P. 1
kapitulasyon

kapitulasyon

5.0

|Views: 85|Likes:
Published by nervagus

More info:

Published by: nervagus on Mar 25, 2009
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

01/20/2014

pdf

text

original

Dünden Bugüne

:

Kapitülasyonlar

i

ATOYay›nlar› No:75 ATOWeb:www.atonet.org.tr Tel: 0 312. 285 79 50 (10 Hat)

fiubat 2004 ANKARA

Dizayn • Bask› GRAF‹KERLtd. fiti. Meflrutiyet Caddesi 26/14 06640 K›z›lay / ANKARA Tel: 0.312 417 63 93 • 417 42 61 • 417 90 41 Fax: 0.312 425 64 87 E-mail: grafiker@grafikerltd.com

ii

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

‹Ç‹NDEK‹LER
Önsöz ........................................................................1 Kapitülasyon Nedir?.................................................3 Kapitülasyonlar›n Çeflitleri.......................................5 Kapitülasyonlar›n Nedenleri ....................................7 ‹lk Kapitülasyon Antlaflmas›....................................8 Kapitülasyon ile Fransa’ya Tan›nan Ayr›cal›klar...............................9 En Ziyade Müsaadeye Mazhar Millet....................12 S›radaki Kapitülasyonlar.......................................13 Beratl› Tüccarlar Devri...........................................15 Balta Liman› Antlaflmas› (1835)............................17 Osmanl› Yönetimi Balta Liman› Antlaflmas›n› Neden ‹mzalad›?.....................................................19 Antlaflman›n Maddeleri..........................................21 Balta Liman› Antlaflmas›’n›n Ekonomik Sonuçlar›...............................................22 Balta Liman› Antlaflmas›’n›n Toplumsal Sonuçlar›...............................................25 Balta Liman› Antlaflmas›’n›n Uzun Dönemli Sonuçlar›.........................................26 Ayn› Film Yeniden Sahnede...................................27
iii

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

Ekonomide ve ‹dari Yap›da Bat›ya Ba¤›ml›l›k.......28 Kapitülasyon Zincirleri...........................................30 Tanzimat Ferman› (1839) Tanzimat Ferman› Ne zaman Yay›nland›?.............31 Kavram Olarak Tanzimat.......................................33 Tanzimat Ferman›’n›n Niteli¤i................................34 Ferman› Do¤uran Sebepler ve ‹lan›.......................35 Tanzimat Ferman›’n›n Sonuçlar›............................37 ‹slahat Ferman› (1856)...........................................38 Ferman›n Yay›nlanma Nedenleri?..........................39 ‹slahat Ferman› Neler ‹çeriyordu?.........................41 Ferman›n Sonuçlar›................................................43 ‹slahat Ferman› ‹çin Ne Dediler?...........................46 ‹slahat Ferman› ve Osmanl›’n›n Çöküflü................47 Tarihten Ders Al›nsayd›.........................................48 Osmanl›’n›n Borçlar›..............................................52 19. Yüzy›ldan 1920’ye Devlet Nefes Alam›yor......53 Osmanl› Borçlar›n›n Genel Bir De¤erlendirmesi.....................................61 Devletin ‹flas›..........................................................63 Rüsum-u Sitte Antlaflmas›......................................64 Muharrem Kararnamesi.........................................65
iv

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

Düyun-u Umumiye (1881) Düyun-u Umumiye ‹daresine Gelifl Sebepleri........................................66 Düyun-u Umumiye Kararlar› ile Yabanc›lara Terkedilen Devlet Gelirleri.................69 Düyun-u Umumiye’nin Ulaflt›¤› Güç.......................70 Vergi Alma Yetkisini Kaybetmifl Bir Devletin Ba¤›ml›l›¤› da Sözkonusu olamaz..........................71 Reji ‹daresi (1883)..................................................72 Lozan Antlaflmas› ve D›fl Borçlar...........................73 Borçlar›n S›f›rlanmas›............................................74 Düyun-u Umumiye’nin Sonu..................................76 Cehennem Zebanisi Kapitülasyonlar›n Zararlar›..77 Kapitülasyonlar›n Osmanl› E¤itim Sistemine Etkileri....................................................................81 Kapitülasyonlardan Kurtulma Çabalar› ................82 Postalarda Düzenlemeler.......................................90 Gümrüklerde Düzenlemeler....................................92 ‹kinci Meflrutiyet Dönemi Giriflimleri.....................93 Birinci Dünya Savafl› S›ras›nda Kapitülasyonlar›n Kald›r›lmas›..............................94 ‹lgili Devletlerin Kald›rma Karar›n› Kabul Etmesi........................................................101 Kapitülasyonlar›n Yeniden Tesisi........................102
v

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

Kurtulufl Savafl›’nda Kapitülasyonlar .................105 Londra Konferans› ve Kapitülasyonlar...............107 Sevr Antlaflmas› ve Kapitülasyonlar...................110 Kurtulufl Savafl› ve Kapitülasyonlar....................112 Kesin Son: Lozan..................................................116 Sonuç....................................................................120 Do¤ru Söze Nedir?................................................123 Kapitülasyonlar ve Atatürk..................................125 Atatürk’ün Sözleri................................................127 Son Söz.................................................................131

vi

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

ÖNSÖZ
071 y›l›nda Malazgirt Savafl› ile Anadolu'nun bir Türk yurdu haline getirilmesi, Avrupa ile Türkler aras›nda yüzy›llar boyu sürecek bir mücadelenin milad›n› oluflturur. Avrupa, Türkleri kendi topraklar›ndan uzak tutmak ve e¤er mümkünse Anadolu’dan atmak ad›na "mübah gördü¤ü" her fleyi yapm›flt›r. Haçl› seferleri, suikastler, bölücü unsurlar›n desteklenmesi, ekonomik yapt›r›mlar v.s... Ancak bunlar›n hiçbirisi nihai hedefe ulaflmalar›n› sa¤lamam›flt›r. Her y›k›lan Türk ‹mparatorlu¤u’nun küllerinden yeni bir Türk devleti do¤mufl ve Avrupa, kazand›¤›n› zannetti¤i savaflta bir kez daha yenik düflmüfltür. Dünya üzerinde 500 y›ldan fazla hüküm sürmüfl ve her gitti¤i ülkeye adaleti götürmüfl Osmanl› ‹mparatorlu¤u,etnik ve dini kimli¤i nedeniyle tehdit unsuru olarak görülmüfl ve ortadan kald›r›lmas› için Avrupa, büyük bir çaba harcam›flt›r. Avrupa’n›n bu çabas›nda uygulad›¤› yol ve yöntemler bugünlere ›fl›k tutacak niteliktedir. Savaflla y›kamad›¤› Osmanl› ‹mparatorlu¤unu bertaraf etmek isteyen Avrupa, nihayet arad›¤› f›rsat› bulmufl ve Osmanl› ekonomisinin savafllar nedeniyle zor duruma düflmesini f›rsat bilerek 1535 y›l›nda, 400 y›l sonra kurulmufl olan genç Türkiye Cumhuriyeti’ni dahi etkileyecek olan kapitülasyonlar› uygulamaya koymufltur. Kapitülasyonlar Osmanl› için art›k sonun bafllang›c›d›r. Balta Liman› anlaflmas› ile doruk noktas›na ulaflan ekonomik sömürü Tanzimat ve Islahat Fermanlar› ile siyasi mahiyet kazanm›fl ve Avrupa için hedef art›k sadece Osmanl›’n›n de¤il 1

1

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

ayn› zamanda Türk kimli¤i’nin de yok edilmesi noktas›na tafl›nm›flt›r. Her devirde oldu¤u gibi o dönemlerde de Avrupa, emeline ulaflabilmek ad›na maflalardan istifade etmifltir. Bu maflalar, "Avrupal›" olman›n en do¤ru çözüm oldu¤u hususunda Osmanl› Yönetimini ve halk›n› ikna için çabalam›fllar, imparatorlu¤u çöküntüye, Türk halk›n› köleli¤i iten düzenlemeleri "medeniyet" ad› alt›nda yutturmaya çal›flm›fllard›r. Ancak, y›k›lacak devletin enkaz› alt›nda kendilerinin de kalaca¤›n› hiç düflünmemifllerdir. Avrupa, içerisinde Türk ya da Müslüman halk›n yaflad›¤› her devleti, H›ristiyanl›¤›n ve büyük Avrupa hayalinin önünde bir tehdit olarak alg›lam›flt›r. Bu yüzden günümüzde de Avrupa Birli¤i’nin Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik düflüncelerine bu perspektiften bakmakta yarar vard›r. Kökeninin "Helen kültürüne, Roma hukukuna ve H›ristiyanl›¤a" dayand›¤› bizzat en yetkili a¤›zlar›ndan seslendirildi¤i halde. Avrupa Birli¤i’ni bir "medeniyet projesi" olarak lanse etmenin anlams›zl›¤› ortadad›r. "AB üyeli¤i" Türkiye’nin önünde bir havuç gibi tutularak, 500 y›ll›k hayallerine kavuflmay› amaçlamaktad›rlar. Bunun böyle oldu¤unu elinizdeki kitap tüm gerçekleriyle ve tarihten dersler vererek ortaya koymaktad›r. Avrupa, asla bir "dost" olmam›flt›r ve olmayacakt›r da...Türkiye, muass›r medeniyetler seviyesine elbet ulaflacakt›r ancak; bu seviyeye ulaflmak için binilecek tek asansör "AB" de¤ildir. Sinan AYGÜN
Ankara Ticaret Odas› Baflkan›

2

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

KAP‹TÜLASYON NED‹R?
abanc›lara verilen her türlü imtiyazlard›r. Eskiden "‹mtiyazat-› Ecnebiye" denirdi. Devletin yabanc›lara tan›d›¤› imtiyaz ve muafiyetlerdir. Kelime bat› dillerinde çeflitli manalar ile ifade edilir.

Y

“Yabanc› bir devlete karfl› herhangi bir ba¤›ml›l›¤› olan devletin, içeride de egemen olacak gücü kalmaz”.
Frans›zca ' bir yerin teslimi için yap›lan antlaflma', ‹talyanca 'savafl s›ras›nda bir ordunun, bir kale ya da bir flehrin teslim Kapitülasyon; edilmesi amac›yla yap›lan anlaflmalar' ‹ngilizce ise 'savaflta silahl› bir düflman veya kuvvetle belirli bir k›tan›n veya flehrin teslimi için yap›lan anlaflma' anlam›na gelen kapitülasyonlar, daha sonra dar bir anlam kazanm›flt›r. Bafllang›çta, toplumlar aras›ndaki ticaretten dolay› ülkelerdeki yabanc› vatandafllar›n, kendi ülkelerindeki haklardan aynen yararlanmas› olarak

devletleraras› anlaflmalar

sonucunda bir ülkede oturan ya da ifl yapan yabanc›lara, o ülke vatandafllar›na tan›nmayan ekonomik, mali, hukuki, kültürel ya da dinsel ayr›cal›k tan›nmas›d›r.
3

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

ortaya ç›kan kapitülasyonlar, Avrupa'da sanayinin do¤mas› ve geliflmesiyle yeni bir boyut kazanmaya bafllad›. Geliflen sanayileri nedeniyle üretimleri için pazar aramaya bafllayan sömürgeci devletler, egemenliklerini, ya uzak bölgelerdeki ilkel toplumlara yayd›lar ya da kendileriyle kapitülasyon antlaflmalar› yapan devletleri kendi ç›karlar› için sömürmeye bafllad›lar.

4

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

KAP‹TÜLASYONLARIN ÇEfi‹TLER‹
abanc›lar elde ettikleri kapitülasyonlar ile Osmanl› topraklar›nda birçok imtiyaz elde etmifllerdi; Kiflisel imtiyazlar: • Yabanc›lar kendi din ve mezheplerine ait kiliselerde serbestce ibadet edebilirlerdi. • Kendi dinsel yöneticilerini rahatl›kla seçtikleri gibi, bu din adamlar›n›n mabed içinde ve d›fl›nda dokunulmazl›klar› da bulunurdu. Mevcut kiliseleri onard›klar› gibi, yeni kiliselerde infla edebilirlerdi. • Yabanc›lar Osmanl› ülkesinde istedikleri yerde (Mekke ve Medine hariç) hiç bir kayda ba¤l› olmadan oturabilirler, suç iflleseler bile s›n›r d›fl› edilmezler, serbestçe ticaret yap›p istedikleri mallar› al›p satarlard›. • Yabanc›lar›n bulunduklar› ev, ifl yeri ve ticarethanelerine ne olursa olsun konsolosluklar›n bir tercüman› haz›r bulunmad›kça girilemez ve arama yap›lamazd›. Konsoloslar tercüman ve kavaslarla birlikte bütün konsoloshane memurlar› imtiyazlardan yararlan›rd›. • Yabanc›lar kendi okullar›n› aç›p buralarda istedikleri gibi e¤itim ve ö¤retim yapabilir, ders içeriklerini kendileri belirleyebilirdi. • Bu imtiyazlara kendi sa¤l›k kurulufllar›n› kurmalar› da dahildir. Bu sa¤l›k kurulufllar›nda kendi doktorlar› arac›l›¤›yla da imtiyaz elde edebilmekteydiler. Adli imtiyazlar: • Osmanl›'daki yabanc›lar›n kendi aralar›ndaki 5

Y

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

davalar›n yarg›s› konsoloshanelerdeki hakim ve mahkemelerin yetkisi alan›ndayd›. • Osmanl›larla olan davalar ise mahkemelerde ancak yabanc›n›n ba¤l› bulundu¤u konsoloslu¤un tercüman› huzurunda görülürdü. E¤er tercüman gelmemifl veya davay› b›rak›p gitmiflse dava oldu¤u gibi kal›rd›. • Yabanc›lar› tevkif hakk› konsoloslara ait idi. Tercüman olmad›kça suç üstü durumunda bile tevkif edilemezdi. Mahkum edilen yabanc› cezas›n›, Osmanl› hapishanelerinde de¤il konsolosluklar›n›n hapishanelerinde çekerlerdi. • Her türlü adli tebligatlar konsolosluklarca yap›l›rd›. • Elçiliklerce kabul edilmeyen kanunlar (pasaport, gümrük, bas›n, flirketler) yay›nlanmazd›. Ticari imtiyazlar: • Yabanc›lar›n ticari imtiyazlar› onlar›n bütün vergilerden muaf tutulmalar›yd›. • Sadece gayri menkul vergileri, ithalat ve ihracat vergilerini kendi devletlerinin Osmanl›'ya izin verdikleri derecede öderlerdi. • Rahatl›kla ticaret yapabildikleri gibi Osmanl› karasular›nda gemi iflletmecili¤i, yolcu ve eflya naklini de ellerinde bulundururlard›. • Özellikle k›y› bölgelerinde yabanc›lar›n postahane açma hakk› vard›. Yabanc›lara gelen ve giden her türlü mektup, telgraf ve paketler hükümet ve yerel yönetimler taraf›ndan denetlenemezdi.

6

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

KAP‹TÜLASYONLARIN NEDENLER‹

O

smanl› Devleti XIV.yüzy›l bafllar›nda kuruldu¤u zaman, çevresindeki ülkelerde kapitülasyon kurumu vard› ve toplumlararas› bir gelenek olarak yafl›yordu. Bu nedenle kapitülasyonlar do¤rudan do¤ruya Osmanl› Devleti’ne de geçmifltir.

2- Osmanl› devletinin üç k›ta üzerine yay›lmaya bafllamas› sonucunda bu topraklarda yaflayan müslümanlarla H›ristiyanlar aras›ndaki gelenek görenek aç›s›ndan farkl›l›klar oldu¤u gibi, adli sistemin de ‹slam hukukuna dayan›yor olmas› sorun yaratmaktayd›. Bu hukukun karakteri, kesinlik ve de¤iflmezlik tafl›maktayd› ve yaln›zca Müslümanlara uygulanmaktayd›. Bu yüzden Avrupa devletleri H›ristiyan olan kendi vatandafllar›n›n Osmanl›'da kendi hukuklar›na göre yarg›lanmas›n› antlaflmalarda sürekli olarak istemifllerdi. Bunun sonucunda ülkedeki yabanc› ve gayrimüslimler kendi kurallar› çerçevesinde kendi sahip olduklar› haklardan yararlanmaya bafllad›lar ki, bu da kapitülasyonlar› geçerli bir konuma getirmiflti. 3- Yine Osmanl› Devleti fethetti¤i de¤iflik kültürde ve dinde olan bölgelerdeki halka hoflgörülü davranmaktayd› ve bu halk›n yaflay›fl ve gelenek göreneklerine sayg› duymaktayd›. Bu amaçla özellikle Fatih zaman›nda ‹stanbul fethedildi¤inde kentteki kurumlara kendi törelerinde ve dini törenlerinde serbest olma izni verilmiflti. 4- Ayr›ca Osmanl› padiflahlar›n›n Avrupa devletlerine kendi hükümranl›klar›n› tan›tmak amac›yla ve kendi dönemlerindeki siyasi flartlar gere¤i yarar elde etmek amac›yla da kapitülasyonlar verdikleri de bilinmektedir. 7

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

‹LK KAP‹TÜLASYON ANTLAfiMASI

O

smanl› Devleti'ndeki kapitülasyonlar›n bafllang›c›na gitmek gerekirse; verilmifl olan ilk ticari imtiyaz, I. Murat zaman›nda, 1365 y›l›nda, Ragusa Cumhuriyeti gemilerinin do¤uda serbestce dolaflmalar›na izin veren ahidnamedir. Ard›ndan 1387 y›l›nda Cenevizlilerle yap›lan ticaret antlaflmas›nda da Cenevizlilere bir tak›m imtiyazlar verilmiflti. Bu tarihten sonra birer ticaret kolonisi olan bu devletlerle kapitülasyon antlaflmalar› devaml› olarak yenilenmiflti. Bu devletler zaten Bizans'›n zaaf›ndan da yararlanarak az bir gümrük resmi (vergisi) ile veya hiçbirfley vermeyerek Bizans içerisine rahatl›kla girmekteydiler. fiimdi ayn› fley Osmanl› için söz konusuydu. 1536 y›l›ndaki ve ilk kapitülasyonlar olarak kabul edilen Frans›zlarla olan kapitülasyonlara kadar, Osmanl›'n›n yapt›¤› bu muahedeler, genelde kendisinden daha güçsüz devletlerle geçekleflmiflti. Bu imtiyaz muahedelerinin amac›, o dönemde Osmanl› ekonomisine canl›l›k getirilmesini, iç ve d›fl ticaretin gelifltirilmesini sa¤lamakt›. Nitekim Osmanl› Devleti, ticaret yollar›n›n da katk›s›yla Kanuni zaman›nda güçlü bir devlet durumuna gelmifl bulunuyordu.

8

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

KAP‹TÜLASYON ‹LE FRANSA’YA TANINAN AYRICALIKLAR

O

smanl› ‹mparatorlu¤u'nun 1536 y›l›nda Fransa ile yapt›¤› kapitülasyon anlaflmas›, ilk önemli anlaflmad›r. Çünkü bu anlaflma Osmanl› ‹mparatorlu¤u’nun bat› devletleri ile iliflki kurdu¤u tarihten beri ilk defa olarak iki hükümdar›n onay›n› tafl›yan ve Fransa ile iliflkileri düzenleyen bir belgedir.

Bu anlaflma ile Fransa’ya tan›nan ayr›cal›klar flunlard›r: • Her iki devletin deniz sular›nda karfl›l›kl› olarak gemicilik serbest b›rak›lm›flt›.

Bugüne kadar sadece Venediklilere verilen Türk limanlar›na gelebilme hakk›n›n bundan sonra Frans›z gemilerine de verilmifl olmas› önemli bir sonuçtu

• Frans›zlar›n Osmanl› ülkesinde her türlü eflyay› al›p satmas›na izin verilmifl, ayr›ca Frans›z tüccarlar› on y›l süre ile vergiden muaf tutulmufltu. • Osmanl› ülkesine giren Frans›z mallar›ndan yanl›zca mal›n de¤eri üzerinden %3 gümrük vergisi al›nacakt›.

• Fransa tebas›ndan bir tüccar›n ceza maddelerinden dolay› bir Osmanl› taraf›ndan mahkemeye davet edilemeyece¤i ve iki Frans›z aras›ndaki 9

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

davalar›n ancak Frans›z konsolosluklar›nda Fransa kanunlar›na göre görülece¤i belirtilmiflti. • Bir Frans›z ve Osmanl› aras›ndaki davalara ise ancak Fransa konsolosluklar›nca görevlendirilen bir tercüman›n da kat›lmas›yla Osmanl› mahkemelerinde bak›labilece¤i kararlaflt›r›lm›flt›. As›l önemli olan maddelerden birisiydi bu. Çünkü bundan sonra, bütün devletler kendi vatandafllar›na Osmanl› Devleti'nin kendi kanunlar›n› uygulayamayaca¤›n› belirtmifllerdi. Onlara göre ‹slam kaynakl› Osmanl› kanunlar› ancak müslümanlara uygulanabilirdi. Oysa kendi vatandafllar› müslüman de¤ildi. Bu nedenle bu tarihlerden sonra Osmanl› vatandafl› olmayan yabanc›lara, Osmanl› topraklar› üzerinde farkl› kanun uygulanmaya baflland›. Yabanc› devletler bunu sürekli Osmanl› aleyhine geniflletmeyi baflard›lar. Ve çokhukukluluk sistemi ortaya ç›kt›. Osmanl›'y› parçalayan konulardan biridir bu. Bu konu, ancak 1926 Medeni Kanun ile çözülmüfltür. Fransa ile 1569 y›l›nda yap›lan ikinci bir anlaflmayla verilen kapitülasyonlar›n kapsam› geniflletilmifltir. Buna göre vergi muafiyeti sürekli hale getirilmifl ve en önemlisi kapitülasyon ayr›cal›klar›ndan yararlanamayan di¤er tüm yabanc› devletlerin ticaret gemilerinin, ancak Frans›z bayra¤› ile dolaflabilecekleri gibi genifl bir hak ilk defa olarak bu anlaflmayla tan›nm›flt›r. Bu madde, Frans›z tüccarlar›n›n 10

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

kazanc›n›n artmas›yla birlikte, onlar›n Osmanl›'da üstün bir duruma gelmesini sa¤lam›flt›r. Kapitülasyonlar›n Osmanl› Devleti içerisinde uzun süre varl›¤›n› devam ettirmesinin en önemli nedeni Avrupa Devletlerinin 1856 y›l›ndan itibaren Osmanl› ‹mparatorlu¤u’nu paylaflmak, siyasal güçsüzlü¤ünden yararlanarak onu sömürmek istemeleri, bunun için de devaml› olarak geçmiflten kalan imtiyazlar› geniflletmek istemeleridir. Ayr›ca Osmanl› ‹mparatorlu¤u’nun ba¤l› oldu¤u düzen yaflad›¤› sürece, kapitülasyonlar›n do¤mas›na ve sürmesine neden olmufltur. Osmanl› ‹mparatorlu¤u’nun kökü, dinden gelen fleriat hukukuna dayan›yordu ve yanl›zca Müslümanlara uygulanabiliyordu Bugün de yabanc› devletler AB ad› alt›nda Türkiye'den istediklerini, “tam üyelik verece¤iz” diyerek elde ediyorlar. Tarihtede böyle yapm›fllard›.

11

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

EN Z‹YADE MÜSAADEYE MAZHAR M‹LLET

K

apitülasyon anlaflmalar›nda geçen "en ziyade müsaadeye mazhar millet" ifadesi fludur:

Aralar›nda anlaflma yapan iki devletten biri bir üçüncü devletle daha genifl ayr›cal›klar tafl›yan yeni bir anlaflma yaparsa di¤er devlette bu yeni anlaflman›n sa¤lad›¤› haklardan istifade edecektir. Bunu bir örnekle aç›klayacak olursak: Diyelim ki Osmanl› ‹mparatorlu¤u ile Fransa aras›nda bir anlaflma yap›ld› ve bu anlaflmaya "en ziyade müsaadeye mazhar millet" diye bir ibare de ilave edildi. Osmanl› ‹mparatorlu¤u daha sonra ‹ngiltere ile daha genifl ayr›cal›klar tafl›yan bir anlaflma yaparsa bu anlaflmada yer alan farkl› ayr›cal›klardan Fransa’da istifade edecektir. Osmanl› ‹mparatorlu¤u ile kapitülasyon anlaflmas› yapan tüm devletler bu ibareyi anlaflma metni içerisine koyarak tüm ayr›cal›klardan yaralanm›fllard›r. Osmanl› zincirlerle sarmalanmaya bafllanm›flt› art›k.

12

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

SIRADAK‹ KAP‹TÜLASYONLAR

B

urada dikkat edilmesi gerekli en önemli nokta yabanc› devletlerin siyasi alanda Osmanl›'n›n zorda oldu¤u zamanlarda yard›m etmeleri sonras›nda bir öncekinden daha imtiyazl› kapitülasyon antlaflmalar›n› Osmanl›'dan kopartm›fl olmalar›d›r.

1739 y›l›nda Osmanl› Günümüzde de Devleti ile Avusturya aras›nda baz› yabanc› devletler anlaflmazl›kta Osmanl›'ya diplomatik ve kurulufllar destek veren ve Belgrad Türkiye'den taviz Antlaflmas›'n›n yap›lmas›nda önemli kopartmak için Irak rol oynayan Fransa, 1740 tarihli Ticaret sorununu, ekonomik Antlaflmas› ile hak etti¤inin ötesinde krizi ödüllendirilmiflti. Fransa, 1740 kullanmaktad›rlar. kapitülasyonlar›n› alarak, y›llard›r istedi¤i, imtiyazlar›n› geniflletme fikrini gerçeklefltirmifl oluyordu. Bu antlaflma kapitülasyonlar kavram›na yeni bir nitelik getirmiflti. Art›k kapitülasyonlar daimi olmayan durumdan ç›km›fl, karfl›l›kl› ba¤lay›c›l›¤› olan ticaret antlaflmas› haline gelmiflti. Çünkü kapitülasyonlar›n her padiflah de¤ifltikçe yenilenmesi kald›r›lm›fl kal›c› bir hale getirilmiflti. Yani o güne kadar Fransa'ya tan›nan imtiyazlar kurumsallaflt›r›lm›fl idi. 13

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

Bu arada di¤er devletler de Fransa'n›n yolunda gitmekteydi. ‹ngiltere ilk defa 1580 y›l›nda Osmanl› Devleti ile bir ticaret antlaflmas› imzalad›¤› gibi, Rusya da özellikle 1774 Küçük Kaynarca Antlaflmas›yla Karadeniz’de ticaret yapma hakk›n› elde etmiflti. Mehmet Ali Pafla isyan› s›ras›nda Fransa'n›n Osmanl› aleyhinde tutum tak›nmas›, onun Osmanl›'daki yerini daha da sarsm›fl ve 1838 y›l›nda ‹ngiltere ile yap›lan Ticaret Antlaflmas› ile bu tarihten sonra üstünlük ‹ngiltere'ye geçmiflti. Bu döneme gelene kadar Osmanl› Devleti Avusturya, ‹sveç, Felemenk, Lehistan, Danimarka gibi devletlerle tek tarafl› ba¤›fllarda bulunmufl ve böylece fetih politikas›na paralel olarak bu devletlere ticari imtiyazlar verilerek, onlar›n kazan›lmas› amaçlanm›flt›r.

