KUR'AN ve İSLAM

I. II. A. B. 1. ÖNSÖZ ........................................................................................................................................... 12 KUR’AN’I ANLAMAK VE YAŞAMAK ................................................................................................ 12 KİTABI, HAKKINI VEREREK / GEREĞİNCE OKUMANIN ANLAMI. ................................................ 12 KUR’AN NASIL BİR KİTAP’TIR VE NİÇİN GELMİŞTİR? .................................................................. 13 Allah’ın ipi, sapasağlam bir kulp. ........................................................................................... 13 a) Kur’an’ın deyişiyle, Kur’an, tutunduklarında insanları zulumattan (karanlıklardan) aydınlığa çıkarır, dosdoğru yola kılavuzlar: ............................................................................... 13 b) Kur’an’ın deyişiyle, Kur’an, tutunanların vahdetini (birliğini) sağlayacak ve doğruya götürecek olan bir iptir: ............................................................................................................. 13 c) 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. C. 1. 2. 3. D. 1. 2. 3. Kur’an’ın deyişiyle, Kur’an, kopup parçalanması olmayan sapa sağlam bir kulptur: ........ 13 Allah’ın insanlara mesajının, inananlara öğüt ve kılavuzluğun olduğu mektup. .................. 13 Kur’an’ın deyişiyle, Kur’an, insanlar için bir açıklama, inananlara ise öğüt ve kılavuzdur: ... 14 Kur’an’ın deyişiyle, Kur’an, büyük bir haberdir: .................................................................... 14 Kur’an’da, öğüt almak için her örnekten anlatılmıştır:.......................................................... 14 Kur’an, öğüt alınabilsin diye üstelik kolaylaştırılmıştır: ......................................................... 15 Kur’an’ın, yine öğüt alınabilmesi için ayetleri geniş geniş açıklanmıştır: .............................. 15 Kur’an’dan, aklını ve gönlünü çalıştıran, aklı selim ve tefekkür sahipleri anlayıp, öğüt alırlar: 15 ÖĞÜT VERMEDE KURAN’IN YÖNTEMİ (SÜNNETULLAH). .......................................................... 15 Kıssalarla öğüt vermek .......................................................................................................... 15 Dünyevi ceza ile öğüt vermek ................................................................................................ 15 Öğütlere uymayanların Ahiret’teki hallerini anlatarak , yapılan sakındırma ile verilen öğüt16 ALLAH’A TESLİMİYET VE ÖĞÜDÜNE UYMAK, KURAN’I YAŞAMAK NASIL OLUR? ...................... 16 Kuran Müslümanı Olmak, Kuran ahlakı ile ahlaklanmak. ...................................................... 16 Taklidi değil, Tahkiki İman sahibi olmak ................................................................................ 17 İnanç, düşünce ve eylemlerde aklını ve gönlünü çalıştırmak ................................................ 17

E. KURANI ANLAYIP, UYGULAMAYI, KURANI YAŞAMAYI VE / VEYA KURAN’A UYMAMAYI (İMAN VE KÜFRÜ) DOĞURAN ETKENLERDEKİ SÜNNETULLAH. ..................................................................... 18 1. Allah'ın lütfu müstesna insanın öz kazancından başkası yoktur. İnsanın özgür seçme ve tercihi ile kesbettiği / yaptığı iş / eylem / ameline göre kazanımlarının karşılığını, Allah yaratır ve hem dünyada hem de ahirette tam olarak verir. .......................................................................... 18

2. Allah hiçbir benliğe yaradılış kapasitesinin /gücünün üstünde ve verdiği şey dışında bir yük / sorumluluk yüklemez.(Gücün yetmediğinde sorumluluk yoktur): ................................................ 18 3. Yaptıkları süslü gösterilenler, kalpleri mühürlenenler, sağır/dilsiz ve körler: ....................... 18 a) Yaptıkları süslü, güzel / doğru gösterilenler: (Arzularına uyup küfre sapanlara, yaptıkları süslü, güzel / doğru gösterilir): .................................................................................................. 18 b) Kalpleri mühürlenenler: (Arzularına uyup küfre sapanların kalplerini, seçimleri / kazandıkları sebebiyle Allah mühürler): .................................................................................... 18 c) Dilsiz, sağır ve körler: (Arzularına uyup küfre sapanların kalplerini, seçimleri / kazandıkları sebebiyle Allah mühürlendiğinde, onlar inanç tutum ve davranışlarını değiştirmedikçe sağır / dilsizdirler, işitmezler, kördürler, görmezler, kalpleri kılıflı / kabukludur, anlamazlar): ........... 18 4. Dinde zorlama yoktur, Allah dileseydi insanları tek bir ümmet yapardı: .............................. 19 a) Dinde zorlama yoktur: İyi ve kötü, Sorumluluğu sebebiyle sonuçlarına katlanmak üzere, inançlarını seçmede ve eylemlerini uygulamada hak ile batıl, iyi ile kötü gösterildikten sonra insanlar, hür bırakılmıştır. ......................................................................................................... 19 b) Allah dileseydi insanları bir tek ümmet yapardı ve insanlar toptan iman ederler ve hepsi doğru yola girerlerdi. Ama insanların inanç ve eylemleri değişiktir çünkü, Allah insanlara inancında iman veya küfrü seçme hakkı, amelinde davranış özgürlüğü ve sorumluluğunu vermiştir: ................................................................................................................................... 19 c) İnanan ile inanmayan, Kuran’ı anlayıp uygulayan ile Kuran’a uymayan benzeşmez, bir değildir: ...................................................................................................................................... 19 5. Herkes kendi varlık yapısına / yaradılışına / karakterine uygun iş görür:.............................. 19

6. Herkesin yapıp ettiklerinden dereceleri vardır (Herkesin her yaptığı kendi öz kazancıdır, buna göre dereceleri ve bu derecelere göre de cehennem veya cennette yerleri vardır) : ........ 19 7. 8. Ameller niyete göre değerlidir: ............................................................................................. 19 İmanı olmayanın ameli ahirette boşa gitmiştir: .................................................................... 19

9. Herkesin kazandığı günahı kendinedir. (Başkasına verilemez, devredilmez ve başkasından alınamaz. Hiçbir günahkâr bir başkasının yükünü / günahını taşıyamaz): .................................... 20 10. İyi veya kötü, her yapılandan yapana bir pay vardır. (Başkasını günaha sokana da, iyi işe sebep / aracı olana da bundan bir pay vardır): ............................................................................. 20 F. 1. SONUÇ ....................................................................................................................................... 20 Herkes kendi kazandığıyla karşılık görecek, kendi günahını kendisi çekecektir: ................... 20

2. Kendi günahını başkalarının üzerine atamayacaktır. Çünkü kimse kimsenin günahını çekmeyecek/yüklenmeyecektir:.................................................................................................... 20 3. Aklı ve gönlü işleterek anlamak ve uygulamak esastır. ......................................................... 20

4. Kuran’a uymak ve uygulamak , Kuran’ı yaşamak demek, İnanıp, Hayra ve barışa yönelik işler (salih amel / yararlı ve iyi işler) yapmak demektir. ................................................................ 21 5. 6. Kolaylık .................................................................................................................................. 21 Arşivlik Başvuru Kaynağı ........................................................................................................ 21

III. A. B.

KUR’AN VE OKUMAK ............................................................................................................... 21 KUR’AN , LÜGAT ANLAMIYLA NE DEMEKTİR? KUR’AN İLE OKUMANIN İLİŞKİSİ NEDİR? ........... 21 OKUMAK AMA NASIL? ............................................................................................................... 22 1. Kur’an’ ı, Arapça aslıdan ve / veya Ana dile yapılmış çevirisinden (meal) okumanın / okunuşun, temel gayesi, okuduğunu / okunanı (Kur’an’ı) anlamaktır. ........................................ 24 2. Ana dili Arapça olmayan ve fakat Arapça okumayı / okunuşu, manasını anlamadan bilenler, orijinal Arapça metinle, ana dile yapılmış çeviriyi (meal) birlikte okuyarak / dinleyerek, iki yönden de nasiplerini alabilir. ....................................................................................................... 24 3. Bunu yapamayanlar, öncelikle, Kur’an’ın ana dillerinde yapılmış çevirisini (meal) okumalıdırlar. Çünkü esas olan manayı anlamaktır. ..................................................................... 24 4. Kur’an ve Mealleri Tertil üzere okunmalıdır. Tertil, tecvidi içerir ama tecvid değildir. Kur’an, Kur’an’ın gerçek amacını, hem duyup / hissedip hem de dinleyenlere duyurarak / hissettirerek okunmalıdır. .................................................................................................................................. 24 5. Kur’an topluluk halinde okunuyorsa, en güzel yollardan biri de, Arapça metni okuyup, ardından okunan metnin mealinden, anlamı üzerinde ana dilde sohbet açmaktır. ................... 24

C. 1. 2. 3. 4. 5.

KUR’AN OKUMANIN ŞARTLARI VE GELENEKLER ....................................................................... 24 Kur’an okumaya başlarken şeytandan Allah’a sığınmak, bir başka deyimle “eüzü” çekmek 24 Kur’an okuyuşta musiki uygulanır mı?................................................................................... 24 Kur’an Okumak için abdestli olmak şart mıdır? ..................................................................... 25 Abdestsiz olarak Kur’an tutulur mu? .................................................................................... 25 Kur’an okurken veya dinlerken başı örtmek diye bir ön şart var mıdır? ............................... 25

6. Kur’an okunurken bulunulan yerdeki resimlerin, aynaların üstlerinin bezlerle kapatılması gereli midir?................................................................................................................................... 26 7. Kur’an’ın okunuşu ve okunan Kur’an’ın dinlenmesi ile ilgili dinsel emir olan bir şart var mıdır? ............................................................................................................................................ 26 D. 1. 2. E. IV. A. 1. a) TEFSİR VE KONULU TEFSİR ........................................................................................................ 26 Kur’an –ı Kerim’in tefsiri ........................................................................................................ 26 Konularına Göre Kuran Mesajı .............................................................................................. 27 SONUÇ ....................................................................................................................................... 27 KUR’AN VE SORUMLULUK ......................................................................................................... 28 KUR’AN ANLAYIŞI VE İNDİRİLİŞ GAYESİ ..................................................................................... 28 Kur’an Anlayışı ....................................................................................................................... 28 İçimizdeki bir çok Müslüman tarafından, Kur’an : ............................................................. 28 (1) (2) (3) Yarışmalarda, mübarek gecelerde ve mezarlarda okunan, ....................................... 28 Duvarlara asılan, ........................................................................................................ 28 Öpülen, ...................................................................................................................... 28

......... 29 TEFEKKÜR (düşünme...... Gelin...................................................... ................ 29 (1) İMAN SAHİBİ OLUNMASI.................. ... (2/ 62) 32 .............................................................. bir cümle ile: Tevhid ve Ahirete imanla...................... 32 c) Aynı zamanda belki de daha ağırlıklı olarak.......... 31 1............................................... bilincine varmak) yollarıyla............... İNANIP.......... sadece Din adamlarının anlayabileceği bir “Kitap” olarak algılanıp...................... hatta diğer canlılara ve doğaya yararlı olmaktır................ hatıra getirme).... D................................................... zekat gibi düzenli ibadetler anlaşılmasına rağmen ibadet yalnız bunlardan ibaret değildir. (Dünya’da deneme: Sınav) ............. ......... a) b) c) Kur’an’ın İndiriliş Gayesi: ................ C................................... ....... güzel ................. 29 d) AKLETMEK (Aklını ve gönlünü işleterek görev ve sorumluluklarını idrak etmek............................................. ........................................ 29 KUR’AN KUTSAL KİTAP MIDIR? ............... mütedeyyin Müslüman ve Alim Din Adamları ile............ 29 (3) B.............................. KENDİSİYLE BUNA ÇAĞIRMAK... ..................(4) (5) (6) Abdestsiz dokunulmayan............. karpuz satar gibi “din” satarak geçinen.................. 32 a) İbadet deyince çoğunlukla namaz.... 32 d) Kuran’ın özü ve özetle istediği........ O Halde Hesaba Çekileceğimiz Temel Sorumluluğumuz da: İBADETLERİMİZDİR.... hatırlama................ 30 KUR’AN’IN ÖĞÜTLEDİĞİ VE HESABA ÇEKİLECEĞİMİZ TEMEL SORUMLULUĞUMUZ NEDİR? .............. 28 b) Üstelik................................ oruç................. mümkün oldukça çok sayıda insana......................................... 28 (7) Ve manasını....... TÜM İNSANLARI DA ...................... ALLAH’A İBADET ETMEK YANİ ALLAH İÇİN İŞ YAPIP DEĞER ÜRETMEKTİR ................ ALLAH’A KULLUK VE İBADET’İN TA KENDİSİDİR)........ İnsanların Yaratılış Amacı......................................... .................. Allah ile aldatan “din simsarı “ sahtekarlar............... Allah’ın rızasını kazanacak şekilde yapmak......... 32 b) İbadet..................... Allah’ın istediği gibi yaşamak........ ............ düşünüş)........ sadece veya ağırlıklı olarak......................... 28 Teberrük edilen (uğur sayılan)... ALLAH’ IN RIZASINI KAZANMAK İÇİN YAPTIĞIMIZ İŞLERDİR....................................... ................ 28 2.................................... yararlı işler yapmak / Hakk için Halka hizmet etmek/ Allah için iş ve değer üretmek) (Kİ BU........ .............. dini kendine Dünya’lık kazanmak için iş edinmiş...... ..... hac.......... 29 KUR’AN’DAN SORGUYA ÇEKİLECEĞİZ .................................. . bu kişilerce ayırt edilememekte ve veya edilmemektedir..................................... Barışa yönelik işler / salih ameller / iyi ................. 31 2................... Salih Ameldir.......... Kur’an’nın Işığında İBADET kavramının üzerinde birlikte tefekkür edelim: .......................................................... 31 3............ insanın kendine ve topluma karşı olan sorumluluklarında da işleri.................. 29 (2) İMAN SORUMLULUĞUN YÜKLENİLMESİ ve İMANIN GEREĞİNCE YAŞANMASI (İnanıp / İman ile............................ 28 Göbekten aşağı tutulmayan........................... İnsanın Allah’a karşı olan sorumluluklarında....................... Hıristiyanlıktaki ruhban sınıfı anlayışında olduğu gibi... 29 TEDEBBÜR (Kur’an’daki öğütlerin............................ emir ve yasakların hikmetini anlama)... 29 TEZEKKÜR (bir sorunu konuşma...... ...... anlaşılmaktadır.......................... Allah’ın rızasını kazanacak işler yapmak da değildir.......

.......................................................... 33 a) Namaz İbadeti: Hayatta hiç kimsenin önünde eğilmemek (ruku)...................................... a) KONULARINA GÖRE KURAN MESAJI ....... ........................................................ 36 KUR'AN VE GERÇEK...... 39 b) “Ayet” ...... beline.................................... ...................................................................................... 39 Ayet nedir? .................... iktidar ve şöhret tutkusundan uzak durmak............. 34 7......................................................................... 38 Gerçeği Görebilmenin Yolu Nedir? ........................................................................ 33 6....... 2........................ İbadetin ve Allah’a kulluğun ........ V....................................... Yapılan bir iş.... 3. 37 Kainatın yaratılış sebebi nedir? ......... “eline........................... İşte bu Allah’a kulluk ve ibadettir ve ibadet sadece kulların yararınadır: ............................... Yapılan iş (amel).................................................................................. . KULAKTAN DOLMALARLA TAHKİKİ İMAN (BİLİNÇLİ...... cinsellik........... ŞUURLU İMAN) SAHİBİ MÜSLÜMAN OLUNMAZ ............... 1................................... ................... 40 3.......................................... 37 GERÇEĞİN BELİRİŞİ ................................ 4........................ mütevazi olmak (secde) ve eşitliktir (saf)............ İnsan ve Kainat kitaplarının da parçalarıdır Kuran’a göre............................................................................... 1.......... 38 KİTAPTAKİ GERÇEK .......................................... 32 5................ Allah’ın rızasının olduğu bir iş ise ve bu iş Allah’ın hoşnutluğunu kazanacak şekilde yapılmışsa.................................................... 39 “KAİNAT KİTABI”....................................... Allah’ın rızasını kazanmak için yapılan her iş........................ ........... ............................................................... A............................... 39 “İNSAN KİTABI” ve ......................... aşırı servet................... o işi................ 5................................... her ne olursa olsun.......................... güzel iş) haline getiren temel unsur ise “Takva”dır............................................. Kur’an’ı yaşamak......................................................... ........................ 35 F.... Yaşam Tarzı Olarak İbadet etmektir / Yaşam süresince Allah İçin iş yapıp değer üretmektir: . Kur’an ile İnsan ve Kainat Kitaplarının ilişkisi nedir? ....................... gayret ve yürüyüş halinde olmaktır.... 38 Gerçek Nerededir? .... 34 c) Hac İbadeti: Yaşamda tabaka ve kastlardan arınmış (ihram/tavaf) sınıfsız topluma yöneliş ve insanlıkta / yeryüzünde / toplumlarda bunu sağlamak için durmadan çaba..................... B.................................................... 39 “VAHİY KİTABI” (KUR’AN) ............................... aynı zamanda varlıklar ve olaylar da dahil olmak üzere.................................................................................................. 34 E.................................................................................. ibadet (Salih amel / iyi.............. İbadet ve Allah’a kulluktur........ 39 Kitap nedir? .............................................. 40 Kur’an’daki Gerçek nedir? ................................... sadece Kur’an’ nın belirli parçaları olmayıp................................................................................. İnsana yararı ve Hikmeti: ...................................................... a) b) c) 2............................................................................................. 37 Gerçek ve Doğru Nedir ? ...... 34 b) Oruç İbadeti: Yaşamda................................................. 39 Ayetin tanımı .................................................. 40 ................................ 37 Önceki yazılardan özetlenmiş bir hatırlama ile konumuza girelim: ................................ diline sahip ol” maktır............................................... 4..................................................................................................4................................................................ 34 8..................

..................................... 41 Sonuç olarak Kitap’ taki Gerçek nedir?.......... 48 Ayetlerin................................. 46 Hem lafız hem manada olur....... 2................. 45 MUHKEM VE MÜTEŞABİH NE DEMEKTİR? .......... vecîz ve mucize olma bakımından Kur'an'ın tamamı müteşâbihtir: ....... E. ............................................................................................... a) Anlamına vakıf olup olmama bakımında Müteşâbih .................................................... 43 KİTAPTA OLMAYAN “ZAN”DIR: ...................... 48 c) Bu görüş....................." ( 3/7) ayeti ile uyuşmaktadır...................... lafzı ve anlamında bir zayıflığın olmayışı itibariyle Kur'an'ın tamamı muhkemdir: ..................................... 48 b) Sadece iman edilen....................................................... 45 Muhkem .............................. şüphe ve kusurunun olmayışı............................................................................... 46 Kıyametin ne zaman kopacağı gibi ancak Allah'ın bilebileceği müteşâbihler.. 45 Müteşâbih genel olarak üç kısımdır: .................................................... beliğ............................................. güzel............................................ 47 1.............................................................................................. ilimde derinleşenlerin bilebileceği müteşâbihler.............. 44 Doğru Yol ........................ 47 4......... cin......... .......................... Ayetleri................................................. 44 KUR’AN VE ANLAM (*) ............... Bilime engel midir? ........................................5........................................................ ..... D........................................... gibi) olmayanları ise müteşabihtir........................................................................ 1....... 3...................................................................................... 46 (1) (2) (3) Lafızda olur...................... 48 ........................................ Gayb konuları vs. 44 “İkra' bismi rabbikellezi halak........... 43 KUR’AN IŞIĞINDA GERÇEĞE GİDEN YOL ............................................................................ ......... a) Hangi âyetler muhkem......................................... ........................ doğru................... ahiret alemi............................................................................. 7......................................................... 47 b) Garip kelimeler gibi anlamı ancak bir araştırma ve inceleme sonucunda bilinebilen müteşâbihler.......... 46 Manada olur.............................................. 47 KUR’AN’IN TAMAMINDA MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ..... nazmının güzelliği.................... 46 3................................. iman edilip amel edilenleri muhkemdir ........................................“ ......................................................... 2..................................................................................................................... müteşâbihe iman ederiz derler........................... 40 Kur’an............................................... Sağlamlığı........... 1........................ 45 Algılayış bakımından Müteşâbih. şek............ 42 ÜÇ TEMEL KİTAP’TAN GERÇEĞİN OKUNMASI ......................................... A......................................................................................................................................... 44 Doğru yolda bir Patika: Konularına Göre Kuran Mesajı ........................................................................................................ C.............. Anlamının açıklığı ve kapalılığı bakımından ayetlerin bir kısmı muhkem bir kısmı da müteşâbihtir: .......................................... a) b) “Kur’an Yeter” sözündeki gerçek nedir? ............................................. 47 c) B....... 47 3. 47 2...... 6............................... "ilimde derinleşenler...................... VI... ..................... 45 Müteşâbih ....................................... adil................................... hangi âyetler müteşâbihtir?.. şeytan......... ancak amel edilme imkânı (melek..................................... ........................................................................

....... ÇAĞRI..... mesajlarını seçtiği peygamberlerine / elçilerine............................... .... İTHAF. ara bozuculuk)..................... 2.................... 1............................... 50 6........................................ şeytan............................. 56 a) Bu sebepledir ki: Allah...................... İnsan kitabı ayetlerindeki bu “gerçek”.... 55 İNANCI BELİRLEYİP OLUŞTURAN NEDİR? ........... 57 b) Şüphesiz.................... uygulamada / pratikte bir mahzur teşkil etmeyecektir........... Aslında Kur’an’ın zahirini gereğince “oku”mak .... Değişen o insanların onları anlayış ve kavrayış şeklidir....... A........................................................................................................ “Okuyan aklı miktarınca anlar” anlar diye ifade ettiği............... C................................................................d) Peygamberimiz (a.......................................................................................................................................... Dildeki lisan ile gönüllerdeki inanç ve duygu ile ilgili aşamalar ve gerçek odur ki: . 51 Çağrı ............................... Sünnetullah’ ın gerçekleri değişmez............................. Ayetlerin..... İman / inanç insanların kişisel seçim................................. 50 D....... EYLEM (UYGULAMA) İLİŞKİSİ ........................... 49 4........................... Kendisiyle amel edilmeyeceği / iş üretilmeyeceğinden......... anlaşmazlık............................... 3.. 42)....................... Fitne (Karışıklık...... DUA ....... 57 c) 2......... Sadece müteşâbihe tabi olana uymaktan ve sadece müteşâbihe tabi olanlardan sakınılmalıdır.................. B.......) de sadece müteşâbihe tabi olanlara uymaktan sakınılmasını emretmiştir (Buharî........................ Farklı ve değişken............................. 48 C.................... ............................... insanların doğrularıdır..... değişir ve değiştirilebilir olan..................... 56 Müşterek (ortak) dilin ve anlamanın etkisi ... 51 İthaf (!) ................................ .................................................. MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH AYETLERİ “GEREĞİNCE OKUMA”YI NASIL YAPACAĞIZ DA KUR’AN’I ANLAYIP YAŞAYACAĞIZ? ...................... 52 KUR’AN VE İNANÇ ........... 55 İNANÇ...................... Onların peşinden gidilmesinde bir sorun yoktur.............................................................................. müteşabihtir......................... gibi) olmayan ayetler........................... Sadece müteşâbihe tabi olmak... kargaşa) ve Fesat (Bozukluk:) sebebidir.......................... Sadece iman edilen................................................. VII.........................................s..................................... Kitabın anası (özü / temeli) muhkem ayetlerdir............. tercih ve sorumluluğu................... Sünnetullah (Allah’ın yol ve yasası) ’ın İnsanda işleyiş ( zuhuru / tecellisi) inden başka bir şey değildir.. .................... 59 1.......................... 49 2............................ onların içyüzünü / mahiyetindeki gerçeği tam olarak kavrayamamak ve tevil de etmemek.......... ancak amel edilme imkânı (melek...................... 52 KONULARINA GÖRE KUR’AN MESAJI ................... 58 İMAN /İNANÇ İLE İŞ............. TARTIŞILABİLİRLİK ANLAYIŞI VE SINIRI NEDİR? .................... toplumda Nifak (Geçimsizlik............. Gayb konuları vs.............. Mevlana’nın.......................................... .. 49 5.................. iman edilip amel edilenleri muhkemdir..................................... toplumun anlaması için o toplumun diliyle göndermiştir................................................... 59 ........................... İnsanların hür iradeleri ile yaptıkları seçim ve tercihleridir............................................... 57 Kalbin tasdiki ......... 49 3............................ 1....................................................VI......... onların da Allah katından olduğuna iman edilmesi halinde.......................................... 51 Dua ......... cin..... batınını tevildir..... eylemleriyle beraber Dünya hayatındaki sınavıdır........................................................... ............................ E................................. 48 1....................... ahiret alemi........

.................... Din hizmetleri pazarlık konusu yapılarak ticari bir iş haline getirilemez.. 62 1................... zorlayana bir sevap kazandırmaz..... üstlendikleri “emanet”i kullanırlar......................... Sadece kişiyi değil.............................................. Kur’an’da ayrıntılı kılınarak bildirildiği şekliyle inananlardan veya inanmayanlardan olmayı belirleyen bir İMAN KONUSU olarak................ Dinde Zorlama Yoktur:........ yazıda başlıklar halinde tasniflenen ............ 63 Kur’an’a inanmayanlar için ...... Allah’ın hoşnutluğunu / rızasını kazanmak maksadıyla...... uyarılıyor:....................... GÜNAH....................................... İnsanların inançları ile özgür seçim ve tercihleri üzerinde........................... ...... ....... Evrensel Ahlak değerleri ile de örtüşür............ 60 Sorumluluğun Şeytanın üzerine yüklenemeyeceği vurgulanıyor: ..................... 61 2............ 63 2................................... olamaz.. zorlamasız............. İnançta ve Amelde........... inanç ve eylemlerinde.................. 4.. 64 KUR’AN VE UYGULAMA (*) ................. sonuç olarak:....... 62 b) ÇİRKİNLİKLER / YANLIŞLAR / BATIL AMELLER / KÖTÜ VE YERİLEN TUTUM VE DAVRANIŞLAR ......... AHLAK İLİŞKİSİ ............................. a) b) c) d) D........... ............. 59 4.... Din hizmetleri ücret karşılığı olmaz...................................... 61 1....................... yazıda başlıklar halinde tasniflenen: ........ Kur’an’da ayrıntılı kılınarak bildirildiği şekliyle Günah’tır... Sünnetullah gereği olarak.. Kur’an İnananları için.......................... İnançta...................... yasaklanmıştır........... Bu manada dinde zorlama zaten yoktur............................................ A....... sonuç olarak : ....... 64 1......... 62 a) GÜZELLİKLER / DOĞRULAR / SALİH AMELLER / İYİ VE ÖĞÜLEN TUTUM VE DAVRANIŞLAR. günahtır.............................. ...........2.... Zorlama.......................... 65 E.............................................................. 64 İSLAM’ DA DİN ADAMLIĞI VE DİNE HİZMET ...................................... İnananlar dünyasında evrenseldir... toplumda tecellisi ve etkisiyle toplumsaldır..... 59 Allah.. .......................................... peygamberlerin ve vesvese veren iblis soyu / iblis izleyicileri olan cin ve insan şeytanları da dahil olmak üzere............. Kişisel inançla yapılan amellerin / işlerin............... İnsanın Allah’a karşı ahlaki sorumluluklarıyla ilgili olarak......................... tüm toplumu ilgilendirir................................................ İnsanın kendisine ve çevresine karşı ahlaki sorumluluklarıyla ilgili olarak............................ ....................................... Allah ile kulu arasında özünde kişiseldir... hiçbir varlığın.................................... 60 Ve Sünnetullah olarak insanlar / toplum................................ Dinin isteklerinin hepsi.......... Her şey Sünnetullah kapsamında olur ve kişiler.......... insan ancak içinden geliyorsa gönlü imana yatkınsa iman edebilir... 60 İnsanlara (sorumlu varlıklara) duyuruluyor: ... iyi niyet ve rıza ile yapılmalıdır....... zorlayıcı yaptırım güçleri yoktur...................................... 62 FARZ............ İYİ VE ÖĞÜLEN TUTUM VE DAVRANIŞLAR ile KÖTÜ VE YERİLEN TUTUM VE DAVRANIŞLAR........... Kur’an’da ayrıntılı kılınarak bildirildiği şekliyle farzdır........................... Sadece kişiyi değil............................................ VIII...... tüm toplumu ilgilendirir... 61 3..... 63 3................................................................................................ 59 3........ ............. Evrensel Ahlak değerleri ile de örtüşür............ 60 İNSANLARIN TEBLİĞDE YETKİ VE SORUMLULUKLARI: .... üstelik eziyet etmektir ki............... .............. ......................... ........ sorumlulukları kendilerine ait olmak ve sonuçlarına katlanmak üzere.............................. bir beşer olarak peygamberinin yetki ve gücünü apaçık açıklıyor:....................

........... 4........................................ Kuran’daki İslamı Öğrenmek ve Bilmek..................... İhtikar (vurgunculuk) ve rüşvet gibi........................... Hz.................... MEZHEP VE MEZHEPÇİLİK......................................................................... 70 1............. 70 2....................................... ............ İslam’da yasaklanmış işlerden....................... 68 Hal böyle iken ve Kuran da: ...... kumar.................................................... Dinde Yozlaşmayı Engelleyip Önlemek.......... Sonradan Bir “Bidat” Olarak Çıkan.......................... Hem Her Müslümanın Görevidir ve Hem de Müslüman Olsun veya Olmasın Her Atatürkçünün Görevidir.................................................... 75 2............................ Peygamber Zamanı Uygulamasında Olmayıp.. C.......... 71 1........................ uyuşturucu gibi topluma zarar verici haram kazanç yollarından şiddetle kaçınırlar ............................... fuhuş.................................... 66 c) Pazarlıksız.......... D............. Din hizmeti........................ B................ 69 İnsanların Yaptıkları ........................... Atatürk’ De Görüş ve Amacını Şöyle Ortaya Koymuştur : .................................. Atatürk........ 66 Aşırılık................. .............................................................................. 66 B................................................. 66 Mezhep ve Tarikat ........................ işe talip olan veya devletin görevlendirmediği bir kişi.......................... 65 3.............................................................. 1. Müslümanın Müslümana borcudur.......................................................... Din hizmeti karşılığı alınan ücret şu şartlarda caiz olabilir: ............... 75 ........ 72 TOPLUM HAYATINDA MÜMİNLER (İNANANLAR) .......... Ücret ve dünyevi menfaat karşılığı yapılmaz. devletin görevlendirmediği bir kişi alabilir.............................. 2............................................ İçki.................. Atatürkçü Olsun veya Olmasın Sadece Her Müslümanın Ayrıcalığıdır................................................................. ............................................................................ 3.. 74 Toplumun çıkarlarını kişisel çıkarlarının üstünde tutarlar ......... 70 Atatürk Diyor Ki: ............... (Devletin görevlendirdiği kişi yaptığı masrafı devletten alır) ..... 67 FIRKALARA BÖLÜNMEK ................................. 65 a) O işi ücretsiz yapacak ve veya devletçe maaşlı görevlendirilmiş yapacak kimseler olmaz da o iş aksayacaksa................... KUR’AN VE TOPLUM ................. Kuran’daki İslam’ a İnanıp Uygulamak İse....................... 69 İnsanların Kuran’a Yapışmasını İsteyen Allah’ın Emri: ......................... 2......................... 1.......................................................... beklentisiz bir ikram olursa............................................................ ... C. (rüşvet şüphesi ihtimali sebebiyle zekat memuru ve devlet memuru alamaz) ......................................................... Haddi Aşmak ................................................ 69 ATATÜRK’ÜN YAPTIKLARI: ............... 72 GEÇMİŞİ HATIRLAYARAK GÜNÜMÜZE GELELİM..................................... zaman ayırdığı ve kendi işini aksattığı için bunların karşılığı olarak ücret alabilir...... 70 3... devletin görevlendirmediği bir kişi ücret alabilir..................... 71 2.................. 66 b) Yaptığı masraf karşılığı................................... 73 SOSYAL GÖREV VE SORUMLULUKLARINI MÜDRİK OLAN MÜMİNLER ......................................... Tarikatlara Ait “Tekke Ve Zaviyeleri” Kanunla Kapattırmıştır....2...................... 71 SONUÇ: .............. A........... E.......................... 1............ 71 IX............................... Dinde Yozlaşmanın.......................................................................................... Dinde Zayıflamanın Hızla Yaşandığı Bir Ortamda Müslümanların Din Güvenliğini Koruma Maslahatını Öne Almaları Gerekir.....................................

................................................................................................ cami... kütüphane...................... 85 Köleliğin bir vakıa.............. 81 E... 77 B................................3.. 75 Fakir olan akrabalarını ailenin bir parçası bilir.............................................. 77 CARİYE. Yol............ kimseyi aldatmazlar ......................... 75 9..................... 86 Bu şartlar oluşmuştur veya oluşmaktadır... E............. F....... İmalatlarını sağlam......... yeryüzünde hüküm sahibi olanlar................................... bir hayır ve rahmet kaynağı olarak çalışırlar........................... ABDÜLAZİZ BAYINDIR'IN İSLÂM DİNİNDE KÖLELİK VE CARİYELİK KONUSU HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİNİ ÖĞRENMEK İÇİN ............................ 85 2.............. F.................................................... (Toplumu hazır hale getirerek................................... İslam köleyi azad etmeyi tavsiye etmiştir de toptan köleliğin kaldırılması için niçin açıkça emir vermemiştir : ............. İSLÂM DİNİNDE KÖLELİK VE/ VEYA CARİYELİK YOKTUR..... ikinci merhale olarak savaşta esir edilen bu insanların hürriyetlerine kavuşmaları için çeşitli sebepler oluşturulur............................ doğru tartarlar.... ve öğrenci yurtları gibi sosyal tesis ve eserlerin yapılmasında öncülük ederler...... MELANA’DAN: .................... G.. C............................ ........ düşkünleriyle............................... 81 İSLAM'DA CARİYE VAR MI? ....... hayatın içinde var olduğu bir dönemde Hz... 87 H.... çeşme........................................................................................... ..... .............................. ortaya atılır................. Toplumun acizleriyle.. Resul şu prensipleri getirir 85 b) Kölenin de bir insan olduğu bilincine ulaştırılan topluma................................................... onlara aksatmadan yardım ederler .............. 95 VAHİY NEDİR ? ........................................ ......................................................... A..... GÜNÜMÜZDE İSLAM’IN SOSYAL DURUM VE HALLERİMİZ .... öksüz ve yetimleriyle......................................... tamamlanması için yardımda bulunurlar...................................... hastane......... 75 5............... borçlularıyla.......... bütün tutum..... davranış ve işlerinde........ 75 7............................. işçilerine adil ve tatminkar ücret öderler....... yaşlı ve hastalarının dertleriyle yakından ilgilenirler.. 1........... 77 B.. GÖZLERDEN UZAK TUTULMAYA ÇALIŞILAN ÇAĞDAŞ KÖLELİK DÜZENİ ! . Yüklendikleri emanetlere.......) buna İslam devlet yöneticisi ve alimler karar vereceklerdir..................................................... 77 KUR’AN KÖLELİĞİ KALDIRMIŞTIR VE CARİYE DE ODALIK DEĞİLDİR ...................... 4................... 87 KUR’AN ve VAHİY ......... hayırlarda yarışırlar ............... 95 ..... 85 Peki Müslümanlar değil ama İslam (Kur’an ve hadis) köleliğe nasıl bakmaktadır ? .... a) : SAYIN İHSAN ELİAÇIK’IN CARİYE KONUSUYLA İLGİLİ YAZDIĞI YAZIYI OKUMAK İÇİN ... 79 D................................ DR........................................................................ kimseyi sömürmezler ........... ticaretlerini dosdoğru yaparlar........... ahit ve akitlerine sahip çıkarlar......................................... XI.. Velhasıl onlar içinde bulundukları toplum için....... X...................................................................................... 76 SON BİR SÖZ................................................................ A..... 82 KÖLELİK ........... PROF.................................................................................................................................... 76 KONULARINA GÖRE KUR’AN MESAJI .............................................................................. .................................................. İSLÂM DİNİ İSE KÖLELİĞİ YASAKLADI................. ODALIK DEĞİLDİR !................... ... işsizleriyle.............. okul............................... 78 OSMANLIDA UYGULAMA... 75 D.................... adaletle hükmederler.................... 75 8................ 75 6..

............................................. Son Peygamber Hz.......... a) b) c) 2..................................................................................................................................................................... doğrudan kalbine verdiği ilhama "hadisi kutsi" denir.................................................................. 103 Sahte / Yalancı Peygamberleri nasıl Tanıyabiliriz? ............................................B................................................................................................................................. KUR’AN’DA...... Özetle: ............... 98 b) Bir perde arkasından seslenerek................ 1........................................................................................................... 101 Kişiyi elçi seçerek: .............................................................. 101 Musa Peygamber’in annesine: ...................................... İsa’nın Havarilerine: ................. 103 SONUÇ ............... 102 Hz............... İnsanın gördüğü bir varlıkta "tecelli ederek" o varlıktaki tecellisinin duyurmasıyla: .............................................................................................. VAHİY ALAN HER KİŞİ PEYGAMBER DEĞİLDİR. 98 a) Vahiy (kalbe indirme) yoluyla (ilham aracılığıyla):..... 98 3.......... 98 (1) Daha önceden elçi melek aracılığı ile korumalı olarak kendisine bir vahiy indirdiği peygamberin elçi melek aracılığı olmadan................................................................................. 103 Kendine bir şey vahyedilmediği halde "Bana vahyedildi" diyenler ................... 1......... 99 ELÇİ MELEK CEBRAİL ARACILIĞI OLMADAN VAHİY ..................................................................... 6................................. 103 Göklere... o toplumun diliyle konuşan ve o toplum içinde seçilmiş resulünün / elçisinin – Peygamberlerinin.....................................................................peygamberlik ile): ..................................................... Allah (peygamber olsun veya olmasın) her hangi bir insanla şu yollarla konuşur................................................................................... Meryem’e: .................. C................................................................................ .... (Emir ve yasaklarını duyurur):........ 98 (2) Sıradan insanın kalbine indirdiği ve korumasız olarak sonuçlarını Sünnetullah (Allah’ın yol ve yasası) gereği olarak insanın seçim ve tercihine bıraktığına da "İlham" denir............... 103 SAHTE / YALANCI PEYGAMBERLER .............................................................................. 97 Örneğin: 5 / Maide / 111 ayetindeki “Vahiy” lafzı.... 1................................................. 100 Perde gerisinden............................................... 4......... 100 İlham ederek ......................................... 102 Meleklere: ................. 5............................................................ 98 c) Bir Resul / Elçi melek (Cebrail) gönderir de kendi izniyle dilediğini korumalı olarak..... 8...... E..... Yere.......................................................................... 2.........kalbine indirir / vahyeder (Risalet / elçilik ........ Dağlara: ............................. 105 ...................... D............................................................................... kıyamete kadar nasıl yapılacaktır? ............................................................ 99 4.. 100 Tüm insanlara: ........................... 3.......................................................................... 102 Hz... 103 Yerküreye: ................ 7............ 102 Balarısına: ....................... Muhammed’in vefatından sonra Risalet (elçilik – peygamberlik) görevi........................................................... Havarilerin Peygamberliğine delil değildir: 97 2.....................

