You are on page 1of 6

insanokur.

org
farkında olduğunun farkında olmak için insan okur

           

 ANASAYFA BAYKUŞ ŞİİR KITAP LISTESI MÜZİK KATEGORILER YENİ ÇIKANLAR MASAL DINLE MIZAH DERGILERI YAZARLARIMIZ İLETİŞİM BIZI DESTEKLEYIN

Eflatun / Aristokles / Platon „un Hayatı
15 Temmuz 2008 *Biyografiler, Yunanistan No comments

Eflatun (d. M.Ö. 427 – ö. M.Ö. 347) Antik Yunan filozofu. Hayatını geçirdiği Atina?daki ünlü akademiyi kurdu. Asıl adı Aristokles‟di. Geniş omuzları ve atletik yapısı yüzünden, Yunanca Platon (geniş göğüslü) lakabı ile anıldı ve tanındı. Yirmi yaşından itibaren ölümüne kadar yanından ayrılmadığı Sokrates?in öğrencisi ve Aristoteles?in hocası olmuştur. Atina?da Akademi?nin kurucusudur. Eflatun?un felsefi görüşlerinin üzerinde hala tartışılmaktadır. Eflatun, batı felsefesinin başlangıç noktası ve ilk önemli filozofudur. Antik çağ yunan felsefesinde, Sokrates öncesi filozoflar (ilk filozoflar veya doğa filozofları) daha ziyade materyalist (özdekçi) görüşler üretmişlerdir. Antik felsefenin maddeci öğretisi, atomcu Demokritos ile en yüksek seviyeye erişmiş, buna mukabil düşünceci (idealist) felsefe, Eflatun ile en doruk noktasına ulaşmıştır. Eflatun bir sanatçı ve özellikle edebiyatçı olarak yetiştirilmiş olmasından büyük ölçüde istifade etmiş, kurguladığı düşünsel ürünleri, çok ustaca, ve şiirsel bir anlatımla süsleyerek, asırlar boyu insanları etkilemeyi başarmıştır. Modern filozoflardan Alfred North Whitehead?e göre Eflatun?dan sonraki bütün batı felsefesi onun eserine düşülmüş dipnotlardan başka bir şey değildir. Görüşleri İslam ve Hristiyan felsefesine derin etkide bulunmuştur. Eflatun, eserlerini diyaloglar biçiminde yazmıştır. Diyaloglardaki baş aktör çoğunlukla Sokrates?tir. Sokrates insanlarla görüşlerini tartışır ve onların görüşlerindeki tutarsızlıkları ortaya koyar. Eflatun çoğunlukla görüşlerini Sokrates?in ağzından açıklamıştır. Eflatun, algıladığımız dış dünyanın esas gerçek olan idealar ya da formlar dünyasının kusurlu kopyaları olduğunu, gerçeğe ancak düşünce ve tahayyül yoluyla ulaşılabileceğini