14

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

BERATLI TÜCCARLAR DEVR‹

K

apitülasyonlar›n yabanc› ülke uyruklar›na tan›m›fl oldu¤u ayr›cal›klardan, sefaret ve konsolosluklarda çal›flanlara yaln›z flahsi olarak ve görev süreleri için verilen himaye hakk›, sonralar› bunlar taraf›ndan akrabalar›na ve memuriyetleri d›fl›ndaki ticari muamelelerde de uygulanmaya bafllam›flt›r.Daha sonralar› sefaretler ve dini kurumlarda çal›flan kiflilere ve ifl yapt›klar› bir tak›m tüccarlara da "berat" vererek onlara da baz› ayr›cal›klar tan›d›lar.

Berat, baz› kiflilere bir sefaret ve konsolosluk taraf›ndan kendilerinin diplomatik korumalar› alt›na al›nd›klar›n› bildiren belgeydi. Osmanl›

Bafllang›çta tercüman, ajan, ev hizmetçileri ve sefaret ya da konsoloslu¤un di¤er ifllerini görenlere verilen bu beratlar, zamanla konsolos ya da sefirlerin al›fl verifl yapt›klar› esnafa ve Avrupa ile ticaret yapan tüccarlara da verilmeye baflland›.

K›sa sürede tüm devletler kendi koruduklar› devletinin izniyle gruplara bu beratlar› bu beratlar› ancak vererek, onlar› himayelerine ald›lar. sefir ve konsoloslar Rum ve Ermeni tüccarlar ve verebilirdi. bankerler bu beratlarla sa¤lad›klar› ayr›cal›klara dayanarak k›sa zamanda büyük bir servet yapacaklar ve 15

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

imparatorlu¤un tüm ticaretini ellerine geçireceklerdi. • Berat alan bir kifli, ticari ve mali ayr›cal›klar elde ediyordu. Art›k Osmanl› kanunlar›na tabi olan baz› vergileri ödemiyordu. • ‹thalat ve ihracatta gümrük vergilerini di¤er Osmanl› uyruklar›ndan daha az veriyorlard›. • Himayesine girdikleri devlete de vergi vermiyorlard›. • Askerlik mükellefiyetleri ortadan kalk›yor, böylece cizye (bedel) ödemiyorlard›. • Adli ya da siyasi suçlardan dolay› sorumlu tutulam›yorlard›. • K›sacas› Osmanl› Devleti’nin egemenli¤i alt›nda de¤illerdi.

16

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

BALTA L‹MANI ANTLAfiMASI (1838)

Ö

zellikle kendi sömürgelerine giden Hindistan ticaret yolu üzerinde önemli bir ülke konumundaki Osmanl› Devleti'ni kendi yan›nda tutabilmek amac›yla geliflen olaylar› çok iyi de¤erlendiren ‹ngiltere, Mehmet Ali Pafla isyan›n› bu yönde kullanm›fl ve Osmanl› Devleti'ne yard›m›n›n karfl›l›¤›n› da 1838'de görmüfltü. Avrupa devletlerinin gümrük duvarlar›n› yükseltmesinden bunalan ‹ngiltere, artan üretimine pazar aray›fl›n› Osmanl› topraklar›nda sonuçland›rm›flt›. 1838 Balta Liman› Ticaret Antlaflmas›'na gelifl sürecinde Osmanl›'n›n psikolojik durumuna bak›lacak olursa; 1821 Yunan isyan›n›n baflar›ya ulaflmas›, Rusya ile savafl ve Edirne Antlaflmas›ndaki kay›plar, Fransa ve ‹ngiltere'nin teflviki ile ç›kan Mehmet Ali Pafla ‹syan› ve Rusya ile Hünkar ‹skelesi Antlaflmas› sonras›ndaki Rus koruyuculu¤u, Osmanl› Devleti'ni uzun vadeli iktisadi ç›karlardan önce, günlük politik ç›karlar› ön plana alacak bir psikoz içine sokmufltu. Buna ‹ngiliz D›fliflleri Bakan› Palmerstone'un ‹stanbul'daki elçisine verdi¤i "Sultan›n tebas›n›n servet ve refahlar› artacak, sanayi önemli bir geliflme gösterecek, bunu gereken kiflilere anlat" fleklindeki direktifi de eklenmiflti.

Ateflli Rus düflman› ‹ngiliz elçisi Ponsonby de oyunu istedi¤i gibi oynamaktayd› ve "E¤er Osmanl› saray› teklif etti¤im ticari flartlar› reddederse. ‹ngiltere yaln›z dil de¤il tutum da de¤ifltirecek: ben de Mehmet Ali'yi ‹stanbul üstüne yürütmenin ‹ngiliz ç›karlar›na uygun oldu¤u an›n gelip çatt›¤› kanaatinde olaca¤›m" diyerek Osmanl›’y› tehdit etmiflti. Bat›dan Osmanl› ülkesine gelen Türkiye uzmanlar› Osmanl› devlet adamlar›na sürekli bu 17

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

antlaflmay› imzalarlarsa Bat› uygarl›¤›na girerek zengin olacaklar›n› söyleyerek kamuoyu yarat›yorlard›. Bugün de Amerikan Baflkan› bizim baflbakan›m›za Kerkük'ü unutun, ABD flirketlerine hukuki kolayl›k sa¤lay›n fleklinde direktifler vermiyor mu? Ya da içte ve d›fltaki belli çevreler ayn› flekilde K›br›s'› çözmezseniz...diyerek tehditler savurmuyor mu? Ya da AB'ye girmemiz halinde zenginleflece¤imiz kand›rmacas› yine oynanm›yor mu? Zengin olmak için tek ç›kar yol AB gösterilmiyor mu? Asl›nda emperyalizm, kendi ç›kar›na olan de¤ifliklikleri, o zamanlar Osmanl›'n›n ç›karlar›na uygun gibi gösterme konusunda uzmanlaflm›flt›. Bu nedenle, bunu bugün de çok iyi uyguluyorlar. AB Birli¤i Komisyonu Baflkan› PROD‹ “Türkiye çok iyi yolda” diyor. Tabi ki kendilerine tek tarafl› ba¤lanma yolunda iyi bir durumda oldu¤u için bunu söylemesi çok do¤al... Bu flartlar alt›nda imzalanan 1838 Balta Liman› Antlaflmas› ile, ‹ngiltere o kadar önemli kazan›mlar elde ediyordu ki; Antlaflma, Ponsonby taraf›ndan "daha fazlas›n› isteme¤e hakk›m›z olmayacak kadar mükemmel ve önceden ümit ettiklerimizin çok üzerinde" olarak nitelemiflti. Yani kapitülasyonlar tam anlam›n› bulmufltu.

18

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

OSMANLI YÖNET‹M‹ BALTA L‹MANI ANTLAfiMASINI NEDEN ‹MZALADI ?
820’lere gelindi¤inde ‹ngiltere sanayi devrimini tamamlam›fl ve Napolyon savafllar› sonucunda Fransa’y› yenerek dünya pazarlar›nda rakipsiz duruma gelmiflti. Ancak ayn› y›llarda sanayi devrimini yaflamakta olan di¤er Avrupa ülkeleri korumac› önlemlerle ‹ngiliz mallar›n›n kendi pazarlar›na girmesini engelliyorlard›. Bu durumda ‹ngiliz ticaret ve sanayi sermayesi, Latin Amerika’dan Çin’e kadar pek çok ülkede ço¤u zaman silah zoruyla, pek çok serbest ticaret anlaflmas› imzalam›fllard›r. Osmanl›’dan bekledi¤i f›rsat ise M›s›r Valisi Mehmet Ali Pafla’n›n isyan›yla ortaya ç›kt›. Mehmet Ali Pafla M›s›r’da d›fl ticareti devlet tekeline alm›fl, elde etti¤i gelirleri askeri harcamalara yöneltmiflti. D›fl ticaretteki devlet tekelleri ‹ngiltere’nin M›s›r’daki ç›karlar›na darbe vururken Mehmet Ali Pafla’n›n askeri gücü Osmanl› Devletini tehdit eder hale gelmiflti. Bir süre sonra yap›lan savaflta Osmanl› ordular› Mehmet Ali Pafla kuvvetlerine yenilmifl ve böylelikle Osmanl› ‹mparatorlu¤u, sadece M›s›r’› de¤il Suriye’yi ve Anadolu’nun bir bölümünü kaybetmek tehlikesi ile karfl› karfl›ya kalm›flt›. Osmanl› ‹mparatorlu¤u çareyi ‹ngiltere’ye s›¤›nmakta buldu. Umulan, ‹ngiltere’ye verilen ekonomik ödünler karfl›l›¤›nda, ‹ngiltere’nin Osmanl› topraklar›n›n bütünlü¤ünü korumas›yd›. Balta Liman› Antlaflmas› iflte bu koflullarda imzalanm›flt›r. Osmanl› Yönetimi, antlaflman›n 19

1

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

iktisadi ve mali sonuçlar›ndan habersiz de¤ildir ancak, siyasi nedenlerle masaya oturmufltur. Yabanc› devletler ç›karlar› için ülkemizde kamuoyunu ve bütün kesimleri yavafl yavafl kendilerine yak›n bir duruma getirecek ortam› (savafl durumu, siyasi veya ekonomik kriz) haz›rlam›fllar ve son planda da ç›karlar›n› elde edecekleri yetkili kiflilerin (ki bu en üst konumda olur sadrazam, padiflah, bakan veya baflbakan gibi..) keyifli eflref saatlerini beklemek gerekti¤ini Osmanl› tarihinden günümüze kadar örnekleriyle göstermifllerdir. IMF, ekonomik sorunlarla bo¤uflulan 1978 y›l›nda, Türk hükümetinin yard›m taleplerini bekletmifl ve daha uygun zamanda kendi aç›s›ndan daha a¤›r flartlara imza att›rm›flt›r.

20

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

ANTLAfiMANIN MADDELER‹

G

eçerlilik süresi s›n›rs›z olan bu anlaflma tüm Avrupa devletleri için de geçerlidir.

• Kapitülasyonlar devam edecektir. • ‹ngiliz tüccarlara tan›nan haklar, onlar›n yan›nda çal›flan ç›raklara bile tan›nacakt›r. • Bu kifliler devletin her yerinde her çeflit mal› serbestçe al›p satacakt›r. • Osmanl›ya tan›nan tekel haklar iptal edilecektir.

Bugün de oynanan oyun ayn›d›r. TEKEL, TELEKOM vd. özellefltirilmesi
• Yabanc›lar mal al›m ve nakli için vergi ödemeyeceklerdir. • ‹ngilizler, dünyan›n neresinde olursa olsun istedikleri mallar› ülkeye rahatça vergisiz sokabileceklerdir. Böylelikle Osmanl› pazar› Avrupa'n›n aç›k pazar› konumuna getirildi.

Gümrük Birli¤i ile bugün de Türkiye topraklar› aç›k pazar durumundad›r. Tarihinde hiçbir devlet aç›k pazar haline geliflini zafer törenleriyle, bayrak çekmek ile ve bayram genelgesiyle kutlayarak geçirmemifltir.
21

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

BALTA L‹MANI ANTLAfiMASININ EKONOM‹K SONUÇLARI

O

smanl› Devleti’nin yabanc› sermaye ile ilk temas›, bu anlaflma ile gerçekleflmifltir.

• Bu anlaflmayla sanayi, ticaret ve maliyede karar mekanizmas› Avrupal› devletlere b›rak›lm›flt›r. Art›k bürokratlar s›k›flt›klar›nda solu¤u Avrupal› dostlar›n›n yan›nda almaya bafllad›. Yükselmek için de yabanc› devletlerden onay al›nmaya baflland›.

Günümüzde de iktidara gelmek isteyenler önce Bilderberg e¤itimi al›yor sonra da Amerika'y› ziyaret ediyorlar.

• Yabanc›lara ülkenin her taraf›nda her türlü yerli mal› al›p satma hakk› tan›nm›flt›r. (Bundan önce böyle bir haklar› yoktu.)

• Yabanc› rekabete haz›r olmayan yerli üretim tümüyle yok oldu. Örne¤in pamuk Amerikan pamu¤una, yün Avusturya ve Arjantin yününe yenildi.

• Bütün Osmanl› ülkesinde tekel (yedi vahit) usulü kalkm›flt›r. (Antlaflma yap›lmadan önce her tarafta tekel usulü vard›. Yaln›z yabanc›lar de¤il yerli tüccarlar da her mal› serbestçe alma ve satma hakk›ndan yararlanam›yordu). • Yabanc› tüccarlara ülke içindeki ticaretlerinde vergi ödememe ve benzeri konularda yerli tüccarlar gibi ifllem görme hakk› tan›nmas› yerli sanayiyi öldürmüfltür. 22

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

• D›flar›dan her türlü mal›n getirilmesinin serbest b›rak›lm›fl olmas› ithalat› patlatm›fl ve Osmanl› ‹ngiltere ile olan ticaretinden büyük aç›klar vermeye bafllam›flt›r. Osmanl›'n›n ‹ngiltere ile d›fl ticareti

Bugün de Kanada’dan k›rm›z› mercimek, Meksika’dan nohut, ABD’den kuru fasulye al›yoruz. fieker Yasas› ve Tütün Yasas› ile yerli üretici yok olma noktas›ndad›r.

1838 ‹hracat: ,81 milyon sterlin ‹thalat : 3,85 milyon sterlin 1853 ‹hracat: 2.58 milyon sterlin ‹thalat : 8,95 milyon sterlin Balta Liman› Antlaflmas› ile Osmanl›'y› zarara sokan d›fl ticaret a盤› bu flekilde ortadad›r. Ayn› flekilde Türkiye'nin 1 Ocak 1996’da Gümrük Birli¤i’ne girmesinden sonra, d›fl ticaret a盤› h›zla artmaya bafllad› ve ülke krizden krize sürüklendi. • Anlaflma ile getirilen, d›flar›dan gelen her türlü mal %3 ve buna ilave %2 gümrük ödendikten sonra ülkenin her bir taraf›na tekrar tekrar götürülüp getirilse dahi al›m sat›m›nda ek vergi istenmeyece¤i fleklindeki hüküm, yabanc›lar›n elde ettikleri en önemli imtiyazlardan birisidir. • Bu anlaflma ülkede var olan tüm sanayiyi öldürmüfltür. 23

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

• Ça¤›n getirdi¤i tekni¤e dayal› yeniliklerin ülkeye giriflini engellemifltir. • Ülkeye giren ve ç›kan mallardan al›nacak gümrük vergilerinin üzerinde de¤ifliklik yap›labilmesini engellemifltir. Balta Liman› Antlaflmas› Gümrük Birli¤i Antlaflmas› ile çok büyük benzerlikler gösterir. ‹kisinde de ülkemiz yabanc› devletlerin mallar›na tamamen kap›y› açm›fl durumdad›r. Daha sonraki Tahkim yasalar› ve uyum yasalar› ile birlikte özellefltirmenin Anayasaya sokulmas› ve TEKEL gibi önemli devlet kurulufllar›n›n sat›lmas› hep bu yönde teflebbüslerdir.

24

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

BALTA L‹MANI ANTLAfiMASININ TOPLUMSAL SONUÇLARI

B

alta Liman› Antlaflmas›, Osmanl› topraklar›nda yabanc› üretici ile menfaat ba¤› olan yeni bir s›n›f meydana getirmifltir. Osmanl› devleti içerisinde politik gücünü ve paras›n› yabanc›lar yarar›na kullanan ve karfl›l›¤›nda yabanc›lardan daha büyük faydalar sa¤layan bu s›n›f›n Osmanl› maliyesine de büyük zarar› dokunuyordu. Emperyalist devletler taraf›ndan korunan bu s›n›f, toplumu belirleyen tabakalarda bir "alt-üst" hali meydana getirmiflti. "Bafllar ayak, ayaklar bafl" olmufltu. D›flar›ya flahsi ç›kar›yla ba¤l› bu gruba Türk halk› "tatl› su frengi" s›fat›n› takm›flt›. Bu grup Yahudi-Ermeni-Frenklerden olufluyordu. Balta Liman› anlaflmas› sonucunda müslüman halk giderek fakirleflmifl gayri müslim zümre ise giderek daha fazla zenginleflmifltir.

25

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

BALTA L‹MANI ANTLAfiMASININ UZUN DÖNEML‹ SONUÇLARI

B

alta Liman› Antlaflmas›, hem 19. yüzy›lda hem de günümüzde pek çok tart›flmaya konu olmufl, neredeyse bir simge durumuna getirilmifltir. Bu nedenle antlaflman›n içeri¤ini ve sonuçlar›n› ayr›nt›l› olarak incelemekte fayda vard›r.

Antlaflman›n getirdi¤i düzenlemelerin bir bölümü, Osmanl› Devleti’nin d›fl ticarette uygulad›¤› tekel düzeni ile özel s›n›rlamalara ve ek vergilere iliflkindi. 1838 öncesinde uygulanan ve "yedi vahit" olarak adland›r›lan düzende, devlet bir mal›n herhangi bir yöredeki d›fl ticaretini özellikle de ihracat›n›, bir özel kiflinin tekeline b›rakabiliyordu. Ayr›ca, belirli ham maddelerin ya da g›da maddelerinin darl›¤›n›n çekildi¤i y›llarda, maliyeye ek gelir sa¤lamak amac›yla d›fl ticarete ola¤anüstü vergiler uygulanabiliyordu. Balta Liman› Antlaflmas› ile d›fl ticaretteki bu tekel düzeni kald›r›lmakta ve devlet ba¤›ms›zl›¤› anlam›na gelen, ola¤anüstü vergiler ya da s›n›rlamalar uygulama hakk›ndan vazgeçilmekteydi.

26

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

AYNI F‹LM YEN‹DEN SAHNEDE

D

ünya sahnesinde 200 y›ldan beri oynanan bir oyunun yeni perdesi seyrediliyor. Türkiye’nin Avrupal›laflt›r›lmas› gerçeklefltirilmeye çal›fl›l›yor. Gümrük Birli¤i Antlaflmas›, Tahkim Yasas› ve Kamu Yönetimi Tasar›s› hep bu amaça yönelik giriflimlerdir. Amaç belli ...Yar› sömürge Osmanl› Devletinden yeni sömürge Türkiye'ye ulaflmak...

27

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

EKONOM‹DE ve ‹DAR‹ YAPIDA BATIYA BA⁄IMLILIK

G

ümrük Birli¤i'nin olumsuz sonuçlar› her geçen gün daha iyi anlafl›lmaktad›r. Ve bu gidifle dur diyecek hiçbir devlet görevlisi ortada gözükmemektedir. Ulusal tam ba¤›ms›zl›k kavram›n›n yerlerde süründü¤ü Türkiye'de, devlet adamlar› Gümrük Birli¤i'nin yaratt›¤› bu ortama karfl› bir giriflimde bulunmak bir yana tam tersi AB'ne tam üye olunma yolunda Türkiye'yi derin, dibi belli olmayan (asl›nda tarihteki örneklerinden dolay› belli olan) bir kuyuya atm›fl durumdalar. • Osmanl› Balta Liman› Antlaflmas› ile, ham maddelerinin d›fl ticarete aç›lmas›n› kolaylaflt›rm›fl oluyordu.

• Ayr›ca, Osmanl› Devleti özellikle mali bunal›m dönemlerinde baflvurdu¤u önemli bir ek gelir kayna¤›n› kaybetmekteydi. Nitekim bir sonraki savafl döneminde, K›r›m Savafl› s›ras›nda, d›fl ticaretten vergi al›namayacak ve bunun da etkisi ile Avrupa para piyasalar›nda borçlanman›n yolu aç›lacakt›r. Balta Liman› Antlaflmas›’n›n getirdi¤i düzenlemelerin bir di¤er bölümü ise gümrük vergilerinin düzeyine iliflkindi. • 1838 öncesinde Osmanl› Devleti hem ithalat hem de ihracat üzerinden %3 oran›nda gümrük vergisi almaktayd›. Ayr›ca, yerli ve yabanc› tüccarlar, mallar›n› imparatorluk içinde bir bölgeden di¤erine tafl›rlarken %8 oran›nda bir iç gümrük vergisi ödemek zorundayd›lar. Balta Liman› Antlaflmas› ihracata uygulanan 28

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

vergileri %12’ye ç›kar›yor, ithalattan al›nan vergiyi ise %5 olarak sapt›yordu. • Ayr›ca yerli tüccarlar iç gümrükleri ödemeye devam ederlerken yabanc› tüccarlar bu uygulaman›n d›fl›nda b›rak›lacakt›. Böylece yabanc› tüccarlar önemli bir ayr›cal›k elde etmifl oluyorlard›. • Balta Liman› Antlaflmas› gümrük vergilerini daha önceki düzeylerden daha afla¤›ya çekmiyordu ama bu antlaflmay› imzalayarak Osmanl› Devleti kendi gümrük vergilerini Avrupa Devletleri ile birlikte saptamay› bir ilke olarak kabul etmifl oluyor ve ba¤›ms›z bir d›fl ticaret politikas› izleyebilme hakk›ndan vazgeçiyordu. • Antlaflma imzaland›ktan sonra, Avrupa devletleri gümrük vergilerinin daha da düflük düzeylere indirmek için elveriflli koflullar›n olmas›n› beklediler. Nitekim 1860-1861 y›llar›ndaki mali bunal›m ve Lübnan siyasal bunal›m› s›ras›nda Osmanl› Devleti ihracattan al›nan gümrük vergilerini %1’e indiren de¤ifliklik maddesini imzalamak zorunda kald›. • Osmanl›, bu anlaflman›n alt›nc› maddesinde, anlaflmay› bütün "dost devletleri" kapsayacak bir flekilde geniflletmeyi taahhüt edince adeta bütün Avrupal› sömürgeciler birbirleriyle yar›flt›lar. Ayn› flartl› imtiyazlar, Fransa (1838), Löbek, Bremen, Hamburg, Hans flehirleri, Sardunya (1839). ‹sveç, Norveç, ‹spanya, Felemenk, Belçika, Prusya (1840), Danimarka, Toskana (1841) devletlerine de tan›nm›flt›.

29

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

KAP‹TÜLASYON Z‹NC‹RLER‹

O

smanl› Devleti, art›k ticari ve adli yönden tam olarak kapitülasyonlar›n zincirleriyle ba¤lanm›fl durumdayd›. Stratejik konumu gere¤i topraklar› da tehlike alt›ndayd›. Özellikle Rusya'n›n geleneksel politikas› gere¤i Osmanl› üzerinden s›cak denizlere inme iste¤i ‹ngiltere ve Fransa'n›n da ç›karlar›na gelmemekteydi. Bu amaçla Rusya ile Osmanl› aras›nda yap›lan Hünkar ‹skelesi Antlaflmas› feshedildi¤i gibi, Osmanl› topraklar›n›n bütünlü¤ünü de korumalar› alt›na alm›fllard›.

Özellikle 1853 K›r›m savafl› s›ras›nda Osmanl› Devleti, Rusya'ya karfl› desteklenmifl ve sonuçta 1856 Paris Konferans› ile Avrupal› say›lm›flt›. Osmanl› Devleti bu tarihten sonra, Avrupa devletleri aras›ndaki ç›kar çekiflmelerinden yararlanarak, bir tak›m denge hesaplar› içinde varl›¤›n› sürdürebilmeye çal›flacakt›r.

30

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

TANZ‹MAT FERMANI (1839) TANZ‹MAT FERMANI NE ZAMAN YAYINLANDI?
839 y›l›nda Mustafa Reflit Pafla’n›n önderli¤inde bafllayan Tanzimat dönemi, 1876 y›l›nda Mithat Pafla’n›n önderli¤inde gerçeklefltirilen anayasal rejime geçiflle noktalanm›flt›r. Fakat etkileri itibariyle günümüze kadar devam eden bir süreçtir. Frans›z devriminin insan haklar› prensiplerinin padiflah taraf›ndan Osmanl› halk›na bahfledilmifl olmas› bile önemliydi. Hiç kimsenin yarg›lanmaks›z›n cezaland›r›lamayaca¤›, mal ve mülkünün müsadere edilemeyece¤i gibi yasalarla Tanr› haklar› sisteminden laik bir sisteme geçiflin bafllang›c›d›r. 1839 Tanzimat Ferman› ile gayrimüslim Osmanl› uyruklar›na tan›nan haklarla, Müslüman ve Müslüman olmayan halk aras›ndaki adli ayr›cal›klar ortadan kald›r›lmak istenmiflti. Özellikle adli alanda yap›lan yeni uygulamalarla yabanc› devletlerin flikayet ettikleri gayrimüslimler için ‹slam hukukundan kaynaklanan farkl›l›klar ortadan kald›r›lmaya çal›fl›lm›flt›. Ancak kapitülasyonlar›n varl›¤› ve Avrupal› devletlerin bunu sürekli olarak Osmanl› aleyhine kendi ç›karlar›na kullanmaya devam etmeleri üzerine kapitülasyonlar içinden ç›k›lmaz bir hal almaya bafllad›. Verilen tavizler ileride büyük sorun olmaya bafllayacakt›r. Avrupa'n›n etkisine aç›k bir konuma gelinecektir. Osmanl› ‹mparatorlu¤u’nun ba¤l› oldu¤u düzen kapitülasyonlar›n do¤mas›na neden olmufltu. fiimdi ise fier'i kaynakl› olan bu düzen yaflad›¤› sürece kapitülasyonlar devam 31

1

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

edecekti. Osmanl› ‹mparatorlu¤u’nun kökü, dinden gelen fleriat hukukuna dayan›yordu ve yanl›zca Müslümanlara uygulanabiliyordu. Bu nedenle Tanzimat döneminde yasalarda kapitülasyona darbe vuracak birçok geliflme olmas›na ra¤men yabanc› devletlerin müdahelesi engellenememifltir. Kapitülasyonlar›n Osmanl› Devleti içerisinde uzun süre varl›¤›n› devam ettirmesinin en önemli nedeni, Avrupa Devletlerinin 1856 y›l›ndan itibaren Osmanl› ‹mparatorlu¤u’nu paylaflmak, siyasal güçsüzlü¤ünden yararlanarak onu sömürmek istemeleri, bunun için de devaml› olarak geçmiflten kalan imtiyazlar› geniflletmek istemeleridir. Tanzimat hareketi modern Türkiye'nin oluflmas›nda toplumu ileriye götüren önemli bir aflamad›r. Özellkle padiflah›n yetkilerinin k›s›tlanarak yönetimin hukuki bir boyuta ba¤lanmas› ve halk›n can mal güvenli¤inin sa¤lanarak herkesin eflit hale getirilmesi ülkeyi Meflrutiyet ve arkas›ndan Cumhuriyet dönemlerine kadar getirebilmifltir. Ancak, özgürlük ad› alt›nda yabanc› güçlere ba¤›ml› olman›n kap›s› aç›lm›fl ve yine Avrupal› güçlerin oyununa gelinmiflti.