İmanın icabı / gereği budur. KUR’AN’I ANLAMAK VE YAŞAMAK A.” Kur’an’a atıf / gönderme yaparak ve Kur’an’a yükleyerek “İslam”ı algılayanlara. uymak ve yaşamakla mükelleftir. anlaması. HAKKINI VEREREK / GEREĞİNCE OKUMANIN ANLAMI. anlamak . Kur’an’ı “gereğince okumayan” tüm kişilerin. gidiş ve eylemlerinin faturasını Kur’an’a çıkaranlara. bu tutum ve eleştirilerine de bir cevap ve reddiyedir. Çünkü: Kur’an’a göre Mümin’in özelliği: Özü sözü bir ve davranışlarıyla uyumlu olmasıdır. Ayette geçen.bilmekle. ÖNSÖZ Bu Kitap. dikkat ve özenle değerlendirenlerin. “çorbaya bir tutam tuz” olması umuduyla… II. Kur’an’ın onaylamadığı “İnanç. Din’e yamanan “afyon” ve “gericilik” nitelemelinin çürütülmesi ve Din’e konulan çekince ve engellemelerin kalkması ve Din’in kendi mecrasına döndürülebilmesi için. Hidayet kapısı anlamakla. kendilerine indirilen Kitabı (Müslüman Müminler. tecvitte (telaffuzda) elinde olmayarak kusur edebilir. seçim ve tercihleri sonucu oluşturduğu “batıl / yanlış / kötü” sonuç. uyup. İnananlardan (Mümin) ise kendi “doğru” sunu “gerçek” ile örtüştürecek şekilde. KİTABI. Kur’an’ın ve “Kur’an yeter” ifadesinin “gerçek” anlamının. Arapça bilmeyenler için bunun yolu. İşte onlar ona inanırlar. Kuran’ı) okuyup. kendilerine “Kitap” verilenlerin / kendilerine “İlahi Kelam” emanet edilenlerin. Hakikati inkara kalkışanlar / Kitap’ı inkar edenler gibi hüsrana düşen ve kaybedenlerden olmak istemeyen inananlar. ‘tecvitli (her bir harfin hakkını vererek telaffuz ile) okumak’ anlamında değildir. Kitabın. bu ihtiyacın karşılanmasında bir nebze katkı sağlaması. (2/121). tutum ve davranışları. tutum ve davranış değişikliğine gitmesi icap eder. Kur’an’daki İslam’ın bir algılanış yorumu olmasının yanında. verilen Kitabı / İlahi Kelamı – sözü – mesajı. Arapça bilse bile herkes. Günümüzün Din (İslam) uygulamalarına bakarak. önyargısız. . Buradaki Kitabı okunuşunun hakkını vererek / gereği gibi okumaktan kastın. anlayıp. uygulamalarıdır. Kendilerine Kitap'ı verdiklerimiz onu. Kur’an’ın öğütlemediği. “gerçek” ile kendi “doğru”su arasında fark gördüğünde. okunuşunun hakkını vererek okurlar. “doğru” anlaşılması.I. İbadet / Salih amel/ İyi ve yararlı iş üretmek kapısı uygulamakla açılır. Tecvitli okumak anlamında olsaydı “Kitabı tecvitsiz okuyanlar ona inanmazlar“ anlamı da çıkardı. Kuran’ı kendi ana dillerinde yapılmış çevirilerinden okuyup. İnsanların anlayış. Kitabı “okunuşunun hakkını vererek okurlar” ifadesi. Kur’an’da olmayan. uyması ve yaşaması demek olduğu açıktır. Kur’an’daki İslam’ı. Günümüz toplumunda uzlaşma ve barışın sağlanması amacıyla. Fert ve toplum olarak. onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir. Onu inkar edenlere gelince. kesinlikle gereklidir ve öncelikli olarak giderilmesi icap eden sosyolojik (toplum bilimsel) bir ihtiyaçtır. Allah’ın izniyle. Kuran’ın öngörmediği.

dosdoğru yola kılavuzlar: Allah. Allah kalplerinizi uzlaştırıp kaynaştırdı da O'nun nimeti sayesinde kardeşler haline geldiniz. kopup parçalanması olmayan sapa sağlam bir kulptur: Dinde baskı . Hamîd. Kur’an. bir tanışma ve anlaşma aracıdır. Ki indirdik sana. çıkarasın diye insanları Rablerinin izniyle karanlıklardan nura. Ateşten bir çukurun kenarında idiniz. gerçeği apaçık gösteren ayetler indiriyor. Azîz olanın yoluna. Kur’an. Allah size karşı gerçekten çok şefkatli. Yaratan’la yaratılan (Allah ile insan) arasında bir köprüdür.tiksindirme yoktur. fırkalara bölünüp parçalanmayın. İnsanlara gönderilmiş olan bu mektup. inananlara öğüt ve kılavuzluğun olduğu mektup. Birbirinizin düşmanı idiniz. kılavuzsuz ve aydınlık getiren bir kitaba sahip olmaksızın mücadele edip durur. çirkinlik ve sapıklıktan açık bir biçimde ayrılmıştır. insanlar için öğütler ve mesajlar içermektedir. (3/103). hakkıyla işiten. .. Kopup parçalanması yoktur o kulpun. çok merhametlidir. tutunanların vahdetini (birliğini) sağlayacak ve doğruya götürecek olan bir iptir: Hep birlikte Allah'ın ipine yapışın. düşünemeyen hayvanlara değil. Kur’an. Râ. Allah’ın ipi. doğruya ve güzele yol bulasınız. Bir kitaptır bu. Allah’ın insanlara mesajının. sizi oradan kurtardı. Lâm. (2/256). odur ki. Kur’an. gönderildiği adres de insanlardır. (22 / 8) O.zorlama .B. (57 / 9) b) Kur’an’ın deyişiyle. tutunduklarında insanları zulumattan (karanlıklardan) aydınlığa çıkarır. 2. Allah konusunda ilimsiz. Doğru ve güzel olan. rızasına uyanları o Kitap'la esenlik ve barış yollarına iletir ve onları kendi izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarıp şaşmayan ve sapmayan dosdoğru yola kılavuzlar. Allah size ayetlerini bu şekilde açıklıyor ki. düşünebilecek ve doğru yolu bulabilecek özelliklerde yaratılmış olan insanlara gönderilmiş bir mektuptur. c) Kur’an’ın deyişiyle. (5 / 16) Elif. sapasağlam bir kulp. (14 / 1) İnsanlar içinde öylesi vardır ki. Allah. sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarsın diye kulu üzerine.. 1. Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. a) Kur’an’ın deyişiyle. KUR’AN NASIL BİR KİTAP’TIR VE NİÇİN GELMİŞTİR? Kur’an. Bu mektubun göndereni Rabbimiz Allah. en iyi biçimde bilendir. Her kim tâğuta sırt dönüp Allah'a inanırsa hiç kuşkusuz sapasağlam bir kulpa yapışmış olur.

bir öğütten ve apaçık bir Kur'an'dan başka şey değildir. (36 / 69) Andolsun. 5. büyük bir haberdir: De ki: "Büyük bir haberdir o. bu tebliğin için onlardan bir ücret istemiyorsun. Sen de onların yolunu izle ve şöyle söyle: "Ben şu yaptığıma karşılık sizden bir ücret istemiyorum." (6 / 90) Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt. Kur’an’ın deyişiyle. O halde. kötülükten. onların sayılarını da küfre sapanlar için bir imtihandan başka şey yapmadık." (38 / 67). (74 / 31) Hayır. (16 / 90) Andolsun. (39 / 27). Kur’an’ın deyişiyle. (50 / 45) Oysaki o Zikir / Kur'an âlemler için bir öğütten başka şey değildir. Allah'ın yol gösterdiği kimselerdir. . insan için bir öğüt verici ve düşündürücüden başka şey değildir. biz bu Kur'an'da insanlara her türden örnekler verdik ki düşünüp öğüt alabilsinler. Ona vahyedilen. İman etmiş olanların imanı artsın. Düşünüp ibret alırsınız ümidiyle size öğüt veriyor. Kur’an’da. insanlar için bir açıklama. Tüm pisliklerden / edepsizliklerden. inananlara bir kılavuz ve bir rahmet geldi. korunup sakınanlara da bir öğüt ve kılavuzdur (3 / 138) İşte böyleleri. (39 / 27) Biz onların neler söylediklerini çok iyi biliyoruz. biz bu Kur'an'da insanlara her türden örnekler verdik ki düşünüp öğüt alabilsinler. dilediğini / dileyeni de doğruya ve güzele kılavuzlar. iyi ve güzel davranmayı. "Allah bununla neyi örneklendirmek istiyor?" desinler. doymazlık ve kıskançlıktan yasaklar. cehennem yârânını hep melekler yaptık. İşte böyle. (69 / 48) Biz. iş. Kendilerine kitap verilmiş olanlarla iman sahipleri kuşkuya düşmesin. azgınlık. Kur’an. (68 / 52) Gerçek şu ki o. Şiir ona yaraşmaz / layık olamaz da. Sen onların üstüne bir zorba değilsin. kendilerine kitap verilenler iyice ve apaçık bilsinler. Bu. (12 / 104) Biz o peygambere şiir öğretmedik. (74 / 54) 4. adaleti. Ve biz. öğüt almak için her örnekten anlatılmıştır: Şu bir gerçek ki Allah. dilediğini / dileyeni saptırır. inananlara ise öğüt ve kılavuzdur: Bu.3. bütün âlemler için bir hatırlatmadan başka şey değildir. Ta ki. O sadece âlemlere bir öğüttür. O. akrabaya vermeyi emreder. Allah. (10 / 57) Sen. Kur’an. sakınanlar için tam bir uyarıcı ve düşündürücüdür. benim tehdidimden korkanlara sadece Kur'an'la öğüt ver. Kalplerinde hastalık olanlarla küfre sapmış bulunanlar da. sandıkları gibi değil! O bir öğüt verici / bir düşündürücüdür. insanlara bir açıklama. Rabbinin ordularını ancak O bilir. gönüller derdine bir şifa.

" (39 / 9). onunla uyarılsınlar. Bunlar. onun yorumuna öncelik tanımak için Kitap'ın sadece müteşâbih kısmının ardına düşerler. bizi düşünmeye sevk edecek olan kıssalardan da anlatmakta ve “Bu hikayeyi anlat ki düşünüp taşınabilsinler” (7 / 176). ahiretten korkan.6. (3 / 7) Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kişi. (2 / 269) Kitap'ı sana indiren O'dur: Onun ayetlerinden bir kısmı muhkemlerdir ki. kalplerinde bir eğrilik ve bozukluk bulunanlar. Ve kendisine hikmet verilmiş olana çok büyük bir hayır verilmiş demektir. Çünkü ‘öğüt verenleri sevmemektedirler’ (7 / 79). fitne aramak. biz. Kıssalarla öğüt vermek Yüce Allah. . Şu var ki. Allah'tan başka ilah olmadığını bilsinler. yine öğüt alınabilmesi için ayetleri geniş geniş açıklanmıştır: Rabbinin yolu işte budur. 32. "Ona inandık. Diğer ayetlerse müteşâbihlerdir. Gönlünü ve aklını çalıştıranlardan başkası düşünüp anlayamaz. gece saatlerinde secde ederek. Bütün bunlara rağmen insanların çoğu ‘Arslandan ürkmüş yaban eşekleri gibi öğütten yüz çevirmektedirler’ (74 / 49 . Rabbinin rahmetini uman biri gibi midir? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu? Ancak gönül ve akıl sahipleri düşünüp ibret alır. 7." derler. Kur’an’dan. ahirete bırakmadan dünyada cezalandırma yoludur. bir de ilimde derinleşmiş olanlar. ayakta durarak ibadet eden..51). hepsi Rabbimizin katındandır. Gönül ve akıl sahiplerinden başkası gereğince düşünemez. aklı selim ve tefekkür sahipleri anlayıp. Fakat düşünen mi var?!(54 / 17. (6 / 126). aklı ve gönlü işleyenler de ibret alsınlar diye. Kur’an’ın. öğüt alırlar: O. kör olan biriyle aynı mıdır? Sadece aklı ve gönlü işleyenler düşünüp ibret alır. 40). 1. Dünyevi ceza ile öğüt vermek Güzellikten anlamayan insanoğluna öğüt vermenin bir de başka yolu vardır ki bu. dosdoğru. öğüt alabilmemizi sağlayabilmek için. C. Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. ‘Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!’ (7 / 3) demektedir. (14 / 52) Böyle birisi. 8. Kur’an. 2. 22. kıvamında. (13 / 19) İşte bu.. ÖĞÜT VERMEDE KURAN’IN YÖNTEMİ (SÜNNETULLAH). hikmeti dilediğine verir. öğüt alınabilsin diye üstelik kolaylaştırılmıştır: Yemin olsun ki. Biz öğüt alan bir topluluğa ayetleri ayrıntılı bir biçimde açıkladık. Onun tevilini ise bir Allah bilir. aklını ve gönlünü çalıştıran. insanlara yöneltilmiş bir tebliğdir. onlar Kitap'ın anasıdır.

beni (dünyaya) geri çevirin. ben falanı dost tutmasaydım!’ diyeceklerdir. Müslüman olunacaksa Kur’an’a göre olunmalıdır. Firavun ailesi / halkı ‘öğüt alsınlar diye’ yıllarca kıtlıkla ve ürünleri azaltılmakla sıkılmışlardır (7 / 130). (geriye dönmelerine engel olan) bir perde (berzah) vardır’ (23 / 100). 39 / 58). müslümanların kitabıdır. Allah Kur’an’da: “Biz bir imtihan olarak sizi şer ile de hayır ile de deniyoruz. yüzünü dosdoğru dine çevir’ (30 / 43) hatırlatması yapılmaktadır.. Kur’an. ‘Bu bir öğüttür. Gelen kitaplara ve peygamberlere uymadıklarına çok yanacaklar ve ‘o gün zulmedenler ellerini ısırıp: Nolaydı. onlar inanmazlar’ (2/6). Kuran ahlakı ile ahlaklanmak.” (21 / 35) demektedir. sussan da birdir’ (7/193). dileyen de dalaleti (sapıklığı). ne olurdu.10).28) Fakat iş işten geçmiş olacaktır. .Örneğin. hayır görünen bir şeyde de şer olabilir (2 / 216. ‘önlerinde ta dirilecekleri (kıyamet) gün(ün)e kadar. yani Kur’an Müslümanı olunmalıdır. ‘Onlar hayvanlar gibidirler. 3.. yararlı işler yaparım’ (23 / 99 100) diyeceklerdir. 32 /12. ALLAH’A TESLİMİYET VE ÖĞÜDÜNE UYMAK. çağırsan da. iyi işler yapsak’ (6 / 27. KURAN’I YAŞAMAK NASIL OLUR? 1. Şer görünen bir şeyde hayır. artık dileyen Rabbine giden yolu tutar’ (76 / 29: 78 / 39). Aslında dünyadaki böyle cezalar. (25 / 27 . Öğütlere uymayanların Ahiret’teki hallerini anlatarak . keşke ben peygamberle beraber bir yol edineydim! . ‘Rabbim.Vah bana.. yapılan sakındırma ile verilen öğüt Öldükten sonra dünyaya tekrar dönüş olmadığından iş işten geçmiş olacak ve zalimler ahirette azabı görünce ‘geri dönecek bir yol var mı?’ (42 / 44). Çünkü ‘onlar bir daha geri dönemezler’ (21 / 95). hatta yolca daha da sapıktırlar’ (7 / 179: 25/44). kişilerin doğru yola girmesine vesile / sebep olduğunda. çünkü ‘insana iki yol gösterilmiştir’ (90 / 10) D. Yine şu bir gerçektir ki ‘(müminler) kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman onlara karşı sağır ve kör davranmazlar’ (25/72-73). ‘ah ne olurdu (dünyaya) geri döndürülsek de Rabbimizin ayetlerini (tekrar) yalanlamasak. 31 / 34). insanların hayrınadır. Kuran Müslümanı Olmak. fakat ‘Allah'tan korkan hatırlar (öğüt alır)’ (87 / 9 . ‘Onları (azapla) uyarsan da uyarmasan da birdir. umulur ki salih (iyi) amellerde bulunurum. gözleri ve kalpleri mühürlendiğinden ‘Onları doğru yola. Kafirlerin kulakları. Bunun için bize daha dünyada iken ‘geri çevrilmesi mümkün olmayan gün gelmezden önce.

Muhammed (a. dayatma yoluyla değil de. . 17 / 82. taklidi değil.Peygamberimiz Hz. Yaşantısı bize Allah (c. Çünkü Allah. Tahkiki İman sahibi olmak Müslüman. 41 / 44). düşünce ve eylemlerde aklını ve gönlünü çalıştırmak Allah. Kur’an. aklı ermeye başladıktan sonra. Aişe de ‘onun ahlakı Kur’an’dı’ demiştir. hem aileyi. Biz de Kur’an’ı okumalı. kafir olacaksa da.. Toplumun egemen yöneticileri İslam düşmanıydı. 3. Sadece bu etkiyle oluşan inanç ve eylemler taklididir. Hanımı Hz. ben de bunun için kafir olmak zorundaydım. Bu haliyle de fazla bir önemi ve değeri yoktur. İçinde bulunduğu toplumun ve / veya Kişinin anne-babasının hangi yolda yürüyor oluşu kendisini etkilemekle birlikte inanç oluşumunda kesin bağlayıcı bir etken değildir. Yani. Kur'an'ı en iyi Peygamberimiz anlamış ve yaşamıştır. İnanç. her bireyi müstakil ve hür olarak yaratmıştır. Eğer insan. Bu kişi. 10 / 57. ayrı göz-kulak ve ayrı bir kafa vermiştir. kendi hür iradesiyle (karar verme yeteneğiyle) inancını ve yolunu seçemiyorsa suç kendisindedir. Taklidi değil. hem de toplumu huzura kavuşturur. her türlü dejenerasyonlara / bozulmalara karşı bir şifadır. bizim nüfus cüzdanımıza göre değil. sorgulayarak (tahkiki / delilleriyle ) seçmelidir. Yani Kur’an.c) tarafından örnek gösterilmiştir (33 / 21). Ahirette kişinin ‘benim annem-babam kafirdi. kalbimizdeki iman ve yaşantımızdaki amellerimize göre hüküm verecektir. hem ferdi. tahkiki iman sahibi olmalıdır. Atalardan miras yoluyla gelen bir Müslümanlık veya devletin (kalbe değil de) nüfus cüzdanına yazdığı Müslümanlık (eğer fert / toplum bu miras yada dayatma yoluyla gelen Müslümanlığı aklı ermeye başladıktan sonra bilinçli bir şekilde onaylamadı / tasdiklemedi ise) inanç olarak Kuran’ın öğütlediği iman ve eylemler / ameller sebebiyle değildir. manevi hastalıklara.s) da böyle yapmıştır. bireysel ve toplumsal saldırılara. her ferde ayrı bir kalp. mü’min olacaksa da. onlara itaat etmek zorunda olduğumdan dolayı ben de dünyadayken İslam düşmanlığı yapmak zorunda kaldım’ demesi kendisini kurtarmayacaktır. sorumlusu kendisidir. aklı ermeye başlar-başlamaz kendisi karar vermeli ve kendi yolu ile o yoldaki eylemlerini kendi aklı ve gönlünü çalıştırarak. 2. çözümdür (9 / 14. anlamalı ve Kur'an'ın ahlakıyla ahlaklanmalıyız.

yaptıkları süslü. 21 / 45. İnsanın özgür seçme ve tercihi ile kesbettiği / yaptığı iş / eylem / ameline göre kazanımlarının karşılığını. 7 / 179. 47 / 16. 24. 22 / 10. 35 / 8. UYGULAMAYI. onlar inanç tutum ve davranışlarını değiştirmedikçe sağır / dilsizdirler. 28 / 84. 17 /45 – 46. 14 / 51. 30. 6 / 151 – 153. 70. 3 / 14. 53 / 39 41. 182. 27 / 80 -81. 194 – 195. 8 / 21 – 22) . 147. 39 /24. 9 / 86 – 87. 97. 171. 40 / 35. 1. 61 – 62. seçimleri / kazandıkları sebebiyle Allah mühürler): (2 / 6 – 7. 7 / 43. 93. 45 /23. 40 / 36 – 37. 7 / 42. Allah yaratır ve hem dünyada hem de ahirette tam olarak verir. KURANI YAŞAMAYI VE / VEYA KURAN’A UYMAMAYI (İMAN VE KÜFRÜ) DOĞURAN ETKENLERDEKİ SÜNNETULLAH. kalpleri kılıflı / kabukludur. kalpleri mühürlenenler. 47 / 14) b) Kalpleri mühürlenenler: (Arzularına uyup küfre sapanların kalplerini. 16 / 107 – 109. 10 /12. 18 / 57. sağır/dilsiz ve körler: a) Yaptıkları süslü. 36 / 54. 36 / 66. 122. 286. güzel / doğru gösterilir): (2 / 212. 71 / 5 – 7. 3 / 30. 31 / 7. 27 / 4. 99 / 7 -8) 2.3) c) Dilsiz. anlamazlar): (2 / 17 -18. 4 / 155. 30 / 58 – 59. 30 / 52 – 53. 65 / 7) 3. (2 / 58 – 59. sağır ve körler: (Arzularına uyup küfre sapanların kalplerini. Yaptıkları süslü gösterilenler. 5 / 70 – 71. 8 / 48.E. 52 / 21. 7 / 100 – 102. 6 /43. KURANI ANLAYIP. Allah hiçbir benliğe yaradılış kapasitesinin /gücünün üstünde ve verdiği şey dışında bir yük / sorumluluk yüklemez. seçimleri / kazandıkları sebebiyle Allah mühürlendiğinde. 11 / 111. 4 /88. 46 / 19. güzel / doğru gösterilenler: (Arzularına uyup küfre sapanlara. 24. 47 / 22 – 24. 27 / 89 – 90. işitmezler. 10 / 26 -27. 281. 88. kördürler. 9 / 37. görmezler. 13 /33. 29 / 38. 10 /74. 43 / 40. 40 / 17. 108. 16 / 111. 23 / 57 – 62. 8 / 50 -51. 6 / 46. 63 / 1. 52. Allah'ın lütfu müstesna insanın öz kazancından başkası yoktur. 6 / 25. 40. 41 / 5. 100 – 101.(Gücün yetmediğinde sorumluluk yoktur): (2 / 233.

Yolca daha doğru gidenin kim olduğunu Rabbiniz daha iyi bilir. 13 / 16." (17 / 84) 6. 39 / 9. 17 / 25. 6 / 104. 109 / 6) b) Allah dileseydi insanları bir tek ümmet yapardı ve insanlar toptan iman ederler ve hepsi doğru yola girerlerdi. inançlarını seçmede ve eylemlerini uygulamada hak ile batıl. 14 / 24 – 26. 286. 11 /24. 32 / 18. 10 / 99. 59 / 20. 28 / 61. 75 – 76. Herkes kendi varlık yapısına / yaradılışına / karakterine uygun iş görür: De ki: "Herkes. 6 / 165. Herkesin yapıp ettiklerinden dereceleri vardır (Herkesin her yaptığı kendi öz kazancıdır. 6 / 122. 57 / 10) 7. bir değildir: (3 / 162. 16 / 9. 67 / 22) 5. kendi varlık yapısına uygun iş görür. Ama insanların inanç ve eylemleri değişiktir çünkü.4. Ameller niyete göre değerlidir: (2 / 7 -10. 40. buna göre dereceleri ve bu derecelere göre de cehennem veya cennette yerleri vardır) : (3 / 162 . 35 / 18 – 22. 43 / 32. 33. Sorumluluğu sebebiyle sonuçlarına katlanmak üzere. 4 / 90. 28 / 56. 2 / 256. 47 / 14 – 15. Dinde zorlama yoktur. hür bırakılmıştır. 5 /100. 4 / 114. 11 / 3. 284. 9 / 109. 41 / 40. 32 / 13) c) İnanan ile inanmayan. 16 /17. amelinde davranış özgürlüğü ve sorumluluğunu vermiştir: (5 / 48. 41 / 34. 33 / 5) 8. 57 / 10. 272. 50 / 45. 56 / 7 – 10. 46. 7 / 58. 76 / 2 -3. Allah dileseydi insanları tek bir ümmet yapardı: a) Dinde zorlama yoktur: İyi ve kötü. 10 / 99. iyi ile kötü gösterildikten sonra insanlar. 18 / 29. 6 /149. Kuran’ı anlayıp uygulayan ile Kuran’a uymayan benzeşmez. 17 / 21. İmanı olmayanın ameli ahirette boşa gitmiştir: . 225. 45 / 21. 11 /118. 39 /41. 29. 40 / 58. 35 /35. 94 / 7 -10. 6 / 50. 4 / 95 – 96. 27 / 92. Allah insanlara inancında iman veya küfrü seçme hakkı.163. 12 / 76. 16 / 106. 10 /35. 13 /31. 93. 122.

18 / 103 – 106. aklını ve gönlünü kullanmadan kendisine belletileni taklit ve tekrar ile yetiniyor. aklı kullanmıyor demektir. Demekki Allah’ın pisliği üzerine bıraktığı. biz de sizin yaptıklarınızdan sorguya çekilmeyeceğiz. sorgulamadan başkalarına uyuyorsa. 2. 3 / 21 -22. Allah'ın izni olmadıkça hiçbir benlik iman edemez.(2 / 200 – 202. 7 / 147. Aklı ve gönlü işleterek anlamak ve uygulamak esastır. 39 / 65. 53 /38 -39)) 10. Yani. 17 / 15.39) De ki: "Bizim işlediğimiz suçlardan siz sorumlu olmayacaksınız. Yani kişisel suçun hesabı kişisel olarak verilecektir. gözü. pisliği.13) F. Allah’ın kendisine verdiği başı. 35 / 18. İnsan kendi kafasını kendisi kullanmıyorsa. aklını kullanmayanlar üzerine bırakır. 3. devredilmez ve başkasından alınamaz. İyi veya kötü. 14 /18. kalbi. (Başkasına verilemez. 39 / 7. Kendi günahını başkalarının üzerine atamayacaktır. Allah. SONUÇ 1. kendi günahını kendisi çekecektir: (5/105 6/31. Çünkü kimse kimsenin günahını çekmeyecek/yüklenmeyecektir: (2/286 4/111 6/164 17/15 31/33 35/18 39/7 53/38. Hiçbir günahkâr bir başkasının yükünü / günahını taşıyamaz): (6 / 164. iyi işe sebep / aracı olana da bundan bir pay vardır): (4 / 85. her yapılandan yapana bir pay vardır. iman edemez olan benlikler. 9 – 10. seçim ve tercihlerini akılsızca yaptıklarından “Sünnetullah”ı gereği Allah onların İman sahibi olmalarına izin vermemektedir. 47 / 8 – 9) 9. 16 / 23 – 25. (10/100). Herkes kendi kazandığıyla karşılık görecek. 5 / 5. Herkesin kazandığı günahı kendinedir. 9 / 17. vücudunda kendi kafasını değil de başkalarının kafasını taşıyorsa! ‘emanet kafa taşıyor!’ demektir. aklını kullanmayan benlikler olup. (Başkasını günaha sokana da.40 53/38-39 74/38). 69." (34/25). 2064.164 10/108 16/25 17/15 34/50 35/18 36/54 39/17 40/17. . 29 / 12 .

php?option=com_content&task=blogsection&id=104&Itemid=14 0 Onları ve yazıda bir başlık altında topluca verilmiş diğer ayet guruplarını dileyenlerin. III. . Kur’an nedir? Bakın. yaşayanlardan eylesin. İnşaallah. Evet. Kuran’ı yaşamak demek. http://www. KUR’AN .ahmetakyol. “okumak” ve “toplamak” anlamlarındaki “karaa” kökünden türetilmiştir. diledikleri konuyu rahatlıkla inceleyebileceklerdir. kolaylık olması.4.net/index.php?option=com_content&task=view&id=5747 Yüce Allah tüm dileyenleri.“Yazdır” butonunu tıklayarak bilgisayarına indirebilir. Allah Kitabını kendi dilinden bizlere nasıl tanıtmaktadır: Şüpheniz olmasın ki bu Kur'an en kalıcı. (17/9) 5. http://www. Kolaylık Yazıdaki ara başlıklar altında numaraları verilmiş bir kısım ayet guruplarındaki ayetlerin Türkçe mealini incelemek isteyenler. aşağıdaki linkten ulaşabilecekleri “Konularına Göre Kuran Mesajı” nı bilgisayarlarına indirip. arşivlediklerinde.net/index. en doğru olana kılavuzlar ve müminlere şu yolda müjde verir: Hayra ve barışa yönelik işler yapanlar için büyük bir ödül vardır. Arşivlik Başvuru Kaynağı Konuyla İlgili daha geniş bilgi edinmek isteyenler. Kuranı anlayıp. 6. Kuran’ı anlamak isteyenlere Allah’ın dilemesiyle katkı sağlayacaktır İnşaallah. kitapta arama zamanından tasarruf ederek tefekküre daha fazla vakit ayırabilmeleri ve başlıktaki ara konuya yoğunlaşarak ana kaynağından bu konuyu okuyup anlamak maksadıyla. Yaşar Nuri Öztürk’ün çevirisinden faydalanılarak oluşturulan aşağıdaki linki tıklayarak açacakları “Sünnetullah” sayfasındaki “İnanç ve Eylemde Sünnetullah 1-5” yazılarını okuyabilir ve İstediği yazıyı. LÜGAT ANLAMIYLA NE DEMEKTİR? KUR’AN İLE OKUMANIN İLİŞKİSİ NEDİR? Kur’an kelimesi Arapça bir isim olup. diledikleri meallerden bulup okumaları. diledikleri zaman. Kuran’a uymak ve uygulamak .ahmetakyol. KUR’AN VE OKUMAK A. İnanıp. Hayra ve barışa yönelik işler (salih amel / yararlı ve iyi işler) yapmak demektir.

görevlendirdiğimiz her resulü ancak kendi toplumunun diliyle gönderdik ki. OKUMAK AMA NASIL? Kur’an okumanın başlı başına bir ibadet olduğunu gösteren ayetler ve hadisler vardır. Sayın İhsan Eliaçık. Kur’an. haydi uyanışı başlat ve harekete geç…” Şu halde İslam’ın ilk emri: “Düşün. hitap ettiği insanlara İlahi mesajı verebilmek için. Kur’an okumanın / Kur’an okuyuşun ibadet olması için en azından bir şartın varlığından söz edebiliriz. ona çağır. Furkan. Bu da Kur’an’ı manasını anlamak gayesi ile okumaktır. B. Onun kendi beyanından öğreniyoruz ki.html Okumak anlamında ilk ayeti “Yaratan Rabbinin adıyla oku / düşün-anla / anlat / çağır!” olan Kur’an. Kur’an’ı hiç anlamadan okuyan ve dinleyenler bile (inananlardan iseler) ruhlarını nasiplendirirler. http://www. Peygamber’in istedikleri ve bekledikleri bu kadar değildir.com/2009/03/kur-ilk-emri-neydi. yasaklar. Hakîm. Kitap. onlara açık seçik beyanda bulunsun…” (14 / 4) Bundan da anlaşılacağı gibi: İlahi vahiy. Allah kelamının lafızlarında ilahi bir ahenk. kendini başka adlarla da anmaktadır ki daha çok birer sıfat olmakla birlikte. zulme meydan oku. onların dili üzerine vahiyler almıştır. müjdeler. Mukaddes kitabımızda insanoğluna hitap eden ilk vahyin ilk kelimesi de. Arapça olarak ifadesi “İkra' bismi rabbikellezi halak. nağme olarak okunmak için değil. İlginçtir ki. Tenzîl. hem okuyuşa konu olduğundan hem de emirler. aynı kökten türeyen ve “oku” anlamına gelen “ikra” sözcüğüdür. “Biz. örnekleri görebiliriz. toplamak anlamında Arap diliyle gelmiş İlahi vahiyler topluluğudur. mesajı taşı. ruhsal ve manevi zevkler.“ olan ve “Yaratan Rabbinin adıyla oku” olarak Türkçeye çevrilen. harekete geç ve zulme meydan oku” olmak icabeder…” Tıklayınız: . insanları buna çağır. uyarılar ve nihayet sureler ve ayetleri bünyesinde topladığı içindir. Nur.Arap dili kaynaklarına göre İlahi Kitap’ a bu adın verilmesi. sorumluluk yüklen. OKU / DÜŞÜN – ANLA / ANLAT / ÇAĞIR manasını kapsamaktadır. . Kur’an’ın ilk ayetinin ilk kelimesi olan “İKRA / OKU” sözcüğü anlam itibariyle. insan ruhunu sonsuzluğa ve Yaratan’a çeken bir güç vardır. Kur’an. Ancak bunu Kur’an’ın sergilediği anlayış ve mantığı göz önünde bulundurarak değerlendirmek gerekir. KUR'AN'IN İLK EMRİ NEYDİ? başlıklı makalesinde uzun bir inceleme ve analiz sonucunda bu ilk inen ayetin ilk kelimesiyle ilgili olarak şöyle demektedir: “Şu halde “Oku” ile şu denmek istenmiş oluyor: “ Düşündüğün sorumluluğu yüklen.ihsaneliacik. kendini “Kur’an” adıyla Kur’an da yetmişe yakın yerde anmaktadır. Ancak Kur’an’ın ve O’nun tebliğcisi olan Hz. “Kur’an mucizesi’ nin bir belirişi olarak değerlendirebileceğimiz. anlaşılmak için gelir. her peygamber. Zikir vs. onu şehre / insanlığa taşı. Bu bakımdan.

“…Ve Kur'an'ı ağır ağır. Arapça bilmeyen ve Arapça okuma bilse bile Arapçayı anlamayan kişilerin. O halde . Allah kelamının ne dediğini ANLAMAKTIR. önceliği evvela okuduğunu anlamak olması gerekir ki. bu azameti gönlünde hissederek. Bütün bu ayetlerin ışığında. okunuşunun hakkını vererek okurlar. Tecvitli (her bir harfin arapça hakkını vererek telaffuz ile) okuyuş. Râzî. Orijinal Arapça Kur’an’daki Allah Kelamının /sözünün manasını anlamak gayesi ile Meal ve / veya Tefsirlerdeki Kur’an Ayet çevirilerini. "Kur'an'ı tertîl ile okumak. Ana dili Arapça olan ve / veya Arapça okumayı bilenlerin orijinal Arapça Kur’an metnini / sureleri / ayetleri okurken zaten anladıkları kelamın manasını gönüllerinde hissetmeleri için söz konusu edilebilir. ümit ve korku duygularıyla dolup taşarak okumaktır" (bkz. manasını anlayarak. İhyâ. onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir. Ve bu yüzden onların okuyuşu. Allah'ın azametini belirten ayetleri. O’nun okunuşunda temel gaye.“ (2/121). ana dillerinde ifade edilen Kur’an lafzının ne demek istediğini anlıyorlardı. bir noktayı unutmamak lazım: Hz. XXX. Peygamber’in Kur’an okumayı teşvik eden beyanlarını değerlendirirken. Ana dili Arapça olmayan. ayetlerin içerdiği gerçekleri iyice düşünerek okumaktır. Meramı açık ve net olarak ifade edebilmek adına . Onu inkar edenlere gelince. sürekli.Kur’an yüzlerce yerde kendisinin anlaşılmak ve insanları düşünmeye itmek için geldiğini söylemektedir. I. Kur'an okumaktan maksadın. Arapça bilmeyen ve Arapça okuma bilse bile Arapçayı anlamayan kişilerin. 174) demektedir. üzerinde “düşüne düşüne. Peygamberin hitap ettiği insanlar. Hz. İşte onlar ona inanırlar. Tefsîr. planlı / düzenli ve sistematik okuması ve anlatıp uyup yaşaması gerekir ki bu elbette başlı başına ibadettir. Kur’an kendisinin okunuşunun hakkını vererek okunmasını istemektedir: “Kendilerine Kitap'ı verdiklerimiz onu. manasını anlamak ve üzerinde düşünmek olabileceğini. Ana dili Arapça olmayan. Kur’an’daki Allah kelamının manasını anlayarak üzerinde düşünebilmeleri ancak bunların ana dillerindeki çevirilerini okumak ve dinlemeleriyle mümkündür. Gazâlî. Kur’an Meallerini okumak. bahsettiğimiz temel gayeyi kendiliğinden içeriyordu. bunun için de Kur'an'ın tertil üzere okunmasının gerekli olduğunu vurgulamıştır (bkz. tehdîd ve müjdeyi içeren ayetleri de. 289). Gazâlî de. Kur’an’ı okumanın nasılını özetlemek gerekirse: . ağır. ağır”. İlahi Metnindeki senfoniyi / ahengi taşıyamayacağından ve fakat sadece orijinal metni okumak Arapça bilmeyen ve anlamayanlar için manayı veremeyeceğinden hareketle. düşüne düşüne (tertil ile) oku!” ( 73 / 4)ayetini yorumlayan Fahreddin Râzî.

o kovulup taşlanmış şeytandan Allah'a sığın! “ ( 16 / 98) Kur’an. Arapça metni okuyup. tecvidi içerir ama tecvid değildir. yavaş. 2. en güzel yollardan biri de. okuduğunu / okunanı (Kur’an’ı) anlamaktır. anlamak . hatta anlamadan Kur’an’ı. okumaya “Euzü billahi mineş şeytanir racîm: Kovulmuş Şeytandan Allah'a Sığınırız. Kur’an’ın gerçek amacını hem duyup / hissedip hem de dinleyenlere duyurarak / hissettirerek okumaktır. orijinal Arapça metinle. 4. bu okuma / okuyuş. Tertil. hem duyup / hissedip hem de dinleyenlere duyurarak / hissettirerek okunmalıdır. kendisini okumaya başlarken istediği ilk ve tek şart. manasını anlamadan.” diye başlamaktır. Kur’an topluluk halinde okunuyorsa. Böylece gönül ve akıl Allah’a emanet edilerek. İçindekileri bilmek. acele etmeksizin. üzerinde dura dura. Kur’an’ ı. uymak ve uygulamak için Kur’an’ı okumak / okuyuş. ana dile yapılmış çeviriyi (meal) birlikte okuyarak / dinleyerek. tane tane. çoğunluğun yaptığı gibi. anlamak . çoğunluğun yaptığı gibi.. Kur’an’ın ana dillerinde yapılmış çevirisini (meal) okumalıdırlar. Kur’an’ın gerçek amacını. üstelik tecvidli okuyalım. uymak ve uygulamak için Kur’an’ı okumak / okuyuş. istediğimiz kadar okuyalım. manasını anlamadan bilenler. sürekli.1.Ana dili Arapça olmayan fakat halkı Müslüman olan ülkelerin çoğunda. Kur’an okuyuşta musiki uygulanır mı? . ağır . bir başka deyimle “eüzü” çekmek “Kur'an'ı okuduğun zaman. 3. üstelik sadece tecvidli okuyalım. hatta anlamadan Kur’an’ı. bu okuma faydalı olmayacaktır. böyledir. istediğimiz kadar okuyalım. İlahi Kelamı algılayıp anlama kapısından girilmektedir. anlamı üzerinde ana dilde sohbet açmaktır. temel gayesi. 2. Yoksa. okumadan / okunuştan beklenen sonuç alınamayacaktır. halkı Müslüman olan ülkelerin çoğunda. C. Meal ( Türkçe çeviri) okumada da tertil. Ana dili Arapça olmayan ve fakat Arapça okumayı / okunuşu. 5. bir metni okurken yavaş. öncelikle. Kur’an okumaya başlarken şeytandan Allah’a sığınmak. Arapça aslıdan ve / veya Ana dile yapılmış çevirisinden (meal) okumanın / okunuşun. KUR’AN OKUMANIN ŞARTLARI VE GELENEKLER 1. ağır. böyledir. ardından okunan metnin mealinden. Bunu yapamayanlar. Çünkü esas olan manayı anlamaktır. sözcükleri vurgulayarak manayı verecek şekilde çeviriyi. İçindekileri bilmek. anlayacak şekilde. iki yönden de nasiplerini alabilir. Yoksa. planlı / düzenli ve sistematik olarak. düşünerek. manasını anlamadan. Kur’an. Kur’an ve Mealleri Tertil üzere okunmalıdır.

yani güzel görülmüştür. Şemail.” (56 / 79) ayetini delil göstererek. ayakta. Okuyuşu düzgün olanlarda. Peygamber’in beyanı da bu mealdedir. Kur’an okuyuşta teganni (nağme güzellikleri sergilemek) yönüne gidilmesini istemiştir.Bu sorunun cevabı. Kur’an Okumak için abdestli olmak şart mıdır? Kur’an’da böyle bir şart yoktur. sadece müstehap. (5 /6. Bu gibi geleneksel kısıtlamalar. 3. Kur’an’ın İlahi orijinalitesini (özgünlüğünü) zedeleme noktasına gelmemelidir. abdestti namaz için bir hazırlık (ön şart) olarak göstermektedir. saptırma bir yorumdur ve hiç kimse bu yoruma uyma zorunda değildir. . Kur’an’ın Levh – i Mahfuzdan (Allah katından) dünya alemine getirilişini sağlayan ruhsal varlıkların arındırılmışlığı (yani Kur’an’a şeytanın bir müdahalesinin olamayacağı) ile alakalıdır. Birtakım yapay engeller çıkararak Kur’an’ın okunuşunu ve okunacak zikir üzerinde tefekkürü zorlaştırmak. yan yatmış halde” (3 /191). göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler: " Ey Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Hz. musiki bilgileri ve sesleri ne olursa olsun. hem İslam’ın buyruklarına aykırıdır hem de kimsenin hakkı değildir. Kur’an’ın en mükemmel bir zikir (65 /10. Abdestsiz olarak Kur’an tutulur mu? Bazı fakihler. bizzat Kur’an’ın ve Hz. kısaca her hal ve tavırda zikretmemizi söylüyor. Bu da tamamen geleneklerin koyduğu bir kuraldır. …) olduğunu biliyoruz. yan yatarken hep Allah'ı zikrederler. 5. İslam’ın. Kur’an okumak konusunda böyle bir emri yoktur. Kur’an’ın: “Ona. “Aklı ve gönlü işletenler o kişilerdir ki. onun okunuşuna zorlaşma ve sınırlamaya sebep olur. “Abdestsiz. Ateş azabından koru bizi. oturarak. (bk. 68 / 52. Kur’an’a el sürülmez” demektelerse de ayetteki “arındırılmışlığın” (temizlenmişliğin) “abdest” le hiçbir ilgisi yoktur. Peygamberimiz. Peygamber’in istediği bir niteliktir. 4 / 43). Kur’an. Abdest tek başına bir ibadet değildir. otururken. Ayet de Kur’an okumakla bir alakalı değildir. Bununla birlikte. arındırılmışlardan başkası dokunmaz. abdestle açıklamak.” (3 /191) 4. bu Kur’an’sal musiki kendini gösterir. musikiden ne anladığınıza bağlıdır. fakat bu. güzelin ve güzelliğin kitabı olan Kur’an’ın ses ve nağme güzellikleriyle okunması. Şanın yücedir senin. Ve Kur’an bize “ayakta. Abdest almak. Bu ayetteki arındırmayı / temizlenmeyi. Prensip olarak şunlar söylenebilir: Kur’an’ın kendine özgü bir musikisi vardır. Kur’an’a hürmetten çok. Kur’an okurken veya dinlerken başı örtmek diye bir ön şart var mıdır? Bu da bir gelenektir. 89). Tırmizi.

