ya cahil.  Tevbe. İkisi de farzdır. başkasına hak vermez. bir Allah dostunun elinde tevbe et. Bu kimse yalnızca kendi bildiğini hak görür. özü.

” (Tirmizî.” (Tirmizî. günahlardan temizlenmektir.Tabaranî) “Şüphesiz müminlerin birbirlerine yaptıkları dualar onları destekler. hadis-i şeriflerde Allah yolunda birlik ve dirliğin insanı nasıl dirilttiği. ancak cemaatle kolay Mürşid deyince cemaat akla gelir.” bulunmuştur. iki el gibi devamlı birbirlerini temizlerler. Eğer bir kimsenin şahsına karşı bir kusur işlemişsek kendisinden özür dileriz. (Tevbe/119) Tevbe.    (Nûr/31) uyarısında Ayrıca Allahu Tealâ takvaya ulaşmak ve güzel edebi korumak için yardımlaşmamızı (Maide/2).) Allahu Tealâ‟dan başka kimseye el açılıp „günahımı affet‟ denmez. dağınıklık ve yalnızlıktan kurtul!‟ demektir. günahkâr bir insanın tevbesine yardımcı olmak vardır. Kim iman selâmeti ile ölüp cennetin tam ortasında olmak istiyorsa. Allah yolunda kardeşlerinle kuvvetlen.v) bu vazifemizi şu temsille belirtiyor: “Müminler. kötülükler üzüyorsa. (Âl-i İmran/102-103) Takvaya ulaşmak ve istikameti korumak için sadık kulları ile beraber olmamızın gerektiğini belirtiyor. Peygamberler dahil. Kimi iyilikler sevindiriyor. o gerçek bir mümindir. Darimî) Affeden Allah’tır (c. bizi affetmesini istirham ederiz. Müminlerin en temel işi. onların dua ve sevgisi ile kendini koruma altına al. Ancak. Kim cemaatten ayrılırsa ateşe gider. birlik ve dirlik içinde olmamızı istiyor.c. Ahmed. tek kalanla beraberdir (onu kolayca etkileyip.” (Ahmed. istediği yola çeker. temizleme görevi ve yetkisi yoktur. kalbine vesvese verir). yalnız kalanın ise nasıl felakete gittiği şöyle anlatılmıştır: “Sizin cemaat halinde olmanız gerekir. Bu yardım. kimsenin böyle bir yetkisi ve görevi yoktur. „Gel mürşid elinde tevbe et!‟ demek. kurtuluşa eresiniz. Onun içine yerleşip. onun için Allah‟a istiğfar ve gözyaşı dökmek şeklinde olur. gıyabında hayır dua etmek. İki kişiden ise çok uzak durur.” (Zebidî. Bu şahısla ilgili bir hak olduğu için böyle yapılır. Bu ortak bir vazifedir. kendi yolunda toplu halde. Tabaranî) “Hiç şüphesiz şeytan. nefsin hücumuna karşı müminleri siper et. İthafu‟s-Sâde) Ayrıca.a. Allah‟ın eli (rahmet ve desteği) cemaatle birliktedir. derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 23 of 25 . „gel şeytana karşı cemaat kalesine gir. Efendimiz ( s. Ayrılıp tek başına kalmaktan sakının. Mürşid-i kâmilin imam olduğu cemaatin niyeti ve hedefi dinin ihyası ve Allah‟ın rızasıdır. günaha düşeni uyarmak. ümmetimi dalâlet (sapık fikir ve fitne) üzerinde bir araya getirmez. Şüphesiz şeytan. cemaatten ayrılan kimseyle beraberdir. cemaate yapışsın. Bunun ötesinde hiç kimsenin Allah‟a karşı yapılan kusurları affetme.“Ey iman edenler! Hep birden Allah‟a tevbe ediniz ki. Hakim) “Şüphesiz Allahu Tealâ.” (Beyhakî.