32

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

KAVRAM OLARAK TANZ‹MAT

K

avram olarak Tanzimat, Türk siyasi, idari, iktisadi ve sosyal hayat›nda topyekün bir de¤iflmeyi ve yeniden yap›lanmay› ifade eder.

Kelime olarak Tanzimat, "düzenleme", "nizamlama", "yap›lanma" ya da "reorganizasyon" anlam›na gelmektedir.

33

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

TANZ‹MAT FERMANI’NIN N‹TEL‹⁄‹
ultan I. Abdülmecid’in imzas›n› tafl›yan Tanzimat Ferman›, önceki padiflahlar›n fermanlar›ndan farkl› olarak, Osmanl› Devleti’nin yönetim ve toplum hayat›nda önemli de¤iflmelerin hareket, güç ve ilham kayna¤› olmufltur. Sonradan yap›lacak olan ›slahat çal›flmalar›na, temel teflkil etmifltir. Tanzimat Ferman› ilk bak›flta Osmanl› gelene¤ine tamamen uygundu. Üç as›rdan beri tahta ç›kan her Padiflah, tebaas›na adil bir yönetim vaad eden ve "adâletname" ad› verilen benzeri fermanlar ilan etmiflti. Fakat Tanzimat Ferman› öyle yeni esaslar getirmekte idi ki, bunlar devlet idaresinde kökten de¤ifliklikler yapacak mahiyette idi. Balta Liman› Anlaflmas›’yla ekonomisi Bat›ya ba¤lanan Osmanl›, Tanzimat Ferman›’yla siyaseten de Bat›’n›n yörüngesine giriyordu.

S

34

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

FERMANI DO⁄URAN SEBEPLER VE ‹LANI

O

smanl› Devleti 19.yüzy›l›n ikinci çeyre¤inde, içte ve d›flta maruz kald›¤› s›k›nt›lar› atlatabilmek için Avrupa’ya dayanma ihtiyac›n› hissetti. Tanzimat’›n ilan›nda, Bat›l›lar›n büyük etkisi olmufltur. Bat› ülkelerinin H›ristiyan halka eflitlik ve güvence tan›nmas› yolundaki istekleri, 1839 y›l›nda Tanzimat döneminin aç›lmas›yla sonuçlanm›flt›r. Tanzimat’›n en önemli niteli¤i, padiflah›n yetkilerinin, belli hukuk ilkeleri ve yasalarla s›n›rland›r›lmak istenmesidir. Bu amaca ulaflmay› amaçlayan, Avrupa’y› en iyi tan›yan Paris ve Londra elçiliklerinde bulunmufl Mustafa Reflit Pafla’yd›. Pafla, Avrupa usulüne benzer ve Bat›’ya güven verecek kapsam ve nitelikte bir ›slahat çal›flmas›n›n zaruretine inanm›fl ve bunu gerçeklefltirmek için d›fl çevrelerle iliflki içine girmiflti. Hatta bu duruma somut bir örnek olarak ‹ngiliz elçisi Lord Canning, Ferman›n ilan›ndan önce, Mustafa Reflit Pafla’n›n ›slahatla ilgili olarak kendisine dan›flt›¤›n› belirtir ve flunlar› söyler: "Naz›rlar aras›nda politikaca ve ruhça en iyi anlaflt›¤›m›z devlet adam› Reflit Pafla idi. Sultan yak›nl›¤›m›z› k›skan›yor olmal›yd›. ‘Reflit Pafla ile pek iyisiniz’ dedi bana bir gün. ‘Öyle efendim’ dedim. ‘Çok iyi anlafl›r›z kendisiyle. Majestelerinin en sad›k, en elinden ifl gelir hizmetkarlar›ndan biri oldu¤u için tabii’...,

fiüphesiz bu paragraf›n ortaya koydu¤u gerçek, Tanzimat Ferman›’n›n oluflturulmas›nda, Bat›l› ülkelerin etkisini göstermektedir. Türk devlet adamlar› ülke ç›kar›n› düflünmesine ra¤men, yabanc› devlet adamlar›n›n da kendi ülkesinin ç›kar›n› düflünece¤ini hesaplayamam›fllard›. 35

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

Avrupal›lar her zaman söz verdikleri halde bunu yerine getirmemifllerdir. Aynen Gümrük Birli¤ine girerken, Türkiye'ye mali yard›m sözü verip, yine bundan vazgeçtikleri gibi.. Bugünkü devlet adamlar›n›n korkusu da bu yöndedir. K›br›s'ta taviz verirsek, bize tarih vermekten vazgeçerler mi kayg›s› buradan ç›kmaktad›r. 1838 y›l›nda M›s›r sorununun yeniden alevlenmesi karfl›s›nda Reflit Pafla, Avrupa’n›n Osmanl› Devleti’nin yan›nda yer almas›n› sa¤lamak için Tanzimat’›n gerekli oldu¤una inan›yordu. Bu inanc›n› da gerçeklefltirmekte gecikmedi. Ferman, Mustafa Reflit Pafla taraf›ndan kaleme al›nm›fl ve Gülhane Meydan›’na kurulan kürsüde yine onun taraf›ndan yerli ve yabanc› kalabal›k bir toplulu¤a okunmufltur (3 Kas›m 1839). Ferman›n ilan›, ülkenin her taraf›nda büyük yank› uyand›rd›. Tanzimat’› her zümre kendisine göre yorumlad›. Müslüman halk ve ulema, gayrimüslimlere verilen müsaadelerden hofllanmad›. ‹flin garibi ise Rum vatandafllar›n da Tanzimat'tan hofllanmamalar› olmufltur. Çünkü o zamana kadar kazand›klar› imtyazlar›n tümünü kaybedecekleri korkusu, özellikle Rumlar› kayg›land›rm›flt›.

36

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

TANZ‹MAT FERMANI’NIN SONUÇLARI

G

ayri müslimlere tan›nan genifl haklar tan›nan genifl ayr›cal›klar Osmanl›’n›n sonunu kaç›n›lmaz hale getirmiflti.

• Tanzimat Ferman›’n›n ilan›ndan sonra Osmanl›’ya olan H›ristiyan göçü artt›. • Rumlar baflta olmak üzere tüm yabanc›lar kendilerine sa¤lanan mülkiyet hakk› güvenli¤i, ekonomik, sosyal ayr›cal›klar ve siyasi hesaplara ba¤l› olarak ülkemizden yo¤un bir flekilde toprak ald›lar. Özellikle Tanzimat ile birlikte din ve mezhep ayr›m› gözetmeksizin herkesi yasa önünde eflit sayan bir toplum anlay›fl› getirilmeye çal›fl›lm›fl ancak, bu arada da yabanc›lara onlar›n imparatorluk içinde konumlar›n› güçlendirecek ayr›cal›klar da verilmifltir. Osmanl›’n›n bu çeliflkisini anlamak gerçekten zordur. Az›nl›klar›n yaratt›klar› problemler, d›fl ülkelerin de desteklemesi ile, iç ifllerimize müdahaleleri do¤urdu. Tanzimat’la Osmanl› yönetimi Avrupa’n›n vesayeti alt›na girmifltir. Elçiler, hükümete sürekli müdahale etmeye bafllam›fllar ve bir nüfuz yar›fl›na girmifllerdir. Bürokratlar da kendi ç›karlar› gere¤i farkl› devletlerle iflbirli¤ine girmifllerdir. Günümüzde de bürokratlar Amerika veya Avrupa etkisiyle ülke ç›kar›na uygun olmayan kararlar alabilmektedir. Mali aç›dan ba¤›ms›z olamayan devletlerin bafl›na gelen en büyük dert olsa gerek..

37

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

ISLAHAT FERMANI (1856)
anzimat ferman› yeterli bulunmayarak, gayr-i müslimlere daha fazla haklar›n verilmesi için 1856'da yay›nlanan ferman, esas olarak Tanzimat hükümlerini tekrarlayan, onlar› aç›klayan ve geniflleten bir fermand›r.

T

38

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

FERMANIN YAYINLANMA NEDENLER‹

H

er zaman oldu¤u gibi siyasi flartlar yabanc› devletlerin Osmanl› üzerinden baz› haklar almas›na neden olacakt›r. • Rusya, Çar Petro'dan bu yana Osmanl› Devleti üzerinden s›cak denizlere inme amac›na eriflebilmek için ; ya Osmanl› topraklar›n› Rus imparatorlu¤una katacak, bu olmazsa ayn› topraklar› Avrupa devletleriyle paylaflacakt›.

• Bu amaçla sürekli s›cak denizlere giden yol üzerinde Bo¤azlar, Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya do¤rultusunda Osmanl›'y› zor duruma sokmufltur. • Daha da ileri giderek, Osmanl› Devleti içerisindeki Ortodoks tebeay› himaye etme ve imtiyazlar›n› ço¤altmak isteklerinde bulundu. • Di¤er taraftan, ticaret yollar›n›n güvenli¤i için Rusya'n›n s›cak denizlere inmesini istemeyen ‹ngiltere de Ruslara karfl› ç›k›yor ve Osmanl› Devleti'ni destekler görünüyordu. Böylece bir taraftan Ruslara mâni olurken, di¤er taraftan Osmanl› Devleti'ni Ruslarla meflgul ederek Hindistan'da serbestçe hareket ediyordu. • Fransa ise; Avrupa siyâsetinde Rusya ve ‹ngiltere'den geri kalmak istemiyor, Rusya'n›n Akdeniz'e inmesinin Frans›zlar›n buradaki ticaretine sekte vuraca¤›n› düflünüyordu. Bu maksatla Osmanl› Devleti'ni Ruslara karfl› destekliyordu. Di¤er taraftan da yapt›¤› kapitülasyon antlaflmalar›yla Osmanl› Devleti içindeki Katoliklerin hamili¤ini elde etmiflti.. • Iste bu siyasî atmosferde 1854 senesinde ç›kan K›r›m Savafl› olarak bilinen, Osmanl› Rus 39

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

harbinde, Avrupa devletleri Osmanl› kuvvetlerinin yan›nda yer ald›lar. • ‹ngiltere, Fransa ve Avusturya, Viyana'da K›r›m savafl› sonras›nda yap›lacak andlaflman›n esaslar›n› görüflerek baz› kararlar alm›fllard›. • Bu kararlar dört madde olup, Avusturya imparatorunun ültimatomuyla Çar’a bildirildi. Bu kararlar›n dördüncü maddesi; "Osmanl› memleketlerinde bulunan H›ristiyan tebean›n haklar›, padiflah›n istiklâl ve hakimiyetine asla dokunulmamak flart›yla tasdik olunacak, padiflah bu hususta Rusya'n›n muvafakat›n› icab ettiren bir taahhütte bulunacak" idi. • Bu maddede de görüldü¤ü üzere Osmanl› ordusunun kazand›¤› zafer bile, gayrimüslimlere imtiyaz sebebi oluyordu. Rusya, kurulacak Avusturya, Fransa, ‹ngiltere ittifak› tehlikesi karfl›s›nda bu kararlar› kabul etti. • Neticede Osmanl›, ‹ngiliz ve Frans›zlar›n da iste¤i ile "Müslüman tebaa ile H›ristiyan tebaa aras›nda cemiyet, haklar, vergiler, milli e¤itim ve devlet memurluklar›na geçme bak›m›ndan sürüp gelen farklar, bir ferman ile kald›r›larak Gülhane Hatt›nda iflaret edilen tebaa eflitli¤i tam manas›yla gelifltirilmelidir." görüflünü kabul etmek zorunda kalm›flt›r.

40

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

ISLAHAT FERMANI NELER ‹ÇER‹YORDU?

A

li Pafla hükümeti taraf›ndan ‹lan edilen bu ferman›n haz›rlanmas›nda ‹ngiliz ve Frans›z elçileri de bulunmufltu. Bu flekilde haz›rlanan ferman, Paris konferans›ndan önce, 28 fiubat 1856'da Bab›ali'de Islâhat Hatt-i Hümayûnu ad›yla devlet erkân›, fleyhülislâm, patrikler, hahambafl› ve cemâatlerin ileri gelenleri önünde okunarak ‹lan edildi. Otuz befl maddeden meydana gelen ferman›n getirdi¤i önemli hususlar özetle flunlard›: 1- Tanzimat ferman› ile de¤iflik din ve mezheplerdeki bütün tebaaya verilen haklar›n uygulamas› için gerekli tedbirler al›nacakt›r. • Müslümanlar ile Müslüman olmayanlar kanun önünde eflit olacaklard›r. • Patrikhanelerde yeni meclisler kurulacak ve bu meclislerin verecekleri kararlar Bab›ali taraf›ndan onayland›ktan sonra yürürlü¤e girecektir. • Patrikler kayd-i hayat flart›yla bu makama seçileceklerdir. • Cemâatlerin ruhanî reisleri maafla ba¤lanacakt›r. • fiehir ve kasabalarda bulunan az›nl›klara ait kilise, manast›r, mezarl›k, okul ve hastahane gibi yerlerin tamir veya yeniden yap›lmas›na izin verilecektir. • Hiç kimse din de¤ifltirmeye zorlanmayacakt›r. • Devlet hizmetlerine, askerlik görevine ve okullara bütün tebea eflit olarak kabul edilecektir. 41

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

• Irk, din, dil, fark› gözetilmeyecek ve hiç bir mezheb di¤erine üstün say›lmayacakt›r. • Bütün toplumlar okul açabilecektir. • Hangi uyruktan olursa olsun her vatandafl›n eflit ve serbest flekilde ticaret ve ekonomik giriflimlerde bulunmas› sa¤lanacakt›r. • Müslümanlar ile gayr-i müslimler aras›ndaki davalar› görmek üzere, kar›fl›k mahkemeler kurulacakt›r. • Yabanc› devlet ile yap›lacak andlaflmalar gere¤ince yabanc›lar da Osmanl› Devleti s›n›rlar› içerisinde mülk sahibi olabileceklerdir. • Her cemâatin ruhani reisiyle, devlet taraf›ndan bir sene müddetle tayin edilecek birer memuru, bütün tebeay› ilgilendiren meselelerde Meclis müzâkerelerine ifltirak ettirilecektir.

42

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

FERMANIN SONUÇLARI

I

slahat Ferman› da, maddelerinden anlafl›laca¤› üzere Tanzimat Ferman› gibi Osmanl› ‹mparatorlu¤u içerisindeki gayrimüslimleri, özellikle H›ristiyanlar› Müslümanlarla ayn› haklara kavuflturmay› esas alm›flt›r.

• Bu ferman, sadece Müslüman olmayan uyru¤un ayr›cal›klar›n› geniflletmifltir. Nitekim Tanzimat'›n ve arkas›ndan 1856 Islahat Ferman›n›n getirdi¤i yeni haklarla, Osmanl› tebaas› içindeki gayrimüslimlerin durumu Müslümanlara nazaran çok daha iyi bir duruma geldi. Avrupal›lar›n amac› da buydu zaten. Kapitülasyonlar arac›l›¤› ile gayrimüslimlerin ayr›cal›klar›n›n devam edece¤ini biliyorlar ve Osmanl›'ya müdahele arac› olarak da Islahat Ferman›n› kullanacaklard›. Osmanl› yine oyuna getirilmiflti.

Bugün de AB Uyum yasalar› ve Kopenhag kriterleriyle ayn› oyun oynanmaktad›r.
• Islahat Ferman›’n›n en büyük marifetlerinden birisi, Osmanl› ikliminde, misyoner faaliyetlerini art›rmas›d›r. Hedefleri Müslümanlardan çok Ermeniler ve Yahudiler’di. K›r›m Savafl› günlerinin en becerikli misyoneri Hamlin, Robert Kolej’in kurucusudur. Dr. Hamlin, "Müslümanl›k nereden ‹stanbul'a girmiflse, H›ristiyanl›¤›n da oradan ‹stanbul'a girmesi için Rumeli Hisar›'n›n en yüksek kalesi üzerinde bir kolej açmak" istiyordu. Bu arzusuna 43

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

k›sa zamanda eriflti. ‹lginç olan ABD D›fliflleri Bakan› Collin Powell’›n ABD’nin yeni ‹stanbul Baflkonsoloslu¤u binas›n›n aç›l›fl›na yollad›¤› mesajdaki "Türkiye’nin en önemli an›tlar›ndan biri olan Rumelihisar› 4 ayda tamamlanm›fl. Bizim binam›z›n inflas› bundan biraz daha uzun sürdü."cümlelerindeki Rumelihisar› ba¤lant›s›d›r.. Bugün de misyonerlik faaliyetleri devam etmektedir. Son bir y›lda özellikle gençler aras›nda H›ristiyan olanlar›n say›s› h›zla artmaktad›r. Antep ilinde misyonerlerin halk› kand›rarak yeni do¤an çocuklar› vaftiz ettikleri de ortaya ç›kart›lm›flt›r. Buna etnik boyutta yap›lan farkl› bir amaç tafl›yan Kürtçe ‹ncil'i de ekleyebiliriz. • Bilinçsiz verilen baz› haklara, yabanc› devletlerin k›flk›rtmas› da eklenince, imparatorlu¤un bir çok yerinde (Örne¤in Lübnan’da, Balkanlar’da, M›s›r’da) isyanlar, ayr›lmalar oldu. • Ferman, gayrimüslim az›nl›klar›n konumunu güçlendirip bunlar›n aras›nda milliyetçi ak›mlar›n h›zlanmas›na hizmet etti. Gayrimüslimler aras›nda milliyetçi ak›mlar›n yay›lmas› ise Osmanl› ‹mparatorlu¤u’nun siyasi birli¤inin parçalanmas›na yol açt›. • Mali s›k›nt›lar da eklenince, ticari, mali, askeri anlaflmalar yap›lmak zorunda kal›nd›. Bu durumlar Osmanl› Devleti’nin iç ifllerine müdahaleye kadar vard›. IMF ve AB’nin atalar›ndan ne fark› var? Bugün onlar da ayn›s›n› yapm›yorlar m›? ‹ç ifllerimize kar›flm›yorlar m›? • Osmanl› topraklar›nda k›sa zamanda çok say›da kilise ve havra infla edildi. 44

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

AB Komisyonu Türkiye Eski Temsilcisi Karen Fogg'un ‹zmir'de ve di¤er illerde eski kiliselerin yeniden ifller hale getirilmesi için AB kaynakl› Euro’lar› kulland›¤› unutulmamal›.. • Avrupa'nin himaye siyâseti sayesinde büyük ekonomik güce sahib olan az›nl›klar, yavafl yavafl siyasi haklara da kavufluyorlard›. • Art›k resmen millet terimiyle tan›mlanan dini cemâatlerin geliflme ve geniflleme imkanlar› artm›fl bulunuyordu. • Öte yandan Avrupa devletlerinin, Osmanl› hükümetini böyle bir ferman› ilana mecbur b›rakmas›, kendilerine siyasi, ekonomik, hukukî ve kültür alanlar›nda yeni ç›karlar sa¤lamay› hedef al›yordu. ‹ngiltere, K›r›m savafl› ile Ruslar›n s›cak denizlere inmesini önlemifl, Fransa da Akdeniz ticaretini emniyete alm›fl, ayr›ca Katoliklerin hamili¤ini üzerine alm›flt›. Rusya ise savaflta kaybetti¤ini bu fermanla masa bafl›nda kazanm›flt›. Bu amaçla Avrupal› devletler kendi ç›karlar› gere¤i Osmanl›'daki gayrimüslimlere fazladan haklar alarak bu yolla Osmanl›'n›n iç ifllerine müdahele amac› gütmüfllerdir. Bu iki ferman›n gayeleri bütün Osmanl› toplumunu ›rk din ve dil ayr›m› gözetmeden kaynaflt›rmay› sa¤lamak idiyse de uygulamada tam tersi oldu. Bu amaçla yap›lan hukuki uygulamalar da kapitülasyonlar›n ve fleriat kaynakl› kanunlar›n varl›¤› nedeniyle olumlu sonuç vermedi.

45

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

ISLAHAT FERMANI ‹Ç‹N NE DED‹LER

F

rans›z elçisi; "Devlet-i âliyyenin bu kadar fedâkârl›k edece¤ini ummazd›k."

‹ngiliz Elçisi Lord Canning "Ne dediysek Osmanl› devlet adamlar› kabul etti." Görüldü¤ü gibi yabanc› devletler yine flartlar› ve siyaset adamlar›n›n yap›lar›n› kullanarak bir kez daha istediklerini elde etmifllerdi.

46

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

ISLAHAT FERMANI VE OSMANLININ ÇÖKÜfiÜ
slahat ferman›, uygulamada da bir çok güçlüklerle karfl›laflt›. Bunlar, Osmanl› Devleti'nin yap›s›, Avrupa'n›n siyaset, cemiyet ve ekonomi alan›nda geçirdi¤i geliflme ve Paris andlaflmas›na imza koyan devletlerin ifllerine kar›flmalar›ndan do¤uyordu. Bu sebeple de baz› hükümleri ka¤›t üzerinde kald›. Mustafa Reflid Pafla taraf›ndan haz›rlanan Tanzimat Ferman› ile onun yetifltirmesi Âli Pafla taraf›ndan haz›rlanan Islahat Ferman› aras›ndaki fark, haz›rl›k safhas›nda kendisini gösterir. Tanzimat Ferman› haz›rlan›rken Bat›l› devletlerin tesiri çok aç›kça görülmezken, Islâhat Ferman› Âlî Pafla ile ‹stanbul'daki Frans›z ve ‹ngiliz elçileri aras›nda kararlaflt›r›lm›flt›r. Baz› Bat› tarz› kurulufllar›n ülkeye girmesi ile cemiyetteki kurulufl ve anlay›fl farkl›laflmas›, ‹slami müesseselerin yan›nda Bat› taklitçisi bir anlay›fl ve Bat› taklidi kurulufllar›n tesisine sebeb olmufltur. Islahat Ferman› devletin çöküflünü engellemesinde hiç bir olumlu tesiri olmam›fl, aksine ülkedeki tebaa ve cemiyetler aras›nda yeni ve daha büyük problemlerin ç›kmas›na zemin haz›rlam›flt›r.

I

47

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

TAR‹HTEN DERS ALINSAYDI...

K

endi ç›karlar› gere¤i, uzun y›llar Osmanl› Devleti'nin toprak bütünlü¤ünü Rusya'ya karfl› korumufl olan ‹ngiltere, 1877-78 Rus Savafl› ve Berlin Antlaflmas› sonras›nda art›k bu politikas›n›n geçersizli¤ini anlam›fl ve Osmanl›'y› kendi parçalamaya giriflmifltir.