insanı boğan. böyle bir yola girmek. bilim sayısı çoğaldıkça. onun açıklanması ve yorumlanması demektir. Bu gibi kısıtlamalar. Bizzat Kur’an’da. meşru (dine uygun) herhangi bir mazereti sebebiyle durumu okunan Kur’an’ı konuşmadan dinlemeye müsait olmayan kişiler. diğerlerinden düşen farzdır) Vakit darlığı. vs. giderek dini. Kur’an okunurken bulunulan yerdeki resimlerin. 7. Bu aynı zamanda şu anlama da gelir: KUR’AN OKU. Bu faaliyetin yok kabul edilmesi ve durdurulması. “Tahkik-i İman” sahibi her Mümin (inanan) kendine “müçtehit” tir ve İçtihadı da kendini bağlar. TEFSİR VE KONULU TEFSİR 1.” (7 / 204) Kur’an okunurken başka hiçbir şey konuşulmaz ve sessizlik içinde dinlenir. hayatı çekilmez hale sokan bir “kaos” olur. D. iş. Kur’an’ı belli bir zaman ve belli bir mekanın ihtiyaçlarına cevap vermekle kayıtlar ki. dinde olmayan “tabular” yaratır. yozlaşan Din de “gelenek” olur. Tefsir faaliyeti. Bu İlahi vahyin insan hayatına kazandırılmasının zorunlu sonucudur. Başka bir ifade ile okunan Kur’an’ı dinlemek farz. Kur’an’ın yorumu da zenginleşecek ve yoğunluk kazanacaktır. adeta yaklaşılamaz bir kurum.ı Kifayedir. İnsanlık tekamül ettikçe. ihanetten başka bir şey değildir. Kur’an’ın okunuşu ve okunan Kur’an’ın dinlenmesi ile ilgili dinsel emir olan bir şart var mıdır? Evet vardır ve bu şart Kur’an tarafından konmuştur: “Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki. Kur’an gibi bütün zamanların ve mekanların vahiy adına rehberi olan bir kitap için bu zorunluluk çok daha anlamlı olmaktadır. Bu da Kur’an’daki Din’de olmayan bir gelenekten ibarettir. (Mükelleflerden bazılarının yapmasıyla. “İçtihat”ın (özel görüş. Kur’an okunan yerden uzaklaşmak ve yapacakları işleri başka yerde yapmak zorundadırlar. bir ucube haline getirir ve sonuçta insan hayatına mutluluk getirmesi gereken din. Kur’an –ı Kerim’in tefsiri Kur’an’ın tefsiri. Çünkü Kur’an. insanoğlunun ulaşabileceği en ileri boyutlardan haberler vermekte ve .6. anlayış ve kavrayışın) bir görünümü ve uygulanışıdır. size rahmet edilsin. aynaların üstlerinin bezlerle kapatılması gereli midir? Kur’an’da böyle bir zorunluluk yoktur. Bu tabular. atıf (ilişkilendirme / gönderme) yapılanların dışında kalan örf ve gelenekler “Din” leştirilirse. Kur’an’a.

hakikat) olup olmadığını da görebileceklerdir.mesajlar getirmektedir. Kuran’ın ışığında bir kısım “Kitap” bilgisini. Yeni boyutlara yükselmek. . Rabbimiz. “YARATAN RABBİNİN ADIYLA OKU / DÜŞÜN-ANLA / ANLAT / ÇAĞIR!” emrini gereğince yapabilenlerden eyler İnşaallah. konularla ilgili Kur’an ayetleriyle. eğer. Konularına Göre Kuran Mesajı Konularına göre kuran mesajı derlemesi. Yaptığımız seçim ve tercihlerimizle. sayın Yaşar Nuri Öztürk’ün “ Kur’an’ı Tanıyor muyuz?” Adlı Hürriyet1995 basımlı Kitapçığından kişisel algılayıp anlaşıldığınca. inanç ve eylemlerimizle. Kur’an’ın istediği gibi okumak ve dinlemekle. SONUÇ Kur’an’ı ancak. İlahi Kelamın algılanıp anlaşılmasında . zandan azade. ona uyabilmemiz ve Kur’an’ın ilk ayetindeki ilk emrin / farzın gereğini yerine getirebilmemiz mümkün olabilecektir: “İkra' bismi rabbikellezi halak. oysa ki biz. tahkik ve anlaşılmasıyla mümkün olur ki Tefsir faaliyetinin bir anlamı da.php?option=com_content&task=view&id=5747 E.net/index. amellerini (işlerini) İman’ına göre yapan müminler (inananlar). “Doğru” bildiklerinin aynı zamanda “Gerçek” (hak . Tıklayınız: http://www. Ana dilimizde “Doğru Bilgi Ana Kaynağı” nın kullanılmasına imkan ve katkı sağlayabilmek amaç ve niyetiyle. işte budur. büyük bir bölümüyle. aşağıdaki linkten ulaşabilecekleri “Konularına Göre Kuran Mesajı” nı bilgisayarlarına indirip. yararlanılarak hazırlanmıştır. Taklidi İmandan Tahkiki İmana ulaşabiliyorsa. yorumsuz olarak doğrudan Kuran ayetleriyle. hakikate açılan kapılardan bir kapı olması umulmaktadır. diledikleri konuyu rahatlıkla inceleyebileceklerdir. arşivlediklerinde. aklını ve gönlünü işleten “Nasip Sahipleriyle” paylaşabilmek için yapılmıştır. yaşadığımız zaman içinde bu boyutların sadece bir kısmına geçmiş bulunuyoruz.“ “YARATAN RABBİNİN ADIYLA OKU / DÜŞÜN-ANLA / ANLAT / ÇAĞIR!” (Alak / 1) Neticeten. İmanlarını (inançlarını) Kur’an ile sorgulayarak. gerçeğe ulaştıran yollardan bir yol. diledikleri zaman. o boyutlardan ilk defa sesler ve nefesler duyan büyük ruhların yorumlarının tetkik. “Konularına göre Kur’an Mesajı” derlemesinin.ahmetakyol. Dip Not: Bu yazı. tüm inananları. 2. Konuyla İlgili daha geniş bilgi edinmek isteyenler.

Kur’an : (1) (2) (3) (4) (5) (6) Yarışmalarda. mübarek gecelerde ve mezarlarda okunan. Teberrük edilen (uğur sayılan). ne de fala bakmak için. Ne mezarlıkta okumak için. (7) Ve manasını. mütedeyyin Müslüman ve Alim Din Adamları ile. anlaşılmaktadır. “OKU / DÜŞÜN – ANLA / ANLAT / ÇAĞIR manasında” anlayarak ‘OKUMAK’ anlamına geldiğinin VE KUR’AN’IN NE İÇİN İNDİRİLDİĞİNİN farkında bile değillerdir. karpuz satar gibi “din” satarak geçinen. Öpülen. şunu hakkıyla bilin. . sadece Din adamlarının anlayabileceği bir “Kitap” olarak algılanıp. Kur’an Anlayışı a) İçimizdeki bir çok Müslüman tarafından. Kur’an kelimesinin Arapça bir isim olarak. Bu kişiler.IV. Hıristiyanlıktaki ruhban sınıfı anlayışında olduğu gibi. (Mehmet Akif Ersoy) 1. Duvarlara asılan. dini kendine Dünya’lık kazanmak için iş edinmiş. bu kişilerce ayırt edilememekte ve veya edilmemektedir. KUR’AN ANLAYIŞI VE İNDİRİLİŞ GAYESİ İnmemiştir hele Kur’an. Abdestsiz dokunulmayan. KUR’AN VE SORUMLULUK A. b) Üstelik. Allah ile aldatan “din simsarı “ sahtekarlar. Göbekten aşağı tutulmayan.

TAPINAK DİNİ UYGULAYICILARININKİ GİBİ . Tüm insanlığa Tebliği /duyurulması ve Beyanıdır. sana indirdik ki onu. TEZEKKÜR (bir sorunu konuşma. Biz de akıllı olduğumuzu iddia ediyorsak (sorsak. öğüt. tedavi eden (ŞİFA). Barışa yönelik işler / salih ameller / iyi . fark koyan (FURKAN ). doğru yolda yürüten. Kuran’ın otuza yakın başka isimleri de vardır: Ayıran. bu konuda bakın ne diyor: “Kur’an’ın kendisinden bahsederken “Kutsal Kitap” tabirini kullandığını da göremiyoruz. sevgi ve merhamet kaynağı (RAHMET).2. emir ve yasakların hikmetini anlama). BİR KUTSAL AYİN KİTABI OLMADIĞINI” vurgulayarak. gerçek yaşam öyküsü . söz (HADİS). nefes (RUH). bilgelik kaynağı (HİKMET). KUR’AN KUTSAL KİTAP MIDIR? Sayın İhsan Eliaçık. din adamlarının kendilerini kutsatma ve böylece bu kutsallığın gölgesinde otorite kurma.” (38 / 29) KUR’AN’IN ONAYLAMADIĞI BİR KUR’AN ANLAYIŞI ve KUR’AN’IN İNDİRİLİŞ GAYESİNİ FARKETMEYİŞ. “KUTSAL” ın ve “MÜBAREK” in ne olduğunu açıklayıp. (2) İMAN SORUMLULUĞUN YÜKLENİLMESİ ve İMANIN GEREĞİNCE YAŞANMASI (İnanıp / İman ile. (1) İMAN SAHİBİ OLUNMASI. Kur’an’ın İndiriliş Gayesi: a) b) TEFEKKÜR (düşünme. “KUR’AN’IN. için Kur’an’ ın. güzel . hatırlatma (ZİKR). hatırlama. akıllı ve düşünen insanlar öğüt alsınlar diye indirmiştir. farkını anlattıktan sonra. soluk. ayetlerini derin derin düşünsünler ve öğüt alabilsin temiz özlüler. yararlı işler yapmak / Hakk için Halka hizmet etmek/ Allah için iş ve değer üretmek) (Kİ BU. Kur’an’dan öğüt almamız gerekmektedir. Anlamıyorsak. Yüce Allah. kendilerini tartıştırmama. düşünüş). ona götüren (HUDA). nasihat. canlılık. bilincine varmak) yollarıyla. ip (HABL). Müslüman olduğunu söylese de. Kur’an’ı. “KUTSALLIK ANLAYIŞI” nı. Allah resulünün / elçisinin diliyle. c) TEDEBBÜR (Kur’an’daki öğütlerin. Bu. indirme (TENZİL). (3) TÜM İNSANLARI DA . HER FERT VE TOPLUMU. aklı ve tefekkürü kaldırma amacı yatar. öğüt nasıl alacağız?: “Kutsal/bereketli bir Kitap bu. eski dünya dinlerine ait bir tabir olup. GİTTİKÇE KUR’AN’ DAN UZAĞA . herkes akıllı olduğunu söyler). doğruluk ve dürüstlük yolu (SIRAT-I MÜSTAKİM). altında. B. vaaz (MEV’İZA). hatıra getirme). d) AKLETMEK (Aklını ve gönlünü işleterek görev ve sorumluluklarını idrak etmek. ALLAH’A KULLUK VE İBADET’İN TA KENDİSİDİR). AYNI ZAMANDA BİLİMDEN DE UZAĞA GÖTÜRMÜŞ VE GÖTÜRMEKTEDİR. Tabii öğüt almak ancak onu anlamakla mümkün olur. KENDİSİYLE BUNA ÇAĞIRMAK.

yüce. karıştırmayan (FASL). güçlü. güvenli sığınak (MÜHEYMİN). İnsanları dirilten. okuyun. muhtaç olduğumuz ruhtur. “ulvi” yerlere göndermek ona saygı değil saygısızlık oluyor. toplumları canlandıran. çözüm bekleyen ülke ve insanlık dertlerine devadır. vurgulayan (MESANİ).ihsaneliacik. gerçeğin ta kendisi (HAKK). KUR’AN’DAN SORGUYA ÇEKİLECEĞİZ Tüm insanlık için “OMURGA BİR KAVRAM OLARAK”. parça. hayatın içinden gelen. (AZİZ). göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır. Yüce Allah. gereğini yapın… Ayetlerini tartışın. çıkaran. delil. Ona saygı mı göstermek istiyorsunuz? Dokunun. aydınlatan (NUR). *** Demek ki Kur’an’a “kutsal kitap” muamelesi yaparak hayatın dışına itmek. İhsan Eliaçık. açın.html C. sapasağlam (KAYYUM). savaşta barışta. yaşayın. başucunuza koyun… İyi günde kötü günde. içimizi ısıtan. vicdanın sesi (BESAİR). kanıt (BURHAN). ulu (AZİM). anlayın. Kur’an adamı çarpmaz.(KASAS).KUR’AN KUTSAL KİTAP MIDIR? Tıklayınız: http://www. üzerinde tefekkür edin… Kur’an’ı hayat yolculuğunuzda “yoldaşınız” yapın… Duvarlardan indirin. sürekli. parça inen (NECM). bölen. büyük.” (17 / 36) .com/2009/03/kur-kitap-midir. Çünkü daha önceki kitapların “kutsallaştırılarak” başlarına nelerin geldiğini çok iyi biliyor. Makale. cömert. Kur’an toplumsal hastalıklara şifa.” Bkz. açıklama (BEYAN). ayıran. hazarda seferde. kalıcı. çağlar boyu yankılanacak (MÜBAREK)… Görüldüğü gibi ısrarla “kutsal” denmiyor. lütuf (NİMET). insandır kendini çarpan. Kur’an ile şöyle buyurmaktadır: “Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak. asil (KERİM). iyilik. tekrarlayan. özelde kamuda velhasıl hayatın akan bütün mecralarında onunla yürüyün… Korkmayın hiçbir şey olmaz.

Gafûr'dur” (67 /2) 2. anlamaya ve yaşamaya mecburuz. . sözün en güzelini. tutarsızlık yok onda. halde.” (43 / 44) “Sonra o gün.” (39 / 23) “İşte sana o Kitap! Kuşku. çelişme. Sonra da hem derileri hem de kalpleri. onunla dilediğini / dileyeni hidayete erdirir. kendisine ve çevresine karşı sorumlulukları hakkında bilgi sahibi olması ve inananlardan biri (Mümin) ise. cinleri ve insanları bana ibadet etmeleri / benim için iş yapıp değer üretmeleri dışında bir şey için yaratmadım. İnsanların Yaratılış Amacı. KUR’AN’IN ÖĞÜTLEDİĞİ VE HESABA ÇEKİLECEĞİMİZ TEMEL SORUMLULUĞUMUZ NEDİR? Kur’an’da: “Ben. “Yalnız ve ancak Allah’a Kulluk / ibadet ediyor ve yalnız ve ancak O’ndan yardım diliyorsak” (1 / 5) Hepimiz. onun kılavuzluğunda Dünya ve Ahiret Mutluluğu yoluna girebileceğini de şöyle öğütlemiştir: “Allah. O Halde Hesaba Çekileceğimiz Temel Sorumluluğumuz da: İBADETLERİMİZDİR.” (2 / 2) “Allah. gönderilen elçileri de mutlaka hesaba çekeceğiz. rızasına uyanları o Kitap’la esenlik ve barış yollarına iletir ve onları kendi izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarıp şaşmayan ve sapmayan dosdoğru yola kılavuzlar. Çünkü : “Hanginizin daha güzel iş yapacağını belirlemek için sizi imtihana çekmek üzere ölümü ve hayatı yaratan O'dur.” (5 / 16) O. Bundan sorumlu tutulacaksınız. Allah'ın kılavuzudur ki. korunup sakınanlar için. başkalarının kitaplarından değil!: “Gerçek şu: Bu Kur'an sana ve toplumuna elbette ki bir hatırlatıcı / bir düşündürücü / bir şeref / bir öğüttür. Rablerinden korkanların ondan derileri ürperir. Azîz'dir O. İman sahibi bir Mümin ve Allah’a teslim olmuş bir Müslümansak. Kur’an’ı gereği gibi okumaya. Yüce Allah bizi Kur’an’dan sorguya çekecektir. bilinçli / şuurlu olarak.İnsanın Allah’a. Allah'ın saptırdığına gelince. ALLAH’ IN RIZASINI KAZANMAK İÇİN YAPTIĞIMIZ İŞLERDİR. Bu. nimetten (Kur’an’dan) kesinlikle sorguya çekileceksiniz!” (102 / 8) “Yemin olsun. Allah'ın Zikri / Kur'an'ı karşısında yumuşar.” (51 / 56) diyen yüce Allah’ın bu sözünden açıkça anlıyoruz ki: 1. (Dünya’da deneme: Sınav) Bu böyledir. ALLAH’A İBADET ETMEK YANİ ALLAH İÇİN İŞ YAPIP DEĞER ÜRETMEKTİR . İNANIP. ona kılavuzluk edecek yoktur. kendilerine elçi gönderilenleri muhakkak hesaba çekeceğiz.” (7 /6) D. Bir kılavuzdur o. birbirine benzer iç içe ikili manalar ifade eden bir Kitap halinde indirmiştir.

özüyle sözü bir olanları elbette bilecektir. Sonra karşılığı kendisine hiç eksiksiz verilecektir. oruç. Allah. Allahın varlığına ve birliğine / tekliğine imandır. AHİRETE İMAN. Ve onun çalışıp didinmesi yakında görülecektir. Allah’ın rızasını kazanacak şekilde yapmak. o işi. İnsanın Allah’a karşı olan sorumluluklarında. meleklere.net/index. sadece veya ağırlıklı olarak. onlardan öncekileri de fitne yoluyla denemişizdir. Yapılan iş (amel). insanın kendine ve topluma karşı olan sorumluluklarında da işleri. Kuran Yolu Tefsiri. M. Tıklayınız: http://www. ibadet (Salih amel / iyi. b) İbadet. zekat gibi düzenli ibadetler anlaşılmasına rağmen ibadet yalnız bunlardan ibaret değildir. yalancıları da elbette bilecektir. Kur’an’nın Işığında İBADET kavramının üzerinde birlikte tefekkür edelim: a) İbadet deyince çoğunlukla namaz. Allah’ın rızasını kazanacak işler yapmak da değildir. (2/ 62) Bkz. hac. her ne olursa olsun. Allah’ın varlığına ve birliğine inanıp. mümkün oldukça çok sayıda insana. d) Kuran’ın özü ve özetle istediği. Salih Ameldir. Ve O. kitaplara ve resullere inanmayı da içerir. Gelin. ölümden sonra yeniden diriltilmeye inanmaktır. Cilt:IV.” (Diyanet işleri Başkanlığı. insan için çalışıp didindiğinden başkası yoktur. Kemal Adal. c) Aynı zamanda belki de daha ağırlıklı olarak. inandık demeleriyle kendi hallerine bırakılacaklarını ve hiçbir imtihana çekilmeyeceklerini mi sandılar! Yemin olsun ki biz. KUR’AN’IN IŞIĞINDA GERÇEĞİ ARAYIŞ E – Kitapçığı. Bu inanç. .ahmetakyol.” (53 / 39 – 41) 3. hatta diğer canlılara ve doğaya yararlı olmaktır.php?option=com_content&task=view&id=10571&Itemid=128 TEVHİD. bir cümle ile: Tevhid ve Ahirete imanla.3) “Gerçek şu ki. güzel iş) haline getiren temel unsur ise “Takva”dır.Bu da böyledir.” (29 / 2 . Allah’ın istediği gibi yaşamak. O’nun istediği gibi yaşamak. SALİH AMEL: “Doğru ve yararlı iştir. hatta diğer canlılara ve doğaya yararlı olabilecek şeyler yapmak. Sayfa:618) 4. mümkün oldukça çok sayıda insana. Çünkü: ” İnsanlar. meşru ölçüler çerçevesinde herkesle barış ve uzlaşma çabası göstermek gibi yapıcı davranışları içine alan geniş kapsamlı bir kavramdır.

Allah'a karşı gelmekten sakınmak. ilâhî azaba sebep olabilecek inanç söz. Bu bağlamda. Yaratıcıyı gerektiği şekilde kavrayarak dürüst yaşamaktır. Yapılan bir iş. kötülüklerden korunmasına. Takva dini literatürde. her şeyde Allah’ın rızasını gözetmek ve O’nun hoşnutluğunu kazanmaya çalışmaktır. âlemlere muhtaç olmaktan uzak. 5.TAKVA: Allaha karşı saygılı olmak ve O’nun emirlerine karşı gelmekten sakınmaktır. hidayete erdirdiği için (din müşterek şebekesinin / ağının başlangıç nirengi değerleri olduğu için) öncelikli ve önemlidir. İman sizin kalplerinize girmemiştir…” (49 /14. De ki: "Siz iman etmediniz. iman edip emir ve yasaklarına uyarak.” (29 / 6) ayetinden de açıkça anlaşılacağı gibi. Allah rızasını gözeterek Halka hizmet. Hakka / Allah’a hizmet olmasaydı. noksan olan her şeyden münezzeh ve alemlere muhtaç olmayan bir Gani olan Yüce Allah.” (51 / 56) niye desin ve cin ve insanlardan Kuran’da duyurduğu emir ve yasakları ile (farzları ve haramları göstererek) ”kendisi için ibadet etmelerini / kendisi için iş yapıp değer üretmelerini” niye istesin ki?. doğruya götürdüğü. Allah’ın bunlara ihtiyacı nedeniyle değil. takva ile iş görmesine. Ancak 'Müslüman' olduk deyin. İnsanları iyiye. mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda didinmesine sebep olmuyorsa. Allah’ın rızasının olduğu bir iş ise ve bu iş Allah’ın hoşnutluğunu kazanacak şekilde yapılmışsa." dediler. Hakka / Allah’a hizmettir. insanın olgunlaşarak bizzat kendisine ve içinde bulunduğu toplumdaki diğer insanlara karşı olan sorumluluklarındaki işlerinde de Allah’ın rızasını kazanacak şekilde. insanın bizzat kendisine ve içinde bulunduğu toplumdaki diğer insanlaradır. seçme ve tercih ile tutum ve davranış değişikliğini kazanmasına da vesile olurlar. Her zaman ve her işte. hatta diğer canlılara ve doğayadır. dünya veya ahirette insana zarar verecek. mutlak bir Ganî'dir. Böyle olmasaydı. güzele. İbadetin ve Allah’a kulluğun . Allah’ın bizim ibadetlerimize ihtiyacı yoktur. kişinin özü. insanın Allah’a karşı sorumluluğunu yerine getiren işlerinde. Bakınız: 4 / 13-15) . Şayet bu Allah’la kul arasındaki ibadetler... Şüphesiz ki: Allah rızasını gözeterek Halka hizmet. fiil ve davranışlardan ve her türlü günahtan sakınmak anlamına gelir. İnsana yararı ve Hikmeti: İbadetin ve Allah’a kulluğun yararı. sonuçta kişi salih amel üretmiyorsa. insanın kendine ve topluma karşı olan sorumluluklarında da kişinin. sözüne uymuyor ve iman onun kalbine girmemiş demektir: “Bedeviler: "İman ettik. İşte bu Allah’a kulluk ve ibadettir ve ibadet sadece kulların yararınadır: “ Gerçek olan şu ki. Allah. doğrudan Allah ile kul arasında olan ibadetler. 6. Bu tür. Allah’ın rızasını kazandıran iman ve imana dayalı olarak yapılan ibadetler. “Ben. cinleri ve insanları bana ibadet etmeleri / benim için iş yapıp değer üretmeleri dışında bir şey için yaratmadım. aslında.

Yaşam Tarzı Olarak İbadet etmektir / Yaşam süresince Allah İçin iş yapıp değer üretmektir: Takva. cinsellik. Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak niyet ve maksadıyla (takva ile) yapılan her işin ama her işin de ibadet ve Allah’ a kulluğun ameli bir ifadesi olduğudur. Batıl. ibadete sebep olan ibadetlerdir. “günah” olan işi yapmamak da ibadettir. Bir başka deyişle bunlar (namaz. hac gibi düzenli ibadetler (ki bunlar aslında İslam’ın ritüelleri / dini tabirle nüsuklarıdır. hayatı. . bir ibadettir. “sevap” olanı yapmada daha önceliklidir. beline. hac. şüphesiz ki İslami esaslarına uygun olarak yapılanların her biri. Allah’a kulluğun. insanın yapması gerekli olan çalışmalar ve işler ile doludur. O’nun için iş ve değer üretmenin düzenli bir parçası haline getirir. iktidar ve şöhret tutkusundan uzak durmak. namaz.). b) Oruç İbadeti: Yaşamda. nüsukun amacının İbadet / Allah için iş ve değer üretmek olmasıdır.) Bunların (Nüsuk’un) Allah’ a kulluğun (ona tapınmanın değil ) ve ibadetin de temeli olarak kabul görmesinin sebebi. oruç. Allah için iş ve değer üretmekte / Allah’a Kulluk etmekte: a) Namaz İbadeti: Hayatta hiç kimsenin önünde eğilmemek (ruku). Yaşamımızda. oruç. Tutum ve Davranış olarak. İslam’ın da şartlarından olan. İnsanın Allaha karşı olan sorumluluklarında. 7.kaçınmak. vukuu mümkün olmayan. sıradan rutin bir işi. 8. boş söz. Allah’ın rızası gözetilerek. gayret ve yürüyüş halinde olmaktır. Kur’an’ı yaşamak. mütevazi olmak (secde) ve eşitliktir (saf). Üstelik. Allah’ın rızasını kazanmak için yapılan her iş. diline sahip ol” maktır.Bu sebep ve hikmetledir ki. sakınmak. İnsanın yaşamı. kendine ve toplumuna karşı sorumluluklarını Allah’ın rızasını gözeterek ve O’nun hoşnutluğunu kazanacak şekilde yapması. Benim vurgulamaya çalıştığım. c) Hac İbadeti: Yaşamda tabaka ve kastlardan arınmış (ihram/tavaf) sınıfsız topluma yöneliş ve insanlıkta / yeryüzünde / toplumlarda bunu sağlamak için durmadan çaba. zararlıdır. “günah” (dinen yasaklanan) dan . Onlardan yoksun bir benliğin. muhal (İmkânsız.ki onun yapılması kesinlikle kötü. ibadet doğuran ibadetlerdir. Örnek olarak. Kuran’ın öğrettiği gerçeğe göre. kurban kesmek vs. Hurafe olan nazariye) dir. Müslümanlık / Allah’a teslimiyet. aşırı servet. iman ile Allah’a kulluk ve ibadet de vardır. “SALİH AMEL” olarak yaptırır ve o işi Allah’a ibadetin. Bu çalışma ve işlerin hangisinde “Takva” varsa orada. “Sevap” olan işi yapmak kadar. Kuran’da bildirilenler doğrultusunda. İbadet ve Allah’a kulluktur. İmanlı insanlar için. “eline. yanlış.

sadece hayal ve kuruntu bilirler.” Ayetinin de anlamı budur. Sonra karşılığı kendisine hiç eksiksiz verilecektir.” (2 / 78) “Yeryüzündeki insanların çoğunluğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Allah’ın rızasını her işinde gözeterek. hiçbir zaman. bir başka yardıma da ihtiyaçları yoktur. insanlığa. ALLAH’A. Dinini yaşaya) Müslüman (Allah’a teslim olan) olmak istiyorsak. Bu bağlamda “TAKVA” İLE YAPILAN HALKA HİZMETLER DE. Kur’an ahlakı ile ahlaklanmaktır. Bakın Allah. yanlışlarını da atmalıyız. Dinine bağlı. bir tek O’nun azat kabul etmeyen kuludur (onun için iş ve değer üretenidir).Takvalarını yaşam tarzı yaparak o şekilde yaşayan ve “Takva”larına bağlı olarak . olamaz. Kur’an’dan onay almayan bilgi kırıntılarıyla Tahkiki İman sahibi iyi bir müslüman olamayız. İnsanın kendisine. HAKK’A HİZMET. bilinçli inanan tüm insanların da hoşnut olacağı iştir. Mütedeyyin (Dindar. bir başka rıza ve hoşnutluğa da. duyduğumuz veya bildiğimiz geleneksel hurafeler ile. kuluna kafidir. İnsanlara zarar veren bir taşın. sadece ve ancak bir tek O’na teslim olmuştur. doğaya ve tüm canlılara hizmettir. ne biz şirke sapardık ne de atalarımız. Allah’a ibadet ederek O’na kulluk eden. Allah rızasını düşünerek. bir tek O’nun hizmetindedir. doğrularını almalı. Allah’a kulluk ve ibadet. Hiçbir şeyi haram da yapmazdık. Sadece saçmalıyorsunuz siz. Kur’an’da." Onlardan öncekiler de azabımızı tadıncaya kadar bu şekilde yalanlamışlardı. De ki: "Yanınızda. ŞÜPHESİZ AYNI ZAMANDA HAKK’A HİZMETTİR. Allah’tan başkasına kulluk etmeyen insan. tüm varlıkların yararına çalışmaktadır. Kuran’daki kavramların anlamı bağlamında.” (53 / 39 . O’nun hoşnutluğunu kazananların . milletine. Bunun için. Sadece sanıya uyarlar onlar ve sadece saçmalarlar” (6 /116) “Şirke batanlar şöyle diyecekler: "Allah dileseydi. Ve onun çalışıp didinmesi yakında görülecektir. Allah’ın istediği bir yaşayışı seçmek ve öyle yaşamaktır. ŞUURLU İMAN) SAHİBİ MÜSLÜMAN OLUNMAZ Kulaktan dolmalarla. “Yalnız ve ancak Allah’a kulluk / ibadet edebilmenin ve yalnız ve ancak O’ndan yardım dilemenin”(1 / 5 ) anlamını idrak edebilmek için. Allah’a ibadet ve Allah’a kulluktan bunların her birinin yararı ve ayrı payı vardır. “Allah. yol üzerinden kenara çekilmesi bile bir ibadettir. KULAKTAN DOLMALARLA TAHKİKİ İMAN (BİLİNÇLİ. samimi bir inanan (mümin) isek. insan için çalışıp didindiğinden başkası yoktur. bütün bilgilerimizi ve bundan sonra öğreneceklerimizi Kur’an terazisine vurmalı. Gerçek anlamında Allah’a kulluk eden. hiçbir işinde. akrabasına. ailesine.41) E. “Gerçek şu ki. Kur’an’ı gereğince okumayan kulaktan dolma taklitçiler hakkında ne diyor: “İçlerinde ümmî olanlar da vardır ki Kitap'ı bilmezler. bir yaşam tarzı olarak. Çünkü Allah’ın hoşnut olduğu iş. Onlar yalnız sanıya saplanırlar. HALKA HİZMETTİR. hiçbir hal ve şartta. aslında bu kulluğu ile tüm varlıklara hizmet etmekte. önümüze çıkaracağınız bir ilminiz var mı? Zandan başka bir şeye uymuyorsunuz." (6 / 148) .

aklını ve gönlünü işleten “Nasip Sahipleriyle” paylaşabilmek için yapılmıştır. zandan azade. Yalnızca sanıya uyuyorlar. Yoksa sizin lehinize üzerimizde kıyamete kadar uzanacak yeminler mi var da siz ne hükmederseniz oluverecek! Sor onlara: "Böyle bir şeye hangisi kefil?" Yoksa kendilerinin ortakları mı var? Eğer doğru sözlüler iseler. İbret olmaz sana. yorumsuz olarak doğrudan Kuran ayetleriyle.” ( 10 / 66) “Onların bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Ana dilimizde “Doğru Bilgi Ana Kaynağı” nın kullanılmasına imkan ve katkı sağlayabilmek amaç ve niyetiyle. konularla ilgili Kur’an ayetleriyle. Allah.“Onların çoğu sanıdan başka bir şeyin ardınca gitmiyor. . her gün okursun ezberden Yoksa bir maksat aramazsın ayetlerde. haktan hiçbir şey ifade etmez. nasıl hüküm veriyorsunuz? Yoksa sizin bir kitabınız var da ondan ders mi görüyorsunuz? Onda. çağırıversinler ortaklarını!” (68 / 36-41) “Göklerin ve yerin melekutuna. Allah'ın yarattığı herhangi bir şeye bakmadılar mı.” ( 53 / 28) Ve Yüce Allah onları Kur’an’ı gereğince okumanın gereği ve yeterliliği hakkında şöyle uyarıyor: “Neniz var sizin. Kuran’ın ışığında bir kısım “Kitap” bilgisini.. KONULARINA GÖRE KURAN MESAJI Konularına göre kuran mesajı derlemesi. onların yaptıklarını iyice bilmektedir. yalanlayanların. Sanı ise haktan hiçbir şey kazandırmaz. ecellerinin gerçekten yaklaşmış olabileceğini düşünmediler mi? Peki. keyfinize uyan her şeyi rahatça buluyorsunuz. Artık bundan sonra hangi hadise / söze iman edecekler?” (77 / 49 -50) “Açıp nazm-ı celilin bakarsın yaprağına Veya okuyup geçersin bir ölünün toprağına. “Konularına göre Kur’an Mesajı” derlemesinin.. bu Kur'an'dan sonra hangi hadise / söze iman ediyorlar?” (7/185 ) “Vay haline o gün..” (10 / 36) “Gözünüzü açın! Göklerde kim var yerde kim varsa Allah'ındır! Allah'ın yanında başka şeylere yalvaranlar. İlahi Kelamın algılanıp anlaşılmasında .. gerçeğe ulaştıran yollardan bir yol. ortak koştuklarına uymuyorlar / Allah'ın yanında ortaklara yalvaranlar neyin ardı sıra gidiyorlar? Onlar sadece sanıya uyuyorlar ve onlar sadece saçmalıyorlar. Doğrusu da şu ki sanı.” F. hakikate açılan kapılardan bir kapı olması umulmaktadır.

kazancının karşılığıyla. İnsanların Yaratılış Amacı. aşağıdaki linkten ulaşabilecekleri “Konularına Göre Kuran Mesajı” nı bilgisayarlarına indirip. sadece gerçeği göstermek üzere yarattık . Bkz: KUR’AN VE SORUMLULUK Tıklayınız: http://www.Konuyla İlgili daha geniş bilgi edinmek isteyenler. yeri de ve bunların arasındakileri de eğlenip eğlendirelim diye.php?option=com_content&task=view&id=5747 TOPLUMSAL YAŞAMIMIZDA. İnanç ve eylemleriyle. HAKK’A (ALLAH’A) VE HAKK’IN RIZASI İÇİN HALKA (TOPLUMA) HİZMET (yararlı işler yapmak) İBADETTİR ve aynı zamanda “yalnız ve ancak” ALLAH’A KULLUĞUN AMELİ İFADESİDİR. bilincine varmak şuuru ve iradesiyle. 16 / 3.net/index. diledikleri zaman.ahmetakyol.net/index. Ta ki her benlik. 15 / 85 – 86. HAKK İÇİN HALKA HİZMET EDENLERDEN/ ALLAH İÇİN İŞ YAPIP DEĞER ÜRETENLERDEN / İMAN İLE İBADET EDENLERDEN OLURUZ. V. 45 / 22. 21 /16 -17. emir ve yasaklara uyarak. hiç kimse zulme uğratılmaksızın. Bu sınavda.ahmetakyol. Tüm insanlığa Tebliği /duyurulması için inmiştir. ALLAH’A İBADET ETMEK YANİ ALLAH İÇİN İŞ YAPIP DEĞER ÜRETMEKTİR . 39 / 5. diledikleri konuyu rahatlıkla inceleyebileceklerdir. tutum ve davranış olarak. Dünya’da denenme: Sınavdır. Allah resulünün / elçisinin diliyle. HAKKA İNANIP. HAKK’I HAK BİLİP. Boşuna yaratmadık . Hesaba Çekileceğimiz Temel Sorumluluğumuz da: İBADETLERİMİZDİR. 46 / 3) . hak olarak. “Kitap”ta belirtilmiş öğüt. maksadıyla. İMAN SORUMLULUĞUN YÜKLENİLMESİ ve İMANIN GEREĞİNCE YAŞANMASI. İNANIP.” (Bkz: 14 / 19 -20. arşivlediklerinde. Kainatın yaratılış sebebi nedir? Allah’ Kur’an’da mealen buyuruyor ki: “Biz gökleri de. Tıklayınız: http://www. KUR'AN VE GERÇEK A. İNŞALLAH. “OKU / DÜŞÜN – ANLA / ANLAT / ÇAĞIR manasında” anlayarak ‘OKUMAK’ anlamına gelen KUR’AN. Aklını ve gönlünü işleterek görev ve sorumluluklarını idrak etmek. TÜM İNSANLARI DA KENDİSİYLE BUNA ÇAĞIRMAK. yüz yüze getirilsin.php?option=com_content&task=view&id=10605&Itemid=128 2. Önceki yazılardan özetlenmiş bir hatırlama ile konumuza girelim: Arapça olarak. 38 / 27. hak üzere ve belirlenmiş bir süreye bağlı olarak. İMAN SAHİBİ OLUNMASI. 44 / 38 / 39. ALLAH’ IN RIZASINI KAZANMAK İÇİN YAPTIĞIMIZ İŞLERDİR. 30 / 7 – 8. GERÇEĞİN BELİRİŞİ 1.

gözükmesi. İkisini de. yeri ve bunlar arasındakileri eğlenmek için yaratmadık. gerçeğin belirmesi. OKUYUP DÜŞÜNMEKTİR. oluşması demektir. GÖRMEK. sadece gerçeği göstermek üzere yarattık. uygundur. gerçeğin. 3. Gerçek. sonuçta her benliğin kazancının karşılığı ile hiç kimse zulme uğratılmaksızın yüz yüze getirilmesi maksadıyla. . Hakikattir.” (44 / 38 – 39) ayetlerinin ışığında . bunu doğru anlamanın yolu (bu amaca götüren ilerleme mihveri) . GERÇEĞİ. İÇİNDEKİ TÜM VARLIKLARLA BİRLİKTE. aynı koşullarda değişmeyen “Mutlak Doğru”dur. kainatta görülebileceği açıktır. tenkide değer görülmesi esastır. birleştirici. zuhur etme. KAİNATIN YARATILIŞ SEBEBİ : Hak üzere ve belirlenmiş bir süreye(kader / ölçü) bağlı olarak. Gerçek Nerededir? “Biz gökleri. BİLİMİN KONUSUDUR. Tüm yarattıklarında. bir şeyin aslını / gerçeğini anlamak olduğunda. ortaya çıkması. Hedef (amaç). Gerçeği / Hakkı / Hakikati / Mutlak Doğru’yu algılayışımız ve anlayışımızdır. 5. meydana çıkma hali). GERÇEK. Gerçeği Görebilmenin Yolu Nedir? Her türlü cehaletin sebebi anlayamadan ziyade sorgulama yetersizliğidir. Sadece Gerçek. SADECE GERÇEĞİ GÖSTERMEK İÇİNDİR. her şeyde kendinden bir güç bulunan” ve hem de “ZAHİR: Her şeyde tecelli eden ( Belirme. işaretler bulunan) olması. ortaya çıkma. görünmesi. çünkü Allah hakkın ta kendisidir…” (22 / 6. Haktır. kainattaki mevcut tüm varlıklarda da. Gerçek ve Doğru Nedir ? Sözlüklerde sinonim (eş anlamlı) olarak açıklansa da. 62) Hakkın / Gerçeğin ta kendisi olan Yüce Allah’ın hem “BÂTIN: Gözle görülemeyen. DOĞRU dediğimiz ise. gerçektir ve Gerçek tektir. toparlayıcı bir üslup ile yapılmalıdır. İŞİTİP. Kişiye ve aynı algı ve anlayışı (müşterek değer yargılarını) paylaşan toplumlara özgüdür. Zamana ve mekana göre değişkendir. Lakin bu da ayrıştırıcı / itici olmayan. kendisinden görünebilir izler. “Gerçek” ile “Doğru” arasında anlam farkı vardır. Sorgulamadan bir yolun / bir kişinin ardına düşmektir. Anlayışlar örtüşsün veya örtüşmesin benimsenmeyen bir yorumun / anlama ifadesinin “saygı adına” kabullenilmesi yanlıştır. Ama onların çokları bilmiyorlar.Bu ayetlerin ışığında görüldüğü gibi. içindeki tüm varlıklarla birlikte. 4. KAİNATTA DELİLLERİYLE GÖSTERİLEN GERÇEK. görünme. “Bu böyledir.