ilintili felsefi meselelerle didişmiş ve bu arada görüşlerini düzeltip olgunlaştırmıştır. elli yıllık uzun bir süre boyunca bu kuramsal yapıyı düşünmüş. Cosmogony – Evren‟in oluşumunu inceleyen bilim dalı) ve ?devlet? ile ilgili kuramlarıdır. gerekçesi ?evrendoğum?. Erdemin temeli ?bilgi?. Geçiş dönemi Eflatun felsefesi ile ilgili olarak mümkün olan en kısa tarifi vermek istersek. bütün yaşamı boyunca hocası Sokrates‟den edindiği ilham ile gerçek bir ahlakçı olarak kalmış. beş önemli kuram içersinde toplamak mümkündür. Görüşleri ortaçağda İslam filozofları tarafından korunmuş ve İslam düşünce dünyasındaki Yeni Eflatunculuk akımına neden olmuştur. Eflatun. . öyle pek gelişi güzel değildir. Rönesans sonrasında Batı Avrupa‟da Antik Yunancadan çevirileri yapılmıştır. “İYİ. özü ?idealar kavramı?. içerdiği “doğru” kavramının tarif edilebilir. ?bilgi?. insanın mutluluğu ve yetkin yaşamının sağlanmasıdır. insan ruhunun ölümden sonra beden dışında kalıcı olan idealar dünyasına ulaşacağını söylemiştir. sofistler tarafından ortaya atılmış ve bu görüşler Eflatun‟un ahlakçı ve toplumsal analizleri için müsait bir temel oluşturmuştur. sofistlerin hazza dayanan yaşam görüşlerini detaylı bir tartışmaya açarak. güvencesi ?ölümsüzlük?. ?evrendoğum? (Cosmogonie. çok kere de alaycı bir dille tenkit ettiğini bildiğimiz Eflatun‟un bu seçimi. hocasının öğretisini. Geçiş dönemi çalışmalarında. doğada mutlak ve değişmez olanı aramışlar. henüz felsefeyi ileriye götürme çabalarına girişmemiştir.savunmuş. tüm bu kuramları. Eflatun ise hem doğada. Bu çalışmalarda Eflatun. Yukarıda gördüğümüz gibi. Yine de sofist disiplinin karşısına. doğru bir yaşamın kesin ölçütü ve amacıdır. onun tıpkı Sokrates öncesi ?Doğa Filozofları? gibi. Bu aşamada Eflatun. Eflatun. ?idealar?. bu değişim ve gelişmeyi takip ederek. insanı odaklayan ilk öğretiler. etik ağırlıklı görüşlerle irdeleyerek geliştirmiştir. Thales‟den Demokritos‟a kadar tüm doğa filozoflarının felsefeye materyalist yaklaşımlarından sonra. hiç değilse araştırılabilir bir şey olması ile mümkün olduğunu kavramıştır. Felsefesi Eflatun‟un felsefesini. gerçeğe en uygun şekilde vermeye çalışan. hareket noktasının sofist öğreti olduğunu görüyoruz. mutlak ve değişmez olan ile değişen arasındaki ilintilerle ilgilendiğini söyleyebiliriz. ?ruhun ölümsüzlüğü?. ancak erdemli bir hayat sürmekle elde edilebilir. Yetkin bir yaşam. yaşamsal sığınağı ?devlet?tir. Bu yüzden Eflatun felsefesinin incelenmesi açısından en akılcı yol. hem de ahlak ve toplum yaşamında mutlak ve değişmez olanın peşinden koşmuştur. Sofist tezleri. öğretinin geçirdiği evreleri anlamaya çalışmaktır. ustasının “iyi” kavramı ile çıkar. bu tezin sağlam temellere oturtulabilmesinin. katıksız bir Sokrates‟çidir. İlk filozoflar.” Eflatun. Sokrates öğretisini aşmaya karar vermiş görünmektedir. Sokratesçi dönem “Gençlik dialogların” veya “Sokratik dialoglar”ın kaleme alındığı dönemdir. bazen küçümseyici. Bilgi ve erdem sorunlarının irdelendiği etik içerikli bu konuşmalarda Eflatun. Sokrates ve Eflatun‟a göre felsefenin ana ereği. Bunlar.