‹ngiltere'nin ilk olarak yapt›¤› ifl, 1878 de II.Abdülhamit'ten KIBRIS'› kiralamak olmufltur. Çünkü buran›n stratejik önemini bilmektedir. K›sacas› ‹ngiltere, Osmanl› Devleti'ni parçalama politikas›n› ilk olarak K›br›s'› ele geçirerek hayata geçirmifltir. K›br›s'›n Türkiye için stratejik önemi büyüktür. Modas› geçti¤i söylenen bu önem, günümüzde de hala geçerlidir. Berlin Antlaflmas› ile Osmanl› Devleti özellikle ‹ngiltere'ye karfl› hukuki bir taahüt alt›na da girmiflti. Bu amaçla D›fliflleri Bakan› Kont Salisbury, ‹stanbul'daki ‹ngiliz elçisi Layard'a 8 A¤ustos 1878 tarihinde gönderdi¤i talimatta, Anadolu'da kurulacak denetleyici mahkemelerin bafl›na Avrupal› yarg›çlar getirilmesini önererek, antlaflman›n kendisine verdi¤i yetkilerle Bab›ali üzerinde idari kapitülasyon kurma yoluna gitmeyi düflünmüfltü. Sir Henry Layard, ‹ngiltere'nin Osmanl› politikas›n› de¤ifltirdi¤i, PARÇALAMAYA a¤›rl›k verdi¤i bu dönemde, 20 Nisan 1877 - 2 Nisan 1888 tarihleri aras›nda, ‹ngiltere'nin ‹stanbul Elçili¤i görevinde bulunmufltur. D‹KKAT... GÜNÜMÜZDE DE daha önce Rusya'n›n da¤›lmas› s›ras›nda Rusya'da bulunan, 48

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

Çekoslavakya'n›n da¤›lmas› s›ras›nda da Prag da ABD elçisi olan Edelmann'›n, Amerika'n›n Türkiye üzerindeki politikalar›n›n de¤iflti¤i bir dönemde Ankara Büyükelçili¤i yapmas› anlaml›d›r. • Adli kapitülasyonlar›n etkisini de art›rmay› düflünen ‹ngiltere, Osmanl› Devleti'nin adli sistemindeki eksiklikleri de kullanarak, özellikle Do¤u Anadolu bölgesinde bir "Islahat Reformu" yap›lmas›n› amaçl›yordu. • Osmanl› Devleti'nin içifllerine yap›lan bu müdahalelerde, Osmanl›'daki gayrimüslim unsurlar devaml› ön plandayd›. Özellikle Do¤u Anadolu'daki Ermeniler lehinde istenilen adli reformlar, Osmanl› Devleti'ni adli yönden tamamen denetim alt›na alacak flekildeydi. • Do¤uda ise yap›sal sorunlar var diye fiARK SORUNU ç›kar›lm›flt›r. • Ermenilere haklar›n› verin demifller, ayaklanmalar› desteklemifller, ajan ve misyonerler arac›l›¤›yla Ermenileri k›flk›rtm›fllard›. • Ç›kan ayaklanmalar› bast›r›lmas› sonras›nda Londra ve Avrupa kamuoyu, Türkler Ermenileri katlediyor fleklinde Osmanl›'y› bask› alt›na alm›fl ve sorunu kendi ç›karlar› gere¤i çözmeye kalkm›fllard›. Sonuçta da Kurtulufl Savafl›'na gelinen bir sürece girilmifltir. D‹KKAT... Peki bu size birfley hat›rlatm›yor mu? AB ve egemen güçler IMF politikalar› ile Türkiye'yi sarmalamaya bafllam›fllard›r. En son AB toplant›s›nda Güneydo¤u kelimesi geçmifl ve 49

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

yap›sal sorunlardan bahsedilmifltir. Kürtlere haklar›n›n verilmesi istenmifltir. Gerisini yorumlar›n›za b›rak›yoruz. Bugün ile aras›nda hiçbir fark yok. Tarih tekerrürden ibaret deyip hiçbir fley yapmadan oturmak olmaz. Tarihi bilip ders alsayd›k bunlar›n hiçbiri bafl›m›za gelmeyecekti. Avrupa o dönemde yapt›klar›n›n ayn›s›n› yap›yor ve bizim tarihi bilmeyen ya da bunda ç›kar› olan devlet adamlar›m›z buna hiçbirfley yapm›yorlar. Y›llard›r Osmanl›'y› kendi ç›karlar› için kullanan, sömüren ve sonunda onu parçalayacaklar› planlar› ortaya koyan Avrupal›lar 1919-1923 aras›nda sert bir kayaya çarpt›lar ve istemeye istemeye bu politikalar›ndan vazgeçtiler çünkü yenilmifllerdi. Ancak Lozan'da Lord Kurzon'un ‹nönü'ye söyledi¤i gibi: "Müzakere ediyoruz.Aylardan beri arzu ettiklerimizin hiçbirini alam›yoruz Vermiyorsunuz. Anlay›fl göstermiyorsunuz. Memnun de¤iliz sizden. AMA NE REDDEDERSEN‹Z CEB‹M‹ZE ATIYORUZ. CEB‹M‹ZE SAKLIYORUZ. Memleketiniz harapt›r. Yar›n geleceksiniz, bunlar› tamir etmek için, kalk›nmak için yard›m isteyeceksiniz. O zaman bu cebime koyduklar›mdan her birini birer birer ç›kar›p size verece¤im..." diyerek önlerine uygun flartlar ve politikac›lar ç›kana kadar planlar›n› ertelemifllerdi. Lozan'›n imzalanmas›ndan hemen sonra yay›nlanan bir ‹ngiliz gazetesinde “Türkiye art›k ba¤›ms›z bir devlettir ancak ticaret ve ekonomide yeteneksiz ve sermayeden yoksun olan bu halk› tan›yanlar bilirler ki; bu ba¤›ms›zl›¤›n ömrü pek k›sa olacak ve eski durumu bir baflkas› üzerine alacakt›r" denmifltir. 50

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

Gazetenin öngörüsü, siyasi ba¤›ms›zl›¤›n ancak ekonomik ba¤›ms›zl›kla tamamlanaca¤›n› çok iyi bilen Atatürk döneminde tutmad› ancak daha sonrakilerin bilinçsizli¤i ile bugünkü duruma geldik. O dönemde, yabanc› devletler ve bas›n; Türkiye 'nin o güç y›llar›nda, Mustafa Kemal'i, 'tam ba¤›ms›zl›k' tutkusu yüzünden, fliddetle elefltirmifller; Rauf Bey'i ve partisi Terakkiperver Cumhuriyet F›rkas›'n› desteklemifllerdir. Daha sonra bu destek, liberal düflünceli bir parti olan Serbest F›rka'ya ve lideri Fethi Bey'e de verilmifltir. Neden Mustafa Kemal'i desteklemedikleri afla¤›daki örnekten anlafl›lacakt›r. (17 Haziran 1936, The Economist). ''...T.B.M.M. tutanaklar›ndan da görülece¤i gibi, savafl sonras› Türkiye'sinin liderleri, yo¤un ve sürekli bir kalk›nma hamlesinin 'anavatan'a sa¤layaca¤› yararlar› çok iyi bilmektedirler, ne var ki bu hedefe ulaflmak için büyük paralar harcamak zorunludur ve Türkiye'de para yoktur, demek ki bu paran›n yabanc› para piyasalar›ndan gelmesi gereklidir. Devletin yüksek ç›karlar›, Türk bakanlar›n ecnebi kapitalistlere karfl› tak›nd›klar› olumsuz tavr›, bir daha gözden geçirmelerini ve yabanc› sermayeye güven verecek önlemlere yönelmelerini gerektiriyor...'' K›sacas› kendinizi yabanc› sermayeye aç›n yoksa açl›ktan k›r›lacaks›n›z denmektedir.

51

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

OSMANLI’NIN BORÇLARI

O

smanl›'n›n mali durumu giderek bozulmaya bafllam›flt›.

• 16.yüzy›l›n ortalar›na gelindi¤inde Osmanl›, toprak kazan›mlar›n›n do¤al s›n›r›na gelmiflti. • ‹stanbul’dan k›fl›n bitimiyle birlikte sefere ç›kan ordu 3-4 ay yürüdükten sonra savafl alan›na ulaflabilmekte, k›fl› tekrar ‹stanbul’da geçirmek zorunlulu¤undan dolay› en fazla bir ay kadar savaflabilmektedir. • Bu nedenle s›n›rlar üzerine kaleler yapt›rma ve garnizonlar kurma gibi yeni harcama nedenleri ortaya ç›km›flt›. • Devaml› askerlere olan gereksinimin artmas› sonucu 1550’den 1600’e kadar yeniçeri say›s› 14 binden, 35 bine yükselmiflti. • 1580’lerde bafllayan bütçe aç›klar› 17. yüzy›l boyunca sürdü.

52

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

19.YÜZYILDAN 1920’YE DEVLET NEFES ALAMIYOR

O

smanl› ile kapitalist ekonomiler aras›nda kurulmaya bafllayan ticaret iliflkileri, borç sorununu da büyüttü.

• ‹ç borçlarla bafllayan sorun, d›fl borçlarla sürdü ve devletin iflas›n› aç›klamas›yla kötü bir sonla noktaland›. • Osmanl›’n›n d›fla ba¤›ml› bir ekonomiye dönüflmesi, hükümetin adeta Avrupal›lar›n iktisadi ç›kar›n› kollar vaziyette bulunmas›ndan kaynaklanm›flt›r. Bu konudaki bir örnek ilginçtir: "18.yüzy›lda ‹stanbul esnaf› Frans›z kumafl ihracatç›lar› karfl›s›nda pazarl›k güçlerini artt›rmak için bir ortakl›k kurunca, Frans›z’lar›n flikayeti üzerine Osmanl› hükümeti bu ortakl›¤› da¤›tm›fl ve esnaf› cezaland›rm›flt›r." • Ticaret anlaflmalar›yla Osmanl› kendi gümrükleri üzerindeki egemenlik hakk›ndan vazgeçiyordu. • Daha önce yabanc› devletlere verilmifl olan kapitülasyonlar›n varl›¤›, sanayi devriminden sonra Osmanl›'n›n da gereksinim duydu¤u mallar›n d›flar›ya ç›kmas›n› özendirmiflti. • Bu da yerli imalat›n gerilemesine neden olmufltu. Yap›lan ticaret sözleflmeleri bu gidifli daha da h›zland›rm›flt›. Sonuçta Osmanl›’n›n çöken ekonomik kurumlar› borçlanma giriflimlerine haz›r bir hale gelmiflti. Liberal kapitalizm, pazar›na girerek ele geçirmek istedi¤i ülkenin serbest ticarete aç›k olmas›n› istedi¤i gibi, ayn› zamanda 53

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

borçland›rma yoluyla, o ülkenin kendi sistemine ba¤l› olmas›n› da sa¤lamaya çal›fl›r. Çünkü, d›fl borç verme, sermayeyi sa¤layan, borcu veren ülkeye, di¤eri üzerinde ba¤›ml›l›¤› art›rma gücünü verdi¤i gibi, müdahele yetkisini de veriyor. ‹ngiltere'nin Osmanl› elçisi 22.08.1850 yl›l›nda Sultan Abdülmecid'e sundu¤u raporunda kendi ç›karlar›na göre bir ›slahat projesi oluflturuyor ve AVRUPADAN BORÇ PARA al›nmas›n› öneriyordu. Osmanl› Devleti'nin bafl›na gelen olaylar bugün ayn› flekilde Türkiye üzerinde oynanmaktad›r. Bilim, ayn› koflullar biraraya geldi¤inde ayn› sonuçlar ortaya ç›kar der. • Ticarette ortaya ç›kan bütün bu geliflmelerin Osmanl› ekonomisi ve siyaseti üzerinde büyük etkileri oldu. • Gümrükler üzerindeki egemenlik yitirildi¤inden, sonradan giriflilen birkaç sanayileflme çabas›, yeterli koruma sa¤lanamad›¤›ndan baflar›s›zl›¤a u¤rad›. • Osmanl›, d›fl ticaret aç›klar›n› karfl›lamak için 1854 y›l›ndan itibaren d›fl borca baflvurdu. Üretimde kullan›lmayan d›fl borçlar, büyük ölçüde tüketime yönelik d›flal›m›n neden oldu¤u ticari aç›klarla h›zla büyüdü. • K›r›m Savafl›(1854)’n›n hemen sonras›nda, savafla Osmanl›’n›n müttefiki olarak kat›lan ‹ngiltere ve Fransa’dan ilk d›fl borç al›nd›. K›r›m Savafl› için yap›lan harcamalar›n karfl›lanmas› için, Abdülmecit iradesi ile ‹ngiltere'den 3.300.000 Osmanl› liras› borç al›nm›fl oldu. Teminat olarak da M›s›r vergileri gösterilmiflti. 54

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

55

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

56

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

57

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

58

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

59

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

Borçlanma konusundaki bilinçsizlik ve bilgisizlik nedeniyle Osmanl› Devleti'nin büyük ölçüde aldat›ld›¤› söylenebilir. Çünkü sonuçta devletin eline ulaflan para miktar› al›nan borcun neredeyse dörtte biri yar›s› olmufltur. Bunun en önemli nedeni, piyasaya ç›kar›lan tahvillerin de¤erlerinin çok alt›nda sat›lmas›, arac›l›k yapan bankalara ve mali arac›lara büyük komisyonlar verilmesi olmufltur.

ALINAN BORÇ : 400.547.030 FRANK 410.252.970 OAL ELE GEÇEN : 216.605.000 OAL
• Daha önceleri de borç alma giriflimleri olmufl ancak her defas›nda elefltiriler üzerine bundan vazgeçilmiflti. O dönemin önemli tarihçi ve hukukçusu Ahmet Cevdet Pafla'n›n, "Bizim mirasyedilere böyle bir para kap›s› aç›l›rsa bunun önünü kim alacak? ‹leride halimiz neye varacak?" fleklindeki uyar›lar› dikkate al›nmam›fl ve borçlanman›n yolu aç›lm›flt›. • Borçlanman›n yap›lmas›ndan sonra Avrupal› bankerler uygun sistemi oturtmak için, devrin devlet adamlar›n› kullanm›fllar, bol bol rüflvetler vermifller ve Osmanl› borçlanmada zorlanm›flt›r.

60

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

OSMANLI BORÇLARININ GENEL B‹R DE⁄ERLEND‹RMES‹

B

orçlarla ilgili flu tespitler yap›labilir:

• D›flar›dan al›nan borçlar›n tamam› yat›r›mlardan ziyade cari harcamalara ayr›lm›flt›r. • Al›nan borçlar›n faizleri günün piyasalar›na göre çok yüksektir.

Türkiye y›llarca cari harcamalar› için borç ald›. Bugün ise

• Borçlanmada ele geçen miktar borcu ödemek için % 57 civar›nda olmas›na ra¤men borç al›yor. borçlan›lan k›s›m % 100’dür. Geriye kalan mebla¤, masraf veya komisyon olarak kesilmifltir. • Al›nan borçlar için devlet gelirlerinden bir ya da borçlar›n faizleri birkaç› karfl›l›k olarak oldukça yüksektir. gösterilmifltir. Özellikle Düyun-u Umumiye ‹daresi’nin kuruluflundan sonra gelirlerin bir k›sm›n›n bu idareye tahsis edilmesi sebebiyle devlet gelirlerinde büyük bir azalma olmufl ve bu durum devletin çökmesinde önemli bir rol oynam›flt›r.

IMF'den ald›¤›m›z

• Hemen bütün borç sözleflmelerinde ek sözleflmelerle borç veren ülkelere mali ve ekonomik ayr›cal›klar tan›nm›flt›r. Günümüzde de borçlar›n karfl›l›¤› olarak uluslararas› sermayenin Türkiye'ye 61

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

rahatl›kla girebilmesini sa¤layacak yasalar zorla (Nedense Bu Türkiye'de çok kolay olmufltur) ç›kar›lm›flt›r. Çok uluslu flirketlerin girifli için ç›kar›lan MA‹ (Çok Tarafl› Yat›r›m Antlaflmas›) ve Tahkim Yasas› gibi... • Düyun-u Umumiye ‹daresi’nin teflkili ile devlet gelirlerinin önemli bir k›sm›ndan vazgeçilmesi, devletin hem egemenlik hem de mali haklar›ndan feragat etmesi sonucunu do¤urmufltur. Günümüzde IMF'nin istedi¤i yasalar›n ç›kar›labilmesi için T.B.M.M. iradesi hiçe say›lmaktad›r. K›br›s konusunda herfley ya D›fliflleri Bakanl›¤› ya da Baflbakan taraf›ndan yürütülüyor. Annan plan› T.B.M.M.'de tart›fl›lm›yor bile... • Borcu borçla kapatma mant›¤› devletin sonunu getirmifl, Osmanl› Devleti’nin y›k›lmas›na ve tarih sahnesinden çekilmesine sebep olmufltur. Osmanl› Devleti’nin, süper güçlerin ve onlar›n yönetimindeki uluslararas› sermayenin bir devleti bat›rmak için kurdu¤u tuza¤a düflmesi bir ibret vesikas› olarak bugün uyar›c› nitelik tafl›maktad›r. Ama tabi ki görene....

62

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

DEVLET‹N ‹FLASI

1

875 y›l› bütçesinin gelirleri sadece borçlara ayr›lmas›na ra¤men devlet art›k sanki iflasa sürüklenmekteydi. Ancak devlet 1865 y›l›ndan beri, Osman› Bankas›'ndan al›nan avanslar ve yeni al›nan yüksek faizli borçlarla bu iflas› sürekli ertelemekteydi.

• 1875 y›l›nda Sadrazam olan Mahmut Nedim Pafla zaman›nda ülke gelir ve giderleri ilan edildi ve bütçenin 5 milyon alt›n a盤›n›n bulundu¤u belirtildi. • Bunu önlemek için yeniden borç alman›n bütçe a盤›n› büyütece¤i üzerinde durularak, borçlar›n 5 y›ll›k süre içerisinde ancak yar›s›n›n ödenece¤i, yani devletin iflas› aç›klanm›fl oldu. • Bu karar Avrupa mali çevrelerinde büyük gürültüler kopard›. • ‹ngiliz ve Frans›z hamiler, paralar›n› alamad›klar› için hükümeti protesto ettiler. • Sonuçta devlet vaadetti¤i yar›m ödemeleri de yapamad›. • 1876 y›l›nda da bütün borçlanmalar›n ödenmesi tatil edildi. • Ödemelerin yap›lamamas› bu kez bütün istikraz tahvillerin de¤erini düflürdü. • Osmanl› Bankas›, Credit General Ottoman gibi bankalarda kriz ortaya ç›kt›. • Berlin Antlaflmas›'nda Osmanl›'n›n mali kontrolü üzerinde kararlar al›nm›flt›. • ‹ngiltere, mali aç›dan zor durumda olan Osmanl› devletinden K›br›s'› kiralama yoluyla ele geçirmifltir. 63

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

RÜSUM-U S‹TTE ANTLAfiMASI

R

üsum-u Sitte; alt› adet vergi anlam›na gelmektedir.

• Borçlar›n› ödeyemeyecek duruma gelen Osmanl› Hükümeti, k›sa vadelerle Galata bankerlerinden borç almak zorunda kalm›flt›. • Hükümet, 1879'da evvelce alm›fl oldu¤u ve 9 milyon alt›n olan k›sa vadeli borçlar› için tütün, tuz, pul, alkollü içkiler, bal›k av› vergisi ve ipek vergisi gelirlerini Galata bankerlerine karfl›l›k olarak göstermek zorunda kalm›flt›r. • 6 adet vergi anlam›na gelen bu vergi gelirlerini yönetme yetkisi verilen bir idare kurulmufl ve buna Rüsum-u Sitte ‹daresi denilmifltir. • Galata bankerleri için bu idarenin kurulmas›, yabanc› alacakl›lar›n da Eylül 1881'de borçlar›n idaresiyle meflgul olmak üzere, Düyun-u Umumiye ‹daresi'ni ortaya ç›karmalar›na yol açacakt›r.

64

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

MUHARREM KARARNAMES‹

O

smanl› Devleti, Rüsum-u Sitte Anlaflmas› ile kendi ülkesi s›n›rlar› içerisindeki alacakl›lar›na olan borçlar›n› ödemek için bir k›s›m vergilerin tahsilini, alacakl›lar›n kuraca¤› bir idareye devrederek bir sonuca ba¤lam›flt›.

• Bu durum, Avrupa’daki alacakl›lar›n da ayn› yönde bir sonucun kendi lehlerine elde edilmesi yolunda Osmanl› Devleti’ni bask› alt›nda tutmalar›na yol açm›flt›r. • Avrupal› alacakl›lar kendi devletleri vas›tas›yla 1880’de tekrar Osmanl› Devleti’ne notalar vermifllerdir. • Bu durumdan bunalan Osmanl›, alacakl›larla görüflmeyi ve bir çözüme ulaflmay› kabul etmifltir. • Bunun üzerine Avrupa’daki alacakl›lar kendilerine temsilciler tayin ettiler. Frans›z, ‹ngiliz, ‹talyan ve Avusturya kendilerine birer delege atad›lar. • 1881 y›l› Eylül ay›nda ‹stanbul’da yap›lan müzakereler sonucu 20 Aral›k 1881 tarihinde bir kararname imzalanm›flt›r. • Kararname, imzaland›¤› aydan ötürü Muharrem Kararnamesi ad›yla an›lm›flt›r. • Bu anlaflma ile tuz ve tütün tekeli, pul resmi müskirat resmi, bal›k av› resmi ve baz› illerin ipek öflründen oluflan belli bafll› devlet gelirlerinin, borçlara karfl›l›k alacakl›lara b›rak›lmas› kabul edilmifltir. • Ayr›ca bu gelirlerin do¤rudan do¤ruya alacakl›lar taraf›ndan toplanmas› kabul edilmifl ve bunun için alacakl› ülke temsilcilerinden ve Osmanl› görevlilerinden oluflan bir Düyun-u Umumiye idaresi kurulmufltur.

65

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

DÜYUN-U UMUM‹YE (1881) DÜYUN-U UMUM‹YE ‹DARES‹NE GEL‹fi SÜREC‹

1

861 y›l›nda, Balta Liman› Antlaflmas› ile ‹ngiltere'nin elde eti¤i gibi bu kez, Fransa'n›n, Osmanl›'n›n iç ve d›fl ticaretinde tamamen serbest olmas›n› sa¤layan bir antlaflma yap›ld›. Ayn› y›l, ‹talya ve Belçika ile, 1862 y›l›nda ise Rusya, Amerika, Hollanda, ‹sveç, Norveç, Danimarka, ‹spanya, Prusya, Zollverein, Avusturya ile de gerçeklefltirilmiflti.

• Zamanla bu antlaflmalar›n olumsuzluklar› ortaya ç›kmaya bafllam›fl ve ilk olarak devlet gelirlerinin azalmas› sonucunda, Osmanl› Devleti'nin K›r›m Savafl› sonras›nda d›fl borç tuza¤›na düflmesine neden olmufltur. • D›fl borçlar ise, giderek kapitülasyonlar›n da katk›s›yla Düyun-u Umumiye ve Osmanl› Bankas› gibi Osmanl› maliyesini denetim alt›na alacak olan kapitülasyonlar›n mali kurumlar›n› ortaya ç›karmaya bafllad›. • Bar›fl antlaflmalar›yla yabanc› ülkelere tan›nan iktisadi kapitülasyonlar yan›nda, adli ve idari kapitülasyonlarla da, Osmanl› Devleti sömürülmenin yan›nda özerkli¤ini de yabanc› devletlere kapt›rm›fl oluyordu. • Bütün devletler, ellerindeki bu haklar› kullanarak ülke içinde isyanlar ç›kart›yor, eski antlaflmalarla Osmanl› Devleti’ne bat›l›lar›n da dedi¤i gibi bir kürek mahkumu hayat› yaflat›yordu. 66

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

• Yak›n ça¤ Avrupa’s›nda fliddetli sömürgecili¤in yaratt›¤› büyük enflasyon, Avrupa’y› sarsarak Osmanl› Devleti’nin de bu sars›nt›dan pay›n› almas›na neden olmufltu. • Dünyadaki temel de¤iflme ve geliflme süreçleri d›fl›nda kalan Osmanl› Devleti güçsüzlefltikçe d›fl ülkelere imtiyazlar vermifl, borç aram›fl, ödün verdikçe ve borçland›kça daha fazla güçsüzleflmifltir. • Al›nan borçlar›n yüksek faizli oluflu, bütçe a盤› kapatma ve ekonomik olmayan projeleri finanse etmede kullan›lmas› sebebiyle; 1875 y›l›nda iflas›n› aç›klayan devlet, 1881’de d›fl alacakl›lar›na mali aç›dan teslim olmufltur. • Muharrem Kararnamesi’nin 15. maddesine göre alacakl›lar›n menfaatini korumak ve borçlar›n ödenmesini bir plan dahilinde yürütmek üzere Düyun-u Umumiye ‹daresi kuruldu. ÜYELER ‹ngiltere (1 üye) Hollanda (1 üye) Fransa (1 üye) Almanya (1 üye) Avusturya (1 üye) ‹talya (1 üye) Osmanl› (1 üye) YAPISI • ‹dare’nin baflkanl›¤›, Frans›z ve ‹ngilizler’e ait olacak ve her üye nöbetlefle 5 y›lda bir baflkanl›k yapacakt›. • Befl y›l için seçilen tüm üyeler, Osmanl› Devleti’nin maafll› memuru say›lacakt›. 67

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

• D›fl ülkelerden gelenler 2.000, ‹stanbul’da oturanlar ise 1.200 sterlin maafl alacaklard›. • Kurum, 1897’de kendisi için yapt›r›lan büyük binaya (Bugünkü Kabatafl Erkek Lisesi) tafl›nd›. I. Dünya Savafl›’n›n bafllar›nda Düyun-u Umumiye ‹daresi’nde çal›flanlar›n say›s› 5.537 idi. Bu say› 1912 y›l›nda 9.000 kifliye ç›km›flt›r. GÖREV‹ • Konsey tütün öflrü de dahil olmak üzere, gelirleri ve di¤er kaynaklar› memurlar› vas›tas›yla tahvil sahipleri hesab›na yönetim, tahakkuk ve tahsil hakk›na sahipti. • Konsey, tütün öflrü geliri konusunda hükümete hesap vermek ve bu gelirin 100.000 Osmanl› Liras›n› geçen k›sm›n› hükümete devretmek zorundayd›. • Konsey ayr›ca tömbeki resmi gelirinin 50.000 liral›k k›sm›n› da tahsil etmekteydi. K›saca Düyun-u Umumiye ‹daresinin görevi Osmanl› Devleti’nce kendisine tahsis edilen gelir kaynaklar›ndan Osmanl› Devleti’nin d›fl borç anapara ve faizlerinin geri ödenmesini sa¤layacak fonlar yaratmakt›. • Düyun-u Umumiye ‹daresi, elde etti¤i kaynaklardan her y›l % 1’i anapara, % 4’ü faiz olmak üzere Osmanl› borçlar›n›n % 5’ini ödeyecekti. • E¤er elde etti¤i gelir borçtan fazla olursa kalan k›s›m Osmanl› hazinesine aktar›lacakt›, ama 1882-1914 tarihleri aras›nda Osmanl› gelirleri hiçbir zaman bu oran› aflamam›flt›r. 68

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

DÜYUN-U UMUM‹YE KARARLARI ‹LE YABANCILARA TERK ED‹LEN DEVLET GEL‹RLER‹

mparatorlu¤un belirli yerlerinden elde edilen tuz inhisar› gelirleri

• Yine belirli yerlerden elde edilen tütün gelirleri • Damga resmi gelirleri • Alkollü içkilerden al›nan vergi gelirleri • ‹stanbul ve havalisi bal›k resmi gelirleri • Belirli bölgelerden sa¤lanan ipek öflrü gelirleri • Bulgaristan emareti vergisi • Do¤u Rumeli vergisi • Y›ll›k olarak 50.000 Osmanl› Liras›n› geçmeyecek flekilde tombeki resmi has›lat› Bu komisyon gerçekte imparatorlu¤un mali haklar›n› zedeleyen, hükümranl›k haklar›na gölge düflüren ve mali yap›y› kontrol alt›na alan uluslar aras› bir yönetim biçimiydi.

Ha Düyun-u Umumiye Ha IMF!

69

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

DÜYUN-U UMUM‹YE’N‹N ULAfiTI⁄I GÜÇ

D

üyun-u Umumiye’ nin kurulmas›ndan sonra yabanc›lara kapitülasyonlardan daha ac› sonuçlar do¤uracak imtiyazlar verilmiflti.

• Ayr›ca Düyun-u Umumiye ülkede kurmufl oldu¤u mali denetim ile devletin mali yönetimini karmakar›fl›k etti¤i gibi yabanc›lar›n da sürekli müdahalesine neden olmaktayd› • Bu idare Osmanl› Devleti’nin egemenlik ilkesi ile kesinlikle ba¤daflmam›flt›r. Bilindi¤i gibi bir devletin öncelikle kazand›¤› yetkilerden birisi vergi alma yetkisidir.

70

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

VERG‹ ALMA YETK‹S‹N‹ KAYBETM‹fi B‹R DEVLET‹N VARLI⁄I DA SÖZ KONUSU OLAMAZ

B

at›l› alacakl›larda birçok vergi gelirine el koymak suretiyle Osmanl› Devleti’nin temel egemenlik haklar›ndan birisini devralm›fllard›r.