A. Rasul de onlar için istiğfar etseydi. tevbelerinin kabulü için ayrıca yüce huzurda yalvarmaktadırlar.) bu ayetin tefsirinde der ki: “Hz. Cenab-ı Hak. Rasulullah‟ın vârisi kâmil bir mürşidin nezaretinde Allah‟a yapılan tevbeyi hıristiyanların papaz önünde günah çıkarma hezeyanına benzetenler. kibrini kırmış.” (Tefsir-i Kebir) Bugün yeryüzünde Allahu Tealâ‟nın şahidi ve halifesi sıfatını taşıyan.” (Mümtehine/12) “Rasulüm! Hem kendi kusurun. Rasulullah‟ın (s. tevbe yapanın istiğfarındaki gaflet ve kusurlarının Hz. Peygamber ile birlikte yapılan tevbenin bir faydası da. onlarla birlikte yapılan tevbeler Allah katında daha sevimli ve daha temiz bir amel olarak kabul görmektedir. Böyle bir tevbeyi hafife almak münafıkların sıfatıdır ve o kimsenin şu ayette anlatılan kimselerden olmasından korkulur: “Onlara: „Gelin. ümmetle yaptıkları tevbe ve istiğfarda Efendimiz‟in ayette anlatılan sıfatını temsil etmektedir. Bir Allah dostunu şahit tutarak yapılan tevbede.v) vârisi ve ümmetinin terbiyecisi olan kâmil mürşidler de. onun da şahitlik yaptığı. Çünkü kendileri için istiğfar eden Peygamber‟i Allahu Tealâ seçmiş. kulların Allah Tealâ‟ya yönelişlerine şahid olmakta. ayrıca dua ve istiğfarla desteklediği tevbedir. Kâmil mürşidler naz makamında niyaz ettikleri için. Bundan dolayı.” Takvaya ulaşmak ve marifetullahı tahsil etmek için kendisine bey‟at ve intisab edenlere mürşid-i kâmilin istiğfar etmesi. Allah‟ın Peygamberi sizin için mağfiret dilesin.a. nefsini zelil etmiş. Tasavvuf büyükleri. İnşaallah bir daha ben yapmayacağım.v) Efendimize şöyle emir vermiştir: “Ey Peygamber! İnanmış kadınlar bey‟at için sana geldiklerinde bey‟atlarını kabul et ve onlar için Allah‟tan mağfiret dile. Kâmil mürşidler.a.” (Münafikun/5) Hz.” (Nisa/64) Demek ki ümmet için en hayırlı tevbe. çok esirgeyendir. Allah‟ın Habibi Hz.‟ denildiği zaman başlarını çevirip kaçarlar ve sen onların kibir içinde uzaklaştıklarını görürsün. Peygamber‟in istiğfarı ile giderilmesi ve ilâhî huzura sahih ve sağlam bir tevbe olarak ulaşmasıdır. Sünnet‟te uygulanan bey‟atların hikmetini ve tasavvufun edeb ini bilmiyorlar demektir.Cenab-ı Hak. onun şefaat ve vesilesiyle huzuruna gelen bir şeyi geri çevirmemektedir. Peygamber‟in ( s. onu vahyi ile şereflendirmiş. Şüphesiz Allah. Kur‟an‟ın hedefini. Bu durumda insan. hiçliğini görmüş. kendisi ile kulları arasında bir elçi yapmıştır. elinden tutan kimse ile şu şekilde tevbe etmektedir: “Ya Rabbi! Bütün yapmış olduğum günahlardan ben pişmanım. tevhid dinini.v) huzurunda yapılan. tevazu ve yakaran kalp vardır. çok bağışlayan. ihtiyacını bilmiş ve ilacına koşmuş olmaktadır. Allah‟ı ziyadesiyle affedici ve esirgeyici bulurlardı. Büyük müfessir Fahruddin Razi (Rh. günahla nefsine zulmeden kullarına en güzel tevbe şeklini şöyle tarif etmiştir: “Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah‟tan bağışlanmayı dileseler. acizliğini anlamış. hem de erkek ve kadın müminlerin günahları için istiğfar et!” (Muhammed/19) derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 24 of 25 . Keşke yapmasaydım. Kur‟an-ı Hakim‟in emri ve edebi gereğidir.a. Rasulullah (s.

Hiç bir mümin. intisab ve tevbe için elini tuttuğu bir kâmil mürşide: „Ben şu şu günahları işledim. Başkası için yanmak ve ağlamak peygamber ahlâkıdır. sevmek ve zikretmek isteyenlere her şeylerini verirler. günahımı affetsin. diyemez. Beni taatında muvaffak etsin. Ancak: „Ben Rabbime dönmek. gönlüme sürur versin. kalbi ihya olmuş ariflerin mesleğidir.‟ der. beni cehennemden kurtar. seni bu yolda kendime delil ve imam seçiyorum. Onlar kendileri için yaşamazlar. Bu. başkası için nasıl ağlasın ve niçin ağlanacağını ne bilsin? Bizim için ağlayacak bir göz bulmaya mecbur değil miyiz? derleyen: Tahsin Ocak Veliler nasıl terbiye eder Page 25 of 25 . O‟nu tanımak. cennete koy!‟ demez. beni affet. Onlar yüce Allah‟ın yoluna canlarını kurban etmişlerdir. Allah dostlarının en güzel ahlâkı budur. Sen de bu amelime Yüce Rabbim huzurunda şahit ol ve affım için O‟na yalvar da kalbime nur. Kendi perişan haline bir damla göz yaşı dökemeyen günümüz insanı. rızasına yönelmek istiyorum. günahlarımı temizle.