Ama konuşma ilerledikçe açılır ve anımsamaya başlar. benden bir şey öğrenmediği bellidir. iki tür bilmenin söz konusu olabileceği görüşünü öne sürer Eflatun. dayatılmakla sağlam ve sürekli olur. Doğru sanı (doğru algılama) ile bilgi. şeklinde özetlenebilecek kuramın. daima var olan bir şeydir. asıl yurduna tekrar kavuşmaktır. bu bilgileri daha sallantılı tasavvurlar haline dönüştürmektedir. Ünlü idealar kuramı. “Ben bir ebeyim.” Böylelikle Eflatun öğretisinin. “doğru sanı” (orthe doxa) ve “bilgi” (episteme) arasındaki karşıtlık ile ruhta bilinçsiz bir halde mevcut. Olgunluk dönemi Sokrates‟in “bilgi erdemdir” tezini daha bir derinlemesine irdeledikten sonra. “idealar”ın dünyası. En güzel bilgileri. gerçek bilgi açısından yanlış olduğu sonucuna varmıştır. önce bilmezmiş gibi görünür. “Aradığımız şey bilinen bir şeyse. gerçekte oluş sürecinde olan bir nesnedir” şeklindeki “akış kuramı”nı katar. iki ayrı dünya yaratmıştır. işte bu bilgi (episteme) anlayışından doğmuştur. Bilgi olduğu için de şaşmaz” diyor Protogoras. muğlak ve süreksizdir. bunu aramaya gerek yoktur. ideaları bilmeye bağlıdır. Eflatun bir diyalogda. Ruh ölümsüz olduğuna göre. bir de bu dünyadaki doğrudan algılamaların getirdiği zihni karmaşa. aranan doğru ile daha önceki yaşam dönemlerinde muhakkak karşılaşmış olmalıdır. Doğru sanı. bu isteğin gerçekleşmesine yardımcı olarak işlevini yerine getirmelidir. Sokrates disiplinini aşma yolunda ilk adımı atmıştır. Bu yüzden “insan her şeyin ölçüsüdür”. Eflatun bu görüşe. * Her şey akış halindedir. Ancak ölümsüz ruhunu eski yaşamında gördüklerinden anımsadıkları son derece muğlak bilgilerdir. onu algılayan kişidir. Eflatun. erkekleri doğurtuyorum.) * İnsan her şeyin ölçüsüdür. Bir şeyi bilen kişi. Ölümsüz bir ruh taşıyan insanoğlu için “öğrenmek”. Bilinmeyen bir şeyse. sadece kendi içersinde bulur ve ortaya koyar. Bu kuram. bir nedene (logos‟a – Herakleitos öğretisinde Evren‟e egemen olan yasa. Bu kavuşmanın gerçekleşmesi. algılanan nesneler için doğru. Bilgi ise bir temele. Bu . İdealar dünyasından gelerek. hem mantık hem de metafizik içeriklidir. Benimle konuşmaya başlayan. * Bilgi bir algıdır. “var dediğimiz her şey. asıl gerçekliğin. Üstüne üstlük. kadınları değil. düzen ve tanrısal aklı betimlemek için kullanılan sözcük) bağlanmakla. Şu farkla ki. Orpheus ve Pythagoras‟çı öğretilerden edindiği “ruhun ölmezliği” kavramı ile çözmeyi deneyerek. Beden. “doğuştan tasavvurlar” şeklinde özetlenebilecek iki ana görüşüne varılmış olmaktadır. sağlam ve sürekli. Bir yanda meydana gelen ve yok olan. Herakleitos‟un. rölatif gerçekliklerin dünyası. doğru sanının.Bu zorlu meseleyi çözmeye çalışırken. diğer yanda. (Le monde sensible et le monde intelligible) Eflatun‟un bilgi kuramının çıkış noktası Protogoras‟çıdır. (hatta aslında bilgi. insani beden ile birleşen ölümsüz ruhun amacı. idealara ulaşmaya. Sokrates‟in ağzından şunları söylemektedir. eskiden bilinen bir şeyi hatırlamaktan (anamnesis) başka bir şey değildir. “Algı. bir algılama yargısıdır. Eflatun‟u zor duruma sokmuşlardır. Bununla beraber. bulduğumuz şeyin aranan şey olduğunu nereden bileceğiz ?” sorusu ile sofistler. Filozof bu meseleyi.