sorgulayarak okuduğumuzu.GERÇEK ANCAK İŞİTİP. B. önyargıdan bağımsız olarak söylenenin maksadını anlamak amacıyla dinlemektir. KİTAPTAKİ GERÇEK 1. Kuran’a göre insanın önüne okunmak üzere konulan üç temel kitap yani. ( Haberdar olmak) GÖRMEKTEN MAKSAT: Bilip anlamak istediğimizin kainattaki ve insan / insanlardaki tecellilerini (ortaya çıkışlarını). GÖRMEK. görüp. birtakım hedeflere götüren. Kitap nedir? DİN LİTERATÜRÜNDE KİTAP: özellikle. akıl ve gönül terazilerimizde tartarak değerlendirmektir. önyargıdan bağımsız olarak konuyu doğru anlamamızı delillendirmek amacıyla görmektir. terbiye edip eğiten. Tefekkür ile idrak edip. bunların her birinin öncesinde de vardır ve bunların her birinden sonra da yapılır. “kâinat” ve “insan” kitaplarında indirip gösterdiklerini . Rab sıfatıyla “Besleyip. “İNSAN KİTABI” ve c) “VAHİY KİTABI” (KUR’AN) kitapların hepsi algılanmalı ve öyle anlaşılmalıdır. (Bilgi sahibi olmak. İŞİTMEKTEN MAKSAT: Bilip anlamak istediğimiz hakkında söylenenleri. genel olarak “Kitap” ile kastedilen… “KİTAP” deyince. Anlamak) DÜŞÜNMEKTEN MAKSAT: İşitip. 2. OKUYUP DÜŞÜNMEKLE GÖRÜLEBİLİR. “İçinde kuşku ve çelişki olmayan” (2 / Bakara / 2) Kuran ve tüm ilahi vahiylerin genel adı olmakla birlikte. tezahürlerini (belirtilerini). VAHİY KİTABI OLAN KUR’AN’DAKİ İMAN KONUSUNDAKİ GERÇEK . (Olguları tabiatta ve insanda / insanlarda aramak. Ayet nedir? a) Ayetin tanımı . araştırmak) OKUMAKTAN MAKSAT: Bilip anlamak istediğimiz hakkındaki bilgileri. BİLİMİN KONUSU DEĞİLDİR. önyargısız öğrenmek amacıyla sorgulayarak okumaktır. İnanmak) Kişisel seçim ve tercih.“Kainat Kitabı”. (Özümsemek ve uygulamaya koyacağımız sübjektif doğru bir görüş sahibi olmak. Tekâmülü programlayıp yöneten Allah’ın (vahiy kitapları) rehberliğinde. “İnsan Kitabı-insanın bizatihi kendisi” ve “Vahiy Kitabı” (Kuran) dır. genel ve geniş anlamda: a) b) “KAİNAT KİTABI”. Yarattıklarını belirlediği bir programa uygun olarak.

anlayıp. gerçeğe ulaşmanın kendisiyle birlikte. sosyolojik vs. yapanlar çoğalır. KUR’AN’DAKİ GERÇEK. binlerce (evet binlerce) ayetinde Kainat ve İnsan Kitaplarına gönderme yaparak. bunlardaki “Ayetlerin” ve “Sünnetullah” ın anlaşılıp. 3. Allah’ın “yol” ve “yasa”sı. değiştirilemez. Halkının çoğu böyle Müslüman olan bir toplum. Varlığı yönetmede “Allah’ın Dilemesi”yle dilemedikçe. Kur’an’daki Gerçek nedir? Kitap olarak Kur’an’ın bizatihi kendisini. fizik ötesi. baktığı Kitap’ta (Kur’an’da) “her şeyin var olduğunu”. “kainat” ve ”insan” kitaplarının tüm “Varlık Kanunları”. fiziksel. işaret. gereğince “oku” yamayanlar. nurundan asla yararlanamazlar. cifr hesapları vs. şaşmaz. sadece Kur’an’ nın belirli parçaları olmayıp.. insanı “Tek ve Mutlak Yaratıcı” (Allah) ya çeviren ve götüren aydınlık. “Kur’an Yeter” sözündeki gerçek nedir? Kur’an . değerlendirilmesini kolaylaştıran bir ışıktır. değişmez. psikolojik. Kur’an’ı gereğince “oku” mama nedeniyle.AYET: Kelime olarak. “Kâinat Kitabı” ile “İnsan Kitabı” nı da okuyup. “Sünnetullah” kapsamı içindedir. 4. Kur’an’ın kılavuzluğundan mahrum kalırlar ve Onun. aynı zamanda varlıklar ve olaylar da dahil olmak üzere. İnananlar için bizatihi kendisi kılavuz olmasının yanında. hiçbir şeyin ne eksik ne de fazla bırakıldığını” yanlış anlayıp. . söz ile İnananlardanım dese de.“Kâinat Kitabı” ile “İnsan Kitabı” nın gereğince okunup. kendisinin ışığında Kainat ve İnsan Kitaplarının da gereğince “oku”nması gerektiğini vurguluyor. işaret ederek. delil… gibi anlamlara gelen ve “Yaradan” la “yaratılan” arası ilişkide anlamı olan.. SÜNNETULLAH da. biyolojik. ONUN “KÂİNAT KİTABI” İLE “İNSAN KİTABI” NIN GEREĞİNCE OKUNUP DEĞERLENDİRİLMESİNİ KOLAYLAŞTIRAN IŞIĞINDA DA MAHRUM KALACAĞI GERÇEĞİDİR. ışık ve işarettir. Kuran’da mevcut olan “Allahın emir ve yasakları” ve Allah’ın tüm alemlerdeki iş ve oluş dahil tüm yarattıklarının “yaratılış” ve “yönetim” ini düzenleyen “işleyiş” esasları ile insanlarca bilinen ve bilinmeyen. değerlendirilmesini kolaylaştıran ışığından. değerlendirir ve Kur’an’la üfürenler. “BİLİMSEL” ilerleme ve buluş elbette yapamaz. keşfedilmiş veya keşfedilmemiş değişmez. ONUN KILAVUZLUĞUNDAN MAHRUM KALACAĞI GİBİ. belirti. 5. bunlardaki “Ayetlerin – Gerçeğin delilerinin” ve “Sünnetullah” ın (Allah’ın tüm alemlerdeki iş ve oluş dahil tüm yarattıklarının “yaratılış” ve “yönetim” ini düzenleyen “işleyiş” esasları nın) anlaşılıp. muska yapanlar. onun gösterdiğini ona baksalar da göremeyen ve bu sebeple de “Kâinat Kitabı” ile “İnsan Kitabı”na bakmayı bile akletmeyen ve göremeyen zihinler. Kur’an ile İnsan ve Kainat Kitaplarının ilişkisi nedir? Vahiy Kitabı Kur’an. yöntemi. KUR’AN’I GEREĞİNCE OKUMAYANLARIN.SONUÇ İLİŞKİSİ” de kurarak. şifre arayanlar. Sünnetullah çerçevesinde “SEBEP. “Kâinat Kitabı” ile “İnsan Kitabı” nın gereğince okunup. İnsan ve Kainat kitaplarının da parçalarıdır Kuran’a göre. tarzıdır. b) “Ayet” . nurdur.

KUR’AN’IN KENDİSİYLE BERBER. İLİMDEN MAKSADIN KAİNAT VE İNSAN KİTAPLARININ KONUSU OLAN BİLİMİ DE KAPSADIĞINI VE BU BİLİM’İN NEREDE VE KİMDE OLURSA OLSUN ONDAN ALINMASININ HER MÜSLÜMANA İLİM OLARAK FARZ OLDUĞUNU KUR’AN’A UYGUN OLARAK AÇIKLADIĞINI fark edemeyenler. sadece Din ilmine yoranlar. Kur’an’ın “Kâinat Kitabı” ile “İnsan Kitabı” nın okunup. Bilemeyenlerdir. bağnaz. İNSANLARI ÇİN’E YÖNLENDİRMEYECEĞİNİ. Bilime engel midir? Dini bilime engel görenlerin değerlendirmedeki temel yanlışı. KAİNAT VE İNSAN KİTAPLARININ AYETLERİ OLAN DÜNYADA VE KAİNATTA MEVCUT BÜTÜN KİTAPLARI. Kainat ve İnsan kitaplarına gönderme yapmakta. KUR’AN DAKİ HAK SÖZE. “Hacettepe Üniversitenin girişinde yıllardır bir taş sembol var. . ÇÜNKÜ İLİM HER MÜSLÜMANA FARZDIR. BİNLERCE AYETİNDE. tutucu insanlardan korkulması gerektiğini anlatan ünlü bir söz…” İşte size İnsan Kitab’ ının gerçeği ifade eden. GEREĞİNCE OKUYUP.”(Beyhakî. KUR’AN’I GEREĞİNCE OKUYANLARIN. “Kur’an Yeter” sözünün anlamındaki gerçeğin. 6. BATIL YORUM GETİRMEKTİR. Kur’an’ı. tamamı mealen: “İLİM ÇİN'DE DE OLSA ONA TÂLİP OLUN. değerlendirilmesini kolaylaştıran ve teşvik eden ışığından . 2/253)olan “Hadis” deki İlimi. Kainat ve İnsan kitaplarındaki ayetleri (gerçeğin delilleri) de düşünüp ibret almaya davet etmekte ve “gereğince oku” manın bu olduğunu vurgulamaktadır. Kur’an. “KUR’AN YETER” SÖZÜNÜN ANLAMINDAKİ GERÇEK. üzerinde “TEK KİTABI OLAN İNSANDAN KORKARIM” yazılı… Thomas Aquinas’ın sözü… Başka kitap okumayan. YANLIŞ OLAN. nurundan yararlanamamaktır. PEYGAMBER’İN. “İlim Çin’de olsa bile arayın. YANLIŞ OLAN. gereğince okunması gereken bir ayeti. KUR’AN DEĞİLDİR. akıllarını işletmeyen Kur’an cahilleridir. KAİNAT VE İNSAN KİTAP’LARININ “AYET” LERİNİ DE “GEREĞİNCE” OKUMASI GEREKTİĞİDİR. özellikle Allah’ın varlığının delilleri olarak gösterilen Kur’an Ayetleri . BİLİME ENGEL OLAN. İSLAM’IN TEK KİTABI OLAN KUR’AN’IN. alın” sözünün anlamından habersiz olan ve veya . BUNLARIN HEPSİNE BİRDEN BİR ARADA “KİTAP” DENDİĞİNİ VE BU “KİTAP” A UYULMASINI EMRETTİĞİNİ göremeyenlerdir. KUR’AN’I İNDİĞİ COĞRAFYA’DA TEBLİĞ EDEN HZ. Zannettikleri gibi değildir. TEBLİĞ ETTİĞİ BU DİN’İN İLMİNİ ALMAK İÇİN. Kur’an’ı gereğince “oku” mamaktır. Şuabu’l-İman-Beyrut. anlamayan ve bilmeyenlerdir. KUR’AN’N TEMEL MESAJLARINDAN BİRİ OLARAK. anlaşılıp.Geleneksel tefsirlerde / yorumlarda ve Kur’an fihristlerinde. görüp – bildikleri Din anlayış ve uygulamaları ile “Kur’an’daki Gerçeği “ bir ve aynı kabul edişleridir. taşıdıkları bu anlamın yanında . Yanlış olan. Kur’an’ı gereğince “oku” mak değildir. DÜŞÜNÜP İBRET ALMAYI ÖĞÜTLEDİĞİNİ.1410. Bilime engel görenler. bir İnsanın dosdoğru sözü. Kur’an’ın kendisiyle beraber Kainat ve İnsan Kitap’larının da gereğince okunması demek olduğunu.

İnsan ve Kainat kitaplarının da parçalarıdır Kuran’a göre. KUR’AN’IN GÖSTERDİĞİ VARLIK ALEMİNE AİT GERÇEK DE. YANLIŞ OLAN. “SEBEPLERE YAPIŞMAK” tır. Sebebi yanlış yerde aramak. içinde bulunduğu Varlık Aleminde Allah için iş ve değer üretmek. ispatı ile uğraşarak. Bilime itibar etmeyip. Saygın. adalet… “CENÂB-I HAKK”: Büyük. Allah’ın . Adalet…” “CENÂB-I HAKK” tır ki O : Şairin deyişi ile: “İşit Niyazi sözün . imanla açıklamaya çalışmaktır. KAİNATTA VE İNSANDADIR. GABYA İMAN. “HAKK”: 1. YANLIŞ OLAN. “Kâinat ve İnsan” Kitaplarını da gereğince “oku” mamaktır. BİLİME ENGEL DEĞİLDİR. bilimin konusu yapılmaz.. ne muhteşem bir söz! “Cenâb”: Saygınlık.YANLIŞ OLAN. Sünnetullah gereği olarak. sadece Kur’an’ nın belirli parçaları olmayıp. Kişinin ahirette hesaba çekileceği “Temel Sorumluluğu”: Gayb (Ahiret) alemindeki “GERÇEK” e inanarak / İMAN İLE. KUR’AN. kainat ve insan kitaplarına gönderme yaparak. VARLIK ALEMİNDEKİ GERÇEĞİ DE AYDINLATIR. ARANAN “GERÇEK”İN BULUNACAĞI ALEM NERESİ İSE ONA GÖTÜRECEK “SEBEP” DE ORDADIR. Yüce Gerçek. o konu ile ilgili olarak cehalet tir / bilgisizliktir. 7. Hak. İman dışı konularda gerçeği . ÇALIŞMAKTIR. ÜÇ TEMEL KİTAP’TAKİ GERÇEK BUDUR. “Allah’a “CENÂB-I HAKK” demişiz… Ne büyük . aynı zamanda varlıklar ve olaylar da dahil olmak üzere. Kur’an’ın ayetlerini (gerçeğin delillerini) “Kâinat ve İnsan” Kitaplarında da göstermesine rağmen. bilimle değil. Sonuç olarak Kitap’ taki Gerçek nedir? Kalbin / gönülün tasdiki olan iman esasları. sahip olunması istediği İman’ı. ÜSTELİK BİLİME ÇAĞRIDIR. gerçeğin ta kendisi 2. GAYB (AHİRET) ALEMİNE AİT İMAN GERÇEĞİ KUR’AN’DA DIR.. Çalışmada verim almanın SÜNNETULLAH’ ta gösterilen yolu.Doğruluk. SADECE SEBEBİNE YAPIŞANLAR GERÇEĞE ULAŞIR. Kur’an’ın “Kâinat ve İnsan” Kitaplarındaki gerçeği idrak ve alınan ibretle. hak. Sebepler de o sebebin sonucu olan “Gerçek” te “Ayet” lerdedir ve “AYET” .Gerçek. Doğruluk. İŞTE. Bilime engel görmektir. yücelik ve ululuk ifade eden bir deyim.

Bir nesne örtmez Hak yüzün, Hak’tan ayan bir nesne yok, Gözsüzlere pinhan imiş” ALEMLERDEKİ GERÇEĞİ GÖREN GÖZ, ALEMLERE AİT “KİTAP” I GEREĞİNCE OKUYAN GÖZDÜR. İŞTE SONUÇ OLARAK KİTAP’TAKİ GERÇEK DE BUDUR. “YARATAN RABBİNİN ADIYLA OKU / DÜŞÜN-ANLA / ANLAT / ÇAĞIR!” (Alak / 1)

C.

ÜÇ TEMEL KİTAP’TAN GERÇEĞİN OKUNMASI

Bu üç temel kitap (“Kainat Kitabı”, “İnsan Kitabı” ve “Vahiy Kitabı” - Kuran), Doğru Bilginin (ilmin ve bilimin) de kaynağıdır. Bu kaynaklardan yararlanmak ancak “Kitap” ta olandan haberdar olup, Çalışan akıl ve gönülle bu bilgi kaynaklarını etkin kullanmakla mümkündür: “Yeryüzünde (Kainat Kitabı) ayetler (gerçeğin delilleri) vardır görürcesine bilenler için. Benliklerimizin ( İnsan Kitabı ) içinde de. Hâlâ bakıp görmeyecek misiniz?” (51 / 20- 21) “De ki: "Göklerde ve yerde (Kainat ve İnsan Kitaplarında) neler var / neler oluyor, bir bakın!" O ayetler(gerçeğin delilleri) ve uyarılar iman etmeyen (inanmayan) bir toplumun hiçbir işine yaramaz.” (10 / 101) “Göklerin ve yerin melekutuna (Kainat ve insan kitaplarındaki ayetlere - gerçeğin delileri olan varlık ve oluşlara ), Allah'ın yarattığı herhangi bir şeye bakmadılar mı; ecellerinin gerçekten yaklaşmış olabileceğini düşünmediler mi? Peki, bu Kur'an'dan sonra hangi hadise / söze iman ediyorlar?” (7 / 185) “Onlara ayetlerimizi (gerçeğin delillerini) ufuklarda (Kainat Kitabı) ve öz benliklerinin içinde ( İnsan Kitabı ) göstereceğiz. Ta ki, onun hak olduğu kendilerine ayan beyan belli olsun. Kendisinin her şey üzerinde bir tanık oluşu, senin Rabbine yetmez mi?” (41 / 53)

D.

KİTAPTA OLMAYAN “ZAN”DIR:

Bu üç temel kitaptan (“Kainat Kitabı”, “İnsan Kitabı” ve “Vahiy Kitabı” – Kur’an) herhangi birinde mevcut olan “Ayetler” ile delillendirilemeyen ve “Sünnetullah” ile açıklanamayan bir şey , gerçeği ifade eden doğru bilgi (ilim ve bilim) değildir, “zan” dır: “Neniz var sizin, nasıl hüküm veriyorsunuz? Yoksa sizin bir kitabınız var da ondan ders mi görüyorsunuz? Onda, keyfinize uyan her şeyi rahatça buluyorsunuz. Yoksa sizin lehinize üzerimizde kıyamete kadar uzanacak yeminler mi var da siz ne hükmederseniz oluverecek! Sor onlara: "Böyle bir şeye hangisi kefil?" Yoksa kendilerinin ortakları mı var? Eğer doğru sözlüler iseler, çağırıversinler ortaklarını!” (68 / 36-41) “İçlerinde ümmî olanlar da vardır ki Kitap'ı bilmezler, sadece hayal ve kuruntu bilirler. Onlar yalnız sanıya saplanırlar.” (2 / 78)…

Bkz, Kur’an’ın Işığında İşitip, Görebilmek - 4: ZAN ve AKIL Tıklayınız: http://www.ahmetakyol.net/index.php?option=com_content&task=view&id=9211&Itemid=138

E.

KUR’AN IŞIĞINDA GERÇEĞE GİDEN YOL
1. Doğru Yol

“Hak Rabbindendir / Gerçek Rabbinden gelir, o halde sakın kuşkuya düşenlerden olma “(2 / 147; 3 / 60), “Kuşkulanmakta isen senden evvel Kitap’ı okuyanlara sor” (10 / 94), “Haberdar olana sor” (25 / 59), “Bilmiyorsan zikir / Kur’an ehline sor” (16 / 43; 21 / 7). “Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.” (17 / 36) “…HER BİLGİ SAHİBİNİN ÜSTÜNDE BİR BAŞKA BİLEN VARDIR.” (12 /76). KUR’AN IŞIĞINDA GERÇEĞE GİDEN YOL, “KİTAP” I YANİ VAHİY KİTABI OLARAK KUR’AN’LA BERABER, KAİNAT VE İNSAN KİTAPLARINI (ÜÇ TEMEL KİTABI), GEREĞİNCE OKUMAK VE HAKKIYLA UYGULAMAKTIR. 2. Doğru yolda bir Patika: Konularına Göre Kuran Mesajı

Konularına göre kuran mesajı derlemesi, Ana dilimizde “Doğru Bilgi Ana Kaynağı” nın kullanılmasına imkan ve katkı sağlayabilmek amaç ve niyetiyle, Kuran’ın ışığında bir kısım “Kitap” bilgisini, yorumsuz olarak doğrudan Kuran ayetleriyle, zandan azade, aklını ve gönlünü işleten “Nasip Sahipleriyle” paylaşabilmek için yapılmıştır. “Konularına göre Kur’an Mesajı” derlemesinin, konularla ilgili Kur’an ayetleriyle, İlahi Kelamın algılanıp anlaşılmasında , gerçeğe ulaştıran yollardan bir yol, hakikate açılan kapılardan bir kapı olması umulmaktadır. Konuyla İlgili daha geniş bilgi edinmek isteyenler, aşağıdaki linkten ulaşabilecekleri “Konularına Göre Kuran Mesajı” nı bilgisayarlarına indirip, arşivlediklerinde, diledikleri zaman, diledikleri konuyu rahatlıkla inceleyebileceklerdir.
Tıklayınız: http://www.ahmetakyol.net/index.php?option=com_content&task=view&id=5747

3.

“İkra' bismi rabbikellezi halak.“

MÜSLÜMAN KİŞİ VE TOPLUM OLARAK, “YARATAN RABBİNİN ADIYLA OKU / DÜŞÜN-ANLA / ANLAT / ÇAĞIR!” (Alak / 1). BU İLK VAHYİN İLK FARZINI, KUR’AN’DA ALLAH’IN İSTEDİĞİ GİBİ, RIZASINI KAZANACAK ŞEKİLDE, HEM DİNİ HEM BİLİMSEL KONULARDA, LAYIKIYLA YAPANLARDAN OLURUZ, İNŞALLAH.

M. Kemal Adal

VI.

KUR’AN VE ANLAM (*)
A. MUHKEM VE MÜTEŞABİH NE DEMEKTİR?
1. Muhkem

Sözlükte "sağlam, esaslı ve dayanıklı" anlamına gelen MUHKEM, terim olarak: Manası kolaylıkla anlaşılan, harici bir yoruma ihtiyaç göstermeyen ve tek anlamı olan, ne anlama geldiği, ne anlatmak istediği ilk bakışta anlaşılan, manası açık ve net olan, niteliği ve içeriği (seçikliği ve açıklığı) belli olan Kur'an'ın sarih lafızlarına ve ayetlerine denir. Fıkıh usulü ilminde muhkem; manası / hükme delaleti açık olan lafızdır. Bu lafzın, tevil, tahsis ve neshe ihtimali yoktur. Yani manası açıktır, hüküm vermeye kılavuzluk, aracılık yapan söz,söylem, ifadedir. Muhkem olan bu söz, söylem ve ifadenin, tevil (görünür anlamından başka bir anlamda manalandırılma, yorumlama),tahsis (bir kimseye veya bir yere ayrılma) ve neshe (kaldırılma, hükümsüz bırakılma) ihtimali yoktur. 2. Müteşâbih

Sözlükte ”benzeyen” anlamına gelen MÜTEŞÂBİH , terim olarak: Manası kolaylıkla anlaşılmayan, bir çok manaya ihtimali olup bunlardan birini tayin edebilmek için haricî bir delile ihtiyaç duyulan, ne anlama geldiği, ne anlatmak istediği ilk bakışta anlaşılmayan, manası açık ve net olmayan, niteliği (seçikliği) belli olsa da içeriği (açıklığı) belli olmayan, şaban ayında değil de ramazan ayında oruç tutulması gibi manası akılla kavranamayan lafızlara ve ayetlere denir. Fıkıh usulü ilminde Müteşâbih ise; manası / hükme delaleti kapalı olan, ne anlama geldiği ancak Allah tarafından bilinebilen lafızdır. Yani manası kapalıdır, hüküm vermeye kılavuzluk, aracılık yapmayan söz, söylem ve ifadedir. Ne anlama geldiği ancak Allah tarafından bilinebilen söz, söylem ve ifadedir. MELEK, CİN, ŞEYTAN, AHİRET HAYATI, CENNET TASVİRLERİ,CENNETTEKİ YAŞAM, HURİ, GILMAN, CEHENNEM TASVİRLERİ, CEHENNEM ATEŞİ, KUR’AN’DA ANLATILAN MUCİZELER VS. GAYBİ KONULAR İÇYÜZÜ / GERÇEĞİ İTİBARİYLE MÜTEŞABİHTİR. BUNLARIN MAHİYETİ TAM OLARAK BİLİNİP KAVRANILMASA DA ZAHİRİNE İNANILIR, İSPATI İLE UĞRAŞILMAZ. BUNLAR, AMEL (İŞ YAPIP DEĞER ÜRETME) VE BİLİMİN KONUSU DA DEĞİLDİR. SADECE İMAN KONUSUDUR. a) Algılayış bakımından Müteşâbih

İslâm alimleri müteşâbih ayetlerin tarifi mevzuunda çeşitli görüşler ileri sürmüşlerdir.

Allah'ın eli (Fetih. O bakımdan Allah Teala’nın Kur’an’da manası anlaşılmayan bir şeyle hitapta bulunması uzak bir ihtimaldir. fakat onların yorumlarının-tevillerinin hangisinin en doğru olduğunu ancak Allah’ın bilebileceğini. insanın bu bilgiye sahip olmadığını” söylemişlerdir. sözün muhtasar (kısaltılmış) olmasından kaynaklanır. 48 / 10). bâtınını tasdik ederiz. Alimlerin ekserisi de.Bir kısmı müteşâbihi. “müteşâbih ayetleri olduğu gibi kabul edip teşbih (benzetme) ve tecsime (cisimlendirmeye) düşmemekle birlikte. tevile de gidilmemesi gerektiğine “inanırlar. farza yakın ) veya nedb (kesin olmayan istek. “müteşâbih ayetlerin ilk bakışta bir manası olduğunu. Bunlar Selefiye Ekolü’ne mensup alimlerdir ki. 28 / 88). kelimenin ilk anda anlaşılması zor olmasından kaynaklanır. b) Müteşâbih genel olarak üç kısımdır: (1) Lafızda olur. “Biz müteşâbih ayetlerin zâhirine inanır. 20 / 39) gibi sıfatların ve "elif lam mim" gibi kesik harflerin anlamlarının kapalı olması gibi. Anlamına vakıf olup olmama bakımında Müteşâbih Rağıb el-İsfehânî. "Müşrikleri öldürün" (Tevbe. Hem Kur’an kendisinin apaçık bir dille indirildiğini. anlamına vakıf olup olmama bakımında müteşâbih âyetleri üç kısma ayırmıştır. ayetlerinin tutarlı bir şekilde açıklandığını. Zira biz onu bilmekle mükellef değiliz. sırlar ve muammalar ihtiva eden kapalı ve muğlak bir kitap değildir. hükümler çıkartması ve ihtilaflarını onunla çözmesi gerektiğini ve bunun için indirildiğini kesin olarak ifade etmektedir. Kelimenin müteşâbih olması. tevile gidilmeden anlaşılmayan. Kur’an düşünüp anlaşılmak için gönderildiğine göre düşünmek. gözü (Taha. onlar da: “Kur’an. . 4 / 3) ayetinde olduğu gibi emrin vücup (vacip olma. Veya kelimenin çok anlamlı olmasından kaynaklanır. manasını anlamak demektir. “manası gizli ve yoruma muhtaç olan.” demektedirler. (2) Manada olur. işaret ettiği mananın ne olduğu hususunda tercih edebilecek açık bir anlamı olmadığı gibi ayrıca bir izaha muhtaç olan ayetler” olarak tarif etmişlerdir. iç yüzünün anlaşılmasını ise Allah’a havale ederiz. teşvik edilmekle birlikte yapılmamasında sakınca olmayan) ifade edip etmemesi gibi. Bu da ya tek kelimede veya cümlede olur. 9 / 5) ayetinde olduğu gibi emrin genel veya özel olup olmayışı veya "evlenin" (Nisâ. Müteşâbih ayetlerle onların yorumları ve onlardaki mananın asıl mahiyetini ortaya çıkarmak için gayret sarf eden alimlere gelince… Bunlar “Halef Ekolü”nü meydana getirmişlerdir ki. Zaten bu husus (iç yüzünün / gerçeğinin kavranması) imanın (kalbin tasdiklemesi . 3. yüzü (Kasas. aklını kullanması. Cümlenin müteşâbih olması ise. hem de. onu dinleyenin düşünmesi. Veya sözün dizilişinden kaynaklanır. (3) Hem lafız hem manada olur. onaylamasının) şartı ve hükümlerinden biri de değildir” derler.

Diğer ayetlerse müteşâbihlerdir. adil. Şu var ki. şek.” (11 / 1).a) Kıyametin ne zaman kopacağı gibi ancak Allah'ın bilebileceği müteşâbihler. KENDİ AKLININ VE GÖNLÜNÜN TEVİLİNİ YAPABİLMEK İÇİN GEREKLİDİR. İCABINDA. KUR'AN'IN ANASI (TEMELİ. Gönül ve akıl sahiplerinden başkası gereğince düşünemez. vecîz ve mucize olma bakımından Kur'an'ın tamamı müteşâbihtir: “Allah. Allah'ın saptırdığına gelince. şüphe ve kusurunun olmayışı. İLİMDE . "Ona inandık. İŞTE BU DA ALLAH’IN KILAVUZLAMASIDIR. onlar Kitap'ın anasıdır (özüdür / temelidir). c) ilimde derinleşenlerin bilebileceği müteşâbihler. FİTNE ÇIKARMAK VE TEVİLİNİ YAPMAK İÇİN MÜTEŞÂBİHE UYDUKLARI. Kur’an herkes tarafından kolaylıkla anlaşılır ve ”Kur’an yeter.” 2. KALPLERİNDE SAPMA BULUNANLARIN. Kur’an’ın tamamı. Bunun içindir ki Hidayete erdiren Hâdi (Doğru yola ulaştıran) sadece ve yalnız Allah’tır ve “Kur’an yeter. mutlak manasını) ise bir Allah bilir. sözün en güzelini. Anlamının açıklığı ve kapalılığı bakımından ayetlerin bir kısmı muhkem bir kısmı da müteşâbihtir: “Kitap'ı sana indiren O'dur: Onun ayetlerinden bir kısmı muhkemlerdir ( sağlam. Bunlar. BİR BAŞKA BİLENİN (İLİMDE DERİNLEŞTİRİLMİŞ OLANIN) İZAH VE AÇIKLAMASINA MÜRACAAT. KUR’AN’IN TAMAMINDA MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH 1. Bu. Lâm. 3.“ (3 / 7) ALİ İMRAN SURESİNİN BU AYETİNDE MUHKEM AYETLERİN. Bu sebeple. fitne aramak. B. “TEFEKKÜR. onunla dilediğini / dileyeni hidayete erdirir. Hakîm ve Habîr olandan bir kitaptır ki bu. sonra ayrıntılı hale getirilmiştir. hepsi Rabbimizin katındandır. Onun tevilini (görünür anlamından başka bir anlamda kabul etmeyi. ayetleri önce muhkem kılınmış.” TAM BU NOKTADA. Allah'ın kılavuzudur ki. lafzı ve anlamında bir zayıflığın olmayışı itibariyle Kur'an'ın tamamı muhkemdir: “Elif. Allah'ın Zikri / Kur'an'ı karşısında yumuşar. GÖZÜ KAPALI OLARAK O KİŞİNİN ARDINDAN GİTMEK İÇİN DEĞİL AMA O İZAHI “KİŞİSEL DEĞERLENDİRME TERAZİSİNDE” TARTARAK. b) Garip kelimeler gibi anlamı ancak bir araştırma ve inceleme sonucunda bilinebilen müteşâbihler. ESASI) OLDUĞU. doğru. bir de ilimde derinleşmiş olanlar. açık ve kesin hükümlü mesajlar) ki. Ayetleri. Kitap'ın sadece müteşâbih kısmının ardına düşerler. Bu sebeple. ona kılavuzluk edecek yoktur” (39 / 23). birbirine benzer iç içe ikili manalar ifade eden bir Kitap halinde indirmiştir. güzel. AKILINI VE GÖNLÜNÜ ÇALIŞTIRMA SONUCUNDA NE ANLIYORSAN” ODUR Kİ. Rablerinden korkanların ondan derileri ürperir. varacağı yeri. kalplerinde bir eğrilik ve bozukluk bulunanlar (Kalpleri hakikatten sapmaya meyilli olanlar). beliğ. nazmının güzelliği. MÜTEŞÂBİHLERİN TEVİLİNİ ANCAK ALLAH'IN BİLDİĞİ. Râ. Sonra da hem derileri hem de kalpleri." derler. Sağlamlığı. onun yorumuna öncelik tanımak için /ona (keyfi) anlamlar yüklemek amacıyla.

Zira: . Hangi âyetler muhkem. 4. ayetten bizatihi kendi akıl ve gönlüyle algılayıp anladığına göre değişir. bizim için. isteseler bile bir başkası tarafından da yüklenilemez. Gayb konuları vs. İbn Abbas. Kişilerin ilim ve bilgilerine göre de değişir. "ilimde derinleşenler. d) Peygamberimiz (a. iman edilip amel edilenleri muhkemdir b) Sadece iman edilen.VI. MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH AYETLERİ “GEREĞİNCE OKUMA”YI NASIL YAPACAĞIZ DA KUR’AN’I ANLAYIP YAŞAYACAĞIZ? Samimi bir inanan (mümin) olarak . ancak amel edilme imkânı (melek. İBADET EDİP) . ayeti “gereğince okuyan” ların. "BUNLARIN HEPSİNİN ALLAH'TAN OLDUĞUNA ÎMAN EDERİZ" DEDİKLERİ BİLDİRİLMİŞTİR. cin.s.DERİNLEŞENLERİN. hangi âyetler müteşâbihtir? Bu husus Kur'an'da belirtilmemiştir. c) Bu görüş." ( 3/7) ayeti ile uyuşmaktadır. Kur’an’ı okuduğumuzda. C. Allah’ın verdiği aklımızla. gibi) olmayanları ise müteşabihtir demişlerdir (İtkan. Bu sebeple ayetin muhkem veya müteşâbih olup olmadığı. Her kişi kendi samimi algı ve anlayışı ile aklının ve gönlünün idrakinden ve kalbinin tasdikinden sorumludur. şeytan.Bu sorumluluk başkasına devredilemediği gibi. müteşâbihe iman ederiz derler. I/640). MÜTEŞABİH OLARAK DEĞERLENDİRDİĞİMİZ AYETLERE İSE “ALLAH KATINDAN OLDUĞUNA” İMAN ETMEMİZ.) de sadece müteşâbihe tabi olanlara uymaktan sakınılmasını emretmiştir (Buharî. 42). MUHKEM AYETLERDEN ANLADIĞIMIZ NE İSE ONLARA UYARAK AMEL EDİP (İŞ VE DEĞER ÜRETİP. İkrime ve Katade gibi Kur'an yorumcuları : a) Ayetlerin. ahiret alemi. İlimde derinleşenlerin de müteşabih ayetlerin tevilini bilebileceğini söyleyenler olmuşsa da İslâm bilginlerinin çoğunluğu bu ayete dayanarak müteşâbihi ancak Allah'ın bilebileceğinde ittifak etmişlerdir. Allah’ın rızasını kazanacak şekilde KUR’AN’I YAŞAMAMIZ İÇİN DE YETERLİ OLACAKTIR.

bizim için o yeterlidir. Sadece iman edilen. mutlak manasını) ise bir Allah bilir. Bu sebepledir ki: 3. Gönül ve akıl sahiplerinden başkası gereğince düşünemez. Sadece müteşâbihe tabi olana uymaktan ve sadece müteşâbihe tabi olanlardan sakınılmalıdır. o anladığımızla ve işlerimizi (amellerimizi) de muhkem olana göre yaparak “Kur’an’ın tamamının ardına düşmemiz gereklidir ve bulunduğumuz o durum ve koşulda. içinde bulunduğumuz o zaman ve mekanda. Bilmeliyiz ki: ‘‘KUR’AN’IN BÜTÜNÜNÜ BİLMEDEN BİR KISMINI. onların da Allah katından olduğuna iman edilmesi halinde. İnsan kitabı ayetlerindeki bu “gerçek”. 2. bir de ilimde derinleşmiş olanlar. sadece Müteşabih ayetleri." derler. sonuçta ne akledip anlıyorsak. Sünnetullah (Allah’ın yol ve yasası) ’ın İnsanda işleyiş ( zuhuru / tecellisi) inden başka bir şey değildir. yorumlarına uyarak yapan kişilerdir. Bunlar. Onların peşinden gidilmesinde bir sorun yoktur. muhkem ayetleri önemsemeyen. ancak amel edilme imkânı (melek.“ (3 / 7) . Ayetlerin. 4. onun yorumuna öncelik tanımak için /ona (keyfi) anlamlar yüklemek amacıyla. Gayb konuları vs. “Okuyan aklı miktarınca anlar” anlar diye ifade ettiği. fitne aramak. onların içyüzünü / mahiyetindeki gerçeği tam olarak kavrayamamak ve tevil de etmemek. Kendisiyle amel edilmeyeceği / iş üretilmeyeceğinden. Bunların çoğu. işlerini (amelleri) de müteşâbihe getirdikleri kendi keyfi tevillerine. Ancak. İslam dinini eleştiren Kur’an düşmanlarının eleştirilerine bir dikkat edin. iman edilip amel edilenleri muhkemdir.” kalplerinde bir eğrilik ve bozukluk bulunanlar (Kalpleri hakikatten sapmaya meyilli olanlar). "Ona inandık. şeytan. cin. varacağı yeri. BİR AYETİNİ İHMAL EDEREK DE DİĞER AYETLERİNİ DOĞRU ANLAYAMAYIZ. hepsi Rabbimizin katındandır.’’ . Mevlana’nın.’’ ve ‘‘KUR’AN’A NİSPET ETTİĞİMİZ SINIRLI ANLAYIŞIMIZ VEYA KUR’AN’DAN ANLADIĞIMIZ. Onun tevilini (görünür anlamından başka bir anlamda kabul etmeyi. Kitabın anası (özü / temeli) muhkem ayetlerdir. Müminler olarak bizatihi kendimiz. müteşabihtir. Oysa ki. ahiret alemi. KUR’AN’IN MUTLAK MANASI VE HÜKMÜ OLARAK GÖSTERİLEMEZ. Kitap'ın sadece müteşâbih kısmının ardına düşerler. kendi keyiflerince tevil eden ve bunlarla hükme varan. uygulamada / pratikte bir mahzur teşkil etmeyecektir. gibi) olmayan ayetler.1. Müteşabih olan ayetleri de aynı muhkem ayetler gibi okuyup inceleyip tefekkür edip.