• Ancak Düyun-u Umumiye Teflkilat› sadece bununla kalmam›fl Osmanl› maliye idaresinin d›fl›nda bir örgüt kurarak bu gelirleri bizzat kendi örgütü arac›l›¤› ile toplama yetkisini de elde etmifltir. Böylece egemenlik iki bak›mdan zedelenmifl oluyordu. • Hem devlet baz› gelirlerini yabanc› alacakl›lara gelir kalemlerini belirtmek suretiyle devrediyordu hem de bu gelir kalemlerini toplamak için yabanc› alacakl›lar›n kurdu¤u bir idare, Türkiye içerisinde Türk yurttafllar›ndan vergi toplama yetkisine kavufluyordu. Hem de çal›flanlar›n›n maafl›n›n devlet taraf›ndan ödendi¤i bir kurum... • Düyun-u Umumiye ‹daresi, kendisine b›rak›lan devlet gelirlerinin yönetimi ve tahsili için Osmanl› ‹mparatorlu’nun her yerinde çok güçlü bir örgüt kurmufltur. • Bütün örgüt, bir genel müdürün yönetimi alt›nda bulunan ‹stanbul’daki "Merkez"e ba¤l›yd›. • K›sa sürede bu idare, devlet gelirlerinin %32’sini yönetir ve tahsil eder hale gelmifltir. Bu yönüyle Düyun-u Umumiye ‹daresi Osmanl› ‹mparatorlu¤u’nun Maliye Nezaretinden daha güçlü bir örgüt olmufltur. Osmanl› ‹mparatorlu¤u’nun Maliye Bakanl›¤›’nda çal›flan personel say›s› 5.000 iken Düyun-u Umumiye’de çal›flan say›s› 9.000’e ulaflm›flt›. 71

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

REJ‹ ‹DARES‹ (1883)

D

üyun-u Umumiye ‹daresi’nin kuruluflundan sonra 27 May›s 1883’te kurulan Tütün ‹daresi’nin Reji fiirketi’ne devredilmesiyle birlikte Reji ‹daresi’nin 1.112 adede ulaflan kolcular› ve korucular› ile devlet içinde devlet haline geldi¤i görülmektedir.

• Düyun-u Umumiye ‹daresi, tütün öflrünü 1883’te kurulan reji idaresine devretmiflti. • Bu flirket zarar etse dahi her y›l 750.000 liray› ‹dareye ödemekle yükümlüydü. • Bu idare köylünün üretti¤i tütünü en düflük fiyattan al›yordu. • Tütün üreticisi de bu idare d›fl›nda 4-5 kat fazla fiyat veren yabanc› tütün al›c›lar›na satmak istiyordu. • Bu yüzden silahl› kolcularla köylüler aras›nda ç›kan çat›flmalarda 1883-1902 y›llar› aras›nda toplam 20.000 köylü öldürülmüfl veya kendi tütününü kaçak satt›¤› tespit edilenler idam edilmifltir. • Bu durum karfl›s›nda devletin sesi bile ç›kmam›flt›r. • Reji ‹daresi’nin bu zulmü, Lozan Anlaflmas›’na kadar devam etmifltir. Tütün Yasas› ile bugün yerli tütün üreticisinin beli bükülmüfl durumdad›r. Ülkemizdeki yabanc› sigara flirketleri, tütünü Türk üreticisinden de¤il Yunanistan'dan almaktad›r.

72

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

LOZAN ANTLAfiMASI VE DIfi BORÇLAR

O

smanl› ‹mparatorlu¤u’nun d›fl borçlar› bu devletin siyasi ve ekonomik geliflmesine darbe vurdu¤u gibi kurulufl y›llar›nda Türkiye Cumhuriyeti’ni de büyük s›k›nt›ya sokmufltur.

• Osmanl› ‹mparatorlu¤undan kalan borçlar›n tamam›n›n Türkiye Cumhuriyeti'ne devri söz konusu olamazd›. Çünkü da¤›lan imparatorluktan ba¤›ms›z ya da manda alt›nda 16 yeni devlet ya da bölge ç›km›flt›. • Lozan’da daha önce Düyun-u Umumiye idaresi taraf›ndan bölgelere göre tahsis edilmifl olan gelirlere göre, ödenecek olan borçlar tüm bölge ya da ülkelere ayn› flekilde paylaflt›r›lm›flt›r.

73

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

BORÇLARIN SIFIRLANMASI

1

928 anlaflmas›yla Türkiye Cumhuriyeti, Osmanl› borçlar›ndan 1912 y›l›ndan önceki k›sm›n›n % 62’sini, bu tarihten sonraki k›sm›n›n da % 76’s›n› ödemeyi kabul etti.

• Lozan Antlaflmas› ile Osmanl› borçlar›, Türkiye’ye ve Osmanl›’dan ayr›lan ülkelere paylaflt›r›lm›flt›. • Türkiye, Osmanl›’n›n 161 milyon liral›k borcunun 107 milyon liras›n› üstlenmifltir. • Anlaflma gere¤i borç 99 y›lda geri ödenecektir. • 1929 ekonomik krizinde Türkiye borçlar› ödemekte zorluk çekmifltir. • Bunun üzerine hükümet, Türkiye'de yabanc› para, hisse senedi, tahvil al›m sat›m›n› yasaklam›flt›r. • Borcun 1933 y›l› bakiyesi 79.820.563.TL olup o zamanki pariteye göre yaklafl›k 65 milyon dolard›r. • Bu borcun 25 Nisan 1944 tarihli bir anlaflma ile on y›ll›k bir süreçte tasfiyesi kararlaflt›r›lm›flt›r. • Bütün borçlar›n ödenmesi ise, vadesinden önce 1954 y›l›nda bitirilmifltir. Böylece 1854’te bafllayan Osmanl›’n›n borçlanma ifllemi 100 y›ll›k bir macera ile 1954’te son taksidi ödenerek tamamlanm›flt›. Mustafa Kemal, flarta ba¤lanm›fl borçlar›n ne anlama geldi¤ini ve bunun ulusal ba¤›ms›zl›k aç›s›ndan devlete nas›l zarar verebilece¤ini çok iyi anlam›fl bir kifliydi. 1921 y›l›ndan itibaren T.B.M.M.'ni aç›fl konuflmalar›n›n istisnas›z hemen 74

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

tümünde denk bütçe, ba¤›ms›z maliye, vergi uygulamalar› ve Türk paras›n›n de¤erinin korunmas› yönünde görüfl bildirmifltir. Bugün ise maalesef Osmanl› dönemi mant›¤› ile ifl yapan kafalar nedeniyle devlet borç bata¤› içerisindedir. Türkiye'nin Toplam Borçlar›... 1950'de 0,373 milyar dolar iken, 1960'da 0,992 milyar dolar, 1970'de 1,929 milyar dolar 1980'de 20,5 milyar dolar, 1990'da 68,5 milyar dolar, 2000'de 111 milyar dolar, 2004 y›l› bafl› itibariyle 290 milyar dolara ulaflm›flt›r.

75

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

DÜYUN-U UMUM‹YE’N‹N SONU

M

ustafa Kemal önderli¤inde Ankara’da kurulan Meclis Hükümeti bafllang›çtan beri Düyun-u Umumiye ‹daresini tan›mam›flt›r.

• Düyun-u Umumiye ‹daresinin y›ll›k raporlar› okundu¤u zaman Kurtulufl Savafl›n› yürüten güçlerin bu devlet içindeki devleti nas›l tasfiye ettikleri aç›k bir flekilde anlafl›labilir. • Düyun-u Umumiye’nin bir raporunda aynen flu ifade s›kça ve maddeler halinde yer al›r: "…..vilayetinde gelirleri toplamak mümkün olmam›flt›r." • Bu ibarelerden Kurtulufl ordular›n›n bu illeri ele geçirdi¤i anlafl›lmaktad›r. • Nihayet ‹stanbul’un ele geçirilmesiyle Düyun-u Umumiye ‹daresi art›k hiçbir gelir toplayamaz hale geldi. Genç Cumhuriyet bu idareyi tan›may› tek tarafl› olarak reddetmifltir. Fakat borçlar›n varl›¤›n› reddetmemifltir.

76

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

CEHENNEM ZEBAN‹S‹ KAP‹TÜLASYONLARIN ZARARLARI

O

smanl› Devleti’nde ülkeyi büyük zararlara sokan, devletin egemenli¤i ve ba¤›ms›zl›¤›n› engelleyen ve halk›n fakir düflmesine neden olan kapitülasyonlar›n olumsuzluklar›, özellikle Tanzimat Döneminde ortaya ç›kmaya bafllam›flt›r.

• Verilen kapitülasyonlar ile yabanc› devletler ve Osmanl›'daki temsilcileri olan elçi ve konsoloslar, her f›rsatta Osmanl›'n›n içifllerine kar›flmaktayd›lar. • ‹stanbul'daki elçilik görevlilerinin s›radan bir adama söylenmesinden utan›lacak sözleri sadrazamlar›n yüzlerine karfl› rahatl›kla söyleyebildikleri, elçiler gitse bile bunlar›n ülkede kal›p zenginleflmeye devam ettikleri bir dönem bafllam›flt›. • Özellikle adli ve ticari sonuçlarla birlikte elçi ve konsoloslar›n da gücünün artt›¤›n› görmek mümkündür. • Konsoloslar kapitülasyonlar› o kadar önemsiz konularda kullan›yorlard› ki 1890 y›l›nda Edirne Frans›z Konsolosu Albert Pinar, bir Türk çocu¤unun yüksek bir duvar›n arkas›ndan erik düflürmek için att›¤› tahtan›n yanl›fll›kla kendisine çarpmas›n› bile sorun yapm›fl, valili¤e bu nedenle takrir vermifl, çocu¤un babas›yla tutuklanmas›n›, valili¤in kendisinden özür dilemesini, bir daha böyle fleyler olmamas› için okul çocuklar›na nutuk verilmesini ve bu özür olay›n›n vilayet gazetesinde yay›nlanmas›n› da istemiflti. 77

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

• Konsolos Albert Pinar istediklerini yapt›rm›fl ve bu di¤er konsoloslara da örnek olmufltu. Avusturya Baflkonsolosu Mösyö Dukari'nin yard›mc›s› da bir çocu¤un güvercine att›¤› tafl›n konsolosluk pancuruna gelmesi üzerine ayn› özrü elde etmiflti. • Özellikle II. Abdülhamit döneminde en ufak bir elçilik kavas› bile kendisini ba¤›ms›z bir hükümdar sayacak flekilde fl›marm›fllard›. • Osmanl› Devleti'ndeki yabanc›lar bu imtiyazlar›n› akla gelebilecek her alana yaym›fllard›. • ‹zmir'deki yabanc› sigorta flirketlerine ait bütün itfaiye örgütleri de birleflerek, kapitülasyonlar› öne sürerek, yerli itfaiyenin yang›n söndürmesine bile izin vermiyorlard›. • Yabanc›lara göre art›k Osmanl› Devleti bir müstemleke halindeydi. Çünkü, yabanc›lar temettü vergisi denilen, kazanç vergisini vermezlerken gümrük vergilerinden de muaf olmalar› nedeniyle ticarette önemli kazanç sa¤lamaktayd›lar. • Yine kapitülasyonlardan yararlanan konsolos memurlar›, ticaret yapmalar› yasak oldu¤u halde, d›flar›dan mal getirip denetime sokmadan Osmanl› ülkesine getirip kazanç sa¤lamaktayd›lar. • Zamanla bu, tehlikeli durumlara da neden olmaya bafllam›flt›. Örne¤in, 1896 y›l›nda Avusturya konsolos ajanlar›n›n meyve sand›¤› deyip gümrükten denetimsiz geçirmek istedikleri sand›ktan, silah ve fiflek ç›kmas› gibi birçok olumsuz sonuçlar› olmaktayd›. 78

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

• Yabanc›lar›n mahkemelerdeki durumlar› da kapitülasyonlar sonucunda imtiyazl› bir konuma gelmiflti. • 1905 y›l›nda II. Abdülhamit'i öldürme girifliminden tutuklananlar aras›ndaki Belçikal› Jaures'in duruflmas›nda, karar verilece¤i gün tercüman›n gelmemesi üzerine dava ertelenmifl, Belçika hükümeti bu davan›n Belçika mahkemelerine ait oldu¤unu da ileri sürmüfltü. • Osmanl› Devleti, kapitülasyonlar›n zararlar›n› ülkesinde yabanc›lar›n ço¤almas›na paralel olarak anlamaya bafllad›. • Özellikle ne oldu¤u belli olmayan iflsiz güçsüz yabanc›lar›n ülkeye gelmesi ve suç ifllemesiyle birlikte bunlar›n yakalanmas›, tutuklanmas›, yarg›lanmas› ve hapsedilmesi büyük sorun olmaya bafllam›flt›. • Sorun ülkedeki asayiflin bozulmas›na kadar gitmekteydi. • Buna elçi ve konsoloslar›n, Osmanl› iç ifllerine kar›flmak amac›yla bu yabanc›lar›, ister suç ifllesinler ister haks›z olsunlar, korumas› da eklenmekteydi. • Ayr›ca devletin ve yerel idarelerin ›slahat için gereksinim duydu¤u vergilere kat›lmamas›, hatta baz› yabanc› kurulufllar›n bu vergilerin gelirine ortak olmas› hem devlet ve yerel idarelerin, hem de bütün vergilerin kendi üzerine yüklendi¤ini düflünen halk›n tepkisini çekmeye bafllam›flt›. • K›sacas› kapitülasyonlar, imparatorlu¤u s›rf yabanc› hesab›na çal›flan, bütün kâr›n› yabanc›ya ve onun keselerine boflaltan bir müstemleke haline getirmiflti. 79

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

Kapitülasyonlar yabanc› sermayenin en elveriflli koflullarda Osmanl› ‹mparatorlu¤u’na girmesi için gerekli ortam› haz›rlam›flt›. • Osmanl› topraklar›nda genifl yat›r›m olanaklar› oldu¤unu gören Avrupal› sermayedarlar kendi aralar›nda kurduklar› flirketlerle ulaflt›rma, bankac›l›k, sanayi, madencilik, kamu hizmetleri ve tar›m alanlar›nda yat›r›mlar yapmaya bafllam›fllard›r. • Hem sermaye k›tl›¤› hem de kapitülasyonlar›n yabanc›lara sa¤lad›¤› ayr›cal›klarla boy ölçüflemedikleri için yerli müteflebbisler ya ortadan çekilmek ya da yabanc›larla iflbirli¤i yapmak zorunda kalm›flt›r. Bunun sonucunda DEM‹R YOLLARI, L‹MANLAR, ELEKTR‹K, HAVA GAZI VE SU ‹fiLETMELER‹ Avrupal›lar taraf›ndan kurulup iflletilmeye, MADENLER VE FABR‹KALAR Avrupa flirketlerince çal›flt›r›lmaya ve t›pk› bugün oldu¤u gibi yabanc› sermayeye sat›lan flirketler, yurt d›fl›na kaçan yerli yat›r›mc›lar, kapanan flirketler giderek ço¤almaya bafllam›flt›r.

80

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

KAP‹TÜLASYONLARIN OSMANLI E⁄‹T‹M S‹STEM‹NE ETK‹LER‹

K

apitülasyonlar›n Osmanl› ekonomisinde meydana getirdi¤i çöküntü e¤itim alan›nda da görülmüfl ve tan›nan idari ayr›cal›klarla Osmanl› ‹mparatorlu¤unda yabanc› okul say›s› h›zla artm›flt›r.

• Türk aleyhtar› tüm kifliler bu okullardan yetiflmifltir. • Kapitülasyonlar›n sa¤lad›¤› ayr›cal›klardan yararlanan yabanc› dinsel kurulufllar ve Bat›l› ülkeler, okullar› ve misyonerleri ile Anadolu’nun dört bir yan›na da¤›lm›fllard›r. Ocak 1919’da toplanan bar›fl konferans›nda sunulan rapora göre Türkiye’deki yabanc› misyonerlerin say›s› flöyledir: YABANCILARIN AÇTI⁄I OKULLAR (1919 itibar›yla)
ÜLKE ABD ‹NG‹LTERE ALMANYA ÜLKE ABD ‹NG‹LTERE ALMANYA E⁄‹T‹M M‹SYONER‹ K‹L‹SE ELEMANI 304 51 79 ÇOCUK YUVASI 11 7 ‹LK-ORTA OKUL 337 12 18 65.104 23 791 KOLEJ 11 -

81

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

KAP‹TÜLASYONLARDAN KURTULMA ÇABALARI

K

apitülasyonlar›n zararlar›n›n anlafl›ld›¤› ve tümden kald›rma alan›ndaki ilk çaba 1713 y›l›nda Sadrazam olan fiehit Âli Pafla taraf›ndan gerçeklefltirilmiflti.

• Buna göre fiehit Âli Pafla’n›n yok etmeyi istedi¤i en önemli iki fley, kapitülasyonlar ve katolik misyonerlerinin faaliyetleriydi. 1716-1724 y›llar› aras›nda ‹stanbul’da Frans›z elçili¤i yapan Marki de Bonnac 1718’de kral›na yazd›¤› raporda; "Bu adam (fiehit Ali Pafla) iki üç y›l daha kalsayd›, belki de kapitülasyonlar› kaybedecektik. Kapitülasyonlar›n hukuksal temeli o denli zay›ft›r ki bunlar›n devam› için boyuna u¤raflmak gerekir. Âli Pafla bunu anlam›flt›r. Benim amac›m kapitülasyonlar›n yenilenmesi ve pekifltirilmesidir." diyerek, Âli Pafla’n›n amac›n› belirtti¤i gibi, bir süre sonraki 1740 kapitülasyonlar›n›n da nedenini ortaya koymufltur. • Beratl› tercümanl›k kurumunun verdi¤i zararlardan kurtulmay› amaçlayan Osmanl› Devleti, ilk olarak III. Ahmet zaman›nda 1722 y›l›nda mücadeleye bafllam›flt›. • Bu tarihte ç›kart›lan fermanla asl›nda Osmanl› uyru¤u olan Yahudi ve H›ristiyan reaya sözde ticaret yoluyla, akraba ve dostlar›n› cizyeden kurtarmak amac›yla, ekonomik güçlerini kullanarak tercümanl›k berat› ald›klar› ve pek çok gayrimüslim kimseleri kendi hizmetlerinde göstererek bunlar›n özellikle cizye vergisinden muaf olmalar›n› sa¤lad›klar› anlat›l›yor ve bunun önlenmesi isteniyordu. • Bu dönemde özellikle beratlar›n büyük paralarla z›mmilere sat›lmas› karfl›s›nda, I. Abdulhamit 82

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

devlet adamlar›ndan bunun önlenmesini isteyince, 11 May›s 1786’da Reisülküttab Seyyid Feyzullah Efendi bütün elçilik tercümanlar›n› Bab›aliye ça¤›rarak bu konudaki suistimallerin önlenmesi konusunda onlara bir nota verdi. • Ancak bütün elçiler verdikleri yan›tta, Bab›aliyi hakl› gören ama ç›karl› durumlar›n› da kaybetmek istemeyen bir dil kulland›lar ve uzun y›llar sürecek politikalar›na bafllam›fl oldular. • Kapitülasyonlar›n zararlar›n›n önlenmesi konusunda en kapsaml› çal›flmalar› III. Selim gerçeklefltirmifltir. • III.Selim yabanc›lar›n imtiyazl› durumlar›na daima fliddetle itiraz etmifl ve yabanc›lara yüz verilmemesini istemiflti. • Ayr›ca, yabanc›lar›n özellikle de elçilerin ve konsoloslar›n flatafatl› merasimlerine de katlanamad›¤› gibi, elçilerin takrirler vererek uluorta Bab›ali’nin iç ifllerine kar›flmalar›na da fliddetle karfl› ç›km›flt›. • 1791 Ekim bafllar›nda Selanik, ‹zmir, Akdeniz ve Ege Denizi adalar›ndaki idari birimlere, beratl› tercüman istismar›n›n önlenmesi konusunda kesin talimatlar gönderildi. • Ellerinde tercüman berat› olanlar›n kimlikleri araflt›r›ld›, gerçek tercüman olmayanlar›n beratlar› ellerinden al›nd› ve tercümanlar›n ticaret ile u¤raflmalar› da yasakland› • 1802 y›l›nda verilen notada, ‹ngiltere ve Frans›z elçilerden bu durumun önlenmesi, beratl› tüccarlar›n iç ticaret düzenine uymas› istenmiflti. • Bu notalar›n ifle yaramad›¤›n› gören III. Selim, sonunda gayrimüslim Osmanl› tüccarlar›n› 83

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

Avrupal› tüccar ad› alt›nda imtiyazl› bir s›n›f haline getirdi. • Durumun iyice kötüleflmesi üzerine 1806 y›l›nda elçiliklere sert bir nota daha verildi. Notada gerçek anlamda yerlefltirilen tercümanlar›n sadece konsolosluklar›n oldu¤u yerde yaflamalar›, esnafl›k ve ticaretle u¤raflmamalar› istenmiflti. • Elçiler ise devaml› daha önce yap›lan kapitülasyon antlaflmalar›n› ileri sürüyor ve beratl› tercümanlar›n›n haklar›n› bu antlaflmalara dayand›r›yorlard›. • III. Selim’in bu çabalar›n› II. Mahmut da devam ettirmiflti. • Beratl› tüccarlar›n Avrupal› tüccar statüsüne al›n›p yabanc› devlet himayesinden kurtar›larak yeni bir s›n›f haline sokulmas›, devletin cizye gelirlerini de art›rm›flt›. • Bu dönemde buna itiraz eden Müslüman tüccarlar da Hayriye tüccarlar› ad› alt›nda baz› haklara sahip oldularsa da 1838 Balta Liman› Antlaflmas› sonras› serbest ticaret kurallar›n›n sert koflullar›yla Avrupal› tüccarlar ile rekabet flans›n› kaybetmifllerdi. Tanzimat Dönemi Giriflimleri • 1839 y›l›nda Tanzimat Ferman› ile gayrimüslimler ve Müslümanlar aras›nda eflitli¤in sa¤lanmas› amaçlanm›flt›. • Tanzimat Dönemi devlet adamlar›nda, imtiyazlar kald›r›lmad›kça devletin istiklâlinin ve ba¤›ms›zl›¤›n›n korunamayaca¤› görüflü hakimdi. • Ancak, Tanzimat’›n en önemli devlet adamlar›ndan olan Mustafa Reflit Pafla’da ise, 84

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

kapitülasyonlar› kald›rma fikri görünmemekteydi. • Örne¤in Belçika ve ‹ngiltere ile yap›lan 1838 Ticaret antlaflmalar› ve di¤erlerinde imtiyazlar daha da art›r›lm›flt›. • Bu dönemde özellikle hukuk yönünden ayr›cal›klar›n giderilmesi yoluna gidilmiflti. • Tanzimat Ferman› ile de kendini bulan bu amaçta izlenen esas; hukuk ve ayr›cal›klar konusunda Müslümanlarla gayrimüslimler aras›ndaki fark›n ortadan kald›r›lmas›yd›. • Bunun nedeni ise, bu fark›n ortaya ç›kmas›yla H›ristiyan teban›n Osmanl› idaresi ve camias›ndan ayr›lmak istemesinin engellenmesi ve yeni, birleflmifl bir Osmanl› ulusunun oluflturularak, devletin bütünlü¤üne gelecek tehditlerin de önüne geçilmek istenmesiydi. • Ancak, gayrimüslimlerin önceki imtiyazlar›n›n aynen korunmufl olmas› ve d›flar›dan gelen müdahalelerin devam› bu konunun sonuca ulaflmas›n› engellemifltir. • Yine Tanzimat devlet adamlar›, az›nl›k cemaatlerinin yabanc› himayesine girerek, yabanc›lar›n imtiyazlar›ndan yararlanmaya bafllamas›yla ortaya ç›kan çokhukuklu sistemin de karfl›s›ndayd›lar. • Bu amaçla Tanzimat Ferman›’nda millet sistemi yerine Osmanl› vatandafl› sistemi getirilmifl ve ülkede Müslüman-gayrimüslim ayr›m› yap›lmadan ayn› hukuka tabi tutulmas› amaçlanm›flt›. • Yine bu amaçla, ça¤dafl kanunlaflt›rma hareketleri ile adli alanda büyük bir çaba gösterildi. 85

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

• Özellikle mukteseb, yani d›flar›dan al›nan Ticaret ve Ceza kanunlar› sonras›nda önemli bir geliflme ise; yabanc› ve Türk hakimlerden oluflan muhtelif (karma) mahkemelerde, Müslümanlar ile yabanc›lar›n davalar›na bak›lacak olmas›yd›. • 1853 K›r›m Savafl› sonras›ndaki geliflmeler konumuz aç›s›ndan gerçekten çok önemlidir. • Bu önem, 1856 Paris Konferans›’nda Âli Pafla’n›n bütün tarihçiler taraf›ndan da kabul edildi¤i gibi, ilk defa olarak kapitülasyonlar›n tümden kald›r›lmas›n› istemesinden kaynaklanmaktad›r. • K›r›m Savafl›’nda Avrupal› devletlerce Osmanl›’n›n Rusya’ya karfl› desteklenmesi sonucunda, Osmanl› Devleti’nin toprak bütünlü¤ünün korunmas› ve bir Avrupa Devleti say›lacak olmas›, Âli Pafla’ya bu fikri gerçeklefltirme f›rsat›n› vermiflti. • Âli Pafla, kapitülasyonlar›n ülkenin geliflmesine engel oldu¤unu, yabanc›lar›n yarg› haklar› nedeniyle hükümet içinde hükümet oluflturdu¤unu, delegelere anlatm›flt›. • Ancak, delegeler Âli Pafla’n›n görüfllerini olumlu bulmalar›na ve Rusya’ya karfl› kendi ç›karlar› için Osmanl›’y› Avrupa içine almalar›na ra¤men, yine kendi ç›karlar› gere¤i, Osmanl›’daki kapitülasyonlar› da kaybetmek istememifller ve bu konuyu bar›fltan sonra ‹stanbul’da görüflmeyi kabul etmifllerdi. • Âli Pafla, kapitülasyonlara mutlak olarak karfl› idi. O’na göre kapitülasyonlar ülkenin ilerlemesi flöyle dursun, devlet kurumlar›n›n normal çal›flmalar›na bile engel olmaktayd›. • Bu amaçla haz›rlanan 1839 Tanzimat Ferman› ile hangi memleketin vatandafl› olursa olsun 86

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

bütün mülk sahipleri ayn› kanunlara tabi olacak ve ayn› vergileri verecekti. • Âli Pafla da kapitülasyonlar›n tümden kald›r›lamayaca¤›n› Paris Konferans›’nda anlad›¤› için, art›k "her f›rsatta yabanc›lar›n imparatorluktaki ayr›cal›klar›n›n azar azar kemirilmesi" görüflünü uygulamaktayd›. • Bu amaçla ilk yapt›¤› da, 1865 tarihindeki bas›n kanunu ile yabanc›lar›n imparatorlukta ancak, Osmanl› memurlar› ve mahkemelerinin yetkili olmas›n› kabul ederlerse, yay›n yapabilecekleri hükmünü getirmek olmufltu. • 1867 y›l›nda Abdülaziz’e verdi¤i layihas›nda da Frans›z Medeni Kanunu olan Code Civil’in mahkemelerde uygulanmas›yla, medeni hukuk alan›ndaki farkl› uygulamalar›n ve bunun yaratt›¤› flikayetin ve d›fl müdahalelerin önlenece¤ini belirtmiflti. • Âli Pafla Paris Konferans›’nda, elçilere genel olarak kapitülasyonlar›n Osmanl›’daki zararlar›n› anlatt›¤› zaman, elçilerin kendisine karfl›l›k olarak "siz mahkemelerinizi emniyet bahfl olacak bir hale getirdi¤iniz gibi, biz de ecnebi tercümanlar›n›n umur-u mehakime müdahalesini ilga ederiz." sözleriyle asl›nda ne yap›lmas› gerekti¤ini de anlam›flt› • Âli Pafla kendisinden sonrakilere örnek olmas› amac›yla 1871 y›l›nda yine Abdülaziz"e verdi¤i vasiyetnamesinde de, kapitülasyonlar›n ele al›nmas›n› istemifl ve " bunlar hayat›m›z› bask› alt›nda tuttu¤u gibi çal›flmalar›m›za da mani olmaktad›r. Hürriyetimize sekte vuran bu kapitülasyonlardan Avrupa devletleriyle münasebetlerimizi devam ettirmeden nas›l 87