daha üstün bir niteliğe bürünmüştür. bildiklerini sözlerle anımsatmaya çalışmasıdır. objektif kriterler çerçevesinde algılayabildiğimizde. Yeryüzündeki her nen. felsefeden başka hiç bir şey tarif edemez. idealar dünyasına benzer. Bu kişiler eros‟u. ruh ve bedenlere göre değişkenlik gösterir. doğru ve güzel kavramları. Bu noktada önemli bir zorlukla karşılaşmaktadır filozof. bu güzelliklere ulaşmak ihtirası şeklinde tezahür eder. gerçeklere varabilmemiz mümkündür diyor ünlü düşünür. En basit hali ile eros. “güzel” kavramının değerlendirilmesinde görmekteyiz. yetkin toplumu tarif etme çabası içersindedir. Yetkin (kamil) insan yerine. Hitabet san‟atı ise ruhun. bu kategori bireylerden saymaktadır. Eflatun‟a göre sorunlar. hemen . “iyi. bilgisizlikten kurtulmak çabası içersinde bulurlar kendilerini. Eflatun‟a göre ruhlardan çok büyük bir çoğunluğunun anımsadığı bulanık görüntülerdir. tüm insanlarda.bilgi de yine bir anımsamadır. İlgisi daha çok ahlaki (etik) sorunlar ile insanoğlunun mutluluğuna yöneliktir. dünyaya çocuk getirmekten öte bir işlev. hikmet sevgisi (eros) ile ruhları tutuşmuş insanların beraberliğinden başka bir şey değildir. Felsefi meseleleri inceleyen birçok düşünür tarafından yazılan incelemelerde. yani ideaları tamamiyle hatırlama yetisine (aklına) sahip bireylerde eros. daha az bir oranında “anlama yetisi” ve nihayet pek azında. Eflatun sevgi‟yi. (Eflatun kendisini. Yetkin topluma ve dolayısiyle toplumsal mutluluğa erişmenin yolu. kendisinden çok sonraları stoacı düşünür Kıbrıs‟lı Zenon‟un (İ. sonsuz bir şeref bırakmak çabası ve aşkı olarak görürler. ideal devlet düzeni içerisinde yaşamaktır. kendilerini yaşatacağına inandıkları bir nesil yetiştirme iç güdüsü olarak görülmektedir. Devlet yönetimi ile ilgili olarak en çok üzerinde durduğu konular. idealar dünyasındaki gerçekliğin anımsanması sonucu verilen bir hükmü içermekte ve dolayısiyle sevgiyi yaratmaktadır. (eros) bütün ölümlülerde rastlanan bir ölümsüzlük çabası olarak tanımlar. Yaşadığımız ve idealardan pay almış bu dünya‟yı. “sevgi” (eros) kavramına götürmüştür. rölatif gerçeklerden algıladıklarına dayanarak.Ö. ideaları tamamiyle hatırlayabilme. Bu sonuncular. idealar dünyasından pay almıştır. Bu arzuyu gerçekleştirebilecek bilgilerin eksikliğini hisseden seçkinler. sadece bilge ve erdemli kişilerden kurulu bir akıllı insanlar toplumuna ulaşmanın imkansızlığını. Yaşlılık dönemi Eflatun bu aşamada. Gerçek dostluk. bir kez daha incelemiştir. İnsanların doğal amaçları olan toplumsal mutluluğu sağlamakla görevli devlet yönetimi san‟atı da. “Siyaset sanatı ve ideal devlet düzeninin gerektirdiği çözümleri sadece felsefe üretebilir. Ruhlardan küçük bir azınlıkta “algılama yetisi”. Ancak bu anımsama işleminin frekansı. insanoğlunun doğuştan sahip olduğu özelliklerdir” şeklinde dile getirilen Eflatun öğretisinin altında yatan düşünsel zincir budur. “akıl yetisi” vardır. Ancak bazı insanlarda “eros” kavramı. ancak felsefe ile çözülebilir. dostluk. hangi ideaların hayalleri ile karşı karşıya olduklarını tanımlayabilirler.” Ancak Eflatun. Eflatun‟a göre bunun en çarpıcı örneğini. 336 – 264) tasarladığı gibi. güzele yönelmektedir. Nelerin toplumsal mutluluğu yaratabileceğini. felsefe olmadan yapılamaz. Sevgi. hitabet ve siyaset san‟atlarıdır. Zira güzel kavramı. önceleri ele aldığı birçok konuyu tekrar gündeme getirerek. Bu seçkin kişilerde. Bu anımsama vetiresinin irdelenmesi Eflatun‟u.) Yeryüzü. idealara ulaşarak erdemli işler yapmak ve yeryüzünde sürekli bir isim.