KAVRAYIŞI) DA SADECE KENDİNİ BAĞLAR. o bilimin uzmanlarınca tevil edilebileceğini de bilerek) İLİMDE DE BİLİMDE DE. SÜNNETULLAH ODUR Kİ: ALLAH’IN VERDİĞİYLE (AKIL). . ALLAH İÇİN İŞ YAPIP DEĞER ÜRETMEDE . bizim için. Aslında Kur’an’ın zahirini gereğince “oku”mak . Kainat Kitabı ile İnsan Kitabının ayetlerini de okurken. karar veren din düşünürüdür. her benliğe ancak yaratılış kapasitesi ölçüsünde görev yükleriz. -ki biz. kendisine verdiği şey dışında yükümlü tutmaz. Bu böyledir. Vahiy kitabı olan Kur’an ayetleri gibi. ŞUURLU / BİLİNÇLİ İMAN SAHİBİ OLMADA) HER MÜMİN KENDİNE MÜÇTEHİTTİR (Bir konuda ayet ve hadislere dayanarak yargıya varan.Ve biz Kur’an’ı okuduğumuzda ve Kur’an’ı yaşamımızda uyguladığımızda. Hiç kimseye yaratılış kapasitesinin üstünde yükümlülük getirmiyoruz. Bu durumda.(2 / 233). aklımıza ve ilmimize göre muhkem olan ayetlerle iş görüp değer üretecek. “RABBİM İLMİMİZİ ARTTIR” DUASIYLA. Bu böyledir. HAKK İÇİN KENDİMİZE VE TOPLUMA YARARLI / İYİ / GÜZEL İŞ YAPMADA. Allah katından olduğuna iman etmekten sorumluyuz. (6 / 151 – 153). yaratılış kapasitesinin üstünde bir yük yüklemez / teklifte bulunmaz. ara bozuculuk). iman etmekle yetineceğiz. müteşabih olanın da Allah katından olduğunu bilerek. İNDİRDİĞİ (KUR’AN) VE İNDİRDİĞİNDE GÖSTERDİKLERİYLE (KAİNAT VE İNSAN KİTABI AYETLERİ) HÜKMEDER / KARAR VERİR VE AMEL EYLERİZ / İŞ YAPARIZ. toplumda Nifak (Geçimsizlik. muhkem ayetlerden anladığımız ne ise onlara uyarak amel edip (iş ve değer üretip. ibadet edip) . kargaşa) ve Fesat (Bozukluk:) sebebidir. Biz hiçbir benliğe yaratılış kapasitesinin üstünde görev yüklemeyiz. ÖZEL GÖRÜŞ.Çünkü: İnanalım veya inanmayalım hiç farketmez. (2 / 286). ANLAYIŞ. anlaşmazlık. müteşabih olarak değerlendirdiğimiz ayetlere ise sadece. Çünkü: Hiç bir benlik yaratılış kapasitesi dışında bir şeyle yükümlü tutulamaz. (23 / 57 -62): Allah hiçbir benliği. MÜMİN VE MÜSLİM OLUP OLMADIĞIMIZI BELİRLEYİP AYIT EDEN ŞEY. SADECE HÜKMÜMÜZDE / KARAR VERMEMİZDE BELİRLEYİCİ OLAN İNANCIMIZ / İMANIMIZ İLE AMELLERİMİZDEKİ / İBADETLERİMİZDEKİ FARKLILIKLARIMIZDIR. batınını tevildir. 5. KUR’AN’I YAŞAMASI İÇİN MÜMİNİN YAPMASI GEREKEN BUDUR. HEPİMİZ. Ve (Kainat ve İnsan kitabının Bilim konusu olan müteşabihlerinin. Fitne (Karışıklık. Kur’an’ın kılavuzluğundan ve ışığından yararlanarak değerlendirdiğimiz. Allah’ın verdiği aklımızla. İLERLEMEK İÇİN ÇALIŞIP ÇABALAYACAĞIZ.(7 / 42). (65 / 7). Allah hiç bir benliğe. 6.) İÇTİHADI (GÖRÜŞ. Sadece müteşâbihe tabi olmak. Ve TAHKİKİ İMANDA (KENDİ İNANCINI SORGULAYIP. İMANINI OLUŞTURMADA. HAYIRLARDA YARIŞACAĞIZ.

özellikle ONLARIN TAKİPÇİLERİNİN DİKKAT . samimi mütedeyyin bir Mümin ve Müslüman. kendi laiklik algılayışları içinde Dini ve Kur’an’ı insaf ve özen ölçülerine sığmayacak şekilde. Çağrı Kendilerini Atatürkçü olarak nitelendiren bu bir kısım laik kişiler. ister cümle. göz önünde canlandırma. hiç alakasız bir başka ”hükme” varmaktalar. onun tevilini /manasını / anlamını da Allah’a havale etmeli ve kazanımlarını boşa çıkarmak istemiyorsa böyle kişilerin ardından da asla gitmemelidir.ne” (haşa) gibi anlayıp ve öyle gibi tevil / manalandırma ile yorumlayıp açıklamaktadır. Samimi mütedeyyin bir Mümin ve Müslüman. 2. müteşâbih bir lafzı ve veya manayı. haktan / gerçekten uzaktır. edepsiz. kargaşa) ve Fesat (Bozukluk) sebebidir. izansız. kendilerine hoca diyen ve din adamı gözüken bazı kişilerin Hz. İthaf (!) KENDİLERİNİ ATATÜRKÇÜ OLARAK NİTELENDİREN ve fakat Atatürk’ün düşünce ve uygulamalarıyla bağdaşmayan bir anlayışla. Müteşabih Lafzın “hadis” diye söylenen böyle bir tevilini de reddederek. açıklamalarından hareketle. özellikle ve ısrarla. Huri ve Gılman’larla Kur’an’ ayetleriyle tanımlanan müteşâbih Cenneti ve Cennet hayatını. Bu yazı. . Din ve Kur’an hakkında. İNCELEME VE DEĞERLENDİRMESİNE SUNULMUŞTUR. ister tek kelime. açıklama ve yorumlara uymaz. Kur’an mesajının tamamında kendinin anladığına hiç uymayan ve muhkem olanla bağdaşmayan bu tür tevil. Kur’an’ daki müteşâbih lafzı da Allah katından bilerek. sadece müteşâbihe tabi olmak. DUA 1. Peygamber’den “hadis” diye naklettiği müteşâbihi tevil eden / açıklayan sözlerine bakarak. bir “Ker. kıyasıya red ve karalama amaçlı eleştiren ve Laiklik ve Din konusunda kendi görüşlerine Atatürk’ü siper yapıp. Bu tür yorum ve açıklamaları. ALLAH İLE ALDATAN “TİP” KİŞİLER DE VARDIR. ÇAĞRI. Toplumun ve Dinin ayrışmasına. isterse bir kavram konusu olsun.. Peygamber’den “hadis” diye Kur’an’a uymayan hurafe / uydurma sözler nakleden ve bu uydurmalar ile keyfi olarak Kur’an’ daki müteşâbihi tevil ederek betimlemeler (Tasarlama. Sonuçta bu keyfi. İçindeki döşekler. parçalanmasına neden olur. Fitne (Karışıklık. uyamaz ve uymamalıdır. toplumu provoke eder (kışkırtır) ve toplumda ve Dinde. tasvir) yapan. İTHAF. “ betimleme sonucu vardıkları hükümleri birbirine zıt ve fakat gayb (duygu organları ile veya hesap ile. bölünmesine. tevilini kim yaparsa yapsın. devamlı ve ısrarla Hz.D. tecrübe ile anlaşılmayan) ı taşlamada yöntemlerinin özü birbirinin aynı” olan BU İKİ “TİP” KİŞİLERE İTHAF (!) EDİLEREK. anlaşmazlık. ara bozuculuk). Bu yapılan sadece müteşabih olan sözleri tevil etmektir ki. Muhkemi göz ardı ederek. müteşabih ayetlerin açıklamasında yaptıkları tevillerle. ATATÜRK İLE ALDATAN “TİP” KİŞİLER VARDIR. benzeri tüm yorumlar gibi batıldır. Nifak (Geçimsizlik. bir şeyi sözle veya yazıyla anlatma. Haktan / gerçekten bir şey ifade etmez ve geçersizdir. KENDİLERİNE HOCA DİYEN ve DİN ADAMI GÖRÜNEN.

bilgisayarınıza indirmek ve arşivlemek istiyorsanız: Yenilenen ve güncellenen aşağıdaki linki tıklayınız. gerçeğe ulaştıran yollardan bir yol. 45 saniye geri sayımı takiben gözükecek "download" yazılı kutucuğu da tıklayınız.tc/server24/UVM3RE/KONULARINAGOREKURAN_INMESAJ_-MKA. hakikate açılan kapılardan bir kapı olması umulmaktadır.dosya. zandan azade. Allah Kelamın algılanıp anlaşılmasında . Ve yaklaşık bir dakika sonra bilgisayarınıza indirmiş olacağınız dosyanın içindeki "önce beni oku" belgesine bakıp.Kitabı ile "HASENAT 4. RESUL KUR'AN'IN TEBLİĞİ olan on E.0 KUR'AN ARAŞTIRMA PROGRAMIN" dan oluşan “KONULARINA GÖRE KURAN MESAJI” nı. sadece müteşâbihe tabi olmaktan ve tabi olanlara da uymaktan ve hayırsız. (M. KONULARINA GÖRE KUR’AN MESAJI Konularına Göre Kuran Mesajı derlemesi. fatura Din’e çıkarılamaz.net/index. Kuran’ın ışığında bir kısım “Kitap / Kur’an” bilgisini. İnşallah. her tür şerden korusun.Kitap ve Kuran Işığında Yorumlar E. 3. “Muhkem” ve Müteşabih” anlam / mana. E. AŞAĞIDAKİ YAZIDA MEVCUTTUR: http://www.ahmetakyol.İnsan anlayış ve uygulamalarının sonucunda. aklını ve gönlünü işleten “Nasip Sahipleriyle” paylaşabilmek için yapılmıştır. Ana dilimizde “Doğru Bilgi Ana Kaynağı” nın kullanılmasına imkan ve katkı sağlayabilmek amaç ve niyetiyle. Müslüman kişi ve toplumları. lisanın kullanılmasında pratikte kaçınılamaz bir ifade tarzıdır. yorumu kendilerinin sorumluluğunda olmak üzere.php?option=com_content&task=view&id=5747 Dip Not: (*)Anlam: Aşağıdaki “anlam” tanımlarında da görülüp anlaşılacağı gibi.html BU LİNK ÇALIŞMADIĞINDA İNDİRME YAPILABİLECEK UYGUN LİNK VE KONULARINA GÖRE KURAN MESAJI HAKKINDA ÖZET BİLGİ. bütün lisanlarda / dillerde mevcut olan . insanların kazanımlarının / kesbinin sorumlusu olarak Allah ve Kur’an gösterilemez. Dua Allah. yararsız iş ve çabalardan. Kemal Adal) anlam . yorumsuz olarak doğrudan Muhkem ve Müteşabih Kuran ayetleriyle. sadece Kur’an’a ve Arapça Lisana özgü bir kavram olmayıp.rar. istediğinizi yapınız: http://s2.

Bir kelimeden. meaning Sözcüklerin veya davranışların zihinde uyandırdığı izlenim. S. figuré). Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü anlam Osm. mâna Bir kelimenin veya bir sözün anlattığı fikir. YALIN ve KARMAŞIK ANLAM (S. 1. 2. bir sözden. valör. SOMUT VE SOYUT ANLAM (S. 2. kumaş kestirmek. ÖZ VE MECAZ ANLAM (S. complexe) . occasionnel) . TEMEL VE KATKIN ANLAM (S. dil b. ağaç kestirmek. bir düşüncenin ya da yapıtın anlatmak istediği (şey). sense. Concret. düşündürdüğü (şey). Güncel Türkçe Sözlük anlam Anlayış.a. sense. S. usuel) ve UĞRAMA ANLAM (S. accessoire) . fehva. bunların hatırlattığı düşünce veya nesne. meaning Kelimenin tek başına veya söz içindeki öteki ögeler ile bağlantılı olarak zihinde yarattığı kavramlardan her biri: kestirmek 1. Bir önermenin. S. BSTS / Felsefe Terimleri Sözlüğü 1975 anlam İng. bir davranış veya olgudan anlaşılan şey. signification 1. sense. BSTS / Dilbilgisi Terimleri Sözlüğü 1972 anlam İng. Bir önermenin. BSTS / Dilbilim Terimleri Sözlüğü 1949 anlam İng. bir tasarının. abstrait) . Simple. Anlam türlü bakımlardan sınıflara ayrılır: GEÇER ANLAM (S. propre. 2. fondamental. Bir sözcüğün belirttiği. bir şeyi tahmin . bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey. meaning. S. bir tasarımın. S. man. mana. duygu. İLKEL ve TÜREME ANLAM (S. dérivé) . primitif.

birazcık uyumak: Bir saat kadar kestirirsem kendimi toplayabilirim vb. BSTS / Yöntembilim Terimleri Sözlüğü 1981 anlam Osm. sense Bir simge. veya kelimelerden meydana gelmesi dolayısıyla. Bir deyimin belli bir yorumda karşılık olarak kazandığı nesne.edebilmek: işin sonunda nereye varacağını kestiremiyorum. yargı. BSTS / Toplumbilim Terimleri 1975 anlam İng. meaning. Sens littéral. ÖZ ANLAM. significance Bir toplum ya da toplumsal küme üyelerinin türlü ekin öğeleriyle ilgili olarak yaptıkları düşünsel çağrışım. Krş. BSTS / Gramer Terimleri Sözlüğü 2003 anlam İng. BSTS / Yazın Terimleri Sözlüğü 1974 . Dizimsel anlam. kaplamsal anlam. Kullanımsal anlam. signification 1. dizelerin. BSTS / Edebiyat ve Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü 1948 anlam İng. ||Anl. meaning. mana Sözcüklerin. tümcelerin ve benzerleri söz örneklerinin anlattıkları duygu. Mâna Bir kelimenin. sense. içlemsel anlam. yorumsal anlam. 2. bir cümle veya sözün anlattığı fikir. (HARFİ HARFİNE ANLAM. kavram ya da bir ölçümün belli bir dizgeye göre taşıdığı içlem ya da içerim. Sens propre). düşünce. BSTS / Mantık Terimleri Sözlüğü 1976 anlam Osm. 3. 3.

topluma zarar verenler karşısında sessiz kalamam. vicdan. Kuran’a iftira atanlar. kimsenin tekelinde değildir. iman. bir dine inanma. TARTIŞILABİLİRLİK ANLAYIŞI VE SINIRI NEDİR? Bakın Türk Dil Kurumu “İnanç” kavramını nasıl açıklamış: İNANÇ : 1. inançların din kültürü (teoloji) olarak değil. Ataç. ancak inananlar ve bir müminin Kuran’ dan edindiği İslam itikadını bilmek isteyenlerdir. her ortamda. görüp bilmek isteyenlerin görüş sahasına koymaktır. 4. KUR’AN VE İNANÇ A. Her zaman. .php?option=com_content&task=view&id=10618&Itemid= 128 M. Bu bağlamda muhataplarımın. kişisel bazda tartışabilirlik sınırlarını doğru olarak belirlemek gerekir. 3. Çünkü bu inancımla uyuşmaz. inanma duygusu. Kimsenin dini inancı kimseyi ilgilendirmez. İnanılan şey. amacım doğrultusunda muhatabı olabilmek için uğraşıyı ibadet bilmekteyim. dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. görüş. “Kuran Değerleri”ni. özümsediğimce.” -N. din b. Otyam. kimde olduğunu da Allah bilir. Bu sebeple. Allah ve kul arasındadır. Bir düşünceye gönülden bağlı bulunma: “Bilhassa kadınlar arasında hurafeye inanç fazla buralarda. AMACIM: “İnsan. Öncelikle ve özellikle belirtmek isterim ki kimsenin inancını yargılamak veya inancımı. tutum ve davranışlarımla da göstermeye çalıştığım şey. eski bir yazımdan alıntıyla konuya giriş yapmak istiyorum. akide. “Atatürkçü Düşünce” sahibi bir Türk (iftihar ediyorum) ve “Kuran”a sarılmış bir Müslüman (Hamd ediyorum) olarak benimsediğim değerleri isteyenlerle paylaşmaktır.ahmetakyol. Tanrı'ya.http://www. Ne Atatürkçü Düşünce Sistemi ve ne de İslami İtikat. 2. İnanç kişilere özgüdür. Karşılıklı iletişimde “doğru anlaşılmak” adına. Kainat ve vahiy Kitapları”ndan görüp bildiğimce Hakkı / gerçeği. Güncel Türkçe Sözlük Tanımından anlaşılabileceği gibi. kişisel arzusu için kullananlar. Birine duyulan güven. açık ve net olarak ifade ettiğim. beni de ilgilendirmez ama hiçbir “Kitap” bilgisine dayanmaksızın.” -Anayasa. Dini içerikli yazılarımdaki muhataplarım. itikadımı başkalarına belletmek gibi bir niyet ve maksadım yoktur.” -F. İman. İNANÇ. öğreti: “Kendi getirdikleri inançtan başka her şeye kapalıdır zevkleri. bilgisizce cehaletten veya daha kötüsü bilip de nefsi çıkarı için.net/index. Kemal Adal VII. olamaz. itikat: “Herkes. aslından saptıranlar ve her ne maksatla olursa olsun insanları Allah ile aldatanlar.

O onu onlara okusaydı. biri inananlardan olmuş biri inanmayanlardan…Acaba neden?." dediler. bir şifadır. Konu din olmuş olmamış farketmez. elbette şöyle diyeceklerdi: "Ayetleri ayrıntılı kılınmalı değil miydi? / Arap'a yabancı dil mi? / ister yabancı dilde. bakalım fark var mı? 1. bildiğine bakar. çok uzak bir mekândan seslenilmektedir” (41 / Fıssulet / 44) “Biz onu Arapça konuşmayanlardan birine indirseydik de. oldukça uzun bir inceleme ve tefekkür yazısıdır. Ancak 'Müslüman' olduk deyin. Rahîm'dir” (49 / Hucurat / 14) .Çünkü: “Eğer biz onu yabancı dilde bir Kur'an yapsaydık. aynı babadan olma ve aynı anadan doğma.BUNLARIN İNANÇLARIYLA DEĞİL. “Bedeviler: "İman ettik. aracılık görevi yapan bir araçtır. Din konusunda ve Kur’an referansları ile açıklayayım.” o konuda bir inancın oluşmasında. Böylelerine. genleri müşterek. Çünkü: Anlamak tek başına inanmak için yeterli olsaydı Arapça sözü anlama sıkıntısı olmayan Ana dili Arapça olan tüm Arapların da toptan inananlardan olması icap ederdi. “hak vermek” ve “kabul etmek” demek değildir. dileyen vazgeçer / vazgeçmez. siz bu açıklamayı isterseniz. aynı aile ve çevrede yetişmiş. Eğer Allah'a ve resulüne itaat ederseniz Allah. maksada göre en kolay ve en iyi kullanılan lisan da elbette ana dilleridir. Ve Kur'an. Türkler için Türkçe.” (26 / Şuara / 198 – 199) Ortak dilin (Araplar için Arapça. tek başına sadece bir iletişim vasıtasıdır. bir konuyu “anlamak. BUNLARIN İNANCIMLA İLGİLİ YANLIŞLARINI. Çünkü Allah Gafûr'dur. Yalın haliyle anlamak. HAKSIZLIKLARINI GÖSTEREBİLMEYİ DE “CİHAD” OLARAK BİLİRİM. düşünür. aynı toplumun ve ortamın iki ayrı / farklı kişisi. Ama lisan. Müşterek (ortak) dilin ve anlamanın etkisi İnancın belirlenmesinde okunanı ve işitileni anlamak için ortak bir dilin olması gerekir. anlamanın olmazsa olmazlarından birisidir. onların kulaklarında bir ağırlık vardır.. bir kere olsun aklınıza gelip düşündünüz mü ki: “ İki kardeş. onlar için bir körlüktür. lisan tek başına inancın veya inançsızlığın sebebi değildir. Kişiler için de bir toplum için de. iman edenler için bir kılavuz. İNANCI BELİRLEYİP OLUŞTURAN NEDİR? İster inanlardan olun ister inanmayanlardan. İnanmayanlara gelince. De ki: "Siz iman etmediniz. istediğiniz konuda istediğiniz referanslarla göre değerlendirin. Ortak dil. Buna rağmen “ana dil” de olsa. Artık dileyen yazıyı okur. olmazsa olmaz bir temel teşkil ederse de.. İnancınız ne olursa olsun hiç fark etmez. B. İman sizin kalplerinize girmemiştir. ortak ana dildir) kullanılmasıyla.” Soruyla ilgili düşüncemi bildiğimce. Bu yazı da Kuran ayetlerinin derlenmesiyle oluşturulmuş. Çok sık “Dini içerikli” yazmamın sebebi ve yazılarımın çerçevesi budur. “anlamak” da tek başına inancın veya inançsızlığın sebebi değildir. yine de ona inanmayacaklardı. ister Arapça!" De ki: "O. yapıp ettiklerinizden hiçbir şey eksiltmez.

Mevlana’nın söylediği. Gönüllerdeki inanç ve duygu beraberliği. İnsanların hür iradeleri ile yaptıkları seçim ve tercihleridir. bunun farkına varamadığı süreçte.”ifadesiyle bir Kur’an gerçeği ifade edildiğinde: Bazıları: ”Dileyen ne dilerse. o toplumların diliyle konuşan kendi elçileriyle göndermiş ve tebliğ etmiştir. terim ve tanımlamalarda anlama ve algılama farklılıkları. c) Dildeki lisan ile gönüllerdeki inanç ve duygu ile ilgili aşamalar ve gerçek odur ki: “Söyledim! Duydu anlamına gelmez. b) Şüphesiz. insanların doğrularıdır. Allah’ın kendisi dilediği gibi verir” diye anlayıp öyle inanır ve bir başka yola girerler. bir coğrafyadaki toprağı “vatan”. Bu yaratılış gerçeği. Örneğin: “Allah Gani’dir. aynı toplumun insanları arasındaki yanlış anlaşılmaların ve anlaşamazlıkların ana sebeplerinden biridir. muhatabının ifade maksadının dışında kendi değerlerine göre algılar ve öyle yorumlar. terim. İnandı! Uyguladı anlamına gelmez. anlama ve anlaşmalarını sağlayan. kavram. Değişen o insanların onları anlayış ve kavrayış şeklidir. Hak verdi! İnandı anlamına gelmez. mesajlarını seçtiği peygamberlerine / elçilerine.Dil müşterek de olsa. aynı şeylere inanıyorsa ve aynı şeyleri hissediyorsa kolayca ve doğru anlaşırlar” demektir. dileyene dilediğini dilediğince verir. ana dilde konuşup yazmaktır. değişir ve değiştirilebilir olan. orada yaşayan halkı da “millet” yapan unsurların başında gelir. insan fıtratına ait bir gerçektir. bu kavram. Sünnetullah’ ın gerçekleri değişmez. İnsan Kitabındaki Sünnetullah’ tır. aynı lisanla konuştuğu fakat yakından tanımadığı kişileri ve söylemlerini. Muhammed). Sünnetullah’ tan bilgi sahipleri ise : “Her ikisi de olur” diye anlar ve öyle inanırlar.Tek başına “doğru anlamak” için yeterli olmasa da. aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler. terim ve tanımların kapsam ve içeriğini farklı anlayıp algılayan bir çok insan. Farklı ve değişken.” diye anlar ve öyle inanır. Bazıları: ”Dileyenin dileğini. “Anlaşabilmek için aynı dili konuşmak gerekmez” demek değildir. “doğru anlamak” için olmazsa olmazlardan biridir. insanların birbirlerini doğru anlamanın ötesinde birbirleriyle anlaşmalarında ve dillerindeki lisan beraberliğiyle birlikte. "Aynı dili konuşanlar değil. tanım ve isimler. Bu. Doğru algılayıp anlayıp anlamanın en kestirme yolu. toplumun anlaması için o toplumun diliyle göndermiştir.söylem aracı olan lisandaki. Allah onu verir. ona göre bir yol tutar kendine. ortak dil… a) Bu sebepledir ki: Allah. Uyguladı! Sürdürecek anlamına gelmez” . tüm insanlar için kendisine Arapça olarak indirilen / vahyedilen Allah sözünü (Kuran) . kolaylaştıran unsurlar olmasına rağmen. “Aynı dili konuşanlar. Duydu! Doğru anladı anlamına gelmez. Herhangi bir konudaki kavram. anlamaları için. Anladı! Hak verdi anlamına gelmez. ana dili Arapça olmayan toplumlara. Allah’ın elçisi / resulü olan son peygamber de (Hz. insanların algılama." İfadesi.

kabul edip yürekten doğruladığımız ne ise. “akıl dahil. Bir şeyi doğru olarak benimsemektir. zahirde görünenle sadece dünyevi geçerli. kendini bilen. Her insanın kendi değer yargılarına göre inandığı gerçekler. sorgulama sürecinde. sadece bunları doğru anlamakla da kendilerini geliştirirler. Çünkü Rahman’ın Sünnetullah’ ı mutlak gerçektir. gerçeği bulur ve fikir sahibi olurlar. kalbin. İMAN. Tanrıyı (Müslümanlar için Allah’ı). “beyin” olduğunu algıladıklarında. “kalp / gönül” ile idrak edilir dediğimde. doğruluğunu kabul etmektir. o insanın inancıdır. Müteşabih olanı tevil etmeden inanç konusunda gerçekler. iman etmektir. yukarıdaki yazılanlarla bilim arasında. bireyin kişiliğini yansıtan tüm karakteristik özelliklerin kaynağı olan” üst sistemi. hak vermeseler bile. Anladığına hak verip inanmak için. SEÇİM VE TERCİHLERİMİZDİR. nefes alan can adedincedir ki kimde ve nice olduğunu kişinin kendisinden başka ancak ve yalnız Allah bilir ve bu sebeple İman’ı sadece Allah yargılar. “Kalp / gönül” den Kur’an’daki kastın. yararlanabilecekleri olumlu bir kazanım elde ederler ve toplumsal uzlaşmaya katkı sağlayabilirler. tefekkür sonucu idrak ile anladıklarına hak verip vermediği ve kalbinin onaylayıp onaylamadığıdır. güvenmektir. Bilgilenme sürecinde. kime ne dersek diyelim. Birini doğru sözlü olarak bilmek. anlayıp. BU KAPSAMDA İNANCI BELİRLEYİP OLUŞTURAN. Bir şeyin varlığını. sevecek. insanın sözünü işitir. olgunlaşıp gelişmesi için. bilimsel manada ve özde bir çelişki olmadığını görebileceklerdir. beyinle algılanır" diyerek karşı çıkanlar. İman. aklın anladığını. Bilimsel olarak. izafidir. Kim ne derse desin. duydukları çevresindeki farklı düşünce ve fikirlere. bilimsel olan. KİŞİSEL KABULLERİMİZ / DOĞRULARIMIZ. Kalbin tasdiki İnancı belirleyen. Bu kişiler. Hem birey olarak İnsanın ve hem toplumun. güvenecek ve bağlanacak en yüksek varlık olarak bilmektir. tutum ve davranışını (eylemlerini) görür ve kendi inancıyla karşılaştırarak değerlendirirse. gönülün. duyguların da beğenip onaylaması gerekir ki bu da İnsan Kitabındaki Sünnetullah’ tır. inançların sorgulanması (tahkiki) gerekli fakat eyleme dönüşmedikçe yargılanması abestir. İlkelerinden ve kendi değer yargılarına göre doğrularından emin olan kişiler. kişisel bir intiba edinebilir.Bunların ayrımına varanlar doğru bilgilenir. İnsanlar ise. kişinin aklını ve gönlünü çalıştırarak. 2. İNANMAK. "Gerçekler organlarla değil. kalbin tasdiki ve hür irade ile dilin ikrarıdır. inandığımız da odur. subjektiftir. . hak verip.

TAM AKSİNE. zorlayıcı yaptırım güçleri yoktur. Kopup parçalanması yoktur o kulpun.. inanç ve eylemlerinde. ALLAH. İnsanların inançları ile özgür seçim ve tercihleri üzerinde. dilediğine kılavuzluk eder. Ben sizin üzerinize bekçi değilim.” (28 / Kasas / 56) “Kuşkusuz. Dinde Zorlama Yoktur: “DİNDE BASKI . bu Kitap'ı biz sana insanlar için hak olarak indirdik. Allah. Artık kim doğru yolu seçerse kendi lehinedir.” (39 / Zümer / 41) “GERÇEK ŞU Kİ. İNZAR (Uyarma) ve TEBŞİR (Müjdeleme) ile görevlendirmiş ve yetkilendirmiş.. yeryüzündeki insanların hepsi toptan iman ederdi. indirdiği (Vahiy) ve gösterdiği (Kainat ve İnsan) Kitaplarında. KİM KÖRLÜK EDERSE KENDİSİ ZARARINA. onları kılavuzlayıp hidayete erdirmeyi ise yine Sünnetullah kapsamında üzerine almıştır.” (76 / İnsan / 3) “Artık uyar / düşündür! Çünkü sen bir uyarıcı / düşündürücüsün. ALLAH. Sünnetullah kapsamında vermiştir. Her şey Sünnetullah kapsamında olur ve kişiler. peygamberlerini sadece TEBLİĞ (Hakikati Duyurma). Üzerlerine musallat bir despot değilsin. Hidayete erecekleri O daha iyi bilir. Her kim tâğuta sırt dönüp Allah'a inanırsa hiç kuşkusuz sapasağlam bir kulpa yapışmış olur. ÇİRKİNLİK VE SAPIKLIKTAN AÇIK BİR BİÇİMDE AYRILMIŞTIR. DOĞRU VE GÜZEL OLAN. İMAN /İNANÇ İLE İŞ. peygamberlerin ve vesvese veren iblis soyu / iblis izleyicileri olan cin ve insan şeytanları da dahil olmak üzere. SİZE RABBİNİZDEN GÖNÜL GÖZLERİ GELMİŞTİR. EYLEM (UYGULAMA) İLİŞKİSİ 1. insanlara Hak ile batılı / iyi ile kötüyü /doğru ile yanlışı / güzel ile çirkini anlatıp göstermiş. sorumlulukları kendilerine ait olmak ve sonuçlarına katlanmak üzere. Ama Allah.ZORLAMA . SENİN ÜZERİNE BİR BORÇ DEĞİLDİR.TİKSİNDİRME YOKTUR. Hal böyle iken. Sen onlar üzerine vekil değilsin. tercih ve sorumluluğu. DİLEDİĞİNİ / DİLEYENİ İYİYE VE GÜZELE KILAVUZLAYAN ALLAH'TIR…” (2 / Bakara / 272) “Eğer Rabbin dileseydi. hiçbir varlığın. eylemleriyle beraber Dünya hayatındaki sınavıdır. 2. sen istediğin kişiyi doğru yola iletemezsin. Dileyene / dilediğine bunları ayırt etme gücünü. KİM GÖRÜRSE KENDİSİ YARARINA.” (88 / Ğaşiye / 21-22) . ARTIK YA ŞÜKREDİCİ OLUR YA NANKÖR. üstlendikleri “emanet”i kullanırlar. hakkıyla işiten.C. kim de saparsa kendi aleyhine sapmış olur. mümin olmaları için insanları sen mi zorlayacaksın! “ (10 / Yunus / 99) “Şu bir gerçek ki. İnsanlara seçim ve tercihlerine göre yol gösterip. 3. 4. İman / inanç insanların kişisel seçim. en iyi biçimde bilendir” (2 / Bakara / 256) “ONLARIN İYİYİ VE GÜZELİ BULMALARI.” (6 / Enam / 104) “BİZ ONU YOLA KILAVUZLADIK.

Her biri için onu önünden ve arkasından izleyen gözcüler vardır ki. bir beşer olarak peygamberinin yetki ve gücünü apaçık açıklıyor: “De ki: "BEN SİZE ZARAR VERME GÜCÜNE DE IŞIK VE AYDINLIK VERME GÜCÜNE DE SAHİP DEĞİLİM. ONU KİRLETİP ÖRTENSE kayba uğramıştır” (91 /Şems / 1. BENLİĞİ TEMİZLEYİP ARINDIRAN.”( 8 / ENFÂL / 53) “Biz." De ki: "Allah'tan beni hiç kimse kurtaramaz ve O'nun dışında bir sığınak da asla bulamam. BİR TOPLUMUN MÂRUZ KALDIĞI ŞEYLERİ. ONUN SULTASI. RABBİNİZDENDİR. Ardından da ona bozukluğunu ve takvasını ilham edene ki.” (18 / Kehf / 56) “SEN HA UYARMIŞSIN ONLARI HA UYARMAMIŞSIN.“ (16 / Nahl / 99 -100) d) Ve Sünnetullah olarak insanlar / toplum. Azgınların seni izleyenleri müstesna. kendisini Allah'ın emrine bağlı olarak koruyup denetlerler. BİREY OLARAK İÇLERİNDEKİNİ / BİREY OLARAK KENDİLERİNE İLİŞKİN OLANI DEĞİŞTİRMEDİKÇE. GERÇEK ŞU Kİ ALLAH. DİLEYEN İNKÂR ETSİN. 7-10) c) Sorumluluğun Şeytanın üzerine yüklenemeyeceği vurgulanıyor: “Benim kullarım aleyhine senin elinde hiçbir güç / kanıt olmayacak.“Ve de ki: "HAK." "Ancak Allah'tan bir tebliğ ve O'nun mesajlarından bir şeyler sunabilirim…" (72 / Cin / 21-23) b) İnsanlara (sorumlu varlıklara) duyuruluyor: “Yemin olsun…Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirene. İNANMAZLAR. sözü saklayan da açıklayan da geceye sığınıp gizlenen de gündüz yol alan da onun için birdir. DEĞİŞTİRMEMİŞTİR. O TOPLUM BİREY OLARAK İÇLERİNDEKİNİ / BİREY OLARAK KENDİLERİNE İLİŞKİN OLANI DEĞİŞTİRMEDİKÇE. ARTIK DİLEYEN İNANSIN. ONLAR. elçileri sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz.” (36 / Yasin / 10) “SEN ANCAK RABLERİNDEN İÇİN İÇİN KORKANLARI VE NAMAZ KILANLARI UYARIRSIN. gereğince bilendir. gerçekten kurtulmuştur. iyice işiten. uyarılıyor: “Sizden. Ve Allah. iman edip yalnız Rablerine dayananlar aleyhine hiçbir sulta / hiçbir kanıt yoktur."…” (18 / Kehf / 29) a) Allah. KÜFRE SAPANLAR İSE BÂTILA YAPIŞARAK ONUNLA HAKKI KAYDIRMAK İÇİN UĞRAŞIYORLAR. SADECE ONU DOST EDİNENLERLE ALLAH'A ORTAK KOŞANLAR ÜSTÜNDEDİR. DEĞİŞTİRMEZ…” (13 / Rad / 10-11) “Bu böyledir. ayetlerimi ve uyarıldıkları şeyleri eğlence edindiler." (15 / Hicr / 42) “Şu bir gerçek ki şeytanın elinde. Onlar.” (35/ Fatır / 18) . ÇÜNKÜ ALLAH BİR TOPLUMA LÜTFETTİĞİ NİMETİ. FARK ETMEZ ONLAR İÇİN.

” (16 / Nahl / 82) “Ve de ki: "HAK. 2. Ayrıca. RABBİNİZDENDİR. kalp ve vicdanın tasdiklemesidir. Allah’ın hakkını inkardır. zor sebebi olmadığında. peygambere verilen yetki ve görevin üzerinde bir yetki ve görev ile “din” adına misyon yüklenmesi. maksat ne olursa olsun. Dinin isteklerinin hepsi. kendi kendilerini mümin (inanan) olarak nitelendiren bazı insanların. İÇİ KARARMIŞ BEDBAHT İSE ONDAN KAÇINACAKTIR” (87 / A’lâ / 9-11) “De ki: "Bilgi Allah'ın katındadır. İslami inanç. hiçbir kişi tarafından. Zorlama ile yapılan amelde (işlerde) dinin vaad ettiği sevap da bulunmaz. Bu manada dinde zorlama zaten yoktur. Sünnetullah gereği olarak. Hiç kimse." (18 / Kehf / 29) D. Zorlama ile ikrar (söz ile ifade) değiştirilebilirse de samimi iman değişmez.“EĞER HATIRLATMAK YARAR SAĞLARSA HATIRLAT / ÖĞÜT VER! İÇİNE ÜRPERTİ DÜŞEN. hiçbir maksatla İslam Dinine girmeye ve inancını buna göre oluşturmaya veya değiştirmeye zorlanamaz. zorlamasız. Allah’ın hoşnutluğunu / rızasını kazanmak maksadıyla. ibadet ve muamele açısından da kesinlikle makbul ve muteber kabul edilemez. . İnançta ve Amelde. Allah’ın rızasından uzaktır. açık bir tebliğden başka şey değildir. Kuran’daki İslam’ın duyurulması ve Kuranın emir ve yasaklarına uyulmasını teşvik etmek dışında ve ötesinde başkaca bir şeyle yetkili ve mükellef değildirler. iyi niyet ve rıza ile yapılmalıdır. gönülden onaylaması. Zira iman." (67 / Mülk / 26) “Yine de yüz çevirirlerse artık sana düşen. Çünkü Herkesin dini inancında serbest olması. 1. dinde aşırılığa gitmektir ki bu anlayış. ÖĞÜT ALACAKTIR. kalp ve vicdandaki samimimi inancı olumsuz yönde etkileyemez. seçim ve tercihtir. dinin özü ve ruhu kapalıdır. Allah’ın insanlara tanıdığı bir haktır. olamaz. insan ancak içinden geliyorsa gönlü imana yatkınsa iman edebilir. Çünkü. İslam’ın temel düşüncelerinden biri olan “sınama” anlayışına da ters düşer. Bana gelince. doğrulamasıdır. İman ise tamamen hür iradeye bağlı olarak yapılan vicdani bir kabul. ben ancak açıkça uyaran biriyim. İNSANLARIN TEBLİĞDE YETKİ VE SORUMLULUKLARI: Allah’ın emirleri bunlar iken. ARTIK DİLEYEN İNANSIN. Allahın da razı olduğu bir ibadet olmaz. sorumluluğu ve hesabı kişisel olarak Allah’a verilecek İslami bir kural olarak. Hiçbir zorlama teşebbüsü. zorlama ile yapılan bütün amel ve fiiller. insanın zorlama ile hakka / gerçeğe / doğruya / iyiye / güzele tabi olması halinde. Böyle bir zorlama yapılırsa. böylesi iş ve oluşlar. Kişisel rıza ve niyet bulunmayınca hiçbir amel. İlaveten Dinde insanlara yapılacak zorlamalar. Kuran mesajının ışığında bu bağlamda: İnananlar. DİLEYEN İNKÂR ETSİN. bunlara uyup –uymayacağı sınanamaz. Çünkü dinin özü ve ruhu imandır. Bu sebeple her türlü zorlamaya. “Ameller niyetlere göredir” ilkesine gereğince. kendi arzu ve isteği ile Allah rızasını kazanmak için. şirk (Allaha ortak koşmak) ile özdeştir. İnançta. Zira.

(Bkz.net/index.net/index. Muhkem ayetlerle sabittir. FARZ. zorlama baskısından kurtulmaktan öteye. Güzel Ahlâk: http://www. kendilerine elçi gönderilenleri muhakkak hesaba çekeceğiz.3. üstelik eziyet etmektir ki. FARZ. Dinde Mütekabiliyet ve Sünnetullah -5 ve 6.ahmetakyol. Allah yeminle (kendi tanıklığında) uyarıyor: “ Yemin olsun. zorlayana bir sevap kazandırmaz. zorlanma sebebiyle yapana. gönderilen elçileri de mutlaka hesaba çekeceğiz. günahtır. GÜNAH. Onlara bir ilmin tanıklığında bütün serüveni mutlaka anlatacağız. (Bkz. 1.net/index. tüm toplumu ilgilendirir. Biz olup bitenlerden habersiz değildik.php?option=com_content&task=view&id=9737&Itemid=140 ) sonra da algılayıp anladığınızı .” (7 / Araf / 6-7) E.net/index. Kur’an’da ayrıntılı kılınarak bildirildiği şekliyle farzdır. İnsanın ahlaki sorumlulukları ile ilgili olarak başlıklar halinde “GÜZEL AHLAK” yazısında yapılan özet bir tasniflemede başlıklar halinde sıralanan ve hepside aynı zamanda evrensel olan İNSANIN KENDİSİNE VE ÇEVRESİNE KARŞI AHLAKİ SORUMLULUKLARI İLE. AHLAK İLİŞKİSİ Farz. GÜNAH VE GÜNAHLAR” ile ilgili ayetleri topluca bir arada okuyup hatırlar. Dinde zorlama büyük vebal getirir ve zorlama yapanlar hesabı unutmamalıdır ki. . GÜNAHKARLAR.php?option=com_content&task=view&id=10618&Itemid=128) Kur’an’daki “GÜNAHKARLAR. GÜNAH VE AHLAK DEĞERLERİ ARASINDA HİÇBİR ÇELİŞKİ BULAMAZSINIZ. yazıda başlıklar halinde tasniflenen: a) GÜZELLİKLER / DOĞRULAR / SALİH AMELLER / İYİ VE ÖĞÜLEN TUTUM VE DAVRANIŞLAR.ahmetakyol. Zor korkusuyla katlanılan ve yapılan dini istekler de.php?option=com_content&task=view&id=10380&Itemid=128) Kuran’ın tamamı göz önüne alınarak. Zorlama. Görebileceğiniz sadece uyumdur. Sadece kişiyi değil.Kur’an ve anlamı: http://www. Evrensel Ahlak değerleri ile de örtüşür. Kur’an’daki “GÜZEL AHLAK” ile ilgili ayetler / öğütler ile karşılaştırırsanız.ahmetakyol.ahmetakyol. GÜNAH VE GÜNAHLAR : http://www. Allah indinde geçerli bir yarar. (Bkz. İnsanın kendisine ve çevresine karşı ahlaki sorumluluklarıyla ilgili olarak. sevap sağlamaz. Kur’an’da Allah’ın yapın ve yapmayın dedikleridir.php?option=com_content&task=view&id=9738&Itemid=140 ve http://www.