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

kurtulabiliriz?" diyerek kendine göre, kapitülasyonlar›n kald›r›lmas› yolunu da belirtmifl oluyordu. • 1869 y›l›ndaki önemli bir kanun da Tabiyet yani “Vatandafll›k” kanunuydu. Kapitülasyonlara indirilen önemli bir darbe olan bu kanunun girifl bölümünde belirtildi¤i gibi, bu kanunla Osmanl› Devleti’nin gayrimüslim tebaas›ndan baz›lar›n›n meflru olmayan yollardan ç›kar elde etmek için yabanc› pasaportu alarak yabanc› tabiyetine geçmesinin önlenmesi amaçlanm›flt›. • O döneme kadar Müslüman- gayrimüslim ayr›m›n›n söz konusu oldu¤u eski Tabiyet Kanunu, flimdi Osmanl›-Yabanc› ba¤lam›nda düzenlenmifl ve böylece laik esaslar temel al›nm›fl oluyordu. • Görüldü¤ü gibi, Avrupal›lar kapitülasyonlar›n bir bütün olarak kald›r›lmas›n› kesinlikle istemiyorlard›. • Osmanl› Devleti de bu konuda daha ileri gidemedi¤i için ancak, yasal bir tak›m tedbirler ile kapitülasyonlar› daraltma yollar›na baflvurmak zorunda kal›yordu. II. Abdulhamit Dönemi Giriflimleri • Bu dönemdeki önemli devlet adamlar›ndan Ahmet Cevdet Pafla da özellikle patrikhanelerin etkisini yok etmeyi amaçlam›fl bunun için de ilk önce fier’i mahkemelerinin bütün kararlar›n›n kesin olarak uygulanmas›n› emreden bir iradenin ç›kar›lmas›n› sa¤lam›flt›. • Böylece mahkemelerde bu kararname ile patriklerin miras hakk›, ba¤›fl, vasiyetler ve mali transferleri ile ilgili belgeleri tan›nmaz bir duruma geldi. 88

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

• Yine dönemin önemli devlet adamlar›ndan Sait Pafla’n›n önce Adliye Naz›r› sonra Sadrazam olarak hizmet verdi¤i dönemde, özellikle adli alanda yapt›¤› yeniliklerde önem verdi¤i konu, yarg› yetkisini icra yetkisinden kurtararak, yabanc› devletlerin adli alandaki kapitülasyonlara dayanarak müdahalelerini önlemekti. • Bu amaçla mahkeme dilekçelerinin mülki amirlere verilmesi yerine, mahkemelere verilmesi, mahkemelerde savc›l›k teflkilat›n›n oluflturulmas›, ceza mahkemelerinde zab›ta nezaretine, taflrada ise mülki amirlere mazbata verilmesi usülünün kald›r›lmas›, Hariciye Nezareti’ne ba¤l› mezhepler idaresinin Adliye Nezareti’ne ba¤lanmas› ve Osmanl› tebas› ile yabanc›lar aras›nda do¤an ihtilaflarla ilgili Hariciye Kitabeti’nin kald›r›larak bu görevin mahkemelere b›rak›lmas› gibi önemli de¤ifliklikler yap›lm›flt›. • Ancak her zaman oldu¤u gibi yabanc› elçiler kapitülasyonlara ayk›r› olarak gördükleri bu de¤iflikliklere itirazlar›nda gecikmediler. • Elçilerin en fazla üzerinde durduklar› konular ise, yeni ceza usulüne göre savc›lar›n yabanc› tebaalar› suç ifllemesi halinde evinden alabilmesi, karfl› koymas› durumunda tutuklayabilmesi, g›yaben hapse at›p para cezas›na çarpt›r›labilmesiydi. Elçilerin itirazlar› her zaman oldu¤u gibi yine baflar›yla sonuçlanm›flt›.

89

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

POSTALARDA DÜZENLEMELER

1

718 Pasarofça Antlaflmas› gere¤ince Avusturya’n›n Osmanl› ülkesinde ilk posta merkezini açmas›yla yabanc› posta merkezleri Osmanl› için sorun olmaya bafllam›flt›.

• Bunu daha sonra Rusya, Fransa, ‹talya ve ‹ngiltere’nin takip etmesiyle Osmanl› Devleti kendi topraklar› üstünde posta gelirlerini kaybetti¤i gibi, egemenli¤i aç›s›ndan da kapat›lamayacak derin yaralar aç›lm›flt›. • Osmanl› Devleti yabanc› postalar›n›n vermifl oldu¤u zarar›n k›sa sürede fark›na varm›flt›. • Özellikle Paris Antlaflmas›nda Avrupa ile bütünleflmifl olan Osmanl› Devleti'nde, kapitülasyonlar› kald›rma çabalar›na paralel olarak yabanc› postalar›n da kald›r›lmas› düflünülmeye bafllanm›flt›. • Bu postalardan kurtulmak için ele geçen ilk f›rsat Âli Pafla zaman›nda 1864 y›l›nda olmufltu. Âli Pafla’n›n notas›yla, Osmanl› Hükümeti bütün elçiliklerden postalar›n› kapatmas›n› istemiflti. Ancak Avrupal›lar bunu ciddiye almam›fl, yan›t dahi vermemifllerdi. • 1881 ve 1884,1885 ve 1887 y›l›nda ülkeye zararl› yay›n sokulmas›ndan dolay› Osmanl› Hükümetinin postanelerin kapat›lmas› yönünde Avrupa’ya baflvurular› da devletlerin, Osmanl› postalar›n›n yabanc› postalar derecesinde düzeltilmesi halinde kendi postalar›n› kapatabilecekleri yan›t›yla olumsuzlukla sonuçlanm›flt›. • ‹ngilizler, postaneler vas›tas›yla kazan›lan kapitülasyon haline dönüfltürülen bu hakk›n geri verilmesinin, di¤er kapitülasyonlar›n da 90

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

kaybedilmesinin yolunu açaca¤› görüflündeydiler. • Büyük çabalar sonunda 5 May›s 1901 y›l›nda Bab›ali’den ç›kan kesin emir ile bütün yabanc› postalar›n›n kapat›lmas› elçiliklere bir nota ile bildirilmiflti. • Osmanl› Hükümeti bununla da kalmam›fl, Avrupa’dan ‹stanbul’a gelen postalara da el koymufl ve da¤›t›m›n› Osmanl› postas›na b›rakm›flt›. • Devletler olay›n ciddili¤inin fark›na varm›fllar ve çareler aramaya bafllam›fllard›. Sonuçta donanmalar›n›n Selanik’te yapt›¤› büyük güç gösterisi Abdulhamit’in karar› geri almas›na ve Hariciye Naz›r› ve Müsteflar›n›n da elçilerden özür dilemesine yetmifl de artm›flt›. • 1909 tarihinde Osmanl› ile Avusturya aras›nda imzalanan protokole göre de Avusturya, Osmanl› ülkesinde, Avrupal› di¤er devletlerin postahanelerinin bulunmad›¤› yerlerdeki kendi postalar›n› kald›raca¤›n› kabul etmiflti. Sonuçta I. Dünya Savafl›’na girilirken Osmanl›’da 15 Avusturya, 15 Fransa, 10 Rus, 5 ‹ngiliz ve 6 ‹talya Postanesi bulunmaktayd›.

91

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

GÜMRÜKLERDE DÜZENLEMELER

O

smanl› Devleti postalarla birlikte gümrükleri düzenlemeyi de kapitülasyonlar›n etkisinden kurtulmak için bir f›rsat olarak görmüfltü.

• Büyük devletler gümrük vergilerinin yükseltilmesini ç›karlar›na uygun görmüyordu. • Yabanc› devletlerin Türkiye'de gümrük vergilerinin art›fl›na ve kazanç vergisinin (temettü) düzenlemesine karfl› koyufllar›, siyasal nüfuz arac›l›¤›yla gerçeklefltirilen mali nüfuza bir örnektir. • Kapitülasyonlar gümrükler konusunda da engel yaratmaktayd›. Çünkü Avrupal›lar bu konuda kapitülasyonlara dayanmaktayd›lar. Kendilerine göre bunlar› yorumluyor ve kabul ettiriyorlard›. • 1908 Meflrutiyetinden sonra, ‹ttihat Terakki hükümetlerin mali alandaki çabalar› da ön plana ç›kmaya bafllar. Özellikle 1909 da gümrük resmini % 11'den %15'e ç›kartma çabas› önemlidir. • Bu konuda Osmanl› hükümeti yine kapitülasyon engeliyle karfl› karfl›yad›r ve devletlerle anlaflmak zorundad›r. Bu devletlerden biri binlerce km. uzakl›ktaki A.B.D olsa bile... • Görüldü¤ü gibi devletler Türkiye'nin özgür bir devlet olarak kendi gümrük tarifelerini belirlemesine karfl› ç›k›yor ve ancak kendi ç›karlar› do¤rultusunda buna izin verebileceklerini ortaya koyuyorlard›. • Gümrük vergilerini yükseltmede kapitülasyonlar›n büyük bir engel oldu¤unu anlayan Osmanl› bu f›rsat› ancak I. Dünya Savafl›’n›n ç›k›fl›yla ele geçirecektir. 92

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

II.MEfiRUT‹YET DÖNEM‹ G‹R‹fi‹MLER‹

O

smanl› Devleti K›r›m savafl›ndan sonra bafllayan kapitülasyonlar›n kald›rma çabalar›na 1908 sonras›nda ‹ttihat ve Terakki’nin ekonomi politikas› gere¤i h›z vermeye bafllam›flt›.

• 1910 y›l›nda ‹mtiyazat Kanununun Mecliste görüflülmesi s›ras›nda Cavit Bey yabanc›lar›n art›k temettü vergisini vermeye al›flt›r›lmas› gerekti¤ini bunun için de ilk olarak yabanc› devletlerin de haks›z oldu¤unu gördü¤ü patent vergisinin yabanc›lara da uygulanaca¤›n› belirtmiflti. • ‹ttihat ve Terakki Cemiyeti kapitülasyonlar›n kald›r›lmas› konusunu ilk defa 1911 kongresinde görüflmüfltü. • 1908 y›l›nda Avusturya-Macaristan'›n Bosna-Hersek'i ilhak› ve Girit’in Yunanistan’a kat›lma karar›, 1911 y›l›nda ‹talya'n›n Trablusgarb'› almas›, 1913-1914 de ise Avarov z›rhl›s›n›n Rumlara silah tafl›mas› nedeniyle s›ras›yla, Avusturya-Macaristan, ‹talya ve Rumlara uygulanan ekonomik boykot sonucunda, hem ulusal dayan›flmay›, hem de ekonomi konusunda ülkedeki yabanc›lar›n etkisini azaltmay› sa¤layacak olan ulusal bilinci oluflturmak amaçlanm›flt›. • Boykot, dar anlamda yabanc› sermayeye karfl› bilinçsiz de olsa bir direnifl anlam›na geliyordu.

93

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

I. DÜNYA SAVAfiI SIRASINDA KAP‹TÜLASYONLARIN KALDIRILMASI

O

smanl› Devleti I. Dünya Savafl›'n›n hemen öncesinde büyük devletlerle yapt›¤› görüflmelerde, sürekli olarak savaflta taraf olmak için kapitülasyonlar konusunda düzenlemeler yap›lmas›n› flart kofluyordu.

• ‹ttihat ve Terakki hükümetleri de kapitülasyonlardan kurtulma gere¤ini çok iyi anlam›fllard›. • Ancak, yabanc› devletlerin adli kapitülasyonlar›n kald›r›lmas›na kesin olarak istekleri olmad›klar› da anlafl›lm›flt›. • Ama iktisadi ve mali kapitülasyonlar konusunda ›l›ml›yd›lar. • Görüflmelerin sonuçsuz kalmas› üzerine ‹ttihat ve Terakki Hükümeti çok önemli bir kararla 9 Eylül 1914 tarihinde y›llard›r ülkenin belini büken kapitülasyonlar› kald›rd›¤›n› tüm elçiliklere bildirmiflti. • Kapitülasyonlar›n kald›r›lmas›ndan sonra "Türkiye Türklerindir" sözü her tarafta söylenmeye bafllad›. • Karar üzerine gazete matbaalar› süslerle donat›lm›flt›. • Kapitülasyonlar›n 9 Eylül 1914'te kald›r›lmas› yabanc› devletler bunu kabul etmemifl olsa bile halk nezdinde ve kamuoyunda büyük kutlamalar ile karfl›lanm›flt›. • Bu tarihin bir bayram (id-i milli) olarak kutlanmas› için de karar al›nm›flt›. 94

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

• ‹stanbul’un çeflitli bölgelerinde binlerce kifli bafllar›nda m›z›ka tak›mlar› ve zurnalarla milli havalar çalarak gösteriler yapmaktayd›. • Ayn› flekilde Anadolu'nun dört bir taraf›nda halk kapitülasyonlardan kurtulundu¤u için kutlamalar yapm›fl ve merkeze telgraflar yollam›flt›. • Ertesi gün Sultanahmet'te bir miting yap›lmas› da kararlaflt›r›lm›flt›. • Miting saati 14.00 olarak kararlaflt›r›lm›fl olmas›na ra¤men, saat 10.00’dan itibaren yaklafl›k 100.000 kiflilik kalabal›k Ayasofya meydan›nda toplanmaya bafllam›flt›. • Kapitülasyonlar›n kald›r›lmas›na en fazla tepkiyi Alman elçisi Wangenheim göstermiflti. • Kapitülasyonlar›n kald›r›lmas› karar› sonras›nda hükümetin "‹mtiyazat-› Ecnebiyenin ‹lgas› Üzerine Ecânip Hakk›nda ‹cra Olunacak Muameleye Dair Talimatname" tüm vilayetlere gönderilmiflti. • Kapitülasyonlar›n kald›r›lmas›ndan sonra hükümetin ilk ç›kard›¤› yasa, 20 Eylül 1914 tarihli gümrük resminin tadili hakk›ndaki kanun olmufltur. • Bu arada konsolosluklara da ayr› bir düzenleme getirilmifl konsolosluklar›n uyaca¤› kurallar belirlenmiflti. • Ticaret ve sanatla u¤raflan konsolos, konsolos vekilleri, ajan konsoloslar›n yapt›klar› sanat ve ticaretten dolay› Osmanl›’ya ödeyecekleri temettu vergisini de ödeyeceklerdi. • Ayr›ca güvenlik ve kamu düzeninin sa¤lanmas›yla ilgili kanunlar yabanc›lara da uygulanacakt›. 95

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

• Yabanc›lar hukuk ve ticaret ifllerinde Osmanl› mahkemelerine baflvurabilecekti • Osmanl› vatandafllar›n› ilgilendirmese de yabanc›lar›n davalar› da Osmanl› mahkemelerinde görülecekti • Yabanc› elçilikler ise hala bu kanununun kapitülasyonlara ayk›r› oldu¤unu savunarak protesto itirazlar›n› hükümete iletmifllerdi • Yabanc› devletler genelde Osmanl› Adli teflkilat›n›n yeterli olmad›¤› flikayetlerini dile getirmifller, özellikle mahkemelerin ve hapishanelerin ça¤dafl olmad›¤›n› ileri sürmüfllerdi. • Buna karfl›l›k Talat Bey’in gazetelere verdi¤i beyanda; "Düvel-i muhas›ma bize hitaben hapishanelerimizi ›slah etmedikçe adliyeye ait kapitülasyonlar›n ref’ine musaade edilmeyece¤ini söylüyorlar. Fakat aflikard›r ki, hapishanelerimizi ve teflkilat-› adliyemizi ancak para ile ›slah edebiliriz, di¤er taraftan ecanibi efrad-› ahalimizin tabi olduklar› taahüdata tabi tutarak, menabi-i varidat›m›z› tezyid edebiliriz." derken, S›rp Yunan örneklerini de vererek onlar›n da kapitülasyonlar› kald›rd›¤› zaman hapishanelerinin iyi olmad›¤›n› belirtmiflti. Günümüzde de AB, di¤er devletlerden istemedi¤i fleyleri ne hikmetse hep Türkiye'den talep etmektedir. Örne¤in; K›br›s sorunu Yunanistan AB'ye girerken flart koflulmam›flt›r. • Yabanc› uyruklu suçlular›n her türlü ifllemleri, do¤rudan konsolosluk memuru olmaks›z›n yap›laca¤› gibi, avukat› yabanc› oldu¤u halde bile suçun araflt›r›lmas› ve mahkemesinde konsolosluk memuru bulunmayacakt›. 96

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

• Konsolosluklarda görevli katipler, kavaslar, tercümanlar ve ruhani memurlar ile, onlar›n maiyetindeki mütevelliler gerek Osmanl› gerek yabanc› olsun hiçbir imtiyazdan yararlanamayacaklard›. • Osmanl› memurlar› her tür adli evrak› bildirmek için yabanc›lar›n binalar›na, otel, dükkan ve ma¤azalar›na, kanunun emretti¤i flartlarla girme hakk›na sahip olacaklard›. • Konsolos mahkemelerinde görülen ifllerin, o bölgedeki Osmanl› mahkemelerine, konsolosluk tutukevi ve hapishanelerindeki tutuklular›n ve mahkumlar›n da Osmanl› tutukevi ve hapishanelerine geçiflinin sa¤lanaca¤› eklenmiflti. • "Mehakim-i fieriye ve Nizamiyenin Tefrik-i Vezaifi Hakk›ndaki Nizamname" ile fieriye Mahkemelerinin ve Nizamiye Mahkemelerinin görevleri ayr›lm›flt›. • Bu nizamname ile amaçlanan, yabanc›lar›n fleri mahkemelerine gitme ihtimalini ortadan kald›rarak fleri mahkemelerde yarg›lanamay›z fleklindeki flikayetlerini bertaraf etmek ve fleri mahkemelerdeki dini kültürle yetiflmifl yarg›çlara itiraz› önlemekti. • ‹kinci aflama olan "Bilumum Mehakim-i fieriye ile Merbutat›n›n Adliye Nezaretine Tahvili ‹rtibat›" hakk›nda kanun ç›kart›lm›fl ve bununla fieriye Mahkemeleri, Adliye Nezaretine ba¤lanm›flt›. • Üçüncü ve en önemli aflama ise, 25 Ekim 1917 tarihli Hukuk-u Aile Kararnamesi’nin yay›nlanmas› oldu. Kararname Müslüman olsun olmas›n bütün Osmanl›lar›n aile hukukunu düzenleyen bir sistem getiriyordu. • Art›k Papaz ve Hahamlar nikah k›y›p, 97

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

bozamayacak, nafaka, drahoma gibi ifllerde hüküm verme haklar› bulunmayacakt›. • Özellikle 156.maddesiyle ruhani liderlerin yarg› yetkileri ellerinden al›nm›fl oluyordu. • Kapitülasyonlar›n kald›r›lm›fl olmas›n›n son halkalar›ndan olan Hukuk-u Aile Kararnamesi ile gayrimüslimlerle ilgili davalar›n tümünün fleri mahkemelere götürülmesi sa¤lanarak mahkemelerin yetkileri geniflletilmiflti. • Daha önce fleri mahkemelerin Adliye Naz›rl›¤›na ba¤lanmas›yla da, Avrupa Hukukuna iliflkin davalarda kaza birli¤i sa¤lanmak istenmifltir. • Kilise, manast›r, papaz ikametgahlar›, gece ve gündüz, erkek k›z, sanayi, ziraat, t›p, hukuk, ticaret, mühendis ve ruhban yabanc› okullar›, eytamhane, dikiflhane, hastane, muayenehane, kabristan gibi, kurulufllar baz› kurallara ba¤l› tutulmufltu. • Bu kurulufllar dini ayinlerinde serbest olacaklar, ancak içlerinde suçlu bar›nd›ramayacaklard›. • Böyle bir durumda; Osmanl› polisinin buralara girifl hakk› bulunacakt›. • Yabanc› kabristanlar da Osmanl› kanunlar›na göre ifllerini yapacaklar. • "Kapitülasyon bakayas›" olarak nitelenen Karantina’daki yabanc› memurlar da iflten ç›kart›lm›flt›. • Talimatnamedeki dini, e¤itim kurulufllar› ve sa¤l›k binalar› hakk›ndaki özel maddeler ile bu kurulufllar›n imtiyazlar› ortadan kald›r›lm›fl ve hükümete ba¤l› k›l›nm›flt›. • Yabanc› devletlerin elçilik ve konsoloshanelerinde ve yabanc› teba mekanlar›nda band›ra çekilmesinin koflullar› belirlenmiflti. 98

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

• Gümrük vergileri, %11'den %15'e ç›kar›ld›. Ad valorem (de¤er) üzerinden resim alma yöntemi kald›r›larak spesifik (a¤›rl›k) üzerinden yeni bir gümrük düzenine geçildi. • Osmanl›’daki bütün yabanc› anonim flirketler, Osmanl›’da flube ve acentahane açabilmek için Ticaret Nezareti’ne ünvanlar›n›, tabiyetini, sermaye miktar›n› bildirecekler ve Osmanl› yasalar›na ba¤l› kalacaklar›na dair de bir istidaname vereceklerdi. • "Müessesat-› Nafia ile ‹mtiyazs›z fiirketler Muhaberat ve Muamelat›nda Türkçe ‹stimali Hakk›nda Kanun" ile; demiryolu ve nafia kurulufllar›nda o güne kadar Frans›zca yap›lan ifllemler bundan böyle Türkçe yap›lacakt›. Bugün ülkemizin dört taraf›nda yabanc› dilde isimler görmek üzücü. Osmanl›n›n son dönemlerinde oldu¤u gibi hemen tüm ma¤aza isimleri yabanc›. Bugün, Malatya Belediyesi'nin Türkçe isim olmayan ma¤azalara ruhsat vermeme karar› da anlaml›d›r ve tüm Türkiye'ye yay›lmal›d›r.. • Türkçe ifllem yapmaya bafllayan yabanc› flirketler, Türkçe bilen eleman almak zorunda kald›. • 1 Ekim 1914 tarihinden itibaren Osmanl› topraklar›ndaki bütün yabanc› postaneler kapat›ld›, flehirlerdeki posta kutular› da kald›r›lm›flt›. • Özellikle savafl halinde olunan ‹ngiltere, Fransa, Rusya ve Belçika okullar› kapat›lm›fl, bu okullar›n yerine yeni Türk okullar› aç›lmaya bafllam›flt›. 99

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

• Osmanl›’daki bütün yabanc› okullar ancak Osmanl› kanun ve nizamlar›na ba¤l› olarak kurulacaklard›. • Okullar Türkçe ve Türkiye Tarih ve Co¤rafyas› derslerinin Türk dili ile yap›lacak flekilde ders programlar›n› Maarif idarelerine bildirecekti. Görüldü¤ü gibi o dönemin bütün devletlerinin, ba¤›ms›z bir devlet olabilmenin gerektirdi¤i en basit uygulamalar›n›, Osmanl› Devleti ancak bir savafl ortam›nda o da di¤er devletlerin bunu tan›mamalar›na ra¤men gerçeklefltirmeye çal›flm›flt›.

100

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

‹LG‹L‹ DEVLETLER‹N KALDIRMA KARARINI KABUL ETMES‹

A

lmanya ile, 1917'de kapitülasyon içermeyen eflitlik esas› üzerine; ikamet, konsolosluk, adli himaye gibi aç›k antlaflmalar yap›lm›flt›r ard›ndan savafl koflullar›n›n etkisiyle, Almanya Osmanl›'daki kapitülasyonlar›n kald›r›lm›fl oldu¤unu kabul etmifl oluyordu.

• Almanya ile 1917'de imzalanan antlaflma sonras›nda ayn› koflullar çerçevesinde Avusturya-Macaristan ile de görüflmelere bafllanm›fl ve kald›r›lma karar› bu devlete de kabul ettirilmifl oldu. • Ayn› flekilde 3 Mart 1918'de Brest-Litowsk antlaflmas› Rusya da Osmanl› Devleti’ndeki kapitülasyonlar› tan›mad›¤›n› dünyaya duyurmufllard›.

101

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

KAP‹TÜLASYONLARIN YEN‹DEN TES‹S‹

S

avafl›n kaybedilmesi ve yabanc› devletlerin ülkeye girmesiyle 1914’den beri kald›r›lm›fl olan kapitülasyonlar›n durumu tekrar önem kazanmaya bafllar.

• Dört y›l boyunca hükümetin kapitülasyonlardan kurtulma yönünde yapt›¤› tüm çabalar, savafl›n kaybedilmesi sonucunda tehlikeli bir duruma gelmiflti. • 19-20 Ocak 1919 Ateflkesin hemen sonras›nda ‹ngiltere, Fransa, ‹talya fevkalade komiserleri arka arkaya bu tarihlerde verdikleri müflterek takrir ile, tebalar› hakk›nda kapitülasyon usulüne riayet edilmesini ve Belçika, Yunanistan, Karada¤, Romanya ve S›rp tebas›na da, verilmifl imtiyazlar çerçevesinde davran›lmas›n› istedikleri gibi... • 10 Eylül 1914 tarihinde vermifl olduklar› ortak notaya dayanarak o tarihten sonraki bütün teflebbüsleri de yasa d›fl› saym›fllar ve kapitülasyonlar›n yeniden tesisini istemifllerdi. • ‹flgal devletlerinin temsilcilerinin kararlar›yla al›nm›fl bütün kararlar geçersiz duruma getirilmeye baflland›. • Bu olanlardan cesaret alan ‹stanbul’daki Rum Ortodoks Patri¤i ise ‹zmir’in iflgalinden alt› gün önce Osmanl› Rumlar›n›n her türlü tebal›k sorumlulu¤undan muaf olduklar›n› ilan etmiflti. • Patrikhaneye ba¤l› bütün papazlar da Kurtulufl Savafl›'n›n sonuna kadar Yunan ordusunu desteklemifllerdi. 102

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

Günümüzde kendi devlet adamlar›m›z›n yetersizli¤i ve vurdumduymazl›¤›ndan ve hoflgörü ad› alt›nda sempozyumlar düzenleyenlerden yard›m ve cesaret alan Rum Ortodoks Patri¤i Barthelemos'un Heybeliada Ruhban Okulu ve ekumeniklik konusundaki tutumlar› da ayn› çizgide ele al›nmal›d›r.