Zira. Bu ayırım bir başka şekilde şöyle ifade edilebilir. yeni bir dünya görüşüne varmayı denemiştir. eksiksiz ve yetkin olmalıdır. Bir evrim daha geçiren Eflatunik düşüncede “güzel” kavramı. İdeal devlet kavramı içersinde.kavramıştır. Bu görüşünü de. birden çok olamaz. diğerlerinden daha fazla arzu edecekler ve isteklerine. Her şeyin gerçek nedeni “Nous”dur. Büyük düzenleyici. (Sima Sema) Buradan ruh. yönetimin bilge kişilere teslim edilmesi ile mümkün olur. “güzel sevgisi”ni öne çıkartan bir anlayıştır. idealar dünyasındadır. Demokritos‟un materialist (özdekçi) öğretisi ile betimlediği mekanik bir tözdür. * İlksiz ve sonsuzdur. Matematiği kullanarak idealara ulaşılabileceğini düşünen filozof için bu çaba. böyle bir istek duymazdı. Ruh. Bu aşamadaki ölüm özlemi ise. küre biçimindeki bir töz için tek yetkin devinim dönmedir. bu üç özellikten birini. beden içersinde bir hapishanededir. idealar dünyasına özlem duyan bir ruh taşıdığının şuurunda olarak. Zira. O halde bilge kişi. kendisini ancak bilgi ve erdem ile kurtarabilir. ruhun ilerde de varolmaya devam edeceğinin göstergesidir. Evren. eli ayağı olmayan. ideal devlet düzeni içersinde ulaşacaklardır. ideası. kendini ölüme hazırlamış olmalıdır. daha objektif sayılabilecek bir yönteme. Dolayısiyle toplumları mutluluğa ulaştırmak. En büyük ve en doğru düzenleyicidir. insanlığın acıları asla sona ermeyecektir. * Küre biçimindedir. “yığınlar hiç bir zaman filozof olmayacaktır” özdeyişi ile vurgulamaktadır. Bu analiz hemen tamamı itibariyle Anaksagoras‟ın teolojik görüşünün didik. Yaşlılık dialoglarında Eflatun. ruhun daha evvel de var olduğunun kanıtıdır. artık yerini “iyi”ye. Ruh bu yüzden. koruyuculardır. “iyi”nin ta kendisidir. Yarattığı ve biçimlendirdiği dünya da. Eflatun‟a göre. askerler ve koruyucular. * Tektir. Zira. öncesiz ve sonrasız diye tarif edilen idealardan biridir ve dolayısiyle kökü. matematiğe doğru yola çıkmıştır. “başa filozoflar geçmez. doğa meselelerini de ele alarak. Eflatun. Doğa‟da bütün olup bitenler bir amaca (telos) yöneliktir. didik edilmesi şeklindedir. bir bakıma ruhun idealar dünyası özlemi ile bu gayeye yönelik bitmez tükenmez bir gayret anlamını da taşımaktadır. Zira. Eflatun‟a göre. kendisi gibi önsüz ve sonsuz bir töz bulmuş ve ona biçim vermiştir. err ve bilgiyi sevenler. Ruh ölümsüz olmasa idi. ya da baştakiler felsefe yapmazlarsa. “Nous” her şeyi. Nous tarafından biçimlendirilerek “Kaos‟dan düzene” geçirilmiş.” Devleti teşkil eden bireyleri. halk. Değerler skalasının en üstüne yerleşmiştir “İYİ” Böylelikle iki kavram özdeşleşmiş olmaktadır. Bu eksiksiz ve yetkin dünya. (Siyasette söz sahibi olanlar. Tanrı tarafından bilinen “dünya ideası”na uygun olarak ve benzetilerek biçimlendirilmiş bir görüntüdür. aslı. genç nesillerin eğitimi için şiir ve musikiye verilen önem. Tanrısal akıl ya da doğrudan Tanrı olarak tarif edilen “Nous” işe karışmadan önce Evren. ilksiz ve sonsuzdur. Nous veya Tanrı. idealar . ama “herkes ve her şey için iyi olana” bırakmıştır. yetkin bir kopye olarak yapıldığından.) Toplumu meydana getiren fertlerin tamamı. * Döner. ruhu ve zekası olan bir canlıdır Evren. her şey için iyi olana göre düzenler. (Nasıl ki Sokrates kendini ölüme hazırlamış ve yaşam karşılığı hiç bir ödün vermemişse…) Yukarda değinilmiş bulunan anımsama (anamnesis) süreci. idealara estetik yolu ile erişme metodu (estetik yolu ile anımsama) olarak tarif edilebilecek bu görüşten zamanla vazgeçmiş. her noktası benzer olan tek şekil küredir.

bu tür tariflerden adı geçen metotları en azından bir kavram olarak disipline etmiş olduğu anlaşılmaktadır. Yukarı doğru yapılması gerekli bir sıralamada ise. metafizik açıdan dikkate değer bir özellik meydana getirmektedir. Duyumlar dünyası ise. tümdengelim veya tümevarımı ifade eden hiç bir sözcük kullanmamıştır eserlerinde. İlk filozoflar veya doğa filozoflarına ait materyalist felsefenin. ancak olabildiğince uygun olacaktır. Eflatun felsefesindeki bu değişim çok enteresandır. tanrısal bir takım sınırlamalar nedeniyle. çok geniş çaplı bir daire böylece tamamlanmaktadır. dialektik kullanılacaktır. Değerler skalasında “iyi” kavramının altında sıralanacak çeşitli erdemlerin yerlerinin belirlenmesinde matematik. Yazı okunma sayısı(1453) Bugün okunma sayısı(0) . temel töz‟e (arkhe‟ye) ulaşmak yönündeki idealine. bir ayıraç olarak kullanılmalıdır. Arkhe‟ye bu aşamada yüklenen tanrısal nitelik. metafizik yolu ile bir dönüşümü içeren. Buna rağmen. “temel töz”e (arkhe) ulaşmak olmalıdır. Ancak bu yolla aşağı doğru bir sıralama yapılabilir.dünyasıdır. idealar dünyasına. (Eflatun.) Yukarıya doğru yapılacak analizlerde çıkış noktası olarak kullanılacak varsayımlardan (hypothesis) hareketle hedeflenen sonuç.