Diğer taraftan. “sevap” yazılmaktadır. Bireyleri doğru yolda ise toplum da doğru yoldadır ve bir dünyevi düzen de kurulmuştur. Kur’an’ın “günah” deyip yasakladığı işlerde. Kur’an’da delilini göstermedikçe bir şeyi “haram” kılamaz. kişisel sorumluluğu kaldırmadığı gibi. “Günah” denip. . yararından çoktur. topluma da olduğu için. Kur’an’da ayrıntılı kılınarak bildirildiği şekliyle Günah’tır. şayet inananlardansak . bilelim… Başkalarının dediklerini de dinleyelim. hepimizin tartmadaki akıl ve gönlümüzün kalibrasyonu ve değerlendirmedeki “ölçü” (kader) lerimiz farklı farklıdır. değerlendirelim. Kur’an İnananları için. kendi algılayışımızdaki gibi Kur’an ayetlerinden sorgulamak esastır. bu “ahlaki” eylemi yapan kişiye Ahiret’te de karşılığını tam olarak alacak şekilde. İYİ VE ÖĞÜLEN TUTUM VE DAVRANIŞLAR ile KÖTÜ VE YERİLEN TUTUM VE DAVRANIŞLAR. bir olay karşısında inancı ne olursa olsun. “Haram” kılınıp. İşte Kur’an. KUR’AN VE SORUMLULUK. Kur’an’da ayrıntılı kılınarak bildirildiği şekliyle inananlardan veya inanmayanlardan olmayı belirleyen bir İMAN KONUSU olarak. yasaklanmıştır. Bu sebeple Kur’an ile bunlar (kişiye ve topluma zararlı veya zararı yararından çok olanlar). http://www. okuyalım. dillerinin uydurma nitelendirmeleriyle "Şu helaldir. toplumda tecellisi ve etkisiyle toplumsaldır. tercih ve seçim hakkımızı kimseye ipotek etmeyelim. Günahtan kaçınmanın dünyadaki yararı. Evrensel Ahlak değerleri ile de örtüşür. 2. bireylere doğru yolu göstermek içindir. hiç kimse. “günah” diyemez ve kendi nefsinden başkasına da yasaklayamaz. toplumsal düzene de olumlu bir katkı sağlamaz. Allah ile kulu arasında özünde kişiseldir. iş.ahmetakyol. Bilgi. “BAŞKALARI FETVA VERSE DE SEN FETVAYI KALBİNE SOR” diyen Hz. yasaklanmıştır.İmanın ve Kur’an ahlakının gereği budur. Muhammed’i İzleyelim. Sadece kişiyi değil. İnsanın Allah’a karşı ahlaki sorumluluklarıyla ilgili olarak. İşitelim. Toplum hayatı içinde yaşayan fertler olarak. Sorgulamadan uygulamak. Toplum bireylerden oluşur. “günah” veya “ahlak – ahlaksızlık” yakıştırmalarını. Dikkatinizi çekmek isterim ki. çaba – gayret ister. Hiç kimsenin İslam dini adına . (Bkz. tüm toplumu ilgilendirir. herhangi bir kişinin “haram”. yazıda başlıklar halinde tasniflenen . şu da haramdır!" demeye hakkı ve vazifesi yoktur. Kişisel inançla yapılan amellerin / işlerin. sonuç olarak : Hepimizi terazisi “Kur’an” da olsa. İnananlar dünyasında evrenseldir.b) ÇİRKİNLİKLER / YANLIŞLAR / BATIL AMELLER / KÖTÜ VE YERİLEN TUTUM VE DAVRANIŞLAR . emek ister. kişilere ve topluma bir yarar yoktur veya zararı.php?option=com_content&task=view&id=10605&Itemid=128) Din. görelim.net/index. Lakin nihai karar. 3.

yetkisi ve gücü yoktur. İNANMAK VE HER ŞEYİ KABULLENMEK İÇİN. SÖYLENEN HER BİR SÖZ FAZLADIR. ilkeyi. OKU!” Paylaşırken derim ki: ANLATMAK İSTEDİĞİNİ DEĞİL DE ANLAMAK İSTEDİĞİNİ ANLAYANLAR İÇİN. İlahiyat fakültesi ve İmam hatip lisesin ilgili öğretim görevlileri. KUR’AN VE UYGULAMA (*) (* ) Uygulama: 1.net/index.karşılığın ve ücretin Allah’tan beklenmesinin . Mesleği dinle ilgili işler olan görevli . Ancak Kur’an’da bu anlamda Din adamlığı yaparak Dine hizmet ve böyle bir meslek yoktur. Karşılığında para kazanmak ve geçimini bu yolla sağlamak üzere yapılan. tatbik: 3. Dinde. Kur’an’a inanmayanlar için . Yürütüm. Gönül dostum diyor ki: “Paslı çiviyi sökmek zordur. KIYASLAMAK VE DÜŞÜNMEK İÇİN. huk. Güncel Türkçe Sözlük A.4. Uygulamak işi.Dini İrşad (aydınlatma). Benden. pratik: 2.” F. kimseyi inandırma misyonu. dinci meslek kuruluşları yoktur. İSLAM’ DA DİN ADAMLIĞI VE DİNE HİZMET Türk Dil Kurumunun Büyük Türkçe Sözlüğüne göre: DİN ADAMI. tatbik. anlamınca bir “merhaba” ve “selam” olsun herkese… M. bu tanım içinde değerlendirilebilir. Din öğretme . sonuç olarak: Kimsenin.php?option=com_content&task=view&id=10650&Itemid=128 VIII. hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan. Kuramsal bir bilgiyi. düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme. Kemal ADAL İZMİR 10 Ocak 2013 http://www. insanlara yararlı mal üretmek. Diyanet işleri Başkanlığının Başkan ve memurları.cami imamları. KONUŞMAK VE NUTUK ÇEKMEK İÇİN OKUMA ! TARTMAK. tatbikat. MESLEK: Belli bir eğitim ile kazanılan sistemli bilgi ve becerilere dayalı. Dine hizmet’ gibi işler için insanlardan bir karşılık beklemenin ve ücret almanın uygun olmadığı. Dini tebliğ. müftüler ve müftülük görevlileri. serbest olarak dini ürün / kitap üreten ve hizmet veren ve karşılığında para kazanan kişiler ve dini cemaat mensupları vs.ahmetakyol. kuralları belirlenmiş iş demektir. Bacon’un sözleriyle: “YALANLAMAK VE REDDETMEK İÇİN.

o sizin olsun. Din hizmeti. * “yoksa onlardan bir vergi mi / dünyevi karşılık mı istiyorsun? Rabbinin vereceği daha hayırlıdır." (10 / 72). emek) lerini bu uğurda harcayacakları için başka işe zaman ve mesai ayıramama sebebiylede ihtiyaçlarını karşılayamayacaklarından bu ihtiyaçlarını karşılamak üzere.sadece bu işle görevlendirilmeleri sebebiyle. 127. her şey üzerinde bir Şehîd. Kur’an’ da Allah “ayetlerinin az bir bedel (dünyevi menfaat) karşılığında satılmamasını yalnız kendisinden sakınılması” (2 / 41) istemiş ve “Allah'ın Kitap'tan indirdiği şeyi gizleyip onu basit bir ücret karşılığı satanlar." (25 / 57)." (34 / 47) 1. Benim ücretim yalnız âlemlerin Rabbi'ndendir. Allah yolundakiler. Benim ücretim Allah'tandır. Benim ödülüm sadece âlemlerin Rabbi'ndendir. Din hizmetleri ücret karşılığı olmaz. Bana. Allah'tan gelecektir. kalpleri yakınlaştırılıp ısındırılacak olanlar. borçlular.” (9/60) ayetinde “sadakalarla ilgilenmeye memur edilenlere” topladıkları zekat’tan (vergiden) pay verilmesi emredilmektedir. * "Ey toplumum! Bu tebliğime karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Müslümanın Müslümana borcudur. * “İşte böyleleri.” (2 /174) demiştir. emek) karşılığı olarak ücret (maaş) verilir. * "Hem ben sizden buna karşı bir mal da istemiyorum. Benim ücretim. * “De ki: "Onun karşılığında sizden bir ücret istemiyorum. Ve O. * "Ben bunun için sizden bir ücret istemiyorum. yük altına mı giriyorlar?” (52 / 40). 3. Din hizmetleri pazarlık konusu yapılarak ticari bir iş haline getirilemez. O sadece âlemlere bir öğüttür. Sen de onların yolunu izle ve şöyle söyle: "Ben şu yaptığıma karşılık sizden bir ücret istemiyorum. yolda kalmış kişi." (6 / 90). vakit ve mesai (çalışma. * "Ben bu iş için sizden bir ücret istemiyorum. Ben sizden bir ücret istemedim. müslümanlardan / Allah'a teslim olanlardan olmam emredildi.” (23 / 72).” (26 / 109. Allah Alîm'dir. Benim ödülüm yalnız Allah'tandır. 164). * Yüz çevirdiyseniz çevirin. * “Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da bir borç yüzünden onlar.” (11 / 29). * “Bir ücret mi istiyorsun kendilerinden de onlar. onları arındırmayacaktır da.. * “De ki: "Ben sizden herhangi bir ücret istemedim. Allah'ın yol gösterdiği kimselerdir. bu tebliğin için onlardan bir ücret istemiyorsun” (12 / 104). karınlarında ateşten başka bir şey yemiş olmazlar. ibadetleri karşılığı için değil / din hizmetlerinin karşılığı olarak değil. Benim ücretim. Onlar için korkunç bir azap vardır. Bu ayetten hareketle.gerektiği.. bir borç altında eziliyorlar!” (68 / 46). sadakalarla ilgilenmeye memur edilenler.. Hâlâ aklınızı çalıştırmayacak mısınız?" (11 / 51). Hakîm'dir. dini bir iş veya hizmete “memur” edilen kişilere. ancak Rabbine varmak için bir yol tutmayı dileyenler istiyorum. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacaktır. düşkünler. gerçek bir tanık. * “De ki: "Onun karşılığında sizden bir ücret istemiyorum” (25 /57). 2. özgürlüğünü yitirmiş olanlar. Din hizmeti karşılığı alınan ücret şu şartlarda caiz olabilir: “Sadakalar / zekât malları Allah'tan bir farz olarak sadece şunlar içindir: Fakirler. Kur’an tarafından aşağıdaki ayetlerde şöyle vurgulanmaktadır: * “Sen. 180). vakit ve mesai / çalışma..” ( 26 / 145. . Peygamberlerde örneklenerek. Ücret ve dünyevi menfaat karşılığı yapılmaz. beni yaratandan başkasına düşmez.

. tarikat şeyhi. Kuran bu sınıfların hiçbirinden bahsetmez iken. 1. dini anlayış. bazı ilkelerde birbirinden ayrılan Tanrı'ya ulaşma ve onu tanıma yollarından her biridir. bugün uygulamada. MEZHEP VE MEZHEPÇİLİK Konunun bu kısmında Recep Aykan’ dan yaptığım bazı alıntıları değerlendirmenize sunmak istiyorum. İslam’da. işe talip olan veya devletin görevlendirmediği bir kişi. beklentisiz bir ikram olursa. din adamı gibi. devletin görevlendirmediği bir kişi ücret alabilir. Hz. ancak mezheplerin savunucusu olabilirler. Mezhep ve Tarikat MEZHEP: Bir dinin görüş. öğreti demektir. yorum ve anlayış ayrılıkları sebebiyle ortaya çıkan kollarından her biri. Oysa ki: Din yalnız ve ancak Allah’a özgülenir. İslam’ın ana kaynağı Kur’an olmasına rağmen. Peygamber zamanında günümüz uygulamalarındaki hiçbir mezhep ve tarikat yokken. Diyanet İşleri Başkanlığı ve İmam Hatip Liseleri de. görüş. Bu kişilere göre uygulamada “din eşittir mezhepler” olduğu için.a) O işi ücretsiz yapacak ve veya devletçe maaşlı görevlendirilmiş yapacak kimseler olmaz da o iş aksayacaksa. TARİKAT: Aynı dinin içinde birtakım yorum ve uygulama farklılıklarına dayanan. mezhepleri açıklayacaklardır. bunlar din diye Kur’an’ı değil. b) Yaptığı masraf karşılığı. şeyhülislam. şeyhlerle. dini yanlış bir şekilde özdeşleştirmektedir. Hanefi İşleri Başkanlığı ve Hanefi İmam Liseleri halindedirler. Dinle ilgili “İŞ” ve “HİZMET” vardır ve önceliklidir ama “MESLEK” olarak Dünyevi maddi kazanç ve karşılık beklenen ve alınan.. Ku’ran’da cami imamı. müftü. mezheplerin sözcüsü durumundadır. Buradaki şeyhler. mezhebinin ayrıntılarını ve diğer mezheplerden farkını bilirmiş gibi… Diğer taraftan. Kur’an’ın değil. Müslümanlara önderlik eden ve veya onları temsil eden sınıfların varlığı yokken. dine yorum getiren ekol. Bu yüzden bu sıralardan geçen imamların ve müftülerin çoğunluğu. B. devletin görevlendirmediği bir kişi alabilir. Sanki mezhebim şu diyenlerin büyük bir çoğunluğu. Kur’an’dan anladıklarından ziyade. Dinle ilgili “İŞ” ve “HİZMET” lerin karşılığı Dünyada alındığında. cami imamlarıyla. uygulamada. “mezhebi olmayanın dini olmaz “ noktasına gelinmiştir. (Devletin görevlendirdiği kişi yaptığı masrafı devletten alır) c) Pazarlıksız. Günümüzde tarikatlar. . halkın geniş bir bölümü. zaman ayırdığı ve kendi işini aksattığı için bunların karşılığı olarak ücret alabilir. hesabı Ahiret’te verileceği unutulmamalıdır. geleneksel mezhepçi düşüncenin kalesidirler. müftülerle.”atalarını taklit” ten öteye. (rüşvet şüphesi ihtimali sebebiyle zekat memuru ve devlet memuru alamaz) Kur’an’a göre Din’de.

Mezhepçi düşüncenin temsilcileri olan Diyanet İşlerini. Kur’an’la / Dinle özleştirmeden dinler. falan mezhebe. bu ayetlerin manasını anlayamamışlardır. (delil) bulmak gerekir. Eğer Kuran’ın anlattığı İslam’ı savunanlar. bu toplumun kanını. mantıkla kol kola ilerleyen Kur’an’ın anlattığı İslam’ı tanıyınca. imanını daha uzun yıllar emmeye devam edeceklerdir. Peygamber diliyle yorumu olarak değerlendirilir. şıhları. Kuran’ın yeterliliğini. mevlithanlar. insanla. maddi ve manevi sömürünün üstadı şeyhler. Peygamberimiz de bu tarz sahtekar din adamlarından az çekmemiştir. pazarlıklar yapıp okuyan hocalar. Kur’an’dan hesaba çekileceğiz. gerek onun döneminde yaşamış. seslerini çok daha kuvvetli bir şekilde yükseltip. bazı Sunni yönetimlerin altında mezhepçi düşünceye dil uzatsaydınız kelleniz tehlikeye girerdi. Kur’an’a dayalı bir İslam anlayışını savunanlar için çok büyük avantajları beraberinde getirmiştir. Belki eskiden. Samimi ve bilinçli bir Kur’an inananı. dine yeniden ısınacak ve kendi hatalarını tamir edeceklerdir. hatta dinsizliğe ittiği kitlelerin önemli bir bölümü. “Ey iman sahipleri! Şu bir gerçek ki. Şeyhleri. bilimle. Fakat sahtekar din adamları kadar onlara uyanlar da suçludur. Muhammed’ dir. Bu oluşum. din tüccarına dönüşebilmekte ve insanları en başta saptıranlar. mezheplerin sapkınlığını savunmanın karşılığı o yönetimlerde idam olurdu. muska yapan. birçok hususta. Kuran’ı. Böylelikle. Sahtekar dinci ile dinin özdeşleştirilmesindeki yanlış. hahamlardan ve rahiplerden birçoğu halkın mallarını uydurma yollarla tıka basa yerler ve Allah'ın yolundan geri çevirirler. Cemaat önderlerini. o konuda Kur’an kapsamında ayet. filan alime göre demek yetmez.” (9 / Tevbe / 34) Ayette de görüleceği gibi din adamları. büyü yapan sahtekar hocalar. para karşılığı. Aşırılık. mezheplerin savunduğu siyasal yapılara nazaran. umarız. tek kişi Allah’ın resulü Hz. Kuran’a daha uygun unsurlar içermektedir. Hadis de (uydurma olmamak şartıyla) Kur’an’ın Hz. Artık Kur’an’a dayalı bir İslam’ı savunanlara düşen.Bir konunun İslamiliğini vurgulayabilmek için. Cami imamlarını. . dini karanlıklarda boğan mezhepçi zihniyettekilerin dinle özdeşleştirilmesini önlemektir. fırsatları değerlendirip üzerlerine düşeni canla başla yapmazlarsa. parasını. insanla dini birbiriyle çeliştiren mezhepçi zihniyetin dinden uzaklaştırdığı. “halkın malını uydurma yollarla yiyen” bu “din adamları” olmaktadır. yapılan yorumları Kur’an’dan kendi anladığı ile karşılaştırır. Fakat Kuran’ı musikisi için okuyup köşe dönmeye çalışanlar. mukayese eder ve kendi akıl ve gönlüyle tefekkürü sonucunda idrak eder. Müftüleri. vs. Unutmayalım ki başkalarının dediğini yapıp yapmamak bizi sorumluluktan kurtarmaz. Altını ve gümüşü depolayıp da onları Allah yolunda harcamayanlara korkunç bir azap muştula. Günümüzün demokrasileri. Haddi Aşmak İslam dini kimsenin tekelinde değildir. 2. Kuran ayetlerindeki açıklamalar ile örneklendirilmiştir. gerek ondan sonra gelecekler içinde kimseye böyle bir onay verilmemiştir. Kur’an’ın dini konularda kendisine güvenebileceğimizi garanti ettiği etten kemikten insan olarak ardına düşmemize onay verdiği. Onun dışında.

Oysa gerçek takva sahibini ancak Allah bilir.” (62 / Cumua / 5) C. mezhep kitabı diye konup. Allah’ın elçisinden öğrenen. Çünkü bu Müslümanlar’ın. Allah ile aldatan haddini bilmezlerden kurtarmak gerekir. dinsizlerden daha çok kendilerini eleştiren Müslümanlar’a düşman olmaktadırlar. İman ve takva konusunda insani hükümler ancak zandır. İbret alan nerede? “Sırtlarına Tevrat yükletilip de sonra onu taşımayanların durumu. mezhepler ve de tarikatlar yokken müslümanların hepsi “Kuran’daki İslam”ı. dini ve uygulamalarını istismar ederek kendi çıkarı için kullanan kişilerin yaptığı mescitlerde / camilerde ibadet ise kesinlikle yasaklanmıştır (9 / TEVBE / 107-108). Allah’a inanan ve samimi bir şekilde hayır üreten her kişi. sorgulamayan halk çoğunluğunu. kiminin ticari meta olarak kullandığı dini. Hz. din diye kapkaranlık. Bilgisi kıt. Bunun için şeyhin. ellerinden almalarından korkarlar. Allah’ın kitabının yanına yüzlerce kitabın. aracılığına ihtiyacı yoktur. kutsal kitap parçaları taşıyan eşeğin durumuna benzer. dinin tekelinin kendilerinde olduğu zanlarıyla da kendileri dışındakileri. inananları fırkalara bölen. Allah’ın kitabının yüzlerce kitaptan biri haline getirilmesidir. Her mescitte” Dini yalnız ve sadece Allah’a özgüleyerek ibadet edilmesi” emredilmiş (7 / A'RAF / 29) ve Dinin özüne zarar veren. şıhın. ”(RA) Günümüzde. FIRKALARA BÖLÜNMEK Görüldüğü gibi geçmişte Allah’ın kitabını bilip de onun gereklerini yerine getirmemiş olanlar. zulme sapmış bir topluluğu doğruya ve güzele ulaştırmaz. Allah’a yakın olmayı. anadiline çevrilmiş Kur’an’ı okuyup düşünmeyen. hadis ve mezheplerinin kitaplarına. geleneklerin esiri olmuş. Maneviyat âleminde kimin ne kadar üstün olduğunu Allah’tan başka kim bilebilir? “Allah kuluna yeter / kafidir” (39 / Zümer / 36) Dini her şeyden evvel cennetin vizesini veren münasebetsizlerden. Bunlardan bir çoğu. kiminin manen sömürdüğü. hadis kitabı. Muhammed dışında “cennetlik” ilan edilmiş o kadar çok kutsal kişi (!) ler var ki! Bu kutsalların ve şeyhlerin dedikleri adeta vahiy gibi kabul görmekte. Eski bir yazımdan alıntıyla devam ediyorum: Kuran’da. çelişkilerle dolu bir hayat tarzının içine sokmaktadırlar. nankörlük eden. dinsizlerden çok daha büyük zarar vermektedirler. sorumlu oldukları Kur’an’ın yerine yüzlerce cilt fıkıh. Allah'ın ayetlerini yalanlayan topluluğun vücut verdiği örnek ne kötüdür! Allah. çeşitli zübürlere başvurmaktadırlar. tabir caizse . “Sen kim oluyorsun ki din adına konuşuyorsun” diye susturmaya ve bir tek kendilerini dinlenir kılmaya çalışmaktadırlar. Bunun sonucu olarak lafta Allah’ın kitabını savunanlar. Bunlar dine. Üstelik. mescide giden müminlerdi. Hz. Kuran’ın birçok yerinde dini temsil ediyormuş gibi gözükenlerin hataları anlatılır. Bu da haliyle dinde fırkalara bölünmeye sebep olmaktadır. “kitap yüklü eşeklere” benzetilmektedirler. İslam’ın Kitabı Kuran’ın gereklerinin yerine getirilmemesinin en önemli sebebi. kiminin oyuncak yaptığı. içinden çıkılmaz.Oysa günümüz uygulamalarında. uygulamada mezheplerin ilmihallerini rehber edinip. Muhammed’ in zamanında. Allah’ın sevgili kulu olmayı umabilir. hikayeleriyle kandırarak.

İnsanların Yaptıkları Kuran’ın bunları demesine rağmen.” (45 / CÂSİYE / 17) ayetinde belirtilen tutum ve davranış içindekilere benzer hale gelenler. Mescitler toplu ibadet yeri olmanın yanında aynı zamanda Müslümanlar için “Kuran’daki İslam”ı öğrendikleri birer “okul”du. Mûsa'ya ve İsa'ya önerdiğimizi şöyle diyerek kanunlaştırdı: "Dini dosdoğru tutun. sana vahyettiğini. Artık sen onları bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak…. Ne zaman ki “Kuran’daki İslam” yozlaştırılarak “Emevi İslam Anlayışı” hakim kılınmaya çalışıldı. 2. İnsanların Kuran’a Yapışmasını İsteyen Allah’ın Emri: “Hep birlikte Allah'ın ipine yapışın. kendilerine ilim geldikten sonra. Sonrasında da bu mezheplerin yolları olan “tarikatlar” ve tarikat lideri “şeyh” ler zuhur etti. adı tekke / dergah. İslam dinini fırkalara bölen bir anlayış ve düzene. yaptıklarıyla sevinip övünerek. tekke / dergah ve zaviye vs. Nûh'a önerdiğini. aralarındaki azgınlık ve kıskançlık yüzünden ihtilafa düştüler.. sonu şirke kadar varabilen işlere giriştiler. iyi niyetle başlatılan yorum ve faaliyetlerin dönüştürülerek." (42 / ŞÛRÂ / 13 -14) 3. O halde. İbrahim'e. çeşitli hiziplerin oluşmasına sebep oldu. zaman içinde kendi mezhep ve tarikatlarına göre Kuran’ın yanında çeşitli “zübürlere / kutsallaştırılmış hizip kitaplarına” da yapışarak. tartışıp durdukları şeyle ilgili olarak kıyamet günü hüküm verecektir. zaviye vs. Her hizip.. parçaladılar. bu tarikatlar. “Onlara.” (23 / MÜ'MİNÛN / 52-56) “Sizin için. yalnız kendi yanındakiyle sevinip övünmektedir. ne olursa olsun bu yerleri.” (72 / CİN / 18) denmesine rağmen. onlar arasında. mescitlerinin yerine kendi amaç ve faaliyetleri için “okul” yapan ve kendilerine uyan cemaati de buralarda toplayan bu tarikatlar. dinden. fırkalara bölünüp parçalanmayın…” (3 / ÂLİ IMRÂN / 103) “Kendilerine açık-seçik kanıtlar geldikten sonra. Hal böyle iken ve Kuran da: “Hiç kuşkusuz. iş ve yönetime ilişkin açık seçik belgeler verdik. Allah ile birlikte bir başkasına yakarmayın / Allah'ın yanında bir başkası için çağrıda bulunmayın. Rabbin. İslam Dinini yozlaştırdılar. “okul” yaptılar ve kendilerine uyan cemaati de buralarda topladılar. Toplumsal ihtiyaçtan. Hiç kuşkusuz..”(2 / bakara / 85) . çekişmeye girip fırkalar halinde parçalananlar gibi olmayın…” (3 / ÂLİ IMRÂN / 105) “…Fakat onlar işlerini aralarında parçalayıp çeşitli zübürlere / kutsallaştırmış hizip kitaplarına ayırdılar. 1. onda bölünüp fırkalara ayrılmayın!. Bu ise zaman içersinde. yerleri. “…Şimdi siz Kitap'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz?. Onlar.“Muhammedi” lerdi. “Kuran’daki İslam” ı kendi anlayışlarınca yorumlayan din alimleri (mezhep imamları) ortaya çıktı ve bunların yorumlarına uyan kişilerce de “mezhepler” oluşturuldu. mescitlerinin yerine kendi amaç ve faaliyetleri için. mescitler / secdeler Allah içindir.

Bilince ters.457) . ATATÜRK’ÜN YAPTIKLARI: 1. Hz. Her bidat dalalettir (sapkınlık. çünkü “Bidat” sünnetin zıddıdır. kendilerini yok ve mahkum etmişler demektir. Türkiye’ye bağımsızlığını veren bu Asya milletinin içinde daha karışık. Birinci Kitap. Kurandaki İslam’ın. Atatürk. . Emevi İslam Anlayış ve Uygulamaları ile yozlaştırılması ile ilgili olarak 3. Fakat bu cahiller.Sh.lığı yayını 1983. Hz. Cuma / 43) hadisini dikkate almıyor demektir. Atatürk’ De Görüş ve Amacını Şöyle Ortaya Koymuştur : “Türk Milleti daha dindar olmalıdır. Genkur.” (Sahih – i Müslim. Dinde Yozlaşmanın. doğru yoldan ayrılmak). Bşk. ilerlemeye engel hiçbir şey kapsamıyor. 2. Bunların tekrar açılması “Kuran’daki İslam”dan da gaflettir. Muhammed’ in: “Dinimizde olmayan herhangi bir şeyi uyduranın ortaya koyduğu merduttur (dince reddedilmiş. Dinime bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam. Onlar aydınlığa yaklaşmazlarsa. CAHİLLERİN AYDINLATILIP KURTARILMASI DA ATATÜRKÇÜYÜM DİYENLERE DÜŞEN BİR GÖREVDİR. boş inançlardan ibaret bir din daha vardır. suni. Peygamber Zamanı Uygulamasında Olmayıp.dışarı atılmıştır). Tekke ve Zaviyeleri kanun yoluyla kapattırmakla. ona da öyle inanıyorum. Halbuki. dinin yozlaşmasını da önlemiş ve aslında İslam Dinine çok büyük bir hizmet vermiştir. Dinde Zayıflamanın Hızla Yaşandığı Bir Ortamda Müslümanların Din Güvenliğini Koruma Maslahatını Öne Almaları Gerekir. Sünnete uymuyor demektir. Atatürk. Onları Kurtaracağız. Niçin ? Elbette ki “Kuran’daki İslam” da yeri olmayan ve sonu şirke (Allah’a ortaklık koşma) kadar varabilen uygulamaları engelleyerek.” (Atatürkçülük. bu güçsüzler (zavallılar) sırası gelince aydınlanacaklardır. Tarikatlara Ait “Tekke Ve Zaviyeleri” Kanunla Kapattırmıştır.D. Sonradan Bir “Bidat” Olarak Çıkan. Bidatların bir çoğu gibi bunları da “Bid’at .ı Hasene” (güzel bidat) olarak nitelendirmeye çalışanlar. dinin yozlaştırılmasını önlemek için. BU MÜSLÜMAN OLANA DÜŞEN BİR GÖREVDİR. “dinlerini parçalayıp hizipler / fırkalar haline gelenleri” engellemekle. yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum.

(39 / Zümer / 36) Şüphesiz ki Allah size şah damarınızdan yakındır. ( 50 / Kaf /16) Şüphesiz ki “Allah. ahirette de güzellik ver. dinimiz de bunu kesinlikle yasaklar. “Kuran’daki İslam”a bakıp. Mesela din bilginleri. toplumu aydınlatmakla mükelleftir. hoca olmak için yani dini gerçekleri halka telkin etmek için.” (42 / Şura/ 13) Bu Sünnetullah’ tır ki. Böyle düşünecek olursak kabahat bizde. Dinde Yozlaşmayı Engelleyip Önlemek.463) . Ruhbanlığı (din adamları sınıfını) reddeden bu din. bizim dinimizde özel bir sınıf yoktur. Birinci Kitap. Allah katındaki tek Din olan İslam’ın özünden saptırılmasını. bilmektir. Onlardan kimi de şöyle yakarır: "Ey Rabb'imiz." Böylesi için ahirette bir nasip yoktur. Diğerleri dini yönden aydınlatma hakkından yoksundur. aslından uzaklaştırılmasını ve yozlaştırılmasını önlemenin yolu. mutlaka aydınlatma vazifesi din bilginlerine ait olmadıktan başka. hesabı çok çabuk görür. Kuran’daki İslam’ a İnanıp Uygulamak İse. bizim cahilliğimizdedir. Allah. DİP NOT: .lığı yayını 1983. SONUÇ: İnananlardansanız şeyhe – şıha. bize dünyada ver. oradakileri oradan öğrenip.” (Atatürkçülük. Hem Her Müslümanın Görevidir ve Hem de Müslüman Olsun veya Olmasın Her Atatürkçünün Görevidir. Atatürkçü Olsun veya Olmasın Sadece Her Müslümanın Ayrıcalığıdır. Genkur." (2 / Bakara / 200 – 202) Allah. Ve bizi ateş azabından koru. Bşk. İşte böyle diyenlere kazandıklarından bir nasip vardır. 1.Sh. O halde biz diyemeyiz ki. tekkeye – zaviyeye ihtiyacınız yok: İnananlara “Kuran” yeter. mutlaka hoca elbisesi şart değildir. 2. bize dünyada da güzellik ver. “İnsanlardan bazısı şöyle der: "Ey Rabb'imiz. hakka yönelenleri kendisine iletir. dinde tekelciliği kabul etmez. Rabbim dileyeni Müslüman Atatürkçü / Atatürkçü Müslüman yapsın İnşaallah. Kuran’daki İslamı Öğrenmek ve Bilmek. E. Atatürk Diyor Ki: “Her şeyden önce şunu en basit bir dini gerçek olarak bilelim ki. bizde özel bir sınıf vardır. “…Allah'ın yol ve yönteminde değişme asla bulamazsın! Allah'ın yol ve yönteminde döneklik de bulamazsın!” (35/ Fatır / 43) Günümüzde. seçim ve tercihi size bırakmıştır. Bizim yüce dinimiz her erkek ve kadın müslümana genel olarak araştırmayı farz kılar ve her erkek ve kadın müslüman.4.

Müslüman ve Atatürkçü olarak durumdan vazife çıkarılarak. Ana dilimizde “Doğru Bilgi Ana Kaynağı” nın kullanılmasına imkan ve katkı sağlayabilmek amaç ve niyetiyle. Allah Kelamın algılanıp anlaşılmasında . haydi tadın bakalım’ denecek” (Tövbe.net/index. EBU ZER: ISSIZ ÇÖLDE YALNIZ MEZAR. KUR’AN VE TOPLUM A. Geçmişte. insanların mallarını hem haksızlıkla yer. yorumsuz olarak doğrudan Kuran ayetleriyle. sadece “ahlaki bir öğüt” tutmamanın ötesinde. Kuran’ın ışığında bir kısım “Kitap” bilgisini. . “İnsanların malını haksızlıkla yiyenlerin.ahmetakyol.dosya. Altını ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanları acı bir azabın beklediğini haber ver.ahmetakyol. Kemal ADAL İZMİR 13 Ocak 2013 http://www. gerçeğe ulaştıran yollardan bir yol. Hazreti Muhammed’in genç sahabesi Ebuzer.php?option=com_content&task=view&id=5747 M. mal ve servet biriktirip Allah yolunda harcamayanların “ yaptıklarını.rar. GEÇMİŞİ HATIRLAYARAK GÜNÜMÜZE GELELİM.tc/server24/UVM3RE/KONULARINAGOREKURAN_INMESAJ_-MKA. Allah yolundan (Hak için Halka yardımdan) alıkoyanların. ‘İşte bu bencilce biriktirip yığdıklarınız.Kitap ve Kuran Işığında Yorumlar E. 9/34).Kitapları ile "HASENAT 4. bilgisayarınıza indirmek ve arşivlemek istiyorsanız: Yenilenen aşağıdaki linki tıklayınız. hakikate açılan kapılardan bir kapı olması umulmaktadır. aklını ve gönlünü işleten “Nasip Sahipleriyle” paylaşabilmek için on yıllık bir süreçte yapılmıştır. Ve yaklaşık bir dakika sonra bilgisayarınıza indirmiş olacağınız dosyanın içindeki "önce beni oku" belgesine bakıp. AŞAĞIDAKİ YAZIDA MEVCUTTUR: http://www. zandan azade. hem de Allah yolundan alıkoyarlar. O gün biriktirip yığdıkları ateşte kızartılacak ve alınları. böğürleri ve sırtları onlarla dağlanacak.Konularına Göre Kuran Mesajı derlemesi.html BU LİNK ÇALIŞMADIĞINDA İNDİRME YAPILABİLECEK UYGUN LİNK VE KONULARINA GÖRE KURAN MESAJI HAKKINDA ÖZET BİLGİ. istediğinizi yapınız: http://s2. RESUL KUR'AN'IN TEBLİĞİ olan on E.0 KUR'AN ARAŞTIRMA PROGRAMIN" dan oluşan “KONULARINA GÖRE KURAN MESAJI” nı.net/index. “Ey iman edenler! Hahamların ve rahiplerin birçoğu. (bk.php?option=com_content&task=view&id=10657&Itemid=128 IX. 45 saniye geri sayımı takiben gözükecek "download" yazılı kutucuğu da tıklayınız. dünyevi şer’i bir ceza (had cezası) verilerek müeyyide (yaptırım) uygulaması ile engellenmesi gereken bir haram (yasak) olarak yorumluyordu.

php?option=com_content&task=view&id=10596&Itemid=128 B.. maun süresini okuyup da. gelen yardımları (maun) yerine ulaştırmayarak dine en büyük ihaneti yapmaktadırlar.com/2009/03/dinin-diregi-nedir. Namazlarından gaflet içindedir onlar! Riyaya sapandır onlar / gösteriş yaparlar. Ve onlar.. dinin direğini yıkanlardır. hırsızlıktır.html Bunlar kimsesizi (yetim) görmeyerek..html Ne diyor Maun suresi: “Gördün mü o.com/2009/10/insallah..” diye soran. yoksullar dururken villalar alınıyor. Onların dediklerini bir tarafa atalım.Tıklayınız: http://www. KUR’AN VE OKUMAK Tıklayınız: http://www. Altın ve gümüş yoksullar üzerinde hegomanya kurmak için kullanılıyor.“ “YARATAN RABBİNİN ADIYLA OKU / DÜŞÜN-ANLA / ANLAT / ÇAĞIR!” (Alak / 1) Bkz. Bkz. yoksuldan haberiniz var mı? Bu din yeryüzünün sokaklarında aç gezen 1 milyar insan için ne diyor hocam? Bu din fekku ragabe (kölelere özgürlük!) diyerek başlamadı mı hocam?. yoksulları ve ezilenleri (mesâkin) umursamayarak.com/2009/03/ebu-zer-issiz-colde-yalniz-mezar. Çünkü dinin direği doğruluk ve dürüstlüktür. ciplere biniliyor.ihsaneliacik. dini yalan sayanı? İşte odur yetimi itip kakan. Bkz.. Bahçe sahipleri kıssası (Allah'ı unutarak kendini yeterli görenin durumu meseli: 18 / 32-44 ) ölülerin ardından okunup duruyor… Kırkta bir diye bir şey tutturulmuş gidiyor… Komşusu açken tok yatmamak için zengin mahallelere taşınanlar var… Sokaktaki açtan. Dini yalanlayanlar.. gerçeğin arayışı içindeki talebeye (öğrenciye) ne yazıktır ki: “Ebuzerleşmeyelim inşallah!” deniliyor... Vay haline o namaz kılanların ki.. DİNİN DİREĞİ NEDİR? Tıklayınız: http://www.html ) Dün de günümüzde de.ahmetakyol..ihsaneliacik. fıkıh dersi veren Hocaefendi’ ye: “İhtiyaçtan fazla mal haramdır. Yoksulu doyurmayı özendirmez o. "EBUZERLEŞMEYELİM İNŞALLAH".ihsaneliacik. Tefsir sohbetinde. Kur’an’daki İslam’ı okuyalım: “İkra' bismi rabbikellezi halak. kamu hakkına / yardıma /zekâta / iyiliğe engel olurlar” (107 / 1 -7) Kimdir bunlar? Bunlar insanları din ile aldatanlardır. İnfak edilmiyor… Mülkte şirk koşuluyor. Tıklayınız: http://www.net/index. TOPLUM HAYATINDA MÜMİNLER (İNANANLAR) . Açlar.

paylaşmaları gerekir. hırslı. sabırsız. Kendisine kötülük / hoşnutsuzluk dokununca basar bağırır. Allah yolunda (Hakk için halka) ihtiyacından. Bunların mallarında belirli bir hak vardır: Yoksul ve yoksun için. Sosyal ( toplumla ilgili. Namaz kılıp dua edenler müstesna. toplumsal. toplumsal. tahammülsüz yaratılmıştır. namazlarında süreklidirler. idrak etmiş olan ve bu görev ve sorumluluklarının gereğini yapmanın. Allah’tan başkasından çekinip korkmadan. ferdi mülkiyete yüklediği ve ödemesini gerekli kıldığı “hak”lara inanması (iman) ve bu inançlarını yaşamasıdır (salih amel). Sizden bir karşılık da bir teşekkür de istemiyoruz. din gününü içtenlikle doğrularlar.“İlk sahib”in ortaya çıktığı ve bütün sahte ve yalan mülk (servet ve iktidar) sahipliklerinin sona erdiği. sosyal görevlere. “Sosyal Görev ve Sorumluluklarına Müdrik” kılan ruh ve muktedir kılan güç. içtimai) görev ve sorumluluklarını anlamış. İslam dinini yaşam tarzı edinen bütün müminlerin (inananların). birer insan olmaları gerekir. Gerçek Mümin. SOSYAL GÖREV VE SORUMLULUKLARINI MÜDRİK OLAN MÜMİNLER İmanlarından aldıkları güçle. Dünya ve Ahiret . idrak etmiş.Toplum (aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü. İslam’ın yapılmasını ve veya yapılmamasını bildirdiği konularda."Biz size yalnız ve yalnız Allah rızası için yediriyoruz. Bunlar. Özü sözü bir. mal ve servet biriktirmeyerek. Bunlar. acelecilik. bilinçli (şuurlu) olarak. Sosyal ( toplumla ilgili.” (70 / 19 – 27) Bu ayetlerde maun suresinde “dini yalan sayan” olarak ve “vay haline o namaz kılanlara ki” diye tanıtılandan çok farklı ve onun zıddı.iman edenler. sabırsızlık ve tahammülsüzlük gibi olumsuzluklarını dizginleyip.) hayatında. özünü kavrayarak. İnananları. bu tutumları sebebiyle olgunlaşıp. yoksulların ve mahrum bırakılmışların hakkı olan saklanmış birikimlerin (kenz/fiten) de hesabının sorulacağı gün. Bunlar. aceleci. Bu hakkı sahibine (Hakk için halka) verenler. içtimai) görev ve sorumluluklarını anlamış. âhiretteki hesap gününe . işte onlar gerçek inananlar ve Allah ile aldatmayanlardır. Allah’tan başkasının kulu olmadan Namaz kılıp dua edenler ve bu hallerinde sürekli olanların. C.” (76 / 9) ayetinin ruhunu. yalnız Rablerinin azabından ürperirler. hırs. yaptıkları nedeniyle başına bir kötülük geldiğinde isyan etmemeleri ve ellerine içinde toplumun da hakkı olan bir mal (hayır ve nimet) geçirenlerin de bunlardan başkalarının da yararlanmasına engel olmamaları. Kur’an’da. . parayı ilah edinmeden ve paranın kulu kölesi olmadan. Kendisine hayır ve nimet ulaşınca ondan başkalarının yararlanmasına engel olur. “Ameli hayatta yaşanan İman” olduğu Kur’an’da şöyle açıklanmaktadır: “İşin gereği şu ki insan. Kazanılan mallarda Toplumun yoksul ve yoksun kesimi için belirli (kazanılanın ihtiyaçtan / yeterli olandan fazlası: 2/ 219) bir hak vardır. Paylaşandır. “Gerçek inanan” bir insan ve zihniyet (iman ve amel) tanıtılmaktadır ve anlam olarak denmektedir ki: Din gününe . kendisine yeterli olandan fazlasını harcayandır. İnsanı “Sosyal Görev ve Sorumluluklarına Müdrik” kılan ve “Sosyal Sorumluluklarını yerine getiren” en etkili kuvvetin.

iyiliğe özendirirler. onlara aksatmadan yardım ederler 5. ticaretlerini dosdoğru yaparlar. pek tabiidir ki. düşkünleriyle. adaletle hükmederler. Tüm iş ve oluşlar Allah'a varır. Zekâtı (mal ve parada. öksüz ve yetimleriyle. yeryüzünde hüküm sahibi olanlar. güzel. Toplumun acizleriyle. İslam’da yasaklanmış işlerden. sosyal. gerçek müminlerin inançlarını korudukları sürece. yüce Allah Kur’an’ da şöyle müjdeler: “Hiç kuşku yok. Yüce Allah. yoksul ve yoksunlar da dahil olmak üzere . uyuşturucu gibi topluma zarar verici haram kazanç yollarından şiddetle kaçınırlar 3. doğru tartarlar. bütün tutum. fuhuş. yaşlı ve hastalarının dertleriyle yakından ilgilenirler. cami. Hak ve halk insanları olarak kalmalarının gerekliliğini şöyle açıklar: “Onlar o kişilerdir ki eğer kendilerini yeryüzünde (Hakk’a ve halka karşı görevlerini yapabilecek bir iktidar) imkân ve güç sahibi yapsak (onlar yine de sürekli olarak) namazı kılarlar. borçlularıyla. kimseyi aldatmazlar 4. muhtaç toplum kesimine ihtiyaç duyduğu konuda ihtiyacı olan yardımları edebilmek için.” (22 / 41) İnananları sosyalleştiren (toplumsallaştıran. işsizleriyle. 6. İmalatlarını sağlam. yararlı iş üretenler. Boş ve lüzumsuz sözden yüz çevirmişlerdir onlar. onların çalışmalarına da yön verir. Yüklendikleri emanetlere. ancak imanları çizgisinde yaşayarak. 9. Dünya ve Ahiret mutluluğuna erecek insanların. kişi ve toplum haklarına son derece saygı duyarlar. Nefisleri ve aileleri için olduğu kadar. çalışanlar ve salih amel / iyi. kimseyi sömürmezler 8. İslam’ı ruhunda duyan. zekâtı verirler. Fakir olan akrabalarını ailenin bir parçası bilir. hastane. kütüphane. Velhasıl onlar içinde bulundukları toplum için. İçki. ve öğrenci yurtları gibi sosyal tesis ve eserlerin yapılmasında öncülük ederler. çeşme. işçilerine adil ve tatminkar ücret öderler. Kur’an’daki buyruklarına inanan. Toplumun çıkarlarını kişisel çıkarlarının üstünde tutarlar 2. kurtulmuştur müminler. Hakk için Halka hizmet ibadetini edenler olacağını. topluma yararlı davranacak biçimde eğiten) İslam. hayırlarda yarışırlar 7. kumar. Yol. ahit ve akitlerine sahip çıkarlar. İhtikar (vurgunculuk) ve rüşvet gibi. kötülükten sakındırırlar. toplumu için de çalışmalarını öğütler. tamamlanması için yardımda bulunurlar. bir hayır ve rahmet kaynağı olarak çalışırlar. 1. Namazlarında huşû sahipleridir onlar.mutluluğunu oluşturacak “ibadet” bilen Müminler (ki bunlar gerçek inananlardır). davranış ve işlerinde. okul.