1949'da Amerikan vatandafl› Athenagoras Fener Rum Patri¤i yap›l›r. Adnan Menderes Athenagoras'› ziyaret eder ve elini öper. Dönemin Milli E¤itim Bakan› Heybeliada'y› tart›flmaya açar. Turgut Özal Patrikhaneye maddi kaynak aktar›m› yapt›r›r.
Sonuçta bugünkü hükümetin tavr› ile Patrikhane dokunulmaz bir statüye gelmifltir art›k. • Bu dönemde önemli bir tarih de 18 Eylül 1919 tarihidir. • ‹stanbul ‹tilaf Devletleri Polis Karargah›ndan bu tarihte Beyo¤lu Polis Müdürlü¤üne gönderilen bir yaz› ile; ‹ngiliz, Frans›z, ‹talyan, Yunan, Amerikan, Rumen, Lehliler, Çekoslovaklar ve Yugoslavlar›n kapitülasyonlar›n bahfletti¤i bütün hukuktan yararlanacaklar› belirtilmifltir. • Art›k ‹tilaf Devletleri her fleyi denetimleri alt›na 103

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

almak üzereydiler ve son darbeyi de 6 Ocak 1920 tarihli takrir ile vurdular. • Devletin bütün yetkilerini elinden alma anlam›na gelen bu takrire göre, belli bölgelerde mutasarr›fl›k ve kaymakaml›k yapacak kiflileri seçme hakk›n› kendilerinde görüyorlar ve örne¤in Tarsus Kaymakaml›¤›’na Rüfltü Bey’in getirilmesini istiyorlard›. • ‹tilaf Devletlerinin son istekleriyle, kapitülasyonlar›n yeniden tesisi için son aflama da gerçekleflmifl oldu.

CEHENNEM ZEBAN‹S‹ KAP‹TÜLASYONLAR GER‹ GELM‹fiT‹.

104

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

KURTULUfi SAVAfiI’NDA KAP‹TÜLASYONLAR

2

3 Temmuz - 7 A¤ustos 1919 tarihinde gerçeklefltirilen Erzurum Kongresi’nin 5. Maddesinde yer alan "H›ristiyan unsurlara siyasi hakimiyetimizi ve içtimai muvazenemizi bozucu imtiyazlar verilemez" sözleriyle kapitülasyonlar konusunda al›nan tav›r ortaya konmufltu.

• Ayn› kararlar Sivas Kongresi’nde de kabul edilmifl ve arkas›ndan oluflturulan Temsil Heyeti ile Anadolu’da bafllayan ulusal mücadele büyük bir ivme kazanm›flt›. • Osmanl› Mebusan Meclisi ise, Ankara’da Mustafa Kemal taraf›ndan haz›rland›¤› ortaya ç›kar›lan Misak-› Millî'nin 6. Maddesinde; "...Bu nedenle siyasi, yarg›sal, parasal alanlarda geliflmemizi önleyici s›n›rlamalara (kapitülasyonlar) karfl›y›z" denilmifl ve siyasi, adli, mali geliflmemize engel kay›tlar olan kapitülasyonlara karfl› olundu¤u vurgulanm›flt›. • Özellikle ‹stanbul’un iflgalinden hemen sonra Duyun-u Umumiyi ve Reji ile Osmanl› Bankas›’ndan, kasa mevcutlar›n› mahallin en yüksek mülki idare amirine bildirilmesinin ve ‹stanbul’a gönderme yap›lmamas›n›n istenmesi savafl koflullar› da olsa tam ba¤›ms›zl›¤a nas›l önem verildi¤ini göstermekteydi. • ‹flgal Devletlerinin, Ankara Hükümeti temsilcisi Refet Pafla’ya verdikleri notada, yabanc›lar›n ticaretine zarar verdi¤inden dolay› kapitülasyonlar›n yok say›lmas›na karfl› ç›kmalar› da ‹flgal Kuvvetlerinin Misak-› Milli kararlar›ndan duyduklar› endifleyi göstermekteydi. 105

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

• Çünkü Misak-› Milli’ye göre Türkler esir yaflamaktansa özgür ölmeyi tercih etmifllerdi. • ‹stanbul’un iflgali ve Meclisin feshedilmesi sonras›nda, Ankara’n›n 7 Haziran 1920’de ‹stanbul Hükümeti taraf›ndan yap›lan kanunlar, düzenlemeler, borçlanmalar ile yabanc›lara verilen imtiyazlar›n tan›nmayaca¤›na dair kanun, her tarafta yay›nlanm›fl ve bütün mali yabanc› çevreler üzerinde kayg› yaratm›flt›. • Böylelikle al›nan kararlar gere¤i Ankara’n›n hakim oldu¤u bölgede kapitülasyon durdurulmufl ve her f›rsatta toplumun özgürlük ve ba¤›ms›zl›¤›n› k›s›tlayan uygulamalara izin verilmeyece¤i belirtilmiflti. • Bu dönemde Ankara Hükümeti'nin yapt›¤› konumuz aç›s›ndan önemli bir geliflme de 28 Temmuz 1336 (1920) tarihli "Gümrük resminin 5 misline yükseltilmesine dair kanun" du. • Ertesi y›l 1921 de ç›kart›lan bir baflka kanun ile ise, baz› mallar›n gümrük vergisinin üç misli daha art›r›lmas› sonucunda 1916 tarifesine göre: gümrük vergileri on befl misli art›r›lm›fl oluyordu.

106

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

LONDRA KONFERANSI VE KAP‹TÜLASYONLAR

K

onferans s›ras›nda Lord Kurzon’un kapitülasyonlar sistemini gerçekte bir kölelik olarak belirterek, yerine birlefltirilmifl bir sistemin kurulmas›n› savunmas›, devletlerin kapitülasyon rejimi yerine yeni bir rejimin kurulmas›n› istediklerini göstermektedir.

Lord Kurzon’un kapitülasyonlar› kölelik sistemi olarak görmesine ra¤men, daha sonraki görüfllerinde, Türkiye’yi yeniden hem de eskisinden daha s›k› kay›tlar alt›na almaya çabalamas›, gerçe¤i görmesine ra¤men, ‹ngiliz ç›kar›na sad›k kald›¤›na iflaret etmektedir. • Londra Konferans›nda Yunan Delegesi Venizelos’un çabalar›na da de¤inmek gerekmektedir. • Venizelos konferansta, Türkiye’ye Almanya, Bulgaristan ve Romanya gibi H›ristiyan devletler için kabul edilen Avrupal› sistemin uygulanmas›n› istememiflti. Bugün de Yunanistan asl›nda Türkiye’nin AB'ye normal flartlar alt›nda girmesini istememifltir ve devaml› vetosunu kullanm›flt›r. Ama ona Türkiye'den tavizler al›naca¤› garantisi verilince, oyunun içine dahil olmufl ve Türkiye'nin AB çabas›n› destekler konuma gelmifltir. Oysa normal flartlar alt›nda AB'nin Türkiye'yi içerisine almayaca¤› görülmektedir.

107

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

• Ona göre böyle eflitlikli bir sistem kurulursa, Osmanl›’n›n gayrimüslimlere vermifl oldu¤u imtiyazlar›n tümü ortadan kalkm›fl olacakt›. Oysa Osmanl› Devleti’nin Tanzimat Ferman›’ndan itibaren kapitülasyonlar aleyhinde yapt›¤› tüm çabalar ise, bu Avrupal› sistemi gerçeklefltirmek içindi ve 9 Eylül 1914’teki karar ile de bu baflar›lm›flt›. Ancak Türkiye’nin Avrupa sistemine geçilmesini devletler kendi ç›karlar› için istememiflti. • Türkiye Hakk›nda Londra Konferans›nda devletlerin bak›fl aç›s›yla ilgili en önemli gösterge ‹ngiliz Devlet Arflivlerinden elde edilen bir belgeydi. • Belgeye göre küçük bir Türkiye devleti kurulmas› istenirken "kapitülasyonlar adli ifllere de uzat›labilir. Japonya’dan kapitülasyonlar› kald›rd›k, çünkü onlar kuvvetliydi, baflka çaremiz yoktu. Türklerin kafas›, Japonlar›nkinden çok daha az ifller bu nedenle kapitülasyonlar adli ifllere de uzat›labilir" denilmifl ve böylece Bat›l›lar›n, kapitülasyonlar›n kald›r›lmas›n› hangi flartlar alt›nda kabul edece¤i ortaya ç›km›flt›.

DEMEK K‹ KAP‹TÜLASYONLARI KALDIRMAK KUVVET ‹STER. ‹fiTE O KUVVET 1923 YILINDA TÜK‹YE'N‹N EL‹NDED‹R. DARISI GÜNÜMÜZE...
• Devletlerin Türkiye üzerinde görüflmeleri 18- 26 Nisan 1920 San Remo’da da devam etmiflti. Burada, Türkiye’deki adli kapitülasyon rejiminin yerine bir adalet reform tasar›s› için, 108

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

MUSTAFA KEMAL" ...Adli kapitülasyonlara gelince.. Adli kapitülasyonlarda muhtar mahkeme ad› alt›nda yine adli kapitülasyonlar› bize kabul ettirmek istiyorlar. Memleketin kaza (YARGI) hakk›ndan yoksun olmas› veyahut kaza hakk›nda kay›tl› olmak tam ba¤›ms›zl›k ile ba¤daflt›r›lamaz..."

bütün devletlerin kat›l›m›yla oluflacak bir komisyon oluflturulmas›na karar verilmiflti. • Bu komisyon Osmanl› Hükümeti ile anlaflarak ya karma ya da birlefltirilmifl bir rejim benimseyecekti. • Böylece Londra ve San Remo konferanslar›nda, Sevres Antlaflmas›’nda Türkiye’ye sunulacak antlaflma tasla¤› belirlenmifl oluyordu.

109

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

SEVR ANTLAfiMASI VE KAP‹TÜLASYONLAR

1

0 A¤ustos 1920 tarihinde ‹stanbul Hükümeti taraf›ndan imzalanan Sevr Antlaflmas›’n›n kapitülasyonlarla ilgili maddeleri 261 ve 317. Maddeler aras›ndayd›.

• Buna göre; "kapitülasyonlar, 1 A¤ustos 1914’den evvel, bunlardan do¤rudan do¤ruya veya dolay›s›yla istifade eden devletler menfaatine yeniden tesis edilecek ve 1 A¤ustos 1914’ten evvel bunlardan istifade etmeyen müttefik devletlere de teflmil edilecek. Ecnebi Postahaneler yeniden aç›lacak, muahedelerden say›lanlardan baflka hangilerinin meriyete geçmesi laz›m geldi¤ini devlete bildirecekler" denilmiflti. • Böylece 19 Ocak 1919 tarihinde ‹stanbul’daki yüksek komiserlerin kapitülasyonlar› yeniden tesisi için verdikleri nota ile bafllayan bu fiili süreç, Sevr ile resmiyete dönüfltürülmek istenmifltir. • Yine daha önce belirlendi¤i gibi Sevr’de adli kapitülasyonlarla ilgili 136. Madde ile 6 ay içinde ‹ngiliz, Frans›z ve Japonya üyelerinden oluflacak bir adlî ›slahat komisyonu, Osmanl› hükümetinin de onay›n› alarak, muhtelit veya tek bir usul oluflturulmas›n› tavsiye ediyordu. • Böylece Türkiye’nin elinden adli ›slahat yapma hakk› da al›nm›fl olacakt›. • Bununla da kal›nmam›fl, gümrük tarifeleri 1907 y›l›ndaki gibi de¤er üzerinden % 8 olarak belirlenmiflti. • 141. Madde ile az›nl›k okullar›na, devletin hiç bir müdahalesinin olamayaca¤›, 110

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

• Yabanc› flirketlerin tüm haklar›n›n geri verilece¤i de belirlenmiflti. Böylece Türkiye’nin tüm mali denetimi ile birlikte idari denetimi de ‹tilaf devletlerinin eline geçecekti. Sevr’e göre ekonomik nitelikteki hiç bir karar, Türk hükümetinin yetki alan›na verilmemiflti. Paran›n ›slah edilmesi, ekonomik geliflme, vergi reformu, iç ve d›fl borçlanma, gümrük tarifeleri politikas›, imtiyazlar, tüm kaynaklar, oluflturulmufl bir mali komisyona b›rak›lm›flt›. Bu ekonomik halkalarla Türkiye ‹tilaf Devletlerine zincirlenmifl oluyordu. • Sevr Antlaflmas›nda Osmanl› hükümeti taraf›ndan kapitülasyonlar›n kald›r›lmas›, eksiltilmesi, de¤ifltirilmesi yolunda ç›kart›lm›fl olan bütün kanunlar, kararnameler, nizamname ve talimatnameler hükümsüz say›lm›flt›. • Adli alanda da büyük tavizler söz konusuydu. Eskisi gibi konsolos mahkemeleri oluflturulacak, kendi vatandafllar›n›n uyacaklar› kurallar› kendileri belirleyecekti.

111

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

KURTULUfi SAVAfiI VE KAP‹TÜLASYONLAR

1

921 fiubat ay›nda bir Amerikan destroyerinde görüflen Ankara Hükümeti ile Amerikal› yetkililer aras›nda Amiral Bristol’e iletilmek için verilen notada, T.B.M.M.’nin temel amac›n›n, Anadolu halk›n›n siyasal ve ekonomik ba¤›ms›zl›¤›n› sa¤lamak oldu¤u belirtilmifl ve kapitülasyonlar›n kald›r›lmas› kofluluyla Amerika ile dostane iliflkilere bafllanaca¤› anlat›lm›flt›.

• 16 Mart 1921’de imzalanan Moskova Antlaflmas› ile Sovyet Rusya, Türkiye’deki kapitülasyonlar› yok saym›flt›. Ankara Hükümeti yabanc› sermaye konusunda kesinlikle olumsuz de¤ildi. Aksine her f›rsatta ülke kalk›nmas›n›n yabanc› sermaye yard›m› ile olaca¤›n› ancak Misak-› Milli kararlar› gere¤ince tam ba¤›ms›zl›k aç›s›ndan bu yabanc› sermayenin baz› flartlar› yerine getirmesi gerekti¤ini de belirtiyorlard›. • Art›k Ankara Hükümeti’nin baflar›lar› herkes üzerinde olumsuz etki yapm›fl ve yeni düzenlemelerin gerekti¤i kabul edilmifltir. • Ayr›ca Ankara’n›n kapitülasyonlar› kald›raca¤› yönündeki bir görüfl de oluflmufl durumdad›r. • Buna karfl›l›k Mustafa Kemal ve arkadafllar› ise kapitülasyonlar ortadan kalkmadan tam ba¤›ms›zl›¤a kavuflamayacaklar›n›n fark›ndayd›lar. • Bu nedenle de Lozan’a giden heyete verilen talimatlardan birisi de kapitülasyonlar›n kesinlikle kald›r›lmas› olacakt›. 112

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

• 9 Eylül'den sonra ‹zmir'in kurtar›lmas› ve sonras›nda Türk ordular›n›n ‹stanbul’a giriflinin hemen ard›ndan, Ankara Hükümeti gümrüklere el koymufl, Gümrük memurlar› iflten ç›kar›lm›fl , Gümrük resmi de üç misline yükseltilmiflti. Ayr›ca Düyun-u Umumiye’deki çal›flanlar iflten ç›kart›lm›fl, Düyun-u Umumiye’nin alaca¤› %3 has›lata da el konulmufltu. Mustafa Kemal "... memleketin serveti lüzumsuz yere d›flar› ç›kmas›n. Bunu temin eden fley d›flar›dan içeriye girecek olan eflyaya gümrük koymakt›r. Devlet bu hususta serbest olmazsa, dflar›dan girecek mal üzerinde etkili olmazsa ve koyaca¤› gümrük resminde serbest olmazsa bu mesele, kapitülasyon ruhundan hariç say›labilir mi? Tabii hay›r.. ‹flte karfl›m›zdakiler bu ve bu gibi noktalarda bizi hala kendi arzular›na ram etmek için icbarda bulunuyorlar. Bu mesele en önemli bir meseledir. fiöyle veya böyle olsun demekte milletin ve onu temsil eden Meclis ve Hükümetinin ba¤›ms›z olmas› laz›m gelir. Tam ba¤›ms›z halde olmak laz›m gelir." Bu dönemde Türkiye’ye önerilen rejim ›l›ml› bir kapitülasyon sistemiydi. Belçika, Milletler Cemiyeti garantisi alt›nda Türkiye’de ›l›ml› bir kapitülasyon kurulmas›n› istemiflti. Yabanc› devletler, tarihin her döneminde elindeki avantajlar› kaç›rmak istememifl ve ne kopar›rsam kard›r anlay›fl›n› benimsemifllerdir. Bugün de AB konusunda ayn› düflüncededirler ve bunu K›br›s 113

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

konusunda, siyasi flartlarda ve AB için özel bir statü önermelerinden de anlayabiliriz. • Bu geliflmeler ›fl›¤›nda 4 fiubat 1923’de Lozan Konferans›’n›n kesilmesi sonras›nda geliflen olaylara bak›lacak olursa ilk dikkati çeken olay, ‹zmir’deki bir ‹ktisat Kongresi toplanmas›yd›. • 17 fiubat 1923’te toplanan Kongreye baflta Mustafa Kemal Pafla olmak üzere, Ankara’n›n önemli askeri liderleri, meclis üyeleri, büyük toprakl› zengin çiftciler, ‹stanbul tüccarlar› Anadolu esnaf› ve iflçiler kat›lm›flt›. • Mustafa Kemal’in kongreyi aç›fl nutkunda genel bir giriflten sonra kapitülasyonlar›n tarihçesine girmesi, yabanc› sermaye konusunda konuflmas› ilgi çekiciydi. • Özellikle "cümlemizin arzumuz fludur ki bu memleketin efrad› ellerinde numuneleriyle ziraat›n, ticaretin, sanat›n, sanayinin, hayat›n bir mümessili olsun" sözleriyle yerli iktisat›n önemini vurgularken, • "Efendiler, iktisadiyat sahas›nda düflünürken ve konuflurken zannolunmas›n ki biz ecnebi sermayesine has›m bulunuyoruz. Hay›r bizim memleketimiz vasidir (genifltir) çok say (emek) ve sermayeye ihtiyac›m›z var. Kanunlar›m›za riayet flart›yla ecnebi sermayelerine laz›m gelen teminat› verme¤e her zaman haz›r›z" diyerek de yabanc› sermayenin flartl› olarak kabul edilece¤ini vurgulam›flt›. • Mustafa Kemal Pafla Chicago Tirbün ‹zmir muhabirine 26 Eylül 1922 tarihinde verdi¤i demeçte "kapitülasyonlar› hiç bir k›sm›nda istisnay› kabul etmiyoruz. Adli mali veya askeri kapitülasyonlar›n hiçbirini tan›m›yoruz" 114

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

• 2 Aral›k 1922’de ise Petit Parisien’e "... Her fleyden evvel fluras› bilinmelidir ki T.B.M.M. Hükümeti kapitülasyonlar›n ibkas›n› asla kabul etmeyecektir. fiayet teba-y› ecnebiye eskiden oldu¤u gibi bundan sonra da kapitülasyonlardan istifade etmeyi düflünüyorlarsa aldan›yorlar. Kapitülasyonlar bizim için mevcut de¤ildir ve asla mevcut olmayacakt›r. Türkiye’nin istiklali her sahada tamamen ve kamilen tasdik olunmak flart›yla kap›lar›m›z bütün ecnebilere geniflce aç›k kalacakt›r"

115

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

KES‹N SON : LOZAN

T

B.M.M ve hükümeti taraf›ndan Lozan Antlaflmas›’na giden Türk Heyeti’ne verilen talimatlar›n en önemli maddelerinden birinin kapitülasyonlar olmas› anlaml›d›r.

• Mustafa Kemal’in ‹zmir ‹ktisat Kongresi’ndeki aç›l›fl konuflmas›nda da belirtti¤i gibi "konferanstaki muhatablar›m›z bizimle üç-dört senelik de¤il, üç yüz ve dört yüz senelik hesabat› rüyet ediyorlard›." • Lozan’a gidecek heyet, Meclis’in önerileriyle birlikte Bakanlar Kurulu’nun da direktiflerini alm›flt›. • Özellikle kapitülasyonlar konusunda "konferans›n kesilmesine yol açsa bile kabulu reddedilmeli" talimat› bu anlamda önemliydi. • Lozan’da kapitülasyonlar›n en çetin tart›flmalar›n geçti¤i konular›n bafl›nda gelmesinin nedenleri aras›nda, her iki taraf›n kendi ç›karlar› için kapitülasyonlar›n varl›¤› ve yoklu¤unun önemini bilmeleri kadar, di¤er konular›n bir veya iki devleti ç›karlar›n› ilgilendirirken, kapitülasyon konusunun konferansa kat›lan tüm devletleri ilgilendirmesi de bulunur. • ‹smet Pafla komisyonda çok uzun ve önceden haz›rlanm›fl ayr›nt›l› bir rapor okudu. • Bu rapora göre Türk tezi üç esasta toplanm›flt›. 1. Türkiye genel hukuka uymayan kapitülasyonlar›n yeniden tesisini kabul edemez. 2. Türkiye kapitülasyon özelli¤i gösteren hiç bir usulü bunlar›n yerine kabul edemez. 116

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

3. T.B.M.M. Hükümeti devletlerle karfl›l›kl› olmak flart›yla ve devletler hukuku prensiplerine göre ticaret, ikamet, konsolosluk ve suçlular› iade mukaveleleri yapmaya haz›rd›r. • Lozan’›n hem birinci hem de ikinci aflamas›nda yabanc› devletler kapitülasyonlar›n kald›r›lmas›na, ancak yeni rejim getirilmesi flart›yla olur vermekteydiler. • ‹smet Pafla kapitülasyonlar konusunda gerçekten çok hassast›. Komisyonda "bu hususta karar›m katidir. Benim için baflka türlü hareket imkan› yoktur. Bu adli usul meselesinde memleketim çok hassast›r. Hiç bir ad ve flekil alt›nda kapitülasyon kabul edemeyiz. Kaza hakk›m›z› asla feda edemeyiz" demiflti. ‹smet Pafla’n›n bu kesin tavr›, Avrupa bas›n›nda da yank›lanm›flt›. Bunun üzerine Le Temps’a bir demeç veren ‹smet Pafla; "karfl›n›zda özgür bir halk var sömürge de¤il, eflit insanlar var, kullar de¤il" fleklinde konuflmufltu. • Az›nl›klar ve kapitülasyonlar konusunda Türk heyetinin önüne gelen önemli engellerden birisi de Türkiye’nin laik olmad›¤› görüflleriydi. • Oysa bu 1917 y›l›ndaki Hukuk-u Aile Kararnamesi ile sa¤lanm›flt›. Ancak daha sonra kald›r›lmas› ile bu yönden savunma imkans›zlaflm›fl olmaktayd›. • Çünkü adli sistem laikleflmeden, ülkedeki her vatandafla ayn› hukuku uygulamadan adli kapitülasyonlar›n yolunda ülkelerin itirazlar› devam edecekti • 23 Nisan 1923’te Lozan konferans›n›n ikinci k›sm› bafllam›flt›. ‹kinci dönemde de özellikle adli 117

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

kapitülasyonlar üzerinde tart›fl›lm›fl ve sonuçta 24 Temmuz 1923’te Lozan Antlaflmas› imzalanm›flt›. • Lozan Antlaflmas›n›n özel hükümler bölümündeki 28. maddedeki "Ba¤›tl› yüksek taraflar Türkiye’de kapitülasyonlar›n tümü ile kald›r›lmas›n›, her biri kendisi ile ilgili olarak kabul ettiklerini aç›klarlar" fleklindeki tan›mla böylece kapitülasyonlar kald›r›lm›fl olmaktayd›. Lozan Antlaflmas› sonras›nda kapitülasyonlar, Türkiye’de kalkm›fl olmas›na ra¤men özellikle büyük devletlerin mandas› alt›nda olan Suriye, Lübnan gibi yerlerde bu imtiyazlar devam etti¤i gibi, Frans›zlar yabanc›lar için farkl› ayr›cal›klar tafl›yan hukuk kurallar›n› da ilan etmifllerdi.

Kapitülasyonlar Lozan Konferans› ile birlikte tümüyle kald›r›lm›flt›r.
• Türkiye Bat› Dünyas› için vazgeçilemeyecek flekilde önemlidir. • Bat›l›lar ulus devlet ve ulusal ba¤›ms›zl›ktan ödün vermeyen Mustafa Kemal Türkiyesini etki alt›na alabilmek için, daha önce denemifl olduklar› ve neredeyse baflar›l› da olacaklar› ekonomiyi çökertme politikas›n› 1947 y›l›ndan beri yine uygulamaya koymufllard›r. • Sonuçta Türkiye ekonomik kalk›nma, e¤tim, savunma, maliye, sosyal güvenlik konular›nda ulusal politikalar izleyemeyecek flekilde zincirlere vurulmak üzeredir. 118

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

• IMF, Dünya Bankas›, GATT, OECD, AB, Gümrük Birli¤i, antlaflmalar›yla Türkiye flu an k›p›rdayamayacak bir durumdad›r. • T›pk› Osmanl›'n›n kapitülasyonlar ve borçlarla k›p›rdayamad›¤› gibi. • Buna en büyük katk› da Atatürk'ten sonra gelen devlet adamlar› taraf›ndan yap›lm›flt›r, maalesef. Atatürk, devrimlerini gerçeklefltirirken tek dayanak noktas› Türk ulusunun kendi gücüne dayanmakt›. • Ancak ondan sonra gelenler Atatürkçülü¤ün en önemli özelliklerinden biri olan kendi gücüne dayanmak anlay›fl› yerine özellikle ekonomide d›fl güçlere ba¤lanmak gibi bir yolu seçtiler.

119

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

SONUÇ

B

at›l›laflma sürecinde, d›fla ba¤›ml›l›k ve sömürünün artmas›, halk›n yoksullaflmas›na neden oluyordu. Osmanl› ekonomisi, elitlerin eliyle Bat› kapitalizminin ç›karlar› do¤rultusunda biçimlendirildikçe geriliyor ve bunun yükünü halk omuzluyordu.