11) Ruhen gelişmiş. Ki. birden fazla ayrı yazıların inceleme konusu olacak şekilde vahim (ağır. Kuran’ın ışığında bir kısım “Kitap” bilgisini.toplumun hak sahibi kesimin payını) vermek için faaliyettedir onlar. zandan azade. birbirlerine hakkı ve sabrı önerirler” (103 /3). dürüst ve düzenli bir şekilde yaşayabilir. Ana dilimizde “Doğru Bilgi Ana Kaynağı” nın kullanılmasına imkan ve katkı sağlayabilmek amaç ve niyetiyle. GÜNÜMÜZDE İSLAM’IN SOSYAL DURUM VE HALLERİMİZ Günümüz coğrafyasında. hakkı yenmiş) ve mazlum (zulüm görmüş. Merhametlidirler. bilgilinin cahille. İslam ve müslümanların sosyal durumları. onda sonsuza dek kalırlar. zenginin fakirle. Verilmesi için örnek ve teşvikçi olurlar. Namazlarını korumaya devam ederler onlar. fakirin . Firdevs cennetine mirasçı olurlar. alacaklının borçlusu ile. siyasi ve ekonomik olarak. Doktorun hastasıyla. ahitlerine saygı duyup sahip çıkanlardır. adil.html E. işverenin işçisi ile. gelenek ve görenekleri “din” yapmak ve “Din”i istismar ederek yozlaştırmaktır. yetimin.com/2011/04/sosyal-islam. mağdur (haksızlığa uğramış. Allah için verirler (76 / 9). D. olgunlaşmış. İşte bunlardır mirasçı olanlar. Kur’an’ andaki İslam’dan uzaklaşarak. borçlunun. SOSYAL İSLAM. mümin kardeşlerini kendi nefislerinden üstün tutarlar. İslami sosyal yönünü bulmuş olan müminlerde yardım etme isteği o derece gelişir ki. Bahse Girizgah yapmak isteyenler şu yazıyla başlayabilir: Bk. korkulu. çok tehlikeli) dir. gerçeğe uygun doğru anlamaktır. vs… kaynaşması ve gereğince ilgilenip maddi – manevi destek vermesi için uğraşırlar. sosyal. kendileri sıkıntıda olsalar dahi. ” (23 / 1. yorumsuz olarak doğrudan Kuran ayetleriyle.5) çünkü: “O müminler. Böyle olduğunda Toplum. Onlar. KONULARINA GÖRE KUR’AN MESAJI Konularına göre kuran mesajı derlemesi.ihsaneliacik. düşkünün kalmaması için “inanıp hayra ve barışa yönelik işler yaparlar. onlara imkan sağlayan sosyal tesis ve kurumsal düzenlemelerin yapılmasına kişisel kazanç ve gayretleriyle öncülük ve katkı sağlar. devlete vergilerini de tam olarak verirler. . Tek cümle ile Sebebi. toplumda bir tek muhtaç. birlik ve beraberlik içinde. Cinsiyet organlarını / ırzlarını koruyanlardır onlar. aklını ve gönlünü işleten “Nasip Sahipleriyle” paylaşabilmek için yapılmıştır. kendisine zulmedilmiş) kalmaması.” (23 / 8. Çözüm için ilk adım: Kur’an’daki İslam’ı . Yoksul ve muhtaç kesimin ihtiyacı olan. emanetlerine. Tıklayınız: http://www.

B. mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan. Tarihi dizilerde Harem içindeki Cariyeler gündeme gelince. “Harem’deki cariyeler” konusu da gündemi işgal etmeye. ODALIK DEĞİLDİR !. SON BİR SÖZ. Vaiz.net/index. bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.ahmetakyol. CARİYE.Mevlana DİP NOT: Bu yazı. ‘yabancı ülkelerden kaçırılıp özgürlükten yoksun edilen. arşivlediklerinde. Kabul gören genel anlayışa göre: Cariyeler. Emekli Öğretmen. diledikleri konuyu rahatlıkla inceleyebileceklerdir. Sözlük anlamı olarak Cariye: Arapça isimdir (ca:riye). halayık’ dır. İlahi Kelamın algılanıp anlaşılmasında . bunda sayı da yoktur. bizim atalarımız ömürlerini at sırtında geçirmiştir” sözleri ön plâna çıkınca. hakikate açılan kapılardan bir kapı olması umulmaktadır. kişisel algılanıp anlaşıldığınca yararlanılarak hazırlanmıştır.ahmetakyol. aşağıdaki linkten ulaşabilecekleri “Konularına Göre Kuran Mesajı” nı bilgisayarlarına indirip. Sayın Kamil Yüce’nin Cuma Günü semt camiinde verdiği Vaazından. içinde verilen linklerdeki referans kaynaklarından ve büyük kısmıyla. erkek efendilerinin cinsî arzularına da karşılıksız hizmet ederler. gerçeğe ulaştıran yollardan bir yol. Tıklayınız: http://www. her konuda efendisinin isteklerine bağlı bulunan genç kadın. diledikleri zaman. “Bizim atalarımız böyle değildir.“Konularına göre Kur’an Mesajı” derlemesinin. tarihin tozlu sayfaları aralanmaya başlandı.php?option=com_content&task=view&id=10694&Itemid=128 X. can ne oluyor? İnci. hemen hemen tüm mezheplerde kabul gören anlayışa göre. İslâm dini uygulamasında. Geleneğe göre. M.php?option=com_content&task=view&id=5747 F.” . . Kemal ADAL İZMİR 21 Ocak 2013 http://www. cariyelerle nikâhsız olarak beraber olunabilir.net/index. konularla ilgili Kur’an ayetleriyle. MELANA’DAN: “Altın ne oluyor. savaşlarda esir edilen kadınlar cariye yani odalık olarak kullanılırlar. Konuyla İlgili daha geniş bilgi edinmek isteyenler. KUR’AN KÖLELİĞİ KALDIRMIŞTIR VE CARİYE DE ODALIK DEĞİLDİR A. alınıp satılabilen.

Muharebelerde ele geçen esirler. Hz. ailelerin sorumluluğuna verilmiş. İSLÂM DİNİ İSE KÖLELİĞİ YASAKLADI.” (Muhammed/ 4) Buradan çıkan anlam çok açıktır. Arap Yarımadası’nda kölelik vardı ve çok yaygındı. .2012) İslam dininden önce. Allah dileseydi. dini uygulamalarını yakından gören bu esirler daha sonra da fidye alınarak veya alınmadan serbest bırakılmışlardır. İnkâr edenlerle muharebeye girdiğinizde hemen boyunlarını vurun. üçer. 5. yönündedir. Bir yazarın bu konuda görüşünü belirterek konuyu kendimizce incelemeye başlayalım. Bu. çeşitli meallerde genelde şu şekildedir: “ Eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdirde) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helâl olan) kadınlardan ikişer.” ( Star. Fidye alma. B. yok eğer bir fidye alamazsanız yine esir veya esirlerinizi serbest bırakın. Nihayet onlara iyice vurup sindirince bağı sıkıca bağlayın (esir alın). kurtulup tekrar size karşı çarpışamasınlar.12. Esir aldıklarınızı muharebe sona erene kadar sıkıca bağlayın ki. fidyesi ödeninceye kadar ailenin yanında tutulan esire hürriyetini vererek evlenebileceği. İslâm uygulaması içinde.“ Esasen burada anlatılan. “İslâm hukukunda cariyeler de nikâhlı eşler gibi ‘helâl dairesi’ndendir. Muhammed döneminde. Sözün özü. dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın. dolayısıyla yine İslâmî bir kavram olan ‘zina’ nın tümüyle dışındadırlar. Nisâ Suresi 3 ncü Ayet. esir alınan kadınlarla istediğiniz gibi cinsi münasebette bulunabilirsiniz diye bir anlam yoktur. Burada. çevirinin doğrusu “Evlenin” olmalıdır. Durum şu ki. “Cariye ile yetinin” çevirisi yanlıştır. Müslüman ailelerin örf ve adetlerini. İSLÂM DİNİNDE KÖLELİK VE/ VEYA CARİYELİK YOKTUR. savaşta esir alınanların köle olamayacağıdır. yahut da sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır. Muharebe sona erdikten sonra bir süre bekleyin.Pek çok tarihçi lehte ve aleyhte yazılarla görüşlerini açıkladılar. onlardan intikam alırdı. Sonra eğer bir fidye alabilirseniz alın ve esir aldığınızı serbest bırakın. muharebeden sonra alınan esirler için bir “Esir Kampı” uygulaması olmamıştır. mal veya esir mübadelesi şeklinde de olabilir. Savaş sona erince de artık ya karşılıksız veya fidye karşılığı salıverin. “Savaşta inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. “Yetinin” kelimesi sonradan buraya ilâve edilmiştir.

Prof.” (Nûr/ 33) Mükâtebe. “Allah’ın size vermiş olduğu malından siz de onlara verin” buyurulmakla. “ Ellerinizin altında bulunanlardan (köle ve cariyelerden) mükâtebe yapmak isteyenlerle. sadece Hz. köle veya cariye ile efendisi arasında yapılan bir akid ( Akit: hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kimsenin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile gerçekleşen sözleşme) olup. Üzerinde anlaşmaya varılan bu bedel hazır ise köle bu bedeli hemen ödemek. C. İslâm dininde. Resûlullah’a has olan bu müsaadenin hukukî. Bu âyette. Sadece Ahzap Suresi 50 nci Ayet’te. Görülüyor ki. Yukarıdaki ifadeler bana ait değil. OSMANLIDA UYGULAMA Osmanlı’da Harem teşkilâtı ilk kez Fatih Sultan Mehmet zamanında ( 1451. Allah’ın size vermiş olduğu malından siz de onlara verin. geçici olarak ( Muhammed Suresi 3 ncü ayete göre esirler ya serbest bırakılır yada fidye karşılığı serbest bırakılır) bir ailenin kontrolüne verilmiş kadın esirlerin ( cariyelerin) zorla fuhşa zorlanmaları da yasaklanmıştır. Abdülaziz Bayındır‘a ait… Kuranı Kerim. ayrıca İslâm’ın dört kadına kadar evlenme iznini hayatın değişen şartları içinde ele almak gerekir. bu durumda cariyelerin efendilerinin değil de cariyelerin Allah’ın merhametine mahzar olduğu. şu halde Allah’ın malından köle ve cariyelere de vermek suretiyle onların hürriyete kavuşmalarını kolaylaştırmanın dinî. İslâm’a göre (nikâhsız evlilik) zina kesin olarak haramdır. Peygamber’e.Cariye olarak tanımlanabilecek ve bir ailede geçici olarak bulunan esirle evlenebilmek için önce ona hürriyetini vermek gerekir. efendisinin kendisine tanıdığı bir süre içinde temin ettikten sonra ödemek şartıyla hürriyetine kavuşur. bilinmelidir ki zorlanmalarından sonra Allah (onlar için) çok bağışlayıcı ve merhametlidir. Dr. dörtten fazla kadınla evlenmesine izin verilmiştir. kendisine hürriyetini vermesini ister veya aynı teklifi efendisi ona yapar. İslâm dini köleliği kaldırdığı gibi. İslâm’ın. Şu halde zinaya giden yolu tıkamak. Bu vazife. Kim onları zor altında bırakırsa. Bir tek ona verilen bu izin diğer Müslümanlara verilmemiştir. namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. hemen mükâtebe yapın. asırlarca uygulana gelen ve bir çırpıda tasfiyesi mümkün olmayan kölelik müessesesini ortadan kaldırmak için almış olduğu bir dizi tedbirden biridir.1481). değilse. aksine onlar isterse hürriyetlerine kavuşma istekleri karşısında her türlü kolaylığın gösterilmesini ister. esir konumunda olan köle ya da cariyelere zorla bir şey yaptırılamayacağını. belli bir bedel ödediği takdirde efendisinden.” ( Nûr/ 33) Yüce Kuran’a göre. çok açık ve nettir. Roma (Bizans) . kadın esirlerle nikâhsız ilişkiyi de yasaklamıştır. siyasî ve eğitimle ilgili sebepleri vardır. bu akidde köle veya cariye. cariyeleri fuhşa yani bir bakıma nikahsız yaşamaya zorlamanın uygun olmadığı. “Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde edeceksiniz diye. eğer kendilerinde bir hayır (kabiliyet ve güvenilirlik) görüyorsanız. ahlâkî ve içtimaî bir vazife olduğu ortaya konmaktadır. insanın elindeki malın asıl sahibinin Allah olduğu.

özellikle III. Esirciler. Osmanlı Devleti’nde de. gizli olarak Osmanlı Devleti’nde varlığını sürdürdü. savaş ve/ veya baskınlarda ele geçirilen kadın ve genç kızlar. Sultan Abdülmecit. Osmanlı Padişahı “Halife” lik unvanını devraldı. 1847’de bir fermanla esir ticaretini yasakladı ve esir pazarlarını kaldırdı. fizik ve ırk özelliklerine göre belirlenen fiyatlarla cariye olarak satılırdı.. Murat döneminde (157495) köle ticaretinin önemi arttı ve pazarlar kent merkezine kaydı. . Halifeliğin merkezi İstanbul’da Köle /Esir Pazarı açıldı. cariyelerin zorla fuhşa yani nikâhsız ilişkiye zorlanmasını yasaklamıştır. kırkta bir oranında da resim (vergi) alırdı. Burada. Cariye alım satımı 1909’da. Mütevekkil’ den Osmanlı Devleti’ne geçti ve başkent İstanbul. Unutmayalım: İslâm dini köleliği yasaklamıştı. Mehmet Reşat tarafından kesin olarak sona erdirildi. daha sonra diğer Avrupa devletleri onları izledi. 16 ncı yüzyılda. SON SÖZ: Cariyenin efendisinin istediği zaman cinsi duygularını tatmin etmek için kullanılması meselesi. Esirciler Kethüdası ve Esirciler Şeyhi’nin yönetim ve denetiminde örgütlenmişlerdi. Halifelik Mısır’daki Abbasi Halifesi III. Kuranı Kerim (Muhammed Suresi 3 ncü ayet) esirlerin savaş bitince fidye alarak veya fidyesiz serbest bırakılmasını emreder. Kapalıçarşı ve çevresindeki bedestenler. ( ben İslâm hukukçusu değilim ama mantığıma göre) İslâm Hukuku açısından doğru olamaz. Unutmayalım: İslâm dini. Avrupa ve Amerika’da da yaygın olan köleliğin insani ve ahlaki bir kurum olmadığı anlaşılınca. bu durum seslendirilmeye başlandı. Osmanlı Sarayı’na hemen her ırk ve kavimden ( savaş ve/ veya baskınlarda esir edilmiş kadın ve kızlar) cariye alınmıştır. V. Halifeliğin merkezi oldu. Yavuz Sultan Selim döneminde ( 1512. Halifeliğin merkezi İstanbul’da. Unutmayalım. Cariyelerin en güzelleri de padişahın özel hizmetini görürlerdi.Sarayı örnek alınarak kurulmuştur. Müslüman olmayanların esir ticareti yapması yasaktı. Unutmayalım: İslâm dini köleliği yasaklamıştı. Çemberlitaş’taki Tavukpazarı en hararetli esir pazarlarıydı. Buna rağmen esir ticareti.1520). İstanbul’daki ilk esir pazarı Haseki semtindeydi. Köleliliğin kaldırılmasıyla ilgili ilk kanunlar İngiltere'de ve ABD'de 1807 yılında çıkarıldı. Satışları devlet adına Esirci Emini denetler.

Biz. Allah. 27 Aralık 2012) YAZIYA GELEN YORUM: Sevgili Kardeşim. Cariye odalık değildir başlıklı yazının ışığında. . kendi tarihimizi. SAYIN İHSAN ELİAÇIK’IN CARİYE KONUSUYLA İLGİLİ YAZDIĞI YAZIYI OKUMAK İÇİN http://www.islamustundur.html (Ahmet AKYOL. doğru anlamak ve o tarihten ilham alıp.youtube.net/index.php?option=com_content&task=view&id=10608&Itemid=47 E.İslâm dini köleliği yasaklamışken. geçici olarak esir konumunda kalmış ve cariye olarak adlandırılan kadın esirlerle nikâhsız beraberlik mümkün değilken bu durumu meşrulaştırmak için gösterilen çabalar uygun değildir.com/cariye. şimdiye Kadar Kur'an'da göremediğim bir gerçeği bana gösteren Rabbime hamd ederken.com/watch?v=mF5h-h1YZUI (Ahmet AKYOL. geleceği şekillendirmek zorundayız. *** GÜNÜN SÖZÜ: “Bizden olmayanlar. 27 Aralık 2012) http://www. “ Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN D. Kuran-ı Kerim ayetleri insanların kendi çıkarlarına göre algılanıp. kendi öz medeniyetimizi doğru tanımak. buna sebep kıldığı Sayın Abdülaziz Bayındır ve sana teşekkürlerimi sunarım. ikinizden de razı olsun. bizim tarihimizi nasıl anlatırsa anlatsın. PROF. DR. ABDÜLAZİZ BAYINDIR'IN İSLÂM DİNİNDE KÖLELİK VE CARİYELİK KONUSU HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİNİ ÖĞRENMEK İÇİN http://www. buna dayanan yasalar da işlerine geldiği gibi uygulanamaz.ahmetakyol.

meşru şartları yerine getirerek nikah sahibi olmak 2. Çünkü 11 ayetlik yukarıdaki pasajda konu erkek ve kadın bütün müminlerin temel özelliklerinin sıralanmasıdır. “Düşünmek veya yani şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getiren O’dur” (Furkan. Erkek köle gibi kadın köle. köle) ise nikah sahibi olmaksızın onlarla cinsi temasta bulunmaktan men etmektir. Aradaki “ev” bağlacı seçenek bildiren “veya” değil. 1.savaşa bizzat katılan kadın asker. Bu deyimle iki mananın kastedildiği anlaşılıyor. Buna ise “eş” denilir.” değil.Cariyeler. Zira bu tabir henüz savaş ve esir kadın ele geçirmenin söz konusu olmadığı Mekke dönemi ayetlerinde de geçmektedir (70/30).Sadece "Meleket aymanukum" kavramı geçer: MELEKET EYMANUKUM: Harfi harfine “Sağ ellerinizin sahip olduğu” demektir.Şu ayet ise.Savaş sonucu esir kadınlara sahip olmak. siyasi olarak esaret altında olurlar fakat onlarla cinsel ilişkiye girilemez.Bunun için her normal kadınla yapıldığı gibi ayrıca nikah kıyılması gerekir. Kur’an’ın kendi kendini tefsir ettiğine dikkat ediniz. Çünkü “sağ elin sahip olduğu” hem nikah ile evlenilen kadınlar hem de mülk olarak sahip olunan kadınlar hakkında söz konusudur (Razi) Demek ki savaşta esir alınan kadınlar. “Yalnızca eşleri yani meşru şekilde sahip oldukları ile birlikte olanlardır” manasına gelmektedir. mübadele (esir değişimi) veya serbest bırakma söz konusu değilse. Savaşta esir edilen. esir alınarak köle yapılan ve böylece evlilik . şahitler vb. Bu kavramın maksadı insanları zinadan menetmek ve yeni bir nikah bulunmaksızın veya eğer kadın memluke (esir. “Yalnızca eşleri veya cariyeleri ile birlikte olanlardır. Kemal ADAL. Ve sonuçta artık cariyelik konusu tarihi ilgilendiren bir konu haline gelmiştir ve tarihî bir hadise olan cariyelik müessesesi günümüzde hiçbir şekilde tatbik edilmemektedir. Yani ister hür ister esir böyle “meşru nikah sahibi olmadan” hiç kimseyle evlilik ilişkisine girilemeyeceği anlatılmak isteniyor. Kadın erkek bütün eşleri kapsamaktadır. Cenabı-ı Hak bunu “sağ elin sahip olduğu” ile ifade etmiştir. 25/62) ayetinde geçtiği gibi.içinde o yazıdaki hükümler aynen geçerlidir! Cariye. Ayette geçen “Ezvâcuhum ev ma meleket eymânuhum” ifadesi. açıklama getiren “yani” anlamında kullanılıyor. İSLAM'DA CARİYE VAR MI? Önce altını kalın çizgilerle çizelim: Kur’an’da “cariye” kavramı geçmez.Veli. İslam vicdanı her ne şekilde olursa olsun “nikahsız” ilişkiye cevaz vermez. düşman safları içinde yer alan kadınlardır. 27 Aralık 2012) Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için öncelikle (aşağıdaki) İslam'da kölelik konusu da okunmalıdır.( M. Çünkü “Sağ elin sahip olduğu” deyiminden maksat nikah mülkiyeti veya nikah sahibi olmaktır. F.

Her türlü kötü muamele. Peygamber’in İslam’a davet mektubuna bir yazı ile karşılık veren Mısır Kralı tarafından gönderilmişti. mehirli. sevgi ve merhamet kaynağıdır. Ömer’in hilafeti sırasında Suriye’nin fethi sebebiyle sayıları yüz bini bulan erkekli kadınlı esirler ele geçmişti. sırf savaşta elime esir düştü diye kadıncağızı cariye yapmak bunu neresinde? Her şeyden önce bu Kur’an’ın ruhuna ve vicdanına ters. İman edenler artık birbirinin can yoldaşıdırlar. Zemahşeri). 4/25) Dikkate edin.İçlerinden kendi istekleri ile evlenmek ve Müslüman toplumda yaşamak isteyen olursa. Ali: “Ey Ömer! Bunların hepsi Bizans’ın zulmü altında inleyen sefil ve biçare insanlardır. (Belazuri. Esir düştü diye ailesinden veya eşinden zorla koparılamaz. hiçbiri köle ve cariye yapılamaz. Rızası olmadan.. normal (meşru) evlilikten bahsediliyor. Allah imanınız ile ilgili her şeyi biliyor. annesi Yunan Mısırlı Hrıstıyan bir hanımdı. İslam Tarihi. talak. Çünkü Kur’an içlerinde Mariye’nin de olduğu Hz.. 287) Hz. angarya. Allah yeminlerinizi bir çözüme bağlamayı istemektedir. nikah kıymadan. Bu kabile ile yapılan savaş sonunda esir düştü. Bu kadar insana ne yapılacağı sorun olunca .Artık bunlar bizim halkımızdır. Mariye ise babası İranlı. ailesinin izni alınarak (hatta çağrılarak) ve mehirleri tastamam verilerek bekarlarla telli duvaklı. davullu zurnalı baş göz edilip serbest bırakılırlar. Evli olanların evlilikleri devam eder.“Ey peygamber! Eşlerini memnun etmek için Allah’ın serbest bıraktığı şeyi niçin kendine yasaklıyorsun? Allah çok bağışlayıcıdır. Görüşüm şudur: Hepsini kayıtsız şartsız serbest bırak! İslam’ın sevgi. Hz. lisan belletme. ailelerinden izin alarak ve mehirlerini vererek nikâhlayın. hangi dine göre kıyarsa kıymış olsun nikahı feshedilemez. 66/1-2. Razi. Ömer bu görüşü büyük bir sevinçle kabul etti. Yüz bin esirin serbest bırakılması için derhal bölge komutanı Ebu Ebeyde b.” (Tahrim.Bunların kolları ve cesetleri kazanıldı. zıhar vs. teknoloji öğretme. Peygamber’in iki tane cariyesi . ise nikah . 7 yılda Hz. meslek kazandırma vs. şimdi de yüreklerinin kazanılmasına sıra geldi. Buna göre bugün bir savaş olsa ve Müslümanların eline erkek ve kadınlardan oluşan yüzlerce esir düşse şunlar yapılır: Güvenliği sağlanmış korunaklı bir yerde bekletilirler.dışı nikahsız cinsel ilişki kurulabilen kadın demek olan “cariye” uygulamasına yol olmadığının apaçık delilidir: “Hür mümin kadınlarla (muhsanât) bir yuva kurmaya güç yetirecek durumda olmayanlarınız.. cinsel taciz yasak olur.1. Varsınlar çoluk çocuklarına kavuşsunlar. Peygamber Reyhane’yi önce serbest bıraktı sonra da evlenme teklif etti.Hz. izin alınmadan.. Tahrim.Ya fidye veya tazminat karşılığı salıverilirler.Ya örneğin.” (Filibeli Ahmet Hilmi. kendi rızasıyla. H. Şu halde onları namusuyla yaşamalarışartıyla. Esir alan askerlere dağıtılamaz. O da kabul edince nikah kıyarak evlendi. düpedüz ailesinden izinli.” (Nisa. Kurtubi. karşılığı üçer beşer serbest bırakılırlar. Bugün yeniden üretilecek (inşa çağı) fıkhında bunun adı “savaş esirleri hukuku”dur. Peygamber’in Reyhane’ye yaptığını ona da yaptığı anlaşılıyor. İbn Kesir. Medine’deki Yahudi Kurayza kabilesine mensup bir hanımdı. Hz. tecavüz. shf. mehir verilmeden. I. ilki Reyhane. Hz.Başka bir tabir kullanmaz. merhamet ve adaleti altında saadetle yaşasınlar. Hz. Ya esir mübadelesi karşılığında serbest bırakılırlar. Mesela şu ayette adı geçen hanım Mariye idi. savaşta esir alarak sahip olduğunuz (ma meleket eymânukum) iman etmiş kadınları düşünebilir. Cerrah’a emir gönderdi. işkence. Ganimet olarak görülemezler. 920). Misafir muamelesi görürler. Peygamber’in hanımlarından ayırdetmeksizin“Ey peygamber eşleri” diye bahseder.

. ....GUNUMUZ DAHIL. AMA GÜNÜMÜZDE NASIL İÇKİ YASAK İKEN HALA İÇENLER VAR İSE AYNI ŞEKİLDE İSLAMA AYKIRI UYGULAMALARI İSLAMIN HANESİNE YAZMAK YANLIŞ OLUR.Dİ Mİ.BIZIM TARIHIMIZDE BIRAKTIKLARIMIZA DAHA ONLAR GÜNÜMÜZDE ULASAMADILAR! CARIYELIK HUKMU KALKTI.sorumluluğu altındaki “eşler” için geçerlidir.carıyeler konusunu kolelık baslıgı altında bır konu olarak dusun..BIZI ELESTIREN ATEIST VEYA MISYONERLERIN TARIHTE..o konuda ne gecerli ise aynısı cariyeler icinde gecerlidir. TIPKI GÜNÜMÜZ MÜSLÜMANCIKLARINA BAKARAK İSLAM'DA İÇKİNİN SERBEST OLDUĞU SONUCUNA NASIL VARAMAZ İSEK.. Buradaki eş ise Hafsa.. NISA 24.SELAM VE DUA ILE ..ONLARDAN KASITTA " EVLENILMEK SARTI ILE BERABER OLUNABILECEK CARIYELERDIR.AYETTEKI IFADE BU ANLAMDADIR! Kısaca : EVLI SAVAS ESIRLERI ILE EVLILIGI YASAKLAMISLARDIR.KALMADI. DOLAYISI ILE CARIYELERLE BERABER OLMANIN SARTI BELLIDIR: ONLARLA EVLENMEK! IKINCISI KURANDA CARIYE GECMEZ DEDIK: BAHSETTIGINIZ AYETLER TURKCE CEVIRIDIR SAG ELININ ALTINDA OLANLAR IFADESI GECER. İhsan ELİAÇIK haber10. YUKARIDA BELIRTTIK: AYETLERI .. CARIYELERLE EVLENILIRKEN ONLARDA SAYI ARANMAZ. TEK TEK AYETLERDEN YORUM YAPMAK KURANIN AMACINA TERS SONUCLARA BIZI VARDIRABILIR.... AYETE BAKMIYORSUN KARDEŞİM. AYETI YAZIYORSUN AMA SONRAKI 25. AYRICA GUNUMUZDE .VE HADISLERI BIR BUTUN ICINDE DEGERLENDIRIP HUKUM CIKARILMALIDIR !.GİBİ ALGILANAN CARİYE KAVRAMI İSLAM İLE UYUŞMAZ.CARIYELER OLARAK TARIF EDILEBILECEK OLAN SAG ELIN ALTINDAKILERLE EVLENME AYETINE YANI . PAZARDA ALINAN MAL . Aişe ve Zeynep ile aynı statüde olan Mariye idi.ESKIDE KALMIS BIR HUKUM ICIN.KURANDA BIR KONUDA HUKUM CIKARIRKEN O KONUDAKI TUM AYETLERI BIR ARAYA GETIRMEK GEREKIR. BIR ONCEKI CEVABIMIZDA " EVLENEREK " CARIYELERLE VERABER OLUNABILECEGI BELIRTILMISTI.YAPTIKLARINA BAKINCA SIZ ONCE ISLAMIN ESKIDEN CARIYELERE VERIDIGI DEGERI 2008 YILINDA UYGULAYINDA OYLE KONUSUN DEMELIYIZ. SADECE ILAN EDECEK DEVLET YETKILISI HALIFE.com CARİYELER OLARAK TERCÜME EDİLEN KURAN AYETLERİNİ SIRALAYAN KARDEŞİMİZE CEVAP: KARDESIM.

gıdasını keserse onu hapsedin. Kur’an ... düşünmeyi terk eder. düşünmeyi emreder. hapseder. Pek çok konu da olduğu gibi kölelik konusunda da durum aynıdır. Resul’e hizmete devam eder. gıybeti yasaklar . “Kızım veya oğlum yahut kardeşimdir. Müslüman farklı şey. bir tarafa bırakırsak ne İslam’ın ilk dönemlerinde ne de günümüzde köleliğin kökeni İslam değildir. gıybeti bırakmaz. içki içer.Hadis’in) emirlerini kabul edip yaşayacağını iddia edenler (Müslümanlar) arasında dağlar kadar fark vardır. dünya. büyük bir şair (M. Kur’an'ın ilk emri oku iken Müslüman’ım diyen kitaplardan fersah fersah kaçarsa demek ki İslam ile yaşanan İslam . Resul şu prensipleri getirir : * "Kim kölesini öldürürse. İslam namazı farz kılar. İslam dini çağın ilerisinde iken Müslümanlar çağın gerisinde olabilmekteyse İslam’ı yeni kabul etmiş batılılar İslam’ı Kur’an dan öğrenip Müslüman olduklarına şükredip Müslümanları görsem Müslüman olmazdım diye söyleyebiliyorlarsa. Resul kölesi Zeyd b. hayatın içinde var olduğu bir dönemde Hz. Biz İslam’ı savunuruz. karşı cins olan insanları ve hatalarını değil.. İslam’ı yaşamayan adı Müslüman. Ona yediğinizden yedirin. tesbihatı.G. İslam farklı şeydir. Resul zaman içinde Zeyd’i İslam ordusunun komutanı yapacak şekilde yetiştirir. Son hamleyi yapması istenen Müslümanlar İslam’ın pek çok konusunda olduğu gibi köleliğin kaldırılması konusunda da İslam’ın çizgisinden sapıp.” desin. 1. bedeni kullanılan fahişe .. Öncelikle bir şeyin altını önemle çizmek gerekir. bu cariyemdir demesin. ikinci merhale olarak . Peki Müslümanlar değil ama İslam (Kur’an ve hadis) köleliğe nasıl bakmaktadır ? İslam’a saldıran önyargılı kişilerin sömürdüğü çağdaş köleler. namaz kılmaz.Sünnet dini ile Müslüman'ın yaşadığı din birbirinden çok farklı hatta çoğu kez birbirine zıt olabilmiştir ve olabilmektedir." * "Hizmetçi ve köleleriniz sizin kardeşlerinizdir. konuyu amacından saptırmışlardır.köylüler . Kölelik İslam’dan öncede var olan Hz Resul ve İslam’la şekil değiştirip. giydiğinizden giydirin.. askeri (esir statüsü) ve dini (tebliğ vasıtası) bir hüviyet kazanıp kölelik müessesesinin kaldırılması için tüm şart ve prensipler hazırlanmıştır. b) Kölenin de bir insan olduğu bilincine ulaştırılan topluma. varlığı da İslam’la devam etmemektedir. makam.memur . İslam zikri. Hz. a) Köleliğin bir vakıa... tele kızları. emeği verilmeyen işçi .. KÖLELİK Kölelik İslam’la birlikte başlamamıştır. dini para. gıdasını kesin öldürün. fakat o köle (!) peygamberimizi terk etmez ve Hz. Kısaca birinci merhalede İslam köle insandır prensibini yerleştiriyor topluma. " * "Sizden biriniz bu kölemdir. Eğer onlara zor işler teklif ederseniz derhal onlara yardım ediniz. Hz. Harise’yi serbest bırakır. İkbal) Müslümanlardan İslam’a kaçınız diyebiliyorsa öncelikle şunu bilmeliyiz: İslam’la İslamiyet’in ( Kur’an. içkiyi yasaklar. Müslüman’ım diyen zikir ehli ile hûcu diye alay eder.

hataen adam öldüren. İşte İslam böyle bir kısır döngüye.. ön yargıları gösterilir. Esir kamplarında yapılan zulüm örnekleri işkence. Bu da belli bir eğitim. İçki.İslam’ın köleliğin kalkma şartları olgunlaşana tek savunduğu görüş: Esirleri önce Müslüman ailelerine taksim edip. zaman gerektiriyordu.. yanlışları. Peki İslam’ın ilk zamanlarında köleliğin kalkmasında engel teşkil eden şartlar ve bu şartların geçerlilik oranı nedir ? Bu şartlar : Bir savaş yapılır. öldürme.. sonuçsuz bir girişime sebep olmamak için aşamalı olarak köleliği kaldırmayı hedefler. Esirler elde edilir. . gerçek öğretilir ( teori ve pratiğiyle yaşanarak) sonra serbest bırakılır. Bu şartlar oluştuğunda İslam devlet başkanı ve alimler meclisi köleliğin kaldırılma aşamasının geldiğini ortak bir hüküm ile ilan edebilirler. . birinci. kölelik. Amerika. Mesela: yeminini bozan. Özetle. eğer bu insani ve ahlaki duruma kölelik adını verebilirsek ! İslam bazı haramları aşama aşama ortadan kaldırmıştır. ortaya atılır. gayri insani muamelelerim çeşitleri. kuzey-güney iç savaşından sonra bir hamlede köleliği kaldırır. yaşayarak görüp öğrenip anladıktan sonra insanca muamele görüp İslam’ı tanıyan bu insanların çeşitli sebepler bulunarak ( sevap.. 2. Bu zalimlik olur . ikinci dünya ve çağdaş dünyanın devletleri arasındaki savaşlarda bol bol görülmüştür. böylece onların karşı çıktıkları dünya görüşünü. Çünkü toplumu o haramın kaldırılacağı ortama hazırlamak lazımdır. yemini bozmanın cezası. Aşağıda sayacağımız ortam. Bu da İslam’a .) serbest bırakılması veya Müslüman esirlerle karşılıklı değiştirilmeleri. gibi. ortamın olgunlaşması ile kölelik müessesesi kendiliğinden ortadan kalkacaktır. esir edilen kişiye insanca muamele edilir. Bu esirlere uygulanacak maddeler şunlar olabilir: .. . Sonra bu insanların İslam’ın doğru yönünü öğrendikten sonra serbest bırakılması için sebepler. Ayrıca günümüz şartlarında köleliğin kendiliğinden kalktığı da bir vakıadır.Toplama kamplarında esirlerin bir arada tutulması ihtimali . aşama. sevap için veya anlaşma ile köle azad etme .Esir idam edilir.. İslam’da zulüm yasaktır. gibi..savaşta esir edilen bu insanların hürriyetlerine kavuşmaları için çeşitli sebepler oluşturulur. İslam köleyi önce insan saydırır sonra hür kılma için sebepler yaratır. şartlar varlığını sürdürdüğü için İslam köleliği kaldırmamıştır.şartlar yaratır. insanlığa yakışmaz. Bunun için İslam köleyi önce insan olarak kabul ettirir topluma. Ama şartların oluşması. Ta ki İslami manada kölelik tamamen . Şartlar oluşmadığı toplum hazır olmadığı için ortada kalan köleler yeniden eski efendilerinin yanlarına dönerler.Esiri ne öldürme ne toplu olarak bir arada yaşatma (esir kampları). tecavüz. İslam’da kölelik budur. Hiç kimse İslam adına köleliğin devamını savunamaz. İslam köleyi azad etmeyi tavsiye etmiştir de toptan köleliğin kaldırılması için niçin açıkça emir vermemiştir : Çünkü şartlar olgunlaşmamıştır.. nedenler. Esiri serbest bırakma ihtimali : Düşman tarafı serbest bırakmayabilir ayrıca serbest kalan esir tekrar savaşa katılabilir.

ortadan kalksın... (Toplumu hazır hale getirerek.. çocukları fuhuşa sürüklemeyerek . emeği sömürmeyerek kadın.. GÖZLERDEN UZAK TUTULMAYA ÇALIŞILAN ÇAĞDAŞ KÖLELİK DÜZENİ ! İŞTE AŞAĞIDAKİ TÜM BU KÖLELİKLERE ENGEL OLACAK OLAN TEK SİSTEM İSLAM'DIR ! BATI DA BUNU ÇOK İYİ BİLDİĞİ İÇİN TÜM GÜCÜ İLE İSLAM'I KARALAMAKTADIR ! .) buna İslam devlet yöneticisi ve alimler karar vereceklerdir. kız.. Bu şartlar oluşmuştur veya oluşmaktadır.) veya köleliğin çağdaş versiyonu olarak. dünya ve toplumlar köleliğe gerek kalmayacak hazır bir hale gelebilsin (esirleri öldürmeyerek.. H. kamplarda işkenceye terketerek.

.

.

.

.

.

milletvekili adayı olduğunu açıkladı.Şefkat Derneği’ne ait Kadın Yaşam Evi’nde kalan 40 yaşındaki eski hayat kadını Ayşe Tükrükçü. .

Fransa, Los Angeles ve Hong Kong’daki bu zor durumdaki insanlarla yapılan söyleşilere yer verilen Colors’un dergisine göre,1850’lerde ABD’de bir köle satın almanın bedeli 50 bin dolara eşit olurken, 21. yüzyılda 100 doların altına inmiş durumda bulunuyor. Belirlemelere göre, dünyanın yarısı günde 2 doların altında bir gelirle geçiniyor. Bu da potansiyel köleler için uygun ortam yaratıyor. Kölelik dünyanın her ülkesinde yasak olmasına rağmen, günümüzde 27 milyon köle var. Çin’deki Laogai, dünyada çalışma zorunluluğu olan hapishanelerin en büyüğü. Bin 200 kampta yaşayan tutukluların ürettiği telefon çipleri, deri eşya, kozmetik ürünleri, ilaçlar gibi 200 farklı ürün dünyaya ihraç ediliyor. Dünyada üretilen çayın üçte biri bu işçiler tarafından toplanıyor. Dünyada kakao tohumu üretiminin yüzde 45’i Fildişi Sahili’nde gerçekleştiriliyor. Burada çalışanların yüzde 80’i köle işçiler. Yani dünya kakao üretiminin yüzde 36’sı köleler tarafından yapılıyor. Dünyada köleler tarafından kurulan ilk ve tek ülke olan Haiti’de fakir anne ve babalar çocuklarını daha iyi bir eğitim ve bakım vaat eden bakıcı ailelere veriyor. Ama sözler her zaman yerine getirilmiyor. Yüzde 75’ini 7 ile 14 yaş arası kızların oluşturduğu çocukların çoğu, hayatları boyunca yeni ailelerine hizmet ediyor, diğer çocuklardan farklı muamele görüyor ve hiç eğitim almıyor. Hindistan’da çocuk evliliklerinin yaygın olması, çocuklara erken yaşta sorumluluk yüklenmesine neden oluyor. Ailelerin kararıyla gerçekleşen bu evliliklerde iletişim kopuklukları yaşanıyor. Kız çocuklarının eğitimleri yarım kalıyor ve hayatlarının geri kalanını kendileri için seçilmiş kocalarının mutluluğuna adamak zorunda bırakılıyor. Kaçak işçiler, sırf bir iş sahibi olmak için haftada 7 gün, günde 14 saat zor koşullara razı olup, işi ayarlayan aracılara büyük miktarda borçlanıyor. Maaşlarıyla ne insan gibi yaşamaları ne de borçlarını geri ödemeleri mümkün olmuyor.Pasifik’teki Saipan adasına çalışmak için gelen Asyalı göçmenler, iş bulma bedeli, kira ve gıda için çok yüksek ücretler ödemek zorunda kalıyorlar. Dünyaca ünlü markaların fabrikalarında çalışan işçiler, vaat edilen maaşı almak için mesaiye kalıyor. İlk çalışma yılının sonunda eve dönüş ücretini bile karşılayamayan işçiler, ancak 150 dolar biriktirebiliyor. Ayrıca, modern dünyanın sorunsuz insanlarının ise kendilerini güzelliğin, paranın ya da alışverişin köleleri haline

getirdiklerine işaret edilen dergide, gerçekten kölelik yapanların ya seslerini kimseye duyuramadığı, ya da cehaletin karanlığında içinde bulundukları durumu kader olarak kabul ettikleri vurgulanıyor.

Not: Kölesi olduğu bile onu kurtaramadı, partiden ihraç edildi...!

HERKES BİR ŞEYİN KULU-KÖLESİDİR.ÖNEMLİ OLAN ALLAH'IN KULU OLABİLMEKTİR !

XI.

KUR’AN ve VAHİY
A. VAHİY NEDİR ?

Gönül Dostum, Sayın Ahmet Akyol’ un incelemesi ile konuya giriş yapmak istiyorum: “Vahiy, dinde, kutsal ya da tanrısal gerçekliğin insanlara açıklanmasıdır. Farklı geleneklerde değişik biçimlerde olabilmesine karşın tüm dinlerin temel öğelerinden birini oluşturur. Kutsal olanla olmayan arasındaki ayrımı vurgulayan dinlerde vahiy, tanrısal iradenin bir insan aracılığıyla iletildiği, tarih içinde gerçekleşmiş bir olay olarak görülür. Bu vahiy için genellikle “Peygamberi vahiy” adı kullanılabilir. Zerdüşt’ün kehanete dayalı sözleri ve öğretileri peygamberi vahyin örneği sayılabilir. Hıristiyanlıkta vahiy, Tanrı’nın sözü ve edimleriyle tarih içinde kendini açıklaması biçiminde, çok geniş kapsamlı tanımlanır. Buna göre peygamberler ve kilise önderleri gene Tanrı’ dan gelen bir esinle vahye tanıklık ederek onu kutsal metinlere aktarmışlardır. Kuran’da insanlara inen vahyin üç biçiminden söz edilir. Vahyin birinci biçimi, bir insanın kalbine bir anlamın ansızın telkin edilmesidir. Buna gizli vahiy (Vahy-i Hafi) ya da içsel vahiy ( Vahy-i deruni) denir. Vahyin bu biçimi tüm insanlar için söz konusu olabilir.

İkinci biçimi, bir perde arkasından iletilen vahiydir. Rüya, keşif ve ilham vahyin bu türüne girer. Bu vahiy de tüm insanlar için geçerlidir. Üçüncü biçimi ise vahyin bir melek aracılığıyla (Cebrail) sözcükler halinde indirilmesidir. Bu vahyin en yüksek ve güvenilir biçimidir ki yalnız peygamberler için söz konusudur. Genelde, “Vahiy” sözcüğü, sadece peygamberlere gelen tebligatı anlatmak için kullanılmaktadır. Oysa bu sözcük, Arabistan’da, Hz. Muhammed’in henüz vahiy almadığı zamanlarda, yani İslâmiyet öncesinde, putperestlik döneminde hatta çok daha eski çağlarda da kullanılıyordu. Genellikle sanatçılar “ilham”, din adamları “vahiy” ve filozoflar “sezgi” terimini kullanırlar. “İLHAM”, dışarıdan gelen bir tesirin kişinin zihninde belirmesidir. “VAHİY” ise kişiye gelen ilhamın dışarılaştırılmasıdır, yani vahiy tarzında görünen şey, ilk olarak içte ilham tarzında oluşur. Daha açık ifadeyle, “ilham” söz, yazı vs. ile dışarılaştığında “vahiy” adını alır. Metapsişikçiler ise buna “ruhsal tebligat” adını verirler. Kuran-ı Kerim’in Hz. Peygamber’e vahiy yoluyla inişi, İslâmî kaynaklara göre şöyledir: Hz. Muhammed, 40 yaşına yaklaştığı sıralarda giderek dünya uğraşılarına daha az önem vermeye, yalnızlığı ve tefekkürü daha çok sevmeye başlamıştı. O dönemde bazı Mekkeliler, şehre birkaç kilometre uzaklıktaki sarp ve yalçın bir dağ olan Hira Dağı’ na çıkıp inzivaya çekilirlerdi. Arap adetlerine göre kan dökmenin ve savaşın yasak olduğu “Haram aylarında” Hz. Muhammed de, Hira Dağı’ndaki bir mağaraya çekilmeye başladı. Orada mutlak sessizlik içinde derin düşüncelere dalıyordu. İşte vahiy ve Peygamberlik ona, bu inziva sırasında geldi. İnanışa göre: “ 610 yılında bir gün, Hz. Muhammed Hira Dağı’nda, her zamanki gibi sessizlik ve karanlık içinde bulunmaktayken parlak bir ışık gördü, kendini kaybetti. Bir melek ona, ‘Ey Muhammed ! Ben Cebrail’im, sen de Allah’ın elçisi. Oku! ‘ dedi. Hz. Muhammed, ‘Ben okuma bilmem’ cevabını verdi. Bunun üzerine melek, onu üç kez kucaklayıp şiddetle sıktı ve ilk sözünü üç kez tekrarladıktan sonra Hz. Muhammed de melekle birlikte Alak surasinin ilk beş ayetini tekrarladı.” “Yaratan Rabbin adıyla oku. O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı. Oku ! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.” (Alak/ 1-5) Bu surede okumanın, öğrenmenin üstünlüğü, insanın yaradılışı, kalemin özelliği, bunların insana Allah’ın ihsanı olduğu, insanın bunları düşünmesi, gereği anlatılır. Bu ilk yüce temas transı sırasında Hz. Muhammed’in fiziksel bedeni yere yıkılmıştı; trans sırasında kendinde değildi. Kendine geldikten sonra mağaradan çıkıp eve dönerken yolda Cebrail’in “Ey Muhammed, sen Allah’ın elçisisin, ben de Cebrail” sözlerini tekrar duydu fakat etrafında bu sesin sahibi olabilecek kimse yoktu. Hira Dağı’ndaki inziva sırasında gelen ilk vahiyden sonra, bitkin bir halde ve ürpertiler içinde evine dönen Hz. Muhammed yatağına yatmış ve eşi Hatice’ye, “Beni örtün” demişti. Korku ve dehşet içindeydi ama olup biteni eşiyle paylaşmak istiyordu. Biraz dinlendikten sonra başından geçenleri eşine anlattı.

böylelikle onun bir peygamber olarak yolunda ilerlemesine cesaret vererek. hüküm ve hikmet sahibi O'dur.” (Kasas/ 7) (Ahmet AKYOL. Yüceler yücesi O'dur. yahut da bir resul gönderir de kendi izniyle dilediğini vahyeder.” ( Zilzâl/ 5) “Hani havarilere ‘Bana ve peygamberlerime iman edin’ diye vahyetmiştim. (Fussilet/12) “İşte o gün Rabbinin vahyetmesiyle bütün haberlerini anlatır. yahut bir elçi gönderip izniyle ona dilediğini vahyeder.” (Şûra/ 52) “Böylece onları. diye vahyettik. müslümanlarız / Allah'a teslim olanlarız!" (5 / Maide /111) 1. Allah’ın doğrudan insanlara Sünnetullah’ ı gereği olarak vahyettiği ise İlhamdır / Esindir.Hz. Örneğin: 5 / Maide / 111 ayetindeki “Vahiy” lafzı. Hatice daha sonra durumu kendi amcasının oğlu Varaka bin Nevfel’e bildirdi. bir insanla ancak vahiy yoluyla yahut perde arkasından konuşur. iman nedir bilmezdin. sen de tanık ol ki biz." Şöyle demişlerdi: "İman ettik. kendisine hiçbir kötülük gelmeyeceğini söyleyip kocasına güven ve cesaret verdi. Vahiy kelimesi Kuranı Kerim’ de pek çok yerde geçmektedir. Örneğin: “Şehirlerin anası (olan Mekke’de) ve onun çevresinde bulunanları uyarman ve asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları korkutman için. onun iyi bir insan olduğunu.net/index. Muhammed’in anlattıklarını dikkatle dinleyen Hatice. Muhammed’in başından geçenleri dinleyince Hatice’ye şöyle dedi: “Git ona söyle.” (Şûra/ 7) “Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur. Çünkü: “Allah.” Amcasının oğlu Varaka’nın sözlerini de aktararak peygambere güven veren Hatice. çünkü biz onu sana geri vereceğiz ve onu peygamberlerden biri yapacağız.” (Şûra/ 51) “İşte böylece sana da emrimizle Kuran’ı vahyettik. ayet lafzıdan benim anladığım şudur: . “Havarilere şunu vahyetmiştim: "Bana ve resulüme iman edin. VAHİY ALAN HER KİŞİ PEYGAMBER DEĞİLDİR. yüreğini geniş tutsun. “ (42 / Şura / 51) 42. onun yaşamının dönüm noktalarında önemli bir rol oynamıştı.” ( Maide/ 111) “Hiç korkup kaygılanma.php?option=com_content&task=view&id=10627&Itemid=86 B. KUR’AN’DA. sure (ŞÛRÂ) 51. iki günde yedi gök olarak yarattı ve her göğe görevini vahyetti. Ona gelen melek gerçekten Cebrail’dir. sana böyle Arapça bir Kuran vahyettik. 5 Ocak 2013) http://www. Varaka bin Nevfel. Sen kitap nedir.ahmetakyol. Havarilerin Peygamberliğine delil değildir: Çünkü Ancak Elçi Melek (Cebrail) Vasıtası ile Vahiy Alan İnsanlar Peygamberdirler. Hz. İncil ve Tevrat’ ı okumuş ve eski kutsal metinleri Arapça’ya çevirmiş bilgili bir kimseydi.

bizimle sözleştiği yere gelip Rabbi de kendisiyle konuşunca şöyle konuştu: "Rabbim. Olabilir ki. (2) Sıradan insanın kalbine indirdiği ve korumasız olarak sonuçlarını Sünnetullah (Allah’ın yol ve yasası) gereği olarak insanın seçim ve tercihine bıraktığına da "İlham" denir. b) Bir perde arkasından seslenerek. senin Rabbin! Hadi.Allah. Kendine gelince şöyle yakardı: "Tespih ederim o yüce varlığını. Tuva'dasın. O halde bana kulluk/ibadet et ve namazını. beni hatırlayıp anmak için yerine getir.kalbine indirir / vahyeder (Risalet / elçilik ." "Ve ben seni seçtim. seni ondan yüz geri etmesin. İman edenlerin ilkiyim ben. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol. göster bana kendini. İnsanın gördüğü bir varlıkta "tecelli ederek" o varlıktaki tecellisinin duyurmasıyla: "İşte resuller! Biz onların bazısını bazısına üstün kılmışızdır...“ (19 / Meryem / 52) “Hani." Onun yanına geldiğinde kendisine "Mûsa!" diye seslenildi. onlardan bazısıyla konuşmuştur." (20 / Taha / 10 . ondan size bir kor parçası getiririm. Onu. o halde vahyedilecek olanı dinle!" "Hiç kuşkulanma ki ben Allah'ım." (2 / Bakara / 253) ". Onu neredeyse gizleyeceğim ki. her benlik gayretinin karşılığını elde etsin. ben!" (28 /Kasas / 30) vb… c) Bir Resul / Elçi melek (Cebrail) gönderir de kendi izniyle dilediğini korumalı olarak. İlah yoktur benden başka. Ama şu dağa bak.. (Emir ve yasaklarını duyurur): a) Vahiy (kalbe indirme) yoluyla (ilham aracılığıyla): (1) Daha önceden elçi melek aracılığı ile korumalı olarak kendisine bir vahiy indirdiği peygamberin elçi melek aracılığı olmadan. bir ağaçtan şöyle seslenildi: "Ey Mûsa! Âlemlerin Rabbi Allah benim. doğrudan kalbine verdiği ilhama "hadisi kutsi" denir." Dedi: "Asla göremezsin beni. pabuçlarını çıkar. yahut onun üzerinde bir kılavuz bulurum." "Kuşku duyma ki o saat gelecektir. fısıldaşan kimse kadar yaklaştırdık." (7 / Araf / 143 -144) “Ona Tûr'un sağ tarafından seslendik. "Benim ben. tövbe edip sana yöneldim." "O halde ona inanmayıp keyfi peşinde giden.2. Allah. göreyim seni. o toplumun diliyle konuşan ve o toplum içinde seçilmiş resulünün / elçisinin –Peygamberlerinin. gönderdiğim vahiylerle.16) “Oraya vardığında o bereketli toprak parçasındaki vadinin sağ tarafından. Yoksa perişan olursun." Rabbi dağa tecelli edince onu parça parça etti. Allah (peygamber olsun veya olmasın) her hangi bir insanla şu yollarla konuşur.peygamberlik ile): . Mûsa'ya kelime kelime söz söylemişti. konuşmamla seni seçip yücelttim. sen de beni görebileceksin. Eğer o yerinde durabilirse. Ve Musa baygın vaziyette yere yığıldı." (4 / Nisa / 164) Musa. bir ateş görmüştü de ailesine şöyle demişti: "Bekleyin! Gözüme bir ateş ilişti. sen kutsal vadide." Allah buyurdu: "Ey Musa! Ben.

biz. Bu bağlamda Allah." (15 / Hicr / 9 ) Bu sebeple de peygamberlerin arkasının Son peygamber Hz. insanların seçim tercih ve anlayışlarının ifadesidir. Bu ifadeler. anlamaları ve iman etmeleri halinde. Bunlar da Allah dostu. Allah'ın elçi meleği Cebrail’in resullüğü ile (elçiliği ile). “ (2 /Bakara / 97). Allah’ın izni ile. Sünnetullah’ın bu uygulamasında Allah'ın mesajı. Şüphesiz bunlar peygamber değildir. canlı ve cansız tüm varlıklara vahyetmiştir ki bu. Bu vahiy sadece peygamberlere gelir ama. o zikiri / Kur'an'ı biz indirdik. Allah mesajını alan ve Allah’ın insanlara tebliğ ile görevlendirdiği insan resulleridir (elçileridir). Bu peygamberlerden ve ona indirilen “Kitap” tan öğrenilen Allah Mesajını başka insanlara ileten diğer sıradan mümin (inanmış) insanlar ise.. Muhammed’den sora kesilmesiyle “Risalet” görevi Allah’ın korumasındaki. Günümüzdeki Ana dilde Kuran Mealleri / Çevirileri de. veli. Allah'ın korumasındadır.ki o.düşman kesilirse. kıyamete kadar nasıl yapılacaktır? "Hiç kuşkusuz. Sadece yapan kişileri bağlayan yorumlarıdır. her hal ve şartta onu muhakkak koruyacak olan da biziz. "resulün resulünün resulleri. Melek aracılığı ile Vahiy sadece ve yalnız peygamberlere iner ve bu inen emir korunmuştur. kişilerin kendi akıl ve gönülleriyle algılayıp. “Günümüz toplumunun diliyle konuşan” Allah’ın Resulünün resulleri / Allah’ın Elçisinin elçileridir. yani melek aracılığı ile gönderilmiş. Özetle: Allah'ın inanan ve inanmayan her insana söyledikleri ve gösterdikleri vardır. şıh vs. Buna ilham (esin / esinlenme) denir ki bu kesinlikle peygamberlerin kalbine resul melek (Cebrail) vasıtasıyla indirilen Allah mesajı. tüm alemler / insanlık içindir. Muhammed’e. Ayetlerin lafzı dışında kalan yorum ve söylemler. Peygamber olarak seçtiği insanlara Kendi izniyle vahyeden (kalbine indiren) bir resul / elçi melek (Cebrail’i) göndermek suretiyle ve peygamberlerini / resullerini tebliğ ile görevlendirerek. en son” Korumalı Vahiy Kitabı” olan KURAN tarafından yapılır ki. Son Peygamber Hz." dir. Bu Vahiyler Peygamberin seçim tercih ve anlayışlarına göre oluşmuş ve değiştirilmiş değillerdir. şeyh. Allah’ın mutlak maksadını iletemeyebilir. bunların da İlettikleri Korunmuş Allah mesajının (ayetlerin) lafzı dışında kalan yorum ve söylemleri korunmuş değildir. olarak nitelendirilseler de. Orijinal Arapça Kuran bu anlamda Allah’ın Resulü / Elçisidir. elçi melek Cebrail vasıtasıyla korumalı olarak vahyedilmiştir / indirilmiştir 3. Her insana olduğu gibi Allah bunlara da "İlham" verir. Muhammed’in vefatından sonra Risalet (elçilik – peygamberlik) görevi. . Kur’an’ın tamamı Hz. Kur’an’daki Elçi melek Cebrail aracılığı olmadan Vahiy konusudur. 4. Peygamberler. Allah’ın maksadını o toplumun diliyle ifadesindeki lafzıdır. alim. Allah'ın izniyle Kur'an'ı kendinden öncekini doğrulayıcı. Seçilmiş Kullardır.“De ki: "Kim Cebrail'e . dilediğini vahyeder. Bu Sünnetullah’ın gereği ve sonucudur.. insanlara yol gösterici ve müjde olarak senin kalbine indirmiştir . Öyle olsa bütün insanlar "peygamber" olurdu. korunmuş "Vahiy" demek değildir.

ilahi amaca uygun var ediliştir. akıl ve fikir doğurarak. “Demek ki insanoğlunun içinde var olan iyiliğe. takvayı ilham ederek konuşur. Yada ilham “yudumlamak” demek olduğuna göre yani suyu yudumlayarak içmemiz gibi yudum yudum insanoğlunun içine ilham düşürerek. Gündelik hayatta çokça kullanırız. Sayın İhsan Eliaçık’tan bir alıntı ile devam ediyorum: “Dindarın dili. söyletir… Neden sadece sen?” a) İlham ederek İLHAM EDEREK: Vahiy “fısıldamak” demek olduğuna göre yani fısıldayarak. diye konuşur. ister doğulu ister batılı. ister Rahman bütün güzel isimler O’nundur. Kur’an’a paralel olarak her şeyi Allah üzerinden anlatan bir dildir: “Allah yardım etti. elçi melek Cebrail aracılığı ile (korumalı olarak) vahyetmiştir. Dindar simsara adeta şöyle der: Allah her kuluna ilham eder. Tüm insanlara: “Onlara.” ayetinde geçtiği gibi. vicdanının sesini dinleterek konuşur. gerçeğe. tekelcidir. Konuşmanın bu derecesi istisnasız her beşerde vardır. Allah ile mazlumun arasında perde yoktur. Allah söyletti” vs. şu adamın haberini de oku: Kendisine ayetlerimizi vermiştik. canlı cansız tüm yarattıklarına vahyetmiştir ama sadece peygamberlere İlahi kelamını / vahiy kitaplarını. Sadece kendisine yönelik anlamaz. nihayet o. Allah korudu. Cansız varlıklar için vahiy / ilham. kimse bunu sorun etmez. Zira tüm böcek. Simsarınki ise kişiye özeldir.C. Fakat simsar. Allah ‘Yürü ya kulum’ dedi. şeytan da onu peşine taktı. Elçi melek Cebrail aracılığı olmadan vahiy / ilham tüm varlıklarda var olan fıtratı ve doğallığı ifade eder. Havayı herkesin soluması gibi Allah’ı da herkesle konuşur görür. güzelliğe. insanoğlunda içsel bir ses oluşturarak. Nefes alıp verdiğimiz hava nasıl tek bir kişinin tekeline alınamazsa. ELÇİ MELEK CEBRAİL ARACILIĞI OLMADAN VAHİY Allah İnsanlar dahil.” (7 / Araf /175) “Ardından da ona bozukluğunu ve takvasını ilham edene ki. bu dilden misyon çıkarır. ister güneyli . “İster Allah deyin. azgınlardan oluverdi. Dindarınki anonim bir dildir. doğruluğa. 1. onlardan sıyrılıp çıktı. ilahî nefes (konuşma / sesleniş) de tek bir kişinin tekeline alınamaz. “ (91 / Şems / 8) vb…. Her meselenin Allah üzerinden anlatılması bu kavrayış nedeniyledir ki tamamen doğrudur. verilmiş sadakamız varmış. Örneğin profesyonelce “Bunu Allah ‘bana’ söyledi / yazdırdı” diyerek kendine özel hale getirip tekelleştirir. sadece onunla konuşmuştur ve ona bunları özel olarak yazdırmıştır. hayvan ve her kımıldayan canlı Kuran’ın vahiy / ilham dediği içgüdüsel bir güç taşır. Allah başkasıyla değil. adalete ve merhamete dair bütün doğal vahiyler / ilhamlar (içsel sesler) Allah’tandır.

Allah’ın insanoğlunun iç dünyası (ruhu. Vahyin / ilhamın en üst derecesidir. onun bilgisine ulaşırlar. Bunu anlamak için perde gerisine inmenin yani keşfin test edilebilir olması gerekir. Yani perde gerisine indiğini iddia eden kişinin. Aksi halde söylediği sadece kendini bağlar. Yoksa kendi içsel sesimiz üzerine tekel kurup. İspat edemezse iddiası sadece kendini bağlar. mineraller suda gizlidir. bunu. “Başka kimsede yok. Allah bu noktada istisnasız her insanla “vicdanının sesi” yoluyla konuştu / konuşuyor. Örneğin suyun 99 derecede kaynadığını. derinine dalmak demektir.” c) Kişiyi elçi seçerek: KİŞİYİ ELÇİ SEÇEREK: Vahiy birinci şıkta kelime anlamıyla ve ilham manasında kullanılırken burada ıstılahi (terim) anlamında kullanılmaktadır. Bu liderler insan hayatının dini ve dünyevi her alanında görülürler. aradan perdeyi kaldırarak bazı şeyleri keşfettiklerini.” b) Perde gerisinden PERDE GERİSİNDEN: Verâi’l-hicap gizli. yer çekimi kuvveti olduğunu perde gerisine inerek (görünenin ötesine geçerek) keşfettiğini iddia eden birisi. bunların tümü kendi alanlarında perde gerisine inmiş kişilerdir. evrenin şimdiye kadar gizli kalmış yönlerini ortaya çıkaran bir kâşif. Fakat bu perdeyi aşıp. Bunu peygamberlikten ayırmak için kelam kitaplarında “İlham. Allah onlarla da keşfettikleri şeyler yoluyla konuştu / konuşuyor. perde gerisine indiklerini. karartmaktadır. İçindeki bu sesi uyutmakta ve batıl bağımlılıklara kendini kaptırarak köreltmekte. Yeni mekanik düzenin bir mucidi. Ortalama insanlar bunları yüzeysel görür. Zaten “keşf” perdeyi kaldırmak demektir. Din Simsarın dili ilk burada ortaya çıkar. vicdanı) ile temsilî konuşmasıdır. insanların liderleri ve rehberleri olurlar. Dikkat edilirse evrende her şey sanki bir perde ile örtülmüştür. Bize düşen birbirimize bu içsel sesi (potansiyeli) hatırlatmaktan (zikr) ibarettir. tohum toprakta. gerisine inebilenler orada işleyen düzeni görürler. fıtratı. gömülü. ister Müslüman ister Hıristiyan. ister Arap ister acem “vicdandan gelen” her ses O’ndandır.ister kuzeyli. Bazı insanlar birinci şıktaki doğal vahiy / ilhamdan öte. aynı tecrübenin başkaları tarafından da tekrarlanabilir olduğunu ispat etmesi gerekir. En üst derecede fıtrî / doğal melekelerin tümü birden kendisinde uyananlar. İnsan bedende. keşf ve rüya ‘dinde’ delil olmaz” denmiştir. güzel bir senfoni yazan müzisyen vb. herkesin tecrübe edebileceği şekilde ispat etmesi gerekir. Her insanda var olan bu fıtrî potansiyeli (doğal vahyi / ilhamı) hatırlatır. civciv yumurtada. aynı keşfi herkesin görebileceği şekilde ispat etmesi gerekir. bu sadece bana özel” demek değil… Kur’an’da “Ben sizin Rabbiniz değil miyim” (Elestü birabbikum) diye sorulup “Dediler ki evet” (Galu bela) diye cevap verilen diyalog. İstisnasız tümü . Fakat çoğu insan bunun farkında değil. kendilerine özel vahiy / ilham geldiğini söylerler ve bundan dolayı kendilerine özel bir misyon biçerek simsarlaşabilirler. meyve ağaçta. Aynı şekilde Allah ile perde gerisine inerek (keşf yoluyla) konuştuğunu ve kendisine bilgi verildiğini iddia eden birisi de. saklı olanın içine girmek.

" (8 / 12) . Peygamber bu sesleniş ile tarihin meydanına çıkıyor ve kendini peygamber olarak dünyaya tanıtıyor. biz onu sana geri döndüreceğiz ve onu resullerden biri yapacağız. İmanı olanları sağlamlaştırın. (MKA) Kur’an Ayetlerinin ışığında görelim. Meryem’e: Meryem dedi ki: "Rabbim. Bu durumda Allah." (3 / Ali İmran /47) "Artık ye. çocuğum nasıl olur benim? Bana hiçbir insan dokunmadı ki!" Allah cevap verdi: "Allah dilediğini işte böyle yaratır. Meleklere: Rabbin. Her biri kendi alanının yıldızı (elçisi) haline gelirler. Üzerine kendimden bir sevgi bıraktım ki.com/2009/03/allah-beserle-nasil-konusur. akıl. gönül. İnkâr edenlerin kalpleri içine korku salacağım.html) Peygamberlere. Böylece peygamber tıpkı arı gibi “Rabbinin yollarında yürüyor” (Bkz : Allah beşerle nasıl konuşur. kendilerine kitap indirilen elçilere / resullere / nebilere. vb… 4. http://www. üzülme! Kuşkun olmasın ki. benim de düşmanım. vurun onların her parmağına. Onun için bugün. annene vahyedileni şöyle vahyetmiştik: "Onu tabuta koyup ırmağa bırak! Irmak onu sahile götürsün ki. ayrıca elçi melek Cebrail aracılığı ile (korumalı olarak) da vahiy indiğini unutmayalım. vurun boyunların üstüne. iç.aydınlanmaya ulaşırlar. sen de tanık ol ki biz. Musa Peygamber’in annesine: Hani. 2. iç dünyası taşan kişi ile ilişki kuruyor ve onun temiz vicdanı ve saf yürek temizliği üzerinden insanlığa sesleniyor." (28 / Kasas /7) 3. kalp ve zihin kapasitesinin tümünün birden “taşması” sonucu ortaya çıkıyor. onun da düşmanı olan biri onu alsın. benliği genişleyen. İsa’nın Havarilerine: Havarilere şunu vahyetmiştim: "Bana ve resulüme iman edin. yürek. İddiasının arkasında durarak gerekirse savaşıyor. Korkma." (19 / Meryem /26). ve o hemen oluverir. meleklere şöyle vahyediyordu: "Ben sizinle beraberim. gözümün önünde yetiştirilesin. insan cinsinden hiç kimseyle konuşmayacağım. Eliaçık." Şöyle demişlerdi: "İman ettik. Peygamberin bunlardan farkı çalıştıkları alanın farklı olmasıdır.İ. Eğer insanlardan birini görürsen şöyle söyle: 'Ben Rahman için oruç adadım." (20 / Taha / 38 -39) Mûsa'nın annesine şunu vahyettik: "Emzir onu! Onun aleyhinde bir korku hissedince de nehire bırakıver onu. Hz. müslümanlarız/Allah'a teslim olanlarız!" (5 / Maide /111) 5. Bir iş ve oluşa karar verdiğinde sadece ona "Ol!" der. Hz. Gözün aydın olsun.ihsaneliacik. Manevi tabipler olan peygamberlerin ilk ve asıl fonksiyonu insanların manevi ve ahlaki hayatlarını yeniden kurmak ve düzenlemektir. Demek ki bu derecede vahiy insanın vicdan.

iki günde yedi gök halinde takdir edip her göğe kendi iş ve oluşunu vahyetti. Yere. Yerküreye: İşte o gün yerküre. denge ve dayanıklık sağlayan dağları üstünden yerleştirdi. dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmekten kaçındılar. arza en yakın göğü kandillerle ve bir korumayla donattık." (6 / 93) 2. Kendine bir şey vahyedilmediği halde "Bana vahyedildi" diyenler Kur’an’daki şu uyarıyı hiç unutmayalım: Yalan düzüp Allah'a iftira eden veya kendine bir şey vahyedilmediği halde "Bana vahyedildi" diyen kişi ile. Sahte / Yalancı Peygamberleri nasıl Tanıyabiliriz? Sahte Peygamberleri nasıl tanıyabileceğimizi İncil’de Hz.. Dağlara: Biz emâneti göklere. Luk. tüm haberlerini söyler / anlatır. ağaçlardan ve insanların kurdukları çardaklardan da. çünkü Allah'a karşı gerçek dışı şeyler söylüyorsunuz ve çünkü O'nun ayetlerine karşı büyüklük taslıyordunuz. SAHTE / YALANCI PEYGAMBERLER 1. İşler bunlar Azîz ve Alîm olanın takdiridir. Ve biz. (33 / Ahzab / 72) De ki: "Siz.." (16 / 68) 7. yerküreyi iki günde yaratana gerçekten nankörlük edip O'na ortaklar mı koşuyorsunuz? Âlemlerin Rabbi'dir O.. "Çıkarın canlarınızı!" diye! "Bugün zillet azabıyla cezalandırılacaksınız. Göklere. yere. ondan ürktüler. Sonra buhar / duman halindeki göğe yöneldi de ona ve yerküreye şöyle seslendi: "İsteyerek veya istemeyerek gelin!" Onlar şöyle dediler: "İsteyerek geldik!" Böylece onları." O.6. Ve onda. Balarısına: Rabbin.12:33-35. Melekler ellerini uzatmış. balarısına şöyle vahyetti: "Dağlardan evler edin.. Onda bereketlere vücut verdi. (41 / 9 -12) D.6:43-44) . İsteyip duranlar için eşit miktarda olmak üzere. İsa şöyle anlatır: Ağaç ve Meyvesi (Mat. İnsan ise çok zalim ve çok cahil olduğu halde onu yüklendi. "Allah'ın ayet indirdiği gibi ben de indireceğim" diyen kimseden daha zalim kim vardır? Bir görsen o zalimleri ölüm dalgaları içindeyken.(99 / 4-5) 8. Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir. azıklarını dört günde takdir edip düzenledi. yeryüzüne.

eve saldırır. seller basar. Mat. Pis bir söz de gövdesi toprağın üstünde destek bulmuş bir ağaca benzer. kökü yerde. Zalimlerin yardımcıları olmayacaktır. Kur’an doğruluyor: Kur’an: Yemin olsun ki. Mat. Mat. Şükreden bir topluluk için ayetleri işte böyle çeşitli şekillerde sergiliyoruz. Varacağı yer ateştir onun. 'Ya Rab. Mesih şöyle demişti: "Ey İsrailoğulları. Rabbinin izniyle yemişlerini her zaman verir.7: 25 Yağmur yağar. ey kötülük yapanlar!' diyeceğim. O ağaç. Mat.7: 18 İyi ağaç kötü meyve.7: 26 Bu sözlerimi duyup da uygulamayan herkes. Dikenli bitkilerden üzüm. hem sizin Rabbiniz hem de benim Rabbim olan Allah'a kulluk / ibadet edin! Gerçek olan şu ki. Mat. Meryem'in oğlu Mesih'in ta kendisidir!" diyenler küfre batmışlardır.7: 16 Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. cenneti haram kılmıştır. .7: 21 "Bana. evini kaya üzerine kuran akıllı adama benzer.7: 15 "Sahte peygamberlerden sakının! Onlar size kuzu postuna bürünerek yaklaşırlar. ya Rab!' diye seslenen herkes Göklerin Egemenliği'ne girmeyecek.7: 17 Bunun gibi. insanlara böyle örnekler verir ki. Ancak göklerdeki Babam'ın (ALLAH’IN) isteğini yerine getiren girecektir.Çünkü kaya üzerine kurulmuştur.7: 20 Böylece sahte peygamberleri meyvelerinden tanıyacaksınız.” (7 / Araf / 58) Kur’an: “Görmedin mi Allah nasıl bir örnekleme yaptı: Güzel söz. yeller eser. Çürük Temel (Luk. Mat. 'Ya Rab. ama özde yırtıcı kurtlardır. Mat. kötü ağaç ise kötü meyve verir.devedikenlerinden incir toplanabilir mi? Kur’an doğruluyor: Kur’an: “Güzel ve temiz beldenin bitkisi Rabbinin izniyle çıkar." (5 / Maide /72) Mat. 'Sizi hiç tanımadım. "Allah. kötü ağaç da iyi meyve veremez.6:47-49) Mat.Mat." Sağlam Temel.7: 23 O zaman ben de onlara açıkça. ya Rab! Biz senin adınla peygamberlik etmedik mi? Senin adınla cinler kovmadık mı? Senin adınla birçok mucize yapmadık mı?' Mat.7: 19 İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.7: 24 "İşte bu sözlerimi duyup uygulayan herkes. Allah'a ortak koşana Allah. dalları gökte olan güzel bir ağaca benzer. Allah. Pis ve çorak beldeden ise zararlı bitkiden başkası çıkmaz. düşünüp ibret alabilsinler. evini kum üzerine kuran budala adama benzer. dayanağı yoktur onun” (14 / İbrahim / 24 -26) Mat. ama ev yıkılmaz. her iyi ağaç iyi meyve verir. uzak durun benden.7: 22 O gün birçokları bana diyecek ki.

korunup sakınanlar için. Mat. gerçeğe ulaştıran yollardan bir yol. AŞAĞIDAKİ YAZIDA MEVCUTTUR: http://www.7: 27 Yağmur yağar. Allah Kelamın algılanıp anlaşılmasında ." Mat.html BU LİNK ÇALIŞMADIĞINDA İNDİRME YAPILABİLECEK UYGUN LİNK VE KONULARINA GÖRE KURAN MESAJI HAKKINDA ÖZET BİLGİ. 45 saniye geri sayımı takiben gözükecek "download" yazılı kutucuğu da tıklayınız. Ana dilimizde “Doğru Bilgi Ana Kaynağı” nın kullanılmasına imkan ve katkı sağlayabilmek amaç ve niyetiyle. halk O'nun öğretişine şaşıp kaldı. kendisinden bir rahmetin ve lütfun içine sokacak ve onları kendisine ulaşan dosdoğru bir yola kılavuzlayacaktır. E. SONUÇ İşte sana o Kitap! Kuşku.php?option=com_content&task=view&id=5747 . aklını ve gönlünü işleten “Nasip Sahipleriyle” paylaşabilmek için yapılmıştır. ( 4 / Nisa / 175) Allah. zandan azade.Mat. (2 / BAKARA / 2) Allah'a inanıp O'na sarılanları O.7: 29 Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil. yetkili biri gibi öğretiyordu.Kitap ve Kuran Işığında Yorumlar E. Ve yaklaşık bir dakika sonra bilgisayarınıza indirmiş olacağınız dosyanın içindeki "önce beni oku" belgesine bakıp. Kuran’ın ışığında bir kısım “Kitap” bilgisini. çelişme.tc/server25/YJIoet/KONULARINAGOREKURANMESAJ_-MKA. (5 / Maide / 16) ŞİMDİ YORUM SIRASI SİZDE… Merhaba ve Selam olsun herkese. tutarsızlık yok onda. hakikate açılan kapılardan bir kapı olması umulmaktadır.dosya. evi sarsar. DİP NOT: Konularına Göre Kuran Mesajı derlemesi.7: 28 İsa konuşmasını bitirince.0 KUR'AN ARAŞTIRMA PROGRAMIN" dan oluşan “KONULARINA GÖRE KURAN MESAJI” nı. yeller eser. yıkılışı da korkunç olur. seller basar. istediğinizi yapınız: http://s2. bilgisayarınıza indirmek ve arşivlemek istiyorsanız: Yenilenen aşağıdaki linki tıklayınız.Kitapları ile "HASENAT 4. Bir kılavuzdur o. yorumsuz olarak doğrudan Kuran ayetleriyle.ahmetakyol. RESUL KUR'AN'IN TEBLİĞİ olan on E.rar.net/index. Ev yıkılır. rızasına uyanları o Kitap'la esenlik ve barış yollarına iletir ve onları kendi izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarıp şaşmayan ve sapmayan dosdoğru yola kılavuzlar.

M. Kemal Adal .