• Bugün de önümüze konulan IMF yasalar›, y›llar önce Osmanl›’n›n parçalanmas› için haz›rlanan, zaman› geldikçe Türk’ün önüne konulan yasalar›n, fermanlar›n benzeridir. Bu yasalar kayg› vericidir, büyük tehlikeler tafl›maktad›r. • Bat› kapitalizminin bugünkü gelene¤i, kökenlerini o dönemden almaktad›r. Bat› Avrupa, Osmanl›’da oldu¤u gibi, önceleri mal satarak sömürüye bafll›yor, ard›ndan satt›¤› mallar›n gelirini borç vererek sömürüsünü sürdürüyor sonra da az geliflmifl ülkelerdeki kurulufllar› ve tesisleri çok ucuza kapatarak sömürünün son halkas›n› tamamlam›fl oluyordu. TEKEL ve Tüprafl'ta da ayn› fleyler olmufltur. • 1879’da ‹ngiliz D›fliflleri Bakan› Lord Derby, kendisinden gayet emin olarak "Osmanl› Devleti’ni o denli yak›ndan denetliyoruz ki bu devletin topraklar› üzerindeki egemenli¤i pratik olarak s›f›ra inmifltir" demektedir. Bat›'n›n böylece, sömürdü¤ü ülkeleri a¤›r borç yoluyla sisteme ba¤lamay› klasik bir yöntem haline getirdi¤i anlafl›lmaktad›r. • H›ristiyan Bat›’n›n bugünkü silahlar› baflta Gümrük Birli¤i ve Avrupa Birli¤i olmak üzere, IMF, çok tarafl› ve ikili anlaflmalar› ve Tahkim Yasalar›d›r. Tahkim ile, MAI ve benzeri anlaflmalar›n önündeki hukuksal engeller 120

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

kald›r›larak kapitülasyonlar yeniden uygulanacak, ülkemiz sömürgelefltirilecektir. Uluslararas› tahkim, Türkiye'yi uluslararas› mahkum durumuna getirecektir. • Osmanl› ekonomisi Düyun-u Umumiye'nin bask›s› alt›ndayd›. T›pk› bugün IMF ve Dünya Bankas›’n›n Türk ekonomisi üzerindeki rolü gibi. Avrupa'ya entegrasyon çabalar› ve do¤ucu-bat›c› çekiflmesi had safhadad›r. Aynen bugün Avrupa Birli¤i’ne girifl süreci ve toplum içi z›tlaflmalar›n varoldu¤u gibi. Kapitülasyonlar ve az›nl›k meseleleri devletin elinin kolunu ba¤lamakta ve topraklar›m›z üzerinde oyunlar oynanmaktad›r. Yine bugün ülkemizin ana politikas›n› belirleyen unsurlar gibi. Ve en önemlilerinden biri; devlet teknolojik geliflmelere ve sanayi ça¤›na ayak uyduramaz durumdad›r. Bugün bilgi ça¤›na entegrasyonda çok geç kalan ülkemiz gibi. • Günümüzde olumsuz sonuçlar› ac› ve üzüntüyle izlenen 1963 Ankara Anlaflmas›, 24 Ocak 1980 kararlar›, 1995 Gümrük Birli¤i Antlaflmas›, 1999 Helsinki koflullar›, 2000 Kat›l›m Ortakl›¤› Belgesi, 2001 Ulusal Program AB’nin Türkiye’yi k›skaca alma, kuflatma, çevirme, uydu yapma kan›tlar›d›r. Çok Yanl› Yat›r›m Anlaflmas› (MAI)’ndan sonra tahkimle bafllayan, özellefltirmelerle devletin sosyal niteli¤ini bozan geliflmeler de bu dizidedir. • 05.06.2003 tarihinde TBMM’de "Do¤rudan Yabanc› Yat›r›mlar Kanunu" kabul edildi. Kanunun tan›mlar bafll›kl› 2. maddesi; yabanc› yat›r›mc›lar›n yurt içinden sa¤lad›klar› do¤al kaynaklar›n aranmas› ve ç›kar›lmas›na iliflkin haklar› do¤rudan yabanc› yat›r›m kapsam›na alm›fl. Buna kapitülasyon denmez de ne denir? 121

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

• fiimdi hepimiz yeniden düflünelim. 1839-1919 Dönemi ile 1939-2003 dönemi aras›nda ne fark var? O dönem Sevr ile biten bir 80 y›l› kitaplar dan okuduk flimdi ise tarih gözlerimizin önünde seyrediyor. • ‹çinde bulundu¤umuz koflullar, Kurtulufl Savafl› koflullar›d›r...Çünkü, o günlerde oldu¤u gibi, devletimiz, egemenli¤imiz, ba¤›ms›zl›¤›m›z, özgürlü¤ümüz, vatan›m›z, topraklar›m›z tehlikededir... MUSTAFA KEMAL 24 EK‹M 1919'da K›rflehirli gençlerle yapt›¤› konuflmada; "En önemli kurtulufl ilkesi halk›n örgütlenmesidir. Örgütlenemeyen bir halk saray karfl›s›nda, sömürgeciler karfl›s›nda yenilir, ezilir. Öyleyse, genç ayd›nlar halk›n önüne düfleceksiniz. Ulusal bilincin ateflini yakacak ve Türk halk›n› ba¤›ms›zl›k savafl›m›z›n halkas›nda örgütleyip, birlefltireceksiniz. Bu örgütlenmeden nereye ç›kaca¤›z, bu örgütlenmeden halk›n yüzy›llardan beri özledi¤i halk devleti yoluna ç›kaca¤›z. Bu halk hareketini bir ulusal devlet haline getirece¤iz..."

122

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

DO⁄RU SÖZE NE DEN‹R?
stanbul Frans›z Ticaret Odas› Raporu-1922 "...en fliddetli Türk dostlar›n›n da kabul etti¤i gibi imtiyazlar› muhafaza etmeliyiz. Abart›lm›fl durumdaki Türk gururunu okflamak için kapitülasyonlar›n iptal edildi¤i ilan edilebilir, ama bir baflka flekil alt›nda bunlar devam ettirilebilir. ...Hukuk sisteminin düzeltilmesi için 15 y›l konabilir ve sonuçta düzeldi¤i kabul edilirse haklar kalkar. ...E¤er Kapitülasyonlar kald›r›l›rsa Frans›zlar da di¤er yabanc›lar da Osmanl›lardan al›nan vergileri vermek durumunda kalacakt›r. ...Muhtemelen Türkiye ekonomik özgürlü¤ünü de al›r. Dolay›s›yla flimdiye kadar Avrupa devletlerinin onay›yla saptanan gümrük tarifelerini istedi¤i gibi belirleyebilir, yöneticilerinin fakirleflmifl ve nüfussuz kalm›fl ülkede büyük bir sanayi kurmak gibi çocukça hayalleri bulundu¤una göre koruyucu amaçla gümrük tarifelerini büyük ölçüde artt›racaklard›r. ...Ayr›ca Fransa ve ‹ngiltere’nin bafl müflterisi oldu¤u ham maddelerin fiyatlar›n› da art›racaklard›r. ‹çki yasa¤›n› da ‹zmir ve Bursa’ya girer girmez uygulad›lar. Bundan Fransa’n›n zarar› y›lda 15 milyon olacakt›r. ...Saf suya mahkum edilmek kiflisel özgürlü¤e ayk›r›d›r. ...fiirketlerimiz kontrol alt›na girecek, yaz›flmalar› Türkçe yapmak zorunda kalacak, bütün memurlar›n Türk olmas› istenecek ve bu yüzden vatandafllar›m›z, gemilerimiz, okullar›m›z, hastanelerimiz, genel hizmet kurumlar›m›z, Frans›z, ‹talyan, ‹ngiliz postalar› yok olacakt›r. ...Bu ac›kl› durumda eski imtiyazlar›m›z›n olabildi¤i kadar bir k›s›m enkaz›n› kurtarmaya çal›flmal›y›z". Blaisdell. Türk kolayca para alabildi¤ini görünce bunu daha serbestce harcamaya bafllad›. Fakat Türkler gerek sarfiyat›n kontrolü ve gerek 123

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

gelirlerin tahsili konusunda maliyetlerini Avrupal›lar gibi idare edemiyorlard›. Bu suretle ödeme vadeleri geldi¤i zaman baflvurduklar› tek kaynak gene borçlanma idi. Alexandre Halphand (Parvus) (1900'ler). Türk hükümeti bir kere borçlanmaya bafllay›nca, önceleri borçlanmakta gösterdi¤i afl›r›l›¤›, hesaps›zca ve ihtiyats›zca borçlanmak suretiyle, yine göstermifltir. Durum her para verenin ileri sürece¤i her flart› kabul etmeye kadar varm›flt›r. Rosa Luxemburg. (1910'lar) Avrupa sermayesinin yürüttü¤ü kültürel çal›flma kanal›yla Türkiye'nin iktisadi kalk›nd›r›lmas›n›n iç mekanizmas› fludur; o büyük teflebbüslerin maliyetleri do¤al olarak çok dall› budakl›, çok karmafl›k bir devlet borçlar› düzeniyle ecnebi bir banka taraf›ndan sa¤lan›yordu. Türkiye devleti sonsuza kadar Bat›l› büyük flirketlerin borçlusu kalacakt›. Lothar Rathmann. (1930'lar) ‹leri sürdükleri gibi Türkiye'nin sanayilefltirilmesi türünden bir amaç asla güdülmüyordu. ‹ngiliz, Frans›z ve di¤er emperyalistler gibi Alman emperyalizmi de sömürge ve yar› sömürgelerde ulusal sanayilerin kurulmas›na, yaln›z karfl› ç›kmakla kalm›yacakt›; çok defa kendi mal ve sermayi ihrac› nedeniyle, oralardaki geliflmifl yerli imalat› y›kmakta, üretici güçlerin geliflmesini yavafllatmakta ve Türkiye'nin ba¤›ms›z ekonomik geliflmesi için mevcut koflullar› ortadan kald›rmaktayd›.

TAR‹HTEN DERS ALINMIfi OLSAYDI TAR‹H TEKERRÜR ETMEZD‹!

124

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

KAP‹TÜLASYONLAR VE ATATÜRK

M

ustafa Kemal Atatürk, siyasal ba¤›ms›zl›¤›n ancak ekonomik ba¤›ms›zl›kla desteklendi¤inde tam ba¤›ms›zl›¤›n kazan›laca¤› görüflünü tafl›maktad›r.

• Nitekim 1 Mart 1922 günü T.B.M.M.’nin üçüncü yasama y›l›n› açarken yapt›¤› konuflma bunu aç›kca ortaya koymaktad›r.

"...Art›k engelsiz ve ba¤›ms›z bir hayata at›lan Türkiye için, ekonomik yaflam› bo¤makta olan kapitülasyonlar yoktur. (fiiddetli alk›fllar) Ve olamaz."

• Yine 17 fiubat 1923 tarihinde toplanan ‹zmir ‹ktisat Kongresi aç›fl konuflmas›nda "Bir devlet ki kendi uyru¤undaki halka koydu¤u vergiyi, yabanc›lar uygulayamaz, bir devlet ki kendi gümrük resimleri ve her türlü vergi ifllemlerini düzenleme hakk›ndan al›konulur, bir devlet ki kendi kanunlar›na göre yarg› hakk›n› yabanc›lara uygulayabilmekten yoksundur, o devlete ba¤›ms›z denilemez" diyerek kapitülasyonlar hakk›nda genel görüflünü aç›kça ifade etmifltir.

• Atatürk 1 Mart 1922 Meclis aç›l›s›nda " Efendiler, her fleyden önce yaflam ve ba¤›ms›zl›¤›m›z› sa¤lamak demek olan milli amac›m›za ulaflmaktan baflka bir fley düflünemeyiz. Bundan dolay›, bizce en önemli 125

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

nokta mali kudretimizin bunu karfl›lay›p karfl›layamayaca¤›d›r. ...Mali kudretimiz, bu güne kadar oldu¤u gibi d›fl borçlanma yap›lmadan da orta halli bir düzeyde, ülkeyi yönetecek ve amac›na ulaflt›racakt›r. ...Bugünkü ... Mali kudretimiz, mücadelemizin amac› tam bugüne kadar oldu¤u ba¤›ms›zl›kt›r. Ba¤›ms›zl›¤›n gibi d›fl borçlanma tam sa¤lanabilmesi ise ancak mali yap›lmadan da orta ba¤›ms›zl›k ile mümkündür. halli bir düzeyde, Bir devletin asl›, ba¤›ms›zl›ktan ülkeyi yönetecek ve yoksun olunca o devletin bütün amac›na hayat› bölümlerinde ba¤›ms›zl›k ulaflt›racakt›r. sakat durumdad›r."

126

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

ATATÜRK’ÜN SÖZLER‹

D

urumu düzeltmek için mutlaka Avrupa'dan ö¤üt almak, bütün iflleri Avrupa'n›n emellerine göre yürütmek, bütün dersleri Avrupa'dan almak gibi birtak›m düflünceler belirdi. Oysa, hangi ba¤›ms›zl›k vard›r ki, yabanc›lar›n ö¤ütleriyle, yabanc›lar›n planlar›yla yükselebilsin? Tarih böyle bir olay kaydetmemifltir.' Bugünkü mücadelelerimizin amac› tam ba¤›ms›zl›kt›r. Ba¤›ms›zl›¤›n bütünlü¤ü ise ancak mali ba¤›ms›zl›k ile mümkündür. Bir devletin maliyesi ba¤›ms›zl›ktan yoksun olunca o devletin bütün hayati kurulufllar›nda ba¤›ms›zl›k felç olur. Çünkü her devlet organ› ancak mali kuvvetle yaflar. Mali ba¤›ms›zl›¤›n korunmas› için ilk flart, bütçenin ekonomik bünye ile orant›l› ve denk olmas›d›r. Bundan ötürü; devlet bünyesini yaflatmak için d›flar›ya baflvurmaks›z›n memleketin gelir kaynaklar›yla idareyi sa¤lama çare ve tedbirlerini bulmak laz›md›r ve bu mümkündür... Azami tasarruf milli prensibimiz olmal›d›r. (1922)

• Memleketimiz ekonomik teflkilat ve çevre itibar›yla kuvvetli bir halde bulunmuyordu. Kiflilerin ekonomik güçleri de serbest rekabete dayanabilecek dereceye ulaflamam›flt›. Tanzimat'›n açt›¤› serbest ticari devri Avrupa rekabetine karfl› kendisini savunamayan ekonomimizi bir de ekonomik kapitülasyon zincirleriyle ba¤lad›. Teflkilat ve kiflisel k›ymet aç›lar›ndan ekonomi sahas›nda bizden çok kuvvetli olanlar memleketimizde, bir de fazla olarak, ayr›cal›kl› durumda bulunuyorlard›. Kazanç vergisi vermiyorlard›. Gümrüklerimizi ellerinde tutuyorlard›. ‹stedikleri zaman 127

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

istedikleri eflyay›, istedikleri flartlarla memleketimize sokuyorlard›. Bütün ekonomik sahalar›m›za bu sayede mutlak egemen olmufllard›... • Hükümetimizin her medeni devlet gibi d›fl borçlanmalar yapmas›na lüzum vard›r. fiu kadar ki, borç al›nan yabanc› paralar›n› ödemeye mecbur de¤ilmifliz gibi, amaçs›z israf ve tüketim ile borçlar›m›z›n yükünü artt›rarak mali ba¤›ms›zl›¤›m›z› tehlikeye düflürmeye kesin flekilde karfl›y›z. Biz memlekette, bay›nd›rl›¤›, üretimi ve halk›n refah›n› temin edecek, gelir kaynaklar›m›z› gelifltirecek verimli borçlanmalara taraftar›z. (1922) • Büyük devletler flimdiye kadar bize flu veya bu sorunlarda gösteriflli yard›mlarda bulunuyor gibi görünüyorlar, oysa ekonomik tutsakl›kta bizi felce u¤rat›yorlard›. Öteden beri bize baz› fleyleri vermifl gibi, bizim baz› haklar›m›z› tan›m›fl gibi durum al›rlar, gerçekte ekonomide elimizi kolumuzu ba¤larlard›. Bu tutsakl›¤a katlanan devlet ileri gelenleri hoflnuttu. Çünkü görünüflte azametli bir istiklal sa¤lam›fllard›. Fakat gerçekte ulusu manen yoksulluk çukuruna atm›fllard›. Bunlar ekonomik mahkumiyeti kavrayamam›fl bedbahtlard›. • Milletimizin temel yarar› ile ilgili konularda yabanc›lar›n bizce hiçbir önemi yoktur. Biz gidiflimizi yabanc›lar›n görüfllerine uydurma güçsüzlü¤ünü kötü görenlerdeniz • Hepiniz bilirsiniz ki, Avrupa’n›n en önemli devletleri, Türkiye’nin zarar›yla, Türkiye’nin gerilemesiyle ortaya ç›km›fllard›r. Bugün bütün dünyay› etkileyen, milletimizin hayat›n› ve ülkemizi tehdit alt›nda bulunduran en güçlü 128

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

geliflmeler, Türkiye’nin zarar›yla gerçekleflmifltir. E¤er güçlü bir Türkiye varl›¤›n› sürdürseydi denebilir ki, ‹ngiltere’nin bugünkü siyaseti var olmayacakt›. Türkiye, Viyana’dan sonra, Peflte ve Belgrad’da yenilmeseydi, AvusturyaMacaristan siyasetinin sözü edilmeyecekti. Fransa, ‹talya, Almanya da, ayn› kaynaktan esinlenerek hayat ve siyasetlerini gelifltirmifller ve güçlendirmifllerdir. Bir fleyin zarar›yla, bir fleyin yok olmas›yla yükselen fleyler elbette, o fleylerden zarar görmüfl olan› alçalt›r. Gerçekten de Avrupa’n›n bütün ilerlemesine, yükselmesine ve uygarlaflmas›na karfl›l›k, Türkiye gerilemifl, düfltükçe düflmüfltür. Türkiye’yi yok etmeye giriflenler, Türkiye’nin ortadan kald›r›lmas›nda ç›kar ve hayat görenler, zararl› olmaktan ç›km›fllar, aralar›nda ç›karlar› paylaflarak birleflmifl, ittifak etmifllerdir. Ve bunun sonucu olarak, bir çok zekalar, duygular, fikirler Türkiye’nin yok edilmesi noktas›nda yo¤unlaflt›r›lm›flt›r. Ve bu yo¤unlaflma, yüzy›llar geçtikçe oluflan kuflaklarda adeta tahrip edici bir gelenek biçimine dönüflmüfltür. Ve bu gelene¤in, Türkiye’nin hayat›na ve varl›¤›na aral›ks›z uygulanmas› sonucunda, nihayet Türkiye’yi ›slah etmek, Türkiye’yi uygarlaflt›rmak gibi bir tak›m bahanelerle, Türkiye’nin iç hayat›na, iç yönetimine ifllemifl ve s›zm›fllard›r. Böyle elveriflli bir zemin haz›rlamak güç ve kuvvetini elde etmifllerdir. • Vasilik ve himaye alt›na giren bir devlet ba¤›ms›zl›¤›n› yitirir. Egemenlik hakk› teslim olunamaz, ayr›l›k kabul edilemez. Ba¤›ms›zl›k bir bütündür. Ya vard›r, yok ise devletin kimli¤i ortadan kalkm›fl demektir. • E¤er yabanc› düflmanl›¤›ndan o kadar pahal› elde edilen bir ba¤›ms›zl›¤a gölge düflürebilecek 129

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

her fleyden nefret etmek anlam› ç›kar›l›rsa, evet, bizim yabanc› düflman› oldu¤umuz söylenebilir. Size aç›kça söyledim, sonuna kadar aç›k sözlü olaca¤›m. Henüz güvencemiz yerinde de¤ildir. Evvelce Türkiye’deki yabanc› teflebbüslerinin, yabanc› amaçlar›n›n içimizde uyand›rd›¤› kayg›lar, bütünüyle ortadan kalkm›fl de¤ildir. E¤er bazen ihtiyatl› hareket ediyorsak, afl›r› derecede kuflkulu davran›yorsak, bize çok pahal›ya malolan özgürlü¤ümüzü kaybetmek korkumuzdand›r. • Yüzy›llard›r düflmanlar›m›z Avrupa uluslar› aras›nda Türklere karfl› kin ve düflmanl›k fikirleri telkin etmifllerdir. Bat›l› zihinlerine yerleflmifl olan bu fikirler özel bir zihniyet vücuda getirmifllerdir. Avrupa’da bugün de Türk’ün her türlü ilerlemeye düflman bir adam oldu¤u, moral ve fikir yönünden geliflmeye elveriflsiz bir adam oldu¤u san›lmaktad›r. Bu zihniyet hâlâ ve bütün olaylara ra¤men mevcuttur. Bu çok büyük bir yan›lg›d›r. Cevab›m› basitlefltirmek için size flu örne¤i verece¤im: Farz ediniz ki, karfl›n›zda iki adam var, bunlardan biri zengin ve emrine her türlü araç verilmifl, di¤eri ise yoksul ve elinde hiçbir araç yok. ‹kincinin, bu araç gereç yoksunlu¤undan baflka birinciden hiçbir eksikli¤i yoktur. ‹flte Avrupa ile Türkiye birbirine karfl› bu durumdad›r. Bizi afla¤› olmaya mahkum bir halk olarak tan›makla yetinmemifl olan Bat›, y›k›lmam›z› çabuklaflt›rmak için ne yapmak laz›msa yapm›flt›r. Bat› ve Do¤u zihinlerinde birbirine karfl›t iki ilke söz konusu ise, bunun en önemli kayna¤›n› bulmak için Avrupa’ya bakmal›. ‹flte Avrupa’da aral›ks›z mücadele etti¤imiz zihniyet budur.

130

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

SONSÖZ

K

as›m 2000 krizinin ç›kmas›ndan hemen önce Bat›n›n önemli baflkentlerinde Ermeni soyk›r›m tasar›lar›, kat›l›m ortakl›¤› belgesi, K›br›s, az›nl›k haklar› yönündeki istekler ile her kesimden memurlar›n düzenledikleri eylemler, dinler aras› diyalog ad› alt›ndaki toplant›lar, polis eylemleri, cezaevi isyanlar›, misyonerlik faaliyetleri ve esnaf eylemleri birarada düflünüldü¤ü takdirde, sanki ileride oluflturulacak daha kapsaml› toplumsal olaylar›n temelleri at›l›yormufl gibiydi.

Amerikal› bir ekonomiste göre "IMF ve Dünya Bankas› hangi ülkeninin ifline burnunu soktuysa bu ülkelerin ekonomileri mahvoluyor ve sonuçta alevler içinde kal›yorlard›. Bir ülkeyi s›k›flt›rd›¤›n›zda ve o ülkenin ekonomisini mahvetti¤inizde sokaklarda ayaklanma olmas› do¤ald›r. Ayr›ca bu olmazsa da buralarda ayaklanmalar planlan›yor. E¤er ayaklanma olursa sonuçta o ülke kaybediyor ve IMF'ye yeni flartlar koflmas› için imkan yarat›yor...." Günümüzde ba¤›ms›z bir devletin tüm yetkilerini elinden alacak bir Tahkim yasas›n›n ç›kar›labilmesi bile insanlar› uykular›ndan uyand›rmaya yetmedi. Enerji yat›r›mlar›n›n yap›labilmesi Türkiye'nin kap›s›nda bir yabanc› yat›r›mc›n›n bekledi¤ini, onun için Tahkimin ç›kart›lmas› gerekli diyenlerin, flu an neler yapaca¤› merak konusu. çünkü Tahkim yasas› h›zla ç›kart›ld› ama hala ülkede yabanc› yat›r›mc› gözükmemektedir. 131

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

Tahkim Yasas›n›n ç›kart›lmas›nda baflka bir amaç m› var yoksa... fiirketlerin ülkemizdeki sorunlarda Türk mahkelerine de¤il de uluslararas› bir mahkemeye gitmesine olanak sa¤layan tahkim yasas› ile az geliflmifl bir ülkede yerli yat›r›mc›n›n uluslar aras› yat›r›m flirketleri ile aras›ndaki sorunda Tahkime gidip hakl› ç›kaca¤›n› sanmak safl›k olur. Nitekim Meksika'da do¤ay› kirleten bir flirkete karfl› aç›lan davada tahkim yasalar› gere¤i flirket hakl› bulunmufltur. Ancak bunun bilinmesine ra¤men Türkiye’de en üst yetkilisinden di¤erlerine herkesin tahkimi ç›kartmak için gösterdi¤i mücadele ise göz yaflart›c› olmufltur. Arkas›ndan ç›kan uyum yasalar› ile de son darbe vurulmufltur. Enerji alan›ndaki özellefltirmelerde yabanc› sermayenin önü aç›lm›flt›r. Dan›fltay’›n yetkisi görüfl bildirmeye kadar düflürülmüfltür. Özellefltirmeye karfl› aç›labilecek davalar›n önüne geçilmifltir. ‹dari yarg›lama usülü de de¤ifltirilmifltir. Türkiye'yi içine almayaca¤›n› belirtmifl olmas›na ra¤men, sürekli olarak tek tarafl› sistemin içinde Türkiye'yi tutarak, ba¤›ml› hale getirmek amac›yla içerideki iflbirlikçileri arac›l›¤›yla Türk halk›n› kand›ran AB, ulusalc› hertürlü hareketi de engellemek amac›n› gütmüfltür. Bunu yaparken de Osmanl› zaman›nda oldu¤u gibi büyükelçiliklerini, kendilerine yak›n gördükleri kifli ve kurulufllar› kullanm›fllard›r. Ülkemizdeki baz› AB yandafllar› ba¤›ms›zl›¤› hayat›n›n her döneminde en önde tutan 132

Dünden Bugüne: Kapitülasyonlar

Atatürk'ü bile kullanabilmifller ve onun kapitülasyonlar zincirini k›ran kifli oldu¤unu unutturmaya çabalam›fllard›r. Bunlar, Türkiye'yi 1919 y›l›nda yap›lmak istendi¤i gibi bu kez de AB mandas› himayesi alt›na sokmaya çal›flmaktad›rlar. Atatürk taraf›ndan tarihin çöplü¤üne at›lm›fl olan Do¤u Sorunu, tekrar AB ve egemen güçler taraf›ndan gündeme getirilmektedir. Osmanl› zaman›nda bafl›m›zda olan sorunlar, Ermeni talepleri, Yunan talepleri ve insan haklar› ad› alt›nda yeniden ›s›t›lmaktad›r. Toplumun, halk›n görüfllerine önem veren, hukuki ve mali ba¤›ms›zl›¤›n önemini önceki hatalardan dolay› çok iyi bilen Atatürk döneminden, yabanc›lar›n isteklerini emir sayan, halk›n›n durumunu düflünmeyen, ba¤›ml› döneme geçilmesinin tek nedeni var, tarihten ders almamak.

ULUSAL EGEMENL‹⁄‹M‹Z‹ SATMAYALIM !
Sinan AYGÜN
Ankara Ticaret Odas› Baflkan›

133

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->